Özel hükümler › Millete ve devlete karşı suçlar ve son hükümler
Milli savunmaya karşı suçlar
Kısaca
TCK m.317, askeri kıta, donanma, savaş gemisi, savaş hava filosu, kale, müstahkem mevki, askeri üs veya tesis, liman ya da şehrin komutasının kanuna aykırı olarak ele geçirilmesini (komutanlık gaspını) ve yetkili makamların komutanlığı terk emrine uymama fiilini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Ceza Kanunu m.317–325 hükümlerini kapsar.
- TCK m.317
- TCK m.318Halkı askerlikten soğutma
- TCK m.319Askerleri itaatsizliğe teşvik
- TCK m.320Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma
- TCK m.321Savaş zamanında emirlere uymama
- TCK m.322Savaş zamanında yükümlülükler
- TCK m.323Savaşta yalan haber yayma
- TCK m.324Seferberlikle ilgili görevin ihmali
- TCK m.325Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü
TCK m.317
TCK m.317, askeri kıta, donanma, savaş gemisi, savaş hava filosu, kale, müstahkem mevki, askeri üs veya tesis, liman ya da şehrin komutasının kanuna aykırı olarak ele geçirilmesini (komutanlık gaspını) ve yetkili makamların komutanlığı terk emrine uymama fiilini düzenler. Hüküm, fiili gerçekleştiren herkese karşı ve kanunen yetkili ya da Devlet tarafından görevlendirilmiş komutanlara karşı uygulanır. Maddede süre öngörülmemiştir. Madde, yetkisiz kişinin kamu görevini usulsüz üstlenmesini düzenlemez (m.262). Askeri görevlerin ihmal veya kötüye kullanılmasını, askerî suçları ve bu suçlardan doğan cezai sorumluluğun kapsamını bu maddede aramak gerekmez; bunlar ayrı hükümlerde (ör. m.262 ve askeri ceza mevzuatı) düzenlenmiştir.
m.317: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komutanlığın gaspı
- Kanunen yetkili olmadığı ya da Devlet tarafından memur edilmediği halde, askeri birlik, savaş gemisi, kale, askeri üs veya tesis, liman ya da şehrin komutasını üstlenmek fiilidir. Fiilin tamamlanması için komutanlığın fiilen ele geçirilmesi gerekir; yalnızca unvan kullanmak yeterli değildir.
- Yetkili komutan
- Kanun veya Devlet tarafından görevlendirilme yoluyla komutanlık sıfatını hukuken taşıyan kişidir. İkinci fıkra bu kişilere yöneliktir ve onların yetkili makamların komutanlığı terk emrine uymamasını cezalandırır.
- Yetkili makamlar
- Komutanlığın terk edilmesi yönünde emir verme yetkisini kanun gereği taşıyan merciidir. Bu emre uyulmaması ikinci fıkradaki suçun maddi unsurudur.
- Müstahkem mevki
- Savunma amacıyla tahkim edilmiş yer anlamına gelen askeri mekândır. Kale ile birlikte madde metninde sayılan yerlerden biridir.
m.317: hangi şartlar aranır?
- Birinci fıkra bakımından failin kanunen yetkili olmaması ya da Devlet tarafından memur edilmemiş olması gerekir.
- Birinci fıkra bakımından failin, madde metninde sayılan yerlerden birinin (kıta, donanma, savaş gemisi, savaş hava filosu, kale, müstahkem mevki, askeri üs veya tesis, liman veya şehir) komutasını fiilen almış olması gerekir.
- İkinci fıkra bakımından failin kanunen yetkili olması veya Devlet tarafından görevlendirilmiş olması ve madde metninde sayılan bir yerin komutanı bulunması gerekir.
- İkinci fıkra bakımından yetkili makamların komutanlığı terk etmeye yönelik açık bir emrinin bulunması ve failin bu emre uymaması gerekir.
- Her iki fıkrada da failin komutanlık sıfatını ele geçirmiş ya da sürdürmüş olması, yani sayılan yerlerde komutanlık yetkisini kullanabilir durumda bulunması gerekir.
m.317: hangi sonuçları doğurur?
- Birinci fıkradaki koşullar gerçekleşirse fail müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
- İkinci fıkradaki koşullar gerçekleşirse yetkili komutan da aynı müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
- Yetkisiz kişinin komutanlığı ele geçirmesi tamamlanmadan kalmışsa, madde metni bu durum için ayrı bir ceza öngörmediği için yalnızca hazırlık ya da teşebbüs düzeyinde değerlendirme gündeme gelir; madde metni teşebbüsü ayrıca cezalandırmaz.
- Yetkili komutan, yetkili makamların terk emrine uyarsa ikinci fıkra gereğince cezalandırılmaz.
- Madde metninde hükmün emredici niteliği dışında ayrı bir sonuç veya sözleşmeye ilişkin düzenleme bulunmamaktadır.
Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, yetkisiz kişinin komutanlığı kendi girişimiyle ele geçirmesini konu alır.
İkinci fıkra, hukuken yetkili ya da görevlendirilmiş komutanın komutanlığı terk emrine uymamasını konu alır.
Birinci fıkrada fail yetkisizdir ve fiil ele geçirmedir; ikinci fıkrada fail yetkilidir ve fiil emre itaatsizliktir. İki fıkrada da öngörülen ceza müebbet hapistir.
Kanunen yetki ile devlet tarafından memur edilme arasındaki fark nedir?
Kanunen yetkili olan kişi, kanun gereği komutanlık sıfatını taşır.
Devlet tarafından memur edilen kişi, ilgili makamın görevlendirmesiyle komutanlık sıfatını kazanır.
Her iki hal de birinci fıkradaki yetkisizlik kapsamının dışında kalır ve ikinci fıkradaki yetkili komutan sıfatını doğurur.
Madde metnindeki yerler ile benzer askeri mekânlar arasındaki fark nedir?
Madde metninde açıkça sayılan kıta, donanma, savaş gemisi, savaş hava filosu, kale, müstahkem mevki, askeri üs veya tesis, liman ve şehir bu suça konu olabilir.
Sayılmayan bir kurum, birim veya mekân bu suçun konusu olamaz.
Sayılmayan bir yerin komutasının ele geçirilmesi bu madde kapsamında suç oluşturmaz; ancak başka bir suç açısından değerlendirilebilir.
m.317: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Komutanlığın gaspını m.262 kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi ile karıştırmak; askeri bir komutanlığın ele geçirilmesi halinde m.317 uygulanmalıdır.
- Sayılmayan bir kurumu ya da birimi madde kapsamına dahil etmek; madde yalnızca sayılan yerlere uygulanır.
- Teşebbüs düzeyinde kalan bir komutanlık ele geçirme fiilini tamamlanmış suç gibi cezalandırmak; madde ayrıca teşebbüsü düzenlemediği için genel hükümlere bakmak gerekir.
- İkinci fıkrayı birinci fıkrayla karıştırarak yetkili komutanın fiilini gaspa dayandırmak; ikinci fıkrada fail yetkilidir ve suç emre itaatsizliktir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, polis olduğunu söyleyerek kamu görevini usulsüz üstlenen kişileri m.262 kapsamında değerlendirmektedir; askeri komutanlığın ele geçirilmesi ise m.317 kapsamına girdiğinden iki suç arasındaki ayrımın fiilin konusuna göre yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2023/16452 E., 18.09.2025)
- Aynı fiil bakımından aralarında müterakki suç ilişkisi bulunan suçlardan ayrı hüküm kurulması, m.317'nin diğer suçlarla birlikte değerlendirilmesi uygulamasının bir parçasıdır. (16. Ceza Dairesi, 2019/4606 E., 2019/7590 K., 04.12.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Yetkisiz komutanlık ele geçirme iddiasını ileri süren savcılık, failin komutanlığı fiilen aldığını ve kanuni yetkisinin bulunmadığını ispatla yükümlüdür.
- Fiilin komutanlık gaspı olarak nitelendirilebilmesi için, komutanlık yetkisinin fiilen kullanıldığını gösteren tanık beyanı, emir yazısı, kayıt ve görev belgeleri gibi somut deliller gerekir.
- Failin kanuni yetkisinin bulunduğu ya da Devlet tarafından memur edildiği savunmasını yapması hâlinde, bu yetkiyi gösteren atama veya görevlendirme belgesini sunması gerekir; bu belge yoksa savunma desteksiz kalır.
- İkinci fıkrada, yetkili makamın terk emrinin varlığı ve emrin failce bilindiği, yazılı tebliğ veya tutanakla ispatlanmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.262: Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçunu düzenler. Yetkisiz kişinin kamu görevine ilişkin yetkiyi usulsüz kullanması m.317 ile örtüşebilir; askeri komutanlığın gaspı ise m.317 kapsamında kalır.
TCK m.318 — Halkı askerlikten soğutma
Madde, askerlik hizmetini yapanları firara sevk etmeye ya da askerlik hizmetine katılacakları bu hizmetten vazgeçirmeye yönelik teşvik ve telkin fiilini suç olarak düzenler ve bu fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde cezanın artırılmasını öngörür. Kapsam, fiilin herkes tarafından işlenebilen bir suç olarak tanımlanması bakımından herkestir; failin niteliğine bağlı bir sınırlama getirilmemiştir. Madde askerlik hizmetine ilişkin propagandanın genel cezalandırılmasını değil, firar ve hizmetten vazgeçirme yönündeki teşviki kapsar. Madde, halkı kin ve düşmanlığa tahrik (m.216), suçu ve suçluyu övme (m.215) ve suç işlemeye tahrik (m.214) gibi komşu suçları düzenlemez; bunlar ayrı maddelerde yer alır. Askerlik yükümlülüğünün yerine getirilmemesi ve kaçakçılık gibi askerlik kanunundaki yükümlülüklere ilişkin cezalar ile bu suçun kovuşturma usulü ve zamanaşımı bu maddede düzenlenmez.
Halkı askerlikten soğutma: hangi kavramlar bilinmeli?
- Firara sevk
- Askerlik hizmetini yapmakta olan kişiyi hizmet yerinden ayrılıp kaçmaya yöneltmek anlamına gelir. Fiilin sonucunda firar gerçekleşmiş olması aranmaz; yönlendirme yeterlidir.
- Vazgeçirme amaçlı teşvik veya telkin
- Askerlik hizmetine katılacak kişiyi bu hizmeti yapmaktan caydıracak biçimde etkileyen söz veya davranışlardır. Maddede bu fiilin yalnızca askerlik hizmetine katılacak olanlara yönelik olması aranır.
- Basın ve yayın yoluyla işleme
- Fiilin süreli ya da süresiz yayın, radyo, televizyon, internet gibi kitlesel iletişim araçlarıyla yapılmasıdır. Bu hal ağırlaştırıcı nitelik olarak cezayı artırır.
Halkı askerlikten soğutma: hangi şartlar aranır?
- Failin askerlik hizmetini yapan birine yönelik olarak firara sevk fiilini işlemesi ya da askerlik hizmetine katılacak birini bu hizmetten vazgeçirecek biçimde teşvik veya telkinde bulunması gerekir.
- Fiilin kasten işlenmesi gerekir; failin bu sonuca yönelmiş iradesi bulunmalıdır.
- Fiilin fiilen firar veya hizmetten vazgeçme gerçekleşmiş olması aranmaz; teşvik ve telkin tamamlandığında suç oluşur.
- Fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde ağırlaştırılmış hal uygulanır ve ceza yarı oranında artırılır.
Halkı askerlikten soğutma: hangi sonuçları doğurur?
- Temel halde fiili işleyen kişiye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
- Fiil basın ve yayın yoluyla işlenirse verilecek ceza yarı oranında artırılır.
- Askerlik hizmetine katılacak kişiyi hizmetten vazgeçirmek amacıyla teşvik veya telkin bulunmakla birlikte bunun sonucu olarak firar gerçekleşmemiş olsa da fiil tamamlanmış sayılır.
- Teşvik veya telkin ile askerlik hizmetini yapmakta olan kişiyi firara sevk etme arasında ceza bakımından bir ayrım yapılmamıştır.
Firara sevk ile vazgeçirme amaçlı teşvik arasındaki fark nedir?
Firara sevk, askerlik hizmetini yapmakta olan kişiyi kaçmaya yöneltmeyi ifade eder.
Vazgeçirme amaçlı teşvik ise henüz hizmete başlamamış ya da katılacak kişiyi hizmetten caydırmayı ifade eder.
Her iki hal de aynı madde ve aynı ceza aralığında düzenlenmiştir; ayrım cezayı değil, fiilin hedef kişisinin durumunu belirler.
Temel hal ile basın ve yayın yoluyla işlenmiş hal arasındaki fark nedir?
Temel halde fiil herhangi bir yolla işlenebilir.
Ağırlaştırılmış halde fiil basın veya yayın yoluyla, yani kitlesel iletişim araçlarıyla işlenir.
Ağırlaştırılmış halde ceza yarı oranında artırılır.
Bu madde ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik (m.216) arasındaki fark nedir?
Bu madde askerlik hizmetine yönelik teşviki cezalandırır.
m.216 halk kesimleri arasında kin ve düşmanlığa tahriki cezalandırır ve kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlike arar.
Askerlik hizmetine yönelik teşvik, kin ve düşmanlık doğurmasa da bu maddeye girebilir; kin ve düşmanlık unsuru ile belirlenen fiiller m.216 kapsamına girer.
Halkı askerlikten soğutma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddenin temel halini basın ve yayın yoluyla işlenmiş hale uygulayıp ceza artırımını gerekmeyen bir durumda yapmak.
- Teşvik sonucunda firarın gerçekleşmesini suçun unsuru saymak; oysa yönlendirme yeterlidir.
- Askerlik hizmetine yönelik her eleştiriyi bu madde kapsamında saymak; maddenin aradığı firara sevk ya da vazgeçirme amacı ayrıca değerlendirilmelidir.
- Ceza aralığındaki altı ay ve iki yılı zamanaşımı ya da hak düşürücü süre gibi okumak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yüksek mahkeme kararlarında, askerlik hizmetine yönelik propagandanın m.216 kapsamında tahrik niteliği taşıyıp taşımadığının ayrı ayrı incelendiği, kin ve düşmanlık unsurunun aranması gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2023/268 E., 2024/48 K., 13.02.2024; Ceza Genel Kurulu, 2019/495 E., 2021/116 K., 17.03.2021)
- Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunda kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlikenin somut olarak tespit edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2019/337 E., 2021/55 K., 23.02.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Teşvik veya telkinin varlığını ileri süren kamu görevlisi ya da savcı, fiilin askerlik hizmetine ilişkin olduğunu ve vazgeçirme amacı taşıdığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Fiilin basın ve yayın yoluyla işlendiği iddiası, yayın kaydı, internet içeriği ya da yayın belgeleri gibi maddi delillerle ispat edilir.
- Failin kastı, sözün ya da yayının içeriği ve bağlamı birlikte değerlendirilerek belirlenir; failin savunması amacının farklı olduğu yönündeyse bunu ispat yükü ona düşmez, ancak somut bir savunma sunması beklenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.216: Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunu düzenler; askerlik propagandası kin ve düşmanlık doğuracak ağırlıkta ise bu madde ile birlikte değerlendirilebilir.
- 5237 sayılı Kanun m.214: Suç işlemeye tahrik suçunu düzenler; askerlik hizmetinden kaçmaya yönelik teşvik bu fiille örtüşüyorsa ayrım yapılması gerekir.
- 5237 sayılı Kanun m.215: Suçu ve suçluyu övmeyi düzenler; askerlik bağlamında övme niteliğinde bir fiil bu maddenin kapsamına girmez.
TCK m.319 — Askerleri itaatsizliğe teşvik
TCK m.319, askerleri kanunlara karşı itaatsizliğe, yeminlerini bozmaya veya askerî disiplin ve askerlik hizmetine ilişkin görevlerini ihlale yönelten ve tahrik eden kişiler ile askerler önünde kanunlara, yeminlere veya disiplin ve diğer görevlere aykırı hareketleri öven ya da iyi gördüğünü söyleyen kişileri cezalandırmaktadır. Düzenlenen fiiller, temel hal (birinci fıkra), fiilin aleni işlenmesi (ikinci fıkra) ve savaş zamanında işlenmesi (üçüncü fıkra) olarak üç ayrı durumdan oluşur. Hüküm, askerlere ya da askerî idareye bağlı olarak görev yapan diğer kişilere yönelik fiiller bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: askerlik hizmetinden soğutma propagandası ve telkini (m.318), suç işlemeye tahrik ve suçu övme (m.214, m.215), ast-amir ilişkisinde emrin hukuka uygunluğu ve sorumluluğu (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu m.41, TSK İç Hizmet Kanunu m.14), ve askeri suçlara ilişkin genel usul kuralları.
Askerleri itaatsizliğe teşvik: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tahrik
- Kişileri belirli bir davranışa, bu örnekte itaatsizliğe veya görevin ihlaline yönelten, iradeyi harekete geçiren etkili ve inandırıcı çağrıdır. Tahrikin itici bir özelliği olmalı ve etkili, inandırıcı bir çağrı içermelidir.
- Aleni
- Fiilin birden çok kişinin algılayabileceği biçimde, herkese açık bir ortamda işlenmesidir. İkinci fıkradaki ağırlaştırılmış hal bu niteliğe bağlıdır.
- Savaş zamanı
- Türkiye'nin silahlı bir çatışma içinde bulunduğu dönemdir. Üçüncü fıkradaki artırımın uygulanması için fiilin bu dönemde işlenmesi gerekir.
- Övme ya da iyi gördüğünü söyleme
- Askerler önünde, kanunlara, yeminlere veya disiplin ve görevlere aykırı bir hareketi onaylayıcı biçimde takdir etmektir. Yalnızca olumlu bir değerlendirmenin ifade edilmesi bu fiili oluşturur ve tahrik niteliği aranmaz.
- Askerî disiplin ve askerlik hizmetine ilişkin görev
- Askerin emir-komuta düzenine, hizmetin yürütülmesine ve askeri yükümlülüklerine ilişkin ödevleridir. Bu görevlerin ihlali, maddenin korumak istediği asker görevi bakımından suç unsurudur.
Askerleri itaatsizliğe teşvik: hangi şartlar aranır?
- Fail, askerleri veya askerî idareye bağlı olarak görev yapan diğer kişileri hedef almalıdır; hedef kitle asker olmalıdır.
- Fail, askerleri kanunlara karşı itaatsizliğe, yeminlerini bozmaya veya askerî disiplin ya da askerlik hizmetine ilişkin görevlerini ihlale yönelten ya da bu yönde tahrik etmelidir.
- Ya da fail, kanunlara, yeminlere veya disiplin ya da diğer görevlere aykırı hareketleri askerler önünde öven veya iyi gördüğünü söyleyen kişi olmalıdır; bu ikinci hâlde tahrik unsuru aranmaz.
- Fiilin aleni olarak işlenmesi ikinci fıkradaki ağırlaştırılmış hali oluşturur; bu durumda ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir.
- Fiilin savaş zamanında işlenmesi üçüncü fıkradaki ağırlaştırılmış hali oluşturur; bu durumda ceza bir katı oranında artırılır.
Askerleri itaatsizliğe teşvik: hangi sonuçları doğurur?
- Birinci fıkradaki fiili işleyen kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
- Fiil aleni olarak işlenmişse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
- Fiil savaş zamanında işlenmişse, uygulanacak ceza bir katı oranında artırılır.
- Askerlerin fiile fiilen uyması ya da itaatsizlik sonucunun gerçekleşmesi suçun oluşumu için aranmaz; fiilin işlenmesi yeterlidir.
- Maddede belirtilen fiillerin dışındaki askerlik hizmetinden soğutma propagandası bu madde kapsamında değerlendirilmez ve m.318 hükmüne tabidir.
Tahrik ile övme veya iyi gördüğünü söyleme arasındaki fark nedir?
Birinci fıkranın birinci cümlesindeki tahrik, askerlere yönelik itaatsizliği veya görev ihlalini teşvik eden etkili bir çağrıdır.
Aynı fıkranın ikinci cümlesindeki öven kişi, fiili onaylayıcı biçimde takdir eder ve tahrik kastı aranmaz.
Tahrik fiili ile övme fiili aynı cezaya bağlanmıştır; ancak övme için tahrikin ispatlanması gerekmez.
Temel hal ile aleni işleme (ikinci fıkra) arasındaki fark nedir?
Birinci fıkradaki fiil herkese açık olmayan veya sınırlı kişilerin bulunduğu ortamda işlenmişse temel ceza uygulanır.
Fiilin aleni olarak işlenmesi ikinci fıkranın kapsamındadır ve fail bu hâlde birden çok kişinin algılayabileceği ortamda hareket eder.
Temel hal bir yıldan üç yıla kadar, aleni hal iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına bağlanmıştır.
Barış zamanı ile savaş zamanı (üçüncü fıkra) arasındaki fark nedir?
Fiil barış zamanında işlenmişse fıkraya göre ceza artırımı yapılmaz.
Fiil savaş zamanında işlenmişse ceza artırılır.
Savaş zamanında işlenen fiilde ceza bir katı oranında artırılır.
Askerleri itaatsizliğe teşvik: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Övme fiili ile tahrik fiilini birbirine karıştırmak; övmede tahrik kastının aranacağını düşünmek.
- Aleni işlemeyi herhangi bir kalabalık ortamla eş tutmak; ortamın herkese açık olması ölçütünü gözden kaçırmak.
- Savaş zamanı artırımını yalnız kanun metnine bakarak belirsiz bırakmak; artırımın bir katı oranında olduğunu hesaplamamak.
- Askerlik hizmetinden soğutma propagandasını m.319 kapsamında saymak; bu fiilin m.318 kapsamına girdiğini gözden kaçırmak.
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebi ileri süren savcılık, askerlere yönelik tahrik veya övme fiilinin varlığını ve askerlerin hedef alındığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Fiilin aleni işlendiği iddiası varsa, ortamın herkese açık olduğu ve birden çok kişinin algılayabildiği tanık ve tutanaklarla ispatlanır.
- Savaş zamanında işlenme iddiası varsa, dönemin savaş durumuna ilişkin resmî belgelerle ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.318: Askerlik hizmetinden soğutma propagandası ve telkini düzenler; m.319 ile birlikte askerî suçların ayrımını belirler.
- 5237 sayılı Kanun m.214: Suç işlemeye tahrik suçunu düzenler; genel suç işlemeye tahrik ile askerlere yönelik tahrik arasında özel ve genel ilişki kurar.
- 5237 sayılı Kanun m.215: Suçu ve suçluyu övmeyi düzenler; m.319'daki övme fiili ile karşılaştırılabilir ancak konu askerlere yönelik özel övmedir.
TCK m.320 — Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma
Madde, Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde ya da bunların lehinde çalışmak üzere ülke içinde vatandaşları asker yazma veya silahlandırma fiilini ve bu hizmeti kabul etmeyi suç olarak düzenler. Fail herkes olabilir; fiilin ülke içinde işlenmesi aranır. Maddenin düzenlediği konular: temel suç (birinci fıkra), asker yazılan veya silahlandırılanlar arasında askerlik çağında veya asker olanların bulunması halinde ağırlaştırılmış ceza (ikinci fıkra) ve hizmeti kabul eden kişinin cezası (üçüncü fıkra). Madde, yabancı devletlere karşı işlenen suçların yabancı ülkede işlenmesi, yurt dışı yargılama koşulları ve Türk kanunlarının yer bakımından uygulanması konusunu düzenlemez (TCK m.13, m.12). Madde, Milli Savunmaya Karşı Suçlar bölümünde yer alan diğer suçları ve askerî disipline ilişkin ceza hükümlerini de düzenlemez (TCK m.318, m.319). Zamanaşımı ve usul konuları da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma: hangi kavramlar bilinmeli?
- Asker yazma
- Vatandaşları yabancı bir devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere askere kaydetme, göreve çağırma veya bu yönde toplama fiilidir. Fiilin hedefi, kişinin asker olarak yabancı devlet ya da devletler için hizmet vermesini sağlamaktır.
- Silahlandırma
- Vatandaşlara silah verilmesi ya da onların silahlanmasını sağlanması fiilidir. Silahlandırılan kişilerin yabancı devlet hizmetinde veya lehine çalışacak şekilde hazırlanması aranır.
- Hükûmetin izni
- Türk Hükûmetinin, asker yazma veya silahlandırma fiiline önceden verdiği izindir. İzin varsa fiil suç olmaz; izin olmaksızın yapılması unsurdur.
- Hizmeti kabul
- Birinci fıkradaki asker yazma veya silahlandırma faaliyetine konu olan hizmete, kişinin kendisinin rıza göstererek katılmasıdır. Bu fıkra, hizmete katılanın cezalandırılmasını düzenler.
- Askerlik çağı
- Askerlik yükümlülüğünün başladığı yaş dönemindeki kişilerdir. İkinci fıkrada bu niteliğin taşınması cezayı artırıcı nitelik taşır.
Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma: hangi şartlar aranır?
- Fiilin Türkiye sınırları içinde işlenmesi gerekir.
- Fail, Hükûmetin izni olmaksızın hareket etmelidir; izin varsa fiil bu suç kapsamında değerlendirilmez.
- Fiil, bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde ya da bunların lehinde çalışmak amacına yönelmelidir.
- Fiil, vatandaşları asker yazmak ya da vatandaşları silahlandırmak biçiminde gerçekleşmelidir.
- Asker yazılan veya silahlandırılanlar arasında asker veya askerlik çağında olanların bulunması, ikinci fıkradaki artırım için ayrıca aranır ve bulunmadığında artırım yapılmaz.
- Üçüncü fıkrada, birinci fıkradaki hizmetin kabul edilmesi ve kabul eden kişinin bu hizmete katılması gerekir.
Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma: hangi sonuçları doğurur?
- Hükûmet izni olmaksızın, bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde ya da bunların lehinde vatandaşları asker yazan veya silahlandıran kişiye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
- Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasında asker veya askerlik çağında olanlar bulunursa, birinci fıkradaki ceza üçte bir oranında artırılır.
- Birinci fıkradaki hizmeti kabul eden kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
- Asker veya askerlik çağında olanlar bulunmazsa ikinci fıkradaki artırım uygulanmaz.
- Hükûmet izni varsa birinci fıkradaki fiil suç oluşturmaz.
- Fiilin Türkiye dışında işlenmesi hâlinde bu madde uygulanmaz; bu hâlde yer bakımından TCK m.12 ve m.13 hükümleri değerlendirilir.
Birinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, asker yazan veya silahlandıran kişiyi, yani hizmete çağıran tarafı cezalandırır.
Üçüncü fıkra, bu hizmeti kabul eden kişiyi cezalandırır; yani hizmete katılanı hedef alır.
Birinci fıkradaki ceza üç yıldan altı yıla kadar hapistir; üçüncü fıkradaki ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
Temel suç ile ikinci fıkrada ağırlaştırılmış hal arasındaki fark nedir?
Temel suçta asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasında asker veya askerlik çağında olanlar bulunmaz.
İkinci fıkrada yazılanlar arasında asker veya askerlik çağında olanlar bulunur.
İkinci fıkra hâlinde ceza üçte bir oranında artırılır.
Hükûmet izni olan ile izni olmayan fiil arasındaki fark nedir?
Hükûmetin izni ile yapılan asker yazma veya silahlandırma fiili, izin kapsamında kaldığı için suç unsuru taşımaz.
İzin olmaksızın yapılan fiil, birinci fıkradaki suçu oluşturur.
İzin varlığı suçun unsurunu ortadan kaldırır; izin yoksa birinci fıkra uygulanır.
Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Üçüncü fıkradaki hizmeti kabul eden kişiyi birinci fıkradaki asker yazan kişiyle aynı ceza aralığında değerlendirmek; üçüncü fıkrada ceza bir yıldan üç yıla kadardır.
- İkinci fıkradaki artırımı her hâlde uygulamak; artırım yalnız asker veya askerlik çağında olanların bulunması hâlinde yapılır.
- İkinci fıkradaki artırımı üçte bir yerine farklı bir oranda hesaplamak.
- Hükûmet izninin varlığını ileri süren failin izin belgesini aramamak; izin iddiası somut belgeyle ispatlanmalıdır.
- Fiilin yurt dışında işlendiği hâlde bu madde uyarınca cezalandırmak; madde ülke içindeki fiilleri düzenler.
Nasıl ispat edilir?
- Asker yazma veya silahlandırma fiilini iddia eden taraf, fiilin ülke içinde ve izinsiz işlendiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Fiilin yabancı devlet hizmetine veya lehine çalışma amacıyla yapıldığı, tanık ve yazılı kayıtlarla ortaya konulmalıdır.
- Hükûmet izninin bulunduğunu ileri süren fail, izni yazılı belge ile ispat eder; izin belgesinin bulunmaması, fiilin izinsiz işlendiği sonucunu doğurur.
- Asker yazılan veya silahlandırılanların askerlik çağında veya asker olduğu iddiası, nüfus kayıtları ve askerlik durumu belgeleri ile ispatlanır.
- Hizmeti kabul eden kişinin cezalandırılması için, hizmetin kabul edildiği ve kişinin bu hizmete katıldığı iddiası, delillerle ispatlanmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.12: Türkiye dışında işlenen suçlarda Türk kanunlarının uygulanma koşullarını düzenler; bu madde ülke içi işlenen fiiller bakımından birlikte değerlendirilir.
- 5237 sayılı Kanun m.13: Yabancı ülkede işlenen belirli suçlar için Türk kanunlarının uygulanmasını düzenler; bu madde ülke dışı fiillerde bu maddeye yer bakımından başvurulmasını gerektirebilir.
- 5237 sayılı Kanun m.318: Milli Savunmaya Karşı Suçlar bölümünde yer alan, askerî göreve veya askerliğe ilişkin farklı bir suç tanımı içerir; bu maddenin kapsamı dışında kalır.
- 5237 sayılı Kanun m.319: Milli Savunmaya Karşı Suçlar bölümünde yer alan, askerî disiplinle ilişkili bir suç tanımı içerir; bu maddeyle birlikte aynı bölümde değerlendirilir.
TCK m.321 — Savaş zamanında emirlere uymama
Savaş zamanında devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı davranışı suç olarak düzenler ve bu davranışın cezasını belirler. Kişi bakımından ayrım yapmaksızın, savaş zamanında yetkili makam ve mercilerin emir ya da kararlarına muhatap olan herkese uygulanır. Maddenin kapsamına, savaş zamanı dışındaki emir ihlalleri, askeri suçlar ve hizmet emirlerine aykırılık girmez (askeri ceza hukukuna ilişkin hükümler ayrıca düzenlenmiştir). Emrin hukuka uygunluğu, emri yerine getirenin sorumluluğu ve emrin suç oluşturması hâlinde uygulanacak kurallar bu maddede düzenlenmez (TCK m.24). Maddede düzenlenen suçun zamanaşımı ve dava usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Savaş zamanında emirlere uymama: hangi kavramlar bilinmeli?
- Savaş zamanı
- Maddenin uygulanması için gereken zaman koşulu; yalnızca savaş hâlinin fiilen var olduğu dönemde suç oluşur. Barış zamanındaki aykırılıklar bu madde kapsamında değerlendirilmez.
- Yetkili makam ve merci
- Savaş hâlinde emir veya karar verme yetkisine sahip devlet organlarıdır. Yetkisiz kişilerin verdiği talimatlar bu kapsamda değildir.
- Emir veya karar
- Yetkili makamın, savaşla ilgili olarak bir kişiye yönelttiği bağlayıcı irade açıklamasıdır. Emrin ya da kararın hukuka uygun olması, maddenin uygulanabilmesi için gerekli koşullar arasında yer alır.
- Bilerek aykırı hareket
- Kasten işlenen bir suç olup faile emir veya kararın varlığını ve bu emre aykırılığını bilmesi gerektiğini ifade eder. Taksirle aykırılık bu maddede cezalandırılmaz.
Savaş zamanında emirlere uymama: hangi şartlar aranır?
- Fiilin savaş zamanında işlenmesi gerekir.
- Devletin yetkili bir makam veya merciinin emir ya da kararının bulunması gerekir.
- Failin bu emir veya karara aykırı hareket etmesi gerekir; aykırılık bir işleme veya yapmama biçiminde olabilir.
- Failin emir veya karara aykırı olduğunu bilerek hareket etmesi gerekir; kasıt bulunmalıdır.
Savaş zamanında emirlere uymama: hangi sonuçları doğurur?
- Savaş zamanında yetkili makamın emir veya kararına bilerek aykırı hareket eden kişiye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
- Emir veya karara aykırılık taksirle gerçekleşmişse bu madde kapsamında ceza verilmez.
- Savaş zamanı koşulu bulunmazsa madde uygulanmaz.
Savaş zamanı ile barış zamanı arasındaki fark nedir?
Savaş zamanında yetkili makamların emir veya kararlarına bilerek aykırı davranış bu madde kapsamında suçtur.
Barış zamanında aynı davranış bu maddeye göre cezalandırılmaz.
Zaman unsuru gerçekleşmediğinde 321. madde uygulanmaz; başka bir suç tipi veya idari yaptırım gündeme gelebilir.
Bilerek aykırılık ile taksirli aykırılık arasındaki fark nedir?
Failin emrin varlığını ve aykırılığını bilerek hareket etmesi halinde suç oluşur.
Failin emri bilmeden veya öngörmeden aykırı davranması kasıtla işlenmiş sayılmaz.
Kasıt yoksa bu madde uygulanmaz; taksirli suç ayrıca düzenlenmediğinden ceza verilmez.
Savaş zamanında emirlere uymama: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Savaş zamanı koşulunu gerçekleşmiş saymadan madde uygulamak; zaman unsuru ispatlanmadan hüküm kurmak.
- Emrin yetkili bir makamdan verilip verilmediğini araştırmadan aykırılığı cezalandırmak.
- Failin emri bilerek aykırı hareket etmediği hâlde kasıt bulunduğunu varsaymak.
- Emrin suç oluşturması durumunda emri yerine getirenin sorumluluğunu TCK m.24 kapsamında değerlendirmemek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Emrin suç oluşturması halinde, emri yerine getiren kişinin amirin talimatı nedeniyle sorumluluktan kurtulamayacağı kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2021/25938 E., 2024/5899 K., 02.05.2024)
- Ast, emrin hukuka aykırılığını üstüne bildirmesine rağmen üst ısrar eder ve emrini yazılı olarak yenilerse, emri yerine getirme yükümlülüğü doğar; bu durumda mazeret sebebi oluşabilir. Üst ise sorumluluğunu sürdürür.
Nasıl ispat edilir?
- Emrin varlığını ve yetkili makamdan verildiğini gösterme yükü iddia eden savcılıktadır; emrin yazılı belgeyle kanıtlanması en güçlü delildir.
- Savaş zamanının varlığı resmi belgelerle ispatlanır.
- Failin emri bildiğini ve aykırı hareket ettiğini gösteren tanık beyanları ve belgeler kasıt yönünden kullanılır.
- Failin emrin hukuka aykırılığını bilmediği yönündeki savunmasını ispat yükü, savunmayı ileri süren kişiye aittir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.24: Emrin hukuka uygunluğu ve emri yerine getirenin sorumluluğu hakkında genel kurallar içerir. Yetkili makamın emrinin suç oluşturması halinde emri yerine getirenin sorumluluktan kurtulamayacağı, 321. maddenin emir ihlalini cezalandırmasıyla birlikte değerlendirilmelidir.
TCK m.322 — Savaş zamanında yükümlülükler
Bu madde, savaş zamanında devlete, kamu kurumuna veya kamu hizmeti ya da kamu ihtiyacını karşılayan bir kuruluşa karşı iş yapma veya eşya verme sözleşmesinden doğan yükümlülüğü kısmen ya da tamamen yerine getirmeyen kişilerin cezalandırılmasını düzenler. Taksirle yükümlülüğe aykırılık hâli, aracılar ve temsilcilerin sorumluluğu ile sözleşme yükümlülüğünde hile yapılması hâllerini kapsar. Madde, savaş hâlinin ilanını ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verilmesini düzenlemez (Anayasa m.92). Savaş zamanına ilişkin genel tanım, savaş suçları ve düşmanla işbirliği gibi komşu suçlar ayrı maddelerde yer alır (TCK m.303). Sözleşmenin kurulması, geçerliliği ve ifa edilmeyen edimin tazmini özel hukuk alanına girer ve bu maddenin konusu değildir. Ceza davasında zamanaşımı ve dava şartları genel hükümlere tabidir.
Savaş zamanında yükümlülükler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Savaş zamanı
- Maddenin uygulanabilmesi için suçun savaş hâlinde işlenmiş olması gerekir. Savaş hâlinin ilanı ya da fiilen süren savaş durumu bu niteliği belirler.
- Kamu ihtiyacı sözleşmesi
- Devlet, kamu kurumu, kamu hizmeti yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluşla, silahlı kuvvetlerin veya halkın ihtiyaçları için iş yapmak ya da eşya vermek üzere kurulan sözleşmedir. Sözleşmenin tarafı özel kişi olabilir; karşı taraf kamusal nitelikli olmalıdır.
- Aracı
- Asıl yükümlü ile aralarında sözleşme bulunan ve yükümlülüğün yerine getirilmesinde ara yer alan kişidir. Yalnız aracılık ilişkisi yeterli değildir; aracının asıl yükümlüyle sözleşmesi bulunmalıdır.
- Hile
- Yükümlülüğün yerine getirilmesini engellemek amacıyla aldatıcı davranışta bulunulmasıdır. Dördüncü fıkrada ayrı bir ağırlaştırılmış suç olarak düzenlenmiştir.
Savaş zamanında yükümlülükler: hangi şartlar aranır?
- Fiilin savaş zamanında işlenmiş olması gerekir.
- Failin, Devlet, kamu kurumu, kamu hizmeti yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluşla, silahlı kuvvetlerin veya halkın ihtiyaçları için iş yapmak ya da eşya vermek üzere yaptığı bir sözleşme bulunmalıdır.
- Failin sözleşmedeki yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmemiş olması gerekir.
- Yükümlülüğe aykırılığın taksirle gerçekleşmesi hâlinde birinci fıkradaki ceza üzerinden dörtte üçüne kadar indirim yapılabilir (ikinci fıkra).
- Yükümlülüğe aykırılığa asıl yükümlü dışında, aralarında sözleşme bulunan aracı veya temsilcisinin neden olması hâlinde, bu kişiler hakkında da aynı cezalar uygulanır (üçüncü fıkra).
- Hile ile yükümlülüğün yerine getirilmemesi, dördüncü fıkrada ayrı bir suç olarak aranır; bu hâlde birinci fıkradaki cezadan ağır ceza uygulanır.
Savaş zamanında yükümlülükler: hangi sonuçları doğurur?
- Savaş zamanında sözleşme yükümlülüğünü kısmen veya tamamen yerine getirmeyen kişiye üç yıldan on yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası verilir.
- Aykırılık taksirden kaynaklanmışsa, birinci fıkradaki ceza dörtte üçüne kadar indirilebilir.
- Aykırılığa asıl yükümlü dışında aracı veya temsilcisi neden olmuşsa, bu kişiler hakkında da birinci fıkradaki cezalar uygulanır.
- Yükümlülüğün yerine getirilmesinde hile yapılmışsa, fail on yıldan on beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
- Savaş zamanı dışında işlenen aynı davranış bu madde kapsamında suç oluşturmaz.
- Yükümlülüğün yerine getirilmemesi, sözleşme gereği borç ve tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; bu madde yalnız cezai yönü düzenler.
Kasıtlı aykırılık ile taksirli aykırılık arasındaki fark nedir?
Yükümlülüğün kasıtla yerine getirilmemesi, birinci fıkra kapsamındadır.
Yükümlülüğün taksirle yerine getirilmemesi, ikinci fıkra kapsamındadır.
Taksirli hâlde ceza, birinci fıkradaki cezanın dörtte üçüne kadar indirilebilir; indirim zorunlu değil, takdirîdir.
Asıl yükümlü ile aracı ve temsilcisi arasındaki fark nedir?
Asıl yükümlü, sözleşmenin doğrudan tarafıdır ve aykırılığı kendisi yaratmıştır.
Aracı veya temsilcisi, asıl yükümlüyle sözleşmesi bulunan ve aykırılığa neden olan kişidir.
Her iki grup hakkında aynı cezalar uygulanır; aracının sorumluluğu asıl yükümlüyle sözleşme ilişkisine bağlıdır.
Yalın aykırılık ile hile arasındaki fark nedir?
Yükümlülüğü yerine getirmeyen, ancak aldatıcı davranışta bulunmayan kişi birinci fıkraya göre cezalandırılır.
Yükümlülüğü yerine getirmede hile yapan kişi, dördüncü fıkraya göre cezalandırılır.
Hile hâlinde ceza on yıldan on beş yıla kadar hapistir; yalın aykırılıkta üç yıldan on yıla kadar hapis uygulanır.
Savaş zamanında yükümlülükler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Savaş zamanı şartını gözden kaçırıp yalnız sözleşme aykırılığına bakmak; savaş hâli yoksa bu maddenin uygulanamayacağı unutulmamalıdır.
- Taksirli hâli kasıtlı hâlle karıştırıp indirimi otomatik uygulamak; indirim takdiridir ve taksir kanıtlanmalıdır.
- Aracıyı asıl yükümlü ile sözleşme ilişkisi olmadan da sorumlu tutmak; üçüncü fıkra aracının asıl yükümlüyle sözleşmesini şart koşar.
- Hile hâlinde birinci fıkranın cezasını uygulamak; dördüncü fıkra ayrı ve daha ağır ceza öngörür.
- Savaş hâlinin ilanı ile silahlı kuvvet kullanma yetkisini bu madde kapsamında aramak; bu konu Anayasa m.92 ile düzenlenir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, temel cezanın belirlenmesinde bu maddenin hapis aralığını esas alır ve somut olaya göre cezayı belirler. (11. Ceza Dairesi, 2023/4657 E., 2024/9896 K., 11.09.2024)
- Taksir ayrımında, yükümlülüğe aykırılığın kasıtlı mı taksirli mi olduğunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2023/7858 E., 2023/7094 K., 20.11.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Savaş zamanında işlendiğini ve sözleşmenin varlığını iddia eden taraf, bunları ispatla yükümlüdür; bu bağlamda savaş durumunu gösteren resmî belgeler ve sözleşme metni esas alınır.
- Yükümlülüğün kısmen veya tamamen yerine getirilmediğini ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır; teslim belgeleri ve yazışmalar bu konuda delil olur.
- Taksir indirimini isteyen sanık, aykırılığın taksirle gerçekleştiğini ortaya koymakla yükümlüdür.
- Hile iddiası, aldatıcı davranışın varlığını gösteren somut delillerle ispatlanmalıdır; hilenin varlığı kolayca varsayılamaz.
- Aracı veya temsilcinin sorumluluğu için asıl yükümlüyle aralarındaki sözleşme ilişkisinin belgelerle gösterilmesi gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.303: Düşmanla işbirliği suçunu düzenler; savaş zamanı suçları arasında bu madde ile birlikte değerlendirilir ve kapsamı ayrıdır.
- 5237 sayılı Kanun m.50: Hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkindir; bu maddeden verilen hapis cezasında uygulanabilirliği belirleyebilir.
TCK m.323 — Savaşta yalan haber yayma
Madde, savaş sırasında halkta endişe ve heyecan yaratacak asılsız, abartılmış veya özel maksada dayalı haber yayma ve nakletme ile temel milli yararlara zarar verebilecek faaliyetleri; bu fiillerin propaganda, askerlere yönelik olma veya yabancı ya da düşmanla anlaşma yoluyla işlenmesi hallerinde ağırlaştırılmış cezaları; ayrıca savaş zamanında yabancı paraların değerini düşürme ve itibarı amme kağıtlarının değeri üzerinde etki yapma hareketlerini düzenler. Madde, savaş zamanına ve düşman karşısında millî direnci hedef alan fiillere uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: savaş zamanında taahhüde aykırılık ve hile ile yükümlülüğü yerine getirmeme (m.322); devletin güvenliğine karşı suçlar ve casusluk gibi genel güvenlik suçları (m.302 vd.); halkı kin ve düşmanlığa tahrik (m.216); basın ve yayın yoluyla işlenen suçların ağırlatıcı nedeni (m.218).
Savaşta yalan haber yayma: hangi kavramlar bilinmeli?
- Asılsız haber
- Gerçekte var olmayan bir olayın ya da durumun haber olarak yayılmasıdır. Haberin doğru olup olmadığı yayımlanma anında değerlendirilir.
- Abartılmış haber
- Gerçekte bulunan bir olayın olduğundan büyük, ağır ya da ölçüsüz biçimde aktarılmasıdır.
- Özel maksada dayalı haber
- Doğru ya da yanlış olmasından bağımsız olarak, belirli bir amaca hizmet etmek üzere yayılan haberdir.
- Temel milli yararlar
- Devletin savunması, ekonomik dengesi ve kamu düzeni bakımından korunması gereken, savaş koşullarında zarara açık genel menfaatlerdir. Sınırı kanunda ayrıca tanımlanmamıştır.
- Propaganda
- Fikirleri ve haberleri yaygın biçimde yayarak kamuoyunu etkilemeye yönelik faaliyettir. Maddenin ikinci fıkrasında ağırlatıcı nedendir.
- İtibarı amme kağıtları
- Devletin çıkardığı ve değeri piyasada güvene dayanan kamu kağıtlarıdır. Değerini etkileyen hareketler dördüncü fıkra kapsamındadır.
Savaşta yalan haber yayma: hangi şartlar aranır?
- Fiilin savaş sırasında işlenmiş olması gerekir; savaş dışındaki dönemde birinci fıkra uygulanmaz.
- Fiil, asılsız, abartılmış veya özel maksada dayalı bir haberin yayılması, nakledilmesi ya da temel milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunulması biçiminde gerçekleşmelidir.
- Fiilin kamunun endişe ve heyecan duymasına, halkın maneviyatının sarsılmasına veya düşman karşısında ülkenin direncinin azalmasına elverişli olması gerekir.
- Ağırlaştırıcı hallerden biri varsa (propaganda, askerlere yönelik olma veya yabancı ya da düşmanla anlaşma) ilgili fıkra uygulanır; birden fazla hal aynı anda bulunsa da ceza tek bir fıkraya göre belirlenir.
- Dördüncü fıkra için savaş zamanında, düşman karşısında milletin direncini tehlikeye sokacak biçimde yabancı paraların değerini düşürmeye ya da itibarı amme kağıtlarının değeri üzerinde etki yapmaya yönelik hareketin bulunması gerekir.
Savaşta yalan haber yayma: hangi sonuçları doğurur?
- Birinci fıkradaki fiil savaş sırasında ve kamuda endişe, maneviyatın sarsılması ya da direncin azalması sonucunu doğuracak nitelikte işlendiğinde beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
- Fiil propaganda yoluyla, askerlere yönelik olarak ya da bir yabancı ile anlaşma neticesinde işlenirse on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.
- Fiil düşmanla anlaşma neticesinde işlenirse müebbet hapis cezası verilir.
- Dördüncü fıkradaki fiil işlenirse beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adli para cezası verilir.
- Dördüncü fıkradaki fiil bir yabancı ile anlaşma sonucu işlenmişse ceza yarı oranında artırılır.
- Dördüncü fıkradaki fiil düşmanla anlaşma sonucu işlenmişse ceza bir katı oranında artırılır.
- Savaş dışı bir dönemde veya fiilin elverişliliği bulunmadığında bu madde uygulanmaz.
Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, haber yayma veya temel milli yararlara zarar veren genel fiili düzenler.
İkinci fıkra, aynı fiilin propaganda yoluyla, askerlere yönelik olarak ya da bir yabancı ile anlaşma sonucu işlenmesini düzenler.
Birinci fıkrada beş yıldan on yıla kadar hapis; ikinci fıkrada on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.
İkinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?
İkinci fıkra, ağırlaştırıcı hallerde bir yabancı, propaganda veya askerler yönünden anlaşmayı içerir.
Üçüncü fıkra, fiilin düşmanla anlaşma neticesinde işlenmesini düzenler.
İkinci fıkrada on yıldan yirmi yıla kadar hapis; üçüncü fıkrada müebbet hapis cezası verilir.
Birinci fıkra ile dördüncü fıkra arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra haber ve faaliyet yoluyla işlenen fiilleri düzenler.
Dördüncü fıkra yabancı paraların değerini düşürme ve itibarı amme kağıtlarını etkileme hareketlerini düzenler.
İki fiil farklı konulara ilişkindir; dördüncü fıkrada da beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adli para cezası birlikte öngörülmüştür.
Dördüncü fıkra ile beşinci fıkra arasındaki fark nedir?
Dördüncü fıkrada fiil doğrudan işlenmiştir.
Beşinci fıkra, dördüncü fıkradaki fiilin bir yabancı ile anlaşma ya da düşmanla anlaşma sonucu işlenmesini düzenler.
Yabancı ile anlaşmada ceza yarı oranında, düşmanla anlaşmada bir katı oranında artırılır.
Savaşta yalan haber yayma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Savaş dışı bir dönemde işlenen haber yayma fiilini birinci fıkra kapsamında değerlendirmek; savaş koşulu aranmalıdır.
- Haberin yanlış olmasını tek başına yeterli saymak; kamuda endişe, maneviyat sarsılması veya direncin azalması gibi elverişlilik unsurunun ayrıca aranması gerekir.
- Askerlere yönelik ya da propaganda yoluyla işlenen fiili birinci fıkraya göre cezalandırmak; ikinci fıkra uygulanmalıdır.
- Düşmanla anlaşma ile yabancı ile anlaşmayı birbirine karıştırmak; ilki müebbet, ikincisi on yıldan yirmi yıla kadar hapis öngörür.
- Dördüncü fıkrayı birinci fıkranın genel hali sayıp haber yayma koşulu aramak; dördüncü fıkra para ve amme kağıtlarına ilişkindir.
- Beşinci fıkradaki artırımı yabancı ile anlaşma ve düşmanla anlaşma için aynı oranda uygulamak; yabancı ile anlaşmada yarı, düşmanla anlaşmada bir katı artırım vardır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ceza Genel Kurulu, 5237 sayılı Kanunun 323. maddesinin birinci fıkrasının ve ağırlaştırıcı hallerinin kapsamını, kanunda sayılan fiillerle sınırlı biçimde uygulamaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2024/470 E., 2025/147 K., 26.03.2025; Ceza Genel Kurulu, 2023/294 E., 2024/43 K., 13.02.2024; Ceza Genel Kurulu, 2023/268 E., 2024/48 K., 13.02.2024; Ceza Genel Kurulu, 2023/285 E., 2023/432 K., 14.09.2023; Ceza Genel Kurulu, 2020/290 E., 2023/433 K., 14.09.2023; Ceza Genel Kurulu, 2021/296 E., 2023/434 K., 14.09.2023)
- Madde 323 kapsamındaki suçlar bakımından yasal istisna sayılan bu madde, 5237 sayılı Kanunun 323. maddesinin genel kovuşturma ve uzlaşma düzenlemesinden ayrık tutulmasına yönelik karar uygulamasında işlenmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2024/470 E., 2025/147 K., 26.03.2025; Ceza Genel Kurulu, 2023/294 E., 2024/43 K., 13.02.2024; Ceza Genel Kurulu, 2023/268 E., 2024/48 K., 13.02.2024; Ceza Genel Kurulu, 2023/285 E., 2023/432 K., 14.09.2023; Ceza Genel Kurulu, 2020/290 E., 2023/433 K., 14.09.2023; Ceza Genel Kurulu, 2021/296 E., 2023/434 K., 14.09.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebi ileri süren, yani savaş sırasında haberin işlendiğini öne süren savcılık veya şikayetçi, fiilin savaş döneminde işlendiğini ve haberin asılsız, abartılmış veya özel maksada dayalı olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Haberin asılsızlığı, bilirkişi raporu veya resmi kurumların yazılı görüşü ile ispat edilebilir; yayının kapsamı ve yayım tarihi yayın kayıtlarıyla belirlenir.
- Fiilin elverişliliği, yani kamuda endişe yaratabilecek nitelikte olması, haberin içeriği ve yayın ortamı üzerinden değerlendirilir.
- Sanık, haberin gerçek olduğunu veya haber verme hakkını kullandığını savunursa bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Yabancı veya düşmanla anlaşmanın varlığı, yazışma, mali kayıt veya tanık beyanı gibi delillerle ispatlanır; ağırlaştırıcı hal için sanığın bilgisi ve iradesinin delili aranır.
- Dördüncü fıkra bakımından paranın değerini düşürme veya amme kağıtlarını etkileme fiili, piyasa verileri ve uzman raporu ile ortaya konur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.322: Savaş zamanında savunma amaçlı sözleşme yükümlülüğünün yerine getirilmemesini düzenler; bu madde ile aynı bölümde yer alan savaş dönemi suçudur ve iki madde birbirinden ayrı fiilleri konu alır.
- 5237 sayılı Kanun m.218: Kamu barışına karşı suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesini ağırlaştıran ortak hükümdür; madde 323 kapsamındaki haber yayma fiilinin basın yoluyla işlenmesi bakımından uygulanabilir.
- 5237 sayılı Kanun m.216: Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunu düzenler; madde 323 ile aynı konuda kesişebilir ama farklı fiilleri ve koşulları içerir.
TCK m.324 — Seferberlikle ilgili görevin ihmali
5237 sayılı Kanun'un 324. maddesi, sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisinin cezalandırılmasını düzenler. Madde, seferberlik görevinin yerine getirilmemesini ya da gecikmesini tek bir suç tipi altında toplar ve yalnızca sulh zamanına özgü bir hali kapsar. Kapsamı kamu görevlisi olan failler oluşturur; maddede bu nitelik dışındaki kişiler bakımından bir hüküm bulunmaz. Savaş zamanında işlenen seferberlik suçları ile savaş sırasında yalan haber yayma gibi fiiller madde kapsamında değildir (m.323 ve diğer savaş suçları düzenlemesi). Seferberlik görevinin içeriği, kamu görevlisinin hangi görevleri yerine getireceği ve bu görevlerin mevzuattaki kaynağı madde metninde belirlenmez, ilgili özel mevzuata bırakılmıştır.
Seferberlikle ilgili görevin ihmali: hangi kavramlar bilinmeli?
- Sulh zamanı
- Devletin savaş halinde bulunmadığı, silahlı çatışmanın fiilen yaşanmadığı dönemdir. Madde bu dönem için uygulanır; savaş zamanındaki seferberlik ihlalleri bu maddenin kapsamında değildir.
- Seferberlik görevi
- Olağanüstü durumda ülkenin askeri ve sivil kaynaklarının harekete geçirilmesine ilişkin olarak kamu görevlisine yüklenen görevlerdir. Görevin kaynağı kanun, yönetmelik ya da amirin emri olabilir; madde bu görevlerin içeriğini tanımlamaz.
- İhmal
- Görevin gereği olan işin yapılmamasıdır. Yapılması gereken hareketin bilerek ve isteyerek yerine getirilmemesi anlamına gelir.
- Geciktirme
- Görevin yapılması gereken zamanın geçtikten sonra yerine getirilmesidir. İhmalden farklı olarak işlem sonunda yapılmış olur, ancak süresinde yapılmamıştır.
- Kamu görevlisi
- Seferberlikle ilgili görev yüklenmiş ve bu görevi icra eden kişidir. Failin nitelikli bir kişi olması suçun unsurudur.
Seferberlikle ilgili görevin ihmali: hangi şartlar aranır?
- Failin kamu görevlisi olması gerekir.
- Sulh zamanında bulunulması gerekir; savaş hali söz konusuysa bu madde uygulanmaz.
- Failin seferberlikle ilgili bir görevi bulunması gerekir.
- Failin bu görevi ihmal etmesi ya da geciktirmesi gerekir.
- Hareketin kasten işlenmesi gerekir; genel kusur şekli kast olduğundan taksirle işlenen bir fiil cezalandırılmaz.
Seferberlikle ilgili görevin ihmali: hangi sonuçları doğurur?
- Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
- Fail kamu görevlisi değilse bu madde uygulanmaz.
- Fiil savaş zamanında işlenmişse bu madde değil, savaşa ilişkin hükümler uygulanır.
- Fiil taksirle işlenmişse bu madde kapsamında cezalandırılmaz.
Sulh zamanı ile savaş zamanı arasındaki fark nedir?
Sulh zamanında seferberlik görevinin ihmal veya geciktirilmesi bu madde kapsamına girer.
Savaş halinde işlenen seferberlik ihlalleri bu maddede değil, savaş suçlarına ilişkin hükümlerde düzenlenir.
Hangi zaman diliminde işlendiğine göre uygulanacak hüküm değişir; sulh zamanı için 6 ay ile 3 yıl arası hapis öngörülmüştür.
İhmal ile geciktirme arasındaki fark nedir?
İhmal, görevin hiç yapılmamasıdır.
Geciktirme, görevin yapılması gereken süre geçtikten sonra yapılmasıdır.
Her iki hal de madde kapsamında aynı ceza ile cezalandırılır; ancak olay tespitinde hangisinin gerçekleştiği ayrıca belirlenmelidir.
Seferberlikle ilgili görevin ihmali: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Seferberlik görevini genel bir kamu görevi ile karıştırmak; bu maddenin yalnızca seferberlikle ilgili görevlere uygulandığını gözden kaçırmak.
- Savaş hali ile sulh zamanı ayrımını yapmadan maddeyi doğrudan uygulamak.
- Taksirle yapılan ihmali bu madde kapsamında cezalandırmak; genel kusur şeklinin kast olduğunu unutmak.
- Geciktirme ile ihmali aynı şey sanmak; süresinde yapılmayan işin hiç yapılmamasıyla geç yapılmasını ayırt etmemek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Görevi kötüye kullanma niteliğindeki ihmalin, kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hallerde özel hükme göre cezalandırıldığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2023/268 E., 2024/48 K., 13.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Görevin seferberlikle ilgili olduğunu ve failin bu görevle yükümlü kılındığını gösteren mevzuat ve atama belgeleri, iddiayı ileri süren savcılığın ispat yükü altındadır.
- Failin görevi bilerek ve isteyerek yapmadığı ya da geciktirdiği, yazılı emir, tebligat ve işlem kayıtlarıyla ispatlanır.
- Sulh zamanında işlendiği iddiası, olayın tarihine ilişkin resmî kayıtlarla ispatlanır.
- Failin görevi yerine getirdiğini ya da gecikmenin mazeretli olduğunu savunması hâlinde bu savunmayı ispat yükü savunmaya aittir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.257: Görevi kötüye kullanma suçunun ihmali hareketle işlenen şeklidir. Genel nitelikli bir düzenleme olduğundan, seferberlik görevine özgü 324. madde varsa bu özel hüküm öncelikle uygulanır.
- 5237 sayılı Kanun m.98: Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesini düzenler; kamu görevlisi olmayan kişiler bakımından da ihmali suç tiplerinin örneğidir.
TCK m.325 — Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü
5237 sayılı TCK m.325, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece, şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş ya da başka yararları kabul eden vatandaşın cezalandırılmasını düzenler. Madde, fiilin yabancı devletle savaş hali koşuluna bağlanmış olması bakımından yalnızca vatandaşlara uygulanır. Düşmanla işbirliği, düşmana maddi yardım ve yabancı devlet hizmetine asker yazılma gibi savaş dönemine özgü diğer fiiller bu maddede değil, sırasıyla TCK'nın 4. Bölümü ile 6. Bölümünde düzenlenmiştir. Kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi (m.262) ve nişan veya resmi elbise takma (m.264) gibi ilgisiz kamu idaresi suçları ile seferberlik görevinin ihmali bu maddenin konusu değildir.
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü: hangi kavramlar bilinmeli?
- Savaş hali
- Türkiye ile ilgili yabancı devlet arasında fiilen veya hukuken savaşın bulunduğu durumdur. Madde bu halin varlığını şart koşar; yalnızca diplomatik gerginlik bu kapsamda değerlendirilmez.
- Fahri unvan ve rütbe
- Kişiye şeref olarak verilen, resmi bir kamu görevine bağlı olmayan akademik derece, unvan, nişan veya rütbedir. Maddede sayılan kalemler sınırlı olmayıp bu niteliği taşıyan benzer kazanımları da kapsar.
- Maaş veya başka yarar
- Yabancı devletten sağlanan parasal ödeme ya da maddi olmayan her türlü menfaattir. Kabul edilen yararın değeri veya niteliği cezayı etkilemez, yeter ki yabancı devletten kaynaklansın.
- Vatandaş
- Türk vatandaşı olan faildir. Maddenin faili yalnızca vatandaş olabilir; yabancı uyruklu kişi bakımından madde uygulanmaz.
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü: hangi şartlar aranır?
- Failin Türk vatandaşı olması gerekir.
- Türkiye ile yabancı devlet arasında fiili olarak savaş hali bulunmalıdır.
- Yabancı devletten akademik derece, şeref, unvan, nişan, fahri rütbe veya bunlara ait maaş ya da başka bir yarar kabul edilmiş olmalıdır.
- Kabul edilen yararın fiil tarihinde savaş hali içindeki devletten geldiği belirlenmelidir.
- Kabul fiilinin, failin iradesiyle ve bilerek gerçekleşmiş olması gerekir; yalnızca tek bir kabul hareketi suçun oluşması için yeterlidir.
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü: hangi sonuçları doğurur?
- Maddedeki koşullar gerçekleşirse fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
- Savaş hali bulunmazsa veya fail vatandaş değilse madde uygulanmaz ve fiil bu suç kapsamında cezalandırılmaz.
- Maddede adı geçen kalemlerden biri olmayan bir yarar kabulü bu suç bakımından değerlendirilmez.
Fahri unvan ile resmi kamu görevi atanması arasındaki fark nedir?
Madde, şeref niteliğindeki unvan, nişan ve rütbeleri kabul etmeyi suç sayar; kişiye bir kamu görevi verilmesini kapsamaz.
Yabancı devletten bir kamu görevine atanma ya da görevi üstlenme m.262 veya ilgili özel hükümler kapsamında değerlendirilir.
Şeref unvanı kabulü m.325 kapsamında, görev üstlenilmesi ise başka suç tipi kapsamında değerlendirilir.
Savaş halinde devlet ile savaş hali olmayan devlet arasındaki fark nedir?
Yabancı devlet Türkiye ile savaş halinde ise madde uygulanır.
Savaş hali bulunmayan devletten aynı yararların kabulü bu madde kapsamında suç değildir.
Savaş halinin bulunmaması durumunda fiil m.325 kapsamında cezalandırılmaz.
Vatandaş fail ile yabancı fail arasındaki fark nedir?
Türk vatandaşı failin fiili m.325 kapsamına girer.
Yabancı uyruklu kişinin aynı kabulü maddenin kapsamında değildir.
Yabancı uyruklu kişi bakımından bu madde uygulanmaz.
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Savaş halini yalnızca diplomatik gerginlikle karıştırmak; fiili savaş halinin varlığını aramadan madde uygulamak.
- Şeref unvanı kabulü ile kamu görevine atanmayı aynı suç tipinde saymak; m.262 kapsamındaki fiili m.325 ile değerlendirmek.
- Yabancı uyruklu failin fiilini de bu madde kapsamında saymak.
- Maddede sayılmayan bir yararın kabulünü m.325 kapsamında değerlendirmek.
Nasıl ispat edilir?
- Savaş halinin varlığını ileri süren taraf, bu durumu Türkiye ile yabancı devlet arasındaki resmi işlemler ve olaylarla ispatlamalıdır.
- Yabancı devletten unvan, nişan veya maaş kabul edildiğini ileri süren taraf, bunu belge, resmi yazışma veya tanık beyanı ile ispatlamalıdır.
- Failin Türk vatandaşı olduğu nüfus kaydı ile ispatlanır.
- Fiilin bilerek ve isteyerek işlendiği savunması karşı tarafça ileri sürüldüğünde, bu konuda ayrıca delil değerlendirmesi yapılmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.262: Kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçunu düzenler; madde 325 ile fiil bakımından karıştırılmamalıdır, zira biri kamu görevi, diğeri savaş halindeki yabancı devletten yarar kabulüdür.
- 5237 sayılı Kanun m.264: Resmi elbise ve nişanların usulsüz takılmasını düzenler; madde 325'teki nişan kabulü ile fiil dayanağı bakımından ayrılır.
- 2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hâli Kanunu: Maddenin gerekçesinde birlikte incelenmesi gerektiği belirtilen kanundur; savaş hali kavramının ve savaş dönemi düzenlemelerinin anlaşılmasında yardımcı olur.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| altı aydan | m.318 | (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/13 md.) Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis… |
| iki yıla | m.318 | (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/13 md.) Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis… |
| bir yıldan | m.319 | (1) Askerleri veya askerî idareye bağlı olarak görev yapan diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmaya veya askerî disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin görevlerini ihlale yönelten ve tahrik edenler ile… |
| üç yıla | m.319 | (1) Askerleri veya askerî idareye bağlı olarak görev yapan diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmaya veya askerî disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin görevlerini ihlale yönelten ve tahrik edenler ile… |
| iki yıldan | m.319 | (2) Fiil, aleni olarak işlenmişse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. |
| beş yıla | m.319 | (2) Fiil, aleni olarak işlenmişse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. |
| üç yıldan | m.320 | (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir. |
| altı yıla | m.320 | (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir. |
| bir yıldan | m.320 | (3) Birinci fıkradaki hizmeti kabul eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. |
| üç yıla | m.320 | (3) Birinci fıkradaki hizmeti kabul eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. |
| bir yıldan | m.321 | (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir. |
| altı yıla | m.321 | (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir. |
| üç yıldan | m.322 | (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları… |
| on yıla | m.322 | (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları… |
| on yıldan | m.322 | (4) Savaş zamanında yükümlülüklerin yerine getirilmesinde hile yapan yukarıdaki fıkralarda yazılı kişilere on yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir. |
| beş yıldan | m.323 | (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan… |
| on yıla | m.323 | (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan… |
| on yıldan | m.323 | (2) Eğer fiil; a) Propagandayla, b) Askerlere yönelik olarak, c) Bir yabancı ile anlaşma neticesi, İşlenmişse, verilecek ceza on yıldan yirmi yıla kadar hapistir. |
| yirmi yıla | m.323 | (2) Eğer fiil; a) Propagandayla, b) Askerlere yönelik olarak, c) Bir yabancı ile anlaşma neticesi, İşlenmişse, verilecek ceza on yıldan yirmi yıla kadar hapistir. |
| altı aydan | m.324 | (1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. |
| üç yıla | m.324 | (1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. |
| bir yıldan | m.325 | (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. |
| üç yıla | m.325 | (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
29 karar- 2008/17 E., 2010/44 K., 25.02.2010İlgili madde: m.321, m.322
- Ceza Genel Kurulu, 2024/470 E., 2025/147 K., 26.03.2025İlgili madde: m.323
- Ceza Genel Kurulu, 2023/268 E., 2024/48 K., 13.02.2024İlgili madde: m.318, m.319, m.323, m.324, m.325
- Ceza Genel Kurulu, 2023/294 E., 2024/43 K., 13.02.2024İlgili madde: m.323
- Ceza Genel Kurulu, 2023/285 E., 2023/432 K., 14.09.2023İlgili madde: m.323
- Ceza Genel Kurulu, 2020/290 E., 2023/433 K., 14.09.2023İlgili madde: m.323
- Ceza Genel Kurulu, 2021/296 E., 2023/434 K., 14.09.2023İlgili madde: m.323
- Ceza Genel Kurulu, 2022/436 E., 2022/705 K., 08.11.2022İlgili madde: m.320
- Ceza Genel Kurulu, 2019/495 E., 2021/116 K., 17.03.2021İlgili madde: m.318, m.319, m.324, m.325
- Ceza Genel Kurulu, 2019/337 E., 2021/55 K., 23.02.2021İlgili madde: m.318, m.319, m.324, m.325
Diğer 19 karar
- Ceza Genel Kurulu, 2019/623 E., 2020/524 K., 17.12.2020İlgili madde: m.318, m.319, m.324, m.325
- Ceza Genel Kurulu, 2019/463 E., 2020/482 K., 26.11.2020İlgili madde: m.318, m.319, m.324, m.325
- Ceza Genel Kurulu, 2019/459 E., 2020/459 K., 17.11.2020İlgili madde: m.318, m.319, m.324, m.325
- 11. Ceza Dairesi, 2023/4657 E., 2024/9896 K., 11.09.2024İlgili madde: m.322
- 4. Ceza Dairesi, 2021/25938 E., 2024/5899 K., 02.05.2024İlgili madde: m.321
- 2. Ceza Dairesi, 2023/18741 E., 2024/2450 K., 15.02.2024İlgili madde: m.317
- 2. Ceza Dairesi, 2023/7858 E., 2023/7094 K., 20.11.2023İlgili madde: m.322
- 11. Ceza Dairesi, 2020/6069 E., 2023/7267 K., 18.10.2023İlgili madde: m.317
- 11. Ceza Dairesi, 2020/5004 E., 2023/6992 K., 11.10.2023İlgili madde: m.317
- 8. Ceza Dairesi, 2020/14876 E., 2023/6278 K., 19.09.2023İlgili madde: m.321
- 8. Ceza Dairesi, 2020/8316 E., 2023/4281 K., 07.06.2023İlgili madde: m.321
- 11. Ceza Dairesi, 2019/5964 E., 2023/89 K., 11.01.2023İlgili madde: m.317
- 16. Ceza Dairesi, 2019/4606 E., 2019/7590 K., 04.12.2019İlgili madde: m.317
- Genel Kurul, 2023/16452 E., 18.09.2025İlgili madde: m.317
- Genel Kurul, 2023/99744 E., 21.12.2023İlgili madde: m.320
- Genel Kurul, 2023/53898 E., 25.10.2023İlgili madde: m.320
- Genel Kurul, 2021/34231 E., 26.01.2023İlgili madde: m.320
- Genel Kurul, 2018/26689 E., 07.04.2022İlgili madde: m.320
- Genel Kurul, 2017/10536 E., 04.06.2020İlgili madde: m.320
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 11.04.2013 (m.318).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 11. Topluma, Devlete Karşı Suçlar ve Diğer Suçlar bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış