İş Kanunu
İdari ceza hükümleri
Kısaca
4857 sayılı İş Kanunu'nun 98. maddesi, 3. maddede düzenlenen işyeri bildirme yükümlülüğüne aykırılık hâlinde uygulanacak idari para cezalarının miktarını ve bu cezanın kesinleşmesinden sonra tekrarlanmasını düzenler. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 99. maddesi, kanunun belirli hükümlerine aykırılık hâlinde işveren veya işveren vekiline uygulanacak idari para cezalarının miktarını ve bu cezaların artırılmasını düzenler.
Kapsam
Bu konu, İş Kanunu m.98–108 hükümlerini kapsar.
- İş Kanunu m.98İşyerini bildirme yükümlülüğüne aykırılık
- İş Kanunu m.99Genel hükümlere aykırılık
- İş Kanunu m.100Toplu işçi çıkarma ile ilgili hükümlere aykırılık
- İş Kanunu m.101Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık
- İş Kanunu m.102Ücret ile ilgili hükümlere aykırılık
- İş Kanunu m.103Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık
- İş Kanunu m.104İşin düzenlenmesine ilişkin hükümlere aykırılık
- İş Kanunu m.106İş ve işçi bulma hükümlerine aykırılık
- İş Kanunu m.107İş hayatının denetim ve teftişi ile ilgili hükümlere aykırılık
- İş Kanunu m.108İdari para cezalarının uygulanmasına ilişkin hususlar
Yürürlükten kaldırılmış: m.105.
İş Kanunu m.98 — İşyerini bildirme yükümlülüğüne aykırılık
4857 sayılı İş Kanunu'nun 98. maddesi, 3. maddede düzenlenen işyeri bildirme yükümlülüğüne aykırılık hâlinde uygulanacak idari para cezalarının miktarını ve bu cezanın kesinleşmesinden sonra tekrarlanmasını düzenler. Madde, işyeri bildirimini yapmakla yükümlü işveren ve işveren vekilleri ile muvazaalı bildirimde bulunan asıl işveren ve alt işverenler bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: bildirimin hangi işlemlerle doğduğu ve içeriği (m.3), bildirimin yazılı ve imza karşılığı yapılması ile tebliğ usulü (m.109), idari para cezalarının hangi makam tarafından verileceği ve tahsili (m.108), itiraz ve dava süreçleri (m.3 ve 4857 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri) ile ceza kararına karşı idari ve yargısal başvuru yolları. Bu cezaların zamanaşımı ve kabahat yönü ile işyeri bildirimine ilişkin SGK yükümlülüğü de bu maddenin kapsamı dışındadır.
İşyerini bildirme yükümlülüğüne aykırılık: hangi kavramlar bilinmeli?
- İşyeri bildirme yükümlülüğü
- İş Kanunu kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran, devralan, çalışma konusunu değiştiren veya faaliyetine son veren işverenin ve asıl işverenden iş alan alt işverenin, işyerini Çalışma ve İş Kurumu Bölge Müdürlüğü'ne bildirme görevidir. Bildirim, işyerinin unvanı ve adresi, işçi sayısı, çalışma konusu, başlama veya bitiş günü ile işverenin kimliği ve varsa vekillerinin bilgilerini kapsar.
- Muvazaalı bildirim
- Asıl işverenin ve alt işverenin, işyerini muvazaalı işlemle, yani gerçekte var olmayan bir alt işveren ilişkisi üzerinden bildirmesidir. Maddenin ikinci para cezası bu hâle özgüdür; muvazaanın tespiti ilgili müfettiş raporuna dayanır.
- Bildirimin sürmesi
- Para cezası kesinleştikten sonra yükümlülüğe aykırılığın devam etmesidir. Bu hâlde her ay için aynı miktarda yeni ceza doğar.
- İdari para cezası
- Kabahat niteliğindeki fiil için idare tarafından verilen parasal yaptırımdır. Madde metninde miktarlar, işçi sayısına veya işveren sayısına göre belirlenmiştir.
İşyerini bildirme yükümlülüğüne aykırılık: hangi şartlar aranır?
- Kanunun 3. maddesinin birinci veya ikinci fıkrasında düzenlenen işyeri bildirme yükümlülüğünün doğmuş olması gerekir; bu yükümlülük kuran, devralan, çalışma konusunu değiştiren veya faaliyeti sona erdirip işyerini kapatan işverende, alt işverende ise asıl işverenden iş aldığı işyeri için doğar.
- Yükümlü işveren veya işveren vekilinin bildirimi yapmaması ya da eksik yapması gerekir; bildirim Çalışma ve İş Kurumu Bölge Müdürlüğü'ne yapılmalıdır.
- Birinci fıkradaki ceza bakımından ölçü çalıştırılan işçi sayısıdır; her işçi için ayrı ceza hesaplanır.
- İkinci fıkradaki ceza için işyerinin muvazaalı olarak bildirilmiş olması gerekir; bu hâl asıl işveren ile alt işverene ayrı ayrı uygulanır.
- Muvazaalı bildirimin ceza hukuku bakımından kesinleşmiş bir tespite dayanması gerekir; bu tespit iş müfettişi raporu ve buna karşı süresinde yapılan itirazın sonucu ile belirlenir.
- Tekrarlayan ceza için ilk cezanın kesinleşmiş olması ve yükümlülüğe aykırılığın bu tarihten sonra da sürmesi gerekir.
İşyerini bildirme yükümlülüğüne aykırılık: hangi sonuçları doğurur?
- Birinci fıkradaki yükümlülüğe aykırı davranan işveren veya işveren vekiline çalıştırılan her işçi için yüz Yeni Türk Lirası idari para cezası verilir.
- İkinci fıkradaki muvazaalı bildirim hâlinde asıl işveren ve alt işverenin her birine ayrı ayrı on bin Yeni Türk Lirası idari para cezası verilir.
- Birinci ceza kesinleştikten sonra aykırılık sürerse takip eden her ay için aynı miktarda ceza uygulanır.
- Yükümlülüğün doğmadığı hâllerde, örneğin Kanun kapsamına girmeyen veya süreksiz işlerde, bu madde kapsamında ceza verilmez.
- Madde metninde miktarlar güncel değer olarak belirtilmemiştir; uygulanacak tutar, madde metninde yazılı taban tutarın kanunda öngörülen yeniden değerleme ile güncellenmiş hâlidir.
Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, bildirim yükümlülüğüne genel olarak aykırılığı kapsar ve ölçüsü çalıştırılan işçi sayısıdır.
İkinci fıkra, işyerini muvazaalı olarak bildiren asıl işveren ile alt işverene özgüdür ve ölçüsü işçi sayısı değil taraf sayısıdır.
Birinci fıkrada her işçi için yüz Yeni Türk Lirası, ikinci fıkrada asıl işveren ve alt işverenin her birine ayrı ayrı on bin Yeni Türk Lirası ceza uygulanır.
İlk ceza ile tekrarlayan ceza arasındaki fark nedir?
İlk ceza, yükümlülüğe aykırılığın ilk kez tespit edilmesi üzerine uygulanır.
Tekrarlayan ceza, ilk cezanın kesinleşmesinden sonra yükümlülüğe aykırılığın sürdüğü hâlde uygulanır.
Tekrarlayan ceza her ay için aynı miktarda yeniden uygulanır; bu nedenle ceza tutarı ay ay birikir.
Asıl işveren ile alt işveren arasındaki fark nedir?
Asıl işveren, muvazaalı bildirim yapan taraf olarak ikinci fıkra kapsamında cezalandırılır.
Alt işveren de aynı fıkra kapsamında muvazaalı bildirimden sorumlu tutulur.
Her iki işverene ayrı ayrı ceza verilir; biri öteki yerine sorumlu tutulmaz.
İşyerini bildirme yükümlülüğüne aykırılık: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birinci fıkradaki cezayı işçi sayısına bakmadan sabit tutar olarak hesaplamak; ceza her işçi için ayrı hesaplanır.
- İkinci fıkradaki on bin liralık cezayı asıl işveren ile alt işverene birlikte tek ceza olarak uygulamak; ceza ayrı ayrı verilir.
- Madde metnindeki taban tutarı güncel tutar yerine kullanmak; yeniden değerlenmiş tutar esas alınmalıdır.
- Tekrarlayan cezayı ilk cezanın tebliğ tarihinden itibaren hesaplamak; tekrar ilk cezanın kesinleşmesinden sonra başlar.
- Süreksiz işlerde yükümlülük bulunduğunu varsayarak ceza uygulamak; bu hâlde yükümlülük doğmayabilir.
- Muvazaa tespitini müfettiş raporu olmadan veya itiraz süreci tamamlanmadan kesinleşmiş saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İdari para cezası, bildirim yükümlülüğüne aykırılık tespit edildiğinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüğünce ve gerekçeli olarak verilmekte; cezaya karşı yargı yoluna gidilebildiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/161 E., 2010/191 K., 12.10.2010)
- Uygulamada 98. maddeye dayanılarak kesilen cezaların tutarı, madde metnindeki taban tutarlardan farklı olup yeniden değerleme ile güncellenmiş rakamlar üzerinden hesaplanmaktadır. (Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/629 E., 2018/616 K., 20.09.2018; 9. Hukuk Dairesi, 2017/6664 E., 2017/17478 K., 06.11.2017)
- Muvazaalı bildirimde asıl işveren ile alt işverenin ayrı ayrı cezalandırılması, ceza sorumluluğunun kişiye özgü olduğu ilkesiyle birlikte değerlendirilmektedir; üst işverenin, açık hüküm olmadan bu cezalardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. (10. Daire, 2020/2727 E., 2024/2504 K., 11.06.2024)
- Müfettiş raporuna karşı yapılan itirazın sonucu, muvazaanın tespitine ve buna bağlı cezanın hukuki dayanağına doğrudan etki etmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2017/6664 E., 2017/17478 K., 06.11.2017)
Nasıl ispat edilir?
- Bildirim yükümlülüğüne aykırılığı ileri süren idare, yükümlülüğün doğduğunu ve yerine getirilmediğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat için işyeri kayıtları ve müfettiş raporu kullanılır. (9. Hukuk Dairesi, 2017/6664 E., 2017/17478 K., 06.11.2017)
- İşçi sayısının doğru tespiti birinci fıkradaki cezanın miktarını belirlediğinden, işçi sayısını gösteren bordro ve kayıtlar esas delildir. Bu tespit eksik yapılırsa ceza miktarı da hatalı olur.
- Muvazaalı bildirim iddiasını ileri süren idare, muvazaayı müfettiş raporu ve ilgili belgelerle ispatlamakla yükümlüdür. İşveren, rapora karşı süresinde itiraz ederek tespite karşı savunma yapabilir. (9. Hukuk Dairesi, 2017/6664 E., 2017/17478 K., 06.11.2017)
- Bildirimi yaptığını ileri süren işveren, bildirimi gösteren belge ile savunma yapar; bildirimin yapıldığını yazılı belge olmadan ispat etmesi güçtür.
- Tekrarlayan cezanın uygulanabilmesi için ilk cezanın kesinleştiği ve aykırılığın sürdüğü tarihin ayrıca belgelenmesi gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4857 m.3: Bildirim yükümlülüğünü doğuran hâlleri ve bildirilecek bilgileri düzenler; 98. maddedeki cezanın konusu olan yükümlülüğün kaynağıdır.
- 4857 m.108: İdari para cezalarının hangi makam tarafından verileceğini ve tahsil usulünü düzenler.
- 4857 m.109: Bildirimlerin yazılı ve imza karşılığında yapılmasını düzenler; bildirim yükümlülüğünün usul kurallarını tamamlar.
İş Kanunu m.99 — Genel hükümlere aykırılık
4857 sayılı İş Kanunu'nun 99. maddesi, kanunun belirli hükümlerine aykırılık hâlinde işveren veya işveren vekiline uygulanacak idari para cezalarının miktarını ve bu cezaların artırılmasını düzenler. Madde; eşit davranma ilkesi, geçici iş ilişkisi kuralları, iş sözleşmesinin yazılı bilgilendirme yükümlülüğü ve çalışma belgesi düzenleme yükümlülüğü gibi farklı ihlal türlerini ayrı bentlerde ele alır. Kişi bakımından işveren ve işveren vekili hedef alınır; işçi ise cezanın tarafı değildir. Madde, işyerini bildirme yükümlülüğünün ihlalini (m.98), toplu iş çıkarma (m.100), engelli ve eski hükümlü çalıştırma (m.101) ve ücret ile ilgili aykırılıkları (m.102) düzenlemez. Ayrıca cezanın tebliği, itirazı ve tahsili gibi idari yaptırım usulü ile işçinin bu ihlallerden doğan tazminat ve alacak davaları bu maddenin kapsamı dışındadır.
Genel hükümlere aykırılık: hangi kavramlar bilinmeli?
- İdari para cezası
- Kanunda belirtilen ihlal hâlinde idari makam tarafından işverene veya işveren vekiline kesilen parasal yaptırımdır. Madde, cezanın miktarını kanunda sabit tutarla belirler; ceza bir alacak veya tazminat değildir.
- İşveren vekili
- İşverenin yerine işyerini yöneten ve işveren adına yükümlülüklere muhatap olan kişidir. Madde, ceza sorumluluğunu işveren ile birlikte işveren vekiline de yükler.
- Her işçi için ayrı ceza
- Birinci fıkrada belirtilen tutarlar, ihlalden etkilenen her işçi için ayrı ayrı uygulanır. Ceza, ihlalin etkilediği işçi sayısıyla çarpılarak hesaplanır.
- Geçici iş ilişkisi
- 7. maddede düzenlenen, işçinin asıl işveren ile geçici işçi çalıştıran işveren arasında kurulan ilişkidir. Bentlerde ayrı bir ceza tutarı öngörülmüştür.
- Çalışma belgesi
- 28. maddede düzenlenen, işçinin iş ilişkisi sona erdiğinde işveren tarafından verilmesi gereken belgedir. Belgede gerçeğe aykırı bilgi yazılması ayrı bir ihlal olarak sayılır.
Genel hükümlere aykırılık: hangi şartlar aranır?
- Kanunun 5. maddesinde öngörülen eşit davranma ilke ve yükümlülüklerine aykırı davranış bulunmalıdır; bu hâlde her işçi için 150 Türk lirası ceza uygulanır.
- Kanunun 7. maddesindeki geçici iş ilişkisi ilke ve yükümlülüklerine aykırı olarak geçici işçi çalıştırılmış olmalıdır; bu hâlde her işçi için 250 Türk lirası ceza uygulanır.
- 8. maddenin son fıkrasındaki belge işçiye verilmemiş ya da 14. madde hükümlerine aykırı davranılmış olmalıdır; bu hâlde her işçi için 150 Türk lirası ceza uygulanır.
- 28. maddeye aykırı olarak çalışma belgesi düzenleme yükümlülüğü yerine getirilmemiş ya da belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazılmış olmalıdır; bu hâlde her işçi için 150 Türk lirası ceza uygulanır.
- 7. maddenin ikinci fıkrasının (f) bendine aykırılık bulunması hâlinde, birinci fıkranın (b) bendindeki ceza dört katı artırılarak uygulanır.
- Cezanın muhatabı işveren veya işveren vekili olmalıdır; işçiye ceza kesilmez.
Genel hükümlere aykırılık: hangi sonuçları doğurur?
- İşveren 5. maddeye aykırı davranırsa, her ihlal edilen işçi için 150 Türk lirası idari para cezası verilir.
- İşveren 7. maddeye aykırı olarak geçici işçi çalıştırırsa, her işçi için 250 Türk lirası idari para cezası verilir.
- 7. maddenin ikinci fıkrasının (f) bendine aykırılık varsa, (b) bendindeki 250 Türk lirası tutarı dört kat artırılarak uygulanır.
- İşçiye çalışma belgesi verilmemesi veya belgede gerçeğe aykırı bilgi yazılması hâlinde, her işçi için 150 Türk lirası idari para cezası verilir.
- Bu maddedeki cezalar yalnız işveren ve işveren vekili hakkında uygulanır; işçiye ceza kesilmez.
- Madde yalnızca idari para cezasını düzenler; işçinin bu aykırılıklardan doğan tazminat veya diğer hakları için ayrı hukuki sonuçlar doğabilir.
- Madde, işverene bu ihlallerle ilgili olarak ayrıca tazminat yükümlülüğü yüklemez; tazminat, ilgili hükümlere göre ayrıca değerlendirilir.
Eşit davranma (m.5) ile geçici iş ilişkisi (m.7) arasındaki fark nedir?
Eşit davranma ihlalinde ceza her işçi için 150 Türk lirasıdır.
Geçici işçi çalıştırma ihlalinde ceza her işçi için 250 Türk lirasıdır.
Aynı işçi sayısında geçici iş ilişkisi ihlali, eşit davranma ihlalinden daha yüksek cezaya tabidir.
7. maddenin (f) bendi ile diğer geçici iş ilişkisi ihlalleri arasındaki fark nedir?
7. maddenin ikinci fıkrasının (f) bendine aykırılıkta birinci fıkranın (b) bendindeki ceza uygulanır.
Aynı maddenin diğer ilke ve yükümlülüklerine aykırılıkta ceza yalnız (b) bendi tutarı üzerinden hesaplanır.
(f) bendi ihlalinde (b) bendindeki tutar dört katı artırılarak uygulanır; yani her işçi için ceza dört kat artırılmış tutar olur.
8. maddenin son fıkrası belgesi (c) bendi ile 28. madde çalışma belgesi (d) bendi arasındaki fark nedir?
(c) bendi, belgenin işçiye verilmemesini ve 14. madde aykırılığını kapsar.
(d) bendi, çalışma belgesinin düzenlenmemesini veya gerçeğe aykırı bilgi yazılmasını kapsar.
İki bentte de ceza her işçi için 150 Türk lirası olarak belirlenmiştir; ancak hangi bentten ceza verileceği ihlalin türüne göre ayrılır.
Genel hükümlere aykırılık: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Eşit davranma ihlalindeki cezayı geçici iş ilişkisi tutarı (250 Türk lirası) üzerinden hesaplamak; her ihlal için ayrı bentteki tutarın uygulanması gerektiğini gözden kaçırmak.
- (f) bendi ihlalinde dört kat artırımı, (b) bendi dışındaki bir tutar üzerinden uygulamak ya da artırımı tüm ihlallere yaymak.
- Cezayı işçi sayısına bağlamadan tek bir ceza olarak uygulamak; her işçi için ayrı ceza kesilmesi gerektiğini unutmak.
- Çalışma belgesinde gerçeğe aykırılık hâlinde (d) bendini uygulamak yerine, yalnızca belgenin verilmemesi için (c) bendini esas almak.
- Bu maddedeki cezanın işçiye kesildiğini varsaymak; ceza yalnızca işveren veya işveren vekili hakkında uygulanır.
- Madde tutarlarını 2016 öncesi tutarlara ya da güncel yeniden değerleme sonucu olabilecek farklı tutarlara göre hesaplamak; metindeki tutarları esas almak gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Eşit davranma borcuna aykırılığın yaptırımı, 5. maddenin altıncı fıkrasına göre dört aya kadar ücret tutarında tazminat ile yoksun bırakılan hakların talep edilebilmesi ve 99. maddeye göre idari para cezasıdır. (7. Hukuk Dairesi, 2015/3255 E., 2015/3200 K., 03.03.2015; 7. Hukuk Dairesi, 2015/3256 E., 2015/3201 K., 03.03.2015; 7. Hukuk Dairesi, 2014/12807 E., 2015/569 K., 26.01.2015)
- Yargıtay, eşit davranma ilkesinin tüm hukuk alanında geçerli olduğunu; işverenin haklı ve objektif bir neden olmadıkça işçiler arasında farklı davranmama borcu altında bulunduğunu kabul etmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2046 E., 2026/541 K., 17.03.2026)
- Çalışma belgesinde yer alan bilgilerin gerçek dışı olmasının yaptırıma bağlanmış olması, belgenin ispat gücünü artıran bir durumdur. (9. Hukuk Dairesi, 2024/11929 E., 2024/15954 K., 10.12.2024)
- Gerçek dışı bilgi içeren çalışma belgesi nedeniyle zarar gören işçi veya yeni işveren, eski işverenden tazminat isteyebilmektedir; bu tazminat ayrıca idari para cezasıyla birlikte değerlendirilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/11929 E., 2024/15954 K., 10.12.2024)
- Özel istihdam izni olmayan bir işverenden hizmet alan işçinin idari para cezasının sorumlusu, hizmet alan taraf olarak kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2046 E., 2026/541 K., 17.03.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Madde uyarınca idari para cezası verilmesinde ihlali ileri süren idare; aykırılığın işveren veya işveren vekili tarafından gerçekleştirildiğini ve ihlalin işçi sayısını ispatla göstermek zorundadır.
- Eşit davranma ihlalinde işçi, farklı işlem gördüğünü ve bu farklılığın haklı ve objektif bir nedene dayanmadığını ispatlamalıdır; işveren ise nesnel bir neden bulunduğunu savunur ve ispatlar.
- Çalışma belgesinde gerçeğe aykırılık iddiasında, belgenin kendisi ana delildir; belge ile işçinin iş kaydı, bordro ve sigorta bildirimleri karşılaştırılarak ispat yapılır.
- Geçici iş ilişkisi ihlalinde, sözleşme ve iş ilişkisinin fiilen kullanılış biçimi birlikte incelenerek, yasal sınırlara uyulup uyulmadığı ortaya konulur.
- İşverenin çalışma belgesi veya 8. maddedeki belgeyi işçiye verdiğini savunması hâlinde, teslim kaydı veya işçinin imzalı tesellüm belgesi ile ispat yapması gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4857 m.5: Eşit davranma ilke ve yükümlülüklerini düzenler; 99. maddenin (a) bendindeki ceza bu ilkelere aykırılığa bağlıdır.
- 4857 m.7: Geçici iş ilişkisinin ilke ve yükümlülüklerini düzenler; (b) ve (f) bentlerinin ihlal kaynağıdır.
- 4857 m.8: Son fıkrasındaki belgenin işçiye verilmesini öngörür; (c) bendi bu yükümlülüğe aykırılığı cezalandırır.
- 4857 m.14: (c) bendinde ayrıca cezalandırılan aykırılık bakımından atıf yapılan hükümdür.
- 4857 m.28: Çalışma belgesi düzenleme yükümlülüğünü düzenler; (d) bendi bu yükümlülüğe aykırılığı cezalandırır.
İş Kanunu m.100 — Toplu işçi çıkarma ile ilgili hükümlere aykırılık
4857 sayılı İş Kanunu'nun 29. maddesine aykırı olarak işçi çıkaran işveren veya işveren vekiline, işten çıkardığı her işçi için idari para cezası verilmesini düzenler. Ceza, işten çıkarılan işçi sayısına göre hesaplanır ve tutarı yeniden değerleme ile güncellenir. Ceza sorumluluğunun dışında, toplu işçi çıkarmanın hukuki sonuçlarını (fesih geçersizliği, boşta geçen süre ücreti, işe iade) düzenlemez; bu konular 29. madde ve iş güvencesi hükümlerinde aranmalıdır. Bildirim yükümlülüğüne aykırılık ile engelli çalıştırma yükümlülüğüne aykırılık ayrı idari para cezası maddelerinde düzenlenmiştir (m.101 ve m.108 ilişkisi dahil). Cezanın tahsili ve idari yaptırımların usulü de bu maddede yer almaz.
Toplu işçi çıkarma ile ilgili hükümlere aykırılık: hangi kavramlar bilinmeli?
- Toplu işçi çıkarma
- 29. maddede belirlenen sayı ve işyeri büyüklüğü eşiklerini aşan, kısa sürede yapılan işten çıkarmalardır. Kaç işçinin çıkarılacağına bağlı olarak toplu çıkarma sayılır; eşiğin altındaki çıkarmalar bu maddenin kapsamına girmez.
- İdari para cezası
- Kanunda öngörülen bir aykırılık için idari makam tarafından uygulanan parasal yaptırımdır. Hukuki fesih geçersizliğinden farklıdır ve yalnızca kamu hukuku yaptırımı doğurur.
- Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne bildirim
- Toplu işçi çıkarma yapılacağında, fesihlerden önce idareye yapılması gereken yazılı bildirimdir. Bildirimin zamanı ve yapılış biçimi 29. maddeye göre belirlenir.
Toplu işçi çıkarma ile ilgili hükümlere aykırılık: hangi şartlar aranır?
- İşverenin 29. maddedeki toplu işçi çıkarma hükümlerinin kapsamına giren bir işten çıkarma yapması gerekir.
- 29. maddede öngörülen bildirim ve bekleme usulünün ihlal edilmiş olması gerekir.
- İşten çıkarılan her işçi için ayrı bir idari para cezası doğar; cezanın muhatabı işveren veya işveren vekilidir.
- Ceza, bu maddede belirtilen tutarla ve işçi sayısıyla çarpılarak hesaplanır; idari makamca uygulanması gerekir.
Toplu işçi çıkarma ile ilgili hükümlere aykırılık: hangi sonuçları doğurur?
- Toplu işçi çıkarma hükümlerine aykırı olarak işten çıkarılan her işçi için ayrı bir idari para cezası doğar.
- Kanunda belirtilen sayının altında kalan çıkarmalarda bu madde uyarınca idari para cezası verilmez.
- Prosedüre uygun yapılan ve bildirim şartını yerine getiren fesihler bu madde kapsamında ceza doğurmaz.
- Ceza işverene bir borç olarak yüklenir; ancak fesih geçersizliğini kendiliğinden doğurmaz.
- Cezanın tutarı madde metnindeki tutar üzerinden değil, uygulandığı tarihteki güncel tutar üzerinden belirlenir.
Fesih geçersizliği ile idari para cezası arasındaki fark nedir?
Fesih geçersizliği, işçinin iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğini dava yoluyla ileri sürmesini ifade eder.
İdari para cezası ise kamu idaresinin 29. maddeye aykırılık nedeniyle işverene uyguladığı yaptırımdır.
Prosedüre aykırılık tek başına fesih geçersizliği doğurmaz; sadece idari para cezası doğurur.
Bildirim yapılmaması ile geç bildirim arasındaki fark nedir?
Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne hiç bildirim yapılmaması ya da geç yapılması bir aykırılıktır.
Bildirimin 30 gün önce yapılıp Türkiye İş Kurumu'na bildirilmemesi ise ayrı bir eksikliktir.
Her iki durum da idari para cezasını gerektirir; ikisi aynı işlemde birlikte bulunabilir.
Eşik altı çıkarma ile toplu çıkarma arasındaki fark nedir?
Kanunda öngörülen sayının altında yapılan işten çıkarmalar toplu çıkarma sayılmaz.
Eşiğin üstünde yapılan çıkarmalar 29. maddeye tabidir.
Eşik altında kalan işverene bu madde uyarınca idari para cezası verilmez.
Prosedüre uygun gerekli fesih ile prosedüre aykırı fesih arasındaki fark nedir?
Prosedüre uygun olarak yapılan fesihler kanunda öngörülen idari yaptırımı gerektirmez.
Prosedüre aykırı yapılan fesihlerde işten çıkarılan her işçi için ayrı ceza doğar.
Ceza, prosedüre aykırılığın varlığına ve çıkarılan işçi sayısına göre belirlenir.
Toplu işçi çıkarma ile ilgili hükümlere aykırılık: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Prosedüre aykırılığı fesih geçersizliği olarak değerlendirmek; bu aykırılık yalnızca idari para cezası doğurur.
- Bildirimi yapılmış ama Türkiye İş Kurumu'na bildirilmemiş olmayı ihlal saymamak; bu da idari para cezasını gerektirir.
- Eşik altında kalan işten çıkarmaları toplu çıkarma sayıp bu madde uyarınca ceza hesaplamak.
- Cezayı madde metnindeki 450 TL tutarı üzerinden hesaplamak; güncel tutar yeniden değerleme ile belirlenir.
- Cezanın işçi sayısıyla değil tek bir olay üzerinden tek kez uygulandığını varsaymak; her işçi için ayrı ceza doğar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Toplu işçi çıkarma prosedürüne uyulmamış olması, feshin geçersizliğini kendiliğinden doğurmaz; bu aykırılığın yaptırımı idari para cezasıdır.
- Prosedüre aykırılık nedeniyle işverene idari para cezası uygulanmış olması, işçinin fesih geçersizliği davasını engellemez.
- Karar alıntılarında, işçi seçim ölçütlerine (önce verimi az, sonra liyakatsiz, sırası ile işe son giren, ceza gören ve kendi isteğiyle ayrılan işçilerin çıkarılması) uyulmamasının toplu çıkarma uygulamasının ayrı bir aykırılığı olduğu kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- İdari para cezasının uygulanmasında, işverenin 29. maddedeki bildirim ve usul şartlarına uymadığını ve işten çıkarılan işçi sayısını idare ortaya koymalıdır.
- Bildirimin yapıldığı tarih ve içeriği ile Türkiye İş Kurumu'na bildirimin yapılıp yapılmadığı yazılı belgelerle ispatlanır; işveren uygunluğu ispat etmek istiyorsa bu belgeleri sunmalıdır.
- İşçi, fesih geçersizliğini ileri sürecekse prosedüre aykırılığın feshin geçersizliğine dönüştüğünü kendisi dava yoluyla ileri sürmelidir; idari para cezası kararı tek başına bu sonucu doğurmaz.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4857 m.29: Toplu işçi çıkarmanın tanımını, eşiklerini ve bildirim usulünü düzenler; bu maddedeki cezanın ihlal edilen hükmü budur.
- 4857 m.101: Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık için ayrı idari para cezası öngörür; bu madde ile karıştırılmamalıdır.
- 4857 m.108: İdari para cezalarının uygulanmasında bu maddelerin bağlı olduğu genel hükümlerdir.
İş Kanunu m.101 — Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık
Madde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesindeki engelli ve eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğüne aykırılık halinde uygulanacak idari para cezasını düzenler. Cezanın kimlere uygulanacağı, hesaplanma birimi (çalıştırılmayan her engelli, eski hükümlü ve her ay için ayrı ayrı ceza) ve kamu kuruluşlarının cezadan muaf tutulamayacağı bu maddede belirtilmiştir. Madde, 30. maddedeki çalıştırma oranlarını, kontenjan hesabını ve yükümlülüğün yerine getirilme şekillerini düzenlemez (m.30). İdari para cezasına karşı başvuru ve dava yolu, cezanın tahsili ve bu para cezasına ilişkin usul hükümleri bu maddede yer almaz (m.108). Eski işçinin tekrar işe alınma hakkı ve bunun ihlalinde doğan tazminat da bu maddenin konusu değildir (m.30).
Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık: hangi kavramlar bilinmeli?
- Engelli ve eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğü
- İş Kanunu m.30 uyarınca, belirli sayıda işçi çalıştıran işverenin engelli ve eski hükümlü işçileri belirli oranlarda istihdam etme borcudur. Bu madde yükümlülüğün kendisini değil, ihlalinin yaptırımını düzenler.
- İdari para cezası
- Yükümlülüğe aykırılık halinde idare tarafından uygulanan parasal yaptırımdır. Maddede tutarı sabit bir miktar olarak yazılmıştır; cezanın niteliği, hesaplanma biçimi ve tahsili uygulamada tartışılmıştır.
- Çalıştırılmayan her engelli veya eski hükümlü ve her ay
- Cezanın hesaplanma birimidir. Ceza, işverenin çalıştırmadığı her bir engelli ya da eski hükümlü için ve her bir ay için ayrı ayrı doğar.
- İşveren vekili
- İşverenin yerine işletmeyi yöneten ve işçi istihdamı konusunda yetkili kılınmış kişidir. Madde, yükümlülüğe aykırılıktan dolayı işveren vekilini de cezanın muhatabı olarak sayar.
Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık: hangi şartlar aranır?
- İşverenin 30. maddeye göre engelli ve eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğü bulunmalıdır; yani yasal eşiği aşan işçi sayısına sahip olması gerekir.
- İşverenin, bu yükümlülük gereği çalıştırması gereken engelli veya eski hükümlü işçileri çalıştırmaması gerekir.
- Aykırılık, işveren ya da işveren vekili tarafından gerçekleştirilmiş olmalıdır.
- Aykırılığın kasten işlenmiş olması gerekir; madde suçun ancak kasten işlenebileceğini belirtir.
- İşverenin 30. maddede öngörülen başvuruları süresinde yapmış olması ve Türkiye İş Kurumu İl Müdürlüğü'nün cevabını beklemesi halinde ceza verilemez.
Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık: hangi sonuçları doğurur?
- İşveren veya işveren vekili, çalıştırmadığı her engelli ve eski hükümlü için ve çalıştırmadığı her ay için idari para cezasına muhatap olur.
- Maddede belirtilen tutar, madde metnindeki ifadeyle binyediyüz Türk Lirası'dır; bu tutar her ay ve her kişi için ayrı uygulanır.
- Kamu kuruluşları da bu para cezasından hiçbir şekilde muaf tutulamaz.
- İşverenin 30. maddeye göre gerekli başvuruyu süresinde yapmış ve İl Müdürlüğü'nün cevabını bekliyor olması halinde idari para cezası verilemez.
- Suç ancak kasten işlenebildiğinden, ihmal ya da kasıtsız eksiklik bu ceza için yeterli değildir.
- Cezaya karşı işveren, tebliğden itibaren on beş gün içinde Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açabilir (metinde madde 101 içinde yer alan bu hüküm, şerhte yer alan ek metinden alınmıştır; uygulama için kanun metninin tamamı esas alınmalıdır).
Özel sektör işverenleri ile kamu kuruluşları arasındaki fark nedir?
Özel sektörde yükümlülük, işçi sayısının elliden fazla olduğu işyerlerinde yüzde üç engelli çalıştırılması biçimindedir.
Kamu işyerlerinde yükümlülük yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlüdür; kamu kuruluşları bu maddenin ceza hükmünden muaf tutulamaz.
Kamu kuruluşları hem daha yüksek oranda çalıştırma yükümü altındadır hem de aykırılıkta bu maddedeki para cezasından muaf değildir.
Ceza hesabında çalıştırılmayan kişi sayısı ile ay sayısı arasındaki fark nedir?
Cezanın birimi çalıştırılmayan her engelli veya eski hükümlüdür.
Aynı kişi için cezanın birimi aynı zamanda her aydır.
Ceza tutarı, eksik çalıştırılan kişi sayısı ile aykırılığın sürdüğü ay sayısının çarpımı kadar artar.
Başvuru süresinde yapılan başvuru ile yapılmayan başvuru arasındaki fark nedir?
İşveren gerekli başvuruyu süresinde yapmış ve İl Müdürlüğü'nün cevabını bekliyorsa ceza verilemez.
Gerekli başvuru yapılmamışsa ya da süresinde yapılmamışsa bu koruma uygulanmaz.
Koruma, yalnızca süresinde yapılmış başvuru ve cevap beklenen dönem için geçerlidir; diğer dönemler için ceza verilebilir.
Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Cezayı oran üzerinden hesaplamak; ceza birimi her çalıştırılmayan kişi ve her aydır, toplam kontenjan açığı üzerinden tek bir ceza uygulanmaz.
- Maddedeki tutarı kanunun yazdığı taban olarak alıp güncel tutarı göz ardı etmek; uygulamada tutarın güncellenmiş değeri esas alınmalıdır.
- Kamu kuruluşlarını cezadan muaf saymak; madde açıkça kamu kuruluşlarının muaf tutulamayacağını söyler.
- İşverenin süresinde başvuru yaptığı durumda cezanın her hâlde verilebileceğini düşünmek; cevap bekleme dönemi için ceza verilemez.
- Kasıt unsurunu göz ardı edip ihmalle işlenen aykırılığı da cezalandırmak; madde suçun ancak kasten işlenebileceğini belirtir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, idari para cezasının maktu nitelikte olduğunu gözetmeden itirazın yazılı biçimde reddini hatalı bulmuştur. (7. Ceza Dairesi, 2021/11558 E., 2021/12475 K., 12.10.2021)
- Engelli ve eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğüne aykırılıkta işverenin idari para cezasının tahsili için icra takibi başlatılabildiği ve borca itirazın bu kapsamda değerlendirildiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2014/30337 E., 2014/34449 K., 18.11.2014; 7. Hukuk Dairesi, 2014/18617 E., 2014/20673 K., 11.11.2014; 9. Hukuk Dairesi, 2013/13916 E., 2013/33890 K., 17.12.2013)
- Eski hükümlü istihdamına ilişkin düzenlemenin, daimi kadroya alma yönünde bir yükümlülük getirmediği ve bu nedenle ilgili uyuşmazlığın idari yargıda çözüleceği kabul edilmiştir. (2006/101 E., 2008/126 K., 19.06.2008)
Nasıl ispat edilir?
- İdari para cezasının varlığını ve tutarını kurum, cezayı veren idari kararla ispatlar; kararın tebliğ belgesi ve idari işlem dosyası bu ispatta esastır.
- Çalıştırılmayan engelli veya eski hükümlü sayısı ve aykırılığın süresi, işyerindeki işçi kayıtları, Türkiye İş Kurumu yazışmaları ve bildirimler ile ispatlanır.
- İşverenin süresinde başvuru yaptığını ve İl Müdürlüğü cevabını beklediğini ileri sürmesi halinde bu savunma, başvuru belgeleri ile ispatlanır; ispat yükü bu savunmayı ileri süren işverendedir.
- Kasıtsızlık savunmasında işveren, aykırılığın bilerek yapılmadığını göstermek zorundadır; kasten işlenen suç niteliğine uygun olarak kasıt varlığı ceza tarafında aranır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4857 m.30: Ceza, yalnızca bu maddedeki çalıştırma yükümlülüğüne aykırılık halinde doğar; oran, kontenjan ve yükümlülüğün kapsamı 30. maddede belirlenmiştir.
- 4857 m.108: Maddenin ilgili maddeler kısmında anılır; idari para cezalarına ilişkin itiraz ve dava yolunu düzenlediği için cezanın hukuki takibi bakımından bağlantılıdır.
İş Kanunu m.102 — Ücret ile ilgili hükümlere aykırılık
4857 sayılı İş Kanunu'nun 102. maddesi, ücretle ilgili hükümlere aykırılıkların idari para cezası karşılığını düzenler. Madde üç fıkra-bent halinde; (a) ücret ödemelerinin süresinde ve tam ödenmemesi, asgari ücretin ödenmemesi ve ücretin zorunlu banka hesabına yatırılmaması, (b) hesap pusulası verilmemesi ve ücret kesme cezasına ilişkin kurallara aykırılık, (c) fazla çalışma ücreti, serbest zaman ve fazla çalışma onayına aykırılık hallerini kapsar. Kurala muhatap olan işveren, işveren vekili ve üçüncü kişilerdir. Madde, idari para cezasının kapsamını belirler; ücret alacağının kendisini, ücretin ödeme usulünü ve ücret kesme sınırlarının ayrıntısını düzenlemez; bunlar için 4857 sayılı Kanun m.32 (ücret ve ödeme), m.34 (ücretin gününde ödenmemesi), m.38 (ücret kesme sınırı) ve m.39 (asgari ücret) hükümlerine bakılmalıdır. Ayrıca ücret alacağının zamanaşımı ve ücret alacağına ilişkin dava usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.32). Yıllık ücretli izin aykırılıkları m.103'te düzenlenmiştir."
Ücret ile ilgili hükümlere aykırılık: hangi kavramlar bilinmeli?
- Asgari ücret
- 39. maddede belirtilen komisyon tarafından belirlenen ve işçiye ödenmesi zorunlu olan en düşük ücret tutarıdır. Maddenin (a) bendi, bu tutarın ödenmemesini veya noksan ödenmesini cezalandırır.
- Özel banka hesabına ödeme
- Ücret, prim, ikramiye ve benzeri istihkakların, kanunen veya sözleşmeyle zorunlu tutulduğu hallerde işçi adına özel olarak açılan banka hesabına yatırılmasıdır. Bu zorunluluğa uyulmaması (a) bendi kapsamında yaptırıma bağlanmıştır.
- Hesap pusulası
- 37. maddede öngörülen, ödemenin hangi dönem ve kalemlere ilişkin olduğunu ve yapılan kesintileri gösteren, imzalı veya işyeri işaretli belgedir. Yalnız ödemenin yapılması yeterli değildir; belgenin düzenlenmesi gerekir.
- Ücret kesme cezası
- İşverenin, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesinde gösterilen sebeplerle işçinin ücretinden ceza olarak yaptığı kesintidir. 38. maddedeki sınır ve usule uyulmaması (b) bendi kapsamında cezayı doğurur.
- Kasten ödememe
- Ücretin süresinde ve tam olarak ödenmemesinin bilerek gerçekleşmesidir. (a) bendindeki idari para cezasının doğması için bu unsurun bulunması gerekir.
- Serbest zaman
- 41. maddedeki fazla çalışma karşılığında işçiye kullandırılması gereken, ücret yerine geçebilecek izin süresidir. Altı ay içinde kullandırılmaması (c) bendi kapsamında yaptırıma bağlıdır.
Ücret ile ilgili hükümlere aykırılık: hangi şartlar aranır?
- Failin işveren, işveren vekili veya üçüncü kişi olması bulunmalıdır; madde cezayı bu kişilere yükler.
- (a) bendi bakımından, 32. maddedeki ücret ile bu Kanundan, toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden doğan ücret ödemelerinin süresi içinde kasten ödenmemesi, eksik ödenmesi veya 39. maddedeki asgari ücretin ödenmemesi ya da noksan ödenmesi bulunmalıdır.
- (a) bendi bakımından, ücret, prim, ikramiye ve benzeri istihkakların zorunlu tutulduğu hallerde özel olarak açılan banka hesabına ödenmemesi de aynı bentte yer alan bir aykırılık olarak aranmalıdır.
- (b) bendi bakımından, 37. maddeye aykırı olarak hesap pusulası düzenlenmemesi, 38. maddeye aykırı ücret kesme cezası verilmesi, kesintinin sebebi ve hesabının bildirilmemesi ya da 52. maddedeki belgenin verilmemesi bulunmalıdır.
- (c) bendi bakımından, 41. maddedeki fazla çalışma ücretinin ödenmemesi, işçiye hak ettiği serbest zamanın altı ay içinde kullandırılmaması veya fazla saatlerde çalışma için işçinin onayının alınmaması bulunmalıdır.
- Her işçi ve (a) bendinde ayrıca her ay için ayrı bir idari para cezası doğacağından, aykırılığın etkilediği işçi ve ay sayısının belirlenmiş olması gerekir.
- Aykırılık, madde metnindeki idari para cezası tutarları üzerinden yaptırıma bağlanır; yaptırım için bu tutarların yürürlükteki güncel değerinin esas alınması gerekir.
Ücret ile ilgili hükümlere aykırılık: hangi sonuçları doğurur?
- (a) bendi kapsamında, ücret, asgari ücret veya banka hesabı yükümlülüğüne aykırılık halinde her işçi ve her ay için yüzyirmibeş Türk Lirası idari para cezası verilir; güncel tutar uygulanan sınırdan alınmalıdır.
- (b) bendi kapsamında, hesap pusulası düzenlenmemesi, 38. maddeye aykırı kesinti veya belgenin verilmemesi halinde işveren veya işveren vekili başına dörtyüzelli Türk Lirası idari para cezası verilir.
- (c) bendi kapsamında, fazla çalışma ücretinin ödenmemesi, serbest zamanın altı ay içinde kullandırılmaması veya onayın alınmaması halinde her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası idari para cezası verilir; güncel tutar uygulanan sınırdan alınmalıdır.
- Ücretin ödenmesi kasten yapılmamışsa (a) bendi uygulanmaz.
- İşveren ücretini tam ödemiş olsa bile hesap pusulası vermemişse (b) bendi yine uygulanır.
- Madde, idari para cezasını düzenler; ücret alacağının ödenmesini, işçinin iş görmekten kaçınma hakkını veya ücret alacağına ilişkin dava hakkını ortadan kaldırmaz.
Ücretin ödenmemesi ile hesap pusulası veya ücret kesintisi aykırılığı arasındaki fark nedir?
(a) bendi, ücretin ve asgari ücretin ödenmesi ile banka hesabı yükümlülüğüne aykırılığı kapsar. Ölçüt, ödeme yükümünün yerine getirilip getirilmediğidir.
(b) bendi, ödeme usulünün belgelendirilmesi ve ücret kesintisine ilişkin kuralların ihlalini kapsar. Ölçüt, ödeme yapılıp yapılmadığı değil, belgeleme ve kesinti kurallarına uyulup uyulmadığıdır.
İki bentte farklı tutar uygulanır: (a) bendinde her işçi ve her ay için yüzyirmibeş Türk Lirası, (b) bendinde ise işveren veya işveren vekili başına dörtyüzelli Türk Lirası idari para cezası öngörülmüştür; güncel tutarlar uygulanan parasal sınırdan alınmalıdır.
Asgari ücret ödenmemesi ile fazla çalışma ücreti ödenmemesi arasındaki fark nedir?
Asgari ücretin ödenmemesi (a) bendinde, komisyonun belirlediği tutar üzerinden değerlendirilir.
Fazla çalışma ücretinin ödenmemesi (c) bendinde, 41. maddedeki fazla çalışma kuralları üzerinden değerlendirilir.
İki aykırılık farklı bentlerde yer alır ve (a) bendinde her işçi ve her ay için, (c) bendinde ise her işçi için ayrı idari para cezası doğurur; (c) bendinde aylık çarpan aranmamıştır.
Kasten ödememe ile ödeme gecikmesi ve eksik ödeme arasındaki fark nedir?
(a) bendinde yaptırım, ücretin süresinde kasten ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde doğar.
Kastın bulunmadığı hallerde, örneğin mücbir sebeple geciken ödemede, aynı bent uygulanmaz.
Kastın yokluğu idari para cezasını ortadan kaldırır; bu durumda işçinin 34. maddedeki haklarına (iş görmekten kaçınma, yüksek mevduat faizi) bakılır.
Fazla çalışmanın onaylanması ile serbest zamanın kullandırılması arasındaki fark nedir?
Fazla saatlerde çalışma için işçinin onayının alınmaması (c) bendinde yaptırıma bağlıdır.
Serbest zamanın altı ay içinde kullandırılmaması da aynı bentte yer alır ancak ayrı bir yükümlülüktür.
İki kusur aynı bentte birlikte düzenlenmiş olsa da her biri ayrı ihlal olarak değerlendirilir.
Ücret ile ilgili hükümlere aykırılık: sık yapılan hatalar nelerdir?
- (a) bendindeki yüzyirmibeş lirayı ve (c) bendindeki ikiyüzyirmi lirayı madde metnindeki taban tutarlar olarak alıp güncel tutarı göz ardı etmek; güncel tutarın yeniden değerleme ile belirlendiğini dikkate almamak.
- (a) ve (c) bentlerindeki cezayı her işçi için ve (a) bendinde ayrıca her ay için uygulamamak ya da cezayı tek bir işçi veya tek bir ay ile sınırlamak.
- (b) bendindeki dörtyüzelli liralık cezayı her işçi başına hesaplamak; bu bentte ceza işveren veya işveren vekili başına öngörülmüştür.
- Kastın bulunmadığı gecikmeyi (a) bendi kapsamında saymak; yaptırım için kasten ödememenin aranması gerektiğini gözden kaçırmak.
- Hesap pusulasının verilmiş olmasını ücretin ödendiği anlamına gelmekle karıştırmak; (a) ve (b) bentleri farklı aykırılıkları kapsar.
- Serbest zamanın kullandırılmamasını (c) bendinde aylık bir süre gibi değerlendirmek; bu bentte süre altı aydır ve aşılması halinde ceza doğar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Asgari ücretin belirlenen tutardan düşük ödenmesi halinde, asgari ücretin insanlık onuruna yaraşır bir yaşam seviyesini sağlayacak en az ücret olduğu gerekçesiyle bu tutarın altındaki ödemenin cezai sorumluluk doğurduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/226 E., 2024/201 K., 24.04.2024)
- Asgari ücretin ödenmemesi veya noksan ödenmesi, 102. maddenin (a) bendi kapsamında cezai sorumluluk doğurur. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/796 E., 2023/625 K., 14.06.2023)
- 102. maddenin 39. maddedeki asgari ücret komisyonu kararıyla birlikte değerlendirildiği, komisyon kararının bağlayıcılığının bu maddenin uygulanmasında esas alındığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/595 E., 2022/639 K., 17.05.2022; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/1658 E., 2025/2289 K., 10.11.2025; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/564 E., 2024/1416 K., 11.09.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2021/188 E., 2022/87 K., 08.02.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir; işveren ödeme belgesi, banka dekontu veya imzalı ücret bordrosu ile savunmasını ispatlamalıdır.
- İmzalı ücret bordroları aksi ispat edilene kadar geçerli kanıt sayılır; bordrodaki imzanın işçiye ait olmadığı iddiası halinde ödemenin geçerliliği ve ücret miktarı ayrıca araştırılmalıdır.
- Asgari ücretin ödenmediği veya noksan ödendiği iddiasını ileri süren, bu iddiayı bordro, banka kaydı veya tanık gibi delillerle ispatlamalıdır.
- Hesap pusulasının düzenlendiği, işverenin yazılı belge ile ispatlamakla yükümlüdür; belge yoksa hesap pusulası aykırılığı ortaya çıkar.
- Kastın bulunmadığını ileri süren işveren, mücbir sebebi veya ödemeyi yaptığını yazılı delille ispatlamalıdır.
- Fazla çalışma ve serbest zamanın kullandırıldığı iddiası işverene aittir; puantaj ve onay belgeleri ile ispatlanmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4857 m.32: Ücretin tanımını ve ödeme usulünü verir; (a) bendinin ödeme yükümlülüğünün kaynağıdır.
- 4857 m.37: Hesap pusulası yükümlülüğünü düzenler; (b) bendinin aykırılık konusudur.
- 4857 m.38: Ücret kesme cezası ve kesinti sınırlarını düzenler; (b) bendinin ihlal konusudur.
- 4857 m.39: Asgari ücretin tespitini düzenler; (a) bendinde asgari ücretin ödenmemesinin dayanağıdır.
- 4857 m.41: Fazla çalışma ücretini ve serbest zamanı düzenler; (c) bendinin ihlal konusudur.
- 4857 m.52: Ücret kesintisinin sebep ve hesabını gösteren belgeyi düzenler; (b) bendinde verilmemesi yaptırıma bağlıdır.
- 4857 m.34: Ücretin gününde ödenmemesinin işçiye sağladığı haklar ve sonuçlarını düzenler; bu madde ceza sorumluluğunu düzenler, ödeme gecikmesinin hukuki sonuçlarını değil.
İş Kanunu m.103 — Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık
4857 sayılı İş Kanunu'nun 103. maddesi, yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık hâllerinde işveren veya işveren vekiline her işçi için uygulanacak idari para cezasını düzenler. Madde; iznin bölünmesi (m.56), izin ücretinin usulüne uygun ve tam ödenmesi (m.57 üçüncü ve dördüncü fıkralar), iş sözleşmesi sona ererken kullanılmamış iznin ücretinin ödenmesi (m.59) ve yönetmeliğe aykırı izin kullandırma veya eksik kullandırma (m.60) konularındaki ihlalleri kapsar. Kişi bakımından işveren ve işveren vekili hedef alınır. Madde, izin hakkının doğumunu, izin süresinin hesabını ve izin ücretinin miktarını düzenlemez; bunlar m.53, m.54 ve m.57 birinci-ikinci fıkralarında yer alır. Ayrıca izin hakkının kullanılmasında çalışma yasağı (m.58) ile izne ilişkin ücret alacağının dava yoluyla istenmesi, yani özel hukuk yönü (m.53 ve m.59 çerçevesindeki alacak davası), bu maddenin konusu değildir. İdari para cezasının usul ve tahsili de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık: hangi kavramlar bilinmeli?
- İdari para cezası
- Kanuna aykırılık hâlinde idari makamca işverene veya işveren vekiline kesilen para yaptırımıdır. Cezanın ödenmesi, hükmü uygulayan adli bir karar gerektirmez; ceza, idari yoldan kesilir ve tahsil edilir.
- İşveren vekili
- İşveren adına işyerini yöneten ve işveren yerine hareket eden kişidir. Madde, ihlal hâlinde işveren yanında işveren vekilini de muhatap alır.
- Hak edilmiş izin
- İşçinin kıdemine bağlı olarak kazandığı, ancak henüz kullanmadığı yıllık ücretli izin süresidir. Madde 59 bakımından, iş sözleşmesi sona ererken bu iznin ücretinin ödenmesi gerekir.
- Yıllık ücretli izin yönetmeliği
- m.60 uyarınca çıkarılan ve izin kullandırmanın esas ve usullerini belirleyen idari düzenlemedir. Yönetmeliğe aykırı kullandırma, madde kapsamında ayrı bir ihlal sebebidir.
- İzin ücreti
- İzin süresine ilişkin olarak işçiye ödenen ücrettir. Ödemenin zamanı ve hesaplama usulü m.57 ile belirlenir; yalnız tutarın noksan ödenmesi de madde kapsamındadır.
Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık: hangi şartlar aranır?
- İşverenin ya da işveren vekilinin, yıllık izni m.56 hükmüne aykırı olarak bölmüş olması gerekir.
- Veya işverenin, izin ücretini m.57 üçüncü ve dördüncü fıkralarında öngörülen usule aykırı biçimde ya da eksik olarak ödemiş olması gerekir.
- Veya iş sözleşmesi sona ererken, m.59 uyarınca hak edilmiş izne ait ücretin ödenmemiş olması gerekir.
- Veya m.60'ta belirtilen yönetmeliğin esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırılmamış ya da izin eksik kullandırılmış olması gerekir.
- Aykırılık, işçi bakımından gerçekleşmiş olmalıdır; ceza her işçi için ayrı ayrı uygulanır.
- Kanunda yer alan tutar, madde metninde belirtilen idari para cezası olarak işveren veya işveren vekiline uygulanır.
Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık: hangi sonuçları doğurur?
- Madde metnindeki aykırılık hâllerinden birinin gerçekleşmesi hâlinde, işveren veya işveren vekiline her işçi için ayrı ayrı idari para cezası verilir.
- Madde metnindeki güncel ceza tutarı, madde metninde yazılı tutardır ve uygulama sırasında ayrıca bir parasal sınır notu verilmemiştir; bu nedenle tutar, metinde yazdığı şekliyle alınır.
- İzin ücretinin m.57 usulüne uygun ve tam ödenmesi, ceza yükümlülüğünün ortadan kalkması için gereklidir; ödeme yapılmamış veya eksik ödenmişse ceza doğar.
- İş sözleşmesi sona ererken hak edilmiş izne ait ücret ödenmemişse, işveren m.59 uyarınca ceza muhatabı olur.
- Aykırılık yoksa, yani izin m.56 ve m.60 uyarınca bölünmüş ve kullandırılmış, ücret usulüne uygun ödenmişse, bu madde gereğince idari para cezası verilmez.
- Madde, işçinin özel hukuk alacağını doğrudan düzenlemez; ceza kesilmesi ile işçinin ücret alacağı birbirinden bağımsızdır.
Bölünme ihlali ile ücret ödeme ihlali arasındaki fark nedir?
Yıllık iznin m.56 sınırlarına aykırı biçimde bölünmesi, izin ücretinin m.57 usulüne aykırı ödenmesi ya da eksik ödenmesi, izin hakkının kullanımına ilişkin ihlallerdir.
Sona erme ihlali, iş sözleşmesi bittiğinde hak edilmiş ama kullanılmamış iznin ücretinin ödenmemesidir ve m.59'a dayanır.
Her iki hâl de aynı madde kapsamında aynı cezaya tabidir; ancak ihlal kaynağı farklı maddelere dayanır ve ispat konusu farklılaşır.
İşveren ile işveren vekili arasındaki fark nedir?
Cezanın muhatabı işverendir ve yükümlülük doğrudan ona aittir.
İşveren vekili, işyerinde işverenin yerine hareket eden kişidir ve maddede ayrıca anılmıştır.
Ceza, ihlali gerçekleştiren kişinin sıfatına göre işverene ya da işveren vekiline kesilebilir.
Yönetmelik ihlali ile kanun ihlali arasındaki fark nedir?
m.60 uyarınca çıkarılan yönetmeliğin esas ve usullerine aykırı izin kullandırma, yönetmelik düzeyinde bir ihlaldir.
m.56, m.57 ve m.59 ihlalleri doğrudan kanun hükmüne dayanır.
Her iki durumda da ceza aynı maddeden doğar; yönetmelik hükmü ihlalin içeriğini belirler.
Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yıllık iznin başka bir ihlal türüyle karıştırılarak m.103 yerine m.104 ya da başka bir ceza maddesine dayandırılması.
- Her işçi için ayrı ceza kesilmesi gerekirken, tek bir ceza ile tüm işçilerin ihlalinin cezalandırılması.
- İşçinin yazılı talebi ile bölünmüş izni, aykırılık sayıp ceza kesmek; bu hâl m.56 bakımından aykırılık sayılsa da talep varsa ceza verilemez.
- Fesih sonrası ödenmeyen izin ücretini m.103 kapsamında değil yalnızca alacak davası konusu saymak ve ihlali cezalandırılmaz görmek.
- Kullanılmayan izin sürelerinin fesih gerekçesine bağlayarak, fesih nedeni ne olursa olsun ödenmeyeceğini kabul etmek.
- Yıllık izin ücretini geçmiş dönemin ortalaması ile hesaplamak; ücret fesih tarihindeki son ücret üzerinden esas alınmalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yıllık izin ücretinin fesih tarihindeki son ücret üzerinden hesaplanması ve kullanılmayan izin sürelerinin fesih gerekçesinden bağımsız olarak ödenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2016/25919 E., 2020/12855 K., 21.10.2020)
- İşçinin yıllık ücretli izin hakkından vazgeçemeyeceği ilkesi uyarınca, dilekçe ile izin hakkından vazgeçme beyanının hukuken geçerli olmadığı kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2016/25919 E., 2020/12855 K., 21.10.2020)
- Maddede yer alan idari para cezasının, işveren veya işveren vekili için her işçi bakımından ayrı ayrı uygulandığı ve ceza tutarının ihlale göre belirlendiği kabul edilmektedir. (19. Ceza Dairesi, 2019/1509 E., 2019/8943 K., 27.05.2019)
- Yıllık izin ücretinin ödenmesi ile ilgili aykırılıkların idari para cezası kapsamında değerlendirildiği ve bu tür cezalara karşı idari yargıya başvurulabildiği kabul edilmektedir. (10. Daire, 2023/3827 E., 2023/6643 K., 08.11.2023)
Nasıl ispat edilir?
- İdari para cezasının kesilmesinde ihlali ileri süren idare olduğundan, aykırılığı ortaya koyma yükü idaredektir; izin kaydı, bordro ve ödeme belgeleri bu yönde kullanılır. (10. Daire, 2023/3827 E., 2023/6643 K., 08.11.2023)
- İşverenin, izin kullandırdığını ya da ücreti ödediğini savunması hâlinde, bu savunmayı yazılı belgeyle ispatlaması gerekir; izin kayıt belgesi ve işçinin imzalı talebi bu amaçla kullanılabilir.
- Yıllık izin kayıt belgesi, işveren tarafından tutulması zorunlu olduğundan, kayıtta yer alan izin süreleri ve bölünme bilgileri temel delil niteliğindedir.
- İşçinin imzalı talebi ile kullandırılmış bölünmüş izin, işverene ceza kesilmesini engelleyebilir; bu nedenle talebin varlığı ve tarihi işveren tarafından ispatlanmalıdır.
- Hak edilmiş izne ait ücretin ödendiğini savunan işveren, ödemeyi banka kaydı veya imzalı ödeme belgesiyle ispatlamalıdır; işçi ise hak ettiği izin süresini ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4857 m.56: İzin süresinin bölünmesine ilişkin kuralları koyar; bu maddeye aykırı bölme, m.103 kapsamında ceza doğurur.
- 4857 m.57: İzin ücretinin ödeme zamanını ve usulünü düzenler; üçüncü ve dördüncü fıkraya aykırı veya eksik ödeme m.103 kapsamına girer.
- 4857 m.59: İş sözleşmesi sona erdiğinde hak edilmiş izne ait ücretin ödenmesini öngörür; bu ücretin ödenmemesi m.103 uyarınca cezalandırılır.
- 4857 m.60: Yıllık izin kullandırmanın esas ve usullerini yönetmeliğe bağlar; yönetmeliğe aykırılık m.103 kapsamında yaptırıma bağlanır.
- 4857 m.58: İzin süresinde çalışma yasağını düzenler; m.103 bu yasağın ihlalini doğrudan cezalandırmaz, sadece izin kullandırma yükümlülüğünün eksik yerine getirilmesini kapsar.
İş Kanunu m.104 — İşin düzenlenmesine ilişkin hükümlere aykırılık
Madde, 4857 sayılı İş Kanunu'nda belirlenen çalışma sürelerine, ara dinlenmelerine, gece çalışma sınırlarına, vardiya (gece ve gündüz postası) düzenine, kadın, çocuk ve genç işçilerin çalıştırılma yasaklarına, gebe ve doğum yapmış kadınların çalıştırılmasına, ücretsiz izne, işçi özlük dosyasına ve yönetmelik hükümlerine aykırılığa bağlanan idari para cezalarını düzenler. Kime uygulandığı bakımından, bu aykırılıkları işveren veya işveren vekili bakımından yaptırıma bağlar ve her işçi için ayrı ayrı ceza öngörür. Madde, işçinin yıllık ücretli izni, ücret ödenmesi ve ücret kesintisi gibi konuları düzenlemez; bunlar için m.102, m.103 ve m.38 incelenmelidir. Çalışma süresinin kendisi ve fazla çalışmanın tanımı m.63 ve m.41 kapsamındadır, bu madde yalnızca bu düzenlere aykırılığın cezasını bağlar. İdari para cezasının itiraz ve tahsil usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.
İşin düzenlenmesine ilişkin hükümlere aykırılık: hangi kavramlar bilinmeli?
- İdari para cezası
- Kanunda belirtilen aykırılık halinde işveren veya işveren vekiline idari makam tarafından verilen para yaptırımıdır. Cezanın miktarı kanunda sabit bir tutar olarak yazılmış, her yıl yeniden değerleme oranında güncellenmektedir.
- Her işçi için ayrı ceza
- Maddenin ikinci fıkrasında öngörülen hallerde ceza, aykırılığa konu olan her işçi için ayrı ayrı uygulanır. Böylece toplam ceza, etkilenen işçi sayısıyla çarpılmış olur.
- Ara dinlenmesi
- m.68'de düzenlenen, işçinin iş süresi içinde çalışmadan dinlendiği zaman dilimidir. Bu dinlenmeyi bu maddeye göre uygulamamak, madde kapsamında bir aykırılık sayılır.
- Gece çalışması
- m.69 kapsamında, gece çalışma süresinin sınırlarını belirleyen çalışma biçimidir. Maddede bu sınır, geceleri yedi buçuk saatten fazla çalıştırma olarak ifade edilmiştir.
- Çocuk ve genç işçi
- m.72 ve m.73 bağlamında, on sekiz yaşını doldurmamış işçilerdir. Bu işçilerin hangi yerlerde ve hangi saatlerde çalıştırılabileceği ilgili maddelerde sınırlandırılmıştır.
İşin düzenlenmesine ilişkin hükümlere aykırılık: hangi şartlar aranır?
- Failin işveren veya işveren vekili olması gerekir; ceza bu sıfatı taşıyanlara uygulanır.
- Madde metninde sayılan fiillerden birinin işlenmesi bulunmalıdır: m.63 ve yönetmeliğe aykırı çalıştırma, m.68 ara dinlenmesini uygulamama, m.69'a aykırı olarak geceleri yedi buçuk saatten fazla çalıştırma, gece ve gündüz postalarını değiştirmeme, m.71 ve yönetmeliğe aykırılık, m.72'ye aykırı olarak yasak yerlerde on sekiz yaşını doldurmamış erkek çocukları ve gençleri ile her yaştaki kadınları çalıştırma, m.73'e aykırı olarak çocuk ve genç işçileri gece çalıştırma, m.74'e aykırı olarak gebe veya doğum yapmış kadınları doğum öncesi ve sonrası sürelerde çalıştırma veya ücretsiz izin vermeme, m.75 uyarınca işçi özlük dosyasını düzenlememe, m.76 yönetmeliğine uymama.
- İkinci fıkra kapsamında ise m.64'te öngörülen hükümlere aykırı davranış bulunmalıdır ve ceza her işçi için ayrı uygulanır.
- Birinci fıkradaki cezanın uygulanabilmesi için aykırılık tek bir işçiye ilişkin olabilir, ancak ikinci fıkrada her ilgili işçi için ayrı ceza doğar.
- Verilen cezanın kanundaki tutarın güncel değeri üzerinden hesaplanması gerekir; kanundaki sabit tutar tabandır.
İşin düzenlenmesine ilişkin hükümlere aykırılık: hangi sonuçları doğurur?
- Birinci fıkradaki aykırılıkta işveren veya işveren vekiline kanunda yazılı idari para cezası verilir.
- İkinci fıkradaki aykırılıkta işveren veya işveren vekiline, aykırılığın ilgili olduğu her işçi için ayrı ayrı idari para cezası verilir.
- Cezanın verilmesi, aykırılığın işveren veya işveren vekili tarafından işlenmiş olmasına bağlıdır; işçinin rızası bu sonucu ortadan kaldırmaz.
- Maddede sayılan yasaklara aykırılık, gerekli yönetmelik hükümlerine uyulmaması halinde de idari para cezasına yol açar.
- Madde, idari yaptırım öngördüğü için aykırılığın hukuki geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir; bu madde sözleşme kaydını geçersiz kılmaz.
- Cezanın tutarı kanunda yazılı tabandan yüksek olabilir; uygulanan güncel tutar esas alınmalıdır.
Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, m.63, m.68, m.69, m.71, m.72, m.73, m.74, m.75 ve m.76'daki yasak ve yükümlülüklere aykırılığı kapsar.
İkinci fıkra, m.64'te öngörülen hükümlere aykırılığı kapsar.
Birinci fıkradaki aykırılıkta kanunda belirtilen tutar bir kez uygulanırken, ikinci fıkrada her işçi için ayrı ceza verilir.
Çalışma süresi aykırılığı ile gece çalışması sınırı aykırılığı arasındaki fark nedir?
m.63 ve yönetmeliğe aykırı çalıştırma genel çalışma süresini ilgilendirir.
m.69'a aykırı olarak geceleri yedi buçuk saatten fazla çalıştırma gece çalışma sınırını ilgilendirir.
Her iki hal de aynı birinci fıkra kapsamında aynı idari para cezasına bağlanmıştır.
Ara dinlenmesi ile vardiya düzeni arasındaki fark nedir?
m.68'deki ara dinlenmesini bu maddeye göre uygulamamak, işçinin dinlenme hakkına ilişkindir.
Gece ve gündüz postalarını değiştirmemek, vardiya düzeninin işverence kurulmasına ilişkindir.
Her ikisi de aynı fıkrada sayılmış olup aynı cezaya bağlıdır.
Gebe kadın ile ücretsiz izin arasındaki fark nedir?
m.74'e aykırı olarak gebe veya doğum yapmış kadınları doğum öncesi ve sonrası sürelerde çalıştırmak.
Ücretsiz izin vermemek.
Her ikisi de birinci fıkrada yer alır; ancak ikinci fıkrada m.64 hükmüne aykırılık ayrıca her işçi için cezalandırılır.
İşin düzenlenmesine ilişkin hükümlere aykırılık: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birinci fıkradaki cezayı ikinci fıkradaki gibi her işçi için ayrı hesaplamak; ayrı ceza yalnız m.64 hükmüne aykırılıkta uygulanır.
- Kanundaki tabanı güncel tutar gibi uygulamak; cezanın hesabında yıllık yeniden değerleme sonrası güncel tutar esas alınmalıdır.
- Ara dinlenmesi ile çalışma süresi aykırılığını birbirine karıştırmak; bunlar ayrı fıkra hallerinde yer alır.
- Gece çalışma sınırını yalnızca gece çalışması olarak yorumlamak; m.69'daki yedi buçuk saat sınırının aşılması ayrıca değerlendirilmelidir.
- Bu maddeyi işçinin ücret veya izin haklarına ilişkin bir yaptırım olarak yorumlamak; bu haklar ayrı maddelerde düzenlenmiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, 4857 sayılı Kanun'un 104. maddesindeki idari para cezasının, m.63 ve yönetmeliklerde belirlenen çalışma sürelerine aykırılık halinde işverene uygulanacağını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2007/150 E., 2007/160 K., 21.03.2007)
- Yargıtay, süt izninin verilmemesi durumunda işçiye ek bir ücret ödeneceğine dair kanunda açık bir kural bulunmadığını, bu aykırılığın yaptırımının m.104 kapsamında işverene idari para cezası olduğunu kabul etmektedir. (22. Hukuk Dairesi, 2015/16933 E., 2017/19050 K., 25.09.2017)
- Mahkemeler, m.104 ile m.102/a, m.102/c ve m.103 birlikte uygulanan idari para cezalarında, cezayı verme yetkisinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürüne ait olduğunu gözeterek itirazları değerlendirmektedir. (7. Ceza Dairesi, 2022/7611 E., 2024/1914 K., 26.02.2024)
- İdari para cezasının tahsili için vergi dairesi tarafından işlem yapıldığı durumlarda, cezanın m.104 uyarınca verildiği kabul edilmektedir. (10. Daire, 2023/3827 E., 2023/6643 K., 08.11.2023)
- Yargıtay, 4857 sayılı Kanun'un 104. maddesinin işverenin işin düzenlenmesine ilişkin hükme aykırı davranması halinde para cezası öngördüğünü, süt izninin kullandırılmasının bu yolla idari yaptırıma bağlandığını kabul etmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2020/4320 E., 2021/1447 K., 19.01.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Aykırılığı ileri süren idari makam veya işçi, işverenin m.63, m.68, m.69, m.71, m.72, m.73, m.74 veya m.75 hükümlerine aykırı davrandığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Çalışma sürelerine ilişkin aykırılık, puantaj, giriş-çıkış kayıtları, vardiya cetveli ve bordro gibi belgelerle ispatlanır; yazılı kayıt bulunmazsa tanık beyanı kullanılabilir.
- İkinci fıkra kapsamında her işçi için ayrı ceza uygulanacağından, aykırılığa konu her işçinin tek tek belirlenmesi ve bunun belgelenmesi gerekir.
- İşveren, aykırılığın bulunmadığını, yönetmeliğe uygun davrandığını ya da m.64 hükümlerine aykırı davranmadığını belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Kanunda belirtilen yönetmelik hükümlerine uyulup uyulmadığı, ilgili yönetmelik metninin ve uygulamasının incelenmesiyle belirlenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4857 m.63: Çalışma sürelerini belirler; birinci fıkradaki ilk aykırılık halinin dayanağıdır.
- 4857 m.64: İkinci fıkranın atıf yaptığı hükümdür; bu hükme aykırılık her işçi için ayrı cezaya yol açar.
- 4857 m.68: Ara dinlenmelerini düzenler; bu maddeye göre uygulanmaması birinci fıkrada yaptırıma bağlanmıştır.
- 4857 m.69: Gece çalışmasının sınırını belirler; yedi buçuk saati aşan gece çalıştırma bu maddede yaptırıma bağlanır.
- 4857 m.71: Vardiya ve gece çalışmasına ilişkin yönetmelik hükümlerine atıf yapar; buna aykırılık birinci fıkra kapsamındadır.
- 4857 m.72: Yasak yerlerde çocuk, genç ve kadın çalıştırmayı yasaklar; aykırılık bu maddede cezalandırılır.
- 4857 m.73: Çocuk ve genç işçilerin gece çalıştırılmasını yasaklar; aykırılık bu maddede yaptırıma bağlanır.
- 4857 m.74: Gebe ve doğum yapmış kadınların doğum öncesi ve sonrası çalıştırılmasını ve ücretsiz izin hakkını düzenler.
- 4857 m.75: İşçi özlük dosyasının tutulmasını düzenler; tutulmaması bu maddede cezalandırılır.
- 4857 m.76: Yönetmelik hükümlerinin kapsamını belirler; bunlara uymamak bu maddede cezalandırılır.
- 4857 m.108: Maddenin atıf yaptığı idari para cezası ve uygulanma usulüne ilişkin bağlantılı hükümdür.
İş Kanunu m.106 — İş ve işçi bulma hükümlerine aykırılık
4857 sayılı İş Kanunu'nun 90. maddesinde öngörülen izin alınmadan faaliyet gösteren işverene uygulanacak idari para cezasını düzenler. Maddede yalnızca yaptırımın türü ve miktarı yer alır; izin rejimi, izin koşulları ve izinsiz faaliyetin tanımı 90. maddededir. Madde, iş ve işçi bulma faaliyetinde bulunan işverenlere (özel istihdam büroları) uygulanır. Madde, izin koşullarını düzenlemez (m.90). Para cezasının verilme makamını ve itiraz yolunu düzenlemez; bu konular 108. maddededir. İşçi temini ile ilgili sözleşmelerin geçerliliği ve iş ilişkisinin tarafları arasındaki rücu ilişkisi de bu maddenin kapsamı dışındadır.
İş ve işçi bulma hükümlerine aykırılık: hangi kavramlar bilinmeli?
- İzin
- Kanunun 90. maddesi uyarınca iş ve işçi bulma faaliyetinde bulunabilmek için önceden alınması gereken resmi onaydır. Bu izin olmadan yürütülen faaliyet bu maddedeki yaptırıma tabidir.
- Faaliyet gösterme
- İzin alınmış olması gereken iş ve işçi bulma işinin fiilen yürütülmesidir. Maddenin hükmü, izin alınmadan bu faaliyetin yürütülmesi halinde uygulanır.
- Bir milyar lira para cezası
- Maddede yazılı idari para cezası tutarıdır. Bu tutar, 4904 sayılı Kanun'un 20. maddesinin (h) bendindeki tutar esas alınarak 108. madde uyarınca belirlenir ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.
İş ve işçi bulma hükümlerine aykırılık: hangi şartlar aranır?
- İşverenin iş ve işçi bulma faaliyetinde bulunduğunun ortaya konulması gerekir.
- Faaliyetin 90. maddede öngörülen izne dayanmadan yürütüldüğünün tespit edilmesi gerekir.
- İzin alınmadan faaliyetin yürütüldüğü dönemde işverenin bu faaliyetin muhatabı olduğu kabul edilmelidir; yani işveren sıfatının bulunması gerekir.
- Yaptırım, idari para cezasıdır; cezanın uygulanabilmesi için bu cezanın kendisine verileceği işverenin tespit edilmiş olması gerekir.
İş ve işçi bulma hükümlerine aykırılık: hangi sonuçları doğurur?
- İzin almadan faaliyet gösteren işverene bir milyar lira idari para cezası verilir.
- Madde, idari para cezasının türünü ve tutarını belirlediği için bu cezanın uygulanabilmesi 108. madde uyarınca yetkili makamın işlemine bağlıdır.
- İşverenin izin alması hâlinde bu yaptırım uygulanmaz.
- Maddede belirtilen tutar bir taban olarak kabul edilir; uygulamada bu tutar, 4904 sayılı Kanun'un 20. maddesinin (h) bendindeki güncel tutara göre uygulanır (m.108).
İzinli faaliyet ile izinsiz faaliyet arasındaki fark nedir?
90. maddede öngörülen izni almış ve bu izne uygun olarak iş ve işçi bulma faaliyetinde bulunan işveren.
İzin almadan aynı faaliyeti yürüten işveren.
Yalnızca izin alınmadan faaliyet gösteren işveren hakkında bu madde uyarınca bir milyar lira idari para cezası uygulanır.
106. madde ile 107. madde arasındaki fark nedir?
İzin alınmadan faaliyet gösterme yaptırımı, 106. maddedeki para cezasıdır.
107. madde, 92. maddenin ikinci fıkrasındaki yükümlülükleri yerine getirmeyen ve 96. maddedeki yasaklara uymayan işveren ya da işveren vekili ile denetimi engelleyen kişileri kapsar.
İki madde farklı fiilleri ve farklı tutarları kapsar; 107. maddedeki para cezası sekiz bin lira ile sınırlıdır ve izin aykırılığına uygulanmaz.
106. madde ile 108. madde arasındaki fark nedir?
Maddenin kendisi yalnızca yaptırımı belirler.
108. madde, bu cezanın verilme makamını (Türkiye İş Kurumu il müdürü) ve itiraz yolunu (sulh ceza mahkemesi) düzenler.
Cezanın kimin tarafından verileceği ve itiraz usulü 108. madde ile belirlenir; 106. maddeden bu konular çıkarılamaz.
İş ve işçi bulma hükümlerine aykırılık: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddedeki bir milyar lira tutarını güncel tutar sanıp uygulamak; güncel tutar 4904 sayılı Kanun'un 20. maddesinin (h) bendindeki tutara göre belirlenir ve yıllara göre değişir (m.108).
- 106. maddeyi 107. maddedeki sekiz bin liralık idari para cezasıyla karıştırmak; iki madde farklı fiilleri ve farklı yaptırımları düzenler.
- Cezanın verilme makamını 108. maddeye bakmadan belirlemek; bu madde ile ceza, Türkiye İş Kurumu il müdürü tarafından verilir, yargı makamı tarafından değil.
- İzin alınmamış olmasına rağmen faaliyetin fiilen gerçekleşmediğini varsaymak; yaptırımın uygulanabilmesi için faaliyetin fiilen yürütülmüş olması gerekir.
- Kabahatler Kanunu'na göre itiraz yolunu bu maddede aramak; itiraz yolu 108. maddede düzenlenmiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İzin ve ruhsatı olmadan iş ve işçi bulma faaliyetinde bulunan işverenden hizmet alan tarafın, bu cezayı ödemek zorunda kaldığında rücu yoluyla tazminat isteyebildiği kabul edilmektedir. (İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/244 E., 2024/567 K., 17.09.2024)
- Maddenin uygulanmasında izinsiz faaliyetin fiilen gerçekleşmiş olması aranmakta, izin alınmış ve faaliyetin bu izne uygun yürütüldüğü hallerde ceza verilmediği kabul edilmektedir. (İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/244 E., 2024/567 K., 17.09.2024)
- Aynı fiilin hem idari para cezasını hem ceza yargılamasını gündeme getirebildiği, ancak ceza mahkemesinin bu konuda ayrı değerlendirme yaptığı görülmektedir. (15. Ceza Dairesi, 2018/7504 E., 2019/406 K., 06.02.2019; 9. Ceza Dairesi, 2009/18339 E., 2010/2526 K., 01.03.2010)
- Kabahatler Kanunu'nun uygulanabildiği ve idari para cezasına karşı itirazın sulh ceza mahkemesinde yapıldığı kabul edilmektedir. (İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/244 E., 2024/567 K., 17.09.2024; 15. Ceza Dairesi, 2018/7504 E., 2019/406 K., 06.02.2019)
Nasıl ispat edilir?
- İzin almadan faaliyet gösterildiğini ileri süren taraf (genellikle idare veya ilgili denetim makamı) bu iddiayı ispatlamakla yükümlüdür.
- İzin alınmadığının kanıtı, Türkiye İş Kurumu veya yetkili makamdan alınan yazılı belge ve izin kaydının bulunmadığına dair resmi kayıtlardır.
- Faaliyetin fiilen yürütüldüğü, sözleşme, yazışma, ilan ve tanık beyanı gibi delillerle ispatlanır. Yazılı sözleşme varsa bu delil üstündür.
- İzin aldığını savunan işveren, iznin varlığını ve kapsamını resmi belge ile ispatlamakla yükümlüdür.
- Rücu davasında ödeyen tarafın, cezanın izinsiz faaliyet nedeniyle verildiğini ve ödemeyi yaptığını belgelerle ispatlaması gerekir. (İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/244 E., 2024/567 K., 17.09.2024)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4857 m.90: İzin rejimini düzenler; 106. maddedeki yaptırım bu iznin alınmamasına bağlıdır.
- 4857 m.108: 106. maddedeki cezanın Türkiye İş Kurumu il müdürü tarafından doğrudan verileceğini ve itiraz yolunu belirler. Ayrıca 4904 sayılı Kanun'un 20. maddesinin (h) bendindeki tutarın esas alınacağını söyler.
- 4857 m.107: Aynı bölümde yer alan ve farklı fiilleri kapsayan idari para cezası hükmüdür; 106. maddenin kapsamını sınırlandırmak için karşılaştırılır.
İş Kanunu m.107 — İş hayatının denetim ve teftişi ile ilgili hükümlere aykırılık
Madde, iş hayatının denetimi ve teftişiyle ilgili hükümlere aykırılıklar için idari para cezası yaptırımını düzenler. Düzenlediği konular iki başlıkta toplanır: 4857 sayılı Kanun'un 92. maddesinin ikinci fıkrasındaki işbirliği yükümlülüklerine uymayan işveren veya işveren vekili ile 96. maddedeki yasaklara aykırı davranan işveren veya işveren vekili için öngörülen para cezası, ve iş müfettişlerinin teftiş ve denetim görevlerini yapmasına engel olanlara verilecek para cezası. Kural işverenler ve işveren vekilleri bakımından uygulanır; ayrıca görevini engelleyen kişiler bakımından da uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: teftişin genel usulü ve iş müfettişlerinin yetkileri (m.92), çalışma yasaklarının ayrıntısı ve işin düzenlenmesi (m.96), fazla çalışma ve gece çalışması gibi yasaklara ilişkin ayrıntılar (m.97), iş ve işçi bulma faaliyetine aykırılık için öngörülen yaptırım (m.106) ile işçiye karşı işverenin ödeyeceği cezaların ayrı bir düzenlemesi (m.108).
İş hayatının denetim ve teftişi ile ilgili hükümlere aykırılık: hangi kavramlar bilinmeli?
- İdari para cezası
- Kanunda öngörülen fiiller için idari makam tarafından verilen parasal yaptırımdır. Suç niteliğinde değildir ve cezai kovuşturma yerine idari yaptırım yoluyla uygulanır. Tutarı madde metninde sabit olarak yazılmış olup her yıl yeniden değerleme oranında artırılan güncel tutar uygulamada esas alınır.
- İşveren vekili
- İşveren adına işyerini yöneten ve işveren yerine hareket eden kişidir. Maddede işverenle birlikte ayrı bir muhatap olarak anılır ve aynı idari para cezasına tabidir.
- Teftiş ve denetleme yetkisi
- İş müfettişlerinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan doğan görevleri gereğince işyerlerini inceleme, denetleme ve teftiş etme yetkisidir. Bu yetkinin kullanılması sırasında görevlerin yapılmasına engel olunması maddede ayrı bir yaptırım konusudur.
- Fiilin suç oluşturması
- Engelleme fiilinin ceza hukuku bakımından bir suç olarak tanımlanmış olması halidir. Bu hal ayrıca bir koşul olarak düzenlenmiş olup suç oluşturan fiil için bu maddedeki idari para cezası uygulanmaz.
İş hayatının denetim ve teftişi ile ilgili hükümlere aykırılık: hangi şartlar aranır?
- Fail, işveren veya işveren vekili olmalıdır; ikinci fıkra bakımından fail, iş müfettişlerinin görevini yapma ve sonuçlandırmasına engel olan herhangi bir kimse olabilir.
- Birinci fıkra bakımından, 92. maddenin ikinci fıkrasındaki yükümlülüklerden birinin yerine getirilmemiş olması gerekir; bu yükümlülükler ifade, belge, delil gösterme ve müfettişlere kolaylık sağlama ile isteklerini geciktirmeksizin yerine getirme yükümlülükleridir.
- Birinci fıkra bakımından, 96. maddedeki yasaklardan birine aykırı davranılmış olması gerekir.
- İkinci fıkra bakımından, iş müfettişinin teftiş, denetleme yetki ve görevleri gereğince görevini yerine getirdiği sırada görevini yapma veya sonuçlandırmasına engel olunmuş olmalıdır.
- İkinci fıkra bakımından fiil suç oluşturmamalıdır; fiil suç oluşturuyorsa bu maddedeki idari para cezası uygulanmaz ve ceza hukuku yolu açılır.
- Yaptırımın uygulanabilmesi için ilgili eylemin işlendiği işyerinde veya görev sırasında bu eylemin tespit edilmiş olması gerekir; tespit iş müfettişi raporu veya tutanağı ile yapılır.
İş hayatının denetim ve teftişi ile ilgili hükümlere aykırılık: hangi sonuçları doğurur?
- İşveren veya işveren vekili 92. maddenin ikinci fıkrasındaki yükümlülüklerini yerine getirmezse, madde uyarınca idari para cezası verilir.
- İşveren veya işveren vekili 96. maddedeki yasaklara uymazsa, madde uyarınca idari para cezası verilir.
- İş müfettişlerinin görevini yapmasına veya sonuçlandırmasına engel olan kimseye, fiil suç oluşturmadığı takdirde idari para cezası verilir.
- Engelleme fiili suç oluşturuyorsa idari para cezası verilmez ve fiil ceza hukuku bakımından değerlendirilir.
- Yükümlülük yerine getirilmişse veya yasağa uyulmuşsa bu maddedeki idari para cezası doğmaz.
- Fiil, idari para cezası için yeterlidir; ayrıca bir zarar veya işçi alacağı doğmuş olması gerekmez.
- Maddedeki yaptırım emredicidir; idari makam takdir ederek cezadan vazgeçemez.
Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, işverenin veya işveren vekilinin kendi yükümlülük ve yasaklarına aykırılığını konu alır; fail işverendir.
İkinci fıkra, iş müfettişinin görevini yapmasına engel olan kişiyi konu alır; fail işveren olmak zorunda değildir.
Birinci fıkrada fail işveren veya işveren vekili olduğu için yaptırım bu kişilere uygulanır. İkinci fıkrada herhangi bir engelleyici kişiye uygulanır.
92. madde ikinci fıkra yükümlülüğü ile 96. madde yasağı arasındaki fark nedir?
92. maddenin ikinci fıkrası, işverenin ve işçilerin teftiş sırasında belge, ifade ve kolaylık sağlama gibi işbirliği yükümlülüklerini düzenler.
96. madde, işverene belirli çalışma biçimlerini yasaklar; buna aykırılık bir yasak ihlalidir.
Her iki durumda da aynı idari para cezası uygulanır. Hangi yükümlülük veya yasağın ihlal edildiği tespit tutanağında ayrıca belirtilmelidir.
Suç oluşturan engelleme ile suç oluşturmayan engelleme arasındaki fark nedir?
Engelleme fiili ceza hukuku bakımından suç oluşturuyorsa, bu fiil için idari para cezası uygulanmaz.
Engelleme fiili suç oluşturmuyorsa, ikinci fıkra uyarınca idari para cezası uygulanır.
Suç oluşturmayan hal idari para cezasıyla, suç oluşturan hal ise ceza yargılaması ile sonuçlanır.
İş hayatının denetim ve teftişi ile ilgili hükümlere aykırılık: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birinci fıkradaki yaptırımı 92. maddenin her ihlaline uygulamak; yalnızca ikinci fıkradaki yükümlülüklerin ihlali bu kapsama girer.
- İkinci fıkradaki engellemeyi yalnızca işverene özgü saymak; fıkra herhangi bir kimseyi kapsar.
- Suç oluşturan engellemeye de idari para cezası uygulamak; fiil suç oluşturuyorsa bu maddedeki yaptırım uygulanmaz.
- Miktarı kanundaki sabit tutar olarak almak; güncel tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.
- İşçinin şikayeti nedeniyle işten çıkarılmasını ayrı bir hukuki ihlal saymamak; kararlar bu hali bu maddedeki para cezasına bağlamaktadır.
- Teftişten sonra eksikliklerin giderilmesinin yaptırımı ortadan kaldırdığını düşünmek; kararlara göre suç oluşur ve ceza yerindedir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Teftiş sırasında işverenin işçi şikayetinde bulunan işçiyi bu nedenle işten çıkarması, işverene bu maddedeki idari para cezasını gerektirdiği kabul edilmektedir. (19. Ceza Dairesi, 2019/33079 E., 2021/1540 K., 15.02.2021)
- İşverenin teftişi yanıltmak amacıyla işçilerine baskı uygulaması, kötü davranması veya tehditte bulunması da bu maddedeki idari para cezasını gerektirdiği kabul edilmektedir. (19. Ceza Dairesi, 2017/3746 E., 2019/4675 K., 21.02.2019)
- Uygulamada idari para cezası, Türkiye İş Kurumu il müdürlüklerinin idari yaptırım kararları ile uygulanmakta ve bu kararlara karşı yargı yoluna başvurulabilmektedir. (7. Ceza Dairesi, 2013/23604 E., 2014/3175 K., 03.03.2014)
- Teftiş tespitinden sonra işyerindeki eksikliklerin giderilmiş olması, suçun oluştuğu ve verilen idari para cezasının yerinde olduğu sonucunu ortadan kaldırmamaktadır. (9. Ceza Dairesi, 2007/6748 E., 2008/9130 K., 17.07.2008)
- Kararlar, 92, 93, 96, 97 ve 107. maddelerin birlikte uygulandığını ve teftiş sırasında 107. maddenin yaptırım yönünü tamamladığını göstermektedir. (2024/70 E., 2025/36 K., 11.02.2025; 10. Daire, 2017/1983 E., 2022/5454 K., 24.11.2022)
Nasıl ispat edilir?
- İdari para cezasının uygulanmasında idare, işverenin 92. maddenin ikinci fıkrasındaki yükümlülüğe veya 96. maddedeki yasağa aykırı davrandığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Teftiş sırasında düzenlenen iş müfettişi raporu ve tutanakları aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir; bu nedenle ihlalin ilk delili bu belgelerdir.
- Raporların işçi alacaklarına ilişkin kısmına karşı otuz gün içinde iş mahkemesine itiraz edilebilir; bu itiraz tarafın ispat yükünü değiştirmez ama belgenin değerini tartışmaya açar.
- İşveren, yükümlülüğü yerine getirdiğini veya yasağa uymadığını savunuyorsa bu savunmasını belge ve tanıkla ispatlamakla yükümlüdür.
- İkinci fıkra bakımından engelleme fiilinin ispatı idareye aittir; fiilin suç oluşturup oluşturmadığı tespit edilirken ceza yargılamasının sonucu dikkate alınmalıdır.
- Görevin yerine getirilmesine engel olunduğunu gösteren tespit, müfettişin tutanağı ve tanık beyanları ile yapılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4857 m.92: Teftişe yetkili iş müfettişlerinin yetkilerini ve işverenlerle işçilerin uyması gereken işbirliği yükümlülüklerini düzenler. Bu maddenin ikinci fıkrasındaki yükümlülüklere aykırılık birinci fıkra (a) bendi kapsamındadır.
- 4857 m.96: İşverenin uyması gereken yasakları düzenler. Bu yasaklara aykırılık birinci fıkra (b) bendi kapsamında idari para cezasına bağlanmıştır.
- 4857 m.93: İş müfettişlerinin görevlerini yaparken uyacakları esasları ve gizlilik yükümlülüklerini düzenler; ikinci fıkradaki engelleme hükmünün uygulandığı görev çerçevesini belirler.
- 4857 m.108: Bu maddede öngörülen idari para cezalarının ayrıca uygulanabileceği durumlara ilişkin ek düzenlemeleri içerir.
İş Kanunu m.108 — İdari para cezalarının uygulanmasına ilişkin hususlar
4857 sayılı İş Kanunu'nun 108. maddesi, Kanun kapsamındaki idari para cezalarını kimin vereceğini, bu cezaların Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce verileceğini, birden fazla ilde işyeri bulunan işverenlerde yetkili makamı, cezaların tahsil yöntemini ve 106. maddeye ilişkin tutarın hangi kanundan alınacağını düzenler. Madde, idari para cezası veren makamın yetkisi ile tahsil ve tutar konularını kapsar; cezanın itiraz yoluna ilişkin ayrıntılı hükümleri içermez. Maddenin uygulandığı kişi, Kanun gereğince idari para cezası ile karşılaşan işveren ve işveren vekilleri ile bu cezaları veren idari makamlardır. Cezaların hukuka aykırılık gerekçesini, ceza miktarlarını ve bildirim usulünü düzenlemez (m.101–107 ve m.109). İdari para cezasına itirazın hangi mercide yapılacağı, Kabahatler Kanunu ve idari yargı ile ilgili genel rejimde aranmalıdır. İş müfettişinin denetim ve soruşturma yetkileri de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.92, m.107).
İdari para cezalarının uygulanmasına ilişkin hususlar: hangi kavramlar bilinmeli?
- İdari para cezası
- Kanunda öngörülen bir yükümlülüğe aykırılık nedeniyle idari makamca işverene veya işveren vekiline verilen parasal yaptırımdır. Madde, bu cezaların verilme yetkisini ve tahsil yöntemini belirler.
- Yetkili idari makam
- Cezayı veren makamdır. Kanunda öngörülen tüm idari para cezaları için Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğüdür.
- Gerekçe belirtme
- Verilen her idari para cezasında hangi fiil ya da eksikliğin cezaya dayanak olduğunun yazılmasıdır. Gerekçesiz verilen ceza, madde metninin koşulunu taşımaz.
- Birden fazla ilde işyeri
- Aynı işverenin farklı illerde işyerlerinin bulunması durumudur. Bu halde 101. ve 106. maddeler kapsamındaki ceza, işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki il müdürünce verilir.
- Genel hükümlere göre tahsil
- 101. ve 106. maddelere göre verilen cezaların, kamu alacağı tahsil usulü yerine genel hükümlere göre tahsil edilmesi anlamına gelir. Hangi usulün uygulanacağı madde metninde açıkça yazılmamıştır; uygulama tartışmalıdır.
- 4904 sayılı Kanun m.20 tutarı
- 106. maddeye göre verilecek idari para cezasının miktarını belirlemek için esas alınan tutardır. Tutar, 4904 sayılı Kanunun 20. maddesinde yer alır ve her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir.
İdari para cezalarının uygulanmasına ilişkin hususlar: hangi şartlar aranır?
- Cezanın Kanunda öngörülen bir idari para cezası olması gerekir.
- Ceza, gerekçesi belirtilerek yazılmalıdır.
- Ceza, yetkili idari makam tarafından verilmelidir: Çalışma ve İş Kurumu il müdürü tarafından verilir.
- Birden fazla ilde işyeri bulunan işverene 101. ve 106. maddeler uyarınca ceza uygulanacaksa, cezayı işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki il müdürü vermelidir.
- 106. maddeye göre verilecek ceza için tutar, 4904 sayılı Kanunun 20. maddesindeki tutarlar esas alınarak belirlenmelidir.
- 101. ve 106. maddelere göre verilen cezanın tahsili için genel hükümler uygulanmalıdır.
İdari para cezalarının uygulanmasına ilişkin hususlar: hangi sonuçları doğurur?
- Kanunda öngörülen idari para cezaları Çalışma ve İş Kurumu il müdürü tarafından verilir.
- 101. ve 106. maddeler kapsamındaki ceza da Çalışma ve İş Kurumu il müdürü tarafından verilir.
- Birden fazla ilde işyeri bulunan işverene uygulanacak ceza, işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki il müdürünce verilir.
- 101. ve 106. maddelere göre verilen cezalar genel hükümlere göre tahsil edilir.
- 106. maddeye göre verilecek ceza, 4904 sayılı Kanunun 20. maddesindeki tutarlar esas alınarak belirlenir.
- Gerekçe gösterilmeyen idari para cezası, madde metninin şartını taşımaz.
Genel hal ile 101. ve 106. madde halleri arasındaki fark nedir?
Kanunda öngörülen idari para cezaları, 101. ve 106. maddeler dahil, Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce verilir.
101. ve 106. maddeler kapsamındaki cezalar da Çalışma ve İş Kurumu il müdürü tarafından verilir.
Cezayı veren makam, tüm idari para cezalarında Çalışma ve İş Kurumu il müdürüdür.
Tek ildeki işyeri ile birden fazla ilde işyeri arasındaki fark nedir?
İşverenin işyeri tek ildeyse, cezayı o ildeki yetkili il müdürü verir.
Birden fazla ilde işyeri bulunan işverene 101. ve 106. maddeler uyarınca uygulanacak ceza, işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki il müdürü tarafından verilir.
Yetkili il müdürlüğü, işyerlerinin merkezine göre belirlenir; her işyerinin bulunduğu ilin müdürlüğü yetkili olmaz.
106. madde cezası ile diğer cezalar arasındaki fark nedir?
106. maddeye göre verilecek ceza için tutar, 4904 sayılı Kanunun 20. maddesindeki tutarlar esas alınır.
Diğer maddelerdeki cezalar, ilgili maddelerde yazılı tutarlar üzerinden hesaplanır.
106. maddede ceza tutarı, 108. maddedeki yollamayla belirlenir; esas alınacak tutar güncel olarak 4904 sayılı Kanunun 20. maddesinden okunmalıdır.
İdari para cezalarının uygulanmasına ilişkin hususlar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İdari para cezalarında bölge müdürünü yetkili saymak; tüm cezalar için yetkili makam Çalışma ve İş Kurumu il müdürüdür.
- Birden fazla ilde işyeri bulunan işverende cezayı, ceza konusu işyerinin bulunduğu ilin il müdürünün vermesi; yetkili makam işyerlerinin merkezinin bulunduğu ildeki il müdürüdür.
- 106. maddeye göre cezanın tutarını madde metnindeki yazılı tutardan hesaplamak; esas alınacak tutar 4904 sayılı Kanunun 20. maddesindeki güncel tutarlardır.
- 101. ve 106. maddeler dışındaki cezaların ilamsız icra yoluyla tahsil edilebileceğini varsaymak; madde metni yalnızca 101. ve 106. maddelere ilişkin cezaların genel hükümlere göre tahsil edileceğini söyler.
- Gerekçesiz ceza kararını geçerli saymak; madde metni gerekçe belirtilmesini şart koşar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, idari para cezalarının tahsilinde madde metnindeki genel hükme dayanarak, 101. ve 106. maddelere ilişkin cezaların ilamsız icra yoluyla tahsil edilmesini kabul etmiştir. (12. Hukuk Dairesi, 2016/1514 E., 2016/11085 K., 14.04.2016)
- Tahsil yöntemi konusunda, idari para cezalarının 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilebileceği yönünde savunmalar ileri sürülmüş; uygulamada bu savunmalar, madde metnindeki genel esasların ilamsız icra takibi anlamında yorumlanması çerçevesinde tartışılmıştır. (12. Hukuk Dairesi, 2012/24434 E., 2013/79 K., 14.01.2013)
- İdari para cezasına itiraz yolu konusunda Ceza Genel Kurulu, 108. maddenin son fıkrasına dayanarak itirazın idari yargı mercilerince incelenebileceğine ilişkin düzenlemeyi değerlendirmiş ve sulh ceza mahkemesinin görevine girmediğine karar vermiştir. (Ceza Genel Kurulu, 2010/161 E., 2010/191 K., 12.10.2010)
- Müfettiş raporunun iptali ve ödenen idari para cezasının iadesi davalarında, Dokuzuncu Hukuk Dairesi husumetin doğru yöneltilmesini ve dava konusunun ayrıca incelenmesini esas almıştır. (9. Hukuk Dairesi, 2023/15207 E., 2024/9875 K., 13.06.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Cezanın yetkili makam tarafından verildiği ve gerekçesinin belirtildiği, cezayı kendisine yükleyen idari makam tarafından ispatlanmalıdır; ceza kararının yazılı belgesi temel delildir.
- Birden fazla ilde işyeri iddiası, ceza verilen işverenin tarafında ise, işyerlerinin merkezinin hangi ilde olduğu ticaret sicili ve işyeri bildirimleriyle ispatlanır.
- 106. maddeye göre verilen cezada tutarın doğru belirlenip belirlenmediğini ispat yükü, cezayı idare tarafından verilmiş olduğunu öne süren tarafa aittir; hangi tutarın esas alındığını gösteren işlem belgesi gerekir.
- Cezanın tahsil yöntemine itiraz eden işveren, uygulanan usulün hatalı olduğunu ileri sürer; tahsil işleminin dayanağı belgelerle karşılaştırılır. (12. Hukuk Dairesi, 2016/1514 E., 2016/11085 K., 14.04.2016)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4857 m.101: Birden fazla ilde işyeri bulunan işverenlerde merkezin bulunduğu yerdeki il müdürü yetkisi ve genel hükümlerce tahsil bu maddeye bağlıdır.
- 4857 m.106: İzinsiz faaliyet halinde verilen cezadır; yetki ve tutar bakımından 108. maddeye tabidir.
- 4904 sayılı Kanun m.20: 106. maddeye göre verilecek cezada esas alınan tutarları içerir.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| altı ay | m.102 | Bu Kanunun; a) (Değişik: 17/4/2008-5754/85 md.) 32 nci maddesinde belirtilen ücret ile işçinin bu Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden doğan ücret ödemelerini süresi içinde kasden ödemeyen veya eksik ödeyen, 39… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
45 karar- 2024/70 E., 2025/36 K., 11.02.2025İlgili madde: m.107
- 2006/101 E., 2008/126 K., 19.06.2008İlgili madde: m.101
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/226 E., 2024/201 K., 24.04.2024İlgili madde: m.102
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/796 E., 2023/625 K., 14.06.2023İlgili madde: m.102
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/595 E., 2022/639 K., 17.05.2022İlgili madde: m.102
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/188 E., 2022/87 K., 08.02.2022İlgili madde: m.102
- Ceza Genel Kurulu, 2010/161 E., 2010/191 K., 12.10.2010İlgili madde: m.98
- Hukuk Genel Kurulu, 2007/176 E., 2007/164 K., 21.03.2007İlgili madde: m.104
- Hukuk Genel Kurulu, 2007/150 E., 2007/160 K., 21.03.2007İlgili madde: m.104
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/6139 E., 2025/9413 K., 02.12.2025İlgili madde: m.98
Diğer 35 karar
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/2024 E., 2025/2487 K., 10.03.2025İlgili madde: m.103
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/11929 E., 2024/15954 K., 10.12.2024İlgili madde: m.99
- 10. Daire, 2020/2727 E., 2024/2504 K., 11.06.2024İlgili madde: m.98
- 7. Ceza Dairesi, 2022/7611 E., 2024/1914 K., 26.02.2024İlgili madde: m.104
- 10. Daire, 2023/3827 E., 2023/6643 K., 08.11.2023İlgili madde: m.103, m.104
- 10. Daire, 2017/1983 E., 2022/5454 K., 24.11.2022İlgili madde: m.107
- 7. Ceza Dairesi, 2021/11558 E., 2021/12475 K., 12.10.2021İlgili madde: m.101
- 8. Daire, 2019/8037 E., 2021/4357 K., 06.10.2021İlgili madde: m.103
- 8. Daire, 2018/1957 E., 2021/2410 K., 20.04.2021İlgili madde: m.103
- 19. Ceza Dairesi, 2019/33079 E., 2021/1540 K., 15.02.2021İlgili madde: m.107
- 9. Hukuk Dairesi, 2020/4320 E., 2021/1447 K., 19.01.2021İlgili madde: m.104
- 9. Hukuk Dairesi, 2016/25919 E., 2020/12855 K., 21.10.2020İlgili madde: m.103
- 19. Ceza Dairesi, 2019/1509 E., 2019/8943 K., 27.05.2019İlgili madde: m.103
- 19. Ceza Dairesi, 2017/3746 E., 2019/4675 K., 21.02.2019İlgili madde: m.107
- 15. Ceza Dairesi, 2018/7504 E., 2019/406 K., 06.02.2019İlgili madde: m.106
- 22. Hukuk Dairesi, 2017/18669 E., 2018/27024 K., 12.12.2018İlgili madde: m.98
- 9. Hukuk Dairesi, 2017/6664 E., 2017/17478 K., 06.11.2017İlgili madde: m.98
- 22. Hukuk Dairesi, 2015/16933 E., 2017/19050 K., 25.09.2017İlgili madde: m.104
- 7. Hukuk Dairesi, 2015/3255 E., 2015/3200 K., 03.03.2015İlgili madde: m.99
- 7. Hukuk Dairesi, 2015/3256 E., 2015/3201 K., 03.03.2015İlgili madde: m.99
- 7. Hukuk Dairesi, 2014/12807 E., 2015/569 K., 26.01.2015İlgili madde: m.99
- 9. Hukuk Dairesi, 2014/30337 E., 2014/34449 K., 18.11.2014İlgili madde: m.101
- 7. Hukuk Dairesi, 2014/18617 E., 2014/20673 K., 11.11.2014İlgili madde: m.101
- 7. Ceza Dairesi, 2013/23604 E., 2014/3175 K., 03.03.2014İlgili madde: m.107
- 9. Hukuk Dairesi, 2013/13916 E., 2013/33890 K., 17.12.2013İlgili madde: m.101
- 12. Hukuk Dairesi, 2011/13828 E., 2012/1220 K., 23.01.2012İlgili madde: m.106
- 9. Ceza Dairesi, 2009/18339 E., 2010/2526 K., 01.03.2010İlgili madde: m.106
- 9. Ceza Dairesi, 2007/6748 E., 2008/9130 K., 17.07.2008İlgili madde: m.107
- İkinci Bölüm, 2018/9933 E., 13.09.2022İlgili madde: m.101
- İkinci Bölüm, 2013/7063 E., 05.11.2015İlgili madde: m.99
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2046 E., 2026/541 K., 17.03.2026İlgili madde: m.99
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/1658 E., 2025/2289 K., 10.11.2025İlgili madde: m.102
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/244 E., 2024/567 K., 17.09.2024İlgili madde: m.106
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/564 E., 2024/1416 K., 11.09.2024İlgili madde: m.102
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/629 E., 2018/616 K., 20.09.2018İlgili madde: m.98
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 10.07.2025 (m.108).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 1.4. İşin Düzenlenmesi ve Diğer Hükümler bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış