Konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması
Rehinli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri
Kısaca
İİK m.308/h, adi konkordatoda borçlunun alacaklı lehine rehin tesis edilmiş borçlarını yapılandırma talebini ve bu talebe bağlı rehinli alacaklılarla müzakere, anlaşma, anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklılara uygulanacak ödeme planı ve bunların tasdik kararına yansımasını düzenler. İİK m.309, iflasa hükmedilmiş borçlunun iflastan sonra konkordato talep etmesi ve iflas idaresinin bu talebi alacaklılara bildirmesi usulünü düzenler.
Kapsam
Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.308/H–309/Ğ hükümlerini kapsar.
- İİK m.308/HRehinli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri
- İİK m.309Şartları ve hükümleri
- İİK m.309/AGenel olarak
- İİK m.309/BZorunlu içeriği
- İİK m.309/CTasdikin sonuçları
- İİK m.309/ÇKonkordato tasfiye memurlarının hukukî durumu
- İİK m.309/DPaylaştırmaya katılacak alacaklıların belirlenmesi
- İİK m.309/EParaya çevirme
- İİK m.309/FRehinli taşınmazlar
- İİK m.309/GTaşınır rehinleri
- İİK m.309/ĞTahsili güç ve ihtilaflı hakların alacaklılara devri
İİK m.308/H — Rehinli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri
İİK m.308/h, adi konkordatoda borçlunun alacaklı lehine rehin tesis edilmiş borçlarını yapılandırma talebini ve bu talebe bağlı rehinli alacaklılarla müzakere, anlaşma, anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklılara uygulanacak ödeme planı ve bunların tasdik kararına yansımasını düzenler. Düzenleme yalnızca adi konkordatoya ve borçlunun rehinli borçlarının yapılandırılması teklifine uygulanır. Komiserin rehinli alacaklılarla müzakere usulü, üçte iki çoğunluğun hesabı, anlaşmanın mahkemece kontrolü ve anlaşmanın geçerlilik koşulları bu maddenin kapsamındadır. Maddenin 285 ila 309/l arasındaki hükümlerinin rehinli alacaklılara açıkça belirtilmedikçe uygulanmayacağı kuralı da burada yer alır. Rehinli alacaklıların rehin hakkının paraya çevrilmesinin ertelenmesi (m.307), kısmi fesih ve tamamen fesih (m.308/e-f), alacaklılar toplantısı ve kabul çoğunluğu (m.302), tasdik şartları (m.305) ile iflas içi konkordato (m.309) bu maddede düzenlenmez.
Rehinli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri: hangi şartlar aranır?
- Adi konkordato talep edilmiş olmalı ve borçlu konkordato projesinde rehinli borçlarının yapılandırılmasını talep ettiğini belirtmiş olmalıdır.
- Komiser, kesin mühlet içinde uygun göreceği zamanda bütün rehinli alacaklıları tebligat çıkararak anapara indirimi, faiz indirimi, vadelendirme veya diğer ödeme tekliflerini müzakere etmek üzere davet etmelidir.
- Müzakere ve yedi günlük iltihak süresi içinde rehinli alacaklıların alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunluğu ile anlaşma sağlanmış olmalıdır.
- Anlaşmalar komiser tarafından tutanağa bağlanmalı ve 302 nci madde uyarınca hazırlanan gerekçeli rapora ayrı ve bağımsız bir başlık altında işlenmelidir.
- Üçte ikiye ulaşılamamışsa veya anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklı varsa, borçlunun bu alacaklılara yapacağı ödemeleri içeren ödeme planı tutanağa geçirilmeli ve rapora işlenmelidir.
- Mahkeme, üçte iki oranına ulaşılıp ulaşılmadığını ve ödeme planının bu maddedeki şartlara uygunluğunu denetlemelidir.
- Anlaşmalar ve ödeme planı, 305 ve 306 ncı maddelere göre verilecek tasdik kararına dahil edilmelidir.
- Alacaklılar toplantısında borçlunun konkordato projesi kabul edilmiş olmalıdır; kabul edilmezse anlaşmalar ve ödeme planı geçerli olmaz.
Rehinli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri: hangi sonuçları doğurur?
- Alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunlukla anlaşma sağlanırsa, anlaşma komiser tarafından tutanağa bağlanır ve gerekçeli rapora işlenir.
- Üçte iki çoğunluk sağlanırsa, anlaşamayan rehinli alacaklı konkordato talep tarihinden itibaren temerrüt öncesi faiz oranıyla en uzun vadeli anlaşmaya tabi olur.
- Üçte iki çoğunluğa ulaşılamamışsa veya anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklı varsa, bunlara uygulanacak ödeme planı tutanağa geçirilir ve rapora işlenir.
- Mahkeme, üçte iki oranını ve ödeme planının şartlara uygunluğunu denetler; uygun bulursa anlaşmaları ve planı tasdik kararına dahil eder.
- Alacaklılar toplantısında borçlunun konkordato projesi kabul edilmezse, rehinli anlaşmalar ve anlaşmaya varılamayan alacaklılar için hazırlanan ödeme planı geçerli olmaz.
- Anlaşmaya uygun ifa yapılmayan her rehinli alacaklı, tasdik kararını veren mahkemeye başvurarak yalnızca o rehinli alacağa ilişkin anlaşmayı feshettirebilir.
- Bu fesih sonucunda üçte iki oranının altına düşülürse, plana tabi tutulan rehinli alacaklılar bu planla bağlı olmaktan çıkar ve borçlu ile anlaşmış olan rehinli alacaklılar anlaşmayı sona erdirebilir.
- Rehinli alacaklılarla anlaşma sağlanamamış olması, tasdik edilen adi konkordatoyu etkilemez.
Anlaşan rehinli alacaklı ile anlaşamayan rehinli alacaklı arasındaki fark nedir?
Borçlu ile anlaşan rehinli alacaklı, anlaşma metnindeki oran veya vade üzerinde uzlaşmış olan alacaklıdır.
Borçlu ile anlaşamayan rehinli alacaklı, üçte iki çoğunluğun sağlanması hâlinde bu çoğunluğa dahil olmayan alacaklıdır.
Anlaşamayan alacaklı, konkordato talep tarihinden itibaren temerrüt öncesi faiz oranı uygulanarak diğer rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalardan en uzun vadelisine tabi olur.
Müzakere toplantısı ile iltihak süresi arasındaki fark nedir?
Komiserin davetiyle yapılan müzakere toplantısı, anlaşmanın ilk oluşumunun yapıldığı aşamadır.
Müzakereyi izleyen yedi günlük iltihak süresi, toplantıya katılmayan veya sonradan karar veren rehinli alacaklıların anlaşmaya katılabildiği süredir.
Bu süre içinde sağlanan çoğunluk, anlaşmanın kurulmasında dikkate alınır; süre geçtikten sonra katılım yapılamaz.
Rehinli alacaklılarla anlaşma ile adi alacaklılarla konkordato arasındaki fark nedir?
Rehinli alacaklılarla yapılan anlaşma, rehinli borçlara ilişkin ayrı bir mekanizma olarak kurulur.
Adi alacaklılarla yapılan konkordato, bütün alacaklılara yönelik ana işlemdir ve tasdik edilmesi gerekir.
Rehinli anlaşmalar, adi konkordatonun kabul edilip tasdik edilmesi koşuluna bağlıdır; konkordato kabul edilmez veya tasdik edilmezse rehinli anlaşmalar geçerli olmaz.
Madde 308/h uygulaması ile 285-309/l hükümleri arasındaki fark nedir?
Bu madde yalnızca adi konkordatoda borçlunun rehinli borçlarının yapılandırılması teklifinde uygulanır.
Genel konkordato hükümleri 285 ila 309/l arasında yer alır ve rehinli alacaklılar hakkında açıkça belirtilmedikçe uygulanmaz.
Rehinli alacaklılar hakkında genel konkordato hükümleri, ancak kanunda açıkça öngörüldüğü ölçüde uygulanır.
Rehinli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Üçte iki oranını sayı üzerinden hesaplamak; oran alacak miktarı üzerinden hesaplanmalıdır.
- Anlaşamayan rehinli alacaklıya indirim uygulanacağını varsaymak; madde yalnızca en uzun vadeli tabiiyeti öngörür, anapara veya faiz indirimi zorunlu değildir.
- Müzakere toplantısıyla yedi günlük iltihak süresini birbirine karıştırmak; iltihak süresi müzakereyi takip eder.
- Rehinli anlaşmanın adi konkordatodan bağımsız geçerli olacağını düşünmek; anlaşma, adi konkordatonun kabul ve tasdik edilmesine bağlıdır.
- Madde kapsamında 285-309/l hükümlerinin rehinli alacaklılara kendiliğinden uygulanacağını varsaymak; uygulanması için açık hüküm gerekir.
Nasıl ispat edilir?
- Rehinli borçların yapılandırılmasını talep eden borçlu, bu talebi konkordato ön projesinde açıkça belirtmiş olduğunu belgelemelidir.
- Üçte iki çoğunluğun sağlandığını ispat yükü komisere ve borçluya aittir; komiserin tutanağı ve gerekçeli raporu bu konuda temel belgedir.
- Anlaşmaya uygun ifa yapılmadığını ileri süren rehinli alacaklı, bu iddiasını ödeme kayıtları ile ispatlamalıdır.
- Anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklı için hazırlanan ödeme planının şartlara uygunluğu mahkemece denetlenir; denetim, komiserin raporu ve tutanağa dayanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.302: Alacaklılar toplantısının yapılması ve gerekçeli raporun mahkemeye tevdi edilmesi bakımından bu maddeyle bağlantılıdır; rehinli anlaşmalar bu rapora ayrı başlık altında işlenir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.305: Tasdik şartlarını düzenler; rehinli anlaşmalar ve ödeme planı tasdik kararına bu madde uyarınca dahil edilir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.306: Tasdik kararının içeriğini ve ilanını düzenler; rehinli anlaşmaların tasdik kararına girmesi bu maddeyle birlikte uygulanır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.285-309/l: Genel konkordato hükümleri olup, rehinli alacaklılar hakkında açıkça belirtilmedikçe uygulanmaz; 308/h bu kuralın istisnasına ilişkin ölçütü koyar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.308/d: Borçlunun alacaklılarına projede öngörülenden fazla vaatte bulunamayacağı kuralıdır; rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalar bu sınırla ilişkilidir.
İİK m.309 — Şartları ve hükümleri
İİK m.309, iflasa hükmedilmiş borçlunun iflastan sonra konkordato talep etmesi ve iflas idaresinin bu talebi alacaklılara bildirmesi usulünü düzenler. Düzenlenen konular: iflas idaresinin talebi bildirme görevi, 302-307 ve 308/a-308/g maddelerinin bu konkordatoda da uygulanması, komiserin görevlerinin iflas idaresince yerine getirilmesi, konkordato talebi kabul edildikten sonra müflisin mallarının paraya çevrilmesinin durması ve bu sürenin sınırı, tasdik kararının iflas idaresine bildirilmesi, tasdik kesinleştiğinde iflasın kaldırılması için mahkemeye başvuru ve iflas tasfiyesi içinde konkordatonun yalnız bir kez istenebilmesi. Madde, iflas öncesi konkordatoyu ve ihtiyati haciz gibi iflas öncesi aşamaları düzenlemez. Kanun, iflas dışı konkordatonun genel şartlarını ve tasdik ile feshin ayrıntılarını ise ilgili maddelerinde düzenler (m.285 vd., m.308/e-f). Konkordatonun teklif edilmesi ve mühletin verilmesi usulü (m.285-287) ile malvarlığının terki suretiyle konkordatoya ilişkin hükümler (m.309/a vd.) de bu maddenin kapsamı dışındadır. Konkordato tasfiye memurları ve alacaklılar kurulunun görev ve seçimi de ayrı maddelerde düzenlenmiştir (m.309/a vd.)."
Şartları ve hükümleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- İflas içi (iflastan sonra) konkordato
- Hakkında iflasa karar verilmiş borçlunun, iflas tasfiyesi sürerken, iflasın kaldırılmasını sağlamak amacıyla alacaklılara yaptığı konkordato talebidir. Teklif iflas idaresine değil alacaklılara bildirilir ve iflasa karar verilmesinden sonra, paraların kesin paylaştırılmasından önceki dönemde yapılır.
- İflas idaresinin bildirim görevi
- İflas idaresi, talebi kendi görüşüyle birlikte ikinci alacaklılar toplantısında ya da daha sonra müzakere edilmek üzere alacaklılara sunar. Talebi değerlendirip kabul veya reddetme yetkisi bu görevin kapsamına girmez.
- Satışın durması
- Konkordato talebinin alacaklılarca kabul edildiği toplantı tarihinden tasdik tarihine kadar müflisin mallarının paraya çevrilmesinin askıya alınmasıdır. Askıda kalma süresi altı ayı geçemez.
- Komiser görevleri
- İflas içi konkordatoda komiserin görevlerini kanun iflas idaresine verir. Bu nedenle komiser ayrı bir organ olarak atanmaz, görevleri iflas idaresi tarafından yürütülür.
Şartları ve hükümleri: hangi şartlar aranır?
- İflasına hükmedilmiş bir borçlunun konkordato talep etmiş olması veya bu borçlunun bir alacaklısının konkordato işlemlerinin başlatılmasını istemiş olması gerekir.
- Talebin iflas idaresine sunulmuş olması ve iflas idaresinin görüşünü eklemiş olması gerekir.
- İflas idaresinin talebi ikinci alacaklılar toplantısında ya da daha sonra müzakere edilmek üzere alacaklılara bildirmiş olması gerekir.
- Talebin alacaklılar tarafından kabul edildiği toplantı tarihinden tasdik tarihine kadar müflisin mallarının paraya çevrilmesinin durması gerekir; bu süre altı ayı geçemez.
- Konkordato hakkında verilen kararın iflas idaresine bildirilmiş olması gerekir.
- Tasdik kararının kesinleşmesi üzerine iflas idaresinin iflasa hükmeden mahkemeden iflasın kaldırılmasını istemesi gerekir.
- Konkordatonun iflas tasfiyesi içinde yalnız bir kez istenmiş olması gerekir; ikinci talep kabul edilemez.
Şartları ve hükümleri: hangi sonuçları doğurur?
- Talep alacaklılarca kabul edildiğinde müflisin mallarının paraya çevrilmesi durur; bu durma, tasdik kararına kadar geçen süreyle sınırlıdır ve altı ayı geçemez.
- Konkordato hakkında verilen karar iflas idaresine bildirilir.
- Tasdik kararı kesinleştiğinde iflas idaresi iflasa hükmeden mahkemeden iflasın kaldırılmasını ister.
- İflastan sonra konkordato iflas tasfiyesi içinde yalnız bir kez istenebilir; bu hak tükendikten sonra yeniden konkordato talep edilemez.
- Talebin alacaklılarca kabul edilmemesi halinde paraya çevirme işlemleri durmaz ve iflas tasfiyesi devam eder.
- Konkordatonun iflas tasfiyesi içinde ikinci kez istenmesi, kanunun açık hükmü gereği mümkün değildir.
İflas öncesi konkordato ile iflas içi konkordato arasındaki fark nedir?
İflas öncesi konkordatoda borçlu henüz iflasa uğramamıştır ya da iflas takibi sürerken teklif yapılır; konkordato mühleti ve komiser atanması ilgili maddelerde düzenlenir.
İflas içi konkordatoda iflasa karar verilmiştir, teklif iflas tasfiyesi sürerken yapılır ve talep iflas idaresi aracılığıyla alacaklılara bildirilir.
İflas içi konkordatoda komiser görevini iflas idaresi yürütür ve konkordatonun kabulü, iflasın kaldırılmasıyla sonuçlanır.
Kabul edilen talep ile kabul edilmeyen talep arasındaki fark nedir?
Talep alacaklılarca kabul edilirse ve mahkemece tasdik edilirse, müflisin mallarının satışı durur.
Talep kabul edilmezse satış devam eder ve iflas tasfiyesi sürer.
Kabul edilen talepte satış en fazla altı ay durur; sonrasında tasdik kararı ve iflasın kaldırılması söz konusu olur.
Tasdik kararı öncesi ile tasdik kararının kesinleşmesi arasındaki fark nedir?
Tasdik kararı henüz kesinleşmemişse iflas idaresi iflasın kaldırılmasını isteyemez.
Tasdik kararı kesinleştiğinde iflas idaresi iflasın kaldırılmasını mahkemeden ister.
İflasın kaldırılması kesinleşmeye bağlıdır; kesinleşme öncesi iflas idaresinin bu talebi yapması beklenmez.
Şartları ve hükümleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İflas içi konkordato talebini iflas idaresine değil doğrudan alacaklılar kuruluna veya mahkemeye sunmak; kanun talebin iflas idaresi aracılığıyla bildirilmesini öngörür.
- Bu teklifi atılmış bir adım gibi düşünerek ATM'ye yapılan teklif gibi değerlendirmek; iflas içi konkordato ATM'ye yapılmaz.
- Satışın durma süresini tasdik kararından başlatmak; süre talebin kabul edildiği toplantı tarihinden başlar.
- Altı aylık sürenin aşılması halinde süreyi uzatılabilir saymak; kanun bu süreyi açıkça altı ay ile sınırlandırmıştır.
- İflasın kaldırılması talebini tasdik kararının kesinleşmesinden önce yapmak; kanunda bu talep kesinleşmeye bağlanmıştır.
- Komiser atanabileceğini düşünmek; iflas içi konkordatoda komiserin görevleri iflas idaresi tarafından yerine getirilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İflas içi konkordatoda konkordato işlemlerinin ticaret mahkemesi tarafından yürütüldüğü ve iflas idaresinin bu görevleri yerine getirdiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1179 E., 2026/244 K., 18.02.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/119 E., 2022/627 K., 26.05.2022)
- İflas içi konkordato talebinin, iflas tasfiyesi sürerken, iflas idaresi aracılığıyla alacaklılara bildirilmesi zorunlu görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1971 E., 2022/116 K., 03.02.2022)
- Konkordatonun iflas tasfiyesi içinde yalnız bir kez istenebileceği kuralının, konkordato talebinin yenilenmesinin reddi sonucunu doğurduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/294 E., 2021/298 K., 04.03.2021)
- İflas içi konkordatoda altı aylık satış durma süresinin, tasdik kararına kadar geçen süreyi kapsadığı ve bu süreyi aşamayacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/2106 E., 2019/1721 K., 03.10.2019)
- Tasdik kararı kesinleşmeden iflasın kaldırılmasının talep edilemeyeceği yönünde uygulama görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/2029 E., 2018/1589 K., 11.10.2018)
Nasıl ispat edilir?
- Konkordato talebini ileri süren borçlu veya alacaklı, talebin iflas idaresine sunulduğunu ve iflas idaresinin bunu alacaklılara bildirdiğini belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Alacaklılar toplantısında talebin kabul edildiğini gösteren toplantı tutanağı ve oy kayıtları, satışın durmasının başlangıç tarihini belirlemek için kullanılır.
- Satışın durmasının altı ayı geçip geçmediği, toplantı tutanağındaki tarih ile tasdik kararının tarihi karşılaştırılarak tespit edilir.
- Tasdik kararının kesinleştiğini gösteren kesinleşme şerhi, iflas idaresinin iflasın kaldırılmasını isteyebilmesi için gereken belgedir.
- Konkordatonun daha önce istenip istenmediği, iflas tasfiyesi dosyasındaki kayıtlarla ispatlanır; ikinci talebi savunan taraf bu durumu ileri sürer.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.302: Toplantı ve kabul çoğunluğu kurallarını düzenler; iflas içi konkordatoda da uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.303: Birlikte sorumlulara karşı haklar kuralını düzenler; bu madde ile birlikte uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.304: Mahkemede inceleme usulünü düzenler; iflas içi konkordatoda uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.305: Tasdik kararını düzenler; iflas içi konkordatoda da uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.306: Tasdik kararının ilanını düzenler; iflas içi konkordatoda da uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.307: Erteleme hükmünü düzenler; iflas içi konkordatoda uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.308/a-308/g: Adi konkordatonun uygulanmasına ilişkin hükümler; iflas içi konkordatoda uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.182: Müflisin iflasın kaldırılmasını sağlamak için konkordato teklif edebilmesi bağlamında atıf yapılan iflas kaldırma hükmüdür; bu maddenin iflasın kaldırılması sonucuna dayanak oluşturur.
İİK m.309/A — Genel olarak
İİK m.309/a, malvarlığının terki suretiyle konkordatoda alacaklılara borçlunun malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisinin verilmesini ve bu malvarlığının alacaklılar adına tasfiyesini düzenler. Düzenlediği konular; tasarruf yetkisinin alacaklılara geçmesi, alacaklıların haklarını tasfiye memurları ve alacaklılar kurulu aracılığıyla kullanması, bu organların seçimi ve tasfiye memurunun göreve başlaması ile konkordato komiserinin tasfiye memuru olabilmesidir. Kural, borçlu tarafından teklif edilen ve alacaklılarca kabul edilen malvarlığı terki konkordatosu için geçerlidir. Madde tasarrufun hangi andan itibaren geçtiğini, tasfiye memurlarının görev ve yetkilerini ayrıntılı düzenlemez; bunlar m.309/b (zorunlu içerik), m.309/c (tasdikin sonuçları), m.309/d (sıra cetveli), m.309/e-ğ (paraya çevirme ve alacakların takibi) ve m.309/h-ı (paraların paylaştırılması) hükümlerinde yer alır. Ayrıca iflas dışı konkordatonun genel kuralları (m.308 ve devamı) ile iflas içi konkordatonun özel hükümleri (m.309) bu maddenin kapsamı dışındadır.
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Malvarlığının terki suretiyle konkordato
- Borçlunun, ödeme yerine tüm malvarlığını alacaklılara bırakarak bunun alacaklılar tarafından tasfiye edilmesini teklif ettiği konkordato türüdür. Borçlu belirli bir yüzde üzerinden para ödemeyi taahhüt etmez.
- Tasfiye memurları
- Alacaklıların seçtiği, borçlunun malvarlığını paraya çevirme ve alacaklılara dağıtma işlemlerini yürüten organdır. Asliye ticaret mahkemesinin seçimi onaylamasıyla göreve başlar.
- Alacaklılar kurulu
- Tasfiye memurlarıyla birlikte alacaklıların haklarını kullanan, konkordato talebi hakkında karar veren alacaklılarca seçilen organdır. Tasfiye memurlarının teklifi üzerine paraya çevirme usul ve zamanını belirler.
- Konkordato komiseri
- Konkordato sürecinde mahkemece görevlendirilen ve alacaklılar ile borçlu arasında denetim görevi bulunan kişidir. Madde uyarınca bu kişi, tasfiye memuru olarak da seçilebilir.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Borçlunun malvarlığını terk ederek konkordato teklif etmesi ve bu teklifin alacaklıların çoğunluğu tarafından kabul edilmesi gerekir.
- Teklifin ticaret mahkemesince tasdik edilmesi gerekir; tasarruf yetkisi tasdik kararının kesinleşmesiyle alacaklılara geçer.
- Alacaklıların haklarını kullanabilmesi için tasfiye memurları ve alacaklılar kurulunun seçilmesi gerekir; seçim konkordato talebi hakkında karar veren alacaklılarca yapılır.
- Tasfiye memurunun göreve başlayabilmesi için asliye ticaret mahkemesinin seçime ilişkin kararı onaylaması gerekir.
- Alacaklılar, malvarlığı üzerindeki tasarrufu yalnızca seçtikleri tasfiye memurları aracılığıyla kullanabilir; borçlu bu yetkiyi kullanamaz.
- Tasarruf yetkisinin devrinde malların tamamı veya bir kısmı üçüncü kişiye devredilebilir.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Konkordatonun tasdiki ile borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi alacaklılara geçer.
- Alacaklılar bu yetkiyi tasfiye memurları ve alacaklılar kurulu aracılığıyla kullanır.
- Tasfiye memurları, asliye ticaret mahkemesinin seçim kararını onaylamasından sonra göreve başlar; onaydan önce görev yapamaz.
- Konkordato komiseri tasfiye memuru olarak seçilebilir.
- Malvarlığının tamamı veya bir kısmı üçüncü kişiye devredilebilir.
- Tasfiye memuru seçimi yapılmaz veya onaylanmazsa alacaklılar haklarını bu organlar aracılığıyla kullanamaz.
Malvarlığının terki konkordatosu ile ödeme konkordatosu arasındaki fark nedir?
Malvarlığının terkinde borçlu belirli bir yüzde üzerinden para ödemeyi teklif etmez; malvarlığını alacaklılara bırakır.
Ödeme konkordatosunda borçlu alacaklılarına belirli bir oranda para ödemeyi teklif eder.
Malvarlığının terkinde tasfiye alacaklılar eliyle yapılır ve borçlunun tasarruf yetkisi alacaklılara geçer; ödeme konkordatosunda borçlu ödeme planını kendisi yürütür.
Tasfiye memuru ile konkordato komiseri arasındaki fark nedir?
Tasfiye memuru alacaklılar tarafından seçilir ve paraya çevirme işlemlerini yürütür.
Konkordato komiseri mahkemece görevlendirilen denetim organıdır.
Komiser tasfiye memuru olarak da seçilebilir; ancak bu seçim onu tasfiye memuru yapmaz, alacaklıların seçimi gerekir.
Tasarrufun borçluda sona ermesi ile tasarrufun alacaklılara geçmesi arasındaki fark nedir?
Tasdik kararının kesinleşmesinden önce borçlu malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisini korur.
Tasdik kararından sonra tasarruf yetkisi alacaklılara geçer.
Tasdik öncesinde borçlunun yaptığı tasarruflar iptal ve geçersizlik açısından ayrıca değerlendirilir; tasdik sonrasında borçlu malvarlığı üzerinde tasarruf yapamaz.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tasfiye memurunun seçildiği anda göreve başladığını varsaymak; göreve başlama için mahkemenin seçimi onaylaması gerekir.
- Tasarruf yetkisinin tasdik kararı verildiği anda değil, kesinleşme anında alacaklılara geçtiğini gözden kaçırmak.
- Konkordato komiserinin kendiliğinden tasfiye memuru olduğunu sanmak; komiser ancak alacaklıların seçimiyle tasfiye memuru olabilir.
- Malvarlığının terki konkordatosunu ödeme konkordatosu gibi yorumlayarak borçluya belirli bir yüzde ödeme yükümlülüğü yüklemek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Malvarlığının terki konkordatosunun uygulaması çok sınırlıdır ve kararlara yansıyan yerleşik bir yorum az sayıdadır.
Nasıl ispat edilir?
- Konkordato talebini ve malvarlığını terk teklifini ileri süren borçlu, teklifin alacaklıların çoğunluğu tarafından kabul edildiğini kabul kararı ve toplantı tutanağı ile ispatlar.
- Tasdik kararının kesinleşmesi, mahkeme kaydından ve kararın tebliğ belgesinden anlaşılır; tasarruf yetkisinin geçtiği tarih bu belgeyle belirlenir.
- Tasfiye memurunun seçimi ve göreve başlaması, alacaklılar toplantı tutanağı ve asliye ticaret mahkemesinin onay kararıyla ispatlanır; onay kararı bulunmayan seçim göreve başlama sonucu doğurmaz.
- Borçlunun tasdikten sonra tasarrufta bulunduğunu iddia eden alacaklı, bu tasarrufun tarihini ve tasdik kararından sonra yapıldığını ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İİK m.309/b: Konkordato teklifinin zorunlu içeriğini düzenler; alacaklıların ferağatı, tasfiye memurlarının ve kurul üyelerinin belirlenmesi ile devir şeklini kapsar.
- 2004 sayılı İİK m.309/c: Tasdik kararının kesinleşmesiyle borçlunun tasarruf yetkisinin sona ermesini ve unvan işlemlerini düzenler.
- 2004 sayılı İİK m.309/ç: Kurulun kararlarına karşı şikâyet yolunu ve tasfiye memurlarının kurul nezaretine tabi olmasını düzenler.
- 2004 sayılı İİK m.309/d: Tasfiye memurlarının sıra cetvelini hazırlamasını ve buna ilişkin esasları düzenler.
- 2004 sayılı İİK m.309/e: Masanın paraya çevrilme yöntemlerini ve usul ile zamanın kurul tarafından belirlenmesini düzenler.
- 2004 sayılı İİK m.309/ğ: İhtilaflı veya tahsili güç alacaklardan vazgeçme ve bu hakların alacaklılara devri usulünü düzenler.
- 2004 sayılı İİK m.309/h-309/ı: Paraların paylaştırılması, geçici pay cetveli ve bankaya yatırma gibi dağıtım aşamalarını düzenler.
İİK m.309/B — Zorunlu içeriği
İİK m.309/b, malvarlığının terki suretiyle konkordatoda borçlunun konkordato projesinde bulunması zorunlu asgari içeriği düzenler. Düzenlenen başlıklar; alacaklıların karşılanamayan alacaklarından feragat edip etmedikleri ve feragat etmemeleri halinde borçlunun sorumluluğu, tasfiye memurları ile alacaklılar kurulu üyelerinin belirlenmesi ve yetkileri, kanunda belirlenmemişse malların tasfiye usulü ile üçüncü kişiye devrin şekli ve teminatı, alacaklılara yönelik ilan ve bildirimlerin yapılış biçimi ve konkordato kapsamı dışında kalan malların açıkça belirtilmesidir. Madde malvarlığının terki suretiyle konkordato talebinde bulunan borçlu ve bu konkordatoya ilişkin proje bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: tasfiye memurlarının görev ve yetkileri (m.309/ç ve m.309/c), paraya çevirme usulü ve kurulun kararı (m.309/e), sıra cetveli (m.309/d), paylaştırma ve pay cetveli (m.309/h, m.309/i), tasdik şartları ve tasdikin sonuçları (m.309/ı, m.309/j, m.309/c/1), adi konkordato projesinin içeriği (m.285 ve devamı) ile ilan ve bildirimlerin esas usulü (m.288).
Zorunlu içeriği: hangi kavramlar bilinmeli?
- Malvarlığının terki suretiyle konkordato
- Borçlunun borçlarını ödemek için tüm malvarlığını alacaklılara bırakmayı teklif ettiği konkordato türüdür. Tasfiye, borçlunun değil konkordato tasfiye memurlarının eliyle yürür.
- Konkordato tasfiye memurları
- Malvarlığını paraya çevirmek, paraları paylaştırmak ve masayı temsil etmek için alacaklılar tarafından seçilen organdır. Seçimi onayla göreve başlar.
- Alacaklılar kurulu
- Alacaklıların haklarını kullandığı ve tasfiye memurlarını denetleyen organdır. Üyeleri talep hakkında karar veren alacaklılar tarafından seçilir.
- Karşılanamayan alacak
- Malların tasfiyesi veya üçüncü kişiye devri yoluyla ödenemeyen alacak kısmıdır. Feragat konusu bu kısımdır.
- Konkordato kapsamı dışında kalan mallar
- Malvarlığı terkinin dışında tutulan, borçlunun tasarrufunda kalmaya devam eden mallardır. Projede açıkça gösterilmesi zorunludur.
Zorunlu içeriği: hangi şartlar aranır?
- Borçlunun konkordato projesinde, alacaklıların malların tasfiyesi ya da üçüncü kişiye devriyle karşılanamayan alacaklarından feragat edip etmedikleri açıkça yazılmalıdır.
- Alacaklılar feragat etmiyorsa projede borçlunun bu karşılanamayan alacaklar bakımından sorumluluğunun ne olduğu belirtilmelidir.
- Projede konkordato tasfiye memurları ile alacaklılar kurulu üyelerinin nasıl belirleneceği ve bunların yetkileri gösterilmelidir.
- Kanunda tasfiye usulü belirlenmemişse projede malların tasfiye usulü yazılmalıdır.
- Mallar üçüncü kişiye devredilecekse projede devrin şekli ve teminatlandırılması gösterilmelidir.
- Alacaklılara yönelik ilanların ve ilgili yerlere bildirimlerin İİK m.288 uyarınca yapılacağı belirtilmelidir.
- Konkordato kapsamı dışında kalan mallar varsa bunlar projede açıkça belirtilmelidir; bu zorunluluk bulunmayan mallar için yazılmaz.
Zorunlu içeriği: hangi sonuçları doğurur?
- Proje bu dört zorunlu içerik başlığını karşılamıyorsa projenin eksik olduğu kabul edilir ve asliye ticaret mahkemesinde değerlendirilmesi bu eksikliğe göre yapılır.
- Alacaklılar feragat etmişse karşılanamayan alacak bakımından borçlunun sorumluluğu doğmaz.
- Alacaklılar feragat etmemişse borçlunun karşılanamayan alacak bakımından sorumluluğu projede gösterilen biçimde devam eder.
- Konkordato kapsamı dışında kalan mallar projede belirtilirse bu mallar tasfiye masasına girmez.
- Kapsam dışı mallar açıkça belirtilmezse bu mallar bakımından projenin kapsamı tartışmalı hale gelir.
Feragat eden alacaklılar ile feragat etmeyen alacaklılar arasındaki fark nedir?
Alacaklılar karşılanamayan alacaklarından feragat ederse borçlu bu kısım bakımından borçtan kurtulur.
Feragat edilmezse projede borçlunun karşılanamayan alacak bakımından sorumluluğu ayrıca yazılmalıdır.
Projenin içeriği iki durumdan birine göre kurulur ve feragat yoksa sorumluluğun kapsamı proje ile belirlenir.
Kanunda belirlenmiş tasfiye usulü ile belirlenmemiş tasfiye usulü arasındaki fark nedir?
Kanun tasfiye usulünü belirlemişse projede ayrıca usul yazılmasına gerek yoktur.
Kanun tasfiye usulünü belirlememişse projenin bu usulü açıkça göstermesi gerekir.
Projenin tasfiye usulü bölümü yalnız kanunda boşluk bulunan hallerde zorunlu olur.
Malların üçüncü kişiye devri ile paraya çevrilme arasındaki fark nedir?
Mallar üçüncü kişiye devredilecekse devrin şekli ve teminatlandırılması projede gösterilmelidir.
Mallar paraya çevrilecekse bu ek zorunluluk doğmaz; paraya çevirme ayrıca tasfiye memurlarınca yürütülür.
Devir öngörülen projelerde şekil ve teminat hükmü ayrıca zorunlu içerik olur.
Konkordato kapsamındaki mallar ile kapsam dışında kalan mallar arasındaki fark nedir?
Malvarlığı terki kapsamına giren mallar tasfiyeye tabi tutulur.
Kapsam dışında kalan mallar açıkça belirtilmelidir.
Kapsam dışı mallar belirtilmezse projenin hangi malları kapsadığı belirsiz kalır.
Zorunlu içeriği: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Projede feragat durumunu yazmadan yalnız sorumluluk hükmü kurmak; feragat ile sorumluluk arasındaki seçimlik yapıyı tek cümlede karıştırmak.
- Kanunda belirlenmiş tasfiye usulünü projede yeniden düzenlemeye çalışıp kanuni usulle çelişen hüküm koymak.
- Konkordato kapsamı dışında kalan malları belirtmeden projeyi sunmak ve kapsam dışı malları örtük bırakmak.
Nasıl ispat edilir?
- Projenin zorunlu içeriği bakımından ispat yükü konkordato talebinde bulunan borçludadır; borçlu projeyi bu dört başlığı içerecek biçimde sunmakla yükümlüdür.
- Feragat durumu, alacaklıların projeye verdikleri onay beyanları ve noter onaylı tutanaklarla gösterilir.
- Kapsam dışı malların belirtilmemesi halinde bu iddiayı ileri süren taraf, malın kapsam içinde olduğunu belgelerle ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.309/a: Alacaklılar kurulu ve tasfiye memurlarının konkordato organı olduğunu ve seçim yöntemini düzenler; m.309/b/2 bu organların yetkilerinin projede yazılmasını ister.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.309/c: Tasfiye memurlarının görevlerini ve masayı temsil yetkilerini düzenler; m.309/b/2 uyarınca projede belirtilecek yetkilerin çerçevesini oluşturur.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.309/e: Paraya çevirme usulünü düzenler; m.309/b/3 kanunda belirlenmemiş tasfiye usulünün projede yazılmasını gerektirdiğinde bu hükümle ilişkilenir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.288: Alacaklılara yönelik ilan ve bildirimlerin usulünü düzenler; m.309/b/4 bu ilan ve bildirimlerin m.288 uyarınca yapılacağını proje hükmü olarak öngörür.
İİK m.309/C — Tasdikin sonuçları
İİK m.309/c, malvarlığının terki suretiyle konkordatonun tasdikinden doğan tasarruf yasağını, imza yetkisinin sona ermesini, konkordato tasfiyesi unvanını, konkordato masasının takibini ve tasfiye memurlarının masayı muhafaza, paraya çevirme ve devir işlemleri ile mahkemede temsil görevini düzenler. Hüküm, malvarlığının terkine dayanan konkordatoya uygulanır ve tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren işler. Yeniden yapılandırma projesine ilişkin 309/r hükümlerini, konkordatonun bağlayıcılığını ve tasdik şartlarını düzenlemez (m.308/c, m.309/r). Tasfiye memurlarının seçimi, görevlendirilmesi ve kurula karşı itiraz/şikayet yolu bu maddede yer almaz (m.309/ç ve m.309/a). Paraya çevirme usulü ve zamanı ile sıra cetveli hazırlanması da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.309/d, m.309/e).
Tasdikin sonuçları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Malvarlığının terki suretiyle konkordato
- Borçlunun mallarını alacaklılara devrederek borçlarından kurtulmaya çalıştığı konkordato türüdür. Bu maddedeki tasarruf yasağı ve tasfiye hükümleri bu türe özgüdür.
- Konkordato masası
- Konkordato kapsamına giren borçlunun malvarlığının tasfiye amacıyla oluşturduğu topluluktur. Masa, konkordato kapsamına girmeyen borçlardan dolayı kendi unvanı altında takip edilir.
- Konkordato tasfiye memuru
- Alacaklılar tarafından seçilen ve ATM'nin onayıyla göreve başlayan, masayı muhafaza eden, paraya çeviren ve mahkemede temsil eden kişidir. Görevi, alacaklılar kurulunun denetimine tabidir.
- Konkordato tasfiyesi hâlinde unvanı
- Borçlu ticaret siciline kayıtlı ise ticaret unvanına eklenen ibaredir. Eklenme zorunluluğu yalnızca siciline kayıtlı borçlu bakımından vardır.
- Tasarruf yetkisi ve imza yetkisi
- Borçlunun mallarını devredebilme ve borç adına imza atabilme yetkileridir. Madde, tasdik kararının kesinleşmesiyle bu yetkilerin borçlu tarafından kullanılamayacağını ve imza yetkisinin sona ereceğini öngörür.
Tasdikin sonuçları: hangi şartlar aranır?
- Konkordatonun malvarlığının terki suretiyle yapılmış ve tasdik edilmiş olması gerekir.
- Tasdik kararının kesinleşmiş olması gerekir; tasarruf yasağı ve imza yetkisinin sona ermesi kesinleşmeden başlamaz.
- Borçlunun ticaret siciline kayıtlı olması halinde ticaret unvanına 'konkordato tasfiyesi hâlinde' ibaresinin eklenmesi gerekir.
- Konkordato masasına ait işlemler için tasfiye memurlarının atanmış ve ATM onayıyla göreve başlamış olması gerekir.
- Tasfiye memurlarının masayı muhafaza, paraya çevirme ve gerekiyorsa malların devrine ilişkin bütün işlemleri yerine getirmesi gerekir.
- Tasfiye memurlarının mahkemelerde konkordato masasını temsil etmesi gerekir; bu temsil yetkisi borçluya ait değildir.
Tasdikin sonuçları: hangi sonuçları doğurur?
- Tasdik kararı kesinleştiğinde borçlu, mallarını üzerinde tasarruf edemez.
- Tasdik kararı kesinleştiğinde mallar hakkında tasarruf yetkisi bulunan kişilerin imza yetkisi sona erer.
- Borçlu ticaret siciline kayıtlıysa ticaret unvanına 'konkordato tasfiyesi hâlinde' ibaresi eklenir.
- Konkordato masası, konkordato kapsamına girmeyen borçlardan dolayı bu unvan altında takip edilir.
- Tasfiye memurları masanın muhafazası ve paraya çevrilmesi ya da gerekiyorsa malların devri için gerekli bütün işlemleri yerine getirir.
- Tasfiye memurları mahkemelerde konkordato masasını temsil eder.
- Tasdik kararının kesinleşmesinden önce yapılan tasarruflar bu hükme göre geçersiz sayılmaz; hüküm kesinleşmeden önceki döneme uygulanmaz.
- Madde metninde bu hükme aykırı sözleşme kaydının akıbetine ilişkin bir düzenleme yoktur.
Tasdik kararı ile kesinleşmesi arasındaki fark nedir?
Tasdik kararının verilmesi, bu kararın henüz kesinleşmemiş olduğu andır.
Tasdik kararının kesinleşmesi, tasarruf yasağının ve imza yetkisinin sona ermesinin başladığı andır.
Kesinleşmeden önce borçlu mallarını devredebilir ve imza yetkilileri yetkisini sürdürür; kesinleşmeyle bu yetkiler sona erer.
Ticaret siciline kayıtlı ile kayıtsız borçlu arasındaki fark nedir?
Ticaret siciline kayıtlı borçlu, unvanına 'konkordato tasfiyesi hâlinde' ibaresini eklemek zorundadır.
Ticaret siciline kayıtlı olmayan borçlu bakımından unvan değişikliği öngörülmemiştir.
Ticaret siciline kayıtlı borçlunun unvanı değişir ve masa bu unvan altında takip edilir; kayıtsız borçlu bakımından bu zorunluluk yoktur.
Konkordato kapsamına giren ile girmeyen borçlar arasındaki fark nedir?
Konkordato kapsamına giren borçlar, tasfiye masası aracılığıyla tasfiye edilir.
Konkordato kapsamına girmeyen borçlar, tasfiye masası aracılığıyla değil, konkordato masasının unvanı altında takip edilir.
Kapsam dışı borçlar için masa, 'konkordato tasfiyesi hâlinde' unvanıyla takibe konu olur.
Tasfiye memurunun masa adına ile borçlu adına işlem yapması arasındaki fark nedir?
Tasfiye memurları, masanın muhafazası ve paraya çevrilmesi için gerekli işlemleri yapar.
Borçlu, tasdik kararının kesinleşmesinden sonra mallar üzerinde tasarruf edemez ve imza yetkisi sona erer.
Mallar üzerindeki işlemler tasfiye memurları eliyle yürütülür; borçlunun bu işlemleri yapması hukuka aykırıdır.
Tasdikin sonuçları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tasdik kararının verilmesi ile kesinleşmesini aynı anlama almak; tasarruf yasağı kesinleşmeyle başlar.
- Yeniden yapılandırma projesine ait 309/r hükümlerini malvarlığının terkine dayanan konkordato için de uygulamak; bu madde bu konkordato türüne özgüdür.
- Ticaret unvanına ibare ekleme zorunluluğunu kayıtsız borçlu için de aramak; zorunluluk yalnızca ticaret siciline kayıtlı borçlu içindir.
- Konkordato kapsamına girmeyen borçları masa adına değil borçlu adına takip etmek; bu borçlar konkordato masasının unvanı altında takip edilir.
Nasıl ispat edilir?
- Tasdik kararının kesinleşmiş olduğunu ileri süren taraf, kesinleşme şerhi taşıyan karar örneğiyle bu durumu ispatlar.
- Borçlunun ticaret siciline kayıtlı olduğu, ticaret sicili kaydıyla ispatlanır; unvan değişikliğinin yapılıp yapılmadığı da sicil kaydından görülür.
- Tasfiye memurunun görevde olduğu ve ATM onayının alındığı, memurun atama kararı ve onay belgesiyle ispatlanır.
- Borçlunun kesinleşmeden sonra mal devri yaptığını ileri süren taraf, bu işlemin tarihini ve tasarrufun kesinleşmeden sonra yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
İİK m.309/Ç — Konkordato tasfiye memurlarının hukukî durumu
Madde, malvarlığının terki suretiyle konkordatoda konkordato tasfiye memurlarının malvarlığını paraya çevirme işlemlerine karşı itiraz ve şikâyet yollarını ve tasfiye memurlarının işlemlerinde uygulanacak kıyas hükümlerini düzenler. Alacaklılar kurulunun tasfiye memurları üzerindeki nezaret ve denetimi de madde kapsamındadır. Madde, tasfiye memurlarının kuruluşunu, seçimini ve göreve başlamasını düzenlemez (m.309/a). Sıra cetveli hazırlanmasını (m.309/d), paraya çevirme usulünü ve zamanını (m.309/e), tasdikin sonuçlarını (m.309/c) ve konkordatonun asgari içeriğini (m.309/b) düzenlemez. Alacaklılar kurulunun oluşumu ve görevleri ile bu kurulun kendi işlemlerine karşı yolları da bu maddenin dışında kalır.
Konkordato tasfiye memurlarının hukukî durumu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Konkordato tasfiye memurları
- Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda alacaklılar adına masayı yöneten ve malvarlığını paraya çeviren kişilerdir. Alacaklılar tarafından seçilir ve mahkemenin seçimi onaylamasıyla göreve başlarlar.
- Alacaklılar kurulu
- Tasfiye memurlarının işlemlerine nezaret eden ve denetleyen, alacaklılar tarafından seçilen organdır. Bu maddede itiraz ilk derece merciidir.
- İtiraz
- Tasfiye memurlarının malvarlığının paraya çevrilmesine ilişkin karar ve işlemlerine karşı, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde alacaklılar kuruluna yapılan başvurudur.
- Kıyas yoluyla uygulama
- Maddede sayılan İİK hükümlerinin tasfiye memurlarının işlemleri bakımından, kanunda açıkça yer almayan bu alanda da benzer biçimde uygulanmasıdır. Sadece maddede sayılan hükümler kapsanır.
Konkordato tasfiye memurlarının hukukî durumu: hangi şartlar aranır?
- Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda tasdik kararı verilmiş ve konkordato masası tasfiye memurlarının yönetimine geçmiş olmalıdır.
- İtiraz konusu işlemin, tasfiye memurlarının malvarlığının paraya çevrilmesine ilişkin bir karar ya da işlem olması gerekir.
- İtiraz, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır.
- İtiraz alacaklılar kuruluna yapılmalıdır; doğrudan mahkemeye başvuru bu yolun yerine geçmez.
- Alacaklılar kurulunun itiraz hakkındaki kararına karşı şikâyet yoluna başvurulmalı ve bu başvuru kurulun kararı üzerine yapılmalıdır.
- Tasfiye memurlarının işlemlerinde, maddede sayılan İİK m.8, 9, 10, 11, 21 ve 359 hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanabilmesi için bu hükümlerin, tasfiye memurlarının sahip olduğu yetkiler dikkate alınarak işlemin niteliğine uygun düşmesi gerekir.
Konkordato tasfiye memurlarının hukukî durumu: hangi sonuçları doğurur?
- Paraya çevirmeye ilişkin karara karşı yedi gün içinde alacaklılar kuruluna itiraz edilirse, kurul bu itirazı inceler.
- Yedi gün içinde itiraz edilmezse, itiraz hakkı düşer ve işlem kesinleşmiş olur.
- Alacaklılar kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı şikâyet yoluna başvurulabilir.
- Tasfiye memurlarının işlemlerinde İİK m.8, 9, 10, 11, 21 ve 359 kıyas yoluyla uygulanır; bu hükümlerin dışında kalan işlemler için kıyas yapılamaz.
- Madde tasfiye memurlarının alacaklılar kurulunun nezaret ve denetimine tabi olmasını emreder; bu denetimin dışına çıkan işlemler geçersiz sayılmaz ama denetime tabidir.
Paraya çevirme kararı ile tasfiye memurunun diğer işlemleri arasındaki fark nedir?
Malvarlığının paraya çevrilmesine ilişkin karar ve işlemler yedi günlük itiraz süresine tabidir.
Muhafaza, sıra cetveli ve diğer işlemler bu maddenin itiraz düzenine açıkça girmez.
Yedi günlük itiraz yolu yalnız paraya çevirme bağlamındaki işlemler için açık kabul edilir; diğer işlemlerde madde yalnızca kıyas hükümlerini getirir.
Alacaklılar kurulu kararı ile tasfiye memuru işlemi arasındaki fark nedir?
Alacaklılar kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı şikâyet yoluna başvurulabilir.
Tasfiye memurunun ilk işlemine karşı doğrudan şikâyet yolu bu maddede öngörülmemiştir; önce alacaklılar kuruluna itiraz gerekir.
Şikâyetin konusu alacaklılar kurulunun itiraz kararıdır; yol sırası itiraz, sonra şikâyettir.
İtiraz (alacaklılar kurulu) ile şikâyet (asliye ticaret mahkemesi) arasındaki fark nedir?
İtiraz, tasfiye memurlarının işlemine karşı ilk başvuru yoludur ve alacaklılar kuruluna yapılır.
Şikâyet, alacaklılar kurulunun kararına karşı yapılan ikinci başvuru yoludur ve mahkemeye yöneltilir.
Her iki yol birbirinin yerini almaz; sıra korunmazsa başvuru usulden reddedilebilir.
Konkordato tasfiye memurlarının hukukî durumu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yedi günlük süreyi, tasfiye memurunun işlemini değil yalnız kararın yazılı tebliğini esas almak; süre öğrenme tarihinden başlar.
- Paraya çevirme itirazını doğrudan asliye ticaret mahkemesine yapmak; önce alacaklılar kuruluna itiraz edilmesi gerekir.
- Alacaklılar kurulunun kararına karşı itiraz yerine doğrudan şikâyet yoluna gitmek; şikâyetin konusu kurulun itiraz kararıdır.
- Maddede sayılmayan İİK hükümlerini tasfiye memurlarına kıyas yoluyla uygulamak; kıyas yalnız m.309/ç son fıkrada sayılan maddelerle sınırlıdır.
- Sıra cetveli ve diğer tasfiye işlemlerine bu maddedeki yedi günlük itiraz süresini doğrudan uygulamak; bu süre paraya çevirme işlemine ilişkindir.
Nasıl ispat edilir?
- Yedi günlük itiraz süresinin başlangıcı, işlemin öğrenildiğine ilişkin belgeler ve tarih bilgisi ile ispat edilir; süreyi kaçıran taraf, öğrenme tarihini ileri sürerek ispat yükü altına girer.
- Tasfiye memurunun paraya çevirme kararı, alacaklılar kuruluna yazılı olarak ya da kararın tebliği ile bildirilmiş ise bu belgeler itirazın dayanağı olarak sunulur.
- Alacaklılar kurulunun itiraz kararına karşı şikâyette, kurulun kararının yazılı belgesi ve itiraz dilekçesinin kayıt tarihi delil olarak kullanılır.
- Kıyas yoluyla uygulanacak hükümlerin işleme uygunluğu iddiası ileri süren taraf tarafından ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İİK m.309/a: Tasfiye memurlarının seçimi, mahkemenin onayı ve göreve başlama usulünü düzenler; bu maddedeki nezaret ve denetimin öznelerini belirler.
- 2004 sayılı İİK m.309/c: Tasdik kararının kesinleşmesinin tasarruf yetkisi üzerindeki etkisini ve konkordato tasfiye memurlarının masa mallarını yönetme görevini düzenler.
- 2004 sayılı İİK m.309/d: Sıra cetvelinin hazırlanmasını düzenler; bu maddedeki kıyas hükümleri sıra cetveline itiraz ve şikâyet bakımından ayrıca yorumlanabilir.
- 2004 sayılı İİK m.309/e: Paraya çevirme usulünü ve zamanını düzenler; bu maddedeki itiraz yolunun asıl konusu olan karar burada belirlenir.
- 2004 sayılı İİK m.8: Kıyas yoluyla tasfiye memurlarının işlemlerine uygulanan hükümlerden biridir.
- 2004 sayılı İİK m.9: Kıyas yoluyla tasfiye memurlarının işlemlerine uygulanan hükümlerden biridir.
- 2004 sayılı İİK m.10: Kıyas yoluyla tasfiye memurlarının işlemlerine uygulanan hükümlerden biridir.
- 2004 sayılı İİK m.11: Kıyas yoluyla tasfiye memurlarının işlemlerine uygulanan hükümlerden biridir.
- 2004 sayılı İİK m.21: Kıyas yoluyla tasfiye memurlarının işlemlerine uygulanan hükümlerden biridir.
- 2004 sayılı İİK m.359: Kıyas yoluyla tasfiye memurlarının işlemlerine uygulanan hükümlerden biridir.
İİK m.309/D — Paylaştırmaya katılacak alacaklıların belirlenmesi
Madde, konkordato tasfiyesinde paraya çevirme sonrası paylaştırılacak hasılata katılacak alacaklıların ve bunların sıralarının belirlenmesini düzenler. Tasfiye memurlarının, alacaklılara yeni bir davet yapmadan ticari defter ve alacak kayıtlarına dayanarak sıra cetveli hazırlayıp alacaklıların incelemesine hazır tutması bu kapsamdadır. Maddenin ikinci fıkrası, bu cetvele ilişkin işlemlerde iflasa ilişkin 230-236. maddelerin kıyas yoluyla uygulanmasını öngörür. Maddede sıra cetvelinin kesinleşmesi, paylaştırma, geçici pay cetveli ve dağıtım sırası düzenlenmez (309/h-309/i). Paraya çevirme usulü (309/e-309/ğ) ile tasfiyeden önceki alacak ve masa borçlarının niteliği (308/c) ayrıca düzenlenmiştir. Malvarlığının tasfiyesi sırasında açılacak iptal davaları (309/k) ile tasfiye sonunda verilecek nihai rapor (309/j) da bu maddenin dışındadır. Maddenin uygulanmasında 230-236. maddelerin hangi kısmının kıyas yoluyla uygulanacağı ayrıca belirlenmelidir.
Paylaştırmaya katılacak alacaklıların belirlenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Konkordato tasfiye memurları
- Konkordato masasının paraya çevrilmesini ve paylaştırılmasını yürüten, alacaklılar kurulunun denetimi altında çalışan organlardır. Sıra cetvelini hazırlama görevi bu organa aittir.
- Sıra cetveli
- Tasfiyeden elde edilen hasılatın paylaşımına katılacak alacaklıları ve bunların sıralarını gösteren listedir. Bu maddede cetvel, alacaklılara yeni bir davet yapılmadan ticari defter ve alacak kayıtlarına dayanılarak hazırlanır.
- Ticari defterler ve alacak kayıtları
- Sıra cetvelinin dayanağı olan belgelerdir. Cetvelde yer alacak alacağın varlığı ve miktarı bu kayıtlar üzerinden tespit edilir.
- Yeni davet
- Alacaklılardan alacaklarını yeniden bildirmelerini isteyen çağrıdır. Bu madde uyarınca sıra cetveli hazırlanırken böyle bir davete gerek yoktur.
- Kıyas yoluyla uygulama
- Düzenlenmemiş bir konuda, benzer nitelikteki başka bir hükmün aynı mantıkla uygulanmasıdır. Burada iflas hukukundaki 230-236. maddeler, konkordato tasfiyesinin benzer hallerine taşınır.
Paylaştırmaya katılacak alacaklıların belirlenmesi: hangi şartlar aranır?
- Konkordato tasfiyesinde paraya çevirme işlemleri sonunda paylaştırılacak bir hasılatın bulunması gerekir.
- Sıra cetvelinin hazırlanması için tasfiye memurlarının alacaklılara yeni bir davet yapması gerekmez; cetvel ticari defterler ve yapılan alacak kayıtlarına dayanır.
- Hazırlanan sıra cetveli alacaklıların incelemesine hazır tutulmalıdır.
- Cetvelin hazırlanmasında ve alacakların kabulünde 230-236. maddeler kıyas yoluyla uygulanmalıdır; bu uygulama alacağın reddi, incelenmesi, cetvele itiraz ve şikâyet ile geç bildirilen alacaklara ilişkindir.
Paylaştırmaya katılacak alacaklıların belirlenmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Sıra cetveli hazırlanır ve alacaklıların incelemesine hazır tutulur.
- Sıra cetveline itiraz ve şikâyet, alacakların reddi ve incelenmesi, geç bildirilen alacaklar hakkında 230-236. maddeler kıyasen uygulanır.
- Mühlet içinde komiserin onayıyla yapılmış sözleşmelerden doğan alacaklar sıra cetvelinde yer almaz ve masadan tam olarak ödenir.
- Kayıtlara dayanılarak hazırlanan cetvelde yer almayan alacakların durumu, kıyasen uygulanan 230-236. maddeler çerçevesinde belirlenir.
Yeni davet ile davete gerek olmaması arasındaki fark nedir?
İflas hukukunda alacakların toplanması için alacaklılara çağrı yapılması genel uygulamadır.
Bu maddeye göre konkordato tasfiye memurları, sıra cetvelini hazırlarken yeni bir davet yapmadan mevcut kayıtlara dayanır.
Sıra cetvelinin hazırlanması için alacaklıların yeniden başvurması gerekmez; kayıtlarda olan alacaklılar cetvele alınabilir.
Sıra cetveli (309/d) ile pay cetveli (309/h) arasındaki fark nedir?
Sıra cetveli, paylaştırılacak hasılata katılacak alacaklıların ve sıralarının belirlendiği cetveldir.
Pay cetveli, her alacaklıya düşen payın miktarını gösterir ve dağıtımdan önce düzenlenir.
Sıra cetveli dağıtım sırasını belirler; pay cetveli ise fiili dağıtım miktarını gösterir. İkisi ayrı işlemlerdir.
Masa borcu niteliğindeki sözleşme alacakları ile sıra cetveline girecek alacaklar arasındaki fark nedir?
Mühlet içinde komiserin onayıyla yapılan sözleşmelerden doğan alacaklar masa borcu niteliğindedir.
Diğer konkordato alacakları, kayıtlara ve paylaşım sırasına göre sıra cetveline girer.
Masa borcu niteliğindeki alacaklar sıra cetveli dışında masadan tam olarak ödenir.
Paylaştırmaya katılacak alacaklıların belirlenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sıra cetveli hazırlanırken alacaklılara yeniden davet yapmak; madde bunu gerekli görmez, kayıtlara dayanmak yeterlidir.
- Sıra cetveli ile pay cetvelini karıştırmak; birincisi sıralamayı, ikincisi fiili payı gösterir.
- Mühlet içinde komiserin onayıyla yapılan sözleşmelerden doğan alacakları sıra cetveline dahil etmek; bunlar masa borcudur ve cetvel dışında ödenir.
- Ikinci fıkradaki kıyasın bütün 230-236. maddeleri aynı şekilde uygulandığını sanmak; kıyas, alacağın reddi, incelenmesi, itiraz, şikâyet ve geç bildirilme konularıyla sınırlıdır.
Nasıl ispat edilir?
- Sıra cetvelinde yer alan alacağın varlığını ileri süren alacaklı, bu iddiasını ticari defter ve alacak kayıtları ile ispatlar; kayıtların bulunması halinde ayrıca davete gerek yoktur.
- Cetvele itiraz eden taraf, cetvelde yer alan alacağın yanlış olduğunu ya da eksik gösterildiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Ticari defterlerin ve kayıtların düzenli tutulmuş olması, cetvelin dayanağı olarak esas alınacağı için önem taşır; defterlerin çelişkili olması halinde hangi belgenin üstün tutulacağı ayrıca değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.230-236: Sıra cetvelinin reddi, incelenmesi, itiraz ve şikâyet ile geç bildirilen alacaklar hakkındaki iflas hükümleridir. Bu madde ikinci fıkrasıyla bu hükümleri konkordato tasfiyesine kıyasen uygular.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.308/c: Mühlet içinde komiserin onayıyla yapılan sözleşmelerden doğan alacakların masa borcu olduğunu belirler; bu alacaklar sıra cetveli dışında kalır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.309/h: Sıra cetvelinin kesinleşmesinden sonra yapılacak paylaştırma ve pay cetveli düzenlemesini kapsar; bu madde ile doğrudan bağlıdır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.309/e: Sıra cetveline konu hasılatı oluşturan paraya çevirme işlemlerini düzenler.
İİK m.309/E — Paraya çevirme
İİK m.309/e, konkordato masasını oluşturan malvarlığının paraya çevrilmesinin genel çerçevesini düzenler. Malvarlığının ayrı ayrı mı yoksa bir bütün halinde mi paraya çevrileceğini, alacak niteliğindeki malvarlığında tahsil veya talep hakkının satışı yolunu, diğer mallarda pazarlık veya açık artırma yolunu ve paraya çevirmenin usul ve zamanının alacaklılar kurulunca belirlenmesini kapsar. Hükmün uygulanması konkordato tasfiye memurlarının teklifine bağlıdır. Kapsam, konkordato masasına giren malvarlığıyla sınırlıdır. Rehinli malların paraya çevrilmesini düzenlemez (m.309/f, m.309/g). Alacaklılar kurulunun tasfiye memurlarına ve konkordato organlarına ilişkin yetki ve görevleri ile tasfiye memurunun atanmasını düzenlemez (m.309/ğ ve ilgili hükümler). Konkordatonun tasdik edilmesi, feshi ve bunların sonuçları da bu maddenin dışındadır.
Paraya çevirme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Konkordato masası
- Konkordato kapsamında tasfiyeye tabi tutulan, borçlunun konkordato süresince elinde bulunan ve paraya çevrilerek alacaklılara dağıtılacak malvarlığı bütünüdür. Masaya hangi malların girdiği bu maddede değil, konkordatonun genel hükümlerinde belirlenir.
- Konkordato tasfiye memuru
- Konkordato masasını yöneten ve paraya çevirme işlemlerini teklif eden kişidir. Paraya çevirmenin usulü ve zamanı hakkında kararı kendisi değil, alacaklılar kurulu verir.
- Alacaklılar kurulu
- Paraya çevirmenin usulünü ve zamanını kararlaştıran organdır. Tasfiye memurunun teklifi üzerine karar verir.
- Alacağın tahsili
- Masadaki bir para alacağının borçludan veya üçüncü kişiden alınarak paraya çevrilmesi yoludur. Alacağın kendisi tahsil edilerek paraya dönüştürülür.
- Talep hakkının satışı
- Alacağın tahsil edilmesi yerine, alacağa bağlı talep hakkının bir bedel karşılığında devredilmesidir. Alacak niteliğindeki malvarlığı için kanunun öngördüğü paraya çevirme yollarından biridir.
- Pazarlık yoluyla satış
- Malın açık artırma yapılmadan, tasfiye memurunun yürüttüğü pazarlıkla satılmasıdır. Diğer mallar bakımından açık artırma ile birlikte kanunda sayılan yollardan biridir.
- Açık artırma
- Malın en yüksek teklifi verene satıldığı resmi satış usulüdür. Pazarlık yoluyla satış ile birlikte diğer mallar için kullanılan yöntemdir.
Paraya çevirme: hangi şartlar aranır?
- Paraya çevrilecek malvarlığının konkordato masasını oluşturması gerekir.
- Paraya çevirmenin usulü ve zamanının konkordato tasfiye memurunun teklifi üzerine alacaklılar kurulunca kararlaştırılması gerekir.
- Malvarlığının ayrı ayrı veya bir bütün halinde paraya çevrilmesine karar verilebilir; bu seçim kanunda sabitlenmemiştir.
- Malvarlığı bir alacaksa, bu alacağın tahsili veya talep hakkının satılması yolu seçilmelidir.
- Alacak dışındaki mallar için pazarlık veya açık artırma yolu seçilmelidir; bu iki yol dışında kalan bir yöntem bu maddeye dayanılarak uygulanamaz.
Paraya çevirme: hangi sonuçları doğurur?
- Paraya çevirme işlemi, alacaklılar kurulunun kararına uygun olarak tasfiye memurları tarafından yürütülür.
- Alacak niteliğindeki malvarlığında tahsil veya talep hakkının satışı yolu uygulanır.
- Diğer mallar için pazarlık veya açık artırma yolu uygulanır.
- Alacaklılar kurulunun karar vermemesi halinde paraya çevirmenin usulü ve zamanı bu madde ile belirlenmiş olmaz.
- Madde, alacaklılar kurulu kararına rağmen farklı bir usulün uygulanmasını öngörmez; kurul kararına aykırı işlem bu maddeye dayanamaz.
- Madde emredici nitelikte olmakla birlikte usul ve zaman seçimi kurula bırakılmıştır.
Alacak ile diğer mallar arasındaki fark nedir?
Para alacağı ya da alacağa bağlı talep hakkı niteliğindeki malvarlığı değerleridir.
Taşınır, taşınmaz ve benzeri somut mallardır.
Alacaklarda tahsil veya talep hakkının satışı yolu, diğer mallarda pazarlık veya açık artırma yolu uygulanır.
Ayrı ayrı satış ile bütün halinde satış arasındaki fark nedir?
Her malvarlığı değerinin tek tek paraya çevrilmesidir.
Masadaki malların bir bütün olarak paraya çevrilmesidir.
Hangisinin uygulanacağı kanunda sabitlenmemiştir; alacaklılar kurulunun teklifi üzerine kararlaştırılır.
Pazarlık ile açık artırma arasındaki fark nedir?
Tasfiye memurunun yürüttüğü, ihale usulüne bağlı olmayan satış yoludur.
Resmi artırma usulüyle en yüksek teklife satıştır.
Hangi yolun seçileceği alacaklılar kurulunun kararına bağlıdır; kanun her mal için tek yol öngörmemiştir.
Bu madde ile rehinli taşınmaz hükmü (m.309/f) arasındaki fark nedir?
Bu madde, konkordato masasındaki malvarlığının genel paraya çevrilme çerçevesini çizer.
m.309/f, rehinli taşınmazların pazarlıkla satışında alacaklı muvafakatini şart koşar.
Rehinli taşınmazlarda m.309/e'deki serbest pazarlık seçeneği, m.309/f'deki muvafakat koşulu ile sınırlanır.
Paraya çevirme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Alacaklılar kurulu kararı olmadan paraya çevirme usulünü tasfiye memurunun kendiliğinden seçmesi; usul ve zaman kararı kuruldadır.
- Alacak niteliğindeki malvarlığını açık artırma ile satmak; alacak için kanunun öngördüğü yol tahsil veya talep hakkının satışıdır.
- Rehinli taşınmazı m.309/e'deki serbest pazarlık seçeneğine dayanarak, alacaklı muvafakati olmadan pazarlıkla satmak; bu durumda m.309/f'deki sınır geçerlidir.
- Bu maddeyi tasfiye organlarının yetkisine ilişkin genel düzenleme sanmak; maddenin asıl konusu paraya çevirme usulüdür.
- Malvarlığının ayrı ayrı mı yoksa toplu mu satılacağını kanunun sabit bir kurala bağladığını varsaymak; seçim alacaklılar kuruluna bırakılmıştır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Alacaklılar, borçludan terk edilen malların aralarında mal olarak paylaşılmasına karar verebilir; bu, nakit paraya çevirmenin yerine geçen bir yol olarak yorumlanmaktadır.
Nasıl ispat edilir?
- Paraya çevirmenin usulü ve zamanına ilişkin alacaklılar kurulu kararının varlığı, paraya çevirmeyi talep eden ve bu usule dayanan tarafça kanıtlanır; karar yoksa bu maddeye dayanılarak yapılan işlem savunulamaz.
- Malvarlığının konkordato masasına girdiğinin ispatı, konkordato tasdik kararı ve tasfiye memurunun envanterine dayanır.
- Alacağın tahsili veya talep hakkının satışı yolunun seçildiğini ileri süren taraf, bu seçimin alacak niteliğindeki bir malvarlığına ilişkin olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Rehinli taşınmazın pazarlıkla satışında alacaklı muvafakatinin bulunduğunu iddia eden taraf, bu muvafakati yazılı belgeyle ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.309/f: Rehinli taşınmazların pazarlıkla satışında alacaklı muvafakatini şart koşar; bu maddenin pazarlık seçeneğini sınırlar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.309/g: Rehinli malların paraya çevrilmesinde rehinli alacaklının yetkisini düzenler; bu madde konkordato masasına giren mallarla ilgilidir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.309/ğ: Alacaklılar kurulunun tahsili güç veya ihtilaflı alacaklardan vazgeçebilmesini ve takip hakkını devretmesini düzenler; alacak yolu ile bağlantılıdır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.309: Konkordato masasının genel yapısını ve tasfiye hükümlerini içeren üst maddedir.
İİK m.309/F — Rehinli taşınmazlar
İİK m.309/f, konkordato tasfiye sürecinde rehinli taşınmazların satış usulünü düzenler. Düzenlenen konular: rehinli taşınmazların pazarlıkla satışının koşulu olarak rehinli alacaklıların muvafakati ve muvafakat yoksa açık artırma zorunluluğu; taşınmaz üzerindeki irtifaklar, taşınmaz yükleri, ipotekler ve şerh edilmiş kişisel hakların varlık ve sırasının sıra cetveline göre belirlenmesi. Madde konkordato tasfiye memurlarının yürüttüğü satışlara uygulanır. Maddede düzenlenmeyen konular: taşınır rehinlerinin konkordatoda paraya çevrilmesi (m.309/g), rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibin genel usulü (m.145 vd.), konkordatonun kendisi ve mühlet süreçleri, malların üçüncü kişiye devredilmesi halinin ayrıntıları ile satış bedelinin dağıtımı ve sıra cetvelinin düzenlenmesi.
Rehinli taşınmazlar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Pazarlık suretiyle satış
- Konkordato tasfiye memurlarının, açık artırma usulüne bağlı kalmadan malı serbestçe pazarlıkla satmasıdır. Rehinli taşınmazlarda bu yolun açılması rehinli alacaklıların muvafakatine bağlıdır.
- Muvafakat
- Satış bedelinden alacağını tahsil edemeyecek olan rehinli alacaklının pazarlık satışına verdiği onaydır. Muvafakat verilmezse taşınmaz yalnızca açık artırmayla satılabilir.
- Açık artırma
- Taşınmazın pazarlık dışında, artırma usulüyle paraya çevrilmesi yoludur. Muvafakat bulunmadığında rehinli taşınmazlar için tek satış yoludur.
- Taşınmaz üzerindeki irtifaklar ve taşınmaz yükleri
- Taşınmazın üzerinde bulunan ve satış sırasında varlığı ile sırası belirlenmesi gereken sınırlı aynî haklar ve taşınmaz yükleridir.
- Şerh edilmiş kişisel haklar
- Tapu siciline şerh edilmiş ve taşınmaz üzerinde etkisi bulunan kişisel haklardır. Maddenin açık metninde sıra cetvelinde incelenecek kalemler arasında sayılmıştır.
Rehinli taşınmazlar: hangi şartlar aranır?
- Satışın konu malının rehinli taşınmaz olması ve satışı yürütenin konkordato tasfiye memuru olması gerekir.
- Malın üçüncü kişiye devredildiği hallerin dışında kalınması gerekir; bu hallerde madde uygulanmaz.
- Pazarlık yoluyla satış için, satış bedelinden alacağını tahsil edemeyecek olan rehinli alacaklıların muvafakatinin alınması gerekir.
- Muvafakat alınamadığında taşınmazın yalnızca açık artırma yoluyla paraya çevrilmesi gerekir.
- Taşınmaz üzerindeki irtifakların, taşınmaz yüklerinin, ipoteklerin ve şerh edilmiş kişisel hakların varlık ve sırasının sıra cetveline göre belirlenmesi gerekir.
Rehinli taşınmazlar: hangi sonuçları doğurur?
- Rehinli alacaklıların muvafakati alındığında taşınmaz pazarlıkla satılabilir.
- Satış bedelinden alacağını tahsil edemeyecek olan rehinli alacaklı muvafakat vermezse, taşınmaz yalnızca açık artırma yoluyla paraya çevrilebilir.
- Muvafakat şartı, sıra itibarıyla sonra gelen rehinli alacaklıların zararına olabilecek satışları engellemek amacına bağlıdır.
- Muvafakat alınmadan yapılan pazarlık satışı, maddenin koşullarına aykırı olur.
- Taşınmaz üzerindeki irtifak, taşınmaz yükü, ipotek ve şerh edilmiş kişisel hakların varlık ve sırası sıra cetveline göre belirlenir.
- Maddede aykırılığın hukuki sonucu ayrıca düzenlenmemiştir; sonucu genel konkordato hükümlerinden değerlendirilir.
Pazarlık satışı ile açık artırma arasındaki fark nedir?
Pazarlık satışında tasfiye memuru alıcıyla serbestçe anlaşır; ancak bu yol rehinli alacaklıların muvafakatine bağlıdır.
Açık artırmada satış artırma usulüyle yapılır ve muvafakat aranmaz.
Muvafakat verilmediğinde yalnızca açık artırma mümkün olur; muvafakat olmadan pazarlıkla satış yapılamaz.
Rehinli taşınmaz ile rehinli taşınır arasındaki fark nedir?
Bu madde yalnızca rehinli taşınmazları kapsar.
Taşınır rehinlerinde konkordato tasfiye memurlarına teslim ve paraya çevirme ayrı hükümlere (m.309/g) tabidir.
Taşınırlar için muvafakat koşulu bu maddede aranmaz; taşınır rehinleri ayrı usule tabidir.
Malın üçüncü kişiye devri hali ile genel hal arasındaki fark nedir?
Malların üçüncü kişiye devredildiği hallerde madde hükümleri uygulanmaz.
Genel halde rehinli taşınmazın satışı bu maddedeki muvafakat ve açık artırma kurallarına tabidir.
Devredilmiş mal bakımından muvafakat şartı işlemez.
Rehinli taşınmazlar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Taşınır rehinleri için de muvafakat aranacağını sanmak; bu koşul yalnızca rehinli taşınmazlar için getirilmiştir.
- Muvafakat veren rehinli alacaklının yalnızca satış bedelinden alacağını tahsil edemeyecek olanlar olduğunu gözden kaçırmak; sırası önde olup tam tahsil edenlerin muvafakati gerekmez.
- Muvafakat alınmadığı halde pazarlık yoluyla satış yapmak; madde açık artırmayı zorunlu kılar.
- Sıra cetveline göre belirlenmesi gereken irtifak, ipotek ve şerh edilmiş kişisel hakların varlığını ve sırasını satış sırasında varsaymak.
Nasıl ispat edilir?
- Pazarlık yoluyla satışı talep eden tasfiye memuru, satış bedelinden alacağını tahsil edemeyecek rehinli alacaklıların muvafakatinin alındığını belgelemelidir.
- Muvafakatin varlığı yazılı belge ile kanıtlanır; muvafakat alınmamışsa satışın açık artırma yoluyla yapıldığını gösteren işlem dosyası esas alınır.
- Taşınmaz üzerindeki irtifak, yük, ipotek ve şerh edilmiş kişisel hakların varlığı tapu kaydı ile ispatlanır; sıraları sıra cetvelinden belirlenir.
- Satışın hangi rehinli alacaklının satış bedelinden alacağını tahsil edemeyecek durumda olduğu, alacağın ve satış bedelinin karşılaştırılmasıyla ortaya konur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.309/g: Taşınır rehinlerinin konkordatoda paraya çevrilmesini düzenler; bu maddenin taşınmazlara ilişkin kuralından ayrı tutulmalıdır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.145 vd.: Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibin genel usulünü düzenler; konkordato dışında rehinli taşınmazın satışı bu hükümlere tabidir.
İİK m.309/G — Taşınır rehinleri
İİK m.309/g, konkordato sürecinde rehinli taşınır malların paraya çevrilmesini düzenler. Düzenlediği konular; rehinli alacaklının malı konkordato tasfiye memurlarına tevdi etme zorunluluğunun bulunmaması, rehinli alacaklının malı hangi yollarla paraya çevirebileceği ve tasfiye memurlarının rehinli alacaklıya altı aylık paraya çevirme yetkisi verebilmesi ile bu yetkinin kullanılmamasının sonuçlarıdır. Hüküm, taşınır rehni ile teminat altına alınmış alacakların konkordato sürecindeki alacaklılarına uygulanır. Konkordato tasfiye memurlarının rehinli taşınmazlara ilişkin satış usulünü (m.309/f) ve rehinli alacağın sıra ve tahsil usulünü düzenlemez. Taşınmaz rehinlerinin pazarlık yoluyla satışı ile ilgili koşul ayrı bir maddenin konusudur. Rehin hakkının kapsamı, taşınır rehni türleri ve paraya çevirme usulü İİK m.23 ve m.45 ile Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümlerinde yer alır. Rehinli alacaklının iflas sürecindeki durumu da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Taşınır rehinleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Rehinli taşınır
- Alacağı taşınır rehniyle teminat altına alınmış olan malı ifade eder. Taşınır rehninin türleri İİK m.23 kapsamında belirlenir ve bu maddenin uygulanması için rehnin geçerli biçimde kurulmuş olması gerekir.
- Konkordato tasfiye memuru
- Konkordato sürecinde borçlunun malvarlığını yöneten ve tasfiyeyi yürüten kişidir. Rehinli malın paraya çevrilmesi konusunda yetki verme ve malın teslimini isteme yetkisi bu memurlara aittir.
- Rüçhan hakkı
- Rehinli alacaklının rehinli malın değeri üzerinden alacağını diğer alacaklılara göre öncelikli olarak tahsil etme hakkıdır. Rehinli malın teslim edilmemesi halinde bu hak kaybedilir.
- Konkordato masası
- Konkordato sürecinde borçlunun malvarlığının ve alacaklılarının oluşturduğu bütünü ifade eder. Rehnin paraya çevrilmesinin masanın yararına olup olmadığı bu kavram üzerinden değerlendirilir.
Taşınır rehinleri: hangi şartlar aranır?
- Alacağın taşınır rehniyle temin edilmiş olması gerekir; rehinli taşınırı konkordato tasfiye memurlarına tevdi etme yükümlülüğü bu hâlde doğmaz.
- Konkordatoda başka bir süre öngörülmemiş olmalıdır; aksi hâlde rehinli alacaklı bu süreye uymak zorundadır.
- Rehinli alacaklı, rehinli taşınırı uygun gördüğü zamanda, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ya da borsada satmak suretiyle paraya çevirebilir.
- Rehin sözleşmesinde yetki verilmişse rehinli alacaklı pazarlık yoluyla satış yapabilir.
- Rehnin paraya çevrilmesinin konkordato masasının yararına olması gerekir; bu hâlde tasfiye memurları rehinli alacaklıya yetki verebilir.
- Tasfiye memurlarının verdiği yetkide süre altı ay olarak belirlenmiştir; rehinli alacaklı bu süre içinde paraya çevirme işlemini gerçekleştirmelidir.
- Tasfiye memurlarının rehinli alacaklıya yaptığı ihtar, paraya çevirme işlemi yapılmazsa rehinli malın teslim edilmesini ve haklı sebep olmaksızın teslim edilmezse rüçhan hakkından mahrum kalınacağını içermelidir.
Taşınır rehinleri: hangi sonuçları doğurur?
- Konkordatoda başka bir süre öngörülmemişse rehinli alacaklı, rehinli taşınırı uygun gördüğü zamanda paraya çevirebilir.
- Rehin sözleşmesinde yetki verilmişse rehinli alacaklı pazarlık yoluyla satış yapabilir.
- Rehnin paraya çevrilmesi masanın yararına ise tasfiye memurları rehinli alacaklıya altı ay içinde paraya çevirme yetkisi verebilir.
- Altı ay içinde paraya çevirme işlemi yapılmazsa rehinli alacaklı rehinli malı tasfiye memurlarına teslim etmek zorundadır.
- Haklı bir sebep olmaksızın teslim edilmezse rehinli alacaklı rüçhan hakkından mahrum kalır.
- Rehinli alacaklı yetki verilmediği sürece malı tasfiye memurlarına tevdi etmek zorunda değildir.
Genel yetki ile tasfiye memurunun yetki vermesi arasındaki fark nedir?
Konkordatoda başka süre öngörülmedikçe rehinli alacaklı, malı kendi seçtiği zamanda paraya çevirebilir.
Rehnin paraya çevrilmesi masanın yararına ise tasfiye memurları altı aylık süre vererek yetki tanıyabilir.
Yetki verilmemişse rehinli alacaklı kendi takdirine göre hareket eder; yetki verilmişse altı ay içinde işlemi tamamlamak zorundadır.
Paraya çevirme yolları: fark nedir?
Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla satış, rehinli alacaklının kendi başına yürüttüğü yoldur.
Pazarlık yoluyla satış ancak rehin sözleşmesinde açıkça yetki verilmişse mümkündür.
Sözleşmede yetki yoksa pazarlık yoluyla satış yapılamaz; yalnız rehnin paraya çevrilmesi veya borsada satış yolu açıktır.
Borsada satış ile rehnin paraya çevrilmesi arasındaki fark nedir?
Borsada satış, borsada işlem gören mallarda kullanılan yoldur.
Rehnin paraya çevrilmesi yolu, İİK'nın öngördüğü genel satış usulüdür.
Her iki yol da birbirinden bağımsız olarak seçilebilir; ikisi arasındaki seçim alacaklıya aittir.
Teslim yükümlülüğü ile teslim etmemenin sonucu arasındaki fark nedir?
Rehinli alacaklı taşınırı tasfiye memurlarına tevdi etmek zorunda değildir.
Altı ay sonunda paraya çevirmeyen ve haklı sebep olmaksızın teslim etmeyen rehinli alacaklı için ihtar yapılmıştır.
Haklı sebep olmadan teslim edilmezse rehinli alacaklı rüçhan hakkını kaybeder.
Taşınır rehinleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Taşınmaz rehinlerine ilişkin pazarlık satış şartını taşınır rehinlerine kıyas edip rehin sözleşmesinde yetki olmadığı hâlde pazarlık yoluyla satış yapılabileceğini saymak.
- Altı aylık sürenin her hâlde uygulandığını varsaymak; oysa süre yalnız masanın yararına olduğunda tasfiye memurlarınca verilen bir yetki süresidir.
- Konkordatoda başka bir süre öngörülmüşse bile rehinli alacaklının kendi takdiriyle hareket edebileceğini düşünmek.
- Tasfiye memurlarının ihtar yapmadan rüçhan hakkı kaybının doğduğunu kabul etmek; ihtar, rüçhan hakkı kaybının koşullarından biridir.
- Rehinli malın teslim edilmemesinin haklı sebep olmaksızın gerçekleştiği hâlde de rüçhan hakkını koruyabileceğini düşünmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Rehinli taşınırın paraya çevrilmesinde rehin sözleşmesindeki yetki hükmünün kapsamı belirleyici kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Rehinli alacaklının alacağının taşınır rehniyle teminat altına alındığını ileri süren taraf, rehin sözleşmesi ile bu sözleşmenin rehinli taşınırı kapsadığını belgeyle ispatlamak zorundadır.
- Pazarlık yoluyla satış yetkisinin varlığını ileri süren rehinli alacaklı, bu yetkiyi rehin sözleşmesindeki açık hükümle ispatlamalıdır; yazılı bir yetki bulunmazsa bu yol kullanılamaz.
- Tasfiye memurlarının altı aylık yetki verdiğini ileri süren taraf, yetki yazısını ve tebliğ belgesini ibraz etmek zorundadır.
- Rehinli alacaklının altı ay içinde paraya çevirme işlemini gerçekleştirdiğini ileri süren taraf, satış belgelerini ibraz ederek ispat yükünü yerine getirmelidir.
- Rehinli alacaklının teslim etmediğinde haklı bir sebebinin bulunduğunu ileri süren taraf, bu sebebi somut delille ispatlamak zorundadır; aksi hâlde rüçhan hakkı kaybı gerçekleşir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.23: Taşınır rehninin kapsamını belirler; bu maddedeki rehinli taşınır kavramının sınırını çizer.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.45: Rehinli alacağın önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip edilmesi zorunluluğunu düzenler; bu maddeyle birlikte rehinli alacaklının başvuracağı yol belirlenir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.309/f: Rehinli taşınmazların konkordato tasfiye memurlarınca satışını düzenler; bu madde taşınır rehnine ilişkin olan m.309/g ile karşılaştırıldığında farklı usul uygular.
İİK m.309/Ğ — Tahsili güç ve ihtilaflı hakların alacaklılara devri
Madde, konkordato tasfiyesinde alacaklılar kurulunun ihtilaflı veya tahsili güç bir alacaktan vazgeçme kararını ve bu durumda alacaklıları haberdar etme ile çekişmeli iddiaların takibi hakkını devretme teklifini düzenler. Örnek olarak iptal davası ile borçlunun organlarına veya çalışanlarına karşı sorumluluk davası sayılmıştır. Kurulun teklif yetkisi tasfiye memurlarının önerisine bağlanmıştır. Maddeye göre takip hakkının devri kendiliğinden gerçekleşmez; kurulun teklifi ve 245. madde uyarınca yapılır. Madde, alacağın kendisinin devrini veya alacaklıya tahsil için devir işleminin ayrıntılı şekil ve usulünü düzenlemez; bu usul 245. maddeye gönderme yoluyla bağlanır. Alacaklılar kurulunun paraya çevirme usul ve zamanına ilişkin kararı (m.309e/2), tasfiye memurlarının sıra cetveli hazırlaması (m.309d) ve konkordato tasdik ve fesih hükümleri (m.308 ve devamı) bu maddenin kapsamı dışındadır.
Tahsili güç ve ihtilaflı hakların alacaklılara devri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Alacaklılar kurulu
- Konkordato tasfiyesinde alacaklıların haklarını kullanan ve tasfiye memurlarını denetleyen organdır. Bu maddede çekişmeli alacaktan vazgeçme ve takip hakkını devretme kararını alır.
- Tasfiye memurları
- Konkordato tasfiyesinde masayı yöneten ve vazgeçme kararı için teklifte bulunan görevlilerdir. Kurulun kararı yalnız bu teklif üzerine alınabilir.
- İhtilaflı veya tahsili güç alacak
- Borçlu masanın alacağının varlığı veya miktarı konusunda çekişme bulunan ya da tahsilinin güç olduğu anlaşılan alacaktır. Madde, bu niteliği taşıyan alacakları, iptal davası ve sorumluluk davası gibi iddiaları örnek vererek belirtir.
- İptal davası
- Borçlunun alacaklıları zarara uğratan işlemlerinin iptali için açılan davadır. Maddede tahsili güç iddialara örnek olarak sayılmıştır.
- Takibi hakkının devri
- Masanın çekişmeli bir iddiasını dava veya takip etme yetkisinin alacaklıya veya alacaklılara bırakılmasıdır. Devredilen şey iddianın kendisi değil, onu takip yetkisidir.
Tahsili güç ve ihtilaflı hakların alacaklılara devri: hangi şartlar aranır?
- Vazgeçme kararının, tasfiye memurlarının teklifi üzerine alacaklılar kurulunca verilmesi gerekir.
- Vazgeçilen alacağın ihtilaflı veya tahsili güç bir alacak olması gerekir.
- Alacaklıların yazılı bildirim veya ilan yoluyla haberdar edilmesi gerekir.
- Takip hakkının devri için alacaklılar kurulunun 245. maddeye uygun olarak teklifte bulunması gerekir.
- Vazgeçme kararı ile takip hakkının devri teklifi, kurulun kararına bağlanmış bir işlem olarak yapılmalıdır; tasfiye memurlarının tek başına karar vermesi maddede öngörülmemiştir.
Tahsili güç ve ihtilaflı hakların alacaklılara devri: hangi sonuçları doğurur?
- Kurul vazgeçme kararı verirse ve alacaklılara bildirim yaparsa, alacaklılara takip hakkını devretme teklifi yapılmış olur.
- Kurul, takip hakkını 245. maddeye uygun olarak devretmeyi teklif eder; bu teklif üzerine alacaklı çekişmeli iddiayı dava veya takip edebilir.
- Alacaklılar bu teklifi kabul ederse, alacaklı iddiayı masa adına fakat kendi giderlerine katlanarak takip eder.
- Devir yapılmazsa iddia takip edilmez ve iddianın sonucuna bağlı olarak masa açısından hak kaybı doğar.
- Bu maddede bildirim yazılı yapılabileceği gibi ilan yoluyla da yapılabilir.
Alacaktan vazgeçme ile takip hakkının devri arasındaki fark nedir?
Vazgeçme, alacağın masa adına takibinden kesin olarak vazgeçilmesidir.
Takip hakkının devri, iddianın takibinin alacaklıya bırakılmasıdır; alacak ve iddia masada kalmaz ama masanın alacağı ortadan kalkmaz.
Maddenin metni iki işlemi birlikte düzenler; kurul vazgeçme kararı verirken alacaklılara devir teklifini de yapar.
Alacaklılar kurulunun kararı ile tasfiye memurlarının teklifi arasındaki fark nedir?
Tasfiye memurları teklif yetkisine sahiptir ve kararın ilk adımını oluşturur.
Alacaklılar kurulu karar yetkisine sahiptir ve teklif olmadan karar alamaz.
Teklif eksik kalırsa kurulun vazgeçme kararı maddeye uygun olmaz.
Madde kapsamındaki iddia ile genel paraya çevirme arasındaki fark nedir?
Bu madde çekişmeli veya tahsili güç bir iddiaya ilişkindir.
Masanın diğer mallarının paraya çevrilmesi m.309e kapsamında kurulun usul ve zaman kararına bağlanır.
İddia için vazgeçme ve devir yolu, diğer malların paraya çevrilme usulünden ayrı uygulanır.
Tahsili güç ve ihtilaflı hakların alacaklılara devri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tasfiye memurunun teklifi olmadan kurulun karar verebileceğini varsaymak; maddeye göre teklif zorunludur.
- Vazgeçme kararı ile takip hakkının devrini aynı işlem sayarak 245. maddedeki devir usulünü atlamak.
- Kurulun bu kararını genel paraya çevirme yetkisi (m.309e/2) ile karıştırmak; burada iddia özel olarak düzenlenmiştir.
- Çekişmeli alacağı devralan alacaklının giderlerini masadan isteyebileceğini sanmak; 245. madde uyarınca giderler alacaklıya aittir.
Nasıl ispat edilir?
- Alacaklılar kurulunun vazgeçme ve devir kararının varlığı, kurul kararı ile ispatlanır; kararın tasfiye memurlarının teklifine dayandığını gösteren belge de gerekir.
- Alacaklıların yazılı veya ilan yoluyla haberdar edildiği, bildirim belgesi veya ilan ile ispatlanır.
- Devralan alacaklının takip yetkisini aldığı, masa tarafından verilen yetki belgesi ile ispatlanır.
- Karşı taraf kararın usulsüz alındığını veya bildirimin yapılmadığını ileri sürerse, bu savunmayı ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.245: Çekişmeli hakkın takibi yetkisinin alacaklıya devrinin usulünü ve devralan alacaklının giderlerinin alacaklıya ait olmasını düzenler; m.309ğ onu açıkça bu usule bağlar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.309e: Masanın paraya çevrilmesinde alacaklılar kurulunun karar yetkisini düzenler; çekişmeli alacaklarda da kurulun kararı gerekir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.288: Konkordato bildirim ve ilanlarının usulünü gösterir; m.309ğ'deki ilan yolu bu usule tabidir.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| yedi günlük | m.308/H | Müzakerede ve müzakereyi takip eden yedi günlük iltihak süresi içinde rehinli alacaklıların, alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunluğu ile bir anlaşma hasıl olursa, komiser, imzalanan anlaşmaları tutanağa bağlar ve rehinli… |
| altı ayı | m.309 | Bu süre altı ayı geçemez. |
| yedi gün | m.309/Ç | Konkordato tasfiye memurlarının malvarlığının paraya çevrilmesine ilişkin kararlarına karşı öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde alacaklılar kurulu nezdinde itiraz edilebilir ve bu kurulun kararlarına karşı da şikâyet yoluna… |
| altı ay | m.309/G | Ancak, rehnin paraya çevrilmesi konkordato masasının yararına ise, konkordato tasfiye memurları rehinli alacaklıya rehinli malı altı ay içinde paraya çevirmesi için yetki verebilir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
6 karar- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1179 E., 2026/244 K., 18.02.2026İlgili madde: m.309
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/119 E., 2022/627 K., 26.05.2022İlgili madde: m.309
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1971 E., 2022/116 K., 03.02.2022İlgili madde: m.309
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/294 E., 2021/298 K., 04.03.2021İlgili madde: m.309
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/2106 E., 2019/1721 K., 03.10.2019İlgili madde: m.309
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/2029 E., 2018/1589 K., 11.10.2018İlgili madde: m.309
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 28.02.2018 (m.308/H).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 7. Konkordato ve SŞŞVKUY bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış