Özel borç ilişkileri › Hizmet sözleşmeleri

Pazarlamacılık sözleşmesi

TBK m.448–460Borçlar Hukuku Özel Hükümler

Kısaca

TBK m.448, pazarlamacılık sözleşmesinin tanımını yapar: pazarlamacının sürekli olarak, ticari işletme sahibi işveren hesabına ve işletmesinin dışında, her türlü işlemin yapılmasına aracılık etmeyi veya yazılı anlaşma varsa bu anlaşmada belirtilen işlemleri yapmayı, işverenin de karşılığında ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmenin unsurlarını belirler. TBK m.449, pazarlamacılık sözleşmesinin kurulmasına ilişkin asgari içeriği düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.448–460 hükümlerini kapsar.

TBK m.448 — Tanımı

TBK m.448, pazarlamacılık sözleşmesinin tanımını yapar: pazarlamacının sürekli olarak, ticari işletme sahibi işveren hesabına ve işletmesinin dışında, her türlü işlemin yapılmasına aracılık etmeyi veya yazılı anlaşma varsa bu anlaşmada belirtilen işlemleri yapmayı, işverenin de karşılığında ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmenin unsurlarını belirler. Maddenin uygulanması pazarlamacı ile ticari işletme sahibi arasındaki ilişkiler bakımındandır. Sözleşmenin kurulması ve asgari içeriği (m.449), pazarlamacının yükümlülükleri ve yetkileri (m.450-452), ücret ve masraf (m.454-455), hapis hakkı (m.458), sona erme ve komisyon (m.459-460) bu maddede düzenlenmez. Ticari temsilci, ticari vekil ve acente gibi benzer kurumların ayrı hükümleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.

Tanımı: hangi kavramlar bilinmeli?

Pazarlamacı
İşverenin ticari işletmesinin dışında, onun hesabına sürekli olarak işlemlere aracılık eden veya yazılı anlaşma varsa işlemi bizzat yapan bağımlı tacir yardımcısıdır. Pazarlamacı, işveren adına sözleşme yapan bağımsız bir temsilci değildir.
Ticari işletme sahibi işveren
Pazarlamacının hesabına çalıştığı, ticari işletmeyi işleten kişidir. Esnaf işletmesi sahibi bu sıfatı taşımadığından pazarlamacı ataması yapamaz.
Sürekli olarak
Pazarlamacının işverenle bir veya birkaç işlemle sınırlı olmayan, süreklilik arz eden bir ilişki kurmasıdır. Arızi nitelikteki işler bu kapsama girmez.
İşletme dışında faaliyet
Pazarlamacının işini işverenin işyeri dışında görmesidir. İşletme içinde işletme hesabına yapılan işler pazarlamacılık sayılmaz.
Aracılık ve işlem yapma
Aracılık, pazarlamacının müşteri ile işveren arasında sözleşmenin kurulmasını sağlamasıdır. Yazılı anlaşma varsa, pazarlamacı bu anlaşmada belirtilen işlemleri bizzat yapabilir.

Tanımı: hangi şartlar aranır?

  • Sözleşmenin bir tarafında ticari işletme sahibi işveren bulunmalıdır; esnaf işletmesi sahibine yönelen ilişki bu madde kapsamında değildir.
  • Pazarlamacı işini işverenin hesabına görmelidir; kendi adına veya üçüncü kişi hesabına yapılan işlemler bu kapsama girmez.
  • Pazarlamacının faaliyeti işverenin işletmesi dışında yürütülmelidir.
  • Pazarlamacının üstlendiği iş sürekli nitelikte olmalıdır; arızi ve ara sıra yapılan işler yeterli değildir.
  • Pazarlamacı, işlemlere aracılık etmeli veya yazılı anlaşma varsa bu anlaşmada belirtilen işlemleri bizzat yapmalıdır.
  • İşveren, karşılığında ücret ödemeyi üstlenmelidir; ücret yerine başka bir edim öngörülmüşse pazarlamacılık sözleşmesi hükümleri uygulanmaz.

Tanımı: hangi sonuçları doğurur?

  • Şartlar gerçekleştiğinde taraflar arasında pazarlamacılık sözleşmesi kurulur ve bu sözleşmeye TBK m.449-460 hükümleri uygulanır.
  • Sözleşmenin tarafı esnaf ise veya ilişki işletme dışında değilse, ilişki pazarlamacılık sözleşmesi sayılmaz ve genel hizmet, vekâlet veya komisyon hükümlerine göre değerlendirilir.
  • Pazarlamacı, işverenin hesabına değil kendi hesabına işlem yapıyorsa pazarlamacılık sözleşmesinden söz edilemez.
  • Ücret ödenmesi üstlenilmemişse pazarlamacılık sözleşmesi kurulmuş sayılmaz; ücret yerine başka bir edim öngörülmüşse yine bu sözleşme hükümleri uygulanmaz.
  • Yazılı anlaşma olmadıkça pazarlamacı işlem yapma yetkisine sahip değildir; yalnızca aracılık yapabilir.

Pazarlamacı ile acente arasındaki fark nedir?

Pazarlamacı, işverene bağımlı olarak, talimat doğrultusunda ve işletme dışında çalışan tacir yardımcısıdır.

Acente, bağımsız bir tacir olarak kendi çalışma saat ve koşullarını belirler.

Bağımlılık ölçütü belirleyicidir; bağımsız nitelikteki ilişki m.448 kapsamında pazarlamacılık sözleşmesi sayılmaz.

Pazarlamacı ile simsar arasındaki fark nedir?

Pazarlamacı, işveren hesabına sürekli olarak çalışır.

Simsar, geçici ve bağımsız olarak aracılık yapar.

Süreklilik ölçütü ayrımı belirler; geçici aracılık pazarlamacılık sözleşmesi değildir.

Pazarlamacı ile mağaza görevlisi arasındaki fark nedir?

Pazarlamacı, işletme dışında faaliyet gösterir.

Mağaza görevlisi, işletme içinde hizmet görür.

İşin görüldüğü yer ayrımı belirleyicidir; işletme içi çalışanlar m.448 kapsamına girmez.

Pazarlamacı ile ticari temsilci ve vekil arasındaki fark nedir?

Pazarlamacı, aracılık ve yazılı anlaşma varsa sınırlı işlem yapma yetkisine sahiptir.

Ticari temsilci ve ticari vekil, işletmeyi temsil eden ve yetkileri daha geniş olan yardımcılardır.

Yetki kapsamı ve temsil gücü farklıdır; pazarlamacıda işlem yetkisi yazılı anlaşmaya bağlıdır.

Tanımı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Esnaf işletmesiyle kurulan ilişkiyi pazarlamacılık sözleşmesi saymak; m.448 yalnızca ticari işletme sahibi işverenle kurulan ilişkiyi kapsar.
  • Pazarlamacıyı acente ile karıştırmak; bağımsızlık ve sözleşme yapma yetkisi ayrımını gözden kaçırmak.
  • Pazarlamacıyı ticari temsilci veya simsar ile eşit tutmak; her birinin yetki ve süreklilik ölçütleri farklıdır.
  • Arızi veya tek seferlik aracılık ilişkisini sürekli ilişki sanmak; süreklilik unsuru aranmalıdır.
  • İşletme içinde çalışan kişiyi pazarlamacı saymak; işin işletme dışında görülmesi unsuru aranmalıdır.
  • Ücret yerine başka bir edim öngörülmüşse pazarlamacılık hükümlerinin uygulanacağını varsaymak; bu durumda bu madde uygulanmaz.
  • Yazılı anlaşma olmadan pazarlamacıya işlem yapma yetkisi tanındığını varsaymak; m.448 ve m.452 yazılı şekli şart koşar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, pazarlamacılık sözleşmesi iddiasını değerlendirirken tarafların ticari işletme sahibi olup olmadığına ve ilişkinin sürekli nitelik taşıyıp taşımadığına bakmaktadır. (21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016)
  • Pazarlamacılık ile tali satıcılık sözleşmesinin ayrılması gerektiği, bu ayrımın uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceğini de etkilediği tartışılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1414 E., 2016/1072 K., 16.11.2016; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/366 E., 2024/589 K., 17.09.2024; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/359 E., 2024/592 K., 17.09.2024)
  • Bağımlı çalışma ve işverenin talimatına bağlılık gösteren ilişkilerin hizmet sözleşmesi olarak değerlendirilebildiği, pazarlamacılık sözleşmesi hükümlerinin ise sözleşmenin tanımındaki unsurlar gerçekleşmediğinde uygulanmadığı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2013/5412 E., 2013/20356 K., 26.11.2013; 9. Hukuk Dairesi, 2016/14019 E., 2016/11324 K., 05.05.2016)

Nasıl ispat edilir?

  • Pazarlamacılık sözleşmesi iddiasını ileri süren taraf, tanımdaki unsurların (ticari işletme sahibi işveren, işletme dışı faaliyet, süreklilik, ücret) varlığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • İşletme dışında ve işveren hesabına faaliyet, sevk belgeleri, müşteri ziyaret raporları, sipariş formları ve yazışmalarla ispatlanabilir.
  • İşlem yapma yetkisi iddia ediliyorsa, m.452 uyarınca yazılı anlaşmanın varlığı ispat yükü altındadır; yazılı belge bulunmadığında bu yetki kabul edilemez.
  • Karşı taraf, ilişkinin esnaf işletmesiyle yapıldığını, arızi olduğunu veya bağımsız acentelik niteliğinde bulunduğunu savunuyorsa bu savunmanın dayanağını kendisi ispatlamalıdır.
  • Ücret ödemesinin üstlenildiği ve ücret yerine başka bir edim öngörüldüğü iddiası, sözleşme belgeleri ve ödeme kayıtlarıyla değerlendirilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.449: Sözleşmenin asgari içeriğini ve tamamlayıcı kuralları düzenler; m.448'deki tanımın kurulma biçimini tamamlar.
  • 6098 sayılı Kanun m.450: Pazarlamacının talimata uyma ve müşteri ziyareti yükümlülüğünü düzenler; tanımdaki bağımlılık unsurunu somutlaştırır.
  • 6098 sayılı Kanun m.452: Pazarlamacının işlem yapma yetkisinin yazılı anlaşmaya bağlanmasını düzenler; m.448'deki 'yazılı anlaşma varsa' ibaresini tamamlar.
  • 6098 sayılı Kanun m.454-455: Pazarlamacının ücret hakkını düzenler; m.448'deki ücret ödeme yükümlülüğünün içeriğini belirler.
  • 6098 sayılı Kanun m.520-525: Simsarlık sözleşmesini düzenler; pazarlamacıdan ayrımda karşılaştırma için bağlantılıdır.
  • 6098 sayılı Kanun m.547-550: Ticari temsilciyi düzenler; pazarlamacıdan yetki ve temsil kapsamı bakımından ayrılır.
  • 6098 sayılı Kanun m.469: Pazarlamacılık sözleşmesi bir hizmet sözleşmesi türü olduğundan, özel hüküm bulunmayan hallerde genel hizmet sözleşmesi hükümleri uygulanır.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.102-123: Acenteliği düzenler; pazarlamacıdan bağımsızlık ölçütüyle ayrılır.

TBK m.449 — Kurulması

TBK m.449, pazarlamacılık sözleşmesinin kurulmasına ilişkin asgari içeriği düzenler. Birinci fıkra, sözleşmede yer alması öngörülen hususları sayar: sözleşmenin süresi, sona ermesi, pazarlamacının yetkileri, ücret ve masrafların nasıl ödeneceği ile taraflardan birinin yerleşim yeri yabancı ülkede ise uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme. İkinci fıkra, bu hususların taraflarca belirlenmemesi hâlinde uygulanacak kaynakları gösterir. Madde, pazarlamacılık sözleşmesinin tanımını (m.448), pazarlamacının yükümlülüklerini (m.450 ve devamı) ve sözleşmenin sona erme sonuçlarını düzenlemez. Ayrıca sözleşmenin şekli, geçerlilik koşulları ve tazminat hükümleri bu maddenin kapsamı dışındadır.

Kurulması: hangi kavramlar bilinmeli?

Pazarlamacılık sözleşmesi
Pazarlamacının sürekli olarak, bir ticari işletme sahibi işveren hesabına ve işletmesinin dışında aracılık etmeyi veya yazılı anlaşma varsa o anlaşmada belirtilen işlemleri yapmayı, işverenin de ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (m.448 çerçevesinde).
Asgari içerik unsurları
Birinci fıkrada sayılan; süre, sona erme, pazarlamacının yetkileri, ücret ve masraflar, yabancı unsur taşıyorsa uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme hususlarıdır. Bunların sözleşmede yer alması öngörülür.
Alışılmış hizmet koşulları
Taraflarca belirlenmeyen hususlarda, kanun hükümleriyle birlikte tamamlayıcı kaynak olarak uygulanan, pazarlamacılık ilişkisinde yerleşmiş uygulama usulleridir.
Yabancı unsur
Taraflardan birinin yerleşim yerinin yabancı ülkede bulunmasıdır. Bu durumda uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme sözleşmede belirtilmelidir.

Kurulması: hangi şartlar aranır?

  • Sözleşmenin pazarlamacılık sözleşmesi olarak nitelenebilmesi için m.448'deki tanım unsurlarının bulunması gerekir: pazarlamacının sürekli olarak aracılık etmesi, işverenin ticari işletme sahibi olması ve işlemlerin işletme dışında yapılması.
  • Sözleşmenin süresi, sona ermesi, pazarlamacının yetkileri ve ücret ile masrafların nasıl ödeneceği hususları sözleşmede yer almalıdır; bu hususlar birinci fıkrada sözleşmede yer alması öngörülen unsurlardır.
  • Taraflardan birinin yerleşim yeri yabancı ülkede ise uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme de sözleşmede belirlenmelidir.
  • Birinci fıkradaki hususların taraflarca belirlenmemesi hâlinde kanun hükümleri ve alışılmış hizmet koşulları uygulanır; bu durum sözleşmenin geçersizliğine yol açmaz.

Kurulması: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki hususlar sözleşmede yer almıyorsa sözleşme geçersiz olmaz; bu hususlar kanun hükümleri ve alışılmış hizmet koşullarıyla tamamlanır.
  • Sözleşmenin süresi ve sona ermesi belirlenmemişse kanun hükümleri uygulanır.
  • Pazarlamacının yetkileri ve ücret ile masrafların ödenme biçimi belirlenmemişse alışılmış hizmet koşulları ve kanun hükümleri esas alınır.
  • Taraflardan birinin yerleşim yeri yabancı ülkedeyse uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme belirlenmemiş olsa dahi sözleşme ayakta kalır; ancak bu husus ikinci fıkra gereği kanun hükümleri ve alışılmış hizmet koşullarıyla çözülür.
  • Madde emredici bir hüküm mü, yoksa tamamlayıcı bir düzenleme mi olduğu metinde açıkça belirtilmemiştir; ikinci fıkranın varlığı tamamlayıcı niteliği düşündürür.

Sözleşmede yer alması öngörülen hususlar ile kanun ve alışılmış hizmet koşulları arasındaki fark nedir?

Taraflar birinci fıkradaki hususları sözleşmede kendileri belirlemişse, öncelikle sözleşme hükümleri geçerlidir.

Taraflarca belirlenmemiş hususlarda ikinci fıkra gereği kanun hükümleri ve alışılmış hizmet koşulları uygulanır.

Sözleşme hükmü bulunmayan konularda uygulanacak kaynak değişir; ancak her iki durumda da sözleşme geçerliliğini korur.

Yabancı unsurlu ile yabancı unsursuz pazarlamacılık sözleşmesi arasındaki fark nedir?

Taraflardan birinin yerleşim yeri yabancı ülkede olan sözleşmede uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme ayrıca belirlenmelidir.

Tarafların yerleşim yerleri Türkiye'de olan sözleşmede bu iki husus birinci fıkranın zorunlu içeriğinde yer almaz.

Yabancı unsur taşıyan sözleşmede bu hususların belirlenmemesi ikinci fıkra uyarınca kanun ve alışılmış hizmet koşullarına göre çözüm doğurur.

Kurulması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde metnindeki asgari içerik hususlarının sözleşmede yer almadığı için sözleşmenin geçersiz olduğunu saymak; ikinci fıkra bu durumda geçersizlik değil kanun ve alışılmış hizmet koşullarının uygulanmasını öngörür.
  • Yabancı unsur taşımayan bir sözleşmede uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme hususlarını birinci fıkranın zorunlu içeriği gibi değerlendirmek; bu hususlar yalnızca taraflardan birinin yerleşim yeri yabancı ülkede ise aranır.
  • Alışılmış hizmet koşullarını kanun hükmü gibi zorunlu saymak; bunlar taraflarca belirlenmeyen hususlarda tamamlayıcı kaynaktır ve somut olayda ispatlanması gerekir.
  • Pazarlamacılık sözleşmesi tanımını m.449'dan çıkarmaya çalışmak; tanım m.448'dedir, m.449 ise içeriği düzenler.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargı kararları, pazarlamacılık sözleşmesi olarak nitelendirilebilecek tali satıcılık sözleşmelerinin m.448-460 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini tartışmaktadır; nitelendirme ile uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceği birlikte ele alınmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1414 E., 2016/1072 K., 16.11.2016; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/366 E., 2024/589 K., 17.09.2024; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/359 E., 2024/592 K., 17.09.2024)
  • Kararlar, m.448-460 hükümlerinin özel sözleşme türü olarak uygulanması gerektiğini kabul etmektedir; sözleşmenin pazarlamacılık sözleşmesi sayılması için m.448 tanım unsurlarının aranması gerektiği vurgulanmaktadır. (21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/8780 E., 2016/2751 K., 24.02.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/9634 E., 2016/2732 K., 24.02.2016)

Nasıl ispat edilir?

  • Pazarlamacılık sözleşmesi olduğunu ileri süren taraf, sözleşmenin m.448 tanım unsurlarını taşıdığını ispatlamakla yükümlüdür; sürekli aracılık ilişkisi ve işletme dışı faaliyet yazılı belge, yazışma ve fiili uygulama ile gösterilebilir. (21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016)
  • Birinci fıkradaki hususların sözleşmede yer aldığını iddia eden taraf bunu yazılı sözleşme metniyle ispatlar; hususların belirlenmediğini savunan taraf, kanun ve alışılmış hizmet koşullarına göre çözüm istemektedir.
  • Yabancı unsurlu uyuşmazlıkta, taraflardan birinin yerleşim yerinin yabancı ülkede olduğunu ileri süren taraf bunu belge ile ispatlar; uygulanacak hukuk ve yetkili mahkemenin sözleşmede belirlenip belirlenmediği yazılı metinle gösterilir.
  • Alışılmış hizmet koşullarının varlığını ve içeriğini ileri süren taraf bunu ticari uygulama, sektör tanığı ve benzer sözleşmelerle ispatlamak zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

TBK m.450 — Yükümlülükleri

TBK m.450, pazarlamacının işveren karşısındaki üç temel yükümlülüğünü düzenler: talimata uygun olarak müşterileri ziyaret etme ve işveren izni olmadan kendi veya üçüncü kişi hesabına işlem yapmama/aracılık etmeme; işlem yapmaya yetkiliyse talimattaki fiyat ve diğer işlem koşullarına uyma; pazarlama faaliyetleri hakkında düzenli bilgi verme, siparişleri derhal iletme ve müşteri çevresini ilgilendiren önemli olayları bildirme. Hüküm, ticari işletme sahibi işveren hesabına sürekli çalışan pazarlamacılar bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: pazarlamacılık sözleşmesinin tanımı ve yazılı şekli (m.448), müşteri garantisi ve sigorta primi masrafları (m.451), pazarlamacının yetki kapsamı (m.452), işverenin faaliyet alanı ve ücret yükümlülükleri (m.453, m.454), komisyon ve hapis hakkı (m.455-458).

Yükümlülükleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Talimat
İşverenin pazarlamacıya verdiği, müşteri ziyaretlerinin yapılışını, fiyatları ve diğer işlem koşullarını belirleyen bağlayıcı yönergedir. Talimattan sapma, ancak haklı bir sebebin varlığında mümkündür.
Haklı sebep
Pazarlamacıyı talimata uymaktan kurtaran olağanüstü durumdur. Kanun bu kavramı tanımlamaz; somut olayın koşullarına göre belirlenir.
İşlem yetkisi
Pazarlamacının, aracılık etmenin ötesinde işveren adına sözleşme yapabilmesi için verilmiş yetkidir. Yetki yoksa pazarlamacı yalnızca aracılık eder (m.452).
Aracılık
Pazarlamacının taraflar arasında sözleşme yapılmasını sağlaması, kendisinin sözleşme tarafı olmamasıdır. Aracılık yalnızca işveren için yapılabilir.

Yükümlülükleri: hangi şartlar aranır?

  • Pazarlamacının, işverenin verdiği talimata uygun olarak müşterileri ziyaret etmesi gerekir; talimata uymamasını zorunlu kılan haklı bir sebep varsa bu yükümlülük ortadan kalkar.
  • Pazarlamacı, işverenin izni olmadan kendisi veya üçüncü kişiler hesabına işlem yapmamalı ve aracılık etmemelidir.
  • Pazarlamacı işlem yapmaya yetkiliyse, talimatta öngörülen fiyatlara ve diğer işlem koşullarına uymalıdır.
  • Talimattaki fiyat ve işlem koşullarında değişiklik, ancak işverenin razı olmasıyla yapılabilir; pazarlamacının tek başına değişiklik yapması olanaklı değildir.
  • Pazarlamacı, pazarlama faaliyetleri hakkında düzenli biçimde ayrıntılı bilgi vermelidir.
  • Pazarlamacı aldığı siparişleri işverene derhâl ulaştırmalı ve müşteri çevresini ilgilendiren önemli olayları bildirmelidir.

Yükümlülükleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Pazarlamacı talimata uymadığında ve bunu zorunlu kılan haklı bir sebep bulunmadığında, işverene karşı sözleşmeye aykırılık doğar.
  • Pazarlamacı işverenin izni olmadan kendisi veya üçüncü kişi hesabına işlem yapar ya da aracılık ederse, bu sözleşmeye aykırılık oluşur; işveren bu nedenle tazminat talep edebilir.
  • İşlem yetkisi olan pazarlamacı, talimattaki fiyat ve koşullardan işverenin rızası olmadan ayrılırsa, bu değişiklik işveren bakımından bağlayıcı olmaz.
  • Pazarlamacının bilgi verme, siparişleri derhâl iletme ve önemli olayları bildirme yükümlülüğüne aykırı davranması, işverenin zararlarından sorumluluğunu doğurur.
  • Madde metninde bu yükümlülüklerin emredici olup olmadığına dair açık bir hüküm yer almaz; bu nedenle sözleşmeyle aksi kararlaştırılması durumu, maddenin metninden kesin olarak çıkarılamaz (metinde açıkça belirtilmemiş; ayrıntı için m.452 ve m.448 birlikte değerlendirilmelidir).

Aracılık ile işlem yetkisi arasındaki fark nedir?

Yalnızca aracılık yetkisi olan pazarlamacı, sözleşmeyi işveren adına yapma yetkisine sahip değildir; müşteriyle sözleşmeyi işveren yapar.

İşlem yetkisi verilmiş pazarlamacı, talimatta öngörülen fiyat ve koşullara bağlı olarak işveren adına işlem yapabilir.

Fiyat ve işlem koşullarına uyma yükümlülüğü (m.450/2) yalnızca işlem yetkisi bulunan pazarlamacı için doğar. Aracı pazarlamacı için bu fıkra doğrudan uygulanmaz; onun için talimata uyma yükümlülüğü (m.450/1) geçerlidir.

Talimata uyma ile haklı sebeple sapma arasındaki fark nedir?

Talimat, müşteri ziyaretinin yapılmasını ve işlem koşullarını bağlayıcı kılar.

Talimata uymayı zorunlu kılan haklı bir sebep varsa pazarlamacı talimattan ayrılabilir.

Haklı sebep yoksa talimata aykırılık yükümlülüğün ihlali olur; haklı sebep varsa ihlal oluşmaz.

İşverenin izni ile izinsiz işlem: fark nedir?

İşverenin izni varsa pazarlamacı kendi veya üçüncü kişi hesabına işlem yapabilir ya da aracılık edebilir.

İzin yoksa pazarlamacı kendi veya üçüncü kişi hesabına işlem yapamaz ve aracılık edemez.

İzinsiz yapılan işlem, rekabet yasağı ve sadakat yükümlülüğünün ihlali niteliğindedir; bu durum işverenin fesih ve tazminat haklarını doğurabilir.

Fiyat değişikliği ile işverenin razılığı arasındaki fark nedir?

Pazarlamacı, talimattaki fiyat ve koşulları işverenin rızası olmadan değiştiremez.

İşveren rızasını verirse fiyat ve koşullardaki değişiklik geçerli olur.

Rıza olmadan yapılan değişiklik, işveren bakımından bağlayıcı değildir.

Yükümlülükleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Pazarlamacının yalnızca aracılık yetkisi bulunduğu hâlde m.450/2'deki fiyat bağlılığını uygulamak; bu fıkra yalnızca işlem yetkisi olan pazarlamacı için geçerlidir.
  • Haklı sebep kavramını genişletip her talimat ihlalini haklı saymak; haklı sebep somut olayın koşullarına göre dar yorumlanmalıdır.
  • İşverenin izninin varlığını yazılı belge aranmadan kabul etmek; izin, pazarlamacının savunması olarak ileri sürüldüğünde ispat edilmelidir.
  • Pazarlamacının müşteri garantisini m.450 kapsamında değerlendirmek; garanti anlaşmaları m.451 kapsamında kesin hükümsüzdür, m.450'nin konusu değildir.
  • Bilgi verme yükümlülüğünü yalnızca sipariş iletimi ile sınırlamak; m.450/3 düzenli ayrıntılı bilgi vermeyi ve önemli olayların bildirilmesini de kapsar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Pazarlamacılık sözleşmesinin 6098 sayılı Kanun'un 448-460 maddeleri arasında düzenlenen özel bir sözleşme türü olduğu ve bu sözleşmeye ilişkin uyuşmazlıkta iş mahkemesinin görevinin tartışmalı olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1414 E., 2016/1072 K., 16.11.2016; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/366 E., 2024/589 K., 17.09.2024; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/359 E., 2024/592 K., 17.09.2024; 21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/8780 E., 2016/2751 K., 24.02.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/9634 E., 2016/2732 K., 24.02.2016)

Nasıl ispat edilir?

  • Talimata aykırılığı ileri süren işveren, talimatın varlığını ve pazarlamacının bu talimata aykırı davrandığını ispatlamakla yükümlüdür; talimat çoğunlukla yazılı olarak bulunduğunda bu ispat kolaylaşır.
  • Talimata uymadığı için haklı sebep bulunduğunu ileri süren pazarlamacı, bu haklı sebebi ispatlamak zorundadır.
  • İşverenin izni olmadan kendi veya üçüncü kişi hesabına işlem yapıldığını iddia eden işveren, bu işlemin varlığını ve izin verilmediğini ispatlamakla yükümlüdür; izin varsa bunu pazarlamacı yazılı belgeyle kanıtlamalıdır.
  • Fiyat ve işlem koşullarına aykırılık iddiasında, talimatta öngörülen koşulların ve işverenin rızasının bulunmadığı işveren tarafından ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.448: Pazarlamacılık sözleşmesinin tanımını ve pazarlamacının işveren hesabına sürekli çalışmasını düzenler; m.450'deki yükümlülüklerin muhatabı olan pazarlamacıyı belirler.
  • 6098 sayılı Kanun m.452: Pazarlamacının yetkisini düzenler; aksi yazılı anlaşma yoksa yalnızca aracılık yetkisi bulunduğunu, işlem yetkisi verilirse fiyat ve koşullara uyma yükümlülüğünün doğduğunu belirler.
  • 6098 sayılı Kanun m.451: Pazarlamacının müşteri garantisi vermesini düzenler; m.450'deki yükümlülüklerden ayrı olarak, müşterinin ödememesinden sorumluluk getiren anlaşmaların hükümsüzlüğünü belirler.
  • 6098 sayılı Kanun m.453: İşverenin faaliyet alanı konusundaki yükümlülüklerini düzenler; m.450'deki pazarlama yükümlülüklerinin uygulandığı alanı belirler.

TBK m.451 — Garanti

Madde, pazarlamacılık sözleşmesinde pazarlamacının müşteri borçlarından sorumluluğuna ilişkin anlaşmaların geçerlilik sınırını düzenler. Birinci fıkrada pazarlamacının müşterinin ödememesi veya diğer borçlarını ifa etmemesi nedeniyle sorumlu tutulmasını ya da tahsil masraflarını karşılamasını üstlenen anlaşmaların hükümsüzlüğü, ikinci fıkrada pazarlamacının kendi müşteri çevresiyle işlem yapması hâlinde sınırlı bir ödeme taahhüdünün şartları, üçüncü fıkrada sigorta sözleşmelerinde aracılık yapan pazarlamacının tahsil masraflarının en çok yarısını üstlenebilmesi düzenlenir. Kural, pazarlamacılık sözleşmesi kapsamındaki pazarlamacı ile işveren arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: pazarlamacılık sözleşmesinin tanımı ve unsurları (m.448), pazarlamacının ve işverenin genel borçları (m.449-450), sözleşmenin sona ermesi ve tazminat sonuçları (m.456-460). Garanti sözleşmesinin genel çerçevesi ile üçüncü kişinin fiilini üstlenme (TBK m.128) da bu maddenin kapsamı dışındadır."

Garanti: hangi kavramlar bilinmeli?

Pazarlamacı
Pazarlamacılık sözleşmesi gereğince bir işveren hesabına, işletmesinin dışında sürekli olarak işlem yapılmasına aracılık eden kişidir. Maddenin uygulanabilmesi için bu sıfatın bulunması gerekir.
Müşteri borcunu ifa etmeme riski
Pazarlamacının aracılık ettiği işlemde müşterinin ödemeyi yapmaması ya da başka bir yükümlülüğünü yerine getirmemesidir. Pazarlamacının bu riski işverene karşı üstlenmesi birinci fıkra kapsamında değerlendirilir.
Kendi müşteri çevresiyle işlem
Pazarlamacının kendi kurduğu müşteri çevresi ile, yani işverenin mevcut müşterisi olmayan kişilerle yaptığı işlemdir. Bu tür işlemde ikinci fıkradaki sınırlı karşılama yükümlülüğü söz konusu olabilir.
Ek komisyon
Pazarlamacının ikinci fıkra uyarınca karşılama yükümlülüğü üstlenmesinin bağlı olduğu karşılıktır. Maddede bu komisyonun uygun olması ve kararlaştırılması şartı aranır.
Tahsil masrafları
Alacağın tahsili için dava veya icra takibi yoluna gidilmesi hâlinde ortaya çıkan giderlerdir. Birinci fıkrada tamamen ya da kısmen karşılama konusu yapılamaz; üçüncü fıkrada ise sigorta primi alacağı için en çok yarısı üstlenilebilir.
Sigorta sözleşmelerinde aracılık yapan pazarlamacı
Sigorta sözleşmesine aracılık eden pazarlamacıdır. Üçüncü fıkra bu kişilere özgü bir istisna getirir; primin tamamının ya da bir kısmının ödenmemesi hâlinde masrafların yarısına kadar üstlenme imkânı tanır.

Garanti: hangi şartlar aranır?

  • Taraflar arasında geçerli bir pazarlamacılık ilişkisi bulunmalıdır; madde yalnız bu sözleşme tipi bakımından uygulanır.
  • Üstlenme, birinci fıkra kapsamındaki bir anlaşmaysa, pazarlamacının müşteri ödemesizliği veya diğer yükümlülük ihlali nedeniyle sorumlu olmasını ya da tahsil masraflarını tamamen veya kısmen karşılamasını kapsamamalıdır; aksi hâlde anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
  • Pazarlamacı kendi müşteri çevresiyle işlem yapıyorsa, müşterinin borcunu ifa etmemesi hâlinde karşılama yükümlülüğü işverenin her bir işlemde uğrayacağı zararın dörtte birini geçememelidir.
  • İkinci fıkradaki karşılama yükümlülüğü için uygun bir ek komisyon kararlaştırılmış olmalı ve üstlenme yazılı yapılmalıdır.
  • Sigorta sözleşmesinde aracılık yapan pazarlamacı için, primin tamamının veya bir kısmının ödenmemesi ve tahsil amacıyla dava veya icra takibine başvurulmuş olması gerekir.
  • Üçüncü fıkradaki üstlenme yazılı yapılmalı ve karşılanacak masraf, tahsil için yapılan masrafların en çok yarısıyla sınırlı kalmalıdır.

Garanti: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür; bu nedenle pazarlamacı, müşteri ödemesizliği için bu anlaşmaya dayanarak işverene karşı sorumlu tutulamaz.
  • Birinci fıkra ihlal edilerek yapılmış tahsil masrafı karşılama kaydı da kesin hükümsüzlük kapsamına girer.
  • Pazarlamacı kendi müşteri çevresiyle işlem yapıyor ve ek komisyon karşılığında yazılı üstlenmede bulunuyorsa, her bir işlemde işverenin uğrayacağı zararın dörtte birine kadar sorumlu olabilir.
  • İkinci fıkradaki üstlenme yazılı değilse veya uygun ek komisyon kararlaştırılmamışsa, sorumluluk üstlenmesi geçerli olmaz.
  • Sigorta aracısı pazarlamacı, üçüncü fıkraya uygun yazılı üstlenmede bulunursa, prim tahsili için yapılan masrafların en çok yarısını karşılamakla yükümlü olur.
  • Maddede bir düzenleyici sonuç olarak karşılama yükümlülüğünün kapsamı yukarıdaki sınırlarla belirlenir; sınırı aşan kısım geçersizdir.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkrada pazarlamacının müşteri ödemesizliği için genel ve sınırsız bir sorumluluğu ya da tahsil masraflarını tam karşılaması öngörülür.

İkinci fıkra yalnız pazarlamacının kendi müşteri çevresiyle yaptığı işlemleri kapsar ve sorumluluk işverenin her işlemdeki zararının dörtte biri ile sınırlanır.

Kendi müşteri çevresi dışında kalan işlemlerde ikinci fıkra istisnası işlemez; ikinci fıkraya dayanmayan her üstlenme birinci fıkra uyarınca hükümsüzdür.

İkinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?

İkinci fıkra, genel pazarlamacılık ilişkisinde kendi müşteri çevresiyle yapılan işlemlere ilişkindir ve karşılama yükümlülüğü zarar oranına bağlanmıştır.

Üçüncü fıkra yalnız sigorta sözleşmelerinde aracılık yapan pazarlamacıya uygulanır ve konusu prim alacağının tahsil masraflarıdır.

Sigorta aracısı, ikinci fıkradaki dörtte bir zarar sınırı yerine masrafların en çok yarısını üstlenebilir; her iki istisna birbirinin yerine kullanılamaz.

Garanti: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Birinci fıkradaki hükümsüzlüğü, ikinci fıkradaki sınırlı üstlenme ile karıştırmak; ikinci fıkra yalnız kendi müşteri çevresiyle işlemler için geçerlidir.
  • İkinci fıkradaki dörtte bir sınırını her işlem yerine toplam ciro üzerinden hesaplamak; sınır her bir işlemdeki işveren zararına göre uygulanır.
  • Üçüncü fıkradaki yarı oranını genel pazarlamacıya da uygulamak; bu oran yalnız sigorta sözleşmelerinde aracılık yapan pazarlamacıya tanınmıştır.
  • Ek komisyon veya yazılılık koşulunu gözden kaçırarak ikinci fıkra üstlenmesini geçerli saymak.
  • Kesin hükümsüzlüğü, sözleşmenin tümünün geçersizliği ile karıştırmak; hükümsüzlük yalnız bu sorumluluk anlaşmalarına ilişkindir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tali satıcılık sözleşmesinin pazarlamacılık sözleşmesi olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla pazarlamacılık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1414 E., 2016/1072 K., 16.11.2016; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/366 E., 2024/589 K., 17.09.2024; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/359 E., 2024/592 K., 17.09.2024)
  • Pazarlamacılık sözleşmesinin, pazarlamacının sürekli olarak bir işveren hesabına ve işletmesi dışında işlem yapmasına aracılık ettiği bir özel sözleşme türü olarak kabul edilmektedir. (21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/8780 E., 2016/2751 K., 24.02.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/9634 E., 2016/2732 K., 24.02.2016)

Nasıl ispat edilir?

  • Pazarlamacı hakkında m.451 ihlali ileri sürülüyorsa, ileri süren taraf anlaşmanın birinci fıkra kapsamında olduğunu ve sorumluluk üstlenmesini içerdiğini ispatlamalıdır.
  • Pazarlamacının ikinci fıkraya dayanması hâlinde, kendi müşteri çevresiyle işlem yaptığını, yazılı üstlenmeyi ve uygun ek komisyon kararını ispat yükü altında gösterir.
  • Sigorta aracısı pazarlamacının üçüncü fıkraya dayanması hâlinde, sigorta sözleşmesine aracılık ettiğini, primin ödenmediğini ve dava veya icra takibi yapıldığını ispatlaması gerekir.
  • Yazılı üstlenme belgesinin bulunmaması, anlaşmanın geçerliliğine ilişkin savunmayı güçlendirir; bu durumda belge eksikliği karşı tarafın aleyhine değerlendirilir.
  • Karşı taraf, pazarlamacılık sözleşmesi niteliğinin bulunmadığını ileri sürerse, sözleşmenin pazarlamacılık ilişkisi olduğunu iddia eden taraf bu niteliği ispatlamak zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.448: Pazarlamacılık sözleşmesinin tanımını verir; bu maddenin uygulanabilmesi için sözleşmenin pazarlamacılık sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerekir.
  • 6098 sayılı Kanun m.449: Pazarlamacının genel borçlarını düzenler; m.451 bu borçlara ek olarak müşteri riskine ilişkin sınırları getirir.
  • 6098 sayılı Kanun m.450: İşverenin genel borçlarını düzenler ve pazarlamacının müşteri riskini üstlenmesi bu borçlar bakımından değerlendirilir.
  • 6098 sayılı Kanun m.128: Üçüncü kişinin fiilini üstlenme ve garanti sözleşmesi ile ilgili genel çerçeveyi düzenler; m.451, pazarlamacılık sözleşmesine özgü bu sınırlamalar için özel hüküm niteliğindedir.

TBK m.452 — Yetkileri

TBK m.452, pazarlamacının yetkilerini iki düzeyde düzenler: birinci fıkrada pazarlamacının aksine yazılı anlaşma olmadıkça yalnız işlemlere aracılık etmeye yetkili olduğu, ikinci fıkrada ise işlem yapma yetkisi verildiğinde bu yetkinin kapsamı ile tahsilat yapma ve ödeme günlerini değiştirme yetkisinin özel yetkiye bağlanması hükme bağlanır. Kural, işveren adına pazarlama faaliyeti yürüten pazarlamacı ile ticari işletme sahibi işveren arasındaki pazarlamacılık sözleşmesi ilişkisinde uygulanır. Madde, pazarlamacının işveren adına aracılık ve işlem yapma yetkisinin sınırlarını çizer; yükümlülükleri, garanti yasağını ve ücreti düzenlemez. Pazarlamacının talimata uyma ve bilgi verme yükümlülüğü (m.450), garanti anlaşmalarının hükümsüzlüğü ve komisyon karşılığı garanti (m.451), işverenin faaliyet alanı ve tek taraflı değişiklik yetkisi (m.453) ile ücret ve deneme süresi (m.454) ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Temsil yetkisinin genel kuralları ile yetkinin sona ermesi bu maddenin konusu değildir (TBK m.41-45). Maddede hüküm bulunmadığından pazarlamacılık sözleşmesinin fesih ve zamanaşımı rejimi de burada düzenlenmemiştir.

Yetkileri: hangi kavramlar bilinmeli?

Pazarlamacı
Bir ticari işletme sahibi işveren adına ve hesabına, sürekli olarak işletmesi dışında işlemlere aracılık etmeyi üstlenen kişidir. Bu nitelik, pazarlamacılık sözleşmesinin ayırt edici unsurudur ve aracılığın bağımsız bir işletme gibi değil işverenin hesabına yapılmasını gerektirir.
Aracılık yetkisi
Pazarlamacının işveren adına işlem yapmaksızın, tarafları bir araya getirip işlemin yapılmasına yardımcı olma yetkisidir. Aksine yazılı anlaşma yoksa pazarlamacının varsayılan yetkisi budur; sözleşmeyi kendisi yapma yetkisi bulunmaz.
İşlem yapma yetkisi
Pazarlamacının işveren adına sözleşme kurabilmesi için işverence açıkça verilen yetkidir. Bu yetki, işlemlerin icrası için gereken bütün olağan hukuki işlem ve fiilleri kapsar, ancak madde metninde sayılan özel yetkileri içermez.
Özel yetki
Genel işlem yetkisinin dışında kalan ve açıkça verilmesi gereken yetkidir. Madde metninde müşterilerden tahsilat yapmak ve ödeme günlerini değiştirmek bu kapsamda sayılmıştır.
Olağan hukuki işlem ve fiiller
İşlemlerin icrası için gereken, işlemin yerine getirilmesine doğrudan bağlı hukuki işlem ve fiillerdir. Kapsamı, işlemin niteliğine göre belirlenir ve yetki verilmiş işlemin icrasıyla sınırlıdır.

Yetkileri: hangi şartlar aranır?

  • Pazarlamacı ile işveren arasında bir pazarlamacılık sözleşmesi bulunmalıdır; kural bu sözleşme ilişkisinde uygulanır.
  • Aksine yazılı anlaşma yoksa pazarlamacının yetkisi yalnız işlemlere aracılık etmekle sınırlı kabul edilmelidir.
  • İşlem yapma yetkisi işveren tarafından pazarlamacıya açıkça verilmiş olmalıdır; bu yetki verilmişse kapsamı işlemlerin icrası için gereken olağan hukuki işlem ve fiillerle sınırlıdır.
  • Müşterilerden tahsilat yapılabilmesi için işverenin bu konuda özel yetki vermiş olması gerekir.
  • Ödeme günlerinin değiştirilebilmesi için işverenin bu konuda özel yetki vermiş olması gerekir; genel işlem yetkisi bu değişikliği kapsamaz.
  • Yetki kapsamı dışında kalan bir işlem yapılmışsa, işverenin bu işlemi onaylamadığı durumda pazarlamacının yetkisinin sınırı aşılmış olur.

Yetkileri: hangi sonuçları doğurur?

  • Aksine yazılı anlaşma yoksa pazarlamacı yalnız işlemlere aracılık etmeye yetkilidir ve işveren adına sözleşme kuramaz.
  • Pazarlamacıya işlem yapma yetkisi verilmişse yetki, bu işlerin icrası için gereken bütün olağan hukuki işlem ve fiilleri kapsar.
  • Özel yetki verilmedikçe pazarlamacı müşterilerden tahsilat yapamaz.
  • Özel yetki verilmedikçe pazarlamacı ödeme günlerini değiştiremez.
  • Pazarlamacının yetkisi aşılarak yapılan işlemin işverene bağlanıp bağlanmayacağı, temsil hükümlerine ve işverenin onayına göre değerlendirilir; bu madde bu konuda ayrı bir sonuç bağlamaz.
  • Madde emredici nitelikte kabul edilir; aksine yazılı anlaşma, birinci fıkra bakımından kapsamı genişletebilir, bunun dışında madde metni uygulanır. Yazılı olmayan aksi anlaşma birinci fıkra bakımından geçerli değildir.

Aracılık yetkisi ile işlem yapma yetkisi arasındaki fark nedir?

Aracılık yetkisinde pazarlamacı yalnız tarafları bir araya getirir, sözleşmeyi işveren adına kendisi kurmaz.

İşlem yapma yetkisinde pazarlamacı işveren adına sözleşme kurabilir ve bu işlemlerin icrası için gereken olağan işlemleri yapabilir.

Aksine yazılı anlaşma yoksa varsayılan yetki aracılıktır; pazarlamacının işveren adına sözleşme kurması için yazılı ya da açık bir yetki verilmiş olması gerekir.

Olağan işlem yetkisi ile özel yetki arasındaki fark nedir?

Olağan işlem yetkisi, işlem yapma yetkisinin doğal kapsamına giren icra işlemlerini kapsar.

Özel yetki, müşterilerden tahsilat ve ödeme günü değişikliği gibi işlemin olağan icrasının dışında kalan yetkilerdir.

Özel yetki verilmedikçe pazarlamacı tahsilat yapamaz ve ödeme günlerini değiştiremez; genel işlem yetkisi bu işlemleri kapsamaz.

Yetkileri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Pazarlamacıya verilen genel işlem yetkisini tahsilat ve ödeme günü değişikliğini de kapsar saymak; bu işlemler için özel yetki aranır.
  • Aksine yazılı anlaşma olmadığı hâlde pazarlamacının varsayılan olarak sözleşme kurma yetkisine sahip olduğunu kabul etmek; varsayılan yetki yalnız aracılıktır.
  • Madde metnindeki özel yetki kavramını genel yetki ile karıştırmak ve tahsilat yetkisini olağan işlem yetkisinin içinde saymak.
  • Pazarlamacılık sözleşmesinin fesih, zamanaşımı ve yükümlülük rejimini m.452'ye dayandırmak; bu konular ayrı maddelerde düzenlenmiştir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Pazarlamacılık sözleşmesinin 6098 sayılı Kanunun 448-460 maddeleri arasında özel bir sözleşme türü olarak düzenlendiği ve uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceğinin bu niteliğe bağlandığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1414 E., 2016/1072 K., 16.11.2016; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/366 E., 2024/589 K., 17.09.2024; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/359 E., 2024/592 K., 17.09.2024)
  • Pazarlamacılık sözleşmesinin, pazarlamacının sürekli olarak bir ticari işletme sahibi işveren hesabına ve işletmesinin dışında her türlü işlemin yapılmasına aracılık etmeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlandığı kabul edilmektedir. (21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/8780 E., 2016/2751 K., 24.02.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/9634 E., 2016/2732 K., 24.02.2016)

Nasıl ispat edilir?

  • Pazarlamacının işveren adına sözleşme kurma yetkisini iddia eden taraf, bu yetkinin açıkça verildiğini yazılı belge, yazışma ya da fiilî uygulama ile ispatlamalıdır.
  • Özel yetkinin, özellikle tahsilat yetkisinin verildiğini ileri süren taraf bu iddiasını yazılı belge ile kanıtlamalıdır; yazılı kanıt olmadan tanık beyanına dayanmak güçtür.
  • Pazarlamacının aracılık ile sınırlı olduğunu savunan işveren, aksine yazılı anlaşma bulunmadığını ve pazarlamacının işlem yapma yetkisinin verilmediğini göstermelidir.
  • Pazarlamacının yetkisini aştığını ileri süren taraf, işlemin yetki kapsamı dışında kaldığını ve işverenin onayının bulunmadığını ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.450: Pazarlamacının talimata uyma, siparişleri işverene ulaştırma ve bilgi verme yükümlülüklerini düzenler; m.452 yetki sınırlarını çizerken bu yükümlülükler pazarlamacının faaliyet çerçevesini tamamlar.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.451: Pazarlamacının müşteri borçlarından sorumluluğunu ve garanti anlaşmalarının hükümsüzlüğünü düzenler; m.452'deki tahsilat yetkisi ile birlikte değerlendirilir.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.453: Pazarlamacıya verilen faaliyet alanı ve işverenin bu alanı değiştirme yetkisini düzenler; m.452'deki yetki kapsamının diğer özel düzenlemesidir.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.41-45: Temsil yetkisinin verilmesi, kapsamı ve sona ermesine ilişkin genel hükümlerdir; m.452'deki işlem yapma yetkisi bu genel rejimle birlikte uygulanır.

TBK m.453 — Faaliyet alanı

Madde, pazarlamacılık sözleşmesinde işverenin pazarlamacıya tanıdığı faaliyet alanı bakımından iki özel yükümlülüğünü düzenler: işverenin aynı alan veya müşteri çevresinde üçüncü kişilere faaliyet yetkisi verme yasağı ile sözleşmedeki pazarlama alanı veya müşteri çevresi hükmünün değiştirilmesi hâli. Kural, pazarlamacıya belirli bir pazarlama alanında veya belirli bir müşteri çevresinde faaliyette bulunma yetkisi verilmiş olan ilişkilerde uygulanır. Madde, pazarlamacının ücretini (m.454), ücretin komisyon esasına dayanmasını ve deneme süresi ücretini düzenlemez (m.454). Pazarlamacılık sözleşmesinin genel tanımı ve unsurları (m.448), pazarlamacının bağımsızlık ve bilgi verme yükümlülükleri ile işverenin pazarlamacıya karşı diğer borçları ayrı maddelerde yer alır (m.449 vd.). Feshe ilişkin bildirim süreleri ve fesih sonuçları ile tazminat hakkının kullanımı, sözleşmenin genel fesih hükümlerine ve ilgili maddelerine bağlıdır; bu madde yalnız değişiklik yetkisinin kullanımını düzenler.

Faaliyet alanı: hangi kavramlar bilinmeli?

Pazarlama alanı
Pazarlamacının faaliyette bulunmak üzere sözleşmeyle belirlenmiş coğrafi bölgesidir. Madde, bu alanın sözleşmede belirlenmiş olmasını ve aynı alanda başka kişilere yetki verilmemesini esas alır.
Müşteri çevresi
Pazarlamacının faaliyet göstereceği belirli müşteri grubudur. Coğrafi bir sınır yerine müşteri niteliğine göre belirlenir ve pazarlama alanına alternatif olarak kullanılabilir.
Aksine yazılı anlaşma
Kuralın dışına çıkmak için tarafların yazılı olarak kararlaştırdıkları özel düzenlemedir. Yazılı bulunmayan bir aksi düzenleme bu yasağı kaldırmaz.
Tek taraflı değişiklik
İşverenin, pazarlama alanı veya müşteri çevresine ilişkin sözleşme hükmünü pazarlamacının onayı olmadan değiştirmesidir. Yalnız değişikliği gerektiren bir sebep varsa mümkündür ve fesih bildirim süresine bağlı değildir.
Haklı sebeple sona erdirme
Pazarlamacının, değişiklik nedeniyle sözleşmeyi derhal feshedebilmesi hakkıdır. Bu hakkın kullanılması tazminat talebini de korur.

Faaliyet alanı: hangi şartlar aranır?

  • Pazarlamacıya belirli bir pazarlama alanında veya belirli bir müşteri çevresinde faaliyette bulunma yetkisinin verilmiş olması gerekir.
  • Tarafların bu yetkiye ilişkin aksini kararlaştırdıklarını gösteren yazılı bir anlaşma bulunmamalıdır.
  • İşveren, aynı alan veya çevrede başka kişilere faaliyet yetkisi vermemelidir; buna karşılık kendisi üçüncü kişilerle işlem yapabilir.
  • Değişiklik yapılacaksa sözleşmenin pazarlama alanı veya müşteri çevresine ilişkin hükmünün değiştirilmesini gerektiren bir sebep bulunmalıdır.
  • Tek taraflı değişiklikte sözleşmede fesih bildirim süresi öngörülmüş olsa bile bu süreye uyulmamasına izin verilir.
  • Değişiklik ancak sebebi somut olarak ortaya konulabiliyorsa yapılabilir; sebep yoksa işverenin tek taraflı değiştirme yetkisi doğmaz.

Faaliyet alanı: hangi sonuçları doğurur?

  • Pazarlamacıya belirli alan veya müşteri çevresinde yetki verilmiş ve yazılı aksi anlaşma yoksa, işveren aynı alan veya çevrede başkalarına faaliyet yetkisi veremez.
  • Aynı yasak kapsamında işveren kendisi üçüncü kişilerle işlem yapabilir.
  • Yazılı aksi anlaşma varsa yasak uygulanmaz ve işveren başkalarına yetki verebilir.
  • Değişiklik gerektiren bir sebep varsa işveren sözleşmedeki pazarlama alanı veya müşteri çevresi hükmünü tek taraflı olarak değiştirebilir.
  • Değişiklik fesih bildirim süresine uymadan yapılabilir; sözleşmede bildirim süresi öngörülmüş olması değişikliği engellemez.
  • Tek taraflı değişiklik yapılırsa pazarlamacının tazminat isteme ve hizmet sözleşmesini haklı sebeple sona erdirme hakkı saklıdır.
  • Değişikliği gerektiren bir sebep yoksa işverenin tek taraflı değişiklik yetkisi doğmaz ve değişiklik sözleşmeye aykırı olur.
  • Madde, pazarlamacının yetkisi dışında başkasına yetki verilmesi hâlinde doğacak tazminat sonucunu açıkça düzenlemez; bu konuda genel hükümlere başvurulur.

Yetki verilmiş ilişki ile aksine yazılı anlaşma arasındaki fark nedir?

Pazarlamacıya belirli alan veya müşteri çevresinde yetki verilmiş ve yazılı aksi anlaşma bulunmayan ilişki.

Yazılı anlaşmayla yasağın kaldırıldığı ya da hiç alan yetkisi verilmediği ilişki.

Birinci halde işveren başkalarına aynı alan veya çevrede yetki veremez; ikinci halde bu yasak uygulanmaz ve işveren başka kişilere yetki verebilir.

İşverenin kendi işlemi ile başkasına yetki verme arasındaki fark nedir?

İşverenin kendisinin üçüncü kişilerle işlem yapması.

İşverenin aynı alan veya çevrede başka bir kişiye faaliyet yetkisi vermesi.

Birincisi yasağın kapsamı dışındadır ve serbesttir; ikincisi yasağa aykırıdır.

Sebep varlığında değişiklik ile sebep yokken değişiklik arasındaki fark nedir?

Pazarlama alanı veya müşteri çevresinin değiştirilmesini gerektiren bir sebebin bulunduğu hal.

Böyle bir sebebin bulunmadığı, işverenin yalnız kendi çıkarı için değişiklik yapmak istediği hal.

Birinci halde işveren fesih süresine uymadan tek taraflı değiştirebilir; ikinci halde bu yetki doğmaz ve tek taraflı değişiklik sözleşmeye aykırılık oluşturur.

Faaliyet alanı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yazılı aksi anlaşma olmadan sözlü bir anlaşmanın yasağı kaldırdığını saymak; yasak yazılı anlaşma aranarak değerlendirilmelidir.
  • İşverenin kendi üçüncü kişilerle yaptığı işlemleri de yasak kapsamında saymak; yasak yalnız başkalarına yetki verilmesini kapsar.
  • Fesih bildirim süresi öngörülmüş olduğu için değişikliğin bu süre dolmadan yapılamayacağını düşünmek; madde bu süreye uyulmaksızın değişikliğe izin verir.
  • Sebep aranmaksızın işverenin herhangi bir gerekçeyle değişiklik yapabileceğini kabul etmek; değişikliğin mutlaka sebebe dayanması gerekir.
  • Haklı sebeple sona erdirme hakkını değişikliğin geçerliliği için şart saymak; bu hak pazarlamacıya tanınmış bir seçenektir ve değişikliğin kendisini etkilemez.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Pazarlamacılık sözleşmelerinin özel sözleşme türü olarak kabul edilip edilmeyeceği ve uyuşmazlığa hangi mahkemenin bakacağı tartışmalı olmuş; Yargıtay bu sözleşmeyi 6098 sayılı Kanunun 448-460 maddeleri çerçevesinde değerlendirmiştir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1414 E., 2016/1072 K., 16.11.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/8780 E., 2016/2751 K., 24.02.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/9634 E., 2016/2732 K., 24.02.2016)
  • Tali satıcılık sözleşmesinin pazarlamacılık sözleşmesi sayılıp sayılmayacağı, dolayısıyla bu maddenin uygulanıp uygulanmayacağı, sözleşmenin niteliğine göre belirlenmektedir. (İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/366 E., 2024/589 K., 17.09.2024; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/359 E., 2024/592 K., 17.09.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Pazarlama alanı veya müşteri çevresi üzerinde yetki verildiğini ileri süren taraf, bu yetkinin varlığını ve yazılı aksi anlaşmanın bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür; sözleşme metni bu konuda başlıca delildir.
  • Aynı alan veya çevrede başka kişiye yetki verildiğini iddia eden pazarlamacı, bu iddiayı sözleşme, yazışmalar veya tanık gibi delillerle kanıtlamalıdır.
  • Yazılı aksi anlaşmayı ileri süren taraf, bu anlaşmanın yazılı olarak yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; yazısız bir aksi düzenleme bu yasağı kaldırmaz.
  • Değişikliğin dayanağı olan sebebin varlığını ileri süren işveren, bu sebebi somut olarak ispatlamakla yükümlüdür; sebebin ispatlanamaması hâlinde tek taraflı değişiklik yetkisi kullanılmış sayılmaz.
  • Tek taraflı değişiklik nedeniyle tazminat isteyen pazarlamacı, değişikliğin sözleşmeye aykırılığını ve doğan zararı ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.448: Pazarlamacılık sözleşmesinin tanımını ve unsurlarını verir; bu madde ancak o sözleşme türü için uygulanır.
  • 6098 sayılı Kanun m.454: Aynı bölümde yer alan ücret düzenlemesidir; pazarlamacının ücret hakkı, komisyon ve deneme süresi ücreti bu maddede düzenlenir.

TBK m.454 — Genel olarak

TBK m.454, pazarlamacılık sözleşmesinde işverenin pazarlamacıya ödeyeceği ücretin biçimini ve sınırlarını düzenler. Düzenlenen konular; ücretin sabit miktar veya sabit miktar ile komisyondan oluşabilmesi, ücretin ağırlıklı kısmının komisyondan oluşmasına ilişkin yazılı anlaşmanın geçerlilik koşulu ile deneme süresindeki ücretin serbestçe kararlaştırılması ve bu sürenin üst sınırıdır. Hüküm, işveren ile pazarlamacı arasındaki pazarlamacılık sözleşmelerine uygulanır. Düzenlemediği konular arasında pazarlamacının bağımsız faaliyet alanı ve müşteri çevresine ilişkin sınırlar (m.453), sözleşmenin sona ermesinde tazminat ve komisyon hakkı (m.455 ve devamı) ile sözleşmenin yazılı şekli ve genel ücret hükümleri (ör. TBK m.402 vd. ile ilgili ücretin ödenme zamanı) yer almaz.

Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?

Pazarlamacı
Bir ticari işletme sahibi işveren hesabına, işletmenin dışında, sürekli olarak işlem yapılmasına aracılık eden kişidir. Hüküm bu sıfatı taşıyanlar bakımından uygulanır.
Komisyon
Pazarlamacının aracılık ettiği işlemlerden doğan ve işverenin ödediği, işlemin değerine göre hesaplanan karşılıktır. Sabit miktarlı ücrete ek olarak ya da onun yerine kararlaştırılabilir.
Uygun karşılık
Kararlaştırılan komisyonun, pazarlamacının gösterdiği faaliyetle orantılı olmasını ifade eder. Komisyonun ücretin ağırlıklı kısmını oluşturduğu yazılı anlaşmanın geçerliliği bu ölçüte bağlıdır.
Deneme süresi
Pazarlamacılık ilişkisinin başında taraflarca kararlaştırılan, ilişkinin uygunluğunun denendiği süredir. Bu süre için ödenecek ücret serbestçe belirlenebilir, ancak süre iki ayı geçemez.

Genel olarak: hangi şartlar aranır?

  • Pazarlamacıya ödenecek ücretin belirli bir miktardan ya da bu miktarla birlikte komisyondan oluşması gerekir.
  • Ücretin tamamının veya önemli kısmının komisyondan oluşacağına ilişkin anlaşmanın yazılı yapılması gerekir.
  • Yazılı anlaşmada kararlaştırılan komisyonun, pazarlamacının faaliyetinin uygun karşılığını oluşturması gerekir.
  • Deneme süresi için ücret kararlaştırılacaksa, bu ücretin taraflarca serbestçe belirlenmiş olması gerekir.
  • Deneme süresinin iki ayı geçmemesi gerekir.

Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?

  • Ücret yalnızca belirli bir miktardan oluşabilir veya bu miktar ile komisyon birlikte kararlaştırılabilir.
  • Ücretin tamamı veya önemli kısmı komisyondan oluşacaksa, bu anlaşma yazılı yapılmalıdır.
  • Yazılı yapılan komisyon anlaşmasında komisyon pazarlamacının faaliyetinin uygun karşılığı değilse anlaşma geçerli olmaz.
  • Deneme süresi için ücret taraflarca serbestçe kararlaştırılabilir.
  • Deneme süresi iki ayı geçemez; süre iki ayı aşarsa bu aşan kısım hükme aykırıdır.
  • Deneme süresi için ücret kararlaştırılmamışsa hükmün açık bir sonucu bulunmamaktadır.

Sabit ücret ile komisyon ağırlıklı ücret arasındaki fark nedir?

Pazarlamacıya belirli bir miktar ödendiği ya da sabit ücrete komisyon eklendiği durum.

Ücretin tamamının veya önemli kısmının komisyondan oluştuğu durum.

İkinci halde anlaşmanın yazılı yapılması ve komisyonun uygun karşılık olması geçerlilik koşuludur; bu koşul sağlanmazsa anlaşma geçersiz olur.

Deneme süresi ücreti ile normal dönem ücreti arasındaki fark nedir?

Deneme süresinde ödenecek ücret.

Deneme süresi sonrasındaki normal dönem ücreti.

Deneme süresi ücreti serbestçe kararlaştırılabilir, normal dönem için bu serbestlik aynı biçimde tanınmaz; deneme süresi iki ayla sınırlıdır.

Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Deneme süresi ücretinin serbest kararlaştırılabilmesini, deneme süresinin sınırsız olduğu sanısıyla karıştırmak; süre iki ayla sınırlıdır.
  • Yazılı şekil koşulunu yalnızca komisyon ağırlıklı ücretlerde aramak ve sabit ücretli anlaşmalara da uygulamak; yazılılık şartı ücretin tamamının veya önemli kısmının komisyondan oluştuğu hal için geçerlidir.
  • Komisyonun uygun karşılık ölçütünü yalnızca yazılılık ile yerine getirilmiş saymak; komisyonun faaliyetin karşılığı olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.
  • Deneme süresi ücretini normal dönem ücret serbestisi ile aynı kabul etmek; deneme süresine özgü serbestlik yalnızca bu süre için tanınmıştır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Pazarlamacılık sözleşmesinin TBK m.448-460 kapsamında özel bir sözleşme türü olarak değerlendirildiği ve bu tür uyuşmazlıkların ticaret mahkemelerinde görüldüğü kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1414 E., 2016/1072 K., 16.11.2016; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/366 E., 2024/589 K., 17.09.2024; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/359 E., 2024/592 K., 17.09.2024)
  • Pazarlamacılık sözleşmesinin, pazarlamacının sürekli olarak bir ticari işletme sahibi işveren hesabına ve işletmenin dışında aracılık yapmasını öngören özel bir tür olarak tanımlandığı kabul edilmektedir. (21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/8780 E., 2016/2751 K., 24.02.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/9634 E., 2016/2732 K., 24.02.2016)

Nasıl ispat edilir?

  • Ücretin tamamının veya önemli kısmının komisyondan oluştuğunu ileri süren taraf, bu anlaşmanın yazılı yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; yazılı belge bulunmaması halinde bu koşulun sağlandığı ispat edilemez.
  • Komisyonun pazarlamacının faaliyetinin uygun karşılığı olduğunu iddia eden taraf bu iddiayı ispatlamalıdır; uygun karşılık, faaliyetin niteliği ve kapsamı göz önünde tutularak değerlendirilir.
  • Deneme süresinin iki ayı geçmediğini savunan taraf, sözleşme yazısı veya fiili başlangıç tarihi ile bu süreyi ispatlamalıdır.
  • Deneme süresi için kararlaştırılan ücretin serbestçe belirlendiğini ileri süren taraf bu iddiasını yazılı delille ya da tanıkla ispatlayabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.453: İşverenin pazarlama alanı ve müşteri çevresine ilişkin yükümlülüklerini düzenler; ücret hükmüyle birlikte işverenin özel yükümlülükleri bölümünde yer alır.
  • 6098 sayılı Kanun m.455: Pazarlamacının sözleşme sona erdiğinde komisyon ve tazminat haklarına ilişkin düzenlemeler içerir; m.454'teki komisyon ücretinin sona erme sonrası etkisini tamamlar.

TBK m.455 — Komisyon

Madde, pazarlamacının komisyon hakkını üç durum bakımından düzenler: belirli bir pazarlama alanı veya müşteri çevresinde faaliyet yetkisinin yalnız pazarlamacıya verildiği hal, bu yetkinin pazarlamacıyla birlikte başkalarına da verildiği hal ve komisyonun muaccel olduğu anda işin değerinin henüz kesin belirlenemediği hal. Hüküm, işveren adına yapılan pazarlamacılık ilişkisine uygulanır; pazarlamacı, işveren hesabına aracılık eden ya da iş yapan kişidir. Madde pazarlamacılık sözleşmesinin genel tanımını, ücretin sabit kısmını ve komisyonun ücrete oranını, harcamaları, hapis hakkını ve fesih sürelerini düzenlemez (m.454, m.457, m.458, m.459). Pazarlama faaliyetinin kusursuz biçimde engellenmesinde ücret hesabı da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.456). Komisyon alacağının zamanaşımı, ayrıca 5 yıllık genel düzenleme ile değerlendirilir.

Komisyon: hangi kavramlar bilinmeli?

Pazarlamacı
Belirli bir pazarlama alanında veya belirli bir müşteri çevresinde, işveren hesabına sürekli olarak işlem yapan ve bu faaliyetiyle komisyon kazanan kişidir. Maddenin uygulanması için pazarlamacının bu yetkiyi işverenden aldığı bilinmelidir.
Pazarlama alanı veya müşteri çevresi
Pazarlamacının faaliyet gösterebileceği coğrafi bölge ya da belirli müşteri grubudur. Yetkinin münhasır olup olmadığı, komisyonun hangi işler için doğacağını belirler.
Münhasır yetki
Belirli alan veya müşteri çevresinde faaliyette bulunma yetkisinin yalnız pazarlamacıya verilmesidir. Bu halde işveren ve onun yaptığı işler de komisyon kapsamına girer.
Muaccel olma anı
Komisyon alacağının ödenmesini talep edilebilir hale geldiği andır. Yapılan işin değeri bu anda kesin belli değilse maddedeki geçici ödeme kuralı uygulanır.
Alışılmış en az değer
Yapılan işin değerinin kesinleşmediği hallerde, komisyonun hesaplanmasında esas alınan objektif alt sınırdır. Kanun koyucu bu değeri işverenin takdirine değil objektif bir ölçüye bağlamıştır.

Komisyon: hangi şartlar aranır?

  • Pazarlamacıya belirli bir pazarlama alanında veya belirli bir müşteri çevresinde faaliyette bulunma yetkisi verilmiş olmalıdır.
  • Komisyon, pazarlamacının bu alan veya çevrede aracılık ettiği ya da yaptığı işlere ilişkin olmalıdır; münhasır yetki varsa işverenin ya da işverenin yaptığı işler de kapsama girer.
  • Yetki pazarlamacıyla birlikte başkalarına da verilmişse komisyon yalnızca pazarlamacının kendisinin aracılık ettiği veya bizzat yaptığı işler için ödenir.
  • Komisyonun muaccel olduğu anda işin değeri kesin olarak belirlenememişse, komisyon önce alışılmış en az değer üzerinden hesaplanmalıdır.
  • Hesaplamada kalan fark, en geç işin yerine getirildiği anda ödenmelidir.

Komisyon: hangi sonuçları doğurur?

  • Münhasır yetki varsa pazarlamacı, işverenin o alan veya çevrede yaptığı işler için de komisyon talep edebilir.
  • Yetki paylaşılmışsa pazarlamacı, işverenin ya da diğer yetkililerin yaptığı işlerden komisyon alamaz; yalnız kendi aracılık ettiği veya bizzat yaptığı işler için komisyonu hak eder.
  • Komisyonun muaccel olduğu anda işin değeri kesin belli değilse, alışılmış en az değer üzerinden ödeme yapılır.
  • Kalan komisyon, işin yerine getirilmesinde ödenir; bu fark ödemesi işin yerine getirilmesine bağlıdır.
  • Madde emredici nitelikte görünmektedir; ancak metinde sözleşmeyle aksi kararlaştırılmasına dair açık bir hüküm bulunmamaktadır.

Münhasır yetki ile paylaşılan yetki arasındaki fark nedir?

Yetki yalnız pazarlamacıya verilmişse, pazarlamacı hem kendisinin hem de işverenin o alan ya da çevrede yaptığı bütün işlerden komisyon isteyebilir.

Yetki pazarlamacıyla birlikte başkalarına da verilmişse, komisyon yalnız pazarlamacının kendi aracılık ettiği veya bizzat yaptığı işler için doğar.

Münhasır halde komisyon kapsamı geniştir; paylaşılan halde yalnız pazarlamacının payı üzerinden komisyon hesaplanır.

Değeri kesin belli işler ile değeri henüz belirlenemeyen işler arasındaki fark nedir?

İşin değeri muaccel olma anında kesin olarak belli ise komisyon tamamen o değer üzerinden hesaplanır.

İşin değeri muaccel olma anında henüz kesin belirlenemiyorsa, komisyonun bir kısmı önce alışılmış en az değer üzerinden ödenir.

Belirsiz hallerde ödeme iki aşamalıdır: önce en az değer, kalan fark işin yerine getirilmesinde ödenir.

Komisyon: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Münhasır yetki ile paylaşılan yetki ayrımını yapmadan, işverenin tüm işleri üzerinden komisyon hesaplamak.
  • Paylaşılan yetki halinde pazarlamacının yalnız kendi aracılık ettiği işleri değil, işverenin veya diğer yetkilinin işlerini de komisyona dahil etmek.
  • Değeri belirlenemeyen işlerde komisyonun tamamını işin değeri kesinleşmeden ödemek ya da hiç ödememek; önce alışılmış en az değer üzerinden ödeme yapılması gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Kalan komisyonun ne zaman ödeneceğini yanlış belirlemek; kalan kısım işin yerine getirilmesinde ödenir, muacceliyet anında değil.
  • Maddedeki 'alışılmış en az değer' ölçütünü işverenin takdirine bırakmak; kanun bu değeri objektif bir ölçüye bağlamıştır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Pazarlamacılık sözleşmesinin 6098 sayılı Kanun'un 448-460 maddeleri kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceği tartışılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1414 E., 2016/1072 K., 16.11.2016; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/366 E., 2024/589 K., 17.09.2024; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/359 E., 2024/592 K., 17.09.2024)
  • Yüksek mahkeme kararlarında pazarlamacılık sözleşmesinin, pazarlamacının sürekli olarak işveren hesabına ve işletmesi dışında işlem yapmaya aracılık ettiği özel bir sözleşme türü olarak tanımlandığı görülmektedir. (21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/8780 E., 2016/2751 K., 24.02.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/9634 E., 2016/2732 K., 24.02.2016)

Nasıl ispat edilir?

  • Komisyon alacağını isteyen pazarlamacı, kendisine belirli bir pazarlama alanı veya müşteri çevresinde faaliyette bulunma yetkisinin verildiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu yetki yazılı sözleşme ile ispatlanabilir.
  • Yetkinin münhasır mı yoksa paylaşılmış mı olduğu tartışmalıysa, bu hususta ispat yükü komisyonu isteyen pazarlamacıdadır.
  • İşverenin yaptığı işler üzerinden komisyon talep edilecekse, bu işlerin pazarlamacının alanında yapıldığı belgelerle ispatlanmalıdır.
  • Komisyonun muaccel olma anında işin değerinin kesin belirlenemediği iddiası ileri sürülüyorsa, bu durum ve alışılmış en az değer, bilirkişi incelemesi ile belirlenebilir.
  • Karşı taraf olan işveren, yetkinin paylaşıldığını veya komisyonun ödenmiş olduğunu iddia ediyorsa, bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.454: Ücretin bir kısmının komisyondan oluşmasına ilişkin yazılı anlaşmanın geçerlilik koşullarını düzenler; bu madde komisyonun hesabına değil ücret yapısına dokunur.
  • 6098 sayılı Kanun m.456: Pazarlama faaliyetinin pazarlamacının kusuru olmadan engellenmesi halinde komisyon kaybının tazminata nasıl yansıyacağını düzenler.
  • 6098 sayılı Kanun m.457: Birden fazla işverenin pazarlamacının harcamalarına katılmasını düzenler; komisyon hesabıyla ilgili değildir.
  • 6098 sayılı Kanun m.458: Muaccel alacaklar için pazarlamacıya tanınan hapis hakkını düzenler; komisyon alacağının güvencesi olarak kullanılabilir.
  • 6098 sayılı Kanun m.453: İşverenin, münhasır yetkiye aykırı olarak aynı alanda başkalarına yetki vermemesi yükümlülüğünü düzenler; m.455 ile birlikte münhasırlık ayrımını belirler.

TBK m.456 — Pazarlama faaliyetinin engellenmesi

Madde, pazarlamacının pazarlama işlerini yürütmesinin kendi kusuru olmaksızın imkânsız hâle gelmesi halinde ücretin nasıl belirleneceğini ve pazarlamacının ücretinin tamamını almasına karşın işleri yapma imkânı bulamaması hâlinde işverenin istemi üzerine yükümlü olacağı iş görme borcunu düzenler. Hüküm, ticari işletme sahibi bir işveren hesabına çalışan pazarlamacılık sözleşmesi ilişkisi bakımından uygulanır. Madde, komisyon kaybına bağlı tazminatın yazılı kararlaştırılmasının koşullarını da kapsar. Maddede süre yoktur. Pazarlamacının ücret hakkının doğup doğmadığını, pazarlamacılık sözleşmesinin kurulmasını ve komisyonun hesabını düzenlemez (m.448 ve devamı, m.455). Deneme süresindeki ücret ve masraf düzenlemesi (m.454, m.457), garanti yasağı (m.451), hapis hakkı (m.458) ve özel fesih süresi (m.459) ayrı maddelerde yer alır.

Pazarlama faaliyetinin engellenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Pazarlamacı
Ticari işletme sahibi bir işveren hesabına, işletmesinin dışında her türlü işlemin yapılmasına aracılık eden veya yazılı yetki varsa bu işlemleri yapan kişidir. Esnaf işletmelerine atanamaz.
İmkânsız hâle gelme
Pazarlamacının pazarlama işlerini yürütmesinin, kendi kusuru olmadan mümkün olmaz hâle gelmesidir. Kusurun pazarlamacıya ait olup olmadığı belirleyicidir; kusurlu engelleme bu hükmün dışındadır.
Sabit ücret ve komisyon kaybı tazminatı
Ücretin hesabında esas alınan iki kalemdir: sabit ücret ve komisyonun kaybı sebebiyle ödenebilecek uygun tazminat. Ücretin belirlenmesinde bu iki unsur birlikte değerlendirilir.
Komisyon kaybı tazminatının yazılı olarak kaldırılması
Komisyonun ücretin beşte birinden az olması hâlinde, komisyon kaybı sebebiyle tazminat ödenmeyeceği yazılı anlaşmayla kararlaştırılabilir. Komisyon bu oranın üzerindeyse bu anlaşma yapılamaz.
Pazarlamacının iş görme yükümlülüğü
Pazarlamacı, ücretinin tamamını almışsa işverenin istemi üzerine kendisinin yapabileceği ve kendisinden beklenebilecek işleri işverenin işletmesinde görmekle yükümlüdür.

Pazarlama faaliyetinin engellenmesi: hangi şartlar aranır?

  • Pazarlamacının pazarlama işlerini yürütmesinin, pazarlamacının kendi kusuru olmaksızın imkânsız hâle gelmiş olması gerekir.
  • Sözleşme veya kanun, pazarlama işlerinin imkânsız kaldığı bu hâlde de pazarlamacıya ücret ödenmesini öngörmüş olmalıdır.
  • Ücretin belirlenmesinde sabit ücret ve komisyon kaybı sebebiyle ödenebilecek uygun tazminat esas alınmalıdır.
  • Komisyon, ücretin beşte birinden az ise komisyon kaybı tazminatı yazılı anlaşmayla dışlanabilir; bu anlaşma yapılmamışsa tazminat hesaba girer.
  • İkinci fıkra uygulanacaksa pazarlamacı pazarlama işlerini kendi kusuru olmaksızın yürütme imkânını bulamamış ve buna rağmen ücretinin tamamını almış olmalıdır.
  • İkinci fıkrada işverenin istemi bulunmalıdır; pazarlamacı bu istem üzerine, kendisinin yapabileceği ve kendisinden beklenebilecek işleri işverenin işletmesinde yapmakla yükümlüdür.

Pazarlama faaliyetinin engellenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Pazarlama işlerinin kusursuz imkânsızlığı hâlinde ve sözleşme veya kanun ücret ödenmesini öngörüyorsa, ücret sabit ücrete ve komisyon kaybı tazminatına göre belirlenir.
  • Komisyon ücretin beşte birinden az ise, komisyon kaybı tazminatının ödenmeyeceği yazılı olarak kararlaştırılabilir; bu hâlde pazarlamacı bu kalem için tazminat talep edemez.
  • Pazarlamacı ücretinin tamamını almışsa, işverenin istemi üzerine kendisinin yapabileceği ve kendisinden beklenebilecek işleri işverenin işletmesinde yapmak zorundadır.
  • Pazarlamacı ücretin tamamını almamışsa ikinci fıkradaki iş görme yükümlülüğü doğmaz.
  • İşveren istemde bulunmamışsa pazarlamacının bu işleri görme yükümlülüğü kendiliğinden doğmaz.
  • Hükmün emredici olup olmadığı madde metninden açıkça çıkmamaktadır; ancak komisyon kaybı tazminatının dışlanmasının yalnızca yazılı anlaşma ve beşte bir eşiği ile mümkün kılınması, kuralın sınırlı bir esnekliğe sahip olduğunu gösterir.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, işin imkânsız kalması hâlinde ücretin nasıl hesaplanacağını düzenler; pazarlamacıya ücret ödenmesi gerekir.

İkinci fıkra, pazarlamacı ücretinin tamamını almışsa devreye girer ve iş görme yükümlülüğü doğurur.

Birinci fıkrada pazarlamacının bir yükümlülüğü yoktur; ikinci fıkrada işverenin istemi üzerine işletmede iş görme borcu doğar.

Komisyon beşte birden fazla ile beşte birden az arasındaki fark nedir?

Komisyon ücretin beşte birinden fazlaysa komisyon kaybı tazminatı yazılı anlaşmayla dışlanamaz.

Komisyon ücretin beşte birinden azsa komisyon kaybı tazminatı yazılı anlaşmayla dışlanabilir.

Bu eşik aşılmadan yapılan dışlama anlaşması geçersiz kalır; eşik altında yazılı anlaşma ile tazminat ödenmeyebilir.

Kendi kusuru olmayan engel ile kusurlu engel arasındaki fark nedir?

Pazarlamacının kendi kusuru olmaksızın imkânsız hâle gelen pazarlama faaliyeti bu maddenin kapsamındadır.

Engel pazarlamacının kendi kusurundan doğuyorsa bu maddedeki ücret ve iş görme düzeni uygulanmaz.

Kusurla doğan engelde ücret hakkı ve iş görme yükümlülüğü bu maddeye göre belirlenmez.

Pazarlama faaliyetinin engellenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Birinci fıkradaki tazminatı komisyonun tamamı üzerinden hesaplamak; yalnızca komisyon kaybına bağlı uygun tazminat esas alınmalıdır.
  • Komisyonun ücretin beşte birinden az olup olmadığını kontrol etmeden komisyon kaybı tazminatını yazılı anlaşmayla dışlamak.
  • Yazılı anlaşma olmadan komisyon kaybı tazminatının dışlanabileceğini kabul etmek.
  • İkinci fıkradaki iş görme yükümlülüğünü, pazarlamacının ücretinin tamamını almadığı hâlde de doğmuş saymak.
  • İşverenin istemi olmadan pazarlamacının işletmede iş görme yükümlülüğü altına girdiğini varsaymak.
  • Kusurlu engel ile kusursuz imkânsızlığı ayırt etmeden bu maddeyi uygulamak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargı kararlarında madde metninin hesaplama yöntemine ilişkin ayrıntılı bir uygulama örneği bulunmamaktadır. Kararlar, pazarlamacılık sözleşmesinin 448-460. maddeler arasında özel bir sözleşme türü olarak düzenlendiğini ve bu tür uyuşmazlıkların hangi mahkemede görüleceği sorununa odaklanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1414 E., 2016/1072 K., 16.11.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016)
  • Pazarlamacılık sözleşmesinin bu maddeler çerçevesinde değerlendirilebilmesi için ilişkinin tanımdaki unsurları taşıması aranmaktadır. (21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/8780 E., 2016/2751 K., 24.02.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/9634 E., 2016/2732 K., 24.02.2016)

Nasıl ispat edilir?

  • Ücret hakkının doğduğunu ve kusursuz imkânsızlığın varlığını ileri süren pazarlamacıdır; imkânsızlığın pazarlamacının kusurundan kaynaklanmadığını göstermesi gerekir.
  • Sözleşmede veya kanunda ücret ödenmesini öngören hükmün varlığı, yazılı sözleşme ile gösterilir.
  • Komisyonun ücretin beşte birinden az olduğunu ve komisyon kaybı tazminatının yazılı olarak dışlandığını ileri süren taraf, bu hususları yazılı anlaşma ile ispatlar.
  • İşverenin istemde bulunduğu ve pazarlamacının ücretinin tamamını aldığı iddiası, ihtar veya yazışma ile ispatlanır; pazarlamacının kendisinin yapabileceği işlerin kapsamı ise işveren tarafından ileri sürülür ve tanık veya belgeyle gösterilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.448: Pazarlamacılık sözleşmesinin tanımını ve kapsamını verir; bu maddedeki pazarlamacı kavramı oradan belirlenir.
  • 6098 sayılı Kanun m.455: Komisyonun hangi işlerde ve hangi koşullarda ödeneceğini düzenler; komisyon kaybı tazminatının hesaplanmasında temel alınan komisyon kuralıdır.
  • 6098 sayılı Kanun m.454: Ücretin sabit ücret veya komisyondan oluşmasını ve deneme süresi ücretini düzenler; bu maddedeki ücret hesabının dayanağıdır.
  • 6098 sayılı Kanun m.457: Pazarlamacının harcamalarına ilişkindir; harcamaların ücrete dâhil edilmesi yasağı bu maddeyle birlikte ücret hesabında gözetilir.
  • 6098 sayılı Kanun m.458: Pazarlamacının muaccel alacakları için hapis hakkını düzenler; ücret alacağının güvencesi bakımından ilgilidir.
  • 6098 sayılı Kanun m.459: Komisyonun mevsimlik dalgalanmalardan etkilendiği hâlde özel fesih süresini düzenler; komisyon-ücret oranı ölçütü ortaktır.

TBK m.457 — Harcamalar

TBK m.457, pazarlamacılık sözleşmesinde pazarlamacının harcamalarının işverenler arasında paylaşımını düzenler. Birinci fıkra, pazarlamacının birden fazla işveren hesabına çalışması halinde her işverenin harcamalara eşit katılım yükümlülüğünü; ikinci fıkra ise harcamaların sabit ücrete veya komisyona dâhil edilmesine ilişkin anlaşmaların hükümsüzlüğünü kapsar. Kural, bir ticari işletme sahibi işveren adına aracılık eden pazarlamacı ile işverenleri arasındaki ilişkilere uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: pazarlamacının işverene karşı hapis hakkı ve belge alıkoyma yasağı (m.458), pazarlamacının sözleşmenin özel fesih süresi (m.459), pazarlamacının komisyon hakkının doğumu ve hesaplanması (m.446 ve devamı, ilgili hükümler), genel olarak işçinin giderleri ve taşıma araçlarına ilişkin işçilik hükümleri (m.414-416) ile harcamaların zenginleşme veya vekâlet hükümlerine göre talebi.

Harcamalar: hangi kavramlar bilinmeli?

Pazarlamacı
Sürekli olarak, bir ticari işletme sahibi işveren hesabına ve işletmesinin dışında, sözleşmelerin yapılmasına aracılık etmeyi veya bu sözleşmeleri işveren adına yapmayı üstlenen kişidir. Maddenin uygulanabilmesi için pazarlamacının birden fazla işveren hesabına faaliyet göstermesi gerekir.
Harcama
Pazarlamacının faaliyeti sırasında yaptığı ve işverenlerin paylaşmakla yükümlü olduğu masraflardır. Harcamanın hangi kalemleri kapsadığı madde metninde tanımlanmamıştır; kapsamı pazarlama faaliyetinin gereklerine göre belirlenir.
Eşit katılım
Her işverenin, pazarlamacının harcamalarına aynı oranda, yani işveren sayısına bölünerek katılmasıdır. İşverenlerin ciro, komisyon veya iş hacmi gibi ölçütlere göre farklı pay üstlenmesi, yazılı kararlaştırma yoksa uygulanmaz.
Sabit ücret ve komisyon
Pazarlamacının işverenden aldığı iki temel karşılık türüdür. Sabit ücret belirli bir tutarı ifade eder, komisyon ise yapılan işlem üzerinden hesaplanan oransal bir ödemedir. Harcamaların bu karşılıklara dâhil edilmesi, ikinci fıkra bakımından yasaklanmış bir düzenlemedir.
Kesin hükümsüzlük
Harcamaların sabit ücrete veya komisyona dâhil edilmesi anlaşmasının hiç doğmamış sayılması ve tarafların bu anlaşmaya dayanamamasıdır. Kesin hükümsüzlük hâkim tarafından re'sen dikkate alınır ve sonradan onayla geçerlilik kazanmaz.

Harcamalar: hangi şartlar aranır?

  • Pazarlamacının aynı anda birden fazla işveren hesabına faaliyette bulunması gerekir.
  • Taraflar arasında harcamaların paylaşımına ilişkin aksi bir yazılı anlaşma bulunmamalıdır; yazılı kararlaştırma varsa birinci fıkra uygulanmaz.
  • Harcamalar pazarlamacının işverenler adına yaptığı faaliyetten doğmuş olmalıdır.
  • Harcamaların tamamen veya kısmen sabit ücrete ya da komisyona dâhil edildiği bir anlaşma varsa bu anlaşma ikinci fıkra gereğince geçersiz sayılır.
  • Eşit katılım yükümlülüğünün doğması için her işverenin ayrı ayrı pazarlamacıyla ilişkisinin bulunması ve bu ilişkilerde pazarlamacının faaliyet göstermesi yeterlidir.

Harcamalar: hangi sonuçları doğurur?

  • Pazarlamacı birden fazla işverenle çalışıyorsa ve aksi yazılı kararlaştırılmamışsa, her işveren pazarlamacının harcamalarına eşit oranda katılmakla yükümlüdür.
  • Yazılı olarak farklı bir paylaşım kararlaştırılmışsa, eşit katılım kuralı uygulanmaz ve kararlaştırılan oran geçerlidir.
  • Harcamaların tamamen veya kısmen sabit ücrete ya da komisyona dâhil edilmesine ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
  • Kesin hükümsüzlük nedeniyle böyle bir anlaşma taraflar bakımından hiç doğmamış sayılır; sonradan onayla geçerlilik kazanmaz.
  • Harcamanın kısmen dâhil edildiği anlaşmalar da hükümsüzlük kapsamına girer.
  • Pazarlamacının birden fazla işveren hesabına çalışmadığı hallerde birinci fıkra uygulanmaz; bu durumda harcamaların paylaşımı sözleşmenin genel hükümlerine ve tarafların anlaşmasına göre belirlenir.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, işverenler arasındaki iç paylaşımı düzenler; işverenin pazarlamacıya karşı yükümlülüğünü değil, işverenler arasındaki eşit katılım ilişkisini kurar.

İkinci fıkra, harcamaların pazarlamacının karşılığına (sabit ücret veya komisyon) gömülmesini yasaklar ve bunu pazarlamacının aleyhine olacak biçimde kurulmuş anlaşmalara uygular.

Birinci fıkradaki paylaşım yazılı anlaşmayla değiştirilebilirken, ikinci fıkradaki yasak kesin hükümsüzlük yaptırımına bağlıdır ve yazılı anlaşmayla da aşılamaz.

Aksi yazılı kararlaştırma ile kararlaştırmanın bulunmadığı hal arasındaki fark nedir?

İşverenlerin harcamaları eşit paylaşmaması yazılı bir anlaşmayla kararlaştırılmışsa, kararlaştırılan oranda paylaşım yapılır.

Yazılı bir kararlaştırma yoksa, her işveren pazarlamacının harcamalarına eşit olarak katılmakla yükümlüdür.

Yazılı anlaşma eşit katılım kuralının yerini alır; yazılı olmayan düzenlemeler bu istisnayı oluşturmaz.

Harcamaların komisyona dâhil edilmesi ile harcamaların pazarlamacıya ayrı ödenmesi arasındaki fark nedir?

Harcamalar komisyon veya sabit ücrete dâhil edilmişse, pazarlamacı harcamayı kendi karşılığından karşılamak zorunda kalır.

Harcamalar ayrıca işveren tarafından pazarlamacıya geri ödeniyorsa, pazarlamacının harcamayı ayrıca talep etmesi mümkündür.

Dâhil etme anlaşması, harcamanın geri ödenmesini ortadan kaldıracak biçimdeyse kesin hükümsüz sayılır; böylece pazarlamacı ayrıca talep hakkını korur.

Harcamalar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Birinci fıkradaki eşit katılım kuralını yazılı olmayan bir anlaşmayla da değiştirebileceğini sanmak; değişiklik ancak yazılı kararlaştırmayla mümkündür.
  • Eşit katılımı işverenlerin ciro veya iş hacmine göre orantılı paylaşım olarak hesaplamak; kanun eşit olarak katılım öngörür.
  • Pazarlamacının tek bir işveren hesabına çalıştığı hallerde de birinci fıkrayı uygulamak; fıkra birden fazla işveren hesabına faaliyet şartına bağlıdır.
  • Harcamanın yalnızca bir kısmının sabit ücrete dâhil edildiği anlaşmayı geçerli saymak; ikinci fıkra kısmi dâhil etmeyi de yasaklar.
  • Kesin hükümsüzlüğü iptal edilebilir sayarak tarafların sonradan onayıyla geçerli hale gelebileceğini düşünmek; kesin hükümsüzlükte onay geçerliliği doğurmaz.
  • Yazılı kararlaştırmanın içeriğinin harcamaları tamamen işverenlere yükleyen bir kayıt olması durumunda, bu kaydı geçerli sayıp ikinci fıkra hükmünü gözden kaçırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Pazarlamacılık sözleşmesinin 6098 sayılı Kanunun 448-460 maddelerinde düzenlendiği ve bu sözleşme türünün ayrı bir özel sözleşme olarak kabul edildiği belirtilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1414 E., 2016/1072 K., 16.11.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/8780 E., 2016/2751 K., 24.02.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/9634 E., 2016/2732 K., 24.02.2016)
  • Pazarlamacılık sözleşmesi niteliği taşıyan bir tali satıcılık ilişkisinde, bu tür uyuşmazlıkların kime ait olduğunun tespiti de sözleşmenin pazarlamacılık niteliğine bağlanmaktadır. (İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/366 E., 2024/589 K., 17.09.2024; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/359 E., 2024/592 K., 17.09.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Eşit katılım talebinde bulunan pazarlamacı, birden fazla işverene aynı anda faaliyet gösterdiğini ve harcamaların bu faaliyetten doğduğunu ispat etmelidir.
  • Harcamaların varlığı ve miktarı, fatura, makbuz ve benzeri belgelerle ispatlanır; bu belgeler pazarlamacının talebinin dayanağıdır.
  • İşverenin aksi yazılı kararlaştırmanın bulunduğunu savunması halinde, bu yazılı anlaşmayı kendisi ispatlamalıdır; yazılı olmayan düzenleme eşit katılım kuralını bozmaz.
  • Harcamaların sabit ücrete veya komisyona dâhil edildiğini savunan taraf, bu iddiayı yazılı sözleşme ile ispatlamalıdır; hükümsüzlük yönünde ileri sürülen iddia ise ispat yükünü sözleşmeyi hükümsüz sayılmasını isteyen tarafa yükletmez, hâkim hükümsüzlüğü re'sen dikkate alır.
  • Pazarlamacının birden fazla işveren hesabına çalıştığını gösteren sözleşmeler, siparişler ve işveren listeleri, uyuşmazlıkta ana delil olarak kullanılabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.458: Aynı alt bölümde yer alır; pazarlamacının muaccel alacaklar için işverene karşı hapis hakkını düzenler. Harcama paylaşımı ile hapis hakkı birbirinden bağımsızdır.
  • 6098 sayılı Kanun m.459: Komisyonun sabit ücretin en az beşte birini oluşturduğu ve mevsimlik dalgalanmanın bulunduğu hallerde özel fesih süresini düzenler; harcama düzenlemesiyle doğrudan bağlantılı değildir.
  • 6098 sayılı Kanun m.414: İşçinin işin görülmesi için yaptığı harcamaların işveren tarafından karşılanmasını düzenler; m.457 pazarlamacılık ilişkisine özgü bir hükümdür, bu hükmün benzeri kuralları işçilik ilişkisine ilişkindir.
  • 6098 sayılı Kanun m.416: İşçinin yaptığı giderlerden doğan alacağın ücretle birlikte ödenmesini düzenler; m.457 işverenler arası paylaşımı kurarken bu hüküm işçi-işveren ilişkisine aittir.

TBK m.458 — Hapis hakkı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 458. maddesi, pazarlamacılık ilişkisinde pazarlamacıya tanınan hapis hakkını düzenler. Hakkın konusunun hangi mallar ve belgeler olduğunu, hangi alacaklar için kullanılabileceğini ve pazarlamacının alıkoyamayacağı belgeleri belirler. Maddenin uygulanması pazarlamacılık sözleşmesi taraflarını, yani pazarlamacı ile işveren arasındaki ilişkiyi kapsar. Madde, genel hapis hakkının kuruluşunu, icra yolunu ve sona ermesini düzenlemez (TMK m.950-953 ve TMK m.864-867 kapsamında genel hapis hakkı ayrıca incelenmelidir). Pazarlamacılık sözleşmesinin tanımı ve unsurları (m.448-460 arasındaki genel hükümler) bu maddede yer almaz. Hapis hakkının icra dairesi aracılığıyla paraya çevrilmesi usulü de bu maddenin kapsamında değildir.

Hapis hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?

Pazarlamacılık ilişkisi
Pazarlamacının, işverenin ticari işletmesi hesabına ve işletmesinin dışında sürekli olarak aracılık yaptığı sözleşmeye dayanan ilişkidir. Madde, bu ilişkiden doğan muaccel alacakları ve işverenin ödeme güçsüzlüğü halini hapis hakkının doğduğu hal olarak belirler.
Ödeme güçsüzlüğü
İşverenin borçlarını vadesinde ödeyemeyecek duruma düşmesidir. Bu halde henüz muaccel olmayan alacaklar da pazarlamacının hapis hakkı ile güvence altına alınabilir.
Tahsil yetkisi
Pazarlamacının müşterilerden işveren adına ödeme alma yetkisidir. Pazarlamacının müşterilerden aldığı paralar üzerindeki hapis hakkı bu yetkiye dayanır.
Alıkoyma
Pazarlamacının, işverenin mallarını, belgelerini veya paralarını geri vermeyerek elinde tutmasıdır. Birinci fıkra bu yetkiyi belirli mallar ve paralar bakımından tanır; ikinci fıkra ise belirli belgeler bakımından yasaklar.

Hapis hakkı: hangi şartlar aranır?

  • Pazarlamacılık ilişkisinden doğan bir alacağın bulunması gerekir; bu alacak muaccel olabilir ya da işverenin ödeme güçsüzlüğüne düşmesi halinde henüz muaccel olmayan bir alacak olabilir.
  • Pazarlamacının elinde işverenin taşınırları, kıymetli evrakı veya tahsil yetkisine dayanarak müşterilerden aldığı paralar bulunmalıdır.
  • Hapis hakkının konusu, pazarlamacının zilyetliğinde bulunan bu taşınırlar, kıymetli evrak ve paralar olmalıdır.
  • Pazarlamacı, araç ve taşıma belgeleri, fiyat tarifeleri, müşterilerle ilgili kayıtlar ve diğer belgeleri alıkoyma yetkisine sahip olmadığından, bu belgeler hapis hakkının konusu olamaz.

Hapis hakkı: hangi sonuçları doğurur?

  • Muaccel bir pazarlamacılık alacağı varsa pazarlamacı, elindeki taşınır, kıymetli evrak ve müşterilerden aldığı paralar üzerinde hapis hakkı kullanabilir.
  • İşverenin ödeme güçsüzlüğüne düşmesi halinde, henüz muaccel olmayan alacaklar da bu mallar üzerinde hapis hakkıyla güvence altına alınabilir.
  • Pazarlamacı, araç ve taşıma belgeleri, fiyat tarifeleri, müşterilerle ilgili kayıtlar ve diğer belgeleri alıkoyamaz; bu belgeleri işverene vermekle yükümlüdür.
  • Hapis hakkının kullanılması, alacağın karşılanmasına yetecek ölçüde sınırlı kalmalıdır; fazla mal işverene geri verilmelidir.

Muaccel alacak ile henüz muaccel olmayan alacak arasındaki fark nedir?

Pazarlamacılık ilişkisinden doğan muaccel bir alacak, hapis hakkını doğurmak için yeterlidir.

Henüz muaccel olmayan bir alacak ise yalnızca işverenin ödeme güçsüzlüğüne düşmesi halinde hapis hakkına konu olabilir.

Ödeme güçsüzlüğü bulunmayan bir işverenin henüz vadesi gelmemiş alacağı için pazarlamacı hapis hakkı kullanamaz.

Hapis hakkının konusu olan mallar ile alıkoyulamayan belgeler arasındaki fark nedir?

Taşınırlar, kıymetli evrak ve müşterilerden tahsil edilen paralar hapis hakkına konu olabilir.

Araç ve taşıma belgeleri, fiyat tarifeleri, müşteri kayıtları ve diğer belgeler hapis hakkının konusu olamaz.

Bu belgeler pazarlamacının elinde bulunsa bile alıkoyulamaz ve işverene geri verilmesi gerekir.

Hapis hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Pazarlamacılık sözleşmesini genel satıcılık veya tali satıcılık ilişkisiyle karıştırıp madde 458'i bu ilişkilere de uygulamak.
  • Hapis hakkını yalnızca muaccel alacaklar için mümkün saymak ve ödeme güçsüzlüğü halinde henüz muaccel olmayan alacakları da güvence altına alabileceğini göz ardı etmek.
  • Pazarlamacının elindeki tüm belgeleri hapis hakkı kapsamında saymak; oysa ikinci fıkra araç, taşıma belgeleri, fiyat tarifeleri ve müşteri kayıtlarını açıkça dışarıda bırakır.
  • Genel hapis hakkının kurallarını (TMK m.950 ve devamı) doğrudan uygulayarak pazarlamacının konusu sınırlı hapis hakkını genişletmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Pazarlamacının hapis hakkını kullanabilmesi için alacağın hapis hakkının ileri sürüldüğü sırada muaccel olması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1414 E., 2016/1072 K., 16.11.2016; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/366 E., 2024/589 K., 17.09.2024)
  • Pazarlamacılık sözleşmesinin 448-460 maddeleri arasında düzenlendiği ve bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların bu hükümlere göre değerlendirildiği kabul edilmektedir. (21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/8780 E., 2016/2751 K., 24.02.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/9634 E., 2016/2732 K., 24.02.2016)

Nasıl ispat edilir?

  • Hapis hakkını ileri süren pazarlamacı, pazarlamacılık ilişkisinin varlığını ve alacağın muaccel olduğunu ya da ödeme güçsüzlüğü halinin gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Pazarlamacılık sözleşmesi, işverenin ticari işletmesi hesabına aracılık ilişkisini gösteren yazılı belgelerle ispatlanabilir.
  • Pazarlamacının zilyetliğindeki malların ve paraların hangi alacağa karşılık tutulduğu, teslim ve tahsilat belgeleriyle ispatlanır.
  • İşveren, pazarlamacının alıkoyduğu belgelerin 458. madde kapsamında olduğunu ve hapis hakkının konusu olamayacağını ileri sürebilir; bu savunmayı belgelerin niteliğini göstererek ispatlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.448-460: Pazarlamacılık sözleşmesine ilişkin genel hükümlerdir. Madde 458, bu sözleşmeden doğan ilişkide pazarlamacıya özgü bir hapis hakkı tanır.
  • 4721 sayılı Kanun m.950-953: Genel hapis hakkını düzenleyen Medeni Kanun hükümleridir. Hapis hakkının genel kuruluş ve sınırları bakımından tamamlayıcı niteliktedir.

TBK m.459 — Özel fesih süresi

TBK m.459, pazarlamacılık sözleşmesinde mevsimlik dalgalanmaya bağlı özel fesih süresini düzenler. Birinci fıkra, işverenin pazarlamacının sözleşmesini yeni mevsim sırasında iki aylık fesih süresine uyarak feshedebilmesinin koşullarını belirler. İkinci fıkra, pazarlamacının aynı koşullar altında, bir sonraki mevsimin başlamasına kadar olan dönemde sözleşmeyi feshedebilmesini düzenler. Hüküm, işveren ile pazarlamacı arasındaki pazarlamacılık sözleşmelerine uygulanır. Pazarlamacılık sözleşmesinin genel tanımını, komisyonun hesaplanmasını, genel fesih süre ve dönemlerini, haklı sebeple feshi ve sözleşmenin sona ermesinin sonuçlarını bu madde düzenlemez (m.448 ila m.458 ve m.460 ile ilgili genel hükümler).

Özel fesih süresi: hangi kavramlar bilinmeli?

Pazarlamacı
Sürekli olarak bir işveren hesabına ve onun işletmesi dışında işlemlere aracılık eden, bu hizmetin karşılığında komisyon alan kişidir. Madde bakımından pazarlamacı, sabit ücret ve komisyon birlikte kararlaştırılmış bir pazarlamacıdır.
Komisyon
Pazarlamacının aracılık ettiği işlemler karşılığında aldığı bedeldir. Maddenin uygulanabilmesi için komisyonun sabit ücretin en az beşte birini oluşturması gerekir.
Önemli mevsimlik dalgalanma
Pazarlamacının komisyon gelirinin yıl içinde belirgin biçimde mevsimlere göre değişmesi halidir. Dalgalanmanın önemli olup olmadığı somut olaya göre değerlendirilir.
Mevsim
Pazarlamacının işlemlerinin ve komisyon gelirinin belirli dönemlerde yoğunlaştığı zaman dilimidir. Yeni mevsim, bir önceki mevsimin sona ermesinden sonra başlayan dönemdir.
Fesih süresi
Feshin bildirildiği andan sözleşmenin sona erdiği ana kadar geçen süredir. Madde bakımından fesih süresi iki aydır.

Özel fesih süresi: hangi şartlar aranır?

  • Sabit ücretin ve komisyonun birlikte bulunduğu bir pazarlamacılık sözleşmesi bulunmalıdır; komisyon, sabit ücretin en az beşte birini oluşturmalıdır.
  • Komisyon, önemli mevsimlik dalgalanmalardan etkilenmelidir.
  • İşveren için fesih hakkı doğması için pazarlamacı, bir önceki mevsimin sona ermesinden beri kendisiyle çalışmaya devam etmiş olmalıdır.
  • İşveren, feshi yeni mevsim sırasında yapmalıdır.
  • İşveren, fesihte iki aylık fesih süresine uymalıdır.
  • Pazarlamacının fesih hakkı için birinci fıkradaki koşullar aynen aranır; ayrıca işveren pazarlamacıyı bir önceki mevsim sonuna kadar çalıştırmış olmalı ve bundan sonra da çalıştırmaya devam etmelidir.
  • Pazarlamacı, bir sonraki mevsimin başlamasına kadar olan dönemde feshi iki aylık fesih süresine uyarak yapmalıdır.

Özel fesih süresi: hangi sonuçları doğurur?

  • Koşullar birlikte gerçekleştiğinde işveren, yeni mevsim sırasında pazarlamacının sözleşmesini iki aylık fesih süresine uyarak feshedebilir.
  • Koşullar birlikte gerçekleştiğinde pazarlamacı, bir sonraki mevsimin başlamasına kadar olan dönemde sözleşmeyi iki aylık fesih süresine uyarak feshedebilir.
  • Komisyonun sabit ücretin beşte birinden az olması veya mevsimlik dalgalanmadan etkilenmemesi halinde bu madde kapsamında özel fesih süresi doğmaz; genel fesih hükümleri uygulanır.
  • Pazarlamacının önceki mevsimden beri çalışmaya devam etmemesi halinde işverenin bu madde uyarınca feshi yapma hakkı doğmaz.
  • İkinci fıkraya göre pazarlamacının feshi için işverenin pazarlamacıyı bir önceki mevsim sonuna kadar çalıştırmış ve sonrasında da çalıştırmaya devam etmiş olması gerekir; bu koşul gerçekleşmezse pazarlamacı bu fesih hakkını kullanamaz.
  • Hüküm, fesih süresini kanuni olarak belirlediği için bu süreye ilişkin sözleşme düzenlemelerinin nasıl sonuç doğuracağı ayrıca değerlendirilmelidir.

İşveren feshi ile pazarlamacı feshi arasındaki fark nedir?

İşveren birinci fıkraya göre, yeni mevsim sırasında, pazarlamacıyı bir önceki mevsimin sonundan beri çalıştırdığı ilişkide fesih yapabilir.

Pazarlamacı ikinci fıkraya göre, işverenin onu bir önceki mevsim sonuna kadar çalıştırmış ve bundan sonra da çalıştırmaya devam etmiş olması halinde fesih yapabilir; fesih dönemi bir sonraki mevsimin başlamasına kadardır.

İşveren feshi yeni mevsim sırasında yapılır; pazarlamacı feshi ise bir sonraki mevsimin başlamasına kadar olan dönemde yapılır. Her iki durumda fesih süresi iki aydır.

Birinci fıkra koşulları ile ikinci fıkra ek koşulları arasındaki fark nedir?

Birinci fıkrada komisyonun sabit ücretin en az beşte birini oluşturması, mevsimlik dalgalanmadan etkilenmesi ve pazarlamacının önceki mevsimden beri çalışmaya devam etmesi aranır.

İkinci fıkrada bu koşullara ek olarak işverenin pazarlamacıyı önceki mevsim sonuna kadar çalıştırmış olması ve bundan sonra da çalıştırmaya devam etmesi aranır.

Pazarlamacının feshi için birinci fıkra koşulları ile ikinci fıkra koşulları birlikte gerçekleşmelidir.

Özel fesih süresi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Komisyonun sabit ücretin beşte birini oluşturup oluşturmadığını tam ciro yerine yalnız bir mevsimin verisiyle hesaplamak; oran tüm ilişki ya da ilgili dönem üzerinden değerlendirilmelidir.
  • Birinci ve ikinci fıkra koşullarını birbirine karıştırmak; pazarlamacının feshi için işverenin çalıştırma koşulu ayrıca aranır.
  • İşveren feshini bir sonraki mevsimin başlamasından sonraya bırakmak; işveren feshi yeni mevsim sırasında yapılmalıdır.
  • Pazarlamacı feshinde iki aylık süreyi işverenin feshi gibi yeni mevsim sırasında yapılabilecek sanmak; pazarlamacı için dönem bir sonraki mevsimin başlamasına kadardır.
  • Fesih süresini, genel fesih süreleri veya sözleşmenin öngördüğü başka süre ile karıştırmak; bu maddede iki aylık süre açıkça düzenlenmiştir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Pazarlamacılık sözleşmesi, pazarlamacının sürekli olarak bir ticari işletme sahibi işveren hesabına ve işletmesi dışında işlem aracılığı yaptığı özel sözleşme türü olarak kabul edilmektedir. (21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/8780 E., 2016/2751 K., 24.02.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/9634 E., 2016/2732 K., 24.02.2016)
  • Pazarlamacılık sözleşmesinin hangi mahkemede görüleceği ve iş mahkemesi yetkisi tartışmalıdır; bu konu m.459'un kendisinden değil, sözleşmenin niteliğine ilişkin uygulamadan çıkar. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1414 E., 2016/1072 K., 16.11.2016; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/366 E., 2024/589 K., 17.09.2024; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/359 E., 2024/592 K., 17.09.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Özel fesih süresini ileri süren işveren, komisyonun sabit ücretin en az beşte birini oluşturduğunu ve mevsimlik dalgalanmadan etkilendiğini komisyon hesap belgeleri ile ispatlamalıdır.
  • Pazarlamacının önceki mevsimin sonundan beri kesintisiz çalıştığı, işverenin de onu bir önceki mevsim sonuna kadar çalıştırdığı, sözleşme ve bordro kayıtları ile ispatlanır.
  • Pazarlamacı ikinci fıkraya dayanarak fesih yapmışsa, işverenin çalıştırmaya devam ettiğini ve mevsimlik dalgalanma koşulunun gerçekleştiğini ispat yükü altında olduğunu göstermelidir.
  • Fesih bildiriminin karşı tarafa ulaştığı tarih ve bildirimin şekli, iki aylık sürenin hesabı için belgelenmelidir; fesih bildiriminde şekil şartı bulunmadığından, ispat için yazılı bildirim tavsiye edilir.
  • Karşı taraf, koşulların eksik olduğunu (ör. komisyon oranının beşte birin altında kalması ya da dalgalanmanın önemsiz olması) savunursa, bu savunmayı ileri süren taraf ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.448: Pazarlamacılık sözleşmesinin tanımını verir; m.459'daki pazarlamacı kavramının dayanağıdır.
  • 6098 sayılı Kanun m.460: Pazarlamacılık sözleşmesinin sona ermesine ilişkin genel hükümlerin bulunduğu maddelerden biridir; bu madde ile m.459 arasında özel fesih süresi ilişkisi kurulur.

TBK m.460 — Özel sonuçlar

TBK m.460, pazarlamacılık sözleşmesinin sona ermesinin iki özel sonucunu düzenler: pazarlamacının komisyon hakkı ile belge ve örnekleri geri verme yükümlülüğü ve bu yükümlülüğe bağlı hapis hakkı. Komisyonun hangi işlemler ve siparişler bakımından doğacağı ile belgelerin iadesi bu maddede yer alır. Hüküm, işveren adına ticari işletme dışında aracılık yapan pazarlamacı ile işveren arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: pazarlamacılık sözleşmesinin tanımı ve kapsamı (m.448), komisyon oranının ve hesaplanmasının ayrıntıları (m.452 vd.), sözleşmenin feshi ve bildirim süreleri (m.455 vd.), evde hizmet sözleşmesi (m.461 vd.) ve bu alacakların zamanaşımı ile dava usulü.

Özel sonuçlar: hangi kavramlar bilinmeli?

Pazarlamacı
Sürekli olarak, bir işveren hesabına ve onun işletmesi dışında, her türlü işlemin yapılmasına aracılık eden kişidir. Görev, işlemlere aracılık etmekle sınırlıdır; sözleşmenin sona ermesi hâlinde komisyon ve belge iadesi yükümlülüğü bu kişiye aittir.
Komisyon
Pazarlamacının aracılık ettiği işlemler karşılığında işverenden isteyebileceği ücrettir. Maddede komisyonun doğması için işlemin sözleşmenin sona ermesinden önce yapılmış olması ya da siparişin sona ermeden iletilmiş olması yeterlidir; siparişin kabul ve ifa tarihi belirleyici değildir.
Hapis hakkı
Borçlunun, kendi alacağı ödenmedikçe karşı tarafın istediği eşyayı alıkoyabilmesini sağlayan hakdır. Maddede pazarlamacının belgeleri geri verme yükümlülüğüne karşı, kendi komisyon alacağı için bu hakkı kullanabileceği belirtilmiştir.
Sipariş
Pazarlamacı aracılığıyla işverene iletilen, alım veya satım yönünde karşı tarafın verdiği taleptir. Komisyon hakkı, sözleşmenin sona ermesine kadar işverene iletilen siparişler bakımından doğar.

Özel sonuçlar: hangi şartlar aranır?

  • Pazarlamacılık sözleşmesinin sona ermiş olması gerekir; komisyon ve iade yükümlülüğü ancak bu olaydan sonra doğar.
  • Komisyonun doğması için pazarlamacının bizzat yaptığı veya yapılmasına aracılık ettiği bir işlem bulunmalıdır.
  • Komisyon, siparişin sözleşmenin sona ermesine kadar işverene iletilmiş olmasına bağlıdır; siparişin kabul edilmesi veya yerine getirilmesi zamanı bu koşulu değiştirmez.
  • Pazarlamacıya verilmiş örnek, model, fiyat tarifesi, müşteri kayıtları ve diğer belgelerin bulunması gerekir; bu belgeler işverene geri verilmelidir.
  • Pazarlamacının iade yükümlülüğüne karşı hapis hakkını ileri sürebilmesi için kendi komisyon alacağının bulunması gerekir.

Özel sonuçlar: hangi sonuçları doğurur?

  • Sözleşmenin sona ermesi hâlinde pazarlamacının bizzat yaptığı veya aracılık ettiği bütün işlemler için komisyon ödenir.
  • Sözleşmenin sona ermesine kadar işverene iletilen bütün siparişler için, bunların kabul ve yerine getirme zamanına bakılmaksızın komisyon ödenir.
  • Sözleşmenin sona ermesinden sonra iletilen siparişler maddedeki komisyon hakkı kapsamında değildir.
  • Sözleşmenin sona ermesi hâlinde pazarlamacı, faaliyet için verilen örnek ve modelleri, fiyat tarifelerini, müşteri kayıtlarını ve diğer belgeleri işverene geri vermekle yükümlüdür.
  • Pazarlamacı, komisyon alacağı ödenmedikçe belgeleri alıkoyabilir; hapis hakkı bu yönden saklıdır.
  • Madde metninde açıkça yer almadığı için komisyonun miktarı ve oranı, bu maddenin değil, sözleşmenin ve komisyonu düzenleyen diğer hükümlerin konusudur.

Komisyon doğduğu an ile siparişin kabul veya ifa anı arasındaki fark nedir?

Sözleşme sona ermeden önce iletilmiş ancak sona erdikten sonra kabul edilip ifa edilmiş sipariş, maddeye göre komisyona tabidir.

Sözleşme sona erdikten sonra iletilen sipariş, sözleşmenin sona ermesine kadar iletilmediği için komisyon kapsamında değildir.

Komisyon hakkı siparişin iletilme anına bağlanır; kabul veya ifa tarihi sonucu değiştirmez.

Pazarlamacının bizzat yaptığı işlem ile aracılık ettiği işlem arasındaki fark nedir?

Pazarlamacının kendisinin gerçekleştirdiği işlemler komisyona tabidir.

Pazarlamacının aracılık ettiği, başkasının yaptığı işlemler de komisyona tabidir.

Her iki işlem türü de komisyon kapsamındadır; maddede ayrım yapılmamıştır.

Belge iadesi yükümlülüğü ile hapis hakkı arasındaki fark nedir?

Pazarlamacı, faaliyet için verilen örnek, model, fiyat tarifesi ve müşteri kayıtlarını işverene geri vermekle yükümlüdür.

Pazarlamacının hapis hakkı saklıdır; alacağı ödenmeden belgeleri alıkoyabilir.

Pazarlamacı belgeleri alıkoyarak komisyon alacağını tahsil etmeye çalışabilir; bu hak iade yükümlülüğünün ifasını geciktirir.

Özel sonuçlar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Komisyonu siparişin kabul veya ifa tarihine bağlamak; madde, siparişin sözleşmenin sona ermesine kadar iletilmiş olmasını yeterli görür.
  • Sözleşme sona erdikten sonra iletilen siparişleri de komisyon kapsamına almak; bu siparişler maddenin kapsamı dışındadır.
  • Hapis hakkını her durumda ileri sürülebilir saymak; hak yalnızca pazarlamacının komisyon alacağı bulunduğunda kullanılabilir.
  • Belge iadesi yükümlülüğünü yalnızca sözleşme yazılı belgeleriyle sınırlı saymak; madde örnek, model, fiyat tarifesi ve müşteri kayıtlarını da kapsar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Pazarlamacılık sözleşmesi, pazarlamacının işveren hesabına sürekli aracılık yaptığı ilişkilerde ayrı bir sözleşme türü olarak kabul edilmektedir. (21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/8780 E., 2016/2751 K., 24.02.2016; 21. Hukuk Dairesi, 2015/9634 E., 2016/2732 K., 24.02.2016)
  • Uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceği, sözleşmenin pazarlamacılık sözleşmesi olarak nitelendirilmesine bağlanmaktadır; bu nitelendirme yapılmadan iş mahkemesi yetkisi tartışılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/1414 E., 2016/1072 K., 16.11.2016; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/366 E., 2024/589 K., 17.09.2024; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/359 E., 2024/592 K., 17.09.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Komisyon alacağını talep eden pazarlamacı, sözleşmenin sona erdiğini ve komisyon doğuran işlem ya da siparişin sona erme tarihinden önce işverene iletildiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • İşlemin pazarlamacının bizzat yaptığı veya aracılık ettiği işlem olduğu, sipariş yazışmaları, teklif ve sözleşme belgeleriyle ispatlanabilir.
  • Siparişin sözleşmenin sona ermesinden sonra iletildiğini ileri süren işveren, bu savunmasını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Belgelerin geri verildiğini iddia eden taraf, teslim tutanağı veya yazılı kayıtla ispat etmelidir; belgelerin tesliminden kaçınan pazarlamacı, hapis hakkına dayandığını ve alacağının varlığını ispatlamak zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.448: Pazarlamacılık sözleşmesinin tanımını verir; m.460'ın hangi sözleşmeye uygulanacağını belirler.
  • 6098 sayılı Kanun m.461: Maddenin düzenlemediği evde hizmet sözleşmesine ilişkin sonraki hükümlerin başlangıcıdır; m.460 bu ayırımdan önce gelir.

Süreler

SüreMaddeHüküm
iki ayım.454Ancak, deneme süresi iki ayı geçemez.
iki aylıkm.459Komisyon, sabit ücretin en az beşte birini oluşturuyor ve önemli mevsimlik dalgalanmalardan etkileniyorsa işveren, bir önceki mevsimin sona ermesinden beri kendisiyle çalışmaya devam eden pazarlamacının sözleşmesini, yeni mevsim sırasında…

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

8 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2016/1414 E., 2016/1072 K., 16.11.2016
    İlgili madde: m.448, m.449, m.450, m.451, m.452, m.453, m.454, m.455, m.456, m.457, m.458, m.459, m.460
  2. 21. Hukuk Dairesi, 2015/16697 E., 2016/8971 K., 26.05.2016
    İlgili madde: m.448, m.449, m.450, m.451, m.452, m.453, m.454, m.455, m.456, m.457, m.458, m.459, m.460
  3. 9. Hukuk Dairesi, 2016/14019 E., 2016/11324 K., 05.05.2016
    İlgili madde: m.448
  4. 21. Hukuk Dairesi, 2015/8780 E., 2016/2751 K., 24.02.2016
    İlgili madde: m.449, m.450, m.451, m.452, m.453, m.454, m.455, m.456, m.457, m.458, m.459, m.460
  5. 21. Hukuk Dairesi, 2015/9634 E., 2016/2732 K., 24.02.2016
    İlgili madde: m.449, m.450, m.451, m.452, m.453, m.454, m.455, m.456, m.457, m.458, m.459, m.460
  6. 7. Hukuk Dairesi, 2013/5412 E., 2013/20356 K., 26.11.2013
    İlgili madde: m.448
  7. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/366 E., 2024/589 K., 17.09.2024
    İlgili madde: m.448, m.449, m.450, m.451, m.452, m.453, m.454, m.455, m.456, m.457, m.458, m.459, m.460
  8. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/359 E., 2024/592 K., 17.09.2024
    İlgili madde: m.448, m.449, m.450, m.451, m.452, m.453, m.454, m.455, m.456, m.457, m.458, m.459, m.460

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 9. İŞ GÖRME BORCU DOĞURAN SÖZLEŞMELER bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış