TTK Madde 891XV - Hapis hakkı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Madde, taşıyıcının taşıma sözleşmesinden doğan alacakları için eşya üzerinde hapis hakkı kurmasını, bu hakkın refakat belgelerine de uzanmasını, hapis hakkının hangi süreyle var olacağını ve rehnin paraya çevrilmesinde bildirimin kime yapılacağını düzenler. Taşıyıcı sıfatı taşıyan kişiler bakımından uygulanır.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan bütün alacakları için Türk Medenî Kanununun 950 ilâ 953 üncü maddeleri uyarınca eşya üzerinde hapis hakkını haizdir. Hapis hakkı, 860 ıncı maddedeki refakat belgelerini de kapsar.

(2)Taşıyıcının, eşyayı zilyetliğinde bulundurduğu veya eşya üzerinde konişmento ve taşıma senedi aracılığı ile tasarruf hakkına sahip olduğu sürece, hapis hakkı vardır.

(3)Rehnin paraya çevrilmesine yönelik bildirimin gönderilene yapılması şarttır. Gönderilen bulunamıyorsa veya malı teslim almayı reddediyorsa, bildirim gönderene karşı yapılır.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Tasarının Dördüncü ve Beşinci kitapları hazırlanırken, esas alınan temel ilkeler den birisi de, olanaklar ölçüsünde, Türk Medeni Kanunu ile uyum sağlanmasıdır. Bu ilke doğrultu sunda, Taşıma Hukuku ve Deniz Ticareti hükümlerinde, alacakların güvence altına alınabilmesi için tanınmış olan şahsi ve aynî nitelikteki teminatlar incelenmiştir. Alman hukukunda hapis hakkı, Alm. MK 273 üncü paragrafında bir defi olarak, Alm TK 369 uncu paragrafında "ticarî alıkoyma hak kı" adı altında bir rehin hakkı olarak düzenlenmiştir. Tasarının 891 inci maddesine tekabül eden Alm TK 441 inci paragrafının kenar başlığı ise "rehin hakkı"dır. İsviçre/Türk medenî hukukunda ise bu hak daha çok Alm TK 369 uncu paragrafına daha yakın bir dogmatik düzene sahiptir. Sonuç olarak, Alman yasama tarihinden kaynaklanan sebeplerle ortaya çıkmış olan "teslimden kaçınma hakkı", "ticarî hapis hakkı" ve "rehin hakkı" ayınmının Türk hukuku bakımından terk edil mesi gerektiği kabul olunmuştur. Bu sebeple, Tasarının Dördüncü ve Beşinci Kitaplarının ilgili bü tün hükümlerinde, Türk Medeni Kanununun 950 ilâ 953 üncü maddeleri uyarınca alacakların temi ni için hapis hakkı tanınmıştır (Tasannın 891, 913, 923, 1201, 1254, 1275 ve 1315 inci maddeleri). Böylece, uygulamanın ihtiyaç ve beklentilerine cevap veren, yalın ve genel ilkelerle uyumlu bir dü zenleme getirilmiştir. Türk hukukunda hapis hakkı bir sınırlı aynî haktır. Türk öğretisinde bu hakkın teslim şartlı reli nin türü olduğu belirtilir. EMK'da olduğu gibi Türk Medenî Kanunundaki sistematik de bu nitelen dirmeyi desteklemektedir. Ayrıca, Türk Medenî Kanununun 953 üncü maddesinin ikinci fıkrası uya rınca hapsedilen şeyler, teslim şartlı rehin hükümlerine göre paraya çevrilir. 891 inci madde Türk Medenî Kanununun hapis hakkına ilişkin anlayışını ve sistemini değiştirmemiştir. Birinci fıkra: Taşıyıcıya alacaklarını güvence altına alabilmesi için eşya üzerinde hapis hakkı tanınmıştır. Bu düzenleme ile kanunumuz kaynaktan bazı noktalarda ayrılmıştır. Alm TK 441 (1) paragrafı hükmü, eşyanın hapsedildiği taşıma sözleşmesi yanında, taşıyıcının gönderen ile yapmış olduğu diğer taşıma, taşıma işleri yüklenicisi ve saklama (depo) sözleşmelerinden doğan ihtilafsız - 3 0 6 - alacakları için de hapis hakkının kullanabilmesine olanak sağlamaktadır. Bu, Alman hukukunda "konnexe Forderungen", yani bağlantılı alacaklar kavramını ortaya çıkarmıştır. Alman hükmüne göre taşıyıcı sadece taşıdığı eşyanın konu alındığı taşıma sözleşmesinden değil, aynı gönderenle yaptığı başka bir taşıma, depolama veya taşıma işleri yükleniciliğinden doğmuş bulunan ve ihtilaf lı olmayan alacakları için de, taşıdığı eşya üzerinde hapis hakkını kullanabilecektir. Hükmümüz ise hapis hakkını belli yani, eşya hangi taşıma sözleşmesine göre taşınmışsa o taşıma sözleşmesinden doğan alacaklara özgülemiştir. Hapis hakkı refakat belgelerini de kapsar. 6762 sayılı Kanunun 794 üncü maddesinin aksine, 6762 sayılı Kanunun 793 üncü maddesi uyarınca - tevdi edilmiş bulunan para üzerinde taşıyıcının hapis hakkı bulunmamaktadır. Bunun sebebi Kanunumuzun 6762 sayılı Kanunun 793 üncü maddesine benzer bir maddeye yer vermemiş olmasıdır. Kanunun 891 inci maddesinin uygulanmasında Türk Medenî Kanununun 950 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki bağlantının varlığı da dikkate alınacaktır. İkinci fıkra: Türk Medenî Kanunundaki (Türk Medenî Kanununun 950 nci maddesinin birin ci fıkrasındaki) ilkeye uygun olarak taşıyıcı eşyayı zilyetliğinde bulundurduğu ya da eşya üzerinde hapis hakkını haiz olduğu sürece hapis hakkı mevcuttur. Üçüncü fıkra: Bu hüküm Türk Medenî Kanununun 891 inci maddesi ile birlikte anlamlandı rılır. Medeni Kanunun anılan maddesi borcun yerine getirilmemesi halinde ve yeterli güvence de gösterilmezse hapis hakkı konusu eşyanın paraya çevrilmesini öngörmektedir. Paraya çevrilmede teslime bağlı rehin hükümleri uygulanır. Bu halde Türk Medenî Kanunu borçluya bildirimde bulu nulması gerekir. Dördüncü fıkra, Türk Medenî Kanununun lafzından ayrılmış ve somut olaya uy gun olarak bildirim gönderilene yapılacak, gönderilen bulunmuyor veya malı teslim almadı redde diyorsa bildirim gönderene yapılacaktır.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Atıflar(3)

Bu maddenin atıf yaptıkları

Bu maddeye atıf yapanlar

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

1 karar arasından seçildi
  1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi · E. 2022/1358 · K. 2026/168 · T. 04.02.2026
    İstinafRet
    aynı şekilde ... plakalı araçla yapılan taşımaya ilişkin müvekkili firma alt taşıyıcı navlun ve bekleme ücreti olarak 2300. USD ödeme yaptığını, müvekkili şirketin, hakkettiği navlun ve bekleme bedellerinin ödenmemesi üzerine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 891.maddesinde belirtilen "hapis hakkı” ni kullanarak ... plakalı araç yükünü teslim etmediğini, müvekkili firmanın,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Ticaret Hukuku

Mobilya üreticisi (G) ile yurt içi taşımacılık yapan (T) arasında uzun süredir devam eden bir ticari ilişki bulunmaktadır. (T), (G)'nin farklı tarihlerde gerçekleştirdiği üç ayrı sevkiyattan kaynaklanan ve muaccel hale gelmiş taşıma ücreti alacaklarını tahsil edememiştir. Bunun üzerine (T), (G)'ye ait dördüncü bir sevkiyat konusu olan mobilyaları, alacaklarının tamamı ödeninceye kadar teslim etmeyeceğini bildirerek deposunda alıkoymuştur. (G) ise, hapis hakkının ancak mevcut taşıma sözleşmesinden doğan alacak için kullanılabileceğini, önceki sözleşmelerden doğan borçlar için bu yola başvurulamayacağını iddia etmiştir. Tarafların tacir olduğu bu olayda, taşıyıcı (T)’nin hapis hakkının kapsamına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A) Taşıyan, hapis hakkını sadece üzerinde hapis hakkı kullanılan eşyanın taşındığı yolculuktan doğan alacakları için kullanabilir; bu nedenle (T)'nin eylemi hukuka aykırıdır.
  2. B) Alacak ve zilyetliğin taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğması sebebiyle, alacak ile hapsedilen eşya arasında bağlantı olduğu karine olarak kabul edildiğinden, (T) önceki taşıma borçları için de hapis hakkını kullanabilir.
  3. C) Hapis hakkının doğumu için alacak ile eşya arasında doğrudan bir bağlantının bulunması zorunludur ve bu bağlantının varlığı tacirler arasında karine olarak kabul edilmez, taşıyıcı tarafından ispatlanmalıdır.
  4. D) Eşyanın birden çok taşıyıcı tarafından taşınması halinde son taşıyıcı önceki taşıyıcıların haklarını kullanabileceğinden, (T)’nin hapis hakkı kullanabilmesi için alacaklarının tamamının son sevkiyatta birleşmesi gerekir.
  5. E) Taraflar, taşıma ücreti ödenmediğinde eşyanın mülkiyetinin taşıyıcıya geçeceğini kararlaştırmışlarsa, bu hüküm geçerli olup taşıyıcı hapis hakkı yerine doğrudan mülkiyet hakkına dayanmalıdır.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl