TTK Madde 462III - İç kaynaklardan sermaye artırımı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

YürürlükteSon değişiklik: 26.06.2012

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Ayrıca bilançoda sermayeye eklenmesine izin verilen fon varken aynı artırımın sermaye taahhüdü yoluyla yapılamayacağını ve iki yöntemin aynı anda, aynı oranda birlikte kullanılabileceğini hükme bağlar. Maddenin kişisel kapsamı, esas sermaye sistemindeki anonim şirketlerdir. Madde, sermaye artırımının genel kurul veya yönetim kurulu kararını, rüçhan hakkının kullanımını ve nakdi sermaye taahhüdünün ödenmesini düzenlemez (m.456, m.457, m.460).

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrılmış ve belirli bir amaca özgülenmemiş yedek akçeler ile kanuni yedek akçelerin serbestçe kullanılabilen kısımları ve mevzuatın bilançoya konulmasına ve sermayeye eklenmesine izin verdiği fonlar sermayeye dönüştürülerek sermaye iç kaynaklardan artırılabilir.

(2)Sermayenin artırılan kısmını, iç kaynaklardan karşılayan tutarın şirket bünyesinde gerçekten varolduğu, onaylanmış yıllık bilanço ve yönetim kurulunun vereceği açık ve yazılı bir beyanla doğrulanır. Bilanço tarihinin üzerinden altı aydan fazla zaman geçmiş olduğu takdirde, yeni bir bilanço çıkarılması ve bunun yönetim kurulu tarafından onaylanmış olması şarttır.1

(3)Bilançoda sermayeye eklenmesine mevzuatın izin verdiği fonların bulunması hâlinde, bu fonlar sermayeye dönüştürülmeden, sermaye taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırılamaz. Hem bu fonların sermayeye dönüştürülmesi hem de aynı zamanda ve aynı oranda sermayenin taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırılabilir. Artırım genel kurul veya yönetim kurulu kararının ve esas sözleşmenin ilgili maddelerinin değişik şeklinin tescili ile kesinleşir. Tescil ile o anda mevcut pay sahipleri mevcut paylarının sermayeye oranına göre bedelsiz payları kendiliğinden iktisap ederler. Bedelsiz paylar üzerindeki hak kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz; bu haktan vazgeçilemez.

  1. 1.(2. fıkra)26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “işlem denetçisinin” ibaresi “yönetim kurulunun” ve “işlem denetçisi” ibaresi “yönetim kurulu” şeklinde değiştirilmiştir.
Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Hüküm yenidir. İçkaynaklardan sermaye artırımına, sadece bir madde ayrılması eleştirilebilir ve bu konunun daha fazla hükümle düzenlenmesinin gerekli olduğu görüşü ileri sürü lebilir. Bu görüş temelde doğrudur. Ancak, içkaynaklardan sermaye artırımının bedelsiz pay ihracı na ilişkin fonlarla ilgili, fonların vergi hukuku ile sıkı bağlantı içinde bulunduğu, vergiye tâbi fon ların işlemezliğe mahkûm olduğu unutulmamalıdır. İçkaynaklardan sermaye artırımı VUK m. 298, 298 mükerrer ve enflasyon muhasebesi sebebiyle de geçici 25 inci maddede ayrıntılı hükümlere bağlanmıştır. Anılan maddelerin bazı maddî hukuk kurulları içerdikleri, bazı vergi hukuku hüküm lerinin maddî hukuk normu niteliğini de haiz oldukları gerçektir. Bu hükümlerin Tasarıya alınmala rı karmaşa yaratabilir. Bu sebeple 462 nci madde bu konudaki esasları öngörmüş ve vergi hukuku bünyesinde yer alan ilgili hükümlerin maddî hukuk niteliklerini tanımıştır. Maddede mevzuata ve fonlara bu amaçla gönderme yapılmıştır. Ayrıca artırma usulüne ilişkin kurallar da getirilmiştir. Birinci fıkra: Birinci fıkra Tasanda ve diğer mevzuatta yer alan iç kaynakları göstermekte ve mevzuattaki fonlara gönderme yapmaktadır. İçkaynaklar sınırlı sayı (numerus clausus) karakter ta şımaz; fonlar ise belirlenmeden mevzuatta sermayeye eklenmesine cevaz verilen fonlar olarak ta nımlanmıştır. Tasanda yer alan iç kaynaklar esas sözleşme ve/veya genel kurul kararıyla ayrılmış (isteğe bağlı) yedek akçeler ile, kanunî yedek akçelerin serbest kısımlarıdır. Diğer mevzuatta ise fonlar söz konusudur Bunların örnekleri yeniden değerleme, iştirak ve taşınmaz satış hâsılatı ve enf lasyon fonudur. İkinci fıkra: İkinci fıkra içkaynaklardan yapılan sermaye artırımında uygulanacak işlemin gü venliğini sağlamaya yönelik kuralları göstermektedir. Bu kurallar şöyle sıralanabilir: (1) İçkaynak lardan sermaye artırımı da bir işlem denetçisinin (Tasarı m. 400, son fıkra) denetimine tabidir. Bu tür sermaye artırımında, kullanılan iç kaynağın şirkette gerçekte var olup olmadığı ve varlığı belir lenirse bu kaynağın artırımda kullanılan miktarda var olup olmadığı esas denetlenmesi gereken so rundur. Bu husus hem yılsonu fınansal tablolarını denetleyen denetçi hem de sermaye artırımı de netçisi tarafından açık ve yazılı bir beyanla (raporla) kanıtlanmalıdır. İşlem denetçisi yanında denet çinin beyanının da alınmasının sebebi bu denetçinin işletmeyi tanımasıdır. (2) İçkaynağın ve mik tarının belirlendiği bilançonun tarihi ile raporların tarihi arasında en çok altı ay bulunabilir. Bu sü re aşılmışsa kanun içkaynağın kullanılmış olması olasılığını bir varsayım olarak kabul etmekte ve içkaynağın daha yeni tarihli bir bilanço ile doğrulanmasını Öngörmektedir. Bu bilançonun genel kurulca onanmış olması şart değildir. İşlem denetçisinin onayı yeterlidir. Yeni bilançonun eskisi nin değerlerinin revizyonu suretiyle çıkarılması, yani kolaylaştırılmış envanter yönteminin (TK m. 67) veya değerlemeyi basitleştirici yöntemlerin (TK m. 81), (somut olay gerçeği izin veriyorsa) mümkündür. - 2 2 0 — Üçüncü fıkra: Üçüncü fıkranın birinci cümlesi paysahiplerinin korunması amacıyla konul muş, istisnası bulunmayan, başka bir deyişle hiçbir sebeple bertaraf edilemeyecek olan emredici bir kuraldır. Uygulamada, bazı şirketlerin, bilançoda sermayeye eklenebilecek bir fon mevcutken veya böyle bir fonun hesaplanıp bilançoya konulması yolu açıkken, önce nakdî sermaye artırımı yaparak ve çoğu kez bunun miktarını yüksek tutarak, artırıma bazı paysahiplerinin katılamamalarından di ğer bir grup paysahibine yarar sağladıkları görülmektedir. Tasarı birinci cümle ile buna cevaz olma dığını emredici bir şekilde ifade etmiştir. Kural hakim öğretinin ve Yargıtay'ın görüşlerini kanunlaş tırmaktadır. Bu emredici kurala aykırılığın hukukî sonucu butlandır. İkinci cümle, şirketin nakdî sermayeye duyduğu gereksinimin acil olduğu ve şirketin nakdî ser maye artırımını derhal yapmasında haklı sebeplerin bulunduğu haller düşünülerek Tasarıya konul muştur. Hükmün, bu öngörülme amacı gözden kaçırılarak, bazı paysahiplerine zarar vermenin bir aracı olarak kullanılamaz. Şirketin acil nakdî ihtiyacını dikkate alan bu hükmün uygulanması da mahkemenin denetimi altındadır. Üçüncü cümle usule ilişkindir. Dördüncü cümle, içkaynaklardan ve fonlardan yapılan sermaye artırımlarında bedelsiz payların iktisabının kendiliğinden (ipso iure) vukubulduğu açıkça belirtilerek teoriye ve Yargıtay kararlarına uygun çözüm kanunlaştırılmıştır. Bu hüküm uyarınca, içkaynaklardan yapılan artırımın kesinleştiği an, eski pay, bedelsiz pay ile donan mış olarak yani, eski pay+bedelsiz paydan oluşan pay şeklinde doğar. Doğma ipso iure'dir. Yoksa bir şirket organının, bedelsiz payın iktisabına ilişkin bir karara ne gerek vardır ne de organların böy le bir karar almaya yetkileri vardır. Bu hüküm uyarınca, bedelsiz paya ilişkin eski paya bağlı hak bir rüçhan hakkı (Tasarı m. 461) değildir. Bu sebeple ne sınırlandırılabilir ne kaldırılabilir ne de bundan vazgeçilebilir. Son cümlede yer alan hüküm bu kuralı içermektedir.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Değişiklik geçmişi(1)
  1. 26.06.20122. fıkra 26.06.2012 tarihinde 6335 sayılı Kanunla değiştirildi

Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.

Atıflar(1)

Bu maddeye atıf yapanlar

Bu maddedeki kavramlar

  • Bedelsiz pay
  • Bilanço tarihi ve doğrulama bilançosu
  • İç kaynaklardan sermaye artırımı
  • Mevzuatın izin verdiği fon
  • Serbestçe kullanılabilen yedek akçe kısmı
  • Sermaye taahhüdü yoluyla artırım

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

12 karar arasından seçildi
  1. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2024/222 · K. 2024/438 · T. 27.06.2024
    İlk dereceRet
    Gazetesinde ilan olunmuş ''sermaye artırımı'' konulu esas sözleşme değişikliği kararının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 462.maddesinin üçüncü fıkrasına aykırılık temelinde batıl olduğunun tespitini, davalı şirketin 26/12/2023 tarihli genel kurul toplantısında, oy çokluğu ile kabul olunmuş ve akabinde 10/01/2024 tarihinde tescil olunarak 10/01/2024 tarih ve 10997 sayılı ...
  2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi · E. 2024/1976 · K. 2024/1881 · T. 19.12.2024
    İstinafRet
    anılan karara davacının ret oyu kullandığı, muhalefetini tutanağa geçirttiği, anılan genel kurul kararının öncelikle sermayenin iç kaynaklardan karşılanması gerekirken 6102 sayılı yasanın 456 ve 462.maddelerine aykırı olduğu, yine anılan kararın davacının payının düşürülmesi amacıyla yapıldığından bahisle eldeki davanın açıldığı,
  3. 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/3552 · K. 2023/5759 · T. 11.10.2023
    Daire kararıOnama
    21.08.2006 ve 2006/7 sayılı, 25.12.2007 tarihli, 05.08.2009 tarihli sermaye arttırımına ilişkin genel kurul kararlarının mutlak hükümsüzlük nedeniyle iptaline aksi taktirde davaya konu sermaye işlemlerinin iç kaynaklardan sermaye arttırımı biçiminde yapıldığının tespiti ile kanuna, ahlaka, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 462 nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı biçimde müvekkilinin pay oranının düşürülmesine dair işlemlerin hükümsüzlüğünün tespitine,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Ticaret Hukuku

İç kaynaklardan yapılan sermaye artırımında, mevcut pay sahiplerinin bedel ödemeden aldıkları paylara ne ad verilir?

  1. A) Primli Pay
  2. B) İntifa Senedi
  3. C) Rüçhan Hakkı
  4. D) Gratis (Bedelsiz) Pay
  5. E) Kurucu Pay