Avukatın hak ve ödevleri

Avukatların birlikte veya avukatlık ortaklığı şeklinde çalışmaları

Avukatlık Kanunu m.44–54Avukatlık HukukuSon değişiklik: 11.07.2020 (m.49)

Kısaca

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 44. maddesi, avukatların mesleki çalışmalarını aynı büroda birlikte (A bendi) veya avukatlık ortaklığı biçiminde (B bendi) yürütmelerini düzenler. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 45. maddesi, avukatların ve avukatlık ortaklıklarının bürolarında çalıştırabilecekleri kişileri ve bu kişilerle kurulabilecek ilişkileri düzenler.

Kapsam

Bu konu, Avukatlık Kanunu m.44–54 hükümlerini kapsar.

Avukatlık Kanunu m.44 — Avukatların birlikte veya avukatlık ortaklığı şeklinde çalışmaları

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 44. maddesi, avukatların mesleki çalışmalarını aynı büroda birlikte (A bendi) veya avukatlık ortaklığı biçiminde (B bendi) yürütmelerini düzenler. A bendinde birlikte çalışmanın tanımı, tüzel kişiliğinin bulunmaması, "Avukatlık Bürosu" ibaresinin zorunluluğu ve iç ilişkilerin yazılı bildirimi yer alır. B bendinde avukatlık ortaklığının tüzel kişilik kazanması, adı, ortakların pay ve sorumluluğu, defter tutma yükümlülüğü, yabancı avukatlık ortaklıklarının faaliyet sınırı, uyuşmazlık çözümü ve tip ana sözleşmenin yönetmelikle düzenlenmesi konularına değinir. Madde, barolara kayıt, levha, büro sayısı, reklam yasağı ve ücret gibi konularda düzenleme yapmaz; bunlar Avukatlık Kanunu'nun ilgili maddelerinde yer alır (ör. büro kurma ve adres bildirimi 43. maddede, reklam yasağı 55. maddede, ücret 164. maddede). Ortaklık pay devrine ve tasfiyeye ilişkin ayrıntılar yönetmelikte, ortaklığın uyuşmazlıklarının hakem kurulunda çözümü ise 167. maddede düzenlenmiştir. Maddenin yorumu bakımından, avukatların bireysel hak ve borçlarını doğrudan belirleyen ayrı bir hüküm bulunmaz."

Avukatların birlikte veya avukatlık ortaklığı şeklinde çalışmaları: hangi kavramlar bilinmeli?

Aynı büroda birlikte çalışma
Aynı ilde kurulu barolardan birine kayıtlı birden çok avukatın mesleki çalışmalarını tek bir büroda yürütmesidir. Tüzel kişiliği yoktur ve yapılan iş ticari sayılmaz.
Avukatlık ortaklığı
Aynı ilde kurulu barolardan birine kayıtlı birden çok avukatın, Kanuna göre mesleklerini yürütmek için oluşturduğu tüzel kişiliktir. Çalışması meslek çalışması olup ticari sayılmaz ve vergilendirmede şahıs şirketlerine ilişkin hükümler uygulanır.
Tip ana sözleşme
Avukatlık ortaklığının kuruluşunda uyulacak esas, şekil ve şartları içeren, Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanıp Adalet Bakanlığınca onaylanan ve Resmî Gazete'de ilan edilen yönetmelikte yer alan düzenlemedir. Ana sözleşmenin bu tipe uygun olması tüzel kişilik kazanma koşuludur.
Baro Avukatlık Ortaklığı Siciline yazılma
Ana sözleşmesi tip ana sözleşmeye uygun avukatlık ortaklığının tüzel kişilik kazandığı kayıt işlemidir. Yazılma, kurucuların kayıtlı olduğu baro yönetim kurulu tarafından yapılır ve yalnız Kanuna ve tip ana sözleşmeye aykırılık gerekçesiyle reddedilebilir.
Yabancı avukatlık ortaklığı
Yabancı sermayeyi teşvik mevzuatı çerçevesinde Türkiye'de faaliyet göstermek isteyen, yalnızca yabancı hukuklar ve milletlerarası hukuk konularında danışmanlık verebilen ortaklıktır. Ortakların baroya kayıtlı olması şartı aranmaz, ancak uygulama mütekabiliyet esasına bağlıdır.
Ortaklık payı
Avukatlık ortaklığında bir ortağın sahip olduğu, oranı serbestçe belirlenen paydır. Yalnız ortaklara veya avukat olan üçüncü kişilere devredilebilir.

Avukatların birlikte veya avukatlık ortaklığı şeklinde çalışmaları: hangi şartlar aranır?

  • Birlikte çalışmada, birden fazla avukatın aynı ilde kurulu barolardan birine kayıtlı olması ve mesleki çalışmalarını aynı bürodan yürütmesi gerekir.
  • Birlikte çalışan avukatlardan biri ya da birkaçının ad ve/veya soyadının yanında (Avukatlık Bürosu) ibaresinin kullanılması zorunludur.
  • Birlikte çalışmada hak ve yükümlülükler, gelir ve gider paylaşımı, büro yönetimi ve birlikteliğin sona ermesi birlikte çalışanlarca belirlenmeli ve yazılı olarak kayıtlı olunan baroya bildirilmelidir.
  • Avukatlık ortaklığının kurulmasında birden fazla avukatın aynı ilde kayıtlı olması ve ortaklığın tüzel kişilik kazanması için ana sözleşmenin tip ana sözleşmeye uygun düzenlenmesi gerekir.
  • Ana sözleşmenin Baro Avukatlık Ortaklığı Siciline yazılması gerekir; yazılma istemi yalnız Kanuna ve tip ana sözleşmeye aykırılık gerekçesiyle reddedilebilir.
  • Avukatlık ortaklığının adı, bir ya da birkaç ortağın ad ve/veya soyadlarına (Avukatlık Ortaklığı) ibaresi eklenerek belirlenmelidir.
  • Yabancı avukatlık ortaklıkları yalnızca yabancı hukuklar ve milletlerarası hukuk konularında danışmanlık verebilir; bu sınırlama ortaklıkta çalışan Türk ve yabancı avukatları da kapsar.
  • Ortaklar birden fazla avukatlık ortaklığının ortağı olamaz, ortaklığın bürosu dışında büro edinemez ve bağımsız olarak dava ve iş takip edemez.
  • Avukatlık ortaklığı amacın dışında hak ve mal edinemez, üçüncü kişilerle ortaklık kuramaz ve tüzel kişilerin paylarını alamaz.

Avukatların birlikte veya avukatlık ortaklığı şeklinde çalışmaları: hangi sonuçları doğurur?

  • Birlikte çalışmanın tüzel kişiliği bulunmaz; birlikte çalışan avukatlar kendi aralarındaki hak ve yükümlülükleri, gelir ve gider paylaşımını ve büro yönetimini kendileri belirler.
  • Avukatlık ortaklığı tüzel kişilik kazanır ve çalışması ticari sayılmaz; vergilendirmede şahıs şirketlerine ilişkin hükümler uygulanır.
  • Ortaklık, ortaklarının ve çalışan avukatların ortaklıkla ilgili her türlü işlem, eylem ve borçlarından dolayı müştereken ve müteselsilen sınırsız sorumlu olur.
  • Avukatlık ortaklığı hakkında da Kanundaki disiplin işlem ve cezaları uygulanır.
  • Ortaklık, ortaklar kurulu ve yönetici ortak eliyle iş ve dava defteri, pay defteri, karar defteri, gelir-gider defteri ve demirbaş defteri tutmak zorundadır.
  • Ortaklık, amacın dışında hak ve mal edinirse, üçüncü kişilerle ortaklık kurarsa veya tüzel kişilerin paylarını alırsa Kanunun bu yasağına aykırı davranmış olur.
  • Ortakların pay devrinin sözleşmeyle yasaklanması veya onay verilmemesi gibi hallerde pay gerçek değeri üzerinden alınır; ortağın payına haciz konulması da bu sonuca bağlanmıştır.
  • Yabancı avukatlık ortaklıkları yalnız yabancı hukuk ve milletlerarası hukuk konularında danışmanlık verebilir; bu sınırın dışına çıkmaları kanuna aykırıdır.
  • Yabancı avukatlık ortaklığında ortakların baroya kayıtlı olması şartı aranmaz, ancak bu kural mütekabiliyet esasına bağlıdır.

Aynı büroda birlikte çalışma ile avukatlık ortaklığı arasındaki fark nedir?

Birlikte çalışmanın tüzel kişiliği yoktur; avukatlar sözleşmesel bir düzenle aynı bürodan çalışır.

Avukatlık ortaklığı, tip ana sözleşmeye uygun kurulup siciline yazılmakla tüzel kişilik kazanır.

Ortaklıkta vekâletnameler ortaklık adına düzenlenir ve ortaklık, ortakları ve çalışan avukatların borçlarından müştereken ve müteselsilen sınırsız sorumlu olur. Birlikte çalışmada bu tüzel kişilik etkisi yoktur.

Birlikte çalışma adı ile ortaklık adı arasındaki fark nedir?

Birlikte çalışmada en az bir avukatın adının yanında (Avukatlık Bürosu) ibaresi kullanılır.

Ortaklıkta ad, ortakların ad ve/veya soyadlarına (Avukatlık Ortaklığı) ibaresi eklenerek belirlenir.

Her iki yapıda da ad ibaresi zorunludur; ibare farkı yapının türünü açıkça gösterir.

Yabancı avukatlık ortaklığı ile yerli avukatlık ortaklığı arasındaki fark nedir?

Yabancı ortaklık, yabancı sermayeye bağlı olarak kurulan ve ortakların baroya kayıtlı olması aranmayan yapıdır.

Yerli ortaklıkta ortakların aynı ilde kayıtlı birden çok avukat olması gerekir.

Yabancı ortaklık yalnızca yabancı hukuk ve milletlerarası hukuk danışmanlığı verebilir; yerli ortaklık ise Kanunun genel kapsamında tüm avukatlık işlerini yürütür.

Pay devri ile pay devrinin dışındaki ayrılış halleri arasındaki fark nedir?

Pay devri yalnızca ortaklara veya avukat olan üçüncü kişilere yapılabilir.

Ölüm, emeklilik, sağlık nedeniyle bırakma, levhadan silinme, meslekten çıkma veya çıkarılma, pay üzerine haciz gibi hallerde pay değeri üzerinden alınır.

Bu hallerde payın gerçek değeri üzerinden diğer ortaklar oranlarında alır; işlemler üç ay içinde sonuçlandırılmazsa yönetmelikteki tasfiye hükümleri uygulanır.

Ortaklık uyuşmazlığı ile birlikte çalışma uyuşmazlığı arasındaki fark nedir?

Her iki yapıdan doğan ortaklar arası ve ortaklıkla ilgili uyuşmazlıklar ile pay devri bedeline ilişkin üçüncü kişi uyuşmazlıkları.

Birlikte çalışmadan doğan uyuşmazlıklar da aynı maddede birlikte anılır.

Her iki yapıdaki uyuşmazlıklar 167. maddede tanımlanan hakem kurulunda, Kanun ve yönetmelik hükümlerine göre çözülür.

Avukatların birlikte veya avukatlık ortaklığı şeklinde çalışmaları: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Birlikte çalışmayı avukatlık ortaklığı gibi tüzel kişi saymak; birlikte çalışmanın tüzel kişiliği bulunmadığını gözden kaçırmak.
  • Ortaklığın tüzel kişiliğini, ticaret siciline değil Baro Avukatlık Ortaklığı Siciline yazılmaya bağlamak.
  • Yabancı avukatlık ortaklığına yerli ortaklık kurallarını ve tam kapsamlı danışmanlık yetkisini tanımak; yabancı ortaklığın yalnızca yabancı hukuk ve milletlerarası hukuk konularında danışmanlık verebileceğini unutmak.
  • Pay devri ve ayrılma hallerinde pay değerini nominal değerle hesaplamak; payın gerçek değer üzerinden alınması gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Üç aylık sürenin hak düşürücü olduğunu sanmak; süre aşılınca yönetmelikteki tasfiye hükümlerinin uygulanacağını unutmak.
  • Ortakların borçlarında sınırlı sorumluluk varsayımı yapmak; ortaklık borçlarından müştereken ve müteselsilen sınırsız sorumluluk bulunduğunu göz ardı etmek.
  • Uyuşmazlığı genel mahkemede çözümlemek; 167. maddedeki hakem kurulu yolunu gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, birlikte çalışma ilişkisinin varlığını yazılı kayıt ve taraflar arasındaki fiili düzenlemeye bakarak değerlendirmekte; kayıtlı bir ilişki bulunmasa da çalışmanın birlikte yürütüldüğü ortaya konursa 44. madde kapsamında ortaklık ilişkisini kabul etmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2022/7590 E., 2023/2163 K., 13.07.2023; 3. Hukuk Dairesi, 2023/5072 E., 2025/923 K., 18.02.2025)
  • Mahkemeler, birlikte çalışmaya ilişkin ortaklık hesaplarında ve alacak taleplerinde taraflar arasındaki iç ilişkiyi, yazılı belgeler ile birlikte çalışma dönemini dikkate alarak incelemektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2024/2594 E., 2025/13695 K., 07.10.2025)
  • Mahkemeler, aynı büroda çalışan avukatların ortak olup olmadığını ve hangi düzenlemeye tabi olduğunu, avukatların eşleri veya yakınları gibi kişilerin ayrı büro kurup kurmadığına bakarak değerlendirmektedir. (2020/60 E., 2020/54 K., 01.10.2020)
  • Bir uyuşmazlıkta 44. maddenin ilgili kısmının hangi fıkrasının uygulanacağı, ortaklığın yapısına ve tarafların iddialarına göre belirlenmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/233 E., 2023/1021 K., 10.04.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Birlikte çalışmanın varlığını ileri süren taraf, aynı büroda birden çok avukatın çalıştığını ve ortaklık ilişkisinin bulunduğunu ispat yükü altındadır.
  • Birlikte çalışmada en güvenilir delil, birlikte çalışanların baroya yazılı bildirimi ve bu bildirimde yer alan düzenlemedir; yazılı kayıt yoksa tanık ve fiili çalışma belgeleri ile ispat yapılır.
  • Avukatlık ortaklığının tüzel kişiliği ve sicil kaydı, baro ya da ticaret sicili kayıtlarıyla kanıtlanır; siciline yazılmamış ortaklık tüzel kişilik iddiasını ispat edemez.
  • Karşı taraf, ortaklık ilişkisinin bulunmadığını veya ortağın sorumluluğunun doğmadığını ileri sürüyorsa bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.
  • Pay değerinin belirlenmesinde ortaklık defterleri ve gelir-gider kayıtları esas alınır; defterlerin tutulmaması karşı tarafın aleyhine değerlendirilebilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

Avukatlık Kanunu m.45 — Avukat bürosunda çalışabilecek kişiler

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 45. maddesi, avukatların ve avukatlık ortaklıklarının bürolarında çalıştırabilecekleri kişileri ve bu kişilerle kurulabilecek ilişkileri düzenler. Birinci fıkra, büroda yalnızca avukatlık mesleği için gerekli yardımcı elemanların çalıştırılabileceğini; ikinci fıkra, hâkimliğe ve avukatlığa engel suçlardan hükümlü olanlar ile avukatlıktan yasaklananlarla işbirliği yapılmasının ve bu kişilerin büroda çalıştırılmasının yasaklandığını; üçüncü fıkra ise bu yasaklara aykırılığın disiplin yaptırımlarını belirler. Madde, avukat ve avukatlık ortaklıkları bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: büro kurma zorunluluğu ve büronun niteliği (m.43 ilgili düzenlemeler kapsamında), meslek sırrı ve tanıklık çekinmesi (m.36), dosya tutma ve imza yükümlülüğü (m.52), avukatın menfaat çatışması ve el koyma yasağı (m.38, m.47). Madde metni 2/5/2001 tarihli 4667 sayılı Kanunla değişmiş olup, güncel metin yukarıdaki hâldir.

Avukat bürosunda çalışabilecek kişiler: hangi kavramlar bilinmeli?

Yardımcı eleman
Avukatlık bürosunda yalnızca avukatlık mesleği için gerekli işleri yapmak üzere çalıştırılabilen kişilerdir. Görevleri mesleğin icrasıyla sınırlıdır; bu kapsamın dışına çıkan görevler yardımcı eleman sıfatıyla yüklenemez.
İşbirliği
Avukatın, hâkimliğe ve avukatlığa engel suçlardan hükümlü olan ya da avukatlıktan yasaklanmış kişilerle, hangi biçimde olursa olsun ortak hareket etmesidir. Kanun işbirliğinin biçimini aramaz; her türlü ilişki kapsama girer.
Avukatlıktan yasaklanmış kişi
Avukatlık Kanunu uyarınca avukatlık mesleğini yapma hakkı kaldırılmış kişidir. Yasağın kapsamı ve süresi ilgili kanun hükümlerine bağlıdır.
Hâkimliğe ve avukatlığa engel suç
Hükümlü olunması hâlinde kişinin hâkim olmasına ya da avukatlık yapmasına engel teşkil eden suçlardır. Hangi suçların bu nitelikte olduğu ilgili kanun hükümlerinden belirlenir.
Avukatlık ortaklığı
Avukatların birlikte mesleki faaliyet yürüttükleri ortaklık yapısıdır. Üçüncü fıkra bakımından ortaklığa ayrı bir yaptırım rejimi uygulanır.

Avukat bürosunda çalışabilecek kişiler: hangi şartlar aranır?

  • Avukat veya avukatlık ortaklığının çalıştırdığı kişinin yalnızca avukatlık mesleği için gerekli yardımcı eleman niteliğinde olması gerekir.
  • Büroda çalıştırılan kişinin hâkimliğe ve avukatlığa engel suçlardan hükümlü olmaması gerekir.
  • Büroda çalıştırılan kişinin avukatlıktan yasaklanmamış olması gerekir.
  • Avukatın hükümlü veya yasaklanmış kişilerle hangi biçimde olursa olsun işbirliği yapmaması gerekir; işbirliği için ayrıca bir sözleşme ya da yazılı düzenleme aranmaz.
  • Üçüncü fıkradaki yaptırımın uygulanması için birinci veya ikinci fıkradaki yasaklardan birinin fiilen ihlal edilmiş olması gerekir.

Avukat bürosunda çalışabilecek kişiler: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkraya aykırı biçimde avukatlık için gerekli olmayan bir kişi büroda çalıştırılırsa, avukat hakkında disiplin yaptırımı gündeme gelir.
  • İkinci fıkradaki yasaklılardan biriyle işbirliği yapılırsa ya da bu kişilerden biri büroda çalıştırılırsa, ilk ihlalde avukat için işten çıkarma, tekrarında meslekten çıkarma uygulanır.
  • Avukatlık ortaklığı bu yasaklara aykırı hareket ederse ilk ihlalde işten çıkarma, tekrarında ortaklık sicilinden silinme yaptırımı uygulanır.
  • Yasaklı kişiyle işbirliği, büroda çalıştırma olmaksızın da gerçekleşebildiğinden, yalnızca çalıştırmanın bulunmaması işbirliği yasağının ihlalini ortadan kaldırmaz.
  • Avukatın yasak kapsamındaki kişilerle ilişkisinin bulunmadığı hâllerde üçüncü fıkradaki yaptırım doğmaz.

Yardımcı eleman ile büro dışı görev arasındaki fark nedir?

Avukatlık mesleği için gerekli işleri yapan kişi, birinci fıkra kapsamında büroda çalıştırılabilir.

Mesleğin gereğinin dışında iş yüklenen kişi, birinci fıkranın koruması dışında kalır.

Yardımcı elemanın mesleki yetki alanı dışında hareket etmesi, avukat bakımından birinci fıkranın ihlali sayılır ve ikinci/üçüncü fıkra sorumluluğu doğurabilir.

Hükümlü kişiyle işbirliği ile hükümlü kişinin büroda çalıştırılması arasındaki fark nedir?

Büroda çalıştırılmayan ama avukatla başka biçimde ilişki kuran kişi de ikinci fıkranın kapsamına girer.

Büroda fiilen çalıştırılan kişi ise hem işbirliği hem çalıştırma yasağının muhatabı olur.

İkinci fıkranın iki ayrı yasağı vardır; işbirliği için çalıştırma şartı aranmaz, çalıştırma ise ayrıca yasaktır.

İlk ihlal ile tekrar arasındaki fark nedir?

Avukatın ilk aykırılığı söz konusu olduğunda uygulanan yaptırım işten çıkarmadır.

Aynı aykırılığın tekrarında uygulanan yaptırım meslekten çıkarmadır.

Avukat bakımından yaptırım kademeli olup, tekrar hâlinde meslekten çıkarma uygulanır.

Avukat ile avukatlık ortaklığı arasındaki fark nedir?

Aykırılık avukat tarafından işlenmişse üçüncü fıkranın birinci cümlesi uygulanır.

Aykırılık avukatlık ortaklığı tarafından işlenmişse üçüncü fıkranın ikinci cümlesi uygulanır.

Ortaklık için ilk ihlalde işten çıkarma, tekrarda ortaklık sicilinden silinme yaptırımı öngörülmüştür; meslekten çıkarma ortaklığa uygulanmaz.

Avukat bürosunda çalışabilecek kişiler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yasağı yalnızca büroda çalıştırmaya bağlamak; işbirliği yasağının çalıştırma olmaksızın da ihlal edilebileceğini gözden kaçırmak.
  • Birinci fıkradaki "mesleğin gereği" ölçütünü geniş yorumlayarak yardımcı elemana avukatlık görevine girmeyen işler yüklemek.
  • Üçüncü fıkrada avukat ve avukatlık ortaklığı için öngörülen yaptırımları karıştırmak; ortaklığa meslekten çıkarma uygulamak.
  • Yaptırımı her aykırılıkta ağır uygulamak; kanun ilk ihlalde işten çıkarma, tekrarda meslekten çıkarma öngörür.
  • Bu maddeyi, avukatın meslek sırrı ve çekinme yükümlülüğüyle karıştırmak; ilgili yükümlülükler m.36 kapsamındadır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yardımcı elemanın yetkisinin avukatlık mesleğinin gereklerine göre belirlendiği, bu yetkinin dışına çıkan talep ve işlemlerin 45. maddenin kapsamında değerlendirildiği kabul edilmektedir. (5. Ceza Dairesi, 2018/13506 E., 2019/2550 K., 27.02.2019)
  • Hâkimliğe ve avukatlığa engel suçlardan hükümlü olma ile avukatlıktan yasaklanmanın ayrı yasak nedenleri oluşturduğu, her birinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (8. Daire, 2023/5445 E., 2025/7872 K., 21.10.2025)
  • Suçun mesleğin icrası sırasında ve mesleğin icrasıyla ilgili olup olmadığına göre bir sınırlama getirilmemesinin, 45. ve 5. maddelerin Anayasa'ya uygunluğu tartışmasına konu olduğu görülmektedir. (8. Daire, 2023/5445 E., 2025/7872 K., 21.10.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Disiplin yaptırımını talep eden taraf, avukatın ya da ortaklığın birinci veya ikinci fıkradaki yasağa aykırı davrandığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Yardımcı elemanın avukatlık mesleği için gerekli olmayan bir iş yaptığı iddiası, bu işin niteliğine ilişkin belgelerle ispatlanır.
  • Hükümlülük veya yasaklılık durumu, mahkeme kararı ya da baro kayıtlarıyla belgelenir; yasaklı kişinin sicil kaydı bu bakımdan belirleyicidir.
  • İşbirliğinin varlığı, yazılı belge bulunmasa da tanık beyanı, yazışma, ortak iş kayıtları ve fiili ilişkinin göstergeleriyle ispatlanabilir.
  • Avukatın, yasaklı kişiyle ilişkisinin mesleki bir zorunluluktan doğduğu savunmasını yapması hâlinde bu savunmayı ispat yükü avukattadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.43: Avukatın büro kurma zorunluluğu ve büro ile ilgili kuralları bu maddede düzenlenir; 45. maddedeki çalıştırma yasağı büronun işleyişiyle bağlantılıdır.
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.13: Hâkim veya savcının yakını olan avukatın belirli dava ve işlerde avukatlık yapmasını yasaklar; 45. maddedeki işbirliği yasağıyla ayrı bir koruma getirir.
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.47: Avukatın el koyduğu işlere ait çekişmeli hakları edinme yasağını düzenler; ortakları ve yanında çalıştırılan avukatları da kapsar, 45. maddedeki işbirliği yasağıyla birlikte değerlendirilir.
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.38: Menfaat çatışması hâlinde avukatın teklifi reddetme zorunluluğunu düzenler; ortaklar ve yanındaki avukatlar bakımından da geçerlidir.
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.36: Meslek sırrına ilişkin yükümlülük ve tanıklık çekinmesi düzenlenir; yardımcı elemanların da bu bilgilere erişebileceği durumlarda ilgilidir.

Avukatlık Kanunu m.46 — Örnek alma

Madde, avukatın işlerini stajyeri veya yanında çalışan sekreter eliyle takip ettirmesini, dosyadan fotokopi veya benzeri yollarla örnek aldırmasını ve vekâletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını incelemesini düzenler. Hüküm avukata ve avukat stajyerine uygulanır; dosyayı ilgililerden inceleme isteğinin karşılanmasını da kapsar. Madde, avukatın vekâletname ibrazı olmadan dosyadan örnek alamayacağı hâli düzenlemektedir. Madde, avukatın bizzat vekâlet ilişkisinin kurulması ve vekâletnamenin düzenlenmesini düzenlemez (m.36 ve ilgili vekâlet hükümleri). Avukatın onayladığı vekâletname örneğinin resmî örnek hükmünde olmasını düzenlemez (1136 sayılı Kanun m.56). Avukatın sır saklama yükümlülüğünü ve tanıklıktan çekinme hakkını düzenlemez (m.36). Avukatlık ücreti, harç ve masraf sorumluluğu gibi mali konular da bu maddenin kapsamında değildir.

Örnek alma: hangi kavramlar bilinmeli?

Stajyer eliyle takip
Avukatın işlerini, kendi sorumluluğu altında bulunan avukat stajyeri aracılığıyla yürütmesidir. Takip yetkisi stajyere bağımsız olarak değil, avukatın sorumluluğu altında devredilir.
Yanında çalışan sekreter
Avukatın bürosunda çalıştırdığı ve onun sorumluluğu altında işlem yapan kişidir. Madde bu kişiye yalnızca örnek aldırma ve takip işlerinde yardım imkânı tanır.
Örnek alma
Dosyadaki belgelerin fotokopi veya benzeri yollarla çoğaltılmasıdır. Avukatın onanmasını istemediği örnekler harca tabi değildir.
Dava ve takip dosyası
Mahkemede veya icra dairesinde görülen dava ya da takip işine ilişkin dosyadır. İnceleme hakkı bu dosyalar için tanınmıştır.
Vekâletname ibrazı
Avukatın dosyadaki belgelerin örneğini alabilmesi için vekâletini belgelemesi anlamına gelir. Maddenin ikinci fıkrasında yalnız belgenin örnek verilmesi bakımından aranır; inceleme için aranmaz.

Örnek alma: hangi şartlar aranır?

  • Takip edilen işin bir avukatın üstlendiği dava veya takip işi olması gerekir.
  • Stajyer veya sekreter eliyle takip yapılacaksa bu kişinin avukatın sorumluluğu altında çalışıyor olması gerekir.
  • Örnek alınacaksa bu örneğin fotokopi veya benzeri yollarla çıkarılması gerekir.
  • Dosyadan belge örneği verilecekse avukatın vekâletname ibraz etmiş olması gerekir.
  • Dosya incelemesi yapılacaksa avukat veya stajyerin vekâletname sunması gerekmez; ancak incelemeye ilişkin istek ilgililerce yerine getirilmelidir.

Örnek alma: hangi sonuçları doğurur?

  • Avukat veya stajyer vekâletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebilir.
  • Dosya incelemesi isteği ilgililer tarafından yerine getirilmek zorundadır.
  • Vekâletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kâğıt veya belgelerin örneği veya fotokopisi verilmez.
  • Avukatın onanmasını istemediği örnekler harca tabi değildir.
  • Avukat, işlerini kendi sorumluluğu altındaki stajyer veya sekreter eliyle takip ettirebilir ve bu durum sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Dosya incelemesi ile dosyadan örnek alma arasındaki fark nedir?

Dosyanın incelenmesi, avukat veya stajyerin vekâletname olmaksızın yapabileceği bir haktır.

Dosyadan kâğıt veya belge örneği alınması ise vekâletname ibrazına bağlıdır.

Vekâletnamesi bulunmayan avukat dosyayı inceleyebilir, ancak belgenin örneği veya fotokopisi kendisine verilmez.

Avukatın kendisi ile stajyer veya sekreter eliyle takip arasındaki fark nedir?

Avukat işi bizzat yürütebilir ve örnek aldırabilir.

Stajyer veya sekreter, avukatın sorumluluğu altında işi takip edebilir ve örnek aldırabilir.

Takip işi devredilse de sorumluluk avukatta kalır; devredilen kişi kendi adına bağımsız bir vekâlet kullanmış sayılmaz.

Onanmak istenen örnek ile onanmak istenmeyen örnek arasındaki fark nedir?

Avukatın onanmasını istediği örnek, onayla resmî nitelik kazanır.

Avukatın onanmasını istemediği örnek ise sadece bilgi amaçlıdır.

Onanmasını istemediği örnekler harca tabi değildir; onanmasını istediği örnekler için ise ilgili harç ödenir.

Örnek alma: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Vekâletname olmadan dosyanın incelenmesini de yasaklı saymak; madde yalnızca belge örneği verilmesini vekâletname şartına bağlar.
  • Stajyer veya sekreterin avukattan bağımsız olarak takip yetkisi kullandığını varsaymak; bu kişiler avukatın sorumluluğu altında işlem yapar.
  • Onanmasını istemediği örneklerin de harca tabi olduğunu düşünmek; madde bu örnekleri harçtan istisna eder.
  • Dosya incelemesi isteğinin ilgililerce reddedilebileceğini düşünmek; bu isteğin yerine getirilmesi zorunludur.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Stajyerin yapabileceği işlerin Avukatlık Kanunu m.46 ile Avukatlık Staj Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri birlikte belirlediği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/614 E., 2024/629 K., 04.04.2024)
  • Maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen vekâletname şartının, dosya incelemesinde değil yalnız belge örneği verilmesinde aranacağı kabul edilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/2597 E., 2024/2713 K., 07.11.2024; 10. Daire, 2016/1446 E., 2021/7084 K., 29.12.2021)
  • Vekâletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki belgelerin örneğinin verilmeyeceği hükmünün uygulamada açık biçimde işletildiği kabul edilmektedir. (10. Ceza Dairesi, 2024/3311 E., 2025/10746 K., 28.10.2025; 12. Ceza Dairesi, 2020/856 E., 2021/2685 K., 16.03.2021; 3. Ceza Dairesi, 2020/21105 E., 2020/13935 K., 19.10.2020)

Nasıl ispat edilir?

  • Dosyadan örnek alınmasında avukat, vekâletnamesini ibraz ederek vekâlet ilişkisini kanıtlamakla yükümlüdür; vekâletname sunulmadan örnek talebinin yerine getirilmemesi hukuka uygundur.
  • Vekâletname olmadan yapılan dosya incelemesinde ispat yükü, incelemenin engellendiğini ileri süren taraftadır; istek yerine getirilmemişse bu durum ilgililerden kaynaklanmış sayılır.
  • Stajyer veya sekreter eliyle yapılan takip ve örnek alma işlemlerinde avukatın sorumluluk ilişkisi, stajyerin veya sekreterin avukatın sorumluluğu altında çalıştığını gösteren kayıtlarla kanıtlanır.
  • Onanmasını istemediği örneklerin harçsız alındığı iddiasında, avukatın bu örnekleri onanmak için sunmadığını ortaya koyması yararına olur; aksi durumda harç yükümlülüğü ortaya çıkar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.56: Avukatın çıkardığı vekâletname örneklerinin resmî örnek hükmünde olmasını düzenler; maddenin örnek alma yetkisiyle birlikte okunur.
  • 1136 sayılı Kanun m.36: Avukatın sır saklama ve tanıklıktan çekinme yükümlülüklerini düzenler; dosya incelemesi sırasında öğrenilen bilgiler bakımından bu maddeyle birlikte değerlendirilir.
  • 1136 sayılı Kanun m.43: Avukatın büro kurma ve bürosunun adresini bildirme yükümlülüklerini düzenler; sekreter ve stajyerin çalıştığı büro yapısıyla ilişkilidir.

Avukatlık Kanunu m.47 — Çekişmeli hakları edinme yasağı

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 47. maddesi, avukatın el koyduğu işlere ait çekişmeli hakları edinmesini ve bu hakların edinilmesine aracılık etmesini yasaklamakta, yasağın süresini belirlemekte ve yasağın avukatın ortaklarını ve yanında çalıştırdığı avukatları da kapsadığını düzenlemektedir. Madde, baro levhasına kayıtlı avukatlar ile bu avukatların ortakları ve yanında çalıştırdıkları avukatlar bakımından uygulanır. Madde, hâkim ve savcının eşi ya da akrabası olan avukatın bu dava ve işlerde avukatlık yapamamasını düzenlemez (m.13 - bu konu 1136 sayılı Kanun m.13'te yer almaktadır). Menfaati zıt tarafın vekâletini alamama yasağı (m.38), avukatlık ücretinin üst sınırı ve dava konusu mal ve hakların ücret olarak alınamaması (m.164), uzlaşma (m.35A) ve reklam yasağı (m.55) ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Madde 164'e saklılık hükmü dışında, ücret sözleşmelerinin geçerlilik ölçütleri bu maddede yer almaz.

Çekişmeli hakları edinme yasağı: hangi kavramlar bilinmeli?

Çekişmeli hak
Avukatın el koyduğu işte taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan, dava veya icra yoluyla ileri sürülebilecek hak ve alacaklar. Avukatın yalnızca vekâlet ilişkisi içinde gördüğü, uyuşmazlığa konu olmayan haklar bu kapsamda değerlendirilmez.
El koyma
Avukatın bir işte vekil olarak yetkili kılınması ve o işi fiilen üstlenmesi durumudur. Yasağın başlangıcı, avukatın işi üstlendiği andır.
Edinme
Çekişmeli hakkın avukat ya da onun adına hareket eden kişi tarafından devir, temlik, ciro veya benzeri bir yolla kendi üzerine alınmasıdır.
Edinilmesine aracılık
Çekişmeli hakkın bir başkası tarafından avukat lehine ya da avukatın ortağı veya yanında çalışan avukatı lehine edinilmesini sağlamak amacıyla yapılan her türlü hareket. Aracılığın gerçekleşmesi için hakkın gerçekten edinilmiş olması zorunlu değildir, ancak bu aracılık tanımdan çıkmaz.
Bir yıllık yasak süresi
İşin sona ermesinden itibaren başlayan ve bu süre boyunca edinme ve aracılık yasağının sürdüğü dönemdir. Süre, avukatlık ilişkisinin sona erdiği tarihten başlar, dava ya da işin sonuçlandığı tarihe bağlıdır.

Çekişmeli hakları edinme yasağı: hangi şartlar aranır?

  • Avukatın bir işi el koymuş olması, yani vekâlet ilişkisi kurularak işin üstlenilmiş bulunması gerekir.
  • Edinilen ya da edinilmesine aracılık edilen hak, el koyulan işe ait çekişmeli bir hak olmalıdır.
  • Edinme veya aracılık, işin sona ermesinden itibaren bir yıl dolmadan gerçekleşmelidir.
  • Yasak hem avukatın kendisi hem de ortakları ve yanında çalıştırdığı avukatlar bakımından aranmalıdır.
  • Madde 164 hükmü saklı olduğundan, ücret ilişkisine dayanan bir talep bu yasağın kapsamında değerlendirilmeden önce o hükme göre ayrıca incelenmelidir.

Çekişmeli hakları edinme yasağı: hangi sonuçları doğurur?

  • Avukat, el koyduğu işe ait çekişmeli bir hakkı işin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde edinirse yasağa aykırı davranmış olur.
  • Avukat, bir başkasının çekişmeli bir hakkı edinmesine bir yıl içinde aracılık ederse yasağa aykırı davranmış olur.
  • Yasak, avukatın ortaklarını ve yanında çalıştırdığı avukatları da kapsar; bu kişilerin yaptığı edinme de madde 47 kapsamında değerlendirilir.
  • Bir yıl geçtikten sonra yapılan edinme bu maddenin yasağına girmez.
  • Madde 47 hükmü, 164. madde hükmü saklı tutularak düzenlendiğinden, avukatlık ücretine ilişkin düzenlemeler bu yasağın yerine geçmez ve ayrıca uygulanır.
  • Yasağa aykırı edinmenin geçersizliği, hükmün emredici niteliği ve buna aykırı sözleşmelerin akıbeti madde metninde açıkça düzenlenmemiştir; bu konuda ayrıca değerlendirme gerekir.

Yasak süresi içinde ile süre dolduktan sonra edinme arasındaki fark nedir?

İşin sona ermesinden itibaren bir yıl dolmadan yapılan edinme veya aracılık, yasağın kapsamına girer.

İşin sona ermesinden bir yıl geçtikten sonra yapılan edinme, madde 47 yasağına girmez.

Bir yıllık süre geçtikten sonra yapılan edinme bu madde bakımından aykırılık oluşturmaz; ancak başka bir hukuka aykırılık gündeme gelebilir.

Avukat ile ortak ve yanında çalıştırılan avukat arasındaki fark nedir?

Yasağı doğrudan işi el koyan avukat bakımından uygulanır.

Aynı yasak, işi el koymamış olan ortaklar ve yanında çalıştırılan avukatlar bakımından da geçerlidir.

Ortak veya yanında çalışan avukat, işi bizzat el koymamış olsa bile edinme yaptığında madde 47 aykırılığı oluşur.

Çekişmeli hak ile ücret alacağı arasındaki fark nedir?

Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan, dava veya icra ile ileri sürülebilecek hak ve alacaklar bu yasağın konusudur.

Avukatlık ücreti ve bu ücretin ödenmesine ilişkin haklar ayrı bir rejime tabidir ve madde 164 hükmü saklıdır.

Ücret ilişkisine dayanan talepler madde 47 kapsamında değerlendirilmeden önce madde 164 hükmüne göre ayrıca incelenmelidir.

Çekişmeli hakları edinme yasağı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yasağı yalnızca işi bizzat yürüten avukatla sınırlı saymak; ortaklar ve yanında çalıştırılan avukatlar da kapsama alınmalıdır.
  • Bir yıllık süreyi işin başlangıcından saymak; süre işin sona ermesinden itibaren işler.
  • Ücret alacağına dayanan talepleri doğrudan madde 47 kapsamında değerlendirmek; madde 164 hükmü saklı olduğundan önce o hüküm incelenmelidir.
  • Edinmenin gerçekleştiği anı değil, yalnızca dava açıldığı tarihi esas almak; devir ve ciro tarihi belirleyicidir.
  • Aracılık ile doğrudan edinmeyi birbirine karıştırmak; her iki hâl de yasağın konusudur ve ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay, avukatın el koyduğu işte çekişmeli bir hakkı devralmasını ve bunun aracılığını madde 47 kapsamında değerlendirmekte, bu devrin hükümsüz kabul edilmesine yol açabilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/1293 E., 2024/1662 K., 29.02.2024)
  • Ceza Genel Kurulu, avukatın ciro ile senedi kendi üzerine alması ya da ortak avukatlar aracılığıyla takip başlatması hâlinde madde 47 aykırılığını kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2023/258 E., 2024/141 K., 27.03.2024; Ceza Genel Kurulu, 2024/73 E., 2024/142 K., 27.03.2024)
  • Yargıtay, avukatla müvekkil ya da başka bir kişi arasındaki vekâlet ilişkisinin sona ermesinden bir yıl geçtikten sonra yapılan temlikin madde 47 kapsamında değerlendirilmediğini kabul etmektedir. (5. Ceza Dairesi, 2021/7080 E., 2023/3654 K., 29.03.2023)
  • Yargıtay, avukatın kendi lehine ya da ortağı lehine alacağı temlik almasını ve bu hakkın tahsiline yönelik işlemleri madde 47 aykırılığı olarak değerlendirmektedir. (15. Ceza Dairesi, 2015/4416 E., 2018/3122 K., 07.05.2018)
  • Yargıtay, madde 47'ye aykırı temlikin davada dayanak yapıldığında hükmün emredici olduğu gerekçesiyle geçersizlik sonucunu gündeme getirdiğini kabul etmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2021/6715 E., 2022/3970 K., 18.05.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Madde 47 aykırılığını ileri süren taraf, avukatın işi el koyduğunu ve edinmenin ya da aracılığın bir yıllık süre içinde gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • El koyma, vekâletname, dava dosyası ve icra dosyasındaki vekil sıfatı gibi yazılı belgelerle ispatlanır.
  • Edinmenin hangi tarihte gerçekleştiği, devir sözleşmesi, ciro ya da temlik belgesinin tarihi ile ispatlanır.
  • Karşı tarafın işin sona erdiği tarihin bir yıl öncesine ait olduğunu veya işin sona ermediğini savunması hâlinde, bu savunmayı ispat yükü ona düşer.
  • Ortak veya yanında çalışan avukatın edinmesinde, bu kişilerin aynı büroda çalıştığını gösteren resmi kayıt ve beyanlar delil olarak değerlendirilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.13: Hâkim veya savcının eşi, kan ve dünür hısımları olan avukatın, bu hâkim veya savcının baktığı dava ve işlerde avukatlık yapmasını yasaklayan ayrı bir düzenlemedir.
  • 1136 sayılı Kanun m.38: Menfaati zıt tarafın vekâletini alamama yasağını düzenler; madde 47 ile birlikte avukatın çatışan menfaatlerdeki tutumunu belirler.
  • 1136 sayılı Kanun m.164: Avukatlık ücretinin üst sınırını ve dava konusu mal ve hakların ücret olarak alınmasının yasak olduğunu düzenler; madde 47 bu hükmü saklı tutar.
  • 1136 sayılı Kanun m.35A: Avukata uzlaşmaya davet yetkisi tanır; bu madde ile ilgisi, el konulan işteki çekişmeli hakların edinilmesi konusunda değil, uzlaşma sürecine ilişkindir.
  • 1136 sayılı Kanun m.55: Reklam yasağını düzenler; madde 47 ile birlikte avukatlık mesleğinin etik ve düzenleyici çerçevesini oluşturur.

Avukatlık Kanunu m.48 — Avukata çıkar karşılığında iş getirme

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 48. maddesi, avukata iş getirilmesi karşılığında ücret, çıkar vaadi veya çıkar sağlanmasına aracılık eden kişileri ve bu aracılığı kullanan avukatları cezalandıran suç hükmünü düzenler. Ayrıca bu eylemi yapanların memur olması halinde uygulanacak daha ağır alt sınırı içerir. Madde, iş getirme aracılığını yapan kişi ile aracılıktan yararlanan avukat bakımından uygulanır. Maddenin kapsamına girmeyen konular şunlardır: avukatın teklifi reddetme yükümlülüğü (38. madde), avukatlık meslek kuralları ile reklam yasağı (55. madde ve TBB Avukatlık Meslek Kuralları), avukatlık ücretinin sınırları (164. madde) ve el konulan işlerde çekişmeli hakların edinilmesi yasağı (47. madde).

Avukata çıkar karşılığında iş getirme: hangi kavramlar bilinmeli?

Aracılık
Avukata iş getirilmesini sağlamak amacıyla iş sahibi ile avukat arasında bağlantı kurma, teklifi taşıma veya bu yönde yardımda bulunma fiilidir. Aracılığın sonuçta iş getirilmesine yol açmış olması şart değildir, ancak karşılık vaadi veya verilmesi bulunmalıdır.
Karşılık
Aracılığın bedeli olarak vaat edilen ya da verilen ücret veya herhangi bir çıkardır. Ücret ile sınırlı değildir; maddi olmayan bir menfaat de çıkar kapsamında değerlendirilebilir.
Memur
Maddenin ikinci fıkrasındaki ağırlatıcı halin öznesidir. Eylemi kamu görevlisi sıfatıyla yapan kişiyi ifade eder ve bu durumda cezanın alt sınırı ayrıca belirlenmiştir.
Aracı kullanan avukat
Kendisine iş getirilmesi için aracılık yapılmasından yararlanan ve bu yolla iş alan avukattır. Aracılık yapan kişiyle birlikte aynı suçtan sorumlu tutulur.

Avukata çıkar karşılığında iş getirme: hangi şartlar aranır?

  • Avukata iş getirmeye yönelik bir aracılık faaliyetinin bulunması gerekir.
  • Aracılığın karşılığında avukat veya iş sahibi tarafından bir ücret vaadi ya da verilmesi, ya da herhangi bir çıkar bulunmalıdır.
  • Aracılığı yapan kişi ile aracılıktan yararlanan avukat bakımından kasıt aranmalıdır.
  • Eylemi yapan memur ise verilecek hapis cezasının bir yıldan aşağı olmaması gerekir.

Avukata çıkar karşılığında iş getirme: hangi sonuçları doğurur?

  • Avukata iş getirmeye aracılık eden ve karşılık vaadi ya da verilmesi bulunan kişi altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Aracılık sonucunda iş alan avukat da aynı cezayla cezalandırılır.
  • Eylemi yapanların memur olması halinde verilecek hapis cezası bir yıldan aşağı olamaz.
  • Karşılık vaadi veya verilmesi bulunmayan, yalnızca bilgi verme veya tanıtma niteliğindeki faaliyetler bu madde kapsamında suç oluşturmaz.
  • Avukatın teklifi yolsuz veya haksız görmesi halinde teklifi reddetmesi gerekir; bu yükümlülüğe uymayan avukat disiplin yönünden de sorumlu olur.

Aracı kişi ile aracı kullanan avukat arasındaki fark nedir?

Avukata iş getirmek için aracılık yapan, ücret veya çıkar karşılığında hareket eden kişi.

Bu aracılıktan yararlanarak iş alan ve aracılığı kullanan avukat.

Her ikisi de aynı madde kapsamında altı ay ile bir yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılır.

Genel hal ile memur hali arasındaki fark nedir?

Eylemi yapanların memur olmadığı durum.

Eylemi yapanların memur olduğu durum.

Memur hali için verilecek hapis cezası bir yıldan aşağı olamaz; genel hal için alt sınır öngörülmemiştir.

Avukatın teklifi reddetme yükümlülüğü ile 48. madde suçu arasındaki fark nedir?

Avukatın teklifin yolsuz veya haksız olduğunu görmesi halinde 38. madde gereği reddetme yükümlülüğü.

Avukatın aracılığı kullanarak teklifi kabul etmesi halinde 48. maddedeki suç.

Teklifin reddedilmemesi ve aracılıktan yararlanılması cezai sorumluluk doğurur; reddetme yükümlülüğü ise disiplin yönünden de değerlendirilir.

Avukata çıkar karşılığında iş getirme: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Aracılık fiilini karşılık vaadi bulunmadan da suç saymak; suçun unsurlarında karşılık şartı aranmalıdır.
  • Aracılığı kullanan avukatı cezasız bırakmak; avukat da aynı maddeden cezalandırılır.
  • Memur halinde cezanın alt sınırını genel halle karıştırmak; memurlar için bir yıldan aşağı hapis cezası verilemez.
  • Avukatın teklifi reddetme yükümlülüğünü 48. madde ile birlikte değerlendirmemek; yolsuz teklifi kabul eden avukat hem disiplin hem ceza yönünden sorumlu olabilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Uygulamada aracılık eyleminin kendi başına yeterli olmadığı, karşılık vaadi ya da verilmesi ile aracılığın birlikte ispatlanması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2014/19 E., 2015/309 K., 13.10.2015; 5. Ceza Dairesi, 2023/9521 E., 2024/3913 K., 15.04.2024)
  • Avukatın aracılığa rıza göstererek iş alması halinde avukatın da aynı maddeden sorumlu tutulduğu kabul edilmektedir. (19. Ceza Dairesi, 2017/4547 E., 2017/10166 K., 27.11.2017; 5. Ceza Dairesi, 2021/8086 E., 2023/12652 K., 27.12.2023)
  • Aracılık yapan kişinin, avukatın suçuna yardım etmesi halinde ayrıca yardım hükümlerinin uygulanabileceği kabul edilmektedir. (15. Ceza Dairesi, 2019/6081 E., 2020/11557 K., 18.11.2020)
  • Aracılık eyleminin suç tipiyle bağlantılı olarak ele alınması ve sanığa isnat edilen fiilin 48. madde kapsamında nitelendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2011/16783 E., 2011/21328 K., 16.11.2011)

Nasıl ispat edilir?

  • Aracılığı ileri süren savcılık veya şikayetçi taraf, aracılık faaliyetinin ve karşılık vaadinin varlığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Aracılığın varlığı, tanık beyanları, mesajlar, telefon kayıtları ve yazılı belgelerle ispatlanabilir.
  • Sanık, aracılık yapmadığını veya karşılık bulunmadığını savunabilir; bu savunmayı kendisi ileri sürdüğü için somut delil sunması beklenir.
  • Memur sıfatının bulunduğu iddia ediliyorsa, kamu görevlisi olduğunu gösteren atama veya görev belgeleri ile ispat edilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

Avukatlık Kanunu m.49 — Avukatların resmi kılık ve kıyafeti

Madde, avukatların mahkemelere çıkarken uyacakları cübbe zorunluluğunu ve avukatlara kılık kıyafet konusunda getirilebilecek zorunlulukların sınırını düzenler. Cübbenin şeklini Türkiye Barolar Birliği belirler. Madde, staj dönemi dahil olmak üzere avukatların hem baro ve Birliğin iş ve işlemleri hem de mesleğin icrası kapsamında uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: avukatın mahkeme dışındaki faaliyetlerinde giyim düzeni ve bu alanda disiplin yaptırımları (genel disiplin hükümleri, AvK m. 134 vd.); avukatların mesleğe kabulü ve staj koşulları (AvK m. 3-10, m. 15); duruşmadan çıkarılma ve duruşma düzeni (ilgili usul hükümleri); cübbenin ücretlendirilmesi ve tedarik yükü ise bu maddede yer almaz.

Avukatların resmi kılık ve kıyafeti: hangi kavramlar bilinmeli?

Cübbe
Avukatların mahkemelere çıkarken giymekle yükümlü olduğu, şekli Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen resmi kıyafettir. Cübbenin sadece şekli bu kuruluşça saptanır, zorunluluğun kendisi kanundan doğar.
Mahkemelere çıkmak
Avukatın bir dava veya işte mahkeme önünde görev yapmak üzere mahkeme yerleşkesine ve duruşma salonuna gelmesidir. Yalnızca mahkemeye fiilen çıkış anlarında cübbe zorunluluğu doğar; büro ve mahkeme dışı faaliyetler bu zorunluluğun kapsamına girmez.
Kılık ve kıyafet zorunluluğu
Avukatın giyim, görünüş ve benzeri dış görünüşüne ilişkin baro veya Birlik tarafından konulabilecek bağlayıcı kurallardır. Madde bu alanda getirilebilecek zorunlulukları, cübbe dışında kalan kısmıyla sınırlar.
Mesleğin icrası
Avukatın avukatlık faaliyetini yürütmesini ifade eder. Maddenin ikinci fıkrasındaki yasak, bu faaliyetin tamamını kapsayacak biçimde genel bir sınır çizer.

Avukatların resmi kılık ve kıyafeti: hangi şartlar aranır?

  • Avukatın mahkemeye çıkması, yani mahkeme önünde avukatlık görevini yerine getirmek üzere bulunması gerekir.
  • Bu çıkışta Türkiye Barolar Birliğince şekli belirlenmiş cübbenin giyilmesi zorunludur.
  • Baro ve Birliğin iş ve işlemleri ile mesleğin icrası kapsamında avukatlara kılık ve kıyafetle ilgili herhangi bir zorunluluk getirilemez.
  • Bu yasak staj dönemini de kapsar; staj yapan avukat adayı için de kılık kıyafet zorunluluğu konulamaz.
  • Cübbe zorunluluğu dışında kalan kılık kıyafet kuralları, ilk fıkradaki zorunluluğun kapsamı dışında bulunmalıdır.

Avukatların resmi kılık ve kıyafeti: hangi sonuçları doğurur?

  • Avukat mahkemeye cübbesiz çıkarsa birinci fıkra gereği yükümlülüğe aykırı davranmış olur ve disiplin sorumluluğu doğabilir.
  • Baro veya Birlik, iş ve işlemleri ya da mesleğin icrası kapsamında avukatlara cübbe dışında kılık kıyafet zorunluluğu getiremez.
  • Böyle bir zorunluluk getirilirse ikinci fıkraya aykırı olur ve bu düzenleme uygulanamaz.
  • Cübbe zorunluluğu, mahkeme dışındaki faaliyetleri kapsamaz.
  • Madde emredici niteliktedir; aksine baro kararı veya meslek kuralı, bu sınırları değiştiremez.

Mahkeme önü ile mahkeme dışı arasındaki fark nedir?

Avukatın mahkemeye çıkması sırasında cübbe giymesi, birinci fıkra gereği zorunludur.

Büro, toplantı, baro veya Birlik işleri gibi mahkeme dışındaki faaliyetlerde cübbe zorunluluğu doğmaz.

Cübbe yükümlülüğü yalnızca mahkeme çıkışına bağlıdır; mahkeme dışında ikinci fıkra yasağı devreye girer.

Cübbe zorunluluğu ile kılık kıyafet yasağı arasındaki fark nedir?

Cübbe, Birlik tarafından şekli belirlenen ve giyilmesi zorunlu olan kıyafettir.

Cübbe dışındaki kılık ve kıyafet konuları için baro veya Birlik zorunluluk getiremez.

Birlik cübbenin şeklini belirleyebilir ama cübbe dışındaki giyim alanında kural koyamaz.

Avukat ile staj yapan avukat adayı arasındaki fark nedir?

Ruhsat almış avukat, mahkemeye çıkarken cübbe giymekle ve ikinci fıkra korumasından yararlanmakla yükümlüdür.

Staj dönemindeki kişi de ikinci fıkra gereği kılık kıyafet zorunluluğundan korunur.

Staj dönemi de dahil olmak üzere kılık kıyafet konusunda zorunluluk konulamaz.

Avukatların resmi kılık ve kıyafeti: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Cübbe zorunluluğunu mahkeme dışındaki her faaliyete genişletmek; zorunluluk yalnızca mahkemeye çıkışa bağlıdır.
  • İkinci fıkradaki yasağı yalnızca avukat mesleğini icra eden kişilere uygulamak; yasak staj dönemini de kapsar.
  • Cübbenin şeklini baronun belirleyebileceğini sanmak; şekli Türkiye Barolar Birliği belirler.
  • Kılık kıyafet yasağını cübbe ile sınırlı sanıp cübbe dışındaki giyim için de baro kuralı koyulabileceğini kabul etmek.

Nasıl ispat edilir?

  • Cübbesiz mahkemeye çıkıldığını iddia eden taraf, bu durumu tutanak, duruşma zaptı veya hâkim tespiti ile ispatlamalıdır.
  • Baro veya Birliğin cübbe dışında kılık kıyafet zorunluluğu getirdiği iddiası, ilgili baro veya Birlik kararının metni ile ispatlanır; bu belge yoksa iddia kanıtlanmış sayılmaz.
  • Kılık kıyafet kuralının ikinci fıkraya aykırı olduğunu ileri süren avukat, kuralın iş ve işlemleri veya mesleğin icrası kapsamında getirildiğini göstermelidir.
  • Madde metni ve Birliğin cübbe şekline ilişkin belgesi ispatın temel kaynağıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.57: Avukata karşı görevi sırasında işlenen suçlarda hâkimlere karşı işlenmiş gibi hükümlerin uygulanmasını düzenler; cübbe ile ilgili ihlaller bu tür suçlar dışında kalır.
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.134: Avukatların disiplin sorumluluğunun genel çerçevesini düzenler; cübbeye uymayan avukatın hangi yaptırımla karşılaşacağı bu hükümlere göre belirlenir.
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.110: Türkiye Barolar Birliğinin görevlerini sayar; cübbenin şeklini belirleme yetkisi bu görev kapsamında Birliğe aittir.

Avukatlık Kanunu m.50 — Baroya ve avukatlara ayrılacak yer

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 50. maddesi, adalet dairelerinde, mahkeme salonlarında ve icra dairelerinde baro ile avukatlar için yer ayrılması yükümlülüğünü ve birden fazla baronun bulunduğu illerde bu yerin Türkiye Barolar Birliğince barolara tahsisini düzenler. Ayrıca cezaevlerinde ve kolluk birimlerinde avukatlar için mesleğin onuruna uygun bir görüşme yeri ayrılmasını ve bu yerlerin bakım onarımını düzenler. Kapsamı, yer ayrılması yükümlüsü olan kamu kurum ve birimleri ile avukatlardır. Maddenin düzenlemediği konular: avukatın büro kurma yükümlülüğü ve büronun niteliği (m.43 ve baro düzenlemeleri), baroların kuruluşu ve levha kaydı (m.66 ve m.76 vd.), adli yardım bürosu ve adli yardım görevlendirmeleri (m.176-181), avukatların tanıklık ve sır saklama yükümlülüğü (m.36).

Baroya ve avukatlara ayrılacak yer: hangi kavramlar bilinmeli?

Yer ayrılması yükümlülüğü
Adalet dairesi, mahkeme salonu ve icra dairesinin, baro ve avukatların ihtiyacına yetecek nitelikte yer ayırmakla yükümlü olmasıdır. Yer ihtiyacının karşılanıp karşılanmadığı somut olaya göre belirlenir.
Tahsis
Birden fazla baronun bulunduğu illerde, baro için ayrılan yerin Türkiye Barolar Birliğince barolara dağıtılmasıdır. Dağıtım, barolara kayıtlı avukat sayısı esas alınarak yapılır.
Görüşme yeri
Her cezaevinde ve kolluk biriminde avukatların müvekkilleriyle görüşmesi için ayrılan, mesleğin onuruna ve önemine uygun yerdir. Bu yerin bakım ve onarımı Adalet ve İçişleri Bakanlıklarınca, ilgisine göre yaptırılır.

Baroya ve avukatlara ayrılacak yer: hangi şartlar aranır?

  • Yer ayrılması gereken bir adalet dairesi, mahkeme salonu veya icra dairesinin bulunması gerekir.
  • Yer ayrılmasının baro veya avukatlar için ihtiyaca yetecek nitelikte olması gerekir.
  • Birden fazla baro bulunan ilde baro için ayrılacak yerin Türkiye Barolar Birliğine tahsis edilmesi ve Birliğin barolara kayıtlı avukat sayısına göre dağıtım yapması gerekir.
  • Cezaevi veya kolluk biriminde, mesleğin onuruna ve önemine uygun bir görüşme yerinin ayrılmış olması gerekir.
  • Görüşme yerinin bakım ve onarımının ilgisine göre Adalet veya İçişleri Bakanlığınca yaptırılması gerekir.

Baroya ve avukatlara ayrılacak yer: hangi sonuçları doğurur?

  • Adalet dairesinde, bölgesinde bulunduğu baro için ve her mahkeme salonunda yer ayrılması zorunludur.
  • İcra dairesinde avukatlar için yer ayrılması zorunludur.
  • Birden fazla baronun bulunduğu ilde baro için ayrılacak yer Türkiye Barolar Birliğine tahsis edilir ve Birlik bu yeri barolara dağıtır.
  • Her cezaevi ve kolluk biriminde mesleğin onuruna ve önemine uygun bir görüşme yeri ayrılır.
  • Görüşme yerlerinin bakım ve onarımı Adalet ve İçişleri Bakanlıklarınca yaptırılır.
  • Yer ayrılması yükümlülüğüne uyulmaması hâlinde madde metninde ayrı bir yaptırım öngörülmemiştir; yükümlülük idari ve hukuki sorumluluk doğurabilir.

Adalet dairesi, mahkeme salonu ve icra dairesi ile cezaevi ve kolluk birimi arasındaki fark nedir?

Adalet dairesi, mahkeme salonu ve icra dairesinde yer ayrılması, baro ve avukatlar için ihtiyaca yetecek nitelikte olmalıdır.

Cezaevi ve kolluk biriminde ayrılacak yer, avukatların müvekkilleriyle görüşmesine ayrılan mesleğin onuruna uygun bir görüşme yeridir.

Birinci grupta yer yükümlülüğü ihtiyaca göre belirlenir; ikinci grupta yerin niteliği kanunda 'mesleğin onuruna ve önemine uygun' ölçütüyle sınırlanır ve bakım onarım Bakanlıklara bırakılır.

Tek baro bulunan il ile birden fazla baro bulunan il arasındaki fark nedir?

Tek baro bulunan ilde baro için ayrılacak yer doğrudan o baroya ayrılır.

Birden fazla baro bulunan ilde baro için ayrılacak yer Türkiye Barolar Birliğine tahsis edilir.

Çok baroda yer dağıtımı Birlik üzerinden ve barolara kayıtlı avukat sayısına göre yapılır.

Baro için yer ile avukatlar için yer arasındaki fark nedir?

Baro için ayrılan yer, baronun kendi işleyişi için kullanılır.

Avukatlar için ayrılan yer, her mahkeme salonunda ve icra dairesinde avukatların kullanımına ayrılır.

Kanun her iki kullanım için de yer ayrılmasını zorunlu kılar; icra dairesinde yalnız avukatlar için yer ayrılması öngörülmüştür.

Baroya ve avukatlara ayrılacak yer: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde metnindeki 'ihtiyaca yetecek nitelik' ölçütünü, yalnızca bir salon ayrılmış olmasıyla yeterli saymak; ihtiyacın niteliğinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Birden fazla baro bulunan ilde baro için ayrılan yeri doğrudan baroya ait saymak; kanun gereği yerin Türkiye Barolar Birliğine tahsis edildiğini atlamak.
  • Cezaevi ve kolluk birimindeki görüşme yerinin bakım ve onarımını ilgili kurumun kendi bütçesine bağlamak; kanunda bu yükün Adalet ve İçişleri Bakanlıklarına verildiğini unutmak.
  • Cezaevi ve kolluk birimlerindeki görüşme yeri yükümlülüğünü düzenleyen ek fıkrayı adalet daireleri, mahkeme salonları veya icra dairelerine de uygulanır saymak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Birden fazla baronun bulunduğu illerde baro için ayrılacak yerin Türkiye Barolar Birliğine tahsis edilmesi ve Birliğin barolara kayıtlı avukat sayısını esas alması, uygulamada dikkate alınan bir dağıtım ölçütü olarak kabul edilmektedir. (10. Daire, 2025/807 E., 2025/4582 K., 16.10.2025; 10. Daire, 2024/6765 E., 2025/4581 K., 16.10.2025)
  • Yer ayrılması yükümlülüğünün ihtiyaca yetecek nitelikte olması ölçütü, somut olayda avukatların ve baronun gerçek ihtiyacına bakılarak değerlendirilmektedir. (2020/60 E., 2020/54 K., 01.10.2020)

Nasıl ispat edilir?

  • Yer ayrılması yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ileri süren avukat veya baro, ihtiyaç ve eksikliği ispatla yükümlüdür.
  • Yer ayrılmasının yapılıp yapılmadığı ve niteliği, ilgili adalet dairesi, mahkeme veya icra dairesinin yazılı kayıtları ve yerinde keşifle ispatlanır.
  • Birden fazla baro bulunan ilde tahsisin yapılıp yapılmadığı, Türkiye Barolar Birliğinin tahsis kararı ve barolara kayıtlı avukat sayısını gösteren belgelerle ispatlanır.
  • Cezaevi ve kolluk biriminde görüşme yerinin mesleğin onuruna uygun olmadığını ileri süren avukat, bu niteliksizliği tespit ettirmek için fiili durumu belgelerle ortaya koymalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.43: Avukatın baro bölgesinde büro kurma yükümlülüğünü ve büronun niteliğini düzenler; yer ayrılması ile büro arasında bağ kurar.
  • 1136 sayılı Kanun m.76: Barоların görevlerini düzenler; baro için ayrılan yerin kullanım amacını belirler.
  • 1136 sayılı Kanun m.109: Türkiye Barolar Birliğinin görevlerini düzenler; birden fazla baronun bulunduğu illerde yer tahsisinin muhatabıdır.
  • 1136 sayılı Kanun m.177: Baro adli yardım bürosunu düzenler; bu büro için yer ayrılması bu maddenin kapsamında kalır.

Avukatlık Kanunu m.51 — Danışma yapılması uygun olmıyan yerler

Madde, avukatların baroya kayıtlı bürolarının dışında iş sahipleriyle hukuki danışmada bulunmasını ve iş kabul etmesini yasaklayan kuralı düzenler; bu yasağın istisnasını da kendi içinde gösterir. Kural, avukatlık yapan herkes bakımından ve mahkeme salonu ile adalet binasının içindeki her yer bakımından geçerlidir. Madde, avukatın bürosunun yerinin nasıl belirleneceğini, baroya kayıt yükümlülüğünü, bürodan başka yerde yapılacak işlerin ücretini ve yaptırımını düzenlemez; bu konular ilgili yasa ve yönetmelik hükümlerinde yer alır. Ayrıca avukatın iş sahibiyle sözleşme kurma, vekâletname alma ve dava açma usulleri de bu maddenin kapsamında değildir.

Danışma yapılması uygun olmıyan yerler: hangi kavramlar bilinmeli?

Baroda yazılı büro
Avukatın baroya kayıtlı olduğu ve mesleki faaliyetini yürüttüğü yer olarak bildirdiği iş yeridir. Yasağın ölçütü, görüşmenin bu yerde yapılıp yapılmadığıdır.
İş kabul etme
Avukatın bir iş sahibinin davasını veya hukuki işini üstlenmek amacıyla karar vermesi ve bu yönde anlaşmasıdır. Madde yalnızca yer bakımından sınırlama getirir; işin türüne ilişkin bir yasak içermez.
Özel olarak çağrılma
İş sahibinin avukatı belirli bir yere, bürosu dışına açıkça davet etmesidir. Bu durumda madde 51'deki yer yasağı uygulanmaz.

Danışma yapılması uygun olmıyan yerler: hangi şartlar aranır?

  • Görüşmenin veya iş kabulünün avukatın baroda yazılı olan bürosu dışında yapılması durumunda yasak doğar; yer ölçütü bürodur.
  • Görüşmenin mahkeme salonunda veya adalet binasının başka bir yerinde yapılması yasağı kapsamına girer.
  • Avukatın iş sahibi tarafından özel olarak çağrılmış olması, yasağın uygulanmaması için bulunmalıdır.
  • Özel çağrının varlığını ortaya koyan somut bir durum bulunmadıkça yer yasağı uygulanmaya devam eder.

Danışma yapılması uygun olmıyan yerler: hangi sonuçları doğurur?

  • Avukat, baroda yazılı bürosu dışında iş sahibiyle hukuki danışmada bulunursa veya iş kabul ederse bu yasağa aykırı davranmış olur.
  • Yasağa aykırılık, madde metninde ayrıca bir yaptırım gösterilmediğinden, ilgili disiplin hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
  • Mahkeme salonunda veya adalet binasının başka bir yerinde yapılan hukuki danışma ve iş kabulü, özel çağrı bulunmadıkça yasağa aykırıdır.
  • İş sahibinin avukatı özel olarak çağırdığı hâllerde, avukat bürosu dışında danışmada bulunabilir ve iş kabul edebilir; bu durumda yasak doğmaz.
  • Madde emredici niteliktedir; taraflar sözleşmeyle yer yasağını ortadan kaldıramaz.

Büro içi ile büro dışı görüşme arasındaki fark nedir?

Avukatın baroda yazılı bürosunda yapılan hukuki danışma ve iş kabulü, yasağın dışında kalır.

Bürosu dışında, örneğin bir kafede, evde veya başka bir iş yerinde yapılan görüşme, yasak kapsamına girer.

Büro dışında yapılan iş kabulü yasağa aykırı sayılır; yaptırım ilgili disiplin hükümlerinden doğar.

Mahkeme salonu ile adalet binası dışı yer arasındaki fark nedir?

Mahkeme salonunda veya adalet binasının başka bir yerinde yapılan görüşme, madde metninde açıkça yasaklanmıştır.

Adalet binası dışında, ancak bürodan farklı bir yerde yapılan görüşme ise madde 51 yönünden büro dışı sayılır.

Adalet binası içi görüşme, iş sahibinin özel çağrısı olmadıkça her hâlde yasaktır; dışarıdaki görüşmeler yalnızca büro dışı olmaları nedeniyle yasak kapsamına girer.

Genel yasak ile özel çağrı arasındaki fark nedir?

Avukat kendiliğinden, iş sahibinin özel bir daveti olmadan başka bir yerde görüşme yaparsa yasak uygulanır.

İş sahibi avukatı özel olarak çağırmışsa, avukat bürosu dışında da görüşme yapabilir.

Özel çağrı hâlinde yer yasağı uygulanmaz; çağrının özel olduğunun ispatı önem kazanır.

Danışma yapılması uygun olmıyan yerler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Özel çağrı istisnasını, iş sahibinin sözlü ve belgesiz bir daveti olması hâlinde de kabul etmek; istisnanın ispatını ihmal etmek.
  • Yasağı yalnızca mahkeme salonuyla sınırlı sanmak; adalet binasının diğer alanlarında da yasağın geçerli olduğunu gözden kaçırmak.
  • Büro dışı görüşmeyi her zaman geçersiz sayarak sözleşmenin hükümsüzlüğünü kendiliğinden doğurmak; maddenin yalnızca yer yasağı koyduğunu ve sonucun disiplin alanında değerlendirildiğini göz ardı etmek.
  • Yasağı avukatın iş sahibiyle sözleşme yapma yetkisine ilişkin genel bir sınır olarak anlamak; yasağın yalnızca yer ile ilgili olduğunu unutmak.

Nasıl ispat edilir?

  • Büro dışında görüşme yapıldığını iddia eden taraf, görüşmenin yerini ve zamanını gösteren belgelerle ispat yükü altındadır.
  • Avukatın özel olarak çağrıldığını ileri süren avukat, iş sahibinin daveti ya da bunu gösteren yazılı kayıt, mesaj veya tanık beyanı ile bu iddiasını ispatlamalıdır.
  • Görüşmenin mahkeme salonunda veya adalet binasında yapıldığı iddiası, tutanak, duruşma kaydı veya tanık beyanı ile ispatlanabilir.

Avukatlık Kanunu m.52 — Dosya tutmak

Madde, avukatın üstlendiği her iş ile yazılı mütalaasına başvurulan her husus bakımından düzenli dosya tutma yükümlülüğünü ve kendi yazdığı ya da taslağını hazırladığı her belgeyi imzalama yükümlülüğünü düzenler. Madde, serbest avukatlık yapan ve avukatlık faaliyeti gösteren her avukat bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: vekaletnamenin ibrazı ve vekaletnamesiz işlem yasağı (5271 sayılı CMK ile 1136 sayılı Kanun m.2 ve m.46 ilgili hükümleri), avukatın sır saklama yükümlülüğü (m.36), büro kurma ve adres bildirimi (m.43) ve avukatlık ücreti (m.164). Dosya içeriğinin soruşturma evresinde incelenmesi, CMK m.153 kapsamında ayrıca düzenlenmiştir.

Dosya tutmak: hangi kavramlar bilinmeli?

Düzenli dosya
Avukatın üstlendiği her iş ile yazılı mütalaasına başvurulan her husus için tuttuğu, işin takibine ilişkin kayıt ve belgelerin bütünüdür. Maddede dosyanın içeriği ayrıntılı sayılmamıştır.
Yazılı mütalaa
Avukattan görüş almak amacıyla yazılı olarak başvurulan hukuki görüşün istenmesidir. Mütalaa talebi, dava ya da takip açılmış olmasını gerektirmez; görüş istenen her husus düzenli dosya kapsamına girer.
İmza yükümlülüğü
Avukatın kendisi tarafından yazılan veya taslağı hazırlanan her belgeyi imzalaması gerektiğini ifade eder. Yükümlülük, belgenin metninin avukat tarafından kaleme alınması ya da taslağının avukat tarafından yapılması hâlinde doğar.

Dosya tutmak: hangi şartlar aranır?

  • Avukatın bir iş üstlenmiş olması veya kendisine yazılı mütalaa için başvurulmuş olması gerekir.
  • Üstlenilen veya mütalaaya konu olan her husus hakkında avukatın düzenli dosya tutması zorunludur.
  • Avukatın bizzat kaleme aldığı ya da taslağını hazırladığı bir belge bulunmalıdır.
  • Bu belgenin avukat tarafından imzalanması gerekir.

Dosya tutmak: hangi sonuçları doğurur?

  • Avukat üstlendiği her iş hakkında düzenli dosya tutmadığında, bu fiil avukatlık mesleğine ilişkin yükümlülüğe aykırılık oluşturur ve disiplin yaptırımına konu olabilir.
  • Avukat kendisi tarafından yazılan veya taslağı yapılan belgeyi imzalamadığında, yükümlülüğe aykırılık doğar.
  • Maddede yaptırım açıkça belirtilmediğinden, aykırılığın hukuki sonucu disiplin ve diğer mevzuat hükümlerinin uygulanmasıyla belirlenir.
  • Maddede düzenli dosyanın içeriği ve ne kadar süre saklanacağı ayrıca belirtilmemiştir.

Üstlenilen iş ile yazılı mütalaa arasındaki fark nedir?

Avukatın tarafından üstlenilmiş bir dava ya da takip işi bulunur.

Avukattan yalnızca yazılı görüş istenmiştir ve ortada bir dava veya takip yoktur.

Her iki halde de düzenli dosya tutma yükümlülüğü doğar; madde iki hali eşit tutar.

Avukat tarafından yazılan belge ile avukat tarafından taslağı yapılan belge arasındaki fark nedir?

Belgenin tamamını avukat kaleme almıştır.

Belgenin metnini başkası yazmış, avukat yalnızca taslağını hazırlamıştır.

Her ikisinde de avukatın imzalama yükümlülüğü vardır; belgenin kim tarafından yazıldığı imza yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Dosya tutmak: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Düzenli dosya yükümlülüğünü yalnızca dava açılmış işlerle sınırlı saymak; yazılı mütalaa için tutulması gereken kaydı ihmal etmek.
  • Avukatın belgeyi başkasının yazmış olmasını imza yükümlülüğünden muaf saymak; taslağı avukata ait olan belgede imzayı atlamak.
  • Dosya tutma yükümlülüğünü yalnızca vekaletname ibrazı ile ilişkilendirmek; maddenin bağımsız bir yükümlülük getirdiğini gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay disiplin uygulamasında, üstlenilen takip işlerinin takipsiz bırakılması ve müvekkile bilgi verilmemesi avukatın özen yükümlülüğünün ihlali sayılmaktadır. (Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/1091 E., 2025/128 K., 13.02.2025)
  • Bir haktan vazgeçme gibi işlemlerde yazılı muvafakat alınması ve avukatın görüşünü yazılı bildirmesi gerektiği, dosyada böyle bir belge bulunmamasının aleyhe değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/1091 E., 2025/128 K., 13.02.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Düzenli dosya tutma yükümlülüğüne uyulduğunu ispat yükü avukattadır; dosyada işin takibine ilişkin kayıt ve belgeler bu uyumu gösterir.
  • Avukatın üstlendiği işi takip ettiğini ve müvekkili bilgilendirdiğini gösteren yazılı belgeler, düzenli dosyanın asıl delilidir.
  • Müvekkil ya da şikâyetçi, avukatın dosyayı tutmadığını veya belgeyi imzalamadığını ileri sürdüğünde, iddiasını ispatla yükümlüdür; ancak yazılı belge eksikliği avukat aleyhine değerlendirilebilir.
  • Avukatın bizzat yazdığı veya taslağını hazırladığı belgede imzanın bulunup bulunmadığı, belgenin aslı üzerinden tespit edilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.36: Avukatın öğrendiği hususları açığa vurmama yükümlülüğünü düzenler; düzenli dosyada yer alan bilgilerin gizliliği bu hükümle korunur.
  • 1136 sayılı Kanun m.43: Büro kurma ve adres bildirimi yükümlülüklerini düzenler; düzenli dosyanın tutulacağı büro ile ilgilidir.
  • 1136 sayılı Kanun m.46: Vekaletnamesi ibraz edilmeyen avukata dosya örneği verilmeyeceğini düzenler; dosya inceleme ile vekaletname ilişkisini kurar.
  • 1136 sayılı Kanun m.2: Vekaletname olmadan dosya inceleme ve örnek alma koşullarına ilişkin atıfta bulunulan hükümdür.

Avukatlık Kanunu m.53 — Görüşmelere ait tutanak

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 53. maddesi, avukatın iş sahibiyle yaptığı görüşmelerde tutanak tutulmasını ve bu tutanağın imzalanma biçimini düzenler. Madde, tutanağın içeriğini, tutanağın hangi işler bakımından tutulacağını ve tutanağın tarafların ispat aracı olarak kullanılma biçimini ayrıntılı olarak düzenlemez. Madde, avukatın iş sahibi dışındaki kişilerle yaptığı görüşmeleri, mahkeme duruşmasındaki tutanağı (HMK kapsamındaki duruşma tutanağı) ve avukatın işi reddetme ya da istifa usulünü düzenlemez; bu konular ilgili yargılama kanunlarında ve Avukatlık Kanunu'nun başka maddelerinde yer alır. Maddenin uygulanması, avukatın iş sahibiyle yaptığı görüşmelerin kayda bağlanmasına ilişkindir.

Görüşmelere ait tutanak: hangi kavramlar bilinmeli?

Görüşme tutanağı
Avukatın iş için yaptığı görüşmelerden gerekli gördüklerini kayda geçirdiği yazılı belgedir. Tutanağın tutulması avukatın takdirine bağlı olmakla birlikte, tutulduğunda maddede öngörülen biçim koşullarına uyulması gerekir.
İş için yapılan görüşme
Avukatın somut bir işin üstlenilmesi, yürütülmesi veya değerlendirilmesi amacıyla yaptığı görüşmelerdir. Madde, görüşmenin hangi amaçla yapıldığını ayrıca tanımlamadığı için bu kavram, madde metnindeki iş bağlamından anlaşılır.
Tutanağın imzalanması
Tutanağın altının, görüşmede bulunanlar tarafından atılan imzalarla onaylanmasıdır. İmza, tutanağın kimler tarafından onaylandığını gösterir ve tutanağın geçerli biçimde oluşması için maddenin aradığı unsurdur.

Görüşmelere ait tutanak: hangi şartlar aranır?

  • Avukatın iş sahibi ile iş için görüşme yapmış olması gerekir.
  • Avukatın görüşmeden gerekli saydığı hususları bir tutanakla tespit etmesi gerekir.
  • Tutanağın altının görüşmede bulunanlar tarafından imzalanmış olması gerekir.

Görüşmelere ait tutanak: hangi sonuçları doğurur?

  • Tutanağın altı görüşmede bulunanlar tarafından imzalandığında belge, görüşmenin kaydı olarak kullanılabilir hale gelir.
  • Tutanağın altının imzasız olması halinde, maddenin öngördüğü biçim koşulu yerine gelmemiş olur ve tutanağın ispat gücü tartışmaya açılır.
  • Tutanak tutulmamış olması maddede bir yaptırıma bağlanmamıştır; bu durumda görüşmenin içeriği diğer delillerle ispatlanır.

Tutanak tutulması ile tutulmaması arasındaki fark nedir?

Avukatın görüşmeden gerekli gördüğü hususları tutanakla tespit ettiği hal, madde 53'ün öngördüğü biçimde tutanak düzenlenmiş olmasıdır.

Avukatın görüşme için tutanak tutmadığı hal; madde bu hali için bir yaptırım bağlamaz, tutanak yalnızca gerekli görülenleri içerir.

Tutanak tutulmuş ise ispat aracı olarak kullanılabilir; tutulmamış ise iş sahibiyle görüşmenin içeriği başka delillerle kanıtlanmak zorunda kalır.

Görüşmelere ait tutanak: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tutanağın tutulmasını zorunlu bir yükümlülük gibi görmek; madde tutanak tutulmasını avukatın takdirine bırakmıştır, yalnız tutulduğunda biçim koşulları aranır.
  • Tutanağın yalnızca avukatın imzasıyla geçerli olacağını sanmak; madde görüşmede bulunanların imzasını aramaktadır.
  • Tutanağın içeriğinin dava dosyasındaki duruşma tutanağı kurallarıyla aynı olduğunu varsaymak; madde yalnızca iş için yapılan görüşmeyi düzenler.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Görüşme tutanaklarının, iş sahibinin vekâletname, masraf ya da peşin ücret teslimini kanıtlama aracı olarak kullanıldığı kabul edilmektedir. (Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/515 E., 2024/457 K., 11.06.2024)
  • Görüşme tutanağının iyi kaleme alınmış olması halinde, iş sahibinin uyuşmazlığın niteliği, talep edilen yardım, belgelerin getirileceği zaman ve vekâletnamenin teslimi gibi yükümlülüklerini içerdiği ve bu nedenle avukat için ispat aracı oluşturduğu kabul edilmektedir. (6. Hukuk Dairesi, 2023/4418 E., 2024/375 K., 29.01.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Görüşme tutanağına dayanan taraf, tutanağın avukat tarafından tutulduğunu ve altının görüşmede bulunanlarca imzalandığını ispatla yükümlüdür.
  • Tutanağın yanında vekâletname, makbuz veya banka dekontu gibi belgeler, iş sahibinin teslim ettiği evrakı ispatlamak için birlikte kullanılabilir.
  • İş sahibinin azlin haklı nedene dayanmadığını iddia etmesi halinde, gerekçesiz azilname ve görüşme tutanağı önemli delil olarak değerlendirilebilir.
  • Tutanakta yer almayan bir hususun görüşmede konuşulduğunu iddia eden taraf, bunu tanık ya da yazılı belgelerle ispat etmek zorundadır.

Avukatlık Kanunu m.54 — Sicil cüzdanları

Madde, levhaya yazılı her avukatın baroda tutulan sicil cüzdanının niteliğini, gizliliğini, bu cüzdanın görülmesi ve not alınması yetkisini ve baro değişikliğinde (nakil halinde) cüzdanın gönderilmesini düzenler. Madde, levhaya yazılı avukatlar bakımından uygulanır. Cüzdanın düzenlenmesine ilişkin ayrıntılar, avukatların levha kaydı, büro ve adres yükümlülükleri, sır saklama ve tanıklık yasağı düzenlemez (levha kaydı ve avukatlık unvanının kullanımı için AvK m.63 ve m.66; büro ve adres bildirimi için AvK m.43; sır saklama için AvK m.36).

Sicil cüzdanları: hangi kavramlar bilinmeli?

Sicil cüzdanı
Levhaya yazılı her avukat için bağlı olduğu barodada, Türkiye Barolar Birliğinden gönderilen örneğe göre düzenlenen kayıt belgesidir. Cüzdanın şekli ve içeriği, Türkiye Barolar Birliğinin gönderdiği örneğe bağlıdır.
Levha
Baroda avukatların yazıldığı kayıt listesidir. Cüzdan yalnızca levhaya yazılı avukat için düzenlenir; levhada bulunmayan kişi için sicil cüzdanı söz konusu olmaz.
Gizlilik
Cüzdanın üçüncü kişilere açık olmadığı anlamına gelir. Ancak gizlilik mutlak değildir; cüzdan sahibi ile maddede belirtilen avukat tarafından görülebilir.
Vekâlet vereceği avukat
Sahibinin vekâlet vermek üzere seçtiği başka bir avukattır. Bu avukat, sicil cüzdanını sahibinin yetkilendirmesi ile görebilir ve not alabilir; yetkinin kapsamı cüzdan sahibinin verdiği vekâletle sınırlıdır.
Nakil
Avukatın levhasının bir barodan diğerine taşınmasıdır. Nakil halinde cüzdan yeni bağlı olunan barodan değil, nakledilen baro başkanlığına gönderilir.

Sicil cüzdanları: hangi şartlar aranır?

  • Sicil cüzdanının düzenlenmesi için avukatın baro levhasına yazılmış olması bulunmalıdır.
  • Cüzdanın, bağlı olunan barodan Türkiye Barolar Birliğinden gönderilen örneğe uygun biçimde düzenlenmiş olması gerekir.
  • Cüzdanın görülmesi ve not alınması yalnız sahibinin veya vekâlet vereceği başka bir avukatın talebi üzerine mümkün olmalıdır.
  • Nakil halinde cüzdanın nakledilen baro başkanlığına gönderilmesi için avukatın bir barodan diğerine nakledilmiş olması gerekir.

Sicil cüzdanları: hangi sonuçları doğurur?

  • Levhaya yazılı her avukat için bağlı olduğu barodada bir sicil cüzdanı bulunur.
  • Cüzdan gizlidir; sahibi dışındaki kişiler, maddede belirtilen yetki olmadan cüzdanı göremez ve üzerinde not alamaz.
  • Sahibi veya vekâlet vereceği başka bir avukat cüzdanı her zaman görebilir ve gerekli notu alabilir.
  • Avukat bir barodan diğerine nakil olduğunda, cüzdan nakledilen baro başkanlığına gönderilir.
  • Cüzdanın düzenlenmemesi veya gönderilmemesi halinde yaptırım ve sonuçları bu maddede düzenlenmemiştir; bunlar avukatlık kanununun ilgili disiplin ve idari hükümlerine bağlıdır.

Cüzdanın görülmesi ile cüzdanın gizliliği arasındaki fark nedir?

Cüzdanın gizli olması, üçüncü kişilere ve baro dışındaki kimselere açık olmamasıdır.

Sahibi veya vekâlet vereceği avukat, cüzdanı her zaman görebilir ve not alabilir.

Gizlilik ilkesi, cüzdan sahibi ve onun seçtiği avukat dışındaki kişilerin cüzdana erişimini engeller; görme yetkisi kişisel olduğu için başkasına devredilemez.

Bağlı baro ile nakledilen baro arasındaki fark nedir?

Avukatın levhaya yazılı olduğu, bağlı bulunduğu barodur ve cüzdan burada düzenlenir.

Avukat başka bir barodan nakil ile ayrıldığında, cüzdan yeni baronun başkanlığına gönderilir.

Nakil sonrası cüzdanın yeri değişir; cüzdanın nakledilen baro başkanlığına gönderilmesi gerekir.

Sicil cüzdanları: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sicil cüzdanını levha kaydı ile karıştırmak; cüzdanın varlığı levhaya yazılmaya bağlıdır, levhanın kendisi değildir.
  • Cüzdanın gizliliğini mutlak sanmak; sahibi ve vekâlet vereceği avukat cüzdanı her zaman görebilir.
  • Nakil halinde cüzdanı yeni baroya değil, nakledilen baro başkanlığına gönderilmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Vekâlet verilen avukatın yetkisini genel bir yetki gibi okumak; yetki cüzdan sahibinin verdiği vekâletle sınırlıdır.

Nasıl ispat edilir?

  • Sicil cüzdanının varlığını ve düzenlenmiş olduğunu ileri süren avukat, levhaya yazılı olduğunu ve cüzdanın bağlı baroda bulunduğunu baronun kayıtlarıyla ispatlar.
  • Cüzdanın görülmesi veya not alınmasını talep eden kişi, cüzdan sahibi olduğunu veya vekâlet verilen avukat olduğunu vekâletname ya da kimlik belgesiyle ispatlar.
  • Nakil halinde cüzdanın nakledilen baro başkanlığına gönderildiğini ileri süren taraf, nakil kaydı ve baro yazışmalarıyla ispat eder.
  • Gizlilik ihlali iddiasında bulunan taraf, cüzdana yetkisiz kişinin eriştiğini somut delille ortaya koymalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 1136 sayılı Kanun m.63: Levhaya yazılmadan avukatlık unvanının kullanılmasını ve avukatlık yetkilerinin kullanılmasını yasaklar; sicil cüzdanının dayanağı olan levha kaydının ön koşulunu oluşturur.
  • 1136 sayılı Kanun m.66: Levhaya yazılı avukatın bölgesi içinde sürekli avukatlık yapacağı yerin levhaya yazılmasını ve bölge dışında geçici faaliyetini düzenler; cüzdanın bağlı olunan baroyu belirlemesi bakımından ilgilidir.
  • 1136 sayılı Kanun m.36: Avukatın sır saklama yükümlülüğünü düzenler; cüzdanın gizliliği bu yükümlülükle ayrı bir kapsamda değerlendirilir, cüzdan gizliliğinin yerini tutmaz.

Süreler

SüreMaddeHüküm
üç aym.44Bu işlemlerin üç ay içerisinde sonuçlandırılmaması halinde, yönetmelikteki tasfiye hükümleri uygulanır.
bir yılm.47Bu yasak, işin sona ermesinden itibaren bir yıl sürer.
altı aydanm.48Avukat veya iş sahibi tarafından vadolunan veya verilen bir ücret yahut da herhangi bir çıkar karşılığında avukata iş getirmeye aracılık edenler ve aracı kullanan avukatlar altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
bir yılam.48Avukat veya iş sahibi tarafından vadolunan veya verilen bir ücret yahut da herhangi bir çıkar karşılığında avukata iş getirmeye aracılık edenler ve aracı kullanan avukatlar altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
bir yıldanm.48Bu eylemi yapanlar memur iseler, verilecek hapis cezası bir yıldan aşağı olamaz.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

37 karar
  1. 2020/60 E., 2020/54 K., 01.10.2020
    İlgili madde: m.44
  2. Ceza Genel Kurulu, 2023/258 E., 2024/141 K., 27.03.2024
    İlgili madde: m.47
  3. Ceza Genel Kurulu, 2024/73 E., 2024/142 K., 27.03.2024
    İlgili madde: m.47
  4. Ceza Genel Kurulu, 2014/19 E., 2015/309 K., 13.10.2015
    İlgili madde: m.48
  5. 10. Ceza Dairesi, 2024/3311 E., 2025/10746 K., 28.10.2025
    İlgili madde: m.46
  6. 8. Daire, 2023/5445 E., 2025/7872 K., 21.10.2025
    İlgili madde: m.45
  7. 4. Hukuk Dairesi, 2024/2594 E., 2025/13695 K., 07.10.2025
    İlgili madde: m.44
  8. 3. Hukuk Dairesi, 2023/5072 E., 2025/923 K., 18.02.2025
    İlgili madde: m.44
  9. İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/2597 E., 2024/2713 K., 07.11.2024
    İlgili madde: m.46
  10. 5. Ceza Dairesi, 2023/9521 E., 2024/3913 K., 15.04.2024
    İlgili madde: m.48
Diğer 27 karar
  1. 11. Hukuk Dairesi, 2023/1293 E., 2024/1662 K., 29.02.2024
    İlgili madde: m.47
  2. 6. Hukuk Dairesi, 2023/2094 E., 2024/510 K., 05.02.2024
    İlgili madde: m.45
  3. 6. Hukuk Dairesi, 2023/4418 E., 2024/375 K., 29.01.2024
    İlgili madde: m.53
  4. 5. Ceza Dairesi, 2021/8086 E., 2023/12652 K., 27.12.2023
    İlgili madde: m.48
  5. 3. Hukuk Dairesi, 2022/7590 E., 2023/2163 K., 13.07.2023
    İlgili madde: m.44
  6. 3. Hukuk Dairesi, 2023/233 E., 2023/1021 K., 10.04.2023
    İlgili madde: m.44
  7. 5. Ceza Dairesi, 2021/7080 E., 2023/3654 K., 29.03.2023
    İlgili madde: m.47
  8. 1. Hukuk Dairesi, 2021/6715 E., 2022/3970 K., 18.05.2022
    İlgili madde: m.47
  9. 8. Daire, 2020/2050 E., 2022/2537 K., 07.04.2022
    İlgili madde: m.53
  10. 10. Daire, 2016/1446 E., 2021/7084 K., 29.12.2021
    İlgili madde: m.46
  11. 12. Ceza Dairesi, 2020/856 E., 2021/2685 K., 16.03.2021
    İlgili madde: m.46
  12. 15. Ceza Dairesi, 2019/6081 E., 2020/11557 K., 18.11.2020
    İlgili madde: m.48
  13. 3. Ceza Dairesi, 2020/21105 E., 2020/13935 K., 19.10.2020
    İlgili madde: m.46
  14. 5. Ceza Dairesi, 2018/13506 E., 2019/2550 K., 27.02.2019
    İlgili madde: m.45
  15. 15. Ceza Dairesi, 2015/4416 E., 2018/3122 K., 07.05.2018
    İlgili madde: m.47
  16. 19. Ceza Dairesi, 2017/4547 E., 2017/10166 K., 27.11.2017
    İlgili madde: m.48
  17. Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, 2012/41 E., 2012/41 K., 29.05.2012
    İlgili madde: m.52, m.53
  18. 17. Hukuk Dairesi, 2011/7196 E., 2012/2200 K., 27.02.2012
    İlgili madde: m.53
  19. 4. Ceza Dairesi, 2011/16783 E., 2011/21328 K., 16.11.2011
    İlgili madde: m.48
  20. 11. Ceza Dairesi, 2010/16443 E., 2011/20072 K., 16.09.2011
    İlgili madde: m.52, m.53
  21. Genel Kurul, 2014/256 E., 25.06.2014
    İlgili madde: m.49
  22. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/1091 E., 2025/128 K., 13.02.2025
    İlgili madde: m.52
  23. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/1088 E., 2025/129 K., 13.02.2025
    İlgili madde: m.52
  24. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/515 E., 2024/457 K., 11.06.2024
    İlgili madde: m.53
  25. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/1066 E., 2024/507 K., 09.05.2024
    İlgili madde: m.52
  26. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/614 E., 2024/629 K., 04.04.2024
    İlgili madde: m.46
  27. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/414 E., 2021/760 K., 02.11.2021
    İlgili madde: m.44

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 11.07.2020 (m.49).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 1. Avukatlık Kanunu - 1 bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış