Sınai Mülkiyet Kanunu › Marka

Başvuru ve itiraz

Sınai Mülkiyet Kanunu m.11–21Ticaret Hukuku

Kısaca

Sınai Mülkiyet Kanunu m.11 marka başvurusunun şekli içeriğini, yani başvuruda bulunması gereken belgeleri, her başvuruda tek markanın talep edilebileceğini, mal ve hizmetlerin Nis sınıflandırmasına göre belirlenmesini, sınıflandırma karinesini, başvurunun bölünmesini ve imla ile açık maddi hataların düzeltilmesini düzenler. Sınai Mülkiyet Kanunu m.12, marka başvurusunda rüçhan (öncelik) hakkının kimlere, hangi süreyle, hangi koşullarda tanındığını düzenler.

Kapsam

Bu konu, Sınai Mülkiyet Kanunu m.11–21 hükümlerini kapsar.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.11 — Başvuru şartları, sınıflandırma ve bölünme

Bu madde marka başvurusunun şekli içeriğini, yani başvuruda bulunması gereken belgeleri, her başvuruda tek markanın talep edilebileceğini, mal ve hizmetlerin Nis sınıflandırmasına göre belirlenmesini, sınıflandırma karinesini, başvurunun bölünmesini ve imla ile açık maddi hataların düzeltilmesini düzenler. Başvurunun kime ait olabileceğini (m.3), mutlak ve nispi ret nedenlerini (m.5-6), rüçhan hakkını (m.12-13), Madrid Protokolü başvurularını (m.14) ve başvurunun şekli incelemesi ile eksikliğin giderilmesini (m.15) düzenlemez. Ortak ve garanti markası teknik şartnamesinin içeriği (m.32) ve tescil sonrası kullanma yükümlülüğü de bu maddede yer almaz.

Başvuru şartları, sınıflandırma ve bölünme: hangi kavramlar bilinmeli?

Marka başvurusu
Markanın tescili için Kurum'a yapılan ve m.11/1'deki unsurları içeren talep. Başvurunun kabul edilip edilmediği, şekli inceleme ve mutlak ret nedenleri değerlendirmesiyle belirlenir.
Nis Anlaşması sınıflandırması
Markaların tescili amacıyla mal ve hizmetlerin uluslararası sınıflara ayrılmasını sağlayan sistem. Türkiye'de 12/7/1995 tarihli ve 95/7094 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılım kararlaştırılmıştır; başvurudaki mal ve hizmetler bu sınıflara göre ayrılır.
Sınıflandırma karinesi
Aynı sınıfta yer almanın benzerlik, farklı sınıfta yer almanın benzemezlik yönünde bir karine oluşturmadığı ilkesi. Bu nedenle benzerlik her somut değerlendirmede ayrıca incelenir.
Bölünme
Başvuru sahibinin talebi üzerine, tescil öncesinde bir başvurunun mal veya hizmetleri bakımından iki ya da daha fazla başvuruya ayrılması. Tescil edilmiş marka için bölünme yapılamaz.
İmla hatası ve açık maddi hata
Başvuru içeriğinde, marka örneğinde veya mal ve hizmet listesinde yer alan ve değişiklik niteliği taşımayan yazım ya da kayıt hataları. Kapsamı değiştiren değişiklikler bu kavrama girmez.
Latin alfabesi karşılığı
Marka örneğinde Latin alfabesi dışında kullanılan harflerin Latin alfabesindeki karşılığı. Başvuru sahibi bu karşılığı başvuruya eklemekle yükümlüdür.

Başvuru şartları, sınıflandırma ve bölünme: hangi şartlar aranır?

  • Başvuru, başvuru sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri içeren başvuru formunu içermelidir.
  • Başvuru, marka örneğini ve başvuruya konu mal veya hizmetlerin listesini içermelidir.
  • Başvuru ücretinin ödendiğini gösterir bilginin başvuruya eklenmesi gerekir.
  • Ortak marka veya garanti markası başvurusu yapılıyorsa 32. madde kapsamında düzenlenmiş teknik şartname başvuruya eklenmelidir.
  • Rüçhan hakkı talep ediliyorsa rüçhan hakkı talep ücretinin ödendiğini gösterir bilgi başvuruya eklenmelidir.
  • Marka örneğinde Latin alfabesi dışında harf veya harfler kullanılmışsa bunların Latin alfabesindeki karşılığı başvuruya eklenmelidir.
  • Her başvuruda yalnız bir markanın tescili talep edilmelidir; birden fazla marka tek başvuruda talep edilemez.
  • Başvuruya konu mal ve hizmetler Nis Anlaşması'na göre sınıflandırılmalıdır; Kurum sınıf ve sınıf numaralarında gerekli düzeltmeleri yapabilir.

Başvuru şartları, sınıflandırma ve bölünme: hangi sonuçları doğurur?

  • Başvuru belgeleri eksiksiz değilse başvurunun şekli incelemesinde eksiklik tespit edilir; eksikliğin giderilmesi süresi ve sonucu m.15 çerçevesinde uygulanır.
  • Mal ve hizmetlerin aynı sınıfta yer alması, benzerlik yönünde karine oluşturmaz; farklı sınıfta yer alması da benzemezlik yönünde karine oluşturmaz.
  • Kurum sınıf ve sınıf numarası düzeltmesi yapabilir; ancak bu düzeltme mal ve hizmet listesinin kapsamını değiştiremez.
  • Başvuru, tescil edilene kadar başvuru sahibinin talebi üzerine mal veya hizmetler bakımından iki ya da daha fazla başvuruya bölünebilir.
  • Tescilden sonra bölünme talep edilemez; bölünme tescil öncesine özgüdür.
  • Marka örneği, mal veya hizmet listesi ya da başvurudaki içerikte imla hatası veya açık maddi hata varsa başvuru sahibinin talebi üzerine düzeltilir.
  • Değişiklik niteliğindeki düzeltmeler (kapsamı değiştiren) m.11/6 kapsamında yapılamaz ve başvurunun yeniden kapsamının belirlenmesi gerekir.

Sınıflandırma karinesi ile benzerlik değerlendirmesi arasındaki fark nedir?

Mal veya hizmetlerin aynı sınıfta yer alması, bunların benzer olduğu yönünde karine oluşturmaz.

Mal veya hizmetlerin farklı sınıflarda yer alması, bunların benzer olmadığı yönünde karine oluşturmaz.

Sınıf numarası tek başına benzerlik ya da farklılık sonucunu doğurmaz; benzerlik her somut başvuruda ayrıca değerlendirilir. (Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2023/344 E., 2024/214 K., 15.05.2024; İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 2023/158 E., 2024/80 K., 09.05.2024)

Kurumun sınıf düzeltmesi ile sınıflandırma sonrası başvuru kapsamı arasındaki fark nedir?

Kurum, başvuruda yer alan mal veya hizmetlerin ait olduğu sınıfları ve sınıf numaralarını düzeltebilir.

Kurumun düzeltmesi, başvuru sahibinin mal veya hizmet listesini değiştirmesi anlamına gelmez; liste değişikliği 6. fıkradaki imla ve açık maddi hata düzeltmesi kapsamında değerlendirilir.

Sınıf numarası düzeltmesi Kurumun yetkisindedir; ancak kapsamı genişleten ya da değiştiren liste değişiklikleri bu fıkra ile yapılamaz. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/1525 E., 2022/1271 K., 06.10.2022)

Başvurunun bölünmesi ile tek marka talebi arasındaki fark nedir?

Her başvuruda yalnız bir markanın tescili talep edilebilir.

Başvuru, başvuru sahibinin talebi üzerine tescil edilene kadar mal veya hizmetler bakımından iki ya da daha fazla başvuruya bölünebilir.

Birden fazla marka için tek dilekçeyle başvuru yapılamaz; ancak tek bir başvurunun kapsamındaki mal veya hizmetler tescil öncesinde ayrı başvurulara bölünebilir.

İmla hatası düzeltmesi ile kapsam değiştiren değişiklik arasındaki fark nedir?

Marka başvurusunda içerikte, marka örneğinde veya mal ya da hizmet listesinde yapılan imla hataları ve açık maddi hatalar, başvuru sahibinin talebi üzerine düzeltilebilir.

Düzeltmenin kapsamını değiştiren değişiklikler bu düzeltme kapsamında değerlendirilemez.

Yalnızca hata niteliğindeki düzeltmeler kabul edilir; başvurunun kapsamını genişleten değişiklik düzeltme yoluyla yapılamaz. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/1525 E., 2022/1271 K., 06.10.2022)

Başvuru şartları, sınıflandırma ve bölünme: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Aynı sınıfta yer alan mal ya da hizmetleri otomatik olarak benzer saymak; m.11/4 bu karineyi açıkça reddeder. (Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2023/344 E., 2024/214 K., 15.05.2024)
  • Farklı sınıfta yer alan mal ya da hizmetleri otomatik olarak farklı saymak; m.11/4 bu sonucu da doğurmaz. (Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2023/344 E., 2024/214 K., 15.05.2024)
  • Sınıf düzeltmesi yetkisini liste kapsamını değiştirme yetkisi gibi okumak; düzeltme yetkisi sınıf numarası ile sınırlıdır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/1525 E., 2022/1271 K., 06.10.2022)
  • Tek başvuruda birden fazla markayı talep etmek ya da bölünmeyi tescilden sonra istemek; bölünme yalnızca tescil öncesinde talep edilebilir.
  • Imla hatası düzeltmesi kapsamında başvurunun kapsamını genişletmek; 6. fıkra yalnızca hata niteliğindeki düzeltmelere izin verir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/1525 E., 2022/1271 K., 06.10.2022)

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mal veya hizmet listesinin sınıf numarası düzeltmesinin Kurumun yetkisinde olduğu, ancak bu düzeltmenin liste kapsamını değiştirmemesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/1525 E., 2022/1271 K., 06.10.2022)
  • Benzerlik değerlendirmesinde aynı veya farklı sınıfta yer almanın tek başına belirleyici olmadığı, değerlendirmenin global değerlendirme ilkeleriyle yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2023/344 E., 2024/214 K., 15.05.2024; İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 2023/158 E., 2024/80 K., 09.05.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Başvuru sahibinin, başvurunun m.11/1 kapsamındaki belgeleri eksiksiz sunduğunu ispatlaması Kurum önündeki başvuru dosyasında belgelerle gösterilir; eksiklik varsa Kurum eksikliğin giderilmesini ister.
  • Mal veya hizmet listesinde yapılan düzeltmenin hata niteliğinde olduğunu ileri süren taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür; kapsamı değiştiren bir değişikliğin hata sayılmadığı ispat konusu yapılabilir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/1525 E., 2022/1271 K., 06.10.2022)
  • Benzerlik iddiasını ileri süren taraf, mal ve hizmetlerin sınıf numarasına değil, somut olarak benzerliğe dayandığını ispatlamakla yükümlüdür; sınıf aynılığı tek başına yeterli delil değildir. (Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2023/344 E., 2024/214 K., 15.05.2024)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

Sınai Mülkiyet Kanunu m.12 — Rüçhan hakkı ve etkisi

Bu madde, marka başvurusunda rüçhan (öncelik) hakkının kimlere, hangi süreyle, hangi koşullarda tanındığını düzenler. Paris Sözleşmesi ve DTÖ Kuruluş Anlaşmasına taraf devletler ile taraf olmayan devletlerdeki ilk başvuruya dayanma, uluslararası ve ulusal sergilerde teşhire dayanan rüçhan, sergide teşhir edilen mal veya hizmetler arasında rüçhanın kime ait olacağı ve rüçhana dayalı başvuruların üçüncü kişi başvurularına karşı reddi konularını kapsar. Uygulama, bu maddede sayılan gerçek veya tüzel kişiler ve halefleri bakımından geçerlidir. Markanın tescil koşulları (m.5), mutlak ve nispi red nedenleri (m.5, m.7, m.8) ile rüçhan hakkına dayalı hükümsüzlüğün ayrıntılı usulü bu maddede düzenlenmez; bunlar ilgili maddelerde yer alır. Rüçhan hakkının dayanağını oluşturan ilk başvurunun Paris Sözleşmesi uyarınca yapılma usulü, ayrıca tescil sonrası kullanım ve hükümsüzlük davalarında ispat ve zamanaşımı konuları da bu maddenin kapsamı dışındadır.

Rüçhan hakkı ve etkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

Rüçhan hakkı
İlk marka başvurusunun tarihinin, sonradan yapılan aynı markaya ilişkin başvurulara karşı önceliğe esas alınmasını sağlayan haktır. Yalnızca madde metninde belirtilen aynı marka ve aynı mal veya hizmetler için kullanılabilir.
Rüçhan hakkı belgesi
İlk başvuru yapılan devletin yetkili makamından alınan, rüçhan hakkının dayanağını gösteren belgedir. Birinci fıkraya göre bu belge alınmadan rüçhan hakkından yararlanılamaz.
Rüçhan süresi
Birinci fıkrada altı aylık, üçüncü fıkrada teşhir tarihinden itibaren altı aylık olarak belirlenen, Türkiye'de başvuru yapılabilecek süredir. Süre içinde kullanılmayan rüçhan hakkı düşer.
Teşhir
Markanın kullanılacağı mal veya hizmetlerin, marka ile birlikte bir sergide görünür biçimde sergilenmesidir. Üçüncü fıkrada rüçhanın doğmasına, dördüncü fıkrada süre başlangıcının belirlenmesine esas olur.
Sergi
Maddede sayılan ulusal veya uluslararası, resmî ya da resmî olarak tanınmış sergilerdir. Türkiye'de açılan sergiler ile Paris Sözleşmesi veya DTÖ Kuruluş Anlaşmasına taraf devletlerde açılan sergiler bu kapsamdadır.
Halef
Rüçhan hakkını sahibinden devralan kişidir. Maddede rüçhan hakkından yararlanacak kişiler arasında sayılmıştır.

Rüçhan hakkı ve etkisi: hangi şartlar aranır?

  • Başvuranın Paris Sözleşmesi veya DTÖ Kuruluş Anlaşmasına taraf bir devletin uyruğunda olması ya da taraf olmayan bir devlet uyruğunda olup taraf devlette yerleşim yeri veya işler durumda ticari müessesesi bulunması gerekir.
  • İlk başvurunun, taraf devletlerden birinde yetkili mercilere markanın tescili için usulüne uygun biçimde yapılmış olması gerekir.
  • Türkiye'de yapılacak başvurunun, ilk başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde yapılması gerekir.
  • İlk başvurudan alınmış rüçhan hakkı belgesinin bulunması gerekir; bu belge olmadan rüçhan hakkından yararlanılamaz.
  • Türkiye'de yapılacak başvurunun, ilk başvuruda olduğu gibi aynı marka ve aynı mal veya hizmetleri kapsaması gerekir.
  • Sergiye dayalı rüçhan için, mal veya hizmetlerin markayla birlikte sergide teşhir edilmiş olması ve markanın tasdikli örneğinin ibraz edilmesi gerekir.
  • Sergiye dayalı rüçhan için Türkiye'de başvuru, teşhir tarihinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
  • Üçüncü kişi başvurusunun, rüçhan hakkının doğduğu tarihten sonra yapılmış olması ve rüçhana konu markayla aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olup aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetleri kapsaması halinde reddedilmesi gerekir.

Rüçhan hakkı ve etkisi: hangi sonuçları doğurur?

  • Rüçhan hakkı şartları gerçekleşirse Türkiye'deki başvuru, ilk başvuru tarihinden itibaren öncelik kazanır ve bu tarihten sonra yapılan üçüncü kişi başvuruları karşısında üstünlük sağlar.
  • Altı aylık süre içinde Türkiye'de başvuru yapılmazsa rüçhan hakkı düşer ve başvuru kendi tarihine göre değerlendirilir.
  • Rüçhan hakkı belgesi alınmamışsa rüçhan hakkından yararlanılamaz.
  • Sergiye dayalı rüçhanda, teşhir tarihinden itibaren altı ay içinde başvuru yapılmazsa rüçhan hakkı düşer.
  • Sergide aynı mal veya hizmetler için birden çok başvuru varsa, rüçhan yalnızca ilk teşhir eden veya aynı zamanda teşhirde ilk başvuruyu yapan kişiye ait olur.
  • Rüçhana dayalı başvuru yapıldığında, rüçhan tarihinden sonra üçüncü kişilerce yapılan, aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer ve aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetleri kapsayan başvurular reddedilir.
  • Rüçhan hakkı, madde metninde sayılan aynı marka ve aynı mal veya hizmetlerle sınırlıdır; farklı mal veya hizmetler için rüçhan doğmaz.

Taraf devlet ilk başvurusu ile taraf olmayan devlet ilk başvurusu arasındaki fark nedir?

Paris Sözleşmesi veya DTÖ Kuruluş Anlaşmasına taraf bir devlette yapılan başvuru, başvuranın uyruğu veya yerleşimi taraf devlete bağlanarak rüçhanın temelini oluşturur.

Taraf olmayan bir devlette yapılan başvuru, ikinci fıkra uyarınca yalnızca usulüne uygun yapılmış olması ve birinci fıkra esaslarına uyulması halinde rüçhana dayanak olur.

Her iki halde de altı aylık süre ve rüçhan hakkı belgesi koşulu aynı şekilde uygulanır; taraf olmayan devlet başvurusunda başvuranın uyruk veya yerleşim ölçütü aranmaz.

Başvuru yoluyla rüçhan ile sergi yoluyla rüçhan arasındaki fark nedir?

Başvuru yoluyla rüçhanda süre, ilk başvuru tarihinden itibaren başlar ve rüçhan hakkı belgesi aranır.

Sergi yoluyla rüçhanda süre, mal veya hizmetlerin teşhir tarihinden itibaren başlar ve tasdikli marka örneği ibraz edilir.

Sergi yoluyla rüçhanda süre başlangıcı teşhir tarihine bağlıdır; dördüncü fıkraya göre resmî açılıştan önce görünür teşhir yapılmışsa süre malların sergiye konulduğu tarihten işler.

Sergide ilk teşhir eden ile aynı zamanda teşhir eden başvuru sahibi arasındaki fark nedir?

Aynı mal veya hizmetler birden çok başvuruya konu olmuş ve bunlar sergide teşhir edilmişse, bu mal veya hizmetleri ilk teşhir eden kişi rüçhandan yararlanır.

Aynı zamanda teşhir edilmişse rüçhan, ilk başvuruyu yapan kişiye geçer.

Beşinci fıkraya göre rüçhan hakkı, teşhir önceliği ve bunun yokluğunda başvuru önceliği ile belirlenir.

Rüçhan süresi içinde yapılan ile süre geçtikten sonra yapılan başvuru arasındaki fark nedir?

Altı aylık süre içinde Türkiye'de yapılan başvuru rüçhan hakkını kullanır.

Süre geçtikten sonra yapılan başvuru rüçhan hakkından yararlanamaz.

Süre içinde kullanılmayan rüçhan hakkı düşer ve başvuru kendi tarihine göre değerlendirilir.

Rüçhan sahibinin başvurusu ile üçüncü kişi başvurusu arasındaki fark nedir?

Rüçhan sahibinin başvurusu, rüçhan hakkının doğduğu tarih itibarıyla öncelik taşır.

Rüçhan hakkının doğduğu tarihten sonra yapılan üçüncü kişi başvurusu, aynı marka ve aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetleri kapsıyorsa reddedilir.

Altıncı fıkra, rüçhana dayanan başvurunun önceliğini, üçüncü kişinin sonradan yaptığı benzer başvurunun reddine dönüştürür.

Rüçhan hakkı ve etkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Taraf olmayan devlet başvurusuna dayanan rüçhanda da birinci fıkradaki uyruk veya yerleşim ölçütünü aramak; ikinci fıkra bu ölçütü aramaz.
  • Altı aylık süreyi sergi yoluyla rüçhanda da ilk başvuru tarihinden saymak; üçüncü fıkrada süre teşhir tarihinden başlar.
  • Resmî açılış tarihini, dördüncü fıkraya göre sergiye konulma tarihi yerine esas almak.
  • Rüçhan hakkı belgesinin sonradan ibraz edilebileceğini varsaymak; birinci fıkra belgeyi şart koşar.
  • Rüçhan hakkını farklı mal ve hizmetlere veya benzer olmayan markalara genişletmek; hak yalnız aynı marka ve aynı mal veya hizmetlerle sınırlıdır.
  • Sergide birden çok başvuru olduğunda rüçhanı herhangi bir başvuru sahibine tanımak; beşinci fıkra ilk teşhir eden veya aynı zamanda teşhirde ilk başvuruyu yapana öncelik verir.
  • Altıncı fıkranın koruması için rüçhan tarihinden önce yapılmış başvuruları reddi kapsamına almak; fıkra yalnız rüçhan tarihinden sonraki başvuruları kapsar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, rüçhan hakkına dayanılarak yapılan tescillerde, tescil belgesi üzerinde rüçhan hakkının kullanıldığının incelenmesini ve TPMK'dan rüçhan bilgisinin istenmesini uygulamada esas almaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2021/1003 E., 2024/942 K., 16.05.2024)
  • Rüçhan hakkına dayalı hükümsüzlük talebinde, markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin varlığının ayrıca tespit edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2019/199 E., 2021/35 K., 04.03.2021)
  • Rüçhan dayanağı ile tescil edilen markalara karşı açılan davalarda, aynı marka için birden çok mal veya hizmet sınıfında iptal kararları verilirken rüçhan ile kullanılmama nedenlerinin birlikte değerlendirildiği görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/1396 E., 2024/840 K., 02.05.2024; Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/312 E., 2022/33 K., 02.03.2022)
  • Rüçhan hakkına dayalı tescil iddiasının, belgenin ve teşhir ya da ilk başvuru tarihinin tespitine bağlı olarak incelendiği uygulamada kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/857 E., 2024/9112 K., 17.12.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Rüçhan hakkına dayanan tarafın, ilk başvuru tarihini ve rüçhan hakkı belgesini ibraz ederek rüçhan hakkının varlığını ispatlaması gerekir; rüçhan hakkı belgesi bu bakımdan temel delildir.
  • Sergiye dayalı rüçhanda, teşhirin markayla birlikte ve görünür biçimde yapıldığı ile markanın tasdikli örneğinin ibraz edildiğinin ispatı, rüçhan talep edenin yükümlülüğündedir.
  • Üçüncü kişi başvurusunun rüçhan tarihinden sonra yapıldığı ve aynı veya benzer mal ve hizmetleri kapsadığı, rüçhan sahibi tarafından ispatlanmalıdır.
  • Rüçhan hakkının süresinde kullanıldığı, Türkiye'deki başvuru tarihinin altı aylık süre içinde olduğu belgelerle ortaya konulur.
  • Karşı taraf, rüçhan hakkının süresinde kullanılmadığını, belgenin usulüne uygun alınmadığını veya teşhirin koşullarını taşımadığını ileri sürerek bu iddiayı ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu m.3: Maddenin üçüncü fıkrası, rüçhan hakkından yararlanacak gerçek veya tüzel kişileri bu maddeye atıfla belirler.
  • 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu m.7/2: Karar künyelerinde rüçhanla birlikte anılan red nedenleri ile bağlantılıdır; rüçhana dayanan başvurunun bağıl red çerçevesinde değerlendirilmesinde yer alır.
  • 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu m.9: Rüçhan hakkına dayanan hükümsüzlük talebi ve marka sahibinin hakları ile ilişkilidir; kararlarda birlikte anılmıştır.
  • 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu m.26: Kararlarda, rüçhan hakkına dayalı hükümsüzlük davalarında kullanılmama nedeniyle iptal talebiyle birlikte anılmaktadır; kullanım zorunluluğu ayrı bir konudur.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.13 — Rüçhan hakkının talep edilmesi ve hükmü

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 13. maddesi, marka başvurusunda rüçhan hakkının talep edilmesine, talep için gereken belgenin verilmesine, rüçhan hakkının doğum anına ve birden fazla rüçhan hakkı talep edilmesi halinde başlangıç tarihine ilişkindir. Madde, rüçhan hakkını talep eden marka başvuru sahibi bakımından uygulanır. Maddenin usul ve esaslarının ayrıntısı yönetmeliğe bırakılmıştır. Madde, rüçhan hakkının hangi ülkedeki veya hangi tarihteki başvurularla kurulacağını düzenlemez (m.12). Rüçhan hakkının sağladığı koruyucu etkinin yargı yoluyla ileri sürülmesi ve ayrıca tescil ve hükümsüzlük kararlarının etkisi bu maddede yer almaz (ilgili hükümlerinde ele alınır).

Rüçhan hakkının talep edilmesi ve hükmü: hangi kavramlar bilinmeli?

Rüçhan hakkı
Marka sahibinin, daha önce yapılmış uygun bir başvuruya dayanarak sonraki başvurusunun öncelik tarihini geriye alabilmesini sağlayan haktır. Hakkın doğum ve sonuç tarihleri 12. maddede belirlenen tarihlere bağlıdır.
Rüçhan hakkı talebi
Başvuru sahibinin, başvuruyla birlikte talep ücretini ödeyerek hakkı yararlanmak istediğini belirtmesi işlemidir. Bu beyan yapılmadan rüçhan hakkı doğmaz.
Rüçhan hakkı belgesi
Talebin dayandığı önceki başvuruyu gösteren belgedir. Belgenin başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde verilmesi gerekir; aksi halde talep yapılmamış sayılır.
Geçerli ilk rüçhan tarihi
Birden fazla rüçhan talebi bulunan marka başvurusunda, rüçhan hakkının başlangıç noktasını belirleyen tarihtir. Bu tarih, talepler arasında geçerli olanların ilkidir.

Rüçhan hakkının talep edilmesi ve hükmü: hangi şartlar aranır?

  • Başvuru sahibinin, rüçhan hakkını başvuruyla birlikte açıkça belirtmesi gerekir.
  • Talep ücretinin başvuruyla birlikte ödenmiş olması gerekir.
  • Rüçhan hakkı belgesinin başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde verilmiş olması gerekir; bu süre geçirilirse talep yapılmamış sayılır.
  • Hakkın hüküm ve sonuçlarının 12. maddede belirtilen tarihlere bağlı olarak doğması gerekir.
  • Marka başvurusunda birden fazla rüçhan talebi varsa, hakkın geçerli olan ilk rüçhan tarihinden başlaması gerekir.

Rüçhan hakkının talep edilmesi ve hükmü: hangi sonuçları doğurur?

  • Talep ücreti başvuruyla birlikte ödenerek talep yapılmışsa rüçhan hakkı talebi geçerli olarak kurulur.
  • Rüçhan hakkı belgesi başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde verilirse talep geçerli sayılır.
  • Belge üç ay içinde verilmezse rüçhan hakkı talebi yapılmamış sayılır.
  • Rüçhan hakkının hüküm ve sonuçları 12. maddede belirtilen tarihler itibarıyla doğar.
  • Marka başvurusunda birden fazla rüçhan talebi varsa rüçhan hakkı geçerli olan ilk rüçhan tarihinden başlar.
  • Rüçhan hakkı talebine ilişkin ayrıntılı usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Talep ile belge verilmesi arasındaki fark nedir?

Rüçhan hakkının talep edilmesi, başvuruyla birlikte ücret ödenerek beyanla yapılır.

Belgenin verilmesi, talepten ayrı ve sonraki bir yükümlülüktür; üç aylık süreye tabidir.

Talep yapılmış olsa da belge üç ay içinde verilmezse talep yapılmamış sayılır ve hak doğmaz.

Tek rüçhan ile birden fazla rüçhan talebi (marka başvurusu) arasındaki fark nedir?

Tek bir rüçhan talebi bulunan marka başvurusunda hakkın başlangıcı o talebin dayandığı tarihtir.

Birden fazla rüçhan talebinin bulunduğu marka başvurusunda başlangıç, geçerli olan ilk rüçhan tarihidir.

Birden fazla talep varsa rüçhan hakkının başlangıç tarihi geçerli ilk tarihe göre belirlenir.

Hakkın doğumu ile hakkın hüküm ve sonuçları arasındaki fark nedir?

Hakkın varlığına ilişkin koşullar, talep ve belge ile belirlenir.

Hakkın hüküm ve sonuçları, 12. maddede belirtilen tarihlere göre doğar.

Rüçhan hakkının sağladığı öncelik sonuçları 12. maddedeki tarihlere bağlanır; bu madde yalnızca talep ve belge koşullarını düzenler.

Rüçhan hakkının talep edilmesi ve hükmü: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Rüçhan hakkı belgesinin üç aylık süresini başvuru tarihinden değil, belgenin hazırlandığı ya da talep edildiği tarihten saymak.
  • Talep ücretinin ödenmesini belgenin verilmesiyle karıştırmak; her iki işlem ayrı koşuldur.
  • Birden fazla rüçhan talebi varken hakkın başlangıcını son talebe ya da tek talebin tarihine göre belirlemek; başlangıç geçerli olan ilk rüçhan tarihidir.
  • Hakkın sonuçlarının başvuru tarihinden doğduğunu varsaymak; sonuçlar 12. maddedeki tarihlere bağlıdır.

Nasıl ispat edilir?

  • Rüçhan hakkını talep eden başvuru sahibi, talebi başvuruyla birlikte yaptığını ve talep ücretini ödediğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Rüçhan hakkı belgesinin üç ay içinde verildiği, başvuru tarihi ile belgenin verildiği tarih karşılaştırılarak ispat edilir; ispat yükü başvuru sahibindedir.
  • Birden fazla rüçhan talebi varsa geçerli olan ilk rüçhan tarihinin hangisi olduğu, ilgili talep ve belgeler üzerinden ortaya konulur; karşı tarafın bu tarihin geçersizliğini ileri sürmesi halinde ispat yükü onu ileri süren tarafa aittir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6769 m.12: Rüçhan hakkının hüküm ve sonuçlarının hangi tarihler itibarıyla doğacağını belirler; 13. madde bu tarihlere atıfla çalışır.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.14 — Madrid Protokolü kapsamında yapılan uluslararası marka başvuruları

Madde, Madrid Protokolü kapsamında yapılan uluslararası marka başvurularının Türk Patent ve Marka Kurumu bakımından doğrudan yapılan ulusal başvuruyla aynı sonuçları doğurmasını, bu başvurunun sayılacağı tarih ve saati, aynı gün yapılan birden çok uluslararası başvuruda öncelik sırasını ve uluslararası başvurunun önceki tarihli ulusal marka başvurusu veya tescilli markaya dayanılarak reddedilemeyeceğini düzenler. Ayrıca Protokol kapsamındaki işlemlerin ücretlerinin tebliğle belirleneceğini öngörür. Madde, uluslararası tescilin yurt dışında yapılan koruma sürecini, ilgili ücret tutarlarını, Madrid Protokolü'nün usul kurallarını ve ret gerekçelerinin ayrıntılarını düzenlemez; bunlar Protokol metninde, ilgili tebliğde ve komşu maddelerde yer alır (rüçhan hakkı ve başvuru tarihi için m.12-13; mutlak ve nispi ret nedenleri için m.5-6; yeniden değerlendirme için m.16). Uluslararası başvuruya karşı itiraz ve dava usulü ile hükümsüzlük davası da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.156 ve ilgili usul hükümleri)."

Madrid Protokolü kapsamında yapılan uluslararası marka başvuruları: hangi kavramlar bilinmeli?

Uluslararası başvuru
Markaların Uluslararası Tescili Konusundaki Madrid Sözleşmesi ile İlgili Protokol kapsamında yapılan, Türkiye'nin korunmasını talep ettiği başvurudur. Bu başvuru Kuruma doğrudan yapılmış ulusal başvuru gibi değerlendirilir.
Uluslararası tescil numarası
Uluslararası başvuruya Protokol sisteminde verilen numaradır. Aynı tarihli birden çok uluslararası başvuru arasında hangisinin önce yapılmış sayılacağını belirler; küçük numara önce yapılmış sayılır.
Önceki tarihli ulusal başvuru veya tescilli marka
Uluslararası başvurunun başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce Kuruma sunulmuş marka başvurusu ya da tescilli markadır. Bu tarihten sonra yapılmış ulusal başvurular bu gerekçeyle uluslararası başvuruyu engelleyemez; kendisi önceki uluslararası başvuruya göre yeniden değerlendirilir.
Yeniden değerlendirme
Sonraki tarihli ulusal marka başvurusunun, önceki tarihli uluslararası başvuru dikkate alınarak 16. maddenin birinci fıkrası uyarınca yeniden incelenmesidir. Bu inceleme sonucunda ulusal başvurunun reddi mümkündür.

Madrid Protokolü kapsamında yapılan uluslararası marka başvuruları: hangi şartlar aranır?

  • Başvurunun Madrid Protokolü kapsamında yapılmış bir uluslararası başvuru olması ve Türkiye'nin bu sisteme katıldığı 5/8/1997 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı'nın bu başvuruyu kapsaması gerekir.
  • Başvurunun, Kuruma doğrudan yapılan başvuruyla aynı sonuçları doğurabilmesi için uluslararası başvuru tarihinin de belirlenmiş olması gerekir; bu tarih ilk saat ve dakika itibarıyla dikkate alınır.
  • Aynı tarihli birden çok uluslararası başvuru bulunuyorsa aralarındaki önceliğin uluslararası tescil numarasının küçüklüğüne göre belirlenmesi gerekir.
  • Uluslararası başvurunun, başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önceki bir tarihte Kuruma sunulmuş marka başvurusu ya da tescilli markaya dayanılarak reddedilmemesi gerekir.
  • Sonraki tarihli ulusal başvuru reddedilecekse, bu ret önceki tarihli uluslararası başvuru dikkate alınarak 16. maddenin birinci fıkrası hükmüne göre yapılmalıdır.
  • Protokol kapsamındaki Kurum işlemleri için alınacak ücretlerin tebliğle belirlenmiş olması gerekir.

Madrid Protokolü kapsamında yapılan uluslararası marka başvuruları: hangi sonuçları doğurur?

  • Uluslararası başvuru, Kuruma doğrudan yapılmış başvuruyla aynı hukuki sonuçları doğurur.
  • Uluslararası başvuru, uluslararası başvuru tarihinin ilk saat ve dakikasında yapılmış sayılır.
  • Aynı tarihli birden çok uluslararası başvuru varsa, uluslararası tescil numarası küçük olan önce yapılmış sayılır.
  • Önceki tarihli bir ulusal başvuru veya tescilli marka, sonraki tarihli uluslararası başvuruyu tek başına reddettirmez.
  • Sonraki tarihli ulusal başvuru, önceki uluslararası başvuru dikkate alınarak yeniden değerlendirilir ve bu değerlendirme ret ile sonuçlanabilir.
  • Protokol kapsamında Kurumca yapılan işlemlerin ücretleri tebliğle belirlenir; ücret miktarları madde metninde yer almaz.

Uluslararası başvuru ile doğrudan ulusal başvuru arasındaki fark nedir?

Madrid Protokolü ile yapılan ve Türkiye'nin korunmasını talep eden uluslararası başvuru.

Doğrudan Kuruma yapılan ulusal marka başvurusu.

Madde uyarınca iki başvuru aynı sonuçları doğurur; uluslararası başvuru da ulusal başvuru gibi incelenir ve tescil edilebilir.

Önceki tarihli uluslararası başvuru ile sonraki tarihli ulusal başvuru arasındaki fark nedir?

Başvuru veya rüçhan tarihi önce olan uluslararası başvuru.

Aynı marka için sonra yapılmış ulusal başvuru veya tescilli marka.

Önceki uluslararası başvuru, sonraki ulusal başvuru nedeniyle reddedilemez; sonraki ulusal başvuru 16. maddenin birinci fıkrasına göre yeniden değerlendirilir.

Aynı tarihli uluslararası başvurular arasındaki sıra: fark nedir?

Uluslararası tescil numarası küçük olan başvuru.

Aynı tarihte yapılmış ve numarası büyük olan başvuru.

Küçük numaralı başvuru önce yapılmış sayılır ve öncelik buna göre belirlenir.

Madrid Protokolü kapsamında yapılan uluslararası marka başvuruları: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Uluslararası başvurunun, başvuru tarihinden önce yapılmış ulusal bir marka başvurusu nedeniyle kendiliğinden reddedilebileceğini varsaymak; madde bu yönde bir ret sebebini tek başına tanımamaktadır.
  • Sonraki tarihli ulusal başvurunun 16. madde uyarınca yeniden değerlendirilmesini atlayıp doğrudan reddetmek.
  • Aynı tarihli uluslararası başvurular arasında önceliği tescil numarası yerine başka bir ölçüte göre belirlemek.
  • Protokol işlemlerinin ücretini madde metninde yazılı bir tutar gibi almak; ücretler tebliğle belirlenir.
  • Uluslararası başvurunun saatini gün içinde farklı bir anla değerlendirmek; madde başvurunun ilk saat ve dakika itibarıyla yapılmış sayılmasını öngörür.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Uluslararası başvurunun Türkiye'de korunması talep edildiğinde, Kurumun bu başvuruyu ulusal başvuru gibi değerlendirdiği ve işlemlerin buna göre yürütüldüğü kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/2148 E., 2025/956 K., 29.05.2025)
  • Yerel mahkemelerin, uluslararası tescil yoluyla Türkiye dahil akit devletlerde koruma sağlanabileceğini ve bu yolun 14. madde kapsamında değerlendirildiğini kabul ettikleri görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/2148 E., 2025/956 K., 29.05.2025)
  • Uyuşmazlıklarda, 14. maddenin uluslararası başvurunun Türkiye'de sağladığı koruma bakımından kullanılan bir dayanak olarak ele alındığı görülmektedir. (İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2024/142 E., 2025/32 K., 06.02.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Uluslararası başvurunun Türkiye'de korunmasını ileri süren taraf, başvurunun uluslararası tescil kaydı ve Protokol kapsamında yapıldığını gösteren belgelerle ispat yükü altındadır.
  • Başvuru tarihinin ve saatinin tespiti için uluslararası tescil belgesi ve WIPO kayıtları esas alınır; aynı tarihli başvurularda uluslararası tescil numarası karşılaştırılarak öncelik belirlenir.
  • Önceki tarihli ulusal başvuru veya tescilli markaya dayanan taraf, bu markanın tarihini ve kapsamını resmi kayıtlarla ispatlar.
  • Sonraki tarihli ulusal başvuru sahibi, uluslararası başvurunun önceliğine karşı kendi başvurusunun geçerliliğini ve 16. madde kapsamındaki durumunu ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.16: Sonraki tarihli ulusal başvurunun, önceki tarihli uluslararası başvuru dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesinde uygulanacak birinci fıkra hükmünü içerir.
  • 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.12: Rüçhan hakkının dayandığı başvuru tarihinin ve rüçhan hakkının kapsamının belirlenmesinde m.14/2'deki 'varsa rüçhan tarihi' ifadesiyle bağlantılıdır.
  • 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.13: Rüçhan hakkının talep edilmesi ve koşulları bakımından m.14/2'deki rüçhan tarihinin nasıl belirleneceğini düzenler.
  • 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.5: Uluslararası başvurunun Kurum tarafından re'sen reddedilmesine yol açabilecek mutlak ret nedenlerini düzenler; m.14 bunları ortadan kaldırmaz.
  • 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.6: Önceki marka sahiplerinin itirazı üzerine uygulanacak nispi ret nedenlerini düzenler; m.14/2 uyarınca önceki tarihli ulusal başvuru ve tescilli marka bakımından bu ret yolu tek başına kullanılamaz.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.15 — Şeklî inceleme, şeklî eksikliklerin giderilmesi ve başvuru tarihi

6769 sayılı Kanun'un 15. maddesi, Kurum'a yapılan marka, patent, tasarım gibi sınai mülkiyet başvurularında Kurum'un şekli inceleme sonucunu, başvuru tarihinin kesinleşmesini, şekli eksikliklerin giderilmesi süresini ve süresinde giderilmeyen başvurunun akıbetini düzenler. Maddenin uygulandığı kişiler, Kanun'un 3. maddesi kapsamında başvuru yapma hakkı bulunan gerçek ve tüzel kişilerdir. Madde, başvurunun esasının (mutlak ve nispi ret nedenleri, 5. ve 6. maddeler) incelenmesini düzenlemez. Ayrıca rüçhan hakkının koşulları (m.12-13), başvurunun şekli ve içeriği (m.11), yayım ve itiraz süreci ile tescil işlemleri ilgili maddelerinde düzenlenmiştir ve bu madde kapsamında ele alınmaz.

Şeklî inceleme, şeklî eksikliklerin giderilmesi ve başvuru tarihi: hangi kavramlar bilinmeli?

Şekli inceleme
Kurum'un başvurunun 3. ve 11. maddelere uygunluğunu, yani başvuru sahibinin kimliği ve başvuruda bulunması gereken bilgilerin varlığını esasa girmeden denetlemesidir. Markanın ayırt ediciliği gibi esasa ilişkin hususlar bu incelemenin konusu değildir.
Başvurunun kesinleşmesi
Başvurunun tarihinin, alındığı tarih, saat ve dakika itibarıyla belirleyici hale gelmesidir. Kesinleşme, şekli eksiklik bulunmadığına karar verilmesi veya 11. maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerindeki eksikliğin giderilmesiyle gerçekleşir.
Şekli eksiklik
Başvurunun 3. ve 11. maddelere uygun olmamasıdır. Eksikliğin türüne göre başvuru tarihini etkileyen ve etkilemeyen eksiklikler olarak ayrılır.
Rüçhan hakkı
11. maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde sayılan, daha önceki bir başvuruya dayanarak öncelik talep edilmesi hakkıdır. Bu hakka ilişkin eksikliğin giderilmemesi hakkın kaybıyla sonuçlanır.
İşlemden kaldırma
Süresi içinde eksiklikleri giderilmeyen başvurunun Kurum tarafından işleme devam edilmeden sona erdirilmesidir.

Şeklî inceleme, şeklî eksikliklerin giderilmesi ve başvuru tarihi: hangi şartlar aranır?

  • Başvurunun, başvuru sahibinin 3. maddede sayılan kişilerden olması bakımından incelenmesi gerekir.
  • Başvurunun 11. maddede öngörülen bilgi ve belgeleri içermesi gerekir.
  • Şekli eksiklik bulunmadığına karar verilmesi hâlinde başvurunun, alındığı tarih, saat ve dakika itibarıyla kesinleşmesi gerekir.
  • Şekli eksiklik bulunması hâlinde başvuru sahibine eksikliği gidermesi için iki ay süre verilmesi gerekir.
  • 11. maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c) veya (ç) bendine ilişkin eksiklik giderildiğinde başvuru tarihinin, eksikliğin giderildiği tarih, saat ve dakika itibarıyla kesinleşmesi gerekir.
  • 11. maddenin birinci fıkrasının (d), (e) veya (f) bendine ilişkin eksiklik, başvuru tarihinin kesinleşmesini etkilememelidir.
  • Süresi içinde eksiklikleri giderilmeyen başvurunun işlemden kaldırılması gerekir.
  • Birden fazla sınıfı kapsayan başvuruda sınıflara ilişkin ücret eksikliği süresinde giderilmemişse, başvuru ödenen ücretin kapsadığı sınıf veya sınıflar açısından incelenmelidir.
  • Rüçhan hakkına ilişkin eksiklik (11. madde birinci fıkra (e) bendi) süresinde giderilmemişse hakkın kaybedilmesi gerekir.
  • 3. madde kapsamına girmeyen gerçek veya tüzel kişilerin başvurusu reddedilmelidir.

Şeklî inceleme, şeklî eksikliklerin giderilmesi ve başvuru tarihi: hangi sonuçları doğurur?

  • Şekli eksiklik bulunmadığına karar verilirse başvuru, alındığı tarih, saat ve dakika itibarıyla kesinleşir.
  • Şekli eksiklik bulunursa başvuru sahibine eksikliği gidermesi için iki ay süre verilir.
  • 11. maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c) veya (ç) bendindeki eksiklik giderilirse başvuru tarihi, giderildiği tarih, saat ve dakika itibarıyla kesinleşir.
  • (d), (e) ve (f) bentlerindeki eksiklikler başvuru tarihini etkilemez.
  • Süresi içinde eksiklikleri giderilmeyen başvuru işlemden kaldırılır.
  • Birden fazla sınıfı kapsayan başvuruda sınıf ücreti eksikliği süresinde giderilmezse başvuru, ödenen ücretin kapsadığı sınıflar açısından incelenmeye devam eder.
  • Rüçhan hakkına ilişkin eksiklik süresinde giderilmezse rüçhan hakkı kaybolur.
  • 3. madde kapsamına girmeyen kişilerin başvurusu reddedilir.

(a)-(b)-(c)-(ç) bentleri ile (d)-(e)-(f) bentleri eksiklikleri arasındaki fark nedir?

11. maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerindeki eksiklikler, başvuru tarihinin kesinleşmesini geciktirir.

11. maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentlerindeki eksiklikler, başvuru tarihinin kesinleşmesini etkilemez.

Birinci gruptaki eksiklik giderildiğinde başvuru tarihi giderildiği an olarak kesinleşir; ikinci gruptaki eksiklik ise başvuru tarihini değiştirmez. Rüçhan hakkına ilişkin (e) bendi eksikliği süresinde giderilmezse hakkın kaybı doğar.

Şekli eksikliğin giderilmesi ile giderilmemesi arasındaki fark nedir?

Süresi içinde eksikliği giderilen başvuru incelemeye devam eder.

Süresi içinde eksikliği giderilmeyen başvuru işlemden kaldırılır.

İşlemden kaldırılan başvuru sona erer; birden fazla sınıfı kapsayan başvuruda ise ödenen ücretin kapsadığı sınıflar açısından inceleme sürer.

Kabul edilebilir başvuru sahibi ile 3. madde dışındaki başvuru sahibi arasındaki fark nedir?

3. madde kapsamındaki gerçek ve tüzel kişiler başvuru yapabilir.

3. madde kapsamı dışındaki gerçek veya tüzel kişiler başvuru yapamaz.

Kapsam dışı kişinin başvurusu şekli eksiklik rejimine değil, doğrudan reddedilmeye tabi olur.

Şeklî inceleme, şeklî eksikliklerin giderilmesi ve başvuru tarihi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Şekli inceleme ile esasa ilişkin incelemeyi karıştırmak; 15. madde kapsamındaki denetimin markanın ayırt ediciliğini veya mutlak ret nedenlerini içermediğini gözden kaçırmak.
  • (d), (e) ve (f) bentlerindeki eksiklikleri de başvuru tarihini geciktiren eksiklik saymak.
  • Birden fazla sınıfı kapsayan başvuruda ücret eksikliğini tüm başvurunun işlemden kaldırılması sonucu doğurur sanmak; oysa ödenen ücretin kapsadığı sınıflar açısından inceleme sürer.
  • Rüçhan hakkı eksikliğinin giderilmemesini sıradan işlemden kaldırma olarak değerlendirmek; bu durumda doğrudan hakkın kaybı doğar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Dava dilekçelerinde marka sahibinin, 6769 sayılı Kanun'un 15/3 maddesi uyarınca davalının marka kullanımının hukuka aykırılığını ileri sürmesi, tecavüz iddialarında bu hükmün tek başına değil diğer hükümlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2023/675 E., 2023/772 K., 12.05.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Başvuru tarihinin kesinleşmesini ileri süren başvuru sahibidir; başvurunun alındığı tarih, saat ve dakika Kurum'un kayıt belgesi ile ispatlanır.
  • Şekli eksikliğin giderildiği iddiasını ileri süren başvuru sahibi, eksikliğin giderildiği tarih, saat ve dakikayı Kurum kaydı ile ispatlar.
  • Süresinde eksikliğin giderildiğini ileri süren başvuru sahibidir; iki aylık sürenin tebliğ tarihinden itibaren işlediğini ortaya koyması gerekir (madde metninde açıkça belirtilmemiştir).

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6769 m.3: Başvuru sahibinin kimliğinin uygunluğu bu maddeye göre denetlenir; kapsam dışı başvuru sahipleri için 15. maddenin dördüncü fıkrası reddi öngörür.
  • 6769 m.11: Başvurunun içermesi gereken bilgi ve belgeler bu maddede sayılır; eksikliğin hangi bentten kaynaklandığı, başvuru tarihinin kesinleşip kesinleşmeyeceğini belirler.
  • 6769 m.12: Rüçhan hakkının koşullarını düzenler; 15. maddenin üçüncü fıkrası bu hakka ilişkin eksikliğin giderilmemesinin sonucunu bağlar.
  • 6769 m.13: Rüçhan talebinin ücretle birlikte belirtilmesini düzenler; bu eksikliğin giderilmemesi rüçhan hakkı kaybını doğurur.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.16 — Başvurunun mutlak ret nedenleri açısından incelenmesi ve yayımlanması

6769 sayılı SMK m.16, marka başvurusunun şekli incelemeden sonra mutlak ret nedenleri bakımından incelenmesinin sonuçlarını, yani başvurunun kısmen ya da tamamen reddini, başvurunun Resmî Marka Bülteninde yayımlanmasını ve yayımdan sonra verilen kararın ayrıca yayımlanmasını düzenler. Kurumun incelemesi, başvurunun eksiksiz olduğu kabul edilen marka başvurularına uygulanır. Madde, başvuru sahibi ile Kurum arasındaki ilişkiyi düzenler; itiraz ve iptal yollarını düzenlemez. Şekli eksikliğin giderilmesi (m.15), mutlak ret nedenlerinin tanımı (m.5), nispi ret nedenleri ve itiraz usulü (m.6, m.18, m.19), üçüncü kişilerin görüş bildirmesi (m.17) ve Kurum kararlarına karşı başvuru yolları (m.20, m.21, m.156) başka maddelerde düzenlenmiştir.

Başvurunun mutlak ret nedenleri açısından incelenmesi ve yayımlanması: hangi kavramlar bilinmeli?

Mutlak ret nedenleri
Markanın tescil edilemeyeceğini kamu yararı gerekçesiyle belirleyen, Kurumca resen incelenen red sebepleridir. Bu inceleme m.5 kapsamında yapılır ve önceki bir hak sahibinin itirazına bağlı değildir.
Kısmi red
Başvuru kapsamındaki mal ya da hizmetlerin yalnız bir bölümü bakımından tescil edilemeyeceğine karar verilmesidir. Başvurunun geri kalan mal ve hizmetleri için inceleme sürer ve başvuru bu kalan kısım bakımından ilerler.
Bülten
Resmî Marka Bülteni olarak anılan, Kurumca yayımlanan resmî yayın organıdır. Yayım, m.16 uyarınca eksiksiz başvurunun ve ret kararlarının duyurulduğu araçtır ve bu yayım sonradan yapılacak itiraz süresinin başlangıcına hizmet eder.
Şekli eksiklik
Başvurunun Kurumca m.15 kapsamında, başvuru sahibinin ve bilgilerin yeterliliği bakımından incelenmesinde ortaya çıkan eksikliktir. Şekli eksiklik giderilmeden m.5 incelemesine geçilmez.

Başvurunun mutlak ret nedenleri açısından incelenmesi ve yayımlanması: hangi şartlar aranır?

  • Başvurunun Kurumca şekli yönden eksiksiz bulunmuş olması gerekir; bu tespit yapılmadan m.5 kapsamında inceleme başlatılamaz.
  • Başvurunun m.5 kapsamındaki mutlak ret nedenlerinden hiçbiri ile karşılaşmaması, ya da red nedeni taşıyan mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarılmış olması gerekir.
  • Başvurunun m.15 ile m.16 birinci fıkraya göre reddedilmemiş olması ve başvuru şartlarının eksiksiz yerine getirilmiş olması gerekir; bu hâlde başvuru Bültende yayımlanır.
  • Mutlak ret nedeni tespit edildiğinde, red yalnız ilgili mal veya hizmetler bakımından uygulanır; başvurunun kalan kısmı için yayım aşamasına geçilebilir.
  • Yayımdan sonra red kararı verilmesi hâlinde, bu kararın da Bültende ayrıca yayımlanması gerekir.

Başvurunun mutlak ret nedenleri açısından incelenmesi ve yayımlanması: hangi sonuçları doğurur?

  • Şekli eksiklik bulunmadığı ve mutlak ret nedeni tespit edilmediği takdirde başvuru eksiksiz kabul edilir ve Resmî Marka Bülteninde yayımlanır.
  • Başvurunun bir kısmında mutlak ret nedeni tespit edilirse, o mal veya hizmetler bakımından başvuru reddedilir; kalan kısım için inceleme ve yayım sürer.
  • Başvurunun tamamında mutlak ret nedeni tespit edilirse başvuru tamamen reddedilir ve yayıma geçmez.
  • Yayımdan sonra red kararı verilirse, bu karar Bültende ayrıca yayımlanır ve kararın yayımı ile birlikte üçüncü kişiler için itiraz süresi izlenebilir.
  • Şekli eksikliği bulunan başvuru m.5 kapsamında incelenmez; bu nedenle mutlak ret nedeni değerlendirmesi, şekli eksikliğin giderilmesine ya da m.15 uyarınca işlemden kaldırılmasına bağlıdır.
  • Mutlak ret nedeni bulunmasına rağmen yayımlanan bir başvuru, sonradan ayrıca iptal davasına konu olabilir; bu hüküm yalnız yayım ve karar sürecini düzenler, iptal yolunu düzenlemez.

Tamamen red ile kısmi red arasındaki fark nedir?

Başvurunun tüm mal ve hizmetleri bakımından tescil edilemeyeceği sonucuna varılması hâlidir. Bu durumda başvuru bütünüyle reddedilir.

Yalnız bir kısım mal ve hizmetler bakımından ret nedeni bulunması hâlidir. Bu durumda red yalnız o kısım için uygulanır.

Kısmi red hâlinde kalan mal ve hizmetler için başvuru sürer ve Bültende yayımlanabilir. Tamamen red hâlinde başvuru sona erer.

Yayım öncesi red ile yayım sonrası red arasındaki fark nedir?

İnceleme sırasında, yayımdan önce verilen red kararıdır. Bu karar Bültende yayımlanmaz, başvuru yayım aşamasına hiç geçmez.

Başvurunun Bültende yayımlanmasından sonra verilen red kararıdır. Bu karar m.16 fıkra 3 uyarınca Bültende ayrıca yayımlanır.

Yayımdan sonra verilen red kararının Bültende yayımlanması, üçüncü kişilerin bu karara ilişkin bilgi edinmesini ve yayım tarihinden itibaren yapılacak itirazların takibini sağlar.

Eksiksiz başvuru ile eksik başvuru arasındaki fark nedir?

Başvuru şartlarının tamamen yerine getirildiği ve m.15 ile m.16 birinci fıkraya göre red nedeni bulunmadığı başvurudur. Bu başvuru Bültende yayımlanır.

Şekli eksiklik nedeniyle m.15 kapsamında ret ya da eksikliğin giderilmesi gereken başvurudur. Bu başvuru m.5 incelemesine ve yayıma geçmez.

Yalnız eksiksiz başvuru yayım aşamasına ulaşır. Eksik başvuru yayımlanmaz.

Başvurunun mutlak ret nedenleri açısından incelenmesi ve yayımlanması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Şekli eksikliği bulunan başvuruyu m.5 kapsamında incelemek; m.16 fıkra 1, m.5 incelemesini yalnız şekli eksiklik giderildikten sonra öngörür.
  • Kısmi red kararını başvurunun tamamının reddi olarak yorumlamak; red yalnız ilgili mal ve hizmetler bakımından uygulanır, kalan kısım sürer.
  • Yayımdan sonra verilen red kararını Bültende yayımlamamak; m.16 fıkra 3 bu kararın ayrıca yayımlanmasını zorunlu kılar.
  • Nispi ret nedenlerini m.16 kapsamında resen değerlendirmek; m.16 yalnız mutlak ret nedenlerine dayanan incelemeyi düzenler, nispi nedenler itiraz yoluyla ileri sürülür.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kurumun mutlak ret incelemesi sonucunda başvurunun yalnız bir kısmı bakımından red kararı verdiği ve kalan mal ve hizmetler için başvurunun ilerlediği kabul edilmektedir. (Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2024/80 E., 2024/286 K., 11.07.2024; Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/444 E., 2024/294 K., 13.06.2024)
  • Kurum tarafından yayımlanan başvurunun tescil sürecinin, Bültende yayımdan sonra da ayrıca red kararı verilebilen bir aşamada devam ettiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2022/1602 E., 2023/56 K., 19.01.2023; Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2022/42 E., 2024/229 K., 28.05.2024)
  • Mutlak ret nedeniyle verilen red kararlarının m.16 kapsamında gerekçelendirilerek ilgili başvuruya bildirildiği ve kararın tarihinin başvuru dosyasında belirlendiği kabul edilmektedir. (Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2022/489 E., 2024/206 K., 21.05.2024; Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2023/137 E., 2024/198 K., 14.05.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Kurum, m.16 fıkra 1 uyarınca reddi gerekçelendirmekle yükümlüdür; red kararının dayanağı olan mutlak ret nedeni Kurum tarafından ortaya konulmalıdır.
  • Başvuru sahibi, reddedilen mal veya hizmetlerin mutlak ret nedeni taşımadığını ileri sürüyorsa bu iddiasını başvuru belgeleri ve ilgili kanıtlarla ortaya koymalıdır.
  • Yayımın yapıldığı tarih, Bültende yayım belgesi ile belirlenir; bu tarih itiraz ve görüş sürelerinin başlangıcı açısından önem taşır.
  • Yayımdan sonra verilen red kararının Bültende ayrıca yayımlandığı, Bülten kaydı ile ispat edilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6769 sayılı Kanun m.15: Şekli incelemenin sonucunu düzenler. m.16 fıkra 1, Kurumun başvurunun şekli eksikliğinin bulunmadığına karar vermesini ön koşul olarak alır.
  • 6769 sayılı Kanun m.5: Mutlak ret nedenlerini sayar. m.16 fıkra 1 uyarınca Kurum bu hükümler çerçevesinde inceleme yapar ve red kararını bu nedenlere dayandırır.
  • 6769 sayılı Kanun m.17: Yayımdan sonra herkesin mutlak ret nedenleri bakımından görüş sunabilmesini düzenler; bu görüşler sonucunda Kurum m.16 kapsamında red kararı verebilir.
  • 6769 sayılı Kanun m.18: Yayım tarihinden itibaren iki ay içinde yapılacak itirazları düzenler. m.16 fıkra 2 ile yayım, itiraz süresinin başlangıcını oluşturur.
  • 6769 sayılı Kanun m.6: Nispi ret nedenlerini düzenler. m.16 bu nedenlere dayanarak red kararı vermez; nispi nedenler yayımdan sonra itiraz yoluyla ileri sürülür.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.17 — Üçüncü kişilerin görüşleri

Madde, marka başvurusu yayımlandıktan sonra üçüncü kişilerin, başvurunun 5. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi dışındaki bentleri kapsamında tescil edilemeyeceğine ilişkin yazılı ve gerekçeli görüşlerini Kuruma sunmasını ve Kurumun bu görüşleri değerlendirerek başvuruyu kısmen veya tamamen reddetmesini düzenler. Herkese, yani önceki hak sahibi olmayan kişilere de tanınan bir görüş bildirme yetkisidir. Görüş bildirenlerin Kurum nezdindeki işlemlere taraf olamayacağı kuralı da bu maddededir. Maddenin düzenlemediği konular: başvuruya itiraz ve itiraz süresi (m.18), itirazın incelenmesi (m.19), mutlak ve nispi ret nedenlerinin kendileri (m.5 ve m.6), ret kararına karşı kanun yolu ve yargısal denetim, ihtiyati tedbir ve tedbire itiraz (İİK ve HMK hükümleri ile bu konuda ilgili maddeler).

Üçüncü kişilerin görüşleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Görüş bildirme
Marka başvurusunun yayımından sonra, başvurunun tescil edilemeyeceğini belirten yazılı ve gerekçeli bir bildirimin Kuruma sunulmasıdır. Bu bildirim bir itiraz değildir ve itiraz usulünün taraf hakları bu bildirimde yoktur.
Mutlak red nedeni (5. madde bakımından)
Maddenin metninde 5. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hariç bentlerine giren nedenler kastedilir. Bu nedenler kamu yararı ve ayırt edicilik gibi ölçütlere dayanır. (ç) bendi kapsam dışında tutulmuştur.
Kurum
Görüşleri değerlendirip başvuruyu kısmen veya tamamen reddetme yetkisine sahip Türk Patent ve Marka Kurumudur.
Kurum nezdindeki işlem
Başvuru sürecinde Kurumun yürüttüğü işlemlerdir. Görüş bildiren kişi bu işlemlere taraf sıfatı kazanamaz, yani süreçte taraf olarak yer alamaz.
Markanın tesciline kadar
Görüşün sunulabileceği son andır. Tescil gerçekleşinceye kadar görüş sunulabilir, tescilden sonra bu yolla başvuru değerlendirilemez.

Üçüncü kişilerin görüşleri: hangi şartlar aranır?

  • Marka başvurusunun yayımlanmış olması gerekir; görüş bildirme hakkı yayımdan sonra doğar.
  • Görüşü bildiren kişi herkes olabilir; ancak görüşün, başvurunun 5. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi dışındaki bentleri kapsamında tescil edilemeyeceğini ileri sürmesi gerekir.
  • Görüş yazılı ve gerekçeli olmalıdır; gerekçesiz veya sözlü bildirim bu madde kapsamında değerlendirilmez.
  • Görüş markanın tesciline kadar Kuruma sunulmalıdır; tescilden sonra sunulan görüş bu yolla alınmaz.
  • Görüş bildiren kişinin Kurum nezdindeki işlemlere taraf olmadığı dikkate alınmalıdır; bu kişiye taraf statüsü verilmez.
  • Kurum görüşleri değerlendirdiğinde görüşün yerinde olduğuna kanaat getirmelidir; yalnız bu halde başvuru kısmen veya tamamen reddedilir.

Üçüncü kişilerin görüşleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Görüş yerinde bulunup Kurum başvuruyu kısmen veya tamamen reddederse başvuru reddedilmiş olur.
  • Görüş yerinde bulunmazsa Kurum başvuruyu reddetmez ve başvuru inceleme sürecine devam eder.
  • Görüş bildiren kişi Kurum nezdindeki işlemlere taraf olamaz; bu yüzden görüş sahibi, Kurumun kararına karşı taraf sıfatıyla itiraz edemez.
  • Görüş bildirilmesi, Kurumu görüşü dikkate almak ve değerlendirmek yükümlülüğü altına sokar.
  • Madde (ç) bendi kapsamındaki nedenlerle görüş bildirilmesine izin vermez; bu tür görüş bu yolla değerlendirmeye alınmaz.

Görüş bildirme ile itiraz arasındaki fark nedir?

Madde 17 uyarınca görüş bildirme, yayımdan sonra herkesin yazılı ve gerekçeli olarak markanın tesciline kadar sunabileceği bir bildirimdir ve bildiren kişi Kurum nezdinde taraf olamaz.

İtiraz, m.18 uyarınca yayımdan itibaren iki ay içinde ilgili kişilerin mutlak veya nispi red nedenleriyle yaptığı itirazdır ve itiraz sahibi itiraz sürecinde taraf olur.

Görüş bildirenin taraf olmaması ve incelemeyi zorunlu olarak tetiklememesi, itirazın ise taraflı bir inceleme sürecini başlatması bu iki yolu ayırır.

(ç) bendi ile diğer mutlak red nedenleri arasındaki fark nedir?

5. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi, esas itibarıyla önceki hak sahiplerini ilgilendirdiği için bu maddenin kapsamı dışındadır.

Diğer bentlerdeki mutlak red nedenleri herkesin görüş bildirebileceği kapsamdadır.

(ç) bendi kapsamında olan nedenlerle görüş bildirmek isteyen kişi bu madde yoluyla değil, ilgili hak sahibi sıfatıyla başka yoldan hareket etmelidir.

Madde 17 / Madde 18 (görüş bildirimi / itirazın dayandığı nedenler): fark nedir?

Madde 17 yalnız mutlak red nedenlerini konu alır.

Madde 18 hem mutlak hem nispi red nedenlerini kapsar.

Nispi red nedenlerine (önceki marka hakları gibi) dayanan bildirim bu maddeye değil m.18 itiraz usulüne tabidir.

Üçüncü kişilerin görüşleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Görüş bildirme yolunu itiraz yolu ile karıştırmak; görüş bildirenin Kurum nezdinde taraf sıfatı kazanacağını varsaymak.
  • (ç) bendi kapsamındaki nedenleri herkesin ileri sürebileceğini düşünmek; bu bentte önceki hak sahiplerinin yetkili olduğunu gözden kaçırmak.
  • Nispi red nedenlerine dayalı bildirimi bu maddeye göre değerlendirmek; bu tür bildirimler m.18 kapsamına girer.
  • Görüş süresinin tescilden sonra da devam ettiğini sanmak; görüş tescilden sonra sunulamaz.
  • Kurumun görüşü yerinde bulmasını zorunlu saymak; Kurum yalnız kanaat getirdiğinde başvuruyu reddeder.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mutlak red nedenlerinin tescil için Kurum tarafından re'sen dikkate alınacağı ve bu nedenlerle dava açılması halinde Kurumun davalı olarak yer alacağı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/1520 E., 2022/1269 K., 06.10.2022; 11. Hukuk Dairesi, 2022/7194 E., 2024/3028 K., 18.04.2024)
  • Marka başvurusunu değerlendirme yetkisinin Türk Patent ve Marka Kurumuna ait olduğu, m.17 ile m.21 arasındaki düzenlemelerin bu çerçevede okunduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2025/502 E., 2025/678 K., 30.04.2025)
  • 2017 yılında yürürlüğe giren m.17 ile mutlak red nedenleri bakımından herkese görüş bildirme imkânı getirildiği; bu hususun önceki düzenlemede açık olmadığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/4789 E., 2024/5663 K., 08.07.2024)
  • Marka sahiplerinin m.17 ve m.25 gibi maddelere dayanarak tescil ve kullanım iddialarını ileri sürdüğü davalarda bu maddenin mutlak red nedenlerine yönelik boyutu tartışılmaktadır. (İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 2022/105 E., 2024/118 K., 30.04.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Görüşü sunan kişi, görüşünün yazılı ve gerekçeli olduğunu ve markanın tesciline kadar sunulduğunu belgelemekle yükümlüdür.
  • Görüşün dayandığı mutlak red nedeninin (5. maddenin ilgili bendi) somut delilleri görüşle birlikte sunulmalıdır; bu deliller Kurumca değerlendirilir.
  • Görüşün (ç) bendi kapsamında olmadığı veya görüş sahibinin bu bendi ileri sürme yetkisi bulunmadığı, bunu iddia eden taraf (Kurum veya başvuru sahibi) tarafından ortaya konulmalıdır.
  • Başvuru sahibi, görüşün yerinde olmadığını ve mutlak red nedeninin oluşmadığını kendi delilleriyle ortaya koyabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

Sınai Mülkiyet Kanunu m.18 — Yayıma itiraz

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 18. maddesi, bültende yayımlanmış bir marka başvurusuna karşı yapılan itirazın süresini, itirazın yapılma biçimini ve itiraz için gereken ücret ve bildirim koşullarını düzenler. Madde, yayım aşamasındaki itirazı yapabilecek ilgili kişiler bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: herkesin mutlak red nedenlerine ilişkin görüş bildirmesi (m.17), itirazın incelenme usulü (m.19), itirazın hangi tescil engellerine dayandığı ve tanınmış marka ile önceki hak koşulları (m.5 ve m.6), itiraz sonrası hükümsüzlük davası (m.25).

Yayıma itiraz: hangi kavramlar bilinmeli?

Yayım itirazı
Bültende yayımlanmış bir marka başvurusunun 5. veya 6. maddelere göre tescil edilmemesi gerektiği iddiasıyla, ilgili kişilerin Kuruma yaptığı itiraz türüdür. İtiraz hakkı, başvurunun yayım tarihinden itibaren iki aylık süreyle sınırlıdır.
İlgili kişi
Yayım itirazını yapabilecek kişidir. Bu kavram, mutlak red nedenlerine ilişkin görüş bildirme hakkına sahip herkesten ayrıdır; itiraz yapabilmek için maddede öngörülen tescil engellerinden doğrudan etkilenen bir hak sahibi olmak gerekir.
Bülten
Marka başvurularının yayımlandığı resmi yayın organıdır. Yayım tarihi, itiraz süresinin başlangıcını belirler.
İtiraz gerekçesi
İtirazın dayandığı tescil engeli ve olgusal açıklamalardır. Maddeye göre gerekçelerin de süresi içinde sunulması zorunludur; aksi halde itiraz yapılmamış sayılır.
İtiraz ücreti
İtirazın incelenmesi için ödenmesi gereken bedeldir. Ödenmesi ve ödendiğine ilişkin bilginin de aynı süre içinde Kuruma sunulması gerekir.

Yayıma itiraz: hangi şartlar aranır?

  • İtirazın, başvurunun bültende yayımlandığı tarihten itibaren iki ay içinde yapılması gerekir.
  • İtirazın yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılması gerekir.
  • İtiraz gerekçelerinin de birinci fıkradaki iki aylık süre içinde sunulması gerekir; aksi halde itiraz yapılmamış sayılır.
  • İtirazın incelenmesi için itiraz süresi içinde ücretin ödenmesi gerekir.
  • Ücretin ödendiğine ilişkin bilginin de aynı iki aylık süre içinde Kuruma sunulması gerekir.
  • İtirazın dayanağı, başvurunun 5. veya 6. madde kapsamında tescil edilmemesi gerektiği bir iddia olmalıdır.

Yayıma itiraz: hangi sonuçları doğurur?

  • Süresinde, yazılı ve gerekçeli olarak yapılan ve ücreti ödenen itiraz, Kurum tarafından incelemeye alınır.
  • İki ay içinde gerekçeler sunulmazsa itiraz yapılmamış sayılır ve itiraz incelenmez.
  • İtiraz ücreti süresinde ödenmez veya ödendiğine dair bilgi süresinde sunulmazsa itirazın incelenmesi için gereken koşul yerine gelmemiş olur.
  • İki aylık süre geçtikten sonra yapılan itiraz, madde 18 kapsamında geçerli bir itiraz sayılmaz.
  • Yayım itirazı yoluyla tescil engeli ileri sürülemediğinde, ilgili kişi tescil sonrası hükümsüzlük yoluna başvurabilir; bu hakkın koşulları m.25 kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Yazılı-gerekçeli itiraz ile gerekçesiz başvuru arasındaki fark nedir?

Süre içinde yazılı ve gerekçeli olarak yapılan itiraz, incelemeye alınabilir.

Süre içinde sadece itiraz beyanı yapılıp gerekçeler sunulmayan başvuru, itiraz yapılmamış sayılır.

Gerekçelerin süresinde sunulmaması itirazın hiç yapılmamış sayılmasına yol açar; itiraz hakkı düşmüş olur.

Ücretli itiraz ile ücret ödenmemiş itiraz arasındaki fark nedir?

İtiraz süresi içinde ücreti ödenen ve ödendiğini Kuruma bildiren itiraz, incelemeye alınır.

Ücreti süresinde ödenmeyen veya ödendiğine ilişkin bilgi süresinde sunulmayan itiraz, incelemeye alınmaz.

Ücret yükümlülüğünün yerine getirilmemesi itirazın incelenmemesi sonucunu doğurur.

Süresinde itiraz ile süre geçtikten sonra itiraz arasındaki fark nedir?

Yayımdan itibaren iki ay içinde yapılan itiraz, maddede öngörülen koşulları taşıyorsa incelenir.

İki aylık süre geçtikten sonra yapılan itiraz, bu madde kapsamında değerlendirilemez.

Süre geçince itiraz hakkı kaybolur; bu hak bakımından itiraz yolu kapanır ve yayım itirazı yoluyla tescil engeli ileri sürülemez.

Yayım itirazı (m.18) ile mutlak red nedenlerine görüş bildirme (m.17) arasındaki fark nedir?

Madde 18 kapsamındaki itiraz, ilgili kişilerin yaptığı ve tescil engellerine dayanan itirazdır; ücret ve gerekçe koşullarına tabidir.

Madde 17 kapsamındaki görüş bildirme, herkesin yapabildiği ve mutlak red nedenlerine dayanan bir bildirimdir; taraf sıfatı doğurmaz.

Görüş bildiren kişi Kurum nezdindeki işlemlere taraf olamaz; itiraz eden ilgili kişi ise süreç boyunca taraf sıfatı kazanır ve ücret ödeme yükümlülüğü altına girer.

Yayıma itiraz: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • İki aylık süreyi, itiraz dilekçesinin verildiği tarihten değil bültende yayım tarihinden başlatmamak; süreyi tebliğ veya öğrenme tarihinden hesaplamak.
  • Gerekçelerin sunulmasını sonraki aşamaya bırakmak; ikinci fıkra gereği gerekçeler de iki ay içinde sunulmalıdır.
  • İtiraz ücretinin ödenmesini yeterli saymak; ödendiğine ilişkin bilginin de aynı süre içinde Kuruma sunulması gerekir.
  • Görüş bildirme (m.17) ile itirazı (m.18) birbirine karıştırmak; görüş bildiren kişiye taraf sıfatı tanımak.
  • Süresinde ileri sürülmeyen bir tescil engelini Kurumun resen dikkate alabileceğini varsaymak; yayım itirazı bakımından gerekçe ile bağlılık esastır.
  • İtirazın kapsamını, itiraz dilekçesinde belirtilmeyen emtia ve hizmetlere genişletmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yayım itirazının iki aylık süresi hak düşürücü süre olarak değerlendirilmekte, bu süre geçtikten sonra yapılan itirazın esasının incelenmemesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/251 E., 2026/562 K., 02.04.2026)
  • İtiraz dilekçesinin süresi içinde yapılmamış olması, itiraz sahibinin itiraz hakkının bulunmadığı sonucuna götürülmekte ve esasa girilmeden ret kararı verilebilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/251 E., 2026/562 K., 02.04.2026)
  • Marka başvurusunun 6. madde gerekçesiyle reddedilmesinin, itiraz sahibinin süresinde ileri sürmediği bir gerekçeye dayanarak yapılması, madde 18 bakımından hukuka aykırı bulunmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/1385 E., 2025/1656 K., 19.09.2025)
  • Yayım itirazında belirtilen ürün ya da hizmetler bakımından itirazın yapılmadığının kayda geçirilmesi hâlinde, Kurumun bu emtialar yönünden de başvuruyu reddetmesi madde 18 ile bağdaşmamaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/1385 E., 2025/1656 K., 19.09.2025)
  • İtirazın dayandığı tescil engelinin ve tescil engelinin kapsadığı başvuru bölümünün belirlenmesinde, süresi içinde sunulan gerekçeler esas alınmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/1385 E., 2025/1656 K., 19.09.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • İtirazı yapan ilgili kişi, itirazın iki aylık süre içinde yapıldığını, gerekçelerini aynı süre içinde sunduğunu ve ücreti ödediğini ispatla yükümlüdür; bu bilgiler Kuruma sunulan belgelerle kanıtlanır.
  • Yayım tarihinin tespiti Bülten kaydı ile yapılır; itiraz süresinin başlangıcı bu tarihten hesaplanır.
  • Karşı taraf, itirazın süre dışında yapıldığını veya gerekçelerin süresinde sunulmadığını ileri sürerse, bu savunmanın doğruluğunu ispat yükü ona düşer; ancak Kurumun kayıtları üzerinden kolayca ortaya konabilir.
  • Ücret ödemesinin ve ödendiğine dair bilginin Kuruma sunulduğu, itiraz dosyasındaki belgelerle ispatlanır; bu belgelerin eksikliği itirazın incelenmemesi sonucunu doğurur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6769 m.5: İtiraz gerekçesi olarak ileri sürülebilecek mutlak red nedenlerini düzenler; madde 18 bu nedenlere dayanan itirazın süre ve şekil koşullarını belirler.
  • 6769 m.6: Nispi red nedenlerini düzenler; madde 18 bu nedenlere dayanan itirazın da aynı iki aylık süre ve şekil koşullarına tabi olmasını sağlar.
  • 6769 m.17: Herkesin mutlak red nedenlerine ilişkin görüş bildirmesini düzenler; itiraz yolundan ayrıdır ve taraf sıfatı doğurmaz.
  • 6769 m.19: Yapılan itirazın nasıl inceleneceğini düzenler; madde 18 itirazın yapılması ve ücretin ödenmesi koşullarını belirler, inceleme usulünü m.19'a bırakır.
  • 6769 m.25: Tescil edilmiş markanın hükümsüzlüğünü düzenler; yayım itirazı süresinin kaçırılması hâlinde ilgili kişinin başvurabileceği yol bakımından ilgilidir.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.19 — Yayıma itirazın incelenmesi

Bu madde, markaya yapılan itirazların Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından nasıl inceleneceğini düzenler. Düzenlediği konular; Kurum'un taraflardan görüş ve ek bilgi-belge istemesi, 6. maddenin birinci fıkrası kapsamındaki itirazlarda itiraz sahibinden kullanım ya da haklı sebep ispatının istenmesi, bu ispatın sonucu ve itirazın kapsamının daraltılması, inceleme sonucunda başvurunun kısmen ya da tamamen reddi veya itirazın reddi, uzlaşmaya teşvik ve yayıma itirazın yönetmelikle düzenlenmesidir. Maddenin uygulanması, markaya itiraz hakkı tanıyan taraflar bakımından, yani itiraz sahibi ile başvuru sahibi arasında söz konusudur. Madde, itirazın kendisini, itiraz süresini ve itiraz hakkının kime tanındığını düzenlemez (m.18); mutlak red nedenlerinin kapsamını (m.5) ve nispi red nedenlerini (m.6) düzenlemez; Kurum kararlarına karşı yapılacak itirazı ve yeniden inceleme usulünü düzenlemez (m.20, m.21); yayıma itirazda uzlaşmanın arabuluculuk hükümlerine tabi olmasının ayrıntısı ise 6325 sayılı Kanun'a bırakılmıştır.

Yayıma itirazın incelenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Ciddi biçimde kullanım
İtiraz gerekçesi markanın, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde, itirazın dayandığı mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de gerçekten kullanılmış olmasıdır. Kullanımın yalnızca formal veya sembolik olmaması gerekir; delil bu niteliği ortaya koyacak ölçüde açık, anlaşılır ve güvenilir olmalıdır.
Haklı sebep
İtiraz gerekçesi markanın bu beş yıllık süre içinde kullanılmamasını açıklayan ve kullanmamanın hukuken kabul edilebilir olduğunu gösteren nedendir. Madde metninde sebebin niteliği ayrıca tanımlanmamıştır; itiraz sahibinin, kullanmama için haklı sebebi olduğunu ispatlaması yeterli bir alternatif olarak öngörülmüştür.
Kullanmama def'i
Başvuru sahibinin, itiraz sahibinin 2. fıkra uyarınca talep edilen kullanım veya haklı sebep ispatını yapamadığını ileri sürerek itirazın reddini istemesidir. Bu def'inin ileri sürülmesi bir talep koşuludur; madde, Kurum'un bu incelemeyi kendiliğinden yapacağını öngörmez.
Tescil kapsamındaki mal veya hizmetler
Başvuru veya itiraz konusu markanın tescil talep edildiği ve itiraza konu olan mal ve hizmet listesidir. Kullanma ispatı bu listenin tamamı yerine yalnızca bir kısmı için yapılabilir ve bu durumda inceleme ispat edilen kısımla sınırlanır.
Yayıma itiraz
Yayımlanan marka başvurusuna, ilgililerin mutlak veya nispi red nedenlerine dayanarak yazılı ve gerekçeli olarak başvurmasıdır. Bu maddedeki inceleme usulü bu itiraza uygulanır.
Uzlaşma
Kurum'un, gerekli gördüğü hâllerde itiraz taraflarını anlaşmaya yöneltmesidir. Uzlaşmaya ilişkin hususlarda 6325 sayılı Kanun'un arabuluculuk hükümleri uygulanır; uzlaşma Kurum'un zorunlu bir işlemi değildir.

Yayıma itirazın incelenmesi: hangi şartlar aranır?

  • Kurum'un ilgili taraftan itirazla ilgili görüş istemesi ve bu görüşün süresi içinde sunulması veya sunulmamasının değerlendirilmesi gerekir.
  • İtirazın 6. maddenin birinci fıkrası kapsamındaki bir nispi red nedenine dayanması, yani itiraz gerekçesi markanın bir önceki markaya dayanmasıyla oluşması gerekir.
  • İtiraz gerekçesi markanın, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye'de en az beş yıldır tescilli olması gerekir.
  • Başvuru sahibinin talebi bulunmalıdır; talep olmadan itiraz sahibinden kullanım veya haklı sebep ispatı istenmez.
  • İtiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde, itirazına dayanak gösterilen mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanım ya da kullanmamaya dair haklı sebep ortaya konulması gerekir.
  • Kullanım veya haklı sebep, inceleme aşamasına girilebilmesi için itiraz sahibi tarafından ispatlanmalıdır; ispatlanamazsa itiraz reddedilir.
  • Kullanım yalnızca bazı mal veya hizmetler için ispatlanmışsa itiraz sadece o mal ve hizmetler esas alınarak incelenmelidir.
  • İnceleme sonucunda markanın tescili bazı veya tüm mal ve hizmetler için engellenmişse, başvuru o mal ve hizmetler bakımından reddedilmelidir; aksi hâlde itirazın reddine karar verilmelidir.

Yayıma itirazın incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Başvuru sahibi talepte bulunmuşsa ve itiraz sahibi ciddi kullanımı veya haklı sebebi ispatlayamamışsa itiraz reddedilir.
  • Kullanım ispatlanmış ise inceleme itiraz konusu tüm mal ve hizmetlerle sürdürülür; yalnızca kısmi kullanım ispatlanmışsa inceleme sadece o mal ve hizmetlerle sınırlanır.
  • Kullanımı ispatlanmayan mal veya hizmetlerin bulunduğu itiraz, kullanılan kısımla sınırlı olarak incelenir ve diğer kısımlar bakımından itiraz esasa girilmeden düşer ya da reddedilir.
  • İnceleme sonucunda tescile engel bir durum saptanırsa başvuru bu mal veya hizmetler bakımından reddedilir; engel yoksa itiraz reddedilir.
  • Başvuru sahibinin kullanma talebi yoksa, madde 2. fıkranın kullanma ispatı şartı uygulanmaz ve itiraz doğrudan esasa göre incelenir.
  • Başvuru sahibi markanın beş yıllık tescil süresini sağlamıyorsa, itiraz sahibinden kullanım ispatı istenemez.
  • Taraflar görüş ya da ek bilgi-belgelerini süresinde sunmazsa itiraz mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde değerlendirilir; bu, eksik sunumun aleyhe sonuç doğurduğu anlamına gelir.
  • Kurum gerekli gördüğünde uzlaşmayı teşvik edebilir; uzlaşma gerçekleşirse 6325 sayılı Kanun'un arabuluculuk hükümleri uygulanır.
  • Yayıma itiraz usul ve esasları yönetmelikle belirlenir; madde bu konuda ayrıntı vermez.

Genel itiraz incelemesi ile kullanma zorunluluğu (kullanmama def'i) incelemesi arasındaki fark nedir?

Madde 19/1 kapsamındaki genel inceleme, itiraz sahibinin görüş ve ek bilgi-belge sunumuna dayanır; kullanma zorunluluğu talep edilmeyen itirazlarda bu inceleme yeterlidir.

Madde 19/2 kapsamında, başvuru sahibinin talebi üzerine itiraz sahibinden kullanım ya da haklı sebep ispatı istenen itirazlarda inceleme ayrı bir aşamadır.

Kullanma talebi yapılmış ve ispat sağlanamamışsa itiraz reddedilir; talep yoksa veya ispat sağlanmışsa itiraz esasa göre incelenir.

Tüm mal ve hizmetler ile kısmi kullanım arasındaki fark nedir?

İtiraz gerekçesi markanın tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin tamamı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz tüm mal ve hizmetlerle birlikte incelenir.

Kullanımın yalnızca bir kısmı için ispatlanması hâlinde itiraz sadece kullanımı ispatlanan mal ve hizmetler esas alınarak incelenir.

Kullanılmayan mal veya hizmetler bakımından itiraz incelemeye alınmaz; itiraz kapsamı daralır.

Başvurunun kısmen reddi ile ıtirazın reddi arasındaki fark nedir?

İnceleme sonucunda markanın başvuru kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için tescil edilemeyeceği sonucuna varılırsa başvuru o mal veya hizmetler bakımından reddedilir.

Aksi hâlde, yani tescile engel bir durum saptanmazsa itirazın reddine karar verilir.

İtiraz kısmen kabul edilerek başvurunun bir kısmı reddedilebilir; tam ret ya da itirazın reddi arasında sonuç ayrışır.

Kurum'un gerekli görmesi ile ek bilgi isteme ile sunulmama arasındaki fark nedir?

Kurum gerekli gördüğünde taraflardan ek bilgi ve belge isteyebilir.

Görüşlerin veya istenen ek bilgi ve belgelerin süresinde sunulmaması hâlinde itiraz mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir.

Eksik sunum tarafın aleyhine sonuç doğurur; itiraz eldeki delillere göre karara bağlanır.

Yayıma itirazın incelenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Beş yıllık tescil koşulunu itiraz tarihine göre hesaplamak; madde başvuru veya rüçhan tarihini esas alır.
  • Kullanma def'i ileri sürülmediği hâlde itiraz sahibinden kendiliğinden kullanım ispatı istemek; madde bu talebi başvuru sahibinin talebine bağlar.
  • Beş yıllık kullanım süresini itiraz tarihinden geriye saymak; madde başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yılı esas alır.
  • Kısmi kullanım ispatını tüm mal ve hizmetler için geçerli saymak; inceleme yalnızca kullanımı ispatlanan kısımla sınırlıdır.
  • Kullanma def'inin ilk derece aşamasında ileri sürülmemesi hâlinde ispat yükünün başka bir yolla kendiliğinden doğacağını varsaymak.
  • Kullanımı ispatlanamayan itirazı reddetmek yerine başvurunun tümünü reddetmek; ret kararı yalnızca tescile engel mal ve hizmetler için verilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kullanma def'inin ileri sürülmesi üzerine itiraz sahibinden ciddi kullanım veya haklı sebep ispatının istenmesi ve bu ispat yapılmadan itirazın esasının incelenmemesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/228 E., 2025/529 K., 14.03.2025)
  • Kullanma talebinin, markanın itiraz tarihinde değil başvuru veya rüçhan tarihinde beş yıl tescilli olup olmadığına göre değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/470 E., 2021/1495 K., 25.11.2021)
  • Kullanım ispatı için sunulan belgelerin, başka bir bilgiye gerek kalmadan değerlendirilebilecek açıklık ve güvenilirlikte olması aranmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/228 E., 2022/371 K., 23.03.2022)
  • Kullanma def'inin davada ilk kez ileri sürülmesinin, süresinde talep edilmediği gerekçesiyle geç kalmış sayılmadığı; ancak itiraz sahibinin ispat yükünün yine ortadan kalkmadığı değerlendirilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/1700 E., 2025/1766 K., 26.09.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/1732 E., 2025/1768 K., 26.09.2025)
  • 6769 sayılı Kanun'un bu maddesinin yürürlük tarihinden önce gerçekleşmiş olaylara uygulanmasının, eski 556 sayılı KHK'daki tescilin yeterli olduğu rejim karşısında tartışmalı olduğu görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/963 E., 2022/696 K., 21.04.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Kullanma def'ini ileri süren başvuru sahibi, bu talebini Kurum'a açıkça yapmak zorundadır; talep yapılmamışsa 2. fıkra uyarınca kullanım ispatı istenmez.
  • İtiraz sahibi, itiraza dayanak markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye'de en az beş yıl tescilli olduğunu ve beş yıllık süre içinde ciddi biçimde kullanıldığını ya da kullanmamasının haklı sebebi bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Kullanım ispatında ambalaj, etiket, fiyat listesi, fatura, fotoğraf ve gazete ilanı gibi her türlü destekleyici belge kullanılabilir; belgelerin açık, anlaşılır ve güvenilir olması gerekir.
  • Başvuru sahibinin kullanma def'ini ispat etmesine gerek yoktur; yalnızca itiraz sahibinin ispat yükünün eksik kalmasını ileri sürmesi yeterlidir.
  • İtiraz sahibi ispat yapamazsa itiraz reddedilir; kısmi kullanım ispatlanmışsa itiraz yalnızca o kısım bakımından incelenir.
  • Taraflar, istenen ek bilgi ve belgeleri süresinde sunmazlarsa bunun sonucu, itirazın mevcut bilgi ve belgelerle değerlendirilmesidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6769 m.6: Kullanma zorunluluğu yalnızca 6. maddenin birinci fıkrası kapsamındaki itirazlara uygulanır; 2. fıkra bu itirazların ayrı bir koşulunu düzenler.
  • 6769 m.18: Yayımlanan başvuruya itirazın süresi ve yazılı gerekçe şartını düzenler; bu madde ise itirazın kabulünden sonraki incelemeyi belirler.
  • 6769 m.17: Yayıma karşı herkesin mutlak red nedenlerine ilişkin görüş sunabilmesini düzenler; m.19 ise itirazlara ilişkin görüş ve ek bilgi istemini düzenler.
  • 6769 m.20: Kurum'un m.19 uyarınca verdiği kararlara karşı itiraz yolunu düzenler.
  • 6769 m.21: Kararlara karşı itirazın Kurul tarafından incelenmesini düzenler.
  • 6325 sayılı Kanun: Uzlaşma sürecinde arabuluculuk hükümlerinin uygulanacağını belirten 4. fıkrada atıf yapılan kanundur.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.20 — Karara itiraz

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 20. maddesi, Türk Patent ve Marka Kurumunun bu Kitap kapsamında verdiği kararlara karşı, bu kararlardan zarar gören tarafların Kurum nezdinde yapacakları itirazı düzenler. Düzenlenen konular itiraz hakkı, itiraz süresi, itiraz şekli, itirazın dayanağı olan gerekçeler, itiraz ücreti ve ücretin ödendiğine ilişkin bilginin sunulmasıdır. Madde, itirazın yapılacağı Kurum organının kimliğini, itirazın incelenme usulünü ve itiraz kararına karşı yargı yolunu düzenlemez; bunlar madde metninde ve atıf yapılan diğer hükümlerde aranmalıdır. Maddenin kişi bakımından uygulaması, Kurum kararından zarar gören taraflarla sınırlıdır. Kurum kararının iptali için doğrudan dava açma koşulları ve dava süreleri bu maddenin kapsamı dışındadır.

Karara itiraz: hangi kavramlar bilinmeli?

Kurum kararı
Türk Patent ve Marka Kurumunun 6769 sayılı Kanunun Kitabı kapsamında aldığı karar. Maddenin itiraz konusu yalnız bu kararlardır, Kurum dışındaki mercilerin işlemleri kapsam dışındadır.
Zarar gören taraf
Kurum kararından hukuki menfaati doğrudan etkilenen ve bu nedenle itiraz hakkı tanınan kişidir. Yalnız taraf sıfatına sahip olan kişiler itiraz edebilir; kararın sonucundan dolaylı etkilenen üçüncü kişiler bu sıfatı taşımaz.
Bildirim tarihi
Kararın ilgiliye tebliğ edildiği tarihtir. İki aylık itiraz süresi bu tarihten işler; karardan haberdar olma tarihi değil bildirim tarihi esas alınır.
İtiraz ücreti
İtirazın incelenmesi için itiraz süresi içinde ödenmesi zorunlu olan bedeldir. Ödeme yapılmadan veya ödeme belgesi süresi içinde sunulmadan itirazın incelenmesi mümkün değildir.

Karara itiraz: hangi şartlar aranır?

  • Kurum tarafından 6769 sayılı Kanunun Kitabı kapsamında alınmış bir karar bulunmalıdır.
  • İtiraz eden kişinin bu karardan zarar görmüş taraf olması gerekir.
  • İtiraz, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yapılmalıdır.
  • İtiraz yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılmalıdır.
  • İtiraz gerekçeleri aynı iki aylık süre içinde sunulmalıdır; süre içinde sunulmayan gerekçeler varsa itiraz yapılmamış sayılır.
  • İtirazın incelenmesi için ücret itiraz süresi içinde ödenmelidir ve ödendiğine ilişkin bilgi aynı süre içinde Kuruma sunulmalıdır.
  • İtiraz süresi geçtikten sonra itiraz gerekçeleri değiştirilemez ve yeni gerekçe eklenemez.

Karara itiraz: hangi sonuçları doğurur?

  • Zarar gören taraf kararına karşı Kurum nezdinde itiraz edebilir.
  • İtiraz iki ay içinde yazılı ve gerekçeli olarak yapılmazsa itiraz hakkı düşer.
  • İtiraz gerekçeleri iki ay içinde sunulmazsa itiraz yapılmamış sayılır.
  • İtiraz ücreti iki ay içinde ödenmezse ya da ödendiğine dair bilgi aynı süre içinde Kuruma sunulmazsa itirazın incelenmesi yapılamaz.
  • İtiraz süresinden sonra gerekçeler değiştirilemez ve yeni gerekçe eklenemez.
  • Süre içinde yapılan itiraz, kararın kendiliğinden uygulanmasını madde kapsamında durdurduğuna dair bir hüküm içermez; bu konuda madde metninde düzenleme yoktur.

İtiraz gerekçesinin sunulması ile gerekçe değişikliği arasındaki fark nedir?

İtiraz süresi içinde gerekçelerin eksiksiz sunulması, itirazın ayrıca gerekçelendirilmesi anlamına gelir.

Süre dolduktan sonra gerekçenin değiştirilmesi veya yeni gerekçe eklenmesi, süreye bağlı bir hak olan itirazın kapsamını genişletmek anlamına gelir.

Süre sonrası yeni gerekçe ileri sürülemez; itiraz süresi içinde sunulmamış gerekçe itirazı yapılmamış saydırır.

Ücret ödenmesi ile ödeme bilgisinin sunulması arasındaki fark nedir?

Ücretin ödenmesi itirazın maddi şartıdır, sonraki aşamada tamamlanabilecek bir eksiklik değildir.

Ödeme bilgisinin Kuruma sunulması ise ayrı bir yükümlülüktür ve ödemeden ayrı olarak aynı süre içinde yerine getirilmelidir.

Ücretin ödenmesi ve bilgi sunulması iki aylık süre içinde birlikte tamamlanmalıdır; aksi halde itirazın incelenmesi yapılamaz.

Kararın bildirimi ile kararın öğrenilmesi arasındaki fark nedir?

Sürenin başlangıcı kararın bildirim tarihidir.

Taraf kararı başka yollarla daha önce öğrenmiş olabilir.

Süre başlangıcı için bildirim tarihi esas alınır; önceden öğrenilmiş olması süreyi başlatmaz.

Karara itiraz: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bildirim tarihi yerine kararı öğrenme tarihini süre başlangıcı saymak; madde metni bildirim tarihini esas alır.
  • İki aylık süreyi gün sayısı ile hesaplayıp tatil ya da hafta sonu düzenlemesini yanlış uygulamak; süre hesabında bu tür özel kuralların uygulanıp uygulanmayacağı madde metninde açıkça yazılmamıştır.
  • Gerekçeleri süre içinde eksik bırakıp sonradan tamamlanabileceğini varsaymak; süre sonrası gerekçe değiştirilemez.
  • Ücretin ödenmesi ile ödeme bilgisinin Kuruma sunulmasını ayrı yükümlülükler olarak görmemek; ikisi de aynı süre içinde yerine getirilmelidir.
  • Madde metnindeki itiraz hakkını yalnız Kurum kararından zarar gören taraflara tanınan bir hak olarak görmeyip, kararın sonucundan dolaylı etkilenen üçüncü kişilere de tanımak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yerel mahkemeler, m.20 itirazının Kurum nezdinde yapılması gerektiğini ve Markalar Dairesi Başkanlığı kararlarına karşı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu nezdinde itiraz yolunun açık olduğunu kabul etmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/23 E., 2025/333 K., 14.02.2025)
  • Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri, m.20 kapsamında itiraz hakkının yalnız Kurum kararından zarar gören taraflara tanındığını ve şirketin münferiden temsile yetkili müdürünün bu sıfatla itiraz yapamayacağını kabul etmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/84 E., 2023/91 K., 26.01.2023)
  • Mahkemeler, itiraz gerekçelerinin itiraz aşamasında ileri sürülmemiş olmasını, itiraz süresi geçtikten sonra eklenen gerekçeleri değerlendirmeyerek itirazın kapsamını sınırlamaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/1939 E., 2024/323 K., 23.02.2024)
  • Mahkemeler, m.20 ve m.21 hükümlerinin birlikte uygulanması gerektiğini ve iki aylık itiraz süresinin kararın bildirim tarihinden işlediğini kabul etmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/1244 E., 2023/1108 K., 28.09.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • İtiraz eden tarafın zarar görmüş taraf sıfatına sahip olduğunu ispat yükü itiraz edendedir; bu sıfat kararın içeriği ve başvuran ile karar arasındaki ilişki belgeleriyle gösterilir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/84 E., 2023/91 K., 26.01.2023)
  • Kararın bildirim tarihinin ispatı, tebliğ belgesi veya Kurumun kayıtları ile yapılır; süre başlangıcı bu tarihe göre hesaplanır.
  • İtiraz gerekçelerinin iki ay içinde sunulduğunun ispatı, Kuruma verilen dilekçe ve eklerinin kayıt tarihiyle gösterilir.
  • İtiraz ücretinin süresi içinde ödendiğinin ve ödeme bilgisinin Kuruma sunulduğunun ispatı, banka dekontu ve Kuruma sunulan belgelerle yapılır; bu belgelerin eksikliği itirazın incelenmemesine yol açar.
  • Süre sonrası eklenen gerekçelerin itiraz kapsamında değerlendirilmesi karşı tarafın itirazı yoksayması ile sonuçlanır; bu nedenle gerekçelerin ilk başvuruda tam sunulduğu ispat edilmelidir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/1939 E., 2024/323 K., 23.02.2024)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

Sınai Mülkiyet Kanunu m.21 — Karara itirazların incelenmesi

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 21. maddesi, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan itirazların incelenmesine ilişkindir. Madde, şeklî eksiklik taşımayan itirazların Kurul tarafından incelenmesini, taraflardan görüş ve ek bilgi-belge istenmesini, belirli hallerde uzlaşmaya teşvik edilmesini ve Kurul'un nihai karar verme yetkisini düzenler. Maddenin kapsamı, Kurum nezdinde yapılan itiraz incelemesidir; itirazın başvuru süresi, itiraz sebepleri, uzlaşma usulü ve kararın yargısal denetimi bu maddede yer almaz. Bu konular 6769 sayılı Kanun'un 19. ve 20. maddelerinde ile yargı yoluna ilişkin hükümlerde düzenlenmiştir. Madde yalnız Kurum'a yapılan itirazları kapsar, mahkeme önündeki geçici hukukî koruma tedbirlerine itirazı kapsamaz.

Karara itirazların incelenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Şeklî eksiklik
İtirazın kanunda öngörülen biçim ve içerik koşullarını taşımaması hâlidir. Bu tür itirazlar madde uyarınca Kurul tarafından incelenmez; maddenin birinci fıkrası yalnız eksiklik içermeyen itirazları kapsar.
Kurul
Türk Patent ve Marka Kurumu bünyesinde itirazları inceleyen organdır. Kurul'un incelemesi, Kurum'un nihai kararının hazırlanmasını sağlar.
Nihai karar
Kurul'un itiraz hakkında yaptığı inceleme ve değerlendirme sonucunda Kurum adına verdiği karardır. Kararın hangi yolla denetleneceği bu maddede düzenlenmemiştir.
Uzlaşmaya teşvik
19. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca verilen kararlara karşı yapılan itirazlarda, Kurul'un tarafları 19. maddenin dördüncü fıkrasına göre uzlaşmaya çağırabilmesidir. Teşvik Kurul'un takdirindedir ve zorunlu değildir.
Ek bilgi ve belge isteme
Kurum'un gerekli gördüğü hallerde taraflardan ek bilgi ve belge sunmalarını talep edebilmesidir. İstenen belgelerin süresinde sunulmaması hâlinde itiraz mevcut bilgi ve belgelerle değerlendirilir.

Karara itirazların incelenmesi: hangi şartlar aranır?

  • İtirazın şeklî eksiklik içermemesi gerekir; eksiklik taşıyan itirazlar bu maddenin inceleme usulüne girmez.
  • İtirazın Kurul tarafından incelenmesi için 19. maddede belirtilen kararlara karşı ve kanuni koşullara uygun biçimde yapılmış olması gerekir.
  • Kurul'un taraflardan itirazlara ilişkin görüşlerini süresi içinde bildirmelerini istemesi gerekir.
  • Kurum'un gerekli gördüğü hâllerde taraflardan ek bilgi ve belge istemesi gerekir; istenen belgelerin süresinde sunulmaması hâlinde itiraz mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir.
  • 19. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca verilen kararlara karşı yapılan itirazlarda, Kurul gerekli görürse tarafları 19. maddenin dördüncü fıkrasına göre uzlaşmaya teşvik edebilir.
  • Kurul'un itiraz hakkındaki inceleme ve değerlendirmesinin sonunda Kurum'un nihai kararını vermesi gerekir.

Karara itirazların incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Şeklî eksiklik içermeyen itirazlar Kurul tarafından incelenir.
  • Kurul, itirazla ilgili görüşlerini süresi içinde bildirmeyen tarafın görüşü olmadan da değerlendirme yapabilir; görüşlerin süresinde sunulmaması itirazın mevcut bilgi ve belgelerle değerlendirilmesine yol açar.
  • Kurum gerekli gördüğü hâllerde ek bilgi ve belge isteyebilir; istenen belgelerin süresinde sunulmaması hâlinde itiraz mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir.
  • 19. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca verilen kararlara karşı yapılan itirazlarda Kurul gerekli görürse tarafları uzlaşmaya teşvik edebilir; bu zorunlu değildir.
  • Kurul, inceleme ve değerlendirme sonunda Kurum'un nihai kararını verir.

Şeklî eksiklikli itiraz ile eksiklik içermeyen itiraz arasındaki fark nedir?

Şeklî eksiklik taşıyan itiraz, maddenin birinci fıkrasındaki inceleme kapsamına girmez.

Şeklî eksiklik içermeyen itiraz, Kurul tarafından incelenir ve nihai karara bağlanır.

Eksiklik içeren itiraz esasen incelenmez; eksiklik taşımayan itiraz için Kurul inceleme usulünü işletir.

Görüş isteme ile ek bilgi ve belge isteme arasındaki fark nedir?

Görüş isteme, Kurul'un taraflardan itirazlara ilişkin görüşlerini süresi içinde bildirmelerini istemesidir.

Ek bilgi ve belge isteme, Kurum'un gerekli gördüğü hâlde taraflardan ek belge talep etmesidir.

Her iki yetki de Kurul/Kurum'un takdirine bağlıdır; ek belgelerin süresinde sunulmaması itirazın mevcut malzeme ile değerlendirilmesine yol açar.

19. maddenin üçüncü fıkrası kapsamındaki itiraz ile diğer itirazlar arasındaki fark nedir?

19. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca verilen kararlara karşı yapılan itirazlarda Kurul, tarafları uzlaşmaya teşvik edebilir.

Bu kapsam dışındaki itirazlarda uzlaşmaya teşvik hükmü yoktur.

Uzlaşmaya teşvik yalnız belirtilen itiraz türünde ve Kurul'un gerekli görmesi hâlinde mümkündür.

Karara itirazların incelenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Şeklî eksiklik içeren itirazı, 21. maddenin inceleme usulüne tabi tutmak; eksiklik giderilmeden esasa girilmez.
  • Uzlaşma teşvikini bütün itirazlar için geçerli saymak; madde yalnız 19. maddenin üçüncü fıkrası kararlarına karşı itirazlarda uygulanır.
  • Süresinde sunulmayan görüş veya belgeyi yeniden kabul edilebilir saymak; madde bu hâlde mevcut malzemeyle değerlendirme öngörür.
  • Kurul'un nihai kararını Kurum'un ara işlemi gibi görmek; dördüncü fıkra gereği bu karar Kurum'un nihai kararıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kurul'un itiraz incelemesinde, taraflardan görüş istenmesi ve ek belge talep edilmesi, dosyanın değerlendirilmesinde temel usul adımları olarak kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/944 E., 2024/1143 K., 10.06.2024)
  • Kurul'un itirazı incelerken 6769 sayılı Kanun'un 21. maddesine dayanarak ek bilgi ve belgeler istemesi, kararın gerekçesinde yer alan usul değerlendirmesinin parçası olarak görülmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/1244 E., 2023/1108 K., 28.09.2023)
  • Kurum kararlarında yetki ve usul sınırlarının aşılıp aşılmadığı, 21. maddenin de içinde bulunduğu özel norm çerçevesinde değerlendirilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/7278 E., 2024/3410 K., 30.04.2024)
  • Marka başvurularının değerlendirilmesinde yetkinin Kurum'a ait olduğu ve 17-21. madde aralığının bu yetkiyi düzenlediği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2025/502 E., 2025/678 K., 30.04.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Şeklî eksiklik bulunmadığını ve itirazın 19. maddede öngörülen kararlara karşı yapıldığını gösterme yükü itiraz edene aittir; bu, itiraz dilekçesi ve eklerinden anlaşılır.
  • Ek bilgi ve belge isteme yetkisi Kurum'a aittir; istenen belgelerin süresinde sunulduğunu ispat yükü ilgili tarafa düşer.
  • Görüşlerin süresinde bildirilmediğini veya belgelerin süresinde sunulmadığını Kurum'un kayıtları ile gösterir; bu durumda itiraz mevcut malzeme ile değerlendirilir.
  • Uzlaşma teşvikine konu olan kararın 19. maddenin üçüncü fıkrası kapsamında olduğunu ortaya koyma yükü, bu teşviki talep eden veya kararın kapsamını inceleyen tarafa aittir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6769 m.19: İtiraz konusu kararları düzenler. 21. madde, 19. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca verilen kararlara karşı yapılan itirazlarda uzlaşma teşvikini ve dördüncü fıkraya göndermeyi bu maddeden alır.
  • 6769 m.20: Kurum'un kararlarına yapılan itirazlar ile ilgili hükümler bu maddeyle birlikte okunur; 21. madde ise Kurul'un inceleme usulünü düzenler.
  • 6769 Sayılı Kanun: Kurum'a yapılan itirazın incelenmesi ve yargısal denetimine ilişkin tamamlayıcı hükümleri içerir; 21. maddenin kapsamı dışındaki konular için başvurulur.

Süreler

SüreMaddeHüküm
altı aylıkm.12(1) Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf devletlerden birinin uyruğunda olan ya da bu devletlerden birinin uyruğunda olmamakla birlikte bunlardan birinde yerleşim yeri veya işler durumda ticari müessesesi…
altı aym.12(3) Başvuruya konu markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri Türkiye’de açılan ulusal ya da uluslararası sergilerde ya da Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf devletlerde açılan resmî ya da resmî olarak…
üç aym.13Başvuru sahibi, rüçhan hakkı belgesini başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde vermediği takdirde rüçhan hakkı talebi yapılmamış sayılır.
iki aym.15Şeklî eksiklik bulunması hâlinde başvuru sahibine eksikliği gidermesi için iki ay süre verilir.
iki aym.18(1) Bültende yayımlanmış bir marka başvurusunun, 5 inci veya 6 ncı maddelere göre tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazlar ilgili kişiler tarafından marka başvurusunun yayımından itibaren iki ay içinde yapılır.
beş yıldırm.19(2) 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine,…
beş yıllıkm.19(2) 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine,…
iki aym.20(2) İtiraz, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılır.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

57 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2023/694 E., 2023/1207 K., 06.12.2023
    İlgili madde: m.17, m.18
  2. 11. Hukuk Dairesi, 2024/6305 E., 2025/3974 K., 03.06.2025
    İlgili madde: m.15
  3. 11. Hukuk Dairesi, 2024/857 E., 2024/9112 K., 17.12.2024
    İlgili madde: m.12
  4. 11. Hukuk Dairesi, 2024/574 E., 2024/8660 K., 04.12.2024
    İlgili madde: m.15
  5. 11. Hukuk Dairesi, 2022/4789 E., 2024/5663 K., 08.07.2024
    İlgili madde: m.17
  6. 11. Hukuk Dairesi, 2022/7278 E., 2024/3410 K., 30.04.2024
    İlgili madde: m.21
  7. 11. Hukuk Dairesi, 2022/7194 E., 2024/3028 K., 18.04.2024
    İlgili madde: m.17
  8. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/251 E., 2026/562 K., 02.04.2026
    İlgili madde: m.18
  9. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/1700 E., 2025/1766 K., 26.09.2025
    İlgili madde: m.19
  10. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/1732 E., 2025/1768 K., 26.09.2025
    İlgili madde: m.19
Diğer 47 karar
  1. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/1385 E., 2025/1656 K., 19.09.2025
    İlgili madde: m.18
  2. İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 2022/82 E., 2025/183 K., 08.07.2025
    İlgili madde: m.15
  3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/2148 E., 2025/956 K., 29.05.2025
    İlgili madde: m.14
  4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/101 E., 2025/748 K., 15.05.2025
    İlgili madde: m.18
  5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2025/502 E., 2025/678 K., 30.04.2025
    İlgili madde: m.17, m.20, m.21
  6. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/228 E., 2025/529 K., 14.03.2025
    İlgili madde: m.19
  7. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/23 E., 2025/333 K., 14.02.2025
    İlgili madde: m.20
  8. İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2024/142 E., 2025/32 K., 06.02.2025
    İlgili madde: m.14
  9. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/25 E., 2024/1548 K., 19.09.2024
    İlgili madde: m.18
  10. Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2024/80 E., 2024/286 K., 11.07.2024
    İlgili madde: m.16
  11. Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/444 E., 2024/294 K., 13.06.2024
    İlgili madde: m.16
  12. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/944 E., 2024/1143 K., 10.06.2024
    İlgili madde: m.21
  13. Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2023/453 E., 2024/255 K., 31.05.2024
    İlgili madde: m.21
  14. Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2022/42 E., 2024/229 K., 28.05.2024
    İlgili madde: m.16
  15. Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2022/489 E., 2024/206 K., 21.05.2024
    İlgili madde: m.16
  16. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2021/1003 E., 2024/942 K., 16.05.2024
    İlgili madde: m.12
  17. Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2023/344 E., 2024/214 K., 15.05.2024
    İlgili madde: m.11
  18. Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2023/137 E., 2024/198 K., 14.05.2024
    İlgili madde: m.16
  19. İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 2023/158 E., 2024/80 K., 09.05.2024
    İlgili madde: m.11
  20. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/36 E., 2024/785 K., 09.05.2024
    İlgili madde: m.18
  21. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/1396 E., 2024/840 K., 02.05.2024
    İlgili madde: m.12, m.13
  22. İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 2022/105 E., 2024/118 K., 30.04.2024
    İlgili madde: m.17
  23. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/1939 E., 2024/323 K., 23.02.2024
    İlgili madde: m.20
  24. Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2023/467 E., 2024/22 K., 17.01.2024
    İlgili madde: m.21
  25. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1745 E., 2023/1612 K., 14.12.2023
    İlgili madde: m.11
  26. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/1244 E., 2023/1108 K., 28.09.2023
    İlgili madde: m.20, m.21
  27. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2023/675 E., 2023/772 K., 12.05.2023
    İlgili madde: m.15
  28. Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2022/221 E., 2023/230 K., 10.05.2023
    İlgili madde: m.20
  29. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/84 E., 2023/91 K., 26.01.2023
    İlgili madde: m.20
  30. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2022/1602 E., 2023/56 K., 19.01.2023
    İlgili madde: m.16
  31. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/61 E., 2022/1680 K., 30.12.2022
    İlgili madde: m.14
  32. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/1525 E., 2022/1271 K., 06.10.2022
    İlgili madde: m.11
  33. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/1520 E., 2022/1269 K., 06.10.2022
    İlgili madde: m.17
  34. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2022/682 E., 2022/747 K., 28.04.2022
    İlgili madde: m.13
  35. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/963 E., 2022/696 K., 21.04.2022
    İlgili madde: m.19
  36. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/228 E., 2022/371 K., 23.03.2022
    İlgili madde: m.19
  37. Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/312 E., 2022/33 K., 02.03.2022
    İlgili madde: m.12, m.13
  38. İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/48 E., 2021/260 K., 30.11.2021
    İlgili madde: m.11
  39. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2020/470 E., 2021/1495 K., 25.11.2021
    İlgili madde: m.19
  40. İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/83 E., 2021/242 K., 10.11.2021
    İlgili madde: m.11
  41. İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/165 E., 2021/379 K., 05.11.2021
    İlgili madde: m.13
  42. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2019/1521 E., 2021/746 K., 21.05.2021
    İlgili madde: m.15
  43. İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2019/199 E., 2021/35 K., 04.03.2021
    İlgili madde: m.12
  44. İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2018/230 E., 2020/292 K., 20.10.2020
    İlgili madde: m.15
  45. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2017/2857 E., 2019/2432 K., 08.11.2019
    İlgili madde: m.14
  46. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2019/1378 E., 2019/1993 K., 04.10.2019
    İlgili madde: m.14
  47. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2017/2676 E., 2018/2398 K., 09.11.2018
    İlgili madde: m.14

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 3. Tacir Olmanın Hükümleri, Ticaret Unvanı, Marka bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış