Eşya hukuku › Zilyetlik ve tapu sicili › Zilyetlik
Zilyetlik dolayısıyla hakkın korunması
Kısaca
TMK m.985 taşınırda zilyetliğe bağlanan mülkiyet karinesini düzenler. TMK m.986, taşınır üzerinde mülkiyet dışındaki hakların, yani sınırlı ayni hak veya kişisel hak iddiasıyla zilyet bulunan kimsenin (fer'i zilyet) bu iddiası için karine kurar. TMK m.987, bir taşınırın zilyedinin kendisine karşı açılan taşınır davalarında üstün hakka sahip olduğunun karine olarak kabul edilmesini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.985–996 hükümlerini kapsar.
TMK m.985 — Mülkiyet karinesi
Bu madde taşınırda zilyetliğe bağlanan mülkiyet karinesini düzenler. Birinci fıkra, taşınırın halihazır zilyedinin malik sayılmasını; ikinci fıkra ise önceki zilyetlerin, zilyetlikleri süresince o taşınırın malik sayılmasını kabul eder. Madde, taşınırın zilyedi ile önceki zilyetlere uygulanır ve taşınmazlar hakkında doğrudan bir hüküm içermez. Madde, zilyedin dayandığı karinenin savunma ve dava olarak nasıl kullanılacağını düzenlemez; bu konu 987. maddededir (m.987). Fer'i zilyedin sınırlı aynî veya kişisel hak karinesi m.986'da düzenlenmiştir (m.986). Zilyetliğin devrini ve mülkiyetin naklini düzenleyen hükümler ile zilyetlik davalarının usul ve zamanaşımı yönleri bu maddenin kapsamı dışındadır (m.763, m.982 ve izleyen maddeler).
Mülkiyet karinesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Halihazır zilyet
- Taşınırı şu anda fiilen elinde tutan ve onun üzerinde hakimiyet kuran kişidir. Karinenin olgusu bu kişinin zilyetliğidir; hakkın varlığı ayrıca aranmaz.
- Önceki zilyet
- Taşınırı daha önce zilyetliğinde bulunduran ve zilyetliği sona ermiş kişidir. Bu kişi, zilyetlik süresince malik sayılma karinesinden yararlanır.
- Mülkiyet karinesi
- Zilyetlik olgusundan kanun gereği çıkarılan, taşınırda zilyedin malikliğini kabul eden kanuni bir karinedir. Adi karine niteliğindedir ve aksi ispat edilebilir.
- Kanuni karine
- Kanunun belirttiği olgudan, ispat yükünü değiştiren ve aksi ispatlanabilen karinedir. Karşı taraf, karinenin dayandığı olgunun aksini ya da hakkın bulunmadığını ispatla çürütebilir.
Mülkiyet karinesi: hangi şartlar aranır?
- Taşınırın fiilen zilyetliğinin bir kişide bulunması gerekir; bu kişi taşınır üzerinde hakimiyet kurmuş olmalıdır.
- Karinenin geçerli olabilmesi için içinde bulunulan hal ve şartların aksini göstermemesi gerekir.
- Zilyedin, taşınırda malikliği ileri sürmesi için zilyetliğinin bir hak iddiasına dayanması gerekir; zilyetliğin salt fiilî bir durum olarak kalması karinenin doğması için yeterli değildir.
- Önceki zilyet için karinenin doğması, zilyetliğinin o taşınır üzerinde belirli bir süre fiilen sürmüş olmasına bağlıdır ve yalnızca zilyetlik süresi için geçerlidir.
Mülkiyet karinesi: hangi sonuçları doğurur?
- Taşınırın zilyedi, aksi ispat edilmediği sürece taşınırın maliki sayılır.
- Önceki zilyetler, zilyetlikleri süresince o taşınırın maliki sayılır; bu karine zilyetlik süresiyle sınırlıdır.
- Karine, içinde bulunulan hal ve şartların aksini göstermesi halinde uygulanmaz.
- Karineden yararlanan zilyet, malikliğini ayrıca ispat etmek zorunda kalmaz; karşı taraf karineyi çürütmek için aksini ispatlamak zorundadır.
- Zilyet hak iddia etmediği takdirde bu maddeye dayalı bir mülkiyet karinesi doğmaz.
Halihazır zilyet ile önceki zilyet arasındaki fark nedir?
Halihazır zilyet, taşınırı şu an elinde tutan kişidir ve birinci fıkra uyarınca malik sayılır.
Önceki zilyet, zilyetliğini sona erdirmiş kişidir ve ikinci fıkra uyarınca yalnızca kendi zilyetlik süresi için malik sayılır.
Önceki zilyet, zilyetliği sona erdikten sonra karineyi kendi zilyetlik süresi dışında ileri süremez; halihazır zilyet ise karineden doğrudan yararlanır.
Dolaysız zilyet ile dolaylı zilyet arasındaki fark nedir?
Dolaysız zilyet taşınırı doğrudan elinde tutan kişidir.
Dolaylı zilyet, taşınırı başkasının elinde tutması yoluyla zilyet kalan kişidir.
Dolaysız zilyet karineden doğrudan yararlanır; dolaylı zilyedin yararlanabilmesi için aracı kimsenin zilyetliğini kabul etmesi gerekir.
Mülkiyet karinesi ile fer'i zilyetlik karinesi arasındaki fark nedir?
Bu maddedeki mülkiyet karinesi, aslî zilyetin malikliğini kabul eder.
Fer'i zilyetlik karinesi, sınırlı aynî hak veya kişisel hak iddiasında bulunan zilyedin iddia ettiği hakkı kabul eder.
Mülkiyet karinesi m.985'e göre malikliği, fer'i zilyetlik karinesi ise m.986'ya göre sınırlı aynî veya kişisel hakkı ortaya koyar; fer'i zilyet karineyi malı kendisine veren kişiye karşı ileri süremez.
Mülkiyet karinesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Karineyi mutlak sanmak; oysa karine aksi ispat edilebilir olup içinde bulunulan hal ve şartların aksini göstermesi halinde uygulanmaz.
- Önceki zilyedin de halihazır zilyet gibi malik sayılacağını varsaymak; önceki zilyetlik karinesi yalnızca kendi zilyetlik süresiyle sınırlıdır.
- Fer'i zilyedi aslî zilyet gibi değerlendirmek; fer'i zilyet, m.986 kapsamında sınırlı aynî veya kişisel hak karinesine dayanır.
- Zilyetliği yalnızca fiilî bir durum sayıp hak iddiasını göz ardı etmek; zilyet hak iddia etmediği sürece bu maddeye dayalı karine doğmaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, taşınırda zilyedin malikliğini kanuni karine olarak kabul etmekte ve karşı tarafa aksini ispat yükü yüklemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025; 3. Hukuk Dairesi, 2024/1588 E., 2025/1382 K., 06.03.2025)
- Hırsızdan rehin veya kiralama gibi bir hak alan kişi bu durumu biliyorsa, m.986 uyarınca karineden yararlanamayacağı kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/3696 E., 2024/1682 K., 13.05.2024)
- Makul bir süre içinde üstün hak sahibi bulunamayan taşınır zilyedinin, m.985 karinesine dayanarak malik sayılacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2023/240 E., 2024/21 K., 24.01.2024)
- Taşınırın zilyedinin karineden yararlanabilmesi için hakkın kökenine ilişkin iyiniyetin varlığı ayrıca araştırılmaktadır. (11. Ceza Dairesi, 2021/14460 E., 2024/5727 K., 29.04.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Karineden yararlanmak isteyen zilyet, taşınırın fiilen kendisinde bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür; malikliğini ayrıca ispat etmesi gerekmez.
- Karşı taraf, zilyetliğin hak iddiasına dayanmadığını ya da karinenin dayandığı olgunun aksini tanık, belge veya diğer delillerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Zilyetliğin hangi süre ve hangi hukuki işlemle başladığı yazılı belgelerle ya da tanık beyanlarıyla gösterilebilir; zilyetlik süresi, önceki zilyetin malikliği için temel delildir.
- Önceki zilyet iddiasında bulunan kişi, zilyetliğinin kendi süresiyle sınırlı olduğunu ve bu süre içinde taşınır üzerinde fiilen hakimiyet kurduğunu ispatlamak zorundadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.986: Fer'i zilyedin sınırlı aynî hak veya kişisel hak karinesini düzenler; m.985'in mülkiyet karinesinin fer'i zilyet bakımından sınırını belirler.
- 4721 m.987: Halihazır zilyedin kendisine karşı açılan davada üstün hak karinesine dayanabilmesini sağlar; m.985'in savunma olarak nasıl kullanılacağını düzenler.
- 4721 m.763: Taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devrini şart koşar; m.985 karineyi bu devir sonucuna bağlar.
- 4721 m.982: Zilyetliği gasbedilen kişinin geri verme davasında karineye dayanmaksızın üstün hakkını ispat etmesi halini düzenler.
TMK m.986 — Fer'î zilyetlikte karine
TMK m.986, taşınır üzerinde mülkiyet dışındaki hakların, yani sınırlı ayni hak veya kişisel hak iddiasıyla zilyet bulunan kimsenin (fer'i zilyet) bu iddiası için karine kurar. Düzenleme, kendisine taşınır teslim edilen ve bir hak iddia eden zilyetlerin lehine işler; zilyetlik ile birlikte bir hakkın varlığının kabulü bu maddenin konusudur. Hüküm, taşınırı iyiniyetle kendisinden alan dolaysız fer'i zilyet ile dolaylı fer'i zilyet ilişkilerinde uygulanır. Madde, zilyedin hangi koşulda kendi lehine karineyi ileri süremeyeceğini de belirler. Mülkiyet karinesini düzenlemez; bu konu TMK m.985 kapsamındadır. Zilyetliğin halihazır zilyet lehine davada savunma olarak kullanılmasını düzenlemez; bu konu TMK m.987 kapsamındadır. Zilyetlikten kaynaklanan kazanım ve iyiniyetli edinimin korunması, TMK m.988 ve sonrası hükümlerinde yer alır.
Fer'î zilyetlikte karine: hangi kavramlar bilinmeli?
- Fer'i zilyet
- Taşınır üzerinde malik sıfatı olmaksızın, bir sınırlı ayni hak veya kişisel hak iddiasıyla zilyet bulunan kişidir. Malik olma iradesi taşımaması bu kişiyi mülkiyet karinesi yerine hak karinesine bağlar.
- Mülkiyet karinesi
- Birinci fıkradaki karinedir; malik olma iradesi olmadan zilyet olan kimse, taşınırı kendisinden iyiniyetle aldığı kişinin malik olduğu karinesine dayanabilir. Bu karine, kendisine taşınır verilen kişinin hakkını ileri sürmesine imkân verir.
- Hak karinesi (sınırlı ayni veya kişisel hak)
- İkinci fıkradaki karinedir; zilyetin iddia ettiği sınırlı ayni hakkın ya da kişisel hakkın varlığı, aksi ispat edilene kadar kabul edilir. Zilyet bu hakkı ayrıca ispatlamak zorunda kalmaz; karşı taraf karinenin aksini ispatlamakla yükümlü olur.
- İyiniyet
- Taşınırı veren kişinin hak sahibi olmadığını bilmemesi ve bilebilecek durumda da olmaması halidir. İyiniyet, TMK m.3 uyarınca değerlendirilir ve birinci fıkradaki karineden yararlanma koşuludur.
- Şeyi kendisine vermiş olan kişi
- Zilyedine taşınırı teslim eden ve onun hakkını doğrudan kendisine karşı ileri süremeyeceği kişidir. Bu kavram yalnızca doğrudan teslim eden aslî zilyedi değil, rehin veya intifa hakkı kurulmuş malın mülkiyetini devralan yeni malikin de önceki ilişkinin tarafı olduğu hâlleri kapsar.
Fer'î zilyetlikte karine: hangi şartlar aranır?
- Taşınırın zilyedinin malik olma iradesi taşımadan zilyet olması gerekir; bu hal birinci fıkradaki mülkiyet karinesi ile ikinci fıkradaki hak karinesi arasındaki ayrımı belirler.
- Birinci fıkradaki karineden yararlanmak için zilyedin taşınırı kendisinden iyiniyetle aldığı kişinin mülkiyet karinesine dayanması gerekir; zilyet kendisine veren kişinin hak sahibi olmadığını bilmemeli ve bilebilecek durumda da olmamalıdır.
- İkinci fıkradaki hak karinesinden yararlanmak için zilyedin taşınır üzerinde bir sınırlı ayni hak veya kişisel hak iddiasıyla zilyet bulunması gerekir.
- Zilyet, iddia ettiği hakkın varlığını dayanak olarak ileri sürer; ayrıca bu hakkın zilyetliğin dayandığı hukuki sebep olduğunun somut olaydan ortaya çıkması gerekir.
- Karine, zilyedin kendisine taşınırı veren kişiye karşı ileri sürülemez; bu sınır, zilyetin kendi zilyetlik sebebine karşı karineye dayanmasını engeller.
- Karine, zilyedin kendisine taşınırı veren kişi dışındaki üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.
Fer'î zilyetlikte karine: hangi sonuçları doğurur?
- Zilyet birinci fıkraya göre mülkiyet karinesine dayanırsa, taşınırın malikliği karine olarak kabul edilir ve aksini ispat yükü karşı tarafa geçer.
- Zilyet ikinci fıkraya göre bir sınırlı ayni hak veya kişisel hak iddiasıyla zilyet bulunuyorsa, iddia ettiği hakkın varlığı karine olarak kabul edilir.
- Zilyet, kendisine taşınırı veren kişiye karşı hak karinesini ileri süremez; bu durumda hakkın varlığı genel ispat kurallarına göre çözülür.
- Birinci fıkradaki karineden yararlanma koşulu olan iyiniyet bulunmazsa, zilyet mülkiyet karinesine dayanamaz; örneğin hırsızdan rehin alan kişi bunu biliyorsa hırsızın mülkiyet karinesinden yararlanamaz.
- Karinenin aksi ispatlanabilir; karine kesin hüküm doğurmaz.
Mülkiyet karinesi ile hak karinesi arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, malik olma iradesi olmadan zilyet olanın taşınırı kendisinden iyiniyetle aldığı kişinin mülkiyet karinesine dayanmasını düzenler.
İkinci fıkra, sınırlı ayni veya kişisel hak iddiasıyla zilyet bulunan kimsenin iddia ettiği hakkın varlığının karine sayılmasını düzenler.
Birinci fıkrada karine malikliktir, ikinci fıkrada karine iddia edilen hakkın varlığıdır; ikinci fıkrada zilyet mülkiyet iddia etmez.
Dolaysız fer'i zilyet ile dolaylı fer'i zilyet arasındaki fark nedir?
Dolaysız fer'i zilyet, taşınırı doğrudan iyiniyetle kendisinden aldığı kişiden elde tutar.
Dolaylı fer'i zilyet, taşınır üzerinde zilyetliği kendisine veren aracı üzerinden elde tutar.
Gerekçede dolaysız fer'i zilyedin iyiniyetle aldığı dolaylı fer'i zilyedin hak karinesine dayanabileceği belirtilmiştir.
Aslî zilyet ile fer'i zilyet karinesi arasındaki fark nedir?
Aslî zilyet, mülkiyete dayanarak zilyet olan kişidir ve malikliğe ilişkin karineden yararlanır.
Fer'i zilyet, sınırlı ayni veya kişisel hak iddiasıyla zilyet olan kişidir ve hak karinesinden yararlanır.
Fer'i zilyet mülkiyet karinesi yerine hak karinesine dayanır; aslî zilyedin karinesinden yararlanması için birinci fıkra koşulları aranır.
Karinenin ileri sürülebildiği kişi ile ileri sürülemediği kişi arasındaki fark nedir?
Zilyet, karineyi kendisine taşınırı veren kişi dışındaki üçüncü kişilere karşı ileri sürebilir.
Zilyet, karineyi kendisine taşınırı veren kişiye karşı ileri süremez.
Veren kişi ile zilyet arasındaki uyuşmazlıkta hak iddiası karineye dayanılmadan genel ispat kuralları ile çözülür.
Rehin hakkı iddiası ile kişisel hak iddiası arasındaki fark nedir?
Rehin hakkı gibi sınırlı ayni hak iddiasında karine, rehin hakkının zilyetlik sebebi olarak kabulünü sağlar; hacizde üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilir.
Kira, ödünç veya taşıma gibi kişisel hak iddiasında karine yalnızca kişisel hakkın varlığını gösterir.
Kişisel hak karinesi üçüncü kişilere karşı etkili olsa da malı fer'i zilyede verene karşı kullanılamadığından, pratikte tazminat davalarında önem taşır.
Fer'î zilyetlikte karine: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birinci fıkradaki mülkiyet karinesi ile ikinci fıkradaki hak karinesini birbirine karıştırmak; fer'i zilyedin mülkiyet iddia ettiğini varsaymak.
- Karineyi kendisine taşınırı veren kişiye karşı da ileri sürülebilir saymak; ikinci cümledeki sınırı gözden kaçırmak.
- Iyiniyet koşulunu aramadan birinci fıkradaki karineden yararlanılabileceğini kabul etmek.
- Kişisel hak karinesinin malı fer'i zilyede verene karşı kullanılabileceğini düşünmek; bu karine yalnızca üçüncü kişiye karşı ve fer'i zilyedin zilyetliğe yapılan saldırı nedeniyle açtığı tazminat davalarında önem taşır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hak karinesinin dayanağının somut olayın şartlarından açıkça ortaya çıkması gerektiği kabul edilmektedir.
- Karinenin üçüncü kişiye karşı etkili olması, fer'i zilyedin hacizde rehin hakkını ileri sürebilmesi bakımından önem taşımaktadır.
Nasıl ispat edilir?
- Karineden yararlanmak isteyen zilyet, zilyetliğin varlığını ve iddia ettiği sınırlı ayni veya kişisel hakkın dayanağını somut olayda ortaya koymakla yükümlüdür.
- Birinci fıkradaki karineden yararlanmak için zilyet, taşınırı kendisinden aldığı kişinin iyiniyetli olduğunu ortaya koymalıdır; karşı taraf ise zilyedin kötüniyetli olduğunu ispatlayabilir.
- Zilyet, karineyi kendisine taşınırı veren kişiye karşı ileri süremeyeceğinden, veren kişi ile zilyet arasındaki hak uyuşmazlığı yazılı belge, tanık ve genel ispat kuralları ile çözülür.
- Karine aksi ispatlanabilir olduğundan, karşı taraf zilyedin iddia ettiği hakkın bulunmadığını belge ve delille ispatlayarak karineyi çürütebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.985: Aslî zilyedin mülkiyet karinesini düzenler; m.986'daki mülkiyet karinesi bu hükmün fer'i zilyet bakımından genişletilmiş uygulamasıdır.
- 4721 m.987: Zilyedin, kendisine karşı açılan davada üstün hakka sahip olduğu karinesine dayanmasını düzenler; m.986 ile birlikte okunur.
- 4721 m.3: İyiniyetin tanımını verir; m.986 birinci fıkrasındaki iyiniyet koşulunun değerlendirilmesinde esas alınır.
- 4721 m.6: Hakkın varlığını ispat yükünü düzenler; hak karineleri bu genel kuralın istisnasıdır.
TMK m.987 — Davaya karşı savunma
Bu madde, bir taşınırın zilyedinin kendisine karşı açılan taşınır davalarında üstün hakka sahip olduğunun karine olarak kabul edilmesini düzenler. Zilyedin bu karineye dayanabilmesi, madde metninde gasp ve saldırıya ilişkin hükümlerin saklı tutulmasına bağlanmıştır. Kişiye, dava ve yargılama usulüne ilişkin kurallar ile dava dilekçesine cevap, savunma araçları ve delil gösterme gibi konular bu maddenin konusu değildir. Madde, zilyedin taşınır üzerindeki iyiniyetinin ya da edinme biçiminin ayrıntılarını ve taşınır davasının türlerini de ayrıca düzenlemez. Maddenin lafzı, kanunun mülkiyet ve zilyetlik bölümünde yer alan taşınır davasına ilişkin diğer hükümlerle birlikte okunmalıdır; bu bağlamda taşınırın zilyet tarafından bir başkasından edinilmesine ilişkin düzenlemeler (m.988, m.989) ile üstün hak karinesinin dayandığı zilyetlik kavramı (m.985) ayrıca incelenmelidir.
Davaya karşı savunma: hangi kavramlar bilinmeli?
- Zilyet
- Bir taşınırı fiilen elinde tutan ve onu kendi adına kullanan kişidir. Maddenin koruduğu konum, dava anındaki fiili hâkimiyete dayanır.
- Üstün hak karinesi
- Zilyedin taşınır üzerinde karşı tarafa göre daha üstün bir hakka sahip olduğunun kanunen kabul edilmesidir. Zilyedin bu hakkı ispatlaması gerekmez, karşı taraf aksini ispatlamakla yükümlüdür.
- Taşınır davası
- Taşınır üzerindeki hakkın korunması için açılan dava türüdür. Maddede dava türü ayrıca sınıflandırılmamıştır; her davada karine uygulanır.
- Gasp ve saldırı
- Zilyedin zilyetliğini hukuka aykırı biçimde elinden alma veya bu yönde saldırıya uğrama hâlleridir. Bu hallerde madde metnine göre karine uygulanmaz, ilgili hükümler saklıdır.
Davaya karşı savunma: hangi şartlar aranır?
- Dava konusu bir taşınır olmalıdır; karine taşınır mülkiyetine ilişkin ihtilaflarda uygulanır.
- Davalı ile davacı arasında taşınır üzerinde hak iddiasına dayanan bir uyuşmazlık bulunmalıdır.
- Davaya konu taşınırın zilyedi, dava açılan kişi olmalıdır; yani karine zilyedin kendisine karşı açılan davada işler.
- Olay gasp veya saldırı niteliğinde olmamalıdır; bu hallerde ilgili hükümler saklı kalır ve karine yerine o hükümler uygulanır.
- Zilyedin üstün hakka sahip olduğu karinesine dayanması gerekir; karine, zilyedin yararına bir ispat kolaylığı sağlar.
Davaya karşı savunma: hangi sonuçları doğurur?
- Zilyet, kendisine karşı açılan taşınır davasında üstün hakka sahip olduğunu ileri sürdüğünde, karşı taraf bu karineyi çürütmek zorundadır.
- Karine çürütülemezse zilyedin üstün hakkı kabul edilir ve dava zilyet lehine sonuçlanabilir.
- Gasp veya saldırı hâlinde karine uygulanmaz ve ilgili hükümlere göre çözüm aranır.
- Madde emredici nitelikte bir sınır getirmediğinden, zilyedin karineye dayanmama tercihi serbesttir; zilyet karineye dayanmayarak da savunma yapabilir.
Zilyet davalı ile zilyet davacı arasındaki fark nedir?
Zilyet davalı konumundaysa, yani kendisine karşı taşınır davası açılmışsa, karineye dayanabilir.
Zilyet davacı konumundaysa, karine ona yardımcı olmaz; kendi hakkını ispatlamak durumundadır.
Karine yalnızca zilyedin davalı olduğu durumda ispat yükünü karşı tarafa yükler.
Gasp veya saldırı hâli ile diğer hâller arasındaki fark nedir?
Taşınır gasp edilmiş veya zilyetliğe saldırı yapılmışsa madde metnine göre karine yerine gasp ve saldırıya ilişkin hükümler uygulanır.
Gasp veya saldırı söz konusu değilse zilyed karineye dayanabilir.
Gasp veya saldırı hâlinde ilgili hükümlere göre karar verilir; karine kendiliğinden uygulanmaz.
Davaya karşı savunma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Karineyi, zilyedin davacı olduğu davalarda da uygulamak; karine yalnızca kendisine karşı dava açılan zilyet için geçerlidir.
- Gasp veya saldırı hâlinde de karineye dayanılabileceğini varsaymak; madde bu hâlleri açıkça saklı tutmuştur.
- Karinenin üstün hakkı kesin olarak kurduğunu düşünmek; karine çürütülebilir niteliktedir.
- Maddenin mülkiyet ve zilyetlik bağlamındaki diğer hükümlerini (m.985, m.988, m.989) dikkate almadan karar vermek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hukuk Genel Kurulu, taşınır mülkiyetine ilişkin ihtilaflarda zilyedin davalı olduğu hâllerde karineye dayanılabileceğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
- Üçüncü Hukuk Dairesi, taşınırın edinilmesine ilişkin 762, 763, 778, 985, 987, 988 ve 989. maddelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/3696 E., 2024/1682 K., 13.05.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Karineye dayanan zilyet, kendisine karşı açılan davada zilyetliğini ispatlamak durumundadır; üstün hakkı ayrıca ispat etmesi gerekmez.
- Karşı taraf, zilyedin üstün hakka sahip olmadığını, yani karinenin çürütüldüğünü ileri sürmek ve bunu yazılı belge veya tanıkla ispatlamak zorundadır.
- Gasp veya saldırı iddiasını ileri süren taraf, bu olguyu ispatla yükümlüdür; ispat edilirse karine uygulanmaz.
- Taşınırın zilyet tarafından nasıl edinildiğine ilişkin belgeler ve tanık beyanları, karinenin işleyip işlemediğini belirlemede kullanılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.985: Zilyetliğin tanımını ve zilyetliğin hukuki sonuçlarını düzenler; üstün hak karinesinin dayandığı temel kavram burada belirlenir.
- 4721 m.988: Zilyedin taşınırı kimden ve nasıl edindiğine göre karinenin uygulanma şartlarını düzenler; emin sıfatıyla zilyetten edinme bu bağlamda ayrıca ele alınır.
- 4721 m.989: Taşınırın zilyet tarafından edinilmesi hâlinde karinenin ve iyiniyetin korunmasına ilişkin ek kuralları içerir.
TMK m.988
TMK m.988, bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden, o şey üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan kişiden iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinenin edinimini, zilyedin tasarruf yetkisi olmasa bile koruyan hükümdür. Hükmün iki bölümü vardır: emin sıfatıyla zilyetten iyiniyetli edinim ve kaybedilen veya çalınan eşyaya ilişkin ayrık hal. Madde metninde kaybedilen veya çalınan eşya bakımından ayrı bir fıkra bulunduğu, ancak metnin bu bölümünün ayrıntısının verilmediği dikkate alınmalıdır. Kural, taşınırlar bakımından ve yalnızca mülkiyet ile sınırlı aynî hakların edinimi bakımından uygulanır. Madde kişisel hakların devrini düzenlemez; paranın ve hamile yazılı senetlerin iyiniyetli edinimi bakımından ayrı bir korumaya (m.990) bırakılmıştır. Zilyetliğin hukuka aykırı kazanılması ve zilyetliğin korunmasına ilişkin davalar (m.982 vd.) ile iyiniyetin tanımı (m.3) bu maddenin kapsamı dışındadır.
m.988: hangi kavramlar bilinmeli?
- Emin sıfatıyla zilyet
- Malikin malı kendi zilyetliğini sürdüreceğini umarak, rızasıyla bir başkasına bırakması sonucu oluşan zilyetliktir. Malik bu kişiye güvenerek eşyayı teslim ettiği için, kendi rızasıyla yarattığı tehlikenin sonuçlarına katlanır. Zilyet yardımcıları emin sıfatıyla zilyet sayılmaz.
- Tasarruf yetkisi
- Bir şey üzerinde mülkiyetin devri ya da sınırlı aynî hak kurulması gibi hukuki tasarrufları yapabilme yetkisidir. Maddenin koruduğu iyiniyet, zilyedin bu yetkiye sahip olduğuna yöneliktir; zilyedin sadece zilyet olması yeterli değildir.
- Edinim
- Taşınır üzerinde mülkiyet veya sınırlı aynî hakkın, hukuki tasarruf ve zilyetliğin devri yoluyla kazanılmasıdır. Kişisel hak kazanımı bu kavramın kapsamına girmez.
- İyiniyet
- Edinenin, karşısındakinin tasarruf yetkisine sahip olduğuna haklı olarak inanmasıdır. Maddenin uygulanabilmesi için gerekli özen gösterilmiş olmalıdır; iyiniyetin varlığı, aksini iddia eden tarafça ispat edilebilir.
- Sınırlı aynî hak
- Mülkiyetin dışında, malik üzerinde ya da malın üzerinde kurulan ve başka kişiye ait malda sınırlı yetki veren aynî haklardır. Kişisel hak ve hapis hakkı bu madde kapsamında korunan hak olarak ele alınmaz; hapis hakkı ayrıca ilgili hükümlerle korunur.
m.988: hangi şartlar aranır?
- Eşyanın bir taşınır olması gerekir.
- Edinen kimsenin o şey üzerinde mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinmiş olması gerekir.
- Devreden kişinin eşya bakımından emin sıfatıyla zilyet bulunması gerekir; bunun için malikin eşyayı rızasıyla zilyede bırakmış olması aranır.
- Devredenin o tasarrufu yapmaya yetkisi bulunmamalıdır; yetki eksikliği tasarruf yetkisine ilişkin olmalıdır.
- Edinenin iyiniyetli olması gerekir; iyiniyet, tasarruf yetkisine güvenilmesi ve bu güvende gereken özenin gösterilmesi ile belirlenir.
- Yetki eksikliği ehliyetsizlik gibi tasarruf yetkisi dışındaki bir sebepten kaynaklanmamalıdır; aksi halde madde uygulanmaz.
- Aynî hak kazanımı emin sıfatıyla zilyetten olmalı, kişisel hak kazanımı bu hükmün kapsamı dışında kalmalıdır.
m.988: hangi sonuçları doğurur?
- Şartlar gerçekleştiğinde, iyiniyetli edinen eşya üzerinde mülkiyet veya sınırlı aynî hakkı kazanır ve bu kazanım, devredenin tasarruf yetkisi bulunmamasına karşın korunur.
- Emin sıfatıyla zilyedin tasarruf yetkisi olmasa bile devri geçerli sayılır; malikin eski hakkı bu nedenle kaybolur ya da sınırlı aynî hakka katlanmak zorunda kalır.
- İyiniyet bulunmazsa, yani edinen tasarruf yetkisinin olmadığını biliyor ya da bilmesi gerekiyorsa, madde korumaz ve edinim geçersiz kalır.
- Malikin rızası hile veya tehditle sakatlanmışsa, zilyet emin sıfatıyla zilyet sayılmaz ve edinim korunmaz.
- Yetki eksikliği ehliyetsizlikten doğmuşsa, iyiniyetli edinenin kazanımı korunmaz.
- Kişisel hak edinimi bu maddenin kapsamında değildir; kişisel hak sahibi koruma için başka hükümlere başvurmalıdır.
- Madde emredici niteliktedir; bu korumayı sözleşme ile daraltmak mümkün değildir.
Emin sıfatıyla zilyet ile zilyet yardımcısı arasındaki fark nedir?
Malikin malı kendi zilyetliğinin devamı için bırakması, emin sıfatıyla zilyetliği doğurur; bu kişi kendi adına bir hakimiyet kullanmayan, fakat kendisine rıza ile bırakılan kimsedir.
Zilyet yardımcısı, zilyedin hukuki hakimiyeti altında onun adına hareket eden kişidir; malda zilyet değildir.
Zilyet yardımcısından alan kimse iyiniyetle zilyet sandığını ileri süremez; korunan iyiniyet zilyedin tasarruf yetkisine yöneliktir, bu nedenle m.988 uygulanmaz.
Rıza sakatlığı hileli veya tehditli ile hatalı rıza arasındaki fark nedir?
Malın hile veya tehdit sonucu bırakılması halinde rıza yoktur ve zilyet emin sıfatıyla zilyet sayılmaz.
Malik rızasında hata yapmışsa, hata sonucunda bırakılan mal bakımından zilyet emin sıfatıyla zilyet kabul edilir.
Hileli veya tehditli bırakılan eşyada m.988 korumasından yararlanılamaz; hatalı rızada ise koruma sağlanır.
Tasarruf yetkisi eksikliği ile ehliyetsizlik arasındaki fark nedir?
Devredenin tasarruf yetkisinin bulunmaması, malın emin sıfatıyla zilyetten devri halinde m.988 kapsamındadır.
Edinimdeki sakatlık ehliyetsizlik gibi tasarruf yetkisi dışındaki bir sebepten kaynaklanıyorsa, madde uygulanmaz.
Ehliyetsizlik halinde iyiniyetli edinen korunmaz; tasarruf yetkisi eksikliği halinde korunur.
Aynî hak ile kişisel hak arasındaki fark nedir?
Mülkiyet ve sınırlı aynî hakların edinimi bu hükmün koruduğu kazanımlardır.
Kişisel hak kazanımı bu hükmün kapsamı dışındadır.
Kişisel hak sahibi m.988 ile korunmaz; yalnızca hapis hakkı gibi ayrı bir hukuki dayanağı varsa korunabilir.
Dolaysız zilyetlik ile dolaylı zilyetlik arasındaki fark nedir?
Doğrudan elde tutulan eşyada zilyetliğin devri ile edinim gerçekleşir.
Zilyetliğin havalesi, hükmen teslim veya kısa elden teslim gibi dolaylı zilyetlik hallerinde de edinim söz konusu olabilir.
Madde dolaylı zilyetlik hallerinde de uygulanabilir; sınırlama bulunmadığı kabul edilmektedir.
Taşınır eşya ile para ve hamile yazılı senet arasındaki fark nedir?
Taşınır eşyada m.988 emin sıfatıyla zilyetten edinimi korur ve bu zilyedin devreden olmasını şart koşar.
Para ve hamile yazılı senetlerde iyiniyet daha geniş korunur; devreden kişinin emin sıfatıyla zilyet olması aranmaz.
Para ve hamile yazılı senette koruma m.990 kapsamında ayrıca değerlendirilir; m.988'deki emin sıfatı şartı burada aranmaz.
m.988: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Zilyet yardımcısının teslim ettiği malı alan kişiyi emin sıfatıyla zilyetten alınmış saymak; bu durumda iyiniyet korunmaz.
- Hileli veya tehditli bırakılan eşyada rızanın bulunduğunu kabul edip m.988 korumasını uygulamak; rızanın sakat olması halinde koruma yoktur.
- Ehliyetsizlikten kaynaklanan yetki eksikliğini de m.988 kapsamında saymak; madde yalnızca tasarruf yetkisi eksikliğini giderir.
- Kişisel hak edinimini m.988 ile korumaya çalışmak; madde yalnızca aynî hak edinimini korur.
- Para ve hamile yazılı senetlerde m.988'deki emin sıfatıyla zilyet şartını aramak; bu hallerde m.990 esas alınır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, edinenin m.988 kapsamında korunup korunmadığını önce devredenin emin sıfatıyla zilyet olup olmadığını inceleyerek belirlemektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/3696 E., 2024/1682 K., 13.05.2024; 3. Hukuk Dairesi, 2024/1588 E., 2025/1382 K., 06.03.2025)
- Uygulamada m.988'in hangi hallerde uygulanacağı, malın malik tarafından rızasıyla emin sıfatıyla zilyede bırakılması olgusuna bağlanmaktadır. (Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/60 E., 2026/209 K., 26.03.2026; 3. Hukuk Dairesi, 2024/1588 E., 2025/1382 K., 06.03.2025)
- Mahkemeler, edinenin iyiniyetini, devredenin tasarruf yetkisine güvenmesi ve bu güvende gereken özeni göstermesi üzerinden değerlendirmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/2207 E., 2024/588 K., 13.02.2024; 3. Hukuk Dairesi, 2025/1168 E., 2025/4759 K., 13.10.2025)
- Davalı tarafından m.988 savunmasının ileri sürülmesi halinde, eşyanın rızayla emin sıfatıyla zilyede bırakıldığı ve edinenin iyiniyetli olduğu hususları somut olarak incelenmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2025/1168 E., 2025/4759 K., 13.10.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Edinen tarafından m.988 korumasından yararlanmak için iddia edilen aynî hak kazanımının ispat yükü, bunu iddia eden kişiye aittir.
- Malikin eşyayı rızasıyla emin sıfatıyla zilyede bıraktığı, malik tarafından yazılı belge veya tanıkla ispatlanabilir; hileli veya tehditli bırakma iddiası, bunu ileri süren malik tarafından ispatlanmalıdır.
- Edinenin iyiniyetli olduğu ve tasarruf yetkisine güvenirken gerekli özeni gösterdiği, iyiniyeti savunan tarafça ispatlanır; aksi iddia eden malik karşı delil sunar.
- Edinimin tasarruf yetkisi dışındaki bir sebepten, örneğin ehliyetsizlikten sakat olmadığının ispatı, korunmak isteyen tarafın yükündedir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.990: Para ve hamile yazılı senetler bakımından iyiniyetli edinimi daha geniş korur; m.988'deki emin sıfatıyla zilyet şartı bu hallerde aranmaz.
- 4721 sayılı Kanun m.3: İyiniyetin genel tanımını verir; m.988 kapsamındaki iyiniyetin ölçütünü belirlemek için başvurulur.
- 4721 sayılı Kanun m.989: Aynı konuda, bir taşınırın kayıt veya iyiniyet yönünden korunmasının sınırlarını düzenleyen maddedir; m.988 ile birlikte okunur.
- 4721 sayılı Kanun m.2: Dürüstlük ve iyiniyet kurallarını genel olarak düzenler; iyiniyetin değerlendirilmesinde dayanak olur.
- 6098 sayılı Kanun m.35: Hatalı rıza sonucu eşyanın bırakılması halinde, zilyetliğin emin sıfatıyla sayılması bakımından başvurulan hata hükmüdür.
TMK m.989
TMK m.989, zilyetliği irade dışı biçimde sona eren taşınırın zilyedinin, o şeyi elinde bulunduran kişilere karşı taşınır davası açma süresini ve bu davanın iyiniyetli edinenlere karşı açılma koşullarını düzenler. Birinci fıkra genel hali, ikinci fıkra açık artırma, pazar veya benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilen hali, üçüncü fıkra ise diğer konularda iyiniyetli zilyedin haklarına yollamayı düzenler. Madde, taşınır davasının kişiye karşı hangi kişilere yöneldiğini ve iyiniyetli edinenin korunmasını kapsar. Madde, mülkiyetin iyiniyetle kazanılmasının koşullarını (m.988 ve m.990 gibi) ve zilyetlik kazanma zamanaşımını (m.777) düzenlemez; bunlar ayrı maddelerde yer alır. Para ve hamile yazılı senetlerdeki mutlak koruma m.990 kapsamındadır. Madde metninin sonundaki "c. Para ve hamile yazılı senetlerde" başlığı, madde metninin bir parçası değil, sonraki maddeye ait bir başlık niteliğindedir.
m.989: hangi kavramlar bilinmeli?
- Taşınır davası
- Zilyedin, zilyetliğini irade dışı kaybettiği taşınırı elinde bulunduran herkese karşı, o şeyi geri istemek için açtığı dava. Dava zilyetliğe dayanır ve mülkiyetin ispatını gerektirmez.
- İrade dışı elden çıkma
- Taşınırın çalınması, kaybolması veya zilyedin iradesi dışında başka bir biçimde elinden çıkması. Zilyedin rızasıyla devri bu kapsamda değildir; rızayla bırakılan mal için m.988 hükmü gündeme gelir.
- İyiniyetli edinen
- Taşınırı edinirken zilyetliğin, devredenin hakkının ve o şeyin üzerindeki durumun gerçeğe aykırı olduğunu bilmeyen ve bilmesi gerekmeyen kişi. İyiniyet ilgili hükümlerde ayrıca ayrı bir ölçüte bağlanmıştır.
- Açık artırma veya pazar ya da benzeri eşya satanlar
- Taşınırı açık artırmada, pazarda veya benzer biçimde eşya satan kişiler. Bu satış yolu ile edinen kişi, fıkra ikinin koruma ölçütüne tabi olur ve dava için bedel geri verilmelidir.
- Ödenen bedelin geri verilmesi
- Açık artırma veya pazardan iyiniyetle edinen kişiye karşı taşınır davasının açılabilmesi için dava sahibinin, edinenin ödediği bedeli geri vermesi koşulu. Bu koşul yerine getirilmeden dava açılamaz.
m.989: hangi şartlar aranır?
- Zilyetliğin taşınırın çalınması, kaybolması veya zilyedin iradesi dışında başka bir biçimde elden çıkması ile sona ermiş olması gerekir.
- Dava, taşınırı elinde bulunduran herkese karşı açılabilir; dava hakkı zilyetliğin kaybından itibaren beş yıl içinde kullanılmalıdır.
- Taşınır açık artırmadan, pazardan veya benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmiş ise, iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı dava açılması için ödenen bedelin geri verilmesi koşulu aranır.
- Diğer konularda iyiniyetli zilyedin haklarına ilişkin hükümler uygulanır; bu hükümler için madde, m.988 ve m.990 gibi ilgili düzenlemelere atıf yapar.
m.989: hangi sonuçları doğurur?
- Zilyet, taşınırı çalınan, kaybolan veya irade dışı elden çıkan durumda beş yıl içinde elinde bulunduran herkese karşı taşınır davası açabilir.
- Taşınır açık artırmadan, pazardan veya benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmişse, iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı dava ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir.
- Ödenen bedel geri verilmeden, açık artırma veya pazar edinimine karşı taşınır davası açılamaz.
- Taşınır davası süresi içinde açılmamışsa, dava hakkı sona erer ve iyiniyetli zilyet bakımından mülkiyet kazanımı m.777 ve ilgili hükümlere göre değerlendirilir.
- Madde, diğer konularda iyiniyetli zilyedin haklarına ilişkin hükümlerin uygulanmasını öngörür; bu hükümler madde metninde ayrıca düzenlenmemiştir.
- Para ve hamile yazılı senetlerde iyiniyetli edinen korunur; bu hal m.990 kapsamındadır ve madde metninde ayrıca yer almaz.
Genel hal ile açık artırma veya pazardan iyiniyetli edinim arasındaki fark nedir?
Taşınır çalınmış, kaybolmuş veya irade dışı elden çıkmış ve sıradan bir kişi tarafından edinilmişse, birinci fıkra uygulanır ve dava beş yıl içinde herkese karşı açılabilir.
Taşınır açık artırmadan, pazardan veya benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmişse, ikinci fıkra uygulanır.
İkinci fıkra halinde dava, ödenen bedelin geri verilmesi koşuluna bağlanır; bedel ödenmeden dava açılamaz.
Birinci fıkradaki beş yıllık süre ile iyiniyetli zilyetliğin diğer sonuçları arasındaki fark nedir?
Taşınır davası için beş yıllık süre, iyiniyetli edinenin zilyetliğine karşı işler; dava zamanaşımı sonrasında artık yöneltilemez.
Diğer konularda iyiniyetli zilyedin hakları ilgili hükümlere göre belirlenir.
Taşınır davası süresi geçince mülkiyet kazanımı ayrıca m.777 kapsamında değerlendirilir; iki süre aynı anda işlemeyebilir.
m.989: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Beş yıllık süreyi rızaya dayalı devirlerde de işletmek; bu süre yalnızca irade dışı elden çıkma hallerinde işler.
- Açık artırma veya pazardan iyiniyetli edinimde bedel geri verilmeden taşınır davası açmak; bu koşul dava şartı niteliğindedir.
- Taşınır davası süresi ile m.777'deki iyiniyetli zilyetlik zamanaşımı süresini aynı anda başlatmak; bu süreler her zaman örtüşmez.
- Para ve hamile yazılı senetlere m.989'u uygulamak; bu mallar m.990 kapsamındadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, taşınır davasında m.989'un beş yıllık süresinin zilyetliğin kaybından itibaren işlediğini ve bu sürenin dolmasıyla iyiniyetli zilyede karşı dava açılamayacağını kabul etmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2024/1588 E., 2025/1382 K., 06.03.2025)
- Yargıtay, açık artırma veya pazardan iyiniyetli edinime karşı taşınır davası açılmasını, ödenen bedelin geri verilmesi koşuluna bağlamaktadır; bedel geri verilmeden açılan davayı kabul etmemektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2022/8273 E., 2023/1288 K., 04.05.2023)
- Yargıtay, m.989'un ikinci fıkrasına aykırı kararları bozmaktadır ve iyiniyetin varlığını asıl kabul etmektedir; kötüniyetin ispatı karşı tarafa düşmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2022/8273 E., 2023/1288 K., 04.05.2023)
- Yargıtay, taşınırın rızası ile elden çıktığı hallerde m.989'un uygulanmadığını, bu nedenle iyiniyetli edinen için ayrı değerlendirme yapılması gerektiğini kabul etmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2022/8273 E., 2023/1288 K., 04.05.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Taşınır davasını açan zilyet, taşınırın çalınma, kaybolma veya irade dışı elden çıkma olayını ve beş yıllık süre içinde dava açtığını ispatla yükümlüdür.
- Açık artırma veya pazardan iyiniyetli edinim iddiasında, bedelin ödendiğini ve bedelin geri verildiğini ya da verilmeye hazır olduğunu gösterme yükü davacıdadır.
- Edinenin iyiniyetli olmadığını ileri süren taraf, bu iddiayı ispatla yükümlüdür; iyiniyetin varlığı asıl kabul edilir. (3. Hukuk Dairesi, 2022/8273 E., 2023/1288 K., 04.05.2023)
- Zilyetliğin irade dışı kaybı, tanık ve belge ile ispatlanabilir; zilyet rızası ile devir söz konusuysa bu savunmayı yapan karşı taraf ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.988: Emin sıfatıyla zilyetten iyiniyetle edinimi koruyan hükümdür; m.989 ile birlikte okunduğunda, zilyetliğin yetkisiz devri halinde iyiniyetli edinenin korunup korunmayacağını belirler.
- 4721 sayılı Kanun m.990: Para ve hamile yazılı senetlerde iyiniyetli edinenin mutlak korunduğu hali düzenler; m.989 bu mallar bakımından uygulanmaz.
- 4721 sayılı Kanun m.777: İyiniyetli zilyedin taşınırda mülkiyeti zamanaşımıyla kazanmasının koşullarını düzenler; taşınır davası süresi ile bu kazanım süresi aynı anda işlemeyebilir.
- 4721 sayılı Kanun m.763: Zilyetliğin devri yoluyla mülkiyetin kazanılmasını düzenler; m.989 ile birlikte iyiniyetli edinen bakımından mülkiyet kazanımının değerlendirilmesinde atıf yapılır.
TMK m.990
TMK m.990, zilyetlik ile iyiniyet korumasının özel bir halini düzenler: zilyedin iradesi dışında elinden çıkan para ve hamile yazılı senetler bakımından, bunları iyiniyetle edinen kişiye karşı taşınır davasının açılamayacağını hükme bağlar. Hüküm, para ve hamile yazılı senetler gibi belirli taşınırlarla sınırlıdır ve iyiniyetli edinenin korunması ile zilyedin iradesi dışında elden çıkmanın koşullarını ilgilendirir. Madde, zilyedin iradesi dışında elinden çıkan diğer taşınırları (m.988 ve m.989 kapsamındaki haller) düzenlemez; bunlar için iyiniyet koruması ve çalınmış ya da kayıp eşyada geri alma hakkı ayrı maddelerde (m.989 ve m.988) yer alır. Maddenin iyiniyetin tespitine ilişkin ayrıntılarını, iyiniyetin varsayımını ve ispat kurallarını da kendisi düzenlemez; bunlar genel ilkelerden (m.3) ve m.988'in kapsamından çıkarılır.
m.990: hangi kavramlar bilinmeli?
- Zilyet
- Bir taşınır üzerinde fiilen hakimiyet kuran kişidir. Maddenin koruması zilyedin iradesi dışında elinden çıkan taşınırlar bakımından söz konusu olur.
- Para
- Maddede sayılan taşınır türlerinden biridir. Bu tür taşınırlar için iyiniyetli edinene karşı taşınır davası açılamaz.
- Hamile yazılı senet
- Senet metninde hamile (lehine) düzenlenmiş, yani kime ödeneceği belirli olmayıp senedi elinde bulunduran kişiye ödenecek olan senettir. Emre yazılı senetler bu kavramdan ayrıdır; metin hamile yazılı senetleri açıkça sayar.
- İyiniyetli edinen
- Parayı veya hamile yazılı senedi zilyetten iyiniyetle, yani elden çıkışın kusurlu olduğunu bilmeden ya da bilmesi gerektiği hâlde bilmeyerek edinen kişidir. İyiniyetin ölçütü ve ispatı maddede düzenlenmemiştir; genel ilkelerle belirlenir.
- Taşınır davası
- Zilyedin, malını elinde bulunduran kişiden geri istemek için açtığı, mülkiyet ve zilyetliğe dayanan davadır. Madde bu davanın belirli taşınırlar bakımından iyiniyetli edinene karşı açılamayacağını söyler.
m.990: hangi şartlar aranır?
- Taşınırın para veya hamile yazılı senet olması gerekir; madde bu iki taşınır türüyle sınırlıdır.
- Zilyedin taşınırı kendi iradesi dışında elinden çıkmış olması gerekir.
- Taşınırı edinen kişinin iyiniyetli olması gerekir; iyiniyetli olmayan edinene karşı bu koruma uygulanmaz.
- Taşınır davasının, iyiniyetli edinen kişiye karşı açılmak istenmesi gerekir; koruma bu davaya karşı işler.
m.990: hangi sonuçları doğurur?
- Zilyet iradesi dışında elinden çıkan para veya hamile yazılı senedi iyiniyetli edinene karşı taşınır davası ile geri isteyemez.
- Edinen iyiniyetli değilse madde uygulanmaz ve zilyet taşınır davası ile malını geri isteyebilir.
- Zilyedin iradesi ile elden çıkan para veya senet bakımından madde korumayı sağlamaz; bu durumda zilyet iyiniyetli edinene karşı da dava açabilir ve madde hükmü bu hâlde işlemez.
- Madde emredici bir koruma getirir; taraflar sözleşmeyle bu korumayı ortadan kaldıramaz.
İyiniyetli edinen ile iyiniyetli olmayan edinen arasındaki fark nedir?
Parayı veya hamile yazılı senedi iyiniyetle edinen kişi, elden çıkışın kusurlu olduğunu bilmeden edinmiştir.
Parayı veya hamile yazılı senedi iyiniyetli olmayarak edinen kişi, elden çıkışın hukuka aykırı olduğunu bilen ya da bilmesi gereken kişidir.
İyiniyetli edinene karşı taşınır davası açılamaz; iyiniyetli olmayan edinene karşı ise zilyet taşınır davası ile malını geri isteyebilir.
Para ve hamile yazılı senet ile diğer taşınırlar arasındaki fark nedir?
Madde, para ve hamile yazılı senetleri açıkça sayar.
Diğer taşınırlar bakımından madde doğrudan uygulanmaz.
Para ve hamile yazılı senette iyiniyetli edinen korunurken, diğer taşınırlarda koruma m.988 ve m.989 gibi ayrı hükümlere göre belirlenir.
m.990: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi tüm taşınırlara genellemek; m.990 yalnızca para ve hamile yazılı senetleri kapsar, diğer taşınırlar m.988 ve m.989 ile değerlendirilir.
- Emre yazılı senetleri doğrudan m.990 kapsamında saymak; metin hamile yazılı senetleri açıkça düzenler, emre yazılı çekler için uygulama kıyas yoluyla yapılır.
- Edinenin iyiniyetini yalnızca bedel ödemesine bağlamak; iyiniyetin tespiti olayın tüm koşullarına göre yapılmalıdır.
- İyiniyetli olmayan edinene karşı da koruma tanımak; koruma yalnızca iyiniyetli edinen için geçerlidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Para ve hamile yazılı senetler bakımından iyiniyetli edinenin korunması, Kanun'un m.990 hükmüne dayanılarak emre yazılı çeklere de kıyasen uygulanmaktadır. (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/945 E., 2026/400 K., 02.04.2026; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/33 E., 2025/929 K., 11.09.2025; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/585 E., 2025/825 K., 16.07.2025; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/1500 E., 2022/1095 K., 12.05.2022)
- Hükmün uygulanabilmesi için edinenin iyiniyetli olması ve zilyedin iradesi dışında elden çıkma olmasının birlikte aranması gerektiği kabul edilmektedir. (Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2019/1386 E., 2022/109 K., 28.01.2022)
- Hukuk Genel Kurulu, m.990'ün uygulanmasında m.988 ve m.989 ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Taşınır davasını açan zilyet, parayı veya hamile yazılı senedi kendi iradesi dışında elinden çıktığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Edinenin iyiniyetli olmadığını ileri süren zilyet, edinenin elden çıkışın hukuka aykırılığını bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispatlamalıdır.
- Edinen iyiniyetli olduğunu savunuyorsa, iyiniyetini ortaya koyan olguları, örneğin senedin olağan yoldan ve bedel karşılığı edinildiğini, ileri sürmelidir.
- Elden çıkışın iradeye dayandığını ileri süren karşı taraf, bu savunmasını ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.988: Zilyedin iradesi dışında elinden çıkan taşınırlar ve iyiniyetli edinen korumasının genel hükmüdür; m.990 bu genel kuralın para ve hamile yazılı senetler bakımından özel bir uygulamasıdır.
- 4721 m.989: Çalınan veya kaybedilen taşınırlarda iyiniyetli edinene karşı geri alma süresini düzenler; m.990 ile birlikte taşınır koruma rejiminin bir parçasıdır.
- 4721 m.3: İyiniyetin varsayımı ve ispatı bakımından genel ilke olarak uygulanır; m.990 iyiniyetin ölçütünü kendisi düzenlemez.
TMK m.991
Madde, bir taşınırın zilyetliğini kaybeden önceki zilyedin, o taşınırı sonradan zilyet olan kişiye karşı taşınır davası açma hakkını düzenler. Dava hakkının kime karşı ve hangi zilyetlik niteliğiyle doğduğunu belirler: önceki zilyet, zilyetliği iyiniyetle edinmemiş olan kişiye karşı her zaman dava açabilir; önceki zilyedin de iyiniyetli olmadığı hallerde sonraki iyiniyetli zilyede karşı bu dava açılamaz. Maddenin uygulanması, taşınırın zilyetliğinin el değiştirdiği zincirdeki zilyetlerin iyiniyet durumuna bağlıdır. Madde, taşınmazlara ilişkin zilyetlik davalarını düzenlemez (m.996 ve sonrası ile tapu siciline ilişkin hükümler kapsamındadır). Taşınır davasının zamanaşımı ve hak düşürücü süresi, zilyetliğin geri verilmesine ilişkin hükümler (m.993-995), iyiniyetle mülkiyet kazanımı (m.988) ve istihkak davası bu maddenin kapsamı dışındadır.
m.991: hangi kavramlar bilinmeli?
- Taşınır davası
- Zilyetliğini kaybeden kişinin, zilyetliği sonradan haksız olarak elinde tutan kişiye karşı, zilyetliğin geri verilmesini istediği davadır. Dava hakkı, davacının mülkiyet veya hak sahipliğine değil, zilyetliğe dayanır.
- İyiniyet (zilyetlikte)
- Zilyetliği edinen kişinin, zilyetliğinin hak sahibine ait olmadığını bilmemesi ve bilmesi gerekmemesi durumudur. Maddede yer alan iyiniyet, zilyetliğin edinildiği andaki durumla ölçülür.
- Önceki zilyet
- Taşınır üzerindeki zilyetliğini sonraki zilyede devreden ya da bu zilyetlikten çıkmış olan kişidir. Dava açan taraf bu kişidir.
- Sonraki zilyet
- Taşınırın zilyetliğini önceki zilyetten edinen ve dava kendisine karşı açılan kişidir.
m.991: hangi şartlar aranır?
- Dava açan kişinin taşınırın önceki zilyedi olması ve zilyetliğin sonraki zilyede geçmiş bulunması gerekir.
- Dava, zilyetliği iyiniyetle edinmemiş olan kişiye karşı açılıyorsa önceki zilyedin iyiniyetli olup olmadığı önemli değildir ve dava her zaman açılabilir.
- Önceki zilyedin de zilyetliği iyiniyetle edinmemiş olması halinde, sonraki zilyedin iyiniyetli olup olmadığı önemli değildir.
- Sonraki zilyedin iyiniyetli olduğu ve önceki zilyedin zilyetliği iyiniyetle edinmiş olduğu durumda dava açılamaz; dava hakkı bu hallerde doğmaz.
m.991: hangi sonuçları doğurur?
- Zilyetliği iyiniyetle edinmeyen sonraki zilyede karşı önceki zilyet, zamanaşımına uğramaksızın her zaman taşınır davası açabilir.
- Önceki zilyet de zilyetliği iyiniyetle edinmemişse, sonraki zilyede karşı taşınır davası açılamaz.
- Önceki zilyedin iyiniyetli olması, kötüniyetli sonraki zilyede karşı dava hakkını ortadan kaldırmaz.
- Bu madde, dava hakkının doğup doğmadığını belirler; zilyetliğin geri verilmesi sonucunu ve iade borcunun kapsamını m.993-995 belirler.
Sonraki zilyedin kötüniyetli ile iyiniyetli olması arasındaki fark nedir?
Sonraki zilyet zilyetliği iyiniyetle edinmemişse, önceki zilyet her zaman taşınır davası açabilir.
Sonraki zilyet iyiniyetle zilyetlik edinmişse, önceki zilyedin iyiniyetli olup olmadığına bakılır.
Kötüniyetli sonraki zilyede karşı dava süresiz açılabilir; iyiniyetli sonraki zilyede karşı ise ancak önceki zilyet de iyiniyetli değilse dava açılabilir.
Önceki zilyedin iyiniyeti: fark nedir?
Önceki zilyet de iyiniyetle edinmemişse, sonraki zilyede karşı taşınır davası açılamaz.
Önceki zilyet iyiniyetle edinmişse, bu fıkra uygulanmaz ve dava hakkı kötüniyetli sonraki zilyede karşı devam eder.
Her iki zilyedin kötüniyetli olması halinde dava hakkı tamamen kaybedilmez; sonraki zilyet iyiniyetli değilse dava açılabilir.
m.991: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Dava hakkının sonraki zilyedin iyiniyetine bakılmaksızın her zaman doğduğunu sanmak; madde yalnızca zilyetliği iyiniyetle edinmeyen sonraki zilyede karşı süresiz dava açılabileceğini söyler.
- Önceki zilyedin iyiniyetli olmasının kötüniyetli sonraki zilyede karşı dava hakkını kaldırdığını sanmak.
- İkinci fıkrayı, önceki zilyedin iyiniyetli olduğu hallere uygulamak; fıkra yalnızca önceki zilyedin de iyiniyetli olmadığı hal için dava yasağı getirir.
- Taşınır davasını taşınmaz zilyetliği hükümleriyle karıştırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Taşınır davasında iyiniyetin tek tek zilyet zinciri üzerinden değerlendirildiği kabul edilmektedir.
- Taşınır davasında zilyetlik karinesine dayanan davanın, iyiniyetle edinilmiş zilyetlik karşısında kullanılamadığı kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Dava açan önceki zilyedin, taşınırın kendisinde zilyetlik bulunduğunu ve bu zilyetliğin sonraki zilyede geçtiğini ispatlaması gerekir.
- Sonraki zilyedin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı, bu durumu ispatlamakla yükümlüdür.
- Sonraki zilyet iyiniyetli olduğunu savunuyorsa, zilyetliği edinirken iyiniyetini ve bunun için gerekli özeni gösterdiğini ispatlamalıdır.
- Önceki zilyedin de iyiniyetli olmadığını savunan taraf bu hususu ispatlamalıdır; ispat araçları olarak tanık, belge ve karine kullanılabilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.993: Taşınır davasının kabul edildiği hallerde zilyetliğin geri verilmesinin kapsamını ve haksız zilyedin iyiniyetine göre geri verme yükümünü düzenler.
- 4721 m.988: İyiniyetli üçüncü kişinin mülkiyet kazanımını düzenler; taşınır davasının iyiniyet ölçütüyle bağlantısı burada kurulur.
- 4721 m.763: Taşınırlarda iyiniyetin korunmasıyla ilgili bağlantısı, tasarruf yetkisi ile birlikte değerlendirilir.
- 4721 m.994: Zilyetliğin geri verilmesinde iade yükümlülüğünün kapsamını düzenleyerek taşınır davasının sonucunu tamamlar.
TMK m.992 — Taşınmazlarda karine
TMK m.992, tapuya kayıtlı taşınmazlarda hak karinesinden ve zilyetlikten doğan dava açma hakkının kimin yararına olduğunu düzenler. Hak karinesinin kapsamı (tapu siciline tescil edilmiş ayni ve şerhli nispi hakları), tescilden yararlanacak kişinin belirlenmesi ve taşınmaz üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kişinin gasp veya saldırı halinde dava açma yetkisi bu maddenin konusudur. Hüküm, tapuya kayıtlı taşınmazlar bakımından ve adına tescil bulunan kişi yönünden uygulanır; tapusuz taşınmazlar ile taşınırlar hakkında uygulanmaz. Maddenin düzenlemediği konular: zilyetliğin mülkiyete karinesi (m.985), taşınırlarda zilyetlik karinesi (m.986), iyiniyetli zilyedin sorumluluğu ve tescilin yolsuzluğunda tapu sicilinin güvenilirliği (m.1023 ve devamı) ile tapu sicilinin düzeltilmesi ve tescil davası (m.1025 ve devamı).
Taşınmazlarda karine: hangi kavramlar bilinmeli?
- Hak karinesi
- Tescil sayesinde adına kayıt bulunan kişinin hakkın sahibi olduğunun kabul edilmesidir. Karine aksi ispat edilebilir nitelikte olup, karşı taraf tescilin yolsuzluğunu ispatlayarak bu sonucu çürütebilir.
- Adına tescil
- Tapu siciline hak sahibi olarak yazılmış olma durumudur. Madde yalnızca bu sıfatı taşıyan kişiye karineden yararlanma imkânı tanır; tescilsiz kazanım bu kapsamda ayrıca değerlendirilir.
- Fiilî hâkimiyet
- Taşınmazın üzerinde fiilen egemen olma durumudur. Tapu kaydına bağlı olmayan bu hâkimiyet, yalnızca gasp veya saldırı hâlinde dava açma yetkisi doğurur.
- Gasp ve saldırı
- Taşınmazdaki fiilî hâkimiyetin hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesi veya bu hâkimiyete yönelik haksız müdahaledir. Madde bu iki hâlde fiilî hâkimiyet sahibine dava hakkı tanır.
- Tapuya kayıtlı taşınmaz
- Tapu siciline kaydı bulunan, tescil ile hak sahipliği izlenebilen taşınmazdır. Karine yalnızca bu taşınmazlarda söz konusudur.
Taşınmazlarda karine: hangi şartlar aranır?
- Taşınmazın tapuya kayıtlı olması gerekir; tapusuz taşınmazda madde uygulanmaz.
- Hak karinesinden yararlanan kişinin tapu siciline o hakkın sahibi olarak adına tescil edilmiş olması gerekir.
- Hakkın tescil edilmiş ayni hak veya tapu kütüğüne şerh edilmiş nispi hak olması gerekir.
- Zilyetlikten doğan dava açma hakkı yönünden de adına tescil bulunan kişinin yararlanması gerekir.
- Fiilî hâkimiyeti bulunan kişinin davayı gasp veya saldırı sebebiyle açması gerekir; bu hâlde tescil sahibi olmak aranmaz.
- Karinenin karşı tarafça aksinin ispat edilmemiş olması gerekir; aksi ispat edildiğinde karine çürür.
Taşınmazlarda karine: hangi sonuçları doğurur?
- Adına tescil bulunan kişi, hakkın varlığı konusunda karineden yararlanır ve tescilin yolsuzluğunu karşı taraf ispatlamadıkça bu konum korunur.
- Fiilî hâkimiyeti bulunan kişi gasp veya saldırı sebebiyle dava açabilir; bu durumda da tescil sahibi konumunu kazanmış olmaz.
- Tescil karinesi aksi ispat edilebilir bir karinedir; tescilin yolsuz olduğu ispatlanırsa karine çöker ve gerçek hak sahibi lehine sonuç doğar.
- Tapu siciline kayıt, hak karinesinin dayanağıdır; tapu kaydı olmayan hakka karine tanınmaz.
- Tapu kütüğüne yalnızca şerh edilmiş olan alacak hakkı, karineden yararlanabilir.
- Tapu kaydında yer almayan, tescilsiz kazanılmış haklar hakkında tartışmalı olmakla birlikte, kayıtsız hak sahibinin karine kullanımı bakımından madde metni açık bir kabul içermez.
Adına tescil sahibi ile fiilî hâkimiyet sahibi arasındaki fark nedir?
Tapu siciline adına tescil bulunan kişi, hak karinesi ve zilyetlikten doğan dava hakkından yararlanır. Dava açması için tescile dayanması yeterlidir.
Tescili olmayan ama taşınmaz üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kişi, yalnızca gasp veya saldırı sebebiyle dava açabilir.
Fiilî hâkimiyet sahibi, tescile dayanarak karine ileri süremez; kendi zilyetliğini gasp veya saldırıya karşı koruma davası açabilir.
Tapuya kayıtlı taşınmaz ile tapusuz taşınmaz arasındaki fark nedir?
Tapuya kayıtlı taşınmazda tescil karinesi ve m.992 hükmü uygulanır.
Tapusuz taşınmazda tescil yoktur; karine kurulamaz ve taşınır hükümlerine yakın çözümler gündeme gelir.
Tapusuz taşınmazda m.992'ye dayanılarak karineden yararlanılamaz.
Ayni hak ile şerhli nispi hak arasındaki fark nedir?
Mülkiyet, taşınmaz rehni, irtifak hakkı ve taşınmaz yükü gibi tapuya kayıtlı ayni haklarda karine doğar.
Tapu kütüğüne şerh edilmiş nispi (alacak) haklarda da karine uygulama alanı bulur; ancak tapu kaydında yer almayan haklar bu kapsama girmez.
Şerh edilmiş alacak hakkı sahibi de tescil karinesinden yararlanır; tescilsiz kişisel hak karineye konu olamaz.
Taşınmazlarda karine: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tapuya kayıtlı olmayan taşınmazda m.992 karinesini kurmak; bu hüküm yalnızca tapulu taşınmazlar için geçerlidir.
- Fiilî hâkimiyeti bulunan kişiye, adına tescil yokken genel dava hakkı tanımak; bu kişi yalnızca gasp veya saldırı sebebiyle dava açabilir.
- Tescilin yolsuzluğunu ileri süren tarafa karine lehine ispat yükü yüklemek; ispat yükü, aksi iddia eden karşı tarafa aittir.
- Tapu kütüğüne şerh edilmemiş kişisel hakkı tescil karinesi kapsamında değerlendirmek.
- Taşınır hükümlerini (m.985, m.986) tapulu taşınmaza doğrudan uygulamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tapuya kayıtlı taşınmazda tescilsiz hak kazanımında, açıklayıcı tescil yapılmasına gerek olmaksızın tescilsiz kazanımı ispat eden kişinin m.992'den yararlanabileceği görüşü savunulmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1670 E., 2020/242 K., 04.03.2020)
- Tapulu taşınmazda hak karinesi kapsamında davacının tescil ile hak sahipliğini kanıtlaması yeterli sayılmakta, karşı tarafın tescilin yolsuzluğunu ispat etme yükü altında olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1671 E., 2019/973 K., 01.10.2019)
- Fiilî hâkimiyetine dayanan kişinin gasp veya saldırı sebebiyle dava açabilmesi için, hâkimiyetinin ileri sürülen eylemden önce varlığını ispat etmesi gerektiği kabul edilmektedir. (2009/58 E., 2011/52 K., 17.03.2011)
- Tapudaki kayda dayalı karine, sözlü kira ilişkisine dayanılarak yapılan taşınmaz teslimi talebinde zilyetliğin iadesi istemi olarak değerlendirilebilmekte; bu durumda m.992 kapsamındaki karine doğrudan uygulanmamaktadır. (3. Hukuk Dairesi, 2022/8407 E., 2023/153 K., 20.02.2023)
- Tapu kaydına dayanan davacı ile fiilî zilyet arasındaki uyuşmazlıkta, zilyetlik ve tescil birlikte incelenerek hangi tarafın m.992'den yararlanacağı somut olayda belirlenmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2011/631 E., 2011/745 K., 07.12.2011)
- Tescile dayalı hak karinesi, tescilin yolsuzluğu ileri sürüldüğünde davalının yolsuzluğu ispat etmesi gerektiği yönünde değerlendirilmektedir. (Birinci Bölüm, 2015/17453 E., 22.01.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Tescile dayanan davacı, adına tescil bulunduğunu tapu kaydıyla ispat eder; karine bu ispatla kendiliğinden doğar.
- Karşı taraf tescilin yolsuz olduğunu ve gerçek hakkın kendisine ait bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür; aksi ispat edilmedikçe karine geçerli kalır.
- Fiilî hâkimiyete dayanan kişi, taşınmaz üzerindeki fiilî egemenliğini ve gasp veya saldırının gerçekleştiğini tanık, keşif, fotoğraf ve benzeri delillerle ispatlar.
- Tescilsiz kazanım iddiasında, kazanımı ileri süren kişi kazanım olgusunu ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.985: Taşınırlarda zilyetliğin mülkiyete karinesini düzenler; m.992 ile tapulu taşınmazlardaki tescil karinesi bu hükümle paralel bir mantık taşır.
- 4721 m.1020: Tapu siciline kayıtlı hususların bilindiğinin kabulünü düzenler; m.992 ile birlikte tescil karinesinin kesin olmayan niteliği ve sicilin güvenilirliği açısından okunur.
- 4721 m.1023: Tescile dayanan iyiniyetli kişinin korunmasını düzenler; tescilin yolsuzluğu hâlinde m.992 karinesinin kırılmasında ilgilidir.
- 4721 m.1025: Tescilin düzeltilmesi ve tescil davasını düzenler; karineden yararlanmayan gerçek hak sahibinin sicili düzeltme yoluna ilişkin bağlantılıdır.
TMK m.993
TMK m.993, iyiniyetli zilyedin, geri vermekle yükümlü olduğu kişiye karşı, zilyetliği geri verirken ödemekle yükümlü olmadığı tazminatı ve şeyin kaybolması, yok olması veya hasara uğramasından doğan sorumluluğu düzenler. Hüküm, haksız zilyet durumunda bulunan iyiniyetli zilyet bakımından uygulanır. Kötüniyetli zilyedin sorumluluğu (m.994 ve m.995 hükümleri), iyiniyetin koşulu (m.989), zilyetliğin geri verilmesi davası ve sebepsiz zenginleşme ile istihkak davasının usulü bu maddenin kapsamında değildir; bunlar sırasıyla m.994, m.995 ve ilgili başka hükümlerde düzenlenmiştir. Maddenin uygulanması için zilyetliğin hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığı (kira, ödünç, saklama gibi) ayrıca tespit edilmelidir; sözleşmesel sorumluluk rejimleri bu maddenin konusu değildir.
m.993: hangi kavramlar bilinmeli?
- İyiniyetli zilyet
- Zilyetliğinin haksız olduğunu bilmeyen ve bilecek durumda da olmayan kişidir. İyiniyet kural olarak zilyetliğin tamamı süresince aranır; sonradan öğrenen zilyet, öğrendiği andan itibaren kötüniyetli sayılır.
- Zilyetliği geri verme yükümü
- Haksız zilyedin, hak sahibine zilyetliği bırakmak zorunda olmasıdır. Bu yükümün kapsamı zilyedin iyi veya kötü niyetine göre farklılaşır.
- Tazminat
- Geri verme sırasında ortaya çıkan zarar ve kullanım, yararlanma nedeniyle istenebilecek karşılıktır. İyiniyetli zilyet, kendisine yöneltilen bu tür tazminat taleplerinden bu madde uyarınca korunur.
- Karine ile mevcut hakka uygun kullanma
- Zilyetlik karinesi (TMK m.984) ya da mevcut bir hakka dayanarak şeyi kullanma veya ondan yararlanmadır. Bu kullanım iyiniyetli zilyedin korunmasının önkoşuludur.
m.993: hangi şartlar aranır?
- Zilyedin, zilyetliğinin haksız olduğunu bilmemesi ve bilecek durumda da olmaması gerekir.
- Zilyedin şeyi karineyle mevcut hakkına uygun şekilde kullanması veya ondan yararlanması gerekir.
- Zilyedin, zilyetliği geri vermekle yükümlü olduğu kişi bakımından bu kullanım nedeniyle tazminat talebiyle karşılaşmış olması gerekir.
- Şeyin kaybolması, yok olması veya hasara uğraması nedeniyle sorumluluk doğması için zilyedin kendisinin iyiniyetli olması gerekir.
- Zilyedin iyiniyetinin zilyetliğin tamamı boyunca sürmesi gerekir; sonradan öğrenmesi hâlinde öğrenme anından sonrası için bu korunma uygulanmaz.
m.993: hangi sonuçları doğurur?
- İyiniyetli zilyet, zilyetliği geri verdiğinde, şeyi kullanmasından veya ondan yararlanmasından doğan herhangi bir tazminat ödemek zorunda değildir.
- İyiniyetli zilyet, şeyin kaybolmasından, yok olmasından veya hasara uğramasından sorumlu tutulamaz.
- Zilyet kötüniyetli ise bu korunma uygulanmaz ve kullanma ile yararlanmadan doğan sorumluluk m.994 ve m.995 hükümlerine göre belirlenir.
- Zilyetliğin hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığı belirlenmemişse ya da ilişki sona ermişse, zilyetliği geri vermesi sözleşme hükümlerine veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olabilir.
- Madde, iyiniyetli zilyedin korunmasını sağlayan bir hüküm olduğundan, taraflar aksini kararlaştırsalar da sözleşme yoluyla bu korunmanın altına inilemez; bu, metinde açıkça belirtilmemiş, yoruma dayalı bir sonuçtur.
İyiniyetli zilyet ile kötüniyetli zilyet arasındaki fark nedir?
İyiniyetli zilyet, zilyetliğinin haksız olduğunu bilmeyen ve bilecek durumda olmayan kişidir; kullanımı ve yararlanması nedeniyle tazminat ödemez.
Kötüniyetli zilyet, zilyetliğin haksız olduğunu bildiği veya bilecek durumda olduğu için bu korunmadan yararlanamaz.
Kötüniyetli zilyet, kullanım ve yararlanma nedeniyle sorumlu tutulur; bu sorumluluğun kapsamı m.994 ve m.995 hükümleriyle belirlenir.
Kullanma ve yararlanma ile kaybolma, yok olma veya hasar arasındaki fark nedir?
Şeyin kullanılması veya ondan yararlanılması, iyiniyetli zilyet bakımından birinci fıkra ile tazminat yükünden korunur.
Şeyin kaybolması, yok olması veya hasara uğraması, ikinci fıkra kapsamında ayrı bir sorumluluk konusudur.
İyiniyetli zilyet, kullanmaktan doğan tazminattan ve kaybolma, yok olma veya hasardan doğan sorumluluktan ayrı ayrı korunur.
Haksız zilyet ile hak sahibi zilyet (m.993 kapsamı dışı) arasındaki fark nedir?
M.993, zilyetliği geri vermekle yükümlü haksız zilyet bakımından uygulanır.
Hak sahibi zilyet ya da bir hukuki ilişkiden doğan zilyetlik, bu maddenin konusu değildir.
Zilyetliğin geri verilmesi bir sözleşme ilişkisinden kaynaklanıyorsa (kira, ödünç, saklama) ilgili sözleşme hükümleri, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır; m.993 uygulanmaz.
Zilyetliğin geri verilmesi davası (m.982) ile taşınır davası ya da istihkak davası arasındaki fark nedir?
Gasbedene karşı m.982 uyarınca açılan geri verme davasında gasbedenin hakkının tartışılması mümkün değildir.
Davacı gasbedenin zilyetliğinin haksız olduğunu iddia ve ispat ediyorsa, hakka veya zilyetlik karinesine dayanan taşınır davası söz konusudur.
M.982 davasında m.993-995 uygulanmaz; taşınır veya istihkak davasında m.993-995 uygulanır.
m.993: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İyiniyetli zilyedin ödemesi gereken tazminatı, kötüniyetli zilyet hükümlerine göre hesaplamak; iki rejimi karıştırmak yanlıştır.
- İyiniyetin yalnızca zilyetliğin başlangıcında aranacağını varsaymak; oysa iyiniyet zilyetliğin tamamı boyunca aranır ve sonradan öğrenme hâlinde öğrenmeden sonrası için koruma sona erer.
- Zilyetliği geri verme yükümünü sebepsiz zenginleşme hükümlerine bağlamak; zilyetlik hak sahibinin iradesiyle kazanılmışsa ve istihkak davası açılmışsa m.993-995 uygulanır.
- M.982 uyarınca açılan geri verme davasında iyiniyet savunmasını ileri sürmek; bu davada gasbedenin hakkı tartışılamayacağından m.993 uygulanmaz.
- Sözleşmeye dayalı zilyetliğin sona ermesi hâlinde m.993'ü doğrudan uygulamak; önce hukuki ilişkinin kendi hükümleri kontrol edilmelidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İyiniyetli haksız zilyedin malı kullanması veya ondan yararlanması durumunda bunları iade ile yükümlü tutulamayacağı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/5889 E., 2023/2727 K., 05.05.2023)
- İyiniyetli zilyedin sorumluluğunun sebepsiz zenginleşme hükmü üzerinden kurulamayacağı, m.993'ün bu bakımdan özel hüküm olduğu kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/5889 E., 2023/2727 K., 05.05.2023)
- Hak sahibi zilyedin, kötüniyetli zilyetten ecrimisil talep edebileceği; iyiniyetli zilyet bakımından ise m.993'ün korumasının uygulanacağı kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2022/935 E., 2023/1629 K., 21.03.2023)
- Zilyetliğin geri verilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda iyiniyetin tespitinin somut olaya göre yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/218 E., 2024/136 K., 11.01.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebi ileri süren taraf, yani zilyetliği geri isteyen hak sahibi, zilyedin kötüniyetli olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; iyiniyet karine olarak kabul edilir ve karşı taraf bunu çürütmelidir.
- Zilyedin iyiniyeti, zilyetliğin başlangıcına ilişkin belgeler, tanık beyanları ve zilyetliğin hangi şartlarda kazanıldığına dair delillerle değerlendirilir.
- Zilyedin şeyi karineyle mevcut hakkına uygun kullandığını veya ondan yararlandığını, bu kullanımın dayanağını gösterecek belge ve delillerle kendisi ispatlar.
- Şeyin kaybolması, yok olması veya hasara uğraması iddiasında, zararın varlığını ve nedenini ileri süren taraf ispat yükünü taşır; zilyet iyiniyetini ispatla savunmasını güçlendirir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.989: İyiniyetin zilyetliğin hangi anına kadar aranacağını ve sonradan öğrenmenin etkisini belirler; m.993'ün uygulanma koşulu olan iyiniyetin kapsamı bu hükümle çizilir.
- 4721 m.994: Kötüniyetli zilyedin kullanma ve yararlanma nedeniyle sorumluluğunu düzenler; m.993'ün iyiniyetli zilyet için getirdiği korunmanın karşıtını oluşturur.
- 4721 m.995: Kötüniyetli zilyedin şeyin kaybolması, yok olması veya hasara uğraması bakımından sorumluluğunu düzenler; m.993 ikinci fıkrasının karşılığıdır.
- 4721 m.982: Gasbedene karşı açılan geri verme davasında m.993-995'in uygulanamayacağı sınırı belirler.
- 4721 m.984: Zilyetlik karinesini düzenler; m.993'te geçen karineyle mevcut hakka uygun kullanmanın dayanağıdır.
TMK m.994
TMK m.994, iyiniyetli zilyedin geri verme borcu karşısında tazminat ve ayrılma haklarını, ayrıca zilyedin elde ettiği ürünler ile giderlerin alacaklara mahsubunu düzenler. Hüküm, şeyi iyiniyetle zilyet olan ve geri vermeyi isteyen kimse arasındaki ilişkide uygulanır; zilyedin kötüniyetli olduğu haller madde kapsamı dışındadır. Madde, zilyedin iyiniyetinin nasıl belirleneceğini, şeyin mülkiyetinin kime ait olduğunu ve zilyedin geri verme yükümlülüğünün kaynağını düzenlemez; bunlar m.993 ve m.1007 gibi komşu hükümlerde yer alır. Kötüniyetli zilyedin sorumluluğu ile zamanaşımı ve dava usulüne ilişkin kurallar da bu maddenin dışındadır.
m.994: hangi kavramlar bilinmeli?
- İyiniyetli zilyet
- Şeyi kendisine ait olduğuna veya kendisini ona hak sahibi kılan bir durum bulunduğuna inanarak zilyet olan kişidir. İyiniyetin varlığı, zilyedliğin başlangıcındaki inanca göre belirlenir.
- Zorunlu gider
- Şeyin korunması, bakımı veya hasar görmesinin önlenmesi için yapılması gereken giderlerdir. Bu giderin şeyin değerini koruması, zorunluluk ölçütünü karşılamasını sağlar.
- Yararlı gider
- Şeyin değerini artıran, ancak zorunlu olmayan giderlerdir. Yararlılık, şeyin değerinde fiilen oluşan artışla ölçülür.
- Zararsızca ayrılabilen ekleme
- Şeyle birleştirilmiş olup ayrıldığında şeye ve ekleme niteliğindeki parçaya zarar verilmeden ayrılabilen şeylerdir. Ayrılması zarar doğuruyorsa bu hakka konu olmaz.
- Mahsup
- Karşılıklı alacak ve borçların birbirine denkleştirilerek ödeme yerine geçirilmesidir. Bu maddede zilyedin ürün ve gider alacakları, geri verilecek şeyin değerinden düşülerek hesaplanır.
m.994: hangi şartlar aranır?
- Zilyedin şeyi iyiniyetle zilyet olarak tutması ve bu iyiniyetin tazminat talebi bakımından korunması gerekir.
- Tazminat talep edilebilecek giderin zorunlu veya yararlı nitelikte olması gerekir; diğer giderler için tazminat istenemez.
- Zorunlu ve yararlı giderlerin, şeyin geri verilmesini isteyen kişi için yapılmış olması ve bu giderlerin tazmin edilmesi gerekir.
- Diğer giderler için tazminat talep edilemez; bu giderlerin karşılığı ancak zararsızca ayrılabilen eklemelerin alınmasıyla sağlanır.
- Zararsızca ayrılabilen eklemeler için, şeyin geri verilmesinden önce kendisine bu giderler için tazminat önerilmemiş olması gerekir.
- Zilyedin elde ettiği ürünlerin ve yaptığı giderlerin alacaklarına mahsup edilmesi gerekir.
m.994: hangi sonuçları doğurur?
- Zorunlu ve yararlı giderler için iyiniyetli zilyedin tazminat isteme hakkı doğar ve bu tazminat ödenene kadar zilyet şeyi geri vermekten kaçınabilir.
- Diğer giderler için tazminat talep edilemez.
- Şeyin geri verilmesinden önce tazminat önerilmemişse, zilyedin kendi eklediği ve zararsızca ayrılabilen şeyleri ayırıp alma hakkı vardır.
- Tazminat önerilmişse, zilyed ekleme alma hakkını kaybeder; bu durumda eklemeleri yalnızca önerilen tazminatla ilişkili olarak değerlendirmek gerekir.
- Zilyedin elde ettiği ürünler ve yaptığı giderler, geri verilmesi gereken alacakları mahsup yoluyla karşılıklı olarak düşer.
- Zilyedin kötüniyetli olması halinde bu maddedeki tazminat ve ayrılma hakları tanınmaz.
Zorunlu-yararlı gider ile diğer giderler arasındaki fark nedir?
Zorunlu ve yararlı giderler, şeyin değerini korumak veya artırmak için yapılan ve tazmin edilebilen giderlerdir.
Bunların dışında kalan, şeyin değerine katkı sağlamayan veya kişisel nitelikteki giderler tazmin kapsamında değildir.
Birinci gruptaki giderler için tazminat talep edilebilir; ikinci gruptakiler için tazminat talep edilemez, yalnızca ekleme alma yolu açık kalır.
Tazminat hakkı ile ekleme alma hakkı arasındaki fark nedir?
Tazminat hakkı, giderlerin parasal karşılığının ödenmesini sağlar ve bu ödeninceye kadar şeyin geri verilmesi reddedilebilir.
Ekleme alma hakkı, zararsızca ayrılabilen eklemelerin fiziksel olarak alınmasını sağlar ve yalnızca geri verme öncesinde tazminat önerilmemişse doğar.
Tazminat önerilmişse ekleme alma hakkı doğmaz; önerilmemişse zilyet eklemeleri ayırıp alabilir.
Ürün ve gider alacakları ile tazminat alacağı arasındaki fark nedir?
Zilyedin elde ettiği ürünler ve yaptığı giderler, geri verilecek şeye ilişkin alacaklar olarak ele alınır.
Tazminat alacağı zorunlu ve yararlı giderlerden doğar ve zilyedin lehine bir talep niteliğindedir.
Ürün ve gider kalemleri mahsup yoluyla karşılıklı hesaplanır; zilyedin lehine kalan fark ancak bu hesaptan sonra tespit edilir.
m.994: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Diğer giderleri de zorunlu ve yararlı giderler gibi tazmin edilebilir saymak; madde yalnızca zorunlu ve yararlı giderler için tazminat tanır.
- Tazminat önerisi yapıldıktan sonra da eklemeleri alabileceğini varsaymak; önerilmişse ekleme alma hakkı doğmaz.
- Zararsızca ayrılamayan eklemeleri ayırıp almaya çalışmak; hakkın kapsamı zararsız ayrılabilirlikle sınırlıdır.
- Ürün ve gider alacaklarını mahsup etmeden ayrı ayrı talep etmek; madde bu alacakların mahsup edilmesini emreder.
- Kötüniyetli zilyed için de iyiniyetli zilyedin tazminat hakkını uygulamak; hüküm yalnızca iyiniyetli zilyede tanınmıştır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Madde sebepsiz zenginleşmeyi önleyen özel bir düzenleme olarak kabul edilmekte ve bu hükmün yanında sebepsiz zenginleşme hükümlerinin de uygulanabileceği belirtilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2021/6202 E., 2023/674 K., 06.02.2023; 14. Hukuk Dairesi, 2020/4422 E., 2021/2624 K., 08.04.2021)
- Davada tapu iptali ve tescil ile birlikte bu madde uyarınca tazminat istemi ileri sürülebilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/156 E., 2024/952 K., 20.02.2024)
- Hem m.993 hem m.994 birlikte iyiniyetli zilyet bakımından değerlendirilmekte; zilyedin tazminat talebi ilgili giderlerin niteliğine göre incelenmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/218 E., 2024/136 K., 11.01.2024)
- Zilyedin kötüniyetli sayılması halinde tazminat ve hapis hakkı tanınmamakta; bu durum kötüniyetli zilyedin hakkının reddine yol açmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2024/2956 E., 2025/1245 K., 04.03.2025)
- Yapılan giderin tazminat niteliğinde kabul edilebilmesi için hangi tür gider olduğunun ayrıca değerlendirilmesi gerekmekte; bu değerlendirme dava dosyasında somut giderlerin incelenmesiyle yapılmaktadır. (3. Hukuk Dairesi, 2025/3429 E., 2026/51 K., 12.01.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Tazminat talebinde bulunan iyiniyetli zilyed, iyiniyetini ve yaptığı giderin zorunlu veya yararlı niteliğini ispatla yükümlüdür.
- Giderlerin yapıldığı, miktarının ve şeye etkisinin ispatı için fatura, makbuz, bilirkişi raporu gibi belgeler kullanılır; bu belgeler yazılı delil niteliğindedir.
- Geri vermeyi isteyen taraf, zilyedin kötüniyetli olduğunu, tazminat önerisinde bulunduğunu veya giderin diğer nitelikte olduğunu ileri sürerse bu savunmaları ispatla yükümlüdür.
- Ekleme alma hakkının kullanımında, eklemenin zararsızca ayrılabilir olduğu ve tazminat önerisinin yapılmadığı zilyed tarafından ispatlanmalıdır.
- Ürün ve giderlerin mahsubunda, elde edilen ürünlerin değeri ve yapılan giderler ilgili taraf tarafından belgelerle gösterilir; hesaplama çoğunlukla bilirkişi incelemesine dayanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.993: Maddenin kardeş hükmüdür; iyiniyetli zilyedin ürünlere ve şeyin geri verilmesine ilişkin sorumluluğunu düzenler. Bu madde ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.
- 4721 m.995: Kötüniyetli zilyedin giderler bakımından durumunu düzenler; iyiniyetli zilyede tanınan hakların karşıtı olarak okunur.
- 4721 m.1007: Zilyedin ürünler ve giderler dolayısıyla alacaklarının değerlendirilmesinde ilgilidir ve mahsup hesabında uygulanır.
TMK m.995 — İyiniyetli olmayan zilyet bakımından
Türk Medeni Kanunu m.995, iyiniyetli olmayan (kötüniyetli) zilyedin, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymasından doğan sorumluluğunu düzenler. Düzenlenen konular; zilyedin hak sahibine karşı tazminat yükümlülüğü, kapsamına giren zarar ve ürünler, zorunlu giderlerin tazmini ve kime geri verileceğini bilmeyen zilyedin kusur sorumluluğudur. Madde, iyiniyetli zilyedin sorumluluğunu düzenlemez (m.993). Yararlı ve lüks giderler de bu maddede değil, zilyedin giderlerine ilişkin m.994 kapsamında ele alınır. Madde, zilyetliğin geri verilmesini talep eden hak sahibinin dayandığı istihkak, taşınır veya gasp davası ile bunların zamanaşımı ve usul yönünü düzenlemez (m.982 ve devamı ile ilgili hükümler). Sebepsiz zenginleşme ve vekâletsiz iş görme gibi genel hükümlerin bu alandaki yeri de bu maddenin kapsamı dışındadır.
İyiniyetli olmayan zilyet bakımından: hangi kavramlar bilinmeli?
- İyiniyetli olmayan zilyet
- Zilyetliğinin haksız olduğunu bilen veya gerekli özeni göstermiş olsa bilebilecek durumda bulunan zilyettir. İyi niyetin zilyetlik süresi boyunca aranması, sonradan öğrenilmesi hâlinde sonraki döneme kötüniyet hükümlerinin uygulanması ilkesi bu tanıma bağlıdır.
- Geri verme yükümlülüğü
- Zilyedin, hak sahibinin istihkak, taşınır veya gasp davası sonucunda şeyi geri vermekle yükümlü olmasıdır. Madde, bu yükümlülüğün ihlali sonucunda doğan tazminat sorumluluğunu düzenler.
- Elde edilen ve elde etmeyi ihmal edilen ürünler
- Zilyedin malı kullanarak veya tahsil ederek elde ettiği ya da elde etmesi gerekirken ihmal yüzünden elde etmediği semere ve gelirlerdir. Doğal ürünler (mahsul) ve hukuki ürünler (kira bedeli) bu kapsamdadır.
- Zorunlu gider
- Şeyin hak sahibi bakımından da zorunlu olan, yani şeyin korunması için yapılması gerekli giderlerdir. İyiniyetli olmayan zilyet yalnızca bu giderlerin tazminini isteyebilir; yararlı ve lüks giderler kapsam dışındadır.
- Kusur sorumluluğu
- Zilyedin şeyi kime geri vereceğini bilmediği hâlde verdiği zararlardan yalnızca kusuru ile sorumlu olmasıdır. Bu hâlde ihmal ya da özensizlik aranır.
İyiniyetli olmayan zilyet bakımından: hangi şartlar aranır?
- Zilyedin iyiniyetli olmaması bulunmalıdır; zilyetliğin haksız olduğunu bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekir.
- Zilyedin geri vermekle yükümlü olduğu bir şeyi haksız alıkoymuş olması bulunmalıdır.
- Alıkoyma ile hak sahibinin uğradığı zarar arasında illiyet bağı bulunmalıdır; zarar alıkoymadan bağımsız olarak da meydana gelecekse sorumluluk doğmaz.
- Zilyedin elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünlerin bulunması hâlinde bu ürünler için tazminat yükümlülüğü doğar.
- Zilyedin yaptığı giderler için yalnızca hak sahibi bakımından da zorunlu olanların tazmini istenebilir; yararlı ve lüks giderler istenemez.
- Zilyedin şeyi kime geri vereceğini bilmemesi hâlinde sorumluluk yalnızca kusurdan doğar; bu durumda zilyedin malın malikini öğrenmek için gerekeni yapmış olması aranır.
İyiniyetli olmayan zilyet bakımından: hangi sonuçları doğurur?
- Kötüniyetli zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymasından dolayı hak sahibinin uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır.
- Kötüniyetli zilyet, elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünlerin karşılığını hak sahibine ödemek zorundadır.
- Kötüniyetli zilyet, yaptığı giderlerden yalnızca hak sahibi için de zorunlu olanların tazminini isteyebilir; yararlı ve lüks giderleri isteyemez.
- Kötüniyetli zilyet, şeyi kime geri vereceğini bilmediği sürece yalnızca kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olur.
- Zararın alıkoymadan bağımsız olarak hak sahibinin zilyetliğinde de meydana geleceği ispat edilirse zilyet bu zarardan sorumlu olmaz.
- Kötüniyetli zilyet, malın kendisinin yok olması veya hasara uğraması bakımından kusuru bulunmasa da sorumludur; bu kural kime geri verileceğini bilmeyen zilyet için istisnaya tabidir.
- Kendisine tanınan kusur sorumluluğu istisnasında zilyet, malın malikini öğrenmek için gerekeni yapmış olmalıdır.
- Madde, zilyedin hak sahibine karşı sorumluluğunu düzenler; iyiniyetli zilyedin sorumluluğu m.993 ile ayrı bir rejime tabidir.
Zarar sorumluluğu ile kusursuz sorumluluk arasındaki fark nedir?
Kötüniyetli zilyet, şeyin zarar görmesi veya yok olması sebebiyle kural olarak kusuru olmasa da sorumludur.
Zilyet şeyi kime geri vereceğini bilmiyorsa sorumluluk yalnızca kusurla sınırlanır.
Hak sahibinin kimliği bilinmiyorsa kusur sorumluluğu devreye girer; bilinen hak sahibine karşı ise kusursuz sorumluluk sürer.
Zorunlu gider ile yararlı ve lüks gider arasındaki fark nedir?
Hak sahibi için de zorunlu olan giderler, şeyin korunması amacıyla yapılmış giderlerdir.
Yararlı ve lüks giderler, şeyin değerini artıran veya süs amaçlı yapılan giderlerdir.
Kötüniyetli zilyet yalnızca zorunlu giderlerin tazminini isteyebilir; yararlı ve lüks giderler istenemez.
Elde edilen ürün ile elde etmeyi ihmal edilen ürün arasındaki fark nedir?
Zilyedin fiilen topladığı mahsul veya tahsil ettiği kira gibi ürünlerdir.
Zilyedin özensizlik nedeniyle toplamadığı veya tahsil etmediği ve zamanaşımına uğrattığı ürünlerdir.
Her iki durumda da hak sahibine tazminat ödenir; ihmal edilen ürünlerde zilyet, o ürünleri elde etmiş olsaydı ödeyeceği tutarı öder.
Kötüniyetli zilyet ile iyiniyetli zilyet arasındaki fark nedir?
Kötüniyetli zilyet, geri verme yükümlülüğünün kapsamına giren tazminat sorumluluğuna tabidir.
İyiniyetli zilyet, m.993 uyarınca elde ettiği yararları iade etmekle yükümlü değildir.
Kötüniyetli zilyet ürünleri ve zararı tazmin ederken iyiniyetli zilyet bunlardan sorumlu tutulmaz.
Tek zilyet ile birbirini izleyen kötüniyetli zilyetler arasındaki fark nedir?
Tek bir kötüniyetli zilyet, kendi fiilinden doğan zararlardan sorumludur.
Birbirini izleyen kötüniyetli zilyetler, aynı zararda birlikte bulunabilir.
Müteselsil sorumluluk, TBK m.61'deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır; ürünlerde her zilyet kendi yararlanması oranında sorumludur.
İyiniyetli olmayan zilyet bakımından: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kötüniyetli zilyedin tüm giderlerini, yararlı ve lüks olanlar dahil, tazmin edilebilir saymak; yalnızca hak sahibi için de zorunlu giderlerin tazmin edileceğini gözden kaçırmak.
- Kötüniyetli zilyedin sorumluluğunu her hâlde kusura bağlamak; kusursuz sorumluluğun kural olduğunu, kusur aranmasının yalnızca kime geri verileceğini bilmeyen zilyet bakımından geçerli olduğunu unutmak.
- Kötüniyetli zilyedin kusursuz sorumluluğunda, zararın alıkoymadan bağımsız meydana geldiğini ispat etme imkânını yok saymak.
- Kime geri vereceğini bilmeyen zilyedi, malın malikini öğrenmek için gerekeni yapmadan kusur sorumluluğundan kurtulmuş saymak.
- Tahsil edilen kiralar için m.995 yerine TBK m.530 ve buna bağlı on yıllık zamanaşımını uygulamak; m.995'in özel hüküm olduğunu gözden kaçırmak.
- İyiniyetli zilyedin elde ettiği yararları m.995 uyarınca iade etmesi gerektiğini düşünmek; iyiniyetli zilyet bu sorumluluğa tabi değildir.
- Birbirini izleyen kötüniyetli zilyetlerin ürün sorumluluğunu müteselsil saymak; ürünlerde her zilyet kendi yararlanması oranında sorumludur.
- Zilyetin m.995 sorumluluğunu sebepsiz zenginleşme davasıyla birlikte istemek; düzenleyici özel hüküm nedeniyle bu talebe yer olmadığını unutmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hüküm ve kararlar, kötüniyetli zilyedin hak sahibine karşı sorumluluğunun sözleşmeye değil haksız alıkoymaya dayanan bir tazminat yükümlülüğü olduğunu kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/235 E., 2024/195 K., 24.04.2024)
- Kötüniyetli zilyetin yaptığı giderlerin tazmininde yalnızca hak sahibi için zorunlu olan giderlerin istenebileceği; yararlı giderlerin bu kapsamda değerlendirilmediği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/235 E., 2024/195 K., 24.04.2024)
- m.994 ve m.995 birlikte uygulanabilmekte; m.994 sebepsiz zenginleşmeyi önleyen özel bir düzenleme olarak kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2021/6202 E., 2023/674 K., 06.02.2023; 14. Hukuk Dairesi, 2020/4422 E., 2021/2624 K., 08.04.2021)
- Tapu iptali ve tescil davasının ikinci kademesinde zorunlu ve yararlı giderlerin tazmini istemi, m.994 ve m.995 uyarınca incelenmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2021/1172 E., 2022/6225 K., 25.10.2022)
- Taşınmazda kira ilişkisi ispat edilmeden kullanan kişinin kötüniyetli zilyet sayılabileceği yönünde uygulama bulunmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2022/150 E., 2023/1100 K., 23.02.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Geri verme yükümlülüğünü ve haksız alıkoymayı ileri süren hak sahibi, zilyedin kötüniyetli olduğunu ve şeyi alıkoyduğunu ispatlamakla yüklüdür.
- Hak sahibinin uğradığı zararın alıkoyma ile illiyet bağını ispat yükü hak sahibindedir; zilyet, zararın hak sahibinin zilyetliğinde de meydana geleceğini ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.
- Zilyedin şeyi kime geri vereceğini bilmediği ve bu konuda gerekli özeni gösterdiği savunmasını zilyet ispatlamak zorundadır.
- Elde edilen ve elde etmeyi ihmal edilen ürünlerin miktarı ve değeri, tanık ve bilirkişi ile ispatlanır; ürünlerin bulunmadığı savunmasını zilyet yapar.
- Yapılan giderlerin zorunlu nitelikte olduğunu ve tutarını giderleri talep eden zilyet ispat eder.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.993: İyiniyetli zilyedin elde ettiği menfaatleri iade etmemesini düzenler; m.995 ise kötüniyetli zilyet bakımından bu kuralın karşıtını kurar.
- 4721 m.994: Zilyedin yaptığı giderlerin tazminini düzenler; m.995/2 bu hükümle birlikte okunarak zorunlu ve yararlı giderlerin ayrımını yapar.
- 4721 m.989: İyiniyetli zilyedin hak kazanma koşullarını düzenler; iyi niyetin sonradan kaybedilmesi hâlinde m.995 hükümleri sonraki döneme uygulanır.
- 4721 m.982: Geri verme davasının dayanağını düzenler; m.995 bu davada geri verme yükümlülüğünün ihlali sonucunda doğan tazminatı belirler.
- 6098 m.61: Birbirini izleyen kötüniyetli zilyetlerin müteselsil sorumluluğunun şartlarını belirler; m.995 bu bakımdan TBK m.61'e atıf yapılarak okunur.
- 6098 m.530: Vekâletsiz iş görme hükmü olarak tahsil edilen kiraların iadesine ilişkin uygulanıp uygulanamayacağı tartışmalıdır; m.995 özel hüküm olarak bu genel hükmün önüne geçer.
TMK m.996 — Kazandırıcı zamanaşımından yararlanma
Madde, kazandırıcı zamanaşımından yararlanma hakkına sahip zilyedin, zilyetliği kendisine devreden önceki zilyedin zilyetlik süresini kendi süresine ekleyebilmesini düzenler (zilyetlik süresinin birleştirilmesi). Kural, zilyetliğin devredildiği ve devralanın aynı yetkiye sahip olduğu ilişkilerde uygulanır. Hükmün uygulanabilmesi için devralan zilyedin kendisinin de kazandırıcı zamanaşımıyla mülkiyet kazanmaya elverişli bir zilyet olması gerekir. Madde, kazandırıcı zamanaşımının koşullarını, süresini ve zilyetliğin niteliğini düzenlemez (m.713, m.712 ve m.713 ile ilgili hükümler). Zilyetliğin korunmasını, zilyetlik davalarını ve yasal sonuçlarını da düzenlemez (m.973 vd.). Mülkiyet kazanımının tescil ve kayıt işlemlerini de bu madde değil, tapu mevzuatı düzenler.
Kazandırıcı zamanaşımından yararlanma: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kazandırıcı zamanaşımı
- Zilyedin, malik olmamasına karşın belirli süre malik gibi zilyetlik yaparak mülkiyeti kazanmasını sağlayan kurumdur. Bu madde, zilyedin kazanma sürecinde kullanabileceği bir kolaylığı düzenler.
- Zilyetlik süresinin birleştirilmesi
- Önceki zilyedin zilyetlik süresinin, devralan zilyedin kendi süresine eklenmesidir. Eklenebilmesi için önceki zilyedin de kazandırıcı zamanaşımına elverişli zilyetlik yapmış olması gerekir.
- Aynı yetkiye sahip zilyet
- Devralanın, devredenin sahip olduğu kazandırıcı zamanaşımı yetkisine sahip olmasıdır. Devralan bu yetkiyi taşımıyorsa süre eklenemez.
- Zilyetliğin devri
- Zilyetliğin bir zilyetten diğerine geçmesidir. Madde, devrin hukuki nedeninin ne olduğunu belirtmez; devrin zilyetliğin sürekliliğini sağlayacak biçimde gerçekleşmesi gerekir.
Kazandırıcı zamanaşımından yararlanma: hangi şartlar aranır?
- Kazandırıcı zamanaşımından yararlanma hakkına sahip bir zilyet bulunmalıdır.
- Zilyetlik, önceki zilyet tarafından kendisine devredilmiş olmalıdır.
- Devralan zilyet, devredenle aynı yetkiye sahip olmalıdır; bu yetki eksik ise süre eklenemez.
- Eklenecek önceki zilyetlik süresi, kazandırıcı zamanaşımına elverişli bir zilyetlik süresi olmalıdır.
- Süre eklemesi bir hak olarak tanınmıştır; zilyet bu hakkı kullanıp kullanmayacağını seçebilir.
Kazandırıcı zamanaşımından yararlanma: hangi sonuçları doğurur?
- Koşullar varsa devralan zilyet, önceki zilyetin süresini kendi süresine ekleyerek kazandırıcı zamanaşımının tamamlanmasını sağlayabilir.
- Devralan aynı yetkiye sahip değilse süre eklenemez ve zamanaşımı yalnızca kendi zilyetlik süresiyle işler.
- Süre eklenmesi bir seçimliktir; zilyet bunu kullanmayabilir.
Süre eklenmesi ile süre eklenmemesi arasındaki fark nedir?
Devralan zilyet, devredenin zilyetlik süresini kendi süresine ekler; zilyetlik kesintisiz devredilmiştir ve aynı yetki vardır.
Devralan zilyet kendi zilyetlik süresiyle yetinir; önceki zilyetliğin süresi eklenmez.
Eklemenin yapılması halinde kazandırıcı zamanaşımı süresi daha erken dolabilir. Eklenmeyen hallerde mülkiyet, yalnızca devralanın kendi süresinin tamamlanmasıyla kazanılır.
Aynı yetkiye sahip devralan ile farklı yetkiye sahip devralan arasındaki fark nedir?
Devralan, devredenle aynı kazandırıcı zamanaşımı yetkisine sahiptir.
Devralanın kazandırıcı zamanaşımı yetkisi yoktur ya da devredenden farklıdır.
Yalnızca birinci durumda süre eklenebilir; ikinci durumda madde uygulanmaz.
Kazandırıcı zamanaşımından yararlanma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Süre birleştirmesini, devralanın aynı yetkiye sahip olup olmadığına bakmadan uygulamak; yetki eksikse süre eklenemez.
- Önceki zilyetliğin kazandırıcı zamanaşımına elverişli olmayan (örneğin iyi niyetsiz ya da kesintili) süresini eklemek.
- Zilyetliğin devrini kanıtlamadan yalnızca önceki kullanımın varlığına dayanmak.
- Bu maddeyi kazandırıcı zamanaşımının koşullarını ya da süresini belirleyen bir hüküm gibi okumak; süreler m.712 ve m.713 ile belirlenir.
- Süre birleştirmesinin zorunlu olduğunu düşünmek; bu bir haktır, kullanılıp kullanılmayacağı zilyedin tercihine bağlıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kazandırıcı zamanaşımında zilyetlik süresinin mutlaka kazanan kişinin kendi zilyetliğinde geçmesi zorunlu görülmemekte; önceki zilyetlerin elverişli sürelerinin eklenebildiği kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2025/160 E., 2025/7686 K., 22.12.2025)
- Mirasçı veya devralan kişinin, murisin ya da devredenin zilyetlik süresinden yararlanarak taşınmaz mülkiyetini kazanabileceği yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır. (8. Hukuk Dairesi, 2022/5612 E., 2024/5688 K., 07.10.2024)
- Taşınmazın tapuya kayıtlı olmaması ve uzun süreli aralıksız kullanımın bulunması halinde zilyetlik süresi birleştirilerek mülkiyet kazanımı tartışılmaktadır. (8. Hukuk Dairesi, 2022/5612 E., 2024/5688 K., 07.10.2024)
- Kazandırıcı zamanaşımına dayanılan davalarda bu maddenin, olağan ve olağanüstü zamanaşımı hükümleriyle birlikte değerlendirildiği görülmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2024/3196 E., 2024/4815 K., 12.09.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Zilyetlik süresinin birleştirilmesini isteyen zilyet, kendisine zilyetliğin devredildiğini ispatla yükümlüdür; devir, tanık ve yazılı belgeler, yer gösterme ya da fiili kullanım tespitiyle kanıtlanabilir.
- Devredenin zilyetlik süresinin aralıksız ve kazandırıcı zamanaşımına elverişli olduğunu ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır; tanık beyanları ve kullanım belgeleri bu konuda kullanılır.
- Devralanın devredenle aynı kazandırıcı zamanaşımı yetkisine sahip olduğu iddiası, ilgili kişilerin kişisel durumuna ilişkin belgelerle ispatlanmalıdır.
- Karşı taraf, devrin bulunmadığını ya da zilyetliğin kesildiğini ileri sürerse bu savunmayı ispatlamak zorundadır.
- Taşınmazda tapu kaydı bulunmuyorsa, zilyetlik süresinin tespiti için bilirkişi incelemesi ve yerel tanık beyanları sık kullanılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.712: Taşınmazlarda olağan kazandırıcı zamanaşımını düzenler; birleştirilen sürenin hangi kazanma türünde işleyeceğini belirler.
- 4721 m.713: Taşınmazlarda olağanüstü kazandırıcı zamanaşımını düzenler; bu madde ile birlikte süre birleştirmesine konu olabilir.
- 4721 m.777: Taşınır mallarda kazandırıcı zamanaşımını düzenler; birleştirme kuralı taşınırlarda da bu hükümle bağlantılıdır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| beş yıl | m.989 | Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
43 karar- 2009/58 E., 2011/52 K., 17.03.2011İlgili madde: m.992
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/802 E., 2025/335 K., 21.05.2025İlgili madde: m.985, m.987, m.988, m.989, m.990
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/235 E., 2024/195 K., 24.04.2024İlgili madde: m.995
- Ceza Genel Kurulu, 2023/240 E., 2024/21 K., 24.01.2024İlgili madde: m.985
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1670 E., 2020/242 K., 04.03.2020İlgili madde: m.992
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1671 E., 2019/973 K., 01.10.2019İlgili madde: m.992
- Hukuk Genel Kurulu, 2011/631 E., 2011/745 K., 07.12.2011İlgili madde: m.992
- 3. Hukuk Dairesi, 2025/3429 E., 2026/51 K., 12.01.2026İlgili madde: m.994
- 8. Hukuk Dairesi, 2025/160 E., 2025/7686 K., 22.12.2025İlgili madde: m.996
- 3. Hukuk Dairesi, 2025/1168 E., 2025/4759 K., 13.10.2025İlgili madde: m.988
Diğer 33 karar
- 3. Hukuk Dairesi, 2025/177 E., 2025/3591 K., 26.06.2025İlgili madde: m.995
- 2. Ceza Dairesi, 2025/5694 E., 2025/9294 K., 20.05.2025İlgili madde: m.996
- 3. Hukuk Dairesi, 2024/1588 E., 2025/1382 K., 06.03.2025İlgili madde: m.985, m.988, m.989
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/2956 E., 2025/1245 K., 04.03.2025İlgili madde: m.994
- 8. Hukuk Dairesi, 2022/5612 E., 2024/5688 K., 07.10.2024İlgili madde: m.996
- 1. Hukuk Dairesi, 2024/3196 E., 2024/4815 K., 12.09.2024İlgili madde: m.996
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/3696 E., 2024/1682 K., 13.05.2024İlgili madde: m.985, m.987, m.988, m.989
- 11. Ceza Dairesi, 2021/14460 E., 2024/5727 K., 29.04.2024İlgili madde: m.985
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/156 E., 2024/952 K., 20.02.2024İlgili madde: m.994
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/1797 E., 2024/634 K., 15.02.2024İlgili madde: m.989
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/2207 E., 2024/588 K., 13.02.2024İlgili madde: m.988
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/218 E., 2024/136 K., 11.01.2024İlgili madde: m.993, m.994
- 1. Hukuk Dairesi, 2022/4370 E., 2023/7741 K., 21.12.2023İlgili madde: m.996
- 1. Hukuk Dairesi, 2022/6025 E., 2023/7507 K., 14.12.2023İlgili madde: m.996
- 5. Hukuk Dairesi, 2023/6041 E., 2023/10852 K., 13.11.2023İlgili madde: m.993
- 5. Hukuk Dairesi, 2023/1977 E., 2023/9613 K., 24.10.2023İlgili madde: m.993
- 5. Hukuk Dairesi, 2022/14456 E., 2023/5288 K., 25.05.2023İlgili madde: m.993
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/5889 E., 2023/2727 K., 05.05.2023İlgili madde: m.993
- 3. Hukuk Dairesi, 2022/8273 E., 2023/1288 K., 04.05.2023İlgili madde: m.989
- 3. Hukuk Dairesi, 2022/7162 E., 2023/1297 K., 04.05.2023İlgili madde: m.989
- 8. Hukuk Dairesi, 2022/935 E., 2023/1629 K., 21.03.2023İlgili madde: m.993
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/150 E., 2023/1100 K., 23.02.2023İlgili madde: m.995
- 3. Hukuk Dairesi, 2022/8407 E., 2023/153 K., 20.02.2023İlgili madde: m.992
- 7. Hukuk Dairesi, 2021/6202 E., 2023/674 K., 06.02.2023İlgili madde: m.994, m.995
- 7. Hukuk Dairesi, 2021/1172 E., 2022/6225 K., 25.10.2022İlgili madde: m.995
- 14. Hukuk Dairesi, 2020/4422 E., 2021/2624 K., 08.04.2021İlgili madde: m.994, m.995
- Birinci Bölüm, 2015/17453 E., 22.01.2019İlgili madde: m.992
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/945 E., 2026/400 K., 02.04.2026İlgili madde: m.990
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/60 E., 2026/209 K., 26.03.2026İlgili madde: m.985, m.988
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/33 E., 2025/929 K., 11.09.2025İlgili madde: m.990
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/585 E., 2025/825 K., 16.07.2025İlgili madde: m.990
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/1500 E., 2022/1095 K., 12.05.2022İlgili madde: m.990
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2019/1386 E., 2022/109 K., 28.01.2022İlgili madde: m.990
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 4.1. Eşya Hukuku - Zilyetlik ve Tapu Sicili bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış