İflasın hukuki neticeleri
Alacaklıların hakları üzerine iflasın tesirleri
Kısaca
İİK m.195, iflasın açılmasının müflisin borçlarının muacceliyetine yol açmasını ve bu muacceliyetin istisnasını düzenler; ayrıca vadesi gelmemiş faizsiz borçlarda kanuni faizle iskonto yapılmasını öngörür. İİK m.196, iflasın açılmasının masaya kaydedilecek alacaklardaki faiz işlemesine etkisini düzenler. İİK m.197, iflas masasına şarta bağlı (geciktirici şarta veya belirsiz vadeye bağlı) alacakların kaydettirilmesini ve bunlara ilişkin payın nasıl ayrılacağını düzenler.
Kapsam
Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.195–207 hükümlerini kapsar.
- İİK m.195Müflisin borçlarının muacceliyet kesbetmesi
- İİK m.196Faiz
- İİK m.197Şarta muallak alacaklar
- İİK m.198Mevzuu para olmıyan alacakların paraya çevrilmesi
- İİK m.199Tamam olmuş satışların ifası
- İİK m.200Takas
- İİK m.201Takasa itiraz
- İİK m.202Müflisin kefil olduğu borçlar
- İİK m.203Müşterek borçluların bir zamanda iflası
- İİK m.204Müflisle birlikte borçlu tarafından borcun kısmen ödenmesi
- İİK m.205Kollektif şirketin ve gayrimahdut mesuliyetli şeriklerin iflası
- İİK m.206Adi ve rehinli alacakların sırası
- İİK m.207Sıralar arasındaki münasebet
İİK m.195 — Müflisin borçlarının muacceliyet kesbetmesi
İİK m.195, iflasın açılmasının müflisin borçlarının muacceliyetine yol açmasını ve bu muacceliyetin istisnasını düzenler; ayrıca vadesi gelmemiş faizsiz borçlarda kanuni faizle iskonto yapılmasını öngörür. Kural, müflisin borçluluğu bakımından uygulanır; müflisin alacakları muaccel olmaz. Düzenlemediği konular: müflisin alacaklarının vadesi (m.229/1), zamanaşımının kesilmesi (TBK m.154 kapsamında ayrıca değerlendirilir), faizin masadaki sıralaması ve rehinli alacakta faiz (m.196), şartlı alacaklar (m.250, m.255) ve konusu para olmayan alacakların paraya çevrilmesi (m.198).
Müflisin borçlarının muacceliyet kesbetmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Muacceliyet
- Vadesi henüz gelmemiş bir borcun vadesinin beklenmeden ödenebilir hale gelmesidir. İflas kararıyla müflisin borçları bu niteliği kazanır.
- Taşınmaz rehni
- Borçlunun taşınmaz malı üzerinde kurulmuş rehin hakkıdır. Bu rehinle teminat altına alınmış alacaklar muacceliyet kuralının dışında kalır; taşınır rehni bu istisnanın kapsamında değildir.
- İskonto
- Vadesi gelmemiş faizsiz bir borcun, iflas tarihi ile vade tarihi arasındaki süre için kanuni faiz hesaplanarak ana paradan indirilmesidir.
- İflas tarihi itibariyle işlemiş faiz ve takip masrafları
- İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip giderleri, muacceliyet anında alacağın aslına eklenir. Bu kalemler iflastan sonraki döneme ait faizi kapsamaz.
Müflisin borçlarının muacceliyet kesbetmesi: hangi şartlar aranır?
- Müflisin borçlu olduğu bir alacak bulunmalıdır; alacak müflisin alacağı değil borcu olmalıdır.
- İflasın açılmış olması gerekir; muacceliyet iflas kararının sonucu olarak doğar.
- Borç vadesi gelmemiş olsa dahi muacceliyet kuralı uygulanır; konusu para olmayan borçlarda da aynı sonuç doğar.
- Borç taşınmaz rehniyle teminat altına alınmış olmamalıdır; taşınmaz rehni ile teminatlı borçlar muaccel olmaz ve vadesinde ödenir.
- Borç faizli ise iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masrafları anaya eklenmelidir.
- Borç faizsiz ve vadesi gelmemiş ise iflas tarihi ile vade tarihi arasında yıllık kanuni faiz hesaplanarak iskonto yapılmalıdır.
Müflisin borçlarının muacceliyet kesbetmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Müflisin vadesi gelmemiş borçları iflasın açıldığı anda muaccel olur ve vadesi beklenmeden ödenebilir.
- Muacceliyet para dışındaki borçlar için de geçerlidir; konusu para olmayan borç, para borcuna çevrildikten sonra muaccel kılınır.
- Taşınmaz rehni ile teminat altına alınmış borçlar muaccel olmaz ve vadesinde ödenir.
- Faizli borçlarda iflasa kadar işlemiş faiz ve takip masrafları anaya eklenir.
- Faizsiz vadeli borçlarda iflas tarihi ile vade arasındaki süre için kanuni faiz oranında iskonto yapılır.
- Müflisin alacakları iflasla muaccel olmaz; iflas idaresi bunları vadesinde ister.
- Muacceliyet zamanaşımını kesmez; zamanaşımı alacağın masaya yazdırıldığı anda kesilir.
- Taşınmaz rehinli borcun rehinle karşılanmayan kısmı muaccel sayılır ve masaya yazdırılır.
Taşınmaz rehni ile taşınır rehni arasındaki fark nedir?
Borç borçlunun taşınmaz malı üzerindeki rehinle teminat altına alınmışsa, muacceliyet kuralı uygulanmaz.
Taşınır rehni ile teminatlı borçlar ile rehinsiz borçlar, muacceliyet kuralı kapsamına girer.
Taşınmaz rehinli borç vadesinde ödenir; taşınır rehinli borç iflasla birlikte muaccel olur. Taşınmaz rehinli borcun rehinle karşılanamayan kısmı muaccel sayılıp masaya yazdırılır.
Faizli borç ile faizsiz borç arasındaki fark nedir?
Faizli borçta iflasa kadar işlemiş faiz ve takip masrafları anaya eklenir.
Faizsiz borçta vade ile iflas tarihi arasındaki süre için kanuni faiz hesaplanır.
Faizli borç iflas anında ana para artı işlemiş faiz olarak masaya yazılır; faizsiz borçta ana paradan kanuni faiz oranında iskonto yapılır.
Müflisin borcu ile müflisin alacağı arasındaki fark nedir?
Müflisin borcu iflasla muaccel olur ve vadesini beklemeden ödenebilir hale gelir.
Müflisin alacağı iflasla muaccel olmaz; iflas idaresi bu alacağı ancak vadesinde isteyebilir.
Borçlarda vade kalkar; alacaklarda vade korunur.
Müflisin borçlarının muacceliyet kesbetmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Taşınır rehinli borcu da taşınmaz rehinli borç gibi değerlendirip muacceliyet dışında tutmak; istisna yalnızca taşınmaz rehnine özgüdür.
- Muacceliyeti zamanaşımının kesilmesiyle karıştırmak; zamanaşımı alacağın masaya yazdırıldığı anda kesilir, muacceliyet anında kesilmez.
- Müflisin alacaklarını da muaccel saymak; muacceliyet yalnızca müflisin borçlarına uygulanır.
- Faizsiz borçta iskontoyu yapmamak veya faizli borçta iskonto uygulamak; faizsiz borçta kanuni faizle iskonto, faizli borçta işlemiş faiz eklenir.
- İflas tarihinden sonraki faizi anaya eklemek; m.195 yalnızca iflasa kadar işlemiş faiz ve masrafları ana alacağa ekler.
- Muacceliyeti yalnızca para borçlarında aramak; kural para dışı borçları da kapsar.
- Taşınmaz rehinli borcun rehinle karşılanmayan kısmını muaccel saymamak; bu kısım masaya yazdırılır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibarıyla hesaplanıp belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/312 E., 2025/1058 K., 14.10.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/708 E., 2025/813 K., 25.09.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/346 E., 2025/893 K., 15.09.2025)
- Muacceliyet kuralı sonucunda iflas tarihi itibarıyla işlemiş faiz ve takip masraflarının asıl alacağa eklenerek masaya kaydının yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/842 E., 2022/760 K., 16.06.2022)
- Alacağın masaya kaydında 195. maddenin uygulanmadığı gerekçesiyle kararın bozulabileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/3884 E., 2021/1311 K., 18.11.2021)
- Masaya yazdırılacak fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasıyla iflas tarihi itibarıyla hesaplanan alacak tutarının belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2020/1353 E., 2025/585 K., 18.06.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Muacceliyetten yararlanmak isteyen iflas idaresi veya alacaklı, borcun iflas tarihinde müflise karşı var olduğunu ve vadesinin iflas kararından sonraya kaldığını ispatlamakla yükümlüdür; alacağın belgesi (sözleşme, senet, fatura) bu ispatın temelidir.
- Taşınmaz rehninin varlığını ileri süren alacaklı, rehin akdini ve tapu kaydını göstermekle rehinli olduğunu ispatlamalıdır; muacceliyetin dışında kalma savunmasını bu belgelerle yapar.
- Faizin işlemiş tutarını hesaplayan taraf, faiz oranını ve süresini belgelemekle yükümlüdür; faizin iflasa kadar işlediğine dair hesap dökümü gerekir.
- Vadesi gelmemiş faizsiz borcun iskontosunu ileri süren taraf, borcun vadesini ve iflas tarihini ispatlamakla yükümlüdür; vade, sözleşme veya senet metninden tespit edilir.
- Borçlunun iflastan önce ödeme yaptığını ileri süren tarafın, ödemenin iflas kararının ilanından önce yapıldığını ispatlaması gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.196: İflasa kadar ve sonrasındaki faizin masadaki durumunu düzenler; m.195'te anılan faiz kalemlerinin sonraki rejimini tamamlar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.198: Konusu para olmayan borçların para alacağına çevrilmesini düzenler; m.195'in para dışı borçlara uygulanmasını sağlar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.229: Müflisin alacaklarının vadesinin korunduğunu, idarenin alacakları ancak vadesinde isteyebileceğini belirler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.206: Taşınmaz rehinli borcun rehinle karşılanmayan kısmının masaya yazdırılmasında uygulanır.
İİK m.196 — Faiz
İİK m.196, iflasın açılmasının masaya kaydedilecek alacaklardaki faiz işlemesine etkisini düzenler. Düzenlediği konular: iflas sonrasında faizin durmayıp işlemeye devam etmesi, rehinsiz alacaklarda uygulanacak faiz oranı ve rehinsiz alacaklara yapılacak faiz ödemesinin anapara ödemelerinden sonraya bırakılması. Kural, iflasa tabi müflisin borçlarında ve iflas masasına kaydedilen alacaklarda uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: alacakların muacceliyeti (m.195), şarta bağlı alacakların masaya kaydı ve paylaştırılması (m.197, m.250), paranın paylaştırılmasında geçici dağıtım (m.252), rehinli alacağın paraya çevrilmesi ve rehnin paraya çevrilmesinden elde edilen bedelin dağıtımı (m.206 ve ilgili hükümler), amme alacaklarında gecikme zammı (6183 sayılı Kanun m.52).
Faiz: hangi kavramlar bilinmeli?
- Masaya giren alacak
- İflas masasına yazdırılmış, yani iflas idaresi tarafından kaydedilmiş alacaktır. Faiz işlemesine devam eden alacak bu kümeyle sınırlıdır; masaya kaydedilmeyen alacakta maddenin koruması uygulanmaz.
- Rehinli alacak
- Alacağın bir rehinle teminat altına alındığı alacaktır. Bu alacaklarda iflas öncesindeki faiz oranı, rehin sözleşmesinde kararlaştırılan oran olarak devam eder.
- Adi (rehinsiz) alacak
- Rehinle temin edilmemiş alacaktır. İflas tarihinden sonraki dönem için ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygulanır ve bu alacaklara yapılacak faiz ödemesi anapara ödemelerinden sonra yapılır.
- Ticari olmayan işlerdeki faiz oranı
- Kanunda gösterilen, adi alacaklar için iflas sonrası döneme uygulanacak faiz oranıdır. Madde metni bu oranın hangi kanundan alınacağını belirtmez; oranın tutarı maddede yazılı değildir.
- Anapara ödemesi (m.195'e göre hesaplanan)
- İflas idaresinin m.195'e göre hesaplayıp ödediği ana paralardır. Faiz ödemesi, bu ana paralar ödendikten sonra kalan bakiye üzerinden yapılır.
Faiz: hangi şartlar aranır?
- Alacağın iflas masasına yazdırılmış (kaydedilmiş) bir alacak olması gerekir.
- Alacağın faizli olması ve faizin iflas öncesinde işlemeye başlamış bulunması gerekir; faiz iflas açılmasıyla durmaz.
- Alacağın rehinle temin edilmiş olup olmadığının belirlenmesi gerekir; rehinsiz alacaklarda ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygulanır.
- Rehinsiz alacak için iflastan sonraki döneme ilişkin faiz ödemesinin yapılabilmesi için, m.195'e göre hesaplanan ana paraların önce ödenmiş olması gerekir.
- Faiz ödemesi yalnızca ana paralar ödendikten sonra kalan bakiye üzerinden yapılır; ana para ödenmeden faiz paylaştırmasına geçilmez.
Faiz: hangi sonuçları doğurur?
- İflasın açılmasıyla masaya giren alacaklardaki faiz işlemeye devam eder; faiz iflasla birlikte durmaz.
- Rehinsiz alacaklarda iflastan sonraki dönem için ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygulanır.
- Rehinli alacaklarda iflas öncesi faiz oranı uygulanmaya devam eder.
- Rehinsiz alacaklara yapılacak faiz ödemesi, m.195'e göre hesaplanan ana paralar ödendikten sonra kalan bakiye üzerinden yapılır.
- Ana paralar ödenmeden rehinsiz alacaklara faiz paylaştırması yapılamaz.
- Masaya kaydedilmemiş alacakta bu madde uygulanmaz ve iflas sonrası faiz masadan istenemez.
- Bu maddedeki kurala aykırı yapılan faiz paylaştırması, paylaştırma işleminin şikâyet yoluyla iptaline konu olabilir.
Rehinli alacak ile rehinsiz alacak arasındaki fark nedir?
Rehinle temin edilmiş alacakta, rehin senedinde kararlaştırılan (iflas öncesi) faiz oranı uygulanmaya devam eder.
Rehinsiz alacakta iflas sonrası dönem için ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygulanır.
İflas sonrası dönemde hangi oranın uygulanacağı alacağın rehinli olup olmamasına göre değişir.
Rehinsiz alacakta faizin ödeme zamanı ile rehinli alacakta faizin ödeme zamanı arasındaki fark nedir?
Rehinsiz alacaklara iflas sonrası faiz, m.195'e göre hesaplanan ana paralar ödendikten sonra bakiye üzerinden ödenir.
Rehinli alacakta faiz, rehnin paraya çevrilmesinden elde edilen bedelden önceliklü olarak ödenir; bu sıra maddede değil maddi hukuk ve rehnin kapsamına göre belirlenir.
Rehinsiz alacaklıya ana para sonrasına kalan faiz verilirken, rehinli alacaklı rehnin kapsamındaki faizini rehin bedelinden alabilir.
Masaya kaydedilmiş alacak ile masaya kaydedilmemiş alacak arasındaki fark nedir?
Masaya kaydedilmiş alacakta faiz işlemeye devam eder ve iflas idaresi bunu paylaştırmada dikkate alır.
Masaya kaydedilmemiş alacakta m.196 uygulanmaz; alacaklı iflas masasında faiz talep etmez.
Faiz işlemesinin korunması için alacağın önce masaya yazdırılması gerekir.
İflasın açılmasından önceki dönem ile iflasın açılmasından sonraki dönem arasındaki fark nedir?
İflasın açılmasına kadar işlemiş faiz, iflas öncesi faiz olarak masaya kaydedilir ve paylaştırılır.
İflasın açılmasından sonraki dönem için faiz, rehinsiz alacaklarda ticari olmayan işlerdeki oran ve ana para sonrası ödeme kuralına tabidir.
Aynı alacağın iki dönem faizi farklı oran ve farklı ödeme sırasına tabi olur.
Faiz: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Rehinli alacakta da ticari olmayan işlerdeki faiz oranını uygulamak; rehinli alacakta iflas öncesi rehin senedindeki oranın korunduğu gözden kaçırılır.
- Rehinsiz alacağa iflas sonrası faizi ana paradan önce ödemek; m.196'nın ana para ödendikten sonra kuralı yerine getirilmemiş olur.
- Masaya kaydedilmemiş alacak için iflas sonrası faiz hesaplamak; faiz işlemesinin korunması için alacağın masaya yazdırılmış olması gerekir.
- Geçici dağıtımda faizi ana para ile birlikte paylaştırmak; bu durumda paylaştırma m.196 ve m.252 hükümlerine aykırı olur.
- İflas tarihi ile takip tarihini karıştırarak faizin başlangıcını yanlış belirlemek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İflas sonrası faiz talebinde, geçici dağıtımda faiz hesabına girilmeden önce ana paraların ödendiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/6806 E., 2024/4253 K., 23.05.2024)
- Müflise karşı açılan davalarda faizin iflas tarihinden itibaren hesaplanması ve sonrasında ana para ödemesinden kalan bakiyeye uygulanması yönünde uygulama oluştuğu görülmektedir. (Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/233 E., 2025/830 K., 17.07.2025)
- Rehinli alacaklarda faizin rehin bedelinden karşılanması ve kalan kısmın masaya rehinsiz alacak olarak kaydedilmesi kabul edilmektedir. (İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/926 E., 2024/436 K., 29.05.2024; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/63 E., 2024/433 K., 29.05.2024)
- İflas tarihinden sonraki döneme ilişkin faiz hesabında iflas tarihi ile takip tarihinin birbirinden ayrı değerlendirildiği görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/6687 E., 2023/6280 K., 30.10.2023)
- Rücu alacağında da iflas sonrası faiz, m.196 uyarınca ana paradan sonra bakiye üzerinden talep edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2021/1824 E., 2022/2117 K., 28.12.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Masaya kaydedilmiş alacaklı, alacağının faizli olduğunu ve faizin iflas öncesinde işlemeye başladığını ileri sürer; bunu takip talebi, sözleşme ve sıra cetveli kaydı ile ispatlar.
- Alacağın rehinli olduğunu ileri süren alacaklı, rehin senedi ile rehnin kapsamını ispatlar; rehinsiz olduğunu savunan taraf rehnin bulunmadığını belgeyle gösterir.
- Ana paraların m.195'e göre ödendiğini iddia eden iflas idaresi, ödeme kayıtlarıyla bu iddiayı ispatlar; ana para ödenmeden faiz paylaştırıldığını ileri süren ilgili alacaklı, paylaştırma cetvelini delil gösterir.
- Rehinsiz alacaklıya faiz ödenmesi için ana paranın ödendiği hususu, ödeme kayıtları ve paylaştırma tablosu ile belirlenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.195: Ana paraların hesaplanması ve ödeme sırasını belirler; m.196'daki faiz ödemesinin ana paralar ödendikten sonra yapılması bu hesaba bağlıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.197: Şarta bağlı alacaklar bakımından masaya kayıt ve pay ayrılması kurallarını düzenler; m.196 bu alacaklar için ayrı bir faiz kuralı getirmez.
- 2004 sayılı Kanun m.252: Geçici dağıtımda ana para ve faiz ayrımının uygulanmasında m.196'nın sınırlarını belirler.
- 2004 sayılı Kanun m.250: Şarta bağlı alacaklar için ayrılan payların bankaya yatırılmasını düzenler; faizin paylaştırılmasında dikkate alınır.
- 2004 sayılı Kanun m.206: Rehin bedelinin paylaştırılmasında rehinli alacağın faiz ve asıl kesiminin ayrılmasında ilgili hüküm olarak dikkate alınır.
- 2004 sayılı Kanun m.227: Paylaştırma işlemine karşı şikâyet yolunu düzenler; m.196 ihlal edilerek yapılan paylaştırmanın iptali bu yoldan istenir.
İİK m.197 — Şarta muallak alacaklar
İİK m.197, iflas masasına şarta bağlı (geciktirici şarta veya belirsiz vadeye bağlı) alacakların kaydettirilmesini ve bunlara ilişkin payın nasıl ayrılacağını düzenler. Maddenin ikinci fıkrası, hayatla irat sözleşmesinden doğan iddialarda Borçlar Kanunu'nun 509. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanacağını öngörür. Kanun, alacaklının masaya kaydettirdiği şarta bağlı alacağın sonradan ödenmesinin ya da bankaya yatırılan payın dağıtımının usulünü maddede ayrıca ayrıntılandırmaz; bunlar ilgili diğer hükümlerde ele alınır. Maddeyi borçlu iflasının muaccel olması, bozucu şarta bağlı borçlar, konusu para olmayan alacaklar ve iflasın faiz etkisi gibi konularda uygulamak doğru olmaz; bunlar sırasıyla m.195, m.196 ve m.198 kapsamındadır. Bankaya yatırılan payın tasfiyede dağıtımı m.250 ve m.255 hükümlerine tabidir.
Şarta muallak alacaklar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Taliki şart (geciktirici şart)
- Hukuki sonucun, gerçekleşmesi belirsiz bir olaya bağlanmasıdır; şart gerçekleşene kadar alacak doğmuş sayılmaz. Şart gerçekleşmeden alacaklı ifa isteyemez ve alacak muaccel olmaz.
- Gayrimuayyen vade
- Ne zaman geleceği belli olmayan, ama mutlaka gelecek olan bir vadedir. Gerçekleşmesi belirsiz şarttan farklı olarak, ilerde mutlaka gelecek bir an öngörülür.
- Hisse (pay)
- Şarta bağlı alacağa tasfiyede düşen ve şart gerçekleşene kadar alacaklıya verilmeyip bankaya yatırılan miktardır. Hisse, şartın tahakkukuna veya vadenin gelmesine kadar alacaklıya ödenmez.
- Tahakkuk (şartın tahakkuku)
- Geciktirici şartın gerçekleşmesi, yani alacağın doğmasıdır. Hissenin alacaklıya ödenmesi bu ana bağlanmıştır.
- Hulül (vadenin hulülü)
- Gayrimuayyen vadenin gelmesi, yani vadenin fiilen gerçekleşmesidir.
- Hayatla irat
- Bir kişinin hayatı boyunca belirli periyotlarla gelir sağlanmasını konu alan sözleşmedir. Madde, bu sözleşmelerden doğan iddialarda BK m.509/3'ün uygulanacağını belirtir.
Şarta muallak alacaklar: hangi şartlar aranır?
- Alacağın, müflisin alacaklısı olduğu bir alacak olarak iflas masasına kaydettirilebilmesi için alacağın geciktirici bir şarta veya gayrimuayyen bir vadeye bağlı olması gerekir.
- Alacaklının alacağını masaya kaydettirme talebinde bulunması ve alacağın bu şekilde kayda alınması gerekir.
- Tasfiye sonunda bu alacak için bir pay ayrılmalı, ancak bu pay alacaklıya verilmeyip bankaya yatırılmalıdır.
- Hissenin alacaklıya ödenebilmesi için şartın gerçekleşmesi veya vadenin gelmesi gerekir.
- Hayatla irat sözleşmesinden doğan iddialarda BK m.509/3 hükmü de uygulanır.
Şarta muallak alacaklar: hangi sonuçları doğurur?
- Şarta bağlı alacak masaya kaydettirildiğinde, tasfiye sonunda bu alacak için pay ayrılır ve bu pay bankaya yatırılır; alacaklıya doğrudan verilmez.
- Geciktirici şart gerçekleşir veya gayrimuayyen vade gelirse, bankadaki para alacaklıya ödenir.
- Şart gerçekleşmez veya vade gelmezse, bankadaki para alacağını tamamen alamamış iflas alacaklıları arasında dağıtılır.
- Şarta bağlı alacağın masaya kaydı alacaklıya ödeme hakkı doğurmaz; ödeme hakkı yalnızca şart gerçekleştiğinde doğar.
- Alacaklı, şart gerçekleşmediği için masaya kaydettirdiği alacağın payını hiçbir zaman alamayabilir.
Geciktirici şart ile bozucu şart arasındaki fark nedir?
Geciktirici şarta bağlı alacak, şart gerçekleşene kadar doğmamış sayılır ve m.197 kapsamında masaya kaydettirilip payı bankaya yatırılır.
Bozucu şarta bağlı alacak ise baştan doğmuş olup iflas masasına normal alacak gibi yazdırılır; m.197 bu hali düzenlemez.
Geciktirici şartta pay ayrılıp bankaya yatırılır; bozucu şartta ise ödeme yapılır, şart sonradan gerçekleşirse ödenen para geri alınır (m.255 kapsamı).
Şarta bağlı alacak (alacaklı olunan) ile şarta bağlı borç (müflisin borçlu olduğu) arasındaki fark nedir?
Müflisin alacaklı olduğu şarta bağlı alacak m.197 uyarınca masaya kaydettirilir ve pay bankaya yatırılır.
Müflisin borçlu olduğu şarta bağlı borç, iflasın muacceliyet etkisi bakımından m.195 kapsamında değerlendirilir ve m.197 uygulanmaz.
Yalnız müflisin alacaklı olduğu şarta bağlı alacaklar için m.197 uygulanır; borç tarafı için iflasın etkisi bu maddeye göre belirlenmez.
Şart gerçekleşmesi ile şart gerçekleşmemesi arasındaki fark nedir?
Şart veya vade gerçekleşirse bankadaki pay alacaklıya ödenir.
Şart gerçekleşmezse ya da vade gelmezse bankadaki para, alacağını tamamen alamamış diğer iflas alacaklılarına dağıtılır.
Alacaklı paya ancak şart gerçekleşirse kavuşur; aksi halde pay diğer alacaklılara geçer.
Genel hal ile hayatla irat sözleşmesinden doğan iddia arasındaki fark nedir?
Genel halde şarta bağlı alacağın masaya kaydı yukarıdaki genel kurallara göre yapılır.
Hayatla irat sözleşmesinden doğan iddialarda ikinci fıkra gereği BK m.509/3 hükmü uygulanır.
Hayatla irat alacaklarında BK m.509/3'teki özel düzenleme geçerli olur; genel kurallar bu özel durumda ikinci plana geçer.
Şarta muallak alacaklar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Şarta bağlı alacağı masaya kaydettirip hissesini hemen ödemeye hükmetmek; oysa pay bankaya yatırılır ve şart gerçekleşene kadar ödenmez.
- Bozucu şarta bağlı alacağı geciktirici şart gibi işleme tabi tutmak; bozucu şartta alacak baştan doğmuştur ve normal alacak gibi yazdırılır.
- Müflisin borçlu olduğu şarta bağlı borcu m.197 kapsamında değerlendirmek; bu tür borçlar m.195 ile ilgilidir.
- Şart gerçekleşmediği halde bankadaki parayı alacaklıya ödemek; şart gerçekleşmezse pay diğer iflas alacaklılarına dağıtılır.
- Hayatla irat sözleşmesinden doğan iddiada BK m.509/3'ü uygulamamak; ikinci fıkra bu iddialarda bu hükmün uygulanacağını açıkça öngörür.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, şarta bağlı alacağın masaya kaydını genel olarak m.197 çerçevesinde değerlendirmekte ve bu alacakların doğrudan ödenmeyip pay ayrılarak bankaya yatırılmasını kabul etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/594 E., 2022/645 K., 26.05.2022; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1642 E., 2026/601 K., 26.03.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/1863 E., 2021/964 K., 16.09.2021; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/1027 E., 2023/583 K., 02.06.2023; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/1058 E., 2023/568 K., 26.05.2023; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/170 E., 2023/117 K., 10.02.2023)
- Uygulamada hükmün ilk fıkrasındaki iki hal, yani taliki şart ile gayrimuayyen vade, birlikte ele alınmakta; hissenin şartın tahakkukuna veya vadenin hulülüne kadar ödenmediği vurgulanmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/594 E., 2022/645 K., 26.05.2022; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/1863 E., 2021/964 K., 16.09.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Masaya kaydettirilen alacağın şarta veya gayrimuayyen vadeye bağlı olduğunu kaydettiren alacaklı ispat yükü altındadır; bu, alacağa ilişkin sözleşme veya belgeyle gösterilir.
- Alacağın varlığı ve şarta bağlanmış olduğu, yazılı sözleşme ile ispatlanır; sözleşmede şart açıkça yer almıyorsa bunun ispatı için tanık ve diğer deliller kullanılabilir.
- Şartın gerçekleşmediğini ya da vadenin gelmediğini ileri süren taraf, bu durumu ispatla yükümlüdür; şartın gerçekleştiğini iddia eden alacaklı bunu belgeyle göstermek zorundadır.
- Hayatla irat sözleşmesinden doğan iddialarda, BK m.509/3 hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı sözleşmenin niteliğinin ispatına bağlıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.250: Şarta bağlı alacaklar için ayrılan payın bankaya yatırılmasını düzenleyen hükümdür; m.197'deki bankaya yatırma kuralının dayanağıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.255: Şart gerçekleşmediğinde bankadaki paranın alacağını tamamen alamamış alacaklılara dağıtılmasını düzenler; m.197'nin şart gerçekleşmeme sonucunu tamamlar.
- 2004 sayılı Kanun m.195: İflasın borçları muaccel kılması kuralını düzenler; müflisin borçlu olduğu şarta bağlı borçlar bakımından m.197 değil bu madde uygulanır.
- 2004 sayılı Kanun m.196: İflasın faiz işlemesine etkisini düzenler; masaya kaydedilen alacaklar için faiz hesabı bu madde ile belirlenir.
- 2004 sayılı Kanun m.198: Konusu para olmayan alacakların paraya çevrilerek masaya yazdırılmasını düzenler; m.197 yalnız şarta bağlı para alacaklarını kapsar.
- 6098 sayılı Kanun m.509: Hayatla irat sözleşmesini düzenler; m.197 ikinci fıkrası gereği bu hükmün üçüncü fıkrası hayatla irat iddialarında uygulanır.
- 6098 sayılı Kanun m.170: Taliki (geciktirici) şartın tanımını ve hukuki sonucunu düzenler; m.197'deki şart kavramının dayanağıdır.
İİK m.198 — Mevzuu para olmıyan alacakların paraya çevrilmesi
İİK m.198, iflas masasına yazdırılacak konusu para olmayan alacakların nasıl para alacağına çevrileceğini düzenler; çevirme ölçütünü, iflas idaresinin alacağı aynen ifa etme seçeneğini ve bu seçimin doğurduğu teminat yükümlülüğünü kapsar. Hüküm iflasa tabi borçlu aleyhine açılan iflas takibinde iflas masasına alacak kaydeden alacaklılar bakımından uygulanır.
Mevzuu para olmıyan alacakların paraya çevrilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Konusu para olmayan alacak
- Borçlunun para dışında bir edimi, örneğin bir taşınırın teslimini ya da bir işin yapılmasını konu alan alacaktır. Ekonomik değeri olsa da doğrudan para ödemesi değildir.
- Para alacağına çevirme
- Konusu paradan başka olan alacağın, iflas kararı tarihindeki değeri kadar bir para alacağı olarak masaya yazdırılmasıdır. Çevirme ölçütü iflas kararı tarihidir; sonraki değer değişimleri alacağı etkilemez.
- Masanın aynen ifayı üstlenmesi
- İflas idaresinin, para dışı borcu para alacağına çevrilmek yerine aynen yerine getirmeyi kabul etmesidir. Bu üstlenme masa borcu doğurur ve idarenin bunu masanın yararına görmesine bağlıdır.
- Teminat gösterme yükümlülüğü
- Masa aynen ifayı üstlendiğinde alacaklının talebi üzerine bu masa borcunun ifası için gerekli teminatı göstermesidir. Teminatın türü ve miktarı maddede belirtilmemiştir.
- Masa borcu
- İflas idaresinin masa adına üstlendiği ve iflas masasının malvarlığından ifa edilmesi gereken borçtur. Aynen ifa taahhüdü ile bu niteliğe kavuşan borç, alacaklı tarafından itiraz edilemez.
Mevzuu para olmıyan alacakların paraya çevrilmesi: hangi şartlar aranır?
- Alacağın konusunun para dışında bir şey olması gerekir; konusu para olan alacaklar bu hükmün kapsamında değildir.
- Alacağın iflas masasına para alacağı olarak yazdırılması için iflas kararı tarihindeki değerinin tespit edilmesi gerekir.
- Alacaklı, para alacağına çevrilmiş tutarı iflas masasına yazdırarak talepte bulunur; çevirme işlemini alacaklı yapar.
- Masa, aynen ifa seçeneğini kullanmak istiyorsa bunu alacaklıya derhal bildirmelidir ve bu seçim masanın yararına uygun görülmelidir.
- Aynen ifa seçilmişse alacaklının bu seçime karşı koyma hakkı yoktur; borç bundan sonra masa borcu olur.
- Alacaklı talep ederse, masa aynen ifa taahhüdü için teminat göstermek zorundadır.
- Aynen ifa seçilmemişse para alacağına çevirme kuralı uygulanır ve iflas idaresi çevirme miktarını kendisine göre hesaplayabilir.
Mevzuu para olmıyan alacakların paraya çevrilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Konusu para olmayan alacak, iflas kararı tarihindeki değeri kadar para alacağına çevrilerek iflas masasına yazdırılır.
- İflas idaresi aynen ifa taahhüdünde bulunursa borç bundan böyle masa borcudur.
- Aynen ifa taahhüdü, masanın yararına uygun bulunduğunda kullanılabilir; bu değerlendirme idarenin takdirindedir.
- Aynen ifa taahhüdüne alacaklı itiraz edemez.
- Alacaklı talep ederse masa, aynen ifa için teminat göstermekle yükümlüdür.
- Borçlar Kanunu m.290 hükümleri saklıdır; yani maddedeki düzenleme, BK m.290'da öngörülen haklara zarar vermez.
- Aynen ifa seçilmezse alacak yalnızca para alacağı olarak tasfiye edilir ve alacaklı payını bu esasa göre alır.
Para alacağına çevirme ile aynen ifa taahhüdü arasındaki fark nedir?
Varsayılan yol: alacak, iflas kararı tarihindeki değer üzerinden para alacağı olarak masaya yazılır.
Masanın seçimiyle: iflas idaresi borcu aynen yerine getirmeyi üstlenir ve borç masa borcu haline gelir.
Aynen ifa seçilirse alacaklı para dağıtımından alacağı yerine borcun ifasını talep eder; bu durumda masa teminat göstermek zorunda kalabilir.
Alacaklının çevirme yetkisi ile iflas idaresinin hesabı arasındaki fark nedir?
Alacaklı, alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırır.
İflas idaresi bu çevirmeyi doğru bulmazsa kendi hesabıyla para değerini belirler ve fazlasını reddeder.
Hesap farkına karşı alacaklı sıra cetveline itiraz davası açabilir (İİK m.235 uyarınca, ders kaynağında belirtildiği gibi).
Konusu para olan alacak ile konusu para dışı alacak arasındaki fark nedir?
Konusu para olan alacaklar, borçlunun malvarlığından doğrudan tatmin istenemeyen para alacağıdır.
Konusu para dışı alacaklar, m.198 uyarınca para alacağına çevrilerek masaya yazdırılır.
Para alacakları hiç çevrilmez; para dışı alacaklar ise iflas kararı tarihindeki değere göre paraya dönüştürülür.
Masa seçimi yapılmadan ile seçim yapılarak arasındaki fark nedir?
Masa aynen ifa seçeneğini kullanmazsa alacak tamamen para alacağı olarak tasfiyeye girer.
Masa aynen ifayı seçerse alacak masa borcuna dönüşür ve alacaklının teminat talep hakkı doğar.
Seçimin hangi yönde yapıldığı alacaklının masadan hangi düzeyde ödeme alacağını belirler.
Mevzuu para olmıyan alacakların paraya çevrilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde metnindeki çevirme ölçütünü iflas kararı tarihi yerine başka bir tarihe bağlamak; ölçüt değer tespitinde iflas kararı tarihidir.
- Aynen ifa seçeneğini masanın takdir yetkisi olmadan kendiliğinden doğmuş saymak; seçimin masanın yararına uygunluk değerlendirmesine bağlı olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
- Aynen ifa taahhüdüne karşı alacaklının itiraz edebileceğini düşünmek; kanun bu itirazı açıkça kapatmıştır.
- Teminat yükümlülüğünü alacaklının kendiliğinden doğan bir hakkı gibi görmek; teminat ancak alacaklı talep ettiğinde gündeme gelir.
- Konusu para olan alacakları da m.198 kapsamında para alacağına çevirmek; bu hüküm para dışı alacaklar için düzenlenmiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İcra ve İflas Kanunu'nda açık bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle m.198'in konusu para olmayan alacaklara ilişkin kuralının kıyasen uygulandığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/951 E., 2026/505 K., 09.04.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/474 E., 2025/1695 K., 18.12.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1558 E., 2025/417 K., 13.03.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1273 E., 2025/298 K., 12.03.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1361 E., 2025/113 K., 05.02.2025)
- Çevirme yapılırken iflas kararı tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru esas alınır; yabancı para alacağının Türk parasına çevrilmesi bu tarihe göre yapılır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/951 E., 2026/505 K., 09.04.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/474 E., 2025/1695 K., 18.12.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1558 E., 2025/417 K., 13.03.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1273 E., 2025/298 K., 12.03.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1361 E., 2025/113 K., 05.02.2025)
- Masanın aynen ifa seçeneği ile ilgili kararların, ilgili kurumun ilgili mevzuatına ve bu maddenin atıf yaptığı hükümlere dayandığı görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/75 E., 2023/247 K., 02.03.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Konusu para olmayan alacağın iflas masasına yazdırılmasını talep eden alacaklı, alacağın konusunun para dışı olduğunu ve iflas kararı tarihindeki değerini ispatla yükümlüdür; bu değer çoğunlukla bilirkişi raporu, sözleşme veya belgelerle ortaya konur.
- Masanın aynen ifa seçeneğini kullanma kararının masanın yararına olduğunu gösterme yükü iflas idaresindedir; karar alacaklıya derhal bildirilmelidir.
- Alacaklı talep ederse masanın teminat göstermesi zorunludur; teminatın gösterilmediğini ileri süren alacaklı bu aykırılığı belgelerle ortaya koymalıdır.
- İflas idaresinin çevirme hesabının alacaklının talebinden düşük olması halinde, farkın haksız indirildiğini ileri süren alacaklı bunu belgelerle ispat etmek zorundadır; itiraz davası bu aşamada açılabilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.195: Ders kaynağında, iflastan önce tapuya şerh verilmiş kişisel hakların iflas masasına karşı ileri sürülebilmesi bağlamında anılır; m.198'in çevirme kuralının bu hakların kapsamına girip girmediği tartışmasında ilgilidir.
- 2004 sayılı Kanun m.219: Ders kaynağında, para alacağına çevirme işlemini alacaklının yapacağı hükmü bağlamında anılır.
- 2004 sayılı Kanun m.235: Alacaklının, iflas idaresinin çevirme hesabına karşı sıra cetveline itiraz davası açabileceği hükmü bağlamında anılır.
- 2004 sayılı Kanun m.255: Ders kaynağında, bozucu şarta bağlı alacakların ödemesinin geri istenmesi bağlamında anılır; m.198'in kapsamı dışındaki bir düzenlemedir.
- 6098 sayılı Kanun m.290: Madde metninde saklı tutulan Borçlar Kanunu hükmüdür; aynen ifa ile para tazminatı arasındaki ilişkiyi düzenler ve m.198'in son fıkrasıyla birlikte uygulanır.
İİK m.199 — Tamam olmuş satışların ifası
İcra ve İflas Kanunu'nun 199. maddesi, borçluya mal satıp teslim eden satıcının, alıcının iflasının açılmasından önce fesih ve geri alma hakkını saklı tutmuş olsa bile, sözleşmeyi feshedemeyeceğini ve sattığı malı geri alamayacağını düzenler. Madde, satıcının iflas öncesi satışlarında iflas masasının korunmasını amaçlayan bir sınırlamadır. Kural, borçlu olarak iflasa tabi olan alıcı ile satıcı arasındaki ilişkiye uygulanır. Satıcının iflastan önce fesih hakkını doğuran temerrüt, ihtar ve sözleşmedeki fesih koşullarının kendisi bu maddede düzenlenmez. İflas sonrası sözleşmelerin akıbeti (m.178 ve devamı) ile iflas idaresinin sözleşmeye devam ya da fesih seçimi bu maddenin dışındadır. Satıcının iflas masasına alacak kaydı, rehinli veya haczedilmiş malların paraya çevrilmesi ve ayrılma hakkı da bu maddede yer almaz.
Tamam olmuş satışların ifası: hangi kavramlar bilinmeli?
- Fesih ve geri alma hakkının saklı tutulması
- Satıcının satış sözleşmesinde, alıcı ödemede temerrüt ederse sözleşmeyi feshetme ve malı geri alma hakkını kendisinde bırakan kaydıdır. Bu kayıt, satıcının iflas öncesinde yaptığı bir tasarruf niteliğindedir ve bu maddede sözleşmeye bağlı hakkın iflas karşısındaki geçerliliği tartışılır.
- İflasın açılması
- Asliye ticaret mahkemesinin borçlunun iflasına karar vermesidir. Madde, satış ile teslimin iflasın açılmasından önce gerçekleşmiş olmasını koşul tutar; iflasın açılmasından sonraki işlemler kapsam dışıdır.
- Mal teslimi
- Satılan malın alıcıya fiilen ya da hukuken geçirilmesidir. Maddenin koruması, malın borçluya teslim edilmiş olmasına bağlıdır; teslim gerçekleşmemişse madde uygulanmaz.
Tamam olmuş satışların ifası: hangi şartlar aranır?
- Satıcının, alıcı borçluya mal satıp teslim etmiş olması gerekir.
- Satış ve teslimin, iflasın açılmasından önce gerçekleşmiş olması gerekir.
- Satıcının fesih ve geri alma hakkını açıkça muhafaza etmiş olması, bu hakkın kullanılmasını engellemez; hak saklı tutulmuş olsa bile madde uygulanır.
- Satıcı, bu hallerde sözleşmeyi feshedememeli ve sattığı malı geri alamamalıdır.
Tamam olmuş satışların ifası: hangi sonuçları doğurur?
- Satış ve teslim iflasın açılmasından önce gerçekleşmişse, satıcı fesih ve geri alma hakkını saklı tutmuş olsa bile sözleşmeyi feshedemez.
- Aynı durumda satıcı sattığı malı geri alamaz; malın iflas masasına dahil edilmesi esastır.
- Satıcının fesih ve geri alma hakkını saklı tutan kayıt, bu maddeye karşı geçerli bir koruma sağlamaz.
- Teslim iflasın açılmasından önce gerçekleşmemişse madde uygulanmaz ve satıcının iflas öncesi fesih hakkı, sözleşme hükümlerine göre değerlendirilir.
Teslimden önceki satış ile teslimden sonraki satış arasındaki fark nedir?
Malın henüz alıcıya teslim edilmediği satışlarda, satıcı için madde kısıtlayıcı değildir ve fesih yoluna gidilebilir.
Malın borçluya teslim edildiği satışlarda, madde devreye girer ve satıcının fesih ve geri alma hakkı iflas karşısında kullanılamaz.
Teslim gerçekleşmişse satıcı iflas gerekçesiyle sözleşmeyi feshedemez ve malı geri alamaz; teslim öncesinde bu yasak uygulanmaz.
İflas öncesi ile iflas sonrası fesih arasındaki fark nedir?
Fesih hakkı, iflasın açılmasından önce kullanılmışsa, madde bu fesih işlemini etkilemez.
İflasın açılmasından sonra fesih ya da geri alma talebi, madde kapsamında değerlendirilir.
Maddenin yasağı iflasın açılmasından önceki satışlar için söz konusudur; iflas sonrası geri alma talepleri ayrı hükümlere (m.178 ve devamı) tabidir.
Tamam olmuş satışların ifası: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Satıcının fesih ve geri alma hakkının sözleşmede açıkça saklı tutulmasını, maddenin uygulanmasını engelleyen bir istisna saymak; madde saklı tutma kaydına rağmen uygulanır.
- Teslim tarihini iflasın açılmasından sonra kabul edip maddeyi yanlış dışlamak; önce teslim edilmiş olduğu tespit edilmelidir.
- Madde ile iflas sonrası sözleşmelerin akıbetini düzenleyen hükümleri karıştırmak; m.199 yalnız iflas öncesi satışlara ilişkindir.
Nasıl ispat edilir?
- Satış ve teslimin iflasın açılmasından önce gerçekleştiğini kanıtlamak, geri alma talebinde bulunan satıcıya düşer; teslim tarihini gösteren belge veya fiili teslim delili bu noktada önemlidir.
- Satıcının fesih ve geri alma hakkını saklı tuttuğunu gösteren sözleşme kaydı, satıcı tarafından ortaya konur; ancak bu kaydın varlığı tek başına maddenin uygulanmasını engellemez.
- İflas masasının bu maddeye dayanarak satıcının talebini reddettiği durumda, iflasın açılma tarihi ve teslimin önceliği resmi kayıtlarla ortaya konur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.178: İflas sonrası sözleşmelerin akıbetini düzenler; m.199'un kapsamı dışında kalan, iflas açıldıktan sonraki sözleşme ilişkilerinde uygulanır.
İİK m.200 — Takas
İİK m.200, iflas halinde takasın hangi hallerde yapılamayacağını düzenler. Müflisin borçlusu ile alacaklısı arasındaki iflas sonrası takası sınırlar; iflas masasının zarara uğramasını önlemeyi amaçlar. Hüküm, iflas açılmış borçlu ile alacaklılar arasındaki ilişkilere uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: takasa karşı iflas masasının itiraz davası (m.201), takasın iptali için şikâyet yolu (İİK m.223/1, m.227), iflas alacaklısının sıra cetveline itirazı (m.235). Takasın genel koşulları (alacakların karşılıklılığı, aynı cins olması, muacceliyet) ise Türk Borçlar Kanunu m.139-145'te düzenlenmiştir ve bu madde yalnızca iflasa özgü sınırları ekler.
Takas: hangi kavramlar bilinmeli?
- Takas
- Karşılıklı ve aynı cinsten iki alacağın, küçük olanın miktarınca sona erdirilmesi; tek taraflı irade beyanıyla gerçekleşen yenilik doğuran hak niteliğindedir. Takas beyanı kural olarak şekle bağlı değildir.
- Müflis
- Hakkında iflas kararı verilmiş borçlu. İflas açıldığında malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır ve alacak-borç ilişkileri iflas masası adına yürür.
- İflas masası
- İflas sonucu müflisin malvarlığından oluşan ve alacaklılara paylaştırılacak topluluk. Masanın borçlusu olan kişi, masaya karşı borçlu sayılır ve bu sıfat iflas sonrası takas sınırlarında belirleyicidir.
- Hamile yazılı senet
- Lehdar yerine ciro edilebilen, kişiye değil hamile ödenecek biçimde düzenlenmiş kıymetli evrak. Bu senede dayanan alacak iflas sonrası takas yasağına tabidir.
- Muaccel alacak
- Ödeme zamanı gelmiş alacak. İflas açılınca müflisin müeccel borçları muaccel hale gelir; madde ise iflas öncesi ve sonrası edinilen alacakların takasını sınırlar.
Takas: hangi şartlar aranır?
- Alacaklının, müflise karşı kendi alacağını takas etmek istemesi ve takas koşullarının (karşılıklılık, aynı cins, muacceliyet) gerçekleşmiş olması gerekir.
- Takas edilecek alacaklardan birinin, müflisin borçlusunun iflas açılmasından sonra müflisin alacaklısı olması hâlinde takas yapılamaz (m.200 birinci fıkra 1. bent).
- Müflisin alacaklısının, iflas açıldıktan sonra müflisin veya iflas masasının borçlusu olması hâlinde takas yapılamaz (m.200 birinci fıkra 2. bent).
- Alacaklının alacağının hamile yazılı bir senede dayanması hâlinde takas yapılamaz (m.200 birinci fıkra 3. bent).
- Anonim, limited ve kooperatif şirketlerin iflasında, ortakların ödenmemiş hisse senedi bedeli borçları veya henüz konulmamış taahhüt edilen sermaye borçları bu şirketlerden olan alacaklarla takas edilemez (m.200 ikinci fıkra).
- Takas edilebilmesi için karşı tarafın rızası aranan alacaklar (TBK m.144 kapsamında) ise, rıza olmadan takas beyanı iflas idaresince kabul edilmez.
Takas: hangi sonuçları doğurur?
- Madde 200'de sayılan hâllerden birinin varlığında takas yapılamaz ve takas beyanı iflas idaresince kabul edilmez.
- Yasak hâllerde yapılan takas beyanına rağmen iflas idaresi takası geçerli sayarsa, alacaklılar veya iflas dairesi takasın iptalini şikâyet yoluyla icra mahkemesinden isteyebilir (m.223/1, m.227).
- Takas yasağı kapsamında kalan alacaklı, alacağını iflas alacağı olarak sıra cetveline yazdırmak zorundadır; takas edememesi alacağın değerini masa yoluyla tahsil etmesini engellemez.
- Hamile yazılı senede dayanan alacak, iflas öncesinde doğmuş olsa bile müflise olan borçla takas edilemez.
- Şirket ortağının ödenmemiş hisse bedeli veya konmamış taahhüt sermayesi, şirketten olan alacakla takas edilemez; bu yasak nispi emredicidir ve sözleşmeyle kaldırılamaz.
- Yasak hâllerde takas yapılamaması, iflas öncesinde karşılıklı alacakların doğmuş olmasını ve takasın genel koşullarının gerçekleşmesini ortadan kaldırmaz; sadece iflas sonrası takası sınırlar.
İflas öncesi alacak ile iflas sonrası alacak arasındaki fark nedir?
Takas edilecek alacaklardan biri iflas açılmadan önce doğmuş ise takas sınırlamaya tabi değildir; iflas açıldıktan sonra doğmuş ise m.200 kapsamına girer.
Müflisin borçlusunun iflastan sonra müflise alacaklı olması veya müflisin alacaklısının iflastan sonra müflise borçlu olması hâlinde, alacağın kaynağı iflas sonrasına dayanır.
İflastan sonra doğan alacak ile takas yapılamaz; iflastan önce doğmuş karşılıklı alacaklar ise TBK m.139 koşullarıyla takas edilebilir.
Müflisin borçlusu ile müflisin alacaklısı arasındaki fark nedir?
Müflisin borçlusu, iflastan sonra müflisin alacaklısı olursa kendi borcunu iflastan sonra edindiği alacakla takas edemez (birinci fıkra 1. bent).
Müflisin alacaklısı, iflastan sonra müflisin veya masanın borçlusu olursa, kendi alacağını iflastan sonraki borcu ile takas edemez (birinci fıkra 2. bent).
Her iki durumda da iflas sonrası doğan karşılıklı ilişki takasa konu olamaz; bu iki bent birbirinin tersi yönden aynı korumayı sağlar.
Genel takas ile rızaya bağlı takas arasındaki fark nedir?
Genel kural olarak takas, tek taraflı irade beyanıyla yapılır ve karşı tarafın onayı aranmaz.
TBK m.144 kapsamındaki alacaklarda (tevdi edilmiş eşya, haksız alınmış eşya, nafaka ve işçi ücreti gibi) karşı tarafın rızası aranır.
Rıza olmadan yapılan takas beyanı iflas idaresince kabul edilmez ve alacak iflas alacağı olarak sıra cetveline yazılır.
Şirket ortağı borcu ile diğer borçlu arasındaki fark nedir?
Anonim, limited veya kooperatif şirketin ortağı, ödenmemiş hisse bedeli veya taahhüt edilen ama konmamış sermaye borcuna sahipse, bu borç şirketten olan alacağıyla takas edilemez.
Ortak olmayan veya bu borçlarla ilgisi bulunmayan borçlu, şirketten olan alacağıyla genel kurallar çerçevesinde takas yapabilir.
Sermaye borcu ile şirket alacağı arasında takas yasağı vardır; sermayenin korunması amacıyla bu yasak uygulanır.
Takas yasağı ile takasa itiraz arasındaki fark nedir?
Madde 200 hükümleri, takasın kendiliğinden yapılamayacağı hâllerdir ve iflas idaresi takas beyanını kabul etmez.
Takasa itiraz (m.201), iflas öncesinde aciz bilgisiyle masanın zararına alacak edinilmesi hâlinde ayrıca dava yoluyla ileri sürülür.
Yasak hâllerde takas hiç doğmaz; itiraz ise takas koşulları gerçekleşmiş ama kötüye kullanım varsa dava ile takasın hükümsüzlüğünü sağlar.
Takas: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde 200'ün yasak hâllerini genel takas koşullarının eksikliği gibi değerlendirmek; yasağın iflas sonrası doğan alacaklarla ilgili olduğunu gözden kaçırmak.
- İflas öncesinde doğmuş alacakları da iflas sonrası sayarak takası yasaklamak; alacağın doğum tarihinin esas alınması gerektiğini unutmak.
- Müeccel alacağın iflasla muaccel hale gelmesini, takas koşulunun gerçekleşmediği anlamına gelecek biçimde yorumlamak; oysa iflasla müeccel borçlar muaccel olur ve takasa konu olabilir.
- Rızaya bağlı alacakları (TBK m.144) genel takas kuralına tabi saymak ve iflas idaresinin rıza olmadan takası kabul edeceğini varsaymak.
- Hamile yazılı senede dayanan alacağı, senedin sadece bir delil niteliğinde olduğu düşüncesiyle yasak kapsamı dışında tutmak.
- Şirket ortaklarının sermaye borçlarında takas yasağını yalnızca iflas hâlinde uygulamak; oysa ikinci fıkra yalnız şirket iflası hâlinde geçerlidir ve bu kapsam dışına taşırılmamalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İflas sonrası karşılıklı alacakların takası için, iflas açılmadan önce her iki alacağın da doğmuş olması gerektiği kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1824 E., 2025/1628 K., 16.10.2025; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1743 E., 2025/1553 K., 02.10.2025; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2099 E., 2025/1466 K., 25.09.2025)
- Hangi alacağın iflas öncesi veya sonrası doğduğunun belirlenmesinde, alacağın kaynağı olan işlemin tarihi esas alınmaktadır. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/605 E., 2025/667 K., 17.04.2025; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/103 E., 2025/417 K., 13.03.2025)
- Kayıt ve kabul davası sonucunda iflastan önce doğduğu saptanan bir alacağın, iflas sonrası takas yasağına girmediği kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/605 E., 2025/667 K., 17.04.2025)
- Bankalarda davacı şirketlere ait hesaplara gelecek paralarla ilgili olarak ilan tarihinden önce muaccel olmuş kredi ve diğer alacaklar için yapılan rehin ve takas uygulamalarında, İİK m.294 yollamasıyla m.200 birinci fıkra 1., 2. ve ikinci fıkrasının uygulanacağı kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/110 E., 2025/112 K., 06.02.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Takası ileri süren alacaklı, karşılıklı alacaklarının iflas açılmadan önce doğduğunu ve takas koşullarının gerçekleştiğini ispatla yükümlüdür; bu ispat alacağın kaynağını gösteren sözleşme, fatura veya mahkeme kararı gibi belgelerle yapılır.
- Alacağın hamile yazılı bir senede dayandığını iddia eden iflas idaresi, senedin niteliğini ve hamile yazılı olduğunu belgeyle ortaya koymalıdır.
- Şirket ortağının ödenmemiş sermaye borcu iddiasında, şirketin esas sözleşmesi ve sermaye taahhüdünü gösteren belgeler ile ödeme kayıtları delil olarak kullanılır.
- Takasın yapıldığını savunan alacaklı, takas beyanının iflas idaresine ulaştığını ispatla yükümlüdür; yazılı beyan ispat açısından üstünlük taşır.
- Takasa karşı yapılan savunmada, iflas idaresi alacağın iflas sonrası doğduğunu veya yasak hâllerden birinin gerçekleştiğini ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.201: Maddenin tamamlayıcısıdır; iflas öncesinde masanın zararına edinilen alacakla yapılan takasa karşı iflas idaresinin dava yoluyla itiraz etmesini düzenler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.223: Takasın iptali için şikâyet yolunun ilk fıkrasında iflas dairesinin yetkisini belirler; m.200 yasağına aykırı takasın giderilmesi bu yolla istenir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.227: Alacaklıların yasak hâllerde yapılan takasın iptalini şikâyet yoluyla istemesine olanak tanır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.235: Takas yasağı nedeniyle iflas alacağı olarak kayıt edilen alacaklının sıra cetveline itiraz etmesi hâlinde başvurulacak yoldur.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.139: Takasın genel koşullarını (karşılıklılık, aynı cins, muacceliyet) düzenler; m.200 bu koşulların üzerine iflasa özgü sınırlar ekler.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.144: Karşı tarafın rızasının aranmasını gerektiren alacakları sayar; m.200 ile birlikte iflas takasında uygulanır.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.145: Takas hakkından feragati düzenler; iflas takasında da feragat yoluyla takas yapılmaması mümkündür.
İİK m.201 — Takasa itiraz
İİK m.201, iflas masasının zararına yapılan takas işlemine karşı açılacak takasa itiraz davasının esasını düzenler. Düzenlenen konular, müflisin borçlusunun aciz bilgisiyle müflise karşı alacak ihdas etmesi veya devralması ve bu yolla takas yoluyla menfaat sağlamasıdır. Hüküm, iflas masasının zararına yapılan kötüye kullanmaya karşı bir tedbirdir ve iflastan önce gerçekleşen işlemlere ilişkindir. Hüküm, iflas idaresinin açacağı dava yoluyla uygulanır. Maddede süre yoktur. Takasın genel koşulları ile iflasta takasın yasak hallerini düzenlemez; bunlar İİK m.200 ve TBK m.139-145 kapsamındadır. Takas sonrası alacağın iptali ve şikayet yoluyla iptal isteme m.200 ve m.201 hükmünün ötesindedir (İİK m.223/1, m.227 ile bağlantılıdır). İflasın açılmasıyla ilgili usul ve sürelere (örneğin itiraz davasının açılma süresi) de bu madde girmez.
Takasa itiraz: hangi kavramlar bilinmeli?
- Takasa itiraz davası
- İflas idaresinin, müflisin borçlusunun iflastan önce aciz bilgisiyle masa zararına kurduğu alacağa dayanan takasın hükümsüzlüğünü mahkemeden istediği dava türüdür. Bu dava bir itiraz değil, dava yoluyla ileri sürülen bir taleptir.
- Aciz hali
- Alacaklının borcunu ödeyemeyecek durumda bulunmasıdır. Maddede takasın hükümsüzlüğü için alacaklının iflastan önce aciz halinde olduğunun borçlu tarafından bilinmesi aranır.
- Masanın zararı
- İflas masasının alacaklılarına karşı yapılan işlemin, masanın gelirini azaltması ya da masanın yükünü artırmasıdır. Takasın bu nitelikte olması için menfaatin masanın zararına sağlanmış olması gerekir.
- Alacak ihdas veya iktisap
- Müflise karşı yeni bir alacak yaratılması ya da mevcut bir alacağın devralınmasıdır. Maddede her iki yol da sayılmıştır ve bunların takas öncesi gerçekleşmiş olması gerekir.
- İflas idaresi
- İflas hâlinde masayı temsil eden ve takasa itiraz davasını açmaya yetkili organdır. Dava, iflasa karar veren ticaret mahkemesinde açılır.
Takasa itiraz: hangi şartlar aranır?
- Müflisin borçlusunun, müflisin alacaklısına karşı takas yoluyla bir menfaat elde etmek amacıyla hareket etmiş olması gerekir.
- Alacağın iflasın açılmasından önce ihdas edilmiş veya devralınmış olması gerekir.
- Borçlunun, alacaklının iflastan önce aciz halinde bulunduğunu bilmiş olması gerekir.
- Takas yoluyla kendisine veya üçüncü bir kişiye menfaat sağlanmış olması gerekir.
- İşlemin iflas masasının zararına olması gerekir.
- Takasa itiraz, iflas idaresinin iflasa karar veren ticaret mahkemesinde dava açmasıyla ileri sürülmelidir.
- Müflisin borçlusu bu şartlar gerçekleşmediği sürece takas hükmünü koruyabilir; şartlar gerçekleşirse takas hükümsüz kalır.
Takasa itiraz: hangi sonuçları doğurur?
- Şartlar gerçekleşirse ve iflas idaresi dava açıp kazanırsa takas hükümsüz kalır.
- Kazanılan davada müflisin borçlusu borcunu tam olarak iflas masasına öder.
- Müflisin borçlusu devraldığı alacağı yalnız iflas alacağı olarak sıra cetveline yazdırabilir.
- Şartlar gerçekleşmezse takas geçerliliğini korur ve iflas idaresinin itirazı reddedilir.
- Bu dava dava yoluyla ileri sürülür; takasın kendiliğinden hükümsüz olduğu kabul edilmez.
Takasa itiraz ile İİK m.200 yasağı arasındaki fark nedir?
m.201 kapsamında, takas yasak bir hal olmaksızın yapılmış ama iflas masasının zararına ve aciz bilgisiyle gerçekleşmiş bir takastır.
m.200 kapsamında takas, yasaklı hallerden birine (müflisin borçlusunun sonradan alacaklı olması vb.) girdiği için baştan yapılamaz.
m.201'de takas yapılmış ve hüküm kurulmuş olur, iflas idaresi dava açmak zorundadır; m.200'de takas hiç doğmaz ve iflas idaresi takas beyanını kabul etmez.
Takasın kabulü ile takasa itiraz davası kazanılması arasındaki fark nedir?
İflas idaresi davayı kazanırsa takas hükümsüz kalır.
Davayı kaybederse takas geçerli sayılır ve alacak sonuçlarıyla devam eder.
Kazanılırsa borçlu (davalı) borcunu tam olarak masaya öder ve devraldığı alacağını yalnız iflas alacağı olarak sıra cetveline yazdırabilir.
Takasa itiraz: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Takasa itiraz davasını iflas idaresinin açmasına gerek yokmuş gibi, takasın kendiliğinden hükümsüz olduğunu düşünmek; oysa dava yoluyla ileri sürülmelidir.
- m.200 yasağı ile m.201 itirazını karıştırmak; m.200 takası baştan engeller, m.201 ise yapılmış takası dava ile hükümsüz kılar.
- Aciz bilgisinin yalnızca alacaklının aciz halinde olmasıyla yetinmek; borçlunun bu bilgiye sahip olması ayrıca aranır.
- Davayı kazanan iflas idaresinin borçludan yalnız alacağın bir kısmını talep edebileceğini düşünmek; borçlu borcunu tam olarak masaya öder.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Takasa itiraz davası, takas yapan borçlunun ve iflas idaresinin iddialarının sınırlandığı bir dava olarak görülür; ispat yükünün iflas idaresinde olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1179 E., 2026/244 K., 18.02.2026)
- Takas talebinde bulunan borçlu, alacağını ilamla veya kesinleşmiş belge ile ispat edemezse icra mahkemesi itirazın kesin olarak kaldırılmasına karar verebilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/549 E., 2023/706 K., 05.07.2023)
- Takasın geçerli ileri sürülebilmesi için maddi hukuk bakımından takasın yasaklanmamış olması aranmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/576 E., 2023/707 K., 05.07.2023)
Nasıl ispat edilir?
- İflas idaresi, müflisin borçlusunun aciz bilgisini, takasın masanın zararına olduğunu ve menfaat sağlama kastını ispat yükü altındadır.
- Aciz bilgisi ve masa zararı, borçlunun yazılı yazışmaları, ihtarnameleri ve ilgili belgelerle ispatlanabilir.
- Karşı taraf olan müflisin borçlusu, alacağının iflastan önce doğduğunu ve aciz bilgisinin bulunmadığını savunursa bu savunmasını belgeyle ispatlamak zorundadır.
- Alacağın varlığı ve miktarı, kesinleşmiş ilam veya belge ile ispat edilmelidir; belgeye dayanmayan iddia takas sebebi olarak kabul edilmez.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.200: İflasta takasın genel yasaklarını düzenler. m.201 ise takas yasak değilken, iflas masasının zararına ve aciz bilgisiyle yapılan takası düzenler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.187: Takasa itiraz davasının açılması ve davacı olarak iflas idaresinin yetkilendirilmesine dair hükümdür; m.201 ile birlikte okunur.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.223/1: İflas dairesinin takasın iptalini şikâyet yoluyla icra mahkemesinden isteyebilmesini düzenler; m.201 davasının yoluna ilişkin bağlantılı hükümdür.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.227: Alacaklıların takasın iptalini şikâyet yoluyla isteyebilmesini düzenler; m.201 davasıyla karşılaştırılmalıdır.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.139: Takasın genel koşullarını (karşılıklılık, aynı tür, muacceliyet) düzenler; m.201 ancak bu koşullar sağlandıktan sonra gündeme gelir.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.144: Rıza gerektiren hallerde takas yapılamayacağını düzenler; iflasta da geçerlidir.
İİK m.202 — Müflisin kefil olduğu borçlar
Bu madde, müflisin kefil olduğu borçların iflas masasına alacak olarak kaydedilmesini ve kefil iflasının masasının, ödediği oranda asıl borçlu ve müteselsil borçluların alacaklılarının yerine geçmesini düzenler. Vadesi gelmemiş kefalet borçlarının masaya kaydı ile masanın rücu/halefiyet hakkı bu kapsamdadır. Maddenin uygulanması, kefalet alacaklısının kefilin masasından istemesine bağlıdır ve alacaklının bu yolu seçmek zorunda olmadığı kabul edilir. Müşterek borçluların aynı anda iflası hâlinde uygulanacak kurallar (m.203) ile asıl borçlu veya birlikte kefillerden birinin iflası hâlinde uygulanacak kurallar (m.204) bu maddenin kapsamına girmez; madde bu hallerde yalnız onlara yollama yapar. Kefilin iflası dışındaki sözleşme sonuçları, iflasın sözleşmelere etkisi ve kefilin alacaklıya karşı sorumluluğunun kapsamı bu maddede düzenlenmez (TBK m.581 vd. ve İİK'nin sözleşmelere ilişkin hükümleri). Kefilin ödediği paranın asıl borçludan tahsili de bu maddenin konusu değildir.
Müflisin kefil olduğu borçlar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Zimmet olarak kaydolma
- Alacağın vadesi gelmeden, iflas masasına bugünkü değeriyle alacak olarak yazılmasıdır. Müflisin bütün borçlarını muaccel kılan iflas açılmasının doğal sonucu olarak uygulanır.
- Masanın halefiyeti
- Kefil iflasının masasının, kefalet alacaklısına ödediği para oranında asıl borçlu ve müteselsil borçluların alacaklısı yerine geçmesidir. Bu halefiyet, ödeme yapılan oranla sınırlıdır.
- Müşterek borçlular
- Bir borcu birlikte taahhüt etmiş kişilerdir. Madde metninde örnek olarak asıl borçlu ile kefil, müteselsil borçlular ve birlikte kefiller sayılmaktadır.
- Âdi ve müteselsil kefalet
- Kefilin iflasında her iki kefalet türü bakımından aynı kural uygulanır. Maddenin kefil türüne göre ayrım yapmadığı kabul edilmektedir.
Müflisin kefil olduğu borçlar: hangi şartlar aranır?
- Kefilin iflasının açılmış olması gerekir; bu iflas, müflisin kefil olduğu borçların masaya kaydını doğurur.
- Kefalet alacaklısının alacağını kefilin iflas masasına yazdırmış olması gerekir; alacaklının bu yolu seçmesi zorunlu değildir.
- Alacağın vadesinin gelmiş olması aranmaz; vadesi gelmemiş kefalet borcu da masaya zimmet olarak kaydedilir.
- Masanın ödeme yapmış olması gerekir; halefiyet yalnız ödenen para oranında doğar.
- Asıl borçlunun veya müşterek borçlulardan birinin de iflas etmesi hâlinde, madde metninin atıfı uyarınca m.203 ve m.204 hükümleri uygulanır.
Müflisin kefil olduğu borçlar: hangi sonuçları doğurur?
- Kefilin iflasında, kefil borcunun vadesi gelmemiş olsa bile alacak masaya zimmet olarak kaydolunur.
- Kefalet alacaklısı, alacağını kefilin masasına yazdırmak zorunda değildir ve borcun asıl borçlu tarafından vadesinde ödeneceğine güvenirse yazdırmayabilir.
- Kefilin masası ödediği para oranında asıl borçlu ve müteselsil borçluların alacaklısının yerine geçer.
- Masa, kefalet alacaklısının haklarında ona halef olur; ödediği parayı asıl borçlu ve müteselsil borçlulardan tahsil etmeye çalışır.
- Asıl borçlu veya müşterek borçlulardan biri de iflas ederse m.203 ve m.204 hükümleri uygulanır.
- Masanın henüz ödeme yapmadığı hâllerde halefiyet doğmaz.
Adi kefalet ile müteselsil kefalet arasındaki fark nedir?
Adi kefalette kefil, asıl borçlu malvarlığından alacaklı tatmin olmadan sorumlu tutulamaz; iflas, bu tür kefilin masasına kayıt bakımından da aynı ölçütle değerlendirilir.
Müteselsil kefalette kefil, asıl borçlu ile birlikte doğrudan sorumludur.
Madde metni iki kefalet türü arasında ayrım yapmaz; her iki türde de vadesi gelmemiş alacak masaya yazdırılabilir ve masa ödeme oranında halef olur.
Kefilin iflası ile asıl borçlunun veya birlikte kefillerden birinin iflası arasındaki fark nedir?
Kefilin iflasında, kefilin masasına kayıt ve halefiyet bu maddeye göre yürür.
Asıl borçlu veya birlikte kefillerden birinin iflası, yalnız diğer kişinin iflasıyla birlikte değil, ayrı bir kayıt düzeniyle ele alınır.
Yalnız asıl borçlu veya birlikte kefillerden birinin iflası hâlinde m.204; hem kefil hem asıl borçlu veya birlikte kefillerden biri iflas ederse m.203 uygulanır.
Vadesi gelmiş alacak ile vadesi gelmemiş alacak arasındaki fark nedir?
Vadesi gelmiş kefalet alacağı, zaten muaccel olduğu için normal şekilde masaya yazdırılır.
Vadesi gelmemiş kefalet alacağı, iflas açılmasıyla muaccel hale gelmemiş olsa bile masaya yazdırılabilir.
Vade beklenmeden masaya kayıt yapılır; bu kayıt alacaklının seçimidir, zorunlu değildir.
Müflisin kefil olduğu borçlar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Vadesi gelmemiş kefalet alacağını, vade gelmeden masaya yazdırmanın zorunlu olduğunu sanmak; yazdırma alacaklının seçimine bağlıdır.
- Masanın ödeme yapmadığı hâlde halefiyet hakkı kazandığını varsaymak; halefiyet ancak ödenen para oranında doğar.
- Adi kefalet ile müteselsil kefalet arasında masaya kayıt bakımından farklı kurallar uygulamak; madde ayrım yapmaz.
- Kefil ile asıl borçlu birlikte iflas ettiğinde m.204 uygulamak; bu hal m.203 kapsamındadır.
- Yalnız asıl borçlunun iflası hâlinde m.203 uygulamak; bu hal m.204 kapsamındadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kefilin iflasında, vadesi gelmemiş kefalet alacağının masaya kaydının kefalet alacaklısının seçimine bağlı olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/384 E., 2025/1589 K., 31.12.2025)
- Kefalet sözleşmesinin kurulmasından önceki borçlar bakımından kefilin sorumluluğu, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa sınırlı kabul edilmekte; masaya kayıt bu sınır içinde değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1174 E., 2026/299 K., 25.02.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1696 E., 2026/298 K., 25.02.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Alacağı masaya yazdıran alacaklı, kefalet sözleşmesinin varlığını ve kefilin iflasını yazılı belge ile ispatlamakla yükümlüdür; kefalet sözleşmesi çoğunlukla yazılı şekilde yapıldığından bu belge esas delildir.
- Masanın halefiyet hakkını ileri süren taraf, kefil iflası masasının ödeme yaptığını ve ödediği tutarı ispat etmekle yükümlüdür.
- Kefalet sözleşmesinin kurulma tarihi ile alacağın doğum tarihi arasındaki ilişki, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa kefil tarafından ileri sürülen savunmada ayrıca ispat konusu olabilir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1174 E., 2026/299 K., 25.02.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1696 E., 2026/298 K., 25.02.2026)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.203: Kefil ile asıl borçlu veya birlikte kefillerden birinin aynı zamanda iflası hâlinde uygulanır; madde metni bu hale yollama yapar.
- 2004 sayılı Kanun m.204: Yalnız asıl borçlunun veya birlikte kefillerden birinin iflası hâlinde uygulanır; kısmi ödeme ve rücu hesabını düzenler.
- 6098 sayılı Kanun m.581: Kefalet sözleşmesinin tanımını ve kefilin sorumluluğunu düzenler; maddenin uygulandığı kefalet ilişkisinin kaynağıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.596: Kefilin ödemesi nedeniyle alacaklının haklarına halef olmayı düzenler; masanın halefiyetinin dayanağıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.587: Birlikte kefilleri tanımlar; maddenin atıfta bulunduğu müşterek borçlu kavramının kaynağıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.195: İflasın açılmasının müflisin bütün borçlarını muaccel kılması kuralını düzenler; vadesi gelmemiş kefalet borcunun masaya zimmet kaydının dayanağıdır.
İİK m.203 — Müşterek borçluların bir zamanda iflası
İİK m.203, müşterek borçluların (bir borcu birlikte taahhüt edenlerin) aynı zamanda iflasında alacaklının alacağını masalara nasıl yazdıracağını ve masaların birbiriyle hesaplaşmasını düzenler. Düzenlenen konular: alacağın tamamının her müflisin masasına yazdırılabilmesi, masalardan ayrılan payların alacak tutarını aşması halinde fazlanın masalara dağıtımı, masalar arasında rücu hakkının bulunmaması. Kural, müteselsil borçlular, kefil ile asıl borçlu ve birlikte kefiller gibi bir borçtan birlikte sorumlu olanlar bakımından uygulanır. Düzenlemediği konular: müflisin kefil olduğu borçların masaya yazdırılması (m.202), müşterek borçlulardan birinin borcu kısmen ödemesi halinde masaya kayıt (m.204), kollektif şirket ve ortaklarının iflası (m.205), iflas tasfiyesinde dağıtım ve sıra (m.206 vd.) ve iflasın açılması ile borçluların borçlarının muaccel hale gelmesi (m.195).
Müşterek borçluların bir zamanda iflası: hangi kavramlar bilinmeli?
- Müşterek borçlular
- Bir borcu birlikte taahhüt eden kişiler; örneğin müteselsil borçlular, asıl borçlu ile kefil veya birlikte kefiller. Aynı anda iflas etmiş olmaları gerekmez; iflas tasfiye işlemlerinin aynı zamana rastlaması yeterlidir.
- Aynı zamanda iflas
- Müşterek borçluların iflas kararlarının aynı anda verilmesi değil, tasfiye işlemlerinin zaman bakımından çakışmasıdır. Bu çakışma, alacağın birden fazla masaya yazdırılması için yeterli sayılır.
- Masa (iflas masası)
- Her müflis için oluşan ve malvarlığını tasfiye eden tüzel birim. Her masa, alacaklıya kendi tasfiyesinden düşen payı öder.
- Hisse (pay)
- Bir masanın tasfiye sonucunda alacaklıya dağıtacağı oran veya tutar. Masaların ödediği hisselerin toplamı alacak tutarını aşarsa fazlalığın dağıtımı bu kavrama göre yapılır.
- Rücu
- Bir masanın, borcu ödediği ölçüde diğer müşterek borçlunun masasına karşı başvurabildiği hak. Madde, masalar arasında ödedikleri hisseler alacağı geçmedikçe rücuyu dışlar.
Müşterek borçluların bir zamanda iflası: hangi şartlar aranır?
- Alacağın birden fazla müşterek borçlunun iflas masasına yazdırılabilmesi için, bu borçluların bir borcu birlikte taahhüt etmiş olmaları bulunmalıdır.
- Müşterek borçluların iflas tasfiye işlemlerinin aynı zamana rastlaması gerekir; iflas kararlarının aynı anda verilmiş olması zorunlu değildir.
- Alacaklı, alacağının tamamını her müflisin masasına ayrı ayrı yazdırabilir; masalardan birinden tam tahsil yapmış olması bu hakkı ortadan kaldırmaz.
- Masaların ayrılan paylarının toplamı alacağı aşıyorsa fazla, müşterek borçlusuna karşı düşen hisseden daha fazla ödeme yapmış masaya geçer.
- Masaların ödedikleri hisselerin toplamı alacak tutarını geçmiyorsa masalar arasında rücu hakkı doğmaz.
- Alacaklının masalardan tahsil ettiği toplam tutar alacağın tamamını aşamaz; aşan kısım masalara iade edilir.
Müşterek borçluların bir zamanda iflası: hangi sonuçları doğurur?
- Alacaklı alacağının tamamını her müflisin masasına yazdırabilir ve her masadan ayrı ayrı pay alabilir.
- Masalardan ayrılan paylar toplamı alacağı aşarsa fazlalık, müşterek borçlusuna karşı düşen hisseden fazla ödeme yapan masaya intikal eder.
- Masaların ödedikleri hisseler alacak tutarını geçmiyorsa masaların birbirlerine rücu hakkı yoktur.
- Alacaklı tahsil ettiği toplam tutarla alacağın tamamını aştığı ölçüde, aşan miktar masalara dağıtılır; alacaklı fazla tahsil etmiş olamaz.
- Madde emredici niteliktedir; iflas masaları ve alacaklı bu düzenlemeden sözleşmeyle ayrılamaz.
Aynı zamanda iflas ile ayrı zamanlı iflas arasındaki fark nedir?
Müşterek borçluların tasfiye işlemlerinin aynı zamana rastlaması halinde alacaklı alacağının tamamını her masaya yazdırabilir.
Tasfiye işlemleri zaman bakımından ayrışmışsa, alacaklı her masadan tam alacak talep edemez; bu durumda m.203 uygulanmaz.
Yazdırma hakkının kapsamı değişir: tam alacak her masaya yazdırılabilir ya da yalnız tasfiyesi süren masadan talep yapılabilir.
Fazlalık ile rücu alanı arasındaki fark nedir?
Masaların ayrılan payları toplamı alacağı aşarsa fazlalık, müşterek borçlusuna karşı düşen hisseden fazla ödeyen masaya döner.
Masaların ödediği hisseler toplamı alacağı geçmiyorsa masalar arası rücu hakkı yoktur.
Alacaklının tahsil ettiği tutar alacağı aşarsa aşan kısım masaya iade edilir; aşmazsa masalar birbirinden bir şey isteyemez.
Müşterek borçluların bir zamanda iflası: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Müşterek borçluların iflas kararlarının aynı gün verilmiş olmasını şart saymak; oysa asıl ölçüt tasfiye işlemlerinin zamanca çakışmasıdır.
- Alacaklının masalardan birinden kısmen tahsil yapmış olmasını, diğer masaya tam alacağı yazdırma hakkını ortadan kaldıran bir neden saymak; m.203 bu hakkı tanımaktadır, ancak m.204 kısmi ödeme için ayrı bir düzenleme getirir.
- Masaların ödediği hisselerin toplamını alacak tutarını aşan kısımla karıştırmak; fazlalık yalnız toplamın alacağı aştığı yerde söz konusudur.
- Fazlalığın, masanın ödediği tutarla değil de müşterek borçlusuna karşı düşen hisseyle karşılaştırılarak belirlenmesi gerektiğini gözden kaçırmak; ölçüt payın fazla ödenip ödenmediğidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemelerin yaptığı incelemede, müşterek borçluların iflas işlemlerinin aynı zamana rastlayıp rastlamadığı somut olarak araştırılır; kararlar bu ölçütü esas almaktadır.
Nasıl ispat edilir?
- Alacaklı, alacağının tamamını masalara yazdırmak istediğinde, borçluların bir borcu birlikte taahhüt ettiğini ve iflas tasfiyelerinin aynı zamana rastladığını ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat iflas dosyası ve sıra cetveli ile yapılır.
- Masaların ödediği hisseler toplamının alacak tutarını aşıp aşmadığı, her masanın sıra cetveli ve ödeme belgeleriyle belirlenir; fazlalığı talep eden masa bu fazlalığı kanıtlamakla yükümlüdür.
- Masalar arasında rücu iddiası ileri sürülürse, ödenen hisselerin alacağı geçmediğini gösteren belgeler karşı tarafça ileri sürülmelidir; bu durum yazılı belgeye dayanır.
- Müşterek borçluluk ilişkisi (müteselsil borç, kefalet) yazılı sözleşme veya belgeyle kanıtlanır; bu belge yoksa alacaklı yazdırma hakkını ispat edemez.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İİK m.202: Müflisin kefil olduğu borçların vadesi gelmemiş olsa da masaya alacak olarak yazılmasını düzenler; kefil ile asıl borçlu birlikte iflas ettiğinde m.203 devreye girer.
- 2004 sayılı İİK m.204: Müşterek borçlulardan birinin alacağı kısmen ödemesi halinde alacağın tamamının masaya yazdırılmasını düzenler; m.203 ile birlikte okunur ancak kapsamı farklıdır.
- 2004 sayılı İİK m.205: Kollektif şirket ve ortaklarının aynı zamanda iflasında benzer yazdırma ve rücu kurallarını düzenler; m.203'ün şirket ilişkisine uyarlanmış karşılığıdır.
- 2004 sayılı İİK m.195: İflasın açılmasıyla müflisin borçlarının muaccel hale gelmesini düzenler; m.202 ve dolayısıyla m.203'teki yazdırma imkânının zemini budur.
İİK m.204 — Müflisle birlikte borçlu tarafından borcun kısmen ödenmesi
İcra ve İflas Kanunu m.204, müflisle birlikte borçlu olanlardan birinin alacaklıya borcun bir kısmını ödemesi halinde, alacaklının iflas masasına hangi tutarda kaydolacağını ve kısmen ödeyen müşterek borçlunun rücu alacağının masada nasıl karşılanacağını düzenler. Düzenlenen konular; alacağın tamamının masaya kaydı, masa taksiminde alacaklıya ve kısmen ödeyen müşterek borçluya düşen payların sırası ve artan paranın masada kalmasıdır. Hüküm, iflas eden borçlunun müşterek borçlu (müteselsil borçlu, birlikte kefil veya asıl borçlu-kefil ilişkisi) olduğu durumlarda uygulanır. Müşterek borçluların aynı anda iflası hâlinde iki masanın birbirine karşı durumu (m.203), rücu hakkının kaynağı ve kapsamı (BK m.168) ile iflas masasına kayıt ve sıra cetveli usulleri bu maddede düzenlenmez.
Müflisle birlikte borçlu tarafından borcun kısmen ödenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Müşterek borçlu
- Bir borcu birlikte taahhüt eden kişilerdir; müteselsil borçlular, asıl borçlu ile kefil veya birlikte kefiller bu kapsamdadır. Hükmün uygulanabilmesi için borçlulardan birinin iflas etmiş olması gerekir.
- Rücu hakkı
- Borcu kısmen ödeyen müşterek borçlunun, ödediği tutarı diğer müşterek borçludan geri isteme hakkıdır. Bu hak, hissesinden fazla ödediği ölçüde doğar ve maddede rücu hakkının varlığı ya da yokluğu kayıt tutarını değiştirmez.
- Masaya kaydolunma (iflas masasına kayıt)
- Alacaklının iflas masasında alacağını yazdırması işlemidir. Kayıt hakkı alacaklıya ve kısmen ödeyen müşterek borçluya tanınmıştır; masaya kayıt, alacağın hangi tutar üzerinden sıra cetveline girdiğini belirler.
- Alacağın kalan kısmı
- Alacaklının müşterek borçludan aldığı ödemeden sonra alacaklının elinde kalan alacak tutarıdır. Masadan ilk ödeme, bu kalan kısım için yapılır.
- Hisse (masa payı)
- Masanın yaptığı taksitte alacağın tamamına karşılık gelen dağıtım oranına göre hesaplanan paydır. Sıra cetvelindeki tutar üzerinden, masanın belirlediği yüzde ile bulunur.
Müflisle birlikte borçlu tarafından borcun kısmen ödenmesi: hangi şartlar aranır?
- Alacaklının, iflas eden borçlu ile birlikte borçlu olan kişilerden birinden alacağının bir kısmını almış olması gerekir.
- Kısmen ödeyen müşterek borçlunun müflise rücu hakkının bulunup bulunmadığı, masaya kaydın tutarını etkilemez; bu nedenle rücu hakkı şartı aranmaz.
- İflas eden müşterek borçlunun iflas masasına alacağın tamamı yazdırılabilir; alacaklı kalan alacağı değil borcun tamamını kaydettirir.
- Masanın taksitinde alacağın tamamına düşen hisseden alacaklıya, kalan alacağını tamamlayacak kadarı ödenmelidir.
- Taksitten kalan paranın, kısmen ödeyen müşterek borçluya rücu hakkı olduğu miktara düşen hisse kadarı verilmelidir.
- Taksitten artan para masada kalır.
Müflisle birlikte borçlu tarafından borcun kısmen ödenmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Alacaklı, kısmi ödemeye rağmen alacağının tamamını iflas masasına yazdırabilir.
- Masa taksitinde önce alacaklıya, alacağın tamamına düşen hisse içinden kalan alacağını tamamlayacak kadar ödenir.
- Kalan paradan kısmen ödeyen müşterek borçluya, rücu hakkı olduğu miktara düşen hisse verilir.
- Rücu hakkı olmayan kısmen ödeyen müşterek borçlu, masadan pay almaz.
- Alacaklıya ve kısmen ödeyene verildikten sonra kalan para masada kalır.
- Kısmen ödeyen müşterek borçlu, alacaklının alacağını masaya yazdırmasını da talep edebilir.
Kayıt tutarı ile kalan alacak arasındaki fark nedir?
Alacaklının masaya kaydettiği tutar, borcun tamamıdır. Müşterek borçludan alınan kısım da bu tutara dahildir.
Alacaklının yalnız kalan alacağı, yani borcun ödenmemiş kısmı, masaya kaydedilebilseydi kayıt daha düşük olurdu.
Alacaklı tam tutarı kaydettirir; böylece iflas masasının dağıtımı alacağın tamamı üzerinden yapılır ve kalan alacağı tamamen karşılanabilir.
Alacaklının payı ile kısmen ödeyen müşterek borçlunun payı arasındaki fark nedir?
Alacaklıya önce, alacağın tamamına düşen hisse içinden kalan alacağını tamamlayacak miktar verilir.
Kısmen ödeyen müşterek borçluya ise kalan paradan, rücu hakkının bulunduğu miktara düşen hisse verilir.
Sıra önce alacaklıya, sonra kısmen ödeyene işler; kısmen ödeyen, rücu alacağı kadar bir iflas alacağı gibi pay alır, tamamı verilmez.
Rücu hakkı olan ile rücu hakkı olmayan müşterek borçlu arasındaki fark nedir?
Kısmen ödeyen müşterek borçlunun müflise rücu hakkı varsa, ödediği fazlalığa düşen hisse masadan kendisine verilir.
Rücu hakkı yoksa, kısmen ödeyen müşterek borçluya masadan pay verilmez.
Rücu hakkı bulunmasa da kayıt tam tutar üzerinden yapılır; yalnız masadan ödeme alıp almayacağı rücu hakkına bağlıdır.
Masada kalan artan para ile ödenen pay arasındaki fark nedir?
Alacaklıya ve kısmen ödeyene pay verildikten sonra artan para, iflas masasında kalır.
Pay hesabı, alacağın tamamı üzerinden değil ödeme yapan tarafın hissesi üzerinden yapılır.
Artan para masaya döner ve masa alacaklılarına dağıtılır; kısmen ödeyen müşterek borçlu bu artandan pay alamaz.
Müflisle birlikte borçlu tarafından borcun kısmen ödenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Alacaklının masaya yalnız kalan alacağı kaydedeceğini düşünmek; kayıt tutarı borcun tamamıdır.
- Kısmen ödeyen müşterek borçluya rücu alacağının tamamını ödemek; ona yalnız rücu hakkı olan miktara düşen hisse verilir.
- Rücu hakkı olmayan kısmen ödeyen müşterek borçluya da masadan pay vermek; rücu hakkı yoksa pay alamaz.
- Artan parayı alacaklıya veya kısmen ödeyene ödemek; artan para masada kalır.
- Taksit hesabını alacağın kalan tutarı üzerinden yapmak; hisse, alacağın tamamına düşen oran üzerinden hesaplanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Alacaklının kalan alacak yerine borcun tamamını masaya yazdırabilmesi, kısmi ödemenin alacaklı aleyhine sonuç doğurmamasına hizmet eder. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1509 E., 2025/300 K., 12.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Alacaklı, masaya kaydolunan tutarın borcun tamamı olduğunu iddia ettiğinde, borcun doğduğunu ve iflas eden müşterek borçlunun bu borçtan sorumlu olduğunu belgeyle ispatlar.
- Alacaklı, müşterek borçludan aldığı kısmi ödemeyi makbuz veya banka kaydı gibi yazılı belgeyle ispatlar; ödemeyi ileri süren, yapıldığını göstermek zorundadır.
- Kısmen ödeyen müşterek borçlu, rücu hakkını ve ödediği tutarı ispatlamakla yükümlüdür; rücu hakkı yoksa masadan pay alamayacağını iflas idaresi karşısında kabul etmek zorundadır.
- Masanın dağıtım oranı ve alacağın tutarı, iflas dosyasındaki sıra cetveli ve masa kayıtlarıyla belirlenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.203: Müşterek borçluların aynı zamanda iflası halinde her iki masanın birbirine karşı durumunu düzenler. m.204, iflas eden müşterek borçlunun yalnız bir masası bulunduğu ve diğer müşterek borçlunun kısmen ödediği durumda uygulanır.
- 6098 sayılı Kanun m.162: Müşterek borçluluğun (müteselsil borçluluğun) tanımını yapar; m.204'teki müşterek borçlu kavramı bu düzenlemeye dayanır.
- 6098 sayılı Kanun m.168: Müteselsil borçlulardan birinin ödediği borç bakımından diğer borçlulara karşı rücu hakkını düzenler; m.204'teki rücu hakkı bu hükme göre belirlenir.
- 2004 sayılı Kanun m.202: Birlikte kefillik ve kefil ile asıl borçlu arasındaki müşterek borçluluk ilişkisinin kaynağıdır; m.204 bu kişiler bakımından da uygulanır.
İİK m.205 — Kollektif şirketin ve gayrimahdut mesuliyetli şeriklerin iflası
İİK m.205, kollektif şirket ile bir ortağının veya şirketin iflasının aynı zamana rastlaması hâlinde şirket alacaklılarının hangi masaya ne ölçüde başvuracağını ve müflis ortağın masasının şirket alacaklılarının yerine geçme esaslarını düzenler. Düzenlediği konular: şirket ve ortağın birlikte iflası, şirket alacaklılarının alacaklarının tamamını ortağın masasına yazdırma hakkı, şirket masasından alınamayan kısmın ortak masasından istenmesi, birden fazla ortağın ödemesi hâli ve yalnız ortağın iflası hâli. Kural, kollektif şirket ortaklarına ve kanun yollamasıyla komandit şirketin komandite ortağına uygulanır. Düzenlemediği konular: şirketin ortaklardan takip edilebilme koşulları ve sıralaması (TTK m.237-240), ortakların kişisel alacaklılarının şirket mallarına başvuru yasağı (TTK m.239), iflas masasının rücu hakkı ve borçlu sıfatıyla ilgili müşterek borçlu hükümleri (İİK m.202-204), ve iflasın kapatılması ile tasfiye usulü (İİK m.219 vd.).
Kollektif şirketin ve gayrimahdut mesuliyetli şeriklerin iflası: hangi kavramlar bilinmeli?
- Müflis ortağın masası
- Ortağın iflası üzerine oluşan, onun malvarlığını ve alacaklılarını toplayan iflas masasıdır. Şirket alacaklıları bu masaya da alacaklarını yazdırabilir.
- Şirket masası
- Şirketin iflası üzerine oluşan ve yalnızca şirket alacaklılarının alacaklarını yazdırabildiği masadır. Ortakların kişisel alacaklıları bu masaya başvuramaz.
- Tamamının yazdırılması
- Şirket alacaklısının, şirketten ya da diğer ortaklardan kısmen tahsil etmiş olsa bile alacağının tamamını ortağın masasına kaydettirebilmesidir. Bu hakkın kullanılması şirket masasındaki paylaşımı etkilemez, yalnızca kaydın tutarını belirler.
- Yerine geçme (sübrogasyon)
- Müflis ortağın masasının, şirket alacaklılarına ödediği oranda onların haklarına girmesidir. Bu durumda masa şirkete ve gerektiğinde diğer ortaklara rücu eder.
- Müşterek borçlu hükümleri
- İİK m.202 ile m.204 arasındaki, birlikte borçlu veya kefillerin iflası hâlinde masaların birbirine karşı durumunu düzenleyen kurallardır. Şirket ve ortak ilişkisinde m.205 bu kuralları kendi içinde özel olarak uyarlar.
Kollektif şirketin ve gayrimahdut mesuliyetli şeriklerin iflası: hangi şartlar aranır?
- Şirket ile bir ortağın iflas muamelelerinin aynı zamana rastlaması gerekir; bu hâlde şirket alacaklıları alacaklarının tamamını ortağın masasına yazdırabilir.
- Şirket alacaklıları, şirket masasından alamadıkları miktarı müflis ortağın masasından isteyebilir; bu miktar ortağın masasına düşen iflas payı ile sınırlıdır.
- Birden fazla ortak aynı zamanda ödemek zorundaysa ve birden çok ortak ödeme yapmışsa, İİK m.203 ve m.204 hükümleri uygulanır.
- Şirket iflas etmeden yalnız bir ortak iflas ederse, şirket alacaklılarının alacaklarının tamamı ortağın masasına kabul edilir.
- Müflis ortağın masası, şirket alacaklılarının yerine geçer ve bu yerine geçme İİK m.202 uyarınca gerçekleşir.
Kollektif şirketin ve gayrimahdut mesuliyetli şeriklerin iflası: hangi sonuçları doğurur?
- Şirket alacaklıları, şirket masasından aldıkları kısım ne olursa olsun, alacağın tamamını ortağın masasına yazdırabilir.
- Şirket masasından alınamayan miktar, tasfiye sonunda ortağın masasından istenebilir.
- Müflis ortağın masası, ödediği oranda şirket alacaklılarının yerine geçer ve şirkete ile hissesinden fazla ödediği için diğer ortaklara rücu eder.
- Birden çok ortak aynı zamanda iflas ederse, alacaklılar alacağın tamamını her ortağın masasına ayrı ayrı yazdırabilir; ortakların kişisel alacaklıları ile birlikte yalnız şirketten alınamayan miktar oranında dağıtıma katılırlar.
- Şirketin iflası ortakların iflasını kendiliğinden gerektirmez; ortağın iflası da şirketin iflasını gerektirmez. Ancak bir ortağın iflası, kollektif şirketin sona ermesine yol açar.
- Şirket alacaklıları, alacağın tamamını yazdırmadan önce ortağın kişisel alacaklılarının şirket mallarına başvurmasına izin verilmez.
Şirket ile tek ortağın birlikte iflası ile yalnız ortağın iflası arasındaki fark nedir?
Şirket ile bir ortağın iflas muameleleri aynı zamana rastlarsa, alacaklılar tamamını ortağın masasına yazdırabilir ve şirket masasından alamadıkları kısmı ortağın masasından ister.
Şirket iflas etmeden yalnız bir ortak iflas ederse, şirket alacaklılarının alacağının tamamı ortağın masasına kabul edilir ve ayrı bir şirket masası söz konusu olmaz.
İlk hâlde şirket masası ile ortak masası arasında sıralı bir başvuru vardır; ikinci hâlde doğrudan ortağın masasına kayıt yapılır.
Tek ortağın ödemesi ile birden çok ortağın ödemesi arasındaki fark nedir?
Şirket masasından alınamayan miktar yalnız bir ortağın masasından isteniyorsa ödeme tek masa tarafından yapılmış olur.
Bu miktar birden çok ortak tarafından ödenmişse ortak masaları arasında İİK m.203 ve m.204 hükümleri uygulanır.
Birden çok masa ödeme yaptığında fazlalık ve rücu hesabı İİK m.203 ve m.204 çerçevesinde yapılır.
Şirketin alacaklısı ile ortağın kişisel alacaklısı arasındaki fark nedir?
Şirket alacaklıları, alacağın tamamını ortağın masasına yazdırabilir ve şirket masasındaki kısmı ortaktan isteyebilir.
Ortağın kişisel alacaklıları şirket masasına başvuramaz; şirket alacaklıları tamamen tahsil edilmedikçe şirket mallarına yönelemezler.
Şirket alacaklıları ortağın masasında kişisel alacaklılarla eşit konumda yer alır; ortağın kişisel alacaklısının masada öncelik veya imtiyazı yoktur.
Kollektif şirketin ve gayrimahdut mesuliyetli şeriklerin iflası: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Şirket alacaklılarının ortağın masasına yalnız şirket masasından alınamayan kısmı yazdırabileceğini sanmak; oysa tamamı kaydettirilebilir, yalnız isteme aşamasında fark doğar.
- Şirketin iflasının ortağın iflasını kendiliğinden doğurduğunu varsaymak; ayrı kararlar gerekir.
- Ortağın kişisel alacaklısının şirket masasında şirket alacaklılarıyla öncelik taşıdığını düşünmek; ortak masasında öncelik ve imtiyaz yoktur.
- Birden çok ortak ödemesinde fazlalığın hangi masaya döneceğini belirlemeden tek masa üzerinden hesap yapmak; İİK m.203 uygulanmalıdır.
- Şirket alacaklıları tamamen tahsil edilmeden ortağın kişisel alacaklısının şirket mallarına başvurabileceğini düşünmek.
- Rücu ve yerine geçme hakkını yalnız şirkete karşı değil, başka ortaklara karşı da doğuracak biçimde yanlış yorumlamak; hissesinden fazla ödeme yapan masa diğer ortaklara da rücu eder.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Şirketin iflası ile ortağın iflası ayrı hukuki olaylardır ve birinin varlığı diğerini kendiliğinden doğurmaz; bu ayrım uygulamada iflas kararlarının ayrı ayrı verilmesini gerektirir. Kaynakta İBK niteliğinde kararlar bu ilkeyi tekrarlar.
- Şirket alacaklılarının şirket masasından aldıkları kısmın alacağın tamamını yazdırma hakkını etkilemediği kabul edilmektedir.
- Ortak masasına yazdırılan alacağın tasfiye sonunda şirket masasından alınamayan kısmıyla sınırlı olarak ortaktan istenebileceği kabul edilmektedir.
- Müflis ortağın masasının ödeme yaptığı oranda şirket alacaklılarının yerine geçtiği ve rücu hakkını kazandığı kabul edilmektedir.
- Ortakların kişisel alacaklılarının, şirket alacaklıları tamamen tahsil edilmeden şirket mallarına başvuramayacağı kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Şirket alacaklısı, şirket masasından alamadığı miktarı ortağın masasından isteyen taraf olarak, şirket masasındaki tasfiye sonucunu belgeyle ispatlamakla yükümlüdür.
- Şirketin iflası ile ortağın iflasının aynı zamana rastladığı iflas kararları ve tebliğ kayıtları ile ispatlanır.
- Ortağın masasına kaydettirilen alacağın tamamının, şirketten veya diğer ortaklardan kısmen tahsil edilmiş olsa da kayda alınması gerektiği hususunda, alacaklının alacak belgesi ile ispat yükü alacaklıdadır.
- Müflis ortağın masasının ödediği para oranında yerine geçtiği iddiası, ödeme belgeleri ile ispatlanır; ödemeyi yapan masa bu belgeleri sunmakla yükümlüdür.
- Ortağın kişisel alacaklısının şirket mallarına başvurma iddiası, şirket alacaklılarının tamamen tahsil edildiğini gösteren tasfiye belgesine bağlıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.202: Müflis ortağın masasının şirket alacaklılarının yerine geçmesinin ölçüsünü verir; m.205 son fıkrası bu maddeye atıf yapar.
- 2004 sayılı Kanun m.203: Birden çok müflis ortağın masasının dağıtım paylarının toplamı alacağı aşarsa fazlanın nasıl iade edileceğini düzenler; m.205 birden çok ortak ödemesinde bu maddeyi uygular.
- 2004 sayılı Kanun m.204: Müflis borçlunun kısmi ödemesi hâlinde masaya kaydın tamamı ve rücu hakkı düzenlenir; m.205 ikinci fıkrasında bu maddeye yer verilir.
- 6102 sayılı Kanun m.237: Şirket alacaklılarının önce şirket tüzel kişiliğine başvurması gerektiğini düzenler; m.205 bu başvurunun iflas masası düzeyindeki sonucunu belirler.
- 6102 sayılı Kanun m.238: Şirketin alacaklısının şirket ile birlikte ortakların iflasını isteyebilmesinin dayanağıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.239: Ortakların kişisel alacaklılarının şirket mallarına başvuru yasağını düzenler; m.205'in kişisel alacaklılar bakımındaki sonucunu tamamlar.
- 6102 sayılı Kanun m.240: Şirket ortaklarının iflasında kişisel alacaklılarla şirket alacaklılarının öncelik ve imtiyazının bulunmadığını ve depo kararına rağmen iflas usulünü düzenler.
- 6102 sayılı Kanun m.243: Şirketin sona erme hâllerini düzenler; ortağın iflası ile şirketin sona ermesi bağlantısını kurar.
İİK m.206 — Adi ve rehinli alacakların sırası
İcra ve İflas Kanunu'nun 206. maddesi, iflas tasfiyesinde satış tutarının hangi sırayla alacaklılara paylaştırılacağını düzenler. Rehinli alacaklıların rüçhan hakkı, Devlet tekliflerinin rehinli alacaklardan sonra gelmesi, birden fazla rehinle temin edilmiş alacaklarda tenasüp, taşınmaz rehninin sırası ve faiz-eklentisi, teminatlı olup rehinle karşılanmamış ve teminatsız alacakların dört sıralı imtiyaz düzeni ile gemi satışında sıra cetvelinin hangi hükümlere göre yapılacağı bu maddenin konusudur. Madde, iflas idaresinin hazırladığı sıra cetveline göre paylaştırma yapılan iflas tasfiyesinde uygulanır. Rehinli alacakların paraya çevirme ve muhafaza masrafları, masa alacakları ve paylaştırma usulü (m.248 ve sonrası) bu maddede düzenlenmez. Sıra cetvelinin hazırlanması, itiraz ve kesinleşmesi (m.230-236) ile masa alacaklılarının paylaştırmadan önce ödenmesi bu maddenin kapsamı dışındadır. Konkordato mühleti içinde doğan alacakların öncelik sırası da (m.308c) bu maddede düzenlenmez.
Adi ve rehinli alacakların sırası: hangi kavramlar bilinmeli?
- Rehinli alacak
- Alacağı, borçlunun veya üçüncü kişinin bir malı üzerindeki rehinle güvence altına alınmış olan alacaktır. Rehin hakkı sebebiyle satış bedelinden rüçhan hakkı tanınır; rehinle karşılanmayan kısım için alacaklı teminatsız alacaklı gibi sıralanır.
- Rüçhan hakkı
- Rehinli alacaklının satış tutarı üzerinde diğer alacaklılardan önce ödeme alma hakkıdır. Madde metninde 2018 değişikliğiyle devlet tekliflerinin de bu haktan sonra geldiği belirtilmiştir.
- Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması gereken resim ve vergi
- Malın aynından doğan kamu alacaklarıdır; gümrük resmi ve akar vergisi örnek verilmiştir. Bu alacaklar rehinli alacaklardan sonra, diğer alacaklılardan önce gelir.
- Tenasüp
- Bir alacağın birden fazla rehinle teminat altına alınması hâlinde, satış bedellerinin alacak tutarlarına orantılı olarak paylaştırılmasıdır. Her rehinin idare ve satış masrafı da hesaba katılır.
- Teminatlı alacak ve teminatsız alacak
- Teminatlı alacak, rehinle temin edilmiş fakat rehinle karşılanmamış kısmı veya teminatsız alacağı ifade eder. Bunlar satış tutarından dört sıralı düzene göre kaydolunur.
- İmtiyazlı alacak
- Dördüncü fıkranın birinci, ikinci ve üçüncü sıralarındaki alacaklardır. Aynı fıkrada üçüncü sıra özel kanunlarda imtiyazlı sayılan alacakları da kapsar; imtiyaz bir ayni hak değil, ödeme sırasına ilişkin bir önceliktir.
- Dört sıralı imtiyaz düzeni
- Birinci sıra işçi ve yardım sandığı ile nafaka alacakları, ikinci sıra velayet ve vesayet nedeniyle doğan alacaklar, üçüncü sıra özel kanunda imtiyazlı sayılan alacaklar, dördüncü sıra imtiyazsız diğer alacaklardır.
Adi ve rehinli alacakların sırası: hangi şartlar aranır?
- Satışın iflas tasfiyesi kapsamında yapılmış ve satış tutarının elde edilmiş olması gerekir.
- Alacağın rehinle temin edilmiş olması veya alacaklının teminatsız ya da rehinle karşılanmamış kısım bakımından dördüncü fıkra sırasına girmesi gerekir.
- Rehinli alacak için rehnin satış bedelinden ödeme yapılabilmesi, rehnin satış tutarının bulunmasına bağlıdır; satış tutarı üzerinde rehinli alacaklının rüçhan hakkı saklı kalır.
- Malın aynından doğan Devlet tekliflerinin ödenmesi için rehinli alacakların satış tutarından önce karşılanmış olması ya da bu alacakların aşılmamış olması gerekir; bu kamu alacağı rehinli alacaklardan sonra gelir.
- Birden fazla rehinle temin edilen alacakta her rehinin idare ve satış masrafı düşüldükten sonra tenasüp ilkesine uyulması gerekir.
- Taşınmaz rehninde sıra ve faiz ile eklentiye ilişkin hususların Türk Medeni Kanunu'nun taşınmaz rehnine ilişkin hükümlerine göre belirlenmesi gerekir.
- Dördüncü fıkranın sıralarına girecek alacaklarda, imtiyazlı alacakların imtiyazsız alacaklardan önce ödenmesi için ilgili sıra şartlarının ayrıca gerçekleşmiş olması gerekir.
Adi ve rehinli alacakların sırası: hangi sonuçları doğurur?
- Rehinli alacaklı, rehnin satış bedelinden faizleriyle birlikte rüçhan hakkıyla ödeme alır.
- Malın aynından doğan Devlet tekliflerinin alacağı rehinli alacaklardan sonra ödenir; ancak diğer imtiyazlı ve imtiyazsız alacaklardan önce gelir.
- Rehin bedeli rehinli alacakları karşılayıp para artarsa artan para iflas masasına kalır ve adi alacaklara ayrılır.
- Rehinle karşılanamayan alacak kısmı, teminatsız alacak gibi dört sıralı düzene tabi olur.
- Birden fazla rehinde satış bedelleri alacak tutarına orantılı olarak paylaştırılır.
- Birinci ve ikinci sıradaki sürelerin hesabında iflas öncesi konkordato mühleti, iflasın ertelenmesi, alacak hakkında açılmış davanın devam ettiği süre ve terekenin tasfiyesinde ölümden tasfiye kararına kadar geçen süre dikkate alınmaz.
- Gemilerin paraya çevrilmesinde sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın TTK'nın 1389-1397. maddelerine göre düzenlenir.
- Madde metninde hükmün emredici niteliği açıkça yazılmamıştır; sıra cetveli iflas idaresi tarafından bu sıraya göre düzenlenir.
Rehinle karşılanan kısım ile rehinle karşılanmayan kısım arasındaki fark nedir?
Rehin satış bedelinden karşılanan kısım rüçhanlı alacak sayılır.
Rehinle karşılanamayan kısım ise teminatsız alacak gibi değerlendirilir.
Rehinle karşılanamayan kısım dört sıralı düzene tabi olur; bu kısım imtiyazlı ya da imtiyazsız alacak sırasında yer alır.
Birden fazla rehin ile tek rehin arasındaki fark nedir?
Bir alacak birden fazla rehinle temin edilmişse satış bedelleri ile alacak arasındaki tenasüp uygulanır.
Tek rehinli alacakta bu paylaştırma gerekmez; rehnin satış bedelinden alacak ödenir.
Birden fazla rehinde her rehinin idare ve satış masrafı ayrı hesaplanır ve orantılı paylaştırma yapılır.
Birinci-ikinci-üçüncü sıra ile dördüncü sıra arasındaki fark nedir?
Birinci, ikinci ve üçüncü sıradaki alacaklar imtiyazlıdır.
Dördüncü sıradaki alacaklar imtiyazsız diğer alacaklardır.
İmtiyazlı alacaklar imtiyazsız alacaklardan önce ödenir; imtiyazsız alacaklar yalnızca kalan paradan ve eşit oranda karşılanır.
Gemi satışı ile diğer taşınır ve taşınmaz satışı arasındaki fark nedir?
Gemilerin paraya çevrilmesinde sıra cetveli Türk Ticaret Kanunu'nun 1389-1397 maddelerine göre düzenlenir.
Diğer mallarda sıra cetveli bu maddenin dört sıralı düzenine göre yapılır.
Gemi bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın TTK hükümleri uygulanır.
Adi ve rehinli alacakların sırası: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Malın aynından doğan Devlet alacağını rehinli alacakla aynı sırada veya ondan önce saymak; madde metni rehinli alacakları öne alır.
- Eski metne dayanarak devlet alacaklarının rehinli alacaklardan önce ödendiğini yazmak; 2018 değişikliğinden sonra bu kural geçerli değildir.
- Birinci ve ikinci sıradaki bir yıllık sürede iflas öncesi konkordato, iflasın ertelenmesi ya da dava süresini hesaba katmamak; madde bu süreleri hesaptan düşer.
- Birden fazla rehinli alacakta satış bedelini ilk rehinli alacaklıya tamamen ödemek; tenasüp ilkesi uygulanmalıdır.
- Gemilerde sıra cetvelini genel dört sıralı düzene göre yapmak; gemi satışında TTK 1389-1397 hükümleri uygulanır.
- Rehinle karşılanmayan kısmı rehinli alacak olarak sıra cetveline yazmak; bu kısım teminatsız alacak gibi sıralanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Malın aynından doğan kamu alacaklarının rehinli alacaklardan sonra ve imtiyazlı alacaklardan önce ödenmesi kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/16 E., 2025/454 K., 30.04.2025)
- Bölge adliye mahkemeleri, üçüncü sıradaki imtiyazlı alacaklar arasında Fon ve sosyal güvenlik kurumu alacaklarının konumunu ayrıca değerlendirmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/16 E., 2025/454 K., 30.04.2025)
- Rehin ve ipotek konusunda iflas masasına kabul edilen alacaklarda ayrılan kısmın sıra cetvelinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2025/834 E., 2025/659 K., 10.07.2025)
- Bekletici mesele ve haciz bulunan alacaklarda sıra cetvelinin yalnız iflas masasına dayanılarak değil, ilgili haciz ve dava durumu birlikte değerlendirilerek düzenlenmesi kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2013/865 E., 01.06.2016)
Nasıl ispat edilir?
- Rehinli alacaklının rüçhan hakkını ileri süren alacaklı, rehnin varlığını ve tapu sicili ya da iflas dairesine verme işlemini belgeyle ispatlamalıdır.
- Malın aynından doğan Devlet alacağını ileri süren idare, alacağın mala bağlı olduğunu ve vergi ya da resmin dayanağını belgeyle ispatlamalıdır.
- Rehinli alacaklı ile teminatsız alacaklı arasında tartışma olduğunda, rehnin kapsamı ve tutarı yazılı belgelerle ortaya konulur; karşı taraf rehnin sona erdiğini ya da kapsamının daraldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Birden fazla rehin bulunduğunda her rehinin satış bedeline ve alacak tutarına ilişkin belgeler ile tenasüp hesabı birlikte sunulmalıdır.
- Konkordato, iflasın ertelenmesi ve dava süreleri gibi hesaptan düşülecek sürelerin varlığını ileri süren taraf, bunları resmi belge veya mahkeme kararıyla ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.185: İflas masasına giren rehinli mallar ve rehinli alacaklıların rüçhan hakkının saklı kalması bakımından bu maddeyle birlikte okunur.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.248: Rehinli malın satış bedelinden muhafaza ve paraya çevirme giderlerinin düşülmesi sırasını düzenler; sıra cetvelinin öncesinde uygulanır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.230: Sıra cetvelinin hazırlanması ve alacakların incelenmesi bakımından bu maddeyle birlikte uygulanır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.308c: Konkordato geçici mühlet kararından sonra komiserin onayıyla doğan alacakların rehinli alacaklardan hemen sonra ödenmesi ile ilgilidir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.213: Rehinli alacaklının rüçhan hakkından yararlanabilmesi için rehnin tapu sicilinden anlaşılmasına ilişkin şartı düzenler.
- Türk Medeni Kanunu m.852: Taşınmaz rehninin faiz ve eklentisine şümulü ile sıraya ilişkin hükümlerin dayanağıdır; madde metni bu hükümlere yollama yapar.
- Türk Ticaret Kanunu m.1389-1397: Gemilerin paraya çevrilmesinde sıra cetvelinin hangi hükümlere göre düzenleneceğini belirtir; madde metni bu hükümleri açıkça anar.
İİK m.207 — Sıralar arasındaki münasebet
İİK m.207, iflas tasfiyesinde ve haczedilen malın satışında elde edilen paranın sıra cetveline göre dağıtımında, aynı sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olmasını ve bir sıradaki alacaklılar tamamen ödenmeden sonraki sıradakilere ödeme yapılamayacağını düzenler. Kural, sıra cetveli hazırlanan iflas ve sıralamanın gerektiği tasfiye işlemlerinde uygulanır ve kendi içinde iki fıkradan oluşur. Maddenin uygulandığı kişiler, İİK m.206'da sayılan dört sıradaki alacaklılardır. Madde, sıraların hangi alacakları kapsadığını, rehinli alacakların sırasını, masa alacaklarının sıra cetveline yazılıp yazılmayacağını ve sıra cetvelinin hazırlanış usulünü düzenlemez; bunlar m.206, m.230-236 ve m.219 ile m.248 kapsamındadır.
Sıralar arasındaki münasebet: hangi kavramlar bilinmeli?
- Sıra
- İİK m.206 uyarınca paranın dağıtılacağı dört öncelik basamağından her biridir. Bir sıradaki alacaklılar, bir önceki sıradakiler tamamen ödenmeden paydan pay alamaz.
- Müsavi hak (eşit hak)
- Aynı sıradaki alacaklıların paydan eşit biçimde yararlanması ilkesidir. Eşitlik alacak tutarına göre orantılı paylaşım anlamına gelir; öncelik sıralaması ise sıralar arası ilişkiyi belirler.
- Sıra cetveli
- Hangi alacaklının hangi sırada ve hangi tutarda pay alacağını gösteren, icra dairesi veya iflas idaresi tarafından düzenlenen listedir. Paylaştırma ancak sıra cetveli hazırlanıp kesinleşince yapılabilir.
- Garameten paylaştırma
- Aynı sıradaki alacaklılara, alacakları oranında pay verilmesi yöntemidir. Pay yetmiyorsa her alacaklı alacağının orantılı bir kısmını alır.
- Tamamen ödeme
- Bir sıradaki alacaklıların tüm alacaklarının tam olarak karşılanmasıdır. Kısmi ödeme, sonraki sıraya geçiş için yeterli değildir.
Sıralar arasındaki münasebet: hangi şartlar aranır?
- Paraların dağıtımı için satış veya tasfiyeden elde edilen paranın mevcut bulunması gerekir.
- Sıra cetvelinin hazırlanmış ve kesinleşmiş olması gerekir; cetvel olmadan paylaştırma yapılamaz.
- Dağıtım yapılırken önce aynı sıradaki alacaklılar arasında eşit haklar gözetilmelidir.
- Bir sıradaki alacaklılar alacaklarının tamamını almadıkça bir sonraki sıradaki alacaklılara ödeme yapılamaz.
- Aynı sıradaki alacaklar yetersiz paraya karşı orantılı olarak paylaştırılır.
Sıralar arasındaki münasebet: hangi sonuçları doğurur?
- Her sıradaki alacaklılar kendi aralarında eşit hakka sahiptir ve yetersiz paranın pay edilmesi alacak oranına göre yapılır.
- Bir sıradaki alacaklılar tamamen ödenmeden sonraki sıradaki alacaklılara ödeme yapılamaz.
- Üst üç sıradaki alacaklar tam olarak karşılanamazsa, dördüncü sıradaki imtiyazsız alacaklılar paydan hiç pay alamaz.
- İlk üç sıradaki alacaklar tamamen ödenmişse kalan para dördüncü sıradaki imtiyazsız alacaklılara paylaştırılır.
- Satış parası tüm alacakları karşılıyorsa paylaştırma yapılmaz ve artan para borçluya iade edilir.
- Sıra cetveli hazırlanıp kesinleşmeden paylaştırma yapılamaz.
Aynı sıra ile farklı sıra alacaklıları arasındaki fark nedir?
Aynı sıradaki alacaklılar, örneğin birinci sıradaki işçi alacağı ile nafaka alacağı, birbirleriyle eşit haklara sahiptir.
Farklı sıralardaki alacaklılar arasında öncelik ilişkisi vardır; sonraki sıradaki alacaklı önceki sıra tamamen ödenmeden pay alamaz.
Yetersiz paranın birinci sırada paylaştırılması orantılı yapılır; birinci sıra tamamen ödenmeden ikinci sıradan ödeme yapılmaz.
Yeterli para ile yetersiz para arasındaki fark nedir?
Satıştan elde edilen para tüm alacakları karşılıyorsa paylaşım yapılmaz.
Para tüm alacakları karşılamıyorsa paylaştırma ve sıralama gerekir.
Yeterli parada her alacaklı tam alır, artan para borçluya iade edilir; yetersiz parada madde uygulanır.
Dördüncü sıra (imtiyazsız) alacaklılar ile üst sıralar arasındaki fark nedir?
Dördüncü sıradaki imtiyazsız alacaklılar kendi aralarında eşit hak sahibidir.
Üçüncü sıraya kadar olan alacaklar öncelikli olup önce tamamen ödenir.
İlk üç sıra tamamen ödenmeden dördüncü sıraya pay verilmez; yetmezse dördüncü sıradakilere hiçbir şey kalmaz.
Sıralar arasındaki münasebet: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yetersiz parada alacakları sıra dışı, ilk gelen alacaklıya tam ödeme yapmak; aynı sıradaki alacaklılar arasında orantılı paylaştırma yapılmalıdır.
- Bir sıradaki alacaklı kısmen ödendiğinde sonraki sıraya geçmek; önceki sıradaki alacaklı tamamen ödenmeden sonraki sıraya ödeme yapılmamalıdır.
- Sıra cetveli kesinleşmeden paylaştırma yapmak; cetvel hazırlanıp kesinleşmelidir.
- Tüm alacaklar yetmiyorsa yeterli para varmış gibi davranıp artan parayı borçluya iade etmek; yeterlilik önce tespit edilmelidir.
- Dördüncü sıradaki imtiyazsız alacaklılara, üst sıralar tamamen ödenmeden pay vermek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vergi dava dairelerinin ve yüksek mahkemelerin kararlarında, tasfiye memurunun itirazlı tarhiyatlar için m.207 uyarınca karşılık ayırması gerektiği kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/393 E., 2025/67 K., 05.02.2025; 9. Daire, 2019/358 E., 2022/2331 K., 31.05.2022)
- Sıra cetvelinin m.206 ve m.207 gereğince düzenlenmesi gerektiği, Yönetmeliğin 59. maddesinin de bu sıralamaya göre işleyeceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/976 E., 2023/32 K., 08.02.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2019/52 E., 2022/1141 K., 22.09.2022)
- Avukatlık ücretinin imtiyazlı sayılmadığı ve dördüncü sırada yer alacağı, m.206, 207 ve 232 birlikte değerlendirilerek kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2021/1500 E., 2022/293 K., 23.02.2022)
- Mahkemelerin, sıra cetvelinin usulüne uygun düzenlenmesini ve m.206-207 hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiğini vurguladığı kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2022/451 E., 2023/301 K., 06.03.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Sıra cetvelindeki alacağın varlığını ve sırasını ileri süren alacaklı, alacağını ispatla yükümlüdür; alacak belgeleri ve icra dosyası kayıtları bu amaçla kullanılır.
- Paranın yetersizliği ve paylaştırmanın gerekip gerekmediği, satış tutarı ve alacakların toplamı karşılaştırılarak tespit edilir; bu tespit dosya kayıtlarıyla yapılır.
- Bir sıradaki alacaklının tamamen ödendiğini ileri süren taraf, ödeme belgeleriyle bunu ispatlamalıdır.
- Alacağın sıralamasına itiraz eden taraf, alacağın hangi sıraya girmesi gerektiğini belgelerle ortaya koymalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.206: Dört sıranın sırasını ve her sıranın kapsamını belirler; m.207 bu sıralar arasındaki ilişkiyi düzenler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.230: Alacakların incelenmesi ve sıra cetvelinin hazırlanması sürecini düzenler; m.207'nin uygulanacağı cetveli hazırlar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.232: Sıra cetvelinin içeriğini ve kabul-ret işlemlerini düzenler; hangi alacağın hangi sıraya yazılacağını belirler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.219: Masa alacaklılarının bildirimi ile ilgilidir; masa alacakları sıra cetveline yazılmadığından m.207 kapsamı dışında kalır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir senede | m.200 | Aşağıdaki hallerde takas yapılamaz. 1 – Müflisin borçlusu iflas açıldıktan sonra müflisin alacaklısı olursa; 2 – Müflisin alacaklısı iflas açıldıktan sonra müflisin veya masanın borçlusu olursa; 3 – Alacaklının alacağı hamile muharer bir… |
| bir yıl | m.206 | Mülga cümle: 14/1/2011-6103/41 md.) (…) (Değişik dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Teminatlı olup da rehinle karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, aşağıdaki sıra ile verilmek üzere… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
55 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2023/549 E., 2023/706 K., 05.07.2023İlgili madde: m.201
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/576 E., 2023/707 K., 05.07.2023İlgili madde: m.201
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/486 E., 2023/705 K., 05.07.2023İlgili madde: m.201
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/239 E., 2023/187 K., 08.03.2023İlgili madde: m.201
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/150 E., 2023/119 K., 22.02.2023İlgili madde: m.201
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/976 E., 2023/32 K., 08.02.2023İlgili madde: m.207
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/52 E., 2022/1141 K., 22.09.2022İlgili madde: m.207
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/393 E., 2025/67 K., 05.02.2025İlgili madde: m.207
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/6806 E., 2024/4253 K., 23.05.2024İlgili madde: m.196
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/6687 E., 2023/6280 K., 30.10.2023İlgili madde: m.196
Diğer 45 karar
- 9. Daire, 2019/358 E., 2022/2331 K., 31.05.2022İlgili madde: m.207
- Genel Kurul, 2013/865 E., 01.06.2016İlgili madde: m.206
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/951 E., 2026/505 K., 09.04.2026İlgili madde: m.198
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1642 E., 2026/601 K., 26.03.2026İlgili madde: m.197
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1174 E., 2026/299 K., 25.02.2026İlgili madde: m.202
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1696 E., 2026/298 K., 25.02.2026İlgili madde: m.202
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1179 E., 2026/244 K., 18.02.2026İlgili madde: m.201
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/384 E., 2025/1589 K., 31.12.2025İlgili madde: m.202
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/474 E., 2025/1695 K., 18.12.2025İlgili madde: m.198
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/544 E., 2025/1277 K., 19.11.2025İlgili madde: m.202
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/1143 E., 2025/1935 K., 14.11.2025İlgili madde: m.202
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/2013 E., 2025/1213 K., 05.11.2025İlgili madde: m.202
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1824 E., 2025/1628 K., 16.10.2025İlgili madde: m.200
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/312 E., 2025/1058 K., 14.10.2025İlgili madde: m.195
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1743 E., 2025/1553 K., 02.10.2025İlgili madde: m.200
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/708 E., 2025/813 K., 25.09.2025İlgili madde: m.195
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2099 E., 2025/1466 K., 25.09.2025İlgili madde: m.200
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/346 E., 2025/893 K., 15.09.2025İlgili madde: m.195
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/233 E., 2025/830 K., 17.07.2025İlgili madde: m.196
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2025/834 E., 2025/659 K., 10.07.2025İlgili madde: m.206
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2020/1353 E., 2025/585 K., 18.06.2025İlgili madde: m.195
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/16 E., 2025/454 K., 30.04.2025İlgili madde: m.206
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/605 E., 2025/667 K., 17.04.2025İlgili madde: m.200
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1558 E., 2025/417 K., 13.03.2025İlgili madde: m.198
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/103 E., 2025/417 K., 13.03.2025İlgili madde: m.200
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1273 E., 2025/298 K., 12.03.2025İlgili madde: m.198
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1509 E., 2025/300 K., 12.03.2025İlgili madde: m.204
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/75 E., 2025/383 K., 26.02.2025İlgili madde: m.206
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/110 E., 2025/112 K., 06.02.2025İlgili madde: m.200
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1361 E., 2025/113 K., 05.02.2025İlgili madde: m.198
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/926 E., 2024/436 K., 29.05.2024İlgili madde: m.196
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/63 E., 2024/433 K., 29.05.2024İlgili madde: m.196
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2023/968 E., 2023/1114 K., 20.06.2023İlgili madde: m.206
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/1027 E., 2023/583 K., 02.06.2023İlgili madde: m.197
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/1058 E., 2023/568 K., 26.05.2023İlgili madde: m.197
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2022/451 E., 2023/301 K., 06.03.2023İlgili madde: m.207
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/75 E., 2023/247 K., 02.03.2023İlgili madde: m.198
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/170 E., 2023/117 K., 10.02.2023İlgili madde: m.197
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2021/1824 E., 2022/2117 K., 28.12.2022İlgili madde: m.196
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/842 E., 2022/760 K., 16.06.2022İlgili madde: m.195
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/594 E., 2022/645 K., 26.05.2022İlgili madde: m.197
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2021/1500 E., 2022/293 K., 23.02.2022İlgili madde: m.207
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2021/2339 E., 2022/197 K., 15.02.2022İlgili madde: m.206
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/3884 E., 2021/1311 K., 18.11.2021İlgili madde: m.195
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/1863 E., 2021/964 K., 16.09.2021İlgili madde: m.197
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 28.02.2018 (m.206).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 6.1. İflas - Giriş ve Genel İflas Yoluyla Takip bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış