Aile hukuku › Evlilik hukuku › Evliliğin genel hükümleri
Haklar ve yükümlülükler, birliğin temsili
Kısaca
TMK m.185, evlilik birliğinin kurulmasını ve eşlerin evlilik birliğine bağlı genel nitelikteki yükümlülüklerini düzenler. TMK m.186, evlilik birliğinin üç temel yönünü düzenler: eşlerin oturacakları konutu birlikte seçmesi, birliğin beraberce yönetilmesi ve birlik giderlerine güçleri oranında katılma yükümü.
Kapsam
Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.185–192 hükümlerini kapsar.
TMK m.185 — Genel olarak
Madde, evlilik birliğinin kurulmasını ve eşlerin evlilik birliğine bağlı genel nitelikteki yükümlülüklerini düzenler. Evlenmeyle birliğin kurulduğunu belirtir; eşlerin birliğin mutluluğunu birlikte sağlama, çocukların bakımına, eğitimine ve gözetimine birlikte özen gösterme, birlikte yaşama, birbirine sadık kalma ve yardımcı olma yükümlerini sayar. Madde, evlenmiş tüm eşler bakımından uygulanır. Maddede yer almayan konular: konut seçimi ve birliğin yönetimi ile giderlere katılma (m.186), evlilik birliğinin temsili (m.188), temsil yetkisinin kaldırılması (m.189), birlikte yaşamaya ara verilmesi ve yardım talepleri (m.197), evlilik birliğinin korunması için hakim müdahalesi (m.195), mal rejimleri (m.202 vd.) ve evliliğin sona ermesi ile boşanma sonuçları (m.166 ve izleyen maddeler).
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Evlilik birliği
- Evlenmeyle eşler arasında kurulan, hukuki bir bağ niteliğindeki birliktir. Madde, birliğin kuruluşunu evlenmeye bağlar ve kurulma anını evlenme işlemiyle belirler.
- Elbirliği
- Eşlerin evlilik birliğinin mutluluğunu sağlama yükümünü tek taraflı karar almadan, ortaklaşa yerine getirmesi anlamına gelir. Eşlerden birinin tek başına belirleme yetkisi olmadığını ifade eder.
- Yardım yükümü
- Eşlerin birbirine maddi veya manevi destek vermesini ifade eder. Maddi destek parasal yardım veya hasta eşin bakımı biçiminde, manevi destek ise öğüt biçiminde olabilir.
- Birlikte yaşama yükümü
- Eşlerin ortak konutta fiilen yaşamasını ifade eder. Bu yükümün ihlali, birlikte yaşamaya ara verilmesi ve ilgili hakim kararları bakımından önem taşır.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Geçerli bir evlenme işleminin yapılmış olması gerekir; birlik ancak evlenmeyle kurulur.
- Evlenen eşler, birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamakla yükümlü olmalıdır.
- Çocuk varsa eşler, çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermelidir.
- Eşler birlikte yaşamak zorunda olmalıdır; bu yükümlülük ortak konutta fiilen yaşamayı kapsar.
- Eşler birbirine sadık kalmak zorunda olmalıdır.
- Eşler birbirine yardımcı olmak zorunda olmalıdır.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulur.
- Eşler birlik mutluluğunu elbirliğiyle sağlamakla yükümlü olur.
- Çocuk varsa eşler, bakım, eğitim ve gözetimde birlikte özen göstermekle yükümlü olur.
- Eşler birlikte yaşamak, sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır; bu yükümler emredici niteliktedir.
- Eşlerden biri bu yükümlere aykırı davranırsa, diğer eşin m.195 ve ilgili hükümler uyarınca hakim müdahalesini istemesi mümkün olur.
- Sadakat yükümünün ihlali, boşanma sebebi olarak ilgili hükümlere göre değerlendirilebilir.
- Maddede düzenlenen yükümlerin yerine getirilmesi için bir taşınır veya taşınmaz değer öngörülmemiştir; yükümler kişisel niteliktedir.
Evlilik birliğinin kurulması ile evlenme işlemi dışındaki birliktelik arasındaki fark nedir?
Evlenme ile kurulan resmi evlilik birliği; madde bu birliğin hukuki sonuçlarını doğurur.
Evlenme yapılmadan sürdürülen birlikte yaşam; madde bu birlikteliğe uygulanmaz.
Maddedeki eşlik yükümleri yalnız evlenmiş kişiler bakımından doğar.
Elbirliği yükümü ile eşlerden birinin tek başına karar yetkisi arasındaki fark nedir?
Mutluluğun sağlanması ve çocuk konularında ortak karar alınması gerekir.
Eşlerden birinin tek başına karar alması, elbirliği ilkesinin dışında kalır.
Tek taraflı kararlar bu yükümlülüğe aykırılık sayılabilir ve m.196 uyarınca hakim müdahalesine yol açabilir.
Birlikte yaşama yükümü ile birlikte yaşamaya ara verilmesi arasındaki fark nedir?
Eşler birlikte yaşamakla yükümlüdür; bu, kural olarak ortak konutta yaşamayı ifade eder.
Ortak hayatın sürdürülememesi hâlinde eşlerden biri ayrı yaşama hakkını kullanabilir.
Ayrı yaşama, haklı sebeple ve m.197 kapsamında yapılırsa yükümlülüğün ihlali sayılmaz.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddedeki yükümlülükleri yalnız cinsel sadakatle sınırlı saymak; sadakat yükümünün duygusal ve ekonomik boyutunu gözden kaçırmak.
- Elbirliği ilkesini eşlerden birinin üstünlüğü olarak okumak; ortak karar yerine tek taraflı karar alınmasını yeterli görmek.
- Birlikte yaşama yükümünü ortak konut kavramıyla karıştırmak; ayrı yaşamanın haklı sebebe dayanıp dayanmadığını değerlendirmemek.
- Maddedeki yükümleri, m.186 ve m.197'deki somut sonuçlarla birlikte ele almamak; yalnız m.185 ile bir ödeme veya tazminat yükümü doğacağını sanmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, m.185'teki yükümlerin genel nitelikte olduğunu ve somut olaydaki davranışlara göre değerlendirildiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/653 E., 2025/25 K., 12.02.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2022/765 E., 2023/974 K., 18.10.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2023/469 E., 2024/151 K., 06.03.2024)
- Sadakat yükümünün yalnız cinsel bağlılıkla sınırlı olmadığı, duygusal ve ekonomik bağlılığı da içerdiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2010/751 E., 2011/96 K., 13.04.2011; Hukuk Genel Kurulu, 2010/227 E., 2010/324 K., 16.02.2010)
- Birlikte yaşama yükümünün ihlalinin, haklı bir sebep bulunmadığında boşanma ve nafaka sonuçlarına etki ettiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/490 E., 2024/468 K., 25.09.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Yükümlerin ihlalini ileri süren eş, ihlali ispatlamakla yükümlüdür; ihlal iddiası tanık, yazışma, sosyal medya kayıtları ve benzeri delillerle ortaya konulabilir.
- Birlikte yaşamanın sona erdiği iddiasında, ayrı yaşamanın haklı bir sebebe dayandığını savunan eş bu sebebi ispatlamakla yükümlüdür.
- Yardım ve elbirliği yükümünün yerine getirildiği savunmasını yapan eş, katkısını belgelerle (banka kayıtları, fatura, bakım kayıtları) ispatlamalıdır.
- Sadakat ihlali iddiasında karşı taraf, ilişkinin olmadığını veya ihlalin haklı bir nedene dayandığını ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.186: Konut seçimi, birliğin yönetimi ve giderlere katılma yükümlerini düzenler; m.185'teki elbirliği ve yardım yükümünün maddi boyutunu somutlaştırır.
- 4721 m.166: Sadakat ve birlikte yaşama yükümlerinin ihlalinin boşanma sebebi olarak değerlendirilmesinde atıf yapılan hükümdür.
- 4721 m.195: Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde hakimin müdahalesini ve uyarı, uzlaştırma gibi önlemleri düzenler.
- 4721 m.197: Birlikte yaşamaya ara verilmesini ve buna ilişkin hakim önlemlerini düzenler; m.185'teki birlikte yaşama yükümünün istisnasını oluşturur.
- 4721 m.327: Çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine birlikte özen gösterme yükümünün ana ve babaya ait kurala bağlantısını kurar.
TMK m.186 — Konutun seçimi, birliğin yönetimi ve giderlere katılma
TMK m.186, evlilik birliğinin üç temel yönünü düzenler: eşlerin oturacakları konutu birlikte seçmesi, birliğin beraberce yönetilmesi ve birlik giderlerine güçleri oranında katılma yükümü. Hüküm evlilik birliği devam ettiği sürece tüm evli eşler bakımından uygulanır. Madde, birlik temsilini (m.188 ve devamı), temsil yetkisinin kaldırılmasını veya sınırlanmasını (m.189), aile konutunun korunmasını (m.194), mal rejiminde katılma alacağını (m.202 vd.) ve boşanmada mal paylaşımını düzenlemez; bu konular ilgili maddelerde aranmalıdır.
Konutun seçimi, birliğin yönetimi ve giderlere katılma: hangi kavramlar bilinmeli?
- Evlilik birliğinin yönetimi
- Eşlerin birlik işlerine ilişkin karar alma yetkisinin beraberce kullanılmasıdır. Yönetimde eşlerin eşit söz hakkı bulunur; eski düzenlemedeki koca egemenliği bulunmamaktadır.
- Birlik giderleri
- Evlilik birliğinin ortak ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan harcamalardır. Ölçü, eşlerin ödeme güçleri ve finansal olanaklarıdır; giderlere katılma yalnızca para ile sınırlı değildir.
- Güçleri oranında katılma
- Her eşin gider yükünü ekonomik gücü ile orantılı biçimde üstlenmesidir. Eşit pay değil, eşlerin güç durumuna göre orantılı katkı esas alınır.
- Emek katkısı
- Ev işlerinin görülmesi, çocuklara bakılması veya diğer eşin mesleki işinde yardım edilmesi gibi, para dışındaki katılma biçimidir.
Konutun seçimi, birliğin yönetimi ve giderlere katılma: hangi şartlar aranır?
- Konutun seçiminde her iki eşin birlikte karar vermiş olması gerekir; tek eşin kararı konutun seçimi için yeterli değildir.
- Birliğin yönetiminde eşlerin beraberce hareket etmesi gerekir; yönetim kararlarında eşlerden birinin üstünlüğü kabul edilmez.
- Birlik giderlerine katılmada her eşin katkısı güçleri oranında olmalıdır; katkı, emek ve malvarlığı ile sağlanabilir.
- Giderlere katılma yükümü evlilik birliğinin kurulmasıyla başlar ve birliğin sona ermesine kadar sürer; ortak konutta yaşama şartına bağlı değildir.
Konutun seçimi, birliğin yönetimi ve giderlere katılma: hangi sonuçları doğurur?
- Konut seçiminde eşlerden biri tek başına karar veremez; birlikte seçilmeyen konut için eşlerden birinin tek taraflı bağlayıcılık iddiası kabul edilmez.
- Birlik yönetiminde eşler eşit söz hakkına sahip olur; eşlerden birinin diğerine karşı yönetim üstünlüğü doğmaz.
- Giderlere katılma yükümü, eşlerin güçleri oranında yerine getirilir; gücü daha fazla olan eş daha büyük katkı yapmakla yükümlü olur.
- Eşlerden biri giderlere katılmazsa, bu durum evlilik birliğine aykırılık oluşturur ve diğer eşin katılma talebinin dayanağı olabilir.
- Giderlere katılma yükümü ortak konutta yaşamaya bağlı değildir; ayrı yaşayan eş de yükümlülüğünden kurtulmaz.
- Eşlerden birinin evlilik birliğine aykırı davranışları sürerken diğer eşten katılma talebi, dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle reddedilebilir.
Konut seçimi ile birliğin yönetimi arasındaki fark nedir?
Konut seçimi, oturulacak yerin belirlenmesi konusundaki karardır.
Birliğin yönetimi, birlik işlerine ilişkin genel karar alma yetkisidir.
Her ikisinde de eşler beraberce karar verir; ancak birliğin temsili ayrı bir kurumdur ve m.188 ile düzenlenir.
Yönetim (m.186/2) ile temsil (m.188) arasındaki fark nedir?
Yönetim, eşlerin birlikte aldığı iç karar alma sürecidir.
Temsil, üçüncü kişilere karşı işlem yapma yetkisidir.
Yönetimde beraberlik ilkesi geçerlidir; temsil yetkisi ise sürekli ihtiyaçlar için eşlerden birine tanınabilir.
Para ile katkı ile emek ile katkı arasındaki fark nedir?
Para ile katkı, eşin gelirinden birlik giderlerine ödeme yapmasıdır.
Emek ile katkı, ev işi, çocuk bakımı ve diğer eşin işinde yardım gibi para dışı katılmadır.
Her iki katkı biçimi de giderlere katılma yükümünün yerine getirilmesi sayılır; katkı miktarı belirlenirken emek katkısı da dikkate alınır.
Güçleri oranında katılma ile eşit katılma arasındaki fark nedir?
Güçleri oranında katılma, eşlerin ekonomik durumuna göre orantılı katkıdır.
Eşit katılma, giderin yarı yarıya paylaşılmasıdır.
Kanun eşit katılmayı değil, güç oranını esas alır; daha az gelirli eşten eşit pay istenemez.
Konutun seçimi, birliğin yönetimi ve giderlere katılma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Giderlere katılmayı eşit pay olarak hesaplamak; m.186/3 güç oranını esas alır, eşit paylaşım yapılmaz.
- Giderlere katılma yükümünü yalnızca para ödemesi sayıp emek katkısını yok saymak; ev işi ve çocuk bakımı da katkı olarak değerlendirilmelidir.
- Yönetimde eşlerden birinin üstünlüğünü kabul etmek; eski koca başkanlığı anlayışı kaldırılmıştır ve eşler eşit söz hakkına sahiptir.
- Giderlere katılma yükümünün ortak konutta yaşamaya bağlı olduğunu sanmak; yükümlülük birliğin sona ermesine kadar sürer.
- Konut seçiminde tek eşin kararını yeterli görmek; konutun birlikte seçilmesi gerekir.
- Birlik temsilini (m.188) yönetim yetkisi ile karıştırmak; bu iki kurum ayrı hükümlere tabidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yüksek mahkeme, eşlerin evlilik birliğinin yönetiminin eşlere ait olduğunu ve bu yönetimde eşlerden birinin kusurlu sayılmasının, diğer eşin olağan harcamalarına karışmasının veya hesap sorması gibi davranışlarına dayandırılamayacağını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/580 E., 2024/573 K., 27.11.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2022/132 E., 2023/100 K., 22.02.2023)
- Giderlere katılma yükümünün ölçütü, m.186/3 uyarınca güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılmadır; bu ölçüt eşit pay anlayışından ayrılır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/803 E., 2017/715 K., 12.04.2017; Hukuk Genel Kurulu, 2005/305 E., 2005/338 K., 11.05.2005)
- Aile konutunun birlikte seçilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda, eşlerin evlilik birliği içinde konutu fiilen birlikte kullanıp kullanmadıkları değerlendirilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/7377 E., 2024/3503 K., 15.05.2024)
- Giderlere katılmada eşin ev işlerini görmesi veya çocuklara bakması gibi para dışı katkılar, katkı miktarının belirlenmesinde dikkate alınmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2024/2492 E., 2024/2700 K., 18.04.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Giderlere katılmadığını ileri süren eş, ya da katkı payının belirlenmesini isteyen eş, eşlerin gelir ve malvarlığı durumunu ve birlik giderlerini belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Emek katkısının varlığı tanıklar, ev içi düzene ilişkin beyanlar ve olayın özelliğine göre diğer delillerle ispatlanabilir; bu katkının değeri ise hâkimin takdirine bağlıdır.
- Konutun birlikte seçildiği iddiası, eşlerin ortak kararına ilişkin yazılı belge, tanık beyanı veya konutun fiilen birlikte kullanılmasına dair delillerle ispatlanır.
- Eşlerden birinin birlik yönetiminde tek başına karar aldığını ileri süren taraf, bu iddiayı ispatlamakla yükümlüdür; diğer eş beraberce karar aldığını savunuyorsa bu savunmanın ispat yükü ona geçmez, iddia sahibinde kalır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.185: Evlilik birliğinin kurulmasını ve eşlerin birbirine sadakat, yardım ve birlikte yaşama yükümlülüklerini düzenler; m.186 bu genel yükümlülüğün somut görünümlerini verir.
- 4721 sayılı Kanun m.188: Birliği temsil yetkisini düzenler; m.186/2 uyarınca beraberce yönetilen birliğin dış ilişkilerde nasıl temsil edileceğini belirler.
- 4721 sayılı Kanun m.194: Aile konutunun korunmasını düzenler; m.186/1'deki konut seçiminin hukuki sonuçlarını tamamlar.
- 4721 sayılı Kanun m.196: Eşin ev işlerini görmesi ve çocuklara bakması gibi katkıların gider payının belirlenmesinde dikkate alınacağını düzenler; m.186/3'teki emek katkısının ölçütünü tamamlar.
- 4721 sayılı Kanun m.2: Dürüstlük kuralını düzenler; eşlerin giderlere katılma talebinde hakkın kötüye kullanılması ayrımında uygulanır.
TMK m.187 — Kadının soyadı
TMK m.187, evlenen kadının soyadına ilişkin hükümleri düzenler: evlenme ile kocanın soyadının alınması zorunluluğu ve evlenmeden önceki soyadının kocanın soyadının önüne eklenerek kullanılabilmesi seçeneği. Madde evli kadınlar bakımından uygulanır; erkeğin evlenmesiyle soyadında değişiklik olmaz. Maddenin düzenlemediği konular: adın ve soyadının haklı sebeple değiştirilmesi (m.27), boşanma halinde soyadının yeniden alınması ve bekarlık soyadına izin (m.173), evlat edinmede soyadı (m.314 ve m.321 ile ilgili hükümler), nüfus kaydına ve yazılı başvurunun şekline ilişkin usul (Nüfus Hizmetleri Kanunu). Madde 187'nin iptal cümlesi, hükmün Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği bilgisini taşımaktadır; metin ve iptal ayrıntıları ayrıca izlenmelidir.
Kadının soyadı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Evlilik soyadı
- Evlenme ile kadının kocasının soyadını alması sonucu oluşan soyadıdır. Kanun bu soyadını kadın için kendiliğinden doğuran bir hüküm koyar.
- Önceki soyadı
- Kadının evlenmeden önce taşıdığı soyadıdır. Madde bu soyadının kocanın soyadının yerine değil, önüne eklenerek kullanılmasına izin verir.
- Yazılı başvuru
- Kadının önceki soyadını kullanma hakkını ya evlendirme memuruna evlenme sırasında ya da sonradan nüfus idaresine yaptığı başvuru ile kullanma biçimidir.
- İki soyadı kullanan kadın
- Evlenmeden önce birden fazla soyadı taşıyan kadındır. Bu kadın, önüne ekleyeceği soyadını bu soyadlarından yalnızca birinden seçebilir.
Kadının soyadı: hangi şartlar aranır?
- Evlenen kadının, evlenmekle kocasının soyadını almış olması gerekir.
- Kadının önceki soyadını kullanmak istemesi halinde bunu evlendirme memuruna evlenme sırasında beyan etmesi veya sonradan nüfus idaresine yazılı başvuruda bulunması gerekir.
- Önceki soyadının kullanımı kocanın soyadının önünde yapılmalıdır; önceki soyadı kocanın soyadının yerine kullanılamaz.
- Evlenmeden önce iki soyadı kullanan kadın, bu hakkı yalnızca bu soyadlarından birisi için kullanabilir.
Kadının soyadı: hangi sonuçları doğurur?
- Kadın evlenmekle kocasının soyadını kendiliğinden alır.
- Kadın önceki soyadını kullanmak isterse kocanın soyadının önüne ekleyerek kullanabilir; bu durumda önceki soyadı kocanın soyadının yerini almaz.
- Kadın bu hakkı kullanmazsa yalnızca kocanın soyadını taşır.
- Kadının kocasının soyadını taşıma yükümlülüğü, madde metninde emredici biçimde düzenlenmiştir; kadın evlenmekle kızlık soyadını tek başına kullanamaz.
Kocanın soyadını alma ile önceki soyadını ekleme arasındaki fark nedir?
Kadın evlenmekle kocasının soyadını alır; bu, kanunun temel kuralıdır.
Kadın, kocasının soyadının önüne evlenmeden önceki soyadını da ekleyebilir; bu bir seçimlik haktır.
Ekleme yapılmazsa yalnızca kocanın soyadı kullanılır; ekleme yapılırsa soyadı iki parçalı olarak kullanılır.
Evlenme sırasında beyan ile sonradan yazılı başvuru arasındaki fark nedir?
Kadın evlendirme memuruna evlenme merasimi sırasında beyanda bulunabilir.
Kadın evlenmeden sonra nüfus idaresine yazılı başvuruda bulunabilir.
Her iki yolla da önceki soyadının kullanımı sağlanır; kullanım iradesi hangi yoldan bildirilirse bildirilsin aynı sonucu doğurur.
Tek soyadı taşıyan ile iki soyadı taşıyan kadın arasındaki fark nedir?
Evlenmeden önce tek soyadı taşıyan kadın, bu soyadını kocanın soyadının önüne ekleyebilir.
Evlenmeden önce iki soyadı kullanan kadın, bu soyadlarından yalnızca birini kocanın soyadının önüne ekleyebilir.
İki soyadı kullanan kadın hakkını bir soyadıyla sınırlı kullanabilir.
Kadının soyadı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kadının önceki soyadını kocanın soyadının yerine kullanabileceğini düşünmek; madde yalnızca kocanın soyadının önüne eklemeye izin verir.
- Evlenmeden önce iki soyadı kullanan kadının iki soyadını birlikte eklemesine izin vermek; yalnızca bir soyadı için yararlanabilir.
- Evlendirme merasimi dışında beyanın geçerli olacağını varsaymak; beyan ya merasimde ya da sonradan nüfus idaresine yazılı başvuruyla yapılmalıdır.
- Erkeğin evlenmesiyle soyadının değiştiğini varsaymak; m.187 kadın için düzenlenmiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, evlenen kadının kocasının soyadını almasını kanunun emredici hükmü olarak uygulamakta ve kadının evlenmeyle kızlık soyadını tek başına kullanmasına izin vermemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/2352 E., 2015/1710 K., 19.06.2015; Hukuk Genel Kurulu, 2017/3159 E., 2021/858 K., 29.06.2021)
- Anayasa Mahkemesi'nin 22/2/2023 tarihli ve E.2022/155, K.2023/38 sayılı kararı ile madde metninde iptal cümlesi bulunmaktadır; uygulamada iptalin etkisi ve yürürlük tarihi ayrıca izlenmelidir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/5264 E., 2023/5332 K., 09.11.2023; 2. Hukuk Dairesi, 2023/4244 E., 2023/5280 K., 08.11.2023)
- Yargıtay, evlilik soyadına ilişkin uyuşmazlıklarda m.187'yi dayanak alarak karar vermektedir; kararlarda madde metni yorumlanırken eşitlik ilkesi ve uluslararası sözleşmelerle uyum tartışılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2014/889 E., 2015/2011 K., 30.09.2015; Hukuk Genel Kurulu, 2011/784 E., 2012/288 K., 11.04.2012)
Nasıl ispat edilir?
- Evlilik soyadının alınması, evlenme cüzdanı veya nüfus kaydıyla ispatlanır; kadının evlenmekle kocasının soyadını almış olduğu iddiası nüfus kaydından takip edilir.
- Kadının önceki soyadını kullandığını ileri sürmesi halinde, evlendirme memuruna yapılan beyanın tutanağa geçirildiği veya nüfus idaresine yazılı başvurunun yapıldığı belgeyle ispat edilmelidir; bu belge olmadan kullanım iddiası zayıf kalır.
- Evlenmeden önce iki soyadı kullanıldığı iddiası, nüfus kayıtlarındaki önceki soyadı kayıtlarıyla ispatlanır; bu iddia, bir soyadı için yararlanma sınırının aşılmadığını gösterir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.27: Adın ve soyadının haklı sebeplerle değiştirilmesini düzenler; m.187 kapsamındaki kadın dışında kalan hallerde soyadı değişikliği bu hükümlere göre istenebilir.
- 4721 sayılı Kanun m.173: Boşanma halinde kadının evlenmeden önceki soyadını yeniden alması ve bekarlık soyadını kullanma izni konusunda, m.187'nin evlilik sırasındaki düzenlemesini tamamlar.
TMK m.188 — Eşlerin temsil yetkisi
Madde, evlilik birliğinin temsilinde eşlerin hangi işlemleri tek başına yapabileceğini düzenler: ailenin sürekli ihtiyaçları için olağan temsil yetkisini ve ailenin diğer ihtiyaçları için olağanüstü temsil yetkisinin koşullarını belirler. Kural, evlilik birliğinin tarafı olan her iki eş bakımından uygulanır. Temsil yetkisinin üçüncü kişilere karşı sonuçlarını, eşlerin sorumluluğunu ve yetkinin kaldırılması ya da sınırlanmasını düzenlemez (m.189, m.190). Eşlerin birliğin yönetimini ve giderlere katılmasını düzenlemez (m.186). Evlilik birliğinin genel ilkeleri ve eşlerin karşılıklı yükümlülükleri de bu maddenin konusu değildir (m.185).
Eşlerin temsil yetkisi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Olağan temsil yetkisi
- Eşlerden her birinin, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için diğer eşin rızasına gerek olmaksızın evlilik birliğini temsil edebilmesi yetkisidir. Bu yetki ailenin günlük ve düzenli ihtiyaçlarıyla sınırlıdır.
- Olağanüstü temsil yetkisi
- Ailenin sürekli ihtiyaçları dışındaki diğer ihtiyaçlar için eşlerden birinin yalnızca belirli koşullarda birliği temsil edebilmesidir. Bu hallerde temsil yetkisi, diğer eşin yetkilendirmesi, hâkim yetkilendirmesi ya da gecikmede sakınca bulunan ve rızanın alınamadığı durumlara bağlıdır.
- Ailenin sürekli ihtiyaçları
- Eşlerin ortak tüketim ve yararlanma ihtiyaçları ile çocuklara yönelik bakım ve özen ihtiyaçlarını kapsar. Eşlerin ekonomik durumu, ortak yaşam tarzı ve ailenin yapısı bu ihtiyaçların belirlenmesinde dikkate alınır.
- Yetkilendirme
- Diğer eşin rızasıyla ya da haklı sebeplerle hâkimin kararıyla, bir eşin diğer adına birliği temsil etmesine imkân tanıyan izindir. Yetkilendirme, belirli bir işlemle sınırlı olabileceği gibi genel de olabilir.
- Gecikmede sakınca
- Birliğin yararı bakımından işlemin ivedi yapılmasının gerekmesi ve bu nedenle diğer eşin rızasının beklenmesinin zarar doğurmasıdır. Rızanın alınamaması, diğer eşin hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplere dayanmalıdır.
Eşlerin temsil yetkisi: hangi şartlar aranır?
- Ailenin sürekli ihtiyacına yönelik bir işlem yapılıyorsa, eşlerden birinin diğer eşin rızasına gerek kalmadan birliği tek başına temsil edebilmesi için ortak yaşamın devam ediyor olması gerekir.
- Temsil edilen işlemin ailenin diğer ihtiyaçları kapsamında kalması hâlinde, eşin birliği tek başına temsil edebilmesi için diğer eşin yetkilendirmesi veya haklı sebeplerle hâkim tarafından yetkilendirilme bulunmalıdır.
- Yetkilendirme olmadığında, birliğin yararı bakımından gecikmede sakınca bulunmalı ve diğer eşin hastalığı, başka bir yerde olması veya benzeri sebeplerle rızası alınamamış olmalıdır; bu iki koşul birlikte aranır.
- Olağanüstü temsil yetkisinin gecikmede sakınca hâlinde kullanılabilmesi için yapılan işlemin belirli bir işlem olması ve evlilik birliğinin menfaati bakımından ivedi olarak yapılması gerekir; genel bir temsil yetkisinin yokluğu bu hâlde kapsanmaz.
- Temsil yetkisinin kullanıldığı işlemde, ailenin ihtiyacını karşılayan edimden aile üyelerinin doğrudan yararlanması gerekir; bireysel ya da mesleki ihtiyaçlar bu kapsamda değerlendirilmez.
Eşlerin temsil yetkisi: hangi sonuçları doğurur?
- Ailenin sürekli ihtiyaçları için yapılan işlemde eşlerden her biri birliği tek başına temsil eder ve diğer eşin rızası aranmaz.
- Ailenin diğer ihtiyaçları için yapılan işlemde, diğer eşin yetkilendirmesi veya hâkimin haklı sebeplerle verdiği yetki yoksa, eş birliği temsil edemez.
- Gecikmede sakınca ve rızanın alınamaması koşulları birlikte gerçekleşirse, eş hâkimin yetkilendirmesine gerek kalmadan ivedi işlemi tek başına yapabilir.
- Koşullar gerçekleşmeden diğer ihtiyaçlar için yapılan temsil işlemi, temsil yetkisi aşılmış sayılır ve sonucu m.189 uyarınca belirlenir.
- Temsil yetkisi aşılan işlemde eşin kişisel sorumluluğu doğar ve m.189/2 gereğince eş, yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemden kişisel olarak sorumludur.
- Eşin genel olarak temsil yetkisinde yetersizliği varsa, diğer eş m.190 uyarınca yetkinin kaldırılmasını veya sınırlanmasını isteyebilir.
- Madde, temsil yetkisinin hangi işlem türlerinde kullanılabileceğini belirler; işlemin kanuna uygun olup olmadığı ise yukarıdaki koşullara bağlıdır.
Sürekli ihtiyaç ile diğer ihtiyaç arasındaki fark nedir?
Ailenin sürekli ihtiyaçları için her eş tek başına temsil eder; ihtiyaç günlük ve olağan düzeydedir (beslenme, giyim, ısınma, elektrik, basit ev aletleri).
Ailenin diğer ihtiyaçları, günlük olağan harcamaların ötesindeki harcamalardır (konut kiralama, beyaz eşya, lüks eşya, önemli tamirat).
Sürekli ihtiyaçta diğer eşin rızası aranmaz; diğer ihtiyaçta ise yalnızca yetkilendirme veya gecikmede sakınca koşulu ile tek başına temsil mümkündür.
Yetkilendirme ile gecikmede sakınca arasındaki fark nedir?
Yetkilendirmede diğer eşin rızası veya haklı sebeplerle hâkimin kararı aranır ve belirli bir işlemle sınırlı olmayabilir.
Gecikmede sakınca hâlinde ise yalnızca belirli ve ivedi bir işlem söz konusudur ve rızanın alınamaması gerekir.
Gecikmede sakınca hâlinde hâkimin yetkilendirmesine gerek yoktur; yetkilendirme yolunda ise hâkim kararı gerekebilir.
Belirli işlem ile genel yetersizlik arasındaki fark nedir?
Rızanın alınamaması belirli bir işleme ilişkinse, eş o işlem için tek başına hareket edebilir.
Rızanın alınamaması eşin genel olarak temsil yetkisine ilişkinse, bu durum olağanüstü temsil yoluyla giderilemez.
Genel yetersizlik hâlinde diğer eş m.190 uyarınca temsil yetkisinin kaldırılmasını veya sınırlanmasını isteyebilir.
Eşlerin birlikte yönetimi ile temsil yetkisi arasındaki fark nedir?
Birliğin yönetimi eşlerce beraberce yürütülür (m.186).
Temsil yetkisi ise yalnızca belirtilen hâllerde tek başına kullanılan bir yetkidir.
Olağanüstü hâllerde işlemin birlikte yapılması kural olarak gerekir; tek başına temsil ancak madde metnindeki koşullarla mümkündür.
Eşlerin temsil yetkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ailenin sürekli ihtiyacı ile diğer ihtiyaçları birbirine karıştırarak, konut kiralama ya da beyaz eşya gibi harcamayı günlük ihtiyaç saymak.
- Gecikmede sakınca koşulunu, rızanın alınamaması koşulundan bağımsız değerlendirmek; ikisinin birlikte aranması gerektiğini gözden kaçırmak.
- Yetkilendirmenin genel olduğunu varsaymak; oysa belirli bir işlemle sınırlı yetkilendirme de mümkündür.
- Eşin bireysel veya mesleki ihtiyaçlarını aile ihtiyacı sayarak temsil yetkisini genişletmek.
- Genel yetersizlik hâlinde tek tek işlem için gecikmede sakınca ileri sürmek; bu durumda m.190 yoluna başvurulması gerekir.
- Temsil yetkisini aşan işlemde karşı tarafın iyiniyetini dikkate almadan eşlerin müteselsil sorumlu olduğunu varsaymak; bu sorumluluk m.189'da ayrıca düzenlenmiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Sürekli ihtiyaç kavramının belirlenmesinde eşlerin ekonomik durumu, ortak yaşam tarzı, iş ve meslek durumu ile ailenin sosyal yapısı ve büyüklüğü birlikte değerlendirilmektedir. (8. Daire, 2018/785 E., 2023/2575 K., 03.05.2023)
- Olağanüstü temsil kapsamındaki işlemlerde, işlemden doğan edimin aile üyelerine doğrudan yarar sağlaması aranmakta; eşin bireysel veya mesleki ihtiyaçları aile ihtiyacı sayılmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/132 E., 2023/100 K., 22.02.2023)
- Ailenin ortak ihtiyaçlarına yönelik işlemlerde eski kanun döneminde kocaya tanınan yetki, yeni düzenlemeyle eşlere eşit biçimde tanınmış olup bu eşitlik ilkesi uygulamada dikkate alınmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2005/183 E., 2005/241 K., 06.04.2005)
- Temsil yetkisinin kapsamının belirlenmesinde, ailenin ihtiyacının tespiti ve işlemin ailenin günlük harcamalarının ötesinde kalıp kalmadığı somut olaya göre değerlendirilmektedir. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/245 E., 2025/858 K., 17.04.2025)
- Eşlerin evlilik birliğinin temsiline ilişkin uyuşmazlıklarda aile hukukuna özgü bu kuralların borçlar hukuku kuralları ile çözülemeyeceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/132 E., 2023/100 K., 22.02.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Olağan temsil yetkisine dayanan eşin, işlemin ailenin sürekli ihtiyacına yönelik olduğunu ispatlaması gerekir; ispat yükü işlemi ileri süren tarafa aittir.
- Olağanüstü temsil hâlinde, eşin diğer eşin yetkilendirmesini ya da hâkimin yetkilendirme kararını yazılı belgeyle ortaya koyması gerekir.
- Gecikmede sakınca iddiasında bulunan eş, rızanın alınamadığını (diğer eşin hastalığı, başka yerde bulunması vb.) ve işlemin ivedi olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Karşı tarafın (diğer eşin) işlemin ailenin diğer ihtiyacına ilişkin olduğu ve rızanın alınabilir olduğu savunmasında, bu iddiayı ispatlaması gerekir.
- Hangi harcamanın ailenin sürekli ihtiyacı olduğu, eşlerin ekonomik durumu ve yaşam tarzı gibi somut olguların tanık, fatura ve benzeri delillerle ortaya konmasıyla belirlenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.186: Eşlerin birliği beraberce yönetmesi ve giderlere katılması kuralını koyar; madde 188'in temsil yetkisinin dayanağıdır.
- 4721 m.189: Temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde eşlerin üçüncü kişilere karşı müteselsil sorumluluğunu ve yetkisiz işlemlerde kişisel sorumluluğu düzenler.
- 4721 m.190: Eşin temsil yetkisini aşması veya kullanmada yetersiz kalması hâlinde hâkimin yetkiyi kaldırmasını veya sınırlamasını düzenler; 188'deki yetersizliğin giderilme yoludur.
- 4721 m.191: Temsil yetkisinin kaldırılmasına veya sınırlanmasına ilişkin kararın koşullar değiştiğinde geri verilmesini düzenler.
TMK m.189 — Sorumluluk
Bu madde, eşlerin birliği temsil yetkisine dayanarak yaptıkları işlemlerden üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu düzenler. Temsil yetkisi bulunmaksızın yapılan işlemlerden kişisel sorumluluğu ve temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak biçimde aşılması hâlini de kapsar. Maddenin uygulanması evlilik birliği içindeki eşler arasındaki ilişkiye ve eşlerin üçüncü kişilerle olan ilişkisine bağlıdır. Madde, birliğin temsiline ilişkin yetkinin kapsamını ve bu yetkinin nasıl doğduğunu düzenlemez (m.188). Eşler arasındaki iç ilişkide rücu ve borçtan kimin sorumlu olacağı, mal rejiminin tasfiyesi ve eşlerin yetkisiz işlemlerinin sonuçları da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.187, m.190 ve ilgili mal rejimi hükümleri).
Sorumluluk: hangi kavramlar bilinmeli?
- Birliği temsil yetkisi
- Eşlerin ailenin günlük ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla birbirlerini ve birliği temsil edebilmelerini sağlayan yetkidir. Yetkinin kapsamı, evlilik birliğinin ihtiyaçlarıyla sınırlıdır ve bu maddede yetkinin varlığı ya da kapsamı tanımlanmamıştır.
- Müteselsil sorumluluk
- Birden fazla borçlunun aynı borçtan alacaklıya karşı tamamının sorumlu olması hâlidir. Alacaklı, eşlerden birine veya ikisine birlikte başvurabilir.
- Temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması
- Eşlerden birinin birliği temsil yetkisinin sınırını aşmasına rağmen, bu aşmanın işlemi yapan üçüncü kişi tarafından fark edilemeyecek biçimde gerçekleşmesidir. Bu durumda aşma, işlemi yapan eşler bakımından sorumluluğu değiştirir.
Sorumluluk: hangi şartlar aranır?
- Birliği temsil yetkisinin kullanıldığı bir işlemin bulunması gerekir; bu hâlde eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar.
- Temsil yetkisi bulunmaksızın yapılan bir işlem söz konusu ise, işlemi yapan eş bu işlemden kişisel olarak sorumlu olur; diğer eş bakımından kendiliğinden bir sorumluluk doğmaz.
- Temsil yetkisi aşılmış olsa bile, aşma üçüncü kişilerce anlaşılamayacak biçimde gerçekleşmişse, bu hâlde eşler müteselsilen sorumlu olurlar.
- Temsil yetkisinin aşılması üçüncü kişinin anlayabileceği biçimde gerçekleşmişse, madde uyarınca müteselsil sorumluluk doğmaz ve işlemi yapan eş kişisel olarak sorumlu kalır.
Sorumluluk: hangi sonuçları doğurur?
- Birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olur.
- Temsil yetkisi bulunmaksızın yapılan işlemlerde, işlemi yapan eş kişisel olarak sorumludur.
- Temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması hâlinde, eşler müteselsilen sorumlu olur.
- Aşmanın üçüncü kişi tarafından anlaşılabilir olması hâlinde, diğer eşin sorumluluğu doğmaz; sorumluluk işlemi yapan eşe kalır.
- Eşler arasındaki iç ilişkide, müteselsil sorumluluğu yerine getiren eşin diğer eşe rücu edip edemeyeceği bu maddede düzenlenmemiştir.
Temsil yetkisinin kullanılması ile temsil yetkisi olmaksızın işlem arasındaki fark nedir?
Birliği temsil yetkisi kapsamında yapılan işlemde, eşler üçüncü kişiye karşı birlikte ve müteselsilen sorumludur.
Temsil yetkisi bulunmadan yapılan işlemde, işlemi yapan eş kişisel olarak sorumludur.
Birinci hâlde alacaklı her iki eşe birlikte başvurabilir; ikinci hâlde sorumluluk yalnız işlemi yapan eşe aittir.
Üçüncü kişice anlaşılabilir aşma ile anlaşılamayacak aşma arasındaki fark nedir?
Aşma üçüncü kişi tarafından anlaşılabilecek biçimde ise, işlemi yapan eş kişisel sorumluluk taşır.
Aşma üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde gerçekleşmişse, eşler müteselsilen sorumlu olur.
Üçüncü kişinin iyi niyeti korunarak diğer eşin de müteselsil sorumluluğu doğar.
Sorumluluk: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Temsil yetkisinin kullanıldığı işlemde yalnız işlemi yapan eşi sorumlu tutmak; bu hâlde eşler müteselsilen sorumludur.
- Yetkisiz işlemde diğer eşi de müteselsilen sorumlu saymak; bu hâlde sorumluluk işlemi yapan eşe aittir.
- Yetkinin aşılmasını her zaman üçüncü kişiyi koruyan bir durum saymak; aşmanın anlaşılabilir olması hâlinde müteselsil sorumluluk doğmaz.
- Eşler arasındaki rücu sorusunu bu maddeye bağlamak; rücu m.190 kapsamında değerlendirilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Eşlerin birliği temsil yetkisi kapsamında yaptıkları işlemlerde, alacaklının eşlerden birine veya her ikisine başvurabileceği kabul edilmektedir. Bu değerlendirme, eğitim sözleşmesi gibi aile ihtiyaçlarıyla ilgili işlemlerde taraf olmayan eşin sorumluluğu sorusunda da gündeme gelmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/132 E., 2023/100 K., 22.02.2023)
- Temsil yetkisinin aşıldığı hâllerde, aşmanın üçüncü kişi tarafından anlaşılabilir olup olmadığı somut olayda değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme, yetkinin kapsamına ilişkin yazılı belgeler ve işlemin niteliği dikkate alınarak yapılmaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2005/16473 E., 2006/799 K., 02.02.2006)
Nasıl ispat edilir?
- Alacaklı, eşlerin birliği temsil yetkisi kapsamında işlem yaptığını ileri sürdüğünde, işlemin aile ihtiyaçlarına yönelik olduğunu ve yetkinin kullanıldığını ispatlamak zorundadır.
- Temsil yetkisinin aşıldığını ileri süren eş, bu aşmanın üçüncü kişi tarafından anlaşılabilir olduğunu savunuyorsa, bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
- Üçüncü kişinin aşmayı anlayamayacağını ileri süren alacaklı, bu durumu işlemin koşulları ve tarafların davranışlarıyla ispatlar.
- Yetkinin varlığı ve kapsamı konusunda yazılı belgeler, sözleşme metinleri ve işlemin niteliği delil olarak kullanılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.188: Birliği temsil yetkisinin kaynağını ve kapsamını düzenler; bu maddedeki sorumluluğun ön koşulu olan yetkinin varlığı ve sınırı oradan belirlenir.
- 4721 m.190: Eşler arasında iç ilişkide, borcu ödeyen eşin diğer eşe karşı rücu hakkını düzenler; bu madde ile birlikte uygulanır.
- 4721 m.187: Eşlerin birbirine karşı ev ve aile ihtiyaçları bakımından yükümlülüklerini düzenler; temsil yetkisinin dayanağı olan aile birliği çerçevesini tamamlar.
TMK m.190 — Temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlanması
Madde, evlilik birliğinde eşlerden birinin birliği temsil yetkisini aşması veya bu yetkiyi kullanmada yetersiz kalması hâlinde, diğer eşin istemi üzerine hâkimin temsil yetkisini tamamen kaldırabilmesini veya sınırlayabilmesini düzenler. Ayrıca istemde bulunan eşin bu kararı üçüncü kişilere kişisel duyuru yoluyla bildirmesini ve kararın iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ancak hâkimin kararıyla ilân edilmesi hâlinde sonuç doğurmasını düzenler. Madde, evlilik birliği içindeki eşlere uygulanır. Temsil yetkisinin olağan sınırlandırılması ve sona ermesi hâllerini düzenlemez; bunlar TBK m.42-45 hükümlerinde yer alır. Hâkimin verdiği kararın sonradan değiştirilmesi, yani temsil yetkisinin geri verilmesi (m.191) ile ayrılık ve boşanma gibi evliliğin sona ermesine bağlı hâller bu maddenin kapsamı dışındadır. Kararın gerekçesi ve yargılamaya ilişkin usul kuralları da bu maddede yer almaz.
Temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlanması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Temsil yetkisinin aşılması
- Eşin, birliği temsil yetkisinin kapsamı dışında kalan bir işlem yapmasıdır. Aşmanın açık olması gerekir; ev işlerinin ihmali gibi durumlar bu kapsamda değildir.
- Temsil yetkisini kullanmada yetersizlik
- Eşin, işlem yaparken temsil yetkisinin sınırlarını bilebilecek ya da bilse bile bunlara uyabilecek düşünsel veya karakter özelliklerinden yoksun olmasıdır. Yetersizlik, eşin işlemi yapma anındaki durumuna göre değerlendirilir.
- Tam veya kısmi kaldırma
- Hâkimin eşin temsil yetkisini tümüyle ortadan kaldırması ya da yalnızca belirli bir işlem türü veya sözleşme kategorisiyle sınırlaması anlamına gelir. Hâkim, koşullara göre kısmi sınırlandırmayı tercih edebilir.
- Kişisel duyuru
- İstemde bulunan eşin, temsil yetkisinin kaldırıldığını ya da sınırlandığını üçüncü kişilere doğrudan bildirmesi yoludur. Bu yol, hâkim kararının ilânından bağımsız olarak kullanılabilir.
- Hâkim kararıyla ilân
- Kararın iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması için gereken resmi duyuru yoludur. Madde, kişisel duyuru ile ilânı birbirinden ayırır ve üçüncü kişiye karşı etkiyi ilâna bağlar.
Temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlanması: hangi şartlar aranır?
- Evlilik birliği devam etmelidir; madde eşler arasındaki ortak yaşam sürdüğü müddetçe uygulama bulur.
- Eşlerden birinin birliği temsil eden yetkisini aşması ya da bu yetkiyi kullanmada yetersiz kalması bulunmalıdır.
- Aşmanın açık olması gerekir; olağan temsilde işlem evin sürekli ihtiyaçlarının dışında ya da aile için çizilen finansal çerçevenin dışında kalmalıdır.
- Yetersizlik hâlinde eşin temsil yetkisinin sınırlarını bilme veya bu sınırlara uyma kapasitesinin bulunmaması gerekir; ev işlerinin savsaklanması yetersizlik sayılmaz.
- Diğer eşin istemi bulunmalıdır; hâkim re'sen karar veremez.
- Hâkim, temsil yetkisini tamamen kaldırabilir ya da sınırlayabilir; bu takdir hâkime aittir.
Temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlanması: hangi sonuçları doğurur?
- Hâkim koşulları varsa temsil yetkisini tamamen kaldırabilir ya da sınırlayabilir.
- Kaldırma veya sınırlama kararı, kişisel duyuru yapılmasına rağmen ilân edilmemişse iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurmaz.
- Hâkim kararı ilân edilmişse, iyiniyetli üçüncü kişiler kararın sonucuna karşı korunur.
- Kararı bilerek hareket eden ya da kararın kapsamını bilen üçüncü kişiler bakımından iyiniyet bulunmaz; bu kişiler yönünden ilân gerekmeksizin sonuç doğar.
- Temsil yetkisi sınırlandırılan ya da kaldırılan eş karara rağmen birliği temsilen işlem yaparsa, duyuru ve ilân yapılmışsa bu işlemden yalnız kendisi sorumlu olur.
- Koşulların ortadan kalkmadığı sürece kararın sonuçları devam eder.
Tam kaldırma ile kısmi sınırlama arasındaki fark nedir?
Hâkim temsil yetkisini tamamen ortadan kaldırır; eş bütün birlik işlemlerinde temsil yetkisini yitirir.
Hâkim yetkiyi belirli bir işlem türü ya da sözleşme kategorisi ile sınırlar; eş diğer işlemlerde yetkisini korur.
Kısmi sınırlamada eşin yapabileceği işlemler kararda belirtilen alanla sınırlı kalır; sınır dışında yapılan işlem birliği bağlamaz.
Kişisel duyuru ile hâkim kararıyla ilân arasındaki fark nedir?
İstemde bulunan eş, kararı üçüncü kişilere doğrudan bildirebilir.
Kararın iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması için hâkim kararıyla ilân gerekir.
Yalnız kişisel duyuru yapılmışsa, kendisine bildirilmemiş iyiniyetli üçüncü kişiye karşı kararın sonucu ileri sürülemez.
Madde 190 ile madde 191 (geri verme) arasındaki fark nedir?
Madde 190, temsil yetkisinin ilk kez kaldırılması veya sınırlandırılması için hâkim kararını düzenler.
Madde 191, bu kararın koşullar değiştiğinde değiştirilmesini düzenler.
Kaldırma ya da sınırlama kararı verildikten sonra koşullar değişirse, geri verme için ayrı istem ve yeni değerlendirme gerekir.
Temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlanması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ev işlerinin savsaklanmasını temsil yetkisinde yetersizlik saymak; bu durum madde kapsamında değerlendirilmez.
- Açık olmayan bir aşmayı yeterli görmek; aşmanın açık olması aranmalıdır.
- Kişisel duyuruyu yeterli görüp hâkim kararıyla ilânı zorunlu olmadığını düşünmek; iyiniyetli üçüncü kişiye karşı ilân şarttır.
- Hâkim kararına rağmen yapılan işlemin birliği bağlayacağını varsaymak; duyuru ve ilân yapılmışsa işlemden yalnız eş sorumludur.
- Yetki kaldırıldığında tamamen kaldırma zorunluluğu olduğunu sanmak; hâkim kısmi sınırlandırma da yapabilir.
- Madde 190 ile madde 191 arasındaki farkı karıştırmak; ilk karar m.190, değişiklik m.191 kapsamındadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Eşin açık bir aşma yapmasının aranması ve tek başına yüksek tutarlı bir banka kredisi alınmasının bu aşmayı oluşturabileceğinin kabul edilmesi. (1. Hukuk Dairesi, 2023/2055 E., 2024/6166 K., 12.11.2024)
- Yetersizlik kavramında, ev işlerinin savsaklanmasının temsil yetkisine ilişkin yetersizlik sayılmaması. (1. Hukuk Dairesi, 2022/7906 E., 2023/5471 K., 12.10.2023)
- Kaldırma ya da sınırlama istemini her iki eşin de yapabilmesi ve bu tedbirin evlilik birliği sürdüğü müddetçe uygulanmasının kabul edilmesi. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/132 E., 2023/100 K., 22.02.2023)
- Kişisel duyuru ile ilân arasındaki ayrımın, üçüncü kişiye karşı sonucun ilâna bağlanması yönünde yorumlanması. (1. Hukuk Dairesi, 2023/2055 E., 2024/6166 K., 12.11.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebi ileri süren eş, diğer eşin temsil yetkisini aştığını ya da kullanmada yetersiz kaldığını ispatla yükümlüdür.
- Aşmanın açıklığı, işlemin evin sürekli ihtiyaçları dışında kaldığını gösteren belgelerle, örneğin kredi sözleşmesi ve banka kayıtlarıyla ispatlanır.
- Karşı taraf, işlemin ailenin sürekli ihtiyaçları kapsamında olduğunu ileri sürerse bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.
- Üçüncü kişinin iyiniyetine dayanan taraf, iyiniyetini ispatlamakla yükümlü olmasa da iyiniyetin karine olarak var sayıldığını bilmelidir; aksini ispat, bunu iddia edene düşer.
- Hâkim kararının ilânının yapıldığını gösteren resmi kayıt ya da kişisel duyurunun yapıldığını gösteren belgeler, üçüncü kişiye karşı sonucu ileri sürenin elinde bulunmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.191: Kaldırma veya sınırlama kararı koşullar değiştiğinde yeniden değerlendirilebilir; madde 190 ise ilk kararın şartlarını düzenler.
- 4721 m.195: Eşlerin birlik yönetimi ve temsil ile ilgili hükümlerinin bağlamını oluşturur; bu maddede yer alan iç ilişki ve birlik işlemlerine ilişkin esaslar, 190. maddenin uygulanmasında dikkate alınır.
- 6098 sayılı Kanun m.42: Temsil yetkisinin kapsamı ve geri alınması genel temsil hükümlerinde düzenlenir; eşler arasındaki kaldırma ve sınırlama bu genel çerçeveden farklı bir koruma sistemi kurar.
- 6098 sayılı Kanun m.45: Temsil yetkisinin sona ermesi hâlinde iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından uygulanan genel koruma kuralıdır; m.190 ikinci fıkradaki ilân koşulu bu genel düzenlemeye benzer bir mantıkla kurulmuştur.
TMK m.191 — Temsil yetkisinin geri verilmesi
Bu madde, eşlerden birinin evlilik birliğini temsil yetkisinin kaldırılmasına veya sınırlanmasına ilişkin hâkim kararının, koşullar değiştiğinde değiştirilmesini (ya da kaldırılmasını) ve bu değişikliğin ilanını düzenler. Madde, evlilik birliğini temsil yetkisinin kaldırıldığı ya da sınırlandığı eşler arasındaki ilişkiye uygulanır. Madde, temsil yetkisinin kaldırılmasının veya sınırlanmasının kendisinin koşullarını ve usulünü düzenlemez (m.189–190). Ayrıca temsil yetkisinin kaldırılmasının üçüncü kişilere karşı etkisini, yani ilanın ilk kararda kurduğu sonucu, bu maddenin değil ilgili hükümlerin konusu olarak ele almak gerekir. Hangi hallerde temsil yetkisinin kendiliğinden sona ereceği ve genel temsil hükümleri de bu maddenin kapsamında değildir (TBK m.40-48 ile birlikte değerlendirilir).
Temsil yetkisinin geri verilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Temsil yetkisinin geri verilmesi
- Hâkimin verdiği kaldırma veya sınırlama kararının, koşullar değiştiğinde eşlerden birinin istemi üzerine kaldırılması ya da değiştirilmesi yoludur. Yeni bir yetki kurmak değil, önceki kararı değiştirmek anlamına gelir.
- Koşulların değişmesi
- İlk kararın dayandığı durumun sonradan farklılaşmasıdır. Değişikliğin, temsil yetkisinin kaldırılmasına ya da sınırlanmasına yol açan koşullarla ilgili olması gerekir.
- İlan
- Temsil yetkisinin kaldırılmasının veya sınırlanmasının üçüncü kişilere karşı etkili olmasını sağlayan resmi duyuru yoludur. İlk karar ilan edilmişse değişikliğin de ilan edilmesi gerekir.
Temsil yetkisinin geri verilmesi: hangi şartlar aranır?
- Temsil yetkisinin kaldırılmasına veya sınırlanmasına ilişkin bir hâkim kararının bulunması gerekir.
- Bu karara dayanak olan koşulların sonradan değişmiş olması gerekir.
- Değişikliğin eşlerden birinin istemi üzerine yapılması gerekir; hâkim kendiliğinden karar veremez.
- İlk karar ilan edilmişse, değişikliğe ilişkin kararın da ilan edilmesi gerekir.
Temsil yetkisinin geri verilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Koşullar değiştiğinde ve eşlerden birinin istemi bulunduğunda, hâkim temsil yetkisine ilişkin önceki kararı değiştirebilir veya kaldırabilir.
- Koşullar değişmemişse ya da istem yoksa, önceki karar olduğu gibi devam eder.
- İlk karar ilan edilmişse, değişikliğe ilişkin karar da ilan olunur; ilan edilmeyen kararda bu zorunluluk doğmaz.
- Değişikliğe ilişkin kararın ilanı, üçüncü kişilere karşı etkisini bu ilanla kazanır.
Kaldırma ile sınırlama arasındaki fark nedir?
Temsil yetkisinin tamamen kaldırılmasına ilişkin ilk karar bulunduğunda, değişiklik yetkinin yeniden tam veya kısmen geri verilmesi biçiminde olabilir.
Yalnızca sınırlandırılmış yetkide değişiklik, sınırlamanın kaldırılması ya da daraltılması biçiminde olabilir.
Hâkim, koşulların durumuna göre kararı tamamen kaldırabilir ya da kısmen değiştirebilir.
İlk kararın ilanı yapılmış ile yapılmamış arasındaki fark nedir?
İlk karar ilan edilmişse değişikliğe ilişkin karar da ilan edilir.
İlk karar ilan edilmemişse, değişikliğin ilanına ilişkin bir zorunluluk bu maddeden doğmaz.
İlanın izlediği yol, ilk kararın ilan edilip edilmediğine göre belirlenir.
Temsil yetkisinin geri verilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Değişiklik kararını hâkimin kendiliğinden vereceğini sanmak; maddenin metni eşlerden birinin istemini aramaktadır.
- İlk kararın ilan edilmemiş olması hâlinde de değişikliğin ilanının zorunlu olduğunu sanmak.
- Değişikliğin yalnızca tam kaldırma hâlinde mümkün olduğunu, sınırlamanın ise değiştirilemeyeceğini düşünmek; metin her iki hâli de kapsar.
- Madde metnindeki 'koşullar değiştiğinde' şartını gözetmeksizin, sırf eşler arasındaki ilişkinin düzelmesini yeterli saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Temsil yetkisinin kaldırılmasının ya da sınırlanmasının iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması, durumun hâkim kararıyla ilan edilmesine bağlı tutulmaktadır. (1. Hukuk Dairesi, 2010/3553 E., 2010/5074 K., 29.04.2010)
- Eşin ev işlerini görmeye ilişkin savsaklaması, temsil yetkisinin sınırlanmasına yol açan bir yetersizlik sayılmamaktadır. (1. Hukuk Dairesi, 2010/3553 E., 2010/5074 K., 29.04.2010)
Nasıl ispat edilir?
- Değişiklik isteminde bulunan eş, temsil yetkisine ilişkin ilk kararın varlığını ve koşulların değiştiğini ispatla yükümlüdür.
- Koşulların değiştiğini gösteren her türlü delil kullanılabilir; bu konuda kesin bir delil sınırı bulunmamaktadır.
- İlk kararın ilan edilmiş olup olmadığı, ilanın değişikliğe ilişkin kararda da yapılması gerektiğini belirleyen başlıca olgudur; ilan kaydı ve karar örneği ile kanıtlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.189: Eşlerden birinin evlilik birliğini temsil yetkisinin kaldırılması ya da sınırlanması koşullarını düzenler. Bu maddede değiştirilen karar, m.189 uyarınca verilmiş olmalıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.190: Temsil yetkisinin sınırlandırılmasına ya da kaldırılmasına ilişkin kararın ilanını ve sonuçlarını düzenler; m.191'deki ilan zorunluluğunun dayanağıdır.
TMK m.192 — Eşlerin meslek ve işi
TMK m.192, eşlerin meslek veya iş seçimi ile bu seçimin yürütülmesinde eşler arasındaki ilişkiyi düzenler. Eşlerden birinin meslek veya iş seçiminde diğer eşin iznini almak zorunda olmadığını belirtir ve bu özgürlüğün kullanımında evlilik birliğinin huzur ve yararının gözetilmesi ölçütünü koyar. Hüküm, evlilik birliği devam ettiği sürece evli eşlerin tümüne uygulanır. Maddeyi, eşlerin birbirine karşı rıza ya da izin yükümlülüğü olmadığı ilkesinin bir uygulaması olarak okumak gerekir. Meslek ve iş seçiminin sonucunda doğan çalışma ilişkisinin ehliyet koşulları (m.193 ve devamı ile iş mevzuatı) düzenlemez. Eşlerin birbirinin işine ilişkin malî katkı yükümlülüğü (m.186, m.196) düzenlemez. Ortak yaşamın ayrılığa dönüşmesi ve bunun hukuki sonuçları (m.197) düzenlemez. Evlilik birliğinin korunmasına ilişkin hâkim müdahalesi usulü (m.195) düzenlemez.
Eşlerin meslek ve işi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Meslek veya iş seçimi
- Eşin geçimini sağlamak ya da kendi yeteneklerini gerçekleştirmek üzere yöneleceği uğraş alanının belirlenmesidir. Bu belirleme, bir işe girme, mesleği değiştirme ve mesleğini sürdürme gibi tercihleri kapsar.
- Evlilik birliğinin huzur ve yararı
- Eşlerin birlikte yaşamasını ve ailenin ortak refahını koruyan ölçüttür. Meslek seçiminde bu ölçüt, eşin tercihinin evliliğe zarar verip vermediği değerlendirilirken gözetilir ve diğer eşin iznini aranmasını gerektirmez.
- İzin
- Bir eşin, diğer eşin meslek veya iş tercihine önceden onay vermesi anlamına gelir. Bu maddeye göre meslek ve iş seçiminde izin koşulu aranmaz; ancak eşler anlaşarak birbirinin mesleğini açıkça ya da zımnen kabul edebilir.
Eşlerin meslek ve işi: hangi şartlar aranır?
- Seçimi yapan kişinin evli olması ve evlilik birliğinin devam etmesi gerekir.
- Meslek veya iş seçiminde diğer eşin izninin alınması zorunlu değildir.
- Seçim ve sonrasındaki yürütme sırasında evlilik birliğinin huzur ve yararı göz önünde tutulmalıdır; bu ölçüt tercihin sınırını oluşturur.
- Eşlerin meslek veya iş konusunda açık ya da zımni anlaşması varsa bu anlaşma geçerli bir düzenleme sayılır ve bağlayıcı olabilir.
Eşlerin meslek ve işi: hangi sonuçları doğurur?
- Eşlerden her biri, diğer eşin iznine gerek kalmadan meslek veya iş seçebilir.
- Seçim, evlilik birliğinin huzur ve yararını göz önünde tutmak zorundadır; bu ölçüt aykırılığın tespiti için tek başına bir yasak oluşturmaz.
- Eşler meslek veya iş seçiminde anlaşırsa bu anlaşma, ilgili kişiler arasında düzenleyici bir etki doğurur.
- Tercih evlilik birliğinin huzur ve yararına aykırı düşerse, bu durum m.195 kapsamında hâkimin uyarı ve arabuluculuk yoluyla müdahalesini ve ağır hâllerde m.197 kapsamında ayrı yaşama sonuçlarını doğurabilir.
- Maddede, eşlerin uyuşmazlığa düşmesi hâlinde hangi tarafın üstün tutulacağına dair açık bir kural yer almaz.
İzin ile huzur ve yarar ölçütü arasındaki fark nedir?
Eşin meslek veya iş seçiminde diğer eşin iznini alma zorunluluğu bulunmaması; bu özgürlük maddenin ilk cümlesiyle tanınır.
Seçimin ve yürütmenin evlilik birliğinin huzur ve yararı gözetilerek yapılması zorunluluğu; bu ikinci cümle özgürlüğe bir ölçüt getirir.
Diğer eşin iznine bağlı bir yasak doğmaz; ancak tercih evlilik birliğini belirgin biçimde zedeliyorsa bu durum m.195 ve m.197 yollarıyla ele alınabilir.
Açık veya zımni anlaşma ile tek taraflı seçim arasındaki fark nedir?
Eşlerin birbirinin mesleği konusunda açıkça ya da zımnen anlaşması; bu hâlde seçim ortak iradeye dayanır.
Eşlerin anlaşamaması; bu hâlde maddede bir çözüm yer almaz ve tercih tek taraflı yapılır.
Anlaşmanın bulunduğu hâlde uyuşmazlık azalır; anlaşma yoksa diğer eşin müdahalesi için m.195 yoluna başvurulabilir ve hâkimin yapabileceği şey uyarı ve arabuluculuktur.
Eşlerin meslek ve işi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi, eşin mesleğine diğer eşin izninin aranması gerektiği biçiminde yorumlamak; madde açıkça izin zorunluluğunu kaldırmıştır.
- Huzur ve yarar ölçütünü tek başına yasak sanmak; bu ölçüt sınır koyar ama izin koşulu getirmez.
- Eşlerin uyuşmazlığında hâkimin tercihi kendisinin yerine koyabileceğini varsaymak; maddeye göre hâkimin yapabileceği şey uyarı ve arabuluculuktur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Anayasa Mahkemesi'nin eski bir kanun hükmünü iptal etmesinin ardından, kadın ve erkek eşin iş ve meslek seçiminde eşit olduğu ilkesi benimsenmiştir. (2022/155 E., 2023/38 K., 22.02.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Meslek veya iş seçiminin evlilik birliğinin huzur ve yararına aykırı olduğunu ileri süren eş, bu iddiasını ispatla yükümlüdür; delil olarak evlilik birliğinin bozulduğunu gösteren yazılı belgeler ve tanık beyanları kullanılabilir.
- Eşlerin meslek veya iş konusunda açık ya da zımni anlaşmasını ileri süren taraf bu anlaşmayı ispat etmelidir; bu alanda yazılı delil yokluğunda tanık ve fiilî davranışlar değerlendirilir.
- Diğer eşin izninin alınmadığı iddiası, izin gerektiği savunmasını yapan tarafın alanında olup izin zorunluluğu bulunmadığından bu savunma kendiliğinden geçerli sayılmaz; bu nedenle maddenin uygulanabilirliği ayrıca ispat konusudur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.193: Eşlerin hukuki işlem yapma ehliyetinin genel kuralını koyar. Meslek seçimi kararının hukuki işlemlerle ilişkisini bu madde üzerinden değerlendirmek gerekir.
- 4721 sayılı Kanun m.195: Eşlerin uyuşmazlığa düşmesi hâlinde hâkimin uyarı ve arabuluculuk yoluyla müdahalesini düzenler; m.192'deki uyuşmazlığın çözüm yoludur.
- 4721 sayılı Kanun m.197: Meslek veya iş seçiminin evlilik birliğini ciddi biçimde zedelemesi hâlinde ayrı yaşama sonuçlarını bağlar.
Konuda geçen kararlar
26 karar- 2022/155 E., 2023/38 K., 22.02.2023İlgili madde: m.192
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/653 E., 2025/25 K., 12.02.2025İlgili madde: m.185
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/580 E., 2024/573 K., 27.11.2024İlgili madde: m.186
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/490 E., 2024/468 K., 25.09.2024İlgili madde: m.185
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/469 E., 2024/151 K., 06.03.2024İlgili madde: m.185
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/765 E., 2023/974 K., 18.10.2023İlgili madde: m.185
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/132 E., 2023/100 K., 22.02.2023İlgili madde: m.186, m.188, m.189, m.190
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/3159 E., 2021/858 K., 29.06.2021İlgili madde: m.187
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/803 E., 2017/715 K., 12.04.2017İlgili madde: m.186
- Hukuk Genel Kurulu, 2014/889 E., 2015/2011 K., 30.09.2015İlgili madde: m.187
Diğer 16 karar
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/2352 E., 2015/1710 K., 19.06.2015İlgili madde: m.187
- Hukuk Genel Kurulu, 2011/784 E., 2012/288 K., 11.04.2012İlgili madde: m.187
- Hukuk Genel Kurulu, 2010/751 E., 2011/96 K., 13.04.2011İlgili madde: m.185
- Hukuk Genel Kurulu, 2010/227 E., 2010/324 K., 16.02.2010İlgili madde: m.185
- Hukuk Genel Kurulu, 2005/305 E., 2005/338 K., 11.05.2005İlgili madde: m.186
- Hukuk Genel Kurulu, 2005/183 E., 2005/241 K., 06.04.2005İlgili madde: m.188
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/245 E., 2025/858 K., 17.04.2025İlgili madde: m.188
- 1. Hukuk Dairesi, 2023/2055 E., 2024/6166 K., 12.11.2024İlgili madde: m.190
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/7377 E., 2024/3503 K., 15.05.2024İlgili madde: m.186
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/2492 E., 2024/2700 K., 18.04.2024İlgili madde: m.186
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/5264 E., 2023/5332 K., 09.11.2023İlgili madde: m.187
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/4244 E., 2023/5280 K., 08.11.2023İlgili madde: m.187
- 1. Hukuk Dairesi, 2022/7906 E., 2023/5471 K., 12.10.2023İlgili madde: m.190
- 8. Daire, 2018/785 E., 2023/2575 K., 03.05.2023İlgili madde: m.188
- 1. Hukuk Dairesi, 2010/3553 E., 2010/5074 K., 29.04.2010İlgili madde: m.191
- 2. Hukuk Dairesi, 2005/16473 E., 2006/799 K., 02.02.2006İlgili madde: m.188, m.189
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 22.02.2023 (m.187).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 3.2. Aile Hukuku - Boşanma ve Mal Rejimleri bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış