TTK › Kıymetli evrak › Kambiyo senetleri › Çek › Ödeme ve ödememe

Ödeme, ödeme için ibraz ve çekten cayma

TTK m.794–802Ticaret Hukuku

Kısaca

TTK m.794, çekte yazılı bedelin ödenmesinin aval yoluyla kısmen veya tamamen teminat altına alınmasını ve bu teminatı verebilecek kişileri düzenler. TTK m.795, çekin ödeme zamanını ve buna ilişkin kayıtların geçerliliğini düzenler. TTK m.796, çekin muhataba ibraz edilmesi için tanınan sürelerin uzunluğunu ve bu sürelerin başlangıcını düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.794–802 hükümlerini kapsar.

TTK m.794 — Aval

Madde, çekte yazılı bedelin ödenmesinin aval yoluyla kısmen veya tamamen teminat altına alınmasını ve bu teminatı verebilecek kişileri düzenler. Aval veren kişinin kimler olabileceği, muhatabın bu teminatı veremeyeceği ve çek üzerinde imzası bulunan kişilerin de aval verebileceği bu maddede belirlenir. Avalin şekli, avalist ile avalat arasındaki sorumluluk ilişkisi, avalin geçerliliği ve avalistin defileri bu maddenin konusu değildir. Avalin şekli ve ön yüzdeki imzanın aval sayılması (TTK m.701) ile avalistin sorumluluğu ve avalat ile ilişkisi (TTK m.702) başka maddelerde düzenlenmiştir. Çekte ödeme, ibraz ve karşılıksızlık hâlleri ile müracaat hakkı da bu maddenin dışında kalır. Aval dışındaki kişisel teminatlar (kefalet gibi) da bu maddenin kapsamına girmez.

Aval: hangi kavramlar bilinmeli?

Aval
Çekte yazılı bedelin tamamının veya bir kısmının ödenmesi için verilen, kambiyo senetlerine özgü bir teminat taahhüdüdür. Aval senet üzerinde yapılır ve kambiyo hukukuna tabidir.
Avalist
Aval veren kişidir. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca muhatap hariç olmak üzere üçüncü kişiler veya çekte imzası bulunan kişiler avalist olabilir.
Avalat
Lehine aval verilen kişidir. Avalistin sorumluluğu, avalatın konumuna göre belirlenir.
Teminat altına alma
Çekteki bedelin ödenmesinin güvence altına alınması anlamına gelir. Aval, bedelin tamamını veya bir kısmını kapsayabilir; kapsamı taahhüt metninden belirlenir.

Aval: hangi şartlar aranır?

  • Teminat verilecek borcun çekte yazılı bedelin ödenmesi olması gerekir; aval bu bedelin tamamı veya kısmı için verilebilir.
  • Avalı veren kişinin muhatap olmaması gerekir; muhatap bu teminatı veremez.
  • Avalı veren kişi üçüncü bir kişi olabileceği gibi çekte imzası bulunan bir kişi de olabilir.
  • Aval, çek üzerinde yapılmalı ve avalist tarafından imzalanmış olmalıdır; bu şekil koşulu TTK m.701 ile belirlenir.

Aval: hangi sonuçları doğurur?

  • Çekte yazılı bedelin tamamı veya bir kısmı aval ile teminat altına alınabilir.
  • Muhatap avalist olamaz; muhatabın verdiği teminat bu maddenin kapsamı dışındadır.
  • Çekte imzası bulunan bir kişi, o imzası dolayısıyla sorumluluğunun ötesinde aval verebilir.
  • Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur (TTK m.702/1).

Aval veren üçüncü kişi ile çek üzerinde imzası bulunan kişi arasındaki fark nedir?

Senette imzası bulunmayan üçüncü bir kişinin avali, kural olarak bağımsız bir teminat sözleşmesi biçiminde verilir ve aval şerhi ile yapılır.

Çekte imzası bulunan bir kişinin (ciranta, düzenleyen vb.) avali ise o kişinin mevcut sorumluluğuna ek olarak verilen bir taahhüttür.

Her iki durumda da avalist hamile karşı müteselsil sorumludur; muhatabın avali ise bu maddenin kapsamı dışındadır, çünkü muhatap ancak madde hükmünün dışında tutulmuştur.

Aval: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Muhatabın da aval verebileceğini sanmak; oysa madde muhatabı açıkça dışarıda bırakır.
  • Çekte imzası bulunmayan üçüncü kişinin avalini kefalet hükümlerine göre değerlendirmek; aval kambiyo teminatıdır ve kefalet şekli aranmaz.
  • Avalin yalnızca bedelin tamamı için verilebileceğini sanmak; madde kısmi teminatı da açıkça kabul eder.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Aval, kefaletten ayrı bir kambiyo teminatı olarak kabul edilmektedir ve bono üzerinde kefil yazılmış olması avalı kefalete dönüştürmez. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2017/3352 E., 2019/2593 K., 22.11.2019)
  • Avalin geçerliliği için yazının el yazısı ile yazılmış ve imzalanmış olması, aval şekil şartlarının sağlandığının kabulünde esas alınmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2017/3352 E., 2019/2593 K., 22.11.2019)

Nasıl ispat edilir?

  • Aval verildiğini iddia eden taraf, avalin çek üzerinde yapıldığını ve avalistin imzasını taşıdığını ispatla yükümlüdür; bu, çekin aslı ile kanıtlanır.
  • Muhatabın aval vermiş olduğunu ileri süren taraf, muhatabın bu maddeye göre aval veremeyeceğini gözeterek ilgili hükmü dayanak yapar.
  • Avalistin ehliyetsizlik, sahtelik veya yetkisiz temsil gibi nispi defileri ileri sürmesi hâlinde ispat yükü avalisttedir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

TTK m.795 — Muacceliyet

Madde, çekin ödeme zamanını ve buna ilişkin kayıtların geçerliliğini düzenler. Çekin görüldüğünde ödenmesi gerektiğini ve bu ilkeye aykırı kayıtların yazılmamış sayılacağını belirtir. Ayrıca düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin ne zaman ödeneceğini gösterir. Maddenin kapsamı çekin ödenmesiyle sınırlıdır; çekin düzenlenmesi, şekli unsurları, karşılıksızlık ve bunun sonuçları, ciro ve zamanaşımı bu maddede düzenlenmez (çekin şekli ve unsurları için 6102 sayılı Kanun m.780 ve devamı; ibraz ve ödeme süreleri ile karşılıksız işlemleri için ilgili çek hükümleri; zamanaşımı için 6102 sayılı Kanun m.808 ve devamı). Madde, çekin muhatabı, keşideci ve hamili bakımından uygulanır.

Muacceliyet: hangi kavramlar bilinmeli?

Görüldüğünde ödeme
Çekin muhatap tarafından, kendisine ibraz edildiği anda ödenmesi gerektiğini ifade eden ilke. Vadeli ödeme kaydı bu ilkenin istisnası değildir, geçersiz sayılır.
Yazılmamış hükmünde kayıt
Görüldüğünde ödeme ilkesine aykırı olarak çeke konulan her türlü kaydın, çekin geçerliliğini etkilemeden, hiç yazılmamış sayılmasıdır. Kaydın sadece kendisi geçersizdir; çekin kendisi bu nedenle geçersiz olmaz.
Düzenlenme günü
Çekin üzerinde keşideci tarafından yazılan düzenleme tarihidir. Madde bu tarihten önce ibraz edilen çekler bakımından ödeme zamanını belirler.

Muacceliyet: hangi şartlar aranır?

  • Ödeme talebinin bir çek bakımından yapılması ve çekin muhatabına ibraz edilmesi gerekir.
  • Çekin üzerinde görüldüğünde ödeme ilkesine aykırı bir kayıt bulunuyorsa, bu kaydın yazılmamış sayılacağı dikkate alınmalıdır.
  • Düzenlenme günü olarak gösterilen günden önce ibraz edilen çek bakımından ödeme zamanı, ibraz günü olarak kabul edilmelidir.

Muacceliyet: hangi sonuçları doğurur?

  • Çekin görüldüğünde ödenmesi gerekir ve ödeme zamanı ibraz anıdır.
  • Çeke görüldüğünde ödeme ilkesine aykırı herhangi bir kayıt konulursa, bu kayıt yazılmamış hükmündedir; çekin geçerliliği bu nedenle etkilenmez.
  • Düzenlenme günü olarak gösterilen günden önce ibraz edilen çek, ibraz gününde ödenir.
  • Madde emredici niteliktedir; aksi yönde sözleşme veya çek üzerindeki kayıtlar bağlayıcı değildir.

Görüldüğünde ödenen çek ile ileri tarihli çek arasındaki fark nedir?

Görüldüğünde ödenen çekte ödeme zamanı, ibraz anıdır ve bu anda ödeme yapılması gerekir.

Üzerinde ileri bir tarih yazılmış çek ise, kanun bu tarihi ödeme zamanı olarak kabul etmez ve çekin ibrazıyla ödenmesini öngörür.

İleri tarihli kayıt geçerli bir vade doğurmaz; çek ibraz edildiğinde ödenir.

Düzenlenme gününden sonra ibraz ile düzenlenme gününden önce ibraz arasındaki fark nedir?

Düzenlenme gününden sonra ibraz edilen çek, zaten görüldüğünde ödeme kuralına göre ödenir.

Düzenlenme gününden önce ibraz edilen çek için madde ayrıca ödeme zamanını ibraz gününe bağlar.

Önceden ibrazda ödeme düzenlenme gününe ertelenmez; ibraz gününde yapılır.

Muacceliyet: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • İleri tarihli çekin düzenleme tarihinde ödeneceğini varsaymak; madde ibraz gününü esas alır.
  • Yazılmamış sayılan kaydın çekin tamamını geçersiz saymak; yalnız kayıt etkisizdir, çek geçerliliğini korur.
  • Düzenleme gününden önce ibrazda ödemeyi ertelemek; madde ibraz gününde ödeme yapılmasını öngörür.
  • Maddeyi çekin vade ve zamanaşımı hükümleriyle karıştırmak; madde yalnız ödeme zamanını düzenler.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İleri tarihli çek uygulamasının ticari hayatta kabul gördüğü, ancak bu uygulamanın kanun gereği ödeme vadesi doğurmadığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/763 E., 2026/21 K., 15.01.2026)
  • Bankaların düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çeklerde mevcut uygulamayı sürdürdüğü, bu uygulamanın kanunda yer alan ibraz günü ödeme kuralına dayandığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1201 E., 2025/1652 K., 04.12.2025; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/726 E., 2023/444 K., 30.05.2023)
  • Düzenleme gününden önce ibraz edilen çekte ödeme zamanının ibraz günü olduğu, bu nedenle ibraz gününde kusur değerlendirmesi yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2017/6571 E., 2017/15468 K., 08.11.2017)

Nasıl ispat edilir?

  • Çekin ibrazına dayanarak ödeme talep eden hamil, çekin ibraz edildiğini ve ödemenin yapılmadığını ispatla yükümlüdür.
  • Çek üzerindeki ileri tarihli kaydın ödeme vadesi doğurmadığı iddiası, çekin üzerindeki kayıt ve ibraz tarihi belgeleriyle ispatlanır.
  • Muhatap banka veya keşideci, düzenleme gününden önce ibraz edilen çekte ödeme yapılmamasını haklı kılan bir sebep olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.780: Çekin şekil unsurlarını ve geçerlilik koşullarını düzenler; düzenleme tarihi ve diğer zorunlu kayıtlar bu maddeye göre belirlenir.

TTK m.796 — Genel olarak

Bu madde, çekin muhataba ibraz edilmesi için tanınan sürelerin uzunluğunu ve bu sürelerin başlangıcını düzenler. Düzenleme yeri ile ödeme yerinin aynı olup olmamasına, ayrıca düzenleme ile ödeme ülkelerinin farklı kıtalarda bulunup bulunmamasına göre farklı süreler öngörür. Kuralın uygulanması çekin hamili, muhatap banka ve çeki düzenleyen bakımından, çekle ilgili her ibraz işleminde geçerlidir. Madde, çekten cayma hakkını (m.799) düzenlemez. Ödenmeme halinde yapılacak karşılıksızlık tespitini ve protestoyu (m.808 vd.) düzenlemez. Ayrıca ibrazın hangi günde yapılacağını, tatil gününe denk gelen son günün nasıl uzatılacağını ve takas odasına ibrazı düzenlemez; bu konular TTK m.816 ve ilgili hükümlerle ilgilidir. Süresinde ibraz edilmemenin hamile, düzenleyene ve cirantalara etkisi de bu maddede değil, müracaat hakkına ilişkin ayrı düzenlemelerdedir.

Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?

İbraz süresi
Hamilin çeki muhataba ibraz edip ödeme istemesi için kanunun tanıdığı süredir. Bu süre içinde yapılmayan ibraz, müracaat hakkını etkiler.
Düzenlenme yeri
Çekin keşide edildiği yerdir. Çekte ayrıca belirtilmemişse, düzenleyenin adı ve imzasının yanında yazılı yer esas alınır.
Ödeme yeri
Çekin ödeneceği yerdir. Süre hesabında düzenleme yeri ile birlikte belirleyici ölçüttür.
Aynı kıta
Düzenleme yeri ile ödeme yerinin aynı kıtada bulunmasıdır. Akdeniz kıyısındaki Avrupa-Akdeniz ülkeleri arasındaki çekler, ikinci fıkranın son cümlesi uyarınca aynı kıtada sayılır.
Ayrı kıta
Düzenleme yeri ile ödeme yerinin farklı kıtalarda bulunmasıdır. Bu halde ikinci fıkrada öngörülen en uzun süre uygulanır.

Genel olarak: hangi şartlar aranır?

  • Çekin ödeneceği yerin, düzenlenme yeri ile aynı olup olmadığı belirlenmelidir; aynı yerde ödenecek çekte on günlük süre uygulanır.
  • Ödeme yeri düzenleme yerinden farklıysa ve ödeme ülkesi düzenleme ülkesinden başkaysa, düzenleme ve ödeme yerinin aynı kıtada olup olmadığı tespit edilmelidir; aynı kıtadaysa bir ay, ayrı kıtadaysa üç ay uygulanır.
  • Düzenleme ve ödeme yerinin Avrupa ile Akdeniz kıyısındaki ülkeler arasında olması halinde, ayrı kıtada bulunsalar bile aynı kıta sayılır ve bir ay uygulanır.
  • Aynı ülke içinde farklı yerde ödenecek çekte, düzenleme yeri ile ödeme yerinin farklı olması yeterlidir ve bir aylık süre uygulanır.
  • Süre, çekte yazılı düzenlenme tarihinin ertesi gününden başlamalıdır.
  • Çek, süre içinde muhataba ibraz edilmelidir; ibraz edilmemişse hamilin müracaat hakkı düşer.

Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?

  • Aynı yerde ödenecek çek on gün içinde ibraz edilmezse hamil, düzenleyen, ciranta ve avalistlere karşı müracaat hakkını kaybeder.
  • Başka yerde ödenecek çek bir ay içinde ibraz edilmezse müracaat hakkı düşer.
  • Ödeneceği ülkeden başka ülkede düzenlenen çek, aynı kıtada ise bir ay, ayrı kıtada ise üç ay içinde ibraz edilmezse müracaat hakkı düşer.
  • Akdeniz istisnası kapsamındaki çekte ayrı kıtada olsa bile bir ay içinde ibraz edilmezse müracaat hakkı düşer.
  • Süresinde ibraz edilmeyen çek nedeniyle müracaat hakkı düşse de hamil geriye sebepsiz zenginleşme davası veya temel ilişkiye dayalı alacak davası açabilir.
  • Bu süreler taraflarca değiştirilemez; sözleşme ile uzatılamaz veya kısaltılamaz. Yapılacak böyle bir kayıt geçersizdir.
  • Madde, süreleri yalnızca ibraz açısından düzenler; ödeme ve karşılıksızlık işlemlerini kendiliğinden doğurmaz.

Aynı yer ile başka yer arasındaki fark nedir?

Çekin düzenlendiği yerde ödenmesi: düzenleme ve ödeme yeri aynıdır.

Çekin düzenlendiği yerden başka yerde ödenmesi: düzenleme ve ödeme yeri farklıdır.

Aynı yerde ödenecek çekte on gün, başka yerde ödenecek çekte bir ay içinde ibraz edilmelidir.

Aynı kıta ile ayrı kıta (ödeme ülkesi farklı) arasındaki fark nedir?

Ödeneceği ülkeden başka ülkede düzenlenen ve düzenleme ile ödeme yeri aynı kıtada bulunan çek.

Ödeneceği ülkeden başka ülkede düzenlenen ve düzenleme ile ödeme yeri ayrı kıtalarda bulunan çek.

Aynı kıtada bir ay, ayrı kıtada üç ay içinde ibraz edilmelidir.

Akdeniz istisnası ile genel kıta kuralı arasındaki fark nedir?

Avrupa ülkesinde düzenlenip Akdeniz kıyısındaki bir ülkede ödenecek veya bunun tersi olan çek.

Ayrı kıtalarda düzenlenip ödenen diğer çekler.

Akdeniz istisnası kapsamındaki çek, ayrı kıtada olsa bile aynı kıtada sayılır ve bir ay içinde ibraz edilir.

Madde kapsamındaki çek ile vadeli görünen çek arasındaki fark nedir?

Düzenleme tarihi geçmiş ya da düzenleme tarihinde ibraz edilen çek.

İleri tarihli çek olarak düzenlenen çek.

Çekte vade bulunmadığından, ileri tarih yazılı olsa da ibraz süresi düzenleme tarihinden hesaplanır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/342 E., 2024/82 K., 07.02.2024)

Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Düzenleme tarihini ibraz süresinin ilk günü saymak; süre, düzenleme tarihinin ertesi gününden başlar.
  • Çekte vade bulunmadığı için ileri tarihli çekte ibraz süresinin keşide tarihinden değil, yazılı vade tarihinden başladığını kabul etmek.
  • Ödeme yeri ile düzenleme yeri aynı ülkede ise de farklı şehirlerde bulunuyorsa on gün uygulamak; bu durumda bir ay uygulanır.
  • Ayrı kıtalarda bulunan çeklerde üç ayı genel bir kural saymak; Avrupa-Akdeniz ülkeleri arasında Akdeniz istisnası vardır ve bir ay uygulanır.
  • Aynı kıtada bulunan iki ülke arasındaki çekte üç ay uygulamak; aynı kıtada düzenlenen ve ödenen çekte bir ay uygulanır.
  • Süreyi sözleşmeyle uzatmak veya kısaltmak; süreler taraflarca değiştirilemez.
  • Süresinde ibraz edilmeyen çekte, hamilin tüm haklarını kaybettiğini kabul etmek; sebepsiz zenginleşme ve temel ilişkiye dayalı alacak davası kalır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yüksek mahkeme, çekte vade bulunmadığını, çekin ödeme aracı olduğunu ve ibraz sürelerinin çek üzerindeki düzenleme yeri ve ödeme yerine göre belirlendiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/342 E., 2024/82 K., 07.02.2024)
  • Mahkemeler, çekin süresinde muhataba ibraz edilmediğinin tespitini, icra takibinde kambiyo senetlerine özgü takip yapılıp yapılamayacağının ön koşulu olarak değerlendirmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/891 E., 2025/1479 K., 06.11.2025)
  • Tahrifat iddiası bulunan çeklerde mahkemeler, keşide tarihinin tahrifattan önce hangi tarih olduğunu bilirkişi incelemesiyle tespit edip ibraz süresini buna göre hesaplamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/18 E., 2024/184 K., 17.04.2024)
  • Mahkemeler, çekin ibraz süresini düzenleme tarihine göre hesaplayarak ibrazın süreye uyup uymadığını inceler ve bu süreyi tedbir kararlarının etkisi bakımından da gözetmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2026/305 E., 2026/484 K., 21.04.2026; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/972 E., 2024/1031 K., 06.06.2024)
  • Ödeme yasağı gibi bir tedbir nedeniyle süre içinde karşılığı tahsil edilemeyen çekin, tedbir kaldırıldıktan sonra ibrazı kabul edilmektedir; bu durumda çekten cayma hakkı kullanılamaz. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/805 E., 2024/872 K., 12.06.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • İbraz süresini kaçıran taraf, süre içinde ibraz yapıldığını ileri süren hamil olduğu için, çekin süresinde muhataba ibraz edildiğini ispat yükü hamile aittir.
  • Ibrazın süresinde yapıldığı; banka kaydı, takas odası kaydı veya protesto belgesi gibi resmi belgelerle ispatlanır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/891 E., 2025/1479 K., 06.11.2025)
  • Düzenleme tarihinin tahrifat veya sonradan değiştirilme nedeniyle farklı olduğunu ileri süren taraf, bu iddiasını bilirkişi incelemesi ile ispat eder. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/18 E., 2024/184 K., 17.04.2024)
  • Düzenleme yerinin çekte açıkça gösterilmediği veya düzenleyenin adı yanında yazılı yerden farklı olduğu iddiası, belgenin içeriği ve düzenleyenin beyanıyla ispatlanır.
  • Süre içinde karşılığın tahsilinin tedbir gibi bir engel nedeniyle mümkün olmadığını ileri süren hamil, mahkeme kararı ile bu engeli ispat eder. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/805 E., 2024/872 K., 12.06.2024)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

TTK m.797 — Takvim farklılığı

TTK m.797, takvimleri farklı iki yer arasında çekildiğinde düzenlenme gününün ödeme yerindeki takvime göre nasıl hesaplanacağını düzenler; çekin düzenlenme gününün ödeme yerindeki takvimde karşılık gelen güne dönüştürülmesi kuralını koyar. Hüküm, düzenlenme yeri ile ödeme yeri farklı takvimleri kullanan çekler bakımından uygulanır. Hüküm, ibraz sürelerini (m.796), çekin ibrazını ve ibraz süresinin hesabını düzenlemez; bu konular için 6102 sayılı Kanunun 795–796. maddelerine bakılmalıdır. Çekin kıymetli evrak niteliği, çekten cayma ve ödeme yasağı (m.800–m.812 arası hükümler) ile geri ödeme ve zamanaşımı gibi konular bu maddede yer almaz.

Takvim farklılığı: hangi kavramlar bilinmeli?

Düzenlenme günü
Çekin düzenlendiği tarihi ifade eder. Bu madde kapsamında, takvim dönüşümüne tabi tutulan gündür; çekin hangi günü gösterdiği ile düzenleme yerinin takvimi arasında ayrım yapılır.
Ödeme yeri takvimi
Çekin ödeneceği yerde geçerli olan takvimdir. Düzenlenme gününün hangi güne karşılık geleceği bu takvimle belirlenir; düzenleme yerinin takvimi dönüşüm için esas alınmaz.
Takvim farkı
Düzenlenme yeri ile ödeme yerinin farklı takvim kullanmasıdır. Madde yalnızca bu hâlde uygulanır; aynı takvimli yerler arasındaki çeklerde dönüşüm yapılmaz.

Takvim farklılığı: hangi şartlar aranır?

  • Çekin farklı takvimli iki yer arasında düzenlenmiş olması gerekir; düzenlenme yeri ile ödeme yerinin takvimleri birbirinden farklı olmalıdır.
  • Düzenlenme gününün ödeme yerindeki takvimde karşılık gelen gününün belirlenmesi gerekir.
  • Düzenlenme yeri ve ödeme yeri aynı takvimi kullanıyorsa maddenin dönüşüm kuralı işletilmez.

Takvim farklılığı: hangi sonuçları doğurur?

  • Takvimleri farklı iki yer arasında çekildiğinde, çekteki düzenlenme günü ödeme yerindeki takvimin karşılık gelen gününe dönüştürülür.
  • Düzenlenme ve ödeme yerinin takvimi aynıysa dönüşüm uygulanmaz ve çekteki gün olduğu gibi esas alınır.
  • Dönüşüm, düzenlenme gününün ödeme yerindeki takvimde karşılığını bulmak amacıyla yapılır; bu hesap ibraz süresinin başlangıcını etkileyebilir.

Aynı takvimli yer ile farklı takvimli yer arasındaki fark nedir?

Düzenlenme ve ödeme yerinin aynı takvimi kullandığı çekler.

Düzenlenme ve ödeme yerinin farklı takvimleri kullandığı çekler.

Yalnızca ikinci grupta düzenlenme günü ödeme yerindeki takvimin karşılık gelen gününe dönüştürülür; birinci grupta dönüşüm yapılmaz.

Takvim farklılığı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Düzenlenme yeri ile ödeme yeri aynı takvimdeyken de dönüşüm yapmak; dönüşümü yalnızca takvimi farklı yerler arasındaki çeklerde uygulamak gerekir.
  • Dönüşümü ibraz süresinin hesabıyla karıştırmak; m.797 yalnızca düzenlenme gününü ödeme yeri takvimine çevirir, ibraz süresinin uzunluğunu belirlemez.

Nasıl ispat edilir?

  • Düzenlenme yerinin ve ödeme yerinin takvim farkını ileri süren taraf, bu farkı ispatlamak zorundadır; çekteki yer bilgileri ve çekin metni bu konuda başlıca delildir.
  • Düzenlenme gününün ödeme yerindeki karşılığına ilişkin hesabı yapan taraf, bu hesabın dayanağını ortaya koymalıdır; çekin düzenlenme tarihi çekin kendisinden anlaşılır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.796: Çekin ibraz sürelerini düzenler; m.797 ile düzenlenme gününün dönüştürülmesi, ibraz süresinin hesabında başlangıç gününü belirler.
  • 6102 m.795: Çekin ödeme yerine ve düzenleme yerine ilişkin ibraz kurallarının genel çerçevesini çizer.

TTK m.798 — Takas odası

Madde, çekin bir takas odasına ibrazının ödeme için ibraz yerine geçip geçmediğini düzenler. Çekin ibraz süresi, karşılıksızlık hâli, ödeme yasağı ve çek hukukunun diğer usul kuralları bu maddede yer almaz; bunlar 5941 sayılı Çek Kanunu'nda düzenlenmiştir. Takas odası ibrazının hangi hâllerde geçerli olduğu, muhatap bankanın yükümlülükleri ve takas odası işleyişi de bu maddenin kapsamı dışındadır. Madde, kanunun ticari senetlere ilişkin genel düzenlemesi içinde yalnızca bu ibraz eşdeğerliğini kurar. Borçlar Hukuku'ndaki takas (TBK m.139 vd.) ile karıştırılmamalıdır.

Takas odası: hangi kavramlar bilinmeli?

Takas odası
Bankalar arasında çek ve benzeri ödeme araçlarının karşılıklı olarak değiş tokuş edildiği ve mahsup işlemlerinin yapıldığı kurumsal yapıdır. Maddenin uygulanabilmesi için ibrazın bu yapıya yapılmış olması gerekir.
İbraz
Çekin ödenmek üzere muhatap bankaya veya bu bankanın yerine geçen yapıya sunulmasıdır. Madde, takas odasına yapılan sunumu bu ibraz işlevine eşitler.
Ödeme için ibraz
Çekin ödenmesi amacıyla muhataba sunulmasıdır. Madde, takas odasına yapılan ibrazın bu niteliği taşıdığını belirtir.

Takas odası: hangi şartlar aranır?

  • Çekin bir takas odasına ibraz edilmiş olması gerekir.
  • Ibrazın ödeme amacıyla yapılmış olması gerekir.
  • Takas odasına yapılan ibrazın, çekin muhatap bankaya ibrazı yerine kabul edilebilmesi için takas odasının ilgili düzenlemelere uygun işleyen bir takas odası olması gerekir; bu nitelik madde metninde ayrıca tanımlanmamıştır.

Takas odası: hangi sonuçları doğurur?

  • Çek bir takas odasına ibraz edildiğinde, bu ibraz ödeme için ibraz yerine geçer.
  • Takas odasına ibraz, ödeme için ibraz sayıldığından, çekin ödeme amacıyla sunulduğu kabul edilir.
  • Madde metninde takas odasına ibrazın hangi koşullarda geçerli olduğu düzenlenmediğinden, bu konudaki ayrıntılar ilgili mevzuata bırakılmıştır.

Takas odasına ibraz ile doğrudan muhataba ibraz arasındaki fark nedir?

Çek, bir takas odasına sunulduğunda ibraz edilmiş sayılır.

Çek doğrudan muhatap bankaya sunulduğunda ibraz, doğrudan muhataba yapılmış olur.

Her iki ibraz yolu da ödeme için ibrazın yerine geçer; madde yalnızca takas odası yolunun eşdeğerliğini belirtir.

Takas odası: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Takas odasına ibrazı, Borçlar Hukuku'ndaki takas (mahsup) ile karıştırmak; bu madde yalnızca çekin ibraz eşdeğerliğini düzenler.
  • Maddenin takas odasına her ibrazı otomatik olarak ödeme için ibraz saymak; geçerlilik koşulları ilgili mevzuatta aranmalıdır.
  • Maddede yer almayan ibraz süresi veya karşılıksızlık kurallarını bu maddeye bağlamak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Takas odasına yapılan ibrazın ödeme için ibraz yerine geçtiği, ilgili kararlarda madde metnine dayanılarak kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/342 E., 2024/82 K., 07.02.2024)
  • Bölge adliye mahkemeleri, takas odası ibrazının ödeme için ibraz sayılması sonucunu, takas odası yönetmeliğindeki düzenlemelerle birlikte değerlendirmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2020/6421 E., 2022/584 K., 25.01.2022)
  • Yargıtay, çekin takas odasına ibrazı konusunda madde metnine atıf yaparak ibraz eşdeğerliğini uygulamaktadır. (12. Hukuk Dairesi, 2015/32355 E., 2016/8965 K., 28.03.2016)

Nasıl ispat edilir?

  • Çekin takas odasına ibraz edildiğini kanıtlamak, ibrazı ileri süren tarafa düşer; bu kanıt genellikle takas odasının ibraz kaydı veya ilgili belgeyle sağlanır.
  • Ödeme için ibrazın yapıldığını ileri süren taraf, takas odası kaydının ödeme amacını taşıdığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Karşı taraf, takas odası ibrazının usulüne uygun yapılmadığını veya ödeme amacı taşımadığını ileri sürerse, bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.139: Borçlar Hukuku'ndaki takas kurumunu düzenler; madde ile ticari çekteki takas odası ibrazı farklı kurumlardır ve karıştırılmamalıdır.
  • 5941 sayılı Çek Kanunu: Çekin ibrazı, ödeme, karşılıksızlık ve takas odası işleyişine ilişkin ayrıntılı hükümleri içerir; bu madde ile birlikte okunmalıdır.

TTK m.799 — Genel olarak

Bu madde, çekten caymanın hangi andan itibaren hüküm ifade edeceğini ve cayılmamış çekte muhatap bankanın ibraz süresinden sonra da ödeme yapıp yapamayacağını düzenler. Madde, çeki düzenleyen ile muhatap banka arasındaki havale ilişkisi bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: cayma kurumunun çek dışında geçerliliği ve poliçe ile ilgili düzenlemeler, ibraz süreleri ve bunların hesabı (TTK m.796), karşılıksız çıkan çekin protesto veya buna denk belirleme ile tespiti (TTK m.799 dışındaki hükümler, ilgili TTK m.802 ve devamı), müracaat hakkının kullanımı ve müracaat borçlularının sorumluluğu (TTK m.812 dahil ilgili hükümler), sahte veya tahrif edilmiş çekten doğan sorumluluk (TTK m.812) ile çek hukukunun cezai yaptırımları (Çek Kanunu).

Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?

Çekten cayma
Düzenleyenin, çekin hamiline ödenmesine yönelik havaleyi geri almak için muhatap bankaya yönelttiği tek taraflı beyandır. Yalnızca çekte öngörülmüş bir kurumdur; poliçe gibi diğer kıymetli evraklarda bu yola başvurulamaz.
İbraz süresi
Çekin muhatap bankaya ibraz edilmesi için kanunda öngörülen süredir. Süre, düzenlenme yerine ve ödeme yerine göre değişir ve hak düşürücü niteliktedir (TTK m.796).
Cayılmamış çek
Düzenleyen tarafından muhatap bankaya cayma beyanı yöneltilmemiş çektir. Bu durumda muhatap banka, ibraz süresi geçse de çeki ödeyip ödememekte serbesttir.

Genel olarak: hangi şartlar aranır?

  • Cayma beyanının, çekin ibraz süresi geçtikten sonra muhatap bankaya yöneltilmiş olması gerekir; ibraz süresi içinde yapılan cayma hüküm ifade etmez.
  • Cayma beyanının muhatap bankanın hakimiyet alanına ulaşmış olması gerekir; ancak bu andan itibaren muhatap banka çeki ödeyemez.
  • Cayılmamış bir çekte ibraz süresinin geçmiş olması, muhatap bankanın ödeme yapma yetkisini ortadan kaldırmaz.

Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?

  • İbraz süresi içinde yapılan cayma hüküm ifade etmez ve muhatap banka çeki ödemekle yükümlü kalır.
  • İbraz süresi geçtikten sonra yapılan cayma, muhatap bankanın ödeme yapmasını engeller.
  • Cayılmamış çekte ibraz süresinin geçmesi, muhatap bankaya ödeme yapma olanağı tanır; banka bu konuda serbesttir.
  • Muhatap banka cayılmamış ve süresi geçmiş çeki ödemezse, ibraz tarihi ve süre geçtiği için ödenmediği çekin üzerine yazılır; bu durumda hamilin düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı müracaat hakkı düşer.
  • Hamil süre içinde çeki ibraz etmemişse, düzenleyen, cirantalar ve avalistlere karşı müracaat hakkını kaybeder; buna karşılık sebepsiz zenginleşme davası veya temel ilişkiye dayalı alacak davası yolu açık kalır.

İbraz süresi içinde cayma ile ibraz süresi geçtikten sonra cayma arasındaki fark nedir?

İbraz süresi içinde yapılan cayma beyanı, düzenleyenin bu andaki iradesini taşısa da hüküm ifade etmez.

İbraz süresi geçtikten sonra yapılan cayma, muhatap bankanın ödeme yetkisini sona erdirir.

İbraz süresi içinde banka çeki ödemek zorundadır; süre geçtikten sonra cayılmışsa banka ödeme yapamaz.

Cayılmış çek ile cayılmamış çek (ibraz süresi geçtikten sonra) arasındaki fark nedir?

Cayılmış çekte muhatap banka, süre geçse dahi ödeme yapamaz.

Cayılmamış çekte muhatap banka, süre geçmiş olsa da ödeme yapıp yapmamakta serbesttir.

Cayılmamış çekte banka ödemeyi reddederse bu, hamilin müracaat hakkını kaldırmaz; ödemeyi kabul ederse çeki ödeyebilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İbraz süresi dolmadan önce yapılan cayma beyanının hüküm ifade etmediği ve banka tarafından ödemenin yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/175 E., 2022/1179 K., 29.12.2022)
  • İbraz süresinin geçmesinden sonra yapılan cayma beyanının, bankanın ödeme yetkisini sona erdirdiği ve bu nedenle kanunun aradığı koşulların bu anda gerçekleşmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2016/219 E., 2020/112 K., 13.02.2020)
  • Eski TTK m.711/3'te yer alan keşidecinin çekin rızası dışında çıktığı iddiasıyla muhatabı menedebilme yetkisinin yeni Kanunla ortadan kalktığı kabul edilmektedir. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2020/1039 E., 2023/613 K., 18.04.2023)
  • Ödeme yasağı kararı nedeniyle ibraz süresi içinde karşılığı tahsil edilemeyen meşru hamilin, kararın kaldırılmasından sonra çeki süresinde ibraz edebilmesi ve bankanın bu ibrazı reddedememesi gerektiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/7984 E., 2023/1617 K., 16.03.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Cayma beyanını yöneltmiş olan düzenleyen, beyanın muhatap bankaya ne zaman ulaştığını yazılı belge veya banka kaydıyla ispatlamalıdır; cayma tarihinin ibraz süresinden önce mi sonra mı olduğu bu belgeyle tespit edilir.
  • Çekin ibraz tarihi, ibraz eden hamil tarafından ibraz kaydı veya takas odası belgesiyle ispatlanır; ibraz süresi içinde ibrazın yapıldığını iddia eden hamil bunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Muhatap bankanın çekin cayılmadığını veya cayılma tarihini savunması hâlinde, bu savunmayı ileri süren banka cayma beyanının varlığını ve ulaşma tarihini belgelerle ispatlamalıdır.
  • Hamil, ibraz süresi geçtikten sonra çeki ödememiş bankaya karşı müracaat hakkının düştüğünü değil, sadece müracaat hakkının sona erdiğini; banka ise karşılığın bulunmadığını karşılıksız işlemiyle ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.796: İbraz sürelerini belirler; m.799'un çalıştığı süreler bu maddedeki sürelerdir.
  • 6102 sayılı Kanun m.811: Ödeme yasağı gibi bir engel nedeniyle ibrazı gerçekleştirilemeyen çekte süresinde ibraz yükümlülüğünün nasıl değerlendirileceğine ilişkin kararda anılan hükümdür.
  • 6102 sayılı Kanun m.732: Müracaat hakkı düşen hamilin başvurabileceği sebepsiz zenginleşme davasının dayanağıdır.
  • 6762 sayılı Eski Türk Ticaret Kanunu m.711: Eski düzenlemede keşidecinin rızası olmadan çıkan çek nedeniyle muhatabı menedebilme hükmü bulunuyordu; bu hüküm gerekçede belirtildiği üzere kaldırılmış ve m.799'a alınmamıştır.

TTK m.800 — Özel hâller

Bu madde, çekin tedavüle çıkarılmasından sonra düzenleyenin ölümü, medeni haklarını kullanma ehliyetini kaybetmesi veya iflasının çekin geçerliliği üzerindeki etkisini düzenler. Madde, çekin düzenleyen bakımından bu olaylara rağmen geçerliliğini koruduğunu belirtir. Madde, düzenleyenin ölümü veya ehliyet kaybı ve iflas dışındaki olaylara, çekin tedavüle çıkarılmadan önce gerçekleşen olaylara ve çekin ödenmesine ilişkin usule uygulanmaz. Madde, düzenleyenin mirasçılarının çek borcunu ödeme yükümlülüğüne ilişkin ayrıntılı kuralları da kapsamaz.

Özel hâller: hangi kavramlar bilinmeli?

Tedavüle çıkarma
Çekin düzenleyen tarafından bir kişiye teslim edilerek dolaşıma sokulmasıdır. Madde, geçerlilik etkisinin tedavüle çıkarmadan sonraki olaylar bakımından söz konusu olduğunu ortaya koyar.
Düzenleyen
Çeki düzenleyip tedavüle çıkaran ve karşılığı bulunan bankaya ödeme emri veren kişidir. Maddedeki ölüm, ehliyet kaybı ve iflas olayları düzenleyen kişiye ilişkindir.
Medeni haklarını kullanma ehliyeti
Kişinin kendi hakları ve borçları üzerinde medeni hukuk işlemleri yapabilme yetisidir. Maddede bu ehliyetin kaybı, düzenleyenin ehliyetsizleşmesi anlamındadır ve kısıtlanma gibi hallerle ilgilidir.
İflas
Borçlunun borçlarını ödeyemez duruma gelmesi üzerine iflas hükümlerinin uygulanmasıdır. Maddede düzenleyenin iflası, çekin geçerliliğini etkilemeyen bir olay olarak sayılmıştır.
Çekin geçerliliği
Çekin hukuki varlığını ve üzerindeki kambiyo taahhütlerinin geçerliliğini ifade eder. Madde, bu olayların çekin geçerliliğini etkilemediğini söyler.

Özel hâller: hangi şartlar aranır?

  • Çekin tedavüle çıkarılmış olması gerekir; olay tedavüle çıkarmadan önce gerçekleşmişse madde uygulanmaz.
  • Tedavüle çıkarmadan sonra düzenleyenin ölümü, medeni haklarını kullanma ehliyetini kaybetmesi veya iflası gerçekleşmiş olmalıdır.
  • Bu olayların çekin geçerliliği üzerindeki etkisi bulunmaması, yani çekin geçerliliğinin korunması gerekir; madde bu olayların etkisini açıkça dışlar.

Özel hâller: hangi sonuçları doğurur?

  • Çekin tedavüle çıkarılmasından sonra düzenleyenin ölmesi, çekin geçerliliğini etkilemez.
  • Çekin tedavüle çıkarılmasından sonra düzenleyenin medeni haklarını kullanma ehliyetini kaybetmesi, çekin geçerliliğini etkilemez.
  • Çekin tedavüle çıkarılmasından sonra düzenleyenin iflas etmesi, çekin geçerliliğini etkilemez.
  • Madde, çekin geçerliliğinin korunmasını sağlar; düzenleyenin bu olaylardan sonra çek düzenlemiş olması nedeniyle çekin geçersiz sayılması sonucunu doğurmaz.
  • Madde bir emredici hüküm olarak görünür; sözleşmeyle bu sonucu değiştirme yetkisi kanunda öngörülmemiştir.

Tedavüle çıkarmadan önce ile sonra olaylar arasındaki fark nedir?

Çekin tedavüle çıkarılmasından önce düzenleyenin ölmesi, ehliyetini kaybetmesi veya iflası.

Çekin tedavüle çıkarılmasından sonra aynı olayların gerçekleşmesi.

Madde yalnız tedavüle çıkarmadan sonraki olaylar için geçerlilik korumasını öngörür. Tedavüle çıkarmadan önceki olaylar bakımından maddenin koruma hükmü uygulanmaz, bu durumda çekin düzenlenmesi ve geçerliliği ayrıca değerlendirilir.

Düzenleyenin iflası ile ehliyet kaybı ve ölümü arasındaki fark nedir?

Düzenleyenin iflası, çekin geçerliliğini etkilemez.

Düzenleyenin ölümü ve medeni haklarını kullanma ehliyetini kaybetmesi, madde metninde aynı hükme bağlanmıştır.

Üç olay da aynı sonucu doğurur: çekin geçerliliği etkilenmez. Maddede ayrı bir rejim öngörülmemiştir.

Özel hâller: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Düzenleyenin ölümü, ehliyet kaybı veya iflasını çekin geçersizliği sebebi saymak; madde bu olayların geçerliliği etkilemediğini açıkça belirtir.
  • Tedavüle çıkarmadan önce gerçekleşen olayları bu maddeye dayanarak çözmeye çalışmak; madde yalnız tedavüle çıkarmadan sonraki olaylar için uygulanır.
  • Maddeyi çekin ödenmesi, karşılıksızlık veya hamilin hakları konusunda uygulamak; madde yalnız geçerlilik konusunda sınırlıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargı kararları, tedavüle çıkarılmasından sonra düzenleyenin ölümü, ehliyet kaybı veya iflası nedeniyle çekin geçersizliğine karar verilmesini bu maddeye dayanarak reddetmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Çekin tedavüle çıkarılmasından sonra düzenleyenin ölümü, ehliyet kaybı veya iflası olayının gerçekleştiğini ileri süren taraf, bu olayın tarihini ve tedavüle çıkarma tarihini ispatlamalıdır.
  • Tedavüle çıkarma tarihi ve düzenleyenin ölüm, ehliyet kaybı veya iflas olayının tarihi, resmi kayıtlar ve ilgili sicil kayıtları ile ispatlanır.
  • Çekin geçerliliğine dayanan taraf, çekin tedavüle çıkarıldığını ispatlamalıdır; çekin üzerindeki imza ve düzenleme kayıtları bu konuda temel delil olur.
  • Madde metninde düzenleyenin mirasçılarına ya da başka kişilere ilişkin ek bir ispat kuralı bulunmadığından, bu konudaki ispat yükü genel hükümlere göre belirlenir.

TTK m.801 — Ciroların incelenmesi

Madde, cirosu kabil bir çeki ödeyecek muhatabın ciro silsilesini (cirolar arasında düzenli teselsül bulunup bulunmadığını) inceleme yükümlülüğünü ve bu incelemenin sınırını düzenler. Muhatabın, ciranta imzalarının geçerliliğini araştırma zorunluluğunun bulunmadığını belirtir. Madde yalnızca çek muhatabı açısından uygulanır. Madde, çekin ciro yoluyla devrini, cironun şeklini ve türlerini düzenlemez (m.785–794 ve TTK m.683 gibi ciroya ilişkin hükümler). Yetkili hamilin tanımı ve gecikmiş ciro sonuçları da bu maddede yer almaz. Ödemenin yapılması, ibraz ve ödeme sürelerinin işletilmesi ile sahtecilik ve ödemeye ilişkin sorumluluk (ödeme yapan muhatabın ciro imzalarının sahteliğinden sorumluluğu) bu maddenin kapsamı dışındadır.

Ciroların incelenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Düzenli teselsül
Çekin ciro zincirinde her ciranta ile bir önceki cirantanın birbirine bağlandığı, cironun kesintisiz sürdüğü durumdur. Zincirin bu niteliği, muhatabın inceleyeceği ilk konudur.
Ciranta imzası
Çek üzerinde ciro yoluyla devir yapan kişinin attığı imzadır. Muhatap, bu imzaların gerçekliğini ya da geçerliliğini araştırmakla yükümlü değildir.
Cirolar arasında düzenli teselsül incelemesi
Muhatabın, ciro zincirinin kopuk olup olmadığına, cirolardaki devir bağlantısına bakmasıdır. Bu inceleme zorunlu bir ödeme ön koşuludur.

Ciroların incelenmesi: hangi şartlar aranır?

  • Muhatabın, çeki ödemeden önce cirolar arasında düzenli bir teselsülün bulunup bulunmadığını incelemesi gerekir.
  • Muhatap, ciranta imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir; bu araştırma yapılmadan ödeme yapılması ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
  • Teselsül incelemesinde bir kopukluk veya uyumsuzluk görülürse muhatap ödemeden önce bu durumu dikkate almak zorundadır.

Ciroların incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Muhatap ciro zincirinde düzenli teselsülü inceleyip kopukluk görmezse, çeki ödemekle yükümlülüğünü yerine getirmiş olur.
  • Muhatap ciranta imzalarının geçerliliğini araştırmadan ödeme yaparsa, sonradan imzanın sahte veya geçersiz olduğu ortaya çıksa bile bu ödeme nedeniyle sorumluluğu bu madde kapsamında doğmaz.
  • Teselsül incelemesi yapılmadan ödeme yapılması, muhatabı ciro zincirindeki bir kopukluğa karşı korunmasız bırakır; bu durumda muhatabın ödemeden kaçınması gerekir.
  • Madde emredici niteliktedir; muhatabın bu incelemeyi sözleşmeyle daraltması kanun düzenine uygun değildir.

Teselsül incelemesi ile imza incelemesi arasındaki fark nedir?

Muhatabın ciro zincirinin düzenli olup olmadığını kontrol etmesi zorunludur. Bu, cironun görünen biçimsel bağlantısının incelenmesidir.

Ciranta imzalarının gerçekliği ve geçerliliği ise muhatabın araştırma yükümlülüğü dışında kalır.

Muhatap, teselsül kopukluğunu fark etmemekle sorumlu olabilirken, imza sahteliğini araştırmadığı için tek başına sorumlu tutulmaz.

Muhatap ile hamil yükümlülüğü arasındaki fark nedir?

Muhatabın yükümlülüğü, çekin ödenmesinden önceki incelemeyle sınırlıdır.

Hamilin, ciro imzalarının geçerliliğini kanıtlamak gibi bir yükümlülüğü bu maddeye göre bulunmaz.

Hamil üzerinde ciro imzalarının geçerliliğinin ispatı yükü muhataba yüklenmez; muhatap bu konuda araştırma yapmadan ödeme yapabilir.

Ciroların incelenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Muhatabın ciranta imzalarının geçerliliğini de araştırması gerektiğini sanmak; madde yalnızca cirolar arasındaki düzenli teselsülü inceletmektedir.
  • Muhatabın teselsül incelemesini tamamen ihmal edebileceğini düşünmek; düzenli teselsül incelemesi zorunludur ve bu inceleme yapılmadan ödeme yapılması riski artırır.
  • Bu maddeyi ciro şekli veya cironun türleri (tam ciro, beyaz ciro) ile karıştırmak; bu konular m.683 ve ciroya ilişkin diğer hükümlerle düzenlenir.
  • Muhatabın ciranta imzalarının sahte olması durumunda sorumlu olacağını varsaymak; madde bu araştırmayı muhatap bakımından zorunlu kılmamaktadır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, muhatabın ciro imzalarının geçerliliğini araştırma yükümlülüğü bulunmadığını kabul etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1201 E., 2025/1652 K., 04.12.2025; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/726 E., 2023/444 K., 30.05.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2015/2788 E., 2015/5130 K., 13.04.2015)
  • Hamilin, muhatap banka için bile ciro imzalarının geçerliliğinin araştırılmasının zorunlu olmadığı, bu yönde bir yükümlülüğün hamile yüklenemeyeceği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2015/2788 E., 2015/5130 K., 13.04.2015)
  • Mahkemeler, faktoring yoluyla çek iktisap eden hamilin meşru hamil sıfatını bu madde çerçevesinde değerlendirmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1201 E., 2025/1652 K., 04.12.2025; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/726 E., 2023/444 K., 30.05.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Muhatabın ciro zincirinde düzenli teselsülün varlığını inceleme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat yükü, ödemeyi yapan muhatapta bulunur; ciro silsilesinin görünen biçimde kesintisiz olduğu çekin kendisinden anlaşılır.
  • Ciranta imzalarının sahte olduğunu veya geçersiz olduğunu ileri sürerek ödemeden kurtulmak isteyen muhatap, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür; ancak bu araştırma yükümlülüğü muhataba yüklenmediğinden, muhatabın imza araştırması yapmamış olması tek başına sorumluluk doğurmaz.
  • Hamilin meşru hamil olduğunu ve ciro zincirinin düzgün olduğunu ispat yükü, çeki talep eden hamilde bulunur; bu ispat çekin ciro silsilesiyle ve devralma belgeleriyle yapılır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.790: Yetkili hamilin, son cirosu beyaz olsa bile müteselsil ve birbirine bağlı cirolar bulunduğunda ciro zinciriyle kendisini yetkili hamil olarak gösterebileceğini düzenler; bu madde ile teselsül kavramı arasında bağ kurar.
  • 6102 sayılı Kanun m.683: Cironun şeklini ve imzanın ciranta tarafından atılmasını düzenler; teselsül incelemesinin konusu olan ciro biçimini belirler.
  • 6102 sayılı Kanun m.785: Çekin devrine ilişkin genel hükümleri içerir; çekin ciro yoluyla devrinin nasıl yapıldığını belirleyerek bu maddenin uygulandığı zemini oluşturur.

TTK m.802 — Yabancı ülke parasıyla ödenecek çek

Bu madde, yabancı para cinsinden düzenlenmiş bir çekin bedelinin hangi koşullarda ve hangi değerle ülke parasıyla ödenebileceğini düzenler. Ödeme yerinde rayici olmayan para ile ödeme şartı, ibraz ve ödeme günündeki rayiç seçimi, yabancı paranın değerinin belirlenmesi, düzenleyenin kura bağlama ya da aynen ödeme şartı koyabilmesi ve aynı adlı paraların karıştırılması hallerini kapsar. Hüküm çek hamili, düzenleyen ve ciro ile aval yoluyla sorumlu olan kişiler bakımından uygulanır. Çekin şekil unsurları (m.780), ibraz süreleri (m.796), ödeme yeri ve karşılıksız çekin yaptırımları ile çek bedelinin faizi bu maddede düzenlenmez; bunlar ilgili maddelerde yer alır. Borçlar hukukundaki yabancı para borçlarının genel rejimi (TBK m.99) ile çekin ibrazı üzerine ödeme ve takas gibi konular da bu maddenin kapsamı dışındadır.

Yabancı ülke parasıyla ödenecek çek: hangi kavramlar bilinmeli?

Rayiç değer
Yabancı paranın Türk parası karşılığını gösteren, ödeme yerindeki ticari teamüllere göre belirlenen değerdir. Ödeme yerinde resmi kur yerine ticari teamül esas alınır.
Aynen (efektif) ödeme kaydı
Düzenleyenin çekte bedelin belirli bir yabancı para ile ödenmesini şart koşmasıdır. Bu kayıt varsa hamil bedeli ülke parasıyla isteyemez ve birinci ile ikinci fıkra uygulanmaz.
Ödeme yerindeki para
Düzenleme ve ödeme ülkelerinde aynı adı taşıyan fakat değerleri farklı olan paralardan, çekin ödeneceği ülkede geçerli olanıdır. Bu durumda çek bedeli o paraya göre anlaşılır.
Kura göre hesap
Düzenleyenin, ödenecek tutarın çekte yazılı belirli bir kur esasına göre hesaplanmasını şart koşmasıdır. Bu şart geçerlidir ve ödeme bu esasa göre yapılır.

Yabancı ülke parasıyla ödenecek çek: hangi şartlar aranır?

  • Çekin bedelinin yabancı para ile gösterilmiş olması gerekir.
  • Ödeme yerinde yabancı paranın rayicinin bulunmaması, yani o para ile ödemenin yapılamaz olması gerekir; bu hal, düzenleyenin ödemenin yabancı para ile yapılacağını şart koşması ile birlikte doğar.
  • Çekin ibraz günündeki değerine göre ülke parasıyla ödeme yapılabilmesi için düzenleyenin aynen ödeme şartı koymamış olması gerekir.
  • İbraz edilmesine rağmen ödenmeyen çekte hamil, bedelin ibraz günü ya da ödeme günündeki rayicine göre ülke parasıyla ödenmesini seçebilir.
  • Yabancı paranın değeri ödeme yerindeki ticari teamüllere göre belirlenir; düzenleyenin çekte yazılı belirli bir kur esasını şart koşması bu belirlemeye üstündür.
  • Düzenleyen ödemenin belirli bir para ile yapılmasını (aynen ödeme) şart koşmuşsa birinci ve ikinci fıkra uygulanmaz ve çek bedeli o para ile ödenir.
  • Aynı adı taşıyan ancak değerleri farklı paraların söz konusu olduğu hallerde, ödeme yerindeki para esas alınmalıdır.

Yabancı ülke parasıyla ödenecek çek: hangi sonuçları doğurur?

  • Ödeme yerinde rayici olmayan yabancı para ile düzenlenmiş çekte, bedel çekin ibraz günündeki değerine göre ülke parasıyla ödenebilir.
  • İbraz edilmesine rağmen ödenmeyen çekte hamil, bedelin ibraz günü ya da ödeme günü rayicine göre ülke parasıyla ödenmesini isteyebilir.
  • Düzenleyen aynen ödeme şartı koymuşsa çek bedeli yabancı para olarak ödenir ve hamil ülke parasıyla ödeme isteyemez.
  • Düzenleyenin kur şartı yoksa yabancı paranın değeri ödeme yerindeki ticari teamüllere göre belirlenir.
  • Düzenleyen çekte belirli bir kur esasını gösterirse ödenecek tutar bu esasa göre hesaplanır.
  • Aynı adlı paralarda ödeme yerindeki para kastedilmiş sayılır.

Ödeme yerinde rayici olmayan para ile aynen ödeme kaydı arasındaki fark nedir?

Düzenleyen çekte yabancı paranın rayici bulunmayan bir yerde ödeneceğini gösterir ve aynen ödeme kaydı koymaz; bu halde hamil ibraz veya ödeme günü rayicini seçebilir.

Düzenleyen çekte aynen (efektif) ödeme kaydı koymuşsa birinci ve ikinci fıkra uygulanmaz ve bedel yabancı para olarak ödenir.

Aynen ödeme kaydı varsa hamil ülke parasıyla ödeme isteyemez; kayıt yoksa kur seçimi hamile tanınır.

İbraz günü rayici ile ödeme günü rayici arasındaki fark nedir?

Hamil çek bedelinin, ibraz edilmesine rağmen ödenmemesi halinde ibraz gününün rayicine göre ödenmesini isteyebilir.

Hamil aynı durumda ödeme gününün (fiili ödeme gününün) rayicine göre ödenmesini de isteyebilir.

Hamil iki tarihten birini seçer; seçim hakkı hamile aittir ve tutar seçilen tarihin kuruna göre hesaplanır.

Ticari teamül ile düzenleyenin kura bağlaması arasındaki fark nedir?

Kural olarak yabancı paranın değeri ödeme yerindeki ticari teamüllere göre belirlenir.

Düzenleyen çekte yazılı belirli bir kur esasını şart koşmuşsa, ödenecek tutar bu esasa göre hesaplanır.

Düzenleyenin açık kur şartı, ticari teamüle üstün gelir.

Aynı adlı paralar: fark nedir?

Düzenleme ve ödeme ülkelerinde aynı adı taşıyan, ancak değeri farklı paralardan biri çekte gösterilmişse, esas alınacak para belirsizdir.

Bu belirsizlikte kanun ödeme yerindeki parayı esas alır.

Çek bedelinin hangi para olduğu tartışılmaz; ödeme yerindeki para kabul edilir.

Yabancı ülke parasıyla ödenecek çek: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Aynen ödeme kaydı bulunan çekte hamile ülke parası üzerinden ödeme yapmak; kayıt varsa birinci ve ikinci fıkra uygulanmaz.
  • Ödeme gününü ibraz günü ile karıştırmak; hamilin seçimi ile tarih arasındaki farkı gözden kaçırmak.
  • Ticari teamül ile düzenleyenin kur şartını birbirine karıştırmak; açık kur şartı varsa teamülün uygulanmayacağını ihmal etmek.
  • Aynı adlı paralarda ödeme yeri yerine düzenleme yerindeki parayı esas almak.
  • Hamilin seçimlik hakkını, düzenleyen aynen ödeme kaydı koymadıkça, düzenleyene ait sanmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yabancı para alacağının Türk parası karşılığının, takip veya dava sırasında hamilin seçtiği tarihteki kurdan gösterilebileceği kabul edilmektedir.
  • Alacaklının takip talebinde ibraz günü ya da fiili ödeme günü kurunu seçme hakkına sahip olduğu ve bu seçimi açıkça belirtmesi gerektiği kabul edilmektedir.
  • Yabancı para alacağının Türk parası karşılığının takip talebinde gösterilmesinin zorunlu olduğu ve bu gösterimin yapılmamasının takibin iptaline yol açabileceği kabul edilmektedir.
  • Harca esas değerin takip talebinde gösterilmesinin, kur bilgisinin ayrıca belirtilmesi zorunluluğunu karşılayabileceği kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Çek hamili seçimlik hakkını kullanıyorsa, hangi tarihin kurunu talep ettiğini ve Türk parası karşılığını ibraz veya ödeme belgeleriyle ortaya koymakla yükümlüdür.
  • Ödeme yerindeki ticari teamülü ileri süren taraf, bu teamülü tanık, ticaret odası belgesi, bankacılık uygulaması veya bilirkişi raporu ile ispatlamalıdır.
  • Aynen ödeme kaydının varlığını iddia eden hamil, bu kaydı çekin metninden gösterir; kaydın bulunmadığını ileri süren düzenleyen ise onu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Düzenleyen kur şartını ileri sürüyorsa, bu şartın çekte yazılı olduğunu belgeyle göstermelidir; yazılı olmayan şart ileri sürülemez.
  • Aynı adlı paralardan hangisinin kastedildiği tartışmalıysa, ödeme yerindeki paranın belirlenmesi için bu yerin para düzenine ilişkin resmi belge ve bilirkişi incelemesi kullanılabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.780: Çekin zorunlu unsurlarını düzenler; bedelin yabancı para olabilmesi ve aynen ödeme kaydı bu unsurlarla birlikte değerlendirilir.
  • 6102 m.796: Çekin ibraz süreleri ile ibraz edilmeyen çekte hamilin ödeme günü tercihinin zaman sınırını belirler.
  • 6102 m.816: İbraz ve protestonun iş gününde yapılmasını ve tatil günlerinin süreye dahil edilmesini düzenler; ödeme günü rayicinin tespitinde süre hesabına dayanır.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.99: Yabancı para borçlarında ödeme günü rayicini ve aynen ödeme kaydının etkisini düzenleyen genel hükümdür; çek bedeli bakımından benzer ilkeler uygulanır.

Süreler

SüreMaddeHüküm
on günm.796(1) Bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir.
bir aym.796(1) Bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir.
üç aym.796(2) Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çek, düzenlenme yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay ve ayrı kıtalarda ise üç ay içinde muhataba ibraz edilmelidir.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

20 karar
  1. 2016/191 E., 2017/131 K., 26.07.2017
    İlgili madde: m.795
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2024/18 E., 2024/184 K., 17.04.2024
    İlgili madde: m.796
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2023/342 E., 2024/82 K., 07.02.2024
    İlgili madde: m.796, m.798
  4. 11. Hukuk Dairesi, 2021/8318 E., 2023/2755 K., 08.05.2023
    İlgili madde: m.795
  5. 11. Hukuk Dairesi, 2021/7984 E., 2023/1617 K., 16.03.2023
    İlgili madde: m.799
  6. 11. Hukuk Dairesi, 2020/6421 E., 2022/584 K., 25.01.2022
    İlgili madde: m.798
  7. 3. Hukuk Dairesi, 2017/6571 E., 2017/15468 K., 08.11.2017
    İlgili madde: m.795
  8. 12. Hukuk Dairesi, 2015/32355 E., 2016/8965 K., 28.03.2016
    İlgili madde: m.798
  9. 11. Hukuk Dairesi, 2015/2788 E., 2015/5130 K., 13.04.2015
    İlgili madde: m.801
  10. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2026/305 E., 2026/484 K., 21.04.2026
    İlgili madde: m.796
Diğer 10 karar
  1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/763 E., 2026/21 K., 15.01.2026
    İlgili madde: m.795
  2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1201 E., 2025/1652 K., 04.12.2025
    İlgili madde: m.795, m.801
  3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/891 E., 2025/1479 K., 06.11.2025
    İlgili madde: m.796
  4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/805 E., 2024/872 K., 12.06.2024
    İlgili madde: m.796, m.798
  5. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2024/972 E., 2024/1031 K., 06.06.2024
    İlgili madde: m.796
  6. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/726 E., 2023/444 K., 30.05.2023
    İlgili madde: m.795, m.801
  7. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2020/1039 E., 2023/613 K., 18.04.2023
    İlgili madde: m.799
  8. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/175 E., 2022/1179 K., 29.12.2022
    İlgili madde: m.799
  9. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2016/219 E., 2020/112 K., 13.02.2020
    İlgili madde: m.799
  10. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2017/3352 E., 2019/2593 K., 22.11.2019
    İlgili madde: m.794

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 12. Kıymetli Evrak - 3 bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış