Ödeme güçsüzlüğü nedir?
Kısaca
İşverenin borçlarını vadesinde ödeyemeyecek duruma gelmesi hâlidir. Tek bir gecikmiş ödeme bu hâli kendiliğinden doğurmaz.
Bağlam: TBK m.436
Kanunda nerede geçiyor
4 maddeTürk Borçlar Kanunu
- TBK m.296 · II. Bağışlama sözü vermenin geri alınması ve ifadan kaçınma
Borçlunun mal varlığının borçlarını karşılayamayacak durumda olduğunun belirlenmesidir. Maddede iflas kararından ayrı bir hal olarak yer alır; iflas kararı verilmeden de ödeme güçsüzlüğünün kanıtlanabileceği uygulamada kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2017/856 E., 2018/335 K., 29.03.2018)
- TBK m.390 · III. Ödünç alanın ödeme güçsüzlüğü
Ödünç alanın malvarlığının muaccel borçlarını ödeyemeyecek derecede kötüleşmesi halidir. Yalnızca soyut bir güçsüzlük yetmez; ödünç verenin alacağını tehlikeye sokmuş olması gerekir.
- TBK m.436
İşverenin borçlarını vadesinde ödeyemeyecek duruma gelmesi hâlidir. Maddede tanımı yapılmamış olup, işverenin mali durumunun sözleşmeden doğan alacakların ödenmesini tehlikeye düşürmesi ölçütüne bağlıdır. Tek bir gecikmiş ödeme bu hâli kendiliğinden doğurmaz.
- TBK m.458 · IV. Hapis hakkı
İşverenin borçlarını vadesinde ödeyemeyecek duruma düşmesidir. Bu halde henüz muaccel olmayan alacaklar da pazarlamacının hapis hakkı ile güvence altına alınabilir.
Karıştırılan kavramlar
Ödeme güçsüzlüğü belirlenmesi ile iflas kararı arasındaki fark nedir?
Ödeme güçsüzlüğü belirlenmesinde iflas kararı şart değildir; bağışlayanın ödeme güçsüzlüğüne düştüğünü kanıtlaması yeterlidir.
İflas halinde ise iflasa karar verilmesi yeterli ve kesin bir olgudur.
Her iki halde de ifa yükümlülüğü ortadan kalkar; ispat yükü bağışlayanda ise ödeme güçsüzlüğü ayrıca kanıtlanmalıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2017/856 E., 2018/335 K., 29.03.2018)
Ödeme güçsüzlüğü def'isi ile diğer def'iler arasındaki fark nedir?
Asıl borçlunun ödeme güçsüzlüğünden doğan savunmalar kefil tarafından alacaklıya karşı ileri sürülemez.
Borcun varlığı, sona ermesi, geçersizliği veya zamanaşımı gibi diğer def'iler kefil tarafından ileri sürülebilir.
Kefil yalnızca birinci gruptaki def'ileri alacaklıya karşı kullanabilir; ikinci gruptaki def'ilerin ileri sürülmesi kefilin zorunluluğundadır.
İlgili konular
İlgili terimler
Aynı maddelerde birlikte geçen kavramlar.
Tanımlar ve madde bağlantıları güncel kanun metninden derlendi (2026-10-21). Hukuki tavsiye değildir.