TBK Madde 645IV. Üçüncü kişilere karşı sorumluluk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
TBK m.645, adi ortaklığın sona ermesinin üçüncü kişilere karşı yükümlülükler üzerindeki etkisini düzenler. Hüküm, ortaklığın feshi ve sona ermesinin, ortaklığın üçüncü kişilere karşı doğmuş borçlarını ortadan kaldırmayacağını belirtir. Kapsamı adi ortaklık ilişkisi ve bu ilişkinin üçüncü kişilere karşı yarattığı yükümlülüklerdir.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
Ortaklığın sona ermesi, üçüncü kişilere karşı olan yükümlülükleri değiştirmez.
Madde gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 541 inci maddesini karşılamaktadır. Tasarının tek fıkradan oluşan 645 inci maddesinde, âdi ortaklıkta üçüncü kişilere karşı sorum luluk düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 541 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan "IV. Üçüncü şahıslara karşı mes'uliyet" şeklindeki ibare, Tasarıda "IV Üçüncü kişilere karşı sorumluluk" şek linde değiştirilmiştir. Metninde yapılan anlaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Bu maddedeki kavramlar
- Adi ortaklık
- Ortaklığın sona ermesi
- Üçüncü kişilere karşı yükümlülük
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
15 karar arasından seçildi- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2021/764 · K. 2024/184 · T. 07.03.2024İlk derece
6098 sayılı Borçlar Kanunu' nun 645. maddesinde " Ortaklığın sona ermesi, üçüncü kişilere karşı olan yükümlülükleri değiştirmez. ” hükmü düzenlenmiştir.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Ortaklar Melis ve Kerem, butik otel işletmek amacıyla bir adi şirket kurmuşlardır. Şirketin birinci faaliyet yılı sonunda Melis ve Kerem, yaptıkları tüm işlemlerden dolayı birbirlerini "ibra" ettiklerini beyan ederek tutanağa bağlamışlardır. Bu ibra işleminin hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdaki pratik olay değerlendirmelerinden hangisi doğrudur?
- A) İbra kararı ile birlikte, ortakların birbirlerine karşı açabileceği tüm sorumluluk davaları, hileli işlemler dahil olmak üzere sonsuza kadar düşer.
- B) Adi şirketlerde ibra kararı, sadece ibraya konu olan faaliyet döneminde açıklanan ve bilinen maddi olaylar üzerinde hüküm ifade eder.
- C) Melis ve Kerem birbirlerini ibra etmiş olsalar dahi, şirket alacaklıları ortakların şahsi sorumluluklarına başvurma hakkını kendiliğinden kaybederler.
- D) İbra işlemi için mutlaka noter onaylı bir genel kurul kararı alınması şarttır; adi şirketlerde sözlü ibra mutlak butlanla sakattır.
- E) Ortaklardan birinin şirket malvarlığını gizlice kendi zimmetine geçirdiği sonradan anlaşılırsa, ibra kararı bu gizli eylemi de kapsayarak ortağı sorumluluktan kurtarır.