TBK Madde 6232. Kazanç ve zarara katılma

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 623. maddesi, adi ortaklıkta ortakların kazanç ve zarara katılma paylarını düzenler. Bu kapsamda sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa eşitlik ilkesi, sözleşmeyle paylaşım oranının belirlenmesi, oranlardan birinin diğerini de kapsaması ve yalnızca emek koyan ortağın zarardan muaf tutulabilmesi konuları yer alır. Madde, adi ortaklık ilişkisindeki ortakların birbirleri arasındaki iç ilişkiye uygulanır.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir.

Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme, diğerindeki payı da ifade eder.

Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına ilişkin anlaşma, ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş olan ortak için geçerlidir.

Kanun metninde bu maddeHam metin

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

62 karar arasından seçildi
  1. 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/1250 · K. 2025/2205 · T. 16.04.2025
    Daire kararıOnama
    dosya kapsamında alınan 6 raporda tarafların adi ortaklıktaki hisselerinin belirli olmadığı belirtilmiş iken, bir ek raporun sonuç kısmında yer alan bir cümleye istinaden davacının ortaklık payının %14,93 olarak tespiti ve tasfiye alacağının bu paya göre hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 623. maddesi uyarınca tarafların payının eşit olarak %50'şer olarak kabulü gerektiğini,
  2. 3. Hukuk Dairesi · E. 2023/5053 · K. 2025/1210 · T. 27.02.2025
    Daire kararıBozma
    Zira, ortaklığa sermaye olarak yalnızca emeğini koyan ortağın zarardan muaf tutulabileceğini öngören 6098 sayılı Kanun'un 623. maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün karşıt anlamına (argumentum a contrario) başvuran Türk doktrininde, ortaklığa sermaye olarak salt emeğini koyan ortak dışında hiçbir ortağın zarardan muaf tutulamayacağı, müşterek amacın ve sonuçta adi ortaklığın varlığından söz edebilmek için bütün ortakların hem kazanca ve hem de zarara katılmalarının gerekli olduğu görüşü egemendir.

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Genel

Mimar (C), yatırımcı (A) ve mülk sahibi (B), büyük bir mimari proje yarışmasına birlikte katılmak amacıyla aralarında bir adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesine göre, (A) 500.000 TL nakit sermaye, (B) ortaklığın kullanımı için bir ofis tahsis etme, (C) ise projenin çizimi ve yönetimi için mesleki emeğini katılım payı olarak koymayı taahhüt etmiştir. Sözleşmede, elde edilecek kârın ortaklar arasında eşit olarak paylaşılacağı kararlaştırılmış, ancak olası bir zarara katılım hususunda herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ortaklık, projenin masrafları sonucunda zararla kapanmıştır. Bu hukuki duruma ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre doğrudur?

  1. A) Ortaklığın zarara uğraması durumunda, sadece sermaye koyan ortaklar olan (A) ve (B) zarara katılım payları oranında katlanır; emeğini koyan (C) ise zarardan sorumlu tutulmaz.
  2. B) Sözleşmede zarara katılıma ilişkin bir hüküm bulunmadığından, ortakların her biri zarara katılım paylarının değerine bakılmaksızın eşit olarak katlanmakla yükümlüdür.
  3. C) Kârın paylaşımına ilişkin sözleşme hükmü, zararın paylaşımı için de geçerli olduğundan, ortakların her biri zarara eşit oranda katlanır.
  4. D) Zarara katılım, ortakların katılım paylarının değerine göre belirlenir; bu nedenle zararın büyük kısmını nakit sermaye koyan (A) üstlenir.
  5. E) Sadece emeğini katılım payı olarak koyan (C)'nin zarara katılacağına ilişkin anlaşma geçersizdir; zira bu durum kanunun emredici hükmüne aykırıdır.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl