TTK › Ticari işletme
Ticaret unvanı ve işletme adı
Kısaca
TTK m.39, tacirin tescilli ticaret unvanını işletmesinde okunaklı biçimde göstermesini ve ticari mektup ile ticari defter kayıtlarının dayandığı belgelerde belirli bilgilere yer vermesini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.39–53 hükümlerini kapsar.
- TTK m.39Genel olarak
- TTK m.40Tescil
- TTK m.41Gerçek kişiler
- TTK m.42Kollektif ve komandit şirketler
- TTK m.43Anonim, limited ve kooperatif şirketler
- TTK m.44Tacir sayılan diğer tüzel kişiler ve donatma iştiraki
- TTK m.45Ortak hükümler
- TTK m.46Ekler
- TTK m.47Ticaret unvanının devamı
- TTK m.48Şubeler
- TTK m.49Ticaret unvanının devri
- TTK m.50İlke
- TTK m.51Bildirim ve ceza
- TTK m.52Unvanına tecavüz edilen kimsenin hakları
- TTK m.53İşletme adı
TTK m.39 — Genel olarak
Madde, tacirin tescilli ticaret unvanını işletmesinde okunaklı biçimde göstermesini ve ticari mektup ile ticari defter kayıtlarının dayandığı belgelerde belirli bilgilere yer vermesini düzenler. Ayrıca tacir internet sitesi yükümlülüğü bulunan tacirlerde site adresinin belgelerde yazılmasını ve şirket internet sitesinde yayımlanacak bilgileri kapsar. Maddenin uygulanması, tacirin kendi adına işlem yapması ve imza atması konusunu düzenleyen 39. maddenin birinci fıkrasıyla ilgilidir. Ticaret unvanının seçimi ve oluşturulması (m.40-46) ile unvanın sürekliliği (m.47-49) bu maddede düzenlenmez. Unvanın tescil ve ilan yükümlülüğü (m.40) ile tescilli unvanın koruma ve tekel hükümleri (m.50 ve devamı) bu maddenin konusu değildir. Sicil kayıtlarına ilişkin usul ve cezai yaptırımlar da bu maddede yer almaz.
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ticaret unvanı
- Tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemleri yaparken kullandığı ve ticaret siciline tescil edilmiş addır. Yalnızca tacirler kullanabilir; esnaf ticaret unvanı kullanamaz.
- Görülebilecek bir yer
- Ticari işletmede müşterilerin ve ilgililerin kolayca görebileceği konumdaki alandır. Unvanın okunaklı yazılması bu yerde aranır.
- Ticari mektup
- Tacirin işletmesiyle ilgili olarak düzenlediği yazılı yazışmadır. Bu belgelerde sicil numarası, unvan, merkez ve varsa site adresi gösterilir.
- Tacir internet sitesi yükümlülüğü
- Kanun veya ilgili düzenlemeye göre internet sitesi oluşturması gereken tacirin yükümlülüğüdür. Yalnız bu yükümlülüğü bulunan tacirde tescil edilen site adresi belgelerde gösterilir.
- Sicil numarası
- Tacirin ticaret siciline kayıt sırasında verilen numarasıdır. Ticari mektup ve defter belgelerinde zorunlu olarak yer alır.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Tacirin bir ticaret unvanının tescil edilmiş olması gerekir; tescil edilmemiş ad bu maddenin yükümlülüğünü doğurmaz.
- Tescilli unvan, ticari işletmenin görülebilecek bir yerinde okunaklı biçimde yazılmalıdır.
- Tacirin işletmesiyle ilgili düzenlediği ticari mektuplarda ve ticari defter kayıtlarının dayandığı belgelerde sicil numarası, ticaret unvanı ve işletme merkezi gösterilmelidir.
- Tacir internet sitesi oluşturma yükümlülüğüne tabi ise, tescil edilen internet sitesi adresi de bu belgelerde gösterilmelidir.
- Tüm bu bilgiler şirketin internet sitesinde yayımlanmalıdır; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde ilgili kişi adları ve sermaye miktarları da sitede yer almalıdır.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Tescilli unvanın işletmede okunaklı yazılmaması, bu yükümlülüğe aykırılık oluşturur ve maddenin ihlali olarak değerlendirilir.
- Ticari mektup ya da defter belgesinde sicil numarası, unvan veya merkez bilgisi eksik bırakılırsa belge bu yönden kanuna aykırı olur.
- Site yükümlülüğü bulunan tacirde site adresinin belgelerde yer almaması aykırılıktır; yükümlülüğü bulunmayan tacirde bu bilgi zorunlu değildir.
- Şirket internet sitesinde zorunlu bilgiler yayımlanmazsa yayım yükümlülüğü ihlal edilmiş olur.
- Maddenin bu fıkralarında yaptırım belirtilmediğinden aykırılığın sonuçları ilgili diğer kanun hükümlerinden değerlendirilir.
Tescilli unvanın yazılması ile ticari mektup ve defter belgeleri arasındaki fark nedir?
Tescil edilen ticaret unvanının işletmenin görülebilecek bir yerine okunaklı biçimde yazılması, her ticari işletme için geçerlidir.
Ticari mektup ve ticari defter kayıtlarının dayandığı belgelerde ayrıca sicil numarası, işletme merkezi ve varsa internet sitesi adresinin gösterilmesi gerekir.
İşletme yeri yazımı tüm tacirler için ortak bir yükümlülükken, sicil numarası ve merkez bilgisi yalnız belge türüne bağlı olarak gösterilir.
Genel kural ile internet sitesi yükümlülüğü olan tacir arasındaki fark nedir?
Her tacir için bilgilerin belgelerde gösterilmesi zorunludur.
Tacir internet sitesi oluşturma yükümlülüğüne tabi ise tescil edilen site adresi de belgelerde yer alır.
Site adresi yalnız yükümlülük bulunan tacirde zorunlu bilgi olur; diğer tacirlerde bu bilgi gösterilmez.
Anonim/limited/sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket ile diğer tacirler arasındaki fark nedir?
Anonim şirketlerde yönetim kurulu başkan ve üyelerinin adları soyadları ile taahhüt ve ödenen sermaye miktarı, limited şirketlerde müdürlerin adları soyadları ile sermaye miktarı, paylara bölünmüş komanditte yöneticilerin adları soyadları ile sermaye miktarı şirketin internet sitesinde yayımlanır.
Bu tür şirketler dışındaki tacirlerde bu kişisel ve sermaye bilgilerinin site yayımı zorunluluğu yoktur.
Yayım yükümlülüğü şirket türüne göre belirlenir; kapsamı sitede yayımlanacak bilgilerle sınırlıdır.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tacirin tescilli unvanı yerine ortaklarının ya da işletme adının yazılmasını yeterli saymak; maddede unvanın tescilli olması aranır.
- Site adresinin tüm tacirlerde zorunlu olduğunu varsaymak; yalnız internet sitesi oluşturma yükümlülüğü bulunan tacirde bu bilgi gösterilir.
- Ticari mektup ile ticari defter belgelerini aynı kapsamda değerlendirmek; defter kayıtlarının dayandığı belgeler ve mektuplar ayrı ayrı ele alınmalıdır.
- Şirket internet sitesinde yayımlanacak bilgileri tüm tacirlere uygulamak; yayım yükümlülüğü anonim, limited ve paylara bölünmüş komandit şirketlerle sınırlıdır.
- Okunaklı yazılma yükümlülüğünü yalnızca belgede aramak; maddede ayrıca işletmenin görülebilecek bir yerinde yazılması öngörülmüştür.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ticaret unvanının tescilli olmasının ve kullanımın tacirin işletmesiyle ilgili olmasının belirlenmesi, unvan kullanımına ilişkin uyuşmazlıkların temel ölçütü olarak kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/1445 E., 2023/4642 K., 05.09.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2022/197 E., 2023/3808 K., 15.06.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2022/240 E., 2023/3704 K., 13.06.2023)
- Unvan kullanımının 39. maddeye uygunluğu, tescil tarihi ile kullanım tarihinin birlikte değerlendirilmesi suretiyle incelenmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/1445 E., 2023/4642 K., 05.09.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2022/197 E., 2023/3808 K., 15.06.2023)
- Ticaret unvanının tacirin işletmesiyle ilgili işlemlerde kullanılan ad olduğu, bu nedenle belgelerde unvanın yer alması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 2024/181 E., 2026/11 K., 06.02.2026)
- Maddeye dayanılarak açılan davalarda tacirin işletme ilişkisinin ve unvanın sicilde kayıtlı olduğunun somut olarak ortaya konulması gerektiği görülmektedir. (Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/845 E., 2025/952 K., 15.09.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Tescilli unvanın kullanıldığını ileri süren taraf, unvanın ticaret siciline tescil edildiğini sicil kaydıyla ispatlar.
- Belgede unvanın, sicil numarasının ve merkez bilgisinin yer aldığını iddia eden taraf, ilgili ticari mektup veya defter kaydını belge olarak sunmakla yükümlüdür.
- Site adresinin gösterilmesi yükümlülüğünün bulunduğunu ileri süren taraf, tacirin internet sitesi oluşturma yükümlülüğü altında olduğunu ilgili düzenleme ve sicil kaydıyla ispatlar.
- Şirket internet sitesinde zorunlu bilgilerin yayımlandığı iddiası, sitenin ekran görüntüsü ve yayım tarihi gibi belgelerle ispatlanır.
- Karşı tarafın tescilin yokluğunu veya unvanın tescilsiz olduğunu savunması hâlinde, bu savunmayı sicil kaydının bulunmadığını göstererek ispatlaması gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.40: Ticaret unvanının ve işletmenin ticaret siciline tescil ve ilan yükümlülüğünü düzenler; bu maddede yazılan unvanın tescilli olup olmadığını belirler.
- 6102 sayılı Kanun m.41: Gerçek kişi tacirin ticaret unvanının çekirdeğini oluşturur; bu madde yazılan unvanın hangi isimden oluşacağını belirler.
- 6102 sayılı Kanun m.46: Ticaret unvanına eklerin kullanılma sınırını düzenler; görülebilecek yerde yazılacak unvanın içeriği bu hükümle belirlenir.
- 6102 sayılı Kanun m.18: Tacirin ticari işletmesiyle ilgili işlemleri ticaret unvanıyla yapmasını ve bu unvanı kullanma zorunluluğunu düzenler; 39. maddenin birinci fıkrasıyla bağlantılıdır.
TTK m.40 — Tescil
TTK m.40, tacirin ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirme yükümlülüğünü düzenler; imzaya yetkili kişilerin imzalarının sicile kaydına ilişkin usulü ve merkezi Türkiye'de olan işletmelerin şubelerinin, merkezi yurt dışında olan işletmelerin Türkiye'deki şubelerinin tescilini ve bu şubeler için tam yetkili ticari mümessil atanmasını kapsar. Maddenin kapsamı tacir olan gerçek ve tüzel kişilerdir. Ticaret unvanının seçimine, kullanım zorunluluğuna ve korunmasına ilişkin ayrıntılar (m.39, m.48 vd.), tescil talebinin reddi ve itiraz usulü (m.33), tescilin ve ilanın etkileri (m.36) ile sicilin genel işleyişi ve alenîliği (m.35) bu maddede düzenlenmez; bunlar ilgili maddelerde yer alır. Ticaret unvanının kullanılmasından doğan haksız rekabet ve hukuki korumaya ilişkin ayrıntılar da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Tescil: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tescil ve ilan yükümlülüğü
- Tacirin ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını ticaret siciline kaydettirmesi ve bunun ilanını sağlaması borcudur. Yükümlülük, işletmenin açıldığı günden itibaren başlar ve işletme merkezinin bulunduğu yer sicilinde yerine getirilir.
- İşletme merkezi
- Tescil yükümlülüğünün hangi sicilde yerine getirileceğini belirleyen yerdir. Birinci fıkrada tescil bu yer ticaret siciline yapılır.
- Şube
- Merkezden ayrı bir yerde, merkeze bağlı olarak faaliyet gösteren ticari işletme birimidir. Merkezi Türkiye'de olan işletmenin şubesi, şubenin bulunduğu yer sicilinde tescil ve ilan edilir.
- Tam yetkili ticari mümessil
- Merkezi Türkiye dışında bulunan işletmenin Türkiye'deki şubesini yönetmek ve temsil etmek için atanan, yerleşim yeri Türkiye'de olan kişidir. Yalnız dördüncü fıkrada öngörülen şube için zorunludur.
- İmza beyanı
- Gerçek kişi tacirin veya tüzel kişi tacir adına imzaya yetkili kişilerin imzalarının sicil dosyasına kaydedilmesidir. İmzalar öncelikle kamu kurum ve kuruluşlarının veri tabanlarından elektronik ortamda temin edilir; bu veri tabanında kayıt yoksa imza beyanı sicil müdürlüğüne verilir.
- Merkezi ortak veri tabanı
- İmza verilerinin elektronik ortamda kaydedildiği ve sicil dosyasıyla ilişkilendirildiği sistemdir. İkinci fıkra gereği imza kayıtları bu veri tabanındaki sicil dosyasına işlenir.
Tescil: hangi şartlar aranır?
- Tacir sıfatı taşıyan kişinin bir ticari işletme açmış olması gerekir; yükümlülük işletmenin açıldığı günden itibaren doğar.
- Ticari işletme ve seçilen ticaret unvanı, açılış gününden itibaren on beş gün içinde işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ettirilmelidir.
- Tescil edilen işletme ve unvan, tescil ile birlikte ilan edilmelidir; tescil ve ilan birlikte yerine getirilmelidir.
- Gerçek kişi tacir ile tüzel kişi tacir adına imzaya yetkili olanların imzaları sicil dosyasına kaydedilmelidir; bu kayıt kamu kurum ve kuruluşlarının veri tabanından elektronik ortamda temin edilerek yapılır.
- Kamu veri tabanında imza kaydı bulunmuyorsa imza beyanları ticaret sicili müdürlüğüne verilmelidir; bu usul Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak tebliğle belirlenir.
- Merkezi Türkiye'de olan işletmenin şubesi, bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan edilmelidir; ancak şubenin bulunduğu yer sicil müdürlüğünün ayrı bir inceleme yapma zorunluluğu yoktur.
- Merkezi yurt dışında olan işletmenin Türkiye'deki şubesi, yerli ticari işletmeler gibi tescil edilmelidir; bu şubeye yerleşim yeri Türkiye'de bulunan tam yetkili bir ticari mümessil atanmalıdır.
- Merkezi yurt dışında olan işletmenin birden çok şubesi varsa, ilk şubenin tescilinden sonra açılan şubeler yerli işletme şubeleri gibi tescil edilmelidir; bu şubeler için de Türkiye'de yerleşik ticari mümessil atanmış olmalıdır. [Metinde 'ilk şube' sonrası için mümessil ayrıca şart koşulmamıştır; yalnız ilk şube için 'bu şubeler' ifadesi kullanılmıştır.]
Tescil: hangi sonuçları doğurur?
- Tacir, işletmesini ve unvanını açılıştan itibaren on beş gün içinde tescil ettirmezse yükümlülüğe aykırı davranmış olur; bu aykırılığın yaptırımı ayrı hükümlerde düzenlenmiştir.
- İmza beyanları kamu veri tabanından alınabiliyorsa sicil dosyasına elektronik ortamda kaydedilir; alınamıyorsa sicil müdürlüğüne verilmesi gerekir.
- Merkezi Türkiye'de olan işletmenin şubesi, bulunduğu yer sicilinde tescil ve ilan edilir; merkez sicilinde yapılan kayıtlar şubenin bağlı olduğu sicile de geçirilir.
- Merkezi yurt dışında olan işletmenin Türkiye'deki şubesi yerli işletme şubesi gibi tescil edilir ve Türkiye'de yerleşik tam yetkili ticari mümessil atanmadan şubenin tescil edilmesi ön koşulu tam olarak karşılanmamış olur.
- Kanunda aksine hüküm yoksa merkezin bağlı olduğu sicilde yapılan kayıtlar şubenin bağlı olduğu sicile de tescil edilir.
- Şubenin bulunduğu yer sicil müdürlüğü, merkez kaydının doğruluğunu ayrıca incelemek zorunda değildir.
Merkezi Türkiye'de olan işletme ile merkezi yurt dışında olan işletme arasındaki fark nedir?
Merkezi Türkiye'de bulunan işletmenin şubeleri, şubenin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan edilir.
Merkezi yurt dışında bulunan işletmenin Türkiye'deki şubeleri, yerli işletmeler gibi tescil edilir ve bu şubeler için Türkiye'de yerleşik tam yetkili ticari mümessil atanır.
Yurt dışı merkezli şubede ek olarak ticari mümessil atama zorunluluğu doğar ve şubenin ticaret unvanında merkez ve şube yerinin gösterilmesi gerekir.
Gerçek kişi tacir ile tüzel kişi tacir imza beyanı arasındaki fark nedir?
Gerçek kişi tacirin kendisinin imzası sicil dosyasına kaydedilir.
Tüzel kişi tacir adına imzaya yetkili kişilerin imzaları sicil dosyasına kaydedilir.
İki halde de imza kaydı zorunludur ve kamu veri tabanından alınabilir; ayrıca birinci kurallar her iki halde de uygulanır.
Kamu veri tabanında imza kaydı var ile yok arasındaki fark nedir?
İmza kamu kurum ve kuruluşlarının veri tabanında kayıtlıysa elektronik ortamda temin edilerek sicile işlenir.
Veri tabanında kayıt yoksa imza beyanı sicil müdürlüğüne doğrudan verilir.
İmza kaydının kaynağı değişir; ikinci halde Bakanlık tebliğindeki usul uygulanır.
Şubenin ilk şubesi ile sonra açılan şubesi (yurt dışı merkezli işletme) arasındaki fark nedir?
İlk şube, tam yetkili ticari mümessil atanması dahil yerli işletme şubesi gibi tescil edilir.
İlk şubenin tescilinden sonra açılan şubeler yerli işletme şubeleri gibi tescil edilir.
Sonra açılan şubelerin tescilinde ayrı bir yabancı ülke işlemi aranmaz; yerli şube tescil usulü yeterlidir.
Tescil: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tescil süresini işletmenin açılışı yerine ticari faaliyete başlanan tarih ya da ilanın yapıldığı tarih üzerinden hesaplamak; süre açılış gününden başlar.
- Şubenin tescilini merkez sicilinde yapmak; şubenin tescili bulunduğu yer sicilinde yapılır.
- Yurt dışı merkezli işletmenin Türkiye'deki şubesi için tam yetkili ticari mümessil atanmasını gereksiz görmek; bu zorunluluk şube için kanunda açıkça öngörülmüştür.
- İmza beyanı için kamu veri tabanı kaydını yeterli saymak; veri tabanında kayıt yoksa sicil müdürlüğüne beyanın verilmesi gerekir.
- Birinci fıkradaki tescil yükümlülüğünü yalnız unvan tescili olarak anlamak; işletmenin de tescil edilmesi gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ticaret unvanının tescil edilmediği hallerde unvanın kullanımından doğan itirazlar, tescil yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği açısından değerlendirilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/1445 E., 2023/4642 K., 05.09.2023)
- Noterlerin imza beyanlarının tescil talebi bakımından ikinci fıkra uyarınca düzenlenmesi ve bu düzenlemenin idari işlemlerinin iptali davası konusu olduğu görülmektedir. (8. Daire, 2018/7076 E., 2022/4520 K., 29.06.2022)
- Şubenin tescil edilmemesi veya merkezin sicilindeki kayıtlara uyulmaması hâlinde, şubenin bağlı olduğu yer sicil müdürlüğü ile merkez sicili arasındaki yazışmaların ayrıca değerlendirildiği görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/3115 E., 2023/6917 K., 29.11.2023)
- Tacirin ticaret unvanı ve imza ile ilgili yükümlülüklerinin ihlali, yönetici görevinin sona ermesi veya tazminat taleplerinde gündeme gelmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2023/1745 E., 2024/92 K., 01.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Tescil ve ilan yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat yükü tacirdedir; tescil belgesi, sicil kaydı ve TTSG ilanı en güçlü delillerdir.
- İşletmenin açılış tarihinin ispatı, on beş günlük sürenin başlangıcının belirlenmesi açısından iddia eden tarafa aittir; açılış tarihi ticari faaliyete ilişkin belgelerle gösterilir.
- İmza beyanının kamu veri tabanından alındığı ya da sicil müdürlüğüne verildiği, sicil dosyasındaki kayıt ve veri tabanı kaydı ile ispatlanır.
- Yurt dışı merkezli işletmede şubenin tescili ve tam yetkili ticari mümessil atamasının yapıldığını ispat yükü şubeye aittir; yabancı merkez belgeleri ve atama kararı gerekli delillerdir.
- Sicil kaydının aksinin ileri sürülmesi, sicilin doğruluk karinesi nedeniyle karşı tarafa ait bir savunmadır ve aksini ispat eden taraf delil gösterir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.39: Tacirin ticaret unvanı ile işlem yapma ve senetleri bu unvan altında imzalama yükümlülüğünü düzenler; m.40 ile tescil edilen unvanın kullanılması arasında bağ kurar.
- 6102 sayılı Kanun m.36: Tescil ve ilanın üçüncü kişiler bakımından hukuki sonuçlarını düzenler; m.40 kapsamındaki tescil ve ilan bu sonuçları doğurur.
- 6102 sayılı Kanun m.33: Tescil talebinin reddi ve itiraz usulünü düzenler; m.40'taki tescil yükümlülüğü bu usulle de yerine getirilir.
- 6102 sayılı Kanun m.48: Şubelerin kendi merkezlerinin ticaret unvanını, şube olduklarını belirterek kullanmasını ve yabancı merkezli şubelerde merkez ve şube yerinin gösterilmesini düzenler; m.40 dördüncü fıkrası ile bağlantılıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.35: Ticaret sicilinin alenîliğini ve sicil kayıtlarının incelenmesini düzenler; m.40 ile tescil edilen imza ve unvan bilgilerinin herkes tarafından incelenebilmesini sağlar.
TTK m.41 — Gerçek kişiler
TTK m.41, gerçek kişi tacirin ticaret unvanının çekirdeğini düzenler: unvan, tacirin kısaltılmadan yazılacak adı ve soyadından oluşur ve 46. madde uyarınca ekler alabilir. Hüküm yalnız gerçek kişi tacirlere uygulanır; tüzel kişi tacirlerin unvanı (m.42-45) ve tüzel kişilerin ticaret unvanı ile ilgili diğer kurallar bu maddenin kapsamı dışındadır. Maddede ek alma koşulları, ekin sınırları, zorunlu ekler, unvanın tescil ve kullanım yükümlülüğü, unvanın değişmesi ve devri düzenlenmez: ekler (m.46), tescil ve ilan yükümlülüğü (m.40), unvanın kullanılması (m.39), unvanın devamı (m.47-49) ve unvanın korunması ve silinmesi (m.50-53) ayrı maddelerde yer alır.
Gerçek kişiler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Gerçek kişi tacir
- Ticari işletmeyi kendi adına işleten gerçek kişidir. Unvan bakımından yalnız bu kişiler için 41. madde çekirdeği belirler; ticari işletme işletmeyen esnaf ticaret unvanı kullanamaz.
- Çekirdek (kök) unvan
- Ticaret unvanının zorunlu ve asli kısmıdır. Gerçek kişi tacirde bu kısım tacirin kısaltılmadan yazılacak adı ve soyadından oluşur; ek bu çekirdeğe bağlı ve isteğe bağlı bir eklemedir.
- Kısaltılmadan yazılacak ad ve soyad
- Tacirin nüfus kaydındaki adının ve soyadının tam biçimde yazılmasıdır. Baş harfle ya da kısaltmayla yazılan ad ve soyad bu şartı karşılamaz.
- Ek
- Çekirdeğin yanına 46. maddeye uygun biçimde eklenebilen ibaredir. Ek, unvanın çekirdeğiyle birlikte bir bütün oluşturur ve bu biçimde korunur.
Gerçek kişiler: hangi şartlar aranır?
- Unvanı kullanan kişinin gerçek kişi tacir olması gerekir; tüzel kişi ya da esnaf bu çekirdeği kullanamaz.
- Unvanın çekirdeği tacirin kısaltılmadan yazılacak adı ve soyadından oluşmalıdır; ad ya da soyad kısaltılarak ya da yalnız biri yazılarak çekirdek kurulamaz.
- Unvana ek alınacaksa bu ek 46. maddeye uygun olmalıdır; ek, tacirin kimliğini, işletmesinin genişliğini ya da finansal durumunu gerçeğe aykırı biçimde göstermemeli ve kamu düzenine aykırı olmamalıdır.
- Unvanın tescili ve ilanı için işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline başvurulmuş olmalıdır.
Gerçek kişiler: hangi sonuçları doğurur?
- Gerçek kişi tacir, unvanının çekirdeğini kendi kısaltılmadan yazılacak adı ve soyadı olarak kurmak zorundadır.
- Ad ve soyadın kısaltılarak ya da eksik yazılmasıyla oluşturulan unvan 41. maddeye uygun değildir ve tescil edilmez ya da tescil edilmiş ise düzeltilmesi gerekir.
- Tacir, 46. maddeye uygun ek alabilir; ek almaması unvanı geçersiz kılmaz.
- Aynı unvanın başkasınca tescilli olması hâlinde tacir ayırt edici bir ek almak zorundadır; ek olmadan unvanı kullanamaz.
- Tek başına ticaret yapan gerçek kişi, başka ortaklar varmış izlenimi veren ekler (örneğin "ve Ortakları") alamaz.
- Ticaret unvanı yalnız ticari işletme işleten gerçek kişiye tanınır; ticari işletme işletmeyen kişi bu unvanı kullanamaz.
Gerçek kişi tacir ile tüzel kişi tacir çekirdeği arasındaki fark nedir?
Gerçek kişi tacirde çekirdek tacirin kendi kısaltılmamış adı ve soyadıdır.
Tüzel kişi tacirde çekirdek şirket türü ve işletme konusunu ya da ortak adlarını gösteren ibarelerden oluşur (m.42-44).
Gerçek kişi unvanında ad-soyad zorunludur; şirket unvanında ise ad-soyad yerine konu ibaresi de kullanılabilir.
Zorunlu ek ile ihtiyari ek arasındaki fark nedir?
İhtiyari ek tacirin işletmesini daha iyi tanıtmak için kendi isteğiyle aldığı eklerdir.
Zorunlu ek, aynı unvanın başkasınca tescilli olması, tasfiye veya şubelik gibi kanunun aradığı hallerde alınır.
İhtiyari ekte tacir serbesttir; zorunlu ekte ek alınmaması unvanın tescilini ya da kullanılmasını engeller.
Gerçek ad-soyad ile hayali ad arasındaki fark nedir?
Gerçek ad ve soyad, tacirin kendi kimliğidir ve çekirdekte bulunur.
Hayali ad, tacirin kimliğine dayanmayan uydurma bir isim olup ek olarak kullanılabilir.
Hayali ad ek olarak kullanılabilir; ancak tek başına ticaret yapan tacir başka ortakların varlığını gösteren ekler alamaz.
Gerçek kişiler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Gerçek kişi tacirin unvanını "A. Ökmen" gibi baş harf ve soyadla kurmak; çekirdeğin kısaltılmadan yazılacak ad ve soyad olması gerektiğini gözden kaçırmaktır.
- Tüzel kişi şirketlere ilişkin 42-44. maddelerdeki ad-soyad kurallarını gerçek kişi tacire uygulamak; 41. maddedeki çekirdek ayrı bir rejimdir.
- Ek almanın zorunlu olmadığını varsayıp, aynı unvanın başka bir tacirce tescilli olduğu durumda ayırt edici ek alınmasını gözden kaçırmak.
- Tek başına ticaret yapan gerçek kişinin "ve Ortakları" gibi ekler kullanabileceğini sanmak; bu ek yasaktır.
- Hayali adların da ek olarak kullanılabileceğini unutup bunları gerçek ad-soyad gibi çekirdek olarak kabul etmek.
- Ek almamanın unvanı geçersiz kıldığını düşünmek; ek isteğe bağlı ise unvan eksiz olarak da geçerlidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tescilli bir unvanın başkasınca aynen kullanılmak istenmesi hâlinde ayırt edici ek alınmasının zorunlu olduğu kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/1153 E., 2024/209 K., 07.02.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2021/8806 E., 2023/2834 K., 09.05.2023)
- Unvanda gerçek kişinin adı ile soyadı birlikte ve tam olarak yer almadığında unvanın 41. maddeye uygun olmadığı ve tescilinin reddedilebileceği kabul edilmektedir. (Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/845 E., 2025/952 K., 15.09.2025)
- Unvanın tescil ve ilan süresine uyulmaması hâlinde tescil başvurusunun reddedilebileceği ve unvan konusunda 40. madde ile birlikte değerlendirme yapıldığı kabul edilmektedir. (Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/192 E., 2023/427 K., 27.04.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2021/6011 E., 2023/1194 K., 28.02.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Unvanın 41. maddeye uygun olduğunu ileri süren tacir, tescil kaydı ve nüfus kaydı ile tacirin kısaltılmamış adını ve soyadını ispatlar.
- Unvanın başkasının tescilli unvanına benzediğini ileri süren taraf, tescilli unvanın sicil kaydı ile karşılaştırma yapılarak ispatlar.
- Ekin gerçeğe aykırı olduğunu ya da kamu düzenine aykırı bulunduğunu ileri süren taraf, bu iddiasını ticari işletmenin gerçek durumunu gösteren belgelerle ispatlar.
- Tacirin unvanının çekirdeğini değiştirdiğini ya da unvanı gerçeğe aykırı kullandığını ileri süren taraf, kullanım belgeleri ve sicil kaydı ile ispat yapar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.46: Gerçek kişi tacirin unvanına eklenebilecek ibareleri ve bu eklerin sınırlarını belirler; 41. maddedeki çekirdek ancak bu koşullarda ekle tamamlanır.
- 6102 m.42: Kollektif şirketlerde ortak adının çekirdekte yer alması kuralını düzenler; gerçek kişi tacir çekirdeğiyle karşılaştırmada kullanılır.
- 6102 m.43: Anonim, limited ve kooperatif şirketlerin unvanında ad-soyad kullanımının sınırlarını düzenler; gerçek kişi tacirin çekirdeğinden ayrı bir rejimdir.
- 6102 m.40: Unvanın seçilmesi, sicile tescil ve ilan yükümlülüğünü düzenler; 41. maddedeki çekirdeğin tescil edilebilmesi için gereklidir.
- 6102 m.47: Adın sonradan değişmesi hâlinde unvanın aynen kullanılmasına izin verir; 41. maddedeki çekirdeğin sonradan değişmesinin sonucunu belirler.
TTK m.42 — Kollektif ve komandit şirketler
TTK m.42, kollektif şirketin ticaret unvanında bulunması gereken unsurları ve adi veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin ticaret unvanında bulunması gereken ve bulunamayacak unsurları düzenler. Birinci fıkra kollektif şirketin unvanında bütün ortakların veya ortaklardan en az birinin adı ve soyadı ile şirketi ve türünü gösteren bir ibarenin yer almasını, ikinci fıkra ise adi veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde komandite ortak adı ile şirket türü ibaresini, komanditer ortakların adlarının ise unvanda yer almamasını öngörür. Kurallar, bu türde şirketlerin tüm ortaklarını ve unvan kullanan tacirleri kapsar. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: ticaret unvanının genel tanımı, korunması ve tescili (TTK m.39 ve m.40 vd. ile m.45), kollektif şirketin tanımı ve kuruluş şartları (m.211), komanditer ortağın sorumluluğunun genişlemesi halleri (m.306 ve m.307), kollektif ve komandit şirketlerde temsil ve yetki (m.216 ve m.308 vd.). Komandit şirketin sermayesi paylara bölünmüş olmayan biçimi ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketin ayrıntılı hükümleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Kollektif ve komandit şirketler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ticaret unvanı
- Tacirin ticari iş ve işlemlerinde kullandığı addır. Kollektif şirket ve komandit şirket tacir olduğundan kendi unvanını kullanmak ve sicile tescil ettirmek zorundadır.
- Komandite ortak
- Komandit şirkette şirket borçlarından sınırsız ve müteselsil sorumlu olan ortaktır. Bu madde bakımından unvanda adı yer alabilecek tek ortak türüdür.
- Komanditer ortak
- Komandit şirkette sorumluluğu, taahhüt ettiği sermaye payı ile sınırlı olan ortaktır. Adı veya ticaret unvanı, adi ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin unvanında yer alamaz.
- Şirket türünü gösteren ibare
- Unvanda şirketin hangi tür ticaret şirketi olduğunu belirten sözcüklerdir; kollektif şirket için kollektif, komandit şirket için komandit ibaresi bu işleve hizmet eder. Maddede ibarenin hangi sözcük olacağı belirtilmemiştir.
Kollektif ve komandit şirketler: hangi şartlar aranır?
- Kollektif şirketin ticaret unvanında bütün ortakların adı ve soyadı veya ortaklardan en az birinin adı ve soyadı bulunmalıdır.
- Kollektif şirketin ticaret unvanında şirketi ve türünü gösteren bir ibare bulunmalıdır.
- Adi veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketin ticaret unvanında komandite ortaklardan en az birinin adı ve soyadı bulunmalıdır.
- Adi veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketin ticaret unvanında şirketi ve türünü gösteren bir ibare bulunmalıdır.
- Adi veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketin ticaret unvanında komanditer ortakların adı ve soyadı ya da ticaret unvanı yer almamalıdır.
Kollektif ve komandit şirketler: hangi sonuçları doğurur?
- Kollektif şirket unvanında gerekli adlar ve tür ibaresi bulunmazsa unvan kuralına aykırılık oluşur ve ticaret siciline tescil engellenir.
- Adi veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkette unvanda komanditer ortağın adı veya ticaret unvanı bulunursa unvan kuralına aykırılık oluşur.
- Komanditer ortağın adının unvanda bulunması, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı komandite ortak gibi sorumlu olması sonucunu doğurur (ilgili kural TTK m.306 ve m.307 kapsamındadır; bu madde doğrudan bu sonucu düzenlemez).
- Unvan kuralı emredicidir; sözleşmeyle ya da ortakların iradesiyle bu kurallardan ayrılınamaz.
Kollektif şirket ile adi ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket arasındaki fark nedir?
Kollektif şirketin unvanında ortakların adı, tüm ortaklar veya en az biri olabilir; ortaklar arasında sınırlama aranmaz.
Komandit şirketin unvanında yalnız komandite ortakların adı yer alabilir; komanditer ortakların adı ya da unvanı yer alamaz.
Komandit şirkette komanditer ortağın adını unvana koymak yasaktır. Bu aykırılık unvan hukuku bakımından ayrı bir yaptırıma tabidir ve komanditer ortağın sorumluluğu bakımından ayrıca önem taşır (m.306, m.307).
Adi komandit şirket ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket arasındaki fark nedir?
Adi komandit şirket için birinci ve ikinci fıkra birlikte uygulanır.
Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket için de fıkra metni aynı şekilde yer alır; fıkra ayrım yapmadan iki şirket türünü birlikte anar.
Her iki komandit türünde unvan kuralı aynıdır: komandite ortak adı ve tür ibaresi zorunlu, komanditer adı yasak.
Ortakların adının tamamı ile ortaklardan en az birinin adı arasındaki fark nedir?
Kollektif şirkette unvana tüm ortakların adı konabilir.
Kollektif şirkette unvana yalnız ortaklardan birinin adı konabilir, bu zorunlu değildir.
Kollektif şirkette unvanda hangi ortakların adının yer alacağı tercihe bağlıdır; zorunluluk en az bir ortak adıdır.
Kollektif ve komandit şirketler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Komandit şirket unvanına komanditer ortağın adını koymak, bunun da m.42 bakımından geçerli olduğunu sanmak; ikinci fıkra bu adın yer almasını açıkça yasaklar.
- Kollektif şirkette unvana tüm ortakların adının konulmasını zorunlu saymak; birinci fıkra ortaklardan en az birinin adını yeterli kabul eder.
- Adi komandit şirket ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket için farklı unvan kuralları uygulamak; ikinci fıkra iki türü birlikte düzenler.
- Unvanda tür ibaresinin eksikliğini unvanın geçerliliğine dair bir sorun olarak değil, yalnız tescil engeli olarak görmemek; ibarenin eksikliği tescili etkiler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ticaret unvanının ayırt ediciliği ve tescili uyuşmazlıklarında, unvanın kanunda öngörülen ibareleri taşıyıp taşımadığı ayrı bir inceleme konusu yapılmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2023/3501 E., 2024/5653 K., 08.07.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2021/8183 E., 2023/2277 K., 12.04.2023)
- Ticaret unvanına ilişkin davalarda mahkemeler unvan hukukunun 39 ila 53. maddeler arasındaki hükümlerini birlikte değerlendirmekte, unvanın tanıtıcı ve belirleyici bir unsur olup olmadığına bakmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2021/8806 E., 2023/2834 K., 09.05.2023; İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/140 E., 2021/428 K., 28.12.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Unvanın m.42 kurallarına uygun olduğunu iddia eden taraf, bu iddiayı ticaret sicili kaydı ve şirket sözleşmesi ile ispatlar; ortakların adlarının unvanda yer alıp almadığı bu belgelerden anlaşılır.
- Komanditer ortağın adının unvanda bulunduğunu ileri süren taraf, unvan tescil kaydını ve sicil dosyasını delil olarak sunar; bu kayıt tescil edilmiş unvanı gösterdiğinden en güçlü delildir.
- Komanditer ortağın sorumluluğunun genişlediğini ileri süren alacaklı, unvanda o ortağın adının bulunduğunu ve iyiniyetle işlem yaptığını ispatlamakla yükümlüdür; ortak ise sorumluluğunun sınırlı olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür (m.307 kapsamında).
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.39: Ticaret unvanının genel tanımını ve tacirin unvan kullanma zorunluluğunu düzenler; m.42 bu genel çerçevede şirket türlerine özgü unvan kurallarını koyar.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.40: Tacirin unvanını ticaret siciline tescil zorunluluğunu düzenler; m.42'ye uygun unvanın tescili bu hükme dayanır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.211: Kollektif şirketin tanımını ve ticari işletmeyi müşterek unvan altında işletme amacını koyar; m.42 birinci fıkra bu şirketin unvan kuralını belirler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.306: Komanditer ortağın sorumluluğunu ve sorumluluğunun sınırlanmasını düzenler; m.42 ikinci fıkrada komanditer adının unvanda yasaklanması bu sorumluluk yapısıyla bağlantılıdır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.307: Komanditer ortağın unvanda adının yer alması veya ticari vekil sıfatıyla hareket etmesi hallerinde sorumluluğunun genişlemesini düzenler; m.42 ikinci fıkra ile doğrudan bağlantılıdır.
TTK m.43 — Anonim, limited ve kooperatif şirketler
Madde, anonim, limited ve kooperatif şirketlerin ticaret unvanını serbestçe seçebilmelerinin sınırlarını ve unvanda bulunması zorunlu ibareleri düzenler. Serbestlik, işletme konusunun gösterilmesi ve 46. madde saklı kalmak kaydıyla tanınır; unvanda "anonim şirket", "limited şirket" veya "kooperatif" kelimelerinin bulunması zorunludur ve gerçek kişi adı varsa şirket türü ibaresinin kısaltılamayacağı kuralı getirilir. Kural, bu üç şirket türüne uygulanır; adi, kollektif ve komandit şirketler bakımından uygulanmaz. Maddede ticaret unvanının tescili ve ilanı, unvanın korunması, iltibas yasağı ve unvanın ticaret siciline tescili düzenlenmez (ilgili hükümler için 6102 sayılı Kanun m.46 ve m.47 ile m.50 ve sonrası; unvanın korunmasına ilişkin ayrı hükümler için 6102 sayılı Kanun m.54 vd. karşılaştırılmalıdır). Kollektif ve komandit şirketlerin unvanına ilişkin özel kurallar (m.42) ile unvanın hükümsüzlüğü ve terkini (m.52 vd.) bu maddenin kapsamı dışındadır.
Anonim, limited ve kooperatif şirketler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ticaret unvanı
- Tacirin ticari işletmesinde faaliyet gösterirken kendini adlandırdığı addır. Bu maddede konu, şirketin unvanının hangi unsurlardan oluşacağıdır.
- Unvanın çekirdek kısmı
- İşletme konusunu ve şirket türünü gösteren kelimelerden oluşan zorunlu kısımdır. Anonim, limited ve kooperatif şirketlerde unvan bu çekirdekle kurulur.
- Şirket türü ibaresi
- "Anonim şirket", "limited şirket" veya "kooperatif" kelimeleridir. Unvanda bulunmaları zorunludur ve gerçek kişi adı taşıyan unvanlarda kısaltılamazlar.
- Baş harflerle veya kısaltma yoluyla yazım
- Şirket türü ibaresinin "A.Ş." gibi harf kısaltmalarıyla ya da başka bir biçimde kısaltılarak yazılmasıdır. Madde bu yolu, gerçek kişi adının unvanda yer aldığı hallerde kapatır.
- İşletme konusu gösterilmesi
- Unvanda şirketin hangi faaliyetle uğraştığının belirtilmesidir. Serbestliğin koşullarından biridir ve unvanın çekirdeğini oluşturur.
Anonim, limited ve kooperatif şirketler: hangi şartlar aranır?
- Şirketin anonim, limited veya kooperatif şirket olması bulunmalıdır; madde yalnız bu üç şirket türünü kapsar.
- Unvanda işletme konusunun gösterilmiş olması gerekir; serbestlik bu koşula bağlıdır.
- 46. maddede düzenlenen sınırların aşılmamış olması gerekir; serbestlik bu hükmü saklı tutar.
- Unvanda "anonim şirket", "limited şirket" veya "kooperatif" kelimelerinden uygun olanının bulunması şarttır.
- Unvanda gerçek kişinin adı veya soyadı yer alıyorsa, şirket türünü gösteren ibare baş harflerle veya başka bir biçimde kısaltılarak yazılmamalıdır.
- Kısaltma yasağı, unvanda gerçek kişi adı bulunmayan şirketler bakımından uygulanmaz.
Anonim, limited ve kooperatif şirketler: hangi sonuçları doğurur?
- Anonim, limited veya kooperatif şirket, işletme konusunu gösterdiği ve 46. madde hükmüne uyduğu sürece unvanını serbestçe seçebilir.
- Unvanda "anonim şirket", "limited şirket" veya "kooperatif" ibaresinden uygun olanı yer almazsa unvan madde hükmüne uygun değildir.
- Gerçek kişi adı içeren unvanda şirket türü ibaresi kısaltılırsa, yani baş harflerle veya başka bir biçimde yazılırsa, bu yazım madde hükmüne aykırıdır.
- Gerçek kişi adı içermeyen unvanda şirket türü ibaresinin kısaltılması bu maddeye aykırılık doğurmaz.
- Unvanda "Türk" gibi ek bir sözcük kullanılması, bu maddenin serbestlik kuralı içinde kalır; ancak ayrıca 46. madde sınırlarına tabidir.
Unvanın serbest seçimi ile zorunlu unsurlar arasındaki fark nedir?
Şirket, unvanını kurucuların tercihine göre serbestçe seçebilir; kişi adı, ticari ad veya tanımlayıcı sözcük kullanabilir.
Unvanın işletme konusunu ve şirket türünü gösteren çekirdeği zorunludur ve türü belirten ibare unvanda bulunmalıdır.
Serbestlik, zorunlu çekirdek unsurları ortadan kaldırmaz; bu unsurlar olmadan unvan kanuna uygun olmaz.
Gerçek kişi adı içermeyen unvan ile gerçek kişi adı içeren unvan arasındaki fark nedir?
Unvanda gerçek kişinin adı veya soyadı yoksa şirket türü ibaresi kısaltılarak da yazılabilir.
Unvanda gerçek kişinin adı veya soyadı varsa şirket türü ibaresi baş harflerle veya başka biçimde kısaltılamaz.
Kişi adı içeren unvanda "A.Ş." gibi kısaltma kullanılamaz; bu yazım kanuna aykırıdır.
Anonim, limited ve kooperatif şirketler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Gerçek kişi adı bulunmayan unvanda da şirket türü ibaresinin kısaltılamayacağını sanmak; yasak yalnız gerçek kişi adı içeren unvanlarda geçerlidir.
- Serbest unvan seçiminin işletme konusunu gösterme zorunluluğunu ortadan kaldırdığını düşünmek; bu koşul serbestliğin ön şartıdır.
- Kısaltma yasağını "kısaltılmış ibare" ile "ticaret adı"nı birbirine karıştırmak; madde yalnız şirket türü ibaresinin yazım biçimini düzenler.
- Maddenin adi, kollektif ve komandit şirketleri de kapsadığını sanmak; bu maddenin kapsamı anonim, limited ve kooperatif şirketlerle sınırlıdır.
- 46. madde saklı tutulduğu için unvan serbestliğinin mutlak olduğunu düşünmek; serbestlik bu sınırlara tabidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Unvanın yasal şartlara uygunluğunun denetiminde, şirket türü ibaresinin tam olarak yazılıp yazılmadığı ve gerçek kişi adı bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/542 E., 2023/3691 K., 12.06.2023)
- Unvanın iltibas yaratıp yaratmadığının değerlendirilmesi, madde metnindeki serbestlik kuralından ayrı olarak ve birlikte yapılmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2023/899 E., 2024/4890 K., 11.06.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2022/4391 E., 2024/852 K., 07.02.2024)
- Unvanın, dava konusu olayda davacının ticari faaliyetiyle karışma riski taşıması hâlinde, mahkemeler iltibası önleyici ibare gerekip gerekmediğini ayrıca tartışmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2023/899 E., 2024/4890 K., 11.06.2024)
- Tescil ve terkin taleplerinde, unvanın ticaret sicilinde kaydının sürmesi bakımından bu maddeye aykırılık ileri sürülmekte; ancak bu talepler maddenin kendi yaptırımından değil ayrı hükümlerden doğmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2023/3501 E., 2024/5653 K., 08.07.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Unvanın bu maddeye aykırı olduğunu ileri süren taraf, unvanda gerçek kişi adı bulunduğunu ve şirket türü ibaresinin kısaltıldığını ticaret sicil kaydı ve unvan belgeleriyle ispatlamak zorundadır.
- Şirket türü ibaresinin tam yazıldığını veya kısaltılmadığını savunan taraf, tescil edilmiş unvanın metnini ve sicil kaydını sunarak bu savunmayı ispatlar.
- İşletme konusunun unvanda gösterildiği iddiası, anasözleşme ve ticaret sicil kaydıyla ispatlanır; unvanın çekirdeğinin eksik olduğunu ileri süren taraf bu eksikliği belgeye dayanarak ortaya koymalıdır.
- Unvanın 46. madde kapsamında sakıncalı olduğu iddiasında, iltibas ve üçüncü kişilere zarar riski ileri süren taraf, ticari faaliyetlerin benzerliği ve kamuya yansıyan kullanım ile bunu ispat etmek zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.46: Serbestliği sınırlayan hükümdür; unvanın kamu düzenine ve üçüncü kişilerin haklarına aykırı olmamasını düzenler ve bu maddede saklı tutulmuştur.
- 6102 sayılı Kanun m.42: Adi, kollektif ve komandit şirketlerin ticaret unvanına ilişkin özel kurallar içerir; bu maddenin kapsamı dışında kalan şirket türleri için geçerlidir.
- 6102 sayılı Kanun m.52: Ticaret unvanının hükümsüzlüğü ve terkini hallerini düzenler; unvan bu maddeye aykırıysa bu hükümler gündeme gelir.
TTK m.44 — Tacir sayılan diğer tüzel kişiler ve donatma iştiraki
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 44. maddesi, ticari işletmeye sahip dernek, vakıf ve diğer tüzel kişilerin ticaret unvanının nasıl oluşacağını ve donatma iştiraklerinin ticaret unvanında hangi unsurların bulunacağını düzenler. Birinci fıkra tüzel kişi tacirler, ikinci fıkra donatma iştiraki bakımından uygulanır. Madde, tüzel kişi tacirin tacir sıfatının nasıl kazanıldığını, donatma iştirakinin tacir sayılıp sayılmadığını veya ticaret unvanına ek ve unvanın korunmasına ilişkin ayrıntıları düzenlemez; bu konular TTK'nın 16-17. maddelerinde, unvanın ayırt edicilik ve ek kurallarında ise 39 vd. ve 46. maddelerde yer alır.
Tacir sayılan diğer tüzel kişiler ve donatma iştiraki: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ticaret unvanı
- Tacirin ticaret alanında kendisini adlandırdığı addır. Madde, tüzel kişi tacirler için unvanın adlarından oluştuğunu belirtir.
- Donatma iştiraki
- Birden çok kişinin paylı mülkiyetle malik olduğu bir gemiyi, aralarındaki sözleşme gereğince hepsi adına ve hesabına deniz ticaretinde kullanmalarıdır. Tüzel kişiliği yoktur, ancak tacirlere ilişkin hükümler kendisine uygulanır.
- Ortak donatan
- Donatma iştirakini oluşturan, gemiye paylı mülkiyetle malik olan kişilerdir. Unvanda bunlardan en az birinin adı ve soyadı yer alabilir.
- Ticari işletme işleten tüzel kişi
- Amacına ulaşmak için ticari işletme işleten dernek, vakıf ve diğer tüzel kişilerdir. Bu kişiler tacir sıfatını ancak ticari işletme işletmekle kazanır.
Tacir sayılan diğer tüzel kişiler ve donatma iştiraki: hangi şartlar aranır?
- Ticari işletmeye sahip olan dernek, vakıf veya diğer tüzel kişinin ticaret unvanı bulunmalıdır; bu unvan kişinin adından oluşur.
- Donatma iştiraki unvanında ortak donatanlardan en az birinin adı ve soyadı veya deniz ticaretinde kullanılan geminin adı yer almalıdır; ikisinden biri yeterlidir.
- Donatma iştiraki unvanında ayrıca donatma iştirakini gösteren bir ibare bulunmalıdır.
- Unvana alınan soyadları ve gemi adı kısaltılmamalıdır.
- Donatma iştiraki ticaret unvanı bu koşulları sağlamadan tescil edilmemelidir.
Tacir sayılan diğer tüzel kişiler ve donatma iştiraki: hangi sonuçları doğurur?
- Ticari işletmeye sahip tüzel kişi, unvanını madde hükmüne uygun olarak adından oluşturur.
- Donatma iştiraki, ortak donatan adı veya gemi adından birini ve ibareyi içeren bir unvan kullanır.
- Soyadı ya da gemi adı kısaltılırsa unvan madde hükmüne aykırı olur.
- Donatma iştiraki unvanında ibare bulunmazsa unvan ticaret unvanı olma niteliğini taşımaz ve bu eksiklik düzeltilmelidir.
- Madde açıkça emredici hüküm içerdiğinden bu kurallardan sözleşmeyle sapılamaz.
Tüzel kişi tacir unvanı ile donatma iştiraki unvanı arasındaki fark nedir?
Ticari işletmeye sahip dernek, vakıf ve diğer tüzel kişiler birinci fıkraya tabidir ve unvanları adlarından oluşur.
Donatma iştiraki ikinci fıkraya tabidir; tüzel kişiliği olmadığı için unvanı ortak donatan adı veya gemi adı ile ibareden oluşur.
Donatma iştiraki unvanında ad, gemi adı ve ibare zorunlu unsurlardır; tüzel kişi tacirde ise bu zorunluluk yoktur.
Soyadı ile gemi adının kullanılması: fark nedir?
Ortak donatanın soyadı unvanda yer alacaksa tam yazılır.
Gemi adı kullanılacaksa o da tam yazılır.
Her iki durumda da kısaltma yapılamaz; kısaltılmış unvan kanuna aykırıdır.
Tacir sayılan diğer tüzel kişiler ve donatma iştiraki: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Donatma iştiraki unvanında soyadını kısaltmak; kanun soyadı ve gemi adının kısaltılmasını açıkça yasakladığı için bu hâl hatadır.
- Donatma iştirakinin unvanına ibare koymamak; ikinci fıkra ibareyi zorunlu saydığından eksik unvan oluşur.
- Donatma iştiraki için ortak donatanın adı ile gemi adını birlikte zorunlu saymak; kanun bunlardan en az birini yeterli görür.
- Kamu yararına çalışan dernek ya da vakfın ticari işletmesi nedeniyle tacir sayılacağını varsaymak; bu konu madde 44'te değil, madde 16'da düzenlenir.
- Donatma iştirakine tüzel kişilik tanımak ve iştiraki unvanıyla dava ehliyetine sahip saymak; iştirakin tüzel kişiliği yoktur, ancak tacirlere ilişkin hükümler uygulanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Donatma iştiraki unvanında gemi adının kullanılmasının, unvanın tacirin kimliğini tanıtması ilkesine uymadığı yönünde eleştiri bulunduğu, bu yüzden unvanın ibare ile birlikte açıkça donatma iştirakini göstermesi gerektiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/8806 E., 2023/2834 K., 09.05.2023)
- Ticaret unvanının ayırt ediciliği ve başkasının unvanıyla karışmaması konusunda 6102 sayılı Kanun'un 39 ila 53. maddelerinin birlikte değerlendirildiği, unvan uyuşmazlıklarında bu düzenlemelere dayanıldığı görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/3501 E., 2024/5653 K., 08.07.2024; İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/140 E., 2021/428 K., 28.12.2021)
- Unvanda kullanılan bir ibarenin tanıtıcı ve belirleyici unsur olarak kabul edilmesi halinde, aynı ibarenin başka bir tacirin unvanında kullanılmasının haksız rekabet ve unvan hakkının ihlali sayıldığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/8806 E., 2023/2834 K., 09.05.2023)
- Unvan uyuşmazlıklarında ticaret sicilinden terkin talebinin ayrı bir usul olarak ele alındığı ve dava açma süresinin makul olup olmadığının somut olayda değerlendirildiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/3501 E., 2024/5653 K., 08.07.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Ticaret unvanını kullanan tüzel kişi ya da donatma iştiraki, unvanının madde 44 hükmüne uygun olduğunu ticaret siciline tescil belgesiyle ispatlar.
- Unvanda ortak donatanın adı veya gemi adı kullanılıyorsa, bunun doğru yazıldığı ve kısaltılmadığı ticaret sicil kaydı ile ispat edilir.
- İddia eden taraf, donatma iştirakinin unvanında ibare bulunmadığını ya da soyadının kısaltıldığını iddia ediyorsa, bu iddiasını unvanın sicildeki hâli ile ispatlar.
- Karşı taraf, unvanın ayırt edici olduğunu ve iddia edilen benzerliğin bulunmadığını savunursa, bu savunmasını unvanın tescil edildiği sicil kaydı ve kullanım belgeleri ile ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.16: Ticari işletme işleten dernek, vakıf ve diğer tüzel kişilerin tacir sayılmasının dayanağıdır; bu kişilerin unvan düzenlemesinin ön koşulunu oluşturur.
- 6102 m.17: Donatma iştirakine tacirlere ilişkin hükümlerin uygulanacağını belirtir; ikinci fıkradaki unvanın hangi kişiye ait olduğunu açıklar.
- 6102 m.46: Ticaret unvanına ek konulmasına ilişkin kuralları düzenler; madde 44 ile birlikte unvanın oluşumunu tamamlar.
TTK m.45 — Ortak hükümler
TTK m.45, bir ticaret unvanının Türkiye'de herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş başka bir unvandan ayırt edilebilmesi için gerekli olduğu hallerde, unvana ek yapılmasını düzenler. Hüküm, ticaret unvanı kullanan tacirler ve şirketler bakımından uygulanır. Maddenin metni yalnızca ayırt edicilik için ekleme yapılmasına ilişkindir; ticaret unvanının çekirdek ve eklerinin tanımını, unvanda bulunacak zorunlu ibareleri, unvanın gerçek kişi adı içermesi hâlinde şirket türü ibaresinin kısaltılamamasını ve unvanın tescil yetkisini bu maddede aramak gerekmez (m.39-44 ve m.52 ilgili hükümlerdir). Unvan değişikliğinin ticaret siciline tescil ve ilanı ile unvan uyuşmazlıklarında hukuki korumanın ileri sürülmesi usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Ortak hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ticaret unvanı
- Tacirin ticari işletmesinde kullandığı ve tacirleri birbirinden ayırt etmeye yarayan isimdir. Bu tanım TTK'nın unvanla ilgili genel düzenlemesine dayanır ve maddenin ayırt edicilik ölçütünün konusudur.
- Ayırt edicilik
- Yeni unvanın, sicilde daha önce tescil edilmiş başka bir unvandan karıştırılmayacak biçimde farklı olması durumudur. Ölçüt, Türkiye'deki herhangi bir sicil dairesinde tescil edilmiş unvanlardır; bölge ya da faaliyet alanıyla sınırlı değildir.
- Ek
- Ayırt edicilik sağlamak amacıyla tescil edilecek unvana eklenen ibaredir. Maddede ekin türü ya da içeriği belirtilmemiştir; ekleme yapılması ayırt edicilik için gereken ölçüde yeterlidir.
- Sicil dairesi
- Ticaret siciline kayıt yapılan birimdir. Maddedeki karşılaştırma, Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde tescil edilmiş unvanlara yöneliktir.
Ortak hükümler: hangi şartlar aranır?
- Yeni tescil edilecek ticaret unvanının, Türkiye'de herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olması gerekir.
- Ayırt edilmesi gereken unvanın tescil edilmiş olması, yani sicilde kayıtlı bulunması gerekir.
- Ekleme, ayırt edicilik sağlayacak ölçüde yapılmalıdır; bu ölçü aşılmış ise ek yapılmasına gerek yoktur.
- Eklenen ibare, unvanın ayırt edicilik işlevini yerine getirebilecek nitelikte olmalıdır.
Ortak hükümler: hangi sonuçları doğurur?
- Yeni unvan kayıtlı bir unvandan ayırt edilebiliyorsa, ek yapılmadan tescil edilebilir.
- Yeni unvan kayıtlı bir unvandan ayırt edilemiyorsa, ayırt edicilik için unvana ek yapılması gerekir.
- Ek yapılarak ayırt edicilik sağlanmışsa unvan bu ek ile birlikte tescil ve ilan edilir.
Ayırt edicilik gerektiren hal ile gerektirmeyen hal arasındaki fark nedir?
Yeni unvan, sicilde kayıtlı başka bir unvanla karıştırılacak ölçüde benzerse, ek yapılması zorunlu hâle gelir.
Yeni unvan, kayıtlı bir unvandan yeterince farklıysa, ek yapılmasına gerek kalmaz.
Ek yapılması yalnızca karıştırılma tehlikesi bulunduğunda gündeme gelir; aksi hâlde tescil ek olmaksızın yapılabilir.
Türkiye'deki herhangi bir sicil dairesi ile yalnızca aynı sicil dairesi arasındaki fark nedir?
Maddede karşılaştırma yapılacak sicil, Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesidir.
Yalnızca tescilin yapılacağı sicil dairesindeki unvanlar dikkate alınmaz.
Başka bir ilde kayıtlı bir unvan da ayırt edicilik ölçütü olarak dikkate alınır; bu nedenle yalnız yerel sicil taraması yeterli değildir.
Tescilli unvan ile yalnızca kullanılan unvan arasındaki fark nedir?
Maddenin ölçütü, sicilde daha önce tescil edilmiş unvandır.
Sicile tescil edilmemiş, yalnızca fiilen kullanılan bir unvan maddenin doğrudan ölçütü değildir.
Ayırt edicilik karşılaştırması sicil kayıtlarına göre yapılır; fiili kullanım bu maddenin kapsamında doğrudan değerlendirilmez.
Ortak hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ayırt edicilik karşılaştırmasını yalnızca tescilin yapılacağı sicil dairesiyle sınırlamak; oysa madde Türkiye'deki herhangi bir sicil dairesini kapsar.
- Yalnızca fiilen kullanılan, sicile tescil edilmemiş unvanı m.45 kapsamında doğrudan ayırt edicilik ölçütü saymak.
- Unvanın farklı bir ilde veya farklı bir iştigal alanında bulunmasını, karıştırılma ihtimalini tamamen ortadan kaldıracak bir neden saymak; ölçüt sicil kaydı ve karıştırılma tehlikesidir.
- Ekleme yapılmasını her hâlde zorunlu saymak; ek yalnızca ayırt edicilik gerektiğinde gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ticaret unvanının ayırt ediciliği, sicilde kayıtlı unvanlarla birlikte değerlendirilmekte ve yalnızca karıştırılma ihtimali bulunan hâllerde ek zorunluluğu doğurmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2021/8806 E., 2023/2834 K., 09.05.2023)
- Maddede yer alan ayırt edicilik ölçütünün, tescilli unvanlar bakımından Türkiye genelinde uygulandığı kabul edilmektedir. (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/155 E., 2024/12 K., 09.01.2024)
- Ticaret unvanında ek yapılmasının, unvanın korunması ve ayırt edilebilirlik ilkesiyle birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/206 E., 2024/2515 K., 27.03.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2022/5183 E., 2023/4859 K., 11.09.2023)
- Tescil öncesinde unvanın m.46 uyarınca denetlenmesi ve m.45'e göre ayırt edicilik sağlanmış olması beklenmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/197 E., 2023/3808 K., 15.06.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Ayırt edicilik karşılaştırmasını yapan kişi (tescil talep eden tacir/şirket ya da yeni unvanın tescilini engellemek isteyen taraf) ile ilgili tescilli unvanın varlığını sicil kaydıyla ispat eder; sicil kaydı en güçlü delildir.
- Karıştırılma ihtimalinin varlığını ileri süren taraf, unvanların benzerliğini ve aynı iştigal alanında faaliyet göstermesi gibi olguları ispatla yükümlüdür.
- Karşı taraf, unvanlar arasında yeterli farklılık bulunduğunu veya eklenen ibarenin ayırt edicilik sağladığını savunursa bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Sicil kayıtları dışında fiili kullanım, reklam ve tanıtım belgeleri yardımcı delil olarak kullanılabilir; ancak ayırt edicilik ölçütü sicil kaydına göre belirlenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.46: Ticaret unvanının sicile tescili sırasında ayırt edicilik ve kullanım bakımından denetim usulünü düzenler; m.45 ile birlikte uygulanır.
- 6102 sayılı Kanun m.52: Tescilli unvanın korunmasına ilişkin hükümdür; ayırt edicilik ölçütünün ihlali hâlinde m.45 ile birlikte değerlendirilir.
- 6102 sayılı Kanun m.44: Ticaret unvanında bulunacak zorunlu ibareler ve unvanın içeriğine ilişkin kurallar bakımından m.45'in ön koşulunu oluşturan unvan niteliğini belirler.
TTK m.46 — Ekler
Madde, tacirin ticaret unvanına eklenebilecek ekleri ve bu eklerin sınırlarını düzenler. Ticaret unvanına ek konulmasının koşulları (tacirin kimliği, işletmesinin genişliği, önemi ve finansal durumu hakkında yanlış izlenim yaratmama, gerçeğe ve kamu düzenine aykırı olmama), tek başına ticaret yapan gerçek kişilerin şirket izlenimi yaratan ek kullanma yasağı ve "Türk", "Türkiye", "Cumhuriyet" ve "Millî" kelimelerinin Cumhurbaşkanı kararına bağlanması bu maddenin konusudur. Madde, tacirlerin genel olarak uygulanır; ticaret unvanının çekirdek kısmını, unvanın korunmasını, zorunlu eklerin (tasfiye halinde, şube eki) hangi hallerde alınacağını ve unvanın sürekliliğini düzenlemez (m.43–45, m.47–49). Kooperatiflerin ve kamu kurum adlarının unvanda kullanımı ile izne bağlı kelimelerin izin dışı kullanımının idari ve cezai yaptırımları da bu maddenin kapsamında değildir (TTK m.51, 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve 3476 sayılı Kanun ile ilgili düzenlemeler).
Ekler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ek
- Ticaret unvanının çekirdek kısmından sonra gelen, isteğe bağlı olarak eklenebilen ikincil unsurdur. Tacir ek almak zorunda değildir; ancak ek alınacaksa madde metnindeki koşullara uygun olmalıdır.
- Yanlış izlenim
- Tacirin kimliği, işletmesinin genişliği, önemi veya finansal durumu hakkında üçüncü kişilerde gerçeğe uymayan bir kanı oluşturmasıdır. Eklerin bu nitelikte olup olmadığı, eklenen ibarenin üçüncü kişilerde nasıl algılanacağına göre belirlenir.
- Hayalî ad
- Gerçek bir kişiye ya da işletmeye bağlanmayan, uydurma nitelikte bir adı ifade eder. Hayalî adlardan oluşan ekler, madde metnine göre serbesttir ve yanlış izlenim koşulu aranmaz.
- Şirket izlenimi
- Ticaret unvanında bir şirketin varlığını çağrıştıran ibaredir. Tek başına ticaret yapan gerçek kişiler bakımından, ekin bu izlenimi uyandırması yasaktır.
- Cumhurbaşkanı kararı
- 'Türk', 'Türkiye', 'Cumhuriyet' ve 'Millî' kelimelerinin ticaret unvanına konulabilmesi için gereken yetkili onaydır. Bu kelimeler, bu karar olmadan unvanda kullanılamaz.
Ekler: hangi şartlar aranır?
- Ticaret unvanına eklenecek ibarenin tacirin kimliği, işletmesinin genişliği, önemi veya finansal durumu hakkında üçüncü kişilerde yanlış bir görüş oluşturmayacak nitelikte olması gerekir.
- Ekin gerçeğe aykırı olmaması gerekir.
- Ekin kamu düzenine aykırı olmaması gerekir.
- Ek, işletmenin özelliklerini belirtmek, unvanda yer alan kişilerin kimliklerini göstermek veya hayalî bir ad olmak niteliklerinden birini taşımalıdır.
- Tek başına ticaret yapan gerçek kişi, ticaret unvanına bir şirketin var olduğu izlenimini uyandıracak ek alamaz.
- 'Türk', 'Türkiye', 'Cumhuriyet' veya 'Millî' kelimeleri unvanda kullanılacaksa Cumhurbaşkanı kararının alınmış olması gerekir.
Ekler: hangi sonuçları doğurur?
- Ticaret unvanına eklenen ibare, madde metnindeki koşulları taşıyorsa unvanın bir parçası olarak geçerli kabul edilir.
- Yanlış izlenim yaratan, gerçeğe ya da kamu düzenine aykırı olan ekler unvanda kullanılamaz ve bu tür unvanlar tescil edilemez.
- Tek başına ticaret yapan gerçek kişinin şirket izlenimi yaratan eki kullanması, madde metnine aykırıdır.
- 'Türk', 'Türkiye', 'Cumhuriyet' veya 'Millî' kelimesi, Cumhurbaşkanı kararı olmadan unvana konulamaz.
- Hayalî adlardan oluşan ekler, madde metninde yer alan koşullara bağlı değildir.
- Ek almak tacir için zorunlu değildir; tacir isterse ek alabilir.
Hayalî adlardan oluşan ek ile diğer ekler arasındaki fark nedir?
Hayalî adlardan oluşan ek, unvanda yer alan kişilerin ya da işletmenin özelliklerini gösteren bir ibare olmadığı için bu niteliğe bağlı sınırlara tabi değildir.
İşletmenin özelliklerini, unvanda yer alan kişilerin kimliklerini gösteren ekler, yanlış izlenim, gerçeğe ve kamu düzenine aykırılık ölçütlerine tabidir.
Hayalî ad niteliğindeki ek, madde metnine göre serbesttir; diğer ekler bu ölçütlere uymak zorundadır.
Gerçek kişi tacir ile tüzel kişi tacir arasındaki fark nedir?
Tek başına ticaret yapan gerçek kişi, unvanına şirket izlenimi veren ek koyamaz.
Ortaklı bir yapı ya da tüzel kişilik olan tacir, şirket izlenimi taşıyan ek kullanabilir.
Tek başına ticaret yapan gerçek kişi 'Ve Ortakları' gibi ekler alamaz; bu yasak tüzel kişi tacirler için aynı biçimde geçerli değildir.
Cumhurbaşkanı kararına bağlı kelimeler ile diğer ekler arasındaki fark nedir?
'Türk', 'Türkiye', 'Cumhuriyet' ve 'Millî' kelimeleri izne bağlıdır.
Diğer ekler, yalnızca genel koşullara (yanlış izlenim, gerçeğe ve kamu düzenine aykırılık) tabidir.
Bu dört kelimeden birinin izinsiz kullanılması, diğer koşullar sağlansa bile unvanın tesciline engel olur.
Ekler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Hayalî ad niteliğindeki eki, yanlış izlenim koşulu aranmaksızın kabul etmek; hayalî adlar serbesttir ama yanlış izlenim sınırı diğer eklere uygulanır.
- Tek başına ticaret yapan gerçek kişinin ortaklı bir yapı izlenimi veren ekini geçerli saymak.
- 'Türk', 'Türkiye', 'Cumhuriyet' veya 'Millî' kelimelerini Cumhurbaşkanı kararı olmadan unvana konulabilir saymak.
- Ek almayı tacir için zorunlu saymak; ek almak isteğe bağlıdır.
- Madde 46/1'deki koşulları yalnızca bir koşul olarak almak; yanlış izlenim, gerçeğe ve kamu düzenine aykırılık koşullarının hepsi birlikte aranır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ticaret unvanına konulan bir ibarenin 'yanlış izlenim' yaratıp yaratmadığının, ibarenin üçüncü kişilerde nasıl algılanacağı göz önüne alınarak değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2021/1827 E., 2024/60 K., 11.01.2024)
- Aynı ticaret unvanını kullanmak isteyen bir tacirin ayırt edici bir ek alması gerektiği, ticaret unvanının ülke çapında korunması ilkesiyle bağlantılı olarak uygulanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/941 E., 2023/66 K., 15.02.2023)
- Madde 46/3 kapsamındaki kelimelerin Cumhurbaşkanı kararı olmaksızın unvanda kullanılması, unvanın sicil kaydından çıkarılmasına gerekçe yapılmaktadır. (İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/145 E., 2025/410 K., 19.06.2025)
- 'Ve Ortakları' gibi ekler, tek başına ticaret yapan gerçek kişinin unvanında şirket izlenimi yarattığı için kabul edilmemektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2025/1324 E., 2025/1854 K., 11.12.2025)
- Unvanın, madde metnindeki yasak ekleri içerip içermediğinin değerlendirilmesinde, unvanın tescil edildiği bağlam ve somut olay birlikte göz önüne alınmaktadır. (Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/345 E., 2024/1097 K., 19.11.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Ticaret unvanına konulan ekin m.46/1 kapsamında yanlış izlenim yaratmadığını ileri süren taraf, bu hususta sicil kaydı ve unvanın kullanım biçimi gibi belgelerle ispat yükünü taşır.
- Unvana konulan ekin madde 46/3 kapsamındaki bir kelime olması hâlinde, Cumhurbaşkanı kararının bulunduğunu ileri süren taraf bu kararı belgeyle kanıtlamak zorundadır; karar yoksa savunma ileri sürülemez.
- Tek başına ticaret yapan gerçek kişinin ekinin şirket izlenimi yarattığı iddiasını ileri süren taraf, unvanın kullanımını ve tacirin ortaklık yapısını gösteren belgelerle ispatlar.
- Davalı tarafın, eki hayalî bir ad olduğu gerekçesiyle savunması hâlinde, bu niteliği ispat yükü ona aittir.
- Ekin gerçeğe veya kamu düzenine aykırılığı iddiasında, iddiayı ileri süren taraf bu aykırılığı ortaya koyan belge ve delillerle ispat yükü altındadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.32: Ticaret siciline tescil edilecek unvan bakımından, yanlış izlenim yaratan veya yasak ekleri içeren unvanların tescil olunamayacağı kuralını tamamlar.
- 6102 sayılı Kanun m.51: Yasak ekleri içeren ticaret unvanının kullanılmasının cezai yaptırımını düzenler; m.46 ile birlikte uygulanır.
- 6102 sayılı Kanun m.44: Ticaret unvanının çekirdek kısmını düzenler; ek ile unvanın ilk unsuru arasındaki ayrımı belirler.
- 6102 sayılı Kanun m.47: Unvanın sürekliliğine ilişkin olup, sonradan değişen kişisel ad ve soyadı durumlarında eklerin değişmeden kalmasına imkân tanır.
TTK m.47 — Ticaret unvanının devamı
Madde, ticaret unvanında yer alan bir gerçek kişi tacirin veya ortağın adının kanunen ya da mahkeme kararıyla değişmesi halinde unvanın aynen kalabilmesini, kollektif ve komandit şirkete ile donatma iştirakine yeni ortak girmesi, ortağın ayrılması ve ölümü hallerinde unvanın değiştirilmeden sürdürülebilmesini düzenler. Hüküm, ticari işletme sahipleri, kollektif ve komandit şirketlerin ortakları ile donatma iştirakinin donatanları bakımından uygulanır. Madde, ticaret unvanının ilk oluşturulmasına ilişkin kuralları, ek zorunluluğunu ve unvanın işletme devriyle birlikte devrini düzenlemez (m.39–46 ve m.49). Ayrıca unvanın tescil ve ilan yükümlülüğü ile unvanın korunması, unvanın işletmeden ayrı devredilememesi ve bu konuda öngörülen yaptırımlar bu maddede yer almaz (m.40, m.50–52).
Ticaret unvanının devamı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ticaret unvanı
- Tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemlerde kullandığı, onu diğer tacirlerden ayırt etmeye yarayan isimdir. Yalnızca tacirler kullanabilir; esnaf ticaret unvanı kullanamaz.
- Unvanın sürekliliği
- Unvanı oluşturan kişi adı, ortak ya da işletme sahibi bakımından sonradan meydana gelen değişikliklere rağmen unvanın değiştirilmeden kullanılmaya devam edilmesidir. Bu süreklilik, unvanın ilk oluşturulmasındaki gerçeklik ilkesinden ayrı bir kuraldır.
- Ad değişikliği
- Unvanda yer alan kişinin adının kanun gereği ya da mahkeme kararıyla değişmesidir. Değişikliğin ticaret siciline tescil edilmesi gerekir.
- Donatma iştiraki
- Gemi donatımına ilişkin olarak donatanların bir araya gelmesiyle kurulan ve kollektif şirket hükümlerine benzer biçimde işleyen ortaklık türüdür. Maddenin ortaklık değişikliği hükmü bunlar bakımından da geçerlidir.
- Muvafakat
- Ayrılan ortağın ya da ölen ortağın mirasçılarının, adlarının unvanda kalmasına yazılı olarak verdiği izindir. Yazılı şekil koşulu bu izin için aranır.
Ticaret unvanının devamı: hangi şartlar aranır?
- Unvanda yer alan adın kanunen değişmiş olması veya yetkili makamlarca ya da ilgilinin talebi üzerine mahkeme kararıyla değiştirilmiş olması gerekir; bu hâlde unvan değiştirilmeden kalabilir.
- Gerçek kişi tacir ya da kollektif, komandit şirket ile donatma iştiraki bakımından unvanda ad ve soyadı yer alan kişinin ortak veya donatan sıfatı bulunmalıdır.
- Kollektif, komandit şirkete ya da donatma iştirakine yeni ortak veya donatan girdiğinde unvanın değiştirilmesi zorunlu değildir; yeni ortak girişi unvanın korunmasını engellemez.
- Adı unvanda yer alan ortağın şirketten ayrılması halinde unvanda adının kalabilmesi için ayrılan kişinin yazılı izni alınmış olmalıdır.
- Adı unvanda yer alan ortağın ölümü halinde unvanın eski biçimiyle devam edebilmesi için mirasçıların ölenin yerine geçerek şirketin devamını kabul etmesi ya da şirkete girmemekle birlikte ölenin adının unvanda kalmasına yazılı izin vermesi gerekir.
- Adın değişmesi halinde unvan değişmeden kalsa da değişiklik ticaret siciline tescil ettirilmelidir.
Ticaret unvanının devamı: hangi sonuçları doğurur?
- Adın kanunen ya da mahkeme kararıyla değişmesi hâlinde unvan olduğu gibi kalabilir; değişiklik ayrıca ticaret siciline tescil edilmelidir.
- Kollektif, komandit şirkete ya da donatma iştirakine yeni ortak girmesi unvanın değiştirilmesini gerektirmez.
- Unvanda adı bulunan ortak şirketten ayrılırsa ve yazılı izin verilirse ad unvanda kalabilir; izin verilmezse adın unvandan çıkarılması gerekir.
- Unvanda adı bulunan ortağın ölümü hâlinde mirasçılar şirketin devamını kabul eder ya da yazılı izin verirse unvan eski biçimiyle kullanılabilir.
- Ortaktan ayrılma sonrasında unvanda 'ortakları' ibaresinin kalması ve ortak sayısının tekil kalması hâlinde ibarenin yanıltıcı olmaması için tekilleştirilmesi gerekir.
- Gerçek kişi tacirin ölümü hâlinde mirasçıların unvanı aynen kullanabilmesi maddede açıkça düzenlenmemiştir; bu sonuç maddenin ortak ölümüne ilişkin hükmünden kıyasen çıkarılmaktadır. (metinde açıkça belirtilmemiş; sonucundan çıkarılmıştır)
Ad değişikliği ile ortak ayrılması arasındaki fark nedir?
Adın kanunen ya da mahkeme kararıyla değişmesi kişinin kendi iradesi dışındaki bir olaydır ve ilgilinin muvafakatine bağlı değildir.
Ortağın şirketten ayrılması ise ayrılan kişinin iradesine bağlıdır ve adının unvanda kalması yazılı izne tabidir.
Ad değişikliğinde yazılı izin aranmaz, yalnızca tescil gerekir; ayrılan ortakta ise yazılı izin olmadan ad unvanda kalamaz.
Yeni ortak girişi ile ortağın ayrılması arasındaki fark nedir?
Yeni ortak girmesi unvanda yer alan ortağın durumunu değiştirmez ve unvanın değiştirilmesini gerektirmez.
Unvanda adı yer alan bir ortağın ayrılması, adının unvanda kalıp kalmayacağı sorununu doğurur.
Yeni ortak girişinde unvan aynen kalır; ayrılmada ise ayrılan ortağın yazılı izni olmadan adı unvanda tutulamaz.
Ortağın sağ kalması ile ortağın ölümü arasındaki fark nedir?
Ortak sağ iken ayrılma kararı ve yazılı izin ile unvanın korunması sağlanır.
Ortağın ölümünde mirasçılar ölenin yerine geçer ya da yazılı izin verir; mirasçıların iradesi devreye girer.
Ölüm hâlinde, mirasçıların ya şirketin devamını kabul etmesi ya da yazılı izin vermesi aranır; yalnızca unvanda kalma iradesi yeterli görülmez.
Kollektif-komandit şirket ve donatma iştiraki ile gerçek kişi tacir arasındaki fark nedir?
Kollektif ve komandit şirketlerde ile donatma iştiraklerinde unvanda ortakların adları bulunabilir ve ortaklık değişiklikleri maddenin ikinci fıkrası kapsamındadır.
Gerçek kişi tacirde unvanın çekirdeğini kişinin kendi adı ve soyadı oluşturur ve maddenin birinci fıkrası ad değişikliğini düzenler.
Şirket ortaklığında ikinci fıkranın izin ve muvafakat koşulları, gerçek kişi tacirde ise birinci fıkranın ad değişikliği hükmü uygulanır.
Ticaret unvanının devamı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ortağın ayrılmasında yazılı izin yerine sözlü veya örtülü izni yeterli saymak; madde yazılı şekli açıkça aradığı için bu yanlıştır.
- Ad değişikliğinde unvanın değişmeden kalabilmesi için tescil yapılmasını gereksiz görmek; tescil zorunludur.
- Ortağın ölümünde mirasçıların yalnızca unvanda kalmasını istemesini yeterli saymak; madde şirketin devamını kabul veya yazılı izin koşulunu aramaktadır.
- Yeni ortak girişini unvan değişikliği gerektiren bir olay olarak değerlendirmek; madde açıkça unvanın değişmeden kalabileceğini belirtir.
- Maddeyi gerçek kişi tacirin ölümü hâline doğrudan uygulamak; madde bu hâli açıkça düzenlemediği için kıyas ve genel ilkeler gerekir.
- Esnafın ticaret unvanı kullanabileceğini düşünmek; unvan yalnızca tacirlere tanınmıştır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ticaret unvanında adı bulunan ortağın şirketten ayrılmasından sonra şirkette bu ortak dışında yalnızca bir ortağın kalması hâlinde 'ortakları' ekinin yanıltıcı olmaması için tekil hâle getirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/8806 E., 2023/2834 K., 09.05.2023)
- Ticaret unvanında yer alan kişinin adında değişiklik olması hâlinde unvanın değişmeden kalabilmesi için tescil yoluyla değişikliğin sicile işlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/3501 E., 2024/5653 K., 08.07.2024)
- Unvanın sürekliliğine izin veren hükümlerin, unvanın ayırt ediciliğini ve kamu düzenine uygunluğunu ortadan kaldırmayacağı, bu nedenle unvanın korunmasının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/140 E., 2021/428 K., 28.12.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Unvanın değiştirilmeden kullanılmasını talep eden taraf, adın kanunen ya da mahkeme kararıyla değiştiğini nüfus kaydı, mahkeme kararı ya da sicil kaydıyla ispatlamalıdır.
- Ortağın ayrılması hâlinde yazılı izin belgesinin varlığı ispat yükü ile ileri sürülür; sözlü izin yazılı şekil koşulunu karşılamaz.
- Ortağın ölümü hâlinde mirasçıların şirketin devamını kabul ettiğini ya da yazılı izin verdiğini, yazılı beyan ya da sicil kaydıyla ispatlamaları gerekir.
- Unvanın korunmasının ya da değişiklik yapılmadan kullanılmasının hukuka uygunluğunu iddia eden taraf, tescilin yapıldığını sicil kaydıyla göstermelidir.
- Unvanın değiştirilmeden kullanılmasına itiraz eden taraf, koşulların eksik olduğunu, özellikle yazılı izin ya da tescil bulunmadığını ileri sürerek ispat yükünü değiştirebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.39: Tacirin unvanını ticari işletmesiyle ilgili işlemlerde ve belgelerde kullanma yükümlülüğünü düzenler; unvanın sürekliliğinin uygulandığı unvanın kullanılması bu hükme göre gerçekleşir.
- 6102 sayılı Kanun m.40: Unvanın ticaret siciline tescil ve ilan edilmesini düzenler; ad değişikliğinin tescili gerekliliği bu hükmün tescil sistemine dayanır.
- 6102 sayılı Kanun m.41: Gerçek kişi tacirin unvanının çekirdeğini kişinin ad ve soyadından oluşturmasını öngörür; birinci fıkradaki ad değişikliği hükmünün çıkış noktasıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.45: Ayırt edici ek zorunluluğunu düzenler; yeni ortak girişi ve ad değişikliği hâllerinde unvanın korunmasına bu hüküm ek bir sınır getirmez, ancak ayrı bir işletme açılması hâlinde ek almak zorunluluğu bu hükümle doğar.
- 6102 sayılı Kanun m.49: Ticari işletmenin devrinde unvanın da devrini ve devralanın unvanı aynen kullanabilmesini düzenler; ölüm sonrası devamla birlikte işletme devrinin unvana etkisini tamamlar.
- 6102 sayılı Kanun m.50: Tescilli unvanı kullanma hakkının yalnızca sahibine ait olduğunu düzenler; maddenin unvanın devamına izin vermesi bu tekel ilkesinin sınırını oluşturur.
TTK m.48 — Şubeler
TTK m.48, şubenin ticaret unvanını düzenler: şubenin merkezin ticaret unvanını kullanma zorunluluğu, unvana ek yapılması, unvan hakkında m.41 ve m.45'in uygulanması ve merkezi yurt dışında bulunan işletmelerin Türkiye'deki şubelerinin unvanında bulunması gereken öğeler. Hüküm, şubenin tacirin ticari işletmesinin bir parçası olduğu hallerde uygulanır ve merkezi Türkiye'de ya da yurt dışında olan her tacir için geçerlidir. Maddede şubenin tescili ve ilanı, odaya kaydı, merkez ve şube arasındaki yetki ve dava ilişkileri düzenlenmez; bunlar ilgili kanun ve maddelerinde yer alır (tescil ve ilan için TTK m.40; iflas davasının yetkisi ve dava yetkisi için ilgili usul hükümleri). Ticaret unvanının genel kuralları ve unvanın korunmasına ilişkin ayrıntılar da m.39 vd. hükümlerinde yer alır ve bu madde yalnız şubeye özgü unvan kuralını koyar.
Şubeler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ticaret unvanı
- Tacirin işletmesinde kullandığı ve onu diğerlerinden ayıran addır. Şubenin unvanı bağımsız bir unvan değil, merkezin unvanına şube olduğunu belirten eklerin yapıldığı bir unvandır.
- Merkez
- İşletmenin idari, hukuki ve ticari faaliyetlerinin toplandığı ve yürütüldüğü yerdir. Gerçek kişi tacirde yerleşim yerinden farklı olabilir; tüzel kişide şirket sözleşmesinde gösterilen yerdir.
- Unvana ek
- Merkezin unvanına şubeye ilişkin eklerin eklenmesidir. Ek, şubenin bulunduğu yeri veya şubeye ait diğer bilgileri gösterebilir; ancak şube olduğunun belirtilmesi zorunludur.
- Yabancı merkezli şube
- Merkezi Türkiye dışında bulunan işletmenin Türkiye'deki şubesidir. Bu şubede merkezin ve şubenin bulunduğu yerlerin ve şube olduğunun unvanda gösterilmesi, maddenin üçüncü fıkrasındaki ek bir zorunluluktur.
Şubeler: hangi şartlar aranır?
- Şubenin merkeze bağlı bir işyeri olması ve merkezle aynı gerçek veya tüzel kişiye ait bulunması gerekir.
- Şubenin, merkezin ticaret unvanını kullanması zorunludur; şube bağımsız bir unvan seçemez.
- Şubenin unvanında, şube olduğunun belirtilmesi zorunludur.
- Unvana şubeye ilişkin ekler yapılabilir; bu ekler isteğe bağlıdır ve şube olduğunun belirtilmesinin yerine geçemez.
- Unvan hakkında m.41 ve m.45 hükümlerinin şubeye de uygulanması gerekir.
- Merkezi yabancı ülkede bulunan işletmenin Türkiye'deki şubesinde, merkezin bulunduğu yerin, şubenin bulunduğu yerin ve şube olduğunun unvanda gösterilmesi gerekir.
Şubeler: hangi sonuçları doğurur?
- Şube, merkezin ticaret unvanını ve şube olduğunu belirterek kullanmak zorundadır; bu yükümlülüğe uymayan şube, unvan kurallarına aykırı davranmış olur.
- Şubenin unvanına ek yapılabilir; ancak bu ekler şube olduğunun belirtilmesi zorunluluğunun yerine geçmez.
- Unvan hakkında m.41 ve m.45 hükümleri şubeye de uygulanır; bu nedenle unvanın ayırt ediciliği ve yanıltıcılık yasağı şube unvanı için de geçerlidir.
- Merkezi yurt dışında bulunan işletmenin Türkiye'deki şubesi, unvanında merkezin ve şubenin bulunduğu yerleri ve şube olduğunu göstermezse üçüncü fıkra kuralına aykırı davranmış olur.
- Şubenin unvanı merkezin unvanından bağımsız seçilemez; şubenin unvanı merkezinkiyle özdeş kalır ve yalnız eklerle ayrışır.
Yerli merkezli şube ile yabancı merkezli şube arasındaki fark nedir?
Merkezi Türkiye'de bulunan şubenin unvanında merkezin unvanı, şube olduğu ve (fıkra 1 uyarınca) bunun belirtilmesi yeterlidir.
Merkezi yabancı ülkede bulunan işletmenin Türkiye'deki şubesinde, bunlara ek olarak merkezin ve şubenin bulunduğu yerlerin gösterilmesi de gerekir.
Yabancı merkezli şubenin unvanında üçüncü fıkra gereği iki yer adı ek olarak yer alır; bu öğelerden biri eksik olursa unvan şartına uyulmamış olur.
Zorunlu unvan öğesi ile isteğe bağlı ek arasındaki fark nedir?
Merkezin unvanı ve şube olduğunun belirtilmesi zorunludur.
Şubeye ilişkin diğer ekler, kanunda 'yapılabilir' denilerek isteğe bağlı bırakılmıştır.
Zorunlu öğelerin eksikliği unvan kurallarına aykırılık doğurur; isteğe bağlı eklerin yapılmaması aykırılık oluşturmaz.
Şubeler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Şubenin kendi bağımsız bir ticaret unvanı bulunduğunu varsaymak; şubenin unvanı merkezin unvanından türetilir ve merkezle aynı olmalıdır.
- Unvana eklenen 'şube' ibaresinin isteğe bağlı olduğunu düşünmek; şube olduğunun belirtilmesi zorunludur, yalnız ek yapılması isteğe bağlıdır.
- Yabancı merkezli şubede yalnız şube yerinin yazılmasının yeterli olacağını sanmak; üçüncü fıkra hem merkez hem şube yerinin gösterilmesini ister.
- Şubenin unvan kurallarını yalnız m.48'e göre değerlendirmek ve m.41 ile m.45'in şube için de uygulanacağını gözden kaçırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Şubenin unvanının merkezin unvanından bağımsız seçilemeyeceği ve merkez unvanına şube olduğunu gösteren eklerin eklenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (10. Daire, 2021/3131 E., 2021/3639 K., 24.06.2021)
- Şubelerin anonim şirket tüzel kişiliğinden ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığı, bu nedenle şubenin kendi adına dava tarafı olamayacağı kabul edilmektedir. (10. Daire, 2020/3228 E., 2020/4619 K., 09.11.2020)
- Şubenin unvanının ticaret unvanına ilişkin genel hükümler (m.39 vd.) çerçevesinde değerlendirildiği ve ayırt edicilik bakımından m.41 ve m.45 hükümlerinin uygulandığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/8806 E., 2023/2834 K., 09.05.2023; İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/140 E., 2021/428 K., 28.12.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Şubenin unvanındaki aykırılığı ileri süren taraf, şubenin merkezin unvanını kullanmadığını ya da şube olduğunu belirtmediğini bir ticaret sicili kaydı, unvan belgesi veya tabela örneğiyle ispatlamalıdır.
- Merkezi yabancı ülkede bulunan işletmenin Türkiye'deki şubesinde, unvanda merkez ve şube yerlerinin gösterilmediği iddiasını ileri süren taraf, ticaret sicil kaydındaki unvanı ve sicil kaydını delil olarak sunmalıdır.
- Unvanın ayırt ediciliğine ya da yanıltıcılığına dayanan karşı tarafın savunması, unvanın kullanım alanına ilişkin delille (faaliyet, tanıtım, tescil belgesi) ispatlanır.
- Şube unvanının merkez unvanıyla uyumlu olduğu savunmasında, bu uyumun ticaret sicil kaydı ve merkezin tescilli unvanı ile karşılaştırılmasıyla gösterilmesi gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.41: Ticaret unvanının ayırt ediciliği ve yanıltıcılık yasağına ilişkin hükmü içerir; m.48/2 uyarınca şubenin unvanı hakkında da uygulanır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.45: Ticaret unvanının kullanımına ve tescil edilmiş unvanın korunmasına ilişkin hükmü içerir; m.48/2 uyarınca şube unvanı için de uygulanır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.40: Şubenin tescili, ilanı ve merkezi yurt dışında bulunan işletmenin Türkiye'deki şubesinin tescili konularını düzenler; m.48 unvan kurallarını tamamlar.
TTK m.49 — Ticaret unvanının devri
Madde, ticaret unvanının işletmeden ayrı olarak devredilemeyeceğini (birinci fıkra) ve işletmenin devrinde aksi açıkça kabul edilmedikçe unvanın da devralanana geçeceğini, devralanın unvanı aynen kullanabileceğini (ikinci fıkra) düzenler. Kişilere göre ayrım yapmaz; devreden ve devralan tacirler arasında işletme devri yapıldığında uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: unvanın değişmeden kullanılmasına izin veren hâller, yani ortağın ayrılması, ölüm ve ad değişikliği (m.47); şubelerin ve tasfiye halindeki şirketlerin unvan eki zorunlulukları (m.48); unvanın tescili ve ayırt edicilik ölçütleri (m.45, m.41); işletme devrinin şekli ve tescili (m.11); unvanın hukuka aykırı kullanımına karşı korunması ve sicilden terkine ilişkin usul (m.50-52).
Ticaret unvanının devri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ticaret unvanı
- Tacirin işletmesinde kendisini diğer tacirlerden ayırt etmek için kullandığı tanıtma aracıdır. Tek başına bir malvarlığı değeri taşıyan ve işletmeden bağımsız dolaşıma sokulamayan bir haktır.
- İşletmeden ayrı devir yasağı
- Ticaret unvanının, bağlı bulunduğu ticari işletme devredilmeden tek başına başkasına aktarılamaması kuralıdır. Unvanın, işletmenin fiilen veya hukuken devredilmesi olmadan devri geçersizdir.
- İşletme devri
- Bir tacirin ticari işletmesinin bütün ya da bir bölümünün, aktif ve pasif unsurlarıyla birlikte başkasına geçirilmesidir. Yalnızca birkaç eşyanın satışı işletme devri sayılmaz.
- Aksi açıkça kabul
- Devir sözleşmesinde unvanın devrin kapsamı dışında tutulduğunun açıkça kararlaştırılmasıdır. Bu kararlaştırma yapılmadıkça unvan devrin kapsamına girer.
Ticaret unvanının devri: hangi şartlar aranır?
- Ticaret unvanının tek başına, işletmeden ayrı olarak devredilmemesi gerekir; bu hâlde yapılan devir işlemi hukuken geçersizdir.
- Bir ticari işletmenin devrinin gerçekleşmiş olması gerekir; devir sözleşmesi ile işletmenin unsurları devralana geçmelidir.
- Devir sözleşmesinde unvanın devrin dışında tutulduğunun açıkça kabul edilmiş olmaması gerekir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça unvan kendiliğinden devrin kapsamına girer.
- Devralanın unvanı aynen kullanabilmesi için unvanın devrin kapsamında bulunması gerekir; devralan ayrıca değişiklik yapmak zorunda değildir.
Ticaret unvanının devri: hangi sonuçları doğurur?
- Unvan işletmeden ayrı olarak devredilirse bu devir hükümsüz olur ve unvanın kullanım hakkı devredene kalır.
- İşletme devredildiğinde taraflar aksini açıkça kabul etmedikçe unvan da devralana geçer.
- Devralan, unvanı aynen kullanma hakkına sahiptir ve unvanda değişiklik yapmak zorunda değildir.
- Devir sözleşmesinde unvanın devir dışı bırakılması kararlaştırılmışsa, devralan unvanı kullanamaz; devreden unvanı yalnızca bu işletmeyle birlikte devredebilir.
- Unvanın işletmeden ayrı devri, cezai yaptırımı da gerektirir (m.51 bağlantısı).
Unvanın tek başına devri ile işletme ile birlikte devri arasındaki fark nedir?
Unvanın tek başına, işletmeden ayrı olarak devri; birinci fıkraya göre yasaktır.
Unvanın bağlı olduğu işletmenin devri ile birlikte devri; ikinci fıkraya göre kural olarak serbesttir.
Tek başına yapılan devir hükümsüzdür; işletme ile birlikte yapılan devirde unvan devralana geçer.
Varsayılan devir ile sözleşmeyle devir dışı bırakma arasındaki fark nedir?
Devir sözleşmesinde unvanın kapsam dışı tutulmadığı hâl; unvan kendiliğinden devralana geçer.
Taraflarca açıkça aksi kabul edildiği hâl; unvan devredenin elinde kalır.
Birinci hâlde devralan unvanı aynen kullanır; ikinci hâlde devralan unvanı kullanamaz ve devredilemeyen unvan için ayrıca devir yapılamaz.
Devralanın unvanı aynen kullanması ile yeni işletme açan devredenin unvanı kullanması arasındaki fark nedir?
İşletmeyi devralan tacir, devir ile birlikte gelen unvanı aynen kullanabilir.
İşletmeyi devreden kişi sonradan yeni bir işletme açarsa eski unvanı aynen kullanamaz.
Devralan için unvan değişikliği zorunlu değildir; devreden için yeni işletmede unvana ayırt edici ek alınması gerekir (m.45 bağlantısı).
Ticaret unvanının devri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Devir sözleşmesinde unvan hakkında hüküm bulunmamasını unvanın devrin dışında kaldığı şeklinde yorumlamak; oysa aksi açıkça kabul edilmedikçe unvan devrin kapsamına girer.
- Unvanın işletme ile birlikte devrini, unvanın tek başına devri gibi değerlendirmek; birinci fıkraya göre tek başına devir yasaktır.
- Devralanın unvanı aynen kullanabilmesi için ayrıca tescil değişikliği yapmak zorunda olduğunu sanmak; metin ayrıca değişiklik gerektirmez, ancak tescil ve ilan işlemleri ayrıca yürütülür.
- Devreden tacirin işletmeyi devrettikten sonra yeni bir işletmede eski unvanını aynen kullanabileceğini düşünmek; bu hâlde m.45 uyarınca ayırt edici ek gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Devir sözleşmesinde unvanın kapsam dışı bırakıldığının açıkça yazılı olup olmadığına bakılması, unvanın devrinin kapsamını belirlemede esas alınmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2023/4896 E., 2024/6527 K., 18.09.2024)
- Unvanın devredilmesi hâlinde kapsam dışı tutulup tutulmadığının sözleşme metninden ayrılmadığı, dava açılış tarihine göre yapılan değerlendirmede kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/3501 E., 2024/5653 K., 08.07.2024)
- Ticaret unvanının tescili ve korunmasının, Türk Ticaret Kanunu'nun 39-53. maddeleri çerçevesinde değerlendirildiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/8806 E., 2023/2834 K., 09.05.2023; İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/140 E., 2021/428 K., 28.12.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Unvanın devralana geçtiğini ileri süren taraf, devrin bir ticari işletme ile birlikte yapıldığını ve devir sözleşmesinde unvanın kapsam dışı bırakılmadığını ispatlamalıdır; ispat yükü bu tarafa aittir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/4896 E., 2024/6527 K., 18.09.2024)
- Devir sözleşmesinin yazılı olması ve unvanın kapsam dışı tutulmadığının metinden anlaşılması en güçlü delildir; sözleşmede unvana ilişkin bir hüküm bulunmaması, unvanın devrinin kapsamda olduğunu gösterir.
- Unvanın kapsam dışı bırakıldığını iddia eden taraf, bu kararlaştırmayı yazılı belge veya tanık gibi delillerle ispatlamalıdır; açık kabul olmadan aksi kabul edilemez. (11. Hukuk Dairesi, 2023/3501 E., 2024/5653 K., 08.07.2024)
- Unvanın işletmeden ayrı olarak devredildiği iddiasında, devri yapan tarafın unvanın tek başına devrini kabul ettiğinin belgelenmesi gerekir; bu durumda devrin geçersizliği ileri sürülebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.11: İşletme devrinin kapsamını ve devralanın işletmeye tahsis edilmiş unsurları devralmasını düzenler. Unvanın devri m.49 uyarınca bu genel kuralın bir parçasıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.47: Ortağın ayrılması, ölümü ya da ad değişikliği hâllerinde unvanın değişmeden kullanılmasına izin verir; m.49 ise işletme devrinde aynı sonucu düzenler.
- 6102 sayılı Kanun m.45: Devreden tacirin yeni bir işletme açması hâlinde eski unvanına ayırt edici ek alması gerektiğini düzenler; m.49'un uygulanmasında sınır oluşturur.
- 6102 sayılı Kanun m.51: Unvanın işletmeden ayrı olarak devredilmesinin cezai müeyyide gerektirdiğini düzenler; m.49 birinci fıkrasının yaptırım tarafıdır.
TTK m.50 — İlke
Madde, usulen tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanını kullanma hakkının kime ait olduğunu düzenler; kullanma hakkını tescilli unvanın sahibine tanıyan tekel ilkesini koyar. Hüküm, tescil ve ilan işlemi tamamlanmış ticaret unvanları bakımından uygulanır ve tacir olan gerçek veya tüzel kişilerin unvanlarını kapsar. Madde, unvanın oluşturulmasındaki ek kurallarını, unvan değişikliklerinin koşullarını, tescilli unvana karşı korunma yollarını ve tazminat taleplerini düzenlemez; bunlar sırasıyla unvanın oluşturulması (m.45 ve m.46), unvanın sürekliliği (m.47–49) ve unvanın korunması (m.52) hükümlerinde yer alır. Tescilsiz unvanların haksız rekabet hükümleriyle korunması (m.54 vd.) ve işletme adına ilişkin tekel (m.53) ayrı başlıklar altında incelenir.
İlke: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ticaret unvanı
- Tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemlerinde kullandığı, onu tanıtan ve diğer tacirlerden ayıran addır. Yalnızca tacirler kullanabilir; tacir olmayan esnaf ticaret unvanı kullanamaz.
- Usulen tescil ve ilan
- Unvanın ticaret siciline tescil edilmesi ve kanuni yollarla ilan edilmesi işlemidir. Tekel hakkı yalnızca bu şekilde tamamlanmış unvanlar için doğar; tescil edilmemiş unvanlar bu korumadan yararlanamaz.
- Tekel hakkı
- Tescilli unvanın yalnızca sahibi tarafından kullanılabilmesi anlamına gelen mutlak haktır. Koruma alanı Türkiye'nin tamamıdır ve sicil çevresiyle sınırlı değildir.
İlke: hangi şartlar aranır?
- Ticaret unvanının ticaret siciline tescil edilmiş ve kanunda öngörülen usulde ilan edilmiş olması gerekir.
- Unvanı kullanmak isteyen kişinin, unvanın sahibi olmadığı hâlde aynı unvanı kullanmaması gerekir; kullanım hakkı yalnızca unvan sahibine aittir.
- Unvanın sahibi, unvanını kanuna uygun biçimde ve tescil edildiği haliyle kullanmalıdır.
İlke: hangi sonuçları doğurur?
- Tescil ve ilan edilmiş unvanı yalnızca sahibi kullanabilir; başka bir kişinin aynı unvanı kullanması, kanunun tekel hükmüne aykırılık oluşturur.
- Unvan sahibinin tekel hakkı, unvanın kullanıldığı yeri sınırlamaz ve Türkiye genelinde geçerlidir.
- Tescil ve ilan işlemi tamamlanmamış unvan bu maddeye göre tekel koruması sağlamaz; bu hâlde unvan yalnızca haksız rekabet hükümleriyle korunabilir.
- Unvanın kullanma hakkı, tecavüz hâlinde m.52 uyarınca tespit, yasaklama, değiştirme veya silme ve tazminat taleplerini doğurur.
Tescilli unvan ile tescilsiz unvan arasındaki fark nedir?
Usulen tescil ve ilan edilmiş unvan, sahibine münhasır kullanım hakkı verir ve TTK m.52 uyarınca özel koruma altındadır.
Tescil ve ilan edilmemiş unvan üzerinde bu tekel hakkı doğmaz; koruma yalnızca haksız rekabet hükümlerine dayanır (TTK m.54 vd.).
Tescilli unvan sahibi, tecavüzde tespit, men, tescil değişikliği ve tazminat gibi talepleri m.52 üzerinden ileri sürebilir; tescilsiz unvan sahibinin dayanacağı yol haksız rekabettir.
Tacir ile esnaf arasındaki fark nedir?
Tacir, ticari işletmesi için tescilli ticaret unvanı kullanır ve bu unvan üzerinde m.50 kapsamında münhasır hak sahibi olur.
Esnaf ticaret unvanı kullanamaz; yalnızca işletme adı kullanabilir.
Esnaf, tescilli ticaret unvanına dayanarak m.50 kapsamında hak iddia edemez; işletme adı için ise TTK m.53 ayrı bir tescil rejimi getirir.
İlke: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tescil ve ilan edilmemiş unvana m.50 tekelini uygulamak; bu durumda koruma yalnızca haksız rekabet hükümlerinden doğar.
- Tekel hakkının sicil çevresiyle sınırlı olduğunu düşünmek; tescilli unvanın koruma alanı Türkiye genelidir.
- Esnafın tescilli ticaret unvanını kullanabileceğini varsaymak; esnaf yalnızca işletme adı kullanabilir.
- Tekel hakkını yalnızca tecavüzün tazminat yönüyle sınırlı görmek; m.50 kullanma hakkını tümüyle sahibine bırakır, koruma talepleri m.52'de ayrıca düzenlenmiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tescilli unvanın ayırt edici ek alınmadan aynen kullanılmasının tekele aykırılık oluşturduğu kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1994 E., 2026/719 K., 28.04.2026; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1752 E., 2026/623 K., 13.04.2026)
- Tescil ve ilan şartının gerçekleşmediği unvanlarda m.50 tekelinin doğmadığı, koruma talebinin haksız rekabet hükümlerine dayandırılması gerektiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1906 E., 2026/586 K., 09.04.2026)
- Aynı unvanı taşıyan iki tacirden ilk tescil ettiren tarafın, ikinci tacirden ayırt edici ek almasını talep edebildiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/2108 E., 2026/588 K., 09.04.2026)
- Tekel ihlalinin tespitinde, unvanın tescil tarihi ve sicil kaydının ilk belge olarak değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1794 E., 2026/542 K., 02.04.2026)
- Unvan sahibinin tekel hakkını ileri sürerken, karşı tarafın unvanın gerçek sahibine ait olmadığını ileri sürmesinin ayrıca değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1602 E., 2026/353 K., 27.02.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Tekel hakkına dayanan tarafın, unvanın usulen tescil ve ilan edildiğini ticaret sicil kaydı ve ilan belgeleriyle ispatlaması gerekir.
- Tecavüzü iddia eden taraf, karşı tarafın aynı unvanı kullandığını fiilen gösteren belge, tabela, fatura veya internet kaydı gibi delillerle ispat yükü altındadır.
- Karşı taraf, kendi unvanının tescilli ve kanuna uygun olduğunu sicil kaydıyla veya ek alarak kullandığını göstererek savunma yapabilir; bu savunmanın ispat yükü de kendisindedir.
- Unvanın tescilsiz olduğu savunması yapılırsa, bu iddiayı ileri süren taraf sicil kaydının bulunmadığını ispatlamalıdır; tescil kaydı sicilden celp edilerek değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.52: Tescilli unvanın haksız kullanımına karşı tespit, yasaklama, değiştirme, silme, tazminat gibi talepleri düzenler; m.50'deki tekel hakkının koruma aracıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.53: İşletme adı için aynı mantığı kurar; tescil edilmiş işletme adları hakkında m.50 uygulanır.
- 6102 sayılı Kanun m.54: Tescil edilmemiş unvanların haksız rekabet hükümleriyle korunmasının dayanağıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.46: Unvanın oluşturulmasında uyulacak kuralları düzenler; tekelin konusu olan tescilli unvanın nasıl oluşacağını belirler.
TTK m.51 — Bildirim ve ceza
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 51. maddesi, ticaret unvanına ilişkin bildirim yükümlülüğünü ve unvan kurallarına aykırılığın cezai yaptırımını düzenler. Birinci fıkra, mahkemeler, memurlar, ticaret ve sanayi odaları, noterler ve Türk Patent Enstitüsü gibi kamu görevlilerine ve kurumlara, unvanın tescil edilmediğini ya da kanuna aykırı tescil edildiğini veya kullanıldığını öğrenmeleri halinde yetkili makamlara bildirim yükümlülüğü getirir. İkinci ve üçüncü fıkralar ise unvan kurallarını ihlal edenlere uygulanacak idari ve adli yaptırımları belirler. Madde, unvanın hangi koşullarda kullanılabileceğini (m.39 vd.) ve unvanın devrini (m.49) ayrıntılı olarak düzenlemez; bu konular ilgili maddelerde yer alır. Ayrıca unvanın tescil ve ilanına ilişkin usul (m.50), unvan kullanımının hukuki sonuçları ve hükümsüzlük ile terkin davası gibi özel hukuk yolları da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Bildirim ve ceza: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ticaret unvanı
- Tacirin ticari işletmesinde kullandığı ve onu diğerlerinden ayıran ad niteliğindeki isimdir. Unvanın kullanım ve tescil koşulları madde metninde değil, m.39 vd. hükümlerinde düzenlenmiştir.
- Yetkili makam
- Unvana aykırılığın bildirileceği, ilgili kanunun öngördüğü resmi merci veya kuruluştur. Madde, ihbar edilecek makamın kimler olduğunu ayrıca sınırlamaz; ilgili kanunlara göre belirlenir.
- İdari para cezası
- Kanunda öngörülen ve idari makamlarca uygulanan parasal yaptırımdır. Madde ikinci fıkrada ceza tutarını belirler; tutar yeniden değerleme ile güncellenir.
- Adli para cezası ve hapis
- Üçüncü fıkrada öngörülen, mahkemece verilen cezalardır. Bu yaptırımlar yalnızca m.46 ve m.49 aykırılıklarında uygulanır.
Bildirim ve ceza: hangi şartlar aranır?
- Bildirim yükümlülüğü bakımından, faillerin ilgili kamu görevlisi veya kurum olması ve görevleri sırasında unvanın tescil edilmediğini, kanuna aykırı tescil edildiğini ya da kullanıldığını öğrenmiş olması gerekir.
- Yükümlülüğün doğması için bu bilginin görev sırasında edinilmesi aranır; görev dışında edinilen bilgi bu kapsamda değerlendirilmez.
- İkinci fıkra kapsamında ihlalin, m.39 ilâ 45 veya m.48 hükümlerine aykırı olarak gerçekleşmesi gerekir.
- Üçüncü fıkra kapsamında ihlalin m.46'ya aykırılık ya da m.49'a aykırı olarak unvanın devredilmesi, devralınması veya kullanılması biçiminde gerçekleşmesi gerekir.
- İdari para cezasının uygulanabilmesi için failin kusurlu olması ve fiilin tamamlanmış bir ihlal oluşturması aranır.
Bildirim ve ceza: hangi sonuçları doğurur?
- Birinci fıkradaki yükümlülüğü yerine getirmeyen kamu görevlisi, bu madde kapsamında ceza almaz; ancak ilgili mevzuat uyarınca sorumlu tutulabilir.
- Birinci fıkra uyarınca bildirim, öğrenilen aykırılığın yetkili makama iletilmesi ile yerine getirilmiş olur.
- Madde 39 ilâ 45 veya 48 inci maddeleri ihlal edenler, idari para cezasıyla cezalandırılır; cezanın tutarı 44.443 Türk Lirasıdır.
- Madde 46 ncı maddeyi ihlal edenler veya 49 uncu maddeye aykırı olarak ticaret unvanını devredenler ile devralan ve kullananlar, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.
- İkinci ve üçüncü fıkradaki yaptırımlar, ihlalin gerçekleşmediği hallerde uygulanmaz.
Bildirim yükümlülüğü ile cezai yaptırım arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, kamu görevlilerine ve kurumlara öğrendikleri unvan aykırılığını bildirme yükümü getirir.
İkinci ve üçüncü fıkralar, unvan kurallarını ihlal edenlere yaptırım uygular.
Bildirmeyen kamu görevlisi bu maddeye göre cezalandırılmaz; yaptırım yalnızca ihlali gerçekleştirenler için söz konusudur.
İdari para cezası (ikinci fıkra) ile adli yaptırım (üçüncü fıkra) arasındaki fark nedir?
İkinci fıkra, m.39 ilâ 45, m.48 ihlallerini kapsar ve idari para cezası öngörür.
Üçüncü fıkra, m.46 ihlali ile m.49 aykırı devir, devralma ve kullanmayı kapsar ve hapis ya da adli para cezası öngörür.
Hangi fiilin hangi yaptırıma tabi olduğu fıkra bazında ayrılır; m.46 ve m.49 aykırılıkları suç, diğerleri idari ihlal olarak değerlendirilir.
Kamu görevlisinin bildirimi ile kişinin kendi işlemi arasındaki fark nedir?
Bildirim yükümü kamu görevlisi ve kurumlar içindir ve görev sırasında öğrenilen bilgiyi kapsar.
İkinci ve üçüncü fıkradaki yaptırım, bizzat unvan kurallarını ihlal eden kişiye uygulanır.
Aynı olay hem bildirim yükümlüsü için hem de ihlali yapan için farklı hukuki sonuç doğurabilir.
Bildirim ve ceza: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birinci fıkradaki bildirim yükümlülüğünü, kamu görevlisinin özel hayatında öğrendiği bilgiler için de geçerli saymak; yükümlülük yalnızca görev sırasında öğrenilen bilgiye bağlıdır.
- İkinci fıkradaki idari para cezasını üçüncü fıkradaki hapis yaptırımıyla karıştırmak; her iki fıkranın kapsamı ve yaptırımı farklıdır.
- Madde metnindeki 44.443 Türk Lirası tutarını güncel tutar sanmak; bu tutar yeniden değerleme ile güncellenir ve güncel tutar uygulanmalıdır.
- Üçüncü fıkrada üç aydan iki yıla kadar hapis cezasının alt sınırının fiilin ağırlığına göre serbestçe düşürülebileceğini varsaymak; bu, madde metninde öngörülmüş bir sınırdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Unvan değişikliğinin bankaya veya ilgili kuruma bildirilmemesi, kurumun kendiliğinden hesap sahibinin unvanını değiştirme yetkisi doğurmadığı biçiminde değerlendirilmektedir. (İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/178 E., 2025/680 K., 04.11.2025)
- Ticaret unvanı kurallarına ilişkin uyuşmazlıklarda 6102 sayılı Kanunun 50, 51 ve 52 nci maddelerinin birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/4039 E., 2024/6287 K., 11.09.2024)
- Kanuna aykırı unvan kullanımında, ticaret sicil müdürlüğünün tespiti üzerine şirketin merkez ve şube ilişkisi incelenerek 51 inci maddeye dayanılması yönünde karar verildiği görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/4848 E., 2024/6616 K., 19.09.2024)
- Unvanın terkini talebinde, m.39 ila 53 hükümlerinin birlikte dikkate alındığı ve dava açma tarihinin makul süre sayıldığı yönünde uygulama bulunmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2023/3501 E., 2024/5653 K., 08.07.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Bildirim yükümlülüğünün ihlali iddiasında, ihlali ileri süren taraf, kamu görevlisinin unvan aykırılığını görev sırasında öğrendiğini ve bildirmediğini ispatlamalıdır.
- Aykırılığın varlığı, ticaret sicil kayıtları ve ilgili tescil belgeleri ile ispat edilir.
- Üçüncü fıkra kapsamında cezai sorumluluk iddiasında, ihlalin m.46 veya m.49'a aykırı olarak gerçekleştiği kanıtlanmalıdır.
- Failin kusurunun bulunmadığını ileri süren taraf, bu savunmayı kendisi ispat etmelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.39: Ticaret unvanının kullanılmasına ilişkin temel kuralları düzenler; ikinci fıkranın ihlal kapsamını belirler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.46: Unvanın gerçeğe uygunluk ve ayırt edicilik koşullarını düzenler; üçüncü fıkranın hapis yaptırımına tabi ihlal alanıdır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.48: İkinci fıkradaki idari para cezasının uygulanacağı ihlal hallerinden birini oluşturur.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.49: Unvanın devrine ilişkin kurallardır; bu kurala aykırı devir, devralma ve kullanma üçüncü fıkra kapsamındadır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.50: Unvanın tescil ve ilanına ilişkin temel kuraldır; birinci fıkradaki tescil edilmeme hali bu kurala dayanır.
TTK m.52 — Unvanına tecavüz edilen kimsenin hakları
Madde, tescilli bir ticaret unvanının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibinin sahip olduğu talepleri düzenler: tecavüzün tespiti, yasaklanması, tescilli unvanın değiştirilmesi veya silinmesi, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, gerektiğinde araçların ve ilgili malların imhası, kusura göre maddi ve manevi tazminat ile mütecavizin menfaatinin karşılığı, ayrıca kararın gazete ile yayımlanması. Madde, tescilli unvan sahibine tanınan özel korumayı kapsar; gerçek kişi, tacir veya tüzel kişi ayrımı gözetmez. Tescilsiz unvanların haksız rekabet hükümleriyle korunması (m.54 vd.), tazminat davasında kusurun ve zararın ispatı ile zamanaşımı ve hak düşürücü süreler maddede düzenlenmez.
Unvanına tecavüz edilen kimsenin hakları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ticari dürüstlüğe aykırılık
- Unvanın, tescil sahibinin unvanıyla karıştırılmaya yol açacak biçimde, dürüst ticaret anlayışına ters düşecek şekilde kullanılmasıdır. Kullanımın karıştırma yaratmaya yönelmesi veya sırf hak sahibinin unvanından yararlanma amacı taşıması bu ölçütü karşılar.
- Tecavüz
- Tescilli unvan hakkının, hak sahibinin rızası olmadan ve ticari dürüstlüğe aykırı biçimde başkası tarafından kullanılmasıdır. Tecavüzün tespiti için zarar veya zarar tehlikesi aranmaz; bu, tazminat dışındaki yollar bakımından geçerlidir.
- Tescilli unvan
- Usulüne uygun olarak tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanıdır. Madde yalnız bu unvanlara özel korumayı tanır; tescilsiz unvanlar haksız rekabet hükümleriyle korunur.
- Mütecavizin menfaati
- Tecavüz sonucunda tecavüzde bulunanın elde etmesi mümkün görülen ekonomik yarardır. Maddi tazminatın bir türü olarak hesaplanabilir; zararın ispatı yerine geçmez, ayrı bir talep olarak mahkemece hükmedilebilir.
- İmha
- Tecavüzde kullanılan araçların ve ilgili malların ortadan kaldırılmasıdır. Yalnız gerektiği hâlde hükmedilir.
Unvanına tecavüz edilen kimsenin hakları: hangi şartlar aranır?
- Ticaret unvanının usulüne uygun olarak tescil ve ilan edilmiş olması gerekir; tescilsiz unvan bu madde kapsamında korunmaz.
- Unvanın bir başkası tarafından kullanılması gerekir; kullanım, hak sahibinin unvanı ile karıştırılmaya yol açacak nitelikte olmalıdır.
- Kullanımın ticari dürüstlüğe aykırı olması gerekir.
- Talep bakımından hak sahibinin tespit, yasaklama, değiştirme veya silme, maddi durumun ortadan kaldırılması ve gerektiğinde imha taleplerini ileri sürmesi için zarar doğmuş olması aranmaz.
- Tazminat talebi bakımından zararın varlığı ve failin kusuru gerekir; tazminat kusurun ağırlığına göre belirlenir.
- Mütecavizin menfaatinin karşılığı talebi, tecavüz sonucunda elde edilmesi mümkün görülen menfaatin varlığına bağlıdır.
Unvanına tecavüz edilen kimsenin hakları: hangi sonuçları doğurur?
- Tecavüz tespit edildiğinde mahkeme, tecavüzün tespitine ve yasaklanmasına karar verebilir.
- Haksız kullanılan unvan tescil edilmişse kanuna uygun biçimde değiştirilmesi veya silinmesine karar verilebilir.
- Tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması talep edilebilir.
- Gerektiğinde tecavüzde kullanılan araçların ve ilgili malların imhasına karar verilebilir.
- Zarar doğmuşsa kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat ödenir.
- Mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı maddi tazminat olarak hükmedilebilir.
- Davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kişiye ait olmak üzere karar gazetede yayımlanabilir.
- Tecavüzün tespiti ve yasaklanması bakımından zarar veya zarar tehlikesi şart değildir; bu talepler kusura da bağlı değildir.
- Tescilsiz unvanlar bu maddenin özel korumasından yararlanamaz; bunlar haksız rekabet hükümlerine göre korunur.
Tespit ve men ile tazminat arasındaki fark nedir?
Tespit, yasaklama ve diğer aynî nitelikli talepler için zarar veya zarar tehlikesi aranmaz.
Maddi ve manevi tazminat için zarar ve failin kusuru gereklidir.
Hak sahibi zarar doğmadan da tecavüzü durdurtabilir; tazminat için ayrıca zarar ve kusur ispatlanmalıdır.
Tescilli unvan ile tescilsiz unvan arasındaki fark nedir?
Tescilli unvan m.52 kapsamında özel korumadan yararlanır ve ülke çapında korunur.
Tescilsiz unvan m.52'ye değil, haksız rekabet hükümlerine (m.54 vd.) tabidir.
Tescilli unvanda değiştirme, silme ve imha talepleri m.52 ile istenebilir; tescilsiz unvanda bu talepler haksız rekabet hükümlerine göre değerlendirilir.
Tazminat ile mütecavizin menfaatinin karşılığı arasındaki fark nedir?
Hak sahibi, gerçekleşen zararını ve kusura göre maddi ve manevi tazminatı isteyebilir.
Mahkeme, mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da hükmedebilir.
Mütecavizin kazancı, hak sahibinin zararını ispat etmeden de maddi tazminatın bir biçimi olarak hükme bağlanabilir.
Yasaklama ile gazete ilanı arasındaki fark nedir?
Yasaklama, tecavüzün devamını önlemeye yöneliktir ve hak sahibinin istemine bağlıdır.
Gazete ile yayımlama, yalnız davayı kazanan tarafın istemi üzerine ve giderleri aleyhine hüküm verilen kişiye ait olmak üzere karar verilir.
Yayımlama kararı, davayı kazanan tarafın talebine ve masrafın yükletilmesine bağlıdır; yasaklamanın ön şartı değildir.
Unvanına tecavüz edilen kimsenin hakları: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tespit ve men davalarında zarar veya zarar tehlikesini aramak; bu talepler için zarar şartı yoktur.
- Tescilsiz unvana m.52'yi uygulamak; bu tür unvanlar haksız rekabet hükümlerine göre korunur.
- Mütecavizin menfaatinin karşılığını zararın ispatı yerine geçen bir talep saymak; bu ayrı bir maddi tazminat biçimidir ve ayrıca değerlendirilir.
- Gazete ile yayımlamayı kendiliğinden hükmetmek; bu yalnız davayı kazanan tarafın istemi ve masrafın aleyhine hüküm verilen kişiye yüklenmesi ile mümkündür.
- Madde metninde olmayan bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre uydurmak; maddede süre yoktur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tescilli unvana tecavüz davalarında, unvanın bir başkası tarafından hak sahibinin unvanıyla karışacak biçimde kullanılması, ticari dürüstlüğe aykırılığın somut ölçütü olarak kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2023/1003 E., 2023/1135 K., 19.07.2023)
- Tescil tarihi ve unvanın ticaret siciline ilan tarihi, terkin talebinin dayanağı olarak değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/471 E., 2025/64 K., 19.02.2025)
- Madde metninde zamanaşımı veya hak düşürücü süre düzenlenmediği, bu nedenle ihlalin devam etmesi hâlinde dava hakkının sürdüğü yönünde bir değerlendirme yapılmıştır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2020/1002 E., 2020/871 K., 22.09.2020)
- Davaların, tecavüzün tespiti, men'i ve unvanın korunmasına ilişkin talepler birlikte ileri sürülmektedir. (Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/345 E., 2024/1097 K., 19.11.2024)
- Unvanın değiştirilmesi veya silinmesi talebi, tescilli unvana dayanılarak ticaret siciline kayıt yapılması yönünden ayrıca değerlendirilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/1376 E., 2024/9004 K., 12.12.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Tescilli unvanın varlığını ve tescil ile ilan tarihini ileri süren hak sahibi, ticaret sicili kaydı ile bunu ispatlar.
- Unvanın başkası tarafından kullanıldığını ve bu kullanımın ticari dürüstlüğe aykırı olduğunu, unvan benzerliği ve karıştırma olasılığı üzerinden hak sahibi ispatlar.
- Tazminat talebinde zararın varlığı ve tutarı ile failin kusuru hak sahibince ispatlanır; tespit ve men talepleri için zarar ispatı aranmaz.
- Mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı talebinde, tecavüzle bağlantılı kazancın varlığı hak sahibi tarafından ortaya konur.
- Karşı taraf, kullanımın ticari dürüstlüğe aykırı olmadığını, unvanın kendi haklı kullanımı olduğunu veya ayırdedici ek aldığını ileri sürerse bu savunmayı kendisi ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.54: Tescilsiz unvanların korunmasında uygulanan haksız rekabet hükümlerinin genel çerçevesini oluşturur; m.52 kapsamı dışındaki unvan korumasını belirler.
- 6102 sayılı Kanun m.46: Unvanın oluşturulmasına ilişkin kurallar; yanıltıcı unvan kullanımının unvanın oluşumu aşamasındaki sınırını belirler.
- 6102 sayılı Kanun m.53: İşletme adının tescilli olması hâlinde m.52'nin hükümlerinin işletme adı hakkında da uygulanmasını öngörür.
TTK m.53 — İşletme adı
Madde, tescil edilmesi gereken işletme adlarını düzenler; işletme adının tanımını, tescil yükümlülüğünü ve tescil edilen işletme adlarının 38, 45, 47, 50, 51 ve 52. maddelerden hangilerinin kıyas yoluyla uygulanacağını belirler. Kime uygulandığı bakımından madde, işletme adı kullanan tacirleri ve esnafı kapsar. Maddenin düzenlemediği konular: ticaret unvanının oluşturulması ve ekleri (m.40-46), ticaret unvanının sürekliliği ve devri (m.47-49), ticaret unvanının sicile tescili ve kullanılması zorunluluğu (m.39), tescilsiz işletme adlarının haksız rekabet yoluyla korunması (m.54 vd.). Bu maddenin yollama yaptığı 38, 45, 47, 50, 51 ve 52. maddelerin ayrıntısı ilgili maddelerde yer alır.
İşletme adı: hangi kavramlar bilinmeli?
- İşletme adı
- İşletme sahibini hedef göstermeksizin, işletmeyi doğrudan tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırt etmek için kullanılan tanıtma aracıdır. Ticaret unvanından farklı olarak taciri değil işletmeyi tanıtır.
- Tescil yükümlülüğü
- İşletme adı kullanılıyorsa sahibinin bunu sicile tescil ettirmesi gerektiği anlamına gelir. Kullanmak zorunlu değildir; zorunluluk, kullanılmaya başlanan ada bağlanır.
- Tescilli işletme adı
- Usulüne uygun biçimde sicile tescil edilmiş işletme adıdır. Ülke çapında korunur ve 52. maddedeki özel korumadan yararlanır.
- Tescilsiz işletme adı
- Sicile tescil edilmemiş işletme adıdır. Madde uyarınca tescil yükümlülüğü ihlal edilmiş olsa da bu ad 52. maddenin özel korumasından değil, haksız rekabet hükümlerinden yararlanır.
İşletme adı: hangi şartlar aranır?
- Adın, bir işletmeyi diğer işletmelerden ayırt etmeye yarayan tanıtma aracı olarak kullanılması gerekir; ad işletme sahibini hedef almamalıdır.
- Adın kullanılmaya başlanması hâlinde sahibi tarafından tescil ettirilmesi zorunludur; kullanılmayan ad için tescil yükümlülüğü doğmaz.
- Tescil edilen işletme adı hakkında 38, 45, 47, 50, 51 ve 52. maddelerdeki hükümler uygulanır; bu hükümlerin uygulanabilmesi için adın usulüne uygun tescilli olması gerekir.
İşletme adı: hangi sonuçları doğurur?
- Tescil edilen işletme adı hakkında 52. maddedeki özel koruma uygulanır; başkasının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullanması hâlinde tespit, yasaklama, değiştirme veya silme ve zarar varsa tazminat talep edilebilir.
- Tescil edilmeyen işletme adı 52. maddedeki özel korumadan yararlanmaz; ancak haksız rekabet hükümleri uyarınca korunabilir.
- İşletme adının kullanılması zorunlu değildir; kullanılmayan ad bakımından tescil yükümlülüğü doğmaz.
- Tescilli işletme adının sahibi, 45. maddenin uygulanması sonucu, aynı veya karıştırılacak nitelikte bir adı başka işletmede kullanamaz; bu sınır 45. maddeye göre belirlenir.
- Tescilli işletme adı, 50. maddeye göre yalnız sahibi tarafından tekel şeklinde kullanılabilir.
- Tescil yükümlülüğünü yerine getirmeyen işletme sahibi, 38. ve 51. maddeler uyarınca yaptırımla karşılaşabilir.
Tescilli ile tescilsiz işletme adı arasındaki fark nedir?
Sicile tescil edilmiş işletme adı, 53. maddenin yollaması yoluyla 38, 45, 47, 50, 51 ve 52. maddelerin kapsamına girer.
Tescil edilmemiş işletme adı bu yollamanın dışında kalır ve haksız rekabet hükümlerine dayanır.
Tescilli adda 52. maddedeki ülke çapında özel koruma ve tespit, yasaklama, değiştirme veya silme, maddi ve manevi tazminat talepleri kullanılabilir; tescilsiz adda bu talepler haksız rekabet hükümleri çerçevesinde ileri sürülür.
İşletme adı ile ticaret unvanı arasındaki fark nedir?
İşletme adı işletmeyi tanıtır ve kullanılması zorunlu değildir.
Ticaret unvanı taciri tanıtır ve tacirler için kullanılması zorunludur.
İşletme adı tek başına devredilebilir; ticaret unvanı ise işletmeden ayrı olarak devredilemez. Ayrıca işletme adının kullanılması hâlinde tescil yükümlülüğü, unvanın tescili ile aynı şekilde işler.
İşletme adı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tescilsiz işletme adına 52. maddedeki özel korumayı uygulamak; bu koruma yalnız tescilli adlara tanınmıştır, tescilsiz ad haksız rekabet hükümlerine dayanır.
- İşletme adını ticaret unvanı gibi zorunlu saymak; işletme adının kullanılması zorunlu değildir, yalnız kullanılırsa tescil yükümlülüğü doğar.
- İşletme adının devrinde ticaret unvanı kurallarını uygulamak; işletme adı tek başına devredilebilir, ticaret unvanı ise işletmeden ayrı devredilemez.
- 53. maddenin yolladığı maddeleri tamamını uygulanacak saymak; yollama yalnız 38, 45, 47, 50, 51 ve 52. maddelerle sınırlıdır, 39 ve 40 vd. maddeler bu yolla uygulanmaz.
- Tescil yükümlülüğünün ihlalini tescilsizlik sonucunda doğan koruma kaybıyla karıştırmak; yükümlülük ihlali ile koruma rejimi ayrı sonuçlar doğurur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tescilli işletme adının 52. maddedeki özel korumadan yararlanması, Yargıtay kararlarında tescilsiz işletme adından ayrılan temel fark olarak ele alınmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2024/6305 E., 2025/3974 K., 03.06.2025; 11. Hukuk Dairesi, 2024/6263 E., 2025/3844 K., 29.05.2025)
- Tescilli işletme adına ilişkin özel koruma, 50. ve 53. maddeler arasındaki hükümlerin birlikte değerlendirilmesiyle belirlenmektedir; eski 6762 sayılı Kanun'daki tanıtma araçları ibaresinin yeni düzenlemede yer almaması bu ayrımın temel nedeni olarak gösterilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2025/239 E., 2025/556 K., 10.04.2025)
- Yargı kararlarında işletme adı ile ticaret unvanı birlikte anılmakta ve 53. maddenin ilgili maddeleri (50, 53, 55) bir arada uygulanmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2024/982 E., 2024/9356 K., 24.12.2024; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/994 E., 2025/733 K., 16.10.2025)
- Tescilli işletme adına karşı açılan haksız kullanım davalarında 52. ve 53. maddelerin birlikte ileri sürüldüğü görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/899 E., 2024/4890 K., 11.06.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Tescilli işletme adına dayanan talepte ileri süren taraf, adın usulüne uygun biçimde sicile tescil edildiğini sicil kaydı veya tescil belgesiyle ispat yükü altındadır.
- Adın tescilsiz olduğunu ileri süren karşı taraf bu savunmasını sicil kaydının bulunmadığını göstererek ispatlar; bu hâlde talep haksız rekabet hükümlerine dayandırılmalıdır.
- Adın kullanıldığını ve üçüncü kişilerde karışıklık yarattığını ileri süren taraf, kullanım ve karışıklık ihtimalini tanık, ilan, reklam ve benzeri belgelerle ispatlar.
- Adın ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullanıldığı ve zarar oluştuğu iddiasında, zararın varlığı ve miktarı ile kusur ve nedensellik bağı davacıya aittir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.38: Tescil ve ilan yükümlülüğüne ilişkin hükümler tescil edilen işletme adına kıyasen uygulanır.
- 6102 m.45: Karıştırılmaya yol açacak işletme adlarının kullanımını sınırlayan kuralı tescilli işletme adlarına uygulanır kılar.
- 6102 m.47: Ad ve unvanda sonradan meydana gelen değişikliklerin etkisine ilişkin hükmü tescilli işletme adına uygulanır kılar.
- 6102 m.50: Tescilli işletme adının yalnız sahibi tarafından tekel şeklinde kullanılması kuralını getirir.
- 6102 m.51: Tescil edilmemiş veya kanuna aykırı tescil edilmiş adların öğrenilmesi hâlinde bildirim yükümlülüğünü düzenler.
- 6102 m.52: Tescilli işletme adına tanınan özel korumanın (tespit, yasaklama, değiştirme, silme, tazminat) kaynağıdır.
- 6102 m.54: Tescilsiz işletme adlarının haksız rekabet hükümleriyle korunmasının dayanağıdır.
- 6102 m.39: Ticaret unvanının sicile tescil ve kullanılması zorunluluğunu düzenler; işletme adı ile karşılaştırma için bağlantılıdır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| üç aydan | m.51 | (3) (Ek: 26/6/2012-6335/7 md.) 46 ncı maddeyi ihlal edenler veya 49 uncu maddeye aykırı olarak ticaret unvanını devredenlerle devralan ve kullananlar, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. |
| iki yıla | m.51 | (3) (Ek: 26/6/2012-6335/7 md.) 46 ncı maddeyi ihlal edenler veya 49 uncu maddeye aykırı olarak ticaret unvanını devredenlerle devralan ve kullananlar, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
52 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2023/471 E., 2025/64 K., 19.02.2025İlgili madde: m.52
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/941 E., 2023/66 K., 15.02.2023İlgili madde: m.43, m.46, m.52
- 3. Hukuk Dairesi, 2024/3681 E., 2025/4443 K., 30.09.2025İlgili madde: m.42
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/6305 E., 2025/3974 K., 03.06.2025İlgili madde: m.53
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/6263 E., 2025/3844 K., 29.05.2025İlgili madde: m.53
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/529 E., 2024/9335 K., 24.12.2024İlgili madde: m.48
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/982 E., 2024/9356 K., 24.12.2024İlgili madde: m.53
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/1376 E., 2024/9004 K., 12.12.2024İlgili madde: m.52
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/83 E., 2024/8252 K., 25.11.2024İlgili madde: m.51
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/4848 E., 2024/6616 K., 19.09.2024İlgili madde: m.51
Diğer 42 karar
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/4896 E., 2024/6527 K., 18.09.2024İlgili madde: m.49
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/4039 E., 2024/6287 K., 11.09.2024İlgili madde: m.51
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/3501 E., 2024/5653 K., 08.07.2024İlgili madde: m.41, m.42, m.43, m.44, m.45, m.47, m.48, m.49, m.51
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/2555 E., 2024/5318 K., 27.06.2024İlgili madde: m.42
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/899 E., 2024/4890 K., 11.06.2024İlgili madde: m.43, m.53
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/206 E., 2024/2515 K., 27.03.2024İlgili madde: m.45
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/4391 E., 2024/852 K., 07.02.2024İlgili madde: m.43
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/5183 E., 2023/4859 K., 11.09.2023İlgili madde: m.45
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/1445 E., 2023/4642 K., 05.09.2023İlgili madde: m.39
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/197 E., 2023/3808 K., 15.06.2023İlgili madde: m.39, m.45
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/240 E., 2023/3704 K., 13.06.2023İlgili madde: m.39
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/542 E., 2023/3691 K., 12.06.2023İlgili madde: m.43
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/4328 E., 2023/3230 K., 24.05.2023İlgili madde: m.44
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/8806 E., 2023/2834 K., 09.05.2023İlgili madde: m.41, m.42, m.44, m.45, m.47, m.48, m.49
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/8183 E., 2023/2277 K., 12.04.2023İlgili madde: m.42
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/6011 E., 2023/1194 K., 28.02.2023İlgili madde: m.41
- 10. Daire, 2021/3131 E., 2021/3639 K., 24.06.2021İlgili madde: m.48
- 10. Daire, 2020/3228 E., 2020/4619 K., 09.11.2020İlgili madde: m.48
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1994 E., 2026/719 K., 28.04.2026İlgili madde: m.50
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1752 E., 2026/623 K., 13.04.2026İlgili madde: m.50
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1906 E., 2026/586 K., 09.04.2026İlgili madde: m.50
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/2108 E., 2026/588 K., 09.04.2026İlgili madde: m.50
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1794 E., 2026/542 K., 02.04.2026İlgili madde: m.50
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1602 E., 2026/353 K., 27.02.2026İlgili madde: m.50
- İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 2024/181 E., 2026/11 K., 06.02.2026İlgili madde: m.39
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2025/1324 E., 2025/1854 K., 11.12.2025İlgili madde: m.46
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/178 E., 2025/680 K., 04.11.2025İlgili madde: m.51
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/994 E., 2025/733 K., 16.10.2025İlgili madde: m.53
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/845 E., 2025/952 K., 15.09.2025İlgili madde: m.39, m.41
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/145 E., 2025/410 K., 19.06.2025İlgili madde: m.46
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2025/239 E., 2025/556 K., 10.04.2025İlgili madde: m.53
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2024/372 E., 2024/2018 K., 27.12.2024İlgili madde: m.39
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/345 E., 2024/1097 K., 19.11.2024İlgili madde: m.46, m.52
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/2093 E., 2024/1594 K., 31.10.2024İlgili madde: m.51
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/1153 E., 2024/209 K., 07.02.2024İlgili madde: m.41
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2021/1827 E., 2024/60 K., 11.01.2024İlgili madde: m.46
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/155 E., 2024/12 K., 09.01.2024İlgili madde: m.43, m.45
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2023/1003 E., 2023/1135 K., 19.07.2023İlgili madde: m.52
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/192 E., 2023/427 K., 27.04.2023İlgili madde: m.41
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/681 E., 2022/492 K., 07.06.2022İlgili madde: m.46
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 2021/140 E., 2021/428 K., 28.12.2021İlgili madde: m.42, m.44, m.47, m.48, m.49
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2020/1002 E., 2020/871 K., 22.09.2020İlgili madde: m.52
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 28.01.2021 (m.40).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 1. Ticaret Hukuku Giriş ve Ticari İşletme bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış