Tasfiye hâli nedir?
Kısaca
Kollektif şirketin sona ermesinden sonra, şirket borçlarının ödenmesi ve kalan malvarlığının paylaştırılması için yürütülen süreçtir.
Bağlam: TTK m.297
Kanunda nerede geçiyor
7 maddeTürk Ticaret Kanunu
- TTK m.269 · II - Tüzel kişiliğin devamı
Şirketin sona erme sebebinin gerçekleşmesinden sonra, borç-alacak ilişkilerinin sona erdirilmesi ve kalan malvarlığının paylaştırılması için girdiği dönemdir. Tasfiye hâline geçiş için ayrı bir karar gerekmez, sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle kendiliğinden başlar.
- TTK m.270 · III - İflas
Şirketin sona ermesinden sonra, güncel işlemlerinin bitirilmesi, alacakların tahsili, borçların ödenmesi ve kalan malvarlığının ortaklar arasında paylaştırılması için yürütülen süreçtir. Tasfiye hâlindeki şirket, tasfiyenin amacına uygun ölçüde tüzel kişiliğini sürdürür.
- TTK m.272 · I - Genel olarak
Şirketin sona ermesinden sonra tasfiyesinin sürdüğü dönemdir. Bu dönemde şirketin ticaret unvanına tasfiye halinde olduğunu gösteren ibare eklenir.
- TTK m.286 · I - Koruma önlemleri
Şirketin sona ermesinden sonra, mal ve hakların paraya çevrilmesi, borçların ödenmesi ve kalanın ortaklara dağıtılması aşamasıdır. Şirketin tüzel kişiliği tasfiye tamamlanıncaya kadar devam eder.
- TTK m.297 · VI - Borçların ödenmesi
Kollektif şirketin sona ermesinden sonra, şirket borçlarının ödenmesi ve kalan malvarlığının paylaştırılması için yürütülen süreçtir. Madde bu süreçte uygulanacak ödeme tarzını belirler.
- TTK m.533 · 2. Sonuçlar
Sona eren şirketin malvarlığının paylaşılmadan önce alacakların ödenmesi ve kalan malvarlığının dağıtılması için yürütülen özel dönemdir. Tasfiye hâline giren şirket, sona erme sebebi gerçekleşse de hemen ortadan kalkmaz.
- TTK m.535 · IV - Şirket organlarının durumu
Şirketin sona erme sebebinin gerçekleşmesi ile birlikte, şirketin mevcut işlerinin kapatılması, alacakların tahsili, borçların ödenmesi ve kalan malvarlığının paylaştırılması aşamasına geçilmesi durumudur. Bu aşamada şirketin amacı yeni iş yapmak değil, mevcut ilişkileri tasfiye etmektir.
Karıştırılan kavramlar
Tasfiye hâli ile sicilden terkin sonrası arasındaki fark nedir?
Tasfiye hâlindeki şirket, sona erme sebebi gerçekleşmiş ama sicil kaydı henüz terkin edilmemiştir; tüzel kişiliği ve tasfiye amacıyla sınırlı ehliyeti sürer.
Tasfiyenin tamamlanıp sicil kaydının terkin edilmesinden sonra tüzel kişilik ortadan kalkmıştır.
Terkinden önce şirket hâlâ taraf ehliyetine sahiptir ve davada taraf olarak yer alabilir; terkinden sonra ise davaya devam edilemez, ihya gerekir.
Tasfiye hâli ile tasfiyesiz sona erme arasındaki fark nedir?
Sona eren şirketin tasfiye hâline girmesi, genel kuraldır ve sona eren her şirkete uygulanır.
Kanunda öngörülen istisna hâllerinde şirket tasfiye hâline girmeden sona erer; malvarlığı bir bütün olarak geçer.
İstisna hâllerinde tasfiye memuru atanmaz ve tasfiye süreci işletilmez; genel kural uygulanmaz.
Madde 139 ile madde 138 (tasfiye hâli) arasındaki fark nedir?
Madde 139, sermaye kaybı veya borca batıklık hâlindeki şirketin birleşmeye katılmasını düzenler.
Tasfiye hâlindeki şirketin birleşmesi ayrı bir koşula, malvarlığının dağıtılmamasına ve devrolunan olmasına bağlıdır.
Tasfiye hâlindeki bir şirket sermaye kaybı bulunmasa da madde 138 koşullarına bağlı olarak birleşebilir; borca batık olması hâlinde ise madde 139 koşulları aranır.
Şirketin faal hali ile tasfiye hali arasındaki fark nedir?
Şirket faaliyetteyken esas sözleşmedeki devir sınırlaması geçerliliğini korur.
Şirket tasfiyeye girmişse devredilebilirliğe ilişkin sınırlamalar kendiliğinden düşer.
Tasfiye halinde şirketin onay yetkisi ortadan kalkar ve pay serbestçe devredilebilir hale gelir.
Defter tutma süreci ile tasfiye hali arasındaki fark nedir?
Defter tutma muamelesi devam ederken tereke üzerinde satış yapılamaz.
Terekenin mahkeme veya iflas dairesince tasfiyesi halinde 7. maddenin hükmü uygulanmaz.
Defter süreci sürerken satış yasağı vardır; tasfiye hallerinde bu madde değil, ilgili usul uygulanır.
İlgili konular
İlgili terimler
Aynı maddelerde birlikte geçen kavramlar.
Tanımlar ve madde bağlantıları güncel kanun metninden derlendi (2026-10-21). Hukuki tavsiye değildir.