TBK Madde 591
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
Madde, kefilin asıl borçluya ait def'ileri alacaklıya karşı ileri sürme hakkını ve bu konuda ileri sürme zorunluluğunu düzenler; asıl borçlunun kendi def'ilerinden vazgeçmesinin kefili bağlamayacağını, kefilin asıl borçluya ait def'ileri bilmeden ödeme yapmasının rücu hakkına etkisini ve kumar veya bahis borcuna kefalette kefilin def'i hakkını hükme bağlar.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
Kefil, asıl borçluya veya mirasçılarına ait olan ve asıl borçlunun ödeme güçsüzlüğünden doğmayan bütün def’ileri alacaklıya karşı ileri sürme hakkına sahip olduğu gibi, bunları ileri sürmek zorundadır. Yanılma veya sözleşme yapma ehliyetsizliği ya da zamanaşımına uğramış bir borç sebebiyle borçlunun yükümlü olmadığı bir borca bilerek kefalet hâli bu hükmün dışındadır.
Asıl borçlu kendisine ait olan bir def’iden vazgeçmiş olsa bile kefil, yine de bu def’iî alacaklıya karşı ileri sürebilir.
Kefil, asıl borçluya ait def’ilerin varlığını bilmeksizin ödemede bulunursa, rücu hakkına sahip olur. Buna karşılık asıl borçlu, kefilin bu def’ileri bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse kefil, bunlar ileri sürülmüş olsaydı ödemeden kurtulacağı ölçüde rücu hakkını kaybeder.
Kumar veya bahisten doğan bir borca kefalette kefil, borcun bu niteliğini bilmiş olsa bile, asıl borçlunun sahip olduğu def’ileri ileri sürebilir.
d. Özen gösterme, rehin ve borç senetlerinin teslimi
Madde gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 497 nci maddesini karşılamaktadır. Tasarının dört fıkradan oluşan 591 inci maddesinde, kefilin alacaklıya karşı ileri sürebileceği def iler düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 497 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan "2. Kefilin de- fıleri" şeklindeki ibare, Tasarıda, "c. Def iler" şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, kefilin asıl borçluya ait def ileri ileri sürme hakkı ve ödevi düzen lenmiştir. Buna karşılık, yanılma veya ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz veya zamanaşımına uğramış bir borca bu durumları bilerek kefil olunması hâlinde, kefilin alacaklıya karşı bunları defi olarak i- leri sürme hakkına sahip olmadığı açıkça hükme bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Buna göre, asıl borçlu kendisine ait olan bir def iden vazgeçmiş olsa bile kefil, yine de bu defi alacaklıya karşı ileri sürebilecektir. Maddenin üçüncü fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 497 nci maddesinin ikinci fıkrasın dan farklı olarak kefilin, asıl borçluya ait def ilerin varlığını bilmeksizin ödemede bulunursa, kural olarak rücu hakkına sahip olduğu belirtilmektedir. Buna karşılık, asıl borçlunun, kefilin bu def ileri bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat etmesi hâlinde kefil, bunlar ileri sürülmüş olsaydı borcun ö- denmesinden kurtulacağı ölçüde rücu hakkını kaybedecektir. Maddenin son fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Bu fıkrada, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 502 nci maddesinin son fıkrasında olduğu gibi, kumar veya bahisten doğan bir borca kefalet hâlinde, kefilin, borcun bu niteliğini bilmiş olsa bile, asıl borçlu nun sahip olduğu def ileri ileri sürebileceği öngörülmüştür. Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 502 nci maddesi göz önünde tutulmuştur. - 2 4 1 -
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddedeki kavramlar
- Def'i
- Asıl borçlunun ödeme güçsüzlüğünden doğmayan def'iler
- Kumar veya bahis borcu
- Rücu hakkının kaybı
- Yanılma veya ehliyetsizlik nedeniyle yükümlü olmayan borç
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
11 karar arasından seçildi- 3. Hukuk Dairesi · E. 2017/6543 · K. 2019/3083 · T. 08.04.2019Daire kararıBozma
Öte yandan, kefalette 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 591. maddesi hükmü uyarınca kefil, borçluya ait defileri alacaklıya karşı ileri sürebilme hakkına sahipken, garanti sözleşmesinde teminat veren kişiye bu hak tanınmış değildir.
- 3. Hukuk Dairesi · E. 2017/4264 · K. 2018/11140 · T. 07.11.2018Daire kararıBozma
Bu haliyle kefalet süresi ve sorumlu olunan azami miktar kefilin kendi el yazısı ile yazılmadığından kefalet geçersiz olup, dava konusu kira sözleşmesi nedeniyle adı geçen davalı sorumlu tutulamayacağı gibi, Türk Borçlar Kanunu 591. maddesi hükmü uyarınca kefilin, borçluya ait defileri alacaklıya karşı ileri sürebilme hakkına sahiptir.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre, aşağıdaki durumlardan hangisi kefilin, asıl borçludan güvence talep etme veya borçtan kurtarılmasını isteme hakkını kullanabileceği hallerden biri değildir?
- A) Asıl borçlunun, kefile vaat ettiği teminatı göstermemesi.
- B) Asıl borçlunun borcunu ödemede temerrüde düşmüş olması.
- C) Asıl borçlunun takibatı zorlaştıracak şekilde yerleşim yerini başka bir ülkeye taşıması.
- D) Kefil için riskin önemli ölçüde artmasına neden olan bir tehlikenin ortaya çıkması.
- E) Asıl borçlunun, alacaklıya karşı ileri sürebileceği şahsi bir def’iden vazgeçmesi.
Bu maddeyle ilgili 6 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl