TTK › Ticari işletme

Haksız rekabet

TTK m.54–63Ticaret Hukuku

Kısaca

TTK m.54, haksız rekabet hükümlerinin amacını ve haksız rekabetin genel tanımını düzenler. TTK m.55, haksız rekabet hallerinin başlıcalarını altı kategoride sayar: (a) dürüstlük kuralına aykırı reklam ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar, (b) sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltme, (c) başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma, (d) üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı ifşası, (e) iş şartlarına uymama, (f) dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanma.

Kapsam

Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.54–63 hükümlerini kapsar.

TTK m.54 — Amaç ve ilke

TTK m.54, haksız rekabet hükümlerinin amacını ve haksız rekabetin genel tanımını düzenler. Birinci fıkra, haksız rekabet kısmındaki hükümlerin bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabeti sağlamayı amaçladığını belirtir. İkinci fıkra, rakipler arasında ya da tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamaları haksız ve hukuka aykırı sayar. Maddenin uygulanması rakipler, tedarikçiler ve müşteriler arasındaki ticari ilişkilere bağlıdır. Madde, TTK m.55'te sayılan özel haksız rekabet hallerinin ayrıntısını, davaların türlerini ve hukuki sonuçlarını düzenlemez; bunlar m.55 (örnekleyici haller), m.56 (davalar ve talepler) ve m.57 (haksız rekabette hukuki sonuçlar) gibi maddelerde yer alır. Ticaret unvanı ve işletme adının özel koruması m.52 ve m.53 kapsamındadır ve bu maddeler de ayrıca değerlendirilmelidir.

Amaç ve ilke: hangi kavramlar bilinmeli?

Dürüst ve bozulmamış rekabet
Haksız rekabet hukukunun korumayı amaçladığı rekabet kalitesidir. Rekabetin hukuken tanımlanabilir bir niteliğini ifade eder ve rekabetin engellenmemiş, bozulmamış olmasını gerektirir.
Bütün katılanlar
Haksız rekabet hükümlerinin korumasından yararlanan kesimlerdir. Rakipler, tedarikçiler, müşteriler, ekonomi ve tüketiciler ile toplumun tümünü kapsar; yalnız rakiplerle sınırlı değildir.
Dürüstlük kuralı
Piyasa aktörlerinin birbirlerine karşı dürüst davranacaklarına duyulan güvenin korunmasını ifade eder. Haksız rekabetin tanınmasında belirleyici ölçüttür; ihlali, güvene aykırı davranış anlamına gelir.
Aldatıcı davranış
Rakipler veya tedarikçi ile müşteriler arasındaki ilişkiyi etkileyecek biçimde yanıltıcı davranışı ifade eder. Maddede örnekleri verilmekle birlikte ayrıntısı m.55'te düzenlenmiştir.
Ticari uygulama
Piyasada tekrarlanan veya yaygınlaşan ticari davranış biçimidir. Tek başına ticari uygulama olması, dürüstlük kuralına aykırılığı için yeterli değildir; kuralın ihlali aranır.

Amaç ve ilke: hangi şartlar aranır?

  • Davranışın rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkilemesi gerekir.
  • Davranışın aldatıcı nitelikte olması ya da dürüstlük kuralına diğer şekillerde aykırı bulunması gerekir.
  • Davranışın ticari uygulama niteliğinde bir eylem olması hâlinde de dürüstlük kuralına aykırılık aranır.
  • Haksız rekabetin oluşması için kusur aranmaz; kusursuz davranış da haksız rekabet oluşturabilir.
  • Tazminat talebi bakımından failin kusurlu olması gerekir.

Amaç ve ilke: hangi sonuçları doğurur?

  • Dürüstlük kuralına aykırı aldatıcı davranış veya ticari uygulama haksız ve hukuka aykırı sayılır.
  • Haksız rekabet kabul edilen davranışa karşı tespit, men ve sonucun ortadan kaldırılması davaları açılabilir.
  • Kusur aranmadığı için kusursuz davranış da bu davalara konu olabilir.
  • Maddi ve manevi tazminat ancak failin kusurlu olması hâlinde istenebilir.
  • Davranışın m.54/2 kapsamına girmemesi hâlinde haksız rekabet hükümleri uygulanmaz.
  • Madde emredici nitelikte bir amaç ve tanım hükmü içerdiğinden, bu hükmün sözleşmeyle değiştirilmesi öngörülmemiştir.

Genel hüküm ile m.55 örnekleri arasındaki fark nedir?

m.54/2 genel hükmü, ilişkiyi etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı her davranışı kapsar.

m.55 ise dürüstlük kuralına aykırı belirli davranış hallerini örnek olarak sayar.

Bir davranış m.55 kapsamına giriyorsa, ayrıca m.54/2 uyarınca inceleme yapılmasına gerek kalmadan haksız rekabet kabul edilir. Kapsama girmeyen davranışlar ise genel hükme göre incelenir.

Tespit, men ve düzeltme davaları ile tazminat davası arasındaki fark nedir?

Tespit, men ve haksız rekabetin sonucunu ortadan kaldırma davalarında kusur aranmaz.

Maddi ve manevi tazminat talebinde failin kusurlu olması gerekir.

Kusursuz haksız rekabet nedeniyle tespit, men ve düzeltme talep edilebilir; tazminat ise yalnız kusurlu fail aleyhine istenebilir.

Tescilli unvan ile tescilsiz unvan arasındaki fark nedir?

Tescilli ticaret unvanı TTK m.52 ile özel olarak korunur.

Tescilsiz unvan ise yalnız TTK m.54 vd. haksız rekabet hükümleriyle korunabilir.

Tescilsiz unvana karşı başvurulacak yollar haksız rekabet hükümleriyle sınırlıdır; m.52 yolu kullanılamaz.

Amaç ve ilke: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tespit, men ve düzeltme davalarında da kusur aranacağını varsaymak; kusur yalnızca tazminat için aranır.
  • m.54/2'deki genel hükmü m.55'te sayılmayan davranışlara uygulamamak; m.55 sayımı sınırlayıcı değildir.
  • Tescilli unvan için m.54 hükümlerine dayanmak; tescilli unvanda öncelikle m.52 uygulanır.
  • Tek başına bir ticari uygulamanın haksız rekabet sayılacağını varsaymak; dürüstlük kuralına aykırılığın ayrıca ortaya konması gerekir.
  • Haksız rekabet davasında dürüstlük kuralının ihlalini ispatlamadan sadece rakip zararını ileri sürmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Dürüstlük kuralına aykırılığın ölçütünün, yalnızca kanunda sayılan hallere değil, piyasadaki güven ilişkisinin korunmasına göre belirlendiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2026/147 E., 2026/416 K., 05.03.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2025/1611 E., 2026/162 K., 02.02.2026)
  • Rakip olmayan kişilerin ve nihai tüketicinin yanıltılması ihtimalinin de m.54/2 kapsamında değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2025/1611 E., 2026/162 K., 02.02.2026)
  • Ambalaj ve ticari sunumda başkasının ürününün bilinirliğinden yararlanılmasının m.54 ve m.55/1-a-4 ile bağdaşmadığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1654 E., 2026/84 K., 22.01.2026)
  • Ticari hayatta tescilli marka, unvan veya ürün tasarımının korunmasında m.54 hükmünün ek koruma sağladığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2022/620 E., 2024/1815 K., 07.11.2024)
  • Haksız rekabet iddialarında m.54 ile m.55'in birlikte değerlendirildiği ve m.55 kapsamındaki bir davranışın ayrıca genel hükme dayanılmadan haksız rekabet sayıldığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1886 E., 2026/449 K., 05.03.2026)
  • Ticari davranışın tek başına rekabet ihlali sayılmadığı; davranışın haksız rekabet için dürüstlük kuralına aykırılığının somut olarak ortaya konması gerektiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/1217 E., 2025/232 K., 19.02.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Haksız rekabet iddiasını ileri süren taraf, davranışın rakipler arasında veya tedarik edenle müşteriler arasındaki ilişkiyi etkilediğini ispatla yükümlüdür.
  • Davranışın aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ispat yükü davacıdadır; bu ispat ürün, ambalaj, reklam ve satış belgeleri ile yapılabilir.
  • Davranışın ticari uygulama olduğunu ve yaygınlığını ispat yükü davacıdadır; tanık ve bilirkişi incelemesi kullanılabilir.
  • Tazminat talep edilmesi hâlinde failin kusurunu ispat yükü davacıdadır; kusursuzluk savunmasını ileri süren davalı bunu ispatlamalıdır.
  • Davalının kusursuzluğunu veya davranışın dürüstlüğe uygun olduğunu savunması hâlinde bu savunmayı ispat yükü davalıdadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

TTK m.55 — Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar

Madde, haksız rekabet hallerinin başlıcalarını altı kategoride sayar: (a) dürüstlük kuralına aykırı reklam ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar, (b) sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltme, (c) başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma, (d) üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı ifşası, (e) iş şartlarına uymama, (f) dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanma. Madde, tacirler ve tüketiciler dahil olmak üzere rekabet ilişkisi içindeki ve tedarik eden–müşteri arasındaki davranışlara uygulanır. Maddenin sayımı sınırlayıcı değildir; genel hüküm olan 54/2 kapsamına giren diğer davranışlar da haksız rekabet oluşturur. Haksız rekabetin genel tanımını, kusur şartını ve dava türlerini (tespit, men, düzeltme, tazminat) düzenlemez (m.54, m.56). Tacirin ticari defter ve cari hesap yükümlülükleri ile sözleşme ihlalinin ceza ve tazminat sonuçları da bu maddenin kapsamı dışındadır.

Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar: hangi kavramlar bilinmeli?

Haksız rekabet hali
Dürüstlük kuralına aykırı olduğu için 55. maddede sayılan veya 54/2 kapsamına giren davranışlardır. Madde bu halleri sayarken sınırlı değil, başlıca halleri gösterir.
Tedarik fiyatının altında satış
Seçilmiş bazı mal veya iş ürünlerinin birden çok kez, alım maliyetinin altında sunulmasıdır. Yanıltma, reklamda özellikle vurgulanmasıyla ve müşteriyi yeteneği hakkında yanıltmasıyla birlikte değerlendirilir.
Yanıltıcı işlem şartı
Diğer tarafın aleyhine, kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan veya sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı hak ve borç dağılımı getiren, önceden yazılmış genel işlem şartlarıdır. Sözleşmenin tüketici ile yapılmış olması zorunlu değildir.
İş ürünü
Mal kavramından daha geniş olan, teklif, hesap, plan, patent, tasarım gibi emek ürünlerini kapsayan kavramdır.
İş sırrı
Hiç bilinmeyen bilgiler değil, uzun ve masraflı bir çalışma sonucunda elde edilebilen, gizli tutulan teknik veya ticari bilgilerdir.
Saldırgan satış yöntemi
Müşterinin karar verme özgürlüğünü sınırlayan, örneğin beklenmedik anda evde yapılan veya zorla yönlendirilen satış biçimidir.
Karıştırılma
Mal veya iş ürünlerinin dış görünüşü bakımından yanılgıya yol açılmasıdır. Tescilli unvan, marka gibi tanıtma vasıtaları varsa önce ilgili özel hükümlere başvurulur.

Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar: hangi şartlar aranır?

  • Bir davranışın 55. maddenin ilgili bendinin kapsamına girdiği belirlenmelidir; kapsama girmeyen bir davranış için 54/2 genel hükmü ayrıca incelenmelidir.
  • Reklam, satış yöntemi veya başka bir ticari uygulamanın dürüstlük kuralına aykırı olması gerekir; bu aykırılık sayılan hallerden biri ile ortaya konmalıdır.
  • Kötüleme halinde açıklamanın yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici olması gerekir; olay ve kişisel fikirlerin açıklanması tek başına yeterli değildir.
  • Tedarik fiyatının altında satışta satış fiyatının benzer hacimde alımdaki tedarik fiyatının altında olması ve bunun reklamda vurgulanması gerekir.
  • Yetkisiz yararlanmada iş ürününün kendisine emanet edilmiş olması veya üçüncü kişiye ait olduğunun bilinmesi gerekir.
  • Üretim veya iş sırrının gizlice ya da hukuka aykırı biçimde ele geçirilmiş olması ya da bu bilgilerin değerlendirilmesi veya başkalarına bildirilmesi gerekir.
  • İşlem şartında, kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılma veya sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı hak ve borç dağılımı bulunmalı ve şart önceden yazılmış genel işlem şartı olmalıdır.
  • Kanun veya sözleşmeyle rakiplere yüklenmiş ya da meslek dalında olağan olan iş şartlarına uymama bulunmalıdır.

Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar: hangi sonuçları doğurur?

  • Sayılan hallerden birinin gerçekleşmesi dürüstlük kuralına aykırılığı ortaya koyar ve haksız rekabet oluşturur.
  • Sayılan hal gerçekleşmezse de davranış 54/2 kapsamına girebilir ve haksız rekabet sayılabilir.
  • Kötüleme, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici değilse haksız rekabet oluşturmaz.
  • Tedarik fiyatının altında satışta yanıltma karine olarak kabul edilir; davalı gerçek tedarik fiyatını ispatlarsa bu fiyat değerlendirmeye esas olur.
  • Yanıltıcı işlem şartı kullanılması haksız rekabettir; bu tür şartların yazılmamış sayılması veya geçersizliği sonucu ayrıca Borçlar Kanunu'na göre değerlendirilir.
  • Haksız rekabet fiilinin oluşması için kusur aranmaz; ancak tazminat istenebilmesi için fail kusurlu olmalıdır.
  • Sayılan hallerden birine giren davranış için ayrıca genel hükme göre inceleme gerekmez; bu davranış doğrudan haksız rekabet sayılır.
  • Madde sayımı sınırlayıcı olmadığından, sayılmayan davranışlar 54/2 ile değerlendirilir.

Kötüleme ile ifade özgürlüğü arasındaki fark nedir?

Yanıltıcı, gerçeğe aykırı veya gereksiz yere incitici açıklamalar, kötüleme sayılır.

Olay ve şahsi fikirlerin açıklanması, kural olarak ifade özgürlüğü kapsamındadır ve tek başına haksız rekabet oluşturmaz.

Açıklamanın yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici nitelik taşıması halinde haksız rekabet doğar.

Tedarik fiyatının altında satış ile yanıltıcı fiyat reklamı arasındaki fark nedir?

Seçilmiş mallarda birden çok kez tedarik fiyatının altında satış yapılması ve bunun reklamda vurgulanması.

Satış fiyatının tedarik fiyatının altında kalmasının tek başına yeterli olmaması; yanıltmanın ayrıca ortaya konması gerekir.

Satış fiyatı benzer hacimdeki alımda uygulanan tedarik fiyatının altındaysa yanıltma karine olarak kabul edilir; davalı gerçek tedarik fiyatını ispatlarsa bu fiyat esas alınır.

Karıştırılma (a.4) ile tescilli haklar arasındaki fark nedir?

Dış görünüş bakımından iltibas yaratan ve tescili bulunmayan tanıtma vasıtalarına karşı madde 55/1-a-4 uygulanabilir.

Tescilli unvan, işletme adı veya marka iltibas yaratılırsa ilgili özel hükümler (TTK 52; SMK 149 vd.) öncelikle başvurulan yoldur.

Tescilli tanıtma vasıtalarında özel hükümlere dayanılması, tescili olmayanlarda ise 55/1-a-4 veya 55/1-c'nin ön plana çıkması gerekir.

Tüketici sözleşmesi ile tacirler arası ilişki (f bendi) arasındaki fark nedir?

Genel işlem şartının tüketiciyle yapılan sözleşmede kullanılması.

Tacirler arasındaki ilişkide kullanılan genel işlem şartı.

Madde 55/1-f her iki durumda da uygulanabilir; diğer tarafın tüketici olması zorunlu değildir.

Sayılan hal ile 54/2 genel hükmü arasındaki fark nedir?

Madde 55'te sayılan kategorilerden birine giren davranış.

Sayılmamakla birlikte 54/2 kapsamına giren davranış.

Sayılan kategoriye giren davranışta ayrıca genel hükme göre inceleme yapılmaz; sayılmayan davranış ise 54/2'ye göre değerlendirilir.

Yetkisiz yararlanma ile iş sırrı ifşası arasındaki fark nedir?

Bir iş ürününden yetkisiz yararlanma (c bendi) emek ilkesine dayanır.

İş sırrının hukuka aykırı ifşası veya değerlendirilmesi (d bendi) gizli bilginin korunmasına dayanır.

Bu iki hal ayrı bentlerde düzenlenmiştir; fikri mülkiyetle özel koruma görmeyen iş ürünleri c bendi kapsamında değerlendirilir.

Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sayılan kategorilerden birine girmeyen bir davranışı doğrudan 55 kapsamında değerlendirmek; önce 55'in kapsamına girip girmediğine bakılmalıdır, girmiyorsa 54/2 incelenmelidir.
  • Tescilli marka veya unvan iltibasında doğrudan 55/1-a-4'e dayanmak; önce TTK 52 ve SMK 149 vd. özel hükümleri değerlendirilmelidir.
  • Tedarik fiyatının altında satışı tek başına yanıltma saymak; reklamda vurgulanma ve yanıltma unsurları birlikte aranmalıdır.
  • Olay ve kişisel fikirlerin açıklanmasını kötüleme saymak; açıklamanın yanlış, yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici olması gerekir.
  • Kusursuz haksız rekabette tazminat isteyebileceğini düşünmek; tespit, men ve düzeltme davalarında kusur aranmaz, tazminat için kusur gerekir.
  • İşlem şartında tüketici olunmadığı için 55/1-f'nin uygulanmayacağını düşünmek; tacirler arasındaki ilişkide de uygulanabilir.
  • Sözleşme şartının geçerliliği ile haksız rekabet sonucunu karıştırmak; haksız rekabet hükmü ile şartın geçersizliği ayrı değerlendirilir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Haksız rekabet hallerinde marka veya unvan iltibası varsa, mahkemeler önce tescile dayalı özel hükümleri değerlendirmekte, tescil yoksa 55/1-a-4 ya da 55/1-c'ye başvurmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2025/239 E., 2025/556 K., 10.04.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2021/941 E., 2023/66 K., 15.02.2023)
  • Yetkisiz yararlanmada mahkemeler, iktibas edilen metnin tamamının veya bir kısmının sahibinin hususiyetini taşıyan eser niteliğinde olup olmadığını inceleyerek 55/1-c kapsamını belirlemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/219 E., 2023/631 K., 14.06.2023)
  • Sayılmayan bir davranışta mahkemeler, davranışın 55'in kapsamına girmediğini saptadıktan sonra 54/2 genel hükmü uyarınca haksız rekabet olup olmadığını değerlendirmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2178 E., 2026/765 K., 24.04.2026)
  • Haksız ticari uygulamada işletmenin tanıtımı ile kişilerin ticari itibarını zedeleyen beyanlar arasında ayrım yapılmakta, bilgilendirmenin ötesine geçen beyanlar haksız rekabet sayılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2020/1582 E., 2023/1229 K., 13.07.2023)
  • Sözleşme taraflarının müşterileri başka sözleşmeden çekmeye yönelen davranışlarda 55/1-b kapsamında haksız rekabet değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2020/1451 E., 2023/512 K., 06.04.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Haksız rekabet iddiasında ispat yükü, davranışın dürüstlük kuralına aykırılığını ileri süren tarafa aittir; bu taraf reklam, sözleşme metni veya tanıtım belgeleriyle eylemi ortaya koymalıdır.
  • Tedarik fiyatının altında satışta ispat yükü davacıdadır; satış fiyatının benzer hacimdeki alımın tedarik fiyatının altında olduğu gösterilirse yanıltma karine olarak kabul edilir.
  • Karine karşısında davalı, gerçek tedarik fiyatını (fatura, alım belgesi gibi yazılı kayıtlarla) ispatlamalıdır; aksi halde karine güçlenir.
  • Yetkisiz yararlanmada, iş ürününün kendisine emanet edildiğini veya üçüncü kişiye ait olduğunun bilinmesi gerektiğini gösteren yazılı belgeler ve bilirkişi incelemesi önem taşır.
  • İşlem şartında, şartın önceden yazılmış genel işlem şartı olduğu ve kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrıldığı sözleşme metni ile ortaya konur.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.54: Genel hükümdür; dürüstlük kuralına aykırı davranışların haksız rekabet sayılmasının temelini oluşturur ve 55'te sayılmayan halleri kapsar.
  • 6102 sayılı Kanun m.56: Tespit, men, düzeltme ve tazminat davalarını düzenler; kusurun hangi davada aranacağını belirler.
  • 6102 sayılı Kanun m.52: Tescilli ticaret unvanı ve işletme adı konusunda özel koruma sağladığı için 55/1-a-4 yerine öncelikle başvurulan hükümdür.
  • 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.149: Markaya ilişkin özel koruma hükmüdür; tescilli markalarda iltibas halinde öncelikle uygulanır.
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun: Tüketici sözleşmelerinde haksız şartlara ilişkin düzenleme içerir; 55/1-f ile birlikte değerlendirilir.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.20: Genel işlem şartı tanımını verir; 55/1-f-2'deki önceden yazılmış genel işlem şartı kavramının dayanağıdır.

TTK m.56 — Çeşitli davalar

Madde, haksız rekabet nedeniyle zarar gören veya zarar tehlikesiyle karşılaşan kişilerin açabileceği davaları ve bu davalarda talep edebilecekleri hukuki sonuçları düzenler. Buna fiilin haksızlığının tespiti, men, sonucun ortadan kaldırılması, tazminat ve manevi tazminat talepleri ile davacı lehine kazanç tutarının tazminat olarak hükmedilebilmesi girer. Madde, müşterilerin hangi davaları açabileceğini (ikinci fıkra) ve meslek kuruluşları ile kamusal nitelikli kurumların hangi davaları açabileceğini (üçüncü fıkra) ve hükmün haksız rekabete konu malları elde eden üçüncü kişilere icrasını (dördüncü fıkra) belirler. Maddenin uygulandığı kişiler, haksız rekabet fiilinden zarar gören veya zarar tehlikesi altında bulunan kişilerdir. Haksız rekabetin tanımını, haksız rekabet fiillerinin hangilerinin sayıldığını, dava zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerini, görevli ve yetkili mahkemeyi ve haksız rekabet tazminatında kusurun ayrıntılarını bu madde düzenlemez (ilgili hükümler m.54-55, m.60 ve m.61'dir)."

Çeşitli davalar: hangi kavramlar bilinmeli?

Haksız rekabet
Maddede tanımlanmayan, 54 ve 55. maddelerde ayrıntılandırılan fiillerden oluşan rekabet ihlalidir. Bu maddeden doğan davalar, bu fiillerin haksızlığının varlığına bağlıdır.
Men davası
Haksız rekabet fiilinin devamının ve tekrarının önlenmesini isteyen davadır. Zarar doğmuş olmasını şart koşmaz; tehlike yeterlidir.
Tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz araç ve mal
Haksız rekabetin işlenmesinde kullanılmış araçlar ve malların imhası için aranan ölçüttür. İmha yalnız tecavüzün önlenmesi için gerekli olduğu ölçüde istenebilir.
Haksız rekabete konu mallar
Haksız rekabet fiiline konu olan mallardır. Dördüncü fıkrada, bunları doğrudan veya dolaylı biçimde ticari amaçla elde eden üçüncü kişilere karşı hükmün icrasına imkân tanınan mallar olarak yer alır.
Farklılaştırılmış talep: kazanç tutarının tazminatı
Davalının haksız rekabet sonucunda elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığıdır. Hâkim, bu tutarı davacı lehine tazminat olarak hükmedebilir; zararın ispatı yerine geçen bir hesap yöntemidir.
Meslekî ve ekonomik birlikler
Üçüncü fıkraya göre, üyelerinin ekonomik menfaatlerini koruma yetkisi bulunan ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve benzeri birliklerdir. Bu kuruluşlar yalnız (a), (b) ve (c) bentlerindeki davaları açabilir.

Çeşitli davalar: hangi şartlar aranır?

  • Davacının, haksız rekabet sebebiyle müşterilerinin, kredisinin, meslekî itibarının, ticari faaliyetlerinin veya diğer ekonomik menfaatlerinin zarar görmüş olması ya da böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olması gerekir.
  • Dava konusu fiilin 54 ve 55. maddeler anlamında haksız rekabet oluşturması gerekir; bu, (a) bendindeki tespit davasının da temelini oluşturur.
  • Men davası için fiilin devam etme veya tekrarlanma tehlikesinin bulunması yeterlidir; men talebi bakımından kusur aranmaz.
  • Sonucun ortadan kaldırılması ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi talepleri için haksız rekabetin somut bir maddi durum yaratmış ya da yanlış beyan yapmış olması gerekir.
  • İmha talebi için araçların ve malların tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz olması gerekir.
  • Tazminat (d bendi) talebinde davalının kusurlu olması gerekir.
  • Manevi tazminat (e bendi) için Türk Borçlar Kanunu m.58'de öngörülen şartların bulunması gerekir.
  • Müşteriler (ikinci fıkra) bakımından dava açma hakkı, ekonomik çıkarların zarar görmesi veya tehlike altında olmasına bağlıdır; ancak araç ve malların imhası istenemez.
  • Meslek kuruluşları ve kamusal nitelikli kurumlar (üçüncü fıkra) yalnız üyelerinin veya tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruma yetkisine sahip olmalıdır; bu davalar yalnız (a), (b) ve (c) bentleri için açılabilir.
  • Dördüncü fıkraya göre (b) ve (c) bentleri uyarınca verilen hükmün üçüncü kişiye karşı icra edilebilmesi için bu kişinin haksız rekabete konu malları doğrudan veya dolaylı biçimde ticari amaçla elde etmiş olması gerekir.

Çeşitli davalar: hangi sonuçları doğurur?

  • Haksız rekabet sebebiyle zarar gören veya tehlike altında bulunan kişi, (a) ila (e) bentlerindeki taleplerden birini veya birkaçını birlikte ileri sürebilir.
  • Fiilin haksız olduğu tespit edilirse, bu tespit davacının diğer taleplerinin dayanağı olur.
  • Men kararı verilirse, davalının fiilin devamından ve tekrarından kaçınması gerekir.
  • Sonucun ortadan kaldırılması ve yanlış beyanların düzeltilmesi kararı verilirse, davalı haksız rekabetin doğurduğu maddi durumu düzeltmek zorunda kalır.
  • İmha kararı yalnız tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz araç ve mallar bakımından verilebilir.
  • Tazminat kararı verilirse, zarar ve kusur ispat edilmiş olmalıdır; hâkim kazanç tutarına da hükmedebilir.
  • Manevi tazminat ancak TBK m.58 şartları varsa verilebilir.
  • Birinci fıkra dışındaki davacılar (müşteriler ve kuruluşlar) bakımından yukarıdaki talep sınırları geçerlidir.
  • (b) ve (c) bentleri uyarınca verilen hüküm, haksız rekabete konu malları ticari amaçla elde etmiş üçüncü kişiler hakkında da icra olunur.
  • Bu maddede düzenlenen talepler, haksız rekabet fiilinden doğan genel sorumluluk hükümlerine ek olarak kullanılır; ayrı bir süre veya sınır getirmez.

Birinci fıkra davacıları ile ikinci fıkra müşteriler arasındaki fark nedir?

Birinci fıkradaki davacı, doğrudan zarar gören veya zarar tehlikesi altında olan kişidir ve beş bentteki tüm davaları açabilir.

İkinci fıkradaki müşteri, ekonomik çıkarları zarar görmüş veya tehlikede olan müşteridir ve birinci fıkradaki davaları açabilir.

Müşteri, araçların ve malların imhasını isteyemez; diğer bentlerdeki talepleri ileri sürebilir.

Birinci fıkra davacıları ile üçüncü fıkra kuruluşları arasındaki fark nedir?

Birinci fıkradaki davacı, kendi zararı veya tehlikesi üzerine dava açar.

Üçüncü fıkradaki meslek kuruluşları ve kamusal nitelikli kurumlar, üyelerinin veya tüketicilerin ekonomik menfaatlerini korumak amacıyla dava açar.

Bu kuruluşlar yalnız (a), (b) ve (c) bentlerindeki davaları açabilir; tazminat (d) ve manevi tazminat (e) talep edemez.

Men ve tespit davaları ile tazminat ve manevi tazminat davaları arasındaki fark nedir?

(a) tespit, (b) men ve (c) sonucun ortadan kaldırılması davaları, zarar ve kusur aranmadan açılabilir.

(d) tazminat ve (e) manevi tazminat davalarında zarar ve kusur şarttır; manevi tazminat için TBK m.58 şartları aranır.

Kusur ve zarar koşulunun aranıp aranmaması, davanın hangi bent kapsamında açıldığına göre değişir.

Davacının kendi kazancı ile davalının elde ettiği kazanç arasındaki fark nedir?

Davacı, uğradığı zararın tazminini ister ve zararını ispat eder.

Hâkim, davalının haksız rekabet sonucunda elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da hükmedebilir.

Davacı zarar miktarını tam ispat edemese de kazanç tutarı üzerinden tazminat alabilir.

Birinci fıkra davalısı ile dördüncü fıkra üçüncü kişisi arasındaki fark nedir?

Asıl davalı, haksız rekabet fiilini işleyen kişidir ve hüküm doğrudan ona karşı verilir.

Dördüncü fıkradaki üçüncü kişi, haksız rekabete konu malları ticari amaçla elde etmiş olan kişidir ve hüküm yalnız (b) ve (c) bentleri için ona karşı icra olunur.

Üçüncü kişiye karşı tazminat veya tespit kararı icra edilemez; men ve sonucun ortadan kaldırılması hükmü icra edilebilir.

Çeşitli davalar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Men ve tespit davalarında da zarar ve kusurun aranacağını varsaymak; bu davalar için zarar ve kusur şartı yoktur.
  • Müşterinin araç ve malların imhasını da isteyebileceğini düşünmek; ikinci fıkra bu talebi açıkça dışarıda bırakır.
  • Üçüncü fıkradaki meslek kuruluşlarının tazminat davası da açabileceğini sanmak; bu kuruluşlar yalnız (a), (b) ve (c) bentlerindeki davaları açabilir.
  • Kazanç tutarı talebini zararın yerine geçen bağımsız bir talep sanmak; hâkim bu tutarı davacı lehine tazminat olarak hükmeder ve ancak davalının elde ettiği menfaat bu yolla belirlenir.
  • Dördüncü fıkrayı tüm bentleri kapsıyor sanmak; üçüncü kişiye karşı icra yalnız (b) ve (c) bentleri bakımından yapılır.
  • Manevi tazminatı her haksız rekabet fiilinde kendiliğinden verilebilir sanmak; TBK m.58 şartlarının varlığı aranır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Haksız rekabet davalarında kazanç tutarı talebinin, davalının elde ettiği menfaatin ispatı ile birlikte kullanıldığı ve zararın ayrıca ispatını gerektirmediği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/338 E., 2021/578 K., 05.05.2021)
  • Manevi tazminatın takdirinde yalnız duyulan elem ve üzüntünün değil, haksız rekabetin niteliği ve ağırlığının da göz önünde bulundurulduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2018/612 E., 2018/1553 K., 20.12.2018)
  • Haksız rekabet fiilinin iftira veya ticari itibara saldırı niteliği taşıması hâlinde, bu fiillerin 6102 sayılı Kanun m.56/1-e kapsamında değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2239 E., 2026/770 K., 24.04.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1082 E., 2025/1613 K., 27.11.2025)
  • Haksız rekabet davalarında süreleri düzenleyen m.60 hükmünün dikkate alındığı ve davanın bu süreye göre değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/1917 E., 2025/1933 K., 20.11.2025)
  • Haksız rekabet davalarında görevsizlik kararının, m.56 kapsamındaki davanın tefriki talepleriyle birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2025/1334 E., 2025/1480 K., 23.10.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Asıl talebi ileri süren davacı, haksız rekabet fiilinin varlığını, bu fiilin davalı tarafından işlendiğini ve kendi zararının veya tehlikesinin bulunduğunu ispatla yükümlüdür.
  • Davacı, zararını ve zarar ile fiil arasındaki illiyet bağını (d) bendi için ispatlamalıdır; men ve tespit talepleri için zarar ispatı aranmaz.
  • Kazanç tutarı talebinde davacı, davalının elde ettiği menfaati ve bunun haksız rekabet fiilinden kaynaklandığını gösteren belgelerle ispat etmelidir.
  • Manevi tazminat talebinde davacı, TBK m.58 şartlarının varlığını ispatla yükümlüdür.
  • Karşı taraf, fiilin haksız olmadığını, meşru bir sebebi bulunduğunu veya zararın gerçekleşmediğini ileri sürerek ispat yükünü taşır.
  • Üçüncü kişiye karşı icra talebinde, bu kişinin haksız rekabete konu malları ticari amaçla elde ettiği ispat edilmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.54: Haksız rekabet fiillerinin genel tanımını ve haksızlık ölçütünü içerir; bu maddedeki davaların temelini oluşturur.
  • 6102 sayılı Kanun m.55: Haksız rekabet hallerini sayar; (a) bendindeki haksızlığın tespiti bu hallere göre yapılır.
  • 6102 sayılı Kanun m.60: Haksız rekabete ilişkin davalarda hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerini düzenler; bu maddedeki davaların süresi oradan belirlenir.
  • 6102 sayılı Kanun m.61: Haksız rekabet davalarında görevli ve yetkili mahkemeyi belirler.
  • Türk Borçlar Kanunu m.58: Maddenin (e) bendinde açıkça atıf yapılan, manevi tazminatın koşullarını düzenleyen hükümdür.

TTK m.57 — Çalıştıranın sorumluluğu

TTK m.57, haksız rekabet fiilinin çalışanlar veya işçiler tarafından, hizmet ya da iş görülürken işlenmesi halinde, bu fiilden doğan davaların çalıştıranlara karşı da açılıp açılamayacağını düzenler. Birinci fıkra, 56. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerindeki davaların çalıştıranlara yöneltilebilmesini kapsar. İkinci fıkra ise 56. maddenin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerindeki davalar bakımından Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağını belirtir. Madde, çalıştıranın kendi haksız rekabet fiili nedeniyle doğrudan sorumluluğunu, çalışanın fiilinden doğan sorumluluk bakımından ise TBK'ya gönderme yapan ayrı rejimi düzenler. Maddenin uygulanması, haksız rekabet fiilini işleyen kişinin çalıştırana bağlı bir çalışan olmasına bağlıdır. Madde, çalıştıranın kendi kusurlu fiilinden doğan sorumluluğunu, TBK m.66'daki kurtuluş kanıtı ayrıntılarını ve tazminat hesabını düzenlemez (TBK m.66). Haksız rekabet davalarının 56. maddedeki tespit, men, düzeltme, ilan ve tazminat türlerinin ayrıntılı içeriği ile zamanaşımı ve usul kuralları da bu maddenin dışındadır (TTK m.56; TBK m.72)."

Çalıştıranın sorumluluğu: hangi kavramlar bilinmeli?

Çalıştıran
Başkasının hizmetinden veya işinden yararlanan, ona talimat verme yetkisine sahip kişi. Maddenin uygulanabilmesi için çalıştıran ile çalışan arasında emir ve bağımlılık ilişkisi bulunmalıdır.
Çalışan veya işçi
Çalıştıranın emri altında hizmet ya da iş gören kişi. Madde, çalışanın sözleşmeye dayanan bir ilişkiye bağlı olup olmadığını aramaz, bağımlılık ilişkisini yeterli görür.
Hizmet veya işin görülmesi sırasında işlenme
Haksız rekabet fiilinin çalıştırılanın kendisine verilen iş ile işlevsel bağ içinde işlenmesidir. Fiilin yalnızca vesileyle ya da işle ilgisi olmadan işlenmesi bu koşulu karşılamaz.
Haksız rekabet davaları (56. madde (a), (b), (c))
56. maddenin birinci fıkrasında sayılan tespit, men ve düzeltme davalarıdır. Bu davalar çalıştırana karşı doğrudan açılabilir.
Haksız rekabet davaları (56. madde (d), (e))
56. maddenin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde düzenlenen tazminat ve haksız kazanç ile ilgili davalardır. Bu davalar için TTK 57 hükmü değil, TBK hükümleri uygulanır.

Çalıştıranın sorumluluğu: hangi şartlar aranır?

  • Haksız rekabet fiilini bir çalışan veya işçinin işlemiş olması gerekir.
  • Fiilin, çalışanın hizmetini veya işini gördüğü sırada işlenmiş olması gerekir.
  • Çalıştıran ile fiili işleyen kişi arasında emir ve bağımlılık ilişkisi bulunması gerekir; bir sözleşmenin varlığı aranmaz.
  • (a), (b) ve (c) bentlerindeki davalar bakımından çalıştıranın, fiilin kendi kusurundan bağımsız olarak davalı sıfatıyla gösterilmesi mümkündür; bu davalar için kusur şartı ayrıca aranmaz.
  • (d) ve (e) bentlerindeki davalar bakımından çalıştıranın sorumluluğu, TBK hükümlerine göre belirlenir ve bu hükümler çerçevesinde kusur ve diğer koşullar değerlendirilir.

Çalıştıranın sorumluluğu: hangi sonuçları doğurur?

  • Haksız rekabet fiili çalışan tarafından hizmet veya işin görülmesi sırasında işlenmişse, 56. maddenin (a), (b) ve (c) bentlerindeki davalar çalıştırana karşı da açılabilir.
  • Fiil işin görülmesi dışında, örneğin çalışanın kendi özel işi sırasında işlenmişse, çalıştırana karşı bu davalar açılamaz.
  • 56. maddenin (d) ve (e) bentlerindeki davalarda çalıştıranın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirlenir.
  • Çalıştıranın kendisinin haksız rekabet eylemi yapmış olması halinde, bu eylem nedeniyle doğrudan sorumluluğu ayrıca doğar; madde 57 bu sorumluluğun kaynağı değildir.

(a), (b), (c) bentleri ile (d), (e) bentleri arasındaki fark nedir?

56. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerindeki tespit, men ve düzeltme davaları, çalıştırana karşı da doğrudan açılabilir.

56. maddenin (d) ve (e) bentlerindeki tazminat ve haksız kazanç davaları, TTK 57 kapsamında değil, TBK hükümlerine tabidir.

Çalıştırana karşı dava açılabilmesi ve bu davadaki sorumluluk esasları, davanın türüne göre farklı hükümlere bağlanır.

Çalıştıranın kendi fiili ile çalışanın fiili arasındaki fark nedir?

Çalıştıranın kendi haksız rekabet fiili nedeniyle doğrudan sorumluluğu, genel hükümlere ve 56. madde esaslarına göre belirlenir.

Çalışanın fiili nedeniyle çalıştırana yöneltilen dava, madde 57 ile çalışan ve çalıştıran ilişkisine dayanır.

Çalıştırana karşı dava, çalışanın fiilinin işin görülmesi sırasında işlenmiş olması halinde mümkün olur.

Çalıştıranın sorumluluğu: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde 57'yi çalıştıranın tüm haksız rekabet davalarında kusursuz sorumluluk getirdiği biçiminde okumak; birinci fıkra yalnız (a), (b), (c) bentlerinin çalıştırana yöneltilmesine imkân verir.
  • Birinci ve ikinci fıkraları aynı rejime tabi saymak; (d) ve (e) bentleri için TBK hükümlerinin uygulanacağını gözden kaçırmak.
  • Çalışanın işin görülmesi dışında, özel işi için işlediği fiili çalıştırana yüklemek; işlevsel bağ aranmalıdır.
  • Çalıştıranın kendi fiili ile çalışanın fiilinden doğan sorumluluğu birbirine karıştırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Haksız rekabet fiilinin çalışan tarafından işin görülmesi sırasında işlendiği hallerde, çalıştırana karşı da tespit, men ve düzeltme taleplerinin yöneltilebileceği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2327 E., 2025/651 K., 17.04.2025)
  • Madde 57 uyarınca çalıştırana karşı açılan davalarda, haksız rekabetin oluştuğu ve çalışanın eylemi nedeniyle çalıştıranın da sorumlu tutulabileceği yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2327 E., 2025/651 K., 17.04.2025)
  • Haksız rekabet davalarında manevi tazminat ve diğer tazminat taleplerinin 57. madde ile birlikte değerlendirildiği görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/2238 E., 2023/1744 K., 28.12.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Davacı, haksız rekabet fiilinin çalışan tarafından işlendiğini ve bu fiilin hizmet veya işin görülmesi sırasında işlendiğini ispat yükü altındadır.
  • Çalıştıran ile çalışan arasındaki emir ve bağımlılık ilişkisi, iş sözleşmesi, görev yazısı veya tanık beyanı ile ispatlanabilir; sözleşme şartı aranmaz.
  • Çalıştıran, fiilin işin görülmesi sırasında işlenmediğini, örneğin çalışanın özel işi için hareket ettiğini savunursa bu savunmayı ispatla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.56: Haksız rekabet davalarının türlerini belirler. Madde 57, birinci fıkrasında (a), (b), (c) bentlerini, ikinci fıkrasında (d) ve (e) bentlerini anar.
  • 6102 sayılı Kanun m.54: Haksız rekabet fiilinin genel tanımını yapar; işlenen fiilin bu tanıma uyup uymadığı madde 57 uygulamasının ön koşuludur.
  • 6098 sayılı Kanun m.66: Adam çalıştıranın sorumluluğunun genel çerçevesini çizer; madde 57 ikinci fıkrası bu kanunun ilgili hükümlerine atıf yapar.

TTK m.58 — Basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşlarının sorumluluğu

TTK m.58, haksız rekabetin basın, yayın, iletişim ve bilişim işletmeleri ile ileride oluşacak teknik gelişmelerle faaliyete geçecek kuruluşlar aracılığıyla işlenmesi hâlinde tespit, men ve sonucun ortadan kaldırılması davalarının kime karşı açılabileceğini düzenler. Maddenin birinci fıkrası, bu davaların içeriği yayımlayan veya ileten kişilerin yanında, hangi hâllerde yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni, program yapımcısı ve ilan servisi şefi ile işletme veya kuruluş sahibi aleyhine açılabileceğini sınırlı biçimde belirler. İkinci fıkra kusurlu kişiye sıra gözetmeden dava açılmasına, üçüncü fıkra tazminat davalarında Türk Borçlar Kanunu'nun uygulanmasına, dördüncü fıkra ise hizmet sağlayıcılar bakımından dava ve tedbir sınırlarına ilişkindir. Madde, davaların konusu olan haksız rekabet fiilinin tanımını, 56. maddedeki dava türlerinin içeriğini ve tazminat hesabını düzenlemez; bunlar TTK m.54 ve m.56 ile TBK'da yer alır. Hizmet sağlayıcının hukuki sorumluluğunun genel esasları ile 5651 sayılı Kanunun uygulanma alanı da bu maddenin konusu değildir. Ayrıca, davanın zamanaşımı veya hak düşürücü süreleri ile yargılama usulüne ilişkin kurallar madde metninde yer almaz."

Basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşlarının sorumluluğu: hangi kavramlar bilinmeli?

Basın, yayın, iletişim ve bilişim işletmesi
Yayın, iletim ve bilgi aktarımı yoluyla kamuya ya da belirli kişilere içerik ulaştıran işletmelerdir. Madde, bu işletmelerin yanında ileride ortaya çıkacak teknik gelişmelerle faaliyete geçecek kuruluşları da kapsar; kapsam teknolojiye bağlı olarak genişleyebilir.
Yazı işleri müdürü ve genel yayın yönetmeni
Yazılı basında yayımlanan içeriğin yayımlanmasından sorumlu tutulan yönetim görevlileridir. Birinci fıkranın (a) ile (c) bentlerinde yazılı hâllerde, yayımlayan kişi bulunamazsa yahut sorumluluğu gerektiriyorsa bu kişilere karşı dava açılabilir.
Program yapımcısı
Radyo, televizyon ve benzeri yayınların programını hazırlayan ve yayına çıkmasını sağlayan kişidir. Madde, bu kişiyi dava açılabilecek kişiler arasında sayar.
İlan servisi şefi
Yayın organında ilanların kabulünü ve yayımlanmasını yöneten kişidir. İlan veren kişi bilinmediğinde veya dava açılamadığında bu kişiye karşı dava açılabilir.
Hizmet sağlayıcı
Dördüncü fıkra bakımından, iletimi başlatmayan, iletimin alıcısını veya fiili oluşturan içeriği seçmeyen ya da içeriği değiştirmeyen aracı kişidir. Bu kişi, fıkranın koşulları gerçekleşmedikçe dava ve tedbir bakımından korunur.
Sonucun ortadan kaldırılması davası
Haksız rekabet nedeniyle ortaya çıkan hukuka aykırı maddi durumun giderilmesini isteyen davadır. Madde, bu davanın kime karşı açılabileceğini 56. maddedeki dava türleri arasında belirtir.

Basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşlarının sorumluluğu: hangi şartlar aranır?

  • Haksız rekabet fiilinin basın, yayın, iletişim veya bilişim işletmesi ya da ileride oluşacak teknik kuruluş aracılığıyla işlenmiş olması gerekir.
  • Davanın, yayımlanan şeyin, programın, görüntülenenin, seslendirilenin veya iletilenin sahipleri ya da ilan veren aleyhine açılması gerekir; bu, birinci fıkranın genel kuralıdır.
  • Birinci fıkranın (a) bendi kapsamında, yazılı basında yayımlanan içeriğin sahibinin veya ilan verenin haberi olmadan ya da onayına aykırı olarak yayımlanmış olması gerekir.
  • Birinci fıkranın (b) bendi kapsamında, yazılı basındaki içeriğin sahibinin veya ilan verenin kim olduğunun bildirilmesinden kaçınılmış olması gerekir.
  • Birinci fıkranın (c) bendi kapsamında, başka sebeplerle sahibin veya ilan verenin ortaya çıkarılamaması ya da aleyhine Türk mahkemesinde dava açılamaması gerekir.
  • Bu üç bent gerçekleşmişse dava; yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni, program yapımcısı, içeriği yayın, iletişim veya bilişim aracına koyan ya da koyduran kişi ve ilan servisi şefi aleyhine açılabilir.
  • Bu kişiler gösterilemiyorsa dava işletme veya kuruluş sahibi aleyhine açılabilir.
  • İkinci fıkra kapsamında, birinci fıkradaki hâller dışında sayılan kişilerden birinin kusuru bulunuyorsa, sıra gözetilmeksizin o kişi aleyhine dava açılabilir.
  • Dördüncü fıkra kapsamında hizmet sağlayıcıya karşı dava açılabilmesi için, iletimi başlatmış, alıcıyı veya içeriği seçmiş ya da içeriği fiili gerçekleştirecek biçimde değiştirmiş olması gerekir.
  • Tazminat davası dışındaki hâllerde, 56. maddenin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerine ilişkin tazminat davalarında TBK hükümleri uygulanır; bu, üçüncü fıkranın gereğidir.

Basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşlarının sorumluluğu: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki (a), (b) veya (c) bentlerinden biri gerçekleşmediğinde, dava yalnızca içeriğin sahibi veya ilan verenin aleyhine açılabilir.
  • Birinci fıkradaki bentler gerçekleştiğinde, dava yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni, program yapımcısı, içeriği koyan veya koyduran kişi ve ilan servisi şefi aleyhine açılabilir.
  • Bu kişiler gösterilemediğinde dava işletme veya kuruluş sahibi aleyhine açılabilir.
  • İkinci fıkra uyarınca sayılan kişilerden birinin kusuru varsa, o kişi sıra gözetilmeden davalı yapılabilir.
  • Hizmet sağlayıcı, iletimi başlatmamış, alıcıyı veya içeriği seçmemiş ve içeriği değiştirmemişse, birinci fıkradaki davalar ona karşı açılamaz.
  • Hizmet sağlayıcıya karşı tedbir kararı verilemez; ancak olumsuz sonuçların kapsamlı olduğu veya zararın büyük olacağı hâllerde, hizmet sağlayıcı dinlenerek tedbir kararı verilebilir.
  • Dördüncü fıkrada öngörülen tedbirler arasında haksız rekabet fiilinin sona erdirilmesi, önlenmesi veya içeriğin geçici olarak kaldırılması yer alabilir.
  • Tazminat davalarında TBK hükümleri uygulanır; bu, 56. maddenin (d) ve (e) bentlerindeki davalarla sınırlıdır.
  • Madde bir sözleşme hükmü ya da emredici/nispi emredici nitelik kurmaz; kanuni dava muhataplarını belirler.

Sahip-ilan veren ile yönetim görevlileri arasındaki fark nedir?

Birinci fıkranın genel kuralında dava, içeriğin sahibi veya ilan veren aleyhine açılır.

İstisnai hâllerde (a), (b) ve (c) bentleri gerçekleşince dava, yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni, program yapımcısı veya ilan servisi şefi gibi kişilere karşı da açılabilir.

Dava muhatabı genişler; sahip ya da ilan verenin bilinmemesi, onaysız yayımlanması veya dava açılamaması hâlinde yönetim görevlisi davalı olabilir.

Birinci fıkra sırası ile ikinci fıkra kusur sırası arasındaki fark nedir?

Birinci fıkradaki hâllerde sayılan kişiler belli bir sıra içinde davalı gösterilir ve işletme sahibine ancak bunlar gösterilemezse gidilir.

İkinci fıkradaki hâlde birinci fıkranın (a)-(c) koşulları aranmaz; kusurlu olan kişiye sıra gözetilmeksizin dava açılabilir.

Kusuru bulunan kişiye doğrudan dava açılabilir; sıra şartı bu durumda uygulanmaz.

Genel dava hükümleri ile hizmet sağlayıcı arasındaki fark nedir?

Hizmet sağlayıcının iletimi başlatması, alıcıyı seçmesi veya içeriği değiştirmesi hâlinde birinci fıkradaki davalar ona karşı açılabilir.

Bu üç işlemden birini yapmamış hizmet sağlayıcıya karşı birinci fıkradaki davalar açılamaz ve ona karşı tedbir kararı verilemez.

Hizmet sağlayıcı dava ve tedbir bakımından korunur; ancak mahkeme olumsuz sonuçların kapsamlı olduğu hâllerde onu dinleyerek aleyhine tedbir verebilir.

Men ve sonucun ortadan kaldırılması ile tazminat arasındaki fark nedir?

Tespit, men ve sonucun ortadan kaldırılması davaları madde kapsamındadır.

Tazminat davası bakımından üçüncü fıkra TBK'nın uygulanacağını belirtir.

Tazminat davasında TBK hükümleri esas alınır; bu da zarar, kusur ve sorumluluk hesabında TBK'ya bakılmasını gerektirir.

Basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşlarının sorumluluğu: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Birinci fıkradaki (a), (b) ve (c) bentlerini birbirinden ayırmadan, her yayın davasında yönetim görevlisine doğrudan dava açmak; bu bentler gerçekleşmeden yönetim görevlisi davalı yapılamaz.
  • Birinci fıkradaki sırayı görmezden gelerek işletme sahibine doğrudan dava açmak; ikinci fıkradaki kusur hâli dışında bu sıra uygulanmalıdır.
  • İkinci fıkradaki kusurlu kişi hâlinin, birinci fıkradaki bent koşullarını da gerektirdiğini sanmak; ikinci fıkra bu koşulları aramaz.
  • Hizmet sağlayıcıyı, iletimi başlatmamış ve içeriği seçmemiş olmasına rağmen birinci fıkradaki davanın muhatabı olarak göstermek.
  • Dördüncü fıkrada hizmet sağlayıcıya karşı tedbir kararının tamamen yasak olduğunu düşünmek; mahkeme olumsuz sonuçların kapsamlı olduğu hâllerde ve hizmet sağlayıcıyı dinleyerek tedbir verebilir.
  • Tazminat davasında m.58'in TBK'ya atıfını tüm haksız rekabet davalarına genellemek; üçüncü fıkra yalnızca m.56 (d) ve (e) bentlerindeki davalar içindir.
  • Dava süresi veya zamanaşımı konusunu m.58'de aramak; madde bu konuda bir süre içermez.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, basın ve yayın yoluyla işlenen haksız rekabet iddialarında davayı önce içeriğin sahibi veya ilan verene yöneltilmesi gerektiğini ve yönetim görevlilerine karşı davanın ancak m.58 birinci fıkrasındaki bentlerin gerçekleşmesi hâlinde açılabileceğini gözetmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1206 E., 2025/1748 K., 30.04.2025; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/341 E., 2024/938 K., 10.12.2024)
  • İlgili uyuşmazlıklarda haksız rekabet hükümlerinin 54 ila 63. maddeler arasında birlikte uygulandığı, m.58'in bu bütünün içinde dava muhatabını belirlediği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/1000 E., 2024/1343 K., 03.10.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2020/1524 E., 2023/1594 K., 11.10.2023)
  • Basın yoluyla yapılan ağır ithamlar içeren yayınların haksız rekabet kapsamında değerlendirildiği, ancak dava muhatabının belirlenmesinde m.58'in birinci fıkrasının sıralı yapısının dikkate alındığı görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/663 E., 2021/1596 K., 16.12.2021)
  • Cezai sorumluluk ya da manevi tazminat talepleri ile birlikte ileri sürülen iddialarda, haksız rekabet hükmüne dayanan davanın m.58'e göre hangi davalıya yöneltildiğinin ayrıca incelendiği görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1082 E., 2025/1613 K., 27.11.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Davayı açan taraf, haksız rekabet fiilinin basın, yayın, iletişim veya bilişim işletmesi aracılığıyla işlendiğini ispat yükü altındadır; bu, yayının ya da iletinin içeriği ile yayın yolunun belgelenmesiyle yapılır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/663 E., 2021/1596 K., 16.12.2021)
  • Birinci fıkranın (a) bendi için davacı, içeriğin sahibinin veya ilan verenin haberi olmadan ya da onayına aykırı yayımlandığını ispatlamalıdır; bunun için sahibinin beyanı, yazışmalar ya da yayın belgeleri kullanılabilir.
  • (b) ve (c) bentleri için, sahibinin veya ilan verenin bildirilmediği ya da ortaya çıkarılamadığı hususu davacı tarafından ileri sürülür; yayın organının bildirim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ise yayın organınca belgelenmelidir.
  • Davalı yönetim görevlisinin davalı gösterilmesine karşı, birinci fıkranın bentlerinin gerçekleşmediğini ya da sahibinin gösterilebildiğini ileri sürmesi hâlinde, bu savunmayı ispatlaması gerekir.
  • Hizmet sağlayıcı yönünden dördüncü fıkradaki koşulların (iletimi başlatma, alıcıyı seçme, içeriği değiştirme) gerçekleşmediğini hizmet sağlayıcı kendisi ortaya koymalıdır; aksi hâlde dava ve tedbir ona karşı yöneltilebilir.
  • Dördüncü fıkrada mahkemenin tedbir kararı verebilmesi için olumsuz sonuçların kapsamlı olduğu veya zararın büyük olacağı hususunun somut olayda gösterilmesi gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.54: Haksız rekabet fiilinin tanımını ve genel unsurlarını düzenler; m.58 bu fiillerin hangi işletmeler aracılığıyla işlenmesi hâlinde dava muhatabının nasıl belirleneceğini düzenler.
  • 6102 sayılı Kanun m.56: Tespit, men ve sonucun ortadan kaldırılması davalarını ve tazminat davasını düzenler; m.58 birinci fıkrası bu davaların (a)-(c) bentleri kapsamındaki muhatap sınırlarını belirler.
  • 6102 sayılı Kanun m.57: Çalıştıranın sorumluluğunu düzenler; m.58'in kişi sınırlaması basın ve iletişim işletmelerine özgü olduğundan, genel çalıştıran sorumluluğu ile ayrı değerlendirilir.
  • 6102 sayılı Kanun m.55: Haksız rekabet nedeniyle tazminat davasında zararın ve ilgili hesap ölçütlerinin belirlenmesine ilişkindir; m.58 üçüncü fıkrası ile TBK'ya yollama yapar.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.66: Üçüncü fıkra uyarınca m.56 (d) ve (e) bentlerindeki tazminat davalarında uygulanır; istihdam edenin sorumluluğuna ilişkindir.

TTK m.59 — Kararın ilanı

TTK m.59, haksız rekabet davasını kazanan tarafın talebi üzerine mahkemenin hükmün ilanına karar verebilmesini düzenler; ilanın şeklini ve kapsamını mahkemenin belirlemesini öngörür. Madde, ilanın hangi koşulda ve kimin talebiyle yapılacağını kurar. Madde, ilanın masrafının gider haksız çıkan tarafa yükletilmesini bağlar. Hükmün ilanına karar verilmesinin hangi sürede istenebileceğini, ilanın gazete veya internet üzerinden nasıl yapılacağını ayrıntılı olarak düzenlemez. Haksız rekabet fiilinin tanımı ve yaptırımları (m.54-56), men ve tazminat davalarının ayrıntıları (m.56) ile hükmün kesinleşmesi ve icrası ayrı maddelerde ya da genel usul kurallarında yer alır. Haksız rekabet davasında zamanaşımı ve ispat kuralları da bu maddenin kapsamı dışındadır.

Kararın ilanı: hangi kavramlar bilinmeli?

Hükmün ilanı
Haksız rekabet davasında verilen hükmün kamuya duyurulması yoluyla, haksız rekabetin etkisinin giderilmesine yönelik bir önlemdir. Madde, bu önlemin yalnız davayı kazanan tarafın istemi üzerine uygulanabileceğini öngörür.
Kesinleşme
Hükmün artık olağan kanun yollarına konu edilemeyecek hale gelmesidir. İlan kararı, hükmün kesinleşmesinden sonra uygulanabilir; kesinleşmeden önce ilan yapılamaz.
Gider haksız çıkan taraf
Davada haksız çıkan, yani haksız rekabet iddiası reddedilen ya da aleyhine hüküm kurulan taraftır. İlan masrafı bu tarafa yüklenir.

Kararın ilanı: hangi şartlar aranır?

  • Haksız rekabet davasında davacının kazanmış olması ve davanın bu nedenle sonuçlanması gerekir.
  • İlan kararı, davayı kazanan tarafın açık bir istemi üzerine verilmelidir; mahkeme bu konuda resen karar veremez.
  • İlan kararı hükmün kesinleşmesinden sonra verilebilir; kesinleşmeden önceki bir aşamada ilan kararı verilmemelidir.
  • İlanın şekli ve kapsamı mahkeme tarafından belirlenmelidir.

Kararın ilanı: hangi sonuçları doğurur?

  • Davayı kazanan taraf istediğinde mahkeme hükmün ilanına karar verebilir.
  • İlan masrafı, gideri haksız çıkan taraftan alınır.
  • İlanın şekli ve kapsamı mahkeme tarafından belirlenir.
  • İlan istemi yoksa mahkeme hükmü ilan etmez.

Mahkemenin takdiri ile ilan istemi arasındaki fark nedir?

Davayı kazanan tarafın ilan istemi, ilanın yapılması için ön koşuldur.

İstem bulunmadığında mahkeme kendiliğinden ilan kararı vermez.

İlan kararı yalnız istemle verilebilir; istem yoksa hükmün ilanı yapılmaz.

Hüküm kesinleşmeden önce ile sonra arasındaki fark nedir?

Hükmün kesinleşmesi öncesinde ilan kararı verilmesi, maddenin koşulları gerçekleşmemiş olur.

Hüküm kesinleşmesinden sonra ilan kararı verilebilir.

Kesinleşmeden önce verilen ilan kararı maddeye uygun olmaz.

Kararın ilanı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Hükmün kesinleşmesini beklemeden ilan kararı verilmesi; madde ilanı kesinleşmeye bağlamıştır.
  • İlan kararının istem olmadan resen verilebileceğinin düşünülmesi; madde istemi şart koşmuştur.
  • İlanın şeklini ve kapsamını madde metninde ya da kanunda sabit bir biçimde aramak; bu konuda belirleme yetkisi mahkemededir.
  • İlan masrafının her durumda davalıya yükleneceğinin varsayılması; masraf gideri haksız çıkan taraftan alınır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemelerin hükmün ilanına karar verirken haksız rekabet davasında davacının kazanmasını ve ilan talebinin bulunmasını aradığı kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2019/2473 E., 2022/1624 K., 08.11.2022)
  • İlanın haksız rekabetin etkisini giderecek ölçüde ve sınırlı olarak yapılmasına karar verildiği görülmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2019/2473 E., 2022/1624 K., 08.11.2022)
  • Haksız rekabet nedeniyle manevi tazminatın takdir edildiği davalarda hüküm özetinin ilanına karar verilebildiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2019/2473 E., 2022/1624 K., 08.11.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • İlan talebinde bulunan davacı, davayı kazandığını ve ilan isteminin bulunduğunu gösterir; kazanma durumu mahkeme hükmüyle ispatlanır.
  • Haksız rekabet fiilinin varlığı, davacının ispat yükü altındadır; fiil yazılı belge, yayın kaydı veya tanıkla ispatlanır.
  • Gider haksız çıkan tarafın ilan masrafını ödemesi, hükmün kesinleşmesi ve masrafın davalıya yüklenmesi kararıyla belirlenir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.54-56: Haksız rekabet fiillerini ve bu fiile karşı davayı düzenler; ilan kararı bu davanın sonucunda verilen hükme bağlıdır.

TTK m.60 — Zamanaşımı

Madde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 56. maddesinde yazılı davaların zamanaşımı süresini düzenler: öğrenme ve doğum esasına dayanan iki süre ile Türk Ceza Kanunu'na göre daha uzun dava zamanaşımı öngörülen fiiller bakımından istisnayı kapsar. Hüküm, haksız rekabetten doğan davalar bakımından uygulanır. Maddenin kapsamına girmeyen konular şunlardır: haksız rekabet davalarının türleri ve hakları (m.54-56), tedbir ve ilamın icrası gibi usul hükümleri, borç ilişkilerinde genel zamanaşımı ve kesilmesi (TBK m.146-zamanaşımı rejimi, TBK m.132-zamanaşımının kesilmesi) ve Türk Ceza Kanunu'ndaki ceza zamanaşımının kendisi (5237 sayılı Kanun).

Zamanaşımı: hangi kavramlar bilinmeli?

Haksız rekabet davaları
6102 sayılı Kanun'un 56. maddesinde sayılan ve haksız rekabet fiilinin sonuçlarının giderilmesi, önlenmesi ve tespiti gibi amaçlarla açılan davalardır. Bu madde yalnızca bu davaların zamanaşımını düzenler.
Öğrenme tarihi
Davaya hakkı olan tarafın, dava hakkını doğuran hakların doğduğunu öğrendiği andır. Öğrenmenin ispatı önemli olup, bir yıllık sürenin başlangıcı bu tarihtir.
Doğum tarihi
Dava hakkının doğduğu andır. Bu tarihten itibaren üç yıllık mutlak nitelikte bir süre işlemeye başlar ve öğrenme tarihinden bağımsızdır.
Dava zamanaşımı
Davanın açılmasını engelleyen süre sınırıdır. Madde metninde yer alan ve Türk Ceza Kanunu'na atıfla ayrılan istisnada, cezayı gerektiren fiilin ceza zamanaşımı süresinin hukuk davaları için de geçerli olması bu nitelikle ifade edilir.

Zamanaşımı: hangi şartlar aranır?

  • Davanın 56. maddede sayılan haksız rekabet davalarından biri olması gerekir.
  • Davacının, davaya konu hakkın doğumunu öğrenmiş olması ve bu öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık sürenin geçmemiş bulunması gerekir.
  • Hakkın doğumundan itibaren üç yıllık sürenin de geçmemiş bulunması gerekir; iki süreden önce dolan sürenin sonucu doğar.
  • Haksız rekabet fiilinin aynı zamanda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre daha uzun dava zamanaşımına tabi cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde olması halinde, bu uzun süre hukuk davaları için de geçerli olur.
  • Bu istisnanın uygulanabilmesi için fiilin ceza hukuku bakımından cezayı gerektiren bir fiil olarak nitelenmesi gerekir.

Zamanaşımı: hangi sonuçları doğurur?

  • Bir yıllık veya üç yıllık sürelerden biri dolduğunda dava zamanaşımına uğrar ve dava açılamaz.
  • Zamanaşımına uğrayan dava hakkı varlığını sürdürür; ancak dava yoluyla ileri sürülemez, borçlu/davalı zamanaşımı def'ini ileri sürerse dava reddedilir.
  • Fiilin aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil olması halinde, hukuk davası için 5237 sayılı Kanun'a göre öngörülen daha uzun dava zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre hukuk davaları için de geçerli olur.
  • Maddede hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınma öngörülmemiştir; zamanaşımı def'i olarak ileri sürülmelidir.

Öğrenme süresi ile doğum süresi arasındaki fark nedir?

Bir yıllık süre, davaya hakkı olan tarafın hakkın doğumunu öğrendiği günden başlar ve öznel bir ölçüte dayanır.

Üç yıllık süre, hakkın doğduğu andan itibaren başlar ve öğrenme ne zaman gerçekleşirse gerçekleşsin işler.

İki sürenin hangisi önce dolarsa dava zamanaşımına uğrar. Öğrenme tarihi geç olsa bile üç yıllık süre dolduğunda dava düşer.

Genel haksız rekabet fiili ile cezayı gerektiren haksız rekabet fiili arasındaki fark nedir?

Fiil yalnızca hukuk düzeninde haksız rekabet sayılıyorsa, yukarıdaki bir yıl ve üç yıllık süreler uygulanır.

Fiil aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'a göre cezayı gerektiren ve daha uzun dava zamanaşımına tabi bir fiilse, bu uzun süre hukuk davaları için de geçerlidir.

İstisna halinde hukuk davasının zamanaşımı, ceza hukukundaki dava zamanaşımı süresine uzar.

Zamanaşımı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Üç yıllık süreyi öğrenme tarihinden başlatmak; bu süre hakkın doğumundan işler.
  • Bir yıllık süreyi hakkın doğum tarihinden saymak; bu süre öğrenme tarihinden başlar.
  • İstisnayı her haksız rekabet davasına uygulamak; yalnızca fiilin cezayı gerektiren bir fiil olması halinde daha uzun süre geçerlidir.
  • Zamanaşımını hakimin kendiliğinden dikkate alması gerektiğini varsaymak; zamanaşımı def'i olarak ileri sürülmelidir.
  • Zamanaşımını ceza davası zamanaşımı ile karıştırmak; istisnada yalnızca hukuk davası için sürenin uzaması öngörülmüştür.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Bir yıllık sürenin başlangıcı olan öğrenme tarihinin, davalının zamanaşımı itirazında bulunmasının ardından ve davanın açıldığı tarih esas alınarak belirlendiği yönünde değerlendirme yapılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1714 E., 2025/550 K., 10.04.2025)
  • Dava açılmadan önceki dönemde 6102 sayılı Kanun'un 60. maddesi gereğince bir yıllık sürenin işlemesi, davalının süresinde itirazda bulunması halinde ayrıca gözetilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1714 E., 2025/550 K., 10.04.2025)
  • Ticaret Kanunu'nun 60. maddesine yapılan atıflarla haksız rekabet davalarında bu süreler uygulanmakta, zamanaşımı itirazı üzerine davanın reddi yoluna gidilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2239 E., 2026/770 K., 24.04.2026; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/781 E., 2024/1333 K., 10.10.2024; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/783 E., 2024/1367 K., 10.10.2024; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/798 E., 2024/1366 K., 10.10.2024; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/800 E., 2024/1332 K., 10.10.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Zamanaşımı def'ini ileri süren davalı, öğrenme tarihinden itibaren bir yılın ve doğumdan itibaren üç yılın geçtiğini ispatla yükümlüdür; davacının öğrenme tarihini ileri sürmesi ve bu tarihin geçtiğini ispatlaması bakımından davalının dayandığı vakıalar belirleyicidir.
  • Davacı, bir yıllık sürenin öğrenme tarihinden sonra başladığını, dava tarihinin bu süre içinde kaldığını ispatlamak için belge ve delil sunmalıdır.
  • Hakkın doğum tarihi, fiilin işlendiği ve zararın doğduğu tarihe ilişkin belgelerle ispatlanır.
  • Fiilin 5237 sayılı Kanun'a göre cezayı gerektiren bir fiil olduğu iddiası ileri sürüldüğünde, bu nitelik ceza yargılamasına ilişkin belge ve kararla ispatlanmalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.56: Maddenin zamanaşımına tabi tuttuğu davaları tanımlar; m.60 bu davalara uygulanır.
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu: Fiilin cezayı gerektiren bir fiil olup olmadığı ve daha uzun dava zamanaşımı süresinin belirlenmesi bakımından başvurulan kanundur.

TTK m.61 — İhtiyati tedbirler

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 61. maddesi, haksız rekabet hâlinde hak sahibinin talebi üzerine mahkemenin verebileceği geçici hukuki korumaları düzenler: mevcut durumun korunması, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabetin önlenmesi, yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ve diğer tedbirler. Maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları ise ithalat veya ihracat sırasında gümrük idarelerince ihtiyati tedbir niteliğinde el koymayı ve bu el koymanın on günlük süre sonunda kalkmasını düzenler. Madde, dava açma hakkına sahip olan kişiler bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: haksız rekabet fiillerinin tanımı ve yasakları (m.54-56, m.55 ve m.56 dahil), tazminat ve dava hakları ile bunların hukuki niteliği (m.57-58), el koymanın ayrıntılı uygulama esasları ve gümrük mevzuatı (m.61/3 uyarınca ilgili mevzuat), ihtiyati tedbir kararının koşulları ve yargılama usulü (HMK m.389 vd. ve İİK m.257 vd. kıyas ve yollamaları). Haksız rekabet davasında sürelerin ve hak düşürücü sürelerin ayrıntısı da bu maddede yer almaz.

İhtiyati tedbirler: hangi kavramlar bilinmeli?

Geçici hukuki koruma (ihtiyati tedbir niteliğinde)
Esas hakkında hüküm verilinceye kadar mevcut durumu koruyan veya gecikmeden doğacak zararı önleyen, mahkemece verilen geçici nitelikli tedbirdir. Madde bu korumaları örnekleyerek sayar ve son fıkrada 'diğer tedbirler' ifadesiyle açık uçlu bırakır.
Maddi durumun ortadan kaldırılması
Haksız rekabet fiilinin yarattığı fiili sonucun geri alınmasını amaçlayan tedbirdir. Maddede 56. maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerine gönderme yapılmıştır; yani haksız rekabete yol açan durumun değiştirilmesi bu kapsamda değerlendirilir.
Yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesi
Rakip veya üçüncü kişiler hakkında ya da mal ve hizmetlere ilişkin yanıltıcı açıklamaların düzeltilmesine yönelik tedbirdir. Düzeltme, beyanın yanıltıcı niteliğinin kamuya veya ilgililere açıklanmasını içerebilir.
Gümrük el koyma (ihtiyati tedbir niteliğinde)
Hak sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturan ve cezayı gerektiren haksız rekabet konusu malların ithalat veya ihracat sırasında gümrük idarelerince, hak sahibinin talebi üzerine, geçici olarak alıkonulmasıdır. Mahkeme kararına bağlı olmayan idari bir uygulamadır; ayrıntısı m.61/3 uyarınca özel mevzuata bırakılmıştır.
Hak sahibinin yetkilerine tecavüz
Malın, hak sahibinin sahip olduğu bir hakkı (ör. marka, tasarım veya benzeri bir yetkiyi) ihlal eden nitelikte olmasını ifade eder. Bu ihlalin cezayı gerektiren bir haksız rekabet teşkil etmesi aranır.

İhtiyati tedbirler: hangi şartlar aranır?

  • Talebin, dava açma hakkına sahip kişi tarafından yapılmış olması gerekir.
  • Talepte, mevcut durumun korunması, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabetin önlenmesi, yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ya da diğer uygun bir tedbirin istenmiş olması gerekir.
  • Geçici korumanın verilmesi için Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ihtiyati tedbir hükümlerine göre karar verilmesi gerekir; bu bakımdan HMK'nın tedbir koşulları ve usulü uygulanır.
  • Gümrük el koyması için haksız rekabet konusu malın ithalat veya ihracat sırasında bulunması gerekir.
  • Gümrük el koyması için malın, hak sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturması ve bu tecavüzün cezayı gerektirmesi gerekir.
  • Gümrük el koyması için hak sahibinin talebinin bulunması gerekir.

İhtiyati tedbirler: hangi sonuçları doğurur?

  • Mahkeme, hak sahibinin talebi üzerine mevcut durumun korunmasına, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine, yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine veya diğer tedbirlere karar verebilir.
  • Mahkemenin verdiği tedbir, HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerine tabidir; dolayısıyla tedbirin koşulları ve uygulanması bu hükümlere göre belirlenir.
  • Hak sahibinin yetkilerine tecavüz eden ve cezayı gerektiren haksız rekabet konusu mallar, ithalat veya ihracat sırasında gümrük idarelerince ihtiyati tedbir niteliğinde el konulabilir.
  • Gümrük el koyması, hak sahibinin talebine bağlıdır; talep yoksa idare kendiliğinden bu tedbiri uygulamaz.
  • Gümrük el koyma kararının tebliğinden itibaren on gün içinde esas hakkında ilgili mahkemede dava açılmaz veya mahkemeden tedbir niteliğinde karar alınmazsa, idarenin el koyma kararı ortadan kalkar.
  • El koymanın ayrıntılı uygulaması ilgili mevzuata tabidir.

Mahkeme tedbiri ile gümrük el koyma arasındaki fark nedir?

Mahkeme tarafından, hak sahibinin talebi üzerine HMK ihtiyati tedbir hükümlerine göre verilen geçici koruma kararı (m.61/1).

Gümrük idaresince, ithalat veya ihracat sırasında ve hak sahibinin talebiyle yapılan el koyma (m.61/2).

Mahkeme tedbiri yargısal bir karar iken gümrük el koyması idari bir tedbirdir; el koymanın uygulama esasları m.61/3 uyarınca ayrı mevzuata tabidir ve m.61/4'teki on günlük süre yalnız gümrük el koymasına bağlanmıştır.

İhtiyati tedbirler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde metninde yer almayan bir süre veya tutarı tedbir süresi olarak yazmak; maddede yalnızca gümrük el koyması için on günlük süre bulunmaktadır.
  • Mahkeme tedbiri ile gümrük el koymasını aynı rejime tabi saymak; birincisi HMK'ya göre yargısal karar, ikincisi idari el koyma olarak ayrı uygulanır.
  • Tedbir taleplerinde tam ispat aramak; yaklaşık ispat ölçüsü yeterlidir.
  • Gümrük el koymasının kendiliğinden, hak sahibinin talebi olmadan yapılabileceğini düşünmek.
  • Gümrük el koyması kararından sonra on gün içinde dava açılmadığında tedbirin dava sonuna kadar kalacağını sanmak; m.61/4 uyarınca karar kendiliğinden ortadan kalkar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, haksız rekabet nedeniyle istenen ihtiyati tedbir taleplerinde HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerini esas alarak, tedbir talebini dava dilekçesi, ekli belgeler ve sunulan delillerle yaklaşık ispat ölçüsünde değerlendirmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2025/1397 E., 2025/1512 K., 16.07.2025)
  • Mahkemeler, ihtiyati tedbir isteyen tarafın haklılığının yaklaşık olarak ispatlanmasının yeterli olduğunu ve bunun için tam ispatın aranmadığını kabul etmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2025/1397 E., 2025/1512 K., 16.07.2025)
  • Haksız rekabet iddiasına dayanılarak yapılan taleplerde, uyuşmazlığın haksız rekabet hükümleri kapsamına girip girmediği somut olayda ayrıca incelenmekte; dayanılan fiillerin 54-63. maddeler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1082 E., 2025/1613 K., 27.11.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1206 E., 2025/1748 K., 30.04.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Tedbir talep eden taraf, haksız rekabet fiilinin varlığını ve tedbir koşullarını yaklaşık olarak ispatla yükümlüdür; tam ispat aranmaz. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2025/1397 E., 2025/1512 K., 16.07.2025)
  • Tedbir talebinde dava dilekçesi, ekli belgeler ve ekran görüntüleri gibi yazılı deliller kullanılabilir; bunların davanın esasına yönelik haklılığı yaklaşık olarak gösterip göstermediği değerlendirilir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2025/1397 E., 2025/1512 K., 16.07.2025)
  • Karşı taraf, tedbirin koşullarının bulunmadığını veya haksız rekabet hükmünün uygulanmayacağını savunursa, bu savunmasını ispatla yükümlüdür.
  • Gümrük el koymasında, hak sahibinin talebi ve malın cezayı gerektiren tecavüz niteliğini taşıdığı ilgili idareye sunulan belgelerle gösterilmelidir; bu ayrıntı m.61/3 uyarınca ilgili mevzuata bağlıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.56: Birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin tedbirin kapsamını belirler.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389: Maddenin birinci fıkrası, geçici korumanın koşul ve usulünde HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerine yollama yapar; m.389 ihtiyati tedbirin genel çerçevesini çizer.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.390: Yetkili mahkemenin belirlenmesinde ihtiyati tedbire ilişkin HMK hükümleri uygulanır; ilgili yetki kuralı bu bağlamda önem taşır.

TTK m.62 — Cezayı gerektiren fiiller

Madde, 6102 sayılı Kanun'un 55. maddesinde sayılan haksız rekabet fiillerinden kasten işlenenlerin cezalandırılmasını düzenler. Dört ayrı bent halinde; doğrudan fiil, yanıltıcı bilgi verme, çalışan aldatması ve çalıştıranın önleme yükümlülüğünün ihlali hallerini kapsar. Hükmü, tüzel kişi adına hareket eden gerçek kişilere ve haksız rekabet fiilini işleyen bireylere uygular. Haksız rekabetin hukuk davası yoluyla giderilmesini, zamanaşımını ve tazminat sorumluluğunu düzenlemez (m.54, m.56, m.57). Tüzel kişilerin organ sorumluluğu (m.63) ve ticari defter suçları (m.62/8) ayrı maddelerde ele alınmıştır.

Cezayı gerektiren fiiller: hangi kavramlar bilinmeli?

Haksız rekabet fiili
6102 sayılı Kanun'un 55. maddesinde sayılan ve rakipler arasındaki rekabeti haksız biçimde bozan davranışlardır. Yalnız bu maddede sayılan fiiller cezai yaptırıma bağlanır.
Kasıt
Failin, fiilin haksız rekabet niteliğini bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesidir. Taksirle işlenen haksız rekabet fiilleri bu madde kapsamında cezalandırılmaz.
Şikâyet
Cezai takibin başlaması için 56. maddeye göre hukuk davası açma hakkı bulunan kişinin cezai takibi talep etmesidir. Şikâyet yoksa soruşturma yapılmaz.
Ticaret sırrı
Üretim veya ticaret bilgisinin, kullanımı rakiplere fayda sağlayan ve gizli tutulan bilgi olmasıdır. Bentlerden c bendi, çalışanları aldatarak bu sırların ele geçirilmesini düzenler.
Daha ağır cezayı gerektiren başka suç
Aynı fiilin başka bir suç tanımına girmesi halidir. Bu durumda 62. madde uygulanmaz; daha ağır suç hükmü uygulanır.

Cezayı gerektiren fiiller: hangi şartlar aranır?

  • Fail, 55. maddede sayılan haksız rekabet fiillerinden birini gerçekleştirmiş olmalıdır (a bendi).
  • Fail, kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi amacıyla kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında yanlış veya yanıltıcı bilgi vermiş olmalıdır (b bendi).
  • Fail, çalışanı, vekili veya yardımcı kişiyi aldatarak çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamış olmalıdır (c bendi).
  • Fail, çalıştıran veya müvekkil sıfatını taşımalı; işçi, çalışan veya vekilinin işlerini görürken cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediğini öğrenmiş olmalı ve bu fiili önlememiş veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmemiş olmalıdır (d bendi).
  • Fiil, kasten işlenmiş olmalıdır; taksirle işlenen fiil bu maddenin kapsamına girmez.
  • Fiil, daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmamalıdır.
  • Cezai takibin başlaması için 56. madde gereğince hukuk davası açma hakkına sahip kişinin şikâyeti bulunmalıdır.

Cezayı gerektiren fiiller: hangi sonuçları doğurur?

  • Bu unsurlar birlikte gerçekleşirse, her bir bent kapsamına giren fiiller bakımından iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.
  • Fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturuyorsa, bu madde uygulanmaz ve daha ağır suç hükmü uygulanır.
  • Şikâyet olmadan cezai takip başlamaz; şikâyet hakkı 56. madde gereğince hukuk davası açma hakkı olanlara tanınmıştır.
  • Haksız rekabet fiili taksirle işlenmişse bu madde uygulanmaz; hukuki sorumluluk yine de doğabilir.
  • Ceza, 55. maddede sayılmayan ancak haksız rekabet oluşturabilecek davranışlara uygulanmaz.
  • Bu madde emredicidir; ceza hükmü tarafların sözleşmesiyle değiştirilemez.

Kasten işlenen haksız rekabet fiili (a bendi) ile yanıltıcı bilgi verme (b bendi) arasındaki fark nedir?

a bendinde, 55. maddede sayılan haksız rekabet fiillerinden birinin kasten işlenmesi aranır; fail doğrudan bu fiili gerçekleştirmiştir.

b bendinde, failin kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi amacıyla kişisel durumu, ürünleri, ticari faaliyeti hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi vermesi aranır.

İki bentte de kast aranır; ancak a bendi 55. madde kapsamındaki her fiili kapsarken b bendi belirli bir amaca ve bilgi verme eylemine bağlıdır.

Çalışan aldatması (c bendi) ile çalıştırana karşı gözetim ihmali (d bendi) arasındaki fark nedir?

c bendinde fail, çalışanı, vekili veya yardımcı kişiyi aldatarak onların üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmesini sağlayan kişidir.

d bendinde fail, çalıştıran veya müvekkil konumundadır; işçi, çalışan veya vekilinin cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediğini öğrendiği hâlde bunu önlemeyen ya da gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyen kişidir.

c bendi aktif bir aldatma eylemini cezalandırır; d bendi ise bilgi sahibi çalıştıranın önleme ve düzeltme yükümlülüğünü ihlalini cezalandırır.

Ceza hükmünün uygulandığı fiil ile suç oluşturmayan diğer haksız fiiller arasındaki fark nedir?

Ceza hükmü, 55. maddede 'özellikle' ibaresinden sonra sayılan fiillere aykırılık hâlinde uygulanabilir.

Maddede doğrudan sayılmayan, ancak haksız rekabet niteliği taşıyabilecek diğer davranışlar, madde gerekçesine göre ceza sorumluluğu doğurmaz.

Ceza yalnız sayılan fiillere bağlanır; sayılmayan haksız rekabet davranışları için yalnız hukuk davası yoluna gidilebilir.

Bu maddedeki suç ile daha ağır cezayı gerektiren başka suç arasındaki fark nedir?

Bu madde, failin fiilinin başka bir suç oluşturmadığı hâlde uygulanır.

Fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturuyorsa, 62. madde o suçun yanında veya yerine uygulanmaz.

Subsidiarite kuralı gereği daha ağır suç varsa bu madde kenarda kalır.

Cezayı gerektiren fiiller: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Taksirle işlenen haksız rekabet fiilini cezalandırmak; madde kasıt aradığı için bu yanlıştır.
  • 55. maddede sayılmayan ancak haksız rekabet niteliği taşıyan davranışlara ceza hükmü uygulamak; gerekçe ceza yalnız sayılan fiiller için geçerlidir.
  • b bendini genel yanıltıcı reklam ile karıştırmak; b bendi belirli bir tercih amacı ve kişisel durum, ürün ya da faaliyet hakkında bilgi verilmesini şart koşar.
  • c bendinde çalışanın kendisini cezalandırmak; asıl fail aldatmayı yapan kişidir, aldatılan çalışan bu bendin faili değildir.
  • d bendinde yalnız çalışanın fiilinden sorumluluk doğduğunu sanmak; bu bent çalıştıranın kendi önleme ve düzeltme yükümlülüğünün ihlalini cezalandırır.
  • Daha ağır suç olup olmadığını kontrol etmeden bu maddeden ceza vermek; subsidiarite kuralı gereği önce daha ağır suç hükmü değerlendirilmelidir.
  • Şikâyet olmadan re'sen soruşturma yürütmek; madde şikâyete bağlıdır ve TTK m.563'ün yürürlükten kaldırılmış olması bu yönü güçlendirir.
  • Hukuk davası açma hakkı olmayan kişinin şikâyetine dayanarak takip başlatmak; şikâyet yetkisi 56. maddeye göre belirlenir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Ceza yargılamasında haksız rekabet suçunun kasıt ve maddi unsurlarının ayrıca araştırılması ve adli para cezasıyla sonuçlanan kararların verilmesi kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/122 E., 2025/135 K., 24.02.2025)
  • Haksız rekabet fiilinin cezai yönünün, 54 ila 63. maddelerin bütünü içinde değerlendirilmesi ve hukuk davası ile birlikte ele alınması kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/1000 E., 2024/1343 K., 03.10.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2020/1524 E., 2023/1594 K., 11.10.2023)
  • Davalı şirket temsilcisinin haksız rekabet suçundan 62/1-a uyarınca adli para cezasına mahkûm edilmesinin, hukuk davasında haksız rekabet hükümlerine aykırılığın kanıtı sayılabileceği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/122 E., 2025/135 K., 24.02.2025)
  • Eylemin 62. madde kapsamında kalıp kalmadığının ve uygulanacak ceza hükmünün zamanının belirlenmesinde eylem tarihinin ve yürürlükteki hükmün esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/1082 E., 2025/2591 K., 26.12.2025)
  • Cezai sorumluluk yanında manevi tazminat talebinin haksız rekabet hükümlerine dayandırılması uygulamada görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1206 E., 2025/1748 K., 30.04.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Cezai takibi başlatan kişi olan şikâyetçi, fiilin 55. maddede sayılan bir haksız rekabet fiili olduğunu ve failin kasıtlı hareket ettiğini ispatlamakla yükümlüdür. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/122 E., 2025/135 K., 24.02.2025)
  • Kasıt ve fiilin niteliği için yazılı belgeler, reklam ve duyuru metinleri, yazışmalar ve tanık beyanları kullanılabilir.
  • b bendinde yanıltıcı bilginin kasten verildiğinin ve rakiplerininkine tercih edilme amacının ispatı da şikâyetçiye aittir.
  • c bendinde aldatma yoluyla sırrın ele geçirildiğinin ispatı, çalışanın veya vekilin ifadesi ve belgelerle yapılır.
  • d bendinde fail çalıştıran olarak öğrendiğini ve önleme ya da düzeltme yapmadığını savunursa, bu durumu çürütmek şikâyetçiye düşer.
  • Daha ağır bir suçun varlığını savunan taraf bunu ayrıca ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.55: Cezalandırılan haksız rekabet fiillerinin tanımını ve sayımını içerir; a bendi doğrudan bu maddedeki fiillere atıf yapar ve ceza hükmü yalnız bu sayılan fiillere uygulanır.
  • 6102 sayılı Kanun m.56: Hukuk davası açma hakkına sahip kişileri belirler; cezai takibin şikâyete bağlanmasında bu kişilerin şikâyet yetkisi, madde metninde 56. maddeye göndermeyle belirlenir.
  • 6102 sayılı Kanun m.54: Haksız rekabetin genel tanımını ve yasağını düzenler; 62. maddedeki fiillerin haksız rekabet niteliği bu genel hükme dayanır. Madde metninde açıkça anılmamakla birlikte zorunlu bağlantılıdır.
  • 6102 sayılı Kanun m.63: Tüzel kişinin işlerini görürken işlenen haksız rekabet fiillerinde cezai sorumluluğun organ üyelerine ve ortaklara yüklenmesini düzenler; 62. maddedeki sorumluluğun kimlere ait olacağını tamamlar.
  • 6102 sayılı Kanun m.62/8: Ticari defterlere kasıtlı gerçeğe aykırı kayıt yapılmasını ayrı bir suç olarak düzenler; haksız rekabet suçu ile karıştırılmamalıdır.

TTK m.63 — Tüzel kişilerin cezai sorumluluğu

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 63. maddesi, tüzel kişinin işleri sırasında bir haksız rekabet fiili işlenmesi hâlinde bu fiilin sorumluluğunun gerçek kişilere yansıtılmasını ve tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirine karar verilebilmesini düzenler. Hüküm, tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gerekmiş olan organın üyeleri ve ortakları bakımından, 62. maddedeki haksız rekabet tazminat ve önleme sorumluluğunu uygular. Haksız rekabet fiilinin tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. Madde, haksız rekabetin tanımını, 54-61. maddelerdeki haksız rekabet hallerini ve tazminat taleplerinin usul ve zamanaşımı kurallarını düzenlemez; bunlar ilgili maddelerde yer alır (m.54-61, m.62). Tüzel kişi organ ve temsilcilerinin tüzel kişi adına hareket yetkisinin kapsamı ile ortakların iç ilişkileri de bu maddenin konusu değildir.

Tüzel kişilerin cezai sorumluluğu: hangi kavramlar bilinmeli?

Tüzel kişinin işlerini görmesi
Haksız rekabet fiilinin tüzel kişinin ticari faaliyetinin yürütülmesi sırasında, bu faaliyet bağlamında işlenmesi anlamına gelir. Fiilin yalnızca kişisel bir girişimle ilgili olması bu kapsamda değerlendirilmez.
Organ üyesi veya ortak
Tüzel kişi adına hareket eden ya da etmesi gereken kişilerdir. Hüküm, fiilen hareket eden kişi ile hareket etmesi gereken kişiyi birlikte kapsar; bu nedenle yetkisiz davranan kişi de hükmün kapsamına girebilir.
Güvenlik tedbiri (tüzel kişi bakımından)
Haksız rekabet fiilinin tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü olarak karar verilebilen tedbirlerdir. Maddenin metninde tedbirlerin türü sayılmamış, yalnızca niteliği belirtilmiştir.
Haksız rekabet fiili
TTK'nın 54-61. maddelerinde düzenlenen davranışlardır. Bu maddede ayrıca tanımlanmamış olup 62. maddede öngörülen davaların konusudur.

Tüzel kişilerin cezai sorumluluğu: hangi şartlar aranır?

  • Haksız rekabet fiilinin tüzel kişinin işlerini görmesi sırasında işlenmiş olması gerekir.
  • Fiilin tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gerekmiş olan bir organ üyesi ya da ortak tarafından işlenmiş olması gerekir; bu kişi hakkında 62. maddedeki sorumluluk uygulanır.
  • Tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirine karar verilebilmesi için haksız rekabet fiilinin tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması gerekir.
  • Güvenlik tedbirinin, tüzel kişiye özgü tedbirler olması ve bunlara özgü biçimde uygulanması gerekir; genel nitelikli bir tedbir bu hükme dayanılarak verilemez.

Tüzel kişilerin cezai sorumluluğu: hangi sonuçları doğurur?

  • Tüzel kişi adına hareket eden organ üyesi veya ortak, haksız rekabet fiilinden dolayı 62. maddedeki hükümler uyarınca sorumlu tutulur.
  • Fiilin tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirine karar verilebilir.
  • Güvenlik tedbirine karar verilmesi zorunlu değildir; hâkimin takdirine bağlıdır (metinde 'verilebilir' ifadesi kullanılmıştır).
  • Fiilin tüzel kişinin faaliyeti dışında işlenmesi hâlinde tüzel kişi hakkında bu maddeye dayanılarak tedbir uygulanamaz.
  • Madde tüzel kişinin kendisine tazminat sorumluluğu yüklemez; tüzel kişinin genel sorumluluğu başka hükümlere bağlıdır.

Organ üyesi-ortak sorumluluğu ile tüzel kişinin güvenlik tedbiri arasındaki fark nedir?

Gerçek kişi olan organ üyesi veya ortak, fiilinden dolayı 62. maddedeki davalara muhatap olur.

Tüzel kişi ise fiilin kendi faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması hâlinde, yalnızca güvenlik tedbiriyle karşılaşır.

Tüzel kişi hakkında tazminat sorumluluğu bu maddeden çıkmaz; güvenlik tedbiri ile sınırlı bir yaptırım öngörülür.

İşlerini görme sırasında ile faaliyet çerçevesinde arasındaki fark nedir?

Fiilin tüzel kişinin işlerini görmesi sırasında işlenmesi, gerçek kişinin sorumluluğu için yeterlidir.

Tüzel kişiye güvenlik tedbiri uygulanması için fiilin faaliyet çerçevesinde işlenmiş olması aranır.

İki ölçüt farklıdır; her iki ölçüt de aynı olay için birlikte gerçekleşmeyebilir ve bu durumda yalnızca birinin hukuki sonucu doğar.

Tüzel kişilerin cezai sorumluluğu: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • 63. maddeyi tüzel kişinin doğrudan tazminat sorumluluğunu düzenler gibi yorumlamak; madde yalnızca güvenlik tedbirine yer verir.
  • Fiilin 'işlerini görme sırasında' işlenmesi ile 'faaliyet çerçevesinde' işlenmesi ölçütlerini birbirine karıştırmak.
  • Güvenlik tedbirinin her haksız rekabet fiilinde zorunlu olarak uygulanacağını varsaymak; maddede 'verilebilir' ifadesi takdir yetkisi tanır.
  • Organ olmayan ve tüzel kişi adına hareket etmesi gerekmeyen bir kişiyi 63. madde kapsamında sorumlu tutmak.
  • Dayanak olarak 62. maddeyi değil, doğrudan TCK hükümlerini esas almak; haksız rekabet davası TTK hükümlerine dayanır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Haksız rekabet davalarında 6102 sayılı Kanun'un 54-63. maddelerinin birlikte uygulandığı, davacıların sıklıkla 63. maddeye dayanarak organ üyeleri hakkında talepte bulunduğu görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1082 E., 2025/1613 K., 27.11.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1206 E., 2025/1748 K., 30.04.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/1000 E., 2024/1343 K., 03.10.2024)
  • Haksız rekabet hükümlerine dayanılarak manevi tazminat talepleri ileri sürülmekte; bu taleplerin fiilin niteliğine göre değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1206 E., 2025/1748 K., 30.04.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/663 E., 2021/1596 K., 16.12.2021)
  • Organ üyesi hakkında cezai sorumluluk iddiasının TTK'ya muhalefet suçu kapsamında, TCK'nın 60. maddesi uyarınca güvenlik tedbirleriyle birlikte ileri sürüldüğü görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/538 E., 2021/218 K., 18.02.2021)
  • Yetkisiz hareket eden kişilerin de 'etmesi gerekmiş olan organ' ifadesi kapsamında değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2020/1524 E., 2023/1594 K., 11.10.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Tazminat sorumluluğunu ileri süren taraf, fiilin haksız rekabet oluşturduğunu, fiilin tüzel kişinin işlerini görmesi sırasında işlendiğini ve fiili işleyen kişinin organ üyesi veya ortak olduğunu ispatla yükümlüdür.
  • Tüzel kişi hakkında güvenlik tedbiri talep eden taraf, fiilin tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlendiğini ticaret sicili kayıtları, ticari yazışmalar ve fiilin işletme içindeki bağlantısını gösteren belgelerle ispatlamalıdır.
  • Organ üyesinin ya da ortağın fiilin işlenmesinde ilgisi bulunmadığını ileri süren savunmayı yapan kişi, bu savunmasını kendisi ispatlamalıdır; tüzel kişi adına hareket etmediğini gösterecek belgeler bu savunmayı destekler.
  • Fiilin gerçekleştiğini gösteren somut deliller (ilan, yayın, ürün, internet içeriği gibi) davacı tarafça sunulur; bu delillerin bulunmaması halinde talep reddedilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.62: Haksız rekabet fiilinden doğan dava ve sorumluluk hükümlerini düzenler; bu maddede yer alan organ üyeleri ve ortaklar hakkında uygulanır.
  • 6102 m.54-61: Haksız rekabet fiillerinin tanımını ve türlerini düzenler; 63. maddedeki fiilin hangi davranışlardan oluştuğunu belirler.

Süreler

SüreMaddeHüküm
bir yılm.60(1) 56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
üç yılm.60(1) 56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
on günm.61(4) Gümrük idarelerindeki tedbir veya el koyma kararının tebliğinden itibaren on gün içinde, esas hakkında ilgili mahkemede dava açılmaz veya mahkemeden tedbir niteliğinde karar alınmazsa idarenin el koyma kararı ortadan kalkar.
iki yılam.62(1) a) 55 inci maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler, b) Kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten…

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

39 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2022/219 E., 2023/631 K., 14.06.2023
    İlgili madde: m.55
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2021/941 E., 2023/66 K., 15.02.2023
    İlgili madde: m.55
  3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2178 E., 2026/765 K., 24.04.2026
    İlgili madde: m.55
  4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2239 E., 2026/770 K., 24.04.2026
    İlgili madde: m.56, m.60
  5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2026/147 E., 2026/416 K., 05.03.2026
    İlgili madde: m.54
  6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1886 E., 2026/449 K., 05.03.2026
    İlgili madde: m.54
  7. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2025/1611 E., 2026/162 K., 02.02.2026
    İlgili madde: m.54
  8. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1654 E., 2026/84 K., 22.01.2026
    İlgili madde: m.54
  9. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/1082 E., 2025/2591 K., 26.12.2025
    İlgili madde: m.62
  10. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1082 E., 2025/1613 K., 27.11.2025
    İlgili madde: m.56, m.57, m.58, m.59, m.61, m.62, m.63
Diğer 29 karar
  1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/1917 E., 2025/1933 K., 20.11.2025
    İlgili madde: m.56
  2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/1251 E., 2025/1446 K., 13.11.2025
    İlgili madde: m.61
  3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2025/1334 E., 2025/1480 K., 23.10.2025
    İlgili madde: m.56
  4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2025/1397 E., 2025/1512 K., 16.07.2025
    İlgili madde: m.61
  5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/1206 E., 2025/1748 K., 30.04.2025
    İlgili madde: m.57, m.58, m.59, m.61, m.62, m.63
  6. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2327 E., 2025/651 K., 17.04.2025
    İlgili madde: m.57
  7. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/1884 E., 2025/505 K., 16.04.2025
    İlgili madde: m.57
  8. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2025/239 E., 2025/556 K., 10.04.2025
    İlgili madde: m.55
  9. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1714 E., 2025/550 K., 10.04.2025
    İlgili madde: m.60
  10. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/122 E., 2025/135 K., 24.02.2025
    İlgili madde: m.62
  11. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/1217 E., 2025/232 K., 19.02.2025
    İlgili madde: m.54
  12. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/341 E., 2024/938 K., 10.12.2024
    İlgili madde: m.58
  13. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2022/620 E., 2024/1815 K., 07.11.2024
    İlgili madde: m.54
  14. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/781 E., 2024/1333 K., 10.10.2024
    İlgili madde: m.60
  15. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/783 E., 2024/1367 K., 10.10.2024
    İlgili madde: m.60
  16. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/798 E., 2024/1366 K., 10.10.2024
    İlgili madde: m.60
  17. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/800 E., 2024/1332 K., 10.10.2024
    İlgili madde: m.60
  18. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2021/1000 E., 2024/1343 K., 03.10.2024
    İlgili madde: m.57, m.58, m.59, m.62, m.63
  19. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/788 E., 2024/836 K., 15.05.2024
    İlgili madde: m.61
  20. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/2238 E., 2023/1744 K., 28.12.2023
    İlgili madde: m.57
  21. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/2111 E., 2023/1950 K., 07.12.2023
    İlgili madde: m.61
  22. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2020/1524 E., 2023/1594 K., 11.10.2023
    İlgili madde: m.58, m.59, m.62, m.63
  23. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2020/1582 E., 2023/1229 K., 13.07.2023
    İlgili madde: m.55
  24. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2020/1451 E., 2023/512 K., 06.04.2023
    İlgili madde: m.55
  25. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2019/2473 E., 2022/1624 K., 08.11.2022
    İlgili madde: m.59
  26. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2020/663 E., 2021/1596 K., 16.12.2021
    İlgili madde: m.58, m.59, m.63
  27. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/338 E., 2021/578 K., 05.05.2021
    İlgili madde: m.56
  28. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/538 E., 2021/218 K., 18.02.2021
    İlgili madde: m.63
  29. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2018/612 E., 2018/1553 K., 20.12.2018
    İlgili madde: m.56

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 1. Ticaret Hukuku Giriş ve Ticari İşletme bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış