TTK Madde 399I - Seçim, görevden alma ve sözleşmenin feshi

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

YürürlükteSon değişiklik: 31.01.2018

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Madde, anonim şirkette bağımsız denetçinin genel kurulca seçilmesini, topluluk denetçisinin ana şirket genel kurulunca seçilmesini, seçimin tescil ve ilanını, denetçinin görevden alınmasını ve yerine yenisinin atanmasını, mahkemece denetçi atanmasını, mahkemece belirlenen ön ödemeyi ve denetçinin sözleşmeyi feshini ve geçici denetçi seçimini düzenler.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Denetçi, şirket genel kurulunca; topluluk denetçisi, ana şirketin genel kurulunca seçilir. Denetçinin, her faaliyet dönemi ve her hâlde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi şarttır. Seçimden sonra, yönetim kurulu, gecikmeksizin denetleme görevini hangi denetçiye verdiğini ticaret siciline tescil ettirir ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile internet sitesinde ilan eder.

(2)Denetçiden denetleme görevi, sadece dördüncü fıkrada öngörüldüğü şekilde ve başka bir denetçi atanmışsa geri alınabilir.

(3)Konsolidasyona dâhil olan ana şirketin finansal tablolarını denetlemek için seçilen denetçi, başka bir denetçi seçilmediği takdirde, topluluk finansal tablolarının da denetçisi kabul edilir.

(4)Şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi;

a)Yönetim kurulunun,

b)Sermayenin yüzde onunu, halka açık şirketlerde esas veya çıkarılmış sermayenin yüzde beşini oluşturan pay sahiplerinin,

istemi üzerine, ilgilileri ve seçilmiş denetçiyi dinleyerek, seçilmiş denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de onun taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı hâlinde, başka bir denetçi atayabilir.

(5)Görevden alma ve yeni denetçi atama davası, denetçinin seçiminin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren üç hafta içinde açılır. Azlığın bu davayı açabilmesi için, denetçinin seçimine genel kurulda karşı oy vermiş, karşı oyunu tutanağa geçirtmiş ve seçimin yapıldığı genel kurul toplantısı tarihinden itibaren geriye doğru en az üç aydan beri, şirketin pay sahibi sıfatını taşıyor olması şarttır.

(6)Faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar denetçi seçilememişse, denetçi, yönetim kurulunun, her yönetim kurulu üyesinin veya herhangi bir pay sahibinin istemi üzerine, dördüncü fıkrada gösterilen mahkemece atanır. Aynı hüküm, seçilen denetçinin görevi red veya sözleşmeyi feshetmesi, görevlendirme kararının iptal olunması, butlanı veya denetçinin kanuni sebeplerle veya diğer herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi veya görevini yapmaktan engellenmesi hâllerinde de uygulanır. Mahkemenin kararı kesindir. (Ek iki cümle: 5/6/2017-KHK-691/8 md.; Aynen kabul: 31/1/2018-7069/8 md.) Kayyımlık görevi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülen şirketlerde faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar denetçi seçilememiş olması halinde denetçi, şirket yönetim kurulunun teklifi üzerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından atanır. Bakan bu yetkisini Fon Kuruluna devredebilir.

(7)Denetçinin mahkeme tarafından atanması durumunda, emsal dikkate alınarak, ücreti ile muhtemel giderler için mahkeme veznesine yatırılması gereken ön ödeme mahkemece belirlenir. Bunlara üç iş günü içinde itiraz edilebilir. Mahkeme kararı kesindir.

(8)Denetçi denetleme sözleşmesini, sadece haklı bir sebep varsa veya kendisine karşı görevden alınma davası açılmışsa feshedebilir. Görüş yazısının içeriğine ilişkin fikir ayrılıkları ile denetlemenin şirketçe sınırlandırılmış olması veya görüş yazısı vermekten kaçınma haklı sebep sayılamaz. Denetçinin sözleşmeyi feshi yazılı ve gerekçeli olmalıdır. Denetçi fesih tarihine kadar elde ettiği sonuçları genel kurula sunmakla yükümlüdür; bu sonuçlar 402 nci maddeye uygun bir rapor hâline getirilerek genel kurula verilir.

(9)Denetçi altıncı fıkra hükmüne göre fesih ihbarında bulunduğu takdirde, yönetim kurulu hemen, geçici bir denetçi seçer ve fesih ihbarını genel kurulun bilgisine, seçtiği denetçiyi de aynı kurulun onayına sunar.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Bu gerekçe kanunun ilk metnine aittir; madde o tarihten sonra 1 kez değişti. Bugünkü metni birebir açıklamayabilir.

Birinci fıkra: Denetim bir anlamda yönetimin denetlenmesi olduğu için denetçi nin seçimi genel kurula aittir ve genel kurulun bu yetkisi devredilemez niteliktedir. Nitekim 408 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde de bu kural açık bir şekilde öngörülmüştür. Böylece teorik te melde, 6762 sayılı Kanunun 347 nci maddesi ile Tasarı arasında tam bir ilkesel uyum vardır. Seçimin her faaliyet yılı için yenilenmesi ve gelecek yılın denetçisinin içinde bulunulan faaliyet yılı bitmeden belirlenmiş olması şarttır. Seçimin zamanına ilişkin hüküm emredicidir. Aykırılık halinde altıncı fıkra hükümleri uygulanır. Seçilen denetçi ile sözleşmeyi yönetim kurulu yapar. Denetçi, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile web sitesinde yayınlanır. Denetim sözleşmesinin niteliği, tartışmalı olup her ülke nin öğretisi ve mahkeme kararlarıyla belirlenmektedir. Bu sorunun kapsamına, sözleşmenin kamusal nitelik taşıyıp taşımadığı ile denetçinin bir tür şirket organı olup olmadığı alt sorunları da girer. İkinci fıkra: Bu fıkra, denetçi ile yapılan sözleşmenin kural olarak - feshedilmemesi ilkesini kabul ederek, yönetim kurulunun istemediği denetçiyi görevden uzaklaştırması olanağını ortadan kaldırmıştır. Denetçi sadece dördüncü fıkrada öngörüldüğü şekilde ve haklı sebeplerin varlığında görevden alınabilir. Bir denetçinin görevden alınması, yerine yenisinin atanmış olmasına bağlıdır; yoksa denetçi azledilip daha sonra yerine yenisi atanamaz. Mahkemenin kararı, eşzamanlı olmalıdır. Başka bir de yişle, yönetim kurulu veya genel kurul denetçi ile yapılan sözleşmeyi feshedip kendiliğinden başka bir denetçi atayamaz. Bu ilke, denetçinin bağımsızlığına kesin bir göndermedir. Şirkete sınırsız fe sih hakkı tanınmış olsaydı, denetçi, şirket tarafından fesih baskısı altında tutulabilirdi. Feshin dör düncü fıkradaki şartlara bağlanmış olması, denetçiye güvence sağlamaya ilişkin yeni ve modern şir ketler hukukunun esin verdiği bir üst hukuk kuralıdır. Söz konusu ilke, Tasarıya hâkim olan bağım sız denetimin taşıyıcı kolonlarından biridir. Üçüncü fıkra: Bu hüküm, bir varsayımı düzenlemektedir. Ana şirketin iki şapkası vardır. Birin cisi, bir anonim şirket ile bundan doğan yükümüdür. Bu şapkası sebebiyle ana şirket fınansal tablolar düzenler ve yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu hazırlar. İkincisi ise ana şirket şapkasıdır. İkinci şap ka ona, topluluk FT'lerini çıkarmak görevini verir. Birincisi için seçilen denetçi, ayrı bir topluluk de netçisi seçilmemişse ikincisini de denetler. Hükümdeki "konsolidasyona dahil olan ana şirketin" iba resi bilinçli olarak kullanılmıştır. Çünkü, özellikle ana şirketin yabancı ülkede bulunması halinde, ba zen bu ülkenin ulusal hukuku ana şirketi, hukukî türü veya başka bir sebep dolayısıyla konsolidasyo- nun dışında bırakmış olabilir. Burada, öğreti ve mahkeme kararlan tarafından açıklığa kavuşturulma sı gereken çetin sorunlar çıkmaktadır. Ana şirketin yabancı bir ülkede bulunması ve konsolidasyona dahil olması halinde, yabancı bir denetçinin vereceği solo tablolar raporu ile konsolidasyon raporu Türk hukuku bakımından ne oranda kabul edilebilecektir. Türkiye uluslararası standartları kabul etti ği için bu standartları uygulayan ülkeler açısından bir sorun çıkmaması gerekir. Ancak, uluslararası standartları uygulamayan ülkelerdeki raporları Türkiye'deki ilgili kurumların ve özellikle mahkeme lerin kabul edip etmeyecekleri tartışmaya açıktır. Türkiye'nin uluslararası standartlara dahil olduğu düzey onun bu düzeyin altındaki ülkelere farklı ölçütler uygulanması hakkını ona verebilmelidir. Dördüncü fıkra: Dördüncü fıkra denetçi güvencesi ilkesi bağlamında düzenlenmiştir. Denet çi ancak bir mahkeme kararıyla görevden alınabilir. Mahkeme de bu kararı haklı sebebin varlığı du rumunda verebilir. Başka bir deyişle denetçi, ancak haklı bir sebebin, özellikle tarafsızlığı bozan herhangi bir olgu veya davranışın varlığında, mahkemece görevden alınabilir. "Haklı sebep" Tasa rıda tammlanmamıştır. Bu terim ile önce denetçinin kişiliğinden kaynaklanan sebepler kastedilmiş tir: Meslekî yetersizlik (denetleme elemanlarının bilgilerindeki, okul sonrası uyum eğitimlerindeki noksanlık, yardımcı eleman, uzman, cihaz donanımı eksikliği), itibar kaybı vs. gibi. Denetçinin ça lışma tarzı, şirkete zaman ayıramaması, bilgi sızdırması, taraf tutması da haklı sebep sayılır. Buna karşılık, görüş ayrılıkları haklı sebep olarak, ancak somut olay destekliyorsa kabul edilebilir. Beşinci fıkra: Mahkemeye başvurmaya yetkili olanlar, sınırlı sayı ilkesine göre gösterilmiştir. Esas sözleşme ile yetkililer çevresi genişletilemez ve azlığa ilişkin yüzde yükseltilme yönünde de ğiştirilemez. Başvuruda bulunacakların ayrıca fıkranın son cümlesindeki şartları taşımaları gerekir. Altıncı fıkra: Bu fıkra, denetçinin faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar seçilmemiş olma sı, seçilmiş denetçinin görevini herhangi bir sebeple yerine getirmemesi veya getirememesi halinde mahkemece atanmasını düzenlemektedir. Bu fıkrada hükmün içerdiği varsayımların özellikleri do layısıyla ikinci fıkranın aksine eşzamanlılığa açıkça yer verilmemiştir. Ancak, olabildiğince, eşza manlılığın sağlanması ve çok kısa sürede seçimin yapılması kanunun sistemi ve ruhu gereğidir. Mahkeme kararları ile öğretinin bu yönde gelişmesi temenni olunur. Hükümdeki "görevi ifadan engellenme" ile, fizikî engelleme ve denetçinin elemanlarının isti fası, grev, lokavt ve benzeri durumlar kastedilmiştir. Davayı uzatmamak amacıyla kararın kesin olduğu açıkça belirtilmiştir. Yedinci fıkra: Hüküm, atamanın kısa sürede kesinleşmesi ve denetçinin göreve başlayabilme si amacıyla öngörülmüştür. Sekizinci fıkra: İkinci ve üçüncü fıkraya paralel olarak denetçi tarafından denetim sözleşme sinin feshi sebepleri de sınırlandırılmıştır. Denetçi iki sebeple denetleme sözleşmesini feshedebilir: (1) Haklı bir sebebin varlığında, (2) Görevden alma davası açıldığı takdirde. Görevden alınma da vası açılmışsa, denetçinin davanın sonuçlanmasını beklemek zorunluğu yoktur. Haklı sebepler ça lışma şartlarının müsait olmamasından, ücret ve giderlerin zamanında ödenmemesinden, denetçinin görevi yerine getirmesinin engellenmesinden doğabilir. Dokuzuncu fıkra: Denetçinin fesih ihbarında bulunması halinde yönetim kurulunun geçici de netçiyi hemen seçmesi gerekir; aksine hareket sorumluluk sebebi olabilir. Bu fıkra, denetimde her hangi bir boşluğa yer vermemek için konulmuştur.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Değişiklik geçmişi(2)
  1. 31.01.20186. fıkra bir cümlesi 31.01.2018 tarihinde 7069 sayılı Kanunla kanunla aynen kabul edildi
  2. 05.06.20176. fıkra bir cümlesi 05.06.2017 tarihinde KHK-691 eklendi

Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.

Atıflar(1)

Bu maddenin atıf yaptıkları

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

37 karar arasından seçildi
  1. 13. Daire · E. 2022/3154 · K. 2024/6002 · T. 26.12.2024
    Daire kararıOnama
    6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 399. maddesi uyarınca, kural olarak denetçinin seçimi yetkisinin şirket genel kuruluna ait olduğu, anılan maddenin dördüncü ve altıncı fıkralarıyla iki ayrı durumda mahkeme tarafından seçilebileceği öngörülerek bu kurala istisna tanındığı, söz konusu istisnalardan ilkinin haklı bir nedenle denetçinin mahkemece değiştirilebilmesi, ikincisinin ise özel durumların gerçekleşmesi halinde mahkemece denetçi atanması hali olduğu, anılan maddenin dördüncü fıkrasında, haklı bir nedene dayanılarak,
  2. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2021/776 · K. 2022/12 · T. 07.01.2022
    İlk dereceKabul
    Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 399 maddesi gereğince Ticari Şirkete denetçi tayinine ilişkin tespit hükmü olmadığı taktirde eda hükmü kurulması yolundadır.
  3. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2019/191 · K. 2019/264 · T. 22.03.2019
    İlk dereceKabul
    Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 399/6. maddesi gereğince Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasıdır.

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddenin ders anlatımı

  • § 48 Denetim
    Ticaret Hukuku · 8 Anonim Şirket - 2 · 25:13
Ders videosunu platformda izle

Bu maddeye özel soru

Ticaret Hukuku

Bir anonim şirketin genel kurulunda seçilen bağımsız denetçi (D), denetim faaliyetleri sırasında şirketin finansal tablolarında önemli usulsüzlükler tespit ettiğini ve bu durumun denetim raporuna olumsuz yansıyacağını yönetim kuruluna bildirmiştir. Yönetim kurulu, şirketin itibarının zedeleneceği endişesiyle olağanüstü genel kurulu toplayarak (D)’nin görevden alınması yönünde bir karar almıştır. Bu olayda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre denetçinin görevden alınması süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A) Denetçiyi seçen organ olan genel kurul, kanunda öngörülen ağırlaştırılmış nisaplarla alacağı bir kararla denetçiyi her zaman görevden alabilir.
  2. B) Yönetim kurulu, denetçinin tarafsızlığına dair ciddi şüphelerin varlığı halinde, mahkeme kararına gerek olmaksızın denetim sözleşmesini feshedip genel kurulun onayına sunmak üzere geçici bir denetçi atayabilir.
  3. C) Denetçinin görevden alınma davası, yalnızca denetçinin seçimine genel kurulda muhalif kalmış ve bu muhalefetini tutanağa geçirmiş azlık pay sahipleri tarafından, seçimin ilanından itibaren üç hafta içinde açılabilir.
  4. D) Denetim raporunun içeriğine ilişkin yönetim kurulu ile yaşanan fikir ayrılıkları, TTK uyarınca denetçinin tarafsızlığını zedeleyen bir 'haklı sebep' teşkil ettiğinden, genel kurulun görevden alma kararı hukuka uygundur.
  5. E) Yönetim kurulunun veya kanunda belirtilen orandaki pay sahiplerinin talebi üzerine, denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin varlığı hâlinde, asliye ticaret mahkemesi kararıyla yeni bir denetçi atanabilir ve ancak bu durumda mevcut denetçinin görevi sona erer.

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl