Özel borç ilişkileri › Kefalet sözleşmesi

Kefalet sözleşmesi ve koşulları

TBK m.581–584Borçlar Hukuku Özel HükümlerSon değişiklik: 28.03.2013 (m.584)

Kısaca

TBK m.581 kefalet sözleşmesinin tanımını verir: kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme olduğunu belirler.

Kapsam

Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.581–584 hükümlerini kapsar.

TBK m.581 — Tanımı

Bu madde kefalet sözleşmesinin tanımını verir: kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme olduğunu belirler. Kefaletin üç taraflı ilişkisini (kefil, alacaklı, asıl borçlu) ve kefalet borcunun fer'i ve ikincil niteliğini tanım üzerinden ortaya koyar. Kefilin borcunun sözleşmeden doğmasının şart olmadığı, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme veya nafaka gibi kanundan doğan borçlar için de kefalet verilebileceği kaynak metinlerde bu tanımın yorumu olarak yer alır. Maddenin kendisi şekil, kefilin sorumluluk sınırı, tartışma def'i, müteselsil kefalet ve rücu gibi konuları düzenlemez; bunlar sırasıyla m.583-584 (şekil ve eş rızası), m.585-590 (tartışma def'i ve sorumluluk kapsamı), m.589 (azami miktar), m.597 vd. (rücu) ve m.603 (gerçek kişilere uygulanma) hükümlerinde yer alır. Kefalet sözleşmesinin geçerlilik şekli ve sorumluluk sınırı bu maddede aranmamalıdır.

Tanımı: hangi kavramlar bilinmeli?

Kefalet sözleşmesi
Kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Tarafları kefil ile alacaklıdır; asıl borçlunun rızası sözleşmenin kuruluşu için gerekli değildir.
Asıl borç
Kefilin ifadan sorumlu olmayı üstlendiği, borçlunun alacaklıya karşı borcudur. Kefalet bu borca bağlı olduğundan asıl borç yoksa ya da ortadan kalkarsa kefalet de hüküm ifade etmez.
Fer'i borç
Kefilin borcunun asıl borca bağlı olması niteliğidir. Kefalet borcu, doğuşu, devamı ve ifası bakımından asıl borca tabidir.
İkincil (tali) borç
Kefil asıl borcu ifa etmez; asıl borcun ifa edilmemesinden doğan zararı tazmin eder. Bu nedenle kefil her türde ikinci borçludur.
Üçüncü kişinin borcu
Kefilin sorumlu olduğu borcun kaynağının sözleşme olmak zorunda olmadığını ifade eder; haksız fiil, sebepsiz zenginleşme veya nafaka gibi kanundan doğan borçlar da kefalete konu olabilir.

Tanımı: hangi şartlar aranır?

  • Kefil ile alacaklı arasında kefalet sözleşmesi kurulmalıdır; sözleşmenin tarafı borçlu değildir, borçlunun rızası ve bilgisi aranmaz.
  • Kefil, asıl borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlenmelidir.
  • Kefilin üstlendiği sorumluluğun dayanağı olan asıl borç bulunmalıdır; geçersiz ya da ortadan kalkmış asıl borç varsa kefalet borcu doğmaz.
  • Kefilin sorumlu olduğu borcun kaynağı sözleşme olmak zorunda değildir; haksız fiil, sebepsiz zenginleşme veya nafaka borcu da olabilir.
  • Kefalet sözleşmesinin geçerliliği için 583 ve devamındaki şekil koşulları ayrıca sağlanmalıdır; bu madde yalnızca tanımı verir.

Tanımı: hangi sonuçları doğurur?

  • Kefalet sözleşmesi kurulduğunda kefil alacaklıya karşı kefalet borcu altına girer; bu borç asıl borca bağlı ve ona ikincil niteliktedir.
  • Asıl borç hiç doğmamışsa ya da geçersizse kefalet borcu da doğmaz; asıl borç sonradan sona ererse kefalet borcu da kendiliğinden sona erer.
  • Kefil, alacaklının talebi üzerine ödeme yaptığında asıl borcu değil, kendi kefalet borcunu ifa etmiş olur.
  • Asıl borçlunun rızası ve bilgisi olmadan da kefalet sözleşmesi geçerli olarak kurulabilir.
  • Kefilin borcunun kaynağı sözleşme olmak zorunda olmadığından, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme veya nafakadan doğan bir borç için de kefalet verilebilir.
  • Kefilin sorumluluk sınırı, şekil şartları ve tartışma def'i gibi hususlar bu maddede değil, sonraki maddelerde düzenlenmiştir; bu maddeye göre bu konularda ancak tanım çerçevesinde sonuç çıkarılabilir.

Kefalet ile borçlunun kendi borcu arasındaki fark nedir?

Kefil, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından sorumludur ve alacaklıya karşı ikinci borçludur.

Asıl borçlu, borcun kendisinden doğrudan sorumludur ve borcu ilk olarak ifa etmekle yükümlüdür.

Kefil, asıl borcu aynen ifa etmek zorunda değildir; alacaklının uğradığı zararı tazmin eder. Asıl borçlunun borcu ifa etmesi kefalet borcunu da sona erdirir.

Kefalet ile borç üstlenme (borca katılma) arasındaki fark nedir?

Kefil, başkasının borcunun ifa edilmemesinin sonuçlarından sorumlu olmayı üstlenir; kendi asıl borcu yoktur.

Borca katılan, borcun tarafı olarak asıl borçlu ile birlikte borçlanır.

Kefalet fer'i ve ikincildir; borca katılmada borçlu ile birlikte asıl borç üstlenilir. Bu ayrım, kefilin ifa yükümlülüğünün kapsamını belirler.

Kefalet ile garanti sözleşmesi arasındaki fark nedir?

Kefalet, borçlunun borcunun ifa edilmemesinin sonuçlarını üstlenmedir ve asıl borca bağlıdır.

Garanti sözleşmesi, üçüncü kişinin bir fiilinin gerçekleşmesini taahhüt eder ve asıl borca bağlı olmak zorunda değildir.

Kaynak metinler, teminat mektuplarının garanti sözleşmesi olduğunu ve kefalet hükümlerine ancak sınırlı olarak tabi olduğunu belirtir.

Tanımı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kefaleti, asıl borçlunun borcunu aynen ifa yükümlülüğü olarak anlamak; kefil yalnızca alacaklının uğradığı zararı tazmin eder.
  • Kefalet sözleşmesinin kurulması için borçlunun rızasının veya bilgisinin aranması; bu madde rıza gerektirmez.
  • Kefil borcunun yalnızca sözleşmeden doğabileceğini sanmak; haksız fiil, sebepsiz zenginleşme veya nafaka borçları da kefalete konu olabilir.
  • Tanımı geçerlilik koşulu saymak; yazılı şekil ve azami miktar gibi koşullar 583 ve 584. maddelerde düzenlenmiştir.
  • Asıl borç ortadan kalktığı halde kefalet borcunun devam ettiğini kabul etmek; kefalet fer'i olduğundan asıl borç ile birlikte sona erer.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Kanun'un 581 ile 603. maddeleri arasında düzenlendiğini ve tanımın bu maddeye dayandığını kabul etmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/926 E., 2026/272 K., 12.03.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/781 E., 2026/178 K., 26.02.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/23 E., 2025/901 K., 11.09.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/218 E., 2025/239 K., 26.02.2025)
  • Uygulamada, kefalet borcunun asıl borca bağlı olduğu ve asıl borç yoksa ya da ortadan kalkmışsa kefilin sorumluluğunun doğmadığı kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2021/744 E., 2024/167 K., 07.02.2024; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2021/674 E., 2024/118 K., 01.02.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Kefalet sözleşmesine dayanarak kefilden talepte bulunan alacaklı, kefil ile aralarındaki sözleşmeyi ve asıl borcun varlığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Kefalet sözleşmesinin varlığı, yazılı şekil ve azami miktar bakımından 583 ve 584. maddelerde öngörülen koşullara uygun belgeyle ispatlanır; tanık ile ispat bu konuda sınırlıdır.
  • Asıl borcun geçersiz ya da sona erdiğini ileri süren kefil, bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
  • Asıl borcun kaynağının haksız fiil, sebepsiz zenginleşme veya nafaka olduğunu ileri süren taraf, bu kaynağın varlığını belgeyle ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.582: Kefil, kanunda aksi anlaşılmadıkça kefaletle ilgili bölümde tanınan haklardan önceden feragat edemez; tanımdaki kefilin korunması ilkesini tamamlar.
  • 6098 sayılı Kanun m.583: Kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasını ve kefilin sorumlu olacağı azami miktarı ile kefalet tarihini belirtmesini düzenler; tanımın geçerlilik koşuludur.
  • 6098 sayılı Kanun m.584: Kefilin, müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatı kendi el yazısıyla belirtmesini öngörür; şekil ve bilgilendirme koşulunu tamamlar.
  • 6098 sayılı Kanun m.589: Kefilin alacaklıya karşı sorumluluğunun kapsamını ve azami miktarla sınırını düzenler; tanımın sonucu olan sorumluluğun ölçüsünü belirler.
  • 6098 sayılı Kanun m.603: Kefalet hükümlerinin gerçek kişilerin teminat sözleşmelerine uygulanacağını belirtir; tanımdaki kefil kavramının kapsamını sınırlar.

TBK m.582 — Asıl borç

Madde, kefalet sözleşmesinin konusu olabilecek asıl borç bakımından üç hususu düzenler: mevcut ve geçerli bir borca kefalet edilebilmesi, gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borca kefalet edilebilmesi ve asıl borcun yanılma veya ehliyetsizlik sebebiyle sakat olması ya da borçlu yönünden zamanaşımına uğramış olması hâlinde kefilin sorumluluğu. Ayrıca kefilin, bu bölümde tanınan haklardan önceden feragat edemeyeceği kuralını koyar. Kişisel güvence veren kefil ve asıl borçlu arasındaki ilişkiye uygulanır. Kefilin borçludan güvence isteme ve borçtan kurtarılma hakkını (m.595), rücu ve halefiyeti (m.596), alacaklının iflas masasına kaydettirme ve kefile bildirme yükümünü (m.594) ve kefaletin şekil şartlarını düzenlemez; bunlar başka maddelerde yer alır.

Asıl borç: hangi kavramlar bilinmeli?

Fer'i nitelik (kefaletin fer'iliği)
Kefalet borcunun asıl borca bağlı, ona ikincil nitelikte bir yan borç olması ilkesidir. Asıl borç yoksa ya da geçersizse kefalet de geçersiz olur.
Mevcut ve geçerli borç
Kefaletin konusu olabilen, sözleşmenin kurulduğu anda var olan ve hukuken geçerli bulunan asıl borçtur. Kefaletin kurulduğu anda muaccel olması gerekmez; kefilden talep edildiği anda mevcut olması yeterlidir.
Gelecekte doğacak borç
Henüz doğmamış ancak ileride doğacağı belirlenebilir olan asıl borçtur. Bu borç doğduğunda kefalet hüküm ifade eder; belirlenebilirlik şarttır.
Koşula bağlı borç
Doğumu veya ifası bir şarta bağlı olan asıl borçtur. Kefalet de asıl borçla aynı şarta tabi olur; şart gerçekleşmeden kefalet hüküm ifade etmez.
Sınırlı ehliyetsizlik
Asıl borçlunun ehliyetsizliğinin, tam ehliyetsizliğe karşılık gelen sınırlı biçimidir. Yasal temsilcinin onay vermesi hâlinde asıl borç geçerli hâle gelir ve kefalet de korunur.
Zamanaşımına uğramış borç
Borçlu yönünden zamanaşımı süresi dolmuş ancak varlığını koruyan borçtur. Bu borca kefil olan kişi, madde hükmü uyarınca kefil olarak sorumlu tutulur.

Asıl borç: hangi şartlar aranır?

  • Kefalet sözleşmesinin, mevcut ve geçerli bir asıl borç için yapılmış olması gerekir; asıl borç kefaletin kurulduğu anda var olmak zorunda değildir, kefilden talep edildiği anda mevcut olması yeterlidir.
  • Gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borca kefalet edilecekse, bu borcun belirlenebilir olması gerekir; kefalet, borç doğduğunda veya koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade eder.
  • Asıl borç geçersiz ise (ör. hukuka aykırılık, şekil eksikliği, muvazaa, ehliyetsizlik) kefalet de geçersiz olur; ancak borçlunun yanılma ya da ehliyetsizlik sebebiyle sorumlu tutulamadığı bir borç için güvence sağlayan kişi, sözleşmeyi sakatlayan eksikliği yükümlülük altına girdiği sırada biliyorsa kefil olarak sorumlu olur.
  • Asıl borç, borçlu yönünden zamanaşımına uğramış ise, bu borca kefil olan kişi hakkında yukarıdaki sorumluluk kuralı uygulanır.
  • Kefil, bu bölümde kendisine tanınan haklardan kanunda aksi öngörülmedikçe önceden feragat etmemiş olmalıdır; aksi yönde önceden yapılan feragat kaydı geçerli değildir.

Asıl borç: hangi sonuçları doğurur?

  • Mevcut ve geçerli bir borca yapılan kefalet, asıl borcun varlığına bağlı olarak hüküm ifade eder.
  • Gelecekte doğacak veya koşula bağlı borca yapılan kefalet, borç doğduğunda veya koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade eder; bu anlara kadar kefil borç altında değildir.
  • Asıl borç geçersizse kefalet de geçersiz olur ve kefil, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödediği tutarı geri isteyebilir.
  • Yanılma veya ehliyetsizlik nedeniyle borçlunun sorumlu olmadığı bir borçta, kefil sakatlığı bilerek yükümlülük altına girmişse kefaletle ilgili hükümler uygulanır.
  • Zamanaşımına uğramış bir borca kefil olan kişi, aynı sorumluluk kuralına tabi tutulur.
  • Kefilin, bu bölümde tanınan haklardan önceden yaptığı feragat, kanunda aksi öngörülmedikçe geçersizdir.

Mevcut borç ile gelecekte doğacak borç arasındaki fark nedir?

Mevcut ve geçerli borca kefalet, sözleşme kurulduğu anda var olan asıl borç içindir.

Gelecekte doğacak borca kefalet ise henüz doğmamış, ancak belirlenebilir bir borç içindir; örneğin bankanın ileride vereceği kredi.

Gelecekte doğacak borç için kefalet, borç doğduğunda hüküm ifade eder; belirlenebilirlik yoksa kefalet geçersiz kalır.

Koşula bağlı asıl borç ile kayıtsız asıl borç arasındaki fark nedir?

Asıl borç bir şarta bağlıysa kefalet de aynı şarta tabidir ve yalnızca şart gerçekleşince hüküm ifade eder.

Kayıtsız ve şartsız asıl borçta kefalet, sözleşmenin kurulmasıyla birlikte doğrudan sonuç verir.

Şarta bağlı asıl borçta kefilin kayıtsız ve şartsız borç altına girmesi geçersiz olur.

Asıl borç geçersiz ile yanılma veya ehliyetsizlik nedeniyle sorumlu olunmayan borç arasındaki fark nedir?

Asıl borç hukuka aykırılık, şekil eksikliği veya tam ehliyetsizlik gibi sebeplerle geçersizse, kefalet de geçersizdir.

Yanılma veya ehliyetsizlik nedeniyle borçlu sorumlu değilse, kefil sakatlığı bilerek kefil olmuşsa, kefil sorumlu olur.

Kefil, sakatlığı bilerek yükümlülük altına girmişse kefaletle ilgili hükümlere göre sorumlu olur; bilmiyorsa sorumluluk doğmaz.

Sınırlı ehliyetsizlik ile tam ehliyetsizlik arasındaki fark nedir?

Sınırlı ehliyetsiz asıl borçlunun yasal temsilcisi sözleşmeyi onaylarsa, eksiklik ortadan kalkar ve kefalet korunur.

Tam ehliyetsiz asıl borçlu için asıl borç doğmaz; kefil bu durumu bilerek kefil olsa bile kefalet geçerli olmaz.

Onay verilirse kefalet geçerli kalır; tam ehliyetsizlikte kefalet geçersizdir.

Asıl borç: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Asıl borcun kefalet sözleşmesinin kurulduğu anda muaccel olmasını aramak; kanun yalnızca mevcut ve geçerli olmasını ister, muaccellik kefilden talep anında aranır.
  • Gelecekte doğacak borca yapılan kefaleti, belirlenebilirlik şartını gözetmeden geçerli saymak; asıl borcun ileride doğacağı ilişki yeterince belirli olmalıdır.
  • Koşula bağlı asıl borçta kefaleti şarttan bağımsız, kayıtsız bir yükümlülük olarak yorumlamak; kefalet şartın gerçekleşmesine kadar hüküm ifade etmez.
  • Asıl borç sınırlı ehliyetsizlikten sakat olduğunda, yasal temsilcinin onayının kefaleti kurtardığını gözden kaçırmak veya tam ehliyetsizlik ile sınırlı ehliyetsizliği aynı sonuca bağlamak.
  • Kefilin yalnızca ehliyetsizliği veya yanılmayı bildiğini değerlendirmek yerine, sorumluluğu doğuran bilgiyi yükümlülük altına girdiği ana bağlamamak.
  • Kefilin önceden feragat ettiğini kabul etmek; madde kanunda aksi bir hüküm yoksa önceden feragati geçersiz kılar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Genel kredi sözleşmesine bağlı kefalet sözleşmelerinin, 6098 sayılı Kanunun 582 ve 583. maddelerine uygun düzenlendiği ve geçerli olduğu kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/1121 E., 2025/1415 K., 10.12.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1722 E., 2025/1145 K., 01.12.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1206 E., 2025/881 K., 03.10.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1002 E., 2024/1696 K., 27.12.2024)
  • Sözleşmede kefilin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunması, kefalet ilişkisinin geçerliliğine dair değerlendirmede dikkate alınmaktadır. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1722 E., 2025/1145 K., 01.12.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/282 E., 2025/298 K., 14.03.2025)
  • Müteselsil kefalet kapsamının sözleşme sebebiyle doğmuş borçları olduğu gibi ileride doğması muhtemel borçları da kapsayacağı belirtilmektedir; belirlenebilir olan gelecekteki borçlar kefalet kapsamına girmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/1347 E., 2024/1738 K., 28.11.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Kefalet sözleşmesinin geçerliliğini iddia eden alacaklı, asıl borcun varlığını ve geçerliliğini ispatlamakla yükümlüdür; asıl borcun varlığı ve kefalet sözleşmesi yazılı belge ile ispatlanır.
  • Gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için kefaletin hüküm ifade ettiğini ileri süren taraf, borcun doğduğunu veya şartın gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Kefilin, asıl borcun yanılma veya ehliyetsizlik nedeniyle sakat olduğunu bildiğini ileri sürmesi hâlinde, bu bilginin varlığını ileri süren taraf ispat yükü altındadır; bilgi yazılı delil veya karine ile ispatlanabilir.
  • Borçlu yönünden zamanaşımına uğramış bir borca kefil olan kişiyi bağlamak isteyen alacaklı, kefilin bu durumu bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.78: Asıl borcun mutlak butlan sebebiyle geçersiz olduğunu bilmeden kefil yaptığı ödemeyi, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak geri alabilir; madde bu iadeyi dayandırır.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.585: İflas veya konkordato durumunda asıl borçlunun sorumluluğunun sınırlanması, kefilin asıl borcun tamamını ödemek zorunda kalmasına ilişkin kuralı düzenler; m.582 ile asıl borcun niteliği bakımından ilişkilidir.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.590: Borçlunun iflası hâlinde asıl borç muaccel olsa bile kefile karşı takibin ne zaman yapılabileceğini düzenler; asıl borcun muaccelliği bakımından m.582 ile bağlantılıdır.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.594: Alacaklının iflas masasına kaydettirme ve kefile bildirme yükümünü düzenler; kefilin ödeme sonrası haklarını korumaya yöneliktir, m.582 kapsamındaki kuruluş sorunlarından ayrıdır.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.595: Kefilin asıl borçludan güvence verilmesini ve borçtan kurtarılmasını isteme hakkını düzenler; m.582 ile ayrı bir konudur, ancak feragat yasağının kapsamına giren haklardan biridir.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.596: Kefilin rücu hakkını ve alacaklının haklarına halefiyetini düzenler; m.582 ile ayrı bir konudur, ancak feragat yasağının kapsamına giren haklardan biridir.

TBK m.583 — Şekil

Bu madde kefalet sözleşmesinin geçerlilik şeklini düzenler: yazılılık şartını, kefilin sorumluluğunun azami miktarının ve kefalet tarihinin sözleşmede belirtilmesini, müteselsil kefil sıfatı ile kendi adına kefil olma yetkisi ve kefil olma vaadinin el yazısıyla yazılmasını, sorumluluğun belirli bir miktarla sınırlandırılmasını ve sonradan yapılan sorumluluğu artırıcı değişikliklerin şekline ilişkin kuralı kapsar. Kefil olma ehliyeti, eşin rızası ve kefaletin diğer etkileri bu maddenin konusu değildir; kefaletin şekline ilişkin genel hüküm TBK m.583 ile sınırlıdır. Kefalet sözleşmesinin kişisel güvence verilmesine ilişkin diğer sözleşmelere uygulanması (TBK m.603), kefilin borçlunun ödemeden sorumlu olduğu haller ve sorumluluğun kapsamı (TBK m.584 vd.) bu maddede düzenlenmez. Kefilin sorumluluğunun sona ermesi ve süreli kefalet de bu maddenin kapsamına girmez.

Şekil: hangi kavramlar bilinmeli?

Kefalet sözleşmesi
Kefilin, alacaklıya karşı borçlunun borcunu ifa etmeyi üstlendiği sözleşmedir. Geçerliliği bu maddedeki şekil koşullarına bağlıdır.
Azami miktar
Kefilin sorumlu olacağı en yüksek tutardır. Kefalet sözleşmesinde açıkça yazılması geçerlilik koşuludur; borcun tamamının kapsanıp kapsanmadığı bu kavramla belirlenmez.
Müteselsil kefil
Borçla birlikte, borçlu ile aynı derecede ve doğrudan sorumlu olan kefildir. Bu sıfatın ya da anlamına gelen bir ifadenin kefilin el yazısıyla yazılması gerekir.
Kendi adına kefil olma yetkisi
Kefilin, başkası adına değil kendi adına kefil olma konusunda başkasına verdiği özel yetkidir. Bu yetkinin verilmesi de yazılı ve aynı şekil koşullarına bağlıdır.
Kefil olma vaadi
Kefilin diğer tarafa ya da üçüncü kişiye ileride kefil olacağını taahhüt etmesidir. Vaadin de kefalet şekline uygun yapılması gerekir.
Sonradan yapılan artırıcı değişiklik
Kefalet sözleşmesi kurulduktan sonra kefilin sorumluluğunu genişleten düzenlemelerdir. Bu değişikliklerin de kefalet şekline uyması zorunludur.

Şekil: hangi şartlar aranır?

  • Kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerekir.
  • Sözleşmede kefilin sorumlu olacağı azami miktarın belirtilmesi gerekir.
  • Sözleşmede kefalet tarihinin belirtilmesi gerekir.
  • Müteselsil kefil olunuyorsa, kefilin bu sıfatı veya aynı anlama gelen bir ifadeyi kendi el yazısıyla sözleşmeye yazması gerekir.
  • Kefilin azami miktarını ve kefalet tarihini de kendi el yazısıyla yazması şarttır.
  • Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilecekse, bu yetkinin de aynı şekil koşullarına uygun verilmesi gerekir.
  • Diğer tarafa veya üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulacaksa, bu vaadin de aynı şekil koşullarına uyması gerekir.
  • Kefilin sorumluluğunun belirli bir miktarla sınırlandırılması isteniyorsa, bunun yazılı şekle uyularak kararlaştırılması gerekir.
  • Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişikliklerin kefalet için öngörülen şekle uygun yapılması gerekir.

Şekil: hangi sonuçları doğurur?

  • Yazılı şekle, azami miktara veya kefalet tarihine uyulmadan kurulan kefalet sözleşmesi geçerli olmaz.
  • Müteselsil kefil sıfatı veya aynı anlama gelen ifade el yazısıyla yazılmadıysa, kefil müteselsil sorumluluk altına girmiş sayılmaz.
  • Kendi adına kefil olma yetkisi ya da kefil olma vaadi aynı şekil koşullarına uygun değilse hüküm doğurmaz.
  • Sorumluluğu artıran sonradan yapılan değişiklik şekle uyulmadan yapılmışsa kefil bu artıştan sorumlu olmaz.
  • Sorumluluk belirli bir miktarla sınırlanmak istenirse bu sınırlamanın yazılı şekilde kararlaştırılması gerekir.

Yazılılık şartı ile el yazısı şartı arasındaki fark nedir?

Sözleşmenin yazılı yapılması ve azami miktar ile kefalet tarihinin sözleşmede yer alması, genel geçerlilik şartıdır.

Müteselsil kefil sıfatı, azami miktar, kefalet tarihi ve kendi adına yetki ya da vaat gibi özel durumların kefilin kendi el yazısıyla yazılması gerekir.

El yazısı şartı eksik kalan kefalet sözleşmesi, şekle aykırılık nedeniyle geçersiz sayılır.

Kefilin sorumluluğunu sınırlama ile sınırlamaya ilişkin sözleşme kaydı arasındaki fark nedir?

Taraflar yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlayabilir.

Sınırlama yapılmamışsa kefilin sorumluluğu kendi başına bu sınırla bağlı kalmaz; ancak azami miktarın yazılı olması zorunludur.

Sınırlama, yazılı şekle uyulmadan öne sürülürse geçerli olmaz.

Kefalet sözleşmesinin ilk kuruluşu ile sonradan yapılan değişiklik arasındaki fark nedir?

İlk kuruluşta sözleşmenin şekil koşulları baştan sağlanmalıdır.

Sonradan yapılan değişiklik kefilin sorumluluğunu artırıyorsa, kefalet için öngörülen şekle uyulması gerekir.

Şekle uyulmadan yapılan sorumluluğu artırıcı değişiklik hüküm doğurmaz; kefil bu artıştan sorumlu tutulamaz.

Şekil: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kefalet sözleşmesinin yazılı olmasını yeterli sayıp azami miktarın ve kefalet tarihinin ayrıca yazılı olup olmadığını incelememek.
  • Müteselsil kefil sıfatının el yazısıyla yazılması gerekliliğini yalnızca yazılı şekle bağlı görüp el yazısı şartını atlamak.
  • Azami miktarın ve kefalet tarihinin kefilin kendi el yazısıyla yazılması gerektiğini, sadece matbu metinde bulunmasının yeterli olduğunu sanmak.
  • Kendi adına kefil olma yetkisi ve kefil olma vaadinde şekil koşulunun uygulanmayacağını düşünmek.
  • Sonradan yapılan artırıcı değişikliklerin şekle tabi olmadığını varsayarak, kefilin sorumluluğunu genişleten ek kayıtları geçerli saymak.
  • Kefalet sözleşmesinin şekle aykırılığını, kefilin ödeme yapması ya da fiilen kabul etmesi ile telafi edilebileceğini düşünmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yazılı şekle ve el yazısı şartlarına uyulmadığı gerekçesiyle kefalet sözleşmesinin geçersizliği ileri sürüldüğünde, mahkemelerin kefalet tutanağında azami miktarın ve kefalet tarihinin kefilin kendi el yazısıyla yazılıp yazılmadığını incelediği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/62 E., 2023/216 K., 09.02.2023)
  • Kredi genel sözleşmesi gibi çok sayıda borcu kapsayan belgelerde, kefilin bölümünün imza tarihinde yürürlükte olan 583. madde koşullarına uygun olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/277 E., 2023/408 K., 03.05.2023)
  • Şekil noksanlığının kefalet sözleşmesini geçersiz kıldığı ileri sürülen uyuşmazlıklarda, bu maddenin kefalet sözleşmesinin geçerlilik koşullarını belirlediği ve madde metninin kefalet sözleşmesinin geçerliliği için bu şartları aradığı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/1334 E., 2025/763 K., 04.07.2025)
  • Kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin 583 ve 586. maddelerdeki şartlara bağlı olduğu, bu şartların sağlanmaması halinde sözleşmenin geçersiz sayılacağı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/218 E., 2025/239 K., 26.02.2025)
  • Kefalet sözleşmesinin şekle aykırılık nedeniyle geçersizliğinin ileri sürüldüğü davalarda, madde metninin aradığı şekil koşullarının kefilin el yazısıyla yerine getirilip getirilmediğinin somut sözleşme metninden değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1841 E., 2023/1917 K., 09.11.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Kefalet sözleşmesinin geçersizliğini ileri süren kefil, şekle aykırılığı ispatla yükümlüdür; sözleşme metninde azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ifadesinin kefilin el yazısıyla yazılmadığını göstermesi gerekir.
  • Alacaklı, kefilin sorumluluğunu dayandırdığı kefalet sözleşmesinin yazılı şekle ve el yazısı şartlarına uygun olduğunu sözleşme metniyle ispatla yükümlüdür.
  • Yazılı şekil için asıl delil, kefilin imzalı ve el yazısı içeren kefalet sözleşmesidir; tanık ile yazılı şekil koşulunun ispatı mümkün değildir.
  • Kefil, sorumluluğun belirli bir miktarla sınırlandığını ya da sonradan yapılan artırıcı değişikliğin şekle uymadığını ileri sürüyorsa, bu iddiasını yazılı belge ile ispat etmelidir.
  • Kefilin el yazısının bulunmaması, kefalet sözleşmesinin şekle aykırılığı sonucunu doğurur ve sözleşmenin tümüyle geçersiz kalmasına yol açabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.603: Kefaletin şekline ilişkin bu hükmü, gerçek kişilerce kişisel güvence verilmesine yönelik başka ad altındaki sözleşmelere de uygulanacağını öngörür; üçüncü kişinin fiilini üstlenme gibi sözleşmelerde bu maddedeki şekil koşulları aranır.
  • 6098 sayılı Kanun m.586: Kefalet sözleşmesinin geçerliliğine ilişkin ayrı bir şart düzenler ve bu maddeyle birlikte okunur.

TBK m.584 — Eşin rızası

TBK 584, evli kefillerin kefalet sözleşmesi yapabilmesi için diğer eşin yazılı rızasının aranmasını düzenler. Rızanın zamanı (sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında), rızanın aranmadığı ayrılık ve yasal ayrı yaşama halleri, sözleşmeden sonraki değişikliklerde rızanın gerekip gerekmediği ve 6455 sayılı Kanunla eklenen ticari ve kooperatif kredisi istisnaları bu maddenin konusudur. Kural, evli kişinin kefil olması hâlinde uygulanır ve kişisel güvence veren diğer işlemlere ilişkin TBK 603 yoluyla genişletilir. Maddede kefaletin genel şekil şartları (yazılılık, azami miktar ve tarih) düzenlenmez; bunlar TBK 583 kapsamındadır. Kefil eşin iradesinin sakatlanması ve iptali (TBK 585 vd. ve sakatlık hükümleri), kefilin temsil yoluyla kefalet vermesi ve aile konutu üzerindeki tasarruflara ilişkin eşin rızası (TMK 194) bu maddede düzenlenmez. Ayrıca evlilik birliğinin temsili ve eşlerin mal rejimine ilişkin hükümler (TMK 185 vd.) bu madde kapsamında değildir.

Eşin rızası: hangi kavramlar bilinmeli?

Eşin rızası
Evli kefilin kefalet sözleşmesi yapabilmesi için diğer eşinden alması gereken yazılı onay. Rıza, sözleşme kurulmadan önce veya en geç kurulduğu anda verilmiş olmalıdır.
Yasal ayrı yaşama hakkı
Mahkeme kararı olmaksızın kanun gereği eşlerden birinin diğerinden ayrı yaşamasına izin veren durum. Bu hâlde eşin rızası aranmaz.
Sonradan yapılan değişiklik
Kefalet sözleşmesi kurulduktan sonra taraflarca yapılan değişiklik. Kefilin sorumluluğunu artıran, adi kefaleti müteselsil kefalete çeviren veya kefil yararına güvenceleri önemli ölçüde azaltan değişiklikler için eşin rızası gerekir.
Müteselsil kefalet
Kefilin asıl borçlu ile birlikte ve aynı derecede sorumlu olduğu kefalet türü. Adi kefaletin bu türe dönüştürülmesi, eşin rızasını gerektiren değişikliklerdendir.
Ticari ve kooperatif kredi istisnası
6455 sayılı Kanunla eklenen fıkrada sayılan kefaletlerde eşin rızasının aranmadığı hâller. Kapsam ticari işletme, şirket, esnaf ve belirli kamu veya kooperatif kredileriyle sınırlıdır.

Eşin rızası: hangi şartlar aranır?

  • Kefil evli olmalıdır; eşler hakkında mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı ya da yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmuş olmamalıdır.
  • Kefil, diğer eşin yazılı rızasını almış olmalıdır.
  • Rıza, kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce ya da en geç kurulduğu anda verilmiş olmalıdır; sonradan verilen rıza sözleşmeyi geçerli kılmaz.
  • Sözleşmeden sonraki değişiklik, kefilin sorumluluk miktarını artırmamalı, adi kefaleti müteselsil kefalete dönüştürmemeli ve kefil yararına güvenceleri önemli ölçüde azaltmamalıdır; aksi hâlde yeni bir eşin rızası gerekir.
  • Kefalet, 6455 sayılı Kanunla eklenen fıkrada sayılan istisnalardan birine girmiyorsa eşin rızası aranır.

Eşin rızası: hangi sonuçları doğurur?

  • Rıza alınmadan verilen evli kefil sözleşmesi, rızanın aranması gereken hâlde geçersizdir.
  • Sözleşmeden sonra verilen rıza, geçersiz kefaleti geçerli kılmaz.
  • Eşin rızası sözleşmeden sonraki aleyhe değişikliklere de uygulanır; bu değişiklikler rıza olmadan yapılırsa geçersizdir.
  • Kefil veya eşler bu koruma kuralından önceden feragat edemez.
  • Ticari, esnaf veya kooperatif kredisi istisnası kapsamındaki kefalet için eşin rızası aranmaz ve sözleşme bu nedenle geçersiz olmaz.
  • Eşlerin ayrılık kararı veya yasal ayrı yaşama hakkı varsa rıza aranmaz; bu hâllerde kefalet geçerlidir.

Mahkeme ayrılık kararı ya da yasal ayrı yaşama ile birlikte yaşayan evli eşler arasındaki fark nedir?

Eşler hakkında mahkemece verilmiş ayrılık kararı bulunan veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmuş eşler.

Eşleri birlikte yaşayan ve bu hâllerden hiçbiri bulunmayan evli kefiller.

Birinci gruptaki kefil diğer eşin rızası olmadan kefil olabilir; ikinci grupta yazılı rıza zorunludur.

Sözleşmenin kurulmasından önce ile kurulmasından sonra verilen rıza arasındaki fark nedir?

Kurulmadan önce ya da en geç kurulduğu anda verilen yazılı rıza.

Sözleşme kurulduktan sonra verilen rıza.

Yalnız birincisi geçerlidir; sonradan verilen rıza sözleşmeyi geçmişe etkili olarak geçerli kılmaz.

Kefilin aleyhine değişiklik ile kefili etkilemeyen değişiklik arasındaki fark nedir?

Sorumluluk miktarını artıran, adi kefaleti müteselsile çeviren veya kefil güvencelerini önemli ölçüde azaltan değişiklik.

Bu sonuçları doğurmayan değişiklik.

Birincisi için eşin rızası gerekir; ikincisi için rıza aranmaz.

Genel kural ile 6455 sayılı Kanunla eklenen istisna arasındaki fark nedir?

Evli kefilin genel olarak kefalet vermesi.

Ticari işletme sahibi, şirket ortağı veya yöneticisinin işletme veya şirketle ilgili; esnaf veya sanatkârın mesleki faaliyetiyle ilgili; belirli kredilerde ve kooperatif kredilerinde verdiği kefalet.

İstisna kapsamındaki kefaletlerde eşin rızası aranmaz; diğer kefaletlerde yazılı rıza zorunludur.

Eşin rızası: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sözleşmeden sonra alınan yazılı rızayı yeterli saymak; rızanın kurulma anında alınmış olması gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Sözlü rızanın kefaleti geçerli kıldığını kabul etmek.
  • Ticari veya kooperatif kredisi istisnasını genel olarak her ticari ilişkiye uygulamak; istisnanın yalnız fıkrada sayılan hâllerle sınırlı olduğunu gözden kaçırmak.
  • Kefilin sorumluluk miktarını artırmayan değişiklikler için de rıza aramak.
  • Kanundaki rıza şartını, yazılı şekil şartı (TBK 583) ile karıştırmak.
  • Eşin rızasını aile konutu üzerindeki tasarruf kuralı (TMK 194) ile aynı şey saymak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kefalet sözleşmesinin geçerliliği, genel hükümlerin yanında TBK 583 ve 584 hükümlerinde öngörülen koşulların varlığına bağlı kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/778 E., 2025/192 K., 07.02.2025; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/1123 E., 2023/2511 K., 21.12.2023)
  • Yazılı rızanın sözleşmenin kurulmasından sonra verilmesi, sözleşmeyi geçerli kılmayacak biçimde değerlendirilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/1334 E., 2025/763 K., 04.07.2025)
  • Sözleşmeden sonraki değişikliklerde rıza gerekliliğinin yalnızca kefilin aleyhine olan üç hâlle sınırlı olduğu kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/164 E., 2022/87 K., 27.01.2022)
  • Kefalet sözleşmesinin 1/7/2012 öncesi ve sonrası düzenleme tarihine göre hangi kanuna tabi olacağı ayrıca değerlendirilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/1334 E., 2025/763 K., 04.07.2025)
  • Eşin rızası koşulunun kefil alacaklının bilgisi ve sözleşmenin şekli ile birlikte incelenmesi gerektiği yönünde uygulama bulunmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/91 E., 2023/105 K., 22.02.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Kefalet sözleşmesinin geçerliliğini talep eden alacaklı, kefilin evli olması hâlinde diğer eşin yazılı rızasının sözleşmenin kurulması sırasında veya en geç o anda alındığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Rıza, yazılı belge ile ispatlanır; sözlü rızanın kefaleti geçerli kılmayacağı kabul edilmektedir.
  • Kefilin veya kefil eşin, eşlerin mahkeme kararı ile ayrıldığını ya da yasal ayrı yaşama hakkının doğduğunu ileri sürmesi hâlinde bu iddiayı ayrılık kararı veya resmi belge ile ispatlaması gerekir.
  • Sözleşmeden sonra yapılan değişikliğin kefilin aleyhine olduğunu iddia eden kişi, değişikliğin miktarı artırdığını veya müteselsilliğe dönüştürdüğünü ya da güvenceleri azalttığını ispatlamalıdır.
  • Kredinin ticari veya kooperatif kredisi olduğu ve istisnaya girdiği savunmasını ileri süren kefil ya da alacaklı, bu niteliği belgelerle ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.603: Kişisel güvence veren diğer sözleşmelerin (garanti, teminat amaçlı borca katılma gibi) da kefalet hükümlerine tabi olmasını sağlar; bu nedenle eşin rızası kuralı bu sözleşmelere de uygulanır.
  • 6098 sayılı Kanun m.583: Kefaletin yazılı şekil ve azami miktar şartlarını düzenler; TBK 584 rıza şartını bu şekil şartlarına ek olarak getirir.
  • 4721 sayılı Kanun m.194: Aile konutu üzerindeki tasarruflarda diğer eşin açık rızasını arar; TBK 584 ise kefalet sözleşmesinde yazılı rızayı düzenler, iki kural ayrı işlemler içindir.
  • 6098 sayılı Kanun m.582: Rıza zorunluluğundan kefil veya eşlerin önceden feragat edemeyeceğine ilişkin kurala dayanak olarak anılır.

Konuda geçen kararlar

22 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2022/277 E., 2023/408 K., 03.05.2023
    İlgili madde: m.583
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2021/91 E., 2023/105 K., 22.02.2023
    İlgili madde: m.584
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2017/1135 E., 2017/1012 K., 24.05.2017
    İlgili madde: m.584
  4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/926 E., 2026/272 K., 12.03.2026
    İlgili madde: m.581
  5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/781 E., 2026/178 K., 26.02.2026
    İlgili madde: m.581
  6. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/1121 E., 2025/1415 K., 10.12.2025
    İlgili madde: m.582
  7. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1722 E., 2025/1145 K., 01.12.2025
    İlgili madde: m.582
  8. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1206 E., 2025/881 K., 03.10.2025
    İlgili madde: m.582
  9. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/23 E., 2025/901 K., 11.09.2025
    İlgili madde: m.581
  10. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/1334 E., 2025/763 K., 04.07.2025
    İlgili madde: m.583, m.584
Diğer 12 karar
  1. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/282 E., 2025/298 K., 14.03.2025
    İlgili madde: m.582
  2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/218 E., 2025/239 K., 26.02.2025
    İlgili madde: m.581, m.583
  3. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/778 E., 2025/192 K., 07.02.2025
    İlgili madde: m.584
  4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/1002 E., 2024/1696 K., 27.12.2024
    İlgili madde: m.582
  5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/1347 E., 2024/1738 K., 28.11.2024
    İlgili madde: m.582
  6. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2021/744 E., 2024/167 K., 07.02.2024
    İlgili madde: m.581
  7. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2021/674 E., 2024/118 K., 01.02.2024
    İlgili madde: m.581
  8. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/1123 E., 2023/2511 K., 21.12.2023
    İlgili madde: m.584
  9. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1841 E., 2023/1917 K., 09.11.2023
    İlgili madde: m.583
  10. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/62 E., 2023/216 K., 09.02.2023
    İlgili madde: m.583
  11. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2020/1388 E., 2022/1432 K., 12.10.2022
    İlgili madde: m.583
  12. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/164 E., 2022/87 K., 27.01.2022
    İlgili madde: m.584

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 28.03.2013 (m.584).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 10. SAKLAMA BORCU DOĞURAN SÖZLEŞMELER bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış