Sosyal sigorta hükümleri
Kamu görevlilerine ilişkin hükümler
Kısaca
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.43, Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı ve Başbakan olarak görevden ayrılanlara bağlanacak yaşlılık aylığını; bu aylığın gösterge ve memur aylık katsayısı üzerinden hesaplanmasını; 28 ve 29. maddelere göre hak kazanılan aylıkla karşılaştırmayı, aradaki farkın Hazineden tahsilini; görev sırasında ya da görevden sonra ölenlerin hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmasını ve Cumhurbaşkanı yardımcılığı, bakanlık ve TBMM üyeliği görevlerinde bulunanlara ilişkin ek fıkraları düzenler.
Kapsam
Bu konu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.43–49 hükümlerini kapsar.
- Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.43Bulunanların aylıkları
- Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.44Bazı kamu görevlilerine yaşlılık aylığı bağlanacak haller
- Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.45Verilenlerin sigortalılıkları ve primleri
- Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.46Bazı kamu görevlilerinin prime esas kazançları ve prime esas kazanç üst sınırı
- Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.47Vazife malûllüğü
- Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.48Kamu görevlilerinin emekliye sevk onayları
- Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.49İtibarî hizmet süreleri ve itibarî hizmet süresi primi
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.43 — Bulunanların aylıkları
Madde, Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı ve Başbakan olarak görevden ayrılanlara bağlanacak yaşlılık aylığını; bu aylığın gösterge ve memur aylık katsayısı üzerinden hesaplanmasını; 28 ve 29. maddelere göre hak kazanılan aylıkla karşılaştırmayı, aradaki farkın Hazineden tahsilini; görev sırasında ya da görevden sonra ölenlerin hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmasını ve Cumhurbaşkanı yardımcılığı, bakanlık ve TBMM üyeliği görevlerinde bulunanlara ilişkin ek fıkraları düzenler. Hükmün kapsamı bu üst görevlilerle ve onların hak sahipleriyle sınırlıdır. Maaş sigortası dışında kalan genel yaşlılık, malullük ve emeklilik koşullarını düzenlemez (m.28, m.29 ve ilgili maddeler). Dul ve yetim aylığının genel oranlarını ve hesap yöntemini düzenlemez (m.34). Bu aylıklara uygulanmayan 55. maddenin ikinci fıkrasındaki yükseltme hükmü de ayrıca düzenlenmiştir; bu madde yalnız uygulanmadığını belirtir (m.55/2). Kanuna göre hesaplanan aylıkların zamanaşımı ve dava usulü ayrıca düzenlenmiştir.
Bulunanların aylıkları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Gösterge rakamı ve memur aylık katsayısı
- Aylık tutarı, maddede yazılı gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpılmasıyla bulunur. Katsayı her yıl kanunla belirlendiğinden tutar da o oranda güncel değer kazanır.
- Ek gösterge
- Altıncı fıkraya göre yapılacak sigorta primi ve emekli keseneği ile kurum karşılığı hesaplamalarında esas alınan, maddede 9000 olarak belirtilen rakamdır. Aylığın tutarını doğrudan belirlemez, yalnızca prim hesabında kullanılır.
- Emsal alınan en yüksek Devlet memuru
- Altıncı fıkranın koşulu olarak en az iki yıl boyunca prim ödenmesinde hesap yapılacak, en yüksek Devlet memurunun gösterge üzerinden oluşan emsaldir. Ödemenin dayanağı bu emsaldir, fiilî maaş değildir.
- Hazineden tahsil
- Görevden ayrılan üst görevlinin bu maddeye göre bağlanan aylığı ile 28 veya 29. maddeye göre hesaplanan aylık arasındaki farkın devlet hazinesi tarafından ödenmesi ya da bağlanan aylığın tümünün devletçe karşılanmasıdır.
- Hak sahibi
- Görev sırasında ya da görevden sonra ölen üst görevlinin ölüm aylığı veya dul ve yetim aylığı almaya hak kazanan yakınlarıdır. Bu kişilere aylık, ölenin aylığı esas alınarak bağlanır.
Bulunanların aylıkları: hangi şartlar aranır?
- Aylığın bağlanabilmesi için kişinin Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Başbakan olarak görev yapmış ve bu görevinden herhangi bir nedenle ayrılmış olması gerekir.
- Aylık, ilgilinin isteği üzerine bağlanır ve başlangıç, müracaat tarihini izleyen ayın başıdır.
- Cumhurbaşkanı için aylık, 140.690 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunan tutar olarak hesaplanır.
- TBMM Başkanı veya Başbakan için aylık, 133.988 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunan tutar olarak hesaplanır.
- Görevden ayrılan kişi 28. maddeye göre yaşlılık aylığına hak kazanmışsa, 29. maddeye göre ayrıca bir aylık hesaplanır ve iki aylıktan yüksek olanı bağlanır.
- Cumhurbaşkanı yardımcılığı, bakanlık veya TBMM üyeliği görevlerinde bulunanlar için ek fıkraya göre aylık bağlanabilmesi, kanunun 26, 28, 44, geçici 2 ve geçici 4. maddelerine göre aylık bağlanmasına hak kazanılmasını ve en az iki yıl bu görevlerde bulunulmasını gerektirir.
- Aynı kişilere bağlanacak aylığın, ek fıkra kapsamında hesaplanmasında en az iki yıl süreyle en yüksek Devlet memuru emsal alınarak sigorta primi veya emekli keseneği ile kurum karşılığı ödenmiş olması gerekir; bu şart, fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce geçici 4. madde kapsamında Cumhurbaşkanı yardımcılığı, bakanlık ya da TBMM üyeliği görevi esas alınarak malullük veya emeklilik aylığı ödenenler için aranmaz.
- Hak sahiplerine ölüm veya dul ve yetim aylığı bağlanabilmesi için ölenin bu maddeye göre hesaplanan aylığının esas alınması ve ek fıkradaki koşulların bulunması gerekir.
Bulunanların aylıkları: hangi sonuçları doğurur?
- Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı veya Başbakan olarak görevden ayrılan kişi isterse, müracaat tarihini izleyen ay başından itibaren maddede belirtilen gösterge rakamı ile memur aylık katsayısının çarpımı tutarında yaşlılık aylığı bağlanır.
- 28. maddeye göre yaşlılık aylığına hak kazanılmışsa, 29. maddeye göre hesaplanan aylık ile bu maddeye göre bağlanan aylıktan yüksek olanı bağlanır.
- 28. maddeye göre aylığa hak kazanılamıyorsa bu maddeye göre bağlanan aylığın tamamı Hazineden ödenir.
- 28. maddeye göre hak kazanılmasına rağmen 29. maddeye göre hesaplanan aylık düşük kalırsa aradaki fark Hazineden tahsil edilir.
- Görev sırasında veya görevden sonra ölenlerin hak sahiplerine bu maddeye göre hesaplanan aylık esas alınarak ölüm aylığı bağlanır.
- Ek fıkra kapsamında bağlanan aylık, 27, 29, geçici 2 ve geçici 4. maddelere göre hesaplanan aylıktan az olamaz.
- Ek fıkra kapsamında 27, 29, 33, geçici 2 ve geçici 4. maddelere göre hesaplanan aylık, altıncı ve yedinci fıkraya göre bağlanan aylıktan düşük kalırsa aradaki fark Hazineden tahsil edilir.
- Bu madde kapsamında bağlanan aylıklar hakkında 55. maddenin ikinci fıkrası uygulanmaz; yani bu aylıklar yükseltme oranına bağlı olarak artırılmaz.
- Ek fıkrada yer alan 9000 ek gösterge rakamı yalnızca altıncı fıkra kapsamındaki prim ve kurum karşılığı hesaplamasında kullanılır; aylığın tutarını doğrudan belirlemez.
Cumhurbaşkanı ile TBMM Başkanı veya Başbakan arasındaki fark nedir?
Cumhurbaşkanı için taban gösterge 140.690'dır.
TBMM Başkanı veya Başbakan için taban gösterge 133.988'dir.
Aynı memur aylık katsayısıyla hesaplanan aylık tutarları farklıdır; hangi görevden ayrılındığına göre ilgili fıkra uygulanır.
Görevden ayrılan kişi 28. maddeye göre hak kazanıyor ile hak kazanamıyor arasındaki fark nedir?
28. maddeye göre yaşlılık aylığına hak kazanılmışsa 29. maddeye göre ayrıca hesaplanan aylık ile bu maddeye göre bağlanacak aylık karşılaştırılır.
28. maddeye göre hak kazanılamamışsa karşılaştırma yapılmaz.
Hak kazanılmadığında bu maddeye göre bağlanan aylığın tamamı Hazineden ödenir; hak kazanılıp 29. madde aylığı düşükse aradaki fark Hazineden tahsil edilir.
Görevden ayrılan kişi ile ölen üst görevlinin hak sahibi arasındaki fark nedir?
Görevden ayrılan kişinin kendisi aylık isteyebilir ve aylığı istek üzerine bağlanır.
Görev sırasında veya görevden sonra ölen kişinin hak sahipleri bu maddeye göre hesaplanan aylığı esas alarak ölüm aylığı alır.
Hak sahiplerine bağlanan aylık, ölenin hesaplanan aylığına bağlıdır ve ayrıca istek şartı yoktur.
Altıncı fıkra kapsamı ile genel aylık hesabı arasındaki fark nedir?
Ek fıkraya göre yapılan aylık bağlanmasında en az iki yıl görev ve prim ödeme koşulları aranır.
Yalnızca bu maddenin ilk üç fıkrasına göre aylık bağlanmasında bu ek koşul aranmaz.
Altıncı fıkra kapsamında aylık alınamayabilir; birinci ve üçüncü fıkra aylığı ise görev süresi koşuluna bağlı değildir.
Gösterge esaslı aylık ile prim esaslı ek hesap arasındaki fark nedir?
Ana aylık, maddede yazılı gösterge rakamı ile memur aylık katsayısının çarpımıdır.
Ek fıkradaki aylık, 27, 29, geçici 2 ve geçici 4. maddelere göre hesaplanan aylıkla karşılaştırılır ve aşağı çıkmayacak şekilde bağlanır.
Ek fıkra hükmü, hesaplanan aylık ile 122.530 gösterge üzerinden tutar arasında düşük kalana karşı bir alt sınır oluşturur.
Bulunanların aylıkları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde metnindeki gösterge rakamı yerine eski veya başka bir gösterge rakamını esas almak; Cumhurbaşkanı ile TBMM Başkanı veya Başbakan için aynı tutarı uygulamak.
- 28. maddeye göre hak kazanılıp kazanılmadığını kontrol etmeden doğrudan 29. madde aylığını hesaplamak ya da iki aylığı karşılaştırmadan yalnızca birini bağlamak.
- Ek fıkradaki en az iki yıl görev ve prim koşulunu, ilk üç fıkraya göre bağlanan aylıkta da aramak.
- Bu aylıklara 55. maddenin ikinci fıkrasındaki yükseltmeyi uygulamak; madde bu uygulamayı açıkça dışarıda bırakmıştır.
- Altıncı fıkradaki 9000 ek göstergeyi aylığın doğrudan tutarı sanmak; bu rakam yalnızca prim ve kurum karşılığı hesaplamasında kullanılır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Aylığın hesabında kanunda yazılı gösterge rakamının güncel memur aylık katsayısıyla çarpılması esas alınmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/415 E., 2021/850 K., 24.06.2021)
- Bu maddenin kapsamı yalnızca kanunda sayılan üst görevlilerle sınırlı tutulmakta; TBMM Başkanlığı görevine ilişkin özel yükseltme hükmü, bu madde dışında ayrıca değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/415 E., 2021/850 K., 24.06.2021)
- TBMM Başkanı olarak görev yapan kişi için emekli aylığının bu maddeye göre belirlenmesi istemi, görev süresi dikkate alınarak incelenmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2014/19318 E., 2014/16841 K., 09.09.2014)
- Birinci ve üçüncü fıkraların karşılaştırmalı uygulanmasında, görev sürelerine ve hak kazanılan genel aylığa göre farklı sonuçlar doğmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2011/791 E., 2012/225 K., 21.03.2012)
- Kanunun 43. maddesi ile birlikte ilgili prim ve kurum karşılığı ödemelerinin tespiti, uygulamada ayrı bir değerlendirme gerektirmektedir. (Birinci Bölüm, 2015/14011 E., 12.06.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Aylık bağlanmasını isteyen kişi, Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı veya Başbakan olarak görevde bulunduğunu ve görevden ayrıldığını göstermek zorundadır; bu durum resmî atama ve görev sona erme kayıtlarıyla ispatlanır.
- Ek fıkraya dayanan aylık isteyen kişi, en az iki yıl süreyle görevde bulunduğunu ve prim ödediğini yazılı kayıtlarla ispatlamakla yükümlüdür; prim kayıtları yazılı delil niteliğindedir.
- 28. maddeye göre hak kazanıldığı iddiasında bulunan kişi bu hakkı belgelemelidir; Hazineden tahsil talebinde kurum, 29. madde ile karşılaştırmanın doğru yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Hak sahibi, ölenin bu maddeye göre hesaplanan aylığının esas alınmasını ve kendi hak sahipliğini belgeyle ispatlamak zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5510 sayılı Kanun m.28: Görevden ayrılan üst görevlinin genel yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığını belirler; bu maddeye göre hak kazanılması karşılaştırmanın ön şartıdır.
- 5510 sayılı Kanun m.29: Aynı kişi için ayrıca hesaplanan aylığın ölçüsünü verir; 43. maddedeki aylıklardan yüksek olanı bağlanır.
- 5510 sayılı Kanun m.34: Görev sırasında veya görevden sonra ölenlerin hak sahiplerine bu maddeye göre bağlanacak ölüm aylığının dayanağıdır.
- 5510 sayılı Kanun m.55: İkinci fıkrası bu maddeye göre bağlanan aylıklara uygulanmaz.
- 5510 sayılı Kanun m.26: Ek fıkradaki aylık bağlanmasına hak kazanma koşulu olarak anılır.
- 5510 sayılı Kanun m.44: Ek fıkradaki aylık bağlanmasına hak kazanma koşulu olarak anılır.
- 5510 sayılı Kanun m.27: Ek fıkrada karşılaştırılan aylığın hesaplanmasında anılan maddedir.
- 5510 sayılı Kanun m.33: Ek fıkrada dul ve yetim aylığı için karşılaştırılan aylığın hesaplanmasında anılır.
- 5510 sayılı Kanun geçici 2. ve geçici 4. madde: Ek fıkrada hem aylık bağlanma koşulu hem de karşılaştırılan aylık hesabı için anılır; geçici 4. madde ayrıca prim ve emekli keseneği ödenmesi şartının kapsamını belirler.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.44 — Bazı kamu görevlilerine yaşlılık aylığı bağlanacak haller
Bu madde, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(c) bendi kapsamındaki bazı kamu görevlilerinin yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarını düzenler. Birinci fıkrada yaş haddinden veya kadro sebebiyle emekliye ayrılanlar için bağlanma koşulları, ikinci fıkrada ahlak, yetersizlik veya disiplin sebebiyle re'sen emekliye sevk edilenler için koşullar belirlenir. Son fıkra, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre bağlanan aylıkların tahsiline ilişkindir. Madde, kamu görevlisi sıfatı taşımayan sigortalıları ve 4/1-(a) ile (b) bentlerindeki sigortalıların koşullarını düzenlemez. Yaşlılık aylığının genel yaş ve prim koşulları (m.28), aylığın hesaplanması (m.29), yaşlılık aylığının başlangıcı ve kesilmesi ile emekliye sevk onayı, kamu görevlisinin emekliye sevk usulü ve yetkili makamın onayı, 5434 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri ve aylığın tahsil edilmesine ilişkin usul bu maddede değil, başka kanun veya maddelerde düzenlenmiştir.
Bazı kamu görevlilerine yaşlılık aylığı bağlanacak haller: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yaş haddi ile emeklilik
- 5434 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca, sigortalının belirli bir yaşa ulaşması nedeniyle görevinden zorunlu olarak ayrılması halidir. Bu hâlde yaşlılık aylığı için birinci fıkranın (a) bendindeki prim ödeme gün sayısı aranır.
- Kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk
- Özel kanunlar uyarınca kadronun kaldırılması veya kadrosuz kalınması sebebiyle emekliye sevk edilmeyi ifade eder. Bu hâlde yaş şartı aranmaz, yalnızca prim ödeme gün sayısına bakılır.
- Re'sen emekliye sevk
- Sigortalının talebi olmaksızın, ahlak, yetersizlik veya disiplin sebeplerinden dolayı kurumunca veya askerî mahkeme kararı üzerine emekliye ayrılması halidir. Subay, astsubay, askerî memur, uzman jandarma ve uzman erbaşlar için sicil üzerine veya askerî mahkeme kararıyla, diğerleri için yönetmeliğe göre sicil üzerine yapılır.
- Aylığı çalıştıran kamu idaresinden tahsil
- Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre bağlanan aylıkların, m.28 kapsamındaki yaş ve prim ödeme gün sayısı tamamlanana kadar, sigortalıyı çalıştıran kamu idaresinden alınmasını ifade eder.
Bazı kamu görevlilerine yaşlılık aylığı bağlanacak haller: hangi şartlar aranır?
- Sigortalının 4/1-(c) bendi kapsamında kamu görevlisi olması gerekir.
- Birinci fıkranın (a) bendi uygulanacaksa, 5434 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca yaş haddinden emekliye ayrılmış olunması ve prim ödeme gün sayısının 5400 gün olması gerekir.
- Birinci fıkranın (b) bendi uygulanacaksa, özel kanunlar uyarınca kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmiş olunması ve prim ödeme gün sayısının 9000 gün olması gerekir; bu hâlde yaş şartı aranmaz.
- İkinci fıkra kapsamında re'sen emekliye sevk edilen sigortalının, m.28 ikinci ve üçüncü fıkrasında belirtilen yaşı ve prim ödeme gün sayısını tamamlaması gerekir.
- Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre aylık bağlanmış olsa bile, m.28 ikinci ve üçüncü fıkrasında aranan yaş ve prim ödeme gün sayısı tamamlanana kadar aylık, sigortalıyı çalıştıran kamu idaresinden tahsil edilir.
Bazı kamu görevlilerine yaşlılık aylığı bağlanacak haller: hangi sonuçları doğurur?
- Yaş haddinden emekliye ayrılan ve 5400 gün prim ödeme gün sayısını tamamlayan kamu görevlisine yaşlılık aylığı bağlanır.
- Kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilen ve 9000 gün prim ödeme gün sayısını tamamlayan kamu görevlisine yaş şartı aranmaksızın yaşlılık aylığı bağlanır.
- Re'sen emekliye sevk edilen ve m.28 ikinci ve üçüncü fıkrasındaki yaş ve prim ödeme gün sayısını tamamlayan kişiye yaşlılık aylığı bağlanır.
- Birinci fıkranın (a) veya (b) bendine göre bağlanan aylık, m.28 ikinci ve üçüncü fıkrasındaki yaş ve prim koşulları tamamlanana kadar sigortalıyı çalıştıran kamu idaresinden tahsil edilir.
- Prim ödeme gün sayısı tamamlanmamışsa birinci fıkra (a) ve (b) bentleri uygulanmaz ve yaşlılık aylığı bağlanmaz.
Birinci fıkra (a) bendi ile (b) bendi arasındaki fark nedir?
(a) bendi, yaş haddinden emekliye ayrılanları kapsar. Ölçüt, 5434 sayılı Kanun m.40 uyarınca yaş haddi sebebiyle ayrılmadır.
(b) bendi, özel kanunlar uyarınca kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenleri kapsar. Ölçüt, kadrosuzluk sebebidir.
(a) bendinde 5400 gün, (b) bendinde 9000 gün prim ödeme gün sayısı aranır. (b) bendinde yaş şartı aranmaz, (a) bendinde ise m.44 hükmü ayrıca yaş şartı koymaz; yaş haddine ulaşma zaten emeklilik sebebidir.
Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, yaş haddi veya kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayrılanlara uygulanır.
İkinci fıkra, ahlak, yetersizlik veya disiplin sebebiyle re'sen emekliye sevk edilenlere uygulanır.
Birinci fıkrada m.28'e atıf yapılmadan sabit gün sayıları aranırken, ikinci fıkrada m.28 ikinci ve üçüncü fıkrasındaki yaş ve prim koşulları aranır.
Subay, astsubay, askerî memur, uzman jandarma ve uzman erbaş ile diğer 4/1-(c) kapsamındakiler arasındaki fark nedir?
Subay, astsubay, askerî memur, uzman jandarma ve uzman erbaşlar için re'sen emekliye sevk, sicil üzerine veya askerî mahkeme kararı üzerine yapılır.
Bunlar dışında kalan 4/1-(c) kapsamındakiler için re'sen emekliye sevk, yönetmeliğe göre sicil üzerine yapılır.
Her iki grupta da ikinci fıkranın sonucu aynıdır; ancak sevk sebebinin ve kararın kaynağının belirlenmesinde ayrı mevzuat ve sicil esasları uygulanır.
Bazı kamu görevlilerine yaşlılık aylığı bağlanacak haller: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birinci fıkranın (a) bendindeki 5400 gün ile (b) bendindeki 9000 gün şartını karıştırmak; (b) bendinde yaş şartını aramak.
- İkinci fıkrada re'sen emekliye sevk edilenlere m.28 yaş ve prim şartını uygulamamak veya birinci fıkra gün sayılarını uygulamak.
- Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre bağlanan aylığın, m.28 koşulları tamamlanmadan kesin olarak bağlanmış sayılıp tahsil yükümlülüğünü göz ardı etmek.
- Re'sen emekliye sevk sebebinin ahlak, yetersizlik ve disiplin hallerini birbirine karıştırmak; ikinci fıkranın koşullarını yalnız sicil kaydı üzerinden değerlendirmek.
- Yaş haddi ile emekliye ayrılan kişiye, kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk hükmünü (9000 gün) uygulamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ahlak, yetersizlik veya disiplin sebebiyle re'sen emekliye sevk edilen askerî personelin işleminde, 5434 sayılı Kanun'un 39/e maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 44/2 maddesinin birlikte uygulanabildiği kabul edilmektedir. (12. Daire, 2021/1488 E., 2023/2012 K., 12.04.2023)
- Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 44. maddesinde tanımlanan ağır kusur kavramının, 5510 sayılı Kanun'da bağışlanmaz kusur yerine kullanılan ağır kusurla birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/370 E., 2022/1622 K., 29.11.2022)
- Ağır kusur kavramının 5510 sayılı Kanun'da tanımlanmadığı, bu nedenle yönetmelikteki tanıma başvurulması gerektiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2021/287 E., 2021/12267 K., 14.10.2021; 10. Hukuk Dairesi, 2016/5056 E., 2018/4123 K., 26.04.2018)
- İş kazası ve meslek hastalığında işverenin sorumluluğu ile ilgili m.43-44 değerlendirmesinde, üçüncü kişinin tamamen kusurlu olduğu hâllerde işverenin sorumluluğunda indirim yapılmasının gerektiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2018/5400 E., 2018/8825 K., 02.11.2018)
Nasıl ispat edilir?
- Yaşlılık aylığını talep eden sigortalı, yaş haddi veya kadrosuzluk sebebiyle emekliye sevk edildiğini emekliye sevk onayı ile belgelemek zorundadır.
- Prim ödeme gün sayısı, sigortalılık ve prim bildirim kayıtları ile ispatlanır; tamamlanmadığını ileri süren kurum bu iddiayı ispatla yükümlüdür.
- Re'sen emekliye sevk edilen için sevk sebebinin ahlak, yetersizlik veya disiplin olduğu, ilgili sicil kayıtları veya askerî mahkeme kararı ile ispatlanır.
- Kurum, aylığın çalıştıran kamu idaresinden tahsili gerektiğini, çalışmanın devam ettiğini ve m.28 koşullarının tamamlanmadığını ileri süren taraf olarak bu hususları ispat etmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5510 sayılı Kanun m.4: Birinci fıkranın (c) bendi, maddenin uygulanacağı kamu görevlilerinin sigortalılık kapsamını belirler.
- 5510 sayılı Kanun m.28: İkinci fıkranın ve ikinci fıkranın yaş ve prim koşulunun kaynağıdır; ikinci ve üçüncü fıkrasında aranan yaş ve prim ödeme gün sayısı, birinci fıkra (a) ve (b) bentlerine göre bağlanan aylıkların tahsil süresini belirler.
- 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu m.40: Birinci fıkranın (a) bendinde atıfta bulunulan yaş haddinden emekliye ayrılma halini tanımlar.
- 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu: Kanunun 39/e maddesi, TSK'dan ayırma cezası sonrası re'sen emekliye sevk uygulamasında m.44/2 ile birlikte atıf konusu olarak kararlarda anılır.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.45 — Verilenlerin sigortalılıkları ve primleri
5510 sayılı Kanun'un 45. maddesi, 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan görevden uzaklaştırılan, görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan ya da gözaltına alınanlar ile görevine son verilip yargı kararıyla iade edilenler ve aylıksız izne ayrılıp göreve dönenler bakımından prim alınmasının esaslarını düzenler. Madde; prime esas kazancın yarısı veya tamamı üzerinden prim alınmasını, prim ödeme gün sayısının hesabını, görevine son verilip iade edilenlerin primlerinin kurumca ödenmesini, ek bildirge düzenlenmesini ve aylıksız izin dönüşünde 67. maddedeki 30 günlük prim ödeme şartının aranmamasını ve aylıksız izin süreleri için genel sağlık sigortası priminin işverence ödenmesini kapsar. Madde, 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi dışındaki sigortalıları, prim oranlarını, prim ödeme yükümlülüğünün genel esaslarını, prim borçlarının tahsilini ve sağlık giderlerinin geri alınmasını düzenlemez; bunlar için sırasıyla 4. madde, 80. madde, 6183 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri (m.102, m.67) incelenmelidir. Maddede yer alan 102. madde ise ek bildirge yükümlülüğüne yalnızca atıf yapar; bildirge ve sonrası işlemler ayrıca değerlendirilmelidir.
Verilenlerin sigortalılıkları ve primleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Prime esas kazanç
- Sigortalının kanuna göre prim hesabına esas alınan ücret veya kazancıdır. Madde, prim alınacak tutarın bu kazancın yarısı ya da tamamı olarak belirlenmesinde bu kavramı esas alır.
- Eksik aylık
- Kanunları gereğince görevden uzaklaşma veya tutukluluk süresi için tam aylık yerine eksik aylığa hak kazanan sigortalı durumudur. Eksik aylığa hak kazanan kişiler için prim yarım kazanç üzerinden alınır.
- Tam aylığa hak kazanma
- Görevden uzaklaştırma veya tutukluluk süresinin sonradan görevine iadesi ile sigortalının bu süre için tam aylığa hak kazanmasıdır. Bu durumda prim, kazancın tamamı üzerinden alınır.
- Prim ödeme gün sayısı
- Prim yükümlülüğünün hesabında kullanılan gün sayısıdır. Yarım kazanç üzerinden prim alınan dönemlerde bu gün sayısı, ilgili sürelerin yarısı olarak hesaplanır.
- Ek bildirge
- Sigortalılık durumu değişen sigortalılar için düzenlenip Kuruma verilen bildirgedir. Maddeye göre bu hallerde 102. maddenin hükümleri uygulanmaz.
- Aylıksız izin
- İlgili kanunlar uyarınca sigortalının çalışmadan ücretsiz izinli sayıldığı dönemdir. Maddenin son fıkrası bu dönemlerde 67. maddedeki 30 günlük prim ödeme şartını aramaz ve genel sağlık sigortası primini düzenler.
Verilenlerin sigortalılıkları ve primleri: hangi şartlar aranır?
- Sigortalının 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olması gerekir.
- Sigortalının görevden uzaklaştırılmış olması veya görevi ile ilgili olsun olmasın herhangi bir suçtan tutuklanmış ya da gözaltına alınmış olması gerekir.
- Sigortalının kanunları gereğince eksik aylığa hak kazanmış olması halinde prime esas kazancın yarısı üzerinden prim alınması gerekir.
- Sigortalının sonradan görevine iade edilerek tam aylığa hak kazanmış olması halinde prime esas kazancın tamamı üzerinden prim alınması gerekir.
- Yarım kazanç üzerinden prim alınan sigortalıların prim ödeme gün sayısı ilgili sürelerin yarısı olarak hesaplanmalıdır.
- Görevine son verilip yargı kararı ile iade edilen sigortalının primleri, görevine son verildiği tarihten göreve başladığı tarihe kadar kendi kadrosunun veya emsal kadronun prime esas kazancına göre hesaplanmalıdır.
- Görevine son verilip iade edilenlerin prime ait sigortalı ve işveren hisselerine uygulanan gecikme cezası ve gecikme zamları Kurumca ödenmelidir ve bu süreler sigortalılık süresinden sayılmalıdır.
- Aylıksız izin sonrası göreve başlayan veya bir yıl ve daha kısa süreli aylıksız izne ayrılan sigortalılarda 67. maddedeki 30 günlük prim ödeme şartı aranmamalıdır.
- Aylıksız izinli geçen süreler için prime esas kazanç alt sınırının altında olmamak kaydıyla aylıksız izne ayrılma tarihindeki prime esas kazanç üzerinden yüzde 12 oranında genel sağlık sigortası primi işverence ödenmelidir.
- Askerlik hizmeti nedeniyle aylıksız izne ayrılanlarda genel sağlık sigortası priminin ödenmesinde bir yıllık süre sınırı uygulanmaz.
Verilenlerin sigortalılıkları ve primleri: hangi sonuçları doğurur?
- Eksik aylığa hak kazanan sigortalının görevden uzaklaştırılma veya tutukluluk süresi için prim, prime esas kazancın yarısı üzerinden alınır.
- Sonradan tam aylığa hak kazanan sigortalının aynı süreler için prim, prime esas kazancın tamamı üzerinden alınır.
- Yarım kazanç üzerinden prim alınan dönemlerde prim ödeme gün sayısı ilgili sürelerin yarısı olarak hesaplanır.
- Görevine son verilip yargı kararıyla iade edilenlerin primleri kadro veya emsal kadro kazancına göre hesaplanır ve bu primlere ait gecikme cezası ile gecikme zamları Kurumca ödenir.
- Görevine son verilip iade edilen sigortalının bu süreleri sigortalılık süresinden sayılır.
- Birinci ve ikinci fıkraya göre sigortalılık durumu değişenler için ek bildirge düzenlenerek Kuruma verilir ve bu durumda 102. madde hükümleri uygulanmaz.
- Aylıksız izin sonrası göreve başlayanlar ile bir yıl ve daha kısa süreli aylıksız izne ayrılanların izin süreleri için 67. maddedeki 30 günlük prim ödeme şartı aranmaz.
- Aylıksız izinli sigortalının bu süreler için genel sağlık sigortası primi, prime esas kazanç alt sınırının altında olmamak kaydıyla izne ayrılma tarihindeki kazanç üzerinden yüzde 12 oranında işverence ödenir.
- Askerlik hizmeti nedeniyle aylıksız izne ayrılanlarda genel sağlık sigortası priminin ödenmesinde bir yıllık süre sınırı uygulanmaz.
Eksik aylık ile tam aylık arasındaki fark nedir?
Kanunları gereğince eksik aylığa hak kazanan sigortalılar, görevden uzaklaştırma veya tutukluluk süresi için yarım kazanç üzerinden prim öder.
Sonradan görevine iade edilerek bu süreler için tam aylığa hak kazanan sigortalılar, kazancın tamamı üzerinden prim öder.
Prim matrahı yarıya veya tamamına iner ya da çıkar; prim ödeme gün sayısı da yarım kazanç hâlinde ilgili sürenin yarısı olarak hesaplanır.
Görevden uzaklaştırma ve tutukluluk ile görevine son verilip yargı kararıyla iade arasındaki fark nedir?
Görevden uzaklaştırılan veya tutuklanan ya da gözaltına alınan sigortalı, eksik veya tam aylık durumuna göre prim öder.
Görevine son verilip yargı kararıyla iade edilen sigortalının primi, görevine son verildiği tarihten göreve başladığı tarihe kadar kadro veya emsal kadro kazancına göre hesaplanır.
Ek fıkradaki hesap yöntemi uygulanır; bu dönem için gecikme cezası ve gecikme zamları Kurumca ödenir ve süreler sigortalılık süresinden sayılır.
Aylıksız izin sonrası dönüş ile aylıksız izin süresi arasındaki fark nedir?
Aylıksız izin sonrası göreve başlayanlar ile bir yıl ve daha kısa süreli aylıksız izne ayrılanlar.
Askerlik hizmeti nedeniyle aylıksız izne ayrılanlar.
İlk grupta 67. maddedeki 30 günlük prim ödeme şartı aranmaz; askerlik hâlinde genel sağlık sigortası priminin ödenmesinde bir yıllık süre sınırı uygulanmaz.
Verilenlerin sigortalılıkları ve primleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Prim matrahını, eksik aylık hâlinde de tam kazanç üzerinden hesaplamak; eksik aylık hâlinde yarım kazanç uygulanmalıdır.
- Yarım kazanç üzerinden prim alınan dönemde prim ödeme gün sayısını tam süre olarak almak; gün sayısı yarıya indirilmelidir.
- Görevine son verilip yargı kararıyla iade edilen sigortalının primini genel kazanç üzerinden hesaplamak; kadro veya emsal kadro kazancı esas alınmalıdır.
- Aylıksız izin dönüşünde 67. maddedeki 30 günlük şartı her durumda aramak; yalnızca maddede sayılan hallerde bu şart aranmaz.
- Askerlik hizmeti nedeniyle aylıksız izinde de bir yıllık sınırı uygulamak; bu hâlde süre sınırı uygulanmaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yersiz yapılan sağlık giderlerinin geri alınması davalarında, Kurumun sağlık gideri yönünden tahsil hakkının bulunup bulunmadığının 45. madde gözetilerek araştırılması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/2743 E., 2019/275 K., 12.03.2019; 10. Hukuk Dairesi, 2019/2503 E., 2020/2896 K., 08.06.2020; 10. Hukuk Dairesi, 2023/9636 E., 2024/481 K., 24.01.2024)
- Sağlık giderinin 45. madde gereği talep edilemeyeceği dönemlerin tespit edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2024/2360 E., 2024/2734 K., 14.03.2024)
- Vazife malullüğü bağlanması uyuşmazlıklarında 45. maddenin uygulanıp uygulanmayacağının olay bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2024/7006 E., 2025/11512 K., 09.09.2025)
- Çalışmanın fiili olup olmadığı konusunda eksik araştırma yapılmasının, 45. maddenin de gözetilerek sağlık gideri tahsil hakkının irdelenmesini gerektirdiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2023/9636 E., 2024/481 K., 24.01.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Görevden uzaklaştırma, tutukluluk veya gözaltı ile görevine son verilip iade edilme durumunun belgelenmesi, prim hesabını yapan Kurumun ispat yükü altındadır.
- Eksik aylık ya da tam aylık hakkının belirlenmesinde ilgili kurum kararları ve görevden uzaklaştırma işlemi belgeleri esas alınır.
- Yargı kararıyla iadenin ve bu dönemler için kadro veya emsal kadro kazancının ispatı, prim tahsili talep eden tarafça yapılır.
- Aylıksız izin süresinin ve askerlik hizmeti nedeniyle izin halinin ispatı, izne ayrılma belgeleri ile yapılır; sigortalı izin süresini belgelemekle yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5510 sayılı Kanun m.4: Maddenin uygulanacağı sigortalı kategorisini belirleyen maddedir; birinci fıkranın (c) bendi kapsamındaki sigortalılar bu maddenin konusudur.
- 5510 sayılı Kanun m.67: Aylıksız izin dönüşünde aranan 30 günlük prim ödeme şartıdır; 45. madde belirli hallerde bu şartı aramaz.
- 5510 sayılı Kanun m.102: Ek bildirge ile ilgili genel hükümdür; 45. maddenin üçüncü fıkrası sigortalılık durumu değişenlerde bu maddenin uygulanmayacağını belirtir.
- 5510 sayılı Kanun m.80: Prim ödeme ve tahsil usulünü düzenler; 45. maddenin kurumca ödenen gecikme cezası ve gecikme zamları bu genel prim sistemi içinde değerlendirilir.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.46 — Bazı kamu görevlilerinin prime esas kazançları ve prime esas kazanç üst sınırı
Madde, harp okulları, fakülte ve yüksek okullar ile astsubay meslek yüksek okulu, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ve polis akademisi öğrencilerinin, Milli Savunma, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ya da Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaları ve bu öğrencilerin harçlıkları ile prime esas kazançları arasındaki farkın kurumlarınca ödenmesini düzenler. Ayrıca kendi hesabına okuyup sonradan subay, astsubay, komiser yardımcısı veya polis memuru olanların başarılı öğrenim sürelerinin borçlanmasını ve bu borcun ödeme şeklini, askeri birliklerde rütbeyle silah altına alınanların prim farklarını ile yurt dışına görevlendirilen (c) bendi sigortalılarının prime esas kazanç tespitini düzenler. Maddenin uygulandığı kişiler, yukarıda sayılan kurumlara bağlı öğrenciler ile bu kurumlarda çalışan (c) bendi kapsamındaki sigortalılardır. Askerî ve emniyet personelinin atama, rütbe ve maaş esaslarını, genel prim oranlarını ve prime esas kazanç üst sınırını (m.82) düzenlemez. Borçlanmanın zamanaşımı ya da usul yönü, (c) bendinin tanımı (m.4) ve genel prim ödeme yükümlülüğü (m.80) başka maddelerde yer alır.
Bazı kamu görevlilerinin prime esas kazançları ve prime esas kazanç üst sınırı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Hesabına okuma
- Öğrencinin öğrenim giderinin ve harçlığının Milli Savunma, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı veya Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından karşılandığı okuma biçimidir. Kendi hesabına okuma ise öğrencinin kendi imkânıyla öğrenim görmesidir ve birinci fıkra kapsamı dışındadır.
- Öğrenci harçlığı
- Hesabına okunan öğrenciye ilgili kurumca ödenen aylık ödemedir. Birinci fıkrada prim farkı hesabında bu harçlık, ilgili rütbenin aylık aldığı en az aylığa göre karşılaştırılır.
- Başarılı öğrenim süresi
- Öğrencinin kendi hesabına okuduğu fakülte veya yüksekokul süresinden, başarısız geçen sınıf veya yılların düşülmesiyle kalan öğrenim süresidir. Yalnızca bu süreler borçlanmaya konu olur.
- Prime esas kazanç farkı
- Birinci ve üçüncü fıkrada, rütbe ve vazife arasında karşılaştırmaya konu olan kazançların farkıdır. Yüksek olan kazançtan düşük olan kazanç çıkarılarak hesaplanır ve bu fark üzerinden prim ödenir.
- Borçlanma
- İkinci fıkrada tanımlanan, sigortalının kendi ödediği primlerle öğrenim sürelerini hizmetten saydırma işlemidir. Hesap, borçlanmanın yapıldığı tarihteki aylığın yüzde kırk beşi üzerinden yapılır.
Bazı kamu görevlilerinin prime esas kazançları ve prime esas kazanç üst sınırı: hangi şartlar aranır?
- Birinci fıkra kapsamında öğrencinin Milli Savunma, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı veya Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyor olması gerekir.
- Öğrencinin harçlığı ile ilgisine göre en az aylık alan teğmen, astsubay çavuş veya komiser yardımcısı ya da polis memuru prime esas kazancı arasındaki farkın primi hesaplanabilmelidir.
- İkinci fıkradan yararlanılabilmesi için öğrencinin fakülte veya yüksekokulda kendi hesabına okumuş olması ve sonradan subay, astsubay, komiser yardımcısı, polis memuru olarak atanması ya da yedek subay veya yedek astsubaylık hizmetini takiben subaylığa geçirilmiş olması gerekir.
- Borçlanmada, borçlanmanın yapıldığı tarihte ilgisine göre en az aylık alan teğmenin, astsubay çavuşun, polis memurunun veya komiser yardımcısının prime esas kazancının yüzde kırk beşi esas alınır.
- Üçüncü fıkrada, talim ve manevra için rütbeyle silah altına alınan (c) bendi sigortalılarında rütbe kazancının vazife kazancından fazla olması ya da seferberlik ve harpte vazife kazancının rütbe kazancından fazla olması durumunda aradaki farkın bulunması gerekir.
- Dördüncü fıkrada, (c) bendi kapsamındaki sigortalının prime esas kazancının belirlenmesinde m.82'deki üst sınırın aranmaması ve yurt dışı görevlerde ilgili kadro kazancına bakılması gerekir.
- Borçlanmada hizmetten sayılan sürelerin primleri kendilerince ödenmelidir. Borç, tebliğ tarihinden itibaren iki yıl içinde eşit taksitlerle ödenmelidir.
Bazı kamu görevlilerinin prime esas kazançları ve prime esas kazanç üst sınırı: hangi sonuçları doğurur?
- Birinci fıkra kapsamında öğrencinin harçlığı ile en az aylık alan teğmen veya astsubay çavuşun ya da komiser yardımcısı ve polis memurunun prime esas kazancı arasındaki fark üzerinden prim, öğrenci adına kurumlarınca ödenir.
- İkinci fıkra kapsamında başarılı öğrenim süreleri, borçlanmanın yapıldığı tarihteki ilgili rütbenin prime esas kazancının yüzde kırk beşi üzerinden hesaplanan primin sigortalı tarafından ödenmesiyle hizmetten sayılır.
- İkinci fıkradaki borç tebliğ tarihinden itibaren iki yıl içinde eşit taksitlerle ödenir.
- Üçüncü fıkrada talim ve manevra için rütbeyle silah altına alınanlarda fark primi vazife gördükleri kurumca, seferberlik ve harpte ise rütbe kazancını ödeyen kamu idaresince kesilerek Kuruma ödenir.
- Dördüncü fıkraya göre (c) bendi sigortalılarında prime esas kazancın tespitinde m.82 üst sınırı aranmaz.
- Yurt dışına geçici görevle gönderilenlerde bulundukları kadroya ilişkin kazanç, yurt dışı kadrolarına atananlarda atanma tarihi itibarıyla yeni kadro ile önceki yurt içi kadro kazancından yüksek olanı esas alınır.
- Sürekli görevle atananların yurt dışı kadrolarına ilişkin kazancın belirlenmesinde, Kurum ve Maliye Bakanlığı müştereken yetkilidir; belirleme ilgili kamu idaresinin görüşü üzerine yapılır.
Hesabına okuyan öğrenci ile kendi hesabına okuyan öğrenci arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, Milli Savunma, Jandarma, Sahil Güvenlik veya Emniyet hesabına okuyan öğrencileri kapsar.
İkinci fıkra, kendi hesabına okuyup sonradan subay, astsubay, komiser yardımcısı veya polis memuru olanları kapsar.
Birinci fıkrada kurum öğrencinin prim farkını öder; ikinci fıkrada prim borcu sigortalıya aittir ve sigortalı borçlanma yoluyla öder.
Birinci fıkra ile ikinci fıkra (hesap kıstası) arasındaki fark nedir?
Birinci fıkrada esas alınan kazanç, öğrenci harçlığı ile teğmen veya astsubay çavuşun en az aylık aldığı kazanç arasındaki farktır.
İkinci fıkrada esas alınan kazanç, borçlanmanın yapıldığı tarihteki ilgili rütbenin prime esas kazancının yüzde kırk beşidir.
Hesap yöntemleri farklıdır; öğrenci dönemi için kurumca yapılan ödeme ile sigortalının kendi borçlanması birbirine karıştırılmamalıdır.
Üçüncü fıkra ile dördüncü fıkra arasındaki fark nedir?
Üçüncü fıkra, talim ve manevra ile seferberlik ve harpte rütbe ile vazife kazançları arasındaki farkın primini düzenler.
Dördüncü fıkra, (c) bendi sigortalılarında prime esas kazanç tespitinde üst sınırın aranmamasını ve yurt dışı görevde kadro kazancının esas alınmasını düzenler.
Üçüncü fıkrada fark primi ilgili kurumca kesilip ödenir; dördüncü fıkrada üst sınır uygulanmaz ve yurt dışı kadrolarına göre hesap yapılır.
Bazı kamu görevlilerinin prime esas kazançları ve prime esas kazanç üst sınırı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birinci fıkradaki kurumca ödenen prim farkı ile ikinci fıkradaki sigortalı tarafından yapılan borçlanmayı aynı hesap yöntemine tabi tutmak; birincisinde öğrenci harçlığı, ikincisinde yüzde kırk beşlik oran esas alınır.
- Başarısız geçen sınıf veya yılları da borçlanma süresine dahil etmek; ikinci fıkra yalnızca başarılı öğrenim süresini hizmetten sayar.
- Borçlanma tutarını güncel aylık yerine eski tarihli aylık üzerinden hesaplamak; hesap borçlanmanın yapıldığı tarihteki aylığa göre yapılır.
- Dördüncü fıkradaki üst sınır muafiyetini tüm sigortalılara uygulamak; muafiyet yalnızca (c) bendi kapsamındaki sigortalılar içindir.
- Borç taksitlerini tebliğ tarihinden değil başka bir tarihten itibaren saymak; iki yıllık süre tebliğ tarihinden başlar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Öğrenim süresinin borçlanmasında, başarısız geçen sınıfların kapsam dışında bırakılması ve yalnızca başarılı öğrenim süresinin hizmetten sayılması yönünde uygulama görülmektedir. (12. Daire, 2022/5408 E., 2023/914 K., 07.03.2023)
- Kendi hesabına okuyup sonradan subay veya astsubay olanların, ikinci fıkrada aranan şartların ve borçlanma tarihindeki aylık esasının dikkate alınarak değerlendirildiği görülmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2012/15329 E., 2013/8585 K., 29.04.2013)
- Öğrenim süresinin hizmete sayılması için sigortalılık başlangıç tarihinden önceki sürelerin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği yönünde uygulama bulunmaktadır. (12. Daire, 2020/4101 E., 2023/1512 K., 30.03.2023)
- Madde metninde yer alan hükümlerin 5510 sayılı Kanun'un ilgili diğer maddeleriyle birlikte değerlendirildiği, özellikle rütbe ile vazife kazancı farkının hesabında dikkat edildiği görülmektedir. (2018/38 E., 2018/65 K., 31.05.2018)
Nasıl ispat edilir?
- Borçlanmayı talep eden sigortalı, öğrenim süresini ve kendi hesabına okuduğunu belgeyle ispatlar; subay, astsubay, komiser yardımcısı veya polis memuru olarak atandığına dair atama belgesi ile başarılı öğrenim süresine ilişkin okul kayıtları ibraz edilmelidir.
- Kurum, birinci fıkra kapsamında öğrencinin hesabına okuduğunu ve harçlık tutarını ilgili kurumun yazısı ile belgelemelidir; prime esas kazanç farkının hesabında bu belgeler esas alınır.
- Dördüncü fıkrada yurt dışı kadro kazancının belirlenmesinde ilgili kamu idaresinin görüşü ve kadro belgesi delil niteliğindedir.
- Borçlanma tutarına itiraz eden taraf, hesaplamanın yüzde kırk beşlik orana uyulmadığını veya yanlış tarihteki aylığın esas alındığını ileri sürerse bu iddiasını kendisi ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5510 sayılı Kanun m.4: (c) bendi sigortalılığının tanımını verir; m.46'daki rütbeli ve silah altına alınan kişilerin hangi sigortalılık statüsüne girdiğini belirler.
- 5510 sayılı Kanun m.82: Prime esas kazanç üst sınırını düzenler; m.46 dördüncü fıkra bu sınırın (c) bendi sigortalıları bakımından aranmayacağını belirtir.
- 5510 sayılı Kanun m.80: İşverenin prim ödeme yükümlülüğünü ve gecikme sonuçlarını düzenler; m.46'daki kurumca yapılan ödemelerin genel prim rejimindeki yerini tamamlar.
- 5510 sayılı Kanun m.53: Sigortalılık hallerinin çakışması durumunu düzenler; birden fazla statüye tabi olan (c) bendi sigortalısının hangi statüye göre prim ödeyeceğini belirler.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.47 — Vazife malûllüğü
5510 sayılı Kanun'un 47. maddesi, 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olan kamu görevlilerinin vazife malûllüğü hâllerini, bu hâllerde doğan malûllük aylığının bağlanma koşullarını ve hesaplama esaslarını düzenler. Düzenlenen başlıklar; vazife malûllüğünün tanımı ve kapsamı, vazife malûllüğü sayılmayacak hâller, kamu idarelerinin ve sigortalıların bildirim yükümlülüğü ve süreleri, aylığın başlangıcı, geç bildirilen hâllerin durumu, aylık hesabı ve zam oranları, harp malûllüğü ve harp malûllüğü zammı, çalışan malûllerin durumu ile hak sahiplerine bağlanacak ölüm aylığıdır. Madde, 4/1-c kapsamındaki sigortalılara uygulanır; (a) ve (b) bendi sigortalıları ile iş kazası sonucu malûllük hükümleri bu maddenin kapsamında değildir. Malûl sayılma ölçütü ve tespit usulü (m.25) ile yaşlılık aylığı ve hesaplama esasları (m.29) bu maddede düzenlenmez; bunlar ilgili maddelerde yer alır. Sürenin hak düşürücü mü zamanaşımı mı olduğu ve geç bildirim sonrası zamanaşımı uygulaması bu maddenin lafzında ayrıca belirlenmemiştir; bu konular ilgili kanun hükümleri ve içtihatla birlikte değerlendirilmelidir.
Vazife malûllüğü: hangi kavramlar bilinmeli?
- Vazife malûllüğü
- Sigortalının vazifesini yaparken veya vazifesi dışında idarece görevlendirildiği başka kamu işlerini yaparken ya da bu işlerden, kurumun menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken, idarece sağlanan bir taşıtla işe gelip dönerken ya da işyerinde meydana gelen kazadan doğan malûllüktür. Kazanın bu bağlantılardan biriyle ilişkisi aranır.
- Vazife malûlü
- Vazife malûllüğüne uğrayan sigortalıdır. Madde, bu kişiler hakkında vazife malûllüğü aylığı bağlanmasını düzenler.
- Harp malûlü
- Madde metninde sayılan harp, harbe hazırlık, harekât, denizaltı veya dalgıçlık, uçuş ve yurt dışı görevlendirme gibi hâllerde vazife malûlü olan kişilerdir. Bunlara ayrıca harp malûllüğü zammı bağlanır.
- Malûllük derecesi
- Malûllüğün ağırlığını gösteren, 1 ile 6 arasında değişen derecedir. Vazife malûllüğü aylığına eklenecek zam oranı ile harp malûllüğü zammı göstergesi bu dereceye göre belirlenir.
- Kuruma bildirim süresi
- Kamu idaresinin ve sigortalının vazife malûllüğünü Kuruma bildirmesi gereken süredir. Süre, olayın meydana geldiği tarihten, kati raporun onay tarihinden ya da esirlik ve gaiplik hâlinin sona erdiği tarihten başlar.
- Prim ödeme gün sayısı toplamı
- Vazife malûllüğünden önceki hizmet süreleri ile malûllük sonrası hizmet süreleri eklenerek bulunan toplam prim ödeme gün sayısıdır. Aylığın hesabında 10800 gün sınırı esas alınır.
- Harp malûllüğü zammı
- Harp malûllerine, malûllük derecesine göre belirlenen gösterge ile memur aylık katsayısının çarpımından bulunan tutarın ayrıca eklenmesidir. Harp malûllüğü zammı, gösterge tablosuna göre hesaplanır ve kendi başına bir tutardır.
Vazife malûllüğü: hangi şartlar aranır?
- Malûllüğün 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalı için ortaya çıkmış olması gerekir.
- Malûllüğe yol açan olayın vazifenin ifası, vazife dışında idarece görevlendirilmeye bağlı iş, kurum menfaatini koruma, idarece sağlanan taşıtla işe gelip dönüş veya işyerindeki kaza gibi madde metninde sayılan hâllerden birinde meydana gelmiş olması gerekir.
- Malûllüğün, madde metninde sayılan a) keyif verici madde kullanma, b) mevzuat ve emir dışında hareket etme, c) yasak fiil, d) intihara teşebbüs ve e) menfaat sağlama veya zarar verme amacı hâllerinden birinden doğmamış olması gerekir; bunlardan doğan malûllüğe vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz.
- Kamu idaresinin olayı yetkili kolluk kuvvetlerine veya yetkili mercilere derhal, Kuruma en geç onbeş iş günü içinde bildirmesi gerekir; sigortalı veya hak sahipleri de aynı süre içinde Kuruma bildirimde bulunabilir.
- Vazife malûllüğü aylığına hak kazanılması için malûllüğün 25. madde uyarınca malûllük sayılacak derecede bulunması ve belgelenmesi gerekir.
- Aylık, prim ödeme gün sayısı toplamı esas alınarak ve en son prime esas kazanç üzerinden 29. maddeye göre hesaplanıp malûllük derecesine göre belirlenen zam oranı uygulanarak bağlanır.
- Harp malûlü için harp malûllüğü zammının Kurumca belirlenecek peşin sermaye değeri toplamının en geç bir ay içinde ilgili bakanlık tarafından Kuruma yatırılması gerekir.
Vazife malûllüğü: hangi sonuçları doğurur?
- Vazife malûllüğü aylığı, prim ödeme gün sayısı toplamı 10800 güne kadar ise 10800 gün üzerinden, 10800 günden fazla ise toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, en son prime esas kazanç esas alınarak 29. maddeye göre hesaplanır.
- Hesaplanan aylığa malûllük derecesine göre zam eklenir: 1. derece %30, 2. derece %23, 3. derece %15, 4. derece %7, 5. derece %3, 6. derece %2.
- Harp malûlüne ayrıca malûllük derecesine göre gösterge ile memur aylık katsayısının çarpımından bulunan harp malûllüğü zammı verilir; bu zam 1. derece için 1100, 6. derece için 400 göstergeye dayanır.
- Sürede bildirilen malûllükte aylık, sigortalının ölüm ya da malûliyet sebebiyle görevinden ayrıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren bağlanır.
- Süresi içinde bildirilmeyen sigortalıya, sonradan yapılan bildirim üzerine, malûllüğün belgelenmesi ve hak kazanılması şartıyla, zamanaşımı hükümleri gözetilerek aylık bağlanır veya mevcut aylık düzeltilir.
- Vazife malûllüğü hükümleri, keyif verici madde, mevzuat ve emir dışı hareket, yasak fiil, intihara teşebbüs ya da menfaat veya zarar amacından doğan malûllüklerde uygulanmaz.
- Vazife malûllüğü aylığı bağlananlardan 4/1-c kapsamında çalışmaya başlayanların aylığı, çalışmaya başladıkları tarihi izleyen ödeme dönemi başından itibaren kesilir ve uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.
- Vazife malûllüğü nedeniyle ölen sigortalının hak sahiplerine, madde uyarınca tespit edilen aylık, 34. ve 35. madde hükümlerine göre bağlanır; ayrıca 37. madde uyarınca cenaze ve evlenme ödeneği verilir.
- Bu maddeye göre bağlanacak vazife veya harp malûllüğü aylıkları, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emsali iştirakçiye bağlanacak aylıktan az olamaz.
- Harp malûlüne verilecek harp malûllüğü zammı tutarının süresinde yatırılmaması hâlinde 89. madde hükümleri uygulanır.
Vazife malûllüğü ile vazife malûllüğü hükümlerinin uygulanmadığı haller arasındaki fark nedir?
Olay, vazifenin ifası, vazife dışı görevlendirme, kurum menfaati, idarece sağlanan taşıtla gidiş-geliş veya işyeri kazası gibi madde metnindeki bağlantılardan birini taşıyorsa malûllük vazife malûllüğü sayılır.
Malûllük, keyif verici madde kullanma, mevzuat ve emir dışında hareket, yasak fiil, intihara teşebbüs veya menfaat ya da zarar amacından doğmuşsa vazife malûllüğü sayılmaz.
Bu ikinci gruba giren hâllerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz ve vazife malûllüğü aylığı bağlanmaz.
Vazife malûlü ile harp malûlü arasındaki fark nedir?
Vazife malûlü, madde metnindeki genel vazife bağlantısıyla malûl olan sigortalıdır.
Harp malûlü, madde metninde sayılan harp, harp bölgesi, harekât, denizaltı, uçuş, dalgıçlık veya yurt dışı görevlendirme hâllerinde malûl olan vazife malûlüdür.
Harp malûllerine ayrıca harp malûllüğü zammı, gösterge tablosuna göre hesaplanmak üzere bağlanır; vazife malûllerinde bu zam bulunmaz.
Bildirim süresinin başlangıcı: olay / kati rapor / esirlik-gaiplik: fark nedir?
Genel hâlde süre, vazife malûllüğüne sebep olan olayın meydana geldiği tarihten başlar.
Hastalık nedeniyle tedavisinin imkânsız olduğuna dair kati raporun onaylandığı durumda süre bu raporun onay tarihinden; esirlik ve gaiplik hâllerinde ise bu hâllerin sona erdiği tarihten başlar.
Aynı olay için bildirim süresinin başlangıcı hâle göre değişir; süre başlangıcına göre bildirim yapılıp yapılmadığı belirlenir.
Süresi içinde bildirilen ile süresi içinde bildirilmeyen sigortalı arasındaki fark nedir?
Süresi içinde bildirilen malûllükte aylık, sigortalının ölüm ya da malûliyet nedeniyle görevinden ayrıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren bağlanır.
Süresi içinde bildirilmeyen sigortalı için malûllük, sonradan kamu idaresi, sigortalı ya da hak sahiplerince yapılacak bildirim üzerine, malûllüğün belgelenmesi ve hak kazanılması şartıyla ve kanunun zamanaşımı hükümleri gözetilerek bağlanır.
Sonradan bağlanan veya düzeltilen aylıklarda aylık farkları, malûllüğün bildirildiği tarihe kadar olan toplam tutar üzerinden hesaplanır ve bu tutar Kurumca ilgili kamu idaresine ödettirilir.
4/1-c kapsamında çalışan vazife malûlü ile 4/1-a veya 4/1-b kapsamında çalışan vazife malûlü arasındaki fark nedir?
4/1-c kapsamında kamu görevlisi olarak çalışmaya devam eden vazife malûlünün aylığı, sigortalılık nedeniyle kesilir ve uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.
Madde metninde 4/1-a veya 4/1-b kapsamında çalışmaya başlayan vazife malûlüne ilişkin özel hüküm ayrıca belirtilmiştir.
Bu ayrım madde metninin ilgili fıkra bendine göre ayrı hükümler doğurur; 4/1-c kapsamında çalışmada aylık kesilir, (a) ve (b) hâllerinde madde metnindeki diğer kurallar geçerlidir.
Vazife malûllüğü aylığı ile ölüm aylığı arasındaki fark nedir?
Vazife malûlü sigortalının aylığı, prim gün sayısı, en son prime esas kazanç ve malûllük derecesine göre hesaplanır.
Vazife malûllüğü nedeniyle ölen sigortalının hak sahipleri, 34. ve 35. maddeler uyarınca aylık alır; ayrıca 37. madde uyarınca cenaze ve evlenme ödeneği verilir.
Hak sahiplerine bağlanan ölüm aylığı, malûllük aylığı hesabından ayrı kurallara tabidir.
Vazife malûllüğü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Vazife malûllüğünü iş kazası ile aynı şey saymak; vazife malûllüğü için olayın madde metnindeki bağlantılardan birinde meydana gelmiş olması aranır.
- 4/1-a veya 4/1-b kapsamındaki sigortalılar için 47. maddedeki vazife malûllüğü aylığını bağlamak; madde yalnız 4/1-c kapsamını düzenler.
- Süresi içinde bildirilmeyen sigortalıya zamanaşımı gözetilmeden tam aylık bağlamak; madde zamanaşımı hükümlerini ayrıca gözetir.
- Zam oranını malûllük derecesi yerine prim gün sayısına göre uygulamak; zam oranı derece esasına göre belirlenir.
- Harp malûlü zammını vazife malûlü aylığına eklemek; harp malûllüğü zammı yalnız harp malûllerine bağlanır.
- Kamu idaresinin bildirim süresini ilgilinin bildirimi ile ortadan kalkmış saymak; ilgililerin bildirimi kamu idaresinin bildirim sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
- Bildirim süresinin başlangıcını her hâlde olayın tarihinden saymak; hastalıkta kati raporun onayı, esirlik ve gaiplikte ilgili hâlin sona erdiği tarih başlangıç olabilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vazife malûllüğü aylığı yalnızca 4/1-c kapsamındaki sigortalılar bakımından bağlanabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/22 E., 2026/20 K., 21.01.2026)
- Bir iş kazasının kurum tarafından iş kazası olarak tespit edilmesi, malûllük aylığı için tek başına yeterli kabul edilmemekte; ayrıca malûllüğün 25. madde uyarınca belgelenmesi ve vazife malûllüğü kapsamına girmesi aranmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/234 E., 2025/173 K., 26.03.2025)
- Vazife malûllüğü aylığına hak kazanılması için kamu idaresinin ve sigortalının bildirimi ile malûllüğün Kurum tarafından tespit edilmesi gerekmekte olup, bildirim ve belgeleme eksikliği aylığın bağlanmasını engellemektedir. (Genel Kurul, 2018/25145 E., 14.06.2023)
- Vazife malûllüğü nedeniyle ölen sigortalının hak sahiplerinin ölüm aylığı talebinde, malûllük nedeninin olay tespitine göre ayrıca incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2019/2199 E., 2021/834 K., 27.05.2021)
- Harp ve vazife malûllüğü aylıklarının bağlanmasında 5434 sayılı Kanun'un 56. maddesi ile 47. maddenin birlikte değerlendirildiği, emsali iştirakçi aylığı karşılaştırmasının yapıldığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1684 E., 2021/457 K., 08.04.2021)
- Vazife malûllüğü davalarında görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğu yönünde uygulama bulunmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/2362 E., 2020/330 K., 03.06.2020)
Nasıl ispat edilir?
- Vazife malûllüğü aylığını talep eden sigortalı veya hak sahibi, olayın 47. maddede sayılan bağlantılardan birinde meydana geldiğini ve malûllüğün 25. madde uyarınca belgelendiğini ispatla yükümlüdür.
- Olayın vazifeden veya idarece görevlendirmeden kaynaklandığı, kamu idaresinin tutanağı, sağlık kurulu raporu ve ilgili belgelerle ispatlanır.
- Kurum, malûllüğün 47. maddenin ikinci fıkrasında sayılan hâllerden birinden doğduğunu (keyif verici madde, yasak fiil, intihar teşebbüsü gibi) iddia ederse bu iddiayı ispatla yükümlüdür.
- Kamu idaresinin bildirim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, süresinde bildirim yapılıp yapılmadığı Kurum kayıtları ve bildirim belgeleriyle ispatlanır.
- Hak sahiplerinin ölüm aylığı talebinde, ölümün vazife malûllüğünden kaynaklandığını gösteren sağlık raporu ve olay belgeleri aranır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5510 sayılı Kanun m.4: Maddenin uygulanacağı sigortalı grubunu belirler; yalnız 4/1-c kapsamındaki sigortalılar için vazife malûllüğü hükümleri işler.
- 5510 sayılı Kanun m.25: Malûl sayılma ölçütünü ve tespit usulünü düzenler; 47. madde malûllük aylığını bu tespite bağlar.
- 5510 sayılı Kanun m.29: Aylığın hesabında kullanılan esas kazancı ve hesap yöntemini düzenler; 47. madde bu hükme atıfla aylık hesaplar.
- 5510 sayılı Kanun m.34: Vazife malûllüğü nedeniyle ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanacak aylığın koşullarını düzenler; 47. madde bu hükme atıf yapar.
- 5510 sayılı Kanun m.35: Hak sahiplerine ölüm aylığının bağlanmasına ilişkin ikincil hükümleri düzenler; 47. madde bu hükmü uygular.
- 5510 sayılı Kanun m.37: Hak sahiplerine cenaze ve evlenme ödeneği verilmesini düzenler; 47. maddenin ölüm hâlinde uygulanan ayrı bir sonucudur.
- 5510 sayılı Kanun m.89: Harp malûllüğü zammının süresinde yatırılmaması hâlinde uygulanacak hükümleri içerir; 47. madde bu hükme gönderme yapar.
- 5434 sayılı Kanun: Harp ve vazife malûllüğü aylıklarının karşılaştırma tabanını oluşturan emsali iştirakçi aylığı hesabında esas alınır; 47. madde bu tabanın altına inilmemesini öngörür.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.48 — Kamu görevlilerinin emekliye sevk onayları
5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki kamu görevlilerinin yaşlılık, malûllük veya vazife malûllüğü işlemlerinde emekliye sevk onayını kimin vereceğini düzenler. Re'sen emekliye sevk, istek üzerine veya yaş haddi, malûllük ve vazife malûllüğü halleri, Meclis üyeleri, belediye başkanları, il daimi komisyon üyeleri, kurum yönetim kurulu üyeleri ve Sayıştay Başkanı için onay makamını belirler. Onay süresini ve isteğe bağlı emekliliğin bir aylık ilişik kesilme kuralını da kapsar. Madde, kamu görevlileri dışındaki sigortalılara ve emeklilik aylığının hesabına uygulanmaz. Yaşlılık aylığının bağlanma koşulları (m.28), malûllük aylığının koşulları (m.26), malûllüğün tespiti (m.25) ve bu aylıkların hesabı (m.29) ile ilgili usul ve sürelerin ayrıntısı bu maddede düzenlenmez. Özelleştirme sonrası çalışanlara ilişkin emekliye sevk onayının aranmaması hali de maddenin son fıkrasında yer alır ve bu kapsamda ayrıca değerlendirilir.
Kamu görevlilerinin emekliye sevk onayları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Emekliye sevk onayı
- Kamu görevlisinin emekliye sevk işleminin hukuken tamamlanmasını sağlayan, yetkili makamın verdiği onaydır. Bu onay olmadan emekliye sevk işlemi tekemmül etmez.
- Re'sen emekliye sevk
- Görevlinin isteği aranmadan, idarenin kendi takdirinde emekliye ayırma işlemidir. Bu halde onayı, sigortalının çalıştığı göreve atamasındaki usule göre atamaya yetkili makam verir.
- Yaş haddi
- Kamu görevlisinin belirli bir yaşa ulaşması nedeniyle zorunlu olarak emekliye ayrılmasını sağlayan haldir. Yaş haddi halinde onayı kamu idaresinin en yüksek amiri verir.
- Vazife malûllüğü
- Görevin yerine getirilmesi sırasında oluşan ve çalışma gücünü kaybettiren malûllük halidir. Maddede istek üzerine emekliye sevk hallerinden biri olarak sayılır ve onayını kamu idaresinin en yüksek amiri verir.
- Tekemmül etme
- Bir işlemin, gerekli onay gibi son unsurun eklenmesiyle hukuki sonuç doğuracak biçimde tamamlanmasıdır. Maddede onay ile emekliye sevk işleminin tamamlandığı anlatılır.
- Yetkili makam
- Emekliye sevk onayını veren, her halde maddede sayılan makamdır. Onay talebinin tarihinden itibaren bir ay içinde verilmesi gerekir.
Kamu görevlilerinin emekliye sevk onayları: hangi şartlar aranır?
- Emekliye sevk edilecek kişinin 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bir kamu görevlisi olması gerekir.
- Emekliye sevkin hallerinden birinin (re'sen, istek üzerine, yaş haddi, malûllük veya vazife malûllüğü) bulunması gerekir.
- Hale göre yetkili makamın onayının alınması gerekir: re'sen hallerde atamaya yetkili makamın, istek, yaş haddi ya da malûllük hallerinde kamu idaresinin en yüksek amirinin onayı aranır.
- Onay, talep tarihinden itibaren bir aydan geç verilmemelidir; özel kanun hükümleri bu sınırın dışındadır.
- Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atananların ilişiğinin kesilmesi, ilgili bakanın onayı ile tamamlanmalıdır.
- Özelleştirme sonucu sermayesindeki kamu payı yüzde 50'nin altına düşen veya satışı ya da devri yapılan kuruluşlarda çalışırken emekliye ayrılanlar için onay aranmaz.
- Birinci fıkranın (b) bendine göre istekle emekliye ayrılmak isteyenlerde, istek tarihinden itibaren bir aylık süre sonunda ilişik kendiliğinden kesilmiş sayılır.
Kamu görevlilerinin emekliye sevk onayları: hangi sonuçları doğurur?
- Yetkili makamın onayı ile emekliye sevk işlemi tekemmül eder; onay olmadan işlem tamamlanmış sayılmaz.
- Özel kanun hükümleri hariç olmak üzere onay, talep tarihinden itibaren bir ayı geçemez.
- Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atananların ilişiği, ilgili bakanın onayı ile kesilir.
- Birinci fıkranın (b) bendi kapsamında istekle emekliye ayrılmak isteyenler için istek tarihinden bir ay sonra ilişik kesilmiş sayılır.
- Özelleştirilen veya satılan kuruluşlarda çalışırken emekliye ayrılanlar için onay aranmaz.
- Maddenin emredici hükümleri gereği bu kurallara aykırı idari işlemler, usulüne uygun tekemmül etmemiş sayılır.
Re'sen emekliye sevk ile istek veya yaş haddi üzerine emekliye sevk arasındaki fark nedir?
Re'sen hallerde görevlinin isteği aranmaz; idare kendi takdirinde işlem yapar.
İstek, yaş haddi, malûllük ve vazife malûllüğü hallerinde görevlinin istemi veya kanunda belirlenmiş bir olgu esastır.
Onayı veren makam değişir: re'sen halde atamaya yetkili makam, diğerlerinde kamu idaresinin en yüksek amiri onaylar.
Genel hal ile bakanlar Kurulu veya müşterek kararname ile atananlar arasındaki fark nedir?
Genel halde onay, kamu idaresinin ilgili yetkili amiri tarafından verilir.
Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atananlarda ilişik kesilmesi için ilgili bakanın onayı aranır.
Bu kişilerde onay makamı ilgili bakandır; genel onay yetkisi uygulanmaz.
Kurum yönetim kurulu üyeleri ile meclis üyeleri, belediye başkanları, il daimi komisyon üyeleri arasındaki fark nedir?
Kurum yönetim kurulu üyelerinde atamayı yapan kurumun en yüksek amiri onay verir.
Meclis üyeleri için Meclis Başkanlığı, belediye başkanları için belediye encümeni, il daimi komisyon üyeleri için il valiliği onay yetkilidir.
Her grup için ayrı onay makamı öngörülmüştür; yetki sahibi makam kişinin statüsüne göre belirlenir.
Onay gereken hal ile onay aranmayan hal (özelleştirme) arasındaki fark nedir?
Kamu payı yüzde 50'nin altına düşen veya satışı ya da devri yapılan kuruluşta çalışırken emekliye ayrılanlarda onay aranmaz.
Diğer kamu görevlileri için emekliye sevk onayı gerekir.
Özelleştirilen kuruluş çalışanlarında onay işlemi atlanır ve ilişik kesilmesi bu nedenle ayrıca onaylanmaz.
Kamu görevlilerinin emekliye sevk onayları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Re'sen emekliye sevk hallerinde onayı kamu idaresinin en yüksek amirinden aramak; re'sen hallerde yetkili makam atamaya yetkili makamdır.
- İstek, yaş haddi veya malûllük hallerinde onay makamını atamaya yetkili makam sanmak; bu hallerde kamu idaresinin en yüksek amiri onaylar.
- Bir aylık onay süresini özel kanun hükümlerinde de uygulamak; süre, özel kanun hükümleri hariç olarak uygulanır.
- Özelleştirilen kuruluş çalışanlarında onay aranmadığını, kamu payı yüzde 50'nin üstünde kalan kuruluşlara da genişletmek.
- Birinci fıkranın (b) bendi dışındaki istekli emekliliklerde bir aylık ilişik kesilme kuralını uygulamak; bu kural yalnızca (b) bendi için geçerlidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yüksek yargı kararları, emekliye sevk işleminin hangi makamın onayı ile tekemmül ettiğini araştırırken m.48'deki yetki ayrımını esas alır ve onay makamının yetkisinin aşılmasını işlemin hukuka aykırılığı sayar. (İkinci Bölüm, 2020/21683 E., 17.07.2025; İkinci Bölüm, 2014/786 E., 10.05.2017)
- Emekliye sevk onayının kamu görevlisinin çalıştığı kurumla ilişkisini kestiğini ve bu kesilmenin aylık bağlanmasının ön koşulu olduğunu kabul eden kararlar bulunmaktadır. (12. Daire, 2025/2500 E., 2025/3919 K., 17.09.2025)
- Vazife malûllüğü nedeniyle emekliye sevk edilip görevine devam eden kişilerde, onay ile ilişiğin kesilmemesi halinde ikinci bir aylık bağlanmasının tartışıldığı görülmektedir. (10. Daire, 2021/7225 E., 2023/2544 K., 17.05.2023)
- 5754 sayılı Kanun değişikliğinden önceki metnin yorumlandığı bazı kararlarda, sözleşmeli personelin emekliye sevki bakımından 375 sayılı KHK ile 5510 sayılı Kanun'un birlikte uygulanması tartışılmıştır. (İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/100 E., 2024/2321 K., 14.10.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Emekliye sevk işleminin usulüne uygun tekemmül ettiğini ileri süren idare, onayın hangi makamdan ve hangi tarihte alındığını yazılı belgeyle ispatlamak zorundadır.
- Talep tarihinin bir ayı geçtiğini ileri süren taraf, talep ve onay yazılarının tarihlerini belgeyle ortaya koymalıdır.
- Özelleştirme nedeniyle onay aranmadığını savunan taraf, kuruluşun kamu payının yüzde 50'nin altına düştüğünü veya satış ya da devrin gerçekleştiğini resmi belgeyle kanıtlamalıdır.
- Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atanmış olduğunu ileri süren taraf, atama kararını yazılı belgeyle göstermelidir.
- İstekle emekliye ayrılan kişinin ilişiğinin kesildiği tarihi, istek tarihinden bir aylık süre hesaplanarak belgeyle tespit etmek gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5510 sayılı Kanun m.4: Birinci fıkranın (c) bendi bu maddenin kapsamındaki kişileri belirler; m.48 bu kişiler bakımından onay makamını düzenler.
- 5510 sayılı Kanun m.25: Malûllüğün tespitini düzenler; m.48'deki malûllük ve vazife malûllüğü halleri bu tespite dayanır.
- 5510 sayılı Kanun m.26: Malûllük aylığının bağlanma koşullarını düzenler; onay sonrası bu aylığın bağlanmasını sağlar.
- 5510 sayılı Kanun m.28: Yaşlılık aylığının bağlanma koşullarını düzenler; istekle emeklilikte yaş ve prim şartları bu maddede aranır.
- 5510 sayılı Kanun m.29: Yaşlılık aylığının hesaplanma usulünü düzenler; m.48 bu hesabı kapsamaz.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.49 — İtibarî hizmet süreleri ve itibarî hizmet süresi primi
Madde, itibarî hizmet süresinin tanımını ve bu sürenin hangi işlemlerde (aylık, toptan ödeme) dikkate alınıp hangilerinde alınmayacağını düzenler. Ayrıca askerlik, seferberlik, tutsaklık ve benzeri görevlerde geçen fiilî hizmet süreleri için her yıl karşılığında eklenecek itibarî hizmet sürelerinin miktarını, bu sürelerin üst sınırını, kamu idarelerinde pilot, uçucu, denizaltıcı, dalgıç, kurbağa adam ve paraşütçülerin zamlarını ve bu zamlara ilişkin itibarî hizmet primini belirler. Kime uygulandığı, bu zamlardan yararlanacak sigortalı grupları ve görevleri itibarıyla belirlenir. Madde, itibarî hizmet süresinin prim ödeme gün sayısına eklenmediğini ve bu sürenin hiçbir şekilde kazanılmış hak doğurmadığını da düzenler. Borçlanma ve prim ödeme gün sayısına ilişkin genel kurallar (m.41) ile itibarî hizmet primini tahsil yöntemi ve tahsil sonrası sorumluluk (m.89, m.80) bu maddede düzenlenmez; bunlar ilgili maddelerde yer alır. Yaşlılık aylığı koşulları ve emeklilik şartları da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.28 ve ilgili geçici maddeler).
İtibarî hizmet süreleri ve itibarî hizmet süresi primi: hangi kavramlar bilinmeli?
- İtibarî hizmet süresi
- Sigortalının fiilen çalışmadığı halde, kanunun belirlediği durumlarda hizmet süresine eklenen süredir. Bağlanacak aylık, toptan ödeme ve yaş hesabında dikkate alınır.
- Fiilî hizmet süresi
- Sigortalının gerçekten çalışarak geçirdiği, itibarî süreden ayrı olan hizmet süresidir. Zam hesabının esas aldığı süredir.
- Prim ödeme gün sayısı ile itibarî hizmet süresinin ayrımı
- İtibarî hizmet süresi, hiçbir şekilde kanunla tanınan hakları kazanma bakımından gerekli prim ödeme gün sayısına eklenmez. Bu nedenle sigortalılık koşullarının tamamlanmasında tek başına yeterli değildir.
- Tutsaklık süresi
- Harp, seferberlik veya uluslararası yükümlülük gereği yabancı ülkelerde görevliyken veya harp halinde düşmana tutsak düşmekle geçen süredir. Madde, bu sürelerin fiilî hizmet süresine dahil edilmesini öngörür.
- Yıl karşılığı zam
- Fiilî hizmet süresinin her tam yılı için eklenen itibarî sürenin ölçüsüdür. Maddede askerî görevler için altı ay, pilot ve benzeri görevler için üç ay olarak belirlenmiştir.
- İtibarî hizmet süresi primi
- Eklenen itibarî hizmet süresinin her otuz günü için, yılın son ayında sigortalı adına ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ait sigortalı ve işveren prim toplamı tutarında işverenden tahsil edilen primdir.
İtibarî hizmet süreleri ve itibarî hizmet süresi primi: hangi şartlar aranır?
- Sürenin fiilî hizmet süresi olarak kabul edilmesi için sigortalının m.49 birinci fıkrasının (a), (b) veya (c) bentlerinde sayılan görev ve hareketlerden birinde bulunması gerekir.
- Zamların hesabı için fiilî hizmet süresinin her bir tam yılı ayrı ayrı değerlendirilmelidir; her yıl için altı ay itibarî hizmet süresi eklenir.
- Askerî ve benzeri görevlerde eklenecek toplam itibarî hizmet süresi üç yılı aşamaz.
- Kamu idarelerinde pilot olan ve olmayan uçucu, denizaltıcı, dalgıç, kurbağa adam ve paraşütçülerin bu görevlerde geçen fiilî hizmet süreleri için her yıl üç ay itibarî hizmet süresi eklenmesi gerekir.
- Eklenen itibarî hizmet süresinin her otuz günü için işverenden itibarî hizmet süresi primi tahsil edilmesi gerekir; bu prim yılın son ayında sigortalı adına ödenen prim toplamına göre hesaplanır.
- İtibarî hizmet süresinin prim ödeme gün sayısına, yaş şartına veya emeklilik ikramiyesi hesabına dahil edilmesi söz konusu olmamalıdır.
İtibarî hizmet süreleri ve itibarî hizmet süresi primi: hangi sonuçları doğurur?
- Askerî ve benzeri görevlerde geçen her fiilî hizmet yılı için altı ay itibarî hizmet süresi eklenir; eklenen toplam üç yılı geçemez.
- Kamu idarelerinde pilot ve benzeri görevlerde geçen her fiilî hizmet yılı için üç ay itibarî hizmet süresi eklenir.
- Eklenen itibarî hizmet süresinin her otuz günü için yılın son ayında sigortalı adına ödenen prim toplamı kadar itibarî hizmet primi işverenden tahsil edilir.
- Süresinde yatırılmayan itibarî hizmet primi için m.89 hükümleri uygulanır.
- İtibarî hizmet süresi, bağlanacak aylık, toptan ödeme ve yaş hesabında dikkate alınır; prim ödeme gün sayısı, yaş ve emeklilik ikramiyesi hesabında alınmaz.
- Askerî zam hakkı bulunmayan sözleşmeli personelin tutsak düşmesi veya enterne edilmesi hâlinde bu madde kapsamındaki zam eklenmez.
- Pilot ve benzeri zamlarda, bu görevlerde geçen süre için (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentleri kapsamındaki görevlere ilişkin itibarî hizmet süresi zamları ayrıca eklenir.
Askerî görev zamı ile kamu pilot ve benzeri görev zamı arasındaki fark nedir?
Subay, astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erler ile harp, seferberlik veya uluslararası görevle yurt dışına gönderilen askerî personel için her yıl altı ay zam öngörülür.
Kamu idarelerinde pilot olan veya olmayan uçucu, denizaltıcı, dalgıç, kurbağa adam ve paraşütçüler için her yıl üç ay zam öngörülür.
Her iki grupta da toplam eklenebilecek itibarî süre sınırlanmıştır. Askerî zamların toplamı üç yılı aşamaz; kamu pilot ve benzeri zamlarda ayrı bir üst sınır yer almaz. Zam oranı ve üst sınır gruba göre değişir.
Birinci fıkra (a) bendi ile (b) bendi arasındaki fark nedir?
Askerî görevlilerin (a) bendi kapsamındaki seferberlik, çarpışma ve yabancı ülke görevlerinde geçen fiilî süreleri için zam öngörülür.
Dördüncü maddeye göre sigortalı sayılan sivil görevli, er veya erbaşların (b) bendi kapsamında aynı hareketlere katılmaları hâlinde yalnız bu sürelerin ve sonrasındaki tutsaklık sürelerinin fiilî hizmet süresi sayılması öngörülür.
(b) bendi kapsamında sivil ve er ya da erbaşlar için tutsaklık süresi, hareket tarihinden sonra devam ettiği sürece fiilî hizmet olarak değerlendirilir.
Fıkranın dış tutsaklık süresi ile yabancı ülke görevi arasındaki fark nedir?
Harp veya seferberlik ilan edilmeden, Anayasa'nın 92. maddesi veya uluslararası sözleşmeler uyarınca yabancı ülkelere gönderilenlerin çarpışma halinde süreleri, Türkiye'ye dönüş tarihine kadar fiilî hizmet olarak sayılır.
Harp halinde düşmana tutsak düşen veya enterne edilen sigortalılardan kurumla ilgisi kesilmeyenlerin süreleri ise yalnız kanunları gereğince aylıkları ödenmek suretiyle geçen süreler için dikkate alınır.
Sözleşmeli personel tutsak düşen veya enterne edilenler arasında zam hakkı bakımından dışarıda bırakılmıştır.
Fiilî hizmet süresi ile itibarî hizmet süresi arasındaki fark nedir?
Fiilî hizmet süresi sigortalının gerçekten çalışarak geçirdiği süredir ve zam hesabının temelini oluşturur.
İtibarî hizmet süresi zam sonucunda eklenen süredir ve yalnız aylık, toptan ödeme ve yaş hesabında dikkate alınır.
İtibarî süre prim ödeme gün sayısına eklenmez; bu nedenle sigortalılığın kazanılması için tek başına yeterli olmaz.
İtibarî hizmet süreleri ve itibarî hizmet süresi primi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Pilot ve benzeri görevlerdeki üç aylık zamı askerî görevdeki altı aylık zamla karıştırmak; her grup için ayrı oran uygulanmalıdır.
- Askerî zamların toplamında üç yıllık üst sınırı gözden kaçırmak; üç yılı aşan fiilî yıllar için ek zam hesaplanmaz.
- İtibarî hizmet süresini prim ödeme gün sayısına eklemek; bu süre sigortalılık koşulunun sağlanmasında kullanılamaz.
- Sözleşmeli personelin tutsak düşmesi veya enterne edilmesi hâlinde bu süreyi zam sayılacak süre olarak değerlendirmek; madde bu gruptan sözleşmeli personeli dışarıda bırakır.
- Eklenen itibarî hizmet süresi primini işveren yerine sigortalıdan istemek; prim işverenden tahsil edilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, yaşlılık aylığı ve toptan ödeme hesabında itibarî hizmet süresi zamlarının bu maddeye göre ayrıca belirlenmesi gerektiğini kabul etmektedir. (12. Daire, 2021/1261 E., 2023/1285 K., 16.03.2023; 12. Daire, 2021/1474 E., 2023/917 K., 07.03.2023)
- Yargıtay, itibarî hizmet süresi zamlarının fiilî hizmet süresinin yıl hesabına göre yapılmasını ve sonuçta bu zamların aylık ve toptan ödeme hesabında dikkate alınmasını benimsemektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2023/13775 E., 2025/2938 K., 25.02.2025; 12. Daire, 2021/1914 E., 2022/6681 K., 20.12.2022)
- Uygulamada, itibarî hizmet süresinin prim ödeme gün sayısına eklenmediği, dolayısıyla sigortalılık koşulunun tamamlanmasında tek başına yeterli olmadığı kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2015/18956 E., 2016/9073 K., 02.06.2016)
- Bazı davalarda, itibarî hizmet süresinin toptan ödeme hesabında kullanılması ile yaş şartının sağlanması ayrı ayrı değerlendirilmiştir. (10. Hukuk Dairesi, 2024/1151 E., 2024/12227 K., 03.12.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Itibarî hizmet süresi zamlarını talep eden sigortalı, fiilî görevini (askerlik, seferberlik, tutsaklık, pilot veya benzeri görev) ispatlamakla yükümlüdür; ispat yükü sigortalıdadır.
- Askerî görev, seferberlik ve tutsaklık süreleri için resmî askerlik belgeleri, görev emirleri ve ilgili kurumların yazıları delil olarak kullanılır.
- Pilot ve benzeri görevler için ilgili kamu idaresinin görev belgesi ve sicil kayıtları esas alınır; tanık beyanı bu belgelerin yerini tutmaz.
- Kurum, itibarî hizmet primi alacağını ve bu primin hesabındaki prim toplamını ispatla yükümlüdür; işverenin bu primi ödemediğini savunması hâlinde ödeme belgesini sunması gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5510 sayılı Kanun m.4: Birinci fıkranın (b) bendinde yer alan, sivil görevli, er veya erbaş olarak harekete katılanların sigortalılığını belirleyen maddedir; bu grupların zam hakkı için m.4 kapsamında sigortalı sayılmaları gerekir.
- 5510 sayılı Kanun m.89: Eklenen itibarî hizmet süresi primi süresinde ödenmezse uygulanacak hükümleri içerir.
- 5510 sayılı Kanun m.80: Süresinde yatırılmayan tutarların tahsilinde, bu madde üzerinden tahsilat kuralları devreye girer; m.49 bu tahsilatın usulünü ayrıca düzenlemez.
- 5510 sayılı Kanun m.41: Borçlanma yoluyla eklenen sürelerden farklı olarak, itibarî hizmet süresi bir borçlanma değildir; m.41 ile m.49 birbirinden ayrılır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| 2 yıl | m.43 | (Ek fıkra: 17/1/2012-6270/5 md.) Cumhurbaşkanı yardımcılığı, bakanlık veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği görevlerinde bulunanlara veya bu görevleri herhangi bir sebeple sona erenlere, Kanunun 26, 28, 44, geçici 2 ve geçici 4 üncü… |
| 5400 gün | m.44 | Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasında bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan bazı kamu görevlilerine yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır: a) 5434 sayılı Türkiye… |
| 9000 gün | m.44 | Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasında bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan bazı kamu görevlilerine yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır: a) 5434 sayılı Türkiye… |
| bir yıl | m.45 | Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili kanunları gereğince kullandıkları aylıksız izin sürelerinin bitiminden sonra göreve başlayanlar ile göreve başlaması için tanınan süreler… |
| 30 günlük | m.45 | Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili kanunları gereğince kullandıkları aylıksız izin sürelerinin bitiminden sonra göreve başlayanlar ile göreve başlaması için tanınan süreler… |
| bir yıllık | m.45 | Ancak askerlik hizmeti nedeniyle aylıksız izne ayrılanların genel sağlık sigortası priminin ödenmesinde, bir yıllık süre sınırı uygulanmaz. |
| iki yıl | m.46 | Bu şekilde hesap edilecek borç, tebliğ tarihinden itibaren iki yıl içinde eşit taksitler halinde ödenir.7778 Fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okumakta iken Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik… |
| 10800 güne | m.47 | Vazife malûllüğü aylığı, vazife malûllerinden itibari hizmet süreleri eklenmek suretiyle bulunacak prim ödeme gün sayısı toplamı; a) 10800 güne kadar olanlara 10800 gün üzerinden, b) 10800 günden fazla olanlara, toplam prim ödeme gün… |
| 10800 gün | m.47 | Vazife malûllüğü aylığı, vazife malûllerinden itibari hizmet süreleri eklenmek suretiyle bulunacak prim ödeme gün sayısı toplamı; a) 10800 güne kadar olanlara 10800 gün üzerinden, b) 10800 günden fazla olanlara, toplam prim ödeme gün… |
| 10800 günden | m.47 | Vazife malûllüğü aylığı, vazife malûllerinden itibari hizmet süreleri eklenmek suretiyle bulunacak prim ödeme gün sayısı toplamı; a) 10800 güne kadar olanlara 10800 gün üzerinden, b) 10800 günden fazla olanlara, toplam prim ödeme gün… |
| bir ay | m.47 | Harp malûlü olanlara verilecek harp malûllüğü zammı tutarının Kurumca belirlenecek peşin sermaye değeri toplamı en geç bir ay içinde Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı tarafından Kurumun göstereceği hesaplara yatırılır. |
| bir ayı | m.48 | Özel kanun hükümleri hariç olmak üzere yetkili makamın emekliye sevk onayı, talep tarihinden itibaren bir ayı geçemez. |
| bir aylık | m.48 | Birinci fıkranın (b) bendine göre emekliye ayrılmak isteyenler için her durumda, istek tarihinden itibaren bir aylık süre sonunda ilişikleri kesilmiş sayılır. |
| altı ay | m.49 | Sigortalıların aşağıda yazılı görevlerde geçen zamlar hariç, fiilî hizmet sürelerinin her yılı için; a) Subay (yedek subay dahil), astsubay (yedek astsubay dâhil), uzman jandarma, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erlerden;8586 1) Harbi… |
| üç yıldan | m.49 | Bu nedenlerle eklenecek itibarî hizmet sürelerinin toplamı, üç yıldan fazla olamaz. |
| üç ay | m.49 | Kamu idarelerinde pilot olan ve olmayan uçucu, denizaltıcı, dalgıç, kurbağa adam ve paraşütçülerin bu görevlerde geçirdikleri fiilî hizmet sürelerinin her yılı için üç ay itibarî hizmet süresi eklenir. |
| otuz günü | m.49 | Her yıl sonunda, sigortalının fiilî hizmet süresine bu maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri ile ikinci fıkrası hükümleri uyarınca eklenen itibarî hizmet süresinin her otuz günü için, yılın son ayında sigortalı adına ödenen… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
35 karar- 2018/76 E., 2022/125 K., 26.10.2022İlgili madde: m.48
- 2018/38 E., 2018/65 K., 31.05.2018İlgili madde: m.46
- Hukuk Genel Kurulu, 2025/22 E., 2026/20 K., 21.01.2026İlgili madde: m.47
- Hukuk Genel Kurulu, 2025/234 E., 2025/173 K., 26.03.2025İlgili madde: m.47
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/370 E., 2022/1622 K., 29.11.2022İlgili madde: m.44
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1684 E., 2021/457 K., 08.04.2021İlgili madde: m.47
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/2362 E., 2020/330 K., 03.06.2020İlgili madde: m.47
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/2743 E., 2019/275 K., 12.03.2019İlgili madde: m.45
- 10. Hukuk Dairesi, 2025/10205 E., 2025/17450 K., 16.12.2025İlgili madde: m.45
- 12. Daire, 2025/2500 E., 2025/3919 K., 17.09.2025İlgili madde: m.48
Diğer 25 karar
- 10. Hukuk Dairesi, 2024/7006 E., 2025/11512 K., 09.09.2025İlgili madde: m.45
- 10. Hukuk Dairesi, 2023/13775 E., 2025/2938 K., 25.02.2025İlgili madde: m.49
- 10. Hukuk Dairesi, 2024/1151 E., 2024/12227 K., 03.12.2024İlgili madde: m.49
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/100 E., 2024/2321 K., 14.10.2024İlgili madde: m.48
- 10. Hukuk Dairesi, 2024/5591 E., 2024/6122 K., 30.05.2024İlgili madde: m.46
- 10. Hukuk Dairesi, 2024/2360 E., 2024/2734 K., 14.03.2024İlgili madde: m.45
- 10. Hukuk Dairesi, 2023/9636 E., 2024/481 K., 24.01.2024İlgili madde: m.45
- 10. Daire, 2021/7225 E., 2023/2544 K., 17.05.2023İlgili madde: m.48
- 12. Daire, 2021/1488 E., 2023/2012 K., 12.04.2023İlgili madde: m.44
- 12. Daire, 2020/4101 E., 2023/1512 K., 30.03.2023İlgili madde: m.46
- 12. Daire, 2021/1261 E., 2023/1285 K., 16.03.2023İlgili madde: m.49
- 12. Daire, 2022/5408 E., 2023/914 K., 07.03.2023İlgili madde: m.46
- 12. Daire, 2021/1474 E., 2023/917 K., 07.03.2023İlgili madde: m.49
- 12. Daire, 2021/1914 E., 2022/6681 K., 20.12.2022İlgili madde: m.49
- 10. Hukuk Dairesi, 2021/287 E., 2021/12267 K., 14.10.2021İlgili madde: m.44
- 10. Hukuk Dairesi, 2019/2503 E., 2020/2896 K., 08.06.2020İlgili madde: m.45
- 10. Hukuk Dairesi, 2018/5400 E., 2018/8825 K., 02.11.2018İlgili madde: m.44
- 10. Hukuk Dairesi, 2016/5056 E., 2018/4123 K., 26.04.2018İlgili madde: m.44
- 10. Hukuk Dairesi, 2015/18956 E., 2016/9073 K., 02.06.2016İlgili madde: m.49
- 10. Hukuk Dairesi, 2012/15329 E., 2013/8585 K., 29.04.2013İlgili madde: m.46
- İkinci Bölüm, 2020/21683 E., 17.07.2025İlgili madde: m.48
- İkinci Bölüm, 2020/7581 E., 06.09.2023İlgili madde: m.44
- Genel Kurul, 2018/25145 E., 14.06.2023İlgili madde: m.47
- İkinci Bölüm, 2014/786 E., 10.05.2017İlgili madde: m.48
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2019/2199 E., 2021/834 K., 27.05.2021İlgili madde: m.47
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 27.03.2025 (m.43).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 1. Sosyal Güvenlik Hukuku bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış