Sosyal sigorta hükümleri

Hizmet akdiyle veya kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan sigortalıların tabi olduğu kısa vadeli sigorta hükümleri

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.13–24Sosyal Güvenlik HukukuSon değişiklik: 25.12.2024 (m.17)

Kısaca

5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi iş kazasının kavramsal unsurlarını ve iş kazası bildiriminin süresini düzenler.

Kapsam

Bu konu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.13–24 hükümlerini kapsar.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.13 — İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması

5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi iş kazasının kavramsal unsurlarını ve iş kazası bildiriminin süresini düzenler. Madde, iş kazasının beş hâlini (işyeri içi, bağımsız çalışanın işi, görevli olarak işyeri dışına gönderilme, emziren kadının süt izni, işverence sağlanan taşıtla gidiş-geliş) sayar ve bu hâllerde meydana gelen olayın sigortalıyı bedenen veya ruhen engelli hâle getirmesini aranan sonuç olarak belirler. Kanun'un 4/1-a, 4/1-b ve 5. madde kapsamındaki sigortalılar bakımından bildirim yükümlülüğünü, bildirim sürelerini ve yersiz yapılan ödemelerin tahsilini de düzenler. Maddenin 4/1-c bendine ilişkin mülga hüküm ve ayrıntılar bu kapsamdadır. Madde iş kazasının genel bir tanımını vermez ve iş kazası sonucunda doğan hakların (geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri, tedavi giderleri) miktarını ve şartlarını düzenlemez (m.16, m.18, m.19 ve devamı). Meslek hastalığını (m.14), işverenin rücu hakkını (m.21) ve iş kazası tespitine ilişkin yargılama usulünü de bu maddede aramak gerekmez.

İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması: hangi kavramlar bilinmeli?

İş kazası
Maddede sayılan beş hâlden birinde, sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır. Kanun iş kazasının genel bir tanımını vermez, hâlleri sayarak belirler.
Bedenen veya ruhen engelli hâle getirme
Olayın sigortalının vücut bütünlüğünde zarar doğurmasıdır. Engellilik hemen ortaya çıkabileceği gibi sonradan da ortaya çıkabilir; bu koşul olmadan olay iş kazası sayılmaz.
Bağımsız çalışan sigortalı
Kendi adına ve hesabına çalışan sigortalıdır. Bu sigortalının iş kazası sayılması için kazanın, yürüttüğü iş nedeniyle meydana gelmesi gerekir; işveren bulunmadığından işyeri kavramı yerine yürütülen iş esas alınır.
Görevli olarak gönderilme
İşverene bağlı sigortalının işyeri dışında başka bir yere görevlendirilmesidir. Bu hâlde iş kazası koşulu, sigortalının asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelmesidir.
Derhal bildirim
4/1-a kapsamındaki işverenin kazayı yetkili kolluk kuvvetlerine gecikmeden bildirmesi yükümlülüğüdür. Kuruma bildirim süresinden ayrı bir yükümlülüktür.
Yersiz ödeme
Olayın iş kazası olmadığının soruşturma sonucunda anlaşılması hâlinde, bu olay için Kurumca yapılmış ödemelerdir. Gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan tahsil edilir.

İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması: hangi şartlar aranır?

  • Olayın 13. maddenin (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde sayılan hâllerden birinde meydana gelmiş olması bulunmalıdır.
  • Olayın dış bir etkenden kaynaklanması ve sigortalının vücut bütünlüğünde bedenen veya ruhen zarar doğurması aranmalıdır.
  • Olay ile sigortalının uğradığı zarar arasında nedensellik bağı bulunmalıdır.
  • Bağımsız çalışan sigortalıda kazanın yürütülen iş nedeniyle, bir işverene bağlı sigortalıda ise görevli olarak işyeri dışına gönderilme sırasında asıl işin yapılmadığı zamanda meydana gelmiş olması gerekir.
  • Emziren kadın sigortalıda olayın, iş mevzuatı gereğince çocuğa süt vermek için ayrılan zamanlarda meydana gelmesi gerekir.
  • Taşıt hâlinde olayın, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişte meydana gelmiş olması gerekir; kendi aracıyla yapılan yolculuk bu bentte sayılmaz.
  • Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi için kaza bildirgesinin Kuruma doğrudan ya da taahhütlü posta ile verilmesi gerekir.

İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması: hangi sonuçları doğurur?

  • Sayılan hâllerden birinde ve zarar doğuran bir olay meydana gelirse olay iş kazası sayılır ve sigortalıya iş kazasına bağlı haklar tanınır.
  • Olay sayılan hâllerden birine girmezse, zarar doğmuş olsa bile iş kazası sayılmaz.
  • Sigortalının kendi aracıyla yaptığı yolculuk veya işverence sağlanmayan taşıtla gidiş gelişte meydana gelen olay bu madde kapsamında iş kazası sayılmaz.
  • Kuruma bildirilen olayın iş kazası olup olmadığına karar verilebilmesi için Kurum denetim memurları veya Bakanlık iş müfettişleri soruşturma yapabilir.
  • Soruşturma sonunda bildirimin gerçeğe aykırı olduğu ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yapılmış ödemeler ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan 96. madde uyarınca tahsil edilir.
  • İşverenin bildirim yükümlülüğünü süresinde yerine getirmemesi yaptırım doğurur; bildirim yükümlülüğü ihlali iş kazasının varlığını ortadan kaldırmaz.

İşyeri içi kaza ile dışarıda meydana gelen kaza arasındaki fark nedir?

Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen olay (a bendi) doğrudan işyeri içinde aranır.

İşyeri dışında meydana gelen olay (b, c, e bentleri) iş ile bağlantısı kurularak değerlendirilir; bağımsız çalışan, görevli gönderilen veya taşıtla yolculuk yapan sigortalılar bu gruptadır.

İşyeri dışındaki olaylarda iş kazası sayılabilmesi için ayrıca iş ile olay arasında bağlantı kurulması gerekir. Bildirim süresinde, a bendi için işverenin kontrolü dışındaki yerlerde süre öğrenme tarihinden başlar.

Bağımsız çalışan ile bir işverene bağlı sigortalı arasındaki fark nedir?

Bağımsız çalışan sigortalıda kaza, kendi adına ve hesabına yürüttüğü işle ilgili olmalıdır (b bendi).

İşverene bağlı sigortalıda kaza, görevli gönderilme (c bendi) veya işyeri koşulu (a bendi) ile ilişkilendirilir.

Bağımsız çalışan için işveren bulunmadığından işyeri ölçütü değil yürütülen iş ölçütü uygulanır.

4/1-a ve 5. madde sigortalıları ile 4/1-b sigortalıları arasındaki fark nedir?

4/1-a ve 5. madde kapsamındaki sigortalılarda işveren kazayı hem kolluk kuvvetlerine hem Kuruma bildirir.

4/1-b kapsamındaki sigortalıda bildirimi sigortalı kendisi yapar.

İşverenin bildirim süresi kazadan sonraki üç işgünüdür; 4/1-b sigortalısında süre rahatsızlığın bildirime engel olmadığı günden sonra üç işgünü içindedir ve rahatsızlık en çok bir ay olabilir.

Emziren kadın sigortalı ile diğer sigortalılar arasındaki fark nedir?

Emziren kadın sigortalıda iş kazası hâli, süt izni sırasında meydana gelen olaydır (d bendi).

Diğer sigortalılarda süt izni gibi bir zaman dilimi aranmaz.

Süt izni dışında kalan zamanlarda emziren kadının yaşadığı olay bu bent kapsamında iş kazası sayılmaz.

İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bağımsız çalışan sigortalının kazasını işyeri koşuluyla değerlendirmek; bağımsız çalışanda yürütülen iş ölçütü esas alınmalıdır.
  • Kendi aracıyla yapılan gidiş gelişi, işverence sağlanan taşıt hükmüne dayandırmak; bu hâl madde kapsamında sayılmaz.
  • Kaza nedeniyle zarar doğduğu için nedensellik bağı kurulmadan iş kazası saymak; sayılan hâllerden birine girip girmediği ayrıca incelenmelidir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/389 E., 2020/120 K., 11.02.2020)
  • 4/1-a işverenin üç işgünü süresini 4/1-b sigortalısına da uygulamak; 4/1-b için süre rahatsızlığın bildirime engel olmadığı günden sonra başlar.
  • Bildirim süresinin geçmesini iş kazası olgusunu ortadan kaldıran bir neden saymak; yaptırım doğar, olgu ortadan kalkmaz.
  • Emziren kadında süt izni dışındaki zamanları da d bendi kapsamında saymak; süt izni zamanı aranır.
  • Kurumun soruşturma yetkisini yalnız işverenin bildirimiyle sınırlı görmek; soruşturma Kurum memurları veya Bakanlık iş müfettişleri tarafından da yapılabilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kazanın iş kazası sayılabilmesi için olayın önce 13. maddede sayılan hâllerden birine uyup uymadığının incelenmesi, ardından olay ile zarar arasında uygun nedensellik bağının aranması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/389 E., 2020/120 K., 11.02.2020)
  • Olayın gelişim süreci ayrıntılı incelenerek Kurum raporları ve kurul raporları birlikte değerlendirilmelidir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/87 E., 2022/1681 K., 08.12.2022)
  • Kurum tarafından iş kazası olarak tespit edilmiş bir olay bakımından iş mahkemesinde konusuz kalma kararı verilebileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/970 E., 2025/118 K., 12.03.2025)
  • Yurt dışında çalışma hâllerinde 13. maddenin uygulanabilmesi için sigortalılığın ve ülkeler arası sosyal güvenlik sözleşmesinin dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/163 E., 2021/1734 K., 21.12.2021)
  • İşyerinin fiziksel sınırı yerine işverenin yürüttüğü iş organizasyonu kapsamında kalan alan esas alınarak değerlendirme yapılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/774 E., 2025/663 K., 22.10.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • İş kazası iddiasını ileri süren sigortalı veya hak sahipleri, olayın 13. maddede sayılan hâllerden birinde ve sigortalıyı bedenen veya ruhen engelli hâle getirecek biçimde meydana geldiğini ispatlamakla yükümlüdür. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/87 E., 2022/1681 K., 08.12.2022)
  • Olay ile zarar arasındaki nedensellik bağı ileri sürülen tarafça ispat edilmelidir; bağın kesildiği savunmasını yapan Kurum ya da işveren bu savunmayı ispatla yükümlüdür. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/389 E., 2020/120 K., 11.02.2020)
  • Kurumun soruşturma raporu ve iş müfettişi tespitleri, olayın iş kazası olup olmadığının belirlenmesinde temel delil niteliğindedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/970 E., 2025/118 K., 12.03.2025)
  • Bildirimin gerçeğe aykırı olduğunu ve kazanın iş kazası olmadığını ileri süren Kurum, yersiz ödeme için bu tespiti yapmakla yükümlüdür.
  • Yurt dışında meydana gelen olaylarda sigortalılık ve kaza olgusu, ilgili belgelerle ve ülkeler arası sözleşme hükümleriyle ayrıca ispatlanmalıdır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/163 E., 2021/1734 K., 21.12.2021)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5510 sayılı Kanun m.4: Madde 13'ün bildirim hükümleri 4/1-a, 4/1-b bentlerindeki sigortalıları ayırır; emziren kadın sigortalı d bendinde 4/1-a kapsamındaki kişiler arasından seçilir.
  • 5510 sayılı Kanun m.5: 5. maddedeki sigortalılar bakımından işverenin derhal kolluk bildirimi ve üç işgünü içinde Kuruma bildirim yükümlülüğü geçerlidir.
  • 5510 sayılı Kanun m.14: Meslek hastalığını tanımlar; iş kazası ile meslek hastalığının bildirim usulü ve işverenin kayıt yükümlülüğü bu maddeye bağlıdır.
  • 5510 sayılı Kanun m.96: Gerçeğe aykırı bildirim nedeniyle yersiz yapılan ödemelerin tahsil usulünü belirler.
  • 5510 sayılı Kanun m.21: İş kazasında Kurumun işverene rücu imkânını düzenler; 13. madde ile ilgili sorumluluk alanını tamamlar.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.14 — Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması

5510 sayılı Kanun m.14, meslek hastalığının tanımını, meslek hastalığının Kurum Sağlık Kurulunca tespiti için aranan belge ve inceleme usulünü, işten ayrıldıktan sonra ortaya çıkan meslek hastalıklarında yükümlülük süresi koşulunu, yükümlülük süresi aşılmış hastalıklarda Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu onayı yolunu, meslek hastalığının işveren veya sigortalı tarafından Kuruma bildirilmesini ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin sonuçlarını, soruşturma yetkisini ve meslek hastalığı sayılacak hastalıkların yönetmelikle belirlenmesi ile uyuşmazlıkların çözümünü düzenler. Madde, işveren ve sigortalıya yönelik bildirim ve tespit süreçleri bakımından uygulanır. Madde, meslek hastalığı sonucu doğan geçici ve sürekli iş göremezlik ödeneği, gelir ve aylık gibi yardımların miktarını ve şartlarını düzenlemez (m.19, m.21 ve m.23 ile ilgili yönetmelikler). Madde, iş kazasının tanımını ve iş kazası bakımından bildirim yükümlülüğünü düzenlemez (m.13 ve m.14/2 ile 6331 sayılı Kanun m.14). Madde, meslek hastalığı ve iş kazası nedeniyle işverenin tazminat sorumluluğunu düzenlemez (6331 sayılı Kanun ve Borçlar Kanunu). Madde, bu hastalıklar için uygulanacak zamanaşımı süreleri ile rücu hakkının zamanaşımını düzenlemez.

Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması: hangi kavramlar bilinmeli?

Meslek hastalığı
Sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halidir. Hastalığın işle nedensel bağı ve yönetmelikte yer alması gerekir.
Kurum Sağlık Kurulu
Meslek hastalığının varlığını bağlayıcı biçimde tespit eden kuruldur. Yetkilendirilmiş sağlık hizmet sunucularının raporu ve işyeri denetim raporları bu kurulun değerlendirmesine konu olur.
Yükümlülük süresi
Meslek hastalıkları listesinde her hastalık için belirlenen ve işten fiilen ayrılmadan sonra hastalığın ortaya çıkması için aşılmaması gereken süredir. Süre yönetmelikle belirlenir.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu
Yönetmelikte yer almayan hastalıkların meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı konusunda ve yükümlülük süresi aşılmış hastalıklarda istisnai onay konusunda karar veren üst kuruldur.
Meslek hastalığı bildirgesi
İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi, meslek hastalığının Kuruma bildirildiği yazılı belgedir. Bildirim işveren veya sigortalı tarafından bu bildirge ile yapılır.

Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması: hangi şartlar aranır?

  • Hastalığın meslek hastalığı sayılabilmesi için sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden ya da işin yürütüm şartlarından kaynaklanması bulunmalıdır.
  • Meslek hastalığına tutulunun işten kaynaklandığı, Kurumca yetkilendirilmiş sağlık hizmet sunucularının usulüne uygun düzenlediği sağlık kurulu raporu ve dayanak tıbbi belgelerin incelenmesi ile tespit edilmelidir.
  • Kurum gerekli gördüğü hallerde işyerindeki çalışma şartlarını ve tıbbi sonuçlarını gösteren denetim raporları ile diğer belgeleri de incelemelidir.
  • Tespit, Kurum Sağlık Kurulunca yapılmalıdır.
  • İşten ayrıldıktan sonra ortaya çıkan hastalıkta, eski işten fiilen ayrılma ile hastalığın meydana çıkması arasında yönetmelikte belirtilen süre aşılmamış olmalıdır.
  • Yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, hastalığın klinik ve laboratuvar bulgularla belirlenmesi ve etkenin işyerinde incelemeyle tespit edilmesi hâlinde, Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı alınmalıdır.
  • Hastalığın yönetmelikte yer alması veya Yüksek Sağlık Kurulunca meslek hastalığı sayılması gerekir.
  • Hastalık sonucunda sigortalının bedenen veya ruhen zarara uğraması bulunmalıdır.
  • Meslek hastalığı, işveren (4/1-a kapsamı sigortalılar için, hastalığı öğrenen veya kendisine bildirilen işveren) ya da 4/1-b kapsamındaki sigortalı tarafından bildirilmelidir.

Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması: hangi sonuçları doğurur?

  • Hastalık meslek hastalığı olarak tespit edilirse sigortalı bu Kanunla sağlanan haklardan yararlanır.
  • Hastalığın işten kaynaklanmadığı tespit edilirse meslek hastalığı hükümleri uygulanmaz.
  • Yükümlülük süresi aşılmış hastalık, Yüksek Sağlık Kurulu onayı olmadan meslek hastalığı sayılmaz.
  • Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışında bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı uyuşmazlığı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
  • Bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverene veya 4/1-b sigortalısına, Kurumca bu durum için yapılan masraflar ile ödenmiş geçici iş göremezlik ödenekleri rücu edilir.
  • Yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik veya yanlış bildiren işveren de aynı rücu yaptırımına tabidir.
  • Meslek hastalığı bildirimi üzerine soruşturma, Kurumun denetim ve kontrol yetkili memurları veya Bakanlık iş müfettişleri eliyle yaptırılabilir.

Kurum Sağlık Kurulu tespiti ile yüksek Sağlık Kurulu onayı arasındaki fark nedir?

Yönetmelikte yer alan ve yükümlülük süresi içinde ortaya çıkan hastalıkta meslek hastalığı tespiti Kurum Sağlık Kurulunca yapılır.

Yükümlülük süresi aşılmış ya da yönetmelikte yer almayan hastalıkta Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ya da kararı aranır.

Yüksek Sağlık Kurulu onayı olmadan süre aşılmış hastalık meslek hastalığı sayılmaz.

4/1-a kapsamı sigortalı ile 4/1-b kapsamı sigortalı arasındaki fark nedir?

4/1-a kapsamındaki sigortalılar için bildirim, hastalığı öğrenen veya kendisine bildirilen işveren tarafından yapılır.

4/1-b kapsamındaki sigortalı için bildirimi sigortalı kendisi yapar.

Bildirim yükümlüsü kişi değişir; her ikisi için de süre öğrenme gününden başlayarak üç işgünüdür.

İşten ayrılma sonrası ortaya çıkan hastalık ile çalışırken ortaya çıkan hastalık arasındaki fark nedir?

Sigortalı işten ayrıldıktan sonra hastalık meydana çıkmışsa yükümlülük süresi koşulu aranır.

Sigortalı çalışırken hastalık ortaya çıkmışsa bu süre koşulu uygulanmaz.

Ayrılmadan sonra çıkan hastalıkta süre aşılırsa hak doğmaz; istisnai yol yalnız Yüksek Sağlık Kurulu onayıdır.

Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • İş kazası bildirimi ile meslek hastalığı bildirimini aynı kurala tabi saymak; meslek hastalığı için ayrı bildirge ve ayrı süre uygulanır.
  • Yükümlülük süresi aşılmış hastalığı, Yüksek Sağlık Kurulu onayı aranmadan meslek hastalığı saymak.
  • Madde 14/1 tanımındaki işle nedensel bağı aramadan yalnızca sağlık raporuna dayanarak karar vermek; Kurum Sağlık Kurulu tespiti ile işle bağ birlikte değerlendirilmelidir.
  • Meslek hastalığı bildirim süresini işverenin bilgi edindiği gün yerine hastalığın başladığı günden saymak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yönetmelikte yer alan meslek hastalığı sayılması için Kurum Sağlık Kurulu raporunun dayanak tıbbi belgelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/1290 E., 2024/1989 K., 12.12.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/2232 E., 2023/620 K., 06.04.2023)
  • Pnömokonyoz gibi tozla ilişkili hastalıklarda Sağlık Kurulu kararı ile meslek hastalığı tespitinin, sonraki malullük talebinin temeli yapıldığı görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/1290 E., 2024/1989 K., 12.12.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/2232 E., 2023/620 K., 06.04.2023)
  • Yükümlülük süresi aşılmış hastalıklarda Yüksek Sağlık Kurulu onayının bulunup bulunmadığının ayrıca araştırılması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2021/854 E., 2024/1557 K., 05.11.2024)
  • Meslek hastalığı nedeniyle doğan haklar bakımından 5510 sayılı Kanun m.14 hükmünün, işverenin sorumluluğu ile birlikte ele alındığı görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/497 E., 2021/452 K., 08.04.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Meslek hastalığı tespitini isteyen sigortalı, hastalığın işten kaynaklandığını Kurum Sağlık Kurulu raporu ve dayanak tıbbi belgelerle ispatlar.
  • Hastalığın işin niteliğinden veya yürütüm şartlarından doğduğunu iddia eden taraf, işyeri denetim raporları ve çalışma koşullarını gösteren belgelerle bu bağı ortaya koyar.
  • Yükümlülük süresinin aşılmadığı iddiası için eski işten fiilen ayrılma tarihi ile hastalığın meydana çıkma tarihi belgelerle ispatlanır.
  • Yükümlülük süresi aşılmış hastalıkta Yüksek Sağlık Kurulu onayının varlığını talep eden taraf bu onayı belgeyle ispatlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5510 sayılı Kanun m.4: Birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri, bildirim yükümlülüğünün kimde olacağını belirler; (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için işveren, (b) bendi kapsamındakiler için sigortalı bildirim yapar.
  • 5510 sayılı Kanun m.5: Madde 5 kapsamındaki sigortalılar için bildirim yükümlülüğü işverene ait olur.
  • 5510 sayılı Kanun m.13: İş kazası tanımı ve iş kazası bildirimi bakımından ayrı rejim getirir; meslek hastalığı bildirimi ile karıştırılmamalıdır.
  • 6331 sayılı Kanun m.14: İş kazasının ve meslek hastalığının kaydı ile işverenin iş kazasını üç işgünü içinde Kuruma bildirme yükümlülüğünü düzenler.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.15 — Hastalık ve analık hali

5510 sayılı Kanun'un 15. maddesi, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar bakımından iki hali tanımlar: iş kazası ve meslek hastalığı dışındaki, iş göremezliğe neden olan rahatsızlıkların "hastalık hali" sayılması ile gebelik ve analık hâline ilişkin rahatsızlık ve engellilik hallerinin "analık hali" sayılması. Madde, sigortalı kadın veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşi ile gelir veya aylık alan kadın ya da erkeğin sigortalı olmayan eşini de analık hali bakımından kapsar. Madde, 4. maddenin (c) bendi kapsamındaki sigortalılar, iş kazası ve meslek hastalığının tanımı ve malullük tespiti, geçici iş göremezlik ödeneğinin hesabı ve ödenme süreleri, analık ödeneğinin miktarı ile sağlık hizmetlerinin kapsamını düzenlemez; bunlar sırasıyla 4. madde, 25. madde (malullük), 16-19. maddeler ve ilgili sağlık mevzuatında yer alır.

Hastalık ve analık hali: hangi kavramlar bilinmeli?

Hastalık hali
4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalının, iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıkları. Hastalığın iş kazası veya meslek hastalığı sayılıp sayılmadığı, hastalık halinin sınırını belirler.
Analık hali
Gebeliğin başladığı tarihten doğumdan sonraki ilk onaltı haftalık süreye kadar olan dönemdeki gebelik ve analıkla ilgili rahatsızlık ve engellilik halleri. Madde metninde yer alan süre, doğum sonrası ilk onaltı haftayı kapsar.
İş göremezlik
Sigortalının rahatsızlığı nedeniyle çalışamaması durumu. Madde, hastalık halini bu iş göremezliğe neden olan rahatsızlıklara bağlar; iş göremezlik yoksa rahatsızlık hastalık hali sayılmaz.
Sigortalı olmayan eş
Sigortalı kadın veya sigortalı erkeğin ya da gelir veya aylık alan kadın veya erkeğin, kendisi sigortalı olmayan eşi. Bu kişiler yalnızca analık hali bakımından maddenin kapsamına girer.

Hastalık ve analık hali: hangi şartlar aranır?

  • Kişinin 4. maddenin birinci fıkrasının (a) veya (b) bendi kapsamında sigortalı olması ya da bu sigortalının sigortalı olmayan eşi bulunması gerekir.
  • Rahatsızlığın iş kazası veya meslek hastalığı sonucu olmaması gerekir; bu hal varsa madde değil iş kazası ve meslek hastalığı hükümleri uygulanır.
  • Rahatsızlığın iş göremezliğe neden olması gerekir.
  • Hastalık halinde rahatsızlık, sigortalının kendi rahatsızlığı olmalıdır; analık halinde ise rahatsızlık veya engellilik gebelik ya da analık ile ilgili olmalıdır.
  • Analık hali bakımından gebeliğin başladığı tarih ile doğumdan sonraki ilk onaltı haftalık süre arasında kalan bir zaman dilimi bulunmalıdır.
  • Gelir veya aylık alan kadın ya da erkeğin sigortalı olmayan eşi için analık hali, bu gelir veya aylığın kendi çalışmasından kaynaklanması koşuluna bağlıdır.

Hastalık ve analık hali: hangi sonuçları doğurur?

  • Rahatsızlık iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalır ve iş göremezliğe neden olursa hastalık hali sayılır.
  • Gebelik veya analıkla ilgili rahatsızlık ve engellilik halleri, gebeliğin başladığı tarihten doğumdan sonraki ilk onaltı haftaya kadar analık hali sayılır.
  • Gebelik ve analık dışındaki bir rahatsızlık iş göremezliğe neden olsa bile analık hali sayılmaz; hastalık hali olarak değerlendirilir.
  • Rahatsızlık iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ise bu maddenin hastalık hali tanımı uygulanmaz.
  • Analık hali, sigortalı olmayan eş için yalnızca maddede gösterilen gelir veya aylık koşulu varsa uygulanır.

Hastalık hali ile analık hali arasındaki fark nedir?

Hastalık hali, iş göremezliğe neden olan genel rahatsızlıktır ve gebelik ya da analıkla bağlantılı olması aranmaz.

Analık hali, gebelik ve doğum sonrası dönemle ilgili rahatsızlık ve engellilik hallerini kapsar ve süresi onaltı haftalık süreyle sınırlıdır.

Gebelik ve doğum ile ilgili bir rahatsızlık, hastalık hali yerine analık hali olarak değerlendirilir; hangi halin uygulanacağı rahatsızlığın bu bağlantısına göre belirlenir.

İş kazası veya meslek hastalığı ile hastalık hali arasındaki fark nedir?

Rahatsızlık iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ise madde kapsamında değildir.

Rahatsızlık iş kazası veya meslek hastalığı dışında kalıyorsa, iş göremezliğe neden olduğu ölçüde hastalık halidir.

Sigortalının rahatsızlığının nedeni, uygulanacak sigorta kolunu (hastalık veya iş kazası) belirler.

Sigortalı kadın veya erkek ile sigortalı olmayan eş arasındaki fark nedir?

Sigortalı kadın veya sigortalı erkek, kendi rahatsızlığı bakımından doğrudan maddenin kapsamındadır.

Sigortalı olmayan eş yalnızca gebelik ve analık halleri bakımından kapsanır; kendisi için hastalık hali tanımlanmamıştır.

Sigortalı olmayan eş için yalnızca analık hali tanınır; hastalık hali hükümleri ona uygulanmaz.

Hastalık ve analık hali: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Gebelik ve analıkla ilgili olmayan bir rahatsızlığı analık hali saymak; bu tür rahatsızlıklar hastalık hali olarak değerlendirilmelidir.
  • Sigortalı olmayan eşi hastalık hali kapsamında değerlendirmek; bu kişi için yalnızca analık hali tanınır.
  • Hastalık halinin iş kazasından ayırt edilmeden uygulanması; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu olan rahatsızlıkta bu madde değil ilgili iş kazası hükümleri uygulanır.
  • Analık halinin süresini doğumdan önceki döneme göre belirlemek; madde yalnızca doğumdan sonraki ilk onaltı haftayı sınır olarak gösterir.
  • Malullük oranını bu maddeden çıkarmaya çalışmak; malullük tespiti 25. maddede düzenlenmiştir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Malullük ve iş göremezlik oranının tespitinde 15. maddenin kendisi değil, sağlık kurulu raporu ve 5510 sayılı Kanun m.25 belirleyici kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2010/390 E., 2010/448 K., 06.10.2010; 10. Hukuk Dairesi, 2013/2331 E., 2013/25996 K., 27.12.2013)
  • 15. maddenin hastalık ve analık hallerini tanımladığı, buna dayanarak hastalık veya analık ödeneği talebinin değerlendirildiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2024/3190 E., 2024/4205 K., 22.04.2024; 10. Daire, 2020/3420 E., 2024/945 K., 19.03.2024)
  • Rahatsızlığın iş kazası mı yoksa hastalık mı olduğu, kurum kayıtları ve inceleme raporlarıyla saptanmakta; olay iş kazası olarak değerlendirilemezse hastalık kapsamında ele alınmaktadır. (21. Hukuk Dairesi, 2018/5437 E., 2019/55 K., 14.01.2019)

Nasıl ispat edilir?

  • Hastalık halini ileri süren sigortalı, rahatsızlığının iş göremezliğe neden olduğunu ve iş kazası ya da meslek hastalığı olmadığını ispatlamakla yükümlüdür; bu, sağlık raporu ve kurum kayıtlarıyla yapılır.
  • Analık halini ileri süren kişi, rahatsızlığın gebelik veya analıkla ilgili olduğunu ve gebeliğin başladığı tarihin ilk onaltı haftalık süre içinde bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür; doğum belgesi ve sağlık raporu bu amaçla kullanılır.
  • Sigortalı olmayan eş için analık hali talep eden kişi, sigortalı kadın veya erkeğin ya da gelir veya aylık alan kadın veya erkeğin bu sıfatını belgeyle ortaya koymalıdır.
  • Kurum, rahatsızlığın iş kazası veya meslek hastalığı olduğunu ileri sürerse bu iddiasını kendi kayıtlarıyla ispat eder; sigortalı ise hastalık halinin varlığını rapor ile destekler. (21. Hukuk Dairesi, 2018/5437 E., 2019/55 K., 14.01.2019)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5510 sayılı Kanun m.4: Maddenin kapsamını belirleyen sigortalı kategorilerini (a) ve (b) bentleriyle gösterir; 15. maddenin uygulanabilmesi için sigortalının bu bentlerde yer alması gerekir.
  • 5510 sayılı Kanun m.16: Hastalık ve analık sigortası kapsamındaki geçici iş göremezlik ödeneği ve analık ödeneğinin hangi hallerde ödeneceğini düzenler; 15. madde bu halleri tanımlar.
  • 5510 sayılı Kanun m.17: Hastalık ve analık halinde ödenecek parasal yardımların esaslarını düzenler; 15. maddedeki hastalık ve analık hali kavramları bu yardımların ön koşuludur.
  • 5510 sayılı Kanun m.18: Geçici iş göremezlik ödeneğinin raporla belirlenmesine ilişkin usulü düzenler; hastalık hali tespitinde kurum ve rapor koşulunu tamamlar.
  • 5510 sayılı Kanun m.25: Malullük tespitini düzenler; iş göremezlik oranının malullük sayılabilmesi için aranan eşiği belirler. 15. madde ile bu madde ayrı durumları karşılar.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.16 — İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar

5510 sayılı Kanun'un 16. maddesi, iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanacak hakların sıralanmasıyla başlar; bu haklar geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri, ölen sigortalının hak sahiplerine gelir, kız çocuklarına evlenme ödeneği ve cenaze ödeneğidir. Madde ayrıca hastalık ve analık sigortasında geçici iş göremezlik ödeneğini ve analık sigortasında emzirme ödeneğini düzenler. Emzirme ödeneğinin koşulları ve sigortalılığı sona erenlere tanınan özel hal de maddede yer alır. Madde, sigortalının kendisine ödenecek ödeneklerin miktarını, gelirin hesaplanma yöntemini ve sağlık hizmetlerini düzenlemez; bu konular ilgili diğer maddelerde yer alır (ör. gelir ve ödeneklerin hesabı ile sağlık yardımları için 5510 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri). Maddenin uygulanabilmesi için sigortalının sigortalılık statüsünün ayrıca belirlenmesi gerekir; sigortalılık koşulları 4. maddede, prim ve sigortalılık süreleri ise ilgili hükümlerde yer alır.

İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar: hangi kavramlar bilinmeli?

Geçici iş göremezlik ödeneği
Sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ya da analık hâlleri nedeniyle çalışamadığı süre boyunca günlük olarak ödenen paradır. Ödenek iş göremezlik süresiyle sınırlıdır ve süresi bitince sona erer.
Sürekli iş göremezlik geliri
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu sigortalının çalışma gücünde kalıcı kayıp oluşması hâlinde bağlanan gelirdir. Geçici iş göremezlikten farklı olarak sürekli bir kayıp göz önüne alınır.
Emzirme ödeneği
Doğum yapan kadın sigortalının ya da sigortalı erkeğin eşinin doğum yapması hâlinde, her çocuk için Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden ödenen paradır. Ödenek, çocuğun yaşaması koşuluna bağlıdır.
Hak sahibi
Sigortalının ölümü hâlinde kendisine gelir bağlanacak kişilerdir. Hak sahibi sıfatı, sigortalıyla ilişkisine ve kanundaki koşullara bağlıdır.
Analık sigortası
Doğum ve doğum sonrası dönemi kapsayan sigorta koludur. Emzirme ödeneği bu kol içinde verilir.

İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar: hangi şartlar aranır?

  • İş kazası veya meslek hastalığı sigortasından yararlanılacaksa, olayın kanunda sayılan bir iş kazası veya meslek hastalığı olarak nitelendirilmesi ve sigortalının bu durumda bulunması gerekir.
  • Geçici iş göremezlik ödeneğinin verilebilmesi için sigortalının geçici iş göremezlik süresinin bulunması gerekir.
  • Emzirme ödeneği için sigortalının 4. maddenin birinci fıkrasının (a) veya (b) bendi kapsamında sigortalı olması gerekir.
  • (a) bendi kapsamındakiler için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması şarttır.
  • (b) bendi kapsamındakiler için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi yatırılmış olması ve genel sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçların ödenmiş olması şarttır.
  • Sigortalılığı 9. maddeye göre sona eren ve emzirme ödeneğine hak kazanmış kişilerde, sigortalılığın sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğum yapılmış olması gerekir; bu hâlde doğumdan önceki onbeş ay içinde en az 120 gün prim ödenmiş olması aranır.

İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar: hangi sonuçları doğurur?

  • İş kazası veya meslek hastalığı sonucu sigortalı geçici iş göremez duruma düşerse, süre boyunca günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
  • Sürekli iş göremezlik hâlinde sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanır.
  • İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanır.
  • Gelir bağlanmış kız çocuklarına evlenme ödeneği verilir.
  • İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilir.
  • Hastalık veya analık hâllerine bağlı iş göremezlik süresince sigortalıya günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
  • Analık sigortasından sigortalı kadına ve belirtilen koşulları taşıyan sigortalı erkeğe, her çocuk için emzirme ödeneği verilir.
  • Şartlar sağlanmazsa emzirme ödeneği verilmez.
  • Emzirme ödeneğinin tutarı, Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden hesaplanır.

İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık ve analık arasındaki fark nedir?

İş kazası veya meslek hastalığı sigortasında haklar, kaza ya da hastalığın iş nedeniyle oluşmasına bağlıdır ve birinci fıkrada sayılan (a)–(e) bentlerinde düzenlenir.

Hastalık ve analık sigortasında geçici iş göremezlik ödeneği, hastalık veya analık hâllerine bağlı iş göremezlik için verilir.

İki sigorta kolunun ödenekleri, kapsamı ve sayıları farklıdır; sürekli iş göremezlik geliri ve evlenme, cenaze ödenekleri yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı sigortasında vardır.

Sigortalı kadın ile sigortalı erkek (emzirme) arasındaki fark nedir?

Doğum yapan sigortalı kadın, emzirme ödeneğinin doğrudan sahibidir.

Sigortalı erkek, yalnızca eşinin sigortalı olmaması hâlinde ve doğum nedeniyle ödenekten yararlanabilir.

Erkek sigortalı için ayrıca doğumdan önceki prim şartı aranır; kadın sigortalıda aynı şart aranmaz.

(a) bendi ile (b) bendi kapsamındaki sigortalılar (emzirme) arasındaki fark nedir?

(a) bendi kapsamında olanlarda doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması yeterlidir.

(b) bendi kapsamında olanlarda prim yatırılmış olmalı ve genel sağlık sigortası primi dahil prim borçları ödenmiş olmalıdır.

(b) bendi sigortalıları için ödeme koşulu daha ağır tutulmuştur; borç ödenmemişse ödenek verilmez.

Normal emzirme koşulu ile sigortalılığı sona erenlerin özel hâli arasındaki fark nedir?

Genel kuralda emzirme ödeneği, doğumdan önceki bir yıl içindeki prim şartına bağlanır.

Sigortalılığı 9. maddeye göre sona erenlerde, sona ermeden sonra üçyüz gün içinde doğum olursa farklı bir süre (onbeş ay) içinde prim ödenmesi aranır.

Özel hâlde prim süresi aranacak dönem genel kuraldan farklı olarak onbeş ay olarak belirlenir.

İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Emzirme ödeneği için prim şartını genel kuralla (doğumdan önceki bir yıl) hesaplayıp, sigortalılığı sona erenlerin özel halini (onbeş ay) gözden kaçırmak.
  • (a) ve (b) bentlerini aynı koşulda saymak; (b) bendi için genel sağlık sigortası primi ve borçlarının ödenmesi şartını atlamak.
  • Erkek sigortalı için emzirme ödeneğini eşin sigortalı olması hâlinde de vermek; kanun yalnızca eşin sigortalı olmadığı hâli kapsar.
  • Geçici iş göremezlik ödeneğini sigortalı sayılmayan kişiler için de hesaplamak; ödenek yalnızca sigortalıya verilir.
  • Sürekli iş göremezlik geliri ile geçici iş göremezlik ödeneğini aynı şey saymak; biri geçici, diğeri süreklidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Geçici iş göremezlik ödeneğinin, sigortalının iş göremez durumda bulunduğu süre boyunca ödendiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2024/734 E., 2025/1012 K., 11.09.2025)
  • Sağlık görevlilerinin, genel bir yazıya dayanan mağduriyetlerinin giderilmesi bakımından bu maddeye göre hak talep edebildikleri ve talebin Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulunca değerlendirildiği kabul edilmektedir. (10. Daire, 2020/2803 E., 2024/944 K., 19.03.2024; 10. Daire, 2020/3486 E., 2024/941 K., 19.03.2024)
  • Genel sağlık sigortalısı olup kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümlerin uygulanmadığı bir sigortalı (4. maddenin (c) bendi kapsamında) için bu madde uyarınca ödenek verilmesi, kişinin dosyası üzerinden yapılmaktadır. (İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/353 E., 2024/634 K., 17.09.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Emzirme ödeneğini talep eden tarafın, sigortalı olduğunu ve doğumdan önceki prim şartını sağladığını ispatlaması gerekir; prim bildirimi ve prim ödemesi Kurumun kayıtlarıyla ispatlanır.
  • Sigortalı erkek için eşinin sigortalı olmadığını, doğumun tarihini ve çocuğun yaşadığını gösteren nüfus kaydı ya da doğum belgesi sunulmalıdır.
  • (b) bendi kapsamında olanlarda, prim ve prime ilişkin her türlü borcun ödendiğini gösteren belge (genel sağlık sigortası primi dahil) ibraz edilmelidir; borcun bulunduğunu ileri süren Kurum, borcu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Sigortalılığın sona erme tarihi ile doğum tarihi arasındaki üçyüz günlük süre, Kurum kayıtlarıyla ve doğum belgesiyle belirlenir.
  • İş kazası veya meslek hastalığı iddiasında bulunan taraf, kazanın iş nedeniyle olduğunu ve sigortalının çalıştığını ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5510 sayılı Kanun m.4: Sigortalılığın kapsamını belirler; emzirme ödeneğinin erkek sigortalı bakımından hangi bentlere göre verileceğini bu madde belirler.
  • 5510 sayılı Kanun m.9: Sigortalılığı sona erenlere tanınan özel emzirme ödeneği hâlinin koşulunu oluşturur.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.17 — Ödenek ve gelirlere esas tutulacak günlük kazanç

5510 sayılı Kanun'un 17. maddesi, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde verilecek ödeneklerin ve iş kazası ile meslek hastalığında bağlanacak gelirin hesabına esas günlük kazancın nasıl belirleneceğini düzenler. Maddede ayrıca çalışmaya yeni başlayan sigortalının, prim ödeme gün sayısının az olan sigortalının ve ayni ödemeleri ve arızi ödemeleri olan ücretlinin günlük kazancının hesap yöntemi, meslek hastalığında son işten ayrılma tarihinin esas alınması ve iş kazası ile meslek hastalığı gelirinin aylık kazancının hesabı yer alır. Madde, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar bakımından uygulanan özel ölçütleri de içerir. Madde, ödenek ve gelirin miktarını, ödenme süresini ve koşullarını düzenlemez; geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesi ve raporun koşulları 18. maddede, bağlanacak gelirin oranları ve güncellenmesi 19. ve 20. maddelerde, prim ve prime esas kazanç tanımı 80. maddede düzenlenmiştir. Maddenin kurduğu hesap yöntemi dışındaki tazminat hesabı ve rücu konuları Borçlar Kanunu ve İş Kanunu alanına girer."

Ödenek ve gelirlere esas tutulacak günlük kazanç: hangi kavramlar bilinmeli?

Günlük kazanç
Ödenek ve gelirin hesabına esas alınan, prime esas kazançların gün sayısına bölünmesiyle bulunan tutardır. Hesap dönemi, kazanın olduğu veya iş göremezliğin başladığı tarihten önceki on iki aydır; iş kazası ve meslek hastalığında bağlanacak gelirde bu dönemin son üç ayı esas alınır.
Prime esas kazanç
5510 sayılı Kanun'un 80. maddesine göre hesaplanan, prim ödemesine konu olan kazanç tutarıdır. Günlük kazancın hesabında ham ücret değil bu kazanç esas alınır.
Prim ödeme gün sayısı
Hesap döneminde prim ödenmiş gün sayısıdır. Günlük kazancın payda kısmını oluşturur; on iki ay içinde 180 günden az kısa vadeli sigorta primi bildirilen sigortalılarda ayrı bir tavan uygulanır.
Günlük prime esas kazanç alt sınırı
İş göremezliğin başladığı tarihte geçerli günlük prime esas kazanç alt sınırıdır. Kısa vadeli sigorta primi 180 günden az bildirilen sigortalının geçici iş göremezlik ödeneğine esas günlük kazancı bu sınırın iki katını aşamaz.
Ayni ödemeler ve arızi ödemeler
Ücretin dışında kalan ve ücrete eklenen ödemelerdir. Prim, ikramiye ve bu nitelikteki arızi ödemeler ile ödenek ve gelire esas alınacak günlük kazanç bakımından 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılarda ücret toplamı ölçütü uygulanır.
Aylık kazanç
İş kazası ve meslek hastalığı sigortasından bağlanacak gelirin hesabına esas alınan tutardır. Yukarıdaki hükümlere göre hesaplanan günlük kazancın otuz katıdır.

Ödenek ve gelirlere esas tutulacak günlük kazanç: hangi şartlar aranır?

  • Hesaba esas alınacak dönem belirlenmelidir: iş kazasında kazanın olduğu tarih, hastalık ve meslek hastalığında iş göremezliğin başladığı tarih öncesi on iki aydır.
  • Gelir (iş kazası ve meslek hastalığı) hesabında dönemin son üç ayı içindeki prime esas kazançlar toplanmalıdır.
  • Toplam, prime esas kazanç ödeme gün sayısına bölünerek günlük kazanç bulunmalıdır.
  • Önceki on iki ay içinde 180 günden az kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olan sigortalıda geçici iş göremezlik ödeneğine esas günlük kazanç, iş göremezliğin başladığı tarihteki günlük prime esas kazanç alt sınırının iki katını geçmemelidir.
  • On iki ay boyunca çalışmamış ve ücret almamış sigortalı, çalışmaya başladığı ay içinde iş kazası veya meslek hastalığına uğramışsa, çalışmaya başladığı tarih ile iş göremezliğin başladığı tarih arasındaki prime esas kazanç toplamı çalışılan gün sayısına bölünerek günlük kazanç bulunmalıdır.
  • Bu sigortalı çalışmaya başladığı gün iş kazasına uğramışsa aynı veya emsal işte çalışan benzeri bir sigortalının günlük kazancı esas alınmalıdır.
  • 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılarda, prim, ikramiye ve arızi ödemeler dikkate alınmışsa, ödenek ve gelire esas günlük kazanç, ücret toplamının ücret alınan gün sayısına bölünmesiyle bulunan günlük kazancın %50 fazlasını geçmemelidir.
  • (a) bendi kapsamındaki sigortalılarda, ödenek ve gelirin hesabına esas alınan dönemden önceki aylara ilişkin idare veya yargı kararı gereği yapılan ücret, ikramiye, zam, tazminat ve benzeri ödemeler hesaba katılmamalıdır.
  • Meslek hastalığı, sigortalının son işinden ayrıldığı tarihten bir yıl geçtikten sonra ortaya çıkmışsa günlük kazanç bu son işten ayrılma tarihi esas alınarak hesaplanmalıdır.
  • İş kazası ve meslek hastalığı gelirine esas aylık kazanç, hesaplanan günlük kazancın otuz katı olarak belirlenmelidir.

Ödenek ve gelirlere esas tutulacak günlük kazanç: hangi sonuçları doğurur?

  • Hastalık ve analıkta günlük kazanç, on iki aylık dönemdeki prime esas kazançların prim ödeme gün sayısına bölünmesiyle bulunur.
  • Önceki on iki ayda 180 günden az kısa vadeli prim bildirilmiş sigortalının geçici iş göremezlik ödeneğine esas günlük kazancı, iş göremezliğin başladığı tarihteki günlük prime esas kazanç alt sınırının iki katını geçemez.
  • İş kazası ve meslek hastalığında bağlanacak gelir için günlük kazanç, son üç ayın prime esas kazançlarının toplamının gün sayısına bölünmesiyle bulunur.
  • Çalışmaya yeni başlayıp on iki ay çalışmamış ve ücret almamış sigortalının kazası çalışmaya başladığı ay içinde olmuşsa günlük kazanç, başlangıç ile iş göremezlik tarihi arasındaki kazanç toplamının çalışılan gün sayısına bölünmesiyle bulunur.
  • Yeni başlayan sigortalı çalışmaya başladığı gün iş kazası geçirmişse aynı veya emsal işte çalışan benzeri bir sigortalının günlük kazancı esas alınır.
  • (a) bendi sigortalısında prim, ikramiye ve arızi ödemeler dikkate alınmışsa ödenek ve gelire esas günlük kazanç, ücret toplamının ücret alınan gün sayısına bölünmesiyle bulunan tutarın %50 fazlasını geçemez.
  • (a) bendi sigortalısında hesaba esas dönemden önceki aylara ilişkin idare veya yargı kararı ödemeleri günlük kazanca dahil edilmez.
  • Meslek hastalığı son işten ayrılmadan bir yıl sonra ortaya çıkmışsa günlük kazanç son işten ayrılma tarihi esas alınarak hesaplanır.
  • İş kazası ve meslek hastalığı gelirine esas aylık kazanç, günlük kazancın otuz katıdır.

Genel hesap ile kısa prim ödeme süreli sigortalı arasındaki fark nedir?

Önceki on iki ay içinde 180 gün ve üzeri kısa vadeli prim bildirilen sigortalı için günlük kazanç doğrudan prime esas kazançların gün sayısına bölünerek bulunur.

Önceki on iki ayda 180 günden az kısa vadeli prim bildirilen sigortalı için aynı yöntem uygulanır ama geçici iş göremezlik ödeneğine esas tutar, iş göremezliğin başladığı tarihteki günlük prime esas kazanç alt sınırının iki katıyla sınırlanır.

Kısa prim süreli sigortalının ödeneği, hesaplanan günlük kazanç olsa bile alt sınırın iki katını aşamaz.

Geçici iş göremezlik ödeneği ile iş kazası ve meslek hastalığı geliri arasındaki fark nedir?

Geçici iş göremezlik ödeneğinde hesap dönemi on iki aydır ve tüm prime esas kazançlar kullanılır.

İş kazası ve meslek hastalığı gelirinde hesap dönemin son üç ayındaki prime esas kazançlar üzerinden yapılır.

Gelir hesabında yalnızca son üç ay esas alındığı için günlük kazanç farklı çıkabilir; aylık kazanç da günlük kazancın otuz katı olarak ayrıca bulunur.

Çalışmaya yeni başlayan ile on iki ay çalışmamış sigortalı arasındaki fark nedir?

On iki ay çalışmamış ve ücret almamış sigortalı, çalışmaya başladığı ay içinde kaza geçirmişse günlük kazanç, başlangıç ile iş göremezlik tarihi arasındaki prime esas kazanç toplamının çalışılan gün sayısına bölünmesiyle bulunur.

Kaza, çalışmaya başladığı günde olmuşsa bu hesap yapılamaz; aynı veya emsal işte çalışan benzeri bir sigortalının günlük kazancı esas alınır.

Yeni başlayanın gerçek kazancı yoksa emsal işteki kazanç kullanılır; bu, kazanın gününe özgü ayrı bir kuraldır.

(a) bendi sigortalısı: prim/ikramiye dikkate alınan ile alınmayan arasındaki fark nedir?

Prim, ikramiye ve arızi ödemeler günlük kazanca dahil edilmişse ücret toplamının ücret alınan gün sayısına bölünmesiyle bulunan tutarın yüzde elli fazlası tavan olur.

Bu ödemeler dikkate alınmamışsa tavan uygulanmaz ve kazanç ücretin kendisi üzerinden belirlenir.

Ödemeleri dahil edilen sigortalının günlük kazancı yüzde elli artırılmış ücret ortalamasını geçemez.

Hesap dönemi içindeki eski ayların ek ödemeleri ile dönem içindeki ödemeler arasındaki fark nedir?

İdare veya yargı kararı gereği yapılan ödemelerden hesap dönemi öncesi aylara ilişkin olanlar dikkate alınmaz.

Hesap dönemine ilişkin olanlar hesaba katılabilir.

Geriye dönük ödemelerin hangi aya ait olduğu günlük kazancın kapsamını belirler.

Meslek hastalığı: iş göremezlik tarihi ile son işten ayrılma tarihi arasındaki fark nedir?

Meslek hastalığı, sigortalının son işinden ayrıldığı tarihten bir yıl içinde ortaya çıkmışsa günlük kazanç iş göremezlik tarihine göre hesaplanır.

Hastalık bir yıldan sonra ortaya çıkmışsa günlük kazanç son işten ayrılma tarihi esas alınarak hesaplanır.

Son işten ayrılmadan sonra geçen bir yıl, hesap döneminin hangi tarih esas alınarak belirleneceğini değiştirir.

Ödenek ve gelirlere esas tutulacak günlük kazanç: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Geçici iş göremezlik ödeneğinde on iki aylık dönemi, gelir hesabındaki son üç aylık dönemle karıştırmak; her iki hesabı aynı kazanç toplamı üzerinden yapmak.
  • Önceki on iki ayda 180 günden az prim bildirilen sigortalıda iki kat sınırını uygulamamak ya da sınırı tüm sigortalılara genelleştirmek.
  • Yeni başlayan ve on iki ay çalışmamış sigortalıda hesap için on iki aylık dönemi esas almak; oysa çalışmaya başlandığı ay içindeki kaza için ayrı hesap yapılır.
  • Ücret ve ayni ödemelerde %50 eklemeyi tüm sigortalılara uygulamak; bu kural yalnızca birinci fıkranın (a) bendi kapsamındaki sigortalılar içindir.
  • Meslek hastalığında günlük kazancı iş göremezlik tarihine göre hesaplamak, son işten ayrılma tarihinin bir yıl sonrası kuralını gözden kaçırmak.
  • Aylık kazancı günlük kazanç yerine doğrudan prime esas kazanç toplamından hesaplamak; aylık kazanç günlük kazancın otuz katıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanacak gelirin, 17. madde uyarınca tespit edilen aylık kazancın belirli bir oranı üzerinden hesaplandığı kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2018/2173 E., 2018/9594 K., 20.11.2018; 10. Hukuk Dairesi, 2016/5610 E., 2018/7385 K., 02.10.2018; 10. Hukuk Dairesi, 2018/370 E., 2018/2596 K., 27.03.2018; 10. Hukuk Dairesi, 2017/6615 E., 2018/141 K., 16.01.2018)
  • Hak sahipleri yönünden gelirin hesabında 17. maddeye göre tespit edilen aylık kazancın esas alınmasının, Yargıtay tarafından bu kuralın uygulanmasında güncel ve doğru tutarın kullanılmasının gerektiği belirtilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2024/8003 E., 2024/10822 K., 12.11.2024)
  • Kanun değişikliğinden sonra yapılan ödemelerin 17. maddede düzenlenen hesap yöntemine uygun olup olmadığının denetlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2024/8003 E., 2024/10822 K., 12.11.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Günlük kazancın hesabını isteyen taraf (sigortalı, hak sahibi veya Kurum) ilgili dönemdeki prime esas kazanç tutarlarını ve prim ödeme gün sayısını ispatlamakla yükümlüdür; bunun için SGK bildirgeleri, hizmet cetveli ve bordro kullanılır.
  • Ücret, ikramiye ve arızi ödemelerin günlük kazanca dahil edilip edilmediğini ve %50 ekleme sınırının aşılıp aşılmadığını ilgili taraf ücret pusulası ve işveren kayıtlarıyla ispat eder.
  • Önceki on iki ayda 180 günden az kısa vadeli prim bildirildiği iddiası Kurum kayıtlarıyla ispatlanır; bu durumda iki kat sınırının uygulanması Kurum tarafından ileri sürülebilir.
  • Meslek hastalığında son işten ayrılma tarihinin bir yıl sınırını aşıp aşmadığı, işten ayrılma belgesi ve hizmet dökümüyle ispatlanır.
  • Hesap dönemi dışındaki idare veya yargı kararı ödemelerinin hesaba katılmaması gerektiğini savunan taraf bu ödemelerin hangi aya ait olduğunu belgelemekle yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5510 sayılı Kanun m.80: Prime esas kazancın tanımını ve hesaplanmasını düzenler; 17. maddedeki hesabın ham veri kaynağıdır.
  • 5510 sayılı Kanun m.4: Birinci fıkranın (a) bendindeki sigortalı grubunu belirler; 17. maddenin ücret toplamı ve %50 ekleme kuralı bu gruba uygulanır.
  • 5510 sayılı Kanun m.18: Geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenme koşullarını ve raporun gereklerini düzenler; 17. maddede hesaplanan günlük kazanç bu ödeneğin tutarına esas olur.
  • 5510 sayılı Kanun m.19: İş kazası ve meslek hastalığı gelirinin oranlarını düzenler; 17. maddede bulunan aylık kazanç bu gelirin hesabına esas olur.
  • 5510 sayılı Kanun m.20: Bağlanacak gelirin güncellenmesini düzenler; 17. maddede belirlenen aylık kazanç bu güncellemenin başlangıç tutarıdır.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.18 — Geçici iş göremezlik ödeneği

5510 sayılı Kanun'un 18. maddesi, kısa vadeli sigorta kollarından geçici iş göremezlik ödeneğinin hangi hallerde ve hangi günler için verileceğini düzenler. Düzenlenen konular; iş kazası ve meslek hastalığında her gün için ödenek, hastalıkta üçüncü günden itibaren ödenek, analıkta doğum öncesi ve sonrası çalışılmayan süreler ile erken doğum ve doğuma kadar çalışma hâlinde eklenen süreler, yatarak tedavi ve prim borcu koşulu, ödeneğin oranı, birden fazla sigorta hâlinin birleşmesi ve ödeme usulüdür. Madde, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 5. maddeye tabi sigortalılar ile (b) bendine göre sigortalı sayılanlar bakımından uygulanır. Madde, geçici iş göremezlik ödeneğinin hesabına esas günlük kazancın tespitini düzenlemez (m.17); analık ödeneğinin sigortalılığa ilişkin ayrıntılarını ve kısa vadeli prim ödeme yükümlülüğünü düzenlemez (m.80 ve m.87 gibi ilgili hükümler); ödeneğin yönetmelikle ayrıntılandırılan ödeme zamanı ve usulünü kendisi belirlemez, yalnızca yönetmeliğe yetki verir. Maddenin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası ile uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin bir hükmü yoktur."

Geçici iş göremezlik ödeneği: hangi kavramlar bilinmeli?

Geçici iş göremezlik ödeneği
Sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık veya analık nedeniyle çalışamadığı süreye ilişkin olarak Kurumca ödenen parasal yardımdır. Ödenek, sigortalı iyileşinceye kadar geçici bir dönem için verilir ve sigortalının ücret kaybını karşılamaya yöneliktir.
İstirahat raporu
Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarınca düzenlenen, sigortalının çalışamayacağını gösteren belgedir. Ödeneğin doğması için bu raporun alınmış olması şarttır.
Kısa vadeli sigorta primi bildirimi
Hastalık hâlinde ödenek için aranan, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün prim bildirilmiş olma koşuludur. Bu süre hastalık ödeneği bakımından aranır, iş kazası ve meslek hastalığında aranmaz.
Yatarak tedavi
(b) bendi kapsamındaki sigortalılardan 4. madde birinci fıkrası (b) bendine göre sigortalı sayılanlar için ödeneğin ödenmesinin aranan tedavi biçimidir. Doğum öncesi ve sonrası çalışılmayan sürelerde bu şart aranmaz.
Ödeneğin oranı
Yatarak tedavide ödeneğin 17. maddeye göre hesaplanan günlük kazancın yarısı, ayaktan tedavide üçte ikisi olarak belirlenmesidir.
Günlük kazanç alt sınırı
Prim ve ödenek hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırıdır. Bu sınırdaki değişiklik hâlinde, alt sınırın altında ödenek alanların ödeneği değişen alt sınıra göre ödenir.

Geçici iş göremezlik ödeneği: hangi şartlar aranır?

  • Sigortalının iş göremezliğe uğraması ve bu duruma ilişkin Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulundan istirahat raporu alınmış olması gerekir.
  • İş kazası veya meslek hastalığında, ödenek her gün için verilir ve ilk günden başlar; bu hâlde önceden prim bildirimi koşulu aranmaz.
  • Hastalık hâlinde, 4. madde birinci fıkrası (a) bendi ile 5. maddeye tabi sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların iş göremezlik başlangıcından önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olmalıdır.
  • Hastalık hâlinde ödenek üçüncü günden başlar; ilk iki gün ödenek kapsamına girmez.
  • Analık hâlinde, doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olmalıdır; ödenek doğumdan önceki sekiz ve sonraki on altı haftalık süreyi kapsar ve çalışılmayan her gün için verilir.
  • (b) bendine göre sigortalı sayılanlarda iş kazası, meslek hastalığı veya analık ödeneğinin verilebilmesi için prim ve prime ilişkin her türlü borcun ödenmiş olması ve yatarak tedavi ya da bunun gereği istirahat süresi bulunması aranır; doğum öncesi ve sonrası çalışılmayan süreler için yatarak tedavi şartı aranmaz.
  • Ödenek yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayaktan tedavide üçte ikisi oranında hesaplanır; bu ödeneğin aynı anda birden fazla sigorta hâlinden birkaçı birleşirse en yüksek ödenek verilir.

Geçici iş göremezlik ödeneği: hangi sonuçları doğurur?

  • İstirahat raporu bulunmadan ödenek verilmez; rapor, ödeneğin ön koşuludur.
  • İş kazası ve meslek hastalığında her gün için ödenek ilk günden itibaren verilir.
  • Hastalıkta, prim bildirimi koşulu sağlanmazsa veya ilk iki gün içindeyse ödenek verilmez; koşul sağlanırsa üçüncü günden itibaren ödenir.
  • Analıkta çalışılmayan her gün için ödenek verilir; yatarak tedavi şartı doğum öncesi ve sonrası çalışılmayan sürelerde aranmaz.
  • (b) bendi kapsamındaki sigortalılar için prim ve prime ilişkin tüm borçlar ödenmemişse ödenek verilmez.
  • Yatarak tedavi süresince veya tedavinin gereği istirahat raporu süresince ödenek verilir; yatarak tedavi sona erdikten sonraki istirahat dönemi dışında kalan süreler için ödenek doğmaz.
  • Ödenek yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayaktan tedavide üçte ikisi oranında verilir.
  • Birkaç sigortalılık hâli birleşirse en yüksek ödenek verilir; birden fazla ödenek toplanmaz.
  • Günlük kazanç alt sınırı değişirse, alt sınırın altında ödenek alanlar veya alacak olanlar değişen sınıra göre ödenek alır.
  • Ödeneğin ödeme zamanı ve diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir; toplu iş sözleşmesi yapılan işyerleri ile kamu idarelerinin işverenleri Kurum adına ödeyip sonradan Kurumdan mahsup yoluyla tahsil edebilir.

İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık arasındaki fark nedir?

İş kazası veya meslek hastalığında ödenek her gün için ilk günden itibaren verilir (b) ve (a) bentleri ayrımına göre. Bu hâlde önceden prim bildirimi koşulu aranmaz.

Hastalıkta ödenek üçüncü günden başlar ve önceki bir yılda en az doksan gün kısa vadeli prim bildirimi aranır.

Hastalık hâlinde ilk iki gün ödenek dışı kalır ve prim koşulu sağlanmazsa ödenek doğmaz. İş kazasında bu koşullar aranmadığından ödenek daha erken başlar.

Yatarak tedavi ile ayaktan tedavi arasındaki fark nedir?

Yatarak tedavide ödenek günlük kazancın yarısı oranındadır.

Ayaktan tedavide ödenek günlük kazancın üçte ikisi oranındadır.

Oran tedavi biçimine göre değişir; ayaktan tedavide ödenek daha yüksek kalır.

(b) bendi kapsamındaki sigortalılar ile diğer sigortalılar arasındaki fark nedir?

4. madde birinci fıkrası (b) bendine göre sigortalı sayılanlarda ikinci fıkra uygulanır; prim ve prime ilişkin tüm borçların ödenmiş olması ve yatarak tedavi ya da bu tedavinin gereği istirahat aranır.

Diğer sigortalılarda bu ek koşullar ikinci fıkra bakımından metinde yer almaz.

Bu gruptaki sigortalıya borç ödenmemişse ya da yatarak tedavi yoksa ödenek, doğum öncesi ve sonrası çalışılmayan süreler dışında, ödenmez.

Doğum öncesi ve sonrası çalışılmayan süreler ile erken doğum ve doğuma kadar çalışma arasındaki fark nedir?

Doğum öncesi sekiz ve sonrası on altı haftalık süre ile çalışılmayan her gün için ödenek verilir.

Erken doğumda kullanılamayan süreler ile isteğe ve hekim onayına bağlı doğuma iki hafta kalıncaya kadar çalışılan süreler doğum sonrası istirahat süresine eklenir.

Her iki durumda ödenek verilir; ancak birinci fıkra (d) bendindeki süreler için ayrı bir sınırlama ve hekim onayı koşulu aranır.

Geçici iş göremezlik ödeneği: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Hastalık ödeneğinde ilk iki günün de ödenek kapsamında sayılması; ödenek üçüncü günden başlar.
  • İş kazası ve meslek hastalığında hastalık koşullarını, yani önceden doksan günlük prim bildirimi şartını aramak; bu hâlde prim koşulu aranmaz.
  • Yatarak tedavi oranını ayaktan tedavi oranıyla karıştırmak; yatarak tedavide yarı, ayaktan tedavide üçte iki uygulanır.
  • Doğum öncesi ve sonrası çalışılmayan sürelerde de yatarak tedavi şartını aramak; bu sürelerde yatarak tedavi şartı yoktur.
  • Birkaç sigortalılık hâlinin birleşmesinde ödenekleri toplamak; metin en yüksek ödeneğin verileceğini düzenler.
  • Günlük kazancın alt sınırı değiştiğinde eski alt sınıra göre hesap yapmak; değişiklik tarihinden itibaren yeni alt sınır uygulanır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Geçici iş göremezlik ödeneği ile ilgili davalarda, mahkemeler 18. maddenin hem istirahat raporu hem de prim koşulunu sırayla incelediğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/400 E., 2025/68 K., 19.02.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2022/998 E., 2023/745 K., 12.07.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2024/166 E., 2025/396 K., 25.06.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2023/304 E., 2025/92 K., 26.02.2025)
  • Hukuk Genel Kurulu, geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin hükümlerin 5510 sayılı Kanun'un 18. maddesinde yer aldığını belirtmektedir ve bu maddenin ödenek kurallarının temel kaynağı olduğunu kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/166 E., 2025/396 K., 25.06.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2023/304 E., 2025/92 K., 26.02.2025)
  • Uyuşmazlıklarda mahkemeler, 18. maddenin ilk fıkrasına dayanan istirahat raporu koşulunun aranmasını ve bu koşul yerine getirilmeden ödeneğin verilemeyeceğini ortaya koymaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/998 E., 2023/745 K., 12.07.2023)
  • Mahkemeler, 5510 sayılı Kanun'un 18. maddesinde yer alan ödenek hükümlerini 506 sayılı Kanun'un 13 ve 14. maddeleriyle birlikte değerlendirmektedir; eski mevzuata göre verilen kararlar yeni düzenlemenin yorumunda temkinli kullanılmalıdır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/400 E., 2025/68 K., 19.02.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Geçici iş göremezlik ödeneğini talep eden sigortalı, istirahat raporunun Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulundan alındığını yazılı belgeyle ispatlamak zorundadır.
  • Hastalık hâlinde önceden bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli prim bildiriminin yapıldığını, Kurumun prim kayıtları ve bildirge belgeleri ile ispat etmek gerekir; ispat yükü talep eden sigortalıdadır.
  • İş kazası veya meslek hastalığında iş kazası ya da meslek hastalığının varlığı ve iş göremezlik ilişkisi ilgili kurum belgeleri ile ispatlanır.
  • (b) bendi kapsamındaki sigortalılarda prim ve prime ilişkin her türlü borcun ödendiği ve yatarak tedavi ya da bunun gereği istirahat süresinin bulunduğu belgelerle gösterilmelidir; eksik borç varsa bu, Kurum tarafından savunma olarak ileri sürülebilir.
  • Analık ödeneği için doğumun tarihi nüfus kaydı ve sağlık raporu ile belgelenir; erken doğum ve doğuma kadar çalışma hâlinde hekim onayı ve sigortalının isteği yazılı kayıtla ispatlanmalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5510 sayılı Kanun m.17: Geçici iş göremezlik ödeneğinin hesabına esas günlük kazancın tespitini düzenler; ödeneğin oranı bu kazanç üzerinden uygulanır.
  • 5510 sayılı Kanun m.16: Geçici iş göremezlik ödeneğinin genel çerçevesini ve ödeneğe ilişkin ilk düzenlemeyi içerir; m.18 bu düzenlemeyi somutlaştırır.
  • 5510 sayılı Kanun m.4: Ödenekten yararlanacak sigortalı gruplarını belirler; (a) ve (b) bentleri ile birinci fıkranın (b) bendine göre sigortalı sayılanlar m.18 kapsamını belirler.
  • 5510 sayılı Kanun m.5: Belirli sigortalı gruplarının hastalık sigortasına tabi olup olmadığını belirler; m.18 birinci fıkra (b) bendinin kapsamını oluşturur.
  • 5510 sayılı Kanun m.95: Ödeneğin genel olarak kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümlere bağlanmasını sağlar. Madde, ödenek ile ilgili ayrıntılı hükümleri yönetmelikle düzenleme yetkisi için ilgili kısımdır.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.19 — Çok iş kazası ve meslek hastalığı hali

Madde, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik hâllerinde sürekli iş göremezlik gelirinin koşullarını, meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespitini, gelirin hesaplanma oranlarını, prim borcu şartını, gelirin başlangıç tarihini, yeniden iş kazası veya meslek hastalığı hâlinde gelirin hesabını ve sürekli iş göremezlik geliri alan sigortalının geçici iş göremezlik ödeneği almasını düzenler. Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlar bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular arasında malullük aylığı ve malullük koşulları (m.26), iş kazasında geçici iş göremezlik ödeneğinin hesabı ve ödenme koşulları (m.16, m.18), günlük kazancın hesabı (m.17) ile gelirin artırılması (m.55) yer alır; bu konular ilgili maddelerde düzenlenmiştir. Sürekli iş göremezlik gelirine ilişkin dava ve itiraz süreleri de bu maddede yer almaz.

Çok iş kazası ve meslek hastalığı hali: hangi kavramlar bilinmeli?

Sürekli iş göremezlik
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu sigortalının meslekte kazanma gücünün kalıcı biçimde azalmasıdır. Geçici iş göremezlikten farklı olarak iyileşme beklenmeyen, süreklilik taşıyan bir durumu ifade eder.
Meslekte kazanma gücü kaybı oranı
Sağlık kurullarının raporuna dayanarak Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen, sigortalının mesleğinde kazanma gücünde meydana gelen azalmanın yüzdesidir. Gelirin bağlanıp bağlanmayacağı ve miktarı bu orana bağlıdır.
Tam iş göremezlik
Meslekte kazanma gücünün tamamının kaybedilmesi hâlidir. Bu hâlde gelir, günlük kazanç esas alınarak hesaplanan aylık kazancın yüzde yetmişi üzerinden bağlanır.
Kısmî iş göremezlik
Meslekte kazanma gücünün yalnızca bir kısmının kaybedilmesi hâlidir. Gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanır ve sonra kayıp oranına karşılık gelen kısmı ödenir.
Sağlık kurulu raporu
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenen rapordur. Oranın ilk tespiti bu raporlara dayanılarak Kurum Sağlık Kurulunca yapılır.
Bakıma muhtaçlık
Sigortalının başka bir kişinin sürekli bakımına ihtiyaç duyması hâlidir. Bu hâlde gelir bağlama oranı yüzde yüze çıkar.

Çok iş kazası ve meslek hastalığı hali: hangi sonuçları doğurur?

  • Meslekte kazanma gücü kaybı yüzde on veya daha fazla olduğunda sigortalı sürekli iş göremezlik geliri almaya hak kazanır.
  • Kayıp oranı yüzde on altında kaldığında gelir bağlanmaz.
  • Tam iş göremezlikte gelir, günlük kazanç hesabına göre hesaplanan aylık kazancın yüzde yetmişi olarak bağlanır.
  • Kısmî iş göremezlikte sigortalıya, kayıp oranına karşılık gelen tutar ödenir.
  • Bakıma muhtaç sigortalıya gelir bağlama oranı yüzde yüz olarak uygulanır.
  • Gelir, günlük kazanç hesabına giren son ay ile gelir başlangıç tarihi arasında 55. maddenin ikinci fıkrası uyarınca artırılarak belirlenir.
  • 4/1-b kapsamındaki sigortalı prim veya genel sağlık sigortası dahil prime ilişkin borcunu ödemezse gelir bağlanmaz.
  • Sürekli iş göremezlik geliri alan sigortalı aynı engellilik veya meslek hastalığı nedeniyle istirahat raporu alırsa, yazılı isteği tarihinden itibaren ek günlük geçici iş göremezlik ödeneği alır.
  • Yeni bir iş kazası veya meslek hastalığında, gelir ilk gelirden düşük çıkarsa ilk kazanç üzerinden ödenmeye devam eder.

Çok iş kazası ve meslek hastalığı hali: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kayıp oranı yüzde on altında kaldığı hâlde gelir bağlanacağını kabul etmek; oran eşiği bu fıkrada yüzde on olarak açıkça belirlenmiştir.
  • Tam iş göremezlik ile kısmî iş göremezlik gelirini aynı yöntemle hesaplamak; kısmî hâlde önce tam gelir hesaplanıp sonra kayıp oranına göre indirim yapılır.
  • Gelirin başlangıcını olay tarihinden itibaren almak; başlangıç, geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi izleyen ay başıdır.
  • Bakıma muhtaç sigortalıya kayıp oranı yerine yüzde yüz uygulamamak; bakıma muhtaçlık hâlinde oran yüzde yüze yükselir.
  • 4/1-b kapsamındaki sigortalıda prim borcu şartını gözden kaçırmak; borç ödenmeden gelir bağlanmaz.
  • Yeni iş kazası sonrasında gelirin her zaman son kazanç üzerinden hesaplanacağını sanmak; son kazançtan hesaplanan gelir ilk gelirden düşükse ilk kazanç esas alınır.
  • Yeniden tedavi hâlinde oranı eski rapora göre bırakmak; yeni sağlık kurulu raporlarıyla oran yeniden tespit edilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Sağlık kurulu raporunda çıkan oran yüzde on altında kalıyorsa, Kurum Sağlık Kurulu ve Adli Tıp üst kurulu raporları birbiriyle uyumlu olsa bile sürekli iş göremezlik geliri bağlanmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1001 E., 2023/141 K., 01.03.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2022/996 E., 2023/138 K., 01.03.2023)
  • Kayıp oranının ilk raporda yüzde on altında, sonraki raporda yüzde on veya üstünde çıkması durumunda, mahkemeler Kurum Sağlık Kurulunun ve üst kurulun raporlarının hangisine dayanılacağını dosya kapsamındaki tüm raporlardan değerlendirerek belirlemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/996 E., 2023/138 K., 01.03.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2022/1000 E., 2023/140 K., 01.03.2023)
  • Geçici iş göremezlik süresi devam ederken sürekli iş göremezlik oranının ne zaman başlayacağı, geçici iş göremezlik süresinin dolmasından sonraki döneme göre belirlenmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/993 E., 2023/137 K., 01.03.2023)
  • Sürekli iş göremezlik oranının tespiti için sigortalının kendi istemiyle dava açması hâlinde, mahkemeler oranı yeniden tespit etmek için ilgili sağlık kurullarından rapor almaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1000 E., 2023/140 K., 01.03.2023)
  • Sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesinde, Kanunun ilk fıkrasında öngörülen sağlık kurulu raporlarının esas alınması gerekmektedir; bu yönde verilen kararlarda rapor çelişkileri giderilmeden hüküm kurulmaması istenmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/966 E., 2023/139 K., 01.03.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Sürekli iş göremezlik geliri isteyen sigortalı, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu hastalık veya engelliliğin oluştuğunu ve meslekte kazanma gücünün en az yüzde on oranında azaldığını ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat Kurumca yetkilendirilen sağlık kurulu raporları ile yapılır.
  • Oranın tespitinde Kurum Sağlık Kurulunun kararı ve raporları esas alınır; Adli Tıp Kurumu raporları ile çelişki varsa mahkeme bunları birlikte değerlendirir.
  • 4/1-b kapsamındaki sigortalıdan kaynaklanan prim veya genel sağlık sigortası borcunun ödendiğini ispat yükü sigortalıya aittir; Kurum bu borcun varlığını kendi kayıtlarıyla gösterir.
  • Geçici iş göremezlik süresinin bitiş tarihi ve sağlık kurulu raporunun tarihi, gelirin başlangıç ayının belirlenmesinde esas alınacağından bu belgelerin dosyada bulunması gerekir.
  • Yeni bir iş kazası veya meslek hastalığı iddia edildiğinde, son olayın kazancı ile ilk gelir arasındaki karşılaştırma için her iki olaya ilişkin belgelerin sunulması gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5510 sayılı Kanun m.4: Birinci fıkranın (b) bendi uyarınca sigortalı sayılanlar için prim borcu şartının uygulanma alanını belirler.
  • 5510 sayılı Kanun m.17: Gelirin hesaplanmasında esas alınan aylık kazancın ve günlük kazancın belirlenmesinde kullanılır.
  • 5510 sayılı Kanun m.18: Geçici iş göremezlik ödeneğinin hesabını düzenler; istirahat raporu alan gelir sahibine ödenecek günlük ödenek bu maddeye göre hesaplanır.
  • 5510 sayılı Kanun m.55: Günlük kazanç hesabına giren son ay ile gelir başlangıç tarihi arasındaki artırımın yöntemini belirler.
  • 5510 sayılı Kanun m.16: Geçici iş göremezlik ödeneğinin tanımını ve ödenme koşullarını düzenler; gelirin başlangıç tarihinin belirlenmesinde bu ödeneğin sona ermesi esas alınır.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.20 — Hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri

Madde, iş kazası veya meslek hastalığına bağlı ölümlerde hak sahiplerine bağlanacak ölüm gelirinin hesap esasını düzenler: aylık kazancın yüzde yetmişi üzerinden, sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalıların ölümü hâlinde ise bu gelirin durumuna göre ayrılan hesap kuralları. Ayrıca 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine gelir bağlanabilmesi için aranan prim ödeme şartını ve gelirin başlangıcı, kesilmesi ile yeniden bağlanmasında 34 ve 35 inci maddelerin uygulanacağını belirtir. Madde, ölüm sigortasının genel hak sahipliği koşullarını (dul eş, çocuklar, ana ve baba) düzenlemez; bunlar 34 üncü maddededir. Aylık kazancın tespiti 17 nci maddede, ölüm geliri ve aylığın bağlanma usulü ve kesilmesi 34 ve 35 inci maddelerde, cenaze ve evlenme ödeneği 37 nci maddededir. Sürekli iş göremezlik geliri ile malullük ve bağlanma koşulları madde kapsamında ele alınmaz; bunlar 19 uncu madde ile 4 üncü maddenin ilgili fıkralarındadır. Hak sahibi dışındaki diğer sosyal güvenlik ödemeleri ile birlikte gelir ve aylık birleştirilmesi 54 üncü maddede düzenlenmiştir.

Hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Hak sahibi
Sigortalının ölümü hâlinde ölüm sigortasından gelir veya aylık alabilecek kişiler; dul eş, çocuklar, ana ve baba bu kapsamdadır. Hak sahipliği mirasçılık ile aynı şey değildir, mirası reddeden kişi hak sahibi olmaya devam edebilir.
Aylık kazanç
17 nci madde uyarınca tespit edilen, ölüm geliri hesabının temelini oluşturan tutardır. Madde bu tutarın nasıl belirleneceğini kendisi düzenlemez, 17 nci maddeye bağlar.
Sürekli iş göremezlik geliri
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde yirmi beşi kaybedilmesi hâlinde bağlanan gelirdir. Madde bu gelirin oranına göre iki ayrı hesap kuralı getirir; oran yüzde elli eşiğine göre ayrılır.
Meslekte kazanma gücü kaybı oranı
Sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanıp bağlanmayacağını ve ölüm hesabının hangi fıkraya göre yapılacağını belirleyen ölçüttür. Yüzde elli ve üstü ile yüzde elli altı ayrı hesap kuralına tabidir.
Gelir ve aylıkların birleştirilmesi
Hak sahibinin aynı sigortalıdan ya da farklı sigortalılıktan birden fazla gelir veya aylık alması hâlinde toplam ödemenin nasıl düzenleneceğini ifade eder; madde bunu 54 üncü maddeye bırakır.
Sigortalı sayılan (4/1-b)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılardır. Bunların hak sahiplerine gelir bağlanabilmesi için kendi sigortalılıklarından doğan prim ve borçların tamamının ödenmiş olması aranır.

Hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri: hangi şartlar aranır?

  • Ölenin iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olarak ölmüş olması ya da sürekli iş göremezlik geliri alırken ölmüş olması gerekir; birinci fıkra ölümün iş kazasına bağlı olduğu hâllerdir.
  • Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölümde, gelirin oranı yüzde elli veya daha fazla ise ölümün iş kazasına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın birinci fıkradaki tutar hesaplanır.
  • Gelirin oranı yüzde elli altında ise ve ölüm iş kazasına bağlı değilse, sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik geliri tutarı hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.
  • 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine gelir bağlanabilmesi için kendi sigortalılığından dolayı genel sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının tamamının ödenmiş olması zorunludur.
  • Gelirin başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanmasında 34 üncü ve 35 inci maddelerin hükümleri uygulanır.

Hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri: hangi sonuçları doğurur?

  • İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine, aylık kazancın yüzde yetmişi tutarında gelir bağlanır.
  • Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalının yüzde elli veya daha fazla kayıplı olması hâlinde ölüm, iş kazasına bağlı olmasa da birinci fıkradaki tutar hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.
  • Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalının yüzde elliden az kayıplı olması ve ölümün iş kazasına bağlı olmaması hâlinde, sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik geliri tutarı hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.
  • 4/1-b sigortalısının prim ve prime ilişkin borçları, genel sağlık sigortası dahil, tamamen ödenmemişse hak sahiplerine gelir bağlanmaz.
  • Gelirin başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması 34 ve 35 inci maddelere göre belirlenir.
  • Hak sahiplerine cenaze ve evlenme ödeneği 37 nci madde hükümlerine göre verilir.
  • Ölüm gelirinin hak sahibine bağlanması, sigortalının ölüm tarihinde iş kazasına bağlı bir ölüm bulunmasından kaynaklanan yüzde yetmiş esaslı hesapla sınırlı kalır; hesap yöntemi dışında ek ödeme getirmez.

İş kazası ölümü ile iş kazası dışı ölüm arasındaki fark nedir?

Ölüm iş kazası veya meslek hastalığına bağlıysa birinci fıkra doğrudan uygulanır ve aylık kazancın yüzde yetmişi üzerinden gelir bağlanır.

Ölüm iş kazasına bağlı değilse, ölen sigortalının sürekli iş göremezlik geliri yoksa ana hesap kuralı ölüm geliri için uygulanmaz; sürekli iş göremezlik gelirinin durumuna göre ikinci veya üçüncü fıkra devreye girer.

Ölümün nedeni, hesabın yüzde yetmiş üzerinden mi yoksa sürekli iş göremezlik geliri tutarı üzerinden mi yapılacağını belirler.

Yüzde elli ve üzeri gelir ile yüzde elli altı gelir (ölüm sonrası) arasındaki fark nedir?

Meslekte kazanma gücü kaybı yüzde elli veya daha fazla olan sigortalının ölümünde, ölümün iş kazasına bağlı olup olmadığına bakılmaz; birinci fıkradaki tutar bağlanır.

Kayıp oranı yüzde elliden az ise ve ölüm iş kazasına bağlı değilse, hak sahiplerine sigortalının aldığı sürekli iş göremezlik gelirinin tutarı bağlanır.

Yüzde elli ve üzerinde hak sahiplerine daha yüksek olan yüzde yetmiş esaslı tutar; altında ise mevcut sürekli iş göremezlik gelirinin tutarı esas alınır.

4/1-b sigortalısının hak sahipleri ile diğer sigortalıların hak sahipleri arasındaki fark nedir?

4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine gelir bağlanabilmesi, kendi sigortalılığından doğan tüm prim ve borçların ödenmesine bağlıdır.

Diğer sigortalıların hak sahiplerine bu maddedeki prim ödeme şartı aranmaz; maddede yer alan koşullar yeterlidir.

Ölenin 4/1-b kapsamında olması hâlinde prim borcu bulunup bulunmadığı gelirin bağlanmasını engeller.

Hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yüzde elli eşiğini yanlış okumak: oranın yüzde elli ve üzeri olduğu hâlde ölümün iş kazasına bağlı olup olmadığını aramak; ölçüt yüzde elli ise ölüm nedeni aranmaz.
  • Yüzde elli altı durumda da yüzde yetmiş esaslı hesabı uygulamak; bu hâlde sürekli iş göremezlik geliri tutarı esas alınır.
  • Ölüm iş kazasına bağlı olmadığı hâlde yüzde yetmiş esaslı hesabı uygulamak; bu hâlde birinci fıkra değil diğer fıkralar uygulanır.
  • 4/1-b sigortalısında prim borcunu aramamak; borç bulunduğu hâlde gelir bağlanır.
  • Prim şartını tüm sigortalılara uygulamak; madde yalnız 4/1-b kapsamındaki sigortalılar için bu koşulu öngörür.
  • Gelirin başlangıcını, kesilmesini ve yeniden bağlanmasını 34 ve 35 inci maddeler dışında bir kurala göre hesaplamak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Ölüm geliri talebinde, ölenin iş kazası veya meslek hastalığına bağlı ölüp ölmediğinin tespiti, hesabın birinci fıkraya mı yoksa üçüncü fıkraya mı göre yapılacağını belirlemektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2024/12025 E., 2025/8083 K., 13.05.2025)
  • Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalının ölümünde, ikinci fıkranın uygulanması için gelirin yüzde elli oranına ulaşılmış olması gerektiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2024/7635 E., 2024/9421 K., 02.10.2024)
  • İkinci fıkradaki güncelleme, 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/227 E., 2021/1455 K., 18.11.2021)
  • İş kazasında vefat eden sigortalının kız çocuklarının evlenmesi hâlinde ölüm geliri 37 nci madde kapsamında değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/166 E., 2025/396 K., 25.06.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2023/304 E., 2025/92 K., 26.02.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Ölüm geliri talep eden hak sahibi, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olduğunu ve sigortalının ölüm tarihinde sürekli iş göremezlik gelirinin bulunup bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür. (10. Hukuk Dairesi, 2024/12025 E., 2025/8083 K., 13.05.2025)
  • Ölümün iş kazasına bağlılığı, olay tutanağı, iş kazası tespit belgesi ve sağlık kurulu raporu ile ispatlanır.
  • Meslekte kazanma gücü kaybı oranı, sağlık kurulunun düzenlediği raporla belirlenir; oranın yüzde elliye ulaşıp ulaşmadığı bu belgeye göre tespit edilir. (10. Hukuk Dairesi, 2024/7635 E., 2024/9421 K., 02.10.2024)
  • 4/1-b sigortalısının prim borcunun bulunmadığını ispat yükü hak sahibine düşer; Kurumun prim borcu kaydı bu koşulun yerine getirilmediğini gösterir.
  • Gelir bağlanmasına ilişkin işlemlerin dayandığı sigortalılık süresi ve aylık kazanç bilgileri, 17 nci madde uyarınca bildirilen ve Kurumca tespit edilen kayıtlarla ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5510 m.17: Aylık kazancın tespitini yapar; birinci fıkradaki yüzde yetmişlik hesabın tabanını oluşturur.
  • 5510 m.34: Hak sahiplerinin gelir bağlanma koşullarını ve tutarın hak sahipleri arasında paylaşımını düzenler.
  • 5510 m.35: Gelirin kesilmesi ve yeniden bağlanmasının usulünü düzenler; madde bu hükmü uygulamaya çağırır.
  • 5510 m.37: Hak sahiplerine cenaze ve evlenme ödeneğinin verilmesini düzenler.
  • 5510 m.55: İkinci fıkrada geçen aylık gelirin güncellenmesi usulünü belirler.
  • 5510 m.4: Birinci fıkranın (b) bendine göre sigortalı sayılanları belirler; prim şartı bu kişilere uygulanır.
  • 5510 m.54: Ölüm sigortasından gelir ve aylık ile diğer gelirlerin birleştirilmesi halinde uygulanır.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.21 — Sorumluluğu

5510 sayılı Kanun m.21, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık hallerinde Kurumun yaptığı ödemelerin işverenden veya üçüncü kişilerden geri alınmasını (rücu) düzenler. Düzenlenen konular; işverene rücu edilecek tutarın sınırı, iş kazasının süresinde bildirilmemesinin sonucu, sağlık raporu olmadan veya elverişsiz işte çalıştırılmanın sonucu, üçüncü kişiye rücuda tutar ve kamu görevlilerinin fiillerinde rücu yasağıdır. Kapsamı, sigortalı veya hak sahipleri ile Kurum arasındaki sosyal sigorta ilişkisinde işverenin kastı, iş güvenliği mevzuatına aykırılığı veya üçüncü kişinin kusuru bulunan olaylardır. Maddenin düzenlemediği konular; iş kazasının ve meslek hastalığının tanımı ve unsurları (m.13, m.14), sigortalıya bağlanacak yardımların türleri ve miktarları (m.19 ve devamı), işverenin hukuk mahkemesinde işçiye karşı tazminat sorumluluğu (TBK m.49 ve devamı) ve rücu alacağının zamanaşımı ve dava usulüdür.

Sorumluluğu: hangi kavramlar bilinmeli?

Rücu
Kurumun, kendi ödediği yardımları asıl sorumlu olan işverene veya üçüncü kişiye geri talep etmesidir. Rücu, Kurumun sigortalıya karşı sorumluluğunu sona erdirmez; ödenen tutarın sorumluya yüklenmesini sağlar.
İlk peşin sermaye değeri
Kurumun yaptığı ödemelerin ve bağlanan gelirin, gelirin başladığı tarihte tek seferde ödenmiş sayılacak biçimde hesaplanan toplam değeridir. Rücu tutarının ölçüsü bu değere göre belirlenir.
Kaçınılmazlık ilkesi
İşverenin sorumluluğunu tespitte, kazanın işverenin alabileceği tüm önlemlere rağmen önlenemeyecek nitelikte olup olmadığının dikkate alınmasıdır. Bu ilke, işverenin sorumluluğunun kapsamını daraltır.
Uygun nedensellik bağı
İşverenin davranışı ile iş kazası veya meslek hastalığı arasındaki illiyet bağıdır. Bu bağ bulunmadan işverenin rücu yükümlülüğü doğmaz.
Üçüncü kişi
İş kazası veya meslek hastalığına kusuruyla neden olan, ancak işveren olmayan kişidir. Maddenin rücu düzenlemesinde ayrı bir sorumluluk rejimine tabidir.
Kastı
İşverenin kazayı bilerek ve isteyerek meydana getirmesi ya da bu sonucu kabullenmesidir. Kast bulunduğunda rücu, kusur ve iş güvenliği aykırılığı aranmadan işlemeye hazır hale gelir.

Sorumluluğu: hangi şartlar aranır?

  • İş kazası, meslek hastalığı veya hastalığın Kurum tarafından ödenen yardımlara yol açmış olması gerekir.
  • Olayın işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmiş olması gerekir.
  • İşverenin davranışı ile zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunmalıdır.
  • Rücu tutarı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarla sınırlı olmalıdır.
  • Kaçınılmazlık ilkesi uyarınca işverenin sorumluluğu, olayın kaçınılmaz olup olmadığı dikkate alınarak belirlenmelidir.
  • Üçüncü kişiye rücu için iş kazası, meslek hastalığı veya hastalığın bu kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmiş olması gerekir.
  • Kamu görevlilerinin, er ve erbaşların veya kamu idarelerince görevlendirilen kişilerin görevlerinin gereği olarak yaptıkları fiillerde, kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmadıkça rücu yapılamaz.

Sorumluluğu: hangi sonuçları doğurur?

  • İş kazası, meslek hastalığı veya hastalık işverenin kastı ya da sağlığı koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurum yaptığı ve ileride yapacağı ödemelerin ilk peşin sermaye değeri toplamını işverene ödettirir.
  • İşverene ödettirilecek tutar, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarla sınırlıdır.
  • Sorumluluk tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır; olay kaçınılmaz nitelikteyse işverenin sorumluluğu daralır.
  • İş kazasının süresinde bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverenden tahsil edilir.
  • Sağlık raporu gerektiren işte rapora dayanmaksızın ya da rapora aykırı çalıştırılan sigortalının işe girmeden önce var olan veya elverişsiz işte çalışma sonucu doğan hastalığında, Kurumun ödediği geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir.
  • İş kazası, meslek hastalığı veya hastalık üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, Kurumun ödemelerinin ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişiden ve kusurlu ise bunu çalıştıran kişiden rücu edilir.
  • Kamu görevlilerinin, er ve erbaşların ile kamu idarelerince görevlendirilen kişilerin görevlerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelen olaylarda, kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmadıkça Kuruma rücu edilmez.
  • İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine ve kusurlu ölen sigortalının hak sahiplerine Kurumca rücu edilmez.
  • Maddede düzenlenen rücu hakkı, sigortalının ya da hak sahibinin işverene karşı hukuk mahkemesinde açacağı tazminat davasının yerini tutmaz; Kurum, ödediği tutar kadar yetkili olarak işverene başvurur.

İşverenin kastı veya iş güvenliği aykırılığı ile üçüncü kişinin kusuru arasındaki fark nedir?

İşveren kusuru: kast ya da sağlığı koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırılık aranır. İşverene karşı rücu bu kusura dayanır.

Üçüncü kişi kusuru: kazaya neden olan kişinin kusuru aranır. İşverenin kendi kusuru aranmaz.

İşverene rücuda tutar, ilk peşin sermaye değerinin tamamıyla sınırlıdır; üçüncü kişiye rücuda ise bu değerin yarısıyla sınırlıdır.

Sigortalı ve hak sahipleri tutarı ile ilk peşin sermaye değeri arasındaki fark nedir?

İşverene rücuda üst sınır, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebileceği tutardır.

Üçüncü kişiye rücuda sınır, ilk peşin sermaye değerinin yarısıdır.

İşveren için tutar, zarar hukuku çerçevesindeki talep edilebilir miktarla daralır; üçüncü kişi için ise yasal oran sabittir.

Geçici iş göremezlik ödeneği bildirim gecikmesi ile ilk peşin sermaye değeri rücu arasındaki fark nedir?

Süresinde bildirilmeyen iş kazasında, bildirim tarihine kadar geçen süre için ödenen geçici iş göremezlik ödeneği tahsil edilir.

Asıl rücu, ödemelerin ilk peşin sermaye değeri üzerinden yapılır.

Bildirim gecikmesinde yalnızca geçici iş göremezlik ödeneği işverenden alınır; ilk peşin sermaye değeri rücuna gerek kalmaz.

Sağlık raporu gerektiren iş ile bünyece elverişsiz iş arasındaki fark nedir?

Çalışma mevzuatında sağlık raporu aranan işlerde rapor alınmadan ya da rapora aykırı çalıştırılma söz konusudur.

Sigortalının işe girmeden önce var olan veya elverişsiz işte çalıştırılma sonucu doğan hastalık hali ayrı değerlendirilir.

Bu hallerde Kurumca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir; ilk peşin sermaye değeri rücu konusu değildir.

Kamu görevlisi fiili ile üçüncü kişi kusuru arasındaki fark nedir?

Kamu görevlisi, er veya erbaş ya da görevlendirilen kişinin görevin gereği olarak yaptığı fiil söz konusudur.

Üçüncü kişi kusuru, görevin gereği olmayan ve kusurla gerçekleşen fiildir.

Görev gereği fiillerde kesinleşmiş mahkûmiyet olmadıkça rücu yapılmaz; kusurlu üçüncü kişide ise rücu yapılabilir.

Hak sahibinin kusuru ile kusursuz hak sahibi arasındaki fark nedir?

Meslek hastalığı veya iş kazasında kusuru bulunan hak sahibi veya kusurlu ölen sigortalının hak sahibi söz konusudur.

Kusuru bulunmayan hak sahibi için durum farklıdır.

Kusurlu hak sahibine ve kusurlu ölen sigortalının hak sahiplerine Kurumca rücu edilmez.

Sorumluluğu: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • İşverene rücu tutarını üçüncü kişiye rücuda uygulanan yarı oranla hesaplamak; işveren yönünden tutar ilk peşin sermaye değerinin tamamıdır.
  • Asıl işveren ile alt işvereni birbirinden ayrı tutarak asıl işvereni üçüncü kişi saymak; bu ilişkide müteselsil sorumluluk esas alınır.
  • Kaçınılmazlık ilkesini yok saymak; işverenin sorumluluğu olayın kaçınılmaz olup olmadığı dikkate alınarak belirlenmelidir.
  • Bildirim gecikmesinde ilk peşin sermaye değeri üzerinden rücu yapmak; bu durumda yalnızca bildirim tarihine kadar geçen süre için ödenen geçici iş göremezlik ödeneği tahsil edilir.
  • Kamu görevlisinin görev gereği fiilinde kesinleşmiş mahkûmiyet aranmadan rücu yapmak; m.21/4 bu hallerde rücuyu tamamen kapatır.
  • Kusurlu hak sahibine veya kusurlu ölen sigortalının hak sahibine rücu etmek; bu kişilere rücu yapılamaz.
  • Madde metnindeki sınırlar yerine işçinin tam zararını işverene yüklemek; rücu tutarı Kurumun ödediği ve ödeyeceği tutarla sınırlıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İşverene rücuda tutarın hesaplanmasında, kusur oranı ile sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebileceği tutar birlikte değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/846 E., 2025/220 K., 09.04.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2022/1242 E., 2023/1042 K., 01.11.2023)
  • İşverenin kusurunun tespitinde bilirkişi kusur raporları esas alınmakta; çelişkili raporlar varsa bu çelişkinin giderilmesi istenmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/846 E., 2025/220 K., 09.04.2025)
  • Kurum zararının hesaplanmasında bilirkişi hesap raporu esas alınmakta ve ilk peşin sermaye değeri üzerinden tutar belirlenmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/846 E., 2025/220 K., 09.04.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2022/1242 E., 2023/1042 K., 01.11.2023)
  • Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde asıl işveren, alt işveren işçisinin iş kazasında üçüncü kişi sayılmamakta; bu ilişkide müteselsil sorumluluk esas alınmaktadır. Mahkemeler, asıl işveren ile alt işveren arasında gerçek bir alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığını ve m.21 şartlarının oluşup oluşmadığını ayrıca araştırmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/304 E., 2025/92 K., 26.02.2025)
  • İşverenin sorumluluğu bakımından yalnızca iş kazasının işin yürütümü sırasında gerçekleşmesi yeterli görülmemekte; tehlikenin işin yürütülmesiyle ilgili olması ve üçüncü kişinin ağır kusurunun bağı kesmemesi aranmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1242 E., 2023/1042 K., 01.11.2023)
  • Üçüncü kişi yönünden, pilot gibi üçüncü kişinin kusurunun bağı kesip kesmediği ve işverenin kusurunun bulunup bulunmadığı somut olayda birlikte araştırılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1242 E., 2023/1042 K., 01.11.2023)
  • Rücu talebinde davalı tarafın m.21'deki şartların oluşmadığı savunması sıkça ileri sürülmekte, mahkemeler bu savunmayı kusur ve nedensellik çerçevesinde incelemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/304 E., 2025/92 K., 26.02.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • İşverene rücuda ispat yükü Kuruma aittir; Kurum işverenin kastını veya iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketini, bunun sonucu olarak zararın meydana geldiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Kusur ve nedensellik bağı çoğunlukla bilirkişi kusur raporu ile ispatlanır; mahkemeler çelişkili raporlar varsa bu çelişkiyi giderir.
  • İşveren, kaçınılmazlık savunmasını ileri sürer ve olayın önlenemeyecek nitelikte olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Üçüncü kişiye rücuda, Kurum üçüncü kişinin kusurunu ve zarar ile kusur arasındaki bağı ispatlamalıdır.
  • Kamu görevlisi yönünden rücu yasağının aşılabilmesi için kesinleşmiş mahkûmiyet kararının sunulması gerekir; bu belge olmadan rücu talebi reddedilir.
  • Bildirim gecikmesinde, iş kazasının bildirim tarihinin ve ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin dönemi Kurum kayıtlarıyla ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5510 sayılı Kanun m.13: İş kazasının tanımını ve unsurlarını belirler; m.21/2 bildirim yükümlülüğünün dayanağı olan (a) bendi bu maddenin ikinci fıkrasındadır.
  • 5510 sayılı Kanun m.14: Meslek hastalığının tanımını ve unsurlarını düzenler; m.21/1 ve m.21/3'te anılan meslek hastalığı kavramı buradan belirlenir.
  • 5510 sayılı Kanun m.12: Uygulamada iş kazası ve meslek hastalığı yönünden Kurumun sorumluluğunun dayanağı olarak anılır; rücu, bu sorumluluğun ödemelerini geri almaya yöneliktir.
  • 5510 sayılı Kanun m.76: Kurum zararının işverene yükletilmesi uygulamasında m.21 ile birlikte anılır; m.21 rücuda temel düzenlemedir.
  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.4: İşverenin genel yükümlülükleri içinde işe uygunluk ve sağlık gözetimi yükümlülüğünü düzenler; m.21/1'deki iş güvenliği mevzuatına aykırılığın ölçütüdür.
  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.15: İşverenin çalışanları sağlık gözetimine tabi tutma yükümlülüğünü düzenler; m.21/3'teki sağlık raporu aykırılığında ilgilidir.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.22 — Göremezliğinin artması

5510 sayılı Kanun m.22, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık veya analık nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği ya da sürekli iş göremezlik geliri alırken, kendi davranışı nedeniyle bu ödeneklerin azaltılmasını ya da hiç ödenmemesini düzenler. Düzenlediği konular; hekim tedbir ve tavsiyelerine uymama (a bendi), ağır kusur (b bendi), kasıt ve tedaviyi reddetme (c bendi), tedavinin bitmediği halde çalışma (d bendi) ve iş kazasının işveren tarafından bildirilmemesi halinde ödeneğin bildirim tarihinden itibaren ödenmesidir. Kişi bakımından sigortalıya uygulanır. Kanun, sağlık hizmetlerinin kapsamını, tedavi giderlerinin tazminini ve yersiz ödemenin geri alınma usulünü düzenlemez (sırasıyla 60 ve 63-64. maddeler ile 96. madde). Kusurlu zarar verenin üçüncü kişiye karşı tazminat sorumluluğu, zamanaşımı ve tazminat davasının usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu).

Göremezliğinin artması: hangi kavramlar bilinmeli?

Geçici iş göremezlik ödeneği
Sigortalının iş kazası, meslek hastalığı veya hastalığı nedeniyle çalışamadığı süre boyunca ödenen geçici nitelikte parasal yardımdır. Tedavinin sona erdiği ya da sigortalının iyileştiği tarihe kadar ödenir.
Sürekli iş göremezlik geliri
Kazanın veya hastalığın kalıcı iş gücü kaybına yol açması halinde ödenen gelirdir. Geçici ödenekten farklı olarak sürekli bir hakkı karşılar ve iş göremezlik oranına bağlıdır.
Kusur derecesi
Ağır kusurlu sigortalıya yapılacak eksiltmenin oranını belirleyen ölçüttür. Eksiltme, kusur derecesi esas alınarak üçte bire kadar yapılır; kusurun tam mı kısmi mi olduğu oranı değiştirir.
Ağır kusur
Kişinin, sıradan dikkat ve özen yükümlülüğünün çok ötesinde, gözetim ve dikkatsizlik göstermesi halidir. Kasıt ile aynı şey değildir; kasıt c bendinde ayrıca düzenlenmiştir.
Kabul edilebilir mazeret
Hekim tedbir ve tavsiyelerine uymamanın sigortalıdan kaynaklanmadığını gösteren objektif nedendir. Mazeret varsa a bendindeki eksiltme uygulanmaz.
Yersiz ödeme
Kurum tarafından hatalı, fazla veya sebepsiz yapılan ödemedir. d bendinde geri alma, 96. maddeye göre yapılır.

Göremezliğinin artması: hangi şartlar aranır?

  • Sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık veya analık nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği ya da sürekli iş göremezlik geliri almaya hak kazanmış olması gerekir.
  • a bendi bakımından, sigortalının hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymamış olması ve bu nedenle tedavi süresinin uzamış, iş göremezlik oranının artmış veya malûl kalmış olması gerekir; ceza sorumluluğu olmayanlar ile kabul edilebilir mazereti bulunanlar bu kapsamda değildir.
  • b bendi bakımından, sigortalının ağır kusuru yüzünden iş kazasına uğramış, meslek hastalığına tutulmuş veya hastalanmış olması gerekir; ceza sorumluluğu olmayanlar bu kapsamda değildir.
  • c bendi bakımından, sigortalının kasıtlı bir hareketi sonucu zarar görmüş olması ya da Kurumun yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedaviyi kabul etmemiş olması gerekir.
  • d bendi bakımından, sigortalının tedavi gördüğü hekimden tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna dair belge almaksızın çalışmış olması gerekir.
  • Üçüncü fıkra bakımından, iş kazasının 13. maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen kişiler tarafından anılan bentte öngörülen süre içinde Kuruma bildirilmemiş olması gerekir.

Göremezliğinin artması: hangi sonuçları doğurur?

  • a bendi kapsamında, uzayan tedavi süresi veya artan iş göremezlik oranı esas alınarak ödenecek tutar dörtte bire kadar Kurumca eksiltilir.
  • Ceza sorumluluğu olmayanlar ile kabul edilebilir mazereti bulunanlar için a bendindeki eksiltme uygulanmaz.
  • b bendi kapsamında, sigortalının kusur derecesi esas alınarak ödenecek tutar üçte bire kadar eksiltilir.
  • c bendi kapsamında, kasıtlı hareket veya tedaviyi reddetme halinde sigortalıya ödenecek tutar yarısı tutarındadır.
  • d bendi kapsamında, tedavinin bittiğine dair hekim belgesi olmadan çalışan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez.
  • d bendinde ödenmiş olan geçici ödenekler, yersiz yapılan ödeme tarihinden itibaren 96. madde hükümlerine göre geri alınır.
  • Son fıkra uyarınca, 13. maddenin ikinci fıkrası (b) bendindeki kişilerce iş kazası süresinde bildirilmezse ödenekler bildirim tarihinden itibaren ödenir.
  • Madde, kanunun kendisi tarafından emredici nitelikte düzenlenmiştir; bu oranların sözleşmeyle ya da idari işlemle değiştirilmesi mümkün değildir.
  • Yönetmelikle düzenlenecek usul ve esaslar, Kurumun yetkisi çerçevesinde uygulamayı tamamlar; ancak eksiltme oranlarını değiştiremez.

a bendi ile b bendi arasındaki fark nedir?

a bendi, tedavi ve tavsiyelere uymama kaynaklı, tedavi süresini uzatan veya malûliyeti artıran davranışı konu alır. Eksiltme, uzayan tedavi süresi veya artan iş göremezlik oranı esas alınarak yapılır.

b bendi, kazanın veya hastalığın meydana gelmesindeki ağır kusuru konu alır. Eksiltme, kusur derecesine göre yapılır.

a bendinde eksiltme dörtte bire, b bendinde üçte bire kadardır. a bendinde ölçüt tedavi süresinin ve oranın artışıdır; b bendinde ölçüt kusur derecesidir.

b bendi ile c bendi arasındaki fark nedir?

b bendi, ağır kusurlu ama kasıtsız davranışı kapsar ve ceza sorumluluğu olmayanlar hariç tutulur.

c bendi, kasıtlı hareketi ve tedaviyi reddetmeyi kapsar.

b bendinde kusur derecesi esas alınarak en çok üçte bir eksiltme yapılır; c bendinde ödeme yarısı tutarında yapılır. Kasıt varsa c bendi uygulanır.

Geçici ödenek ile sürekli gelir arasındaki fark nedir?

Geçici iş göremezlik ödeneği, tedavi ve iyileşme dönemini karşılar.

Sürekli iş göremezlik geliri, kalıcı iş gücü kaybını karşılar.

d bendindeki ödenmeme kuralı yalnız geçici ödenek için geçerlidir. Sürekli gelir bakımından d bendinin doğrudan ödenmeme sonucu bulunmamaktadır.

Hekim belgesi olmadan çalışma ile iş kazasının bildirilmemesi arasındaki fark nedir?

d bendinde sigortalının kendi çalışma kararı ele alınır.

Son fıkrada işverenin ya da 13. maddede sayılanların bildirim yükümlülüğü ele alınır.

d bendinde ödenmeyen ödenekler varsa 96. madde uyarınca geri alınır; son fıkrada ise ödenek bildirim tarihinden itibaren başlar, geçmişe dönük ödeme yapılmaz.

Göremezliğinin artması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • a bendindeki dörtte birlik eksiltmeyi kusur derecesine göre hesaplamak; a bendinde ölçüt uzayan süre veya artan orandır.
  • b bendindeki ağır kusur ile c bendindeki kasıtlı hareketi birbirinin yerine kullanmak; kasıt varsa c bendi uygulanır.
  • Ceza sorumluluğu olmayan sigortalıya b bendini uygulamak; bu kişiler b bendi kapsamı dışındadır.
  • d bendinde ödenmeyen geçici ödeneği sürekli iş göremezlik gelirine de uygulamak; d bendi yalnızca geçici ödenek için düzenlenmiştir.
  • Son fıkradaki bildirim gecikmesini geçmişe dönük ödeme yükümlülüğü gibi yorumlamak; ödenek bildirim tarihinden itibaren ödenir.
  • Eksiltme oranını hesaplarken hem a hem b bendini aynı olayda toplu uygulamak; bentlerin uygulanma koşulları ayrı ayrı incelenmelidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Sürekli iş göremezlik gelirinde, sigortalının tam kusurlu olduğunun belirlenmesi halinde Kurumun yarı oranında indirim yaptığı ve bunun 22. maddenin lehe olan düzenlemesi kapsamında değerlendirildiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2014/19492 E., 2015/11843 K., 15.06.2015)
  • Ağır kusur indiriminin uygulanabilmesi için kusur derecesinin bilirkişi raporu ile ayrıca belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (21. Hukuk Dairesi, 2018/1700 E., 2019/1898 K., 12.03.2019)
  • Kurumun 22. madde uyarınca yaptığı işlemlerin, dava dosyasında hangi bentten yapıldığının açıkça ortaya konması gerektiği kabul edilmektedir. (21. Hukuk Dairesi, 2013/8577 E., 2014/14145 K., 17.06.2014)

Nasıl ispat edilir?

  • Eksiltme talep eden Kurum, sigortalının hangi bent kapsamında davrandığını ve bu davranış ile uzayan tedavi süresi ya da kusur arasındaki bağı ispatlamakla yükümlüdür.
  • Sigortalının sorumluluk dışında kaldığını ya da kabul edilebilir mazereti bulunduğunu ileri sürmesi halinde, bu savunmayı ispat yükü kendisine düşer.
  • Kusur derecesi ve ağır kusurun varlığı, sağlık kurulu ve bilirkişi raporu ile belirlenir; bu rapor olmadan eksiltme oranı tespit edilemez.
  • Hekim tedbir ve tavsiyelerine uyulmadığı, hekimin yazılı bildirimi ile ortaya konur. Tedbirin sigortalıya bildirilmiş olması Kurum tarafından ispatlanmalıdır.
  • Tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna dair hekim belgesinin bulunup bulunmadığı, Kurum tarafından kayıtlardan veya sigortalının beyanından araştırılır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5510 sayılı Kanun m.13: Son fıkradaki bildirim yükümlülüğünün kimlere ait olduğunu belirler; iş kazasının bildirilmemesi halinde ödeneğin başlangıç tarihini değiştirir.
  • 5510 sayılı Kanun m.96: d bendinde ödenmiş geçici ödeneklerin geri alınması usulünü ve yersiz ödemenin hesabını düzenler.
  • 5510 sayılı Kanun m.16: Geçici iş göremezlik ödeneğinin ve hak sahipliğinin genel çerçevesini düzenler; 22. maddedeki eksiltme ve kesintiler bu ödenek üzerinden uygulanır.
  • 5510 sayılı Kanun m.18: Geçici iş göremezlik ödeneği için gereken hekim raporu ve kurumca yetkilendirilmiş sağlık kuruluşu şartlarını düzenler; d bendindeki hekim belgesi ile ilişkilidir.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.23 — Süresinde bildirilmeyen sigortalılıktan doğan sorumluluk

Madde, sigortalı çalıştırılmaya başlandığı halde işe giriş bildirgesinin süresinde Kuruma verilmemesi hâlinde, bildirim yapılmayan dönemde doğan iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde ilgililerin gelir ve ödeneklerinin Kurumca ödenip ödenmeyeceğini düzenler. Ayrıca Kurumun yaptığı masraflar ile bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin işverenden ayrıca tahsilini ve 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar bakımından bildirim yükümlülüğünün sonucunu öngörür. Uygulama işverenler ile bunların bildirim yükümlülüğü kapsamındaki sigortalıları bakımından geçerlidir. Prim belgelerinin verilmesi ve prim ödeme yükümlülüğü (m.86 ve m.80 ilgili hükümleri) ile rücu hakkının dayanağı olan üçüncü kişilere rücu (m.21 ve m.76) bu maddede düzenlenmez; işverenin sorumluluk halleri (m.21) ve zamanaşımı ile usul yönü ayrı hükümlere bağlıdır.

Süresinde bildirilmeyen sigortalılıktan doğan sorumluluk: hangi kavramlar bilinmeli?

İşe giriş bildirgesi
Sigortalı çalıştırılmaya başlandığında işverenin sigortalıyı Kuruma bildirdiği belgedir. Madde bakımından bildirimin süresinde verilip verilmediği, sigortalılık başlangıcının işverenin bildirim yükümlülüğüne bağlanmasının ölçütüdür.
Peşin sermaye değeri
Kurumun bağladığı gelirin, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye karşılığı tutarıdır. Madde bu tutarı işverenden ayrıca tahsil edilecek kalem olarak öngörür.
Kurumca yapılan masraflar
Kurumun sigortalı veya hak sahiplerine yaptığı ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü ödemeyi kapsar. Bu tutar, gelirin peşin sermaye değeri ile birlikte işverene ödettirilir.
Gelir ve ödenek
Kurumun iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinde sigortalı veya hak sahiplerine sağladığı parasal yardımlardır. Madde, bildirim eksikliği hâlinde bu yardımların kapsamını belirler.
Sigortalı çalıştırmaya başlama
Sigortalının fiilen işe alındığı ana karşılık gelen süreyi ifade eder. Bildirim süresi bu andan itibaren işler; bildirim yapılmadan doğan olaylar bakımından madde uygulanır.

Süresinde bildirilmeyen sigortalılıktan doğan sorumluluk: hangi şartlar aranır?

  • Sigortalı çalıştırmaya başlandığı hâlde işe giriş bildirgesinin sigortalı çalıştırılmaya başlanılan süre içinde Kuruma verilmemiş olması gerekir.
  • Zarara neden olan iş kazası, meslek hastalığı, hastalık veya analık hâlinin, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelmiş olması gerekir.
  • Olayın, 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olduğu hâlde 8. maddenin üçüncü fıkrasındaki süre içinde bildirimde bulunulmadığı bir dönemde gerçekleşmiş olması hâlinde gelir ve ödenek Kurumca ödenmez.
  • Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli masrafların tutarı ile gelir bağlanmışsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarının işverenden istenebilmesi için Kurumun bu tutarları fiilen ödemiş veya ödeyeceğini tespit etmiş olması gerekir.
  • Peşin sermaye değerinin işverenden tahsilinde 21. maddenin birinci fıkrasındaki sorumluluk hâllerinin aranmayacağı kabul edilmelidir.

Süresinde bildirilmeyen sigortalılıktan doğan sorumluluk: hangi sonuçları doğurur?

  • Bildirgenin süresinde verilmemesi ve olayın bildirgenin sonradan verildiği ya da sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelmesi hâlinde gelir ve ödenekler Kurumca ödenir.
  • Olay, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının tespit edildiği tarihten sonra meydana gelmişse bu madde kapsamında bir ödeme yapılmaz; sigortalılık normal hükümlere göre değerlendirilir.
  • Kurumca yapılan masraflar ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri işverene ayrıca ödettirilir.
  • Peşin sermaye değerinin ödettirilmesinde 21. maddenin birinci fıkrasındaki sorumluluk hâlleri aranmaz.
  • Dördüncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalı olup sekizinci maddenin üçüncü fıkrasındaki süre içinde bildirimde bulunmayanların bildirim yapılmayan sürede meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı ve analık hâllerinde gelir ve ödenekler Kurumca ödenmez.
  • Madde, ikinci fıkrada hastalık hâlini saymadığından, üçüncü fıkrada yer alan dışlama ile ilk fıkradaki hastalık ayrımı birlikte okunmalıdır.

Gelir ve ödenek ödenmesi ile ödenmemesi arasındaki fark nedir?

Bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen olaylar; ilk fıkraya göre gelir ve ödenek Kurumca ödenir.

Dördüncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olup sekizinci maddenin üçüncü fıkrasındaki süre içinde bildirimde bulunmayanların bildirim yapılmayan sürede meydana gelen olayları; bu olaylarda gelir ve ödenek Kurumca ödenmez.

Aynı işverenin bildirim eksikliği olan sigortalısı için olay tarihi, ilk fıkra ile üçüncü fıkrada farklı sonuç doğurur. Üçüncü fıkra (b) bendi kapsamındaki kişiler bakımından yardım tamamen dışlanır.

Masraf ve peşin sermaye değerinin ayrıca tahsili ile olağan rücu arasındaki fark nedir?

İkinci fıkra uyarınca Kurumca yapılan masraflar ile gelirin ilk peşin sermaye değeri işverenden ayrıca ödettirilir.

21. madde kapsamındaki rücu, üçüncü kişinin suç sayılır hareketi veya 21. maddedeki sorumluluk hâllerinin varlığını gerektirir.

Bildirim eksikliği nedeniyle yapılan tahsilatta 21. maddenin birinci fıkrasındaki sorumluluk hâlleri aranmaz; işveren kusurlu olmasa da ödemekle yükümlü tutulur.

Süresinde bildirilmeyen sigortalılıktan doğan sorumluluk: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bildirim eksikliği hâlinde ikinci fıkradaki tahsilatı 21. maddenin kusur ya da sorumluluk hâllerine bağlamak; bu fıkrada 21. maddedeki sorumluluk hâllerinin aranmayacağı açıkça belirtilmiştir.
  • Üçüncü fıkrayı tüm sigortalılara uygulamak; dışlama yalnızca 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar için geçerlidir.
  • Olayın tarihini bildirgenin verildiği tarih yerine olay tarihine göre değerlendirmemek; ilk fıkra, olayın bildirgenin sonradan verildiği veya tespit tarihinden önce gerçekleşmesini şart koşar.
  • Madde metnindeki süre sayısını yanlış biçimde kesin bir gün sayısına bağlamak; madde metninde 8. maddenin üçüncü fıkrasına atıf vardır, sürenin kendisi burada yazılmamıştır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Bildirim eksikliğinde işverenin 21. maddedeki kusur ya da sorumluluk hâllerinin varlığı aranmadan, Kurumun yaptığı ödemelerin peşin sermaye değerinin işverenden istenebileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/3340 E., 2019/1274 K., 03.12.2019; Hukuk Genel Kurulu, 2020/124 E., 2022/672 K., 18.05.2022)
  • Kurumun rücu hakkının dayanağı olarak 21, 23 ve 76. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/111 E., 2022/948 K., 15.06.2022; Hukuk Genel Kurulu, 2023/304 E., 2025/92 K., 26.02.2025)
  • İşe giriş bildirgesi verilmemesi nedeniyle olayın meydana geldiği tarihte çalışma başlangıcının tespit edilmesinin, 23. madde kapsamında işverenin sorumluluğu bakımından belirleyici olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/303 E., 2022/1761 K., 15.12.2022)
  • İşe giriş bildirgesinin yasal süresinde verilmemesi hâlinde işverenin 23. madde gereğince sorumlu tutulabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/455 E., 2025/123 K., 12.03.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Kurum, işverenden tahsilat talebinde bulunurken sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarihi ve işe giriş bildirgesinin verilmediğini ispatla yükümlüdür; bildirgenin süresinde verildiğini ileri süren işveren bunu belgeyle kanıtlamalıdır.
  • Olay tarihinin bildirgenin sonradan verildiği veya çalıştırmanın tespit edildiği tarihten önce olduğu, Kurum kayıtları, sigorta sicil kayıtları ve tanık beyanlarıyla gösterilir.
  • Dördüncü maddenin birinci fıkrası (b) bendi kapsamında olunduğu ve sekizinci maddenin üçüncü fıkrasındaki sürenin geçtiği, ilgili kişinin bildirimde bulunmadığı Kurumun kayıtlarıyla ispatlanır.
  • İşverenin, 21. maddedeki sorumluluk hâlleri bulunmadığı yönündeki savunmasının ikinci fıkra tahsilatı bakımından sonuç doğurmadığı, bu nedenle bu savunmayı ispat etme yükünün bulunmadığı kabul edilmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5510 sayılı Kanun m.21: Birinci fıkrasındaki sorumluluk hâlleri, ikinci fıkrada işverene yapılacak tahsilatta aranmaz. Ayrıca 21. madde rücu düzenlemesinin normal hâlini oluşturur.
  • 5510 sayılı Kanun m.4: Birinci fıkrasının (b) bendi, üçüncü fıkradaki dışlamanın kimlerle sınırlı olduğunu belirler.
  • 5510 sayılı Kanun m.8: Üçüncü fıkrasındaki bildirim süresini tanımlar; üçüncü fıkradaki dışlamanın süresi bu maddeye bağlıdır.
  • 5510 sayılı Kanun m.76: Kurumun rücu hakkına ilişkin genel düzenlemeyi içerir; bu madde ile birlikte değerlendirilir.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.24 — Kısa vadeli sigorta kollarında dikkate alınmayan süreler

5510 sayılı Kanun'un 24. maddesi, kısa vadeli sigorta kolları bakımından prim ödeme gün sayısına ve sigortalılık süresinin hesabına girmeyen dönemleri düzenler. Bu dönemler; askerlikte geçen hizmet süresi, hükümlülükle sonuçlanmayan tutukluluk süresi, geçici iş göremezlik ödeneği alınan dönem ile greve katılma veya lokavt süresidir. Madde, 4/1-a kapsamındaki zorunlu sigortalılar bakımından uygulanır ve hesap yöntemini belirler. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: çalışma süresinin tanımı ve 18. maddedeki prim ödeme gün sayısı hesabı (m.18), borçlanma ile tamamlanan sürelerin şartları (m.80 ve Ek. m.4 kapsamındaki düzenlemeler), sigortalılık süresinin tespit ve dava yolu ile ileri sürülmesi (m.79 ve ilgili usul hükümleri) ile prim borçlarının yapılandırılması (Geçici m.17 ve 6111 sayılı Kanun düzenlemeleri).

Kısa vadeli sigorta kollarında dikkate alınmayan süreler: hangi kavramlar bilinmeli?

Kısa vadeli sigorta kolları
Hastalık, analık, iş kazası ve meslek hastalığı ile geçici iş göremezlik ödeneğini kapsayan sigorta kollarıdır. Madde, yalnızca bu kollar bakımından etkili olan bir hesap kuralı getirir.
Geçici iş göremezlik ödeneği
İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ya da analık nedeniyle sigortalının iş göremez hale gelmesi üzerine ödenen geçici nitelikli ödenektir. Maddenin (c) bendinde yer alan dönem, bu ödeneğin alındığı süredir.
Sigortalılık süresinin hesaba katılmaması
Maddede sayılan dönemler, prim gün sayısına eklenmez ve iş göremezliğin başladığı, hastalığın anlaşıldığı veya doğumun gerçekleştiği tarihten önceki bir yıllık hesap döneminde dikkate alınmaz. Bu dönemler sigortalılık süresine dahil edilmemesi anlamına gelmez, yalnızca hesaplanan bir yıllık süreye dahil edilmemesi anlamına gelir.
Hükümlülükle sonuçlanmayan tutukluluk
Sigortalının tutuklu kaldığı sürenin mahkûmiyetle bitmemesi halidir. Mahkûmiyetle sonuçlanan tutukluluk süresi bu bent kapsamında değildir.

Kısa vadeli sigorta kollarında dikkate alınmayan süreler: hangi şartlar aranır?

  • Sigortalının zorunlu sigortalılık kapsamında olması ve kısa vadeli sigorta kollarından yararlanması gerekir.
  • Sigortalının, askerlik hizmeti, hükümlülükle sonuçlanmayan tutukluluk, geçici iş göremezlik ödeneği alınan dönem ya da greve katılma veya lokavt hallerinden birinde bulunması gerekir.
  • Maddede sayılan dönemin, 18. maddedeki çalışma sürelerine girmemesi gerekir.
  • Bu dönemin, iş göremezliğin başladığı, hastalığın anlaşıldığı veya doğumun olduğu tarihten önceki bir yıllık hesap döneminde dikkate alınmaması gerekir.
  • Geçici iş göremezlik ödeneği bendinde, sürenin yalnızca ödenek alınan ve iş görülemeyen dönemi kapsaması gerekir.

Kısa vadeli sigorta kollarında dikkate alınmayan süreler: hangi sonuçları doğurur?

  • Askerlikte geçen hizmet süresi, tutukluluk, geçici iş göremezlik ödeneği dönemi ya da greve katılma veya lokavt süresi, 18. maddedeki çalışma sürelerine girmez.
  • Bu dönemler, iş göremezliğin başladığı, hastalığın anlaşıldığı veya doğumun olduğu tarihten önceki bir yılın hesabında dikkate alınmaz.
  • Sonuç, yalnızca kısa vadeli sigorta kollarına ilişkindir; uzun vadeli kollar için bu hesap kuralı uygulanmaz.
  • Sigortalının bu dönemlerde prim ödememiş olması, bu hükmün uygulanmasını engellemez.
  • Hükümlülükle sonuçlanan tutukluluk süresi bu bent kapsamında değildir ve hesap dışı bırakılmaz.
  • Geçici iş göremezlik ödeneği alınmayan iş göremezlik dönemi bu bendin kapsamı dışında kalır.

Askerlik süresi ile tutukluluk süresi arasındaki fark nedir?

Herhangi bir sebeple silâh altına alınan sigortalının askerlikte geçen hizmet süresi, bu bentte yer alır ve sigortalının askerliği ile ilgilidir.

Hükümlülükle sonuçlanmayan tutukluluk süresi, sigortalının adli nedenle özgürlüğünden yoksun kaldığı süredir ve mahkûmiyetle bitmediği takdirde dikkate alınır.

Her iki dönem de 18. maddedeki çalışma sürelerine girmediği için bir yıllık hesapta dikkate alınmaz; mahkûmiyetle sonuçlanan tutukluluk bu hükmün dışında kalır.

Geçici iş göremezlik ödeneği dönemi ile greve katılma veya lokavt dönemi arasındaki fark nedir?

Geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalının iş göremediği süre, sigortalının ödenek almasına bağlıdır.

Sigortalının greve iştirak etmesi veya işverenin lokavt yapması halinde geçen süre, sigortalının veya işverenin iradi tutumundan doğan bir dönemdir.

Her iki durumda da sürenin 18. maddedeki çalışma süresine girmemesi ve bir yıllık hesapta dikkate alınmaması sonucu doğar.

Madde kapsamındaki dönem ile ödeneğin kesildiği dönem arasındaki fark nedir?

Bendin kapsamına giren dönem, geçici iş göremezlik ödeneğinin fiilen ödendiği ve sigortalının iş göremediği süredir.

Ödeneğin kesildiği veya sigortalının çalıştığı sonraki dönem, bu bende göre değerlendirilmez.

Yalnızca ödenek alınan dönem hesap dışı bırakılır; sonraki çalışma süresi 18. madde kapsamında sayılır.

Kısa vadeli sigorta kollarında dikkate alınmayan süreler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Greve katılma, lokavt veya ödenek dönemlerini sigortalılık süresi olarak dikkate almak; bu dönemler 18. maddedeki çalışma süresine girmez.
  • Hükümlülükle sonuçlanan tutukluluk süresini de hesap dışı bırakmak; bent yalnızca hükümlülükle sonuçlanmayan tutukluluğu kapsar.
  • Bir yıllık hesabı geçici iş göremezlik dönemi bittikten sonra değil, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl olarak almak; hesap tarihini doğru belirlemek gerekir.
  • Maddeyi uzun vadeli sigorta kollarına (malullük, yaşlılık, ölüm) uygulamak; madde yalnızca kısa vadeli kollar bakımından geçerlidir.
  • Ödemeye ilişkin prim borcunun varlığını, dönemin hesaptan çıkarılması için şart saymak; madde prim ödenip ödenmediğine bağlı değildir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kısa vadeli sigorta kollarında hesap yapılırken, geçici iş göremezlik ödeneği alınan dönemler çalışılmış gibi kabul edilmez ve bu dönemler bir yıllık hesabın dışında bırakılır. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/374 E., 2012/400 K., 15.06.2012)
  • Prim borçlarının yapılandırılması ya da borçlandırma taleplerinde, m.24 uyarınca hesaplanan bir yıllık süre ile birlikte sigortalılık süresinin ayrıca tespit edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (21. Hukuk Dairesi, 2010/5329 E., 2010/5333 K., 06.05.2010; 21. Hukuk Dairesi, 2008/19845 E., 2009/1153 K., 02.02.2009)
  • Yargıtay ve yerel mahkemeler, 5510 sayılı Kanun'un 24. maddesine dayanan talepleri, sigortalılık tespiti ile birlikte değerlendirmektedir. (21. Hukuk Dairesi, 2008/19873 E., 2009/2056 K., 16.02.2009)
  • Bu hükmün uygulanmasında, prim ödemesi bulunmayan dönemlerin sigortalılık süresine dahil edilip edilmeyeceği somut olayın tespitine bağlanmaktadır. (10. Hukuk Dairesi, 2015/19280 E., 2016/8176 K., 23.05.2016)

Nasıl ispat edilir?

  • Sigortalılık süresinin hesaplanması talebinde bulunan taraf, hangi dönemin m.24 kapsamında olduğunu ilgili belgelerle ispatlamak zorundadır; askerlik, tutukluluk veya ödenek için kurum kayıtları ve adli belgeler esas alınır. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/374 E., 2012/400 K., 15.06.2012)
  • Geçici iş göremezlik ödeneği dönemi, Kurum kayıtları ile ispat edilir; karşı tarafın bu dönemin dışında kaldığını savunması durumunda ödenek ödemelerinin dökümü ile ispat yükü yer değiştirir. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/374 E., 2012/400 K., 15.06.2012)
  • Greve katılma veya lokavt iddiası, işyeri ve işveren kayıtları ile ispat edilir.
  • Hükümlülükle sonuçlanmayan tutukluluk süresi, adli kayıtlar ve karar ile ispatlanır; mahkûmiyet varsa bu süre hesaba girmez.
  • Sigortalılığın sürekliliği ve prim ödeme gün sayısı, sigortalının veya hak sahibinin yazılı belgeleriyle desteklenmelidir. (21. Hukuk Dairesi, 2008/19845 E., 2009/1153 K., 02.02.2009)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5510 sayılı Kanun m.18: Prim ödeme gün sayısına esas çalışma sürelerini düzenler; m.24, bu sürelere girmeyen dönemleri belirler ve yalnızca bu hesap bakımından çalışılmış sayılmayan süreleri ayıklar.
  • 5510 sayılı Kanun m.4: Zorunlu sigortalılık kapsamını belirler; m.24 yalnızca bu kapsamdaki sigortalılar bakımından uygulanır.

Süreler

SüreMaddeHüküm
bir ayım.13İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki…
bir yılm.16Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan eşinin doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe emzirme ödeneği verilebilmesi için, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde…
120 günm.16Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan eşinin doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe emzirme ödeneği verilebilmesi için, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde…
üç aym.17(Değişik birinci fıkra:25/12/2024-7537/25 md.) İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç; iş kazasının veya doğumun olduğu tarihten, meslek hastalığı veya…
180 gündenm.17Ancak, önceki oniki ay içerisinde 180 günden az kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olanların geçici iş göremezlik ödeneğine esas tutulacak günlük kazanç tutarı, iş göremezliğin başladığı tarihteki günlük prime esas kazanç alt sınırının…
bir yılm.17Meslek hastalığı, sigortalının sigortalı olarak çalıştığı son işinden ayrıldığı tarihten bir yıl geçtikten sonra meydana çıkmış ise, günlük kazancı bu son işinden ayrıldığı tarih esas alınarak yukarıdaki fıkralara göre hesaplanır.
bir yılm.18Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; a) İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için, b) (Değişik: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü…
doksan günm.18Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; a) İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için, b) (Değişik: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü…
sekiz haftalıkm.18Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; a) İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için, b) (Değişik: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü…
iki haftalıkm.18Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; a) İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için, b) (Değişik: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü…
iki haftam.18Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; a) İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için, b) (Değişik: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü…
bir günlükm.18Sigorta prim ve ödeneklerinin hesabına esas tutulacak günlük kazançların alt sınırında meydana gelecek değişikliklerde, yeniden tespit edilen alt sınırın altında bir günlük kazanç üzerinden ödenek almakta bulunanların veya almaya hak…
bir günlükm.19Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılardan, aynı engellilik veya meslek hastalığı nedeniyle istirahat raporu alanlara, yazılı istek tarihinden itibaren 18 inci maddeye göre hesaplanacak bir günlük geçici iş göremezlik ödeneği…
bir yılınm.24Kısa vadeli sigorta kolları bakımından; a) Herhangi bir sebeple silâh altına alınan sigortalının askerlikte geçen hizmet süresi, b) Hükümlülükle sonuçlanmayan tutuklulukta geçen süre, c) İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık…

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

60 karar
  1. 2007/17 E., 2007/45 K., 05.04.2007
    İlgili madde: m.16
  2. 2006/111 E., 2006/112 K., 15.12.2006
    İlgili madde: m.18
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2024/774 E., 2025/663 K., 22.10.2025
    İlgili madde: m.13
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2024/166 E., 2025/396 K., 25.06.2025
    İlgili madde: m.18, m.20, m.21
  5. Hukuk Genel Kurulu, 2024/276 E., 2025/347 K., 28.05.2025
    İlgili madde: m.13
  6. Hukuk Genel Kurulu, 2023/846 E., 2025/220 K., 09.04.2025
    İlgili madde: m.21
  7. Hukuk Genel Kurulu, 2023/970 E., 2025/118 K., 12.03.2025
    İlgili madde: m.13
  8. Hukuk Genel Kurulu, 2023/455 E., 2025/123 K., 12.03.2025
    İlgili madde: m.23
  9. Hukuk Genel Kurulu, 2023/304 E., 2025/92 K., 26.02.2025
    İlgili madde: m.18, m.20, m.21, m.23
  10. Hukuk Genel Kurulu, 2023/400 E., 2025/68 K., 19.02.2025
    İlgili madde: m.18
Diğer 50 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2023/287 E., 2024/474 K., 25.09.2024
    İlgili madde: m.14
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2022/1242 E., 2023/1042 K., 01.11.2023
    İlgili madde: m.21
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2022/998 E., 2023/745 K., 12.07.2023
    İlgili madde: m.18
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2022/1001 E., 2023/141 K., 01.03.2023
    İlgili madde: m.19
  5. Hukuk Genel Kurulu, 2022/966 E., 2023/139 K., 01.03.2023
    İlgili madde: m.19
  6. Hukuk Genel Kurulu, 2022/993 E., 2023/137 K., 01.03.2023
    İlgili madde: m.19
  7. Hukuk Genel Kurulu, 2022/996 E., 2023/138 K., 01.03.2023
    İlgili madde: m.19
  8. Hukuk Genel Kurulu, 2022/1000 E., 2023/140 K., 01.03.2023
    İlgili madde: m.19
  9. Hukuk Genel Kurulu, 2021/303 E., 2022/1761 K., 15.12.2022
    İlgili madde: m.23
  10. Hukuk Genel Kurulu, 2021/87 E., 2022/1681 K., 08.12.2022
    İlgili madde: m.13
  11. Hukuk Genel Kurulu, 2021/370 E., 2022/1622 K., 29.11.2022
    İlgili madde: m.22
  12. Hukuk Genel Kurulu, 2019/111 E., 2022/948 K., 15.06.2022
    İlgili madde: m.19, m.23
  13. Hukuk Genel Kurulu, 2020/124 E., 2022/672 K., 18.05.2022
    İlgili madde: m.23
  14. Hukuk Genel Kurulu, 2021/163 E., 2021/1734 K., 21.12.2021
    İlgili madde: m.13
  15. Hukuk Genel Kurulu, 2021/227 E., 2021/1455 K., 18.11.2021
    İlgili madde: m.20
  16. Hukuk Genel Kurulu, 2019/497 E., 2021/452 K., 08.04.2021
    İlgili madde: m.14
  17. Hukuk Genel Kurulu, 2019/389 E., 2020/120 K., 11.02.2020
    İlgili madde: m.13
  18. Hukuk Genel Kurulu, 2015/3340 E., 2019/1274 K., 03.12.2019
    İlgili madde: m.23
  19. Hukuk Genel Kurulu, 2015/1100 E., 2018/1185 K., 13.06.2018
    İlgili madde: m.14
  20. Hukuk Genel Kurulu, 2012/1047 E., 2013/395 K., 27.03.2013
    İlgili madde: m.20
  21. Hukuk Genel Kurulu, 2012/374 E., 2012/400 K., 15.06.2012
    İlgili madde: m.24
  22. Hukuk Genel Kurulu, 2010/390 E., 2010/448 K., 06.10.2010
    İlgili madde: m.15
  23. 10. Hukuk Dairesi, 2025/5314 E., 2025/9060 K., 28.05.2025
    İlgili madde: m.18
  24. 10. Hukuk Dairesi, 2024/12025 E., 2025/8083 K., 13.05.2025
    İlgili madde: m.20
  25. 10. Hukuk Dairesi, 2024/7635 E., 2024/9421 K., 02.10.2024
    İlgili madde: m.20
  26. 10. Hukuk Dairesi, 2024/3190 E., 2024/4205 K., 22.04.2024
    İlgili madde: m.15
  27. 10. Hukuk Dairesi, 2023/829 E., 2024/3591 K., 02.04.2024
    İlgili madde: m.16
  28. 10. Daire, 2024/476 E., 2024/950 K., 19.03.2024
    İlgili madde: m.15
  29. 10. Daire, 2020/3420 E., 2024/945 K., 19.03.2024
    İlgili madde: m.15
  30. 10. Daire, 2020/2803 E., 2024/944 K., 19.03.2024
    İlgili madde: m.16
  31. 10. Daire, 2020/3486 E., 2024/941 K., 19.03.2024
    İlgili madde: m.16
  32. 21. Hukuk Dairesi, 2018/1700 E., 2019/1898 K., 12.03.2019
    İlgili madde: m.22
  33. 21. Hukuk Dairesi, 2018/5437 E., 2019/55 K., 14.01.2019
    İlgili madde: m.15
  34. Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/936 E., 2018/7865 K., 27.11.2018
    İlgili madde: m.24
  35. 10. Hukuk Dairesi, 2016/5056 E., 2018/4123 K., 26.04.2018
    İlgili madde: m.22
  36. 10. Hukuk Dairesi, 2015/19280 E., 2016/8176 K., 23.05.2016
    İlgili madde: m.24
  37. 10. Hukuk Dairesi, 2014/19492 E., 2015/11843 K., 15.06.2015
    İlgili madde: m.22
  38. 21. Hukuk Dairesi, 2013/8577 E., 2014/14145 K., 17.06.2014
    İlgili madde: m.22
  39. 10. Hukuk Dairesi, 2013/2331 E., 2013/25996 K., 27.12.2013
    İlgili madde: m.15
  40. 21. Hukuk Dairesi, 2010/5329 E., 2010/5333 K., 06.05.2010
    İlgili madde: m.24
  41. 21. Hukuk Dairesi, 2008/19873 E., 2009/2056 K., 16.02.2009
    İlgili madde: m.24
  42. 21. Hukuk Dairesi, 2008/19845 E., 2009/1153 K., 02.02.2009
    İlgili madde: m.24
  43. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2024/734 E., 2025/1012 K., 11.09.2025
    İlgili madde: m.16
  44. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/1290 E., 2024/1989 K., 12.12.2024
    İlgili madde: m.14
  45. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2021/854 E., 2024/1557 K., 05.11.2024
    İlgili madde: m.14
  46. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/353 E., 2024/634 K., 17.09.2024
    İlgili madde: m.16
  47. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2021/353 E., 2023/919 K., 17.11.2023
    İlgili madde: m.21
  48. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 2021/791 E., 2023/888 K., 16.11.2023
    İlgili madde: m.21
  49. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/2232 E., 2023/620 K., 06.04.2023
    İlgili madde: m.14
  50. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/1058 E., 2018/242 K., 15.03.2018
    İlgili madde: m.22

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 25.12.2024 (m.17).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 1. Sosyal Güvenlik Hukuku bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış