TTK › Kıymetli evrak › Kambiyo senetleri
Kambiyo senetleri, poliçenin düzenlenmesi ve şekli
Kısaca
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 670. maddesi, kambiyo senetlerinde borçlanma ehliyetini düzenler; senedi düzenleyen kişinin ehliyetinin, sözleşmeden borçlanma ehliyetine bağlı olduğunu ve kambiyo senetlerine özgü ayrı bir ehliyet şartı bulunmadığını hükme bağlar. TTK m.671 poliçenin (kambiyo senedinin bir türü olan emre yazılı havalenin) geçerlilik için taşıması gereken zorunlu ve alternatif unsurlarını sayar.
Kapsam
Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.670–680 hükümlerini kapsar.
- TTK m.670Borçlanma ehliyeti
- TTK m.671Genel olarak
- TTK m.672Unsurların bulunmaması
- TTK m.673Düzenleyenin aynı zamanda muhatap veya emrine ödenecek kişi olması
- TTK m.674Adresli ve yerleşim yerli poliçe
- TTK m.675Faiz şartı
- TTK m.676Poliçe bedelinin çeşitli şekillerde gösterilmesi
- TTK m.677Geçerli olmayan imzaların bulunması
- TTK m.678Yetkisiz imza
- TTK m.679Düzenleyenin sorumluluğu
- TTK m.680Açık poliçe
TTK m.670 — Borçlanma ehliyeti
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 670. maddesi, kambiyo senetlerinde borçlanma ehliyetini düzenler; senedi düzenleyen kişinin ehliyetinin, sözleşmeden borçlanma ehliyetine bağlı olduğunu ve kambiyo senetlerine özgü ayrı bir ehliyet şartı bulunmadığını hükme bağlar. Kural, poliçe, bono ve çek düzenleyen gerçek kişiler bakımından uygulanır; temsil yoluyla düzenlenen senetlerde ise temsilcinin ve temsil olunanın ehliyeti ayrıca değerlendirilir. Madde, kambiyo senetlerinin ıslak imza, temsil ve imzaların bağımsızlığı gibi konuları doğrudan düzenlemez; bunlar kanunun ilgili maddelerinde yer alır. Ayrıca ehliyetsizliğin hangi defilerle ileri sürülebileceği (m.687) ve ehliyetsiz kişinin senedinin sonuçları da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Borçlanma ehliyeti: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kambiyo borçlanma ehliyeti
- Bir kişinin poliçe, bono veya çek düzenleyerek kambiyo taahhüdü altına girebilmesi için sahip olması gereken ehliyettir. Madde, bu ehliyetin sözleşme ile borçlanma ehliyetiyle aynı olduğunu belirtir.
- Sözleşme ile borçlanmaya ehil olma
- Borç altına girme işlemlerini kendi başına yapabilme yetkisidir. Kambiyo senetlerinde ayrıca bir ehliyet ölçütü aranmaz, bu genel ölçüt yeterlidir.
- Kambiyo taahhüdü
- Senedi imzalayan kişinin senetten doğan ödeme yükümlülüğüne girmesidir. İmza ile doğar ve ehliyet bu taahhüdün geçerliliğinin ön koşuludur.
- Fiil ehliyeti
- Kişinin kendi işlemleriyle hak edinme ve borç altına girme gücüdür. Kambiyo senedi düzenleme ehliyeti bu gücün borçlanma yönüyle ilgilidir.
Borçlanma ehliyeti: hangi şartlar aranır?
- Senedi düzenleyen kişinin sözleşme ile borçlanmaya ehil olması gerekir.
- Ehliyetin varlığı kambiyo senedi bakımından ayrıca ve özel bir ehliyet şartı aranarak değil, genel borçlanma ehliyeti ölçütüyle belirlenmelidir.
- Ehliyetsiz kişinin kendi imzası ile kambiyo taahhüdü altına girmesi mümkün değildir; bu kişi ancak kanuni temsilcisi aracılığıyla borçlanabilir.
- Senedin geçerli bir kambiyo taahhüdü doğurması için imzanın ıslak imza olarak atılmış olması gerekir.
Borçlanma ehliyeti: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşme ile borçlanmaya ehil kişi kambiyo senedi düzenlediğinde senetten doğan borç kendisini bağlar.
- Ehliyeti bulunmayan kişinin kendi adına düzenlediği kambiyo senedi, ehliyetsizlik defisi ileri sürülerek karşı çıkılabilir.
- Ehliyetsizlik defisi, senetten doğan ilişkinin taraflarına karşı ileri sürülebilecek nispi defiler arasında yer alır.
- Küçük adına kanuni temsilci tarafından düzenlenen senet küçüğü bağlar.
- Kısıtlı adına, vesayet makamı izni alınmadan düzenlenen senet geçerli bir kambiyo taahhüdü doğurmaz.
Tam ehliyetli ile ehliyetsiz arasındaki fark nedir?
Sözleşme ile borçlanmaya ehil olan kişi, kendi imzasıyla kambiyo taahhüdü altına girebilir.
Ehliyetsiz kişi kendi adına kambiyo taahhüdü altına giremez; senet temsilci aracılığıyla düzenlenir.
Ehliyetsizliğe dayanan senet borcu ancak ehliyet eksikliğinin ileri sürülmesi halinde doğmaz; ehliyetsizlik itirazı m.687 kapsamında değerlendirilir.
Kambiyo ehliyeti ile sözleşme ehliyeti arasındaki fark nedir?
Kambiyo senedi düzenlemek için ayrı bir ehliyet şartı aranmaz.
Genel borçlanma ehliyetinin dışında kalan bir kişi, sözleşme ile borç altına giremiyorsa senet düzenlemesi de mümkün olmaz.
Ehliyet ölçütü tek ve genel olduğundan, kambiyo ehliyeti sözleşme ehliyetinden bağımsız belirlenemez.
Küçük ile kısıtlı arasındaki fark nedir?
Küçük, kanuni temsilcisi aracılığıyla kambiyo senedi düzenleyebilir.
Kısıtlının kanuni temsilcisi, vesayet makamının izniyle senet düzenleyebilir.
Kısıtlı adına senet düzenlenmesinde izin koşulu ayrıca aranır; izin alınmadan düzenlenen senet temsil yetkisinin sınırı aşılmış sayılır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ehliyetsizlik itirazının kambiyo ilişkisinin tüm taraflarına karşı ileri sürülebileceği, fiil ehliyetinin tespitinin ise yargılama gerektirdiği kabul edilmektedir. (Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2016/839 E., 2019/598 K., 02.10.2019)
- Kişinin fiil ehliyetinin sınırlandırıldığı ve tıbbi raporlarla akıl zayıflığının işlem tarihinde de var olduğunun saptandığı hallerde, kişinin senet düzenlemeye ehil olmadığı sonucuna varılmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2021/7374 E., 2023/1701 K., 20.03.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2024/1708 E., 2024/7038 K., 02.10.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2021/6638 E., 2023/1330 K., 06.03.2023)
- Ehliyetsizlik, senedi düzenleyen kişinin kambiyo borçlanma ehliyetinin yokluğu olarak ele alınmakta; bu nedenle düzenleme tarihindeki fiil ehliyetinin araştırılması gerekmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/7374 E., 2023/1701 K., 20.03.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2024/1708 E., 2024/7038 K., 02.10.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Ehliyetsizliğe dayanan itirazı ileri süren taraf, senedi düzenleyenin işlem tarihinde ehliyetsiz olduğunu ispatla yükümlüdür.
- Ehliyetin tespiti için tıbbi rapor ve adli tıp kurumu raporu gibi uzman delilleri kullanılır; bu tespit çoğunlukla bilirkişi incelemesi gerektirir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/7374 E., 2023/1701 K., 20.03.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2024/1708 E., 2024/7038 K., 02.10.2024)
- Senedi düzenleyenin ehliyetli olduğunu savunan alacaklı, bu iddiasını senedin düzenlenme tarihindeki ehliyet durumuna ilişkin belgelerle ispatlamalıdır.
- Kısıtlı adına düzenlenen senette vesayet makamı izninin varlığını ileri süren taraf, izni yazılı belgeyle ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.687: Emre yazılı senetlerde ehliyetsizlik ve imzanın cebren atılması gibi nispi defilerin kimlere karşı ileri sürülebileceğini düzenler; m.670'un sonucunu defi sistemi bakımından tamamlar.
- 6102 m.776: Bonoda kambiyo senedi niteliğinin zorunlu unsurlarını sayar; ehliyet kuralının uygulandığı senet türlerini belirler.
- 4721 sayılı Kanun: Kişinin ehliyetine ilişkin genel kurallar (fiil ehliyeti, ehliyetsizlik ve kanuni temsil) bu maddenin dayandığı genel ölçütü oluşturur.
TTK m.671 — Genel olarak
Bu madde poliçenin (kambiyo senedinin bir türü olan emre yazılı havalenin) geçerlilik için taşıması gereken zorunlu ve alternatif unsurlarını sayar. Poliçe ifadesinin, kayıtsız şartsız havalenin, muhatabın adının, lehtarın adının, düzenleme tarihinin ve düzenleyenin imzasının zorunlu unsur olduğunu; vade, ödeme yeri ve düzenleme yerinin ise kanunun tamamlayıcı kuralı ile karşılanabilen alternatif unsurlar olduğunu düzenler. Kişi bakımından, poliçeyi düzenleyen, muhatap ve lehtar sıfatıyla ilişkiye giren herkes için uygulanır. Düzenlemez: vadenin türleri ve hesabı (m.675 ve m.703 vd.), faiz şartı ve bedel farkı (m.675-676), kabul ve kabul beyanının şekli (m.691-699), ciro (m.681-690), bononun unsurları (m.776) ve çekin unsurları (m.780), açık (beyaz) poliçe (m.680) ile ödeme yerine ilişkin ayrıntılı kurallar (m.674, m.697).
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Poliçe
- Düzenleyenin muhatap olarak gösterdiği kişiye, belirli bir bedeli lehtara veya onun emrine ödeme yönünde verdiği kayıtsız şartsız havaledir. Bu madde bakımından senet metninde poliçe kelimesinin bulunması da gerekir; bu kelime yoksa senet poliçe niteliği taşımaz.
- Kayıtsız ve şartsız havale
- Bedelin ödenmesinin hiçbir koşula, kayda veya başka bir olayın gerçekleşmesine bağlanmadığı ödeme emridir. Ödemeyi bir malın teslimi gibi bir şarta bağlayan kayıt poliçeyi geçersiz kılar.
- Muhatap
- Poliçedeki ödeme emrinin yöneltildiği, ödeyecek olan kişidir. Muhatabın adı zorunludur; muhatap poliçeyi kabul ederse asıl borçlu olur, kabul etmezse poliçede asıl borçlu bulunmaz.
- Lehtar
- Bedelin kendisine veya emrine ödeneceği kişidir. Lehtarın adı zorunlu unsurdur; lehtar adının yazılması tek başına poliçeyi nama yazılı yapmaz.
- Vade
- Poliçe bedelinin ödenmesi gereken zamandır. Vade gösterilmemişse poliçe görüldüğünde ödenecek sayılır; vade yokluğu poliçenin geçersizliği sonucunu doğurmaz.
- Ödeme yeri
- Poliçe bedelinin ödeneceği yerdir. Ödeme yeri gösterilmemişse muhatabın adının yanında yazılı yer ödeme yeri sayılır; bu nedenle ödeme yeri de zorunlu unsur değildir.
- Düzenleme yeri
- Poliçenin düzenlendiği yerdir. Gösterilmemişse düzenleyenin adının yanındaki yer esas alınır; bu da yoksa poliçe geçersiz sayılır.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Senet metninde "poliçe" kelimesi bulunmalıdır; senet Türkçe dışında bir dille yazılmışsa o dilde poliçe karşılığı kelime kullanılmalıdır. Birden fazla dil kullanılmışsa kelime "ödeyiniz" ifadesinin yazıldığı dilde yer almalıdır.
- Belirli bir bedelin ödenmesi hususunda kayıtsız ve şartsız havale bulunmalıdır; bedelin ödenmesi herhangi bir kayda veya şarta bağlanmamalıdır.
- Ödeyecek kişinin, yani muhatabın adı yazılmalıdır.
- Kime veya kimin emrine ödeneceği belirtilmiş olan lehtarın adı yazılmalıdır.
- Düzenlenme tarihi gösterilmelidir; tarih zorunludur ve takvimde var olan tek bir günü göstermelidir.
- Düzenleyenin imzası bulunmalıdır.
- Vade gösterilmelidir; ancak vade yoksa poliçe görüldüğünde ödenecek sayılır ve bu eksiklik poliçeyi geçersiz kılmaz.
- Ödeme yeri gösterilmelidir; ancak yoksa muhatabın adının yanındaki yer ödeme yeri sayılır.
- Düzenleme yeri gösterilmelidir; ancak yoksa düzenleyenin adının yanındaki yer düzenleme yeri sayılır. Birden fazla ödeme yeri veya düzenleme yeri gösterilmesi poliçeyi geçersiz kılar.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Zorunlu unsurlardan birinin eksik olması senedi poliçe niteliğinden çıkarır; bu durumda senet kambiyo senedi değil, emre yazılı havale sayılır.
- Bedelin ödenmesini bir kayda veya şarta bağlayan poliçe geçersizdir; kayıt yalnızca poliçeyi değil, bu kaydın bulunduğu havaleyi de geçersiz kılar.
- Vade gösterilmemişse poliçe görüldüğünde ödenecek sayılır ve geçerliliğini korur.
- Ödeme yeri gösterilmemişse muhatabın adının yanındaki yer ödeme yeri sayılır; poliçe geçerli kalır.
- Düzenleme yeri gösterilmemişse düzenleyenin adının yanındaki yer düzenleme yeri sayılır; bu yer de yoksa poliçe geçersiz olur.
- Birden fazla ödeme yeri veya birden fazla düzenleme yeri gösterilmesi poliçeyi geçersiz kılar.
- Poliçe bedeli Türk lirası ya da yabancı para olarak gösterilebilir; efektif veya aynen ödeme kaydı yoksa Türk lirası ile ödeme yapılabilir.
- Muhatap poliçeyi kabul etmek zorunda değildir; kabul ederse asıl borçlu olur, etmezse poliçede asıl borçlu bulunmaz.
Zorunlu unsur ile alternatif unsur arasındaki fark nedir?
Poliçe ifadesi, kayıtsız şartsız havale, muhatap ve lehtar adı, düzenleme tarihi ve düzenleyenin imzası; bunların biri eksikse senet poliçe olmaz.
Vade, ödeme yeri ve düzenleme yeri; bu unsurlar eksik kalsa bile kanun tamamlayıcı kuralla belirlenir.
Zorunlu unsurun yokluğu senedi poliçe olmaktan çıkarır; alternatif unsurun yokluğu poliçeyi geçersiz kılmaz, kanun boşluğu doldurur.
Vadesiz poliçe ile vadeli poliçe arasındaki fark nedir?
Vade gösterilmeyen poliçe, görüldüğünde ödenecek poliçe sayılır.
Açıkça vade gösterilmiş poliçede vade kaydına göre ödeme zamanı belirlenir.
Vadesiz poliçe geçerlidir ve hemen ibraz edilerek ödenmesi istenebilir; vade eksikliği şekil şartlarını etkilemez.
Ödeme yeri gösterilmiş ile gösterilmemiş poliçe arasındaki fark nedir?
Ödeme yeri açıkça yazılmış poliçede bu yer ödeme yeridir.
Ödeme yeri yazılmamış poliçede muhatabın adının yanındaki yer ödeme yeri sayılır.
Her iki durumda da poliçe geçerlidir; yalnızca ödemenin yapılacağı yer belirlenmiş olur.
Tek ödeme yeri ile birden fazla ödeme yeri arasındaki fark nedir?
Poliçede yalnızca bir ödeme yerinin gösterilmesi geçerlidir.
Birden fazla ödeme yerinin gösterilmesi poliçeyi geçersiz kılar.
Birden fazla ödeme yeri yazılmışsa poliçe geçersiz olur.
Düzenleme yeri gösterilmiş ile gösterilmemiş poliçe arasındaki fark nedir?
Düzenleme yeri senedin ön yüzünde açıkça yazılmışsa bu yer esas alınır.
Düzenleme yeri yazılmamışsa düzenleyenin adının yanındaki yer bakılır; orada da yer yoksa düzenleme yeri unsuru eksik kalır.
Düzenleme yeri hiçbir yerde belirtilmemişse poliçe geçersiz olur.
Poliçe ile bono ve çek unsurları arasındaki fark nedir?
Poliçede muhatap adı ve kayıtsız şartsız havale zorunludur; muhatap zorunlu unsurdur.
Bonoda muhatap yoktur, bono bir borç ikrarıdır; çekte ise muhatap banka olup muhatap unsuru ticaret unvanı olarak aranır.
Poliçe unsurlarının bono veya çek için aynen uygulanmaması gerekir; bono ve çek kendi maddelerindeki unsurlara bağlıdır.
Vadeli poliçe ile görüldüğünde ödenecek poliçe: fark nedir?
Vadeli poliçede belirli bir gün veya belirli bir süre sonra ödeme yapılır.
Görüldüğünde ödenecek poliçede ibrazla birlikte ödeme istenir.
İki poliçe türü arasındaki fark ödeme zamanını ve faiz şartının konulabilmesini belirler.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Vade gösterilmediği için poliçenin geçersiz olduğunu saymak; vade alternatif unsurdur, yokluğu poliçeyi geçersiz kılmaz.
- Ödeme yeri yazılmadığında poliçenin geçersiz olduğunu düşünmek; muhatabın adının yanındaki yer ödeme yeri sayılır.
- Düzenleme yerinin zorunlu unsur olduğunu ve hiç yazılmadığında her zaman poliçeyi geçersiz saymak; düzenleyenin adının yanındaki yer kanunen düzenleme yeri sayılır ve yalnızca bu yer de yoksa geçersizlik doğar.
- Bedelin ödenmesini bir şarta bağlayan kaydı yalnızca çıkarılabilir bir kayıt sayıp poliçeyi geçerli kabul etmek; şartlı ödeme emri havale niteliğini bozar.
- Poliçe ifadesinin yokluğunda diğer unsurların tamam olmasını yeterli görmek; poliçe kelimesi zorunlu unsurdur ve yoksa senet poliçe sayılmaz.
- Birden fazla ödeme yeri veya düzenleme yeri gösterilmesini sorunsuz saymak; bu durum poliçeyi geçersiz kılar.
- Muhatabın poliçeyi kabul etmek zorunda olduğunu varsaymak; kabul zorlanamaz, yalnızca kabul edilirse asıl borçlu olur.
- Tarihi yalnızca yıl veya ay olarak yazılmış senedi geçerli saymak; tarih takvimde var olan tek bir günü göstermelidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vade gösterilmeyen senetlerin poliçe olarak geçerliliğini koruduğu ve görüldüğünde ödenecek poliçe olarak değerlendirildiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/977 E., 2023/7373 K., 14.12.2023)
- Düzenleme yeri gösterilmeyen poliçenin düzenleyenin adının yanındaki yerde düzenlenmiş sayıldığı, bu yer de yoksa geçersiz olduğu kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/977 E., 2023/7373 K., 14.12.2023)
- Poliçe unsurlarından birinin eksik olduğu iddiasında mahkemenin senedin hangi unsuru taşımadığını tek tek incelediği kabul edilmektedir. (Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/295 E., 2022/429 K., 22.04.2022)
- Üzerinde kambiyo unsurları bulunmayan, tamamen boş bırakılmış belgelerin kıymetli evrak niteliği taşımadığı ve poliçe sayılmayacağı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2014/1082 E., 2014/8284 K., 02.05.2014)
- Poliçe bedelinin kayıtsız şartsız havale niteliğini taşıması gerektiği, koşula bağlanan ödeme emrinin geçerli sayılmadığı kabul edilmektedir. (Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/780 E., 2024/696 K., 22.11.2024; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/214 E., 2024/684 K., 19.11.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Poliçeye dayanarak takip veya dava açan alacaklı, senedin 671. maddedeki zorunlu unsurları taşıdığını ispatlamakla yükümlüdür; poliçe ifadesi, muhatap, lehtar, tarih ve imza senedin kendisinden anlaşılır.
- Unsurların varlığı senedin metninden ve imzadan ispatlanır; yazılı senet bu bakımdan başlıca delildir.
- Alternatif unsurların (vade, ödeme yeri, düzenleme yeri) yokluğunu öne süren taraf bu eksikliği ileri sürer; kanun tamamlayıcı kuralı uygulanacağı için karşı taraf yalnızca yerine konan kuralın uygulanabilirliğini gösterir.
- Zorunlu unsurlardan birinin eksik olduğunu savunan borçlu, bu eksikliği senedin kendisinden ortaya koyar; senette bulunmayan bir unsur başka bir delille tamamlanamaz.
- Senedin açık (beyaz) poliçe olduğu veya doldurma yetkisinin aşıldığı iddiasında ispat yükü düzenleyendedir (m.680 bağlamında).
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.672: Vade, ödeme yeri ve düzenleme yeri gösterilmediğinde uygulanacak tamamlayıcı kuralları düzenler; bu madde alternatif unsurların yokluğunun sonucunu belirler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.674: Üçüncü bir kişinin yerleşim yerinde veya muhatabın yerleşim yeri dışında ödenmesi şart olan poliçeye ilişkindir; ödeme yeri unsurunun uygulamasını genişletir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.675: Faiz şartı ve bedel farkına ilişkin kurallar, bu maddede sayılan vade ve bedel unsurlarının işleyişini tamamlar.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.676: Ödenecek bedele ilişkin çeşitli beyanların (yazı ile rakam farkı gibi) hangi bedelin esas alınacağını belirler; bedel unsurunun uygulamasını tamamlar.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.680: Unsurları eksik bırakılarak düzenlenen açık (beyaz) poliçeyi düzenler; bu maddedeki zorunlu unsurların tamamlanma yolunu gösterir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.691: Kabul beyanına ilişkindir; poliçenin muhatabın kabulü ile asıl borçlu olunmasını düzenler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.776: Bonoların unsurlarını düzenler; poliçe unsurları ile karşılaştırılabilecek ayrı bir kıymetli evrak düzenlemesidir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.780: Çekin unsurlarını düzenler; poliçe unsurlarından ayrılan muhatap ve ödeme yeri gibi özel hükümleri içerir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.778: Bonoya uygulanacak hükümleri sayarak poliçe kurallarının bono bakımından hangi ölçüde geçerli olduğunu belirler.
TTK m.672 — Unsurların bulunmaması
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 672. maddesi, 671. maddede sayılan zorunlu unsurlardan birini taşımayan bir senedin hangi hallerde yine de poliçe sayılacağını ve poliçenin eksik kalan vade, ödeme yeri, muhatabın yerleşim yeri ve düzenlenme yeri bakımından nasıl tamamlanacağını düzenler. Hüküm, bono/poliçe ayrımının kalktığı ya da senedin poliçe niteliğini kazandığı durumlarda, kambiyo senedi niteliğini taşıyan her poliçeye uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular arasında 671. maddedeki zorunlu unsurların tek tek sayımı (m.671), senedin bono niteliğiyle ilgili kurallar (m.755 ve devamı) ve poliçenin ödenmemesi halinde yapılacak protesto ve başvuru usulleri (m.(TTK'nın ilgili hükümleri)) yer alır. Ayrıca poliçede ciro, kabul ve aval gibi işlemlere ilişkin hükümler ile poliçenin zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri bu maddede yer almaz.
Unsurların bulunmaması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Poliçe
- Düzenleyenin, muhatap olarak gösterilen kişiye belirli bir miktarı ödemesi için emir verdiği kambiyo senedidir. Poliçenin senet olarak geçerli sayılabilmesi için 671. maddede sayılan zorunlu unsurların taşınması gerekir.
- Zorunlu unsur (671. madde kapsamında)
- Kanunda poliçe senedinde bulunması zorunlu tutulan asgari içeriktir. Bu unsurlardan birinin eksik olması senedin poliçe sayılmasını engeller; ancak 672. maddenin ikinci ila dördüncü fıkralarında öngörülen haller bu kuraldan ayrılır.
- Muhatap
- Poliçede ödeme emri verilen kişidir. Muhatabın adı yanında yer alan yer, aksi belirtilmedikçe ödeme yeri ve yerleşim yeri sayılır.
- Ödeme yeri
- Poliçenin ödeneceği yerdir. Ayrıca belirtilmemişse muhatabın adı yanında gösterilen yer olarak kabul edilir.
- Düzenlenme yeri
- Poliçenin düzenlendiği yerdir. Gösterilmemişse düzenleyenin adı yanında yazılı yerde düzenlenmiş sayılır.
Unsurların bulunmaması: hangi şartlar aranır?
- Senedin 671. maddede yazılı zorunlu unsurlardan birini içermesi gerekir; bu unsurlardan birinin eksik olması durumunda senet, ikinci ila dördüncü fıkrada öngörülen hallerde poliçe sayılır.
- Vade gösterilmemişse poliçe görüldüğünde ödenmiş sayılır; bu durumda vade eksikliği poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmaz.
- Ayrıca bir belirtme yapılmamışsa muhatabın adı yanında gösterilen yer hem ödeme yeri hem de muhatabın yerleşim yeri sayılmalıdır.
- Düzenlenme yeri gösterilmemişse düzenleyenin adı yanında yazılı yerin düzenlenme yeri sayılması gerekir.
Unsurların bulunmaması: hangi sonuçları doğurur?
- 671. maddede yazılı unsurlardan birini içeren senet, ikinci ila dördüncü fıkra dışında kalan hallerde poliçe sayılmaz ve poliçe hükümlerine göre sonuç doğurmaz.
- Vadesi gösterilmemiş poliçe görüldüğünde ödenmiş sayılır.
- Muhatabın adı yanında gösterilen yer, aksi belirtilmedikçe ödeme yeri ve muhatabın yerleşim yeri olarak kabul edilir.
- Düzenlenme yeri gösterilmemişse poliçe düzenleyenin adı yanında gösterilen yerde düzenlenmiş sayılır.
- Dört fıkranın kapsadığı eksiklikler giderildiğinde senet poliçe niteliğini korur; bu eksiklikler maddenin kapsamı dışında kalan unsurlarda ise senet poliçe sayılmaz.
Vade eksikliği ile vadenin bulunması arasındaki fark nedir?
Vadesi gösterilmemiş poliçede vade, senedin görülmesi anıdır.
Vadesi açıkça belirtilmiş poliçede ödeme, belirtilen vade gününde yapılır.
Vade gösterilmemişse senet görüldüğünde ödenir; bu nedenle vade eksikliği poliçeyi geçersiz kılmaz.
Ödeme yeri belirtilmişse ile belirtilmemişse arasındaki fark nedir?
Ödeme yerinin ayrıca belirtildiği poliçede ödeme o yerde yapılır.
Ödeme yeri ayrıca belirtilmemişse muhatabın adı yanındaki yer esas alınır.
Ayrı bir belirtme yoksa muhatabın adı yanındaki yer hem ödeme yeri hem muhatabın yerleşim yeri olur.
Düzenlenme yeri gösterilmiş ile gösterilmemiş poliçe arasındaki fark nedir?
Düzenlenme yerinin açıkça yazıldığı poliçede yazılı yer düzenlenme yeridir.
Düzenlenme yerinin yazılmadığı poliçede düzenleyenin adı yanındaki yer esas alınır.
Düzenlenme yeri eksik olsa da poliçe düzenleyenin adı yanındaki yerde düzenlenmiş sayılır.
Unsurların bulunmaması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Vadesi gösterilmeyen poliçeyi geçersiz saymak; oysa kanun bu durumda senedin görüldüğünde ödeneceğini öngörür.
- Muhatabın adı yanındaki yeri yalnızca ödeme yeri saymak ve yerleşim yeri sonucunu gözden kaçırmak; kanun bu yerin her iki işleve de sahip olduğunu belirtir.
- Düzenlenme yeri yazılı değilse poliçeyi düzenlenmemiş saymak; oysa düzenleyenin adı yanındaki yer düzenlenme yeri sayılır.
- Dört fıkranın tamamlama kurallarını 671. maddedeki tüm unsur eksikliklerine genellemek; hüküm yalnızca fıkralarda sayılan hallerle sınırlıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vadesi gösterilmemiş poliçenin görüldüğünde ödenmiş sayılması, vade eksikliğini poliçenin geçersizliği yerine kanuni sonuca bağlayan bir tamamlama olarak uygulanmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2023/977 E., 2023/7373 K., 14.12.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Poliçe niteliğinden yararlanmak isteyen hamil, senedin 671. maddedeki unsurları taşıdığını ya da 672. maddenin ikinci ila dördüncü fıkrasındaki tamamlama hallerine girdiğini senedin metninden ortaya koymalıdır.
- Senet üzerindeki yazılı kayıtlar, vade, ödeme yeri ve düzenlenme yerine ilişkin esas delildir; bu kayıtlar senedin kendisinden anlaşılır.
- Ödeme yeri ya da düzenlenme yerinin tamamlanmasını ileri süren taraf, muhatabın adı veya düzenleyenin adı yanındaki yazılı kaydı ispat etmelidir.
- Senedin poliçe sayılmadığını savunan taraf, eksik unsurun 672. maddenin kapsamı dışında kaldığını ispatla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.671: 672. maddenin dayanağıdır; poliçenin hangi unsurları taşıması gerektiğini belirler ve 672. madde bu unsurlardan birinin eksik olmasının sonucunu düzenler.
TTK m.673 — Düzenleyenin aynı zamanda muhatap veya emrine ödenecek kişi olması
Bu madde, poliçede lehtarın kim olabileceğine ilişkin düzenlemedir. Poliçenin bizzat düzenleyenin emrine yazılabileceğini, bizzat düzenleyen üzerine ya da üçüncü kişi hesabına düzenlenebileceğini belirler. Madde, poliçenin düzenlenme biçimini, poliçenin ödeme yerini, zamanaşımını, poliçenin kaybolması halinde iptal usulünü ve poliçedeki diğer zorunlu unsurları düzenlemez. Bu konular poliçenin şekli ve ödeme yükümlülüğü bakımından ayrı maddelerde yer alır. Madde, bono ile ilgili olarak da bir atıf içermez; bono bakımından kendi emrine düzenleme sorunu uygulamada ayrıca tartışılmaktadır.
Düzenleyenin aynı zamanda muhatap veya emrine ödenecek kişi olması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bizzat düzenleyenin emrine poliçe
- Poliçenin lehtarının düzenleyenin kendisi olarak gösterildiği poliçe türüdür. Düzenleyen kendi lehine bir ödeme emri vermiş olur.
- Bizzat düzenleyen üzerine poliçe
- Düzenleyenin, poliçedeki muhatabın kendisi olarak gösterildiği hâldir. Bu durumda poliçe kendi üzerine çekilmiş olur.
- Üçüncü kişi hesabına düzenleme
- Poliçenin düzenleyen tarafından bir başkası hesabına, yani onun adına ve yararına düzenlenmesidir. Hesabına düzenlenen kişi poliçenin ödenmesinden doğan ekonomik sonucu üstlenen kişidir.
Düzenleyenin aynı zamanda muhatap veya emrine ödenecek kişi olması: hangi şartlar aranır?
- Poliçenin düzenleyen tarafından yazılı olarak düzenlenmiş olması gerekir.
- Poliçenin lehtar olarak bizzat düzenleyenin emrine yazılması hâlinde, düzenleyenin kendisi lehtar sıfatını taşır.
- Poliçenin bizzat düzenleyen üzerine düzenlenmesi hâlinde, düzenleyen aynı zamanda muhatap sıfatını taşır.
- Poliçenin üçüncü kişi hesabına düzenlenmesi hâlinde, poliçe düzenleyenin adına değil, ilgili üçüncü kişinin hesabına düzenlenmiş olur.
Düzenleyenin aynı zamanda muhatap veya emrine ödenecek kişi olması: hangi sonuçları doğurur?
- Poliçe bizzat düzenleyenin emrine yazılabilir; bu durumda düzenleyen lehtar sıfatını taşır.
- Poliçe bizzat düzenleyen üzerine düzenlenebilir; bu durumda düzenleyen muhatap sıfatını taşır.
- Poliçe bir üçüncü kişi hesabına düzenlenebilir.
- Bu üç biçim madde metninde sayılmıştır; sayılanlardan başka bir düzenleme biçimi bu madde ile kabul edilmiş sayılmaz.
- Bizzat düzenleyen üzerine düzenlenmiş poliçede, düzenleyenin muhatap sıfatı ile borçlu sıfatının birlikte bulunması, kişi bakımından düzenleyenin yükümlülüğünü değiştirmez.
Bizzat düzenleyenin emrine ile üçüncü kişinin emrine poliçe arasındaki fark nedir?
Lehtarın düzenleyenin kendisi olduğu poliçe türüdür.
Lehtarın düzenleyenden farklı bir üçüncü kişi olduğu, asıl ödeme alacaklısının o kişi olduğu poliçe türüdür.
Bizzat düzenleyenin emrine yazılan poliçede düzenleyen aynı zamanda alacaklı konumundadır; ciro ile ödeme için ayrı bir lehtar belirlenmesi gerekir.
Bizzat düzenleyen üzerine ile başka bir kişi üzerine poliçe arasındaki fark nedir?
Muhatabın düzenleyenin kendisi olduğu hâldir.
Muhatabın düzenleyenden ayrı bir kişi olduğu, normal poliçe ilişkisinin kurulduğu hâldir.
Bizzat düzenleyen üzerine düzenlenen poliçede düzenleyen hem borçlu hem de poliçeyi düzenlemiş olan kişi konumundadır.
Kendi hesabına ile üçüncü kişi hesabına düzenleme arasındaki fark nedir?
Düzenleyenin kendi adına ve kendi hesabına poliçe düzenlemesidir.
Düzenleyenin bir başkasının hesabına poliçe düzenlemesidir.
Üçüncü kişi hesabına düzenlemede ödeme ekonomik olarak hesap sahibine yüklenir; poliçe ilişkisinin tarafı olma ile hesap sahibinin borçlu olması ayrı değerlendirilir.
Düzenleyenin aynı zamanda muhatap veya emrine ödenecek kişi olması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bizzat düzenleyenin emrine düzenleme ile bizzat düzenleyen üzerine düzenlemeyi birbirine karıştırmak; birincisinde lehtar, ikincisinde muhatap düzenleyendir.
- Madde metnindeki üç biçimin dışında bir düzenleme biçimi olduğunu varsaymak ve bunu bu madde ile meşrulaştırmak.
- Bu maddedeki düzenlemeyi bono için de aynen uygulamak; uygulamada bono bakımından kendi emrine düzenleme ayrı tartışılmaktadır.
- Üçüncü kişi hesabına düzenlemede hesap sahibinin ilişkisini poliçe ilişkisinin tarafı olma ile karıştırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Maddeye atıf yapılmadığı için bir kimsenin kendi emrine bono düzenleyemeyeceği genel olarak kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2144 E., 2025/548 K., 27.03.2025; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/511 E., 2019/670 K., 01.07.2019)
Nasıl ispat edilir?
- Poliçenin düzenleyenin emrine ya da üçüncü kişi hesabına düzenlendiğini iddia eden taraf, bu iddiasını poliçe metnindeki düzenleme ifadesi ile ispatlar.
- Poliçenin bizzat düzenleyen üzerine düzenlendiğini iddia eden taraf, muhatap kaydının poliçe metninden okunmasını ileri sürer; bu kayıt senedin kendisinden anlaşılır.
- Üçüncü kişi hesabına düzenlendiği savunmasını yapan taraf, hesap ilişkisini ve düzenleyenin bu yönde kastını gösterecek belge ya da tanık beyanı ile ispatlar.
- Poliçe metninde açıkça yazılmamış bir hesap ilişkisi için yazılı belge bulunmaması, iddianın ispatını güçleştirir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.673: Bu maddenin kendi metnidir; poliçenin lehtar ve muhatap belirlemesine ilişkin yapıyı düzenler.
- 6102 sayılı Kanun m.673: Bono bakımından kendi emrine düzenleme sorunu tartışılırken, poliçeye ilişkin bu maddenin atıf yapılmaması uygulamada bono için kendi emrine düzenlemenin kabul edilmediği görüşünün dayanağı olarak gösterilir.
TTK m.674 — Adresli ve yerleşim yerli poliçe
Madde, poliçenin ödeme yerinin nasıl belirlenebileceğini düzenler: poliçenin üçüncü bir kişinin nezdinde, muhatabın yerleşim yerinde veya başka bir yerde ödenmek üzere düzenlenebilmesine imkân tanır. Kanun bu çerçevede ikametgâhlı ve adresli poliçe ayrımına yer verir ve bu ayrımın pratik sonuçlarını ilgili maddelere bırakır. Maddenin uygulanması bakımından poliçeyi düzenleyen ve ödeme yerini belirleyen kişiler esas alınır. Madde, ödeme yerinin poliçenin zorunlu unsurları arasında olup olmadığını ayrıca düzenlemez; bu konu poliçenin şekil şartlarına ilişkin maddelerde yer alır. Ayrıca ikametgâhlı poliçede muhatabın kabul beyanıyla yapılan değişikliğe, adresli poliçede ödeme yerine ilişkin kabul şerhine ve ödemenin yapılmasına ilişkin usule (m.697) bu maddede yer verilmez. Poliçenin vadesi, kabul ve ödeme için ibraz süreleri ile protesto işlemleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Adresli ve yerleşim yerli poliçe: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ödeme yeri
- Poliçe bedelinin muhatap tarafından ödeneceği yerdir. Ödeme yeri, düzenleyenin poliçede gösterdiği bir üçüncü kişinin nezdi, muhatabın yerleşim yeri ya da başka bir yer olabilir.
- Üçüncü kişi nezdinde ödeme
- Poliçenin muhatap dışında bir kişinin nezdinde, örneğin bir bankanın şubesinde ödenmek üzere düzenlenmesidir. Bu durumda ödeme yeri, adı geçen üçüncü kişinin bulunduğu yerdir.
- İkametgâhlı poliçe
- Düzenleyenin, muhatabın yerleşim yerinden başka bir yeri ödeme yeri olarak gösterdiği ve muhatabın kabul beyanında da bir üçüncü kişiyi ödeyici olarak belirlediği poliçedir. Ayrıntılı koşulları ilgili kanun maddesinde yer alır.
- Adresli poliçe
- Ödemenin muhatabın nezdinde yapılacağının kabul edildiği, ancak kabul şerhinde muhatabın yerleşim yeri dışında aynı ödeme yerinde bulunan başka bir adresin gösterildiği poliçedir.
- Yerleşim yeri
- Muhatabın, ödeme yeri hesabında esas alınan asıl ikamet yeridir. Yerleşim yeri ile ödeme yeri ayrı olabilir; madde bu ayrımı tanır.
Adresli ve yerleşim yerli poliçe: hangi şartlar aranır?
- Poliçenin ödeme yeri, düzenleyen tarafından poliçede açıkça gösterilmelidir ya da bu hususta kanunda belirtilen varsayımlardan biri gerçekleşmelidir.
- Ödeme yeri olarak üçüncü bir kişinin nezdi, muhatabın yerleşim yeri ya da başka bir yer gösterilebilir; bu seçimlerden biri poliçeye yazılmalıdır.
- Üçüncü kişi nezdinde ödenecek poliçede, ödeyecek kişinin belirlenmesi ve bu kişinin ödeme yerinde bulunması gerekir.
- İkametgâhlı poliçe söz konusu ise düzenleyenin gösterdiği ödeme yerinin muhatabın yerleşim yerinden farklı olması ve muhatabın kabul beyanında bu yerdeki üçüncü kişiyi göstermesi gerekir.
- Adresli poliçe söz konusu ise ödemenin muhatap nezdinde yapılacağı ve kabul şerhinde aynı ödeme yerindeki başka bir adresin belirtilmesi gerekir.
Adresli ve yerleşim yerli poliçe: hangi sonuçları doğurur?
- Poliçede ödeme yeri gösterilmişse poliçe bu yerde ödenmek üzere düzenlenmiş olur.
- Ödeme yeri gösterilmemişse, muhatabın adının yanında yazılı yer ödeme yeri ve aynı zamanda muhatabın yerleşim yeri sayılır.
- Ödeme yeri, üçüncü kişinin nezdi olarak gösterilmişse ödeme o kişi nezdinde yapılır ve muhatabın ödeme yükümlülüğü bu yerde ifa edilir.
- İkametgâhlı poliçede muhatabın kabulü ile ödeme yeri ve ödeyici kişi belirlenmiş olur; kabul yapılmamışsa poliçenin bu biçimde ödenmesi sağlanmaz.
- Ödeme yerine ilişkin kayıt geçersiz sayılmaz, ancak poliçenin hangi biçimde ödeneceği bu kayda göre belirlenir.
Üçüncü kişi nezdinde ödeme ile muhatabın yerleşim yerinde ödeme arasındaki fark nedir?
Poliçe, muhatap dışında bir üçüncü kişinin nezdinde ödenmek üzere düzenlenir. Ödeme yeri, o üçüncü kişinin bulunduğu yerdir.
Poliçe, muhatabın yerleşim yerinde ödenmek üzere düzenlenir. Bu durumda ödeme yeri muhatabın yerleşim yeridir.
Ödeme yerinin belirlenmesinde kullanılacak yer ve ödeyecek kişi değişir. Ödeme yeri poliçede gösterilmemişse muhatabın adının yanındaki yer ödeme yeri sayılır.
İkametgâhlı poliçe ile adresli poliçe arasındaki fark nedir?
İkametgâhlı poliçede, düzenleyen muhatabın yerleşim yeri dışında bir yeri ödeme yeri gösterir ve muhatap kabulde bir üçüncü kişiyi ödeyici olarak belirler.
Adresli poliçede, ödeme muhatabın nezdinde yapılır; kabul şerhinde ise aynı ödeme yerinde bulunan başka bir adres gösterilir.
İkametgâhlı poliçede ödeme yeri ve ödeyici kişi kabul ile birlikte belirlenirken, adresli poliçede ödeme muhatabın kendisine bağlı kalır ve yalnızca adres değişir. Kabul şerhinin içeriği iki tür arasında farklıdır.
Adresli ve yerleşim yerli poliçe: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ödeme yerinin poliçenin zorunlu unsuru olduğunu varsayıp, ödeme yeri yazılmamış poliçeyi geçersiz saymak; madde ve ders düzenlemesi buna göre ödeme yerini zorunlu unsur saymaz.
- İkametgâhlı poliçe ile adresli poliçeyi karıştırmak; ikametgâhlıda kabul ile üçüncü kişi belirlenir, adreslide ise kabul şerhinde aynı yerde başka bir adres gösterilir.
- Muhatabın yerleşim yeri ile poliçede gösterilen ödeme yerini aynı saymak; ödeme yeri, yerleşim yerinden farklı bir yer olabilir.
- Üçüncü kişi nezdinde ödeme yapılacağı hâlde ödeyici kişiyi belirlemeden ödeme yapmaya çalışmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ödeme yerinin poliçede gösterilmemesi, poliçenin geçersizliği sonucunu doğurmaz; bu durumda muhatabın adının yanında yazılı yer ödeme yeri sayılmaktadır.
- Poliçede ödeme yerinin bulunmaması hâlinde, muhatabın adının yanında da bir yer yazılı değilse uygulamada ödeme yerinin belirlenmesinde zorluk yaşanmakta, bu nedenle düzenleme sırasında ödeme yerinin açıkça yazılması önerilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Ödeme yerinin poliçede hangi biçimde gösterildiğini kanıtlamak, ileri süren tarafın işidir; poliçenin metni bu konuda birincil delildir.
- İkametgâhlı poliçe iddiasında, kabul şerhinin varlığını ve içeriğini kanıtlamak, bu niteliği ileri süren tarafa düşer; kabul metni ve imza bu bakımdan belirleyicidir.
- Muhatabın ödeme yerini ve ödeyici kişiyi kabul beyanıyla değiştirdiği iddiası, kabul şerhinin yazılı olmasına bağlı olduğundan, yazılı belge ile ispatlanır.
- Ödeme yerinin muhatabın adı yanındaki yer olduğu savunması yapılacaksa, bu yerin poliçe üzerinde gerçekten yazılı olduğunu gösteren belge ortaya konulmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.697: İkametgâhlı ve adresli poliçenin kabul ve ödeme ayrıntılarını düzenler. Bu madde, ödeme yerinin kabul şerhi ile nasıl belirlendiğini tamamlar.
- 6102 sayılı Kanun m.672: Ödeme yeri, vade ve diğer unsurların poliçe üzerindeki yerine ilişkin şekil kurallarını içerir. Ödeme yerinin muhatabın adı yanında yazılı yer ile belirlenmesi bu maddeyle bağlantılıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.778: Bono hakkında poliçe hükümlerinin uygulanmasını düzenler. Üçüncü bir kişinin yerleşim yerinde ödenmesi şart olan poliçeye ilişkin 674 ve 697. maddeler bonolara da uygulanır.
TTK m.675 — Faiz şartı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 675. maddesi, poliçede faiz şartının konulabilmesini, bu şartın geçerlilik koşullarını ve faizin işlemeye başlayacağı anı düzenler. Hüküm, düzenleyen tarafından poliçeye konulan faiz şartı bakımından uygulanır ve poliçe senedine özgüdür. Madde, faiz oranının tespit edilmesine ilişkin genel kuralları, temerrüt faizinin miktarını, bileşik faizi ve kanuni faiz oranını düzenlemez; bunlar TTK m.8 (ticari işlerde faiz), 3095 sayılı Kanun (kanuni faiz) ve Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleridir. Poliçenin muhatabına karşı müracaat ve ödeme usulleri ile zamanaşımı da bu maddenin kapsamı dışındadır ve kambiyo senetlerine ilişkin ayrı hükümlerde yer alır.
Faiz şartı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Faiz şartı
- Poliçenin düzenleyeni tarafından poliçe metninde yer alan, poliçe bedeline faiz işletilmesini öngören kayıttır. Yalnızca madde 675'te öngörülen poliçe türlerinde ve madde metninde gösterilen biçimde geçerli olur.
- Görüldüğünde veya görüldüğünden belirli bir süre sonra ödenecek poliçe
- Vadesi, ibraz anına ya da ibrazdan belirli bir süre sonrasına bağlanmış poliçedir. Faiz şartı yalnızca bu tür poliçelerde konulabilir; vadesi belirli bir güne bağlanmış poliçelerde faiz şartı yazılmamış sayılır.
- Faiz oranı
- Faiz şartında yer alan yıllık ya da başka bir dönemsel oranın poliçe üzerinde açıkça gösterilen miktarıdır. Oran poliçede yer almıyorsa faiz şartı geçerli olmaz.
- Faizin işlemeye başlaması
- Faizin hesaplanmaya başlayacağı tarihtir. Başka bir gün belirtilmemişse poliçenin düzenlenme gününden itibaren işler.
Faiz şartı: hangi şartlar aranır?
- Poliçenin görüldüğünde veya görüldüğünden belirli bir süre sonra ödenmesi şart kılınmış bir poliçe olması gerekir.
- Faiz şartının poliçeyi düzenleyen taraf tarafından konulmuş olması gerekir; diğer poliçelerde faiz şartı yazılmamış sayılır.
- Faiz oranının poliçede açıkça gösterilmiş olması gerekir; oran gösterilmemişse faiz şartı yazılmamış sayılır.
- Faizin başlangıç gününün poliçede farklı biçimde belirtilmemiş olması gerekir; belirtilmemişse faiz düzenleme gününden itibaren işler.
Faiz şartı: hangi sonuçları doğurur?
- Poliçe düzenleyenin poliçeye geçerli bir faiz şartı koyması hâlinde, poliçe bedeline bu şart uyarınca faiz işler.
- Faiz şartı yazılmamış sayılan hallerde poliçe bedeli faizsiz ödenir.
- Faiz oranı poliçede gösterilmemişse faiz şartı yazılmamış sayılır ve bu nedenle faiz talep edilemez.
- Başka bir gün belirtilmemişse faiz, poliçenin düzenlenme gününden itibaren işler.
- Faiz şartının yazılmamış sayılması, poliçenin kendisinin geçersizliği anlamına gelmez; yalnızca faiz şartı etkisiz kalır.
Görüldüğünde veya görüldüğünden belirli süre sonra ödenecek poliçe ile diğer poliçeler arasındaki fark nedir?
Vadesi ibraza bağlı olan poliçelerde düzenleyen faiz şartı koyabilir.
Vadesi belirli bir güne bağlanmış poliçelerde faiz şartı konulamaz.
Vadesi belirli bir güne bağlı poliçeye yazılan faiz şartı yazılmamış sayılır; poliçe bedeli faizsiz kalır.
Faiz oranı poliçede gösterilmiş ile gösterilmemiş arasındaki fark nedir?
Poliçede faiz oranı açıkça yazılmışsa faiz şartı geçerli olur.
Poliçede faiz oranı yer almıyorsa şart geçerli kurulmamıştır.
Oran yazılmamışsa faiz şartı yazılmamış sayılır ve faiz istenemez.
Başlangıç gününün belirtilmesi ile belirtilmemesi arasındaki fark nedir?
Poliçede faizin başlayacağı başka bir gün yazılmışsa faiz o güne göre işler.
Poliçede başka bir gün belirtilmemişse faiz düzenleme gününden işler.
Başlangıç günü, faiz tutarının hesaplanacağı süreyi doğrudan belirler.
Faiz şartı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Vadesi belirli bir güne bağlanmış poliçeye faiz şartı konulabileceğini kabul etmek; bu poliçelerde şart yazılmamış sayılır.
- Poliçede faiz oranı yazılmadığı hâlde faiz şartını geçerli saymak ve kanuni faizi uygulamak.
- Faiz şartının yazılmamış sayılmasını poliçenin tümüyle geçersizliği ile karıştırmak.
- Başka bir gün belirtilmemişse faizin vade tarihinden başlayacağını varsaymak; madde düzenleme gününü esas alır.
- Faiz oranını ticari işlerde serbest olduğu için poliçe dışında bir belgeyle tamamlamak; madde poliçede gösterilmeyi şart koşar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Poliçede faiz oranının bulunmadığı hallerde faiz şartının geçersiz sayılacağı ve bu nedenle faiz talebinin reddedileceği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/1704 E., 2023/5407 K., 28.09.2023)
- Madde 675'in birinci fıkrası uyarınca faiz şartı konulamayacak poliçelerde bu şartın yazılmamış sayılacağı; bu nedenle düzenleyen aleyhine faiz hükmü kurulamayacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2017/713 E., 2018/175 K., 01.03.2018)
Nasıl ispat edilir?
- Faiz talep eden hamil, poliçenin görüldüğünde veya görüldüğünden belirli süre sonra ödenecek nitelikte olduğunu ve faiz şartının poliçede yer aldığını poliçe metniyle ispatlamakla yükümlüdür.
- Faiz oranının poliçede açıkça gösterilmiş olması kâğıt üzerinde yazılı olarak ispatlanır; oranın sözlü ya da başka bir belgeyle tamamlanması kabul edilmez.
- Poliçe metninde faiz oranı yoksa, hamilin bu eksikliğe rağmen faiz talep etmesi hâlinde ispat yükü faiz talep eden tarafa aittir.
- Faizin başlangıç tarihi konusunda ihtilaf varsa, poliçede başka bir günün belirtilip belirtilmediği poliçe metninden ispatlanır; belirtilmemişse düzenleme günü esas alınır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.8: Ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenmesini düzenler; poliçedeki faiz şartı bu genel hükmün özel bir uygulamasıdır.
- 3095 sayılı Kanun: Faiz oranı poliçede gösterilmediğinde ya da yazılmamış sayıldığında uygulanacak kanuni faiz ve temerrüt faizi kurallarını içerir.
TTK m.676 — Poliçe bedelinin çeşitli şekillerde gösterilmesi
Bu madde, poliçe bedelinin yazı ile rakam arasında ya da yalnız yazı veya yalnız rakamla birden fazla gösterilmesi hâllerinde hangi bedelin geçerli sayılacağını düzenler. Hem yazı hem rakamla gösterilen bedelde yazının, birden çok bedelde en az olanın geçerli sayılması kuralını içerir. Madde, poliçenin bedel dışındaki unsurlarını, vadeyi, faiz şartını ve kabulü düzenlemez; bunlar için poliçenin unsurlarına (m.671), vade türlerine (m.703) ve faiz şartına (m.675) bakılması gerekir. Tahrifat hâli ile bedel kaydının düzeltilmesi de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Poliçe bedelinin çeşitli şekillerde gösterilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bedel
- Poliçenin ödenmesini vaat ettiği para miktarıdır. Türk parası veya yabancı para olabilir; bedelin senette hem yazı hem rakamla ya da yalnız biçimlerden birinde gösterilmesi mümkündür.
- Yazı ile gösterilen bedel
- Bedelin kelimelerle, harf harf ifade edildiği miktardır. Birinci fıkrada rakamla gösterilen bedele karşı üstün tutulur.
- Rakamla gösterilen bedel
- Bedelin rakam hanesinde belirtilen miktarıdır. Yazı ile çelişmesi hâlinde ikinci sıraya geçer; yazı ile gösterilen bedelle aynı ölçüde değerlendirilmez.
- Tahrifat
- Senet metnine sonradan ve yetkisiz biçimde yapılan değişikliktir. Madde, bedel farkını değil, tahrifatı konu almaz; tahrifatta fark kavramı oluşmadığı için bu madde uygulanmaz.
- En az bedel
- Yalnız yazıyla ya da yalnız rakamla birden çok gösterilen bedeller arasında en düşük olanıdır. İkinci fıkra uyarınca tek geçerli bedel olarak kabul edilir.
Poliçe bedelinin çeşitli şekillerde gösterilmesi: hangi şartlar aranır?
- Poliçe bedelinin hem yazı hem rakamla gösterilmiş olması ve iki bedel arasında fark bulunması gerekir (birinci fıkra).
- Poliçe bedelinin yalnız yazıyla veya yalnız rakamla birden çok gösterilmiş olması ve bedeller arasında fark bulunması gerekir (ikinci fıkra).
- Birinci fıkra uygulanırken geçerli bedel yazı ile gösterilen bedel olarak belirlenir; rakam bedeli bu durumda dikkate alınmaz.
- İkinci fıkra uygulanırken birden çok bedel arasından en az olanı geçerli sayılır.
- Bedel farkı tahrifattan kaynaklanmamalıdır; rakam veya yazıda sonradan yapılmış değişiklik varsa bu madde uygulanmaz.
- Bedel kaydının yazı ve rakam olarak tam bir bedel içermesi, yani kayıtsız şartsız belirli bir para ödeme vaadi taşıması gerekir; bedel hanesi hiç doldurulmamışsa madde uygulanacak bir bedel bulunmaz.
Poliçe bedelinin çeşitli şekillerde gösterilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Birinci fıkra gereğince hem yazı hem rakamla gösterilen bedeller farklıysa yazı ile gösterilen bedel geçerli sayılır.
- İkinci fıkra gereğince yalnız yazıyla veya yalnız rakamla birden çok gösterilen bedeller farklıysa en az olan bedel geçerli sayılır.
- Bedel farkı bulunmuyorsa, yani gösterilen bedeller aynıysa, bu maddedeki üstünlük kuralı uygulanmaz ve bedel tek olarak belirlenir.
- Tahrifat yapılmışsa bu madde uygulanmaz; bedel farkı kavramı oluşmadığı için yazı üstünlüğü kuralı işlemez ve senet tedavül kuralına aykırı kabul edilir.
- Rakam bedelinde sonradan yapılan düzeltme, borçlu tarafından ayrıca imzalanmamışsa bu maddenin korumasına girmez ve geçerliliği tartışmalıdır.
- Madde, poliçenin geçerliliğini tek başına etkilemez; poliçe geçerli kalır ve yalnız bedel miktarı bu kurala göre saptanır.
Yazı ile rakam farkı ile yalnız yazı veya yalnız rakamla birden çok bedel farkı arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra: Bedel hem yazı hem rakamla gösterilmiş ve iki gösterim birbirinden farklıdır.
İkinci fıkra: Bedel yalnız yazıyla veya yalnız rakamla birden çok kez gösterilmiş ve bu gösterimler arasında fark vardır.
Birinci fıkrada yazı, ikinci fıkrada en az bedel geçerli sayılır. Her iki durumda da fark gerçek bir ihtilaf doğurur ve hangi bedelin geçerli olduğu bu iki kuraldan belirlenir.
Bedel farkı ile tahrifat arasındaki fark nedir?
Bedel farkı: Taraflar iradesiyle yazılmış fakat birbirinden ayrışan iki bedel gösterimi vardır. Madde uygulanır.
Tahrifat: Rakam veya yazı sonradan değiştirilmiş ve senet tedavüle çıkarıldıktan sonra yetkisiz müdahale yapılmıştır. Madde uygulanmaz.
Tahrifat hâlinde yazıya üstünlük tanınmaz; senet, doldurulmuş olması ilkesine aykırı kabul edilerek değerlendirilir. Örneğin rakama bir sıfır eklenmiş ise yazılı bedel geçerli olarak kabul edilmez.
Yazıdaki bedel farkı ile rakamdaki bedel farkı arasındaki fark nedir?
Yazı ile gösterilen bedel, rakamla gösterilenden farklıdır ve bu durumda yazı üstün tutulur.
Rakamla gösterilen bedel, yazı ile gösterilenden farklıdır; yazının tek başına üstün tutulmasıyla sonuç değişmez.
Birinci fıkra uyarınca her iki durumda da yazı ile gösterilen bedel geçerlidir. Farklılığın hangi yönde olduğu sonucu değiştirmez; yazı üstündür.
Poliçe ile bono arasındaki fark nedir?
Poliçe bakımından bu madde doğrudan uygulanır (m.676).
Bono bakımından ilgili kanun maddesi poliçe hükümlerine yollama yapar ve bu kural bono için de geçerlidir.
Bono ile poliçe arasında bu konuda fark yoktur; kurallar aynı biçimde işler.
Poliçe bedelinin çeşitli şekillerde gösterilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birinci fıkra ile ikinci fıkrayı karıştırmak: Hem yazı hem rakam varsa yazı üstündür; yalnız yazı veya yalnız rakamla birden çok gösterilmişse en az bedel geçerlidir.
- Tahrifatı bedel farkı saymak: Rakama sonradan sıfır eklenmesi gibi hâllerde yazıya üstünlük verilmez; madde uygulanmaz.
- Yazı üstünlüğünü her durumda uygulamak: Birden çok bedel yalnız rakamla gösterilmişse yazı ile gösterilen bedel diye bir kavram yoktur; en az bedel alınır.
- Bedel farkını yalnızca rakam hanesine bakarak çözmek: Yazı hanesinin esas alınması gereken hâller gözden kaçırılabilir.
- Tahrifat sonrası düzeltmenin imza şartını göz ardı etmek: Düzeltmenin borçlu tarafından paraf veya imza ile onaylanmamış olması geçerliliği etkiler.
- Bedel hanesi boşken bu maddeyi uygulamaya çalışmak: Bedel gösterilmemişse fark kavramı oluşmaz ve madde işlemez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Hem yazı hem rakamla gösterilen bedel farklıysa yazı ile gösterilen bedelin geçerli sayılması, uygulamada ilk başvurulan ölçüt olarak kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/5868 E., 2024/7612 K., 24.10.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2023/5801 E., 2023/6712 K., 21.11.2023)
- Yazı ile rakam arasındaki farkın yazı ile belirlenen bedele göre çözülmesi ve icra takibinin bu bedel üzerinden yürütülmesi kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/5868 E., 2024/7612 K., 24.10.2024; 11. Hukuk Dairesi, 2022/4130 E., 2024/91 K., 09.01.2024)
- Rakam ile yazı arasında farklılık varsa Türk Lirası ile yabancı para ayrımının da bu kural çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/4130 E., 2024/91 K., 09.01.2024)
- Tahrifat iddiasının ayrıca ispatı gerektiği ve tahrifat yapıldığı hâllerde bu maddenin uygulanmayacağı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/5801 E., 2023/6712 K., 21.11.2023; 11. Hukuk Dairesi, 2024/2555 E., 2025/1214 K., 25.02.2025)
- Bu madde, bono bakımından 818 sayılı hükümlere yollama yoluyla uygulandığında da aynı biçimde işlemektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/6213 E., 2024/593 K., 24.01.2024)
- Bonoda bedel farkı iddiasında zaman aşımı ve hukuki sonuç tartışmalarında 676 uygulanması yerinde görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/622 E., 2023/354 K., 26.04.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Bedel farkını ileri süren taraf, yazı ile rakam arasındaki farkı senet metninden ispatlar; senedin kendisi en güçlü delildir.
- Tahrifat savunmasını ileri süren taraf, rakam veya yazıda sonradan değişiklik yapıldığını ispatla yükümlüdür; yazılı delil ve bilirkişi incelemesi kullanılabilir.
- Yazıda gösterilen bedelin tam ve doğru olduğunu iddia eden taraf, bu iddiayı senet metni ile ispatlar.
- Rakam bedelinde düzeltme yapılmışsa, düzeltmenin borçlu tarafından ayrıca imzalanıp imzalanmadığı senedin üzerinden incelenerek ispat edilir.
- Bono niteliğindeki senet için kambiyo senedi ilkesi gereği bedel farkı iddiası ile tahrifat iddiası birlikte değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.671: Poliçenin zorunlu unsurları arasında belirli bir bedelin kayıtsız şartsız havalesini sayar; bedelin bu madde kapsamında gösterilebilmesi için gereken temel koşulu oluşturur.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.675: Bedel ile birlikte faiz şartının gösterilmesini düzenler; faiz şartı bedel farkı konusunun doğrudan bağlı olduğu bir bedel unsurudur.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.711: Bono bedelinin Türk parası veya yabancı para olabileceğini belirtir; bedel farkı kuralının bono bakımından uygulanmasında kullanılan bağlantıdır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.818: Çek bakımından poliçe hükümlerine yollama yapar; bu madde çekte de kıyasen ya da yollama yoluyla uygulanabilir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.778: Bonoda kayıtsız şartsız belirli bir para ödeme vaadini zorunlu şekil koşulu olarak sayar; bedel farkı kuralının bono bakımından uygulanacağı alanı tanımlar.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.672: Vadenin açıkça belirtilmediği hâllerde geçerli vadeyi belirler; bedel farkı konusu ile ilgili değildir ancak kapsam ayrımı için bağlantılıdır.
TTK m.677 — Geçerli olmayan imzaların bulunması
Bu madde, bir poliçe üzerinde yer alan bazı imzaların geçersiz olması halinde diğer imzaların geçerliliğinin etkilenip etkilenmeyeceğini düzenler; imzaların bağımsızlığı ilkesinin poliçe üzerindeki yansımasıdır. Kapsamı, borçlanmaya ehil olmayanların, sahte veya hayali kişilerin, imzalayanı veya adına imzalananı bağlamayan imzaların bulunduğu hallerdir. Maddenin hükmü poliçe için kurulmuş olmakla birlikte, kambiyo senetlerinin tamamına ilişkin genel bağımsızlık anlayışının çerçevesinde okunur. Maddenin, imza itirazının borca itirazdan ayrılmasına ilişkin usul sonuçlarını düzenlemediği; bu konunun İcra ve İflas Kanunu'nun ilgili hükümlerinde (İİK m.168 ve 169) bulunduğu; ayrıca sahte imzanın kişiye yükleyeceği cezai sorumluluğun ve temsil yetkisinin sicil yoluyla kazanılması ve kullanılmasına ilişkin kuralların bu maddede yer almadığı unutulmamalıdır.
Geçerli olmayan imzaların bulunması: hangi kavramlar bilinmeli?
- İmzaların bağımsızlığı (istiklali) ilkesi
- Kambiyo senedinde yer alan her imzanın, diğer imzalardan bağımsız olarak sorumluluk doğurması ilkesidir. Bir imzanın geçersizliği, geçerli olan diğer imzaların hükmünü ortadan kaldırmaz.
- Borçlanmaya ehil olmayan kişinin imzası
- Ehliyeti bulunmadığı için poliçeden kendisi borçlanamayan kişinin attığı imzadır. Bu imza bakımından poliçe borç doğurmaz, ancak diğer imzaların geçerliliğini etkilemez.
- Hayali kişinin imzası
- Var olmayan bir kişi adına atılmış imzadır. Böyle bir imza hiçbir kimseyi bağlamaz.
- Sahte imza
- Gerçek bir kişinin adına, onun iradesi dışında atılmış imzadır. Bağlanmayan imza sayılır.
- Yetkisiz temsilcinin imzası
- Temsil olunanın adına, temsil yetkisi bulunmadan atılan imzadır. Maddede açıkça sayılmakla birlikte, adına imzalanan kişiyi bağlamayan imza kavramının bir görünümüdür.
Geçerli olmayan imzaların bulunması: hangi şartlar aranır?
- Poliçede, borçlanmaya ehil olmayan bir kişinin imzasının bulunması gerekir.
- Poliçede, sahte imzanın ya da hayali bir kişiye ait imzanın bulunması gerekir.
- Poliçede, imzalayanı ya da adına imzalanan kişiyi bağlamayan bir imzanın bulunması gerekir.
- Bu imzaların bulunması, diğer geçerli imzaların hukuki etkisini ortadan kaldırmamalıdır; diğer imzalar geçerliliğini korur.
Geçerli olmayan imzaların bulunması: hangi sonuçları doğurur?
- Poliçede bulunan geçersiz imzanın varlığı, diğer imzaların geçerliliğini etkilemez.
- Geçerli olan diğer imzalar, poliçe hukukuna göre kendi sorumluluklarını sürdürür.
- Geçersiz imzanın bulunduğu hallerde, o imzayı atan kişi veya adına imzalanan kişi, imzalarındaki bağlanmaya dayalı yükümlülükten kurtulur.
- Geçersiz imza, poliçenin tümünü geçersiz kılmaz; poliçe, geçerli imzalar bakımından hüküm doğurmaya devam eder.
Geçersiz imza ile diğer imzalar arasındaki fark nedir?
Poliçedeki geçersiz imza, ehliyetsizlik, sahtelik, hayali kişi veya bağlanmama nedeniyle hukuki sonuç doğurmayan imzadır.
Aynı poliçedeki diğer imzalar ise geçerli bir irade ile atılmış ve imzalayanı bağlayan imzalardır.
Geçersiz imza diğer imzaların geçerliliğini etkilemez; geçerli imzalar sorumluluğunu sürdürür.
Yetkisiz temsilcinin imzası ile temsil olunanın imzası arasındaki fark nedir?
Temsil yetkisi olmayan kişi, temsil ettiğini ileri sürdüğü kişi adına imza atmıştır.
Temsil olunanın kendi adına atılmış geçerli bir imzası bulunuyorsa, o imza ayrıca değerlendirilir.
Yetkisiz temsilcinin imzası temsil olunanı bağlamaz; temsil olunanın geçerli imzası varsa o imza sorumluluk doğurur. Bu ayrım uygulamada borca itiraz ile imza itirazı ayrımına bağlanmaktadır.
Geçerli olmayan imzaların bulunması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bir imzanın geçersizliğinin, poliçedeki diğer geçerli imzaların da geçersiz olduğu sonucuna götürülmesi.
- Yetkisiz temsilcinin imzasına ilişkin itirazın imza inkarı sayılması; bu itiraz çoğu kez borca itiraz olarak değerlendirilir.
- Ciranta olarak, kendi imzası dışındaki keşideci imzasının geçersizliğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulabileceğini sanmak.
- Geçersiz imzanın bulunmasını, ciro silsilesindeki kopukluk gibi değerlendirmek; oysa ciro silsilesi bozulmadıkça imzalar bağımsız değerlendirilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Şirket adına düzenlenen senette yetkili temsilcinin imzasının bulunmadığı yönündeki itirazın, imza inkarı değil borca itiraz niteliğinde sayıldığı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2025/875 E., 2025/1027 K., 10.07.2025)
- Keşidecinin kendi imzasından sorumlu olduğu, senetteki diğer imzaların geçersizliğinin bu sorumluluğu ortadan kaldırmadığı kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/2488 E., 2024/363 K., 02.12.2024; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/1923 E., 2024/984 K., 03.06.2024)
- Ciranta, kendi imzası dışındaki keşideci imzasının geçersizliğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı kabul edilmektedir. (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2021/1945 E., 2024/1489 K., 09.10.2024)
- Şeklen ciro silsilesinde kopukluk bulunmayan çekte, imzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca imzalar bakımından sorumluluk değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/1914 E., 2025/260 K., 06.03.2025)
- Yüksek mahkemenin, sicile tescil edilmemiş ticari vekilin senet düzenlemesinden şirketin sorumlu tutulamayacağına ilişkin görüşü benimsediği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/18 E., 2024/184 K., 17.04.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Geçersiz imza iddiasını ileri süren taraf, imzanın kendisine ait olmadığını, sahte olduğunu veya yetkili temsilci tarafından atılmadığını ispatlamakla yükümlüdür. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/1914 E., 2025/260 K., 06.03.2025)
- Yetkili temsilcinin kim olduğu ve temsil şeklinin tespiti için ticaret sicili kayıtları ve noterce onaylanmış imza sirküleri esas alınır.
- Karşı taraf, diğer imzaların geçerli olduğunu ve ciro silsilesinin bozulmadığını göstererek sorumluluğunu savunur.
- İmzanın sahte olduğu iddiası, somut delil olmaksızın kabul edilmez; bu nedenle iddiayı ileri süren taraf delil sunmalıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/1914 E., 2025/260 K., 06.03.2025)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.678: Yetkisiz temsilcinin, temsil ettiğini ileri sürdüğü kişi adına düzenlediği senetten kendisinin şahsen sorumlu olduğunu düzenler; bu madde ile birlikte okunduğunda bağlanmayan imzanın sonucunu tamamlar.
- 6102 sayılı Kanun m.370: Anonim şirketlerde temsil yetkisinin çift imza ile kullanılmasını düzenler; çift imzanın eksik olması durumunda imzanın şirketi bağlayıp bağlamayacağı bu maddeye göre değerlendirilir.
- 6102 sayılı Kanun m.373: Temsil yetkisinin ticaret siciline tescili sonrasında, temsilci seçimindeki hukuki sakatlığın üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinin koşullarını düzenler; bağlanmayan imzanın üçüncü kişiye karşı etkisini sınırlar.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.168: İmza itirazı ile borca itiraz ayrımının icra takibi bakımından usulünü düzenler; bu maddedeki imza geçersizliğinin takibe nasıl yansıyacağını belirler.
TTK m.678 — Yetkisiz imza
Bu madde, temsile yetkisi bulunmayan bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imza koymasının sonucunu düzenler; imza sahibinin poliçeden dolayı bizzat sorumlu olması ve bu poliçeyi ödemesi hâlinde temsil edilen kişinin haklarına sahip olması kuralını getirir. Hüküm, yetkisini aşan temsilci hakkında da aynen uygulanır. Maddenin uygulanması, temsilcinin imzasının tüzel veya gerçek kişi adına atıldığı kambiyo senetleri bakımından söz konusudur. Madde, temsil yetkisinin ticaret siciline tescili, şirket temsilinde çift imza kuralı ve temsil yetkisinin sicil kaydından doğan güven ilkesini düzenlemez (TTK m.370, m.373). Yetkisiz temsilcinin senetten kurtulması için ileri sürülebilecek def'iler, kambiyo senedinde mücerretlik ve borca itiraz–imza inkârı ayrımı da bu maddede yer almaz. Takip ve itiraz usulü ile menfi tespit davasının süreleri ve usulü de bu maddenin konusu değildir (İİK m.72).
Yetkisiz imza: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yetkisiz temsilci
- Temsil yetkisi hiç bulunmayan ya da yetkisini aşan kişidir. Madde her iki durumu aynı hükme bağlar; yetkisini aşan temsilci de yetkisiz temsilci gibi sorumlu olur.
- Bizzat sorumluluk
- İmza sahibinin, temsil edilen kişi yerine kendi adına poliçeden doğan borçtan sorumlu tutulmasıdır. Bu sorumluluk temsil edilenin borcunun yerine geçmez, imza sahibinin kendi borcudur.
- Poliçe
- Kambiyo senedi niteliğindeki, belirli bir bedelin ödenmesi emrini içeren senettir. Madde poliçeyi örnek almış olsa da, uygulamada aynı ilke çek ve senet için de benimsenmiştir.
- Temsil edilen kişinin haklarına sahip olma
- Yetkisiz temsilcinin poliçeyi ödemesi hâlinde, temsil edilmiş olduğu kabul edilen kişiye karşı, o kişinin sahip olabileceği haklara girmesidir. Bu hak, ödeme yapan temsilcinin rücu ve diğer talep hakkını ifade eder.
Yetkisiz imza: hangi şartlar aranır?
- Poliçenin bir kişi adına imzalanmış olması ve imza atanın bu kişiyi temsile yetkili olmaması ya da yetkisini aşmış olması gerekir.
- İmza atan kişinin, temsilci sıfatıyla hareket ettiğini gösteren bir imza atmış olması gerekir.
- Temsil edilen kişinin poliçeye karşı sorumlu olmadığı, çünkü imzanın onu bağlamadığı ortaya konulmuş olmalıdır.
- Yetkisiz temsilcinin poliçeden dolayı şahsen sorumlu olması için poliçenin geçerli bir kambiyo senedi niteliği taşıması gerekir.
- Temsil edilen kişinin haklarına girmek için yetkisiz temsilcinin poliçeyi ödemiş olması gerekir.
Yetkisiz imza: hangi sonuçları doğurur?
- Yetkisiz temsilci poliçeden dolayı bizzat sorumlu olur; bu sorumluluk temsil edilen kişinin borcu değil, imza sahibinin kendi borcudur.
- Yetkisiz temsilci poliçeyi ödediğinde, temsil edilmiş olduğu kabul edilen kişinin sahip olabileceği haklara girer.
- Temsil edilen kişi, imzanın yetki eksikliği nedeniyle kendisini bağlamadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulabilir; madde bu savunmayı ortadan kaldırmaz.
- Yetkisiz temsilcinin ödeme yapmaması hâlinde temsil edilen kişiye karşı rücu hakkı doğmaz, ancak yetkisiz temsilci poliçeden doğrudan sorumlu kalır.
Yetkisiz temsilci ile yetkisini aşan temsilci arasındaki fark nedir?
Hiç temsil yetkisi bulunmayan kişi, örneğin hiç yetki verilmemiş ya da yetki verme işlemi geçersiz olan kişi.
Yetkisi bulunan ama bu yetkinin sınırını aşarak imza atan kişi.
Maddenin hükmü iki hâlde de aynıdır; madde yetkisini aşan temsilciyi açıkça yetkisiz temsilci ile eşitler.
Yetkisiz temsilci sorumluluğu ile temsil edilen kişinin sorumluluğu arasındaki fark nedir?
İmzayı atan yetkisiz temsilcinin poliçeden dolayı bizzat sorumluluğu.
Temsil edilen kişinin, yani adına imza atılan tüzel veya gerçek kişinin borçlu sıfatı.
Temsil edilen kişi, imzanın kendisini bağlamadığını ileri sürebildiği sürece poliçeden sorumlu tutulamaz; sorumluluk imza atana kalır.
Yetkisiz imza: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yetkisiz temsilci sorumluluğunu temsil edilen kişiye yüklemek; madde imza sahibini bizzat sorumlu kılar, temsil edilene yönelik sorumluluk ayrı bir hukuki sebebe dayanmalıdır.
- Yetkisini aşan temsilciyi yetkisiz temsilciden ayrı tutmak; madde iki durumu aynı hükme bağlar.
- Yetkisiz temsilcinin ödeme yapmadan rücu hakkı kazandığını varsaymak; madde ancak poliçeyi ödemesi hâlinde temsil edilen kişinin haklarına sahip olma sonucunu bağlar.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yetkisiz temsilci tarafından imzalanan çekten dolayı, temsil yetkisinin bulunmadığı kabul edilen kişinin değil, imzayı atan kişinin bizzat sorumlu olacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1424 E., 2025/1753 K., 18.12.2025; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/211 E., 2026/583 K., 08.04.2026)
- Ticari vekilin özel yetki verilmedikçe kambiyo taahhüdünde bulunamayacağı, bu nedenle şirket adına senet düzenleyen vekilin imzasının şirketi bağlamayacağı kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1424 E., 2025/1753 K., 18.12.2025; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/211 E., 2026/583 K., 08.04.2026)
- Bonodaki imzalardan yalnızca birinin temsil edilen kişiye ait olması, anasözleşmede çift imza kuralı öngörülmüşse, yalnızca imza sahibinin bağlanacağı ve temsil edilenin sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2065 E., 2026/654 K., 09.04.2026)
- Yetkisiz temsilci tarafından düzenlenen senedin temsil edilen kişinin imzası bulunmaksızın takibe konulmasında, borca itiraz yoluyla senedin bağlamadığının ileri sürülmesi mümkündür; bu hâlde 678. maddenin hükmü uygulanarak takip sorumluluk bakımından imza sahibine yöneltilmelidir. (Hukuk Genel Kurulu, 2014/1091 E., 2016/847 K., 22.06.2016)
- Tüzel kişi adına düzenlenmiş senetlerde yetkisiz temsilci imzasının bulunduğu kabul edilen hallerde, temsil edilen kişinin imzasının bulunmadığı bir senetten dolayı yetkisiz temsilciyi bağlayan sonuçların kendisine yöneltilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2025/137 E., 2025/267 K., 05.03.2025; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/349 E., 2023/330 K., 01.03.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Yetkisiz temsil iddiasını ileri süren ve temsil edilen kişinin imzanın kendisini bağladığını reddeden taraf, imza yetkisinin bulunmadığını ispatlamakla yüklüdür; yetki kaydının ticaret siciline tescil edilmiş olup olmadığı belgeyle gösterilir.
- Yetkisiz temsilci poliçeyi ödediğinde temsil edilen kişiye karşı talep hakkını ileri sürecek taraf, ödemeyi ve bunun temsil edilen kişi adına yapıldığını belgelerle ispatlamalıdır.
- Temsil edilen kişi, senedin kendisini bağlamadığını ileri sürdüğünde, senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ve yetkisiz temsil nedeniyle sorumlu tutulamayacağını belgeyle ispatlamak zorundadır.
- Yetkisiz temsilcinin imzasının bulunduğu senet, yazılı belge olarak imzalı kambiyo senedi olduğu için ilk delil kaynağıdır; tanık delili bu belgenin içeriğini değiştiremez.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.370: Şirketin temsil yetkisinin çift imza esasına göre yönetim kuruluna ait olduğunu düzenler; yetkisiz imzanın hangi hâlde şirketi bağlamadığını belirlemede bu madde ile birlikte okunur.
- 6102 sayılı Kanun m.373: Ticaret siciline tescil edilmiş temsil yetkisinin sakatlığının üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilmesi için bilinmesinin ispatını arar; yetkisiz temsil savunmasının sınırını çizer.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.504: Vekilin temsil yetkisinin kapsamını düzenler; poliçe imzalayan vekilin yetkisinin olup olmadığının ölçütünü verir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.72: Kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının menfi tespit davasıyla ileri sürülmesini düzenler; yetkisiz temsil savunmasının usul yolunu gösterir.
TTK m.679 — Düzenleyenin sorumluluğu
Madde, poliçeyi düzenleyenin (keşideci) poliçenin kabulünün yapılmamasından ve ödenmemesinden doğan sorumluluğunu düzenler. Sorumluluğun kime, hangi hallerde yükleneceğini ve düzenleyenin bu sorumluluğu sözleşmeyle daraltıp daraltamayacağını belirler. Madde, poliçe ilişkisindeki diğer cirantaların, kabul edenin, avalistin ve taşıyan (hamil) ile düzenleyen arasındaki iç ilişkinin sorumluluğunu düzenlemez. Poliçenin zamanında ibraz edilmesi, ihbar yükümlülüğü ve kambiyo senedine özgü diğer şekil koşulları ayrı maddelerde düzenlenir. Kambiyo senedinin düzenlenmesine ilişkin temsil ve yetki sorunları (m.678 ve m.678 vd.) ile poliçe bedelinin talep edilmesine yönelik takip usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Düzenleyenin sorumluluğu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Düzenleyen (keşideci)
- Poliçeyi yazan ve muhatabına kabul veya ödeme için gönderen kişidir. Poliçe ilişkisinde ana borçlu konumunda olan muhatap değildir; düzenleyen, poliçenin kabul ve ödenmesi için kambiyo borcu altına girer.
- Kabul edilmeme
- Muhatabın poliçeyi kabul etmemesi ya da kabulü geçersiz biçimde yapması durumudur. Kabul edilmemenin sorumluluk doğurabilmesi için düzenleyenin bu sonuca karşı sorumluluğunu sınırlayan bir şart koymuş olması ayrıca önemlidir.
- Ödenmeme
- Poliçenin vadesinde muhatap tarafından bedelinin ödenmemesidir. Madde, düzenleyenin ödenmemeden dolayı sorumluluğunun sözleşmeyle kaldırılamayacağını açıkça belirtir.
- Sorumluluk şartı
- Düzenleyenin kabul edilmemeden sorumlu olmayacağına ilişkin poliçe üzerindeki kayıttır. Bu kayıt geçerlidir; ancak ödenmemeden sorumlu olmayacağına dair kayıt yazılmamış sayılır.
Düzenleyenin sorumluluğu: hangi şartlar aranır?
- Poliçenin düzenleyen tarafından geçerli biçimde düzenlenmiş olması gerekir.
- Poliçenin muhatap tarafından kabul edilmemiş olması veya vadesinde ödenmemiş olması gerekir.
- Düzenleyenin kabul edilmemeden sorumlu olmayacağını poliçeye şart etmemiş olması gerekir; aksi halde yalnızca kabul edilmeme bakımından sorumluluk kalkar.
- Ödenmeme bakımından düzenleyenin sorumluluğunu kaldıran hiçbir kayıt bulunmamalıdır; böyle bir kayıt yazılmamış sayılır.
Düzenleyenin sorumluluğu: hangi sonuçları doğurur?
- Düzenleyen, poliçenin kabul edilmemesinden ve ödenmemesinden sorumludur.
- Düzenleyen kabul edilmeme hâlinde sorumlu olmayacağını poliçeye şart etmişse, kabul edilmemeden kaynaklanan sorumluluğu ortadan kalkar.
- Düzenleyenin ödenmemeden sorumlu olmayacağına ilişkin kayıtlar yazılmamış sayılır; bu kayıt poliçenin geçerliliğini etkilemez, yalnızca hükümsüzdür.
- Sorumluluk şartı konulmamışsa düzenleyen hem kabul edilmemeden hem ödenmemeden sorumlu kalır.
Kabul edilmeme ile ödenmeme arasındaki fark nedir?
Kabul edilmemede düzenleyen, poliçe üzerine konulan sorumluluk şartıyla sorumluluğunu kaldırabilir.
Ödenmemede düzenleyenin sorumluluğu kaldırılamaz; bu yönde yazılan kayıt yazılmamış sayılır.
Düzenleyen yalnızca kabul edilmeme riskini sözleşmeyle devredebilir, ödenmeme riskini devredemez.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yetkisiz temsilci tarafından düzenlenen poliçede, temsil yetkisinin olup olmadığı tartışılsa da borçlandırıcı işlem yapma yetkisinin varlığı, m.678 ile birlikte düzenleyenin sorumluluğunu belirlemede esas alınmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2022/5684 E., 2024/1953 K., 11.03.2024)
- Düzenleyenin poliçeye ilişkin kambiyo sorumluluğunun, m.677 ila m.680 hükümleri bütünlüğünde değerlendirildiği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/8277 E., 2023/2263 K., 12.04.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Asıl talebi ileri süren hamil, poliçenin düzenleyen tarafından düzenlendiğini ve vadesinde kabul edilmediğini ya da ödenmediğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat çoğunlukla poliçenin kendisi ve protesto ya da muhatabın yazılı beyanıyla yapılır.
- Düzenleyen, kabul edilmeme hâlinde sorumluluğunu kaldıran bir şartın poliçe üzerinde yer aldığını ileri sürüyorsa, bu şartı poliçe metninden göstermek zorundadır; şart poliçede yoksa savunma dinlenmez.
- Düzenleyen, ödenmemeden sorumlu olmadığını savunamaz; bu savunma yazılı kayıt olsa bile hükümsüz sayılacağı için delil değerlendirmesi gerektirmez.
- Düzenleyenin poliçeyi kendisinin ya da yetkili temsilcisinin imzaladığı iddiası kendisine karşı kullanılacaksa, imzanın ve yetkinin varlığı hamil tarafından değil, düzenleyen tarafından itiraz edilmesi halinde tartışılır; bu nedenle imza ikrarı önemli bir delildir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/5684 E., 2024/1953 K., 11.03.2024)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.678: Düzenleyenin temsil ve yetkisi konusunda ilgilidir; yetkisiz temsilcinin düzenlediği poliçe bakımından bu madde ile birlikte değerlendirilir.
- 6102 sayılı Kanun m.677: Poliçenin düzenlenmesine ilişkin genel şekil koşullarını ve düzenleyenin poliçe üzerindeki yer almasını belirler; bu madde sorumluluğun doğduğu temel işlemi kurar.
- 6102 sayılı Kanun m.680: Düzenleyen dışındaki ciro ve kabul bakımından sorumluluk ilişkilerini düzenler; bu maddedeki sorumluluk sınırlarıyla birlikte okunur.
TTK m.680 — Açık poliçe
Madde, tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış poliçenin (açık/beyaz poliçe) anlaşmaya aykırı doldurulması halinde, bu aykırılık iddiasının hamile karşı ileri sürülebilme koşullarını düzenler. Hamilin kötüniyeti ile ağır kusurunun bu korumayı nasıl kaldırdığını kapsar. Doldurma yetkisinin ciro ile devri, aval, ödeme ve müracaat hakkı, zamanaşımı ve eksik poliçenin sahteciliği madde kapsamında değildir (m.687 ve devamı ile m.724 ve devamı; ciro ve doldurma yetkisi ayrıca m.685 ve m.677 ilişkisi ile değerlendirilir). Bu konular başka maddelerde düzenlenmiştir.
Açık poliçe: hangi kavramlar bilinmeli?
- Açık (beyaz) poliçe
- Düzenleyenin imzasını taşıyan, ancak bedel, vade gibi bazı unsurları boş bırakılmış ve lehtara bu boşlukları anlaşmaya uygun biçimde doldurma yetkisi verilmiş poliçedir. Doldurulmadan önce tam bir poliçe değildir.
- Doldurma anlaşması
- Düzenleyen ile lehtar arasında, boşlukların nasıl ve hangi sınırlarla doldurulacağını belirleyen yazılı veya sözlü anlaşmadır. Madde, bu anlaşmaya aykırılığın hamile karşı ileri sürülüp sürülemeyeceğini belirler.
- Hamil
- Poliçenin zilyedi olup, poliçe üzerindeki son ciro veya lehtar sıfatıyla senedi elinde tutan kişidir. Korunup korunmayacağı, senedi nasıl ve hangi bilgiyle iktisap ettiğine bağlıdır.
- Kötüniyet
- Hamilin, poliçenin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iktisap sırasında bilmesi veya bilmesi gereken durumda olmasıdır. Kötüniyetli hamil, doldurma aykırılığına karşı korumadan yararlanamaz.
- Ağır kusur
- Hamilin, iktisap sırasında gösterdiği özensizliğin, poliçenin doldurulmasındaki aykırılığı fark etmesi gerektiği ölçüde ağır olmasıdır. Kötüniyetle eşdeğer sayılan bir ölçüttür ve maddenin kötüniyet istisnasına ayrıca eklenmiştir.
Açık poliçe: hangi şartlar aranır?
- Poliçenin tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış olması gerekir.
- Poliçenin, düzenleyen ile lehtar arasındaki doldurma anlaşmasına aykırı biçimde doldurulmuş olması gerekir.
- Aykırılık iddiasının hamile karşı ileri sürülmek istenmesi gerekir; hamil, aykırılığı bilmeden ve ağır kusursuz iktisap etmiş olmalıdır.
- Hamilin poliçeyi kötüniyetle iktisap etmemiş olması gerekir; kötüniyet varsa aykırılık iddiası ona karşı ileri sürülebilir.
- Hamilin iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnat edilememesi gerekir; ağır kusur varsa aykırılık iddiası ona karşı da ileri sürülebilir.
Açık poliçe: hangi sonuçları doğurur?
- Anlaşmaya aykırı doldurma, iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemez; düzenleyen bu nedene dayanarak ödemeden kurtulamaz.
- Hamil kötüniyetli iktisap etmişse, anlaşmaya aykırılık iddiası ona karşı ileri sürülebilir ve düzenleyen ödemeden kurtulabilir.
- Hamil iktisap sırasında ağır kusurlu sayılıyorsa, aykırılık iddiası ona karşı da ileri sürülebilir.
- Doldurmanın anlaşmaya aykırı olduğunu ispatlayamayan düzenleyen, iyiniyetli hamile karşı ödeme yükümlülüğünden kurtulamaz.
- Madde emredici bir koruma getirmektedir; anlaşmayla iyiniyetli hamilin korunmasını ortadan kaldıran bir kayıt geçersiz sayılır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/170 E., 2026/455 K., 12.03.2026)
Açık poliçe ile tam poliçe arasındaki fark nedir?
Bedel veya vade gibi unsurları boş bırakılmış, doldurma yetkisi verilmiş açık poliçede madde işler.
Tüm unsurları tamamlanmış tam poliçede doldurma sorunu yoktur; anlaşmaya aykırılık savunması madde kapsamında değerlendirilmez.
Madde yalnızca doldurma yetkisiyle boşluk bırakılmış senetlerde, aykırılık savunmasının hamile karşı kısıtlanmasını sağlar.
İyiniyetli hamil ile kötüniyetli veya ağır kusurlu hamil arasındaki fark nedir?
İyiniyetli hamil, aykırı doldurmayı bilmeden ve ağır kusur olmadan senedi iktisap eder.
Kötüniyetli hamil, aykırılığı bilerek iktisap eder; ağır kusurlu hamil ise iktisap sırasında özensizlikle aykırılığı görmezden gelmiştir.
İyiniyetli hamile karşı aykırılık iddiası ileri sürülemez; kötüniyetli ya da ağır kusurlu hamile karşı ileri sürülebilir.
Doldurma yetkisi olan açık poliçe ile eksik poliçe arasındaki fark nedir?
Açık poliçede düzenleyen doldurma yetkisi vermiştir ve aykırılık bu yetkinin kötüye kullanılmasıdır.
Eksik poliçede düzenleyen doldurma yetkisi vermemiştir; boşlukların doldurulması sahtecilik niteliği taşıyabilir.
Madde açık poliçe için geçerlidir; eksik poliçenin doldurulması bu korumadan yararlanmaz ve resmî evrakta sahtecilik suçu oluşturur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını, hamilin iyiniyeti ve ağır kusuru bakımından ayrıca değerlendirmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2026/271 E., 2026/495 K., 26.03.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/170 E., 2026/455 K., 12.03.2026)
- Bir yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmeyen aykırılık savunmalarının kabul edilmediği görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/170 E., 2026/455 K., 12.03.2026)
- Senedin bono niteliğinde olduğu ve zorunlu unsurların sonradan doldurulmak üzere açık düzenlenebileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1798 E., 2026/202 K., 05.02.2026)
- Aykırı doldurma iddiası ileri sürüldüğünde, senedin imzası incelenmeden önce doldurma anlaşmasının varlığı ve aykırılığı ayrıca araştırılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2026/271 E., 2026/495 K., 26.03.2026)
- Doldurma anlaşmasına aykırılığın ispatı düzenleyene bırakılmakta, bu ispat yapılmadan hamile karşı savunma kabul edilmemektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1800 E., 2026/132 K., 02.02.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1317 E., 2025/1751 K., 18.12.2025)
- Madde hükmünün kötüniyet ve ağır kusur koşulları uyarınca hamilin iyiniyetinin ayrıca değerlendirildiği görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1309 E., 2025/1696 K., 11.12.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Aykırı doldurma iddiasını ileri süren düzenleyen, doldurma anlaşmasına aykırılığı ispatlamakla yükümlüdür; ispat yükü düzenleyendedir.
- Doldurma anlaşması yazılı belge, mektup veya tanık beyanı ile ispatlanabilir; anlaşmanın varlığı ve içeriği düzenleyen tarafından gösterilmelidir.
- Hamilin iyiniyeti karine olarak kabul edilir; kötüniyet veya ağır kusuru ileri süren karşı taraf, hamilin bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispatlamalıdır.
- Hamil, senedi hangi koşullarda ve hangi bilgiyle iktisap ettiğini belgelerle ortaya koymalıdır; ağır kusur iddiası bu belgeler üzerinden değerlendirilir.
- Senedin imza incelemesi, doldurma aykırılığı iddiasının ilk aşamasında doğrudan yapılmayabilir; önce anlaşmanın varlığı ve aykırılık ispatı aranmalıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2026/271 E., 2026/495 K., 26.03.2026)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.685: Açık poliçede doldurma yetkisinin ciro ile devri ve hamilin boşlukları kendi adına ya da başkası adına doldurabilmesine ilişkin hükümdür; bu madde ile birlikte değerlendirilir.
- 6102 sayılı Kanun m.677: İmzaların bağımsızlığı ilkesini düzenler; açık poliçede imzalayanların sorumluluğunun birbirinden bağımsız olduğunu gösterir.
- 6102 sayılı Kanun m.687: Poliçede hamilin ve düzenleyenin sorumluluk kapsamını ilgilendiren ilgili hükümdür; bu madde ile doldurma aykırılığı arasındaki bağlantı ayrıca incelenir.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir gün | m.675 | (3) Başka bir gün belirtilmemişse, faiz, poliçenin düzenlenme gününden itibaren işler. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
46 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2024/18 E., 2024/184 K., 17.04.2024İlgili madde: m.677
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/622 E., 2023/354 K., 26.04.2023İlgili madde: m.676
- Hukuk Genel Kurulu, 2014/1091 E., 2016/847 K., 22.06.2016İlgili madde: m.678
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/2555 E., 2025/1214 K., 25.02.2025İlgili madde: m.676
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/5868 E., 2024/7612 K., 24.10.2024İlgili madde: m.676
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/1708 E., 2024/7038 K., 02.10.2024İlgili madde: m.670
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/5684 E., 2024/1953 K., 11.03.2024İlgili madde: m.679
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/6213 E., 2024/593 K., 24.01.2024İlgili madde: m.676
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/4130 E., 2024/91 K., 09.01.2024İlgili madde: m.676
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/977 E., 2023/7373 K., 14.12.2023İlgili madde: m.671, m.672
Diğer 36 karar
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/5801 E., 2023/6712 K., 21.11.2023İlgili madde: m.676
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/1704 E., 2023/5407 K., 28.09.2023İlgili madde: m.675
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/8277 E., 2023/2263 K., 12.04.2023İlgili madde: m.679
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/7374 E., 2023/1701 K., 20.03.2023İlgili madde: m.670
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/6638 E., 2023/1330 K., 06.03.2023İlgili madde: m.670
- 11. Hukuk Dairesi, 2014/1082 E., 2014/8284 K., 02.05.2014İlgili madde: m.671
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2065 E., 2026/654 K., 09.04.2026İlgili madde: m.678
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/211 E., 2026/583 K., 08.04.2026İlgili madde: m.678
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2026/271 E., 2026/495 K., 26.03.2026İlgili madde: m.680
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2024/170 E., 2026/455 K., 12.03.2026İlgili madde: m.680
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1798 E., 2026/202 K., 05.02.2026İlgili madde: m.680
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1800 E., 2026/132 K., 02.02.2026İlgili madde: m.680
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1424 E., 2025/1753 K., 18.12.2025İlgili madde: m.678
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1317 E., 2025/1751 K., 18.12.2025İlgili madde: m.680
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/1309 E., 2025/1696 K., 11.12.2025İlgili madde: m.680
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2025/875 E., 2025/1027 K., 10.07.2025İlgili madde: m.677
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/2073 E., 2025/749 K., 29.05.2025İlgili madde: m.670
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/2144 E., 2025/548 K., 27.03.2025İlgili madde: m.673
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2021/1914 E., 2025/260 K., 06.03.2025İlgili madde: m.677
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2025/137 E., 2025/267 K., 05.03.2025İlgili madde: m.678
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/809 E., 2025/122 K., 20.02.2025İlgili madde: m.671
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/2488 E., 2024/363 K., 02.12.2024İlgili madde: m.677
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/780 E., 2024/696 K., 22.11.2024İlgili madde: m.671
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/214 E., 2024/684 K., 19.11.2024İlgili madde: m.671
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2021/1945 E., 2024/1489 K., 09.10.2024İlgili madde: m.677
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/1923 E., 2024/984 K., 03.06.2024İlgili madde: m.677
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/718 E., 2023/638 K., 02.11.2023İlgili madde: m.670
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/349 E., 2023/330 K., 01.03.2023İlgili madde: m.678
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/295 E., 2022/429 K., 22.04.2022İlgili madde: m.671
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2016/839 E., 2019/598 K., 02.10.2019İlgili madde: m.670
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/511 E., 2019/670 K., 01.07.2019İlgili madde: m.673
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/353 E., 2018/947 K., 02.10.2018İlgili madde: m.673
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/59 E., 2018/841 K., 25.07.2018İlgili madde: m.673
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/1041 E., 2018/426 K., 10.04.2018İlgili madde: m.673
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/1233 E., 2018/400 K., 03.04.2018İlgili madde: m.673
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2017/713 E., 2018/175 K., 01.03.2018İlgili madde: m.675
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 10. Kıymetli Evrak-1 bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış