Hususi hükümler

İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi

İİK m.363–370İcra ve İflas HukukuSon değişiklik: 02.03.2024 (m.364)

Kısaca

İcra mahkemesi kararlarının istinaf yoluna başvurulup başvurulamayacağını, hangi konularda istinafın kapalı olduğunu, parasal sınırı, istinaf süresini, kötüniyetli istinafın yaptırımını ve istinaf başvurusunun icranın devamına etkisini düzenler.

Kapsam

Bu konu, İcra ve İflas Kanunu m.363–370 hükümlerini kapsar.

İİK m.363 — İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi

İcra mahkemesi kararlarının istinaf yoluna başvurulup başvurulamayacağını, hangi konularda istinafın kapalı olduğunu, parasal sınırı, istinaf süresini, kötüniyetli istinafın yaptırımını ve istinaf başvurusunun icranın devamına etkisini düzenler. Madde, icra mahkemesinin kararlarını kural olarak istinaf edilebilir kabul eder; birinci fıkradaki sayılı konularda istinafı kapatır. Hüküm, icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvuran ilgililer bakımından uygulanır. İstinaf incelemesinin usulünü, istinaf dilekçesinin reddini ve incelemenin esasını düzenlemez (m.365, m.366). Kesin hüküm niteliğindeki kararlara karşı yargılamanın yenilenmesi ve icra mahkemesi kararlarında yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin genel esasları (HMK) ayrı hükümlere tabidir.

İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

İstinaf yolunun kapalı olduğu kararlar
Birinci fıkrada tek tek sayılan icra mahkemesi kararlarıdır; bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bu liste sınırlı sayılmış olup dışındaki icra mahkemesi kararları kural olarak istinaf edilebilir.
Parasal sınır
Birinci fıkradaki diğer kararlara karşı istinafın açık olabilmesi için, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarının aşması gereken tutardır. Madde metnindeki tutar bir tabandır ve yeniden değerleme ile artırılır; uygulamada güncel tutar esas alınır.
Kötüniyetli istinaf
İşlemleri uzatmak amacıyla yapılan istinaf başvurusudur. Bu hâlde HMK m.329 hükmü uygulanır ve kesin karara karşı kötüniyetle başvuru da aynı yaptırıma tabidir.
Satış dışındaki icra işlemleri
İstinaf başvurusunun durdurmadığı işlemlerdir. Satış bu kapsama girmez; satış, istinaf başvurusu üzerine durdurulur.

İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi: hangi şartlar aranır?

  • Kararın icra mahkemesi tarafından verilmiş olması gerekir.
  • Karar, birinci fıkradaki sayılı konulardan birine ilişkin olmamalıdır; sayılı konulardaki kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır.
  • Diğer konulardaki kararlarda, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarının yedi bin Türk lirasını geçmesi gerekir; güncel tutar yukarıda belirtilen 119.000 TL'dir.
  • İstinaf başvurusu, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren on gün içinde yapılmalıdır.
  • Kötüniyetle başvuru hâlinde HMK m.329 hükmü uygulanır; kesin karara karşı kötüniyetli başvuru da aynı yaptırıma tabidir.

İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki sayılı konulara ilişkin icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulamaz.
  • Diğer kararlara karşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarı güncel parasal sınırı geçmiyorsa istinaf yoluna başvurulamaz.
  • İstinaf süresi on gündür; süresinde başvurulmazsa karar kesinleşir.
  • Kötüniyetle, işlemleri uzatmak amacıyla istinafa başvuran tarafa HMK m.329 hükmü uygulanır.
  • Kesin bir karara karşı kötüniyetle başvuranlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.
  • İstinaf başvurusu satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz.
  • İcranın devamı için gereken evrak alıkonularak birer örneği bölge adliye mahkemesine gönderilecek dosyaya konulur.
  • Satış, istinaf başvurusu üzerine durdurulur.

Sayılı konular ile diğer icra mahkemesi kararları arasındaki fark nedir?

Birinci fıkrada sayılan konulardaki kararlar, örneğin haciz uygulamasına, vekâlet ücretine, yediemin işlemlerine, satışın durdurulmasına ilişkin kararlar.

Bu sayılmayan diğer icra mahkemesi kararları.

Sayılan konulardaki kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır; diğer kararlara karşı ise, parasal sınır aşılmak şartıyla istinaf açıktır.

Parasal sınırın altında kalan ile üstünde kalan konu arasındaki fark nedir?

Ait olduğu alacak, hak veya malın değeri sınırın altında kalan karar.

Değer veya miktarı sınırı aşan karar.

Sınırın altındaki karara karşı istinaf açılamaz; üstündeki karara karşı açılabilir.

Satış ile diğer icra işlemleri arasındaki fark nedir?

Satış işlemi.

Haciz gibi satış dışındaki icra işlemleri.

İstinaf başvurusu satışı durdurur; diğer icra işlemlerini durdurmaz.

Kötüniyetli başvuru ile kesin karar üzerine kötüniyetli başvuru arasındaki fark nedir?

İstinaf yoluna açık bir karara karşı kötüniyetle başvuru.

Kanun yolu kapalı kesin bir karara karşı kötüniyetle başvuru.

Her ikisinde de HMK m.329 hükmü uygulanır; yani yargılama giderleri ve vekâlet ücreti sorumluluğu gündeme gelir.

İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Parasal sınırı madde metnindeki 66.090 TL tabanı üzerinden hesaplamak; güncel tutar 119.000 TL'dir.
  • Madde metnindeki 'yedi bin Türk lirası' ifadesini güncel sınır sanmak.
  • Birinci fıkradaki sayılı konuları genişleterek sayılmayan kararlara da istinafı kapalı saymak; liste sınırlıdır.
  • İstinaf süresini on gün yerine iki hafta olarak hesaplamak; metinde süre on gündür.
  • İstinaf başvurusunun icranın tamamını durdurduğunu sanmak; yalnız satış durur.
  • Kötüniyetli başvuruda HMK m.329 yerine doğrudan disiplin cezası uygulamak; yaptırım HMK m.329 hükmüne bağlanmıştır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İcra mahkemesi kararlarının istinaf süresi tefhim veya tebliğden itibaren on gündür, bu süre hem istinaf hem katılma yoluna başvuru için aynı biçimde işler. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/679 E., 2023/1151 K., 29.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2021/263 E., 2023/1150 K., 29.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2023/933 E., 2023/1152 K., 29.11.2023)
  • Bölge adliye mahkemesi, sayılı konulardaki icra mahkemesi kararlarına karşı yapılan istinafın kanun yolu kapalı olduğunu kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/956 E., 2023/1153 K., 29.11.2023)
  • İstinaf başvurusunun satış dışındaki icra işlemlerini durdurmadığı, satışın ise başvuru üzerine durdurulacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/591 E., 2025/103 K., 05.03.2025)
  • Süre geçtikten sonra yapılan başvurularda icra mahkemesinin talebi reddetmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/710 E., 2023/1121 K., 22.11.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • İstinaf başvurusunu yapan taraf, başvurunun süresinde yapıldığını tebliğ veya tefhim belgesiyle ispatlamakla yükümlüdür.
  • Kararın istinafa açık olduğunu, yani sayılı konulardan birine ilişkin olmadığını ve parasal sınırın aşıldığını ileri süren taraf bu iddiayı ispatlamalıdır; değer tespiti için dosya kayıtları esas alınır.
  • Kötüniyet iddiasını ileri süren karşı taraf, başvurunun işlemleri uzatmak amacıyla yapıldığını ortaya koymalıdır; bu husus dosyadaki somut olaylardan çıkarılır.
  • Satışın durdurulması talebinde bulunan taraf, istinaf başvurusunun yapıldığını ve süresinde olduğunu belgelemelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.85: Taşınır ve taşınmaz haczinin uygulanma biçimine ilişkin şikâyet kararlarının istinaf edilemeyen kararlar arasında sayılmasının kaynağıdır.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.103: Haciz tutanağında hazır bulunmayanlara gönderilen davetiyeye ilişkin kararların istinafını kapatır.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.365: Süresi geçmiş veya istinafa kapalı karara karşı yapılan başvurunun icra mahkemesince reddini düzenler.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.366: İstinaf incelemesinin usulünü ve icranın iadesine ilişkin kıyas hükmünü düzenler.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.329: Kötüniyetli istinaf başvurusunun yaptırımını belirleyen hükümdür.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.345: İstinaf süresi için genel hükümdür; İİK m.363 ile süre bakımından uyumludur.

İİK m.364 — Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi

İcra mahkemelerinin hukuk mahkemesi sıfatıyla verdiği kararların istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen nihai kararların temyiz edilebilmesinin parasal sınırını, temyiz başvuru süresini, temyiz başvurusunun ve incelemesinin usulünü ve temyiz yolunun icra işlemlerine etkisini düzenler. Ayrıca Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği, 5580 sayılı Kanun kapsamındaki okulların mallarının eğitim yılı sonunda haczine ilişkin bölümü belirtir. Madde, istinaf sonrası kararlar için geçerlidir; ilk derece icra mahkemesi kararlarına karşı kanun yolu, icra müdür ve icra dairesi işlemlerine karşı şikâyet ve ilk derece mahkemesi kararlarının istinafı bu maddenin kapsamında değildir. İstinaf mahkemesinin iflas, konkordato ve genel mahkeme kararlarının temyizi (HMK m.361-373 hükümlerine tabi) ile temyiz sonrası direnme ve karar düzeltme yolu bu maddede düzenlenmemiştir.

Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Nihai karar
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinin istinaf incelemesi sonunda verdiği, uyuşmazlığı esastan bitiren karardır. Ara kararlar bu kapsamda değerlendirilmez.
Temyiz sınırı (parasal sınır)
Nihai kararın temyiz edilebilmesi için miktar veya değerinin aşması gereken tutardır. Madde metninde 58.800 TL olarak yazılmıştır; bu tutar yeniden değerleme oranında artırılabilir ve karar tarihindeki tutar esas alınır.
Tebliğ tarihi
Temyiz süresinin başladığı andır. Duruşmada tefhim edilmiş olsa bile sürenin başlangıcı tebliğdir.
Satıştan başka icra işlemleri
Temyiz başvurusunun durdurmadığı işlemlerdir. Satış, temyiz yoluna başvurulması hâlinde yapılamaz; diğer icra işlemleri sürer.

Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi: hangi şartlar aranır?

  • Kararın bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince, istinaf incelemesi sonucunda verilmiş olması gerekir.
  • Karar nihai nitelikte olmalıdır.
  • Kararın miktar veya değeri temyiz sınırını aşmalıdır; güncel sınır için yeniden değerleme tutarı esas alınır.
  • Temyiz başvurusu, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır.
  • Temyiz başvurusu ve incelemesi HMK hükümlerine göre yapılmalıdır; bu durumda İİK m.363 ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri de uygulanır.
  • Temyiz edilen kararın miktar veya değeri sınırın altındaysa temyiz yolu kapalıdır.

Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Miktar veya değeri temyiz sınırını aşan nihai karara karşı, tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
  • Temyiz sınırını aşmayan kararlar için temyiz yolu kapalıdır.
  • Temyiz başvurusu satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz; haciz ve diğer işlemler devam eder.
  • Satış için temyiz başvurusunun etkisi bu maddede ayrıca düzenlenmemiştir; satış temyiz edilen karar kesinleşmeden yapılmamalıdır.
  • Kötüniyetle temyiz başvurusunda İİK m.363 ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri uygulanır.

Temyiz edilebilen ile edilemeyen istinaf kararı arasındaki fark nedir?

Miktar veya değeri temyiz sınırını aşan nihai karar temyiz edilebilir.

Sınırı aşmayan ya da nihai olmayan istinaf kararı temyiz edilemez.

Sınırın altında kalan karar için temyiz başvurusu reddedilir.

Bölge adliye mahkemesi kararı ile ilk derece icra mahkemesi kararı arasındaki fark nedir?

Bu madde bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinin istinaf sonrası kararlarını düzenler.

İlk derece icra mahkemesi kararlarına karşı kanun yolu İİK m.363 ve m.366 ile HMK'ya göre belirlenir.

Hangi kararın temyiz edildiği ayrılmazsa yanlış kanun yolu seçilir.

İcra mahkemesi kararı ile iflas ve konkordato kararları arasındaki fark nedir?

İcra mahkemesi kararlarının istinaf sonrası temyizi bu maddeye tabidir.

İflas, iflasın kaldırılması, konkordato kararları gibi kararların istinaf sonrası temyizi genel HMK hükümlerine tabidir.

Bu kararlarda 364. maddedeki iki haftalık süre ve satış dışındaki işlem kuralları doğrudan uygulanmaz.

Temyiz başvurusu ile satış arasındaki fark nedir?

Temyiz başvurusu satış dışındaki icra işlemlerini durdurmaz.

Temyiz başvurusu satış işlemini durdurur; satış dışındaki icra işlemleri ise sürer.

Haciz ve diğer işlemler sürer; satış için ise temyiz sonucu beklenmelidir.

Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Temyiz süresini duruşmada tefhim tarihinden hesaplamak; süre tebliğ tarihinden başlar.
  • Temyiz sınırını kanundaki eski taban tutar üzerinden değerlendirmek; güncel tutar esas alınmalıdır.
  • İlk derece icra mahkemesi kararına karşı bu maddedeki iki haftalık temyiz süresini uygulamak; bu madde bölge adliye mahkemesi kararlarını düzenler.
  • Temyiz başvurusunun satış dahil tüm icra işlemlerini durdurduğunu varsaymak; yalnızca satıştan başka işlemler durmaz, satış ayrıca değerlendirilmelidir.
  • İflas veya konkordato kararlarının temyizinde bu maddedeki iki haftalık süre ve satış kuralını uygulamak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Temyiz sınırının kararın hükmü verildiği tarihteki miktar veya değerine göre belirlendiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/900 E., 2023/235 K., 22.03.2023)
  • İstinaf incelemesi duruşmalı yapılsa ve karar tefhim edilse bile temyiz süresinin tebliğden itibaren başladığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/295 E., 2023/704 K., 05.07.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2024/740 E., 2025/221 K., 09.04.2025)
  • İcra mahkemesi kararlarının istinafı sonrası verilen kararların temyizinde HMK'ya göre inceleme yapıldığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/900 E., 2023/235 K., 22.03.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2024/740 E., 2025/221 K., 09.04.2025)
  • Temyiz başvurusunun satıştan başka icra işlemlerini durdurmadığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/295 E., 2023/704 K., 05.07.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Temyiz başvurusunu yapan taraf, başvurunun süresinde yapıldığını tebliğ belgesiyle ispatlamalıdır.
  • Temyiz sınırının aşıldığı, kararın miktar veya değerinin ve karar tarihindeki parasal sınırın dosya içinden belirlenmesi gerekir; karar metni ve hesap belgesi bu amaçla kullanılır.
  • Kötüniyetle temyiz iddiasında bulunan taraf, bu iddiayı ortaya koyan maddi vakıalarla ispatlamalıdır; karşı taraf kötüniyeti ileri sürerse bu iddiasını dosya belgeleriyle göstermelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.363: Satıştan başka icra işlemlerinin durdurulmasına ilişkin istinaf kuralı ve kötüniyetli başvuruya ilişkin ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinin kaynağıdır; 364. maddenin ikinci fıkrası bu hükümleri temyiz için uygular.
  • 2004 sayılı Kanun m.366: İcra mahkemesi kararlarının istinaf ve temyiz incelemesinin HMK'ya göre yapılacağını düzenler; direnme ve bozma sonrası kararlara ilişkin usulü belirler.
  • 2004 sayılı Kanun ek m.1: Parasal sınırların yeniden değerleme oranında artırılmasını düzenler; temyiz sınırının güncellenmesinde esas alınır.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.361: Temyiz süresinin iki hafta olduğu ve tebliğe bağlı olduğu hükmünü içerir; 364. maddenin ikinci fıkrasının uygulandığı genel temyiz kuralıdır.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.373: Bozma veya esas hakkında karar üzerine direnme ve sonraki kararlara ilişkin genel usulü düzenler.

İİK m.365 — İstinaf dilekçesinin reddi

İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurunun yasal süre dışında ya da kesin nitelikteki bir karara karşı yapılması hâlinde istinaf dilekçesinin icra mahkemesince reddedilmesini, ret kararına itiraz edilmesi hâlinde dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilme usulünü ve bu hâllerde satış dâhil icra işlemlerinin durmayacağını düzenler; ayrıca bölge adliye mahkemesinin, reddedilmesi gereken başvuruyu geri çevirmeden doğrudan kesin karara bağlamasını öngörür. Madde, istinaf yolunun hangi icra mahkemesi kararlarına açık olduğunu, parasal sınırı ve istinaf süresini düzenlemez (m.363). Kötüniyetli istinaf, vekâlet ücreti ve disiplin para cezası hükümleri de bu maddede değildir (m.363). İstinaf incelemesinin usulü ve karara bağlanma süresi bu maddede yer almaz (m.366). Ret kararına karşı ayrıca kanun yolu, ret dışındaki istinaf incelemesi ve icranın durdurulması konusu da bu maddenin kapsamı dışındadır (m.363, m.366).

İstinaf dilekçesinin reddi: hangi kavramlar bilinmeli?

Kesin icra mahkemesi kararı
İstinaf yoluna başvurulamayan icra mahkemesi kararıdır. İİK m.363 ile sayılan haller ve ayrı maddelerde kesin olduğu belirtilen kararlar bu kapsamdadır. Kesinliğin kaynağı kanunda açıkça gösterilmiş olmalıdır; sayılmayan icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf kural olarak açıktır.
İstinaf dilekçesinin reddi
İcra mahkemesinin, süresi geçmiş ya da kesin bir karara karşı yapılmış istinaf istemini incelemeden reddetmesidir. Red, HMK'nun ilgili hükümleri uyarınca yapılır ve istinaf başvurusunun esasına girilmesi anlamına gelmez.
Satış dâhil icra işlemlerinin durmaması
İstinaf yoluna başvurunun icra işlemlerini durdurmadığı kuralıdır. Satış da bu kuralın dışında tutulmamış, istisna olarak satış dâhil tüm icra işlemleri devam eder. Bu fıkra ret kararına itiraz hâlinde de uygulanır.

İstinaf dilekçesinin reddi: hangi şartlar aranır?

  • İstinaf istemi, kararın tebliğ ya da tefhim tarihinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde yapılmış olmalıdır; süre geçtikten sonra yapılan istinaf, bu maddenin birinci fıkrası kapsamına girer.
  • Karar, istinaf yoluna başvurulamayan bir karar olmalıdır ya da istinaf istemi vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine, ya da süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olmalıdır.
  • Bu hâllerden biri varsa icra mahkemesi, HMK'nun ilgili hükümlerine göre istemi reddetmelidir.
  • Red kararına karşı başvuran taraf kabul etmiyorsa, yeni istinaf dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmiş olmalı; red kararı ve varsa cevap dilekçesiyle birlikte dosya yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilmelidir.
  • Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına giren ancak hakkında red kararı verilmemiş başvuruyu geri çevirmeden doğrudan kesin olarak karara bağlamalıdır.

İstinaf dilekçesinin reddi: hangi sonuçları doğurur?

  • Süresinden sonra yapılan veya kesin bir karara karşı yapılan istinaf istemi, icra mahkemesince esasa girilmeden reddedilir.
  • Red kararını kabul etmeyen taraf için istinaf dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir.
  • Ret kararına itiraz sürecinde satış dâhil hiçbir icra işlemi durmaz.
  • Bölge adliye mahkemesi, reddedilmesi gereken ama reddedilmemiş bir başvuruyu geri çevirmeden kesin olarak karara bağlar.
  • Ret kararına itiraz edilmeyip kabul edilirse, icra mahkemesinin red kararı kesinleşir ve bölge adliye mahkemesine dosya gönderilmez.

Red kararı kabul edilen ile kabul edilmeyen başvuru arasındaki fark nedir?

İstinaf eden taraf red kararını kabul ederse, icra mahkemesinin red kararı kesinleşir ve dosya bölge adliye mahkemesine gitmez.

İstinaf eden taraf red kararını kabul etmezse, istinaf dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir ve red kararı ile birlikte dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir.

Kabul edilmeyen red kararında bölge adliye mahkemesi, istinaf dilekçesini inceleyerek karar verir; kabul edilen ret kararında yeni bir inceleme yoktur.

İcra mahkemesinin reddi ile bölge adliye mahkemesinin doğrudan karar vermesi arasındaki fark nedir?

İcra mahkemesi, birinci fıkra kapsamındaki başvuruyu reddetmişse, bu ret kararı üzerine dosya bölge adliye mahkemesine gider.

İcra mahkemesi reddetmeyi atlayıp dosyayı göndermişse, bölge adliye mahkemesi başvuruyu geri çevirmeden doğrudan kendisi kesin karara bağlar.

Bölge adliye mahkemesi, reddedilmemiş başvuruda da sonucu istinaf istemini reddederek ortaya koyar; dosyayı icra mahkemesine geri göndermez.

Satış ile diğer icra işlemleri arasındaki fark nedir?

Satış işlemi, istinaf veya red itirazı sürecinde durmaz.

Satış dışındaki icra işlemleri de bu fıkraya göre durmaz; fıkra satışı ayrıca ayırmamaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasındaki 'satış dâhil hiçbir icra işlemi durmaz' ifadesi nedeniyle, bu süreçte satış dâhil tüm işlemler devam eder.

İstinaf dilekçesinin reddi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • İstinaf süresini tefhim tarihi yerine gerekçeli kararın tebliğ tarihinden saymak veya tam tersini yapmak; süre başlangıcının hangi tarih olduğu dosyadan kontrol edilmelidir.
  • Kesin olan bir icra mahkemesi kararına karşı istinaf dilekçesini icra mahkemesinin esas hakkında inceleyeceğini sanmak; bu durumda red kararı verilmelidir.
  • Ret kararına itiraz edildiğinde satışın durduğunu varsaymak; bu fıkraya göre satış dâhil hiçbir icra işlemi durmaz.
  • Bölge adliye mahkemesinin reddedilmesi gereken başvuruyu icra mahkemesine geri göndermesini beklemek; bölge adliye mahkemesi doğrudan kesin karar verir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İstinaf başvurusunun süresinde olup olmadığı, tebliğ ve istinaf tarihlerinden hesaplanarak incelenir ve süre geçmişse bu maddeye göre değerlendirilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/73 E., 2023/1119 K., 22.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2023/710 E., 2023/1121 K., 22.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2022/653 E., 2023/1120 K., 22.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2023/956 E., 2023/1153 K., 29.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2023/677 E., 2023/1124 K., 22.11.2023)
  • Süre hesabında gerekçeli kararın tebliğ tarihi ile istinaf tarihi arasındaki fark esas alınır; bu tarihler dosyada ayrıca değerlendirilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/73 E., 2023/1119 K., 22.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2023/710 E., 2023/1121 K., 22.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2022/653 E., 2023/1120 K., 22.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2023/956 E., 2023/1153 K., 29.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2023/677 E., 2023/1124 K., 22.11.2023)
  • İcra mahkemesi kararlarına karşı kanun yolu olarak istinaf ve temyiz öngörülmüş, özel hükümler dışında HMK uygulanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/900 E., 2023/235 K., 22.03.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • İstinaf istemini süresinde yapıldığını gösterme yükü istinaf eden tarafa aittir; bu ispat tebliğ ve istinaf tarihlerini gösteren belgelerle yapılır.
  • Kararın tebliğ ya da tefhim tarihi, dosyadaki tebligat evrakı ile belirlenir; tarihin tespiti mahkemenin resmi kayıtlarından yapılır.
  • Kararın kesin olup olmadığı, İİK m.363'teki sayılı haller ile ayrı maddelerdeki kesinlik hükmünden çıkarılır; bu konuda ayrıca bir delil gerekmez.
  • Ret kararına itiraz eden tarafın kabul etmediğini bildirmesi ve yeni istinaf dilekçesini tebliğ ettirmesi gerekir; bu adım yapılmamışsa dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.363: İstinafa açık ve kapalı icra mahkemesi kararlarını sayar; bu maddedeki red hükmünün uygulanacağı kesin kararların kaynağıdır. Ayrıca istinaf süresinin on gün olduğu da buradan çıkar.
  • 2004 sayılı Kanun m.366: İstinaf incelemesinin HMK'ya göre yapılacağını ve bölge adliye mahkemesinin karar süresini düzenler; bu maddedeki doğrudan karar yetkisinin inceleme usulüdür.
  • 2004 sayılı Kanun m.364: İcra mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolunu düzenler; kesin istinaf kararlarının temyizine ilişkin ayrı bir kanun yoludur.

İİK m.366 — Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay kararları

İİK m.366, istinaf ve temyiz incelemelerinin usulünü ve süresini, karar özetinin bildirilmesini, Yargıtay icra ve iflas hukuk dairesi kararlarına karşı direnme yolunu ve bozma ya da kaldırma kararları üzerine icranın iadesine ilişkin 40. maddenin kıyas yoluyla uygulanmasını düzenler. Hüküm icra mahkemesi kararlarına karşı yapılan istinaf ile bu kararların temyizi bakımından ve icra ve iflas işlerine bakan hukuk dairelerinin kararları bakımından uygulanır. İncelemenin hangi kararlara yönelik olacağı, istinaf ve temyiz sınırları ve sürelerinin kendisi bu maddede düzenlenmez; bunlar 363, 364 ve 365. maddelerde ya da HMK hükümlerinde yer alır. İstinaf ve temyiz süreleri ile icra işlemlerinin durdurulmasına ilişkin ayrıntılar da bu madde kapsamında değildir (m.364, m.365). Hukuk Genel Kurulu'nun icra ve iflas işlerinde görevi ve Yargıtay dairelerinin işbölümü de bu maddenin konusu değildir.

Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay kararları: hangi kavramlar bilinmeli?

Karar özeti
İncelemenin sonucunun, ilgilinin isteği ve ücretin ödenmesi ya da gönderilmesi üzerine en seri vasıtayla ilgili yere bildirilmesidir. Özet, tam karar yerine geçen bir belge değildir ve bildirim yükümlülüğü ilgilinin talebine bağlıdır.
Direnme kararı
Yargıtay'ın icra ve iflas işlerine bakan hukuk dairesinin kararlarına karşı, alt derece mercilerinin genel hükümlere göre verdiği ısrar kararıdır. Direnme üzerine uyuşmazlık Hukuk Genel Kurulu önüne gelir.
Kıyas yoluyla uygulama
Maddenin doğrudan düzenlemediği icra ve iflas işlerine, benzer durumu düzenleyen 40. madde hükmünün uygulanmasıdır. Bozma, kaldırma, düzeltme ya da yeniden esas hakkında karar gibi hallerde icranın iadesi kıyasen uygulanır.
Acele iş
Hukuk Genel Kurulunun gündemine öncelikle alınması gereken işlerdir. Direnme kararları bu niteliktedir ve Genel Kurulda öncelikle görüşülür.

Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay kararları: hangi şartlar aranır?

  • İnceleme yapılan kararın istinaf ya da temyize konu olması ve kanun yoluna başvurunun usulüne uygun yapılmış bulunması gerekir.
  • İnceleme HMK hükümlerine göre yapılır ve karar, inceleme konusu karara hasredilerek verilir.
  • İnceleme on beş gün içinde sonuçlandırılmalıdır.
  • Karar özetinin bildirilmesi için ilgilinin istemde bulunması ve ücreti ödemesi veya gönderilmesi gerekir.
  • Yargıtay'ın icra ve iflas işlerine bakan hukuk dairesinin kararına karşı direnme kararı, genel hükümlere uygun olarak verilmelidir.
  • Bozma, kaldırma, düzeltme ya da yeniden esas hakkında karar verilmesi hâlinde icranın iadesine ilişkin 40. madde kıyasen uygulanır.

Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay kararları: hangi sonuçları doğurur?

  • İstinaf ve temyiz incelemesi on beş gün içinde karara bağlanır.
  • İlgili istemde bulunup ücreti verir veya gönderirse, karar özeti en seri vasıtalarla mahalline bildirilir.
  • Yargıtay'ın icra ve iflas işlerine bakan hukuk dairesinin kararlarına karşı genel hükümlere göre direnme kararı verilebilir.
  • Direnme kararları Hukuk Genel Kurulunda acele işlerden sayılır.
  • Yargıtay'ın bozma kararı veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma, düzelterek ya da yeniden esas hakkında kararları üzerine icra ve iflas işlerinde 40. madde kıyasen uygulanır.
  • Madde icranın durdurulmasını düzenlemez; bu konuda 364. ve 365. maddeler belirleyicidir.

Genel mahkeme kararı ile icra mahkemesi kararı arasındaki fark nedir?

Genel mahkeme kararlarının istinaf veya temyizinde, icranın geri bırakılması teminat karşılığında mümkündür.

İcra mahkemesi kararlarının istinaf veya temyizinde icranın durdurulması kararı verilemez; satış hariç icra işlemleri durmaz.

Yalnız kaldırma, düzeltme ya da yeniden esas hakkında karar hâlinde 40. madde kıyasen uygulanarak icranın iadesi gündeme gelir.

Bozma kararı ile bölge adliye mahkemesinin kaldırma, düzeltme veya yeniden esas kararı arasındaki fark nedir?

Yargıtay'ın bozma kararı, bölge adliye mahkemesinin kaldırma, düzelterek ya da yeniden esas hakkında kararı, 40. maddenin kıyasen uygulanmasına yol açar.

Bu sonuçlara bağlanmamış diğer kararlarda kıyas hükmü uygulanmaz.

İcranın iadesi talebi ancak bu kararların doğurduğu hallerde değerlendirilebilir.

Yargıtay icra dairesi kararı ile hukuk Genel Kurulu kararı arasındaki fark nedir?

Yargıtay'ın icra ve iflas işlerine bakan hukuk dairesi kararlarına karşı direnme kararı verilebilir.

Hukuk Genel Kurulunun kararları direnme konusu yapılamaz.

Direnme kararları Genel Kurulda acele işlerden sayılır.

Bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay kararları: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde metnindeki on beş günlük süreyi, icra mahkemesi kararlarının temyizi için ayrı bir temyiz süresi sanmak; süre yalnız inceleme süresidir ve temyiz süresi HMK m.361 ile belirlenir.
  • Kıyas yolunun her kararda uygulanacağını varsaymak; 40. madde yalnız bozma, kaldırma, düzeltme ya da yeniden esas hakkında kararlar üzerine kıyasen uygulanır.
  • Direnme kararını Hukuk Genel Kurulu kararlarına karşı da verilebilir sanmak; direnme yalnız Yargıtay daire kararlarına karşıdır.
  • Genel mahkeme kararlarındaki teminatlı icranın durdurulması imkânını icra mahkemesi kararlarına uygulamak; bu hâl madde değil m.364 kapsamındadır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay, icra ve iflas kararlarına ilişkin temyizde m.366'nın atıfta bulunduğu HMK hükümlerini uygulamakta ve on beş günlük süreyi düzenleyici nitelikte değerlendirmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2011/194 E., 2011/272 K., 04.05.2011; Hukuk Genel Kurulu, 2024/739 E., 2025/262 K., 30.04.2025)
  • Kanunda öngörülen kıyas yoluyla 40. madde uygulamasının, bozma ya da kaldırma kararının icranın yeniden başlaması ve iadesi sonuçlarını doğurduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/560 E., 2023/1123 K., 22.11.2023)
  • Bu maddeye dayalı direnme kararlarında Hukuk Genel Kurulunun uyuşmazlığı acele işlerden sayarak öncelikle görüştüğü kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/933 E., 2023/1152 K., 29.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2023/679 E., 2023/1151 K., 29.11.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2021/263 E., 2023/1150 K., 29.11.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Kıyasen 40. maddenin uygulanmasını isteyen taraf, bozma ya da kaldırma kararının kesinleştiğini ve icra işleminin bu karara bağlı olarak yapıldığını ispatla yükümlüdür; ilgili karar ve icra dosyası bu amaçla sunulur.
  • Karar özetinin bildirilmesini isteyen ilgili, talebini ve ücretin ödendiğini ya da gönderildiğini belgelemek zorundadır.
  • Direnme kararına dayanan taraf, alt derece mahkemesinin kararında Yargıtay bozma gerekçesine aykırı biçimde ısrar ettiğini gösteren karar metnine dayanır.
  • On beş günlük inceleme süresinin aşıldığını ileri süren taraf, dosyanın mercie geldiği tarihi ve karar tarihini belgelerle ortaya koymalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.364: İstinaf mahkemesi kararlarının temyizine ve satış dışında icra işlemlerinin durmamasına ilişkin hükümleri içerir; m.366'nın uygulama alanını belirler.
  • 2004 sayılı Kanun m.40: Bozma, kaldırma ya da yeniden esas hakkında karar hâllerinde icranın iadesi için kıyasen uygulanır.
  • 2004 sayılı Kanun m.365: İstinaf süresinin geçmesi ya da istinaf yoluna başvurulamayan kararlar bakımından talebin reddini düzenler; m.366 ile birlikte inceleme usulünü tamamlar.
  • 2004 sayılı Kanun m.363: İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf ve temyiz hakkının kapsamını belirler.
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.361: İstinaf ve temyiz incelemelerinin usulü ve bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi bakımından başvurulan genel hükümdür.
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.373: Yargıtay bozma kararı üzerine bölge adliye mahkemesinin yapacağı işlemleri ve direnme yolunu düzenler.

İİK m.367 — Borçlunun mevcudu hakkında malümat vermek mecburiyeti

İcra veya iflas dairelerinin, borçlunun mevcuduna dair istediği bütün bilgileri hakiki ve hükmi her şahsın derhal vermesini ve talep halinde mevcudu bu dairelere teslim etmesini düzenler. Hükmün muhatabı, borçluda olduğu varsayılan bilgi ve malları elinde bulunduran gerçek ve tüzel kişilerdir; borçlunun kendisi de bu kapsamda olabilir. Maddede bilgi verme yükümlülüğünün biçimi, süresi ve yaptırımı ayrıca düzenlenmemiştir. Borçlunun kendi mal beyanı yükümlülüğü (m.74-77), mal beyanında bulunmamanın ve gerçeğe aykırı beyanın cezai yaptırımı (m.337, m.338), bankaların ve diğer kurumların bilgi verme sınırlarını belirleyen özel kanunlar, mal kaydı defteri ve masanın teşkili gibi iflasa özgü usuller bu maddenin dışındadır.

Borçlunun mevcudu hakkında malümat vermek mecburiyeti: hangi kavramlar bilinmeli?

Mevcut (borçlunun mevcudu)
Borçluya ait, icra veya iflas dairesinin haczedebileceği veya masaya dahil edebileceği her türlü malvarlığı unsurudur. Maddenin kapsamı, borçlunun mülkiyetinde olan ya da üçüncü kişide bulunup borçluya ait görünen malları ve bunlara ilişkin bilgileri içerir.
Hakiki ve hükmi şahıs
Hakiki şahıs gerçek kişi, hükmi şahıs ise tüzel kişiliğe sahip kurum ve kuruluşlardır. Madde, bilgi verme yükümlülüğünü bu iki kişi türüne de yükler; yükümlü olmak için borçlunun malını ya da bilgisini taşıyor olmak yeterlidir.
Malumat
Borçlunun mevcudu hakkında dairenin istediği her türlü bilgidir. Bilginin niteliği ya da miktarı maddede sınırlandırılmamıştır; ancak talep, borçlunun mevcudu ile sınırlıdır.
Teslim
Borçlunun mevcudunun, yani borçluya ait somut malın, icra veya iflas dairesine fiilen verilmesidir. Bilgi vermeden ayrı bir yükümlülük olup yalnız talep halinde doğar.

Borçlunun mevcudu hakkında malümat vermek mecburiyeti: hangi şartlar aranır?

  • İcra veya iflas dairesinin, borçlunun mevcuduna dair bir talepte bulunmuş olması gerekir.
  • Talep edilen bilginin veya malın borçlunun mevcuduna ilişkin olması gerekir; borçlunun malvarlığıyla ilgisi bulunmayan bilgiler bu yükümlülüğün konusu değildir.
  • Yükümlü kişinin, bilgiyi veya malı kendisinde bulunduran gerçek ya da tüzel kişi olması gerekir.
  • Bilginin derhal verilmesi gerekir; madde bu yükümlülük için ayrı bir süre öngörmemiştir, bu nedenle talep üzerine gecikmeksizin yerine getirilmelidir.
  • Mevcudun teslimi yalnızca talep edildiğinde doğar; dairenin talebi olmadan kendiliğinden teslim yükümlülüğü doğmaz.

Borçlunun mevcudu hakkında malümat vermek mecburiyeti: hangi sonuçları doğurur?

  • Talep edilen bilgiyi elinde bulunduran hakiki veya hükmi kişi, bilgiyi derhal vermekle yükümlüdür.
  • Talep edilen mevcut malı elinde bulunduran kişi, talep halinde malı dairelere teslim etmekle yükümlüdür.
  • Yükümlü, bilgi vermeyi veya teslimi yerine getirmezse, madde kendi içinde bir yaptırım öngörmez; bu durumda icra dairesinin yetkileri ve genel usul hükümleri devreye girer.
  • Talep borçlunun mevcudu ile ilgili değilse yükümlülük doğmaz ve dairenin istemi bu maddeye dayanarak yerine getirilemez.

Bilgi verme ile teslim arasındaki fark nedir?

Bilgi verme, dairenin istediği malumatın bildirilmesidir ve talep olmasa da dairenin sorduğu konuda yükümlülük doğurur.

Teslim, borçluya ait somut malın dairelere fiilen verilmesidir ve yalnızca talep halinde doğar.

Bilgi vermenin yerine getirilmesi, mal teslimi için gerekli değildir; teslim ayrıca talep edilmelidir.

Borçlunun kendisi ile üçüncü kişi arasındaki fark nedir?

Borçlunun kendi mal beyanı, m.74-77 kapsamında ayrı bir yükümlülüktür ve kişisel olarak borçluya yüklenir.

m.367 ise borçlunun mevcudunu elinde bulunduran herkesi, yani üçüncü kişileri de kapsar.

Borçlunun beyanı eksik kaldığında alacaklı, m.367 uyarınca üçüncü kişilerden de bilgi ve mal isteyebilir.

Genel bilgi yükümlülüğü ile özel kanunla korunan bilgi arasındaki fark nedir?

Madde, borçlunun mevcudu hakkında genel bir bilgi verme yükümlülüğü getirir.

Bankacılık gibi alanlarda müşteri sırrını koruyan özel kanunlar bu bilgilerin verilmesini sınırlar.

Uygulamada m.367 kapsamındaki talep, özel kanunun koruduğu bilgileri kapsayacak biçimde genişletilemez; Yargıtay bu yönde sınır koymaktadır.

Borçlunun mevcudu hakkında malümat vermek mecburiyeti: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde metnindeki "derhal" ifadesini belirli bir süre gibi okumak; madde ayrı bir süre öngörmemiştir, süre hesabı için başka bir kaynağa dayanılmamalıdır.
  • Borçlunun kendi mal beyanı yükümlülüğü (m.74-77) ile m.367 yükümlülüğünü karıştırmak; ikincisi borçlu dışındaki kişileri de kapsar.
  • Talebin borçlunun mevcudu dışında kalan bilgileri de kapsadığını varsaymak; Yargıtay bu tür talepleri kabul etmemektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2022/11618 E., 2023/3941 K., 01.06.2023)
  • Bilgi vermeyen üçüncü kişiye m.337 veya m.338 gibi borçluya özgü cezai hükümleri uygulamak; bu maddeler borçlunun mal beyanını düzenler.
  • Banka gibi özel kanunla korunan kurumlardan m.367 dayanağıyla müşteri sırrı niteliğindeki bilgiyi istemek; özel kanunun sınırı aşılmamalıdır. (12. Hukuk Dairesi, 2022/11618 E., 2023/3941 K., 01.06.2023)

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Alacaklının talebi üzerine icra dairesinin üçüncü kişi bankaya haciz yazısı gönderip borçlunun mevcuduna ait bilgilerin istenmesi, borçlunun mevcudunu aşan ve müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin kapsamında olmadığı için kabul edilmemektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2022/11618 E., 2023/3941 K., 01.06.2023)
  • Bankacılık Kanunu m.73 kapsamındaki müşteri sırrının, m.367 uyarınca istenebilecek bilgilerin dışında tutulması gerektiği kabul edilmektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2022/11618 E., 2023/3941 K., 01.06.2023)
  • Dairenin talebinin, borçlunun mevcudu ile ilgili olup olmadığı somut olayda değerlendirilmekte; borçlunun mevcudunu aşan bilgi talepleri icra müdürlüğünün yetki sınırlarını aşan işlem sayılmaktadır. (12. Hukuk Dairesi, 2022/11618 E., 2023/3941 K., 01.06.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Bilgi veya mal talebinin borçlunun mevcudu ile ilgili olduğunu gösterme yükü talep eden icra veya iflas dairesindedir; talebin dayanağı ilgili haciz yazısı ve dosya belgeleriyle ortaya konulur.
  • Yükümlünün bilgiyi verdiğini veya malı teslim ettiğini ispat yükü yükümlü tarafa aittir; yazılı tutanak veya teslim belgesi bu ispatın temel aracıdır.
  • Yükümlü, talep edilen bilginin borçlunun mevcudu dışında kaldığını veya özel kanunla korunduğunu savunursa, bu savunmayı ileri süren taraf ispatlamakla yükümlüdür; ilgili kanun hükmü bu savunmanın dayanağı olur. (12. Hukuk Dairesi, 2022/11618 E., 2023/3941 K., 01.06.2023)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.40: Mevcudat defterinde müflisin menkul ve gayrimenkul mallarının kaydedilmesini düzenler; m.367 ile birlikte mallara ilişkin bilgi toplama sürecinin iflas tarafını oluşturur.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.41: Mevcudat defterinin müflisin beyanıyla tamamlanmasını ve müflise ihtarı düzenler; m.367 uyarınca toplanan bilgilerin defterde yer almasına hizmet eder.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.36: İflas dosyasının açılışını düzenler; m.367 kapsamındaki bilgi talebinin iflas dairesi tarafından yapılabilmesi için gereken dosya çerçevesini kurar.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.37: İflas muamelelerinin zabıtnamede tutulmasını düzenler; m.367 ile elde edilen bilgilerin kayda geçirilmesi bakımından ilgilidir.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.38: Müflise gelen posta, banka ve noter mevduatının masa emrine hazır bulundurulmasını düzenler; m.367'nin pratikteki bir uygulama alanıdır.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.74-77: Borçlunun kendi mal beyanı yükümlülüğünü düzenler; m.367 ise borçlunun dışındaki kişilerin bilgi verme yükümlülüğünü getirir.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.337: Mal beyanında bulunmayan borçlunun cezalandırılmasını düzenler; m.367 ile ilgisi, yükümlülüğün üçüncü kişilere yönelmesi bakımından ayrıdır.
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.338: Gerçeğe aykırı mal beyanını suç olarak düzenler; m.367 kapsamında verilen bilginin doğruluğu bakımından ilgilidir.
  • 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.73: Bankaların müşteri sırrını koruyan yükümlülüğünü düzenler; m.367 kapsamındaki bilgi talebinin sınırını belirler ve Yargıtay uygulamasında bu kanunun korumasının m.367'nin önüne geçtiği kabul edilmektedir.

İİK m.368 — İlga edilen kanunlar

İİK m.368, 2004 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırma (mülga) hükmüdür. Madde, Noter Kanununun 69 ve 71. maddeleri ile icarı akar nizamnamesi ve buna müzeyyel kanunun kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin hükümlerini, İİK'nun 49. maddesiyle kabul edilen durumlar dışındaki özel kanun ve nizamların rehnin paraya çevrilmesine ilişkin hükümlerini, 1424 sayılı İcra ve İflas Kanununu ile bu Kanunun 342. maddesiyle ilga edilen kanun ve hükümleri ve 1425 sayılı kanunu yürürlükten kaldırmaktadır. Madde, kanun koyucunun ilgasını bildirdiği eski metinleri kapsar ve kişilere ya da ilişkilere doğrudan uygulanan bir yükümlülük kurmaz. Hangi hükmün ilga kapsamında kaldığı konusunda, yürürlükten kaldırılan düzenlemelerin bugünkü karşılığını göstermez.

İlga edilen kanunlar: hangi kavramlar bilinmeli?

Mülga
Yürürlükten kaldırılmış, artık uygulanmayan hüküm anlamındadır. Madde, ilgasını bildirdiği düzenlemelerin yürürlüğünü sona erdirir.
Rehnin paraya çevrilmesi
Rehin hakkının sahibine, rehin konusu malın satışıyla alacağın ödenmesini sağlayan takip yoludur. Maddede, özel kanun ve nizamlardaki rehin paraya çevirme hükümlerinin ilgası söz konusudur; İİK'nun 49. maddesiyle kabul edilen hususlar bu ilgadan çıkarılmıştır.
Mecur tahliyesi
Kiralanan taşınmazın kiracıdan geri alınmasına ilişkin hukuki işlemdir. Maddede, icarı akar nizamnamesi ve müzeyyel kanunun bu alandaki hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

İlga edilen kanunlar: hangi şartlar aranır?

  • Madde, kendisinde adı geçen mevzuat hükümlerinin yürürlüğünün sona ermesi için yazılmış bir ilga hükmüdür; kişilere ya da işlemlere doğrudan bir yükümlülük yüklemez.
  • Bir eski hükmün bu madde ile ilga edilmiş sayılabilmesi için, hükmün madde metninde açıkça adının ya da kapsamının belirtilmesi gerekir.
  • İİK'nun 49. maddesiyle kabul edilen hususlar, ilga kapsamının dışında tutulmuştur.

İlga edilen kanunlar: hangi sonuçları doğurur?

  • Madde metninde adı geçen hükümler yürürlükten kalkmıştır ve bunlara dayanılarak yeni bir uygulama yapılamaz.
  • İİK'nun 49. maddesiyle kabul edilen hususlar ilga kapsamı dışındadır ve bu hükümler yürürlükte kalır.
  • Madde, ilgasını bildirdiği hükümlerin dışındaki düzenlemelere etki etmez.

Mülga hüküm ile yürürlükteki hüküm arasındaki fark nedir?

Madde metninde adı geçen ve ilga edilen Noter Kanunu 69 ve 71. maddeleri, icarı akar nizamnamesi, 1424 ve 1425 sayılı kanunlar gibi düzenlemeler.

İİK'nun 49. maddesiyle kabul edilen hususlar ile ilgadan sonra yürürlükte kalan diğer özel kanun hükümleri.

Yalnız madde metninde ilga edilenler mülga sayılır; 49. madde kapsamındaki hususlar ilga dışında kalır.

İlga edilen kanunlar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde metninde adı geçmeyen bir kanun hükmünü ilga edilmiş saymak.
  • İİK m.49 kapsamındaki hususları ilga kapsamında saymak.
  • Mülga hükmün yerine geçen yeni düzenlemeyi madde metninden çıkarmaya çalışmak; madde yalnız ilgayı bildirir, yeni düzenleme getirmez.

Nasıl ispat edilir?

  • Bir eski hükmün ilga kapsamında olup olmadığı, madde metninde adı geçen kanun ve hükümlerle karşılaştırılarak belirlenir; ispat yükü bu hükmü uygulayana aittir.
  • İİK m.49 kapsamındaki bir hususun ilgadan çıkarıldığını ileri süren taraf, bu hususun 49. maddede yer aldığını kanun metniyle gösterir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı İİK m.49: Madde metninde ilgadan istisna tutulan hususları belirler; bu maddenin kapsamına giren hükümler mülga sayılmaz.
  • 2004 sayılı İİK m.342: Madde metninde, bu Kanunun 342. maddesiyle ilga edilen kanun ve hükümlerin kapsamına gönderme yapılmaktadır.

İİK m.369 — Meriyet zamanı

İcra ve İflas Kanunu'nun 369. maddesi, kanunun yürürlük tarihini düzenler; kanunun meriyetinin hangi tarihte başlayacağını belirler. Madde bir hak, yükümlülük veya usul kuralı içermez. Kanunun tümüne ilişkindir ve kanun hükümlerinin zaman bakımından uygulanma başlangıcını gösterir. Maddenin kendisi bir icra takibi, ödeme emri, itiraz veya konkordato işlemini düzenlemez (m.29-37, m.51-60, m.68-69, m.78, m.128 konkordato ve iflas hükümleri ayrı maddelerde yer alır). Yürürlük tarihinden önce yapılmış işlemlerin hangi kanuna tabi olacağı, geçici hükümler ve değişiklik kanunlarının yürürlük maddeleri bu maddenin kapsamında değildir.

Meriyet zamanı: hangi sonuçları doğurur?

  • Kanunun meriyeti 4 Eylül 1932 tarihinden başlar.

Meriyet zamanı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Yürürlük maddesini kanunun uygulanacağı her olaya doğrudan bağlamak; yürürlük tarihinden önce gerçekleşmiş olayların hangi kurala tabi olduğunu bu maddeden çıkarmaya çalışmak.

Nasıl ispat edilir?

  • Maddenin yürürlük tarihi Resmî Gazete'deki kanun metninden ve kanunun kabul tarihli yayım kaydından saptanır; yürürlük tarihine ilişkin bir uyuşmazlıkta bu kayıt esas alınır.

İİK m.370 — Kanunu icraya memur olanlar

Madde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun hükümlerinin icrasından sorumlu organı belirler; bu görevi İcra Vekilleri Heyeti'ne verir. Maddenin düzenlediği konu, kanunun uygulanmasına ilişkin yetkili organın tespitidir. Kanunun hangi icra ve iflas dairesi, icra müdürü veya mahkeme tarafından uygulanacağı, dairelerin teşkilatı, görev ve yetkileri ile teftişi madde metninde ayrıca düzenlenmemiştir; bunlar başka maddelerde yer alır. Madde doğrudan bireylere ya da alacaklı-borçlu ilişkilerine uygulanan bir hüküm değil, kanunun yürütülmesine ilişkin kurumsal bir yetki düzenlemesidir. Teşkilat ve daire yapısı (m.1-4), icra mahkemesinin gözetimi (m.4, m.18), dairelerin teftişi (İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği m.102-105) ile yönetmeliğe yollama bu maddede düzenlenmez.

Kanunu icraya memur olanlar: hangi kavramlar bilinmeli?

İcra Vekilleri Heyeti
Maddede kanunu icra etmekle görevlendirilen kamu organıdır. Maddenin metninde yetkinin hangi işlemlerle kullanılacağı belirtilmemiştir.
Kanunun icrası
Kanun hükümlerinin uygulamaya konulması ve yürütülmesi anlamına gelir. Madde bu kavramın muhatabını belirler, kapsamını ve yöntemini düzenlemez.

Kanunu icraya memur olanlar: hangi şartlar aranır?

  • Yürütme yetkisinin kullanılabilmesi için İİK hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bir işlemin İcra Vekilleri Heyeti tarafından yapılması gerekir.
  • Maddenin kendisi yetkili organın işlemlerinin şekil ve usulünü göstermediğinden, somut yetki kullanımı için ayrıca bir dayanak aranmalıdır.

Kanunu icraya memur olanlar: hangi sonuçları doğurur?

  • İcra Vekilleri Heyeti, İcra ve İflas Kanunu'nun icrası bakımından yetkili ve görevli organ olarak kabul edilir.
  • Madde, icra müdürü, icra dairesi veya icra mahkemesinin görevlerini düzenlemediği için bu organların yetki ve sorumluluklarını bu maddeden çıkarmak mümkün değildir.

Kanunu icraya memur olanlar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddeyi icra dairelerinin görev ve yetkilerini düzenleyen bir hüküm sanmak; madde yalnızca kanunu icra eden organı belirler.
  • Maddede yazmayan bir yönetmelik, süre veya işlem usulünü bu maddeye bağlamak.

Nasıl ispat edilir?

  • Maddeye dayanarak bir yetki iddiası ileri süren taraf, İcra Vekilleri Heyeti'nin yetkili olduğunu ve yapılan işlemin bu organca yapıldığını ortaya koymalıdır; ancak bu tür bir uyuşmazlık madde metninden çıkmamaktadır.
  • Kanunun icrasına ilişkin bir işlemin hangi organca yapıldığı, resmi yazı veya karar gibi belgelerle ispatlanır; madde tek başına bu belgenin yerini tutmaz.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2004 sayılı Kanun m.1: Icra ve iflas dairelerinin görevlilerinin sorumluluğunu düzenler; m.370'in icra organı belirlemesinin daire düzeyindeki karşılığıdır.
  • 2004 sayılı Kanun m.4: Icra ve iflas memurlarının gaybubeti halinde işlerin nasıl göründüğünü düzenler; kanunun icrası sırasında hangi organın hangi işi göreceğini belirler.
  • 2004 sayılı Kanun m.18: İcra mahkemesinin icra dairesinin işlemlerine karşı şikayeti inceleme yetkisini düzenler; kanunun uygulanmasının denetimi için bağlantılıdır.

Süreler

SüreMaddeHüküm
iki haftadırm.363İstinaf yoluna başvuru süresi (…)135 tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. 135136 İcra mahkemesi kararları aleyhine işlemleri uzatmak gibi kötüniyetle istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci…
iki haftam.364(Değişik cümle:2/3/2024-7499/3 md.) Birinci fıkrada belirtilen kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre…

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

15 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2024/739 E., 2025/262 K., 30.04.2025
    İlgili madde: m.366
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2024/591 E., 2025/103 K., 05.03.2025
    İlgili madde: m.363
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2023/933 E., 2023/1152 K., 29.11.2023
    İlgili madde: m.363, m.366
  4. Hukuk Genel Kurulu, 2023/956 E., 2023/1153 K., 29.11.2023
    İlgili madde: m.363, m.365
  5. Hukuk Genel Kurulu, 2023/679 E., 2023/1151 K., 29.11.2023
    İlgili madde: m.363, m.366
  6. Hukuk Genel Kurulu, 2021/263 E., 2023/1150 K., 29.11.2023
    İlgili madde: m.363, m.366
  7. Hukuk Genel Kurulu, 2023/710 E., 2023/1121 K., 22.11.2023
    İlgili madde: m.363, m.365
  8. Hukuk Genel Kurulu, 2022/73 E., 2023/1119 K., 22.11.2023
    İlgili madde: m.365
  9. Hukuk Genel Kurulu, 2022/653 E., 2023/1120 K., 22.11.2023
    İlgili madde: m.365
  10. Hukuk Genel Kurulu, 2023/677 E., 2023/1124 K., 22.11.2023
    İlgili madde: m.365
Diğer 5 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2021/560 E., 2023/1123 K., 22.11.2023
    İlgili madde: m.366
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2021/900 E., 2023/235 K., 22.03.2023
    İlgili madde: m.365
  3. Hukuk Genel Kurulu, 2011/194 E., 2011/272 K., 04.05.2011
    İlgili madde: m.366
  4. 12. Hukuk Dairesi, 2022/11618 E., 2023/3941 K., 01.06.2023
    İlgili madde: m.367
  5. 12. Hukuk Dairesi, 2022/8162 E., 2023/1517 K., 09.03.2023
    İlgili madde: m.367

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 02.03.2024 (m.364).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 7. Konkordato ve SŞŞVKUY bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış