TBK Madde 597
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
Bu madde, kefilin alacaklıya yaptığı ödemeyi borçluya bildirme yükümlülüğünü ve bu yükümlülüğe aykırılığın rücu hakkına etkisini düzenler. Kefil borcu tamamen veya kısmen ödediğinde borçluya bildirimde bulunma zorunluluğu getirilmiş, bildirim yapılmaması ve borçlunun da ödemeyi bilmeden ya da bilmesi gerekmeden alacaklıya ifada bulunması hâlinde rücu hakkının kaybedileceği belirtilmiştir. Madde, kefilin alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme davası hakkını saklı tutar.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
Borcu tamamen veya kısmen ödeyen kefil, durumu borçluya bildirmek zorundadır.
Kefil, bu bildirimde bulunmazsa ve ödemeyi bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen borçlu da alacaklıya ifada bulunursa, rücu hakkını kaybeder.
Kefilin, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşmeden doğan dava hakkı saklıdır.
Madde gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 498 inci maddesini karşılamaktadır. Tasarının üç fıkradan oluşan 597 nci maddesinde, kefilin alacaklıya yaptığı ödemeyi borçluya bildirme yükü düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 498 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan "3. Kefilin te diyeyi ihbar borcu" şeklindeki ibare, Tasarıda "c. Kefilin bildirim yükü" şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 498 inci maddesi tek fıkradan oluştuğu hâlde, bu fıkranın iki cümlesinin farklı konulara ilişkin olduğu göz önünde tutularak, Tasarının 597 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları olarak kaleme alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasında, kefilin bildirim yükü, 818 sayılı Borçlar Kanununa göre, daha açık bir biçimde belirtilmiştir. Maddenin son fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 498 inci maddesinden farklı olarak, kefilin alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşmeden doğan dava hakkı saklı tutulmuştur. Bu farklılığın sebebi, kefilin alacaklıya yaptığı ödemeyi asıl borçluya bildirme yükünü ihmal ettiği için, asıl borçlu - 2 4 4 - tarafından aynı borcun ikinci kez ifa edilmesi sonucunda sebepsiz zenginleşen alacaklıya karşı, ödediği miktarı geri istemekle karşı karşıya bırakılması gereken kişinin asıl borçlu değil, kefil olduğu nun kabul edilmesidir. Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 508 inci maddesi göz önünde mtulmuştur.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddedeki kavramlar
- Rücu hakkı
- Sebepsiz zenginleşme davası
- Bildirim yükü
- Ödemeyi bilmeyen veya bilmesi gereken borçlu
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeye özel soru
Borçlu Mert'in borcuna arkadaşı Aras "kefil" olmuştur. Aras, alacaklıya ödeme yaptıktan sonra asıl borçlu Mert'e başvurarak ödediği parayı geri almak istemektedir. Kefilin borçluya rücuu (TBK) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur.
- B) Kefil, yaptığı ödemeyi en geç 24 saat içinde borçluya bildirmekle yükümlüdür; aksi halde rücu hakkını kaybedebilir.
- C) Kefil, borçluya rücu ederken alacaklının sahip olduğu tüm rehin ve güvence haklarından da yararlanabilir.
- D) Borçlu Mert, kefile karşı alacaklıya olan borç ilişkisinden doğan savunmalarını ileri sürebilir.
- E) Kefil, borcun tamamını değil de bir kısmını ödediyse, sadece ödediği miktar oranında halefiyet hakkı kazanır.
Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl