TTK › Ticaret şirketleri › Genel hükümler
Birleşme, bölünme ve tür değiştirme, birleşme
Kısaca
TTK m.134, ticaret şirketlerinin birleşmesi, bölünmesi ve tür değiştirmesine (TTK m.134-194) hangi kapsamda uygulanacağını belirler. TTK m.135, 134–194. maddelerde yer alan birleşme, bölünme ve tür değiştirme hükümlerinde kullanılan kavramların (şirket, ortak, ortaklık payı, genel kurul, yönetim organı, şirket sözleşmesi) tanımlarını verir ve küçük ve orta ölçekli şirketlerin hangi ölçütlerle belirleneceğini bağlar.
Kapsam
Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.134–139 hükümlerini kapsar.
TTK m.134 — Uygulama alanı
TTK m.134, ticaret şirketlerinin birleşmesi, bölünmesi ve tür değiştirmesine (TTK m.134-194) hangi kapsamda uygulanacağını belirler. Birinci fıkra, 134-194. maddelerin yalnızca ticaret şirketlerinin yapısal değişikliklerine uygulanacağını söyler; ikinci fıkra ise diğer kanunlardaki hükümlerin, 135-194. maddelere aykırı olmamak kaydıyla saklı kalacağını düzenler. Madde, uygulamanın kime ilişkin olduğunu ticaret şirketleri ile sınırlar; adi şirketler bakımından uygulanmaz. Maddenin kendisi birleşme, bölünme ya da tür değiştirmenin şartlarını, usulünü veya sonuçlarını düzenlemez; bunlar TTK m.135 ve devamındaki maddelerde yer alır. Bankalar ve halka açık ortaklıklar için özel rejimlerin uygulanıp uygulanmayacağı ile adi şirketin ticari işletmesinin ticaret şirketine dönüşmesi gibi konular da bu maddenin doğrudan kapsamına girmez; bunlar ilgili özel kanun ve TTK m.194 bakımından değerlendirilir.
Uygulama alanı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yapısal değişiklik
- Ticaret şirketlerinin birleşme, bölünme veya tür değiştirme yoluyla hukuki yapısının değişmesidir. TTK m.134 bu üç işlemin tamamını kapsayan uygulama alanını belirler.
- Saklı hükümler
- İkinci fıkraya göre diğer kanunlarda yer alan ve TTK m.135-194 ile çelişmeyen yapısal değişiklik düzenlemeleridir. Çelişen hükümler bu kapsam dışında kalır.
Uygulama alanı: hangi şartlar aranır?
- İşlemin bir ticaret şirketinin birleşmesi, bölünmesi veya tür değiştirmesi olması gerekir; işlem adi şirketi kapsayamaz.
- Uygulanacak hükmün TTK m.135-194 aralığında yer alması gerekir; bu aralık dışındaki düzenlemeler m.134 kapsamında değerlendirilmez.
- Diğer kanunun yapısal değişiklik hükmü saklı kalmak için TTK m.135-194 ile aykırılık oluşturmamalıdır.
Uygulama alanı: hangi sonuçları doğurur?
- Ticaret şirketi olmayan bir tüzel kişi veya adi şirket hakkında TTK m.134-194 hükümleri, bu madde bakımından doğrudan uygulanmaz.
- Diğer kanunlardaki yapısal değişiklik hükümleri, TTK m.135-194 ile aykırılık oluşturmadığı sürece uygulanmaya devam eder.
- Diğer bir kanun hükmü TTK m.135-194 ile aykırılık oluşturuyorsa, o ölçüde saklılık kaydından yararlanamaz ve TTK hükmü öncelik kazanır.
- TTK m.134, yapısal değişikliğin şartlarını ve sonuçlarını kendisi düzenlemez; bu konular TTK m.135 ve devamındaki maddelerde aranır.
Ticaret şirketi ile adi şirket arasındaki fark nedir?
Kollektif, komandit, anonim, limited veya kooperatif şirketler TTK m.134 kapsamında yapısal değişikliğe tabidir.
Adi şirketin yapısal değişikliği TTK m.134/1 gereği bu hükümlerin kapsamı dışındadır.
Adi şirket bakımından birleşme ve bölünme hükümleri doğrudan uygulanmaz; yalnızca ticari işletmenin ticaret şirketiyle birleşmesi veya ticaret şirketine dönüşmesi bakımından TTK m.194 ayrıca değerlendirilir.
TTK m.134/1 ile TTK m.134/2 arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, 134-194. maddelerin uygulama alanını ticaret şirketleriyle sınırlar.
İkinci fıkra, diğer kanunların yapısal değişikliğe ilişkin hükümlerini, TTK m.135-194 ile aykırı olmamak kaydıyla saklı tutar.
Diğer kanunlardaki bir yapısal değişiklik hükmü TTK'ya aykırı düştüğünde uygulanmaz; aykırı olmadığı ölçüde TTK ile birlikte uygulanabilir.
Uygulama alanı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- TTK m.134/1'deki kapsamı genel bir yapısal değişiklik kuralı sanmak; madde yalnızca ticaret şirketlerine uygulanır ve adi şirketi kapsamaz.
- Bu maddede birleşme, bölünme ya da tür değiştirmenin şartlarını aramak; bu konular TTK m.135 ve devamında düzenlenmiştir.
- Diğer kanunların saklılığını koşulsuz kabul etmek; m.134/2 saklılığı yalnızca TTK m.135-194 ile aykırı olmayan hükümler için geçerlidir.
- Adi şirketin ticari işletmesinin ticaret şirketiyle birleşmesini tamamen TTK dışında görmek; bu durum m.194 ile m.134 kapsamına girebilir.
- Madde metnindeki 135 ilâ 194 aralığını 136-158 birleşme hükümleriyle sınırlı okumak; m.134/2 aralığı tüm yapısal değişiklik hükümlerini kapsar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargı kararları, birleşme ve devir işlemlerinde TTK m.134 ve devamı hükümlerine atıf yaparak külli halefiyet ilkesinin devralan şirkete geçtiğini kabul etmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/5458 E., 2024/1839 K., 06.03.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2022/6989 E., 2024/1088 K., 14.02.2024)
- Birleşmenin tescil edilmesiyle devrolunan şirketin sicil kaydının terkin edildiği ve bu durumun birleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirildiği görülmektedir. (İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/979 E., 2024/883 K., 30.12.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Birleşme, bölünme veya tür değiştirme işleminin TTK m.134 kapsamında olduğunu ileri süren taraf, işlemin bir ticaret şirketi bakımından gerçekleştiğini ticaret sicili kayıtları ile ispatlar.
- Adi şirket veya diğer bir tüzel kişi üzerinde TTK hükümlerinin uygulanmadığını savunan taraf, kendi hukuki statüsünü sicil kaydı ve kuruluş belgeleriyle gösterir.
- Diğer kanundaki bir yapısal değişiklik hükmünün saklılık kapsamında uygulanması isteniyorsa, bu hükmün TTK m.135-194 ile aykırı olmadığını isteyen taraf ispatlar.
- Birleşme veya devrin gerçekleştiğine dair belgeler (birleşme sözleşmesi, tescil kaydı, devir belgeleri) yazılı delil olarak sunulur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.135: TTK m.134'ün uygulama alanını ticaret şirketleri olarak tanımlayan ve kavramları belirleyen ilk maddedir; m.134/2'deki aykırılık ölçütü bu maddeye ve sonrasına bağlanır.
- 6102 sayılı Kanun m.194: Adi şirket tarafından işletilen ticari işletmenin ticaret şirketiyle birleşmesi veya ticaret şirketine dönüşmesi bakımından TTK m.134 kapsamının adi şirket açısından genişlemesini sağlar.
- 6102 sayılı Kanun m.124: Ticaret şirketlerinin türlerini sayar; m.134/1'de geçen 'ticaret şirketleri' kavramının içeriğini belirler.
TTK m.135 — Kavramlar
Madde, 134–194. maddelerde yer alan birleşme, bölünme ve tür değiştirme hükümlerinde kullanılan kavramların (şirket, ortak, ortaklık payı, genel kurul, yönetim organı, şirket sözleşmesi) tanımlarını verir ve küçük ve orta ölçekli şirketlerin hangi ölçütlerle belirleneceğini bağlar. Hükümler ticaret şirketleri ve kooperatifler için geçerlidir. Madde, birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerinin kendisini, usulünü veya sonuçlarını düzenlemez. Yapısal değişikliğin genel kurul kararı, değişim oranı, alacaklıların korunması ve tescil gibi konular 134–194. maddelerin ilgili hükümlerinde yer alır. Ticaret şirketlerinin genel tanımı ve türleri de bu maddede değil, 124. maddede düzenlenmiştir.
Kavramlar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Şirket (134–194 bakımından)
- Bu maddeye göre ticaret şirketleri ve kooperatiflerdir. Adi ortaklık bu anlamın dışındadır; yapısal değişiklik hükümleri bu tanıma göre uygulanır.
- Ortaklık payı
- Şirket türüne göre değişen, ortağın şirketteki katılım hakkını temsil eden değerdir. Şahıs şirketinde ortaklık payı, anonim şirkette pay, limited şirkette esas sermaye payı, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkette ortaklık payıdır.
- Genel kurul
- Anonim, limited, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket ve kooperatiflerde genel kurul; şahıs şirketlerinde ortaklar kurulu; gerektiğinde tüm ortaklardır. Organın kapsamı şirket türüne bağlıdır.
- Yönetim organı
- Anonim şirket ve kooperatifte yönetim kurulu, limited şirkette müdür veya müdürler, şahıs şirketleri ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkette yöneticidir. Kanunda bu ad hiçbir ticaret şirketinde kullanılmaz, yalnız bu hükümler için tanımlanmıştır.
- Küçük ve orta ölçekli şirket
- Şahıs şirketleri için 1522. madde, sermaye şirketleri için 1523. maddedeki ölçütlerle belirlenen şirketlerdir. Ölçütler bu maddenin ikinci fıkrasında şirket grubuna göre ayrılmıştır.
Kavramlar: hangi şartlar aranır?
- Uygulanacak hükmün 134–194. maddeler arasında bulunması gerekir; madde bu aralık dışındaki hükümler için tanım getirmez.
- Şirketin ticaret şirketi veya kooperatif olması gerekir; adi ortaklık bu tanıma girmez.
- Şirketin türü belirlenmelidir, çünkü ortak, ortaklık payı, genel kurul, yönetim organı ve şirket sözleşmesi karşılıkları türe göre değişir.
- Küçük ve orta ölçekli nitelik aranıyorsa şirketin şahıs şirketi mi sermaye şirketi mi olduğu tespit edilmeli ve buna göre 1522. veya 1523. maddedeki ölçüt uygulanmalıdır.
Kavramlar: hangi sonuçları doğurur?
- Şirket türüne göre doğru organ ve belge tespit edildiğinde, 134–194. maddelerdeki hükümler ilgili şirkete doğru biçimde uygulanır.
- Kavramların tanımına aykırı bir hüküm yorumu, ilgili şirketin organına veya belgesine yanlış bağlanmasına yol açar.
Genel kurul ile yönetim organı: şirket türüne göre karşılık arasındaki fark nedir?
Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde ve kooperatiflerde "genel kurul" ilgili organ toplantısını ifade eder; şahıs şirketlerinde ortaklar kurulu anlaşılır.
Yönetim organı anonim şirket ve kooperatiflerde yönetim kurulu, limited şirkette müdür veya müdürler, şahıs şirketleri ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkette yöneticidir.
Aynı kavram farklı şirket türlerinde farklı organı gösterir; 134–194. maddelerdeki bir hüküm hangi organa işaret ettiğini bu tabloya göre belirler.
Ortaklık payı / esas sermaye payı / pay: fark nedir?
Şahıs şirketlerinde ortaklık payı, sermaye şirketlerinde ise payın türüne göre pay veya esas sermaye payı anlamına gelir.
Anonim şirkette pay, limited şirkette esas sermaye payı, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkette ortaklık payı olarak adlandırılır.
Devir, bölünme ve birleşmede değişim oranı ve payın nasıl ifade edileceği, şirket türüne göre bu kavramlara bağlanır.
Küçük ve orta ölçekli şirket: şahıs şirketi ile sermaye şirketi ölçütü arasındaki fark nedir?
Şahıs şirketleri bakımından 1522. maddedeki ölçütler esas alınır.
Sermaye şirketleri bakımından 1523. maddedeki ölçütler esas alınır.
Aynı şirketin küçük ve orta ölçekli sayılıp sayılmayacağı, ayrılan şirket grubuna göre farklı ölçütle belirlenir.
Kavramlar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Şirket sözleşmesi ile esas sözleşmeyi her türde aynı belge saymak; anonim şirkette esas sözleşme, kooperatifte ana sözleşme kullanılır.
- Yönetim organını her şirkette yönetim kurulu olarak anlamak; limited şirkette müdür, şahıs şirketlerinde yönetici esas alınır.
- Küçük ve orta ölçekli ölçütü şirket türüne bakmadan uygulamak; şahıs şirketleri için 1522, sermaye şirketleri için 1523. madde geçerlidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yapısal değişiklik hükümlerinde kavramların şirket türüne göre yorumlanması gerektiği, kararlarda ayrı bir tartışma konusu olarak görülmemektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1313 E., 2021/714 K., 18.05.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Şirketin ticaret şirketi veya kooperatif olduğunu ortaya koymak için ticaret sicili kaydı ve kuruluş belgeleri gerekir; bu belgeleri ileri süren taraf ispat yükünü taşır.
- Küçük ve orta ölçekli nitelik iddia edilen tarafın, şirketin bilanço ve personel sayısı gibi 1522. veya 1523. maddedeki ölçütleri gösteren belgelerle ispatlaması gerekir.
- Ortaklık payının türünü belirlemek için şirketin esas sözleşmesi veya şirket sözleşmesi ve ticaret sicili kayıtları esas alınır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.134: Maddedeki tanımlar 134–194. maddelerin uygulanmasında geçerlidir; yapısal değişiklik hükümlerinin kapsamı bu kavramlarla belirlenir.
- 6102 m.124: Ticaret şirketlerinin kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif olarak sayılması, "şirket" tanımının dayanağıdır.
- 6102 m.1522: Şahıs şirketleri bakımından küçük ve orta ölçekli şirket ölçütlerini belirler.
- 6102 m.1523: Sermaye şirketleri bakımından küçük ve orta ölçekli şirket ölçütlerini belirler.
TTK m.136 — İlke
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 136. maddesi, ticaret şirketlerinin birleşme türlerini (devralma şeklinde birleşme ve yeni kuruluş şeklinde birleşme), bu türlerin tanımını, birleşmeye katılan şirketlere verilen "devralan" ve "devrolunan" adlarını, birleşmenin ortaklar bakımından değişim oranı ile pay iktisabıyla gerçekleşmesini, malvarlığının külli halefiyetle geçişini ve devrolunan şirketin tasfiyesiz sona ererek sicilden silinmesini düzenler. Madde tüm ticaret şirketlerine uygulanır. Birleşmenin hangi şirketler arasında yapılabileceği (m.137), birleşme sözleşmesinin ve raporların içeriği, ayrılma akçesi ve denkleştirme ayrıntıları (m.140, m.141), birleşmenin tescili ve sonuçları ile alacaklıların korunması (m.152-157) bu maddede düzenlenmez; ayrıca birleşmenin usulü, kararlar ve dava yolları da başka maddelerde yer alır.
İlke: hangi kavramlar bilinmeli?
- Devralma şeklinde birleşme
- Bir şirketin diğer bir şirketi devralması yoluyla gerçekleşen birleşme türüdür. Devrolunan şirket tasfiyesiz olarak sona erer ve malvarlığı devralan şirkete geçer.
- Yeni kuruluş şeklinde birleşme
- Birleşmeye katılan şirketlerin malvarlıklarının, birleşme için yeni kurulan bir şirkete geçmesi yoluyla gerçekleşen birleşme türüdür. Yeni kurulan şirketin birleşme sözleşmesinin tesciline kadar tüzel kişilik kazanmamış olması gerekir.
- Devralan
- Birleşmede kabul eden şirketi ifade eder. Bu ad, 136 ilâ 158 inci maddelerin uygulamasında kullanılır.
- Devrolunan
- Birleşmede katılan, yani malvarlığı devralan şirkete geçen ve sona eren şirketi ifade eder. Bu ad da 136 ilâ 158 inci maddelerin uygulamasında kullanılır.
- Değişim oranı
- Devrolunan şirketin malvarlığı karşılığında devralan şirketin hangi oranda pay verileceğini gösteren orandır. Pay iktisabı bu oran üzerinden gerçekleşir.
- Külli halefiyet
- Devrolunan şirketin aktif ve pasifiyle bir bütün olarak, ayrı bir devir işlemine gerek kalmadan devralan şirkete geçmesi ilkesidir. Geçiş birleşmenin tescili ile gerçekleşir.
- Ayrılma akçesi
- Birleşme sözleşmesinde, ortaklara devralan şirkette pay verilmesi yerine öngörülebilen nakdi ödemedir. Madde 141'in ikinci fıkrası anlamında kullanılır ve ortaklık sıfatının birleşilen şirkette devamını ortadan kaldırır.
İlke: hangi şartlar aranır?
- Birleşmenin en az iki ticaret şirketi arasında gerçekleşmesi gerekir; bir ticari işletmenin ticaret şirketi tarafından devralınması (TTK m.194/1) bu kuralın istisnasıdır.
- Birleşme, ya bir şirketin diğerini devralması ya da birleşen şirketlerin yeni bir şirket içinde bir araya gelmesi yoluyla yapılmalıdır.
- Birleşme sözleşmesi ile birleşen şirketlerin malvarlıklarının bir bütün olarak devralan ya da yeni kurulan şirkete geçmesi kararlaştırılmalıdır.
- Devrolunan şirketin malvarlığı karşılığında, bir değişim oranına göre devralan şirketin paylarının devrolunan şirketin ortaklarınca kendiliğinden iktisap edilmesi gerekir.
- Birleşme sözleşmesinde ortaklara pay yerine ayrılma akçesi öngörülmüşse, bu durumda ortaklık sıfatı birleşilen şirkette devam etmez; bu bir istisnadır ve sözleşmede açıkça yer almalıdır.
- Birleşmenin tescili ile devrolunan şirket sona erer ve ticaret sicilinden silinir; tasfiye yapılmaksızın bu gerçekleşir.
İlke: hangi sonuçları doğurur?
- Birleşme, devrolunan şirketin malvarlığı karşılığında değişim oranına göre devralan şirketin paylarının devrolunan şirketin ortaklarına kendiliğinden geçmesiyle gerçekleşir.
- Birleşmeyle devralan şirket, devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralır.
- Birleşmeyle devrolunan şirket sona erer ve ticaret sicilinden silinir; tasfiye yapılmaz.
- Birleşme sözleşmesinde ayrılma akçesi öngörülmüşse, ortaklar devralan şirkette pay iktisap etmez ve ortaklık sıfatı birleşilen şirkette devam etmez.
- Devralan şirketin tüzel kişiliği türünde bir değişiklik olmaz; devralan şirket varlığını sürdürür.
- Yeni kuruluş şeklinde birleşmede birleşen şirketler sona erer ve malvarlıkları yeni kurulan şirkete geçer.
- Yeni kurulan şirketin birleşme sözleşmesinin tesciline kadar tüzel kişilik kazanmış olması hâlinde işlem yeni kuruluş değil devralma şeklinde birleşme sayılır.
Devralma şeklinde birleşme ile yeni kuruluş şeklinde birleşme arasındaki fark nedir?
Birleşmeye katılan şirketlerden biri, diğer şirketleri kendi bünyesinde toplar. Birleşen şirketlerden biri devralan olarak varlığını sürdürür.
Birleşmeye katılan tüm şirketler sona erer ve bunların malvarlıkları yeni bir şirkete geçer. Yeni şirket birleşme için kurulur.
Devralmada devralan şirketin tüzel kişiliği devam eder; yeni kuruluşta ise birleşen şirketlerin hepsi sona erer ve yeni şirket kurulur.
Ortakların pay iktisabı ile ayrılma akçesi arasındaki fark nedir?
Birleşme sözleşmesinde ayrılma akçesi öngörülmemişse, devrolunan şirketin ortakları devralan şirketin paylarını kendiliğinden iktisap eder.
Birleşme sözleşmesinde ayrılma akçesi öngörülmüşse, ortaklara devralan şirkette pay verilmez, yalnızca belirlenen nakdi tutar ödenir.
Ayrılma akçesi öngörüldüğünde ortaklık sıfatı birleşilen şirkette devam etmez; bu hâlde ortaklık hakları değişmez hâle gelir.
Devralma şeklinde birleşme (ticari işletme) ile ticaret şirketi arasında birleşme arasındaki fark nedir?
Ticari işletmenin bir ticaret şirketi tarafından devralınması da birleşme olarak kabul edilir.
Birleşme, kural olarak en az iki ticaret şirketi arasında gerçekleşir.
Ticari işletme devralınmasında birleşmeye katılan tarafların hepsi ticaret şirketi olmak zorunda değildir; ticari işletmenin tacir sıfatı sona erer ve işletme sicilden silinir.
İlke: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birleşme türlerini karıştırmak; devralmada yeni bir şirket kurulacağını, yeni kuruluşta ise devralan şirketin varlığını sürdürdüğünü sanmak.
- Ayrılma akçesi öngörüldüğünde ortakların yine de devralan şirkette pay alacağını varsaymak.
- Devrolunan şirketin sona ermesini tasfiye süreciyle karıştırmak; birleşmede tasfiye yapılmadan sicilden silinme olduğunu gözden kaçırmak.
- Ticari işletme devralınmasında da en az iki ticaret şirketi aranacağını sanmak; m.194/1 istisnasını atlamak.
- Birleşme sonucunda malvarlığının geçişi için ayrı bir devir işlemi gerektiğini düşünmek; külli halefiyet nedeniyle ayrı devir gerekmez.
Nasıl ispat edilir?
- Birleşme sözleşmesinin varlığı ve tescili, birleşmenin gerçekleştiğini gösteren başlıca belgelerdir; birleşme işlemini ileri süren taraf bu belgelerle ispat yükü altındadır.
- Ortakların pay iktisabı, değişim oranını ve birleşme sözleşmesini gösteren belgelerle ispatlanır.
- Ayrılma akçesi öngörüldüğünü iddia eden taraf, birleşme sözleşmesinde bu hükmün açıkça yer aldığını ispat etmelidir; aksi hâlde kural uygulanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.137: Hangi şirketlerin hangi şirketlerle birleşebileceğini sınırlar; m.136 birleşme türlerini belirlerken m.137 geçerli birleşme çiftlerini belirler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.140: Birleşmede ortaklara verilecek denkleştirme ödemesini düzenler; m.136'daki külli halefiyet ilkesinin istisnasıdır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.141: Ayrılma akçesinin ayrıntılarını düzenler; m.136/3 bu maddenin ikinci fıkrasına atıf yapar.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.194: Ticari işletmenin ticaret şirketi tarafından devralınmasını birleşme sayarak m.136'nın kapsamını genişletir.
TTK m.137 — Geçerli birleşmeler
TTK m.137, birleşmede hangi ticaret şirketi türlerinin (sermaye şirketleri, şahıs şirketleri, kooperatifler) hangi türlerle ve hangi koşullarla birleşebileceğini üç fıkra halinde sınırlar; birleşme serbestisine getirilen yasak birleşmeleri de belirler. Madde, birleşmenin yapılış biçimini, birleşme sözleşmesini, birleşme bilançosunu ve tescil işlemlerini düzenlemez; bu konular birleşme yöntemi ve bilanço hükümleriyle ilgilidir (m.136, m.138-m.141). Ticari işletmenin ticaret şirketi tarafından devralınması yoluyla birleşmesi bu maddenin doğrudan konusu değildir, m.194/1 kapsamındadır. Birleşmenin özel koruma hükümleri, özellikle özvarlık ve borca batıklık sınırlamaları, m.139 kapsamındadır. Birleşmeye bağlı alacaklı koruması, ortakların ayrılma ve tazminat hakları ile birleşmenin iptali ve dava yolları da bu maddede yer almaz.
Geçerli birleşmeler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Devralma yoluyla birleşme
- Bir veya birden fazla ticaret şirketinin malvarlığını bütün hak ve borçlarıyla birlikte, var olmaya devam eden başka bir şirkete devrederek tasfiyesiz sona ermesidir. Devralan şirket tüzel kişiliğini korur.
- Yeni kuruluş yoluyla birleşme
- İki veya daha fazla ticaret şirketinin malvarlıklarını birlikte kuracakları yeni bir şirkete devrederek tasfiyesiz sona ermesidir. Birleşen şirketlerin tüzel kişiliği sicilden silinmekle sona erer.
- Devralan şirket
- Birleşme sonucunda malvarlığını devralan ve varlığını sürdüren şirkettir. Maddenin üçüncü kısmında bazı birleşmeler yalnız devralan olma koşuluna bağlanmıştır.
- Devrolunan şirket
- Malvarlığını devralana aktaran ve birleşme ile tüzel kişiliği sona eren şirkettir. Maddede bazı türlerin yalnız devrolunan olarak birleşebilmesi koşulu yer alır.
- Külli halefiyet
- Birleşen şirketin malvarlığının tek bir bütün olarak, tasfiye aşamasına gerek kalmadan ve ayrı ayrı devir işlemi yapılmaksızın kanun gereği devralana geçmesi ilkesidir.
- Yasak birleşme
- Maddede açıkça izin verilmeyen tür kombinasyonlarıdır. Sermaye şirketinin devrolunan olarak kollektif veya komandit şirketle, kooperatifin devrolunan olarak şahıs şirketiyle birleşmesi bu gruptadır.
Geçerli birleşmeler: hangi şartlar aranır?
- Birleşmeye katılan şirketlerin türleri, maddenin ilgili fıkrasında sayılan tür kombinasyonlarından birine uymalıdır.
- Sermaye şirketi (anonim, limited veya sermayesi paylara bölünmüş komandit) ile birleşme yapılacaksa, diğer taraf sermaye şirketi veya kooperatif ise türden bağımsız olarak birleşme mümkündür; diğer taraf kollektif veya komandit şirket ise sermaye şirketinin mutlaka devralan olması gerekir.
- Şahıs şirketi (kollektif veya komandit) sermaye şirketi veya kooperatifle birleşecekse, şahıs şirketinin mutlaka devrolunan şirket olması gerekir.
- Kooperatif şahıs şirketiyle birleşecekse, kooperatifin devralan şirket olması gerekir; kooperatif devrolunan olarak şahıs şirketiyle birleşemez.
- Kooperatiflerin birleşmesinde ve kooperatifle sermaye şirketinin birleşmesinde tür dışında ek bir koşul aranmaz; kooperatifin sınırlı sorumlu olup olmamasının birleşmeye etkisi yoktur.
- Birleşme, yeni kuruluş ya da devralma yöntemiyle yapılabilir; bu seçim maddenin tür sınırlarını değiştirmez.
Geçerli birleşmeler: hangi sonuçları doğurur?
- Maddede sayılan birleşme kombinasyonlarından biri gerçekleşirse birleşme, bu maddenin tür sınırı bakımından geçerli sayılır.
- Sermaye şirketinin kollektif veya komandit şirketi devrolunan olarak devralması hâlinde birleşme geçersizdir; bu yasağa aykırı birleşme yapılamaz.
- Kooperatifin devrolunan olarak şahıs şirketiyle birleşmesi hâlinde birleşme geçersizdir.
- Şahıs şirketinin sermaye şirketini veya kooperatifi devralan olarak birleşmesi, şahıs şirketi açısından devrolunan olma koşulu nedeniyle geçersizdir; sermaye şirketi ve kooperatifin devralan olması bu koşulu bu hâlde karşılamaz.
- Devrolunan şirketin tüzel kişiliği birleşme ile sona erer ve sicilden silinir; devralan şirket tüzel kişiliğini korur.
- Madde ayrıca birleşmeye katılma yetkisi bakımından tür kısıtı getirdiği için bu sınırların dışında kalan her birleşme kanunun kabul ettiği liste dışında kalır ve kanuna aykırıdır.
Sermaye şirketi devralan ile sermaye şirketi devrolunan arasındaki fark nedir?
Sermaye şirketi, kollektif veya komandit şirketle birleşirken devralan şirket olmak zorundadır.
Sermaye şirketi, başka bir sermaye şirketi veya kooperatifle birleşirken hem devralan hem devrolunan olarak yer alabilir.
Sınırsız sorumlu bir şirketin sınırlı sorumlu bir şirketi devralması yasaktır; sermaye şirketinin devrolunan olarak şahıs şirketiyle birleşmesi yapılamaz.
Şahıs şirketi devrolunan ile şahıs şirketi devralan arasındaki fark nedir?
Şahıs şirketi, sermaye şirketi veya kooperatifle birleşirken devrolunan olmak zorundadır.
Şahıs şirketi, başka bir şahıs şirketiyle birleşirken devrolunan veya devralan olma koşuluna bağlı değildir.
Şahıs şirketinin sermaye şirketine veya kooperatife devralan olarak katılması mümkün değildir.
Kooperatif devralan ile kooperatif devrolunan arasındaki fark nedir?
Kooperatif şahıs şirketiyle birleşirken devralan olmak zorundadır.
Kooperatif sermaye şirketi veya kooperatifle birleşirken devrolunan da olabilir.
Kooperatif, şahıs şirketini devralabilir; şahıs şirketi tarafından devralınamaz.
Sermaye şirketi-şahıs şirketi birleşmesi ile sermaye şirketi-sermaye şirketi birleşmesi arasındaki fark nedir?
Sermaye şirketiyle şahıs şirketi arasındaki birleşmede yön, şahıs şirketinin ya devrolunan olması ya da sermaye şirketinin devralan olması ile sınırlıdır.
İki sermaye şirketi arasındaki birleşmede tür kısıtı yoktur ve her iki taraf da devralan veya devrolunan olabilir.
Sermaye şirketi-şahıs şirketi birleşmesinde yönün tersine çevrilmesi ya da sermaye şirketinin devrolunan olması kanun gereği mümkün değildir.
Madde 137 ile madde 194/1 arasındaki fark nedir?
Madde 137, şirketlerin birbirleriyle birleşmesinde tür ve yön sınırlarını belirler.
Madde 194/1, ticari işletmenin ticaret şirketi tarafından devralınması yoluyla birleşmeyi düzenler ve bu hâlde işletme devrolunan olur.
Ticari işletme bir ticaret şirketiyle birleşirken m.137 tür sınırları uygulanmaz; bunun yerine m.194/1 ve buna bağlı kıyas hükümleri esas alınır.
Geçerli birleşmeler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sermaye şirketinin kollektif veya komandit şirketle birleşmesinde sermaye şirketini devrolunan olarak kabul etmek; bu hâlde sermaye şirketi mutlaka devralan olmalıdır.
- Kooperatifin şahıs şirketi tarafından devralınabileceğini varsaymak; kooperatif yalnız devralan olarak şahıs şirketiyle birleşebilir.
- Kooperatifin sınırlı sorumlu olup olmadığına bakarak birleşme kabulünü değiştirmek; birleşmede bu ayrım rol oynamaz.
- Ticari işletmenin ticaret şirketiyle birleşmesinde m.137'deki tür sınırlarını doğrudan uygulamak; bu hâl m.194/1 ile düzenlenmiştir.
- Yeni kuruluş yoluyla birleşmede devralan ve devrolunan ayrımını aynı şekilde yapmak; yeni kuruluşta birleşen şirketlerin tümü sona erer ve yeni şirkete devreder.
- Sermaye şirketi-şahıs şirketi birleşmesinde yönü ters çevirmek; m.137 bu yönü açıkça sınırlar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Birleşmede şirket türü sınırlarının uygulanmasında, devralan ve devrolunan ayrımının işleyişi, kararlarda birleşme işleminin sicile tescilinden önce bu ayrımın açıkça belirtilmesi üzerinden değerlendirilmektedir. (İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2014/458 E., 2019/744 K., 12.09.2019)
- Devralma yoluyla birleşmede devrolunan şirketin sicilden silinmesi, birleşme işleminin tamamlandığının göstergesi olarak kabul edilmektedir. (İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/979 E., 2024/883 K., 30.12.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Birleşmeyi talep eden taraf, birleşmeye katılan şirketlerin türlerinin m.137'deki kombinasyonlardan birine uyduğunu ticaret sicili kayıtları ile ispatlar.
- Şirket türünün ve devralan ya da devrolunan sıfatının belirlenmesinde birleşme sözleşmesi, genel kurul kararları ve ticaret sicil kayıtları birincil delildir.
- Birleşmenin m.137'ye aykırı olduğunu öne süren taraf, aykırılığı tür veya yön bakımından ticaret sicilinden çıkan verilerle ispatlar.
- Ticari işletmenin devralınması ile birleşme iddia ediliyorsa, bu durumun m.194/1 kapsamında olduğunu ve işletmenin devrolunan olduğunu ispat yükü birleşmeyi ileri süren tarafa aittir.
- Birleşme sonucunda devrolunan şirketin silinmesi, tescil kayıtları ile ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.136: Birleşmenin devralma ve yeni kuruluş olmak üzere iki biçimde yapılabileceğini belirtir; m.137 bu biçimlerin hangi şirket türleri arasında kullanılabileceğini sınırlar.
- 6102 m.138: Birleşme sözleşmesinin ve birleşme işlemlerinin genel koşullarını düzenler; m.137'de izin verilen bir birleşmenin yapılmasında uyulacak usulü tamamlar.
- 6102 m.139: Sermayesini belli oranda yitirmiş veya borca batık şirketlerin birleşmesine ilişkin sınırlamaları getirir; m.137'nin türe ilişkin izni, m.139'daki mali durum sınırıyla birlikte uygulanır.
- 6102 m.194: Ticari işletmenin ticaret şirketi tarafından devralınması yoluyla birleşmeyi düzenler; m.137 bu hâlde doğrudan uygulanmaz, m.194/1 ve kıyas hükümleri esas alınır.
TTK m.138 — Tasfiye hâlindeki bir şirketin birleşmeye katılması
TTK m.138, tasfiye hâlindeki bir ticaret şirketinin birleşmeye katılma koşullarını düzenler; birinci fıkrada malvarlığının dağıtılmasına başlanmamış olması ve devrolunan şirket olma şartı, ikinci fıkrada bu şartların ticaret sicili müdürlüğüne sunulacak belgelerle ispatı yer alır. Hüküm, birleşmeye katılacak tasfiye halindeki şirketlere uygulanır. Madde, sermayenin kaybı veya borca batıklık hâlinde birleşmeyi (m.139), birleşme sözleşmesinin ve birleşme raporunun içeriğini, birleşme kararının alınmasını ve ticari işletmenin devralınması yoluyla birleşmeyi düzenlemez; bunlar sırasıyla TTK m.139, m.142-146 ve m.194 hükümlerinde yer alır. Tasfiyenin açılması, yürütülmesi ve tasfiyeden dönülmesi de bu maddenin kapsamı dışındadır (TTK m.332 vd. ve m.536 vd. hükümleri ile ilgili yerlerde düzenlenir).
Tasfiye hâlindeki bir şirketin birleşmeye katılması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tasfiye hâlindeki şirket
- Sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle tasfiye sürecine giren ve tasfiye memurları eliyle işlem yapan ticaret şirketi. Birleşme bakımından bu hâlde bulunmak tek başına yeterli değildir; m.138 birleşmeye katılmak için ek şartlar koyar.
- Malvarlığının dağıtılmasına başlanması
- Tasfiye sırasında şirket malvarlığının pay sahipleri arasında bölüşülmesi işlemine geçilmesidir. Bu aşamaya gelinmişse tasfiye halindeki şirket birleşmeye katılamaz.
- Devrolunan şirket
- Birleşmede malvarlığını bir bütün hâlinde devralan şirkete devreden ve tüzel kişiliği birleşme ile sona eren katılan şirkettir. Tasfiye halindeki şirket yalnızca bu sıfatla birleşmeye katılabilir; devralan sıfatı kendisine tanınmaz.
- Devralan şirket
- Birleşmede devrolunan şirketin malvarlığını devralan ve tüzel kişiliğini koruyan şirkettir. Bu sıfat tasfiye halindeki şirkete verilemez.
Tasfiye hâlindeki bir şirketin birleşmeye katılması: hangi şartlar aranır?
- Birleşmeye katılan şirketin tasfiye hâlinde bulunması gerekir.
- Tasfiye hâlindeki şirketin malvarlığının pay sahipleri arasında dağıtılmasına başlanmamış olması gerekir; dağıtıma başlanmışsa birleşmeye katılma imkânı yoktur.
- Tasfiye hâlindeki şirketin birleşmede devrolunan şirket sıfatıyla yer alması gerekir; devralan şirket sıfatıyla katılamaz.
- Birinci fıkradaki şartların varlığı, devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulan belgelerle ispatlanmalıdır.
Tasfiye hâlindeki bir şirketin birleşmeye katılması: hangi sonuçları doğurur?
- Birinci fıkradaki şartlar birlikte gerçekleşmişse tasfiye hâlindeki şirket birleşmeye devrolunan şirket olarak katılabilir.
- Malvarlığının dağıtılmasına başlanmışsa tasfiye hâlindeki şirket birleşmeye katılamaz.
- Tasfiye hâlindeki şirket devralan şirket olarak birleşmeye katılamaz.
- Birinci fıkradaki şartların gerçekleştiği ikinci fıkra uyarınca devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulan belgelerle ispatlanır.
Devrolunan ile devralan sıfatı arasındaki fark nedir?
Tasfiye hâlindeki şirket devrolunan şirket olarak birleşmeye katılabilir. Malvarlığını devralan şirkete devreder ve birleşme ile tüzel kişiliği sona erer.
Tasfiye hâlindeki şirket devralan şirket olarak birleşemez. Malvarlığını devralan ve tüzel kişiliğini koruyan şirket bu sıfatı taşır.
Tasfiye hâlindeki şirket devralan olarak birleşmeye katılamaz; bu durumda birleşme, tasfiyeden dönüp şirketin yeniden faaliyete geçmesi gibi bir sonuç doğurmadıkça geçerli kabul edilmez.
Malvarlığı dağıtımına başlanmamış ile başlanmış arasındaki fark nedir?
Malvarlığının pay sahipleri arasında dağıtılmasına henüz başlanmamışsa tasfiye hâlindeki şirket birleşmeye katılabilir.
Dağıtıma başlanmışsa malvarlığı ilişkilerinde süreklilik korunamayacağından birleşmeye katılma mümkün değildir.
Dağıtıma başlanmış şirketin birleşmeye katılması engellenir.
Tasfiye hâlindeki bir şirketin birleşmeye katılması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tasfiye hâlindeki şirketin her hâlde birleşmeye katılabileceğini düşünmek; birinci fıkradaki iki şartın birlikte aranması gerektiğini gözden kaçırmak.
- Tasfiye hâlindeki şirketin devralan sıfatıyla birleşebileceğini sanmak; bu sıfat yalnızca devrolunan şirkete tanınmıştır.
- Malvarlığının dağıtılmasına başlanmasını yalnızca fiilî bir durum saymak; tasfiye paylarının dağıtımına geçilmiş olması hâlinde şartın gerçekleşmediğini unutmak.
- İspat belgelerini birleşen şirketin merkezinin bulunduğu yerde aramak; belgeler devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulur.
- Sermayenin kaybı veya borca batıklık hâlindeki birleşmeyi (m.139) bu maddeyle karıştırmak.
Nasıl ispat edilir?
- Birleşmeye katılan tasfiye hâlindeki şirketin malvarlığının dağıtılmaya başlanmadığı, ikinci fıkra uyarınca devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulan belgelerle ispatlanır.
- Birleşmenin tasfiye hâlindeki şirket bakımından geçerliliğini iddia eden taraf, devrolunan sıfatı ve dağıtım aşamasına girilmediğini belgelerle göstermek zorundadır.
- Karşı taraf, dağıtımın başladığını veya şirketin devralan sıfatıyla katıldığını ileri sürerse bu iddiasını kendisi ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.139: Sermayenin kaybı veya borca batıklık hâlinde birleşmeyi düzenler. Tasfiye hâlinde olmayan ancak mali durumu bozulmuş şirketlerin birleşmeye katılma koşullarını gösterir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.136: Birleşmenin tanımını ve devralma ile yeni kuruluş biçimlerini düzenler; devrolunan ve devralan kavramlarının kaynağıdır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.194: Ticari işletmenin ticaret şirketi tarafından devralınması yoluyla birleşmeye, m.138'in kıyas yoluyla uygulanacağını belirtir.
TTK m.139 — Sermayenin kaybı veya borca batıklık hâlinde birleşmeye katılma
TTK m.139, sermayesi ve kanuni yedek akçeleri toplamının yarısı zararla kaybolmuş veya borca batık durumdaki bir şirketin, kaybolan sermayeyi ya da gerektiğinde borca batıklık durumunu karşılayabilecek serbest özvarlığa sahip bir şirketle birleşmesinin koşullarını ve bu birleşmenin ispatına ilişkin belge sunumunu düzenler. Hüküm, birleşmeye katılan şirketlerden hangisinin devralan veya devrolunan olduğuna bakılmaksızın, ticaret şirketleri arasındaki birleşmeler bakımından uygulanır. Maddede birleşme sözleşmesinin içeriği, birleşme kararının alınma usulü, alacaklılara karşı korunma ve birleşmenin tescil ve ilanı düzenlenmez (ilgili birleşme hükümleri, TTK m.136-158). Şirketin borca batıklık nedeniyle feshi ve mahkemece sona ermenin ertelenmesi düzenlenmez (TTK m.376). Ticari işletmenin ticaret şirketi tarafından devralınmasında bu hükmün kıyas yoluyla uygulanması da maddenin kendi metninde yer almaz (TTK m.194).
Sermayenin kaybı veya borca batıklık hâlinde birleşmeye katılma: hangi kavramlar bilinmeli?
- Serbestçe tasarruf edilebilen özvarlık
- Sermaye ile belli bir harcanma amacına bağlanmamış yedek akçelerin toplamı olarak anlaşılan özvarlık kısmıdır. Amaca bağlı ihtiyari yedek akçeler ile genel kanuni yedek akçenin kanunen tahsisli kısmı bu kapsamda değerlendirilmez.
- Sermayenin kaybı
- Şirketin sermayesiyle kanuni yedek akçelerinin toplamının yarısının zararlarla eriyip kalmamasıdır. Bu oran aşıldığında birleşme yoluna gidilebilmesi için kaybolan tutarın karşılanması gerekir.
- Borca batıklık
- Şirketin aktiflerinin borçlarını karşılayamaz duruma gelmesidir. Bilanço zararlarının sermaye ve kanuni yedek akçeleri aşması hâlinde ortaya çıkar.
- Eksi bilanço ve kırmızı bilanço
- Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zararla kaybolması hâlinde eksi bilanço, zararın bunun da üzerinde olması hâlinde borca batıklık durumu, teknik adıyla kırmızı bilanço söz konusudur.
- İyileştirici birleşme
- Mali durumu bozulmuş bir şirketin sağlam bir şirketle birleşerek aciz durumuna düşmekten kurtarılmasını amaçlayan birleşme türüdür. Maddenin gerekçesinde bu birleşmeye cevaz verildiği belirtilir.
Sermayenin kaybı veya borca batıklık hâlinde birleşmeye katılma: hangi şartlar aranır?
- Birleşmeye katılan şirketlerden birinin sermayesiyle kanuni yedek akçeleri toplamının yarısının zararla kaybolmuş olması veya borca batık durumda bulunması gerekir.
- Diğer birleşme tarafının, kaybolan sermayeyi veya gerekiyorsa borca batıklık durumunu karşılayabilecek tutarda serbestçe tasarruf edebileceği özvarlığa sahip olması gerekir.
- Serbestçe tasarruf edilebilen özvarlık, sermaye ile belli bir harcanma amacına bağlanmamış yedek akçelerden oluşmalıdır; amaca bağlı ihtiyari yedek akçeler ve genel kanuni yedek akçenin kanunen tahsisli kısmı bu tutara dahil edilmemelidir.
- Serbest özvarlığa sahip olan şirketin, borca batık ya da sermayesi eksilmiş şirketle birleşmesi sırasında, borca batık şirketin ortaya çıkan açığını bu özvarlıkla karşılayabilecek durumda bulunması gerekir.
- Birleşmeye katılan borca batık şirket devralan da olabilir, devrolunan da olabilir; ancak iki borca batık ya da sermayesi belli oranda eksilmiş şirket birbirini devralamaz, yani iki taraf da bu koşulları taşıyamaz.
- Birinci fıkradaki şartın gerçekleştiğini gösteren belgeler, devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulmalıdır (m.139/2).
Sermayenin kaybı veya borca batıklık hâlinde birleşmeye katılma: hangi sonuçları doğurur?
- Koşullar gerçekleşirse borca batık veya sermayesi eksilmiş şirket, serbest özvarlığa sahip şirketle birleşebilir.
- Serbest özvarlık karşılanacak tutarı sağlamıyorsa birleşme, bu maddeye göre yapılamaz ve birleşme kararı iptal edilebilir.
- Birleşme, yönetim organının madde 376 uyarınca borca batıklık ve sermaye kaybı konusundaki yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
- Birleşme, mahkemenin şirketin feshini ertelemeye ikna edebilecek bir delil niteliği taşır; ancak tek başına fesih nedenini ortadan kaldırmaz.
- Birleşmenin koşulları, devralan şirketin merkez adresinin yer aldığı ticaret sicil müdürlüğüne ibraz edilen evraklarla kanıt edilir; belge sunulmaması hâlinde birleşmenin usulüne uygun olmadığı kabul edilir.
- Birleşen şirketlerin alacaklılarının tüm alacaklılardan sonraki sıraya geçmeye razı olmaları hâlinde birleşme geçerli olabilir (uygulamada bu koşul aranmaktadır).
Devralan borca batık şirket ile devrolunan borca batık şirket arasındaki fark nedir?
Borca batık veya sermayesi eksik şirket devralan sıfatıyla birleşmeye katılır.
Aynı şirket devrolunan sıfatıyla birleşmeye katılır.
Devralan olması hâlinde açığı kapatacak serbest özvarlığın kendi bilançosunda bulunması gerekmez; karşılayıcı özvarlık da birleşen şirkette aranmaz. Devrolunan olması hâlinde karşılayıcı serbest özvarlık diğer şirkette aranır. Mevzuat her iki durumu da kabul eder.
Eksi bilanço ile kırmızı bilanço arasındaki fark nedir?
Sermaye ile kanuni yedek akçelerin toplamının yarısı zararla kaybolmuşsa eksi bilanço söz konusudur.
Zarar bu sınırın üzerine çıkmışsa borca batıklık, yani kırmızı bilanço durumu vardır.
Her iki durumda da birleşme mümkündür; ancak karşılanması gereken tutar eksi bilançoda kaybolan sermaye, kırmızı bilançoda ayrıca borca batıklık durumudur.
Serbest özvarlık ile amaca bağlı yedek akçe arasındaki fark nedir?
Sermaye ve belli bir harcanma amacına bağlanmamış yedekler serbest özvarlık sayılır.
Müstahdem veya işçiler için ayrılmış ya da genel kurulca tahsis edilmiş ihtiyari yedekler serbest özvarlığa dahil değildir.
Amaca bağlı yedekler karşılama tutarına eklenemez. Tahsis amacı genel kurul kararıyla kaldırılırsa o yedek serbest özvarlığa dahil edilir.
Madde 139 ile madde 138 (tasfiye hâli) arasındaki fark nedir?
Madde 139, sermaye kaybı veya borca batıklık hâlindeki şirketin birleşmeye katılmasını düzenler.
Tasfiye hâlindeki şirketin birleşmesi ayrı bir koşula, malvarlığının dağıtılmamasına ve devrolunan olmasına bağlıdır.
Tasfiye hâlindeki bir şirket sermaye kaybı bulunmasa da madde 138 koşullarına bağlı olarak birleşebilir; borca batık olması hâlinde ise madde 139 koşulları aranır.
Sermayenin kaybı veya borca batıklık hâlinde birleşmeye katılma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Serbest özvarlığı hesaplarken sermaye ve yedek akçeleri toplayıp amaca bağlı ihtiyari yedekleri de dahil etmek; oysa bu yedekler karşılama tutarına girmez.
- Eksi bilanço ile kırmızı bilanço durumunu aynı şey saymak; zararın sermaye ve yedeklerin toplamını aşıp aşmadığına göre ayrım yapılmalıdır.
- İki borca batık ya da sermayesi eksilmiş şirketin birbirini devralabileceğini düşünmek; mevzuat bu birleşmeye izin vermez.
- Birleşmenin, şirketin feshi için açılan davayı kendiliğinden düşürdüğünü varsaymak; birleşme yalnızca mahkemeyi feshi ertelemeye ikna edebilecek bir delildir.
- Belge sunum yerini yanlış belirlemek; belgeler devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulmalıdır, devrolunan şirketin sicili yeterli değildir.
- Devralan borca batık şirketin, devrolunan olarak birleşmesi durumunda da aynı belgelerin sunulacağını unutmak; belge yükümlülüğü her iki durumda da devralan şirkete göre belirlenir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Birleşme sicilinin silinmesine ilişkin tescil kayıtlarında, birleşmenin tescil ve terkin işlemlerinin sicil üzerinden yapıldığı görülmektedir. (İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/979 E., 2024/883 K., 30.12.2024)
- Ticari işletme devralma ve birleşme dosyalarında, devralınan işletme sahiplerinin haklarının korunması ile ilgili uyuşmazlıklar ayrıca değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/2073 E., 2021/1650 K., 17.11.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Birleşmenin koşullarının gerçekleştiğini ileri süren taraf, sermaye kaybını ya da borca batıklığı gösteren bilanço ve ara bilançoyla ispat yükü altındadır.
- Devralan şirketin serbest özvarlığının yeterliliği, birleşme bilançosu ve bu bilançonun doğrulandığını gösteren belgelerle ispatlanır; belgelerin devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulması şarttır (m.139/2).
- Karşı taraf, serbest özvarlığın amaca bağlı yedeklerden oluştuğunu ileri sürerek karşılama yeterliliğine itiraz edebilir ve bu iddiasını kendi bilanço kayıtlarıyla ispatlar.
- Belgelerin sunulmaması ya da eksik sunulması hâlinde birleşmenin bu maddeye dayanamayacağı kabul edilir; aksi hâlde birleşme kararı iptal edilebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.138: Tasfiye hâlindeki şirketin birleşmeye katılmasını malvarlığının dağıtılmaması ve devrolunan olma şartına bağlar; madde 139 ile birlikte okunur.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.376: Sermaye kaybı ve borca batıklık hâlinde yönetim organının yükümlülüklerini ve mahkemenin fesih yetkisini düzenler; birleşme bu yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.194: Ticari işletmenin ticaret şirketi tarafından devralınmasında birleşme hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağını belirtir; madde 139 de bu kapsamda kıyas edilir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.633: Gerekçede madde 139 ile uyum içinde olduğu belirtilen, sermaye kaybı ve borca batıklık konusundaki düzenlemedir.
Konuda geçen kararlar
25 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2024/816 E., 2025/265 K., 30.04.2025İlgili madde: m.137
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1036 E., 2023/714 K., 05.07.2023İlgili madde: m.138
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/5458 E., 2024/1839 K., 06.03.2024İlgili madde: m.134
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/6989 E., 2024/1088 K., 14.02.2024İlgili madde: m.134
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/6319 E., 2023/1775 K., 22.03.2023İlgili madde: m.137
- 12. Hukuk Dairesi, 2019/5510 E., 2020/5410 K., 23.06.2020İlgili madde: m.138, m.139
- 12. Hukuk Dairesi, 2016/25208 E., 2017/15811 K., 19.12.2017İlgili madde: m.138
- 23. Hukuk Dairesi, 2015/882 E., 2015/5065 K., 29.06.2015İlgili madde: m.139
- 11. Hukuk Dairesi, 2014/9965 E., 2014/17281 K., 10.11.2014İlgili madde: m.137, m.138
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2026/770 E., 2026/856 K., 29.04.2026İlgili madde: m.135
Diğer 15 karar
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2026/580 E., 2026/695 K., 10.04.2026İlgili madde: m.135
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/979 E., 2024/883 K., 30.12.2024İlgili madde: m.134, m.137, m.138, m.139
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2078 E., 2023/1812 K., 08.11.2023İlgili madde: m.136
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/846 E., 2023/709 K., 05.05.2023İlgili madde: m.136
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2022/2296 E., 2022/2095 K., 28.11.2022İlgili madde: m.136
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1014 E., 2022/909 K., 01.06.2022İlgili madde: m.136
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/310 E., 2022/25 K., 20.01.2022İlgili madde: m.137, m.138
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/2175 E., 2021/1668 K., 23.12.2021İlgili madde: m.136
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/2073 E., 2021/1650 K., 17.11.2021İlgili madde: m.139
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1313 E., 2021/714 K., 18.05.2021İlgili madde: m.135
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2021/62 E., 2021/55 K., 19.01.2021İlgili madde: m.136
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2020/947 E., 2020/784 K., 09.07.2020İlgili madde: m.135
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2018/1257 E., 2019/1279 K., 10.10.2019İlgili madde: m.135
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2014/458 E., 2019/744 K., 12.09.2019İlgili madde: m.137
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/625 E., 2019/647 K., 02.05.2019İlgili madde: m.135
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 26.06.2012 (m.138).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 5. Şirketler Giriş bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış