Aile hukuku › Hısımlık › Soybağının kurulması
Genel hükümler ve kocanın babalığı
Kısaca
TMK m.282, soybağının hangi hallerde kurulacağını düzenler: çocuk ile ana arasında doğumla, çocuk ile baba arasında ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle, her iki yönde ayrıca evlat edinmeyle kurulan bağı kapsar. TMK m.283, soybağına ilişkin davalarda yetkili mahkemeyi belirler. TMK m.284, soybağına ilişkin davalarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) uygulanmasını, ancak bu maddede yazılı iki kuralın saklı kalması kaydıyla öngörür.
Kapsam
Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.282–294 hükümlerini kapsar.
- TMK m.282Genel olarak soybağının kurulması
- TMK m.283Yetki
- TMK m.284Yargılama usulü
- TMK m.285Babalık karinesi
- TMK m.286Dava hakkı
- TMK m.287Evlilik içinde ana rahmine düşme
- TMK m.288Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme
- TMK m.289Hak düşürücü süreler
- TMK m.290Karinelerin çakışması
- TMK m.291Diğer ilgililerin dava hakkı
- TMK m.292Koşulu
- TMK m.293Bildirim
- TMK m.294İtiraz ve iptal
TMK m.282 — Genel olarak soybağının kurulması
Madde, soybağının hangi hallerde kurulacağını düzenler: çocuk ile ana arasında doğumla, çocuk ile baba arasında ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle, her iki yönde ayrıca evlat edinmeyle kurulan bağı kapsar. Madde, kurulan soybağının kişisel ve mali sonuçlarını, babalık karinesini, soybağının reddi ve babalık davasının süre ve usulünü düzenlemez; bunlar sırasıyla evlilik karinesi (m.285), soybağının reddi (m.286-294), tanıma ve babalık hükmü (m.295-304), evlatlık ilişkisinin kaldırılması (m.317-320) ve soybağının hükümleri (m.321-334) başlığı altındaki maddelerdedir. Kanunun ilgili bölümü, yabancı unsurlu soybağı ilişkilerinde uygulanacak hukuk ise MÖHUK m.16 ile belirlenir.
Genel olarak soybağının kurulması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Soybağı
- Bir çocuk ile ana ve babası arasındaki hukuki bağdır. Kan bağına dayanan soybağı ile evlat edinme yoluyla kurulan soybağı olmak üzere iki türü vardır.
- Doğumla soybağı
- Çocuğun ana ile arasında, çocuğu doğuran kadın olması nedeniyle kendiliğinden kurulan bağdır. Ananın evli olup olmaması bu bağın kurulmasında etkili değildir.
- Tanıma
- Baba olduğunu iddia eden kişinin, çocuk ile arasındaki soybağını kurmak amacıyla yaptığı tek taraflı hukuki işlemdir. Çocuğun veya annenin rızası aranmaz; tanıyanın ehliyetsizliği hâlinde veli veya vasinin rızası gerekir.
- Hâkim hükmü
- Babalık davasının kabulü ile baba ve çocuk arasında mahkeme kararıyla kurulan soybağıdır.
- Evlat edinme yoluyla soybağı
- Evlatlık ile evlat edinen arasında hukuki ilişkiye dayanarak kurulan soybağıdır; kan bağına dayanmaz.
Genel olarak soybağının kurulması: hangi şartlar aranır?
- Çocuk ile ana arasında soybağının kurulması için çocuğun, ana olduğu iddia edilen kadın tarafından doğurulmuş olması bulunmalıdır.
- Çocuk ile baba arasında soybağının kurulması için ana ile evliliğin, tanımanın veya hâkim hükmünün bulunması gerekir; bu üç yoldan birinin gerçekleşmesi yeterlidir.
- Evlat edinme yoluyla soybağının kurulması için evlat edinme işleminin hukuken geçerli biçimde yapılmış olması gerekir.
- Tanıma yapılacaksa tanıma beyanında bulunan kişinin ehliyetli olması veya ehliyetsiz ise veli ya da vasinin rızasının alınmış olması gerekir.
- Başka bir erkekle soybağı bulunan çocuğun tanınabilmesi için bu bağın önce geçersiz kılınmış olması gerekir.
Genel olarak soybağının kurulması: hangi sonuçları doğurur?
- Çocuk doğduğunda ana ile soybağı doğumla kendiliğinden kurulur.
- Ana ile evlilik gerçekleşirse, madde 285 uyarınca babalık karinesi ile çocuk ile baba arasında soybağı kurulur.
- Evlilik dışı çocukta baba tanıma beyanında bulunursa soybağı tanıma ile kurulur.
- Babalık davası kabul edilirse soybağı hâkim hükmüyle kurulur.
- Evlat edinme işlemi hukuken geçerli olursa evlatlık ile evlat edinen arasında soybağı kurulur.
- Bu yollardan hiçbiri gerçekleşmezse çocuğun baba yönünden soybağı kurulmamış olur.
Ana ile baba yönünden soybağı arasındaki fark nedir?
Ana yönünden soybağı yalnızca doğum olgusuna dayanır; çocuğu doğuran kadın ana sayılır.
Baba yönünden soybağı doğumla kurulamaz; ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmü gerekir.
Baba ile çocuk arasında hukuki bağ kurulmadan çocuğun babası belirlenmiş sayılmaz; ana ile çocuk arasında ise doğum yeterlidir.
Evlilik / tanıma / hâkim hükmü (baba yönünden): fark nedir?
Ana ile evlilik, babalık karinesine dayanır ve çocuğun evlilik süresi içinde veya evlilik sonrası belirli süre içinde doğması aranır.
Tanıma ve hâkim hükmü, evlilik dışında doğan çocukta babanın beyanı veya mahkeme kararı ile kurulur.
Evlilik yoluyla kurulan bağda ispat yükü reddetmek isteyen tarafa geçer; tanımada ise beyanın şekline ve ehliyete uygunluk aranır.
Kan bağına dayanan soybağı ile evlat edinme yoluyla soybağı arasındaki fark nedir?
Kan bağına dayanan soybağı, çocuğun biyolojik ana ve babası ile kurulur.
Evlat edinme yoluyla soybağı, evlat edinme işlemi ile kurulur ve kan bağı aranmaz.
Her iki tür soybağının sonuçları kural olarak aynıdır; ancak mirasçılık ve bazı sonuçlarda farklılık doğabilir.
Evlilik içi ile evlilik dışı çocuk arasındaki fark nedir?
Evlilik içinde doğan çocukta baba, kocanın babalığı karinesi ile belirlenir.
Evlilik dışında doğan çocukta baba, tanıma veya hâkim hükmü ile belirlenir.
Kanun, kan bağına dayanan soybağında evlilik içi ve evlilik dışı ayrımını yapmaz; ayrım yalnızca babanın kurulma yolu bakımındandır.
Genel olarak soybağının kurulması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Çocuk ile ana arasındaki soybağını da evlilik veya tanıma koşuluna bağlamak; ana yönünden yalnızca doğum olgusunun aranması gerektiğini göz ardı etmek.
- Evlilik dışı çocukta tanıma ile babalık karinesini karıştırmak; tanımanın karine değil bir hukuki işlem olduğunu unutmak.
- Kan bağına dayanan soybağı ile evlat edinme yoluyla kurulan soybağını aynı şartlara bağlamak.
- Evlilik içi ve evlilik dışı ayrımını kan bağına dayanan soybağında uygulamak; kanunun bu ayrımı yapmadığını göz ardı etmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Çocuk ile ana arasında soybağının kurulabilmesi için çocuğun, ana olduğu iddia edilen kadın tarafından doğurulduğunun tespit edilmesinin yeterli olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/762 E., 2023/883 K., 04.10.2023)
- Çocuk ile baba arasındaki soybağı ilişkisinin ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulduğu, bu yolların dışında bir kurulma yolunun bulunmadığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/366 E., 2025/603 K., 08.10.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2011/775 E., 2012/116 K., 07.03.2012; Hukuk Genel Kurulu, 2023/383 E., 2024/294 K., 29.05.2024)
- Soybağına ilişkin davaların aile mahkemesinde görüldüğü ve bu davanın soybağı davası olarak nitelendirildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1920 E., 2018/1432 K., 16.10.2018)
- Soybağına ilişkin hükümlerin 282 ila 294. maddelerinde birlikte düzenlendiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/298 E., 2025/595 K., 01.10.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Çocuk ile ana arasındaki soybağını ileri süren kişi, doğum olgusunu nüfus kaydı veya doğum belgesi ile ispatlar.
- Çocuk ile baba arasındaki soybağını ileri süren kişi, ana ile evliliği, tanımayı veya babalık kararını ilgili belge veya mahkeme kararı ile ispatlar.
- Babalık karinesine dayanan iddiada, evlilik süresi ve doğum tarihi belgelerle ortaya konur; karineyi çürütmek isteyen taraf aksini ispat yükü altındadır.
- Tanımanın geçerliliğine itiraz eden taraf, beyanın ehliyete veya şekle uygun olmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Hâkim maddi olguları resen araştırır ve delilleri serbestçe takdir eder; taraflar ve üçüncü kişiler zorunlu araştırma ve incelemelere uymakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.285: Evlilik yoluyla baba yönünden soybağının kurulmasının karine ile nasıl gerçekleşeceğini düzenler.
- 4721 sayılı Kanun m.286: Kurulan soybağının reddi davasını düzenler; babalık karinesi bu davayla çürütülebilir.
- 4721 sayılı Kanun m.295: Tanımanın yapılış şekillerini ve ehliyet ile rıza koşullarını düzenler.
- 4721 sayılı Kanun m.321: Soybağının kurulmasının hukuki sonuçlarının başlangıcını düzenler.
- 4721 sayılı Kanun m.317: Evlat edinme yoluyla kurulan soybağının kaldırılmasını düzenler.
- 4721 sayılı Kanun m.500: Evlat edinme yoluyla kurulan soybağının miras sonucunu düzenler.
- MÖHUK m.16: Yabancılık unsuru taşıyan soybağı ilişkilerinde uygulanacak hukuku belirler.
TMK m.283 — Yetki
TMK m.283, soybağına ilişkin davalarda yetkili mahkemeyi belirler. Yetkili mahkeme, taraflardan birinin dava sırasındaki veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesidir. Hüküm, soybağının kurulması, reddi veya çekişmesi gibi soybağına ilişkin tüm davalar bakımından uygulanır ve yetki kuralının iki alternatif bağlantı noktası vardır. Madde, davanın görevli mahkemesini, dava yoluna ilişkin esasları, süreleri ve yetki itirazının usulünü düzenlemez; görev HMK ve ilgili kanunlara, yetki itirazının ileri sürülmesi ve yetkisizlik kararının sonuçları HMK m.19 ve m.20 kapsamındaki genel usul kurallarına, evlat edinme davalarında yetki ise TMK m.315'e tabidir.
Yetki: hangi kavramlar bilinmeli?
- Soybağına ilişkin dava
- Bir kişinin belirli bir kadın ya da erkekle hukuki anne-baba-çocuk ilişkisinin kurulması, reddi veya çekişmesi amacıyla açılan davalardır. Yetki kuralı bu davaların tümünü kapsar.
- Dava sırasındaki yerleşim yeri
- Davanın açıldığı tarihte taraflardan birinin TMK'daki yerleşim yeridir. Dava sonradan açılan yerleşim yeri değişikliği bu tarihi değiştirmez.
- Doğum sırasındaki yerleşim yeri
- Çocuğun doğduğu tarihte taraflardan birinin yerleşim yeridir. Doğum tarihi itibarıyla belirlenir ve dava tarihindeki yerleşim yerinden bağımsız olarak alternatif bir yetki sebebi oluşturur.
- Yerleşim yeri
- TMK hükümlerine göre belirlenen, kişinin sürekli oturma merkezi olarak kabul edilen yerdir. Yetki tespitinde HMK'nın genel yetki kuralı ile TMK'daki yerleşim yeri tanımı birlikte değerlendirilir.
- Yetki itirazı
- Davalının veya davalı tarafın davanın açıldığı mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürmesidir. Soybağı davalarında yetkinin kesin nitelikte kabul edilmesi, bu itirazın usulünü ve zamanını etkiler.
Yetki: hangi şartlar aranır?
- Dava, soybağına ilişkin bir dava olmalıdır.
- Davanın açıldığı mahkemenin, taraflardan birinin dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi olması gerekir; ya da
- Mahkemenin, taraflardan birinin doğum tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi olması gerekir.
- Mahkeme, bu iki alternatiften en az birine uygun olmalıdır; iki bağlantıdan biri yeterlidir.
Yetki: hangi sonuçları doğurur?
- Dava, madde kapsamındaki iki yerleşim yeri mahkemesinden birinde açıldığında, mahkeme yetkilidir ve yetki itirazı bu bağlantılara göre değerlendirilir.
- Davanın açıldığı mahkeme bu bağlantılardan hiçbirine uymuyorsa yetkisiz olur ve yetkisizlik kararı verilir.
- Madde yetki kuralı koyduğundan, yetkisizlik kararı HMK'daki yetki itirazı ve yargı yeri belirlenmesi kurallarına göre işler.
- Yetkinin kesin olarak kabul edilmesi halinde yetki kamu düzenindendir; taraflar yetkisizliği her zaman ileri sürebilir ve mahkeme yetkiyi kendiliğinden araştırır.
Dava tarihindeki yerleşim yeri ile doğum tarihindeki yerleşim yeri arasındaki fark nedir?
Dava tarihindeki yerleşim yeri, davanın açıldığı anda taraflardan birinin yerleşim yeridir.
Doğum tarihindeki yerleşim yeri, çocuğun doğduğu anda taraflardan birinin yerleşim yeridir.
İki bağlantı alternatiftir; davacı bunlardan birine göre açtığı davada yetkili mahkemede dava açabilir.
Davacı taraf ile davalı taraf arasındaki fark nedir?
Davacının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Davalının yerleşim yeri mahkemesi de madde kapsamında yetkili olabilir; madde hangi tarafın yerleşim yeri olduğunu ayırmaz.
Davacı, kendi yerleşim yeri mahkemesinde de dava açabilir; yetki tarafların ortak alternatifi üzerinden kurulmuştur.
Soybağı davası ile evlat edinme davası arasındaki fark nedir?
Soybağına ilişkin davalarda TMK m.283 uygulanır ve taraflardan birinin yerleşim yeri esas alınır.
Evlat edinme kararı TMK m.315'e göre evlat edenin oturma yeri mahkemesinde verilir.
Aynı nüfus kaydı düzeltme davasında hangi yetki kuralının uygulanacağı dava konusunun niteliğine göre belirlenir.
Yetki: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Soybağı davasında yalnızca davacının yerleşim yerini esas almak; madde davalı yerine taraflardan birinin yerleşim yerini öngörür ve doğum tarihindeki bağlantıyı da kabul eder.
- Dava sırasındaki yerleşim yeri ile doğum sırasındaki yerleşim yerini birbirine karıştırmak; her biri ayrı bir alternatif bağlantıdır.
- Dava açıldıktan sonra yerleşim yeri değişince yetkinin değişeceğini düşünmek; yerleşim yeri değişikliği mahkemenin yetkisini etkilemez.
- Evlat edinme davalarına TMK m.283'ü uygulamak; evlat edinme kararlarında m.315 esas alınır.
- Yetki itirazının süresinin HMK'daki kesin yetki ile kesin olmayan yetki arasındaki ayrımı yok sayılarak belirlenmesi; soybağı davasında yetki kuralının niteliği yetki itirazının usulünü etkiler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Soybağına ilişkin davalarda yetkinin TMK m.283'e göre belirlenmesi, uygulamada yerleşmiş bir yaklaşımdır. (5. Hukuk Dairesi, 2024/1394 E., 2024/5427 K., 06.05.2024; 5. Hukuk Dairesi, 2022/15949 E., 2023/2676 K., 20.03.2023; 2. Hukuk Dairesi, 2022/9870 E., 2023/1162 K., 16.03.2023)
- Nüfus kaydına ilişkin düzeltme davalarında, kaydın düzeltilmesi istenen kişinin yerleşim yeri adresinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili kabul edildiği görülmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/6619 E., 2025/10572 K., 07.07.2025)
- Yetki kurallarının, yetkisizlik kararından sonra dosyanın gönderilmesinde yetkili mahkemenin belirlenmesi açısından HMK usulünün uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/298 E., 2025/595 K., 01.10.2025)
- Yargıtay, soybağına ilişkin davanın açıldığı mahkemenin yetkisinin, madde metnindeki yerleşim yeri bağlantılarına göre incelenmesini gerekli görmektedir. (18. Hukuk Dairesi, 2014/10191 E., 2014/17016 K., 25.11.2014)
Nasıl ispat edilir?
- Yetkiyi iddia eden taraf, davanın açıldığı tarihte veya doğum tarihinde taraflardan birinin yerleşim yerinin o mahkemenin yargı çevresinde bulunduğunu ispatlamalıdır; yerleşim yeri nüfus kaydı, adres belgesi veya benzeri resmi kayıtlarla gösterilir.
- Dava tarihindeki yerleşim yeri bakımından, davalının yetki itirazı ileri sürmesi halinde, davanın açıldığı tarihteki adres kaydı belirleyicidir.
- Doğum tarihindeki yerleşim yerinin ispatında doğum kaydı ve doğum tarihindeki adres belgeleri kullanılır; bu belgelerin bulunmaması halinde yetkiyi iddia eden taraf ispat yükü altındadır.
- Karşı taraf, yetki itirazında kendi yerleşim yerini değil, madde kapsamındaki başka bir bağlantıyı gösterebilir; bu durumda yetkiyi reddetmek isteyen taraf gerçek yetkili mahkemeyi belirtmek zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.315: Evlat edinme kararlarının yetkili mahkemesini belirler; soybağı davasında yetki kuralından ayrılır ve nüfus kaydı düzeltme ilişkisinde farklı yetki kuralına işaret eder.
- 6100 sayılı Kanun m.6: Genel yetkili mahkemeyi düzenleyen HMK hükmüdür; TMK m.283 özel yetki kuralı olarak bu genel kurala öncelik taşır.
- 6100 sayılı Kanun m.19: Yetki itirazının ileri sürülmesi ve yetkisizlik kararının sonucu bakımından uygulanır.
- 6100 sayılı Kanun m.20: Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildiğinde dosyanın gönderilmesi ve yargı yeri belirlenmesine ilişkin usulü düzenler.
TMK m.284 — Yargılama usulü
TMK m.284, soybağına ilişkin davalarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) uygulanmasını, ancak bu maddede yazılı iki kuralın saklı kalması kaydıyla öngörür. Birinci kural hâkimin maddi olguları re'sen araştırması ve delilleri serbestçe takdir etmesidir; ikinci kural tarafların ve üçüncü kişilerin zorunlu araştırma ve incelemelere rıza göstermesi yükümlülüğü ile davalının rızadan kaçınmasının sonucudur. Madde soybağının türleri, soybağının kurulması veya kaldırılması davalarının esasını, hangi kişilerin dava açabileceğini ve dava süresini düzenlemez (bu konular TMK m.281-283 ve ilgili hükümlerdedir). Madde ayrıca HMK'nın genel delil ve ön inceleme kurallarının tamamını yeniden düzenlemez; genel usul kuralları HMK'dan uygulanır. Nüfus kaydının düzeltilmesi ve yabancı kararların tanınması gibi komşu usul konuları da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Yargılama usulü: hangi kavramlar bilinmeli?
- Re'sen araştırma
- Hâkimin, taraflarca ileri sürülmese bile soybağının oluşumu bakımından önemli maddi olguları kendiliğinden araştırmasıdır. Bu yetki taraf iddiaları ile bağlı değildir; hâkim araştırmayı tarafların delil gösterme sırasına bırakmaz.
- Serbest takdir
- Hâkimin toplanan kanıtların değerini ve ağırlığını, kanunda belirlenmiş bir delil sıralamasına bağlı kalmadan vicdanen değerlendirmesidir. Hâkim, tanık ve belge gibi delillere kanunen önceden tanınmış bir üstünlük yerine, dosyadaki bütün kanıtları birlikte tartar.
- Zorunlu araştırma ve inceleme
- Soybağının belirlenmesi için gerekli olan ve ilgilinin sağlığı bakımından tehlike yaratmayan tıbbi ve biyolojik incelemelerdir. Kapsamı, somut olayda soybağının tespiti için zorunlu olmakla sınırlıdır; sağlık açısından tehlike taşıyan işlemler bu kapsama girmez.
- Rıza yükümlülüğü
- Taraflar ve üçüncü kişilerin, yukarıda tanımlanan zorunlu araştırma ve incelemelere katılmayı kabul etme yükümlülüğüdür. Bu yükümlülük kanundan doğar; ilgilinin keyfi bir takdirine bırakılmamıştır.
- Bekleneni aleyhe sayma
- Davalının hâkimin öngördüğü zorunlu incelemeye rıza göstermemesi hâlinde, hâkimin durum ve koşullara göre bu incelemeden beklenen sonucu davalı aleyhine doğmuş sayabilmesidir. Bu bir delil değerlendirme yetkisi olup mutlak bir sonuç bağlamaz; hâkim olayın koşullarına göre karar verir.
Yargılama usulü: hangi şartlar aranır?
- Davanın soybağına ilişkin bir dava olması gerekir; bu nitelik taşımayan davalarda madde uygulanmaz ve genel HMK hükümleri geçerlidir.
- Maddi olguların aydınlatılması için hâkimin re'sen araştırma yapma yetkisi bulunmalıdır; bu yetki taraf talebine bağlı değildir.
- Araştırma veya inceleme, soybağının belirlenmesi bakımından zorunlu olmalıdır.
- İncelemenin tarafın ya da üçüncü kişinin sağlığı yönünden tehlike yaratmaması gerekir; tehlike varsa rıza yükümlülüğü doğmaz.
- Rıza yükümlülüğü hem taraflara hem üçüncü kişilere yüklenmiştir; üçüncü kişinin rızası da aynı koşullarla aranır.
- Davalının hâkimin öngördüğü zorunlu incelemeye rıza göstermemesi durumunda, hâkimin bekleneni davalı aleyhine sayabilmesi için durum ve koşullar değerlendirilmiş olmalıdır.
Yargılama usulü: hangi sonuçları doğurur?
- Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesi için zorunlu olan ve sağlıklarını tehlikeye atmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdür.
- Hâkim maddi olguları re'sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder.
- Davalı hâkimin öngördüğü zorunlu incelemeye rıza göstermezse, hâkim durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucu davalı aleyhine doğmuş sayabilir.
- Davalının rızadan kaçınması kendiliğinden davayı kaybettirmez; hâkim bunu bir takdir sonucu olarak değerlendirir.
- Sağlık açısından tehlike yaratan bir inceleme zorunlu sayılamaz ve bu incelemeye rıza göstermeyen kişi aleyhine aynı sonuç doğmaz.
- Madde, HMK'nın genel kurallarının uygulanmasını öngördüğü için, bu özel kurallara aykırı olmayan HMK hükümleri de soybağı davalarında geçerlidir.
Re'sen araştırma ile tarafların getirdiği delil arasındaki fark nedir?
Hâkim, taraf göstermese bile soybağı için önemli olguları kendiliğinden araştırır.
Genel HMK kuralında ise delil tarafların ileri sürdüğü vakıalar ve gösterdiği delillerle sınırlıdır.
Soybağı davalarında hâkimin araştırma sorumluluğu genel dava ilkesinin dışına çıkar; taraflar delil göstermemiş olsa bile hâkim soybağı için gerekli incelemeyi yapabilir. (2. Hukuk Dairesi, 2025/9141 E., 2026/2170 K., 24.02.2026)
Zorunlu inceleme ile sağlığa tehlikeli inceleme arasındaki fark nedir?
Soybağının belirlenmesi için zorunlu olan ve sağlığa tehlike yaratmayan incelemeye rıza yükümlülüğü vardır.
Sağlık açısından tehlike yaratan araştırma ve inceleme ise bu yükümlülüğün dışındadır.
Tehlikeli incelemeye rıza gösterilmesi zorunlu değildir; ilgili kişi bu gerekçeyle katılmayı reddedebilir ve bekleneni aleyhe sayma kuralı bu hâlde uygulanmaz.
Davalı ile davacı ya da üçüncü kişi arasındaki fark nedir?
Davalının rızadan kaçınması, hâkimin bekleneni aleyhine sayma yetkisini doğurur.
Üçüncü kişinin rızadan kaçınması maddede açıkça aynı yaptırıma bağlanmamıştır.
Aleyhe sayma yaptırımı metinde yalnız davalı için düzenlenmiştir; üçüncü kişi için aynı sonuç maddeden doğrudan çıkmaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/33 E., 2023/377 K., 26.04.2023)
Yargılama usulü: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Davalının rızadan kaçınmasını otomatik olarak davayı kaybetme sonucu saymak; madde yalnızca hâkime bekleneni aleyhe sayma takdirini verir.
- Sağlık açısından tehlike yaratan bir incelemeyi de zorunlu inceleme kapsamında görüp rıza yükümlülüğü doğduğunu varsaymak.
- Re'sen araştırma yetkisini tarafların ispat yükünü tamamen ortadan kaldıran bir kural gibi yorumlamak.
- Üçüncü kişinin rıza yükümlülüğünü davalının aleyhe sayma yaptırımıyla aynı şekilde işletmek.
- Madde metnindeki 'saklı kalmak kaydıyla' ifadesini gözden kaçırıp HMK'nın genel kurallarını bu maddedeki özel kurallara aykırı şekilde uygulamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, soybağı davalarında hâkimin maddi gerçeği re'sen araştırma yükümlülüğünün, taraf delillerinin yetersizliğine karşı bağımsız bir yetki olduğunu kabul etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2025/9141 E., 2026/2170 K., 24.02.2026)
- Nüfus kaydının düzeltilmesi istemlerinde de madde kapsamındaki koşullar saklı kalmak kaydıyla HMK'nın uygulanacağı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/1536 E., 2024/1830 K., 18.03.2024)
- Babalığın tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve bu davalarda da maddedeki koşulların saklı tutulduğu kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/1263 E., 2024/2926 K., 29.04.2024)
- Davalının zorunlu DNA incelemesine rıza göstermemesi hâlinde, davalı vekilinin temsil edilmesine rağmen davalıya ulaşılamamasının bekleneni aleyhe sayma değerlendirmesinde dikkate alındığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/33 E., 2023/377 K., 26.04.2023)
- Yabancı mahkeme kararının tanınmasına ilişkin davada da taraflar arasında TMK hükümlerinin uygulandığı belirlendiğinde, soybağı ile ilgili delillerin re'sen araştırılması gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2025/2469 E., 2025/9583 K., 06.11.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Soybağının belirlenmesi davasında asıl talebi ileri süren taraf, soybağının varlığını veya yokluğunu ispat yükü altındadır.
- Hâkim re'sen araştırma yetkisi ile maddi olguları aydınlatabildiğinden, tarafların ispat yükü mutlak olarak kaldırılmış değildir; ispat yükü ile re'sen araştırma birlikte değerlendirilir.
- Soybağının tespiti için tıbbi ve biyolojik inceleme (ör. DNA incelemesi) en güçlü delil olarak kullanılır; bu incelemeye katılmayan tarafın durumu hâkimin serbest takdirinde değerlendirilir.
- Davalı rızadan kaçınırsa, bu kaçınmanın gerekçesi ve sağlık açısından tehlike iddiası davalı tarafından ispat edilmelidir.
- Davalının rızadan kaçınmasının aleyhe sayılması için hâkimin durum ve koşulları gerekçeli biçimde değerlendirmesi gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: Madde, soybağına ilişkin davalarda genel usul olarak HMK'yı uygular; HMK'daki ön inceleme, delil ve tahkikat kuralları bu maddedeki iki kural saklı kalmak kaydıyla geçerlidir.
- 4721 sayılı Kanun m.281: Soybağının türleri ve dava konusu olan soybağı ilişkisi, bu maddede düzenlenen usul kurallarının uygulanacağı davaların niteliğini belirler.
- 4721 sayılı Kanun m.282: Soybağının belirlenmesi davalarını düzenleyen hükümler; bu madde ise bu davalarda delil ve araştırma usulünü düzenler.
- 4721 sayılı Kanun m.285: Soybağı ilişkisinin ispatına dair bu maddeden sonraki hükümler, re'sen araştırma ve rıza yükümlülüğünün somut ispat araçlarıyla birlikte değerlendirilmesini sağlar.
TMK m.285 — Babalık karinesi
Türk Medeni Kanunu'nun 285. maddesi, koca ile çocuk arasında kendiliğinden kurulan soybağının karinesini (babalık karinesi) düzenler. Düzenlediği konular; evlilik devam ederken doğan çocuğa ilişkin karine, evliliğin sona ermesinden sonra doğan çocuk bakımından gebeliğin evlilik sırasında gerçekleştiğinin ispatıyla kocaya bağlanma ve gaiplik halinde 300 günlük sürenin başlangıcıdır. Madde, anne ile evli olan erkek ve bu evlilikten doğan ya da evlilik sona ermeden 300 gün içinde doğan çocuk ilişkisine uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular arasında soybağının reddi davası ve süreleri (m.286-289), karinenin çürütülmesi için ispat kuralları (m.288), karinelerin çatışması halinde ikinci evlilikteki kocanın babalığı (m.290), evlilik dışı doğan çocukta babalık karinesi (m.302) ve babalık hükmü ile dava hakkı (m.301) yer alır.
Babalık karinesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Babalık karinesi
- Evlilik içinde doğan ya da evlilik sona erdikten sonra 300 gün içinde doğan çocuğun babasının kanun gereği koca sayılmasıdır. Kanuni karine olduğu için aksi ispat edilene kadar geçerlidir.
- 300 günlük süre
- Evliliğin sona ermesinden itibaren çocuğun doğumunun karineden yararlanabilmesi için aranan azami süredir. Boşanma veya butlan halinde mahkeme kararının kesinleştiği günü izleyen günden, ölümde ölüm tarihini izleyen günden başlar.
- Gaiplik ve son haber tarihi
- Kocanın gaipliğine karar verilmesi halinde 300 günlük sürenin, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden başlamasını ifade eder. Bu başlangıç yalnızca evliliğin feshedilmiş olması hâlinde işler.
- Gebe kalma süresi (ihtibal devresi)
- Çocuğun doğum tarihine göre belirlenen, gebeliğin gerçekleşmiş olabileceği zaman aralığıdır. Evlilik sırasında gebe kalındığının ispatı bu dönem üzerinden yapılır.
Babalık karinesi: hangi şartlar aranır?
- Çocuğun, evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğmuş olması bulunmalıdır.
- Evlilik geçerli bir evlilik olmak zorunda değildir; butlan kararı kesinleşinceye kadar doğan çocuk bakımından evlilik içinde doğmuş sayılır.
- Evliliğin sona ermesinden sonra doğan çocuk için, ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatlanmış olması gerekir; bu ispat yapılmadıkça karine işlemez.
- Kocanın gaipliğine karar verilmişse 300 günlük süre ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden işler; bu başlangıç yalnızca evliliğin feshedilmiş olması hâlinde geçerlidir.
- Karine kesin değildir; soybağının reddi davasında karine çürütülebilir, bu nedenle aksi ispat mümkün kalır.
Babalık karinesi: hangi sonuçları doğurur?
- Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuğun babası koca sayılır ve çocuk ile koca arasında soybağı kendiliğinden kurulur.
- Evliliğin sona ermesinden 300 gün geçtikten sonra doğan çocuk, ananın evlilik sırasında gebe kaldığı ispatlanmadıkça kocaya bağlanmaz.
- Gebeliğin evlilik sırasında olduğu ispatlanırsa, 300 günden sonra doğan çocuk da sona eren evlilikteki koca ile soybağı kazanır.
- Kocanın gaipliğine karar verilmiş ancak evlilik feshedilmemişse, 300 günlük sürenin başlangıcı işlemez ve çocuk ile gaip arasında soybağı kurulur.
- Karine kesin değildir; aksi ispat edildiğinde (örneğin soybağının reddi davasında) soybağı ortadan kalkabilir.
- Evliliğin geçersiz olması, butlan kararı kesinleşinceye kadar doğan çocuğun evlilik içinde doğmuş sayılmasına engel değildir.
Evlilik içinde doğan çocuk ile evlilik sona erdikten sonra doğan çocuk arasındaki fark nedir?
Evlilik devam ederken doğan çocukta karine doğrudan işler ve ayrıca gebeliğin ispatı aranmaz.
Evliliğin sona ermesinden sonra doğan çocukta, karinenin işlemesi için ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatlanması gerekir.
İkinci halde çocuk kendiliğinden kocaya bağlanmaz; gebeliğin evlilik sırasında olduğu ispatlanırsa koca ile soybağı kurulur.
Boşanma veya butlan ile ölüm halinde 300 günün başlangıcı arasındaki fark nedir?
Boşanma ve butlanda süre, mahkeme kararının kesinleştiği günü izleyen günden başlar.
Kocanın ölümünde süre ölüm tarihini izleyen günden başlar.
İki halde süre farklı tarihlerden işler; hangi tarihin esas alınacağı sona erme sebebine göre belirlenir.
Gaiplik halinde normal başlangıç ile ölüm tehlikesi veya son haber tarihi arasındaki fark nedir?
Genel kural, evliliğin sona erme anından itibaren süreyi işletir.
Gaiplik kararında süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden başlar.
Gaiplikte süre geriye çekilir; ancak bu yalnızca evliliğin mahkeme kararıyla feshedildiği hâlde uygulanır.
Babalık karinesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Evliliğin sona ermesinden sonra doğan her çocuğu kendiliğinden kocaya bağlamak; bu halde gebeliğin evlilik sırasında olduğunun ispatı aranmalıdır.
- Gaiplik halinde 300 günü her zaman ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden saymak; bu başlangıç yalnızca evliliğin feshedildiği hâlde işler, aksi halde evliliğin sona ermesi esas alınır.
- Boşanma ve butlan halinde 300 günü evliliğin sona erdiği tarihten saymak; süre mahkeme kararının kesinleştiği günü izleyen günden başlar.
- Karineyi kesin bir karine saymak; karine aksi ispat edilene kadar geçerlidir ve soybağının reddi davasıyla çürütülebilir.
- Evliliğin geçerli olmadığı gerekçesiyle karinenin işlemeyeceğini düşünmek; butlan kararı kesinleşinceye kadar doğan çocuk evlilik içinde doğmuş sayılır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Evliliğin doğumdan önce gerçekleşmiş olması halinde babalık karinesi uyarınca çocuk ile baba arasındaki soybağının kendiliğinden kurulduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/298 E., 2025/595 K., 01.10.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/366 E., 2025/603 K., 08.10.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2022/762 E., 2023/883 K., 04.10.2023)
- Anne yönünden soybağının doğum ile kendiliğinden kurulacağı, bu nedenle anne bakımından ayrıca bir karineye gerek olmadığı kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2025/1673 E., 2025/6341 K., 29.04.2025)
- Genetik annenin kocası olan kişinin, bu karine nedeniyle kendiliğinden baba sıfatını kazanacağına hükmedildiği görülmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/4249 E., 2024/7049 K., 09.10.2024)
- Karine nedeniyle soybağının kurulmasına ilişkin kayıtların nüfusa tescil edildiği uygulamada yer almaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1922 E., 2018/1305 K., 04.07.2018)
Nasıl ispat edilir?
- Babalık karinesinden yararlanmak isteyen taraf, çocuğun evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğduğunu doğum ve evlilik tarihleriyle ispatlamakla yükümlüdür.
- Evliliğin sona ermesinden sonra doğan çocukta, ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatı yükü soybağından yararlanmak isteyen tarafa aittir; bu ispat her türlü delille yapılabilir.
- Karineyi çürütmek isteyen taraf (soybağının reddi davasında davacı), kocanın baba olmadığını veya çocuğun başka dönemde gebe kaldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Gaiplik halinde 300 günlük başlangıç için evliliğin feshedildiğinin ve ölüm tehlikesi ya da son haber tarihinin belgelerle gösterilmesi gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.286: Karinenin çürütülmesi için soybağının reddi davasının açılmasını ve bu davada ispat kurallarını düzenler; m.285 karinesinin aksi ispatının yolunu gösterir.
- 4721 m.287: Evlenmeden önce gebe kalındığını ve evlilikten önce doğan çocuğun 180 gün kuralını düzenler; m.285/2 bakımından gebeliğin evlilik sırasında olduğunun ispatı ile bağlantılıdır.
- 4721 m.288: Çocuğun evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düştüğü hallerde davacının başka delil göstermek zorunda olmadığını düzenler; karinenin çürütülmesini kolaylaştırır.
- 4721 m.290: Karinelerin çatışması halini düzenler; evlilik sona erdikten 300 gün içinde doğup ananın yeniden evlendiği hallerde ikinci evlilikteki kocanın baba sayılmasını öngörür.
- 4721 m.131: Gaiplik halinde evliliğin feshi ve gaibin eşinin evliliğin feshini isteyebilmesini düzenler; m.285/3'teki 300 günlük başlangıcın koşulunu oluşturur.
- 4721 m.302: Evlilik dışı doğan çocukta babalık karinesini düzenler; m.285'teki evlilik karinesinin karşılığıdır.
TMK m.286 — Dava hakkı
Madde, soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütme hakkını koca, ana ve çocuk bakımından düzenler ve bu davanın davalı tarafının kim olacağını belirler. Madde, davanın diğer ilgililere karşı açılacağını hükme bağlar. Madde, dava süresini, ispat kurallarını, kayyım atanmasını ve diğer ilgililerin dava hakkını düzenlemez; bunlar için soybağının reddi davasının süresi (m.289), ispat ve karinelerin çakışması (m.288), diğer ilgililerin dava hakkı (m.291) ve çocuk adına kayyım atanması (m.426) hükümlerine bakılmalıdır. Madde, dava açma yetkisini kişiye sıkı sıkıya bağlı hak olarak kurduğundan, yetkinin devri veya mirasçılara geçişi de bu maddenin kapsamında değildir.
Dava hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Soybağının reddi davası
- Evlilik içinde doğan çocuğun babasının koca olduğu yönündeki babalık karinesini çürütmeye yarayan dava türüdür. Baba ile çocuk arasındaki soybağı ancak bu davayla ortadan kaldırılabilir.
- Babalık karinesi
- Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun kocanın çocuğu sayılmasını sağlayan kanuni karinedir. Bu karine, bu maddeyle açılan dava ile çürütülebilir.
- Mecburi dava arkadaşlığı
- Davanın birden fazla davalıya birlikte yöneltilmesinin zorunlu olduğu durumdur. Bu davada ana ile çocuk birlikte davalı olur; yalnız birine yöneltilen dava reddedilir.
- Kişiye sıkı sıkıya bağlı hak
- Yalnızca hak sahibi tarafından kullanılabilen, devredilemeyen ve mirasçılara geçmeyen haktır. Soybağının reddi davası açma hakkı bu niteliktedir.
Dava hakkı: hangi şartlar aranır?
- Davayı açan kişinin koca, ana veya çocuk olması gerekir; bu üç kişi dışındaki ilgililerin dava hakkı bu maddeden değil m.291'den doğar.
- Koca davayı açarken babalık karinesini çürütmek istediğini ortaya koymalı ve dava hakkını bizzat kullanmalıdır.
- Koca davayı açarsa davanın ana ve çocuğa karşı açılması gerekir.
- Çocuk davayı açarsa davanın ana ve kocaya karşı açılması gerekir.
- Ana tarafından açılacak dava için koca ve çocuğa karşı açılması gerekir.
- Davanın diğer ilgililer tarafından açılması hâlinde de dava, madde metnine göre davacı dışındaki ilgililere karşı açılır.
- Dava açma süresinin geçmemiş olması gerekir; bu süre m.289'dadır ve madde süre koymaz.
Dava hakkı: hangi sonuçları doğurur?
- Koca dava açarsa ve dava ana ile çocuğa karşı açılırsa, davanın kabulü hâlinde babalık karinesi çürür.
- Davanın yalnız ana veya yalnız çocuğa karşı açılması hâlinde dava reddedilir.
- Davalılardan biri dava sırasında ölmüşse dava sağ kalana karşı açılır; ikisi de ölmüşse çocuğun mirasçılarına karşı açılır.
- Koca dava açmadan ölürse soybağının reddi davası açma hakkı mirasçılara geçmez ve dava hakkı sona erer.
- Çocuk dava açmadan ölürse dava hakkı mirasçılara geçmez ve dava hakkı sona erer.
- Kayyım tarafından açılan dava için davalı taraf yine ana ve kocadır; kayyım davacının yerine geçer.
Koca ile çocuk davacı olduğunda davalılar arasındaki fark nedir?
Koca davacı olduğunda dava çocuk ve ana aleyhine açılır.
Çocuk davacı olduğunda dava koca ve ana aleyhine açılır.
Davalı kişiler davacıya göre değişir; her iki halde ana ile diğer taraf birlikte davalı olur ve yalnız biri aleyhine açılan dava reddedilir.
Koca davası ile diğer ilgililerin davası arasındaki fark nedir?
Koca bu davayı kendi babalık karinesini çürütmek için açar ve dava hakkı kendisine doğrudan tanınmıştır.
Diğer ilgililer dava hakkını m.291'e dayanarak kullanır ve bu hak kocanın ölümü, gaipliği veya ayırt etme gücünü sürekli kaybetmesi gibi şartlara bağlıdır.
Diğer ilgililerin davası ancak m.291'deki koşullar varsa açılabilir; koca hayattayken ve dava hakkını koruyorken bu kişiler dava açamaz.
Ana ile çocuk arasında davalı durumu: fark nedir?
Ana, koca davasında davalı olur.
Ana, çocuğun açtığı davada da davalı olur.
Ana her iki davada da taraf olduğundan, ana ölmüşse dava yalnız çocuğa karşı açılır.
Dava hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Davayı yalnız çocuğa veya yalnız anaya karşı açmak; zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle dava reddedilir.
- Diğer ilgililerin dava hakkını kocanın dava hakkının devri gibi görmek; bu hak m.291'den doğrudan doğar.
- Kocanın ölümü veya gaipliği hâlinde dava hakkının mirasçılara geçtiğini varsaymak; dava hakkı mirasçılara geçmez.
- Çocuk adına davayı ana veya kocanın yasal temsilci sıfatıyla açabileceğini düşünmek; menfaat çatışması varsa kayyım atanmalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, koca dışındaki ilgililerin dava hakkının m.291'den doğduğunu ve kocanın dava hakkının intikali olmadığını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/298 E., 2025/595 K., 01.10.2025)
- Yargıtay, soybağının reddi davasında ana ile çocuk arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu ve davanın her ikisine karşı açılmasının gerektiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/366 E., 2025/603 K., 08.10.2025)
- Yargıtay, çocuk ve ana ya da koca arasında menfaat çatışması doğduğunda çocuğa kayyım atanmasının gerektiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/366 E., 2025/603 K., 08.10.2025)
- Dava, babalığın tespiti davası olarak açıldığında soybağının reddi davasının yerine geçmediği ve m.286 kapsamında ayrıca dava açılması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/366 E., 2025/603 K., 08.10.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Davayı açan koca, ana veya çocuk, dava hakkını kendi sıfatıyla ispatlar; sıfatın doğumu, evlilik veya nüfus kaydıyla gösterilir.
- Koca davasında davacı kocanın baba olmadığını ispat yükü taşır; ana rahminde düşme tarihi evlilik ve doğum tarihlerinin ispatıyla gösterilir.
- Ana ve çocuğun davalı olarak gösterilmesi, dava dilekçesinde ve nüfus kaydında karşı tarafın doğru belirlenmesiyle ispatlanır.
- Davalı ana veya çocuk, davanın reddi için m.288'deki karinenin çürütülmesi yönünde savunma yapabilir; bu savunmayı ispatlamak onlara düşer. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/366 E., 2025/603 K., 08.10.2025)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.289: Dava açma süresini düzenler; m.286'daki dava hakkının süreye bağlı olup olmadığını belirler.
- 4721 m.291: Koca dışındaki ilgililerin dava hakkını, kocanın ölümü veya ayırt etme gücünü kaybetmesi gibi hallerde tanır.
- 4721 m.288: Çocuğun evlilik içinde ana rahmine düştüğünün karinesini ve ispat yükünü düzenler.
- 4721 m.426: Çocuk adına davada kayyım atanmasını düzenler; davanın çocuk ve ana tarafından açılmasında çıkar çatışması olduğunda kayyım gerekir.
TMK m.287 — Evlilik içinde ana rahmine düşme
Madde, çocuğun evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılıp sayılmayacağını ve bu halde davacının yükünü düzenler: evlilik içinde ana rahmine düşmüş çocukta davacının kocanın baba olmadığını ispat etmesi gerektiğini, ikinci fıkrada ise hangi doğum zamanlarının evlilik içinde ana rahmine düşme sayıldığını belirler. Hüküm, soybağının reddi davasında koca, ana, çocuk ve bu davayı açma hakkı bulunan diğer kişiler bakımından uygulanır. Madde, babalık karinesinin kendisini (m.285), reddin dava açma süresini ve dava ehliyetini (m.286), evlilik öncesi veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme halini (m.288) düzenlemez; bunlar ayrı maddelerde yer alır. Fiilen ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme ile çocuğun kayıt düzeltme yoluyla çözülmesi de bu maddenin konusu değildir.
Evlilik içinde ana rahmine düşme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Evlilik içinde ana rahmine düşme
- Çocuğun, evlilik ilişkisi devam ederken anne rahmine düştüğünün kabul edildiği durumdur. Bu sonuç doğrudan olgu ispatına değil, ikinci fıkradaki doğum zamanı ölçütüne dayanır.
- Evlenmeden başlayarak en az 180 gün
- Evliliğin kurulmasından itibaren geçmesi gereken asgari süredir. Bu süre dolmadan doğan çocuk, evlilikten önce ana rahmine düşmüş sayılır ve evlilik içinde ana rahmine düşme karinesinden yararlanamaz.
- Evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla 300 gün
- Evliliğin bitiminden sonra doğan çocuğun hâlâ evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılabileceği üst sınırdır. Bu süreden sonra doğan çocuk için evlilik içinde ana rahmine düşme karinesi işlemez.
- Davacı
- Soybağının reddi davasını açan kişidir. Madde, bu kişinin kocanın baba olmadığını ispat etmekle yükümlü olduğu hâli düzenler.
Evlilik içinde ana rahmine düşme: hangi şartlar aranır?
- Çocuğun evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılması için doğumun, evlenmeden başlayarak en az 180 gün geçtikten sonra gerçekleşmesi gerekir.
- Doğumun, evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla 300 gün içinde gerçekleşmesi gerekir; bu iki ölçütün birlikte karşılanması hâlinde çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.
- Çocuğun evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılması hâlinde davacının, kocanın baba olmadığını ispatlaması gerekir.
- Davacı ispat yükünü yerine getirmek için kocanın çocuğun babası olamayacağını gösteren olguları ortaya koymalıdır.
Evlilik içinde ana rahmine düşme: hangi sonuçları doğurur?
- Evlenmeden başlayarak en az 180 gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla 300 gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.
- Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayıldığında davacı, kocanın baba olmadığını ispatlamak zorundadır.
- Doğum bu iki ölçütten birini karşılamıyorsa madde uyarınca evlilik içinde ana rahmine düşme sayılmaz ve bu fıkraya dayanılamaz.
- Evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılan çocuk hakkında babalık karinesi işler ve koca çocuğun babası sayılır.
- Davacının ispat yükünü yerine getirememesi hâlinde soybağının reddi talebi reddedilir.
Evlilik içinde ana rahmine düşme ile evlenmeden önce ana rahmine düşme arasındaki fark nedir?
Doğum, evlenmeden başlayarak en az 180 gün geçtikten sonra gerçekleşirse çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.
Doğum, evlenmeden başlayarak 180 gün dolmadan gerçekleşirse çocuk evlilikten önce ana rahmine düşmüş sayılır.
Evlilik içinde ana rahmine düşme hâlinde davacı kocanın baba olmadığını ispatlamakla yükümlüdür; evlilikten önce ana rahmine düşme hâlinde ise m.288 uyarınca ek kanıt gerekmez.
Evliliğin sona ermesinden sonra doğum sınırı içinde ile dışında arasındaki fark nedir?
Doğum, evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla 300 gün içinde gerçekleşirse evlilik içinde ana rahmine düşme sayılır.
Doğum, evliliğin sona ermesinden 300 günden sonra gerçekleşirse bu ölçüt karşılanmaz.
Sınır içinde kalan çocukta davacının yükü ortaya çıkar; sınır dışında kalan çocukta bu fıkra değil, ayrı bir hüküm ve olgusal değerlendirme esas alınır.
Evlilik içinde ana rahmine düşme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Evlenmeden önce doğan çocuğu da evlilik içinde ana rahmine düşmüş saymak; 180 gün dolmadan doğan çocuk için bu fıkra değil m.288 uygulanır.
- Evliliğin sona ermesinden 300 gün içinde doğumu aranmadan karineyi uygulamak; sınır aşılmışsa fıkra koşulu karşılanmaz.
- Davacının ispat yükünü yalnızca evlilik ve doğum tarihlerini göstermekle tamamlanmış saymak; bu fıkrada yük, kocanın baba olmadığını ispatlamaya yöneliktir.
- Evlenmeden önce ana rahmine düşme ile evlilik içinde ana rahmine düşme hallerini karıştırmak; her iki halin ispat kolaylığı farklıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Evlilik içinde ana rahmine düşme sayımının, evlilik süresi ve doğum tarihinin nüfus kayıtlarıyla ortaya konmasıyla yapıldığı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/7291 E., 2024/8889 K., 20.11.2024)
- Doğumun evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde gerçekleşmesi hâlinde çocuğun evlilik içinde doğmuş sayılacağı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/7291 E., 2024/8889 K., 20.11.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebi, yani soybağının reddini ileri süren davacı, kocanın baba olmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Evlilik tarihi ve çocuğun doğum tarihi nüfus kayıtlarıyla ispatlanır; 180 ve 300 günlük sürelerin hesabı bu belgelere dayanır.
- Koca, madde 287 kapsamında evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılan çocukta babalık karinesini ancak davacının ispat yükünü yerine getirmesi halinde çürütebileceğinden, kendi savunması olarak cinsel ilişkinin imkânsızlığını veya başka bir erkeğin babalık olasılığının daha yüksek olduğunu ispatlamak zorundadır.
- Davacının ispatı, 'kocanın baba olmadığını' gösterecek nitelikte olmalıdır; sadece kocanın cinsel ilişkiye girdiğini gösteren olguları ortaya koyması yeterli değildir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.285: Babalık karinesini düzenler; madde 287'de belirlenen evlilik içinde ana rahmine düşme sonucu, m.285'teki karinenin uygulanmasının ön koşuludur.
- 4721 m.286: Soybağının reddi davasını, davayı açabilecek kişileri ve dava süresini düzenler; m.287'deki ispat yükü bu dava içinde uygulanır.
- 4721 m.288: Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme halini düzenler; bu hâlde davacının ek kanıt getirmesi gerekmez, m.287'nin yükünü hafifletir.
TMK m.288 — Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme
Madde, evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşen çocuk bakımından babalık karinesinin çürütülmesinde davacıya ek delil yükü getirmemeyi düzenler; ayrıca evlilik içinde gebelik dönemindeki cinsel ilişkiye dair inandırıcı kanıt halinde karinenin geçerliliğini koruduğunu öngörür. Kural, soybağının reddi davasında davacı olan koca, ana veya çocuk bakımından uygulanır. Maddede süre yoktur. Babalık karinesinin kuruluşu ve sürelerin hesabı (m.285), soybağının reddi davasının açılma süreleri (m.286 ve m.289), davanın kimlere karşı açılacağı ve kayyım atanması, ayrıca çocuğun ayrı yaşama ve evlilik öncesi gebelik ayrıntıları ile mahkemenin delil değerlendirmesi bu maddede düzenlenmez; bunlar m.285, m.286, m.287 ve m.289 hükümlerinde yer alır.
Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Babalık karinesi
- Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden itibaren belirli süre içinde doğan çocuğun kocanın çocuğu sayılmasını sağlayan kanuni karinedir. Madde bu karinenin çürütülmesi bakımından uygulanır.
- Ayrı yaşama
- Eşlerin fiilen birlikte yaşamayı bırakmış olmasıdır. Maddenin uygulanması için hâkimin ayrılık kararına dayanması gerekmez; fiili ayrılık yeterlidir.
- Gebe kalma dönemi
- Çocuğun ana rahmine düştüğü kabul edilen, doğumdan 300 gün öncesi ile 180 gün öncesi arasındaki süredir. İnandırıcı kanıt bu dönemde cinsel ilişki bulunduğuna ilişkindir.
- İnandırıcı kanıt
- Gebe kalma döneminde kocanın eşiyle cinsel ilişkide bulunduğunu makul ölçüde gösteren delildir. Kanıtın ağırlığı mahkemenin takdirindedir.
Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme: hangi şartlar aranır?
- Çocuğun evlenmeden önce ana rahmine düşmüş olması gerekir; bu, evlenmeden başlayarak en az 180 gün geçtikten sonra doğan çocuk için geçerlidir ve sonuçlandırılmak için doğum ile evlenme tarihlerinin ispatı yeterlidir.
- Çocuğun ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüş olması gerekir; eşlerin fiilen ayrı yaşadıklarının ispatı yeterlidir, hâkim ayrılık kararı aranmaz.
- Davacının bu hallerde başka bir delil göstermesi gerekmez; yani ek kanıt aranmadan karine çürütülmüş sayılır.
- Karinenin geçerliliğini koruması için, gebe kalma döneminde kocanın karısıyla cinsel ilişkide bulunduğuna dair inandırıcı kanıtların bulunması gerekir.
Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme: hangi sonuçları doğurur?
- Çocuğun ana rahmine evlilik öncesinde ya da ayrı yaşama döneminde düştüğü anlaşılırsa, davacı başka bir kanıt göstermeden babalık karinesini çürütebilir.
- Gebe kalma döneminde koca ile karı arasında cinsel ilişki olduğuna dair inandırıcı kanıt varsa, kocanın babalığına ilişkin karine geçerliliğini korur.
- Karine koruduğunda davacının baba olmadığını ispatlaması gerekir.
- Evlenmeden önce ya da ayrı yaşama sırasında gebelik bulunmadığı kabul edilirse, madde kolaylığı uygulanmaz ve normal ispat kuralları geçerlidir.
Evlilik öncesi gebelik ile evlilik içi gebelik arasındaki fark nedir?
Çocuk evlenmeden önce ana rahmine düşmüşse davacı ek delil getirmez ve karine kolayca çürütülür.
Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacının baba olmadığını ispatlaması gerekir.
Evlilik öncesi gebelikte ispat yükü hafifler; evlilik içi gebelikte ağır ispat yükü sürer.
Ayrı yaşama sırasında gebelik ile ayrılık kararına dayanan ayrılık arasındaki fark nedir?
Eşlerin fiilen ayrı yaşadığı dönemde çocuk ana rahmine düşmüşse, hâkim ayrılık kararı aranmaz.
Eşlerin ayrılık kararına dayanan ayrı yaşaması, fiili ayrılıktan ayrı bir hal olarak değerlendirilmez.
Fiili ayrılık yeterli olduğundan ayrılık kararı olmayan dönemde doğan çocuk bakımından da kolaylık uygulanır.
Davacı koca ile ana veya çocuk arasındaki fark nedir?
Davacı koca ise ek kanıt gerekmediği hâlde, koca cinsel ilişki kanıtı ile karineyi koruyabilir.
Davacı ana veya çocuk ise maddenin kolaylığı aynı biçimde kendilerine tanınmış değildir.
Madde metni davacı kişiyi ayırt etmez; ancak uygulamada kolaylık kocanın soybağı reddi davası bakımından önemlidir.
Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde metnindeki "evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında" hallerini evlilik içi gebelik ile karıştırmak; bu durumda ek delil aranmaz diye yanlış sonuca varılır.
- Ayrı yaşama için hâkim ayrılık kararı aramak; madde fiili ayrı yaşamayı yeterli sayar.
- Karinenin korunduğu ikinci fıkra halinde davacının yeniden başka bir kanıt aranmayacağını sanmak; inandırıcı kanıt varsa baba olmadığının ispatı gerekir.
- Maddenin koruduğu karineyi, m.285 ve m.287'deki sürelerle karıştırmak; 180 ve 300 günlük süreler bu maddede değil ilgili maddelerde hesaplanır.
- Yalnız iffetsizlik veya ilişki iddiasını yeterli kabul etmek; nedensellik bağı kurulmadıkça karine çürütülmüş sayılmaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Evlenmeden önce ana rahmine düştüğü ispatlanan çocuk bakımından, doğum ve evlenme tarihlerinin ispatıyla başka delil aranmadan soybağının reddi sağlanabilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/298 E., 2025/595 K., 01.10.2025)
- Evlilik sırasında ana rahmine düşmüş sayılmayan, yani evlenmeden itibaren 180 gün geçmeden doğan çocuk bakımından kolaylık uygulanabilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/298 E., 2025/595 K., 01.10.2025)
- Ayrı yaşama bakımından hâkim ayrılık kararı aranmaz; fiili ayrı yaşamanın ispatı ve çocuğun gebe kalma dönemi bu ispatın ana unsurlarıdır. (2008/30 E., 2009/96 K., 25.06.2009)
- Koca, cinsel ilişkinin varlığına dair inandırıcı kanıt ortaya konduğunda karinenin geçerliliğini koruduğunu, bu durumda da baba olmadığını ispatlaması gerektiğini kabul etmektedir. (2008/30 E., 2009/96 K., 25.06.2009)
- Tıbbi yöntemler kullanılmadan ileri sürülen eşin başka erkekle ilişkisi, çocukla ilişki arasında nedensellik bağı kurmaya yetmeyebilir. (2008/30 E., 2009/96 K., 25.06.2009)
Nasıl ispat edilir?
- Davacı koca, madde kolaylığından yararlanmak için evlenme ve doğum tarihlerini ya da fiili ayrı yaşama döneminde gebeliği ispat eder; bu ispat için başka delil gösterilmesi gerekmez.
- Ayrı yaşama bakımından fiili ayrılık ve çocuğun gebe kalma dönemine ait bilgiler, tanık beyanları ve belgelerle ispatlanır; ayrılık kararı zorunlu bir belge değildir.
- Karşı taraf, yani ana veya çocuk, gebe kalma döneminde cinsel ilişki olduğunu inandırıcı kanıtlarla ispat ederse karinenin geçerliliği korunur.
- Karinenin korunduğu hâlde davacı koca, gebe kalma döneminde cinsel ilişki bulunmadığını veya bu ilişki ile gebelik arasında nedensellik bulunmadığını ispatla yükümlüdür.
- Bu ispatta kan muayenesi, DNA incelemesi gibi tıbbi yöntemler kullanılabilir; tıbbi yöntem olmadan yalnız iffetsizlik beyanı nedensellik bağını ispatlamaya yetmez.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.285: Babalık karinesini ve gebe kalma döneminin hesabını düzenler; bu madde karinenin çürütülmesinin ön koşulu olan karinenin kendisini tanımlar.
- 4721 m.286: Soybağının reddi davasının açılmasını ve davanın kimlere karşı açılacağını düzenler; m.288 bu davada ispat kolaylığı getirir.
- 4721 m.287: Evlilik içinde ana rahmine düşme karinesini ve 180 günlük sınırı düzenler; m.288 bu karinenin çürütülmesinde kolaylık sağlar.
- 4721 m.289: Koca bakımından bir yıllık dava süresini düzenler; m.288 ile birlikte davanın kabulü için süre koşulu aranır.
TMK m.289 — Hak düşürücü süreler
Madde, kocanın soybağının reddi davasını açabileceği süreleri ve çocuğun ile ananın bu davayı açma süresini düzenler. Kocanın süresi, doğumu ve baba olmadığını ya da ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğunu öğrenme anına bağlanmıştır. Çocuk ve ana için süre, doğum ya da ergin olma tarihine bağlanmıştır. Madde, gecikmenin haklı bir sebebe dayanması halinde sürenin işlemeye başlama anını da belirler. Madde, dava açma yetkisinin kimlere ait olduğunu, çocuğa kayyım atanmasını ve davanın tarafları ile yetkisini düzenlemez (m.291). Soybağının reddi davasının esasına ilişkin koşulları ve babalık karinesini düzenlemez (m.286-288). Yetkili mahkeme ve dava açılmasına ilişkin usul kurallarını düzenlemez (m.291 ve HMK hükümleri).
Hak düşürücü süreler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Hak düşürücü süre
- Süre geçtiğinde hakkın kendisinin sona erdiği, hâkimin de bunu re'sen dikkate alabildiği süredir. Soybağının reddi davası için öngörülen bir yıllık süre bu niteliktedir. Durmaz ve kesilmez.
- Haklı sebep
- Dava açma süresinin geçmesini gerektiren gecikmeyi makul kılan olgudur. Hangi olguların haklı sebep teşkil ettiğini hâkim belirler.
- Ayırt etme gücü
- Kişinin işlerinin sonuçlarını algılayıp buna göre karar verebilme yeteneğidir. Geçici olarak kaybı, dava açma süresinin haklı sebebi sayılabilir.
- Ergin olma
- Çocuğun on sekiz yaşını doldurması veya evlenmek yoluyla ergin hale gelmesidir. Çocuğun dava süresi bu tarihten başlar.
Hak düşürücü süreler: hangi şartlar aranır?
- Dava açma hakkı sahibi kocanın, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğunu öğrenmiş olması gerekir.
- Kocanın dava açması, öğrenme tarihinden başlayarak bir yıl içinde yapılmalıdır.
- Çocuğun davası, ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde açılmalıdır.
- Anenin davası, doğumdan başlayarak en geç bir yıl içinde açılmalıdır.
- Gecikmenin haklı bir sebebe dayanması halinde süre, bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlamalıdır.
Hak düşürücü süreler: hangi sonuçları doğurur?
- Koca süresinde dava açmazsa soybağının reddi davası hakkı düşer ve babalık karinesi aşılamaz.
- Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa bir yıllık süre sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar ve dava o tarihten itibaren bir yıl içinde açılabilir.
- Haklı sebep ileri sürülmeden süre geçmişse dava reddedilir; hâkim süreyi re'sen dikkate alır.
- Çocuk ergin olmadan dava açmamış ve kayyım da dava açmamışsa, çocuk ergin olduktan sonra yine bir yıl içinde dava açabilir.
Haklı sebep yok ile haklı sebep var arasındaki fark nedir?
Gecikme haklı bir sebebe dayanmıyorsa bir yıllık süre öğrenme veya doğum tarihinden başlayarak işler.
Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa süre, bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.
Haklı sebep varsa süre ertelenir ve dava, sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl içinde açılabilir.
Hak düşürücü süreler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kocanın süresini, doğum tarihinden değil öğrenme tarihinden başlatmak gerekirken, öğrenmenin ne zaman gerçekleştiğini tespit etmeden doğum tarihini esas almak.
- Ana ve çocuk için süreyi kocanın süresiyle aynı olay ve aynı tarihten başlatmak; ananın süresi doğumdan, çocuğun süresi ergin olmadan başlar.
- Çocuğun süresini ergin olma tarihi yerine doğum tarihinden saymak.
- Anayasa Mahkemesi iptalinden önceki beş yıllık üst sınırı hâlâ uygulanır sanmak.
- Haklı sebep kuralını genel bir uzatma olarak görüp, gecikme sebebinin somut olarak ortaya konulmasını aramamak.
- Sürenin hak düşürücü olduğunu unutup, zamanaşımı gibi karşı tarafın def'i üzerine değerlendirmek; hâkimin süreyi kendiliğinden dikkate alması gerektiğini gözden kaçırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, bir yıllık sürenin hak düşürücü nitelikte olduğunu ve hâkimin bunu re'sen dikkate alacağını kabul etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/8331 E., 2024/1815 K., 18.03.2024; 2. Hukuk Dairesi, 2024/1357 E., 2024/1818 K., 18.03.2024)
- Yargıtay, kocanın şüpheyle dava açıp Adli Tıp raporu ile baba olmadığını öğrendiği durumda sürenin öğrenme tarihinden değil, bu raporun tebliğinden başlayacağını kabul etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/1357 E., 2024/1818 K., 18.03.2024)
- Anayasa Mahkemesi, kocanın dava hakkının doğumdan itibaren beş yılla sınırlanmasını Anayasa'ya aykırı bulup iptal etmiştir; bu nedenle bu sınır artık uygulanmaz. (2023/167 E., 2024/115 K., 30.05.2024; 2008/30 E., 2009/96 K., 25.06.2009)
- Haklı sebep, somut olaya göre hâkim tarafından takdir edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2004/554 E., 2004/742 K., 22.12.2004)
Nasıl ispat edilir?
- Dava açan koca, öğrenme tarihini ve süre içinde açıldığını ispatla yükümlüdür; sürenin başlangıcı için tarihi belge ve tebligat kayıtları önemlidir. (2. Hukuk Dairesi, 2024/1357 E., 2024/1818 K., 18.03.2024)
- Haklı sebebe dayanan taraf, gecikmeyi haklı kılan olguyu iddia edip ispatlamakla yükümlüdür; ayırt etme gücünün kaybı gibi olgular sağlık raporu ile gösterilebilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2004/554 E., 2004/742 K., 22.12.2004)
- Hâkim sürenin geçtiğini re'sen dikkate alacağından, karşı tarafın süre itirazı yapmasına gerek yoktur; ancak haklı sebebi ileri süren taraf onu kanıtlamalıdır. (Hukuk Genel Kurulu, 2004/554 E., 2004/742 K., 22.12.2004)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.291: Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyımın dava açma süresini düzenler. Bu maddenin son fıkrası gereğince haklı sebep kuralı diğer ilgililer bakımından da uygulanır.
- 4721 m.4: Haklı sebep olup olmadığının hâkim tarafından takdir edilmesini sağlar.
TMK m.290 — Karinelerin çakışması
Madde, çocuğun evlilik içinde doğmuş sayılmasına ilişkin babalık karinesinin çakıştığı hâlde, ikinci evlilikteki kocanın babalık karinesinin öncelikli olmasını ve bu karinenin çürütülmesi hâlinde ilk evlilikteki kocanın baba sayılmasını düzenler. Madde, annenin çocuğu doğurduğu sırada yeniden evlendiği ve çocuğun önceki evliliğin sona ermesinden itibaren üçyüz gün içinde doğduğu hâllere uygulanır. Madde, evlilik içi babalık karinesinin genel koşullarını, babalık karinesinin çürütülmesi yollarını ve babalığın reddi davasını düzenlemez (m.285, m.286, m.288 ve m.301-302 ile ilgili hükümler). Evlilik dışı doğan çocuğun babalığının tanıma ile kurulmasını, soybağının reddine ilişkin dava süreleri ile soybağının hükümsüzlüğünü de düzenlemez.
Karinelerin çakışması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Babalık karinesi
- Kanunun belirli olgulara bağlayarak bir kişiyi çocuğun babası sayması anlamına gelir. Bu karine kesin değildir ve aksi ispat edilebilir.
- Evlilik içinde doğan çocuk
- Anne ile koca arasındaki evlilik devam ederken doğan çocuktur. Evliliğin sona ermesinden itibaren üçyüz gün içinde doğan çocuk da bu kapsamda değerlendirilir.
- Üçyüz gün
- Evliliğin sona ermesi ile çocuğun doğumu arasındaki en fazla süredir. Bu süre aşılırsa madde kapsamındaki karine uygulanmaz.
- Karinenin çürütülmesi
- Babalık karinesinin, kanunda öngörülen olgular ileri sürülerek ortadan kaldırılmasıdır. Çürütme, karineye dayanan tarafın karşı ispatı ile gerçekleşir.
Karinelerin çakışması: hangi şartlar aranır?
- Çocuğun, bir evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğmuş olması gerekir.
- Annenin, çocuğun doğumu sırasında bu arada yeniden evlenmiş olması gerekir.
- İkinci evlilikteki kocanın babalık karinesinin doğması için, ana ile yeni koca arasındaki evlilik çocuğun doğumu anında veya doğumdan önce kurulmuş olmalıdır.
- Karinenin çürütülmemiş olması gerekir; çürütme hâlinde ilk evlilikteki koca baba sayılır.
Karinelerin çakışması: hangi sonuçları doğurur?
- Çocuk, ikinci evlilik sırasında ve üçyüz gün içinde doğmuşsa, ikinci evlilikteki koca baba sayılır ve çocukla arasında soybağı kurulur.
- Babalık karinesi çürütülürse, bu kez ilk evlilikteki koca baba sayılır ve soybağı ona göre kurulur.
- Ana, çocuğun doğumundan önce veya doğumu sırasında yeniden evlenmemişse bu madde uygulanmaz ve diğer babalık karineleri değerlendirilir.
- Karinenin çürütülmesi, soybağının reddi hakkının kullanılmasına bağlı olduğundan, ilk kocanın babalığı üzerinde karşı ispatın sonucu belirleyicidir.
İkinci evlilikteki koca ile ilk evlilikteki koca arasındaki fark nedir?
Çocuk, ikinci evlilik devam ederken doğmuşsa ikinci evlilikteki koca öncelikli babadır.
Karine çürütüldüğünde ise ilk evlilikteki koca baba sayılır.
Çürütme olmadıkça soybağı ikinci kocayla kurulur; çürütme hâlinde soybağı ilk kocayla kurulur.
Evlilik devam ederken doğan çocuk ile evliliğin sona ermesinden sonra doğan çocuk arasındaki fark nedir?
Çocuk, anne ile ikinci koca arasındaki evlilik devam ederken doğmuşsa, bu evlilik içi karine doğrudan uygulanır.
Çocuk, ilk evliliğin sona ermesinden itibaren üçyüz gün içinde doğmuş ancak ikinci evlilik sırasında doğmamışsa, ilk evliliğin karinesi de doğabilir.
Karineler çatışırsa, madde gereğince ikinci evlilik karinesi öncelikli olur.
Karinelerin çakışması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Üçyüz günü, evliliğin sona ermesinden değil evliliğin kurulmasından itibaren saymak; süre evliliğin sona ermesinden başlar.
- Karine çürütüldüğünde ikinci kocayı baba saymaya devam etmek; çürütme hâlinde ilk koca baba sayılır.
- Çocuğun ikinci evlilik sırasında doğmasına rağmen ilk evliliğin karinesini öncelikli saymak; çatışmada ikinci evlilik karinesi üstündür.
- Madde ile m.285 ve m.288 arasındaki farkı gözden kaçırarak, evlilik birliğinin kurulmasından yakın doğumlarda da bu maddenin karinesini uygulamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, çocuğun doğum tarihi ile evliliklerin başlangıç ve sona erme tarihlerini birlikte değerlendirerek hangi karinenin uygulanacağını belirlemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/298 E., 2025/595 K., 01.10.2025)
- Çatışan karinelerde, çocuğun ikinci evlilik sırasında doğması hâlinde ikinci koca üzerindeki karinenin öncelikli kabul edildiği görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/298 E., 2025/595 K., 01.10.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Babalık karinesinden yararlanan taraf, çocuğun doğum tarihini ve evliliğin kuruluş ile sona erme tarihlerini kanıtlamakla yükümlüdür; bu bilgiler nüfus kayıtları ile ispatlanır.
- Yeni koca ile ana arasındaki evliliğin doğumdan önce veya doğum sırasında kurulduğu, evlilik cüzdanı ya da nüfus kaydı ile ispatlanır.
- Karinenin çürütülmesini isteyen taraf, aksini ispat yükü altındadır; bu ispat, karineye dayanan kişinin gerçeği göstermesi karşısında gerçekleşir.
- Ana ile ilk koca arasındaki evliliğin sona erme tarihi ile çocuğun doğum tarihi arasındaki süre, takvim belgeleri ve nüfus kayıtlarıyla belirlenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.285: Evlilik içinde doğan çocuğun babasının koca olduğunu kuran temel babalık karinesidir; bu maddedeki karineler onun uygulanmasıyla çatışır.
- 4721 m.286: Babalık karinesinin aksi ispat edilebilen niteliğini ve çürütülme koşullarını düzenler.
- 4721 m.288: Evlilik birliğinin kurulmasından itibaren belirli günler içinde doğan çocuklarda babalık karinesinin zayıf olduğunu ve bu olgunun ileri sürülmesiyle çürütülebileceğini düzenler.
TMK m.291 — Diğer ilgililerin dava hakkı
Madde, kocanın soybağının reddi davasını dava açma süresi dolmadan kocanın ölmesi, gaipliğine karar verilmesi veya sürekli ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde, koca dışındaki ilgililerin (kocanın altsoyu, anası, babası ve baba olduğunu iddia eden kişi) bu davayı açma hakkını düzenler. Ayrıca ergin olmayan çocuğa atanan kayyımın bir yıllık dava süresini ve kocanın açacağı davaya ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanmasını kapsar. Madde, çocuğun kendisinin dava açma hakkını, dava açma süresinin ana ve çocuk bakımından nasıl işleyeceğini ve davanın davalılarını düzenlemez; bu konular ilgili diğer maddelerde yer alır (çocuğun dava hakkı m.289, davalılar ve dava arkadaşlığı m.286, kayyım ataması m.426). Ayrıca dava açma süresinin genel hükmü ile ilgililerin mirasçılarına geçiş meselesi bu maddenin kapsamı dışındadır.
Diğer ilgililerin dava hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Soybağının reddi davası
- Kocanın çocuk üzerindeki babalık karinesini çürütmek için açtığı, çocuğun gerçek babasının koca olmadığının tespiti ve soybağının ortadan kaldırılması amacı taşıyan dava türüdür. Madde, bu davayı koca dışındaki ilgililerin de açabilmesini düzenler.
- Diğer ilgililer
- Kocanın altsoyu, anası, babası ile baba olduğunu iddia eden kişidir. Bu kişilerin dava hakkı kocadan devralınmış bir hak değildir; doğrudan kanundan doğar. Koca hayattayken ve ayırt etme gücü yerindeyken bu kişiler bu madde uyarınca dava açamaz, ancak madde metni yalnızca kocanın ölümü, gaipliği veya sürekli ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde bu kişilere dava hakkı tanır.
- Sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetme
- Kocanın akli melekelerinin kalıcı biçimde bozulması hâlidir. Geçici bir rahatsızlık bu kapsamda değerlendirilmez; madde metni bu hâli açıkça ayrı bir tetikleyici olarak sayar.
- Gaiplik kararı
- Yetkili mahkemenin kocanın yaşayıp yaşamadığının belirsizliği nedeniyle onu gaip ilan eden kararıdır. Bu karar, dava açma süresi dolmadan verilmiş olmalıdır.
- Dava açma süresi
- Kocanın dava hakkının kendisine tanındığı ve madde dışında genel hükümlerle belirlenen süredir. Maddedeki ölüm, gaiplik ya da ayırt etme gücü kaybı, bu sürenin dolmasından önce gerçekleşmelidir.
Diğer ilgililerin dava hakkı: hangi şartlar aranır?
- Dava açma süresi dolmadan kocanın ölmüş olması, gaipliğine karar verilmiş olması veya sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmiş olması gerekir.
- Davayı açan kişi, baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu, anası veya babası olmalıdır.
- Dava, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli ayırt etme gücü kaybını ya da gaiplik kararını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde açılmalıdır.
- Ergin olmayan çocuğa atanan kayyım tarafından açılacaksa, atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl içinde açılmalıdır.
- Kocanın açacağı dava için öngörülen hükümler, bu kişilerin açtığı dava bakımından kıyas yoluyla uygulanır.
Diğer ilgililerin dava hakkı: hangi sonuçları doğurur?
- Dava açma süresi dolmadan kocanın ölmesi, gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde diğer ilgililer kendi adlarına dava açabilir.
- Bu hâllerden biri gerçekleşmeden süre dolmuşsa, diğer ilgililerin bu madde uyarınca dava hakkı doğmaz.
- Ergin olmayan çocuk için kayyım atanmışsa, kayyım bir yıl içinde dava açabilir; bu süre çocuk adına yetkili kişinin tebliğ tarihine bağlıdır.
- Kocanın açacağı davaya ilişkin hükümler, diğer ilgililerin açtığı dava için kıyas yoluyla uygulanır; böylece dava usulü ve sonuçları bakımından koca davasına benzer kurallar işler.
- Diğer ilgililerin dava hakkı birbirinden bağımsızdır; biri açtığı davayı kaybetse bile diğerlerinin dava hakkı etkilenmez.
Koca ile diğer ilgililer arasındaki fark nedir?
Koca, dava açma süresi içinde kendisi dava açabilir ve bu hakkı genel kurala göre kullanır.
Diğer ilgililer, kocanın dava açma süresi dolmadan ölmesi, gaipliği veya ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde kendi adlarına dava açabilir.
Koca hayatta ve ayırt etme gücü yerinde iken diğer ilgililerin dava hakkı bu madde kapsamında doğmaz; kocanın dava hakkı devralınmış bir hak değildir.
Kocanın dava hakkı ile diğer ilgililerin dava hakkı arasındaki fark nedir?
Kocanın dava hakkı, kocanın ölümüyle mirasçılarına geçmez.
Diğer ilgililerin hakkı kanundan doğrudan doğar ve kocanın hakkının intikali söz konusu değildir.
Kocanın ölümünden sonra diğer ilgililer kendi hakları ile dava açar; kocanın mirasçısı sıfatıyla dava açılmaz.
Ergin olmayan çocuk adına kayyım ile kocanın açtığı dava arasındaki fark nedir?
Ergin olmayan çocuğa atanan kayyım, atama kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde dava açar.
Diğer ilgililer, doğumu ve kocanın ölümünü, gaipliğine karar verildiğini veya sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini öğrenme tarihinden itibaren bir yıl içinde dava açar.
Her iki durumda da süre bir yıldır, ancak başlangıç anı farklıdır: kayyım için atama kararının tebliği, diğer ilgililer için öğrenme anı esas alınır.
Diğer ilgililerin dava hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Diğer ilgililerin dava hakkını kocanın mirasçılarına geçmiş bir hak gibi değerlendirmek; bu hak doğrudan kanundan doğar.
- Kocanın hayattayken ve ayırt etme gücü yerindeyken diğer ilgililerin bu madde ile dava açabileceğini varsaymak.
- Kayyım için sürenin doğumdan veya olaydan değil, atama kararının tebliğinden başlayacağını gözden kaçırmak.
- Ayırt etme gücü kaybını geçici bir rahatsızlıkla karıştırmak; madde sürekli kaybı aradığı için bu fark sonucu değiştirir.
- Süreyi, madde metninde belirtilen "doğumu ve kocanın ölümünü" öğrenme anından değil, yalnızca ölüm anından saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Diğer ilgililerin dava hakkının kocadan devralınmış değil, doğrudan kanundan doğmuş bir hak olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/298 E., 2025/595 K., 01.10.2025)
- Koca dava açma süresi içinde hayattayken ayırt etme gücü yerinde ise, diğer ilgililerin bu madde kapsamında dava açamayacağı yönünde uygulama bulunmaktadır. (Birinci Bölüm, 2014/5974 E., 26.12.2017)
Nasıl ispat edilir?
- Diğer ilgililer kendi dava hakkını ileri sürer; kocanın dava süresi dolmadan öldüğünü, gaipliğine karar verildiğini ya da ayırt etme gücünü kaybettiğini ispatla yükümlüdürler.
- Ölüm ve gaiplik kararı gibi hâllerde resmi belgeler (ölüm belgesi, gaiplik kararı) ana delil olarak kullanılır.
- Ayırt etme gücünün sürekli olarak kaybedildiği, sağlık kurulu raporu ve tıbbi belgelerle ispatlanır; geçici bir durumun bu kapsamda sayılmaması uygulamada önemlidir.
- Öğrenme tarihi, sürenin başlangıcını belirlediğinden, davacı bu tarihi ispat etmelidir; karşı taraf bu tarihin daha önce olduğunu iddia ederek süre def'i ileri sürebilir.
- Kayyım için atama kararının tebliğ tarihi resmi kayıtla belirlenir ve bu tarih dava açma süresinin başlangıcıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.286: Soybağının reddi davasında davalıların kimler olduğunu belirler; koca açtığında ana ve çocuk, çocuk açtığında ana ve koca davalı olur. Diğer ilgililerin açtığı davada da bu davalı yapısı geçerlidir.
- 4721 sayılı Kanun m.426: Ergin olmayan çocuk adına kayyım atanmasını düzenler; çocuğun temsil edilmesi bu maddeyle ilişkilidir.
- 4721 sayılı Kanun m.294: Sonradan evlenme yoluyla soybağının kurulmasına ilişkin iptal davası için benzer ilgili kişileri sayar; diğer ilgililerin statüsü bakımından karşılaştırmalı bir düzenleme sunar.
TMK m.292 — Koşulu
Madde, evlilik dışında doğmuş çocuğun, ana ve babasının sonradan birbiriyle evlenmesi hâlinde evlilik içinde doğmuş çocuklara ilişkin hükümlere kendiliğinden tabi olmasını düzenler. Düzenleme, sonradan evlenme yoluyla kurulan soybağının hukuki sonucunu kapsar. Madde, çocuğun tanınması, bildirim yükümlülüğü, sonradan evlenmeye itiraz ve soybağının reddi gibi konuları düzenlemez; bunlar bakımından bildirim için 293 (m.293), itiraz için 294 (m.294) ve soybağının reddi için 286 ile 287 (m.286, m.287) hükümleri geçerlidir. Evlilik dışı doğumun tespiti ve babalık hükümleri de bu maddede yer almaz (m.281 vd.).
Koşulu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Sonradan evlenme yoluyla soybağı
- Ana ile babanın sonradan evlenmesi sonucunda, evlilik dışında doğan çocuğun babasıyla hukuken bağlanması ve evlilik içinde doğan çocuk statüsüne geçmesidir. Bu bağ, çocuğun doğumu sırasında evlilik bulunmamasına rağmen, evlenmenin kendiliğinden sonucudur.
- Evlilik içinde doğan çocuğa ilişkin hükümler
- Soybağı, nafaka, velayet ve miras gibi alanlarda evlilik içinde doğan çocuk için geçerli olan kuralların bütünüdür. Madde bu hükümlerin evlilik dışında doğan çocuğa da uygulanmasını sağlar.
- Kendiliğinden tabi olma
- Evlenmenin gerçekleşmesi, ayrıca bir tanıma, karar veya başvuru yapılmasına gerek kalmadan çocuğu evlilik içi hükümlere bağlar. Ancak bu sonuç, sonradan evlenmeye yönelik itiraz hakkının kullanılmasıyla ortadan kalkabilir.
Koşulu: hangi şartlar aranır?
- Çocuğun evlilik dışında doğmuş olması gerekir.
- Çocuğun ana ile babası arasında, doğumdan sonra geçerli bir evlenme gerçekleşmiş olmalıdır; evlenmenin geçerliliği, soybağının kurulması için aranan bir koşul değildir.
- Evlenme, çocuğun ana ve babasının birbiriyle evlenmesi olmalıdır; başka bir kişiyle evlilik bu sonucu doğurmaz.
- Sonradan evlenmeye karşı 294. madde uyarınca bir itiraz ileri sürülmemiş ya da itiraz sonuçlanmamış olmalıdır.
Koşulu: hangi sonuçları doğurur?
- Ana ile babanın sonradan evlenmesi, çocuğun evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olmasını kendiliğinden sağlar.
- Bu sonuç için ayrıca tanıma, bildirim veya mahkeme kararı gerekmez; ancak bildirimin yapılmaması çocuğun bu hükümlere tabi olmasını engellemez (m.293 ile bağlantılı olarak).
- Evlilik sonrası doğan çocuk, babasıyla soybağı bakımından evlilik içi çocuk gibi nafaka, miras ve velayet hükümlerine girer.
- Evlenmenin butlan veya iptali hâlinde de butlan kararına kadar doğan sonuçlar korunduğundan soybağı kurulmuş kalır.
- Sonradan evlenmeye karşı ana ve babanın yasal mirasçıları, 294. maddede düzenlenen itiraz yoluyla bu soybağının kurulmasını engelleyebilir; itiraz kabul edilirse sonuç doğmaz.
Sonradan evlenme ile doğumdan önce evlenme arasındaki fark nedir?
Ana ile babanın çocuk doğmadan önce evlenmiş olması hâlinde çocuk doğuştan evlilik içinde doğmuş sayılır.
Ana ile babanın çocuk doğduktan sonra evlenmesi hâlinde çocuk evlilik dışında doğmuş olarak başlar ve bu madde uygulanır.
Doğumdan sonraki evlenmede soybağı, evlenme anından itibaren ve kendiliğinden evlilik içi hükümlere bağlanarak kurulur.
Geçerli evlenme ile batıl veya iptal edilebilir evlenme arasındaki fark nedir?
Geçerli bir evlenme, çocuğun evlilik içi hükümlere tabi olmasını sağlar.
Batıl veya iptal edilebilir nitelikteki evlenme de çocuk ile baba arasındaki soybağının kurulmasını sağlar.
Soybağının kurulması için evlenmenin geçerli olması gerekmez; evlenmenin butlan kararına kadar doğurduğu sonuçlar bu bağı kurar.
Koşulu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Evlenmenin geçerli olmasını soybağının kurulması için şart saymak; oysa batıl veya iptal edilebilir evlenme de soybağı doğurur.
- Bildirim yapılmadığı için çocuğun evlilik içi hükümlere tabi olmadığını düşünmek; 293. maddenin ikinci fıkrası bunu engellemez.
- Sonradan evlenmeye itirazı, soybağının reddi davasıyla karıştırmak; itiraz 294. maddeye, ret ise 286 ve 287. maddelere göre değerlendirilir.
- Soybağının kurulması için mahkeme kararı almak gerektiğini düşünmek; sonradan evlenmede soybağı kendiliğinden kurulur ve ayrıca tespit davası gerekmez.
- Ana ile evlenmeyi tanıma veya babalık tespiti ile karıştırmak; bu madde yalnızca evlenme yoluyla doğan kendiliğinden sonucu düzenler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Sonradan evlenme yoluyla kurulan soybağına, madde metninde yazılı itiraz dışında, ayrı bir tespit davası açılmadan doğrudan evlilik içi hükümlerin uygulanacağı kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2018/14835 E., 2018/20277 K., 17.12.2018)
- Soybağına itiraz, sonradan evlenme yoluyla kurulan bağ bakımından 292. maddenin kapsamında değerlendirilmekte; biyolojik babalığın ileri sürüldüğü hâllerde ise 301. madde ayrıca gözetilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2018/14835 E., 2018/20277 K., 17.12.2018)
- Yargıtay, bu maddenin konusu olan soybağının kurulması bakımından 282 ilâ 294. maddelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/298 E., 2025/595 K., 01.10.2025)
- Kararlarda, evlenmenin doğumdan sonra gerçekleşmesi hâlinde de 285 ilâ 291. maddelerdeki karinelerin geçerli olabileceği belirtilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/366 E., 2025/603 K., 08.10.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2022/762 E., 2023/883 K., 04.10.2023)
- Madde kapsamında sonradan evlenme yoluyla soybağının kurulmasının kendiliğinden gerçekleştiği, bu sonucun ayrı bir yargılama gerektirmediği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/383 E., 2024/294 K., 29.05.2024)
- Yargıtay, bu konuda dava açılmasını gerektiren hâllerin ve ilgili usul kurallarının 302, 303 ve 304. maddelerle birlikte uygulandığını kabul etmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/9556 E., 2024/935 K., 15.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Sonradan evlenme yoluyla soybağının kurulduğunu ileri süren taraf, çocuğun evlilik dışında doğduğunu ve doğumdan sonra ana ile babanın evlendiğini ispatlamakla yükümlüdür; bunun için doğum kaydı ile evlenme cüzdanı veya evlenme kaydı kullanılır.
- Evlenmenin doğumdan sonra gerçekleştiği, nüfus kayıtlarındaki evlenme tarihi ile çocuğun doğum tarihinin karşılaştırılmasıyla ispatlanır.
- Evlenmeye itiraz eden ana veya babanın yasal mirasçısı, itirazın dayandığı olguyu ispatla yükümlüdür; itiraz kabul edilirse soybağının kurulmadığı sonucu doğar.
- Bildirim yapılmamış olsa dahi çocuğun babası ile soybağı, evlenmenin varlığının kanıtlanmasıyla kurulabilir; bildirimin yapılmaması karşı tarafa ayrı bir ispat yükü yüklemez.
- Batıl veya iptal edilebilir bir evlenmede, evlenmenin varlığı ve butlan kararının tarihi belgelerle ispatlanır; butlan kararına kadar doğan sonuçlar bakımından karşı taraf, kararın geriye etkili olduğunu ileri süremez.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.293: Evlenen eşlerin ortak çocuklarını nüfus memuruna bildirmelerini öngörür; bildirimin yapılmaması, bu maddedeki sonucu engellemez.
- 4721 m.294: Ana ve babanın yasal mirasçılarının sonradan evlenme yoluyla kurulan soybağına itiraz etmesine imkân tanır; bu madde uygulamanın sınırını belirler.
- 4721 m.286: Evlilik içi çocuk ile babası arasındaki soybağının reddine ilişkindir; bu maddedeki soybağının sonradan çürütülmesi bakımından ilgilidir.
- 4721 m.287: Soybağının reddi davasına ilişkin usul ve sürelerle bağlantılıdır.
- 4721 m.281: Evlilik dışı doğan çocuğun soybağının kurulmasına ilişkin genel düzenleme olup bu maddenin ön koşulunu oluşturan durumla ilgilidir.
TMK m.293 — Bildirim
Madde, evlilik dışında doğmuş ortak çocuğun eşler tarafından nüfus memuruna bildirilmesini, bildirimin yapılmamasının çocuğun hukuki durumuna etkisini ve daha önce tanıma veya babalığa hükümle soybağı kurulmuş çocuklar bakımından anne babanın evlenmesi üzerine nüfus memurunun resen yapacağı işlemi düzenler. Kişisel kapsamı, evlilik dışı doğan ortak çocuğu olan eşlerdir. Maddenin ilk fıkrasında yer alan "doğumdan başlayarak beş yıl" ibareleri Anayasa Mahkemesi kararlarıyla iptal edilmiştir. Evlilik dışı doğumda soybağının kurulma yolları (m.282 vd.), çocuğun soyadı ve velayet sonuçları (m.321 vd. ve ilgili hükümler) bu maddede düzenlenmez. Evlenme ile soybağının kendiliğinden ortaya çıkmasının tek tek koşulları ile evlilik öncesi tanıma ve babalık davası usulü de bu maddenin konusu değildir.
Bildirim: hangi kavramlar bilinmeli?
- Evlenme yoluyla soybağı (sonradan evlenme ile çocuğun evlilik içi duruma geçmesi)
- Evlilik dışında doğmuş çocuğun, ana ve babasının sonradan evlenmesiyle evlilik içinde doğan çocuğa ilişkin hükümlere tabi olması durumudur. Bu sonuç, eşlerin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmesine ya da kanunda öngörülen diğer koşullara bağlıdır.
- Bildirim
- Eşlerin evlenmeden sonra, yerleşim yerlerindeki veya evlenmenin yapıldığı yerdeki nüfus memuruna, evlilik dışı doğmuş ortak çocuklarını bildirmeleridir. Bildirim, ortak çocuğun evlilik içi hükümlere tabi olmasının bir koşulu olarak kanunda öngörülmüştür.
- Tanıma veya babalığa hükümle soybağı
- Babanın çocuğu tanıması ya da mahkeme kararıyla babalık hükmünün verilmesi suretiyle evlilik dışı çocukla kurulan soybağıdır. Bu yollarla soybağı kurulmuş çocuk, anne babanın evlenmesi halinde ayrı bir resen işleme tabi tutulur.
- Re'sen işlem
- Nüfus memurunun taraf talebi olmaksızın kendiliğinden yaptığı kayıt işlemidir. Kanun, tanıma veya babalık hükmüyle soybağı kurulmuş çocuklar bakımından anne babanın evlenmesinde bu işlemi nüfus memuruna görev olarak yüklemiştir.
Bildirim: hangi şartlar aranır?
- Ana ve babanın, evlilik dışında doğmuş ortak çocukları bulunmalıdır.
- Eşler, evlenmeden sonra çocuğu yerleşim yerlerindeki veya evlenmenin yapıldığı yerdeki nüfus memuruna bildirmek zorundadır; bildirim evlenmeden sonra yapılır.
- Bildirimin yapılmamış olması, çocuğun evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olmasını engellemez; yani bildirim olmadan da bu sonuç doğmaz diye bir kayıt aranamaz, ancak bildirim yükümlülüğü yerine getirilmemiş olabilir.
- Çocuğun soybağı daha önce tanıma veya babalığa hükümle kurulmuş olmalıdır; bu durumda ana ve babanın evlenmesi nüfus memuru bakımından yeterli olur ve ayrıca bildirim beklenmez.
- Evlenme ile birlikte nüfus memurunun işlemi gerçekleştirebilmesi için ana ve babanın birbiriyle evlenmiş olması gerekir.
Bildirim: hangi sonuçları doğurur?
- Eşler evlendikten sonra, evlilik dışı doğmuş ortak çocuklarını yerleşim yerlerindeki veya evlenmenin yapıldığı yerdeki nüfus memuruna bildirmek zorundadır.
- Bildirim yapıldığında çocuk, evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olur.
- Bildirim yapılmamış olsa dahi çocuğun evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olması engellenmez.
- Daha önce tanıma veya babalığa hükümle soybağı kurulmuş çocukların ana ve babası evlendiğinde, nüfus memuru re'sen gerekli işlemi yapar.
- Madde metninde bildirim yükümlülüğüne aykırılığın özel bir yaptırımı yer almaz; yükümlülüğe aykırılığın sonucu, çocuğun evlilik içi hükümlere tabi olmasının engellenmemesi ile sınırlıdır.
- Madde emredici niteliktedir; eşlerin sözleşmeyle bu sonucu değiştirmesi söz konusu değildir.
Bildirimle evlilik içi hükümler ile bildirimsiz evlilik içi hükümler arasındaki fark nedir?
Eşlerin bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği hal: Çocuk evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olur.
Bildirimin yapılmadığı hal: Madde bu durumda da sonucun engellenmediğini belirtir.
Bildirim eksik kalsa dahi çocuğun evlilik içi hükümlere tabi olması engellenmez; bildirim yükümlülüğünün ihlali ayrı bir hukuki sorun olarak kalır.
Eşlerin bildirimi ile tanıma veya babalık hükmüyle soybağı kurulmuş çocuk arasındaki fark nedir?
Genel hal: Evlilik dışı doğmuş ortak çocuk için eşlerin evlendikten sonra bildirimde bulunması gerekir.
Özel hal: Soybağı daha önce tanıma veya babalığa hükümle kurulmuşsa, ana ve babanın evlenmesi üzerine nüfus memuru re'sen işlem yapar.
Özel halde eşlerin ayrıca bildirimde bulunmasına gerek yoktur; işlem nüfus memurunun resen yapacağı bir işlemdir.
Bildirim: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bildirim yapılmadığı için çocuğun evlilik içi hükümlere tabi olmadığını sanmak; madde bunun aksini açıkça belirtir.
- Tanıma veya babalığa hükümle soybağı kurulmuş çocuklarda da eşlerin bildirimde bulunması gerektiğini varsaymak; bu hâlde nüfus memuru re'sen işlem yapar.
- Maddedeki beş yıllık süreyi güncel bir yasal süre gibi uygulamak; ibare iptal edilmiştir.
- Madde metnindeki bildirimin nüfus memurluğuna yapılması gerektiğini, mahkemeye yapılacağını sanmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargı kararlarında, anne babanın evlenmesi halinde evlilik dışı doğan çocuğun, evlilik içinde doğan çocuk gibi nüfus kaydına işlenmesi için evlilik akti sırasında ya da sonradan yapılan bildirimin aranması kabul edilmektedir. (20. Hukuk Dairesi, 2016/8020 E., 2016/10497 K., 11.11.2016; 20. Hukuk Dairesi, 2016/10775 E., 2016/10519 K., 11.11.2016; 20. Hukuk Dairesi, 2016/7476 E., 2016/10040 K., 03.11.2016; 20. Hukuk Dairesi, 2016/5806 E., 2016/8867 K., 13.10.2016)
- Kararlarda, bildirimin nüfus kaydına yansıması için evlenen anne babanın hanesine kayıt yapılmasının bildirim şartına bağlı olduğu kabul edilmektedir. (20. Hukuk Dairesi, 2016/8020 E., 2016/10497 K., 11.11.2016; 20. Hukuk Dairesi, 2016/10775 E., 2016/10519 K., 11.11.2016)
Nasıl ispat edilir?
- Evlilik dışında doğmuş ortak çocuğun varlığını ve ana ile babanın evlilik tarihini gösteren nüfus kayıtları, bildirimin yapılıp yapılmadığının tespitinde esas alınır; bu belgelerle ispat yapılır.
- Bildirimin yapıldığını iddia eden taraf, nüfus memurluğundan alınacak kayıt veya bildirim belgesi ile ispat yükü altındadır.
- Tanıma veya babalığa hükümle soybağının varlığını iddia eden taraf, tanıma beyanı ya da mahkeme kararını ispat etmek zorundadır; ana ve babanın evlilik kaydı da ayrıca gösterilmelidir.
- Bildirimin yapılmamış olması çocuğun evlilik içi hükümlere tabi olmasını engellemediğinden, bu hükmü ileri süren taraf yalnız evlilik kaydını ve çocuğun doğum kaydını ibraz ederek ispat yapabilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.292: Evlilik dışında doğan çocuğun, anne babanın sonradan evlenmesi halinde evlilik içi hükümlere tabi olmasının koşullarını düzenler; bu madde ile birlikte okunur.
- 4721 m.282: Evlilik dışı doğmuş çocuğun soybağının kurulmasına ilişkin genel hükümleri içerir; bu maddedeki bildirimin ön koşulu olan soybağı kavramının dayanağıdır.
TMK m.294 — İtiraz ve iptal
Madde, sonradan evlenme yoluyla kurulan soybağına itiraz hakkını düzenler; itiraz hakkının kimlere tanındığını, itiraz eden tarafın ispat yükünü ve çocuğun altsoyunun itiraz hakkının koşulunu belirler ve tanımanın iptaline ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanacağını söyler. Hüküm ana ve babanın yasal mirasçıları, çocuk, altsoyu ve Cumhuriyet savcısı bakımından uygulanır. Madde, itirazın hangi süre içinde yapılacağını doğrudan belirlemez; bu konu tanımanın iptaline ilişkin hükümlere kıyasla çözülür (m.300). Davanın kimlere karşı açılacağı, iptal davasında yargılama usulü ve nüfus kütüğünün düzeltilmesi davası madde metninde yer almaz; bunlar uygulamada ayrıca değerlendirilir.
İtiraz ve iptal: hangi kavramlar bilinmeli?
- Sonradan evlenme yoluyla soybağı
- Ana ile babanın evlenmesi sonucunda, evlilik öncesi doğmuş çocuk ile evlenen erkek arasında evlilik sonrasında kurulan soybağıdır. Kocanın baba olmadığı olgusuna dayanılarak itiraz edilebilir.
- İtiraz (iptal davası)
- Sonradan evlenme yoluyla kurulan soybağının ortadan kaldırılmasını isteyen, belirli kişilerce açılabilen bozucu nitelikte bir dava yoludur. Hakim kararıyla soybağı geçmişe etkili olarak ortadan kalkar.
- Yasal mirasçı
- Ölen kişinin kanun gereği mirasçı olan yakınlarıdır. Madde bakımından ana ve babanın yasal mirasçıları, çocukla birlikte mirasçı olup olmadıklarına bakılmaksızın itiraz hakkına sahiptir.
- Ayırt etme gücünü sürekli kaybetme
- Çocuğun akıl hastalığı veya benzeri bir nedenle iradesini ve sonucunu algılama yeteneğini kalıcı olarak yitirmesidir. Geçici bir durum bu kavrama girmez.
- Kıyas yoluyla uygulama
- Sonradan evlenme yoluyla soybağına itiraz bakımından, tanımanın iptaline ilişkin hükümlerin benzer biçimde uygulanmasıdır. Bu yolla hata ve hile nedenleri ile süreler belirlenir.
İtiraz ve iptal: hangi şartlar aranır?
- Soybağı, ana ile kocanın evlenmesi yoluyla sonradan kurulmuş olmalıdır.
- İtiraz eden, madde metnindeki kişilerden biri olmalıdır: ana veya babanın yasal mirasçıları, çocuk, çocuğun altsoyu (yalnız çocuğun ölmesi veya ayırt etme gücünü sürekli kaybetmesi halinde) ya da Cumhuriyet savcısı.
- İtiraz, kocanın baba olmadığı olgusuna dayanmalıdır.
- Kocanın baba olmadığı, itiraz edenin ispat yükü altında ispatlanmalıdır.
- Dava, tanımanın iptaline ilişkin hükümlere kıyasen belirlenen süre içinde açılmalıdır.
- Sonradan kurulan soybağına itiraz, hakim kararıyla sonuç doğurur; bu sebeple soybağının yok edilmesi için dava yoluna gidilmelidir.
İtiraz ve iptal: hangi sonuçları doğurur?
- İtiraz yetkili kişilerce dava yoluyla ileri sürüldüğünde, mahkemenin iptal kararı soybağını geçmişe etkili olarak ortadan kaldırır.
- Çocuk ile ana arasındaki soybağı, doğumla kurulduğu için bu iptal kararından etkilenmez.
- Sürenin dolması veya uygun bir itirazın yapılmaması halinde, soybağı varlığını sürdürür.
- Kocanın baba olmadığı ispatlanamadığında itiraz reddedilir ve soybağı korunur.
- Madde, belirli kişilere tanınan itiraz hakkını sınırlı sayıda tutar; bu kişiler dışında kalanların dava açma yetkisi yoktur.
- Kesin hükümsüzlük olgularına dayanan itirazlar bu iptal davası dışında, nüfus kütüğünün düzeltilmesi davası ile ileri sürülür.
Ana babanın yasal mirasçıları ile çocuğun altsoyu arasındaki fark nedir?
Ana veya babanın yasal mirasçıları, çocukla birlikte mirasçı olmak zorunda olmadan doğrudan itiraz edebilir.
Çocuğun altsoyu yalnız çocuğun ölmesi veya ayırt etme gücünü sürekli kaybetmesi halinde itiraz edebilir.
Altsoyun itiraz hakkı, çocuğun iptal süresi dolmadan ölmesi veya ayırt etme gücünü kaybetmesi koşuluna bağlıdır. Çocuk süresi içinde dava açmamışsa, sonradan ölüm veya ayırt etme gücü kaybı altsoya hak vermez.
Kocanın baba olmadığına dayalı itiraz ile kesin hükümsüzlük olgusuna dayalı itiraz arasındaki fark nedir?
Kocanın baba olmadığı olgusuna dayanan itiraz, bu madde kapsamındaki iptal davasıyla ileri sürülür.
Soybağının kurulmasını kesin hükümsüz kılan olgulara dayanan itiraz bu maddenin kapsamına girmez.
Kesin hükümsüzlük olgusu, süre sınırı olmaksızın nüfus kütüğünün düzeltilmesi davasıyla ileri sürülür.
Ana babanın mirasçıları ile cumhuriyet savcısı (davalılar bakımından) arasındaki fark nedir?
Dava, ana veya babanın yasal mirasçıları ya da Cumhuriyet savcısı tarafından açıldığında davalılar kural olarak ana, baba olduğunu iddia eden erkek ve çocuktur.
Dava çocuk veya çocuğun altsoyu tarafından açıldığında davalılar ana ile baba olduğunu iddia eden erkektir.
Davalı kitlesi açanın sıfatına göre değişir.
İtiraz ve iptal: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kocanın baba olmadığını ispatlama yükünü davalıya yüklemek; madde metni yükü itiraz edene yükler.
- Soybağının reddi davasındaki ispat ölçüsünü aynen uygulamak; iptal davasında kocanın baba olma olasılığının başka bir erkeğe oranla zayıf olduğunun ortaya konması yeterlidir.
- Çocuğun altsoyunun her hâlde itiraz hakkı olduğunu sanmak; yalnız çocuğun ölmesi veya ayırt etme gücünü sürekli kaybetmesi halinde bu hak doğar.
- Çocuğun süre dolmadan dava açmamış olması halinde, sonradan ölmesinin altsoya hak vereceğini düşünmek; bu durumda hak doğmaz.
- Kesin hükümsüzlük olgularına dayanan itirazı iptal davasında ileri sürmek; bu olgular nüfus kütüğünün düzeltilmesi davasında ileri sürülür.
- Mirasçı sıfatının çocukla birlikte mirasçı olmayı gerektirdiğini sanmak; madde metninde böyle bir koşul aranmamaktadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ana ve babanın yasal mirasçılarının iptal davası açabilmesi için mirasçı oldukları ana veya babanın ölmesini beklemeleri gerekmediği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/366 E., 2025/603 K., 08.10.2025)
- Madde metninde ayrım yapılmadığından, ana ve babanın tüm yasal mirasçılarının dava açma hakkı bulunduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/762 E., 2023/883 K., 04.10.2023)
- Kocanın baba olmadığının ispatı için, soybağının reddi davasına göre daha yumuşak bir ölçü uygulandığı kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2025/8684 E., 2025/10103 K., 24.11.2025)
- Kocanın babalığından kuşku duyulmasının tek başına ispat yükümlülüğünün yerine getirilmesi için yeterli sayılmadığı kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2017/11476 E., 2018/2526 K., 20.02.2018)
- Sonradan evlenme yoluyla kurulan soybağına itiraz istemi, bu madde kapsamında değerlendirilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2025/9141 E., 2026/2170 K., 24.02.2026)
- Maddenin kapsamındaki iptal davası ile kesin hükümsüzlük olgularına dayanan dava birbirinden ayrılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/298 E., 2025/595 K., 01.10.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Kocanın baba olmadığını ileri süren itiraz eden tarafın ispat yükü vardır; madde metni bu yükü açıkça itiraz edene yüklemektedir.
- Kocanın baba olmadığı, evlenen kişilerin birbirlerini tanımadıkları, kadının gebe kalma döneminde birlikte bulunmadıkları gibi somut olgularla ispatlanabilir. (2. Hukuk Dairesi, 2025/8684 E., 2025/10103 K., 24.11.2025)
- Kadının birden fazla erkekle ilişkisi nedeniyle babalıktan kuşku duyulması tek başına yeterli değildir. (8. Hukuk Dairesi, 2017/11476 E., 2018/2526 K., 20.02.2018)
- Davalı taraf, kocanın baba olduğunu ileri sürerek savunma yapar; bu savunmayı ispat etme yükü bakımından ileri süren taraf değil, itiraz eden tarafın ispatını çürütmeye yönelik delillerle yapar.
- Soybağının kurulmasını kesin hükümsüz kılan olguların ispatı, iptal davasından ayrı olarak nüfus kütüğünün düzeltilmesi davasında yapılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.300: Tanımanın iptaline ilişkin hak düşürücü süreleri belirler; m.294/3 uyarınca sonradan evlenme yoluyla soybağına itiraz süresi bu hükme kıyasen tespit edilir.
- 4721 sayılı Kanun m.297: Tanımanın iptaline ilişkin hükümler arasında yer alır; kıyas yoluyla uygulanacak hükmün kapsamını oluşturur.
- 4721 sayılı Kanun m.282: Bu madde ile birlikte soybağına ilişkin itiraz ve iptal hükümlerini düzenleyen bölüm kapsamındadır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yıl | m.289 | Koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl, (…)18 içinde açmak zorundadır. |
| bir yıllık | m.289 | Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. |
| bir yıl | m.291 | (Değişik birinci fıkra:7/11/2024-7531/11 md.) Dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın altsoyu,… |
| beş yıl | m.293 | Eşler, evlilik dışında doğmuş olan ortak çocuklarını, evlenme sırasında veya Anayasa Mahkemesi’nin 25/6/2009 tarihli ve E.: 2008/30, K.: 2009/96 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl…” ibaresi iptal… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
34 karar- 2023/167 E., 2024/115 K., 30.05.2024İlgili madde: m.289
- 2008/30 E., 2009/96 K., 25.06.2009İlgili madde: m.287, m.288, m.289
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/366 E., 2025/603 K., 08.10.2025İlgili madde: m.282, m.285, m.292, m.294
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/298 E., 2025/595 K., 01.10.2025İlgili madde: m.282, m.283, m.284, m.285, m.287, m.288, m.289, m.290, m.292, m.293, m.294
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/383 E., 2024/294 K., 29.05.2024İlgili madde: m.282, m.292
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/762 E., 2023/883 K., 04.10.2023İlgili madde: m.282, m.285, m.292, m.294
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/33 E., 2023/377 K., 26.04.2023İlgili madde: m.284
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1920 E., 2018/1432 K., 16.10.2018İlgili madde: m.282
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1922 E., 2018/1305 K., 04.07.2018İlgili madde: m.285
- Hukuk Genel Kurulu, 2011/775 E., 2012/116 K., 07.03.2012İlgili madde: m.282
Diğer 24 karar
- Hukuk Genel Kurulu, 2004/554 E., 2004/742 K., 22.12.2004İlgili madde: m.289
- 2. Hukuk Dairesi, 2025/9141 E., 2026/2170 K., 24.02.2026İlgili madde: m.284, m.294
- 2. Hukuk Dairesi, 2025/8684 E., 2025/10103 K., 24.11.2025İlgili madde: m.294
- 2. Hukuk Dairesi, 2025/2469 E., 2025/9583 K., 06.11.2025İlgili madde: m.284
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/6619 E., 2025/10572 K., 07.07.2025İlgili madde: m.283
- 5. Hukuk Dairesi, 2025/1673 E., 2025/6341 K., 29.04.2025İlgili madde: m.285
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/7291 E., 2024/8889 K., 20.11.2024İlgili madde: m.287
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/4249 E., 2024/7049 K., 09.10.2024İlgili madde: m.285
- 5. Hukuk Dairesi, 2024/1394 E., 2024/5427 K., 06.05.2024İlgili madde: m.283
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/1263 E., 2024/2926 K., 29.04.2024İlgili madde: m.284
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/1536 E., 2024/1830 K., 18.03.2024İlgili madde: m.284
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/8331 E., 2024/1815 K., 18.03.2024İlgili madde: m.289
- 2. Hukuk Dairesi, 2024/1357 E., 2024/1818 K., 18.03.2024İlgili madde: m.289
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/9556 E., 2024/935 K., 15.02.2024İlgili madde: m.292
- 5. Hukuk Dairesi, 2022/15949 E., 2023/2676 K., 20.03.2023İlgili madde: m.283
- 2. Hukuk Dairesi, 2022/9870 E., 2023/1162 K., 16.03.2023İlgili madde: m.283
- 8. Hukuk Dairesi, 2018/14835 E., 2018/20277 K., 17.12.2018İlgili madde: m.292
- 8. Hukuk Dairesi, 2017/11476 E., 2018/2526 K., 20.02.2018İlgili madde: m.294
- 20. Hukuk Dairesi, 2016/8020 E., 2016/10497 K., 11.11.2016İlgili madde: m.293
- 20. Hukuk Dairesi, 2016/10775 E., 2016/10519 K., 11.11.2016İlgili madde: m.293
- 20. Hukuk Dairesi, 2016/7476 E., 2016/10040 K., 03.11.2016İlgili madde: m.293
- 20. Hukuk Dairesi, 2016/5806 E., 2016/8867 K., 13.10.2016İlgili madde: m.293
- 18. Hukuk Dairesi, 2014/10191 E., 2014/17016 K., 25.11.2014İlgili madde: m.283
- 2. Hukuk Dairesi, 2004/15122 E., 2005/953 K., 31.01.2005İlgili madde: m.293
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 07.11.2024 (m.286).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 3.3. Hısımlık ve Soybağı bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış