HMK › Tahkim

Hakem kararının tavzihi, düzeltilmesi ve tamamlanması, tebligat

HMK m.437–444Medeni Usul Hukuku

Kısaca

HMK m.437, hakem kararında yer alan maddi hataların düzeltilmesini, karara ilişkin belirli bir konunun veya kararın bir bölümünün tavzihini ve yargılama sırasında ileri sürülmüş ama karara bağlanmamış konularda tamamlayıcı hakem kararı verilmesini düzenler. HMK m.438, HMK kapsamındaki tebligatların, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça hangi mevzuata göre yapılacağını belirler; tebligat usulünün kaynağını 7201 sayılı Tebligat Kanunu olarak gösterir.

Kapsam

Bu konu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.437–444 hükümlerini kapsar.

HMK m.437 — Hakem kararının tavzihi, düzeltilmesi ve tamamlanması

Madde, hakem kararında yer alan maddi hataların düzeltilmesini, karara ilişkin belirli bir konunun veya kararın bir bölümünün tavzihini ve yargılama sırasında ileri sürülmüş ama karara bağlanmamış konularda tamamlayıcı hakem kararı verilmesini düzenler. Hakem kararının bu üç yoldan değiştirilebilen yanlarını, başvuru süreleri ile hakem veya hakem kurulunun karar süreleri ve bu kararların hakem kararının parçası olması bakımından ele alır. Uygulama, tahkim yargılamasında taraflar ve hakem veya hakem kurulu bakımından geçerlidir. Maddenin düzenlemediği konular: hakem kararının iptali ve iptal davasının süresi (m.439), hakem kararının bildirimi ve tebligatı (m.438), yargılama giderleri (m.441) ve kararın mahkemeye sunulması (m.436). Düzeltme ve tavzih kararının hangi koşullarda yeni karar sayılabileceği ile iptal davası süresinin bu başvurularla nasıl ilişkilendiği de maddenin kendisinde değil, uygulama tartışmalarında yer alır.

Hakem kararının tavzihi, düzeltilmesi ve tamamlanması: hangi kavramlar bilinmeli?

Maddi hata
Hakem kararında bulunan hesap, yazı ve benzeri nitelikteki hatalardır. Kararın hükmünü ya da gerekçesini değiştiren bir hata değildir; ölçüt, hatanın açık ve kolayca görülebilir bir yazım ya da hesaplama yanlışı olmasıdır.
Tavzih
Karara ilişkin belirli bir konunun veya kararın bir bölümünün açıklığa kavuşturulmasıdır. Karar gerçekten açıklamaya muhtaçsa yapılır; yeni bir karar yazılması anlamına gelmez.
Tamamlayıcı hakem kararı
Yargılama sırasında ileri sürülmüş olmasına rağmen hakem kararında karara bağlanmamış konularda verilen ek karardır. Kararda hiç değinilmemiş bir talebin giderilmesine yöneliktir.
Karşı tarafın görüşü
Başvurunun hakem veya hakem kuruluna yapılırken karşı tarafa da bilgi verilmesi ve onun görüşünün alınmasıdır. Hakem veya hakem kurulunun talebi değerlendirmeden önce bu görüşü alması gerekir.
Re'sen düzeltme
Hakem veya hakem kurulunun taraf talebi olmaksızın, karardaki maddi hataları kendiliğinden düzeltmesidir. Yalnız maddi hatalar için geçerlidir; tavzih ve tamamlama için böyle bir yetki düzenlenmemiştir.

Hakem kararının tavzihi, düzeltilmesi ve tamamlanması: hangi şartlar aranır?

  • Başvuranın hakem kararının kendisine bildirilmiş olması ve başvurunun bu bildirimden itibaren süresinde yapılması gerekir.
  • Başvurunun, karşı tarafa da bilgi verilerek yapılması gerekir.
  • Başvurunun, maddi hata düzeltmesi ya da karara ilişkin belirli bir konunun veya kararın bir bölümünün tavzihi istemi olması gerekir; tamamlama için ayrıca yargılama sırasında ileri sürülmüş ama karara bağlanmamış bir konunun bulunması gerekir.
  • Hakem veya hakem kurulunun, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra talebi haklı bulması gerekir.
  • Maddi hata düzeltmesi için hatanın hesap, yazı veya benzeri nitelikte olması gerekir; bu sınırın dışına çıkan bir değişiklik düzeltme sayılamaz.
  • Re'sen düzeltmenin, karar tarihini izleyen iki hafta içinde ve yalnız maddi hatalara ilişkin olarak yapılması gerekir.
  • Tamamlayıcı karar başvurusunun, hakem kararının bildirilmesinden itibaren bir ay içinde yapılması gerekir.

Hakem kararının tavzihi, düzeltilmesi ve tamamlanması: hangi sonuçları doğurur?

  • Taraf, süresinde ve karşı tarafa bilgi vererek başvurursa, hakem veya hakem kurulu karşı tarafın görüşünü alır ve talebi haklı bulursa düzeltme ya da tavzih yapar.
  • Hakem veya hakem kurulu talebi haklı bulmazsa talebi reddeder; bu durumda kararın değiştirilmesi sağlanamaz.
  • Düzeltme ve tavzih kararları, taraflara bildirilir ve hakem kararının bir parçasını oluşturur.
  • Tamamlayıcı hakem kararı verilirse, bu karar da taraflara bildirilir ve hakem kararının bir parçası olur.
  • Tamamlayıcı karar, yalnız yargılamada ileri sürülmüş ama karara bağlanmamış konularda verilebilir; hakem kararında hiç değinilmemiş bir konu için düzenlenmiş bir kural yoktur.
  • Düzeltme veya tavzih yoluyla kararın içeriği tamamen değiştirilemez; bu yola dayanılarak yeni bir karar yazılamaz.
  • Süresinde başvuru yapılmazsa, düzeltme, tavzih ya da tamamlama yoluyla hakem kararında değişiklik istenemez.
  • Maddede yer alan iki haftalık ve bir aylık süreler, madde metninde tarafların tercihine bağlanmış bir istisnaya (evvelce daha farklı süre öngörülmesi) tabidir.

Maddi hata düzeltmesi ile tavzih arasındaki fark nedir?

Maddi hata düzeltmesi, hesap, yazı veya benzeri bir yanlışın giderilmesidir. Kararın içeriğinde değişiklik yapılmaz.

Tavzih, karardaki belirli bir konunun veya bölümün açıklığa kavuşturulmasıdır. Kararın anlaşılmasını sağlar, ancak hesap ya da yazım hatasına bağlı değildir.

Her iki yol da aynı iki haftalık başvuru süresine ve aynı karşı taraf görüşü usulüne tabidir. Ancak re'sen düzeltme yalnız maddi hatalar için tanınmıştır; tavzih için bu yol yoktur.

Tavzih ile tamamlayıcı karar arasındaki fark nedir?

Tavzih, hakemin verdiği kararın mevcut bölümünün açıklanmasıdır; karara bağlanmamış bir konu yoktur.

Tamamlayıcı karar, yargılamada ileri sürülmüş ama hakem kararında hiç karara bağlanmamış konuda yeni bir hüküm kurulmasıdır.

Tavzih için başvuru süresi iki haftadır; tamamlayıcı karar için bir aydır. Tamamlayıcı karar için hakem veya hakem kurulunun bir ay içinde karar vermesi, bu sürenin en fazla bir ay uzatılabilmesi gerekir.

Taraf başvurusu ile hakemin re'sen düzeltmesi arasındaki fark nedir?

Taraf başvurusu, taraflardan birinin karşı tarafa bilgi vererek yaptığı istemdir ve karşı tarafın görüşünün alınması gerekir.

Re'sen düzeltme, hakem veya hakem kurulunun kendi inisiyatifiyle maddi hatayı düzeltmesidir; taraf talebi gerekmez.

Re'sen düzeltme süresi karar tarihinden itibaren iki haftadır; taraf başvurusunun süresi ise kararın bildirilmesinden itibaren iki haftadır. Re'sen düzeltmede hakemin süresi tarih esaslıdır.

Hakem kararının tavzihi, düzeltilmesi ve tamamlanması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tavzih başvurusunu, maddi hata düzeltmesi gibi değerlendirip ikinci bir hükmü yeniden yazdırmaya yönelik istemde bulunmak; tavzih yalnız açıklama içindir ve kararın yeniden yazılmasını sağlamaz.
  • Tamamlayıcı karar süresini iki hafta olarak hesaplamak; tamamlama başvurusu için süre bir aydır.
  • Re'sen düzeltme süresini kararın bildirilmesinden değil, karar tarihinden itibaren iki hafta olarak hesaplamamak; bu sürenin başlangıcı karar tarihidir.
  • Hakem veya hakem kurulunun, tavzih veya düzeltme kararını maddi hata sınırını aşarak asıl hükmü değiştirmesine izin vermek; bu, maddeye aykırılık doğurur.
  • Düzeltme, tavzih ya da tamamlama başvurusu yapılmışken iptal davası süresini bu başvurunun sonucunu beklemeden hesaplamak; uygulamada iptal davası süresi bu kararların tebliğinden itibaren işlemektedir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tavzih, düzeltme ve tamamlama kararlarının hakem kararının parçası olduğu ve iptal davası süresinin bu kararların taraflara bildirilmesinden itibaren işlediği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2025/1765 E., 2025/6343 K., 23.12.2025; 11. Hukuk Dairesi, 2024/212 E., 2024/2703 K., 03.04.2024)
  • Taraflardan birinin düzeltme, tavzih veya tamamlama talebinde bulunması halinde, iptal davası süresinin bu başvurunun sonucunu beklemeden işlemeyeceği; hakemlerin kararını beklemek gerektiği ve bu karar tebliğ edildikten sonra bir ay içinde iptal davası açılması gerektiği değerlendirilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/2980 E., 2024/5564 K., 04.07.2024)
  • Tavzih veya düzeltme kararının, asıl kararı tamamen değiştirerek bu maddeye aykırılık oluşturabileceği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2025/1765 E., 2025/6343 K., 23.12.2025)
  • Tavzih kararının, birleşen davalarda değişen bir hükmü içermesinin tavzih sınırını aştığı ve bu nedenle hukuka aykırı sayılabileceği değerlendirilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2025/1765 E., 2025/6343 K., 23.12.2025)
  • Tavzih, düzeltme ve tamamlama başvurularının 6100 sayılı Kanun m.436 ve m.439 ile birlikte değerlendirildiği uygulamada görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/2980 E., 2024/5564 K., 04.07.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2024/212 E., 2024/2703 K., 03.04.2024)
  • Hakem kararının bu maddeye dayanılarak yeniden yazılmasının değil, yalnız ilgili bölümün düzeltilmesinin veya tavzih edilmesinin istenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/5913 E., 2023/1415 K., 09.03.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Düzeltme, tavzih veya tamamlama talebini ileri süren taraf, başvurunun süresinde ve karşı tarafa bilgi verilerek yapıldığını ispatlar; bunun için tebliğ belgesi ve başvuru dilekçesinin karşı tarafa gönderildiğine dair kayıt gösterilmelidir.
  • Maddi hatanın varlığını ileri süren taraf, hatayı hesap, yazı ya da benzeri nitelikte açıkça gösteren karar metni ve dosya belgeleriyle ispatlar.
  • Tamamlayıcı karar talep eden taraf, konunun yargılama sırasında ileri sürüldüğünü ve hakem kararında karara bağlanmadığını dilekçe ve duruşma tutanaklarıyla ispatlar.
  • Karşı tarafın, başvurunun süresinde yapılmadığını ya da talebin kapsam dışı olduğunu ileri sürmesi halinde, bu savunmayı ileri süren taraf süre aşımını veya kapsam dışılığı ispatlamakla yükümlüdür.
  • Hakem kararının bildirilme tarihini gösteren tebliğ belgesi, sürenin başlangıcını ispatlamak için temel delildir; bu belgenin eksikliği durumunda sürenin hesabı tartışmalı hale gelir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

HMK m.438 — Tebligat

Madde, HMK kapsamındaki tebligatların, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça hangi mevzuata göre yapılacağını belirler; tebligat usulünün kaynağını 7201 sayılı Tebligat Kanunu olarak gösterir. Madde, tebligatın tarafların anlaşmasıyla farklı bir usule bağlanabilmesi esasını da düzenler. Uygulama, yargılamada taraflara, vekillere ve tebligat yapılması gereken diğer kişilere ilişkindir. Madde tebligatın adresine, tebliğ memurunun yapacağı işlemlere, tebligat türlerinin ayrıntılarına, elektronik tebligata veya yabancı ülkedeki tebligata ilişkin ayrıntılı kuralları düzenlemez; bunlar 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda yer alır. Tebligat süresinin hesabı, tebligatın usulsüzlüğüne karşı başvuru ve tebliğ sonrası işlemler de bu maddenin kapsamı dışındadır.

Tebligat: hangi kavramlar bilinmeli?

Aksi kararlaştırma
Tarafların tebligat usulü konusunda sözleşme ile Tebligat Kanunu'ndan farklı bir yöntem seçmesidir. Bu anlaşma, tebligatın hangi usulle yapılacağına ilişkin bir tercih niteliğindedir ve tahkim gibi yargılama dışı yollarda daha çok gündeme gelir.
Tebligat Kanunu
7201 sayılı Tebligat Kanunu'dur ve madde metninde varsayılan tebligat usulünü oluşturur. Tebligatın şekli, adresi ve yapılış biçimi bu kanunda düzenlenmiştir.

Tebligat: hangi şartlar aranır?

  • Tebligatın HMK kapsamında yapılması gerekmelidir.
  • Taraflar arasında tebligat usulüne ilişkin aksi bir kararlaştırma bulunmamalıdır.
  • Aksi kararlaştırma varsa tebligat bu anlaşmaya göre yapılmalıdır, Tebligat Kanunu hükümleri uygulanmaz.

Tebligat: hangi sonuçları doğurur?

  • Taraflar aksi kararlaştırmamışsa tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre yapılır ve usulüne uygun tebligat hükümlerini doğurur.
  • Taraflar sözleşmeyle farklı bir tebligat usulü kararlaştırmışsa bu usul, madde kapsamında uygulanabilir.
  • Tebligat Kanunu'na aykırı yapılan tebligat usulsüz olur ve bunun hukuki sonuçları Tebligat Kanunu'na göre değerlendirilir.

Yargı tebligatı ile tahkim tebligatı arasındaki fark nedir?

Mahkemelerce yapılan tebligatta varsayılan usul doğrudan 7201 sayılı Kanun'dur.

Tahkimde taraflar tebligat usulünü sözleşme ile belirleyebilir ve bu, Tebligat Kanunu'nun varsayılan uygulamasını değiştirebilir.

Tahkimde aksi kararlaştırma varsa Tebligat Kanunu'na göre tebligat yapılmak zorunda değildir; yoksa kanuni usul uygulanır.

Kazai tebligat ile hakem tebligatı arasındaki fark nedir?

Kazai tebligat, Tebligat Kanunu'nun kazai tebligata ilişkin hükümlerine göre yapılan tebligattır.

Hakemlerin yaptığı tebligat ise tahkim yargılamasına özgüdür ve kazai tebligat sayılıp sayılmayacağı tartışmalıdır.

Hakem tebligatının kazai tebligat sayılması, adres değişikliği bildirimi gibi Tebligat Kanunu'nun sonuçlarının uygulanmasını da etkiler.

Tebligat: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tebligat usulünü yalnızca taraf beyanına dayanarak belirlemek; aksi kararlaştırmanın yazılı olarak ispatlanması gerektiğini göz ardı etmek.
  • Tahkimde hakem tebligatını kendiliğinden kazai tebligat saymak; bunun tartışmalı olduğunu ve taraf iradesine bağlı olduğunu unutmak.
  • Madde metnini adres, elektronik tebligat veya yabancı ülke tebligatına ilişkin ayrıntılı kurallar için yeterli görmek; bunların 7201 sayılı Kanun'da arandığını atlamak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, HMK m.438 uyarınca tebligatın Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiğini kabul etmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2025/5397 E., 2025/17486 K., 16.12.2025; 10. Hukuk Dairesi, 2025/10650 E., 2025/17491 K., 16.12.2025; 10. Hukuk Dairesi, 2025/7704 E., 2025/16916 K., 09.12.2025; 10. Hukuk Dairesi, 2025/5087 E., 2025/15967 K., 25.11.2025; 10. Hukuk Dairesi, 2024/15760 E., 2025/14087 K., 21.10.2025; 10. Hukuk Dairesi, 2023/10761 E., 2025/13639 K., 14.10.2025)
  • Yargıtay, Tebligat Kanunu'na aykırı tebligatı usulsüz saymakta ve bu nedenle adreste bulunmayan muhatap yerine yapılan tebligatın geçerliliğini kabul etmemektedir. Bu yönde kararlara dayanılmaktadır.

Nasıl ispat edilir?

  • Tebligatın usulüne uygun yapıldığını iddia eden taraf, tebligat mazbatasının Tebligat Kanunu'na uygun düzenlendiğini ortaya koymalıdır.
  • Aksi kararlaştırmayı ileri süren taraf, bu anlaşmanın varlığını yazılı belge ile ispatlamalıdır.
  • Tebligatın usulsüzlüğünü ileri süren taraf, mazbatadaki eksikliği veya Tebligat Kanunu'na aykırılığı ortaya koymalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 7201 sayılı Kanun: Tebligatın şekli, adresi ve yapılış usulünü düzenleyen temel kanundur. Madde, varsayılan tebligat usulü olarak bu kanuna atıf yapar.

HMK m.439 — İptal davası

Madde, hakem kararlarına karşı tek kanun yolu olarak iptal davasının açılmasını, bu davanın yetkili ve görevli mahkemesini, iptal sebeplerini, kısmi iptali, iptal davasının süresini, icranın durdurulmasını, iptal kararlarına karşı temyizi ve iptal sonrası yeniden tahkimi düzenler. Kanun yolu sistemi bakımından iç tahkim ve uluslararası tahkim ayrımı yapılmadan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun onbirinci kısmındaki tahkim yargılaması sonunda verilen hakem kararları için uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: hakem kararının tavzih, düzeltme veya tamamlanması ile ilgili usul (ilgili HMK hükümleri); hakem kararının tenfizi ve icrası (HMK'nın icra ve tenfize ilişkin hükümleri); tahkim sözleşmesinin geçerliliği ve tahkim yargılamasının genel usulü (tahkim kısmının ilgili maddeleri); iptal davasının dışında kalan olağan kanun yolları ve istinaf. Bu konularda ayrıca ilgili kanun maddelerine bakılmalıdır.

İptal davası: hangi kavramlar bilinmeli?

İptal davası
Hakem kararının geçerliliğini, kanunda sayılan sebeplerle ortadan kaldırmak için açılan tek dava yoludur. Hakem kararının içeriğinin esastan yeniden incelenmesi amacını taşımaz, yalnızca kanunda sayılan sebeplerin varlığını denetler.
Re'sen dikkate alınan iptal sebebi
Taraf ileri sürmese bile mahkemenin kendiliğinden araştırması gereken iptal sebebidir. Maddede bu nitelikteki sebepler g (tahkime elverişlilik) ve ğ (kamu düzenine aykırılık) bentleridir.
Tahkim süresi
Hakem kararının verilmesi gereken süredir. Kararın bu süre içinde verilmemesi 439/2-c bendi uyarınca iptal sebebi oluşturur. Süreyi belirleyen taraf anlaşması veya kanundaki usul kuralıdır.
Kısmi iptal
Hakem kararının yalnızca tahkim sözleşmesi kapsamı dışındaki konuları içeren bölümünün iptal edilmesidir. Konuların birbirinden ayrılabilmesi şarttır; ayrılamıyorsa kısmi iptal yapılamaz.
Teminatla icranın durdurulması
İptal davası açılmasına rağmen hakem kararının icrasının, talep üzerine ve hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayan teminat gösterilmesi şartıyla durdurulmasıdır. Durdurma kararı mahkemenin takdirine bağlıdır.

İptal davası: hangi şartlar aranır?

  • İptal davası, hakem kararının verilmesinden itibaren bir ay içinde açılmalıdır; süre, kararın veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirilmesinden itibaren işler.
  • Dava, tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılmalıdır ve dava öncelikle ve ivedilikle görülür.
  • Dava dilekçesinde, 439/2 bentlerinden hangisine dayanıldığı açıkça belirtilmeli ve bu sebebe ilişkin deliller eklenmelidir; a-f bentlerinde sebep mahkemece kendiliğinden araştırılamaz.
  • Hakem kararı, 439/2 bentlerinden en az birinin varlığı tespit edilerek iptal edilebilir; g ve ğ bentleri ayrıca re'sen incelenir.
  • Kısmi iptal için, tahkim sözleşmesi kapsamındaki konuların kapsam dışındaki konulardan ayrılabilmesi şarttır.
  • Hakem kararının icrasının durdurulması için taraflardan birinin talebi ve hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak teminatın gösterilmesi gerekir.

İptal davası: hangi sonuçları doğurur?

  • Kanunda sayılan sebeplerden biri tespit edilirse hakem kararı iptal edilebilir.
  • Hiçbir iptal sebebi tespit edilmezse iptal davası reddedilir ve hakem kararı geçerliliğini korur.
  • Sebeplerin tespiti halinde kararın tamamı iptal edilebilir, ancak 439/3 koşulları varsa yalnızca kapsam dışı kalan bölüm iptal edilir.
  • İptal davası açılması kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; teminatla durdurma mümkündür.
  • İptal davasının kabulü hâlinde, kabul kararı temyiz edilmez veya 439/2 b, c, ç, d, e, f bentlerinden biri nedeniyle kabul edilmişse ve taraflar aksini kararlaştırmamışsa, taraflar hakemleri ve tahkim süresini yeniden belirleyebilir.
  • Taraflar isterlerse eski hakemleri yeniden tayin edebilir.
  • İptal davası hakkında verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz incelemesi 439'da sayılan iptal sebepleriyle sınırlıdır.
  • Temyiz, kararın icrasını durdurmaz.
  • Madde metni, tahkim sözleşmesiyle iptal sebeplerinin genişletilmesini ya da önceden bu sebeplerden vazgeçilmesini açıkça düzenlemez; bu konuda kanunun sistematiğine ve tahkim kısmının genel hükümlerine bakılmalıdır.

Tahkim yeri bölge adliye mahkemesi ile yargıtay temyiz denetimi arasındaki fark nedir?

Hakem kararına karşı iptal davası, tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde ilk derece sıfatıyla açılır ve öncelikle, ivedilikle görülür.

İptal davası hakkında verilen karar, 439/6 uyarınca temyiz denetimine tabidir; temyiz incelemesi yalnızca 439'daki iptal sebepleriyle sınırlıdır.

İptal davasında ilk derece mahkemesi bölge adliye mahkemesidir; sonuç kararlar temyize tabidir, istinaf yoluna başvurulmaz.

Tarafın ileri sürmesine bağlı iptal sebepleri ile mahkemece re'sen dikkate alınacak iptal sebepleri arasındaki fark nedir?

439/2 a-f bentlerindeki sebepler, iptal davasını açan tarafça dilekçede açıkça belirtilip delillendirilmelidir.

439/2 g (tahkime elverişlilik) ve ğ (kamu düzeni) bentleri, tarafça ileri sürülmese bile mahkemece kendiliğinden incelenir.

Mahkeme ileri sürülmeyen a-f sebeplerine dayanarak iptal kararı veremez; g ve ğ bentlerinde ise re'sen inceleme yapılır.

Kararın icrasının durdurulması ile teminatlı durdurma arasındaki fark nedir?

İptal davası açılması, hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurmaz.

Taraflardan birinin talebi üzerine, hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak teminat gösterilirse icra durdurulabilir.

Teminat gösterilmeden icranın durdurulması mümkün değildir; durdurma mahkemenin takdirine bağlıdır.

Kısmi iptal ile tam iptal arasındaki fark nedir?

Hakem kararı, tahkim sözleşmesi kapsamındaki ve kapsam dışındaki konular ayrılabiliyorsa, yalnızca kapsam dışı kalan bölüm iptal edilebilir.

Konular birbirinden ayrılamıyorsa karar bütünüyle iptal edilebilir; ayrım yapılamayan hâlde kısmi iptal yoluna gidilmez.

Kısmi iptal yalnızca 439/2-d kapsamındaki kapsam dışı uyuşmazlıkta ve konuların ayrılabilmesi hâlinde söz konusu olur.

İptal sonrası yeniden tahkim ile eski hakemler arasındaki fark nedir?

439/2 b, c, ç, d, e ve f bentleri nedeniyle kabul edilen iptal davasında taraflar hakemleri ve tahkim süresini yeniden belirleyebilir.

Kabul kararı temyiz edilmez ve taraflar aksini kararlaştırmamışsa bu yetki doğar; a ve g-ğ bentleri bu düzenlemenin kapsamında değildir.

Taraflar isterlerse eski hakemleri yeniden tayin edebilir; tahkim yoluyla yeniden yargılama mümkün olur.

İptal davası: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bir aylık süreyi tahkim kararının imza veya kararın verildiği tarihinden saymak; süre, kararın veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirilmesiyle başlar.
  • Hakem kararına karşı istinaf yoluna başvurmak; iptal davası bölge adliye mahkemesinde ilk derece olarak görülür ve sonuç kararlar temyize tabidir.
  • Dilekçede sebep göstermeden genel bir iptal talebinde bulunmak; mahkeme a-f bentlerindeki sebepleri kendiliğinden araştırmaz.
  • Kamu düzeni ve tahkime elverişlilik sebeplerini de tarafın ileri sürmesi gerektiğini düşünmek; bu iki sebep re'sen dikkate alınır.
  • Kararın icrasının iptal davasıyla kendiliğinden durduğunu varsaymak; durdurma için teminat gösterilmesi gerekir.
  • Kısmi iptal yerine, ayrılamayan konularda da yalnızca bir bölümün iptalini istemek; kısmi iptal ancak konular ayrılabiliyorsa mümkündür.
  • Taraflar sözleşmeyle iptal sebeplerini genişletebilir ya da bu sebeplerden önceden vazgeçebilir sanmak; madde metni bunu düzenlemez, bu konuda sistematik ve tahkim kısmının genel hükümleri dikkate alınmalıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Hakem kararına karşı iptal davasının ilk derece sıfatıyla bölge adliye mahkemesinde görüleceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/2526 E., 2019/452 K., 07.03.2019; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/1072 E., 2023/1119 K., 12.07.2023; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2022/1530 E., 2022/1478 K., 16.11.2022)
  • İptal davası hakkında ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesinin verdiği kararlara karşı istinaf değil temyiz yolunun açık olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi, 2018/965 E., 2018/1670 K., 04.10.2018)
  • Hakem kararının kamu düzenine aykırılığı iddiası, dilekçede ayrıca ileri sürülmese bile mahkemece dikkate alınmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/611 E., 2022/1844 K., 27.12.2022)
  • Hakem kararının ücret tarifesine aykırılık gibi gerekçelerle hem 439/2 bentlerinin hem de kamu düzeninin birlikte ileri sürüldüğü hallerde, mahkemenin ileri sürülen sebepleri tek tek incelediği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/688 E., 2023/1348 K., 21.12.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • İptal davasını açan taraf, dayandığı 439/2 bendini dilekçesinde açıkça belirtmek ve bu sebebe ilişkin delilleri eklemek zorundadır; ispat yükü davacıdadır.
  • Hakem kararının tebliğ tarihi, süre hesabında önemlidir; tebliğin tarihi ile dava açılış tarihi ayrıca belgelenmelidir.
  • Tahkim sözleşmesinin geçerliliği, ehliyet veya usul eksikliği iddiasında, bu iddiayı ileri süren taraf ilgili belgeleri sunmalıdır.
  • Kamu düzeni (ğ) ve tahkime elverişlilik (g) bentleri re'sen incelendiğinden, bu konularda ispat yükü tarafa bırakılmamakla birlikte tarafın dayanak göstermesi pratik açıdan yararlıdır.
  • Kısmi iptal talebinde, kararın hangi bölümünün tahkim sözleşmesi kapsamında olmadığı ve ayrılabilirlik somut olarak gösterilmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 sayılı Kanun m.361: Temyiz kanun yolunun iptal davası sonunda verilen kararlar bakımından uygulanacağının dayanağıdır; 439/6 bunu tahkim alanında tekrar eder.
  • 6100 sayılı Kanun m.410: Tahkim yargılamasında mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili mahkemeyi belirler; bu düzenleme tahkim yeri bölge adliye mahkemesi kuralıyla birlikte okunmalıdır.

HMK m.440 — Hakem ücreti

Madde, tahkim yargılamasında hakem veya hakem kurulunun ücretinin nasıl belirleneceğini düzenler: ücretin taraflar ile hakemler arasında kararlaştırılması, ücret konusunda tarafların yerleşmiş kurallara veya kurumsal tahkim kurallarına yollama yapabilmesi, başkan hakemin ücret farkı, ek hakem ücreti ve tahkim giderlerinin kararda gösterilmesi, ayrıca ücret tespit edilemediğinde Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarifeye göre belirleme. Madde, tahkimde ücret konusunda taraflar ve hakemler arasındaki ilişkiye uygulanır. Hakem seçimini, hakemin reddini, hakemin görevden çekilmesini ve avans yatırılmasını düzenlemez (m.441 ve m.442 ve ilgili hükümler). Tahkim giderlerinin hangi kalemlerden oluştuğu ve yargılama giderlerinin kimin tarafından ödeneceği de bu maddenin konusu değildir (m.441). Tahkim anlaşmasının geçerlilik koşulları ve tahkim yargılamasının seyri de madde kapsamı dışındadır.

Hakem ücreti: hangi kavramlar bilinmeli?

Hakem ücreti
Hakemin uyuşmazlığı çözmesi karşılığında taraflardan talep edebileceği bedeldir. Madde, bu bedelin miktarını dava konusu alacağın tutarı, uyuşmazlığın niteliği ve tahkim yargılamasının süresine göre belirlemeyi öngörür.
Yerleşmiş kurallara yollama
Tarafların hakem ücretini kendi sözleşmelerinde yazmak yerine, hangi tarifeye göre belirleneceğini kurala bağlamasıdır. Yollama yapılırsa ücret o kurala göre hesaplanır.
Kurumsal tahkim kurallarına yollama
Tahkim kurumunun kendi tarifesine ya da ücret kurallarına atıf yapılmasıdır. Taraflar bu yolla ücreti kurumsal kurallar üzerinden belirleyebilir.
Başkan ücreti
Hakem kurulunun başkanına, diğer hakemlere ödenen ücretin yüzde on fazlası olarak ödenen bedeldir. Taraflar aksini kararlaştırabilir.
Ek hakem ücreti
Kararın düzeltilmesi, yorumlanması veya tamamlanması hâllerinde talep edilebilecek ilave ücrettir. Aksi kararlaştırılmadıkça ödenmez.
Ücret tarifesi
Adalet Bakanlığınca her yıl, ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının görüşleri alınarak hazırlanan ve ücret tespit edilemediğinde uygulanan tarifedir.

Hakem ücreti: hangi şartlar aranır?

  • Taraflar aksini kararlaştırmamışsa, hakem ücretinin hakem veya hakem kurulu ile taraflar arasında kararlaştırılması gerekir; bu kararlaştırmada dava konusu alacağın miktarı, uyuşmazlığın niteliği ve tahkim yargılamasının süresi dikkate alınır.
  • Taraflar ücreti yerleşmiş kurallara veya kurumsal tahkim kurallarına yollama yaparak belirleyebilirler; bu yollama ücret tespitinin alternatif yoludur.
  • Ücretin belirlenememesi hâlinde, yani hakemle anlaşma sağlanamaması, sözleşmede ücret hükmünün bulunmaması veya yollama yapılmaması durumunda, hakem ücretinin Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve her yıl güncellenen tarifeye göre belirlenmesi gerekir.
  • Hakem kurulunda başkanın ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça diğer hakemlere ödenecek ücretin yüzde on fazlası olarak hesaplanmalıdır.
  • Hakem kararının düzeltilmesi, yorumlanması veya tamamlanması hâllerinde ek hakem ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça ödenmez.
  • Hakem veya hakem kurulunun kararında tahkim yargılamasının giderlerinin gösterilmesi gerekir.

Hakem ücreti: hangi sonuçları doğurur?

  • Taraflar aksini kararlaştırmamışsa hakem ücreti, dava konusu alacak, uyuşmazlığın niteliği ve yargılamanın süresi gözetilerek hakemle birlikte belirlenir.
  • Taraflar yerleşmiş kurallara veya kurumsal tahkim kurallarına yollama yaparsa ücret bu kurallara göre belirlenir.
  • Ücret konusunda anlaşma sağlanamaz, sözleşmede hüküm bulunmaz ve yollama da yapılmazsa ücret Adalet Bakanlığı tarifesine göre belirlenir.
  • Hakem kurulu başkanının ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça diğer hakemlere ödenecek ücretin yüzde on fazlası olarak hesaplanır.
  • Aksi kararlaştırılmadıkça karar düzeltme, yorumlama veya tamamlama hâllerinde ek hakem ücreti ödenmez.
  • Hakem veya hakem kurulunun kararında tahkim yargılamasının giderleri gösterilir.
  • Madde yedek hukuk kuralı niteliğindedir; taraflar aksini kararlaştırabilir.
  • Ücrete ilişkin taraf iradesi ile tarifenin çelişmesi hâlinde taraf iradesi öncelik taşır.

Taraf kararlaştırması ile kanundaki yedek tarife arasındaki fark nedir?

Taraflar ile hakem arasında ya da yollama yoluyla belirlenen ücret, tarafların iradesine dayanır.

Ücretin hiçbir şekilde belirlenememesi hâlinde Adalet Bakanlığı tarifesi uygulanır; bu tarife, tarafların iradesinin yerini alan bir yedek kuraldır.

Önce irade ile belirleme denenir; irade yoksa tarifeye geçilir. Tarife yedek nitelikte olduğundan taraf iradesi her zaman önceliklidir.

Hakem ile hakem kurulunun başkanı arasındaki fark nedir?

Sıradan bir hakemin ücreti, hakem ile taraflar arasında kararlaştırılan ya da tarifeye göre belirlenen ücrettir.

Kurulun başkanı, diğer hakemlere ödenen ücretin yüzde on fazlasını alır.

Başkanın ücreti kendiliğinden bu oranda hesaplanır; taraflar aksini kararlaştırabilir. Aksi kararlaştırılmadıkça oran geçerlidir.

Karar ile karar düzeltme, yorumlama veya tamamlama arasındaki fark nedir?

Asıl hakem kararı verildiğinde ücret, ilk ücret kararı çerçevesinde ödenir.

Kararın düzeltilmesi, yorumlanması veya tamamlanması hâllerinde ayrıca bir iş yapılmış olsa bile ek ücret doğmaz.

Bu hâllerde ek hakem ücreti talep edilemez; aksi kararlaştırılmışsa talep edilebilir.

Hakem ücreti: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Ücretin tarifeye göre belirlenmesini, taraf iradesi bulunsa bile doğrudan uygulamak; önce taraf iradesinin ve yollamanın aranması gerekir.
  • Başkanın ücretini hakemlerle aynı miktarda hesaplamak; aksi kararlaştırılmadıkça yüzde on fazla hesaplanmalıdır.
  • Karar düzeltme, yorumlama veya tamamlama işlemine ek hakem ücreti eklemek; aksi kararlaştırılmadıkça ek ücret ödenmez.
  • Ücret tarifesinin güncel yıl tutarını kullanmamak; tarife her yıl yenilendiğinden hesapta yıl gözetilmelidir.
  • Tahkim kararında yargılama giderlerinin gösterilmemesini hakem ücreti eksikliği saymak; bu, ayrı bir gider kalemi olarak değerlendirilmelidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Hakem ücretinin yollama ile belirlenmesi yönünde taraf iradesine öncelik tanındığı kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/5108 E., 2024/75 K., 09.01.2024)
  • Karar düzeltme için Yargıtay kararının 440. maddede sayılan sebeplerden birine dayanması gerektiği kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/7592 E., 2025/10320 K., 02.07.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2024/8335 E., 2025/1475 K., 06.02.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2024/10163 E., 2024/10545 K., 24.12.2024; 5. Hukuk Dairesi, 2024/10104 E., 2024/10547 K., 24.12.2024)
  • Karar düzeltme başvurusunun kabulünde Tetkik Hâkimi raporunun dinlenerek dosya belgelerinin incelenmesi uygulanmaktadır. (5. Hukuk Dairesi, 2024/10103 E., 2024/10546 K., 24.12.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Hakem ücretini talep eden hakem veya kurul, ücretin tarafların kararlaştırdığı ya da yollama ile belirlenen miktar olduğunu tahkim sözleşmesi, hakem sözleşmesi veya ücret anlaşması ile ispatlamalıdır.
  • Taraflar arasında ücret anlaşması yoksa, ücretin tarifeye göre belirlenmesi gerektiği ve yollama yapılmadığı hakem tarafından ileri sürülür; karşı taraf aksi bir anlaşmayı yazılı delille ispatlamalıdır.
  • Başkan ücretinin yüzde on fazla hesaplanması talebinde, hakem kurulunun başkan olduğu ve aksi bir kararlaştırma bulunmadığı ispat edilmelidir.
  • Ek hakem ücreti talebinde, taraflarca aksinin kararlaştırıldığı yazılı olarak ortaya konmalıdır; aksi hâlde talep reddedilir.
  • Hakem kararında tahkim giderlerinin gösterildiği, kararın yazılı biçiminden anlaşılır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 sayılı Kanun m.441: Tahkim giderlerinin ve yargılama giderlerinin kapsamını düzenler; m.440/6 uyarınca kararda gösterilecek giderlerin içeriğini belirler.
  • 6100 sayılı Kanun m.442: Hakem ve hakem kurulunun ücret ve masraf için avans talep edebilmesine ilişkin hükümdür; ücretin ödenme usulünü tamamlar.
  • 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu m.16/A: Milletlerarası tahkimde m.440 ile paralel düzenleme getirir; aynı tarife ve yollama sistemini kurar.

HMK m.441 — Yargılama giderleri

6100 sayılı HMK m.441, tahkim yargılamasında yargılama giderlerinin neler olduğunu sayar. Hakem ve hakem sekreterliği ücretleri, hakem seyahat ve diğer masrafları, bilirkişi ve keşif giderleri, tanık seyahat giderleri, vekâlet ücreti ile mahkemelere yapılan başvurulardaki yargı harçları ve tahkim tebligat giderleri bu kapsamdadır. Düzenleme tahkim yargılamasındaki tarafları ve hakem ya da hakem kurulunu ilgilendirir. Maddenin kendisi avansın yatırılmasını, avansın ödenmemesinin sonucunu, giderlerin kimin tarafından ödeneceğini ve paylaştırılmasını düzenlemez (m.442). Mahkeme yargılamasında yargılama giderlerinin kapsamı ve hükmedilmesi ise HMK m.323 vd. hükümlerine tabidir. Hakem kararının iptali ve iptal davasında yargılama giderlerine hükmedilmesi de bu maddenin konusu değildir.

Yargılama giderleri: hangi şartlar aranır?

  • Giderin, madde metninde sayılan kalemlerden birine girmesi gerekir; sayılan listede yer almayan bir masraf bu madde kapsamında yargılama gideri sayılmaz.
  • Hakem veya hakem kurulunun, ücret ya da giderin ödenmesini bu maddede sayılan kalem olarak belirlemiş olması gerekir.
  • Tanık seyahat giderleri bakımından hakem veya hakem kurulunun bu giderleri onaylamış olması gerekir; onaylanmayan ölçü aşılamaz.
  • Vekâlet ücreti bakımından davanın kazanılmış olması ve davayı kazanan tarafın vekil ile temsil edilmiş olması gerekir.

Yargılama giderleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Bu kalemlerden oluşan tutarlar tahkim yargılamasının yargılama giderini oluşturur ve hakem veya hakem kurulu bunları kararında hüküm altına alabilir.
  • Madde sayılan giderlerin kimin tarafından ödeneceğini düzenlemez; bu konu m.442 ile taraflar arasındaki paylaştırma kuralına bağlanmıştır.
  • Sayılmayan bir masrafın yargılama gideri olarak talep edilmesi bu maddeye dayanamaz.

Hakem ücreti ile mahkeme yargılama gideri arasındaki fark nedir?

Tahkimde hakem ve hakem sekreterliği ücretleri bu maddede yargılama gideri olarak sayılır.

Mahkeme yargılamasında yargılama giderleri HMK m.323 vd. ile belirlenir ve hakem ücreti gibi bir kalem yoktur.

Tahkim yargılamasında hakem ücretinin yargılama gideri olarak hüküm altına alınması mümkündür.

Vekâlet ücreti (tahkim) ile mahkeme vekâlet ücreti arasındaki fark nedir?

Tahkimde vekâlet ücreti hakem veya hakem kurulunca avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir edilir.

Mahkemede vekâlet ücreti Avukatlık Kanunu hükümlerine göre mahkemece hükmedilir.

Ücretin takdir mercii ve ölçütü tahkimde hakemlerdir; hakem tarafından belirlenen tutar bu maddenin ölçütüne bağlıdır.

Yargı harcı ile tahkim giderleri arasındaki fark nedir?

Mahkemeye yapılan başvurularda alınan yargı harçları bu maddede yer alır.

Hakem yargılamasının kendi giderleri (ücret, seyahat, bilirkişi) hakem tarafından belirlenen kalemlerdir.

Harç, mahkeme başvurusuna bağlı olduğu için yalnız o başvurunun masrafı olarak sayılır.

Yargılama giderleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddede sayılmayan bir masrafı, örneğin tahkim yargılamasına özgü olmayan bir kalemi yargılama gideri saymak.
  • Vekâlet ücretini mahkeme tarifesine göre hesaplamak; tahkimde takdir ölçütü avukatlık asgari ücret tarifesidir.
  • Mahkeme başvurusuna bağlı olmayan bir harcı tahkim yargılamasının yargılama gideri saymak.
  • Tanık seyahat giderini hakem onayı olmadan tam tutarıyla talep etmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tahkim yargılamasında vekâlet ücretinin hakem veya hakem kurulu tarafından avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir edildiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2021/2878 E., 2021/12149 K., 13.10.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Yargılama giderini talep eden taraf, talep ettiği kalemin madde metninde sayılan bir kalem olduğunu ve tutarın belgelendiğini ispatlamalıdır.
  • Hakem ücreti, bilirkişi ücreti ve keşif giderleri için hakem veya hakem kurulunun belirlediği tutarı gösteren belge ile ispat yapılır.
  • Vekâlet ücreti için davayı kazanan tarafın vekil ile temsil edildiği ve davanın kazanıldığı ispat edilir; vekâlet ücretinin tarifeye uygunluğu hakem kararında gösterilmelidir.
  • Tanık seyahat giderlerinde hakem veya hakem kurulunun onayının bulunduğu belgeyle gösterilir; onay yoksa bu gider talep edilemez.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 sayılı Kanun m.442: Avansın yatırılmasını, avansın ödenmemesinin sonucunu ve giderlerin taraflar arasında paylaştırılmasını düzenler; bu maddedeki giderlerin ödenmesini tamamlar.
  • 6100 sayılı Kanun m.323: Mahkeme yargılamasındaki yargılama giderlerini sayar; tahkim yargılamasında bu maddedeki kalemlerin farklı olduğunu gösterir.

HMK m.442 — Avans yatırılması ve giderlerin ödenmesi

6100 sayılı Kanun m.442, tahkim yargılamasında hakem veya hakem kurulunun avans talep etmesini, avansın eşit ödenmesini, avans ödenmemesinin sonuçlarını, avansların hesabının verilmesini ve yargılama giderlerinin sorumluluğa göre yüklenmesini düzenler. Hüküm, tahkim yargılamasında hakem veya hakem kurulu önünde görülen uyuşmazlıklara uygulanır ve tarafların hakem huzurundaki yargılama giderlerini kapsar. Maddede tahkim anlaşmasının geçerliliği, hakemin atanması, hakem kararının iptali ve tenfizi düzenlenmez; bunlar 6100 sayılı Kanunun tahkime ilişkin ayrı hükümlerinde yer alır. Mahkeme yargılamasındaki gider avansı, dava şartı niteliği ve delil avansı ile ilgili esaslar da bu maddenin kapsamında değildir ve HMK m.114, m.120 ve m.324 hükümlerine tabidir. Yargılama giderlerine hükmedilen kararın para cezası ve harç yönünden ayrı rejimi de bu maddeden değil, ilgili yasal düzenlemelerden çıkar.

Avans yatırılması ve giderlerin ödenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Avans
Hakem veya hakem kurulunun yargılama giderlerini karşılamak üzere tarafların her birinden isteyebileceği ön ödemedir. Miktarı hakem veya hakem kurulu tarafından belirlenir ve kararda öngörülen süre içinde ödenmelidir.
Yargılama giderleri
Tahkim yargılamasının yürütülmesi için yapılan masraflardır. Maddenin kendisi bu giderlerin kalemlerini sınırlı olarak saymaz; avansın karşılığı olan giderler bu kapsamdadır.
Yargılamanın durdurulması
Avansın süresinde ödenmemesi üzerine hakem veya hakem kurulunun takdirine bağlı olarak işlemi geçici olarak durdurmasıdır. Bir ay içinde avans ödenmezse tahkim yargılaması sona erer.
Haksız çıkan taraf
Hakem kararında davanın esası bakımından aleyhine sonuç doğan taraftır. Aksi kararlaştırılmadıkça yargılama giderleri bu tarafa yüklenir.
Yedek hukuk kuralı
Tarafların tahkim sözleşmesi veya tahkim usulü ile farklı düzenleme yapabildiği, aksi kararlaştırılmadığında uygulanan kuraldır.

Avans yatırılması ve giderlerin ödenmesi: hangi şartlar aranır?

  • Tahkim yargılamasında hakem veya hakem kurulunun yargılama giderleri için gereken hâlin varlığı bulunmalıdır.
  • Avans, hakem veya hakem kurulunun her bir taraftan ayrı ayrı isteyebileceği bir miktar olmalıdır.
  • Aksi kararlaştırılmadıkça avans taraflarca eşit miktarda ödenmelidir.
  • Avansın hakem veya hakem kurulu kararında öngörülen süre içinde ödenmemesi hâlinde yargılamanın durdurulması için hakem veya hakem kurulunun karar vermesi gerekir.
  • Yargılamanın durdurulduğunun taraflara bildirilmesinden itibaren bir ay içinde avans ödenmelidir.
  • Yargılama giderlerinin sorumluluğu için taraflar aksini kararlaştırmamış olmalıdır.
  • Kararın verilmesinden sonra yatırılmış avansların harcama yerlerini ve miktarlarını gösteren belge verilmelidir.

Avans yatırılması ve giderlerin ödenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Hakem veya hakem kurulu avansı ödenmeyen tarafın yükümlülüğünü yerine getirmesini zorlayamaz; yalnızca yargılamayı durdurabilir.
  • Avans kararda öngörülen süre içinde ödenmezse hakem veya hakem kurulu yargılamayı durdurabilir.
  • Durdurma bildirilmesinden itibaren bir ay içinde avans ödenirse yargılamaya devam olunur.
  • Bir ay içinde avans ödenmezse tahkim yargılaması sona erer.
  • Avansını ödemekle yükümlü olup bunu yerine getirmeyen taraf, haksızlığının derecesine oranla karşı tarafın yatırdığı avansın bir kısmını ona geri vermek zorunda kalabilir.
  • Kararın verilmesinden sonra hakem veya hakem kurulu avansların harcama yerlerini ve miktarlarını gösteren bir belge verir ve kalan avansı ilgili tarafa iade eder.
  • Taraflar aksini kararlaştırmamışsa yargılama giderleri haksız çıkan tarafa yüklenir.
  • Davada her iki taraf kısmen haklı çıkarsa yargılama giderleri haklılık durumuna göre taraflar arasında paylaştırılır.
  • Hakem kararında yargılamayı sona erdiren veya sulhü tespit eden hallerde de yargılama giderleri gösterilir.
  • Madde yedek hukuk kuralı niteliğindedir; tarafların aksi kararı geçerli olur.

Aksi kararlaştırılmadıkça eşit avans ile taraf anlaşması ile farklı avans paylaşımı arasındaki fark nedir?

Taraflar aksini kararlaştırmamışsa avans her tarafça eşit miktarda ödenir.

Taraflar tahkim sözleşmesi veya usul ile farklı bir paylaşım kararlaştırmışsa bu düzenleme uygulanır.

Maddenin eşit paylaşım kuralı yedek niteliktedir; anlaşma varsa o geçerli olur.

Avans ödenmemesi / yargılamanın durdurulması / yargılamanın sona ermesi: fark nedir?

Hakem veya hakem kurulu avansın ödenmemesi üzerine yargılamayı durdurabilir.

Durdurulmanın bildirilmesinden sonra bir ay içinde avans ödenmezse tahkim yargılaması sona erer.

Durdurma bir geçici aşamadır; bir ay içinde ödeme yapılmazsa yargılama kesin olarak sona erer.

Kısmi haklılık ile tam haksızlık arasındaki fark nedir?

Taraflardan biri davada tamamen haksız çıkmışsa yargılama giderleri ona yüklenir.

Her iki taraf kısmen haklı çıkmışsa giderler haklılık durumuna göre paylaştırılır.

Giderlerin dağılımı haklılık oranına göre belirlenir.

Yargılamanın esasa ilişkin sonuçla sona ermesi ile sulh ile sona ermesi arasındaki fark nedir?

Hakem kararı davanın esasına ilişkin verilmişse yargılama giderleri bu karar içinde gösterilir.

Yargılamayı sona erdiren veya sulhü tespit eden karar da giderleri ayrıca gösterir.

Her iki durumda da hakem kararında giderlerin gösterilmesi zorunludur.

Avans yatırılması ve giderlerin ödenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Avans ödenmemesi hâlinde yargılamayı hemen sona erdirmek; önce durdurma kararı verilmesi ve bildirim yapılması gerektiğini göz ardı etmek.
  • Bir aylık sürenin, yargılamanın durdurulması kararının verildiği tarihten değil bildirim tarihinden başladığını unutmak.
  • Eşit paylaşım kuralını emredici sanmak; taraflar aksini kararlaştırmışsa bu kuralın uygulanmayacağını dikkate almamak.
  • Yargılama giderlerinde kısmi haklılık durumunda tam haksız çıkan taraf gibi hesaplamak; haklılık oranını dikkate almamak.
  • Kararda yargılama giderlerini göstermemek; m.442/5 gereği sona erdirme veya sulh kararında giderlerin gösterilmesi zorunludur.
  • Mahkeme yargılamasındaki gider avansı dava şartı kuralını tahkime taşımak; m.114 ve m.115 tahkimde uygulanmaz.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Karar düzeltme isteğinin reddi hâllerinde 6100 sayılı Kanunun 442. maddesi uyarınca para cezasına hükmedildiği görülmektedir. (20. Hukuk Dairesi, 2018/160 E., 2018/2521 K., 02.04.2018; 20. Hukuk Dairesi, 2016/10718 E., 2016/11394 K., 28.11.2016; 20. Hukuk Dairesi, 2014/2321 E., 2014/6228 K., 09.06.2014)
  • Karar düzeltme isteği reddedilen kişiden 442/3 kapsamında takdiren para cezası alınmasına karar verildiği; bu cezanın Hazineye gelir kaydedildiği görülmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2012/2665 E., 2012/2927 K., 15.03.2012; 1. Hukuk Dairesi, 2012/1953 E., 2012/2899 K., 15.03.2012; 1. Hukuk Dairesi, 2012/2763 E., 2012/2928 K., 15.03.2012)

Nasıl ispat edilir?

  • Avansın ödenmesini ve ödenmemesini hakem veya hakem kurulunun kararı ve tebligat belgeleri ile ispat etmek gerekir; yazılı belge yoksa avansın yatırılmadığını ispat yükü hakem önündeki yargılamanın sürdürülmesini talep eden tarafa aittir.
  • Yatırılan avansın harcama yerlerini ve miktarlarını hakem veya hakem kurulunun verdiği belge ile ispat etmek gerekir; belge, avansın kullanımının denetlenmesine elverişlidir.
  • Yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yüklenmesi hâlinde, tarafın haksızlığını hakem kararına dayanarak ispat etmek gerekir.
  • Kısmi haklılık durumunda haklılık oranının belirlenmesi için talep edilen ve kabul edilen kalemlerin karşılaştırılması gerekir; bu hesap hakem kararında açıkça gösterilmelidir.
  • Avans yükümlülüğünü yerine getirmeyen tarafın kötüniyetli davranışı, hakem kararında gerekçelendirilerek belirtilmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 sayılı Kanun m.442: Bu maddenin kendi metnidir; tahkimde avans ve giderlerin genel rejimini düzenler.
  • 6100 sayılı Kanun m.114: Mahkeme yargılamasında gider avansının dava şartı olması bakımından bu maddeden ayrılır; tahkimde uygulanmaz.
  • 6100 sayılı Kanun m.120: Mahkeme yargılamasında gider avansının miktarı ve yatırılma usulünü düzenler; m.442 tahkim yargılamasına ilişkindir.
  • 6100 sayılı Kanun m.324: Delil ikamesi avansını düzenler; tahkim avansından farklı bir kavramdır ve bu maddede yer almaz.

HMK m.443 — Yargılamanın iadesi

Madde, tahkim yargılamasında verilen hakem kararına karşı yargılamanın iadesi yolunun nasıl işleyeceğini düzenler. Yargılamanın iadesi hükümlerinin tahkime niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanacağını, tahkimde hangi iade sebeplerinin geçerli olduğunu, iade davasının hangi mahkemede görüleceğini ve talebin kabulü halinde hakem kararının iptal edilip uyuşmazlığın yeniden hakeme gönderilmesini belirler. Madde, tahkim yargılamasının kendisini, hakemlerin seçimini ve hakem kararının iptali davasını düzenlemez; yargılamanın iadesinin genel sebeplerini, süresini, teminat ve usulünü, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddelerinde (375, 376, 377 vd.) bırakır. Hakem kararının iptali ve hakem seçimi yönünde ayrı hükümlere de bu madde girmez.

Yargılamanın iadesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Yargılamanın iadesi
Kesinleşmiş bir hükmün, kanunda sınırlı sayılmış sebeplerden birine dayanılarak yeniden yargılama yapılmak üzere ortadan kaldırılması yoludur. Olağanüstü bir kanun yoludur ve sebepleri kanunda tahdidi olarak sayılmıştır.
Tahkimde iade sebebi
Hakem kararına karşı yalnızca 375. maddenin birinci fıkrasının belirli bentlerinde yazılı sebeplerle iade istenebilir. Kanunda sayılmayan sebepler, yorum yoluyla genişletilemez.
Hakem kararının iptali
İade talebinin kabulü halinde mahkemenin hakem kararını ortadan kaldırmasıdır. İptal, uyuşmazlığın esasında yeni bir karar vermek anlamına gelmez; uyuşmazlık yeniden hakeme gönderilir.
Yeni hakem veya hakem kurulu
İptalden sonra uyuşmazlığı yeniden karara bağlamak için 421. madde uyarınca seçilen ya da oluşturulan hakem veya hakem kuruludur. Tarafların tahkim anlaşmasının kendisi iptal ile ortadan kalkmaz.

Yargılamanın iadesi: hangi şartlar aranır?

  • Hakem kararına karşı kesinleşmiş bir hakem kararının bulunması gerekir.
  • Ileri sürülen iade sebebinin 375. maddenin birinci fıkrasının (b), (c), (e), (f), (g), (h), (ı) ve (i) bentlerinden birine girmesi gerekir; diğer bentler tahkimde uygulanmaz.
  • İade davasının mahkemede açılması ve mahkemenin bu davada iade sebebinin varlığını araştırması gerekir.
  • İade talebinin kabul edilmesi halinde mahkemenin hakem kararını iptal etmesi gerekir.
  • Uyuşmazlığın yeniden görülmesi için yeni hakem veya hakem kurulunun 421. madde uyarınca seçilmesi ya da oluşturulması gerekir.

Yargılamanın iadesi: hangi sonuçları doğurur?

  • İade talebi kabul edildiğinde mahkeme hakem kararını iptal eder.
  • İptal edilen hakem kararının yerine mahkeme esas hakkında karar vermez; uyuşmazlık yeni hakem veya hakem kuruluna gönderilir.
  • Yeni hakem veya hakem kurulu 421. madde uyarınca yeniden seçilir veya oluşturulur.
  • İade talebinin kabulü tarafların tahkime gitme imkânını ortadan kaldırmaz; uyuşmazlığın çözümü için yeniden tahkim yolu açık kalır.
  • Madde 375. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerini tahkim bakımından saymadığından, bu bentlere dayanılarak tahkim kararına karşı iade istenemez.
  • İade sebepleri tahdidi olduğundan, bu sebeplerin dışında kalan bir hata yorumla iade sebebi sayılamaz.

Tahkim ile mahkeme kararına karşı iade sebepleri arasındaki fark nedir?

Tahkimde yalnızca 375. maddenin birinci fıkrasının seçilmiş bentleri (b, c, e, f, g, h, ı, i) uygulanır.

Mahkeme kararlarında 375. maddenin birinci fıkrasının tüm bentleri ve 376. madde geçerlidir.

Tahkimde iade sebepleri daha dardır; mahkemede geçerli olan bazı bentler (örneğin (a), (d)) tahkim kararı bakımından kullanılamaz.

Tahkim ile mahkeme kararında iade davasının görüleceği yer arasındaki fark nedir?

Tahkim kararında iade davası mahkemede görülür, çünkü nihai hakem kararıyla tahkim ve hakemin yetki ve görevi sona erer.

Mahkeme kararında iade davası, kararı veren mahkemede görülür.

Tahkim kararına karşı iade talebi hakemde değil, yetkili mahkemede incelenir.

İade talebinin kabulü ile kabul edilmemesi arasındaki fark nedir?

Talep kabul edilirse mahkeme hakem kararını iptal eder ve uyuşmazlığı yeni hakeme gönderir.

Talep reddedilirse hakem kararı olduğu gibi kalır.

Kabulde esas uyuşmazlık yeniden hakem önünde görülür; mahkeme kendisi yeni bir esas karar vermez.

Yargılamanın iadesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tahkim kararına karşı 375. maddenin tüm bentlerine dayanmak; 443. maddenin ikinci fıkrası yalnızca belirli bentleri uygulandığını gözden kaçırmamak gerekir.
  • İade davasını hakem heyetine ya da yetkisiz bir mercie açmak; dava mahkemede görülür.
  • Talep kabul edildiğinde mahkemenin kendisinin esas hakkında karar vermesi; mahkeme hakem kararını iptal eder ve uyuşmazlığı yeniden hakeme gönderir.
  • Yeni hakemin seçimini tarafların kendi başına yapacağını varsaymak; seçim 421. maddeye göre yapılır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tahkimde yargılamanın iadesi sebeplerinin sınırlı sayıldığı ve yorum yoluyla genişletilemeyeceği kabul edilmektedir. (İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/942 E., 2023/947 K., 14.12.2023)
  • Tahkim kararına karşı iade talebinin mahkemede incelenmesi gerektiği ve bu incelemenin mahkemenin görev alanında yapılacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/740 E., 2024/246 K., 02.04.2024; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/756 E., 2022/798 K., 08.11.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Yargılamanın iadesi talebinde bulunan taraf, ileri sürdüğü iade sebebinin 375. maddenin 443. maddede belirtilen bentlerinden birine girdiğini ispatla yükümlüdür.
  • İade sebebine dayanan taraf, bu sebebe ilişkin yeni delili ya da sebebin varlığını gösteren belgeyi sunmalıdır.
  • Karşı taraf, iade sebebinin tahkimde uygulanamayacak bir bent kapsamında kaldığını ya da koşullarının oluşmadığını savunabilir ve bunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Teminat göstermesi istenen taraf, teminatın gerekliliği ve miktarı hakkında mahkemenin takdirine tabi olduğundan bu konuda somut bir itiraz varsa bunu ortaya koymalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

HMK m.444 — Uygulanmayacak hükümler

Madde, 6100 sayılı Kanun'un Onikinci Kısım'da (Son Hükümler) düzenlenen konularda, aksine hüküm bulunmadıkça Kanun'un diğer hükümlerinin uygulanmayacağını belirler. Yani Onikinci Kısım'daki hükümlerin kendi başına bir uygulama alanı olduğunu ve bu alanda genel kuralların ikincil kaldığını ortaya koyar. Kısmın kendi içindeki hükümleri (diğer kanunlardaki yargılama usulüne atıflar, zaman bakımından uygulanma, yönetmelik, yürürlükten kaldırılan hükümler, parasal sınırların artırılması, geçici maddeler) madde kapsamında ayrıca sayılmamıştır. Madde, Kısım dışındaki genel usul kurallarının bu kısımda uygulanmayacağını söyler; kısmın hangi konuları düzenlediğini kendisi tek tek saymaz. Madde, tahkim (m.407-444) gibi ayrı yargılama rejimlerini tek başına düzenlemez; tahkim hükümlerinin kendi içindeki ayrıntıları bu maddenin değil, ilgili maddelerin konusudur. Diğer kanunlardaki yargılama usulüne yapılan atıfların nasıl karşılanacağı (m.447) ve zaman bakımından uygulanma (m.448) bu maddenin kapsamında değildir.

Uygulanmayacak hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?

Onikinci Kısım (Son Hükümler)
Kanun'un yürürlük, zaman bakımından uygulanma, yönetmelik, yürürlükten kaldırma ve geçici hükümleri gibi ek düzenlemeleri içeren son bölümüdür. Kısmın hükümleri, ana usul kurallarından farklı olarak geçiş ve uyum amacı taşır.
Aksine hüküm
Kısım içinde ya da başka bir hükümde, Kanun'un genel kurallarından ayrılan özel bir düzenlemenin bulunmasıdır. Bu özel hüküm varsa Kanun'un diğer hükümleri değil, o özel hüküm uygulanır.

Uygulanmayacak hükümler: hangi şartlar aranır?

  • Olayın Onikinci Kısım'da düzenlenen bir konuya ilişkin olması gerekir.
  • Kısımda bu konuda aksine bir hüküm bulunmamalıdır; aksi halde Kanun'un diğer hükümleri uygulanmaya devam eder.
  • Kısmın bu konusunda Kanun'un genel usul kurallarına başvurulmaz; uygulanacak hüküm Kısım içindeki hükümdür.

Uygulanmayacak hükümler: hangi sonuçları doğurur?

  • Onikinci Kısım'da düzenlenen bir konuda Kanun'un diğer hükümleri, o konuda aksine hüküm bulunmadıkça uygulanmaz.
  • Kısımda açıkça düzenlenmemiş bir konuda aksine hüküm bulunmadığından genel Kanun hükümleri uygulanmaya devam eder.
  • Maddenin kendisi bir hak ya da yükümlülük kurmaz; yalnızca hangi hükmün öncelikle uygulanacağını belirler.

Onikinci Kısım konusu ile kanun'un diğer kısımlarındaki konu arasındaki fark nedir?

Onikinci Kısım'da düzenlenen konular, örneğin zaman bakımından uygulanma veya yönetmelik gibi hususlar.

Kısım dışındaki genel usul konuları, örneğin dava, delil veya kanun yolu gibi konular.

Onikinci Kısım'da düzenlenen konuda genel kurallar uygulanmaz; ilgili kısımdaki hüküm esas alınır. Kısım dışındaki konularda ise Kanun'un genel hükümleri geçerlidir.

Uygulanmayacak hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddeyi Onikinci Kısım'daki her konuya otomatik olarak genel kuralların hiç uygulanmadığı anlamında okumak; madde yalnızca aksine hüküm bulunan konularda genel kuralı dışlar.
  • Tahkim veya başka özel rejim hükümlerinin tamamını bu madde ile düzenlenmiş saymak; bu maddenin kendi başına bir yargılama rejimi kurmadığını gözden kaçırmak.
  • Aksine hüküm bulunup bulunmadığını kontrol etmeden genel Kanun hükmünü dışlamak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tahkim hükümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 407 ila 444. maddeleri arasında yer aldığı, Yargıtay ve mahkeme kararlarında bu sınır çizgisi olarak kullanılmaktadır. (Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/753 E., 2025/21 K., 10.09.2025; 3. Hukuk Dairesi, 2025/893 E., 2025/3205 K., 10.06.2025)
  • Tahkim alanındaki bazı kararlarda, 407-444. maddelerdeki hükümlerin ilgili kurumlar bakımından uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmaktadır. (2022/85 E., 2025/131 K., 17.06.2025)
  • Bir kararda 424 ve 444. maddelerin birlikte değerlendirildiği ve ara kararın iptali talebinin bu maddelere aykırılık oluşturabileceği kabul edilmiştir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/6396 E., 2024/9393 K., 25.12.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Maddeye dayanarak Kanun'un genel bir hükmünün uygulanmadığını ileri süren taraf, Onikinci Kısım'da o konuya ilişkin bir hüküm bulunduğunu göstermek zorundadır.
  • Kısımda aksine hüküm bulunup bulunmadığı, ilgili kanun metnine bakılarak belgeyle ortaya konur; yazılı kanun metni yeterlidir.
  • Genel hükmün uygulanması gerektiğini savunan taraf, Onikinci Kısım'da aksine bir hüküm bulunmadığını ileri sürmekte ve bunu kanun metniyle ispatlamaktadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6100 sayılı Kanun m.447: Diğer kanunların sözlü veya seri yargılama usulüne yaptığı atıfların karşılanmasını düzenler; Onikinci Kısım içindeki bir özel hükümdür ve bu madde ile birlikte okunur.
  • 6100 sayılı Kanun m.448: Kanunun zaman bakımından uygulanmasını düzenler; Onikinci Kısım'ın geçiş niteliğindeki bir hükmüdür.

Süreler

SüreMaddeHüküm
iki haftam.437(1) Evvelce daha farklı bir süre öngörülmemişse, taraflardan her biri, hakem kararının kendisine bildirilmesinden itibaren iki hafta içinde, karşı tarafa da bilgi vermek kaydıyla, hakem veya hakem kuruluna başvurarak; a) Hakem kararında…
bir aym.437(2) Karşı tarafın görüşünü alan hakem veya hakem kurulu, bu talebi haklı bulursa, talep tarihinden itibaren bir ay içinde kararındaki maddi hatayı düzeltir veya kararın tavzihini yapar.
bir aym.439(4) İptal davası, bir ay içinde açılabilir.
bir aym.442Yargılamanın durdurulduğunun taraflara bildirilmesinden itibaren bir ay içinde avans ödenirse yargılamaya devam olunur; aksi hâlde tahkim yargılaması sona erer.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

40 karar
  1. 2022/85 E., 2025/131 K., 17.06.2025
    İlgili madde: m.444
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2023/688 E., 2023/1348 K., 21.12.2023
    İlgili madde: m.439
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2023/103 E., 2023/1185 K., 29.11.2023
    İlgili madde: m.444
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2022/611 E., 2022/1844 K., 27.12.2022
    İlgili madde: m.439
  5. 3. Hukuk Dairesi, 2025/1765 E., 2025/6343 K., 23.12.2025
    İlgili madde: m.437
  6. 10. Hukuk Dairesi, 2025/5397 E., 2025/17486 K., 16.12.2025
    İlgili madde: m.438
  7. 10. Hukuk Dairesi, 2025/10650 E., 2025/17491 K., 16.12.2025
    İlgili madde: m.438
  8. 3. Hukuk Dairesi, 2025/3213 E., 2025/6041 K., 10.12.2025
    İlgili madde: m.444
  9. 10. Hukuk Dairesi, 2025/7704 E., 2025/16916 K., 09.12.2025
    İlgili madde: m.438
  10. 10. Hukuk Dairesi, 2025/5087 E., 2025/15967 K., 25.11.2025
    İlgili madde: m.438
Diğer 30 karar
  1. 10. Hukuk Dairesi, 2024/15760 E., 2025/14087 K., 21.10.2025
    İlgili madde: m.438
  2. 10. Hukuk Dairesi, 2023/10761 E., 2025/13639 K., 14.10.2025
    İlgili madde: m.438
  3. 5. Hukuk Dairesi, 2025/7592 E., 2025/10320 K., 02.07.2025
    İlgili madde: m.440
  4. 3. Hukuk Dairesi, 2025/893 E., 2025/3205 K., 10.06.2025
    İlgili madde: m.444
  5. 7. Hukuk Dairesi, 2024/1546 E., 2025/620 K., 10.02.2025
    İlgili madde: m.437
  6. 5. Hukuk Dairesi, 2024/8335 E., 2025/1475 K., 06.02.2025
    İlgili madde: m.440
  7. 11. Hukuk Dairesi, 2024/6396 E., 2024/9393 K., 25.12.2024
    İlgili madde: m.444
  8. 5. Hukuk Dairesi, 2024/10163 E., 2024/10545 K., 24.12.2024
    İlgili madde: m.440
  9. 5. Hukuk Dairesi, 2024/10103 E., 2024/10546 K., 24.12.2024
    İlgili madde: m.440
  10. 5. Hukuk Dairesi, 2024/10104 E., 2024/10547 K., 24.12.2024
    İlgili madde: m.440
  11. 11. Hukuk Dairesi, 2024/2980 E., 2024/5564 K., 04.07.2024
    İlgili madde: m.437
  12. 11. Hukuk Dairesi, 2024/212 E., 2024/2703 K., 03.04.2024
    İlgili madde: m.437
  13. 3. Hukuk Dairesi, 2023/5108 E., 2024/75 K., 09.01.2024
    İlgili madde: m.440
  14. 3. Hukuk Dairesi, 2022/8297 E., 2023/562 K., 13.03.2023
    İlgili madde: m.437
  15. 7. Hukuk Dairesi, 2022/5913 E., 2023/1415 K., 09.03.2023
    İlgili madde: m.437
  16. 10. Hukuk Dairesi, 2021/2878 E., 2021/12149 K., 13.10.2021
    İlgili madde: m.441
  17. 20. Hukuk Dairesi, 2018/160 E., 2018/2521 K., 02.04.2018
    İlgili madde: m.442
  18. 20. Hukuk Dairesi, 2016/10718 E., 2016/11394 K., 28.11.2016
    İlgili madde: m.442
  19. 20. Hukuk Dairesi, 2014/2321 E., 2014/6228 K., 09.06.2014
    İlgili madde: m.442
  20. 1. Hukuk Dairesi, 2012/2665 E., 2012/2927 K., 15.03.2012
    İlgili madde: m.442
  21. 1. Hukuk Dairesi, 2012/1953 E., 2012/2899 K., 15.03.2012
    İlgili madde: m.442
  22. 1. Hukuk Dairesi, 2012/2763 E., 2012/2928 K., 15.03.2012
    İlgili madde: m.442
  23. Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/753 E., 2025/21 K., 10.09.2025
    İlgili madde: m.444
  24. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/740 E., 2024/246 K., 02.04.2024
    İlgili madde: m.443
  25. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/942 E., 2023/947 K., 14.12.2023
    İlgili madde: m.443
  26. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/1072 E., 2023/1119 K., 12.07.2023
    İlgili madde: m.439
  27. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2022/1530 E., 2022/1478 K., 16.11.2022
    İlgili madde: m.439
  28. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/756 E., 2022/798 K., 08.11.2022
    İlgili madde: m.443
  29. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/2526 E., 2019/452 K., 07.03.2019
    İlgili madde: m.439
  30. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi, 2018/965 E., 2018/1670 K., 04.10.2018
    İlgili madde: m.439

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 10. Tahkim bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış