Kişiler hukuku › Gerçek kişiler › Kişilik

Genel olarak ve fiil ehliyeti

TMK m.8–13Medeni Hukuk

Kısaca

TMK m.8, gerçek kişilerin hak ehliyetini, yani haklara sahip olabilme ve borç altına girebilme yeteneğini düzenler; hak ehliyetinin genellik ve hukuk düzeninin sınırları içinde eşitlik ilkelerini koyar. TMK m.9, fiil ehliyetine sahip bir kişinin kendi fiilleriyle hak edinebilmesi ve borç altına girebilmesi ilkesini düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.8–13 hükümlerini kapsar.

TMK m.8 — Hak ehliyeti

Madde, gerçek kişilerin hak ehliyetini, yani haklara sahip olabilme ve borç altına girebilme yeteneğini düzenler; hak ehliyetinin genellik ve hukuk düzeninin sınırları içinde eşitlik ilkelerini koyar. Kişilerin hangi hakları fiilen kullanabileceği (fiil ehliyeti) bakımından uygulanmaz; bu konu fiil ehliyeti hükümlerinde ayrıca ele alınır. Hak ehliyetinin başlangıcı ve sona ermesi, ayrıca hak ehliyetinin sınırlandırılan halleri bu maddede ayrıntılı düzenlenmez; başlangıç ve sona erme (m.28), fiil ehliyeti ve kısıtlılık (m.9-11), tüzel kişiler (m.47 vd.) ve taraf ehliyeti ile ilgili yargılama usulü hükümleri ayrı maddelerde ya da ayrı mevzuatta yer alır.

Hak ehliyeti: hangi kavramlar bilinmeli?

Hak ehliyeti
Kişinin haklara sahip olabilmesi ve borç altına girebilmesi yeteneğidir. Gerçek kişilerde kişiliğin başlangıcı ve sona ermesiyle birlikte doğar ve sona erer.
Pasif ehliyet
Kişinin hak ve borçlarının, kendi fiilinden çok başkalarının fiilleri (örneğin miras bırakanın ölümü) sonucunda doğmasını ifade eden niteliktir.
Genellik ilkesi
Her insanın, din, dil, ırk, cinsiyet ve benzeri ayrımlar gözetilmeksizin hak ehliyetine sahip olması ilkesidir.
Eşitlik ilkesi
Bütün insanların hukuk düzeninin sınırları içinde haklara ve borçlara ehil olmada eşit olması ilkesidir. Eşitlik, kanunun getirdiği sınırlamalar içinde geçerlidir.
Fiil ehliyeti
Kişinin kendi fiilleriyle hak edinebilmesi ve borç altına girebilmesi, yani hukuki işlem yapabilmesi ehliyetidir. Madde 8'de değil, m.9-11'de düzenlenir ve hak ehliyetinden ayrıdır.

Hak ehliyeti: hangi şartlar aranır?

  • Hak ehliyetinden yararlanacak kişinin insan olması gerekir; bu, gerçek kişi niteliğinin bulunması anlamına gelir.
  • Hak ehliyetinin kapsamı, hukuk düzeninin getirdiği sınırlar içinde belirlenir; bu sınırların dışında kalan haklar bakımından ehliyet bulunmaz.
  • Hak ehliyetine sahip kişi, ayrım gözetilmeksizin, aynı durumda olanlarla eşit biçimde hak sahibi olabilir ve borç altına girebilir.
  • Kişiliğin başlangıcı ve sona ermesi ile hak ehliyetinin doğup sona ermesi, madde metninde düzenlenmemiş; bu konu ayrı hükümlerle belirlenir.

Hak ehliyeti: hangi sonuçları doğurur?

  • Her insan hak ehliyetine sahip olduğundan, hukuk düzeninin sınırları içinde haklara sahip olabilir ve borç altına girebilir.
  • Hak ehliyeti, kişinin yaşı, cinsiyeti, ırkı, dini veya benzeri nedenlerle ayrım yapılmaksızın tanınır.
  • Kanunun öngördüğü sınırlamalar bulunan haller dışında herkes eşit biçimde hak ehliyetinden yararlanır.
  • Hak ehliyetinin olmaması, kişinin hak kazanamayacağı anlamına gelir; ancak madde bu olguyu kendi içinde düzenlemez, sınırlar ayrı hükümlerle belirlenir.

Hak ehliyeti ile fiil ehliyeti arasındaki fark nedir?

Hak ehliyeti, kişinin haklara sahip olabilme ve borç altına girebilme yeteneğidir; bu yeteneğe her insan sahiptir.

Fiil ehliyeti, kişinin bu hakları kendi fiilleriyle kullanabilmesi ve hukuki işlem yapabilmesidir; yaş, ayırt etme gücü ve kısıtlılık durumuna bağlıdır.

Bir bebeğin hak ehliyeti vardır ve miras alabilir, ancak fiil ehliyeti bulunmadığı için kendi başına hukuki işlem yapamaz.

Pasif ehliyet ile aktif kullanım arasındaki fark nedir?

Hak ehliyeti pasif bir ehliyettir; hak ve borçlar çoğu zaman kişinin kendi iradesi dışındaki olaylardan doğar.

Hak kullanımı ise kişinin kendi iradesiyle yaptığı işlemlerle gerçekleşir.

Hak ehliyeti sahibi olan küçük ya da kısıtlı kişi, hak kazanabilir ancak bu hakları kendi başına kullanamaz.

Hak ehliyeti: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Hak ehliyetini fiil ehliyetiyle karıştırmak; örneğin ergin olmayan veya kısıtlı kişinin hak ehliyetinden yoksun olduğunu sanmak.
  • Yaşlı, çocuk veya kısıtlı kişilerin hak kazanamayacağını düşünmek; hak ehliyeti herkeste vardır, sınırlama fiil ehliyetinde söz konusudur.
  • Madde metnindeki eşitliği mutlak sanmak; eşitlik kanunun öngördüğü sınırlar içinde geçerlidir.
  • Hak ehliyetinin başlangıcını bu maddeden çıkarmaya çalışmak; başlangıç ve sona erme m.28 ile belirlenir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Taraf ehliyetinin, hak ehliyetinin yargılama hukukundaki karşılığı olduğu ve kimlerin taraf ehliyetine sahip olduğunun m.8 ile m.48 birlikte belirlendiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/684 E., 2024/318 K., 06.06.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2022/499 E., 2026/505 K., 15.04.2026)
  • Her gerçek kişinin yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahip olduğu, taraf ehliyetinin çocuğun sağ olarak bütünüyle doğduğu anda başladığı ve ölümle sona erdiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, 2022/1012 E., 2026/532 K., 02.04.2026)
  • Taraf ehliyetinin belirlenmesinde m.8 ve m.48 hükümlerinin birlikte esas alındığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2026/410 E., 2026/421 K., 02.04.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2026/411 E., 2026/422 K., 02.04.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2026/241 E., 2026/420 K., 02.04.2026)

Nasıl ispat edilir?

  • Hak ehliyeti, kişinin gerçek kişi olduğunun ve ilgili hakkın hak ehliyetine dahil olduğunun ispatıyla ortaya konur; kimlik ve nüfus kayıtları bu konuda temel belgedir.
  • Bir kişinin hak ehliyetinden yoksun olduğunu ileri süren taraf, bu yokluğu kanun hükmüne dayanarak ispatlamakla yükümlüdür.
  • Hak ehliyeti ile fiil ehliyetinin ayrı olduğu, bir işlemin geçerliliği tartışılırken fiil ehliyetinin ayrıca araştırılması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.9: Fiil ehliyetinin ayırt etme gücüne bağlı olduğunu düzenler; bu madde ile hak ehliyeti ayrımının pratik sonucunu belirler.
  • 4721 sayılı Kanun m.10: Ergin olmanın fiil ehliyetine etkisini düzenler; hak ehliyetiyle karıştırılmamalıdır.
  • 4721 sayılı Kanun m.11: Kısıtlılığın fiil ehliyetini sınırladığını, hak ehliyetini ise etkilemediğini belirler.
  • 4721 sayılı Kanun m.28: Kişiliğin başlangıcını ve ceninin sağ doğmak şartıyla hak ehliyetine sahip olacağını düzenler; hak ehliyetinin başlangıç anı bu maddeye göre belirlenir.
  • 4721 sayılı Kanun m.48: Taraf ehliyetinin hak ehliyetiyle bağlantısını gösterir; yargılama bakımından kimlerin taraf olabileceğini belirlemede m.8 ile birlikte uygulanır.
  • 5718 sayılı Kanun m.2: Milletlerarası özel hukukta kişinin hak ehliyetinin, kişinin milli hukukuna tabi olduğunu düzenler; bu madde m.8'in kapsamını yabancılık unsuru bulunan hallerde sınırlar.

TMK m.9 — Kapsamı

TMK m.9, fiil ehliyetine sahip bir kişinin kendi fiilleriyle hak edinebilmesi ve borç altına girebilmesi ilkesini düzenler. Fiil ehliyetinin tanımını ve bu ehliyetin kendi fiili bakımından işleyen yönünü ortaya koyar. Ehliyetin koşulları (ayırt etme gücü, kısıtlı olmama, erginlik) ve istisnaları m.10 ile m.11'de ayrıca düzenlenmiştir; bu madde yalnızca çerçeveyi çizer. Madde gerçek kişilere uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: fiil ehliyetinin koşulları ve ehliyetsizlik halleri (m.10, m.14), hak ehliyeti (m.8), ergin kılınma (m.12 ve m.13) ve yasal temsil ile sınırlı ehliyetsizlerin başkası adına yaptığı işlemler (m.16 ve ilgili hükümler). Ayrıca dava ehliyeti ve haksız fiil sorumluluğu için ayırt etme gücünün önemi de bu maddede ayrıca düzenlenmemiştir.

Kapsamı: hangi kavramlar bilinmeli?

Fiil ehliyeti
Kişinin kendi fiilleriyle hak edinebilme ve borç altına girebilme yeteneğidir. Hak ehliyetinden farklı olarak, kişinin kendi iradesiyle hukuki işlem yapabilmesi anlamına gelir.
Kendi fiiliyle hak edinme
Kişinin hak sahibi olmasını bir başkasının temsil veya ikame yoluyla değil, kendi iradesine dayanan bir fiil sonucunda sağlamasıdır. Yasal temsilci aracılığıyla edinilen haklar bu kapsamda değildir.
Kendi fiiliyle borç altına girme
Kişinin kendi iradesine dayanan bir fiil sonucunda yükümlülük altına girmesidir. Temsilci aracılığıyla doğan borçlar bu kapsamda değildir.

Kapsamı: hangi şartlar aranır?

  • Kişinin fiil ehliyetine sahip olması gerekir; bu ehliyetin varlığı m.10 uyarınca ayırt etme gücü, kısıtlı olmama ve erginlik koşullarına bağlıdır.
  • Hakkın edinilmesi veya borcun doğması, kişinin kendi fiili sonucunda gerçekleşmiş olmalıdır.
  • Fiil, kişinin kendi iradesiyle yapılmış bir hukuki işlem olmalıdır; başkasının adına veya yerine yapılan fiil bu kapsamda değerlendirilmez.

Kapsamı: hangi sonuçları doğurur?

  • Fiil ehliyetine sahip kişi, kendi fiilleriyle hak edinebilir.
  • Fiil ehliyetine sahip kişi, kendi fiilleriyle borç altına girebilir.
  • Fiil ehliyeti bulunmayan kişi, kendi fiiliyle hukuki işlem yaparak hak edinemez veya borç altına giremez; bu tür işlemler geçersiz olur.
  • Fiil ehliyeti bulunmayan kişi, yasal temsilcisi aracılığıyla hak edinebilir ve borç altına girebilir.

Fiil ehliyeti ile hak ehliyeti arasındaki fark nedir?

Fiil ehliyeti, kişinin kendi fiiliyle hak edinme ve borç altına girme yeteneğidir.

Hak ehliyeti, kişinin hak sahibi olabilme ve borç altına girebilme yeteneğidir; gerçek kişilerde doğumla başlar.

Hak ehliyetine sahip olan her kişinin fiil ehliyeti bulunmayabilir; fiil ehliyeti eksik olan kişi hak sahibi olabilir ancak kendi fiiliyle işlem yapamaz.

Kendi fiiliyle edinme ile temsilci aracılığıyla edinme arasındaki fark nedir?

Kişi kendi iradesiyle işlem yaparak hak edinir veya borç altına girer.

Yasal temsilci aracılığıyla hak edinme veya borç altına girme, kişinin kendi fiiline dayanmaz.

Fiil ehliyeti olmayan kişi de temsilcisi aracılığıyla hak edinebilir ve borç altına girebilir.

Kapsamı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Fiil ehliyetini hak ehliyetiyle karıştırmak; hak ehliyeti olan kişinin kendiliğinden fiil ehliyetine de sahip olduğunu varsaymak.
  • Temsilci aracılığıyla edinilen bir hakkı kişinin kendi fiiliyle edinilmiş saymak.
  • Fiil ehliyetinin varlığını işlem tarihi yerine sonraki bir tarihte değerlendirmek.
  • Fiil ehliyetinin koşullarını m.9'da aramak; koşullar m.10'dadır, m.9 yalnızca ilkeyi koyar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, bir hakkın kendi fiiliyle edinildiğini ve borcun kişinin kendi fiiliyle doğduğunu saptarken, işlemin tarihinde tarafın fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığını ayrıca inceler. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2129 E., 2026/662 K., 09.04.2026)
  • Mahkemeler, kişinin senet tanzim tarihindeki fiil ehliyetini bilirkişi raporlarıyla değerlendirerek m.9 uyarınca kendi fiiliyle borç altına girip girmediğini belirler. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2129 E., 2026/662 K., 09.04.2026)
  • Mahkemeler, m.9'da yer alan kendi fiiliyle hak edinme ve borç altına girme ilkesini, ehliyetin varlığını belirleyen m.10 ve m.14 ile birlikte uygular. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2023/1726 E., 2023/1820 K., 15.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2021/922 E., 2023/548 K., 31.05.2023; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/2896 E., 2025/1490 K., 29.12.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Fiil ehliyetinin varlığını iddia eden taraf, işlem tarihinde kişinin fiil ehliyetine sahip olduğunu ispatlamalıdır.
  • Fiil ehliyetinin yokluğunu ileri süren taraf, işlem tarihinde kişinin ayırt etme gücünden yoksun olduğunu veya kısıtlı ya da küçük olduğunu ispatlamalıdır.
  • Akıl hastalığı veya benzeri bir ayırt etme gücü eksikliği, tıbbi rapor ve bilirkişi incelemesi ile ortaya konur. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2129 E., 2026/662 K., 09.04.2026)
  • İşlemin kişinin kendi fiili sonucu yapılıp yapılmadığı, yazılı belge, imza ve işlem kayıtları ile tanık beyanı gibi delillerle ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.8: Hak ehliyetini düzenler; fiil ehliyetinin ayrıldığı temel kavramdır. Herkes hak ehliyetine sahiptir, fiil ehliyeti ise ayrıca koşullara bağlıdır.
  • 4721 m.10: Fiil ehliyetinin koşullarını (ayırt etme gücü, kısıtlı olmama, erginlik) belirler; m.9'daki ehliyetin varlığı bu koşullara bağlıdır.
  • 4721 m.11: Fiil ehliyetinin kapsamına ilişkin ek düzenleme içerir; m.9 ile birlikte okunur.
  • 4721 m.14: Fiil ehliyetinden yoksun kişileri sayar; m.9 ve m.10 ile birlikte ehliyetsizlik hallerini belirler.

TMK m.10

TMK m.10, ergin kişinin fiil ehliyetinin kaynağını ve kapsamını düzenler: ergin olmak, ayırt etme gücüne sahip olmak ve kısıtlı olmamak şartlarının birlikte bulunmasıyla kişiye fiil ehliyeti tanınır. Hüküm, gerçek kişilerden ergin olanlar bakımından uygulanır. Maddenin metninde erginliğin yaşı, ayırt etme gücünün tanımı ve kısıtlama halleri ayrıca yer almaz. Erginliğin yaşı (m.11), ayırt etme gücü (m.13) ve kısıtlama sebepleri ile usulü (m.403 vd.) bu maddede düzenlenmez. Ayrıca fiil ehliyetinin sınırlandırılmasının sonuçları (m.16 ve m.17) ile küçüklerin ehliyeti (m.16 ve m.17) bu maddenin kapsamı dışındadır.

m.10: hangi kavramlar bilinmeli?

Fiil ehliyeti
Kişinin kendi işlemleriyle hak edinebilmesi ve borç altına girebilmesi yeteneğidir. Madde, fiil ehliyetinin kişiye hangi koşullarla tanınacağını gösterir.
Ergin
Erginlik, kişinin reşit olması durumudur ve yaşla ilgili ölçütü m.11 belirler. Bu madde erginliği tanımlamaz, yalnız ergin olmayı fiil ehliyetinin bir şartı olarak koşar.
Ayırt etme gücü
Kişinin davranışlarının anlam ve sonuçlarını kavrayabilmesi ve bu kavrayışa uygun davranabilmesi yetisidir. Ayırt etme gücü kişiye özgü olup m.13 tarafından düzenlenir.
Kısıtlılık
Kişinin kısıtlama kararıyla fiil ehliyetinin sınırlandırılmış olması durumudur. Kısıtlı kişi bu maddedeki fiil ehliyetine sahip sayılmaz.

m.10: hangi şartlar aranır?

  • Kişinin ergin olması gerekir; erginlik yaşı m.11 ile belirlenir.
  • Kişinin ayırt etme gücüne sahip olması gerekir.
  • Kişinin kısıtlı olmaması gerekir; kısıtlama kararı bulunan kişi bu maddedeki fiil ehliyetini kendiliğinden taşımaz.
  • Üç koşulun birlikte bulunması gerekir; birinden yoksunluk fiil ehliyetinin doğmasını engeller.

m.10: hangi sonuçları doğurur?

  • Ergin, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan kişi fiil ehliyetine sahiptir.
  • Üç şarttan biri eksikse kişi bu maddedeki anlamda fiil ehliyetine sahip değildir.
  • Kişinin ehliyetinin kısıtlanması kararla gerçekleşir; kısıtlama kararı verilmeden kişi kendiliğinden kısıtlı sayılmaz.
  • Kısıtlı kişinin fiil ehliyetinin sınırlarının belirlenmesi bu maddenin değil, kısıtlamaya ilişkin hükümlerin konusudur.

Tam fiil ehliyeti ile sınırlı fiil ehliyeti arasındaki fark nedir?

Ergin, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan kişi tam fiil ehliyetine sahiptir.

Ergin olmayan veya ayırt etme gücü bulunmayan ya da kısıtlanmış kişi bu maddedeki tam fiil ehliyetine sahip değildir.

Tam fiil ehliyeti olan kişi kendi işlemleriyle hak edinir ve borç altına girer; ehliyetsiz veya sınırlı ehliyetli kişinin işlemleri ise kanundaki ayrı hükümlere göre değerlendirilir.

Ayırt etme gücü ile ehliyet arasındaki fark nedir?

Ayırt etme gücü, kişinin fiilinin sonucunu kavrayabilme yetisidir.

Fiil ehliyeti ise bu yetiye ek olarak ergin olma ve kısıtlı olmama şartlarının bir araya gelmesiyle doğan hukuki ehliyettir.

Ayırt etme gücü tek başına fiil ehliyetini doğurmaz; ergin olunmaz veya kısıtlıysa ayırt etme gücü varken de fiil ehliyeti yoktur.

m.10: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Ergin olan kişinin ayırt etme gücünün bulunduğunu kendiliğinden kabul etmek; ayırt etme gücü ayrıca araştırılmalıdır.
  • Ayırt etme gücünü fiil ehliyeti ile aynı şey saymak; ayırt etme gücü tek başına yeterli değildir.
  • Kısıtlama kararı olmadan kişiyi kısıtlı saymak; kısıtlılık ancak karar ile doğar.
  • Karşı tarafın iyiniyetine dayanarak ehliyet eksikliğini gidermeye çalışmak; ehliyet konusunda iyiniyet korunmaz.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Ayırt etme gücünün varlığı konusunda iyiniyetin korunacağına dair kanuni bir hüküm bulunmadığından, ayırt etme gücü olmayan kişi ile fiil ehliyeti olduğu düşünülerek yapılan işlemde karşı tarafın iyiniyeti fiil ehliyetinin eksikliğini gidermez. (Ceza Genel Kurulu, 2023/133 E., 2023/400 K., 12.07.2023)
  • Fiil ehliyeti hukuki işlemin geçerliliğinin ön koşulu olarak değerlendirildiğinden, tarafların ehliyetine ilişkin itiraz mahkemece kendiliğinden incelenmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2023/1726 E., 2023/1820 K., 15.11.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Fiil ehliyetine dayanan tarafın, karşı tarafın ehliyetini iddia ediyorsa ehliyetin varlığını ispatlaması gerekir; ergin olma durumu nüfus kaydıyla kanıtlanır.
  • Ayırt etme gücünün varlığı iddiası, somut olayda kişinin davranışlarının niteliği ve ilgili tanık veya sağlık belgeleriyle değerlendirilir.
  • Kısıtlılık, mahkeme kararı ile belgelenir; kararın bulunmaması kısıtlılık savunmasını ayakta bırakmaz, kişinin kısıtlı olmadığını gösteren kayıt aranır.
  • Karşı taraf, iyiniyetini savunarak ehliyet eksikliğinin sonuçlarından kurtulamaz; iyiniyet bu konuda koruma sağlamaz. (Ceza Genel Kurulu, 2023/133 E., 2023/400 K., 12.07.2023)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.11: Erginliğin yaşını belirler; m.10 erginliği bu maddeye göre tespit eder.
  • 4721 m.13: Ayırt etme gücünün tanımını ve koşullarını düzenler; m.10'daki ikinci şartın içeriği buradan anlaşılır.
  • 4721 m.3: Ayırt etme gücü ile iyiniyet arasındaki ilişkiyi açıklar; ayırt etme gücü hakkında iyiniyetin korunmayacağını gösterir.

TMK m.11

Bu madde, Türk hukukunda erginliğin (reşit olmanın) başlangıcını ve erginliğe evlenmenin etkisini düzenler. Erginliğin yaşa bağlanması ve evlenmenin kişiyi ergin kılması bu maddenin konusudur. Madde, kişinin fiil ehliyetinin genel kuralını kurar; ehliyetin sınırlarını, ehliyetsizlik hallerini ve ayırt etme gücünü düzenlemez. Maddenin uygulanması, mahkemece verilen erginlik kararları veya ehliyetin kısıtlanmasıyla ilgili hükümler bakımından da ayrıca değerlendirilir. Medeni kanunun kişilerde ehliyet ve kısıtlılık hükümleri (m.13 ve devamı, m.405 ve devamı), nüfus kaydındaki yaş bilgisinin ispatı ve kişisel durum sicilinin tutulması (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu) bu maddede düzenlenmemiştir.

m.11: hangi kavramlar bilinmeli?

Erginlik
Kişinin kendi hukuki işlemlerini tek başına yapabilmesini sağlayan yaş dönemidir. Madde, erginliğin on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlayacağını belirtir.
Evlenme ile ergin kılınma
Yaşa bağlı olmaksızın evlenmenin kişiyi erginlik bakımından ergin hale getirmesidir. Bu etki evlenmenin geçerli olmasına bağlıdır; geçersiz evlilik bu sonucu doğurmaz.

m.11: hangi şartlar aranır?

  • Kişinin on sekiz yaşını doldurmuş olması gerekir; bu andan itibaren erginlik başlar.
  • Kişinin on sekiz yaşını doldurmadan geçerli bir evlenme yapmış olması, onu evlenme anından itibaren ergin kılar.
  • Evlenmenin geçerli olması gerekir; geçersiz evlilik erginlik sonucu doğurmaz.

m.11: hangi sonuçları doğurur?

  • Kişi on sekiz yaşını doldurduğunda ergin olur.
  • Kişi on sekiz yaşını doldurmadan geçerli bir evlenme yaptığında evlenme anından itibaren ergin olur.
  • Evlenme geçersiz ise erginlik sonucu doğmaz ve kişi yaşı dolana kadar ergin sayılmaz.
  • Evlenmeyle ergin kılınma, evlilik sona erse de kural olarak devam eder; bu konuda ayrı bir hüküm aranmalıdır.
  • Erginlik, uyruğa veya yer değiştirmeye göre farklılaşmaz; madde Türk hukuku bakımından genel kural koyar.

Yaşla erginlik ile evlenmeyle erginlik arasındaki fark nedir?

Yaşla erginlik, kişinin on sekiz yaşını doldurmasıyla kendiliğinden doğar ve yaştan başka bir koşul aramaz.

Evlenmeyle erginlik, yaşı on sekiz yaşından küçük olan kişinin geçerli bir evlenmesiyle, yaşından bağımsız olarak gerçekleşir.

Evlenmiş küçük, yaşı dolmadan da ergin sayılır; bu durum yaş kuralına bağlı diğer sonuçlardan ayrı değerlendirilir.

m.11: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Erginliği on sekiz yaşından farklı bir yaşa bağlamak; madde yaşı açıkça on sekiz olarak belirler.
  • Evlenmeyle erginliği yaş şartına bağlı görmek; evlenme yaştan bağımsız olarak ergin kılar.
  • Geçersiz evliliği erginlik doğuran evlilik gibi değerlendirmek.
  • Ceza hukukundaki çocuk tanımını medeni hukuktaki erginlik yaşıyla karıştırmak; kararlar bu ayrımın farklı kanunlara dayandığını göstermektedir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay uygulamasında erginlik yaşının on sekiz olarak kabul edildiği, bu yaşın dolmasıyla erginliğin kendiliğinden başladığı kabul edilmektedir. (2. Daire, 2024/4238 E., 2025/5695 K., 03.12.2025; Birinci Bölüm, 2020/34949 E., 13.03.2025)
  • Ceza uygulamasında ise erginlik ile suçun failinin çocuk sayılması ayrı kriterlere bağlanmakta; medeni hukuktaki erginlik yaşının ceza hukuku bakımından çocukluk yaşını değiştirmediği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2020/349 E., 2022/630 K., 11.10.2022; Ceza Genel Kurulu, 2007/253 E., 2008/52 K., 11.03.2008)
  • Erginlik yaşının belirlenmesinde nüfus kaydındaki doğum tarihinin esas alındığı, kayıtlara göre hesaplanan yaşın dikkate alındığı kabul edilmektedir. (2. Daire, 2024/4238 E., 2025/5695 K., 03.12.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Erginliğin kazanıldığını iddia eden taraf, kişinin on sekiz yaşını doldurduğunu nüfus kaydı ile ispatlar.
  • Evlenme yoluyla erginliğin kazanıldığını ileri süren taraf, geçerli evlenmenin varlığını evlenme cüzdanı veya evlenme kütüğü kaydıyla ispatlar.
  • Erginliğin sonradan kaybedildiğini veya evlilik geçersizliğini ileri süren karşı taraf bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
  • Nüfus kaydı ile yaş arasında çelişki bulunduğunda kaydın düzeltilmesi için mahkeme kararı gerekir; aksi halde kayıt esas alınır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.12: Nişanlılık ehliyeti ve şartları hakkında düzenleme yapar; evlenme ehliyeti ile ergin kılınma bağlantılı olarak değerlendirilir.
  • 4721 m.124: Evlenme ehliyeti ve evliliğin geçerlilik koşulları bakımından evlenmenin geçerliliğini belirler; ergin kılınmanın önkoşuludur.

TMK m.12

Bu madde, onbeş yaşını dolduran küçüğün mahkeme kararıyla ergin kılınmasının (ergin kılma) koşullarını düzenler. Küçüğün kendi isteği ve velisinin rızası aranır. Ergin kılma kararının etkileri, ergin kılınan küçüğün fiil ehliyetinin kapsamı ve ergin kılınma usulü bu maddede yer almaz. Yaş küçüklüğü ve ayırt etme gücü bakımından fiil ehliyetinin genel düzeni (m.13, m.16) ile ergin kılma başvurusunun usulü ve kararın sonuçları ilgili düzenlemelerde yer alır. Madde, Türk hukukunda ergin kılmanın Türk Medeni Kanunu'na tabi kişiler bakımından uygulanmasını kapsar.

m.12: hangi kavramlar bilinmeli?

Ergin kılma
Onbeş yaşını dolduran küçüğün, mahkeme kararıyla yaşının dolmasını beklemeden ergin sayılmasıdır. Karar, mahkemenin takdirine bağlı bir kurumdur ve kendiliğinden doğmaz.
Küçük
Henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişidir. Bu maddede ergin kılma yalnızca on beş yaşını dolduran küçük bakımından söz konusudur.
Velinin rızası
Küçüğün ergin kılınmasına ana ve babanın ya da velayet sahibi velinin verdiği onaydır. Küçüğün isteğiyle birlikte aranan ikinci bir koşuldur.

m.12: hangi şartlar aranır?

  • Küçüğün onbeş yaşını doldurmuş olması gerekir.
  • Küçüğün ergin kılınmak için kendi isteğinde bulunması gerekir.
  • Velinin ergin kılınmaya rıza göstermiş olması gerekir.
  • Ergin kılma mahkeme kararıyla gerçekleşir; kararın verilmesi için ilgili mahkemeye başvurulması ve mahkemenin kararı gerekir.
  • Mahkeme, ergin kılmanın küçüğün yararına olduğunu değerlendirmelidir.

m.12: hangi sonuçları doğurur?

  • Şartlar gerçekleşir ve mahkeme kararı verirse küçük ergin kılınmış olur.
  • Küçüğün isteği bulunmaz veya velinin rızası yoksa mahkeme ergin kılma kararı veremez.
  • Onbeş yaşını doldurmamış küçük hakkında bu madde uyarınca ergin kılma kararı verilemez.

Onbeş yaşını dolduran küçük ile onbeş yaşını dolduramamış küçük arasındaki fark nedir?

Onbeş yaşını dolduran küçük, ergin kılma başvurusunun öznesi olabilir.

Onbeş yaşını dolduramamış küçük, bu maddeye göre ergin kılınamaz.

Yaş şartı gerçekleşmeyen küçük hakkında ergin kılma kararı verilemez.

Küçüğün isteği ile velinin rızası arasındaki fark nedir?

Küçüğün kendi isteği, ergin kılınmanın öznel yönünü oluşturur.

Velinin rızası, küçüğün ergin kılınmasına ilişkin dışsal onaydır.

Her iki unsur birlikte bulunmadıkça ergin kılma kararı verilmez.

m.12: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Onbeş yaşını dolduran her küçüğün kendiliğinden ergin sayılacağını düşünmek; ergin kılma mahkeme kararı gerektirir.
  • Velinin rızasını küçüğün isteğinin yerine geçebilecek bir koşul saymak; iki koşul birlikte aranır.
  • Yaş şartını on sekiz yaşa göre hesaplamak; bu madde onbeş yaşı esas alır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemelerin ergin kılma talebini değerlendirirken küçüğün yararını ve ergin kılınmanın gerekçesini somut olarak incelediği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2004/14068 E., 2004/15983 K., 29.12.2004)
  • Ergin kılma kararında küçüğün isteğinin ve velinin rızasının ayrı ayrı araştırıldığı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/7109 E., 2024/8846 K., 20.11.2024)
  • Çocuk haklarına ilişkin uluslararası sözleşmelerin çocuğun görüşünün alınmasını öngördüğü dikkate alınarak küçüğün dinlenmesinin gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/6737 E., 2024/8845 K., 20.11.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Ergin kılmayı talep eden küçük, onbeş yaşını doldurduğunu nüfus kaydı ile ispatlar.
  • Küçüğün kendi isteğinin bulunduğu, ergin kılma talebinde ve duruşmada açıklanarak ispat edilir.
  • Velinin rızası yazılı beyanla veya mahkemede alınan beyanla ispatlanır; rızanın bulunmaması durumunda ergin kılma kararı verilemez.
  • Mahkeme, ergin kılmanın küçüğün yararına olduğunu dosyadaki delillerle değerlendirir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 m.13: Ayırt etme gücü ve ehliyet kavramlarıyla ergin kılmanın fiil ehliyeti üzerindeki etkisi bakımından ilişkilidir.
  • 4721 m.16: Ergin kılınmanın fiil ehliyetine etkisini tamamlayan genel ehliyet hükmüdür; mahkeme kararı ile ergin kılınan kişi bakımından ergin olma sonucu bu maddeye bağlıdır.

TMK m.13

Türk Medeni Kanunu'nun 13. maddesi, ayırt etme gücünün tanımını ve bu gücün var sayılmasının ölçütünü düzenler. Madde, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ve benzeri sebeplerin hangi hallerde ayırt etme gücünü ortadan kaldırmadığını belirler. Kişinin ehliyetsizliğe ilişkin genel kurallar, ayırt etme gücünün yokluğunun sonuçları ve kısıtlılık kararı bu maddede düzenlenmez; ayırt etme gücünün yokluğunun sonuçları (m.16), fiil ehliyeti ve kısıtlılık (m.17-20) ile vesayet ve kısıtlılık işlemleri ayrı maddelerde yer alır. Maddenin kapsamı tüm gerçek kişilerdir; ayırt etme gücü bakımından ayrı bir kişi grubu ayrılmaz.

m.13: hangi kavramlar bilinmeli?

Ayırt etme gücü
Kişinin davranışlarının sonuçlarını akılcı biçimde değerlendirebilmesi ve buna göre hareket edebilmesi yeteneğidir. Madde, bu gücün varlığını olumlu bir tanımla değil, yokluğunun hangi sebeplerle ortaya çıkabileceğini sayarak belirler.
Akla uygun biçimde davranma yeteneği
Ayırt etme gücünün varlığının ölçütüdür. Kişinin, bulunduğu durumda makul bir değerlendirme yaparak davranabilmesi anlamına gelir; genel bir zekâ ölçüsü değildir.
Ayırt etme gücünden yoksunluk sebepleri
Maddede sayılan yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ve bunlara benzer sebeplerdir. Sayılanlar örnekleyici niteliktedir; ölçüt bu sebeplerin, kişinin akla uygun davranma yeteneğini ortadan kaldırıp kaldırmadığıdır.
Bu Kanuna göre ayırt etme gücü
Ayırt etme gücünün, Türk Medeni Kanunu'nun ehliyet ve sorumluluk kuralları bakımından aranan asgari düzeyde varlığıdır. Madde ayırt etme gücünü bu Kanun çerçevesinde tanımlar.

m.13: hangi şartlar aranır?

  • Kişinin, yaşının küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer bir sebeple akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmaması gerekir.
  • Yoksunluk sebeplerinden birinin varlığı tek başına ayırt etme gücünün yokluğu sonucunu doğurmaz; sebebin fiilen akla uygun davranma yeteneğini ortadan kaldırmış olması aranır.
  • Ayırt etme gücünün varlığı kural olarak kabul edilir; yokluğunu ileri süren taraf bunu ispat etmek zorundadır.

m.13: hangi sonuçları doğurur?

  • Kişi akla uygun biçimde davranma yeteneğine sahipse ayırt etme gücüne sahip sayılır ve bu Kanuna göre hak ve borç altına girebilir.
  • Sayılan sebeplerden biri nedeniyle akla uygun davranma yeteneği yoksunsa, kişi ayırt etme gücüne sahip değildir ve bu durumda m.16 uyarınca ayırt etme gücünden yoksun olanın yaptığı işlemler ve hukuki sonuçları ayrıca değerlendirilir.
  • Ayırt etme gücünün varlığı kişinin iradesiyle değil, maddede ölçüt olarak alınan yeteneğe göre belirlenir; kişinin kendi yaşam tarzı ya da hukuki ehliyeti bunu değiştirmez.

Ayırt etme gücünün varsayılması ile yokluğunun ileri sürülmesi arasındaki fark nedir?

Kişinin ayırt etme gücüne sahip olduğu varsayılır; bu, maddenin olumsuz tanımından çıkan genel kuraldır.

Ayırt etme gücünün yokluğu, maddede sayılan sebeplerden birine dayanılarak ileri sürülür ve bu sebebin fiilen yeteneği ortadan kaldırdığı gösterilmelidir.

Yokluk iddiası ispatlanamadığı sürece işlem ve fiiller ayırt etme gücüne sahip kişinin işlemi sayılır. (Ceza Genel Kurulu, 2021/428 E., 2023/635 K., 29.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2022/747 E., 2023/1080 K., 15.11.2023)

Yaş küçüklüğü ile akıl hastalığı, akıl zayıflığı ve sarhoşluk arasındaki fark nedir?

Yaş küçüklüğü, kişinin yaşına bağlı olarak ayırt etme gücünün tümüyle yokluğu değil, yaşa göre değişen gelişimine bağlanır.

Akıl hastalığı, akıl zayıflığı ve sarhoşluk ise kişinin ruhsal ya da geçici durumuna bağlıdır ve her olayda ayrı değerlendirilir.

Yaş küçüklüğünde ayırt etme gücü yaşa göre; diğer sebeplerde olayın ve kişinin durumuna göre belirlenir. (Ceza Genel Kurulu, 2018/226 E., 2022/478 K., 23.06.2022)

m.13: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Ayırt etme gücünü kişinin genel zekâ düzeyi ya da eğitimi ile karıştırmak; ölçüt, olay anındaki akla uygun davranma yeteneğidir.
  • Akıl hastalığı tanısının bulunmasını tek başına ayırt etme gücünün yokluğu saymak; yeteneğin olaya göre fiilen ortadan kalkıp kalkmadığına bakılmalıdır.
  • Sayılan sebeplerin kapalı bir liste olduğunu düşünmek; maddede 'bunlara benzer sebepler' ifadesi bulunur.
  • Ayırt etme gücünün varlığını ispatlanması gereken bir durum gibi ele almak; varsayım kuralı gereği yokluğu ileri süren taraf ispat yükü altındadır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Ayırt etme gücünün varlığı, kişinin olaya özgü davranışına bakılarak değerlendirilir ve yokluğu ileri sürülen taraf bakımından ispat gerektirir. (Ceza Genel Kurulu, 2021/428 E., 2023/635 K., 29.11.2023; Ceza Genel Kurulu, 2007/253 E., 2008/52 K., 11.03.2008)
  • Akıl hastalığı ya da sarhoşluk iddialarında, kişinin olay anındaki akla uygun davranma yeteneğinin fiilen ortadan kalkıp kalkmadığına bakılır; genel bir tıbbi tanı tek başına yeterli sayılmaz. (Ceza Genel Kurulu, 2018/226 E., 2022/478 K., 23.06.2022; Ceza Genel Kurulu, 2021/264 E., 2023/704 K., 26.12.2023)
  • Mahkemeler, kanun metnindeki ayırt etme gücü tanımını 'bu Kanuna göre' ifadesiyle birlikte değerlendirerek, kişinin ehliyet ve sorumluluk sonuçlarını bu çerçevede belirler. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/747 E., 2023/1080 K., 15.11.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Ayırt etme gücünün yokluğunu ileri süren taraf, bu sebeple akla uygun davranma yeteneğinin ortadan kalktığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Ayırt etme gücünün yokluğunun ispatında tıbbi rapor, bilirkişi incelemesi, olay tanıkları ve olay öncesi-sonrası davranışlar kullanılabilir.
  • Yaş küçüklüğü iddiasında nüfus kaydı ile yaş belgelenir; yaşa bağlı ayırt etme gücü kendiliğinden belirlenebilir.
  • Karşı taraf ayırt etme gücünün varlığını savunuyorsa, kişinin olay anındaki davranışlarının akla uygunluğunu göstermek zorundadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 4721 sayılı Kanun m.16: Ayırt etme gücünden yoksun kişinin işlemlerinin hukuki sonucunu düzenler; m.13 ayırt etme gücünün varlığını tanımladığı için m.16 bu tanımın yokluğuna bağlanan sonucu belirler.
  • 4721 sayılı Kanun m.9: Ayırt etme gücüne sahip olma koşulunun hukuki ehliyetle ilişkisini kurar; m.13 bu gücün ölçütünü belirler.
  • 4721 sayılı Kanun m.10: Ayırt etme gücüne ilişkin ayrım, ehliyet ve sorumluluk kuralları bakımından m.13 ile birlikte okunur.

Konuda geçen kararlar

31 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2024/626 E., 2025/741 K., 26.11.2025
    İlgili madde: m.10
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2023/615 E., 2025/217 K., 09.04.2025
    İlgili madde: m.9
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2023/684 E., 2024/318 K., 06.06.2024
    İlgili madde: m.8
  4. Ceza Genel Kurulu, 2021/264 E., 2023/704 K., 26.12.2023
    İlgili madde: m.13
  5. Ceza Genel Kurulu, 2021/428 E., 2023/635 K., 29.11.2023
    İlgili madde: m.13
  6. Hukuk Genel Kurulu, 2022/747 E., 2023/1080 K., 15.11.2023
    İlgili madde: m.13
  7. Ceza Genel Kurulu, 2023/133 E., 2023/400 K., 12.07.2023
    İlgili madde: m.10
  8. Hukuk Genel Kurulu, 2021/922 E., 2023/548 K., 31.05.2023
    İlgili madde: m.9, m.10
  9. Ceza Genel Kurulu, 2020/349 E., 2022/630 K., 11.10.2022
    İlgili madde: m.11
  10. Ceza Genel Kurulu, 2018/226 E., 2022/478 K., 23.06.2022
    İlgili madde: m.13
Diğer 21 karar
  1. Ceza Genel Kurulu, 2007/253 E., 2008/52 K., 11.03.2008
    İlgili madde: m.11, m.13
  2. 2. Daire, 2024/4238 E., 2025/5695 K., 03.12.2025
    İlgili madde: m.11
  3. 8. Hukuk Dairesi, 2023/3955 E., 2024/6916 K., 27.11.2024
    İlgili madde: m.11
  4. 2. Hukuk Dairesi, 2024/7109 E., 2024/8846 K., 20.11.2024
    İlgili madde: m.12
  5. 2. Hukuk Dairesi, 2024/6737 E., 2024/8845 K., 20.11.2024
    İlgili madde: m.12
  6. 2. Hukuk Dairesi, 2024/7622 E., 2024/8847 K., 20.11.2024
    İlgili madde: m.12
  7. 2. Hukuk Dairesi, 2024/673 E., 2024/7775 K., 23.10.2024
    İlgili madde: m.12
  8. 2. Hukuk Dairesi, 2024/5815 E., 2024/6525 K., 26.09.2024
    İlgili madde: m.12
  9. 2. Hukuk Dairesi, 2004/14068 E., 2004/15983 K., 29.12.2004
    İlgili madde: m.12
  10. Birinci Bölüm, 2020/34949 E., 13.03.2025
    İlgili madde: m.11
  11. Genel Kurul, 2013/3262 E., 11.05.2016
    İlgili madde: m.10, m.11
  12. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2022/499 E., 2026/505 K., 15.04.2026
    İlgili madde: m.8
  13. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2129 E., 2026/662 K., 09.04.2026
    İlgili madde: m.9
  14. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, 2022/1012 E., 2026/532 K., 02.04.2026
    İlgili madde: m.8
  15. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2026/410 E., 2026/421 K., 02.04.2026
    İlgili madde: m.8
  16. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2026/411 E., 2026/422 K., 02.04.2026
    İlgili madde: m.8
  17. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, 2026/241 E., 2026/420 K., 02.04.2026
    İlgili madde: m.8
  18. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/2896 E., 2025/1490 K., 29.12.2025
    İlgili madde: m.9
  19. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1078 E., 2025/1412 K., 18.09.2025
    İlgili madde: m.9
  20. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2023/1726 E., 2023/1820 K., 15.11.2023
    İlgili madde: m.9, m.10, m.13
  21. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2022/90 E., 2022/156 K., 24.01.2022
    İlgili madde: m.10

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 2.1. Kişiler Hukuku Gerçek Kişiler bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış