Genel hükümler › Koruma tedbirleri

Yakalama ve gözaltı

CMK m.90–99Ceza Muhakemesi HukukuSon değişiklik: 08.07.2021 (m.94)

Kısaca

CMK m.90, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda kişi özgürlüğüne ilişkin koruma tedbirlerinden yakalamanın hangi hallerde ve kimler tarafından yapılabileceğini, kolluk görevlisinin yetkisinin sınırını, yakalanan kişiye haklarının bildirilmesini ve kolluğun Cumhuriyet savcısını bilgilendirme yükümlülüğünü düzenler.

Kapsam

Bu konu, Ceza Muhakemesi Kanunu m.90–99 hükümlerini kapsar.

CMK m.90 — Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler

Madde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda kişi özgürlüğüne ilişkin koruma tedbirlerinden yakalamanın hangi hallerde ve kimler tarafından yapılabileceğini, kolluk görevlisinin yetkisinin sınırını, yakalanan kişiye haklarının bildirilmesini ve kolluğun Cumhuriyet savcısını bilgilendirme yükümlülüğünü düzenler. Madde, herkesin suçüstü hallerinde geçici yakalama yapabilmesi, kolluğun kendi yetkisi ve şikâyete bağlı suçlarda yakalama ilişkisini kapsar. Hâkim veya savcı tarafından verilen yakalama emrinin düzenlenmesi ve bu emirle yakalanan kişinin hâkim önüne çıkarılması usulü maddede değil, ilgili hükümlerde düzenlenir (m.98). Yakalanan kişinin gözaltı süresi, sorgusu ve hâkim önüne çıkarılması (m.94), kelepçe ve nakil (m.95) ile tutuklama (m.100) bu maddenin düzenleme alanı dışındadır. Yakalamaya itiraz ve tutanak düzenlenmesi de ayrıca ilgili maddelerde yer alır (m.97 ve m.91 ile birlikte okunmalıdır).

Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler: hangi kavramlar bilinmeli?

Yakalama
Henüz hâkim kararı verilmeden kişinin özgürlüğünün geçici olarak sınırlandırılmasıdır. Yakalamanın asıl dayanağı suçüstü hâli ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerdir.
Suçüstü
Suçun işlendiği sırada ya da hemen sonrasında failin yakalanabildiği durumdur. Maddenin birinci fıkrasında iki ayrı biçimi sayılır: suçu işlerken rastlanma ve suçüstü fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma olasılığı ya da kimliğinin hemen belirlenememesi.
Geçici yakalama
Herkesin, suçüstü hâlinde, yakalama kararı olmaksızın yapabildiği yakalamadır. Yakalayan kişi, yakaladığı kişiyi kolluğa teslim etmek zorundadır ve bu teslimden sonra işlem savcının emrine göre yürür.
Gecikmesinde sakınca bulunan hal
Tutuklama kararı ya da yakalama emri gerektiren bir durumda, Cumhuriyet savcısına veya amirlere derhal başvurmanın mümkün olmadığı hâldir. Kolluğa bu hâlde kendi başına yakalama yetkisi verilir.
Kanuni haklar
Yakalanan kişiye derhal bildirilmesi gereken haklardır. Bu haklar arasında yakalanma nedenini öğrenme, susma, müdafi yardımı, yakınlara haber verme ve yakalamaya itiraz hakları sayılmaktadır. Bildirim önce kaçma ve zarar verme riskinin giderilmesinden sonra yapılır.

Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler: hangi şartlar aranır?

  • Herkes tarafından geçici yakalama için, fiilin suçüstü hâlinde işlendiği ve kişinin suçu işlerken ya da suçüstü fiilden dolayı izlenirken bulunduğu anlaşılmalıdır (m.90/1).
  • Suçüstü fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma olasılığı bulunmalı ya da kişinin kimliği hemen belirlenememelidir (m.90/1-b).
  • Kolluk görevlisinin kendi başına yakalama yapabilmesi için tutuklama kararı ya da yakalama emri düzenlenmesini gerektiren bir hal bulunmalı ve gecikmesinde sakınca olmalıdır; Cumhuriyet savcısına veya amirlere derhal başvurma olanağı da bulunmamalıdır (m.90/2).
  • Şikâyete bağlı bir suçta yakalama yapılabilmesi için, suç çocuğa, beden veya akıl hastalığı, malûllük ya da güçsüzlük nedeniyle kendini idareden aciz kişiye karşı suçüstü hâlinde işlenmiş olmalıdır; bu hâlde şikâyet aranmaz (m.90/3).
  • Yakalayan kolluk, yakalanan kişinin kaçmasını ve kendisine ya da başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra kişiye kanuni haklarını derhal bildirmelidir (m.90/4).
  • Birinci fıkraya göre yakalanıp kolluğa teslim edilen ya da ikinci fıkra uyarınca görevlilerce yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilmelidir; işlem savcının emri doğrultusunda yapılmalıdır (m.90/5).
  • Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesiyle yakalama emrinin çıkarılma amacı ortadan kalkmışsa, mahkeme, hâkim ya da Cumhuriyet savcısının emri derhal iade etmesi istenmelidir (m.90/6).

Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler: hangi sonuçları doğurur?

  • Suçüstü hâlinde herkes yakalama yapabilir; yakalanan kişi kolluğa teslim edilir ve Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilir.
  • Kolluk, tutuklama kararı ya da yakalama emri gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâlde, savcıya ya da amire derhal başvuramıyorsa kendi yetkisiyle yakalama yapar.
  • Kolluk, yakalanan kişiye haklarını, önce kaçma ve zarar verme tehlikesini gidermesinden sonra derhal bildirmek zorundadır.
  • Yakalanan kişi ve olay hakkında savcıya hemen bilgi verilmediğinde kolluk, bu madde uyarınca işlem yapma yetkisini aşmış olur.
  • Şikâyete bağlı suçlarda, madde kapsamındaki özel hâllerin dışında yakalama için şikâyet aranır; çocuk veya aciz kişiye karşı suçüstü hâlinde ise şikâyet aranmaz.
  • Yakalama emrine konu işlem yerine getirildiğinde ve emrin amacı ortadan kalktığında, emrin derhal iadesi istenir.
  • Yakalama kendiliğinden hukuka aykırı sayılmaz; ancak madde koşulları oluşmadan yapılan yakalama, hukuka aykırılık ve bunun sonucu olarak yakalanan kişinin serbest bırakılmasına yol açabilir.

Herkes tarafından yakalama ile kolluk görevlisinin yakalama yetkisi arasındaki fark nedir?

Herkes, yalnızca suçüstü hâllerinde (birinci fıkra) geçici yakalama yapabilir. Bu yetki bir yakalama kararına değil doğrudan suçüstü durumuna dayanır.

Kolluk görevlisi ise tutuklama kararı ya da yakalama emri gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yakalama yapabilir (ikinci fıkra). Bu yetki savcıya ya da amire derhal başvurulamamasına bağlıdır.

Herkesin yetkisi yalnızca suçüstüne bağlıdır; kolluğun yetkisi ise suçüstüne ek olarak tutuklama gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda da doğar.

Şikâyete bağlı suç ile şikâyete bağlı olmayan yakalama (çocuk, aciz kişi) arasındaki fark nedir?

Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlarda, genel kural olarak yakalama için şikâyet aranır.

Suç çocuğa veya kendini idareden aciz kişiye karşı suçüstü hâlinde işlenmişse şikâyet aranmaz (üçüncü fıkra).

Bu özel hâlde, şikâyetçi olmadan da yakalama yapılabilir.

Suçüstü hâlinde geçici yakalama ile yakalama emrine dayalı işlem arasındaki fark nedir?

Geçici yakalamada kişi, yakalayan tarafından kolluğa teslim edilir ve olay savcıya bildirilir (birinci ve beşinci fıkra).

Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle amaç ortadan kalkmışsa, emrin iadesi istenir (altıncı fıkra).

İlk durumda işlem savcının emrine bağlanır; ikinci durumda yakalama emri geri alınarak dosyadan çıkarılır.

Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Herkesin yakalama yetkisini, suçüstü dışında bir hâlde de kullanılabilir saymak; bu yetki yalnızca birinci fıkradaki suçüstü hâllerine bağlıdır.
  • Kolluk yetkisini, savcıya ya da amire derhal başvurulabilecek durumlarda da kullanmak; ikinci fıkradaki gecikmesinde sakınca koşulu aranmalıdır.
  • Şikâyete bağlı bir suçta, çocuk ya da aciz kişiye karşı işlenen suçüstü hâli dışında da şikâyet aranmadan yakalama yapılabileceğini düşünmek.
  • Haklarını bildirme yükümlülüğünü, kişinin kaçmasını ve zarar vermesini önleyecek tedbirlerden önce yerine getirmek; doğru sıra önce tedbir, sonra bildirimdir.
  • Savcıya bilgi verme yükümlülüğünü, yakalama tutanağı tamamlandıktan sonra yerine getirilebilecek bir işlem saymak; madde savcıya hemen bilgi verilmesini öngörür.
  • Yakalama emrinin amacı ortadan kalktığında emrin iadesini unutmak; altıncı fıkra uyarınca emrin derhal iadesi istenmelidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Herkesin yakalama yetkisi, suçüstü hâlinin gerçekten var olup olmadığına göre değerlendirilir; yakalayan kişinin fiilin suç olduğunu ve failin bu fiili işlediğini makul biçimde bilmesi aranır. (8. Ceza Dairesi, 2022/6645 E., 2023/1241 K., 13.03.2023)
  • Geçici yakalama sırasında yapılan işlem, suçun unsurlarının oluşmadığı sonucuna götürmez; yakalayanın yetkisi kapsamında kalan bir eylem, suç niteliğinde kabul edilmeyebilir. (8. Ceza Dairesi, 2022/6645 E., 2023/1241 K., 13.03.2023)
  • Suçüstü hâlinde yakalanarak elde edilen delillerin takdirinde, işi bu olan hâkimin delil takdirine girmesi ile kolluk ve üçüncü kişilerin delil takdiri yapması arasında ayrım gözetilir; yakalayanın değerlendirmesi ilk aşamada geçerli sayılır. (Ceza Genel Kurulu, 2025/438 E., 2025/504 K., 25.11.2025)
  • Madde kapsamındaki yakalama ile hâkim kararı gerektiren yakalama birbirinden ayrılır; yakalama emrinin düzenlendiği durumlarda ceza yargılaması hukuku, emrin uygulanması ve hâkim önüne çıkarma ile birlikte değerlendirilir. (Birinci Bölüm, 2014/16838 E., 09.09.2015; 2024/65 E., 2024/163 K., 24.09.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Suçüstü hâlinin varlığını, geçici yakalamayı yapan kişi ya da kolluk ileri sürer ve bunu tutanak, tanık ya da görüntü kaydı gibi delillerle ispatlar.
  • Yakalama emrine dayanılmadan yapılan kolluk yakalamasında, kolluğun gecikmesinde sakınca bulunduğunu ve savcıya ya da amire derhal başvuramadığını kolluk ispatlamakla yükümlüdür.
  • Yakalanan kişinin haklarının derhal bildirildiği, yakalama tutanağı ve Şüpheli ve Sanık Hakları Formu ile belgelenir; bildirimin yapılmadığını ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır.
  • Savcıya hemen bilgi verildiğinin, yakalama tutanağı ya da işlem kaydı ile ispatı gerekir; bilgi verilmediği ileri sürülürse bunu ileri süren taraf ispat yükü altındadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.91: Yakalanan kişinin kolluk tarafından tutulma sürelerini ve ilgili yakalama işlemlerini düzenler; bu madde ile birlikte okunmalıdır.
  • 5271 m.94: Yakalanan kişinin en geç yirmi dört saat içinde hâkim veya mahkeme önüne çıkarılmasını düzenler; bu madde ile yakalama süreci tamamlanır.
  • 5271 m.98: Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emrinin düzenlenmesi ve uygulanmasını düzenler; kolluğun yetki sınırını çizen emir mekanizmasıdır.
  • 5271 m.97: Yakalama işleminin tutanağa bağlanmasını ve yakalanan kişiye tutanak örneği verilmesini düzenler; kanuni hakların bildirildiğinin belgelenmesi bakımından bu maddeyle bağlantılıdır.

CMK m.91 — Gözaltı

Madde, yakalanan kişinin Cumhuriyet savcılığınca bırakılmaması hâlinde gözaltına alınmasının koşullarını, gözaltı süresinin üst sınırlarını, toplu suçlarda savcının süre uzatma yetkisini, belirli suçlar ve toplumsal olaylarda kolluk amirlerine tanınan kısa süreli gözaltı yetkisini, gözaltı işlemine karşı sulh ceza hâkimine başvuruyu, yeniden yakalama yasağını ve gözaltındaki kişinin sulh ceza hâkimi önüne çıkarılmasını düzenler. Kişi bakımından, gözaltı kararı verilebilen her şüpheli ve sanık için uygulanır. Yakalamanın koşulları (m.90), tutuklama koşulları ve tutuklamaya itiraz (m.100 ve devamı), gözaltında kişinin hakları ve gözaltına alınan kişiye uygulanacak işlemler (m.95) bu maddede düzenlenmez. Gözaltı süresinin hesabına ilişkin genel kurallar ile tazminat sorumluluğu ayrı hükümlere bırakılmıştır.

Gözaltı: hangi kavramlar bilinmeli?

Gözaltı
Yakalanan kişinin soruşturmanın tamamlanması için Cumhuriyet savcısının kararıyla kısa süreli olarak alıkonulmasıdır. Yakalama ile gözaltı ayrı işlemlerdir; yakalama kolluğun kişiyi alıkoymasıdır, gözaltı ise savcılığın bu alıkoymayı sürdürme kararıdır.
Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme zorunlu süresi
Kişinin yakalandığı yerden en yakın hâkim veya mahkemeye götürülmesi için geçen süredir. Gözaltı süresinin yirmi dört saatlik üst sınırının dışında tutulur ve en fazla on iki saat olabilir.
Toplu olarak işlenen suç
Birden fazla kişinin birlikte işlediği suçtur. Bu niteliğin varlığı, savcının süre uzatma yetkisinin ve kolluk amirinin kırk sekiz saatlik gözaltı yetkisinin koşuludur.
Suçüstü hâli
Suçun işlendiği sırada veya hemen sonrasında yakalanma durumudur. Kolluk amirlerinin m.91/4 kapsamındaki kısa süreli gözaltı yetkisi yalnızca bu halle sınırlıdır.
Somut delil
Kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren, soyut emarelerden farklı olarak olayla bağlantısı ortaya konmuş delildir. 6526 sayılı Kanunla 'işlediğini düşündürebilecek emareler' ifadesi yerine getirilmiştir.
Sulh ceza hâkimine başvuru
Yakalama, gözaltına alma veya süre uzatma emrine karşı belirli kişilerin hemen serbest bırakılmasını istemesidir. Başvuru evrak üzerinden incelenir ve yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırılır.

Gözaltı: hangi şartlar aranır?

  • Yakalanan kişinin Cumhuriyet savcılığınca bırakılmaması gerekir.
  • Gözaltına alma kararı, soruşturmanın tamamlanması amacıyla ve bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olması hâlinde verilebilir.
  • Kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin bulunması gerekir; salt emareler yeterli değildir.
  • Toplu suçlarda savcının süre uzatması için delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu bulunmalı ve uzatma yazılı emirle yapılmalıdır.
  • Kolluk amirinin m.91/4 kapsamında gözaltı kararı verebilmesi için suçüstü hâli, kanunda sayılan suçlardan biri ve mülki amirce belirlenmiş olma koşulları birlikte aranmalıdır.
  • Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre, yirmi dört saatlik gözaltı süresinin dışında kalır ve on iki saati aşamaz.
  • Yeniden yakalama için, serbest bırakılan kişi hakkında yeni ve yeterli delil ya da Cumhuriyet savcısının kararı bulunmalıdır.

Gözaltı: hangi sonuçları doğurur?

  • Gözaltına alınan kişi, yirmi dört saat (ve m.91/4 kapsamında kırk sekiz saat) dolmadan bırakılmazsa, sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir ve sorguda müdafii hazır bulunur.
  • Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında, yeni ve yeterli delil veya savcı kararı olmadıkça aynı nedenle yeniden yakalama yapılamaz.
  • Gözaltı koşulları oluşmazsa, yani somut delil ya da zorunluluk bulunmazsa, gözaltına alma kararı verilemez ve kişi bırakılır.
  • Sulh ceza hâkimi başvuruyu yerinde bulursa ve yakalama veya gözaltı yerinde değilse başvuru reddedilir; yerinde bulmazsa yakalanan derhâl soruşturma evrakı ile savcılığa hazır bulundurulur.
  • Toplu suçlarda savcının uzatma emri yazılı olmalı ve gözaltına alınana derhâl tebliğ edilmelidir; aksi hâlde uzatma hukuka uygun sayılmaz.
  • Kolluk amiri tarafından verilen gözaltı kararında nedenin ortadan kalkması hâlinde kolluk derhâl Cumhuriyet savcısına bilgi verip talimatına uymak zorundadır; kişi serbest bırakılmazsa m.91'in diğer fıkralarına göre işlem yapılır.
  • Fıkra 2'deki gözaltına alma koşulu, zorunluluk ve somut delil birlikte aranır; bunlardan biri eksikse gözaltı kararı hukuka aykırı olur.
  • Madde emredici niteliktedir; gözaltı sürelerini kanuna aykırı biçimde uzatan işlem, kişi hürriyetini kısıtlayan hukuka aykırı bir tedbir olarak sonuç doğurur.

Savcının gözaltı kararı ile kolluk amirinin gözaltı kararı (m.91/4) arasındaki fark nedir?

Genel kural olarak gözaltı kararını Cumhuriyet savcısı verir ve süre yirmi dört saatle sınırlıdır.

Dördüncü fıkrada kolluk amirleri, mülki amirce belirlenmek ve suçüstü hâli ile sınırlı olmak kaydıyla kararı verebilir.

Kolluk amirinin kararında süre suçların niteliğine göre yirmi dört veya kırk sekiz saat olabilir; kişi en geç kırk sekiz saatte, toplu suçlarda dört günde hâkim önüne çıkarılır.

Olağan gözaltı ile toplu suç uzatması arasındaki fark nedir?

Olağan halde gözaltı süresi yakalama anından başlayarak yirmi dört saati geçemez.

Toplu olarak işlenen suçlarda savcı, her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatma yapabilir.

Toplu suçlarda gözaltı süresi uzatmalarla dört güne kadar çıkabilir; ancak uzatma her defasında bir günle sınırlıdır ve aynı anda dört güne çıkarılamaz.

Yakalama yerine en yakın hâkime gönderme süresi ile gözaltı süresi arasındaki fark nedir?

Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre gözaltı süresinin dışındadır.

Gözaltı süresi ise yakalama anından itibaren işler.

Zorunlu sevk süresi on iki saati aşamaz; bu süre gözaltı süresinin hesabında yirmi dört saatlik sınıra dâhil edilmez.

Gözaltına alma ile gözaltına alınmadan serbest bırakma (suçüstü) arasındaki fark nedir?

Kanunda sayılan suç ve şartlar varsa kişi gözaltına alınabilir.

Gözaltı koşulları oluşmadığında kişi savcılıkça serbest bırakılır.

Gözaltı koşulu gerçekleşmediğinde kişi serbest bırakılır; şüphe düzeyinde kalan emareler gözaltı için yeterli sayılmaz.

Gözaltı kararına karşı başvuru ile yeniden yakalama arasındaki fark nedir?

Gözaltı işlemine karşı belirli kişiler sulh ceza hâkimine başvurabilir ve başvuru yirmi dört saat içinde sonuçlanır.

Serbest bırakılan kişi hakkında aynı nedenle yeniden yakalama, yeni ve yeterli delil veya savcının kararı olmadıkça yapılamaz.

Başvuru ile hemen serbest bırakılma sağlanabilir; yeniden yakalama ise ancak yeni delil veya savcı kararı ile mümkündür.

Gözaltı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yakalama yerine en yakın hâkime gönderme süresini yirmi dört saatlik gözaltı süresine dâhil etmek; bu süre gözaltı süresinin dışında kalır ve on iki saati aşamaz.
  • Toplu suçlarda savcının uzatmasını bir defada üç gün olarak yapmak; uzatma her defasında bir günle sınırlıdır ve yazılı olmalıdır.
  • Suçüstü hâli ve kanunda sayılan suç şartı aranmadan kolluk amirinin m.91/4 yetkisini genişletmek.
  • Gözaltı kararında somut delil yerine salt şüphe ya da emareyi yeterli saymak; m.91/2 somut delili şart koşar.
  • Sulh ceza hâkimine yapılan başvuruyu evrak üzerinden incelemeyi atlayıp duruşma yapılacağını varsaymak ya da yirmi dört saatlik sonuçlandırma süresini gözden kaçırmak.
  • Serbest bırakılan kişi hakkında yeni ve yeterli delil veya savcı kararı olmadan yeniden yakalama yapmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Gözaltına alma kararının, soruşturmanın yapıldığı süre ve sonraki işlemler bakımından ölçülü olup olmadığı tartışılır; soruşturma makamlarının suçu uzun süre önce bildiği hâlde geç gözaltı yapması işlemin ölçüsüz olduğunu gösterir ve bu durumda tutuklama da ölçüsüz sayılır. (Genel Kurul, 2021/25399 E., 17.04.2025)
  • Gözaltı süresinin hesabında yakalama yerine en yakın hâkime gönderme için geçen zorunlu süre yirmi dört saatten ayrı tutulur ve on iki saati aşamaz. (Genel Kurul, 2021/25399 E., 17.04.2025)
  • Sulh ceza hâkimine yapılan itiraz incelemesinin evrak üzerinden yapılması ve yirmi dört saat içinde sonuçlandırılması öngörülmüştür. (Genel Kurul, 2015/144 E., 14.07.2015)
  • Kanuna eklenen m.91/4 bakımından, kolluğa gözaltına alma kararı verme yetkisinin sınırları ve suçüstü hâli şartı tartışmalı olup uygulamada dar yorumlanmaktadır. (Genel Kurul, 2014/14061 E., 08.04.2015; Genel Kurul, 2016/10380 E., 27.03.2019)
  • Toplu suçlarda savcının süre uzatma yetkisinin her defasında bir gün ve toplam üç gün ile sınırlı olduğu, ilk uzatmanın yazılı emir gerektirdiği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2016/15586 E., 11.01.2018; Genel Kurul, 2016/23672 E., 11.01.2018)

Nasıl ispat edilir?

  • Gözaltına alma kararının dayanağı olan somut delillerin varlığını, kararı veren savcılık ispat eder; belgelerle (tutanak, rapor, tanık beyanı) gösterilmelidir.
  • Sürenin ihlal edildiği iddiasını ileri süren kişi veya müdafii, yakalama ve gözaltı saatlerini gösteren tutanaklar ile ispat yükünü taşır.
  • Toplu suç nedeniyle yapılan süre uzatmasının koşulunu, yani delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğunu, uzatmayı yapan savcılık gerekçesiyle ortaya koymalıdır.
  • Yazılı uzatma emrinin varlığı ve gözaltına alınana derhâl tebliğ edildiği, tebligat belgesiyle ispatlanır; tebliğ belgesi yoksa uzatmanın usulüne uygun yapıldığı kabul edilemez.
  • Kolluk amirinin m.91/4 kapsamındaki yetkisinin dayanağı olan suçüstü hâlinin ve mülki amir belirlemesinin varlığı, tutanak ve yazılı belgelerle kanıtlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.90: Yakalama işlemi, m.91'in uygulanmasının ön koşuludur; yakalanan kişi hakkında gözaltı kararı yalnızca yakalamadan sonra verilebilir.
  • 5271 m.95: Gözaltına alınan kişiye uygulanacak işlemleri düzenler; m.91'deki gözaltı süresinin nasıl işleyeceğini tamamlar.
  • 5271 m.100: Gözaltının sonunda kişi hakkında tutuklama talebi gündeme gelirse tutuklama koşulları ayrıca aranır; m.91 yalnızca gözaltı aşamasını düzenler.
  • 2911 sayılı Kanun m.33: m.91/4(d) bendinde anılan suçların kapsamını belirler; kolluk amirinin gözaltı yetkisinin konusunu oluşturur.
  • 5237 sayılı Kanun m.81: m.91/4(b) bendinde sayılan kasten öldürme suçunun tanımını verir; kolluk amirinin yetkisinin suç kapsamını belirler.

CMK m.92 — Gözaltı işlemlerinin denetimi

Madde, gözaltına alınan kişilerin bulundurulduğu nezarethanelerin, varsa ifade alma odalarının, bu kişilerin durumunun, gözaltına alınma nedenlerinin ve sürelerinin ve gözaltına alınmayla ilgili tüm kayıt ve işlemlerin Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendirdiği Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenmesini düzenler. Denetimin sonucunun Nezarethaneye Alınanlar Defterine kaydedilmesini de bu kapsamda öngörür. Kolluk tarafından yürütülen gözaltı işlemlerine ve kişilerin bu işlemlere karşı başvurabileceği yolları kapsar. Gözaltına alma kararının koşullarını ve gözaltı süresini düzenlemez (m.91). Gözaltı süresinin uzatılmasına ve gözaltına alma kararına karşı itiraz yolunu düzenlemez (m.91, m.268 ile ilgili hükümler). Kolluk görevlilerinin gözaltındaki kişiye uygulayacağı işlemler ile gözaltındaki kişinin hakları ayrı maddelerde düzenlenmiştir (m.95 ve m.150 ile ilgili hükümler). Denetimin usul ve esaslarına ilişkin ayrıntılar Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliğine bırakılmıştır.

Gözaltı işlemlerinin denetimi: hangi kavramlar bilinmeli?

Gözaltı işlemlerinin denetimi
Cumhuriyet başsavcısının ya da görevlendirdiği Cumhuriyet savcısının, gözaltına alınanların bulunduğu yerleri ve gözaltına ilişkin kayıt ve işlemleri bizzat inceleyip araştırmasıdır. Bu görev adli görevin bir parçasıdır ve denetimin amacı gözaltındaki kişinin durumunu ve işlemlerin usulüne uygunluğunu tespit etmektir.
Nezarethane
Gözaltına alınan kişilerin bulundurulduğu yerdir. Varsa ifade alma odaları da denetim kapsamındadır.
Nezarethaneye Alınanlar Defteri
Savcının denetim sonucunu kaydettiği resmi defterdir. Denetimin yapıldığının ve sonucunun izlenebilmesi için tutulur.

Gözaltı işlemlerinin denetimi: hangi şartlar aranır?

  • Denetimi yapacak makamın Cumhuriyet başsavcısı ya da başsavcının görevlendirdiği bir Cumhuriyet savcısı olması gerekir.
  • Denetimin konusunun gözaltına alınan kişiler ve gözaltına ilişkin işlemler olması gerekir.
  • Denetimin nezarethane ve varsa ifade alma odası üzerinde, bizzat yerinde yapılması gerekir.
  • Denetimin kişinin durumu, gözaltına alınma nedeni ve süresi ile gözaltına alınmayla ilgili tüm kayıt ve işlemleri kapsaması gerekir.
  • Denetimin sonucunun Nezarethaneye Alınanlar Defterine kaydedilmesi gerekir.

Gözaltı işlemlerinin denetimi: hangi sonuçları doğurur?

  • Denetim sonucu Nezarethaneye Alınanlar Defterine kaydedilir.
  • Denetim, gözaltına alınanların durumu ve gözaltı işlemlerinin usulüne uygunluğu hakkında kolluğa karşı asılsız işkence iddialarının önlenmesine yardımcı olur.
  • Denetim sırasında gözaltı işlemlerinde kanuna aykırılık tespit edilirse, savcı bu durumu ilgili işlem bakımından değerlendirir. Maddede bu aykırılığın ayrıca yaptırımı belirtilmemiştir.

Başsavcı ile görevlendirilen savcı arasındaki fark nedir?

Cumhuriyet başsavcısı denetimi bizzat yapabilir.

Başsavcının görevlendirdiği Cumhuriyet savcısı da aynı yetkiyle denetim yapar.

Her iki durumda da denetim yetkisi aynıdır; görevlendirme denetimin kişiye bağlı olarak devredilebilmesini sağlar.

Denetim ile itiraz yolu arasındaki fark nedir?

Bu madde, savcının adli görevi kapsamında kendiliğinden yaptığı denetimi düzenler.

Gözaltı kararına ve süresinin uzatılmasına karşı ilgililerin başvurduğu itiraz yolu ayrı bir düzenlemedir.

Savcı denetimi kendiliğinden yapılır; kişinin hâkime başvurusu bu denetimin yerini almaz ve ayrıca yapılabilir.

Gözaltı işlemlerinin denetimi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Savcının denetim yetkisini gözaltı süresinin uzatılmasına karşı itiraz yolu ile karıştırmak; bu madde kendiliğinden denetimi düzenler, itiraz ise m.91 kapsamındadır.
  • Denetimi yalnızca evrak üzerinde yapılmış saymak; maddenin gereği nezarethaneye bizzat gidilmesidir.
  • Denetim sonucunun defterde kaydedilmesi zorunluluğunu gözden kaçırmak; kayıt bu maddenin bir unsurudur.
  • Denetimin yalnız gözaltı kararının yerindeliğini değerlendirdiğini sanmak; denetim kişinin durumunu, nedenleri, süreleri ve tüm kayıtları kapsar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Gözaltı işlemlerinin denetiminin savcı tarafından bizzat nezarethaneye gidilerek yapılması beklenmektedir. (Birinci Bölüm, 2014/13765 E., 09.01.2018; İkinci Bölüm, 2013/1595 E., 21.04.2016)
  • Denetim sonucunun Nezarethaneye Alınanlar Defterine kaydedilmesi, denetimin yapıldığının belgelenmesi açısından önemli görülmektedir. (Genel Kurul, 2016/35468 E., 15.12.2021; İkinci Bölüm, 2020/12600 E., 14.02.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Denetimin yapıldığını gösteren belge, Nezarethaneye Alınanlar Defteri kaydıdır; bu kaydın bulunup bulunmadığı, denetimin yapılıp yapılmadığının ilk göstergesidir.
  • Denetimin yapılmadığını ileri süren tarafın bu iddiayı ispatlaması gerekir; kayıt bulunmaması denetim yapılmadığı yönünde bir delil olarak değerlendirilebilir.
  • Gözaltı işlemlerinin usulüne uygunluğunu ileri süren tarafın, bu iddiasını kolluk kayıtları ve savcı kaydıyla ispatlaması gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.91: Gözaltına alma kararının koşullarını ve gözaltı süresini düzenler. Bu maddede denetlenen gözaltı işlemlerinin hukuki dayanağıdır.
  • 5271 m.95: Gözaltına alınan kişiye uygulanacak işlemleri düzenler. Savcının denetleyeceği işlemlerin bir kısmı bu maddeye dayanır.

CMK m.93 — Yakalanan veya tutuklanan kişilerin nakli

Madde, yakalanan veya tutuklanarak bir yerden diğer bir yere nakledilen kişilere kelepçe takılmasının koşullarını düzenler. Kişinin kaçma ihtimali ya da kendisi veya başkaları için hayat ve beden bütünlüğü bakımından tehlike oluşturma belirtileri bulunduğunda kelepçenin uygulanabileceğini belirler. Uygulama, yakalanmış veya tutuklanmış kişilerin nakli sırasında söz konusudur. Yakalama ve gözaltı süreçlerinin genel koşullarını (m.90), yakalanan kişinin hâkim önüne çıkarılma süresini (m.94), gözaltının bildirilmesini (m.95) ve kelepçeleme dışındaki koruma tedbirlerini bu madde düzenlemez. Kelepçeyle ilgili idari uygulama ayrıntıları ve Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği de bu maddenin kapsamı dışındadır. Kelepçenin hukuka uygunluğuna ilişkin itiraz yolu ve şikâyet usulü de maddede düzenlenmemiştir.

Yakalanan veya tutuklanan kişilerin nakli: hangi kavramlar bilinmeli?

Nakil
Kişinin gözaltına alındığı veya tutuklandığı yerden hastane, adliye, emniyet merkezi ya da başka bir il veya ilçe gibi uzak ya da yakın bir yere götürülmesidir. Gerekçeye göre nakil, kısa mesafeli bir taşınmayı da kapsayabilir; önemli olan kişinin bir yerden başka bir yere götürülmesidir.
Belirtiler
Kişinin kaçacağı ya da kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlüğüne zarar vereceği konusunda endişe duyulmasını gerektiren somut işaretlerdir. Komisyon, tasarıdaki 'emareler' ibaresinin 'belirtiler' olarak değiştirildiğini kaydetmiştir; salt soyut bir ihtimal bu ölçütü karşılamaz.
Kelepçe
Kişinin ellerine veya vücuduna takılarak hareketini kısıtlayan araçtır. Madde kelepçenin takılabilmesini bu iki belirtiden birinin varlığına bağlar; belirti yoksa kelepçe takılamaz.

Yakalanan veya tutuklanan kişilerin nakli: hangi şartlar aranır?

  • Kelepçe takılacak kişinin yakalanmış veya tutuklanmış olması bulunmalıdır.
  • Kişinin bir yerden diğer bir yere nakledilmesi söz konusu olmalıdır.
  • Kişinin kaçacağına ilişkin belirtilerin bulunması gerekir.
  • Ya da kişinin kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlüğü bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin bulunması gerekir; bu iki belirtiden birinin varlığı yeterlidir.
  • Kelepçe takılması, kaçma veya tehlike belirtileri olmaksızın yalnızca nakil nedeniyle düşünülemez; takılma kararı somut belirtilere dayanmalıdır.

Yakalanan veya tutuklanan kişilerin nakli: hangi sonuçları doğurur?

  • Yakalanan veya tutuklanarak nakledilen kişi, kaçma veya tehlike belirtilerinin varlığı halinde kelepçelenebilir.
  • Kaçma veya tehlike belirtisi bulunmayan kişiye nakil sırasında kelepçe takılması maddeye dayanmaz.
  • Kelepçenin takılması kişinin hareket özgürlüğünü sınırlar; bu nedenle uygulamanın belirtilerle sınırlı tutulması gerekir.
  • Gerekçeye göre kelepçeleme, koşulların gerektirdiğinden fazla güç kullanma veya kamuya teşhir içermediği sürece genellikle Sözleşme'nin 3. maddesi bakımından sorun yaratmaz.
  • Kelepçe takılmasının belirtilere dayanmadan yapılması hem madde hükmüne hem de insan onuruna uygun düşmez.

Kaçma belirtisi ile tehlike belirtisi arasındaki fark nedir?

Kişinin kaçacağına ilişkin belirtiler, kişinin yakalanmış ya da tutuklanmış olmasından kaynaklanan kaçma ihtimalini ölçer.

Kişinin kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlüğü bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtiler, kişinin davranışının zarar doğurma ihtimalini ölçer.

İki belirtiden herhangi biri bulunduğunda kelepçe takılabilir; ikisinin birlikte bulunması zorunlu değildir.

Nakil sırasında kelepçe ile nakil dışı işlemler sırasında kelepçe arasındaki fark nedir?

Madde yalnızca bir yerden başka bir yere nakil sırasında kelepçe takılmasına izin verir.

Nakil dışında, örneğin sorgu veya tedavi sırasında kelepçeleme için bu maddenin doğrudan dayanağı yoktur.

Nakil dışı kelepçeleme bu maddeye değil, ayrı bir hukuki dayanağa ve somut gerekçeye dayanmalıdır.

Yakalanan veya tutuklanan kişilerin nakli: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kişinin yakalanmış olmasını tek başına kelepçe takmak için yeterli saymak; madde belirti aranmasını şart koşar.
  • Kaçma ihtimalini soyut bir olasılık olarak değerlendirip somut belirti aramamak.
  • Kaçma belirtisi ile tehlike belirtisini birbiriyle karıştırmak; her biri ayrı bir dayanaktır.
  • Maddenin yalnızca nakil sırasında uygulanabileceğini gözden kaçırıp nakil dışındaki kelepçelemeyi bu maddeye dayandırmak.
  • Kelepçenin kamuya teşhir niteliği taşıyacak biçimde uygulanmasını madde kapsamında meşru saymak; gerekçe bu tür uygulamaya Sözleşme bakımından sorun olarak bakar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kelepçe takılmasının somut belirtilere dayanması gerektiği, salt nakil nedeniyle kelepçelenmenin keyfî sayılacağı kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2018/6657 E., 24.03.2021)
  • Uygulamada kişinin kaçma veya tehlike belirtisi göstermemesi halinde kelepçelemenin hukuka aykırı olabileceği kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2018/6657 E., 24.03.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Kelepçe takılmasının hukuka uygunluğunu tartışmaya konu eden taraf, kelepçenin belirtilere dayanmadığını ileri sürer ve bu iddiayı ispat eder; kelepçeleyen makam ise belirtilerin varlığını ortaya koymakla yükümlüdür.
  • Kaçma veya tehlike belirtilerinin varlığı, olay tutanağı, nakil kayıtları, kişinin davranışına ilişkin tanık beyanları ve görüntü kayıtları ile ortaya konulabilir.
  • Karşı tarafın savunması, kişinin direndiği, kaçmaya yeltendiği ya da zarar vereceği yönünde somut davranışlar bulunduğu biçiminde olabilir; bu savunmanın ispatı da kelepçeleyen makamın yükümlülüğündedir.
  • Kelepçenin takılma süresi ve kullanılan yöntem de ispat konusu olur; uzun süreli veya kamuya teşhir niteliği taşıyan uygulamalar Sözleşme bakımından ayrıca değerlendirilir.
  • Belirtilerin tutanağa geçirilmemesi, kelepçe uygulamasının hukuka uygunluğunun ispatını zorlaştırır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.90: Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemleri düzenler; kelepçe düzenlemesinin dayanağı olan yakalama işlemini kurar.
  • 5271 m.94: Yakalanan kişinin en geç yirmi dört saat içinde hâkim veya mahkeme önüne çıkarılmasını düzenler; nakil bu süre içinde gerçekleşen bir işlem olarak ortaya çıkar.
  • 5271 m.95: Yakalanan veya gözaltına alınan kişinin yakınlarına haber verilmesini düzenler; nakil sırasında kişinin haklarının korunması bakımından tamamlayıcıdır.

CMK m.94 — Yakalanan kişinin mahkemeye götürülmesi

Madde, hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine yakalanan kişinin yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılma süresini ve bu süre aşılırsa uygulanacak sesli ve görüntülü iletişim yoluyla sorgu veya ifade alma usulünü düzenler. Ayrıca ifade alınmak amacıyla çıkarılan yakalama emri üzerine, mesai saatleri dışında gözaltına alınan ve belli bir günde yargı merciinin karşısında bulunacağına söz veren kişinin Cumhuriyet savcısının emriyle serbest bırakılmasını ve taahhüde uymama halinde uygulanacak idari para cezasını kapsar. Kişisel kapsamı, yakalama emriyle yakalanan her şüpheli ve sanıktır. Madde, yakalama emrinin kimler tarafından ve hangi hallerde düzenleneceğini düzenlemez (m.98). Kolluğun kendiliğinden yakalama yetkisi ve suçüstü hâlinde herkesin yakalama yetkisi bu maddede yer almaz (m.90, m.91). Yakalama ile gözaltı arasındaki süre sınırları ve gözaltı kararı bu maddenin konusu değildir (m.91). Tutuklama için hâkim önüne çıkarılmanın sonucu olan tutuklama kararı ve itiraz yolları bu maddede düzenlenmemiştir (m.100, m.268 ve devamı).

Yakalanan kişinin mahkemeye götürülmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Yakalama emri
Soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından, şüpheli veya sanığın yakalanıp yetkili merciye getirilmesi için verilen yazılı emirdir. Madde, bu emrin varlığını yakalama işleminin ön koşulu olarak alır.
Yetkili hâkim veya mahkeme
Yakalanan kişinin getirilmesi gereken merciidir. Soruşturma evresinde yakalamayı emreden hâkim, kovuşturma evresinde yakalamayı emreden mahkeme esas alınır; bunun dışındaki yargı merciine götürme, maddenin gerektirdiği götürme sayılmaz.
Sesli ve görüntülü iletişim sistemi
Yakalanan kişinin fiziki olarak hâkim önüne çıkarılamadığı hallerde, yetkili hâkim ile kişi arasında canlı görüntü ve ses aktarımını sağlayan sistemdir. Yakalandığı yer adliyesinde, o yoksa en yakın adliyede kurulu olması gerekir.
Hazır bulunma taahhüdü
Yakalanan kişinin, ifadesi alınmak üzere belirlenen tarihte yargı merci önünde bulunacağını kabul ettiği yazılı beyandır. Bu taahhüt, mesai saatleri dışında serbest bırakılmanın koşullarından biridir.
Mesai saatleri dışı
Adliyenin normal çalışma saatleri dışındaki zaman dilimidir. Yakalama bu zaman diliminde gerçekleşmiş olmalıdır; mesai saatleri içinde yakalanan kişi için üçüncü fıkra uygulanmaz.

Yakalanan kişinin mahkemeye götürülmesi: hangi şartlar aranır?

  • Yakalamanın, soruşturma evresinde hâkim veya kovuşturma evresinde mahkeme tarafından verilmiş bir yakalama emrine dayanması gerekir.
  • Yakalanan kişinin, en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılması gerekir; bu süre yakalama anından itibaren işler.
  • Kişi yirmi dört saat içinde fiziki olarak çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde sesli ve görüntülü iletişim sistemiyle sorgusunun yapılması veya ifadesinin alınması gerekir; bu yol ancak yakalandığı yer adliyesinde, o yoksa en yakın adliyede kurulu sistem varsa kullanılabilir.
  • Serbest bırakma için yakalama emrinin yalnızca ifade alınmak amacıyla düzenlenmiş olması gerekir; tutuklama veya başka bir amaçla çıkarılmış emirler bu kapsamda değildir.
  • Serbest bırakma için yakalamanın mesai saatleri dışında gerçekleşmiş olması gerekir.
  • Serbest bırakma için kişinin belirlenen tarihte yargı merci önünde hazır bulunmayı yazılı olarak taahhüt etmesi gerekir.
  • Serbest bırakma kararı Cumhuriyet savcısı tarafından verilmelidir; hâkim veya mahkeme bu kararı veremez.
  • Aynı yakalama emri için bu serbest bırakma hükmü yalnızca bir kez uygulanabilir; ikinci kez uygulanamaz.

Yakalanan kişinin mahkemeye götürülmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Yakalanan kişi yirmi dört saat içinde fiziki olarak yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılmalıdır.
  • Fiziki çıkarma mümkün değilse, aynı süre içinde sesli ve görüntülü iletişim sistemi üzerinden sorgu veya ifade alınmalıdır.
  • Süre içinde ne fiziki çıkarma ne de sistem üzerinden işlem yapılırsa, yakalama süreye bağlanmış koruma tedbirinin hukuka aykırı hale gelmesi sonucunu doğurur.
  • Serbest bırakma koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde Cumhuriyet savcısı, kişinin serbest bırakılmasını emredebilir.
  • Mesai saati içinde yakalanan, tutuklama amaçlı emirle yakalanan veya taahhüt vermeyen kişi bakımından üçüncü fıkra uygulanmaz; bu kişi yirmi dört saat içinde hâkim önüne çıkarılır.
  • Üçüncü fıkra aynı yakalama emri için yalnızca bir kez uygulanabilir; bir kez serbest bırakılmış ve yeniden yakalanmış kişi için aynı emirle ikinci kez bu yol açılamaz.
  • Taahhüdünü yerine getirmeyen kişiye, yakalama emrinin düzenlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından bin Türk lirası idari para cezası verilir.
  • Maddenin hükümleri emredicidir; yakalama emri, kişinin çıkarılması ve sesli görüntülü işlem usulü taraflarca değiştirilemez.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, kişinin yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne fiziki olarak çıkarılmasını öngörür.

İkinci fıkra, bu süre içinde fiziki çıkarmanın mümkün olmaması halinde sesli ve görüntülü iletişim yoluyla sorgu veya ifade alınmasını öngörür.

İkinci fıkra yalnızca birinci fıkradaki süre aşılamıyorsa devreye girer; öncelik fiziki çıkarmadadır. Uygulamada da bu yolun yalnızca istisna olduğu vurgulanmaktadır. (İkinci Bölüm, 2015/9756 E., 16.11.2016)

Soruşturma evresi ile kovuşturma evresi yakalama emri arasındaki fark nedir?

Soruşturma evresinde yakalama emrini hâkim verir ve kişi bu hâkim önüne çıkarılır.

Kovuşturma evresinde yakalama emrini mahkeme verir ve kişi bu mahkeme önüne çıkarılır.

Emri veren merci ile kişinin çıkarılacağı merci aynı olmalıdır. Savcı önüne çıkarma, madde kapsamında kabul edilmez. (İkinci Bölüm, 2015/9756 E., 16.11.2016)

Birinci fıkra kapsamı ile üçüncü fıkra kapsamı arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, her türlü hâkim veya mahkeme yakalama emri üzerine yakalanan kişiye uygulanır.

Üçüncü fıkra yalnızca ifade almak amacıyla düzenlenmiş yakalama emri, mesai saatleri dışında yakalama ve hazır bulunma taahhüdü koşullarının birlikte gerçekleştiği hallerde uygulanır.

Üçüncü fıkra, kişiyi yirmi dört saat içinde hâkim önüne çıkarma zorunluluğunu kaldırmaz; yalnızca Cumhuriyet savcısının serbest bırakma kararı verebilmesini sağlar. Mesai saati içinde yakalanan kişi ya da tutuklama amaçlı emirle yakalanan kişi için bu serbest bırakma yolu açık değildir. (İkinci Bölüm, 2015/9756 E., 16.11.2016)

Yakalanan kişinin mahkemeye götürülmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yakalama emri üzerine yakalanan kişiyi yirmi dört saat içinde savcı önüne çıkarıp, savcının ardından hâkime sevk etmek; madde doğrudan yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarmayı öngörür.
  • Sesli ve görüntülü iletişim sistemini fiziki çıkarmanın doğrudan alternatifi saymak; bu yol yalnızca fiziki çıkarmanın mümkün olmadığı istisnai hallerde kullanılabilir.
  • Üçüncü fıkrayı her türlü yakalama emrine uygulamak; yalnızca ifade almak amacıyla düzenlenen emirler ve mesai saatleri dışında yakalamalar kapsamındadır.
  • Üçüncü fıkra gereğince serbest bırakılan kişiyi yirmi dört saatlik hâkim önüne çıkarma yükümlülüğünden muaf saymak; fıkra yalnızca serbest bırakma yetkisini Cumhuriyet savcısına verir.
  • Serbest bırakma kararını hâkim veya mahkemenin vermesi gerektiğini düşünmek; üçüncü fıkrada karar yetkisi Cumhuriyet savcısındadır.
  • Aynı yakalama emri için üçüncü fıkrayı birden fazla kez uygulamak; hüküm her yakalama emri için yalnızca bir kez uygulanabilir.
  • Taahhüdünü yerine getirmeyen kişiye idari para cezası verilmesini unutmak veya cezayı hâkim tarafından verilecek bir yaptırım saymak; ceza Cumhuriyet savcısı tarafından bin Türk lirası olarak verilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yakalama emri üzerine yakalanan kişinin hâkim önüne çıkarılmasının, önce savcıya çıkarılıp sonra hâkime sevk edilmesi yoluyla yapılmasının hatalı olduğu kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2015/9756 E., 16.11.2016)
  • Birinci fıkradaki yirmi dört saatlik sürenin, kişinin savcı önüne çıkarılmasıyla değil, yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılmasıyla işlediği kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2015/9756 E., 16.11.2016)
  • Sesli ve görüntülü iletişim yoluyla sorgunun, fiziki çıkarmanın yerine geçen bir kolaylık olarak değil, yalnızca fiziki çıkarmanın mümkün olmadığı hallerde kullanılan istisnai bir yol olarak görüldüğü kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2015/9756 E., 16.11.2016)
  • Sesli ve görüntülü iletişim yoluyla yapılan görüşmenin hâkim önünde dinlenme hakkını tam karşılamadığı ve delillerin doğrudan alınması ilkesine uygun olmadığı eleştirisi yapılmaktadır. (İkinci Bölüm, 2015/9756 E., 16.11.2016)
  • Üçüncü fıkranın yalnızca ifade almak amacıyla düzenlenmiş yakalama emirlerinde ve mesai saatleri dışındaki yakalamalarda uygulanabileceği kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2015/9756 E., 16.11.2016)

Nasıl ispat edilir?

  • Yakalama emrinin varlığını ve dayanağını gösteren emir belgesi, yakalamayı yapan kolluğun tutanağı ile hâkim veya mahkeme kararı bu maddenin uygulanmasının ilk koşuludur; yakalamanın hukuka uygunluğunu iddia eden taraf bunları sunmakla yükümlüdür.
  • Yakalama anının ve yirmi dört saatlik sürenin başlangıcının, yakalama tutanağında yer, saat ve yakalayanın kimliğiyle belirlenmesi gerekir; süreye ilişkin uyuşmazlıkta bu tutanak esas alınır.
  • Yirmi dört saat içinde hâkim önüne çıkarıldığını iddia eden kişi, bu iddiayı ilgili tutanakla ispatlar; süre aşımı iddiasında bulunan taraf, aşımı gösteren belgeyi ileri sürmekle yükümlüdür.
  • Sesli ve görüntülü iletişim sisteminin kullanıldığı iddiası, sistem kaydı ve adli kayıtla ispatlanır; kaydın bulunmaması halinde bu usulün uygulandığı kabul edilmez.
  • Üçüncü fıkranın uygulanması iddiasında, ifade alma amacı, mesai saatleri dışı yakalama ve yazılı hazır bulunma taahhüdü birlikte ispatlanmalıdır; bu koşullardan birinin eksikliği durumunda serbest bırakmanın geçerliliği tartışmalı hale gelir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 sayılı Kanun m.98: Yakalama emrinin düzenlenmesine ve içeriğine ilişkindir; bu madde yakalama emrinin varlığını önkoşul olarak alır.
  • 5271 sayılı Kanun m.90: Herkesin ve kolluğun suçüstü hâlinde yakalama yetkisini düzenler; emir olmaksızın yapılan yakalamalar bu maddenin kapsamına girmez.
  • 5271 sayılı Kanun m.91: Yakalanan kişinin gözaltına alınması ve gözaltı süresine ilişkindir; yakalama sonrası aşamayı düzenler.
  • 5271 sayılı Kanun m.100: Hâkim önüne çıkarılan kişi hakkında tutuklama kararına ilişkin hükümleri içerir; bu madde yalnızca çıkarma sürecini düzenler.

CMK m.95 — Yakalanan veya gözaltına alınanın durumunun yakınlarına bildirilmesi

Madde, yakalanan, gözaltına alınan veya gözaltı süresi uzatılan şüpheli ya da sanığın durumunun bir yakınına ya da belirlediği bir kişiye bildirilmesini düzenler. Ayrıca yakalanan veya gözaltına alınan yabancının durumunun vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilmesini, bunun için yabancının yazılı karşı çıkmaması koşulunu kapsar. Kişinin yakalanmasına, gözaltına alınmasına ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin koşullar ile süreler madde kapsamında değildir. Yakalama emri ve yakalama yetkisi düzenlemez (m.90 ve m.91 ile ilgili hükümler). Gözaltı süresi ve uzatımı düzenlemez (m.91). Tutuklanan kişinin yakınlarına bildirimi, yani tutuklama kararına ilişkin bildirim düzenlemez (m.102 ile ilgili hükümler). Yakalama ve gözaltı işlemlerinin tutanağa bağlanmasını ve haklarının bildirilmesini düzenlemez (m.97 ve m.90 ile ilgili hükümler).

Yakalanan veya gözaltına alınanın durumunun yakınlarına bildirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Yakınına haber verme
Yakalanan, gözaltına alınan veya gözaltı süresi uzatılan kişinin durumunun, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına ya da kişinin belirlediği bir kişiye bildirilmesidir. Bildirim, kişinin durumunun yakınlarına ulaşması amacına yöneliktir.
Yakın
Maddede tanımlanmayan bir kavramdır. Haber, yakınlara ya da kişinin belirlediği kişiye verilir; kişinin belirlediği kişi yakın olmak zorunda değildir.
Konsolosluğa bildirim
Yakalanan veya gözaltına alınan yabancının durumunun, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna iletilmesidir. Yabancının yazılı olarak karşı çıkmaması bu bildirimin şartıdır.

Yakalanan veya gözaltına alınanın durumunun yakınlarına bildirilmesi: hangi şartlar aranır?

  • Şüpheli veya sanığın yakalanmış, gözaltına alınmış ya da gözaltı süresi uzatılmış olması gerekir.
  • Haber verme işleminin Cumhuriyet savcısının emriyle yapılması gerekir.
  • Haberin bir yakınına ya da kişinin belirlediği bir kişiye verilmesi gerekir.
  • Haberin gecikmeksizin verilmesi gerekir.
  • Yakalanan veya gözaltına alınan kişi yabancı ise, yabancının yazılı olarak karşı çıkmamış olması gerekir; yazılı karşı çıkma bu bildirimi engeller.

Yakalanan veya gözaltına alınanın durumunun yakınlarına bildirilmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Yakalanan, gözaltına alınan veya gözaltı süresi uzatılan şüpheli ya da sanığın durumu, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin bildirilir.
  • Yakalama serbest bırakma ile sonuçlanmışsa bildirim yapılmasına gerek kalmaz.
  • Yakalanan veya gözaltına alınan kişi yabancı ise ve yazılı olarak karşı çıkmamışsa, durumu vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir.
  • Yabancı yazılı olarak karşı çıkmışsa konsolosluğa bildirim yapılmaz.
  • Bildirim için karar Cumhuriyet savcısına aittir; bildirimin yapılmaması Cumhuriyet savcısının sorumluluğunu doğurur.

Yakalama / Gözaltına alma / Gözaltı süresinin uzatılması: fark nedir?

Yakalama ve gözaltına alma, madde metninde ayrı ayrı sayılmıştır; yakalanan kişi gözaltına alınmaz ise bildirim yükümlülüğü doğmaz.

Gözaltı süresinin uzatılması da ayrıca bildirim sebebi sayılır.

Bildirim, her üç durumun her birinde ayrı ayrı doğar; ancak yakalama serbest bırakma ile sonuçlanırsa bildirime gerek kalmaz.

Yabancı şüpheli ile vatandaş şüpheli arasındaki fark nedir?

Yabancı yakalanan veya gözaltına alınan kişi için ikinci fıkra uygulanır; vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirim yapılır.

Vatandaş için yalnızca yakınına veya belirlediği kişiye bildirim yapılır.

Yabancı için iki ayrı bildirim yapılır; yabancının yazılı karşı çıkması halinde konsolosluğa bildirim yapılmaz.

Yakalanan veya gözaltına alınanın durumunun yakınlarına bildirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yakalama ile gözaltına almayı aynı işlem saymak; yakalama serbest bırakma ile sonuçlanmışsa bildirim yapılmayacağını gözden kaçırmak.
  • Yabancının karşı çıkmasını yazılı olarak aramak; karşı çıkma hakkının bildirilmediği ve yazı imkânının sağlanmadığı hâlde yazılı karşı çıkma yokluğunu bildirimin yapılması için yeterli görmek.
  • Haber verme yetkisini kolluğa ait saymak; haber verme kararı Cumhuriyet savcısına aittir.
  • Gözaltı süresinin uzatılmasında haber verme yükümlülüğünü atlamak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yakalama, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasının her biri ayrı bir haber verme sebebi olarak kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2016/73490 E., 11.03.2020; İkinci Bölüm, 2017/35064 E., 14.09.2021)
  • Yakalanan veya gözaltına alınan yabancının yazılı karşı çıkmadığının sağlanabilmesi için, karşı çıkma hakkının bilgisi verilmeli ve yazı yazma imkânı tanınmalıdır; yazılı karşı çıkmanın aranması yanlış kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2016/76401 E., 13.02.2020)
  • Yabancının konsolosluğa bildirim yapılmasına yönelik düzenleme, uluslararası sözleşmelere uygunluk gerekçesiyle yazılı karşı çıkma şartını içermektedir. (İkinci Bölüm, 2016/76401 E., 13.02.2020)

Nasıl ispat edilir?

  • Haber verme yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat yükü Cumhuriyet savcılığındadır; haberin yazılı yapılması ispat açısından yararlıdır.
  • Yazılı bildirim mümkün değilse sözlü haber verilebilir; bu durumda sözlü haberin tutanağa geçirilerek belgelendirilmesi gerekir.
  • Yabancının yazılı karşı çıkmadığını göstermek için, karşı çıkma hakkının bildirildiğine ve yazı yazma imkânının tanındığına dair belge aranır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 sayılı Kanun m.97: Yakalama tutanağında yakalananın haklarının yazılı olarak bildirildiği belgelendirilir; haber verme işleminin belgelenmesi bakımından ilgilidir.
  • 5271 sayılı Kanun m.90: Yakalama koşullarını ve kolluğun yakalama yetkisini düzenler; bu maddedeki bildirim yükümlülüğü yakalama işlemine bağlıdır.
  • 5271 sayılı Kanun m.91: Gözaltı kararını, gözaltı süresini ve süre uzatımını düzenler; bu maddedeki haber verme yükümlülüğü gözaltı ve uzatım anına bağlanır.

CMK m.96 — Yakalamanın ilgililere bildirilmesi

Madde, soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı bir suçta, şikâyetten önce şüphelinin yakalanması hâlinde yakalamanın bildirileceği kişileri düzenler. Yakalamanın bildirilmesi zorunluluğunu ve bildirim yapılacak kişilerin sırasını belirler. Maddede yer alan istisna, çocuk ve yaşlı-hasta gibi kendini idare edemeyenlere karşı işlenen suçüstü hâlini ilgilendirir; bu istisnanın dayandığı CMK m.90/3 hükmü maddede değil başka maddededir. Madde, şikâyetin yapılma usulünü, şikâyet süresini ve şikâyetten vazgeçmenin sonuçlarını düzenlemez (m.73-75 ve m.223). Yakalamanın yapılma koşulları ve yakalama emri (m.98 ve m.90) ile yakalama tutanağı (m.97) da bu maddenin konusu dışındadır.

Yakalamanın ilgililere bildirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Şikâyete bağlı suç
Soruşturma ve kovuşturmanın mağdurun veya kanunda sayılan kişinin şikâyetine bağlı olduğu suçtur. Bu suçlarda şikâyet yokken takibat yapılamaz.
Şikâyete yetkili kişi
Şikâyet hakkına sahip olan kişilerdir; suçtan zarar gören ve kanunda sayılan diğer kişiler bu kapsamdadır. Birden fazla yetkili varsa bildirim bunlardan en az birine yapılır.
Yakalamanın bildirilmesi
Şikâyetten önce yakalanan şüpheli hakkında şikâyete yetkili kişiye yakalamanın yapıldığını haber vermektir. Bildirimin yapılmış olması, yakalamanın sonucunu değiştirmez; yetkili kişinin şikâyet iradesini ortaya koymasına imkân tanır.

Yakalamanın ilgililere bildirilmesi: hangi şartlar aranır?

  • Soruşturma veya kovuşturmanın şikâyete bağlı bir suç hakkında yürütülüyor olması gerekir.
  • Şüphelinin şikâyet yapılmadan önce yakalanmış olması gerekir; bu yakalama m.90/3 kapsamında, çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük ya da güçsüzlük nedeniyle kendini idare edemeyenlere karşı işlenen suçüstü hâlinde yapılmış olmalıdır.
  • Şikâyete yetkili kişiye ya da birden fazla yetkili varsa bunlardan en az birine yakalamanın bildirilmesi gerekir.

Yakalamanın ilgililere bildirilmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Şikâyetten önce yakalanan şüphelinin yakalanması, şikâyete yetkili kişiye veya bunlardan en az birine bildirilir.
  • Bildirim yapılmadan yürütülen yakalama işlemi, bu maddede öngörülen yükümlülüğe aykırı olur.
  • Madde metninde yakalamanın şikâyet olmaksızın sürdürülebileceği ya da bildirim yapılmazsa yakalamanın hükümsüz olacağı açıkça yazmaz; bu sonuç maddenin metninden doğrudan çıkarılamaz.
  • Şikâyete yetkili kişi şikâyet etmezse, ilgili gerekçeye göre Cumhuriyet savcısının şüpheliyi serbest bırakması zorunludur.

Şikâyetten önceki yakalama ile şikâyetten sonraki yakalama arasındaki fark nedir?

Şikâyet yapılmadan önce yakalama yapılmış olması hâlinde, yakalamanın yetkili kişiye bildirilmesi gerekir.

Şikâyet zaten yapılmışsa yakalama için ayrıca bildirim aranmaz; şikâyet süreci kendiliğinden işler.

Madde yalnızca şikâyetten önceki yakalamayı kapsar; şikâyet varsa bildirim yükümlülüğü doğmaz.

Yetkili kişinin tek veya birden fazla olması: fark nedir?

Şikâyete yetkili kişi tek ise bildirim ona yapılır.

Şikâyete yetkili kişi birden fazla ise bunların hepsine değil, hiç olmazsa birine bildirim yapılması yeterlidir.

Birden fazla yetkiliden birine yapılan bildirim, yükümlülüğü yerine getirir.

Yakalamanın ilgililere bildirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bildirim zorunluluğunu, şikâyet yapılmış olan ve bu nedenle ayrıca bildirim gerekmeyen hâllere de uygulamak.
  • Şikâyete yetkili kişilerin tümüne bildirim yapılması gerektiğini sanmak; maddede hiç olmazsa birine bildirim yeterlidir.
  • Bu maddedeki bildirimi m.95'teki yakını haberdar etme yükümlülüğüyle karıştırmak; iki düzenleme farklı kişilere ve farklı amaçlara yöneliktir.
  • Kendini idare edemeyen kişiye karşı işlenen suçta yakalamanın şikâyet olmadan yapılabileceğini gözden kaçırmak; bu hâlde m.90/3 istisnası devreye girer.

Nasıl ispat edilir?

  • Yakalamanın şikâyetten önce yapıldığını ve suçun şikâyete bağlı olduğunu ileri süren taraf, bu hususları ispatlamakla yükümlüdür; bu tespit yakalama tutanağı ve soruşturma belgeleriyle yapılır.
  • Bildirimin yapıldığı, yakalama tutanağına ve soruşturma dosyasındaki bildirim kaydına dayanılarak ispatlanır; bildirim kaydı bulunmazsa yükümlülüğün yerine getirilmediği kabul edilir.
  • Şikâyete yetkili kişinin birden fazla olduğu hâlde bildirimin hangisine yapıldığı, dosyadaki kayıtlarla belirlenir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.90: Madde, şikâyete bağlı suçta şikâyet olmadan yakalamanın hangi hâllerde mümkün olduğunu belirleyen fıkrayı (üçüncü fıkra) yollamayla kullanır; m.96 yalnızca bu istisnai hâlde devreye girer.
  • 5271 m.97: Yakalama işleminin tutanağa bağlanmasını düzenler; m.96 bildirim yükümlülüğünü, m.97 ise tutanak yükümlülüğünü öngörür, birbirini tamamlar.
  • 5271 m.95: Yakalanan veya gözaltına alınan kişinin bir yakınına haber verilmesini düzenler; m.96 bu bildirimden farklı olarak şikâyete yetkili kişiye yapılan bildirimi kapsar.

CMK m.97 — Yakalama tutanağı

Madde, yakalama işleminin yazılı bir tutanağa bağlanmasını ve tutanakta bulunması gereken asgari unsurları düzenler. Tutanağın içeriği; suç, koşullar, yer ve zaman, yakalamayı yapanlar, tespit eden kolluk mensubu ve haklarının bildirilmesi başlıklarını kapsar. Kural, yakalamayı gerçekleştiren kolluk görevlileri ile yakalamayı emreden ya da bu işlemi yürüten makamlar bakımından uygulanır. Madde yakalamanın koşullarını, yakalama emrinin kimler tarafından düzenleneceğini veya yakalama sonrası bilgilendirmeyi düzenlemez; bunlar CMK m.90 (yakalama yetkisi ve suçüstü hali), m.98 (yakalanan kişinin bildirimleri ve işlemleri), m.91 (yakalama emri) ve m.95 (yakınlara haber verme) gibi maddelerde yer alır. Gözaltı süresi ve bu sürenin hesabı da bu maddenin konusu değildir (CMK m.91 ve m.102).

Yakalama tutanağı: hangi kavramlar bilinmeli?

Yakalama tutanağı
Yakalama işleminin yapıldığını ve koşullarını belgeleyen yazılı kayıttır. Gerekçeye göre keyfiliği önlemek ve sürelerin tespitini sağlamak amacıyla düzenlenir. Tutanak yalnızca bir ispat aracı değil, işlemin kendisinin yazılı biçime bağlanmış hâlidir.
Suç nedeni
Yakalamanın hangi suç şüphesine dayandığını gösteren unsurdur. Tutanakta somut suç yazılmalı, genel bir ifade yetmez.
Tespit eden kolluk mensubu
Yakalanan kişinin, kişinin kimliğinin, olayın ya da koşulların hangi kolluk görevlisince saptandığını ifade eder. Madde metni bunun neyin tespiti olduğunu açıkça söylemediği için uygulamada muğlaklık bulunmaktadır.
Haklarının anlatılması
Yakalanan kişinin kanuni haklarının kendisine açıkça bildirilmesidir. Tutanakta bu bildirimin yapıldığı yazılmalıdır.

Yakalama tutanağı: hangi şartlar aranır?

  • Yakalama işleminin fiilen yapılmış olması ve bu işlemin bir tutanağa bağlanması gerekir.
  • Tutanakta yakalananın hangi suç nedeniyle yakalandığı açıkça yazılmalıdır.
  • Tutanakta yakalamanın hangi koşullarda, hangi yer ve zamanda yapıldığı belirtilmelidir.
  • Tutanakta yakalamayı kimlerin yaptığı yazılmalıdır.
  • Tutanakta yakalananın hangi kolluk mensubunca tespit edildiği açıkça yazılmalıdır.
  • Tutanakta yakalananın haklarının tam olarak anlatıldığı açıkça yazılmalıdır.

Yakalama tutanağı: hangi sonuçları doğurur?

  • Yakalama işlemi tutanağa bağlanmadığında yakalamanın usulüne uygun belgelenmediği kabul edilir ve bu eksiklik işlemin hukuka uygunluğunu tartışmalı hâle getirir.
  • Tutanakta yukarıdaki unsurlardan biri eksik ise tutanak maddenin gereklerini karşılamaz.
  • Tutanağın yazılı olması yakalamanın hukuka uygunluğunu kendiliğinden sağlamaz; tutanağın içeriği ile yakalama koşullarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
  • Tutanakta yazılan bilgiler ile fiilî durum çelişiyorsa tutanağın delil değeri zayıflar.
  • Yakalama tutanağına dayanılarak hüküm kurulamaz; tutanağın kendisi usulüne uygun ve güvenilir olmalıdır.
  • Madde emredicidir; taraflar anlaşarak tutanak yazımını ortadan kaldıramaz.

Tutanak yazımı ile haklarının bildirildiğinin tutanağa geçirilmesi arasındaki fark nedir?

Haklarının anlatıldığının tutanakta açıkça yazılması, maddenin açık gereğidir.

Haklarının fiilen bildirilmesi ise tutanağın içeriğinden ayrı bir fiilî işlemdir.

Tutanakta yazılı kayıt bulunmaması ile bildirimin hiç yapılmaması aynı sonucu doğurmaz; ancak yazılı kayıt yoksa bildirimin yapıldığı tutanakla ispatlanamaz.

Tutanağın içeriği ile tutanağın bir sureti arasındaki fark nedir?

Madde tutanağın içeriğini belirler; yakalanan kişiye verilecek suret ise doğrudan bu maddede düzenlenmemiştir.

Yakalanan kişiye tutanağın bir suretinin verilmesi, ilgili yönetmelik ve ikincil düzenlemelerle tamamlanır.

Suret verilmemesi, tutanağın içeriğindeki eksiklik olarak değil, ayrı bir usul ihlali olarak değerlendirilir.

Yakalama tutanağı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tutanakta yalnızca suç adını yazıp yakalamanın koşullarını, yer ve zamanını yazmamak; madde bu unsurların hepsini açıkça istemektedir.
  • Yakalamayı kimlerin yaptığını yazmadan geçmek; bu unsur da tutanağın zorunlu içeriğindedir.
  • Tespit eden kolluk mensubunun kimliğini yazmamak ya da 'hangi kolluk mensubunca tespit edildiği' ifadesini yakalayanla karıştırmak; tespitin neyi kapsadığı muğlak olduğundan ikisi ayrı yazılmalıdır.
  • Haklarının anlatıldığını genel bir cümleyle geçmek; tam olarak anlatıldığı açıkça yazılmalıdır.
  • Tutanağın yazılı olmasını yeterli görüp içeriğindeki eksikliği göz ardı etmek; yazılı tutanak varlığı tek başına yeterli değildir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yakalama tutanağında haklarının okunduğunun ve müdafi huzurunda işlem yapıldığının yazılı olmaması, ifadenin ve tutanağın delil olarak değerlendirilmesinde sorun yaratmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2023/1792 E., 2023/22027 K., 04.10.2023)
  • Tutanağın içeriğinin yazılı olması ile yakalama koşullarının, ilgili tutanakla birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2023/1792 E., 2023/22027 K., 04.10.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Yakalamanın usulüne uygun yapıldığını iddia eden taraf, yakalama tutanağını ibraz ederek ispat yükü altındadır.
  • Tutanakta haklarının anlatıldığı yazılı değilse, bildirimin yapıldığını ileri süren taraf bunu başka delillerle ispatlamak zorundadır.
  • Karşı taraf, tutanağın eksik ya da çelişkili olduğunu ileri sürerek usulsüzlüğü savunabilir; bu durumda tutanağın içeriği ile tanık beyanları karşılaştırılır.
  • Tutanak, yakalamanın yapıldığını gösteren en güçlü yazılı belgedir; tanık beyanları ancak tutanağın eksikliklerini tamamlayacak nitelikte değerlendirilir.
  • Yakalama tutanağı ile birlikte yakalanan kişinin imzalı hak bildirim formu bulunuyorsa bu, bildirim iddiasını güçlendirir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.98: Yakalanan kişinin bildirimleri ve haklarına ilişkin işlemlerle bağlantılıdır; tutanakta yer alan hak bildirimi bu maddede düzenlenen usulle birlikte değerlendirilir.
  • 5271 m.90: Yakalama yetkisinin ve suçüstü hâllerinin düzenlendiği maddedir; tutanağa yazılacak yakalama koşulları bu hükümlere göre belirlenir.
  • 5271 m.91: Yakalama emri ile yapılan yakalamalarda tutanağın yakalama emrine uygun düzenlenmesi bakımından ilgilidir.

CMK m.98 — Yakalama emri ve nedenleri

Madde, yakalama emrinin kimler tarafından, hangi hallerde düzenlenebileceğini gösterir. Soruşturma evresinde çağrıya gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında sulh ceza hâkiminin, tutuklama isteminin reddine yapılan itirazda itiraz mercii tarafından, yakalanmışken kaçan şüpheli veya sanık ile cezaevinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcısı ve kolluk tarafından, kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında hâkim veya mahkeme tarafından yakalama emri verilmesini düzenler. Ayrıca yakalama emrinin içeriğini, yani kişinin açık eşkâli, bilindiğinde kimliği, suç ve nereye gönderileceği bilgisini belirler. Maddenin yakalama emri olmadan yapılan yakalamayı, yakalama işleminin tutanağa bağlanmasını, yakalanan kişinin hâkim önüne çıkarılma süresini ve gıyabi tutukluluğu düzenlemediği; bunların sırasıyla yakalama işlemi için CMK m.90, tutanak ve kolluk yetkisi için CMK m.94 ve gıyabi tutukluluk için CMK m.247 ile ilgili hükümlerde yer aldığı kabul edilmelidir. Madde, şüpheli veya sanık dışındaki kişilere ve zorla getirme yoluna ilişkin işlemlere uygulanmaz.

Yakalama emri ve nedenleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Yakalama emri
Kişinin özgürlüğünü geçici olarak sınırlamak için yetkili merci tarafından yazılı olarak verilen ve kişinin yakalanmasını sağlayan işlemdir. Maddede belgeye dayanan yakalama bu ad altında düzenlenmiştir.
Kaçak sanık
Kovuşturma evresinde hakkında yakalama emri düzenlenebilen, yakalanamadığı veya bulunamadığı için yargılamaya katılmayan sanıktır. Maddenin üçüncü fıkrası bakımından bu kavram esastır.
Yakalanmış iken kaçan kişi
Kolluk görevlisinin elinden kaçan veya tutukevi ya da ceza infaz kurumundan kaçan şüpheli, sanık, tutuklu ya da hükümlüdür. İkinci fıkra bu kişilere özgüdür.
Açık eşkâl
Kişinin dış görünüşüne ilişkin, yakalamayı mümkün kılacak ölçüdeki belirgin özelliklerdir. Yakalama emrinde zorunlu olarak yer alır.
Yakalandığında gönderileceği yer
Yakalanan kişinin götürüleceği merci veya yerdir. Yakalama emrinde gösterilmesi zorunludur.

Yakalama emri ve nedenleri: hangi şartlar aranır?

  • Soruşturma evresinde yakalama emri için şüphelinin çağrı üzerine gelmemiş olması veya kendisine çağrı yapılamamış olması gerekir.
  • Soruşturma evresinde yakalama emri için Cumhuriyet savcısının istemi bulunmalı ve kararı sulh ceza hâkimi vermelidir.
  • Tutuklama isteminin reddi kararına itiraz edilmiş olması halinde, yakalama emri itiraz mercii tarafından da düzenlenebilir.
  • Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü bulunmalıdır; bu halde yakalama emrini Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de düzenleyebilir.
  • Kovuşturma evresinde yakalama emri için kişinin kaçak sanık olması gerekir; emri hâkim veya mahkeme re'sen ya da Cumhuriyet savcısının istemi üzerine düzenler.
  • Yakalama emrinde kişinin açık eşkâli gösterilmelidir.
  • Yakalama emrinde kişinin bilindiğinde kimliği, yüklenen suç ve yakalandığında nereye gönderileceği gösterilmelidir.

Yakalama emri ve nedenleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Soruşturma evresinde çağrıya gelmeyen şüpheli hakkında Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararıyla yakalama emri düzenlenebilir.
  • Tutuklama isteminin reddine karşı yapılan itirazda itiraz mercii, şüphelinin yokluğunda tutuklama kararı verebilmek için yakalama emri düzenleyebilir.
  • Yakalanmış iken kaçan şüpheli veya sanık ile cezaevinden kaçan tutuklu veya hükümlü için Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri yakalama emri düzenleyebilir.
  • Kovuşturma evresinde kaçak sanık için yakalama emri hâkim veya mahkeme tarafından verilir.
  • Yakalama emrinde açık eşkâl, bilindiğinde kimlik, suç ve yakalandığında gönderileceği yer gösterilmezse emrin içeriği eksik kalır ve geçerliliği tartışmalı hale gelir.
  • Yakalama emri olmadan yapılan yakalamalar bu maddenin kapsamında değildir ve bunlar için ayrı kurallar uygulanır.

Soruşturma evresi ile kovuşturma evresi arasındaki fark nedir?

Soruşturma evresinde yakalama emri, çağrıya gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında Cumhuriyet savcısının istemiyle sulh ceza hâkimi tarafından verilir.

Kovuşturma evresinde yakalama emri, kaçak sanık hakkında hâkim veya mahkeme tarafından re'sen ya da Cumhuriyet savcısının istemiyle verilir.

Hangi merciin yetkili olduğu evreye göre değişir; soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturmada hâkim veya mahkeme yetkilidir.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, henüz yakalanmamış şüpheli hakkında yakalama emrini sulh ceza hâkiminin veya itiraz mercii nin kararına bağlar.

İkinci fıkra, yakalanmış iken kaçan şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlü hakkında yakalama emrini Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetlerine de tanır.

Kaçma durumunda yetki daha geniş merciye verilmiş olur; yakalama emri çıkaran merci hâkim olmak zorunda değildir.

Yakalama emri ile emir olmadan yakalama arasındaki fark nedir?

Yakalama emri yazılı bir belgeye dayanır ve yukarıdaki merciler tarafından düzenlenir.

Emir olmadan yakalama, suçüstü veya kolluğun gecikmede sakınca bulunan hallerdeki yetkisine dayanır ve belgeye bağlı değildir.

Maddenin kapsamı yalnızca yazılı yakalama emridir; emirsiz yakalamanın koşulları bu maddede düzenlenmez.

Yakalama emri ve nedenleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Soruşturma evresinde yakalama emrini savcının kendiliğinden vermesi; emir yetkisi sulh ceza hâkimine ait olduğundan bu emir geçersiz sayılır.
  • Kovuşturma evresinde kaçak sanık için yakalama emrini Cumhuriyet savcısının istemi olmadan verilemeyeceğini sanmak; re'sen düzenleme mümkündür.
  • Yakalama emrine açık eşkâl, kimlik veya gönderilecek yer bilgisini koymamak; bu unsurlar zorunludur.
  • Yakalanan kişiyi emir gereği hâkim önüne çıkarmak yerine savcıya götürmek; CMK m.94 gereğince yakalanan kişi yetkili hâkim önüne çıkarılmalıdır.
  • Yakalanmış iken kaçan şüpheli için ikinci fıkrayı uygulayarak sulh ceza hâkimi kararı aramamak; bu halde savcı ve kolluk emir düzenleyebilir ancak emir içeriği yine aynı şartlara tabidir.
  • Emirsiz yakalamanın koşullarını bu maddede aramak; bu konu maddenin dışındadır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Soruşturma evresinde yakalama emrinin şüphelinin çağrı üzerine gelmemesi veya çağrı yapılamaması koşuluna bağlandığı, uygulamada bu koşulun dosyadaki adres araştırması tutanaklarıyla belgelendiği görülmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2021/5209 E., 2022/6770 K., 10.05.2022)
  • Yakalama emrinin kural olarak hâkim tarafından verildiği, soruşturma evresinde savcının kendiliğinden emir veremeyeceği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2014/14061 E., 08.04.2015; 2023/163 E., 2024/57 K., 22.02.2024)
  • Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emrinin re'sen verilebildiği, bu halde Cumhuriyet savcısının istemine bağlı olmadığı kabul edilmektedir. (Birinci Bölüm, 2019/16560 E., 18.01.2022)
  • Yakalama emrinin kanunda öngörülen içerikle (açık eşkâl, kimlik, suç, gönderilecek yer) düzenlenmesi gerektiği; bu unsurların eksikliğinin emrin uygulanmasını güçleştirdiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2009/109 E., 2010/48 K., 09.03.2010)
  • Uygulamada, bu maddeye dayanılarak tutuklama amaçlı yakalama adı altında kanuna aykırı bir usul geliştirildiği ve bunun eleştirildiği görülmektedir. (Birinci Bölüm, 2021/39964 E., 20.12.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Yakalama emri talebinde bulunan Cumhuriyet savcısı, şüphelinin çağrıya gelmediğini veya çağrının yapılamadığını dosya içeriğiyle ortaya koymakla yükümlüdür; bu, adres araştırması ve tebligat tutanaklarıyla ispatlanır. (8. Ceza Dairesi, 2021/5209 E., 2022/6770 K., 10.05.2022)
  • Yakalama emrinin açık eşkâl, kimlik, suç ve gönderilecek yer bilgilerini taşıdığı, emrin kendisinde görülür; eksik içerik emrin sakatlığı olarak karşı tarafça ileri sürülebilir.
  • Kovuşturma evresinde kaçaklık durumu, sanığın bulunamadığını gösteren tutanak ve kaçak tespitine ilişkin belgelerle ispatlanır.
  • Tutuklama isteminin reddine itiraz üzerine çıkarılan yakalama emrinde, itirazın ve reddin karar tutanağının dosyada bulunması gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 sayılı Kanun m.97: Yakalama emri ve yakalama işleminin tutanağa bağlanması konusunda düzenleyici hükümler içerir.
  • 5271 sayılı Kanun m.94: Yakalanan kişinin en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılmasını düzenler; yakalama emriyle yakalanan kişinin bu süreye tabi olduğunu gösterir.
  • 5271 sayılı Kanun m.247: Kaçak tanımını yapar; kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri düzenlenmesinin dayanağıdır.

CMK m.99 — Yönetmelik

Madde, gözaltına alınan kişilerin bulundurulacakları nezarethanelerin maddi koşullarını, kişinin hangi görevlinin sorumluluğunda tutulacağını, sağlık kontrolünün nasıl yapılacağını, gözaltı işlemlerine ilişkin kayıt ve defterlerin tutulma usulünü, gözaltının başında ve sonunda düzenlenecek tutanakları, gözaltına alınan kişiye verilecek belgeleri ve kolluk tarafından yapılan yakalama işlemlerinde uyulacak kuralları yönetmeliğe bırakmaktadır. Kural, kolluk tarafından gözaltına alınan ve yakalanan kişiler bakımından uygulanır. Maddede gözaltı süreleri, gözaltına alınma koşulları ve yakalama yetkisinin kendisi düzenlenmemiştir; bunlar CMK'nın gözaltı ve yakalamaya ilişkin hükümlerinde yer alır (m.90 ve devamı). Kişinin kamuoyu önünde gösterilmesi, suçluluk veya sorumluluk hakkında kamuoyu yoklaması yapılması gibi konular madde metninde yer almaz; bunlar TCK'nın ilgili hükümleri kapsamındadır. Yakalama emrinin içeriği ve düzenlenmesi de bu maddenin konusu değildir (m.90 ve m.247 ilgili yönetmelik hükümleri dahil).

Yönetmelik: hangi kavramlar bilinmeli?

Nezarethane
Gözaltına alınan kişilerin, hakkındaki işlemler tamamlanıp adli mercilere sevk edilinceye kadar bekletildiği yer. Tanımı madde metninde değil, Yakalama Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliğinde yapılmıştır.
Gözaltı
Kolluk tarafından yakalanan kişinin serbest bırakılmadan belirli işlemler için tutulduğu hal. Maddenin düzenlediği nezarethane, kayıt ve tutanak düzeni bu halin yürütülmesine ilişkindir.
Yönetmelik
Maddenin gösterdiği ayrıntıların düzenleneceği ikincil mevzuat. Maddede sayılan konuların ayrıntısı bu yönetmelikle belirlenir; kanun yalnızca çerçeveyi çizer.

Yönetmelik: hangi şartlar aranır?

  • Gözaltına alınan veya yakalanan bir kişinin bulunması gerekir; madde bu kişilere yönelik düzenleme getirir.
  • Nezarethanenin maddi koşulları, kişinin hangi görevlinin sorumluluğuna bırakılacağı ve sağlık kontrolünün nasıl yapılacağı yönetmelikle gösterilmelidir.
  • Gözaltı işlemlerine ilişkin kayıt ve defterlerin nasıl tutulacağı yönetmelikte belirlenmelidir.
  • Gözaltının başlangıcında ve sona erdirilmesinde hangi tutanakların tutulacağı ile gözaltına alınan kişiye hangi belgelerin verileceği yönetmelikte düzenlenmelidir.
  • Kolluk tarafından yapılan yakalama işlemlerinde uyulacak kurallar yönetmelikle belirlenmelidir.

Yönetmelik: hangi sonuçları doğurur?

  • Nezarethanenin maddi koşulları, sorumlu görevli, sağlık kontrolü, kayıt ve defterler, tutanaklar ve verilecek belgeler yönetmelikle düzenlenir.
  • Yönetmelikte gösterilen usule uygun yürütülen gözaltı işlemleri bu maddeye uygun kabul edilir.
  • Yönetmelikte öngörülen kayıt, tutanak ve belge düzeninin yerine getirilmemesi, kolluk işleminin usulüne uygunluğu tartışmasına yol açar.
  • Yakalama işlemlerinde uyulacak kurallara aykırılık, işlemin usulüne ilişkin sonuçlar doğurabilir.

Kanun ile yönetmelik arasındaki fark nedir?

Kanun, gözaltı ve yakalamanın çerçevesini ve hangi konularda ayrıntı gerektiğini belirler.

Yönetmelik, bu konuların teknik ve usuli ayrıntılarını düzenler.

Nezarethane koşulları, kayıt ve tutanak düzeni gibi hususlar kanunda değil yönetmelikte aranır; kanuna aykırı yönetmelik hükmü uygulanmaz.

Nezarethane ile gözaltı süresi arasındaki fark nedir?

Nezarethane, gözaltına alınan kişinin fiziksel olarak bekletildiği yerdir ve maddi koşulları bu madde kapsamındadır.

Gözaltı süresi ve gözaltına alma koşulları bu maddenin değil CMK'nın gözaltıya ilişkin hükümlerinin konusudur.

Bir kişinin nezarethanede tutulmasının süresi ya da koşulları tartışılırken bu madde değil ilgili gözaltı hükümleri esas alınır.

Yönetmelik: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Gözaltı süresi ve koşullarını bu maddeden çıkarmak; bu konular CMK'nın gözaltıya ilişkin hükümlerinde düzenlenmiştir.
  • Nezarethane tanımını madde metninden almak; tanım yönetmelikte yapılmıştır.
  • Yönetmelik hükmünü kanun hükmü gibi uygulayıp kanuna aykırılığını gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yönetmelik hükümlerinin kanuna aykırı olması hâlinde kanun hükmü esas alınır; bu nedenle yönetmelik kurallarının kanuna uygunluğu denetlenir. (Ceza Genel Kurulu, 2016/1063 E., 2017/7 K., 17.01.2017; Ceza Genel Kurulu, 2016/1165 E., 2017/8 K., 17.01.2017; Ceza Genel Kurulu, 2016/57 E., 2016/374 K., 18.10.2016)
  • Yönetmelikte düzenlenen kayıt ve tutanakların yerine getirilmesi, gözaltı işleminin usulüne uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınır. (İkinci Bölüm, 2016/76401 E., 13.02.2020)
  • Yakalama ve gözaltı işlemlerinin denetiminde bu maddeye dayanan yönetmelik hükümleri, kanunun yönetmeliğe bıraktığı çerçevede uygulanır. (6. Ceza Dairesi, 2025/7186 E., 2026/33 K., 05.01.2026; 6. Ceza Dairesi, 2025/6671 E., 2025/11191 K., 15.12.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Gözaltı işleminin usulüne uygunluğunu iddia eden taraf, yönetmelikte öngörülen kayıt, tutanak ve belgelerin tutulduğunu veya verildiğini ispatlar.
  • Tutanak ve kayıtlar, gözaltı işleminin başlangıcı ve sonu bakımından en önemli yazılı delillerdir.
  • Yönetmelik hükmüne uyulmadığını ileri süren taraf, bu aykırılığı ilgili kayıt veya tutanağın bulunmamasıyla ispatlar.
  • Karşı taraf, usule uygun işlem yapıldığını ilgili belgelerle ve görevli kolluk görevlisinin beyanıyla ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5271 m.90: Gözaltına alma koşullarını ve süresini düzenleyen hükümdür; bu madde bu koşullarda gözaltına alınmış kişinin bulunduğu yerin ve işlemlerin usulünü belirler.
  • 5271 m.247: Kaçak hakkında yakalama emrine ilişkin hükümdür; madde yakalama işlemlerinin yürütülme kurallarını yönetmeliğe bıraktığından bu emrin uygulanmasıyla bağlantılıdır.

Süreler

SüreMaddeHüküm
bir günüm.91Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir.
üç günm.91Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir.
yirmi dört saatem.91(4) (Ek: 27/3/2015-6638/13 md.)11 Suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak kaydıyla; kişi hakkında aşağıdaki bentlerde belirtilen suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri 27/3/2015 tarihli ve 6638 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle,…
kırk sekiz saatem.91(4) (Ek: 27/3/2015-6638/13 md.)11 Suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak kaydıyla; kişi hakkında aşağıdaki bentlerde belirtilen suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri 27/3/2015 tarihli ve 6638 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle,…
kırk sekiz saatm.91Ancak kişi en geç kırk sekiz saat, toplu olarak işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır.
dört günm.91Ancak kişi en geç kırk sekiz saat, toplu olarak işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır.
yirmi dört saatm.94(Değişik:21/2/2014 – 6526/7 md.) (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalanan kişi, en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

50 karar
  1. 2024/65 E., 2024/163 K., 24.09.2024
    İlgili madde: m.90
  2. 2023/163 E., 2024/57 K., 22.02.2024
    İlgili madde: m.98
  3. 2018/137 E., 2022/86 K., 30.06.2022
    İlgili madde: m.95
  4. 2012/100 E., 2013/84 K., 04.07.2013
    İlgili madde: m.95
  5. Ceza Genel Kurulu, 2025/438 E., 2025/504 K., 25.11.2025
    İlgili madde: m.90
  6. Ceza Genel Kurulu, 2025/447 E., 2025/505 K., 25.11.2025
    İlgili madde: m.90
  7. Ceza Genel Kurulu, 2025/450 E., 2025/506 K., 25.11.2025
    İlgili madde: m.90
  8. Ceza Genel Kurulu, 2016/1063 E., 2017/7 K., 17.01.2017
    İlgili madde: m.99
  9. Ceza Genel Kurulu, 2016/1165 E., 2017/8 K., 17.01.2017
    İlgili madde: m.99
  10. Ceza Genel Kurulu, 2016/57 E., 2016/374 K., 18.10.2016
    İlgili madde: m.99
Diğer 40 karar
  1. Ceza Genel Kurulu, 2009/109 E., 2010/48 K., 09.03.2010
    İlgili madde: m.98
  2. 6. Ceza Dairesi, 2025/4602 E., 2026/142 K., 07.01.2026
    İlgili madde: m.93
  3. 6. Ceza Dairesi, 2025/7186 E., 2026/33 K., 05.01.2026
    İlgili madde: m.99
  4. 2. Ceza Dairesi, 2025/15828 E., 2025/24399 K., 29.12.2025
    İlgili madde: m.96
  5. 6. Ceza Dairesi, 2025/6671 E., 2025/11191 K., 15.12.2025
    İlgili madde: m.99
  6. 6. Ceza Dairesi, 2025/2677 E., 2025/11170 K., 11.12.2025
    İlgili madde: m.93
  7. 6. Ceza Dairesi, 2025/4551 E., 2025/9745 K., 18.11.2025
    İlgili madde: m.93
  8. 6. Ceza Dairesi, 2024/2627 E., 2025/8046 K., 29.09.2025
    İlgili madde: m.93
  9. 6. Ceza Dairesi, 2024/1076 E., 2025/2354 K., 27.02.2025
    İlgili madde: m.96
  10. 6. Ceza Dairesi, 2022/9629 E., 2024/5507 K., 02.05.2024
    İlgili madde: m.96
  11. 4. Daire, 2023/9385 E., 2024/2116 K., 26.03.2024
    İlgili madde: m.95
  12. 4. Ceza Dairesi, 2023/1792 E., 2023/22027 K., 04.10.2023
    İlgili madde: m.97
  13. 2. Ceza Dairesi, 2023/10540 E., 2023/2618 K., 11.05.2023
    İlgili madde: m.96
  14. 10. Ceza Dairesi, 2023/3903 E., 2023/3664 K., 26.04.2023
    İlgili madde: m.97
  15. 8. Ceza Dairesi, 2022/6645 E., 2023/1241 K., 13.03.2023
    İlgili madde: m.90
  16. 8. Ceza Dairesi, 2021/15116 E., 2022/14419 K., 13.10.2022
    İlgili madde: m.97
  17. 8. Ceza Dairesi, 2022/3287 E., 2022/12382 K., 19.09.2022
    İlgili madde: m.97
  18. 8. Ceza Dairesi, 2021/5209 E., 2022/6770 K., 10.05.2022
    İlgili madde: m.98
  19. 8. Ceza Dairesi, 2019/275 E., 2019/11328 K., 25.09.2019
    İlgili madde: m.97
  20. 8. Ceza Dairesi, 2019/278 E., 2019/11329 K., 25.09.2019
    İlgili madde: m.97
  21. Genel Kurul, 2021/25399 E., 17.04.2025
    İlgili madde: m.91
  22. İkinci Bölüm, 2020/12600 E., 14.02.2024
    İlgili madde: m.92
  23. Birinci Bölüm, 2021/39964 E., 20.12.2023
    İlgili madde: m.98
  24. Birinci Bölüm, 2019/16560 E., 18.01.2022
    İlgili madde: m.98
  25. Genel Kurul, 2016/35468 E., 15.12.2021
    İlgili madde: m.92
  26. İkinci Bölüm, 2017/35064 E., 14.09.2021
    İlgili madde: m.95
  27. İkinci Bölüm, 2018/6657 E., 24.03.2021
    İlgili madde: m.93
  28. Birinci Bölüm, 2017/36555 E., 10.02.2021
    İlgili madde: m.92
  29. Birinci Bölüm, 2017/19108 E., 08.07.2020
    İlgili madde: m.92
  30. İkinci Bölüm, 2016/73490 E., 11.03.2020
    İlgili madde: m.95
  31. İkinci Bölüm, 2016/76401 E., 13.02.2020
    İlgili madde: m.95, m.99
  32. Genel Kurul, 2016/10380 E., 27.03.2019
    İlgili madde: m.91
  33. Genel Kurul, 2016/15586 E., 11.01.2018
    İlgili madde: m.91
  34. Genel Kurul, 2016/23672 E., 11.01.2018
    İlgili madde: m.91
  35. Birinci Bölüm, 2014/13765 E., 09.01.2018
    İlgili madde: m.92
  36. İkinci Bölüm, 2013/1595 E., 21.04.2016
    İlgili madde: m.92
  37. Birinci Bölüm, 2014/16838 E., 09.09.2015
    İlgili madde: m.90
  38. Genel Kurul, 2015/144 E., 14.07.2015
    İlgili madde: m.91
  39. Genel Kurul, 2014/14061 E., 08.04.2015
    İlgili madde: m.91, m.98
  40. İkinci Bölüm, 2013/6901 E., 12.03.2015
    İlgili madde: m.93

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 08.07.2021 (m.94).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 4. Koruma Tedbirleri - 1 bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış