Özel borç ilişkileri
Ömür boyu gelir ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri
Kısaca
TBK m.607, ömür boyu gelir sözleşmesinin tanımını, sözleşmenin hangi kişinin ömrüne bağlanabileceğini ve ömrüyle sınırlı gelirin gelir alacaklısının mirasçılarına geçişini düzenler. TBK m.608 ömür boyu gelir sözleşmesinin geçerlilik şeklini düzenler; sözleşmenin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağını hükme bağlar.
Kapsam
Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.607–619 hükümlerini kapsar.
- TBK m.607Tanımı
- TBK m.608Şekli
- TBK m.609Hakkın kullanılması
- TBK m.610Devredilebilmesi
- TBK m.611Tanımı
- TBK m.612Şekli
- TBK m.613Güvencesi
- TBK m.614Konusu
- TBK m.615İptali ve tenkisi
- TBK m.616Önel verilerek fesih
- TBK m.617Önel verilmeksizin fesih
- TBK m.618Bakım borçlusunun ölümü
- TBK m.619Devredilemezlik, iflas ve haciz hâlinde istem
TBK m.607 — Tanımı
Madde, ömür boyu gelir sözleşmesinin tanımını, sözleşmenin hangi kişinin ömrüne bağlanabileceğini ve ömrüyle sınırlı gelirin gelir alacaklısının mirasçılarına geçişini düzenler. Hüküm, gelir borçlusu ile gelir alacaklısı arasındaki sözleşme ilişkisine uygulanır; üçüncü kişinin ömrünün esas alınması halinde de bu kişi sözleşmenin tarafı olmaz. Madde gelirin ödenme zamanını, ödeme biçimini ve şeklini düzenlemez (m.608, m.609). Yazılı şekil şartı (m.608), peşin ödeme ve ödenmemiş dönemin borcu (m.609), gelirin devri (m.610) ve ivazsız sözleşmenin bağışlama hükümlerine tabi olması ile ilgili kurallar ayrı maddelerde yer alır. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve hakim hükmüne dayanan irat da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Tanımı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ömür boyu gelir sözleşmesi
- Gelir borçlusunun, gelir alacaklısına veya üçüncü bir kişiye dönemsel edimlerde bulunmayı, bu kişinin ömrü boyunca üstlendiği sözleşmedir. Edim süresi bir ölüm olayına bağlıdır ve bu nedenle talih ve tesadüfe bağlı bir sözleşme türüdür.
- Gelir borçlusu
- Dönemsel edimi üstlenen taraftır. Gerçek veya tüzel kişi olabilir.
- Gelir alacaklısı
- Dönemsel edimleri talep eden taraftır. Yalnızca gerçek kişi olabilir; tüzel kişi gelir alacaklısı olamaz.
- Ömrün esas alınması
- Edim yükümlülüğünün kimin yaşamına bağlanacağını belirtir. Sözleşmede aksi öngörülmedikçe gelir alacaklısının ömrü esas alınır; taraflar gelir borçlusunun ya da üçüncü bir kişinin ömrünü de seçebilir.
- Dönemsel edim
- Belirli aralıklarla tekrarlanan ifadır. Tek seferlik ödeme dönemsel edim sayılmaz ve ömür boyu gelir sözleşmesi doğurmaz. Edim para dışında misli bir şey de olabilir.
Tanımı: hangi şartlar aranır?
- Gelir borçlusunun gelir alacaklısına dönemsel edimlerde bulunmayı üstlenmesi gerekir; tek seferlik bir ifa ömür boyu gelir sözleşmesi değil toptan ödemedir.
- Edim yükümlülüğünün, içlerinden birinin veya üçüncü bir kişinin ömrü boyunca sürmesi kararlaştırılmış olmalıdır.
- Ömrü esas alınacak kişi açıkça belirtilmemişse gelir alacaklısının ömrü esas alınmış sayılır.
- Gelir alacaklısı gerçek kişi olmalıdır; tüzel kişi bu sözleşmede alacaklı olamaz.
- Sözleşmenin yazılı şekilde yapılması gerekir (m.608); bu şekil koşulu ayrıca aranır.
Tanımı: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşmede aksi öngörülmemişse gelir alacaklısının ömrü boyunca yapılmış sayılır ve alacaklının ölümüyle edim yükümlülüğü sona erer.
- Ömrü esas alınan kişi gelir borçlusu veya üçüncü kişi ise, bu kişinin ölümüne kadar gelir ödenmeye devam eder.
- Gelir borçlusunun veya üçüncü kişinin ömrüyle sınırlı olan gelir, aksi kararlaştırılmamışsa gelir alacaklısı önce öldüğünde mirasçılarına geçer.
- Ömrü esas alınan kişi, dönem içinde ölse bile peşin ödeme ilişkisi m.609 hükmüne göre çözülür; bu madde o hükmün yerini almaz.
- Dönemsel edimin bulunmadığı hallerde ömür boyu gelir sözleşmesi kurulmamış olur ve tarafların ilişkisi başka bir sözleşme tipine göre değerlendirilir.
- Sözleşmenin yazılı şekle uyulmadan yapılması halinde geçersizlik sonucu doğar (m.608).
Gelir alacaklısının ömrü ile gelir borçlusunun veya üçüncü kişinin ömrü arasındaki fark nedir?
Aksi açıkça kararlaştırılmamışsa ömrün esas alındığı kişi gelir alacaklısıdır.
Taraflar gelir borçlusunun ya da üçüncü bir kişinin ömrünü açıkça esas alabilirler.
Esas alınan kişinin ölümü edim yükümlülüğünü sona erdirir. Gelir alacaklısının ömrü esas alındığında alacaklının ölümüyle gelir sona erer; borçlunun ya da üçüncü kişinin ömrü esas alındığında ise alacaklı önce ölse de gelir mirasçılara geçer.
Ömür boyu gelir sözleşmesi ile tek seferlik toptan ödeme arasındaki fark nedir?
Gelir borçlusu her dönem için tekrarlanan dönemsel edim üstlenir.
Tek bir defa yapılan veya ara sıra yapılan ödeme dönemsel değildir.
Dönemsel edim yoksa ömür boyu gelir sözleşmesinden söz edilemez; sözleşme başka bir tipe girer.
Gelir alacaklısı gerçek kişi ile tüzel kişi arasındaki fark nedir?
Gelir alacaklısı daima gerçek kişi olmalıdır, çünkü ömür ölçütü ona bağlanır.
Gelir borçlusu gerçek kişi de olabilir, tüzel kişi de olabilir.
Tüzel kişiyi alacaklı yapan bir ömür boyu gelir sözleşmesi bu tipte kurulamaz.
Tanımı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Dönemsel olmayan tek seferlik ödemeyi ömür boyu gelir sözleşmesi saymak; bu durumda sözleşme tipi kurulmamış olur.
- Üçüncü kişinin ömrü esas alındığında bu kişiyi sözleşmenin tarafı saymak; üçüncü kişi yalnızca ömür ölçütüdür.
- Tüzel kişiyi gelir alacaklısı olarak kabul etmek; alacaklı daima gerçek kişi olmalıdır.
- Sözleşmede aksi belirtilmediği halde gelirin ömrü esas alınan kişinin ölümüyle sona erdiğini varsaymak; gelir alacaklısı önce ölürse gelir mirasçılara geçer.
- Ömrüyle sınırlı gelirin mirasçılara geçişini kendiliğinden bir hak doğuran hüküm olarak değil, aksi kararlaştırılmamışsa uygulanan bir kural olarak okumamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kaydı hayat ile irat sözleşmesine dayalı alacağın mirasçılara devam edip etmeyeceği ihtilaflarında, ömrün esas alındığı kişinin tespiti ve sözleşme metninin yorumu belirleyici olmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2024/5970 E., 2024/7824 K., 06.11.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2024/2270 E., 2024/4970 K., 12.06.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2023/1605 E., 2023/6583 K., 09.11.2023)
- Mirasçıların gelirin devamını istediği davalarda, sözleşmede aksi kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı ve gelirin ömürle sınırlı olup olmadığı incelenmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/5970 E., 2024/7824 K., 06.11.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2023/1605 E., 2023/6583 K., 09.11.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Gelir alacaklısının ömrüne bağlı sözleşme ileri süren taraf, sözleşmenin dönemsel edim ve ömür unsurlarını yazılı belgeyle ispat eder (m.608 yazılılık koşulu nedeniyle).
- Ömrü esas alınan kişinin belirlenmesinde ileri süren taraf sözleşme metnine dayanır; sözleşmede açık bir ibare yoksa m.607/2 uyarınca gelir alacaklısının ömrü esas alınmış sayılır.
- Mirasçıların gelirin devamını talep ettiği hallerde, gelirin ömürle sınırlı olduğunu ve aksi kararlaştırılmadığını ileri süren taraf ispat eder.
- Karşı taraf, sözleşmede aksi bir kayıt bulunduğunu veya gelirin devrinin yasaklandığını ileri sürüyorsa bu kaydı yazılı delille ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.608: Ömür boyu gelir sözleşmesinin yazılı şekle tabi olduğunu düzenler; bu madde ile birlikte geçerlilik koşulunu tamamlar.
- 6098 sayılı Kanun m.609: Gelirin ödeme zamanını ve peşin ödemeyi düzenler; ömrü esas alınan kişinin dönem içinde ölmesi halinde borcun akıbetini belirler.
- 6098 sayılı Kanun m.610: Gelir alacaklısının haklarını devredebileceğini ve devredilecek hakkın bireysel gelir alacakları olduğunu düzenler.
- 6098 sayılı Kanun m.617: Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde hakimin ömür boyu gelir bağlayabilmesine ilişkin hükmü içerir; bu madde ile ilişkisi, ayrı bir sözleşme tipi olmasıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.51: Hakim hükmüne dayanan irat bağlanmasını düzenler; sözleşmeye dayanmayan ömür boyu gelirin dayanaklarından birini oluşturur.
TBK m.608 — Şekli
Bu madde ömür boyu gelir sözleşmesinin geçerlilik şeklini düzenler; sözleşmenin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağını hükme bağlar. Ömür boyu gelir sözleşmesinin unsurlarını, tarafların edimlerini, gelirin ödenme biçimini ve sözleşmenin sona erme hallerini düzenlemez. Şekil dışındaki geçerlilik koşulları, sözleşmenin tarafları arasındaki borç ilişkisinin içeriği ve gelir ödemelerinin ifası ile ilgili hükümler bu maddenin kapsamı dışındadır. Ayrıca bu maddenin uygulanmasından sonra ortaya çıkan ifa, temerrüd ve fesih sonuçları ile zamanaşımı ve usul yönleri başka hükümlerde yer alır.
Şekli: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yazılı şekil
- Sözleşmenin geçerliliği için kanunun aradığı biçim koşuludur. Bu maddede yazılı şekil, sözleşmenin yazılı olarak yapılmasını ifade eder ve yazılı şekle uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılar.
- Ömür boyu gelir sözleşmesi
- Bir tarafın, bir kişinin yaşamı boyunca diğer tarafa düzenli gelir ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Sözleşmenin süresi ilgili kişinin ölümüne bağlıdır.
- Geçerlilik şekli
- Şekle uyulmadığında işlemin hukuken hiç doğmamış sayılmasına yol açan şekil türüdür. Bu maddede düzenlenen şekil, ispat şekli değil geçerlilik şeklidir.
Şekli: hangi şartlar aranır?
- Sözleşmenin ömür boyu gelir sözleşmesi niteliğinde olması gerekir; sözleşme bir kişinin yaşamına bağlı düzenli gelir ödemesini içermelidir.
- Sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış olması gerekir; yazılı şekil, sözleşmenin geçerliliği için zorunlu bir koşuldur.
- Yazılı şekle uyulmadan yapılan ömür boyu gelir sözleşmesinin geçerli olmadığı kabul edilmelidir; bu durumda şekle uymayan bir taraf sözleşmeden doğan haklarını yerine getirtemez.
Şekli: hangi sonuçları doğurur?
- Ömür boyu gelir sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadığında geçerli olmaz.
- Yazılı şekle uyularak yapılan sözleşme geçerli kurulur ve tarafları arasında doğrudan bağlayıcılık doğurur.
- Yazılı şekle uyulmadan yapılan sözleşmeye dayanılarak gelir ödemesi talep edilemez; ancak bu durum, şekil eksikliği nedeniyle yapılmış ödemelerin geri alınması konusunda ayrıca değerlendirme gerektirebilir.
Yazılı şekle bağlı sözleşme ile şekil özgürlüğü ilkesine tabi sözleşme arasındaki fark nedir?
Ömür boyu gelir sözleşmesi, kanunun açık hükmü gereği yazılı şekle bağlıdır ve bu maddeye göre geçerlilik şekli koşuldur.
Kanunda aksi öngörülmedikçe sözleşmeler şekil serbestisi ilkesine tabidir; bu nedenle kanun açıkça şart koşmayan sözleşmeler herhangi bir şekilde geçerli kurulabilir.
Bu sözleşme türünde yazılı şekle uyulmadığında sözleşme geçersizdir; diğer sözleşmelerde ise şekil serbestisi geçerli olur.
Şekli: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ömür boyu gelir sözleşmesini diğer sözleşmeler gibi şekil serbestisi ilkesine tabi saymak; bu sözleşme türünde yazılı şekil geçerlilik koşuludur.
- Yazılı şekil eksikliğini yalnızca ispat sorunu olarak değerlendirmek; bu maddede şekil eksikliği sözleşmeyi geçersiz kılar.
- Maddenin ömür boyu gelir sözleşmesinin diğer geçerlilik koşullarını da düzenlediğini varsaymak; madde yalnızca şekle ilişkindir.
Nasıl ispat edilir?
- Yazılı şeklin varlığını ileri süren taraf, sözleşmenin yazılı olarak yapıldığını ispatlamalıdır; yazılı belge bulunmadığında sözleşmenin geçerli kurulduğunu tanık veya başka delille ispat etmek, kanunun açık şekil şartı nedeniyle sınırlıdır.
- Ömür boyu gelir sözleşmesinin varlığını ileri süren taraf, sözleşmenin ömür boyu gelir niteliğini taşıdığını ve yazılı şekle uygun kurulduğunu ispatlamalıdır.
- Şekil eksikliğini ileri süren karşı taraf, yazılı şeklin bulunmadığını ispat etmekle yükümlüdür; bu savunma şekil eksikliğine dayanır ve sözleşmenin geçersizliği ileri sürülür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 m.12: Sözleşmelerde şekil serbestisi ilkesini düzenler; bu madde, kanunda aksi öngörülmedikçe uygulanır ve ömür boyu gelir sözleşmesi için kanunda açık bir şekil şartı getirildiği için istisna oluşturur.
TBK m.609 — Hakkın kullanılması
Madde, ömür boyu gelir sözleşmesinde gelirin ödeme aralığını ve ödeme biçimini, gelir süresinin ömre bağlanmış olmasında alacaklının ölümü halinde dönem borcunun akıbetini ve gelir borçlusunun iflası halinde gelir alacaklısının iflas masasına kayıt hakkını düzenler. Maddenin uygulandığı kişiler, ömür boyu gelir sözleşmesinin tarafları olan gelir borçlusu ile gelir alacaklısıdır. Gelirin devrini, haczedilebilirliğini, zamanaşımını ve temerrüt sonuçlarını düzenlemez; bunlar için devir hükmü (6098 m.610), zamanaşımı hükümleri (6098 m.146, m.147) ve temerrüt hükümleri (6098 m.121, m.122, m.125) geçerlidir.
Hakkın kullanılması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ömür boyu gelir
- Gelir borçlusunun, gelir alacaklısına ya da üçüncü bir kişiye ömür boyunca dönemsel olarak ödeme yapmayı üstlendiği sözleşmeye dayanan gelirdir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa her altı ayda bir ve peşin ödenir.
- Peşin ödeme
- Dönemin başında, dönem henüz işlemeden yapılan ödemedir. Peşin ödemede dönem tamamlanmadan ölüm gerçekleşse bile o döneme ait gelirin tamamı borçlanılmış sayılır.
- Gelir borçlusu ve gelir alacaklısı
- Gelir borçlusu gelir ödemeyi üstlenen taraf, gelir alacaklısı ise bu ödemeyi isteyen taraftır. Madde, iflas halinde alacaklının kaydettirme hakkını gelir borçlusunun iflasına bağlar.
- Anapara karşılığı tutar
- Dönemsel gelirin elde edilebilmesi için ilgili sosyal güvenlik kurumunca ödenmesi gereken anaparaya denk düşen kısmıdır. Gelirin tamamı değil, bu anapara kısmı iflas masasına kaydettirilebilir.
Hakkın kullanılması: hangi şartlar aranır?
- Sözleşmede aksi kararlaştırılmamış olmalıdır; aksi halde gelir ömür boyu, altı ayda bir ve peşin ödenir.
- Gelir süresi ömre bağlanmış olmalıdır; bu hâlde alacaklının ölümü dönem içinde gerçekleşse bile dönem borcu sona ermez.
- Ödemenin peşin öngörüldüğü dönem sözleşmede belirlenmiş olmalıdır; taraflar işlemiş ödemeyi kararlaştırmışsa dönemin tamamı değil yaşanan süre hesaplanır.
- Gelir borçlusunun iflası gerçekleşmiş olmalıdır; bu durumda alacaklı kaydettirme hakkını elde eder.
- Kaydettirilecek tutar, dönemsel gelirin elde edilebilmesi için sosyal güvenlik kurumunca ödenmesi gereken anaparaya denk düşen para olmalıdır; gelirin tamamı kaydedilemez.
Hakkın kullanılması: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa gelir her altı ayda bir ve peşin olarak ödenir.
- Gelir süresi ömre bağlanmışsa, alacaklı peşin ödeme dönemi bitmeden ölse bile o dönemin gelirinin tamamı gelir borçlusu tarafından borçlanılmış sayılır.
- Bu durumda gelir borçlusundan artan kısmın geri verilmesi istenemez.
- Taraflar ödemenin işlemiş olarak yapılmasını kararlaştırmışsa, alacaklıya yalnız yaşadığı süreye ilişkin ödeme yapılır.
- Gelir borçlusunun iflası halinde gelir alacaklısı, anapara karşılığı tutarı iflas masasına kaydettirme hakkını elde eder.
- Kaydettirme hakkı, gelirin tamamını değil yalnızca anapara karşılığını kapsar.
Peşin ödeme ile işlemiş gelir ödemesi arasındaki fark nedir?
Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa gelirin peşin ödenmesi; alacaklının ölümü halinde öngörülen dönemin tamamı borçlanılmış sayılır.
Taraflar ödemenin peşin değil, dönem işledikten sonra yapılmasını kararlaştırmışsa alacaklıya yalnız yaşadığı sürelere ilişkin ödeme yapılır.
Peşin ödemede ölüm dönem ortasında gerçekleşse bile dönemin tamamı talep edilebilir ve artan kısmın geri verilmesi istenemez; işlemiş ödemede yalnız yaşanan süreye ait kısım ödenir.
Gelir borçlusunun iflası ile genel alacaklı durumu arasındaki fark nedir?
Gelir borçlusu iflas ettiğinde gelir alacaklısı, dönemsel gelirin elde edilmesi için sosyal güvenlik kurumunca ödenmesi gereken anaparaya denk düşen tutarı iflas masasına kaydettirebilir.
İflas dışındaki hallerde gelir borçlusunun temerrüdü, icra takibi veya dava açılması üzerine alacaklı temerrüt faizi ve aşkın zarar talep eder.
İflasta alacaklının hakkı masaya kayıt yoluyla korunur; temerrütte ise faiz ve zarar talebi söz konusu olur.
Kök hak ile bireysel gelir alacağı (haczedilebilirlik ve devir) arasındaki fark nedir?
Kök hak, alacaklının kişiliğine sıkı bağlı olduğundan haczedilemez ve devredilemez kabul edilir.
Bu haktan doğan bireysel gelir alacakları, işlemiş olması halinde devredilebilir ve alacaklının ihtiyacı dışındaki kısmı haczedilebilir.
Kök hakkın kendisi devredilemezken, ayrılmış dönemsel alacaklar devir ve haciz konusu olabilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kök hakkın haczinin caiz olmadığı, ancak bireysel gelir alacaklarının alacaklının ihtiyacı dışındaki kısmının haczedilebileceği görüşü benimsenmektedir. Madde metninde yer almayan bu bilgi, kıyas yoluyla devir hükümlerinin uygulanmasına dayanmaktadır.
- Kök alacağın genel zamanaşımına, bireysel dönemsel alacakların ise beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu ayrımı yapılmaktadır.
- Ömür boyu gelir sözleşmesinin ve buna bağlı yükümlülüklerin özel nitelikte olduğu, bu nedenle sözleşmenin esnek yorumlanabileceği görüşü ağırlık kazanmaktadır.
Nasıl ispat edilir?
- Gelir alacaklısı, gelirin ömre bağlı olduğunu ve dönem içinde ölüm gerçekleşmişse ödeme yükümlülüğünün doğduğunu sözleşme ile ispatlar.
- Sözleşmede aksi kararlaştırılmış olduğunu ileri süren taraf, peşin ya da işlemiş ödeme kaydını yazılı sözleşmeyle ispatlar.
- Gelir borçlusunun iflası, iflas kararı ve iflas masası kayıtlarıyla ispatlanır; kaydettirme talebinde anapara karşılığı tutarın sosyal güvenlik kurumu verileriyle belirlenmesi gerekir.
- Gelir borçlusu, işlemiş ödeme kararlaştırıldığını ya da ölümün dönemin başladığı tarihe göre farklı bir hesap gerektirdiğini ileri sürerse bu savunmayı yazılı belgeyle ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 m.610: Gelir alacaklısının haklarını devredebilmesini düzenler; m.609'da düzenlenen bireysel gelir alacaklarının devrinin dayanağıdır.
- 6098 m.146: Kök gelir alacağının genel on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirlemek için başvurulan genel hükümdür.
- 6098 m.147: Dönemsel bireysel gelir alacaklarının beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirleyen hükümdür.
TBK m.610 — Devredilebilmesi
Bu madde, alacaklının alacağını üçüncü bir kişiye devredebilmesinin genel koşulunu düzenler: sözleşmeyle aksi kararlaştırılmamışsa gelir alacaklısı haklarını başkasına devredebilir. Madde, gelir alacaklısının (sürekli edimli, periyodik gelir doğuran alacak hakkına sahip alacaklının) hakkını devretme yetkisine ilişkindir ve devrin kapsamını, şeklini ya da sonuçlarını ayrıca düzenlemez. Alacağın genel devri ve devrin hükümleri ile devrin engelleri TBK m.183-194 kapsamında ayrıca düzenlenmiştir. Kanun veya mahkeme kararıyla alacağın geçişi (TBK m.185) ile devredilemeyen haklar (TBK m.183, m.19) bu maddenin kapsamı dışındadır. Ayrıca gelir alacaklısının hakkını devretmesinin borçlu bakımından sonuçları ile devredenin ve devralanın karşılıklı yükümlülükleri bu maddede yer almaz.
Devredilebilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Gelir alacaklısı
- Belirli bir malvarlığı değeri ya da sermaye karşılığında, periyodik olarak yinelenen gelir (irat) almaya hak kazanan alacaklıdır. Maddede yer alan gelir alacağı, tek seferlik ödeme alacağından ayrılır.
- Sözleşmeyle aksi kararlaştırma
- Taraflar arasında gelir alacağının devrini engelleyen ya da sınırlayan bir anlaşmanın yapılmasıdır. Bu anlaşma varsa devir yetkisi doğmaz; yoksa madde gereğince devir serbesttir.
- Haklarını devretme
- Gelir alacaklısının, gelir hakkını üçüncü kişiye rızaen devretmesidir. Bu, alacağın devrine ilişkin genel hükümlere tabi bir tasarruf işlemidir.
Devredilebilmesi: hangi şartlar aranır?
- Alacaklının gelir alacaklısı sıfatında olması, yani periyodik gelir doğuran bir alacak hakkına sahip bulunması gerekir.
- Taraflar arasında devri engelleyen veya sınırlayan bir aksi kararlaştırmanın bulunmaması gerekir.
- Devrin, alacağın devrine ilişkin genel hükümlere uygun biçimde, devreden ile devralan arasında yapılması gerekir.
Devredilebilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşmeyle aksi kararlaştırılmamışsa gelir alacaklısı haklarını başkasına devredebilir.
- Sözleşmeyle devir yasağı kararlaştırılmışsa gelir alacaklısı, bu yasağa aykırı olarak haklarını devredemez.
- Devir yasağına rağmen yapılan devirde, borçlu devir engelini ileri sürebilir; iyi niyetli devralanın korunması ise TBK m.183/f.2 hükmüne bağlıdır.
Serbest devir ile sözleşmeyle devir yasağı arasındaki fark nedir?
Taraflar devri yasaklamamışsa gelir alacaklısı hakkını başkasına devredebilir.
Taraflar sözleşmeyle devri yasaklamış ya da sınırlamışsa devir yetkisi bulunmaz.
Sözleşmeyle aksi kararlaştırılmış ise devir yapılamaz; devir yapılırsa devralan, devir engeline dayanılmasına karşı korunmayabilir (TBK m.183/f.2 bağlamında iyi niyetli üçüncü kişi).
Devredilebilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Gelir alacaklısı kavramını tek seferlik alacak ile karıştırmak; madde yalnızca periyodik gelir alacağına ilişkindir.
- Maddenin devir yetkisini kesin ve mutlak sanmak; sözleşmeyle aksi kararlaştırılmışsa devir yetkisi yoktur.
- Maddeyi devrin şeklini ya da sonuçlarını düzenliyor sanmak; bu konular TBK m.183-194'te ayrıca düzenlenmiştir.
Nasıl ispat edilir?
- Gelir alacaklısının hakkını devrettiğini ileri süren taraf, alacağın gelir alacağı niteliğini ve devir işlemini ispatlamakla yükümlüdür.
- Devrin sözleşmeyle yasaklanmadığını ileri süren taraf, devir yasağının bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür; yasağın varlığını ileri süren karşı taraf bunu yazılı sözleşme ile kanıtlar.
- Devralanın iyi niyetini savunan taraf, yasağı içermeyen yazılı borç tanımasına güvendiğini ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.183: Alacağın devrinin genel ilkesini ve devre engel olan kanun, sözleşme veya işin niteliği hallerini düzenler; devir yasağının iyi niyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülememesi de bu maddededir.
- 6098 sayılı Kanun m.185: Alacağın kanun veya mahkeme kararıyla geçmesinde rıza aranmayacağını belirtir; gelir alacaklısının devrinin rızaya dayalı olduğunu ayırt etmeye yarar.
TBK m.611 — Tanımı
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tanımını, bakım borçlusunun bakım ve gözetme borcunu ile bakım alacaklısının malvarlığı devretme borcunu düzenler. Maddenin ikinci fıkrası, bakım borçlusunun bakım alacaklısı tarafından mirasçı atanması halinde sözleşmeye miras sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağını belirtir. Madde, sözleşmenin hangi kişiler arasında kurulabileceğini ve bakım borcunun ayrıntılarını düzenlemez. Bakım borçlusunun bakım ve gözetme borcunun kapsamı (m.614), bakım alacaklısının malvarlığı devri ve yasal ipotek (m.613), sözleşmenin sona ermesi ve ölünceye kadar bakma sözleşmesinin fesih ve iptali (m.615-618) ile sözleşmenin şekli ve miras sözleşmesine dönüşmesine ilişkin ayrıntılar ayrı maddelerde yer alır.
Tanımı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesi
- Bakım borçlusunun bakım alacaklısına ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının ise bir malvarlığını veya malvarlığı değerlerini devretmeyi üstlendiği, tam iki tarafa borç yükleyen ivazlı bir sözleşmedir. Borç, bakım alacaklısının ölümüne kadar sürer.
- Bakım borçlusu
- Bakım ve gözetme edimini üstlenen taraftır. Edimi bir iş görme niteliğindedir ve bakım alacaklısının yaşadığı sürece devam eder.
- Bakım alacaklısı
- Bakım edimini alan ve karşılığında malvarlığı ya da malvarlığı değerini devretmeyi üstlenen taraftır. Kendisine bakılmasını sağlayan tarafın karşı edimi bu taraftan gelir.
- Malvarlığı veya malvarlığı değeri
- Devrin konusu olabilecek her türlü mal veya hak niteliğindeki değerdir. Tamamı, bir kısmı ya da tek bir malı olabilir.
- Miras sözleşmesine ilişkin hükümler
- Bakım alacaklısının bakım borçlusunu mirasçı atadığı hallerde uygulanan kurallardır. Bu halde sözleşmenin şekli ve maddi hukuk yönü miras sözleşmesine bağlanır.
Tanımı: hangi şartlar aranır?
- Bakım borçlusunun bakım alacaklısına yaşadığı sürece bakıp gözetme borcunu üstlenmesi gerekir.
- Bakım alacaklısının bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini bakım borçlusuna devretme borcunu üstlenmesi gerekir.
- Bakım ve devir edimleri birbirinin karşılığı olmalıdır; karşılıklılık bulunmalıdır.
- Bakım borcunun süresi bakım alacaklısının ölümüne bağlanmalıdır; süreli bir bakım borcu bu sözleşmenin unsurunu taşımaz.
- Bakım alacaklısının bakım borçlusunu mirasçı atadığı bir düzenleme varsa, sözleşmeye miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır.
Tanımı: hangi sonuçları doğurur?
- Bakım borçlusunun bakım ve gözetme borcu, bakım alacaklısının ölümüne kadar sürer; sözleşme bakım alacaklısının ölümüyle sona erer.
- Bakım alacaklısının sağlığında devrettiği malvarlığı için bakım borçlusu sağlığında bakım borcunu yerine getirmekle yükümlüdür.
- Bakım alacaklısı miras hukukuna tabi düzenlemede bakım borçlusunu mirasçı atarsa, sözleşmeye miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır.
- Bakım ihtiyacı bulunmadığı halde yapılan sözleşme, görünürde bir işlemdir ve TBK m.19 gereği kesin hükümsüzdür (uygulamada muvazaa iddiası).
- Sözleşme süreli kurulamaz; süreli bir bakım düzenlemesi ölünceye kadar bakma sözleşmesi niteliği taşımaz.
Borçlar hukukuna tabi ile miras hukukuna tabi ölünceye kadar bakma arasındaki fark nedir?
Bakım alacaklısının malvarlığını sağlığında devrettiği halde sözleşme borçlar hukukuna tabidir.
Bakım alacaklısının karşı edimi, bakım borçlusunu mirasçı atamak yoluyla ölümünden sonra yerine getirilir.
İlk halde ölünceye kadar bakma sözleşmesi genel borçlar hükümlerine tabi olur. İkinci halde miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır ve sözleşmenin şekli miras sözleşmesine bağlanır.
Tam ivazlı ile karma ölünceye kadar bakma arasındaki fark nedir?
Edimlerin ekonomik olarak birbirine eşit olduğu sözleşme tam ivazlıdır.
Edimler arasında belirgin bir denklik yoksa sözleşme karma niteliktedir.
Karma halde de ölünceye kadar bakma sözleşmesine ilişkin 611 vd. hükümleri uygulanır; edimlerin eşit olması şart değildir. Taraflardan biri edimini tamamen karşılıksız üstlenirse bu sözleşme olmaz.
Ölünceye kadar bakma ile ömür boyu gelir sözleşmesi arasındaki fark nedir?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım borçlusunun edimi bakma ve gözetme, yani bir iş görmedir.
Ömür boyu gelir sözleşmesinde borçlunun edimi düzenli gelir ödemektir ve bakma yükümlülüğü yoktur.
Bakım yükümlülüğü bulunmayan bir sözleşme ölünceye kadar bakma sözleşmesi sayılmaz.
Tanımı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesini süreli bir bakım düzenlemesi ile karıştırmak; bu sözleşmenin süresi bakım alacaklısının ölümüne bağlıdır.
- Karşılıksız yapılan bakımı ölünceye kadar bakma sözleşmesi saymak; karşılık bulunmadığında bu sözleşme kurulmaz.
- Bakım borçlusunu mirasçı atanmış sayıp miras sözleşmesi hükümlerini her ölünceye kadar bakma sözleşmesine uygulamak; ikinci fıkra yalnızca mirasçı atama halinde geçerlidir.
- Ömür boyu gelir sözleşmesi ile ölünceye kadar bakma sözleşmesini aynı şey saymak; birincisinde bakım yükümlülüğü yoktur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin hem bakım alacaklısının hem bakım borçlusunun hak ve borçlarını karşılıklı yüklediği bir akit olduğu kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/1161 E., 2026/553 K., 03.02.2026)
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin 611 ila 618. maddeler arasında düzenlendiği ve bu maddelerin birlikte uygulandığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/507 E., 2024/93 K., 14.02.2024; 10. Hukuk Dairesi, 2023/4826 E., 2024/13548 K., 20.12.2024; 10. Hukuk Dairesi, 2018/831 E., 2019/8836 K., 20.11.2019)
- Tanım hükmünün mahkemelerce doğrudan 611. madde üzerinden sözleşmenin unsurlarını belirlemede kullanıldığı görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/860 E., 2023/1041 K., 01.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2018/533 E., 2021/1189 K., 07.10.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesinden doğan bakım borcunu talep eden taraf, sözleşmenin varlığını ve bakım borcunun üstlenildiğini yazılı belge, tanık veya diğer delillerle ispatlar.
- Bakım alacaklısının malvarlığı devri iddiasını ileri süren taraf devrin gerçekleştiğini tapu kaydı, banka kaydı veya diğer belgelerle ispatlar.
- Bakım borçlusunun bakım borcunu yerine getirdiğini savunan taraf bu ifayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Bakım ihtiyacının bulunmadığı ve sözleşmenin görünürde olduğu iddiasını ileri süren taraf bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
- Bakım borçlusunun mirasçı atandığı iddiası, vasiyetname veya miras sözleşmesi şekline uygun bir belge ile ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.613: Bakım alacaklısının devrettiği taşınmaz için bakım borçlusuna yasal ipotek hakkı tanır ve bu hakkın tescilini düzenler.
- 6098 sayılı Kanun m.614: Bakım borçlusunun bakım ve gözetme borcunun kapsamını ayrıntılı olarak belirler.
- 6098 sayılı Kanun m.19: Bakım ihtiyacı olmadan yapılan görünürde sözleşmenin kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olmasında uygulanır.
TBK m.612 — Şekli
Madde, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçerlilik şeklini düzenler. Genel kural olarak sözleşmenin miras sözleşmesi şeklinde yapılmasını, yani resmi vasiyetname şeklini aramak; istisna olarak Devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak yapılan sözleşmelerde yazılı şekli yeterli saymak gibi iki ayrı şekil rejimini kapsar. Sözleşmenin kurulması, tarafların edimleri, bakım borcunun içeriği ve sona ermesi bakımından uygulanır; hüküm bakımdan yükümlü ile bakılan arasındaki ilişkiye ilişkindir. Maddenin kendisi sözleşmenin ayrıntılı hükümlerini, bakım edimlerinin içeriğini, ödemelerin ve ayni hakların akıbetini düzenlemez; bunlar ölünceye kadar bakma sözleşmesinin diğer hükümlerinde (613-619. maddeler) yer alır. Mirasçı atanmasının şekli, miras sözleşmesinin genel hükümleri ve resmi vasiyetnamenin düzenlenmesi de bu maddenin kapsamı dışındadır (TMK m.545 ve m.532 ile yollama yoluyla bağlantılıdır). Sözleşmenin iptali, tenkisi ve dava zamanaşımı ayrı hükümlere bırakılmıştır.
Şekli: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesi
- Bir tarafın (bakım borçlusu) diğer tarafa (bakılan) hayatı boyunca bakım ve yardım edeceği, karşılığında mal veya hak aldığı sözleşmedir. Şekil bakımından miras sözleşmesi ile yakın bağlantılıdır.
- Miras sözleşmesi şekli
- Maddenin genel kuralında ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçerli olabilmesi için aranan şekildir. Bu şekil, Türk Medeni Kanunu'nda miras sözleşmesi için öngörülen resmi vasiyetname biçimini ifade eder; sözleşmenin mirasçı atanmasını içermesi gerekmez.
- Devletçe tanınmış bakım kurumu
- İkinci fıkradaki istisnanın uygulanabilmesi için sözleşmenin yapıldığı, Devlet tarafından tanınmış ve yetkili makamların belirlediği koşullara uymakla yükümlü olan kurumdur. Kurumun tanınmamış olması ya da koşullara uyulmaması istisnadan yararlanmayı engeller.
- Yazılı şekil
- Resmi nitelikte olmayan, adi yazılı biçimdir. Madde bakımından yalnızca ikinci fıkradaki kurum sözleşmelerinde yeterli sayılır; bu şekil genel kuralın yerine geçmez.
Şekli: hangi şartlar aranır?
- Sözleşmenin genel kural olarak resmi vasiyetname şeklinde yapılması gerekir; adi yazılı şekil veya sözlü anlaşma geçerlilik için yeterli değildir.
- Bakım sözleşmesinin Devletçe tanınmış bir bakım kurumu ile yapılmış olması halinde istisna uygulanabilir; bu durumda aranan şekil yalnızca yazılı şekildir.
- İstisnadan yararlanılabilmesi için kurumun yetkili makamların belirlediği koşullara uyması zorunludur; koşullara uyulmadan yapılan sözleşme için istisna işlemez.
- Sözleşmede mirasçı atanmış olsun veya olmasın, şekil koşulu aynı şekilde aranır.
Şekli: hangi sonuçları doğurur?
- Genel kural uyarınca miras sözleşmesi şeklinde yapılmayan ölünceye kadar bakma sözleşmesi geçerli olmaz.
- Kurum istisnasına uygun yapılan sözleşme yazılı şekille geçerli olur; resmi şekil aranmaz.
- Mirasçı atanmamış olsa bile, kurum istisnası dışında sözleşme resmi şekle bağlıdır.
- Şekle uyulmadan yapılan sözleşmede geçerlilik yoktur; tarafların edimlerini ifa etmesi, sözleşmenin şekil eksikliğini tamamlamaz.
Genel kural ile kurum istisnası arasındaki fark nedir?
Bakım sözleşmesi bireysel taraflar arasında yapılmışsa, geçerlilik için miras sözleşmesi şekli, yani resmi vasiyetname şekli aranır.
Sözleşme Devletçe tanınmış bakım kurumu ile yetkili makamların koşullarına uyularak yapılmışsa, yazılı şekil yeterlidir.
Aynı içerikli sözleşme, tarafın kim olduğuna göre farklı şekil koşuluna tabi olur; resmi şekle uyulmayan bireysel sözleşme geçersiz olur.
Mirasçı atanması içeren ile içermeyen sözleşme arasındaki fark nedir?
Sözleşmede mirasçı atanmışsa, bu zaten miras sözleşmesi niteliğindedir ve resmi şekil gerekir.
Sözleşmede mirasçı atanmamışsa da, madde gereği yine miras sözleşmesi şeklinin aranması gerekir.
Mirasçı atanmamış olması şekil şartını hafifletmez; yalnızca ikinci fıkradaki kurum istisnası şekli yazılı hale indirir.
Madde 612 ile ömür boyu gelir sözleşmesi arasındaki fark nedir?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde şekil, miras sözleşmesi şekline göre belirlenir ve kurum istisnası ayrıca düzenlenmiştir.
Ömür boyu gelir sözleşmesinde yazılı şekil genel olarak aranır; resmi ve adi yazılı şekil ayrımı yapılmamıştır.
Bakım sözleşmesinde resmi şekil ile adi yazılı şekil arasında ayrım vardır; ömür boyu gelir sözleşmesinde bu ayrım bulunmadığından aynı yazılı şekil yeterli olabilir.
Şekli: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Genel kuralın resmi vasiyetname şeklini adi yazılı şekille karıştırmak; ikinci fıkradaki istisnayı bireysel sözleşmelere de uygulamak.
- Sözleşmede mirasçı atanmadığı için şekil koşulunun aranmayacağını sanmak; madde mirasçı atanması olmasa da şekli aramaktadır.
- Kurumun tanınmış olmasını ve yetkili makamların koşullarına uyulmasını ayrı ayrı kontrol etmeden istisnayı uygulamak.
- Ömür boyu gelir sözleşmesinin şekil hükmünü doğrudan ölünceye kadar bakma sözleşmesine uygulamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçerliliği bakımından genel kuralın resmi vasiyetname şekli olduğu, istisnanın ise yalnızca Devletçe tanınmış bakım kurumu ile yapılan sözleşmelerde uygulandığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/860 E., 2023/1041 K., 01.11.2023; 7. Hukuk Dairesi, 2023/5039 E., 2024/3939 K., 18.09.2024)
- Mahkemelerin, sözleşmenin 612. maddenin ikinci fıkrasındaki kurum istisnasından yararlanıp yararlanmadığını, sözleşmenin tarafları ve kurumun tanınmışlığı üzerinden değerlendirdiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/5039 E., 2024/3939 K., 18.09.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2024/690 E., 2024/3450 K., 12.06.2024)
- Uygulamada 612. maddenin hem birinci fıkrası hem de ikinci fıkrası birlikte değerlendirilerek sözleşmenin şekil geçerliliğine karar verildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/507 E., 2024/93 K., 14.02.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2024/4054 E., 2024/4979 K., 07.11.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Bakım sözleşmesinin geçerliliğini ileri süren taraf, sözleşmenin resmi vasiyetname şeklinde yapıldığını veya kurum istisnası kapsamında yazılı olarak yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Resmi vasiyetname şeklinin ispatı, resmi düzenleme belgesi ile yapılır; resmi şekle uyulmadığını ileri süren taraf bunu ispatlamaz, şekil eksikliği sözleşmenin geçersizliği anlamına gelir.
- Kurum istisnasından yararlanıldığını ileri süren taraf, bakım kurumunun Devletçe tanınmış olduğunu ve yetkili makamların koşullarına uyulduğunu belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Karşı taraf, sözleşmenin istisna koşullarına uyulmadığını veya kurumun tanınmış olmadığını savunursa, bu savunmayı kendisi ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.611: Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tanımını ve tarafların borçlarını düzenler; bu maddedeki şekil kuralı o sözleşmenin tanımına bağlıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.545: Miras sözleşmesinin resmi vasiyetname şeklinde yapılmasını zorunlu kılar; 612. maddenin birinci fıkrası bu hükme yollama yapar.
- 4721 sayılı Kanun m.532: Resmi vasiyetnamenin düzenleme biçimini (iki tanık, resmi memur) belirler; ölünceye kadar bakma sözleşmesinin şekli bu biçime göre belirlenir.
- 6098 sayılı Kanun m.613: Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin ayrıntılı içeriğini ve bakım borcunun kapsamını düzenler; şekil eksikliğinin sonuçları bu maddelerle birlikte değerlendirilir.
TBK m.613 — Güvencesi
Bu madde, bakım borçlusuna taşınmazını devreden bakım alacaklısının, bakım alacağını güvence altına almak için taşınmaz üzerinde yasal ipotek hakkına sahip olmasını düzenler. Hüküm, bakım sözleşmesi çerçevesinde taşınmaz devri yapan bakım alacaklısı ile bakım borçlusu arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: bakım sözleşmesinin kurulması ve bakım borcunun içeriği (m.611-612), yasal ipoteğin tescil ve sona erme kuralları ile Medeni Kanun'daki ipotek hükümleri (4721 sayılı Kanun), ve ölünceye kadar bakma sözleşmesinin diğer hükümleri (m.611-619 arasındaki diğer maddeler).
Güvencesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bakım alacaklısı
- Bakım borcunun karşılığında taşınmazını bakım borçlusuna devreden ve bakım edimini talep eden taraftır. Maddenin korumasından yararlanabilmesi için taşınmazın bakım borçlusuna devredilmiş olması gerekir.
- Bakım borçlusu
- Taşınmazı devralan ve karşılığında bakım borcunu üstlenen taraftır.
- Yasal ipotek
- Kanunun doğrudan doğrudan bir alacak için kurduğu, taraflar arasındaki ipotek sözleşmesine gerek bulunmayan ipotek türüdür. Bu maddede bakım alacaklısına, satıcının sahip olduğu yasal ipotek gibi bir hak tanınmıştır.
- Satıcı gibi yasal ipotek
- Maddede atıf yapılan, satış bedelinin güvencesi için satıcıya tanınan yasal ipotek hakkıdır. Bakım alacaklısı, bu hakka benzer biçimde taşınmaz üzerinde güvence elde eder; hukuki niteliği ve kapsamı bakımından satıcının yasal ipoteğine kıyasla belirlenir.
Güvencesi: hangi şartlar aranır?
- Bakım alacaklısının, bakım borçlusuna bir taşınmazını devretmiş olması gerekir.
- Devredilen taşınmazın bakım sözleşmesi kapsamında devredilmiş olması ve bakım alacaklısının bakım alacağının güvencesini talep edebilecek durumda bulunması gerekir.
- Yasal ipoteğin amacı, bakım alacaklısının haklarını güvence altına almak olmalıdır.
- Yasal ipotek hakkı, devredilen taşınmaz üzerinde doğar; başka bir taşınmaz üzerinde doğmaz.
Güvencesi: hangi sonuçları doğurur?
- Bakım alacaklısı, devrettiği taşınmaz üzerinde yasal ipotek hakkına sahip olur.
- Yasal ipotek, bakım alacaklısının bakım alacağını güvence altına alır.
- Bakım alacaklısı, taşınmazını devretmemişse bu maddeye dayanarak yasal ipotek talep edemez.
- Yasal ipotek hakkı, bakım borçlusunun taşınmaz üzerindeki mülkiyetine dayanarak kurulur ve taşınmazın devredilmesine bağlıdır.
Bakım alacaklısı ile satıcı arasındaki fark nedir?
Bakım alacaklısı, bakım sözleşmesi kapsamında taşınmazını devreder ve karşılığında bakım edimi alacağını elde eder.
Satıcı, bir satış sözleşmesi kapsamında taşınmazını devreder ve karşılığında satış bedelini alacağını elde eder.
Her iki hal de taşınmaz üzerinde yasal ipotek doğurur; ancak bakım alacaklısının ipoteği bakım alacağını, satıcınınki ise satış bedelini güvence altına alır. Madde, satıcı gibi yasal ipotek ifadesiyle satıcının hükmünden yararlanılacağını belirtir.
Güvencesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bakım alacaklısının yasal ipotek hakkını yalnızca taşınmazın devredilmesiyle değil, aynı zamanda bakım sözleşmesinin geçerli kurulmuş olmasıyla birlikte değerlendirmemek.
- Yasal ipoteğin kapsamını satıcının yasal ipoteğiyle birebir özdeş saymak; hükümde bakım alacağının güvencesi amacı bulunduğu için kapsam bakım alacağı ile sınırlıdır.
- Bakım alacaklısının başka bir taşınmaz üzerinde yasal ipotek talep edebileceğini düşünmek; hak yalnızca devredilen taşınmaz üzerinde doğar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Uygulamada, bakım alacaklısının yasal ipotek hakkının kurulabilmesi için taşınmazın bakım borçlusuna gerçekten devredilmiş olması aranmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/860 E., 2023/1041 K., 01.11.2023)
- Bakım sözleşmesinin 611 ila 618 inci maddeleri ile Medeni Kanun'un 1023 üncü maddesi birlikte değerlendirilerek yasal ipotek kurulmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/860 E., 2023/1041 K., 01.11.2023; 7. Hukuk Dairesi, 2024/4054 E., 2024/4979 K., 07.11.2024)
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesine ilişkin hükümler bütünlüğü içinde yorumlanmaktadır. (10. Hukuk Dairesi, 2023/4826 E., 2024/13548 K., 20.12.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2023/5039 E., 2024/3939 K., 18.09.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Yasal ipotek talep eden bakım alacaklısı, taşınmazın bakım borçlusuna devredildiğini ispatlamakla yükümlüdür; devir, tapu kaydı ve sözleşme ile ispatlanır.
- Bakım sözleşmesinin varlığı ve bakım borcunun niteliği, yazılı sözleşme veya tanık gibi delillerle ortaya konulabilir.
- Bakım borçlusu, devir işleminin geçersiz olduğunu veya bakım alacağının sona erdiğini ileri sürerse bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.611: Bakım sözleşmesinin tanımını ve bakım borcunun niteliğini belirleyen hükümdür; m.613'teki yasal ipoteğin dayanağı olan sözleşmeyi tanımlar.
- 6098 sayılı Kanun m.612: Bakım borcunun içeriğini ve yerine getirilmesini düzenler; m.613'teki güvencenin korunacağı alacağın kapsamını belirler.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.1023: Yasal ipotek ve tescil ile ilgili genel hükümleri içerir; m.613'teki yasal ipoteğin kurulmasında ve tescilinde uygulanır.
TBK m.614 — Konusu
Bu madde, ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım borçlusunun bakım alacaklısına karşı borcunun kapsamını düzenler. Düzenlediği konular; bakım alacaklısının aile topluluğuna katılması, bakım borçlusunun hakkaniyete uygun edimleri, asgari bakım içeriği (gıda, konut, özenli bakım ve tedavi) ile kurumların genel düzenlemelerinin sözleşme içeriğine dahil edilmesidir. Madde, ölünceye kadar bakma akdinin tarafları olan bakım borçlusu ile bakım alacaklısı arasındaki ilişkiye ve bakım veren kurumlara uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular arasında sözleşmenin kuruluşu ve şekli (TBK m.611 ve devamı), bakım sözleşmesinin sona ermesi ve tasfiyesi, bakım alacaklısının mirasçılarına ilişkin haklar ile zamanaşımı ve usul kuralları bulunur. Bu konular ilgili diğer maddelerde ya da genel hükümlerde düzenlenmiştir.
Konusu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bakım alacaklısı
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesi uyarınca bakım görecek olan ve sözleşmenin kurulmasıyla bakım borçlusunun aile topluluğuna katılmış sayılan kişidir.
- Bakım borçlusu
- Bakım alacaklısına karşı gıda, konut, bakım ve tedavi gibi edimleri ifa ile yükümlü olan taraftır. Yükümlülüğünün kapsamı, aldığı malların değeri ve bakım alacaklısının önceki sosyal durumu ile ölçülür.
- Aile topluluğuna katılma
- Bakım alacaklısının sözleşmeyle bakım borçlusunun ev ve geçim birliğine dahil olmasıdır. Bu katılım, bakım borcunun ifa yeri ve kapsamı bakımından bağlayıcı bir çerçeve oluşturur.
- Hakkaniyete uygun edim
- Bakım borçlusunun, aldığı malların değerine ve bakım alacaklısının önceki sosyal durumuna göre ödemekle yükümlü olduğu, somut olaya göre belirlenen edim miktarıdır. Sabit bir tutar ya da oran öngörülmemiştir.
- Kurumların genel düzenlemeleri
- Kabul ettikleri kişilere ölünceye kadar bakmak amacıyla kurulmuş kurumların, kendi hazırladıkları ve yetkili makamların onayından geçmiş düzenlemeleridir. Bu düzenlemeler sözleşmenin içeriğinden sayılır.
Konusu: hangi şartlar aranır?
- Bakım sözleşmesinin kurulmuş olması ve bakım alacaklısının bakım borçlusunun aile topluluğuna katılmış sayılması gerekir.
- Bakım borçlusunun, aldığı malların değerine ve bakım alacaklısının önceki sosyal durumuna göre hakkaniyetin gerektirdiği edimleri ifa etmesi gerekir.
- Bakım borçlusunun bakım alacaklısına özellikle uygun gıda ve konut sağlaması, hastalığında gerekli özenle bakması ve tedavi ettirmesi gerekir.
- Bakım alacaklısına bakan kurum söz konusuysa, kendi hazırladığı ve yetkili makamların onayından geçmiş genel düzenlemelerin varlığı gerekir; bu düzenlemeler sözleşmenin içeriğine girer.
Konusu: hangi sonuçları doğurur?
- Bakım borçlusu, aldığı malların değeri ve bakım alacaklısının önceki sosyal durumuna göre hakkaniyetin gerektirdiği edimleri ifa etmekle yükümlüdür.
- Bakım borçlusu, bakım alacaklısına özellikle uygun gıda ve konut sağlamak, hastalığında gerekli özenle bakmak ve tedavi ettirmek zorundadır.
- Kurumlar bakımlarını, kendi hazırladıkları ve yetkili makam onayından geçmiş genel düzenlemelere göre yerine getirir.
- Bu genel düzenlemeler sözleşmenin içeriğinden sayılır; bu nedenle sözleşmenin bir parçası olarak taraflar açısından bağlayıcıdır.
- Hakkaniyete uygun edimler, bakım alacaklısının önceki sosyal durumu düşük olsa bile, ikinci fıkradaki asgari içeriğin altına indirilemez.
- Bakım alacaklısı aile topluluğuna katıldığından, bakım borcunun ifası bu topluluk çerçevesinde gerçekleşir.
Genel bakım borcu ile asgari içerik arasındaki fark nedir?
Birinci fıkradaki genel borç, edimlerin değerini malların değerine ve alacaklının önceki sosyal durumuna göre belirler.
İkinci fıkradaki asgari içerik, gıda, konut, özenli bakım ve tedaviyi somut olarak sayar.
İkinci fıkradaki edimler, birinci fıkradaki hakkaniyet ölçütünün üstüne eklenen zorunlu asgari içeriktir; birinci fıkradaki ölçüt bu asgariyi azaltamaz.
Bireysel bakım borçlusu ile kurum arasındaki fark nedir?
Gerçek kişi bakım borçlusu, sözleşme ile bakım borcunu bizzat yerine getirir.
Kabul ettikleri kişilere ölünceye kadar bakmak amacıyla kurulmuş kurumlar, kendi hazırladıkları genel düzenlemelerle bakım kapsamını belirler.
Kurumlarda bakım kapsamı, yetkili makam onayından geçmiş genel düzenlemelerle belirlenir ve bu düzenlemeler sözleşmenin parçası olur.
Konusu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bakım borcunu sabit bir para tutarı olarak hesaplamak; oysa madde hakkaniyete uygun, malların değeri ve önceki sosyal duruma göre değişen bir edim öngörür.
- Birinci fıkradaki hakkaniyet ölçütüyle ikinci fıkradaki asgari içeriği birbirinden ayırmadan, asgari içeriği hakkaniyet indirimi ile azaltmak.
- Kurum düzenlemelerini sözleşmenin dışında bir belge sayarak yok saymak; oysa bu düzenlemeler sözleşmenin içeriğinden sayılır.
- Bakım borçlusunun ikametini, aile topluluğuna katılma ilkesini gözden kaçırarak ifa yeri saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Sözleşmede ölünceye kadar bakma borcunun kapsamı özel olarak belirlenmemişse, bu kapsamın belirlenmesinde bu madde esas alınmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2025/819 E., 2025/5179 K., 04.12.2025)
- Bakım borcunun ifa yerinin bakım alacaklısının bakım borçlusunun aile topluluğuna katılması ile belirlendiği, aksi sözleşmede kararlaştırılmadıkça bakım borçlusunun ikametinin ifa yeri sayıldığı kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/5882 E., 2024/4468 K., 19.12.2024)
- Bakım yükümlülüğünün bir arada yaşamak suretiyle yerine getirilme imkânının bulunmadığı hallerde, tarafların sosyal, ekonomik ve mali durumlarının araştırılarak bu madde uyarınca karar verildiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2026/224 E., 2026/598 K., 04.02.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Bakım alacaklısı, bakım borçlusunun aile topluluğuna katılma durumunu ve bakım sözleşmesinin varlığını yazılı belge ya da tanık beyanıyla ispatlar.
- Bakım alacaklısı, bakım borçlusunun aldığı malların değerini ve kendi önceki sosyal durumunu ispatlamakla yükümlüdür; bu delillerin tespiti için tarafların sosyal, ekonomik ve mali durumlarının araştırılması gerekir. (7. Hukuk Dairesi, 2026/224 E., 2026/598 K., 04.02.2026)
- Bakım borçlusu, bakım yükümlülüğünü yerine getirdiğini, gıda, konut ve tedaviyi sağladığını tanık ya da belgeyle ispatlamak zorundadır.
- Kurum yönünden, genel düzenlemelerin yetkili makam onayından geçtiğini ve sözleşmeye dahil edildiğini gösteren resmi belge ile ispat yapılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.611: Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tanımını ve şeklini düzenler; bu maddedeki bakım borcunun konusu o sözleşmeye bağlıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.612: Bakım borçlusunun bakım alacaklısına karşı yükümlülükleri ile ilgili hükümleri tamamlar.
- 6098 sayılı Kanun m.613: Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin bakım alacaklısının ölümü ya da sözleşmenin sona ermesi durumundaki sonuçlarını düzenler.
TBK m.615 — İptali ve tenkisi
Madde, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin bakım alacaklısının kanuni nafaka yükümlülüklerini yerine getirememesi hâlinde sözleşmenin iptali talebini ve hâkimin iptal yerine nafaka ödemesine karar verme yetkisini düzenler. Ayrıca saklı paylı mirasçıların tenkis davası ile alacaklıların iptal davası haklarının saklı olduğunu belirtir. Hak, bakım alacaklısının nafaka yükümlüsü olduğu kişilerin (örneğin küçük çocuk veya eş) yararına kullanılır; bakım borçlusunun veya sözleşme tarafı olmayan yakınların bu hakkı kullanma imkânı, maddede sayılan kişilerle sınırlıdır. Maddenin düzenlemediği konular: ölünceye kadar bakma sözleşmesinin genel kurulu ve unsurları (m.611-612), sözleşmenin bakım borçlusunun ifa etmemesi hâlinde feshi (m.617), sözleşmeye bağlı süreli iptal ve dönme hakları (m.616 ve sonrası) ile tenkis davasının usul ve zamanaşımı ayrıntıları ayrıca maddelerde yer alır. Madde, iptal davasının dava dışı başka haklarla birlikte değerlendirilmesini de açıkça ortaya koyar.
İptali ve tenkisi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bakım alacaklısı
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım, gözetim ve belirli edimleri karşılığında mal devreden taraftır. Bu sıfatı taşıyan kişi, sözleşmenin ifa edilmesini talep eden tarafı oluşturur.
- Nafaka yükümlüsü olunan kişiler
- Bakım alacaklısının kanun gereği nafaka vermekle yükümlü olduğu kişilerdir. Maddenin koruduğu menfaat bu kişilerin nafaka alma hakkıdır; sözleşmeden doğan yükümlülükler dışında kalan bir kavramdır.
- Sözleşmenin iptali
- Bozucu yenilik doğuran bir dava yoluyla sözleşmenin geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılmasıdır. Hâkim kararıyla gerçekleşir ve iptalin kapsamı ayrıca hükme bağlanmıştır.
- Mahsup
- Hâkimin nafaka ödemesine karar vermesi hâlinde, bakım borçlusunun bakım alacaklısına ifa edeceği edimlerden nafaka miktarının düşülmesi işlemidir. Mahsup, nafakanın ayrıca bir kaynaktan değil, sözleşme edimlerinden karşılanmasını sağlar.
- Tenkis davası
- Saklı paylı mirasçıların, mirasbırakanın saklı paylarını ihlal eden tasarruflarına karşı açtıkları ve tasarruftan yararlanan kişiye yönelttikleri davadır. Bu madde kapsamında ölünceye kadar bakma sözleşmesi tenkise tabi tasarruf olarak anılır.
- Alacaklının iptal davası
- Borçlunun alacaklıları zarar verecek nitelikteki işlemlerini iptal ettirmek için açtıkları davadır. Madde bu hakkın saklı olduğunu belirtir, ancak iptal davasının koşulları maddede düzenlenmemiştir.
İptali ve tenkisi: hangi şartlar aranır?
- Bakım alacaklısının, ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedeniyle kanuna göre nafaka yükümlüsü olduğu kişilere karşı yükümlülüğünü yerine getirme imkânını kaybetmiş olması gerekir.
- Bu imkânsızlığın sözleşmenin yapılmasından kaynaklanması, yani sözleşme yüzünden oluşmuş olması aranır.
- Sözleşmenin iptalini isteme hakkı, bundan yoksun kalan kişilere tanınmıştır; bu kişiler nafaka alacaklısı konumundaki yakınlardır.
- Hâkim iptal yerine nafaka ödemesi hükmü verecekse, bunun bakım borçlusunun ifa edeceği edimlerden mahsup edilmek üzere yapılması gerekir.
- Mirasçıların tenkis hakkı ve alacaklıların iptal davası hakkı, bu maddenin hükümleri ile saklıdır; bu haklar kullanılmadan sözleşme iptal edilemez.
İptali ve tenkisi: hangi sonuçları doğurur?
- Bakım alacaklısının nafaka yükümlüsü kişilere karşı yükümlülüğünü yerine getirememesi hâlinde, yoksun kalanlar sözleşmenin iptalini isteyebilir.
- Hâkim sözleşmeyi iptal ederse, daha önce ifa edilen edimler geri verilir; ancak bakım borçlusu, o zamana kadar ifa ettiği bakım ve gözetime denk bir kısmı elinde tutar.
- Hâkim iptal yerine nafaka ödemesine karar verirse, bu ödeme bakım borçlusunun ifa edeceği edimlerden mahsup edilir ve sözleşme ayakta kalır.
- Nafaka kararı verilmesi hâlinde bakım borçlusu, nafaka miktarını ayrıca ödemek zorunda kalmaz; ödeme sözleşme edimlerinden karşılanır.
- Mirasçıların tenkis hakkı saklıdır; saklı paylı mirasçılar, ölünceye kadar bakma sözleşmesini tenkis davası ile de etkisiz kılabilir.
- Alacaklıların iptal davası hakkı saklıdır; bu hakkın kullanılması m.615 kapsamındaki iptal veya mahsup kararından bağımsızdır.
- Sözleşmenin iptali veya nafaka kararı verilmemesi hâlinde sözleşme ayakta kalır ve bakım borçlusu sözleşme edimlerini ifa etmeye devam eder.
Sözleşmenin iptali ile nafaka ödemesi kararı arasındaki fark nedir?
Hâkim sözleşmeyi tamamen iptal edebilir; bu durumda daha önce ifa edilen edimler geri verilir.
Hâkim iptal yerine bakım borçlusunun edimlerinden mahsup edilmek üzere nafaka ödenmesine karar verebilir; sözleşme ayakta kalır.
Maddenin ikinci fıkrasına göre hâkim iki seçenek arasında serbesttir. Nafaka kararı, bakım alacaklısının menfaatlerine uygun düşmediği ya da iptalin ağır sonuç doğuracağı hâllerde tercih edilir.
Bakım alacaklısının nafaka yükümlüsü kişileri ile sözleşmenin diğer tarafları arasındaki fark nedir?
Hakkı kullanabilecek kişiler, bakım alacaklısının kanuna göre nafakasını karşılamakla yükümlü olduğu yakınlardır.
Sözleşmenin tarafları, yani bakım alacaklısı ve bakım borçlusu, bu iptal hakkını kullanamazlar.
İptal davasını açma sıfatı ancak nafaka yükümlüsü olunan kişilerdedir; sözleşme tarafları bu dava yoluyla sözleşmeyi iptal ettiremez.
Nafaka yoluyla iptal (m.615) ile tenkis davası (saklı pay) arasındaki fark nedir?
Bu madde, bakım alacaklısının nafaka yükümlülüklerinin yerine getirilmemesine dayanır; koşulu nafaka yükümlülüğüdür.
Tenkis davası, mirasbırakanın saklı paylı mirasçılarının saklı paylarının ihlal edilmesine dayanır; koşulu saklı payın ihlalidir.
İki dava farklı hukuki sebeplere dayanır ve farklı kişiler tarafından açılır. Madde, tenkis davasını yalnızca saklı bırakır, ayrıntılarını düzenlemez.
Sözleşmenin iptali ile alacaklının iptal davası arasındaki fark nedir?
Bu maddedeki iptal, bakım alacaklısının nafaka yükümlülüklerinin yerine getirilmemesine dayanan özel bir iptal sebebidir.
Alacaklının iptal davası, borçlunun malvarlığını alacaklılarına zarar verecek biçimde azaltan işlemlere karşı açılır.
Madde iki yolun birbirinden bağımsız olduğunu belirtir; alacaklı iptal davası m.615 kapsamında bir hakkı ortadan kaldırmaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali davasında hâkimin, iptal yerine nafaka ödemesi kararı verme seçeneğini kullandığı görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/860 E., 2023/1041 K., 01.11.2023; 7. Hukuk Dairesi, 2024/4054 E., 2024/4979 K., 07.11.2024)
- Maddenin atıf yaptığı 611-618 maddelerinin birlikte değerlendirildiği, iptal ve mahsup kararlarının bu bütünlük içinde verildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/507 E., 2024/93 K., 14.02.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2024/4054 E., 2024/4979 K., 07.11.2024)
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin 611-619 maddeleri arasında düzenlendiği ve m.615'in bu bütünün parçası olduğu kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2023/4826 E., 2024/13548 K., 20.12.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2023/5039 E., 2024/3939 K., 18.09.2024)
- m.615 ile m.612 ve m.617'nin birlikte ele alındığı davalarda, sözleşmenin iptali yerine nafaka çözümünün değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/690 E., 2024/3450 K., 12.06.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Nafaka yükümlülüğünün varlığı ve bakım alacaklısının bu yükümlülüğü yerine getirememesi, iptali isteyen tarafça ispatlanır; ispat yükü davacıdadır.
- Sözleşmenin yapılması ve bakım alacaklısının sözleşme yüzünden imkânsız hâle gelen yükümlülüğü, sözleşme metni ve tapu veya banka kayıtları gibi yazılı delillerle gösterilir.
- Hâkimin nafaka kararı verebilmesi için mahsup edilecek edimlerin miktarı ve niteliği belirlenmelidir; bu, bilirkişi raporu ve sözleşme hükümleri ile ispatlanır.
- Bakım borçlusunun, iptal hâlinde kendisinde kalacak bakım ve gözetim değerini ileri sürmesi hâlinde, bu değerin ispatı da kendisine aittir.
- Tenkis davasında mirasbırakanın ölümü ve saklı payın ihlal edildiği, davacı mirasçılarca ispatlanır; ispat yükü davacıdadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.611: Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tanımını ve genel kurulunu düzenler; m.615'teki bakım alacaklısı ve bakım borçlusu kavramları bu tanıma dayanır.
- 6098 sayılı Kanun m.612: Sözleşmenin şekli ve ifa edilecek bakım edimlerinin kapsamını düzenler; m.615'teki mahsup hesabı bu edimlere bağlıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.617: Bakım borçlusunun sözleşmeye aykırı davranması hâlinde feshi düzenler; m.615 ile iptal ve fesih yolları birbirinden ayrılır.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.565: Tenkise tabi tasarrufları genel olarak belirler; m.615/3'te saklı tutulan tenkis davasının dayanağıdır.
TBK m.616 — Önel verilerek fesih
TBK m.616, ölünceye kadar bakma sözleşmesinde edimler arasında önemli ölçüde oransızlık bulunması hâlinde sözleşmenin sona erdirilmesini düzenler; bu hâlde sona erdirme yolu olarak altı ay önceden bildirimle feshi, fesih hakkının koşullarını ve fesih anına kadar ifa edilmiş edimlerin denkleştirilmesini kapsar. Oransızlığın tespitinde sosyal güvenlik kurumunca belirlenen anapara değeri ile irat farkının esas alınmasını da içerir. Hüküm, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tarafları arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: sözleşmenin iptali ve aşırı yararlanma koşulları (TBK m.28), bakım alacaklısının alacaklılarının sözleşmeyi iptal davası (TBK m.615), borca aykırılık ve diğer önemli sebeplerle önelsiz fesih (TBK m.617), bakım borçlusunun ölümü ve sözleşmenin sona ermesinin diğer hâlleri (TBK m.618). Dönme ve fesih kavramlarının genel kuralları ile zamanaşımı da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Önel verilerek fesih: hangi kavramlar bilinmeli?
- Önemli ölçüde oransızlık
- Bakım borçlusunun edimi ile bakım alacaklısının karşılığının birbirine orantısız olması durumudur. Basit eşitsizlik yetmez; oransızlığın önemli ölçüde olması gerekir. Maddede ölçü, sosyal güvenlik kurumunca bakım borçlusuna verilenin değerine denk düşen anapara değeri ile bağlanacak irat arasındaki farktır.
- Bağış amacı
- Fazla edimi alan tarafın, bu fazlalığın kendisine bağış olarak verildiğini ifade etmesidir. Fazla alan taraf bu amacın bulunmadığını ispat etmek zorundadır; aksi hâlde feshe karşı koruma sağlanamaz.
- Önel (altı ay önce bildirim)
- Feshin hukuki sonuç doğurması için fesih bildiriminin, sona erme tarihinden önce altı ay önceden karşı tarafa yapılmasını ifade eder. Sözleşme bu süre dolunca sona erer.
- Denkleştirme
- Sözleşmenin sona erdirilmesi anına kadar ifa edilmiş edimlerin anapara ve faizleriyle değerlendirilip karşılıklı alacak-borç ilişkisinin hesaplanmasıdır. Sonucunda alacaklı çıkan tarafa fark geri verilir.
Önel verilerek fesih: hangi şartlar aranır?
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde tarafların edimleri arasında önemli ölçüde oransızlık bulunmalıdır; basit ve olağan bir oransızlık yeterli değildir.
- Oransızlığın tespitinde, ilgili sosyal güvenlik kurumunca bakım borçlusuna verilenin değerine denk düşen anapara değeri ile bağlanacak irat arasındaki fark esas alınmalıdır.
- Oransızlık sonucunda fazla alan taraf, kendisine bağışta bulunulma amacı güdüldüğünü ispat edememelidir; bu ispat başarılırsa fesih hakkı doğmaz.
- Fesih hakkını kullanan taraf, karşı tarafa altı ay önceden bildirimde bulunmalıdır.
- Fesih hakkı, oransızlığın öğrenilme anına bağlı kalmaksızın her zaman kullanılabilir; ancak fesih bildirimi sona erme tarihinden altı ay önce yapılmalıdır.
Önel verilerek fesih: hangi sonuçları doğurur?
- Önemli ölçüde oransızlık bulunur ve fazla alan taraf bağış amacını ispat edemezse, diğer taraf altı ay önceden bildirimle sözleşmeyi her zaman feshedebilir.
- Fesih geçmişe değil geleceğe etkilidir; fesih tarihine kadar bakım borçlusunun bakım edimi ve alacaklının karşılık edimleri geri alınmaz.
- Fesih tarihine kadar ifa edilmiş edimler, anapara ve faiziyle birlikte değerlendirilerek denkleştirilir ve sonucunda alacaklı çıkan tarafa geri verilir.
- Fazla alan taraf bağış amacını ispat ederse sözleşme feshedilemez ve denkleştirme yoluna gidilmez.
- Oransızlık olağan düzeyde kalırsa fesih hakkı doğmaz ve sözleşme aynen devam eder.
- Maddedeki fesih hakkı, sözleşmenin ifa edilmiş kısmının iade edilmesine değil, denkleştirmeye bağlanmıştır.
Olağan oransızlık ile önemli ölçüde oransızlık arasındaki fark nedir?
Edimler arasında sıradan bir eşitsizlik bulunması hâli. Kendi edimi karşı taraftan fazla olsa bile bu tek başına fesih için yeterli değildir.
Oransızlığın önemli ölçüde olması hâli. Maddenin uygulanabilmesi için bu eşiğin aşılması gerekir.
Yalnız önemli ölçüdeki oransızlıkta fesih hakkı doğar; olağan oransızlıkta sözleşme feshedilemez.
Bağış amacı ispatlanamayan ile bağış amacı ispatlanan oransızlık arasındaki fark nedir?
Fazla alan taraf, fazlalığın bağış amacıyla verildiğini ispat edemezse, diğer taraf fesih hakkını kullanabilir.
Fazla alan taraf bağış amacını ispat ederse, oransızlık feshe konu olmaz.
İspat başarılırsa sözleşme feshedilemez; başarısızlıkta fesih hakkı doğar.
Fesih (m.616) ile iptal (TBK m.28 ve aşırı yararlanma) arasındaki fark nedir?
Bu madde uyarınca yapılan fesih, altı ay önceden bildirimle gerçekleşir ve yalnız oransızlık ile bağış amacının ispatına dayanır.
Aşırı yararlanma nedeniyle iptal, zor durumda olma, düşüncesizlik veya deneyimsizlik gibi ek koşullar ister ve geçmişe etkili sonuç doğurur.
Fesih geleceğe etkilidir ve denkleştirme ile sonuçlanır; iptalde ise sözleşme baştan ortadan kalkar.
Önel verilerek fesih: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Önemli ölçüde oransızlığı, olağan bir oransızlıkla karıştırmak; bu durumda fesih hakkının koşulu aranmadan fesih yapılmış olur.
- Fesih ile iptali karıştırmak; m.616 geleceğe etkili fesih öngörürken m.28 kapsamındaki iptal geçmişe etkilidir ve farklı koşullara bağlıdır.
- Fazla alan tarafın bağış amacını ispat yükünü diğer tarafa yüklemek; ispat yükü fazla alan tarafa aittir.
- Denkleştirmede sözleşme baştan geçersiz sayılarak tüm ifaların iadesini istemek; m.616/II yalnız fesih anına kadar ifaların denkleştirilmesini öngörür.
- Fesih bildirimini altı aydan kısa bir süre önceden yaparak sözleşmenin hemen sona ereceğini varsaymak.
- Oransızlık tespitinde sosyal güvenlik kurumu dışında bir değerlendirme ölçütü kullanmak; maddede esas alınacak fark bu kurumun tespitine bağlanmıştır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin sona ermesi sebepleri arasında, önemli ölçüde oransızlık, sözleşmeden doğan borçlara aykırılık ve bakım borçlusunun ölümü sayılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/507 E., 2024/93 K., 14.02.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2022/860 E., 2023/1041 K., 01.11.2023)
- Maddenin atfettiği denkleştirme sonucu, ölünceye kadar bakma sözleşmesinde ifa edilmiş edimlerin bu yolla tasfiyesi anlamına gelmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/507 E., 2024/93 K., 14.02.2024)
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, TBK m.611-619 hükümleri çerçevesinde değerlendirilmekte olup bu madde o düzenlemenin bir parçası olarak uygulanmaktadır. (10. Hukuk Dairesi, 2023/4826 E., 2024/13548 K., 20.12.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2023/5039 E., 2024/3939 K., 18.09.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2023/588 E., 2024/702 K., 08.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Fesih hakkını ileri süren taraf, sözleşmenin kurulduğu anda edimler arasında önemli ölçüde oransızlık bulunduğunu ispat etmelidir; bu oransızlık, sosyal güvenlik kurumunca belirlenen anapara değeri ile irat farkına dayanılarak gösterilebilir.
- Fazla edimi alan taraf bağış amacını ispat etmekle yükümlüdür; ispat edememesi fesih hakkını doğurur. Bu nedenle bağış amacının yazılı belge veya tanıkla ortaya konulması ona aittir.
- Fesih bildiriminin altı ay önceden yapıldığını ispat yükü bildirimi yapan tarafa aittir; bildirimin tarihi ve içeriği yazılı belgeyle gösterilmelidir.
- Denkleştirme aşamasında fesih anına kadar yapılan ifaların miktarı ve değeri, bilirkişi incelemesi ve belgelerle ortaya konulur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.28: Aşırı yararlanma ve sözleşmenin iptali ya da edim dengesinin sağlanması hükümleridir; m.616 fesih yoluyla farklı bir sonuç öngördüğü için ayrı bir yol olarak karşılaştırılır.
- 6098 sayılı Kanun m.615: Bakım alacaklısının alacaklılarının sözleşmenin iptalini isteme hakkını düzenler; m.616 bu iptal yolundan bağımsız bir fesih hakkı tanır.
- 6098 sayılı Kanun m.617: Borca aykırılık veya önemli sebeplerle önelsiz feshi düzenler; m.616 ise altı ay önel gerektiren ayrı bir fesih hâlidir.
- 6098 sayılı Kanun m.618: Bakım borçlusunun ölümü nedeniyle sözleşmenin sona ermesini düzenler; m.616 bu sebepten farklı, edim oransızlığına dayanan bir fesih hakkıdır.
TBK m.617 — Önel verilmeksizin fesih
TBK m.617, sözleşmeden doğan borca aykırılık nedeniyle sözleşmenin devamının çekilmez hâle gelmesi veya başka önemli sebeplerle devamının imkânsız ya da aşırı ölçüde güçleşmesi hâllerinde tarafların sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilmesini düzenler. Fesih sonrası kusurlu tarafın aldığı edimi geri vermesi ve kusursuz tarafın uğradığı zararı tazmin etmesi kuralını koyar. Fıkra 2 uyarınca hâkimin, feshi yerinde bulmaması hâlinde aile topluluğu içinde yaşamaya son verilerek bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlanmasına karar verebilmesini düzenler. Önel verilerek fesih, önel süresi, aşırı yararlanma nedeniyle fesih (m.616) ve bakım alacaklısının hakkının devredilmezliği gibi konuları düzenlemez (m.616, m.619). Ayrıca bakım borçlusunun ölümü hâlinde bir yıllık fesih hakkı ile mirasçılara karşı talep ayrı bir hükümdür ve bu maddede yer almaz."
Önel verilmeksizin fesih: hangi sonuçları doğurur?
- Borca aykırılık veya diğer önemli sebep gerçekleşmişse, taraflardan her biri sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir.
- Fesih, kusurlu tarafın aldığı şeyi geri vermesini doğurur.
- Kusurlu taraf, kusursuz tarafın bu yüzden uğradığı zarara karşılık uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür.
- Fesih sebebi gerçekleşmemişse fesih hakkı doğmaz ve önel verilmeksizin yapılan fesih hukuka aykırı olur.
- Hâkim, feshi yerinde bulursa sözleşme feshedilir; yerinde bulmazsa, taraflardan birinin istemi üzerine veya kendiliğinden aile topluluğu içinde yaşamaya son verip bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir.
Borca aykırılık nedeniyle fesih ile diğer önemli sebeplerle fesih arasındaki fark nedir?
Borca aykırılık hâlinde, sözleşmenin devamının çekilmez hâle gelmesi aranır. Tek bir ağır ihlal de birden çok hafif ihlal de yeterlidir.
Diğer önemli sebeplerde, sözleşmenin devamının imkânsız hâle gelmesi ya da aşırı ölçüde güçleşmesi aranır. Bu sebep borca aykırılık şartına bağlı değildir.
Her iki hâlde de önel verilmeksizin fesih mümkündür. Ancak ihlal yoksa ve sebep dış bir olaysa, ispat ölçütü ve değerlendirme farklılaşır.
Kusurlu ihlal ile kusursuz ihlal arasındaki fark nedir?
Borca aykırı fiilin kusurlu olması kanunda aranan bir şart değildir.
Fesheden tarafın bu hâle düşmesinde kusuru varsa, fıkra 1 uyarınca iade ve tazminat yükümlülüğü doğar.
Kusur, fesih kararının geçerliliğini değil, fesih sonrası iade ve tazminat sonuçlarını belirler.
Fesih ile hâkimin ömür boyu gelir bağlama kararı arasındaki fark nedir?
Taraflardan biri fesih hakkını kullanarak sözleşmeyi sona erdirir.
Hâkim, feshi yerinde bulmazsa, taraflardan birinin istemi üzerine veya kendiliğinden aile topluluğu içinde yaşamaya son verir ve ömür boyu gelir bağlar.
İkinci hâlde sözleşme sürer, yalnız birlikte yaşama sona erer ve bakım alacaklısına gelir ödenir. Hâkim kararı fıkra 2 kapsamında verilir.
Önel verilmeksizin fesih: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Borca aykırılığın kusurlu bir fiil olmasını aramak; kanun kusur şartı koymaz, kusur yalnız fesih sonuçlarını belirler.
- Tek bir hafif ihlali yeterli görmemek; birden çok hafif ihlal birlikte değerlendirilerek çekilmezlik sonucuna varılabilir.
- Önel verilmeksizin feshi, sebep gerçekleşmeden yapılmış sayarak sözleşmenin devamını sürdürmek; bu hâlde fesih hukuka aykırı olur.
- Hâkimin fıkra 2 kararını feshin kendisiyle karıştırmak; fıkra 2 sözleşmeyi sona erdirmez, birlikte yaşamayı sona erdirir ve gelir bağlar.
- Fıkra 2 kararında gelirin ödeneceği yükümlülüğü, feshin iade ve tazminat sonuçlarıyla karıştırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım borçlusunun bakım edimini hiç yerine getirmemesi, sözleşmenin devamının çekilmez hâle geldiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/860 E., 2023/1041 K., 01.11.2023; 7. Hukuk Dairesi, 2024/4054 E., 2024/4979 K., 07.11.2024)
- Tarafların birlikte yaşama olanağının kalmadığı ve bakım yükümlülüğünün birlikte yaşamak suretiyle yerine getirilemediği hâllerde, fıkra 2 uyarınca aile topluluğu içinde yaşamaya son verilmesi ve gelir bağlanması kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/63 E., 2024/828 K., 14.02.2024)
- Bakım alacaklısının bakım borçlusunu darp ya da ihmal etmesi gibi iddialar, borca aykırılığın karşılıklı değerlendirilmesinde dikkate alınmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/507 E., 2024/93 K., 14.02.2024)
- Ölünceye kadar bakma sözleşmelerinde feshin, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 517. maddesinden TBK m.617'ye geçen bir hüküm olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/2400 E., 2014/68 K., 05.02.2014; Hukuk Genel Kurulu, 2013/146 E., 2013/1402 K., 25.09.2013)
Nasıl ispat edilir?
- Fesih hakkını ileri süren taraf, borca aykırılığın ya da diğer önemli sebebin varlığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Borca aykırılık, bakım borçlusunun bakım edimini yerine getirmediğine ilişkin tanık, sağlık kayıtları, bakım hizmetine ilişkin yazışma ve benzeri delillerle ispatlanır.
- Karşı taraf, ihlalin bulunmadığını ya da kendi davranışının haklı olduğunu savunursa, bu savunmayı kendisi ispatlamakla yükümlüdür.
- Diğer önemli sebep (imkânsızlık veya aşırı güçleşme) iddiasında, olayın sözleşmenin devamını etkilediği uzman raporu veya tıbbi belgelerle gösterilebilir.
- Fesih bildiriminin yapıldığı ve sebebinin bildirildiği yazılı belgelerle ispatı, uyuşmazlıkta güvence sağlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.616: Aşırı yararlanma ve önemli ölçüde oransızlık hâlinde sözleşmenin feshini düzenler; m.617 ise borca aykırılık ve diğer önemli sebeplerde fesih hakkı verir. Fıkra 2 de m.616'daki denkleştirme sisteminden farklıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.619: Bakım alacaklısının hakkını devredememesini düzenler; m.617'deki fesih sonuçlarıyla doğrudan ilgili değildir, ancak sözleşmenin devamı bakımından karşılaştırılır.
TBK m.618 — Bakım borçlusunun ölümü
Bu madde, ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım borçlusunun ölümü hâlinde bakım alacaklısının sözleşmeyi feshetme hakkını ve fesih yerine başvurabileceği para talebini düzenler. Hüküm, bakım alacaklısı ile bakım borçlusu arasında kurulan ölünceye kadar bakma sözleşmesi bakımından uygulanır. Maddede bakım alacaklısının ölümü, bakım alacağının devri ve haczi, bakım borçlusunun iflası sonrası paranın hesaplanması, sözleşmenin iptali ve tenkisi düzenlenmez; bu konular sırasıyla 6098 sayılı Kanun m.615, m.619 ve m.616-617 ile ilgilidir.
Bakım borçlusunun ölümü: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bakım borçlusunun ölümü
- Sözleşmenin tarafı olan bakım borçlusunun ölmesi olayıdır. Bu olay, bakım alacaklısının yaşam süresi esas alınarak kurulmuş sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez; bu durumda sözleşme mirasçılara karşı ayakta kalır, ancak madde fesih imkânı tanır.
- Fesih hakkı (bir yıllık süre)
- Bakım alacaklısının, bakım borçlusunun ölümüyle birlikte mirasçılara karşı sözleşmeyi sona erdirme yetkisidir. Hak, borçlunun ölümünden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.
- Para talebi
- Fesih yerine bakım alacaklısının mirasçılardan isteyebileceği, bakım borçlusunun iflası hâlinde iflas masasından isteyebileceği miktara eşit paradır. Bu tutar, kapitalize edilmiş bakım değerine dayanır ve bakım edimlerinin para karşılığı niteliğindedir.
- Mirasçılar
- Bakım borçlusunun ölümüyle borç ilişkisine giren ve bakım borcunu kendi adlarına üstlenen kişilerdir. Fesih ve para talebi, mirasçılara karşı yöneltilir.
Bakım borçlusunun ölümü: hangi şartlar aranır?
- Bakım borçlusunun ölmüş olması gerekir.
- Bakım alacaklısının ölünceye kadar bakma sözleşmesi taraflarından biri olması ve bu sıfatını sürdürmesi gerekir.
- Fesih isteminin, bakım borçlusunun ölümünden itibaren bir yıl içinde mirasçılara karşı yöneltilmesi gerekir.
- Fesih yerine para talep edilecekse, bu talebin bakım borçlusunun iflası hâlinde iflas masasından isteyebileceği miktarla sınırlı olması gerekir.
- Mirasçılardan para istenebilmesi için bakım alacaklısının sözleşmeyi feshetmiş olması veya fesih talebinin kabul edilmiş bulunması gerekir.
Bakım borçlusunun ölümü: hangi sonuçları doğurur?
- Bakım borçlusu ölür ve bakım alacaklısı bir yıl içinde feshi isterse sözleşme sona erer.
- Bakım alacaklısı, fesih hâlinde mirasçılardan, bakım borçlusunun iflası hâlinde iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir paranın ödenmesini isteyebilir.
- Bakım alacaklısı feshi istemezse sözleşme mirasçılar tarafından bakım borcunun yerine getirilmesiyle devam eder.
- Bir yıllık süre geçerse fesih hakkı düşer ve sözleşmenin mirasçılara karşı sona erdirilmesi yolu kapanır.
- Bakım borçlusunun ölümü, sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez.
Bakım alacaklısının ölümü ile bakım borçlusunun ölümü arasındaki fark nedir?
Bakım alacaklısı ölürse sözleşme kendiliğinden sona erer ve madde uygulanmaz.
Bakım borçlusu ölürse sözleşme kendiliğinden sona ermez; bu madde uygulanır.
Yalnız bakım borçlusunun ölümünde bir yıllık fesih ve para talebi seçeneği doğar.
Fesih ile sözleşmenin devamı arasındaki fark nedir?
Bakım alacaklısı bir yıl içinde fesih isterse sözleşme sona erer.
Bakım alacaklısı fesih istemezse sözleşme mirasçılarla devam eder.
Fesih yerine para talebi veya sözleşmenin sürdürülmesi arasında seçim yapılır.
Bakım borçlusunun iflası ile ölümü arasındaki fark nedir?
Bakım borçlusunun iflasında sözleşme sona erer ve bakım borcu para borcuna dönüşür.
Bakım borçlusunun ölümünde sözleşme kendiliğinden sona ermez; fesih ancak istemle olur.
Ölüm halinde para talebi, iflas masasından isteyebileceği miktarla sınırlıdır; iflas halindeki kendiliğinden sona erme burada uygulanmaz.
Bakım borçlusunun ölümü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bakım borçlusunun ölümünü bakım alacaklısının ölümüyle karıştırmak; bakım alacaklısının ölümünde sözleşme kendiliğinden sona erer, m.618 uygulanmaz.
- Bir yıllık süreyi iflas tarihinden veya sözleşmenin kuruluşundan saymak; süre bakım borçlusunun ölümünden başlar.
- Fesih hakkı süresi geçtikten sonra mirasçılardan fesih veya para talep etmek; süre geçince bu yol kapanır.
- Para talebini iflas masası sınırının ötesinde, tam bakım değeri üzerinden hesaplamak; talep iflas masasından isteyebileceği miktarla sınırlıdır.
- Fesih hakkını sözleşmenin ifası ile karıştırmak; ölüm hâlinde fesih istemi ayrıca yapılmadıkça sözleşme devam eder.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, bakım borçlusunun ölümü hâlinde bir yıllık sürenin hak düşürücü nitelikte olduğunu ve sürenin geçmesiyle feshin istenemeyeceğini kabul etmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/588 E., 2024/702 K., 08.02.2024)
- Bakım alacaklısının mirasçılardan isteyebileceği para, bakım borçlusunun iflası hâlinde iflas masasından isteyebileceği miktarla sınırlıdır; bu miktar aşılarak tam bakım değeri istenemez. (7. Hukuk Dairesi, 2024/1749 E., 2025/236 K., 13.01.2025; 1. Hukuk Dairesi, 2012/6444 E., 2012/9912 K., 24.09.2012)
- Bakım alacaklısı, bakım borçlusuna verdiği malın aynen iadesini mirasçılardan isteyemez; bunun yerine iflas masası ölçüsünde tazminat isteyebilir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/4319 E., 2024/5243 K., 25.11.2024)
- Bakım borçlusunun mirasçılarından para talebi, fesih hakkının kullanılmasına bağlı görülmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/4319 E., 2024/5243 K., 25.11.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Fesih hakkını kullanan bakım alacaklısı, bakım borçlusunun ölüm tarihini ve fesih isteminin bir yıllık süre içinde yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; ölüm kayıtla, fesih isteminin tarihi ise ihtarname, dava dilekçesi veya mahkeme kaydıyla ispatlanır.
- Para talep eden bakım alacaklısı, iflas masasından isteyebileceği miktarı belirlemek için bakım edimlerinin parasal değerini ispatlamakla yükümlüdür; bu değer bilirkişi incelemesiyle saptanır.
- Mirasçılar, sürenin geçtiğini veya fesih isteminin yapılmadığını ileri sürerek savunma yapabilir; bu savunmayı ileri süren taraf, süre dolumunu ispat eder.
- Sözleşmenin bakım borçlusunun ölümüyle devam ettiği iddiası, mirasçılar tarafından bakım edimlerinin yerine getirildiğini gösteren belgelerle ispat edilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.615: Bakım alacaklısının alacaklılarının ve nafaka alacaklılarının sözleşmenin iptalini isteme hakkını düzenler; m.618 ile fesih ve iptal yolları ayrıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.616: Edimler arasındaki önemli oransızlık nedeniyle sözleşmenin sona ermesini düzenler; m.618'deki ölüm nedeniyle fesihten ayrı bir sebeptir.
- 6098 sayılı Kanun m.617: Önel verilerek veya verilmeksizin fesih ile tazminat yükümlülüklerini düzenler; m.618 ölüm hâlindeki fesih hakkını düzenler.
- 6098 sayılı Kanun m.619: Bakım alacağının devredilememesi ve bakım borçlusunun iflası hâlinde alacaklının korunmasını düzenler; m.618'deki para talebinin iflas masası ölçüsüne dayanmasıyla bağlantılıdır.
TBK m.619 — Devredilemezlik, iflas ve haciz hâlinde istem
Bu madde, ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım alacaklısının hakkının devrine ilişkin yasağı, bakım borçlusunun iflası hâlinde bakım alacaklısının iflas masasına alacak kaydettirme hakkını ve üçüncü kişilerin borçluya karşı yürüttüğü hacze katılma hakkını düzenler. Hüküm, bakım alacaklısı yönünden uygulanır; bakım borçlusunun mirasçılarına ya da üçüncü kişilere doğrudan bir yükümlülük getirmez. Maddede bakım borçlusunun ölümü, sözleşmenin feshi, bakım alacaklısının ölümü, zamanaşımı ve icra takibinin usulü düzenlenmez; bunlar için 618. madde (bakım borçlusunun ölümü ve bir yıllık fesih hakkı), 611-617 maddeler arasındaki genel hükümler ve ilgili icra-iflas mevzuatı incelenmelidir.
Devredilemezlik, iflas ve haciz hâlinde istem: hangi kavramlar bilinmeli?
- Devir yasağı
- Bakım alacaklısının bakım hakkını üçüncü kişiye devredememesi kuralıdır. Bakım alacağı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olarak kabul edildiğinden, bu yasak emredici niteliktedir ve yalnızca devir değil rehin ve haciz yasağını da kapsar.
- Dönemsel gelir
- Bakım borçlusunun sözleşme gereği belirli aralıklarla ödemekle yükümlü olduğu gelirdir. Maddede iflas hâlinde hesaplama tabanı olarak anılır.
- Anapara değeri
- Dönemsel gelirin elde edilebilmesi için ilgili sosyal güvenlik kurumunca ödenmesi gereken paranın değeridir. İflas masasına kaydettirilecek alacağın miktarını belirler.
- İflas masası
- Borçlunun iflası hâlinde alacaklıların alacaklarını kaydettirdikleri ve paylaşım için değerlendirildikleri topluluktur. Bakım alacaklısı bu masaya anapara değerine eşit alacağını kaydettirebilir.
- Hacze katılma
- Üçüncü kişilerin bakım borçlusuna karşı başlattığı icra takibinde haciz işlemine dahil olmaktır. Bakım alacaklısı, kendi alacağını karşılamak üzere bu hacze katılabilir.
Devredilemezlik, iflas ve haciz hâlinde istem: hangi şartlar aranır?
- Bakım alacağının devredilmediği ve bu hakkın rehnedilmediği ya da haczedilmediği bulunmalıdır; devir, rehin ve haciz yasağı emredicidir.
- Bakım borçlusunun iflas etmiş olması gerekir; bu hâlde bakım alacaklısının iflas masasına alacak kaydettirme hakkı doğar.
- Kaydettirilecek alacak, borçlunun ödemekle yükümlü olduğu dönemsel gelirin elde edilebilmesi için ilgili sosyal güvenlik kurumunca ödenmesi gereken anapara değerine eşit olmalıdır.
- Bakım borçlusu aleyhine üçüncü kişilerce yürütülen bir haciz bulunmalıdır; bakım alacaklısı bu hacze katılma hakkını kullanabilmek için bu hacze katılmalıdır.
- Bakım alacaklısının hacze katılması, bakım alacağını karşılamak amacıyla yapılmalıdır.
Devredilemezlik, iflas ve haciz hâlinde istem: hangi sonuçları doğurur?
- Bakım alacaklısının hakkını devretmesi, rehin etmesi veya haciz ettirmesi sözleşmesi kesin hükümsüzdür.
- Bakım borçlusu iflas ederse ölünceye bakma sözleşmesi sona erer ve bakım alacaklısı, gelecekteki edimlerin aynen ifası yerine bunların parasal değerini talep etme hakkını kazanır.
- Bakım alacaklısı, iflas hâlinde anapara değerine eşit bir parayı iflas masasına alacak olarak kaydettirebilir.
- Üçüncü kişilerin bakım borçlusuna karşı yürüttüğü haciz sürerken bakım alacaklısı hacze katılabilir ve bakım alacağını bu yolla karşılayabilir.
- Bakım alacaklısının hacze katılmasıyla ölünceye bakma sözleşmesinin sona ermesi sonucu doğar.
- Bakım borçlusunun iflası ya da hacizle karşılaşılmayan hâllerde bu madde bakım alacaklısına bir para hakkı kazandırmaz; yalnız sözleşmenin genel hükümleri uygulanır.
Devir yasağı ile genel alacak devri arasındaki fark nedir?
Bakım alacağı kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğu için bakım alacaklısı bu hakkı başkasına devredemez.
Genel kural olarak alacak devredilebilir; devir yasağı ancak kanun, işin niteliği veya sözleşme ile getirilir.
Bakım alacaklısının yaptığı devir, rehin ve haciz sözleşmeleri kesin hükümsüzdür; genel alacak devrinde ise devir geçerlidir.
Bakım borçlusunun iflası ile bakım borçlusunun ölümü arasındaki fark nedir?
Bakım borçlusunun iflasında sözleşme sona erer ve bakım alacaklısı yerine geçen bir para alacağı kazanır.
Bakım borçlusunun ölümünde sözleşme kendiliğinden sona ermez; mirasçılar geçer ve 618. maddedeki fesih hakkı doğar.
İflasta bakım alacaklısı iflas masasına anapara değerinde alacak kaydettirir; ölümde ise fesih ve mirasçılardan tazminat/ödeme talebi söz konusu olur.
İflas masası kaydı ile hacze katılma arasındaki fark nedir?
İflas hâlinde bakım alacaklısı, iflas masasına alacak kaydettirme yoluyla alacağını elde eder.
Üçüncü kişilerin açtığı haciz hâlinde bakım alacaklısı hacze katılarak alacağını karşılama yolunu seçer.
İki yol farklı tetikleyici olayla (iflas ya da haciz) açılır ve birbirinden bağımsız olarak kullanılabilir.
Devredilemezlik, iflas ve haciz hâlinde istem: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Devir yasağını genel alacak devri kuralıyla karıştırmak; bakım alacağında devrin yasak olduğunu, genel alacak devrinin geçerli olduğunu unutmak.
- Devir, rehin ve haciz yasağını yalnızca devir olarak yorumlamak; rehin ve hacizin de yasak kapsamında olduğunu gözden kaçırmak.
- İflas hâlinde bakım alacaklısına anapara değeri yerine gerçek ödemelerin toplamını kaydettirmek; maddedeki ölçütün sosyal güvenlik kurumu üzerinden hesaplanan anapara değeri olduğunu atlamak.
- Bakım borçlusunun ölümü ile iflasını karıştırmak; ölüm hâlinde 618. maddenin, iflas hâlinde 619/2'nin uygulandığını ayırt etmemek.
- Hacze katılmanın her hâlde bakım alacağını kendiliğinden sona erdirdiğini sanmak; sona erme sonucunun yalnızca hacze katılma ile doğduğunu gözden kaçırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Bakım alacağının devredilememesi ve bu hakkın rehin ve haciz konusu yapılamaması, kişiye sıkı sıkıya bağlı hak niteliğinden hareketle kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/361 E., 2025/337 K., 21.05.2025)
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin 611-619. maddeler arasında düzenlendiği ve 619. maddenin bu çerçevede uygulandığı kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2023/4826 E., 2024/13548 K., 20.12.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2023/5039 E., 2024/3939 K., 18.09.2024; 10. Hukuk Dairesi, 2018/831 E., 2019/8836 K., 20.11.2019)
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleriyle birlikte 611-619. maddelerin birlikte değerlendirildiği görülmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/588 E., 2024/702 K., 08.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Devir, rehin veya haciz yasağına aykırılık iddiasını ileri süren taraf, devir veya rehin sözleşmesinin varlığını yazılı belgeyle ispatlamalıdır; yazılı belge yoksa tanık ve diğer delillerle ispat edilebilir.
- Bakım borçlusunun iflası hâlinde alacağın kaydını isteyen bakım alacaklısı, sözleşmenin varlığını, dönemsel geliri ve anapara değerini ilgili sosyal güvenlik kurumundan alınan belgelerle ispatlamalıdır.
- Hacze katılma talebinde bulunan bakım alacaklısı, bakım borçlusu aleyhine yürütülen haciz işleminin varlığını icra dosyası kayıtlarıyla ispatlamalıdır.
- Karşı taraf, sözleşmenin sona erdiğini ya da alacağın tahsil edildiğini ileri sürerse bu savunmasını kendisi ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.618: Bakım borçlusunun ölümü hâlinde bakım alacaklısının bir yıl içinde feshini isteyebileceğini ve iflas masasından isteyebileceği miktarın mirasçılardan talep edilebileceğini düzenler; bu maddenin iflas ve haciz hükümleriyle paralel bir koruma sağlar.
- 6098 sayılı Kanun m.611-617: Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin genel kurallarını düzenler; 619. maddedeki devir yasağı ve iflas-haciz korumaları bu genel çerçeve içinde uygulanır.
- 6098 sayılı Kanun m.609: Gelir alacağının iflas hâlinde anapara değeri üzerinden kaydettirilmesine ilişkin benzer bir hükmü içerir; 619/2 bu kuralın bakım sözleşmesine uyarlanmış hâlidir.
- 6098 sayılı Kanun m.183-184: Alacağın devrini ve devrin sınırlarını genel olarak düzenler; bakım alacağında kişisel bağ nedeniyle devir yasağı bu genel kuralın istisnası niteliğindedir.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| altı ayda | m.609 | Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa ömür boyu gelir, her altı ayda bir ve peşin olarak ödenir. |
| altı ay | m.616 | Tarafların edimleri arasında önemli ölçüde oransızlık bulunur ve fazla alan taraf kendisine bağışta bulunulma amacı güdüldüğünü ispat edemezse diğer taraf, altı ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, sözleşmeyi her zaman feshedebilir. |
| bir yıl | m.618 | Bakım borçlusu ölürse bakım alacaklısı, bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
35 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2024/361 E., 2025/337 K., 21.05.2025İlgili madde: m.619
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/507 E., 2024/93 K., 14.02.2024İlgili madde: m.611, m.612, m.613, m.614, m.615, m.616, m.617, m.618
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/860 E., 2023/1041 K., 01.11.2023İlgili madde: m.611, m.612, m.613, m.614, m.615, m.616, m.617, m.618
- Hukuk Genel Kurulu, 2018/533 E., 2021/1189 K., 07.10.2021İlgili madde: m.611
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/2249 E., 2015/1362 K., 15.05.2015İlgili madde: m.610
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/2400 E., 2014/68 K., 05.02.2014İlgili madde: m.617
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/146 E., 2013/1402 K., 25.09.2013İlgili madde: m.617
- Hukuk Genel Kurulu, 2012/493 E., 2012/902 K., 28.11.2012İlgili madde: m.610
- Hukuk Genel Kurulu, 2012/502 E., 2012/707 K., 10.10.2012İlgili madde: m.610
- Hukuk Genel Kurulu, 2012/314 E., 2012/557 K., 12.09.2012İlgili madde: m.610
Diğer 25 karar
- 7. Hukuk Dairesi, 2026/224 E., 2026/598 K., 04.02.2026İlgili madde: m.614
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/1161 E., 2026/553 K., 03.02.2026İlgili madde: m.611
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/819 E., 2025/5179 K., 04.12.2025İlgili madde: m.614
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/1749 E., 2025/236 K., 13.01.2025İlgili madde: m.618
- 10. Hukuk Dairesi, 2023/4826 E., 2024/13548 K., 20.12.2024İlgili madde: m.611, m.612, m.613, m.615, m.616, m.619
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/5882 E., 2024/4468 K., 19.12.2024İlgili madde: m.614
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/4319 E., 2024/5243 K., 25.11.2024İlgili madde: m.618
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/4054 E., 2024/4979 K., 07.11.2024İlgili madde: m.612, m.613, m.615, m.616, m.617
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/5970 E., 2024/7824 K., 06.11.2024İlgili madde: m.607
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/7926 E., 2024/6217 K., 19.09.2024İlgili madde: m.609
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/5039 E., 2024/3939 K., 18.09.2024İlgili madde: m.612, m.613, m.615, m.616, m.619
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/2270 E., 2024/4970 K., 12.06.2024İlgili madde: m.607
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/690 E., 2024/3450 K., 12.06.2024İlgili madde: m.612, m.615
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/63 E., 2024/828 K., 14.02.2024İlgili madde: m.617
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/588 E., 2024/702 K., 08.02.2024İlgili madde: m.613, m.616, m.618, m.619
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/1605 E., 2023/6583 K., 09.11.2023İlgili madde: m.607
- 10. Hukuk Dairesi, 2018/831 E., 2019/8836 K., 20.11.2019İlgili madde: m.611, m.614, m.619
- 6. Hukuk Dairesi, 2013/7136 E., 2014/1041 K., 29.01.2014İlgili madde: m.610
- 1. Hukuk Dairesi, 2012/6444 E., 2012/9912 K., 24.09.2012İlgili madde: m.618
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/2230 E., 2025/2556 K., 25.12.2025İlgili madde: m.609
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/379 E., 2025/829 K., 06.10.2025İlgili madde: m.609
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/117 E., 2025/375 K., 14.05.2025İlgili madde: m.609
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/621 E., 2025/484 K., 07.03.2025İlgili madde: m.609
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/409 E., 2024/684 K., 16.10.2024İlgili madde: m.609
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/236 E., 2023/276 K., 05.04.2023İlgili madde: m.610
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 10. SAKLAMA BORCU DOĞURAN SÖZLEŞMELER bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış