Defi nedir?

13 maddede geçiyor · 4 kanun

Kısaca

Defi, 4 kanunda 13 maddede geçen bir kavramdır; anlamı bağlama göre değişir.

  • TMK m.901 · malikin durumu: Borçlunun alacaklının talebine karşı ileri sürebileceği savunma araçlarıdır.
  • TBK m.591: Alacaklının talebine karşı borçlunun ileri sürebildiği, talebin reddini sağlayan savunma araçlarıdır.
  • HMK m.142 · süreler hakkında karar: Davalının, davacının talebine karşı ileri sürdüğü, davanın reddini sağlayan savunma sebebidir.

Kanunda nerede geçiyor

13 madde

Türk Ticaret Kanunu

  • TTK m.659 · I - Genel olarak

    Borçlunun, alacaklının talebine karşı alacağın doğmadığını, sona erdiğini veya ertelendiğini ileri sürerek talebi karşılamasını engelleyen savunma aracıdır. Bu madde bakımından def'iler, senedin geçersizliğine ilişkin ya da senedin metninden anlaşılan def'iler ile şahsi def'iler olarak ayrılır.

  • TTK m.660 · II - Hamile yazılı faiz kuponları

    Borçlunun, alacaklının talebine karşı ileri sürdüğü savunma. Burada borçlu, anaparanın ödendiğini kuponlara karşı savunma olarak ileri süremez.

  • TTK m.818 · F) Uygulanacak hükümler

    Borçlunun, poliçeden doğan talebe karşı ileri sürebileceği savunmadır. Çekte bu savunmaların hangilerinin ileri sürülebileceği 687 nci madde yoluyla belirlenir.

  • TTK m.888 · XII - Fiilî taşıyıcı

    Davalının davacının talebini engelleyen savunmasıdır. Fiili taşıyıcı, asıl taşıyıcının taşıma sözleşmesinden doğan savunmalarını kendi sorumluluğuna karşı ileri sürebilir.

  • TTK m.1032 · bb) Malikin hakları aaa) Def’ide bulunma hakkı

    Borçlunun alacaklıya karşı, alacağın varlığını kabul etmekle birlikte talebi geri çevirmesine yarayan savunma aracıdır. Maddede malik, borçlunun bu savunma araçlarını ipotekli alacaklıya karşı kendi adına ileri sürebilir.

  • TTK m.1039 · bb) İtiraz ve def’iler

    Davalının alacaklının hakkını doğrudan ortadan kaldırmayan, ancak borcun ifasından geçici veya sürekli olarak kaçınmasına imkan veren savunma hakkıdır. Maddede malikin eski alacaklıya karşı sahip olduğu def'iler, yeni alacaklıya karşı da ileri sürülebilir.

Türk Borçlar Kanunu

  • TBK m.154 · I. Sebepleri

    Alacaklının, kendisine karşı açılmış bir davada alacağının varlığını savunma olarak ileri sürmesidir. Bu yolla ileri sürülen alacak m.154/2 uyarınca zamanaşımını keser.

  • TBK m.188 · 3. Borçluya ait savunmalar

    Alacağın varlığını kabul edip edimi reddetmeyi ya da geciktirmeyi sağlayan savunma aracıdır. Örneğin zamanaşımı def'i ve takas def'i bu türdendir.

  • TBK m.257

    Alacağa karşı borçlunun ileri sürebildiği savunma araçlarıdır. Maddenin ikinci fıkrası, satış bedeli alacağının devrinden sonra alıcının bu savunma araçlarının korunmasını güvence altına alır.

  • TBK m.591

    Alacaklının talebine karşı borçlunun ileri sürebildiği, talebin reddini sağlayan savunma araçlarıdır. Kefil bu maddeye göre asıl borçlunun def'ilerini kendi adına alacaklıya karşı kullanabilir.

Türk Medeni Kanunu

  • TMK m.901 · IV. Malikin durumu

    Borçlunun alacaklının talebine karşı ileri sürebileceği savunma araçlarıdır. Madde, malikin bu savunmaları borçlu adına alacaklıya karşı kullanabilmesini sağlar.

  • TMK m.927 · V. Borçlunun def'ileri

    Alacaklının talebine karşı borçlunun, alacağın varlığını, vadesini veya ödenmesini engelleyen savunma aracıdır. Madde bağlamında dar anlamda def'i, maddi hukuktan doğan savunmaları ifade eder.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu

  • HMK m.142 · Süreler hakkında karar

    Davalının, davacının talebine karşı ileri sürdüğü, davanın reddini sağlayan savunma sebebidir. Zamanaşımı def'ii, hâkimin ancak ilgili taraf ileri sürdüğünde dikkate alabileceği bir savunmadır.

Karıştırılan kavramlar

Tescilden veya senetten doğan def'i ile kişisel def'i arasındaki fark nedir?

Tescilden veya senetten doğan def'i, sicil kaydına ya da senet metnine dayanan ve üçüncü kişiye karşı da öne sürülebilen savunmadır.

Kişisel def'i, borçlu ile yalnızca istemde bulunan alacaklı arasındaki ilişkiden doğan savunmadır.

Tescilden veya senetten doğan def'ilerin tamamı her alacaklıya karşı ileri sürülebilirken, kişisel def'iler yalnızca istemde bulunan alacaklıya karşı ileri sürülebilir.

TMK m.927

Dava veya def'i ile kesilme ile usulden reddedilen dava veya def'i arasındaki fark nedir?

Dava veya def'in yetkili ve görevli mahkemede, vaktinde ve düzeltilebilir yanlışlık olmadan açılması.

Dava veya def'in görevsiz/yetkisiz mahkemede, vaktinden önce açılması ya da düzeltilebilir yanlışlık nedeniyle usulen reddedilmesi.

İlk halde kesilme gerçekleşir; ikinci halde kesilme gerçekleşmez, ancak zamanaşımı veya hak düşürücü süre red sırasında dolmuşsa alacaklıya 60 günlük ek süre tanınır.

TBK m.154

Def'i ile itiraz arasındaki fark nedir?

Def'i, alacağın doğmuş olduğunu kabul edip edimin reddini ya da geciktirilmesini sağlayan savunmadır. Zamanaşımı bu türdendir.

İtiraz, alacağın hiç doğmadığını ya da sona erdiğini ileri süren savunmadır. Borç ilişkisinin geçersizliği, ifa ve ibra bu türdendir.

Madde metni her iki türü de kapsadığı için her ikisi de devralana karşı ileri sürülebilir. Yalnız def'i ile itiraz arasındaki ayrım, savunmanın hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınıp alınmayacağı konusunda önem taşır.

TBK m.188

Fiili taşıyıcının def'i hakkı ile asıl taşıyıcının kendi sorumluluğu arasındaki fark nedir?

Fiili taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait def'ileri ileri sürebilir.

Asıl taşıyıcının bu def'ilere dayanması, kendi sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz; asıl taşıyıcı ile fiili taşıyıcı müteselsil sorumludur.

Fiili taşıyıcı alacaklıya karşı taşıma sözleşmesinin savunmalarını kullanabilir, ancak alacaklı her iki borçludan da talepte bulunabilir.

TTK m.888

Def'i imkânının sürmesi ile sona ermesi arasındaki fark nedir?

Borçlu, borcun dayanağı hukuki işlemi feshedebildiği sürece malik def'i ile gemiden alacak alınmasını engelleyebilir.

Borçlunun fesih yetkisi sona erdiğinde malik bu savunmaya dayanamaz.

Fesih yetkisinin sona ermesi, malikin ipotekli alacaklıya karşı def'i koyma imkânını da sona erdirir.

TTK m.1032

Asıl dava ile def'i yoluyla iptal arasındaki fark nedir?

Asıl dava, iptal davası olarak açılır ve dava konusu işlemin iptali ile alacaklı lehine sonuç doğurur.

Def'i yoluyla iptal, masaya yöneltilen bir talebe karşı savunma olarak ileri sürülür ve yeni bir dava açılmasını gerektirmez.

Tasfiye memurları, talebin tasarrufun iptaliyle kısmen veya tamamen reddedilebildiği hallerde def'i yolunu kullanmakla yükümlüdür; bu, asıl dava açma zorunluluğu anlamına gelmez.

İİK m.309/K

İlgili konular

Örnek kararlar

3 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2025/26 E., 2025/608 K., 08.10.2025
    İlgili madde: TBK m.188
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2024/135 E., 2024/185 K., 17.04.2024
    İlgili madde: TBK m.154
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2020/703 E., 2022/170 K., 22.02.2022
    İlgili madde: TBK m.154

Terimin geçtiği maddeye bağlı ve tam metninde terimi anan kararlar. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

İlgili terimler

Tanımlar ve madde bağlantıları güncel kanun metninden derlendi (2026-10-21). Hukuki tavsiye değildir.