TTK › Kıymetli evrak
Genel hükümler ve nama yazılı senetler
Kısaca
TTK m.645, kıymetli evrakın genel tanımını verir: kıymetli evrak, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına devredilemediği senetlerdir. TTK m.646, kıymetli evrakın borçlusunun ödeme yükümlülüğünün kapsamını ve borçlunun vadede yaptığı ödemenin hangi koşullarda borcu sona erdireceğini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.645–657 hükümlerini kapsar.
- TTK m.645Kıymetli evrakın tanımı
- TTK m.646Senetten doğan borç
- TTK m.647Genel şekil
- TTK m.648Şekil
- TTK m.649Hükümleri
- TTK m.650Senedin türünün değiştirilmesi
- TTK m.651Şartları
- TTK m.652Hükümleri
- TTK m.653Özel hükümler
- TTK m.654Tanımı
- TTK m.655Kural olarak
- TTK m.656Eksik nama yazılı senetler
- TTK m.657İptal kararı
TTK m.645 — Kıymetli evrakın tanımı
TTK m.645, kıymetli evrakın genel tanımını verir: kıymetli evrak, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına devredilemediği senetlerdir. Madde, kıymetli evrakın hak ile senet arasındaki bu bağlılığını kurar ve kıymetli evrakı adi senetten ayırır. Kıymetli evrakın türleri, devir şekilleri (nama, emre, hamile), kambiyo senetlerinin ayrıntılı şekil ve sonuç kuralları bu maddede düzenlenmez. Hakkın senede bağlılığının devir sonucu, yani senet zilyetliğinin devri, TTK m.647 kapsamındadır. Maddenin kişisel bir hak veya kıymetli evrakın iptali ve zayi usulü de düzenlemediği; bunlar ayrı maddelerde yer alır (TTK m.643 vd. ve m.651 gibi). Kıymetli evrakın genel tanımı, tüm kıymetli evrak türleri için ortak çerçeveyi çizer.
Kıymetli evrakın tanımı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kıymetli evrak
- İçerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına devredilemediği senettir. Hak ile senet bu kanunen kurulan bağla birleşir.
- Hakkın senetten ayrı ileri sürülememesi
- Hak, senet ibraz edilmeden ve senet üzerinde yazılı hak olarak talep edilemez. Hakkın varlığını gösteren başka bir belge bu sonucu değiştirmez.
- Hakkın senetten ayrı devredilememesi
- Hakkın devri senedin devri ile birlikte yapılır. Devir için senet üzerindeki zilyetliğin devri gerekir (m.647).
- Adi senet
- Kişinin kendi aleyhine ispat aracı olarak düzenlediği yazılı belgedir. Kıymetli evrak niteliği taşımadığı için hak senetten ayrı ileri sürülebilir ve devredilebilir.
Kıymetli evrakın tanımı: hangi şartlar aranır?
- Belgenin senet niteliğinde olması gerekir; yani kişinin kendi aleyhine ispat aracı olarak hazırladığı yazılı bir belge bulunmalıdır.
- Senette bir hak yer almalıdır; bu hak para ya da parayla ölçülebilen ve devredilebilen bir hak olmalıdır.
- İçerilen hak senetten ayrı olarak ileri sürülememelidir; hakkın talep edilmesi senedin ibrazına bağlı olmalıdır.
- İçerilen hak senetten ayrı olarak devredilememelidir; devir senedin devriyle birlikte yapılmalıdır.
- Senet, kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun düzenlenmiş olmalıdır; şekle aykırılık senedin kıymetli evrak niteliğini ortadan kaldırır.
Kıymetli evrakın tanımı: hangi sonuçları doğurur?
- Bir belge kıymetli evrak olarak kabul edilmek için yukarıdaki unsurları taşımalıdır; unsurlardan biri eksikse belge kıymetli evrak olmaz.
- Kıymetli evrak niteliği taşıyan senette hak ancak senedin ibrazıyla talep edilebilir; senet olmadan hakkın varlığını ileri sürmek yeterli değildir.
- Hakkın devri senedin zilyetliğinin devriyle gerçekleşir; senedin devredilmeden yapılan hak devri kıymetli evrak hukuku bakımından sonuç doğurmaz.
- Kıymetli evrak olarak nitelendirilen senet adi senetten farklı olarak ödemeyi şarta bağlayamaz; kayıtsız şartsız ödeme esastır.
- Madde metnine göre kıymetli evrakın hak ile senet arasındaki bağı kanuni bir zorunluluktur; taraflar bu bağı sözleşmeyle ortadan kaldıramaz.
Kıymetli evrak ile adi senet arasındaki fark nedir?
Kıymetli evrakta hak senede bağlıdır; hakkın ileri sürülmesi ve devri senedin ibraz ve zilyetliğinin devrine bağlıdır.
Adi senette belge yalnızca hakkın varlığını ispat eder; hak senetten ayrı ileri sürülebilir ve devredilebilir.
Adi senette borçlu senet ibraz edilmese de ödeme yapabilir; kıymetli evrakta senedin ibrazı zorunludur ve ödeme senet karşılığında yapılır.
Kıymetli evrak ile adi senet (taraf yapısı) arasındaki fark nedir?
Kıymetli evrakta taraflardan biri mutlaka borçludur.
Adi senette her iki taraf hem alacaklı hem borçlu olabilir.
Kıymetli evrakta tek yönlü bir borç ilişkisi kurulur; bu nedenle tarafların karşılıklı alacaklı-borçlu olması senedin niteliğini değiştirir.
Kıymetli evrak ile adi senet (şekil) arasındaki fark nedir?
Kıymetli evrakın düzenlenmesinde kanunda belirtilen şekil şartları aranır; eksiklik senedin geçersizliğine yol açar.
Adi senette sıkı şekil şartı aranmaz.
Şekil eksikliği olan kıymetli evrak geçersiz sayılır; adi senet ise bu nedenle geçersiz olmaz.
Kıymetli evrakın tanımı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kıymetli evrak niteliğini belgenin adına veya biçimine bakarak belirlemek; belgenin kıymetli evrak olup olmadığı içerdiği hak ve kanuni unsurlara göre değerlendirilmelidir.
- Adi senetteki gibi hakkın senetten ayrı ileri sürülebileceğini varsaymak; kıymetli evrakta hak senet ibraz edilmeden talep edilemez.
- Kıymetli evrakta tarafların hem alacaklı hem borçlu olabileceğini düşünmek; kıymetli evrakta taraflardan biri mutlaka borçludur.
- Kıymetli evrakta ödemeyi şarta bağlamanın mümkün olduğunu kabul etmek; kayıtsız şartsız ödeme gerekir.
- Senedin devrini sadece sözleşmeyle yapılan bir devir olarak görmek; hakkın devri senedin zilyetliğinin devriyle birlikte gerçekleşmelidir (m.647).
- Şekil eksikliğinin senedin adi senet olarak geçerli kalmasına yol açacağını düşünmek; kıymetli evrakta şekil eksikliği geçersizlik sonucu doğurur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Bonoyu, içerdiği hakkın senetten ayrı ileri sürülemediği ve devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarı olarak nitelendirmek kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/693 E., 2024/444 K., 18.09.2024)
- Talep konusu bonolar ve çekler kıymetli evrak vasfına haiz kabul edilerek m.645 hükmüne göre değerlendirilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/501 E., 2023/483 K., 23.03.2023; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2021/1086 E., 2021/1216 K., 29.12.2021)
- Kıymetli evrak hukukunun 645 ile 849 maddeleri arasında düzenlendiği, bu kapsamda kıymetli evrak tanımının genel çerçeveyi oluşturduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/3090 E., 2021/1460 K., 18.11.2021)
- Zayi olan kıymetli evraka ilişkin işlerde ticaret mahkemesinin görevli olduğu, bu tür belgelerin TTK kapsamında düzenlendiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, 2018/2961 E., 2019/639 K., 28.02.2019)
- Anonim şirket geçici pay senedi ilmühaberlerinin m.645 ve m.647 hükümleri uyarınca kıymetli evrak sayıldığı ve kıymetli evrak hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmektedir. (İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/285 E., 2026/301 K., 14.04.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Hakkın kıymetli evrak olarak ileri sürülmesinde, senedin aslının ibrazı ve senet üzerindeki hakkın varlığı ispatın temelini oluşturur; senedi ileri süren taraf senedin mevcudiyetini ve düzenleme koşullarını ispatlar.
- Senedin kıymetli evrak niteliği, senet metninin ve şekil unsurlarının incelenmesiyle belirlenir; belgenin adi senet olduğunu öne süren karşı taraf bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
- Hakkın senetten ayrı ileri sürüldüğü iddiasında bulunan taraf, senedin ibrazı olmadan hakkın varlığını yazılı delille ispatlamak zorundadır; senedin zilyetliği yokluğunda hak talebi ispat yönünden zayıflar.
- Senet zilyetliğinin devri, devrin geçerliliğini ispat açısından belirleyici olup devri öne süren taraf bu devri senedin fiilen teslimi ile ispatlar.
- Şekil eksikliği iddiasında bulunan taraf, kanunda aranan şekil unsurunun senette bulunmadığını senedin kendisinden ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.647: Hakkın senetten ayrı devredilemeyeceği kuralının devir yöntemini belirler; devir için senet üzerindeki zilyetliğin devri gerekir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.654: Nama yazılı senetleri tanımlar; kıymetli evrakın devir şekline göre sınıflandırılmasında bu maddeye başvurulur.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.776: Bonoda kayıtsız şartsız belirli bir para ödeme vaadinin kesin şekil koşulu olduğunu düzenler; m.645'teki kıymetli evrak tanımının bono bakımından somutlaşmasını sağlar.
TTK m.646 — Senetten doğan borç
TTK m.646, kıymetli evrakın borçlusunun ödeme yükümlülüğünün kapsamını ve borçlunun vadede yaptığı ödemenin hangi koşullarda borcu sona erdireceğini düzenler. Birinci fıkra, borçlunun ancak senedin teslimi karşılığında ödemeyle yükümlü olduğunu koyar. İkinci fıkra, hile veya ağır kusur bulunmadıkça vadede senedin niteliğine göre alacaklı görünen kişiye yapılan ödemenin borcu sona erdireceğini öngörür. Hüküm senet borçlusu bakımından kurulmuştur; kıymetli evrakın düzenleyicisi, lehtarı, ciranta ve avalisti gibi diğer kambiyo borçlularının sorumluluğunu doğrudan düzenlemez. Kıymetli evrakın tanımını ve kıymetli evrak türlerini (m.645 ve devamı) düzenlemez. Senedin iptali ve zayi halinde başvurulacak usulü düzenlemez (m.651 ve devamı). Müracaat borçlularının başvuru hakkı ve sıralaması (poliçe hukukunda ilgili hükümler) ile ibraz, vade ve ödeme tarihine ilişkin kambiyo kuralları da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Senetten doğan borç: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kıymetli evrak
- Içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına devredilemediği senetlerdir. Borçlunun ödeme yükümlülüğü, senedin fiilen teslim alınmasına bağlıdır.
- Senedin teslimi karşılığında ödeme
- Borçlunun ödemeyi senedin kendisine geri verilmesi karşılığında yapması gerektiğini ifade eder. Teslim alınmadan yapılan ödeme, borçlunun aynı senetle yeniden talep edilmesi riskini taşır.
- Senedin niteliğine göre alacaklı
- Senedin türüne ve üzerindeki düzenlemeye göre kime ödeme yapılacağını belirleyen ölçüttür. Hamiline yazılı senette senedi ellinde tutan kişi, nama yazılı senette kayıt ve devir zinciri esas alınır.
- Hile
- Ödemeyi alan kişinin alacaklı olmadığını bilerek veya bilmesi gerekirken bunu gizleyerek ödemeyi almasıdır. Hile bulunduğunda borçlu, vade gelse bile borcundan kurtulamaz.
- Ağır kusur
- Borçlunun, senedi ibraz eden kişinin hak sahibi olup olmadığını ve senedin zorunlu unsurlarını araştırmaması gibi, basiretli bir borçlunun göstermesi gereken özeni açıkça ihlal etmesidir.
Senetten doğan borç: hangi şartlar aranır?
- Ödemenin kıymetli evrak borçlusu tarafından yapılmış olması gerekir.
- Ödemenin vade geldikten sonra yapılmış olması gerekir; vadeden önce yapılan ödeme, yanlış kişiye yapılmışsa borcu sona erdirmez.
- Ödemenin senedin teslimi karşılığında yapılmış olması gerekir; borçlu senedi teslim almalıdır.
- Ödemenin senedin niteliğine göre alacaklı olduğu anlaşılan kişiye yapılmış olması gerekir.
- Borçlunun hile veya ağır kusurunun bulunmaması gerekir; hile veya ağır kusur varsa ödeme borcu sona erdirmez.
- Borçlunun ibraz eden kişinin hak sahipliğini ve senedin zorunlu unsurlarını araştırmış olması gerekir; bu araştırma yapılmadan ödeme ağır kusur sayılır.
Senetten doğan borç: hangi sonuçları doğurur?
- Borçlu, senedi teslim alarak vadede ödeme yaptığında borcu sona erer ve gerçek alacaklı borçluya karşı yeniden talepte bulunamaz.
- Vadede hile veya ağır kusur yoksa, yanlış kişiye yapılan ödeme de borcu sona erdirir; gerçek alacaklı, ödemeyi alan kişiye karşı dava açarak alacağını ondan almak zorundadır.
- Vadeden önce yapılan ödeme, yanlış kişiye yapılmışsa borcu sona erdirmez.
- Hile veya ağır kusur bulunduğunda ödeme borcu sona erdirmez ve borçlu gerçek alacaklıya karşı yeniden ödeme yapmak zorunda kalabilir.
- Borçlu senedi teslim almadan ödeme yaparsa, aynı senetle tekrar talep edilme riskini taşır.
- Madde emredici niteliktedir; sözleşmeyle borçlunun bu korumadan yararlanamayacağı yönünde bir düzenleme metinden çıkmamaktadır.
Vadeden önce ödeme ile vadede ödeme arasındaki fark nedir?
Vadeden önce yapılan ödemede borçlu, yanlış kişiye ödediğinin riskini üstlenir. Ödeme ile borç sona ermez.
Vadede yapılan ödemede, hile veya ağır kusur yoksa, yanlış kişiye yapılmış olsa bile borç sona erer.
Vadeden önceki yanlış ödeme gerçek alacaklıya karşı borcu sona erdirmez; vadede hile ve ağır kusur yoksa aynı ödeme borcu sona erdirir.
İyiniyetli ödeme ile hile veya ağır kusurlu ödeme arasındaki fark nedir?
İyiniyetli borçlunun, senedi ibraz eden kişinin hak sahibi olduğunu makul araştırma ile varsayarak yaptığı ödeme, borçlunun kusuru yoksa borcu sona erdirir.
Hile bulunan ya da araştırma yapılmadan yapılan ödemede borçlu, ağır kusurlu sayılır.
Hile veya ağır kusur bulunan ödeme borcu sona erdirmez; borçlu gerçek alacaklıya yeniden ödemek zorunda kalabilir.
Teşhis senedi ile kıymetli evrak arasındaki fark nedir?
Kıymetli evrakta hak senetle birlikte doğar ve devredilir; borçlu yalnızca senedi teslim alarak ödemelidir.
Teşhis senetlerinde ise hak öncedenkazanılmış olup senet yalnızca kimliği belirler; borçlu senedi ibraz edeni iyiniyetle ödediğinde kurtulur.
Kıymetli evrakta, m.646 uyarınca, ödeme ile kurtulma için senedin teslimi aranır; teşhis senedinde bu koşul aranmaz, iyiniyet yeterlidir.
Senetten doğan borç: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Vadeden önce yapılan ödemeyi, yanlış kişiye yapılmış olsa bile vadede yapılmış gibi değerlendirmek; vadeden önceki ödemede borç sona ermez.
- Vade gelmiş olsa bile hile veya ağır kusur bulunduğunda ödemenin borcu sona erdirdiğini kabul etmek.
- Senedin teslim alınmadan yapılan ödemeyi teslim karşılığı ödeme sayarak borcun sona erdiğini kabul etmek; senet alınmadan yapılan ödeme aynı senetle tekrar talebe yol açabilir.
- Ödemeyi alan kişinin alacaklı olduğunu araştırmadan yapılan ödemeyi iyiniyetli sayıp ağır kusuru gözden kaçırmak; araştırmanın yapılmadığı ödeme ağır kusur sayılır.
- Teşhis senetlerindeki iyiniyet korumasını kıymetli evraka uygulamak; kıymetli evrakta senedin teslimi aranır.
- Hüküm, yalnızca senet borçlusu için kurulmuş olduğu hâlde, düzenleyici, lehtar veya ciranta gibi diğer kambiyo borçlularına da doğrudan uygulamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, borçlunun teslim karşılığı ödeme yükümlülüğünü, ödemenin senedin teslimi ile birlikte yapılıp yapılmadığına bakarak değerlendirmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2018/629 E., 2021/31 K., 14.01.2021)
- Ödemenin kayıtlarda yer almaması ve bilirkişi tespitleriyle çelişmesi, borcun sona erdiğinin ispatını zayıflatmakta; bu durum delil değerlendirmesinde ağırlık kazanmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2021/5803 E., 2023/698 K., 08.02.2023)
- Yargıtay, ödemenin belgelenmesini ve senedin borçluya geri verilmesini, borcun sona erdiğinin ispatında temel delil olarak ele almaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2021/6369 E., 2023/1322 K., 06.03.2023)
- Mahkemeler, senedin teslim alınmadan yapılan ödemede borçlunun kurtulamayacağı yönünde m.646'yı gerekçe göstermektedir; ancak bu gerekçe, ödemenin ispatına ilişkin ayrı değerlendirme yapılmadan kullanılmaktadır. (İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/910 E., 2022/64 K., 25.01.2022)
- Taraflar, m.646/1'i kambiyo senedine dayalı takiplerde savunma olarak ileri sürmekte; mahkemeler senet borçlusunun ödeme savunmasını bu çerçevede incelemektedir. (Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/624 E., 2018/331 K., 17.05.2018)
Nasıl ispat edilir?
- Ödemeyi ileri süren borçlu, ödemenin vade geldikten sonra ve senedin teslimi karşılığında yapıldığını ispat yükü altındadır; bunun için makbuz, banka dekontu ve senedin borçluya geri verildiğini gösteren belge en güçlü delillerdir.
- Alacaklı, borçlunun ödeme yapmadığını veya senedi teslim almadığını iddia ettiğinde bu iddiayı kanıtlamakla yükümlüdür; senedin elinde bulunması, ödemenin yapılmadığına dair güçlü bir karine oluşturur.
- Borçlu, ödemenin hile veya ağır kusur olmadan yapıldığını ispatlamak zorundadır; senedi ibraz eden kişinin hak sahibi olup olmadığını araştırdığını gösteren belgeler (kimlik kontrolü, senet unsurlarının incelenmesi) bu ispatta kullanılır.
- Alacaklı, ödemeyi alan kişinin hile yaptığını veya borçlunun ağır kusurlu olduğunu iddia ederse bu hususu ispat etmekle yükümlüdür; tanık delili, kendi başına hile ya da ağır kusuru ispatlamakta yetersiz kalabilir.
- Ödemenin kayıtlarda yer alması, tacir defterlerinin usulüne uygun tutulması ve bilirkişi raporu, ödemenin ispatında değerlendirilen somut delillerdir; defter kayıtları, ödemenin karşı tarafa aleyhine delil sayılması bakımından önem taşır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.645: Kıymetli evrakın tanımını verir; m.646'daki borçlunun ödeme yükümlülüğünün nesnesi olan senedin niteliğini belirler.
- 6102 sayılı Kanun m.651: Senedin zayi olması hâlinde iptal yoluyla korunmayı düzenler; m.646'daki teslim karşılığı ödeme kuralının bu durumda nasıl işleyeceğini tamamlar.
- 6098 sayılı Kanun m.103: Senedin iadesini isteme hakkını düzenler; kıymetli evrak dışındaki borç senetlerinde borçlunun senedi geri alma hakkını tanır.
- 6098 sayılı Kanun m.104: Senedin borçluya geri verilmesinin borcun sona erdiğine dair karine oluşturduğunu düzenler; m.646'daki teslim koşulunun ispat yönünü tamamlar.
TTK m.647 — Genel şekil
Madde, kıymetli evrakın sözleşmeye dayalı devrinde gereken koşulları düzenler: mülkiyet veya sınırlı ayni hak kurulması amacıyla yapılan devirde senet üzerindeki zilyetliğin devrinin her hâlde şart olduğunu, emre yazılı senetlerde ciro, nama yazılı senetlerde yazılı bir devir beyanının ek şart olarak gerektiğini ve kanun veya sözleşmeyle borçlu dahil başkalarının devre katılmasının öngörülebileceğini kapsar. Madde kanuni yoldan (miras, birleşme, bölünme gibi) mülkiyet geçişlerini ve kanunî rehin gibi kanundan doğan ayni hak kuruluşlarını kapsamaz. Kıymetli evrakın türdeğiştirmesi (m.650, m.690), nama yazılı senette borçlunun ödeme ve savunma durumu (m.656), kıymetli evrakın tanımı ve unsurları (m.645) ile zayi ve iptal usulü ayrı maddelerde düzenlenmiştir ve bu maddenin konusu değildir.
Genel şekil: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kıymetli evrak
- Senetteki hakkın senetten ayrı ileri sürülemediği ve devredilemediği, hakkın senetle birlikte devredildiği belgedir. Devir, hakkın senetle bağlantısını koruyan şekil ve zilyetlik kurallarına tabidir.
- Zilyetliğin devri
- Senedin fiilen bir kişiden diğerine geçirilmesidir. Madde bunu her türdeki kıymetli evrakın devrinde şart koşar; yalnızca zilyetliğin geçmesi, devrin tek başına yeterli olduğu anlamına gelmez.
- Ciro
- Emre yazılı senetlerde devrin şekli olarak senedin arkasına yazılan devir beyanıdır. Ciro, zilyetliğin devrine ek olarak gerekir ve hukuki sonucu, devredenin bu beyanla sorumluluk altına girmesi ve senedin devralana hak tanıması biçiminde ortaya çıkar.
- Yazılı devir beyanı
- Nama yazılı senetlerde zilyetliğin devrine ek olarak gereken, senedin üzerine veya ayrı bir kâğıda yazılan devir irade açıklamasıdır. Madde, bu beyanın senedin üzerine yazılabileceğini, ayrı bir kâğıda da yazılabileceğini belirtir.
- Emre yazılı senet
- Lehdarın adının yazılmasıyla birlikte emre kaydının bulunduğu, dolayısıyla ciroyla devredilebilen kıymetli evrak türüdür.
- Nama yazılı senet
- Belli bir kişi adına düzenlenen ve emre kaydı bulunmayan kıymetli evraktır. Devri, alacağın devri yöntemine benzer biçimde yazılı beyan ve zilyetlik devriyle yapılır.
- Mülkiyet veya sınırlı ayni hak kurulması amacı
- Devrin hukuki sonucunun senet üzerinde mülkiyetin geçmesi veya ayni bir hakkın kurulması olduğu durumdur. Madde, bu amaçla yapılan devirde zilyetlik devrini her hâlde şart koşar; alacak hakkının başka bir amaçla devri için bu kısım uygulanmaz.
Genel şekil: hangi şartlar aranır?
- Devrin mülkiyet veya sınırlı ayni hak kurulması amacıyla yapılması gerekir; bu amaçla yapılan devirde senet üzerindeki zilyetliğin devredilmesi şarttır ve bu koşul her hâlde aranır.
- Emre yazılı senetlerde devrin geçerli olabilmesi için zilyetliğin devrinin yanında ciro bulunmalıdır.
- Nama yazılı senetlerde devrin geçerli olabilmesi için zilyetliğin devrinin yanında yazılı bir devir beyanı bulunmalıdır; bu beyan senedin üzerine veya ayrı bir kâğıda yazılabilir.
- Hamiline yazılı senetlerde ek bir devir beyanı aranmaz; devir zilyetliğin geçirilmesiyle yapılır (bu hüküm madde metninde açıkça yazılı değildir, ilgili m.650 ve tür ayrımından çıkar).
- Kanun veya sözleşme ile borçlu da dahil başka kişilerin devre katılması öngörülmüşse, bu katılımın da devrin geçerliliği için gerçekleşmesi gerekir.
Genel şekil: hangi sonuçları doğurur?
- Mülkiyet veya sınırlı ayni hak kurulması amacıyla yapılan devirde zilyetlik devri yapılmadan devir geçerli olarak gerçekleşmez.
- Emre yazılı senette ciro yapılmadan yalnızca zilyetliğin geçirilmesi, devri tamamlamaz.
- Nama yazılı senette yazılı devir beyanı bulunmadan yapılan devir, madde uyarınca eksik kalır.
- Yazılı devir beyanı, kıymetli evrakın kendisi veya ayrı bir kâğıt üzerine yazılabilir; beyanın yeri devrin geçerliliğini değiştirmez.
- Kanun veya sözleşme ile borçlu veya başka bir kişinin devre katılması öngörülmüşse, bu katılım yapılmadan devir tamamlanmış sayılmaz.
- Madde emredici niteliktedir; ancak 3. fıkra ile devrin ek katılımlara bağlanması kanun veya sözleşmeye bırakılmıştır. Sözleşmeyle bu ek katılım öngörülmemişse, madde metninden başka bir ek şart çıkarılamaz.
Hamiline yazılı senet ile emre yazılı senet arasındaki fark nedir?
Hamiline yazılı senette devir yalnızca zilyetliğin geçirilmesiyle yapılır.
Emre yazılı senette zilyetliğin devrine ek olarak ciro gerekir.
Emre yazılı senetteki devirde ciro eksik kalırsa devir, senedin hukuki sonuçlarını doğurmaz; hamiline senette bu ek şart aranmaz.
Emre yazılı senet ile nama yazılı senet arasındaki fark nedir?
Emre yazılı senette ek şart olarak ciro aranır.
Nama yazılı senette ek şart olarak yazılı bir devir beyanı aranır.
İki türde de zilyetlik devri ortaktır; ancak ek şekil kâğıdı farklıdır. Nama yazılı senet için ciro yeterli sayılmaz, ayrı bir yazılı beyan gerekir.
Mülkiyet veya sınırlı ayni hak amacı ile diğer amaçlar arasındaki fark nedir?
Madde, mülkiyet veya sınırlı ayni hak kurulması amacıyla yapılan devri düzenler ve bu halde zilyetlik devrini her hâlde şart koşar.
Devrin amacı bu ayni sonuçlardan başka olduğunda madde metnindeki zilyetlik şartı açıkça ifade edilmemiştir.
Ayni amaçlı devirde zilyetlik devri zorunlu olarak uygulanır; diğer amaçlı işlemlerde kapsam ayrıca değerlendirilmelidir.
Sözleşmeye dayalı devir ile kanundan doğan geçiş arasındaki fark nedir?
Madde sözleşmeye dayalı devri düzenler.
Miras, birleşme, bölünme gibi kanundan doğan mülkiyet geçişleri ile kanunî rehin gibi ayni hak kuruluşları maddenin kapsamında değildir.
Bu tür geçişlerde zilyetlik devri ve ciro veya yazılı beyan şartı aranmaz.
Genel şekil: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Nama yazılı senette zilyetliğin devrini yeterli saymak; yazılı devir beyanının ayrıca aranması gerektiğini gözden kaçırmak.
- Emre yazılı senette ciroyu yalnızca zilyetlik devrinin doğal sonucu saymak; ciro yapılmadan devrin tamamlanmış olmadığını ihmal etmek.
- Nama yazılı senette yazılı devir beyanını, ciro gibi senedin arkasına yazılması gerektiğini düşünmek; beyanın ayrı bir kâğıda da yazılabileceğini atlamak.
- Ayni amaçlı devir kuralını alacağın temliki gibi her türlü devre uygulamak; maddenin kapsamını aşmak.
- Miras, birleşme veya bölünme gibi kanundan doğan geçişlere bu maddedeki zilyetlik ve ciro şartını uygulamak.
- Kanun veya sözleşmede öngörülen borçlu katılımını gözden kaçırmak ve devri eksik şartla tamamlanmış saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Nama yazılı senetlerin alacağın temliki yoluyla devrinde devredenin yazılı beyanının senedin üzerine mi yoksa ayrı bir kâğıda mı yazıldığının önemi olmadığı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/390 E., 2025/691 K., 19.06.2025; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/444 E., 2024/1482 K., 17.10.2024)
- Nama yazılı senetlerde devrin geçerliliği için zilyetliğin devri ile birlikte yazılı devir beyanının bulunmasının aranması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/295 E., 2023/704 K., 05.07.2023; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2019/1512 E., 2019/1112 K., 12.09.2019)
- Yazılı devir beyanı bulunmaksızın yapılan nama yazılı senet devrinin, senedi alan kişinin icra takibinde alacaklı sıfatını ispatlayamamasına yol açacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/295 E., 2023/704 K., 05.07.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Devri ileri süren kişi, zilyetliğin devrini ve gerekli ek şekli (ciro veya yazılı devir beyanı) ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat yükü devralanındır.
- Ciro ya da yazılı devir beyanı, kural olarak senedin kendisinden ispatlanır; senedin fiziksel durumu ve üzerindeki yazılar birinci derecede delildir.
- Nama yazılı senet devrinde ayrı bir kâğıt kullanılmışsa, bu kâğıt devir beyanını taşıyan yazılı belge olarak ibraz edilmelidir; tanık ile ispat, bu şekil şartının yerini tutmaz.
- Borçlunun devre katılması gerektiğini ileri süren taraf, bu zorunluluğun kanun veya sözleşmeden kaynaklandığını ispatlamalıdır.
- Karşı taraf, zilyetlik devrinin gerçekleşmediğini veya beyanın eksik olduğunu savunuyorsa, bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.645: Kıymetli evrakın tanımını verir; bu maddedeki hak ile senedin birliği ilkesinin kaynağıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.650: Senedin iradi türdeğiştirmesini düzenler; devir kurallarının türler arasında nasıl değiştiğini belirler.
- 6102 sayılı Kanun m.656: Nama yazılı senette borçlunun eksik nama kaydıyla ödeme yapmasının koşullarını düzenler; devir sonrası borçlunun konumunu etkiler.
- 6102 sayılı Kanun m.690: Vadeden sonra yapılan ciro ile protesto sonrası ciroda ciro hükümlerinin alacağın devri hükümlerine dönüşmesini düzenler.
TTK m.648 — Şekil
TTK m.648, kıymetli evrak hukukunda ciro ile devrin genel çerçevesini çizer. Birinci fıkra, her hâlde cironun poliçenin cirosuna ilişkin hükümlere göre yapılacağını söyleyerek ciroyu kambiyo senetlerinde tek tip bir şekle bağlar. İkinci fıkra ise devir için cironun ve senedin zilyetliğinin geçirilmesinin yeterli olduğunu düzenler. Madde, poliçe dışındaki kıymetli evrakın ciroya ilişkin ayrıntılarını, cironun şekil ve türlerini, ciro yasağını, kısmi cironun geçersizliğini ve geciken cironun etkisini ayrıntılı olarak düzenlemez; bunlar TTK m.681-690 hükümlerinde yer alır. Maddenin uygulanması bakımından kime uygulandığı, kıymetli evrakın ciro ile devredilebilen türleri ile bu türlerin devrine ilişkindir. Devrin sonuçları ile senedin zilyetliğine ilişkin sorunlar ise ayrı hükümlerde ele alınır.
Şekil: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ciro
- Kıymetli evrakın üzerine yazılan ve senedin devrini sağlayan, ciranta tarafından imzalanan işlemdir. Maddenin birinci fıkrası, ciroların poliçedeki ciro hükümlerine göre yapılacağını öngörür.
- Zilyetliğin geçirilmesi
- Senedin fiilen bir kişiden diğerine geçmesidir. İkinci fıkraya göre ciro ile birlikte devrin kurulması için tek başına yeterli bir unsurdur ve yazılı bir kayıt gerektirmez.
- Beyaz ciro
- Devralanın adının yazılmadığı, yalnızca ciranta imzasının bulunduğu ciro türüdür. Gerekçeye göre beyaz ciro da zilyetliğin geçirilmesiyle birlikte devri sağlar.
- Kambiyo senedi
- Poliçe gibi, ciro ile devredilebilen ve kambiyo hukukunun katı şekil ve sorumluluk kurallarına tabi olan kıymetli evraktır. Maddenin birinci fıkrası bu senetler bakımından ciro şeklini belirler.
Şekil: hangi şartlar aranır?
- Devredilecek senedin kambiyo senedi veya ciro ile devredilebilen bir kıymetli evrak olması gerekir.
- Devir işleminin ciro yoluyla yapılması ve cironun poliçenin cirosuna ilişkin hükümlere uygun olması gerekir.
- Devir için cironun ve senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesi gerekir.
- Beyaz ciro ile devrin yapılabilmesi için cironun imza ile birlikte yapılmış olması ve senedin teslim edilmesi yeterlidir; ayrıca yeniden ciro veya doldurma gerekmez.
Şekil: hangi sonuçları doğurur?
- Ciro, poliçenin cirosuna ilişkin hükümlere göre yapıldığında senedin devri gerçekleşir.
- Devir için cironun ve senedin zilyetliğinin geçirilmesi yeterlidir; bu iki unsurdan biri eksikse devir sağlanmış olmaz.
- Beyaz ciro da zilyetliğin geçirilmesiyle birlikte devri sağlar ve bu hâlde senet hamile geçer.
- Madde, cironun şekil kuralları ve geçersizlik halleri bakımından kendi başına bir yaptırım düzenlemez; bu sonuçlar TTK m.681-690 hükümlerinden doğar.
Genel ciro kuralı ile beyaz ciro ile devir arasındaki fark nedir?
Tam cirodaki devralanın adının yazıldığı ve cironun poliçenin ciro hükümlerine göre yapıldığı hâl.
Devralanın adının yazılmadığı beyaz ciro hâli, ciro imzası ile zilyetliğin geçirilmesi yeterlidir.
İkinci fıkra gereğince beyaz ciro da devir için yeterlidir; ancak hamil onu doldurmadan devri sürdürebilir veya senedi yalnızca teslimle devredebilir.
Cironun yapılması ile zilyetliğin geçirilmesi arasındaki fark nedir?
Ciro işlemi, senedin üzerine yazılan ve imzalanan bir ifadedir.
Zilyetliğin geçirilmesi, senedin fiilen devralana geçmesidir.
Devir için ikisinin birlikte bulunması gerekir; yalnız ciro veya yalnız teslim devri tamamlamaya yetmez.
Emre yazılı senet ile ciro ile devredilebilen senet arasındaki fark nedir?
Emre yazılı olduğu açıkça belirtilen senet.
Açıkça emre yazılı olmasa da ciro ile devredilebilen kambiyo senedi.
Maddeye göre emre yazılı olmayan poliçe de ciro ve zilyetlik ile devredilebilir; bu, devir yolunu daraltmaz.
Şekil: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Beyaz cironun emre yazılı senedin devrine yetmediğini düşünmek; oysa ikinci fıkraya göre beyaz ciro zilyetlikle birlikte devri sağlar.
- Devir için ciro ve zilyetliğin geçirilmesini birlikte aramamak; yalnız ciroyla veya yalnız teslimle devrin tamamlandığını varsaymak.
- Maddeyi kısmi cironun veya ciro yasağının sonuçlarını düzenleyen hüküm gibi okumak; bu konular m.681-690'da yer alır.
- Gerekçedeki 'tam ciro' ve 'teslim' ibarelerini madde metninin yerine koymak; madde metni 'ciro' ve 'zilyetliğin geçirilmesi' ifadelerini kullanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Beyaz ciro ile devralan hamilin senedi doldurmadan zilyetlikle devredebildiği ve bu devrin ikinci fıkra uyarınca geçerli sayıldığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/4823 E., 2024/1339 K., 21.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Devri ileri süren hamil, cironun varlığını ve senedin kendisine zilyetlik yoluyla geçtiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Ciro, senedin üzerindeki ciro ifadesi ve imza ile ispatlanır; senet asıl belgedir.
- Zilyetliğin geçirilmesi, senedin fiilen elde bulunması ve devir sırasındaki kayıtlarla ispatlanabilir.
- Karşı taraf, cironun geçersiz olduğunu, ciro yasağını veya zilyetliğin devredilmediğini ileri sürerse bu savunmasını ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.681: Ciro ile devrin temel kuralını koyar; poliçenin emre yazılı olmasa da ciro ile devredilebileceğini belirtir ve bu maddeye göre cironun genel ilkelerini tamamlar.
- 6102 sayılı Kanun m.682: Beyaz ciro ile tam ciro ayrımını ve beyaz cironun hamil tarafından doldurulabilmesini düzenler; m.648 ikinci fıkrasındaki beyaz ciro ile devir kuralının dayanağıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.683: Cironun şeklini düzenler; ciro imzası ve cironun senet üzerinde yapılması gerektiğini belirtir, m.648 birinci fıkrasındaki ciro şekline ilişkin hükümlere işaret eder.
- 6102 sayılı Kanun m.690: Vadeden sonra veya protestodan sonra yapılan cironun etkisini düzenler; m.648 kapsamındaki devrin hangi hâllerde alacağın devri sonucu doğurduğunu gösterir.
TTK m.649 — Hükümleri
TTK m.649, devredilebilen kıymetli evrakta ciro ile zilyetliğin geçirilmesinin sonucunu düzenler: cirantanın senetten doğan haklarının ciro edilene geçmesi. Hüküm, kıymetli evrakın devri bakımından uygulanır. Maddenin ciro edenin defi ve sorumluluklarına ilişkin bir düzenleme içermediği, senedin kendisinin geçişine (senet ile hak arasındaki ilişkiye) ilişkin genel hükmün ise m.648'de yer aldığı gerekçeden anlaşılmaktadır. Hakkın devri ile ilgili olmayan konular (ör. ciro edenin sorumluluğu, kambiyo senetlerinde ciro silsilesi, ciro yasağı) bu maddenin kapsamı dışındadır; bunlar başka maddelerde düzenlenmiştir.
Hükümleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kıymetli evrak
- Üzerinde yazılı olan hakkın, senedin zilyetliğine bağlı olarak öne sürülebildiği belgedir. Madde yalnız devredilebilen kıymetli evrakı kapsar; devredilemeyen kıymetli evrak bu hükmün dışındadır.
- Ciro
- Kıymetli evrakın üzerine yazılan devir beyanı ile senedin devredilmesi işlemidir. Maddenin işlemesi için cironun zilyetliğin geçirilmesiyle birlikte yapılması gerekir.
- Ciranta
- Senedi ciro eden, yani hakkını devredip senedi ciro edilene geçiren kişidir.
- Ciro edilen
- Ciro ile senedi ve buna bağlı hakları devralan kişidir. Hakların ona geçmesi bu maddenin sonucudur.
- Aksi anlaşılma
- Senedin içeriğinden veya niteliğinden, cironun hakların geçişini sağlamadığı sonucu çıkıyorsa hüküm uygulanmaz. Maddedeki istisna budur; ciro yasağı veya kısıtlayıcı kayıt bu ölçütle değerlendirilir.
Hükümleri: hangi şartlar aranır?
- Devredilebilen bir kıymetli evrakın bulunması gerekir.
- Kıymetli evrakın ciro edilmesi, yani devir beyanının senet üzerine yazılması gerekir.
- Ciro ile birlikte senedin zilyetliğinin ciro edilene geçirilmesi gerekir.
- Senedin içeriğinden veya niteliğinden aksi anlaşılmamalıdır; aksi anlaşılırsa cironun hak geçişi sonucu doğmaz.
- Sonucun doğması için cironun geçerli bir devir işlemi olması gerekir.
Hükümleri: hangi sonuçları doğurur?
- Devredilebilen kıymetli evrak ciro edilip zilyetliği geçirildiğinde cirantanın senetten doğan hakları ciro edilene devrolunur.
- Senedin içeriğinden veya niteliğinden aksi anlaşılıyorsa hakların geçişi sonucu doğmaz.
- Hakların geçişi, senedin kendi içinde yer alan kayıtlarla da sınırlanabilir; bu durumda hüküm istisnaya bağlı olarak uygulanmaz.
- Madde ciro edenin defilerini devretmez; bu nedenle ciro eden, senetteki kendi sorumluluğu dışında defi ilişkilerini kendiliğinden taşımaz (gerekçede yer alan ilke).
Ciro ile hakkın devri ile senedin zilyetliğinin devri arasındaki fark nedir?
Ciro, senet üzerindeki hakkın ciro edilene geçmesini sağlar; bu madde bu sonucu düzenler.
Zilyetliğin geçirilmesi ise senedin fiilen teslimidir; tek başına ciro olmadan hak geçişi sonucu doğurmaz.
Hak geçişi için hem ciro hem zilyetlik birlikte aranır.
Devredilebilen kıymetli evrak ile devredilemeyen kıymetli evrak arasındaki fark nedir?
Devredilebilen kıymetli evrakta ciro ve zilyetlik geçişi hakları ciro edilene devreder.
Devredilemeyen kıymetli evrakta ciro yoluyla hak geçişi söz konusu değildir.
Hüküm yalnız devredilebilen kıymetli evrak için uygulanır.
Genel kural ile senedin içeriği veya niteliğinden çıkan aksi anlam arasındaki fark nedir?
Genel kural, cironun hakları ciro edilene devrettiğidir.
Senedin içeriği veya niteliği cironun devir sonucunu doğurmadığını gösteriyorsa bu kural uygulanmaz.
Aksi anlaşılan hallerde hakların geçişi gerçekleşmez.
Hükümleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ciroyu zilyetlik devri olmadan yeterli saymak; sonucun doğması için her iki unsurun birlikte aranması gerekir.
- Maddeyi senedin kendisinin geçişi ile karıştırmak; senedin geçişi m.648'de, hakların geçişi bu maddede düzenlenmiştir.
- Aksi anlaşılma istisnasını gözden kaçırıp her cironun hak geçişi sonucunu doğuracağını varsaymak.
- Ciro edenin defi ve sorumluluklarının da ciro edilene geçtiğini kabul etmek; gerekçe ciro edenin defilerinin devredilmediğini belirtir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargı kararlarında m.649, hisse senedi devri ve kurucu intifa senetlerinin devrinde senedin devri ile birlikte hakların ciro edilene geçtiği gerekçesiyle atıf yapılmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2022/5070 E., 2024/1494 K., 27.02.2024)
- Ticari defter tasdiklerine ilişkin bir kararda m.649 bahsedilmekle birlikte doğrudan hak devrine değil defter yükümlülüklerine dayanılmaktadır; bu atıf bu maddenin uygulama alanını göstermez. (İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/288 E., 2019/890 K., 19.11.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Hakkın ciro yoluyla devredildeğini ileri süren taraf, senet üzerindeki ciro beyanını ve senedin zilyetliğinin geçtiğini ispatlamalıdır; bunun için senedin kendisi en güçlü delildir.
- Senedin içeriğinden veya niteliğinden aksi anlaşıldığını ileri süren karşı taraf, bu yönde bir kayıt veya senedin niteliğinden çıkan bir sonucu ispatlamalıdır.
- Hisse senedi veya intifa senedi devri gibi hallerde devir sözleşmesi ile senedin teslimi birlikte delil olarak sunulabilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.648: Senedin geçişine ilişkin genel hükmü içerir. m.649 bu genel hükmün hakların geçişine ilişkin yönünü düzenler; gerekçeye göre 648 senedin geçişini, 649 hakların geçişini düzenler.
TTK m.650 — Senedin türünün değiştirilmesi
Madde, senet türünün iradi olarak değiştirilmesini (iradi tahvil) düzenler: nama yazılı veya emre yazılı senedin hamile yazılı senede, hamile yazılı senedin ise nama veya emre yazılı senede dönüştürülmesinin koşullarını ve bunun hukuki sonucunu belirler. Kanuni tür değiştirmeyi (TTK m.690 gecikmiş ciro gibi), senedin zayi olması hâlinde iptal usulünü ve senetteki değişikliklerin (tahrifat) ispatını düzenlemez. Kanuni tür değiştirme için ciro hükümleri (m.690, m.785/2 ile çek bakımından ibraz süresi sonrası ciro) ayrıca uygulanır. Zayi ve iptal usulü (m.651-653, m.661-666, m.757-764) ile tahrifat ve senet metnindeki değişikliklerin ispatı (m.676, HMK m.207) ayrı konulardır ve bu maddenin kapsamına girmez.
Senedin türünün değiştirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- İradi tür değiştirme (iradi tahvil)
- Senetteki imzası bulunanların iradesiyle senedin türünün, kanunun öngördüğü bir olay olmaksızın değiştirilmesidir. Kanun bu değişikliğin koşulunu, senedin hak verdiği ve borç yüklediği kişilerin muvafakatı olarak belirler.
- Nama yazılı senet
- Senedin belli bir kişi adına düzenlendiği, devrinin alacağın devri yoluyla ve teslimle yapıldığı senet türüdür. Bu maddede hamile yazılı senede dönüşüm için kaynak tür olarak anılır.
- Emre yazılı senet
- Senedin lehtarın kendisi ya da onun emri üzerine ödeneceğini belirten, devrinin ciro ve teslimle yapıldığı senet türüdür. Madde bakımından nama yazılı senetle aynı dönüşüm kuralına bağlıdır.
- Hamile yazılı senet
- Senedi elinde bulunduran kişinin hak sahibi sayıldığı, devrinin yalnızca teslimle yapıldığı senet türüdür. Madde bakımından hem dönüşümün hedefi hem de ikinci fıkrada kaynağıdır.
- Muvafakat
- Senetten hak ve borç çıkan kişilerin, türün değişmesine verdikleri onaydır. Birinci fıkraya göre bu onayın senet üzerinde yazılı olması gerekir.
- Halef
- Dönüştürmeyi yapan alacaklının haklarını doğrudan doğruya devralan kişidir. İkinci fıkradaki sınırlı hüküm yalnızca bu kişi ile dönüştürmeyi yapan alacaklı arasında geçerlidir.
Senedin türünün değiştirilmesi: hangi şartlar aranır?
- Dönüştürülecek senet nama yazılı veya emre yazılı olmalıdır; bu durumda hamile yazılı senede dönüştürme için senedin hak verdiği ve borç yüklediği tüm kişilerin muvafakati bulunmalıdır.
- Muvafakat senet üzerinde, doğrudan senede yazılmış olarak bulunmalıdır; senet dışında verilen onay bu şekil koşulunu karşılamaz.
- Hamile yazılı senetten nama veya emre yazılı senede dönüştürmede, hak veya borç sahibi kişilerin muvafakati birinci fıkradaki gibi aranır.
- İkinci fıkradaki dönüştürme için hak veya borç sahibi kişilerden birinin muvafakati bulunmuyorsa, dönüştürme yalnızca dönüştürmeyi yapan alacaklı ile onun haklarına doğrudan doğruya halef olan kişi arasında hüküm ifade eder.
Senedin türünün değiştirilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Muvafakat senet üzerinde doğrudan yazılmışsa, nama veya emre yazılı senet hamile yazılı senede dönüşür.
- Muvafakat senet üzerine yazılmamışsa, muvafakat yokmuş gibi kabul edilir ve dönüşüm kurulmaz; senet eski türünü korur.
- Hamile yazılı senedin nama veya emre yazılıya dönüştürülmesinde hak veya borç sahibi kişilerden birinin muvafakati eksikse, dönüşüm yalnızca dönüştürmeyi yapan alacaklı ile halefi arasında hüküm ifade eder.
- Eksik muvafakat hâlinde dönüşüm, muvafakat vermeyen borçlu veya diğer ilgililere karşı ileri sürülemez; bu kişiler bakımından senet eski türünde kalır.
- Madde emredici nitelikte görünmektedir; muvafakat koşulunu kaldıran bir sözleşme kaydının geçerliliği metinde düzenlenmemiştir.
Nama veya emre yazılı senet ile hamile yazılı senet (birinci fıkra) arasındaki fark nedir?
Nama veya emre yazılı senedin hamile yazılı senede dönüştürülmesinde, senedin hak verdiği ve borç yüklediği tüm kişilerin muvafakati gerekir.
Dönüşümün yönü tersine, yani hamile yazılı senetten nama veya emre yazılıya ise ikinci fıkra devreye girer; burada da aynı kural geçerlidir ama eksik muvafakat hâli ayrı sonuç doğurur.
Tüm muvafakat tamamlanmışsa dönüşüm herkese karşı hüküm ifade eder. Muvafakat eksikse hamile yazılıya dönüşüm kurulamaz.
Tam muvafakat ile eksik muvafakat (ikinci fıkra) arasındaki fark nedir?
Hamile yazılı senedin nama veya emre yazılıya dönüştürülmesinde hak veya borç sahibi kişilerin tümünün muvafakati varsa dönüşüm tam olarak geçerlidir.
Bu kişilerden birinin muvafakati yoksa dönüşüm sınırlı kalır.
Eksik muvafakat hâlinde dönüşüm yalnızca dönüştürmeyi yapan alacaklı ile ona doğrudan doğruya halef olan kişi arasında hüküm ifade eder; diğer ilgililere karşı dönüşüm sonuç doğurmaz.
Senedin türünün değiştirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Senet dışında verilen sözlü veya yazılı onayı, senet üzerine yazılmış muvafakat yerine geçiriyormuş gibi değerlendirmek.
- Hamile yazılı senedin nama veya emre yazılıya dönüşümünde, tüm muvafakatlerin eksik olduğu hâlde dönüşümün herkese karşı geçerli olduğunu varsaymak; ikinci fıkra sonucu yalnız iki kişi arasında geçerlidir.
- Nama veya emre yazılı senette birinci fıkradaki tüm kişilerin muvafakatını aramamak; yalnız senedi düzenleyenin onayını yeterli saymak.
- Kanuni tür değiştirme (m.690) ile iradi tür değiştirmeyi karıştırmak; ciro ile oluşan gecikmiş ciro sonucu kanun gereği dönüşür, iradi dönüşüm ise muvafakat gerektirir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, nama veya emre yazılı bir senedin hamile yazılıya dönüştürülmesini, senet üzerinde yazılı muvafakat bulunmadan kabul etmemektedir. (İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/985 E., 2025/818 K., 03.11.2025; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/508 E., 2025/572 K., 02.07.2025; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/495 E., 2025/488 K., 13.06.2025)
- Muvafakatin senet üzerinde bulunup bulunmadığı, türün değiştiği iddiasında belirleyici unsur olarak değerlendirilmektedir. (İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/811 E., 2023/587 K., 21.09.2023; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/753 E., 2025/393 K., 02.05.2025; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/315 E., 2025/330 K., 17.04.2025)
- Dava konusu senetlerde türün değişip değişmediğinin tespiti, senet üzerindeki muvafakat kayıtlarına göre yapılmaktadır. (İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/811 E., 2023/587 K., 21.09.2023; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/985 E., 2025/818 K., 03.11.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Senedin türünün değiştiğini ileri süren taraf, muvafakatin senet üzerinde yazılı olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; muvafakat kaydı senedin kendisinden anlaşılmalıdır.
- Muvafakatin bulunmadığını ileri süren borçlu, bu iddiasını senet metninin incelenmesiyle ortaya koyabilir; senet üzerinde kayıt yoksa dönüşümün kurulmadığı kabul edilir.
- Hamile yazılı senedin nama veya emre yazılıya dönüştüğünü ileri süren alacaklı, dönüştürmeyi yapan olarak kendisinin ve halefinin ilişkisini belgelemekle yükümlüdür.
- Muvafakatin senet dışı bir belgeyle sonradan ispatı, senet üzerindeki onay yerine geçmez; bu nedenle senet üzerindeki kayıt esas delildir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.690: Kanuni tür değiştirmeyi düzenler; ödenmemiş protesto sonrası veya protesto süresi geçtikten sonra yapılan ciro, alacağın devri hükümlerini doğurur. Bu madde iradi değişiklikten ayrı olarak kanun gereği türün değişmesini belirler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.785: Çek bakımından ikinci fıkra ile bağlantılıdır; çekte 'veya hamiline' ibaresi çeki hamiline yazılı yapar. Bu nedenle çek türünün iradi değişikliği bu madde kapsamında değerlendirilir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.651-653: Senedin zayi olması hâlinde hakkın korunmasına ilişkin genel iptal hükümleridir; bu madde senet türünü değiştirmeye ilişkindir, zayi ve iptal usulünü düzenlemez.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.656: Nama yazılı senette eksik nama kaydını düzenler. Bu madde, nama ve emre yazılı senetler arasındaki tür farkını gösterdiği için dönüştürme bağlamında karşılaştırmalı olarak okunur.
TTK m.651 — Şartları
TTK m.651, kıymetli evrakın zayi olması hâlinde senedin mahkeme kararıyla iptalinin mümkün olduğunu ve bu iptal talebinin kimin tarafından ileri sürülebileceğini düzenler. Hükmün uygulandığı alan, senedini kaybeden veya zıyaa uğratan hak sahibi ile mahkeme arasındaki iptal ilişkisidir. Madde, iptal usulünün ayrıntılı işleyişini düzenlemez; kambiyo senetlerinde iptal usulü (m.757-764), hamiline yazılı senetlerde iptal usulü (m.661-666) ve namaya yazılı senetlerde iptal usulü (m.657) ayrı maddelerde yer alır. İptal kararının borçluya karşı etkisi ile istirdat ve sebepsiz zenginleşme gibi sonraki haklar da bu maddede düzenlenmez.
Şartları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Zayi
- Senedin hak sahibinin elinden çıkması ve geri alınamaz hâle gelmesi durumudur. Kaybolma, çalınma, yanma, yırtılma veya okunamayacak kadar tahrip olma gibi durumları kapsar; gerçek bir yokluk gerekir.
- Zıya
- Senedin zayi kavramıyla birlikte kullanılan ve senedin elden çıkmasını ifade eden kavram olarak kanun gerekçesinde karşılığı Türkçe bir sözcüğe çevrilmeden alınmıştır. Zayi ile birlikte maddede yer alan iki ayrı durum ya da aynı durumun iki yüzü olarak değerlendirilir.
- Kıymetli evrak
- Üzerinde yazılı olan hakkın senetle birlikte devredildiği ve hakkın senetle bağlı olduğu belgedir. Bu bağlılık nedeniyle senedin zayi olması hakkın kullanımını engeller.
- İptal kararı
- Mahkemenin zayi olan senedin geçersiz kılınmasına ilişkin verdiği karardır. İptal kararı senedin şekli etkisini doğurur, maddi hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
- Hak sahibi
- Zayi veya zıya anında senet üzerinde hakkı bulunan kişidir. Bu nitelik, fıkra 2 uyarınca iptal talebinin ehliyetini belirler.
Şartları: hangi şartlar aranır?
- Kıymetli evrakın zayi olması gerekir; senet elden çıkmış, geri alınamaz hâle gelmiş veya okunamayacak biçimde zarar görmüş olmalıdır.
- İptal talebini, kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi ileri sürebilir.
- Talep mahkemeye yapılmalıdır; iptal kararı mahkemenin takdirine bağlıdır, mahkeme zayiin inandırıcı olmasını ve senedin iptal edilmesinin gerekli görülmesini değerlendirir.
- Mahkeme iptal kararını verirse senet, şekli olarak ortadan kalkar ve iptal usulünün devamında hak sahibi senetsiz hakkını kullanabilir veya yeni senet isteyebilir.
Şartları: hangi sonuçları doğurur?
- Zayi olan kıymetli evrak için iptal kararı verilebilir; iptal mahkemenin takdirine bağlıdır.
- Hak sahibi, zayi veya zıya anında senet üzerinde hakkı bulunan kişi olarak iptal talebinde bulunabilir.
- İptal kararı verildiğinde senet ortadan kalkar ve hak sahibi senetsiz hakkını kullanabilir veya yeni senet isteyebilir.
- İptal kararı, hamile yalnızca senedin asıl borçlusuna başvurma hakkı verir; müracaat borçlularına başvuru hakkı vermez (m.764/2).
- İptal kararı maddi hakkı tek başına ortadan kaldırmaz; iptal şekli bir etki doğurur ve gerçek hamil istirdat davası veya sebepsiz zenginleşme davası açabilir.
Zayi ile zıya anında hak sahibi arasındaki fark nedir?
Zayi olduğunda senette hakkı bulunan kişi, iptal talebinde bulunabilir.
Zıyaın ortaya çıktığı anda hakkı bulunan kişi de talep sahibidir; zayi ile zıya anı farklı kişilere hak tanımasına yol açabilir.
Fıkra 2 uyarınca talep hakkı, zayi veya zıyaın ortaya çıktığı andaki hak sahibine tanınır; sonraki devralan kişi bu hakkı kendiliğinden kazanmaz.
Kıymetli evrakın türüne göre iptal usulü: fark nedir?
Kambiyo senetlerinde (emre yazılı) iptal usulü m.757-764 hükümlerine tabidir ve ödeme yasağı, ilanlı davet ve ibraz süresi içerir.
Hamiline yazılı senetlerde m.661-666 hükümleri, namaya yazılı kambiyo senetlerinde m.657 uygulanır.
Madde 651 yalnız iptalin mümkün olduğunu koyar; usulün hangi hükümlere göre yürüyeceği senedin türüne göre belirlenir.
Mahkeme iptal kararı ile ibraz üzerine verilen karar arasındaki fark nedir?
Süresi içinde ibraz yoksa senedin iptaline karar verilir.
Süre içinde ibraz yapılırsa mahkeme, ibraz edeni dava açmak üzere süre vererek iptal talebini reddeder.
Senedi elinde bulunduran için ibraz yapılması iptali engeller; iptal ancak ibraz olmadığında gerçekleşir.
Şartları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde 651'i kambiyo senetleri dahil tüm kıymetli evrak için tek başına yeterli usul saymak; usul, senedin türüne göre m.657, m.661-666 veya m.757-764 hükümlerine göre belirlenir.
- Zayi ile zıya anındaki hak sahibini karıştırmak; fıkra 2 talep hakkını zıyaın ortaya çıktığı andaki hak sahibine tanır, sonradan devralan kişiye tanımaz.
- İptal kararının senedin maddi hakkını kendiliğinden ortadan kaldırdığını düşünmek; iptal şekli bir etki doğurur, gerçek hamil istirdat veya sebepsiz zenginleşme davası açabilir.
- İptal kararının bütün borçlulara karşı başvuru hakkı doğurduğunu sanmak; m.764/2 uyarınca başvuru yalnız asıl borçlulara karşıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, zayi nedeniyle iptal davasını TTK m.651 uyarınca açılmış dava olarak değerlendirmekte ve çek gibi kambiyo senetlerinde m.757 ve devamı hükümlerini birlikte uygulamaktadır. (İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/305 E., 2024/287 K., 16.04.2024)
- Uygulamada, çek iptali davasında zayi iddiasının inandırıcı olup olmadığı ve senedin hangi yolla elden çıktığı değerlendirilmektedir. (İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/667 E., 2024/457 K., 23.08.2024)
- Fıkra 2'deki hak sahibi nitelemesi, hak sahipliğinin zayi veya zıya anında bulunup bulunmadığına göre yorumlanmaktadır. (Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/763 E., 2025/673 K., 15.10.2025)
- Bazı kararlarda madde 651 ve 652'nin birlikte değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmüş, ancak bu tartışmanın iptal talebinin ehliyetini etkilediği kabul edilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/1613 E., 2025/1570 K., 02.10.2025)
- Madde metninin yalnız iptal imkânı tanıdığı, usulün senedin türüne göre ayrı belirlendiği ve çek bakımından TTK m.757 ve devamının uygulanacağı yönünde görüşler bulunmaktadır. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/498 E., 2026/910 K., 16.04.2026)
Nasıl ispat edilir?
- İptal talebinde bulunan hak sahibi, senedin zayi olduğunu veya zıyaın gerçekleştiğini ispat yükü altındadır; bu iddia tanık, bilirkişi veya olay beyanı ile desteklenebilir.
- Senedin varlığı ve hak sahibi olduğu, senedin aslı veya fotokopisi, poliçe, bono ya da çekin düzenleme bilgileri ile ispatlanır.
- Karşı taraf, senedin zayi olmadığını veya senedi elinde bulunduranın mevcut olduğunu ileri sürebilir; bu savunma ibraz süresi içinde yapılan ibrazla somutlaşır.
- Hak sahipliğinin zayi veya zıya anında bulunduğunun ispatı, fıkra 2 uyarınca talep ehliyetinin kanıtıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.757: Kambiyo senetlerinde iptal usulünü başlatan ödeme yasağı talebini düzenler; m.651 bu usulün temel hükmüdür.
- 6102 sayılı Kanun m.661: Hamiline yazılı senetlerde iptal usulünü düzenler; m.651'deki iptal talebinin bu senetler bakımından uygulanma biçimini belirler.
- 6102 sayılı Kanun m.657: Namaya yazılı kambiyo senetlerinin iptal usulünü emre yazılı senetler hükümlerine bağlar.
- 6102 sayılı Kanun m.761: Kambiyo senetlerinde ibraz süresini ve ilan usulünü düzenler; iptal kararının verilme koşulunu tamamlar.
- 6102 sayılı Kanun m.764: İptal kararının kambiyo senetlerinde hangi borçlulara başvuru hakkı verdiğini belirler (fıkra 2).
TTK m.652 — Hükümleri
Madde, iptal kararı verilmiş kıymetli evrakta hak sahibinin iptal kararının ardından hakkını nasıl ileri süreceğini düzenler: senetsiz ileri sürme veya yeni senet düzenlenmesini isteme seçenekleri. Ayrıca iptal usulü ve hükümleri hakkında kıymetli evrakın türlerine özgü özel hükümlerin uygulanacağını belirtir. Madde, kıymetli evrakın zayi, çalınma veya yok olması hâlinde iptal davasının koşullarını, usulünü ve iptal kararının ilanını düzenlemez (m.651 ve m.653 kapsamındadır). Maddenin uygulanacağı hal, iptal kararı alınmış kıymetli evrakta hak sahibi bakımından ortaya çıkar. Senet türüne özgü iptal hükümleri (örneğin m.757-765 arasındaki hükümler) ve iptal kararının etkisi de bu maddenin dışındadır.
Hükümleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- İptal kararı
- Kıymetli evrakın zayi olması, çalınması veya yok olması hâlinde mahkemenin iptal usulü sonunda verdiği ve senedin ortadan kaldırıldığını hükme bağlayan karar. Madde, bu kararın varlığını ön koşul olarak alır.
- Hak sahibi
- İptal kararı verilen kıymetli evrakta, senet üzerindeki hakkı iptal kararı sonrasında da ileri sürmek isteyen kişi. Hak sahibi sıfatı, senedin iptaline konu hakkın sahibi olmakla belirlenir.
- Senetsiz ileri sürme
- Hakkın, senedin fiziken ibraz edilmesi olmaksızın, iptal kararına dayanılarak mahkemeye veya borçluya karşı ileri sürülmesi. Bu yol, iptal kararının kendisinin hakkı ispatlamaya yeterli olduğu varsayımına dayanır.
- Yeni senet düzenlenmesi
- İptal kararı üzerine hak sahibinin, borçludan veya senedi düzenlemekle yükümlü kişiden kıymetli evrakın yenisinin düzenlenmesini isteyebilmesi. Hak sahibinin tercihine bağlıdır, zorunlu değildir.
Hükümleri: hangi şartlar aranır?
- Kıymetli evrakın zayi, çalınma veya yok olması nedeniyle iptal usulü tamamlanmış ve iptal kararı verilmiş olmalıdır.
- İptal kararı kesinleşmiş olmalı ve hak sahibi bu karara dayanabilmelidir.
- Hak sahibi, hakkını senetsiz olarak ileri sürmeyi veya yeni senet düzenlenmesini talep etmeyi seçebilmelidir.
- Yeni senet talep edilecekse bunun iptal kararından sonra, hakkın yeniden kıymetli evrak hâline getirilmesi amacıyla yapılması gerekir.
- İptal usulü ve hükümleri bakımından, kıymetli evrakın türüne ilişkin özel hükümler (senet türüne göre değişen hükümler) uygulanmalıdır.
Hükümleri: hangi sonuçları doğurur?
- İptal kararı verildiğinde hak sahibi hakkını senetsiz olarak ileri sürebilir.
- Hak sahibi isterse yeni bir senet düzenlenmesini talep edebilir.
- Hak sahibi bu iki yoldan birini seçebilir; seçim zorunlu değildir.
- İptal usulü ve hükümleri bakımından, kıymetli evrakın türüne ilişkin özel hükümler uygulanır.
- Senet türüne özgü hükümler, maddede sayılan genel çerçeveyle çelişmediği ölçüde geçerlidir.
Senetsiz ileri sürme ile yeni senet düzenlenmesini isteme arasındaki fark nedir?
Hak sahibi, iptal kararını dayanak alarak hakkını senet olmaksızın ileri sürebilir.
Hak sahibi, borçludan veya ilgili kişiden yeni bir kıymetli evrak düzenlenmesini de isteyebilir.
İki yol birbirinin alternatifidir; hak sahibi hangisini seçeceğini kendisi belirler. Seçim, hakkın tahsil veya ileri sürüm biçimini değiştirir.
Genel iptal hükümleri ile senet türüne özgü hükümler arasındaki fark nedir?
Maddenin birinci fıkrası iptal kararının hak sahibine tanıdığı seçenekleri düzenler.
İkinci fıkra, iptal usulü ve hükümleri bakımından kıymetli evrakın türüne ilişkin özel hükümleri devreye sokar.
Hangi senet türünde hangi özel kuralın uygulanacağı, senedin türüne göre belirlenir; birinci fıkradaki seçenekler ise her türde ortak bir çerçeve sunar.
Hükümleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddenin birinci fıkrasındaki seçenekleri zorunlu sanmak; hak sahibi senetsiz ileri sürmeyi ya da yeni senet talebini seçmekte serbesttir.
- İptal kararı olmadan senetsiz ileri sürmeye dayanmak; madde yalnızca iptal kararı verilmiş hâlde uygulanır.
- Yeni senet talebini iptal kararından bağımsız bir hak gibi görmek; bu talep iptal kararına bağlıdır.
- İkinci fıkradaki özel hükümleri yok saymak; senet türüne göre iptal usulünün ayrıntıları değişebilir.
- Madde 652'yi iptal davasının açılmasına ilişkin hükümlerle karıştırmak; dava usulü m.651 ve m.653 kapsamındadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, iptal kararı verilen senet bakımından hak sahibinin senetsiz ileri sürme yolunu seçtiğinde, iptal kararını hakkın varlığını gösteren belge olarak kabul etmektedir. (İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/420 E., 2026/332 K., 20.05.2026)
- Uygulamada iptal kararına dayanılarak icra takibi başlatıldığı ve bu takibin kambiyo senetlerine özgü usulle yürütüldüğü görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2022/1054 E., 2025/809 K., 22.05.2025)
- Mahkemeler, iptal davasının reddi kararlarında gerekçe olarak 651 ve 652. maddeleri birlikte gösterdiğinden, iki maddenin birlikte değerlendirilmesi yaygındır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/1613 E., 2025/1570 K., 02.10.2025)
- Mahkemeler, kıymetli evrakın iptali hakkındaki hükümlerin 651-653 ve türe özgü hükümlerle birlikte uygulanması gerektiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2738 E., 2021/1513 K., 30.11.2021)
- Mahkemeler, iptal kararının dayanak alındığı hallerde madde 652 metnini doğrudan atıf yaparak uygulamaktadır. (İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/811 E., 2023/587 K., 21.09.2023; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/456 E., 2026/346 K., 08.05.2026)
Nasıl ispat edilir?
- İptal kararına dayanarak hakkını ileri süren hak sahibi, öncelikle kesinleşmiş iptal kararını ibraz ederek hakkının varlığını ispatlar.
- Senetsiz ileri sürmede delil olarak iptal kararı ve senedin kıymetli evrak niteliğini ortaya koyan belgeler esas alınır; karşı taraf, iptal kararının kapsamının dışında kalan bir itirazda bulunursa bunu kendisi ispat etmek zorundadır.
- Yeni senet talebinde hak sahibi, iptal kararının varlığını ve talep ettiği senedin iptal edilen senetle aynı hakkı temsil ettiğini ispatlar.
- Senet türüne özgü özel hükümlerin uygulanması, senedin türünü gösteren belgelerle ortaya konur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.651: İptal davasının açılması, ilanı ve iptal kararının verilmesine ilişkin usulü düzenler. Madde 652, bu usulün sonunda verilen kararın hak sahibine sağladığı seçenekleri belirler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.653: İptal kararının sonuçlarına ve hak sahibinin korunmasına ilişkin ek hükümler içerir; madde 652 ile birlikte uygulanır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.757-765: Kıymetli evrakın türüne özgü iptal hükümlerini içerir. Madde 652'nin ikinci fıkrası bu hükümlerin uygulanacağını öngörür.
TTK m.653 — Özel hükümler
Madde, çeşitli kıymetli evraka ilişkin özel hükümlerin saklı kalacağını belirleyen bir saklılık (genel-özel ilişkisi) hükmüdür. Maddenin kendisi bir süre, bir oran veya bir sorumluluk kuralı içermez; kıymetli evrakın türlerini tek tek saymaz. Hükmün muhatabı, kıymetli evrak hukukuna konu olan her ilişkidir ve uygulama, ilgili özel kanun hükmünün varlığına bağlıdır. Madde, nama yazılı senetlere, poliçe, bono, çek veya diğer kıymetli evrakın tek tek kurallarını düzenlemez; bu kurallar ilgili özel hükümlerde (ör. 651 ve devamı, 757 ve devamı maddeleri) yer alır. Zayi nedeniyle iptal usulü, kıymetli evrakın ibrazı ve hak düşürücü süreler de bu maddede değil, ilgili özel hükümlerde düzenlenir.
Özel hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kıymetli evrak
- Üzerinde yazılı bulunan hakkın, senedin zilyetliğine bağlı olarak ileri sürüldüğü belgedir. Kıymetli evrakın türleri ve özel kuralları ilgili kanun hükümlerinde ayrıca düzenlenir.
- Özel hükümlerin saklılığı
- Genel kuralların, kıymetli evraka ilişkin özel kanun hükümleri varsa onların öncelikli olacağı anlamına gelir. Saklılık, genel düzenlemenin tamamen dışlanması değil, özel hükmün öncelik kazanmasıdır.
Özel hükümler: hangi şartlar aranır?
- Olayın bir kıymetli evrak ilişkisi olduğu belirlenmelidir.
- Uyuşmazlık konusu kıymetli evrakın türüne ilişkin bir özel hüküm bulunmalıdır; özel hüküm varsa o uygulanmalıdır.
- Özel hüküm bulunmadığında genel hükümlerin uygulanmasına devam edilmelidir.
Özel hükümler: hangi sonuçları doğurur?
- Kıymetli evrakla ilgili özel bir hüküm varsa, o hüküm bu madde gereğince genel hükümlere karşı uygulanır.
- Kıymetli evrakla ilgili özel bir hüküm yoksa, genel hükümler uygulanmaya devam eder.
- Madde tek başına bir hak veya yükümlülük doğurmaz; hak ve yükümlülükler ilgili özel hükümden doğar.
Genel hükümler ile kıymetli evraka özel hükümler arasındaki fark nedir?
Kıymetli evrak dışındaki genel borç ve ticaret hukuku kuralları, sözleşmenin ya da hakkın genel rejimini düzenler.
Kıymetli evraka ilişkin özel kanun hükümleri, senedin şekli, devri, ibrazı ve zayi gibi konularda özel rejim getirir.
Kıymetli evrak ilişkisinde özel hüküm bulunduğu ölçüde o hüküm öncelikle uygulanır; genel hüküm yalnızca boşluğu doldurur.
Özel hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi kıymetli evrakın bağımsız bir düzenlemesi sanmak; madde yalnızca özel hükümleri saklı tutar, kendi başına kural koymaz.
- Özel hüküm bulunduğu hâlde genel hükümleri doğrudan uygulamak; saklılık hükmü gereği önce özel hüküm araştırılmalıdır.
- Kıymetli evrak türü ile ilgili özel hükmü tespit etmeden sonuca gitmek; hangi evrakın hangi özel hükümlere tabi olduğu önce belirlenmelidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali taleplerinde, 6102 sayılı Kanun'un 651-653. ve 757-765. maddelerinin birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2738 E., 2021/1513 K., 30.11.2021; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/620 E., 2026/141 K., 17.02.2026; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/108 E., 2025/110 K., 12.02.2025; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/517 E., 2024/542 K., 03.09.2024; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/1119 E., 2023/621 K., 09.06.2023; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/595 E., 2025/498 K., 22.08.2025)
- Mahkemeler, kıymetli evrakın iptaline ilişkin davalarda genel hükümlere değil, ilgili özel hükümlere öncelik vermektedir. (İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/108 E., 2025/110 K., 12.02.2025; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/517 E., 2024/542 K., 03.09.2024; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/595 E., 2025/498 K., 22.08.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Kıymetli evrak ilişkisinin varlığını ve senedin türünü ileri süren taraf, bu niteliği ispatla yükümlüdür; senedin aslı ya da kayıt belgesi en güçlü delildir.
- Özel hükmün uygulanacağını ileri süren taraf, ilgili özel hükmün olayda geçerli olduğunu ortaya koymalıdır.
- Karşı taraf, genel hükümlere dayanarak özel hükmün uygulanmayacağını savunuyorsa bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.651: Kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin hükümlerin bir kısmını oluşturur; bu maddenin saklılık hükmünün uygulanabileceği özel hükümlerden biridir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.652: Kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin özel hükümlerden biridir ve bu madde kapsamında öncelikle uygulanır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.757: Kıymetli evrak hukukuna ilişkin özel hükümlerden biridir; bu madde ile birlikte kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptal rejimini oluşturur.
TTK m.654 — Tanımı
TTK m.654, nama yazılı senedin tanımını verir: belli bir kişinin adına yazılı olup, onun emrine kaydını içermeyen ve kanunen emre yazılı senetlerden sayılmayan kıymetli evrakın nama yazılı senet sayılmasını düzenler. Hükmün kapsamı, senedin devir biçimi ve hak sahipliğinin tespit şekline göre kıymetli evrak sınıflandırmasındaki nama yazılı kategoridir; kambiyo senetleri, pay senetleri ve diğer kıymetli evrak türlerine genel olarak uygulanır. Hükmün tanım niteliği nedeniyle, bir senedin nama yazılı sayılıp sayılmayacağını belirleyen ölçüt olarak tüm kıymetli evrak türlerinde aranır. Nama yazılı senetlerin devri, defileri, eksik nama yazılı senet ve tür değiştirme gibi konuları düzenlemez; bunlar sırasıyla TTK m.655-658 ve m.650 ile m.690 kapsamındadır.
Tanımı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Nama yazılı senet
- Belli bir kişinin adına yazılı olan, onun emrine kaydı bulunmayan ve kanunen emre yazılı sayılmayan kıymetli evraktır. Hak sahibi, senette adı yazılı kişidir.
- Menfi emre kaydı
- Senet üzerinde yer alan, senedin emre devredilemeyeceğini belirten ifadelerdir. Örneğin "emre değildir" veya "ciro edilemez" kayıtları bu kapsamdadır. Bu kayıtlardan birinin bulunması, senedi nama yazılı hâle getirmek için gereklidir.
- Kanunen emre yazılı senet
- Kanun gereği emre yazılı olduğu kabul edilen kıymetli evraktır. Kambiyo senetleri (poliçe, bono, çek) bu gruptandır; bu nedenle üzerlerine adı yazılmış olsa da menfi emre kaydı taşımadıkça nama yazılı sayılmazlar.
- Emre yazılı senet
- Hak sahibinin adının yazılmasının yanında, senedin emre, yani ciro yoluyla devredilebileceğini ifade eden kayıt taşıyan kıymetli evraktır. Nama yazılı senetten farkı, emre kaydının varlığıdır.
- Hak sahibinin tespit şekli
- Kıymetli evrakta hakkın kime ait olduğunun senet metninden belirlenme yöntemidir. Nama, emre ve hamiline yazılı olmak üzere üç çeşit vardır ve buna göre devir biçimi değişir.
Tanımı: hangi şartlar aranır?
- Kıymetli evrakın belli bir kişinin adına yazılı bulunması gerekir; yalnızca adın yazılması yeterli değildir, aşağıdaki diğer koşulların da birlikte gerçekleşmesi aranır.
- Senet üzerinde, senedin emre devredilemeyeceğini gösteren menfi emre kaydı bulunmalıdır; "emre değildir" veya "ciro edilemez" ifadelerinden en az biri yer almalıdır.
- Kıymetli evrak, onun emrine kaydını içermemelidir; yani senet, hak sahibinin emrine ya da onun belirleyeceği kişiye ödeneceği biçiminde düzenlenmemiş olmalıdır.
- Kıymetli evrak, kanunen emre yazılı senetlerden sayılmamalıdır; poliçe, bono ve çek gibi kanunen emre yazılı kambiyo senetleri, menfi emre kaydı taşısalar bile bu kapsama girer ve nama yazılı senet olarak nitelendirilemez.
Tanımı: hangi sonuçları doğurur?
- Belli bir kişinin adına yazılı olup menfi emre kaydı taşıyan ve kanunen emre yazılı sayılmayan kıymetli evrak nama yazılı senet olarak kabul edilir.
- Adı yazılı olmakla birlikte menfi emre kaydı bulunmayan senet nama yazılı sayılmaz; emre yazılı senet niteliğini korur.
- Kanunen emre yazılı kambiyo senetleri (poliçe, bono, çek), üzerlerinde menfi emre kaydı bulunsa dahi nama yazılı senet olamaz.
- Nama yazılı senet olarak nitelendirilmesi, senedin devrinde ciro yerine alacağın devri ve zilyetliğin geçirilmesi yolunu açar; devir biçimi bu niteliğe bağlıdır.
Nama yazılı senet ile emre yazılı senet arasındaki fark nedir?
Nama yazılı senette hak sahibi adına yazılı olup senet emre kaydı taşımaz ve menfi emre kaydı ile devri kapatılmıştır.
Emre yazılı senette hak sahibi adı ile birlikte emre kaydı bulunur ve senet ciro ile devredilebilir.
Nama yazılı senet, alacağın devri ve zilyetliğin devri ile devredilir; emre yazılı senette ise ciro ve teslim gerekir. Defiler ve kamu güveni bakımından da farklılık vardır (bkz. m.655 ve m.658).
Adı yazılı kambiyo senedi ile menfi emre kaydı taşıyan nama yazılı senet arasındaki fark nedir?
Poliçe veya bono gibi kanunen emre yazılı kambiyo senedine yalnızca belli bir kişinin adı yazılmış olabilir.
Nama yazılı senet ise adın yazılmasının yanında menfi emre kaydı taşır.
Kanunen emre yazılı kambiyo senedi, adın yazılmasıyla nama yazılı olmaz; menfi emre kaydının eklenmesi gerekir. Aksi hâlde senet emre yazılı kalmaya devam eder.
Menfi emre kaydı bulunan senet ile menfi emre kaydı bulunmayan senet arasındaki fark nedir?
Senet üzerinde "emre değildir" veya "ciro edilemez" kaydı bulunan senet nama yazılı sayılır.
Adı yazılı olmakla birlikte bu kayıtlardan biri bulunmayan senet emre yazılı kalır.
Yalnızca menfi emre kaydının varlığı, senedin nama yazılı olarak nitelendirilmesi için belirleyicidir.
Tanımı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Adı yazılı her kıymetli evrakı nama yazılı saymak; oysa menfi emre kaydı olmadıkça senet emre yazılı kalır.
- Poliçe, bono veya çek üzerine menfi emre kaydı eklenmesini yeterli görmek; kanunen emre yazılı kambiyo senetleri bu kayıtla nama yazılıya dönüşmez.
- Menfi emre kaydını yalnızca "emre değildir" ifadesiyle sınırlı görmek; "ciro edilemez" kaydı da aynı sonucu doğurur ve bunlardan birinin bulunması yeterlidir.
- Hak sahibinin tespit şekline göre senet türünü belirlerken devir biçimini ölçüt almamak; senedin niteliği metin ve şekil incelenerek belirlenmelidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kanunen emre yazılı senetlerin adı yazılmış olsa bile nama yazılı sayılmadığı kabul edilmektedir. (İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/285 E., 2026/301 K., 14.04.2026)
- Anonim şirket geçici pay senedi niteliğindeki ilmühaberlerin m.654 ve diğer ilgili hükümler uyarınca kıymetli evrak sayıldığı ve bu nedenle kıymetli evrak hukukuna ilişkin kuralların uygulandığı kabul edilmektedir. (İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/285 E., 2026/301 K., 14.04.2026)
- Anonim şirket geçici pay senedi niteliğindeki ilmühaberlerin kıymetli evrak olarak haczinde İİK m.88 hükmünün uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2024/4543 E., 2024/8419 K., 10.10.2024; 12. Hukuk Dairesi, 2023/5033 E., 2024/1916 K., 28.02.2024; 12. Hukuk Dairesi, 2023/2683 E., 2024/512 K., 18.01.2024; 12. Hukuk Dairesi, 2023/1072 E., 2023/9122 K., 21.12.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Nama yazılı senet olduğunu ileri süren taraf, senedin adına yazılı olduğunu ve üzerinde menfi emre kaydının bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür; bu, senedin kendisi ile ispatlanır.
- Senedin emre yazılı olduğunu savunan karşı taraf, menfi emre kaydının bulunmadığını veya senedin kanunen emre yazılı bir kambiyo senedi olduğunu ileri sürerek bu savunmasını senedin metni ile ispatlar.
- Kambiyo senedi niteliğinde bir senet bakımından, adın yazılı olmasının tek başına nama yazılılık doğurmadığı, bu nedenle senedin metninin incelenmesi gerektiği hususu belgeye dayanır.
- Senedin yazılı metni dışındaki bir beyan (örneğin sonradan yapılan açıklama) ile menfi emre kaydının sonradan eklenmiş olduğu iddiası, ancak yazılı delille ispatlanabilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.655: Nama yazılı senedin devrini düzenler; m.654'te tanımlanan senedin devri alacağın devri ve teslim yoluyla gerçekleşir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.656: Eksik nama yazılı senet ve borçlunun hamile ödemesi hâlini düzenler; bu bir senedin nama yazılı olarak düzenlenmesinin özel bir biçimidir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.658: Hamile yazılı senedi tanımlar; m.654 ile ayrımın belirlenmesinde karşılaştırma ölçütü sağlar.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.650: İradi tür değiştirme hâlini düzenler; nama yazılı senedin hamiline yazılıya dönüşümü bu madde kapsamındadır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.690: Vadeden sonra veya protesto süresi geçtikten sonra yapılan cironun alacağın devri hükümlerini doğurması nedeniyle kanuni tür değiştirmeyi düzenler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.490: Nama yazılı payların devrini düzenler; m.654 kapsamındaki nama yazılı pay senetlerinin devri bu hükme tabidir.
TTK m.655 — Kural olarak
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 655. maddesi, bono ve diğer kambiyo senetlerinde borçlunun ödemeyi kime yapması gerektiğini ve bu kişiye yapılan ödemenin borcu sona erdirip erdirmeyeceğini düzenler. Hükmün konusu, senet hamilinin kim olduğunun borçlu tarafından doğru tespitidir. Madde, borçlunun ödeme yaparken gösterdiği özenin ve bu özenin yetersiz kalmasının sonuçlarını kapsar. Kambiyo senedinin şekli, düzenlenmesi ve geçerliliği ile senedin devri hükümleri bu maddede düzenlenmez. Senetteki sahte imza ve sahtecilik iddiasının incelenmesi, ticari defter kayıtlarının delil değeri ve ispat yükünün genel kuralları da bu maddenin kapsamı dışındadır; bunlar ilgili kanun hükümlerinde ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yer alır.
Kural olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Senedin hamili
- Senedi elinde bulunduran ve senette adı yazılı olan ya da devir yoluyla hak kazanmış kişidir. Hamil olmak tek başına yeterli değildir; senetteki hak sahipliği ayrıca gösterilmelidir.
- Hukuki halef
- Senet hakkını genel veya özel bir hukuki sebeple, örneğin miras veya birleşme yoluyla devralan kişidir. Bu sıfat, borçlunun ödeme anında senet üzerinde gösterilebilen bir hak zinciri ile ispat edilmelidir.
- Gerçek sahip
- Senet üzerindeki hakkın asıl sahibi olan kişidir. Ödeme, hamil sıfatı taşıyan ama gerçek sahip olmayan kişiye yapılmış olsa bile, gerçek sahip ödemenin kendisine karşı geçersiz olduğunu ileri sürebilir.
- Ödeme özeni
- Borçlunun ödeme yapmadan önce hamilin yetkisini araştırması gereken ölçüdür. Bu ölçü, senedin görünüşüne ve hamilin sıfatına göre belirlenir ve borçlunun iyi niyetini değerlendirmede kullanılır.
Kural olarak: hangi şartlar aranır?
- Borçlunun ödeme yapacağı kişinin senedin hamili olduğu ya da senette adının yazılı bulunduğu tespit edilmelidir.
- Ödemeyi alan kişi hamil değilse, hukuki halefliğini ödeme anında ispat etmelidir.
- Ödemenin yapılacağı kişinin hak sahipliği ispat edilmemişse, borçlu bu durumda ödeme yapmakla yükümlü tutulmaz.
- Borçlu, hak sahipliği ispat edilmediği halde ödeme yapmışsa, gerçek sahibin ispatı ile karşılaşacağını bilmelidir.
- Gerçek sahibin ödemeye itiraz etmesi için, onun senedin asıl sahibi olduğunu ispat etmesi gerekir.
Kural olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Borçlu, senedin hamili veya senette adı yazılı olan kişilere ödeme yapmakla yükümlüdür.
- Hak sahipliği ispat edilmeden yapılan ödeme, borçlunun borcunu kendiliğinden sona erdirmez.
- Ödemeyi yapan borçlu, gerçek sahibin hak iddiasıyla karşılaşırsa, bu kişiye karşı borcundan kurtulmuş olmadığını kabul etmek zorundadır.
- Gerçek sahibin ödemenin kendisine karşı geçersiz olduğunu ileri sürmesi mümkündür; bu durumda borçlu tekrar ödeme yapmak zorunda kalabilir.
- Hükmün sonucu, borçlunun ödemeden önce hamil sıfatını araştırıp araştırmadığına bağlıdır.
Hamil veya hukuki halef ile hamil olmayan ödeme alan arasındaki fark nedir?
Senedin hamili ya da senette adı yazılı olan kişi, ödemeyi alma hakkına sahiptir.
Senette adı yazılı olmayan ve hukuki halefliğini de ispat edemeyen kişi, ödeme almaya yetkili değildir.
Yetkisiz kişiye yapılan ödeme, borçlunun borcunu ortadan kaldırmaz ve borçlu gerçek sahibe karşı yeniden ödemekle yükümlü kalabilir.
Ödeme anında ispat ile ispat edilmeden yapılan ödeme arasındaki fark nedir?
Hak sahipliği ödeme öncesinde borçlu tarafından yeterince kontrol edilmiş ve ispat edilmiştir.
Hak sahipliği ispat edilmeden ödeme yapılmıştır.
İlk durumda borçlu borcundan kurtulur. İkinci durumda gerçek sahip bir üçüncü kişi olarak ortaya çıkarsa, borçlu ona karşı borcundan kurtulmuş olmaz.
Kural olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Senedi elinde bulunduran kişiye yapılan her ödemenin borcu sona erdireceğini varsaymak; ödeme alan kişinin hak sahipliği ayrıca ispat edilmelidir.
- Hukuki halefliği ödeme anında belgelemeden ödeme yapmak; halefliğin sonradan ispatı ödemenin geçerliliğini kurtarmaz.
- Gerçek sahibin ödemeye itirazını ödemenin tamamen hükümsüz olduğu anlamına gelmek; madde gerçek sahibe karşı borcun sona ermediğini düzenler, her durumda ödemeyi batıl saymaz.
- Gerçek sahibin hak iddiasını dikkate almadan ödemeyi kesinleşmiş saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kararlarda, ödeme yapan borçlunun ödemeden önce alacaklının hamil sıfatını ve hak sahipliğini inceleme yükümlülüğü bulunduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/26 E., 2022/708 K., 06.10.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Borçlunun ödemesinin geçerli olduğunu ileri süren borçlu, ödemeyi alan kişinin hamil ya da hukuki halef olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Hak sahipliğinin ispatında senedin kendisi, senet üzerindeki ciro zinciri ve hukuki halefliği gösteren belgeler kullanılabilir.
- Gerçek sahip olduğunu ileri süren kişi, senedin asıl sahibi olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Ödemenin hak sahibine yapılmadığı iddiası ileri sürüldüğünde, ödemeyi yapan borçlu, ödemeyi alan kişinin yetkisini gösteren belgeleri sunmakla karşılaşır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.655: Maddenin kendi fıkraları, borçlunun ödemesinin etkisini ve gerçek sahibe karşı sonucunu düzenler.
TTK m.656 — Eksik nama yazılı senetler
TTK m.656, nama yazılı senette borçlunun, alacaklı sıfatının ispatı aranmaksızın hamile iyiniyetle yapacağı ödemeyle borcundan kurtulmasını düzenler; bu bağlamda borçlunun hamile ödeme yükümlülüğü bulunmadığını ve 785. maddenin ikinci fıkrasının saklı kaldığını belirtir. Hükmün uygulanacağı kişiler, nama yazılı senedin borçlusu ile senedi elinde bulunduran hamildir. Maddede nama yazılı senedin tanımı ve menfi emre kayıtlarının unsurları yer almaz (m.654 ve m.657 ilgilidir). Senet hamiline yazılı olduğunda ya da kambiyo senedi niteliği taşımadığında uygulanacak iptal usulü, zayi ve iptal rejimi ile senetteki def'ilerin ileri sürülmesi konuları bu maddede düzenlenmemiştir (m.661-666, m.687). Eksik nama yazılı senetlerin düzenlenmesi m.658 ile bağlantılıdır ve maddenin kapsamı dışındadır.
Eksik nama yazılı senetler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Nama yazılı senet
- Belli bir kişinin adına yazılı olup, emrine kaydını içermeyen ve kanunen emre yazılı sayılmayan kıymetli evraktır (m.654). Hamiline yazılı senetten ayrılır; bu nitelik senedin metninden anlaşılır.
- Hamil
- Senedi elinde bulunduran ve senet üzerindeki hakkı kendi adına ileri süren kişidir. Hamil sıfatı, senedin düzenli ciro zinciriyle ya da hamiline yazılılık gibi bir nedenle kazanılır; bu maddede hamilin iyiniyetli olması aranır.
- İyiniyet (ödemede)
- Borçlunun, ödeme yaptığı kişinin gerçek alacaklı olmadığını bilmeden ve bilmesi gerekmeden hareket etmesidir. Borçlu, hamilin alacaklı sıfatını araştırmakla yükümlü değildir; yalnızca iyiniyetle ödemesi yeterlidir.
- Alacaklı sıfatının ispatı
- Ödemeyi alan kişinin senedin gerçek hak sahibi olduğunun ispat edilmesidir. Nama yazılı senette borçlu bu ispatı aramasa da ödemesi geçerli kalır.
- Hamile ödeme yükümlülüğü
- Borçlunun senedi hamile ödemekle zorunlu olmaması, yani ödemeyi reddetme hakkının bulunmasıdır. Borçlu isterse ödemeden kaçınabilir; bu hal borcun ifa edilmemiş sayılmasına yol açar.
- Menfi emre kaydı
- Senedin emre yazılı olmadığını gösteren ibarelerdir (örn. emre değildir, ciro edilemez). Nama yazılılığın unsurlarından biri olan bu kayıt, bu maddede tanımlanmadığı için yalnızca bağlam olarak anlaşılmalıdır.
Eksik nama yazılı senetler: hangi şartlar aranır?
- Senedin nama yazılı senet olması gerekir; hamiline yazılı veya emre yazılı senet niteliğindeki senet bakımından bu madde uygulanmaz.
- Ödeme, senedin nama yazılı olduğu kabul edilen senette, senet metninde adı yazılı kişiye değil, senedi elinde bulunduran hamile yapılmalıdır.
- Borçlunun ödeme anında iyiniyetli olması gerekir; ödeme, alacaklı sıfatı ispatlanmadan yapılmış olsa da iyiniyetle yapılmış olmalıdır.
- Ödeme, senetle ilgili borçlunun ödemeyi yapacağı hamile karşı yapılmış olmalıdır; hamilin alacaklı sıfatı ispat edilmek zorunda değildir.
- Senedin 785. maddenin ikinci fıkrası kapsamında olmaması gerekir; bu fıkra saklı tutulan hal olarak ödemenin bu koşulla sınırlandığını gösterir.
- Borçlunun hamile ödeme yükümlülüğü bulunmadığından, ödeme yapılmamışsa hamilin borçludan ödeme talep etme hakkı bu maddeye dayanarak doğmaz.
Eksik nama yazılı senetler: hangi sonuçları doğurur?
- Borçlu, alacaklı sıfatının ispatı aranmaksızın hamile iyiniyetle yaptığı ödemeyle senet borcundan kurtulur.
- Borçlu, hamile ödeme yapmakla yükümlü değildir; ödemeden kaçınabilir.
- Borçlu iyiniyetli olmadığı durumda, yani hamilin gerçek hak sahibi olmadığını bildiği ya da bilmesi gerektiği halde ödeme yaparsa, bu maddenin sağladığı koruma geçerli olmaz ve ödeme borcu sona erdirmez.
- 785. maddenin ikinci fıkrası hükmü saklı tutulmuştur; bu fıkra kapsamındaki durumda borçlunun ödeme koruması sınırlanır.
- Ödemeden kaçınan borçlu, senedin hamiline karşı defilerini bu maddeye dayanarak sınırsız biçimde ileri süremez; defi ilişkisi ayrı değerlendirilir (m.687).
Borçlunun ödemeyi yapması ile yapmaması arasındaki fark nedir?
Borçlu hamile iyiniyetle ödeme yaparsa, alacaklı sıfatının ispatı istenmeksizin borçtan kurtulur.
Borçlu ödemede bulunmazsa hamil ödeme için dava açabilir; borçlu bu hükme dayanarak ödemeyi reddedemez.
İyiniyetli ödeme borcu sona erdirir; ödeme yapılmadığında borçlu, hamile karşı bu maddeye dayanarak ödeme yükümlülüğünden kaçınabilir.
Nama yazılı senet ile hamiline yazılı senet arasındaki fark nedir?
Nama yazılı senette ödeme, senedin adına yazıldığı kişiye değil, elinde bulunan hamile yapılır ve bu maddenin korumasından yararlanılır.
Hamiline yazılı senette tüm hamil zaten hak sahibi sayıldığından, hamile ödeme için bu maddeye gerek kalmaz.
Nama yazılı senette borçlunun iyiniyetli ödemesi koruma sağlar; hamiline yazılı senette ise ödeme riski ayrı hükümlere bağlıdır.
Ödeme koruması ile 785. madde kapsamındaki hal arasındaki fark nedir?
Genel halde iyiniyetli ödeme borçtan kurtarır.
785. maddenin ikinci fıkrası kapsamındaki hallerde bu koruma geçerli değildir (saklı tutma).
İkinci fıkra kapsamındaki haller için borçlunun iyiniyeti yeterli olmaz; koruma sınırlanır.
Eksik nama yazılı senetler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Nama yazılı senedin, adına yazılı kişi dışındaki hamile ödeme yapılınca borçlunun her durumda korunacağını düşünmek; koruma yalnızca iyiniyetli ödemeye bağlıdır.
- Borçlunun hamile ödeme yükümlülüğü olduğunu varsaymak; madde bu yükümlülüğü açıkça kaldırmıştır.
- 785. maddenin ikinci fıkrasının saklı kalmasını gözden kaçırmak ve koruma kapsamını genel hükümle belirlemek.
- Nama yazılı senet ile emre yazılı senedi karıştırmak; m.656 yalnızca nama yazılı senet için uygulanır.
- Ödeme yapılmadan önce hamilin alacaklı sıfatını araştırma yükümlülüğünün borçluya ait olduğunu sanmak; madde bu araştırmayı borçlu bakımından aramaz.
Nasıl ispat edilir?
- Borçlunun iyiniyetli ödeme yaptığını ispat yükü, ödemeyi sağlamak isteyen borçludadır; iyiniyet, ödeme anındaki bilgi durumuna göre değerlendirilir.
- Ödemenin hamile yapıldığı, senedin nama yazılı olduğu ve senedin ödeme tarihinde borçlu tarafından ödenen tutarı gösterdiği, senet aslı ve makbuzla ispatlanır.
- Hamil, borçlunun bilerek veya kötüniyetle ödeme yaptığını ileri sürüyorsa, bu iddiayı kendisi ispat etmek zorundadır; borçlunun kötüniyeti karşı tarafın delil yükünü değiştirmez.
- Borçlu ödemeden kaçındığını savunuyorsa, bu savunmanın dayanağı olan senet niteliği ve iyiniyet yokluğu, ödemeyi reddeden tarafça belirlenir ve ileri sürülür.
- Alacaklı sıfatının ispatı aranmadığı için, hamilin sıfatını kanıtlama zorunluluğu bu maddeye dayanarak kalkmış değildir; borçlunun iyiniyetinin ispatı ile hamilin sıfatı birbirinden ayrı değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.654: Nama yazılı senedin tanımını verir; m.656 uygulamasının konusu olan senet türünü belirler.
- 6102 sayılı Kanun m.657: Namaya yazılı kambiyo senetlerinin emre yazılı senet kurallarına tabi olup olmayacağını belirler; m.656 uygulanmadan önce senet türü bu maddeyle tespit edilir.
- 6102 sayılı Kanun m.658: Hamiline yazılı senet ve eksik nama yazılı senet ayrımını düzenler; m.656'nın hangi senetlerde uygulanacağını sınırlar.
- 6102 sayılı Kanun m.785: İkinci fıkrası m.656'da saklı tutulmuştur; bu fıkra kapsamında borçlunun ödeme korumasının sınırlandığı hal burada aranır.
- 6102 sayılı Kanun m.687: Senetten doğan defilerin kimlere karşı ileri sürülebileceğini düzenler; ödemeden kaçınan borçlunun defileri bu hükümle belirlenir.
TTK m.657 — İptal kararı
TTK m.657, nama yazılı senetlerin iptalinin esasını düzenler: nama yazılı senetlerin, aksine özel hüküm yoksa hamile yazılı senetlere ilişkin iptal hükümlerine göre iptal edileceğini belirtir ve borçlunun iptal için daha basit bir usul öngörme ve senet ibraz edilmeksizin ödeme yapma seçeneğini saklı tuttuğunu düzenler. Hüküm, nama yazılı senedin zayi olması veya elde bulunmaması halinde ilgili kişinin başvurabileceği iptal rejiminin çerçevesini çizer. Madde, senedin iptal usulünün ayrıntılarını (ilan, süre, iptal kararının içeriği) düzenlemez; bunlar hamile yazılı senetlere ilişkin iptal hükümlerinde (m.661 vd.) yer alır. Maddenin ödeme ve ibrazsız ödeme hükmü, borcun ödenmesine ilişkin genel kurallarla birlikte okunur; iptal kararının sonuçları ve masrafı gibi konular da bu maddede değil, ilgili iptal hükümlerinde yer alır.
İptal kararı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Nama yazılı senet
- Lehdarı adıyla belirlenmiş ve devri ancak ayrı bir devir işlemiyle mümkün olan senettir. Bu madde bakımından iptal rejimine tabi olan senet türüdür.
- Hamile yazılı senet
- Senedi elinde bulunduran kişiye ödeme yapılmasını öngören senettir. Nama yazılı senetlerin iptali, bu senetlere ilişkin iptal hükümlerine göre yapılır.
- Senedin iptali
- Senedin zayi olması ya da elde bulunmaması hâlinde, mahkeme kararıyla senedin hükümsüz kılınması işlemidir. Maddede iptal kararı, ilan ve ibraz kavramlarıyla birlikte geçer.
- İbrazsız ödeme
- Borçlunun senedi ibraz ettirmeden ve iptal kararı beklemeden alacaklıya ödeme yapmasıdır. Alacaklının senedin iptalini ve borcun ödendiğini gösteren resmi veya usulen onaylanmış bir belge vermesi şartına bağlıdır.
- Resmen düzenlenmiş veya usulen onaylanmış belge
- Senedin iptalini ve borcun ödendiğini gösteren, noter gibi resmi makamca düzenlenmiş ya da usulen onaylanmış belgedir. İbrazsız ödemenin koşulu olan ispat aracıdır.
İptal kararı: hangi şartlar aranır?
- Senedin nama yazılı olması gerekir; aksine özel hüküm bulunmamalıdır.
- Senedin iptali talep edilmiş olmalı ve iptal, hamile yazılı senetlere ilişkin hükümlere göre yürütülmelidir.
- Borçlunun iptal için daha basit bir usul öngörmesi hâlinde, senedin iptali bu usule göre gerçekleşir; ilanların sayısı azaltılabilir veya süreler kısaltılabilir.
- İbrazsız ödeme için alacaklının senedin iptalini ve borcun ödendiğini gösteren resmen düzenlenmiş veya usulen onaylanmış bir belge vermesi gerekir.
- İbrazsız ödeme için senedin ibraz edilmemesi ve iptaline karar verilmemiş olması yeterlidir; bu hâlde ödeme yine geçerli kabul edilir.
İptal kararı: hangi sonuçları doğurur?
- Nama yazılı senet, aksine özel hüküm yoksa hamile yazılı senetlere ilişkin hükümlere göre iptal olunur.
- Borçlu senette daha basit bir iptal usulü öngörmüşse, iptal bu usule göre yapılır.
- Alacaklı senedin iptalini ve borcun ödendiğini gösteren resmen düzenlenmiş veya usulen onaylanmış belge verdiğinde ve borçlu bu ödemeyi senette saklı tutmuşsa, borçlu senet ibraz edilmeksizin ve iptal kararı verilmeksizin ödeme yapabilir.
- Senette ibrazsız ödeme hakkı saklı tutulmamışsa veya alacaklı gerekli belgeyi vermemişse, borçlu bu yolla ödeme yapamaz ve ödeme riski kendisine aittir.
- Ödeme ibrazsız yapılmış ve belge verilmişse, borç sona erer; senet sonradan bir kişinin eline geçse bile bu ödeme geçerliliğini korur.
Aksine özel hüküm ile genel iptal rejimi arasındaki fark nedir?
Kanunda veya senedin niteliğinde nama yazılı senet için özel bir iptal düzenlemesi bulunduğu hâl.
Böyle bir özel hüküm bulunmadığında nama yazılı senet hamile yazılı senet hükümlerine göre iptal edilir.
Özel hüküm varsa o uygulanır; yoksa hamile yazılı senet iptal rejimi geçerlidir.
Borçlunun basit usulü ile genel usul arasındaki fark nedir?
Borçlunun senette ilanların sayısını azaltmak veya süreleri kısaltmak suretiyle daha basit bir iptal usulü öngürmesi.
Senette böyle bir düzenleme yoksa iptal, hamile yazılı senetlere ilişkin genel usule göre yapılır.
Senette öngörülen basit usul geçerlidir; ilan sayısı ve süre kısaltılabilir.
İbrazlı ödeme ile ibrazsız ödeme arasındaki fark nedir?
Senedin ibraz edilerek veya iptal kararı alınarak yapılan ödeme.
Alacaklının iptal ve ödeme belgesi vermesi üzerine senet ibraz edilmeksizin ve iptal kararı olmaksızın yapılan ödeme.
İbrazsız ödeme yalnızca resmen düzenlenmiş veya usulen onaylanmış belge verilmesi ve senette bu hakkın saklı tutulması hâlinde geçerlidir; aksi hâlde borçlu ödemeyle yükümlü kalabilir.
İptal kararı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Nama yazılı senetlerin iptalini hamile yazılı senetlerden tamamen ayrı bir rejim gibi ele almak; m.657/1 atfının genel iptal hükümlerini getirdiğini gözden kaçırmak.
- Borçlunun basit usul öngörme yetkisini, senette açıkça düzenlenmemiş olsa da kendiliğinden kullanabileceğini sanmak.
- İbrazsız ödeme hakkını, resmen düzenlenmiş veya usulen onaylanmış belge verilmeden ve senette saklı tutulmadan uygulanabilir saymak.
- İbrazsız ödeme yapılmasına rağmen senedin sonradan iyiniyetli üçüncü kişiye geçmesi hâlinde borçlunun yeniden ödemekle yükümlü olacağını varsaymak; ödeme geçerliliğini korur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, nama yazılı senetlerin iptalinde m.657/1 atfıyla m.661 ve devamındaki hamile yazılı senet hükümlerinin uygulanacağını kabul etmektedir. (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/976 E., 2023/724 K., 10.08.2023; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/221 E., 2024/953 K., 26.12.2024; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/504 E., 2023/620 K., 17.07.2023; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/636 E., 2023/569 K., 04.07.2023)
- Uygulamada iptal davalarında, kaybedilen senedin ve kaybın sebebinin açıklanması, senedin üçüncü kişilerin eline geçme ihtimalinin gösterilmesi istenmektedir. (İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/504 E., 2023/620 K., 17.07.2023; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/636 E., 2023/569 K., 04.07.2023)
- İptal kararının masrafının davacı tarafından karşılanacağı kabul edilmektedir. (İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/50 E., 2022/877 K., 17.10.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Senedin iptalini isteyen kişi, senedin nama yazılı olduğunu ve zayi olduğunu ya da elinde bulunmadığını ispat yükü altındadır. (İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/504 E., 2023/620 K., 17.07.2023; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/636 E., 2023/569 K., 04.07.2023)
- Senedin varlığı ve niteliği, senet metni, nüshası veya ilmühaber gibi belgelerle ispatlanır.
- Borçlunun ibrazsız ödeme yaptığını ileri sürmesi hâlinde, alacaklının verdiği resmen düzenlenmiş veya usulen onaylanmış belgenin varlığını ve içeriğini ispat yükü borçludadır.
- Senette ibrazsız ödeme hakkının saklı tutulduğu iddiası, senet metni ile ispatlanır; bu kayıt bulunmazsa borçlu ibrazsız ödemeye dayanamaz.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.661: Hamile yazılı senetlerin iptaline ilişkin hükümlerdir; m.657/1 atfı ile nama yazılı senetlere de uygulanır.
- 6102 m.35: Ödemeye ve senet ibrazına ilişkin genel kurallar ile senet hukukunun temel ilkelerini içerir; ibrazsız ödemenin çerçevesini tamamlar.
Konuda geçen kararlar
52 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2023/693 E., 2024/444 K., 18.09.2024İlgili madde: m.645
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/342 E., 2024/82 K., 07.02.2024İlgili madde: m.647
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/295 E., 2023/704 K., 05.07.2023İlgili madde: m.647
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/2738 E., 2021/1513 K., 30.11.2021İlgili madde: m.652, m.653
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/3090 E., 2021/1460 K., 18.11.2021İlgili madde: m.645
- 12. Hukuk Dairesi, 2024/4543 E., 2024/8419 K., 10.10.2024İlgili madde: m.654
- 12. Hukuk Dairesi, 2023/5033 E., 2024/1916 K., 28.02.2024İlgili madde: m.654
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/5070 E., 2024/1494 K., 27.02.2024İlgili madde: m.649
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/4698 E., 2024/1327 K., 21.02.2024İlgili madde: m.647
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/4823 E., 2024/1339 K., 21.02.2024İlgili madde: m.648
Diğer 42 karar
- 12. Hukuk Dairesi, 2023/2683 E., 2024/512 K., 18.01.2024İlgili madde: m.654
- 12. Hukuk Dairesi, 2023/1072 E., 2023/9122 K., 21.12.2023İlgili madde: m.654
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/6369 E., 2023/1322 K., 06.03.2023İlgili madde: m.646
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/5803 E., 2023/698 K., 08.02.2023İlgili madde: m.646
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/420 E., 2026/332 K., 20.05.2026İlgili madde: m.652
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/456 E., 2026/346 K., 08.05.2026İlgili madde: m.652
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/498 E., 2026/910 K., 16.04.2026İlgili madde: m.651
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/285 E., 2026/301 K., 14.04.2026İlgili madde: m.645, m.654
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/620 E., 2026/141 K., 17.02.2026İlgili madde: m.653
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/985 E., 2025/818 K., 03.11.2025İlgili madde: m.650
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/763 E., 2025/673 K., 15.10.2025İlgili madde: m.651
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/1613 E., 2025/1570 K., 02.10.2025İlgili madde: m.651, m.652
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1203 E., 2025/1375 K., 25.08.2025İlgili madde: m.651
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/595 E., 2025/498 K., 22.08.2025İlgili madde: m.653
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/508 E., 2025/572 K., 02.07.2025İlgili madde: m.650
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/390 E., 2025/691 K., 19.06.2025İlgili madde: m.647
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/495 E., 2025/488 K., 13.06.2025İlgili madde: m.650
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2022/1054 E., 2025/809 K., 22.05.2025İlgili madde: m.652
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/753 E., 2025/393 K., 02.05.2025İlgili madde: m.650
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/315 E., 2025/330 K., 17.04.2025İlgili madde: m.650
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/108 E., 2025/110 K., 12.02.2025İlgili madde: m.653
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/221 E., 2024/953 K., 26.12.2024İlgili madde: m.657
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/444 E., 2024/1482 K., 17.10.2024İlgili madde: m.647
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/517 E., 2024/542 K., 03.09.2024İlgili madde: m.653
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/667 E., 2024/457 K., 23.08.2024İlgili madde: m.651
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/305 E., 2024/287 K., 16.04.2024İlgili madde: m.651
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/811 E., 2023/587 K., 21.09.2023İlgili madde: m.650, m.652
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/976 E., 2023/724 K., 10.08.2023İlgili madde: m.657
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/504 E., 2023/620 K., 17.07.2023İlgili madde: m.657
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/636 E., 2023/569 K., 04.07.2023İlgili madde: m.657
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/1119 E., 2023/621 K., 09.06.2023İlgili madde: m.653
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/501 E., 2023/483 K., 23.03.2023İlgili madde: m.645
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/50 E., 2022/877 K., 17.10.2022İlgili madde: m.657
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/26 E., 2022/708 K., 06.10.2022İlgili madde: m.655
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/910 E., 2022/64 K., 25.01.2022İlgili madde: m.646
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2021/1086 E., 2021/1216 K., 29.12.2021İlgili madde: m.645
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/667 E., 2021/772 K., 22.10.2021İlgili madde: m.657
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2018/629 E., 2021/31 K., 14.01.2021İlgili madde: m.646
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/288 E., 2019/890 K., 19.11.2019İlgili madde: m.649
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2019/1512 E., 2019/1112 K., 12.09.2019İlgili madde: m.647, m.654
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, 2018/2961 E., 2019/639 K., 28.02.2019İlgili madde: m.645
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/624 E., 2018/331 K., 17.05.2018İlgili madde: m.646
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 10. Kıymetli Evrak-1 bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış