İflasın tasfiyesi
Kısaca
İİK m.208, iflas kararının iflas dairesine bildirilmesinin ardından iflas dairesinin yapacağı ilk tasfiye işlemlerini düzenler: müflisin mallarının defterinin tutulmaya başlanması, muhafaza tedbirlerinin alınması, başka yerde bulunan mallar bakımından bu işlemin o yerin iflas dairesi vasıtasıyla yapılması ve tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağı kararının iki ay içinde verilmesi.
Kapsam
Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.208–217 hükümlerini kapsar.
- İİK m.208Defter tanzimi
- İİK m.209Müflisin vazifeleri
- İİK m.210Teminat tedbirleri
- İİK m.211Haczi caiz olmıyan eşya hakkında
- İİK m.212Üçüncü şahıslara ait mallar
- İİK m.213Taşınmazlar üzerinde üçüncü şahısların hakları
- İİK m.214Kıymet takdiri
- İİK m.215Defterin müflis tarafından tanınması
- İİK m.216Müflisin mükellefiyetleri
- İİK m.217Tasfiyenin tatili
İİK m.208 — Defter tanzimi
İİK m.208, iflas kararının iflas dairesine bildirilmesinin ardından iflas dairesinin yapacağı ilk tasfiye işlemlerini düzenler: müflisin mallarının defterinin tutulmaya başlanması, muhafaza tedbirlerinin alınması, başka yerde bulunan mallar bakımından bu işlemin o yerin iflas dairesi vasıtasıyla yapılması ve tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağı kararının iki ay içinde verilmesi. Madde iflas dairesinin yükümlülüğünü kurar; kime uygulandığı bakımından iflasa karar verilen her borçlu (müflis) ve iflas yolları için geçerlidir. Madde defter tutmanın ayrıntılarını (defterin içeriği, müflisin hazır bulunması, değer takdiri, istihkak iddiaları) düzenlemez; bunlar m.209-215 kapsamındadır. Tasfiyenin tatili (m.217), basit tasfiye (m.218) ve adi tasfiye (m.219) işlemlerinin ayrıntıları da bu maddede yer almaz. Tasfiye kararına karşı başvuru usulü ve hak düşürücü süreler bu madde kapsamı dışındadır.
Defter tanzimi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Mevcudat defteri
- İflas dairesinin müflisin masaya girecek mal ve haklarını kaydettiği defterdir. İflas öncesi ticaret mahkemesinin muhafaza tedbiri olarak tuttuğu defterden amaç ve zaman bakımından ayrıdır; önceki defter iflas dairesince yararlanılabilir, ancak içerik değişmiş olabilir.
- Muhafaza tedbirleri
- Masaya girecek malların kaçırılmasını, kaybolmasını ya da zarar görmesini önlemeye yönelik işlemlerdir. Bu madde yalnızca tedbirin alınmasını öngörür, tedbirlerin türünü m.210 ve devamında ayrıca düzenler.
- Başka bir kaza dahilinde bulunan mallar
- Müflisin mallarının iflas dairesinin yargı çevresi dışındaki bir yerde bulunması halidir. Bu mallar hakkında defter tutma ve muhafaza işlemi o yerdeki iflas dairesi vasıtasıyla yapılır.
- Adi tasfiye ve basit tasfiye
- İflas dairesinin iki ay içinde vermek zorunda olduğu tasfiye şekli kararının iki seçeneğidir. Madde hangisinin uygulanacağını belirlemez; bu, defterdeki malların değerine göre verilir ve ayrıntıları m.218 ve m.219 ile düzenlenir.
Defter tanzimi: hangi şartlar aranır?
- İflas kararının iflas dairesine bildirilmiş olması gerekir; iflas kararının kesinleşmesi bu yükümlülük için aranmaz.
- İflas dairesi, iflasın kendisine tebliğ olunur olunmaz işleme başlamalıdır; bu iş ilk işlemler arasında hemen yapılır.
- Müflisin mallarının defteri tutulmaya başlanmalı ve muhafaza için lazım gelen tedbirler alınmalıdır.
- Müflisin mallarından bir kısmı başka bir kaza dahilinde bulunuyorsa, bu mallar hakkındaki defter tutma ve muhafaza işlemi o yerdeki iflas dairesi vasıtasıyla yapılmalıdır.
- İflas dairesi, iflas kararının kendisine tebliğinden itibaren en geç iki ay içinde tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağına karar vermelidir.
Defter tanzimi: hangi sonuçları doğurur?
- İflas dairesi, iflas kararının tebliğiyle birlikte defter tutmaya ve muhafaza tedbirlerini almaya başlamak zorundadır.
- Müflisin mallarının başka bir kaza dahilinde bulunması halinde ilgili işlemler o yerin iflas dairesi vasıtasıyla yapılır.
- İflas dairesi iki ay içinde tasfiye şeklini (adi veya basit) belirlemezse, bu yükümlülüğe aykırılık söz konusu olur.
- Tasfiye şekli belirlenmeden önce tasfiyenin tatiline ilişkin m.217 kapsamındaki durum ayrıca değerlendirilir; bu madde tatil kararını düzenlemez.
Defter tutma ile tasfiye kararı arasındaki fark nedir?
Defter tutma işlemi, iflas kararının tebliğiyle hemen başlar ve tasfiyenin şeklini belirlemek için gerekli veriyi üretir.
Tasfiye kararı, defterdeki malların değerine göre verilen ikinci aşamadır ve en geç iki ay içinde alınmalıdır.
Defter tutma tamamlanmadan tasfiye şekli sağlıklı biçimde belirlenemez; iki ay süresi defter işlemine bağlı olarak yönetilir.
İflas öncesi defter ile iflas sonrası mevcudat defteri arasındaki fark nedir?
İflas öncesinde ticaret mahkemesinin iflas davası sırasında tuttuğu defter yalnızca muhafaza amaçlıdır.
İflas dairesinin tuttuğu mevcudat defteri, masaya girecek malları tespit edip tasfiye şeklini belirlemek amacıyla tutulur.
Önceki defter yararlanılabilir kaynaktır, ancak iflas dairesi malvarlığını yeniden kaydeder; içerik farklı olabilir.
Yerel mallar ile başka kaza dahilindeki mallar arasındaki fark nedir?
Müflisin mallarının iflas dairesinin bulunduğu yerde olması halinde işlemler doğrudan bu daire tarafından yapılır.
Mallar başka bir kaza dahilinde bulunuyorsa işlemler o yerin iflas dairesi vasıtasıyla yapılır.
Başka yerdeki mallar için ayrı defter tutulmaz; yetkili iflas dairesi yoluyla işlem yapılır.
Defter tanzimi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İki ay süreyi iflas kararının kesinleşmesine bağlamak; oysa süre iflas kararının iflas dairesine tebliğinden itibaren işler.
- Mevcudat defterini iflas öncesi muhafaza amaçlı defterle karıştırmak; ikisi amaç ve zaman bakımından farklıdır.
- Başka kaza dahilindeki malları yerel iflas dairesinin doğrudan kaydedebileceğini varsaymak; bu işlem o yerdeki iflas dairesi vasıtasıyla yapılır.
- Tasfiye şekli kararını iki ay yerine m.208 metninde olmayan başka bir süreye bağlamak; eski kitap baskılarındaki üç aylık süre güncel metinle uyuşmaz.
- Tasfiyenin tatilini m.208 kapsamında saymak; tatil m.217 kapsamındadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İflas dairesinin tasfiye şeklini iki ay içinde belirlemesi zorunludur; bu süre aşılarak verilen kararların hukuki sonucu, kararın tebliğ ve iflas dairesinin işleyişine göre değerlendirilmektedir. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2019/1660 E., 2021/1425 K., 22.10.2021; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/750 E., 2023/304 K., 06.04.2023)
- Uygulamada iflas dairesinin işlemlerinin bu maddeye dayandırılarak mevcudat defterine yazılması ve kayıt defterinin m.208 uyarınca tutulması kabul edilmektedir. (2. Ceza Dairesi, 2021/20656 E., 2023/2473 K., 08.05.2023; 7. Daire, 2019/2546 E., 2022/992 K., 14.03.2022)
- Tasfiyenin adi veya basit şekle ilişkin kararda iflas dairesinin defterdeki malların değerinin adi tasfiye giderlerini karşılayıp karşılamayacağını dikkate aldığı görülmektedir. (İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/750 E., 2023/304 K., 06.04.2023)
- Kararların birçoğunda m.208 ile birlikte m.219 ve m.232-235 gibi tasfiye hükümlerinin birlikte değerlendirildiği görülmektedir. (6. Hukuk Dairesi, 2023/163 E., 2023/3630 K., 01.11.2023)
Nasıl ispat edilir?
- İflas dairesinin defter tutmaya başladığını ve muhafaza tedbirlerini aldığını gösteren belge, dosyadaki tutanak ve kayıt defteridir; bu işlemlerin yapılmadığını ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür.
- İflas dairesinin iki ay içinde tasfiye kararı verdiğini ileri süren taraf, kararın tebliğ tarihini ve karar tarihini gösteren belgelerle ispat yükü altındadır.
- Mallarının başka bir kaza dahilinde bulunduğunu ileri süren taraf, bu durumu mal ve yer bilgisiyle ispatlamalıdır; karşı taraf aksini yazılı delille gösterebilir.
- Tasfiye şeklinin belirlenmesinde defterdeki malların değeri esas alındığından, değer takdiri raporu ve kayıt defteri belgeleri temel delildir. (İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/750 E., 2023/304 K., 06.04.2023)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.166: İflas kararının iflas dairesine bildirilmesi ve tebliğ tarihi bu maddede yer alan işlemlerin başlangıcıdır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.209: Müflisin defter tutulurken hazır bulunma ve mal gösterme yükümlülüğünü düzenler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.210: Muhafaza tedbirlerinin türlerini (kapatma, mühürleme, idare) düzenler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.211: Haczedilemeyen malların deftere yazılmasını ve müflisin elinde bırakılmasını düzenler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.212: Üçüncü kişilerin istihkak iddia ettiği malların deftere şerhini düzenler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.214: Defterdeki malların değer takdirini düzenler; tasfiye şeklinin belirlenmesi için gerekli veridir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.215: Tutulan defterin müflise gösterilmesi ve imzalatılmasını düzenler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.217: Masanın yetersizliği halinde tasfiyenin tatiline ilişkin özel durumu düzenler; m.208'in kapsamı dışındadır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.218: Basit tasfiyenin koşul ve usulünü düzenler; m.208/3 kararının bir sonucu olarak uygulanır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.219: Adi tasfiyenin koşul ve usulünü düzenler; m.208/3 kararının bir sonucu olarak uygulanır.
İİK m.209 — Müflisin vazifeleri
İcra ve İflas Kanunu'nun 209. maddesi, iflas kararının ardından defter tutulurken müflisin hazır bulunma, mallarını gösterme ve iflas dairesinin emrine hazır bulundurulma yükümlülüğünü düzenler. Müflisin bu yükümlülüğü yerine getiremediği hallerde, yani müflis hazır bulundurulamadığında, yükümlülüğün onunla birlikte yaşamış reşit kişilere geçmesini ve iflas dairesinin bu kişilere kanunun hükmünü ihtar etmesini kapsar. Madde, müflisin defter tutulması sırasındaki sorumluluğunu ve yardımcı kişilere düşen ödevi konu alır. Müflisin iflas tasfiyesi süresince iflas dairesi emri altında bulunma yükümlülüğünü (m.216), defterin tutulma usulünü (m.211-215) ve masa mallarının muhafazasını (m.208, m.210) düzenlemez.
Müflisin vazifeleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Müflis
- İflas kararı verilen borçlu. Bu madde bakımından defter tutulurken hazır bulunması ve mallarını göstermesi gereken kişidir.
- Defter tutma
- İflas dairesinin, iflas kararının tebliğinden sonra müflisin mallarının defterini tutmaya başlaması işlemidir. Amacı masa mallarını tespit etmektir, iflastan önce ATM'ce tutulan muhafaza amaçlı defterden farklıdır.
- Birlikte yaşayan reşit kişiler
- Müflisle aynı konutta birlikte yaşayan, reşit olan kişilerdir. Müflis hazır bulundurulamadığında yükümlülük bu kişilere geçer; yaşam birliğinin niteliği madde metninde ayrıca tanımlanmamıştır.
- İhtar
- İflas dairesinin, yükümlülük kendisine geçen kişilere kanunun hükmünü bildirmesi işlemidir. Bu bildirim, yükümlülüğün hukuki sonuçlarının o kişilere açıklanması anlamına gelir.
Müflisin vazifeleri: hangi şartlar aranır?
- İflas kararı verilmiş ve iflas dairesi defter tutmaya başlamış olmalıdır.
- Müflis defter tutulurken bulunmalı, mallarını iflas dairesine göstermeli ve emrine hazır bulundurmalıdır.
- Müflis hazır bulundurulamıyorsa, yükümlülük onunla birlikte yaşamış reşit kişilere geçmelidir.
- İflas dairesi, yükümlülük geçen kişilere kanunun hükmünü ihtar etmelidir.
Müflisin vazifeleri: hangi sonuçları doğurur?
- Müflis defter tutulurken hazır bulunmaz, mallarını göstermez veya emrine hazır bulundurmazsa, bu yükümlülüğe aykırılık oluşur.
- Müflis hazır bulundurulamıyorsa yükümlülük onunla birlikte yaşamış reşit kişilere düşer.
- Birlikte yaşayan reşit kişiler yükümlülüğü yerine getirmezse, bu yükümlülüğe aykırılık oluşur ve buna bağlanan yaptırım uygulanabilir.
- İflas dairesi yükümlülük geçen kişilere kanunun hükmünü ihtar etmek zorundadır; bu ihtar, yükümlülüğün hukuki sonuçlarının o kişilere bildirilmesi işlevi görür.
- Bu maddeye aykırılığın cezai sonuçları, madde metninde doğrudan yer almaz; ilgili yaptırımlar başka hükümlerde (m.337/2 ve m.216) düzenlenmiştir.
Müflis ile birlikte yaşayan reşit kişi arasındaki fark nedir?
Müflis, asıl yükümlüdür ve defter tutulurken bizzat hazır bulunmak zorundadır.
Birlikte yaşayan reşit kişi, yalnızca müflis hazır bulundurulamadığında ikincil olarak yükümlü olur.
Yükümlülük sırayla müflise, müflis hazır bulundurulamazsa birlikte yaşayanlara düşer.
Müflisin hazır bulunması ile hazır bulundurulamaması arasındaki fark nedir?
Müflis hazır bulunabiliyorsa yükümlülük doğrudan müflise aittir.
Müflis hazır bulundurulamıyorsa birlikte yaşayan reşit kişilere geçer.
Yükümlü kişinin değişmesi; birlikte yaşayan reşit kişi yükümlülüğü yerine getirmek zorundadır.
Reşit ile reşit olmayan birlikte yaşayan arasındaki fark nedir?
Birlikte yaşayan reşit kişiler yükümlülük altına girer.
Reşit olmayan birlikte yaşayanlar madde kapsamında değildir.
Reşit olmayan birlikte yaşayanlara bu yükümlülük yüklenemez.
Defter tutma (m.209) ile iflas tasfiyesi sırasında iflas dairesi emri (m.216) arasındaki fark nedir?
Bu madde, defter tutulurken hazır bulunma ve mal gösterme yükümlülüğünü düzenler.
Müflisin tasfiye boyunca iflas dairesi emri altında kalması m.216'da düzenlenmiştir.
İki yükümlülük farklı zaman ve kapsama sahiptir; birinin ihlali diğerinin hükmünü kendiliğinden doğurmaz.
Müflisin vazifeleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Müflisin birlikte yaşadığı kişiyi, reşit olmadığı halde yükümlü saymak; yükümlülük yalnızca reşit kişilere geçer.
- Müflis hazır bulundurulamadığı hâlde yükümlülüğü doğrudan müflis üzerinde bırakmak; bu durumda yükümlülük birlikte yaşayan reşit kişilere geçer.
- Defter tutma yükümlülüğünü m.216'daki tasfiye süresince iflas dairesi emri altında kalma yükümlülüğüyle karıştırmak.
- İflas dairesinin ihtarını yükümlülüğün doğması için şart saymak; ihtar, kanunun hükmünü bildirmek için yapılır ve yükümlülüğün kaynağı kanundur.
- Madde metnindeki yükümlülüğü, defterin tutulduğu süre dışında da geçerli saymak; yükümlülük defter tutulması anıyla sınırlıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, müflis hakkında m.209 ve m.216 hükümlerine aykırılığı, bu yükümlülükleri birlikte değerlendirerek ele almaktadır. (16. Hukuk Dairesi, 2012/580 E., 2012/1202 K., 14.02.2012)
- Mahkemeler, m.209'un kapsamına girmeyen bir davayı ayırt ederek, bu maddenin yalnızca iflas dairesi tarafından defter tutulurken müflise ve birlikte yaşayanlara yüklenen yükümlülükleri kapsadığını kabul etmektedir. (2006/71 E., 2008/69 K., 28.02.2008)
Nasıl ispat edilir?
- Müflisin defter tutulurken hazır bulunmadığını ya da mallarını göstermediğini iddia eden taraf, bu aykırılığı ispatlamakla yükümlüdür; iflas dairesinin tutanakları bu konuda temel delildir.
- Müflisin hazır bulundurulamadığı iddiası, iflas dairesinin tutanağı ve gerekirse tanık beyanıyla ispatlanır; müflisin hazır bulunamayacağını kanıtlaması gerekir.
- Birlikte yaşayan reşit kişinin yükümlülüğü geçtiği iddiası, onunla müflisin birlikte yaşadığını gösteren belgeler ve tanıklarla ispatlanır.
- İflas dairesinin ihtarda bulunduğu iddiası, ihtar tutanağı ile ispatlanır; ihtarın yapılmadığını ileri süren taraf bunu kanıtlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.216: Müflisin tasfiye süresince iflas dairesi emri altında bulunma yükümlülüğünü ve buna uymadığında zorla getirilmesini düzenler; m.209'un defter tutma anındaki yükümlülüğünü tamamlar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.208: İflas dairesinin defter tutmaya başlamasını ve muhafaza tedbirlerini düzenler; m.209'daki yükümlülüğün zamanını ve bağlamını belirler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.211: Masaya girmeyen malların deftere kaydedilip müflisin elinde bırakılmasını düzenler; defter tutulurken müflisin mal gösterme yükümlülüğünün kapsamını tamamlar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.215: Tutulan defterin müflise gösterilmesini ve cevabının imzalatılmasını düzenler; müflisin defter sırasındaki hazır bulunmasının uygulama adımını oluşturur.
İİK m.210 — Teminat tedbirleri
İflas dairesinin, müflisin işyerlerini ve mallarını iflas masası yararına muhafaza altına almasına ilişkindir. Düzenlenen konular şunlardır: mağaza, eşya deposu, fabrika, imalathane ve üretime yönelik diğer yerler ile perakende satış dükkânlarının işletilmesi ya da kapatılıp mühürlenmesi; para, kıymetli evrak, ticari ve ev idaresine ait defterler ile önemli diğer evrakın muhafazası; diğer malların mühürlenmesi ve defter tutulduktan sonra yeniden mühürlenmesi; müflisin kullandığı yer dışındaki eşyanın muhafazası. Madde iflas idaresinin görevini düzenler; iflas kararının verilmesi ve bildirilmesi bu maddenin konusu değildir. Madde, müflisin mallarının defterinin tutulmasını ve ticaret mahkemesinin diğer muhafaza tedbirlerini düzenlemez (m.159, m.161). Mühür bozulmasının cezai yaptırımı, ayrı bir kanun hükmü olan TCK m.203 kapsamındadır ve bu maddede düzenlenmez. Birinci alacaklılar toplantısına ilişkin usul ve iflas idaresinin sonraki satış işlemleri de bu maddenin dışındadır (m.224).
Teminat tedbirleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Muhafaza altına alma
- İflas dairesinin malı fiilen elinde tutması veya saklaması anlamına gelir. Malın kullanılması veya işletilmesi değil, korunması amaçlanır.
- Mühürleme
- Yerin ya da malın kapatıldığını gösteren resmi işaretin konulmasıdır. Mühür, yetkisiz kişilerin yere girmesini ya da malı kullanmasını engellemek için uygulanır ve bozulması ayrı bir suç oluşturur.
- Masa hakkında faydalı olma
- İşyerinin işletilmesinin iflas masasının değerini artırıp artırmayacağına ilişkin ölçüttür. Yararlı olacağı anlaşılmayan yerler kapatılıp mühürlenir.
- İlk alacaklılar toplantısı
- İşyerinin iflas dairesi tarafından işletilmesinin sona ereceği andır. Madde metninde bu toplantıya kadar işletme yetkisinin sürdüğü belirtilir.
- Müflisin kullandığı yer
- Müflisin fiilen yaşadığı veya faaliyetini yürüttüğü mekândır. Fıkra son cümlesi bu yerler dışında kalan malları düzenler.
Teminat tedbirleri: hangi şartlar aranır?
- İflas kararı verilmiş olmalı ve iflas dairesi müflisin mallarını muhafaza altına almakla görevlendirilmiş bulunmalıdır.
- Muhafaza konusu yer, müflisin mağaza, eşya deposu, fabrika, imalathane, üretime yönelik yer veya perakende satış dükkânı ya da bunlara benzer bir yer olmalıdır.
- Masa hakkında faydalı olacağı anlaşılırsa yer iflas dairesinin kontrolü altında idare edilmelidir; anlaşılmazsa yer kapatılıp mühürlenmelidir.
- Para, kıymetli evrak, ticari defterler, ev idaresine ait defterler ve önemi olan diğer evrak iflas dairesi tarafından muhafaza altına alınmalıdır.
- Diğer mallar iflas dairesince mühürlenmelidir; defter tutulduktan sonra iflas dairesi gerek görürse bu malları yeniden mühürleyebilir.
- Müflisin kullandığı yer dışında bulunan eşya da iflas dairesi tarafından muhafaza altına alınmalıdır.
Teminat tedbirleri: hangi sonuçları doğurur?
- Faydalı olacağı anlaşılan işyeri, birinci alacaklılar toplantısına kadar iflas dairesinin denetiminde işletilir.
- Faydalı olacağı anlaşılmayan işyeri kapatılır ve mühürlenir.
- Para, kıymetli evrak ve defterler iflas dairesinin muhafazasına girer; bu mallar borçlunun kullanımına bırakılmaz.
- Diğer mallar mühürlenir; mühür bozulursa TCK m.203 uyarınca cezai sorumluluk doğar.
- Defter tutulduktan sonra iflas dairesi gerek görürse malları yeniden mühürleyebilir.
- Müflisin kullandığı yer dışındaki eşya da muhafaza altına alınır ve masa malı olarak korunur.
İşletme ile kapatma-mühürleme arasındaki fark nedir?
Yer masa hakkında faydalı olacağı anlaşıldığında iflas dairesi işletmeye devam eder ve yer onun denetiminde kalır.
Faydalı olacağı anlaşılmazsa yer kapatılır ve mühürlenir; işletme durdurulur.
Aynı mekân için iki farklı yönetim biçimi vardır; hangisinin uygulanacağı iflas masasına yarar ölçütüne bağlıdır.
İşyeri mühürlemesi ile diğer malların mühürlenmesi arasındaki fark nedir?
Mağaza, depo, fabrika gibi yerler madde metninde ayrı olarak sayılmış ve bunlara özgü işletme veya kapatma hükmü uygulanır.
Bunların dışında kalan mallar ise doğrudan mühürlenir.
Yer niteliğindeki mallarda işletme seçeneği bulunurken taşınır mallarda seçenek tanınmaz; mühürleme tek yöntemdir.
Defterlerin muhafazası ile diğer malların mühürlenmesi arasındaki fark nedir?
Para, kıymetli evrak, ticari ve ev idaresi defterleri ile önemli evrak iflas dairesi tarafından muhafaza altına alınır.
Diğer mallar yalnızca mühürlenir ve defter tutulduktan sonra yeniden mühürlenebilir.
Kıymetli nitelikteki evrakta fiilî el koyma söz konusudur; diğer mallarda mühür yeterlidir.
Müflisin kullandığı yer ile kullanmadığı yer arasındaki fark nedir?
Müflisin kullandığı yerlerdeki mallar fıkra hükümlerine göre mühürlenir veya muhafaza edilir.
Müflisin kullanmadığı yerlerde bulunan eşya ayrıca muhafaza altına alınır.
Kullanılmayan yerdeki eşya da masa malı sayılarak iflas dairesinin muhafazasına girer.
Teminat tedbirleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Faydalı olacağı anlaşılmayan işyerini işletmeye devam etmek; kapatma ve mühürleme yükümlülüğü burada açıkça uygulanmalıdır.
- Kıymetli evrakı ve defterleri mühürleyerek bırakmak; bu kalemler muhafaza altına alınmalıdır, yalnızca mühürlenmesi yeterli değildir.
- Madde metnindeki işletme yetkisini sınırsız sanmak; yetki birinci alacaklılar toplantısına kadar geçerlidir.
- Mühürleme ile defter tutma tedbirini karıştırmak; defter tutma m.159 ve m.161 kapsamında ayrı bir tedbirdir.
- Müflisin kullanmadığı yerlerdeki eşyayı kapsam dışı saymak; fıkra son cümlesi bu eşyayı da muhafaza altına alır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İş yerinin işletilip işletilmeyeceğinin belirlenmesinde masa için faydalı olma ölçütü esas alınmaktadır ve bu değerlendirme iflas dairesinin takdirindedir.
- Muhafaza tedbirleri uygulanırken mühürlenen yer ve malların tutanakla tespit edilmesi, sonraki işlemler bakımından gerekli görülmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- İflas dairesinin muhafaza yükümlülüğünün doğup doğmadığı, iflas kararının dairesine bildirilmesiyle belirlenir; bu bildirim resmî kayıtla ispatlanır.
- İşyerinin faydalı olup olmadığına ilişkin değerlendirme iflas dairesinin takdirindedir; bu değerlendirmenin dayanağı olan işletme verileri ve ekspertiz raporları, bu değerlendirmeyi iddia eden tarafça ortaya konmalıdır.
- Mühürlenen yer ve malların tespiti, iflas dairesinin tutanağıyla ispatlanır; mühür bozulduğu iddiası, mühür yerinin ve tutanağın karşılaştırılmasıyla değerlendirilir.
- Müflisin kullandığı yer dışında bulunan eşyanın varlığı ve yeri, alacaklı ya da iflas idaresi tarafından tanık, belge veya tespit yoluyla ortaya konur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.159: Ticaret mahkemesinin defter tutma dışındaki muhafaza tedbirlerine ilişkin hükmüdür. Mahkeme bu tedbirleri verir, iflas dairesi de m.210 kapsamında yerine getirir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.161: Muhafaza tedbirinin mahkeme tarafından re'sen verilebilmesine ilişkin hükmü içerir ve m.210'daki iflas dairesi görevinin dayanağını oluşturur.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.166: İflas kararının iflas dairesine bildirilmesini düzenler; m.210'daki muhafaza görevinin başlangıcı bu bildirimle ilgilidir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.224: Birinci alacaklılar toplantısını düzenler; m.210'da işyerinin işletilmesinin sona ereceği an olarak bu toplantıya atıf yapılmıştır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.88: Kıymetli evrakın tanımını ve iflas masasına dahil edilmesini düzenler; m.210 bu evrakı muhafaza altına alır.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.203: Mühürün bozulmasını suç olarak düzenler; m.210'daki mühürleme yükümlülüğünün yaptırımıdır. Madde bu cezayı ayrıca düzenlemez.
İİK m.211 — Haczi caiz olmıyan eşya hakkında
İİK m.211, iflas idaresinin, iflasa tabi borçlunun (müflisin) elindeki ve İİK m.82'de sayılan haczedilemez malları, bu malların iflas masasına alınmadan önce mevcudat defterine kaydedilmesi ve müflisin elinde bırakılması usulünü düzenler. Madde, iflas masasının kapsamından çıkarılan malların envantere geçirilmesine ilişkindir ve İcra ve İflas Kanunu'nun iflasa ilişkin bölümünde yer alır. Madde, müflis dışındaki kişilerin (ortaklar, üçüncü kişiler) haklarını ve iflas masasına dahil malların tasfiyesini düzenlemez. Mevcudat defterinin tutulma usulü (m.Ek 1 ve benzeri usul hükümleri), haczedilemezlik kapsamının belirlenmesi (m.82) ve iflas masasının tasfiyesi (m.100 vd.) bu maddede yer almaz.
Haczi caiz olmıyan eşya hakkında: hangi kavramlar bilinmeli?
- Mevcudat defteri
- İflas idaresinin, iflas masasına giren ve masadan çıkarılan malları kayda geçirdiği defterdir. Bu maddede, haczedilemez nitelikteki malların kaydının tutulduğu defter olarak karşımıza çıkar.
- Müflis
- Hakkında iflas kararı verilmiş borçludur. Madde bakımından, haczedilemez malların elinde bırakılacağı kişi müflistir.
- Haczedilemez mal
- İİK m.82'de sayılan ve haczi tamamen ya da kısmen yasak olan mal ve haklardır. Madde, bu malların iflas masasına dahil edilmeksizin müflisin elinde kalmasını öngörür.
- İflas masası
- Müflisin iflasa tabi malvarlığının, alacaklılara ödeme yapılmak üzere toplandığı kütledir. Haczedilemez mallar bu kütlenin dışında tutulur.
Haczi caiz olmıyan eşya hakkında: hangi şartlar aranır?
- Malın İİK m.82 kapsamında haczedilemez nitelikte bulunması gerekir.
- Malın iflas idaresi tarafından, iflas masasına dahil edilmeden önce tespit edilmesi gerekir.
- Malın mevcudat defterine kaydedilmesi gerekir.
- Kaydedilen malın müflisin elinde bırakılması gerekir; malın masaya alınması ve paraya çevrilmesi yapılmaz.
Haczi caiz olmıyan eşya hakkında: hangi sonuçları doğurur?
- Haczedilemez mallar iflas masasına girmez ve paraya çevrilmez.
- Bu mallar mevcudat defterine kaydedilir ve müflisin elinde bırakılır.
- Kayıt yapılmadan malın müflisin elinde bırakılması, usule uygun bir işlem olmaz; kayıt usulü madde gereğidir.
- Haczedilemezlik kapsamına giren mal masaya dahil edilirse, müflis bu işleme karşı şikâyet yoluna başvurabilir (bu sonuç madde metninden açıkça çıkmamaktadır; genel itiraz yolu ile ilgilidir).
Tamamen haczedilemez mal ile kısmen haczedilebilir mal arasındaki fark nedir?
İİK m.82 kapsamında tamamen haczi yasak olan mallar, bu madde uyarınca mevcudat defterine kaydedilip müflisin elinde bırakılır.
Değeri yüksek olduğu için bedelinden bir kısmı borçluya bırakılarak haczedilebilen mallar (m.82 bağlamında), bu maddeye göre elde bırakılmaz; paraya çevrilir.
Yalnızca tamamen haczedilemeyen malların elde bırakılması söz konusudur. Kısmen haczedilebilen mallarda borçlunun payı ayrıca belirlenir.
Haczi caiz olmıyan eşya hakkında: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mevcudat defterine kayıt yapılmadan malın müflisin elinde bırakılması yapmak.
- Kısmen haczedilebilir malı da bu madde uyarınca tamamen elde bırakmak.
- Madde kapsamını m.82 dışında genişletip, bu maddeyi her türlü malın iflas dışında bırakılması için uygulamak.
- Haczedilemezlik kapsamını belirleyen m.82 hükmünü uygulamadan madde uygulamaya çalışmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mevcudat defterine kayıt yapıldıktan sonra malın müflisin elinde bırakılmasına karar verilmesi uygulamada kabul edilmektedir. (Birinci Bölüm, 2018/3296 E., 30.06.2021)
- Bir malın devlet malı niteliğinde olduğunun kabul edilmesi, bu maddenin uygulanmasına dayanak yapılmaktadır. (Birinci Bölüm, 2018/3296 E., 30.06.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Haczedilemezliği ileri süren müflis veya malın haczedilemez niteliğini savunan taraf, malın m.82 kapsamında olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Mevcudat defterindeki kayıt, malın iflas masasına alınmadığını gösteren belgedir.
- Malın kapsamı belirsizse, iflas idaresinin tespiti ve gerekirse bilirkişi incelemesi yoluyla değer ve nitelik saptanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.82: Maddede sözü edilen haczedilemez malları sayar. m.211'deki 'bu mallar' ifadesi, m.82'de sayılan malları ifade eder.
İİK m.212 — Üçüncü şahıslara ait mallar
İİK m.212, haczedilecek malın üçüncü kişilerin mülkü olarak gösterildiği ya da bu kişilerce mülkiyetinin ileri sürüldüğü hallerde, icra dairesinin bu durumu deftere kaydetmesini düzenler. Hükmün amacı, mülkiyet iddiasını taşıyan malın haciz kaydında görünür kılınmasıdır. Madde, iddianın esasını, istihkak davasının usulünü, ispat yükünü ve mülkiyet karinesini düzenlemez; bunlar istihkak iddiasına ilişkin İİK m.96 ve m.97 hükümlerinde yer alır. Ayrıca taşınır malın üçüncü kişi elinde haczi (m.99) ile borçlunun üçüncü kişideki alacak ve taşınır mallarının haczi (m.89) bu maddenin konusu değildir.
Üçüncü şahıslara ait mallar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Deftere kayıt
- Haczedilen malın, üçüncü kişinin mülkiyet iddiasının da şerh edilerek icra dairesinin haciz defterine geçirilmesidir. Kaydın yapılması, iddianın mahiyetini değiştirmez ve malın haczini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
- Mülkiyet iddiası
- Malın üçüncü kişiye ait olduğunun icra dairesine ya da haciz sırasında ileri sürülmesidir. Bu iddia, maddenin uygulanması için yeterlidir; iddianın ispatı bu aşamada aranmaz.
- Üçüncü kişi
- Takip borçlusu ile alacaklı dışında kalan ve haczedilen malı kendi mülkü olarak gösteren ya da mülkiyetini ileri süren kişidir.
Üçüncü şahıslara ait mallar: hangi şartlar aranır?
- Haciz konusu malın üçüncü kişinin mülkü olarak gösterilmesi ya da bu kişi tarafından mülkiyetinin iddia edilmesi gerekir.
- Mülkiyet iddiası, malın haczi sırasında ya da icra dairesinin kayıt işlemi yapılırken icra dairesine bildirilmiş olmalıdır.
- Kayıt, haciz deftere geçirilirken iddianın da şerh verilmek suretiyle yapılmalıdır.
Üçüncü şahıslara ait mallar: hangi sonuçları doğurur?
- Mülkiyet iddiası varsa mal, bu iddia şerh verilerek deftere kaydedilir.
- Kayıt yapılması malın haczini kaldırmaz; mal haciz altında kalmaya devam eder.
- Kayıt, iddianın doğruluğunu kabul etmek anlamına gelmez; mülkiyetin çözümü istihkak yoluna bırakılır.
- İddia yoksa bu maddeye göre kayıt yapılmaz.
Üçüncü kişinin mülkü olarak gösterilen mal ile mülkiyeti iddia olunan mal arasındaki fark nedir?
Malın üçüncü kişiye ait olduğu, haciz sırasında veya belgede mülkiyetin o kişide gösterildiği haldir.
Malın üçüncü kişiye ait olduğunun kimse tarafından ileri sürülmediği, yalnızca borçlunun malı olarak haczedildiği haldir.
Yalnız birinci halde iddia deftere şerh edilir; ikinci halde m.212 kayıt yükümlülüğü doğmaz.
Deftere kayıt ile istihkak davası arasındaki fark nedir?
Madde, deftere kaydı düzenler ve bu aşamada iddianın şerhini öngörür.
İstihkak davası, iddianın ileri sürülmesinden sonra açılan dava yoluyla mülkiyetin çözümlenmesidir.
Kayıt tek başına mülkiyeti belirlemez; uyuşmazlık istihkak davası ile çözülür (İİK m.97).
Üçüncü şahıslara ait mallar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Deftere kaydı mülkiyetin tespiti sayıp istihkak davasını gereksiz görmek; kayıt yalnızca iddiayı şerh eder.
- Kaydın yapılmasının haczi kaldırdığını varsaymak; mal haciz altında kalmaya devam eder.
- İddiasız haciz işlemlerinde de şerh yapmak; kayıt yalnızca mülkiyet iddiası bulunduğunda yapılır.
- Maddeyi istihkak davasının süre ve usulünü düzenleyen hükümle karıştırmak; bu madde yalnızca deftere kaydı düzenler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mülkiyet iddiasının deftere kaydedilmesi, malın haciz altında kalmasını engellemez ve iddianın ispatı anlamına gelmez.
Nasıl ispat edilir?
- Mülkiyet iddiasını ileri süren üçüncü kişi, iddiasını istihkak davasında ispatlamakla yükümlüdür; m.212 kaydı bu ispat yükünü doğurmaz.
- Mülkiyet karinesi gereği taşınırı elinde bulunduran malik sayılır; borçlu ile üçüncü kişi birlikte bulunduruyorsa karine borçlu lehinedir (İİK m.97/a).
- Üçüncü kişi malın nasıl edindiğini ve borçlunun elinde bulunduğunu göstermek zorundadır (İİK m.97/a/2).
- Borçlunun iddiayı kabul etmesi alacaklıyı bağlamaz; alacaklı bu kabulü kendi aleyhine delil olarak kullanabilir (İİK m.97/12).
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.96: Üçüncü kişinin istihkak iddiasının usulünü ve şartlarını düzenler; m.212 kaydının dayanağı olan iddianın ileri sürülme biçimini tamamlar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.97: İstihkak davasını, mülkiyet karinesini ve ispat yükünü düzenler; deftere kaydedilen iddianın sonucunu belirler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.99: Malın üçüncü kişinin elinde bulunması halinde haczi düzenler; m.212 kaydının uygulanabildiği hal bakımından ilgilidir.
İİK m.213 — Taşınmazlar üzerinde üçüncü şahısların hakları
İİK m.213, müflisin taşınmazları üzerinde sicilden anlaşılan üçüncü kişilere ait hakların re'sen deftere (tapu siciline) işaret olunmasını düzenler. Madde, iflas idaresinin ya da müflisin tapuda bulunan üçüncü kişi haklarını kayda geçirmek yükümlülüğünü ve bunun sicile yansımasını konu alır. Hükmün uygulanması iflas ve taşınmaz tapu siciline bağlı olup, bu maddenin kapsamı tapu kaydında görünen hakları kapsar. Madde, taşınmazın üçüncü kişinin elinde bulunması hâlinde tahliyeyi, haczin tapu siciline şerhini veya taşınmazın satış usulünü düzenlemez; bu konular İİK m.27, m.276 ve tapu mevzuatı ile ilgili hükümlerde yer alır.
Taşınmazlar üzerinde üçüncü şahısların hakları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Re'sen işaret
- Tapu sicil müdürlüğünün ilgililerin talebine bağlı kalmaksızın, kendiliğinden tapu kütüğüne yapacağı kayıt anlamındadır. Madde, sicilde görünen üçüncü kişi haklarının bu şekilde kayda alınmasını öngörür.
- Üçüncü kişi hakkı
- Müflisin dışında bir kişi lehine tapu sicilinde kayıtlı olan ayni veya kişisel nitelikteki hak anlamındadır. Madde metni sicilden anlaşılan hakları ifade eder, yani tapu kaydında görünen haklar kapsamındadır.
- Müflisin taşınmazı
- İflas tarihinde müflis adına tapuda kayıtlı olan veya iflas masasına dahil olan taşınmazdır. Maddenin uygulanabilmesi için taşınmazın müflisin malvarlığında bulunması gerekir.
Taşınmazlar üzerinde üçüncü şahısların hakları: hangi şartlar aranır?
- Taşınmazın müflisin malvarlığında bulunması gerekir.
- Üçüncü kişi lehine tapu sicilinde bir hakkın kayıtlı olması gerekir.
- Bu hakkın sicilden anlaşılabilir nitelikte olması gerekir.
- Re'sen işaretin sicil müdürlüğünce kendiliğinden yapılması gerekir; ilgililerin ayrı bir talebi aranmaz.
Taşınmazlar üzerinde üçüncü şahısların hakları: hangi sonuçları doğurur?
- Sicilden anlaşılan üçüncü kişi hakları tapu kütüğüne re'sen işaret olunur.
- Sicilde görünmeyen bir üçüncü kişi hakkı bu madde kapsamında işaret edilmez.
- İşaretin yapılması, üçüncü kişi haklarının sicilde görünür olması sonucunu doğurur.
Taşınmazlar üzerinde üçüncü şahısların hakları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sicilde kayıtlı olmayan şahsi hakların da re'sen işaret edileceğini varsaymak.
- Re'sen işaretin ilgililerin talebine bağlı olduğunu düşünmek.
- Haczin tapuya şerh edilmemiş olmasının üçüncü kişiler bakımından da etkili olacağını sanmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Taşınmazın üçüncü kişinin elinde bulunması hallerinde, üçüncü kişinin aynî hak iddiasının hükümden önceki ya da sonraki döneme ilişkin olmasının ayrım yarattığı kabul edilmektedir.
- Haczin üçüncü kişiler bakımından etkili olabilmesi için tapu siciline şerh verilmesinin gerekli olduğu kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Üçüncü kişi hakkının varlığını ve sicilde kayıtlı olduğunu ileri süren taraf, bunu tapu kaydı ile ispatlar.
- Re'sen işaret yükümlülüğü sicil müdürlüğünce yerine getirilir; ilgililerin bu yükümlülüğe ilişkin ayrı bir ispat yükü yoktur.
- Sicilde kayıtlı olmayan bir hakkın bu madde kapsamında işaret edilebileceğini iddia eden taraf, hakkın sicil dışı bir belge ile kanıtlanmasını göstermek zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.27: Taşınmazın davadan sonra üçüncü kişi tarafından iktisap edilmesi halinde tahliye ve üçüncü kişiye karşı yapılacak işlemleri düzenler; bu madde ile birlikte sicil kaydının etkisini tamamlar.
- 2004 sayılı Kanun m.276: Taşınmazda oturan üçüncü kişilerin tahliyesi sırasında izlenecek usulü düzenler; sicil bakımından üçüncü kişi kavramının sınırını belirler.
İİK m.214 — Kıymet takdiri
İcra ve İflas Kanunu m.214, deftere geçirilen her malın kıymetinin takdir edileceğini öngörür. Madde, takdirin hangi malların için yapılacağını genel bir çerçevede belirler; kıymet takdirinin yöntemini, kimin yapacağını ve hangi tarihteki değeri esas alacağını ayrıca düzenlemez. Maddenin uygulanması bakımından haczedilen ve deftere geçirilen mallar için yapılan kıymet takdiri işlemleri ilgilidir. Kıymet takdirini yapan memurun yetkisi ve haciz aşamasındaki takdir (m.87), satış aşamasında yeniden kıymet takdiri ve bu takdire karşı şikâyet (m.128/II, m.128a), takdire itirazın usulü ve icra mahkemesinin inceleme yetkisi (m.16) bu maddede değil, başka maddelerde düzenlenmiştir. Satışta esas alınacak en az bedel (m.129) ve kıymet takdirinin süresi bakımından yeniden takdir sınırı da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Kıymet takdiri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Deftere geçirilen mal
- Haciz sırasında icra dairesinin haciz tutanağı ve deftere kaydettiği, üzerine haciz konulmuş taşınır veya taşınmaz mal ya da hak anlamına gelir. Madde, kıymet takdirinin bu kayda geçirilmiş mallar için yapılacağını belirtir.
- Kıymet takdiri
- Malın paraya çevrilmesinde ve icra işlemlerinde esas alınacak parasal değerinin belirlenmesi işlemidir. Maddenin metninde değerin hangi tarihteki ya da hangi ölçüteki piyasa değeri olduğu belirtilmez; bu ayrıntı ilgili kanun hükümlerine ve uygulamaya bırakılmıştır.
Kıymet takdiri: hangi şartlar aranır?
- Malın deftere geçirilmiş olması, yani haciz işleminde icra dairesi kaydına alınmış bulunması gerekir.
- Kıymet takdirinin, deftere geçirilen her mal için ayrı ayrı yapılması gerekir; kayda geçirilmiş malın bir kısmı için takdir yapılıp diğer kısmı atlanamaz.
- Takdir edilecek değer, kıymet takdirinin yapılacağı malın değeri olmalıdır; takdir işlemi bu değeri belirlemeye yönelmelidir.
Kıymet takdiri: hangi sonuçları doğurur?
- Deftere geçirilen her malın kıymeti takdir edilir; kıymeti belirlenmemiş bir mal için satış ve paraya çevirme işlemine geçilmesi maddenin öngördüğü düzene uymaz.
- Kıymet takdiri, malın satış ve paraya çevrilme işlemlerinin dayanağı olur ve bu takdire karşı ilgililer şikâyet yoluna başvurabilir.
- Takdirin yapılmadığı ya da yanlış yapıldığı hallerde taraflar icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurabilir (m.16).
Haciz aşamasındaki takdir ile satış aşamasındaki takdir arasındaki fark nedir?
Haciz aşamasında, haczi yapan memur malın kıymetini takdir eder (m.87). Bu takdir haczin yapıldığı anı esas alır.
Satış aşamasında yapılan kıymet takdiri, satışa hazırlık sırasında yeniden yapılır ve satışın dayanağı olur (m.128/II, m.128a).
Her iki takdir ayrı işlemdir ve aynı sonucu doğurmak zorunda değildir; satış aşamasında yeniden takdir gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilir.
Taşınır ile taşınmaz arasındaki fark nedir?
Taşınmazda kıymet takdiri, imar durumu ve üzerindeki mükellefiyetler gibi unsurlar dikkate alınarak yapılır.
Taşınırda takdir, malın niteliğine ve piyasa değerine göre yapılır.
Hangi ölçütün ağırlık kazanacağı mal türüne göre değişir; madde metni bu ayrımı yapmaz.
Kıymet takdiri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Haciz aşamasındaki takdiri satış aşamasında da yeterli saymak; satış için ayrıca yeniden takdir gerekip gerekmediğini değerlendirmemek.
- Kıymet takdirinin yalnızca taşınmazlarda gerekli olduğunu düşünmek; madde deftere geçirilen her mal için takdir öngörür.
- Kıymet takdirinde gerçek değer yerine kayıtlı ya da eski bir değeri esas almak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kıymet takdirinin bilirkişi aracılığıyla yapılması gerektiği, özel bilgi gerektiren hallerde bilirkişiye başvurulması kabul edilmektedir.
- Kıymet takdirine karşı yapılan şikâyetin icra mahkemesi tarafından incelenirken, mahkemenin keşif yaparak ve uzman bilirkişi görevlendirerek değerin gerçek değere uygunluğunu araştırması gerektiği kabul edilmektedir.
- Şikâyet üzerine verilen icra mahkemesi kararının kesin olduğu, istinaf veya temyiz yoluna gidilemeyeceği kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Kıymet takdirinin yapılmadığını ya da hatalı yapıldığını ileri süren taraf, bu iddiasını icra dosyası ve takdir tutanağı ile ispatlar.
- Takdirin gerçek değeri yansıtıp yansıtmadığı, bilirkişi raporu ve keşif ile ispatlanır.
- Takdirin yerinde olduğunu savunan taraf, raporun dayanağını ve kullanılan emsal ya da resmi birim fiyat bilgilerini ortaya koyar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.87: Haciz sırasında haczi yapan memurun malın kıymetini takdir etmesini düzenler; m.214'teki genel takdir yükümlülüğünün haciz aşamasındaki uygulamasıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.128: Satış aşamasında taşınmazın kıymetinin yeniden takdirini ve bu takdirin şartlarını düzenler.
- 2004 sayılı Kanun m.128a: Kıymet takdirinin tebliği, itiraz süresi ve yeniden takdir sınırlarını düzenler; m.214'te takdirin ayrıntılı usulünü tamamlar.
- 2004 sayılı Kanun m.16: Kıymet takdirine karşı şikâyet yolunun icra mahkemesinde görüleceğini belirtir.
İİK m.215 — Defterin müflis tarafından tanınması
İİK m.215, iflas dairesinin müflis hakkında tuttuğu mevcudat defterinin doğruluğu ve noksansızlığı konusunda müflisin beyanını alma usulünü düzenler. Defterin müflise gösterilmesi ve müflisin cevabının deftere yazılıp imzalatılması bu maddenin konusudur. Hüküm, iflas kararından sonra masanın mallarını tespit eden defter tutulması sürecinde iflas dairesi ile müflis arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddede defterin nasıl tutulacağı, hangi malların deftere geçeceği, değer takdiri ve istihkak iddialarının şerhi düzenlenmez; bunlar m.208 ile m.214 ve m.211-212 hükümlerinde yer alır. Müflisin defter tutulurken hazır bulunma ve mallarını gösterme yükümlülüğü (m.209), iflas idaresinin mal kabulü ve sıra cetveli işlemleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Defterin müflis tarafından tanınması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Mevcudat defteri
- İflas dairesinin müflisin masaya giren mal ve haklarını ve haczedilemeyen mallarını kaydettiği, iflas kararından sonra tutulan defterdir. İflas öncesi muhafaza tedbiri olarak tutulan defterden amaç ve zaman bakımından ayrılır.
- Beyan (müflisin beyanı)
- Müflisin defterin doğruluğu ve noksansızlığı hakkında iflas dairesine verdiği cevaptır. Kanun cevabın içeriğine bir sınır koymaz; cevap deftere yazılır ve müflise imzalatılır.
- Noksansızlık
- Defterde yer alması gereken malların eksiksiz kaydedilmiş olmasıdır. Müflisin beyanı bu yönden de alınır.
Defterin müflis tarafından tanınması: hangi şartlar aranır?
- İflas dairesinin mevcudat defterini tutmuş olması gerekir.
- Defterin müflise gösterilmesi gerekir; bu gösterme m.209 uyarınca müflisin defter tutulurken hazır bulunmasıyla birlikte yapılır.
- Müflisin doğruluk ve noksansızlık hakkındaki cevabı deftere yazılmalıdır.
- Müflisin cevabı deftere yazıldıktan sonra müflise imzalatılmalıdır.
Defterin müflis tarafından tanınması: hangi sonuçları doğurur?
- Müflis cevabını verdiğinde bu cevap deftere yazılır ve müflis tarafından imzalanır.
- Müflisin cevabı iflas dairesini bağlamaz; daire cevabı diğer delillerle birlikte değerlendirir.
- Müflis defterin doğruluğunu veya noksansızlığını kabul ederse bu durum deftere geçer; itiraz ederse itiraz da deftere yazılır.
- Gösterme ve imzalatma yapılmazsa defter tutma işlemi usulüne uygun tamamlanmamış sayılır.
Defterin müflis tarafından tanınması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Müflisin cevabını iflas dairesini bağlayıcı kabul etmek; cevap yalnız bir beyandır ve daire onu diğer delillerle değerlendirir.
- Gösterme ve cevabın yazılıp imzalatılmasını ayrı ayrı işlemler saymak; kanun bu ikisini birlikte öngörür.
- Müflisin hazır bulunma yükümlülüğünü m.215 ile karıştırmak; hazır bulunma m.209 kapsamında ayrıca düzenlenmiştir.
Nasıl ispat edilir?
- Defterin doğruluğu ve noksansızlığı konusunda müflisin beyanı deftere yazılır ve imzası alınır; bu belge iflas dairesinin usul işleminin yapıldığını gösterir.
- Müflisin cevabı iflas dairesini bağlamadığından, daire defterdeki kayıtları müflisin beyanı dışında defter ve kayıtlar üzerinden de inceler.
- Müflis cevap vermezse veya imzadan kaçınırsa bu durum deftere yazılır; bu tutanak kendi başına gösterme işleminin yapıldığını ortaya koyar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.209: Müflisin defter tutulurken hazır bulunması ve mallarını göstermesi yükümlülüğünü düzenler; m.215 gösterme işleminin bu yükümlülük çerçevesinde yapılmasını sağlar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.211: Haczedilemeyen malların deftere yazılıp müflisin elinde bırakılmasını düzenler; müflisin beyanı bu malları da kapsar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.212: Üçüncü kişilerin istihkak iddiası olan malların deftere şerhini düzenler; müflisin beyanında bu malların durumu da yer alabilir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.214: İflas dairesinin deftere geçirdiği malların değerini takdir etmesini düzenler; defterin doğruluğu tartışılırken değer kayıtları da kapsanır.
İİK m.216 — Müflisin mükellefiyetleri
İİK m.216, iflas sırasında müflisin uyması gereken bir yükümlülüğü düzenler: izin verilmedikçe tasfiye süresince iflas idaresinin emri altında bulunma. Yükümlülüğe uymayan müflisin zabıta kuvvetiyle getirilmesini ve idarenin müflise uygun miktarda yardımda bulunabilmesini kapsar. Hüküm gerçek kişi müflis bakımından uygulanır. Maddede müflisin defter tutulurken hazır bulunması ve mallarını göstermesi yükümlülüğü düzenlenmez; bu, m.209 kapsamındadır. Defter tutulması ve muhafaza tedbirleri (m.208, m.210) ile masaya dahil malların tespiti (m.211-215) de bu maddede yer almaz. Müflisin ceza yaptırımı ve masa mallarının tasarruf kısıtlaması da bu maddenin dışındadır (m.337/2 ve m.191-192).
Müflisin mükellefiyetleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Müflis
- İflas kararı verilen borçlu. Bu madde bakımından gerçek kişi müflis söz konusudur, çünkü tüzel kişiler iflasla infisah eder ve tasfiye süresince emir altında tutulma yükümlülüğü onlar için anlam taşımaz.
- İzin (müsaade)
- İflas idaresinin, müflisin tasfiye süresi içinde emri altında bulunma yükümlülüğünden onu muaf tutmasıdır. İzin verilmedikçe yükümlülük devam eder.
- Emri altında bulunma
- Müflisin, tasfiye süresince iflas idaresinin çağrısına hazır bulunması ve idarenin talimatlarına uyması yükümlülüğüdür. Müflisin serbest yerleşim ya da hareket hakkını tümüyle ortadan kaldırmaz; idarenin hazır bulunmasını istediği anlarda ulaşılabilir olmayı ifade eder.
- Zabıta kuvvetiyle getirilme
- Yükümlülüğe uymayan müflisin kolluk gücü eliyle iflas idaresinin önüne getirilmesidir. Bu bir yaptırım değil, yükümlülüğün zorla yerine getirilmesi aracıdır; cezai yaptırım ayrıca m.337/2 uyarınca uygulanır.
- Muavenet (yardım)
- İflas idaresinin, emri altında tuttuğu müflise verebileceği geçimine ilişkin destektir. Miktarı kanunda belirtilmemiş, idarenin takdirindedir ve 'münasip' ölçüsüne bağlıdır.
Müflisin mükellefiyetleri: hangi şartlar aranır?
- Müflis hakkında iflas kararı verilmiş ve kesinleşmiş olmalıdır; tasfiye süreci devam ediyor olmalıdır.
- Müflise iflas idaresi tarafından ayrıca müsaade verilmemiş olmalıdır; müsaade yoksa yükümlülük kendiliğinden doğar.
- Müflis, tasfiyenin devamı süresince iflas idaresinin emri altında bulunmalıdır.
- Yükümlülüğe uymayan müflis, gerektiğinde zabıta kuvvetiyle getirilebilir; bu durumda getirme, idarenin başvurusu üzerine gerçekleşir.
- Müflisin emri altında tutulması, idarenin müflise münasip miktarda yardımda bulunabilmesi için bir ön koşul olarak ortaya çıkar; yardım, müflisin emri altında tutulduğu ölçüde verilebilir.
Müflisin mükellefiyetleri: hangi sonuçları doğurur?
- Müsaade verilmemişse müflis, tasfiyenin devamı süresince iflas idaresinin emri altında bulunmak zorundadır.
- Müflis emre uymazsa, gerektiğinde zabıta kuvvetiyle iflas idaresinin önüne getirilir.
- Emre uymama, m.337/2 uyarınca ayrıca cezai yaptırıma tabidir.
- İflas idaresi müflise münasip miktarda yardımda bulunabilir; bu bir yetkidir, zorunluluk değildir.
- Müsaade verilmişse emri altında bulunma yükümlülüğü o ölçüde ortadan kalkar.
Müsaade verilen müflis ile müsaade verilmeyen müflis arasındaki fark nedir?
İflas idaresi müsaade vermişse müflis, tasfiye süresince emri altında bulunma yükümlülüğünden kısmen ya da tamamen kurtulur.
Müsaade verilmemişse yükümlülük aynen devam eder ve müflis idarenin emrinde kalmak zorundadır.
Müsaade yoksa uyulmayan emir zabıta ile getirmeye ve m.337/2 kapsamında cezai yaptırıma yol açar; müsaade varsa bu yaptırımlar işlemez.
Emir altında bulunma yükümlülüğü ile defter tutulurken hazır bulunma yükümlülüğü arasındaki fark nedir?
Bu madde, tasfiyenin tamamı boyunca süren genel bir bulunma yükümlülüğünü düzenler.
m.209 ise defter tutulurken hazır bulunma ve mal göstermeyi, yani belirli bir işlemle sınırlı yükümlülüğü düzenler.
Defter işlemi bittikten sonra m.209 yükümlülüğü sona ererken m.216 yükümlülüğü tasfiye bitene kadar sürer.
Zabıta ile getirme ile cezai yaptırım arasındaki fark nedir?
Zabıta ile getirme, yükümlülüğün zorla yerine getirilmesini sağlayan idari-usuli bir araçtır.
Cezai yaptırım m.337/2 uyarınca ayrı bir yaptırımdır ve kişiye ceza olarak uygulanır.
Her iki yaptırım birlikte uygulanabilir; biri diğerinin yerine geçmez.
Yardım (muavenet) ile yükümlülük arasındaki fark nedir?
Yardım, müflisin emri altında tutulmasının karşılığı olarak idarenin takdirine bağlı olarak verilebilir.
Emir altında bulunma ise müflisin kanundan doğan bir borcudur ve yardıma bağlı değildir.
İdare yardım vermese de müflisin yükümlülüğü devam eder; yardım zorunlu bir alacak hakkı doğurmaz.
Müflisin mükellefiyetleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Müflisin emir altında bulunma yükümlülüğünü defter tutma sürecinin bitimiyle sona erdiğini sanmak; yükümlülük tasfiyenin devamı boyunca sürer, m.209 ile karıştırılmamalıdır.
- Zabıta ile getirmeyi cezai yaptırımla eşitlemek; zabıta ile getirme zorla yerine getirme aracıdır, m.337/2 ceza ise ayrı bir yaptırımdır.
- Yardımın bir hak olduğunu varsaymak; m.216 idareye yardım 'bulunabilir' dediğinden bu takdiri bir yetkidir, zorunlu alacak değildir.
- Müsaadeyi örtük ya da sözlü bir izinle yeterli saymak; müsaadenin iflas idaresi tarafından verildiğinin belgeyle ortaya konması gerekir.
- Yükümlülüğü yalnızca mal gösterme ile sınırlı görmek; m.216 genel bir emir altında bulunma yükümlülüğü düzenler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Müflisin emir altında bulunma yükümlülüğüne uymaması, m.337/2 kapsamında cezai yaptırım doğurduğu kabul edilmektedir. (16. Hukuk Dairesi, 2012/580 E., 2012/1202 K., 14.02.2012)
- Bu yükümlülüğe aykırılık, iflas idaresinin ve dairesinin ayrı ayrı sorumluluğuna konu olan defter ve muhafaza işlemleri ile birlikte değerlendirilmektedir. (16. Hukuk Dairesi, 2012/580 E., 2012/1202 K., 14.02.2012; 11. Hukuk Dairesi, 2023/4265 E., 2024/6351 K., 12.09.2024)
- Uyuşmazlık konusu davalarda m.216 ve m.209 birlikte ihlal edilmiş sayılmakta ve iki hüküm bir arada değerlendirilmektedir. (16. Hukuk Dairesi, 2012/580 E., 2012/1202 K., 14.02.2012)
- İflas idaresinin yardım verme yetkisinin, müflisin fiilen emri altında tutulmasına bağlı olarak kullanıldığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/4265 E., 2024/6351 K., 12.09.2024)
- Yargı kararlarında m.216'ya dayanılarak verilen hükümlerde, ihlalin kapsamı ve somut olayın özelliği ayrıca değerlendirilmektedir. (2006/71 E., 2008/69 K., 28.02.2008)
Nasıl ispat edilir?
- İflas idaresinin, müflisin emri altında bulunma yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürmesi halinde ispat yükü idaredeye aittir; idare, çağrının müflise usulüne uygun tebliğ edildiğini ve müflisin uymadığını belgelerle göstermelidir.
- Müflisin müsaade aldığını ileri sürmesi halinde ispat yükü müflisindir; iflas idaresinin yazılı müsaadesi veya bu yöndeki kayıtlar delil olarak sunulmalıdır.
- Müflis, emre uymadığı iddiasına karşı, geçerli bir mazeretinin bulunduğunu ileri sürebilir ve bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Yardım miktarının münasipliği tartışmalıysa, iflas idaresinin takdir yetkisini kullandığını gösteren kayıtlar esas alınır; yardım iddiasını ileri süren taraf bunu belgelemekle yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.81: Müflisin zabıta ile getirilmesi usulü bu maddeye atıfla düzenlenmiştir; m.216 yükümlülüğü ile zorla getirme yolunun bağlantısını kurar.
- 2004 sayılı Kanun m.209: Müflisin defter tutulurken hazır bulunma ve mal gösterme yükümlülüğünü düzenler; m.216 ile birlikte müflisin tasfiye sırasındaki yükümlülüklerini oluşturur.
- 2004 sayılı Kanun m.337: Müflisin emre uymamasının ceza yaptırımını düzenler; m.216'daki yükümlülüğün ihlalinde ikinci fıkra uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.208: Defter tutma ve muhafaza tedbirlerinin başlangıcını düzenler; tasfiyenin bu bölümü m.216 yükümlülüğünün içinde yer aldığı sürecin başlangıcıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.210: Muhafaza tedbirlerini düzenler; idarenin müflisin mağaza ve dükkanlarını yönetmesi, müflisin emri altında bulunma yükümlülüğünün pratik yansımasıdır.
İİK m.217 — Tasfiyenin tatili
Madde, masada hiç mal bulunmaması hâlinde iflas dairesinin tasfiyeyi tatil etmesini ve bunu ilan etmesini düzenler; ilanda alacaklılara otuz gün içinde giderleri peşin yatırarak tasfiyenin sürdürülmesini isteme hakkının duyurulmasını ve bu istek yoksa iflasın kapatılacağı ihtarının yazılmasını öngörür. Uygulama, iflas kararıyla birlikte açılan iflas tasfiyesinde masaya giren mal bulunmayan durumlarda ve iflas dairesinin tasfiye şeklini belirleme görevi çerçevesinde söz konusudur. Madde, tasfiyenin basit veya adi usulde devamını (m.218, m.219), iflasın kapatılmasına ilişkin ayrıntılı usulü (m.254) ve rehinli malların paraya çevrilmesini düzenlemez; bu konular ilgili maddelerde bulunur. Haczi kabil olmayan malların masaya girmeyeceği ve rehinli malların değerlendirilmesi de bu maddenin kapsamında değildir; tasfiyenin tatili kararının dayanağı olan değerlendirme, tasfiyeye konu olabilecek malvarlığı değerleri üzerinden yapılır.
Tasfiyenin tatili: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tasfiyenin tatili
- Masaya ait hiçbir malın bulunmaması hâlinde iflas dairesinin tasfiye işlemlerini geçici olarak durdurmasıdır. Karar iflas dairesi tarafından verilir ve ilan edilir.
- Masaya giren mal
- İflas masasına dahil olan, yani iflasa konu edilebilen malvarlığı değerleridir. Haczi kabil olmayan mallar masaya girmez; bu nedenle tatil kararında dikkate alınmaz.
- Giderin peşin verilmesi
- Alacaklının tasfiyenin sürdürülmesi için gerekli masrafı ilan süresi içinde önceden ödemesidir. Bu ödeme, tasfiyeye devam edilmesi isteğinin ön koşuludur.
- İflasın kapatılması
- Tasfiyenin tatil edilmesinden sonra alacaklıların istek ve gider yatırma yoluna gitmemesi hâlinde iflasın sona erdirilmesidir. Kapatma kararı iflası açan asliye ticaret mahkemesi tarafından verilir (m.254 ile birlikte).
Tasfiyenin tatili: hangi şartlar aranır?
- İflas dairesinin, masaya ait haczi kabil hiçbir malın bulunmadığını tespit etmiş olması gerekir.
- Tespit sonucunda tasfiyenin tatiline karar verilmesi ve bu kararın ilan edilmesi gerekir.
- İlanda, alacaklılardan otuz gün içinde işlemlerin sürdürülmesini isteyen ve giderini peşin veren olmazsa iflasın kapatılacağı ihtarının yer alması gerekir.
- İlan tarihinden itibaren otuz gün içinde bir alacaklının giderini peşin yatırarak tasfiyenin devamını istemesi hâlinde tasfiye basit veya adi usulde sürdürülür.
- Otuz gün içinde böyle bir istek ve gider yatırma bulunmamalıdır ki iflasın kapatılması söz konusu olsun.
Tasfiyenin tatili: hangi sonuçları doğurur?
- Masada hiç mal bulunmazsa iflas dairesi tasfiyeyi tatil eder ve ilan eder.
- İlanda otuz gün içinde giderini peşin yatırarak tasfiyenin devamını isteyen alacaklı olmazsa, iflas dairesinin talebi üzerine iflası açan mahkeme iflası kapatır.
- Otuz gün içinde bir alacaklı giderini peşin yatırır ve tasfiyenin devamını isterse tasfiye basit veya adi usulle sürdürülür.
- Tatil ilanındaki gider tutarının açıkça gösterilmesi gerekir.
Masada mal yok ile masada mal var ama tasfiye giderini karşılamıyor arasındaki fark nedir?
Hiç mal bulunmaması hâlinde tasfiye tatil edilir (m.217).
Mal bulunup bedeli basit veya adi tasfiye giderini karşılamıyorsa madde değil, basit tasfiye hükmü uygulanır (m.218).
Tatil kararı için masada hiç mal olmaması gerekir; düşük değerli mallar varsa tatil yerine basit tasfiye yolu izlenir.
Tatil ilanı ile iflasın kapatılması arasındaki fark nedir?
Tatil ilanı yalnızca tasfiyenin geçici olarak durdurulmasıdır.
Otuz gün içinde gider yatırılmazsa iflas dairesinin talebi üzerine iflası açan mahkeme iflası kapatır (m.254 ile birlikte).
Tatil kararı kendiliğinden kapanma sonucu doğurmaz; kapanma için ayrı bir süreç ve mahkeme kararı gerekir.
Alacaklının giderini peşin yatırması ile yatırmaması arasındaki fark nedir?
Bir alacaklı otuz gün içinde giderini peşin yatırırsa tasfiye devam eder.
Hiçbir alacaklı istekte bulunmaz veya gider yatırmazsa iflas kapatılır.
Gider yatırma iflasın devamının koşuludur; alacaklının talebine göre basit veya adi usul seçilir.
Tasfiyenin tatili: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tatil ilanının kendiliğinden iflasın kapanması sonucunu doğurduğunu sanmak; önce otuz günlük süre ve iflas dairesinin talebi ile mahkeme kararı gerekir.
- Haczedilemeyen malları da masaya girmiş sayarak tatil kararını gecikmeli vermek; bu mallar değerlendirmeye alınmamalıdır.
- Rehinli malların değerinin rehinli alacağı karşılamaması hâlinde masaya mal yokmuş gibi değerlendirmeyi atlamak; bu hâlde de tatil kararı verilebilir.
- Otuz günlük süreyi, ilan tarihi yerine iflas kararının tebliğ tarihinden saymak.
- İlan metnine peşin verilecek gider tutarını yazmamak; bu eksiklik uygulamada ilanın eksik sayılmasına yol açabilir.
- Alacaklının otuz gün içindeki isteğini basit ya da adi usul seçimi olmadan yalnızca 'devam' diye değerlendirmek; alacaklının talebine göre usul belirlenir.
- Tatil kararı verildikten sonra iflasın kapanmasını iflas dairesinin kendi kararıyla gerçekleştirmek; kapatma kararı mahkemeye aittir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tasfiyenin tatili kararı verilmeden önce iflas dairesinin malvarlığını incelemesi ve haczedilemeyen malları değerlendirme dışı bırakması gerektiği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2022/5591 E., 2022/9590 K., 19.12.2022)
- Haczedilemeyen malların masaya girmeyeceği, dolayısıyla tatil kararında dikkate alınmaması gerektiği kabul edilmektedir. (Birinci Bölüm, 2018/3296 E., 30.06.2021)
- Tatil ilanının kanun metnindeki ihtarı ve otuz günlük süreyi açıkça içermesi gerektiği kabul edilmektedir. (Birinci Bölüm, 2018/3296 E., 30.06.2021)
- Yerleşik uygulamada tatil ilanlarında peşin verilecek gider tutarının açıkça gösterilmesi uygulanmaktadır. (3. Hukuk Dairesi, 2022/5591 E., 2022/9590 K., 19.12.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Tasfiyenin tatilini talep eden ya da bu karara dayanan tarafın, masada haczi kabil mal bulunmadığını iflas dairesinin inceleme tutanaklarıyla ortaya koyması gerekir.
- Masaya giren malların varlığını iddia eden alacaklı, bu iddiasını defter ve muhafaza kayıtlarıyla ispatlar; defterde kayıtlı mal bulunması tatil kararını engeller.
- Haczedilemeyen malların masaya girmediği savunmasını ileri süren taraf, bu malların haczi kabil olmadığını ilgili hükümlere dayanarak ispatlar.
- Alacaklının otuz gün içinde giderini peşin yatırdığını ispat yükü ona aittir; bu ödeme makbuzuyla belgelenir.
- İlanın usulüne uygun yapıldığı ve süresinde yayımlandığı, iflas dairesinin kayıtlarıyla ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.218: Masanın bedeli adi tasfiye giderlerini karşılamıyorsa basit tasfiye uygulanır; alacaklının istediği usul bu madde ile belirlenir.
- 2004 sayılı Kanun m.219: Masanın bedeli giderleri karşılayacaksa adi tasfiye uygulanır; alacaklının talebi halinde devam usulü bu maddeye göre seçilir.
- 2004 sayılı Kanun m.254: İflasın kapatılmasına ilişkin usul ve kapatma kararının ilanını düzenler; m.217 ihtarının sonucudur.
- 2004 sayılı Kanun m.208: İflas kararının tebliğinden itibaren iki ay içinde tasfiyenin şekli hakkında karar verilmesini düzenler; tatil kararı bu karar yükümlülüğü ile ilişkilidir.
- 2004 sayılı Kanun m.105: Hacizde masaya ait mal bulunmaması hâlinin iflastaki karşılığı olarak anılır; haczi kabil mal kavramını belirler.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| iki ay | m.208 | (Ek: 9/11/1988-3494/43 md.) İflas dairesi iflas kararının kendisine tebliğinden itibaren en geç iki ay içinde tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağına karar vermek zorundadır. |
| otuz gün | m.217 | Bu ilanda alacaklılar tarafından otuz gün içinde iflasa mütaallik muamelelerin tatbikına devam edilmesi istenilerek masrafı peşin verilmediği takdirde iflasın kapatılacağı yazılır. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
13 karar- 2006/71 E., 2008/69 K., 28.02.2008İlgili madde: m.209, m.216
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/4265 E., 2024/6351 K., 12.09.2024İlgili madde: m.216
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/5955 E., 2024/2421 K., 25.03.2024İlgili madde: m.208
- 6. Hukuk Dairesi, 2023/163 E., 2023/3630 K., 01.11.2023İlgili madde: m.208
- 2. Ceza Dairesi, 2021/20656 E., 2023/2473 K., 08.05.2023İlgili madde: m.208
- 3. Hukuk Dairesi, 2022/5591 E., 2022/9590 K., 19.12.2022İlgili madde: m.217
- 7. Daire, 2019/2546 E., 2022/992 K., 14.03.2022İlgili madde: m.208
- 16. Hukuk Dairesi, 2012/580 E., 2012/1202 K., 14.02.2012İlgili madde: m.209, m.216
- Birinci Bölüm, 2018/3296 E., 30.06.2021İlgili madde: m.211, m.217
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/602 E., 2025/1325 K., 07.10.2025İlgili madde: m.217
Diğer 3 karar
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/750 E., 2023/304 K., 06.04.2023İlgili madde: m.208
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2019/1660 E., 2021/1425 K., 22.10.2021İlgili madde: m.208
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/80 E., 2018/424 K., 10.05.2018İlgili madde: m.217
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 28.02.2018 (m.210).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 6.4. İflasın Tasfiyesi, Kapanması, Kaldırılması bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış