Sınai Mülkiyet Kanunu › Marka

Tescil, koruma süresi ve yenileme, lisans

Sınai Mülkiyet Kanunu m.22–32Ticaret Hukuku

Kısaca

Sınai Mülkiyet Kanunu m.22, bir marka başvurusunun tescile kadar olan aşamalarının tamamlanmasının ardından tescilin nasıl yapılacağını, tescilin sicile kaydı ve Bültende yayımı ile tescil ücretinin ödenmemesi hâlinde başvurunun işlemden kaldırılmasını düzenler.

Kapsam

Bu konu, Sınai Mülkiyet Kanunu m.22–32 hükümlerini kapsar.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.22 — Tescil

Madde, bir marka başvurusunun tescile kadar olan aşamalarının tamamlanmasının ardından tescilin nasıl yapılacağını, tescilin sicile kaydı ve Bültende yayımı ile tescil ücretinin ödenmemesi hâlinde başvurunun işlemden kaldırılmasını düzenler. Ayrıca tescil aşamalarından birinin eksik kalması hâlinde tescilin hukuki durumunu, başvurunun eksik aşamadan devamını ve sicilin alenîliğini ve sicil örneğinin verilmesini düzenler. Uygulama usul ve esasların yönetmelikle belirleneceğini de öngörür. Madde, marka tescilinin koşulları olan ayırt edicilik, şekli elverişlilik ve maddi elverişliliği düzenlemez (SMK m.5, m.6 ve tescil koşullarını belirleyen maddeler). İtiraz üzerine nispi ret nedenlerinin incelenmesi ile itiraz süresi düzenlemez (SMK m.16 ve m.18 ilgili hükümler). Tescilli markanın koruma süresi, yenilenmesi ve yenileme talebinin süresi düzenlemez (SMK m.23). Tescilin hüküm ve sonuçları ile marka hakkının kapsamı düzenlemez (SMK m.7 ve m.29). Tescil ücretinin ödenmemesine bağlı işlemden kaldırma ile ilgili usul kuralları ve yönetmelik hükümleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.

Tescil: hangi kavramlar bilinmeli?

Tescil
Başvurunun tüm aşamaları tamamlanarak sicile kaydedilmesi ve Bültende yayımlanmasıdır. Madde bakımından tescil, başvurunun sicile kaydedilmesi işlemini ifade eder.
Sicil
Marka tescil kayıtlarının tutulduğu resmi kayıt defteridir. Madde, sicilin alenî olduğunu ve talep edene ücret karşılığında sicil örneği verileceğini öngörür.
Bülten
Kurumun markalara ilişkin yayım organıdır. Tescil edilen başvuru ile aşaması eksik kalmış tescillerin ilanı bu organda yapılır.
Tescil ücreti
Markanın tescili için ödenmesi zorunlu olan bedeldir. Ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma sunulması da tescil işleminin ön koşuludur.
İşlemden kaldırma
Tescil ücretinin ödenmemesi veya ödendiğine dair bilginin süresinde sunulmaması hâlinde başvurunun sonlandırılmasıdır. Bu durumda başvuru tescile dönüşmez.
Tescilli marka sayılmama
Tüm aşamaları tamamlanmadan yapılan tescilin, madde 22/2 uyarınca tescilli marka olarak kabul edilmemesi durumudur. Bu hâlde başvuru eksik kalan aşamadan devam eder.

Tescil: hangi şartlar aranır?

  • Başvurunun eksiksiz yapılmış veya eksiklikleri giderilmiş olması gerekir.
  • Başvurunun 16 ncı madde uyarınca incelenmiş olması gerekir.
  • Başvurunun yayımlanmış olması, hakkında itiraz yapılmamış olması veya yapılan itirazların tümünün nihai olarak reddedilmiş olması gerekir.
  • Tescil ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi de dâhil eksik evrakın süresi içinde Kuruma sunulmuş olması gerekir.
  • Yukarıdaki aşamaların tamamlanması hâlinde başvuru tescil edilerek sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.
  • Tescil ücretinin ödenmemesi veya ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma sunulmaması hâlinde başvuru işlemden kaldırılır.
  • Birinci fıkradaki aşamalardan herhangi biri tamamlanmadan yapılan tescil tescilli marka olarak kabul edilemez.
  • Ayrıca tescil tarihinden itibaren iki yıl geçmiş olması hâlinde markanın tescil durumu, tamamlanmayan aşamadan etkilenmez.

Tescil: hangi sonuçları doğurur?

  • Tüm aşamalar tamamlanmış ve tescil ücreti ödenmiş başvuru, sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.
  • Tescil ücretinin ödenmemesi veya ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde sunulmaması hâlinde başvuru işlemden kaldırılır.
  • Aşamalardan biri tamamlanmadan yapılan tescil tescilli marka olarak kabul edilmez.
  • Eksik aşamadan yapılan tescil varsa başvuru tamamlanmayan aşamadan devam ettirilir ve bu durum Bültende yayımlanır.
  • Bu başvurunun tekrar tesciline karar verilirse daha önce ödenen tescil ücreti yeniden talep edilmez.
  • Tescil tarihinden itibaren iki yıl geçmişse markanın tescil durumu tamamlanmayan aşamadan etkilenmez.
  • Sicil alenidir; ücretinin ödenmesi şartıyla talep edene sicil örneği verilir.
  • Sicile kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Tescil ücreti ödenmiş ile ödenmemiş arasındaki fark nedir?

Ücret ödenmiş ve ödendiğine ilişkin bilgi süresi içinde Kuruma sunulmuş başvuruda tescil sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.

Ücret ödenmemiş veya ödendiğine dair bilgi süresinde sunulmamışsa başvuru, tescil yapılmadan işlemden kaldırılır.

Tescil ile işlemden kaldırma arasındaki ayrım, yalnızca ücret ödemesi ve bilginin sunulması süresine bağlıdır.

Tüm aşamalar tamamlanmış tescil ile aşaması eksik tescil arasındaki fark nedir?

Birinci fıkradaki aşamaların tamamı tamamlanmışsa yapılan tescil geçerli tescildir.

Aşamalardan biri tamamlanmadan yapılan tescil, tescilli marka olarak kabul edilmez.

Eksik aşamadan yapılan tescil tescilli marka sayılmaz; başvuru eksik aşamadan devam ettirilir ve bu durum Bültende yayımlanır.

İki yıl geçmeden ile iki yıl geçmiş tescil arasındaki fark nedir?

Tescil tarihinden itibaren iki yıl geçmemişse tamamlanmayan aşama tescilin durumunu etkiler.

Tescil tarihinden itibaren iki yıl geçmişse tescil durumu tamamlanmayan aşamadan etkilenmez.

İki yıl süresinin geçmesi, eksik aşamanın tescilin hükümsüzlüğüne yol açmasını önler.

İlk tescil ile tekrar tescil arasındaki fark nedir?

Eksik aşamadan yapılan tescil iptal edilip başvurunun tekrar tesciline karar verilebilir.

Tekrar tescilde daha önce ödenmiş tescil ücreti yeniden talep edilmez.

Tekrar tesciller için ikinci kez tescil ücreti alınmaz.

Tescil: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • İki yıl süresini tescil tarihi yerine başvuru tarihinden saymak; süre tescil tarihinden başlar.
  • Aşamalardan birinin eksik kalmasını her hâlde tescili hükümsüz saymak; madde 22/2 uyarınca tescil, iki yıl geçtikten sonra eksik aşamadan etkilenmez.
  • Tescil ücretinin ödenmesi ile ödendiğine dair bilginin süresinde Kuruma sunulmasını birbirinden ayırmamak; her ikisi de işlemden kaldırmayı önleyen koşuldur.
  • Eksik aşamadan yapılan tescil için ücretin yeniden alınacağını varsaymak; tekrar tescilde daha önce ödenen ücret talep edilmez.
  • Madde 22/3'teki sicil örneğinin ücretsiz verileceğini düşünmek; sicil örneği ücret ödenmesi şartıyla verilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Marka sicilinin aleni olması ve talep edene sicil örneği verilmesi, ilgilinin sicil bilgisine dayanarak hareket etmesini sağlayan bir ilke olarak uygulamada kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/1715 E., 2025/2240 K., 26.11.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/947 E., 2025/1401 K., 07.07.2025)
  • Sicil kaydının aleni olması, yanlış bilgi ile tescil edilen marka bakımından ilgilinin sicile güvenmesini hukuken önemli kılmaktadır; basiretli tacir ölçüsü bu bağlamda değerlendirilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/1715 E., 2025/2240 K., 26.11.2025)
  • Markanın sicildeki malikinin doğru gösterilmesi gerektiği ve sicildeki yanlış bilginin maddi hata sayılmayacağı yönünde değerlendirme yapılmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/947 E., 2025/1401 K., 07.07.2025)
  • Marka tescilinde yetki ve görev konularının Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerince değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 2025/237 E., 2026/5 K., 08.01.2026; İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2025/49 E., 2025/67 K., 17.03.2025; İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2023/65 E., 2023/202 K., 18.12.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Tescilin madde 22/1 koşullarına uygun yapıldığını iddia eden taraf, başvurunun eksiksiz olduğunu, incelemenin ve yayımın yapıldığını ve itirazların nihai reddedildiğini Kurum kayıtları ve Bülten ile ispatlar.
  • Tescil ücretinin ödendiğini ve bilginin süresinde Kuruma sunulduğunu iddia eden taraf, ödeme belgesi ve Kuruma sunuş kaydı ile ispatlar.
  • Başvurunun işlemden kaldırıldığını ileri süren taraf, ücretin ödenmediğini veya bilginin süresinde sunulmadığını Kurum kayıtları ile ispatlar.
  • Tescilin eksik aşamadan yapıldığını ileri süren taraf, aşamanın tamamlanmadığını sicil ve Bülten kayıtlarıyla ispatlar. Karşı taraf tescil tarihinden iki yılın geçtiğini ileri sürerek tescil durumunun etkilenmediğini savunabilir ve bunu tescil tarihi ile ispatlar.
  • Sicil örneği talep eden kişi, sicilin aleni olması nedeniyle bilgi alma hakkını ve ücretin ödendiğini belgeyle ispatlar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.16: Başvurunun incelenmesini düzenler. Madde 22/1, tescil için başvurunun bu inceleme sonucunda tamamlanmış olmasını şart koşar.
  • 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.23: Tescilli markanın koruma süresi ve yenilemesini düzenler. Madde 22/2'deki iki yıllık sürenin tescil sonrası durumla ilgisi vardır; yenileme ayrıca madde 23'te düzenlenir.
  • 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.7: Marka koruması ve tescilin hukuki sonuçlarını düzenler. Madde 22/2'deki tescilli marka sayılma koşulu bu hükümle birlikte değerlendirilir.
  • 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu: Madde 22/4 uyarınca sicile kayıt, yayım ve tescil işlemlerinin usul ve esasları bu kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelikle belirlenir.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.23 — Koruma süresi ve yenileme

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 23. maddesi, tescilli markanın koruma süresini, bu sürenin onar yıllık dönemler halinde yenilenmesini, yenileme talebinin usul ve süresini, yenilemenin kısmen yapılabilmesini, ortak markada yenilemeyi ve yenilemenin hüküm ifade ettiği anı düzenler. Madde, tescilli marka sahiplerine ve ortak marka sahibi işletme gruplarına uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: markanın kullanılmaması nedeniyle iptali (6769 sayılı Kanun m.9), kullanma yükümlülüğü ve iptal kararının Kurumca verilmesi (6769 sayılı Kanun m.26), marka hakkından vazgeçme (6769 sayılı Kanun m.28), koruma süresi dolduktan sonra aynı veya benzer işaretlerin tescili için itiraz süresi (6769 sayılı Kanun m.6) ve yenileme talebine ilişkin ücret ve usul ayrıntıları ile ikincil mevzuattır.

Koruma süresi ve yenileme: hangi kavramlar bilinmeli?

Koruma süresi
Tescilli markanın hukuki korumadan yararlandığı süredir. Başvuru tarihinden itibaren on yıl olarak başlar ve yenilenmediği takdirde marka hakkı bu sürenin sonunda sona erer.
Yenileme
Koruma süresinin sona ermesinden önce yapılan ve markanın koruma süresini on yıllık yeni bir dönem için uzatan talep ve tescil işlemidir. Yenilenen marka her seferinde on yıl daha korunur.
Yenileme ücreti ve ek ücret
Yenileme için ödenmesi gereken bedeldir. Süresi içinde yapılmayan yenilemede, altı aylık ek süre içinde ödenmesi gereken ek ücret ayrıca aranır.
Kısmi yenileme
Markanın tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin yalnızca bir bölümü için yenilenmesidir. Yenilenmeyen mal ve hizmetler bakımından marka hakkı sona erer.
Ortak marka
Birden fazla işletmenin kullanımına açık, bir gruba dahil işletmelerin yararlandığı markadır. Yenileme talebi bu gruba dahil işletmelerden birinin yapmasıyla yeterlidir.

Koruma süresi ve yenileme: hangi şartlar aranır?

  • Yenileme talebinin, koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde marka sahibi tarafından yapılması gerekir.
  • Yenileme ücretinin aynı altı aylık süre içinde ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması gerekir.
  • Altı aylık süre içinde talep yapılmaz ya da ücret ödendiği bilgisi Kuruma sunulmazsa, koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren altı ay içinde ek ücretin ödenmesi şartıyla yenileme talebi yapılabilir.
  • Yenileme talebi, markanın tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin tamamı ya da bir kısmı için yapılabilir.
  • Ortak markada yenileme talebi, gruba dahil işletmelerden birinin yapmasıyla yeterlidir.
  • Yenileme, önceki koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren hüküm ifade eder ve sicile kaydedilip Bültende yayımlanır.

Koruma süresi ve yenileme: hangi sonuçları doğurur?

  • Yenileme talebi altı aylık süre içinde yapılır ve yenileme ücreti ödenirse marka koruması kesintisiz olarak on yıl daha sürer.
  • Yenileme talebi ve ücret bilgisi süresinde Kuruma sunulmazsa, koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren altı ay içinde ek ücret ödenerek yenileme yapılabilir.
  • Ek süre de kaçırılırsa marka hakkı kendiliğinden sona erer ve marka sicilden silinir.
  • Yenileme, önceki koruma süresinin bittiği günü izleyen günden itibaren geçerli olur; aradaki boşluk bakımından kesinti doğmaz.
  • Yenileme yalnızca mal veya hizmetlerin bir kısmı için istenmişse, yenilenmeyen kısım bakımından marka hakkı sona erer.
  • Ortak markada grup işletmelerinden birinin talebi yeterli olur.
  • Yenileme sicile kaydedilmedikçe ve Bültende yayımlanmadıkça hukuki sonuç bakımından tam bir işlem tamamlanmamış sayılır (yenilemenin sicile kaydı ve yayımı kanunda öngörülmüştür).

Süresinde yenileme ile ek ücretle yenileme arasındaki fark nedir?

Koruma süresinin sona ermesinden önceki altı ay içinde yapılan ve yenileme ücreti ödenmiş olan talep.

Altı aylık süre içinde talep yapılmamış ya da ücret ödendiği bilgisi Kuruma sunulmamış olan talep; koruma süresi sona erdikten sonra altı ay içinde yapılır.

İkinci halde ek ücret ödenmesi şarttır. Ek süre de kaçırılırsa marka hakkı sona erer.

Tüm mal/hizmetler ile kısmi yenileme arasındaki fark nedir?

Marka tescil kapsamındaki tüm mal veya hizmetler için yenilenir.

Yalnızca tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı için yenilenir.

Yenilenmeyen mal ve hizmetler bakımından marka hakkı sona erer, yenilenen kısım için koruma sürer.

Bireysel marka ile ortak marka arasındaki fark nedir?

Bireysel markada yenileme talebi marka sahibi tarafından yapılır.

Ortak markada gruba dahil işletmelerden birinin talebi yeterlidir.

Ortak markada tek bir grup işletmesinin talebi tüm grup adına yenileme sonucunu doğurur.

Koruma süresi ve yenileme: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Koruma süresini tescil tarihinden saymak; kanun başvuru tarihini esas alır.
  • Altı aylık süreyi koruma süresinin sona ermesinden sonra başlatmak; süre sona ermeden önceki altı aydır.
  • Ek ücretle yenileme süresini ilk süreye eklemek; ek süre koruma süresinin sona ermesinden sonra başlayan ayrı bir altı aylık süredir.
  • Kısmi yenilemeyi tam yenileme gibi değerlendirmek; yenilenmeyen mal ve hizmetler bakımından marka hakkı sona erer.
  • Ortak markada tüm grup işletmelerinin talebini aramak; bir işletmenin talebi yeterlidir.
  • Yenilemenin sicile kaydedilmesini hüküm doğuran unsur saymak; yenileme sicile kayıtla yürürlüğe girmez, önceki koruma süresinin bitim gününü izleyen günden itibaren hüküm ifade eder.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Koruma süresi başvuru tarihinden başlar; uygulamada tescil tarihi değil başvuru tarihi esas alınmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/963 E., 2022/696 K., 21.04.2022)
  • Marka hakkından vazgeçme beyanının sicile yansıtılması, marka hakkının sona ermesinde belirleyicidir ve yenileme sürecinden ayrı değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2017/4549 E., 2018/2510 K., 22.11.2018)
  • Markanın yenilenmemesi nedeniyle koruma süresi sona ermiş ise, sonradan yapılan başvuru ile yenileme birbirine karıştırılmamalıdır; yenileme koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren hüküm ifade eder. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/256 E., 2022/214 K., 16.02.2022; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/138 E., 2022/140 K., 02.02.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Yenileme talebinde bulunan marka sahibi, talebi altı aylık süre içinde yaptığını ve yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulduğunu ispatlamakla yükümlüdür; bu, Kurum kayıtları ve ödeme belgesi ile ispatlanır.
  • Ek ücretle yapılan yenilemede, süresinde talep yapılmadığını veya bilginin sunulmadığını da marka sahibi kabul etmiş olur; ek süre içinde ücretin ödendiğini gösteren banka dekontu ve Kurum kaydı ile ispat edilir.
  • Marka sahibinin kısmi yenileme yaptığı iddiası, Kurumdaki tescil kayıtlarındaki mal ve hizmet listesi ile karşılaştırılarak ispat edilir.
  • Ortak markada grup işletmelerinden birinin talebinin yeterliliği iddiası, grup ilişkisini gösteren belgelerle ispatlanır.
  • Yenilemenin sicile kaydı ve Bültende yayımı, Kurum kayıtlarıyla ispat edilir; karşı taraf yenilemenin yapılmadığını ileri sürüyorsa bu iddiayı Kurum kayıtlarına karşı ispat etmek zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6769 sayılı Kanun m.9: Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde kullanılmayan markanın iptalini düzenler; yenileme ile kullanma yükümlülüğü ayrı hak düşürücü sonuçlar doğurur.
  • 6769 sayılı Kanun m.6: Koruma süresi dolmuş markanın yerine yeni başvuru yapılmasında, önceki marka sahibinin itiraz süresini belirler; yenilememe sonrası oluşan boşlukla ilişkilidir.
  • 6769 sayılı Kanun m.26: Kullanma yükümlülüğüne aykırılıkla ilgili iptal kararının Kurumca verilmesini düzenler.
  • 6769 sayılı Kanun m.28: Marka hakkından vazgeçmeyi düzenler; yenilemeden vazgeçme ile koruma süresinin sona ermesi birlikte marka hakkının sona erme nedenleridir.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.24 — Lisans

Bu madde, marka hakkının lisans sözleşmesine konu olmasını, lisansın inhisari ve inhisari olmayan türlerini, lisans alanın devir ve alt lisans yetkisini ile lisans verenin kalite güvencesi ve lisans alanın sözleşme şartlarına uyma yükümlülüğünü düzenler. Hüküm marka lisansı bakımından, lisans veren ile lisans alan arasındaki ilişkide uygulanır. Maddede lisans bedeli, sözleşmenin süresi, şekli ve sona ermesi düzenlenmez; bunlar genel sözleşme hükümlerine ve ilgili düzenlemelere bırakılmıştır. Lisans sözleşmesinin ayrı devri ve rehni ile markanın haczi (6769 sayılı Kanun m.22 ve m.23 kapsamında), lisans verenin üçüncü kişilere karşı dava hakkı ve marka tescilinin kaydı gibi usul konuları bu maddenin dışındadır.

Lisans: hangi kavramlar bilinmeli?

Lisans sözleşmesi
Marka sahibinin (lisans verenin), markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için kullanım yetkisini lisans alana bırakmasını konu alan sözleşmedir. Sözleşmenin konusu tescilli markadır; marka sahipliğinin kendisi devredilmez.
İnhisari lisans
Lisans verenin lisansı yalnızca lisans alana verdiği, başka kimseye lisans veremediği ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça kendisinin de markayı kullanamadığı lisans türüdür.
İnhisari olmayan lisans
Lisans verenin markayı kendi kullanmaya devam edebildiği ve üçüncü kişilere de lisans verebildiği lisans türüdür. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans bu türdedir.
Alt lisans
Lisans alanın, aldığı lisanstan doğan hakları kendi adına üçüncü bir kişiye yeniden lisans olarak bırakmasıdır. Sözleşmede izin verilmedikçe lisans alan alt lisans veremez.
Kalite güvencesi önlemleri
Lisans verenin, lisans alan tarafından üretilecek mal veya sunulacak hizmetlerin kalitesini korumak için aldığı tedbirlerdir. Bu önlemler, markanın ayırt edici niteliğinin korunmasına yöneliktir.

Lisans: hangi şartlar aranır?

  • Lisansa konu olacak marka hakkının tescilli olması ve lisansın tescil edildiği mal veya hizmetlerin tamamı ya da bir kısmı için kurulması gerekir.
  • Lisansın türünün belirlenmesi gerekir; sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans inhisari olmayan lisans sayılır.
  • İnhisari lisans verilmişse lisans verenin başkasına lisans vermemesi ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça markayı kendisinin de kullanmaması gerekir.
  • Lisans alanın, lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devretmemesi veya alt lisans vermemesi gerekir; sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça bu yetki yoktur.
  • Lisans verenin, lisans alan tarafından üretilecek mal veya sunulacak hizmetlerin kalitesini garanti altına alacak önlemleri alması gerekir.
  • Lisans alanın, lisans sözleşmesinde yer alan şartlara uyması gerekir.

Lisans: hangi sonuçları doğurur?

  • İnhisari lisans sözleşmelerinde lisans verenin başkasına lisans vermesi hukuken mümkün değildir ve lisans veren, hakkını açıkça saklı tutmadıkça markayı kullanamaz.
  • Lisans sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça lisans inhisari olmayan lisans sayılır ve lisans veren markayı kendisi kullanmaya devam edebilir.
  • Sözleşmede izin verilmemişse lisans alanın devir veya alt lisans yapması, lisans sözleşmesinin ihlali niteliğinde olur.
  • Lisans alan sözleşme şartlarına uymazsa marka sahibi, tescilli markadan doğan haklarını lisans alana karşı ileri sürebilir.
  • Lisans veren kalite güvencesi önlemlerini almakla yükümlüdür; bu önlemlerin alınmaması, lisans alanın sözleşme şartlarına uymasını etkilemez ancak lisans verenin sorumluluğunu doğurabilir.
  • Maddenin sözleşme özgürlüğüne bıraktığı hususlarda (aksi kararlaştırma), taraflar sözleşmeyle farklı düzenleme yapabilir.

İnhisari olmayan lisans ile inhisari lisans arasındaki fark nedir?

İnhisari olmayan lisansta lisans veren markayı kendisi kullanabilir ve başka lisanslar da verebilir.

İnhisari lisansta lisans veren, başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça markayı kendisi de kullanamaz.

Sözleşmede tür belirtilmemişse lisans inhisari olmayan kabul edilir. İnhisari lisansın kabulü için sözleşmede açık bir kayıt gerekir.

Lisans alanın devir yetkisi ile alt lisans yetkisi arasındaki fark nedir?

Lisans alan, lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devredebilir veya alt lisans verebilir.

Lisans alan, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu haklarını devredemez ve alt lisans veremez.

Devir ve alt lisans yetkisi ancak sözleşmede açıkça tanınmışsa kullanılabilir; aksi halde bu işlemler sözleşmeye aykırıdır.

Lisans verenin kendisi kullanımı ile lisans alanın kullanımı arasındaki fark nedir?

Lisans veren, inhisari olmayan lisansta markayı kendisi kullanmaya devam edebilir.

Lisans alan, markayı lisans sözleşmesinde yer alan şartlar çerçevesinde kullanır ve bu şartlara uymak zorundadır.

Şartlara uyulmadığında marka sahibi, tescilli markadan doğan haklarını lisans alana karşı ileri sürebilir.

Lisans: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sözleşmede tür belirtilmediği hâlde lisansı inhisari saymak; oysa aksi kararlaştırılmamışsa lisans inhisari değildir.
  • İnhisari lisansta lisans verenin markayı hiç kullanamayacağını varsaymak; hakkını açıkça saklı tutmuşsa kendisi kullanabilir.
  • Lisans alanın, sözleşmede izin olmadığı hâlde alt lisans verebileceğini kabul etmek.
  • Devir yetkisinin bulunup bulunmadığını sözleşme metnine bakmadan genel ilkelerden çıkarmak.
  • Lisans verenin kalite güvencesi yükümlülüğünü, sözleşmede somut bir önlem düzenlenmemişse yok saymak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Sözleşmede inhisari lisans olduğu açıkça belirtilmemişse lisansın inhisari olmadığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2022/1561 E., 2025/394 K., 27.02.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2021/779 E., 2023/441 K., 10.03.2023)
  • İnhisari olmadığı ileri sürülen lisansta, lisans verenin de markayı kullanabileceği ve başkasına lisans verebileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2021/779 E., 2023/441 K., 10.03.2023)
  • Sözleşmede alt lisans yetkisi bulunmadığında, lisans alanın alt lisans vermesinin geçersiz olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2021/976 E., 2023/415 K., 08.03.2023)
  • Lisans alanın sözleşme şartlarına uymaması halinde marka sahibinin tescilli markadan doğan haklarını lisans alana karşı ileri sürebileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1551 E., 2023/1462 K., 23.11.2023)
  • Lisans sözleşmesinin marka hakkının koruma süresinden uzun yapılmasının, tek başına sözleşmenin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2020/1885 E., 2022/1896 K., 09.11.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Lisansın inhisari olduğunu iddia eden taraf, bu iddiasını sözleşmede açık bir kayıt ile ispatlamakla yükümlüdür; sözleşme yazılı değilse tanık ve diğer delillerle ispat yapılabilir.
  • Alt lisans veya devir yetkisinin bulunduğunu ileri süren lisans alan, bu yetkinin sözleşmede açıkça tanındığını yazılı belge ile ispatlamakla yükümlüdür.
  • Lisans alanın sözleşme şartlarına uyduğunu iddia eden taraf, uygulamanın sözleşmeye uygun olduğunu ispat yükü altındadır.
  • Lisans alanın şartlara uymadığını ileri süren marka sahibi, ihlali sözleşme metni, kullanım belgeleri ve ürün ya da hizmet örnekleri ile ispat etmelidir.
  • Lisans verenin kalite güvencesi önlemlerini aldığını ileri süren taraf, bu önlemleri denetim kayıtları ya da yazılı uygulamalarla ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

Sınai Mülkiyet Kanunu m.25 — Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25. maddesi, tescil edilmiş bir markanın mahkeme yoluyla hükümsüzlüğüne ilişkin hükümleri düzenler: hükümsüzlük hallerinin varlığında hükümsüzlük kararı verilmesi, hükümsüzlük davasını açma yetkisi, davanın kime karşı açılacağı, ayırt edici nitelik kazanma ve sessiz kalma hallerinde hükümsüzlük talebinin sınırlanması, kısmi hükümsüzlük ile 6/1 kapsamındaki davalarda kullanım ve def'i kuralları. Madde, sicile tescilli marka sahiplerine ve haleflerine karşı açılan davalara uygulanır. Markanın iptalini (m.26) ve hükümsüzlük kararının sonuçlarını (m.27) düzenlemez. Tescil ve hükümsüzlük hallerinin kaynağını oluşturan mutlak ve nispi red nedenleri (m.5 ve m.6) ile kötü niyet ve tescil başvurusuna itirazın usulü de bu maddede değil, ilgili maddelerde yer alır. Kanun hükmünde bir sürenin yanında itiraz süresi, dava harcı ve Kurumun taraf olup olmaması gibi usule ilişkin ayrıntılar da başka hükümlerde aranmalıdır."

Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi: hangi kavramlar bilinmeli?

Hükümsüzlük hali
Markanın tescil edilmesini engelleyen mutlak veya nispi red nedenlerinden birinin, tescil sırasında mevcut olmasına rağmen marka tescil edilmiş olmasıdır. Hükümsüzlük, tescilin baştan itibaren sakat olduğu anlamına gelir ve iptal hallerinden ayrıdır.
Mutlak red nedeni
Kamu yararını ilgilendiren, 5. maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan hallerdir. Ayırt edici niteliği bulunmayan işaretler ile cins veya tanımlayıcı işaretleri kapsar.
Nispi red nedeni
Üçüncü kişinin hakkını koruyan ve 6. maddede düzenlenen hallerdir. Önceki tarihli marka veya hak sahibinin itirazına bağlı olarak tescili engeller.
Ayırt edici nitelik kazanma
Tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından işaretin kullanım sonucunda belli bir işletmenin markası olarak algılanmaya başlamasıdır. Bu halde 5/1(b), (c) ve (d) kapsamındaki işaret için hükümsüzlük kararı verilemez.
Kısmi hükümsüzlük
Hükümsüzlük halinin yalnızca markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmet için geçerli olması durumunda, yalnız o mal veya hizmetle sınırlı hükümsüzlük kararı verilmesidir. Marka örneğinin değiştirilmesi kısmi hükümsüzlük sayılmaz.
Sessiz kalma
Marka sahibinin sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde birbirini izleyen beş yıl boyunca itiraz etmemesidir. Bu durumda, sonraki marka kötüniyetli tescil edilmemişse, marka sahibi hükümsüzlük gerekçesi ileri süremez.
Kullanmama def'i
6/1 uyarınca açılan hükümsüzlük davasında davalı tarafın, 19. maddenin ikinci fıkrasındaki kullanım şartlarını ileri sürmesidir. Davalı, davacının markasının beş yıl boyunca ciddi biçimde kullanılmadığını öne sürer.

Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi: hangi şartlar aranır?

  • Tescil edilmiş bir markanın 5. maddenin birinci fıkrasının (b), (c) veya (d) bentlerine ya da 6. maddede sayılan nispi red nedenlerinden birine aykırı olarak tescil edilmiş olması gerekir (m.25/1).
  • Hükümsüzlük davasını, menfaati olan kişiler, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları açabilir (m.25/2).
  • Dava, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılmalıdır; Kurum davada taraf gösterilmez (m.25/3).
  • Ayırt edici nitelik kazanma halinde hükümsüzlük talebi reddedilir; bu istisna yalnız 5/1(b), (c) ve (d) bentleri kapsamındaki tescile ve tescil edildiği mal veya hizmetlere ilişkindir (m.25/4).
  • Hükümsüzlük halleri markanın yalnız bir kısım mal veya hizmetine ilişkinse kararın da yalnız o kısım için verilmesi gerekir; marka örneğini değiştiren karar verilemez (m.25/5).
  • Marka sahibinin sonraki tarihli markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde beş yıl boyunca sessiz kalmamış olması gerekir; aksi halde hükümsüzlük iddiası sınırlanır, ancak sonraki marka kötüniyetli tescil edilmişse bu sınırlama uygulanmaz (m.25/6).
  • 6/1 uyarınca açılan davada davalı, 19. maddenin ikinci fıkrasındaki kullanmama def'ini ileri sürebilir; bu durumda beş yıllık sürenin hesabında dava tarihi esas alınır (m.25/7).

Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi: hangi sonuçları doğurur?

  • 5/1(b), (c) veya (d) ya da 6. madde kapsamında bir hükümsüzlük halinin varlığı halinde mahkeme markanın hükümsüzlüğüne karar verir (m.25/1).
  • Hükümsüzlük halleri markanın yalnız bir kısım mal veya hizmetine ilişkinse, karar yalnız o mal veya hizmetler bakımından verilir (m.25/5).
  • Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez (m.25/5).
  • Ayırt edici nitelik kazanmış işaret için 5/1(b), (c) ve (d) kapsamındaki hükümsüzlük talebi reddedilir (m.25/4).
  • Sessiz kalma koşulu gerçekleşmişse ve sonraki marka kötüniyetle tescil edilmemişse marka sahibi sonraki markaya karşı hükümsüzlük iddiasında bulunamaz (m.25/6).
  • Sonraki marka kötüniyetle tescil edilmişse sessiz kalma sınırlaması uygulanmaz (m.25/6).
  • 6/1 davasında 19/2 def'i ileri sürülürse dava tarihi esas alınır ve davacı markasının başvuru veya rüçhan tarihinde şartları yerine getirdiğini ispatlar (m.25/7).
  • Hükümsüzlük davası Kurum aleyhine açılmaz; davalı yalnızca sicilde kayıtlı marka sahibi veya halefidir (m.25/3).

Mutlak red nedeni ile nispi red nedeni arasındaki fark nedir?

Mutlak red nedenleri (5/1 b, c, d) kamu yararını korur; bu nedenlerle tescil edilmiş markada ayırt edici nitelik kazanma istisnası yalnızca bu bentlere uygulanır.

Nispi red nedenleri (6. madde) önceki hak sahibinin özel yararını korur; bu nedenle tescile karşı yalnız ilgili hak sahibinin itirazı veya davası gündeme gelir.

Ayırt edici nitelik kazanma istisnası yalnız mutlak red nedenlerine dayalı hükümsüzlükte uygulanır (m.25/4). Sessiz kalma (m.25/6) ise, metin ve uygulama açısından, nispi red nedenlerine dayalı davalarla sınırlanır.

6/1 kapsamındaki dava ile diğer nispi nedene dayalı dava arasındaki fark nedir?

6/1 uyarınca açılan dava, önceki tescilli markanın sahibine karşı açılır ve davalı kullanmama def'i ileri sürebilir.

Diğer nispi red nedenlerine dayalı davalarda kullanmama def'i yoktur; m.25/7 yalnız 6/1 davaları için düzenlenmiştir.

Kullanmama def'ini yalnız 6/1 davalarında ileri sürmek mümkündür; bu davalarda beş yıllık süre dava tarihine göre hesaplanır.

Ayırt edici nitelik kazanmış marka ile ayırt edici nitelik kazanmamış marka arasındaki fark nedir?

Kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ayırt edici nitelik kazanmış işaret, hükümsüzlük talebinden önce belli bir işletmenin markası olarak algılanır.

Hükümsüzlük talebinden önce bu niteliği kazanmamış işaret, tescil sırasındaki red nedenlerine göre incelenir.

Ayırt edici nitelik kazanmış işaret için hükümsüzlük kararı verilemez; kazanmamış işaret için karar verilebilir.

Kısmi hükümsüzlük ile tam hükümsüzlük arasındaki fark nedir?

Hükümsüzlük hali yalnız bir kısım mal veya hizmete ilişkinse, hüküm o kısımla sınırlıdır.

Hükümsüzlük hali markanın tüm mal ve hizmetlerini kapsıyorsa, tüm tescil hükümsüz kılınabilir.

Kısmi hükümsüzlük kararı verilirken marka örneği değiştirilemez; kalan mal ve hizmetler için marka geçerliliğini sürdürür.

Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sessiz kalma hükmünü mutlak red nedenlerine dayalı hükümsüzlük davalarına da uygulamak; m.25/6 yalnız nispi red nedenleri bakımından sınırlama getirir.
  • Ayırt edici nitelik kazanma istisnasını 5/1(b), (c), (d) dışındaki hükümsüzlük hallerine genişletmek; m.25/4 yalnız bu bentleri kapsar.
  • Beş yıllık kullanım süresini tescil tarihinden değil dava tarihinden geriye doğru hesaplamamak ya da kullanmama def'inin 6/1 dışındaki davalarda da ileri sürülebileceğini sanmak; m.25/7 yalnız 6/1 davalarını kapsar.
  • Hükümsüzlük kararını marka örneğini değiştirecek biçimde vermek veya kısmi hükümsüzlük durumunda tüm markayı hükümsüz saymak; m.25/5 kısmi hükümsüzlüğü ve örnek değişikliği yasağını düzenler.
  • Hükümsüzlük davasını Kurum aleyhine açmak; m.25/3 uyarınca Kurum taraf gösterilmez, dava sicilde kayıtlı marka sahibi veya halefine karşı açılır.
  • Kötüniyet istisnasını göz ardı etmek; sonraki markanın kötüniyetle tescil edilmesi halinde sessiz kalma sınırlaması uygulanmaz.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Markanın tescili sırasında yalnız nispi red nedenlerinin ileri sürülebileceği, mutlak red nedenlerine dayanan hükümsüzlüğün ise sessiz kalma ile kapanamayacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/1211 E., 2024/811 K., 02.05.2024)
  • Sessiz kalma (m.25/6) hükmünün yalnız nispi red nedenlerine dayalı hükümsüzlük talepleri bakımından uygulanacağı, mutlak red nedenlerine dayalı taleplerde uygulanmayacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/1211 E., 2024/811 K., 02.05.2024)
  • Sessiz kalma süresinin beş yıllık hak düşürücü süre olarak değerlendirildiği ve dava tarihinden önceki kullanım bakımından hesaplandığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/1211 E., 2024/811 K., 02.05.2024)
  • Kullanmama def'inin 6/1 kapsamındaki davalarda ileri sürülebildiği; dava dışı ya da karşı davada aynı def'in ileri sürülmediği durumda sonuçlarının belirlendiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/79 E., 2022/1679 K., 30.12.2022)
  • Davada tescilli marka ve kullanım süresi belirlenirken dava tarihinin esas alındığı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/79 E., 2022/1679 K., 30.12.2022)
  • Aynı ayırt edici unsur taşıyan işaretlerde karışıklık tehlikesi ve tanınmış marka olma durumunun 6 ve 25 bağlamında birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2019/1668 E., 2022/166 K., 03.02.2022)
  • Benzerlik değerlendirmesinde karışıklık ihtimalinin bulunmadığı sonucuna varılan hallerde hükümsüzlük talebinin reddedildiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/1399 E., 2021/1197 K., 07.10.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Hükümsüzlük talebinde bulunan davacı, markanın 5/1(b), (c), (d) bentlerine veya 6. maddeye aykırı tescil edildiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Davacı, 6/1 davasında markasının beş yıl boyunca kullanıldığını ya da tescil tarihinden itibaren kullanım şartlarının karşılandığını ileri süremez; bu def'i davalı ileri sürer ve davacının markası en az beş yıl tescilliyse davacı başvuru veya rüçhan tarihindeki şartların yerine getirildiğini ispatlar (m.25/7). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/1211 E., 2024/811 K., 02.05.2024)
  • Sessiz kalma savunmasını ileri süren marka sahibinin, sonraki tarihli markanın kullanımını bildiğini veya bilmesi gerektiğini ve beş yıl boyunca itiraz etmediğini ispatlaması gerekir; sonraki markanın kötüniyetli tescilini ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/1211 E., 2024/811 K., 02.05.2024)
  • Ayırt edici nitelik kazanma savunmasını ileri süren davalı, kullanım sonucunda işaretin tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazandığını ispatlar.
  • Kısmi hükümsüzlük talebinde, hükümsüzlük halinin hangi mal veya hizmetlere ilişkin olduğu davacı tarafından belirtilmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6769 m.5: Mutlak red nedenlerini (birinci fıkra b, c, d bentleri) düzenler; m.25/4 ayırt edici nitelik istisnası bu bentlere bağlıdır ve m.25/1'deki hükümsüzlük halinin kaynağıdır.
  • 6769 m.6: Nispi red nedenlerini düzenler; m.25/1 hükümsüzlük halinin kaynağı olarak bunları gösterir, m.25/6 ve m.25/7 de bu nedenlere bağlanmıştır.
  • 6769 m.19: Kullanma zorunluluğunu düzenler; m.25/7 uyarınca 19/2 şartları kullanmama def'i olarak ileri sürülür ve ispat yükünü belirler.
  • 6769 m.26: Markanın iptalini düzenler; m.25 hükümsüzlük, m.26 iptal rejimini ayırır.
  • 6769 m.27: Hükümsüzlük ve iptal kararlarının sonuçlarını düzenler; m.25 kararın kendisini, m.27 etkisini düzenler.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.26 — İptal hâlleri ve iptal talebi

Bu madde, tescilli bir markanın Kurum tarafından talep üzerine iptal edilmesinin hallerini, iptal talebinin kime karşı ve kim tarafından ileri sürüleceğini, iptalin kısmi olabilmesini, iptal incelemesi sırasında hak sahibi değişmesinin etkisini ve iptal talebinin tebliği ile savunma ve karar usulünü düzenler. Hükümsüzlük nedenleri ve hükümsüzlük kararı ile iptal kararının etkisi ayrı bir maddede düzenlenmiştir. Madde, marka sahibinin markayı kullanmadığı, markanın yaygın ad haline geldiği, halkı yanılttığı ya da 32. madde kapsamındaki kullanımın gerçekleştiği hallerde uygulanır. Madde, iptalin hükümsüzlük kararı gibi geçmişe etkili olup olmadığını (m.27), iptal kararının kesinleşme sonrası terkin ve bülten işlemlerini ve iptal davasının yargı yoluna ilişkin usulünü düzenlemez (m.27 ve ilgili usul hükümleri).

İptal hâlleri ve iptal talebi: hangi kavramlar bilinmeli?

İptal hali
Markanın tescilinden sonra ortaya çıkan ve markanın korunmasını sona erdiren durumlar olup birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde sayılmıştır. Bu haller tescil anında bulunmayan, sonradan marka sahibinin davranışları veya kullanımı sonucu doğan durumlardır.
Yaygın ad haline gelme
Markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler için, marka sahibinin fiilleri ya da gerekli önlemleri almaması sonucunda cins ad gibi algılanması durumudur. Kontrolsüz reklam veya çok sayıda lisans verilmesi bu sonuca yol açabilir.
Ciddi kullanım
Beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında, tescil edilen mal ve hizmetler bakımından gerçekleşen gerçek ve ciddi kullanımdır. Kullanım, iptal talebinin hazırlandığını düşünerek talebin sunulmasından önceki üç ay içinde yapılmışsa dikkate alınmaz.
Kısmi iptal
İptal hallerinin markanın yalnızca tescil edildiği bazı mal veya hizmetlere ilişkin olması durumunda yalnız o mal veya hizmetler bakımından verilen iptal kararıdır. Marka örneğinin değiştirilmesi sonucunu doğuran iptal kararı verilemez.
İlgili kişi
Markanın iptalini Kurumdan isteme hakkına sahip olan kişidir. Madde metni bu kişinin kim olduğunu ayrıca tanımlamamaktadır.
Hukuki halef
Marka sahibinin haklarını devralmış kişidir. İptal talebi, talep tarihinde sicilde kayıtlı marka sahibine veya onun hukuki haleflerine karşı ileri sürülür.

İptal hâlleri ve iptal talebi: hangi şartlar aranır?

  • Talep, birinci fıkrada sayılan hallerden birinin gerçekleşmiş olmasına dayanmalıdır: tescile konu işaretin 9. maddenin birinci fıkrasındaki mutlak ret nedenlerinden birini taşıması (a), tescilli mal veya hizmetler için yaygın ad haline gelme (b), marka sahibinin veya izninin bulunduğu kullanım sonucunda halkın yanıltılması (c) ya da 32. maddeye aykırı kullanım (ç) bulunmalıdır.
  • Talep ilgili kişi tarafından Kuruma yöneltilmelidir.
  • Talep, talep tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişiye ya da hukuki halefine karşı ileri sürülmelidir.
  • Beş yıllık kullanım yokluğu iddiası (a) bendi kapsamında ise, markanın beş yıllık süre ile talep tarihi arasında tescil edilen mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmamış olması gerekir; ciddi kullanım varsa talep reddedilir.
  • İptal hali yalnızca tescil edilen bir kısım mal veya hizmete ilişkinse, iptal kararı yalnızca o mal veya hizmetlere sınırlı olarak verilmelidir; marka örneğini değiştirecek bir iptal kararı verilemez.
  • Talebin tebliğ edildiği marka sahibi bir ay içinde delillerini ve cevaplarını Kuruma sunmalıdır; bu süre içinde talep edilmesi halinde Kurum bir aya kadar ek süre verebilir.

İptal hâlleri ve iptal talebi: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki hallerden biri gerçekleşmişse ve talep usulüne uygun yapılmışsa, Kurum talep üzerine markanın iptaline karar verir.
  • Beş yıllık kullanım yokluğu (a) bendi kapsamında, ciddi kullanım gerçekleşmişse talep reddedilir.
  • İptal hali bir kısım mal veya hizmete ilişkinse yalnız o mal veya hizmet yönünden kısmi iptal verilir; kalan mal ve hizmetler için marka korunmaya devam eder.
  • Marka örneğini değiştiren iptal kararı verilemez.
  • İptal incelemesi sırasında hak sahibi değişirse, sicilde görünen kişiye karşı işlemler devam eder.
  • Marka sahibi bir ay içinde delil ve cevap sunmazsa, Kurum dosya üzerinden ve sunulan iddia ve savunmalar çerçevesinde karar verir.
  • Kurum gerekli gördüğü takdirde ek bilgi ve belge isteyebilir; bu istek karar verme yetkisini ortadan kaldırmaz.

Kullanmama (a) ile yaygın ad haline gelme (b) arasındaki fark nedir?

Kullanmamada iptal sebebi, markanın beş yıl içinde ciddi biçimde kullanılmamasıdır. Hükme bağlanan durum marka sahibinin eylemsizliğidir.

Yaygın ad haline gelmede sebep, marka sahibinin fiilleri ya da gerekli önlemleri almaması sonucunda markanın cins ad hâline gelmesidir.

Kullanmama bakımından (4) fıkradaki ciddi kullanım savunması ve üç aylık kullanım sınırı uygulanır; yaygın ad bakımından bu savunma uygulanmaz.

Kullanmama (a) ile halkı yanıltma (c) arasındaki fark nedir?

Kullanmamada kullanım yokluğu ya da kesintisiz ara vermedir.

Halkı yanıltmada marka sahibinin ya da izninin bulunduğu kullanım, mal veya hizmetin niteliği, kalitesi ya da coğrafi kaynağı konusunda yanıltıcı sonuç doğurur.

Kullanmamada ciddi kullanım savunması ileri sürülebilir; halkı yanıltmada kullanım ciddiyeti aranmaz, yanıltıcı kullanım yeterlidir.

Mal veya hizmetin tamamı ile bir kısmı arasındaki fark nedir?

Tüm mal ve hizmetleri kapsayan iptal hali bulunuyorsa talep tüm sınıf bakımından sonuçlanır.

İptal hali yalnız bazı mal veya hizmetlere ilişkinse talep bu mal veya hizmetlerle sınırlıdır.

Kısmi iptal kararı verilir (5. fıkra); kalan mal veya hizmetler için marka korunmaya devam eder.

Madde 26 iptali ile madde 25 hükümsüzlük arasındaki fark nedir?

İptal, tescil sırasında bulunmayan ve sonradan doğan halleri konu alır.

Hükümsüzlük, tescil anında mevcut olan mutlak veya nispi ret nedenlerine dayanır.

Hükümsüzlük ve iptalin etkileri farklı maddelerde düzenlenmiştir; bu madde yalnız iptal halleri ve usulünü kapsar.

Talep tarihindeki kayıtlı sahip ile sonradan doğan hak sahibi arasındaki fark nedir?

Talep tarihinde sicilde kayıtlı olan marka sahibi, talebin muhatabıdır.

İptal incelemesi sırasında hak sahibi değişirse, sicilde görünen kişiye karşı işlem sürer.

Hak sahibinin değişmesi incelemenin seyrini değiştirmez; sicil kaydı esas alınır.

İptal hâlleri ve iptal talebi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Beş yıllık süreyi tescil tarihi yerine başvuru tarihinden saymak; kullanım yokluğu hesabı tescil tarihinden başlar.
  • Ciddi kullanım savunmasında talep tarihine yakın üç aylık dönemdeki kullanımı dikkate almak; bu dönemde yapılan kullanım, iptal talebi hazırlığı düşünülerek yapılmışsa dikkate alınmaz.
  • Kısmi iptali tam iptal gibi uygulamak; iptal hali yalnız bazı mal veya hizmetlere ilişkinse karar yalnız o mal veya hizmetlerle sınırlı verilir.
  • İptal kararında marka örneğini değiştirecek biçimde değişiklik yapmak; bu karar verilemez.
  • İptali hükümsüzlük gibi değerlendirmek ve geriye dönük etkisini kendiliğinden kabul etmek; etkisi m.27 çerçevesinde ayrıca belirlenir.
  • Hak sahibi değiştiğinde talebi yeni hak sahibine karşı yeniden yöneltmek; sicilde görünen kişiye karşı işlem sürer.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kullanmama iddialarında mahkemeler, markanın beş yıllık süre ile iptal talebi arasında mal ve hizmet bakımından gerçek ve ciddi kullanımının bulunup bulunmadığını, sınıf bazında ayrı ayrı değerlendirmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/1786 E., 2023/1725 K., 22.12.2023)
  • Kısmi iptal talepleri, iptal talebinin hangi mal veya hizmetlere ilişkin olduğu belirlenerek sınırlandırılmakta; talep dışı mal ve hizmetler bakımından iptal verilmemektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/520 E., 2025/1333 K., 16.10.2025)
  • İlgili kişi sıfatı, talebin hangi mal veya hizmetler yönünden ileri sürüldüğüne göre değerlendirilmekte; talep edilmeyen mal ve hizmetler bakımından ilgili kişi sıfatının bulunmadığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/130 E., 2025/754 K., 15.05.2025)
  • Marka sahibinin cevap sunmaması tek başına iptal gerekçesi yapılmamakta; bir aylık sürenin içinde talebe ilişkin belgelerin istenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/155 E., 2026/453 K., 12.03.2026)
  • Mahkemeler, iptal talebinde birden fazla iptal halinin birlikte ileri sürülmesi durumunda her bir halin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/1435 E., 2026/368 K., 27.02.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2020/1231 E., 2022/1496 K., 22.09.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Kullanmama (a) bendine dayanan talepte ispat yükü iptal talebinde bulunan tarafta olup, markanın beş yıllık süre içinde tescilli mal veya hizmetler bakımından kullanılmadığını ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır.
  • Ciddi kullanım savunmasında ispat yükü marka sahibindedir; kullanımı fatura, sözleşme, ilan, katalog ve satış belgeleri gibi yazılı delillerle ortaya koymalıdır.
  • Yaygın ad haline gelme iddiası, markanın cins ad gibi algılandığını gösteren kullanım örnekleri, sözlük tanımları ve pazar araştırması ile ispatlanır.
  • Halkı yanıltma iddiasında iptal talebinde bulunan taraf, kullanımın niteliği, kalitesi ya da coğrafi kaynağı konusunda yanıltıcı olduğunu ortaya koymalıdır.
  • Marka sahibi süresinde cevap ve delil sunmamışsa bu durum, dosyadaki mevcut delillerle değerlendirilir; talep otomatik olarak kabul edilmez.
  • Talebin ilgili kişi tarafından yapıldığını ve kayıtlı marka sahibine yöneltildiğini gösteren sicil kayıtları, talep tarihinde ilgili sicil bilgisi esas alınarak tespit edilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

Sınai Mülkiyet Kanunu m.27 — Hükümsüzlüğün ve iptalin etkisi

Madde, marka hükümsüzlük ve iptal kararlarının geriye etkisini, bu kararların korunan üçüncü kişi durumlarına etkisini, kesinleşmiş kararların herkese karşı hükmünü ve kararın sicile yansıtılmasını düzenler. Hükümsüzlük (m.25) ile iptal (m.26) kararları ayrı ayrı ele alınır. Madde, kararın geriye etkisi bakımından marka sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetini arar ve bu hâlde bile belirli kazanılmış hakları ve sözleşmeleri korur. Hükümsüzlük ve iptal sebeplerinin kendisi, hükümsüzlük davasının veya iptal talebinin usulü ve yetkisi bu maddenin konusu değildir (m.25, m.26). Ayrıca marka hakkının tecavüz ve haksız rekabet yönünden korunması ile zamanaşımı ve hak düşürücü süreler bu maddede düzenlenmez.

Hükümsüzlüğün ve iptalin etkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

Hükümsüzlük
Markanın mutlak veya nispi red nedenlerine rağmen tescil edilmiş olması hâlinde, tescilin baştan itibaren geçersiz sayılmasıdır. Kararın etkisi marka başvuru tarihine kadar geriye götürülür.
İptal
Markanın tescili sırasında bulunmayan, sonradan marka sahibinin davranışları nedeniyle ortaya çıkan hâllere dayanarak sonlandırılmasıdır. Kararın etkisi iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten başlar.
Geriye etki
Kararın etkisinin belirli bir geçmiş tarihe kadar uzatılmasıdır. Hükümsüzlükte bu tarih başvuru tarihidir; iptalde ise talep tarihi, talep üzerine daha eski bir tarihe çekilebilir.
Ağır ihmal
Marka sahibinin gerekli özeni göstermemesi derecesinde bir kusurudur. Üçüncü fıkrada, geriye etkinin korunan durumları etkilemesini engelleyen ölçütlerden biri olarak gösterilir.
Kesinleşmiş ve uygulanmış karar
Kararın üçüncü fıkra (a) bendi kapsamında korunabilmesi için, markanın haklarına tecavüz nedeniyle açılmış davada verilmiş, kesinleşmiş ve icra edilmiş olması gerekir.

Hükümsüzlüğün ve iptalin etkisi: hangi şartlar aranır?

  • Markanın m.25 uyarınca hükümsüzlüğüne ya da m.26 uyarınca iptaline karar verilmiş olmalıdır.
  • Hükümsüzlük kararında kararın etkisi marka başvuru tarihine kadar geriye götürülür; bu hâlde marka sahibine Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.
  • İptal kararında etki, iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten başlar; iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğduğu ortaya konulursa ve talep varsa, etki bu tarihe çekilebilir.
  • Geriye etkinin korunan durumlara uzanmaması için marka sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli hareketi bulunmalıdır; bu ölçüt koşulunun gerçekleşmediği durumda kararın geriye etkisi korunan durumlara da uzanır.
  • Korunan durumlar, karardan önce markanın haklarına tecavüz nedeniyle açılan davada verilmiş kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar ile karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmelerdir.
  • Sözleşme bedelinin iadesi istenecekse, bu talep sözleşme kapsamında ödenmiş bedel ile sınırlı olup hakkaniyete uygunluk aranır.

Hükümsüzlüğün ve iptalin etkisi: hangi sonuçları doğurur?

  • Hükümsüzlük kararı verildiğinde marka, başvuru tarihinden itibaren geçersiz sayılır ve markaya Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış olur.
  • İptal kararı verildiğinde marka, iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren sona erer; talep üzerine iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğduğu ortaya konulursa etki bu tarihe çekilebilir.
  • Marka sahibinin ağır ihmali veya kötüniyeti bulunmadıkça, kararın geriye etkisi korunan durumları etkilemez.
  • Marka sahibinin ağır ihmali veya kötüniyeti bulunursa, zarar görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak üzere geriye etki yalnızca üçüncü fıkrada sayılan korunan durumlar dışında uygulanır.
  • Karardan önce markanın haklarına tecavüz nedeniyle açılan davada verilmiş, kesinleşmiş ve uygulanmış karar geriye etkiye karşı korunur.
  • Karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler geriye etkiye karşı korunur; sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin iadesi hakkaniyet gereği kısmen veya tamamen istenebilir.
  • Markanın hükümsüzlüğüne veya iptaline ilişkin kesinleşmiş kararlar herkese karşı hüküm doğurur.
  • Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra mahkeme, kararı Kuruma resen gönderir.
  • Hükümsüzlük veya iptal kararı kesinleştiğinde marka sicilden terkin edilir ve durum Bültende yayımlanır.

Hükümsüzlük ile iptal arasındaki fark nedir?

Hükümsüzlükte kararın etkisi marka başvuru tarihinden başlar ve koruma baştan doğmamış sayılır.

İptalde kararın etkisi iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten başlar; talep üzerine daha önceki bir tarihe çekilebilir.

Geriye etkinin başlangıç tarihi ve tarihin çekilebilmesi bakımından iki hâl ayrılır.

Hükümsüzlük kararının geriye etkisi ile iptal kararının geriye etkisi arasındaki fark nedir?

Hükümsüzlük kararı için geriye etki, mutlak ve nispi red nedenlerinin varlığına dayanır.

İptal kararı için geriye etki, marka sahibinin sonradan ortaya çıkan davranışlarına dayanır.

Her iki hâlde de üçüncü fıkra aynı korunan durumları düzenler; sebep ve başlangıç tarihi farklıdır.

Kötüniyet veya ağır ihmal var ile yok arasındaki fark nedir?

Marka sahibinin kötüniyetli hareketi veya ağır ihmali varsa, zarar görenler tazminat talebinde bulunabilir.

Marka sahibinde bu nitelikler yoksa, geriye etki kanunda belirtilen korunan durumlara da uzanır.

Kötüniyet veya ağır ihmalin varlığı, tazminat talebinin saklı kalmasına ve üçüncü fıkranın korumasının dışında kalan durumlarda geriye etkinin kapsamına göre sonuç doğurur.

Kesinleşmiş ve uygulanmış karar ile kesinleşmemiş veya uygulanmamış karar arasındaki fark nedir?

Karardan önce markanın haklarına tecavüz nedeniyle açılan davada verilmiş, kesinleşmiş ve uygulanmış karar korunur.

Kesinleşmemiş veya uygulanmamış tecavüz kararı bu korumaya girmez.

Yalnızca kesinleşmiş ve uygulanmış karar geriye etkiye karşı korunur.

Yerine getirilmiş sözleşme ile yerine getirilmemiş sözleşme arasındaki fark nedir?

Karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşme korunur; yerine getirilmiş ölçüde geriye etki uygulanmaz.

Uygulanmamış sözleşme korunmaz ve geriye etkiye tabi olur.

Uygulanmış sözleşmede bedel iadesi, hakkaniyete göre kısmen veya tamamen istenebilir (m.27/4).

Hükümsüzlüğün ve iptalin etkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Hükümsüzlük kararının etkisini iptal kararı gibi talep tarihinden başlatmak; hükümsüzlükte etki başvuru tarihinden başlar.
  • İptal kararında etkiyi başvuru tarihine çekmek; iptalde başlangıç Kuruma sunulma tarihidir, başvuru tarihi değildir.
  • Kesinleşmemiş tecavüz kararını ya da uygulanmamış sözleşmeyi üçüncü fıkranın korunan durumları içinde saymak.
  • Ağır ihmal veya kötüniyet aranmadan geriye etkinin korunan durumlara hiç uzanmayacağını varsaymak; korunan durumların üçüncü fıkrada belirtildiği her hâlde geçerli olduğunu gözden kaçırmak.
  • Sözleşme bedelinin iadesini, sözleşmenin tamamı yerine getirilmemişken hakkaniyet ölçütü olmadan talep etmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Hükümsüzlük kararında geriye etki başvuru tarihine kadar uzanır; bu nedenle marka başvuru tarihinden sonra açılan tecavüz ve haksız rekabet davalarının akıbeti, derdest hükümsüzlük davasının sonucuna bağlanmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2026/908 E., 2026/1105 K., 21.05.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1624 E., 2026/19 K., 20.01.2026)
  • Başvuru tarihi, dava tarihinden önce olan bir markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğinde, kararın hangi tarihi esas alacağı, başvuru tarihine göre belirlenmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/487 E., 2026/778 K., 17.04.2026)
  • İptal kararında etkinin iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten başlayacağı, daha önceki bir tarihe çekilmesinin ise talebe bağlı olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/155 E., 2026/453 K., 12.03.2026)
  • Markanın son beş yıl içinde kullanılmaması iptal sebebi olarak, mülga hükümler yerine m.26 ve m.27 hükümlerinin yürürlükteki düzenlemesine göre değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1699 E., 2026/142 K., 02.02.2026)
  • Hükümsüzlük veya iptal kararı kesinleşmeden önce tecavüz davasında karar verilmesi, sonradan hükümsüzlük kararının sonucunu etkileyebileceğinden, gerekçeli kararın gerekli değerlendirmeyle verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/315 E., 2025/614 K., 26.03.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Hükümsüzlük veya iptal kararının geriye etkisini ileri süren taraf, kararın kesinleşmiş olduğunu ve m.25 veya m.26 kapsamında verildiğini belgeyle ispat etmelidir.
  • Marka sahibinin ağır ihmali veya kötüniyeti iddiasını ileri süren taraf, bu hâlin varlığını ispat yükü altındadır.
  • Korunan durumlardan birinin varlığını ileri süren taraf, kesinleşmiş ve uygulanmış tecavüz kararını ya da karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeyi yazılı belgeyle kanıtlamalıdır.
  • Sözleşme bedelinin iadesini isteyen taraf, ödemeyi ve hakkaniyet gereğini ispat etmelidir; karşı taraf, sözleşmenin yerine getirilmiş olan kısmını ileri sürerek talebi sınırlandırabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6769 sayılı Kanun m.25: Hükümsüzlük sebeplerini düzenler; m.27/1 bu maddeye göre verilen hükümsüzlük kararının geriye etkisini belirler.
  • 6769 sayılı Kanun m.26: İptal sebeplerini ve usulünü düzenler; m.27/2 bu maddeye göre verilen iptal kararının etkisini belirler.
  • 6769 sayılı Kanun m.4: m.27/4'te sözleşme bedelinin iadesi için atıf yapılmaktadır; hakkaniyet ölçütü bu hükmü tamamlar.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.28 — Sona erme ve sonuçları

Bu madde, marka hakkının hangi hallerde sona ereceğini, sona ermenin ne zaman hüküm doğuracağını, marka sahibinin mal veya hizmetlerin tamamından ya da bir kısmından vazgeçmesini ve marka başvurusunun geri çekilmesini düzenler. Marka sahibi ile marka başvurusu sahibi bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: marka koruma süresinin başlangıcı ve yenileme usulü (ilgili marka hükümleri), hükümsüzlük ve iptal nedenleri ile bunların sonuçları (ilgili marka hükümleri), lisans sözleşmesinin sona ermesi ve lisans verenin hakları (TBK ve lisans sözleşmesine ilişkin genel hükümler), marka sahibinin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı hakları.

Sona erme ve sonuçları: hangi kavramlar bilinmeli?

Marka hakkının sona ermesi
Marka hakkının, sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle birlikte geleceğe yönelik olarak ortadan kalkmasıdır. Sona erme sebebi iki türdür: koruma süresinin dolup markanın süresi içinde yenilenmemesi ve marka sahibinin vazgeçmesi.
Vazgeçme
Marka sahibinin tescilli markadan tamamen ya da kısmen kendi iradesiyle çıkmasını sağlayan tek taraflı işlemdir. Yazılı olarak Kuruma bildirilmesi ve sicile kaydedilmesi gerekir.
Kısmi vazgeçme
Vazgeçmenin tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin yalnız bir bölümünü kapsamasıdır. Geri kalan mal ve hizmetler için marka hakkı devam eder.
Sicile kayıt tarihi
Vazgeçmenin hüküm doğurduğu andır. Bültende yayımlanma tarihi değil, sicile kayıt tarihi esas alınır.
Sicile kaydedilmiş hak sahibi ve lisans sahibi
Markaya ilişkin sicile kaydedilmiş bir hakkı veya lisansı bulunan kişilerdir. Bunların izni olmadan marka sahibi vazgeçemez.
Tedbir kararının sicile kaydı
Üçüncü kişinin markaya ilişkin hak sahipliği iddiası üzerine alınmış tedbir kararının sicile işlenmiş olmasıdır. Bu kayıt varsa üçüncü kişinin izni olmadan markadan doğan haklardan vazgeçilemez.
Başvurunun geri çekilmesi
Tescil edilmeden önce başvuru sahibinin başvuruyu tek taraflı olarak geri almasıdır. Vazgeçmeye ilişkin hükümler bu hal için de uygulanır.

Sona erme ve sonuçları: hangi şartlar aranır?

  • Marka hakkının sona ermesi için koruma süresinin dolmuş olması ve markanın süresi içinde yenilenmemiş olması ya da marka sahibinin vazgeçme iradesini beyan etmiş olması gerekir.
  • Vazgeçme yazılı olarak Kuruma bildirilmelidir.
  • Vazgeçmenin hüküm doğurması için sicile kaydedilmiş olması gerekir; bültende yayım bu tarihi değiştirmez.
  • Sicile kaydedilmiş hak ve lisans sahiplerinin izni alınmış olmalıdır; aksi halde marka sahibi vazgeçemez.
  • Marka üzerinde üçüncü kişi hak sahipliği iddia etmiş ve bu konuda tedbir kararı sicile kaydedilmişse, bu kişinin izni alınmadan markadan doğan haklardan vazgeçilemez.
  • Kısmi vazgeçmede vazgeçilen mal veya hizmetlerin tescil kapsamında yer alması gerekir.
  • Başvurunun geri çekilmesi için markanın henüz tescil edilmemiş olması gerekir.

Sona erme ve sonuçları: hangi sonuçları doğurur?

  • Koruma süresi dolup marka süresi içinde yenilenmezse marka hakkı sona erer.
  • Marka sahibi vazgeçerse, vazgeçme sicile kayıt tarihinde hüküm doğurur ve marka hakkı o andan itibaren sona erer.
  • Marka hakkının sona ermesi, sebebin gerçekleştiği andan itibaren geriye değil, o andan başlayarak hüküm ifade eder.
  • Sicile kaydedilmiş hak veya lisans sahiplerinin izni olmadan yapılan vazgeçme, fıkra 4 bakımından geçersiz kabul edilir; bu kişilerin izni alınmadan markadan vazgeçilemez.
  • Üçüncü kişinin hak sahipliği iddiası üzerine tedbir kararı sicile kaydedilmişse, bu kişinin izni olmadan vazgeçme yapılamaz.
  • Kısmi vazgeçme, geri kalan mal ve hizmetler bakımından marka hakkını ayakta bırakır.
  • Tescilden önce başvuru geri çekilirse başvuru ortadan kalkar; tescil edilmiş marka için geri çekme yoluna başvurulamaz.

Koruma süresinin dolması ile vazgeçme arasındaki fark nedir?

Koruma süresinin dolup yenilenmemesinde sona erme, kanunun öngördüğü süre sonunda kendiliğinden gerçekleşir ve marka sahibinin iradesine bağlı değildir.

Vazgeçmede sona erme, marka sahibinin tek taraflı beyanına ve sicile kaydına bağlıdır.

Vazgeçme için izin ve sicile kayıt gerekir; yenilememe halinde ise bu koşullar aranmaz. Sona erme anı her iki halde de sebebin gerçekleştiği andır (fıkra 2).

Tam vazgeçme ile kısmi vazgeçme arasındaki fark nedir?

Tam vazgeçmede markanın tescil kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerden çıkılır.

Kısmi vazgeçmede yalnız seçilen mal veya hizmetler kapsamdan çıkar, diğerleri korunmaya devam eder.

Kısmi vazgeçmeden sonra marka hakkı kalan mal ve hizmetler bakımından varlığını sürdürür.

Vazgeçme ile başvurunun geri çekilmesi arasındaki fark nedir?

Vazgeçme tescilli bir markaya ilişkindir.

Geri çekme tescilden önceki başvuruya ilişkindir.

Geri çekme için vazgeçmeye ilişkin hükümler kıyasen uygulanır; yani izin ve sicil koşulları geri çekme bakımından da geçerlidir.

Sicile kayıt tarihi ile bülten yayım tarihi arasındaki fark nedir?

Bültende yayım, vazgeçmenin ilan edilmesidir.

Sicile kayıt, vazgeçmenin hüküm doğurduğu andır.

Hüküm doğuran an sicile kayıt tarihidir; yayım tarihi hükmü değiştirmez.

Sona erme ve sonuçları: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bültende yayım tarihini hüküm tarihi saymak; hüküm için belirleyici olan sicile kayıt tarihidir.
  • Vazgeçmeyi Kurumun kabulüne bağlı görmek; vazgeçme tek taraflı bir işlemdir ve sicile kaydıyla hüküm doğurur.
  • Kısmi vazgeçmeyi tam vazgeçme gibi değerlendirip markanın tümünün sona erdiğini kabul etmek.
  • Sicile kaydedilmiş lisans veya hak sahibinin iznini aramadan vazgeçmenin geçerli olduğunu düşünmek.
  • Tescil edilmiş markanın başvuru aşamasındaki geri çekme hükmüyle sona erdirilebileceğini sanmak; geri çekme yalnızca tescilden önceki başvuru için geçerlidir.
  • Vazgeçme ile sona ermenin geriye etkili olduğunu düşünmek; hüküm sebebin gerçekleştiği andan itibaren ileriye yöneliktir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Marka hakkının vazgeçme yoluyla sona ermesinde hakkın sona erdiği anın sicile kayıt tarihi olduğu kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/1958 E., 2024/1208 K., 13.06.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2017/4549 E., 2018/2510 K., 22.11.2018)
  • Koruma süresinin dolmasıyla sona eren bir markanın, sona erdiği tarihten sonra itiraz dayanağı olarak sunulamayacağı kabul edilmektedir. (Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2020/343 E., 2021/67 K., 08.02.2021)
  • Vazgeçme talebinin Kurumun kabulüne bağlı olmadığı, tek taraflı bir işlem olduğu ve sicil kaydıyla hüküm doğduğu yönünde değerlendirme yapılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2017/4549 E., 2018/2510 K., 22.11.2018)
  • Tescil kapsamı ve sona erme ilişkisinde 6769 sayılı Kanun'un 23 ve 28. maddelerinin birlikte değerlendirildiği görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/1949 E., 2023/5688 K., 09.10.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Vazgeçmeyi ileri süren marka sahibi, vazgeçme beyanının Kuruma yazılı olarak bildirildiğini ve sicile kaydedildiğini belgelerle ispatlamak zorundadır; sicile kayıt tarihi hükmün başlangıcını gösterir.
  • Sicilde kayıtlı hak veya lisans sahibinin izninin alındığı, izin belgesiyle ispatlanır; izin yoksa vazgeçmenin geçersizliği ileri sürülebilir.
  • Üçüncü kişinin tedbir kararının sicile kaydedildiği, sicil kaydı ve tedbir kararı ile ispatlanır; bu kayıt varsa izin alınmadan yapılan vazgeçmeye karşı üçüncü kişi itiraz edebilir.
  • Koruma süresinin dolduğu ve yenilemenin yapılmadığı iddiası, marka sicili ve yenileme kayıtları ile ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6769 sayılı Kanun m.23: Markanın koruma kapsamı ve marka hakkının içeriğini düzenler; sona erme ile birlikte bu kapsam da ortadan kalkar.
  • 6769 sayılı Kanun m.29: Marka sahibinin hak düşürücü veya yenilemeye ilişkin koşullarını düzenler; koruma süresinin dolması ve yenileme ile ilgilidir.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.29 — Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller

Madde, marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri sayar: markanın izinsiz kullanılması, taklit edilmesi, taklit olduğu bilinen veya bilinmesi gereken ürünlerle ticari işlemler yapılması ve lisans haklarının izinsiz genişletilmesi veya devredilmesi. Ayrıca tecavüz davasında 19. maddenin ikinci fıkrasındaki kullanım savunmasının def'i olarak ileri sürülmesini ve bu savunmada beş yıllık sürenin dava tarihine göre belirlenmesini düzenler. Maddeyi tescilli marka sahibi ile lisans alanı ve tecavüzde bulunan kişi arasındaki ilişkide uygular. Tecavüzün sonucunda doğan tazminat, men ve el koyma gibi hukuki sonuçları düzenlemez (m.7 ve sonrası, SMK 151 vd. ile ilgili hükümler). Marka tescilinin koşullarını, marka türlerini ve mutlak-nispi red nedenlerini düzenlemez (m.4-6). Tecavüz davalarında zamanaşımını ve görevli mahkemeyi düzenlemez (SMK 156-157). Cezai yaptırımları ve bu fiillerin suç olma koşullarını düzenlemez (SMK 30).

Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller: hangi kavramlar bilinmeli?

Marka hakkına tecavüz
Marka sahibinin iznine bağlı olan kullanım alanına girilmesi ve madde 29 fıkra 1 bentlerinde sayılan fiillerden birinin gerçekleşmesidir. Sayım tahdidi niteliktedir.
Taklit
Markanın aynısının ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerinin marka sahibinin izni olmadan kullanılmasıdır. Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik, halkın karıştırma ihtimali ölçütüne göre değerlendirilir.
Tecavüz yoluyla kullanılan marka
Marka hakkına tecavüz oluşturan kullanım sonucunda ortaya çıkmış, markayı taşıyan ürün anlamına gelir. Bentte yer alan ticari işlemlerin konusu bu ürünlerdir.
Lisans hakkı
Marka sahibinin lisans sözleşmesiyle lisans alana verdiği kullanım yetkisidir. Bu yetkinin kapsamı sözleşmeyle sınırlıdır; kapsam dışına çıkılması bent (ç) kapsamında tecavüz sayılır.
Kullanım savunması
19. maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen ve tescilli markanın beş yıl boyunca kesintisiz kullanılmamış olmasına dayanan def'idir. Tecavüz davasında def'i olarak ileri sürülebilir.

Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller: hangi şartlar aranır?

  • Tecavüz iddiasında, markanın tescilli olduğu ve davalının marka sahibinin izni olmadan markayı kullandığı ya da taklit ettiği ortaya konulmalıdır.
  • Kullanımın madde 7'de belirtilen biçimlerde yapılmış olması gerekir; bu biçimlerin dışında kalan bir kullanım bent (a) kapsamında tecavüz oluşturmaz.
  • Bent (c) kapsamındaki fiil için ürünün tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıması ve failin markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde hareket etmesi gerekir.
  • Bent (c) kapsamında sayılan satma, dağıtma, ticaret alanına çıkarma, ithal, ihraç, ticari amaçla elde bulundurma ya da sözleşme için öneride bulunma fiillerinden birinin gerçekleşmiş olması gerekir.
  • Bent (ç) kapsamında lisans haklarının sözleşmede öngörülen sınırların dışına çıkarak genişletilmesi ya da üçüncü kişilere devredilmesi bulunmalıdır.
  • Kullanım savunması ileri sürüldüğünde, 19. maddenin ikinci fıkrasındaki koşulların (beş yıllık kesintisiz kullanılmama) davalı tarafından ortaya konulması gerekir.
  • Kullanım savunmasında beş yıllık süre, dava tarihi esas alınarak hesaplanır.

Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller: hangi sonuçları doğurur?

  • Madde 29 fıkra 1'deki fiillerden biri gerçekleşmişse marka sahibi tecavüz davası açabilir.
  • Bent (c) kapsamındaki ticari işlemleri yapan kişi taklidi bilmiyorsa ve bilmesi gerekmiyorsa, bu bent kapsamında tecavüzden sorumlu tutulamaz.
  • Lisans alanın sözleşme sınırlarını aşması halinde, bu aşım bent (ç) kapsamında tecavüz oluşturur ve lisans alana karşı dava açılabilir.
  • Davalı kullanım savunmasını ileri sürdüğünde ve beş yıllık kesintisiz kullanılmama koşulu gerçekleşmişse, davacının tescilli markası bu nedenle korunmaz hale gelebilir.
  • Kullanım savunmasında süre, dava tarihine göre hesaplandığından, davanın açıldığı tarihten önceki kullanım yokluğu esas alınır.
  • Madde 7'de sayılmayan bir kullanım biçimi bent (a) kapsamında tecavüz sayılmaz.

Bent (a) ile bent (b) arasındaki fark nedir?

Bent (a) markanın aynısının ve madde 7'de sayılan biçimlerde kullanılmasını kapsar.

Bent (b) markanın taklit edilmesini, yani izinsiz kullanım yoluyla markanın taklit edilmesini kapsar.

Bent (b) ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin kullanılmasını da kapsadığından, aynı olmayan ama benzer işaretler için de tecavüz davası açılabilir.

Bent (b) ile bent (c) arasındaki fark nedir?

Bent (b) doğrudan kullanım ve taklit fiilini düzenler.

Bent (c) taklit edilmiş ürünlerle yapılan ticari işlemleri düzenler ve fail için bilgi unsurunu arar.

Bent (c)'de fail taklidi bilmiyorsa ya da bilmesi gerekmiyorsa sorumluluk doğmaz; bilgi unsuru bu bentte aranır.

Bent (ç) ile bent (c) arasındaki fark nedir?

Bent (ç) lisans alanın kendi sözleşmesine aykırı davranışını düzenler.

Bent (c) lisans dışı kişilerin taklit ürünle yaptığı ticari işlemleri düzenler.

Bent (ç) kapsamında tecavüz, lisans alana karşı ileri sürülür; bent (c) kapsamındaki fail ise ürünü ticaret alanına çıkaran kişidir.

Madde 29 fıkra 1 ile madde 29 fıkra 2 arasındaki fark nedir?

Fıkra 1 tecavüz fiillerini sayar ve davanın dayanağını oluşturur.

Fıkra 2 davalının def'i olarak kullanım savunmasını ve bu savunmada süre hesabını düzenler.

Fıkra 2, davacının iddiasına karşı davalının ileri süreceği savunmayı belirler; savunma davalıya ait bir hak olarak kullanılır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tecavüz değerlendirmesinde markalar arasında karıştırılma ihtimali ve iltibas tehlikesi aranmakta; ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bu ölçüte göre değerlendirilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/1109 E., 2024/1293 K., 10.07.2024)
  • Benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmayan bir kullanımın marka hakkını ihlal etmediği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/1109 E., 2024/1293 K., 10.07.2024)
  • Tecavüz davalarında, davacının iddiasının davalının faaliyetine ilişkin somut ticari kullanım ile birlikte ele alınması gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/2200 E., 2025/161 K., 30.01.2025)
  • Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/702 E., 2022/214 K., 17.02.2022)
  • Marka sahibinin markasını internet üzerinde kullanan kişiye karşı, bu kullanımın madde 29 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/702 E., 2022/214 K., 17.02.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Tecavüz iddiasını ileri süren marka sahibi, markanın tescilli olduğunu ve davalının izinsiz kullanımını ispatla yükümlüdür; bu tescil kaydı ve kullanım delilleri ile gösterilir.
  • Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ve karıştırılma ihtimali, markaların görsel, işitsel ve anlamsal benzerliği ile ürün ve hizmetlerin ilişkisi değerlendirilerek ispat edilir.
  • Bent (c)'de failin bilgisi ya da bilmesi gerektiği durumu, davacı tarafından yazılı belgeler, yazışmalar ve ticari ilişkinin niteliği ile ispatlanır.
  • Kullanım savunmasını ileri süren davalı, marka sahibinin beş yıl boyunca kesintisiz kullanmadığını ispatla yükümlüdür; bu ispat, ticari kayıtlar ve piyasa araştırması gibi delillerle yapılır.
  • Davalı, marka sahibinin lisans sözleşmesinin kapsamına dair iddialarını sözleşme metni ile ispat eder; sözleşmenin sınırlarını aşan kullanımın varlığı davacı tarafça gösterilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

Sınai Mülkiyet Kanunu m.30 — Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler

6769 sayılı Kanun'un 30. maddesi, marka hakkına iktibas veya iltibas yoluyla tecavüzü, marka korumasını gösteren işaretin kaldırılmasını, marka hakkı üzerinde yetkisiz tasarrufta bulunmayı, tüzel kişi faaliyetinde işlenen suçlarda güvenlik tedbirini, cezaya hükmedilebilmesi için tescil şartını, soruşturma ve kovuşturmanın şikâyete bağlılığını ve tedarik zincirini bildirenlere ceza verilmemesini düzenler. Kişi bakımından madde, Türkiye'de tescilli bir markaya karşı fiil işleyen herkese uygulanır. Madde, marka hakkına tecavüzün hukuk davalarını (m.149 vd.), tazminat ve yoksun kalınan kazancın hesabını (m.150-151), ihtiyati tedbiri (m.159), tüketicilere karşı dava yasağını (m.153) ve zamanaşımını (m.157) düzenlemez; bunlar Kanun'un ilgili maddelerinde yer alır. Ayrıca marka tescilinin hükümsüzlüğü ve kullanmama nedeniyle iptali de bu maddenin konusu değildir.

Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?

İktibas
Başkasının markasının aynısını ya da markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanarak markaya tecavüz etmektir. Taklit kastı ya da bilgisi ayrıca aranır.
İltibas
Markanın birebir aynısı olmasa da ortalama bir tüketicinin iki işareti karıştırabileceği ölçüde benzer kullanılmasıdır. Karıştırılma ihtimali objektif ölçütle, ortalama zeka ve dikkate sahip tüketici baz alınarak belirlenir.
Tescilli marka
Türk Patent ve Marka Kurumu siciline kaydedilmiş markadır. Cezai koruma yalnızca Türkiye'de tescilli markalar için vardır; tescilsiz işaret bu maddenin cezai korumasından yararlanamaz.
Şikâyete bağlı suç
Soruşturma ve kovuşturmanın hak sahibinin şikâyetine bağlı olduğu suçtur. Şikâyet yapılmadıkça kamu davası açılamaz.
Tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenen suç
Suçun şirket, dernek gibi tüzel kişinin faaliyeti kapsamında işlenmesidir. Bu halde tüzel kişiye özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.
Marka korumasını belirten işaret
Markanın korunduğunu gösteren, ® gibi işarettir. Bu işaretin yetkisiz kaldırılması ayrı bir suç oluşturur.

Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler: hangi şartlar aranır?

  • Başkasına ait tescilli bir marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz edilmiş olmalıdır.
  • Fail, mal üretmiş, hizmet sunmuş, satışa arz etmiş ya da satmış, ithal veya ihraç etmiş, ticari amaçla satın almış, bulundurmuş, nakletmiş ya da depolamış olmalıdır (birinci fıkra).
  • Marka Türkiye'de tescilli olmalıdır; aksi halde cezaya hükmedilemez (beşinci fıkra).
  • Soruşturma ve kovuşturma için hak sahibinin şikâyeti bulunmalıdır (altıncı fıkra).
  • Marka koruması olduğunu belirten işaret, mal veya ambalaj üzerinden yetki olmadan kaldırılmış olmalıdır (ikinci fıkra için ayrı bir fiil).
  • Fail, yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devir, lisans veya rehin yoluyla tasarrufta bulunmuş olmalıdır (üçüncü fıkra).
  • Fail, taklit edilmiş malı satışa arz eden veya satan olarak, malı nereden temin ettiğini bildirmiş ve üreticilerin ortaya çıkarılmasını ile mallara elkonulmasını sağlamış olmalıdır ki ceza verilmesin (yedinci fıkra).
  • Suç bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmişse ayrıca bu suçlara özgü güvenlik tedbirine hükmedilir (dördüncü fıkra).

Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki fiili işleyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
  • Marka koruma işaretini yetkisiz kaldıran kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
  • Yetkisi olmadan marka hakkı üzerinde devir, lisans veya rehin yoluyla tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
  • Suç bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmişse, bu suçlara özgü güvenlik tedbirlerine ayrıca hükmolunur.
  • Marka Türkiye'de tescilli değilse bu suçlardan dolayı cezaya hükmedilemez.
  • Şikâyet yoksa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz; şikâyetten vazgeçilmesi halinde kovuşturma durur.
  • Yedinci fıkradaki koşullar gerçekleşirse, taklit malı satan kişi hakkında cezaya hükmolunmaz; bu hal, fiilin suç niteliğini ortadan kaldırmaz ama yaptırımı kaldırır.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, markayı iktibas veya iltibas yoluyla kullanarak mal üretme, satma, ithal etme gibi ticari fiilleri cezalandırır.

İkinci fıkra, marka koruma işaretinin mal veya ambalajdan yetkisiz kaldırılmasını konu alır.

Ceza alt sınırı aynı (bir yıl) olmakla birlikte adli para cezası miktarı birinci fıkrada yirmi bin, ikinci fıkrada beş bin güne kadardır.

Birinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra kullanım yoluyla tecavüzü cezalandırır.

Üçüncü fıkra, yetkisiz olarak marka hakkını devretme, lisans verme veya rehin verme gibi hukuki tasarrufları cezalandırır.

Üçüncü fıkrada hapis cezası iki ila dört yıl arasındadır; birinci fıkrada bir ila üç yıl arasındadır.

Yedinci fıkra uygulanan hal ile genel hal arasındaki fark nedir?

Taklit malı satan veya satışa arz eden kişi, malı nereden temin ettiğini bildirir ve üreticilerin ortaya çıkarılmasına ve mallara elkonulmasına yardımcı olursa yedinci fıkra uygulanır.

Bu koşulları yerine getirmeyen satıcı, birinci fıkra kapsamında cezalandırılır.

Yedinci fıkra koşulları gerçekleşirse hakkında cezaya hükmolunmaz.

Tescilli marka ile tescilsiz işaret arasındaki fark nedir?

Marka Türkiye'de tescilli ise cezai koruma uygulanabilir.

Marka tescilsiz ise bu maddeye dayanılarak cezaya hükmedilemez; haksız rekabet hükümleri gündeme gelir.

Tescil şartı eksikse ceza davası kurulamaz, hukuk davası ise açılabilir.

Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddenin birinci fıkrasını tescilsiz işaretlere uygulamak; cezai koruma tescil şartına bağlıdır.
  • Birinci ve üçüncü fıkradaki cezaları karıştırmak; üçüncü fıkrada hapis cezası iki yıldan dört yıla kadardır.
  • Yedinci fıkrayı her satıcı için uygulamak; koşulların hepsi (temin kaynağının bildirilmesi ve üreticilerin ortaya çıkarılması ile elkoyma) gerçekleşmelidir.
  • Şikâyet olmadan soruşturma yürütmek; bu suçlar şikâyete bağlıdır.
  • Adli para cezasının üst sınırını hapis cezasıyla karıştırmak; birinci fıkrada yirmi bin gün, ikinci ve üçüncü fıkralarda beş bin gündür.
  • Ceza miktarını kanun metnindeki taban değerleri güncel sınır sanmak; adli para cezası gün sayısı kanunda sabit olarak belirtilmiştir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Marka hakkına tecavüz suçunda iktibas veya iltibasın varlığı, ortalama zeka ve dikkate sahip tüketici ölçütüyle objektif olarak değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/858 E., 2026/202 K., 11.02.2026)
  • Ceza mahkemeleri, birinci fıkradaki fiilin oluşması için markanın fiili bir ürün veya hizmetle ilişkilendirilmesini ve ticari amaç taşımasını aramaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/858 E., 2026/202 K., 11.02.2026)
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 30. maddenin birinci fıkrası kapsamındaki eylemlerin marka hakkına tecavüz suçunu oluşturup oluşturmadığını değerlendirirken fiilin tecavüz niteliğini somut olay bakımından incelemektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2024/233 E., 2025/307 K., 02.07.2025; Ceza Genel Kurulu, 2020/167 E., 2020/444 K., 05.11.2020; Ceza Genel Kurulu, 2017/67 E., 2020/253 K., 02.06.2020)
  • Ceza Genel Kurulu kararlarında, 30. maddenin şikâyete bağlılığı ve tescil şartı, soruşturma ve kovuşturmanın başlangıcında dikkate alınmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2018/614 E., 2021/269 K., 10.06.2021; Ceza Genel Kurulu, 2018/615 E., 2021/270 K., 10.06.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Asıl talebi ileri süren hak sahibi, markanın Türkiye'de tescilli olduğunu tescil belgesi veya marka siciline ilişkin kayıtla ispatlar.
  • Hak sahibi, fiilin iktibas veya iltibas niteliğini ispatlar; karıştırılma ihtimali ortalama tüketici ölçütüyle ürün görüntüleri, satış kayıtları ve ambalaj karşılaştırmasıyla gösterilir.
  • Fail, yedinci fıkraya dayanarak malın nereden temin edildiğini bildirdiğini ve üreticilerin ortaya çıktığını ispat etmek zorundadır; bu koşul gerçekleşmediğinde ceza verilir.
  • Yetkisiz tasarruf (üçüncü fıkra) iddiasında hak sahibi, failin devir, lisans veya rehin sözleşmesi yaptığını yazılı belgelerle ispatlar.
  • Şikâyetin varlığı ve süresi, kovuşturmanın başlaması için ilk aşamada ispat edilmelidir; şikâyet yoksa kamu davası açılamaz.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6769 sayılı Kanun m.29: Marka hakkına tecavüz fiillerini sayar. Bu madde kendi içinde tecavüz kavramını tanımlar; ceza maddesi bu tanımdan hareket eder.
  • 6769 sayılı Kanun m.149: Aynı fiillere karşı hak sahibinin açabileceği hukuk davalarını gösterir; ceza yanında hukuk yolu da açıktır.
  • 6769 sayılı Kanun m.153: Tecavüz eden tarafından piyasaya sürülmüş ürünleri kişisel ihtiyaç ölçüsünde bulunduran tüketicilere karşı dava açılamayacağını düzenler; cezai sorumlulukta da bu ayrım gözetilir.
  • 6769 sayılı Kanun m.163: Bu maddedeki suçlara konu eşyanın hızlı imha prosedürüne tabi tutulabileceğini belirtir.
  • 6769 sayılı Kanun m.156: Fikri ve sınai haklar ceza mahkemesinin görevini ve yetkisini düzenler; bu maddedeki suçların hangi mahkemede görüleceğini belirler.
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu: Adli para cezası, güvenlik tedbirleri ve soruşturma ve kovuşturmanın şikâyete bağlılığı gibi genel ceza hukuku kavramları bu kanunun genel hükümlerine tabidir.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.31 — Garanti markası ve ortak marka

6769 sayılı Kanun'un 31. maddesi garanti markasının tanımını ve bu markanın kullanım yasağını, ortak markanın tanımını ile işlevini düzenler. Madde, marka sahibinin kontrolü altındaki birçok işletmenin garanti markasını kullanabilmesi ve ortak markanın üretim, ticaret veya hizmet işletmelerinden oluşan grup tarafından ortak kullanılması esaslarını belirler. Hükümler marka sahibi ile garanti markasını kullanan işletmeler ve ortak markayı kullanan grup üyeleri bakımından uygulanır. Madde garanti markasının tescil başvurusunda teknik şartname, ortak markanın devri, lisansı, koruma süresi ve iptali gibi konuları düzenlemez; bunlar 6769 sayılı Kanun'un 32. maddesinde (teknik şartname ve ortak marka tescili), 148. maddesinde (devir, rehin, lisans ve kayıt işlemleri) ve 6. maddesinde (nispi red nedenleri) yer alır.

Garanti markası ve ortak marka: hangi kavramlar bilinmeli?

Garanti markası
Marka sahibinin kontrolü altında birçok işletme tarafından kullanılan, bu işletmelerin ortak özelliklerini, üretim usullerini, coğrafi menşeini ve kalitesini garanti etmeye yarayan işarettir. Amacı ticari kaynak göstermek değil, mal veya hizmetin belirli niteliğini güvence altına almaktır.
Ortak marka
Üretim, ticaret veya hizmet işletmelerinden oluşan bir grubun mal veya hizmetlerini grup dışındaki işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmek için grup üyelerince birlikte kullanılan işarettir. Grubu oluşturan kişilerin ortak kullanımına dayanır.
Marka sahibinin kontrolü
Garanti markasının hangi işletmeler tarafından, hangi koşullarla kullanılacağını belirleyen ve bu kullanımı denetleyen marka sahibinin yetkisidir. Garanti markasında kullanım hakkı bu kontrol çerçevesinde verilir.
İktisaden bağlı işletme
Marka sahibiyle ekonomik bütünlük oluşturan, onunla iktisadi bağı bulunan işletmedir. Bu işletmeler de garanti markasını kendi mal ya da hizmetlerinde kullanamaz.

Garanti markası ve ortak marka: hangi şartlar aranır?

  • Garanti markasının söz konusu olabilmesi için işaretin marka sahibinin kontrolü altında birçok işletme tarafından kullanılması gerekir.
  • Garanti markasında işaretin, işletmelerin ortak özelliklerini, üretim usullerini, coğrafi menşeini veya kalitesini garanti etmeye yaramakta olması gerekir.
  • Garanti markasının marka sahibinin veya ona iktisaden bağlı işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılmaması gerekir.
  • Ortak markanın söz konusu olabilmesi için kullanıcının üretim, ticaret veya hizmet işletmelerinden oluşan bir grup olması gerekir.
  • Ortak markanın gruptaki işletmelerin mal veya hizmetlerini grup dışı işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yaraması gerekir.

Garanti markası ve ortak marka: hangi sonuçları doğurur?

  • Garanti markasının marka sahibinin veya ona iktisaden bağlı işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılması yasaktır.
  • Marka sahibinin kontrolü altındaki birçok işletme garanti markasını, teknik şartnamede gösterilen koşulları taşıyarak kullanabilir.
  • Ortak marka, grup üyelerinin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerinkinden ayırt eder.
  • Ortak markanın grup dışındaki işletmeler tarafından kullanılması, ortak markanın grup üyelerine özgü ayırt edici işlevine uymaz ve bu yönde kullanım, markanın korunmasını ve geçerliliğini zedeler.
  • Garanti markasında marka sahibinin kontrolü ve denetimi kullanımın amacına bağlıdır; bu denetim eksikse marka iptal edilebilir (teknik şartname ile ilgili düzenleme 32. maddede yer alır).

Garanti markası ile ferdi marka arasındaki fark nedir?

Garanti markasında marka sahibi kendi mal ve hizmetlerinde işareti kullanamaz; işaret birçok bağımsız işletmenin kullanımına açıktır ve amacı niteliği güvence altına almaktır.

Ferdi markada marka, gerçek veya tüzel kişi tarafından münferiden ve bağımsız olarak kullanılır ve ticari kaynak gösterir.

Garanti markası sahibi kendi mal veya hizmetlerinde bu işareti kullanamaz; ferdi markada ise sahibinin kendi mallarında kullanımı esastır.

Garanti markası ile ortak marka arasındaki fark nedir?

Garanti markasında işaret, marka sahibinin kontrolü altındaki işletmeler tarafından kullanılır ve ortak özelliği garanti eder; marka sahibi kullanıcı değildir.

Ortak markada işaret, üretim, ticaret ya da hizmet işletmelerinden oluşan grubun üyeleri tarafından ortak kullanılır ve grup mallarını ayırt eder.

Garanti markasında marka sahibi kullanım yasağına tabidir; ortak markada grup üyeleri işareti kullanır. Garanti markası lisansa konu olamaz; ortak markada lisans ise sicile kayıtla geçerlidir.

Marka sahibinin kendi mallarında kullanımı ile kontrol altındaki işletmelerin kullanımı arasındaki fark nedir?

Marka sahibinin veya ona iktisaden bağlı işletmenin kendi mal ve hizmetlerinde garanti markasını kullanması, 31. maddenin ikinci fıkrasına göre yasaktır.

Marka sahibinin kontrolü altında bulunan bağımsız işletmelerin, teknik şartnamedeki koşullara uyarak garanti markasını kullanması kanunda öngörülen kullanım biçimidir.

Yasak kapsamında kalan kullanım hükümsüzlüğe yol açar; kontrol altındaki işletmelerin kullanımı ise meşrudur.

Garanti markası ve ortak marka: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Garanti markasını ferdi marka gibi değerlendirip marka sahibinin kendi mallarında kullanabileceğini varsaymak; 31. maddenin ikinci fıkrası bu kullanımı açıkça yasaklar.
  • Ortak markayı garanti markasıyla karıştırmak ve ortak markada marka sahibinin kullanım yasağı varmış gibi hesap yapmak; ortak markada grup üyeleri işareti kullanır.
  • Garanti markasının işaret sahibinin kendi işletmesinin özelliklerini ayırt etmek için kullanıldığını kabul etmek; garanti markasının işlevi ortak özellikleri ve kaliteyi güvence altına almaktır, ayırt edici kaynak göstermek değildir.
  • Ortak markanın grup dışı işletmeler tarafından kullanılabileceğini düşünmek; ortak marka grubun ortak işaretidir ve üyelik dışındaki kullanım bu niteliği bozar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Ortak markanın ve garanti markasının kullanım alanı, madde metnindeki tanımlara bakılarak belirlenir; ilgili kararlarda bu markaların tanımı 31. maddenin birinci ve dördüncü fıkraları üzerinden yapılmaktadır. (İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/431 E., 2025/102 K., 13.05.2025)
  • Ortak ve garanti markalarda kullanım hakkının kapsamının belirlenmesinde tarafların aralarında yaptıkları protokoller ve sözleşmeler delil olarak incelenmektedir. (İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2018/68 E., 2020/306 K., 08.10.2020)
  • Garanti markasının marka sahibi tarafından kendi mal ve hizmetlerinde kullanılmasının hukuki sonucunun değerlendirilmesinde 31. maddenin ikinci fıkrası esas alınmaktadır. (Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2024/125 E., 2024/277 K., 07.06.2024; Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2024/113 E., 2024/212 K., 15.05.2024)
  • Garanti markası tanımının ve ikinci fıkra yasağının gerekçelerinin açıklanmasında, 31. maddenin birinci ve ikinci fıkralarına dayanılmaktadır. (Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2019/108 E., 2021/302 K., 14.07.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Garanti markasının marka sahibinin kontrolü altında birçok işletme tarafından kullanıldığını iddia eden taraf, bu kontrolün varlığını ve kullanıcı işletmelerin sayısını tescil belgesi, teknik şartname ve kullanım sözleşmeleriyle ispatlamakla yükümlüdür.
  • Ortak markanın grubu oluşturan işletmelerden meydana geldiğini ileri süren taraf, grup yapısını ve üyelik ilişkisini sicil kayıtları, ortaklık belgeleri ve grup sözleşmesiyle ispatlamalıdır.
  • Marka sahibinin veya iktisaden bağlı işletmenin garanti markasını kendi mal veya hizmetlerinde kullandığını ileri süren taraf, bu kullanımı ürün etiketi, fatura, reklam ve ticari belgelerle ispat yükü altındadır.
  • Karşı taraf, kullanımın 31. maddenin ikinci fıkrasındaki yasak kapsamında olmadığını veya kullanıcının kontrol altındaki bağımsız bir işletme olduğunu iddia ederse, bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6769 sayılı Kanun m.32: Garanti ve ortak markanın tescili için teknik şartnamenin eklenmesi, teknik şartnamenin değiştirilmesi ve aykırı kullanımın sonucunda markanın iptali gibi usul ve şartları düzenler; 31. maddenin uygulanabilirliğinin ön koşuludur.
  • 6769 sayılı Kanun m.5: Mutlak red nedenlerini düzenler; garanti veya ortak markanın da ayırt edicilik ve halkı yanıltıcı olmama koşullarına tabi olduğunu belirler.
  • 6769 sayılı Kanun m.6: Nispi red nedenlerini düzenler; garanti ve ortak markalara özgü koruma süresi sonrası başvuru kuralları burada yer alır.
  • 6769 sayılı Kanun m.148: Garanti markası ve ortak markanın devri, rehni, haczi ve lisansına ilişkin kayıt ve geçerlilik kurallarını düzenler; 31. maddede düzenlenmeyen işlemleri tamamlar.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.32 — Garanti markası veya ortak marka teknik şartnamesi

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 32. maddesi, garanti markası ve ortak markanın tescilinde zorunlu olan teknik şartnameyi, bu şartnamenin içeriğini, değişikliklerin onayını, şartnamedeki eksikliğin giderilmesini ve aykırı kullanım nedeniyle iptali düzenler. Madde, markanın kullanımını denetleyen ve birden çok işletmenin ortak kullanımına açık olan işaretlere uygulanır; tek bir işletmenin münhasır kullandığı ferdi markalar bakımından uygulanmaz. Maddeler, teknik şartnamenin ayrıntılı usul ve esaslarını yönetmeliğe bırakır. Madde, garanti markası ve ortak markanın lisans verilmesini, devrini veya ortak marka hakkından vazgeçme işlemlerinin tescil usulünü düzenlemez (m.31, m.148 SMK kapsamındaki hükümler). Tescil başvurusunun mutlak ve nispi red nedenleri (m.5, m.6), itiraz usulü (m.18, m.19) ve markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü (m.9, m.26) ayrı maddelerde yer alır.

Garanti markası veya ortak marka teknik şartnamesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Garanti markası
Marka sahibinin kontrolü altında birçok işletmenin kullandığı, bu işletmelerin ortak özelliklerini, üretim usullerini, coğrafi menşeini veya kalitesini garanti eden işarettir. Marka sahibi kendi mal ve hizmetlerinde bu markayı kullanamaz.
Ortak marka
Üretim, ticaret veya hizmet işletmelerinden oluşan bir grubun, grup üyelerinin mal ve hizmetlerini diğer işletmelerinkinden ayırt etmek için ortaklaşa kullandığı işarettir.
Teknik şartname
Garanti veya ortak markanın kullanılmasına ilişkin usul ve esasları gösteren, tescil başvurusuyla birlikte sunulması zorunlu belgedir. Kanunda belirtilen zorunlu içeriği taşımak zorundadır.
Teknik şartnameye aykırı kullanım
Markanın, teknik şartnamede belirlenen kullanım usul, koşul ve sınırlarına uymayarak kullanılmasıdır. Madde, bu aykırılığın devamlılık arz eden biçimde olmasını ve düzeltilmemesini iptal sebebi olarak düzenler.
Ortak marka hakkından vazgeçme
Ortak markanın tescilli hakkının sona erdirilmesine yönelik irade beyanıdır. Gruba dâhil işletmelerin tümünün birlikte hareket etmesi gerekir.

Garanti markası veya ortak marka teknik şartnamesi: hangi şartlar aranır?

  • Garanti markası veya ortak markanın tescili için başvuruyla birlikte markanın kullanımına ilişkin usul ve esasları gösteren teknik şartnamenin sunulması zorunludur.
  • Garanti markası teknik şartnamesi; garanti edilen mal veya hizmetlerin ortak özelliklerini, markanın kullanım usullerini, kullanım hakkı verildikten sonra denetimin nasıl ve hangi sıklıkta yapılacağını ve aykırı kullanım müeyyidelerini belirlemelidir.
  • Ortak marka teknik şartnamesi; ortak markayı kullanmaya yetkili işletmeleri, topluluğa üyelik şartlarını, kullanım şartlarını ve varsa müeyyideleri belirlemelidir.
  • Ortak markanın tescili ve ortak marka hakkından vazgeçme için gruba dâhil işletmelerin tümü birlikte hareket etmelidir.
  • Teknik şartnamede yapılacak değişikliklerin Kurum tarafından onaylanması gerekir; onaysız değişiklik uygulanamaz.
  • Teknik şartname, ikinci ve üçüncü fıkrada belirtilen şartları içermiyorsa ya da kamu düzenine veya genel ahlaka aykırıysa, Kurum gerekli değişiklikleri marka sahibine bildirmelidir.
  • Marka sahibi, bildirim tarihinden itibaren altı ay içinde gerekli değişiklikleri yapmamalı ve teknik şartnameyi düzeltmemelidir; aksi halde tescil talebi reddedilir.
  • Marka sahibinin, markanın devamlılık arz eden biçimde teknik şartnameye aykırı kullanılmasını engellemek için gerekli önlemleri alması gerekir; ilgili kişilerin, Cumhuriyet savcısının veya ilgili kamu kurum ve kuruluşunun başvurusu üzerine tanınan süre içinde aykırılık düzeltilmemişse markanın iptaline karar verilir.

Garanti markası veya ortak marka teknik şartnamesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Teknik şartname eksiksiz sunulmadan tescil başvurusu işleme konulmaz; eksik şartname başvurunun eksikliğidir.
  • Teknik şartnamenin kanunda öngörülen içeriğe sahip olmaması ya da kamu düzenine veya genel ahlaka aykırılık, Kurumun değişiklik bildirmesini doğurur.
  • Marka sahibi altı ay içinde değişikliği yapmazsa garanti veya ortak markanın tescil talebi reddedilir.
  • Kurum onayı olmadan şartnamede yapılan değişiklik uygulanamaz ve hüküm doğurmaz.
  • Marka sahibi devamlılık arz eden aykırı kullanımı engelleyecek önlemleri almazsa ve aykırılık süre içinde düzeltilmezse markanın iptaline karar verilir.
  • Aykırı kullanım devamlı değilse ya da düzeltilmişse iptal sebebi oluşmaz.
  • Madde emredici niteliktedir; teknik şartnamenin sunulmasına ilişkin zorunluluk tarafların sözleşmesiyle değiştirilemez.

Garanti markası ile ortak marka arasındaki fark nedir?

Garanti markasında marka sahibi bir kontrol merciidir; kullanıcı işletmeler teknik şartnameye uyan herkes olabilir ve marka sahibi kendi mal ve hizmetlerinde bu markayı kullanamaz.

Ortak markada kullanıcılar belirli bir işletme grubudur; grup üyeliği şartları teknik şartnamede belirlenir ve grup üyeleri markayı ortaklaşa kullanır.

Teknik şartnamenin içeriği iki markada farklı kurgulanır. Garanti markasında üyelik değil denetim ve müeyyide, ortak markada ise üyelik şartları ön plandadır. Ortak markada tescil ve vazgeçme için gruptaki tüm işletmelerin birlikte hareket etmesi gerekir.

Teknik şartnamenin ilk sunumu ile sonradan yapılan değişiklik arasındaki fark nedir?

Teknik şartnamenin ilk hali tescil başvurusuyla birlikte sunulur ve eksiksiz olması gerekir.

Sonradan yapılan değişiklik, Kurum tarafından onaylanmadıkça uygulanamaz.

Onaysız değişiklik hukuken hüküm doğurmaz; şartnamede değişiklik yapılması istenirse Kurum onayı şarttır.

Şartnamenin eksikliği (tescil aşaması) ile aykırı kullanım (tescil sonrası) arasındaki fark nedir?

Şartnamenin şartlara uymaması ya da kamu düzenine veya genel ahlaka aykırılık, tescil başvurusu aşamasında Kurumca tespit edilir.

Teknik şartnameye aykırı kullanım, tescil sonrasında devamlılık arz eden biçimde gerçekleşir ve marka sahibinin önlem almaması hâlinde iptal sebebi olur.

Başvuru aşamasında eksiklik giderilmezse tescil talebi reddedilir (altı ay süre). Tescil sonrası aykırılık düzeltilmezse markanın iptali kararı verilir.

Ortak markada tek işletmenin ile grubun tümünün işlemi arasındaki fark nedir?

Gruba dâhil bir işletme tek başına dava açmaya yetkilidir.

Ortak markanın tescili ve ortak marka hakkından vazgeçme için grubun tüm işletmeleri birlikte hareket eder.

Dava hakkı bireysel kullanılabilir, ancak tescil ve vazgeçme işlemleri ortak iradeye bağlıdır.

Garanti markası veya ortak marka teknik şartnamesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Garanti markası teknik şartnamesi ile ortak marka teknik şartnamesinin zorunlu içeriğini karıştırmak; garanti markasında denetim sıklığı, ortak markada üyelik şartları aranmalıdır.
  • Teknik şartnamenin tescil başvurusunda sonradan tamamlanabileceğini varsaymak; şartname başvuruyla birlikte sunulmalıdır, sonradan tamamlama altı aylık düzeltme süresine bağlanmıştır.
  • Altı aylık süreyi Kurum bildirimi tarihi yerine başvuru tarihinden saymak; süre bildirim tarihinden başlar.
  • Kurum onayını aramadan şartnamedeki değişikliğin hüküm doğurduğunu kabul etmek; onaysız değişiklik uygulanamaz.
  • Ortak markada tescil ve vazgeçme için tek bir işletmenin iradesinin yeterli olduğunu kabul etmek; grubun tüm işletmeleri birlikte hareket etmelidir.
  • Aykırı kullanımın iptal sonucu doğurması için tek bir ihlalin yeterli olduğunu varsaymak; ihlalin devamlılık arz etmesi ve düzeltilmemesi aranır.
  • Marka sahibinin bu aykırılığa katılmadığı hâlde sorumlu tutulabileceğini düşünmek; madde marka sahibinin önlem almama durumuna bağlar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Ortak marka tescili için teknik şartnamenin ortak marka hükümlerine göre düzenlenmiş olması aranmakta ve bu şartın ortak markanın tescil dayanağı olarak kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2023/338 E., 2023/705 K., 18.04.2023)
  • Ortak markanın hukuki dayanağı SMK m.31 ve m.32 birlikte okunarak belirlenmekte; ortak marka kavramı ve tescil koşulları bu iki maddeye dayanılarak değerlendirilmektedir. (İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/431 E., 2025/102 K., 13.05.2025)
  • Bilirkişi raporlarında teknik şartnamenin 32. madde kapsamında değerlendirilmesi ve ilk rapora yapılan itirazların incelenmesi gerektiği yönünde değerlendirmeler yapılmıştır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1553 E., 2026/9 K., 20.01.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • Teknik şartnamenin tescil başvurusu ile birlikte sunulduğunu ispat yükü başvuru sahibindedir; belge Kurum başvuru dosyasında bulunmalıdır.
  • Teknik şartnamenin içeriğinin kanunda öngörülen unsurları taşıdığını ispat yükü başvuru sahibindedir; uyumsuzluk Kurum tarafından resen tespit edilebilir.
  • Teknik şartnamede yapılan değişikliğin Kurum onayını aldığı, onay yazısıyla ispat edilir; onay yoksa değişiklik uygulanamaz.
  • Aykırı kullanımın devamlılık arz ettiğini ve düzeltilmediğini iddia eden taraf, kullanım kayıtları, denetim tutanakları veya tanık beyanlarıyla bu durumu ispatlamalıdır.
  • Marka sahibinin gerekli önlemleri almadığını iddia eden taraf, marka sahibinin denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini belgeyle ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

Süreler

SüreMaddeHüküm
iki yılm.22Ancak tescil tarihinden itibaren iki yıl geçmiş olması hâlinde, markanın tescil durumu tamamlanmayan aşamadan etkilenmez.
on yıldırm.23(1) Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır.
altı aym.23(2) Yenileme talebinin marka sahibi tarafından koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılması ve aynı süre içinde yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması gerekir.
altı aylıkm.23Bu süre içinde talebin yapılmaması veya yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde, yenileme talebi, koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde ek ücretin ödenmesi şartıyla da…
beş yılm.25(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük…
beş yıllıkm.25Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.
beş yıldırm.25Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine…
beş yıllıkm.26(4) Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri…
üç aym.26İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz.
bir aym.26Marka sahibi bir ay içinde talebe ilişkin delillerini ve cevaplarını Kuruma sunar.
bir aylıkm.26Söz konusu bir aylık süre içinde talep edilmesi hâlinde Kurum bir aya kadar ek süre verir.
bir ayam.26Söz konusu bir aylık süre içinde talep edilmesi hâlinde Kurum bir aya kadar ek süre verir.
beş yıllıkm.29Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.
bir yıldanm.30(1) Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan…
üç yılam.30(1) Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan…
iki yıldanm.30(3) Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
dört yılam.30(3) Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
altı aym.32Marka sahibinin bildirim tarihinden itibaren altı ay içinde gerekli değişiklikleri yapmaması ve teknik şartnameyi düzeltmemesi hâlinde garanti markası veya ortak markanın tescil talebi reddedilir.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

58 karar
  1. Ceza Genel Kurulu, 2024/233 E., 2025/307 K., 02.07.2025
    İlgili madde: m.30
  2. Ceza Genel Kurulu, 2018/614 E., 2021/269 K., 10.06.2021
    İlgili madde: m.30
  3. Ceza Genel Kurulu, 2018/615 E., 2021/270 K., 10.06.2021
    İlgili madde: m.30
  4. Ceza Genel Kurulu, 2020/167 E., 2020/444 K., 05.11.2020
    İlgili madde: m.30
  5. Ceza Genel Kurulu, 2017/67 E., 2020/253 K., 02.06.2020
    İlgili madde: m.30
  6. 11. Hukuk Dairesi, 2022/7000 E., 2024/3165 K., 24.04.2024
    İlgili madde: m.32
  7. 11. Hukuk Dairesi, 2022/1949 E., 2023/5688 K., 09.10.2023
    İlgili madde: m.28
  8. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2026/908 E., 2026/1105 K., 21.05.2026
    İlgili madde: m.27
  9. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/487 E., 2026/778 K., 17.04.2026
    İlgili madde: m.27
  10. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/155 E., 2026/453 K., 12.03.2026
    İlgili madde: m.26, m.27
Diğer 48 karar
  1. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/850 E., 2026/206 K., 03.03.2026
    İlgili madde: m.22
  2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/1435 E., 2026/368 K., 27.02.2026
    İlgili madde: m.26
  3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/858 E., 2026/202 K., 11.02.2026
    İlgili madde: m.30
  4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1699 E., 2026/142 K., 02.02.2026
    İlgili madde: m.27
  5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1624 E., 2026/19 K., 20.01.2026
    İlgili madde: m.27
  6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1553 E., 2026/9 K., 20.01.2026
    İlgili madde: m.32
  7. İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 2025/237 E., 2026/5 K., 08.01.2026
    İlgili madde: m.22
  8. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/1715 E., 2025/2240 K., 26.11.2025
    İlgili madde: m.22
  9. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/520 E., 2025/1333 K., 16.10.2025
    İlgili madde: m.26
  10. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2025/868 E., 2025/1025 K., 10.07.2025
    İlgili madde: m.23
  11. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/947 E., 2025/1401 K., 07.07.2025
    İlgili madde: m.22
  12. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2023/1683 E., 2025/818 K., 18.06.2025
    İlgili madde: m.25
  13. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/130 E., 2025/754 K., 15.05.2025
    İlgili madde: m.26
  14. İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/431 E., 2025/102 K., 13.05.2025
    İlgili madde: m.31, m.32
  15. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/315 E., 2025/614 K., 26.03.2025
    İlgili madde: m.27
  16. İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2025/49 E., 2025/67 K., 17.03.2025
    İlgili madde: m.22
  17. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2022/1561 E., 2025/394 K., 27.02.2025
    İlgili madde: m.24
  18. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/2200 E., 2025/161 K., 30.01.2025
    İlgili madde: m.29
  19. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2022/1380 E., 2025/141 K., 17.01.2025
    İlgili madde: m.25
  20. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/1109 E., 2024/1293 K., 10.07.2024
    İlgili madde: m.29
  21. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/1958 E., 2024/1208 K., 13.06.2024
    İlgili madde: m.28
  22. Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/235 E., 2024/286 K., 11.06.2024
    İlgili madde: m.28
  23. Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2024/125 E., 2024/277 K., 07.06.2024
    İlgili madde: m.31
  24. Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2024/113 E., 2024/212 K., 15.05.2024
    İlgili madde: m.31
  25. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/1211 E., 2024/811 K., 02.05.2024
    İlgili madde: m.25
  26. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/1786 E., 2023/1725 K., 22.12.2023
    İlgili madde: m.26
  27. İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2023/65 E., 2023/202 K., 18.12.2023
    İlgili madde: m.22
  28. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1551 E., 2023/1462 K., 23.11.2023
    İlgili madde: m.24
  29. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2023/338 E., 2023/705 K., 18.04.2023
    İlgili madde: m.32
  30. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2021/779 E., 2023/441 K., 10.03.2023
    İlgili madde: m.24
  31. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2021/976 E., 2023/415 K., 08.03.2023
    İlgili madde: m.24
  32. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2022/2514 E., 2023/160 K., 13.02.2023
    İlgili madde: m.24
  33. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/79 E., 2022/1679 K., 30.12.2022
    İlgili madde: m.25
  34. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2020/1885 E., 2022/1896 K., 09.11.2022
    İlgili madde: m.24
  35. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2020/1231 E., 2022/1496 K., 22.09.2022
    İlgili madde: m.26
  36. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/963 E., 2022/696 K., 21.04.2022
    İlgili madde: m.23
  37. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/702 E., 2022/214 K., 17.02.2022
    İlgili madde: m.29
  38. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/256 E., 2022/214 K., 16.02.2022
    İlgili madde: m.23
  39. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2019/1668 E., 2022/166 K., 03.02.2022
    İlgili madde: m.25
  40. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/138 E., 2022/140 K., 02.02.2022
    İlgili madde: m.23
  41. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/135 E., 2022/130 K., 02.02.2022
    İlgili madde: m.23
  42. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/1399 E., 2021/1197 K., 07.10.2021
    İlgili madde: m.25, m.29
  43. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/813 E., 2021/1057 K., 15.09.2021
    İlgili madde: m.29
  44. Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2019/108 E., 2021/302 K., 14.07.2021
    İlgili madde: m.31
  45. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2021/520 E., 2021/696 K., 17.06.2021
    İlgili madde: m.29
  46. Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2020/343 E., 2021/67 K., 08.02.2021
    İlgili madde: m.28
  47. İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2018/68 E., 2020/306 K., 08.10.2020
    İlgili madde: m.31
  48. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2017/4549 E., 2018/2510 K., 22.11.2018
    İlgili madde: m.23, m.28

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 3. Tacir Olmanın Hükümleri, Ticaret Unvanı, Marka bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış