Özel borç ilişkileri
Açık artırma yoluyla satış ve mal değişim sözleşmesi
Kısaca
TBK m.274 açık artırma yoluyla satışın tanımını verir: yeri, zamanı ve koşulları önceden belirlenen, hazır olanlar arasından en yüksek bedeli öneren ile yapılan satış. TBK m.275, açık artırma yoluyla satış sözleşmesinin ne zaman kurulacağını düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.274–284 hükümlerini kapsar.
TBK m.274 — Tanımı
Bu madde açık artırma yoluyla satışın tanımını verir: yeri, zamanı ve koşulları önceden belirlenen, hazır olanlar arasından en yüksek bedeli öneren ile yapılan satış. Madde, artırmanın türlerini (cebri ve isteğe bağlı), sözleşmenin kurulma anını, artırmaya katılanın bağlanma anını, ihalenin etkisini ve zapt ile ayıba karşı sorumluluğu ayrıca düzenler; bu maddede yalnızca tanım yer alır. Kanunun yalnızca tanım fıkrası içeren bu maddesi, satış türlerinin kime ve hangi ilişkilere uygulandığını tek başına belirlemez; tanımın kapsamı, sonraki maddelerde yapılan ayrımlarla tamamlanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: cebri artırmada ihalenin kurulması (m.275), isteğe bağlı artırmada ihalenin kurulması ve mülkiyetin geçmesi (m.275, m.279), artırmaya katılanın bağlanma anı ve ihale tarihi (m.276), zapt ve ayıba karşı sorumluluk (m.280), ihalenin iptali ve cebri artırmanın özel hükümleri (m.281).
Tanımı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Açık artırma yoluyla satış
- Satış bedelinin, önceden belirlenen yer, zaman ve koşullarda hazır bulunan teklif sahipleri arasında en yüksek öneride bulunan kişi tarafından tespit edildiği satış türüdür. Satılan mal bellidir, ödenecek bedel ise artırma sonucunda belli olur.
- Artırma yeri, zamanı ve koşulları
- Artırmanın önceden belirlenmesi gereken unsurlarıdır. Bu unsurlar önceden tespit edilmeden yapılan bir artırma, madde kapsamındaki açık artırma yoluyla satış olarak nitelendirilemez.
- Hazır olanlar
- Artırma yeri ve zamanında bulunan teklif sahipleridir. Yerinde bulunmayan kişinin önerisi, daha yüksek olsa bile dikkate alınmaz.
- En yüksek bedeli öneren
- Artırmaya katılanlar arasında en yüksek önerиyi yapan kişidir. Sözleşme bu kişi ile kurulur; satış bedeli onun önerdiği tutar olur.
Tanımı: hangi şartlar aranır?
- Satışın açık artırma yoluyla yapılabilmesi için yer, zaman ve koşulların satıştan önce belirlenmiş olması gerekir.
- Artırmaya katılan teklif sahiplerinin artırma yeri ve zamanında hazır bulunmuş olması gerekir.
- Satışın tamamlanabilmesi için en yüksek bedeli öneren kişinin belirlenmesi ve bu kişiye ihale yapılması gerekir.
- Artırma yeri, zamanı ve koşulları önceden belirlenmemiş ya da hazır olmayan teklif sahipleri arasında yapılmış bir satış bu tanım kapsamına girmez.
Tanımı: hangi sonuçları doğurur?
- Madde tanımına uyan artırma yapılırsa satış, en yüksek bedeli öneren ile kurulmuş olur.
- Yer, zaman ve koşulları önceden belirlenmemiş bir artırma, bu maddedeki açık artırma yoluyla satış tanımına uymaz.
- Artırma yerinde ve zamanında hazır bulunmayan kişinin önerisi, en yüksek olsa bile sözleşmenin kurulmasında dikkate alınmaz.
- Tanımın kapsamındaki satışlarda cebri ve isteğe bağlı artırma ayrımına göre farklı kurallar uygulanır (m.275, m.279).
Cebri artırma ile isteğe bağlı artırma arasındaki fark nedir?
Malik rızasına bakılmadan resmi makamlarca yapılan artırmadır; İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılan satışlar buraya girer.
Malik rızasıyla yapılan artırmadır; satıcının iradesine dayanır.
Cebri artırmada ihale, artırmayı yöneten memurun en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulur ve mülkiyet ihale ile geçer. İsteğe bağlı artırmada satış sözleşmesi ve mülkiyetin geçmesi ayrı kurallara tabidir.
İsteğe bağlı herkese açık artırma ile isteğe bağlı özel artırma arasındaki fark nedir?
Önceden herkese ilan edilir ve şartlara uyan herkes katılabilir.
Önceden ilan yapılmaz; artırmaya yalnız belirli kişiler katılır.
Herkese açık artırmada madde tanımı uygulanır ve mülkiyet taşınırda teslime gerek olmaksızın, taşınmazda tescille geçer. Özel artırmada ise madde tanımı ve bu bölümün özel hükümleri uygulanmaz; genel satış hükümleri geçerlidir.
Tanımı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Açık artırma yoluyla satış ile ihale yoluyla kamu alımını karıştırmak; kamu ihale mevzuatındaki en düşük teklif usulü TBK m.274 kapsamına girmez.
- Yer, zaman ve koşulları önceden belirlenmemiş bir artırmayı bu madde kapsamında saymak.
- Yerinde hazır bulunmayan kişinin daha yüksek önerisini sözleşmenin kurulmasında dikkate almak.
- Cebri ve isteğe bağlı artırmayı aynı hükümlere tabi tutmak ve cebri artırmada zapt ve ayıp sorumluluğunu uygulamak (m.280).
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargı kararları, madde 274 ile 281 arasını açık artırma yoluyla satışın düzenlendiği bölüm olarak kabul etmekte ve bu maddeye satış türünün tanımı olarak dayanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2021/729 E., 2022/165 K., 22.02.2022)
- Uygulamada bu tanım, artırmanın ihtiyari veya cebri olmasına göre farklı hükümlere tabi tutulan satış yöntemi olarak ele alınmaktadır. (İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/351 E., 2025/822 K., 02.12.2025)
- Cebri artırmaya ilişkin uygulamalarda İcra ve İflas Kanunu hükümleri esas alınmakta ve bu alanın tanım kapsamıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/6954 E., 2024/1232 K., 19.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Açık artırma yoluyla satışı ileri süren taraf, artırmanın yer, zaman ve koşullarının önceden belirlendiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ilan, şartname veya tutanak ile ispatlanır.
- Artırmaya katılanların artırma yeri ve zamanında hazır bulunduğunu iddia eden taraf bunu ilgili tutanak, katılım kaydı veya tanıkla ispatlar.
- En yüksek bedeli öneren kişinin belirlenmesi ve ihalenin yapılması, artırma tutanağı ile ispatlanır; bu tutanağın bulunmaması halinde sözleşmenin kurulduğunu ileri süren taraf ispat yükü altındadır.
- Satışın madde tanımı dışında kaldığını savunan taraf, artırmanın yer, zaman veya koşullarının önceden belirlenmediğini ya da teklif sahiplerinin hazır bulunmadığını ispatlamak zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.275: Sözleşmenin kurulma anını düzenler; cebri artırmada memurun en yüksek bedeli öneren kişiye ihalesi, isteğe bağlı artırmada ise aksi irade yoksa ihale ile satış kurulur.
- 6098 sayılı Kanun m.276: Artırmaya katılan kişinin önerisiyle ne zaman bağlandığını ve bağlılığın nasıl sona erdiğini düzenler.
- 6098 sayılı Kanun m.279: İsteğe bağlı artırmalarda mülkiyetin nasıl geçeceğini düzenler; özel artırmaya ilişkin genel hükümlere yollama içerir.
- 6098 sayılı Kanun m.280: İsteğe bağlı artırmada satıcının zapt ve ayıptan sorumluluğunu, cebri artırmada bu sorumluluğun uygulanmadığını düzenler.
- 6098 sayılı Kanun m.281: Açık artırmanın özel hükümlerinin cebri artırma bakımından istisnalarını ve ihalenin iptali usulünü belirler.
TBK m.275 — Kurulması
Madde, açık artırma yoluyla satış sözleşmesinin ne zaman kurulacağını düzenler. İki tür artırma ayrılır: herkesin katılabileceği isteğe bağlı açık artırma ile cebri artırma. Madde, her iki türde de sözleşmenin ihalenin yapılmasıyla kurulduğunu belirtir ve satıcının artırma koşullarında aksi yönde irade açıklamasının bu sonucu değiştirebileceğini öngörür. Maddenin uygulaması, artırmaya katılanın bağlandığı anın belirlenmesi bakımından, artırmayı yöneten kişi ile en yüksek bedeli veren kişi arasındaki ilişkide geçerlidir. Maddede ihalenin iptali, artırmaya katılma koşulları, bedel ödeme yükümlülüğü ve cebri artırmanın usulü ayrıntılı düzenlenmez; bu konular ilgili özel hükümlerde ve icra hukukunda yer alır. Cebri artırmada satış, icra hukukunun kendi usulüne bağlıdır.
Kurulması: hangi kavramlar bilinmeli?
- İsteğe bağlı açık artırma
- Herkesin katılabildiği, satıcının iradesine dayanan açık artırmadır. Bu türde sözleşmenin kurulması, satıcının artırma koşullarında aksi bir irade açıklamamış olmasına bağlıdır.
- Cebri artırma
- Artırmayı yöneten memurun yaptığı, satıcının iradesine bağlı olmayan açık artırmadır. Kamu gücüyle yürütülen bu türde ihale, memur tarafından yapılır.
- İhale
- Artırmayı yönetenin en yüksek bedeli öneren kişiye satışı kabul etmesidir. Sözleşme bu kabulle kurulmuş olur.
- Aksi yönde irade açıklaması
- Satıcının artırma koşullarında, sözleşmenin ihaleyle kurulmasını engelleyen veya değiştiren bir beyanıdır. Bu beyan varsa madde varsayılan sonucu uygulamaz.
Kurulması: hangi şartlar aranır?
- Artırmanın herkesin katılabileceği isteğe bağlı bir açık artırma olması veya cebri artırma niteliği taşıması gerekir.
- İsteğe bağlı artırmada satıcının artırma koşullarında aksi yönde bir irade açıklaması bulunmamalıdır.
- Artırmayı yöneten kişi, en yüksek bedeli öneren kişiye ihale yapmış olmalıdır.
- Cebri artırmada ihalenin, artırmayı yöneten memur tarafından yapılmış olması gerekir.
Kurulması: hangi sonuçları doğurur?
- İsteğe bağlı artırmada satıcı aksi yönde bir irade açıklamamışsa, sözleşme artırmayı yönetenin en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulmuş olur.
- Cebri artırmada satış sözleşmesi, artırmayı yöneten memurun en yüksek bedeli öneren kişiye ihale etmesiyle kurulmuş olur.
- Ihale yapılmadan veya ihale edilen kişi en yüksek bedeli önermemişse, bu maddeye göre sözleşme kurulmuş sayılmaz.
İsteğe bağlı açık artırma ile cebri artırma arasındaki fark nedir?
İsteğe bağlı artırmada herkes katılabilir ve satıcı artırma koşullarını belirleyebilir.
Cebri artırmada satış, artırmayı yöneten memurun iradesiyle yürür ve satıcının iradesi sonucu belirlemez.
İsteğe bağlı artırmada satıcının aksi yönde irade açıklaması sözleşmenin kurulma anını değiştirebilir; cebri artırmada bu imkân yoktur.
Artırma koşullarında aksi irade var ile yok arasındaki fark nedir?
Satıcı artırma koşullarında aksi bir irade açıklamışsa madde uygulanmaz.
Satıcı aksi yönde bir açıklama yapmamışsa ihale ile sözleşme kurulur.
Aksi irade varsa sözleşmenin kurulma şekli ve anı o açıklamaya göre belirlenir.
Kurulması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Isteğe bağlı artırma ile cebri artırmayı aynı usulle değerlendirmek; cebri artırmada satıcının aksi irade açıklamasının dikkate alınmayacağını gözden kaçırmak.
- Sözleşmenin kurulma anını ihale ilanı veya bedel teklifi anıyla karıştırmak; bağlanma anı ihalenin yapılmasıdır.
- Aksi yönde irade açıklaması bulunduğu halde maddeyi aynen uygulamak; artırma koşullarındaki açıklamanın varlığını kontrol etmemek.
- En yüksek bedeli öneren kişi dışında biriyle ihale yapılmasını geçerli bir sözleşme kurulmuş saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Cebri ihalede satımın, ihalenin yapılmasıyla kurulduğu ve ihalenin satış sözleşmesinin kurulma anı olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025; 3. Hukuk Dairesi, 2025/1133 E., 2025/4878 K., 16.10.2025; 14. Hukuk Dairesi, 2020/258 E., 2021/4043 K., 15.06.2021)
- Madde, cebri artırmada 275. maddenin 279. maddeyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösterir; ihale sonucunun bağlayıcılığı bu birlikte okumaya dayanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/677 E., 2023/537 K., 31.05.2023; 7. Hukuk Dairesi, 2023/3458 E., 2023/5304 K., 02.11.2023)
- Açık artırmanın, 274-281 maddelerinde düzenlenen bazı satış türleri arasında yer aldığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/729 E., 2022/165 K., 22.02.2022)
Nasıl ispat edilir?
- İsteğe bağlı artırmada, satıcının artırma koşullarında aksi yönde irade açıklaması bulunduğunu iddia eden taraf bunu ispatlamalıdır; artırma şartnamesi ve ilan belgeleri bu konuda başlıca delildir.
- Ihalenin yapıldığını ve en yüksek bedelin kimin tarafından önerildiğini iddia eden taraf, artırma tutanağı, ihale kararı veya tanık beyanı ile ispat eder.
- Cebri artırmada ihalenin memur tarafından yapıldığı, icra dosyasındaki tutanak ve ihale kaydıyla ispatlanır.
- Aksi yönde irade açıklamasının bulunmadığı savunmasını yapan taraf, bu savunmasını artırma koşulları metniyle ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.274: Açık artırma yoluyla satışın genel tanımını verir; bu madde ise artırma türüne göre sözleşmenin kurulma anını belirler.
- 6098 sayılı Kanun m.279: Cebri artırmada satışın kurulmasından sonraki sonuçları ve ihaleye ilişkin ek hükümleri düzenlediği için birlikte uygulanır.
TBK m.276
Bu madde, açık artırmaya katılan kişinin önerisiyle bağlılığının ne zaman sona ereceğini düzenler: önerinin, satış için konulan koşullar çerçevesinde bağlayıcı olması, daha yüksek önerinin yapılmasıyla bağlılığın sona ermesi ve daha yüksek öneri olup olmadığının sorulması üzerine öneri olmadığının anlaşılmasıyla bağlılığın ortadan kalkması. Kural, açık artırmaya katılan herkes bakımından uygulanır. Madde, açık artırma ilanının içeriğini, ihale usulünü ve ihalenin onanmasını düzenlemez (ilgili hükümler madde metninde ve Türk Borçlar Kanunu'nun bazı satış türlerine ilişkin ayrımında yer alır). Taşınmazın açık artırmayla satışına ilişkin ayrıntılı usul de bu maddede yer almaz; metinde yalnızca "b" fıkrasına dair bir başlık bulunmakta, hüküm içeriği gösterilmemektedir. Açık artırmada satıcının ihaleyi onaylama veya ihaleden çekilme yetkisi ile bedelin ödenmesi de bu maddenin konusu değildir.
m.276: hangi kavramlar bilinmeli?
- Açık artırma
- Satış konusu şey için birden fazla önerinin sırayla yapıldığı, en yüksek önerinin kabul edildiği satış usulüdür. Maddenin uygulanabilmesi için artırmaya katılan kişinin bir öneride bulunmuş olması gerekir.
- Öneri (artırma önerisi)
- Artırmaya katılan kişinin satış konusu için ileri sürdüğü bedeldir. Öneride bulunan kişi, bu önerisiyle, madde metninde belirtilen hallerde sona erene kadar bağlıdır.
- Satış için konulmuş koşullar
- Artırmanın hangi şartlarla yürütüleceğini belirleyen, artırma öncesinde ilan edilen ya da konulan koşullardır. Öneride bulunan kişinin bağlılığı bu koşullar çerçevesinde kurulur.
- Bağlılığın sona ermesi
- Öneride bulunanın, önerisinin geri alınamaz nitelikte olmasından çıkan bağlılığının, madde metninde sayılan olaylarla ortadan kalkmasıdır. Öneri bu noktadan sonra artık bağlayıcı değildir.
m.276: hangi şartlar aranır?
- Artırmaya katılan kişinin satış konusu şey için bir öneride bulunmuş olması gerekir.
- Önerinin, satış için konulmuş koşullar çerçevesinde yapılmış olması gerekir; bu koşullar bağlılığın kapsamını belirler.
- Aksine bir koşul bulunmuyorsa, öneride bulunanın bağlılığı kendisinden daha yüksek bir önerinin yapılmasıyla sona erer.
- Daha yüksek öneri olup olmadığı sorulduğunda böyle bir önerinin bulunmadığı anlaşılırsa, önerinin hemen kabul edilmemesiyle bağlılık ortadan kalkar.
- Taşınmaz satışında bu kuralın uygulanabilmesi için ayrıca madde metninde ayrıntılı bir düzenleme yer almadığından, taşınmazın açık artırma yoluyla satışına ilişkin hükümlerin (b fıkrası başlığı) varlığı ayrıca gözetilmelidir.
m.276: hangi sonuçları doğurur?
- Öneride bulunan kişi, kendisinden daha yüksek bir öneri yapıldığında bağlılığını yitirir.
- Daha yüksek öneri olmadığı anlaşıldığında ve önerisi hemen kabul edilmediğinde, öneride bulunan kişinin bağlılığı ortadan kalkar.
- Satış koşulları çerçevesinde aksine bir koşul varsa, bağlılığın sona ermesi bu koşula göre belirlenir.
- Önerinin hemen kabul edilmesi hâlinde, öneride bulunan kişi artık bu maddede düzenlenen bağlılıktan kurtulmaz; önerinin kabulüyle sözleşme kurulmuş olur.
Aksine koşul var ile yok arasındaki fark nedir?
Artırma için konulmuş koşullarda bağlılığın süresine ya da sona erme biçimine ilişkin farklı bir düzenleme bulunan hal.
Artırma koşullarında böyle bir düzenleme bulunmayan hal; madde metninin genel kuralı uygulanır.
Aksine koşul varsa madde metnindeki sona erme sebepleri o koşula göre değişebilir; yoksa yalnızca maddedeki iki sona erme hali geçerlidir.
Daha yüksek öneri yapılması ile daha yüksek öneri olmadığının anlaşılması arasındaki fark nedir?
Başka bir katılımcının kendisinden yüksek öneride bulunması; bu durumda bağlılık, daha yüksek önerinin yapılmasıyla kendiliğinden sona erer.
Sorulmasına rağmen daha yüksek öneri olmadığının anlaşılması; bu durumda bağlılık, önerinin hemen kabul edilmemesiyle ortadan kalkar.
İlk halde sona erme yüksek önerinin varlığına bağlıdır; ikinci halde ise sona erme için ayrıca bir yüksek öneri yokluğunun saptanması ve önerinin kabul edilmemesi gerekir.
m.276: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Taşınmaz satışına ilişkin hükmün içeriğinin bu maddede bulunduğunu varsaymak; madde metninde b fıkrasının içeriği yer almamaktadır, ilgili düzenleme ayrıca incelenmelidir.
- Daha yüksek öneri olmadığının sorulması ve anlaşılması şartını atlayarak bağlılığın kendiliğinden sona erdiğini düşünmek; ikinci sona erme halinde sorma ve hemen kabul edilmeme şartları aranmalıdır.
- Önerinin bağlayıcılığını, satış koşullarının dışında genel sözleşme hükümlerine göre belirlemek; bağlılık önce satış koşullarına göre değerlendirilmelidir.
- Yüksek öneri yapıldığı halde bağlılığın devam ettiğini kabul etmek; daha yüksek önerinin yapılması bağlılığı kendiliğinden sona erdirir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Açık artırma yoluyla satışın TBK'nın satış sözleşmesi içindeki bazı satış türleri ayrımında (274-281. maddeler) düzenlendiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2021/729 E., 2022/165 K., 22.02.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Artırmaya katılan kişinin önerisinin varlığı ve içeriği, artırma tutanağı veya artırmaya ilişkin kayıtlarla ispat edilir; bu belgeler bulunmadığında tanık beyanı başvurulabilir.
- Bağlılığın, daha yüksek önerinin yapılmasıyla sona erdiğini iddia eden taraf, bu yüksek önerinin varlığını ispatla yükümlüdür.
- Daha yüksek öneri olmadığını ve önerinin hemen kabul edilmediğini ileri süren taraf, bu durumun ortaya çıktığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Artırma koşullarında aksine bir hüküm bulunduğunu ileri süren taraf, bu koşulun artırma öncesinde ilan edildiğini veya konulduğunu ispatla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.274-281: Satış sözleşmesinin bazı satış türleri ayrımında açık artırma yoluyla satış düzenlenmiştir; bu madde, o düzenlemenin içinde öneri bağlılığını belirler.
TBK m.277
Bu madde taşınmazların açık artırma yoluyla satışında öneri, ihale ve reddin zamanlamasını düzenler; ayrıca öneride bulunanın bağlılığının artırma sonrasına uzatılmasına ilişkin koşulun geçersizliğini ve bu kuralın istisnalarını belirler. Kural taşınmaz artırmalarına özgüdür ve taşınır mal artırmaları ile genel öneri-kabul düzenine bu maddeyle doğrudan bağlanmaz. Madde, cebri artırmalar ile ihalenin bir kamu görevlisince onaylanması gereken hallerde uygulanmaz. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: açık artırmanın genel usulü ve ihalenin onaylanması (ilgili özel usul hükümleri), alıcının ödeme ve tescil yükümlülükleri, satış sözleşmesinin genel kuralları (m.207 vd. bağlamında genel hükümler), ve ihalenin iptali ya da geçersizliğine ilişkin yargısal yollar.
m.277: hangi kavramlar bilinmeli?
- Açık artırma yoluyla satış
- Malın en yüksek öneri sahibine satıldığı, önerilerin artırma sırasında arka arkaya ileri sürüldüğü satış türüdür. Bu maddede taşınmaz açık artırması bakımından ele alınır.
- İhale
- Artırma sırasında yapılan en yüksek önerinin kabul edilerek satış sözleşmesinin kurulmasıdır. Önerinin kabulü anlamına gelir ve madde bu kabulün zamanını belirler.
- Artırmanın reddi
- Artırmada ileri sürülen önerinin kabul edilmeyerek ihalenin yapılmamasıdır. Madde, reddin de ihale gibi artırmadan hemen sonra yapılmasını öngörür.
- Öneride bulunanın bağlılığı
- Artırmaya katılan kişinin verdiği önerinin geri alınamaz olarak bağlayıcılığıdır. Madde, bu bağlılığın artırma bitiminden sonra da sürmesini öngören koşulu geçersiz sayar.
- Cebri artırma
- Mahkeme veya icra organı eliyle, borçlunun iradesine bağlı olmaksızın yapılan artırmadır. Madde, bu tür artırmalarda ikinci fıkranın koşul yasağının uygulanmayacağını belirtir.
m.277: hangi şartlar aranır?
- Satış taşınmaz üzerinde açık artırma yoluyla yapılmalıdır; taşınır mal artırmaları bu maddenin doğrudan kapsamında değildir.
- İhale veya artırmanın reddi, öneri ileri sürüldükten hemen sonra, artırma sürerken ya da hemen ardından yapılmalıdır.
- Öneride bulunanın bağlılığını artırma sonrasına uzatan koşul bulunmamalıdır; böyle bir koşul yazılmışsa geçersiz sayılır.
- Cebri artırma niteliği taşımamalıdır; cebri artırmalarda ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
- İhalenin bir kamu görevlisince onaylanması gerektiği bir durum bulunmamalıdır; bu hâlde de ikinci fıkra uygulanmaz.
- İhale sonucunda satış sözleşmesi, ihalenin kabulü ile kurulur; bu kabul artırmadan hemen sonra gerçekleşmiş olmalıdır.
m.277: hangi sonuçları doğurur?
- İhale veya ret, artırmadan hemen sonra yapılmazsa madde bakımından zamanlama kuralına aykırılık oluşur ve artırmanın bu şekilde sonuçlandırılması güçlükle savunulur.
- Öneride bulunanın bağlılığının artırma sonrasına uzatıldığı bir koşul yazılmışsa, bu koşul geçersizdir; önerinin bağlayıcılığı artırma ile sınırlı kalır.
- Geçersiz koşul, ayrıca sözleşmenin tamamını geçersiz kılmaz; öneri, koşulsuz olarak artırma bitimine kadar bağlayıcıdır.
- Cebri artırmalarda ve ihalenin kamu görevlisince onaylanması gerektiği hâllerde ikinci fıkradaki koşul yasağı uygulanmaz; bu hâllerde öneride bulunanın bağlılığı koşulla uzatılabilir.
- Madde metninde buna karşılık açıkça bir hükmün emredici olduğu belirtilmez; ancak koşulun geçersizliği hükmü, sözleşmeyle aksi kararlaştırılamayacak biçimde düzenlenmiştir.
Gönüllü taşınmaz artırması ile cebri artırma arasındaki fark nedir?
Taraflar arasında iradi bir satış söz konusudur ve öneride bulunanın bağlılığı önemlidir.
Mahkeme ya da icra organı eliyle yapılan artırmadır; borçlunun iradesi yerine yargısal irade geçer.
Gönüllü artırmada bağlılık koşulu geçersizdir; cebri artırmada ikinci fıkranın koşul yasağı uygulanmaz.
Kamu görevlisi onaylı ihale ile onay gerektirmeyen ihale arasındaki fark nedir?
İhalenin bir kamu görevlisince onaylanması gerektiği hallerde ihale, artırma anında kesinleşmez.
Onay gerektirmeyen ihalede kabul artırmadan hemen sonra kesinleşir.
Onay gerektiren hâlde ikinci fıkra koşul yasağı uygulanmaz; onay gerekmeyen hâlde koşul yasağı devreye girer.
İhale ile reddi arasındaki fark nedir?
İhale, en yüksek önerinin kabulüdür ve satış sözleşmesini kurar.
Ret, artırmada önerinin kabul edilmemesidir ve ihalenin yapılmamasına yol açar.
Her iki işlem de birinci fıkraya göre artırmadan hemen sonra yapılmalıdır; zamanlama kuralı ikisi için aynıdır.
m.277: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde metninde yer almayan bir süre ya da tutar aramak; maddede süre bulunmamaktadır.
- Taşınır mal artırmalarına da bu zamanlama kuralını doğrudan uygulamak; madde yalnızca taşınmazları düzenler.
- Koşulun geçersizliğini sözleşmenin tümünün geçersizliği sanmak; madde yalnızca koşulun geçersizliğini öngörür.
- Cebri artırma ile gönüllü artırmayı karıştırmak ve cebri artırmada da bağlılık koşulunu geçersiz saymak; bu hâlde ikinci fıkra uygulanmaz.
- Kamu görevlisi onayının gerektiği hâli gözden kaçırmak ve bu durumda koşulu geçersiz saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Taşınmaz açık artırması açık artırma yoluyla satışın özel bir biçimi olarak kabul edilmektedir ve TBK'nın satış sözleşmesi içindeki artırma düzenlemesi bu bağlamda uygulanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2021/729 E., 2022/165 K., 22.02.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Artırmanın taşınmaz üzerinde ve açık artırma yoluyla yapıldığını iddia eden taraf, bunu tutanak, artırma ilanı ve ihale kararı ile ispatlar.
- İhalenin artırmadan hemen sonra yapıldığı iddiası, artırma tutanağındaki saat ve sıra kayıtları ile ispatlanır; tutanak yoksa tanık beyanına başvurulur.
- Öneride bulunanın bağlılığının artırma sonrasına uzatıldığını ileri süren taraf, bu koşulun artırma şartnamesinde ya da önerinin içeriğinde yer aldığını yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır.
- Cebri artırma olduğu iddiası, icra dosyası ya da mahkeme kararı ile ispatlanır; karşı taraf gönüllü artırma olduğunu savunuyorsa bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
- İhalenin kamu görevlisince onaylanması gerektiği savunulduğunda, bu zorunluluk ilgili mevzuatla ve onay kaydı ile ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.207: Satış sözleşmesinin genel hükümleri; taşınmaz satışında geçerlilik ve şekil konularında bu maddeye tamamlayıcı olarak başvurulur.
- 6098 sayılı Kanun m.274: Açık artırma yoluyla satış düzenlemesinin başlangıç maddesidir; bu madde 274-281 arasındaki artırma düzenlemesinin bir parçasıdır.
TBK m.278 — Ödemenin peşin olması gereği
TBK 278, artırma (açık artırma) yoluyla yapılan satışta ihale bedelinin ne zaman ödeneceğini ve ödenmediğinde satıcıya tanınan dönme hakkını düzenler. Hüküm, artırma koşullarında aksi kararlaştırılmadıkça ihale bedelinin peşin ödenmesini öngörür ve ödenmemesi halinde satıcının satıştan hemen dönebileceğini belirtir. Kural, artırma yoluyla satışa konu olan taşınır ve taşınmazlar bakımından, satış tarafları olan satıcı ve ihale alıcısı arasındaki ilişkide uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: artırmanın genel usulü, ihalenin kesinleşmesi ve artırma sözleşmesinin kurulması ile ilgili esaslar (TBK 274-281 arası ve ilgili usul hükümleri), ihale bedelinin ödenmemesi halinde satıcının tazminat ve diğer haklarının kapsamı (genel hükümler, TBK 125 ve 180 vd.), ve satış bedelinin ödeme yeri ile zamanına ilişkin genel satış kuralları (TBK 207, 234).
Ödemenin peşin olması gereği: hangi kavramlar bilinmeli?
- Artırma koşulları
- Açık artırmayı yürüten tarafından veya satıcı tarafından önceden belirlenen, ihalenin nasıl yapılacağını, bedelin nasıl ve ne zaman ödeneceğini gösteren şartlar bütünüdür. Taraflar bu koşullarda ödeme düzenini değiştirebilir.
- İhale bedeli
- Artırmada en yüksek teklif olarak kesinleşen ve alıcının satıcıya ödemekle yükümlü olduğu satış bedelidir. Maddedeki peşin ödeme kuralı bu bedel için geçerlidir.
- Peşin ödeme
- Bedelin satılanın devrinden önce veya devredildiği anda ödenmesi anlamına gelir. Maddede varsayılan düzen olarak öngörülmüştür; artırma koşullarıyla farklı bir ödeme zamanı kararlaştırılabilir.
- Satıştan hemen dönme
- Bedelin peşin ya da artırma koşullarına uygun biçimde ödenmemesi halinde satıcının tanınan seçimlik hakkıdır. Maddede süre öngörülmemiştir; dönme hakkı, ödemenin gecikmesi hâlinde ek süre beklenmeden kullanılabilir.
Ödemenin peşin olması gereği: hangi şartlar aranır?
- Artırma yoluyla yapılmış geçerli bir satış bulunmalıdır.
- Artırma koşullarında ihale bedelinin ödeme zamanına ilişkin aksi bir düzenleme bulunmamalıdır; aksi kararlaştırılmamışsa bedel peşin ödenir.
- İhale bedeli peşin olarak ödenmemiş olmalı veya artırma koşullarında kararlaştırılan ödeme zamanında ödenmemiş olmalıdır.
- Dönme hakkının doğması için satıcının bu ödeme eksikliğine dayanması gerekir; ödeme yapılmışsa dönme hakkı doğmaz.
Ödemenin peşin olması gereği: hangi sonuçları doğurur?
- Artırma koşullarında aksi kararlaştırılmamışsa ihale bedeli peşin ödenmek zorundadır.
- İhale bedeli peşin olarak veya artırma koşullarına uygun biçimde ödenmezse satıcı satıştan hemen dönebilir.
- Dönme hakkı için maddede ayrıca bir ek süre öngörülmemiştir; satıcının dönme hakkını kullanmadan önce alıcıya süre vermesi gerekmez.
- Bedel ödenmiş ya da artırma koşullarına uygun biçimde ödenmişse satıcının dönme hakkı doğmaz.
- Maddenin hükmü emredici değildir; artırma koşullarıyla farklı bir ödeme düzeni kararlaştırılabilir.
- Dönme, satıcının seçimlik hakkıdır; satıcı bu hakkı kullanmayıp satışta ısrar edebilir ve bedelin ödenmesini isteyebilir.
Aksi kararlaştırılmamış ile artırma koşulları ile aksi kararlaştırılmış hal arasındaki fark nedir?
Artırma koşullarında ödeme zamanına ilişkin bir düzenleme yoksa ihale bedelinin peşin ödenmesi gerekir.
Artırma koşullarında vade, taksit veya başka bir ödeme düzeni öngörülmüşse, ödeme bu koşullara göre yapılır.
Koşullarda aksi düzenlenmemişse peşin ödeme aranır; koşullara uyulmadan yapılan gecikme dönme hakkı doğurur.
Peşin ödeme ile ödeme koşullarına uygun ödeme arasındaki fark nedir?
Bedelin peşin olarak ödenmesi, dönme hakkının doğmamasını sağlar.
Bedelin artırma koşullarına göre ödenmesi de aynı sonucu doğurur.
Hangi yolla olursa olsun ödeme yapılmışsa satıcının dönme hakkı doğmaz.
Satış sözleşmesinin genel kuralı ile artırma satışı kuralı arasındaki fark nedir?
Genel satış hükümlerinde satıcı ve alıcının borçları aynı anda ifa edilir ve bedel mal alıcının zilyetliğine girdiğinde muaccel olur (TBK 207/II, 234/I).
Artırma satışında kanun, ihale bedelinin peşin ödenmesini açık biçimde kural olarak koymuştur ve satıcıya doğrudan dönme hakkı tanır.
Artırma satışında varsayılan düzen daha katıdır: bedel peşin ödenir ve ödenmezse satıcı ek süre vermeden döner.
Ödemenin peşin olması gereği: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi genel satış hükümleriyle karıştırıp, bedelin mal alıcının zilyetliğine girdiği ana kadar ödenmeyebileceğini düşünmek; artırma satışında varsayılan düzen peşin ödemedir.
- Dönme hakkını doğurmak için satıcının alıcıya ek süre vermesi gerektiğini sanmak; maddede bu yönde bir süre öngörülmemiştir.
- Artırma koşullarında aksi bir düzenleme varken yine peşin ödeme kuralını uygulamak; önce koşullara bakılmalıdır.
- Dönme hakkını ödemenin gecikmesine değil, yalnızca ödenmemesine bağlamak; koşullarda öngörülen vade geçtiğinde de dönme hakkı doğabilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Açık artırma yoluyla satışın TBK'nın Bazı Satış Türleri başlığı altındaki ayrımda 274-281 maddeleri arasında düzenlendiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2021/729 E., 2022/165 K., 22.02.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Dönme hakkını kullanan satıcı, artırma koşullarında ödeme zamanının peşin olduğunu ya da belirtilen tarihte ödemenin yapılmadığını ispatlamak zorundadır; bu amaçla artırma şartnamesi, ihale tutanağı ve ödeme kayıtları delil olarak sunulabilir.
- Artırma koşullarında aksi bir ödeme düzeni kararlaştırıldığını iddia eden taraf, bu düzenlemeyi yazılı belgeyle (şartname, ihale ilanı) ispatlamalıdır.
- Alıcı bedelin ödendiğini ileri sürüyorsa banka dekontu, makbuz gibi belgelerle ödemeyi ispatlamakla yükümlüdür; ödemenin peşin ya da koşullara uygun olduğunu göstermesi gerekir.
- Satıcı dönme hakkını kullanmak istediğini alıcıya açıkça bildirmiş olmalıdır; bu bildirimin varlığı ve tarihi pratikte önemli delil olur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.207: Genel satış hükmünde satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmesini düzenler; artırma koşullarında aksi kararlaştırılmamışsa 278 ile birlikte düşünülerek peşin ödeme ilkesini tamamlar.
- 6098 sayılı Kanun m.234: Aksi sözleşme yoksa satış bedelinin mal alıcının zilyetliğine girdiği anda muaccel olacağını düzenler; 278, artırma satışında bu genel düzenden peşin ödeme yönünde ayrılır.
- 6098 sayılı Kanun m.274-281: Açık artırma yoluyla satışın genel usul ve esaslarını içerir; 278 bu bölümdeki bir bazı satış türüne ilişkin özel ödeme kuralıdır.
TBK m.279 — Mülkiyetin geçmesi
Bu madde, artırma (müzayede) yoluyla yapılan satışlarda mülkiyetin alıcıya geçme anını düzenler. Taşınır mallarda mülkiyetin ihale anında geçtiğini, taşınmazlarda ise tapu siciline tescille geçtiğini belirtir. Artırma görevlisinin taşınmaz tescilini tapu idaresine bildirme yükümlülüğünü koyar. Cebri artırma ile isteğe bağlı özel artırmada ayrı rejimlerin uygulanacağını hükme bağlar. Kişilere ve taraflara göre bir ayrım yapmaz, artırma yoluyla yapılan her satışa uygulanır. Madde, artırmanın tanımını, ihalenin usulünü, satış bedelinin ödenmesini ve alıcının satış bedelini ödememesi hâlini düzenlemez (ilgili hükümler ayrı kanunlarda ve genel hükümlerde yer alır). Cebri artırmada mülkiyetin geçmesine ilişkin özel hükümleri, bu madde bakımından saklı tutmakla yetinir; bunların içeriği İcra ve İflas Kanunu'nda aranmalıdır. Satıcının zapt ve ayıp sorumluluğunu düzenlemez (m.280). Zilyetliğin devri ve teslim borcu (m.207) ile taşınır mülkiyetinin genel kazanma yolları (MK m.763) da bu maddenin kapsamında değildir.
Mülkiyetin geçmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Artırma (müzayede)
- Birden fazla isteklinin en yüksek bedel teklif etmesi yoluyla malın satılmasını sağlayan satış usulüdür. Bu maddenin uygulanabilmesi için satışın artırma yoluyla yapılmış olması gerekir.
- İhale anı
- Taşınır malda mülkiyetin alıcıya geçtiği andır. Taşınır malda mülkiyet, zilyetlik teslimi beklenmeden bu anda kazanılır.
- Tescil
- Taşınmaz mülkiyetinin tapu siciline kaydedilmesidir. Artırmadan alınan taşınmazda mülkiyet ancak tescille alıcıya geçer; tescil bu bakımdan kurucu niteliktedir.
- Cebri artırma
- İcra yoluyla, borçlunun malının paraya çevrilmesi amacıyla yapılan artırmadır. Mülkiyetin geçmesine ilişkin özel hükümler bu tür artırmalar için geçerlidir ve bunlar bu maddenin üçüncü fıkrasında saklı tutulmuştur.
- İsteğe bağlı özel artırma
- Cebri artırma dışında, tarafların anlaşarak yaptığı özel artırmadır. Bu tür artırmalarda mülkiyetin geçmesi genel hükümlere tabidir.
Mülkiyetin geçmesi: hangi şartlar aranır?
- Satışın artırma yoluyla yapılmış olması gerekir; pazarlıkla yapılan satışta bu maddedeki ihale anı kuralı uygulanmaz.
- Taşınır mal alıcının ihalesinde kalmış olmalıdır; alıcı ihale anında mülkiyeti kazanır ve bu kazanma için zilyetliğin devri aranmaz.
- Taşınmaz mal söz konusuysa mülkiyetin geçmesi için tapu siciline tescil gerçekleşmelidir; ihale tek başına yeterli değildir.
- Taşınmaz ihalesinde artırma görevlisinin satış tutanağında gösterilen alıcı adına tescili hemen tapu idaresine bildirmesi gerekir.
- Cebri artırma söz konusuysa, mülkiyetin geçmesine ilişkin özel hükümler (İcra ve İflas Kanunu ve Medeni Kanun'daki özel düzenlemeler) uygulanır.
- İsteğe bağlı özel artırmada mülkiyetin geçmesi genel hükümlere göre belirlenir.
Mülkiyetin geçmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Taşınır mal artırmada alındığında mülkiyet ihale anında alıcıya geçer; bu için teslim gerekmez.
- Taşınır malın teslimi yapılmazsa alıcı, mülkiyetine dayanarak istihkak davası açabilir.
- Artırmadan alınan taşınmazda mülkiyet tescil yapılmadıkça alıcıya geçmez.
- Artırma görevlisi, satış tutanağındaki taşınmazın alıcı adına tescilini tapu idaresine hemen bildirmek zorundadır.
- Cebri artırma sonucu yapılan ihalelerde mülkiyetin geçmesi bakımından özel hükümler uygulanır.
- İsteğe bağlı özel artırmada mülkiyetin geçmesi genel hükümlere göre gerçekleşir; bu durumda teslim ve tescil gibi genel kurallara bakılır.
Taşınır ile taşınmaz artırma arasındaki fark nedir?
Taşınır mal alıcısı, mülkiyeti ihale anında kazanır. Bu hâlde mülkiyetin geçmesi için tescil ya da zilyetlik teslimi aranmaz.
Taşınmaz alıcısı, mülkiyeti ancak tapu siciline tescille kazanır. İhale tek başına mülkiyeti geçirmez.
Taşınır alıcısı ihale anında malik olur ve malı teslim alamazsa mülkiyete dayanan istihkak davası açabilir. Taşınmazda tescil gerçekleşmeden alıcı malik sayılmaz.
Cebri artırma ile isteğe bağlı özel artırma arasındaki fark nedir?
Cebri artırmada (icra yoluyla satışta) mülkiyetin geçmesine ilişkin özel hükümler saklıdır.
İsteğe bağlı özel artırmada mülkiyetin geçmesi genel hükümlere tabidir.
Cebri artırmada özel rejim, isteğe bağlı artırmada Medeni Kanun'un genel kazanma hükümleri uygulanır.
Mülkiyetin geçmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Taşınır malda mülkiyetin geçmesi için zilyetliğin devredilmesini şart saymak; ihale anında mülkiyetin geçtiğini gözden kaçırmak.
- Taşınmazda ihale anında mülkiyetin geçtiğini kabul etmek; tescilin kurucu olduğunu ihmal etmek.
- Cebri artırma ile isteğe bağlı özel artırmaya aynı rejimi uygulamak; cebri artırmadaki özel hükümleri genel kurallarla değiştirmek.
- Madde metnindeki 'hemen' bildirim yükümlülüğünü artırma görevlisine tanınmış geniş bir süre gibi yorumlamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Taşınır malda mülkiyetin ihale anında geçtiği, bu sırada malın fiilen teslim edilmiş olmasının gerekmediği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025; 4. Hukuk Dairesi, 2022/6431 E., 2024/6286 K., 13.06.2024)
- Taşınmaz ihalesinde mülkiyetin tescille geçtiği, tescilin bu hâlde kurucu etkiye sahip olduğu kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/2477 E., 2026/482 K., 02.02.2026)
- Cebri artırmada alıcının satım sözleşmesi yapılmadan ihalenin kendisiyle satımın gerçekleştiği, bu nedenle ihale anının önem taşıdığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
- Madde, cebri artırmada 6098 sayılı Kanun'un 279. maddesi ile İcra ve İflas Kanunu hükümlerinin birlikte uygulandığı ilkesini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/677 E., 2023/537 K., 31.05.2023)
- Danıştay uygulamasında, tescil belgesi alınmasına ilişkin araç satışlarında alıcı adına tescilin idarece yapılabildiği belirtilmektedir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2013/1842 E., 2016/745 K., 09.02.2016)
Nasıl ispat edilir?
- Taşınır mal alıcısı, ihalede kaldığını ve ihale anını ispatlamakla yükümlüdür; ihale tutanağı ve satış belgesi bu konuda temel delildir.
- Taşınmaz alıcısı, mülkiyetin geçtiğini ileri sürüyorsa tapu siciline tescilini tapu kaydı ile ispatlar; tescil yoksa mülkiyet geçmiş sayılmaz.
- Taşınır mülkiyeti iddiasında bulunan alıcı, teslim edilmeyen malda istihkak davasında mülkiyetini ihale tutanağı ile ispatlar.
- Satıcı ya da malik, ihalenin geçersiz olduğunu ya da mülkiyet geçişinin engellendiğini ileri sürerse bu savunmayı kendisi ispatlar.
- Artırma görevlisinin tapu idaresine bildirimde bulunduğu, satış tutanağı ve bildirim yazısı ile belgelenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.207: Satış sözleşmesinde satıcının zilyetlik ve mülkiyeti alıcıya devretme borcunu düzenler; artırma dışındaki satışlarda mülkiyetin geçişinin genel çerçevesini oluşturur.
- 6098 sayılı Kanun m.280: Artırma yoluyla satışta satıcının zapt ve ayıp sorumluluğunu cebri ve isteğe bağlı artırma ayrımı ile düzenler; bu madde ile birlikte okunur.
- 4721 sayılı Kanun m.705: Taşınmazda mülkiyetin tescil dışında geçtiği hâller arasında, cebri artırmada alıcının mülkiyet kazanımını düzenleyen özel hükme yollama yapılabilir; bu madde bakımından saklı kalan özel hükümlerden biridir.
- 4721 sayılı Kanun m.763: Taşınır mülkiyetinin devren kazanılmasında zilyetliğin devrini ve iyi niyetli kazanmayı düzenler; isteğe bağlı özel artırmada genel hükümler olarak buna gönderme yapılır.
TBK m.280 — Zapttan ve ayıptan sorumluluk
Madde, cebri artırmada satılan malın zapt ve ayıp bakımından sorumluluğunu kaldırır; cebri artırmada alıcının malik olma kapsamını ve isteğe bağlı açık artırmada satıcının zapt ve ayıp sorumluluğunu düzenler. Madde, isteğe bağlı açık artırmada satıcının bu sorumluluktan hangi koşulla kurtulabileceğini de belirler. Kurala, cebri ve isteğe bağlı açık artırma yoluyla yapılan satışların tarafları bakımından uygulanır. Madde, zapta karşı tekeffül sorumluluğunun şartlarını, zapt sorumluluğunun kapsamını ve zamanaşımını düzenlemez (m.214-218). Ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun şartlarını ve ayıp ihbarını düzenlemez (m.219 vd.). Cebri artırmada satış ilanının ve ihalenin usulünü düzenlemez; bu konu icra ve iflas hukukunun ilgili mevzuatına aittir.
Zapttan ve ayıptan sorumluluk: hangi kavramlar bilinmeli?
- Cebri artırma
- Mahkeme veya icra dairesi eliyle, borçlunun malının paraya çevrilmesi amacıyla yapılan artırma türüdür. Satıcının iradesi yerine yargısal ya da idari bir yetki belirleyicidir.
- İsteğe bağlı açık artırma
- Malik ya da yetkili kişinin kendi iradesiyle, artırma yoluyla satış yapmasıdır. Cebri artırmadan farklı olarak satıcı sorumluluğu bu yolda devam eder ve yalnızca belirli koşullarla kaldırılabilir.
- Zapt
- Üçüncü kişinin üstün bir hakka dayanarak satılanı alıcının elinden alması ya da alıcının malı kullanmasını engellemesidir. Madde, bu sorumluluğun cebri artırmada doğmayacağını ve isteğe bağlı artırmada kaldırılabilir olduğunu düzenler.
- Ayıp
- Satılanın sözleşmeye uygun olmayan niteliğidir. Madde, isteğe bağlı artırmada satıcının ayıp sorumluluğunu da kapsar; ayıp bakımından kurtulma aynı koşula bağlanmıştır.
- Aldatma
- Satıcının zapt veya ayıp bilgisini alıcıdan gizleyerek yanıltmasıdır. Aldatma varsa, artırma koşullarında belirtilmiş olsa bile satıcının sorumluluktan kurtulması mümkün değildir.
- Malik olma
- Artırmada en yüksek teklifi veren alıcının, malın ve ona bağlı hakların, yükümlülüklerin ve tapu siciline ya da satış koşullarına göre belirli durumların sahibi olmasıdır.
Zapttan ve ayıptan sorumluluk: hangi şartlar aranır?
- Cebri artırmada zapt ve ayıptan sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı kabul edilmelidir; bu yolda satıcının zapt ve ayıp sorumluluğu doğmaz.
- Cebri artırmada alıcının malik olabilmesi için ihale sonucunda malı, mala, tapu siciline veya satış koşullarına ya da kanuna göre belirli olan durumları, hakları ve yükleriyle birlikte kabul etmiş olması gerekir.
- İsteğe bağlı açık artırmada satıcının zapt ve ayıp sorumluluğunun doğması için satış sözleşmesinin bu yolla kurulmuş olması ve sorumluluğun kaldırılmamış bulunması gerekir.
- Satıcının zapt ve ayıp sorumluluğundan kurtulabilmesi için sorumsuzluğun artırma koşullarında açıkça belirtilmesi ve duyurulması gerekir.
- Sorumsuzluk kaydı, satıcının aldatıcı davranışı bulunmadığı sürece geçerlidir; aldatma varsa kayıt sorumluluğu kaldırmaz.
Zapttan ve ayıptan sorumluluk: hangi sonuçları doğurur?
- Cebri artırmada satılan malın zaptı veya ayıbı nedeniyle satıcıya karşı zapt ve ayıp hükümlerine dayanılamaz.
- Cebri artırmada alıcı, mala, tapu siciline veya satış koşullarına ya da kanuna göre belirli olan durumlara, hak ve yüklere bağlı olarak malik olur.
- İsteğe bağlı açık artırmada satıcı, satılanın zaptından ve ayıplarından sorumludur.
- İsteğe bağlı açık artırmada satıcı, aldatma durumu dışında, artırma koşullarında açıkça belirtip duyurarak bu sorumluluktan kurtulabilir.
- Aldatma varsa sorumsuzluk kaydı hükümsüz kalır ve satıcı zapt ile ayıptan sorumlu olmaya devam eder.
- Madde emredici bir hüküm olarak yorumlanmamalıdır; isteğe bağlı artırmada taraflar sorumsuzluk kaydı ile yükümlülüğü sınırlayabilir.
Cebri artırma ile isteğe bağlı açık artırma arasındaki fark nedir?
Cebri artırmada satış mahkeme ya da icra dairesi eliyle yapılır ve satıcının zapt ve ayıp sorumluluğu hiç doğmaz.
İsteğe bağlı açık artırmada satış malik ya da yetkili kişinin iradesiyle yapılır ve satıcı zapt ile ayıptan sorumludur.
Cebri artırmada alıcı zapt ve ayıp nedeniyle satıcıya başvuramaz; isteğe bağlı artırmada satıcı sorumluluğunu ancak artırma koşullarında açıkça belirterek kaldırabilir.
Sorumluluğun kaldırılması ile aldatma hali arasındaki fark nedir?
Satıcı, zapt veya ayıbı artırma koşullarında açıkça belirtip duyurursa sorumluluktan kurtulabilir.
Satıcı zapt veya ayıbı aldatıcı biçimde gizlemişse bu kayıt sorumluluğu kaldırmaz.
Aldatma bulunan hallerde sorumsuzluk kaydına rağmen satıcı sorumlu kalır.
Cebri artırmada malik olma ile isteğe bağlı artırmada satıcı sorumluluğu arasındaki fark nedir?
Cebri artırmada alıcı malı, mala ve satış koşullarına ya da kanuna göre belirli olan durumları, hakları ve yükleriyle birlikte iktisap eder.
İsteğe bağlı artırmada alıcı, satıcının zapt ve ayıp sorumluluğundan yararlanır.
Cebri artırmada alıcının koruması mülkiyetin kapsamıyla sınırlıdır; isteğe bağlı artırmada ise satıcı sorumluluğu ile korunur.
Zapttan ve ayıptan sorumluluk: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Cebri artırmayı isteğe bağlı artırmayla karıştırarak satıcının zapt ve ayıp sorumluluğuna hükmetmek.
- Sorumsuzluk kaydının yalnızca artırma koşullarında yazılı olmasını yeterli sayıp duyurulup duyurulmadığını incelememek.
- Aldatma halinde de sorumsuzluk kaydının geçerli olduğunu varsaymak; aldatma varsa kaydın sorumluluğu kaldırmadığını gözden kaçırmak.
- Madde metnindeki zapt ve ayıp ayrımını gözden kaçırıp kamu hukuku kısıtlamalarını zapt sayarak m.214 vd. uygulamak; bu sınırlamalar ayıp olarak değerlendirilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Açık artırmanın türünün belirlenmesinde, satışın cebri ya da isteğe bağlı olduğu hukuki nitelendirme ile ayrılır; hangi yolda yapıldığı belirlenmeden sorumluluğa hükmedilmez. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2021/729 E., 2022/165 K., 22.02.2022)
- Açık artırma yoluyla satışın Borçlar Kanunu'nda 274 ila 281. maddeler arasında düzenlendiği ve bu yolun bazı satış türleri arasında yer aldığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2021/729 E., 2022/165 K., 22.02.2022)
- Ayıba karşı sorumluluğun, cebri artırma satışlarında m.280 uyarınca dışlandığı yönünde uygulama bulunmaktadır; bu dışlamanın yalnızca cebri artırma satışları için geçerli olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/625 E., 2023/914 K., 11.10.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Cebri artırma yoluyla satış yapıldığını iddia eden taraf, ihale ve satış kararı gibi belgelerle bu niteliği ispatlar.
- Isteğe bağlı artırmada satıcının sorumluluktan kurtulduğunu ileri süren satıcı, sorumsuzluk kaydının artırma koşullarında açıkça belirtildiğini ve duyurulduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Satıcının aldatma yapmadığını savunan taraf, bu savunmasını ispatlamakla yükümlüdür; alıcı aldatmayı iddia ediyorsa aldatmayı ispatlamak zorundadır.
- Zapt veya ayıp bakımından sorumluluğun kaldırılmadığını ileri süren alıcı, bu iddiasını ilan ve artırma koşulları belgeleri ile destekler.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.214: Zapta karşı tekeffül sorumluluğunun şartlarını ve sorumsuzluk anlaşmasının gizleme halinde geçersizliğini düzenler; m.280 bakımından isteğe bağlı artırmadaki sorumluluk kaydının sınırını belirler.
- 6098 sayılı Kanun m.217: Zapt sorumluluğunun kapsamını düzenler; isteğe bağlı artırmada zapt sorumluluğu bu hükümlere göre hesaplanır.
- 6098 sayılı Kanun m.218: Kısmi zaptta alıcının sözleşmenin sona erdirilmesini isteyebilmesini düzenler; isteğe bağlı artırmada kısmi zapt bakımından uygulanır.
- 6098 sayılı Kanun m.219: Ayıba karşı tekeffül sorumluluğunu düzenler; m.280 isteğe bağlı artırmada satıcının bu sorumluluktan kurtulmasını ayrıca koşula bağlar.
TBK m.281 — Artırmanın iptali
Bu madde, hukuka veya ahlaka aykırı yollara başvurularak ihalenin gerçekleştirilmesi hâlinde artırmanın iptalini ve bu iptal talebinin süresini düzenler. Genel hüküm, isteğe bağlı artırmalar ile özel hükmü bulunmayan cebri artırmalar hakkında uygulanır. Maddenin ikinci fıkrası, cebri artırmalarda özel hükümlerin saklı olduğunu belirtir. Madde, iptal talebinin kimler tarafından ve hangi usulle ileri sürüleceğini, iptal sebeplerinin ayrıntılarını ve cebri artırmadaki özel rejimi kapsamaz. Taşınmazların cebri artırmada feshi ve icra mahkemesindeki şikâyet usulü İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenmiştir (4721 sayılı Kanun m.134 ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.134). Ayıp ve zapt sorumluluğu (m.280) ile satış bedelinin ödenmesi ve temerrüd (m.278) bu maddenin konusu değildir.
Artırmanın iptali: hangi kavramlar bilinmeli?
- Artırmanın iptali
- Hukuka veya ahlaka aykırı yollara başvurularak gerçekleştirilmiş bir ihalenin mahkeme kararıyla ortadan kaldırılmasıdır. Madde metninde "iptal" kullanılır; gerekçe bu kavramın, sonuçları geriye etkili olan bir geçersizliği ifade ettiğini belirtir.
- Hukuka veya ahlaka aykırı yol
- İhalenin gerçekleşmesini sağlayan, dürüstlük kurallarına ve kanuna aykırı her türlü davranıştır. Ölçüt, Türk Borçlar Kanunu m.27'deki hukuka ve ahlaka aykırılık kavramıyla aynıdır.
- İlgili
- İptal talebinde bulunma hakkı tanınan kişidir. İhaleye katılan, katılması engellenen, en yüksek öneride bulunup haksız reddedilen kişiler; bunların yasal temsilcileri ve malın yüksek fiyatla satılmasında yararı olan üçüncü kişiler bu kapsamda değerlendirilir.
- Hak düşürücü süre
- Süre geçtiğinde hakkın kendisinin sona erdiği süredir. Maddedeki on günlük ve bir yıllık süreler bu niteliktedir ve durması ya da kesilmesi söz konusu değildir.
- Cebri artırma
- Borçlunun malına icra memurluğunca el konularak yapılan, malikin rızasına bağlı olmayan artırmadır. Hakkında özel hüküm bulunan cebri artırmalarda bu madde genel hüküm olarak değil, özel hüküm saklı kalarak uygulanır.
Artırmanın iptali: hangi şartlar aranır?
- Artırmanın hukuka veya ahlaka aykırı yollara başvurularak gerçekleştirilmiş olması gerekir.
- İptal talebinde bulunan kişinin maddede sayılan "her ilgili" niteliğinde bulunması gerekir.
- İptal sebebinin öğrenilmesinden itibaren on gün içinde dava açılması gerekir.
- Her hâlde ihale tarihini izleyen bir yıl içinde dava açılmış olmalıdır.
- Dava, mahkemeden istenmelidir; dava dışı bir iradenin açıklanması, örneğin noter ihtarı, iptal için yeterli değildir.
- Ayrıca ihalenin cebri artırma olması hâlinde, bu madde yerine özel hükümlerin, özellikle İcra ve İflas Kanunu m.134'ün uygulanması gerekir.
Artırmanın iptali: hangi sonuçları doğurur?
- Hukuka veya ahlaka aykırı yolla gerçekleşen ihale, mahkeme kararıyla iptal edilir ve iptal, sonuçları geriye etkili olur.
- On gün ya da bir yıl geçtikten sonra açılan dava, süre yönünden reddedilir; hakkın kendisi sona erer.
- Ayıp ve zapt sorumluluğu ihalenin iptalini engellemez; bu madde ayrıca uygulanır.
- Cebri artırmada İİK m.134 uygulanıyorsa iptal yalnızca orada öngörülen kişiler tarafından ve yedi günlük süre içinde istenebilir.
- Dava dışı yolla yapılan iptal bildirimi, örneğin noter ihtarı, iptal sonucunu doğurmaz.
- Madde hükmü emredici niteliktedir; sözleşmeyle bu sürelerin kısaltılması veya ortadan kaldırılması, hukuk düzeninin genel ilkelerine göre geçersizdir. (Metinde açıkça belirtilmemiş; madde yapısından çıkarılmıştır.)
İsteğe bağlı artırma ile cebri artırma arasındaki fark nedir?
İsteğe bağlı artırmada satış malikin rızasıyla yapılır ve bu madde genel hükmü olarak doğrudan uygulanır.
Cebri artırmada icra memurluğunca el konulan mal satılır ve hakkında özel hüküm varsa o hüküm saklıdır.
Cebri artırmada özel hüküm (İİK m.134) varsa iptal yolu ve süresi o hükme göre belirlenir; bu madde yalnızca genel hüküm olarak kalır.
Genel süre ile İİK m.134 süresi (cebri artırma) arasındaki fark nedir?
Bu maddede iptal sebebinin öğrenilmesinden itibaren on gün, en geç ihale tarihinden itibaren bir yıl öngörülmüştür.
İcra ve İflas Kanunu m.134'e göre taşınmaz cebri artırmasında iptal şikâyeti, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılır.
Taşınmaz cebri artırmasında yedi günlük süre uygulanır ve bu sürede dava açılması gerekir. Bu madde uyarınca on günlük süre taşınmaz cebri artırmasında uygulanmaz.
Her ilgili ile icra mahkemesinde sınırlı kişiler arasındaki fark nedir?
Bu maddeye göre her ilgili iptal talebinde bulunabilir.
Taşınmaz cebri artırmasında İİK m.134 uyarınca yalnızca satışı isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürenler dava açabilir.
Taşınmaz cebri artırmasında iptal davası hakkı daha dar bir kişi çevresine sınırlanmıştır.
Artırmanın iptali: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Taşınmaz cebri artırmasında on günlük süreyi uygulamak; bu durumda İİK m.134 uyarınca yedi günlük süre esas alınmalıdır.
- Bir yıllık süreyi öğrenme tarihinden başlatmak; bu süre ihale tarihinden başlar, öğrenme tarihi süreyi uzatmaz.
- Süreyi zamanaşımı gibi değerlendirip durma ve kesilme kurallarını uygulamak; bu süreler hak düşürücüdür.
- Noter ihtarını dava yerine geçirmek; iptal, dava yoluyla istenmelidir.
- Ayıp ve zapt sorumluluğunu iptal yolunun yerine koymak; iki yol birbirinden bağımsızdır.
- Cebri artırmada her ilgilinin dava açabileceğini varsaymak; taşınmazlarda dava hakkı İİK m.134'te sınırlanmıştır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hukuk Genel Kurulu, ihaleye fesat karıştırılmasının ihalenin feshi sebebi olduğunu kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/654 E., 2022/1682 K., 08.12.2022)
- Cebri artırmada iptal süresinin yedi gün olduğu ve bu sürenin İİK m.134 uyarınca belirlendiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/331 E., 2024/15 K., 24.01.2024)
- Taşınmaz cebri artırmasında iptal davası, İİK m.134'te sayılan kişilerle sınırlı kabul edilmektedir ve bu kişiler dışında kalanların dava hakkı bulunmamaktadır. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1179 E., 2023/1154 K., 15.06.2023)
- Açık artırma yoluyla satışın Borçlar Kanunu'nun 274-281. maddeleri arasında düzenlendiği ve bu hükümlerin uygulama alanı bulduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- İptali isteyen taraf, ihalenin hukuka veya ahlaka aykırı yollarla gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür; ihale tutanağı, tanık beyanları ve belgeler bu amaçla kullanılabilir.
- İptal sebebinin hangi tarihte öğrenildiği davacı tarafından ispatlanmalıdır; on günlük sürenin başlangıcı bu tarihe bağlıdır ve süre tutumu davalı tarafından itiraz konusu yapılabilir.
- Davacının ilgili sıfatını, yani ihaleye katılmış, katılması engellenmiş veya haksız reddedilmiş olduğunu ispatlaması gerekir.
- Taşınmaz cebri artırmasında davacı İİK m.134 kapsamındaki kişilerden biri olmalıdır; bu sıfatı ortaya koyması gerekir.
- Dava dışı iradenin, örneğin noter ihtarının, süre içinde yapıldığını tek başına iptal sonucu doğurmadığı için, davacı dava açtığını belgelerle ortaya koymalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.27: Maddedeki "hukuka veya ahlaka aykırılık" kavramının içeriğini belirler; gerekçeye göre bu iki kavram aynıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.92: Sürenin hesabında ihale gününün sayılmaması ve sürenin ertesi günden işlemeye başlaması, bu maddenin süre hesabına ilişkin genel kuralına dayanır.
- 6098 sayılı Kanun m.280: Ayıp ve zapt sorumluluğunu düzenler; cebri artırmada bu sorumluluk kural olarak yoktur ve iptal yolu ayrıca açıktır.
- 4721 sayılı Kanun m.134: Cebri artırmalar hakkındaki özel hükümdür; taşınmazlarda iptal şikâyeti için yedi günlük süre ve sınırlı aktif husumet öngörür, bu madde saklı kalan özel hüküm olarak buna yer verir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu: Cebri artırmalarda ihalenin feshi ve şikâyet usulünü düzenler; bu madde saklı tutulan özel hükümler bu kanunda yer alır.
TBK m.282 — Tanımı
TBK m.282, mal değişim (trampa) sözleşmesinin tanımını yapar: taraflardan birinin diğerine bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini, karşılığında diğerinin de başka bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretmeyi üstlendiği sözleşme olarak. Madde yalnızca tanımı içerir; sözleşmenin tanımdaki unsurlarını belirler. Maddenin uygulandığı kişiler, mal değişimi yapmak isteyen ve karşılıklı mülkiyet devri üstlenen taraflardır. Madde şekil koşullarını, trampanın satış hükümlerine tabi olma kuralını ve taraf sıfatlarının (satıcı/alıcı) belirlenmesini düzenlemez (m.283 ve m.284). Taşınmaz devrinde resmî şekil zorunluluğu, şekle aykırılığın sonucu ve tapu işlemleri bu maddede yer almaz (genel şekil kuralları ve ilgili tapu mevzuatı). Bağışlama, satış ve karma sözleşmelerin ayrımı da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Tanımı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Mal değişim sözleşmesi (trampa)
- Tarafların karşılıklı olarak birbirine şey veya hak devretmeyi üstlendiği, bedel (para) içermeyen iki taraflı sözleşmedir. Karşı edimin konusu da bir mal veya haktır.
- Zilyetlik ve mülkiyetin devri
- Devredilen şeyin hem zilyetliğinin hem de mülkiyetinin karşı tarafa geçirilmesini ifade eder. Madde bu iki unsuru birlikte aradığı için yalnız mülkiyet devrini üstlenen sözleşme bu tanıma girmez.
- Şey
- Maddede kullanılan kavram 'mal' değil 'şey'dir. Bu nedenle taşınırlar ve taşınmazlar kadar, satışa konu olabilen haklar da mal değişiminin konusu olabilir.
- Karşı edim
- Bir tarafın verdiği mal veya hakka karşılık diğer tarafın üstlendiği mal veya hak devridir. Karşı edim para olursa sözleşme mal değişimi olarak nitelendirilmez.
- Bedel (semen)
- Satışın karşı edimi olan parayı ifade eder. Mal değişiminde bedel bulunmaz; değişim karşılığı başka bir mal veya hak vardır.
Tanımı: hangi şartlar aranır?
- Taraflardan birinin diğer tarafa bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretmeyi üstlenmiş olması gerekir.
- Diğer tarafın bu edime karşılık başka bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretmeyi üstlenmiş olması gerekir.
- Karşılıklı devredilen edimlerin konusu şey veya hak olmalıdır; karşı edim para olmamalıdır.
- Taraflar bu karşılıklı edimler konusunda iradelerini uyuşturmuş olmalıdır.
Tanımı: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşme, m.282 anlamında mal değişimi olarak nitelendiğinde, m.283 uyarınca her taraf verdiği şey bakımından satıcı, aldığı şey bakımından alıcı sayılır.
- Sözleşme mal değişimi olarak nitelendiğinde satışa ilişkin zapt ve ayıptan sorumluluk hükümleri uygun düştüğü ölçüde uygulanır.
- Tanımdaki unsurlar oluşmazsa, örneğin karşı edim para ağırlıklı ise sözleşme satış ya da karma sözleşme olarak değerlendirilir ve buna göre hükümler uygulanır.
- Mal değişimi rızai bir sözleşmedir; geçerlilik için taraflarca yazılı biçim gerekmez, ancak devredilen şeylerden biri taşınmaz ve tapuda kayıtlıysa resmî şekil zorunludur (bu madde değil, şekle ilişkin genel kurallar uygulanır).
Mal değişimi ile satış arasındaki fark nedir?
Mal değişiminde her iki tarafın edimi de bir şeyin veya hakkın devridir.
Satışta taraflardan birinin edimi daima paradır.
Karşı edim para ise sözleşme satış olarak nitelenir; m.282 uygulanmaz, satış hükümleri doğrudan geçerlidir.
Mal değişimi ile karma sözleşme arasındaki fark nedir?
Değer farkı yan edim niteliğinde küçük bir para ödemesiyle kapatılıyorsa sözleşme mal değişimi niteliğini korur.
Paranın asıl amaç olduğu, mal karşılığı para ödendiği ve yanında mal verildiği hallerde satış niteliği ağır basar.
Niteliğin hangisine ağırlık verildiği, m.282 tanımının uygulanıp uygulanmayacağını belirler.
Mal değişimi ile ifa amacıyla edim arasındaki fark nedir?
Karşılıklı devredilen iki şey de asıl edim olarak kararlaştırılmıştır.
Asıl edim para olup, yerine ikame yetkisiyle yedek edim olarak bir mal verilmesi kararlaştırılmışsa ortada ifa amacıyla bir edim vardır.
İfa amacıyla verilen mal, mal değişimi sayılmaz; sözleşme satış olarak kalır.
Mal değişimi ile iki ayrı satış (takas-mahsup) arasındaki fark nedir?
Taraflar bedelleri birbiriyle mahsup ederek birlikte satış yapmaya niyetliyse ortada bir mal değişimi vardır.
Her bir satış ayrı iradelerle, ayrı kurulmuşsa iki ayrı satış sözleşmesi bulunur.
Tarafların niyetine göre m.282 kapsamında mal değişimi ya da iki satış belirlenir.
Tanımı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mal değişimini, karşı edimin para olduğu bir satışla karıştırmak; tanımdaki 'şey' ile 'para' ayrımını gözden kaçırmak.
- Değer farkını yan edim olarak bir para ödemesiyle kapatan sözleşmeyi satış saymak; yan edim ile asıl edimi ayırmamak.
- Tanımdaki 'mal' kelimesini sınırlayıcı okumak ve hak devrini (fikri mülkiyet, hisse) mal değişimi kapsamı dışında tutmak.
- Yalnız bir tarafın mülkiyet devrini üstlendiği sözleşmeyi mal değişimi saymak; karşılıklılık unsurunu atlamak.
- İfa amacıyla verilen yedek bir malı karşı edim olarak mal değişimi saymak; asıl edimin para olup olmadığını kontrol etmemek.
- Takas (mahsup) ile mal değişimini ayırmamak; hukukçu olmayanların kullandığı 'takas' ifadesine bakarak sözleşme niteliğini belirlemek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde karşılıklı kesilen faturaların trampa olarak nitelendirilmesi ve m.282-284 hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmektedir. (Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/883 E., 2025/1054 K., 10.12.2025)
- Mal değişiminin konusunun şey ile sınırlı olmadığı, satışa konu olabilen hakların da trampaya konu olabileceği kabul edilmektedir. (3. Daire, 2019/1754 E., 2020/5573 K., 15.12.2020)
- Mal değişiminin tanımında yer alan iki karşılıklı mülkiyet devri edimi aranmakta, bu edimlerin birbirinin karşılığı olması kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/6205 E., 2023/297 K., 18.01.2023; 7. Hukuk Dairesi, 2022/5875 E., 2023/20 K., 09.01.2023; 7. Hukuk Dairesi, 2022/1930 E., 2022/3094 K., 25.04.2022)
- Sözleşmenin mal değişimi olup olmadığının belirlenmesinde taraf iradelerinin ve edimlerin gerçek niteliğinin dikkate alındığı kabul edilmektedir. (2. Daire, 2023/531 E., 2023/1684 K., 30.03.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Mal değişimine dayanan tarafın, karşılıklı mülkiyet ve zilyetlik devri üstlenmesini ve edimlerin birbirinin karşılığı olduğunu ispatlaması gerekir.
- Karşı edimin para olduğunu ileri süren taraf, sözleşmenin satış olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; mal değişimi iddiasında bulunan taraf bunun aksini göstermelidir.
- Sözleşmenin niteliği, taraflar arasındaki yazışmalar, faturalar, tapu kayıtları ve tanık beyanları ile ortaya konulabilir.
- Taşınmaz devri içeren mal değişiminde resmî şeklin sağlanıp sağlanmadığı, tapu kayıtlarıyla ispatlanır; şekle uyulmadığını ileri süren taraf bunu ispatlar. (2. Daire, 2023/531 E., 2023/1684 K., 30.03.2023)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.283: Mal değişimi yapanların verdikleri şey bakımından satıcı, aldıkları şey bakımından alıcı sayılmasını düzenler; m.282 tanımının sonuçlarını tamamlar.
- 6098 sayılı Kanun m.284: Satışa ilişkin zapt ve ayıptan sorumluluk hükümlerinin mal değişimine uygun düştüğü ölçüde uygulanmasını düzenler.
- 6098 sayılı Kanun m.207: Satış sözleşmesinin tanımıdır; mal değişimini satıştan ayıran ölçüt bu tanımla karşılaştırılarak belirlenir.
TBK m.283 — Tabi olduğu hükümler
TBK m.283, mal değişim sözleşmesine (trampa) satış hükümlerinin uygulanacağını düzenler. Maddede tarafların edim durumlarına göre satıcı ve alıcı sıfatının nasıl belirleneceği yer alır. Düzenleme, mal değişiminde her iki tarafın da vermeyi üstlendiği şey bakımından satıcı sayılacağını söyler. Kapsamı, bir tarafın edimi para olmayan, karşılıklı mal verme borcu doğuran sözleşmelerdir. Madde, trampa sözleşmesinin kuruluş şartlarını, geçerlilik koşullarını ve ayıp, tekeffül, ifa gibi tüm ayrıntılarını tek tek düzenlemez; bunlar satış hükümlerinin uygulanmasıyla çözülür. Trampa sözleşmesinin tanımı ve ayrımı (m.282), arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gibi karma sözleşmelerin kurulması ve hükümleri ile bu sözleşmelerin ayrı bir hukuki rejime bağlanması bu maddenin kapsamı dışındadır. Satış sözleşmesinin kendi hükümleri (m.207 ve devamı) ve edim karşılığı ödeme niteliğindeki sözleşmelerin ayrı kuralları da bu maddede aranmaz.
Tabi olduğu hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Mal değişim sözleşmesi (trampa)
- Tarafların birbirine bir şeyin mülkiyetini ve zilyetliğini karşılıklı devretmeyi üstlendiği sözleşmedir. Karşılık bedel para değil, başka bir maldır. Para ödenen bir sözleşme trampa sayılmaz, satış niteliği taşır.
- Satıcı sıfatı (trampada)
- Mal değişiminde bir tarafın, kendisinin vermeyi üstlendiği şey bakımından aldığı addır. Satıcı sıfatı, mülkiyeti verilen şey üzerinden belirlenir ve taraf başına ayrı ayrı doğar.
- Alıcı sıfatı (trampada)
- Mal değişiminde bir tarafın, kendisine verilmesi üstlenilen şey bakımından aldığı addır. Her taraf hem satıcı hem alıcı sıfatına sahip olduğundan, iki sıfat aynı sözleşmede birlikte bulunur.
- Satış hükümlerinin kıyasen uygulanması
- Mal değişim sözleşmesinin, düzenlemediği konularda satışa ilişkin kuralların uygulanmasıdır. Uygulama, maddenin lafzına ve trampanın özüne uygun olduğu ölçüde yapılır.
Tabi olduğu hükümler: hangi şartlar aranır?
- Taraflar arasında bir şeyin karşılığında başka bir şeyin verilmesini kapsayan bir mal değişim sözleşmesi bulunmalıdır.
- Her tarafın vermeyi üstlendiği bir şey bulunmalıdır; karşılık para ödemesi olmamalıdır.
- Satış hükümlerinin uygulanabilmesi için sözleşmenin mal değişimi niteliğinde kabul edilmesi gerekir; karma sözleşmede trampa unsuru ayrıştırılmalıdır.
- Her taraf, verdiği şey bakımından satıcı, kendisine verilmesi üstlenilen şey bakımından alıcı sayılır.
Tabi olduğu hükümler: hangi sonuçları doğurur?
- Mal değişim sözleşmesine satış sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır; düzenleme emredici değil, mal değişiminin özüne uygun ölçüde işleyen bir kıyas kuralıdır.
- Her taraf, verdiği şey bakımından satıcının, aldığı şey bakımından alıcının yükümlülüklerine tabi olur.
- Taraflardan biri verdiği şeyi teslim etmezse, karşı taraf satış hükümlerine dayanarak ifa, temerrüt veya ayıba karşı tekeffül haklarını kullanabilir.
- Mal değişiminde para bedel olarak yer almadığından, satış bedeline ilişkin hükümler (ödeme yeri, faiz vb.) ancak uyarlanarak uygulanabilir.
Trampa ile satış arasındaki fark nedir?
Mal değişiminde karşılık başka bir mal olur ve her iki taraf da hem satıcı hem alıcı durumundadır.
Satışta bedel para olarak ödenir ve taraflardan biri yalnızca satıcı, diğeri yalnızca alıcıdır.
Satış hükümleri trampaya m.283 uyarınca uygulanır; ancak trampanın özünden doğan karşılıklı sıfat ayrımı nedeniyle her iki taraf için de satıcı kurallarının işletilmesi gerekir.
Trampa ile karma sözleşme (arsa payı karşılığı inşaat) arasındaki fark nedir?
Trampa sözleşmesinde tarafların edimleri mal değişimi olarak tek bir karşılıklılıkla bağlanır.
Arsa payı karşılığı inşaat gibi karma sözleşmede bir tarafın edimi iş görme veya inşaat yapma borcudur ve yalnız mal verme borcu bulunmaz.
Karma sözleşmenin ilgili kısmı trampa sayılmaz; m.283'ün uygulanıp uygulanmayacağı edim tek tek ayrıştırılarak belirlenir. Karma sözleşmede tüm ilişki için trampa hükümleri uygulanmaz.
Tabi olduğu hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini tamamen trampa saymak; yalnız mal verme borcu içeren kısmın m.283 kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
- Trampada karşılığı para sanmak ve satış bedeli hükümlerini aynen uygulamak; karşılık mal olduğundan bedel kurallarının uyarlanması gerekir.
- Yalnızca bir tarafın satıcı sayılacağını düşünmek; m.283 uyarınca her taraf hem satıcı hem alıcı durumundadır.
- Satış hükümlerinin emredici olduğunu varsaymak; düzenleme trampanın özüne uygun olarak kıyasen uygulanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, trampa niteliğindeki sözleşmelerde satış hükümlerinin uygulanacağını kabul etmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2020/880 E., 2022/96 K., 09.02.2022; 1. Hukuk Dairesi, 2015/2170 E., 2018/62 K., 09.01.2018; 3. Daire, 2018/3933 E., 2021/6571 K., 28.12.2021)
- Uygulamada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin trampa olarak nitelendirilip satış hükümlerine bağlanması tartışma konusu olmuştur; mahkemeler bu sözleşmenin karma niteliğini gözeterek sonuç çıkarmaktadır. (Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/883 E., 2025/1054 K., 10.12.2025)
- Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde bağımsız bölümlerin teslim tarihi bakımından, m.283 kapsamında satış hükümlerinin kıyasen uygulandığı kabul edilmektedir. (3. Daire, 2017/2057 E., 2021/873 K., 17.02.2021; 3. Daire, 2017/2058 E., 2021/872 K., 17.02.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Trampa iddiasını ileri süren taraf, karşılıklı mal devri üstlenildiğini sözleşme veya fiili uygulama ile ispatlar.
- Sözleşmenin para bedelli satış mı yoksa mal değişimi mi olduğu, sözleşme metni ve tarafların edim düzenlemesi ile belirlenir.
- Karşılık verilmediği veya ayıplı verildiği iddiasında, karşı taraf ifayı ve teslimin uygunluğunu belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Karma sözleşme savunması yapan taraf, edimin mal değişimi dışında kaldığını ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.282: Trampa sözleşmesinin tanımını ve ayrımını düzenler; m.283'ün uygulanacağı sözleşme türünü belirler.
- 6098 sayılı Kanun m.207: Satış sözleşmesinin tanımını verir; m.283 ile mal değişiminde kıyasen uygulanacak satış hükümlerinin kaynağıdır.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: Satış hükümlerinin ifa, temerrüt ve tekeffül bölümleri, m.283 uyarınca trampada da kıyasen uygulanır.
TBK m.284 — Zapttan ve ayıptan sorumluluk
Bu madde, mal değişim (trampa) sözleşmesinde satış sözleşmesinin zapttan ve ayıptan sorumluluğa ilişkin hükümlerinin uygulanmasını düzenler. Uygulama, bu hükümlerin mal değişimine "uygun düştüğü ölçüde" geçerliliğiyle sınırlıdır. Madde, mal değişiminde değiş tokuş edilen şeylerin üçüncü kişiye karşı korunmasını ve ayıp hâlinde sorumluluğu kapsar. Kişi bakımından, mal değişim sözleşmesinin taraflarından her biri, yani değişim konusu malı devreden taraf ile karşılığında mal alan taraf için geçerlidir. Maddenin kendisi zapt ve ayıp sorumluluğunun ayrıntılı şartlarını, sürelerini ve seçimlik haklarını yazmaz; bunlar satış hükümlerinde yer alır. Mal değişim sözleşmesinin tanımını (m.282), karşılıklı edimlerin nasıl ifa edileceğini ve tarafların değişim konusu şeyin değerine ilişkin düzenlemeleri (m.283) bu maddede aranmamalıdır. Satış sözleşmesinin kendi zapt ve ayıp hükümleri (m.217 vd. ve m.219 vd.) bu madde ile uygulanır, ancak bu madde ile sağlanmaz.
Zapttan ve ayıptan sorumluluk: hangi kavramlar bilinmeli?
- Mal değişim (trampa) sözleşmesi
- Tarafların birbirine mal devretmeyi, karşılığında para yerine başka bir mal almayı üstlendiği sözleşmedir. Bu madde bakımından satış hükümlerinin kıyas yoluyla uygulandığı sözleşme tipidir.
- Zapttan sorumluluk
- Satıcının ya da değişim yapan tarafın, üçüncü kişinin üstün bir hakkı nedeniyle malın alıcının elinden alınmasından doğan sorumluluğudur. Kusur aranmaz; kanundan doğar ve sözleşmeyle kaldırılabilir.
- Ayıptan sorumluluk
- Devredilen malın sözleşmeye uygun olmayan niteliklerinden doğan sorumluluktur. Maddede yer alan ayıp hükümleri satış hükümlerindeki ayıp rejimini ifade eder.
- Uygun düştüğü ölçüde
- Satış hükümlerinin mal değişimi yapısına uyan kısımlarının uygulanacağını, uyumsuz kısımların uygulanmayacağını anlatan sınırlama ölçütüdür. Hangi hükmün uygun düştüğü her somut olayda ayrıca değerlendirilir.
Zapttan ve ayıptan sorumluluk: hangi şartlar aranır?
- Ortada geçerli bir mal değişim sözleşmesi bulunmalıdır; bu madde yalnız değişim sözleşmesi bakımından uygulanır.
- Uygulanacak satış hükmünün, değişim sözleşmesinin yapısına uygun düşmesi gerekir; uygun düşmeyen satış hükmü uygulanmaz.
- Zapt hâlinde üçüncü kişinin, değişim konusu şey üzerinde değişim tarihinde mevcut üstün bir hakka dayanması gerekir.
- Ayıp hâlinde değişim konusu şeyin sözleşmeye aykırı bir niteliğe sahip olması gerekir.
Zapttan ve ayıptan sorumluluk: hangi sonuçları doğurur?
- Satış hükümleri uygun düştüğü ölçüde uygulandığında, değişim konusu şeyi zapta karşı korunmuş olan taraf, satış hükümlerindeki zapt rejimine göre haklarını kullanabilir.
- Satış hükümleri uygun düşmediğinde, o hüküm mal değişimine uygulanmaz ve sorumluluk başka kurallara göre belirlenir.
- Mal değişiminde tarafların zapt ve ayıp sorumluluğu, sözleşmeyle sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir; ancak üçüncü kişinin hakkını gizleyen taraf bakımından bu anlaşma hükümsüzdür.
- Madde, değişim konusu şeylerin değerine göre seçimlik hakları ayrıca saymaz; 818 sayılı Borçlar Kanunundaki tazminat veya geri alma seçimlik haklarının yerine satış hükümleri gelmiştir.
Satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesi arasındaki fark nedir?
Satış sözleşmesinde bir taraf malı, diğeri parayı devreder; zapt ve ayıp hükümleri doğrudan uygulanır.
Mal değişiminde her iki taraf da mal devreder; zapt ve ayıp hükümleri ancak uygun düştüğü ölçüde kıyasen uygulanır.
Satış hükümlerinin her biri değişime aynen uygulanmaz; uyumsuz kısımlar (örneğin bedele ilişkin hükümler) dışarıda kalır.
Zapt ile ayıp arasındaki fark nedir?
Zapt, üçüncü kişinin üstün hakkı nedeniyle malın elden alınması veya kullanımının engellenmesidir.
Ayıp, malın niteliğinin sözleşmeye aykırı olmasıdır; hukuki ayıp ile maddi ayıp ayrılır.
Her iki sorumluluk aynı madde ile bağlanmış olsa da şartları ve sonuçları ayrıdır; zapt için üstün hak, ayıp için niteliğin sözleşmeye aykırılığı aranır.
Zapttan ve ayıptan sorumluluk: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mal değişim sözleşmesine satış hükümlerini tamamen ve aynen uygulamak; madde 'uygun düştüğü ölçüde' ibaresiyle sınırlıdır, uyumsuz hükümler dışarıda kalır.
- Değişim konusu şeylerin değer farkına ilişkin satış hükümlerini (bedel, ödeme) doğrudan uygulamak; bu konular m.283 çerçevesinde değerlendirilir.
- 818 sayılı Borçlar Kanunundaki tazminat ya da geri alma seçimlik haklarını bu maddeye dayanarak aynen sürdürmek; yeni kanun bu seçimlik hakları sayarak düzenlememiştir.
- Zapt sorumluluğunu kusur şartına bağlamak; zapttan sorumluluk kusursuzdur, kusur aranmaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mal değişiminde taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda, değişim konusu bir şeyin kısmen veya tamamen üçüncü kişiye ait çıkması hâlinde, mahkemelerin satış hükümlerine başvurarak zapt sorumluluğunu değerlendirdiği görülmektedir. (Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/883 E., 2025/1054 K., 10.12.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Zapt veya ayıp nedeniyle sorumluluk isteyen taraf, değişim sözleşmesinin varlığını ve değişim konusu şeyin kendisine devredildiğini yazılı belge veya tanıkla ispatlamak zorundadır.
- Zapt iddiasında bulunan taraf, üçüncü kişinin üstün hakkını ve bu hakkın değişim tarihinde mevcut olduğunu ispatlamalıdır.
- Ayıp iddiasında bulunan taraf, değişim konusu şeyin sözleşmeye aykırı niteliğini ispatlamalıdır; bu ispat çoğunlukla bilirkişi incelemesiyle yapılır.
- Sorumluluktan kurtulmak isteyen taraf, sözleşmeyle sorumluluğun kaldırıldığını veya sınırlandığını ve üçüncü kişinin hakkının karşı tarafa gizlenmediğini ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.282: Mal değişim sözleşmesinin tanımını verir; bu maddenin uygulanabilmesi için sözleşmenin bu tipe girmesi gerekir.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.283: Mal değişiminde karşılıklı edimlerin ve değer farkının düzenlendiği hükümdür; satış hükümlerinin değişime uygulanmasında bu maddenin yapısı dikkate alınır.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.217: Satış sözleşmesinde zapttan sorumluluğun genel hükümleridir; bu madde ile kıyasen mal değişimine uygulanabilir.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.219: Satış sözleşmesinde ayıptan sorumluluğun genel hükümleridir; uygun düştüğü ölçüde mal değişimine uygulanır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| on gün | m.281 | Hukuka veya ahlaka aykırı yollara başvurularak ihalenin gerçekleştirilmesi sağlanmışsa her ilgili, iptal sebebini öğrendiği günden başlayarak on gün ve her hâlde ihale tarihini izleyen bir yıl içinde ihalenin iptalini mahkemeden… |
| bir yıl | m.281 | Hukuka veya ahlaka aykırı yollara başvurularak ihalenin gerçekleştirilmesi sağlanmışsa her ilgili, iptal sebebini öğrendiği günden başlayarak on gün ve her hâlde ihale tarihini izleyen bir yıl içinde ihalenin iptalini mahkemeden… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
32 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025İlgili madde: m.274, m.275, m.276, m.277, m.278, m.279, m.280, m.281
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/331 E., 2024/15 K., 24.01.2024İlgili madde: m.281
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/336 E., 2023/1203 K., 06.12.2023İlgili madde: m.281
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/625 E., 2023/914 K., 11.10.2023İlgili madde: m.280
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/677 E., 2023/537 K., 31.05.2023İlgili madde: m.275, m.279
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/654 E., 2022/1682 K., 08.12.2022İlgili madde: m.281
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/563 E., 2022/1659 K., 06.12.2022İlgili madde: m.274
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/729 E., 2022/165 K., 22.02.2022İlgili madde: m.274, m.275, m.276, m.277, m.278, m.279, m.280
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/2477 E., 2026/482 K., 02.02.2026İlgili madde: m.279
- 3. Hukuk Dairesi, 2025/1133 E., 2025/4878 K., 16.10.2025İlgili madde: m.275
Diğer 22 karar
- 4. Hukuk Dairesi, 2022/6431 E., 2024/6286 K., 13.06.2024İlgili madde: m.279
- 4. Hukuk Dairesi, 2021/23512 E., 2024/3643 K., 24.04.2024İlgili madde: m.277
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/6954 E., 2024/1232 K., 19.02.2024İlgili madde: m.274
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/3458 E., 2023/5304 K., 02.11.2023İlgili madde: m.275
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/985 E., 2023/2770 K., 18.10.2023İlgili madde: m.274
- 2. Daire, 2023/531 E., 2023/1684 K., 30.03.2023İlgili madde: m.282
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/6205 E., 2023/297 K., 18.01.2023İlgili madde: m.282
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/5875 E., 2023/20 K., 09.01.2023İlgili madde: m.282
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/1930 E., 2022/3094 K., 25.04.2022İlgili madde: m.282
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2020/880 E., 2022/96 K., 09.02.2022İlgili madde: m.283
- 3. Daire, 2018/3933 E., 2021/6571 K., 28.12.2021İlgili madde: m.283
- 14. Hukuk Dairesi, 2020/258 E., 2021/4043 K., 15.06.2021İlgili madde: m.275
- 3. Daire, 2017/2057 E., 2021/873 K., 17.02.2021İlgili madde: m.283
- 3. Daire, 2017/2058 E., 2021/872 K., 17.02.2021İlgili madde: m.283
- 3. Daire, 2019/1754 E., 2020/5573 K., 15.12.2020İlgili madde: m.282
- 1. Hukuk Dairesi, 2015/2170 E., 2018/62 K., 09.01.2018İlgili madde: m.283
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2013/1842 E., 2016/745 K., 09.02.2016İlgili madde: m.279
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/883 E., 2025/1054 K., 10.12.2025İlgili madde: m.282, m.283, m.284
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/351 E., 2025/822 K., 02.12.2025İlgili madde: m.274
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/1293 E., 2025/1575 K., 05.11.2025İlgili madde: m.281
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1179 E., 2023/1154 K., 15.06.2023İlgili madde: m.281
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/143 E., 2021/322 K., 08.04.2021İlgili madde: m.278
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 7. Borçlar Özel Giriş ve Devir Borcu Doğuran Sözleşmeler bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış