Genel hükümler › Borç ilişkisinin kaynakları

Sebepsiz zenginleşmeden doğan borç ilişkileri

TBK m.77–82Borçlar Hukuku Genel Hükümler

Kısaca

TBK m.77, haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen kişinin bu zenginleşmeyi geri verme yükümlülüğünü, ayrıca bu yükümlülüğün özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan, gerçekleşmemiş veya sona ermiş bir sebebe dayanması hâllerinde doğacağını düzenler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 78. maddesi, borç olmadığı hâlde kendi isteğiyle edim ifa eden kişinin bu edimi geri isteyip isteyemeyeceğini düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türk Borçlar Kanunu m.77–82 hükümlerini kapsar.

TBK m.77 — Genel olarak

Madde, haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen kişinin bu zenginleşmeyi geri verme yükümlülüğünü, ayrıca bu yükümlülüğün özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan, gerçekleşmemiş veya sona ermiş bir sebebe dayanması hâllerinde doğacağını düzenler. Kişi bakımından, sebepsiz zenginleşme ilişkisinin tarafları olan zenginleşen ve aleyhine zenginleşilen kişiler için geçerlidir. Maddede iade kapsamı, iyi ve kötü niyetli zenginleşenin farkı, masraf talepleri ve zaman aşımı düzenlenmez; bunlar sırasıyla iade kapsamı (m.79-80), masraflar (m.82) ve zaman aşımı (m.82) konularıdır.

Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?

Sebepsiz zenginleşme
Bir kişinin, başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği artış. Zenginleşmenin haksız fiil olması gerekmez; haklı sebep yokluğu yeterlidir.
Haklı sebep
Zenginleşmeyi hukuken meşru kılan geçerli bir dayanak. Geçerli sözleşme, kanun hükmü veya mahkeme kararı bu nitelikte olabilir; geçersiz, gerçekleşmemiş ya da sona ermiş sebep bu niteliği taşımaz.
Zenginleşen
Malvarlığında artış sağlayan ve geri verme borcu altına giren kişi. Artış, malvarlığına bir değerin girmesi veya borcun haklı sebep olmadan azalması şeklinde de gerçekleşebilir.
Zenginleşme ile zenginleştirici olay arasındaki illiyet bağı
Zenginleşmenin, edimin ifası, müdahale veya umulmayan bir olay gibi bir olaydan kaynaklanması gerektiğini ifade eder. Bu bağ yoksa zenginleşme başkası aleyhine sayılmaz.
Geçerli olmayan, gerçekleşmemiş, sona ermiş sebep
Maddenin açıkça andığı üç sebep türüdür. Geçerli olmayan sebep baştan hükümsüz bir dayanağı, gerçekleşmemiş sebep beklenen olayın olmadığı durumu, sona ermiş sebep ise sonradan ortadan kalkmış dayanağı ifade eder.

Genel olarak: hangi şartlar aranır?

  • Bir kişinin malvarlığında artış ya da borcunun haklı sebep olmadan azalması bulunmalıdır; zenginleşme, başkasının malvarlığından veya emeğinden sağlanmış olmalıdır.
  • Zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır; geçerli olmayan, gerçekleşmemiş veya sona ermiş bir sebep, bu koşulun gerçekleştiğini gösterir.
  • Zenginleşme ile başkasının malvarlığı ya da emeği arasında, yani zenginleştirici olay ile zenginleşme arasında illiyet bağı bulunmalıdır.
  • Zenginleşen, aleyhine zenginleşilen kişiye karşı geri verme borcu altına girer; bu borç, zenginleşmenin aynen veya değer olarak iadesini kapsar.

Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?

  • Haklı sebep olmaksızın zenginleşen kişi, zenginleşmeyi aleyhine zenginleştiği kişiye geri vermekle yükümlü olur.
  • Zenginleşmenin geçerli olmayan, gerçekleşmemiş veya sona ermiş bir sebebe dayanması hâlinde bu yükümlülük özellikle doğmuş olur.
  • Zenginleşmenin haklı bir sebebe dayanması hâlinde madde uyarınca geri verme borcu doğmaz.
  • İade kapsamı, zenginleşenin iyi veya kötü niyetine göre farklılaşır; bu ayrım m.79 ve m.80 ile belirlenir.

Geçerli olmayan sebep ile sona ermiş sebep arasındaki fark nedir?

Sebep baştan geçerli değildir; örneğin hükümsüz bir sözleşmeye dayanılarak yapılan ifa.

Sebep başlangıçta geçerli olmuş, sonradan ortadan kalkmıştır; örneğin fesih veya sebebin sona ermesi.

Her iki halde de madde aynı yükümlülüğü doğurur; ancak ispat ve olayın niteliği farklılaşır. Bu fark, hangi olgunun ileri sürüleceğini belirler.

Gerçekleşmemiş sebep ile geçerli olmayan sebep arasındaki fark nedir?

Beklenen olay hiç gerçekleşmemiştir; örneğin karşı edimin ifa edilmemesi.

Sebep en başından hukuken hiç doğmamış ya da geçersizdir.

Her iki hâlde de zenginleşme haklı sebebe dayanmadığından iade doğar; ayrım, zenginleşmenin hangi olgudan kaynaklandığını gösterir.

Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Sebepsiz zenginleşmeyi haksız fiille karıştırmak; oysa haksız fiil unsuru aranmaz, yalnızca haklı sebep yokluğu yeterlidir.
  • Fakirleşme koşulunu aramak; madde metni zenginleşmeyi esas alır ve fakirleşmenin ayrı bir şart olarak aranmasını gerektirmez.
  • Geçerli olmayan sebep ile sona ermiş sebebi aynı şey saymak; her ikisinde de sonuç aynıdır ama olgusal dayanak ve ispat yükü farklıdır.
  • Zenginleşme ile zenginleştirici olay arasındaki illiyet bağını ihmal etmek; bağ yoksa zenginleşme başkası aleyhine sayılmaz.
  • Maddenin kapsamını iade kapsamı (m.79-80) ve zaman aşımı (m.82) ile karıştırmak; m.77 yalnızca yükümlülüğün doğup doğmadığını düzenler.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Sebepsiz zenginleşme davasında mahkemenin hukuki sebebi kendiliğinden araştırıp uygulaması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/2317 E., 2026/1057 K., 04.03.2026)
  • Maddenin uygulanabilmesi için zenginleşme ile zenginleştirici olay arasında illiyet bağının bulunduğu ve bu bağın varlığının somut olayda incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/869 E., 2025/1033 K., 19.06.2025)
  • Madde metni fakirleşme koşulu aramadığından, zenginleşmenin varlığına odaklanılması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1124 E., 2024/146 K., 06.03.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Sebepsiz zenginleşme isteminde bulunan kişi, karşı tarafın zenginleştiğini ve bu zenginleşmenin kendi malvarlığı veya emeğinden kaynaklandığını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Zenginleşmenin haklı bir sebebe dayanmadığı, yani geçerli olmayan, gerçekleşmemiş veya sona ermiş bir sebebe dayandığı da talep eden tarafça ileri sürülmeli ve ispat edilmelidir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/683 E., 2025/1733 K., 15.10.2025)
  • Karşı taraf, zenginleşmenin haklı bir sebebe dayandığını (örneğin geçerli bir sözleşme) savunuyorsa bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.
  • Zenginleşme ile zenginleştirici olay arasındaki bağ, objektif zenginleşmede kolay, sübjektif zenginleşmede ise daha zor ispat edilir; bu nedenle tanık, bilirkişi ve yazılı kayıt gibi deliller birlikte değerlendirilmelidir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/869 E., 2025/1033 K., 19.06.2025)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.78: Borçlanmadığı hâlde yapılan ifaların geri istenmesi koşullarını düzenler; borç olmadığını bilerek yapılan ifa ile yanılarak yapılan ifa arasındaki sınırı belirler.
  • 6098 sayılı Kanun m.79: Geri verme borcunun konusunu ve kapsamını düzenler; m.77'nin doğurduğu yükümlülüğün içeriğini tamamlar.
  • 6098 sayılı Kanun m.80: Zenginleşenin iyi ve kötü niyetine göre geri verme kapsamını belirler.
  • 6098 sayılı Kanun m.82: Sebepsiz zenginleşme alacağının zaman aşımını ve masraf taleplerini düzenler.

TBK m.78 — Borçlanılmamış edimin ifası

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 78. maddesi, borç olmadığı hâlde kendi isteğiyle edim ifa eden kişinin bu edimi geri isteyip isteyemeyeceğini düzenler. Maddenin birinci fıkrası borçlanılmamış edimin geri istenebilme koşulunu, ikinci fıkrası zamanaşımına uğramış borçla ahlaki ödevin yerine getirilmesinden doğan zenginleşmelerin geri istenemeyeceğini, üçüncü fıkrası ise özel kanun hükümlerinin saklı kalmasını göstermektedir. Madde, kanundan veya sözleşmeden doğan her türlü borcun ifası bakımından, ifayı yapan ve geri isteyen kişiler arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddenin genel sebepsiz zenginleşme hükmünü, sebebin sonradan ortadan kalkmasının sonuçlarını ve zamanaşımı süresini düzenlemediği; bu konuların TBK m.77 (genel sebepsiz zenginleşme), TBK m.81 (hukuka veya ahlaka aykırı sebep) ve TBK m.82 (sebebin ortadan kalkması) ile ilgili olduğu kabul edilmelidir.

Borçlanılmamış edimin ifası: hangi kavramlar bilinmeli?

Borçlanılmamış edim
Ifası gereken bir borç bulunmadığı hâlde yapılan ifa. Hiç doğmamış, geçersiz olan ya da ifa anında sona ermiş borçlar bu kapsama girer.
Kendi isteğiyle ifa
Ifayı yapan kişinin serbest iradesiyle edimi yerine getirmesi. Karşı tarafın hile veya tehdit gibi iradeyi sakatlayan davranışıyla gerçekleşen ifa bu kapsamda değildir.
Kendisini borçlu sanarak
Ifayı yapan kişinin borcun varlığı konusunda yanılmasıdır. Yanılma borcun varlığında, devamında ya da alacaklının kimliğinde olabilir ve esaslılık aranmaz.
Zamanaşımına uğramış borç
Eksik borç niteliğinde olup, ifası hâlinde iade istenemeyen borçtur. Borçlunun zamanaşımını bilip bilmemesi sonucu değiştirmez.
Ahlaki ödev
Hukuken zorunlu olmayan, ahlak kurallarından doğan yükümlülüktür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmesi hukuki sebep sayılır ve ifa geri istenemez.

Borçlanılmamış edimin ifası: hangi şartlar aranır?

  • Ifası gereken bir borç bulunmamalıdır; hiç doğmamış, geçersiz veya ifa anında sona ermiş bir borç bu koşulu sağlar, ancak zamanaşımına uğramış borç ya da ahlaki ödev mevcut borç sayıldığından bu koşulu sağlamaz.
  • Ifa, kendi isteğiyle yapılmış olmalıdır; karşı tarafın hile veya tehdidi ile gerçekleşen ifada madde uygulanmaz.
  • Ifa, borcun varlığında yanılgıya dayanmalıdır; ifa eden kişi kendisini borçlu sanarak ödemiş olmalıdır.
  • Yanılgının ispatı için ifa eden kişi, kendisini borçlu sanarak ifada bulunduğunu ispat etmelidir; bu ispat yapılamazsa geri isteme hakkı doğmaz.
  • Ifanın zamanaşımına uğramış bir borcun ifası ya da ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi olmaması gerekir; bu hallerde yanılgı olsa bile iade istenemez.
  • Ifanın özel bir kanun hükmü kapsamında geri istenebilir olmaması gerekmez; saklı kalan özel hükümler varsa onlar uygulanır.

Borçlanılmamış edimin ifası: hangi sonuçları doğurur?

  • Borçlanılmadığı hâlde kendi isteğiyle ve kendisini borçlu sanarak yapılan ifa, ispat koşuluyla geri istenebilir.
  • Yanılgı ispatlanamazsa ifa eden iade talep edemez.
  • Zamanaşımına uğramış borcun ifası, yanılgı olsa bile geri istenemez.
  • Ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi için yapılan kazandırma geri istenemez.
  • Ahlaki ödevi hukuken borç sanarak yapılan ödeme bu yasağa girmez; ancak yanılgı ile ahlaki ödevi zorunlu sanarak yapılan ifa sebepsiz zenginleşme oluşturur.
  • Özel kanun hükümleri saklı olduğundan, başka bir kanunda öngörülen iade hakkı ayrıca uygulanabilir.
  • Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonuç için verilen şey de TBK m.81 uyarınca geri istenemez.

Yanılgının ispatı ile genel sebepsiz zenginleşme arasındaki fark nedir?

TBK m.78 kapsamında ifa eden, kendisini borçlu sanarak ödediğini ispatlamak zorundadır.

Genel sebepsiz zenginleşmede (TBK m.77) ifa eden hatayı ispatlamak zorunda değildir; zenginleşmenin sebepsiz olduğu yeterlidir.

Yanılgı ispatı yapılamazsa TBK m.78 yolu kapanır, ancak TBK m.77 uyarınca iade talebi yine de değerlendirilebilir.

Eksik borç ile mevcut borç arasındaki fark nedir?

Hiç doğmamış veya ifa anında sona ermiş borç, ifası hâlinde TBK m.78 kapsamına girer.

Zamanaşımına uğramış borç veya ahlaki ödev, eksik borç olarak mevcut borç sayılır.

Eksik borcun ifasında iade istenemez; borçlu olmayanın ifasında ise yanılgı ispatı koşuluyla iade istenebilir.

Vadesi gelmemiş borç ile sürekli def'i hakkı arasındaki fark nedir?

Doğmuş ama muaccel olmamış borcun vadesinden önce ödenmesi borç olmayan edimin ifası sayılmaz.

Sürekli def'i hakkına sahip borçlunun yanılarak ödemesi ise iade istenebilecek bir ifa sayılır.

Vadesi gelmemiş borcun ödenmesinde iade istenemez; sürekli def'i hakkı bulunan borçlunun ödemesinde iade istenebilir.

Kendi isteğiyle ifa ile iradesi sakatlanmış ifa arasındaki fark nedir?

Kişinin serbest iradesiyle yaptığı ifa TBK m.78 kapsamındadır.

Hile veya tehditle alınan ifa iradeyi sakatlayan bir davranışın ürünüdür.

İradesi sakatlanan ifada TBK m.78 uygulanmaz; ilgili irade sakatlığı hükümleri devreye girer.

Borçlanılmamış edimin ifası: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yanılgı ispatını genel sebepsiz zenginleşme hükmündeki gibi gerekli görmemek; TBK m.78 kapsamında ifa eden kişinin kendisini borçlu sanarak ödediğini ispat etmesinin zorunlu olduğunu gözden kaçırmak.
  • Zamanaşımına uğramış borcun ifasını borç olmayan ifa saymak; bu hâlde yanılgı olsa bile iade istenemez.
  • Ahlaki ödevin yerine getirilmesini, yanılgıyla ahlaki ödevi zorunlu sanarak yapılan ifadan ayırmamak; birincisinde iade yoktur, ikincisinde sebepsiz zenginleşme vardır.
  • Vadesi gelmemiş borcun ödenmesini borç olmayan ifa saymak; TBK m.96 uyarınca bu ödeme geçerlidir.
  • Maddenin üçüncü fıkrasındaki saklı kalan özel hükümleri göz ardı etmek; özel kanunda öngörülen iade hakkı ayrıca araştırılmalıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Borçlanılmadığı hâlde yapılan ödemede, ödeyen kişinin kendisini borçlu sanarak ödediğini ispat etmesi aranmakta ve bu ispat yapılmadan istirdat talebi reddedilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/869 E., 2025/1033 K., 19.06.2025; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/2419 E., 2024/114 K., 10.01.2024)
  • Taraflar arasında taksitlendirme protokolü bulunması ya da ödemenin ihtirazi kayıt konulmadan yapılması hâlinde borcun kabulü sayılarak istirdat talebi reddedilebilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/754 E., 2026/955 K., 05.05.2026)
  • Icra tehdidi altında ödeme yapıldığı iddiası, takip başlatılmadan ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle kabul edilmemektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1420 E., 2025/1560 K., 27.10.2025)
  • Zenginleşenin kamu tüzel kişisi olduğu ve davacının kendi mevzuatından doğan düzenleme için dava açmasının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, TBK m.77/1 ve m.78 yönünden davanın reddedildiği görülmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2025/1141 E., 2025/2285 K., 04.11.2025)
  • Sürekli def'i hakkı bulunan borçlunun yanılarak ödemesi iade konusu yapılabilmekte; zamanaşımına uğramış borç ödemesinde iade talebi kabul edilmemektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1684 E., 2025/1015 K., 24.09.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Borç olmadığını ve kendisini borçlu sanarak ödediğini ileri süren ifa eden (davacı) tarafın ispat yükü vardır; bu yanılgının ispatı yapılamazsa geri isteme hakkı doğmaz. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/869 E., 2025/1033 K., 19.06.2025; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/2419 E., 2024/114 K., 10.01.2024)
  • Yanılgı, ödeme anında ödeyenin ihtirazi kayıt koyması, dekont, ödeme belgesi ve yazışmalarla ortaya konabilir; ödemenin bir protokol veya taksit planına dayanması karşı tarafın borcun kabulü savunmasını güçlendirir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/754 E., 2026/955 K., 05.05.2026)
  • Karşı taraf, ödemenin borç ödemesi olduğunu, taksit protokolü veya borcun kabulünü savunarak ispat yükünü üstlenir.
  • Karşı taraf, ödemenin zamanaşımına uğramış borç ya da ahlaki ödev için yapıldığını savunursa bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
  • Zenginleşme ve sebepsizliğin ispatı, genel sebepsiz zenginleşme (TBK m.77) bakımından ayrıca değerlendirilir; TBK m.78'de yanılgı ispatı ayrıca aranır. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2025/1141 E., 2025/2285 K., 04.11.2025)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.77: Genel sebepsiz zenginleşme hükmüdür; TBK m.78 kapsamına girmeyen kazandırmalarda uygulanır ve yanılgı ispatı aranmaz.
  • 6098 sayılı Kanun m.81: Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonuç amacıyla verilen şeyin geri istenemeyeceğini düzenler; TBK m.78 ile birlikte değerlendirilir.
  • 6098 sayılı Kanun m.82: Sebebin ortadan kalkması hâlini düzenler; ifa anında geçerli olan ama sonradan düşen sebeplerde ilgili olabilir.
  • 6098 sayılı Kanun m.30: Yanılma irade bozukluğunu düzenler; TBK m.78'de esaslılık aranmadığı için bu madde ile ayrım yapılır.
  • 6098 sayılı Kanun m.96: Vaktinden önce yapılan ifanın geçerli olduğunu belirtir; vadesi gelmemiş borcun ödenmesinde iade talebini engeller.

TBK m.79 — Zenginleşenin yükümlülüğü

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 79. maddesi, sebepsiz zenginleşenin geri verme borcunun kapsamını düzenler. Birinci fıkra iyiniyetli zenginleşeni, ikinci fıkra ise kötüniyetli zenginleşeni ele alır; iyiniyetin tespiti ve elden çıkarmanın ne anlama geldiği de bu çerçevede okunur. Madde, sebepsiz zenginleşme davasında davalı durumundaki zenginleşen ile onun geri verme yükümlülüğü bakımından uygulanır. Maddenin kendisi zenginleşmenin şartlarını, masrafların tazminini, zenginleşmenin düşmesini ayrıntılı olarak düzenlemez; bunlar 77. madde (sebepsiz zenginleşmenin genel koşulları), 80. madde (masraflar), 81. madde (hukuka aykırı amaç) ve 82. madde (zenginleşmenin düşmesi) gibi komşu hükümlerde yer alır. Geri verme borcunun zamanaşımı ve dava usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.

Zenginleşenin yükümlülüğü: hangi kavramlar bilinmeli?

Elden çıkarma
Zenginleşmenin miktar veya değerini azaltan her türlü fiildir. Tüketme, harcama, yok etme veya üçüncü kişiye karşılıksız devretme bu kapsamdadır. Karşılığında bir değer girmişse, o değer ayrıca geri verme konusu olabilir.
İyiniyet
Zenginleşenin, malvarlığındaki artışın haklı bir sebebe dayanmadığını ve geri verilmesi gerektiğini bilmemesi veya bilmesi gerekmemesidir. İyiniyet asıl olduğundan, kötüniyetin varlığını ileri süren karşı taraf bunu ispatlamalıdır.
Geri isteme anı
Zenginleşmenin geri istendiği andır. Iyiniyetli zenginleşenin geri verme borcunun kapsamı bu anda malvarlığında kalan zenginleşmeye göre belirlenir.
Elden çıkmış olduğunu ispat
İyiniyetli zenginleşenin, zenginleşmenin bir kısmını geri isteme anından önce elden çıkardığını kanıtlamasıdır. Bu ispat yapılan kısım geri verme borcundan düşer.
Ikame değer
Elden çıkarılan zenginleşmenin yerine giren ve malvarlığında bulunan değerdir, örneğin satış bedeli veya sigorta tazminatı. Ikame değer bulunduğu ölçüde geri verme borcunun konusu olur.

Zenginleşenin yükümlülüğü: hangi şartlar aranır?

  • Sebepsiz zenginleşme ilişkisinin 77. madde uyarınca kurulmuş olması gerekir; 79. madde yalnızca bu ilişkide zenginleşenin geri verme borcunun kapsamını belirler.
  • İyiniyetli zenginleşen için, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında malvarlığında kalan kısım geri verilir; elden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısım borcun dışında kalır.
  • Zenginleşenin kötüniyetli olduğu, yani zenginleşmeyi iyiniyetli olmaksızın elden çıkardığı veya elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalabileceğini hesaba katması gerektiği hâlde hesaba katmadığı ortaya çıkmalıdır.
  • Kötüniyetli zenginleşen için elden çıkarılan kısım dahil zenginleşmenin tamamı geri verme borcuna girer; geri istemeden önceki tüketim, harcama veya devir bu sonucu değiştirmez.
  • Geri verme borcunun yerine getirilmesi, geri verilecek zenginleşmenin (malın ya da ikame değerin) fiilen teslim edilmesi veya ödenmesiyle gerçekleşir.

Zenginleşenin yükümlülüğü: hangi sonuçları doğurur?

  • İyiniyetli zenginleşen, geri isteme anında malvarlığında bulunan kısmı geri vermekle borcundan kurtulur.
  • İyiniyetli zenginleşen, elden çıkardığı kısmı geri vermek zorunda değildir; ikame değer de girmemişse geri verme borcu tümüyle kalkar.
  • İyiniyetli zenginleşen, zenginleşmenin elden çıkmış olduğunu ispat edememişse o kısmı da geri vermekle yükümlüdür.
  • Kötüniyetli zenginleşen, zenginleşmenin tamamını geri vermekle yükümlüdür; bu sonuç elden çıkarılan kısım için de geçerlidir.
  • Kötüniyetli zenginleşen, geri verme borcunu gereği gibi ifa etmezse borcun ifa edilmemesine ilişkin sorumluluk hükümlerine göre sorumlu olur.
  • Zenginleşen başlangıçta iyiniyetliyse de geri isteme veya dava ile kötüniyetli hâle gelebilir; bu durumda sonradan kötüniyetli olduğu andan sonrası için kötüniyetli zenginleşen hükümleri uygulanır.
  • Madde emredici niteliktedir; sözleşme ile zenginleşenin aleyhine değişiklik yapılması, geri verme borcunun kapsamını daraltacak biçimde kararlaştırılamaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/1069 E., 2024/496 K., 02.10.2024)

İyiniyetli zenginleşen ile kötüniyetli zenginleşen arasındaki fark nedir?

İyiniyetli zenginleşen, zenginleşmenin haklı sebepsiz olduğunu bilmeyen ve bilmesi gerekmeyen kişidir. Geri verme anında malvarlığında kalan kısmı iade eder.

Kötüniyetli zenginleşen, zenginleşmeyi iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmış ya da elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalacağını hesaba katması gerekeni hesaba katmamış kişidir.

İyiniyetli zenginleşen yalnız kalan kısmı geri verir; kötüniyetli zenginleşen zenginleşmenin tamamını geri verir.

Elden çıkarılan kısım ile malvarlığında kalan kısım arasındaki fark nedir?

Elden çıkarılan kısım, geri isteme anında malvarlığında bulunmayan ve yerine ikame değer girmemiş zenginleşmedir.

Malvarlığında kalan kısım, geri isteme anında hâlen bulunan zenginleşmedir.

İyiniyetli zenginleşen elden çıkarılan kısımdan sorumlu değildir; kötüniyetli zenginleşen ise bu kısmı da iade eder.

Zenginleşme yoluyla elde edilen kazanç ile elde etmenin ihmal edilen kazancı arasındaki fark nedir?

Zenginleşme yoluyla elde edilen kazanç, zenginleşen konusu şeyden doğan gelir ve değer artışıdır.

Elde etmenin ihmal edilen kazancı, zenginleşenin gerekli özeni göstermeseydi elde edebileceği ama elde etmediği kazançtır.

Kötüniyetli zenginleşen her iki kalemden de sorumludur; iyiniyetli zenginleşen için bu kalemler yönünden geri verme borcu doğmaz.

Zenginleşenin yükümlülüğü: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • İyiniyetli zenginleşenin tüm zenginleşmeyi iade ettiğini varsaymak; yalnızca geri isteme anında malvarlığında kalan kısım iade edilir.
  • Kötüniyeti başlangıçtan var saymak; iyiniyet asıl olduğundan kötüniyeti ileri süren tarafın bunu ispatlaması gerekir.
  • Elden çıkarılan kısmı iyiniyetli zenginleşenden de istemek; bu kısım yalnızca kötüniyetli zenginleşen için geri verme konusudur.
  • İkame değer bulunduğunu gözden kaçırmak; elden çıkarılan kısmın yerine giren değer varsa iyiniyetli zenginleşen de bu değerden sorumlu olabilir.
  • Elde etmenin ihmal edilen kazancını iyiniyetli zenginleşenden istemek; bu kalem iyiniyetli zenginleşen bakımından geri verme borcuna girmez.
  • Zenginleşmenin düşmesi (m.82) ile geri verme borcunun kapsamını (m.79) birbirine karıştırmak; ikisi farklı sorulara cevap verir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, iyiniyetli zenginleşenin elden çıkardığını ispat yükünü zenginleşene yükler; bu ispat yapılmadıkça malvarlığındaki azalma kabul edilmez. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/326 E., 2021/724 K., 07.07.2021)
  • Uygulamada iyiniyetin varlığı asıl kabul edildiğinden, kötüniyetin ileri sürülmesi hâlinde ispat yükü davacıdadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/1069 E., 2024/496 K., 02.10.2024)
  • Sebepsiz zenginleşme davasında hesaplanan tutar, zenginleşmenin gerçek değer artışına göre belirlenir; fakirleşmeyi aşan kısım davalıda kalmaz. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/869 E., 2025/1033 K., 19.06.2025)
  • Ödemenin yanlışlıkla yapıldığı ve iade talebinin ilk kez dava ile iletildiği durumlarda, davalının sonradan kötüniyetli olup olmadığı ayrıca incelenir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/759 E., 2025/970 K., 08.05.2025)
  • Vergi veya kamu alacağına ilişkin fazla ödemelerde, iade talebinin yapıldığı tarih ile dava tarihi arasındaki kötüniyet tartışması sonucu etkiler. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/565 E., 2025/468 K., 06.03.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Geri verme borcunu isteyen taraf, zenginleşmenin varlığını ve miktarını ispat eder; yazılı belge, banka kaydı ve bilirkişi raporu bu konuda kullanılır.
  • İyiniyetli zenginleşen, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elden çıkmış olduğunu ispat yükü altındadır; bu ispat satış belgesi, fatura veya harcama kaydı ile yapılabilir.
  • Kötüniyetin varlığını ileri süren taraf, zenginleşenin bilgisini ve hesaba katma durumunu ispatlar; iyiniyet asıl olduğundan bu yük karşı tarafa aittir.
  • Zenginleşmenin kapsamına giren gelirler ve değer artışları, ilgili varlığın kayıtları ve bilirkişi incelemesi ile belirlenir.
  • Madde metninde açıkça yazılı belge zorunluluğu bulunmadığından, ispat serbestisi ilkesi çerçevesinde her türlü delil kullanılabilir.

TBK m.80 — Giderleri isteme hakkı

Madde, sebepsiz zenginleşen iade borçlusunun, iade ettiği şeye yaptığı giderleri iade alacaklısından ne ölçüde isteyebileceğini düzenler. Giderler zorunlu, yararlı ve diğer (lüks) giderler olarak ayrılır; iyi niyetli ve kötü niyetli zenginleşen için farklı talep hakları getirilir; lüks giderler bakımından söküp alma hakkı tanınır. Kural, sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade yükümü bulunan zenginleşene uygulanır. Madde, iade alacaklısının giderleri ödemeden iadeyi geciktirme hakkını (m.97'ye kıyasen) düzenlemez; bu konu başka maddedir. Madde, giderlerin hesaplanmasında zenginleşmenin miktarını belirlemez (m.77-79 ve m.81 ile ilgili konular), iade borcunun kapsamını ve zenginleşen-iade alacaklısı arasındaki genel iade ilişkisini düzenlemez. Haksız zilyedin giderlerine ilişkin TMK m.994-995 ve sözleşmeden doğan masraf tazmini gibi ayrı rejimler de bu maddenin kapsamında değildir.

Giderleri isteme hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?

Zorunlu gider
Şeyin varlığının ya da değerinin korunması için yapılması gerekli olan giderdir. Malın korunmasını, işlevini sürdürmesini sağlayan masraflar bu gruptadır; yapılması zorunlu olduğu için iade alacaklısının bundan yararlanıp yararlanmadığı ya da iade anında etkisinin kalıp kalmadığı önem taşımaz.
Yararlı (faydalı) gider
Yapılması zorunlu olmayan, ancak şeyin değerini veya verimini artıran giderdir. Bu tür giderin istenebilmesi, iyi niyetli zenginleşende iade anında etkisinin kalmamış olmasına bakılmaksızın mümkündür; kötü niyetli zenginleşende ise iade anında mevcut değer artışıyla sınırlıdır.
Lüks (diğer) gider
Zorunlu ve yararlı giderlerin dışında kalan, yalnızca şeyin güzelleşmesine ya da yapanın estetik ve kişisel zevkine yönelik giderlerdir. Madde bu giderlerin istenmesine izin vermez; yalnızca söküp alma yolu öngörür.
Söküp alma hakkı
Lüks giderlerin, şeye zarar vermeden ayrılabilen eklemeler olması hâlinde, iade alacaklısı karşılık önermediği sürece iade borçlusunun bunları geri vermeden önce ayırıp alabilmesidir.
İyi niyetli zenginleşen
Zenginleştiğini bilmeyen ve bilmesi gerekmeyen kişidir. Bu nitelik zenginleşenin iyi niyetine ilişkindir ve madde metninde bu iyi niyetin tanımı yapılmamıştır; kötü niyet ise ayrım ölçütü olarak kullanılır.
Değer artışı
Yararlı giderin şeyin değerinde yarattığı artıştır. Kötü niyetli zenginleşen için istenebilecek tutar bu artışla sınırlıdır; hesap iade (geri verme) anındaki değer üzerinden yapılır.

Giderleri isteme hakkı: hangi şartlar aranır?

  • Giderin, iade borçlusunun iktisap ettiği şeye ilişkin olarak yapılmış olması gerekir; şeyle doğrudan bağlantısı olmayan kayıp ve masraflar bu kapsamda değerlendirilmez.
  • Giderin zorunlu ya da yararlı nitelikte olması gerekir; lüks gider bu maddeye dayanarak istenemez.
  • Zorunlu gider bakımından, zenginleşenin iyi niyetli ya da kötü niyetli olması ayrı bir sonuç doğurur: iyi niyetli zenginleşen zorunlu giderini tam olarak isteyebilir, kötü niyetli zenginleşen ise yalnızca zorunlu giderlerini ve yararlı giderlerinden geri verme zamanındaki değer artışını isteyebilir.
  • Yararlı gider bakımından iyi niyetli zenginleşen giderin tamamını isteyebilir; kötü niyetli zenginleşen ise geri verme zamanında mevcut olan değer artışı kadarını isteyebilir.
  • Giderin geri verme (iade) isteminde bulunan kişiden istenmesi gerekir; iade alacaklısı dışındaki kişiden talep edilemez.
  • Lüks giderde, karşılık önerilmemesi ve eklemenin şeye zarar vermeden ayrılabilmesi birlikte bulunmalıdır; bu koşullar gerçekleşirse iade borçlusu geri vermeden önce söküp alabilir.

Giderleri isteme hakkı: hangi sonuçları doğurur?

  • İyi niyetli zenginleşen, zorunlu ve yararlı giderlerini geri verme isteminde bulunandan isteyebilir.
  • Kötü niyetli zenginleşen, zorunlu giderlerini ve yararlı giderlerinden geri verme zamanında mevcut değer artışını isteyebilir.
  • Zenginleşen, iyi niyetli olsun olmasın, diğer (lüks) giderlerini isteyemez.
  • Lüks giderlerin karşılığı önerilmezse ve ekleme şeye zarar vermeden ayrılabiliyorsa, zenginleşen bunları geri vermeden önce ayırıp alabilir.
  • Zorunlu gider, iade alacaklısının artık yararlanmayacağı hâlde de istenebilir.

İyi niyetli ile kötü niyetli zenginleşen arasındaki fark nedir?

İyi niyetli zenginleşen, zorunlu ve yararlı giderlerinin tamamını geri verme isteminde bulunandan isteyebilir.

Kötü niyetli zenginleşen, yalnızca zorunlu giderlerini ve yararlı giderlerinden geri verme zamanında mevcut değer artışını isteyebilir.

Yararlı giderde iade anında etki kalmamış olsa bile iyi niyetli zenginleşen tam tutarı alır; kötü niyetliye ise bu etki kalmadığında hiçbir şey ödenmez.

Zorunlu gider ile yararlı gider arasındaki fark nedir?

Zorunlu gider, şeyin varlığını ve değerini korumak için yapılan giderdir.

Yararlı gider, değeri veya verimi artıran ve zorunlu olmayan giderdir.

Zorunlu gider kötü niyetli zenginleşene de tam olarak ödenir; yararlı gider ise kötü niyet hâlinde değer artışıyla sınırlanır.

Yararlı ile lüks gider arasındaki fark nedir?

Yararlı gider, şeyin değerini veya randımanını artırır.

Lüks gider, yalnızca güzelleşme ya da kişisel zevk amacı taşır.

Yararlı gider iyi niyet hâlinde tam tutarla istenebilir; lüks gider hiçbir hâlde istenemez, yalnızca söküp alınabilir.

Madde m.80 ile haksız zilyedin giderleri (TMK m.994-995) arasındaki fark nedir?

TBK m.80, sebepsiz zenginleşen iade borçlusunun giderlerini düzenler.

TMK m.994-995, haksız zilyedin şeye yaptığı giderleri düzenler.

Her iki düzenleme benzer ölçüt kullanır ancak aynı kişilere ve aynı ilişkilere uygulanmaz; sebepsiz zenginleşme ilişkisinde m.80 esas alınır.

Giderleri isteme hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Lüks gideri zorunlu ya da yararlı gider gibi değerlendirip tam tutarla istemek; lüks giderin istenemeyeceği, yalnızca söküp alınabileceği gözden kaçırılmamalıdır.
  • İyi niyet ile kötü niyet ayrımını yanlış yapmak; kötü niyetli zenginleşenin zorunlu giderlerinin tamamının istenebildiği, yararlı gider bakımından ise değer artışıyla sınırlandığı unutulmamalıdır.
  • Yararlı gider için iade anında etkinin kalıp kalmadığını iyi niyetli zenginleşen bakımından da aramak; iyi niyetli zenginleşen için bu etki aranmaz.
  • Kötü niyetli zenginleşenin yararlı giderini, giderin yapıldığı tarihteki tutar üzerinden hesaplamak; geri verme zamanındaki değer artışı esas alınmalıdır.
  • Zorunlu giderin, iade alacaklısı artık yararlanmayacak hâlde olduğu için reddedilebileceğini düşünmek; madde bu hâlde de zorunlu gideri istenebilir kabul eder.
  • Lüks giderde karşılık önerilmemesi koşulunu atlamak; söküp alma hakkı yalnızca karşılık önerilmediğinde ve ekleme zararsız ayrılabildiğinde doğar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak davalarında mahkemelerin m.77-82 arasındaki hükümleri birlikte dayanak yaptığı, giderlerin bu çerçevede talep edildiği görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/869 E., 2025/1033 K., 19.06.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/759 E., 2025/970 K., 08.05.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/565 E., 2025/468 K., 06.03.2025; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/2419 E., 2024/114 K., 10.01.2024; İkinci Bölüm, 2013/3845 E., 01.12.2015; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/179 E., 2021/429 K., 08.06.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Giderleri talep eden iade borçlusu, giderin yapıldığını ve iktisap edilen şeye ilişkin olduğunu ispatla yükümlüdür; fatura, makbuz ve benzeri belgeler bu amaçla kullanılır.
  • Zorunlu veya yararlı nitelikte olduğunu ileri süren taraf, giderin bu niteliğini ispatlamalıdır; niteliğin belirlenmesinde bilirkişi incelemesi yaygın yöntemdir.
  • İyi niyetli olduğunu ileri süren zenginleşen, iyi niyetini ispatlamalıdır; karşı taraf kötü niyeti ileri sürdüğünde bunu ispat yükü ona geçer.
  • Kötü niyetli zenginleşen için değer artışını talep eden taraf, iade anındaki değer artışını bilirkişi ile ispatlamalıdır.
  • Lüks gider iddiasında bulunan iade alacaklısı, giderin lüks niteliğini ve karşılık önerildiğini ispatlamalıdır; söküp alma talebinde bulunan iade borçlusu da eklemenin zararsız ayrılabilir olduğunu ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.77: Sebepsiz zenginleşmenin genel koşullarını ve iade yükümünü düzenler; m.80 bu iade yükümü içinde giderlerin geri istenmesini tanzim eder.
  • 6098 sayılı Kanun m.97: Giderler ödenmedikçe iade alacaklısının iadeyi geciktirebileceği hükmü, m.80 hükmüne kıyasen uygulanır.
  • 4721 sayılı Kanun m.994: Haksız zilyedin şeye yaptığı giderlere ilişkin benzer ayrım yapan hükümdür; m.80 ile karşılaştırmalı olarak okunur. Bu madde ile aynı ilişkiye uygulanmaz.
  • 4721 sayılı Kanun m.995: Kötü niyetli zilyedin giderlerinin tazmini için üstün hak sahibi bakımından aranan koşulları düzenler; m.80 ile karşılaştırmalı okunur.

TBK m.81 — Geri istenememe

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 81. maddesi, hukuka ya da ahlaka aykırı bir netice doğurmak maksadıyla sunulan malın geri istenemeyeceğini ve hâkimin bu şeyin Devlete mal edilmesine karar verebileceğini düzenler. Hüküm, sebepsiz zenginleşme ilişkisinde iade talebine engel olan bir istisna niteliğindedir ve tasarruf işlemiyle verilen şeyler bakımından uygulanır. Maddenin kendisi süre, tutar veya oran içermez. Madde, borçlandırıcı işlemlerin (sözleşme, söz verme) geri istenmezliğini düzenlemez; bu konu borçlandırıcı işlemin geçerliliği ve TBK m.27 kapsamında ele alınır. Madde, sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan edimlerin iadesinin genel rejimini de düzenlemez; bu iade sebepsiz zenginleşme (TBK m.77-82) ve sözleşmeden dönme hükümlerine tabidir. Madde zamanaşımı ve usul sürelerini düzenlemez.

Geri istenememe: hangi kavramlar bilinmeli?

Hukuka veya ahlaka aykırı sonuç
Verilen şeyle gerçekleştirilmek istenen sonucun hukuk düzenine veya toplumun ahlak anlayışına aykırı olmasıdır. Sonucun aykırılığı, şeyin verildiği zaman ve yerde toplumda yaşayan dürüst, makul ve orta zekâdaki kişilerin anlayışına göre değerlendirilir.
Verilen şey
Tasarruf işlemiyle, yani mülkiyet, alacak gibi bir hakkın doğrudan karşı tarafa geçmesiyle gerçekleşen kazandırmadır. Borçlandırıcı işlemler bu kavramın kapsamına girmez.
Kast
Şeyi verenin, hukuka veya ahlaka aykırı sonucu bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesidir. Gerçek kast da muhtemel kast da yeterlidir; ihmal yeterli değildir.
Devlete mal edilmesi
Hâkimin, geri istenemeyen şeyin verene iade edilmek yerine Devlet hazinesine geçirilmesine karar verebilmesidir. Bu karar, davanın açılmış olması şartına bağlıdır.
Tasarruf işlemi
Bir hakkın doğrudan devrini veya kazandırılmasını sağlayan işlemdir. Maddenin uygulanabilmesi için kazandırmanın fiilen gerçekleşmiş olması gerekir.

Geri istenememe: hangi şartlar aranır?

  • Verilen şeyle gerçekleştirilmek istenen sonucun hukuka veya ahlaka aykırı olması gerekir; ahlaka aykırılık, şeyin verildiği zaman ve yerdeki toplumsal anlayışa göre belirlenir.
  • Şeyi verenin hukuka veya ahlaka aykırı sonucu gerçekleştirmek kastıyla hareket etmesi gerekir; bu kast gerçek veya muhtemel kast olabilir, ihmal yeterli değildir.
  • Verenin bu aykırılığı bilmesi ve sonucun gerçekleşmesini istemesi gerekir; iyiniyetle hareket eden veren borç olmayan şeyi ödemiş sayılır ve şeyini geri isteyebilir.
  • Kazandırmanın tasarruf işlemiyle fiilen gerçekleşmiş olması gerekir; borçlandırıcı işlemler bu hükmün kapsamı dışındadır.
  • Verilen şeyin geri istenmesi bakımından dava açılmış olmalıdır; hâkim re'sen Devlete mal etme kararı veremez, bu karar davanın açılmasına bağlıdır.

Geri istenememe: hangi sonuçları doğurur?

  • Hukuka veya ahlaka aykırı sonuç için verilen tasarruf işlemiyle geçirilen şey, veren tarafından geri istenemez.
  • Dava açılmışsa hâkim, verilen şeyin verene bırakılmasını uygun görmezse Devlete mal edilmesine karar verebilir.
  • Verilen şeyin aykırılık nedeniyle geri istenememesi, şeyin mülkiyetinin veren açısından kaybedildiği anlamına gelmez; mülkiyet ve iade ilişkisi, hukuka aykırılık derecesine göre ayrıca değerlendirilir.
  • Verme fiili hukuka veya ahlaka aykırı sonuç için yapılmamışsa, yani iyiniyet varsa, madde uygulanmaz ve veren şeyi geri isteyebilir.
  • Madde, borçlandırıcı işlemle taahhüt edilen edimlerin ifa edilmemesini ya da ifa edilmişse geri istenmemesini sonuçlandırmaz; bu tür edimler için ayrı hükümler uygulanır.
  • Madde kendi başına hükümsüzlük sonucu doğurmaz; hukuka aykırılık, sözleşmenin geçersizliği gibi ayrı bir sebebe dayanır.
  • Maddenin hükmü emredicidir; taraflar sözleşmeyle bu geri istenemezlik kuralını değiştiremez.

Tasarruf işlemi ile borçlandırıcı işlem arasındaki fark nedir?

Mülkiyet, alacak devri veya para ödemesi gibi hakkın fiilen geçtiği tasarruf işlemleri, maddenin kapsamına girer.

Söz verme, sözleşme yapma gibi yalnız yükümlülük doğuran borçlandırıcı işlemler maddenin kapsamına girmez.

Tasarruf işlemiyle verilen şey geri istenemez; borçlandırıcı işlemin hukuka aykırılığı ise TBK m.27 çerçevesinde değerlendirilir.

Kambiyo senedi veya soyut borç tanıma ile alacak devri arasındaki fark nedir?

Lehine kambiyo senedi verilen ya da soyut borç tanınan kişinin alacak hakkı, verilen şey olarak görülmüş ve maddenin engelleyici etkisi bakımından değerlendirilmiştir.

Alacağın devri ise tasarruf işlemi olduğundan, hukuka aykırı amaçla devredilen alacak bakımından sebepsiz zenginleşme talebi maddeyle karşılaşabilir.

Her iki durumda da hukuka aykırı amaçla verilen hak geri istenemez; ancak kambiyo ve soyut borç tanıma bakımından ayrıntılı değerlendirme gerekir.

İyiniyetli veren ile kasıtlı veren arasındaki fark nedir?

Verme fiilinin hukuka veya ahlaka aykırı olduğunu bilmeyen, yanılarak ödeme yapan kişi kasıtlı sayılmaz.

Hukuka veya ahlaka aykırılığı bilerek ve sonucu isteyerek veren kişi maddenin koruması dışındadır.

İyiniyetli veren borç olmayan şeyi ödemiş sayılır ve geri isteyebilir; kasıtlı veren geri isteyemez.

Sebepsiz zenginleşme talebi ile sözleşmeden kaynaklanan iade talebi arasındaki fark nedir?

Taraflar arasındaki geçerli bir anlaşmaya dayanan iade talebi sebepsiz zenginleşme talebi değildir.

Sözleşmenin hukuka aykırılık nedeniyle geçersiz olması halinde iade talebi zorunlu olarak sebepsiz zenginleşmeye dayanır.

İade talebi geçerli bir anlaşmaya dayanıyorsa madde uygulanmaz; geçersiz sözleşmeden doğan iade talebinde ise madde engel olabilir.

Hâkimin geri isteme talebini reddetmesi ile devlete mal edilmesine karar vermesi arasındaki fark nedir?

Geri istenemezlik kuralı, talep reddedilirken hâkimin kendiliğinden gözetmesi gereken bir engeldir.

Devlete mal edilmesi ise yalnızca davanın açılmış olması halinde hâkimin takdir yetkisine bağlı bir karardır.

Dava açılmamışsa Devlete mal etme kararı verilemez; dava açılmışsa hâkim şeyin verene iadesini reddedip Devlete mal edilmesine karar verebilir.

Geri istenememe: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddeyi borçlandırıcı işlemlere uygulamak; madde yalnız fiilen gerçekleşmiş tasarruf işlemlerine uygulanır.
  • İhmali kast saymak; maddenin uygulanması için ihmal yeterli değildir, kast aranmalıdır.
  • İyiniyetli ödemeyi kasıtlı sayıp geri istemeyi reddetmek; yanılarak yapılan ödeme borç olmayan ödeme olarak geri istenebilir.
  • Dava açılmadan hâkimin şeyi Devlete mal edebileceğini düşünmek; bu karar davanın açılmasına bağlıdır.
  • Geri istenememe kuralını hükümsüzlük veya sebepsiz zenginleşmenin genel rejimiyle karıştırmak; önce sözleşmenin geçerliliği, sonra iade rejimi değerlendirilmelidir.
  • Kambiyo senedi veya alacak devri gibi farklı işlemleri aynı şekilde değerlendirmek; her birinin tasarruf niteliği ayrı incelenmelidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Hukuka veya ahlaka aykırı amaç taşımayan, örneğin resmi evlilik birlikteliğini sağlamak amacıyla yapılan bir temlikte maddenin uygulama yeri bulunmadığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/475 E., 2024/284 K., 29.05.2024)
  • Maddenin uygulanabilmesi için kastın somut olayda ortaya konulması gerekir; yanılma veya kandırılma sonucu yapılan kazandırmada madde uygulanmaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/475 E., 2024/284 K., 29.05.2024)
  • Sebepsiz zenginleşme iddialarında, dayanılan kazandırmanın geçerli bir hukuki sebebe mi yoksa sözleşmenin hükümsüzlüğüne mi dayandığı ayrı ayrı incelenmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/869 E., 2025/1033 K., 19.06.2025)
  • Sebepsiz zenginleşme talebinin reddi bakımından, 6098 sayılı Kanun'un 77 ila 82. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/759 E., 2025/970 K., 08.05.2025; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/2419 E., 2024/114 K., 10.01.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Geri istenemezlik savunmasını ileri süren taraf, verilen şeyin hukuka veya ahlaka aykırı bir sonuç için verildiğini ispat etmek zorundadır; bu ispat yükü davalıdadır.
  • Kast, veren tarafın hukuka aykırılığı bildiğini ve sonucu istediğini gösteren yazılı belge, yazışma veya olağan hayat tecrübesine dayanan karinelerle ispatlanabilir.
  • Veren tarafın iyiniyetle hareket ettiğini ileri süren taraf, yanılma veya kandırılma durumunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Dava açıldığında Devlete mal edilmesi talebinin hâkim tarafından değerlendirilebilmesi için davanın açılmış olması şarttır; bu usul gerçeği taraflarca ispatlanmalıdır.
  • Kazandırmanın tasarruf işlemiyle gerçekleştiği, yani şeyin fiilen geçtiği, teslim veya tescil belgeleriyle ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.27: Hukuka ve ahlaka aykırı sözleşmenin geçersizliğini düzenler; 81. maddenin uygulanması için sözleşmenin geçersiz olması ve ifanın tasarruf işlemiyle gerçekleşmesi gerekir.
  • 6098 sayılı Kanun m.77-82: Sebepsiz zenginleşme hükümleri bütünüdür; 81. madde bu rejimde iade talebine getirilen istisnadır ve iade talebinin engellenmesi bu hükümler üzerinden işler.
  • 6098 sayılı Kanun m.79: Sebepsiz zenginleşmenin iadesinin kapsamını belirler; 81. madde bu iade yükümünün doğmasını engelleyen istisnadır.
  • 6098 sayılı Kanun m.82: Sebepsiz zenginleşme taleplerinin zamanaşımını düzenler; 81. maddenin engellediği talepler bakımından bu süre uygulanma alanı bulamaz.

TBK m.82 — Zamanaşımı

Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının zamanaşımı süreleri (iki yıl ve on yıl) ile zenginleşmenin bir alacak hakkı doğurması hâlinde geri verme borçlusuna tanınan daimi def'i hakkını düzenler. Hüküm, geri verme borcunun alacaklısı konumundaki hak sahibi ile zenginleşen arasındaki ilişkiye uygulanır. Sürelerin hangi andan başlayacağı ve zamanaşımının durma, kesilme ve hesaplama kuralları bu maddede düzenlenmez; bunlar genel zamanaşımı hükümlerine (TBK m.146, m.151 vd.) tabidir. Haksız fiilden doğan tazminat isteminin zamanaşımı, zamanaşımından feragat ve zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi de bu maddenin kapsamı dışındadır.

Zamanaşımı: hangi kavramlar bilinmeli?

Sebepsiz zenginleşme
Bir kişinin hukuki bir sebep olmaksızın başka birinin zararına malvarlığında artış elde etmesidir. Geri verme borcu bu zenginleşmeden doğar ve geri isteme hakkı, zarar gören tarafın istem hakkıdır.
Hak sahibinin öğrenme anı
İki yıllık kısa sürenin başladığı andır; hak sahibinin geri isteme hakkını öğrendiği tarihtir. Bu tarih, zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten ayrı olarak belirlenir.
Zenginleşmenin gerçekleştiği tarih
Uzun on yıllık sürenin başladığı andır. Kısa süreden bağımsız olarak işler ve iki sürenin hangisi önce dolarsa istem hakkı zamanaşımına uğrar.
Daimi def'i hakkı
Zenginleşmenin bir alacak hakkı kazandırması hâlinde, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile borçlunun borcunu ifadan kaçınabilmesini sağlayan def'idir. Süreyle sınırlı değildir ve her zaman ileri sürülebilir.
Zenginleşmenin alacak hakkı doğurması
Zenginleşen tarafın, zarar gören karşısında bir alacak hakkı kazanmış olmasıdır; örneğin hukuki sebebi kalmamış bir borç senedi veya borç tanıması üzerinden doğan alacak. Bu hâl, maddenin ikinci fıkrasının uygulama alanıdır.

Zamanaşımı: hangi şartlar aranır?

  • Sebepsiz zenginleşmeden doğan bir istem hakkının bulunması gerekir; zenginleşen tarafın hukuki sebep olmadan başka birinin zararına malvarlığını artırmış olması şarttır.
  • Kısa zamanaşımı için hak sahibinin geri isteme hakkını öğrendiği tarihten itibaren iki yıl geçmiş olmalıdır.
  • Uzun zamanaşımı için zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçmiş olmalıdır; iki süreden hangisi önce dolarsa istem hakkı zamanaşımına uğrar.
  • Daimi def'i için zenginleşmenin zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması yoluyla gerçekleşmiş olması gerekir; bu hâlde istem hakkının zamanaşımına uğramış olması, diğer tarafın borcunu ifadan kaçınmasına engel değildir.
  • Daimi def'i hakkı, zamanaşımı süresi geçtikten sonra da her zaman kullanılabilir; ancak diğer tarafın bu def'i ileri sürmesi gerekir.

Zamanaşımı: hangi sonuçları doğurur?

  • İki yıllık veya on yıllık sürelerden biri dolduğunda istem hakkı zamanaşımına uğrar ve hak sahibi bu hakkı dava yoluyla isteyemez.
  • Zenginleşme bir alacak hakkı kazandırmamışsa zamanaşımına uğramış istem hakkı sonucunda, diğer taraf geri verme borcunu zamanaşımı defi ileri sürerek ödemekten kaçınabilir.
  • Zenginleşme bir alacak hakkı kazandırmışsa diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile her zaman borcunu ifadan kaçınabilir.
  • Daimi def'i hakkı süreyle sınırlı değildir; alacak hakkı bakımından zamanaşımı defi olarak değil, ayrı bir savunma olarak her zaman ileri sürülebilir.
  • Diğer taraf zamanaşımı defini ileri sürmezse ve borcu ödenirse, ödenen bedel sebepsiz ödeme niteliğinde geri istenemez.

Kısa süre ile uzun süre arasındaki fark nedir?

İki yıllık süre, hak sahibinin geri isteme hakkını öğrendiği andan işler. Subjektif bir ölçüttür.

On yıllık süre, zenginleşmenin gerçekleştiği andan işler. Objektif bir ölçüttür ve hak sahibinin bilgisine bağlı değildir.

Hangisi önce dolarsa istem hakkı zamanaşımına uğrar. Hak sahibi geç öğrenmiş olsa bile on yıl dolduğunda hak düşer.

Zenginleşme alacak hakkı doğurmuş ile doğurmamış arasındaki fark nedir?

Zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanmasıyla gerçekleşmişse diğer taraf daimi def'i hakkından yararlanır.

Zenginleşme doğrudan malvarlığı değerinin geçişi şeklinde gerçekleşmişse bu def'i hakkı doğmaz.

İlk hâlde zamanaşımına uğramış istem hakkına rağmen borç ifadan kaçınılabilir. İkinci hâlde zamanaşımı defi genel kurallara göre ileri sürülür.

Zamanaşımı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Zenginleşmenin gerçekleştiği tarihi ile hak sahibinin öğrenme tarihini karıştırmak; on yıllık sürenin öğrenme anından, iki yıllık sürenin ise zenginleşme anından başladığını varsaymak yanlıştır.
  • İki ve on yıllık sürelerden hangisinin önce dolduğunu gözden kaçırıp yalnızca birine bakmak; her iki süre de ayrı ayrı işler ve önce dolan belirleyicidir.
  • Daimi def'i hakkını her zamanaşımına uğramış alacakta uygulanabilir sanmak; bu def'i yalnızca zenginleşmenin alacak hakkı doğurduğu hâllerde vardır.
  • Daimi def'i hakkını hâkimin resen dikkate alacağını varsaymak; zamanaşımı def'i gibi bu savunma da ancak borçlu tarafından ileri sürülür.
  • Zamanaşımına uğramış istem hakkının dava yoluyla istenemeyeceğini, ama zenginleşme alacak hakkı doğurmuşsa borcun ifadan kaçınmanın da ayrıca sona erdiğini düşünmek; daimi def'i ayrıca bir savunma olarak kalır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Sebepsiz zenginleşme davalarında iki yıllık sürenin, hak sahibinin geri isteme hakkını öğrendiği tarihten başladığı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/1197 E., 2025/1362 K., 27.06.2025)
  • Sebepsiz zenginleşme istemi bakımından on yıllık sürenin zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başladığı ve bu sürenin geçmesiyle istem hakkının zamanaşımına uğradığı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/1197 E., 2025/1362 K., 27.06.2025)
  • İş ilişkisi dışında kalan ve sebepsiz zenginleşme iddiasına dayanan taleplerde iki yıllık zamanaşımının uygulandığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2024/1723 E., 2025/902 K., 27.06.2025)
  • Kendisini borçlu sanarak ödeme yapan kişinin ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istemesinde zamanaşımının bu maddeye göre belirlendiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/1910 E., 2025/575 K., 29.05.2025)
  • Borç senedine dayalı alacak iddiasında, senedin sebebinin geçersiz olduğu ileri sürülüyorsa daimi def'i hakkının gündeme geldiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/869 E., 2025/1033 K., 19.06.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Zamanaşımı def'ini ileri süren borçlu, istem hakkının iki yıllık veya on yıllık süreyle zamanaşımına uğradığını ispatlamakla yükümlüdür; sürenin başlangıç tarihini gösteren belgeler bu ispatta kullanılır.
  • Hak sahibinin geri isteme hakkını ne zaman öğrendiği, bu savunmada önemlidir; öğrenme tarihini ispat yükü, zamanaşımı def'ini ileri süren tarafa aittir.
  • Zenginleşmenin bir alacak hakkı doğurup doğurmadığı, sözleşme, borç senedi veya borç tanıması gibi yazılı belgelerle ortaya konur; bu belgelerin varlığı daimi def'i hakkının kullanılabilmesi için gereklidir.
  • Daimi def'i hakkını ileri süren borçlu, temel borçlandırıcı işlemin geçersiz olduğunu ve zenginleşmenin buna dayandığını ispat etmek zorundadır.
  • Alacaklı, zenginleşmenin hukuki sebebe dayandığını ve sürenin işlemediğini ileri sürerse bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6098 sayılı Kanun m.146: Genel zamanaşımı süresini on yıl olarak düzenler; sebepsiz zenginleşme için m.82'deki on yıllık sürenin genel çerçevesini oluşturur.
  • 6098 sayılı Kanun m.161: Zamanaşımı def'inin hâkim tarafından resen dikkate alınmayacağını söyler; m.82'deki zamanaşımına uğramış istem hakkının def'i olarak ileri sürülmesi gerektiğini tamamlar.
  • 6098 sayılı Kanun m.160: Zamanaşımından önceden feragati geçersiz kılar; m.82'deki sürelerin kısaltılmasını veya uzatılmasını sınırlar.
  • 6098 sayılı Kanun m.151: Zamanaşımı süresinin hesaplanmasında başlangıç gününün sayılmayacağını düzenler; m.82'deki sürelerin hesabında uygulanır.

Süreler

SüreMaddeHüküm
iki yılınm.82Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
on yılınm.82Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

24 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2023/1069 E., 2024/496 K., 02.10.2024
    İlgili madde: m.79
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2023/475 E., 2024/284 K., 29.05.2024
    İlgili madde: m.81
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2022/1124 E., 2024/146 K., 06.03.2024
    İlgili madde: m.77
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2022/1282 E., 2023/1130 K., 22.11.2023
    İlgili madde: m.82
  5. İkinci Bölüm, 2013/3845 E., 01.12.2015
    İlgili madde: m.80
  6. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/754 E., 2026/955 K., 05.05.2026
    İlgili madde: m.78
  7. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/2338 E., 2026/966 K., 07.04.2026
    İlgili madde: m.82
  8. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/2317 E., 2026/1057 K., 04.03.2026
    İlgili madde: m.77
  9. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, 2020/1985 E., 2025/1242 K., 25.12.2025
    İlgili madde: m.81
  10. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2025/1141 E., 2025/2285 K., 04.11.2025
    İlgili madde: m.78
Diğer 14 karar
  1. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1420 E., 2025/1560 K., 27.10.2025
    İlgili madde: m.78
  2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/504 E., 2025/1459 K., 20.10.2025
    İlgili madde: m.77
  3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/683 E., 2025/1733 K., 15.10.2025
    İlgili madde: m.77
  4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/448 E., 2025/1408 K., 13.10.2025
    İlgili madde: m.77
  5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1684 E., 2025/1015 K., 24.09.2025
    İlgili madde: m.78
  6. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/1197 E., 2025/1362 K., 27.06.2025
    İlgili madde: m.82
  7. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2024/1723 E., 2025/902 K., 27.06.2025
    İlgili madde: m.82
  8. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/869 E., 2025/1033 K., 19.06.2025
    İlgili madde: m.77, m.78, m.79, m.80, m.81, m.82
  9. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/1910 E., 2025/575 K., 29.05.2025
    İlgili madde: m.82
  10. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/759 E., 2025/970 K., 08.05.2025
    İlgili madde: m.79, m.80, m.81
  11. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2025/565 E., 2025/468 K., 06.03.2025
    İlgili madde: m.79, m.80, m.81
  12. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/2419 E., 2024/114 K., 10.01.2024
    İlgili madde: m.78, m.79, m.80, m.81
  13. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/326 E., 2021/724 K., 07.07.2021
    İlgili madde: m.79
  14. Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/179 E., 2021/429 K., 08.06.2021
    İlgili madde: m.80

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 2.3. Borcun Kaynakları - Sebepsiz Zenginleşme bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış