İflas yoliyle takip
İflas yoliyle takip ve iflas yoliyle adi takip
Kısaca
İİK m.154, iflas yoluyla takipte yetkili icra dairesini belirler: borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesi, yurt dışı merkezli ticari işletmelerde Türkiye'deki şube (birden çok şube varsa merkez şube) yeri, ve yazılı yetki anlaşmasıyla belirlenen icra dairesi. İİK m.155, genel iflas yoluyla yapılan takipte icra dairesinin borçluya göndereceği iflas ödeme emrinin içeriğini düzenler.
Kapsam
Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.154–160 hükümlerini kapsar.
İİK m.154 — İflas takiplerinde yetkili merci
İİK m.154, iflas yoluyla takipte yetkili icra dairesini belirler: borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesi, yurt dışı merkezli ticari işletmelerde Türkiye'deki şube (birden çok şube varsa merkez şube) yeri, ve yazılı yetki anlaşmasıyla belirlenen icra dairesi. Maddenin üçüncü fıkrası iflas davasında yetkili mahkemeyi de düzenler; bu fıkra gereğince iflas davası borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır ve bu konuda yetki sözleşmesi yapılamaz. Madde, ödeme emrine itiraz, iflas dairesinin görev alanı, iflas kararının verilmesi, konkordato ve iflasın ertelenmesi konularını düzenlemez; bunlar için sırasıyla ödeme emri ve itiraz (m.155, m.156), iflas dairesi (m.2, m.3), konkordato (m.286 vd.) ve iflas erteleme (m.179 vd.) hükümlerine bakılır. Ayrıca iflas davasının açılması ve süresi (m.156/4 ve m.177 bağlamında) ile yetki itirazının ileri sürülmesi usulü de madde metninde yer almaz.
İflas takiplerinde yetkili merci: hangi kavramlar bilinmeli?
- Muamele (işlem) merkezi
- Borçlunun üçüncü kişilere karşı işlerini fiilen yönettiği yerdir. Ticari işletmenin bulunduğu yer ile her zaman aynı olmak zorunda değildir; ticaret sicili kaydı belirleyici bir karine niteliğindedir ancak aksi ispat edilebilir.
- Yazılı yetki anlaşması
- Borçlu ile alacaklının, iflas takibinin yapılacağı icra dairesini yazılı olarak belirlemesidir. Bu anlaşma yalnızca icra dairesine ilişkindir; iflas davasının açılacağı mahkemeyi değiştiremez.
- Yurt dışı merkezli ticari işletme
- Merkezi yabancı ülkede bulunan ve Türkiye'de şubesi bulunan işletmedir. Bu işletmeler hakkında yetkili yer, Türkiye'deki şube yeridir; birden çok şube varsa Türkiye'deki merkez şubenin bulunduğu yer esas alınır.
- Yetki sözleşmesinin iflas davasında yasak olması
- İflas davası için tarafların yetkili mahkemeyi sözleşmeyle değiştirmesi yasaktır. Bu nedenle iflas davası her hâlde borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır.
İflas takiplerinde yetkili merci: hangi şartlar aranır?
- Takibin iflas yoluyla yapılması ve alacaklının takip talebini icra dairesine vermesi gerekir.
- Borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer tespit edilmeli; tüzel kişilerde bu yer esas sözleşmede veya statüde, gerçek kişilerde ise fiilen işlerin yürütüldüğü yerde aranmalıdır.
- Yurt dışı merkezli işletmelerde Türkiye'deki şubenin bulunduğu yer, birden çok şube varsa merkez şubenin bulunduğu yer dikkate alınmalıdır.
- Borçlu ile alacaklı yetkili icra dairesini yazılı anlaşmayla belirlemek istiyorsa, bu anlaşma yazılı olmalı ve yalnızca icra dairesine ilişkin olmalıdır.
- İflas davası için yetki sözleşmesi yapılamaz; dava mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılmalıdır.
İflas takiplerinde yetkili merci: hangi sonuçları doğurur?
- Borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesi yetkili olur ve iflas takip talebi bu dairede yapılır.
- Yurt dışı merkezli işletmede Türkiye'deki şube yerindeki icra dairesi yetkili olur.
- Borç ile alacak yazılı anlaşmayla belirlenen icra dairesinde de iflas takibi yapılabilir.
- İflas davası için yetki sözleşmesi yapılamaz; yapılırsa sözleşmenin mahkemeye ilişkin kısmı geçersizdir.
- İflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır.
- Yetkisiz icra dairesinden yapılan takip, borçlu süresi içinde yetki itirazında bulunmazsa geçerli kabul edilir ve yetkisizlik sonradan ileri sürülemez.
Muamele merkezi ile ticaret sicilindeki merkez arasındaki fark nedir?
Yetkiyi belirleyen, borçlunun üçüncü kişilere karşı işlerini fiilen yönettiği yerdir.
Ticaret siciline veya esas sözleşmeye yazılı merkez ise bu kayıt karinedir ve aksi ispat edilebilir.
Sicildeki yer ile fiili yönetim yeri farklıysa fiili merkez esas alınır ve yetki buna göre belirlenir.
Yurt içi borçlu ile yurt dışı merkezli işletme arasındaki fark nedir?
Türkiye'de merkezi bulunan borçlu için muamele merkezi esas alınır.
Merkezi yurt dışında olan ticari işletme için Türkiye'deki şube esas alınır.
Yurt dışı merkezli işletmede yetkili icra dairesi, Türkiye'deki şubenin bulunduğu yerdir; birden çok şube varsa merkez şubenin bulunduğu yer seçilir.
İcra dairesi yetkisi ile iflas davası yetkisi arasındaki fark nedir?
İflas takibinde icra dairesinin yetkisi yazılı anlaşmayla değiştirilebilir.
İflas davasında mahkemenin yetkisi kesindir ve yetki sözleşmesiyle değiştirilemez.
Taraflar icra dairesini belirleyebilir ancak iflas davasını borçlunun muamele merkezi dışındaki bir mahkemede açamaz.
Yazılı anlaşmayla belirlenen yer ile muamele merkezi arasındaki fark nedir?
Muamele merkezi kanun gereği yetkili icra dairesidir.
Yazılı anlaşmayla belirlenen yer, borçlu ve alacaklının tercihine bağlı ek bir yetkili yerdir.
Anlaşmayla belirlenen icra dairesi de yetkili sayılır; bu durumda iki farklı yetkili icra dairesi ortaya çıkabilir.
Yetki itirazı yapılmış ile yapılmamış ödeme emri arasındaki fark nedir?
Borçlu ödeme emrine karşı süresi içinde yetki itirazında bulunursa, bu itirazın kaldırılması iflas davasında istenir.
Borçlu süresi içinde yetki itirazında bulunmazsa icra dairesinin yetkisizliği iflas davasında ileri sürülemez.
Yetki itirazı yapılmayan takipte icra dairesinin yetkisizliği sonradan öne sürülemez ve mahkeme bunu kendiliğinden gözetemez.
İflas takiplerinde yetkili merci: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Muamele merkezini ticaret sicilindeki adresle özdeşleştirmek; sicil kaydı karine olup fiili yönetim yeri farklıysa fiili merkez esas alınır.
- Yetki sözleşmesi ile iflas davasının başka bir mahkemede açılabileceğini sanmak; iflas davasında yetki sözleşmesi yapılamaz.
- Yazılı yetki anlaşmasının iflas davası için de geçerli olduğunu kabul etmek; anlaşma yalnızca icra dairesine ilişkindir.
- Yetki sorununu mahkemenin kendiliğinden gözeteceğini varsaymak; yetki itirazı süresinde yapılmazsa icra dairesinin yetkisizliği sonradan öne sürülemez.
- Yurt dışı merkezli işletmede merkezin yurt dışında olduğu için yetki kuralının uygulanmayacağını düşünmek; Türkiye'deki şube yeri esas alınır.
- Maddenin üçüncü fıkrasındaki asliye ticaret mahkemesi kuralını icra dairesi yetkisiyle karıştırmak; iki yetki ayrı kurallara bağlıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yetkili icra dairesinin belirlenmesinde muamele merkezinin fiilen nerede olduğuna bakılır; ticaret sicilindeki kayıt aksi ispat edilebilen bir karinedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1621 E., 2025/1291 K., 19.11.2025)
- İflas davasında yetkili mahkemenin muamele merkezindeki asliye ticaret mahkemesi olduğu ve bu kuralın kesin yetki niteliğinde olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/351 E., 2026/43 K., 14.01.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1621 E., 2025/1291 K., 19.11.2025)
- Konkordato taleplerinde de borçlu açısından muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/1480 E., 2024/1794 K., 25.12.2024)
- Yetki sözleşmesinin iflas davası bakımından geçersiz olduğu, ancak sözleşmenin icra dairesine ilişkin kısmının geçerli kalabileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1621 E., 2025/1291 K., 19.11.2025)
- Asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu ve iflas davasında bu mahkemenin heyet hâlinde baktığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/351 E., 2026/43 K., 14.01.2026)
- Menfi tespit davası gibi iflas davası olmayan davalarda görevli mahkemenin genel kurallara göre belirleneceği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/166 E., 2026/281 K., 05.02.2026)
Nasıl ispat edilir?
- İflas takibinde yetkiyi dayandıran tarafın, yani alacaklının, borçlunun muamele merkezinin icra dairesinin bulunduğu yerde olduğunu ispatlaması gerekir; ticaret sicili kaydı bu konuda karine oluşturur.
- Ticaret sicili kaydı, esas sözleşme veya şirket belgeleri muamele merkezinin tespitinde kullanılacak temel belgelerdir; sicildeki yerin fiili yönetim yeriyle farklı olduğunu öne süren taraf bunu ispatlamak zorundadır.
- Yurt dışı merkezli işletmede Türkiye'deki şubenin varlığı ve merkez şube bilgisi, şube kaydı ile ispatlanır.
- Yazılı yetki anlaşmasının varlığını ileri süren taraf, bu anlaşmanın yazılı olduğunu ispatlamalıdır.
- Borçlunun yetki itirazında bulunduğu ve bunu süresinde yaptığı, ödeme emrine itiraz dilekçesi ile ispatlanır; itirazın yapılmaması hâlinde yetkisizlik sonradan ileri sürülemez.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı Kanun m.155: Yetkili icra dairesinin takip talebi üzerine göndereceği iflas ödeme emrini düzenler; yetki kuralının takibin başlangıcındaki uygulamasıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.156: Ödeme emrine itiraz ve iflas davasının açılmasını düzenler; yetki itirazının iflas davasında ileri sürülmesi bu maddeyle bağlantılıdır.
- 2004 sayılı Kanun m.174: Yetki itirazının kaldırılmasının asliye ticaret mahkemesinden istenmesine ilişkin usulü belirler.
- 2004 sayılı Kanun m.2: İflas dairelerinin kurulmasını düzenler; yetkili icra dairesinin iflas işlemlerini yürüten organ olmasıyla ilgilidir.
- 2004 sayılı Kanun m.177: Doğrudan iflas davasının açılmasını düzenler; iflas davasında yetkili mahkeme kuralının uygulanmasında ilgilidir.
İİK m.155 — Ödeme emri ve münderecatı
İİK m.155, genel iflas yoluyla yapılan takipte icra dairesinin borçluya göndereceği iflas ödeme emrinin içeriğini düzenler. Ödeme emrinde yer alacak kayıtları, borç ve giderlerin yedi gün içinde ödenmesi, itirazın yedi gün içinde dilekçeyle bildirilmesi, konkordato teklifi hakkı ve iflas talebi ihtarını sayar. Madde, iflas yoluyla takibe tabi borçlular bakımından, alacaklının iflas yolunu seçmesi halinde uygulanır. Kambiyo senetlerine özgü iflas yolunun ödeme emri (İİK m.171) ile iflas davasının usulü, itirazın incelenmesi, iflasın açılması ve konkordato ayrıntıları bu maddede düzenlenmez; bunlar sırasıyla İİK m.171-176 (kambiyo iflas yolu), m.156 (itiraz ve iflas davası koşulları), m.158-166 (iflas davası ve iflasın hükmü) ve m.302 vd. (konkordato) hükümlerinde yer alır. Ödeme emrine itirazın sonuçları ve gecikmiş itiraz m.156 ile m.65'te aranmalıdır.
Ödeme emri ve münderecatı: hangi kavramlar bilinmeli?
- İflas ödeme emri
- Genel iflas yolunda takip talebi üzerine icra dairesinin borçluya gönderdiği, iflas takibinin şartlarını ve borçlunun seçenekleri bildiren belgedir. Borçluya ödeme, itiraz ve konkordato haklarını ihtar eden bir bildirimdir, dava değildir.
- İflas yoluyla takibe tabi borçlu
- Borçlunun iflasa tabi kişi olmasıdır. Madde, borçlunun iflas yoluyla takibe tabi olduğu hallerde uygulanır; iflasa tabi olmayan kişiler bakımından bu yol açılamaz.
- Konkordato teklifi
- Borçlunun alacaklılarına ödeme planı önerdiği ve iflası önlemeye yönelik talep hakkıdır. Madde ödeme emrinde bu hakkın varlığının borçluya bildirilmesini öngörür; ayrıntısı konkordato hükümlerinde düzenlenir.
- Gerek borcu olmadığı itirazı
- Borçlunun alacağın varlığına ya da miktarına karşı yaptığı itirazdır. Yedi gün içinde dilekçeyle icra dairesine bildirilmesi gerekir.
- Kendisinin iflasa tabi olmadığı itirazı
- Borçlunun iflas yoluyla takibe tabi bir kişi olmadığını ileri sürdüğü itirazdır. Yedi gün içinde dilekçeyle bildirilmesi gerekir.
Ödeme emri ve münderecatı: hangi şartlar aranır?
- Alacaklının takip talebinde iflas yolunu seçtiğini açıkça belirtmesi gerekir; belirtilmeden ödeme emri gönderilirse ödeme emri süresiz şikayet yoluyla iptal edilebilir.
- Borçlunun iflas yoluyla takibe tabi bir şahıs olması gerekir.
- Alacaklının ödeme emrinin gönderilmesini istemesi gerekir.
- İcra dairesi, ödeme emrinde takip talebindeki kayıtlara, borç ve giderlerin yedi gün içinde ödenmesi yükümlülüğüne, itiraz ve konkordato hakkına ve iflas talebi ihtarına yer vermelidir.
- Borcun ve takip giderlerinin yedi gün içinde icra dairesinin banka hesabına yatırılması ödeme için gereklidir.
- Borçlunun itirazı varsa bu itirazı yedi gün içinde dilekçeyle icra dairesine bildirmesi gerekir; bu dilekçe olmadan itiraz yapılmış sayılmaz.
Takip talebinde iflas yolunun seçilmesi ile seçilmemesi arasındaki fark nedir?
Alacaklı takip talebinde iflas yolunu açıkça seçmişse icra dairesi iflas ödeme emri gönderebilir.
Seçim açıkça belirtilmemişse icra dairesinin gönderdiği iflas ödeme emri usulsüzdür.
Usulsüz gönderilen ödeme emri süresiz şikayetle iptal edilebilir.
Borçlunun gerek borcu olmadığı itirazı ile iflasa tabi olmadığı itirazı arasındaki fark nedir?
Borcun varlığına veya miktarına ilişkin itiraz, alacağın esasına dair savunmadır.
İflasa tabi olmadığı itirazı, borçlunun iflas yoluyla takibe tabi olup olmadığına ilişkindir.
Her iki itiraz da yedi gün içinde dilekçeyle bildirilir ve yapılırsa iflas takibi durur.
Ödeme emrine itiraz ile konkordato teklifi arasındaki fark nedir?
Borçlu itiraz hakkını kullanabilir.
Konkordato teklif hakkı ödeme emrinde ayrıca ihtar edilir.
Konkordato teklifi itiraz yerine ya da itirazla birlikte kullanılabilecek bir seçenek olarak ödeme emrinde borçluya bildirilir.
Ödeme emri ve münderecatı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kambiyo senetlerine özgü iflas yolunun ödeme emri süresini (beş gün) genel iflas yolu için de uygulamak; genel yolda süre yedi gündür.
- Ödeme emrine yapılan itirazı dilekçesiz yapılan sözlü beyan ile yeterli saymak; itirazın dilekçeyle bildirilmesi zorunludur.
- Yedi günlük süreyi itiraz süresiyle ödeme süresini karıştırmak; her ikisi de yedi gündür ama farklı sonuçlar doğurur.
- Takip talebinde iflas yolu açıkça seçilmemişken iflas ödeme emrinin geçerli sayılması; bu durumda ödeme emri süresiz şikayetle iptal edilebilir.
- Konkordato teklifini itiraz yerine geçen bir hak saymak; konkordato ödeme emrinde ayrıca bildirilen bağımsız bir seçenektir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ödeme emrinde iflas yolunun seçildiğinin takip talebinde açıkça belirtilmemesi halinde gönderilen ödeme emrinin süresiz şikayetle iptal edilebileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1738 E., 2026/129 K., 29.01.2026)
- Borçlunun yedi gün içinde itiraz etmemesi halinde ödeme emrinin kesinleşeceği ve alacaklının iflas davası açabileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1738 E., 2026/129 K., 29.01.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/472 E., 2022/559 K., 28.04.2022)
- İflas ödeme emrine yapılan itirazın tek bir ayrım yapılmaksızın, iflas davasını gören asliye ticaret mahkemesi tarafından incelendiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/574 E., 2025/834 K., 17.12.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2022/2518 E., 2022/1771 K., 25.10.2022)
- İflas yolu ile takibin, alacağın dayanağı belge şartına bağlı olmadan genel iflas yolu olarak yürütülebileceği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/1241 E., 2023/1721 K., 16.10.2023; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/793 E., 2023/935 K., 28.09.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Alacaklının iflas yolunu seçtiğini takip talebinde açıkça belirtmesi gerekir; bu belge icra dosyasında yer alır ve seçimin varlığı dosya üzerinden ispatlanır.
- Ödeme emrinin borçluya tebliğ tarihi tebliğ belgesiyle ispatlanır ve yedi günlük sürenin başlangıcı bu tarihtir.
- Borçlunun yedi gün içinde dilekçeyle itirazda bulunduğunu ispat yükü borçluya aittir; itirazın dilekçeyle yapılmadığı durumda itiraz yapılmamış sayılır.
- Borç ödemesinin yedi gün içinde yapıldığını ispat yükü borçluya aittir; ödeme makbuzu veya banka kaydı bu amaçla kullanılır.
- Ödeme emrinin içeriğinde zorunlu kayıtların eksik olduğu iddiasını ileri süren taraf bu eksikliği ödeme emri metni üzerinden ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.156: Ödeme emrine itiraz etmeyen borçlunun durumunu ve iflas davası açılma koşullarını düzenler; m.155'teki yedi günlük süre burada sonuç doğurur.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.58: Takip talebinin unsurlarını düzenler; alacaklının iflas yolunu takip talebinde açıkça belirtmesi m.58 ile bağlantılıdır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.65: Gecikmiş itirazın koşullarını gösterir; ödeme emrine yedi günden sonra yapılan itiraz bu madde ile değerlendirilir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.154: Takip talebinin yetkili icra dairesine yapılmasını düzenler; ödeme emrinin gönderileceği icra dairesini belirler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.171: Kambiyo senetlerine özgü iflas yolunda ödeme emrinin içeriğini ve süresini ayrıca düzenler; m.155 genel iflas yolunu kapsar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.177: Genel iflas yolunun alacağın niteliğine göre seçilebilmesini düzenler; alacaklının iflas yolunu seçme hakkının kaynağıdır.
İİK m.156 — İflas talebi ve müddeti
İİK m.156, genel iflas yoluyla takipte alacaklının, ödeme emrine karşı borçlunun itirazı olmadığında veya itiraz edildiğinde iflas kararı isteyebilmesi için izlenecek yolu düzenler: iflas isteminin dilekçe ile Ticaret Mahkemesine yapılması, ödeme emri nüshasının eklenmesi, itirazın kaldırılması ile birlikte iflas talebi ve iflas isteme hakkının düşme süresi. Maddeye göre hüküm, alacağı ilamsız takibe dayanan alacaklıya uygulanır. Hüküm, borçlunun kendi iflasını istemesini (m.178), doğrudan iflas yollarını (m.177-179 kapsamında) ve iflas davasının yargılama usulünü (m.158-166) ayrıntılı düzenlemez; bunlar ilgili maddelerde yer alır. Genel iflas yolunda takibin başlaması ve ödeme emrinin gönderilmesi (m.154-155) ile itiraz süresi bu maddenin konusu değildir. Muhafaza tedbirleri (m.159), depo kararı (m.158), iflasın ilanı ve hükmü (m.164-166) ile iflas davasının ispatı ve usulü de başka maddelerdedir.
İflas talebi ve müddeti: hangi kavramlar bilinmeli?
- İflas davası
- Alacaklının, takipli iflas yolunda borçlunun iflasına karar verilmesi için görevli Ticaret Mahkemesinde açtığı davadır. Madde metni buna dilekçe ile başvuru olarak yer verir; dava sonucunda bütün alacaklılar yararlanır.
- Ödeme emri nüshası
- İflas ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmiş nüshasıdır. Borçlunun itiraz etmediğini gösteren belge niteliğindedir ve dilekçeye eklenmesi zorunludur.
- İtirazın kaldırılması
- Borçlunun ödeme emrine süresinde yaptığı itirazın mahkemece ortadan kaldırılmasıdır. Borçlu itiraz ettiğinde iflas talebinin kabulü için bu istem birlikte ileri sürülür.
- Ödeme emrinin tebliğ tarihi
- İflas isteme hakkının düşme süresinin başladığı andır. Süre tebliğden itibaren bir yıldır.
İflas talebi ve müddeti: hangi şartlar aranır?
- Alacaklı, takipli iflas yolunu seçmiş ve borçluya iflas ödeme emri tebliğ edilmiş olmalıdır.
- Ödeme emrindeki süre içinde borçlu itiraz etmemişse, alacaklının dilekçesine borçlunun itiraz etmediğini gösteren ödeme emri nüshası eklenmelidir.
- Borçlu itiraz etmişse takip durur; alacaklı itirazın kaldırılmasıyla birlikte borçlunun iflasına karar verilmesini dilekçe ile istemelidir.
- İflas isteği, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır.
- İflas talebi görevli ve yetkili Ticaret Mahkemesine yöneltilmelidir.
İflas talebi ve müddeti: hangi sonuçları doğurur?
- Ödeme emrindeki süre içinde itiraz yoksa ve alacaklı bir yıl içinde dilekçe ile başvurursa Ticaret Mahkemesi iflas kararı verebilir.
- Itiraz yoksa dilekçeye ödeme emri nüshasının eklenmesi zorunludur; eklenmemesi talebin usulden reddine yol açabilir.
- Borçlu itiraz etmişse takip durur ve iflas kararı, itirazın kaldırılması ile birlikte istenebilir.
- Bir yıllık süre geçirilirse iflas isteme hakkı düşer ve alacaklı iflas için yeniden takip yapmak zorunda kalır.
- Ödeme emri süresinde itiraz edilmemiş ise takip kesinleşir; borç ödenirse takip sona erer.
İtiraz edilmemiş ile itiraz edilmiş arasındaki fark nedir?
Borçlu süre içinde itiraz etmemişse alacaklı yalnızca iflas talebini ve ödeme emri nüshasını sunar.
Borçlu itiraz etmişse takip durur ve alacaklı itirazın kaldırılmasını da talep eder.
İtiraz varsa iflas kararı için ayrıca itirazın kaldırılması istemi gerekir; itiraz yoksa bu istem aranmaz ve nüsha eklenir.
Dilekçe ekinde ödeme emri nüshası ile ekinde bulunmaması arasındaki fark nedir?
Ödeme emri nüshası eklenmiş dilekçe, itiraz edilmediğini mübeyyin belge sunulmuş olduğundan usule uygundur.
Nüsha eklenmemişse borçlunun itiraz etmediği kanıtlanamaz.
Nüshanın bulunmaması talebin usulden reddine yol açabilir.
Genel iflas yolu ile doğrudan iflas yolu arasındaki fark nedir?
Bu madde ilamsız takipten doğan, ödeme emri ile başlayan genel iflas yolunu düzenler.
Borçlunun kendi iflası veya doğrudan iflas sebepleri (m.178-179) ayrı bir yoldur ve ödeme emri gerektirmez.
Bu maddedeki bir yıllık süre ve nüsha koşulu, doğrudan iflas taleplerinde aranmaz.
İflas talebi ve müddeti: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bir yıllık süreyi ödeme emrinin tebliğ tarihi yerine takip talebi veya ödeme emri tarihinden saymak.
- İtiraz edilmemiş olmasına rağmen dilekçeye ödeme emri nüshasını eklememek.
- İtiraz varken yalnızca iflas talep edip itirazın kaldırılması istemini dilekçeye yazmamak.
- Madde metninde yer almayan 7 günlük depo süresini bu maddenin süresi sanmak; depo kararı m.158'de düzenlenmiştir.
- Borçlunun kendi iflas talebinde (m.178) veya doğrudan iflas yollarında bu maddedeki bir yıllık süreyi aramak; bu yollar farklı kurallara tabidir.
- Dava dilekçesinde yetkili mahkemeyi borçlunun ikametgahı sanmak; yetkili mahkeme borçlunun işlem merkezinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İflas davasının dava niteliğinde olduğu ve bir dilekçeyle açılması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1179 E., 2026/244 K., 18.02.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/1906 E., 2023/324 K., 01.03.2023)
- İtirazın kaldırılması ile iflas davasının birlikte açılabileceği, bu istemin dilekçede açıkça yer alması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/119 E., 2022/627 K., 26.05.2022; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1971 E., 2022/116 K., 03.02.2022)
- İflas davası açılırken dilekçeye ödeme emri nüshasının eklenmesi, itirazın bulunmadığını gösteren zorunlu bir belge olarak değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/294 E., 2021/298 K., 04.03.2021)
- İflas davasında yetkili mahkemenin borçlunun işlem merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/2106 E., 2019/1721 K., 03.10.2019)
Nasıl ispat edilir?
- İflas talebini ileri süren alacaklı, takibin ve ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini ve bir yıllık sürenin geçmediğini ispatlamakla yükümlüdür; tebliğ belgesi bu ispatın temel aracıdır.
- Borçlunun itiraz etmediğini ileri süren alacaklı, bu iddiasını ödeme emri nüshası ile ispatlar; nüshanın eklenmemesi halinde ispat zayıflar.
- Borçlu itiraz ettiğini ileri sürerse, itirazın süresinde yapıldığını ve dilekçe ile bildirildiğini belgelerle ispatlar; itirazın kaldırılması istemi alacaklıya aittir.
- Borçlu alacağın ödendiğini veya takibin durduğunu savunuyorsa, bu savunmayı ödeme belgeleri ile ispatlamak zorundadır.
- Alacaklının iflas davası açmadan önceki sürede dava hakkını kullanmadığı, bir yıl sürenin geçtiği savunulursa, bu savunmanın ispatı karşı tarafa aittir ve tebliğ tarihi belgeyle belirlenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İİK m.154: Takip talebinin ve iflas yolunun seçilmesinin koşullarını düzenler; bu madde ödeme emrinden sonraki aşamayı düzenler.
- 2004 sayılı İİK m.155: İflas ödeme emrinin içeriğini ve itiraz süresini düzenler; m.156'daki itiraz ve nüsha koşullarının dayanağıdır.
- 2004 sayılı İİK m.158: İflas davasında ilan, müdahale ve depo kararını düzenler; itirazın kaldırılması ve iflas kararı sürecinin devamıdır.
- 2004 sayılı İİK m.159: İflas davası sırasında muhafaza tedbirlerini düzenler.
- 2004 sayılı İİK m.177: Alacaklının genel iflas yolunda iflas talebinin usulünü ve doğrudan iflas seçeneğini düzenler.
- 2004 sayılı İİK m.178: Borçlunun kendi iflasını istemesi ve ilan usulünü düzenler; bu maddedeki alacaklı talebinden ayrı bir yoldur.
- 2004 sayılı İİK m.65: Gecikmiş itirazın genel iflas yolunda uygulanmasını düzenler.
İİK m.157 — Talebin geri alınması ve yenilenmesi
İcra ve İflas Kanunu'nun 157. maddesi, iflas talebini geri alan alacaklının yeniden iflas talebinde bulunabilmesi için geçmesi gereken asgari bekleme süresini düzenler. Hüküm, iflas yoluyla takipte alacaklının talebini geri alması halinde uygulanır. Talebi geri alan her alacaklı bakımından geçerlidir. Maddede talebin geri alınma şekli, geri alınabileceği süre veya iflas talebinin esasına ilişkin şartlar yer almaz; bunlar ilgili diğer maddelerde düzenlenmiştir. Talebin geri alınmasının iflas yoluna etkisi ve iflas talebinin usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır ve ayrı maddelerde düzenlenmiştir.
Talebin geri alınması ve yenilenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- İflas talebini geri alma
- Alacaklının, yaptığı iflas talebinden vazgeçmesini bildirmesidir. Geri alma, talebin sonuçlarını ortadan kaldırmak üzere yapılan bir işlemdir.
- Yeniden iflas talebi
- Geri alınan talebin ardından aynı alacaklı tarafından aynı borçlu hakkında yeniden yapılan iflas talebidir. Maddenin bekleme süresine tabi olan talep budur.
- Bir ay
- Geri alma tarihinden itibaren yeniden iflas talebinin yapılamayacağı asgari süredir. Süre, geri alma işleminin gerçekleştiği andan itibaren işlemeye başlar.
Talebin geri alınması ve yenilenmesi: hangi şartlar aranır?
- Alacaklının daha önce yaptığı bir iflas talebini geri almış olması gerekir.
- Geri alma tarihinden itibaren bir ay geçmiş olması gerekir; bu süre dolmadan yeniden iflas talebinde bulunulamaz.
- Yeniden iflas talebinin aynı alacaklı tarafından yapılması gerekir; bekleme süresi, talebi geri alan alacaklı için işler.
Talebin geri alınması ve yenilenmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Bir ay geçmeden yapılan yeni iflas talebi kanuna aykırıdır ve bu nedenle mahkemece reddedilmesi gerekir.
- Bir ay geçtikten sonra alacaklı yeniden iflas talebinde bulunabilir.
- Süre, alacaklının iflas talebini geri alması ile işlemeye başlar; bu süre içinde yeni talebe ilişkin hak sona ermez, yalnızca yeni talep ertelenir.
Talebin geri alınması ve yenilenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bekleme süresini geri alma tarihi yerine ilk iflas talebinin tarihinden saymak; süre geri alma ile başlar.
- Bir aylık süreyi takvim günü yerine iş günü olarak hesaplamak; metinde gün türü belirtilmemiştir, ayın karşılık gelen gününe göre hesap yapılmalıdır.
- Bekleme süresinin farklı bir alacaklı tarafından yapılan talebe de uygulanacağını düşünmek; madde yalnızca talebi geri alan alacaklı için işler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İflas talebinin geri alındığı tarihten bir ay geçmeden yapılan yeni talebin reddedileceği yönündeki uygulama, bu maddeye dayanılarak yürütülmektedir. (İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/666 E., 2019/245 K., 21.03.2019)
Nasıl ispat edilir?
- İflas talebini geri aldığını ve geri alma tarihini, geri alma beyanının kayıtlarında (dava dosyasındaki duruşma tutanağı veya dilekçe) bulunmasıyla ispat yükü yeni talepte bulunan alacaklıdadır.
- Yeni talebin bir ay geçmeden yapıldığını ileri süren taraf (genellikle borçlu) bu iddiasını dosyadaki geri alma tarihi ile kıyaslayarak ispatlar.
- Geri alma tarihinin tespitinde mahkemenin dosyadaki duruşma tutanağı veya dilekçe tarihini esas alması beklenir.
İİK m.158 — Yargılama usulü
İİK m.158, iflas talebine dayanan takibin kesinleşmesi üzerine yapılacak ilanı, diğer alacaklıların iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürme hakkını ve mahkemenin iflas davasını basit yargılama usulünde duruşmalı olarak inceleme ve borçluya depo emri verme usulünü düzenler. Madde, iflas davasının açılması, asliye ticaret mahkemesinin görevi ve iflas kararının kesinleşmesi ve sonuçlarını düzenlemez. Muhafaza tedbirleri (m.159), iflas kararının açılma anı ve feragat yasağı (m.165), depo kararından sonra iflas kararı verilmesinde avansın peşin ödenmesi (m.160) ve iflas kararının ilanı ile tebliği (m.164, m.166) bu maddede yer almaz. Kural olarak iflas davasının konusu olan ödeme emrine itiraz ve icra takibinin iptali süreçleri de ayrı hükümlere tabidir.
Yargılama usulü: hangi kavramlar bilinmeli?
- İflas talebinin ilanı
- Takibin kesinleşmesinin ardından mahkemenin iflas talebini İİK m.166'da öngörülen usulle duyurmasıdır. Bu ilan, diğer alacaklılara müdahale veya itiraz hakkı doğurur.
- Müdahale veya itiraz
- Diğer alacaklıların, borçlunun iflasını gerektiren bir halin bulunmadığını ileri sürerek talebin reddini isteme yoludur. Burada söz konusu olan müdahale, HMK m.65 anlamındaki müdahale değildir.
- Depo kararı
- İtirazın kaldırılması veya iflas davasının haklı bulunması halinde, borçluya yedi gün içinde faiz ve icra masraflarıyla birlikte borcu ödemesi ya da mahkeme veznesine depo etmesi için verilen karardır.
- Basit yargılama usulü
- HMK m.316 vd. hükümlerine göre yürütülen, iflas davasının inceleme usulüdür. Madde bu usulün uygulanacağını ve davanın mutlaka duruşmalı görüleceğini belirtir.
Yargılama usulü: hangi şartlar aranır?
- Alacaklının başlattığı iflas takibinin kesinleşmiş olması gerekir.
- Mahkemece, görev, yetki ve re'sen dikkate alınacak diğer dava şartları bakımından eksiklik bulunmadığının anlaşılması gerekir; bu hâlde iflas talebi m.166 usulüyle ilan edilir.
- İlandan itibaren on beş gün içinde diğer alacaklıların davaya müdahale veya itiraz etmesi süresi işlemeye başlar; bu süre içinde yapılan başvuru iflası gerektiren bir halin bulunmadığını ileri sürmelidir.
- Mahkeme, icra dosyasını celbederek basit yargılama usulüne göre duruşma yapmalı ve iflas talebi ile itiraz ve defileri genel hükümlere göre incelemelidir.
- Borçlunun takibe karşı usulüne uygun itiraz etmemiş olması veya itiraz ve defilerinin yerinde görülmemesi halinde, mahkeme yedi gün içinde borca faiz ve icra masraflarıyla birlikte ödeme veya depo yapılmasını emretmelidir.
- Depo emri borçluya ya da duruşmada vekiline, duruşma yoksa Tebligat Kanunu'na göre tebliğ edilmiş olmalıdır.
- Borçlu depo emrine uymazsa ilk oturumda iflasına karar verilir.
Yargılama usulü: hangi sonuçları doğurur?
- İlan üzerine diğer alacaklılar on beş gün içinde başvurursa mahkeme bu itirazı da iflas talebi ile birlikte inceler.
- Borçlunun takibe usulüne uygun itiraz etmemesi ya da itiraz ve defilerinin yerinde görülmemesi hâlinde mahkeme depo emri verir.
- Depo emri borçluya ya da duruşmada vekiline, duruşma yapılmıyorsa Tebligat Kanunu'na göre tebliğ edilir.
- Borçlu süre içinde borcu ödemez ya da depo etmezse ilk oturumda iflasına karar verilir.
- Borçlu süre içinde ödeme veya depo yaparsa iflas kararı verilmez.
- Davanın yargılaması basit yargılama usulünde ve duruşmalı yapılır; dosya ilk derece mahkemesinde incelenir.
- Müdahale veya itiraz süresinin işlemesi, iflas talebinin incelenmesini durdurmaz; mahkeme bu süreyi beklemek zorundadır.
Ödeme emrine itiraz edilen ile edilmeyen hal arasındaki fark nedir?
Borçlu takibe usulüne uygun itiraz etmişse, mahkeme önce itirazın kaldırılması talebini genel hükümlere göre inceler.
Borçlu itiraz etmemişse, takip kesinleşir ve mahkeme depo emrini doğrudan verir.
İtiraz edilen halde borçlunun savunmaları ilk derece davasında serbestçe ileri sürülebilir; itiraz edilmeyen halde ise madde metnindeki depo emri doğrudan uygulanır.
Diğer alacaklıların ilan üzerine itirazı ile ilanın kendiliğinden sonuç doğurması arasındaki fark nedir?
Diğer alacaklı on beş gün içinde müdahale ya da itiraz ederek iflası gerektiren hal bulunmadığını ileri sürebilir.
Süre içinde başvuru yapılmazsa diğer alacaklılar bu yolu kullanamaz; mahkeme depo sürecini sürdürür.
Başvuru yapılmadığında iflas talebinin reddi istenemez ve yargılama borçlu ile alacaklı arasında devam eder.
Depo emrine uyulması ile uyulmaması arasındaki fark nedir?
Borçlu yedi gün içinde borcu ödediğinde ya da depo ettiğinde iflas kararı verilmez.
Borçlu depo emrine uymazsa ilk oturumda iflasına karar verilir.
Uyulmama hâlinde iflas kararı için ayrıca yeni bir duruşma beklenmez; ilk oturumda karar verilir.
Yargılama usulü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Basit yargılama usulünü yazılı yargılama usulü gibi uygulamak; duruşma yapılmadan iflas talebini karara bağlamak.
- Depo emrinin tebliğini atlayarak borçlunun iflasına karar vermek; depo emrinin borçluya ya da vekiline usulüne uygun tebliğ edilmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
- Depo edilmesi gereken bedeli yalnız asıl alacak olarak hesaplamak; faiz ve icra masraflarını dahil etmemek.
- Müdahale ya da itirazı HMK m.65 anlamındaki müdahale ile karıştırmak; m.158 anlamındaki başvurunun özel bir yol olduğunu gözden kaçırmak.
- On beş günlük süreyi depo süresi ile karıştırmak; ilanla başlayan on beş günlük süreyi, depo kararından sonraki yedi günlük süre ile aynı şey saymak.
- Borçlunun süre içinde yaptığı ödeme veya depo girişimini yeterli saymamak; depo bedelinin tamamının yatırılmış olup olmadığını kontrol etmemek.
- Borçlunun ödeme emrine itiraz etmediği hâlde yargılamayı yeniden itiraz incelemesi gibi yürütmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İflas davasında basit yargılama usulünün uygulanması ve duruşma yapılması zorunlu kabul edilmektedir; yazılı yargılama usulünün seçilmesi bu sonucu değiştirmez. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/147 E., 2025/52 K., 15.01.2025)
- Depo emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edilmemesi hâlinde borçlunun iflasına karar verilemeyeceği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2026/63 E., 2026/141 K., 20.02.2026)
- Depo emrine uyulmamasının ardından verilen iflas kararı, iflas talebinin yerinde bulunduğu hâllerde kanuna uygun görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/602 E., 2022/764 K., 16.06.2022)
- Davanın açılmasından sonra borçlunun iflasına karar verilip kesinleştiğinde konusuz kalan iflas davasının bu nedenle usulden reddedilmesi uygun görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/971 E., 2023/972 K., 05.10.2023)
- Basit yargılama usulünün uygulanmasına rağmen yazılı yargılama usulü uyarınca bir kararın verilmesinin bozma sebebi sayılacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2026/618 E., 2026/647 K., 06.05.2026)
Nasıl ispat edilir?
- İflas talebini ileri süren alacaklı, takibin kesinleştiğini ve iflası gerektiren koşulların bulunduğunu belgelerle ispatlamakla yükümlüdür; takip dosyası mahkemece celp edilir.
- Diğer alacaklılar, on beş gün içinde yaptıkları müdahale veya itirazda iflası gerektiren bir halin bulunmadığını ileri sürmek zorundadır ve bu iddiayı kendileri ispatlamalıdır.
- Borçlu, takibe itiraz etmediğini ya da itirazının yerinde olmadığını ispat etmeyi değil; borcu ödediğini veya depo ettiğini ispatla yükümlüdür; ödeme ve depo belgeleri borçlu tarafından sunulur.
- Yargılamada genel ispat hukuku kuralları uygulanır; tanık ve belge delilleri serbesttir ve taraflar iddialarını yazılı delille kanıtlamalıdır.
- Depo emrinin tebliğine ilişkin tebligat belgesi, depo emrinin borçluya usulüne uygun ulaştığını gösteren delil olarak aranır; tebliğin yapılmadığını savunan taraf bunu ispatla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.166: İflas talebinin ilanının hangi usulle yapılacağını belirler; m.158/1 ilanı bu usule bağlar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.159: Mahkemenin iflas davası sırasında alacaklıların menfaatini korumak için muhafaza tedbirleri verebilmesini düzenler; m.158 ile birlikte okunur.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.160: Depo kararından sonra iflas kararı verilebilmesi için alacaklının avansı peşin yatırmasını öngörür.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.165: İflas kararının açılma anını ve alacaklının iflas kararı verildikten sonra davadan feragat edemeyeceğini düzenler; m.158 sonucunda verilen iflas kararının etkisini belirler.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.316: Basit yargılama usulünün kapsamını ve uygulanacağı davaları belirler; m.158/2 bu usule atıf yapar.
İİK m.159 — Muhafaza tedbirleri
İİK m.159, iflas talebi üzerine mahkemenin alacaklıların menfaati için alabileceği muhafaza tedbirlerini, bu tedbirlerin emredilme koşullarını, defter tutma dışındaki tedbirler bakımından teminat rejimini ve muhafaza tedbirlerinin icra takiplerine etkisini düzenler. Hüküm, iflas talebinde bulunan alacaklıyla birlikte borçlu ve üçüncü kişiler bakımından uygulanır. Muhafaza tedbirlerinin uygulanma biçimi (defter tutma, mühürleme, yediemine teslim) ve defterin hükümleri bu maddede değil, iflas dairesinin görevlerini düzenleyen maddelerde yer alır (m.161-163, m.208-216). Teminatın hangi şekil ve miktarda gösterileceği HMK m.87 ve m.96 hükümlerine bağlıdır. Muhafaza tedbirine itiraz usulü, iflas talebinin kesinleşmesi ve iflas kararının sonuçları bu maddenin kapsamı dışındadır.
Muhafaza tedbirleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Muhafaza tedbiri
- İflas talebi üzerine, masaya girecek malların kaçırılmasını veya gizlenmesini önlemek için mahkemenin verdiği tedbirdir. Tedbirin kapsamı kanunda sayılmamıştır; mahkeme somut olayın özelliklerine göre belirler. Defter tutma da bu tedbirlerden biridir.
- Defter tutma
- Borçlunun haczi mümkün bütün mallarının iflas dairesi tarafından kayda geçirilmesi işlemidir. Yalnız alacağı karşılayacak mallar değil, borçlunun tüm haczi caiz malları deftere geçer. Madde metni bu tedbiri teminat yükümlülüğünden muaf tutar.
- Ödeme emri
- İcra takibinde borçluya gönderilen ve borcu ödemesini isteyen emirdir. Borçlunun bu emre itiraz etmemiş olması, madde kapsamında mahkemeyi tedbire karar vermeye mecbur kılan koşuldur ve teminat aranmamasının da nedenidir.
- Teminat
- Alacaklının tedbir haksız çıkarsa borçlu ve üçüncü kişinin uğrayacağı zararı karşılamak için gösterdiği güvencedir. Şekil ve miktarı HMK m.87 ve m.96 uyarınca mahkeme tarafından belirlenir. Madde, teminatın yalnız defter tutma dışındaki tedbirler için istenebileceğini düzenler.
- Muhafaza emri
- Mahkemenin tedbire karar vermesiyle oluşan ve iflas dairesince yerine getirilmesi gereken emirdir. Emrin uygulayıcısı iflas dairesidir.
Muhafaza tedbirleri: hangi şartlar aranır?
- İflas talebinin bulunması ve iflas davasının açılmış olması gerekir.
- Mahkemenin tedbirin alacaklıların menfaati için zaruri olduğunu takdir etmesi gerekir; bu takdir, borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse ve alacaklı talep etmişse zorunluluğa dönüşür.
- Borçlunun ödeme emrine itiraz etmemiş olması veya alacağın bir ilama bağlanmış olması halinde teminat aranmaz; bu hallerden biri varsa tedbir talebi teminat olmaksızın değerlendirilir.
- Defter tutma dışındaki bir tedbir istenmesi halinde mahkeme, alacaklıdan HMK m.87 kapsamında teminat isteyebilir; teminatın istenip istenmemesi kural olarak mahkemenin takdirindedir.
- Devlet ve adli yardıma hak kazanmış kişiler teminat göstermek zorunda değildir.
- Tedbirin hukuki sonucunun doğması için mahkemenin tedbire ilişkin emri verilmiş ve iflas dairesi tarafından yerine getirilmiş olmalıdır.
Muhafaza tedbirleri: hangi sonuçları doğurur?
- Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse ve alacaklı talep etmişse mahkeme tedbire karar vermek zorundadır; bu durumda takdir yetkisi kalmaz.
- Tedbir emirleri iflas dairesince yerine getirilir.
- Defter tutma dışındaki tedbirler için teminat istenirse ve alacaklı teminat göstermezse tedbir verilmeyebilir; teminat istenmemişse tedbir teminatsız verilir.
- Ödeme emrine itiraz edilmemişse, alacak bir ilama bağlıysa, alacaklı Devlet ise veya adli yardımdan yararlanıyorsa teminat aranmaz.
- Alınan muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine etki etmez; takip başlatılabilir veya devam ettirilebilir ve mallar satılabilir.
- Tedbir talebi kabul edilmemişse mahkeme tedbiri vermez; bu durumda iflas dairesi tedbir işlemi yapmaz.
Defter tutma ile defter tutma dışı tedbirler arasındaki fark nedir?
Defter tutmanın teminat yükümlülüğü yoktur; alacaklı teminat göstermez.
Defter tutma dışındaki tedbirlerde alacaklıdan teminat istenebilir.
Defter tutulması istendiğinde teminat aranmaz; diğer tedbirlerde mahkeme HMK m.87 uyarınca teminat isteyebilir.
Mahkemenin zorunlu tedbir ile takdiri tedbir arasındaki fark nedir?
Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse ve alacaklı talep etmişse mahkeme tedbire karar vermek zorundadır.
Bu koşul yoksa tedbire karar verip vermemek kural olarak mahkemenin takdirindedir.
Koşul gerçekleşmişse talep reddedilemez; aksi halde mahkeme gerekli gördüğü tedbire karar verir.
Teminat isteme ile teminat aranmayan haller arasındaki fark nedir?
Teminat kural olarak mahkemenin takdirine bağlıdır ve defter tutma dışı tedbirlerde istenebilir.
Ödeme emrine itiraz edilmemesi, alacağın ilama bağlanması, Devlet veya adli yardım sahibi olunması halinde teminat aranmaz.
Bu hallerden biri varsa teminat istenmez ve tedbir teminatsız verilir.
Muhafaza tedbiri ile icra takibi arasındaki fark nedir?
Muhafaza tedbiri, iflas davası ve masa mallarının korunması amacına yöneliktir.
İcra takibi, alacağın tahsili amacıyla başlatılan ve borçlu aleyhine devam eden takiptir.
Muhafaza tedbiri başlamış veya başlayacak icra takiplerini etkilemez; tedbire rağmen takip yapılabilir ve mal satılabilir.
Muhafaza tedbirleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Defter tutulmasını talep eden alacaklıdan teminat istemek; defter tutma için teminat aranmaz.
- Ödeme emrine itiraz edilmemiş olmasını teminat koşulu değil, tedbirin verilmesi koşulu olarak yorumlamak; bu durumda mahkeme tedbire karar vermek zorundadır, teminat ise aranmaz.
- Tedbirin icra takiplerini durdurduğunu sanmak; madde açıkça takiplere etki etmeyeceğini düzenler.
- Alacağın ilama bağlanmasını ve ödeme emrine itiraz edilmemesini aynı koşul gibi değerlendirmek; her biri bağımsız olarak teminatsızlık sebebidir.
- Muhafaza tedbirini defter tutma ile sınırlı saymak; m.159 defter tutma dışındaki tedbirleri de kapsar ve bunların kapsamını mahkeme takdir eder.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Muhafaza tedbiri talebinin reddine dair ara kararlar istinaf konusu yapılmakta; istinaf incelemesi tedbir talebinin m.159 kapsamında değerlendirilip değerlendirilmediği üzerinden yürümektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/958 E., 2022/840 K., 30.06.2022; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1382 E., 2025/1432 K., 30.10.2025)
- Alacaklının defter tutma dışı tedbir talebi kabul edilmiş ve tedbire itiraz reddedilmiş olduğu durumlarda istinaf yoluna gidildiği görülmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/2574 E., 2023/1882 K., 01.12.2023; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/558 E., 2023/513 K., 11.05.2023)
- İflas talebine ilişkin itirazın kaldırılması davalarında muhafaza tedbiri talebi ayrı bir ara karar olarak değerlendirilmekte ve bu ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1382 E., 2025/1432 K., 30.10.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/90 E., 2023/183 K., 16.02.2023)
- Muhafaza tedbirinin kaldırılması veya değiştirilmesi konusunda ticaret mahkemesinin yetkisi devam etmekte; istinafta tedbirlerin kendiliğinden hükümsüz olmadığı belirtilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/886 E., 2022/765 K., 16.06.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Muhafaza tedbirini talep eden alacaklı, iflas talebinin varlığını ve tedbirin alacaklıların menfaati için gerekli olduğunu ileri sürer ve bunu ispatlar.
- Borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini ileri süren alacaklı, bu durumu icra dosyasındaki ödeme emri tebliğ belgeleri ve itiraz bulunmadığına dair dosya kayıtlarıyla ispat eder.
- Alacağın bir ilama bağlandığını ileri süren alacaklı, kesinleşmiş mahkeme kararını ibraz ederek teminat aranmaması gerektiğini ispatlar.
- Devlet veya adli yardımdan yararlanan alacaklı, bu sıfatını ilgili belgelerle ispat eder.
- Borçlu, tedbirin alacaklıların menfaatine uygun olmadığını ya da teminatın gerekli bulunduğunu savunursa bu savunmayı ileri sürerek ispat yükünü taşır; teminat konusunda mahkeme takdirini kullanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.161: Defter tutma tedbirinin talep üzerine ve kendiliğinden nasıl verileceğini düzenler; m.159 ile birlikte okunur.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.162: Defteri tutulan malların borçlu tarafından teslim edilme yükümlülüğünü düzenler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.163: Tutulan defterin hükmünün dört ay sonra sona ermesini ve iptalini düzenler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.208: İflas dairesinin muhafaza tedbirlerini uygulama görevini düzenler; m.159'daki emirlerin yerine getirilmesiyle bağlantılıdır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.210: Muhafaza altına alma ve mühürleme işlemlerinin ayrıntısını düzenler; m.159 kapsamındaki tedbirlerin uygulanma biçimidir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.164: Dava sürerken alınan muhafaza tedbirlerinin iflas kararının kaldırılması halinde akıbetini düzenler.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.87: Teminatın türünü ve şeklini belirler; m.159 teminatın bu hükme göre gösterileceğini bildirir.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.96: Teminatın miktarı ve gösterilmemesi halinin sonuçlarını düzenler; m.159 teminatın bu maddeye uygun olacağını belirtir.
İİK m.160 — Masrafların peşin verilmesi
İİK m.160, iflas isteyen alacaklının birinci alacaklılar toplantısına kadar doğan masraflardan sorumluluğunu ve bu masrafların ile iflas kararına karşı kanun yolları için gerekli tebliğ masraflarının mahkemece peşin istenmesini düzenler. Hüküm, iflas yoluyla takipte iflas kararı verilmesini talep eden alacaklı bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: ilamsız takipte peşin harç (Harçlar Kanunu m.29), tebligatın memur eliyle yapılması ve tebligat ücretinin peşin ödenmesi (Tebligat Kanunu m.2 ve m.5), iflas giderlerinin borçlu tarafından nihai olarak üstlenilmesi ve iflas harçlarının kimin tarafından ödeneceği (İİK m.59 ve m.158), iflas kararı öncesi muhafaza tedbirleri (İİK m.159).
Masrafların peşin verilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- İlk alacaklılar toplantısı
- İflas kararından sonra iflas idaresinin çağrısıyla toplanan ve iflas dairesinin denetimi altında alacaklıların ilk kez bir araya geldiği toplantıdır. Masrafın sorumluluğu bu toplantıya kadar olan dönemle sınırlıdır; bu toplantıdan sonra yapılan giderler bu hükmün kapsamında değildir.
- İflas masrafları
- İflas kararına kadar ve iflas kararından ilk alacaklılar toplantısına kadar yapılan ilan, defter tutma, muhafaza tedbiri, bildirim ve benzeri işlemlerin giderleridir. Madde bu giderleri 'masraf' olarak adlandırır ve iflas isteyen alacaklıya yükletir.
- Kanun yollarına ilişkin tebliğ masrafı
- İflas kararına karşı istinaf ve temyiz yollarının işletilmesi için gereken tebliğlerin giderleridir. Bu giderler de iflas kararı verilmeden önce peşin istenir.
- Peşin verilme
- Masrafın mahkemenin belirlediği süre içinde, iflas kararı verilmeden önce alacaklı tarafından yatırılmasıdır. Bu yatırılmadan mahkeme iflas kararı veremez.
Masrafların peşin verilmesi: hangi şartlar aranır?
- İflas yoluyla takipte alacaklının iflas kararı verilmesini talep etmiş olması gerekir.
- Mahkemenin, ilk alacaklılar toplantısına kadar doğacak masrafları ve iflas kararına karşı kanun yollarının gerektirdiği tebliğ masraflarını belirlemesi ve bunların peşin verilmesini istemesi gerekir.
- Alacaklının bu masrafları mahkemenin belirlediği süre içinde peşin olarak yatırması gerekir; yatırılmadan mahkeme borçlunun iflasına karar veremez.
- Masrafların sorumluluğu iflas isteyen alacaklıya aittir; ilk alacaklılar toplantısından sonra doğan giderler bu kapsamda değildir.
- İflas kararı verilip bu giderler ilgililerince sonradan karşılanmamışsa, Adalet Bakanlığı ödeneğiyle bildirim ve ilan işlemlerinin tamamlanması gerekir.
Masrafların peşin verilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- İflas isteyen alacaklı, ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masrafları karşılamakla sorumludur.
- Mahkeme, bu masraflar ile iflas kararına karşı kanun yolları için gerekli tebliğ masraflarını peşin ister.
- Masraflar peşin yatırılmadıkça mahkeme borçlunun iflasına karar veremez.
- Masraf yatırılmazsa iflas talebi bu sebeple reddedilir; bu durum dava şartı yokluğu niteliğinde değerlendirilir.
- Masraflar iflas kararı verildikten sonra ilgililerince karşılanmamışsa, bildirim ve ilanlar için Adalet Bakanlığı ödeneği kullanılır.
- Madde kamu düzenine ilişkindir; tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez.
İflas kararı öncesi peşin masraf ile iflas kararı sonrası tasfiye giderleri arasındaki fark nedir?
Madde kapsamındaki masraf, ilk alacaklılar toplantısına kadar yapılacak işlemlerin giderleridir ve iflas kararı verilmeden önce peşin istenir.
İlk alacaklılar toplantısından sonra yapılan tasfiye giderleri (satış, iflas idaresi ücreti, masa mallarının muhafazası) iflas masasından karşılanır.
Peşin yatırma yükümlülüğü yalnız birinci kısım için doğar; ikinci kısım iflas masasına yüklenir.
Asıl iflas masrafı ile iflas harcı arasındaki fark nedir?
İflas isteyen alacaklı, madde uyarınca iflas masraflarını peşin yatırmakla yükümlüdür.
İflas harçları ve karar harcı ise Harçlar Kanunu ve İİK m.59 uyarınca takip ve dava harcı olarak ayrıca alınır.
Masraf yatırma ile harç ödeme yükümlülükleri birbirinden ayrıdır; birinin yatırılması diğerini karşılamaz.
Yatırılmayan masraf ile yatırılan masraf arasındaki fark nedir?
Mahsus süre içinde masraf yatırılırsa mahkeme iflas kararı verebilir.
Süre içinde yatırılmazsa iflas kararı verilemez ve dava bu sebeple reddedilir.
Masraf yatırılmaması iflas talebinin reddine yol açar.
Masrafların peşin verilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Masrafın tamamını harç ile karıştırmak; m.160 masraflarını harçlardan ayrı tutmak gerekir.
- İlk alacaklılar toplantısından sonraki tasfiye giderlerini de alacaklıdan istemek; bu giderler iflas masasından karşılanır.
- Masraf yatırılmadığı halde iflas kararı vermek; yatırılmadan karar verilemez.
- Masrafların peşin yatırılmasını dava şartı olarak değil ilamsız takip harcı gibi ele almak; ayrım gözetilmelidir.
- Süre verilmeden ya da tebliğ yapılmadan masraf yatırılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İlk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflar ile iflas kararına karşı kanun yolları için gereken tebliğ masraflarının mahkemece peşin istenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1752 E., 2022/1422 K., 30.11.2022)
- Masrafların yatırılması için mahkemenin verdiği süre içinde yatırılmazsa, dava bu sebeple reddedilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/1596 E., 2023/1215 K., 13.09.2023; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/946 E., 2023/313 K., 01.03.2023)
- Masrafların yatırılması zorunluluğu kamu düzenine ilişkin kabul edilmekte; bu zorunluluk tarafların anlaşmasıyla kaldırılamamaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/1596 E., 2023/1215 K., 13.09.2023; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/946 E., 2023/313 K., 01.03.2023)
- Uygulamada m.160 kapsamındaki masrafların peşin yatırılması, HMK m.114/2 uyarınca gider avansı yükümlülüğü ile birlikte değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/21 E., 2021/526 K., 18.05.2021)
- Masrafların yatırılmasının istenmesi için bir ara karar gerektiği ve bu kararın tebliğ edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2022/2518 E., 2022/1771 K., 25.10.2022; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/1593 E., 2021/1860 K., 30.11.2021)
Nasıl ispat edilir?
- İflas talebini ileri süren alacaklı, masrafları peşin yatırdığını makbuzla ispatlar; yatırma yükümlülüğü ona aittir.
- Mahkemenin masrafların yatırılmasını istediğine ilişkin ara kararın alacaklıya tebliğ edildiği, tebliğ belgesi ile ispatlanır.
- Yatırılması istenen masrafların miktarı ve kapsamı, mahkemenin hesaplama ve gerekçesiyle belirlenir; alacaklı bu hesabın hatalı olduğunu ileri sürerse bunu ispatla yükümlüdür.
- Süresinde yatırılmadığı savunması, ilgili icra dosyası ve masraf makbuzunun yokluğu ile değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.159: Alacaklının talebi üzerine iflas kararı öncesinde muhafaza tedbirlerinin uygulanmasını düzenler; bu tedbirlerin masrafı da m.160 kapsamındaki masraflar arasındadır.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.166: İflas kararı verildikten sonra yapılacak bildirim ve ilanları düzenler; m.160'ın son fıkrasında geçen Adalet Bakanlığı ödeneği bu işlemlere ilişkindir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.59: Takip masraflarının alacaklı tarafından peşin ödenmesini düzenler; m.160 ile aynı amaçlı ama iflas yoluna özgü ayrı bir yükümlülük getirir.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114: Gider avansını dava şartı olarak düzenler; yargıtay kararları m.160'ın bu hükmü ile ilişkisini tartışmaktadır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| yedi gün | m.155 | (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Borçlu iflas yoliyle takibe tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme emrine yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek… |
| bir sene | m.156 | İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer. |
| bir ay | m.157 | İflas talebini geri alan alacaklı bir ay geçmedikçe bu talebini yenileyemez. |
| yedi gün | m.158 | Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
35 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2024/574 E., 2025/834 K., 17.12.2025İlgili madde: m.155
- Hukuk Genel Kurulu, 2006/636 E., 2006/670 K., 18.10.2006İlgili madde: m.154
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2026/618 E., 2026/647 K., 06.05.2026İlgili madde: m.158
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/1238 E., 2026/368 K., 11.03.2026İlgili madde: m.154
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2026/63 E., 2026/141 K., 20.02.2026İlgili madde: m.158
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1179 E., 2026/244 K., 18.02.2026İlgili madde: m.156
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2026/166 E., 2026/281 K., 05.02.2026İlgili madde: m.154
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1738 E., 2026/129 K., 29.01.2026İlgili madde: m.155
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/351 E., 2026/43 K., 14.01.2026İlgili madde: m.154
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2025/1621 E., 2025/1291 K., 19.11.2025İlgili madde: m.154
Diğer 25 karar
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1382 E., 2025/1432 K., 30.10.2025İlgili madde: m.159
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/147 E., 2025/52 K., 15.01.2025İlgili madde: m.158
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2024/1480 E., 2024/1794 K., 25.12.2024İlgili madde: m.154
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/2574 E., 2023/1882 K., 01.12.2023İlgili madde: m.159
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/1241 E., 2023/1721 K., 16.10.2023İlgili madde: m.155
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/971 E., 2023/972 K., 05.10.2023İlgili madde: m.158
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/793 E., 2023/935 K., 28.09.2023İlgili madde: m.155
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2023/1596 E., 2023/1215 K., 13.09.2023İlgili madde: m.160
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/558 E., 2023/513 K., 11.05.2023İlgili madde: m.159
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/1906 E., 2023/324 K., 01.03.2023İlgili madde: m.156
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/946 E., 2023/313 K., 01.03.2023İlgili madde: m.160
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/90 E., 2023/183 K., 16.02.2023İlgili madde: m.159
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1752 E., 2022/1422 K., 30.11.2022İlgili madde: m.160
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2022/2518 E., 2022/1771 K., 25.10.2022İlgili madde: m.155, m.157, m.158, m.160
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/958 E., 2022/840 K., 30.06.2022İlgili madde: m.159
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/602 E., 2022/764 K., 16.06.2022İlgili madde: m.158
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/886 E., 2022/765 K., 16.06.2022İlgili madde: m.159
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2022/119 E., 2022/627 K., 26.05.2022İlgili madde: m.156
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2022/472 E., 2022/559 K., 28.04.2022İlgili madde: m.155
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1971 E., 2022/116 K., 03.02.2022İlgili madde: m.156
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/1593 E., 2021/1860 K., 30.11.2021İlgili madde: m.160
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/21 E., 2021/526 K., 18.05.2021İlgili madde: m.160
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/294 E., 2021/298 K., 04.03.2021İlgili madde: m.156
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/2106 E., 2019/1721 K., 03.10.2019İlgili madde: m.156
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/666 E., 2019/245 K., 21.03.2019İlgili madde: m.157
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 09.11.1988 (m.158).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 6.1. İflas - Giriş ve Genel İflas Yoluyla Takip bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış