Miras hukuku › Mirasın geçmesi › Mirasın geçmesinin sonuçları › Mirasın kazanılması
En yakın mirasçıların tamamı tarafından ret
Kısaca
TMK m.612, en yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi hâlinde terekenin sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesini ve tasfiye artığının mirası reddetmemiş gibi hak sahiplerine verilmesini düzenler. TMK m.613, altsoyun tamamının mirası reddetmesi hâlinde reddedenlerin miras payının sağ kalan eşe geçmesini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.612–618 hükümlerini kapsar.
TMK m.612 — Genel olarak
Bu madde, en yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi hâlinde terekenin sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesini ve tasfiye artığının mirası reddetmemiş gibi hak sahiplerine verilmesini düzenler. Hüküm, yasal mirasçılık zincirinde en yakın derecedeki mirasçıların hepsinin reddi durumunda uygulanır. Madde, mirasın reddinin genel sonucunu (reddedenin payının diğer mirasçılara geçmesi) düzenlemez (m.611). Atanmış mirasçıların reddi, altsoyun tamamının reddi (m.613), sonraki derecenin lehine ret (m.614), reddin iptali (m.617) ve reddedenin tereke alacaklılarına karşı sorumluluğu (m.618) ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Reddin şekli ve süresi ile resmi tasfiye talebi de bu maddenin konusu değildir.
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- En yakın yasal mirasçılar
- Mirasbırakanın ölümü anında ona en yakın derecede ve doğrudan mirasçı olan kişilerdir. Eş de bu kapsama girer. Sonraki zümrelerdeki mirasçılar bu kavramın dışındadır.
- Tasfiye
- Reddedilen terekenin borçlarının ödenmesi ve artan değerlerin belirlenmesi işlemidir. Madde, bu işlemin iflas hükümlerine göre yürütüleceğini öngörür.
- Tasfiye artığı
- Terekenin borçlar ödendikten sonra kalan değeridir. Bu değer reddedilmemiş gibi hak sahiplerine dağıtılır.
- Hak sahipleri
- Mirası reddetmemiş olsaydı mirastan pay alacak kişilerdir. Tasfiye artığı, bu kişilere reddedenler yerine verilir.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- En yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmiş olması gerekir.
- Reddin, en yakın derecedeki bütün yasal mirasçılar bakımından gerçekleşmiş olması gerekir; bunlardan biri mirası kabul ederse madde uygulanmaz.
- Reddin geçerli ve kayıtsız şartsız yapılmış olması gerekir.
- Mirasın sulh mahkemesi tarafından iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerekir.
- Tasfiye sonunda artan değerlerin mirası reddetmemiş gibi hak sahiplerine verilmesi gerekir.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- En yakın yasal mirasçıların tamamı reddederse miras, reddedenlerin yerini alacak mirasçılara geçmez.
- Reddedilen miras sulh mahkemesi tarafından iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.
- Tasfiye, mirasçıların talebine bağlı değildir; mahkeme bunu resen yürütür.
- Tasfiye sonunda artan değerler, mirası reddetmemiş gibi hak sahiplerine verilir.
- Tasfiye sonunda bir artık kalmazsa hak sahiplerine verilecek bir değer bulunmaz ve tasfiye tamamlanır.
- Sonraki zümredeki mirasçılar ve Devlet, bu hâlde tasfiye artığına doğrudan mirasçı olmaz.
- Tasfiye sonunda artık çıkar ve bu artık reddedenlere ait olur ise, bu artık ilgili kişilere verilir; bu durum tasfiye artığının reddetmiş gibi dağıtılmasının sonucudur. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1285 E., 2026/220 K., 09.02.2026)
En yakın mirasçıların tamamının reddi ile bir kısmının reddi arasındaki fark nedir?
En yakın derecedeki bütün yasal mirasçılar mirası reddeder. Bu durumda madde uygulanır.
Yalnızca bir kısmı reddeder. Bu durumda reddedenlerin payı diğer yasal mirasçılara geçer (m.611).
Tamamının reddinde miras sonraki zümreye ya da Devlete geçmez, tasfiye yapılır. Kısmi redde ana kural uygulanır.
En yakın mirasçıların reddi ile sonraki zümrenin mirası alması arasındaki fark nedir?
Bu maddede en yakın yasal mirasçılar bütün olarak reddetmiştir.
Altsoyun tamamının reddinde eş tek başına mirasçı olur (m.613). Sonraki zümre mirasçıları bu hâlde de mirası alamaz.
Altsoyun tamamı reddederse eş mirası alır; eşin de bulunmadığı ve en yakın derecenin tamamının reddettiği hâllerde tasfiye yapılır.
Tasfiye artığı ile reddedenlerin payı arasındaki fark nedir?
Tasfiye artığı, reddetmemiş gibi hak sahiplerine verilir.
Ana kural uyarınca reddedenin payı, ret sonucunda yerini alacaklara geçer (m.611).
Bu maddede artık sonraki zümreye ya da Devlete değil, en yakın mirasçılara ait olur.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ret yapan yalnızca bir kısım en yakın mirasçı olduğu hâlde tamamının reddi varmış gibi hareket etmek; bu durumda m.611 uygulanır, tasfiye yapılmaz.
- Tasfiyeyi talebe bağlamak; tasfiye resen yapılır.
- Tasfiye artığını sonraki zümreye ya da Devlete vermek; artık, reddetmemiş gibi en yakın mirasçılara verilir.
- Altsoyun tamamının reddini bu madde kapsamında saymak; bu durumda m.613 uygulanır ve pay eşe geçer.
- Eşi en yakın mirasçılar kapsamından çıkarmak; eş bu kavrama dahildir ve eşin de reddetmesi gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- En yakın yasal mirasçıların tamamının reddinde mirasın resmi tasfiyeye tabi tutulması gerektiği kabul edilmektedir. Mahkemenin mirasın gerçek reddini tespit ettikten sonra başka mirasçı bulunmadığını görürse terekeyi resen iflas hükümlerine göre tasfiye etmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2021/1436 E., 2021/1926 K., 30.11.2021; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/1056 E., 2025/1971 K., 18.12.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/2130 E., 2024/380 K., 29.02.2024)
- Mirasçıların tamamının reddine rağmen tasfiye aşamasında mirasçılara yapılan tebligatların sonuç doğurmadığı ve reddin hukuki sonucunun bu tebligatlarla değil, kesinleşmiş ret ile belirlendiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1285 E., 2026/220 K., 09.02.2026)
- Reddin varlığı ve kapsamının ilgili kararla tespit edilmesi gerektiği, bu tespitin olmadığı durumda tasfiyeye geçilemeyeceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2006/65 E., 2006/108 K., 29.03.2006)
Nasıl ispat edilir?
- Tasfiyeye gidilmesini isteyen taraf, en yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddettiğini ispatlamakla yükümlüdür. Bu ispat, mirasçıların ret beyanlarının sulh mahkemesine yapıldığını gösteren kayıtlarla yapılır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2021/1436 E., 2021/1926 K., 30.11.2021)
- Yasal mirasçıların en yakın derece olduğunu gösteren nüfus kaydı ve aile bağını gösteren belgeler gereklidir. Yakınlık derecesinin ispatı yazılı belgeye dayanır.
- Mirasçılardan birinin mirası kabul ettiğini ileri süren taraf, bu kabulü kabul beyanı veya kabulü gösteren fiillerle ispatlamak zorundadır.
- Mahkemenin reddin gerçek olup olmadığını tespit etmesi, tasfiye kararının dayanağını oluşturur. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2021/1436 E., 2021/1926 K., 30.11.2021)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.611: Reddedenin payının yerini alan mirasçılara geçmesini düzenler. Bu maddenin uygulanmadığı hâl olan tamamının reddi için 612 ayrık bir kural getirir.
- 4721 m.613: Altsoyun tamamının reddinde payın eşe geçmesini düzenler; bu hâlde tasfiye yapılmaz.
- 4721 m.614: Sonraki derece lehine yapılan reddi düzenler ve bu reddin sonunda tasfiye artığının reddedenlere ait olmasını öngörür.
- 4721 m.617: Alacaklıların, kötüniyetle yapılan reddin iptalini isteyebilmesini düzenler.
- 4721 m.618: Reddeden mirasçının tereke alacaklılarına karşı sorumluluğunu düzenler.
- 4721 m.636: Tasfiyenin iflas hükümlerine göre yapılmasında uygulanacak esasları içerir.
TMK m.613 — Mirasın sağ kalan eşe geçmesi
TMK m.613, altsoyun tamamının mirası reddetmesi hâlinde reddedenlerin miras payının sağ kalan eşe geçmesini düzenler. Hüküm, mirasbırakanın ölümü anında birinci zümrede (altsoyda) mirasçı olan altsoy için uygulanır ve yasal mirasçılık yoluyla çalışır. Maddenin uygulanması için mirasbırakanın altsoyunun bulunması ve bu altsoyun tamamının reddetmesi yeterlidir. Maddede, altsoyun bir kısmının reddi, reddin hangi süre içinde yapılacağı, reddin şekli ve ikinci zümreye geçişin ayrıntıları yer almaz; bunlar m.612 ve m.605 vd. düzenlemelerinde bulunur. Aynı zamanda eşin mirasçılığının paylarının hesabı ve eşin pay oranları m.499 ve m.501 gibi ilgili maddelerde yer alır.
Mirasın sağ kalan eşe geçmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Altsoyun tamamının reddi
- Mirasbırakanın ölümü anında birinci zümrede yasal mirasçı olan tüm altsoyun mirası reddetmesidir. Reddedenlerin hepsinin reddetmesi gerekir; altsoyun yalnız bir kısmının reddi bu hükmü uygulatmaz.
- Altsoy
- Mirasbırakanın çocukları ve çocuklarının çocukları gibi aşağıya doğru devam eden soyudur. Maddedeki altsoy, mirasbırakanın ölümü ile ilk sırada mirasçı olan altsoydur; altsoy zümresinin tamamı anlamına gelmez.
- Sağ kalan eş
- Mirasbırakanın ölümü anında hayatta olan ve mirasbırakanla evlilik bağı devam eden eşidir. Eşin mirasçılığı, evliliğin ölüm anında sürmesine bağlıdır.
- Miras payının eşe geçmesi
- Reddedenlerin payının başka bir zümreye değil, doğrudan sağ kalan eşe kalmasıdır. Eşe geçen pay, eşin m.499 ve m.501 uyarınca sahip olduğu miras payının üzerine eklenir ve mirasın tamamı eşe kalır.
Mirasın sağ kalan eşe geçmesi: hangi şartlar aranır?
- Mirasbırakanın ölümü anında birinci zümrede yasal mirasçı olan altsoy bulunmalıdır.
- Bu altsoyun tamamı mirası reddetmiş olmalıdır; reddin bir kısmı gerçekleşmişse m.613 uygulanmaz.
- Mirasbırakanın sağ kalan bir eşi bulunmalıdır.
- Altsoydan hiçbiri mirası kabul etmemiş olmalıdır; kabul eden bir altsoy varsa paylar onlara ve eşe göre hesaplanır.
- Hükmün sonucu olarak eşin pay alabilmesi için mirasçılık sıfatını kazanmış olması gerekir.
Mirasın sağ kalan eşe geçmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Altsoyun tamamı mirası reddederse, reddedenlerin payı sağ kalan eşe geçer.
- Bu durumda eş, mirasın tamamını tek başına alır ve mirasçı sıfatıyla yalnız kendisi kalır.
- Altsoyun tamamı reddederse miras ikinci zümreye, yani ana ve babaya geçmez.
- Altsoyun yalnız bir kısmı reddederse m.613 uygulanmaz ve reddedenlerin payı m.611 uyarınca altsoyun kendi içinde yerlerini alan kişilere geçer.
- Sağ kalan eş yoksa m.613 bir sonuç doğurmaz ve miras ikinci zümreye veya sıradaki mirasçılara geçer.
- Atanmış mirasçılar mirası kabul ederse, yasal altsoyun reddi halinde eşe geçiş gerçekleşmez; paylar atanmış mirasçılara ve yerine geçen altsoya göre bölüşülür.
- Tüm yasal ve atanmış mirasçılar birlikte reddederse m.613 değil, m.612 uygulanır ve miras tasfiyeye tabi olur.
Altsoyun tamamının reddi ile altsoyun bir kısmının reddi arasındaki fark nedir?
Altsoyun tamamı reddederse, reddedenlerin payı eşe geçer ve miras ikinci zümreye geçmez.
Altsoyun yalnız bir kısmı reddederse, reddedenlerin payı m.611 uyarınca yerlerini alan yasal mirasçılara, yani kendi altsoylarına gider.
Eşe geçiş yalnız tüm altsoyun reddinde gerçekleşir; kısmi redde m.613 uygulanmaz.
Altsoyun tamamı reddi ile ana ve babanın veya büyük ana ve büyükbabanın reddi arasındaki fark nedir?
Birinci zümrede yalnız altsoyun tamamının reddi, miras ikinci zümreye geçmeden doğrudan eşe kalmasını sağlar.
İkinci ve üçüncü zümrelerde ise zümrenin tamamı reddederse, bu zümre hükmü devreye girmez; m.612 gereği sonraki zümreye geçiş veya resmi tasfiye söz konusu olabilir.
m.613 yalnız birinci zümredeki altsoy reddi için özel bir istisna getirir; diğer zümreler için aynı sonuç doğmaz.
Yalnız yasal mirasçılar reddederse ile yasal ve atanmış mirasçılar birlikte reddederse arasındaki fark nedir?
Atanmış mirasçılar kabul ederse, reddedenlerin payları yasal mirasçıların yerini alan kişilere, yani altsoya geçer; m.613 bu durumda uygulanmaz.
Hem yasal hem atanmış mirasçılar reddederse, miras tasfiyeye gider ve m.612 uygulanır.
Atanmış mirasçı kabul ettiğinde eşe geçiş olmaz; ancak tüm mirasçıların reddinde tasfiye yolu açılır.
Mirasbırakanın sağ kalan eşi var ile yok arasındaki fark nedir?
Sağ kalan eş varsa, reddedenlerin payı ona geçer ve eş tek başına mirasçı olur.
Sağ kalan eş yoksa, m.613 uygulanacak bir eş bulunmadığından ikinci zümre veya diğer sıralar devreye girer.
Eşin varlığı, m.613 sonucunun gerçekleşmesi için zorunlu bir koşuldur.
Mirasın sağ kalan eşe geçmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Altsoyun yalnız bir kısmının reddini, tamamının reddi gibi değerlendirip eşe tüm mirası vermek; m.613 yalnız tüm altsoyun reddinde uygulanır.
- Altsoyun tamamı reddetmişse mirası ikinci zümreye, yani ana ve babaya geçirmek; m.613 bu durumda ikinci zümreye geçişi engeller.
- Zümrenin tamamı reddettiğinde m.613'ü ana veya büyük ana ve büyükbabalar için de uygulamak; hüküm yalnız altsoy için düzenlenmiştir.
- Atanmış mirasçı kabul etmişken yalnız yasal altsoyun reddi halinde eşe geçiş olduğunu kabul etmek; bu durumda paylar yerine geçen kişilere gider.
- Eşin mirasçılık sıfatını kazanmadan pay alabileceğini varsaymak; eşe geçiş, eşin mirasçı olmasına bağlıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mirasın tamamının reddi halinde tasfiye usulünün uygulanacağı, ilgili mirasçıların reddetmesinin sonucunun bu tasfiye ile belirleneceği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/4571 E., 2024/1996 K., 12.03.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2022/7395 E., 2024/1031 K., 13.02.2024; 9. Hukuk Dairesi, 2022/5471 E., 2022/6022 K., 12.05.2022)
- Reddin sonuç doğurabilmesi için mirasçıya yapılan tebligatların ve reddin şeklinin geçerli olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1285 E., 2026/220 K., 09.02.2026)
- Reddeden mirasçılara husumet yöneltilemeyeceği, reddin yargılamada husumeti etkileyebileceği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2022/5471 E., 2022/6022 K., 12.05.2022)
- Mirasın reddi beyanının kayıtsız ve şartsız yapılmış olmasının, borca itiraz ve icra takibi açısından önemli sonuçlar doğurduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/494 E., 2024/179 K., 05.03.2024)
- Sağ kalan eşin mirasçılık sıfatının, reddedenlerin payının eşe geçmesi için zorunlu olduğu kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/4555 E., 2025/2700 K., 20.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Eşin mirasın tamamını talep eden taraf olarak, altsoyun tamamının mirası reddettiğini ispat yükü kendisindedir; bunun için mirasçılık belgesi, mahkeme kararı veya noterlik ya da sulh hukuk mahkemesine yapılmış red beyanları gibi resmi belgeler kullanılır.
- Altsoydan birinin mirası kabul ettiği iddiasını ileri süren taraf, bu kabulü ispatla yükümlüdür; kabul edilmiş bir pay varsa m.613 uygulanmaz.
- Sağ kalan eşin evlilik birliğinin ölüm anında sürdüğünü ispat yükü eşe aittir; nüfus kaydı ve evlilik cüzdanı bu konuda kullanılır.
- Reddin yasal süre içinde ve geçerli şekilde yapıldığına dair itirazı ileri süren karşı taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür; tebligat ve red belgeleri bu amaçla değerlendirilir.
- Atanmış mirasçıların da reddettiği iddiası varsa, bunu ileri süren taraf yazılı belgeyle ispatla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.612: Mirasçıların tamamının reddi halinde miras ikinci zümreye geçmez; sonraki yasal mirasçılara geçiş ve tasfiye ayrımı bu maddeye göre yapılır. m.613 ise altsoy için bu genel kuralın istisnasını oluşturur.
- 4721 sayılı Kanun m.611: Altsoydan bir kişinin reddetmesi halinde payının yerini alan kişilere geçmesini düzenler; m.613 bu kuralın tamamen reddedilmesi durumunda uygulanmaz.
- 4721 sayılı Kanun m.499: Sağ kalan eşin altsoy ile birlikte mirasçı olması halinde payını belirler; reddedenlerin payının eşe geçmesi bu pay üzerine eklenir.
- 4721 sayılı Kanun m.501: Eşin ana ve baba ya da büyük ana ve büyükbaba ile birlikte mirasçı olması halinde pay oranlarını düzenler; m.613'ün sonucu ile ilgili hesaplama bu çerçevede yapılır.
TMK m.614 — Sonra gelen mirasçılar yararına ret
Madde, mirasçının mirası reddederken kendisinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilmesini, bu soruya verilen cevabın nasıl bildirildiğini ve cevap verilmezse ne olacağını düzenler. Ayrıca reddin sonrasında terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesini ve artan değerlerin önceki mirasçılara verilmesini kapsar. Kural, yasal mirasçıların reddi bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: mirasçının ret hakkının süresi ve reddin usulü (m.605 vd. ile ilgili hükümler), mirasçının ölümü halinde ret hakkının geçişi (m.608), reddin kayıtsız ve şartsız olması kuralı (m.609), ret sonucunda payın kimlere geçeceği (m.611-613) ve mirasın tasfiyesine ilişkin ayrıntılı iflas hükümleri (İcra ve İflas Kanunu) ile tasfiyenin yürütülmesi. Bu konular ilgili maddelerde ele alınır."
Sonra gelen mirasçılar yararına ret: hangi kavramlar bilinmeli?
- Sonra gelen mirasçı (madun derece)
- Reddeden mirasçıdan sonra miras hakkını alacak olan, daha alt derece, hat veya zümredeki mirasçılardır. Kanun bu kişilerin reddeden mirasçının yerine geçecek kişiler olduğunu ima eder ve reddin bunlara sorulabilmesi için alt derecedeki mirasçının belirlenmiş olması gerekir.
- Kabul ya da ret için davet
- Sulh hâkiminin, sonra gelen mirasçıya mirası kabul edip etmeyeceğini bir ay içinde bildirmesi için yaptığı çağrıdır. Bu davet yapılmadan ret, sonra gelenlere bildirilmiş sayılmaz ve ret bu nitelikte değerlendirilmez.
- Tasfiye (iflas hükümlerine göre)
- Mirasın borçlarının ödenmesi ve kalan değerlerin dağıtılması için iflas hükümlerine göre yapılan resmi tasfiyedir. Madde metninde tasfiyenin yürütülmesine ilişkin ayrıntı yer almaz; yalnızca iflas hükümlerinin uygulanacağı belirtilir.
- Arta kalan değerler
- Tasfiye sonunda borçların ödenmesinden sonra terekede kalan değerlerdir. Bu değerler, madde metnine göre, reddeden mirasçıların payı yerine önce gelen mirasçılara verilir.
Sonra gelen mirasçılar yararına ret: hangi şartlar aranır?
- Reddeden mirasçının, mirası reddederken kendisinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce açıkça istemesi gerekir.
- Sorulma talebinin tasfiyeden önce yapılmış olması gerekir; tasfiye başladıktan sonraki bir talep bu yolu açmaz.
- Ret, sulh hâkimi aracılığıyla sonra gelen mirasçılara bildirilmelidir.
- Sonra gelen mirasçılar, bildirimden itibaren bir ay içinde mirası kabul etmezlerse, mirası reddetmiş sayılmalıdır. Bu süre sonunda sessiz kalmak ret anlamına gelir.
- Sonra gelen mirasçıların reddetmiş sayılması veya açıkça reddetmesi halinde, miras iflas hükümlerine göre tasfiye edilmelidir.
Sonra gelen mirasçılar yararına ret: hangi sonuçları doğurur?
- Sonra gelen mirasçılar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse, reddetmiş sayılırlar.
- Sonra gelen mirasçılar mirası kabul ederlerse, miras onlara geçer ve tasfiye yapılmaz.
- Ret, sulh hâkimi tarafından sonra gelen mirasçılara bildirilmedikçe, bu madde kapsamında sonuç doğurmaz.
- Sonra gelen mirasçıların da reddetmesi halinde miras, iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.
- Tasfiye sonunda arta kalan değerler, önce gelen mirasçılara verilir.
- Tasfiye talebi yapılmadığı durumda, madde 614 kapsamındaki prosedür uygulanmaz ve ret kayıtsız ve şartsız olarak sonuç doğurur.
Koşullu ret ile kayıtsız ve şartsız ret arasındaki fark nedir?
Madde 614 kapsamındaki ret, sonra gelen mirasçılara sorulmak kaydıyla yapılır ve sonradan gelenlerin cevabına bağlıdır.
Genel kural olan kayıtsız ve şartsız ret, sonra gelenlere sorma talebi olmaksızın yapılır ve kesindir.
Sorma talebi yapılan ret, sonradan gelenlerin cevabına göre işlem ve tasfiye sonucu doğurur; talep yapılmayan ret ise kesin olarak sonuç doğurur.
Tasfiyeden önce talep ile tasfiye sonrası talep arasındaki fark nedir?
Sorma talebinin tasfiyeden önce yapılması, sulh hâkiminin bildirim yapmasına ve bir aylık sürenin işlemesine olanak tanır.
Tasfiye başladıktan sonra yapılan bir talep, madde 614 kapsamındaki prosedürü başlatmaz.
Madde 614'ün prosedürü yalnızca tasfiye öncesi talepte uygulanır; sonraki talepler bu madde kapsamında değerlendirilmez.
Sonra gelen mirasçı reddi kabul etti ile reddi kabul etmedi (süre dolmadı) arasındaki fark nedir?
Sonra gelen mirasçı bir ay içinde mirası kabul ederse, mirası kabul etmiş olur ve artık tasfiye yapılmaz; mirası kabul eden onun payını alır.
Sonra gelen mirasçı bir ay içinde karar vermezse, sessiz kalmış sayılır ve mirası reddetmiş olur.
Kabul halinde tasfiye süreci başlamaz; ret halinde tasfiye yapılır ve arta kalanlar önceki mirasçılara verilir.
Sonra gelen mirasçılar yararına ret: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sonra gelen mirasçılara sorma talebinin tasfiye sonrasında yapılabileceğini düşünmek; talep tasfiyeden önce yapılmalıdır.
- Bir aylık süreyi, bildirimin yapılmasından değil, reddin yapılmasından saymak; süre sulh hâkiminin bildiriminden itibaren işler.
- Sonra gelen mirasçının sessiz kalmasını kabul sayıp, aksi ispat edilebilir bir ret karinesi olarak ele almak; bu bir faraziyedir ve kanun aksi ispat imkânını kapatmıştır.
- Arta kalan değerlerin, reddeden mirasçıların payı yerine, mirasçı olmayanlara veya ikinci zümreye verileceğini sanmak; arta kalanlar önce gelen mirasçılara verilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, madde 614 kapsamındaki bir ret talebini, sonra gelen mirasçılara sorulmak üzere yapılmış somut bir talep olup olmadığına bakarak değerlendirmektedir. Somut olayda bu maddeye göre yapılmış bir reddi talebi bulunmadığı gerekçesiyle sonuç doğurmayan bir ret yorumu kabul edilmektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2023/4575 E., 2023/8436 K., 03.07.2023; 4. Hukuk Dairesi, 2019/874 E., 2021/2510 K., 07.06.2021)
- Kararlarda, 614. maddenin mirasçılara sonra gelen mirasçılar yararına ret yapma imkânı tanıdığı belirtilmekte, ancak bu imkânın kullanılıp kullanılmadığı ayrıca araştırılmaktadır. (4. Hukuk Dairesi, 2023/4575 E., 2023/8436 K., 03.07.2023; 4. Hukuk Dairesi, 2019/874 E., 2021/2510 K., 07.06.2021)
- Bir ret beyanının kayıtsız ve şartsız olarak yapılıp yapılmadığı, mirasçının gerçekten 614. maddeden yararlanmak istediğinin tespitiyle belirlenmektedir. (İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/494 E., 2024/179 K., 05.03.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Reddeden mirasçının, sonra gelen mirasçılara sorulmasını tasfiyeden önce açıkça istediğini ispat yükü ona aittir; bu talep yazılı olarak yapılmalıdır ve belgeyle ispatlanır.
- Sulh hâkiminin sonra gelen mirasçılara reddi bildirdiğini gösteren tebligat veya yazı, bildirimin yapıldığını ispatlar.
- Sonra gelen mirasçının bir ay içinde mirası kabul ettiğini, kabul beyanı ve bildirim tarihiyle ispat eder; ispat yükü kabul eden tarafta ya da onu ileri süren tarafta bulunur.
- Sonra gelen mirasçının süre içinde sessiz kaldığı iddiası, bildirim tarihi ve süre hesabı ile ispat edilir; ispat yükü ret sonucundan yararlanan tarafa aittir.
- Ret beyanının tasfiyeden önce yapıldığı, tasfiye kaydı veya tarih belgesi ile ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.609: Reddin kayıtsız ve şartsız olması kuralını koyar; madde 614 bu kuralın bir istisnasını oluşturur.
- 4721 m.611: Ret halinde payın kimlere geçeceğini düzenler; madde 614'te reddin sonuçlarının tamamlayıcısıdır.
- 4721 m.612: Atanmış mirasçıların reddinin sonucunu düzenler; madde 614 ile birlikte uygulanır.
- 4721 m.613: Altsoyun tamamının reddi halinde payın eşe geçmesini düzenler; madde 614 kapsamındaki sonra gelen mirasçılar hesabında istisna oluşturur.
- 4721 m.615: Ret süresinin susarak geçirilmesi halinde ortaya çıkan sonuçları düzenler; madde 614'teki bir aylık süre bu sonuçla bağlantılıdır.
TMK m.615 — Ret süresinin uzatılması
Bu madde, yasal ve atanmış mirasçıların miras ret süresinin sulh hâkimi tarafından uzatılmasını veya kendilerine yeni bir ret süresi tanınmasını düzenler. Madde, önemli sebeplerin varlığını uzatma şartı olarak koyar. Maddenin uygulanması, ret süresinin mirasçı tarafından kullanılmadan geçmesi hâline bağlıdır. Ret süresinin hangi olaydan başlayacağını, ret beyanının şeklini ve sonuçlarını düzenlemez (m.606, m.608). Ret hakkının ölüm yoluyla mirasçıya geçmesini düzenlemez (m.608). Mirasın kabulünün veya ret beyanının süresinde yapılmamasının sonuçlarını ve terekenin resmi tasfiyesini düzenlemez (m.605, m.619 vd.). Maddenin uygulanabilmesi için ret süresinin geçmesi gerekir; kaybın bundan önce gerçekleşmesi hâlinde madde uygulanmaz.
Ret süresinin uzatılması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Önemli sebep
- Ret süresinin uzatılmasını veya yeni süre verilmesini haklı kılan, mirasçının ret beyanında bulunmasını engelleyen olağandışı durumdur. Madde metninde sayılmamış olup, somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından değerlendirilir.
- Sulh hâkimi
- Ret süresinin uzatılması veya yeni süre tanınması kararını veren yetkili mahkemedir. Karar, mirasçının başvurusu üzerine verilir.
- Yasal ve atanmış mirasçılar
- Kanundan doğan (yasal) ya da mirasbırakanın vasiyeti ile atanmış mirasçılardır. Madde her iki gruba da uygulanır.
Ret süresinin uzatılması: hangi şartlar aranır?
- Ret süresinin işlemeye başlamış ve henüz kaybedilmemiş olması gerekir; süre ret hakkının kullanılmadan geçmiş olmalıdır.
- Mirasçının ret hakkını kullanmadan süreyi geçirmiş olması, yani süreyi susarak geçirmesi gerekir; ret hakkının başka bir sebeple (örneğin ölüm veya kabul) kaybedilmesi hâlinde madde uygulanmaz.
- Mirasçının sulh hâkimine başvurması ve bu başvuruda önemli bir sebebin bulunduğunu ortaya koyması gerekir.
- Önemli sebebin varlığı, somut olaya göre hâkim tarafından belirlenmelidir; bu sebep mirasçının süresinde ret beyanında bulunmasını engellemiş olmalıdır.
Ret süresinin uzatılması: hangi sonuçları doğurur?
- Önemli sebep bulunduğu takdirde sulh hâkimi ret süresini uzatabilir.
- Önemli sebep bulunduğu takdirde sulh hâkimi mirasçıya yeni bir ret süresi tanıyabilir.
- Hâkim, uzatma ile yeni süre arasında somut olaya göre seçim yapar.
- Önemli sebep bulunmazsa süre uzatılmaz ve mirasçının ret hakkı süre sonunda düşer.
- Mirasçı ret süresini kullanarak süresinde ret beyanında bulunmuşsa madde uygulama alanı bulmaz.
- Ret hakkı süre dolmadan başka bir sebeple (ölüm, kabul) kaybedilmişse, uzatma veya yeni süre verilemez.
Süre uzatımı ile yeni süre arasındaki fark nedir?
Ret süresinin uzatılması, mevcut sürenin devamı niteliğindedir ve sürenin sona erme tarihini ileri çeker.
Yeni süre tanınması, eski sürenin yerine yeni bir süre başlatılmasıdır.
Hâkim, somut olaya göre uzatma veya yeni süre arasında seçim yapar; metin bu seçimi hâkime bırakmıştır.
Yasal mirasçı ile atanmış mirasçı arasındaki fark nedir?
Kanundan doğan yasal mirasçı, ret süresi için maddeden yararlanır.
Vasiyetle atanmış mirasçı da aynı hükme tabidir.
Her iki grup için aynı şart ve usul geçerlidir; madde ayrım yapmaz.
Ret süresinin uzatılması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Önemli sebebi, madde metninde sayılmış gibi değerlendirmek; sebep hâkim tarafından somut olaya göre belirlenir.
- Ret hakkı ölümle veya kabulle kaybedilmişken uzatma talep etmek; bu hâlde madde uygulanmaz.
- Uzatma kararının sulh hâkimi dışında bir mercii tarafından verileceğini sanmak; yetkili merci sulh hâkimidir.
- Süre geçtikten sonra başvuruda bulunmak ve uzatmanın geriye dönük etkili olacağını varsaymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mirasçının terekenin borca batık olduğunu geç öğrenmesi, ret süresinin uzatılması için önemli sebep sayılmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2021/7822 E., 2023/541 K., 26.01.2023)
- Ret süresinin uzatılması talebinde, mirasçının ret hakkını süresinde kullanamadığının somut olaylarla ortaya konulması beklenmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/6971 E., 2024/106 K., 11.01.2024)
- Mirasın reddi yönünde yapılan başvurularda, ret beyanının icra takibine karşı borca itiraz olarak kullanıldığı görülmüştür; bu tür beyanlar ret süresinin uzatılması talebinden ayrı değerlendirilmelidir. (İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/494 E., 2024/179 K., 05.03.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Ret süresinin uzatılmasını isteyen mirasçı, önemli sebebin varlığını ispatlamakla yükümlüdür; sebep, tanık ve belgelerle ortaya konulabilir.
- Terekenin dağınık olduğu, mirasçının hasta olduğu veya ayırt etme gücünü kaybettiği gibi sebepler, sağlık raporu, bilirkişi incelemesi ve tereke belgeleri ile ispatlanır.
- Mirasçı başvuru tarihini ve süreyi kaçırmasının nedenini belgelemelidir; bu ispat yükü başvuran mirasçıdadır.
- Karşı taraf (diğer mirasçılar veya alacaklılar) uzatmanın koşullarının bulunmadığını ileri sürerse, bu savunmayı ileri süren taraf ispatlamakla yükümlüdür.
- Mirasçının ret süresini susarak geçirdiğinin ispatı, ret beyanının yokluğu ve süreye ilişkin tebliğ veya bilgi belgeleri ile yapılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.606: Ret süresinin başlangıcını ve ret beyanının yapılış biçimini düzenler; uzatma kararının dayanağı olan süre bu maddeye göre işler.
TMK m.616 — Vasiyetin reddi
TMK m.616, vasiyet alacaklısının vasiyeti reddetmesi halinde bu redden kimin yararlanacağını düzenler. Vasiyet alacaklısı, vasiyet yükümlüsünden vasiyet konusu malın kendisine verilmesini isteyebilen kişidir ve hükmün kapsamı bu alacak hakkını reddetme durumuyla sınırlıdır. Hüküm, mirasçının mirası reddine ilişkin değildir; mirasçı için öngörülen ret rejimi (m.605 vd.) bu maddenin konusu değildir. Vasiyet alacaklısının reddine bir süre bağlanmamıştır; ret süresi, vasiyet alacağının zamanaşımı ile ilişkilendirilerek tartışılmaktadır. Vasiyetin şekli, vasiyet alacağının doğumu, ehliyet koşulları ve vasiyetin geri alınması bu maddenin düzenlemediği konulardır (m.602, m.542 ve ilgili hükümler).
Vasiyetin reddi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Vasiyet alacaklısı
- Mirasbırakanın vasiyetiyle, vasiyet yükümlüsünden bir mal veya edimi isteme hakkı tanınan kişidir. Mirasçı olması gerekmez; vasiyet konusu malın kendiliğinden kendisine geçmediği, yalnızca mülkiyetin nakli için talep hakkı bulunduğu durumda ortaya çıkar.
- Vasiyet yükümlüsü
- Vasiyetle belirli bir malı vasiyet alacaklısına verme veya bir edimde bulunma yükü altına girmiş kişidir. Vasiyet alacaklısının reddi halinde bu kişi redden yararlanır.
- Vasiyet alacağının reddi
- Vasiyet alacaklısının, kendisine tanınan alacak hakkından vazgeçmesi, tek taraflı bir beyanla bu hakkı ortadan kaldırmasıdır. Mirasın reddinden farklı olarak kanunda bir süre öngörülmemiştir.
- Vasiyet konusu mal
- Vasiyet alacaklısının mülkiyetinin nakli için talep edebileceği, mirasbırakanın vasiyetle belirlediği şeydir. Bu mal vasiyet alacaklısına kendiliğinden intikal etmez.
- Tasarrufun aksi anlaşılması
- Mirasbırakanın arzusunun, vasiyet alacaklısının reddi halinde malın başka bir kişiye geçmesi yönünde olduğunun tasarruftan anlaşılmasıdır. Bu durumda redden vasiyet yükümlüsü yararlanmaz.
Vasiyetin reddi: hangi şartlar aranır?
- Mirasbırakanın vasiyetle vasiyet alacaklısı lehine bir alacak hakkı yaratmış olması gerekir.
- Vasiyet alacaklısının vasiyeti açıkça reddetmesi veya vasiyet konusu malı talep etmeyerek alacak hakkından vazgeçmiş sayılması gerekir.
- Mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmamalıdır.
- Redden yararlanacak vasiyet yükümlüsünün vasiyet borcu altında bulunması gerekir.
Vasiyetin reddi: hangi sonuçları doğurur?
- Vasiyet alacaklısı vasiyeti reddederse vasiyet alacağı geçmişe etkili olarak hiç doğmamış sayılır.
- Ret halinde redden, kural olarak vasiyet yükümlüsü yararlanır ve vasiyet konusu mal onda kalır.
- Mirasbırakanın tasarrufundan başka bir arzusu anlaşılıyorsa redden o kişi yararlanır.
- Vasiyet alacaklısı reddetmezse vasiyet alacağı devam eder ve alacaklı talep hakkını kullanabilir.
- Vasiyet alacaklısı alacağı kazandıktan sonra ölürse alacak hakkı kendi mirasçılarına geçer.
Vasiyet alacaklısının reddi ile mirasçının reddi arasındaki fark nedir?
Vasiyet alacaklısı mirasçı olmayabilir; mirasçı olmadan da vasiyet alacağını reddedebilir. Redde süre bağlı değildir.
Mirasçı mirası reddederken m.605 vd. hükümlerine tabidir ve kanunda üç aylık hak düşürücü süre bulunur.
Vasiyet alacağının reddinde süre sınırı yoktur; ancak vasiyet alacağının zamanaşımı süresi (on yıl) içinde reddin yapılabileceği kabul edilmektedir.
Redde yararlanan vasiyet yükümlüsü ile mirasbırakanın farklı arzusu arasındaki fark nedir?
Kural olarak vasiyet alacaklısının reddinden vasiyet yükümlüsü yararlanır ve malı kendisi elde tutar.
Mirasbırakanın tasarrufundan redden başka bir kişinin yararlanması gerektiği anlaşılıyorsa, o kişi yararlanır.
Tasarrufun yorumu, redden kimin yararlanacağını belirler.
Vasiyetin reddi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Vasiyet alacağının reddine mirasın reddi için öngörülen üç aylık süreyi uygulamak; kanunda bu alacak için süre yoktur.
- Vasiyet alacaklısının mirasçı olmadığı için reddetme hakkı bulunmadığını düşünmek; madde, mirasçı olmayan alacaklıya da bu hakkı tanır.
- Redden her zaman vasiyet yükümlüsünün yararlandığını varsaymak; mirasbırakanın tasarrufundan farklı bir arzu anlaşılıyorsa bu sonuç değişir.
- Vasiyet alacağının reddinin geri alınabilir olduğunu veya şarta bağlanabildiğini kabul etmek; görüşler bu yönde tartışmalıdır ve dikkatle değerlendirilmelidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vasiyet alacağının reddi için kanunda süre öngörülmediği, ancak vasiyet alacağının zamanaşımı süresi içinde yapılabileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/494 E., 2024/179 K., 05.03.2024)
- Vasiyet alacağının reddinin şekle bağlı olmadığı ve şart veya ihtirazi kayda bağlanamayacağı görüşü ağırlıktadır. (İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/494 E., 2024/179 K., 05.03.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Vasiyet alacağını reddeden vasiyet alacaklısı, reddi yaptığını ispatlamakla yükümlüdür; ret beyanı vasiyet yükümlüsüne yöneltilmelidir.
- Reddin varlığı yazılı belge veya ret beyanının karşı tarafa ulaştığını gösteren delille ispatlanır.
- Mirasbırakanın başka türlü bir arzusu bulunduğunu ileri süren taraf, bunu vasiyetnamenin tasarrufundan çıkarılan delille ispatlamakla yükümlüdür.
- Vasiyet yükümlüsünün redden yararlandığını ileri sürmesi halinde vasiyetin ve alacağın varlığını gösteren vasiyetname belgesi esas alınır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.602: Vasiyet alacağının on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu düzenler; vasiyet alacaklısının reddi için azami sürenin bu süre olduğu kabul edilmektedir.
- 4721 m.605: Mirasçının mirası reddine ilişkin genel düzenlemeyi içerir; vasiyet alacaklısının reddinden ayrı bir rejimdir.
- 4721 m.600: Vasiyet alacağının muacceliyetini düzenler; zamanaşımının başlangıcının belirlenmesinde birlikte değerlendirilir.
- 4721 m.542: Vasiyetnamenin geri alınmasını düzenler; vasiyet alacaklısının reddi ile vasiyetin geri alınması ayrı kurumlardır.
TMK m.617 — Mirasçıların alacaklılarının korunması
Madde, malvarlığı borcuna yetmeyen bir mirasçının alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddetmesi hâlinde, alacaklıların veya iflas idaresinin reddin iptalini dava yoluyla isteme hakkını düzenler. Maddenin ayrıca reddin iptaline karar verilmesi hâlinde terekenin resmen tasfiyesini ve tasfiyeden çıkan değerlerin paylaştırılma sırasını belirler. Dava hakkının kullanılabilmesi için gereken güvence koşulu ile altı aylık süre bu kapsamdadır. Madde, mirasçının kendi alacaklılarının korunmasına ilişkindir ve mirasbırakanın alacaklılarını doğrudan kapsamaz. Mirası reddetme hakkının kendisini, ret usulünü ve ret süresini (m.605 ve devamı) düzenlemez. Mirasbırakanın alacaklılarının denkleştirme yoluyla korunmasını (m.618) ve tereke borçlarından mirasçıların sorumluluğunu (m.681) düzenlemez. Resmi tasfiye ve resmi defter sürecinin ayrıntıları (m.610 ve devamı, m.620 ve devamı) ile hükmen reddin iptali de bu maddenin kapsamında değildir. Mirastan yoksun bırakma nedeniyle yapılan ıskat tasarrufunun iptali (m.562) de ayrı bir hükümdür.
Mirasçıların alacaklılarının korunması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Reddin iptali davası
- Mirasçının alacaklılarına zarar vermek amacıyla yaptığı mirası reddetme işleminin, alacaklılar ya da iflas idaresi tarafından hükümsüz kılınması için açılan dava. Dava, reddi yapan mirasçıya karşı açılır ve sonucunda mirasçının ret işlemi alacaklılar bakımından etkisiz hale gelir.
- Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı
- Red zamanında mevcut malvarlığının borçlarını karşılamadığı mirasçıdır. Ölçüt, reddin yapıldığı andaki durumdur; sonradan kazanılan ya da sonradan artan mallar bu ölçüte etki etmez.
- Yeterli güvence
- Alacaklıya, alacağını karşılayacak nitelikte verilen teminattır. Güvence verilmişse reddin iptali davası açılamaz; dava sırasında güvence verilirse dava konusu ortadan kalkar. Güvencenin borçlu mirasçı ya da üçüncü kişi tarafından verilmesi sonucu değiştirmez.
- Resmi tasfiye
- Reddin iptaline karar verilmesi üzerine, iptal edilen mirasçının payının ayrıca paylaşılması için yürütülen tasfiye işlemidir. Tasfiye sadece reddi iptal olunan mirasçıların payları üzerinde yapılır.
- Hak düşürücü süre
- Altı aylık süredir. Süre dava hakkını doğrudan sınırlar ve geçmesi hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır.
Mirasçıların alacaklılarının korunması: hangi şartlar aranır?
- Mirasçının red zamanında malvarlığının borçlarını karşılamaya yetmemesi gerekir.
- Mirasçının mirası alacaklılarına zarar vermek amacıyla reddetmiş olması gerekir; bu kasıt aranır ve kasıt yoksa reddin iptali istenemez.
- Mirasçının alacaklılara yeterli bir güvence vermemiş olması gerekir; güvence verilmişse dava açılamaz.
- Dava, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde alacaklılar ya da iflas idaresi tarafından açılmalıdır.
- Reddin iptaline karar verilmesi hâlinde miras resmen tasfiye edilir ve tasfiyeden reddeden mirasçının payına düşen değerler, önce itiraz eden alacaklılara, sonra diğer alacaklılara ödenir; artan değerler ret geçerli olsaydı yararlanacak olan mirasçılara verilir.
Mirasçıların alacaklılarının korunması: hangi sonuçları doğurur?
- Mirasçı alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddetmiş ve malvarlığı borcuna yetmemekteyse, alacaklılar ya da iflas idaresi reddin iptali davası açabilir.
- Mirasçı alacaklıya yeterli güvence vermişse dava açılamaz; dava süresi içinde güvence verilirse dava konusu ortadan kalkar.
- Altı aylık süre geçtikten sonra açılan dava, süre yönünden reddedilir.
- Reddin iptaline karar verilirse miras resmen tasfiye edilir.
- Tasfiyeden reddeden mirasçının payına düşen değerler önce itiraz eden alacaklılara, sonra diğer alacaklılara ödenir.
- Tasfiyeden sonra artan değerler, ret geçerli olsaydı yararlanacak olan mirasçılara verilir.
- Kasıt bulunmaz ya da mirasçının malvarlığı borcunu karşılıyorsa, ret iptal edilemez ve mirasçının reddi geçerli kalır.
Kasıtlı ret ile kasıtsız ret arasındaki fark nedir?
Mirasçı alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddetmişse, bu hâl m.617 kapsamına girer.
Mirasçının kendi alacaklılarını tatmin edemeyeceğini bilmesine rağmen zarar verme kastı taşımadığı hâlde reddetmesi kapsam dışındadır.
Kasıt bulunmazsa, alacaklılar kendi alacaklarını tatmin edemese bile reddin iptali davası açamaz.
Alacaklılar ile iflas idaresi arasındaki fark nedir?
Alacaklılar bireysel olarak dava açabilir.
Mirasçı hakkında iflas açılmışsa dava iflas idaresi tarafından açılabilir.
Her iki durumda da dava hakkı aynı şartlara bağlıdır; yalnızca davayı açan taraf değişir.
Güvence verilmesi ile güvence verilmemesi arasındaki fark nedir?
Mirasçı alacaklıya yeterli güvence vermişse, alacaklı dava açamaz.
Güvence verilmemişse, alacaklı altı ay içinde dava açabilir.
Güvence verilmesi davanın açılmasını engeller; dava açıldıktan sonra güvence verilirse dava konusu ortadan kalkar.
Reddin iptali ile tasfiye payı dağıtımı arasındaki fark nedir?
Reddin iptaline karar verilmesi, miras ile ilgili ret işlemini alacaklılar bakımından etkisiz kılar.
Tasfiye sonucunda reddeden mirasçının payına düşen değerler ayrıca paylaştırılır.
Önce itiraz eden alacaklılar, sonra diğer alacaklılar ödenir; kalan değerler ret geçerli olsaydı yararlanacak mirasçılara geçer.
Mirasçıların alacaklılarının korunması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Altı aylık süreyi mahkeme tescil tarihinden saymak; süre ret beyanının yapıldığı tarihten başlar.
- Alacaklının kendi alacağını tatmin edememesinin tek başına yeterli sayılması; zarar verme kastı ayrıca aranmalıdır.
- Dava açılırken güvence verilmesinin önemsenmemesi; güvence verilmişse dava açılamaz.
- Bu davayı m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali davasıyla karıştırmak; dava m.617 kapsamında ayrı bir ret iptali davasıdır.
- Tasfiyeden çıkan değerlerin tüm alacaklılar arasında eşit paylaştırılması; önce itiraz eden alacaklılar öncelik taşır.
- Reddin iptali sonrası tasfiyeyi ayrıca talebe bağlamak; tasfiye, iptal edilen payların üzerinde kendiliğinden yapılır.
- Hükmen reddi zarar verme kastının konusu saymak; hükmen ret hâlinde bu dava açılamaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Reddin iptali davasında, mirasçının alacaklılarına zarar vermek amacıyla hareket ettiği somut delillerle ortaya konulmalıdır; alacaklı mal kaçırma kastını ispatlamadıkça dava kabul edilmez. (7. Hukuk Dairesi, 2024/1773 E., 2025/303 K., 16.01.2025)
- Altı aylık sürenin başlangıcı, ret beyanının yapıldığı tarihtir; mahkemece tescil tarihi esas alınmaz. (Birinci Bölüm, 2021/55273 E., 10.12.2024)
- Ret tarihi ile dava tarihi arasında altı ay geçmişse, dava süre yönünden reddedilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3103 E., 2025/1668 K., 26.03.2025)
- Dava, alacaklılar tarafından açıldığında, mirası reddeden mirasçıya karşı açılması gerekir; bu husus tartışmalıdır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/435 E., 2024/198 K., 24.04.2024)
- Dava, yalnızca ret işlemine karşı açılan bir iptal davası olup, mirasçının ayrıca m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali davası niteliğinde değerlendirilmez. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/435 E., 2024/198 K., 24.04.2024)
- Hükmen ret hâlinde, zarar verme kastı kabul edilemeyeceğinden m.617 kapsamında dava açılamaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/435 E., 2024/198 K., 24.04.2024)
- Alacaklı, mirasçının malvarlığını ret zamanında borç karşılamayacak düzeyde gördüğünü ve kastını ispatlamakla yükümlüdür. (7. Hukuk Dairesi, 2024/1773 E., 2025/303 K., 16.01.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebi ileri süren alacaklı ya da iflas idaresi, alacaklı olduğunu ve mirasçının alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddettiğini kanıtlamakla yükümlüdür.
- Mirasçının red zamanındaki malvarlığının borcuna yetmediği, icra takipleri, borç belgeleri ve mal varlığı kayıtlarıyla gösterilir.
- Mirasçının zarar verme kastı, mirası reddettiği dönemdeki malvarlığı hareketleri, borçlarının niteliği ve ret zamanlaması gibi karinelere dayanılarak ispatlanır.
- Mirasçı, güvence verdiğini ya da alacaklının dava hakkını kullanmasına engel bir durum bulunduğunu ileri sürerse bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.
- Ret tarihi, mirasın reddine ilişkin resmi belge ya da mahkeme kaydıyla belirlenir; dava tarihi ile ret tarihi arasındaki süre bu belgelerle hesaplanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.605: Mirasın reddini ve ret hakkını düzenler. Bu maddedeki reddin iptali davası, m.605'e göre yapılmış bir ret işleminin sonradan etkisiz kılınmasıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.618: Mirasbırakanın alacaklılarını korur; bu madde mirasçının kendi alacaklılarını korumasını düzenler. İki hüküm farklı alacaklı gruplarına bağlanmıştır.
- 4721 sayılı Kanun m.681: Paylaşmadan sonra mirasçıların tereke borçlarından dışa karşı sorumluluğunu düzenler; reddin iptali sonrası tasfiyede dikkate alınabilecek sorumluluk düzeni buradadır.
- 4721 sayılı Kanun m.562: Mirastan yoksun bırakılan mirasçının ıskat tasarrufuna karşı alacaklıların dava açabileceğini düzenler; m.617'deki iptal davasından ayrı bir yoldur.
- 4721 sayılı Kanun m.610: Resmi tasfiyenin ve terekenin resmi defterinin tutulmasının genel düzenini içerir; m.617/3'teki tasfiye bu sürecin devamında uygulanır.
TMK m.618 — Ret hâlinde sorumluluk
TMK m.618, ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden yasal mirasçıların, mirasbırakanın alacaklılarına karşı sorumluluğunu düzenler. Sorumluluğun kapsamını, ölümden önceki beş yıllık dönemde mirasbırakandan alınan değerle sınırlar, olağan eğitim ve öğrenim giderleri ile âdet üzere verilen çeyizi sorumluluk dışı tutar ve iyiniyetli mirasçılar bakımından sorumluluğu zenginleşme ile sınırlar. Kural, mirası reddeden yasal mirasçılar için geçerlidir; atanmış mirasçılara uygulanmaz. Maddede mirasın reddinin iptali davasının usulü, tereke alacaklılarının dava yetkisi, yetki ve görev kuralları düzenlenmez (ilgili usul hükümleri bakımından bkz. TMK m.609 ve m.612 ile ilgili yargılama kuralları). Mirasın reddi ve reddin şekli ile süresi (TMK m.605 ve m.606) bu maddede düzenlenmez. Tereke borçlarından sorumluluk ve tasfiye usulü (TMK m.616 ve m.612) ile resmi defter tutma (TMK m.619 vd.) da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Ret hâlinde sorumluluk: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ödemeden âciz mirasbırakan
- Ölümü sırasında borçları malvarlığıyla karşılanamayan mirasbırakandır. Sorumluluğun doğması için bu durumun fiilen var olması gerekir.
- Mirası reddeden mirasçı
- Mirası kabul etmeyerek terekeden pay almayan yasal mirasçıdır. Sorumluluk, reddin geçerli kalmasına rağmen doğar; reddin iptalini gerektirmez.
- Ölümden önceki beş yıl
- Mirasbırakanın ölümünden geriye doğru hesaplanan beş yıllık dönemdir. Bu dönemde mirasçıya yapılan edimler sorumluluk hesabına girer.
- Geri verme yükümlülüğü
- Mirasbırakandan alınan değerin mirasın paylaşılması sırasında terekeye geri verilmesi borcudur. Sorumluluğun ölçüsünü bu borç belirler.
- Olağan eğitim ve öğrenim giderleri
- Mirasçının hayatını ve eğitimini sürdürmek için mirasbırakandan alınan olağan nitelikteki yardımlardır. Bu tür giderler sorumluluk dışında tutulur.
- Âdet üzere verilen çeyiz
- Toplumsal âdete uygun ölçüde mirasbırakan tarafından verilen çeyizdir. Âdete uygunluk ölçütü aşıldığında sorumluluk dışı kalmaz.
- İyiniyetli mirasçı
- Aldığı değerin borç altında olduğunu bilmeyen mirasçıdır. İyiniyetin varlığı sorumluluğun ölçüsünü zenginleşme ile sınırlar.
Ret hâlinde sorumluluk: hangi şartlar aranır?
- Mirasbırakanın ölüm anında ödemeden âciz olması gerekir.
- Sorumlu tutulacak kişinin mirası reddetmiş yasal mirasçı olması gerekir; atanmış mirasçı bakımından bu sorumluluk doğmaz.
- Mirasçının, mirasbırakanın ölümünden önceki beş yıl içinde ondan bir değer almış olması gerekir.
- Alınan değerin mirasın paylaşılmasında geri verilmesi yükümlülüğü doğuracak nitelikte olması gerekir.
- Alınan değerin olağan eğitim ve öğrenim giderleri ya da âdet üzere verilen çeyiz kapsamında kalmaması gerekir.
- Mirasçının iyiniyetli olması halinde sorumluluğun geri verme zamanındaki zenginleşme ile sınırlı tutulması gerekir.
Ret hâlinde sorumluluk: hangi sonuçları doğurur?
- Ödemeden âciz mirasbırakanın mirasını reddeden yasal mirasçı, ölümünden önceki beş yıl içinde aldığı değer ölçüsünde tereke alacaklılarına karşı sorumlu olur.
- Sorumluluk, mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olunan değer ile sınırlıdır.
- Olağan eğitim ve öğrenim giderleri ile âdet üzere verilen çeyiz sorumluluğun dışında kalır.
- İyiniyetli mirasçı yalnızca geri verme zamanındaki zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu olur.
- Mirasbırakan ölümünden önce ödemeden âciz değilse ya da beş yıllık dönem dışında kalan bir edim söz konusuysa bu maddeye dayanarak sorumluluk doğmaz.
- Sorumluluk, mirasın reddinin iptalini gerektirmez; mirasın reddi geçerli kalır ve sorumluluk kendiliğinden doğar.
Kötüniyetli ile ıyiniyetli mirasçı arasındaki fark nedir?
Kötüniyetli mirasçı, aldığı değer üzerinden alacaklılara karşı sorumlu tutulur. Sorumluluk alınan değer ölçüsündedir.
İyiniyetli mirasçı, aldığı değeri bilmemiş ya da makul biçimde bilmesi gerekmeyen kişidir. Sorumluluğu geri verme zamanındaki zenginleşme ile sınırlıdır.
İyiniyetli mirasçı, değeri tüketmiş ya da kaybetmiş olsa bile zenginleşmesi kalmadığı ölçüde sorumlu olmaz.
Olağan giderler ve çeyiz ile diğer edimler arasındaki fark nedir?
Olağan eğitim ve öğrenim giderleri ile âdet üzere verilen çeyiz, mirasbırakandan alınmış olsa bile sorumluluk dışıdır.
Olağan sınırı aşan ya da âdete uygun olmayan edimler, sorumluluk kapsamına girer.
Olağan nitelikteki edimler geri verme kapsamından çıkarılır; diğer edimler beş yıl içinde alınmışsa geri verilmesi gerekir.
Yasal mirasçı ile atanmış mirasçı arasındaki fark nedir?
Yasal mirasçı, mirası reddettiğinde bu maddedeki sorumluluk kapsamına girer.
Atanmış mirasçı, mirası reddetse bile bu maddedeki sorumluluğa tabi değildir.
Atanmış mirasçı bakımından sorumluluk doğmaz; yalnız yasal mirasçılar için bu sorumluluk söz konusu olur.
Ret hâlinde sorumluluk: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Atanmış mirasçıyı da bu sorumluluğa tabi tutmak; madde yalnız yasal mirasçılar için geçerlidir.
- Beş yıllık süreyi ölüm tarihi yerine başka bir olaydan saymak; süre mirasbırakanın ölümünden geriye doğru işler.
- Olağan eğitim ve öğrenim giderlerini ya da âdete uygun çeyizi sorumluluk kapsamında saymak; bunlar kanunen dışarıda tutulmuştur.
- İyiniyetli mirasçının sorumluluğunu alınan değer üzerinden hesaplamak; iyiniyetli mirasçı yalnız geri verme zamanındaki zenginleşme ölçüsünde sorumludur.
- Sorumluluk için mirasın reddinin iptalinin gerekli olduğunu varsaymak; kanun reddin iptalini aramaz, sorumluluk kendiliğinden doğar.
- Mirasçının sorumluluğunu birincil sanmak; sorumluluk ikinci derecededir ve yalnız tereke ile kabul edenlerin malvarlığı yetmediğinde gündeme gelir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mirasın reddinin iptali davasında, mirasbırakanın alacaklılarının mirası reddeden mirasçıdan bu madde uyarınca talepte bulunduğu kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3103 E., 2025/1668 K., 26.03.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2025/859 E., 2025/1670 K., 26.03.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2024/2135 E., 2024/3116 K., 03.06.2024)
- Tereke alacaklılarının istemi, mirasbırakanın ölümünden önceki beş yıl içinde geri verme yükümlülüğü doğuran bir teberru alan yasal mirasçılardan bu değerlerin geri verilmesini sağlamaya yöneliktir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2020/1767 E., 2023/796 K., 25.05.2023; 5. Hukuk Dairesi, 2023/178 E., 2023/7995 K., 28.09.2023)
- Mirası reddeden mirasçının sorumluluğunun ikincil nitelikte olduğu ve yalnız tereke mallarıyla ve mirası kabul edenlerin şahsi malvarlığıyla borçların karşılanamadığı hallerde doğduğu kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3103 E., 2025/1668 K., 26.03.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2025/859 E., 2025/1670 K., 26.03.2025)
- Beş yıllık süre hesaplanırken alacaklıların beş yıl içinde mirasbırakandan alınan değerleri ispat etmesi, miras bırakanın ölümünden geriye doğru hesap yapılarak değerlendirilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/3136 E., 2026/622 K., 05.02.2026)
- Mirasın reddinin iptalinin istenmesi, sorumluluğun doğması için zorunlu değildir; sorumluluk, mirasın reddi geçerli kalmakla birlikte kendiliğinden doğar. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3103 E., 2025/1668 K., 26.03.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2024/2135 E., 2024/3116 K., 03.06.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Tereke alacaklıları, mirasbırakanın ödemeden âciz olduğunu ve tereke ile kabul edenlerin malvarlığının borçları karşılamadığını ispatla yükümlüdür.
- Alacaklılar, mirasçının ölümden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan değer aldığını yazılı belge, banka kaydı, tapu veya tanık gibi delillerle ispatlamalıdır.
- Mirasçı, aldığı edimin olağan eğitim ve öğrenim gideri ya da âdet üzere verilen çeyiz olduğunu ispatlamalıdır; bu savunmayı yapan mirasçı yükü taşır.
- İyiniyetli olduğunu ileri süren mirasçı, değeri aldığı sırada borç altında olduğunu bilmediğini ve geri verme zamanındaki zenginleşmesinin sınırlı olduğunu ispatlamalıdır.
- Mirasçının kendi açıklamaları ile tereke alacaklılarının başvuruları birlikte değerlendirilerek, mirasçının aldığı değer ile geri verme zamanındaki zenginleşme hesaplanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.605: Mirasın reddi işleminin yapılmasını düzenler. Bu maddedeki sorumluluk, geçerli bir red işleminin varlığına bağlıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.616: Mirası reddedenin tereke borçlarından sorumluluğunu düzenler. Bu madde, mirasçının sorumluluğunun ikincil nitelikte olduğunu gösterir.
- 4721 sayılı Kanun m.612: Her iki mirasçı reddettiğinde tereke tasfiyesinin resmi yoldan yapılmasını düzenler. Tasfiye sonunda karşılanamayan alacaklar için bu maddedeki sorumluluk doğar.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir ay | m.614 | Bu takdirde ret, sulh hâkimi tarafından daha sonra gelen mirasçılara bildirilir; bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılırlar. |
| altı ay | m.617 | Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali… |
| beş yıl | m.618 | Ödemeden âciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
26 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2023/1071 E., 2025/35 K., 12.02.2025İlgili madde: m.612
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/435 E., 2024/198 K., 24.04.2024İlgili madde: m.617
- Hukuk Genel Kurulu, 2006/65 E., 2006/108 K., 29.03.2006İlgili madde: m.612
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/3136 E., 2026/622 K., 05.02.2026İlgili madde: m.618
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/4555 E., 2025/2700 K., 20.05.2025İlgili madde: m.613
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/3103 E., 2025/1668 K., 26.03.2025İlgili madde: m.617, m.618
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/859 E., 2025/1670 K., 26.03.2025İlgili madde: m.618
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/1773 E., 2025/303 K., 16.01.2025İlgili madde: m.617
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/2135 E., 2024/3116 K., 03.06.2024İlgili madde: m.618
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/4571 E., 2024/1996 K., 12.03.2024İlgili madde: m.613
Diğer 16 karar
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/7395 E., 2024/1031 K., 13.02.2024İlgili madde: m.613
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/6971 E., 2024/106 K., 11.01.2024İlgili madde: m.615
- 5. Hukuk Dairesi, 2023/178 E., 2023/7995 K., 28.09.2023İlgili madde: m.618
- 4. Hukuk Dairesi, 2023/4575 E., 2023/8436 K., 03.07.2023İlgili madde: m.614
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/1535 E., 2023/2535 K., 11.05.2023İlgili madde: m.617
- 7. Hukuk Dairesi, 2021/7822 E., 2023/541 K., 26.01.2023İlgili madde: m.615
- 9. Hukuk Dairesi, 2022/5471 E., 2022/6022 K., 12.05.2022İlgili madde: m.613
- 4. Hukuk Dairesi, 2019/874 E., 2021/2510 K., 07.06.2021İlgili madde: m.614
- Birinci Bölüm, 2021/55273 E., 10.12.2024İlgili madde: m.617
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1285 E., 2026/220 K., 09.02.2026İlgili madde: m.612, m.613
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/1056 E., 2025/1971 K., 18.12.2025İlgili madde: m.612
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1081 E., 2025/1983 K., 20.11.2025İlgili madde: m.617
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/494 E., 2024/179 K., 05.03.2024İlgili madde: m.613, m.614, m.615, m.616
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/2130 E., 2024/380 K., 29.02.2024İlgili madde: m.612
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2020/1767 E., 2023/796 K., 25.05.2023İlgili madde: m.618
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2021/1436 E., 2021/1926 K., 30.11.2021İlgili madde: m.612
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 5. Miras Hukuku bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış