Özel borç ilişkileri
Komisyon sözleşmesi
Kısaca
TBK m.532 alım veya satım komisyonculuğunu, yani komisyoncunun ücret karşılığında kendi adına ve vekâlet verenin hesabına kıymetli evrak ve taşınırların alım veya satımını üstlendiği sözleşmeyi tanımlar ve komisyon sözleşmelerine vekâlet hükümlerinin uygulanacağını belirtir. TBK m.533, komisyoncunun vekâlet verene karşı bilgilendirme ve bildirme yükümlülüğünü ile vekâlet verenin talimatı olmadıkça sözleşme konusu şeyleri sigorta ettirme zorunluluğunun bulunmadığını düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.532–546 hükümlerini kapsar.
- TBK m.532Tanımı
- TBK m.533Bildirme ve sigortalama borcu
- TBK m.534Özen borcu
- TBK m.535Vekâlet verenin belirlediği bedel
- TBK m.536Veresiye satma ve teslim almadan ödeme
- TBK m.537Komisyoncunun garantisi
- TBK m.538Ödediği paralar ve yaptığı giderler
- TBK m.539
- TBK m.540
- TBK m.541Hapis hakkı
- TBK m.542Malın açık artırmayla satılması
- TBK m.543
- TBK m.544
- TBK m.545
- TBK m.546Diğer komisyon işleri
TBK m.532 — Tanımı
Bu madde alım veya satım komisyonculuğunu, yani komisyoncunun ücret karşılığında kendi adına ve vekâlet verenin hesabına kıymetli evrak ve taşınırların alım veya satımını üstlendiği sözleşmeyi tanımlar ve komisyon sözleşmelerine vekâlet hükümlerinin uygulanacağını belirtir. Maddenin konusu kıymetli evrak ve taşınırlarla sınırlıdır. Madde, komisyoncunun haklarını, borçlarını, ücret ve masraf taleplerini, hapis hakkını ve taraf olma yasağının istisnalarını ayrıntılı düzenlemez; bunlar m.533 vd. kapsamındadır. Komisyoncunun sözleşmeden doğan haklarını ve borçlarını müvekkile devretmesi ile vekâlet hükümlerinin ayrıntıları da bu maddede yer almaz. Diğer komisyon işleri (m.546) ve taşıma işleri komisyonculuğu (TTK m.917 vd.) ayrı rejimlere tabidir ve bu maddenin kapsamı dışındadır. Simsarlık (m.520 vd.) ve acentelik (TTK m.102 vd.) da ayrı kurumlardır.
Tanımı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Alım veya satım komisyonculuğu
- Komisyoncunun ücret karşılığında, kendi adına ve vekâlet verenin hesabına kıymetli evrak veya taşınır alım ya da satımını üstlendiği sözleşmedir. Konusu yalnızca kıymetli evrak ve taşınırların alım veya satımıdır; kiralama, imal, ödünç verme veya nakliye gibi işler bu sözleşmenin konusu olamaz.
- Dolaylı temsil
- Temsilci, üçüncü kişiyle kendi adına sözleşme yapar ve sözleşmenin tarafı olur; hak ve borçlar önce temsilcinin üzerinde doğar, sonra devir ile temsil edilene geçer. Komisyoncu bu temsil türüne sahiptir.
- Ücret (komisyon)
- Komisyoncunun işi üstlenmesinin karşılığıdır. Ücret unsuru zorunludur; ücretsiz üstlenilen alım veya satım işi komisyon sözleşmesi sayılmaz ve vekâlet hükümlerine göre değerlendirilir.
- Vekâlet hükümlerinin tamamlayıcı uygulanması
- Madde ikinci fıkrasıyla komisyon sözleşmesine, alım satım komisyonculuğuna özgü hükümler saklı kalmak üzere vekâlet hükümlerini uygular. Bu uygulama boşlukları doldurmak içindir; özel hüküm varsa o öncelik taşır.
Tanımı: hangi şartlar aranır?
- Bir sözleşmenin konusu kıymetli evrak veya taşınır alım ya da satımı olmalıdır; başka bir işin üstlenilmesi bu maddenin kapsamına girmez.
- Komisyoncu işi kendi adına üstlenmelidir; üçüncü kişiye karşı vekâlet verenin adı açıklanmak zorunda değildir.
- İşlem vekâlet verenin hesabına yapılmalıdır; bu, komisyoncunun iç ilişkide müvekkile hesap verme yükümlülüğünü doğurur.
- Komisyoncuya bir ücret ödenmesi öngörülmelidir; ücret yoksa sözleşme komisyon değil vekâlet niteliğindedir.
- Komisyoncu bu işi bir ticari işletme içinde meslek olarak yapmak zorunda değildir; geçici ve tek sözleşmeye yönelik yetki de yeterlidir.
Tanımı: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşme alım veya satım komisyonculuğu olarak nitelendiğinde, komisyoncunun kendi adına yaptığı işlemden doğan hak ve borçlar önce komisyoncuya ait olur.
- Sözleşmede ücret kararlaştırılmamışsa bu madde kapsamında komisyon ilişkisi kurulmaz; ilişki vekâlet olarak değerlendirilir.
- Konusu kıymetli evrak ve taşınır olmayan bir iş üstlenilmişse bu madde uygulanmaz; ilgili özel düzenleme ya da genel hükümler esas alınır.
- Komisyon sözleşmesinde bu bölümdeki özel hükümler saklı kalmak koşuluyla vekâlet hükümleri uygulanır; özel hüküm bulunmayan boşluklar vekâlet hükümleriyle doldurulur.
- Sözleşmenin geçerliliği için yazılı şekil öngörülmemiştir; uyuşmazlıkta ispat kuralları belirleyicidir.
Alım veya satım komisyonculuğu ile diğer komisyon işleri arasındaki fark nedir?
Konusu kıymetli evrak ve taşınır alım veya satımı olan sözleşmedir ve bu madde kapsamındadır.
Konusu bu mal grubu dışında kalan komisyon işleridir; m.546 uyarınca alım satım komisyonculuğu hükümlerine gönderme yapılır.
Alım satım komisyonculuğunun hükümleri diğer komisyon işlerinde yalnızca gönderme yoluyla ve gerektiği ölçüde uygulanır.
Komisyon ile vekâlet arasındaki fark nedir?
Komisyoncu kendi adına, vekâlet verenin hesabına hareket eder ve ücret alır.
Vekil vekâlet verenin adına ve hesabına hareket eder; ücret zorunlu değildir.
Ücret öngörülmemişse sözleşme vekâlet sayılır. Komisyonda iç ilişki için vekâlet hükümleri boşlukları doldurur.
Komisyoncu ile acente ve simsar arasındaki fark nedir?
Komisyoncu kendi adına işlem yapar ve üçüncü kişiyle sözleşmenin tarafı olur.
Acente sürekli ilişkiyle sözleşme yapma veya aracılık eder; simsar yalnızca aracılık eder ve temsil yetkisi yoktur.
Komisyoncunun sözleşmeden doğan hakları önce kendisinde doğar ve sonra devredilir; simsar ve acente bu devri yapmaz.
Tanımı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Komisyonu vekâletten ayırmak için komisyoncunun adını üçüncü kişiye açıklamasını aramak; oysa komisyoncu kendi adına hareket eder ve vekâlet verenin adını açıklamak zorunda değildir.
- Ücretsiz üstlenilen alım veya satım işini komisyon olarak nitelendirmek; ücret zorunlu unsurdur ve yoksa vekâlet hükümleri uygulanır.
- Kiralama, imal, ödünç veya nakliye gibi işleri alım satım komisyonculuğu kapsamında saymak; konu yalnızca kıymetli evrak ve taşınır alım satımıdır.
- Simsarı ve acenteyi komisyoncu ile aynı temsil rejiminde değerlendirmek; simsarın temsil yetkisi yoktur, acente ise sürekli ilişki içerir.
- Komisyoncunun elde ettiği hak ve borçların kendiliğinden müvekkile geçtiğini varsaymak; devir gerekir, kanuni temlik ancak müvekkilin borçlarını ifa etmesi halinde söz konusudur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Uyuşmazlıklarda taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değil, komisyon ve TTK m.4 çerçevesinde değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1211 E., 2021/1606 K., 11.11.2021; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, 2021/558 E., 2021/1116 K., 09.06.2021)
- Bölge adliye mahkemeleri cari hesap alacağı ve konsinye mal satışına ilişkin uyuşmazlıkları bu madde ve devamı hükümleri üzerinden çözmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019)
- Komisyon ile vekâlet ayrımında, ücretin varlığı ve komisyoncunun kendi adına hareket etmesinin esas alındığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, 2020/1437 E., 2020/1342 K., 07.10.2020)
Nasıl ispat edilir?
- Komisyon ilişkisini iddia eden taraf, sözleşmenin konusunun kıymetli evrak veya taşınır alım satımı olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Ücret kararlaştırıldığını iddia eden taraf bunu ispatlamalıdır; ücretsiz üstlenilen iş komisyon sayılmadığından ücretin varlığı belirleyicidir.
- Sözleşmede şekil öngörülmediğinden ilişki her türlü delille ispatlanabilir; ancak hukuki işlem niteliği nedeniyle HMK m.200 uyarınca senetle ispat kuralı uygulanır.
- Komisyoncunun kendi adına hareket ettiğini, vekâlet verenin hesabına yaptığını karşı tarafa bildirmesi gerekmez; bu iç ilişkinin ispatı müvekkil ile komisyoncu arasında hesap belgeleriyle yapılır.
- Karşı taraf sözleşmenin ücretsiz olduğunu veya konunun kapsam dışı olduğunu savunuyorsa bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.533: Komisyoncunun talimata uyma ve bilgi verme gibi temel borçlarını düzenler; bu madde ile birlikte komisyon ilişkisinin içeriğini oluşturur.
- 6098 sayılı Kanun m.539: Komisyoncunun ücret hakkının doğum koşullarını düzenler; bu maddenin kapsamında kalan ücret ilişkisini tamamlar.
- 6098 sayılı Kanun m.543: Komisyoncunun taraf olarak kendi malını satması veya müvekkilden satın alması istisnasını düzenler; taraf olma yasağının istisnasıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.546: Diğer komisyon işlerine alım satım komisyonculuğu hükümlerini uygular; bu maddenin kapsamını genişletir.
- 6098 sayılı Kanun m.502: Ücretsiz üstlenilen işin vekâlet hükümlerine göre değerlendirilmesinde başvurulan genel iş görme hükmüdür.
- 6098 sayılı Kanun m.520: Simsarlık sözleşmesini düzenler; komisyoncu ile simsarın ayrımında karşılaştırma noktasıdır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.917: Taşıma işleri komisyonculuğunu özel olarak düzenler; alım satım komisyonculuğundan ayrı rejime tabidir.
TBK m.533 — Bildirme ve sigortalama borcu
Madde, komisyoncunun vekâlet verene karşı bilgilendirme ve bildirme yükümlülüğünü ile vekâlet verenin talimatı olmadıkça sözleşme konusu şeyleri sigorta ettirme zorunluluğunun bulunmadığını düzenler. Hüküm komisyon sözleşmesinde komisyoncu bakımından uygulanır. Madde, komisyoncunun özen borcunu, veresiye satış kısıtlarını, tevkil yasağını ve taşıma işleri komisyoncusunun sorumluluğunu düzenlemez; bunlar için 6098 sayılı Kanun'un 536. maddesine ve Türk Ticaret Kanunu'nun taşıma işleri komisyonculuğu hükümlerine bakılmalıdır. Madde, sigorta konusunda vekâlet verenin talimatının bulunmadığı halde komisyoncunun vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca sorumlu tutulup tutulamayacağını ayrıca düzenlemez.
Bildirme ve sigortalama borcu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komisyoncu
- Kendi adına, ancak vekâlet verenin hesabına alım veya satım işi yapan kişidir. Riskler vekâlet verene aittir; bu nedenle komisyoncunun bilgilendirme yükümü bu riskin sahibinin bilgi edinme hakkına dayanır.
- Vekâlet veren (müvekkil)
- Komisyoncunun hesabına iş yaptığı ve işin mali ve ekonomik sonuçlarını üstlenen taraftır. Bilgi alma hakkı ile sigorta kararını verme yetkisi ona aittir.
- Talimat
- Vekâlet verenin komisyoncuya verdiği ve işin nasıl yapılacağını belirleyen emirdir. Madde, sigorta yükümünün doğup doğmayacağını talimatın varlığına bağlar.
- Bildirme yükümü
- Komisyoncunun yaptığı işi vekâlet verene bildirmesi ve özellikle talimatın yerine getirildiğini gecikmeksizin haber vermesi borcudur. Madde metninde somut bir süre belirtilmemiş, yalnızca hemen bildirim öngörülmüştür.
- Sigorta ettirme borcu
- Sözleşme konusu şeylerin yangın, hırsızlık, sel gibi risklere karşı sigortalanmasıdır. Bu borç ancak vekâlet verenin açık talimatı varsa doğar.
Bildirme ve sigortalama borcu: hangi şartlar aranır?
- Komisyon sözleşmesinin bulunması ve komisyoncunun kendi adına, vekâlet verenin hesabına alım veya satım işi yapması gerekir.
- Komisyoncunun yaptığı iş hakkında vekâlet verene bilgi vermesi gerekir.
- Vekâlet verenin talimatının yerine getirildiğinin, bu talimat varsa, komisyoncu tarafından hemen bildirilmesi gerekir.
- Sigorta ettirme yükümünün doğması için vekâlet verenin talimatının bulunması gerekir; talimat yoksa komisyoncu sigorta ettirmekle yükümlü değildir.
Bildirme ve sigortalama borcu: hangi sonuçları doğurur?
- Komisyoncu yaptığı iş hakkında vekâlet verene bilgi vermekle yükümlüdür.
- Talimat verilmişse komisyoncu talimatın yerine getirildiğini hemen bildirmek zorundadır.
- Vekâlet verenin talimatı yoksa komisyoncu sözleşme konusu şeyleri sigorta ettirmekle yükümlü değildir.
- Talimat olmadan sigorta ettirilmiş olsa bile bu işlem vekâlet verenin menfaatine yapılmış vekâletsiz iş görme olarak değerlendirilir ve BK 529 uygulanır.
- Komisyoncunun bu yükümlülüklere aykırı davranması, vekâlet verenin uğradığı zarar bakımından sorumluluk doğurur. Maddede yaptırımı ayrıca düzenleyen hüküm bulunmadığından sorumluluk genel hükümlere göre belirlenir.
Bilgilendirme yükümü ile sigorta yükümü arasındaki fark nedir?
Bilgilendirme yükümü, komisyoncunun yaptığı işle ilgili olarak her durumda vekâlet verene bilgi vermesini ve talimatın yerine getirildiğini bildirmesini kapsar.
Sigorta yükümü, yalnızca vekâlet verenin talimatı bulunduğunda doğar ve sözleşme konusu şeylerle sınırlıdır.
Talimat yoksa bilgi verme yükümü geçerlidir ancak sigorta yükümü doğmaz.
Talimatlı iş ile talimatsız iş arasındaki fark nedir?
Vekâlet verenin talimat verdiği işlerde komisyoncu talimatın gereğinin yapıldığını gecikmeksizin bildirmek zorundadır.
Talimat verilmemiş işlerde bildirme yükümü genel bilgilendirme düzeyinde kalır.
Talimatlı işlerde yerine getirme bildirimi özellikle zorunludur; talimatsız işlerde bu özel bildirim borcu doğmaz.
Sözleşmeli sigorta ile vekâletsiz iş görme arasındaki fark nedir?
Vekâlet verenin talimatı ile komisyoncu sigorta ettirir ve bu borç sözleşmesel niteliktedir.
Talimat olmadan komisyoncunun kendiliğinden sigorta ettirmesi sözleşmesel bir borç değil, gerçek vekâletsiz iş görme niteliğindedir.
Talimatsız sigorta yaptırılırsa vekâlet verenin menfaatine yapılmış vekâletsiz iş görme hükümleri (BK 529) uygulanır.
Bildirme ve sigortalama borcu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sigorta yükümünü bilgilendirme yükümü ile aynı şey saymak; sigorta yalnızca talimat varsa doğar.
- Talimat olmadan yapılan sigortayı sözleşmesel borcun ifası saymak; bu durumda vekâletsiz iş görme hükümleri uygulanır.
- Bildirim yükümünü talimatlı işler ile talimatsız işler için aynı sıkılıkta değerlendirmek; talimatlı işlerde hemen bildirim özellikle gereklidir.
- Maddede bir süre öngörülmediği hâlde bildirim için belirli bir gün sayısı aramak; madde hemen bildirim öngörür.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Komisyon sözleşmesinde bilgilendirme yükümlülüğünün kapsamını belirlemek için 6098 sayılı Kanun'un 532-546 maddelerinin birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/256 E., 2019/393 K., 01.04.2019)
- Komisyon sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıklarda 6098 sayılı Kanun'un 532. ve devamındaki maddelerinin tacir ticari ilişkilerinde uygulandığı kabul edilmektedir. (İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/89 E., 2026/293 K., 27.04.2026; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/939 E., 2026/281 K., 20.04.2026; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/507 E., 2026/262 K., 13.04.2026; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/76 E., 2026/190 K., 18.03.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Bilgi verme ve gecikmeksizin bildirme yükümünün ihlali iddiasını ileri süren vekâlet veren, komisyoncunun bildirimde bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Bildirim, yazılı belge, elektronik yazışma veya tanık ile ispatlanabilir; yazılı bildirim ispat kolaylığı sağlar.
- Talimatın varlığını iddia eden taraf, talimatın verildiğini ispatlamak zorundadır; talimat yazılı değilse diğer delillerle gösterilir.
- Komisyoncu, talimatın bulunmadığını veya sigorta yaptırmasının vekâlet verenin açık isteği olmadığını savunursa bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.529: Vekâlet verenin talimatı olmadan komisyoncunun sigorta yaptırması hâlinde vekâletsiz iş görme hükümlerinin uygulanmasını sağlar.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.536: Komisyoncunun veresiye satış ve ödeme konularında talimat ve teamül bakımından sınırlarını düzenler; bu madde ile bilgilendirme ve sigorta yükümleri ayrı konulardır.
TBK m.534 — Özen borcu
Madde, komisyoncunun kendisine satılmak üzere gönderilen eşyanın açıkça ayıplı olması hâlinde vekâlet verene karşı yükümlülüklerini (koruma, bilgilendirme, zararı tespit ettirme) ve kısa sürede bozulabilecek eşyada satış yükümlülüğünü düzenler. Madde, konsinye satış ilişkisinde komisyoncu ile vekâlet veren arasındaki iç ilişkiye uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: konsinye sözleşmesinin kurulması ve komisyoncunun satış yetkisi (m.532-533), komisyoncunun taşıyıcıya karşı taşıma hukuku ile taşıyıcı sorumluluğu (taşıma mevzuatı ve ilgili hükümler), komisyoncunun satış bedeli ve komisyon ücreti hesabı (m.535 vd.), ve zamanaşımı ile dava yolları (genel hükümler).
Özen borcu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Konsinye satış
- Komisyoncunun, vekâlet verenin eşyasını kendi adına ama vekâlet verenin hesabına satmak üzere teslim aldığı satış ilişkisidir. Bu maddedeki yükümlülükler bu ilişkinin içinde doğar.
- Açıkça ayıplı eşya
- Teslim sırasında gözle veya olağan muayene ile fark edilebilecek biçimde ayıplı olan eşyadır. Maddenin ilk fıkrası yalnız bu tür ayıbı kapsar; gizli ayıp hakkında bu fıkra doğrudan uygulanmaz.
- Koruma altına almak
- Eşyanın zarar görmesini önleyecek ve sonradan ispat edilebilmesini sağlayacak fiili ve hukuki tedbirleri almaktır. Tedbirler olabildiğince yapılmalıdır, yani komisyoncunun gücünün ölçüsünü aşan bir zorunluluk getirmez.
- Kısa sürede bozulabilecek eşya
- Gecikmesi hâlinde değerini ya da kullanılabilirliğini kısa sürede kaybedecek nitelikteki eşyadır. Bu niteliğin varlığı, eşyanın doğası ve bekleme süresine bağlı olarak somut duruma göre belirlenir.
- Her türlü ihmal
- Komisyoncunun ilk fıkrada sayılan yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya gecikmeli yerine getirmesi sonucu oluşan kusurudur. Bu ihmalden doğan zarardan komisyoncu sorumlu tutulur.
Özen borcu: hangi şartlar aranır?
- Komisyoncuya satılmak üzere gönderilen eşyanın teslim anında açıkça ayıplı olması gerekir.
- Komisyoncunun vekâlet verenin taşıyıcıya karşı haklarını korumak için gerekeni yapması gerekir.
- Komisyoncunun zararı tespit ettirmesi ve olabildiğince eşyayı koruma altına alması gerekir.
- Komisyoncunun durumu vekâlet verene hemen bildirmesi gerekir.
- Kısa sürede bozulabilecek eşya söz konusuysa komisyoncunun vekâlet vereni hemen bilgilendirmesi koşuluyla eşyayı satması gerekir; bildirim yükümü bu hâlde de aynen geçerlidir.
- Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde komisyoncunun her türlü ihmalinden doğan zarardan sorumlu olması, sorumluluğun doğması için ihmal ile zarar arasında illiyet bağı bulunması gerekir.
Özen borcu: hangi sonuçları doğurur?
- Açıkça ayıplı eşya gönderildiğinde komisyoncu, vekâlet verenin taşıyıcıya karşı haklarını korumak için gerekli adımları atmakla yükümlüdür.
- Komisyoncu, zararı tespit ettirmek ve eşyayı olabildiğince koruma altına almak zorundadır.
- Komisyoncu durumu vekâlet verene hemen bildirmek zorundadır.
- Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde komisyoncu, her türlü ihmalinden doğan zarardan sorumlu olur.
- Kısa sürede bozulabilecek eşyada komisyoncu, vekâlet vereni hemen bilgilendirmek koşuluyla eşyayı satmak zorundadır.
- Kısa sürede bozulabilecek eşyada bildirim yapılmadan satış yapılırsa komisyoncunun sorumluluğu doğar.
- Maddede yer alan yükümlülükler, komisyoncunun vekâlet verene karşı borçlarıdır; taşıyıcıya karşı hakların korunması da bu borcun kapsamındadır.
Açıkça ayıplı eşya ile kısa sürede bozulabilecek eşya arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, eşyanın açıkça ayıplı olmasını ve komisyoncunun koruma ile bildirim yükümlerini düzenler.
İkinci fıkra, eşyanın kısa sürede bozulabilecek nitelikte olmasını ve bu hâlde komisyoncunun satış yükümlülüğünü düzenler.
Açıkça ayıplı eşyada komisyoncu satmak zorunda değildir, korumakla yükümlüdür; kısa sürede bozulacak eşyada ise satmakla yükümlüdür. İki hâl bir arada gerçekleşebilir, bu durumda ikinci fıkra satışı zorunlu kılar.
Açık ayıp ile gizli ayıp arasındaki fark nedir?
Açık ayıp, teslim sırasında olağan muayene ile fark edilebilen ayıptır ve birinci fıkranın kapsamındadır.
Gizli ayıp, olağan muayenede fark edilemeyen ayıptır ve bu maddenin birinci fıkrasının kapsamı dışındadır.
Gizli ayıpta bu maddedeki koruma ve bildirim yükümü doğrudan doğmaz; komisyoncunun genel özen yükümlülüğü ve sözleşmenin genel hükümleri belirleyici olur.
Bildirim yükümü ile zarar sorumluluğu arasındaki fark nedir?
Bildirim ve koruma yükümleri komisyoncunun ilk fıkradaki doğrudan borçlarıdır.
Zarar sorumluluğu, bu borçların ihlali sonucu doğan ihmal ile ortaya çıkan zarardır.
Bildirimi yapmamak tek başına sorumluluk doğurmaz; ihmal ile zarar arasında illiyet bağı aranır.
Özen borcu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Açıkça ayıplı eşyada komisyoncuyu satış yapmaya zorunlu saymak; oysa bu hâlde yükümlülük koruma ve bildirimdir, satış değildir.
- Kısa sürede bozulabilecek eşyada bildirimi satıştan sonra yapılabilir saymak; madde bildirimi satıştan önce ve hemen yapmayı şart koşar.
- Gizli ayıpı da birinci fıkra kapsamında değerlendirmek; birinci fıkra yalnız açıkça ayıplı eşyayı düzenler.
- Bildirim yükümünün ihlalini tek başına sorumluluk sebebi saymak; sorumluluk için ihmal ile zarar arasında illiyet bağı aranmalıdır.
- Taşıyıcıya karşı hakların korunmasını komisyoncunun vekâlet verene karşı yükümlülüğü dışında bir borç saymak; bu yükümlülük vekâlet verenin hakkını korumaya yöneliktir.
- Komisyoncunun sorumluluğunu sınırsız görmek; sorumluluk her türlü ihmalden doğan zarar ile sınırlıdır, illiyet bağı gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Konsinye mal satışına ilişkin hükümlerin, TBK m.532-546 çerçevesinde ticari uyuşmazlıklarda uygulandığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/256 E., 2019/393 K., 01.04.2019)
- Konsinye ilişkisinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın cari hesap alacağı ve ticari defter incelemesi üzerinden çözüldüğü görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019)
- Bu tür uyuşmazlıklarda ticari işletmeyle ilgili davaların ticaret mahkemelerinde görüldüğü kabul edilmektedir. (İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/89 E., 2026/293 K., 27.04.2026; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/939 E., 2026/281 K., 20.04.2026; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/507 E., 2026/262 K., 13.04.2026; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/76 E., 2026/190 K., 18.03.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Komisyoncunun koruma ve bildirim yükümünü yerine getirdiğini ispat yükü komisyoncudadır; bildirimin yapıldığını gösteren yazılı belge (e-posta, yazı, ihtar) en güçlü delildir.
- Eşyanın teslim anında açıkça ayıplı olduğunu ileri süren taraf, bu durumu ispatlamalıdır; teslim tutanağı ve fotoğraf gibi belgeler kullanılabilir.
- Komisyoncunun ihmalinden doğan zararın varlığı ve miktarını ileri süren vekâlet veren ispatlamalıdır; zararı tespit ettirme yükümünün yerine getirilmesi, bilirkişi raporu ile bu ispata yardımcı olur.
- Kısa sürede bozulabilecek eşyanın satılmasında, bildirimin hemen yapıldığını ve eşyanın niteliğini komisyoncu ispatlamak zorundadır; aksi hâlde satış sorumluluk doğurur.
- Komisyoncunun kusursuzluğunu ileri sürmesi hâlinde, bu savunmayı ispat yükü komisyoncuya aittir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.532: Konsinye satış ilişkisinin tanımını ve kapsamını verir; bu maddedeki yükümlülüklerin hangi ilişkide doğduğunu belirler.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.533: Komisyoncunun satış ve eşyayı teslim alma yetkisine ilişkin hükümler içerir; ayıplı eşya bu çerçevede teslim alınmış olur.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.535: Komisyoncunun satış sonrası hesap ve bedel yükümlülüklerini düzenler; eşyanın satılması hâlinde ortaya çıkacak ilişkiyi tamamlar.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.471: Eser sözleşmesindeki yüklenicinin özen borcunu düzenler; ayrım için karşılaştırma niteliğindedir, bu maddeye doğrudan uygulanmaz.
TBK m.535 — Vekâlet verenin belirlediği bedel
Madde, komisyoncunun vekâlet verenin belirlediği bedelden farklı bir bedelle mal satması veya mal alması hâlinde doğan sorumluluğunu düzenler. Bu çerçevede belirlenen bedel ile gerçekleşen satış bedeli arasındaki farkın giderilmesini, komisyoncunun talimata aykırılıktan doğan diğer zararlardan sorumluluğunu ve fark alıkoyma yasağını kapsar. Maddenin uygulanması, komisyoncu ile vekâlet veren arasındaki komisyon ilişkisine bağlıdır. Madde, komisyoncunun komisyon ücretine, konsinye satışa ilişkin özel hükümlere (m.532-546) ve vekâlet verenin diğer borçlarına (m.510) ilişkin ayrıntıları düzenlemez; bunlar ayrı maddelerde yer alır. Ayrıca komisyoncunun talimata uyma yükümü ile vekilin genel özen ve hesap verme yükümü (m.506 vd.) bu maddenin kapsamı dışındadır.
Vekâlet verenin belirlediği bedel: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komisyoncu
- Kendi adına, vekâlet verenin hesabına mal alım veya satımı yapan kişidir. Bu nitelik nedeniyle işlemin tarafı komisyoncu olur, malın ekonomik sonucu ise vekâlet verene aittir.
- Vekâlet verenin belirlediği bedel
- Komisyoncunun malı satarken veya alırken uyması gereken fiyat sınırıdır. Madde metninde bu bedel bir alt sınır veya üst sınır olarak tanımlanmamış, satış ve alım yönünde farklı sonuçlara bağlanmıştır.
- Fark
- Belirlenen bedel ile gerçekleşen satış ya da alım bedeli arasındaki tutar farkıdır. Komisyoncu bu farkı ya öder ya da alıkoyamaz.
- Talimata aykırılık
- Komisyoncunun vekâlet verenin açık talimatlarına uymadan hareket etmesidir. Bu aykırılık, fiyat dışındaki diğer zararlar bakımından kusura bağlı tazminat sorumluluğu doğurur.
Vekâlet verenin belirlediği bedel: hangi şartlar aranır?
- Komisyoncunun, vekâlet verenin belirlediği bedel bulunan bir işlemde malı bu bedelin altında satmış olması gerekir.
- Komisyoncunun, vekâlet verenin belirlediği bedelin altında mal satması hâlinde, malı satmasaydı vekâlet verenin daha fazla zarar göreceğini ve durumun yeniden talimat almaya elverişli bulunmadığını komisyoncunun ispat etmesi gerekir; aksi hâlde fark giderilir.
- Komisyoncunun, belirlenen bedelin altında mal satması hâlinde, belirlenen bedel ile satış bedeli arasındaki farkı gidermesi gerekir.
- Komisyoncunun talimata aykırı davranmış olması ve bu nedenle vekâlet verenin uğradığı diğer zararların varlığı hâlinde, komisyoncunun kusuru bulunması gerekir.
- Komisyoncunun, belirlenen bedelin üstünde satış veya altında alım yapmış olması hâlinde, bu işlemden doğan farkı alıkoymaması gerekir.
Vekâlet verenin belirlediği bedel: hangi sonuçları doğurur?
- Belirlenen bedelin altında satış yapan komisyoncu, belirlenen bedel ile satış bedeli arasındaki farkı gidermekle yükümlü olur.
- Komisyoncu, malı satmasaydı vekâlet verenin daha fazla zarar göreceğini ve durumun yeniden talimat almaya elverişli bulunmadığını ispat ederse, fark giderme yükümünden kurtulur.
- Fark giderme yükümünün dışında, talimata aykırı davranış nedeniyle vekâlet verenin uğradığı diğer zararlardan komisyoncu kusuru varsa sorumlu olur.
- Belirlenen bedelin üstünde satış veya altında alım yapan komisyoncu, bu işlemden doğan farkı alıkoyamaz.
- Madde emredici nitelik taşır; metinde taraflar lehine değişikliğe imkân veren bir hüküm yoktur. Bu nedenle sözleşmeyle aksi kararlaştırılması, metnin açık ifadesine göre tartışmalıdır.
Altında satış ile üstünde satış veya altında alım arasındaki fark nedir?
Komisyoncu, belirlenen bedelin altında mal satmıştır. Kural olarak fark giderilir ve ispat yükü komisyoncudadır.
Komisyoncu, belirlenen bedelin üstünde satmış veya altında almıştır. Bu hâlde fark komisyoncunun elinde kalamaz.
Altında satışta komisyoncu, kendi ispatı ile farkı gidermekten kurtulabilir. Üstünde satış ya da altında alımda ise fark alıkonulamaz; komisyoncunun ispat imkânı yoktur.
Fark ödeme yükümü ile diğer zararlardan sorumluluk arasındaki fark nedir?
Belirlenen bedelin altındaki satışın fark kısmı, talimata aykırılık aranmaksızın gidermeye bağlanmıştır.
Talimata aykırı davranış nedeniyle fiyat farkı dışında kalan zararlar, komisyoncunun kusuruna bağlıdır.
Fiyat farkı için kusur aranmaz; diğer zararlar için komisyoncunun kusuru ayrıca aranır.
Vekâlet verenin belirlediği bedel: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde metnindeki altında satış ile üstünde satış ya da altında alım hallerini aynı sonuca bağlamak; altında satışta fark giderme, üstünde satış ve altında alımda ise fark alıkoyma yasağı uygulanır.
- Komisyoncunun ispat yükünü vekâlet verene yüklemek; kurtuluş için gereken ispat komisyoncuya aittir.
- Fiyat farkı talebinde de talimata aykırılığın kusuru aramak; fark giderme için kusur aranmaz, kusur yalnız diğer zararlar için aranır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Konsinye satış uyuşmazlıklarında derece mahkemeleri, komisyon ilişkisine dair hükümlerin uygulanmasını konsinye mal satışına ilişkin m.532-546 çerçevesinde değerlendirmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/256 E., 2019/393 K., 01.04.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Belirlenen bedelin altında satış nedeniyle fark talebinde bulunan vekâlet veren, belirlenen bedelin varlığını ve satış bedelini ispatlamakla yükümlüdür.
- Komisyoncu, malı satmasaydı vekâlet verenin daha fazla zarar göreceğini ve durumun yeniden talimat almaya elverişli bulunmadığını ispat ederek fark giderme yükümünden kurtulmak isteyebilir; bu ispat yükü komisyoncudadır.
- Talimata aykırılık nedeniyle diğer zararlardan sorumluluk için vekâlet veren, aykırılığı, zararı ve bu iki unsur arasındaki nedensel bağı ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.510: Vekâlet verenin vekile ödemesi gereken gider ve avans ile zarar tazmini yükümlülüklerini düzenler; m.535'in kapsamını tamamlar ama fiyat farkını düzenlemez.
- 6098 sayılı Kanun m.532-546: Konsinye satış ilişkisine ilişkin özel hükümler içerir; komisyoncunun satış bedeli yönünden bu maddelerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
TBK m.536 — Veresiye satma ve teslim almadan ödeme
Bu madde, komisyoncunun vekâlet verenin iznini almadan malı veresiye satması ya da malı teslim almadan bedelini ödemesi hâllerinde komisyoncunun zarara katlanma yükümlülüğünü düzenler. Ayrıca komisyoncunun, satış yerindeki ticari teamül uyarınca vekâlet veren yasaklamadıkça malı veresiye satabileceği istisnasını içerir. Komisyoncunun vekâlet verene karşı garanti sorumluluğu (m.537), komisyon ücreti ve harcamalar gibi komisyoncunun haklarını (m.538 vd.) ve konsinye satışın genel çerçevesini düzenlemez (m.532-546 arasındaki diğer hükümler). Veresiye satış yapılması hâlinde alıcının bedeli ödememesinden doğan garanti sorumluluğu (m.537/I) ile bu sorumluluğun karşılığı olan ücret talebi (m.537/II) ayrı maddede yer alır. Komisyoncunun zararın tazmini için dava açma usulü ve bu hakka ilişkin bir zamanaşımı ya da hak düşürücü süre bu maddede düzenlenmez.
Veresiye satma ve teslim almadan ödeme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komisyoncu
- Kendi adına, ancak vekâlet verenin hesabına mal alım veya satımı yapan kişidir. Madde, komisyoncunun satım ve alım komisyonundaki yetki sınırlarını belirler.
- Veresiye satış
- Malın alıcıya teslim edildiği, bedelin ise teslimden sonra ödenmek üzere bırakıldığı satış türüdür. Bu maddede komisyoncunun yetkisini aşan veresiye satış ile yetkisi dâhilindeki veresiye satış ayrılır.
- Satış yerindeki ticari teamül
- Malın satıldığı yerde, o tür mal ticaretinde yerleşmiş ve genel kabul görmüş veresiye satış uygulamasıdır. Vekâlet veren yasaklamadıkça komisyoncu bu teamüle göre veresiye satış yapabilir.
- Teslim almadan bedel ödeme
- Alım komisyonunda komisyoncunun, malı henüz teslim almadan satıcıya bedeli ödemesidir. Vekâlet verenin izni olmadan yapılırsa komisyoncu zarardan sorumlu olur.
- Vekâlet verenin izni
- Komisyoncunun yetkisini genişleten, vekâlet verenin açık ya da örtülü onayıdır. Madde, bu iznin yokluğunda yapılan işlemlerin sonucunu düzenler; izin şekle bağlı değildir.
Veresiye satma ve teslim almadan ödeme: hangi şartlar aranır?
- Komisyoncunun malı satmak için vekâlet verenin izni bulunmalıdır; izin yoksa malı veresiye satması yasak alanda kalır.
- Komisyonun satım türünde komisyoncu bedeli almadan malı alıcıya teslim etmemeli; alım türünde ise malı teslim almadan satıcıya bedel ödememelidir.
- Komisyoncunun veresiye satış yapabilmesi için vekâlet verenin bu yönde bir yasak koymamış olması gerekir.
- Veresiye satışın, malın satış yerindeki ticari teamüle uygun olması gerekir.
- Yukarıdaki yasak alanlarda yapılan işlemden doğan zarar, komisyoncunun vekâlet verene karşı tazmin yükümlülüğüne konu olur.
Veresiye satma ve teslim almadan ödeme: hangi sonuçları doğurur?
- Komisyoncu, vekâlet verenin izni olmadan malı veresiye sattığında, bundan doğan zarara katlanmak zorundadır.
- Komisyoncu, malı teslim almadan bedelini öderse, bundan doğan zarara katlanmak zorundadır.
- Vekâlet veren yasaklamadıkça, komisyoncu malı satış yerindeki ticari teamüle göre veresiye satabilir ve bu durumda zarardan sorumlu olmaz.
- Veresiye satışın yapılmasında vekâlet verenin yasağı varsa, komisyoncunun teamüle uysa bile veresiye satış yapması hukuka aykırı olur ve zarar doğurur.
İzinli veresiye satış ile izinsiz veresiye satış arasındaki fark nedir?
Vekâlet verenin izni bulunan veya yasağın olmadığı ve teamüle uygun veresiye satış.
Vekâlet verenin izni olmadan yapılan veresiye satış.
İzinsiz veresiye satışta komisyoncu, bedelin tahsil edilmemesinden doğan zarara katlanır; izinli satışta ise komisyoncu bu zarardan sorumlu değildir.
Satım komisyonu ile alım komisyonu arasındaki fark nedir?
Satım komisyonunda komisyoncunun malı alıcıya teslimden önce bedeli tahsil etmeden teslim etmesi yasaktır.
Alım komisyonunda komisyoncunun malı teslim almadan bedeli ödemesi yasaktır.
Her iki türde de izinsiz hareket, komisyoncuyu zarardan sorumlu kılar; yasaklanan hareket türü komisyonun türüne göre değişir.
Yasak vekâlet veren tarafından konmuş ile konmamış arasındaki fark nedir?
Vekâlet veren veresiye satışı yasaklamışsa komisyoncu bu yasağa uymak zorundadır.
Vekâlet veren yasaklamamışsa komisyoncu teamüle uygun veresiye satış yapabilir.
Yasak yoksa ve teamül varsa veresiye satış hukuka uygun olur; yasak varsa veya teamül yoksa komisyoncu zarardan sorumlu olur.
Veresiye satma ve teslim almadan ödeme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Komisyoncunun veresiye satış yapmak için vekâlet verenin açık iznini aramak yerine, teamülün varlığını tek başına yeterli saymak; teamül ancak yasak yokken geçerli bir gerekçe oluşturur.
- Satım komisyonu ile alım komisyonundaki yasaklanan hareketleri karıştırmak; satım komisyonunda teslim, alım komisyonunda ise bedel ödemesi yasaktır.
- Vekâlet verenin yasağının bulunmadığını varsayarak teamülü kontrol etmeden veresiye satışı hukuka uygun saymak.
- Veresiye satış nedeniyle doğan garanti sorumluluğunu bu maddeden çıkarmak; garanti sorumluluğu m.537 kapsamındadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ve Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi kararları, konsinye mal satışlarında 6098 sayılı Kanunun 532-546 maddelerinin uygulanacağını belirtmektedir; bu madde de bu bütünün parçasıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/256 E., 2019/393 K., 01.04.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Vekâlet verenin izninin bulunduğunu, satış yaptığını ileri süren komisyoncu, iznin varlığını yazılı belge veya ticari defter kayıtlarıyla ispatlamalıdır.
- Komisyoncunun izinsiz veresiye satış yaptığını ve bunun zarara yol açtığını ileri süren vekâlet veren, satışın tarihini, alıcıyı ve bedelin ödenmediğini belgelerle ortaya koymalıdır.
- Satış yerindeki ticari teamülün varlığını ileri süren taraf, bu teamülü ilgili ticaret çevresinden alınacak bilgi veya bilirkişi görüşüyle ispatlamalıdır.
- Vekâlet verenin yasağı konduğunu ileri süren taraf bu yasağı yazılı olarak ortaya koymalıdır; yazısız yasak iddiasında ispat yükü bu tarafa aittir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.537: Komisyoncunun veresiye satış yetkisi dâhilinde yapmadığı, yani yetkisini aşarak veresiye sattığı durumda alıcının bedeli ödememesinden doğan garanti sorumluluğunu düzenler. Bu maddedeki yetki sınırı ile birlikte okunur.
- 6098 sayılı Kanun m.532: Konsinye (komisyon) sözleşmesinin tanımını ve kapsamını verir; bu maddedeki komisyoncu ve vekâlet veren kavramları oradan anlaşılır.
TBK m.537 — Komisyoncunun garantisi
Bu madde, komisyoncunun üçüncü kişilerle (alıcı veya satıcı durumundaki borçlularla) yaptığı işlemlerde bu kişilerin borçlarını ödememesi ya da diğer edimlerini yerine getirmemesi hâlinde komisyoncunun müvekkile karşı sorumluluğunu düzenler. Kural olarak komisyoncunun bu sorumluluğu yoktur; sorumluluğun doğduğu iki hal, yetkisiz veresiye satış ile açık garanti veya yerdeki ticari teamüldür. Maddenin ikinci fıkrası, garanti veren komisyoncunun ayrıca ücret isteyebilmesini hükme bağlar. Madde, komisyoncunun bağımsız tacir yardımcısı olarak kurduğu komisyon ilişkisinde, kıymetli evrak ve taşınır alım satımı bakımından uygulanır. Komisyoncunun müvekkile karşı genel borçlarını, ücret hakkını, masraf talebini, hapis hakkını ve bilgi verme yükümlülüğünü düzenlemez (m.538, m.539, m.541, m.533). Komisyon ilişkisinin tek tarafı olan komisyoncunun üçüncü kişiye karşı kendi sorumluluğu ile sözleşmenin sona ermesi de bu maddenin konusu değildir.
Komisyoncunun garantisi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Garanti sorumluluğu (dükrüar sorumluluğu)
- Komisyoncunun, yaptığı sözleşmede karşı tarafın borçlarını ödemesini ya da edimini yerine getirmesini müvekkile karşı üstlenmesidir. Bu sorumluluk kendiliğinden doğmaz; açık garanti veya yerdeki ticari teamülle doğar.
- Veresiye satış
- Malın alıcıya teslim edilmesine karşılık bedelin sonradan ödenmesi üzere yapılan satıştır. Satım komisyoncusu bu satışı müvekkilin izni olmadan yaparsa garanti sorumluluğu doğar.
- Ticari teamül
- Komisyoncunun bulunduğu yerde o tür malların satışında yaygın olarak kabul edilen uygulamadır. Teamül, veresiye satış ya da garanti bakımından sorumluluk doğurabilir; teamülün varlığı somut olaya göre belirlenir.
- Dükrüar ücreti
- Garanti veren komisyoncunun garanti nedeniyle müvekkilden ayrıca isteyebileceği ücrettir. Asıl komisyon ücretinden ayrı ve ek bir ücrettir.
Komisyoncunun garantisi: hangi şartlar aranır?
- Komisyoncunun, üçüncü kişinin borcunu ödememesi veya diğer borcunu ifa etmemesi hâlinde müvekkile karşı sorumluluk doğması için, komisyoncunun işlemi müvekkilin hesabına yapmış olması gerekir.
- Yetkisi olmaksızın veresiye mal satılmış olmalıdır; bu hâlde komisyoncu alıcının bedeli ödemesini garanti etmiş sayılır.
- Komisyoncunun açıkça garanti vermiş olması ya da bulunduğu yerdeki ticari teamülün garantiyi gerektirmesi gerekir; bu hâllerden biri yoksa sorumluluk doğmaz.
- Garanti veren komisyoncunun sorumluluğu için müvekkile karşı açık bir taahhüt ya da teamülün varlığı aranır; yalnızca komisyon sözleşmesinin kurulmuş olması yeterli değildir.
- Müvekkilin, komisyoncunun garanti vermesi karşılığında ayrıca ücret ödemesi gerekir; bu ücret garanti sorumluluğunun karşılığıdır.
Komisyoncunun garantisi: hangi sonuçları doğurur?
- Komisyoncu, açık garanti vermemiş ve teamül de bulunmuyorsa, üçüncü kişinin ödememesinden veya borcunu ifa etmemesinden müvekkile karşı sorumlu olmaz.
- Komisyoncu açık garanti vermişse, üçüncü kişinin borcunu ödememesi hâlinde müvekkile karşı sorumlu olur.
- Bulunulan yerdeki ticari teamül garantiyi gerektiriyorsa, açık garanti olmasa da komisyoncu sorumlu olur.
- Müvekkilin izni olmadan veresiye mal satan komisyoncu, alıcının bedeli ödemesini garanti etmiş sayılır ve alıcının ödememesinden sorumlu olur.
- Garanti veren komisyoncu, garanti nedeniyle ayrıca ücret isteyebilir; bu hak, garantinin sorumluluk doğurup doğurmadığından bağımsız olarak değil, garanti verilmiş olmasına bağlıdır.
- Bu maddenin hükümleri emredici değildir; taraflar sözleşmeyle komisyoncunun sorumluluğunu genişletebilir veya buna ilişkin teamülü kabul edebilir. Sözleşmede aksine açık düzenleme varsa o geçerlidir.
Genel kural ile garanti sorumluluğu arasındaki fark nedir?
Komisyoncu, kendi işlemlerinde karşı tarafın borçlarını ödememesinden sorumlu değildir. Bu, komisyon ilişkisinin doğal sonucudur.
Komisyoncu açıkça garanti vermişse veya yerdeki ticari teamül gerektiriyorsa karşı tarafın borçlarından müvekkile karşı sorumludur.
Garanti yoksa müvekkil borçludan doğan zararı komisyoncudan isteyemez; garanti varsa komisyoncu borçlunun yerine sorumlu olur.
Yetkili veresiye satış ile yetkisiz veresiye satış arasındaki fark nedir?
Müvekkilin izni ya da satış yerindeki teamül ile yapılan veresiye satışta komisyoncu, alıcının ödemesinden sorumlu olmaz.
Müvekkilin izni olmadan ve teamül de bulunmadan yapılan veresiye satışta komisyoncu, alıcının bedeli ödemesini garanti etmiş sayılır.
Yetkisiz veresiye satış yapan komisyoncu, alıcı ödemezse müvekkile karşı sorumlu olur.
Açık garanti ile teamülden doğan garanti arasındaki fark nedir?
Komisyoncu sözleşmede açıkça garanti vermişse sorumluluk, sözleşmeye dayanır.
Açık garanti yoksa bulunulan yerdeki ticari teamül de sorumluluk doğurabilir.
Her iki halde de komisyoncu sorumludur; ancak teamül varsa garanti ayrıca yazılmamış olsa da sorumluluk doğar. Garanti ücreti her iki halde de ayrıca istenebilir.
Komisyoncunun garantisi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Garanti sorumluluğunu kefalet gibi değerlendirmek; komisyoncunun kendi adına hareket ettiği ve üçüncü kişiye karşı taraf olduğu için kefil sayılamayacağını göz ardı etmek.
- Komisyoncunun her zaman sorumlu olduğunu varsaymak; kuralın garanti veya teamül olmadan sorumluluk doğurmadığını atlamak.
- Yetkisiz veresiye satış ile teamüle dayalı veresiye satışı karıştırmak; teamül varsa izinsiz satışın da sorumluluk doğurmayacağını sanmak.
- Garanti ücretini asıl komisyon ücretiyle aynı saymak; garanti veren komisyoncunun bu ücreti ayrıca isteyebildiğini gözden kaçırmak.
- Teamülün varlığını genel olarak kabul etmek; bulunulan yerdeki somut teamülün ispatlanması gerektiğini unutmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, komisyon ilişkisinde kural olarak komisyoncunun borçlunun ödememesinden sorumlu olmadığını, sorumluluğun ancak açık garanti veya teamül hâlinde doğduğunu kabul etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/256 E., 2019/393 K., 01.04.2019)
- Uyuşmazlıklarda konsinye satışa ilişkin olarak 6098 sayılı Kanun'un 532-546. maddeleri birlikte uygulanmakta, garanti sorumluluğu için sözleşmedeki açık ifadeler ile satış yerindeki teamül araştırılmaktadır. (İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/89 E., 2026/293 K., 27.04.2026; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/939 E., 2026/281 K., 20.04.2026)
- Ticari defter ve belgeler incelenerek cari hesap alacağına ilişkin uyuşmazlıklarda komisyoncunun garanti sorumluluğu olup olmadığı somut olaydan belirlenmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/507 E., 2026/262 K., 13.04.2026; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/76 E., 2026/190 K., 18.03.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Garanti sorumluluğunu ileri süren müvekkil, komisyoncunun açık garanti verdiğini sözleşme, yazışma veya benzeri yazılı belgeyle ispatlamak zorundadır.
- Teamül iddiası ileri süren taraf, bulunulan yerde o tür malın veresiye satımında veya garanti verilmesinde yaygın uygulamayı tanık, bilirkişi veya ticari kayıtlarla ortaya koymalıdır.
- Yetkisiz veresiye satış iddiasında müvekkil, izni olmadığını ve satış yerinde veresiye teamülünün bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür; komisyoncu, izni veya teamülü ileri sürerek savunma yapar ve bunu kanıtlamak zorundadır.
- Komisyoncunun garanti ücretini talep edebilmesi için garanti verildiğini kanıtlaması gerekir; ücret istemi, garanti vermiş olmaya bağlıdır.
- Komisyoncu, garanti vermediğini ya da sorumluluğunun bulunmadığını savunuyorsa, bu savunmayı yazılı belge ve ticari uygulama ile kanıtlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.532: Komisyoncunun tanımını ve ücret karşılığında çalışmasını düzenler; m.537'deki sorumluluğun hangi sözleşmeye bağlı olduğunu belirler.
- 6098 sayılı Kanun m.536: Komisyoncunun izinsiz veresiye satış yapmasını ve alım komisyonunda malı teslim almadan bedeli ödemesini yasaklar; m.537'deki sorumluluğun tetikleyici halidir.
- 6098 sayılı Kanun m.538: Komisyoncunun masraf ve avans taleplerini düzenler; garanti dışındaki alacak hakları için ayrı bir kural koyar.
- 6098 sayılı Kanun m.539: Komisyoncunun ücret hakkını düzenler; garanti veren komisyoncunun ayrıca istediği dükrüar ücretinden ayrı bir ücrettir.
- 6098 sayılı Kanun m.541: Komisyoncunun hapis hakkını düzenler; komisyoncunun alacaklarını güvence altına alan bir araçtır, garanti sorumluluğunun yerine geçmez.
- 6098 sayılı Kanun m.533: Komisyoncunun bilgi verme ve sigorta yükümlülüklerini düzenler; işlemlerin müvekkile bildirilmesi, garanti sorumluluğundan ayrı bir yükümlülüktür.
TBK m.538 — Ödediği paralar ve yaptığı giderler
Bu madde, komisyoncunun vekâlet verene karşı masraf ve avans alacaklarını düzenler. Komisyoncunun vekâlet verenin yararına yaptığı giderler ile ödediği paraların faiziyle birlikte istenebilmesini ve ardiye ile taşıma bedellerinin vekâlet verenin hesabına geçirilebilmesini kapsar. Buna karşılık komisyoncunun kendi çalışanlarının ücretlerinin vekâlet verene yüklenemeyeceğini de öngörür. Komisyon ücretinin talep koşulları (m.539), ücret kaybı (m.540), hapis hakkı (m.541) ve garanti ücreti (m.537/II) bu maddede düzenlenmez; bunlar ayrı maddelerde yer alır. Ayrıca komisyoncunun alacaklarının zamanaşımı ve bu alacaklar için usul kuralları bu maddenin kapsamında değildir.
Ödediği paralar ve yaptığı giderler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Masraf
- Komisyoncunun vekâlet verenin yararı için yaptığı harcamalardır. Maddenin çerçevesinde, işin görülmesi sırasında komisyoncunun malvarlığında oluşan ve vekâlet verenin işine bağlanabilen harcamalar anlaşılır.
- Avans
- Komisyoncunun vekâlet verenin hesabına önceden ödediği paradır. Avans, yapılan işin sonunda vekâlet verenden faiziyle birlikte istenebilir.
- Ardiye ve taşıma bedelleri
- Malın saklanması ve nakli için ödenen bedellerdir. Komisyoncu bu bedelleri vekâlet verenin hesabına geçirebilir; ancak bu hak, komisyoncunun kendi çalışanlarının ücretini kapsamaz.
- Sürekli hizmet ilişkisindeki personel
- Komisyoncuyla sürekli iş ilişkisi içinde bulunan çalışanlardır. Bu personelin ücretleri, vekâlet verenden talep edilemez; ücretlerin vekâlet verene yüklenmesi için ayrıca bir istihdam gerekir.
Ödediği paralar ve yaptığı giderler: hangi şartlar aranır?
- Komisyoncunun vekâlet verenin yararına bir gider yapmış veya bir para ödemiş olması gerekir.
- Yapılan giderin ya da ödenen paranın vekâlet verenin işi için yapılmış olması gerekir.
- Talep edilen kalemin komisyoncunun kendi çalışanlarının ücreti olmaması gerekir.
- Ardiye ve taşıma bedellerinin vekâlet verenin hesabına geçirilebilmesi için bu bedellerin işe bağlı olarak ödenmiş olması gerekir.
- Komisyoncu, ödediği tutarı faiziyle birlikte vekâlet verenden isteyebilir.
Ödediği paralar ve yaptığı giderler: hangi sonuçları doğurur?
- Komisyoncu, vekâlet verenin yararına yaptığı giderleri ve ödediği parayı faiziyle birlikte isteyebilir.
- Komisyoncu, ardiye ve taşıma bedellerini vekâlet verenin hesabına geçirebilir.
- Komisyoncunun kendi çalışanlarının ücretleri vekâlet verenin hesabına geçirilemez.
- Sürekli personel dışında, işe özel olarak istihdam edilen geçici personelin ücreti vekâlet verenden talep edilebilir.
- Maddede yer alan bu düzenleme, komisyoncunun vekâlet verene karşı masraf ve avans alacağını kapsar; komisyon ücretinin yerine geçmez.
Masraf ve avans ile çalışan ücreti arasındaki fark nedir?
Komisyoncunun vekâlet verenin işi için yaptığı gider ve verdiği avans, vekâlet verenden istenebilir.
Komisyoncunun kendi sürekli personeline ödediği maaş ve ücretler, vekâlet verenden istenemez.
Aynı nitelikteki ödemeler kalemine göre ayrılır; işe özel istihdam edilen geçici personelin ücreti ise vekâlet verenden talep edilebilir.
Ardiye ve taşıma bedeli ile kendi çalışan ücreti arasındaki fark nedir?
Ardiye ve taşıma bedelleri, komisyoncunun ödediği bedeller olarak vekâlet verenin hesabına geçirilebilir.
Komisyoncunun kendi çalışanlarına ödediği ücretler bu yola girmez.
Ardiye ve taşıma bedelleri talep edilebilirken çalışan ücretleri talep edilemez.
Ödediği paralar ve yaptığı giderler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Komisyoncunun kendi sürekli personelinin ücretini masraf kalemi olarak vekâlet verene yüklemek; bu kalem madde gereği talep edilemez.
- İşe özel istihdam edilen geçici personelin ücretini de sürekli personel gibi değerlendirip talepten çıkarmak; bu ücret vekâlet verenden istenebilir.
- Ardiye ve taşıma bedellerinin masraf kapsamı dışında sayılması; madde bunları açıkça vekâlet verenin hesabına geçirilebilir saymaktadır.
- Masraf alacağı ile komisyon ücretini aynı kalem gibi hesaplamak; birinci alacak yapılan harcamaya, ikincisi işin yapılmasına bağlıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Komisyoncunun vekâlet verene karşı talep edebileceği harcamalar arasında ardiye ve taşıma giderlerinin de bulunduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/256 E., 2019/393 K., 01.04.2019)
- Komisyoncunun kendi çalışanları için yaptığı ödemelerin vekâlet verenden talep edilemeyeceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Masraf ve avansı talep eden komisyoncu, bu ödemelerin vekâlet verenin işi için yapıldığını ve ödendiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Ödemenin yapıldığı, fatura, makbuz, banka dekontu ve ödeme belgeleri ile ispat edilebilir.
- Vekâlet veren, talep edilen kalemin komisyoncunun kendi çalışanına ait ücret olduğunu veya işle ilgisiz bulunduğunu savunursa bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Geçici personelin işe özel olarak istihdam edildiğini, komisyoncu ispat etmelidir; aksi halde kalem sürekli personel ücreti sayılabilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.537: Komisyoncunun garanti sorumluluğunu ve bu sorumluluğa bağlı ayrı ücreti düzenler; masraf alacağından ayrı bir kalemdir.
- 6098 sayılı Kanun m.539: Komisyon ücretinin talep koşullarını düzenler; masraf ve avans alacağı ücret alacağından ayrıdır.
- 6098 sayılı Kanun m.540: Komisyoncunun dürüstlük kuralına aykırı davranması halinde ücret talep hakkını kaybetmesini düzenler; masraf alacağının kaybına ilişkin ayrı bir kural içermez.
- 6098 sayılı Kanun m.541: Komisyoncunun hapis hakkını düzenler; masraf ve avans alacağının tahsili için kullanılabilecek bir güvence niteliğindedir.
TBK m.539
Madde, komisyoncunun ücret talebinin hangi hallerde doğacağını düzenler: iş yapılmış olduğunda ücretin ödenmesi ile işin yapılmamasının vekâlet verene yüklenebilen bir sebepten kaynaklanması hâlinde ücretin istenebilmesi ve işin başka sebeplerle yapılamadığı hâlde komisyoncunun yalnızca emeğinin yerel âdete göre belirlenecek karşılığını talep edebilmesi. Düzenleme komisyon ilişkisinde komisyoncu ile komisyon veren (vekâlet veren) arasında uygulanır. Maddenin metninde süre, tutar veya oran yoktur. Madde, komisyoncunun ücret ve masraf ilişkisinin ayrıntılarını, komisyoncunun kendi kusurlu davranışının sonuçlarını ve konsinye satışı gibi özel komisyon türlerinin ücret rejimini düzenlemez (m.532 vd. konsinye satış hükümleri ilgili düzenlemelerdir). Komisyoncunun ücretinin ödeme zamanı, masraflarının tazmini ve komisyoncunun hesap verme yükümlülüğü de bu maddenin kapsamı dışındadır.
m.539: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komisyoncu
- Kendi adına, ancak komisyon veren hesabına bir iş görmeyi üstlenen kişidir. Ücret talebi, komisyoncunun üstlendiği işin yapılmasına veya yapılmamasına bağlı olarak değişir.
- Vekâlet veren (komisyon veren)
- Komisyoncuya işi veren taraftır. Ücretin istenebilmesi için işin yapılmamasının bu tarafa yüklenebilen bir sebepten doğması gerekir.
- Yükletilebilen sebep
- İşin yapılmamasına yol açan, vekâlet verenin kusurundan veya onun sorumluluk alanına giren bir olaydan doğan sebeptir. Bu sebep varsa komisyoncu, işi yapmamış olsa da ücretini isteyebilir.
- Emeğin karşılığı
- İşin yapılamadığı başka sebeplerde komisyoncunun harcadığı emeğe karşılık olarak talep edebileceği bedeldir. Miktarı, yerel âdete göre belirlenir; tam ücret değildir.
- Yerel âdet
- Bulunulan yerde ve ilgili ticari alanda genel olarak uygulanan karşılık ölçüsüdür. Emeğin karşılığının belirlenmesinde ölçüt olarak alınır.
m.539: hangi şartlar aranır?
- Komisyoncunun kendisine verilen işi yapmış olması gerekir; bu hâlde ücretini istemesi için başka bir koşul aranmaz.
- İş yapılmamışsa, işin yapılmamasının vekâlet verene yükletilebilen bir sebepten kaynaklanması gerekir.
- Yükletilebilen sebep bulunmalı, işin yapılamaması başka sebeplerden doğmuş olmamalıdır; bu hâlde tam ücret değil, yalnız emeğin karşılığı istenebilir.
- Emeğin karşılığının miktarı yerel âdete göre belirlenmelidir.
- Komisyoncunun ücretini isteyebilmesi için işi kendi kusuru olmadan yapamadığını ortaya koyması gerekir.
m.539: hangi sonuçları doğurur?
- İş yapılmışsa komisyoncu, ücretini isteyebilir.
- İş yapılmamış, ancak yapılmamanın sebebi vekâlet verene yüklenebilen bir sebepse komisyoncu, ücretini isteyebilir.
- İş yapılmamış ve sebep başka bir olaydan doğmuşsa komisyoncu ücret isteyemez; yalnızca emeğinin yerel âdete göre belirlenecek karşılığını talep edebilir.
- Emeğin karşılığı, yerel âdete göre belirlenir ve tam ücret tutarını aşamaz.
- Madde, komisyoncunun kendi kusurundan doğan işin yapılmamasında bir ücret hakkı tanımaz; bu hâlde komisyoncu hiçbir ücret isteyemez.
- Maddenin düzenlemesi emredici niteliktedir ve sözleşmeyle komisyoncunun aleyhine değiştirilmesi açıkça düzenlenmemiştir; kesin bir hüküm olup olmadığı metinden kesin çıkmamaktadır (metinde açıkça belirtilmemiş; sonucundan çıkarılmıştır).
İşin yapılması ile işin yapılmaması arasındaki fark nedir?
İş yapılmışsa komisyoncu ücretini, işi yapmasının sonucu olarak doğrudan isteyebilir.
İş yapılmamışsa ücret talebi, işin yapılmamasının sebebine bağlanır.
İş yapılmadığında ücretin tamamı yalnız vekâlet verene yüklenebilen bir sebep varsa istenebilir.
Vekâlet verene yüklenebilen sebep ile başka sebep arasındaki fark nedir?
Yükletilebilen sebepte komisyoncu, işi yapmamış olsa bile ücretini isteyebilir.
Başka sebeplerde komisyoncu, işi yapamamasına rağmen tam ücreti değil yalnız emeğinin karşılığını isteyebilir.
Sebebe göre talep edilen tutar değişir: tam ücret ya da yerel âdete göre belirlenen emek karşılığı.
m.539: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yükletilebilen sebep olmadan işin yapılmadığı hâlde komisyoncunun tam ücret isteyebileceğini varsaymak; bu hâlde yalnız emeğin karşılığı istenebilir.
- Emeğin karşılığını tam ücretle karıştırmak ve tutarı sözleşmedeki ücret üzerinden hesaplamak.
- Yerel âdeti tespit etmeden emeğin karşılığını belirlemek; âdetin varlığı ispatlanmadan tutar bağlanamaz.
- Komisyoncunun kendi kusurlu davranışı nedeniyle işin yapılmamasında da ücret isteyebileceğini düşünmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Bağlamdaki kararlar konsinye satış ilişkisinde m.532–546 hükümlerinin uygulanacağını belirtmekte, ancak m.539'un ücret rejimine ilişkin somut bir uygulama yorumu içermemektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/256 E., 2019/393 K., 01.04.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Ücretin istenmesi talebinde bulunan komisyoncu, işi yaptığını veya işin yapılamadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- İşin yapılmamasının vekâlet verene yüklenebilen bir sebepten doğduğunu iddia eden komisyoncu, bu sebebi ispatlamak zorundadır.
- Karşı taraf, işin yapılamamasının başka bir sebepten kaynaklandığını ileri sürerse, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
- Emeğin karşılığının miktarı yerel âdete göre belirleneceğinden, bu âdetin varlığı ve içeriği ilgili tarafça ispatlanmalıdır.
- Ticari defter ve belgeler, komisyon ilişkisinin kurulduğunu ve işin durumunu ortaya koyan delil olarak kullanılabilir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.532: Konsinye satış sözleşmesine ilişkin düzenlemelerin başlangıcıdır; komisyoncu ücretinin özel türlerdeki görünümünü belirler.
TBK m.540
Madde, komisyoncunun vekâlet verene karşı dürüstlük kurallarına aykırı davranması hâlinde ücret alma hakkını kaybetmesini ve bedelin gerçekleşen bedelden farklı gösterilmesi durumunda vekâlet verenin komisyoncuyu gerçekleşen bedel üzerinden satılanın alıcısı veya satıcısı sayma hakkını düzenler. Kişi bakımından komisyoncu ile vekâlet veren arasındaki komisyon ilişkisine uygulanır. Komisyon sözleşmesinin kuruluşunu, komisyoncunun ücretinin miktarını ve hesaplanmasını, komisyoncunun özen ve sadakat yükümlülüklerini ve komisyoncunun sorumluluğunu genel olarak düzenlemez (m.536-539 ve ilgili hükümler). Konsinye satış ve komisyoncunun alacaklarına ilişkin zamanaşımı ile usul yönleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.
m.540: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komisyoncu
- Kendi adına, vekâlet verenin hesabına iş gören ve bu iş karşılığında ücret alan kişidir. Maddenin yaptırımı, komisyoncunun bu sıfatıyla yaptığı işlemlere bağlanmıştır.
- Dürüstlük kurallarına aykırı davranış
- Komisyoncunun vekâlet verene karşı sadakat ve dürüstlük yükümlülüğünü ihlal etmesidir. Madde, örnek olarak satın aldığından fazla ya da sattığından eksik bir bedel bildirmeyi sayar; bu örnek sınırlayıcı değildir.
- Gerçekleşen bedel
- Komisyoncunun üçüncü kişiyle fiilen yaptığı işlemde ödenen ya da alınan bedeldir. Vekâlet verenin komisyoncuyu alıcı ya da satıcı yerine koyma hakkı bu bedel üzerinden doğar.
- Satılanın alıcısı veya satıcısı sayma hakkı
- Vekâlet verenin, komisyoncunun bildirdiği bedel yerine gerçekleşen bedeli esas alarak onu işlemin tarafı gibi sorumlu tutabilmesidir. Bu hak, bedelin farklı gösterilmesi hâlinde tanınır.
m.540: hangi şartlar aranır?
- Komisyoncunun vekâlet verene karşı dürüstlük kurallarına aykırı davranmış olması gerekir.
- Aykırılık, özellikle satın aldığından fazla veya sattığından eksik bir bedel bildirmek biçiminde ortaya çıkmış olmalıdır; bu örnek sınırlayıcı değildir.
- Bedelin gerçekleşen bedelden farklı gösterilmiş olması gerekir; bu hâlde vekâlet verenin ayrı seçimlik hakkı doğar.
- Vekâlet verenin, komisyoncuyu gerçekleşen bedel üzerinden satılanın alıcısı ya da satıcısı saymayı seçmiş olması gerekir.
- Komisyoncunun ücret hakkının kaybı için, dürüstlük kuralına aykırılığın komisyoncunun kendi bildirimine dayanması gerekir.
m.540: hangi sonuçları doğurur?
- Komisyoncu dürüstlük kurallarına aykırı davranmışsa ücret alma hakkını kaybeder.
- Bedelin gerçekleşen bedelden farklı gösterilmesi hâlinde vekâlet veren, komisyoncuyu gerçekleşen bedel üzerinden satılanın alıcısı ya da satıcısı sayabilir.
- Dürüstlük kuralına aykırılık bulunmayan hâlde ücret kaybı doğmaz ve komisyoncu ücretini bu madde gereği kaybetmez.
- Vekâlet verenin bu hakkını seçmesi, komisyoncunun ücret kaybıyla birlikte veya ayrı olarak talep edilebilmesini etkileyebilir; bu ayrım metinde açıkça düzenlenmemiştir.
Ücret kaybı ile alıcı veya satıcı sayılma arasındaki fark nedir?
Komisyoncunun ücret hakkını kaybetmesi, dürüstlük kuralına aykırı davranışın yaptırımıdır ve birinci fıkraya dayanır.
Vekâlet verenin komisyoncuyu gerçekleşen bedel üzerinden alıcı ya da satıcı saymasıysa ikinci fıkrada düzenlenmiş ayrı bir haktır; bedelin farklı gösterilmesi yeterlidir.
İki yaptırım birbirinden bağımsızdır; ikinci fıkradaki hak kullanıldığında komisyoncunun ücret kaybının ayrıca aranıp aranmayacağı, ilgili ayrıntılar ve vekâlet verenin seçimi uygulamada ayrıca değerlendirilmelidir.
Satın aldığından fazla bedel ile sattığından eksik bedel arasındaki fark nedir?
Komisyoncu satın alma işlemi yapmışsa, gerçekte ödediğinden fazla bedel bildirmesi bu kapsamdadır.
Komisyoncu satış yapmışsa, gerçekte aldığından eksik bedel bildirmesi bu kapsamdadır.
Her iki hâlde de aynı yaptırım uygulanır; madde iki hâli de dürüstlük kuralına aykırılığın örneği olarak sayar.
m.540: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddenin birinci fıkrasındaki ücret kaybını ile ikinci fıkrasındaki alıcı veya satıcı sayma hakkını birbirine karıştırmak; her iki yaptırımın koşullarını ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.
- Yalnızca bedelde küçük bir farkın bulunmasını yeterli görmek; maddenin aradığı, dürüstlük kuralına aykırı bir davranıştır.
- Maddedeki satın alma ve satış örneklerini sınırlayıcı saymak; örnekler dürüstlük kuralına aykırılığın yalnızca bazı görünümlerini verir.
- Komisyoncunun sorumluluğu için vekâlet verenin zararını ispat etmesi gerektiğini düşünmek; birinci fıkrada ücret kaybı zarar koşuluna bağlanmamıştır.
Nasıl ispat edilir?
- Ücret kaybını ileri süren vekâlet veren, komisyoncunun dürüstlük kurallarına aykırı davranıp bedeli farklı bildirdiğini ispat yükü altındadır.
- Gerçekleşen bedel, alıcı veya satıcıyla yapılan işlemi gösteren belge, fatura, banka kaydı ve tanık beyanı gibi delillerle ispatlanabilir.
- Komisyoncu, bildirdiği bedelin doğru olduğunu ya da farkın mazur bir sebebe dayandığını savunursa, bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
- Bedelin farklı gösterildiğine dair bilgi ile işlemin gerçek bedeli ayrı ayrı ispatlanmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.536: Komisyoncunun vekâlet verene karşı özen ve sadakat yükümlülüklerini düzenler; bu maddedeki dürüstlük kuralına aykırılık bu yükümlülüklerin ihlaline dayanır.
- 6098 sayılı Kanun m.532-546: Konsinye ve komisyon ilişkisinin genel çerçevesini oluşturan hükümler arasındadır; bu madde bu bölümün yaptırım hükmüdür.
TBK m.541 — Hapis hakkı
Bu madde, komisyoncunun sahip olduğu hapis hakkını düzenler: komisyoncunun sattığı malın bedeli ile satın aldığı mal üzerindeki hapis hakkının varlığını belirtir. Hapis hakkının kurulma koşullarını, kullanım biçimini ve paraya çevirme yetkisini ayrıntılı biçimde düzenlemez; bunlar genel hapis hakkı hükümlerinden ve komisyon sözleşmesinin diğer maddelerinden tamamlanır. Madde komisyoncu dışındaki acente, taşıyıcı veya kiraya verenin hapis hakkını kapsamaz. Genel hapis hakkının kurulmasını ve konusunu düzenleyen Türk Medeni Kanunu m.950 ile 953 (genel hapis hakkı), kiraya verenin hapis hakkı (TBK m.336-338) ve komisyoncunun komisyon ücretinin ve giderlerinin ödenmesine ilişkin diğer yükümlülükleri (komisyon sözleşmesinin düzenlendiği TBK m.532 vd.) bu maddede yer almaz.
Hapis hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Hapis hakkı
- Alacaklının, alacağı güvence altına almak için borçluya ait, kendi zilyetliğinde bulunan taşınır mal veya kıymetli evrakı geri vermeyip alıkoyma ve paraya çevirme yetkisi veren kanuni teminat hakkıdır. Kanuni şartların gerçekleşmesiyle doğar, bir sözleşmeyle kurulmaz.
- Komisyoncu
- Kendi adına, ancak başkasının (komitentin) hesabına mal alıp satmayı üstlenen kişidir. Madde bakımından hapis hakkı, komisyoncunun sattığı malın bedeli ve satın aldığı mal üzerinde tanınmıştır.
- Satılan malın bedeli
- Komisyoncunun komitent adına sattığı malın karşılığı olarak tahsil ettiği veya tahsil etmesi gereken parayı ifade eder. Bu bedel üzerinde komisyoncu, kendi alacağı için hapis hakkı kullanabilir.
- Satın alınan mal
- Komisyoncunun komitent hesabına satın aldığı ve kendi zilyetliğinde bulunan mal ya da kıymetli evraktır. Komisyoncunun komitentten olan alacağını güvence altına almak için hapis hakkının konusu olabilir.
Hapis hakkı: hangi şartlar aranır?
- Hapis hakkının doğması için komisyoncunun komitente karşı muaccel bir alacağının bulunması gerekir.
- Hapis hakkının konusu, komisyoncunun zilyetliğinde bulunan mal veya kıymetli evrak olmalıdır; bu malın sattığı malın bedeli ya da satın aldığı mal olması gerekir.
- Hapis hakkı, alacağın güvencesi olarak kullanılmalı ve alacağı karşılamaya yetecek ölçüde mal üzerinde kullanılmalıdır.
- Hapis hakkı, komitentin kendi alacağı ile satın alınan mal veya satılan malın bedeli arasında aranan ayrı bir bağ bulunmaksızın komisyoncu için tanınmıştır; ancak alacağın ve malın komisyon ilişkisinden doğması, hakkın kapsamını belirleyen olgudur.
Hapis hakkı: hangi sonuçları doğurur?
- Komisyoncu, komitentten olan alacağı muaccel olduğunda, sattığı malın bedeli üzerinde hapis hakkı kullanabilir.
- Komisyoncu, satın aldığı mal üzerinde de alacağı için hapis hakkı kullanabilir.
- Hapis hakkı, borç ödenmediği takdirde hapsedilen malın alacağı karşılamaya yetecek kısmının paraya çevrilmesi yoluyla alacağın tahsiline imkân verir.
- Komisyoncunun hapis hakkı, alacağı karşılamaya yetecek kısmı ile sınırlıdır; fazlası komitente geri verilmelidir.
Komisyoncunun hapis hakkı ile genel hapis hakkı arasındaki fark nedir?
Komisyoncunun hapis hakkı, komisyon sözleşmesinden doğan alacağı için, sattığı malın bedeli ve satın aldığı mal üzerinde kanun gereği tanınır.
Genel hapis hakkı, TMK m.950-953 uyarınca alacaklının doğrudan zilyetliğindeki borçlu malları üzerinde kullanılır ve alacağın hukuki bağlantısı aranır.
Komisyoncu, genel hapis hakkının sınırlarını aşan bir biçimde, komisyon ilişkisinden doğan malların bedeli ve satın alınan mal üzerinde hapis hakkı kullanabilir.
Hapis hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Komisyoncunun hapis hakkını genel hapis hakkı gibi değerlendirip yalnızca doğrudan zilyetlik altındaki mallar için aramak; komisyon ilişkisinden doğan malların bedeli üzerinde de hak doğduğunu gözden kaçırmak.
- Hapis hakkının konusunu sınırsız saymak; alacağı aşan mal kısmının komitente geri verilmesi gerektiğini unutmak.
- Komisyon ilişkisinden doğmayan bir alacak için bu maddeye dayanmak; hapis hakkının ilişkiden bağımsız biçimde kurulabileceğini sanmak.
- Madde metninde yer almayan süre, tutar veya oran aramak; madde açıkça bu tür sınır içermez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Komisyon ilişkisinde hapis hakkının kapsamı, komisyon sözleşmesinden doğan ve komitent hesabına yapılan işlemlerden doğan alacakla sınırlı olarak değerlendirilmektedir. (Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/256 E., 2019/393 K., 01.04.2019)
- Ticari ilişkilerde mahkemeler, komisyoncunun ticari defter ve belgelerle alacağını ispatı ile hapis hakkının kapsamını birlikte değerlendirmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Hapis hakkını ileri süren komisyoncu, komitentten olan alacağın varlığını, muaccel olduğunu ve tutarını ispatlamakla yükümlüdür.
- Komisyoncu, sattığı malın bedelinin veya satın aldığı malın komitent hesabına yapıldığını belgelerle (fatura, komisyon hesap cetveli, ticari defter kayıtları) ispat etmelidir.
- Komitent, alacağın ödendiğini veya hapis hakkının kapsamının aşıldığını savunuyorsa, bu savunmasını ödeme belgesi ve hesap kayıtlarıyla ispat etmekle yükümlüdür.
- Komitent, komisyoncunun elinde alıkonan malın alacağı aşan kısmının geri verilmediğini ileri sürüyorsa, bu iddiasını kendisi ispat etmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.532: Komisyon sözleşmesinin tanımını ve komisyoncunun komitente karşı yükümlülüklerini düzenler; bu madde, komisyoncunun hapis hakkının dayandığı ilişkiyi kurar.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.950: Genel hapis hakkının konusunu belirler; komisyoncunun hapis hakkı bu genel düzenlemeden ayrılan özel bir hapis hakkı olarak uygulanır.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.336: Kiraya verenin hapis hakkını düzenler; komisyoncunun hapis hakkı ile karşılaştırıldığında farklı bir özel hapis hakkı tipini gösterir.
TBK m.542 — Malın açık artırmayla satılması
Bu madde, komisyoncuya verilen malın satılamaması veya vekâlet verenin satış emrinden cayması hâlinde, vekâlet verenin malı geri almakta aşırı ölçüde gecikmesi durumunda komisyoncunun malı açık artırmayla ya da hâkimin belirleyeceği başka bir yolla sattırabilmesini düzenler. Ayrıca satış kararının mahkemece verilme usulünü, vekâlet verenin dinlenmeden karar verilebilme halini ve artırmanın yer ve zamanının vekâlet verene bildirilmesi yükümünü içerir. Uygulama alanı, alım komisyonu niteliğindeki ilişkilerdir. Maddenin kendisi komisyoncunun vekâlet verenle kendi arasında işlem yapmasını düzenlemez; bu konu madde başlığında anılmakla birlikte ayrı bir maddede yer alır. Komisyoncunun vekâlet verene karşı hapis hakkı (m.541), alacaklının temerrüdü hâlinde genel satış ve tevdi yetkisi (m.107 kapsamındaki genel düzen), komisyoncunun ücret ve masraf talepleri ile satış sonrası hesap verme yükümü bu maddede düzenlenmez.
Malın açık artırmayla satılması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komisyoncu
- Kendi adına, vekâlet verenin hesabına mal alım veya satımı yapan kişidir. Bu maddede malı satmakla yükümlü olan taraftır.
- Vekâlet veren
- Komisyoncuya malı veren ve malın geri alınması ile satış emrinden sorumlu olan taraftır. Malı geri almakta aşırı gecikirse bu maddedeki satış yetkisi doğar.
- Aşırı ölçüde gecikme
- Vekâlet verenin malı geri almak veya malla ilgili başka işlemi yapmak konusunda gösterdiği, komisyoncunun satış yetkisini doğuracak nitelikteki gecikmedir. Somut olayın koşullarına göre belirlenir; sabit bir süre öngörülmemiştir.
- Açık artırma
- Önceden belirlenen yer, zaman ve koşullarla hazır bulunanlar arasında en yüksek bedeli öneren kişiye satış yapılmasıdır. Maddede satışın varsayılan yöntemidir.
- Mahkeme kararıyla satış
- Komisyoncunun malın bulunduğu yer mahkemesinden alacağı karara dayanarak malı sattırmasıdır. Kendiliğinden satış yetkisi değildir.
Malın açık artırmayla satılması: hangi şartlar aranır?
- Komisyoncuya verilen malın satılamaması veya vekâlet verenin satış emrinden cayması bulunmalıdır.
- Vekâlet verenin malı geri almakta ya da malla ilgili başka bir işlemi yapmakta aşırı ölçüde gecikmiş olması gerekir.
- Komisyoncu, malın bulunduğu yer mahkemesinden satış kararı almalıdır.
- Satış, kural olarak açık artırmayla yapılır; mal borsada kayıtlıysa, piyasa fiyatı varsa veya yapılacak masrafa oranla değeri azsa hâkim başka bir satış yolu belirleyebilir.
- Malın bulunduğu yerde vekâlet veren ya da temsilcisi hazır değilse, satış kararı vekâlet veren dinlenmeksizin verilebilir.
- Malın hızla değer kaybetmesi hâli dışında, artırmanın yer ve zamanı mahkemece vekâlet verene bildirilmelidir.
Malın açık artırmayla satılması: hangi sonuçları doğurur?
- Vekâlet veren malı geri almakta aşırı ölçüde gecikirse, komisyoncu mahkeme kararıyla malı sattırabilir.
- Mahkeme kural olarak açık artırmayla satışa karar verir.
- Mal borsada kayıtlı, piyasa fiyatı var ya da masrafa göre değeri azsa, mahkeme başka bir satış yoluna karar verebilir.
- Vekâlet veren hazır değilse satış kararı onun dinlenmesi olmadan verilebilir.
- Artırmanın yer ve zamanı vekâlet verene bildirilmediğinde, malın hızla değer kaybetmesi hâli dışında satışın usulüne uygun yapılmadığı kabul edilir.
- Satıştan elde edilen bedel ile vekâlet veren arasındaki hesap ilişkisi bu maddede düzenlenmemiştir.
Açık artırma ile hâkimin başka satış yolu arasındaki fark nedir?
Kural olarak mal açık artırmayla satılır.
Mal borsada kayıtlıysa, piyasa fiyatı varsa ya da masrafa göre değeri azsa hâkim başka bir yol seçebilir.
Hâkim, ilgili koşul varsa açık artırma yerine başka bir satış biçimine karar verebilir.
Vekâlet verenin dinlenmesi ile dinlenmeksizin karar arasındaki fark nedir?
Vekâlet veren ya da temsilcisi malın bulunduğu yerde hazırsa, karar verilmeden önce dinlenmesi gerekir.
Malın bulunduğu yerde vekâlet veren ya da temsilcisi hazır değilse, dinlenmeksizin karar verilebilir.
Hazır bulunmama hâlinde mahkeme yalnız komisyoncunun başvurusu üzerine satış kararı verebilir.
Bildirim zorunluluğu ile hızlı değer kaybı arasındaki fark nedir?
Artırmanın yer ve zamanı mahkemece vekâlet verene bildirilmelidir.
Malın hızla değer kaybetmesi hâlinde bu bildirim zorunluluğu aranmaz.
Bildirim yapılmadan artırma yapılması, değer kaybı hâli dışında usule aykırılık oluşturur.
Malın açık artırmayla satılması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Vekâlet verenin aşırı gecikmesini somut olaya bakmadan, sabit bir süre varsayarak değerlendirmek; madde sabit bir süre öngörmemiştir.
- Kural olarak açık artırmanın, hâkimin başka yol seçme yetkisinin yalnız belirlenen hâllerde var olduğunu gözden kaçırmak.
- Vekâlet verenin hazır bulunmadığı hâlde dinlenmeksizin karar verilebileceği kuralını, hazır bulunan vekâlet veren için de uygulamak.
- Artırmanın yer ve zamanını vekâlet verene bildirme yükümünü, malın hızla değer kaybettiği hâlde de zorunlu saymak.
- Bu maddeyi hapis hakkı (m.541) veya alacaklının temerrüdü (m.107) ile karıştırmak; bu maddenin konusu yalnızca malın mahkeme kararıyla sattırılmasıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Komisyon sözleşmelerinde vekâlet verenin malı geri almakta temerrüdü hâlinde komisyoncunun satış yetkisi, bu maddeye dayanılarak mahkeme kararıyla kullanılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/89 E., 2026/293 K., 27.04.2026)
- Dava dosyalarında borçlar hukukunun konsinye ve komisyon hükümlerinin birlikte değerlendirildiği, bu maddenin komisyon ilişkisinin tasfiyesinde yer aldığı görülmektedir. (Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/256 E., 2019/393 K., 01.04.2019; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/939 E., 2026/281 K., 20.04.2026; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/507 E., 2026/262 K., 13.04.2026; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/76 E., 2026/190 K., 18.03.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Satış yetkisini kullanmak isteyen komisyoncu, vekâlet verenin aşırı ölçüde gecikmesini ispatlamakla yükümlüdür; malın geri alınması için yapılan çağrı ve süreler yazılı belgelerle gösterilebilir.
- Malın satılamadığını ya da satış emrinden cayıldığını gösteren yazışmalar ve komisyon sözleşmesi, ispatın temel delilleridir.
- Malın borsada kayıtlı olduğu, piyasa fiyatının bulunduğu ya da masrafa göre değerinin azaldığı iddiası, bunu ileri süren tarafça belgelerle ispatlanmalıdır.
- Vekâlet verenin malın bulunduğu yerde hazır olmadığı iddiası, dinlenmeksizin karar alınması bakımından komisyoncu tarafından ispat edilmelidir.
- Artırmanın yer ve zamanının vekâlet verene bildirildiği, mahkemenin bildirim kaydı ile gösterilmelidir; bildirim yapılmamışsa ve değer kaybı hâli yoksa bu eksiklik vekâlet veren tarafından ileri sürülebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Kanun m.541: Komisyoncunun vekâlet verenden olan bedel alacağı için mal üzerinde hapis hakkı tanır; satış yetkisiyle birlikte alacağın güvence altına alınmasını sağlar.
- 6098 sayılı Kanun m.107: Alacaklının temerrüdü hâlinde borçluya malı sattırma ve bedelini tevdi etme yetkisi tanıyan düzenlemedir; bu madde ile benzer kurgu ve gerekçe paylaşılır.
TBK m.543
Bu madde, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan kıymetli evrak ya da ticari malların alım satımında komisyoncunun, vekâlet verenin aksine talimatı yoksa, kendi malını vekâlet verene satabilmesini veya vekâlet verenin satacağı malı kendisi için satın alabilmesini düzenler; bu işlemin değer esasını, komisyoncunun ücret ve giderlerini ve bildirim yükümlülüğünü kapsar. Madde, komisyon ilişkisinde komisyoncuya tanınan kendisiyle işlem yapma imkânının sınırlarını ve diğer hallerde satış hükümlerinin uygulanmasını da belirler. Kanun, bu hükmün yalnızca komisyoncu ile vekâlet veren arasındaki komisyon ilişkisinde uygulanacağını varsayar. Madde, komisyon sözleşmesinin genel kurulumunu ve komisyoncunun genel borçlarını düzenlemez (TBK m.532 vd.). Komisyoncunun kendi adına hareket etmesinin üçüncü kişilere karşı sonuçları ile vekâletin genel hükümleri de bu maddenin kapsamında değildir (TBK m.504 vd.). Satış sözleşmesindeki ayıp, temerrüt ve zapta karşı garanti hükümleri bu maddede yer almaz; madde yalnızca bunların uygulanacağını belirtir (TBK m.207 vd.).
m.543: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kendisiyle işlem (komisyoncunun kendi kendisiyle işlemi)
- Komisyoncunun vekâlet verenin hesabına yaptığı alım veya satımı, karşı taraf olarak kendi malvarlığını kullanarak gerçekleştirmesidir. Komisyoncu bu işlemde hem alıcı hem satıcı yerine geçer; işlem yine kendi adına fakat vekâlet verenin hesabınadır.
- Borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mal
- Maddenin uygulanabilmesi için malın borsada işlem görmesi ya da piyasa fiyatının belirlenebilir olması gerekir. Bu nitelik taşımayan mallar bakımından madde uygulanmaz; bu hallerde satış hükümleri geçerlidir.
- İşlemin yapıldığı andaki değer
- Komisyoncunun kendisiyle işlem yaptığı andaki piyasa değeridir. Fiyatın bu andan önce ya da sonra değişmesi, esas alınan değeri değiştirmez.
- Komisyoncunun ücret ve giderleri
- Komisyon işlerinde alışılmış olan ücret ve masraflardır. Kendisiyle işlem hallerinde de komisyoncu bunları isteyebilir.
m.543: hangi şartlar aranır?
- Komisyoncunun kambiyo senedi, diğer kıymetli evrak veya ticari mal alım-satımına yetkili kılınmış olması gerekir.
- Konu malın borsada kayıtlı olması veya piyasa fiyatının bulunması gerekir.
- Vekâlet verenin aksine bir talimatının bulunmaması gerekir.
- Komisyoncunun satın alacağı mal yerine kendi malını satması ya da satacağı malı kendisi için satın alması gerekir; bu iki hal dışındaki işlemler bu madde kapsamına girmez.
- İşlemin yapıldığı andaki değer esas alınmalıdır.
- Komisyoncu işlemi aynı gün vekâlet verene bildirmelidir.
- Komisyoncunun alışılmış ücret ve giderleri bu hallerde de talep edilebilmelidir.
m.543: hangi sonuçları doğurur?
- Kendisiyle işlem koşulları varsa komisyoncu, vekâlet verenin hesabına kendi malını satabilir veya kendisi için satın alabilir.
- Kendisiyle işlemde komisyoncu, işlemin yapıldığı andaki değeri esas almak zorundadır.
- Kendisiyle işlemde komisyoncu, alışılmış ücret ve giderlerini isteyebilir.
- Komisyoncu işlemi aynı gün vekâlet verene bildirmezse bildirim yükümlülüğüne aykırı davranmış olur.
- Vekâlet verenin aksine talimatı varsa ya da mal borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan nitelikte değilse komisyoncu kendisiyle işlem yapamaz.
- Bu maddenin kapsamı dışında kalan hallerde satış hükümleri uygulanır ve vekâlet veren kendi malını satana ya da satacağı yerine kendi malını alan komisyoncuya karşı temerrüt, ayıp ve zapta karşı garanti hükümlerini ileri sürebilir.
- Madde, kendisiyle işlem hallerini komisyon sözleşmesinin bir istisnası olarak düzenler; komisyoncu bu imkânı yalnız maddenin koşulları gerçekleştiğinde kullanabilir.
Kendisiyle işlem ile diğer haller arasındaki fark nedir?
Malın borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunduğu ve talimat olmadığı hâllerde komisyoncu kendi malını satabilir ya da kendisi için satın alabilir.
Mal bu nitelikte değilse ya da vekâlet veren aksine talimat vermişse komisyoncu kendisiyle işlem yapamaz.
Diğer hallerde madde uygulanmaz ve satış hükümleri geçerlidir (fıkra 3).
Kendisiyle işlem ile kendi adına alım-satım arasındaki fark nedir?
Komisyoncu bu madde kapsamında kendisiyle işlem yaptığında işlem kendi adına, ancak vekâlet verenin hesabına yapılır.
Komisyoncunun kendi adına işlem yaptığı diğer komisyon işlemlerinde kendisiyle işlem yapma imkânı yoktur.
Kendisiyle işlemde değer ve bildirim kuralları devreye girer; ayrıca vekâlet verenin satış hükümlerine dayanan talepleri, kendi malını satan ya da kendi malını alan komisyoncuya karşı ileri sürülebilir.
Değer esası ile sözleşme tarihi değeri arasındaki fark nedir?
Kendisiyle işlemde değer, komisyoncunun işlemi yaptığı andaki değer esas alınarak belirlenir.
Pazar veya fiyat kaydı için başka bir tarih ya da ortalama esas alınmaz.
Vekâlet verenin zarar ya da kazancı bu andaki değere göre hesaplanır.
m.543: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi her komisyon ilişkisine uygulamak; madde yalnızca borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan kıymetli evrak ve ticari mallar için geçerlidir.
- Kendisiyle işlemi bildirim yükümlülüğü olmadan yapılabilir saymak; bildirimin aynı gün yapılması gerekir.
- Değeri sözleşme tarihine ya da ortalama fiyata göre hesaplamak; esas alınan değer işlemin yapıldığı andaki değerdir.
- Komisyoncunun kendisiyle işlemde ücret ve giderlerini isteyemeyeceğini sanmak; bu hallerde de alışılmış ücret ve giderler istenebilir.
- Diğer hallerde de kendisiyle işlem yapılabileceğini varsaymak; diğer hallerde satış hükümleri uygulanır.
- Vekâlet verenin aksine talimatını göz ardı etmek; talimat varsa komisyoncu kendisiyle işlem yapamaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, komisyon ilişkisinde taraflar arasında kesin bir hesap ayrımı yaparak komisyoncunun kendi hesabına işlem yapıp yapmadığını ilk olarak ilişkinin niteliğinden çıkarmaktadır. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/1961 E., 2025/2352 K., 17.11.2025)
- Cari hesap ve konsinye mal ilişkilerinde, mahkemeler komisyon ilişkisi ile konsinye satış ilişkisini birbirinden ayırmakta ve TBK'nın ilgili hükümlerinin hangisinin uygulanacağını taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlemektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/256 E., 2019/393 K., 01.04.2019)
- Mahkemeler, kendisiyle işlem iddiasını ileri süren tarafın bu işlemin koşullarını gösterme yükü altında olduğunu kabul etmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/1961 E., 2025/2352 K., 17.11.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Kendisiyle işlem yapıldığını ileri süren vekâlet veren, komisyoncunun vekâlet ilişkisini, malın borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan nitelikte olduğunu ve işlemin kendisiyle yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Bu iddianın dayanağı olarak borsa kayıtları, fiyat listeleri, işlem kayıtları, komisyon sözleşmesi ve komisyoncunun ticari defterleri kullanılabilir.
- Komisyoncu, vekâlet verenin aksine talimatının bulunduğunu ya da malın bu niteliği taşımadığını savunuyorsa, bu savunmayı yazılı talimat veya piyasa kayıtlarıyla ispatlamalıdır.
- Komisyoncunun işlemi aynı gün bildirdiğini savunması hâlinde bildirimin yapıldığını gösteren yazılı belge (e-posta, yazı, ihbar kaydı) gerekir; bu belgenin yokluğu bildirimin yapılmadığı sonucuna yol açabilir.
- İşlemin yapıldığı andaki değer, piyasa kayıtları ve fiyat verileriyle belirlenir; taraflar bu değeri farklı göstermişse bilirkişi incelemesi yapılması kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/1961 E., 2025/2352 K., 17.11.2025)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.532: Komisyon sözleşmesinin tanımını ve genel kurulumunu içerir; bu madde, komisyoncunun kendisiyle işlemine ilişkin özel kuralı bu sözleşme çerçevesinde getirir.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.207: Satış sözleşmesinde ayıp, temerrüt ve zapta karşı garanti hükümlerini içerir; bu madde 3. fıkra uyarınca diğer hallerde bu hükümler uygulanır.
TBK m.544
Madde, komisyoncunun kendisinin doğrudan alıcı veya satıcı olabildiği hallerde, karşı tarafı açıklamadan vekâletin yerine getirildiğini vekâlet verene bildirmesi durumunda işlemi kendisiyle yapmış sayılmasının koşulunu düzenler. Kendisiyle işlem yapma (işlemi kendi üzerine alma) yetkisinin komisyoncu tarafından kullanılmasının şeklini ve sonucunu kapsar. Maddenin uygulanması komisyoncu ile komisyon sözleşmesi arasındaki ilişkiye dayanır. Madde, komisyoncunun ticari yetki ve sorumluluklarını, komisyon ücretini, komisyoncunun vekâlet verene karşı hesap verme ve devir yükümlülüklerini, konsinye satış ile ilgili düzenlemeleri ve kendisiyle işlem yapma hakkının düşmesi sonucunu ayrıca düzenlemez; bu konular TBK m.532 vd. ve TBK m.546 gibi komisyon hükümlerinde yer alır. Ayrıca madde metninde yer alan "c.
m.544: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komisyoncu
- Kendi adına, ancak komisyon verenin hesabına bir mal alım veya satımını üstlenen kişidir. Maddenin uygulanabilmesi için komisyoncunun doğrudan alıcı veya satıcı olabilmesi gerekir.
- Kendisiyle işlem yapma (işlemi kendisiyle yapmış sayılma)
- Komisyoncunun, vekâlet verenin hesabına yaptığı işlemin tarafı olarak kendisini göstermesi yerine, işlemi kendi hesabına üstlenmiş sayılmasıdır. Bu sonuç, komisyoncunun karşı tarafı göstermemesi ve vekâlet verene bildirimde bulunmasıyla doğar.
- Vekâlet verenin bildirimi
- Komisyoncunun vekâletin yerine getirildiğini vekâlet verene bildirmesi işlemidir. Bildirim, işlemin kendisiyle yapıldığının kabulü için gereken biçimsel ve zamansal unsurdur; bildirim yapılmadan sonuç doğmaz.
m.544: hangi şartlar aranır?
- Komisyoncunun, kendisinin doğrudan alıcı veya satıcı olabildiği bir işlem söz konusu olmalıdır; bu, komisyon konusu işlemde komisyoncunun taraf olmasının hukuken mümkün olmasını ifade eder.
- Komisyoncu, sözleşmenin diğer tarafını göstermeksizin hareket etmelidir; karşı tarafın kimliği vekâlet verene açıklanmamalıdır.
- Komisyoncu, vekâletin yerine getirildiğini vekâlet verene bildirmelidir; bu bildirim sonuç doğurmanın zorunlu koşuludur.
- Bu koşullar birlikte gerçekleştiğinde işlem komisyoncu ile yapılmış sayılır; karşı tarafın kimliğinin gösterilmesi veya yukarıdaki koşulların bir kısmının eksik kalması bu sonucu doğurmaz.
m.544: hangi sonuçları doğurur?
- Komisyoncu, koşullar gerçekleştiğinde işlemi kendisiyle yapmış sayılır ve işlemin tarafı olarak kendisi görünür.
- Komisyoncu karşı tarafı göstermeden vekâletin yerine getirildiğini vekâlet verene bildirmezse, işlemi kendisiyle yapmış sayılma sonucu doğmaz.
- Komisyoncu karşı tarafı açıklarsa, madde uyarınca kendisiyle işlem yapma sonucu doğmaz ve işlem vekâlet verenle karşı taraf arasında kurulur.
Doğrudan alıcı/satıcı olabilen komisyoncu ile olamayan komisyoncu arasındaki fark nedir?
Komisyoncunun kendisinin doğrudan alıcı veya satıcı olabildiği durumda, işlemi kendi üzerine alma imkânı vardır.
Komisyoncunun kendisinin de alıcı veya satıcı olamadığı durumda, madde uygulanmaz.
Yalnızca birinci durumda kendisiyle işlem yapma sonucu doğabilir; ikinci durumda komisyoncu, karşı tarafla kendi adına işlem yapmış sayılmaz.
Karşı tarafı göstermeksizin bildirim ile karşı tarafı açıklama arasındaki fark nedir?
Komisyoncu, sözleşmenin diğer tarafını göstermeden vekâletin yerine getirildiğini bildirirse, madde kapsamında işlem kendisiyle yapılmış sayılır.
Komisyoncu karşı tarafı açıklarsa, işlem bu tarafla vekâlet verenin hesabına yapılmış olur.
Kendisiyle işlem yapma sonucu yalnızca karşı tarafın gösterilmediği hâlde doğar.
m.544: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Komisyoncunun, karşı tarafı göstermemesi koşulunu gözden kaçırarak, bildirim yapılmadan madde uyarınca kendisiyle işlem yapılmış saymak.
- Komisyoncunun doğrudan alıcı veya satıcı olamadığı durumda da madde hükmünü uygulamak.
- Madde metnindeki "c" başlığını bir hak düşürücü süre hükmü gibi okumak; madde metninde bu konuda süre veya düşme hükmü bulunmamaktadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, konsinye satış ve komisyon ilişkilerinde TBK m.532 vd. hükümlerinin birlikte uygulandığını kabul etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/256 E., 2019/393 K., 01.04.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Kendisiyle işlem yapma sonucunu ileri süren taraf, komisyoncunun doğrudan alıcı veya satıcı olabildiğini ve karşı tarafı göstermediğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Komisyoncunun vekâlet verene bildirimde bulunduğu, yazılı belge veya yazışmalarla ispatlanabilir; bildirimin yapılmadığını ileri süren taraf bu savunmasını ispatlamalıdır.
- Karşı tarafın gösterildiği iddiası, ilgili sözleşme veya fatura gibi belgelerle ortaya konur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.532: Komisyon sözleşmesinin tanımını ve komisyoncunun kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket etmesini düzenler; m.544'teki kendisiyle işlem yapma sonucunun dayandığı genel çerçeveyi oluşturur.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.546: Konsinye satışa ilişkin hükümleri içerir; m.544'teki kendisiyle işlem yapma sonucunun konsinye satış ilişkisinde ne şekilde uygulanacağı bakımından ilgilidir.
TBK m.545
Bu madde, komisyoncunun vekâlet verenin vekâleti geri alması karşısında işlemi kendisiyle yapma hakkının ne zaman düştüğünü düzenler. Hakkın düşmesinin koşulunu (geri alma haberinin komisyoncuya ulaşması) ve bu düşmenin istisnasını (komisyoncunun haber ulaşmadan önce işlemin yapıldığını bildirmiş olması) kapsar. Maddenin uygulanması, komisyoncunun kendi adına hareket ederken vekâlet verenin malını kendisiyle işleme koyma yetkisine sahip olduğu komisyon ilişkisine bağlıdır. Komisyoncunun ücret, teminat, zarar sorumluluğu gibi diğer yükümlülükleri ile vekâlet verenin talimatına uyma yükümlülüğü maddenin konusu değildir; bunlar başka maddelerde düzenlenmiştir. Tacirler arasında konsinye satışa ilişkin ayrıntılı hükümler ve komisyon sözleşmesinin genel kuruluşu da bu maddede değil, ilgili diğer maddelerde yer alır.
m.545: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komisyoncu
- Kendi adına, ancak başkasının hesabına ticari işlem yapan kişidir. Bu madde bakımından komisyoncunun kendisiyle işlem yapma imkânı, vekâlet verenin malını ya da işini kendi hesabına devralabilmesi anlamına gelir.
- İşlemi kendisiyle yapma hakkı
- Komisyoncunun, komisyon konusu işi kendisi ile vekâlet veren arasında, kendi hesabına gerçekleştirme yetkisidir. Bu hak, vekâlet verenin geri alma beyanının komisyoncuya ulaşmasıyla düşer; hakkın kendisi vekâlet verenin iradesinden bağımsız değildir.
- Vekâletin geri alınması
- Vekâlet verenin komisyoncunun yetkisini sona erdirmek için yaptığı tek taraflı beyandır. Maddede bu beyanın yalnızca komisyoncuya ulaşması yeterli görülmüş, ayrıca bir şekil ya da kabul aranmamıştır.
- Ulaşma anı
- Geri alma beyanının komisyoncunun hâkimiyet alanına girmesi, yani onun bilgisine erişebileceği duruma gelmesidir. Komisyoncunun fiilen okuduğu an değil, ulaşma anı esas alınır.
- İşlemin yapıldığına dair bildirim
- Komisyoncunun vekâlet verene, işlemi kendisiyle yaptığını bildirmesidir. Bu bildirim geri alma haberinin ulaşmasından önce gönderilmişse hakkın düşmesini engeller.
m.545: hangi şartlar aranır?
- Komisyoncunun vekâlet verence kendisine tanınmış bir işi kendisiyle yapma yetkisinin bulunması gerekir.
- Vekâlet verenin vekâleti geri aldığını bildiren beyanının komisyoncuya ulaşmış olması gerekir; hakkın düşmesi bu ulaşma anında gerçekleşir.
- Geri alma haberi ulaşmadan önce komisyoncunun işlemin yapıldığına dair bildirimi vekâlet verene göndermiş olması halinde, hakkın düşme hükmü uygulanmaz.
- Bildirimin, geri alma haberinin ulaşmasından önce gönderilmiş olması gerekir; sonradan gönderilen bildirim bu istisnadan yararlandırmaz.
m.545: hangi sonuçları doğurur?
- Vekâlet verenin geri alma haberi komisyoncuya ulaştığı anda, komisyoncunun işlemi kendisiyle yapma hakkı düşer.
- Haberin ulaşmasından sonra komisyoncunun kendisiyle yaptığı işlem, bu hakka dayanamaz; işlemin hukuki sonucu ayrıca maddeden değil, genel vekâlet ve komisyon hükümlerinden değerlendirilir.
- Geri alma haberi ulaşmadan önce komisyoncu işlemin yapıldığını bildirmişse, hakkın düşmesi hükmü uygulanmaz ve komisyoncu işlemi kendisiyle yapmış sayılabilir.
- Madde, hakkın düşmesini emredici biçimde düzenlemektedir; maddede taraflara bu konuda serbestlik tanıyan bir kayıt yoktur.
Geri alma haberinin ulaşması ile bildirimin önce gönderilmesi arasındaki fark nedir?
Vekâlet verenin geri alma beyanı komisyoncuya ulaşmışsa, komisyoncu artık işlemi kendisiyle yapamaz.
Komisyoncu geri alma haberi ulaşmadan önce işlemin yapıldığını bildirmişse, hak düşmez ve işlem kendisiyle yapılmış sayılır.
Ayrım, geri alma beyanının ulaşma anı ile komisyoncunun bildirim tarihi arasındaki zamansal sıraya bağlıdır. Sıra, hakkın düşüp düşmeyeceğini belirler.
m.545: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Geri alma beyanının gönderildiği tarihi değil, komisyoncuya ulaştığı anı esas almamak.
- Bildirimin gönderilmesini yeterli görüp, bildirimin geri alma haberinden önce gönderilmiş olup olmadığını kontrol etmemek.
- Maddedeki istisnayı, komisyoncunun işlemi yaptığı her durumda uygulanacak genel bir kural gibi okumak; istisna yalnızca önceden yapılan bildirim halinde geçerlidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, komisyon ilişkisine ilişkin uyuşmazlıkları genel olarak TBK m.532-546 ve TTK kapsamında değerlendirmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, 2020/1437 E., 2020/1342 K., 07.10.2020; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/256 E., 2019/393 K., 01.04.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Hakkın düştüğünü ileri süren taraf, geri alma beyanının komisyoncuya ulaştığını ispatlamakla yükümlüdür; ulaşma tarihini gösteren ihtar, taahhütlü mektup veya elektronik kayıt bu amaçla kullanılabilir.
- Komisyoncunun işlemi kendisiyle yaptığını ileri süren taraf, işlemin geri alma haberinden önce yapıldığını ve bildirimin ulaşmadan önce gönderildiğini göstermekle yükümlüdür.
- Bildirimin tarihi ile geri alma haberinin ulaşma tarihi arasındaki zamansal sıra, belge ile ortaya konmalıdır; tarafların karşılıklı yazışmaları, posta ve iletişim kayıtları bu konuda belirleyicidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.532-546: Konsinye ve komisyon ilişkisine ilişkin genel düzenlemenin bütünüdür. Bu madde, komisyon ilişkisinin bir parçası olan işlemi kendisiyle yapma hakkının düşmesini bu bütün içinde düzenler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4: Komisyon işinin tacirler arasında mutlak ticari iş sayılmasında ilgilidir; uyuşmazlığın ticari dava olup olmadığını belirlemek için bu madde ile birlikte değerlendirilir.
TBK m.546 — Diğer komisyon işleri
Madde, alım ve satım komisyonculuğu dışındaki komisyon işlerinin hangi hükümlere tabi olacağını düzenler. Üç ayrı durumu kapsar: malzemesi işsahibi tarafından verilerek taşınır imal ettirilmesi işleri, alım ve satım komisyonculuğu sayılmayan işleri kendi adına ama vekalet verenin hesabına üstlenen komisyoncu ile komisyon işlerini meslek edinmeden arada bir üstlenen tacir, ve taşıma işleri komisyonculuğunun saklı tutulması. Kimlerin hangi sıfatla bu bölüm hükümlerine tabi olacağını belirler. Alım ve satım komisyonculuğunun kurulması, komisyoncunun yükümlülükleri, ücret ve kendisiyle işlem yapma gibi ayrıntılar bu maddede düzenlenmez; bunlar komisyon bölümünün ilgili maddelerindedir (m.532 vd.). Taşıma işine ilişkin özel hükümler (TTK m.856 vd.) ve bu hükümlerin usul yönü bu maddenin kapsamı dışındadır.
Diğer komisyon işleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Alım ve satım komisyonculuğu
- Komisyoncunun, kendi adına fakat vekalet verenin hesabına, kıymetli evrak veya taşınır alım ya da satımını üstlendiği komisyon türüdür. Bu maddede tanımlanan iş türleri, bu tanımın kapsamına girmediği halde bölüm hükümlerine bağlanır.
- Komisyon işi
- Komisyoncunun başkasının hesabına iş görmesini konu alan sözleşme ilişkisidir. Bu maddede, alım ve satım dışındaki komisyon işleri için de bölüm hükümlerinin uygulanması öngörülür.
- Malzemesi işsahibi tarafından verilen imal işi
- İşsahibinin malzemeyi sağladığı, komisyoncu aracılığıyla taşınır imal ettirildiği iş türüdür. Eşyanın misli şeylerden olup olmamasının bu hükmün uygulanmasında bir etkisi yoktur.
- Arada bir üstlenen tacir
- Komisyon işlerini meslek olarak yapmayan, ancak zaman zaman üstlenen tacirdir. Bu kişi, alım ve satım komisyonculuğu sayılmayan işleri üstlendiğinde bu bölüm hükümlerine tabi olur.
- Taşıma işleri komisyonculuğu
- Komisyoncunun taşıma işini üstlendiği komisyon türüdür. Bu maddenin üçüncü fıkrası gereğince, bu tür işler hakkındaki özel hükümler saklıdır ve bölüm hükümleri onlara ancak tamamlayıcı olarak uygulanır.
Diğer komisyon işleri: hangi şartlar aranır?
- Malzemesi işsahibi tarafından verilen ve taşınır imal edilmesi üzerine kurulan bir komisyon işi bulunmalıdır; bu halde eşyanın misli şeylerden olup olmadığı önemli değildir.
- Alım ve satım komisyonculuğu sayılmayan bir iş üstlenilmiş olmalıdır.
- Bu iş, ücret karşılığında üstlenilmelidir.
- Komisyoncu, işi kendi adına fakat vekalet verenin hesabına üstlenmelidir; işi üstlenen kişi alım ve satım komisyoncusu ya da komisyon işlerini meslek edinmeden arada bir üstlenen tacir olmalıdır.
- Taşıma işi komisyonculuğu söz konusu ise, bu işe ilişkin özel hükümler saklı tutulmalı ve bölüm hükümleri yalnızca bu özel hükümlerin boşluğunu doldurmak için uygulanmalıdır.
Diğer komisyon işleri: hangi sonuçları doğurur?
- Malzemesi işsahibi tarafından verilen imal komisyonu, eşya misli olmasa da alım ve satım komisyonculuğu hükmünde sayılır ve bu tür işe ilişkin hükümler bu sözleşmeye uygulanır.
- Alım ve satım komisyonculuğu sayılmayan bir iş ücret karşılığında kendi adına fakat vekalet verenin hesabına üstlenildiğinde, işi üstlenen kişi bölüm hükümlerine tabi olur.
- Komisyon işlerini meslek edinmeden arada bir üstlenen tacir de bu hükümlere tabi olur.
- Taşıma işi komisyonculuğunda özel hükümler saklı olduğundan, bu maddenin hükümleri yalnızca özel düzenlemenin boşluk bıraktığı yerlerde uygulanır.
- Bu madde bir emredici hükmü değil, bölüm hükümlerinin hangi işlere uygulanacağını belirleyen bir uygulama alanı kuralıdır. Taraflar bu uygulama alanını sözleşmeyle daraltamaz; ancak sözleşmenin içeriği bölüm hükümlerinin ayrıntısını belirleyebilir.
İmal komisyonu ile alım satım komisyonu arasındaki fark nedir?
Malzemesi işsahibi tarafından verilerek taşınır imal ettirilen iş, eşya misli olmasa dahi alım ve satım komisyonculuğu hükümlerine tabi tutulur.
Taşınır alım veya satımı konusu olan komisyon işinde, eşyanın misli şeylerden olması ayrıca aranır ve iş doğrudan alım ve satım komisyonculuğu tanımına girer.
İmal işinde eşyanın misli olmayan bir taşınır olması, bu işi alım ve satım komisyonculuğu hükümlerinden çıkarmaz.
Alım ve satım dışı komisyon işi ile alım ve satım komisyonu arasındaki fark nedir?
Alım ve satım komisyonculuğu sayılmayan işi üstlenen komisyoncu, ücret karşılığında kendi adına ve vekalet verenin hesabına hareket eder.
Alım ve satım komisyoncusu, kıymetli evrak veya taşınırların alım ya da satımını konu alan işi üstlenir.
Her iki durumda da bölüm hükümleri uygulanır; ancak alım dışı işlerde uygulanan hükümler, alım ve satım komisyonculuğuna özgü düzenlemelerin tamamı değildir.
Meslek edinen komisyoncu ile arada bir üstlenen tacir arasındaki fark nedir?
Komisyon işlerini meslek edinmiş kişi, bu işleri sürekli olarak yürütür.
Arada bir üstlenen tacir, komisyon işini meslek edinmeden yalnızca zaman zaman üstlenir.
Arada bir üstlenen tacir de bu bölüm hükümlerine tabi olur; meslek edinme koşulu aranmaz.
Genel komisyon hükümleri ile taşıma işi komisyonculuğu arasındaki fark nedir?
Bu maddenin hükümleri, taşıma işi dışındaki komisyon işlerine uygulanır.
Taşıma işi komisyonculuğunda, bu maddenin üçüncü fıkrası gereğince taşıma işlerine özgü özel hükümler saklıdır.
Taşıma işinde önce özel hükümler uygulanır; bu hükümlerin düzenlemediği noktalarda bölüm hükümleri ikincil olarak devreye girer.
Diğer komisyon işleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Eşyanın misli şeylerden olmadığını gerekçe göstererek imal komisyonunu alım ve satım komisyonculuğu dışında saymak; oysa bu halde de bölüm hükümleri uygulanır.
- Arada bir üstlenen tacirin, komisyon işlerini meslek edinmeyen olduğu için bölüm hükümlerinin dışında kalacağını düşünmek; madde açıkça bu kişiyi de kapsar.
- Taşıma işi komisyonculuğunda bu maddenin hükümlerini özel hükümlerin yerine uygulamak; üçüncü fıkra özel hükümleri saklı tutar.
- Alım ve satım komisyonculuğu tanımına giren işle, sayılmayan işi birbirinden ayırmadan aynı hükümleri uygulamak.
- Madde metnindeki ücret koşulunu gözden kaçırarak ücretsiz üstlenilen işe komisyon hükümlerini doğrudan uygulamak; ücretsiz hâlde vekalet hükümleri uygulanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, konsinye mal satışlarına ilişkin uyuşmazlıklarda TBK m.532-546 hükümlerinin birlikte uygulanabileceğini kabul etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/256 E., 2019/393 K., 01.04.2019; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/166 E., 2022/1047 K., 13.12.2022)
- Taraflar arasındaki sözleşmenin satış pazarlama aracılık ve komisyon niteliğinde olduğu hallerde, uyuşmazlığın bu madde kapsamında değerlendirilmesi için sözleşmenin içeriğinin ayrıca incelendiği görülmektedir. (İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/423 E., 2023/516 K., 06.07.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Komisyon ilişkisinin varlığını ve komisyoncunun kendi adına fakat vekalet verenin hesabına hareket ettiğini iddia eden taraf, bu iddiayı sözleşme metni, yazışmalar ve fatura gibi belgelerle ispatlamak zorundadır.
- Eşyanın malzemesinin işsahibi tarafından verildiği imal işi iddiasında bulunan taraf, malzemenin kimin tarafından sağlandığını belge ile ortaya koymalıdır.
- Komisyoncunun meslek edinmediği yönündeki savunmayı ileri süren taraf, işin arada bir üstlenildiğini tanık ve ticari kayıtlarla ispatlamalıdır.
- Taşıma işi komisyonculuğu olduğu ileri sürülen uyuşmazlıkta, işin taşıma niteliği taşıdığını iddia eden taraf bu nitelendirmeyi belgelerle ortaya koymalıdır.
- Ücret karşılığı üstlenme koşulunun varlığını iddia eden taraf, ücret kararlaştırıldığını sözleşme veya fiili ödeme ile ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.532: Alım ve satım komisyonculuğunun tanımını ve bölümün kapsamını düzenler; bu maddedeki 'alım ve satım komisyonculuğu' kavramı m.532'ye dayanır.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.545: Komisyoncunun kendi adına yaptığı işlemde kendisiyle işlem yapmış sayılmasını düzenler; m.546'nın uygulandığı işlerde bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı tartışmaya açıktır.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.543: Komisyoncunun kendisiyle işlem yapabileceği hali düzenler; bu madde ile birlikte alım ve satım komisyonculuğunun ayrıntılarını tamamlar.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.502: Ücretsiz komisyon hâlinde vekalet hükümlerinin uygulanmasını öngören genel vekalet kuralıdır; komisyon sözleşmesinin vekalete yakınlığını gösterir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.856: Taşıma sözleşmesini düzenleyen özel hükümlerdir; m.546/3 uyarınca bu hükümler saklıdır.
Konuda geçen kararlar
14 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2023/975 E., 2025/324 K., 21.05.2025İlgili madde: m.532
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/450 E., 2024/3801 K., 28.02.2024İlgili madde: m.532
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/89 E., 2026/293 K., 27.04.2026İlgili madde: m.533, m.534, m.535, m.536, m.537, m.538, m.539, m.540, m.541, m.542, m.543, m.544, m.545
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/939 E., 2026/281 K., 20.04.2026İlgili madde: m.533, m.534, m.535, m.536, m.537, m.538, m.539, m.540, m.541, m.542, m.543, m.544, m.545
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/507 E., 2026/262 K., 13.04.2026İlgili madde: m.533, m.534, m.535, m.536, m.537, m.538, m.539, m.540, m.541, m.542, m.543, m.544, m.545
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/76 E., 2026/190 K., 18.03.2026İlgili madde: m.533, m.534, m.535, m.536, m.537, m.538, m.539, m.540, m.541, m.542, m.544
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/1961 E., 2025/2352 K., 17.11.2025İlgili madde: m.543
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/423 E., 2023/516 K., 06.07.2023İlgili madde: m.546
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/166 E., 2022/1047 K., 13.12.2022İlgili madde: m.546
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1211 E., 2021/1606 K., 11.11.2021İlgili madde: m.532
Diğer 4 karar
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, 2021/558 E., 2021/1116 K., 09.06.2021İlgili madde: m.532
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, 2020/1437 E., 2020/1342 K., 07.10.2020İlgili madde: m.532, m.545
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/1853 E., 2019/1702 K., 27.11.2019İlgili madde: m.532, m.533, m.534, m.535, m.536, m.537, m.538, m.539, m.540, m.541, m.542, m.543, m.544, m.545, m.546
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/256 E., 2019/393 K., 01.04.2019İlgili madde: m.533, m.534, m.535, m.536, m.537, m.538, m.539, m.540, m.541, m.542, m.543, m.544, m.545, m.546
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 10. SAKLAMA BORCU DOĞURAN SÖZLEŞMELER bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış