HMK Madde 272Bilirkişinin görevini yapmaktan yasaklı olması ve reddi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
(1)Hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır. Ancak, bilirkişinin, aynı dava veya işte daha önceden tanık olarak dinlenmiş bulunması, bir ret sebebi teşkil etmez.
(2)Hâkimler hakkındaki yasaklılık sebeplerinden biri, bilirkişinin şahsında gerçekleşmişse, mahkeme, hüküm verilinceye kadar, her zaman bilirkişiyi resen görevden alabileceği gibi, bilirkişi de mahkemeden, görevden alınma talebinde bulunabilir.
(3)Ret sebeplerinden birinin bilirkişinin şahsında gerçekleşmesi hâlinde taraflar, bilirkişinin reddini talep edebileceği gibi, bilirkişi de kendisini reddedebilir. Ret talebi veya bilirkişinin kendisini reddetmesinin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmış olması şarttır. Ret sebeplerinin ispatı için, yemin teklif edilemez.
(4)Görevden alınma, ret ve bilirkişinin kendisini reddetmesine yönelik talep, bilirkişiyi görevlendiren mahkemece dosya üzerinden incelenir ve karara bağlanır. Kabule ilişkin kararlar kesindir. Redde ilişkin kararlara karşı ise ancak esas hakkındaki kararla birlikte kanun yoluna başvurulabilir.
Madde gerekçesi
Bilirkişinin görevini yerine getirirken uyması gereken yükümlülüklerden birisini de, tarafsız davranma yükümlülüğü oluşturur. Bu yükümlülüğe uygun davranma, bilirkişinin, somut maddî sorunla ilgili olarak objektif bir biçimde oy ve görüşünü beyan edebilmesinin asgarî şartını teşkil eder. Çünkü, objektiflik ve tarafsızlık çok yakın bir ilişki içerisindedir; biri mevcut olmadan, diğerinin mevcudiyeti düşünülemez. Bu maddede yer alan düzenlemeyle, bilirkişinin tarafsızlığını ve objektifliğini sağlamaya yönelik kurumlar arasında yer alan bilirkişilik görevini yapmaktan yasaklı olma ile bilirkişinin reddi kurumları hüküm altına alınmış ve bu suretle bilirkişi pozisyon itibarıyla hâkimin konumuna yaklaştırılmıştır. Maddenin birinci fıkrasında yapılan düzenlemeyle, hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleri ile ilgili kuralların bilirkişiler hakkında da uygulanma alanı bulacağına işaret edilmiş ve bu suretle bilirkişinin hâkimin yardımcısı konumunda bulunması olgusunun ağırlık kazanması, ön plâna çıkması sağlanmıştır. Ayrıca, aynı düzenlemede, hâkimlerden farklı olarak, bilirkişinin aynı davada veya işte daha önceden tanık olarak dinlenmiş bulunmasının, bir ret sebebi teşkil etmeyeceği hususuna da işaret edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında ise hâkimler hakkındaki yasaklılık sebeplerinden birisinin, bilirkişinin şahsında gerçekleşmesi hâlinde, mahkemenin, bilirkişiyi görevden re’sen alabilmesine; bilirkişiye de tarafsız davranamayacağını gerekçe göstermek suretiyle, mahkemeden görevden alınmayı talep edebilme olanağı veren bir düzenleme yer almaktadır. Kanun koyucu yasaklılık sebeplerinin işlerlik kazandığı hâllerde, hâkimin mutlak surette tarafsız davranamayacağını varsaymış ve onu davaya bakmaktan istinkâf etmek zorunluluğuyla karşı karşıya bırakmıştır. Tarafsızlığı ve objektifliği sağlamada üstlenmiş olduğu işlevin ve amacın aynı olduğu gözetildiğinde, nasıl ki hâkimler yasaklılık sebeplerinin gerçekleşmesi hâlinde davaya bakmaktan kaçınmak zorundalar ise; mahkemenin ya da diğer bir adli organın aydınlatılması bağlamında son derece önemli bir görevi ifa eden bilirkişiler de, yasaklılık sebeplerinin kendi şahıslarında gerçekleşmesi hâlinde, bilirkişilik demet 387 / – 80 – yapmaktan kaçınmak; yani görevden alınma talebinde bulunmak zorundadırlar. Bu düzenleme uyarınca, bilirkişinin faaliyetini sevk ve idare eden organ olarak mahkeme de, tarafsızlığın temini bağlamında, yasaklılık nedenlerinden birisinin bilirkişinin şahsında gerçekleşmesi hâlinde, herhangi bir talep olmasa bile bilirkişiyi görevden alabilecektir. Maddenin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemeyle, yasaklılıkla karşılaştırıldığında, tarafsızlığa gölge düşürme bağlamında daha hafif sayılabilecek olan ret sebeplerinin bilirkişinin şahsında gerçekleşmesi durumunda, tarafsızlığın temini amacıyla bilirkişinin reddini mahkemeden isteme taraflara bir hak olarak tanınmış ve ayrıca objektif ve tarafsız davranmakla yükümlü konumunda bulunan bilirkişiye de, kendi kendisini reddedebilme olanağı verilmiştir. Yine sözü edilen düzenlemede, tarafların ret talebinde bulunmasının ve bilirkişinin kendisini reddetmesinin, hâkimlerin reddinde olduğu gibi, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren yedi günlük süre içerisinde yapılması gerektiği hususu hüküm altına alınmış ve ret sebeplerinin ispatı için yemin deliline de başvurulamayacağına işaret edilmiştir. Maddenin son fıkrasında yer alan düzenlemeyle, görevden alınma, ret ve bilirkişinin kendisini reddetmesine yönelik taleplerin, görevlendiren mahkemece, dosya üzerinden incelenip karara bağlanacağı; kabule ilişkin kararların kesin olduğu, redde ilişkin kararlara karşı ise esas hakkındaki kararla birlikte kanun yoluna başvurulabileceği hususu hüküm altına alınmış ve böyle bir prosedür öngörülmek suretiyle yargılamanın sürüncemede kalmasının önlenmesi sağlanmak istenmiştir.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddeyi uygulayan kararlar
126 karar arasından seçildi- 4. Daire · E. 2023/13482 · K. 2023/6522 · T. 23.11.2023Daire kararıOnama
davacılar tarafından yerel mahkemece keşif tarihine yönelik itiraz dilekçesi dikkate alınmaksızın, yokluklarında keşif yapılması suretiyle savunma hakları kısıtlandığından adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüş ise de, resen seçilen bilirkişilere itiraz için 6100 sayılı Kanun'un 272. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 1 haftalık süre verilerek, seçilen bilirkişilere itirazın bulunmaması durumunda 18/07/2022 tarihinde keşfin yapılacağına,
- 22. Hukuk Dairesi · E. 2017/32138 · K. 2017/16212 · T. 06.07.2017Daire kararıOnama
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 272/1. maddesi gereğince, hakimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kuralların bilirkişiler bakımından da uygulanmakta olması, bu bağlamda 6100 sayılı Kanun'un 34/a maddesi düzenlemesi gereğince, bilirkişinin dolayısıyla ilgili olduğu davalar bakımından dahi yasaklılık halinin bulunması ve bu durumun re'sen dikkate alınması gereken hususlardan olması gözetildiğinde, Mahkemenin bilirkişi tercihi yerinde görülmemekle birlikte,
- 21. Hukuk Dairesi · E. 2016/4136 · K. 2017/3839 · T. 11.05.2017Daire kararıBozma
1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Bilirkişinin Görevini Yapmaktan Yasaklı Olması Ve Reddi” başlıklı 272. maddesinde “Hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Avukat Sinem, üç yıl önce bir Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ve halen devam etmekte olan bir tazminat davasında, mahkemece görevlendirilerek bilirkişi sıfatıyla teknik rapor sunmuştur. Sinem, hakimlik sınavını kazanamayıp avukatlığa başladıktan sonra, söz konusu davanın davalısı Sinem'e gelerek davada kendisini temsil etmesini teklif etmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümleri çerçevesinde bu teklif karşısında Sinem'in tutumu ne olmalıdır?
- A) Sinem, bilirkişi olarak sunduğu rapor tarafsız olduğundan, davayı üstlenmesinde hukuki bir engel bulunmamaktadır.
- B) Sinem, teklifi yapan tarafın davayı kazanma ihtimalini yüksek görüyorsa işi kabul edebilir.
- C) Sinem, daha önce o işte bilirkişi olarak görev yapmış olması nedeniyle bu teklifi reddetmek zorundadır.
- D) Davacı tarafın yazılı muvafakati alınması koşuluyla Sinem'in vekilliği üstlenmesi mümkündür.
- E) Sinem ancak baro yönetim kurulundan özel izin alarak bu dosyada avukatlık yapabilir.
Bu maddeyle ilgili 11 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl