HMK Madde 393İhtiyati tedbir kararının uygulanması

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

YürürlükteSon değişiklik: 22.07.2020

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Bu madde, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin usulü düzenler: tedbirin uygulanması için talep süresi, talebin yapılacağı icra dairesi veya mahkeme yazı işleri müdürü, zor kullanma ve kolluk yardımı, uygulamada düzenlenecek tutanak ve tebliğ, kanun yoluna başvurulmasının dosyaya etkisi. Maddenin kapsamı tedbir kararının verilme koşullarını ve teminatı kapsamaz. Tedbir kararına itirazı (m.394) ve kararın kaldırılmasını ya da değiştirilmesini (m.397) düzenlemez.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)İhtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar.1

(2)Tedbir kararının uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edilir. Mahkeme, kararında belirtmek suretiyle, tedbirin uygulanmasında, yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir.

(3)İhtiyati tedbir kararının uygulanması için, gerekirse zor kullanılabilir. Zor kullanmak hususunda, bütün kolluk kuvvetleri ve köylerde muhtarlar, uygulamayı gerçekleştirecek memurun yazılı başvurusu üzerine, kendisine yardım etmek ve emirlerine uymakla yükümlüdürler.

(4)İhtiyati tedbiri uygulayan memur, bir tutanak düzenler. Bu tutanakta, tedbir konusu ve bulunduğu yer gösterilir; tedbir konusu ile ilgili her türlü iddia bu tutanağa geçirilir. Tedbiri uygulayan memur, bu tutanağın bir örneğini tedbir sırasında hazır bulunmayan taraflara ve duruma göre üçüncü kişiye tebliğ eder.

(5)İhtiyati tedbir kararları hakkında kanun yoluna başvurulması hâlinde, tedbire ilişkin dosya ve delillerin sadece örnekleri ilgili mahkemeye gönderilir.

  1. 1.(1. fıkra)22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “verildiği tarihten” ibaresi “bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden” şeklinde değiştirilmiştir.
Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Bu maddede ihtiyatî tedbirin nasıl ve hangi sürede yerine getirileceği düzenlenmiş bulunmaktadır. Maddede tedbirin uygulanması ile ilgili tüm hususlar belirtilmeye çalışılmıştır. İhtiyatî tedbirin uygulanması bakımından 1086 sayılı Kanunda açık bir süre öngörülmemiştir. Oysa, ihtiyatî hacizde uygulama için bir süre kabul edilmiştir. Geçici hukukî koruma niteliğindeki ihtiyatî tedbirin çok uzun süre uygulanmadan ayakta kalması, kötüye kullanıma açık bir durum ortaya çıkarmakta ve bu hâl tedbir alma amacına da aykırı düşmektedir. Bu sebeple, maddenin birinci fıkrasında, tedbirin belirli bir süre içinde uygulanması, aksi hâlde tedbir kararının kendiliğinden kalkması kabul edilmiştir. Tedbirin gereğinin bir an önce yerine getirilmesini sağlamak için, tedbir kararını alan, asıl davasını açmış ancak süresinde uygulamamışsa bu durumda da tedbirin kalkması öngörülmüştür. Tedbirin ayakta kalması için, süresinde uygulanmasının talep edilmesi yeterli sayılmıştır. Zira, taraf üzerine düşeni yaptıktan sonra, ilgili merciin geç uygulamış olması durumunda taraf aleyhine bir sonuç doğmamalıdır. İkinci fıkrada, tedbirin nerede ve hangi organ tarafından yerine getirileceği düzenlenmiştir. Tedbirin uygulanması, mahkeme kararında belirtilmişse, yazı işleri müdürü tarafından da sağlanabilir. Bunun dışında tedbir kararının uygulanması, icra dairesinden istenecektir. Yetkili icra dairesi de, hukuken ve fiilen en kolay olacak şekilde düzenlenmiştir. Buna göre tedbirin uygulanması talep edilecek icra dairesi, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesidir. Üçüncü fıkrada, tedbiri uygulayacak organın bunu nasıl yerine getireceği belirtilmiştir. Tedbirin uygulanmasında, gerekiyorsa zor kullanılabilir ve zor kullanmak hususunda, bütün kolluk kuvvetleri ve köylerde muhtarlar, uygulamayı gerçekleştirecek memurun yazılı başvurusu üzerine, kendisine yardım etmek ve emirlerine uymakla yükümlüdürler. Bu hüküm, İcra ve İflâs Kanunundaki düzenlemeyle paralellik arz etmektedir. Dördüncü fıkrada ihtiyatî tedbirin uygulanmasının sağlıklı yürütülmesi için ihtiyatî tedbiri uygulayan memurun, bir tutanak düzenleyeceği açıkça belirtilmiştir. Bu tutanağa, tedbir konusu ve bulunduğu yer, ayrıca tedbir konusu ile ilgili her türlü iddianın geçirilmesi gerekir. Tedbiri uygulayan memurun, tutanağın bir örneğini orada hazır bulunan taraflara ve ilgili üçüncü kişiye vermesi, hazır bulunmuyorlarsa, tebliğ etmesi gerekir. Beşinci fıkrada, tedbir kararı hakkında kanun yoluna başvurulması durumunda, ihtiyatî tedbirin uygulanmasını mümkün kılmak için, tedbire ilişkin dosya ve delillerin sadece örneklerinin kanun yolu için başvurulan mahkemeye gönderileceği düzenlenmiştir. Zira, kanun yoluna başvurulması, tedbirin uygulanmasını durdurmamaktadır.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Değişiklik geçmişi(1)
  1. 22.07.20201. fıkra 22.07.2020 tarihinde 7251 sayılı Kanunla değiştirildi

Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

151 karar arasından seçildi
  1. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi · E. 2026/22 · K. 2026/132 · T. 13.02.2026
    İstinafRet
    2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 393/1. maddesi gereğince, ihtiyati tedbire ilişkin bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde takdiren toplam 1.500.000,00-TL'lik nakdi teminatın veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun mahkememize ibrazı halinde; Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada 5 parselde bulunan 1, 2, 4, 5, 6, 10 ve 11 numaralı bağımsız bölümler ve Antalya ili,
  2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi · E. 2025/739 · K. 2025/993 · T. 30.09.2025
    İstinafRet
    alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeni ile talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 393/1. maddesi gereğince, ihtiyati tedbire ilişkin bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde takdiren toplam 350.000,
  3. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi · E. 2025/382 · K. 2025/416 · T. 18.03.2025
    İstinafRet
    davacı vekilinin tedbir talebinin takdiren 100.000,00-TL teminat karşılığında kabulü ile; 6100 sayılı kanunun 393/1. maddesi gereğince bu tedbir kararının verildiği tarihten itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde şimdilik (dava konusu taşınmazın güncel rayiç değerinin keşif marifetiyle tespiti sonrasında teminat oranının talep halinde yeniden değerlendirilmesine) takdiren (davacı tarafça 03/07/2023 tarihinde yatırılan 25.000,00-TL teminatın mahsubundan sonra) 75.000,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddenin ders anlatımı

  • İhtiyati Tedbir Kararının Uygulanması
    Medeni Usul Hukuku · 9 Çekişmesiz Yargı ve Geçici Hukuki Koruma Yolları · 15:17
Ders videosunu platformda izle

Bu maddeye özel soru

Genel

Bayan (P), mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanmasını istemektedir. İhtiyati tedbir kararının uygulanma süresi ve usulü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A) Kararın uygulanması, tefhim veya tebliğden itibaren 2 hafta içinde talep edilmelidir.
  2. B) Kararın uygulanması, tefhim veya tebliğden itibaren 1 hafta içinde talep edilmek zorundadır; aksi halde tedbir kararı kendiliğinden kalkar.
  3. C) Tedbir kararı sadece kararı veren mahkemenin yazı işleri müdürü tarafından uygulanabilir.
  4. D) İhtiyati tedbirin uygulanması için hiçbir durumda zor kullanılamaz.
  5. E) Karar tefhim edildikten sonra 1 ay içinde dava açılmazsa tedbir kendiliğinden düşer.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl