TTK › Ticaret şirketleri › Genel hükümler
İnceleme hakkı ve malvarlığında değişiklikler, kesinleşmeye ilişkin hükümler
Kısaca
TTK m.149, birleşmeye katılan şirketlerin birleşme belgelerini ortaklara ve diğer ilgililere inceleme için sunma yükümlülüğünü, belgelerin suret ve basılı şekillerinin verilmesini, inceleme hakkına ilişkin ilanı ve küçük ve orta ölçekli şirketlerde inceleme hakkından vazgeçmeyi düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.149–154 hükümlerini kapsar.
TTK m.149 — İnceleme hakkı
TTK m.149, birleşmeye katılan şirketlerin birleşme belgelerini ortaklara ve diğer ilgililere inceleme için sunma yükümlülüğünü, belgelerin suret ve basılı şekillerinin verilmesini, inceleme hakkına ilişkin ilanı ve küçük ve orta ölçekli şirketlerde inceleme hakkından vazgeçmeyi düzenler. Hüküm birleşmeye katılan sermaye şirketlerine ve bu şirketlerin ortaklarına, intifa senedi sahiplerine, ihraç edilmiş menkul kıymet hamillerine, menfaati bulunan kişilere ve diğer ilgililere uygulanır. Birleşme sözleşmesinin hazırlanması, birleşme raporunun içeriği, genel kurul kararının alınma usulü ve birleşmenin iptali düzenlemez (m.147, m.150, m.151 ve m.154 ile ilgili bölümler). Birleşme belgelerine ilişkin bilgi alma ve inceleme hakkının genel kurul dışında kullanılması, pay sahibinin dava yoluyla bilgi talep etmesi ve özel denetçi atanması da bu maddede düzenlenmez (TTK m.437 ve m.438 ile ilgili bölümler).
İnceleme hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?
- İnceleme hakkı
- Birleşme belgelerinin ilgililer tarafından merkezde ya da halka açık anonim şirketlerde SPK'nın belirleyeceği yerlerde incelenmesini ifade eder. Hakkın kullanımı belgelerin tevdi edildiği yerlerle sınırlıdır ve hakkın kapsamı belgelerin kendisi ile belirlenir.
- Birleşme belgeleri
- Birleşme sözleşmesi, birleşme raporu ve son üç yılın yılsonu finansal tabloları ile yıllık faaliyet raporlarıdır; gerektiğinde ara bilanço da bu kapsama girer. Tür değiştirme planı bu fıkrada sayılmadığı için bu fıkra kapsamında değildir.
- Küçük ve orta ölçekli şirket
- Maddede tanımlanmayan, TTK m.1523 anlamında ölçütlere bağlı şirketlerdir. İnceleme hakkından vazgeçme imkânı yalnız bu şirketler için tanınmıştır.
- Tevdi
- Birleşme belgelerinin ilgililerin incelemesine açılmak üzere belirtilen yerlere bırakılmasıdır. İlanın yapılma zamanı tevdiye bağlanmıştır.
İnceleme hakkı: hangi şartlar aranır?
- Birleşmeye katılan her şirketin, genel kurul kararından önceki otuz gün içinde birleşme belgelerini merkezinde ve halka açık anonim şirketlerde SPK'nın öngördüğü yerlerde incelemeye sunması gerekir.
- Belgelerin incelemeye sunulması ile birlikte halka açık sermaye şirketleri belgeleri internet sitelerinde de yayımlamalıdır.
- Ortaklar ile birinci fıkrada sayılan diğer ilgililerin talebi bulunmalıdır; talep üzerine belgelerin suretleri ve varsa basılı şekilleri verilmelidir.
- Suret ve basılı şekil verilmesinde herhangi bir bedel veya gider istenemez.
- Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ve internet sitelerine konulan ilanda inceleme yapma hakkına işaret edilmelidir.
- Belgelerin nereye tevdi edildiği ve nerelerde incelemeye hazır tutulduğu, tevdiden en az üç iş günü önce ilan edilmelidir.
- Küçük ve orta ölçekli şirketlerde inceleme hakkından vazgeçme için tüm ortakların onayı bulunmalıdır; onay alınmadan vazgeçme geçerli olmaz.
İnceleme hakkı: hangi sonuçları doğurur?
- Birleşmeye katılan şirket belgeleri otuz gün içinde incelemeye sunmazsa yükümlülüğe aykırı davranmış olur; bu aykırılığın genel kurul kararının geçerliliğine etkisi bu maddeden doğrudan çıkmaz.
- Ortaklar ve birinci fıkrada sayılan ilgililer belgelerin suretlerini ve varsa basılı şekillerini isteyebilir; şirket bu talep karşılığında herhangi bir bedel ya da gider isteyemez.
- Tevdi yerleri ve inceleme yerleri, tevdiden en az üç iş günü önce Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, şirket sözleşmesinde öngörülen gazeteler ve sermaye şirketlerinde internet sitesinde ilan edilmelidir.
- Halka açık anonim şirketlerde belgeler SPK'nın öngördüğü yerlerde ve internet sitesinde de yayımlanır.
- Küçük ve orta ölçekli şirketlerde tüm ortakların onayı varsa inceleme hakkından vazgeçilebilir; onay olmazsa inceleme yükümlülüğü devam eder.
- Birinci fıkrada sayılmayan kişilerin (örneğin ortaklık sıfatı taşımayan ve menfaati bulunmayan üçüncü kişilerin) bu madde uyarınca inceleme hakkı yoktur.
Merkez ile halka açık anonim şirket arasındaki fark nedir?
Birleşmeye katılan şirketin merkezi, belgelerin inceleme için bulundurulacağı asgari yerdir.
Halka açık anonim şirket, belgeleri merkezine ek olarak SPK'nın öngördüğü yerlerde de incelemeye sunar.
Halka açık anonim şirket için tevdi yerleri SPK düzenlemesine bağlanır ve bu şirketler belgeleri internet sitelerinde de yayımlar.
Ortak ile menfaati bulunan kişi ve diğer ilgili arasındaki fark nedir?
Ortaklar, intifa senedi sahipleri ve ihraç edilmiş menkul kıymet hamilleri birinci fıkrada doğrudan sayılan kişilerdir.
Menfaati bulunan kişiler ve diğer ilgililer ise ortaklık sıfatı taşımadan bu kapsama girer.
Her iki grup da incelemeye ve suret talep etmeye aynı biçimde yetkilidir; ilk grup için ortaklık sıfatı kapsamın dayanağı, ikinci grup için menfaat ölçütü belirleyicidir.
Genel hal ile küçük ve orta ölçekli şirket arasındaki fark nedir?
Genel hâlde inceleme yükümlülüğü ve ilan zorunluluğu tüm birleşmeye katılan şirketler için geçerlidir.
Küçük ve orta ölçekli şirketlerde tüm ortakların onayı ile inceleme hakkından vazgeçilebilir.
Onay verildiğinde incelemeye sunma ve bunun ilanı yapılmaz; onay yoksa vazgeçme hükümsüzdür.
İnceleme hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Otuz günlük süreyi genel kurul kararına değil, belgelerin sunulmasından itibaren işleyen bir süre gibi hesaplamak; süre karar tarihinden geriye doğru işler.
- Halka açık anonim şirketin internet sitesinde yayımlama yükümlülüğünü bütün birleşen şirketlere uygulamak; bu yükümlülük yalnız sermaye şirketlerine ilişkindir ve halka açık olanlar için SPK düzenlemesi ayrıca önemlidir.
- Küçük ve orta ölçekli şirket istisnasını, ortakların bir kısmının onayıyla uygulanabilir sanmak; tüm ortakların onayı aranır.
- Birinci fıkrada sayılmayan üçüncü kişilere, sırf birleşmeyle ilgili oldukları gerekçesiyle, inceleme hakkı tanımak; yalnız menfaati bulunan kişi ve diğer ilgililer kapsamdadır.
- Suret verilmesinde makul bir gider talep edilebileceğini düşünmek; bu talep bedelsizdir.
- İlanın yapılmasını tevdi tarihinden sonra yeterli saymak; ilan tevdiden en az üç iş günü önce yapılmalıdır.
- Birleşme belgeleri listesine tür değiştirme planını ya da birleşme dışında kalan belgeleri eklemek; madde yalnız bu belgeleri sayar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ortak sıfatı taşımayan alacaklıların ve çalışanların menfaati bulunan kişi ve diğer ilgili olarak inceleme hakkına sahip olduğu kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Birleşme belgelerinin süresinde incelemeye sunulduğunu ispat yükü birleşmeye katılan şirkettedir; tevdi tutanağı, merkez ve internet sitesi kayıtları ile ilan belgesi bu konuda kullanılır.
- İnceleme hakkını talep eden ortak ya da ilgili, talebini ve bu talebin reddini ya da cevapsız bırakıldığını belgeyle göstermelidir.
- Üç iş günü önceden yapılan ilanın zamanı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nüshası ve şirket sözleşmesinde öngörülen gazetenin nüshası ile ispatlanır.
- Küçük ve orta ölçekli şirkette inceleme hakkından vazgeçildiğini iddia eden şirket, tüm ortakların onayını yazılı olarak ortaya koymak zorundadır; onayın bulunmaması vazgeçmeyi geçersiz kılar.
- İnceleme hakkının kullanılmasının engellendiğini iddia eden taraf, bunu ortaya koyan somut olayları ve bunun birleşmeyi etkilediğini ispat etmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.147: Birleşme sözleşmesi ve birleşme raporunun hazırlanmasını düzenler; m.149 bu belgelerin incelemeye sunulmasını düzenler.
- 6102 m.150: Malvarlığındaki önemli değişikliklere ilişkin bilgi yükümlülüğünü düzenler; m.149 kapsamındaki belgelerle birlikte değerlendirilir.
- 6102 m.152: Birleşmeye katılan şirketlerin genel kurul kararına ilişkin usulü düzenler; m.149 incelemenin genel kurul kararından önce tamamlanmasını öngörür.
- 6102 m.1523: Küçük ve orta ölçekli şirket tanımını yapar; m.149/5 uyarınca inceleme hakkından vazgeçme bu tanıma bağlıdır.
- 6102 m.437: Pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını genel olarak düzenler; m.149 ise birleşmeye özgü inceleme yükümlülüğünü düzenler.
- 6102 m.438: Özel denetçi atanmasına ilişkin hükümdür; m.149 bu yolu düzenlemez.
- 6102 m.191: İnceleme hakkının kullanılması sonucu haksızlık iddia edildiğinde ortağa denkleştirme akçesi davası açma imkânı verir; m.149 bu davayı düzenlemez.
TTK m.150 — Malvarlığındaki değişikliklerle ilgili bilgiler
Madde, birleşmeye katılan bir şirketin aktif veya pasif varlıklarında, birleşme sözleşmesinin imzalandığı tarih ile sözleşmenin genel kurulda onaya sunulacağı tarih arasında önemli bir değişiklik olması halinde yönetim organının bildirim yükümlülüğünü ve bildirim üzerine tüm şirketlerin yönetim organlarının yapacağı incelemeyi, gerektiğinde birleşme sözleşmesinin değiştirilmesi veya birleşmeden vazgeçilmesi sonuçlarını düzenler. Birleşmeye katılan tüm ticaret şirketleri bakımından uygulanır. Düzenlemenin dışında kalanlar: bildirimin dayanağı olan birleşme sözleşmesi ve raporlarının içeriği (m.146, m.147), genel kurul onayı ve birleşme kararının iptali (m.156 ve devamı), alacaklıların korunması ve güvence talebi (m.157), birleşme belgelerinin incelenmesi ve ilanı (m.149) ile değişim oranının belirlenmesine ilişkin esaslar (m.140) bu maddede düzenlenmemiştir.
Malvarlığındaki değişikliklerle ilgili bilgiler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Önemli değişiklik
- Birleşmeye katılan şirketin aktif veya pasif varlıklarında, sözleşme imza tarihi ile genel kurul onay tarihi arasında oluşan, birleşmenin temelini bozabilecek nitelikteki değişikliktir. Kanun ölçüt vermediğinden değerlendirme uygulamaya bırakılmıştır; değişim oranını etkileyebilecek değişiklikler bu kapsamda görülür.
- Değişim oranı
- Birleşmede devrolunan şirket ortaklarına devralan şirketin paylarının hangi oranda verileceğini gösteren orandır. Önemli değişiklik olup olmadığı, bu oranın esas aldığı malvarlığı değerlerinin değişip değişmediğine bakılarak anlaşılır.
Malvarlığındaki değişikliklerle ilgili bilgiler: hangi şartlar aranır?
- Birleşme sözleşmesi imzalandıktan sonra, sözleşmenin genel kurulda onaya sunulacağı tarihten önce, şirketin aktif veya pasif varlıklarında önemli bir değişiklik meydana gelmiş olmalıdır.
- Değişiklik, birleşmenin temelini bozacak ve değişim oranını etkileyebilecek nitelikte bulunmalıdır; önemli değişiklik kavramı şirketin türüne göre (duran malvarlığı ağırlıklı şirket ya da faaliyete dayalı şirket) farklı değerlendirilir.
- Değişikliği öğrenen şirketin yönetim organı, bu durumu kendi genel kuruluna ve birleşmeye katılan diğer şirketlerin yönetim organlarına yazılı olarak bildirmelidir.
- Bildirim üzerine tüm şirketlerin yönetim organları birleşme sözleşmesinin değiştirilmesine veya birleşmeden vazgeçilmesine gerek olup olmadığını birlikte incelemelidir.
- Yönetim organları değişiklik nedeniyle sözleşmenin değiştirilmesi ya da birleşmeden vazgeçilmesi sonucuna varırsa, onaya sunma önerisi geri çekilmelidir.
- Böyle bir sonuca varılmazsa, yönetim organı genel kurulda birleşme sözleşmesinde uyarlamaya gerek bulunmadığının gerekçesini açıklamalıdır.
Malvarlığındaki değişikliklerle ilgili bilgiler: hangi sonuçları doğurur?
- Önemli değişiklik meydana gelmişse yönetim organı bildirimi yazılı olarak yapmakla yükümlüdür; bildirim hem kendi genel kuruluna hem de diğer şirketlerin yönetim organlarına yapılmalıdır.
- Tüm yönetim organları değişikliği birlikte değerlendirir; sözleşmenin değiştirilmesi veya birleşmeden vazgeçilmesi gerekiyorsa onaya sunma önerisi geri çekilir.
- Gerekmediği sonucuna varılırsa birleşme sözleşmesi değişmeden genel kurula sunulur ve yönetim organı genel kurulda uyarlamaya gerek olmadığının gerekçesini açıklar.
- Bildirimin zamanında yapılmaması veya hiç yapılmaması sorumluluk sebebidir; sorumluluk kime karşı doğacağı uygulamada belirlenecektir.
- Doğru ve tam bilgiden yoksun olarak olumlu oy veren ortağın iptal davası açıp açamayacağı da uygulamaya bırakılmıştır.
- Bildirim yükümlülüğü, değişikliğin önemli olduğu hallerle sınırlıdır; önemsiz değişikliklerde yönetim organının bildirim zorunluluğu yoktur.
Duran malvarlığı şirketi ile faaliyet (operation) şirketi arasındaki fark nedir?
Ağırlıklı olarak taşınmaz, makine gibi duran malvarlığına dayanan şirketlerde önemli değişiklik, bu varlıklardaki değer hareketlerine göre değerlendirilir.
Gücünü faaliyetinden alan şirketlerde önemli değişiklik, faaliyet ve gelir kapasitesindeki değişikliğe göre değerlendirilir.
Aynı değer değişikliği bir şirkette önemli, diğerinde önemsiz sayılabilir; her iki tür için de ölçüt birleşmenin temelini bozup bozmadığıdır.
Önemli değişiklik var ile yok arasındaki fark nedir?
Değişiklik birleşmenin temelini bozacak ve değişim oranını etkileyecek nitelikteyse bildirim ve inceleme yükümlülüğü doğar.
Değişiklik bu niteliği taşımıyorsa madde uygulanmaz ve yönetim organı bildirim yapmak zorunda kalmaz.
Bildirim yapılmazsa ikinci fıkradaki sorumluluk gündeme gelir; önemsiz değişiklik için bildirim yükümü yoktur.
Sözleşmenin değiştirilmesi / birleşmeden vazgeçme / değişiklik olmadan devam: fark nedir?
Değişiklik sözleşmenin değiştirilmesini ya da birleşmeden vazgeçilmesini gerektirirse onaya sunma önerisi geri çekilir.
Gerek görülmezse birleşme sözleşmesi aynen onaya sunulur ve genel kurulda gerekçe açıklanır.
İlk halde birleşme süreci durur veya yeniden başlar; ikinci halde süreç devam eder ancak genel kurul gerekçeyi bilmek zorundadır.
Malvarlığındaki değişikliklerle ilgili bilgiler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Önemli değişikliği her malvarlığı hareketiyle eş tutmak; kanun ölçüt vermediği için yalnızca birleşmenin temelini bozacak ve değişim oranını etkileyecek nitelikteki değişiklikleri önemli saymak gerekir.
- Duran malvarlığı şirketi ile faaliyet şirketi için aynı ölçütü uygulamak; her iki tür için değerlendirme farklı yapılmalıdır.
- Bildirimi yalnızca kendi genel kuruluna yapıp diğer şirketlerin yönetim organlarını atlamak; bildirim iki yönlüdür ve hem kendi genel kuruluna hem de diğer şirketlerin yönetim organlarına yapılmalıdır.
- Yönetim organının olumsuz sonuca varmasına rağmen onaya sunma önerisini geri çekmemek; sonucun gereği olarak önerinin geri çekilmesi gerekir.
- Değişiklik sonrası genel kurulda gerekçe açıklamadan sözleşmeyi aynen onaya sunmak; gerekçe açıklama yükümlülüğü yerine getirilmelidir.
- Bildirim zorunluluğunu, yalnızca değişikliğin gerçekleştiği anda değil sözleşme imzası ile genel kurul tarihi arasındaki tüm süre boyunca aramamak; ölçüt bu aralıktır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Önemli değişikliğin varlığı, birleşmenin temelini bozacak ve değişim oranını etkileyecek nitelikte olup olmadığına göre değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2020/1474 E., 2022/985 K., 24.05.2022)
- Duran malvarlığına dayanan ve faaliyete dayanan şirketlerde önemli değişikliğin ölçüsü farklı kabul edilmektedir.
- Bildirim yükümlülüğünün ihlali, birleşme kararının iptali davasında ve sorumluluk değerlendirmesinde ayrıca değerlendirilmektedir.
- Değişim oranının esas alındığı tarih, sözleşme tarihi olarak kabul edilmekte ve bu tarih ile malvarlığındaki değişiklik karşılaştırılmaktadır. (4. Hukuk Dairesi, 2022/16432 E., 2023/2522 K., 27.02.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Önemli değişikliği ileri süren taraf, bu değişikliğin sözleşme imzası ile genel kurul onay tarihi arasında meydana geldiğini ispatlamakla yükümlüdür; bilanço, envanter ve değerleme raporları bu amaçla kullanılabilir.
- Bildirimin yapıldığını ileri süren yönetim organı, yazılı bildirimin tarihini ve içeriğini belgelemekle yükümlüdür.
- Değişikliğin birleşmenin temelini bozmadığını savunan taraf, bu savunmayı değişim oranına etkisinin bulunmadığını gösteren bilirkişi raporu ile ispatlamalıdır.
- Bildirimin yapılmadığı iddiası, bildirimi yapması gereken yönetim organına karşı ileri sürülür ve yazılı bildirim belgesinin yokluğu bu iddiayı destekler.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.140: Değişim oranının belirlenmesi ve oranın hangi tarihteki değerlere dayanacağı konusunda yapılan başvuruda, bu maddedeki önemli değişikliğin karşılaştırma noktası olarak sözleşme tarihi esas alınır.
- 6102 sayılı Kanun m.149: Birleşme belgelerinin ortaklara ve ilgililere sunulması ile ilanını düzenler; m.150'deki bildirim, bu belgelerin incelenmesi sürecinin doğruluğunu etkiler.
- 6102 sayılı Kanun m.157: Birleşme sonrası alacaklıların korunmasını düzenler; m.150'deki değişikliklerin alacaklılar üzerindeki etkisi bu maddeler kapsamında ayrıca değerlendirilir.
- 6102 sayılı Kanun m.172: Bölünmede, m.150'nin kıyasen uygulanacağını öngörür; bölünmeye katılan şirketlerde aynı bildirim yükümlülüğü bu yolla geçerlidir.
TTK m.151 — Birleşme kararı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 151. maddesi, birleşme sözleşmesinin genel kurulda onaylanması için gereken karar nisaplarını şirket türlerine göre düzenler. Düzenlediği konular; yönetim organının birleşme sözleşmesini genel kurula sunması, anonim, paylı komandit, limited şirket ve kooperatiflerde aranan nitelikli oy çoğunlukları, kollektif ve komandit şirketlerde oybirliği ve sözleşmeyle getirilebilecek ağırlaştırmalar, paylı komandit şirketin şirket devralmasında komanditelerin yazılı onayı, limited şirket tarafından devralınan sermaye şirketinde ek yükümlülüklerin oybirliğiyle onayı, ayrılma akçesi öngörülmesinde yüzde doksanlık nisap ve işletme konusu değişikliğinde şirket sözleşmesi değişikliği nisabıdır. Madde, birleşmeye katılan şirketlerin genel kurullarına uygulanır. Maddenin kendisi birleşmenin tescilini, birleşme raporunu, bilgi alma hakkını ya da birleşmeye karşı dava yolunu düzenlemez; bunlar ilgili hükümlerde yer alır (ör. tescil için m.153, birleşmenin iptali için m.155 ve m.156 bağlamında ayrıca değerlendirilmelidir). Bölünmede bu nisaplar m.190 ile aynen uygulanır.
Birleşme kararı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Nitelikli nisap
- Genel kurulda kararın geçerli sayılması için aranan, olağan çoğunluktan daha ağır oy veya sermaye oranıdır. Maddedeki nisaplar asgari olup esas sözleşmeyle hafifletilemez, ancak ağırlaştırılabilir.
- Toplantı nisabı ile karar nisabı ayrımı
- Genel kurulun toplanabilmesi için gereken temsil oranı ile toplantıda alınacak kararın kabul edilmesi için gereken oy oranının ayrı ayrı belirlenmesidir. Madde karar nisaplarını düzenler; oy ölçütü şirket türüne göre değişir.
- Esas veya çıkarılmış sermaye çoğunluğu
- Anonim ve paylı komandit şirketlerde birleşme kararı için aranan temsil koşuludur. Kararın alındığı genel kurulda temsil edilen sermayenin, şirketin esas veya çıkarılmış sermayesinin çoğunluğunu oluşturması gerektiğini ifade eder.
- Ayrılma akçesi
- Birleşme sözleşmesinde devreden şirket ortaklarına ödenmesi öngörülen, birleşmeye karşı çıkan ortakların şirketten ayrılması için verilen nakdi karşılıktır. Madde 151/5 bakımından, sözleşmede öngörülmesi yüzde doksanlık özel nisabı tetikler.
- Komandite ortak
- Paylı komandit şirkette sınırlı sorumlu ortaktır. Madde 151/3 uyarınca, paylı komandit şirket başka bir şirketi devraldığında bu ortakların tamamının birleşmeyi yazılı olarak onaylaması gerekir.
Birleşme kararı: hangi şartlar aranır?
- Yönetim organının birleşme sözleşmesini genel kurula sunmuş olması gerekir.
- Anonim ve paylı komandit şirketlerde, sözleşmenin genel kurulda mevcut oyların dörtte üçüyle onaylanması ve bu kararın esas veya çıkarılmış sermayenin çoğunluğunu temsil eden toplantıda alınması gerekir; 421. maddenin beşinci fıkrasının (b) bendi saklıdır.
- Bir kooperatif tarafından devralınacak sermaye şirketlerinde, sermayenin çoğunluğunun temsil edildiği ve mevcut oyların dörtte üçünün onay verdiği bir karar bulunmalıdır.
- Limited şirketlerde, sermayenin en az dörtte üçünü temsil eden paylara sahip ortakların tüm ortakların dörtte üçünün oylarıyla onay vermesi gerekir.
- Kooperatiflerde verilen oyların üçte ikisi onay vermelidir; ek ödeme, başka edim veya sınırsız sorumluluk öngörülmüş ya da genişletilmişse kayıtlı tüm ortakların dörtte üçünün kararı aranır.
- Kollektif ve komandit şirketlerde birleşme sözleşmesinin oybirliğiyle onaylanması gerekir; şirket sözleşmesinde bütün ortakların dörtte üçünün onayı öngörülmüşse bu nisap yeterlidir.
- Paylı komandit şirketin başka bir şirketi devralmasında, (a) bendindeki nisaba ek olarak komanditelerin tamamının birleşmeyi yazılı olarak onaylaması gerekir.
- Limited şirket tarafından devralınan anonim veya paylı komandit şirkette, devralma ile ek yükümlülük ve kişisel edim öngörülüyor ya da mevcutsa genişletiliyorsa bütün ortakların oybirliği aranır.
- Birleşme sözleşmesinde ayrılma akçesi öngörülmüşse, devreden şirket şahıs şirketi ise oy hakkı bulunan ortakların, sermaye şirketi ise şirkette mevcut oy haklarının yüzde doksanının olumlu oyu gerekir.
- Devrolunan şirketin işletme konusunda değişiklik öngörülmüşse, birleşme sözleşmesinin ayrıca şirket sözleşmesi değişikliği için gerekli nisapla onaylanmış olması gerekir.
Birleşme kararı: hangi sonuçları doğurur?
- Gerekli nisaplar sağlanmadan alınan genel kurul kararı birleşme sözleşmesini onaylamış sayılmaz ve birleşme kararı geçerli bir karar olarak tescil edilemez.
- Nisaplar asgari niteliktedir; esas sözleşmeyle hafifletilemez, ancak daha ağır hale getirilebilir.
- Kollektif ve komandit şirkette sözleşmeyle dörtte üçlük nisap öngörülmüşse oybirliği aranmaz; öngörülmemişse oybirliği gerekir.
- Ayrılma akçesi öngörülen birleşmede yüzde doksanlık nisap sağlanmazsa birleşme sözleşmesi bu nisapla onaylanmamış olur.
- Paylı komandit şirketin devralma hâlinde komanditelerin yazılı onayı yoksa, birinci fıkradaki nisabın sağlanması yetmez.
Anonim ve paylı komandit ile limited şirket arasındaki fark nedir?
Anonim ve paylı komandit şirkette nisap, esas veya çıkarılmış sermaye çoğunluğunun temsili ile mevcut oyların dörtte üçüdür.
Limited şirkette sermayenin en az dörtte üçünü temsil eden ortakların tüm ortakların dörtte üçünün oyu aranır.
Oy ölçütü farklıdır: sermaye şirketlerinde mevcut oy, limited şirkette ise tüm ortakların oy oranı esas alınır. Bu fark, toplantıda hazır bulunmayan ortakların oylarının karar üzerindeki etkisini değiştirir.
Genel hal ile kollektif ve komandit şirket arasındaki fark nedir?
Sermaye şirketlerinde birinci fıkra nisapları uygulanır.
Kollektif ve komandit şirkette oybirliği aranır; sözleşme ile dörtte üç öngörülebilir.
Şahıs şirketlerinde bir ortağın muhalefeti birleşmeyi engeller; sözleşmeyle dörtte üçlük nisap getirilebilir.
Paylı komandit şirket devralması ile diğer devralmalar arasındaki fark nedir?
Paylı komandit şirket başka bir şirketi devralıyorsa, birinci fıkra (a) bendindeki nisaba ek olarak komanditelerin tamamının yazılı onayı gerekir.
Diğer şirketlerin devralmasında komanditelerin ayrıca yazılı onayı aranmaz.
Bu hâlde komandite ortaklar için ayrı ve yazılı bir onay zorunluluğu doğar; bu onay yokluğunda birinci fıkradaki nisap tek başına yeterli olmaz.
Limited şirket devralması ile genel durum arasındaki fark nedir?
Limited şirket tarafından devralınan anonim veya paylı komandit şirkette ek yükümlülük veya kişisel edim öngörülüyor ya da genişletiliyorsa bütün ortakların oybirliği gerekir.
Bu yükümlülükler öngörülmemişse birinci fıkradaki genel nisaplar uygulanır.
Ek yükümlülük nedeniyle nisap oybirliğine yükselir; bu durumda azınlık ortaklar üzerindeki veto etkisi doğar.
Ayrılma akçesi öngörülmemiş ile öngörülmüş birleşme arasındaki fark nedir?
Ayrılma akçesi öngörülmemişse birinci fıkradaki genel nisaplar yeterlidir.
Ayrılma akçesi öngörülmüşse, devreden şirket şahıs şirketi ise oy hakkı bulunan ortakların, sermaye şirketi ise şirkette mevcut oy haklarının yüzde doksanının olumlu oyu gerekir.
Ayrılma akçesi, genel nisapların üstüne ek olarak yüzde doksanlık özel nisap getirir.
İşletme konusu değişikliği ile değişiklik olmayan birleşme arasındaki fark nedir?
Devrolunan şirketin işletme konusunda değişiklik öngörülmüşse, birleşme sözleşmesinin ayrıca şirket sözleşmesi değişikliği nisabıyla onaylanması zorunludur.
İşletme konusu değişikliği öngörülmemişse bu ek onay aranmaz.
Ek nisap, birinci fıkra nisabına eklenir; her iki nisabın birlikte sağlanması gerekir.
Birleşme kararı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde 151/1'deki nisapları tüm şirket türlerine tek tip uygulamak; her şirket türünün kendi oy ve sermaye ölçütünü ayrı ayrı belirlemek gerekir.
- Anonim ve paylı komandit şirkette sermaye çoğunluğu temsil koşulunu atlayıp yalnız mevcut oyların dörtte üçünü aramak.
- Paylı komandit şirketin başka şirketi devralmasında komanditelerin yazılı onayını gözden kaçırmak.
- Ayrılma akçesi öngörülmesi halinde yüzde doksanlık nisabı sadece şahıs şirketleri için aramak; madde sermaye şirketleri için de aynı nisabı öngörür.
- Esas sözleşmeyle nisabı hafifletmeye çalışmak; asgari nisap esas sözleşmeyle düşürülemez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ayrılma akçesinin devreden şirketten ayrılmak isteyen ortaklar için öngörülebileceği ve 151/5 nisabının bu durumda aranacağı yorumu kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/6597 E., 2024/3047 K., 18.04.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Birleşme kararının geçerliliğini iddia eden taraf, genel kurul toplantı ve karar nisaplarının sağlandığını genel kurul tutanağı, hazır bulunanlar listesi ve oy cetveliyle ispatlar.
- Kollektif veya komandit şirkette oybirliğinin ya da paylı komandit şirkette komanditelerin yazılı onayının varlığı, ilgili yazılı belgelerle ispatlanır; bu belgelerin bulunmaması nisabın eksikliği sonucunu doğurur.
- Ayrılma akçesi öngörülmüş birleşmede yüzde doksanlık nisabın sağlandığını, şirketin oy haklarının dağılımını gösteren kayıt ve oy cetveli ile ispatlamak gerekir.
- Nisabın eksikliğini ileri süren taraf bu eksikliği tutanak ve kayıtlara dayanarak ispatlar; genel kurul kararının iptali davasında da bu belgeler esas alınır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.421: Beşinci fıkranın (b) bendi, borsada işlem gören anonim şirketler için birinci fıkranın (a) bendindeki nisabın uygulanmamasını sağlar; 151/1(a) bu nedenle saklıdır.
- 6102 m.190: Bölünmeyi onaylama nisaplarında bu maddenin birinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkralarına yollama yapar.
- 6102 m.153: Birleşme kararının ticaret siciline tescilini düzenler; genel kurul onayı tek başına birleşmeyi doğurmaz.
TTK m.152 — Ticaret siciline tescil
Madde, birleşmeye katılan şirketlerin yönetim organlarının birleşme kararını ticaret siciline tescil için ne zaman başvurmakla yükümlü olduğunu, devralan şirket sermayesini birleşme nedeniyle artırmışsa esas sözleşme değişikliklerinin de aynı başvuruya ekleneceğini ve devrolunan şirketin tescille hangi anda sona ereceğini düzenler. Kime uygulandığı bakımından madde, birleşmeye katılan ticaret şirketlerinin yönetim organlarını ve devrolunan şirketi kapsar. Birleşme kararının genel kurullarda hangi nisapla alınacağı, birleşme sözleşmesinin içeriği ve hazırlanması, birleşme kararının tescilinin usulü ile ticaret sicili müdürünün inceleme ve ret yetkisi maddede düzenlenmemiştir; bunlar için 6102 sayılı Kanun'un birleşmeye ilişkin diğer maddeleri (m.146 vd.) ile 6102 sayılı Kanun'un ticaret siciline ilişkin genel hükümleri (m.32, m.36) incelenmelidir. Tescilin kurucu ve bildirici etkileri ile devralan şirketin genel kurul kararının tescili de bu maddenin kapsamı dışında kalan konulardır.
Ticaret siciline tescil: hangi kavramlar bilinmeli?
- Birleşme kararı
- Birleşme sözleşmesinin, birleşmeye katılan şirketin genel kurulunda onaylanmasıyla elde edilen karardır. Maddenin tescil yükümlülüğü bu karara bağlanmıştır; yalnızca yönetim kurulunun hazırlık işlemleri bu kapsamda değildir.
- Devrolunan şirket
- Birleşmede malvarlığı devralan şirkete geçen ve tescil ile birlikte sona eren şirkettir. Tescilin hukuki etkisi bu şirket bakımından doğar.
- Devralan şirket
- Devrolunan şirketin malvarlığını ve ortaklarını birleşme yoluyla bünyesine katan şirkettir. Sermaye artırımı gerekiyorsa esas sözleşme değişikliği ayrıca sicile sunulur.
- İpso iure sona erme
- Şirketin ayrı bir tasfiye işlemine ve ek bir karara gerek kalmadan, yasanın öngördüğü olgunun gerçekleşmesiyle kendiliğinden son bulmasıdır. Burada olgu, birleşmenin ticaret siciline tescilidir.
- Kurucu tescil
- Hukuki sonucun tescil anında doğduğu tescil türüdür. Birleşmenin devrolunan şirket bakımından tescille hüküm doğurduğu kabul edilmektedir.
Ticaret siciline tescil: hangi şartlar aranır?
- Birleşmeye katılan tüm şirketlerin genel kurullarında birleşme sözleşmesinin onaylanmış olması ve birleşme kararının alınmış bulunması gerekir.
- Birleşme kararı tüm katılan şirketlerce alınmadan yönetim organlarının ticaret siciline başvurusu yapılmamalıdır; kararı henüz almamış bir şirketin beklenmesi gerekir.
- Birleşme kararı alındığı anda yönetim organları vakit geçirmeden ticaret siciline tescil başvurusunda bulunmalıdır.
- Devralan şirket birleşme gereği sermayesini artırmışsa sermaye artırım kararı ile buna ilişkin esas sözleşme değişikliği birlikte ticaret siciline sunulmalıdır.
- Tescil gerçekleştiğinde devrolunan şirketin sona ermesi için ayrıca bir karar veya tasfiye işlemi aranmaz; tescil bu sonucu kendiliğinden doğurur.
Ticaret siciline tescil: hangi sonuçları doğurur?
- Birleşme kararı alındığında yönetim organları ticaret siciline tescil için başvurur; bu başvuru gecikmeden yapılmalıdır.
- Katılan şirketlerden biri kararı almış, diğeri henüz almamışsa yönetim organı tescil başvurusunda bulunamaz; tüm kararların alınmasını beklemesi gerekir.
- Devralan şirket sermaye artırmışsa sermaye artırım kararı ve buna ilişkin esas sözleşme değişikliği birleşme kararıyla birlikte sicile sunulur.
- Sermaye artırımı gerekmiyorsa devralan şirketin esas sözleşme değişikliği sunulmasını gerektiren ek bir yükümlülük doğmaz.
- Birleşmenin ticaret siciline tescili ile devrolunan şirket kendiliğinden sona erer ve ayrıca tasfiye aranmaz.
- Tescil gerçekleşmediği sürece devrolunan şirket sona ermez; bu nedenle başvurunun yapılması tek başına sona erme sonucunu doğurmaz.
Devralan şirket ile devrolunan şirket arasındaki fark nedir?
Devralan şirket, birleşme sonucunda varlığını sürdüren ve malvarlığını devralan şirkettir.
Devrolunan şirket, birleşme ile malvarlığını devreden ve tescille sona eren şirkettir.
Fıkra 2 yalnız devralan şirket için sermaye artırımı ve esas sözleşme değişikliği başvurusu öngörür; fıkra 3 yalnız devrolunan şirketin tescille sona ermesini düzenler.
Birleşme kararının tescili ile devralan şirketin ek esas sözleşme değişikliği arasındaki fark nedir?
Birleşme kararı, katılan şirketlerin her birinin genel kurul kararıdır ve fıkra 1 uyarınca sicile sunulur.
Esas sözleşme değişikliği, yalnız devralan şirketin birleşme nedeniyle sermayesini artırması halinde gündeme gelen ek bir işlemdir ve fıkra 2 uyarınca sunulur.
Sermaye artırımı yoksa yalnız birleşme kararı sunulur; sermaye artırımı varsa aynı başvuruya esas sözleşme değişikliği de eklenir.
Başvuru yükümlülüğü ile tescilin hüküm doğurması arasındaki fark nedir?
Başvuru yükümlülüğü, yönetim organlarının kararın alınmasının ardından yaptığı sicile sunma işlemidir.
Sona erme ve hukuki etki, sicile tescilin gerçekleşmesine bağlıdır.
Başvuru tek başına devrolunan şirketi sona erdirmez; sona erme ancak ticaret siciline tescil ile gerçekleşir.
Ticaret siciline tescil: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birleşme kararı tüm şirketlerce alınmadan, yalnızca bir şirketin kararına dayanarak tescil başvurusu yapmak; başvurunun ancak tüm kararlar alındıktan sonra yapılabileceğini gözden kaçırmak.
- Devralan şirket sermaye artırmadığı halde esas sözleşme değişikliğini de sunulması gerektiğini sanmak; fıkra 2 yalnız sermaye artırımı halinde uygulanır.
- Devrolunan şirketin, başvuru yapıldığı anda değil, tescil gerçekleştiğinde sona erdiğini gözden kaçırmak.
- Devrolunan şirketin sona ermesi için ayrı bir tasfiye süreci başlatılması gerektiğini varsaymak; sona erme tescille kendiliğinden gerçekleşir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Birleşme kararının tescili için başvurunun yönetim organları tarafından yapılması gerektiği ve bu başvurunun tüm katılan şirketlerin kararları alındıktan sonra yapılabildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/224 E., 2025/467 K., 14.07.2025)
- Devrolunan şirketin birleşme kararının tesciliyle sona erdiği, devralan şirketin genel kurul kararının tescilinin bunun ardından yapılabildiği uygulamada kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/251 E., 2025/468 K., 14.07.2025)
- Birleşme nedeniyle sermaye artırılan hallerde sermaye artırım ve birleşmenin birlikte tescil edildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/375 E., 2025/474 K., 14.07.2025)
- Tescil ile sona eren devrolunan şirketin davalarda taraf olarak tasfiye memuruna yöneltilmesi gerektiği yönünde uygulama bulunmaktadır. (Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2026/243 E., 2026/784 K., 29.04.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Birleşme kararının alındığını ve tüm katılan şirketlerin genel kurul kararlarının sicile sunulduğunu ileri süren taraf, bu kararları genel kurul tutanakları ile ispatlar.
- Başvurunun yönetim organları tarafından yapıldığı, sicile yapılan başvuru belgesi ve sicil kaydı ile ispatlanır.
- Sermaye artırımının birleşme nedeniyle yapıldığı ve esas sözleşme değişikliğinin birlikte sunulduğu, sermaye artırım kararı ve esas sözleşme değişikliği belgeleriyle ispatlanır.
- Devrolunan şirketin tescil tarihinde sona erdiğini ileri süren taraf, sicil kaydındaki tescil tarihini ve TTSG ilanını gösterir; tescilin yapılmadığını ileri süren karşı taraf bu iddiasını sicil kaydının aksini göstererek ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.151: Birleşme kararının alınabilmesi için gereken genel kurul nisaplarını düzenler; fıkra 1'deki 'karar alınır alınmaz' başvurusu bu nisaplarla alınmış kararı ifade eder.
- 6102 sayılı Kanun m.153: Birleşmenin ticaret siciline tescilinin geçerlilik kazandırdığını belirtir; fıkra 3'teki sona erme sonucunun dayanağıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.32: Sicil müdürünün tescil talebini inceleme ve tescilde duraksama halinde geçici tescil yetkisini düzenler; birleşme tescili de bu genel incelemeye tabidir.
- 6102 sayılı Kanun m.36: Tescil ve ilanın üçüncü kişiler bakımından hukuki sonuç doğurmasını düzenler; fıkra 3'te doğan sona erme sonucunun üçüncü kişilere etkisini tamamlar.
TTK m.153 — Hukuki sonuçlar
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun birleşmenin tescille geçerlilik kazanmasını, devrolunan şirketin aktif ve pasifinin devralan şirkete geçişini, devrolunan şirketin ortaklarının devralan şirketin ortağı olmasını ve bu sonucun istisnalarını düzenler. Rekabet hukuku bakımından saklılık hükmünü de içerir. Madde, birleşmeye katılan tüm şirketler ve bunların ortakları bakımından uygulanır. Madde, birleşme kararının iptali için dava süresini düzenlemez (m.193). Alacaklıların birleşme sonrası korunmasını, ortakların kişisel sorumluluğunu ve bu sorumluluğun zamanaşımını düzenlemez (m.154 ve m.155 kapsamındaki hükümler). Birleşme sözleşmesinin ve genel kurul kararlarının hazırlanmasını ve onay usulünü düzenlemez (m.146 ve devamı). Rekabet hukukunda izin ve denetim usulünü de düzenlemez (4054 sayılı Kanun).
Hukuki sonuçlar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Birleşmenin tescille geçerlilik kazanması
- Birleşme kararının ticaret siciline tescili ile birleşmenin hukuken gerçekleştiği ve kurucu etkinin bu tescilde doğduğu anlayışıdır. Genel kurul onayı tek başına birleşmeyi gerçekleştirmez; onay yalnızca tescil başvurusunun şartıdır.
- Küllî halefiyet
- Devrolunan şirketin tüm aktif ve pasiflerinin tek bir hukuki işlemle, ayrı devir işlemine gerek kalmadan devralan şirkete geçmesidir. Geçiş tescil anında kendiliğinden (ipso iure) gerçekleşir ve durumun devralan tarafından bilinip bilinmemesi sonucu değiştirmez.
- Devrolunan şirket
- Birleşme sonucunda tescil ile sona eren ve tasfiyesiz olarak infisah eden şirkettir. Tescil ile terkin re'sen yapılır.
- Devralan şirket
- Birleşmeden sonra devrolunan şirketin aktif ve pasiflerini kendiliğinden devralan ve ortaklarını ex lege ortağı yapan şirkettir.
- Kendi adına fakat başkası hesabına hareket eden kişi
- Pay sahibi olarak görünen ancak paylar üzerindeki ekonomik yararı başka bir şirkete ait olan kişidir. Bu kişinin elindeki paylar için ikinci fıkradaki ortaklık sonucu doğmaz.
- Ortaklığın devamlılığı ilkesi
- Birleşmede devrolunan şirketin ortaklık payı ve haklarının devralan şirkette aynen sürmesi ilkesidir. İkinci fıkradaki istisnalar bu ilkenin dışında kalan halleri belirler.
Hukuki sonuçlar: hangi şartlar aranır?
- Birleşme kararının ticaret siciline tescil edilmiş olması gerekir; geçerlilik ve kurucu etki tescil anından itibaren doğar.
- Tescil anında devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifleri devralan şirkete kendiliğinden geçmelidir; ayrı bir devir işlemi yapılması gerekmez.
- Devrolunan şirketin ortakları, devralan şirketin ortağı olmalıdır; bu sonuç ayrı bir işleme bağlı değildir.
- Devralan şirketin kendi adına fakat onun hesabına hareket eden kişinin elinde bulunan paylar bakımından ikinci fıkradaki ortaklık sonucu doğmamalıdır.
- Devrolunan şirketin kendi adına fakat onun hesabına hareket eden kişinin elinde bulunan paylar bakımından da ortaklık sonucu doğmamalıdır.
- Birleşmenin rekabet hukuku bakımından 4054 sayılı Kanun'a uygun olması, yani üçüncü fıkrada saklı tutulan rekabet kuralları bakımından engel bulunmaması gerekir.
Hukuki sonuçlar: hangi sonuçları doğurur?
- Birleşme ticaret siciline tescil edildiğinde geçerlilik kazanır ve tescil anında devrolunan şirket sona erer.
- Devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifleri, tescil anında kendiliğinden devralan şirkete geçer.
- Devrolunan şirketin ortakları, ayrı bir işleme gerek kalmadan devralan şirketin ortağı olur.
- Devralan şirketin kendi adına fakat onun hesabına hareket eden kişinin elindeki paylar ve devrolunan şirketin kendi adına fakat onun hesabına hareket eden kişinin elindeki paylar için ortaklık sonucu doğmaz.
- Devrolunan şirketin terkini re'sen yapılır.
- Tescil ile birlikte devrolunan malvarlığının geçmesi, malvarlığının devralan tarafından bilinip bilinmemesinden bağımsızdır.
- Birleşme, rekabet hukuku bakımından 4054 sayılı Kanun'un hükümlerine tabi kalır; TTK'ya göre birleşmeye izin verilmesi bu sınırlamaları ortadan kaldırmaz.
- Tescil yapılmamışsa birleşme hüküm doğurmaz ve yukarıdaki geçiş sonuçları gerçekleşmez.
Tescil ile genel kurul onayı arasındaki fark nedir?
Birleşme sözleşmesinin ve birleşme kararının genel kurullarca onaylanması, birleşme sürecinin bir aşamasıdır ve tek başına hukuki sonuç doğurmaz.
Ticaret siciline tescil, birleşmeyi hukuken geçerli kılan kurucu işlemdir ve aktif, pasif ile ortaklık geçişini bu anda doğurur.
Onayın tamamlanması birleşmeyi gerçekleştirmez; birleşme ancak tescil ile geçerlilik kazanır.
Devralan şirketin ortağı olma ile ortak sayılmama (ikinci fıkra istisnası) arasındaki fark nedir?
Devrolunan şirketin ortakları, kendi adına hareket eden kişi olarak görünmeyen ve gerçek payı sahibi olan ortaklar olarak devralan şirketin ortağı olur.
Devralan veya devrolunan şirket hesabına kendi adına hareket eden kişinin elindeki paylar, ortaklığın devamı sonucuna girmez.
Bu paylar için devralan şirkette ortaklık doğmaz; bu paylar ortaklık kaydına alınmaz ve bu nedenle birleşme dışında kalır.
Aktif-pasifin geçişi ile ayrı devir işlemi arasındaki fark nedir?
Birleşmede malvarlığının geçişi, tescil ile kanun gereği gerçekleşen küllî halefiyettir.
Ticari işletme devri veya tek tek malvarlığı devri, her unsur için ayrı devir işlemi gerektirir.
Birleşmede münferit tasarruf işlemi yapılmasına gerek yoktur; ancak genel devirde ayrı devir işlemine bağlı hükümler (ör. TBK m.202 ile ilgili ilan yükümlülüğü) ayrıca değerlendirilir.
Birleşme hükmü ile rekabet hukuku (üçüncü fıkra) arasındaki fark nedir?
TTK'ya göre birleşmeye izin verilmesi ve tescil, ticaret hukuku bakımından geçerli sonuç doğurur.
Birleşmenin hakim durum yaratması veya güçlendirmesi, 4054 sayılı Kanun'un sınırlamalarına tabidir.
TTK'daki tescil birleşmeyi ticaret hukuku bakımından geçerli kılar; ancak rekabet hukuku açısından ayrıca 4054 sayılı Kanun'a göre denetlenir.
Hukuki sonuçlar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Genel kurul onayını birleşmenin gerçekleşmesi sayarak tescil yapılmadan aktif ve pasifin geçtiğini kabul etmek.
- Tescil anında geçişin kendiliğinden gerçekleştiğini unutarak her bir malvarlığı kalemi için ayrı devir işlemi aramak.
- Ortaklığın devamı kuralını sınırsız uygulayıp, kendi adına fakat başkası hesabına hareket eden kişinin paylarını da devralan şirketin ortaklığına dahil etmek.
- Rekabet hukuku saklılığını, birleşmenin TTK bakımından geçerliliğini ortadan kaldırıyor sanmak; oysa üçüncü fıkra yalnız rekabet hukuku bakımından ek denetim getirir.
- Tescilin kurucu etkisini, devralan şirketin tescilinde de aramak; devralan şirketin tescili açıklayıcı niteliktedir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Birleşme kararının genel kurul tarafından onaylanmış olması, tescil yapılmadan birleşmenin gerçekleştiği sonucunu doğurmaz.
- Tescil ile devrolunan malvarlığının geçmiş olması nedeniyle, devralan şirketin devrolunan şirketin borçlarından sorumlu olduğu kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2058 E., 2025/124 K., 20.01.2025; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2057 E., 2025/123 K., 20.01.2025)
- Birleşme sonrası borçların ödenmesi istemine ilişkin davalarda, devralan şirketin devrolunan şirketin borçlarından sorumluluğu hükmü uygulanmaktadır. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2023/381 E., 2023/971 K., 13.07.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Birleşmenin geçerlilik kazandığını ileri süren taraf, birleşme kararının ticaret siciline tescil edildiğini sicil kaydı ile ispatlar.
- Devrolunan şirketin aktif ve pasifinin devralan şirkete geçtiğini iddia eden taraf, tescil kaydı ve birleşme sözleşmesi ile bu geçişi ispatlar; ayrı bir devir sözleşmesinin bulunmasının gerekmediği tescil kaydı ile gösterilebilir.
- Devralan şirketin ortağı olduğunu iddia eden kişi, devrolunan şirketteki payını ve bunun ikinci fıkranın istisnasına girmediğini ispatlar.
- İkinci fıkradaki istisnayı ileri süren taraf, payın devralan veya devrolunan şirket hesabına kendi adına hareket eden kişi adına kayıtlı olduğunu ve gerçek sahibinin bu şirket olduğunu ispatlar.
- Rekabet hukuku sınırlamasını ileri süren taraf, birleşmenin hakim durum yaratması veya güçlendirmesi olgusunu ispatlar; bu sınırlama tescilin geçerliliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.136: Birleşmede malvarlığının bir bütün olarak devralan şirkete geçmesi ilkesini tamamlayan hükümdür; birinci fıkradaki küllî halefiyet sonucunun dayanağı olarak anılır.
- 6102 m.140: Ortaklığın devamlılığı ilkesini düzenler; ikinci fıkradaki ortaklık sonucunun dayanağıdır.
- 6102 m.152: Birleşmenin tanımını ve devrolunan şirketin tasfiyesiz infisahını düzenler; birinci fıkradaki tescil sonucunun önkoşuludur.
- 4054 sayılı Kanun: Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'dur; üçüncü fıkra gereği birleşmenin rekabet hukuku bakımından denetimini sağlar.
TTK m.154 — İlan
Birleşme kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanını düzenler. Kararın ilanının zorunluluğunu koyar; ilanın içeriğini, süresini veya ilan şeklini ayrıca belirlemez. Maddenin kapsamı birleşmeye katılan şirketlerin tümünü içerir. Birleşme kararının ticaret siciline tescilini (m.152), alacaklılara yapılacak ilanı (m.157) ve birleşmenin hukuki sonuçlarını (m.155) bu madde düzenlemez.
İlan: hangi kavramlar bilinmeli?
- Birleşme kararı
- Birleşmeye katılan şirketlerin genel kurullarınca alınan, birleşme sözleşmesini onaylayan karardır. Madde, bu kararın ilanını öngörür.
- Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi
- Ticaret sicili kayıtlarının ilanına özgü resmi gazetedir. Birleşme kararının ilan edileceği yer budur.
İlan: hangi şartlar aranır?
- Birleşme kararının alınmış olması gerekir.
- Kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmesi gerekir.
İlan: hangi sonuçları doğurur?
- Birleşme kararı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir.
- Kararın ilanı, birleşmenin üçüncü kişilere karşı öğrenilebilir hale gelmesini sağlar; bu yönüyle hem üçüncü kişiler hem de m.158 bakımından önem taşır.
Birleşme kararının ilanı ile tescili arasındaki fark nedir?
Madde, kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanını düzenler.
Kararın ticaret siciline tescili ayrı bir işlemdir ve başka maddede düzenlenmiştir.
İlan ve tescil birbirinden ayrı yükümlülüklerdir; ilanın yapılması tescil yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
İlan: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birleşme kararının ilanı ile ticaret siciline tesciline ilişkin kuralları birbirine karıştırmak.
- Alacaklılara yapılacak ilanı (m.157) bu maddedeki birleşme kararı ilanı ile aynı şey saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Birleşme kararının ilanının ne zaman geçerlilik kazandığına ilişkin ayrıntılı bir uygulama bağlamda verilmemiştir.
Nasıl ispat edilir?
- Kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, ilan nüshası veya sicil kaydı ile ispatlanır.
- İlanın yapılmadığını ileri süren taraf, ilanın bulunmadığını gazete kaydı ile göstermek zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.152: Birleşme kararının ticaret siciline tescilini düzenler; ilan yükümlülüğünden ayrı bir işlemdir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.157: Birleşmeye katılan şirketlerin alacaklılarına yapacakları ilanı düzenler; bu madde ile karıştırılmamalıdır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.158: Birleşme kararının ilanının önem taşıdığı hükümdür; ilanın ardından gelen hukuki sonuçlara ilişkin düzenlemeler bu maddeye bağlıdır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| otuz gün | m.149 | (1) Birleşmeye katılan şirketlerden her biri, merkezleriyle şubelerinde ve halka açık anonim şirketler ise Sermaye Piyasası Kurulunun öngöreceği yerlerde, genel kurul kararından önceki otuz gün içinde; a) Birleşme sözleşmesini, b)… |
| üç yılın | m.149 | (1) Birleşmeye katılan şirketlerden her biri, merkezleriyle şubelerinde ve halka açık anonim şirketler ise Sermaye Piyasası Kurulunun öngöreceği yerlerde, genel kurul kararından önceki otuz gün içinde; a) Birleşme sözleşmesini, b)… |
| üç iş günü | m.149 | (4) Birleşmeye katılan her şirket, birinci fıkrada anılan belgelerin nereye tevdi edildiklerini ve nerelerde incelemeye hazır tutulduklarını, tevdiden en az üç iş günü önce, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile şirket sözleşmesinde… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
31 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2024/224 E., 2025/467 K., 14.07.2025İlgili madde: m.152
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/251 E., 2025/468 K., 14.07.2025İlgili madde: m.152
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/375 E., 2025/474 K., 14.07.2025İlgili madde: m.152
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/416 E., 2025/475 K., 14.07.2025İlgili madde: m.152
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/446 E., 2023/802 K., 13.09.2023İlgili madde: m.150
- 4. Hukuk Dairesi, 2022/6202 E., 2025/14654 K., 23.10.2025İlgili madde: m.151
- 3. Hukuk Dairesi, 2025/2518 E., 2025/3397 K., 18.06.2025İlgili madde: m.149
- 7. Daire, 2022/1459 E., 2024/4767 K., 20.11.2024İlgili madde: m.149
- 4. Hukuk Dairesi, 2024/6925 E., 2024/10213 K., 24.10.2024İlgili madde: m.149
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/5883 E., 2024/3560 K., 06.05.2024İlgili madde: m.154
Diğer 21 karar
- 4. Hukuk Dairesi, 2024/1341 E., 2024/4091 K., 02.05.2024İlgili madde: m.149
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/6597 E., 2024/3047 K., 18.04.2024İlgili madde: m.151
- 4. Hukuk Dairesi, 2022/14013 E., 2024/3023 K., 25.03.2024İlgili madde: m.151
- 4. Hukuk Dairesi, 2022/16432 E., 2023/2522 K., 27.02.2023İlgili madde: m.150
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2024/1025 E., 2026/451 K., 30.04.2026İlgili madde: m.153
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2026/243 E., 2026/784 K., 29.04.2026İlgili madde: m.152
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/89 E., 2026/327 K., 08.04.2026İlgili madde: m.150
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/1368 E., 2026/250 K., 12.02.2026İlgili madde: m.149
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/424 E., 2025/1225 K., 03.07.2025İlgili madde: m.152
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/288 E., 2025/645 K., 01.07.2025İlgili madde: m.150
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/479 E., 2025/374 K., 28.05.2025İlgili madde: m.150
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/3038 E., 2025/132 K., 24.02.2025İlgili madde: m.149
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2058 E., 2025/124 K., 20.01.2025İlgili madde: m.153
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2057 E., 2025/123 K., 20.01.2025İlgili madde: m.153
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2023/381 E., 2023/971 K., 13.07.2023İlgili madde: m.153
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2022/301 E., 2022/752 K., 31.05.2022İlgili madde: m.153
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2020/1474 E., 2022/985 K., 24.05.2022İlgili madde: m.150
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2021/2426 E., 2022/47 K., 18.01.2022İlgili madde: m.153
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/657 E., 2020/705 K., 19.11.2020İlgili madde: m.151
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/1488 E., 2020/106 K., 14.10.2020İlgili madde: m.151
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2014/458 E., 2019/744 K., 12.09.2019İlgili madde: m.151, m.154
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 26.06.2012 (m.149).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 5. Şirketler Giriş bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış