TTK › Ticari işletme › Ticari defterler

Saklama ve ibraz

TTK m.82–88Ticaret HukukuSon değişiklik: 02.06.2022 (m.88)

Kısaca

TTK m.82, tacirin ticari defter ve belgeleri hangi süre ve biçimde saklayacağını düzenler; saklanacak belgelerin sayımı, ticari mektup tanımı, görüntü veya veri taşıyıcıda saklama koşulları, saklama süresinin başlangıcı, ölüm, ticareti terk ve tüzel kişinin sona ermesi hâllerinde saklama ve zıyaa uğrayan defter için zayi belgesi verilmesi yolunu kapsar.

Kapsam

Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.82–88 hükümlerini kapsar.

TTK m.82 — Belgelerin saklanması, saklama süresi

Madde, tacirin ticari defter ve belgeleri hangi süre ve biçimde saklayacağını düzenler; saklanacak belgelerin sayımı, ticari mektup tanımı, görüntü veya veri taşıyıcıda saklama koşulları, saklama süresinin başlangıcı, ölüm, ticareti terk ve tüzel kişinin sona ermesi hâllerinde saklama ve zıyaa uğrayan defter için zayi belgesi verilmesi yolunu kapsar. Kişi bakımından her tacire uygulanır. Defterlerin açılış ve kapanış onayı ile kanuna uygun tutulmasının koşulları (m.64 ve devamı) düzenlemez. Defterlerin mahkemede ibrazı ve incelenmesi (HMK m.219 ve TTK m.83-85) düzenlemez. Ticari defterlerin delil değeri (HMK m.222) düzenlemez. Defter tutmamanın idari para cezası ve adli yaptırımları (TTK m.562) düzenlemez.

Belgelerin saklanması, saklama süresi: hangi kavramlar bilinmeli?

Ticari mektup
Bir ticari işe ilişkin tüm yazışmalardır. Kapsam bakımından yazışmanın konusu ticari işe bağlanmış olmalıdır; özel nitelikteki yazışmalar bu tanıma girmez.
Saklama süresi başlangıcı
On yıllık saklama süresinin, defter kaydı, envanter, ara bilanço, yıl sonu finansal tabloları, konsolide tablolar, ticari yazışma veya muhasebe belgesinin oluştuğu takvim yılının bitiminde başladığını ifade eder.
Zıyaa uğrama
Defter ve belgelerin yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık nedeniyle, saklama süresi dolmadan kaybolması ya da yok olmasıdır.
Zayi belgesi
Zıyaa uğrayan defter ve belgeler için tacirin ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden istediği, zıyaın yargısal olarak belgelenmesini sağlayan belgedir.
Veri taşıyıcı
Belgelerin görüntü veya elektronik ortamda saklanmasına elverişli araçtır. Açılış ve ara bilanço, finansal tablolar ile topluluk finansal tabloları bu saklama biçimine tabi değildir.

Belgelerin saklanması, saklama süresi: hangi şartlar aranır?

  • Saklama yükümlülüğünün doğması için kişinin tacir olması gerekir; birinci fıkradaki belgeler ticari defterler, envanterler, açılış ve ara bilançolar, finansal tablolar, yıllık faaliyet raporları, topluluk finansal tabloları, bunların anlaşılabilirliğini sağlayan çalışma talimatları ve diğer organizasyon belgeleri, alınan ve gönderilen ticari mektup suretleri ile m.64 birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgelerden oluşmalıdır.
  • Belgelerin sınıflandırılmış bir biçimde saklanması gerekir.
  • Görüntü veya veri taşıyıcıda saklama yapılacaksa açılış ve ara bilanço, finansal tablolar ve topluluk finansal tabloları hariç tutulmalı; Türkiye Muhasebe Standartlarına uygunluk aranmalıdır.
  • Veri taşıyıcıdaki kayıtların okunur hâle getirildiğinde alınmış ticari mektuplar ve defter dayanaklarıyla görsel ve diğer belgelerle içerik olarak örtüşmesi gerekir.
  • Saklama süresi boyunca kayıtlara her an ulaşılabilmeli ve uygun bir süre içinde okunabilir hâle getirilebilmelidir.
  • Kayıtlar m.65/4 ikinci cümlesi uyarınca elektronik ortama alınmışsa, bilgiler bilgisayar yerine basılı olarak da saklanabilir; bu durumda da birinci cümle geçerlidir.
  • Zıyaın gerçekleşmesi için afet veya hırsızlığın saklama süresi içinde meydana gelmesi gerekir; zayi belgesi talebi için zıyaı öğrenme tarihinden itibaren otuz günlük süre içinde başvuru yapılmalıdır.

Belgelerin saklanması, saklama süresi: hangi sonuçları doğurur?

  • Her tacir, birinci fıkradaki belgeleri sınıflandırarak saklamakla yükümlüdür; saklamayan tacir hakkında m.562 kapsamında yaptırım uygulanabilir.
  • Belgeler veri taşıyıcıda saklanırsa, saklama koşulları sağlandığında basılı saklama zorunluluğu doğmaz; koşullar sağlanmazsa saklama yükümlülüğü yerine getirilmiş sayılmaz.
  • Açılış ve ara bilanço, finansal tablolar ile topluluk finansal tabloları veri taşıyıcıda saklanamaz.
  • Zıyaa uğrayan defter ve belgeler için otuz gün içinde başvuru yapılırsa mahkeme zayi belgesi verebilir; mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.
  • Zayi davası hasımsız açılır.
  • Süresi geçtikten sonra zayi belgesi talep edilemez.

Görüntü veya veri taşıyıcıda saklanabilen belgeler ile saklanamayan belgeler arasındaki fark nedir?

Ticari defterler, envanterler, yıllık faaliyet raporları, ticari mektuplar ve bunların dayanağı belgeler gibi birinci fıkra belgeleri görüntü veya veri taşıyıcıda saklanabilir.

Açılış ve ara bilançolar, finansal tablolar ve topluluk finansal tabloları bu imkândan yararlanamaz.

Bu finansal belgeler fiziki olarak saklanmalıdır; diğer belgeler için görüntü saklama koşulları (örtüşme ve ulaşılabilirlik) aranır.

Elektronik kayıt ile basılı çıktı arasındaki fark nedir?

Kayıtlar elektronik ortama alınmışsa bilgiler basılı olarak da saklanabilir.

Kayıt elektronik ortama alınmamışsa bu basılı saklama yolu m.82/4 kapsamında açılmaz.

Basılı çıktı yalnızca m.65/4 ikinci cümlesine uygun elektronik kayıtların saklanmasında kullanılabilir.

Gerçek kişi tacirin ölümü veya ticareti terki ile tüzel kişinin sona ermesi arasındaki fark nedir?

Gerçek kişi tacir öldüğünde mirasçılar, ticareti terk ettiğinde kendisi defter ve kâğıtları saklamakla yükümlüdür.

Mirasın resmi tasfiyesi hâlinde veya tüzel kişi sona ermişse defter ve kâğıtlar sulh mahkemesi tarafından saklanır.

Saklama yükümlüsü değişir; sulh mahkemesi tarafından saklama hâlinde süre on yıldır.

Saklama süresi ile zayi belgesi başvuru süresi arasındaki fark nedir?

Belgelerin saklama süresi on yıldır ve takvim yılının bitişiyle başlar.

Zıyaa uğrama hâlinde zayi belgesi için başvuru süresi zıyaın öğrenildiği tarihten itibaren otuz gündür.

Biri saklama yükümlülüğünün süresi, diğeri zayi belgesi davasının açılması için süredir; birbirine karıştırılmamalıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Zayi belgesi talebinin, zıyaın kanuni saklama süresi içinde ve afet ya da hırsızlık sebebiyle gerçekleştiğinin somut olarak ortaya konulmasına bağlı olduğu kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/1003 E., 2024/975 K., 12.06.2024; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1750 E., 2025/1406 K., 13.11.2025)
  • Hırsızlık iddiasında çalınmanın somut delille gösterilmesi gerektiği; dayanaksız hırsızlık iddialarının zayi belgesi verilmesini engellediği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/1003 E., 2024/975 K., 12.06.2024)
  • Zayi belgesi davasının yalnızca tacirler tarafından açılabileceği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1536 E., 2024/1573 K., 14.11.2024)
  • Zayi belgesi verilmesi talebinin, dayanağı olan m.82/7 hükmüne dayanılarak açılması gerektiği kabul edilmektedir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1048 E., 2025/1195 K., 13.06.2025; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/930 E., 2025/1096 K., 23.05.2025; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/950 E., 2025/1099 K., 23.05.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Zayi belgesi talebinde bulunan tacir, defter ve belgelerin zıyaa uğradığını ve zıyaın afet veya hırsızlık sonucu meydana geldiğini ispatla yükümlüdür.
  • Afet ya da yangın gibi olayların ispatı için resmi kayıtlar, itfaiye veya zabıta tutanakları gibi belgeler kullanılabilir; hırsızlık iddiası için ise çalınmanın somut delille gösterilmesi gerekir.
  • Zıyaın saklama süresi içinde gerçekleştiği ve zıyaı öğrenme tarihinin otuz günlük süre içinde olduğu tacir tarafından ispatlanır.
  • Karşı taraf, belgenin zayi olmadığını ya da zayi belgesinin mahkemece verilmesinin koşullarının bulunmadığını iddia ve ispat edebilir; zayi belgesi kesin delil niteliğinde değildir.
  • Veri taşıyıcıda saklanan belgelerin okunur hâle getirildiğinde içeriklerinin ticari mektup ve dayanak belgelerle örtüştüğü, taraf tarafından ispat edilmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.64: Defter tutma yükümünün kaynağıdır; m.82/1 bu defterlerin ve dayanak belgelerin saklanmasını düzenler.
  • 6102 sayılı Kanun m.65: m.65/4 ikinci cümlesi, elektronik ortama alınan kayıtların basılı olarak saklanabilmesi için m.82/4 tarafından bağlantılandırılır.
  • 6102 sayılı Kanun m.562: Saklama yükümlülüğüne aykırılığın idari ve adli yaptırımlarını düzenler; m.82 bu yaptırımın dayanağı olan yükümlülüğü koyar.
  • 6102 sayılı Kanun m.83: Ticari defterlerin ibrazını düzenler; saklanan defterlerin yargılamada kullanımına ilişkin hükümdür.
  • 6102 sayılı Kanun m.84: Ticari defterlerin hukuki uyuşmazlıkta incelenmesini düzenler; saklanan defterlerin mahkemede kullanımının devamıdır.
  • 6102 sayılı Kanun m.85: Defterlerin tümüyle incelenmesini (tesliminin) düzenler; saklanan defterlerin tam incelenmesinde uygulanır.
  • 6100 sayılı Kanun m.219: Belge ibrazına ilişkin usul hükmüdür; zayi belgesi davası ile ibraz usulü ayrı işlemlerdir.
  • 6100 sayılı Kanun m.222: Ticari defterlerin delil değerini düzenler; defterlerin saklanmasının bu delil değerine etkisi bulunur.

TTK m.83 — Hukuki uyuşmazlıklarda ibraz

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. maddesi, ticari uyuşmazlıklarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına ilişkin mahkeme yetkisini ve bu konuda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümlerinin ticari işlerde uygulanmasını düzenlemektedir. Hüküm, ticari uyuşmazlıklarda defter ibrazı kararının resen veya taraf istemiyle verilebilmesini ve yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de bu kapsama girmesini kapsar. Kanun, defter kayıtlarının delil değerini, defterlerin açılış ve kapanış onaylarını ve defterlerin ilgili kısımlarının incelenmesini bu maddede düzenlemez. Bu konular TTK m.82, m.84 ve m.86 ile HMK m.222'de yer alır. Ayrıca belge ibraz yükümlülüğünün yaptırımları ve üçüncü kişinin belge ibrazı (HMK m.219 vd.) ile tacirlik ve fatura itirazı gibi konular bu maddenin kapsamı dışındadır.

Hukuki uyuşmazlıklarda ibraz: hangi kavramlar bilinmeli?

Ticari uyuşmazlık
Tarafların ticari işletmeleriyle ilgili ya da ticari nitelikte bir ilişkiden doğan uyuşmazlıktır. Madde, defter ibrazı kararının yalnızca bu tür uyuşmazlıklarda verilebileceğini öngörür.
Ticari defter ibrazı
Mahkemenin, bir tarafın tuttuğu ticari defterlerin yargılama dosyasına ya da incelemeye sunulmasına karar vermesidir. Karar mahkemece kendiliğinden veya taraflardan birinin istemiyle verilebilir.
Resen karar
Mahkemenin taraf talebi olmaksızın, kendi takdiriyle defter ibrazına karar vermesidir. Maddede taraf istemi ile alternatif olarak yer alır.
Yabancı gerçek veya tüzel kişi
Türk tacir statüsü dışında kalan yabancı kişilerdir. Madde, bu kişilerin tarafı olan ticari uyuşmazlıklarda da defter ibrazı kararı verilebileceğini belirtir.
Hazırlık işlemleri
HMK'da yargılamayı gerektiren davalarda ön hazırlık aşamasında yapılan usul işlemlerini ifade eder. Madde, bu hükümlerin ticari işlerde de uygulanacağını söyler.
Senetlerin ibrazı zorunluluğu
Bir tarafın elinde bulunan senedi dava dosyasına sunma yükümlülüğüdür. Madde, HMK'daki bu zorunluluğa ilişkin hükümlerin ticari işlerde de geçerli olduğunu belirtir.

Hukuki uyuşmazlıklarda ibraz: hangi şartlar aranır?

  • Uyuşmazlığın ticari nitelikte bulunması gerekir; madde yalnız ticari uyuşmazlıklarda defter ibrazı kararı verilmesine izin verir.
  • Defter ibrazı kararı, mahkemenin resen takdiri ya da taraflardan birinin istemi üzerine verilmelidir.
  • Yabancı gerçek veya tüzel kişi taraf olsa bile bu hüküm uygulanabilir; taraf statüsü tek başına engel değildir.
  • Defter ibrazı talebinde bulunan tarafın, talebin dayandığı vakıayı aydınlatmak için defterlere gerçekten ihtiyacı bulunmalıdır; bu konuda kanun maddesi açık bir sınır koymaz, ancak uygulamada hukuki yarar aranır.
  • Hazırlık işlemlerine ve senet ibrazı zorunluluğuna ilişkin HMK hükümlerinin ticari işlerde uygulanması için yargılamanın ilgili aşamasına ulaşılmış olması gerekir.

Hukuki uyuşmazlıklarda ibraz: hangi sonuçları doğurur?

  • Mahkeme, ticari uyuşmazlıkta defter ibrazına karar verebilir; bu bir yetkidir, zorunluluk doğurmaz.
  • Ticari olmayan bir uyuşmazlıkta bu madde uygulanmaz; defter ibrazı kararı bu maddeye dayanarak verilemez.
  • Madde HMK'nın hazırlık işlemleri ve senet ibrazı hükümlerini ticari işlerde de uygulanabilir kılar; böylece HMK'daki ibraz yükümlülüğü ve bunun yaptırımları ticari davalarda da işler.
  • Taraf defter ibrazından kaçınırsa, HMK m.222/5 gereğince tacir olan tarafın kayıtlarının kabul edileceği ve ibrazdan kaçınan tarafın aleyhine sonuç doğabileceği uygulamada ele alınır.
  • Taraflardan birinin yabancı olması, defter ibrazı kararının verilmesini engellemez.

Resen karar ile taraf istemi üzerine karar arasındaki fark nedir?

Mahkeme defter ibrazına kendiliğinden karar verebilir. Bu halde taraf talebi aranmaz.

Taraflardan biri istemde bulunarak ibraz kararı talep eder. Bu halde talep, mahkemenin karar vermesinin tetikleyicisidir.

Her iki yol da maddede eşit biçimde öngörülmüştür; hangisinin kullanıldığı kararın hukuki geçerliliğini değiştirmez.

Yabancı taraf ile türk tacir taraf arasındaki fark nedir?

Taraflardan biri yabancı gerçek veya tüzel kişi olabilir. Madde bu durumda da defter ibrazı kararını engellemez.

Her iki taraf da Türk tacir ise madde doğrudan uygulanır ve ibraz kararı verilebilir.

Taraf statüsünün yabancı olması ibraz kararının verilmesine engel değildir; bu açıkça belirtilmiştir.

TTK m.83 ile HMK m.222 ayrımı arasındaki fark nedir?

TTK m.83 defter ibrazına ilişkin genel çerçeveyi ve karar yetkisini düzenler.

HMK m.222 defterlerin delil olma şartlarını, tacir olmayan tarafın durumunu ve ibrazdan kaçınmanın sonucunu düzenler.

Maddenin ibraz kararı verilmesine ilişkin yönü TTK'da, delil değerine ilişkin yönü HMK'da yer alır; uygulamada iki hüküm birlikte değerlendirilir.

Hukuki uyuşmazlıklarda ibraz: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddenin yabancı tarafa ilişkin hükmünü, yabancı tarafın defter ibrazından muaf olduğu biçiminde yorumlamak; madde açıkça yabancı taraf için de ibraz kararı verilebileceğini söyler.
  • Resen karar yetkisini taraf talebi olmadan karar verilemeyecek biçiminde okumak; madde mahkemeye iki yolu birlikte tanır.
  • Defter ibraz kararını ticari olmayan uyuşmazlıklarda da verilebilir saymak; maddenin uygulanma alanı ticari uyuşmazlıklarla sınırlıdır.
  • HMK m.222/5'in her ticari davada otomatik uygulanacağını varsaymak; bu hüküm yalnızca taraf delil listesini yalnızca karşı tarafın defterlerine dayandırdığında devreye girer.
  • Talebin hukuki yararını ve vakıa ile bağını göstermeden defter ibrazı istemek; bu talep reddedilebilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Defter ibrazı talebinin kabulü için, talep eden tarafın ibraz istediği defterlere ihtilaflı vakıayı aydınlatmak amacıyla dayandığını açıkça göstermesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/339 E., 2024/77 K., 07.02.2024)
  • Taraf, yalnızca karşı tarafın defterlerine dayandığını beyan etmişse ve diğer delillerden vazgeçmişse HMK m.222/5 uygulanabilir; diğer delillere de dayanılıyorsa bu hüküm değil genel delil hükümleri uygulanır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/1102 E., 2025/180 K., 19.02.2025)
  • Defter kayıtlarının ibraz edilmesi halinde kayıtların bütünlüğü esas alınır; kayıtların bir kısmını almak, karşı tarafın aleyhine olan kayıtları yok saymak anlamına gelmez. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/2309 E., 2024/2414 K., 04.12.2024)
  • Sadece ticari defterlere dayanarak karar verilmesi, ispat yükünün taşıyan tarafın kendi delillerini sunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/1485 E., 2024/1554 K., 10.10.2024)
  • Defter ibrazı kararının verilmesi ile defter kayıtlarına itibar edilmesi ayrı değerlendirmeler olup, ibrazın yapılmaması halinde mahkemenin hangi sonuca varacağı ayrıca tartışılır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/122 E., 2024/538 K., 02.05.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Defter ibrazını isteyen taraf, ihtilaflı vakıayı aydınlatmak için defterlere ihtiyacı olduğunu ve hangi kayıtların gerektiğini ortaya koymakla yükümlüdür.
  • Karşı taraf, istenen defterlerin tutulmadığını, kanuni şartlara uygun tutulmadığını ya da ibraz edilemeyeceğini kendi beyan ve delilleriyle ispatlar.
  • Defterlerin ibrazından kaçınma, HMK m.222/5 kapsamında değerlendirildiğinde, ibraz talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılmasına yol açabilir; bu durumda ibrazdan kaçınan tarafın haklı bir sebebini kanıtlaması gerekir.
  • Dava dosyası ile birlikte taraflar hem defterleri hem diğer delilleri sunabilir; mahkeme ibraz kararının içeriğini ve sonucunu bunlarla birlikte değerlendirir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.82: Ticari defterlerin tutulma ve kanuni şartlarını düzenler; ibraz edilecek defterin nitelik ve kapsamının belirlenmesinde dayanak oluşturur.
  • 6102 sayılı Kanun m.84: Defter ibraz edildikten sonra uyuşmazlıkla ilgili kısımların tarafların katılımıyla incelenmesini ve gerekirse suret alınmasını düzenler; m.83'ün uygulanma biçimini tamamlar.
  • 6102 sayılı Kanun m.86: Defter kayıtlarının delil değerine ilişkin koşulları düzenler; m.83 ile birlikte defterlerin ispat aracı olarak kullanılmasını belirler.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.222: Ticari defterlerin ibrazı, delil olma şartları ve ibrazdan kaçınmanın sonucunu düzenler; m.83/2 bu HMK hükümlerinin ticari işlerde uygulanacağını belirtir.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.219: Belgelerin ibrazı zorunluluğuna ilişkin genel hükümleri içerir; m.83/2'de ticari işlerde uygulanacağı belirtilen hükümler bunlardır.

TTK m.84 — Uyuşmazlıklarda suret alınması

Madde, bir hukuki uyuşmazlıkta ticari defterlerin ibraz edilmesi hâlinde bunların nasıl incelenip gerekirse suretlerinin nasıl alınacağını düzenler. Ticari defterlerin ibraz edilmesi, tarafların katılımıyla inceleme ve suret alınması konularını kapsar; uygulama tacirler ve ticari defter tutma yükümlülüğü olan kişiler bakımından bir hukuki uyuşmazlıkta ortaya çıkar. Defterlerin delil değeri ve aleyhe delil olma koşulları düzenlemez (HMK m.222 ile ilgili hükümler). Defterlerin tümünün teslimi ve ibrazı düzenlemez (m.85). Defterlerin tutulma ve saklama yükümlülüğü düzenlemez (m.82 ve devamı). Defterlerin ziyaı hâlinde belge verilmesi çekişmesiz yargı işi olarak düzenlemez (m.82/7 ile ilgili hükümler).

Uyuşmazlıklarda suret alınması: hangi kavramlar bilinmeli?

Ticari defter
Tacirin ticari işlerini ve malvarlığını kayıt altına almak için tuttuğu defterlerdir. Madde, defterin bütününü değil uyuşmazlıkla ilgili kısımlarını inceleme konusu yapar.
İlgili kısımlar
Uyuşmazlık konusu olayla bağlantılı olan defter yaprakları ve kayıtlardır. İnceleme yalnız bu kısımlarla sınırlıdır.
Tarafların katılımı
İncelemenin, uyuşmazlığın tarafları huzurunda ya da onların katılımıyla yapılmasıdır. Taraflardan birinin yokluğunda gizli inceleme yapılamaz.
Suret
Defterin ilgili yapraklarının kopyasıdır. Gerekli görülürse mahkeme tarafından alınır; her incelemede zorunlu değildir.

Uyuşmazlıklarda suret alınması: hangi şartlar aranır?

  • Bir hukuki uyuşmazlık bulunmalıdır.
  • Ticari defterlerin mahkemeye ibraz edilmiş olması gerekir.
  • Defterlerin uyuşmazlıkla ilgili kısımları belirlenmelidir.
  • İnceleme tarafların katılımıyla yapılmalıdır.
  • Suret alınması için mahkemenin gerekli görmesi aranır; gerekli görülmeden suret alınmaz.

Uyuşmazlıklarda suret alınması: hangi sonuçları doğurur?

  • Defterler ibraz edilmiş ise uyuşmazlıkla ilgili kısımları tarafların katılımıyla incelenir.
  • Mahkeme gerekli görürse defterin ilgili yapraklarından suret alır.
  • Madde metnindeki mülga son cümleye göre kanun koyucu bir zamanlar ek düzenleme yapmıştır; 26/6/2012 tarihli 6335 sayılı Kanun'un 43. maddesiyle bu son cümle mülga edilmiştir ve madde metninde yer almaz.
  • Defterler ibraz edilmemişse bu madde uygulanmaz.

Tüm defterlerin incelenmesi ile ilgili kısımların incelenmesi arasındaki fark nedir?

Madde 84 uyarınca defterlerin uyuşmazlıkla ilgili kısımları tarafların katılımıyla incelenir; bu, defterin tümünün teslimi anlamına gelmez.

Defterlerin tümünün teslimi ise TTK m.85 kapsamında, malvarlığı hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda söz konusu olabilen ayrı bir incelemedir.

Madde 84 yalnız ilgili yaprakların incelenmesini ve gerekirse suretinin alınmasını düzenler; tam teslim talebi ayrı koşullara bağlıdır.

Defterin incelenmesi ile suret alınması arasındaki fark nedir?

İnceleme, tarafların katılımıyla yapılan bir bakma işlemidir ve defterin ilgili yapraklarıyla sınırlıdır.

Suret alınması ise inceleme sonucunda mahkemenin gerekli gördüğü hâlde başvurduğu ek bir işlemdir.

Suret alınması kendiliğinden her incelemede yapılmaz; mahkemenin gerekli görmesine bağlıdır.

Uyuşmazlıklarda suret alınması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde 84'ü defterin tümünün teslimi olarak yorumlamak; bu yorum madde 85'in alanıdır.
  • Mülga son cümleyi yürürlükte sanmak ve buna dayanarak suret alınmasını kendiliğinden zorunlu saymak.
  • Her incelemede suret alınacağını varsaymak; suret alınması mahkemenin gerekli görmesine bağlıdır.
  • Taraflardan birinin katılımı olmadan defter incelemesi yapmak; bu, madde metnindeki tarafların katılımı şartına aykırıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Defterlerin tümünün mahkemeye teslimi yerine, yalnız ilgili kısımların onaylı örneklerinin ibrazının yeterli sayılması gerektiği yönünde görüş ileri sürülmektedir. (İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/989 E., 2026/87 K., 23.01.2026)
  • Elektronik ortamda tutulan defterlerin, ilgili kısmının çıktısı alınarak incelemeye elverişli biçimde ibrazı uygulamada kabul edilmektedir. (İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/989 E., 2026/87 K., 23.01.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • Defterleri ibraz eden taraf, defterin uyuşmazlıkla ilgili kısmını belirtmekle yükümlüdür; ispat yükü bu bakımdan defteri sunan tarafa yüklenir.
  • Defterin ilgili kısımları ile tarafların katılımıyla yapılan incelemenin tutanağa geçirilmesi gerekir; tutanak bu bakımdan delil niteliği taşır.
  • Karşı taraf, defterdeki kayıtların kendi aleyhine kullanılmaması için kayıtların eksik ya da uyumsuz olduğunu ileri sürebilir; bu savunmayı kendisi ispatlar.
  • Suret alınması talebinde mahkemenin gerekli görmesi aranır; gerekçesiz suret talebinin reddi hâlinde talep eden taraf bu durumu ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.83: Ticari defterlerin tutulmasına ilişkin genel hükümleri içerir; gerekçe bakımından bu maddeye atıf yapılmaktadır.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.85: Defterlerin tümünün teslimi ve tam incelenmesini malvarlığı hukuku uyuşmazlıkları bakımından düzenler; madde 84 ile farkı sınırdır.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.82: Ticari defterlerin tutulması ve saklanmasına ilişkin yükümlülükleri düzenler; defterin incelenebilir olmasının ön koşuludur.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.219: Elektronik ortamda tutulan defterlerin mahkemeye ibrazına ve incelemeye elverişli hâle getirilmesine ilişkin usul kurallarını içerir.

TTK m.85 — Defterlerin tümüyle incelenmesi

Bu madde, ticari defterlerin tümüyle teslimini ve bütün içeriklerinin incelenmesine mahkemece karar verilebilmesinin koşullarını düzenler. Düzenleme malvarlığı hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar ile özellikle miras, mal ortaklığı ve şirket tasfiyesine ilişkin uyuşmazlıklar bakımından yargısal bir inceleme imkânı tanır. Maddede ortakların şirket defterlerini inceleme yetkisi, anonim ve limited şirketlerde denetçi ve pay sahibi hakları düzenlenmez (TTK 401, 437, 614 ve BK 631 ilgili hükümlerdedir). Defterlerin açılış-kapanış onayı, tutulma usulü ve saklama yükümlülükleri (TTK 64-65, 82) bu maddede yer almaz. Ticari defterlerin ibrazına ilişkin genel usul kuralları ile tebligat ve süreler de bu maddenin kapsamında değildir.

Defterlerin tümüyle incelenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Defterlerin tümüyle incelenmesi
Defterin bütün içeriğinin incelemeye açılmasıdır. Sınırlı ibrazdan farklı olarak, yalnızca uyuşmazlığa ilişkin bölümle sınırlı kalmaz.
Malvarlığı hukuku uyuşmazlığı
Mal varlığının değeri, yükümlülükleri veya bunların paylaşımına ilişkin uyuşmazlıktır. Madde bu niteliği taşıyan uyuşmazlıkları genel ölçüt olarak koyar; miras, mal ortaklığı ve şirket tasfiyesi ise örnek olarak sayılmıştır.

Defterlerin tümüyle incelenmesi: hangi şartlar aranır?

  • Uyuşmazlığın malvarlığı hukukuna ilişkin olması gerekir.
  • Uyuşmazlığın miras, mal ortaklığı veya şirket tasfiyesi gibi malvarlığı hukukunun özel alanlarından biri olması, ya da malvarlığı hukukuna ilişkin başka bir uyuşmazlık olması gerekir; ikinci durumda incelemenin güçlü ve haklı bir çıkara dayanması aranır.
  • Defterlerin ilgili uyuşmazlık bakımından incelenmesi gerekli olmalıdır; defterlerin tümünün teslimi, uyuşmazlığın çözümü için zorunlu olduğu ölçüde talep edilebilir.
  • Talebi karara bağlayan mahkeme olmalıdır; madde tek başına tarafa kendiliğinden teslim hakkı vermez, mahkemenin takdirine bırakır ("karar verebilir").

Defterlerin tümüyle incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Malvarlığı hukukuna ilişkin uyuşmazlıkta mahkeme ticari defterlerin teslimine ve bütün içeriklerinin incelenmesine karar verebilir.
  • Uyuşmazlık malvarlığı hukukuna ilişkin değilse bu madde uyarınca tam teslim kararı verilemez; defter incelemesi için başka hükümler aranır.
  • Mahkeme teslim talebini takdir yetkisiyle değerlendirir; talebin kabulü zorunlu değildir.
  • Teslim kararı verilirse defterlerin tümü incelemeye açılır; karar verilmezse sınırlı ibraz ya da genel usul kuralları geçerli kalır.
  • Madde yalnızca mahkemeye tanınmış bir yetki olduğundan, tarafların bu yönde sözleşme ile kendi aralarında bir düzenleme yapması maddenin konusu değildir.

Defterlerin tümüyle incelenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tam teslimi her ticari uyuşmazlıkta istenebilir saymak; madde yalnızca malvarlığı hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarla sınırlıdır.
  • Sınırlı ibraz ile tam teslimi birbirine karıştırmak; ilgili kısmın onaylı örneği ile defterlerin tümünün teslimi farklı usul ve kapsam taşır.
  • Anonim şirket pay sahibinin genel defter inceleme hakkı olduğunu varsaymak; kural olarak bu hak yoktur ve denetçi kanalı kullanılır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kooperatif ve ortaklık ilişkilerinden doğan hesap uyuşmazlıklarında mahkemelerin defter incelemesini TTK 83, 84 ve 85 birlikte değerlendirerek yaptığı görülmektedir. (İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/989 E., 2026/87 K., 23.01.2026; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/751 E., 2025/5 K., 09.01.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Teslim talebinde bulunan taraf, uyuşmazlığın malvarlığı hukukuna ilişkin olduğunu ve miras, mal ortaklığı veya şirket tasfiyesi gibi bir alana girdiğini ispatla yükümlüdür.
  • Sayılmayan bir malvarlığı uyuşmazlığında talep eden taraf, defterlerin incelenmesinde güçlü ve haklı bir çıkarın bulunduğunu somut olarak ortaya koymalıdır.
  • Defterlerin ilgili olduğu iddiası, ticari defter kayıtları ve bunlara dayanan belgelerle desteklenir; defter kayıtlarının kendisi tacir lehine delil olarak kullanılamaz ise de, defter teslimi talep edilirken defterlerin varlığı ve içeriği hakkında bilgi verilmelidir.
  • Karşı taraf, defterlerin gizli kalması gereken işletme bilgilerini içerdiğini ve teslimin orantısız olduğunu savunabilir; bu savunmayı ileri süren taraf ilgili kısmın sınırlı incelemesinin yeterli olduğunu ortaya koymalıdır.
  • Defterlerin elektronik ortamda tutulması halinde talep edilen kısmın çıktısı alınarak incelemeye elverişli şekilde ibraz edilmesi gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.84: Ticari defterlerin mahkemede sınırlı incelemesi ve ilgili yaprakların suretinin alınması usulünü düzenler; madde 85 ile tam teslim arasındaki ayrımın karşılığıdır.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.219: Ticari defterlerin ibrazı ve elektronik ortamdaki defterlerin çıktısıyla ibrazı usulünü düzenler; madde 85 kapsamındaki teslimin usul tamamlayıcısıdır.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.401: Anonim şirkette denetçinin defter ve belgeleri inceleme yetkisini düzenler; pay sahibinin genel inceleme hakkının yerine geçen bir kanal olarak ele alınır.

TTK m.86 — Görüntü ve veri taşıyıcılara aktarılmış belgelerin ibrazı

Bu madde, saklanması zorunlu belgelerin yalnızca görüntü veya başka bir veri taşıyıcısı aracılığıyla ibraz edilebildiği hallerde, ibraz yükümlüsünün okunabilirliği sağlama yükümlülüğünü düzenler. Yükümlülük, yardımcı araçların kullanıma hazır bulundurulmasını ve icap halinde okunabilir kopyaların bastırılıp sunulmasını kapsar; her iki külfet de ibraz edene aittir. Madde, tacirin defter ve belgelerini saklama süresini, saklama yerini ve zayi halini düzenlemez (TTK m.82). Ticari defterlerin tutulma yükümlülüğü ile defterlerin mahkemede ibrazı ve incelenmesi de bu maddenin konusu değildir (TTK m.83-85; HMK m.219 ve devamı). Maddenin kişisel veri ya da elektronik imza hükümleriyle ilgisi de yoktur.

Görüntü ve veri taşıyıcılara aktarılmış belgelerin ibrazı: hangi kavramlar bilinmeli?

Saklanması zorunlu belgeler
Kanunun saklama yükümlülüğü getirdiği, tacirin defter ve kâğıtları ile bunlara ilişkin belgelerdir. Maddenin uygulanabilmesi için belgenin bu niteliği taşıması gerekir; kendiliğinden saklama zorunluluğu olmayan belgeler kapsam dışındadır.
Görüntü veya veri taşıyıcısı
Belgenin kâğıt yerine mikrofilm, disk, CD gibi araçlarda ya da elektronik ortamda tutulmasını ifade eder. Bu biçimde saklanan belgenin asıl olarak ibrazı, ancak bu taşıyıcılar aracılığıyla mümkündür.
Yardımcı araçlar
Belgenin okunabilmesi için gerekli olan okuyucu, cihaz ve donanım gibi araçlardır. Bunları kullanıma hazır bulundurma yükümlülüğü ibraz edene aittir ve giderler de ibraz edene aittir.
Okunabilen kopya (bastırılmış örnek)
Görüntü veya veri taşıyıcıdan kâğıda basılarak elde edilen, yardımcı araç gerektirmeden okunabilen belgedir. Yalnızca icap ettiği takdirde talep edilir; her durumda zorunlu değildir.

Görüntü ve veri taşıyıcılara aktarılmış belgelerin ibrazı: hangi şartlar aranır?

  • Belgenin saklanmasının kanunen zorunlu olması gerekir.
  • Belgenin yalnızca görüntü veya başka bir veri taşıyıcısı aracılığıyla ibraz edilebilir olması gerekir; kâğıt aslının ibrazı mümkün ise madde uygulanmaz.
  • Ibraz edenin, belgenin okunabilmesi için gerekli yardımcı araçları kullanıma hazır bulundurması gerekir.
  • Yardımcı araçların giderlerinin ibraz edene ait olması gerekir.
  • İcap ettiği takdirde, ibraz edenin yardımcı araç gerektirmeden okunabilen kopyaları bastırarak sunabilmesi gerekir.
  • Bastırılmış kopyaların giderlerinin de ibraz edene ait olması gerekir.

Görüntü ve veri taşıyıcılara aktarılmış belgelerin ibrazı: hangi sonuçları doğurur?

  • Belgeyi görüntü veya veri taşıyıcısı ile saklayan kişi, okunabilmesi için gerekli yardımcı araçları kullanıma hazır bulundurmadıkça ibraz yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılmaz.
  • Yardımcı araçların ve bastırılmış kopyanın giderleri ibraz edene aittir; karşı taraf veya mahkeme bu giderleri üstlenmez.
  • Belgenin kopyası talep edildiğinde ve icap ettiğinde, yardımcı araç gerektirmeyen okunabilir kopya sunulmalıdır.
  • Yükümlülük yerine getirilmezse belgenin ibrazı gerçekleşmemiş olur ve HMK'daki ibraz zorunluluğuna aykırılığın sonuçları gündeme gelir.
  • Madde, tarafların ibraz zorunluluğunu kendiliğinden genişletmez; yalnızca ibraz biçimini ve okunabilirlik külfetini belirler.

Yardımcı araç hazır bulundurma ile okunabilir kopya sunma arasındaki fark nedir?

Yardımcı araçları kullanıma hazır bulundurma yükümlülüğü her zaman doğar; belgenin okunabilmesi için gerekli olan araçların bulunması şarttır.

Okunabilir kopya sunma yükümlülüğü yalnızca icap ettiği takdirde ortaya çıkar; her olayda zorunlu değildir.

Yardımcı araç yükümlülüğü sürekli, kopya yükümlülüğü ise koşula bağlıdır. Mahkeme kopya talep etmediği sürece ibraz eden yalnızca araçları hazır tutmakla yükümlüdür.

Görüntü/veri taşıyıcısında saklanan belge ile kâğıt aslı saklanan belge arasındaki fark nedir?

Belge yalnızca görüntü veya veri taşıyıcısı aracılığıyla ibraz edilebiliyorsa madde uygulanır.

Kâğıt aslı muhafaza edilen ve doğrudan ibraz edilebilen belgede madde uygulanmaz.

Yardımcı araç ve kopya yükümlülüğü yalnızca birinci grupta doğar; ikinci grupta ibraz genel hükümlere göre yapılır.

Madde kapsamında ibraz ile mahkeme önünde ibraz (HMK m.219) arasındaki fark nedir?

Maddedeki ibraz geniş anlamdadır ve mahkeme dışında da (miras paylaşımı, tasfiye, ortaklıktan ayrılma gibi) söz konusu olabilir.

HMK m.219 ise yargılama sırasında tarafların mahkemeye ibraz yükümlülüğünü düzenler.

Madde, yargılama dışındaki ibraz hallerinde de uygulanabilir; ancak usul yükümlülüğü ve yaptırımı HMK hükümlerine tabidir.

Görüntü ve veri taşıyıcılara aktarılmış belgelerin ibrazı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddeyi, saklama süresi ya da saklama yeri hükmü gibi okumak; madde yalnızca okunabilirlik külfetini düzenler.
  • Kopya sunma yükümlülüğünü her olayda zorunlu saymak; yükümlülük yalnızca icap ettiğinde doğar.
  • Yardımcı araçların giderlerini karşı tarafa ya da mahkeme bütçesine yüklemek; giderler ibraz edene aittir.
  • Görüntü veya veri taşıyıcıda olmayan, kâğıt aslı ile ibrazı mümkün belgeler için maddeyi uygulamak.
  • Madde 86'yı yalnızca yargılamadaki ibrazla sınırlamak; madde mahkeme dışındaki ibraz hallerinde de uygulanabilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tacirin sanal ofis adresinde ya da defter muhafazasına elverişli olmayan bir yerde defter tutmasının, saklama yükümlülüğünün yerine getirilmediği yönünde değerlendirildiği görülmektedir. (Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/864 E., 2026/140 K., 17.02.2026)
  • Tacirin saklama yerini Türkiye içinde serbestçe seçebildiği, ancak seçilen yerin belgelerin fiziksel muhafazası ve ibrazı için elverişli olması gerektiği kabul edilmektedir. (Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/864 E., 2026/140 K., 17.02.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • Belgeyi ibraz etmesi gereken kişi, belgenin görüntü veya veri taşıyıcısında saklandığını ve yardımcı araç ya da okunabilir kopya için gerekli çabayı gösterdiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Yardımcı araçların kullanıma hazır bulundurulduğu, kanıtlanması gereken bir durumdur; ibraz eden bu hususu tutanak, teknik belge ya da tanıkla ispat edebilir.
  • Karşı taraf, belgenin okunamadığını ya da yardımcı araçların bulundurulmadığını ileri sürüyorsa bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür; mahkeme gerekirse bilirkişi incelemesine başvurabilir.
  • Belgenin ibraz edilmemesi ya da okunamaz halde sunulması durumunda, ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmediği ibraz edenin aleyhine değerlendirilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.82: Tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgeleri ve saklama biçimini düzenler; maddenin 'saklanması zorunlu belgeler' ifadesi bu hükme dayanır.
  • 6102 sayılı Kanun m.83: Ticari defter tutma ve saklama yükümlülüğünü düzenler; görüntü veya veri taşıyıcıda tutulan defter bakımından madde 86 ile birlikte okunur.
  • 6102 sayılı Kanun m.84: Ticari defterlerin uyuşmazlıkla ilgili kısımlarının incelenmesini düzenler; ibraz edilen defterin okunabilirliği bu incelemenin önkoşuludur.
  • 6102 sayılı Kanun m.65: Elektronik ortamda tutulan defterler ve kayıtların saklanmasına ilişkin usul hükümlerini içerir; madde 86 ile birlikte uygulanır.
  • 6100 sayılı Kanun m.219: Tarafların delil olarak dayandıkları belgeleri mahkemeye ibraz zorunluluğunu ve elektronik belgelerin ibraz biçimini düzenler; madde 86'daki ibraz biçimini tamamlar.

TTK m.87 — Ticarete yeni başlayanlar için uygulama

Madde, ticaret siciline tescil ettirmekle yükümlü olan işletme sahipleri bakımından TTK'nın ticari defterlere ilişkin Kısım hükümlerinin ne zamandan itibaren geçerli olacağını belirler; bu an, tescil yükümlülüğünün doğduğu andır. Madde, tescil yükümlülüğünün kimlere ve hangi koşulla doğduğunu, tescilin şeklini ve ticari defter tutma yükümlülüğünün içeriğini düzenlemez. Tacir sıfatının kazanılması (m.12, m.14) ile tescilin kendisi ve ticaret siciline kayıt usulü ayrıca düzenlenmiştir. Ticari defterlerin tutulma biçimi ve saklanması (m.64 vd.) ile tescil öncesi işlemlerden doğan sorumluluk ve tescil yükümlülüğüne aykırılığın hukuki sonuçları da bu maddenin kapsamı dışındadır.

Ticarete yeni başlayanlar için uygulama: hangi kavramlar bilinmeli?

Ticaret siciline tescil yükümlülüğü
Kanunun belirlediği bir işletme sahibinin işletmesini ticaret siciline kaydettirmek zorunda olması durumudur. Madde, bu yükümlülüğün doğup doğmadığını değil, doğduğu anı bağlayıcı kılar.
Yükümlülüğün doğduğu an
Tescil yükümlülüğünün işletme sahibi için başladığı andır. Maddenin gerekçesine göre bu an somut olaya göre belirlenir; metin sabit bir takvim tarihi koymaz.
Kısım hükümleri
Maddenin atıf yaptığı, ticari defterleri düzenleyen Kanun Kısmı'dır. Madde bu hükümlerin zaman bakımından uygulanma başlangıcını belirler.

Ticarete yeni başlayanlar için uygulama: hangi şartlar aranır?

  • İşletme sahibinin 6102 sayılı Kanun uyarınca işletmesini ticaret siciline tescil ettirmekle yükümlü olması gerekir.
  • Tescil yükümlülüğünün doğduğu an belirlenmelidir; madde bu anı somut olaya göre tespit edilmesi gereken bir olgu olarak bırakır.
  • Kısım hükümlerinin uygulanması, tescil yükümlülüğünün doğduğu andan itibaren başlar; bu andan önceki döneme ilişkin olarak bu hükümler uygulanmaz.

Ticarete yeni başlayanlar için uygulama: hangi sonuçları doğurur?

  • Tescil yükümlülüğü doğduğu andan itibaren, işletme sahibi bu Kısım hükümlerine tabi olur.
  • Tescil yükümlülüğü doğmamış bir işletme sahibi bakımından bu Kısım hükümleri, yükümlülük doğana kadar geçerli değildir.
  • Madde, tescil yükümlülüğü doğmadan önceki dönemde yapılan işlemler için ayrıca bir hüküm koymaz; bu dönemin hukuki değerlendirmesi genel hükümlere göre yapılır.

Tescil yükümlülüğü doğmuş işletme ile doğmamış işletme arasındaki fark nedir?

Tescil yükümlülüğü doğmuş olan işletme sahibi için Kısım hükümleri, yükümlülüğün doğduğu andan itibaren geçerlidir.

Henüz tescil yükümlülüğü doğmamış işletme sahibi için bu Kısım hükümleri, o ana kadar uygulanmaz.

Ticari defter tutma yükümlülüğünün başlangıcı, tescil yükümlülüğünün doğduğu ana bağlanır; bu andan önceki dönem için defter yükümü doğmaz.

Ticarete yeni başlayanlar için uygulama: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tescil yükümlülüğünün doğduğu anı, işletmenin fiilen faaliyete başladığı tarihle karıştırmak; madde tescil yükümlülüğünün doğum anını esas alır.
  • Maddeyi tüm işletmeler için tek bir sabit tarih vererek uygulamak; an somut olaya göre belirlenir.
  • Maddeyi tescil yükümlülüğü bulunmayan işletme sahiplerine de uygulamak; madde yalnız tescil yükümlülüğü olanları kapsar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tescil yükümlülüğünün doğduğu anın somut olaya göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2023/938 E., 2023/1974 K., 07.12.2023; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/46 E., 2022/814 K., 11.11.2022)
  • Zayi belgesi verilmesi davalarında, TTK m.87 yedinci fıkra uyarınca hasımsız açılan davalar bakımından bu maddenin atıf yapıldığı görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/4439 E., 2024/6099 K., 05.09.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2024/2895 E., 2024/3798 K., 13.05.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2023/6794 E., 2023/7614 K., 25.12.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2023/3547 E., 2023/3841 K., 19.06.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Tescil yükümlülüğünün doğduğu anı ileri süren taraf, bu anı ispatlamakla yükümlüdür; ispat yükü davacıdadır.
  • Yükümlülüğün doğduğu an, işletmenin faaliyete geçtiği tarih, ticaret siciline başvuru veya ilan gibi belgelerle ortaya konur.
  • Karşı taraf, yükümlülüğün daha sonra doğduğunu ileri sürerek defter yükümünün başlangıcına itiraz edebilir; bu savunmayı da ilgili belgelerle ispatlamalıdır.
  • Madde metninde açıkça bir delil türü belirtilmediğinden, delil değerlendirmesi genel usul hükümlerine göre yapılır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

TTK m.88 — Kamu gözetimi, muhasebe ve denetim standartları kurumunun yetkisi

TTK m.88, 64 ila 88. maddeler kapsamındaki gerçek ve tüzel kişilerin münferit ve konsolide finansal tablolarını hazırlarken uyacakları standart kaynaklarını düzenler: Türkiye Muhasebe Standartları ile kavramsal çerçeve ve yorumlar (1. fıkra), standartların belirlenme usulü ve uluslararası uyum (2. fıkra), özel ve istisnai standart yetkisi (3. fıkra), kurum ve kurulların ayrıntıya ilişkin sınırlı düzenlemeleri (4. fıkra), TMS'de hüküm bulunmadığı hallerde genel kabul gören muhasebe ilkelerine başvuru (5. fıkra) ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (6. fıkra). Madde, defter tutma usulünün ayrıntılarını, denetimi, denetçi görevlerini ve sürdürülebilirlik raporlamasının kimlere ve hangi içerikle uygulanacağını düzenlemez; bunlar için ticari defterlere (m.64 ve devamı), bağımsız denetime (m.397 ve devamı) ve ilgili yönetmelik ve tebliğlere bakılmalıdır. Ayrıca 514-528. maddelerdeki özel hükümler madde tarafından saklı tutulmuştur; bu hükümlerin uygulanması ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Kamu gözetimi, muhasebe ve denetim standartları kurumunun yetkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

Türkiye Muhasebe Standartları (TMS)
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan, finansal tabloların hazırlanmasında uyulacak standartlardır. Madde metni, uluslararası standartlara uyumlu olacak şekilde ve yalnız bu Kurum tarafından belirlenmesini öngörür.
Kavramsal çerçeve
Muhasebe ilkelerini ve finansal tabloların amacını tanımlayan, TMS ile birlikte uyulması gereken temel ilkeler bütünüdür. Birinci fıkra bu çerçeveyi, TMS'nin yanında bağımsız bir uyum kaynağı olarak sayar.
Özel ve istisnai standartlar
Değişik işletme büyüklükleri, sektörler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için Kurum tarafından konulabilen standart ve düzenlemelerdir. Üçüncü fıkraya göre bunlar TMS'nin cüz'ü sayılır, yani TMS'den bağımsız bir rejim oluşturmaz.
Ayrıntıya ilişkin sınırlı düzenleme
Kanunlarla belirli alanları düzenlemek ve denetlemek üzere kurulmuş kurum ve kurulların, kendi alanlarında geçerli standartlara ilişkin yapabildikleri düzenlemelerdir. Bu düzenlemeler TMS'ye uygun olmak şartına bağlıdır ve yalnız ayrıntıya ilişkin olabilir.
Genel kabul gören muhasebe ilkeleri
TMS'de ve ilgili alan düzenlemesinde hüküm bulunmadığında başvurulacak, milletlerarası uygulamada kabul görmüş muhasebe ilkeleridir. Yalnız bu iki kaynakta boşluk bulunan hallerde uygulanır.
Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları
Kurum tarafından belirlenen ve uluslararası standartlara uyumlu olması gereken sürdürülebilirlik raporlaması standartlarıdır. Altıncı fıkra kapsamında, Kurumun belirlediği işletme ve kuruluşlar için geçerlidir.

Kamu gözetimi, muhasebe ve denetim standartları kurumunun yetkisi: hangi şartlar aranır?

  • Tabi olan kişinin, 64 ila 88. madde kapsamında gerçek veya tüzel kişi olması ve münferit ya da konsolide finansal tablo düzenlemesi yapması gerekir.
  • Finansal tabloların, Kurum tarafından yayımlanan TMS'ye, kavramsal çerçevedeki muhasebe ilkelerine ve bunların ayrılmaz parçası yorumlara uygun hazırlanması gerekir.
  • Standart belirleme yetkisinin yalnız Kurumda bulunması ve standartların uluslararası standartlara uyumlu olarak belirlenmesi gerekir.
  • TMS'de hüküm bulunmayan hallerde, ilgili alan dikkate alınarak ayrıntıya ilişkin düzenleme aranmalı; o da yoksa genel kabul gören muhasebe ilkeleri uygulanmalıdır.
  • Kurum dışındaki kurum ve kurulların düzenleme yapabilmesi için kanunla kurulmuş ve belirli bir alanı düzenleyip denetleyen bir kurum olması ve düzenlemenin TMS'ye uygun ve yalnız ayrıntıya ilişkin olması gerekir.
  • Sürdürülebilirlik raporlaması bakımından, Kurumun belirlediği işletme ve kuruluşlar için Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarına uyulması gerekir; diğer kurumların düzenlemeleri de bu standartlara uygun olmak zorundadır.

Kamu gözetimi, muhasebe ve denetim standartları kurumunun yetkisi: hangi sonuçları doğurur?

  • Finansal tabloları düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, TMS, kavramsal çerçeve ve bunların yorumlarına uymak zorundadır.
  • Madde, 514-528. maddelerdeki özel hükümleri ve kanunun ilgili diğer hükümlerini saklı tutar; bu hükümler varsa TMS'den önce ayrıca uygulanır.
  • TMS'de hüküm yoksa ilgili alanın ayrıntıya ilişkin düzenlemesi, o da yoksa genel kabul gören muhasebe ilkeleri uygulanır.
  • Kurum dışındaki kurum ve kurulların düzenlemeleri TMS'ye aykırı olamaz; aykırı düzenleme geçerli kabul edilmez.
  • Sürdürülebilirlik raporlaması yapan, Kurumun belirlediği işletme ve kuruluşlar Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarına uymak zorundadır.
  • Özel ve istisnai standartlar TMS'nin cüz'ü sayıldığından, bunlara uyulmaması TMS'ye uyulmaması anlamına gelir.

TMS ile özel ve istisnai standartlar arasındaki fark nedir?

TMS, Kurumun uluslararası standartlara uyumlu olarak belirlediği genel standartlardır.

Özel ve istisnai standartlar, büyüklük, sektör veya kâr amacı gütmeyen kuruluşlara özgü olarak konulan düzenlemelerdir.

Özel ve istisnai standartlar TMS'nin cüz'ü sayıldığından ayrı bir muhasebe rejimi oluşturmaz; ancak uygulayıcı bunları TMS'nin parçası olarak uygular.

Kurum düzenlemesi ile diğer kurum ve kurul düzenlemesi arasındaki fark nedir?

Kurum, standart belirleme yetkisine sahiptir ve bu yetki ona münhasırdır.

Kanunla kurulmuş diğer kurum ve kurullar yalnız kendi alanlarında ayrıntıya ilişkin sınırlı düzenleme yapabilir.

Diğer kurumların düzenlemeleri TMS'ye uygun olmak zorundadır; TMS'nin yerini alamazlar.

TMS hükmü var ile TMS'de hüküm yok arasındaki fark nedir?

TMS'de hüküm bulunan hallerde doğrudan TMS ve ona bağlı ilkeler uygulanır.

TMS'de hüküm bulunmayan hallerde önce ilgili alanın ayrıntıya ilişkin düzenlemesine, o da yoksa genel kabul gören muhasebe ilkelerine başvurulur.

Başvuru sırası kesin olarak belirlenmiştir: TMS, ayrıntıya ilişkin düzenleme, genel kabul gören muhasebe ilkeleri.

Finansal tablo standartları ile sürdürülebilirlik raporlaması arasındaki fark nedir?

Finansal tablolar için TMS ve kavramsal çerçeve uygulanır (1. fıkra).

Sürdürülebilirlik raporlaması için Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları belirlenir (6. fıkra).

İki standart rejimi farklı konuları düzenler; birbirinin yerine geçmez.

Kamu gözetimi, muhasebe ve denetim standartları kurumunun yetkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kavramsal çerçevenin yalnız TMS'nin açıklayıcı metni olduğunu varsaymak; birinci fıkra çerçeveyi ayrı bir uyum kaynağı olarak sayar.
  • Özel ve istisnai standartları TMS dışında ayrı bir rejim saymak; üçüncü fıkraya göre bunlar TMS'nin cüz'üdür.
  • Diğer kanunlardaki kurum ve kurulların düzenlemelerini TMS'ye bağlı olmadan geçerli saymak; dördüncü fıkra TMS'ye uygunluk şartı koyar.
  • Genel kabul gören muhasebe ilkelerine doğrudan başvurmak; önce TMS ve ilgili alanın ayrıntıya ilişkin düzenlemesine bakılmalıdır.
  • Madde metnindeki altıncı fıkrayı, sürdürülebilirlik raporlamasının tüm işletmelere uygulanacağı biçiminde okumak; Kurumun belirlediği işletme ve kuruluşlar kapsamındadır.
  • Eski metinde yer alan ve TMS'nin yalnız IFRS'nin özdeşi olduğunu öngören gerekçe ifadelerini güncel metnin yerine koymak; güncel metin uluslararası standartlara uyumu öngörür.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Ticari defterlerin tutulmasında TMS'ye uygunluk, m.64 bakımından doğrudan bir zorunluluk olarak değil, defterlerin üçüncü kişi uzmanlarca makul sürede incelenebilecek biçimde tutulması şeklinde değerlendirilmektedir. (İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/560 E., 2023/929 K., 22.11.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Finansal tabloların TMS'ye uygun hazırlandığını iddia eden taraf, bunu ilgili tablolar ve dipnotlarla ispatlar.
  • TMS'ye aykırılık iddiası ileri süren taraf, aykırılığı bilirkişi incelemesi ve defter kayıtlarıyla ispatlamalıdır.
  • Hangi standardın uygulandığına ilişkin belgeler, yetkili Kurumun yayımladığı standart metinleri ve dipnotlardır.
  • TMS'de hüküm bulunmadığı savunmasını yapan taraf, ilgili alanın ayrıntıya ilişkin düzenlemesinin ve genel kabul gören muhasebe ilkelerinin bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.64: Ticari defterlerin tutulmasını düzenler; m.88 bu defterlerin hazırlanmasında hangi standartların uygulanacağını belirler.
  • 6102 sayılı Kanun m.514: m.88 birinci fıkrası bu maddeyi saklı tutar; özel finansal tablo hükümlerinin m.88'e öncelikli olabileceğini gösterir.
  • 6102 sayılı Kanun m.528: m.88 birinci fıkrası bu maddeyi saklı tutar; özel sektör hükümlerini içerir.
  • 6102 sayılı Kanun m.397: Finansal tabloların bağımsız denetimini düzenler; m.88'in TMS'ye uyum yükümlülüğü bu denetimin ölçütüdür.

Süreler

SüreMaddeHüküm
on yılm.82(5) Birinci fıkranın (a) ilâ (d) bentlerinde öngörülen belgeler on yıl saklanır.
otuz günm.82(7) Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün…

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

23 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2023/339 E., 2024/77 K., 07.02.2024
    İlgili madde: m.83
  2. 11. Hukuk Dairesi, 2024/4439 E., 2024/6099 K., 05.09.2024
    İlgili madde: m.87
  3. 11. Hukuk Dairesi, 2024/2895 E., 2024/3798 K., 13.05.2024
    İlgili madde: m.87
  4. 11. Hukuk Dairesi, 2023/6794 E., 2023/7614 K., 25.12.2023
    İlgili madde: m.87
  5. 4. Hukuk Dairesi, 2021/23282 E., 2023/11241 K., 24.10.2023
    İlgili madde: m.85
  6. 11. Hukuk Dairesi, 2023/3547 E., 2023/3841 K., 19.06.2023
    İlgili madde: m.87
  7. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/1767 E., 2026/432 K., 17.02.2026
    İlgili madde: m.83
  8. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/864 E., 2026/140 K., 17.02.2026
    İlgili madde: m.86
  9. İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/989 E., 2026/87 K., 23.01.2026
    İlgili madde: m.84, m.85
  10. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1750 E., 2025/1406 K., 13.11.2025
    İlgili madde: m.82
Diğer 13 karar
  1. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1048 E., 2025/1195 K., 13.06.2025
    İlgili madde: m.82
  2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/930 E., 2025/1096 K., 23.05.2025
    İlgili madde: m.82
  3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/950 E., 2025/1099 K., 23.05.2025
    İlgili madde: m.82
  4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/1102 E., 2025/180 K., 19.02.2025
    İlgili madde: m.83
  5. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/751 E., 2025/5 K., 09.01.2025
    İlgili madde: m.85
  6. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/2309 E., 2024/2414 K., 04.12.2024
    İlgili madde: m.83
  7. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1536 E., 2024/1573 K., 14.11.2024
    İlgili madde: m.82
  8. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/1485 E., 2024/1554 K., 10.10.2024
    İlgili madde: m.83
  9. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/1003 E., 2024/975 K., 12.06.2024
    İlgili madde: m.82
  10. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/122 E., 2024/538 K., 02.05.2024
    İlgili madde: m.83
  11. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2023/938 E., 2023/1974 K., 07.12.2023
    İlgili madde: m.87
  12. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/46 E., 2022/814 K., 11.11.2022
    İlgili madde: m.87
  13. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/111 E., 2022/537 K., 05.07.2022
    İlgili madde: m.85

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 02.06.2022 (m.88).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 1. Ticaret Hukuku Giriş ve Ticari İşletme bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış