Özel hükümler › Millete ve devlete karşı suçlar ve son hükümler

Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk

TCK m.326–339Ceza Hukuku Özel Hükümler

Kısaca

TCK m.326, devletin güvenliğine veya iç ya da dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikalara yönelik fiilleri ve bunların savaş hâlinde ağırlaşmış halini düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türk Ceza Kanunu m.326–339 hükümlerini kapsar.

TCK m.326 — Devletin güvenliğine ilişkin belgeler

Madde, devletin güvenliğine veya iç ya da dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikalara yönelik fiilleri ve bunların savaş hâlinde ağırlaşmış halini düzenler. Düzenlenen fiiller; belgeyi kısmen veya tamamen yok etme, tahrip etme, üzerinde sahtecilik yapma, tahsis edildiği yerden başka yerde kullanma, hileyle alma veya çalma davranışlarıdır. Hüküm, failin kim olduğuna bakmaksızın herkese uygulanır. Madde, devlet sırrının açıklanmasını ve casusluğu düzenlemez (m.328-329); kamu görevlisinin görevi nedeniyle sırrı açıklamasını düzenlemez (TCK m.258); belgenin gizli bilgi içermesi gerektiğine dair ayrı bir hükmü yoktur ve bu konu içtihada bırakılmıştır. Bu suçların zamanaşımı ve usul yönü de bu maddenin kapsamı dışındadır.

Devletin güvenliğine ilişkin belgeler: hangi kavramlar bilinmeli?

Devletin güvenliğine veya iç ya da dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesika
Devletin güvenliği ya da iç veya dış siyasal menfaatleri bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken belge ve vesikalardır. Gerekçede bu ifadenin özünde devlet sırrı olan bilgi ve belgeleri kastettiği belirtilmektedir.
Tahsis
Belgenin hangi amaç ve yer için ayrıldığını ifade eder. Belge, tahsis edildiği yer dışında kullanıldığında ikinci bir fiil tipi gerçekleşir.
Hileyle alma
Belgenin sahibini ya da yetkilisini aldatarak elde edilmesidir. Aldatma olmaksızın elde etme bu tipin kapsamında değildir.
Savaş hâli / savaş sırasında
Fiilin Türkiye'nin savaş hâlinde bulunduğu dönemde işlenmesi ya da Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymasıdır. Bu hâl ağırlaştırıcı nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

Devletin güvenliğine ilişkin belgeler: hangi şartlar aranır?

  • Failin, devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bir belge veya vesika üzerinde fiil işlemesi gerekir.
  • Fiil, belgeyi kısmen veya tamamen yok etme, tahrip etme, üzerinde sahtecilik yapma, geçici de olsa tahsis yerinden başka yerde kullanma, hileyle alma veya çalma fiillerinden birinin işlenmesi olmalıdır.
  • Fiilin kasten işlenmiş olması gerekir.
  • Savaş hâlinin dışında işlenen fiiller için temel ceza uygulanır; fiilin savaş sırasında işlenmesi veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askerî hareketlerini tehlikeye koyması ağırlaştırıcı hâl oluşturur.

Devletin güvenliğine ilişkin belgeler: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki fiili işleyen kişiye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Fiil savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askerî hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet hapis cezası verilir.
  • Belgenin gerçekten gizli bir bilgi içermesi zorunlu değildir; içtihat, belge veya vesikanın sır içermesinin şart olmadığını kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/546 E., 2023/356 K., 20.06.2023; Ceza Genel Kurulu, 2019/656 E., 2021/324 K., 30.06.2021)
  • Belge üzerinde yapılan sahtecilik de bu suç kapsamında cezalandırılır.

Temel hal ile savaş hâli arasındaki fark nedir?

Fiilin savaş dışında işlenmesi, ya da savaş sırasında işlenmiş olmakla birlikte Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymaması.

Fiilin savaş sırasında işlenmesi veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askerî hareketlerini tehlikeye koyması.

Birinci fıkraya göre sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis; ikinci fıkraya göre müebbet hapis cezası verilir.

Belge üzerinde fiil ile belgeyi tahsis yeri dışında kullanma arasındaki fark nedir?

Belgeyi yok etme, tahrip etme, sahtecilik yapma gibi belge üzerindeki fiiller.

Belgeyi geçici de olsa tahsis olunduğu yerden başka yerde kullanma.

Her iki hâl de aynı cezayı gerektirir; ancak ikinci fiil belgenin kalıcı olarak ele geçirilmesini gerektirmez, geçici kullanım yeterlidir.

Hileyle alma ile çalma arasındaki fark nedir?

Belgeyi hileyle, yani sahibini aldatarak elde etme.

Belgeyi sahibinin rızası olmaksızın alma.

Kanun her iki davranışı da aynı fiil tipinde saymaktadır; ayrı bir ceza ayrımı öngörülmemiştir.

Devletin güvenliğine ilişkin belgeler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Belgenin gerçek bir sır içermesini aramak; içtihat bunun şart olmadığını kabul etmektedir.
  • Birinci fıkradaki belge fiilleri ile devlet sırrının açıklanmasını (m.328-329) karıştırmak; bunlar ayrı fiil tipleridir.
  • Geçici kullanımı tahsis dışı kullanımdan ayırmadan yalnızca kalıcı el koymayı aramak; geçici kullanım da suçun unsurudur.
  • Savaş hâlinin varlığını tek başına ağırlaştırıcı saymak; ikinci fıkra, fiilin savaş sırasında işlenmesi veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askerî hareketlerini tehlikeye koyması koşuluna bağlıdır.
  • Hileyle alma ile çalmayı ayrı cezalandırılan iki suç gibi değerlendirmek; madde ikisini aynı fiil tipinde saymaktadır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Belgenin içinde gerçek bir sır bulunmasının aranmayacağı, belgenin devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken nitelikte olmasının yeterli olduğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/546 E., 2023/356 K., 20.06.2023; Ceza Genel Kurulu, 2019/656 E., 2021/324 K., 30.06.2021)
  • Ceza Genel Kurulu, belgenin sır taşıyıp taşımadığının belgenin niteliğine göre değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2022/546 E., 2023/356 K., 20.06.2023; Ceza Genel Kurulu, 2019/656 E., 2021/324 K., 30.06.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Asıl talebi ileri süren tarafın, yani iddia makamının, failin belge üzerinde madde metnindeki fiillerden birini işlediğini ispatlaması gerekir.
  • Belgenin devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken nitelikte olduğu, belgenin kendisi ve ilgili kurumun bildirimi ile ispatlanır.
  • Savaş hâlinin varlığı ve fiilin savaş sırasında işlendiği, ağırlaştırılmış hal uygulanacaksa, ayrıca ispatlanmalıdır.
  • Failin hileyle hareket ettiği iddia ediliyorsa aldatma unsurunun delillerle ortaya konması gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5237 sayılı Kanun m.258: Kamu görevlisinin görevi nedeniyle gizli kalması gereken belgeleri açıklamasını ayrı bir suç olarak düzenler; bu madde ise belgeye yönelik fiilleri düzenler ve iki suç birbirinden ayrıdır.
  • 5237 sayılı Kanun m.327: Aynı bölümde devlet güvenliğine ilişkin bilgilerin temini ve ifşası gibi fiilleri düzenler; belgeye yönelik bu maddeden ayrı bir fiil tipidir.
  • 5237 sayılı Kanun m.328: Devletin güvenliğine ilişkin bilgilerin temini ve açıklanması (casusluk) konusunda bu maddeyle birlikte düzenleme bütününü oluşturur.

TCK m.327 — Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme

Madde, Devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgilerin temin edilmesini (birinci fıkra) ve bu fiilin savaş koşullarında işlenmesi ya da Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koyması hâlini (ikinci fıkra) düzenler. Kişi bakımından genel nitelikli bir suç olup, fail sınırlandırılmamıştır. Maddenin konusu bilgi temin etmedir; bilginin açıklanması, belgelerin yok edilmesi veya sahtecilik gibi fiiller bu maddede değil, komşu maddelerde düzenlenir (örneğin belgelerin yok edilmesi, tahribi ve sahteciliği 328. maddede, casusluk ve yetkisiz açıklama ise 329 ve 330. maddelerde düzenlenmiştir). Devlet sırrının kamu görevlisi tarafından açıklanmasına ilişkin 258. madde ile yetkili makamların yasakladığı bilgilerin açıklanması (334 ve devamı) da bu maddenin kapsamı dışındadır. Suçun zamanaşımı ve usul yönü ile yargılama kuralları da madde metninde yer almaz.

Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme: hangi şartlar aranır?

  • Fiilin, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bir bilgiyi temin etmesi gerekir.
  • Bilginin konusunun Devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararları olması gerekir; ekonomik, kültürel veya benzeri yararlara ilişkin bilgiler bu koşulu karşılamaz.
  • Temin edilen bilginin açıklanmış olması aranmaz; belge veya bilgiyi elde etmek suçun oluşması için yeterlidir.
  • Birinci fıkradaki suçun oluşması için fiilin, savaş sırasında işlenmesi ya da Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koyması ikinci fıkranın nitelikli hâlini oluşturur; bu hâlde ceza müebbet hapistir.
  • Bilginin gizli kalması gereken niteliğini fiilin işlendiği anda taşıması gerekir.

Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkra kapsamındaki fiili işleyen kişiye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Fiil savaş sırasında işlenmişse veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askerî hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet hapis cezası verilir.
  • Bilgi gizli kalması gereken niteliği taşımıyorsa ya da Devletin güvenliği veya siyasal yararlarıyla ilgisi yoksa suç oluşmaz.
  • Fiilin işlendiği sırada bilginin Devletin güvenliği veya siyasal yararlarıyla bağlantısı sürmüyorsa madde uygulanmaz; örneğin niteliğini kaybetmiş tarihî bir belge bu kapsamda değerlendirilmez.
  • Maddede belirtilen hapis cezaları kanunda verilmiş olup, hükmün yapısı gereği uygulanmasını engelleyen bir sonuç öngörülmemiştir.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, savaş dışında ve nitelikli sonuç aranmadan bilginin temin edilmesini düzenler.

İkinci fıkra, fiilin savaş sırasında işlenmesi veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askerî hareketlerini tehlikeye koyması hâlini düzenler.

Birinci fıkrada üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir; ikinci fıkrada müebbet hapis cezası verilir.

Devletin güvenliği ile siyasal yararlar arasındaki fark nedir?

Devletin güvenliği, Devletin varlığının korunmasına ilişkin bilgileri kapsar.

Siyasal yararlar, Devletin iç ve dış siyasal menfaatlerine ilişkin bilgileri kapsar.

Her iki ölçüt de bilginin gizli kalmasını gerektirir; ekonomik, kültürel ve benzeri yararlara ilişkin bilgiler her iki ölçütün dışındadır ve bu maddenin konusu değildir.

327. madde ile 328. madde arasındaki fark nedir?

327. madde, bilginin temin edilmesi fiilini cezalandırır.

328. madde, devlet sırrı niteliğindeki belgelerin yok edilmesi, tahribi, sahtecilik ve tahsis amacı dışında kullanılması gibi fiilleri düzenler.

Belge üzerindeki eylemler 328. maddeye, bilginin elde edilmesi ise 327. maddeye girer.

Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bilginin temin edilmesi fiilini, bilginin açıklanmasıyla karıştırmak; 327. maddenin açıklama fiilini değil temin fiilini cezalandırdığını gözden kaçırmak.
  • Ekonomik, kültürel veya benzeri yararlara ilişkin bilgiyi 327. maddenin kapsamına dahil etmek; maddenin konusu yalnız devletin güvenliği ve siyasal yararlardır.
  • Bilginin gizli kalması gereken niteliğini değerlendirmeden yalnızca bilginin kaynağına veya resmî olmasına bakmak.
  • Fiilin işlendiği sırada bilginin güvenlik veya siyasal yarar ilgisinin devam edip etmediğini araştırmamak; niteliğini kaybetmiş bilgiyi cezalandırmak.
  • Savaş hâlinin varlığını veya savaş hazırlıklarıyla bağlantıyı ispatlamadan ikinci fıkrayı uygulamak ve müebbet hapis cezası vermek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay, birinci fıkradaki suçun devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme fiili ile oluştuğunu ve iddianamelerde bu fıkranın esas alındığını kabul etmektedir. (Genel Kurul, 2020/18546 E., 07.04.2022; Genel Kurul, 2021/30753 E., 26.01.2023)
  • Mahkemeler, bilginin devletin güvenliği veya siyasal yararlarıyla ilgisini ve gizlilik niteliğini somut olayda değerlendirmekte, bu ölçütlerin bulunmaması hâlinde beraat kararı vermektedir. (Birinci Bölüm, 2021/64558 E., 17.07.2024)
  • Gazetecilik faaliyeti kapsamında gizli bilgilerin yayımlanmasının 327. ve 328. maddeler ile birlikte değerlendirildiği, soruşturmanın bu maddeler üzerinden yürütüldüğü görülmektedir. (Genel Kurul, 2015/18567 E., 25.02.2016)
  • Yargıtay, 327. maddedeki suçun bilginin açıklanmasıyla değil temin edilmesiyle oluştuğunu ve bu ayrımın dosya kapsamında gözetilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (Genel Kurul, 2013/2312 E., 04.06.2015)

Nasıl ispat edilir?

  • Suçu ileri süren savcılık, fiilin bilgiyi temin ettiğini ve bilginin gizli kalması gereken niteliğini taşıdığını ispatla yükümlüdür.
  • Bilginin devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararlarıyla ilgisi, ilgili kurum yazısı, bilirkişi raporu veya bilginin niteliğini gösteren resmî belgelerle ispatlanır.
  • Fiilin savaş sırasında işlendiği ya da savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketleri tehlikeye koyduğu iddiası, ikinci fıkranın uygulanması için ayrıca ispatlanmalıdır.
  • Failin savunması, bilginin gizli niteliğinin bulunmadığı ya da devletin güvenliği veya siyasal yararlarıyla ilgisinin kalmadığı yönünde olabilir; bu savunmayı ileri süren taraf ilgili iddiayı ispatlamakla yükümlü değildir, ancak delil sunabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5237 sayılı Kanun m.328: Devlet sırrı niteliğindeki belgelerin yok edilmesi, tahribi, sahtecilik ve tahsis amacı dışında kullanılması fiillerini düzenler; 327. maddenin bilgi temin etme fiilinden ayrı bir suç tipidir.
  • 5237 sayılı Kanun m.258: Göreve ilişkin sırrın açıklanmasını düzenler; bu maddenin kapsamı dışındadır ve kamu görevlisinin sırrı açıklamasını ayrı bir suç olarak ele alır.
  • 5237 sayılı Kanun m.334: Yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı, özünde devlet sırrı olmayan bilgileri konu alır; 327. maddedeki gizlilik ölçütünden farklı bir bilgi kategorisidir.

TCK m.328 — Siyasal veya askerî casusluk

5237 sayılı Kanun'un 328. maddesi, devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgilerin siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin edilmesini ve bu fiilin savaş koşullarında ağırlaştırılmış hâlini düzenler. Hüküm herkese, yani genel olarak her failine uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: gizli bilginin kamu görevlisi tarafından açıklanması (m.258), casusluk dışındaki devlet sırlarını ilgilendiren diğer suçlar (m.329 ve sonrası), bu suçların soruşturma ve kovuşturma usulü ile zamanaşımı rejimi ve bu suçlara ilişkin yaptırım ve koruma tedbirleri, maddenin kendi metninde yer almayıp genel hükümlerden ya da ilgili kanunlardan çözülür.

Siyasal veya askerî casusluk: hangi kavramlar bilinmeli?

Siyasal veya askerî casusluk maksadı
Temin edilen bilginin devletin siyasal ya da askeri konumuna karşı kullanılmak amacıyla elde edilmesi kastıdır. Bilginin fiilen kullanılmış olması aranmaz; maksadın varlığı yeterlidir.
Temin etme
Gizli kalması gereken bilgiyi öğrenmek için çaba göstermek ve bunun için vasıtalara başvurmaktır. Suç, bilginin öğrenilmesiyle oluşur; açıklanması aranmaz.
Gizli kalması gereken bilgi (devlet sırrı)
Niteliği itibarıyla gizli tutulması gereken, yetkisiz kişilerin bilmesi hâlinde devletin güvenliği, millî varlığı, bütünlüğü, anayasal düzeni ya da iç veya dış siyasal yararları tehlikeye düşebilecek bilgidir. Bilgi, temin anında sır niteliğini taşımalıdır; daha önce açıklanmış ya da herkesçe bilinen bilgi bu kapsamda değildir.
Savaş hâli
Türkiye ile bir devletin silahlı çatışma içinde bulunması ya da savaş sırasında fiilin işlenmesidir. Fiil bu hâllerden birinde işlendiğinde ağırlaştırılmış cezayı gerektirir.

Siyasal veya askerî casusluk: hangi şartlar aranır?

  • Temin edilen bilginin niteliği itibarıyla gizli kalması gerekli olması, yani devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararları bakımından sır olması bulunmalıdır.
  • Fail, bilgiyi siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etmiş olmalıdır.
  • Bilgi temin edildiği anda sır niteliğini taşımalı; önceden açıklanmış veya herkesçe bilinen bir bilgi olmamalıdır.
  • Temel hâlde cezanın uygulanması için fiil (2) numaralı fıkrada sayılan ağırlaştırıcı hâllerden birinde işlenmemiş olmalıdır; aksi hâlde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanır.
  • Ağırlaştırılmış hâl için fiil, Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş olmalı ya da savaş sırasında işlenip Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş olmalıdır.

Siyasal veya askerî casusluk: hangi sonuçları doğurur?

  • Fiil temel hâlde işlenmişse, failin siyasal veya askerî casusluk maksadıyla bilgiyi temin etmesi nedeniyle on beş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Fiil Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletin yararına işlenmişse fail ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Fiil savaş sırasında işlenmiş ve Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuşsa fail ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Temin edilen bilgi temin anında sır niteliği taşımıyorsa, örneğin önceden açıklanmış veya herkesçe bilinen bir husussa, bu madde kapsamında ceza verilmez.
  • Bilginin açıklanması suçun oluşması için gerekli değildir; temin ile suç tamamlanır.
  • Casusluk maksadı bulunmadan bilginin temini bu maddenin kapsamına girmez; bu durumda m.258 veya başka bir hüküm değerlendirilir.

Temel hâl ile (2) numaralı fıkradaki ağırlaştırılmış hâl arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, gizli bilginin siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin edilmesini, savaş hâlinin dışında düzenler.

İkinci fıkra, fiilin Türkiye ile savaş hâlindeki bir devletin yararına işlenmesini veya savaş sırasında devletin savaş hazırlıklarını ya da askerî hareketlerini tehlikeye sokmasını düzenler.

Temel hâlde on beş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilirken, ağırlaştırılmış hâlde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.

Siyasal casusluk ile askerî casusluk arasındaki fark nedir?

Siyasal casusluk, devletin siyasal yararlarına karşı kullanılmak üzere bilgi temin edilmesidir.

Askerî casusluk, devletin askerî konumu ve savunma kapasitesine karşı kullanılmak üzere bilgi temin edilmesidir.

Maddenin birinci fıkrası iki maksadı da aynı cezayla karşılar; ayrım maksadın niteliğini belirlemek için önemlidir.

Gizli bilgi temini ile kamu görevlisinin sırrı açıklaması (m.258) arasındaki fark nedir?

Bu maddede fail, sırrı öğrenmek için çaba gösteren ve casusluk maksadı taşıyan kişidir.

m.258'de fail, görevi gereği bilgi sahibi olan kamu görevlisidir ve sırrı açıklar veya yayar.

Kamu görevlisi sırrı casusluk maksadıyla açıklarsa ayrıca bu madde uygulanır; maksat yoksa m.258 uygulanır.

Siyasal veya askerî casusluk: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Casusluk maksadını kanıtlanmadan varsayarak, sadece bilginin gizli olmasından hareketle cezalandırmak; maksat unsurunun ayrıca aranması gerekir.
  • Bilginin açıklanmış olmasını suçun oluşması için şart saymak; oysa suç temin ile tamamlanır.
  • Temin anında sır niteliği bulunmayan bilgiyi sır saymak; sır vasfı temin anına göre değerlendirilmelidir.
  • Kamu görevlisinin sırrı açıklaması olayında m.328 ile m.258'yi birlikte uygulamak; maksat varsa m.328 ve m.330, yoksa m.258 değerlendirilmelidir.
  • Ağırlaştırılmış hâlin uygulanmasında savaş hâlinin varlığını ya da fiilin savaşla bağlantısını araştırmadan doğrudan ağırlaştırılmış müebbet vermek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Gizli bilgi temininin suç sayılabilmesi için bilginin temin anında gerçekten sır niteliği taşıdığının somut olarak belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2019/656 E., 2021/324 K., 30.06.2021; Ceza Genel Kurulu, 2022/546 E., 2023/356 K., 20.06.2023)
  • Askerî ve siyasal casusluk kavramlarının tanımlanmasında madde gerekçesine başvurulmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2019/656 E., 2021/324 K., 30.06.2021; Ceza Genel Kurulu, 2022/546 E., 2023/356 K., 20.06.2023)
  • Casusluk maksadının varlığı, fiilin niteliği ve somut olayın koşullarıyla değerlendirilmektedir. (Genel Kurul, 2020/13893 E., 29.12.2020; Genel Kurul, 2023/93746 E., 25.09.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Gizli bilgi temininin suç oluşturması için iddia eden savcılık, bilginin temin anında sır niteliği taşıdığını ilgili mevzuat ve uzman görüşü ile ispat etmelidir.
  • Casusluk maksadının varlığı, savcılığın iddiası kapsamında olup fiilin koşulları, yazışmalar ve tanık beyanları ile ispat edilir.
  • Bilginin temin anından önce açıklanmış ya da herkesçe bilinen bir hususta olduğunu savunan sanık, bu savunmasını ilgili belgelerle ispat etmelidir.
  • Savaş hâlinin varlığı ve fiilin savaş sırasında işlendiği ya da bir devletin yararına yapıldığı iddiası, iddia eden tarafça resmi belgelerle ispat edilmelidir.
  • Bilginin gizli niteliği, ilgili kurum yazısı veya bilirkişi raporu gibi somut belgelerle belirlenir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5237 m.258: Kamu görevlisinin görevi nedeniyle öğrendiği sırrı açıklaması hâlinde uygulanır; bu maddedeki casusluk maksadının bulunmaması hâlinde ilgili suç tipidir.
  • 5237 m.329: Devlet sırlarına karşı suçların diğer tiplerini düzenler; casusluk maksadı aranmayan hâllerde ayrı değerlendirme gerektirir.
  • 5237 m.330: Kamu görevlisinin siyasal veya askerî casusluk maksadıyla devlet sırrını açıklaması hâlinde uygulanan hükümdür.
  • 4483 sayılı Kanun: Memurların ve diğer kamu görevlilerinin yargılanmasına ilişkin usulü düzenler; görev suçu niteliği taşıyan fiillerin soruşturulmasında uygulanır.

TCK m.329 — Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama

5237 sayılı Kanun'un 329. maddesi, devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgilerin açıklanmasını suç saymakta; temel halde, savaş zamanında ya da Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye koyan hallerde ağırlaştırılmış cezayı ve taksirle işlenmesi halinde cezayı düzenlemektedir. Madde, failin kim olduğu bakımından sınırlayıcı bir nitelik taşımaz; kamu görevlisi olsun ya da olmasın herkese uygulanabilir. Madde, göreve ilişkin sırrın açıklanmasını (m.258), casusluğu (m.328 ve devamı), kamu görevlisinin yolsuzluk ve soruşturma gizliliğine ilişkin ihlallerini ve bilgi sızdırmanın rüşvet ya da başka bir suçla birleşmesini düzenlemez; bu konular ilgili maddelerde yer alır (m.258, m.285, m.252).

Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama: hangi kavramlar bilinmeli?

Devletin güvenliği
Devletin bağımsızlığının, bütünlüğünün ve anayasal düzeninin korunmasını ifade eden, dış ve iç tehditlere karşı devletin varlığını koruyan değerdir. Bilginin bu değeri tehlikeye düşürebilecek nitelikte olması gerekir.
İç veya dış siyasal yararlar
Devletin iç ve dış ilişkilerinde siyasal bakımdan korunması gereken çıkarlarıdır. Bilginin açıklanmasının bu çıkarları zedeleyebilecek nitelikte olması aranır.
Niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi
Bilginin gizliliği, mevzuat veya somut olaydaki içeriği nedeniyle kendiliğinden gerekli olan bilgidir. Bir belgenin üzerinde gizlilik damgası bulunması tek başına bu niteliği sağlamaz.
Savaş hazırlıkları, savaş etkinliği ve askeri hareketler
Devletin savaşa hazırlanmasını, savaş sırasında bütün güç ve olanaklarını kullanmasını ve askeri harekâtını ifade eder. Fiilin bunları tehlikeye koyması ikinci fıkradaki ağırlaştırıcı nedendir.
Açıklama
Bilginin bir veya daha fazla kişiye iletilmesidir; alenen yapılması gerekmez. Yayınlama da açıklamanın bir biçimi olarak bu kapsamdadır.

Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama: hangi şartlar aranır?

  • Açıklanan bilginin devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi olması gerekir.
  • Fail, bilgiyi açıklamış veya yayınlamış olmalıdır; açıklamanın alenen yapılması aranmaz, tek bir kişiye yapılması da yeterlidir.
  • Fiilin kasten işlenmesi gerekir; taksirle işlenen hâller üçüncü fıkrada ayrıca düzenlenmiştir.
  • Fiilin savaş zamanında işlenmesi veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askeri hareketlerini tehlikeye koyması halinde ikinci fıkradaki ağırlaştırılmış cezanın uygulanması için bu koşulların varlığı aranır.
  • Taksirle işlenen fiilde birinci fıkradaki hal için altı aydan iki yıla, ikinci fıkradaki hallerden biri varsa üç yıldan sekiz yıla kadar ceza öngörülmüş olması nedeniyle taksirin failin kusuruna dayanması gerekir.

Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama: hangi sonuçları doğurur?

  • Gizli kalması gereken bilgi açıklandığında birinci fıkra gereğince beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Fiil savaş zamanında işlenmiş ya da Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye koymuşsa on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Fiil taksirle meydana gelmişse ve birinci fıkra hâli varsa altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Fiil taksirle meydana gelmişse ve ikinci fıkradaki hallerden biri varsa üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Açıklanan bilgi gizli kalması gereken nitelikte değilse, madde kapsamında suç oluşmaz.
  • Taksirli hâlde hata nedeniyle gizli olmayan bir bilginin verilmesi ya da failin açıkladığı kişiyi bilgiye yetkili sanması sorumluluğu ortadan kaldırır.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, savaş koşulu aranmaksızın gizli bilginin açıklanmasını cezalandırır.

İkinci fıkra, fiilin savaş zamanında işlenmesi veya savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askeri hareketleri tehlikeye koyması halini düzenler.

Birinci fıkrada beş yıldan on yıla kadar hapis, ikinci fıkrada on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Kasıtlı ile taksirli fiil arasındaki fark nedir?

Kasıtlı işlenen fiil birinci ve ikinci fıkra kapsamında değerlendirilir.

Taksirle işlenen fiil üçüncü fıkrada ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir.

Taksirli halde birinci fıkra kapsamı için altı aydan iki yıla, ikinci fıkra kapsamı için üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

Gizli bilgi ile gizlilik damgası taşıyan belge arasındaki fark nedir?

Niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi, içeriği bakımından devletin güvenliğini ya da siyasal yararlarını etkileyen bilgidir.

Yalnız üzerinde gizlilik derecesi gösteren bir damga bulunan belge, bu içerikten yoksunsa aynı nitelikte değildir.

Damga tek başına suçu oluşturmaz; belgenin içeriğinin gerçekten gizli kalması gerektiği ayrıca değerlendirilir.

Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Üzerinde gizlilik damgası bulunan her belgeyi gizli kalması gereken belge saymak; bilginin içeriği ayrıca değerlendirilmelidir.
  • Açıklamanın alenen yapılması gerektiğini düşünmek; tek bir kişiye yapılan açıklama da suçu oluşturabilir.
  • Taksirli hâlde birinci fıkranın cezasını ikinci fıkra cezası ile karıştırmak; taksirli hâlde ceza, kasta göre daha hafiftir.
  • Savaş koşulunu birinci fıkra için de aramak; savaş zamanı yalnız ikinci fıkranın koşuludur.
  • Açıklanan bilginin hukuka aykırı bir durumu ortaya koymasını, otomatik olarak suçu ortadan kaldıran neden saymak; bu durumda korunan menfaat ve açıklamanın yapıldığı merci birlikte değerlendirilmelidir.
  • Bilginin gizliliği ile açıklamanın yapıldığı kişinin bilgiye yetkili olup olmadığını birbirine karıştırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Gizli kalması gereken bilginin açıklandığının kabulü için belgenin üzerindeki gizlilik damgasının tek başına yeterli sayılmadığı ve içeriğin de gizlilik gerektirdiğinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2019/466 E., 2022/842 K., 27.12.2022)
  • Bilginin devlet sırrı niteliğinde olup olmadığı araştırılmadan soruşturma dosyasında bırakılıp ifşa edildiği iddiasının, m.329/1 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2019/466 E., 2022/842 K., 27.12.2022)
  • Yargıtay, 329. maddenin birinci fıkrası uyarınca açıklanan bilginin gerçekten devletin güvenliği ya da siyasal yararları bakımından gizli kalması gerekip gerekmediğini belirleyerek karar verilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (Birinci Bölüm, 2013/2661 E., 09.09.2015)

Nasıl ispat edilir?

  • Açıklamanın gizli kalması gereken bilgiye ilişkin olduğunu ispat yükü iddiayı ileri süren savcılıktadır; bilginin niteliği ilgili mevzuat ve bilirkişi incelemesi ile ortaya konulur.
  • Bilginin devletin güvenliği veya siyasal yararlarıyla ilgili olduğu, ilgili kurumdan alınacak resmi yazı ve belgeler ile ispatlanır.
  • Failin açıklamanın yapıldığını ve içeriğini bildiğini ispat yükü savcılıktadır; tanık beyanı, yayın kaydı ve belgeler bu amaçla kullanılır.
  • Failin hukuki yanılma veya bilgiye yetkili olduğu yönündeki savunması, failin kendisi tarafından ileri sürülür ve ilgili olgular ile değerlendirilir.
  • Taksirli hâllerde failin dikkat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ispatı savcılıktadır; belgenin hangi koşullarda verildiği ve sorumlu görevlinin davranışı delil olarak kullanılır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5237 sayılı Kanun m.258: Kamu görevlisinin görevi nedeniyle gizli bilgileri açıklamasını ayrı bir suç olarak düzenler; m.329'un uygulanma alanı ile birlikte değerlendirilir ve gizlilik konusunda sınırları belirler.
  • 5237 sayılı Kanun m.328: Casusluk suçunun temel hâlini düzenler; bilgi temin etme maksadı ile açıklama fiilinin ayrımında karşılaştırmaya konu olur.
  • 5237 sayılı Kanun m.285: Soruşturmanın gizliliğinin ihlalini düzenler; soruşturma bilgilerinin açıklanması bakımından m.329 ile birlikte değerlendirilebilir.

TCK m.330 — Gizli kalması gereken bilgileri açıklama

Madde, devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgilerin, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklanmasını suç olarak düzenler ve temel cezayı (birinci fıkra) ile savaş hâlinde veya savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askerî hareketleri tehlikeye sokan hâllerde ağırlaştırılmış cezayı (ikinci fıkra) belirler. Kural, fiili işleyen herkese, yani kamu görevlisi olsun olmasın her faile uygulanır. Madde, gizli bilgiyi açıklamayı değil casusluk maksadını cezalandırdığı için kamu görevlisine özgü göreve ilişkin sır suçunu düzenlemez (m.258). Gizli bilginin temin edilmesi (casusluk fiilinin kendisi) ve devlet sırrının elde edilmesi ayrı bir suç tipidir (m.328). Askerî ve siyasi casusluk dışında, gizli bilgiyi başka amaçla açıklamak, yani kişisel çıkar veya kötü niyetle yapılan açıklama, bu madde kapsamında değildir (m.329 ile ayrılır). Kasten işlenmeyen, taksirle açıklamanın cezası ile ilgili hüküm de bu maddede bulunmaz; söz konusu hâller ayrı bir fıkra veya başka bir düzenleme ile ele alınır.

Gizli kalması gereken bilgileri açıklama: hangi kavramlar bilinmeli?

Gizli kalması gereken bilgi
Devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli tutulması gereken bilgidir. Bilginin gizli sayılması, kişinin ya da görevlinin subjektif tercihine değil bilginin niteliğine bağlıdır.
Casusluk maksadı
Failin açıkladığı bilgiyi siyasal veya askerî casusluk amacıyla açıklaması, yani özel kastıdır. Bu maksat bulunmadan yapılan açıklama bu madde kapsamında değildir; 329. madde ile ayrılır.
Açıklama
Gizli bilginin bir veya birden fazla kişiye her ne suretle olursa olsun bildirilmesi, aktarılmasıdır. Açıklamanın alenen yapılması gerekmez; tek bir kişiye yapılması da suçu oluşturur.
Savaş zamanı ve savaş hazırlıkları
İkinci fıkradaki ağırlaştırıcı nedenlerdir. Fiilin savaş zamanında işlenmesi ya da Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokması hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis uygulanır.

Gizli kalması gereken bilgileri açıklama: hangi şartlar aranır?

  • Açıklanan bilginin devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi olması gerekir.
  • Failin bilgiyi siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklaması gerekir; bu özel kast bulunmalıdır.
  • Açıklama, tek bir kişiye de yapılabilir; alenen yapılması aranmaz.
  • Fiilin savaş zamanında işlenmesi ya da Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakması hâlinde ikinci fıkradaki ağırlaştırılmış hâl uygulanır.
  • Bilgi gizli kalması gereken nitelikte değilse ya da casusluk maksadı yoksa bu madde uygulanmaz.

Gizli kalması gereken bilgileri açıklama: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki fiili işleyen kişiye müebbet hapis cezası verilir.
  • Fiil savaş zamanında işlenmişse veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askerî hareketlerini tehlikeye sokmuşsa, faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
  • Açıklama alenen yapılmamış olsa bile, tek bir kişiye yapılmış olması suçu ortadan kaldırmaz.
  • Gizli bilgi casusluk maksadı olmaksızın açıklanmışsa bu madde uygulanmaz ve cezalandırma ayrı bir suç tipine göre yapılır.
  • Madde taksirli açıklamayı düzenlemez; taksirle açıklama bu madde kapsamında cezalandırılmaz.
  • Maddede bir süre öngörülmediği için zamanaşımı ya da hak düşürücü süre bu maddenin kendi hükmünden doğmaz.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, fiilin olağan koşullarda, savaş dışında ve casusluk maksadıyla işlenmesini düzenler.

İkinci fıkra, fiilin savaş zamanında veya savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askerî hareketleri tehlikeye sokan nitelikte işlenmesini düzenler.

Birinci fıkrada müebbet hapis, ikinci fıkrada ağırlaştırılmış müebbet hapis verilir.

Casusluk maksadıyla açıklama ile maksatsız açıklama arasındaki fark nedir?

Bu maddede aranan, failin siyasal veya askerî casusluk amacıyla hareket etmesidir.

Gizli bilginin başka bir amaçla, örneğin kişisel çıkar ya da kötü niyetle açıklanması, casusluk maksadı taşımaz.

Casusluk maksadı yoksa bu madde uygulanmaz; 329. madde ile ayrılan başka bir suç tipi gündeme gelebilir.

Açıklama ile casusluk amaçlı temin arasındaki fark nedir?

Bu madde, gizli bilginin açıklanmasını cezalandırır.

Bilgiyi elde etme ya da temin etme fiili 328. maddenin konusudur.

Açıklama yapılmadan sadece temin edilen bilgi bu madde kapsamında değerlendirilmez.

Genel hüküm ile göreve ilişkin sır arasındaki fark nedir?

Bu madde, kişi ayrımı yapmadan her faile uygulanan casusluk suçunu düzenler.

Göreve ilişkin sırrın açıklanması (m.258) yalnız kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü suçtur.

Kamu görevlisinin gizli bilgiyi casusluk maksadıyla açıklaması, sırrın niteliğine göre bu madde ile m.258 arasında değerlendirme gerektirebilir.

Gizli kalması gereken bilgileri açıklama: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Casusluk maksadını aramadan, gizli bilginin açıklanmasını yeterli görerek 330. maddeyi uygulamak; maksat unsuru atlanmamalıdır.
  • Açıklamanın alenen yapılması gerektiğini düşünmek; tek bir kişiye yapılan açıklama da suçu oluşturur.
  • Gizli bilgi niteliğini sadece kurumun etiketine bakarak belirlemek; bilginin devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gerçekten gizli olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
  • Kamu görevlisinin açıklamasını doğrudan 330. madde ile cezalandırmak; kamu görevlisine özgü göreve ilişkin sır (m.258) ile ayrımı ve olası içtimayı gözden kaçırmak.
  • Savaş zamanı ağırlaştırmasını sadece savaşın yaşandığını söyleyerek uygulamak; fiilin savaş etkinliğini ya da askerî hareketleri tehlikeye sokması da aranmalıdır.
  • Taksirli açıklamayı bu maddeye göre cezalandırmak; madde taksirli hâli düzenlemez.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Madde, 330. maddeyi 329. maddeden ayıran unsurun gizli bilginin siyasal veya askerî casusluk özel maksadıyla açıklanması olduğunu kabul etmektedir. (Genel Kurul, 2020/18546 E., 07.04.2022)
  • Casusluk suçları 328 ila 338. maddeler arasında düzenlendiği için, bu hükmün uygulanmasında casusluk bağlamının ayrıca belirlenmesi gerekir. (2011/63 E., 2013/28 K., 14.02.2013)
  • Yargıtay, gizli bilginin casusluk maksadıyla açıklanması suçunda 330. maddenin birinci fıkrasının uygulandığı iddianamelerde bu maddeyi temel alır. (5. Daire, 2024/2 E., 2025/4453 K., 21.04.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Asıl talebi ileri süren taraf, yani savcılık, açıklanan bilginin devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken nitelikte olduğunu ispat yükü altındadır. Bunun için ilgili kurumun gizlilik kararı, belgenin sınıflandırılması veya ilgili mevzuat delil olarak kullanılır.
  • Failin casusluk maksadıyla hareket ettiğini ispat yükü savcılıktadır. Bu, açıklamanın içeriği, zamanı, alıcısı ve faile ait yazışmalar gibi delillerle gösterilir.
  • Savaş zamanı ya da savaş hazırlıklarını tehlikeye sokma ağırlaştırıcı nedenini ileri süren taraf, bu hâlin gerçekleştiğini ispat eder; delil olarak askerî makamların yazıları ve durum belgeleri kullanılır.
  • Savunma, bilginin gizli olmadığını ya da casusluk maksadı bulunmadığını ileri sürebilir ve bu savunmayı kendisi ispat etmelidir; bilginin zaten kamuya açık olduğu iddiası için yayın ve dokümanlar delil olur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5237 m.328: Casusluk suçunun temin ve elde etme yönünü düzenler. Bu maddenin açıklama yönünden ayrılması gereken komşu suç tipidir.
  • 5237 m.329: Devlet sırrına ilişkin, casusluk maksadı taşımayan ayrı bir açıklama ya da temin suçunu düzenler. Casusluk maksadının bulunup bulunmadığını belirlemek için karşılaştırılır.
  • 5237 m.258: Kamu görevlisinin göreve ilişkin sırrı açıklamasını düzenler. Kamu görevlisi bakımından ayrım ve içtima sorusu burada ortaya çıkar.
  • 5237 m.61: Birden fazla suç veya nitelikli hâl bakımından cezanın belirlenmesinde dikkate alınacak genel ceza ölçütlerini düzenler.

TCK m.331 — Uluslararası casusluk

Madde, yabancı bir devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgilerin, bir yabancı devlet yararına siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin edilmesini suç olarak düzenler ve bu fiil için hapis cezası öngörür. Suçun faili Türk vatandaşı veya Türkiye'de bilgiyi temin etmiş yabancıdır. Madde, bilginin açıklanmasını değil temin edilmesini; yani elde edilmesini cezalandırır. Maddede sayılan bilgi türleri, nitelikli haller ve güvenlik tedbirleri hakkında hüküm bulunmaz; bu konular maddenin dışındadır. Devlet sırrının açıklanmasına ilişkin suç (m.326 ve devamı kapsamında ilgili hükümler), casusluk dışındaki devlet sırrı suçları ve yabancı devletlerle ilişkilere karşı suçların ayrı maddelerde düzenlendiği, bu maddenin bunların hiçbirini kapsamadığı bilinmelidir. Suçun yurt dışında işlenmesi halinde kovuşturma koşulları ve yetki konuları da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.13).

Uluslararası casusluk: hangi kavramlar bilinmeli?

Gizli kalması gereken bilgi
Niteliği itibarıyla yabancı bir devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararları bakımından açıklanmaması gereken bilgidir. Bilginin gizlilik derecesi resmi bir işlemle belirlenmiş olması zorunlu değildir; önemli olan bilginin niteliğidir.
Siyasal veya askeri casusluk maksadı
Failin bilgiyi, yabancı bir devlet lehine siyasal ya da askeri amaçla kullanmak üzere elde etme iradesidir. Bu özel maksat aranır; genel kast tek başına yeterli değildir.
Temin etme
Bilginin failin eline geçmesi, elde edilmesi anlamına gelir. Maddede cezalandırılan fiil bu eylemdir; bilginin başkasına açıklanması ayrıca aranmaz.
Yabancı devlet lehine
Elde edilen bilginin yararlanıcısının bir yabancı devlet olmasıdır. Yararlanıcı Türk devleti ya da Türk kamu yararı ise madde uygulanmaz.

Uluslararası casusluk: hangi şartlar aranır?

  • Bilginin yabancı bir devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi olması gerekir.
  • Failin bu bilgiyi temin etmiş olması gerekir.
  • Temin fiilinin siyasal veya askerî casusluk maksadıyla yapılmış olması gerekir.
  • Bilginin yabancı bir devlet lehine elde edilmiş olması gerekir.
  • Failin Türk vatandaşı olması ya da bilgiyi Türkiye'de temin etmiş bir yabancı olması gerekir.
  • Maddede özel bir değer sınırı ya da yazılı belge koşulu aranmaz; bilginin gizlilik niteliği aranır.

Uluslararası casusluk: hangi sonuçları doğurur?

  • Maddedeki şartlar gerçekleştiğinde faile bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Bilgi temin edilmiş olsa bile siyasal veya askerî casusluk maksadı bulunmuyorsa bu madde uygulanmaz; başka bir suç tipi söz konusu olabilir.
  • Bilgi yabancı devlet için gizli kalması gereken nitelikte değilse madde uygulanmaz.
  • Yabancı fail bilgiyi Türkiye dışında temin etmişse bu madde kapsamında cezalandırılmaz.
  • Madde nitelikli hal ya da güvenlik tedbiri öngörmez; bu nedenle ceza miktarı yalnızca maddedeki aralıkla sınırlıdır.

Siyasal casusluk ile askerî casusluk arasındaki fark nedir?

Siyasal casusluk, bilginin devletin siyasal yapısına, diplomatik ilişkilerine ya da iç ve dış siyasal yararlarına ilişkin olmasıyla ayrılır.

Askerî casusluk, bilginin silahlı kuvvetlere, savunma planlarına ya da askerî yapıya ilişkin olmasıyla ayrılır.

Maddede her iki maksat da aynı yaptırıma bağlanmıştır; ayrım failin maksadını belirlemek için önemlidir ama cezayı değiştirmez.

Vatandaş fail ile türkiye'de temin eden yabancı fail arasındaki fark nedir?

Vatandaş fail, Türk vatandaşı olan kişidir ve bilginin yurt içinde ya da yurt dışında temin edilmiş olmasına bakılmaksızın madde kapsamına girer.

Yabancı fail ise yalnızca bilgiyi Türkiye'de temin etmişse madde kapsamına girer.

Yabancı failin yurt dışında temin ettiği bilgi bakımından bu madde uygulanmaz; ayrıca yurt dışı suçlara ilişkin genel kurallara bakmak gerekir.

Temin ile açıklama arasındaki fark nedir?

Temin, bilginin failin eline geçmesidir ve bu madde kapsamındaki suçun cezalandırılan fiilidir.

Açıklama ise bilginin üçüncü kişiye aktarılmasıdır; bu madde kapsamında ayrıca cezalandırılmaz.

Bilginin temin edilmesi tamamlandığında suç oluşur; açıklama aşaması bu maddede aranmaz.

Uluslararası casusluk: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bilginin gizli kalması gereken nitelikte olup olmadığını yalnızca resmi gizlilik derecesine bakarak belirlemek; oysa maddede aranan niteliktir.
  • Siyasal veya askerî casusluk maksadını genel kastla karıştırmak; maksat özel bir saiktir ve ayrıca ispatlanmalıdır.
  • Bilginin açıklanmasını bu maddede cezalandırılan fiil saymak; madde temin fiilini cezalandırır.
  • Yabancı failin yurt dışında temin ettiği bilgi için bu maddeyi uygulamak; madde yabancı failde Türkiye'de temin şartını arar.
  • Ceza aralığını bir yıldan dört yıla kadar değil, sabit bir miktar olarak yazmak ya da üst sınırı aşmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, sanığın bilgiyi siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin ettiğini ve bilginin yabancı devlet için gizli kalması gereken nitelikte olduğunu somut olarak ortaya koymaktadır. (3. Ceza Dairesi, 2024/23275 E., 2025/17898 K., 24.04.2025)
  • Mahkemeler, casusluk suçlarının bu madde kapsamında değerlendirilmesinde 5237 sayılı Kanun'un 326 ila 339. maddeleri arasındaki casusluk ve devlet sırrı suçlarının bütünlüğünü dikkate almaktadır. (2014/25 E., 2014/119 K., 03.07.2014)

Nasıl ispat edilir?

  • Asıl talebi ileri süren taraf, yani iddia makamı, failin bilgiyi temin ettiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Bilginin yabancı devlet için gizli kalması gereken nitelikte olduğu, bilirkişi raporu ya da ilgili kurum yazısı gibi belgelerle ispatlanır.
  • Failin siyasal veya askerî casusluk maksadıyla hareket ettiği, fiilin koşullarından ve delillerden çıkarılacak bir sonuç olarak değerlendirilir; maksadın ispatı iddia makamına aittir. (3. Ceza Dairesi, 2024/23275 E., 2025/17898 K., 24.04.2025)
  • Sanığın bilgiyi Türkiye dışında temin ettiğini ileri sürmesi halinde, temin yerini ispat yükü ileri süren tarafa aittir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5237 m.13: Yurt dışında işlenen devlet güvenliğine ilişkin suçların Türkiye'de kovuşturulma koşullarını belirler; bu maddedeki suçun yurt dışı işlenişinde hangi kovuşturma koşulunun aranacağı bu hükme göre tespit edilir.
  • 5237 sayılı Kanun: Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları, bu maddenin bulunduğu bölümde ayrı maddeler halinde düzenlenmiştir; bu madde bu bölümün bir parçasıdır.

TCK m.332 — Askerî yasak bölgelere girme

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 332. maddesi, devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış yerlere gizlice veya hileyle girme fiilini suç olarak düzenler ve bu fiilin savaş zamanında işlenmesi halinde cezayı artıran hali kapsar. Madde, yasak yere girenin fail olarak kim olduğuna bakmaksızın uygulanır; fiilin işlendiği yer ile yasağın varlığı esas alınır. Madde, yasak bölgenin ilan usulünü, askeri yasak bölgelerin belirlenmesini, yasak yerlere girişte izin alınmasına ilişkin idari işlemleri ve bu yerlere girişe bağlı disiplin yaptırımlarını düzenlemez. Yasak yerin tespiti için başka mevzuata başvurulması gerekir. Askeri casusluk, yetkisiz bilgi edinme ve askeri yasak bölgede bulunan belgelerin ele geçirilmesi gibi komşu suçlar ile bu fiile ilişkin zamanaşımı ve usul kuralları da bu maddenin kapsamı dışındadır.

Askerî yasak bölgelere girme: hangi kavramlar bilinmeli?

Askeri yasak yer
Devletin askeri yararı gereği girilmesi yasaklanmış yerdir. Yasağın varlığı, yerin usulüne uygun biçimde yasak yer olarak belirlenmiş olmasına bağlıdır; yasak olmayan bir askeri tesis bu kapsamda değerlendirilmez.
Gizlice giriş
Yetkili kişilerin bilgisi ve izni dışında, göz önünde olmadan yasak yere girilmesidir. Gözetim ve kontrol mekanizmalarından kaçınmak amacıyla girilmesi bu biçimin ayırt edici özelliğidir.
Hile ile giriş
Yetkisi olmadığı halde, aldatıcı bir davranış, sahte belge veya yanıltıcı bir beyanla yasak yere girilmesidir. Girişe izin verilmesi, aldatma sonucunda sağlandığında bu biçim gerçekleşir.
Savaş zamanı
Fiilin işlendiği sırada devletin silahlı çatışma halinde bulunmasıdır. Yalnızca fiilin işlendiği anın bu durumda olması, ağırlaştırılmış cezayı doğurur.

Askerî yasak bölgelere girme: hangi şartlar aranır?

  • Girilen yerin devletin askeri yararı gereği girilmesi yasaklanmış bir yer olması gerekir.
  • Yasak yere girişin gizlice veya hile ile yapılması gerekir; bu iki biçimden birinin bulunması yeterlidir.
  • Girişi yapan kişinin bu yere girme yetkisinin veya izninin bulunmaması gerekir.
  • Fiilin savaş zamanında işlenmesi halinde cezanın artırılması için fiilin o dönemde gerçekleşmiş olması gerekir; bu unsur yoksa birinci fıkra uygulanır.

Askerî yasak bölgelere girme: hangi sonuçları doğurur?

  • Gizlice veya hile ile askeri yasak yere giren kişiye iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Aynı fiil savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Yasak yerin varlığı veya girişin gizlice ya da hile ile yapılmadığı kanıtlanırsa suç oluşmaz.
  • Yasak olmayan bir yere girişte bu madde uygulanmaz.

Gizlice giriş ile hile ile giriş arasındaki fark nedir?

Gizlice giriş, girişin gözetimden ve bilgiden kaçınılarak yapılmasıdır.

Hile ile giriş, girişe izin verilmesinin aldatma ile sağlanmasıdır.

Her iki biçim de birinci fıkraya göre aynı cezayı doğurur; ayrım suçun oluşumunu değil, iddianamede fiilin nitelendirilmesini etkiler.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, savaş dışı zamanda işlenen yasak yere giriş fiilini kapsar.

İkinci fıkra, aynı fiilin savaş zamanında işlenmesini düzenler.

Savaş zamanında işlenen fiilde ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapis olur; savaş dışında iki yıldan beş yıla kadar hapis uygulanır.

Askerî yasak bölgelere girme: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Askeri yasak yerin belirlenmiş olup olmadığını araştırmadan suçu kurmak; yasağın varlığı unsurdur.
  • Gizlice ve hile ile biçimlerini birbirine karıştırmak; ikisi alternatif olarak düzenlenmiştir.
  • Savaş zamanı ağırlaştırmasını, fiilin işlendiği dönemi doğrulamadan uygulamak.
  • Yasak yere girişi, giriş yetkisi veya izni bulunup bulunmadığını incelemeden suç saymak.

Nasıl ispat edilir?

  • Yasak yerin varlığını ileri süren kamu makamı, yerin usulüne uygun biçimde yasak yer olarak belirlendiğini belgeyle ispatlamalıdır.
  • Girişin gizlice veya hile ile yapıldığını iddia eden taraf bu biçimi tanık, tutanak veya görüntü kaydı gibi delillerle ortaya koymalıdır.
  • Yetkisi bulunduğunu savunan sanık, bu yetkiyi veya izni belgeyle ispatlamalıdır.
  • Fiilin savaş zamanında işlendiği iddiası, dönemin resmi belgeleri ile ispatlanmalıdır.

TCK m.333 — Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik

Madde, devletin güvenliği bakımından gizli kalması gereken fenni keşif, yeni buluş ve sınai yenilikleri kişinin kendisi veya başkası yararına kullanmasını ya da kullanılmasını sağlamasını cezalandırır. Ayrıca bu suçun savaş halindeki bir devlet yararına ya da devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye sokacak biçimde işlenmesini ağırlaştırır. Yabancı bir ülkede Devlet adına belirli bir iş için görevlendirilenin sadakatsizliğini ve bu suçun ihbar edilmemesini de düzenler. Madde, bu suçların işlenişine ilişkin genel kapsamı sınırlar; casusluk, askeri yasak bölgeye girme, göreve ilişkin sırrın açıklanması ve bilgi edinme gibi konuları düzenlemez (m.328, m.329, m.258 ve ilgili hükümler bakımından ayrı suç tipleridir). Madde, herkese karşı ve özellikle yabancı devletlere karşı işlenebilen bir suç niteliğindedir; kamu görevlisi olma şartı aranmaz, ancak üçüncü fıkra yalnızca Devlet adına yabancı ülkede görev alanları kapsar.

Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik: hangi kavramlar bilinmeli?

Fenni keşif veya yeni buluş
Teknik alanda ortaya konulan ve henüz kamuya açıklanmamış yeni bilgi veya icatları ifade eder. Maddenin korumasının konusu bu bilgilerdir; bilinen ve yaygınlaşmış teknik bilgiler kapsam dışı kalır.
Sınai yenilik
Sanayi alanında uygulanabilen yeni tasarım, üretim yöntemi ya da ürün geliştirmesidir. Maddenin koruduğu bilgi türlerinden biridir ve Devletin güvenliği için gizli tutulması gerekmesi koşuluna bağlıdır.
Devletin güvenliğinin gizli kalması gereklilği
Bilginin açığa çıkmasının Devletin güvenliğini zedeleyecek nitelikte olmasını ifade eder. Bilginin kişisel ya da ticari değeri bu ölçütü karşılamaz; kamusal güvenlik açısından gizli tutulması zorunlu olmalıdır.
Savaş hazırlığı ve savaş etkinliği
Devletin silahlı çatışmaya hazırlanmasını ve savaş sırasında yürüttüğü faaliyetleri kapsar. Bu tehlikenin doğması ikinci fıkranın ağırlaştırıcı halinin koşuludur.
Görevlendirilen kimse
Türkiye Devleti tarafından yabancı bir ülkede Devlete ait belirli bir işi görmek üzere atanmış kişidir. Üçüncü fıkrada yer alan özel fail grubudur ve kamu görevlisi olması gerekmez.

Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik: hangi şartlar aranır?

  • Fail, görevi dolayısıyla öğrendiği fenni keşif, yeni buluş veya sınai yenilik bilgisini kullanmış ya da başkasının kullanmasını sağlamış olmalıdır.
  • Öğrenilen bilgi Devletin güvenliği bakımından gizli kalması gereken nitelikte bulunmalıdır.
  • Fiil, kendisinin veya başkasının yararına işlenmiş olmalıdır; kullanım veya kullandırma yeterlidir.
  • Birinci fıkradaki fiilin Türkiye ile savaş halindeki bir devlet yararına işlenmesi ya da Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye sokması ağırlaştırıcı neden oluşturur; bu halde müebbet hapis cezası uygulanır.
  • Üçüncü fıkrada fail, Türkiye Devleti tarafından yabancı bir memlekette Devlete ait belirli bir işi görmek için görevlendirilmiş olmalı, görevini sadakatle yerine getirmemeli ve bundan zarar doğabilmelidir.
  • Dördüncü fıkrada fail, birinci fıkradaki suçların işleneceğini haber almış olmalı ve bunu zamanında yetkililere bildirmemelidir; suç teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile yeterlidir.

Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki fiil işlendiğinde beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adli para cezası verilir.
  • Fiil Türkiye ile savaş halindeki bir devlet yararına işlenirse veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askeri hareketlerini tehlikeye sokarsa failin müebbet hapis cezası alması gerekir.
  • Üçüncü fıkrada görevlendirilmiş kişinin sadakatsizliği zarara yol açmışsa beş yıldan on yıla kadar hapis verilir; zarar doğmamışsa bu fıkra kapsamında ceza verilmez.
  • Birinci fıkradaki suçun işleneceğini haber alıp zamanında yetkililere bildirmeyen kişiye, suç teşebbüs derecesinde kalmış olsa bile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Madde metninde yer alan hükümler kamu görevlisi olmayan kişiler bakımından da uygulanır; kamu görevlisi sıfatı suç tipinin unsuru değildir.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, bilginin kullanılması veya kullandırılması fiilini temel suç olarak cezalandırır.

İkinci fıkra, fiilin yabancı devlet yararına işlenmesini veya savaş ortamındaki devlet işlerini tehlikeye sokmasını ağırlaştırılmış hal olarak düzenler.

Birinci fıkrada beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adli para cezası uygulanırken, ikinci fıkra halinde müebbet hapis cezası verilir.

Birinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkrada fail, herhangi bir kişi olabilir ve bilgiyi öğrenmiş olması yeterlidir.

Üçüncü fıkrada fail, Devlet adına yabancı ülkede belirli bir iş için görevlendirilmiş kişidir ve zarar doğması gerekir.

Üçüncü fıkra halinde beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir; bu fiil için de sadakatsizlik ve zarar koşulları aranır.

Fail ile ihbar yükümlüsü arasındaki fark nedir?

Birinci fıkradaki suçu işleyen kişi, bilgiyi kullanarak fiilini gerçekleştirir.

Dördüncü fıkradaki kişi, suçun işleneceğini öğrenip bunu bildirmeyen kişidir ve asıl fiile katılmış olması gerekmez.

İhbar yükümlüsü için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülür; teşebbüs aşamasında kalmış suç da bu kapsamdadır.

Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bu maddeyi göreve ilişkin sırrın açıklanması suçu (m.258) ile karıştırmak; bu maddede bilginin fenni keşif veya sınai yenilik niteliğinde olması ve Devletin güvenliği bakımından gizli kalması gerekir.
  • Üçüncü fıkrayı herkese uygulamak; bu fıkra yalnızca Devlet adına yabancı ülkede belirli bir iş için görevlendirilmiş kişileri kapsar.
  • Dördüncü fıkrada ihbar yükümlülüğünü yalnızca suça katılanlara ait saymak; madde, suçun işleneceğini öğrenen herkesi kapsar.
  • Zarar koşulunu üçüncü fıkrada atlamak; sadakatsizlik tek başına yeterli değildir, zararın doğabilmesi gerekir.
  • Ağırlaştırıcı nedenin uygulanmasında savaş durumunun varlığını ve tehlikenin somutluğunu doğrulamadan müebbet hapis cezası vermek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Verilen kararlarda, askeri yasak bölgeye girilmesi olaylarının bu maddeyle birlikte değerlendirildiği görülmektedir. (Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, 2013/58 E., 2013/64 K., 14.05.2013; 7. Ceza Dairesi, 2012/25004 E., 2012/28839 K., 14.11.2012)
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, bu tür olaylarda iddianamedeki nitelendirmenin 333. madde kapsamında incelenmesini ve yetkili merciye gönderilmesini benimsemiştir. (Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, 2013/58 E., 2013/64 K., 14.05.2013)

Nasıl ispat edilir?

  • Fenni keşif veya sınai yeniliğin varlığı ve Devletin güvenliği bakımından gizli kalması gerektiği, asıl talebi ileri süren tarafça ispatlanmalıdır; bu konuda uzman bilirkişi incelemesi ve resmi belgeler kullanılabilir.
  • Failin bilgiyi görevi dolayısıyla öğrendiği ve kendisinin veya başkasının yararına kullandığı, tanık beyanı, kayıtlar ve bilirkişi raporu ile ispatlanır.
  • Üçüncü fıkrada failin Devlet adına yabancı bir ülkede belirli bir işle görevlendirildiği ve görevini sadakatle yerine getirmediği, görevlendirme belgesi ile ispatlanır; zararın doğduğu da ayrıca ispat edilmelidir.
  • Dördüncü fıkrada failin suçun işleneceğini öğrendiği ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği, tanık ve iletişim kayıtlarıyla ispatlanır.
  • Savaş halindeki devlet yararına işlendiği ya da savaş hazırlıklarını tehlikeye soktuğu iddiası, ağırlaştırıcı neden olarak ileri sürülüyorsa iddia eden taraf bu unsurları ispatla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5237 sayılı Kanun m.258: Göreve ilişkin sırrın açıklanması suçunu düzenler; bu madde ise fenni keşif ve sınai yenilik bilgilerine ilişkin özel bir düzenlemedir ve sınırları ayrıdır.
  • 5237 sayılı Kanun m.328: Casusluk suçlarının başlangıç hükmüdür; bu madde ile örtüşme halinde hangi maddenin uygulanacağı ayrı bir değerlendirme gerektirir.
  • 5237 sayılı Kanun m.329: Devletin güvenliği ve siyasal yararlarına ilişkin gizli bilgilerin temin edilmesini düzenler; bu maddedeki bilgi türleri yönünden karşılaştırılmalıdır.

TCK m.334 — Yasaklanan bilgileri temin

Madde, yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin etme fiilini düzenler; birinci fıkrada temel suç, ikinci fıkrada fiilin Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakması halinde ağırlaştırılmış hal yer alır. Madde, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk bölümü içinde, bilgiyi temin eden her gerçek kişi bakımından uygulanır. Madde, gizli bilginin açıklanmasını (TCK m.329 ve m.330 gibi görevli kişilerin açıklama suçları) düzenlemez; casusluk fiilini (m.328) düzenlemez; bilgi veya belge verme yükümlülüğünün ihlalini ve CMK m.332 kapsamındaki suçu (TCK m.257 ile bağlantılı olarak) düzenlemez; yasaklanan bilgilerin yabancı devlete verilmesi gibi ağırlaştırılmış halleri ayrıca düzenlemez.

Yasaklanan bilgileri temin: hangi kavramlar bilinmeli?

Yasaklanan bilgi
Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı, niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgidir. Bilginin gizliliği yasak kararından ve niteliğinden doğar; kişinin kendi kanaatiyle gizli sayması yeterli değildir.
Temin etme
Bilgiyi yasak olduğu bilinerek ele geçirmek, elde etmek veya edinmesini sağlamaktır. Maddenin sözü temin etmedir; bilginin açıklanması ya da yayılması fiili ayrıca düzenlenmiş olabilir.
Savaş hazırlıkları, savaş etkinliği ve askerî hareketler
İkinci fıkradaki ağırlaştırıcı nedenin konusudur. Fiilin bu alanlardan birini tehlikeyle karşı karşıya bırakması, cezanın üst sınırının artırılmasını gerektirir.
Tehlikeyle karşı karşıya bırakma
Somut tehlike ortaya çıkmasını ifade eder; fiilin Devletin savaş hazırlıklarını veya askerî hareketlerini gerçekten tehlikeye sokmuş olması aranır. Salt soyut ihtimal ağırlaştırılmış halin oluşması için yeterli görülmez.

Yasaklanan bilgileri temin: hangi şartlar aranır?

  • Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı bir bilgi bulunmalıdır.
  • Bilgi niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgi olmalıdır.
  • Fail bu bilgiyi temin etmiş olmalıdır; temin, bilginin failin eline geçmesini veya edinmesini kapsar.
  • Fiilin ikinci fıkradaki ağırlaştırıcı neden için Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakması aranır; bu koşul birinci fıkra suçunun unsuru değildir.
  • Fiilin kasıtla işlenmiş olması gerekir; bilginin yasaklanmış ve gizli olduğunun failce bilinmesi ve bilgiyi temin iradesinin bulunması aranır.

Yasaklanan bilgileri temin: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki fiili işleyen kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Fiil Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmışsa failə beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Tehlike ortaya çıkmamışsa ikinci fıkradaki ağırlaştırılmış ceza uygulanmaz ve birinci fıkra hükmü uygulanır.
  • Yasak kararı bulunmayan bilgi temin edildiğinde bu madde üzerinden ceza verilmez.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkrada yalnızca yasaklanmış ve gizli bilginin temin edilmesi yeterlidir.

İkinci fıkrada fiil Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış olmalıdır.

Birinci fıkrada bir yıldan üç yıla kadar hapis, ikinci fıkrada beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.

Kanun ve düzenleyici işlemle yasaklanmış bilgi ile yasaklanmamış gizli bilgi arasındaki fark nedir?

Maddenin konusu, yetkili makamların açıklanmasını kanun ya da düzenleyici işlemle yasakladığı bilgidir.

Yasak kararı bulunmayan, yalnızca ilgililerce gizli tutulan bilgi bu maddenin konusu değildir.

Yasak kararı bulunmayan bilgiyi temin etmek bu madde kapsamında suç oluşturmaz; ancak başka maddelerdeki suçların konusu olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

Temin ile açıklama arasındaki fark nedir?

Bu maddede düzenlenen fiil, bilginin failce edinilmesi ya da edinilmesinin sağlanmasıdır.

Bilgiyi yetkisiz kişiye açıklamak, görevli kişinin açıklama suçu olarak ayrıca düzenlenmiştir.

Fiilin temin mi açıklama mı olduğu tespit edilmeden madde uygulanamaz; açıklama fiili için ilgili TCK maddeleri (m.329, m.330) değerlendirilir.

Yasaklanan bilgileri temin: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yasak kararı aranmadan, bilginin yalnızca gizli olması yeterli sayılarak birinci fıkranın uygulanması.
  • Temin ile açıklama fiillerini karıştırarak m.334 yerine m.329 ya da m.330 ile ilgili hükmü uygulamak.
  • İkinci fıkradaki ağırlaştırılmış hali, tehlike somut olarak ortaya çıkmadan soyut ihtimale dayanarak uygulamak.
  • Ağırlaştırılmış halin uygulanmasında failin kamu görevlisi olup olmadığını esas almak; ağırlaştırıcı neden fiilin tehlike niteliğine bağlıdır.
  • Bu maddedeki suçu CMK m.332 kapsamındaki bilgi verme yükümlülüğü ihlali ile karıştırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay uygulamasında madde, yasak kararı bulunan ve açıklanması yasaklanmış bilginin temin edilmesi halinde birinci fıkra kapsamında işlem görmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2020/226 E., 2024/346 K., 06.11.2024)
  • Madde ile casusluk ve devlet sırrının açıklanması suçları birlikte iddianamelerde yer almakta, hangi fıkranın uygulanacağı olay bazında belirlenmektedir. (Genel Kurul, 2013/2312 E., 04.06.2015; 12. Daire, 2023/190 E., 2025/4692 K., 23.10.2025)
  • İkinci fıkradaki ağırlaştırılmış halin uygulanabilmesi için tehlikenin somut olarak ortaya çıktığı yönünde değerlendirme yapılmaktadır. (16. Ceza Dairesi, 2019/6274 E., 2019/5589 K., 20.09.2019)
  • Maddenin gerekçesinde atılı suç bakımından yasak bilginin ve failin niteliğinin ayrıca değerlendirileceği belirtilmiştir. (16. Ceza Dairesi, 2019/897 E., 2019/2292 K., 03.04.2019)

Nasıl ispat edilir?

  • Asıl talebi ileri süren savcılık ya da iddia makamı, yetkili makamın bilginin açıklanmasını kanun veya düzenleyici işlemle yasakladığını ve bilginin niteliği bakımından gizli olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Yasak kararı, ilgili kurumun düzenleyici işlemi ya da yazılı kararı ile ispatlanır; kararın varlığı resmî yazıyla belgelenir.
  • Bilginin temin edildiğini ispat yükü iddia makamındadır; temin fiili tanık, belge, tutanak veya dijital kayıtla kanıtlanır.
  • Fail, bilginin yasaklanmış olmadığını ya da temin etmediğini savunursa bu savunmanın doğruluğunu o da kanıtlayabilir; yazılı kayıt ile tanık beyanı birlikte değerlendirilir.
  • İkinci fıkradaki ağırlaştırıcı nedenin varlığı için savaş hazırlığı, savaş etkinliği ya da askerî hareketle tehlike arasındaki nedensellik iddia makamınca ortaya konulmalıdır; bilirkişi raporu bu konuda belirleyici olabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5237 sayılı Kanun m.328: Casusluk suçunu düzenler; aynı bilgi temin fiili casusluk niteliği taşıyorsa o madde uygulanabilir ve bu madde ile ilişkisi belirlenmelidir.
  • 5237 sayılı Kanun m.329: Devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilginin açıklanmasını düzenler; temin ile açıklama ayrımında bu madde ile sınır oluşturur.
  • 5237 sayılı Kanun m.330: Siyasal veya askerî casusluk bakımından bilgi ve belgeleri ele geçirmeyi düzenler; ağırlaştırılmış halleriyle bu madde ile birlikte değerlendirilir.
  • 5237 sayılı Kanun m.257: Görevi kötüye kullanma ve ihmal suçlarını düzenler; CMK m.332 ile ilgili bilgi verme yükümlülüğü ihlali bakımından bu madde ile karıştırılmamalıdır.
  • 5237 sayılı Kanun m.6: Kamu görevlisi tanımını içerir; failin kimliğinin bu maddenin uygulanmasında belirleyici olmadığını anlamak için dikkate alınır.

TCK m.335 — Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini

Madde, yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere dayanarak açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etme fiilini suç saymakta ve bu fiile verilecek cezayı düzenlemektedir; ayrıca fiilin yabancı bir devletin yararına ve savaş durumunda işlenmesi halini nitelikli hâl olarak ele almaktadır. Madde, herkes bakımından uygulanır; faille ilgili özel bir nitelik aranmaz. Madde, gizli bilginin hangi makamca ve hangi mevzuatla yasaklanabileceğini belirlemez; bu konu mevzuata bırakılmıştır. Maddede yer almayan konular: casusluk dışındaki devlet sırrının açıklanması ve bilgi edinme suçları (m.329-m.333 arasındaki düzenlemeler ve ilgili hükümler), casusluk için hazırlanan belge ve bilgilerin sonradan yayılması ve yabancı devlete sağlanması (ilgili casusluk maddeleri), ve bu suçlara ilişkin zamanaşımı ve usul süreleri (genel hükümler) düzenlenmemiştir.

Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini: hangi kavramlar bilinmeli?

Casusluk maksadı
Temin edilen bilginin siyasal ya da askerî amaçla, devlet dışı bir kişi veya devlete karşı kullanılmak üzere elde edilmesi amacıdır. Salt merak veya kişisel ilgi bu maksadı oluşturmaz.
Açıklanması yasaklanan bilgi
Yetkili makamların kanun veya düzenleyici işlemlere dayanarak açıklanmasını yasakladığı bilgidir. Yasağın kaynağı kanun ya da düzenleyici işlem olmalıdır; yetkili makamın keyfi yasağı bu kapsamda değildir.
Niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgi
Bilginin içeriği itibarıyla, açıklanmasının devlet güvenliği veya siyasal ve askerî menfaatler bakımından zarar doğuracak olmasıdır. Yasağın varlığı tek başına yeterli değildir; bilginin niteliğinin de gizliliği gerektirmesi aranır.
Savaş hâli
Türkiye ile bir devlet arasında fiilen savaşın bulunmasıdır. Nitelikli hâlin uygulanması için fiilin, bu devletin yararına ve savaş durumunda işlenmiş olması aranır.

Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini: hangi şartlar aranır?

  • Failin, yetkili makamların kanun veya düzenleyici işlemlere dayanarak açıklanmasını yasakladığı bir bilgiyi temin etmesi gerekir.
  • Temin edilen bilginin niteliği bakımından gizli kalması gerekmelidir; yalnızca yasak bulunması yeterli değildir.
  • Fiil, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla işlenmelidir.
  • Nitelikli hâl için fiilin Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş olması veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakması gerekir; bu hâllerden birinin gerçekleşmesi yeterlidir.

Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini: hangi sonuçları doğurur?

  • Temel hâlde, bilgiyi siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kişiye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Fiilin Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletin yararına işlenmesi veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakması hâlinde faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
  • Nitelikli hâl ancak temel suç koşulları gerçekleştiğinde uygulanır; savaş durumu veya tehlike bulunmazsa ikinci fıkra uygulanmaz ve birinci fıkra hükmü geçerli olur.
  • Bilginin açıklanması yasak olmakla birlikte niteliği gereği gizli değilse, birinci fıkradaki suç oluşmaz.
  • Kanun veya düzenleyici işleme dayanmayan bir yasağa konu bilgi temin edilmiş olsa da bu madde kapsamında cezalandırma yapılamaz.

Temel hâl ile nitelikli hâl arasındaki fark nedir?

Birinci fıkradaki temel hâlde bilgi temin edilmiş ve casusluk maksadı bulunmaktadır.

İkinci fıkradaki hâlde fiil, Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletin yararına veya Devletin savaş hazırlık ve hareketlerini tehlikeye sokacak şekilde işlenmiştir.

Temel hâlde sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir; nitelikli hâlde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.

Yasak kaynağı kanun ya da düzenleyici işlem ile keyfi yasak arasındaki fark nedir?

Açıklanması yasaklanan bilgi, kanun veya düzenleyici işleme dayanmalıdır.

Yetkili makamın kanun veya düzenleyici işlemle dayanağı olmayan yasağı suç kapsamında değildir.

Dayanağı bulunmayan yasağa konu bilgilerin temin edilmesi bu madde kapsamında suç oluşturmaz.

Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yasağın varlığını yeterli saymak; bilginin niteliği gereği gizli olup olmadığını ayrıca araştırmamak.
  • Bilgiyi temin eden kişiyle bilginin açıklanmasını yasaklayan makam arasındaki bağlantıyı yeterince kurmamak.
  • Casusluk maksadı aranmadan doğrudan birinci fıkra hükmünü uygulamak.
  • Nitelikli hâl koşullarının (savaş hâli, savaş hazırlıklarının tehlikeye girmesi) somut olarak aranmadan ikinci fıkrayı uygulamak.
  • Temel hâlde verilecek cezayı nitelikli hâlin cezasıyla karıştırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Casusluk suçu, uygulamada silahlı örgüt üyeliği suçu ile birlikte ele alınarak çoklu hüküm kurulmasına konu olmaktadır. (5. Daire, 2019/929 E., 2023/7786 K., 05.06.2023; 5. Daire, 2018/5326 E., 2022/7249 K., 18.10.2022)
  • Uygulamada 'açıklanması yasaklanan gizli bilgi' ibaresi, bilginin hem yasaklandığının hem de niteliği gereği gizli olduğunun birlikte değerlendirilmesini gerektirir. (5. Daire, 2018/5326 E., 2022/7249 K., 18.10.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Yasak ve gizliliğin varlığını, bu konuda hangi kanun veya düzenleyici işlemin yetki verdiğini ileri süren iddia makamı ispat eder; bu nedenle yasağın dayanağı olan mevzuat dosyaya kazandırılmalıdır.
  • Bilginin niteliği bakımından gizli olduğu, ilgili kurum yazısı, bilirkişi görüşü ya da bilginin içeriği üzerinden ispatlanır.
  • Casusluk maksadının varlığı, failin davranışları, kullandığı iletişim araçları ve bilginin aktarıldığı kişi üzerinden dolaylı delillerle ispatlanır.
  • Nitelikli hâlin koşulları, yani yabancı devletin savaş hâlinde bulunduğu ve devletin savaş hazırlık veya hareketlerinin tehlikeye girdiği, iddia makamı tarafından ispatlanır.
  • Failin, bilginin gizli olmadığı ya da yasağın dayanaksız olduğu yönündeki savunmasını ileri süren taraf bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5237 sayılı Kanun m.328: Casusluk suçlarının genel çerçevesini oluşturan hükümlerden biridir; m.335 bu bölümün içinde yer alan bir casusluk türünü düzenler.
  • 5237 sayılı Kanun m.314: Uygulamada m.335 ile birlikte uygulandığı görülen silahlı örgüt suçudur; birlikte işlenmesi halinde ayrı suç olarak değerlendirilir.
  • 5237 sayılı Kanun m.40: Azmettirme ve iştirak hükümlerinin m.335 kapsamındaki suçlara uygulanmasını sağlayan genel hükümdür.
  • 5237 sayılı Kanun m.335/5: Uygulamada m.335 kapsamında bir hükümde yer alan atıf; bu yönüyle madde ile birlikte değerlendirilmesi gereken bir hükümdür.

TCK m.336 — Yasaklanan bilgileri açıklama

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 336. maddesi, yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgilerin açıklanmasını (birinci fıkra), bu fiilin savaş zamanında ya da askeri hareketleri tehlikeye sokacak biçimde işlenmesini (ikinci fıkra) ve taksirle işlenmesini (üçüncü fıkra) cezalandırmaktadır. Madde, kamu görevlisi olsun olmasın, gizli bilgiyi açıklayan herkese uygulanır. Madde, özünde devlet sırrı olan bilgileri (m.326-330), görevi nedeniyle öğrenilen sırrın açıklanmasını (m.258), casusluğu (m.328 vd.) ve rüşvet suçunu düzenlemez; bu suçlar ayrı maddelerde yer alır. Devlet sırlarına ilişkin genel ayrım ve yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı bilgiler ile özünde devlet sırrı olan bilgiler arasındaki sınır da bu maddenin kapsamı dışındadır.

Yasaklanan bilgileri açıklama: hangi kavramlar bilinmeli?

Yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı bilgi
Kanun ve düzenleyici işlemlerle yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği gereği gizli kalması gereken bilgi, belge, karar, emir veya tebligat. Bu bilgiler özünde devlet sırrı olmasa da devlet menfaatleri bakımından gizli tutulması gereken bilgilerdir.
Açıklama
Gizli bilginin bir ya da birden fazla kişiye bildirilmesi. Açıklamanın alenen yapılması gerekmez; tek bir kişiye yapılan bildirim de suçu tamamlar.
Yayınlama
Gizli bilginin yazılı, görsel veya diğer iletişim araçlarıyla başkalarının bilgisine sunulması. Yayınlama, açıklamanın bir türü olarak kabul edilir ve kapsamı açıklamadan daha geniş değildir; yayınlama yoluyla işlenen fiiller 258. madde kapsamında da değerlendirilebilir.
Savaş zamanı
İkinci fıkradaki nitelikli halin ilk unsuru. Fiilin savaş döneminde işlenmesi, cezayı ağırlaştırır.
Taksir
Failin fiilin sonucunu öngörebilecekken dikkatsizlik veya özensizlik nedeniyle gerçekleştirmesi. Üçüncü fıkra, birinci ve ikinci fıkradaki fiillerin taksirle işlenmesini düzenler.

Yasaklanan bilgileri açıklama: hangi şartlar aranır?

  • Açıklanan bilginin yetkili makamların kanun veya düzenleyici işlemle açıklanmasını yasakladığı bir bilgi, belge, karar, emir veya tebligat olması gerekir.
  • Bilginin niteliği bakımından gizli kalması gerekmelidir; yayın tarihinde kamuoyunca zaten bilinen bir bilgi bu niteliğini kaybeder.
  • Fail açıklamayı irade ile yapmalıdır; açıklamanın kime yapıldığı ya da alenen yapılıp yapılmadığı suçun oluşması için aranmaz.
  • Açıklama yapılan kişinin bilgiyi öğrenme hak ve yetkisi bulunmamalıdır; bu yetki varsa fiil suç oluşturmaz.
  • Fiilin savaş zamanında işlenmesi ya da Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye sokması ikinci fıkrada nitelikli hal oluşturur.
  • Taksirli işlemede fiilin failin dikkatsizlik veya özensizliği sonucu meydana gelmiş olması gerekir.

Yasaklanan bilgileri açıklama: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki fiili işleyen kişiye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Fiil savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askeri hareketlerini tehlikeye sokmuşsa, fail on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası alır.
  • Fiil failin taksiri sonucu meydana gelmişse, birinci fıkra hâlinde altı aydan iki yıla, ikinci fıkra hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Açıklamanın alenen yapılması gerekmez; tek bir kişiye yapılan açıklama da suçu tamamlar.
  • Açıklama yapılan kişinin bilgiyi öğrenme hak ve yetkisi varsa suç oluşmaz.
  • Bilgi açıklanmadan önce kamuoyunca bilinmiş ise gizlilik vasfını yitirdiğinden suç oluşmaz.
  • Kamu görevlisi gizli bilgiyi bir menfaat karşılığında açıklarsa, bu fiil için ayrıca rüşvet suçu da oluşabilir ve iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılabilir.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, gizli bilginin açıklanmasını temel hâl olarak düzenler ve savaş zamanı ya da askeri tehlike unsurunu aramaz.

İkinci fıkra, fiilin savaş zamanında işlenmesini veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askeri hareketlerini tehlikeye sokmasını aradığı için nitelikli haldir.

Birinci fıkrada üç yıldan beş yıla kadar hapis, ikinci fıkrada on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Kasıtlı fiil ile taksirli fiil arasındaki fark nedir?

Birinci ve ikinci fıkradaki fiiller kasten işlendiğinde esas cezalar uygulanır.

Üçüncü fıkra, aynı fiillerin failin taksiri sonucu gerçekleşmesi hâlini düzenler.

Taksirli birinci fıkra hâlinde altı aydan iki yıla, taksirli ikinci fıkra hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

Gizli bilgi ile kamuoyunca bilinen bilgi arasındaki fark nedir?

Gizli bilgi, açıklandığı anda kamuoyunca bilinmeyen ve gizli kalması gereken bilgidir.

Kamuoyunca bilinen bilgi, açıklandığı tarihte ortak bilgi haline gelmiş olduğu için gizlilik vasfını yitirmiştir.

Gizlilik vasfını yitiren bilginin açıklanması bu madde kapsamında suç oluşturmaz.

Bilgiyi öğrenme yetkisi olan kişi ile olmayan kişi arasındaki fark nedir?

Açıklama, bilgiyi öğrenme hak ve yetkisi olan bir kişiye yapılırsa (örneğin soruşturmada görevli müfettiş ya da savcıya), fiil suç oluşturmaz.

Yetkisi bulunmayan bir kişiye yapılan açıklama, gizli bilginin ifşası olarak suç oluşturur.

Yetkili kişiye yapılan açıklama suçu oluşturmaz; yetkisiz kişiye yapılan açıklama ise tek kişi için bile suçu tamamlar.

Madde 336 ile madde 258 arasındaki fark nedir?

336. madde, yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlerle açıklanmasını yasakladığı bilgileri konu alır ve fail sınırlaması yapmaz.

258. madde, görevi nedeniyle bilgi edinen kamu görevlisinin gizli bilgiyi açıklamasını düzenler ve özgü suçtur.

Kamu görevlisinin görev nedeniyle öğrendiği bilgiyi açıklaması hâlinde 258. madde uygulanır; 336. madde kamu görevlisi olmayanlar için de uygulanabilir.

Madde 336 ile rüşvet suçu arasındaki fark nedir?

336. madde, açıklamanın herhangi bir menfaat karşılığında yapılmasını aramaz.

Rüşvet suçu, bir menfaat karşılığında görevin yapılmasını veya yapılmamasını konu alır.

Kamu görevlisi gizli bilgiyi menfaat karşılığında açıklarsa iki suç ayrı ayrı oluşabilir ve ayrı ayrı cezalandırılabilir.

Yasaklanan bilgileri açıklama: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Ceza hukukunda 336. maddeyi 258. maddeyle karıştırmak; 336. maddenin kamu görevlisi olmayanlar için de uygulanabileceğini gözden kaçırmak.
  • Açıklamanın alenen yapılmasını aramak; tek bir kişiye yapılan açıklamanın da suçu tamamlayacağını unutmak.
  • Bilginin açıklandığı tarihte kamuoyunca bilinip bilinmediğine bakmadan, sadece bilginin gizli olduğunu varsaymak.
  • Açıklama yapılan kişinin bilgiyi öğrenme yetkisini değerlendirmeden suçun oluştuğuna karar vermek.
  • Birinci ve ikinci fıkradaki hükümleri birbirine karıştırmak; savaş zamanı ya da askeri tehlike unsurunun varlığını aramadan ikinci fıkra cezasını uygulamak.
  • Taksirli hâlde birinci ve ikinci fıkra cezalarını karıştırmak; taksirli birinci fıkra hâlinde altı aydan iki yıla, taksirli ikinci fıkra hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar ceza verildiğini gözden kaçırmak.
  • Menfaat karşılığında açıklama hâlinde yalnız 336. maddeyle yetinmek; rüşvet suçunun şartları oluşuyorsa ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini unutmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemle açıklanmasını yasakladığı bilgi, niteliği gereği gizli kalması gereken bilgi olarak değerlendirilir; bilgi kamuoyunca bilinmişse bu niteliği kaybeder. (2011/63 E., 2013/28 K., 14.02.2013)
  • Suçun oluşup oluşmadığının tespiti için, yayınlanan bilginin açıklandığı tarihte gizli olup olmadığına bakılması gerekmektedir. (2011/63 E., 2013/28 K., 14.02.2013)
  • Fiilin 336. maddenin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi için suçun mahkumiyet ya da hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı ile sonuçlandığı kabul edilmektedir. (12. Daire, 2023/190 E., 2025/4692 K., 23.10.2025)
  • Madde kapsamında yapılan değerlendirmede, suçun unsurlarının oluşmadığı bir durumda beraat yerine mahkûmiyet kurulmasının bozma sebebi sayıldığı görülmektedir. (2011/63 E., 2013/28 K., 14.02.2013)

Nasıl ispat edilir?

  • Suçu iddia eden savcılık, açıklanan bilginin yetkili makamların kanun veya düzenleyici işlemle açıklanmasını yasakladığı bir bilgi olduğunu ve niteliği bakımından gizli olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; bu, ilgili mevzuat ve ilgili düzenleme belgeleriyle ispatlanır.
  • Bilginin açıklandığı tarihte kamuoyunca bilinmediğinin ispatı, yayın ve açıklama tarihindeki kamuya açıklık durumunun belgelenmesiyle yapılır; savunma, bilginin zaten bilindiğini ileri sürüyorsa bunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Açıklamanın yapıldığının ispatı, yazılı kayıt, yayın nüshası, görsel kayıt veya tanık beyanıyla yapılır.
  • Açıklama yapılan kişinin bilgiyi öğrenme hak ve yetkisi olduğu savunmasını ileri süren sanık, bu yetkinin varlığını belgeyle veya mevzuatla ispatlamalıdır.
  • Kamu görevlisinin bilgiyi menfaat karşılığında açıkladığı iddiasında, rüşvet suçunun unsurları ayrıca savcılık tarafından ispatlanmalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5237 sayılı Kanun m.258: Görevi nedeniyle öğrenilen gizli bilginin açıklanmasını düzenler. Kamu görevlisi tarafından görev nedeniyle öğrenilen bilgi açıklanırsa 258. madde uygulanır; 336. madde ise yetkili makamların yasakladığı bilgiler için çerçeve oluşturur.
  • 5237 sayılı Kanun m.326-330: Özünde devlet sırrı olan bilgi ve belgelerin korunmasını düzenler. 336. madde bu bilgileri değil, yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı bilgileri konu alır.
  • 5237 sayılı Kanun m.328: Casusluk suçunu düzenler. 336. maddede yer alan siyasal veya askeri casusluk maksadı, casusluk suçlarıyla birlikte değerlendirilir.
  • 5237 sayılı Kanun m.40: Azmettirenin sorumluluğuna ilişkindir. Kamu görevlisi olmayan kişinin 258. maddede azmettiren olarak sorumlu tutulabilmesi için bu hüküm uygulanır.

TCK m.337 — Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama

TCK m.337, yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama fiilini düzenler. Birinci fıkra temel suç tipini, ikinci fıkra ise fiilin savaş zamanında işlenmesi veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askerî hareketlerini tehlikeye sokması hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını düzenler. Madde, kamu görevlisi olsun olmasın, casusluk maksadıyla bilgi açıklayan herkes bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: gizli kalması gereken bilginin niteliği ve Devlet sırrı kavramı (m.326), Devlet sırrının elde edilmesi ve temini (m.328 ve devamı), göreve ilişkin sırrın açıklanması (m.258), bilgi isteme yazısına uymama (m.257 ve CMK m.332 bağlantısı) ve bu suçlara ilişkin zamanaşımı ile yargılama usulü.

Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama: hangi kavramlar bilinmeli?

Gizli kalması gereken bilgi
Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlerle açıklanmasını yasakladığı bilgi, belge, karar veya emirdir. Kişinin kendi kanaatiyle gizli sayması yeterli değildir; gizliliğin kaynağı mevzuat olmalıdır.
Siyasal veya askerî casusluk maksadı
Failin bilgiyi, Devletin siyasal ya da askerî konumuna zarar verecek bir amaçla, yabancı bir devlet veya kişi lehine ya da bu yönde bir kazanç için açıklaması anlamına gelir. Maksat özel kastın unsurudur ve açıklamanın gerçekleşmesi ile aranan amaç birlikte bulunmalıdır.
Savaş zamanı
Fiilin ağırlaştırılmış hâli için aranan, Devletin savaş halinde bulunduğu dönemdir. Savaş hazırlıkları ve askerî hareketler, ikinci fıkrada ayrıca tehlike konusu olarak sayılmıştır.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis
Birinci fıkradaki hapis cezasının yerine, ikinci fıkrada tehlike ya da savaş zamanı koşulu gerçekleşmişse uygulanan en ağır yaptırımdır.

Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama: hangi şartlar aranır?

  • Açıklanan bilginin, yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bir bilgi olması gerekir.
  • Fail, bilgiyi siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklamış olmalıdır; bu maksat yoksa birinci fıkra oluşmaz.
  • Açıklama fiilinin fiilen gerçekleşmiş olması gerekir; bilginin yalnız elde edilmesi veya saklanması bu suçu oluşturmaz.
  • İkinci fıkranın uygulanabilmesi için fiilin savaş zamanında işlenmiş olması veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askerî hareketlerini tehlikeye karşı karşıya bırakmış olması gerekir.
  • Birinci fıkra için on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür; bu sınırlar dışına çıkılamaz.

Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama: hangi sonuçları doğurur?

  • Gizli bilgiyi siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kişiye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Fiil savaş zamanında işlenmişse ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
  • Fiil Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmışsa ikinci fıkra uygulanır ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
  • Bilgi gizli kalması gereken nitelikte değilse ya da casusluk maksadı yoksa bu madde uygulanmaz; başka bir suç tipi değerlendirilebilir.
  • Yalnız bilginin elde edilmesi veya bulundurulması, açıklama gerçekleşmediği sürece bu maddedeki suçu oluşturmaz.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, gizli bilginin casusluk maksadıyla açıklanmasını temel suç olarak düzenler.

İkinci fıkra, fiilin savaş zamanında işlenmesi veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askerî hareketlerini tehlikeye sokmasını ağırlatıcı neden olarak düzenler.

Birinci fıkrada on yıldan onbeş yıla kadar hapis, ikinci fıkrada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.

Kamu görevlisinin sırrı ile casusluk maksadıyla açıklama arasındaki fark nedir?

Göreve ilişkin sırrın açıklanması, yalnız kamu görevlisinin görevi nedeniyle öğrendiği gizli bilgiyi açıklaması hâlinde m.258 kapsamında kalır.

Bu madde ise failin statüsüne bakmaksızın, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla bilgi açıklanmasını konu alır.

Casusluk maksadı varsa m.337 uygulanır; yalnız görevle ilgili bir açıklama varsa m.258 uygulanır.

Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sadece kamu görevlisi tarafından işlenebilir sanmak; bu madde her kişi bakımından uygulanır, m.258 ile karıştırılmamalıdır.
  • Açıklamanın alenen yapılmasını aramak; bu madde yönünden açıklama bir kişiye yapılmış olsa da fiil tamamlanmış sayılabilir.
  • Casusluk maksadını yalnız açıklamanın kendisinden çıkarmak; maksadın ayrıca ortaya konulması gerekir.
  • Savaş zamanı ağırlaştırıcı nedenini ikinci fıkra yerine birinci fıkraya bağlamak; savaş zamanında işlenen fiil ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektirir.
  • Gizlilik niteliğini kişinin kendi kanaatine dayandırmak; gizliliğin kaynağı kanun ve düzenleyici işlemler olmalıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay, gizli kalması gereken bilginin açıklanmasında bilginin niteliğinin, yayım anında kamuoyu tarafından bilinmiyor olmasını aradığını ve daha önce herkesçe bilinen bir bilginin açıklanmasının suç oluşturmayacağını kabul etmektedir. (2011/63 E., 2013/28 K., 14.02.2013)
  • Yargıtay, bilginin gizli sayılmasında yetkili makamların mevzuatla yaptığı sınırlandırmanın esas alınması gerektiğini kabul etmektedir. (2014/25 E., 2014/119 K., 03.07.2014)

Nasıl ispat edilir?

  • Açıklama fiilini ileri süren iddia makamı, failin bilgiyi açıkladığını ve bilginin mevzuatla gizli tutulması gerektiğini ispatlamakla yükümlüdür; ispat yükü iddia makamındadır.
  • Bilginin gizli kalması gereken nitelikte olduğu, ilgili kanun ve düzenleyici işlemlerle ortaya konulur; bu belgeler yazılı delil niteliğindedir.
  • Casusluk maksadı, failin açıklamaya ilişkin davranışı, yazışmaları ve açıklamanın içeriği gibi dolaylı delillerle ispat edilir.
  • Savunma, bilginin zaten kamuoyunca bilindiğini ya da gizli niteliğinin bulunmadığını ileri sürerse, bu iddiayı ispatlamak savunmaya düşer; yazılı kamuya açık kaynaklar bu konuda etkilidir.
  • Fiilin savaş zamanında işlendiği veya ikinci fıkradaki tehlikenin doğduğu iddiası, bu unsurların varlığını gösteren resmi belge ve bilirkişi raporlarıyla ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5237 sayılı Kanun m.258: Göreve ilişkin sırrın açıklanması suçunu düzenler. Kamu görevlisinin görevi dolayısıyla öğrendiği sırrı casusluk maksadı olmadan açıklaması m.258 kapsamında kalır; casusluk maksadı varsa m.337 uygulanır.
  • 5237 sayılı Kanun m.326: Devlet sırrı kavramını ve bu bölümdeki suçların konusunu belirler; m.337 bu bölümde yer alan casusluk suçlarından biridir.

TCK m.338 — Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi

5237 sayılı Kanun'un 327 ila 337. maddelerinde düzenlenen casusluk ve devletin güvenliğine ilişkin suçların taksirle işlenmesi halinde uygulanacak cezayı düzenler. Birinci fıkra genel hali, ikinci fıkra savaş sırasında işlenen ve devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokan fiilleri kapsar. Madde, bu bölümdeki suçların taksirle işlenebilmesi için kanunun açıkça taksiri aradığı hükümlerle birlikte uygulanır ve ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarını konu alır. Taksirin genel tanımını, bilinçli ve bilinçsiz taksir ayrımını, kusura göre ceza belirlenmesini ve cezanın indirilmesini düzenlemez (m.22). Taksirli suçlarda teşebbüsün ve iştirakin mümkün olup olmadığı, gönüllü vazgeçme hükümleri de bu maddede yer almaz (m.22 ve genel hükümler). Bölüm içindeki bilgi ve belgelerin açıklanmasına ilişkin kasıtlı suç tipleri ile kasıtlı casusluk suçları da bu maddenin kapsamı dışındadır.

Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Taksir
Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle, kanuni tanımdaki neticenin öngörülmeden gerçekleştirilmesidir (m.22/2 uyarınca). Failin neticeyi istememesi ve öngörmemesi taksirin temel ayırt edici özelliğidir.
Dikkat ve özen yükümlülüğü
Failin davranışı sırasında gösterilmesi gereken, kanun, meslek ya da genel hayat kuralları ile belirlenen özen ölçüsüdür. Bu yükümlülüğe aykırılık, taksirin maddi ölçütünü oluşturur.
Savaş sırasında işleme
Fiilin savaş hali devam ederken gerçekleştirilmesidir. İkinci fıkradaki ağırlatıcı nitelik bu zaman unsuruna bağlıdır.
Tehlikeyle karşı karşıya bırakma
Devletin savaş hazırlıklarının, savaş etkinliğinin veya askeri hareketlerinin somut olarak tehlikeye girmiş olmasıdır. Yalnızca soyut bir olasılık yeterli sayılmaz; fiilin bu korunan değerleri gerçekten tehlikeye düşürmesi gerekir.

Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi: hangi şartlar aranır?

  • Bu bölümde tanımlanan bir suçun taksirle işlenebilmesi için, ilgili suç tipinde taksirle işlenebileceğinin kanunda açıkça gösterilmiş olması gerekir.
  • Fail, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olmalıdır; bu davranış suçun işlenmesini mümkün kılmış veya kolaylaştırmış bulunmalıdır.
  • Fiilin sonucu öngörülebilir olmalı, fail neticeyi istememiş ve öngörmemiş olmalıdır; taksirli suçta teşebbüs mümkün olmadığından neticenin gerçekleşmiş olması gerekir.
  • Savaş sırasında işlenmiş ya da devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış bir fiil bulunmalıdır; bu hal ikinci fıkranın uygulanması için aranır.
  • Taksirle işlenen suç için verilecek ceza failin kusuruna göre belirlenir; birden fazla failin bulunduğu hallerde her fail kendi kusuru oranında sorumlu olur.

Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki hal gerçekleşirse fail altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Savaş sırasında işlenen veya devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askeri hareketlerini tehlikeye bırakan fiilde fail üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek ceza failin kusuruna göre belirlenir; mağdurun ya da neticenin ağırlığı tek başına ceza belirleyici değildir.
  • Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçta her fail kendi kusurundan sorumlu olur ve cezası kusuruna göre ayrı belirlenir.
  • Kanunun taksiri açıkça aramadığı bölüm suçlarında, fail taksirle hareket etmişse ceza verilmez; bu durumda sorumluluk ancak kasten işlenen suç tipi üzerinden doğar.
  • Taksirli suçta neticenin gerçekleşmesi gerekir; netice gerçekleşmemişse taksirli suçtan dolayı teşebbüs cezalandırılmaz.
  • Bilinçli taksir halinde ceza üçte birden yarısına kadar artırılır (m.22/3).
  • Kişisel ve ailevi durum nedeniyle failin mağduriyeti artık ceza verilmesini gereksiz kılacak derecedeyse, basit taksir halinde ceza verilmez (m.22/7); bilinçli taksir halinde ise yarıdan altıda bire kadar indirim yapılabilir (m.22/6).

Genel hal ile savaş hali arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, fiilin savaş dışındaki olağan zamanda işlenmesi halinde uygulanır.

İkinci fıkra, fiilin savaş sırasında veya devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini ya da askeri hareketlerini tehlikeye bırakması halinde uygulanır.

Birinci fıkrada altı aydan üç yıla kadar hapis, ikinci fıkrada üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

Taksirle işlenebilen suçlar ile kasten işlenen suçlar arasındaki fark nedir?

Madde yalnızca bu bölümde taksirle işlenebilecek suçları kapsar; kanunun taksiri açıkça aradığı hallerde uygulanır.

Taksirle işlenemeyen, yalnızca kastla gerçekleşebilen bölüm suçları bu maddenin kapsamı dışındadır.

Taksirle işlenebilen suçlarda bu madde uygulanır; diğerlerinde fail kasten işlemediği sürece sorumluluk doğmaz.

Taksir ile bilinçli taksir arasındaki fark nedir?

Bu madde bilinçsiz taksir hallerini düzenler; fail neticeyi öngörmemiştir.

Fail neticeyi öngörmüş ama istememiş ve sonuç gerçekleşmiştir (bilinçli taksir).

Bilinçli taksir halinde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır (m.22/3).

Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Savaş halini ikinci fıkranın ağırlatıcı unsuru olarak değil, birinci fıkranın genel hali gibi değerlendirmek; ikinci fıkranın cezasının üç yıldan sekiz yıla kadar olduğunu gözden kaçırmak.
  • Taksirle işlenebilen suçlar listesinde yer almayan bir bölüm suçunu, taksir genel hükmüne dayanarak taksirle cezalandırmaya çalışmak.
  • Zararın ağırlığına göre ceza belirlemek; cezanın failin kusuruna göre belirlendiğini gözden kaçırmak.
  • Bilinçli taksir ile olası kastı karıştırmak; bilinçli taksirde netice istenmez, olası kastta netice kabul edilmiş olur.
  • Taksirli suçta teşebbüs cezalandırılabilir sanmak; neticenin gerçekleşmemesi halinde taksirli suçtan ceza verilemez.
  • Birden fazla failin bulunduğu olayda tek bir ceza belirlemek; her failin kusuruna göre ayrı ceza belirlenmesi gerektiğini unutmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Taksirle işlenen bir suçta kusurun derecesinin belirlenmesinde, zararın ağırlığının değil failin kusurunun ağırlığının esas alındığı kabul edilmektedir. (2011/63 E., 2013/28 K., 14.02.2013)
  • Bu bölümdeki suçlarda taksirli sorumluluğun doğması için kanunun taksiri açıkça belirtmiş olması aranmaktadır. (2014/25 E., 2014/119 K., 03.07.2014)

Nasıl ispat edilir?

  • Asıl talebi ileri süren taraf, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve bu aykırılığın neticeyi doğurduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Dikkat ve özen yükümlülüğünün içeriği, mesleki ve teknik kurallar, uzman bilirkişi raporu ile ortaya konulur.
  • Failin neticeyi öngörememesi veya öngörmesi ve istememesi, olayın koşulları ve failin kişisel durumu üzerinden değerlendirilir.
  • Savaş halinin ve fiilin devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye bırakmış olmasının ispatı, ikinci fıkranın uygulanması için iddia edilen tarafa aittir.
  • Taksirli hareketin neticeyle nedensellik bağının bulunduğu, resmi belge, bilirkişi raporu ve tanık beyanı ile ortaya konulur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5237 sayılı Kanun m.22: Taksirin tanımını, bilinçli ve bilinçsiz taksir ayrımını, kusura göre ceza belirlenmesini ve taksirli suçta cezanın artırılması ile indirilmesini düzenler; bu maddenin taksirle ilgili genel çerçevesidir.
  • 5237 sayılı Kanun m.21: Kasten ve taksirle işlenen suçların ayrımını ve taksirin ancak kanunda açıkça belirtilen hallerde cezalandırılacağı ilkesini tamamlar.
  • 5237 sayılı Kanun m.329: Devletin güvenliğine ve siyasi yararlarına ilişkin bilgilerin taksirle açıklanmasını ayrıca düzenler; bu madde, taksirle işlenebilen suçlar arasında yer alır.
  • 5237 sayılı Kanun m.336: Yasaklanan bilgilerin taksirle açıklanmasını ayrıca düzenler; bu bölümde taksirli suç tiplerinden biridir.
  • 5237 sayılı Kanun m.322: Savaş zamanında yükümlülüklerin taksirle yerine getirilmemesini düzenler; bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan savaş hali ile aynı hükümler bütünündedir.

TCK m.339 — Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma

Madde, devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi veya belgeleri ele geçirme ve bulundurma fiilini suç olarak düzenler; yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı hususları elde etmeye yarayan belgeler ile bu nitelikteki eşyayı kapsar. Fiilin savaş zamanında işlenmesi halinde cezayı artıran nitelikli hali de içerir. Madde, kimseye özgü bir sınırlama getirmeyen genel nitelikli bir suçtur ve herkese uygulanır. Madde, bilgiyi görevi gereği bilen kişinin açıklama fiilini (m.258 kapsamındaki göreve ilişkin sırrın açıklanması) düzenlemez; devlet sırrının açıklanmasını veya casusluk fiilini (m.326 ve devamı) düzenlemez; yetkisiz bilgi edinme veya belgeleri ele geçirme dışındaki devlet sırrı suçlarını ve bu suçların yargılama usulünü (CMK m.47 ve m.175 ilgili hükümleri) düzenlemez.

Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma: hangi kavramlar bilinmeli?

Niteliği bakımından gizli kalması gereken hususlar
Özünde devlet sırrı olmayan, ancak yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlerle açıklanmasını yasakladığı bilgi ve belgelerdir. Bu hususlar, devlet menfaatleri için gizli tutulması gereken ve bu nedenle açıklanması yasaklanan nitelikteki bilgileri kapsar.
Yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı bilgi veya belge
Bir yetkili makamın kanun ya da düzenleyici işlemle açıklanmasını yasakladığı bilgi veya belgedir. Bu tür bilgiler özünde devlet sırrı olmak zorunda değildir; yasağın varlığı yeterlidir.
Kabul edilebilir neden
Belgeyi veya nitelikli eşyayı bulunduran kişinin, bu bulundurmayı meşru kılan bir gerekçe göstermesidir. Gerekçenin kabul edilebilir olup olmadığı somut olayda değerlendirilir ve gerekçe gösterme yükü fiili ele geçiren kişi üzerinde toplanmaktadır.
Savaş zamanı
Fiilin nitelikli hal oluşturmasını sağlayan zaman dilimidir. Madde metni savaş zamanının tanımını yapmaz; ağırlaştırıcı neden olarak işlenmiş fiilin zamanına bağlanır.

Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma: hangi şartlar aranır?

  • Fail, devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgi veya belgeleri ya da yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı hususları elde etmeye yarayan belgeleri ya da bu nitelikteki bir şeyi yakalanacak biçimde elinde bulundurmalıdır.
  • Bulundurulan belge veya şeyin niteliği, açıklanması yasak olan bilgiyi elde etmeye yarayabilecek özellikte olmalıdır.
  • Fail, belgeyi veya şeyi elinde bulundurmasını haklı kılan kabul edilebilir bir neden göstermemelidir.
  • Fiilin savaş zamanında işlenmesi halinde nitelikli hal oluşur ve ceza artar.

Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma: hangi sonuçları doğurur?

  • Gizli bilgi veya belgeyi kabul edilebilir bir neden olmaksızın yakalanacak biçimde bulunduran kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Fiil savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Bulundurulan belge veya şeyin açıklanması yasak bilgiyi elde etmeye yarayacak niteliği yoksa, fiil bu maddenin unsurlarını taşımaz.
  • Failin bulundurmasını haklı kılan kabul edilebilir bir neden göstermesi halinde fiil cezalandırılmaz.
  • Madde, kişinin bilgiyi açıklaması veya başkasına iletmesi halini düzenlemediğinden, bu hallerde yalnız ilgili başka suç hükümleri uygulanabilir.
  • Madde metninde, taksirle işlenebilecek bir hal veya ayrı bir yaptırım öngörülmemiştir; fiilin kasıtla işlenmesi gerekir.

Temel hal ile savaş zamanı hali arasındaki fark nedir?

Fiilin olağan zamanda işlenmesi, birinci fıkra kapsamında kalır.

Fiilin savaş zamanında işlenmesi, ikinci fıkradaki nitelikli halin koşuludur.

Temel halde bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir; savaş zamanında ise üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

Devlet sırrı ile yetkili makamların yasakladığı hususlar arasındaki fark nedir?

Özünde devlet sırrı olan bilgi ve belgeler, devletin güvenliği ve bekası ile ilgilidir ve birinci fıkranın ilk bölümünde yer alır.

Niteliği bakımından gizli kalması gereken hususlar, özünde devlet sırrı olmayan ancak yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı bilgilerdir.

Her iki kategoride de fiil aynı cezaya tabidir; ancak ikinci kategori kapsamındaki bilgi bakımından suçun varlığı, açıklanma yasağının bulunmasına bağlıdır.

Bulundurma suçu ile açıklama suçu arasındaki fark nedir?

Madde, belgeyi kabul edilebilir neden olmaksızın elinde bulundurmayı cezalandırır.

Bilgiyi bir başkasına açıklamak veya casusluk yapmak bu maddenin kapsamında değildir.

Bulundurma salt bu maddeye göre cezalandırılır; açıklama veya casusluk halinde ilgili başka maddeler uygulanır.

Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddeyi açıklama veya casusluk suçu ile karıştırmak; m.339 yalnızca kabul edilebilir neden olmaksızın bulundurmayı cezalandırır, bilginin başkasına iletilmesini değil.
  • Her gizli belgenin devlet sırrı olduğunu varsaymak; ayrım, belgenin devlet güvenliği için gizli mi yoksa yalnız yetkili makamın yasakladığı bir husus mu olduğuna göre yapılmalıdır.
  • Savaş zamanı nitelikli halini, olağan zamanda işlenen fiile uygulamak; nitelikli hal yalnızca fiilin savaş zamanında işlenmesi hâlinde söz konusudur.
  • Fiilin taksirle işlenebileceğini varsaymak; madde metni taksirli hali düzenlemez ve gerekçedeki taksirli davranış ifadesi metnin kapsamını genişletmez.
  • Kabul edilebilir neden göstermenin sanığa düşen bir yük olmadığını varsaymak; hâkim, gösterilen nedenin kabul edilebilirliğini somut olayda değerlendirmelidir.
  • Belgenin gizli niteliğinin ele geçirme anında aranmaması gerektiğini düşünmek; belgenin gizlilik niteliği fiilin işlendiği anda ve ele geçtiği tarihte değerlendirilmelidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yüksek mahkeme, devlet sırrı niteliğindeki belgelerin incelenmesi bakımından ceza miktarının alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlarda uygulamanın mümkün olduğunu kabul etmektedir. (Genel Kurul, 2020/18546 E., 07.04.2022)
  • Uygulamada, ilgili belgenin devlet sırrı niteliği taşıyıp taşımadığı, ele geçtiği tarihte hâlâ gizli olup olmadığı üzerinden değerlendirilmektedir; belgenin önceden açıklanmış veya herkesçe bilinen bir hâle gelmiş olması halinde gizlilik niteliğini yitirdiği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2020/18546 E., 07.04.2022)
  • Yüksek mahkemenin bu suçlara ilişkin değerlendirmeleri, devlet sırrına ilişkin ayrıntılı ilkeleri içermektedir ve kararlar bu bölüm kapsamındaki suçların yorumunda referans alınmaktadır. (Birinci Bölüm, 2021/64558 E., 17.07.2024)
  • Uygulamada, 326 ile 339 arasındaki devlet sırrı suçlarının bir kısmı kamu görevlisinin disiplin soruşturmalarında da ölçüt olarak kullanılmaktadır. (8. Daire, 2019/9176 E., 2023/757 K., 22.02.2023; 8. Daire, 2020/2607 E., 2022/3998 K., 09.06.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Fiili ileri süren savcılık, failin belgeyi veya nitelikli şeyi elinde bulundurduğunu ve bu bulundurmanın yakalama ile saptandığını ispatlamakla yükümlüdür; yakalama tutanağı ve el koyma belgesi bu konuda temel delildir.
  • Belgenin gizli kalması gereken nitelikte olduğunu ispat yükü, belgeyi sınıflandıran ve açıklanmasını yasaklayan yetkili makamın düzenleyici işlemine dayanılarak savcılık tarafından karşılanır.
  • Failin kabul edilebilir bir neden gösterdiğini ileri sürmesi hâlinde, bu nedenin kabul edilebilirliği somut olay içinde hâkim tarafından değerlendirilir ve gerekçenin dayanağı failin ortaya koyduğu belgelerle ispatlanır.
  • Belgenin ele geçtiği tarihte gizlilik niteliğini kaybettiği savunulursa, bu savunmayı ileri süren taraf açıklanmış olduğunu gösteren somut bir delil sunmalıdır; tahmini veya rivayet niteliğindeki yorumlar bu amaçla yeterli değildir.
  • Devlet sırrı niteliğindeki belgenin içeriği, mahkeme tarafından incelenebilir; ancak kovuşturma evresine katılan diğer kişiler belgeye doğrudan ulaşamaz ve belgenin içeriğinin hükümde özetlenmesi gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 5237 sayılı Kanun m.326: Devlet sırrı ve casusluk suçlarına ilişkin genel bölümün başlangıç maddesidir; m.339'da yer alan gizli kalması gereken bilgi kavramı bu hükümlerle birlikte yorumlanır.
  • 5237 sayılı Kanun m.258: Göreve ilişkin sırrın açıklanması suçunu düzenler; m.339'un tersine bilgiyi görevi gereği bilen kişinin açıklamasını konu alır, bu nedenle iki hüküm birbirinden ayrılır.
  • 5271 sayılı Kanun m.47: Devlet sırrına ilişkin tanıklığı düzenler; bu maddenin yargılama usulü yönünü oluşturur ve m.339'un uygulanmasında doğrudan usul kuralı değildir.
  • 5271 sayılı Kanun m.122: Arama sırasında ele geçen belgeler bakımından savcının inceleme yetkisini düzenler; devlet sırrı niteliğindeki belgenin ele geçirilmesi halinde bu hükmün uygulanacağı tartışılmaktadır.

Süreler

SüreMaddeHüküm
sekiz yıldanm.326(1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir…
üç yıldanm.327(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
sekiz yılam.327(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
yirmi yılam.328Madde 328. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası…
beş yıldanm.329(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
on yılam.329(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
on yıldanm.329(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuşsa, faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
altı aydanm.329(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise birinci fıkrada yazılı olan halde, faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı hallerden birinin varlığı halinde ise üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
iki yılam.329(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise birinci fıkrada yazılı olan halde, faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı hallerden birinin varlığı halinde ise üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
üç yıldanm.329(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise birinci fıkrada yazılı olan halde, faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı hallerden birinin varlığı halinde ise üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
sekiz yılam.329(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise birinci fıkrada yazılı olan halde, faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı hallerden birinin varlığı halinde ise üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
bir yıldanm.331(1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu…
dört yılam.331(1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu…
iki yıldanm.332(1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
beş yılam.332(1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
üç yıldanm.332(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
sekiz yılam.332(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
beş yıldanm.333(1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on…
on yılam.333(1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on…
altı aydanm.333(4) Bu maddede tanımlanan suçların işleneceğini haber alıp da bunları zamanında yetkililere ihbar etmeyenlere, suç teşebbüs derecesinde kalmış olsa bile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
iki yılam.333(4) Bu maddede tanımlanan suçların işleneceğini haber alıp da bunları zamanında yetkililere ihbar etmeyenlere, suç teşebbüs derecesinde kalmış olsa bile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
bir yıldanm.334(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
üç yılam.334(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
beş yıldanm.334(2) Fiil, Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
on yılam.334(2) Fiil, Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
sekiz yıldanm.335(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis…
üç yıldanm.336(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
beş yılam.336(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
on yıldanm.336(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
altı aydanm.336(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise, birinci fıkrada yazılı olan halde faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı halde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
iki yılam.336(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise, birinci fıkrada yazılı olan halde faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı halde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
sekiz yılam.336(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise, birinci fıkrada yazılı olan halde faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı halde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
on yıldanm.337(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası…
altı aydanm.338(1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
üç yılam.338(1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
üç yıldanm.338(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, taksirle davranan faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
sekiz yılam.338(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, taksirle davranan faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
bir yıldanm.339(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde…
beş yılam.339(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde…
üç yıldanm.339(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
sekiz yılam.339(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

43 karar
  1. 2018/137 E., 2022/86 K., 30.06.2022
    İlgili madde: m.339
  2. 2014/25 E., 2014/119 K., 03.07.2014
    İlgili madde: m.331, m.333, m.335, m.336, m.337, m.338, m.339
  3. 2011/63 E., 2013/28 K., 14.02.2013
    İlgili madde: m.329, m.330, m.331, m.333, m.334, m.335, m.336, m.337, m.338
  4. Ceza Genel Kurulu, 2020/226 E., 2024/346 K., 06.11.2024
    İlgili madde: m.334
  5. Ceza Genel Kurulu, 2023/268 E., 2024/48 K., 13.02.2024
    İlgili madde: m.332
  6. Ceza Genel Kurulu, 2022/546 E., 2023/356 K., 20.06.2023
    İlgili madde: m.326, m.328
  7. Ceza Genel Kurulu, 2019/466 E., 2022/842 K., 27.12.2022
    İlgili madde: m.329
  8. Ceza Genel Kurulu, 2019/656 E., 2021/324 K., 30.06.2021
    İlgili madde: m.326, m.328
  9. Ceza Genel Kurulu, 2019/495 E., 2021/116 K., 17.03.2021
    İlgili madde: m.332
  10. Ceza Genel Kurulu, 2019/337 E., 2021/55 K., 23.02.2021
    İlgili madde: m.332
Diğer 33 karar
  1. Ceza Genel Kurulu, 2019/623 E., 2020/524 K., 17.12.2020
    İlgili madde: m.332
  2. Ceza Genel Kurulu, 2019/463 E., 2020/482 K., 26.11.2020
    İlgili madde: m.332
  3. Ceza Genel Kurulu, 2019/459 E., 2020/459 K., 17.11.2020
    İlgili madde: m.332
  4. Ceza Genel Kurulu, 2012/828 E., 2012/1824 K., 31.10.2012
    İlgili madde: m.326
  5. Hukuk Genel Kurulu, 2011/666 E., 2011/804 K., 16.12.2011
    İlgili madde: m.326
  6. Hukuk Genel Kurulu, 2011/671 E., 2011/809 K., 16.12.2011
    İlgili madde: m.326
  7. 12. Daire, 2023/190 E., 2025/4692 K., 23.10.2025
    İlgili madde: m.334, m.336
  8. 3. Ceza Dairesi, 2024/23275 E., 2025/17898 K., 24.04.2025
    İlgili madde: m.331
  9. 5. Daire, 2024/2 E., 2025/4453 K., 21.04.2025
    İlgili madde: m.330
  10. 1. Ceza Dairesi, 2023/4366 E., 2025/2933 K., 15.04.2025
    İlgili madde: m.335
  11. 10. Ceza Dairesi, 2022/13772 E., 2024/16963 K., 26.03.2024
    İlgili madde: m.331
  12. 5. Daire, 2019/929 E., 2023/7786 K., 05.06.2023
    İlgili madde: m.335
  13. 10. Ceza Dairesi, 2022/14586 E., 2023/2769 K., 29.03.2023
    İlgili madde: m.331
  14. 8. Daire, 2019/9176 E., 2023/757 K., 22.02.2023
    İlgili madde: m.339
  15. 5. Daire, 2018/5326 E., 2022/7249 K., 18.10.2022
    İlgili madde: m.335
  16. 8. Daire, 2020/2607 E., 2022/3998 K., 09.06.2022
    İlgili madde: m.339
  17. 16. Ceza Dairesi, 2019/6274 E., 2019/5589 K., 20.09.2019
    İlgili madde: m.334
  18. 16. Ceza Dairesi, 2019/897 E., 2019/2292 K., 03.04.2019
    İlgili madde: m.334
  19. Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, 2013/58 E., 2013/64 K., 14.05.2013
    İlgili madde: m.333
  20. 7. Ceza Dairesi, 2012/25004 E., 2012/28839 K., 14.11.2012
    İlgili madde: m.333
  21. Birinci Bölüm, 2023/105130 E., 04.03.2026
    İlgili madde: m.330
  22. Genel Kurul, 2023/93746 E., 25.09.2025
    İlgili madde: m.328
  23. Birinci Bölüm, 2021/64558 E., 17.07.2024
    İlgili madde: m.327, m.329, m.330, m.339
  24. Genel Kurul, 2021/30753 E., 26.01.2023
    İlgili madde: m.327
  25. Genel Kurul, 2020/18546 E., 07.04.2022
    İlgili madde: m.326, m.327, m.329, m.330, m.339
  26. Genel Kurul, 2020/13893 E., 29.12.2020
    İlgili madde: m.328
  27. Genel Kurul, 2018/30030 E., 17.09.2020
    İlgili madde: m.329
  28. İkinci Bölüm, 2015/7231 E., 17.05.2016
    İlgili madde: m.327
  29. Genel Kurul, 2015/18567 E., 25.02.2016
    İlgili madde: m.327, m.328, m.330
  30. Birinci Bölüm, 2013/2661 E., 09.09.2015
    İlgili madde: m.329, m.336
  31. Genel Kurul, 2013/2312 E., 04.06.2015
    İlgili madde: m.327, m.334
  32. Genel Kurul, 2014/14061 E., 08.04.2015
    İlgili madde: m.328
  33. Birinci Bölüm, 2013/2809 E., 26.02.2015
    İlgili madde: m.336

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 11. Topluma, Devlete Karşı Suçlar ve Diğer Suçlar bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış