TTK › Ticaret şirketleri › Limited şirket
Şirket sözleşmesinin değiştirilmesi ve esas sermaye payının işlemlere konu olması
Kısaca
TTK m.589, limited şirkette şirket sözleşmesinin (esas sözleşmenin) değiştirilmesine ilişkin genel karar nisabını ve değişikliğin tescil ve ilanını düzenler. 6102 sayılı Kanun m.590/1, limited şirkette esas sermayenin artırılmasının genel çerçevesini çizer: artırımın kuruluş hükümlerine ve ayni sermaye ile işletme devrine ilişkin kurallara uyularak yapılabileceğini söyler.
Kapsam
Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.589–598 hükümlerini kapsar.
TTK m.589 — Genel olarak
Bu madde, limited şirkette şirket sözleşmesinin (esas sözleşmenin) değiştirilmesine ilişkin genel karar nisabını ve değişikliğin tescil ve ilanını düzenler. Aksi şirket sözleşmesinde öngörülmediği sürece değişikliğin esas sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararıyla yapılabileceğini kurar ve bu genel nisabın 621. maddedeki özel hallerde saklı olduğunu belirtir. Hüküm limited şirketin genel kurulunda alınan esas sözleşme değişikliği kararlarına uygulanır. Esas sermayenin artırılmasını ve azaltılmasını (m.590 ve devamı), ortaklara ek ödeme ve yan edim yükümlülüğü getirilmesini (m.607), oy hakkı ve oyda imtiyazı (m.618 ve devamı), genel kurulun 621. maddedeki nitelikli kararlarının ayrıntılarını ve ortağın çıkarılmasını (m.636 ve devamı) bu madde düzenlemez. Değişikliğe karşı iptal davası ve süresi de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Esas sözleşme değişikliği
- Şirket sözleşmesindeki mevcut hükümlerin değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni hükümler eklenmesidir. Şirket sözleşmesinde yer almayan konularda kanun hükümlerini değiştiren genel kurul kararları da bu kapsama girer.
- Esas sermaye
- Şirket sözleşmesinde gösterilen ve ortakların taahhüt ettiği toplam sermaye tutarıdır. Karar nisabı bu tutar üzerinden, oy hakkı bulunan sermaye bakımından hesaplanır.
- Ağırlaştırılmış karar nisabı
- Genel kurul kararının geçerli olabilmesi için aranan, normalden yüksek sermaye çoğunluğudur. Bu maddede genel nisap, esas sermayenin üçte ikisidir.
- Tescil ve ilan
- Değişikliğin ticaret siciline kaydedilmesi ve ilan edilmesidir. İkinci fıkraya göre her değişiklik bu işlemlere tabidir ve üçüncü kişiler bakımından hüküm ifade eder.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Değişikliğin limited şirketin genel kurulunda alınmış bir karar ile yapılması gerekir.
- Şirket sözleşmesinde daha yüksek bir yeter sayı öngörülmemiş olmalıdır; aksi halde sözleşmedeki nisap uygulanır.
- Kararı veren ortakların temsil ettiği paylar, esas sermayenin üçte ikisine ulaşmalıdır.
- Değişikliğin 621. maddede sayılan, daha ağır ya da farklı nisaba bağlı konulardan biri olmaması gerekir; bu hallerde 621. madde hükmü uygulanır.
- Yapılan değişiklik ticaret siciline tescil ve ilan edilmelidir.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Genel nisap sağlanarak alınan karar, şirket sözleşmesini geçerli biçimde değiştirir.
- Değişiklik tescil ve ilan edilmediğinde, esas sözleşme değişikliği geçerlilik kazanmaz ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
- Yeter sayı sağlanmadan alınan değişiklik kararı, uygulanabilir bir esas sözleşme değişikliği doğurmaz ve iptal edilebilir nitelik taşır.
- Şirket sözleşmesinde genel nisabı düşüren hükümler geçersizdir; aksi yönde sözleşme kaydı ise ağırlaştırma yönünde uygulanabilir.
- Ek ödeme ya da yan edim yükümlülüğü getiren veya ortağın çıkarılmasına ilişkin değişiklikler, bu maddeye göre değil, ilgili özel hükümlere göre tüm ortakların oybirliğini ya da farklı nisapları gerektirir.
Genel nisap ile 621. madde nisabı arasındaki fark nedir?
Esas sözleşme değişikliği 621. maddede sayılmayan bir konuya ilişkinse, esas sermayenin üçte ikisi genel nisap olarak uygulanır.
Değişiklik 621. maddede sayılan konulardan birine ilişkinse, o maddenin öngördüğü nisap ve sermaye çoğunluğu aranır.
Hangi nisabın uygulanacağı konunun 621. maddede sayılıp sayılmamasına göre belirlenir. Kanun koyucu 621. maddeyi açıkça saklı tuttuğu için 589. madde genel hüküm niteliğindedir.
Kanundaki nisap ile şirket sözleşmesindeki daha yüksek nisap arasındaki fark nedir?
Şirket sözleşmesi aksini öngörmüyorsa kanundaki üçte iki esas sermaye nisabı geçerlidir.
Şirket sözleşmesi daha yüksek bir yeter sayı öngörmüşse o nisap aranır.
Sözleşmede daha ağır bir nisap konulduğunda, değişiklik ancak o ağır nisapla alınabilir. Sözleşmede daha hafif nisap öngörülmesi ise bu fıkra kapsamında değerlendirilemez.
Genel nisap ile oyda imtiyazlı durum arasındaki fark nedir?
Oyda imtiyaz yoksa karar nisabı esas sermayenin üçte ikisidir.
Oyda imtiyaz varsa, esas sermayenin üçte ikisi ile sermayenin tamamının salt çoğunluğunun birlikte bulunması aranır.
İmtiyaz bulunan şirketlerde nisap çift şartlı hale gelir ve kararın alınması zorlaşır.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Esas sermaye yerine ortakların sayısını ya da oy sayısını esas almak; nisabın sermaye oranıyla hesaplanması gerekir.
- 621. maddeyi genel hükümle karıştırmak; 621. maddede sayılan konularda 589/1 yerine o maddenin nisabını uygulamak gerekir.
- Oyda imtiyazın bulunduğu hallerde yalnız üçte iki sermaye oranına bakmak; ayrıca temsil edilen oyların üçte ikisinin ve sermayenin salt çoğunluğunun sağlanıp sağlanmadığı da incelenmelidir.
- Tescil ve ilan şartını atlamak; değişikliğin tescili yapılmadan geçerli sayılmaması gerekir.
- Kanundaki genel nisabı şirket sözleşmesinde daha hafif bir nisapla değiştirilebilir sanmak; sözleşme ile ağırlaştırma mümkündür, hafifletme bu fıkraya dayanamaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yüksek mahkeme, şirket sözleşmesinde değişikliğin hangi yöntemle yapılacağının bu maddeye göre belirlendiğini kabul etmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/4311 E., 2023/374 K., 19.01.2023)
- Esas sözleşme değişikliğinin geçerlilik kazanabilmesi için tescil ve ilan şartının aranacağı, tescilin kurucu etkisinin bulunduğu kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/2916 E., 2024/5775 K., 10.07.2024)
- Genel kurulda toplantıya vekaleten katılan ortakların paylarının toplam değerinin, esas sermayenin üçte ikisi ölçüsünde hesaplanması gerektiği belirtilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/4084 E., 2024/7254 K., 09.10.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Değişikliğin geçerliliğini ileri süren taraf, genel kurul toplantı tutanağı ile kararın hangi ortaklarca ve hangi sermaye oranıyla alındığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Esas sermayenin üçte ikisinin sağlandığı, pay defteri ve ortaklar listesi ile ispat edilir.
- Oyda imtiyazın bulunduğu hallerde, imtiyaz kaydı ve temsil edilen oyların üçte ikisinin sağlandığı, şirket sözleşmesi ve toplantı kayıtlarıyla gösterilir.
- Tescil ve ilanın yapıldığı, ticaret sicil kaydı ile ispatlanır; kayıt bulunmadığını ileri süren taraf bu durumu kanıtlamalıdır.
- Kararın nisabı sağlamadığını iddia eden taraf, toplantı tutanağındaki oy dağılımının yanlış olduğunu ispatla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.621: Esas sözleşme değişikliğini gerektiren belirli kararlar için daha az ya da farklı nisap öngörür. 589. madde bu hükmü açıkça saklı tutar, bu nedenle 621. maddedeki haller genel nisabın dışında kalır.
- 6102 sayılı Kanun m.590: Esas sermaye artırımını düzenler. Sermaye artırımı esas sözleşme değişikliği olduğu için 589. maddeye tabidir, ancak özel hükümleri ayrıca uygulanır.
- 6102 sayılı Kanun m.607: Ortaklara ek ödeme ve yan edim yükümlülüğü getirilmesini düzenler ve bu kararı tüm ilgili ortakların oybirliğine bağlar.
- 6102 sayılı Kanun m.618: Oyda imtiyazın esas sözleşme değişikliğinde geçerli olduğunu belirtir. Bu imtiyaz nisabın nasıl hesaplanacağını etkiler.
- 6102 sayılı Kanun m.587: Değişikliğin tescil için müdürler tarafından başvurulmasına ilişkin usulü tamamlar.
- 6102 sayılı Kanun m.36: Tescil ve ilanın üçüncü kişiler bakımından hüküm ifade etmesini düzenler; 589/2 hükmünün sonucunu tamamlar.
TTK m.590 — İlke
6102 sayılı Kanun m.590/1, limited şirkette esas sermayenin artırılmasının genel çerçevesini çizer: artırımın kuruluş hükümlerine ve ayni sermaye ile işletme devrine ilişkin kurallara uyularak yapılabileceğini söyler. Maddeden, artırım türlerinin ayrıntıları, rüçhan hakkı, nakdi ödeme ve tescil usulü çıkmaz; bunlar ilgili kanun maddelerinde düzenlenir. Hüküm limited şirketlere uygulanır ve anonim şirketlerdeki karşılığından farklı olarak basit bir usul öngörür. Maddede sermaye azaltımı, yönetim kurulunun beyanı, rüçhan hakkının ayrıntıları ve tescil süreleri düzenlenmez (m.589, m.591, m.592 ve m.587 ile ilgili kurallar). Kayıtlı sermaye ve şartlı sermaye yöntemleri de bu maddenin kapsamında değildir.
İlke: hangi kavramlar bilinmeli?
- Esas sermaye artırımı
- Esas sözleşmede yazılı ve tescil edilmiş sermaye tutarının genel kurul kararıyla yükseltilmesidir. Artırım, şirketin kuruluşuna ilişkin hükümlere tabidir.
- Ayni sermaye koyma
- Ortağın nakit dışında bir malvarlığı değerini sermaye taahhüdü olarak şirkete koymasıdır. Ayni konulan sermayenin değeri kuruluşta olduğu gibi tespit edilmelidir.
- İşletme ve ayınların devralınması
- Bir işletmenin veya ayni değerlerin şirkete devri yoluyla sermaye karşılığı alınmasıdır. Bu devralmaya ilişkin kurallar kuruluş hükümleriyle birlikte uygulanır.
- Kuruluşa ilişkin hükümlere atıf
- Sermaye artırımının, kuruluşta geçerli olan ayni sermaye ve devralma kurallarına bağlanmasıdır. Bu atıf, artırımda da kuruluş denetiminin yapılacağı anlamına gelir.
İlke: hangi şartlar aranır?
- Esas sermaye artırımı genel kurul kararıyla yapılmalıdır ve bu karar esas sözleşmede öngörülen usule uygun alınmalıdır.
- Ayni sermaye konulacaksa, kuruluşa ilişkin hükümlerdeki değer tespiti ve ayni sermayenin koyulmasına dair kurallara uyulmalıdır.
- Bir işletme veya ayni değerler devralınarak artırım yapılacaksa, işletmenin devrine ve ayınların devralınmasına ilişkin kurallara uyulmalıdır.
- Esas sermaye borcu tamamen ödenmemişse artırım yapılamaz; önceki sermaye borcunun tamamen ödenmiş olması gerekir.
İlke: hangi sonuçları doğurur?
- Kuruluşa ilişkin kurallara uygun şekilde yapılan artırım geçerli olur ve ticaret siciline tescil edilir.
- Ayni sermaye koymaya ve işletme devrine ilişkin kurallara uyulmazsa artırım kararı, şirketin kuruluşa ilişkin hükümlerine aykırı hale gelir ve geçersizlik ya da iptal sorunu doğar.
- Esas sermaye borcu tamamen ödenmeden artırım yapılamaz; bu kurala aykırı artırım kararı genel hükümlere göre tartışmalıdır.
- Madde nispi emredici değildir; ayni sermaye ve devralma kurallarına aykırı sözleşme kayıtları geçerli sayılmaz.
Limited şirket ile anonim şirket artırımı arasındaki fark nedir?
Limited şirkette artırım, madde metninde belirtilen kuruluş hükümlerine ve ayni sermaye kurallarına uyma şartıyla basit bir usulle yapılır.
Anonim şirkette sermaye artırımı ayrı ve daha ağır usullere tabidir; kayıtlı sermaye ve şartlı sermaye yöntemleri de ayrıca düzenlenmiştir.
Limited şirkette artırım kararı, anonim şirkete özgü yöntemlerle yapılmaz; ayrıntılar başka maddelerde düzenlenmiş olduğundan usul bunlara göre belirlenir.
Nakdi artırım ile ayni artırım arasındaki fark nedir?
Nakdi artırımda ortaklar paraya dönüşebilen bir ödeme yapar.
Ayni artırımda ortak bir malvarlığı değerini sermayeye koyar veya bir işletme devredilir.
Ayni artımda kuruluştaki değer tespiti ve devralma kuralları uygulanır; nakdi artımda bu kurallar gerekmez.
İç kaynak ile dış kaynak artırımı arasındaki fark nedir?
İç kaynak artırımında yedek veya kârdan sermayeye eklenen tutarlar kullanılır.
Dış kaynak artırımında şirkete dışarıdan yeni kaynak girer.
Dış kaynak artırımında rüçhan hakkı ve bedel ödemesi gündeme gelir; iç kaynak artırımında mevcut ortaklara oranlarında bedelsiz pay verilir.
İlke: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Limited şirketteki basit artırım usulünü anonim şirket usulüyle karıştırmak; ayrıntılı usulleri bu maddeye dayanarak uygulamak.
- Ayni sermaye koyma kurallarını nakdi artırımda da aramak veya tersine, ayni artırımda bu kuralları atlamak.
- Esas sermaye borcu tamamen ödenmeden artırım yapılabileceğini düşünmek.
- Maddeyi tek başına okuyup tescil ve rüçhan hakkı sürelerini bu maddeden çıkarmaya çalışmak; bu konular başka maddelerdedir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ayni sermaye koyma ve devralma kuralına uyulmadan yapılan artırım, kuruluş kurallarının atfı nedeniyle kabul edilmemektedir. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2022/1852 E., 2023/53 K., 26.01.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Artırımın geçerliliğini iddia eden taraf, genel kurul kararının esas sözleşmeye uygun alındığını belgelerle ispatlamalıdır.
- Ayni sermaye koyma iddiasında, ayni değerin kuruluş kurallarına uygun tespit edildiğini ispat yükü şirkettedir; bu değerin uygunluğu bilirkişi raporu ve sicil kayıtlarıyla gösterilir.
- İşletme devri ile yapılan artırımda devralınan varlıkların ve devir belgelerinin varlığı yazılı belgeyle ispatlanır.
- Karşı taraf, artırımın kuruluş kurallarına aykırı olduğunu savunuyorsa bu aykırılığı ispat yükü altındadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.589: Esas sözleşme değişikliğinin genel kurul kararı ve tescil usulünü düzenler; artırım kararı bu usule tabidir.
- 6102 sayılı Kanun m.591: Artırımda mevcut ortakların rüçhan hakkını düzenler; dış kaynaklı artırımın ortaklara etkisini belirler.
- 6102 sayılı Kanun m.592: Esas sermayenin azaltılmasına ilişkin kuralları düzenler; artırım ile azaltım arasındaki sınırı belirler.
TTK m.591 — Rüçhan hakkı
Madde, limited şirket ortaklarının esas sermaye artırımına katılma hakkını (birinci fıkra), genel kurulun sermaye artırımı kararıyla rüçhan hakkını sınırlandırma veya kaldırma koşullarını (ikinci fıkra) ve rüçhan hakkının kullanılabilmesi için tanınacak asgari süreyi (üçüncü fıkra) düzenler. Hüküm, esas sermayesi paylara bölünmemiş limited şirketlerdeki ortaklar bakımından uygulanır; anonim şirketlerdeki rüçhan hakkı bu maddenin değil, anonim şirketlere ilişkin hükümlerin konusudur. Maddede yer almayan konular: rüçhan hakkının kullanım usulü ve yönetim kurulunun karar süreci, sermaye artırımı kararına karşı iptal davası, rüçhan hakkının devri ve iç kaynaklı artırımda bedelsiz pay alma hakkı ayrı maddelerde ele alınır.
Rüçhan hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Esas sermaye payı oranı
- Ortağın şirket esas sermayesindeki payının toplam esas sermayeye oranıdır. Birinci fıkradaki katılma hakkı bu oranla ölçülür, ortağın fiilen ödediği tutarla değil.
- Rüçhan hakkı
- Ortağın sermaye artırımında çıkarılan yeni payları, esas sermaye payı oranında öncelikle alabilme hakkıdır. Bu hak, artırım sonucunda ortağın oransal payının korunması amacına hizmet eder.
- Haklı sebep
- Rüçhan hakkının sınırlandırılmasını veya kaldırılmasını meşru kılan, maddede örnek olarak sayılan veya bunlara benzer nitelikteki şirket menfaati gerekçesidir. Madde bu sebepleri sınırlı saymaz; halka arz, işletme ve işletme kısımlarının ya da iştiraklerin devralınması ile işçilerin şirkete katılması örnek olarak gösterilmiştir.
- Nisap
- Rüçhan hakkının sınırlandırılması veya kaldırılması için genel kurulda gereken oy çoğunluğudur. Madde, 621. maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen nisabın uygulanacağını belirtir.
- Asgari süre
- Ortakların rüçhan hakkını kullanabilmesi için tanınması gereken en az on beş günlük süredir.
Rüçhan hakkı: hangi şartlar aranır?
- Esas sermaye artırımında, ortağın rüçhan hakkından yararlanabilmesi için şirket sözleşmesinde veya artırma kararında aksi öngörülmemiş olması gerekir.
- Genel kurulun artırım kararıyla rüçhan hakkının sınırlandırılabilmesi veya kaldırılabilmesi için haklı sebeplerin varlığı aranmalıdır.
- Rüçhan hakkının sınırlandırılması veya kaldırılması, 621. maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen nisapla kararlaştırılmalıdır.
- Sınırlandırma veya kaldırma kararının, hiç kimseyi haklı görülemeyecek şekilde yararlandırmayacak ve kayba uğratmayacak nitelikte olması gerekir.
- Rüçhan hakkı kullanılacaksa ortaklara en az on beş gün süre tanınmalıdır.
Rüçhan hakkı: hangi sonuçları doğurur?
- Şirket sözleşmesinde veya artırma kararında aksi öngörülmemişse her ortak, esas sermaye payı oranında yeni payları alma hakkını kullanabilir.
- Genel kurul haklı sebeple ve gerekli nisapla rüçhan hakkını sınırlandırabilir veya kaldırabilir; bu hâlde ortakların yeni paylara katılma imkânı daralır veya ortadan kalkar.
- Haklı sebep bulunmadan veya gerekli nisap sağlanmadan alınan sınırlandırma veya kaldırma kararı, ilgili ortaklar bakımından hukuka aykırı sonuç doğurur ve iptal davası konusu olabilir.
- Sınırlandırma veya kaldırma kararı, hiç kimseyi haklı görülemeyecek biçimde yararlandırır veya kayba uğratırsa bu yasağa aykırılık vardır.
- Ortaklara on beş günden kısa süre tanınması, rüçhan hakkının kullanımını engeller; bu durum kararın hukuka aykırılığına yol açabilir.
- Sözleşmede veya artırma kararında aksi öngörülmüşse birinci fıkradaki katılma hakkı doğmaz; bu, kanunda emredici bir sınır olarak değil, sözleşmeye bırakılmış bir düzenleme olarak işler.
Birinci fıkra hakkı ile ikinci fıkra sınırlaması arasındaki fark nedir?
Birinci fıkradaki katılma hakkı, esas sermaye payı oranında kendiliğinden doğar ve şirket sözleşmesi ya da artırma kararıyla ortadan kaldırılabilir.
İkinci fıkradaki sınırlama veya kaldırma ise yalnızca genel kurul kararıyla ve haklı sebeple mümkündür.
Sözleşmede veya artırma kararında aksi öngörülmediği sürece hak tamdır; sınırlandırmak için ayrıca haklı sebep ve nisap aranır.
Haklı sebep örnekleri ile diğer gerekçeler arasındaki fark nedir?
Madde, halka arz, işletmelerin ve işletme kısımlarının devralınması, iştiraklerin devralınması ve işçilerin şirkete katılmasını haklı sebep olarak sayar.
Bunların dışında kalan gerekçeler, sınırlandırmanın haklı sebep niteliğini taşıyıp taşımadığının somut olaya göre değerlendirilmesine bağlıdır.
Sayılan haller örnek niteliğinde olup, sınırlandırma kararı her halde şirket menfaatiyle orantılı ve haklı bir gerekçeye dayanmalıdır.
Sınırlandırma / kaldırma / yararlandırma yasağı: fark nedir?
Rüçhan hakkının sınırlandırılması veya kaldırılması, hiç kimsenin haklı görülemeyecek biçimde yararlandırılmasına veya kayba uğratılmasına yol açamaz.
Haklı bir sebeple ve gerekli nisapla alınmış karar, bu yasağa aykırı değilse geçerli sayılır.
Kararın bu yasağa aykırı olduğu tespit edilirse ortakların uğradığı zarar ve haksız yararlanma sorunu ortaya çıkar.
Rüçhan hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Haklı sebep sayılan halleri kapalı liste saymak; madde bu halleri örnek olarak sıralar, sınırlandırma için her hâlde haklı sebep ve orantılılık değerlendirilmelidir.
- Birinci fıkradaki katılma hakkı ile ikinci fıkradaki sınırlandırma yetkisini aynı kurala tabi tutmak; birincisi sözleşme veya artırma kararıyla değiştirilebilirken ikincisi yalnızca genel kurul kararı, haklı sebep ve nisapla mümkündür.
- Nisabı yalnızca salt çoğunlukla yetinerek hesaplamak; madde 621. maddenin birinci fıkrasının (e) bendindeki nisabı öngörür.
- Ortaklara on beş günden az süre tanınmasını, süre tanınmamış sayılan bir durum olarak değil, sadece idari bir eksiklik olarak değerlendirmek.
- Haklı sebep bulunduğu hâlde 'hiç kimse haklı görülemeyecek şekilde yararlandırılamaz veya kayba uğratılamaz' yasağını göz ardı etmek; sebep varsa bile bu sınırın ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
- Rüçhan hakkını sadece anonim şirket hükmü sanmak; bu madde limited şirketlere ilişkindir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yerel mahkemeler, rüçhan hakkının sınırlandırılmasında haklı sebebin somut olarak ortaya konulmasını ve kararın şirket menfaatiyle orantılı olmasını arar. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1150 E., 2024/1694 K., 24.10.2024; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1890 E., 2026/570 K., 16.04.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1847 E., 2026/578 K., 16.04.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/794 E., 2024/93 K., 12.01.2024; Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/216 E., 2024/627 K., 01.10.2024)
- Mahkemeler, 591. maddenin ikinci fıkrasındaki nisap ve haklı sebep koşullarının bir arada sağlanmadığı hâllerde sınırlandırma kararını hukuka aykırı kabul etmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1890 E., 2026/570 K., 16.04.2026; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1847 E., 2026/578 K., 16.04.2026)
- Limited şirketlerde ortakların rüçhan hakkının bu madde ile düzenlendiği, paylar üzerindeki devir ve ön alım bağlamında da 591. maddenin referans alındığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/2916 E., 2024/5775 K., 10.07.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Rüçhan hakkının sınırlandırılmasını veya kaldırılmasını iddia eden tarafın, bu kararın haklı bir sebebe dayandığını ispat yükü altındadır; bu sebep genel kurul tutanağı ve artırım gerekçesiyle belgelendirilir.
- Genel kurul kararında gerekli nisabın sağlandığını ispat yükü, kararı savunan şirkete aittir; hazır bulunanlar listesi ve oy cetveli bu hususta kullanılır.
- Ortağın, kendisine on beş günlük süre tanınmadığını ileri sürmesi hâlinde ispat yükü, süreyi tanıdığını gösteren bildirim ve çağrı belgelerini sunmak zorunda olan şirkettedir.
- Karşı tarafın haklı sebebin bulunmadığı veya kararın kayba uğratıcı nitelikte olduğu yönündeki savunmasını, ortak somut verilerle ispat etmelidir; sayılan haklı sebeplerden birinin varlığı, savunmayı güçlendiren bir karine niteliği taşır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.621: Birinci fıkranın (e) bendinde öngörülen nisabı belirler; rüçhan hakkının sınırlandırılması veya kaldırılması için gereken genel kurul çoğunluğu bu maddeye göre hesaplanır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.461: Anonim şirketlerde rüçhan hakkını düzenleyen paralel hükümdür; madde gerekçesi de bu düzenlemeye paralel olduğunu belirtir.
TTK m.592 — Esas sermayenin azaltılması
Madde, limited şirketlerde esas sermayenin azaltılmasına ilişkin usul ve işlemler bakımından anonim şirket hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanmasını düzenler. Ayrıca esas sermayenin borca batık bilançonun iyileştirilmesi amacıyla azaltılabilmesini, şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme yükümlülüklerinin tamamen ödenmesi koşuluna bağlar. Madde, sermaye azaltımının türlerini, azaltma nisabını ve alacaklılara yapılacak çağrının ayrıntılarını düzenlemez; bunlar anonim şirket hükümlerinden (TTK m.473-475) kıyasen alınır. Ortağın ayrılma hakkı ve bu hakka bağlı ayrılma akçesinin ödenmesi, ortaklıktan çıkarma ve ortaklık sıfatının sona ermesi konusu bu maddede yer almaz (TTK m.612). Sermaye azaltımına karar verilmesi için gereken genel kurul nisabı da bu maddede değil, genel kurul kararlarına ilişkin hükümlerde aranır (TTK m.621). Sermayenin artırılması ve yeniden artırım bu maddenin konusu değildir (TTK m.456 ve m.621 ile ilgili hükümler).
Esas sermayenin azaltılması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Esas sermaye
- Esas sözleşmede gösterilen ve ticaret siciline tescil edilen, şirketin sermayesinin itibari (nominal) toplam değeridir. Ödenmiş veya ödenmemiş olması bu kavramın tanımını değiştirmez.
- Esas sermayenin azaltılması
- Esas sözleşmedeki esas sermaye miktarının itibari değerinin düşürülmesidir. Ortaklara sermaye iadesi yapılıp yapılmaması bu tanımın dışındadır, azaltma türüne göre değişir.
- Borca batık bilanço
- Şirketin borçlarının aktiflerini aştığını gösteren bilançodur. Bu durumda esas sermaye ancak iyileştirme amacıyla azaltılabilir ve bu, maddenin ikinci cümlesinde sınırlandırılmıştır.
- Ek ödeme yükümlülüğü
- Şirket sözleşmesiyle ortaklara yüklenen, şirkete ek ödeme yapma borcudur. Madde, bu yükümlülüklerin tamamen ifa edilmiş olmasını, borca batık bilançonun iyileştirilmesi için azaltımın ön koşulu sayar.
- Kıyas yoluyla uygulama
- Limited şirketlere özgü bir düzenleme bulunmadığında anonim şirketlere ilişkin hükmün, benzer durumda limited şirkete uygulanmasıdır. Madde bunu esas sermaye azaltımı için açıkça öngörmüştür.
Esas sermayenin azaltılması: hangi şartlar aranır?
- Limited şirketin esas sermayesini azaltmak için anonim şirketlere ilişkin esas sermaye azaltımı hükümlerinin (TTK m.473-475) kıyasen uygulanması gerekir.
- Esas sermaye borca batık bilançonun iyileştirilmesi amacıyla azaltılacaksa, şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme yükümlülüklerinin tamamen ödenmiş olması bulunmalıdır.
- Borca batık bilanço iyileştirme amacı dışında bir amaçla yapılan azaltımda bu ek koşul aranmaz; ancak genel azaltım hükümleri yine uygulanır.
- Esas sermayenin azaltılması, esas sözleşme değişikliği olarak genel kurul kararı ve tescil ile gerçekleşir.
Esas sermayenin azaltılması: hangi sonuçları doğurur?
- Esas sermaye borca batık bilançonun iyileştirilmesi amacıyla, şirket sözleşmesindeki ek ödeme yükümlülükleri tamamen ifa edilmeden azaltılamaz.
- Ek ödeme yükümlülükleri tamamen ifa edilmişse, borca batık bilançonun iyileştirilmesi amacıyla esas sermaye azaltılabilir.
- Esas sermayenin azaltılması, anonim şirket hükümlerinin kıyasen uygulanması sonucu alacaklılara çağrı, teminat ve tescil ile ilan işlemlerine tabidir.
- Yukarıdaki koşullara aykırı yapılan azaltım kararı hukuka aykırı olur; bu durumda kararın iptali veya ilgililerin başvurusu gündeme gelebilir.
Genel azaltım ile borca batık bilançonun iyileştirilmesi amaçlı azaltım arasındaki fark nedir?
Esas sermayenin azaltılması amacı şirketin ihtiyaç fazlası sermayesini ortaklara iade etmek veya başka bir amaçla azaltmaksa, yalnızca kıyasen uygulanan genel azaltım hükümleri geçerlidir.
Amaç borca batık bilançonun iyileştirilmesiyse, ek ödeme yükümlülüklerinin tamamen ödenmiş olması ayrıca aranır.
Borca batık bilanço iyileştirilmek isteniyorsa ek ödemelerin tamamen ödenmemiş olması halinde azaltım yapılamaz.
Kurucu (efektif) azaltım ile açıklayıcı (basit) azaltım arasındaki fark nedir?
Kurucu azaltımda sermaye fiilen azalır ve ortaklara iade yapılabilir ya da yedek akçeye aktarılabilir.
Açıklayıcı azaltımda fiilen var olan sermaye kaybı muhasebede gösterilir, ortaklara iade yapılmaz.
Borca batık bilanço iyileştirmesi amacı açıklayıcı azaltımda kendiliğinden ortaya çıkar; ancak madde metni ek ödeme koşulunu her iki türde de aynı biçimde kurar.
Esas sermayenin azaltılması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Borca batık bilançonun iyileştirilmesi amacını genel azaltım amacıyla karıştırmak; bu durumda ek ödeme koşulunun aranmadığını düşünmek.
- Ek ödeme yükümlülüklerinin yalnızca bir kısmının ifa edilmesini yeterli saymak; madde tamamen ödenmesini şart koşar.
- Anonim şirket hükmünün (TTK m.473) yetersayıya ilişkin fıkrasını limited şirkete aynen uygulamak; madde yollaması prosedür ve işlemler içindir, nisap için değildir.
- Esas sermaye azaltımını ayrılma akçesinin ödenmesi ile karıştırmak; ayrılma akçesi ayrı bir kurumdur (TTK m.612).
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024 tarihli kararı, limited şirketlerde esas sermaye payının devrine ilişkin madde 592 metnini aynen alıntılamakta ve esas sermaye ile pay devri ilişkisini bu madde çerçevesinde değerlendirmektedir. (Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/228 E., 2024/897 K., 08.10.2024)
- 11. Hukuk Dairesi'nin 2024 tarihli kararı, madde 591-595 ve 638'i birlikte anarak limited şirket sermaye işlemlerinin bu hükümler çerçevesinde incelendiğini göstermektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/6726 E., 2024/2985 K., 17.04.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Esas sermayenin borca batık bilançonun iyileştirilmesi amacıyla azaltıldığını iddia eden taraf, bilançonun borca batık olduğunu ve azaltımın bu amaçla yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Ek ödeme yükümlülüklerinin tamamen ifa edildiğini iddia eden taraf, şirket sözleşmesindeki ek ödeme hükmünü ve ödeme belgelerini sunarak bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Azaltımın alacaklı haklarını tamamen karşılayacak aktifin varlığı, bilirkişi raporuyla belirlenmiş olmalıdır (TTK m.473/2 kıyasen); bu rapor, azaltımın yapılabilirliğinin temel delilidir.
- Esas sözleşme değişikliği ve tescil, genel kurul kararı ve ticaret sicili kaydı ile ispat edilir; kararın usulüne uygunluğu bu belgelerden anlaşılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.473: Kurucu azaltımda alacaklıların korunması için bilanço ve durum raporu gerekliliğini düzenler; limited şirkete kıyasen uygulanır.
- 6102 sayılı Kanun m.474: Alacaklılara çağrı ve teminat hükümlerini içerir; madde 592 uyarınca limited şirkete kıyasen uygulanır.
- 6102 sayılı Kanun m.475: Azaltım kararının tescil ve ilanına ilişkin hükümdür; kıyasen uygulanır.
- 6102 sayılı Kanun m.612: Ayrılma akçesinin esas sermaye azaltımı yoluyla ödenmesini düzenler; ancak madde 592 bunu kapsamaz, ayrı bir bağ kurar.
TTK m.593 — Genel olarak
TTK m.593, limited şirkette esas sermaye payının devredilebilmesi ve miras yoluyla geçebilmesi için kanunen aranan sınırlamaları düzenler: devrin hangi hükümler uyarınca yapılacağı ve esas sermaye pay senetlerinin ispat aracı ya da nama yazılı biçimde düzenlenmesi ile bu senetlerde açıkça belirtilmesi gereken hususlar. Hüküm, ortaklar arasındaki devirler dahil her devri kapsar ve limited şirket ortaklarına uygulanır. Maddede süre, devir sözleşmesinin şekli, genel kurul onayının ayrıntıları, tescil ve miras ile mal rejimi halleri ayrıca düzenlenmez; bunlar sırasıyla TTK m.595 (devir sözleşmesi ve genel kurul onayı), m.596 (kanuni geçişler), m.598 (ticaret siciline tescil) ve m.612 (şirketin kendi paylarını iktisabı) hükümlerinde yer alır. Ayrıca payın devrinden doğan ortak ayrılma hakkı ve ayrılma akçesi de bu maddenin konusu değildir (m.636 ve devamı).
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Esas sermaye payı
- Limited şirkette ortağın esas sermayeye katılımını temsil eden ve kanunen devredilebilir nitelikte bulunan paydır. Devri ve miras yoluyla geçişi bu maddede öngörülen sınırlamalara tabidir.
- Ispat aracı pay senedi
- Esas sermaye payının varlığını ve ortaklık ilişkisini belgelemek için düzenlenen senettir. Düzenlenmesi zorunlu değildir; yalnız bu biçimde düzenlenebilmesi imkânı tanınmıştır.
- Kanuni geçiş
- Payın devir sözleşmesi ve onay olmaksızın miras, eşler arası mal rejimi ya da icra yoluyla iktisap edene geçmesidir. Bu hal m.593 kapsamındaki devirden ayrı tutulmuştur.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Devrin, esas sermaye payının şirketçe iktisabına ilişkin m.612/2 kapsamındaki haller dışında kalması gerekir.
- Devrin, ortaklar arasındaki devirler de dahil olmak üzere yalnızca m.593 ve buna bağlı devir hükümlerinde öngörülen yollarla yapılması gerekir.
- Esas sermaye pay senedinin ispat aracı şeklinde veya nama yazılı olarak düzenlenmesi gerekir.
- Ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerinin senette açıkça belirtilmesi gerekir.
- Ağırlaştırılmış veya bütün ortakları kapsayan rekabet yasağının senette açıkça belirtilmesi gerekir.
- Şirket sözleşmesinde öngörülmüş önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım haklarının senette açıkça belirtilmesi gerekir.
- Bu unsurlar senette yer almadığında, maddenin ikinci fıkrasında öngörülen zorunlu içerik eksik kalır; bu eksiklik senedin bu hususlara ilişkin etkisini sınırlar.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Esas sermaye payının devri, ortaklar arasındaki devirler de dahil olmak üzere yalnızca m.593 ve buna bağlı hükümlerde öngörülen yollarla gerçekleşir; bu yol dışında yapılan devir sınırlamalara uyumlu sayılmaz.
- Senette ek ödeme, yan edim, rekabet yasağı ya da önalım, geri alım, alım ve önerilmeye muhatap olma hakları açıkça belirtilmemişse, bu hususların senet üzerinden ileri sürülmesi mümkün olmayabilir.
- Şirket sözleşmesi payın devrini yasaklayabilir; bu durumda devir, ortağın haklı sebeple çıkma hakkı saklı kalmak kaydıyla engellenmiş olur.
- Madde metninde açıkça yer alan zorunlu içerik, senedin şirket sözleşmesine bağlılığını gösterir; bu içerik eksik kalırsa senedin ispat ve sınırlama işlevi zayıflar.
- Miras yoluyla geçiş bu maddenin doğrudan konusu değildir; bu tür geçişte devir sözleşmesi ve genel kurul onayı gerekmeyebilir.
Devrin kapsamı ile şirketin kendi paylarını iktisabı arasındaki fark nedir?
Ortaklar arasındaki devir ve üçüncü kişiye devir, m.593 kapsamındadır.
Şirketin kendi paylarını iktisabı, m.612/2 kapsamında ayrı bir hal olarak tutulmuştur.
m.612/2 hali bu maddenin devir kuralları dışında kalır ve m.612 hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.
Devir yoluyla geçiş ile miras ve kanuni geçiş arasındaki fark nedir?
Ortaklar arası devir ve üçüncü kişiye devir, m.593'teki sınırlamalara tabidir.
Miras ve eşler arası mal rejimi halleri, m.593'teki devir sınırlamalarından ayrı düşünülür.
Bu maddede yer alan sınırlamalar devir yoluyla geçişe uygulanır; miras yoluyla geçiş ise m.596 hükmüne göre ayrıca değerlendirilir.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Miras yoluyla geçişi m.593'teki devir sınırlamalarına tabi saymak; miras ve kanuni geçişler m.596 kapsamında değerlendirilir.
- Ispat aracı ya da nama yazılı senedin düzenlenmesini zorunlu saymak; madde bu biçimleri isteğe bağlı olarak tanır, zorunluluk yalnız ikinci fıkradaki içerik hususlarına ilişkindir.
- Ortaklar arası devri m.593 dışında bırakmak; ortaklar arası devir de bu maddenin kapsamındadır.
- Senette ek ödeme, yan edim, rekabet yasağı ya da önalım ve benzeri hakları açıkça yazmadan bunları ileri sürmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Limited şirkette esas sermaye payının devrinde noter onaylı yazılı sözleşme ve genel kurul onayı birlikte aranmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2023/2709 E., 2024/5317 K., 27.06.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2022/6726 E., 2024/2985 K., 17.04.2024)
- Nama yazılı pay senedinin 6102 sayılı Kanun'la getirilmiş bir yenilik olduğu ve limited şirket payına ilişkin devir hükümlerini değiştirmediği kabul edilmektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2016/30527 E., 2016/23256 K., 10.11.2016)
- Esas sermaye payının devri sözleşmesinin, m.593 kapsamındaki devirlerde m.593 ve m.595 hükümleri birlikte değerlendirilerek uygulandığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/6200 E., 2023/752 K., 09.02.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Payın devrini ileri süren taraf, devrin m.593 ve m.595'te öngörülen yollarla gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Devrin yazılı sözleşme ve noter onayı ile yapıldığı, devir sözleşmesi ve noter onaylı imzalar ile belgelenir.
- Senet üzerinde ek ödeme, yan edim, rekabet yasağı ve önalım, geri alım, alım hakkı gibi hususların açıkça yazılı olup olmadığı, senedin kendisi ile ispat edilir; bu hususların sonradan ileri sürülmesi halinde karşı taraf yazılı belgenin bulunmadığını savunabilir.
- Miras veya kanuni geçiş iddiasında bulunan taraf, veraset ilamı, vasiyetname ya da mal rejimine ilişkin noter belgesi ile geçişi ispatlar; bu hallerde m.593'teki devir yolu aranmaz.
- Şirketin kendi paylarını iktisabı iddiasını ileri süren taraf, m.612/2 kapsamındaki durumun varlığını ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.612: m.593'ün birinci fıkrası, şirketin kendi paylarını iktisabı halinde m.612/2 hallerini dışarıda bırakır; bu haller ayrı rejime tabidir.
- 6102 sayılı Kanun m.595: Devir sözleşmesinin yazılı şekli, noter onayı ve genel kurul onayı bu maddeye göre uygulanır; m.593 onun dışında kalan devir kurallarını çerçeveler.
- 6102 sayılı Kanun m.596: Miras, eşler arası mal rejimi ve icra yoluyla geçişte m.595 şekil ve onay koşulları aranmaz; m.593'teki sınırlamalar bu geçişler için tam olarak uygulanmaz.
- 6102 sayılı Kanun m.594: Devir sonrası pay defterine kayıt, m.593'teki devirlerin şirket içi kaydını tamamlar.
- 6102 sayılı Kanun m.598: Devrin ticaret siciline bildirimi ve tescil süreçleri, m.593'te öngörülen devrin sicile yansıtılmasını düzenler.
TTK m.594 — Pay defteri
TTK m.594, limited şirketin esas sermaye paylarını gösteren pay defterinin içeriğini ve bu defterin ortaklar tarafından incelenmesini düzenler. Düzenlenen konular; defterde yer alacak bilgiler (ortakların kimlik ve adres bilgileri, pay sayısı, devir ve geçişler, itibari değer, grup, intifa ve rehin hakları) ile ortakların defteri inceleme hakkıdır. Kayıtların kimin tarafından ve hangi belgeye dayanarak yapılacağı, devrin geçerlilik koşulları, tescil ve ilan yükümlülükleri bu maddede düzenlenmez; bunlar m.595 (devir şekli ve genel kurul onayı), m.596 (miras, mal rejimi, icra yoluyla geçiş) ve m.598 (ticaret siciline tescil) hükümlerindedir. Madde, limited şirket ortaklarına yönelik olup anonim şirketlerdeki pay defteri yükümlülüğü ayrıca m.499/1 ile düzenlenmiştir. Pay defterinin tutulmasına ilişkin usul ve şekil kuralları maddede yer almaz.
Pay defteri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Pay defteri
- Şirketin esas sermaye paylarına ilişkin ortaklık kayıtlarını tuttuğu defterdir. Kayıt, payın kime ait olduğunu ve hangi devir ve geçişlerin yaşandığını gösterir.
- Esas sermaye payı
- Şirketin esas sermayesini oluşturan ve ortaklık hakkını temsil eden paydır. Defterdeki kayıtlar bu paylar üzerinde tutulur.
- İntifa hakkı ve rehin hakkı
- Pay üzerinde malik dışındaki kişilere tanınan sınırlı ayni haklardır. Maddenin gereği olarak bu hakların da defterde gösterilmesi gerekir.
- İtibari değer ve grup
- Payın sermaye içindeki nominal tutarı ile payın hangi pay grubuna dahil olduğunu gösteren bilgilerdir. Her ikisi de defterde ayrıca yazılır.
Pay defteri: hangi şartlar aranır?
- Pay defterinin şirket tarafından tutulması gerekir; bu defterde esas sermaye paylarına ilişkin kayıtlar yer almalıdır.
- Defterde her ortağın adı, adresi ve sahip olduğu esas sermaye payının sayısı yazılmalıdır.
- Defterde payın devir ve geçişleri, itibari değeri ve grubu kaydedilmelidir.
- Defterde payın üzerindeki intifa ve rehin hakları ile bu hakların sahiplerinin adları ve adresleri yazılmalıdır.
- Ortağın pay defterini inceleme talebinin bulunması hâlinde bu inceleme imkânı tanınmalıdır.
Pay defteri: hangi sonuçları doğurur?
- Pay defterinde, ortakların adları, adresleri ve pay sayıları ile devir ve geçişler gösterilir.
- Defterin ortaklar tarafından incelenmesi mümkündür; ortaklar bu incelemeyle kendi ve diğer ortakların pay durumunu öğrenebilir.
- Pay defterinde yer alan kayıt, payın geçişini kurucu olarak göstermez; esas sermaye payının devrinin geçerliliği genel kurul onayına bağlıdır.
- Defterde kayıt eksik tutulursa, ortaklık hakları ve pay durumu konusunda ispat sorunu doğar; kaydın aksi delille kanıtlanabilir.
Defter kaydı ile ticaret siciline tescil arasındaki fark nedir?
Pay defteri kaydı, şirket içindeki ortaklık kaydıdır ve ortakların kimliğini ve pay hareketlerini gösterir.
Ticaret siciline tescil ise devrin kamuya bildirilmesidir ve m.598 kapsamında yapılır.
Pay defterindeki kayıt, şirket içi kayıt niteliğindedir; tescilin yerine geçmez ve bu maddeye göre ticaret siciline tescil yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Pay defteri kaydının hukuki niteliği ile kurucu etki arasındaki fark nedir?
Kayıtlar açıklayıcı nitelikte kabul edilmektedir; payın iktisabı kayıtla kurulmaz.
Kayıt kurucu nitelikte olsaydı, kayıt olmadan ortaklık sıfatı kazanılamazdı.
Defterde kayıt olmasa da devir genel kurul onayıyla geçerli olur; kayda güvenilerek iyiniyetle hak kazanılamaz. (11. Hukuk Dairesi, 2023/2709 E., 2024/5317 K., 27.06.2024)
Pay defteri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Pay defterine yapılan kaydı kurucu nitelikte görmek; kayıt olmadan devrin hüküm doğurmayacağını unutmak ya da kaydı genel kurul onayının yerine koymak.
- Pay defterindeki kaydın ticaret siciline tescil yerine geçtiğini sanmak; iki işlemin hukuki sonuçlarını karıştırmak.
- Defter kaydına dayanarak iyiniyetle ortaklık hakkı kazanılabileceğini varsaymak; defterde kamu güveni ilkesinin geçerli olmadığını gözden kaçırmak.
- Pay defterinin incelenmesi hakkını yalnız ortağın kendi payıyla sınırlı görmek; maddenin ortaklara tanıdığı inceleme hakkının kapsamını daraltmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Limited şirkette pay devrinin hukuken geçerli hale gelme tarihinin tespitinde, devrin pay defterine ve ticaret siciline tescilinin tarihi belirleyici kabul edilmektedir. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2021/1428 E., 2024/1157 K., 08.07.2024)
- Pay defterindeki kaydın, ortaklık sıfatının kazanılması için 594. maddede öngörülen biçimde ad ve soyadının yazılması gerektiği kabul edilmektedir. (Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/894 E., 2026/594 K., 13.05.2026)
- Pay defterinde yer alan kayıtların devir işlemlerinin dayanağı olduğu ve devrin genel kurul onayıyla geçerli olduğu kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/2709 E., 2024/5317 K., 27.06.2024)
- Pay defterine yazılı pay sayısı kadar hisse, ortağın hakkını gösteren kayıt olarak değerlendirilip yeniden tescil talepleri bu kayda dayandırılmaktadır. (Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/733 E., 2025/408 K., 25.06.2025; Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/799 E., 2025/382 K., 17.06.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Ortaklık sıfatını ve pay miktarını ileri süren taraf, pay defterindeki kayda dayanarak ispat yükü altındadır; defter kaydı ispatın temel aracıdır.
- Pay defterindeki kaydın aksi, geçerli delillerle, örneğin devir sözleşmesi, genel kurul onay kararı veya tanık beyanı ile ispatlanabilir; kayda karşı çıkan taraf bu ispat yükünü taşır.
- Devir sözleşmesinin noter onaylı olması ve genel kurul onay kararının belgelendirilmesi, defter kaydının dayanağı olarak aranır.
- Kaydın eksikliği halinde, ortaklığın varlığı ve pay miktarı diğer belgelerle ispatlanır; defterdeki kayıt tek başına kesin delil değildir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.595: Pay devrinin yazılı şekli, noter onayı ve genel kurul onayı koşullarını düzenler; defterdeki devir kaydının dayanağını oluşturan hükümdür.
- 6102 sayılı Kanun m.596: Miras, mal rejimi ve icra yoluyla payın kanunen geçişini düzenler; bu geçişlerin de defterde yazılması gerekir.
- 6102 sayılı Kanun m.598: Devirlerin ticaret siciline tescil ve ilanını düzenler; defter kaydı ile sicil tescili ayrı yükümlülüklerdir.
- 6102 sayılı Kanun m.499: Anonim şirkette pay defterinin tutulmasına ilişkin benzer yükümlülüğü yönetim kuruluna verir.
TTK m.595 — Devir
Devir: hangi kavramlar bilinmeli?
- Esas sermaye payı
- Limited şirkette ortağın şirkete karşı sahip olduğu, esas sermayeye bağlı ve devredilebilen paydır. Pay devri bu payın kendisine ilişkindir.
- Devir borcunu doğuran işlem
- Payın devrini sonradan yükümlülük olarak doğuran sözleşme veya tek taraflı işlemdir. Yazılı şekil ve noter onayı bunlar için de aranır.
- Genel kurul onayı
- Ortaklar genel kurulunun payın devrine verdiği izin işlemidir. Şirket sözleşmesinde aksi yoksa devrin geçerlilik koşuludur ve sebep göstermeksizin reddedilebilir.
- Ek ödeme ve yan edim yükümlülüğü
- Ortağa şirkete karşı sermaye dışında ilave ödeme veya yan borç yükleyen yükümlülüklerdir. Devir sözleşmesinde açıkça belirtilmesi gerekir.
- Haklı sebeple çıkma
- Devrin yasaklanması veya onayın reddedilmesi halinde ortağın şirketten ayrılabilmesi hakkıdır. Haklı sebebin niteliği madde metninde sınırlandırılmamıştır.
Devir: hangi şartlar aranır?
- Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onanması gerekir.
- Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse devrin geçerli olması için ortaklar genel kurulunun onayı alınmalıdır; onay, devri geçerli kılar.
- Genel kurul, şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse sebep göstermeksizin onayı reddedebilir.
- Ek ödeme veya yan edim yükümlülüğü öngörülmüşse ve devralanın ödeme gücü şüpheli görülüyorsa, ondan istenen teminat verilmiş olmalıdır; verilmemişse genel kurul şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa bile onayı reddedebilir.
- Şirket sözleşmesi devri yasaklamış olmamalıdır; yasaklanmışsa devir gerçekleşmez.
- Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmemişse onay verilmiş sayılır.
Devir: hangi sonuçları doğurur?
- Yazılı şekle ve noter onayına uyulmadan yapılan devir geçerli değildir.
- Genel kurul onayı verildiğinde devir geçerlilik kazanır.
- Genel kurul reddederse devir gerçekleşmez; ortağın haklı sebeple çıkma hakkı saklıdır (m.595/5).
- Şirket sözleşmesi devri yasaklamışsa, devir yapılamaz; ortak haklı sebeple şirketten çıkabilir.
- Üç ay içinde ret olmazsa onay verilmiş sayılır ve devir geçerlilik kazanır.
- Ek ödeme veya yan edim öngörülmüş, teminat istenmiş ve verilmemişse genel kurul ret yetkisini kullanabilir.
Limited şirket ile anonim şirket pay devri arasındaki fark nedir?
Limited şirkette esas sermaye payının devri şirket sözleşmesiyle yasaklanabilir (m.595/4).
Anonim şirkette payın devri yasaklanamaz; esas sözleşmeyle yalnızca şirketin onayına bağlanabilir.
Limited şirkette devir yasağı geçerlidir ve ortağın haklı sebeple çıkma hakkı saklı kalır (m.595/5); anonim şirkette yasak yerine onay kaydı söz konusudur.
Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş hal ile sözleşmede onay düzenlemesi arasındaki fark nedir?
Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse devir için genel kurul onayı şarttır (m.595/2).
Şirket sözleşmesi onayı aramazsa veya onay şartlarını farklı düzenlerse, kanuni onay rejimi uygulanmaz.
Onay şartı, sözleşmeyle değiştirilebilen bir kuraldır; sözleşmede onay aranmıyorsa devir yalnızca yazılı şekil ve noter onayıyla gerçekleşir.
Genel hal ile ek ödeme ve yan edim yükümlülüğü bulunan hal arasındaki fark nedir?
Genel halde genel kurul sebep göstermeksizin onayı reddedebilir (m.595/3).
Ek ödeme veya yan edim yükümlülüğü öngörülmüşse ve devralanın ödeme gücü şüpheli görülüyorsa, devralandan teminat istenmiş ancak verilmemişse ret yetkisi sebep gerektirmeden doğar (m.595/6).
Teminat verilmemesi hâlinde genel kurul, sözleşmede hüküm bulunmasa bile onayı reddedebilir.
Devir sözleşmesi ile tescil arasındaki fark nedir?
Devir sözleşmesi yazılı şekilde yapılır ve imzalar noterce onanır (m.595/1).
Ticaret siciline tescil, genel kurul onayından sonra müdürlerce yapılan bildirimdir (m.598/1 atfı).
Tescil kurucu değil bildirici niteliktedir; devir, onayla geçerlilik kazanır ve tescil onun ön koşulu değildir.
Yasak ya da ret hâli ile ayrılma hakkı arasındaki fark nedir?
Şirket sözleşmesi devri yasaklamışsa veya genel kurul onayı reddetmişse ortak ayrılabilir.
Ret ya da yasak olmadığı hâlde ortağın kendiliğinden ayrılma hakkı doğmaz.
Ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkı saklı kalır (m.595/5); bu hak yoksa devir imkânsız olan ortak şirkette kalmak zorunda kalır.
Devir: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Anonim şirket kurallarını limited şirkete uygulamak; limited şirkette devir yasağının geçerli olduğunu gözden kaçırmak.
- Tescili devrin kurucu unsuru saymak; tescilin bildirici olduğunu ve devrin onayla gerçekleştiğini ayırt etmemek.
- Genel kurulun ret kararında sebep göstermesini zorunlu saymak; bu yükümlülüğün yalnızca sözleşmede öngörülürse doğduğunu unutmak.
- Ek ödeme veya yan edim yükümlülüğü varken teminat istenmemiş olmasını ret yetkisinden yoksun saymak; teminat koşulunun ret hakkı doğurduğunu ihmal etmek.
- Onay sürecinde üç aylık sürenin başlangıcını yanlış hesaplamak; sürenin başvurudan itibaren işlediğini gözden kaçırmak.
- Noter onayının bulunmadığı hâlde genel kurul onayının devri geçerli kılacağını düşünmek; yazılı şekil ve noter onayının geçerlilik koşulu olduğunu ihmal etmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargı kararları, devir sözleşmesinin usulüne uygun yazılı ve noterce onanmış olmasını, genel kurul onayının bu geçerli sözleşmeye dayanmasını şart koşmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/1995 E., 2025/399 K., 18.04.2025; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2023/1481 E., 2023/1167 K., 01.12.2023; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2023/1271 E., 2023/1152 K., 30.11.2023; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2023/1429 E., 2023/1144 K., 29.11.2023)
- Mahkemeler, genel kurulun onay kararının sözleşmeye dayanan bir devir işlemine ilişkin olduğunu kabul etmekte; ortakların sessiz kalması hâlinde üç aylık sürenin dolmasıyla onayın verilmiş sayılacağını dikkate almaktadır. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/776 E., 2025/936 K., 06.10.2025)
- Mahkemeler, genel kurulun reddine ilişkin kararda sebep gösterilmesinin zorunlu olmadığı genel kuralını ve bu kuralın ana sözleşme ile değiştirilebileceğini uygulamaktadır. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/776 E., 2025/936 K., 06.10.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Pay devrinin geçerliliği için yazılı devir sözleşmesinin ve noter onayının bulunduğunu kanıtlama yükü devri ileri süren tarafa aittir; bu belgeler noter kaydı ile ispatlanır.
- Genel kurul onayının verildiğini kanıtlama yükü devralana aittir; onay kararı genel kurul toplantı tutanağı ile ispatlanır.
- Üç aylık sürenin geçmesiyle onayın sessizlikle verildiğini ileri süren taraf, başvurunun tarihini ve tebliğ/başvuru belgesini ortaya koymakla yükümlüdür.
- Ek ödeme veya yan edim yükümlülüğü ve teminat talebinin varlığını şirket ispatlamalıdır; teminatın verilmediğini de şirket kanıtlamalıdır.
- Şirket sözleşmesinde devir yasağı veya onay kaydı bulunduğunu iddia eden taraf, esas sözleşme metni ile ispat eder.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.596: Miras, eşler arası mal rejimi ve icra yoluyla geçişte bu maddedeki yazılı şekil ve genel kurul onayı aranmaz; m.596 bu hâlleri ayrıca düzenler.
- 6102 m.598: Müdürlerin ticaret siciline başvuru yükümlülüğünü ve tescil sürecini düzenler; m.595 onay ile devri, m.598 tescili düzenler.
- 6102 m.594: Devrin pay defterine kaydı; onay sonrası devrin işlenmesinin ön adımıdır.
- 6102 m.593: Ek ödeme, yan edim, rekabet yasağı ve önalım gibi kayıtların pay senedinde açıkça belirtilmesi gerektiğini düzenler.
- 6102 m.356: Anonim şirkette kuruluştan sonra devralma sözleşmelerinin genel kurul onayına bağlanmasını düzenler; limited şirket devrinin konusu değildir.
TTK m.596 — Miras, eşler arasındaki mal rejimi ve icra
TTK m.596, limited şirkette esas sermaye payının miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, payla birlikte hak ve borçların genel kurul onayı olmaksızın iktisap edene geçmesini; şirketin bu kişiyi üç ay içinde reddetme yetkisini, red kararının geriye etkisini ve üç ayın geçmesiyle doğan onay karinesini düzenler. Hüküm, esas sermaye payını bu hallerden biriyle kazanan kişiler bakımından uygulanır; devir sözleşmesiyle geçişe uygulanmaz. Bu maddede kanunî geçişin şekil şartları düzenlenmez (m.595). Payın devrinde genel kurul onayı ve pay defterine kayıt sonucu düzenlenmez (m.595, m.573 vd.). Ortağın ölümü hâlinde mirasçıların ortaklık haklarını birlikte kullanma usulü ve mirasçılar arası temsil düzenlenmez (m.599). Adi ortaklık ve miras ortaklığına ilişkin icra hükümleri bu maddenin konusu değildir (İİK m.94).
Miras, eşler arasındaki mal rejimi ve icra: hangi şartlar aranır?
- Esas sermaye payının miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmiş olması gerekir; bu hâllerin dışındaki devirler bu hükmün kapsamında değildir.
- Kanunî geçişle payı kazanan kişiye tüm hak ve borçların genel kurul onayı aranmaksızın geçmiş olması gerekir.
- Red için şirketin iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde hareket etmesi gerekir.
- Red yetkisinin kullanılabilmesi için şirketin payları kendisi, ortağı ya da kendisinin göstereceği üçüncü bir kişi hesabına gerçek değer üzerinden devralmayı payın geçtiği kişiye önermiş olması şarttır; bu öneri yapılmadan yapılan red geçerli sayılmaz.
- Red kararı yazılı ve açık olarak verilmelidir; üç ay içinde açıkça ve yazılı reddedilmeyen geçiş onaylanmış sayılır.
Miras, eşler arasındaki mal rejimi ve icra: hangi sonuçları doğurur?
- Kanunî geçiş hâllerinde payı kazanan kişi, genel kurul onayı olmaksızın tüm haklar ve borçlarla birlikte ortak hâline gelir.
- Şirket üç ay içinde geçişi red ettiğinde, red kararı devrin gerçekleştiği günden itibaren geçerli olur ve kazanan kişinin ortaklık sıfatı geriye dönük olarak ortadan kalkar.
- Red kararının verilmesine kadar alınmış genel kurul kararları geçerliliğini korur.
- Üç ay içinde açık ve yazılı red yapılmazsa, şirket onay vermiş sayılır ve geçiş kesinleşir.
- Şirket redde karşılık gerçek değer üzerinden devralma önerisinde bulunmadıysa red geçerli olmaz ve geçiş onaylanmış sayılır.
- Kanunî geçişte ayrıca genel kurul onayı ya da devir şekline uyulması aranmaz (m.595 uygulanmaz).
Kanunî geçiş ile devir sözleşmesiyle geçiş arasındaki fark nedir?
Miras, eşler arası mal rejimi hükümleri veya icra yoluyla geçiş; pay bir hukuki işlemle değil kanun gereği intikal eder.
Devir sözleşmesi ile yapılan geçiş; şekil, genel kurul onayı ve pay defterine kayıt aranır.
Kanunî geçişte genel kurul onayı aranmaz ve tüm haklar ile borçlar ipso iure kazanana geçer; devirde ise m.595 şartları ve onay gerekir.
Red hakkı kullanılan hâl ile onay karinesi arasındaki fark nedir?
Şirketin üç ay içinde yazılı ve açık red bildirip gerçek değer üzerinden devralma önerisinde bulunduğu hâl.
Şirketin üç ay içinde açıkça ve yazılı red bildirmediği hâl.
Red kararıyla kazanan kişi ortaklık sıfatı kazanamaz ve red geriye etkili olur; red yoksa geçiş onaylanmış sayılır.
Red kararının geçmişe etkisi ile red öncesi genel kurul kararları arasındaki fark nedir?
Devrin gerçekleştiği günden itibaren geriye etkili olan red.
Red kararının verilmesine kadar alınmış genel kurul kararları.
Red öncesi alınan genel kurul kararlarının geçerliliği red ile etkilenmez; buna karşılık red, devir gününden itibaren kazananın ortaklık sıfatını ortadan kaldırır.
Öneri yapılmış red ile öneri yapılmamış red arasındaki fark nedir?
Şirketin payları gerçek değer üzerinden devralmayı önermesiyle birlikte yaptığı red.
Yalnızca payı edinen kişiyi reddedip devralma önerisinde bulunmayan şirket işlemi.
Öneri olmayan red hükümsüz kalır; şirket redde dayanamaz ve geçiş onaylanmış sayılır.
Miras, eşler arasındaki mal rejimi ve icra: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kanunî geçişi devir sözleşmesi gibi değerlendirip m.595 şekil ve genel kurul onayı şartlarını aramak; bu hallerde onay aranmaz.
- Şirketin tek başına payı edinen kişiyi reddetmesinin yeterli olduğunu düşünmek; gerçek değer üzerinden devralma önerisi zorunludur.
- Red kararını geçmişe etkisiz saymak; red devrin gerçekleştiği günden itibaren geriye etkilidir, ancak red öncesi genel kurul kararları geçerliliğini korur.
- Üç aylık süreyi iktisabın gerçekleşme tarihinden değil öğrenme tarihinden saymamak; süre iktisabın öğrenilmesinden başlar.
- Sessizliği her zaman red saymak; yazılı ve açık red yapılmadıkça şirket onay vermiş sayılır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Miras yoluyla geçişte kanuni ve vasiyet yoluyla intikalin tamamı m.596 kapsamında kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1081 E., 2025/1983 K., 20.11.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2025/352 E., 2025/1001 K., 10.07.2025)
- Ortağın ölümü hâlinde payın mirasçılara intikali m.596/1 ve m.599 birlikte uygulanarak değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/593 E., 2025/1393 K., 18.09.2025)
- Kanunî geçiş hâllerinde genel kurul onayı aranmadığı ve bu nedenle ortaklık tescilinin kendiliğinden kabul edilmesi gerektiği yönünde değerlendirme yapılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2026/328 E., 2026/312 K., 24.02.2026)
- Mirasçının ortaklık hakkının tanınması talebinde m.596 ve m.597 birlikte gündeme getirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2026/328 E., 2026/312 K., 24.02.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Kanunî geçişi ileri süren taraf, geçişin dayanağını (veraset ilamı, vasiyetname, miras sözleşmesi, noterde düzenlenen mal rejimi sözleşmesi veya icra belgesi) belgeyle ispatlamakla yükümlüdür.
- Şirketin red hakkını kullandığını ileri süren taraf, üç ay içinde yazılı red bildirimini ve gerçek değer üzerinden devralma önerisini ispatlamakla yükümlüdür.
- Şirket üç ay içinde red yapmadığını savunuyorsa, red bildiriminin bulunmadığını gösteren belgeler ve sürenin hesaplanmasına esas iktisap tarihi ile öğrenme tarihi ortaya konmalıdır.
- Yazılı red yapılmadığında onay karinesi işleyeceğinden, yazılı red bildiriminin varlığı ve tebliğ tarihi sürenin korunmasında belirleyicidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.595: Esas sermaye payının devrinde şekil ve genel kurul onayı şartlarını düzenler; m.596 kanunî geçişlerde bu şartların aranmayacağını kabul eder.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.599: Ortağın ölümü hâlinde payın mirasçılara iştirak hâlinde geçmesi ve ortaklık haklarının birlikte kullanılması bakımından m.596 ile birlikte uygulanır.
TTK m.597 — Gerçek değerin belirlenmesi
Bu madde, esas sermaye payının bedeli olarak gerçek değerin öngörüldüğü hallerde, taraflar bu değerde anlaşamadığında değerin nasıl belirleneceğini düzenler: değerin mahkemece belirlenmesi, yetkili mahkeme ve yargılama ile değer belirleme giderlerinin paylaştırılması ile kararın kesinliği. Hüküm, kanunda veya şirket sözleşmesinde gerçek değerin öngörüldüğü hallerde uygulanır ve bu değeri talep eden taraflar ile şirket arasındaki ilişkiye bağlıdır. Gerçek değerin tanımını, değer tespitinde kullanılacak yöntemleri, pay devrinin onaylanmasını veya reddini ve onay süresini düzenlemez (TTK m.596). Ayni sermaye koyma ve değer biçme usulü ile ayni sermayeye ilişkin sorumluluk konularını da düzenlemez (TTK m.343 ve m.356).
Gerçek değerin belirlenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yetkili mahkeme
- Şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesidir. Taraflardan birinin istemi üzerine görev yapar.
- Bilirkişi
- Mahkemenin değeri bizzat tespit edemediği hallerde, şirketin faaliyet konusuna uygun olarak değeri belirleyen uzman kişidir.
Gerçek değerin belirlenmesi: hangi şartlar aranır?
- Kanunda veya şirket sözleşmesinde esas sermaye payının bedeli olarak gerçek değerin öngörülmüş olması gerekir.
- Taraflar gerçek değer üzerinde anlaşamamış olmalıdır; önce iradeler esas alınır.
- Taraflardan birinin istemi bulunmalıdır.
- Dava, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde görülmelidir.
- Mahkeme, değeri bizzat tespit edemiyorsa şirketin faaliyet konusuna uygun bilirkişi eliyle değer belirlenmelidir.
Gerçek değerin belirlenmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Mahkemece belirlenen değer, pay bedelinin gerçek değer üzerinden ödenmesinde esas alınır.
- Mahkeme kararı kesindir; bu karara karşı kanun yoluna başvurulamaz.
- Giderler mahkemenin takdiriyle paylaştırılır; kanun tarafların eşit ya da belirli bir oranda ödeme yapmasını öngörmez.
- Taraflar anlaşmışsa mahkemeye başvurmaya gerek yoktur.
Taraf anlaşması ile mahkeme tespiti arasındaki fark nedir?
Taraflar gerçek değer üzerinde anlaşabilirler; bu durumda uzlaşılan değer esas alınır.
Taraflar anlaşamazsa değer, bir tarafın istemi üzerine mahkemece belirlenir.
Mahkeme yolu yalnızca uzlaşmanın sağlanamadığı hallerde açılır.
Mahkemenin bizzat tespiti ile bilirkişi eliyle tespiti arasındaki fark nedir?
Mahkeme değeri kendi incelemesiyle belirleyebiliyorsa bizzat tespit yapar.
Değeri bizzat tespit etmesi mümkün değilse mahkeme bilirkişiye başvurur.
Bilirkişi, şirketin faaliyet konusuna uygun olarak değer belirler.
Yargılama giderleri ile değer belirleme giderleri arasındaki fark nedir?
Yargılama giderleri, mahkemenin takdirine göre taraflar arasında paylaştırılır.
Değer belirleme giderleri de aynı takdire bağlıdır ve tek bir kalem olarak ayrıca hükme bağlanır.
Giderlerin kimin tarafından ödeneceği mahkemenin kararına bağlıdır; kanun sabit bir oran öngörmez.
Gerçek değerin belirlenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Gerçek değeri kanunun kendisinden çıkarılabilecek bir sabit tutar gibi değerlendirmek; madde tanım vermez, değer mahkemece veya bilirkişiyle belirlenir.
- Mahkemenin değeri bizzat tespit edebileceği hallerde de bilirkişiye gitmek; bilirkişi yalnızca bizzat tespit mümkün olmadığında başvurulan yoldur.
- Giderlerin eşit paylaştırılacağını varsaymak; madde mahkemenin takdirine bırakmıştır.
- Mahkeme kararına karşı istinaf veya temyiz yolu açık sanmak; madde kararın kesin olduğunu belirtir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Gerçek değerin tespiti için mahkemelerin çoğunlukla bilirkişi raporuna dayandığı görülmektedir. (İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/30 E., 2021/257 K., 16.03.2021; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/247 E., 2020/861 K., 09.12.2020; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/162 E., 2020/852 K., 08.12.2020; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/202 E., 2020/849 K., 03.12.2020)
- Ayni değerin ve taşınmaz değerinin bilirkişi marifetiyle saptanması ve bu değerin mahkeme kararında tespit edilmesi uygulamada yerleşmiş bir yoldur. (İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/30 E., 2021/257 K., 16.03.2021; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/247 E., 2020/861 K., 09.12.2020)
- Gerçek değerin mahkemece belirlenmesi, pay devrinin ya da mirasçıya geçen payların ortaklarca devralınmasına ilişkin davalarda talep edilmektedir. (İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/581 E., 2021/1076 K., 23.12.2021)
- Dava konusu taşınmazın gerçek değerinin mahkemece tespiti, kısmi tescilin yokluğunun tespiti talebiyle birlikte ileri sürülebilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2026/328 E., 2026/312 K., 24.02.2026)
Nasıl ispat edilir?
- Gerçek değeri talep eden taraf, kanunda veya şirket sözleşmesinde gerçek değerin öngörüldüğünü ve taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığını ispatlamakla yükümlüdür; bu, sözleşme metni ve yazışmalarla gösterilir.
- Değerin belirlenmesinde en çok bilirkişi raporu kullanılır; mahkeme bilirkişi raporuna dayanarak değeri tespit eder. (İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/30 E., 2021/257 K., 16.03.2021; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/247 E., 2020/861 K., 09.12.2020)
- Karşı taraf, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ya da değerin farklı olduğunu ileri sürerse bunu kendi raporu ya da delilleriyle ispatlamalıdır.
- Giderlerin paylaştırılmasına ilişkin taleplerde mahkemenin takdiri esas alındığından, tarafların ödeme yükünü belgelerle ortaya koyması gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.596: Pay devrinde şirket genel kurulunun onay ve red kararlarını, ayrıca üç aylık onay süresini düzenler; devir ile gerçek değer bağlantısını kurar.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.356: Kuruluştan sonra yapılan devralmalarda değer biçme usulünü düzenler; ayni değerin ölçüsü bakımından bağlantılıdır.
TTK m.598 — Tescil
Bu madde, esas sermaye paylarının geçişlerinin ticaret siciline tescili için başvuru yükümlülüğünü, otuz günlük başvuru süresinin kaçırılması hâlinde ayrılan ortağa tanınan silme başvurusunu ve sicil kaydına güvenen iyiniyetli kişinin korunmasını düzenler. Limited şirkette pay devrinin geçerliliği ve pay defterine kayıt düzenlemez (TTK m.595 ve m.594 ilgili maddeler). Devrin onayı, onay yerine geçen haller ve paya bağlı hakların kanunen geçişi düzenlemez (m.595, m.596). Sicil kayıtlarının genel etkisi ve tescil ile ilanın sonuçları düzenlemez (m.36 ve m.37). Tescil talebinin süresi ve sicil müdürünün inceleme yetkisi de bu maddede yer almaz (m.30 ve m.32).
Tescil: hangi kavramlar bilinmeli?
- Esas sermaye payının geçişi
- Pay devrinin sözleşmeye dayanmasa da, miras, mal rejimi veya cebri icra gibi hallerle paya bağlı hakların ilgiliye geçmesini ifade eder. Bu geçişler de sicil tescilinin konusudur.
- Bildirici tescil
- Tescilin, zaten doğmuş bir hukuki durumu açıklamasıdır. Pay devri, tescil ile değil devrin kendisiyle gerçekleşir; sicil kaydı gerçek durumu yansıtır.
- Silme başvurusu
- Ayrılan ortağın, devir sonucu artık pay sahibi olmadığı paylarla ilgili olarak adının sicilden silinmesi için yaptığı başvurudur. Kendisi pay sahibi değilse bu başvuruyu yapamaz.
- İyiniyet
- Sicil kaydının gerçek durumla uyuşmadığını bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen kişinin hâlidir. Sicil kaydına güvenen kişinin korunması bu hâle bağlıdır.
- Yolsuz tescil
- Hukuki sebebi bulunmayan, geçerli bir işleme dayanmayan sicil kaydıdır. Bu kayda güvenen iyiniyetli kişi bu maddenin koruması kapsamında değildir.
Tescil: hangi şartlar aranır?
- Esas sermaye payının sözleşme, miras, mal rejimi veya cebri icra gibi bir nedenle geçmiş olması gerekir.
- Devrin şirkete bildirilmiş olması ve gerektiğinde onay veya onay yerine geçen işlemin tamamlanmış bulunması gerekir (TTK m.594 ve m.595 kapsamında).
- Pay defterine kayıt yapılmış olmalı ve şirket müdürleri bu kayıtla birlikte tescil için sicile başvurmalıdır.
- Otuz gün içinde başvuru yapılmamışsa ayrılan ortak silme başvurusunda bulunabilir; bu hâlde sicil müdürü şirkete iktisap edenin adını bildirmesi için süre verir.
- Sicil kaydına güvenen kişinin iyiniyetli olması gerekir; yolsuz tescile dayanan iktisap bu korumayı sağlamaz.
Tescil: hangi sonuçları doğurur?
- Müdürler süresinde başvurursa tescil yapılır ve pay geçişi sicile yansır.
- Otuz günlük süre içinde başvuru yapılmazsa ayrılan ortak, paylarla ilgili olarak adının silinmesi için sicile başvurabilir.
- Silme başvurusu üzerine sicil müdürü şirkete iktisap edenin adını bildirmesi için süre verir.
- Sicil kaydına güvenen iyiniyetli kişinin güveni korunur; bu koruma yolsuz tescil için geçerli değildir.
- Tescil bildirici etkiye sahip olduğundan, kayıt yapılmamış olsa da pay devri sözleşme ve onay ile gerçekleşmiş olabilir; tescil bu durumu sicilde yansıtır.
Birinci fıkra başvurusu ile ikinci fıkra silme başvurusu arasındaki fark nedir?
Birinci fıkrada tescil başvurusu şirket müdürlerinin görevidir ve payın devrinin sicile geçirilmesini amaçlar.
İkinci fıkrada otuz günlük sürenin geçmesi üzerine ayrılan ortak, paylarla ilgili olarak adının silinmesi için sicile kendisi başvurabilir.
Müdürlerin başvurmaması hâlinde devreden doğrudan sicile başvurarak kaydın silinmesini sağlayabilir; hükmen tescil davası açmasına gerek kalmaz.
Tescil kaydı ile gerçek durum arasındaki fark nedir?
Sicil kaydına güvenen iyiniyetli kişi, kaydın gerçek durumla uyuşmadığını bilmediği sürece korunur.
Hukuki sebebi bulunmayan yolsuz tescile dayanılması hâlinde sicile güven ilkesi uygulanmaz.
Yolsuz kayda dayanan iyiniyetli kişi kazanım elde edemez; güven koruması yalnız geçerli kayıt zemininde söz konusudur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tescil başvurusunun yetkili kişisinin şirket müdürleri olduğu, müdürlerin başvurusu yerine ayrılan ortağın kendiliğinden tescil talep edemeyeceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/337 E., 2023/664 K., 03.05.2023)
- Devrin pay defterine işlenmesi ve tescil için şirkete tescile davet yazısı gönderilmesi, müdürlerin başvuru yükümlülüğünü yerine getirmediğini gösteren delil olarak değerlendirilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/2709 E., 2024/5317 K., 27.06.2024)
- Devrin 6102 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra yapılmış olması hâlinde m.598 hükümlerinin uygulanacağı ve tescil yapılmamasının sonuçlarının bu hükme göre belirleneceği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/2281 E., 2023/5825 K., 12.10.2023)
- Hisse devrinin onaylandığına dair ortaklar kurulu kararı ve tescil başvurusu bulunmadığında, m.598/2 uyarınca silme başvurusunun dayanağının oluşmadığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/5337 E., 2024/1659 K., 29.02.2024)
- Ayrılan ortağın, m.598/2 uyarınca başvuruda bulunabilmesi için devrin gerçekleştiğini ve adının sicilden silinmesi gerektiğini ortaya koyması gerektiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/3932 E., 2024/6111 K., 05.09.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Tescil başvurusunun yapılmadığını ve otuz günün geçtiğini ileri süren kişi, bunu ispatlamakla yükümlüdür; sicil kaydı ve şirket yazışmaları bu konuda başlıca delildir.
- Devrin gerçekleştiğini ispat yükü, silme başvurusunda bulunan ayrılan ortağa aittir; pay devir sözleşmesi ve onay kararı bu amaçla ibraz edilir.
- Pay defterine kaydın yapılıp yapılmadığı, şirketin defter kayıtları ile ispatlanır.
- İyiniyetli üçüncü kişi olarak güven korumasından yararlanmak isteyen taraf, sicil kaydına güvendiğini ve kaydın gerçek durumu yansıtmadığını bilmediğini ispatlamalıdır; aksi hâlde korunmaz.
- Yolsuz tescile dayanılması hâlinde, kaydın hukuki sebepten yoksun olduğunu ileri süren taraf bu durumu ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.594: Pay defterine kayıt, tescil başvurusunun ön koşuludur; müdürler devri önce deftere kaydeder, sonra sicile başvurur.
- 6102 m.595: Devrin onayı ve onay sürecinin tamamlanması, başvurunun konusu olan geçişin hukuki temelini oluşturur.
- 6102 m.596: Miras, mal rejimi ve cebri icra gibi kanunen geçiş hâllerinde de bu maddedeki tescil ve silme başvurusu rejimi uygulanır.
- 6102 m.36: Ticaret siciline tescil ve ilanın üçüncü kişiler hakkındaki genel hukuki sonuçlarını düzenler; iyiniyet korumasının genel çerçevesini oluşturur.
- 6102 m.37: Sicil kaydı ile gerçek durum arasında aykırılık hâlinde ilana güven ilkesini düzenler; üçüncü fıkradaki koruma ile birlikte okunur.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| üç ay | m.595 | (7) Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır. |
| üç ay | m.596 | (2) Şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir. |
| otuz gün | m.598 | (2) Başvurunun otuz gün içinde yapılmaması hâlinde, ayrılan ortak, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabilir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
45 karar- 11. Hukuk Dairesi, 2024/2395 E., 2025/2533 K., 16.04.2025İlgili madde: m.590
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/4084 E., 2024/7254 K., 09.10.2024İlgili madde: m.589
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/3932 E., 2024/6111 K., 05.09.2024İlgili madde: m.598
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/2916 E., 2024/5775 K., 10.07.2024İlgili madde: m.589, m.591
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/2709 E., 2024/5317 K., 27.06.2024İlgili madde: m.593, m.594, m.598
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/3325 E., 2024/5226 K., 26.06.2024İlgili madde: m.589
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/6726 E., 2024/2985 K., 17.04.2024İlgili madde: m.592, m.593, m.594
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/4431 E., 2024/1738 K., 04.03.2024İlgili madde: m.589
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/5337 E., 2024/1659 K., 29.02.2024İlgili madde: m.598
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/2281 E., 2023/5825 K., 12.10.2023İlgili madde: m.598
Diğer 35 karar
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/8901 E., 2023/3102 K., 18.05.2023İlgili madde: m.589
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/6200 E., 2023/752 K., 09.02.2023İlgili madde: m.593
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/4311 E., 2023/374 K., 19.01.2023İlgili madde: m.589
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/6070 E., 2022/9268 K., 20.12.2022İlgili madde: m.590
- Danıştay 13. Daire Başkanlığı, 2014/1134 E., 2017/867 K., 30.03.2017İlgili madde: m.595
- 12. Hukuk Dairesi, 2016/30527 E., 2016/23256 K., 10.11.2016İlgili madde: m.593
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/894 E., 2026/594 K., 13.05.2026İlgili madde: m.594
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1890 E., 2026/570 K., 16.04.2026İlgili madde: m.591
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1847 E., 2026/578 K., 16.04.2026İlgili madde: m.591
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2026/328 E., 2026/312 K., 24.02.2026İlgili madde: m.596, m.597
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/2385 E., 2025/2525 K., 30.12.2025İlgili madde: m.596
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1081 E., 2025/1983 K., 20.11.2025İlgili madde: m.596
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/776 E., 2025/936 K., 06.10.2025İlgili madde: m.595
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/593 E., 2025/1393 K., 18.09.2025İlgili madde: m.596
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2025/352 E., 2025/1001 K., 10.07.2025İlgili madde: m.596
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/733 E., 2025/408 K., 25.06.2025İlgili madde: m.594
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/799 E., 2025/382 K., 17.06.2025İlgili madde: m.594
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/1995 E., 2025/399 K., 18.04.2025İlgili madde: m.595
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2024/1150 E., 2024/1694 K., 24.10.2024İlgili madde: m.591
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/228 E., 2024/897 K., 08.10.2024İlgili madde: m.592
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/216 E., 2024/627 K., 01.10.2024İlgili madde: m.591
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2021/1428 E., 2024/1157 K., 08.07.2024İlgili madde: m.594
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2023/188 E., 2024/1175 K., 08.07.2024İlgili madde: m.598
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1805 E., 2024/279 K., 15.02.2024İlgili madde: m.596
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/794 E., 2024/93 K., 12.01.2024İlgili madde: m.591
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2023/1481 E., 2023/1167 K., 01.12.2023İlgili madde: m.595
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2023/1271 E., 2023/1152 K., 30.11.2023İlgili madde: m.595
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2023/1429 E., 2023/1144 K., 29.11.2023İlgili madde: m.595
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/337 E., 2023/664 K., 03.05.2023İlgili madde: m.598
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2022/1852 E., 2023/53 K., 26.01.2023İlgili madde: m.590
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/581 E., 2021/1076 K., 23.12.2021İlgili madde: m.597
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/30 E., 2021/257 K., 16.03.2021İlgili madde: m.597
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/247 E., 2020/861 K., 09.12.2020İlgili madde: m.597
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/162 E., 2020/852 K., 08.12.2020İlgili madde: m.597
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/202 E., 2020/849 K., 03.12.2020İlgili madde: m.597
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 9. Limited Şirket bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış