HMK › Genel hükümler › Görev, yetki ve yargı yeri belirlenmesi
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler ve yargı yeri belirlenmesi
Kısaca
HMK m.20, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra davanın hangi usulle yeniden görüleceğini düzenler: kararın kesinleşme koşulu, taraflara tanınan başvuru süresi, dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesi talebi, bu talep yapılmazsa davanın açılmamış sayılması ve dosyayı alan mahkemenin taraflara davetiye göndermesi.
Kapsam
Bu konu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.20–23 hükümlerini kapsar.
HMK m.20 — Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler
Bu madde, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra davanın hangi usulle yeniden görüleceğini düzenler: kararın kesinleşme koşulu, taraflara tanınan başvuru süresi, dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesi talebi, bu talep yapılmazsa davanın açılmamış sayılması ve dosyayı alan mahkemenin taraflara davetiye göndermesi. Kural, görevsizlik ve yetkisizlik kararlarının tamamı bakımından ve tarafların tümü için uygulanır. Madde, görevsizlik veya yetkisizlik kararının kendisinin hangi koşullarda verileceğini düzenlemez (görev ve yetki kuralları ile dava şartları HMK m.114 ve m.115 kapsamındadır). Dosyanın bir mahkemeden diğerine yasa gereği devredildiği hallerde (örneğin kadastro mahkemesine devir) bu madde uygulanmaz. Kanun yolu süreleri ve kararın kesinleşmesi, ayrı hükümlere bağlıdır ve bu maddenin kapsamı dışındadır.
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Görevsizlik kararı
- Mahkemenin davaya bakma görevinin kendisinde olmadığını belirleyerek dosyayı görevli yargı yerine bırakması kararıdır. Görev kuralları kanunla düzenlenir ve dava şartı niteliğindedir.
- Yetkisizlik kararı
- Mahkemenin görev bakımından yetkili olmakla birlikte yer bakımından yetkili olmadığını belirleyen karardır. Kesin yetki kurallarında bu karar, kural olarak resen dikkate alınır.
- Kararın kesinleşmesi
- Kararın kanun yoluna başvurulmadan süresi içinde ya da kanun yolu reddedildikten sonra kesin hale gelmesidir. İki haftalık sürenin başlangıcı bu anla bağlantılıdır.
- Tahrik dilekçesi
- Taraflardan birinin, dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini istediği dilekçedir. Madde metninde bu dilekçe ifadesi geçmez; uygulamada bu ad kullanılır ve başvuru yalnız karar veren mahkemeye yapılır.
- Davanın açılmamış sayılması
- Süresinde gönderme talebi yapılmadığında davanın hiç açılmamış gibi sonuç doğurmasıdır. Karar, görevsizlik ya da yetkisizlik kararını veren mahkemece resen verilir.
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler: hangi şartlar aranır?
- Görevsizlik veya yetkisizlik kararının verilmiş olması gerekir.
- Kararın kesinliğinin tespit edilmesi gerekir: kesin ise tebliğ tarihi, kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmişse kesinleşme tarihi, kanun yoluna başvurulmuşsa başvurunun reddi kararının tebliğ tarihi başlangıç olarak alınır.
- Taraflardan birinin, bu başlangıç tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir.
- Başvurunun, dosyanın gönderileceği mahkemeye değil, görevsizlik ya da yetkisizlik kararını veren mahkemeye yapılması gerekir.
- Başvuru, kararın kesinleşmesinden önce yapılırsa da geçerlidir; ancak dosya, karar kesinleşmeden gönderilemez.
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler: hangi sonuçları doğurur?
- Süresi içinde karar veren mahkemeye başvuru yapılırsa dosya görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilir.
- Süre içinde başvuru yapılmazsa dava açılmamış sayılır.
- Dava açılmamış sayılmasına, görevsizlik ya da yetkisizlik kararını veren mahkeme resen karar verir.
- Dosyayı alan mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir.
- Kararın kesinleşmesinden önce talep yapılırsa talep geçerlidir; ancak dosya karar kesinleşmeden gönderilemez.
- Talep olmadan ya da kesinleşmeden dosya gönderilmişse, dosyayı alan mahkeme dosyayı iade eder; bu hal bozma nedenidir.
- Dosya tarafların talebi olmaksızın mahkemece gönderilmişse, davanın açılmamış sayılmasına yetkili olan karar veren mahkemedir.
Kesin karar ile kanun yoluna başvurulabilen karar arasındaki fark nedir?
Kanun yoluna tabi olmayan ya da kanun yolu süresi içinde başvuru yapılmayan kararlarda süre, kararın tebliğ tarihinden ya da kesinleşme tarihinden işler.
Kanun yoluna başvurulmuş kararlarda süre, başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden başlar.
Başlangıç anı hangi kararın yolundan geçtiğine göre değişir; hesap yanlışlığı süreyi kaçırmaya yol açar.
Taraf başvurusu ile mahkemenin re'sen gönderimi arasındaki fark nedir?
Dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesi, taraflardan birinin talebine bağlıdır.
Karar veren mahkeme talep olmadan dosyayı kendiliğinden gönderemez.
Talep olmadan gönderilen dosya, kesinleşme beklenmeden ya da talep yokken gönderilmişse, alan mahkeme dosyayı iade eder; gönderimin geçerli sayılması için talep ve kesinleşme birlikte aranır.
Başvuru yapılan ile başvuru yapılmayan hal arasındaki fark nedir?
İki haftalık süre içinde talep yapılırsa dosya gönderilir ve dava yeni mahkemede devam eder.
Süre içinde talep yapılmazsa dava açılmamış sayılır.
Taraf talep yapmazsa dava yeniden açılmadan sona erer; yeni dava açmak gerekir.
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Süre başlangıcını kararın verildiği tarihe bağlamak; oysa kesin karar dışında başlangıç tebliğ, kesinleşme ya da ret kararının tebliğ tarihidir.
- Başvuruyu dosyanın gönderileceği görevli ya da yetkili mahkemeye yapmak; başvuru karar veren mahkemeye yapılmalıdır.
- Kararın kesinleşmesini beklemeden dosyayı göndermek ya da bu gönderime dayanarak davaya devam etmek.
- Süreyi kanun yoluna başvurulmuş hâlde de kararın tebliğinden saymak; kanun yolu başvurusu varsa başlangıç reddin tebliğidir.
- Süre geçtikten sonra davanın açılmamış sayılmasına karar vermeyi, yeni bir talebe bağlamak; kararı resen verilmesi gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Görevsizlik ya da yetkisizlik kararının kesinleşmesi beklenmeden dosyanın gönderilmesi usule aykırı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/535 E., 2025/917 K., 25.12.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2025/536 E., 2025/918 K., 25.12.2025)
- Tahrik dilekçesinin karar kesinleşmeden verilmesi süresinde ve usule uygun sayılmakta, ancak dosyanın gönderilmesi için kararın kesinleşmesi beklenmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/778 E., 2024/523 K., 23.10.2024)
- Kesinleşmeyen görevsizlik kararı üzerine dosyayı alan mahkemenin esasa ilişkin karar vermesi usule aykırı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/104 E., 2024/206 K., 24.04.2024)
- Talep olmadan kendiliğinden gönderilen dosyada, dosyayı alan mahkemenin davayı esastan incelemesi bozma nedeni sayılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/538 E., 2025/919 K., 25.12.2025)
- Yetkisizlik kararı kesinleşip taraf süresi içinde talepte bulunmadığında, davanın açılmamış sayılması kararının verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/539 E., 2025/920 K., 25.12.2025)
- Görevsizlik kararı veren mahkemenin süreye uyulup uyulmadığını kendiliğinden incelemesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/536 E., 2025/918 K., 25.12.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Dosyanın gönderilmesini isteyen taraf, iki haftalık süre içinde başvurduğunu ispat etmekle yükümlüdür; başvuru dilekçesinin karar veren mahkemeye sunulduğu evrakla kanıtlanır.
- Kararın kesinleşme ya da tebliğ tarihi, mahkeme dosyasındaki tebliğ belgeleri ve kesinleşme şerhi ile belirlenir.
- Süre hesabında başlangıç tarihi resen gözetildiğinden, sürenin işlemeye başladığı tarih mahkeme kayıtlarından tespit edilir.
- Dosyanın gönderildiği mahkemenin davayı açılmamış sayması gerektiği iddiası, süre geçtikten sonra başvuru yapıldığını ileri süren karşı tarafça ileri sürülebilir; bu durumda süre hesabı tebliğ ve kesinleşme belgeleriyle ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.114: Dava şartlarından görev ve kesin yetki noksanlığını düzenler; bu noksanlık görevsizlik ya da yetkisizlik kararına yol açar.
- 6100 sayılı Kanun m.115: Dava şartı noksanlığının sonuçlarını düzenler; görevsizlik ya da yetkisizlik kararının usulden red ile birlikte verilmesinde bu madde uygulanır.
- 6100 sayılı Kanun m.30: Usul ekonomisi ilkesini düzenler; uygulamada, dosyanın kendisine gönderildiği mahkemenin davayı açılmamış sayması yerine esastan karar vermesinin usule aykırı olduğu bu ilkeyle birlikte değerlendirilir.
HMK m.21 — Yargı yeri belirlenmesini gerektiren sebepler
Madde, davaya bakacak mahkemenin belirlenmesi için yargı yeri belirlenmesi (merci tayini) yoluna başvurulabilecek dört hâli sınırlı olarak sayar: görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına engel çıkması, yargı çevrelerinin sınırında tereddüt, iki mahkemenin karşılıklı görevsizlik kararının kesinleşmesi ve kesin yetki hâlinde karşılıklı yetkisizlik kararının kesinleşmesi. Hüküm, davaya bakacak mahkemeyi belirlemeye yönelik olarak dava öncesinde ya da sırasında yargı mercilerince ve ilgililerce kullanılır. Maddedeki dört hâl dışında yargı yeri belirlenmesi yoluna gidilemez. Hükmün uygulanması, görevli ve yetkili mahkemenin tespiti ve bunun dayandığı yetki kurallarına ilişkin esasları bu maddede aranmaz; görev kuralları 2 ve 3 no.lu hükümlerde, yetki kuralları m.5-19 arasında düzenlenmiştir. Yargı yeri belirlemesinin yapıldığı merci ve usulü bu maddede düzenlenmemiştir. Görevsizlik ve yetkisizlik kararlarına karşı kanun yolu ve bu kararların kesinleşmesi ayrıca değerlendirilmelidir. Gönderme, devir ve tevzi bürosuna gönderme işlemleri m.21 kapsamı dışındadır.
Yargı yeri belirlenmesini gerektiren sebepler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yargı yeri belirlenmesi (merci tayini)
- Görevli ve yetkili mahkemenin ya da davaya bakacak hâkimin belirlenmesi için başvurulan usul yoludur. Dava esasına değil, yalnızca hangi mahkemenin bakacağına ilişkin usule ilişkin bir sorunu çözer. Madde metninde sayılan dört hâl dışında uygulanmaz.
- Olumsuz görev uyuşmazlığı
- İki mahkemenin birbirinden bağımsız olarak görevsizlik kararı verip bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi durumudur. Her iki mahkemenin de görevsizlik kararı verdiği ve birbirini görevli saydığı kesinleşmiş bir karar bulunmadığında bu uyuşmazlık oluşmaz.
- Olumsuz yetki uyuşmazlığı
- Kesin yetki hâllerinde, iki mahkemenin yetkisizlik kararı verip bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi durumudur. Kesin olmayan yetki hâllerinde bu uyuşmazlık için yargı yeri belirlenmesi yoluna gidilmez.
- Kesin yetki
- Yetkili mahkemenin kanunda belirtilen bir yer mahkemesi olarak tek olduğu ve tarafların bu yetkiyi anlaşmayla değiştiremediği yetki türüdür. Madde 21/1-ç bendinin uygulanması bakımından bu türün varlığı aranır.
- Fiilî engel
- Savaş, olağanüstü hâl, yangın, deprem ya da su baskını gibi nedenlerle mahkemelerin çalışamaması hâlidir. Madde 21/1-a bendi bakımından yargı yeri belirlenmesine konu olan engel türlerinden biridir.
- Hukukî engel
- Hâkimin çekinmesi ya da reddi gibi hukuki nedenlerle davaya bakamaması hâlidir. Yetkili yargı çevresinde aynı yetkiye sahip başka hâkim bulunmadığında bu engel yargı yeri belirlenmesini gerektirir.
Yargı yeri belirlenmesini gerektiren sebepler: hangi şartlar aranır?
- Yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulabilmesi için 21/1 maddesinde sayılan dört hâlden birinin gerçekleşmiş olması gerekir.
- (a) bendi bakımından, davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına herhangi bir engel çıkmış olmalıdır; engelin fiilî ya da hukukî olması ayrım yaratmaz.
- (b) bendi bakımından, iki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırının belirlenmesinde bir tereddüt ortaya çıkmış olmalıdır; bu başvuru için dava açılmasını beklemek gerekmez.
- (c) bendi bakımından, iki mahkemenin de görevsizlik kararı vermiş ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş olması gerekir.
- (ç) bendi bakımından, uyuşmazlığın kesin yetki hâline ilişkin olması ve iki mahkemenin de yetkisizlik kararı vermiş olması ile bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş olması gerekir.
- Kanun yoluna başvurulmuş bir görevsizlik ya da yetkisizlik kararı varsa, kesinleşmemiş kararlar bu hükme göre yargı yeri belirlenmesine dayanak olamaz.
Yargı yeri belirlenmesini gerektiren sebepler: hangi sonuçları doğurur?
- Dört hâlden birinin gerçekleşmesi hâlinde davaya bakacak mahkeme yargı yeri belirlenmesi yoluyla tayin edilir.
- Sayılan hâller dışında yargı yeri belirlenmesi yoluna gidilemez ve bu yönde talep reddedilir.
- Hâkimin yasaklı olması gibi bir engel, yetkili mahkemenin yargı çevresinde aynı görevi yapabilecek başka hâkim bulunuyorsa yargı yeri belirlenmesini gerektirmez; ilgili adalet komisyonu başka hâkim görevlendirir.
- Kanun yoluna başvurulmuş görevsizlik veya yetkisizlik kararları kesinleşmediği sürece yargı yeri belirlenmesine konu olamaz.
- Görevsizlik kararı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmişse, ilgili mahkemeyi bağlar ve aynı mahkeme yeniden görevsizlik kararı veremez.
- Gönderme, devir ve dosyanın tevzi bürosuna gönderilmesi bu madde kapsamında değerlendirilmez ve yargı yeri belirlenmesine konu olmaz.
- Yargı yeri belirlenmesi kararı, davaya bakacak mahkemeyi kesin biçimde belirler ve bu mahkeme davaya bakmakla yükümlü olur.
Fiilî engel ile hukukî engel (m.21/1-a) arasındaki fark nedir?
Savaş, olağanüstü hâl, yangın, deprem, su baskını gibi nedenlerle mahkemenin çalışamaması ya da hâkimin ölmesi, hastalanması gibi haller fiilî engeldir.
Hâkimin çekinmesi ya da reddedilmesi, atanması, emekli olması ya da istifa etmesi gibi hukuki nedenlerle yerine bakacak hâkim bulunmaması hukukî engeldir.
Madde metni engelin türünü ayırmaz; ancak uygulamada yetkili çevrede aynı yetkiye sahip başka hâkim bulunuyorsa yargı yeri belirlenmesi yoluna gidilmez.
Görevsizlik kararı ile yetkisizlik kararı (m.21/1-c ve ç) arasındaki fark nedir?
Görevsizlik kararında uyuşmazlık, mahkemenin görevi ile ilgilidir ve hâkim her aşamada resen dikkate alır.
Yetkisizlik kararı yalnızca yetki kurallarına ilişkindir ve kesin olmayan yetki hâllerinde taraflar yetkisizlik itirazında bulunabilir.
Yargı yeri belirlenmesi yoluna görev uyuşmazlığında her iki mahkemenin görevsizlik kararı verdiği hâllerde gidilir; yetki uyuşmazlığında ise yalnızca kesin yetki hâllerinde gidilir.
Kesin yetki ile kesin olmayan yetki (m.21/1-ç) arasındaki fark nedir?
Kesin yetki hâllerinde iki mahkemenin yetkisizlik kararları kesinleşirse olumsuz yetki uyuşmazlığı doğar ve yargı yeri belirlenir.
Kesin olmayan yetki hâllerinde yetkisizlik kararları kesinleşse de bu hükme göre yargı yeri belirlenmesi yoluna gidilmez.
Kesin olmayan yetkide taraflar yetki itirazını bir kez ileri sürebilir ve mahkeme bu itirazla bağlı kalır; yargı yeri belirlemesi istenemez.
m.21/1-b / m.21/1-c (yargı çevresi tereddüdü / olumsuz görev uyuşmazlığı): fark nedir?
Bentte iki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırının belirlenmesinde tereddüt bulunmaktadır ve henüz bir görevsizlik kararı verilmiş olması şart değildir.
Bentte iki mahkemenin de görevsizlik kararı vermiş ve bu kararların kesinleşmiş olması gerekir.
Yargı çevresi tereddüdünde dava açılmadan yargı yeri belirlemesi istenebilir; görev uyuşmazlığında ise kesinleşmiş iki görevsizlik kararı aranır.
Yargı yeri belirlenmesini gerektiren sebepler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yargı yeri belirlenmesini, m.21/1'de sayılmayan bir hâlde istemek; hükmün sınırlı sayıda olduğunu gözden kaçırmak.
- Hâkimin çekinmesi veya reddini, yetkili çevrede aynı yetkiye sahip başka hâkim bulunmasına rağmen yargı yeri belirlenmesi gerektirir saymak.
- Kesinleşmemiş ya da kanun yoluna başvurulmuş görevsizlik kararlarını olumsuz görev uyuşmazlığı kabul etmek.
- Kesin olmayan yetki hâlinde yetkisizlik kararlarının kesinleşmesini yargı yeri belirlenmesi gerektirir saymak.
- Gönderme, devir veya tevzi bürosuna gönderme işlemlerini yargı yeri belirlenmesi kapsamında değerlendirmek.
- Görev kuralının resen dikkate alındığını gözden kaçırarak, yetki uyuşmazlığı için geçerli olan kesin yetki şartını görev uyuşmazlığına uygulamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yetkili yargı çevresinde aynı yetkiye sahip başka bir hâkim bulunduğu hâllerde, hâkimin çekinmesi veya reddi yargı yeri belirlenmesi gerektirmez, dava o mahkemenin başka hâkimince görülür. (5. Hukuk Dairesi, 2025/8274 E., 2025/10606 K., 07.07.2025)
- Yargı çevresi tereddüdü hâlinde, iki mahkemenin yetkisizlik kararı verip bu kararın kesinleşmesi durumunda yargı yeri belirlenmesi yoluna gidilir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/4531 E., 2025/11984 K., 29.09.2025)
- Kesin yetki hâllerinde iki mahkemenin de yetkisizlik kararı verip bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi olumsuz yetki uyuşmazlığı doğurur ve yargı yeri belirlenmesi istenir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/2916 E., 2025/3240 K., 26.12.2025)
- Görevli ve yetkili mahkemenin bulunduğu yargı çevresinde yetkili olan başka mahkemenin bulunmadığı hâllerde m.21/1-a uyarınca yargı yeri belirlemesi yapılır. (5. Hukuk Dairesi, 2025/4797 E., 2025/7311 K., 12.05.2025)
- Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlıklarda, m.21 ve m.22 birlikte uygulanır. (5. Hukuk Dairesi, 2025/164 E., 2025/5994 K., 22.04.2025)
- Kanun yoluna başvurulmuş bir görevsizlik kararı kesinleşmediğinden, iki mahkeme arasında karşılıklı görevsizlik kararı bulunmayan hâllerde olumsuz görev uyuşmazlığı oluşmaz ve yargı yeri belirlenmez. (5. Hukuk Dairesi, 2025/2652 E., 2025/5844 K., 22.04.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Yargı yeri belirlenmesini isteyen taraf, m.21/1'de sayılan hâlden birinin gerçekleştiğini ispat yükü altındadır; bu ispat, mahkeme kararları ve kesinleşme şerhi ile yapılır.
- (c) ve (ç) bentlerinde iki mahkemenin görevsizlik veya yetkisizlik kararlarının kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği, kararların ilgili mahkeme dosyasından ve kesinleşme belgesinden anlaşılır.
- Hâkimin çekinmesi veya reddi hâli, ilgili karar ile kanıtlanır; yetkili çevrede başka hâkim bulunmadığı ise yargı çevresi belgeleriyle gösterilir.
- Kesin yetki hâlinin varlığı, yetki kuralını düzenleyen maddenin hükmüne dayanılarak ispat edilir ve karşı taraf kesin olmayan yetki olduğunu savunabilir.
- Yargı çevresi tereddüdü için mahkemelerin yargı çevrelerine ilişkin belgeler ile adres ve yerleşim yeri bilgileri kullanılabilir; tereddüt iddiasını ileri süren taraf bunu ortaya koymak zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.5-19: Görev ve yetki kurallarının bulunduğu maddelerdir. Yargı yeri belirlenmesi yoluna gidilebilmesi için bu kurallar uyarınca görevli ve yetkili mahkemenin tespit edilmiş olması gerekir.
- 6100 sayılı Kanun m.22: Yargı yeri belirlenmesine ilişkin usulü ve yetkili merciyi düzenler; m.21'de sayılan hâllerin uygulanmasının usul yönünü tamamlar.
- 5235 sayılı Kanun: Adlî yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkilerini düzenler; yargı çevresi tereddüdünde ilgili yargı çevresinin belirlenmesinde başvurulan kanundur.
HMK m.22 — İnceleme yeri
6100 sayılı Kanun'un 22. maddesi yargı yeri belirlenmesinin hangi hâllerde ve hangi merci tarafından yapılacağını düzenler. Birinci fıkra, yetkili mahkemenin bir davaya bakmasına engel bulunduğu hâlde ve iki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırlarında tereddüt doğduğunda başvuru merciini gösterir. İkinci fıkra, iki mahkemenin aynı dava hakkında görev ya da yetki yönünden verdikleri kararların kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi hâlini düzenler. Madde, mahkemeler ve bu mahkemelerin yargı yeri belirlemesi talebinde bulunma imkânı bakımından uygulanır. Maddede düzenlenmeyen konular arasında yargı yeri belirlemesinin usulü ve yetki kuralları bulunur: yargı yeri belirlemesi talebinin dayanağı ve tarafların yetki sözleşmesi bakımından yetkiye ilişkin kurallar (m.19–m.21), görevsizlik ve yetkisizlik kararlarının sonuçları (m.20 ve m.23) ile yargı yeri belirlenmesine karşı kanun yoluna ilişkin özel düzenlemeler (m.353/1-a) madde metninde yer almaz.
İnceleme yeri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yargı yeri belirlenmesi
- Yetkili mahkemenin yetki ya da görev bakımından tespit edilmesi işlemidir. Madde metninde bu işlem, bir davaya bakmaya engel bulunması veya yargı çevrelerinin sınırında tereddüt doğması hâlinde başvurulan yoldur. Mahkemelerin kendi aralarındaki uyuşmazlığı, mahkemelerin dışında bir merci kararıyla çözer.
- Yargı çevresi
- Bir mahkemenin yetki alanının coğrafi sınırıdır. Tereddüt yalnızca iki mahkemenin yargı çevrelerinin sınırının belirlenmesinde ortaya çıkarsa birinci fıkra uygulanır.
- Görevsizlik ve yetkisizlik kararlarının kesinleşmesi
- Bir mahkemenin görevsizlik veya yetkisizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesidir. İkinci fıkra, iki mahkemenin aynı dava hakkında böyle kararlar vermesi hâlinde uygulanır ve kesinleşme, kanun yolu süresinin dolması ya da kanun yolundan vazgeçilmesi ile gerçekleşir.
- Görevli ve yetkili mahkeme
- Davaya bakmaya hukuken yetkili olan mahkemedir. Görev kamu düzenine ilişkindir; yetki ise kesin veya nispi olabilir. Yargı yeri belirlemesinin sonucunda tespit edilen mahkeme bu niteliği taşır.
- Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay ayrımı
- Birinci fıkraya göre ilk derece mahkemeleri arasındaki uyuşmazlıkta başvuru bölge adliye mahkemesine, bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlıkta Yargıtaya yapılır. Merci, uyuşmazlığa taraf mahkemelerin derecesine göre belirlenir.
İnceleme yeri: hangi şartlar aranır?
- Yetkili mahkemenin bir davaya bakmasına herhangi bir engel bulunmalıdır; ya da iki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırının belirlenmesinde tereddüt doğmalıdır.
- Başvuru, ilk derece mahkemeleri için bölge adliye mahkemesine, bölge adliye mahkemeleri için Yargıtaya yapılmalıdır.
- İkinci fıkra yönünden, iki mahkeme aynı dava hakkında görev veya yetkiye ilişkin karar vermiş olmalıdır.
- İkinci fıkra yönünden, bu kararların kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmiş olması gerekir; kararlardan biri temyiz veya istinaf edilmişse fıkra uygulanmaz.
- Yetki veya görev uyuşmazlığının bulunduğu iki mahkeme aynı yargı çevresinde değil de farklı derecede ya da farklı bölgede bulunuyorsa, yetkili merci ilgisine göre bölge adliye mahkemesi ya da Yargıtay olarak belirlenmelidir.
İnceleme yeri: hangi sonuçları doğurur?
- Yetkili mahkemenin bir davaya bakmasına engel bulunduğunda veya yargı çevresi sınırında tereddüt doğduğunda, ilk derece mahkemeleri için bölge adliye mahkemesi, bölge adliye mahkemeleri için Yargıtay yetkili mahkemeyi belirler.
- İki mahkemenin aynı dava hakkında verdiği görev veya yetki kararları kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmişse, görevli veya yetkili mahkeme ilgisine göre bölge adliye mahkemesi veya Yargıtayca belirlenir.
- Belirleme yapılması, mahkemelerin kendi aralarında karar vermesini engeller ve davanın yargı yeri sorunu nedeniyle sürüncemede kalmasını önler.
- Yargı yeri belirlemesi sonucunda tespit edilen mahkeme, davayı görmek zorundadır ve bu karar o davaya bakacak mahkemeleri bağlar.
- Yetkili mahkemenin bir engel nedeniyle bakamaması veya tereddüt bulunmaması hâlinde birinci fıkraya başvurulamaz.
- İkinci fıkrada kararlardan biri kanun yoluna başvurularak incelenmekteyse, kesinleşme gerçekleşmediğinden belirleme yapılamaz.
Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, henüz bir mahkeme kararı verilmeden yetkili mahkemenin belirlenmesi gereken hâlleri düzenler: davaya bakmaya engel bulunması veya yargı çevresi sınırında tereddüt.
İkinci fıkra, iki mahkemenin aynı dava hakkında görev veya yetki kararı vermiş ve bu kararların kesinleşmiş olduğu hâli düzenler.
Birinci fıkrada başvuru, mahkemeler arası kararlar oluşmadan yapılır; ikinci fıkrada ise kesinleşmiş iki karar bulunduğu için belirleme, bu kararların çatışmasının giderilmesi amacını taşır.
İlk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki fark nedir?
Uyuşmazlık ilk derece mahkemeleri arasında ise başvuru bölge adliye mahkemesine yapılır.
Uyuşmazlık bölge adliye mahkemeleri arasında ise başvuru Yargıtaya yapılır.
Yargı yeri belirleyecek merci, uyuşmazlığın tarafı olan mahkemelerin derecesine göre değişir.
Görev ile yetki arasındaki fark nedir?
Görevsizlik kararları arasındaki uyuşmazlıkta ikinci fıkraya göre belirleme ilgisine göre bölge adliye mahkemesi veya Yargıtayca yapılır.
Yetki uyuşmazlığı da aynı fıkraya tabidir ancak kesin yetki ve nispi yetki ayrımı bu maddede düzenlenmemiştir.
Maddenin metni görev ve yetki ayrımı yapmadan ikisini aynı merciye bağlar; ayrım kesin yetki ve görev kuralları ile ayrıca belirlenir.
İnceleme yeri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birinci fıkrayı, kesinleşmiş iki mahkeme kararı bulunan ikinci fıkra hâlinde uygulamak; iki fıkranın koşulları ayrı ayrı aranmalıdır.
- Yargı yeri belirlemesi talebini, mahkemeler arasındaki uyuşmazlığın derecesine bakmadan bölge adliye mahkemesine yapmak; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri ayrımı gözetilmelidir.
- Kanun yoluna başvurulmuş bir yetkisizlik kararını kesinleşmiş sanarak belirleme talep etmek; kesinleşme şartı gerçekleşmemiş olabilir.
- Yargı yeri belirlenmesini, görev ve yetki arasındaki farkı gözetmeden tek bir kural gibi uygulamak; kesin yetki ve görev ayrımı ayrıca değerlendirilmelidir.
- Belirlenen mahkemenin dosyayı kabul etmesini tartışmasız saymak; belirleme kararı bağlayıcı olsa da dosyanın gönderilmesi ve kabul süreci ayrıca izlenmelidir.
- Bölge adliye mahkemesinin yargı çevresi değişikliğini, değişiklik öncesi verilen kararlara uygulamak; geçiş hükmü dikkate alınmalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, iki yetkisizlik kararının temyiz edilmeden kesinleşmesi hâlinde yargı yeri belirlenmesinin ikinci fıkra uyarınca yapılacağını kabul etmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/4531 E., 2025/11984 K., 29.09.2025)
- Yetkisizlik kararı temyiz edilmeden kesinleşirse bu karar dosyanın gönderildiği mahkemeyi bağlamaz; o mahkeme de kendisinin yetkisiz olduğuna ve ilk mahkemenin yetkili olduğuna karar verebilir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/4531 E., 2025/11984 K., 29.09.2025)
- Uygulamada, bir yetkisizlik kararı kesinleştiğinde ve dosyanın gönderildiği mahkeme de yetkisizlik kararı verdiğinde, ikinci yetkisizlik kararı da kesinleşirse yetkili mahkeme yargı yeri belirlemesi yoluyla kesin olarak belirlenmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/4531 E., 2025/11984 K., 29.09.2025)
- Bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinin değişmesi hâlinde, değişiklik öncesi verilen kararlar bakımından yetkisizlik kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/2589 E., 2025/2414 K., 06.10.2025)
- Bölge adliye mahkemesi, istinaf incelemesinde yargı çevresi dışında kalan ilk derece mahkemesinin kararını kaldırıp dosyayı yetkili bölge adliye mahkemesine göndermesi gerektiğini kabul etmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1989 E., 2025/1855 K., 30.06.2025)
- Yargı yeri belirleme talebinin ilgili bölge adliye mahkemesine ya da Yargıtaya yapılması, uyuşmazlığın tarafı olan mahkemelerin kararlarının kesinleşmesi şartına bağlanmaktadır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/2919 E., 2025/2402 K., 02.10.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Yargı yeri belirlemesi talebinde bulunan taraf, yetkili mahkemenin bir engel nedeniyle davaya bakamadığını veya yargı çevresi sınırında tereddüt bulunduğunu ispatla yükümlüdür; bu husus genellikle mahkemelerin yazılı ara kararları ve dosya içeriği ile gösterilir.
- İkinci fıkra uyarınca başvuran taraf, iki mahkemenin aynı dava hakkında görev veya yetki kararı verdiğini ve bu kararların kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiğini belgelerle ortaya koymalıdır; kesinleşme şerhi ve karar tebliğ belgeleri bu amaçla kullanılır.
- Kesinleşmenin gerçekleşmediği ileri sürülürse, karşı taraf bu kararın istinaf veya temyiz edildiğini dosya kaydından göstermelidir.
- Yetkisizlik kararı temyiz edilmeden kesinleştiği için bağlayıcılığını savunan taraf, bu kararın kesinleştiğini kanıtlamakla yükümlüdür; aksi halde belirleme talebi reddedilebilir.
- Yargı çevresi sınırına ilişkin tereddüt iddiasında, idari yazışma veya mahalli yetki belgeleri delil olarak sunulabilir; sunulan belgeler çelişkiliyse mahkeme bu tereddüdü değerlendirmek zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Kanun m.21: Yetki ve görev kurallarının genel çerçevesini verir; yargı yeri belirlemesi, bu kurallar uygulanırken ortaya çıkan uyuşmazlığı çözer.
- 6100 sayılı Kanun m.23: Yargı yeri belirlemesi kararının bağlayıcılığını ve dosyanın gönderildiği mahkemenin bu karara uymasını düzenler.
- 6100 sayılı Kanun m.20: Görevsizlik ve yetkisizlik kararlarının verilmesini düzenler; ikinci fıkradaki kesinleşmiş kararlar bu maddeye göre verilmiş olur.
- 6100 sayılı Kanun m.353/1-a: Bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararını kaldırıp dosyayı görevli veya yetkili mahkemeye gönderdiği hâlleri düzenler; bu durumda yargı yeri belirlemesi gerekebilir.
HMK m.23 — İnceleme usulü ve sonucu
Madde, yargı yeri belirlenmesine ilişkin incelemenin usulünü ve bu incelemeler sonucunda verilen kararların bağlayıcılığını düzenler. Yargı yeri belirlemesinin dosya üzerinden yapılabileceğini ve Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilen göreve ya da yetkiye ilişkin kesinleşmiş kararların davaya sonradan bakacak mahkemeyi bağladığını belirtir. Kişiler bakımından bir ayrım yapmaz; görev ve yetki uyuşmazlığı çıkan her dava bakımından uygulanır. Yargı yeri belirlemesinin duruşmalı yapılıp yapılmayacağına, görev ve yetki kurallarının içeriğine, yetkisizlik ve görevsizlik kararının verilme şartlarına ve dosyanın gönderilmesi usulüne ilişkin ayrıntılar madde metninde yer almaz (m.4, m.6, m.9, m.10). Yargı yeri belirlemesi yapılmasını isteme hakkının kullanılma süresi ve yolu da bu maddenin konusu değildir.
İnceleme usulü ve sonucu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yargı yeri belirlemesi
- Görev veya yetki bakımından birden fazla mahkemenin kendisini yetkili ya da görevsiz görmesi gibi durumlarda, davanın hangi mahkemede görüleceğinin bir üst merci tarafından kesin olarak saptanmasıdır. Madde, bu incelemenin bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından yapılmasını öngörür.
- Dosya üzerinde inceleme
- Yargı yeri belirlemesinin tarafların duruşmaya çağrılmadan, yalnızca dosya içeriği üzerinden yapılmasıdır. Madde, incelemenin dosya üzerinden yapılabileceğini belirtir; duruşma yapılmasını yasaklamaz.
- Bağlayıcılık
- Üst merciin verdiği yargı yeri kararının, davaya sonradan bakacak mahkemeyi değiştirilemez biçimde belirlemesidir. Bu bağlayıcılık yalnızca kararın kesinleşmesiyle ortaya çıkar.
- Kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen karar
- Görev veya yetkiye ilişkin olup Bölge adliye mahkemesi ya da Yargıtay tarafından kanun yolu incelemesinde verilmiş ve kesinleşmiş kararlardır. Madde bunların da davaya sonradan bakacak mahkemeyi bağladığını söyler.
İnceleme usulü ve sonucu: hangi şartlar aranır?
- Görev veya yetki bakımından yargı yeri belirlemesi gerektiren bir uyuşmazlık bulunmalıdır.
- Yargı yeri belirlemesi, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından yapılmalıdır.
- İnceleme dosya üzerinden yapılabilir; duruşma yapılması bu incelemenin zorunlu koşulu değildir.
- Bağlayıcı etki için kararın göreve veya yetkiye ilişkin olması ve kanun yolu incelemesi sonucunda ya da yargı yeri belirlemesi yoluyla kesinleşmiş olması gerekir.
- Bağlayıcılık, kararın verildiği andan değil, kesinleşmesinden itibaren doğar.
İnceleme usulü ve sonucu: hangi sonuçları doğurur?
- Yargı yeri belirlemesi dosya üzerinden yapılırsa bu, geçerli bir usul olur.
- Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilen ve kesinleşen yargı yeri, görev veya yetki kararı, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.
- Bağlanan mahkeme, aynı davada tekrar görevsizlik veya yetkisizlik kararı veremez.
- Karar henüz kesinleşmemişse davaya sonradan bakacak mahkemeyi bağlayıcı etkisi yoktur.
- Bağlayıcılık görev ve yetki kararlarıyla sınırlıdır; esasa ilişkin kararlar için bu etki doğmaz.
Dosya üzerinden inceleme ile duruşmalı inceleme arasındaki fark nedir?
Madde, yargı yeri belirlemesinin dosya üzerinden yapılabileceğini açıkça söyler.
Gerekli görülürse duruşma yapılarak incelemenin de mümkün olduğu gerekçede belirtilir.
Üst merci hangi usulü seçeceğine kendi takdiriyle karar verir; dosya üzerinden karar tarafların duruşma hakkını ortadan kaldırmaz denilemez, ama tarafların katılımı zorunlu değildir.
Bölge adliye mahkemesi kararı ile yargıtay kararı arasındaki fark nedir?
Bölge adliye mahkemesinin verdiği yargı yeri belirlemesi kararı, ilk derece mahkemeleri bakımından bağlayıcıdır.
Yargıtayın verdiği yargı yeri belirlemesi kararı, bölge adliye mahkemeleri bakımından bağlayıcıdır.
Her iki merci kendi kararıyla davaya sonradan bakacak mahkemeyi belirler ve bu mahkeme tekrar görevsizlik veya yetkisizlik kararı veremez.
Yargı yeri belirlemesi kararı ile kanun yolu incelemesi sonucu kesinleşen görev veya yetki kararı arasındaki fark nedir?
Doğrudan yargı yeri belirlemesi yoluyla verilen karar, davaya sonradan bakacak mahkemeyi bağlar.
Kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen görev veya yetki kararı da aynı etkiyi doğurur.
Her iki durumda da sonradan bakacak mahkeme, görev ya da yetki konusunda yeniden karar veremez.
İnceleme usulü ve sonucu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Dosya üzerinden yapılan incelemeyi tarafların dinlenmesi gerekmediği anlamında, duruşma hakkını tamamen ortadan kaldıran bir kural gibi yorumlamak.
- Kesinleşmemiş bir görev veya yetki kararını sonradan bakacak mahkemeyi bağlıyormuş gibi kabul etmek.
- Bağlayıcılığı esasa ilişkin kararlara da teşmil etmek; madde yalnız görev ve yetki kararlarını kapsar.
- Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtayın verdiği kararın bağlayıcılığını, ilk derece mahkemesinin kendi görev kararı gibi değerlendirmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Derece mahkemelerinin görev veya yetki konusunda yargı yeri belirlemesi kararlarını 6100 sayılı Kanun'un 23/1 ve 362/1-c maddeleri uyarınca dosya üzerinde inceleyip kesin olarak karar verdiği görülmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/727 E., 2026/768 K., 24.04.2026; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/696 E., 2026/764 K., 24.04.2026; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/711 E., 2026/730 K., 21.04.2026; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/761 E., 2026/725 K., 21.04.2026; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/805 E., 2026/626 K., 14.04.2026; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/802 E., 2026/625 K., 14.04.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Görev veya yetki kararının bağlayıcılığını ileri süren taraf, kararın kesinleşmiş olduğunu belgeyle ortaya koymalıdır.
- Yargı yeri belirlemesinin dosya üzerinden yapıldığı, dosya içeriğinden ve kararın gerekçesinden anlaşılır; tarafların ayrıca duruşmaya çağrılmış olması gerekmez.
- Kararın bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verildiği, karar metninden kolayca doğrulanır.
- Görev veya yetki kararının kesinleştiğine ilişkin bir itiraz varsa, bunu ileri süren taraf kesinleşmediğini göstermelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 m.23: Madde, kendi metninde başka bir maddeye atıf yapmamaktadır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| iki hafta | m.20 | (1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…)1 süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun… |
| dokuz ay | m.20 | Anayasa Mahkemesi’nin 10/2/2016 tarihli ve E:2015/96, K:2016/9 sayılı Kararı ile, bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten…” ibaresi iptal edilmiş olup, kararın Resmi… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
23 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2025/535 E., 2025/917 K., 25.12.2025İlgili madde: m.20
- Hukuk Genel Kurulu, 2025/536 E., 2025/918 K., 25.12.2025İlgili madde: m.20
- Hukuk Genel Kurulu, 2025/538 E., 2025/919 K., 25.12.2025İlgili madde: m.20
- Hukuk Genel Kurulu, 2025/539 E., 2025/920 K., 25.12.2025İlgili madde: m.20
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/778 E., 2024/523 K., 23.10.2024İlgili madde: m.20
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/104 E., 2024/206 K., 24.04.2024İlgili madde: m.20
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/4531 E., 2025/11984 K., 29.09.2025İlgili madde: m.21, m.22
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/8274 E., 2025/10606 K., 07.07.2025İlgili madde: m.21
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/4797 E., 2025/7311 K., 12.05.2025İlgili madde: m.21
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/164 E., 2025/5994 K., 22.04.2025İlgili madde: m.21
Diğer 13 karar
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/2652 E., 2025/5844 K., 22.04.2025İlgili madde: m.21
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/727 E., 2026/768 K., 24.04.2026İlgili madde: m.23
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/696 E., 2026/764 K., 24.04.2026İlgili madde: m.23
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/711 E., 2026/730 K., 21.04.2026İlgili madde: m.23
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/761 E., 2026/725 K., 21.04.2026İlgili madde: m.23
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/805 E., 2026/626 K., 14.04.2026İlgili madde: m.23
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2026/802 E., 2026/625 K., 14.04.2026İlgili madde: m.23
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/2916 E., 2025/3240 K., 26.12.2025İlgili madde: m.21
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/2589 E., 2025/2414 K., 06.10.2025İlgili madde: m.22
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/3682 E., 2025/2415 K., 06.10.2025İlgili madde: m.22
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/2919 E., 2025/2402 K., 02.10.2025İlgili madde: m.22
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/4007 E., 2025/2403 K., 02.10.2025İlgili madde: m.22
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/1989 E., 2025/1855 K., 30.06.2025İlgili madde: m.22
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 1. Genel Hükümler, Görev, Yetki bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış