Özel hükümler › Kişilere karşı suçlar
Şerefe karşı suçlar
Kısaca
TCK m.125, hakaret suçunun tanımını, cezasını, mağdurun gıyabında cezalandırılabilirlik şartını, huzurda işlenmiş sayılan hali (2. fıkra), nitelikli halleri (3. ve 4. fıkra) ve kurul halinde çalışan kamu görevlilerine hakaretin içtima kuralını (5. fıkra) düzenler. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 126. maddesi, hakaret suçunda mağdurun belirlenmesine ilişkin bir karine niteliğinde ölçütü düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Ceza Kanunu m.125–131 hükümlerini kapsar.
TCK m.125 — Hakaret
Madde, hakaret suçunun tanımını, cezasını, mağdurun gıyabında cezalandırılabilirlik şartını, huzurda işlenmiş sayılan hali (2. fıkra), nitelikli halleri (3. ve 4. fıkra) ve kurul halinde çalışan kamu görevlilerine hakaretin içtima kuralını (5. fıkra) düzenler. Hakaret, somut bir fiil veya olgu isnadı ya da sövme yoluyla işlenebilir. Kapsam bakımından fail ve mağdur hakkında bir sıfat aranmaz; suç herkes tarafından işlenebilir ve herhangi bir kişiye karşı işlenebilir. Madde, hakaretin hukuka aykırılığını kaldıran haller, isnadın ispatı, mağdurun belirlenmesi, cezanın azaltılması ve soruşturma usulünü düzenlemez (sırasıyla m.126, m.127-128, m.129, m.131). Ölüye hakaret ile ölünün hatırasına hakaret ayrı suç tipleridir (m.130). Hakaretin zamanaşımı ve şikayet gibi usul yönleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Hakaret: hangi kavramlar bilinmeli?
- Somut fiil veya olgu isnadı
- Kişiye belirli bir davranışın, durumun ya da olayın atfedilmesidir. İsnadın gerçek olup olmaması suçun oluşumu için önemli değildir; gerçekliğin ispatı ayrı bir savunma konusudur.
- Sövme
- Somut bir olguya bağlanmadan, doğrudan kişinin onur, şeref ve saygınlığına yönelen küçültücü ifadelerle yapılan saldırıdır. Maddede isnatla birlikte seçimlik bir hareket olarak yer alır.
- Gıyapta hakaret
- Hakaretin, mağdura doğrudan yöneltilmeksizin, mağdurun bulunmadığı bir ortamda ya da doğrudan haberdar olamayacağı biçimde işlenmesidir. Cezalandırılabilmesi için üç kişiyle ihtilat edilmesi aranır.
- Huzurda hakaret
- Mağdurun muhatap alınarak yapılan hakarettir. Madde 2. fıkra uyarınca mağdura yöneltilen sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenen hakaret de huzurda işlenmiş sayılır.
- Alenen işlenme
- Hakaretin birden fazla kişinin algılayabileceği bir ortamda yapılmasıdır. Bu hal 4. fıkra uyarınca cezanın altıda bir oranında artırılmasını gerektirir.
- Kurul halinde çalışan kamu görevlisi
- Birden çok üyenin birlikte karar verdiği bir heyetin üyesi olan kamu görevlisidir. 5. fıkra gereğince bu heyete görevlerinden dolayı yapılan hakaret, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır.
Hakaret: hangi şartlar aranır?
- Failin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmesi ya da sövmesi bulunmalıdır.
- Fiil, mağdurun şeref ve saygınlığına tecavüz teşkil edecek kadar küçültücü nitelikte olmalıdır; toplumda hâkim telakki, örf ve âdetler dikkate alınmalıdır.
- Mağdur, belirli veya belirlenebilir bir kişi olmalıdır; isnat yeteneği bulunmayan kişiler de mağdur olabilir.
- Mağdur gıyabında işlenen hakaret için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi gerekir.
- Mağdurun muhatap alındığı sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenen hakaret, huzurda işlenmiş sayılır ve aynı ceza uygulanır.
- Nitelikli hallerde (kamu görevlisine görevinden dolayı, inanç ve düşünceden dolayı ya da kutsal değerlerden bahisle) cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz; alenen işlenmede ceza altıda bir oranında artırılır.
Hakaret: hangi sonuçları doğurur?
- Hakaret suçunun temel hâlinde fail, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
- Mağdurun gıyabında yapılan hakaret, fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi hâlinde cezalandırılır; bu şart yoksa gıyapta hakaret cezalandırılmaz.
- Mağdura doğrudan yöneltilen sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenen hakaret, huzurda hakaret gibi cezalandırılır.
- Nitelikli hâllerde (3. fıkra) cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz; bu durumda temel halin hapis veya adli para cezası seçimlik olarak uygulanmasının alt sınırı bir yılın altına inemez.
- Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır.
- Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır ve zincirleme suç hükümleri uygulanır.
- Madde emredici niteliktedir; uygulamada hakaret suçunun tanımı ve cezası sözleşmeyle değiştirilemez.
Somut fiil/olgu isnadı ile sövme arasındaki fark nedir?
Kişiye belirli bir davranış, durum veya olay atfedilir; örneğin 'hırsız' demek bu kapsamda değerlendirilir.
Somut bir olguya bağlanmadan doğrudan küçültücü ifadelerle saldırılır; 'serseri', 'alçak' gibi sözler sövmedir.
Madde iki hareketi seçimlik olarak aynı cezaya bağlar; ayrım, cezayı değil nitelendirmeyi etkiler.
Huzurda hakaret ile gıyapta hakaret arasındaki fark nedir?
Mağdur muhatap alınarak, yüzüne karşı ya da 2. fıkradaki iletiyle işlenir.
Mağdurun bulunmadığı bir ortamda ya da haberdar olamayacağı biçimde işlenir.
Gıyapta hakaret yalnızca fiil en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlendiğinde cezalandırılır.
Temel hal ile nitelikli hal (3. fıkra) arasındaki fark nedir?
Hakaret, 1. fıkradaki genel tanıma uyar ve nitelikli bir özellik taşımaz.
Kamu görevlisine görevinden dolayı, inanç veya düşünce açıklamasından dolayı ya da kutsal değerlerden bahisle işlenir.
Nitelikli hâlde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz; temel halde alt sınır belirtilmemiştir.
Alenen işlenen hakaret ile alenen olmayan hakaret arasındaki fark nedir?
Hakaret birden fazla kişinin algılayabileceği bir ortamda yapılır.
Hakaret yalnızca mağdur veya sınırlı kişiler karşısında yapılır.
Alenen işlenen hakarette ceza altıda bir oranında artırılır.
Bireysel mağdur ile kurul halinde çalışan kamu görevlisi arasındaki fark nedir?
Hakaret, kişinin şahsi görevi dışında kalan sıfatına yönelir ya da kurul dışı bir kişiye karşı yapılır.
Kurul halinde çalışan kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret edilir.
Suç kurulu oluşturan her üyeye karşı işlenmiş sayılır ve zincirleme suç hükümleri uygulanır.
Hakaret: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Hakaret ile sövmeyi ayrı suç tipleri gibi değerlendirmek; 765 sayılı Kanun'daki ayrımın bu maddede seçimlik hareketler olarak birleştirildiğini gözden kaçırmak.
- Gıyapta hakareti üç kişi şartı aranmadan cezalandırmak; mağdurun bulunmadığı her hakaret için bu şartın gerektiğini unutmak.
- Nitelikli hallerde alt sınırı bir yıl olarak yorumlamak yerine temel halin alt sınırını uygulamak ya da bir yılın altında ceza vermek.
- Alenen işlenmeyi, iddianamede belirtilmeden ve sanığa savunma hakkı tanınmadan uygulamak; cezanın altıda bir oranında artırılmasında usul güvencesini atlamak.
- Gerçeklik ispatını hakaretin unsuru saymak; isnadın gerçek olmaması suçun oluşumu için zorunlu değildir, gerçeklik savunması ayrı bir değerlendirmedir.
- Kurul halinde çalışan kamu görevlisine hakaretin her üyeye ayrı suç olarak yüklenmesini ve zincirleme hükümlerinin uygulanmamasını unutmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hakaretin cezalandırılabilmesi için isnadın gerçek olup olmadığının araştırılması gerekmez; gerçeklik ispatı ayrıca 127. maddede düzenlenen bir savunma olarak değerlendirilir. (Ceza Genel Kurulu, 2023/503 E., 2024/190 K., 12.06.2024)
- Mağdurun gıyabında hakaret suçunda üç kişiyle ihtilat şartı aranır; bu şartın gerçekleşmediği hallerde cezalandırma yapılamaz. (4. Ceza Dairesi, 2025/11110 E., 2026/2955 K., 10.02.2026)
- Hakaret suçunda cezanın belirlenmesinde 125/1 ve TCK 62 (haksız tahrik) birlikte uygulanabilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2025/11110 E., 2026/2955 K., 10.02.2026)
- Hakaretin alenen işlendiğinin kabulü için iddianamede bu nitelikli hal açıkça gösterilmelidir; aksi halde sanığa savunma hakkı tanınmadan cezanın artırılması hukuka aykırı sayılmaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2025/13481 E., 2026/2041 K., 21.01.2026)
- Hakaret suçunda belirlenen adli para cezası miktarı, gün sayısı ve hesaplama yöntemi ayrıca TCK 52 ve 43 hükümlerine göre belirlenmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2025/11118 E., 2026/1832 K., 20.01.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Hakaret suçunda asıl talebi ileri süren kamu davasını açan savcı veya şikayetçi, failin mağdura somut fiil veya olgu isnat ettiğini ya da sövdüğünü ispatlamakla yükümlüdür; bu, tanık beyanı, ses veya görüntü kaydı, yazılı iletişim gibi delillerle yapılır.
- Gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin mağdurun gıyabında ve en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlendiğinin ispatı gerekir; bu, tanık beyanlarıyla ortaya konur.
- Alenen işlenme ve nitelikli hallerin (3. fıkra) varlığı, ilgili bölümlerin iddianamede açıkça belirtilmesi ve delillerle desteklenmesi ile ispatlanır.
- Gerçeklik savunması, isnadın gerçek olduğunu ileri süren failin 127. maddeye dayanarak ispat yükü altındadır.
- Kurul halinde çalışan kamu görevlisi hâlinde, hakaretin görevden dolayı yapıldığı ve kurulun görevi kapsamında olduğu, görev belgeleri ile kanıtlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.126: Hakaretin maddi unsurları ve mağdurun belirlenmesine ilişkin ölçüyü düzenler; 125. maddedeki mağdur unsurunu tamamlar.
- 5237 sayılı Kanun m.127: İsnadın ispatı hâlinde hukuka aykırılığın ortadan kalkacağı halleri düzenler; 125. maddedeki isnadın cezalandırılabilirliğini sınırlar.
- 5237 sayılı Kanun m.128: İddia ve savunma dokunulmazlığını düzenler; 125. maddedeki hakaretin hukuka uygunluk sınırını belirler.
- 5237 sayılı Kanun m.129: Cezanın kaldırılması veya azaltılmasını gerektiren halleri düzenler; karşılıklı hakaret ve haksız fiil nedeniyle indirim bu maddede yer alır.
- 5237 sayılı Kanun m.130: Kişinin hatırasına hakaret ve ölüyü tahkir suçlarını ayrıca düzenler; 125. maddenin kapsamı dışındadır.
- 5237 sayılı Kanun m.131: Hakaret suçunda soruşturma ve kovuşturma usulünü düzenler.
- 5237 sayılı Kanun m.62: Haksız tahrik indirimini düzenler; karşılıklı hakaret durumunda uygulanabilir.
TCK m.126 — Mağdurun belirlenmesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 126. maddesi, hakaret suçunda mağdurun belirlenmesine ilişkin bir karine niteliğinde ölçütü düzenler. Mağdurun isminin açıkça söylenmemesi ya da isnadın üstü kapalı yapılması hâlinde, hakaretin mağdura yöneldiğinin kabulü için aranacak koşulu gösterir. Hüküm, hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi belirtilmemiş olsun veya isnat dolaylı yapılmış olsun, failin kimi hedef aldığının tartışmasız anlaşıldığı durumlarda uygulanır. Maddenin, hakaretin soruşturma ve kovuşturmasına, şikâyete, tüzel kişilerin mağdur olmasına veya ceza miktarlarına ilişkin bir düzenleme içermediği; bunların 125. maddede ve genel hükümlerde (ilgili maddeler kapsamında) yer aldığı kabul edilir.
Mağdurun belirlenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Mağdurun belirlenmesi
- Hakaret suçunda, hakaretin muhatabının ismen zikredilmemiş olsa bile kimin kastedildiğinin anlaşılabilmesidir. Mağdurun belli veya belirlenebilir olması suçun oluşması için aranır.
- Karine benzeri ölçüt
- Maddenin, mağdurun kimliğinin hangi hâllerde belirlenmiş sayılacağını gösteren ispat kolaylığı işlevidir. Kesin bir karine olmayıp, ifadenin niteliği ve mağdura yöneltilmiş olması koşuluna bağlıdır.
- Duraksanmayacak durum
- Hakaretin niteliğinden ve olayın koşullarından, kastedilen kişinin tereddüt edilmeksizin anlaşılabilmesi durumudur. Sadece failin iddiasına değil, objektif durumun açıklığına dayanır.
- Üstü kapalı isnat
- Hakaretin doğrudan ad vermeden, ima, kinaye veya dolaylı anlatımla yapılmasıdır. Bu hâlde de mağdurun belirlenebilmesi yeterlidir.
Mağdurun belirlenmesi: hangi şartlar aranır?
- Hakaret suçunun işlenmiş olması ve hakaretin bir kişiye yönelmiş bulunması gerekir.
- Mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş olmalı ya da isnat üstü kapalı yapılmış olmalıdır.
- Hakaretin niteliğinde ve mağdurun şahsına yöneltilmiş bulunduğunda duraksanmayacak bir durum bulunmalıdır.
- Bu durum varsa mağdur, ismi belirtilmiş ve hakaret açıklanmış sayılır; dolayısıyla şikâyet ve kovuşturma koşulları ismi açıkça söylenmiş hâl gibi değerlendirilir.
- Bu koşullar oluşmamışsa mağdurun belirlenmesi kabul edilemez ve hakaret suçunun mağduru bulunmadığı sonucuna varılabilir.
Mağdurun belirlenmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Duraksanmayacak bir durum varsa, mağdur ismi belirtilmiş sayılır ve hakaret açıklanmış sayılır.
- Duraksanmayacak bir durum yoksa mağdurun belirlenmediği kabul edilir ve hakaret suçunun mağduru yoktur.
- Maddenin bu hükmü, hakaretin muhatabının belirlenebilirliğine ilişkin bir ölçüt getirdiğinden, ayrıca bir yaptırım veya hukuka aykırılık sonucu doğurmaz; sonucu suçun oluşup oluşmadığına göre belirlenir.
- Mağdurun belirlenmesi, şikâyet hakkı bakımından da değerlendirilir; ismi açıkça söylenmiş sayıldığından şikâyete ilişkin koşullar bu ölçüte göre incelenir.
Açık isim ile üstü kapalı isnat arasındaki fark nedir?
Hakaretin muhatabının adının açıkça söylendiği hâl.
Adın söylenmediği, ancak isnadın kime yöneldiğinin anlaşılabildiği hâl.
Her iki hâlde de hakaret suçu oluşur; ikinci hâlde yalnız mağdurun belirlenebilirliği ayrıca değerlendirilir.
Baş harf veya lakap ile tam kimlik arasındaki fark nedir?
İsmin yalnız baş harfleriyle, herkesçe bilinen bir sıfat veya lakapla anılması.
Kişinin tam adının açıkça yazılması veya söylenmesi.
Baş harf veya herkesçe tanınan sıfat, duraksanmayacak bir durum varsa mağdurun belirlenmiş sayılmasına yeter.
Olaya bağlı hakaret ile genel sözler arasındaki fark nedir?
Hakaretin belli bir olayla bağlantılı yapılması ve bu olay sayesinde kimlerin kastedildiğinin anlaşılması.
Olay bağlantısı olmadan, kimi hedef aldığı belli olmayan genel nitelemeler.
Olay bağlantısı varsa mağdur belirlenmiş sayılır; bağlantı yoksa mağdur belirsiz kalır ve madde uygulanmaz.
Mağdurun belirlenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Baş harfleri ya da lakabı kullanılmış hakareti, kimliği açıkça yazılmadığı için mağdursuz saymak; herkesçe bilinen bir lakap veya sıfat varsa mağdur belirlenmiş sayılmalıdır.
- Mağdurun belirlenebilirliğini sadece failin iddiası ya da hakaretin dolaylı olması üzerinden değerlendirmek; duraksanmayacak bir durumun objektif olarak varlığı aranmalıdır.
- Kolektif hakaret hâlinde, birden fazla kişinin aynı anda hakarete uğraması durumunda mağdurun her birinin ayrı ayrı belirlenip belirlenmediğini incelememek; bu hâlde içtima hükümleri uygulanır.
- Madde ölçütünü karineyi aşarak kesin bir kural gibi uygulamak; madde yalnızca belirlenebilirlik açısından ispat kolaylığı sağlar, mağdurun kimliğini zorunlu olarak kesinleştirmez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hakaretin muhatabının ismen zikredilmediği hallerde, mağdurun kullanılan sözlerden belirlenebilmesinin suçun oluşması için yeterli olduğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2024/470 E., 2025/147 K., 26.03.2025; Ceza Genel Kurulu, 2023/294 E., 2024/43 K., 13.02.2024)
- Failin ismin yalnızca baş harflerini ya da herkesçe tanınan bir sıfat veya lakabı kullanarak hakaret etmesi hâlinde mağdurun belli olduğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2024/470 E., 2025/147 K., 26.03.2025)
- Hakaretin belli bir olayla bağlantılı yapılması ve bu sayede kimlerin kastedildiğinin anlaşılabilmesi hâlinde de mağdurun belli sayılacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2023/285 E., 2023/432 K., 14.09.2023)
- Kamu görevlisinin mağdur olduğu hâllerde de benzer biçimde mağdurun belirlenebilirliği değerlendirilmektedir. (Genel Kurul, 2022/62422 E., 15.05.2025; Genel Kurul, 2022/49332 E., 09.01.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Hakaret suçundan yargılanan ve mağdurun belirlenmiş olduğunu ileri süren tarafın (savcılık veya şikâyetçi), sözlerin kime yöneldiğini ispat yükü altındadır.
- Mağdurun belirlenebilirliği, sözün kullanıldığı ortam, olay, tanık beyanları ve fail-mağdur ilişkisi gibi delillerle ispatlanır.
- Failin, ifadesinin mağdura yönelmediği yönündeki savunması, bunu ortaya koyan delillerle ispatlanır; savunmanın kabul edilmesi için mağdurun tereddütsüz belirlenemediğinin gösterilmesi gerekir.
- Yazılı belge (yazı, paylaşım, tutanak) ile tanık beyanı arasında belirlenebilirlik bakımından yazılı kayıt, olayın sonradan anlatımına göre daha güçlü delil olarak değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.125: Hakaret suçunu tanımlar; m.126, bu suçun mağdurunun belirlenmesine ilişkin ölçütü verir ve m.125'in mağdur unsurunu tamamlar.
- 5237 sayılı Kanun m.131: Hakaretin kamu görevlisine karşı işlenmesi hâlinde soruşturma ve kovuşturmanın re'sen yapılmasına ilişkindir; mağdurun belirlenmesi bu hâlde de önem taşır.
TCK m.127 — İsnadın ispatı
5237 sayılı Kanun'un 127. maddesi, hakaret suçunda isnadın ispatının koşullarını ve ispat edilmiş isnada bağlanacak sonuçları düzenler. Somut bir fiilin isnat edilmesi hâlinde ispatın hangi koşullarda mümkün olduğunu, kesinleşmiş mahkûmiyetin isnadı ispatlanmış saymasını, konusu suç teşkil etmeyen fiil isnatlarında kamu yararı veya şikâyetçinin rızası koşulunu ve ispat edilmiş fiile dayalı hakaretin cezalandırılmasını kapsar. Madde, hakaretin genel tanımını ve cezasını düzenlemez (m.125, m.125/1 ve ceza miktarları ilgili hükümlerde). Hakaretin kamu görevlisine karşı işlenmesi halindeki cezalandırma artırımı ve soruşturma ile kovuşturma usulü de bu maddede yer almaz (m.125 ve m.128 ile CMK hükümleri). Ayrıca isnadın ispatının hangi mahkemede ve hangi usulde yapılacağı kanunda açıkça düzenlenmemiştir; bu konu ceza muhakemesi kurallarına bırakılmıştır.
İsnadın ispatı: hangi kavramlar bilinmeli?
- İsnat
- Belli bir kişiye, belirli bir zamanda ve yerde gerçekleşmiş somut bir fiilin atfedilmesidir. Soyut değerlendirme ya da genel nitelendirme isnat sayılmaz; somut vakıa içermelidir.
- Suç oluşturan isnat
- İsnat edilen fiilin Türk Ceza Kanunu'na göre suç teşkil etmesidir. Bu hâlde ispat hakkı, mahkûmiyet kararının varlığına veya kamu yararı ya da rıza koşuluna bağlanmadan doğrudan tanınır.
- Suç teşkil etmeyen isnat
- İsnat edilen fiilin suç olmadığı, ancak kişinin itibarını zedeleyen bir fiil olduğu hâldir. Bu hâlde ispat isteminin kabulü, kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
- Kesinleşmiş mahkûmiyet
- İsnadın konusunu oluşturan suç nedeniyle hakkında verilmiş ve kanun yolları tüketilmiş ceza hükmüdür. Bu hükmün varlığı, isnadın ispatlanmış sayılması için aranır.
- Kamu yararı
- İsnat edilen fiilin doğruluğunun ortaya çıkarılmasında toplumun ilgisinin bulunmasıdır. Mahkeme takdir eder; kamu görevlisine yapılan görevle ilgili isnatlarda genellikle bulunduğu kabul edilir, özel hayata ilişkin iddialarda bulunmadığı kabul edilir.
- Şikâyetçinin ispata razı olması
- Hakarete uğrayan kişinin, isnadın doğruluğunun tartışılmasına izin vermesidir. Bu rıza, şikâyet hakkı bulunan kişi tarafından da verilebilir.
- Düşme kararı
- Kovuşturmanın durdurulmasına yol açan karardır. Isnadın doğruluğunu ne ispatlar ne de çürütür; sonucu bakımından beraat kararına benzer değerlendirilir.
İsnadın ispatı: hangi şartlar aranır?
- Hakaretin, belli bir kişiye somut bir fiilin atfedilmesi suretiyle yapılmış olması gerekir.
- İsnat edilen fiilin suç oluşturması hâlinde, isnadın ispatı için isnat konusu suç nedeniyle hakkında henüz hüküm verilmemiş olması aranır; bu hâlde ispat, kesinleşmiş mahkûmiyetle ispatlanmış sayılır.
- İsnat edilen fiilin suç oluşturmaması hâlinde, ispat isteminin kabulü için kamu yararı bulunması veya şikâyetçinin ispata razı olması gerekir; bu seçimlik koşullardan biri yeterlidir.
- İsnadın doğruluğunun ispatı, hakaret davasının görüldüğü mahkeme önünde ve hüküm kesinleşinceye kadar her aşamada talep edilebilir.
- Ispat edilmiş bir fiil isnadı ile kişiye hakaret edilmesi hâlinde, bu fiilin ispatlanmış olması ceza verilmesine engel olmaz; ceza hükmü verilir.
İsnadın ispatı: hangi sonuçları doğurur?
- Suç oluşturan bir fiilin isnadı ispatlanır ve isnat konusu suçtan kesinleşmiş mahkûmiyet verilirse, isnatta bulunan kişiye ceza verilmez.
- Kesinleşmiş mahkûmiyet olmaksızın suç oluşturan isnadın doğruluğu ispat edilirse de ceza verilmez; ancak mahkûmiyet yoksa ispat sonucu ceza sorumluluğunun kalkıp kalkmayacağı tartışmalıdır.
- Hakarete uğrayan hakkında isnat konusu fiil nedeniyle beraat, takipsizlik veya düşme kararı verilmişse, isnadın doğruluğu ispat edilmemiş sayılır ve hakaret eden cezalandırılır.
- Suç teşkil etmeyen bir fiilin isnadında, kamu yararı bulunmadığı ve şikâyetçi ispata razı olmadığı sürece ispat isteminin kabulü mümkün değildir; bu hâlde isnadı ispat etmeye çalışan kişi hakaretten sorumlu olur.
- Kamu yararı bulunursa şikâyetçinin ispata razı olmaması ispat talebinin reddine yol açmaz.
- Daha önce kesin hükümle sabit olmuş bir fiilden bahisle kişiye hakaret edilirse, ikinci fıkra gereğince cezaya hükmedilir.
- Maddenin hükmü emredici niteliktedir; taraflar sözleşme veya başka bir yolla ispat koşullarını değiştiremez.
Suç oluşturan isnat ile suç teşkil etmeyen isnat arasındaki fark nedir?
İsnat edilen fiil TCK'ya göre suç oluşturuyorsa, ispat hakkı isnat edilen kişinin herhangi bir rızasına veya kamu yararı takdirine bağlı değildir.
İsnat edilen fiil suç oluşturmuyorsa, ispat isteminin kabulü kamu yararı veya şikâyetçinin rızası koşuluna bağlanmıştır.
Suç oluşturan isnatta ispat hakkı kendiliğinden doğar; suç oluşturmayan isnatta mahkeme kamu yararını ya da rızayı aramak zorundadır.
Kesinleşmiş mahkûmiyet ile beraat veya takipsizlik arasındaki fark nedir?
İsnat konusu suç nedeniyle hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet verilmişse, isnat ispatlanmış sayılır.
Hakkında kesinleşmiş beraat kararı verilmiş, takipsizlik kararı verilmiş veya davada düşme kararı verilmişse, isnadın doğruluğu ispat edilmemiş sayılır.
Mahkûmiyet hâlinde hakaret eden kişi ceza almaz; beraat, takipsizlik veya düşme hâlinde hakaret eden kişi cezalandırılır.
Kamu yararı ile şikâyetçinin rızası arasındaki fark nedir?
Kamu yararı, isnadın konusunun toplumu ilgilendirmesi veya kamu görevlisinin görevine ilişkin olması hâlinde mahkemenin takdirine dayanır.
Şikâyetçinin rızası, hakarete uğrayanın isnadın tartışılmasını istemesi ve ispata izin vermesidir.
Kamu yararı bulunursa şikâyetçi karşı çıksa bile ispat kabul edilir; kamu yararı yoksa ispat yalnızca rıza ile mümkün olur.
İspat edilmiş fiil ile ıspatlanmamış fiil (ikinci fıkra) arasındaki fark nedir?
İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi, birinci fıkradaki ispat hakkının kullanılmasından ayrı bir durumdur.
Birinci fıkradaki ispat hakkı, isnadın doğruluğunun henüz kabul edilmediği durumlar içindir.
Daha önce kesin hükümle sabit olmuş bir fiilden bahisle hakaret edilmesi hâlinde ikinci fıkra gereğince ceza verilir.
İsnadın ispatı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Suç oluşturan isnat ile suç teşkil etmeyen isnat ayrımını gözetmemek; her iki hâlde de kamu yararı veya rıza aramak hatalıdır.
- Kesinleşmiş mahkûmiyet yokken yalnızca isnadın gerçek olduğunu göstermeyi yeterli saymak; birinci fıkranın koşulu ayrıca aranmalıdır.
- Takipsizlik, beraat veya düşme kararını isnadın yanlış olduğunun kanıtı saymak; bu kararlar isnadın doğruluğunu ispatlamaz, yalnızca ispatlanmamış sayılmasına yol açar.
- Kamu yararı bulunduğunda şikâyetçinin ispata karşı çıkmasını yeterli görmek; kamu yararı varsa mahkeme ispat talebini kabul edebilir.
- İkinci fıkrayı birinci fıkradaki ispat hakkıyla karıştırmak; ikinci fıkra, zaten kesin hükümle sabit olmuş fiilden bahisle hakareti cezalandırır.
- Ispat talebinin hangi aşamaya kadar yapılabileceğini hüküm öncesi bir süreyle sınırlamak; kanunda böyle bir süre yoktur ve hüküm kesinleşinceye kadar talep edilebilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, isnadın doğruluğunun ispatını hakaret davasının görüldüğü mahkemede yapar; isnadın konusu suç nedeniyle ayrı bir ceza davası varsa bu davanın sonucunu bekletici mesele olarak bekler. (Ceza Genel Kurulu, 2024/470 E., 2025/147 K., 26.03.2025)
- Kamu yararının bulunup bulunmadığı mahkemenin takdirindedir; isnadın toplumun geneli veya belirli bir kesimi ile ilgili olması, mağdurun sosyal statüsü ve üstlendiği görev bu takdirde esas alınır. (Ceza Genel Kurulu, 2023/294 E., 2024/43 K., 13.02.2024)
- Kamu görevlisine görevinden dolayı yapılan isnatlarda kamu yararının genellikle bulunduğu kabul edilir. (Ceza Genel Kurulu, 2023/268 E., 2024/48 K., 13.02.2024)
- Mağdurun özel hayatına ilişkin iddialarda kamu yararının bulunmadığı kabul edilir ve ispat ancak rızayla mümkün olur. (Ceza Genel Kurulu, 2023/285 E., 2023/432 K., 14.09.2023)
- İspat hakkının kullanılabileceği süre kanunda belirlenmemiştir; hüküm kesinleşinceye kadar davanın her aşamasında ispat talebi yapılabilir. (Ceza Genel Kurulu, 2020/290 E., 2023/433 K., 14.09.2023)
- İsnadın ispatı halinde mahkemenin düşme kararı vermesi gerektiği yönünde görüş ileri sürülmektedir, ancak kanunda bu konuda açık bir hüküm yoktur. (Ceza Genel Kurulu, 2021/296 E., 2023/434 K., 14.09.2023)
Nasıl ispat edilir?
- İsnadın doğruluğunu ileri süren isnat eden kişidir; ispat yükü bu kişiye aittir ve ispat, hakaret davası içinde ceza muhakemesi ilkeleri uyarınca maddi gerçeğin araştırılmasıyla yapılır.
- Suç oluşturan isnatta isnat konusu suç nedeniyle açılan ceza davasının kesinleşmiş sonucu, ispatın en güçlü delilidir; mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olması aranır.
- Kamu yararı koşulunda mahkeme, isnadın konusunun toplumu ilgilendirip ilgilendirmediğini ve mağdurun statüsünü değerlendirir; bu değerlendirme için delil değerlendirilmesi yapılır.
- Şikâyetçinin ispata razı olduğunu gösteren beyan veya yazılı açıklama, rıza koşulunun ispat yükünü taşıyan tarafça sunulmasını gerektirir.
- Savunma olarak ispat hakkını kullanan sanık, isnadın doğruluğunu ispatlamakla yükümlüdür; bu yükümlülük yalnızca isnat eden tarafa ait olup mahkeme de maddi gerçeği re'sen araştırır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.125: Hakaret suçunun tanımını ve temel cezasını düzenler; m.127, bu suçun işlenmesi hâlinde isnadın ispatı istisnasını getirir.
- 5237 sayılı Kanun m.128: Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde cezanın artırılmasını düzenler; isnadın ispatı ile birlikte değerlendirilir.
- 5237 sayılı Kanun m.129: Hakaretin kamu görevlisine karşı, görevinden dolayı işlenmesi hâlini düzenler; kamu yararı koşulunun uygulama alanını belirler.
- 5237 sayılı Kanun m.173: Kamu görevlisine yönelik hakaret ile isnat konusu fiilin kamu görevi bakımından değerlendirilmesinde ilgilidir.
TCK m.128 — İddia ve savunma dokunulmazlığı
5237 sayılı Kanun'un 128. maddesi, yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında kişilerle ilgili somut isnatlarda veya olumsuz değerlendirmelerde bulunulmasında ceza verilmemesini düzenlemektedir; hükmün ayrıca bu cezasızlığın hangi koşullarda geçerli olacağını (gerçek ve somut vakıaya dayanma, uyuşmazlıkla bağlantı) belirlemektedir. Madde, yargılama taraflarının, tanıkların, bilirkişilerin ve yazılı ya da sözlü başvuruda bulunan herkesin, hakaret suçu bakımından hukuka uygunluk nedeniyle yararlanmasına ilişkindir. Madde, hakaretin tanımını, cezasını ve nitelikli hallerini düzenlemez (m.125-127); iftira suçunu düzenlemez (m.267); iddia ve savunma dokunulmazlığı dışındaki hukuka uygunluk nedenlerini ve bunların genel koşullarını düzenlemez (m.26).
İddia ve savunma dokunulmazlığı: hangi kavramlar bilinmeli?
- İddia ve savunma dokunulmazlığı
- Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında kişilere yöneltilen somut isnat ve olumsuz değerlendirmelerin cezalandırılmamasını sağlayan hukuka uygunluk nedenidir. Hukuka uygunluk nedeni olduğu için fiilin suç niteliğini ortadan kaldırır, kusur sorununu değil.
- Somut isnat
- Belirli bir kişiye atfedilen, zaman ve mekân bakımından belirlenebilen somut bir fiil veya olguya ilişkin ifadedir. Soyut sövme niteliğindeki değer yargıları bu kapsama girmez; bunlar hakaret olarak değerlendirilir.
- Olumsuz değerlendirme
- Kişi hakkında yapılan, değer yargısı niteliğindeki menfi görüş ve yargıdır. Bu değerlendirmenin somut vakıalara dayanması gerekir; dayanaksız sövme niteliğindeki değerlendirmeler koruma kapsamında değildir.
- Uyuşmazlıkla bağlantı
- İsnat ve değerlendirmenin, başvuru, iddia veya savunmanın konusu olan uyuşmazlıkla mantıksal ilgisi bulunmasıdır. Bu bağlantının uyuşmazlığın çözümüne yarar sağlaması aranmaz; ancak uyuşmazlıkla ilgisi olmayan isnatlar gerçek olsa bile korunmaz.
- Gerçek ve somut vakıa
- İsnadın doğruluğunun ve ortaya konulan olgunun belirli bir olaya dayandığının bulunmasıdır. Somut isnadın gerçek olması, olumsuz değerlendirmenin ise somut vakıaya dayanması gerekir.
İddia ve savunma dokunulmazlığı: hangi şartlar aranır?
- İsnat veya değerlendirmenin yargı mercileri ya da idari makamlar nezdinde yapılan bir yazılı veya sözlü başvuru, iddia veya savunma kapsamında yapılmış olması gerekir.
- İsnat veya değerlendirmenin kişilerle ilgili olarak somut bir isnat ya da olumsuz bir değerlendirme içermesi gerekir.
- Somut isnadın gerçek olması, olumsuz değerlendirmenin ise gerçek ve somut vakıalara dayanması gerekir.
- İsnat veya değerlendirmenin uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir; bu bağlantının uyuşmazlığın çözümüne faydalı olması aranmaz.
- Sövme niteliğindeki soyut ifadeler ile uyuşmazlıkla ilgisiz isnatlar bu korumanın dışında kalır.
- Yazılı veya sözlü başvuru dışında, örneğin işaret ya da başka hareketlerle yapılan tahkirler bu maddenin kapsamına girmez.
Somut isnat ile sövme arasındaki fark nedir?
Belirli bir fiil veya olguya dayanan, kişiye atfedilen somut isnat, iddia ve savunma kapsamında yapıldığında ve gerçek olduğunda koruma altındadır.
Soyut değer yargısı niteliğindeki sövme, somut vakıaya dayanmadığında korunmaz.
Sövme niteliğindeki ifadeler hakaret suçu olarak cezalandırılır; somut isnat ise gerçek olması koşuluyla cezasızdır.
Uyuşmazlıkla bağlantılı ile bağlantısız isnat arasındaki fark nedir?
Başvuru, iddia veya savunmanın konusu olan uyuşmazlıkla mantıksal bağı bulunan isnat ve değerlendirmeler korunur.
Dava veya başvuru konusuyla ilgisi olmayan isnat ve değerlendirmeler, gerçek ve somut vakıaya dayansa bile korunmaz.
Bağlantısız isnatlar nedeniyle hakaret veya iftira suçu oluşabilir; bağlantı bulunursa hukuka uygunluk nedeni uygulanır.
Uyuşmazlıkla bağlantı ile uyuşmazlığın çözümüne faydalılık arasındaki fark nedir?
Uyuşmazlıkla mantıksal bağlantı, isnadın konuya hizmet edebilmesi olarak anlaşılır.
Uyuşmazlığın çözümüne gerçekten yarar sağlama koşulu aranmaz.
İsnadın uyuşmazlığın sonucunu etkilemese de başvuru konusuyla ilgili olması yeterlidir.
Yazılı-sözlü başvuru ile işaret ve hareketle tahkir arasındaki fark nedir?
Yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunma sırasında yapılan ifadeler bu maddenin kapsamındadır.
İşaret veya sair hareketlerle yapılan tahkirler madde kapsamında değildir.
Hareketle yapılan tahkir hukuka uygunluk nedeninden yararlanamaz ve hakaret olarak cezalandırılabilir.
Yargı mercii ile idari makam arasındaki fark nedir?
Yargı mercileri nezdindeki başvuru ve savunmalar korunur.
Noter, icra memuru, kolluk ve disiplin kurulları gibi idari makamlar nezdindeki başvurular da maddenin kapsamına girer.
İdari merciler önündeki hakaretlerde de bu hukuka uygunluk nedeni uygulanır.
Tanık-bilirkişi ile taraf arasındaki fark nedir?
Taraflar, başvuru ve savunma faaliyetinde bulunduğu için doğrudan bu korumadan yararlanır.
Tanık ve bilirkişi iddia ve savunma faaliyetinde bulunmaz; ifadeleri delil veya delil değerlendirme aracıdır.
Tanık ve bilirkişiler bakımından hukuka uygunluk, madde 128 yerine genel kanun hükmünü icra nedeni üzerinden değerlendirilir.
Karar hakkında eleştiri ile karar hakkında küçültücü ifade arasındaki fark nedir?
Verilen kararın bozulmasını sağlamaya yönelik temyiz dilekçesindeki eleştiri, dava amacına bağlı kaldığı sürece korunur.
Hâkimi küçülten, bozma amacı dışında kullanılan küçültücü ifadeler sınırı aşar.
Sınırı aşan ifadeler için hakaret suçu oluşabilir; sınır içindeki eleştiri cezasızdır.
İddia ve savunma dokunulmazlığı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde 128'i yalnızca yargı organları önündeki dilekçelerle sınırlı saymak; oysa noter, icra memuru, kolluk ve disiplin kurulları gibi idari makamlar nezdindeki başvurular da kapsamdadır.
- Yazılı veya sözlü başvuru dışında, işaret veya hareketle yapılan tahkirleri madde 128 kapsamında saymak.
- Uyuşmazlıkla bağlantı şartını, isnadın uyuşmazlığın çözümüne yararlı olması şeklinde yorumlamak; yarar aranmaz, ancak ilgi aranır.
- Uyuşmazlıkla ilgisiz bir isnadı, gerçek olması nedeniyle korunmuş saymak.
- Sövme niteliğindeki soyut değerlendirmeleri somut vakıa dayanağı olmadan korunmuş saymak.
- Tanık ve bilirkişi ifadelerini doğrudan iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirmek; bunların hukuka uygunluk nedeni genel kanun hükmüdür.
- Karar hakkındaki eleştiriyi, bozma amacı dışına çıkan küçültücü ifadelerle birlikte korunmuş saymak.
- Öfke ve gazap etkisiyle sınırın aşılmasında, cezasızlığı değil kusurun değerlendirilmesini unutmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargı kararlarında, karar hakkında temyiz dilekçesinde yapılan eleştirinin bozma amacına bağlı kaldığı sürece iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesi kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2024/470 E., 2025/147 K., 26.03.2025; Ceza Genel Kurulu, 2023/294 E., 2024/43 K., 13.02.2024)
- Hâkimin tarafsızlığına ilişkin, somut bir dayanağı olmadan ve sövme niteliğinde küçültücü ifadeler kullanılması hâlinde, madde 128 kapsamında koruma sağlanmayacağı ve hakaretin unsurlarının oluşabileceği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2023/268 E., 2024/48 K., 13.02.2024)
- Tanığın yalan söylediği veya hâkim ya da bilirkişinin objektif davranmadığı yönünde, somut vakıalara dayanan isnatların uyuşmazlıkla bağlantılı olması hâlinde koruma sağlandığı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2023/285 E., 2023/432 K., 14.09.2023)
- Müştekiyi akıl hastası olarak nitelendiren, uyuşmazlığın konusuyla ilgisi bulunmayan ifadelerin savunma sınırını aştığı ve yetersiz gerekçeyle beraat kararının bozulmasını gerektirdiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2020/290 E., 2023/433 K., 14.09.2023)
- Kararın gerekçesinde, ifadelerin değer yargısı niteliğinde olup olmadığı, söyleniş yeri ve zamanı ile katılanın onur ve saygınlığını rencide edip etmediğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2021/296 E., 2023/434 K., 14.09.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Hukuka uygunluk nedeninden yararlanmak isteyen taraf, başvuru, iddia veya savunmanın yargı mercii ya da idari makam nezdinde yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür; bu, dilekçe, tutanak veya duruşma kaydı ile ortaya konur.
- Somut isnadın gerçek olduğunu ve olumsuz değerlendirmenin somut vakıaya dayandığını gösterme yükü, isnatta bulunan kişiye aittir; bu ispat tanık, belge ve bilirkişi incelemesi ile yapılır.
- İsnadın uyuşmazlıkla bağlantılı olduğunun ispatı, dava dosyası ve başvuru içeriği karşılaştırılarak yapılır.
- Karşı taraf, isnadın gerçek olmadığını, sövme niteliğinde olduğunu veya uyuşmazlıkla ilgisiz bulunduğunu ileri sürerek hakaret suçunun unsurlarının oluştuğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- İfadenin söyleniş biçimi, yeri ve zamanı, değer yargısı mı yoksa somut olgu isnadı mı olduğunun belirlenmesinde delil olarak değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.125: Hakaret suçunu tanımlar; madde 128, bu suçun oluşmasına rağmen hukuka uygunluk nedeniyle cezayı kaldıran alanı belirler.
- 5237 sayılı Kanun m.26: Hukuka uygunluk nedenlerinin genel hükmüdür; savunma dokunulmazlığının hukuka uygunluk sebebi olarak niteliğini belirler.
- 5237 sayılı Kanun m.267: İftira suçunu düzenler; uyuşmazlıkla ilgisiz veya gerçek olmayan isnatların bu suç bakımından değerlendirilmesinde madde 128 ile birlikte göz önünde tutulur.
- 5237 sayılı Kanun m.285: Yargı kararlarına ilişkin eleştirilerin sınırına dair anılan hüküm, karar hakkında yapılan ifadelerin değerlendirilmesinde bağlantı kurulan maddedir.
TCK m.129 — Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret
Madde, hakaret suçunda failin cezalandırılmasını hafifleten ya da tamamen ortadan kaldıran üç özel haksız tahrik hâlini düzenler: haksız bir fiile tepki olarak işlenen hakaret (1. fıkra), kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenen hakaret (2. fıkra) ve karşılıklı hakaret (3. fıkra). Uygulanma alanı, hakaret suçunu işleyen fail ile hakaretin yöneldiği ve tepkiye neden olan haksızlığı yaratan kişi arasındaki ilişkidir. Madde genel haksız tahrik hükmünü (TCK m.29) düzenlemez; genel tahrik, üçüncü kişilere yönelik haksızlıklara tepkide uygulanır. Hakaret suçunun tanımını ve cezasını (TCK m.125) düzenlemez. Nitelikli hakaret hâllerini ve daha ağır cezayı gerektiren halleri (TCK m.125 ve devamı) düzenlemez. Yargı mercileri önündeki beyanlar nedeniyle cezalandırılmama hâlini (TCK m.129'un devamındaki hüküm) bu maddede aramak gerekmez; o hüküm maddenin kendi metninde yer almaz. Kasten yaralama suçunun kendisi, hakaret suçunun şikâyete bağlılığı ve zamanaşımı ise başka hükümlerin konusudur.
Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret: hangi kavramlar bilinmeli?
- Özel haksız tahrik
- Belirli haksızlıklara tepki olarak hakaret işlenmesi hâlinde kanunun öngördüğü, hâkime ceza indirimi veya cezadan vazgeçme yetkisi veren kişisel nitelikte hükümdür. Genel haksız tahrikten (m.29) farklı olarak ceza sorumluluğunu kaldırmaz, hâkimin takdirine bırakır.
- Haksız fiil
- Hakaretin tepki olarak işlendiği, hukuka aykırı nitelikteki davranıştır. Suç teşkil etmesi gerekmez; kabahat niteliğinde ya da özel hukuk haksızlığı olabilir. Kasten yaralama bu kavramın dışındadır, çünkü onun için 2. fıkra özel olarak düzenlenmiştir.
- Karşılıklı hakaret
- Birbirine hakaret eden iki kişinin, ilk hakaretin karşılığı olarak ikinci bir hakaret işlemesidir. Karşılığın ilk hakarete yönelmesi, ikisinin de tipik ve hukuka aykırı olması gerekir.
Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret: hangi şartlar aranır?
- Hakaret suçunun, haksız bir fiile tepki olarak işlenmiş olması gerekir; bu fiil kasten yaralama ve hakaret dışında kalmalıdır.
- 1. fıkra için haksız fiilin, failde öfke veya elem doğurması aranmaz; tepkinin fiilin işleyicisine yönelmesi zorunlu değildir.
- 2. fıkra için hakaretin, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmiş olması gerekir; kasten yaralamanın hukuka aykırı olması ve taksirle yaralamanın bulunmaması gerekir.
- 2. fıkra uygulanırken yaralama fiilinin etkisinin devam ettiği bir sırada hakaretin işlenmiş olması aranır.
- 3. fıkra için hakaretin karşılıklı işlenmiş olması gerekir; ilk hakaret ile karşılık arasında özel bir ilişki bulunmalıdır.
- 3. fıkra için iki tarafın fiilinin de hakaret suçu olması ve her ikisinin tipik, hukuka aykırı, kusurlu ve kovuşturulabilir olması gerekir.
- 3. fıkra için karşı hakaretin ilk hakarete yönelmiş olması, ilk hakaret eden kişinin haksız olması gerekir; ilk hakaretin cezalandırılabilir olması şart değildir.
- Karşı hakaret, ilk hakaretin etkisinin sürdüğü bir zaman diliminde, ilk fırsatta işlenmelidir; yazılı veya gıyapta hakarette mağdurun öğrenmesinden sonra karşılık vermesi de yeterlidir.
Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret: hangi sonuçları doğurur?
- 1. fıkraya göre hakaret suçunda verilecek ceza üçte birine kadar indirilebilir; hâkim isterse cezadan tamamen vazgeçebilir.
- 2. fıkraya göre kasten yaralamaya tepki olarak işlenen hakaret nedeniyle kişiye ceza verilmez.
- 3. fıkraya göre karşılıklı hakaret hâlinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebilir ya da cezadan vazgeçilebilir.
- 3. fıkrada hâkim, karşılıklılığı tespit etmesine rağmen mutlaka indirim yapmak ya da cezadan vazgeçmek zorunda değildir; takdir yetkisi kullanılmayabilir.
- Karşılıklı hakaretin yalnız bir tarafı için indirim yapılabilir; bu hâlde ilk hakareti eden taraf ile karşılık veren taraf arasında hâkimin ayrım yapması mümkündür.
- Madde bir hukuka uygunluk nedeni düzenlemez; fiil hukuka aykırı kalır, yalnızca cezalandırma kişisel olarak kaldırılır ya da azaltılır.
- Madde hükmü emredici değildir; hâkime takdir yetkisi bırakılmış bir indirim ve cezasızlık düzenlemesidir.
1. fıkra ile 2. fıkra arasındaki fark nedir?
1. fıkra, kasten yaralama dışındaki herhangi bir haksız fiile tepkiyi kapsar. Hâkim indirim yapabilir ya da cezadan vazgeçebilir.
2. fıkra yalnızca kasten yaralamaya tepkiyi kapsar ve bu hâlde kişiye ceza verilmez.
2. fıkrada cezalandırma kesinlikle kalkar; 1. fıkrada hâkimin takdiri vardır. Kasten yaralama hem 1. fıkra kapsamı dışında tutulur, hem de bu hâlde 2. fıkra uygulanır.
Özel haksız tahrik (m.129) ile genel haksız tahrik (m.29) arasındaki fark nedir?
Madde 129, hakaret suçu ile sınırlı ve belirli haksızlıklara tepkide uygulanan özel hükümdür.
Genel haksız tahrik (m.29) bütün suçlarda ve kişinin kendisine ya da üçüncü kişilere yönelen haksızlıklarda uygulanabilir.
129. maddeye giren hâllerde genel tahrik hükmü uygulanmaz. Kasten yaralama tepkisi, üçüncü kişiye yönelse dahi 2. fıkra kapsamında değerlendirilir. Madde kapsamı dışında kalan hâllerde genel hüküm devreye girer.
Kendine yönelik haksızlık ile üçüncü kişiye yönelik haksızlık arasındaki fark nedir?
Fail kendisine yönelik haksızlığa karşı hakaret ederse madde 129'un ilgili fıkrası uygulanır.
Üçüncü kişiye yönelik haksızlığa tepki olarak yapılan hakaret, 129'un 1. fıkrasının değil genel haksız tahrik hükmünün kapsamına girer.
Kasten yaralamada 2. fıkra, üçüncü kişiye yönelik yaralamada da kabul edilmektedir; ancak 1. fıkra için haksızlığın failin kendisine yönelmesi gerektiği belirtilmektedir.
Karşılıklı hakaret ile kasten yaralamaya karşı hakaret arasındaki fark nedir?
3. fıkra iki hakaretin karşılıklı olmasını gerektirir.
Hakaret, kasten yaralamanın yol açtığı tepkiyle işlenmişse 2. fıkra ve kasten yaralama tepkisi ile karşılıklılık ayrı değerlendirilir.
Karşılık yalnız hakaretle verilmişse 3. fıkra; kasten yaralama ile verilmişse 2. fıkra; aynı olay içinde kasten yaralama ile karşılık da hakaretse genel haksız tahrik hükmü uygulanır.
İlk hakaret eden haksız ile hakkını kullanan veya görevini yapan arasındaki fark nedir?
İlk hakaret eden kişi haksız ise karşı hakaret 3. fıkrada değerlendirilebilir.
İlk hakaret eden kişi bir hakkını kullanıyor veya görevini yapıyorsa 3. fıkra uygulanmaz.
Terbiye hakkı çerçevesinde azarlamaya karşı hakaret 3. fıkra kapsamında kalmaz. Ancak ilk hakaretin cezalandırılabilir olması gerekmez.
Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret: sık yapılan hatalar nelerdir?
- 129/2 hükmünü taksirle yaralamaya tepki olarak işlenen hakaret için uygulamak; bu hükmün yalnız kasten yaralamaya tepkide geçerli olduğunu gözden kaçırmak.
- Genel haksız tahrik (m.29) ile 129. maddeyi aynı olayda birlikte uygulamak; 129'un kapsamına giren hâllerde genel hüküm uygulanmaz.
- Haksız fiil için suç teşkil etme şartı aramak; 1. fıkra için fiilin hukuka aykırı olması yeterlidir.
- Karşılıklı hakaret hâlinde hâkimi mutlaka indirim yapmakla yükümlü saymak; takdir yetkisi vardır.
- Karşılıklılığı ilk hakaretin cezalandırılabilir olmasına bağlamak; ilk hakaretin haksız olması yeterlidir, ayrıca cezalandırılabilir olması gerekmez.
- Üçüncü kişiye yönelik haksızlığa karşı hakareti 129/1 kapsamında saymak; bu hâl genel haksız tahrik hükmüne tabidir.
- Karşılık hakaretin zamanını gözden kaçırmak; ilk hakaretin etkisinin sürdüğü sırada ve ilk fırsatta işlenmesi aranır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Karşılıklı hakaret hâlinde hâkimin ilk hakareti ve karşılığı birlikte değerlendirdiği, hangi tarafın neden olduğunu gözetip indirim veya cezadan vazgeçme kararını olaya göre verdiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/682 E., 2023/752 K., 12.07.2023)
- Özel haksız tahrik hükümlerinde 129. maddenin uygulandığı hâllerde genel haksız tahrik hükmünün (m.29) birlikte uygulanamayacağı kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2025/13229 E., 2026/3097 K., 11.02.2026)
- Hakaretin kasten yaralamaya tepki olarak işlendiği iddiasında, yaralamanın hukuka aykırı olup olmadığının ve tepkinin yaralamanın etkisi devam ederken verilip verilmediğinin araştırılması gerektiği kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2025/5510 E., 2025/16071 K., 14.10.2025)
- Karşılık hakaretin ilk hakaretin etkisinin sürdüğü sırada, ilk fırsatta işlenmesi gerektiği; gıyapta hakarette ise mağdurun öğrenmesinden sonra karşılık vermesinin yeterli sayıldığı kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2025/4967 E., 2025/15300 K., 07.10.2025)
- Hakaretin haksız fiile tepki olarak işlendiğinin kabulü için fiilin hukuka aykırı olması yeterli görülmekte; fiilin suç teşkil etmesi aranmamaktadır. (4. Ceza Dairesi, 2024/11762 E., 2025/5495 K., 24.03.2025)
- Hâkimin karşılıklı hakareti tespit ettikten sonra indirim yapmakta veya cezadan vazgeçmekte serbest olduğu, bu konuda gerekçe gösterme yükünün bulunduğu kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2024/6116 E., 2024/12950 K., 21.10.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Haksız tahrik iddiasını ileri süren sanık, tepkiye neden olan haksız fiili ve bu fiilin hakaretten önce gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Kasten yaralama tepkisi iddiasında, yaralamanın varlığı ve hukuka aykırılığı tıbbi rapor, tanık beyanı veya kolluk tutanağı ile ispatlanır; hukuka uygunluk nedeninin bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
- Karşılıklı hakaret iddiasında her iki hakaretin varlığı, sözlerin içeriği ve zamanı tanık beyanı, ses veya görüntü kaydı ile ispatlanır.
- İlk hakaretin karşı hakaretle ilişkisi, olayın yeri ve zamanı ile ilk fırsatta karşılık verilip verilmediği tanık ve olay anlatımıyla ortaya konur.
- Karşılıklı hakaret savunmasını yapan sanık, karşı hakaretin ilk hakarete yöneldiğini ve ilk hakaretin haksız olduğunu ispat yükü altında gösterir; hâkim bu hususları resen de araştırabilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.29: Genel haksız tahrik hükmüdür. 129. maddenin kapsamına giren hâllerde uygulanmaz; kapsam dışındaki hâllerde (üçüncü kişiye yönelik haksızlık gibi) devreye girer.
- 5237 sayılı Kanun m.125: Hakaret suçunun tanımını ve temel cezasını düzenler. 129. madde bu suçun işlenişine bağlı indirim ve cezasızlık nedenleri getirir.
- 5237 sayılı Kanun m.86: Kasten yaralama suçunu düzenler. 129/2 hükmü, bu suçun işlenmesine tepki olarak işlenen hakaret bakımından uygulanır.
TCK m.130 — Kişinin hatırasına hakaret
Madde, ölmüş bir kişinin hatırasına hakaret edilmesini (birinci fıkra) ve bir ölünün ceset veya kemiklerinin alınmasını ya da bunlar hakkında tahkir edici fiillerde bulunulmasını (ikinci fıkra) cezalandırır. Birinci fıkrada suçun ölünün hatırası bakımından üç kişiyle ihtilat şartına bağlanması ve alenen işlenmesinin ceza artırımı sebebi olması, ikinci fıkrada ise ceset ve kemiklerin korunması düzenlenmiştir. Madde, sağ kişilere yönelik hakaret suçunu (m.125), nitelikli hakaret hallerini ve hakaretin haksız fiile tepki olarak ya da karşılıklı işlenmesi gibi ceza indirimi hallerini düzenlemez (m.125 ve ilgili hükümler). Ayrıca ölüye hakaretin şikâyete bağlı olması, şikâyet hakkına sahip kişiler ve kovuşturma usulü de bu maddede düzenlenmemiştir (m.131). Ölünün ceset ve kemiklerine ilişkin tıbbi, adli ve bilimsel amaçlı işlemler ile hukuka uygunluk hâlleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Kişinin hatırasına hakaret: hangi kavramlar bilinmeli?
- İhtilat
- Hakaret içeren sözlerin üç veya daha fazla kişiye birlikte ya da onların duyabileceği biçimde söylenmesi anlamına gelir. Ölünün hatırasına hakaret suçunda ihtilat, suçun unsurlarından biridir ve kastın kapsamına girer.
- Ölünün hatırasına hakaret
- Ölmüş bir kişiye yönelik olup onun anısına saygısızlık niteliği taşıyan isnat, sövme veya yakıştırmalardır. Basit bir hakaret, ancak ağır bir aşağılama niteliği taşıdığında bu suçu oluşturur.
- Tahkir edici fiil (ikinci fıkra)
- Ceset veya kemikler üzerinde saygı ile bağdaşmayan, sözlü olmayan maddi eylemlerdir. Örneğin cesedi parçalamak veya cesede tükürmek bu kapsamdadır. Sözlü tahkir ikinci fıkrada değil birinci fıkrada değerlendirilir.
- Alenilik
- Hakaretin birden fazla kişinin algılayabileceği bir ortamda işlenmesidir. Alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır.
Kişinin hatırasına hakaret: hangi şartlar aranır?
- Birinci fıkra kapsamında, hakaretin ölmüş bir kişinin hatırasına yönelmiş olması gerekir; fail, hakaret edilenin öldüğünü bilmelidir, çünkü ölü olduğu konusundaki yanılgı kastı kaldırır.
- Hakaret en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmelidir.
- Hakaretin, ölünün hatırasına saygısızlık teşkil edecek ağırlıkta bir isnat ya da aşağılama içermesi gerekir.
- Birinci fıkrada suç kasten işlenebilir; olası kast yeterlidir.
- İkinci fıkra kapsamında, fail bir ölünün ceset veya kemiklerini almalı ya da bunlar hakkında tahkir edici maddi fiillerde bulunmalıdır; alma, fiili hâkimiyet kurulmasıyla tamamlanır.
- İkinci fıkrada fail bilerek ve isteyerek hareket etmelidir; belirli bir saik aranmaz, olası kast yeterlidir.
- Tedavi, teşhis ve bilimsel amaçla ceset veya kemiklerin alınması hukuka uygunluk sebebi oluşturur.
Kişinin hatırasına hakaret: hangi sonuçları doğurur?
- Birinci fıkra kapsamında hakaret edilen kişi için üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.
- Hakaret alenen işlenmişse birinci fıkradaki ceza altıda bir oranında artırılır.
- İkinci fıkra kapsamında bir ölünün ceset veya kemiklerini alan ya da bunlar hakkında tahkir edici fiillerde bulunan kişiye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
- İkinci fıkrada adli para cezası seçeneği bulunmadığından yalnız hapis cezası uygulanır.
- Ölü olduğunu bilmeyen fail hakkında birinci fıkra uygulanmaz, çünkü kast kapsamadığı için suç oluşmaz.
- Ölüye hakaretin sözlü olarak yapılması ve üç kişiyle ihtilat aranmaması hâlinde birinci fıkra uygulanmaz.
- Tedavi, teşhis veya bilimsel amaçlı alım hukuka uygunluk sebebi olduğundan suç oluşmaz.
Ölünün hatırasına hakaret ile ölülerin ceset ve kemiklerini tahkir arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, ölünün anısına yönelik sözlü veya yazılı hakareti konu alır ve üç kişiyle ihtilat aranır.
İkinci fıkra, ceset veya kemiklere yönelik maddi nitelikteki fiilleri konu alır ve ihtilat şartı aranmaz.
Ceset üzerinde sözlü hakaret birinci fıkra kapsamında değerlendirilir ve ihtilat şartına tabidir; maddi fiiller ise ikinci fıkra kapsamında cezalandırılır.
Alenen işlenen hakaret ile alenî olmayan hakaret arasındaki fark nedir?
Hakaretin alenen işlendiği hâlde fiil birinci fıkranın ağırlaştırılmış biçimi olarak değerlendirilir.
Hakaretin alenen işlenmediği hâlde temel ceza uygulanır.
Alenen işlenmişse ceza altıda bir oranında artırılır.
Birinci fıkra ile ikinci fıkra ceza miktarı arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörür.
İkinci fıkra yalnız üç aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörür; adli para cezası seçeneği yoktur.
İkinci fıkrada adli para cezasına hükmedilemez.
Kişinin hatırasına hakaret: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ölüye yönelik sözlü hakareti ikinci fıkra kapsamında değerlendirmek; sözlü hakaret birinci fıkraya tabidir.
- Üç kişiyle ihtilat şartını aramadan birinci fıkrayı uygulamak; ihtilat unsurdur.
- Ölünün ceset veya kemiklerine yönelik maddi fiilleri birinci fıkra kapsamında değerlendirmek.
- İkinci fıkrada adli para cezası verilebileceğini düşünmek; bu seçenek yalnız birinci fıkrada vardır.
- Ölü olduğunu bilmeyen failin cezalandırılabileceğini kabul etmek; kast kapsamadığı için suç oluşmaz.
- Alenilik artırımını ikinci fıkraya uygulamak; artırım yalnız birinci fıkradaki hakarete ilişkindir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ölünün hatırasına hakaretin, ölüye saygı duygusunun ihlali ve sosyal barışın korunması amacıyla cezalandırıldığı kabul edilmektedir.
- Ölüye yönelik basit bir sözün değil, ağır bir aşağılama içeren hakaretin bu suçu oluşturduğu kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2024/470 E., 2025/147 K., 26.03.2025)
- Ölüye hakaretin fail tarafından ölü olduğu bilinerek yapılmış olması aranmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2023/294 E., 2024/43 K., 13.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Hakaretin ölmüş bir kişiye yönelik olduğunu ve ölümün gerçekleştiğini ileri süren taraf, ölüm belgesi ile ispatlar.
- Üç kişiyle ihtilatın varlığını ileri süren taraf, tanık beyanı ya da kayıtlarla ispatlar; ihtilat sayısı yetersiz kalırsa birinci fıkra uygulanmaz.
- Alenilik iddiasını ileri süren taraf, hakaretin ortamını ve duyan kişileri gösteren delillerle ispatlar.
- Ceset veya kemiklerin alındığını ileri süren taraf, fiili hâkimiyetin kurulduğunu tanık, tutanak veya bilirkişi raporu ile ispatlar.
- Tedavi, teşhis veya bilimsel amaç savunmasını ileri süren fail, bu amacı belge ya da adli kayıtla ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.125: Sağ kişilere karşı hakaret suçunu düzenler. Ölünün hatırasına hakaret suçu, bu maddedeki genel hakaret tanımına ve ceza miktarına dayanır.
- 5237 sayılı Kanun m.131: Ölünün hatırasına hakaret ve ceset tahkirinin şikâyete bağlı olduğunu ve şikâyet hakkı sahiplerini düzenler.
TCK m.131 — Soruşturma ve kovuşturma koşulu
5237 sayılı Kanun m.131, hakaret suçunda kovuşturmanın mağdurun şikâyetine bağlı olduğu kuralını, bu kuralın istisnasını (kamu görevlisine görevinden dolayı karşı işlenen hakaret) ve mağdur şikâyet etmeden ölmesi veya suçun ölünün hatırasına karşı işlenmesi hâllerinde şikâyet hakkının kimlere geçeceğini düzenler. Kurala, hakaret suçunun maddi unsurları ve cezası (m.125) ile tüm şikâyete bağlı suçların ortak esasları uygulanır; bu konular bu maddede aranmamalıdır. Maddenin düzenlemediği konular: hakaret suçunun tanımı ve cezası (m.125), nitelikli hal ve cezanın artırılması (m.125 ve devamı), şikâyet süresi ve şikâyetten vazgeçme ile şikâyetin sonuçları (CMK hükümleri), ve kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaretin izne bağlı tutulup tutulmaması gibi usul ve yargılama kuralları.
Soruşturma ve kovuşturma koşulu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Şikâyet
- Mağdurun veya kanunun belirlediği kişilerin, suçun faili hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını isteyen iradesi. Şikâyete bağlı suçta bu irade olmadan soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
- Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret
- Hakaretin, hedef alınan kişinin kamu görevinden dolayı ya da görevi sırasında işlenmesi hâli. Bu hâlde hakaret şikâyete bağlı değildir; soruşturma ve kovuşturma re'sen yapılır.
- Hatıraya karşı hakaret
- Ölmüş bir kişinin hatırasına yönelik hakaret. Bu hâlde şikâyet hakkı ölenin mirasçısına değil, kanunda sayılan yakınlarına tanınmıştır.
- İkinci dereceye kadar üstsoy ve altsoy
- Mağdura göre ana, baba, büyükanne ve büyükbaba ile çocuk, torun gibi doğrudan soy hısımları. Kanun bu kişileri sayarak şikâyet hakkı tanımıştır; sayılmayan hısımlar şikâyet edemez.
Soruşturma ve kovuşturma koşulu: hangi şartlar aranır?
- Suçun hakaret suçu olması gerekir; hakaret dışındaki suçlar için bu madde değil, ilgili suçun kendi şikâyet rejimi uygulanır.
- Kamu görevlisine görevinden dolayı karşı işlenen hakaret değilse, mağdurun şikâyetinin bulunması gerekir; şikâyet olmadan soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
- Mağdur şikâyet etmeden önce ölmüşse, şikâyet hakkı yalnız ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eşi veya kardeşleri tarafından kullanılabilir.
- Suç ölmüş kişinin hatırasına karşı işlenmişse, şikâyet yine yalnız bu kanunda sayılan yakınlar tarafından yapılabilir.
- Kamu görevlisine görevinden dolayı karşı işlenen hakaret hâlinde şikâyet koşulu aranmaz.
Soruşturma ve kovuşturma koşulu: hangi sonuçları doğurur?
- Hakaret suçu şikâyete bağlıysa ve şikâyet yoksa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
- Kamu görevlisine görevinden dolayı karşı işlenen hakarette şikâyet aranmaksızın soruşturma ve kovuşturma yapılır.
- Mağdur şikâyet etmeden ölürse, kanunda sayılan yakınları şikâyette bulunabilir; sayılmayan kişilerin şikâyeti geçersizdir.
- Hatıraya karşı işlenen hakarette şikâyet hakkı yalnız kanunda sayılan yakınlara tanınmıştır.
- Maddede yer almayan hısımlar, mirasçılar veya diğer kişiler şikâyet hakkı kullanamaz.
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ile diğer hakaret arasındaki fark nedir?
Hedef alınan kişinin kamu görevlisi olması ve hakaretin görevinden dolayı işlenmesi hâli.
Hakaretin özel kişiye karşı, görevle ilgisi olmadan işlenmesi.
Birinci hâlde soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlı değildir; ikinci hâlde mağdurun şikâyeti gerekir.
Mağdurun sağ olarak şikâyet etmesi ile mağdurun şikâyetten önce ölmesi arasındaki fark nedir?
Mağdur sağken kendi şikâyet hakkını kullanır.
Mağdur şikâyetten önce ölmüşse hak, kanunda sayılan yakınlara geçer.
İkinci hâlde şikâyet hakkı yalnız ikinci dereceye kadar üstsoy, altsoy, eş ve kardeşlerdedir; diğer kişiler şikâyet edemez.
Yaşayan kişiye hakaret ile ölünün hatırasına hakaret arasındaki fark nedir?
Hakaret, sağ bulunan bir kişiyi hedef alır.
Hakaret, ölmüş kişinin hatırasına yöneltilir.
Her iki hâlde şikâyet ölenin kanunda sayılan yakınlarınca yapılabilir; şikâyet ehliyetinin kapsamı aynıdır.
Soruşturma ve kovuşturma koşulu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakarette şikâyet aramak; bu hâlde şikâyet koşulu yoktur.
- Mağdurun ölümünden sonra şikâyet hakkını mirasçılara ya da kanunda sayılmayan hısımlara tanımak.
- Hatıraya karşı hakarette şikâyet hakkını ölenin tüm yakınlarına genişletmek; yalnız kanunda sayılanlar şikâyet edebilir.
- Hakaretin görevle bağlantısını yeterince araştırmadan şikâyet koşulunu uygulamamak veya tersine aramak.
Nasıl ispat edilir?
- Şikâyete bağlı hakaret davasında şikâyetin varlığı ve şikâyet hakkının kullanıldığı kişinin sıfatı, şikâyeti yapan tarafça gösterilmelidir; şikâyetin yokluğu soruşturmanın engelidir.
- Mağdurun şikâyetten önce öldüğü iddiası, ölüm belgesiyle ispatlanır.
- Şikâyet yapanın m.131/2 kapsamındaki yakınlardan olduğu, nüfus kaydı gibi resmi belgelerle gösterilmelidir.
- Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret iddiasında, hakaretin görevle bağlantısı delillerle ortaya konulmalıdır; bu bağlantı yoksa şikâyet koşulu yeniden gündeme gelir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 5237 sayılı Kanun m.125: Hakaret suçunun tanımını ve cezasını düzenler; m.131 bu suçun kovuşturma koşulunu belirler.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| üç aydan | m.125 | (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)58 veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî… |
| iki yıla | m.125 | (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)58 veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî… |
| bir yıldan | m.125 | (3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun… |
| üç aydan | m.130 | (1) Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. |
| iki yıla | m.130 | (1) Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
19 karar- Ceza Genel Kurulu, 2024/470 E., 2025/147 K., 26.03.2025İlgili madde: m.126, m.127, m.128, m.130, m.131
- Ceza Genel Kurulu, 2023/503 E., 2024/190 K., 12.06.2024İlgili madde: m.125
- Ceza Genel Kurulu, 2023/294 E., 2024/43 K., 13.02.2024İlgili madde: m.126, m.127, m.128, m.130, m.131
- Ceza Genel Kurulu, 2023/268 E., 2024/48 K., 13.02.2024İlgili madde: m.126, m.127, m.128, m.130, m.131
- Ceza Genel Kurulu, 2023/285 E., 2023/432 K., 14.09.2023İlgili madde: m.126, m.127, m.128, m.130, m.131
- Ceza Genel Kurulu, 2020/290 E., 2023/433 K., 14.09.2023İlgili madde: m.127, m.128, m.130, m.131
- Ceza Genel Kurulu, 2021/296 E., 2023/434 K., 14.09.2023İlgili madde: m.127, m.128, m.130, m.131
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/682 E., 2023/752 K., 12.07.2023İlgili madde: m.129
- Ceza Genel Kurulu, 2018/358 E., 2022/180 K., 17.03.2022İlgili madde: m.125
- 4. Ceza Dairesi, 2025/13229 E., 2026/3097 K., 11.02.2026İlgili madde: m.129
Diğer 9 karar
- 4. Ceza Dairesi, 2025/11110 E., 2026/2955 K., 10.02.2026İlgili madde: m.125
- 4. Ceza Dairesi, 2025/13481 E., 2026/2041 K., 21.01.2026İlgili madde: m.125
- 4. Ceza Dairesi, 2025/11118 E., 2026/1832 K., 20.01.2026İlgili madde: m.125
- 4. Ceza Dairesi, 2025/5510 E., 2025/16071 K., 14.10.2025İlgili madde: m.129
- 4. Ceza Dairesi, 2025/4967 E., 2025/15300 K., 07.10.2025İlgili madde: m.129
- 4. Ceza Dairesi, 2024/11762 E., 2025/5495 K., 24.03.2025İlgili madde: m.129
- 4. Ceza Dairesi, 2024/6116 E., 2024/12950 K., 21.10.2024İlgili madde: m.129
- Genel Kurul, 2022/62422 E., 15.05.2025İlgili madde: m.125, m.126
- Genel Kurul, 2022/49332 E., 09.01.2025İlgili madde: m.126
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 29.06.2005 (m.125).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 9. Kişilere Karşı Suçlar - 2 bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış