TTK › Ticaret şirketleri › Komandit şirket
Şirketin niteliği ve kuruluşu, ortaklar arasındaki ilişkiler
Kısaca
TTK m.304, komandit şirketin tanımını, bu şirkette ortakların sorumluluk ayrımını (komandite ve komanditer ortak) ve komandite ortaklar bakımından gerçek kişi şartını düzenler. TTK m.305, komandit şirkete kollektif şirkete ilişkin 212-216. maddelerin hangi kapsamda uygulanacağını ve komanditer ortaklara sözleşmeyle verilebilecek yönetim görevlerinin sınırını düzenler. TTK m.306, bir şirketin komanditer şirket mi yoksa kollektif şirket mi olduğunun nasıl belirleneceğini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.304–316 hükümlerini kapsar.
- TTK m.304Tanımı
- TTK m.305Uygulanacak hükümler
- TTK m.306Yorum
- TTK m.307II- Komanditerlerin sermaye koyma borcu
- TTK m.308Sözleşme serbestisi
- TTK m.309Yönetim
- TTK m.310Denetleme
- TTK m.311Rekabet yasağı
- TTK m.312Genel olarak
- TTK m.313Usulüne göre tahakkuk ettirilmiş olanlar
- TTK m.314Usulsüz tahakkuk ettirilmiş olanlar
- TTK m.315Devir hâlinde
- TTK m.316Ölüm hâlinde
TTK m.304 — Tanımı
TTK m.304, komandit şirketin tanımını, bu şirkette ortakların sorumluluk ayrımını (komandite ve komanditer ortak) ve komandite ortaklar bakımından gerçek kişi şartını düzenler. Madde, komandit şirketi ticaret şirketleri içinde şahıs şirketi olarak niteleyen tanımı ve ortak sıfatlarını belirler. Kanun, ortakların sorumluluğunun kapsamını, unvanı, şirketin kuruluşunu, yönetimini ve sermaye koşullarını bu maddede düzenlemez; bu konular TTK m.305 ve devamındaki hükümlerde ve genel ticaret şirketleri hükümlerinde yer alır. Ayrıca ticaret şirketi olma, tüzel kişiliğin kazanılması ve adi ortaklık hükümlerine dönüş de bu maddenin konusu değildir (TTK m.124-125; TBK m.620).
Tanımı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komandit şirket
- Ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla kurulan, ortaklarından en az birinin şirket alacaklılarına karşı sınırsız sorumlu, diğerlerinin ise belirli bir sermaye ile sınırlı sorumlu olduğu ticaret şirketidir. Sorumluluk ayrımı, şirketin karma niteliğini belirler.
- Komandite ortak
- Sorumluluğu sınırlandırılmamış ortaktır. Şirket borçlarından şahsen ve sınırsız sorumludur. Bu sıfatla yalnız gerçek kişiler yer alabilir.
- Komanditer ortak
- Sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlı olan ortaktır. Gerçek kişi ya da tüzel kişi olabilir.
- Ticari işletme
- Şirketin konusunu oluşturan, tacir sıfatını doğuran ve ticaret unvanı altında işletilen faaliyet bütünüdür. Esnaf işletmesi ölçüsünü aşan iktisadi faaliyet ifade eder (TTK m.11).
- Ticaret unvanı
- Tacirin ticari işlerde kullandığı addır. Komandit şirketin unvanı, komandite ortağın adını ve şirketin türünü gösteren ibareyi içerir.
Tanımı: hangi şartlar aranır?
- Şirketin, ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla kurulmuş olması gerekir; bu amaç taşınmıyorsa komandit şirket sayılmaz.
- Ortaklardan en az birinin, şirket alacaklılarına karşı sorumluluğunun sınırlandırılmamış olması, yani komandite ortak bulunması gerekir.
- Diğer ortak veya ortakların sorumluluğunun belirli bir sermaye ile sınırlandırılmış olması, yani komanditer ortak bulunması gerekir.
- Komandite ortakların gerçek kişi olması zorunludur; tüzel kişi yalnızca komanditer ortak olarak yer alabilir.
- Tüzel kişinin komandite ortak olarak katılması, bu maddenin düzenlediği tanımla bağdaşmaz; bu nitelikte bir ortaklık komandit şirket sayılmaz.
Tanımı: hangi sonuçları doğurur?
- Komandit şirket tanımı yerine gelmişse, şirket komandit şirket niteliğini kazanır ve bu maddenin tanımına göre ortak yapısı belirlenir.
- Komandite ortak yalnız gerçek kişi olabilir; tüzel kişinin komandite ortak olarak yer alması maddenin üçüncü fıkrasına aykırıdır.
- Tüzel kişi komanditer ortak olarak katılabilir ve bu durumda sorumluluğu sermayesi ile sınırlı kalır.
- Sınırsız sorumlu ortağın bulunmaması veya sınırlı sorumlu ortağın bulunmaması halinde, şirketin tanımdaki yapısı oluşmaz ve komandit şirket sayılması mümkün değildir.
- Tanıma uygun olmayan bir ortaklık, ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa adi ortaklık hükümlerine tabi olabilir (TBK m.620/2 ve TTK m.126 atıfları).
Komandite ortak ile komanditer ortak arasındaki fark nedir?
Komandite ortak, şirket alacaklılarına karşı sorumluluğu sınırlandırılmamış ortaktır.
Komanditer ortak, sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlandırılmış ortaktır.
Komandite ortak gerçek kişi olmak zorundadır; komanditer ortak tüzel kişi de olabilir. Bu fark, kimlerin şirkette sınırsız sorumlu olabileceğini belirler.
Komandit şirket ile kollektif şirket arasındaki fark nedir?
Komandit şirkette ortakların bir kısmı sınırlı, bir kısmı sınırsız sorumludur.
Kollektif şirkette tüm ortaklar şirket alacaklılarına karşı sınırsız sorumludur.
Komandit şirkette sınırlı sorumlu ortak bulunduğundan, bu ortakların yatırım riski sermaye ile sınırlıdır. Tüzel kişilerin de sınırlı sorumlu olarak katılabilmesi, kollektif şirketten ayrılan yönüdür.
Komandit şirket ile limited ve anonim şirket arasındaki fark nedir?
Komandit şirketin sınırlı sorumlu ortakları, limited ya da anonim şirket ortaklarına benzer biçimde sermaye ile sorumludur.
Limited ve anonim şirketlerde tüm ortaklar sınırlı sorumludur.
Komandit şirkette en az bir ortağın sınırsız sorumlu olması, şirketin şahıs şirketleri arasında yer almasını sağlar.
Tanımı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Komandit şirketi kollektif şirketle karıştırmak; komandit şirkette sınırsız sorumlu ortağın bulunması zorunlu olduğu halde bu koşulu ihmal etmek.
- Tüzel kişinin komandite ortak olabileceğini varsaymak; maddenin üçüncü fıkrası tüzel kişileri yalnız komanditer ortak olarak kabul eder.
- Komanditer ortağın sorumluluğunu sınırsız saymak; bu ortağın sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlıdır.
- Madde metninde yer almayan unvan, sorumluluk miktarı veya kuruluş kurallarını bu maddeden çıkarmaya çalışmak; bu konular ilgili diğer maddelerde düzenlenmiştir.
Nasıl ispat edilir?
- Komandit şirket olduğunu ileri süren taraf, şirketin ticari işletme amacıyla kurulduğunu ve ticaret unvanı taşıdığını ticaret sicili kaydı ve şirket sözleşmesi ile ispatlar.
- Ortakların sorumluluk durumunu ileri süren taraf, komandite ve komanditer sıfatını şirket sözleşmesi ve ticaret siciline tescil edilmiş kayıtlarla ispatlar.
- Komandite ortağın gerçek kişi olduğu iddiası, ortağın kimliğine ilişkin nüfus ve ticaret sicili kayıtlarıyla ispat edilir; tüzel kişi olduğu öne sürülen komandite ortak bulunduğunda, bu sıfatın hukuki sonucu karşı taraf tarafından ileri sürülebilir.
- Tanıma uygun olmadığını savunan taraf, ortaklık yapısının bu maddedeki koşulları taşımadığını ortaklık sözleşmesi ve sicil kayıtlarıyla göstermek zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.11: Ticari işletme kavramını tanımlar. Komandit şirketin konusunun ticari işletme olması, bu maddedeki tanımın ön koşuludur.
- 6102 sayılı Kanun m.124: Komandit şirketi ticaret şirketleri arasında sayar ve şahıs şirketi ile sermaye şirketi ayrımında komandit şirketi şahıs şirketi tarafında gösterir.
- 6102 sayılı Kanun m.125: Ticaret şirketlerinin tüzel kişiliğe sahip olduğunu düzenler; komandit şirketin tüzel kişiliği bu hükme dayanır.
- 6102 sayılı Kanun m.126: Ticaret şirketlerinin, şirket türünün niteliğine uygun oranda adi ortaklık hükümlerine tabi olduğunu belirtir.
- 6098 sayılı Borçlar Kanunu m.620: Adi ortaklık sözleşmesi tanımını verir; komandit şirketin genel şirket unsurlarını bu tanımdan çıkarmak için başvurulan hükümdür.
TTK m.305 — Uygulanacak hükümler
Madde, komandit şirkete kollektif şirkete ilişkin 212-216. maddelerin hangi kapsamda uygulanacağını ve komanditer ortaklara sözleşmeyle verilebilecek yönetim görevlerinin sınırını düzenler. Uygulama komandit şirket ortaklarını kapsar; komandite ortak ile komanditer ortağın sıfat farkı bu bağlamda önem taşır. Madde; komanditer ortağın sorumluluğunun kapsamını, sermaye payının esasları ile komandit şirketin kuruluş ve sona erme hükümlerini düzenlemez. Komandit şirketin ticaret unvanı ve kuruluşu (m.304 ile ilgili hükümler), komanditerin sorumluluğu ve sınırı, şirketin yönetimi ve temsili ile sona erme ve tasfiye konuları ayrı maddelerde ele alınır.
Uygulanacak hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komanditer ortak
- Komandit şirkette şirket borçlarından yalnızca koyduğu sermaye ile sınırlı olarak sorumlu olan ortaktır. Sorumluluğunun sınırı sermaye payının miktarı ile belirlenir.
- Komandite ortak
- Komandit şirkette şirket borçlarından sınırsız ve müteselsil sorumlu olan ortaktır. Şirketi yönetme ve temsil yetkisi bu ortaklara aittir.
- Yönetim hakkı niteliğinde görev
- Şirketin işlerinin yürütülmesine ve temsiline ilişkin yetki niteliği taşıyan görevdir. Bu tür görev komanditer ortağa verilemez; madde bu sınırı çizer.
- Ortak sıfatından kaynaklanan görev
- Komanditer ortağın sıfatı gereği taşıdığı, yönetim yetkisi taşımayan ve sözleşmede açıkça belirtilebilecek görevlerdir.
Uygulanacak hükümler: hangi şartlar aranır?
- Komandit şirkete, bu Bölümdeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, kollektif şirkete ilişkin 212 ila 216. maddeler uygulanmalıdır.
- Komanditer ortağın sermayesinin miktarı şirket sözleşmesinde belirtilmelidir.
- Komanditer ortağın sermayesinin cinsi şirket sözleşmesinde belirtilmelidir.
- Komanditer ortaklara verilecek yönetim görevleri ortak sıfatından kaynaklanmalıdır.
- Komanditer ortaklara verilecek görevler yönetim hakkı niteliğinde olmamalıdır.
- Komanditer ortaklara verilen yönetim görevleri şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmelidir.
Uygulanacak hükümler: hangi sonuçları doğurur?
- Komanditer ortağın sermayesinin miktarı ve cinsi sözleşmede belirtilmediğinde, bu eksiklik sözleşmenin hukuki çerçevesini zayıflatır ve sözleşme hükmü açısından sorun doğurur.
- Komanditere sözleşmede açıkça yazılmamış yönetim görevi verilmiş sayılmaz.
- Komanditere yönetim hakkı niteliğinde bir görev verilmesi bu maddeye aykırıdır; sözleşme kaydı yönetim hakkını komanditere geçiremez.
- Kollektif şirkete ilişkin 212 ila 216. maddelerdeki kurallar, özel hüküm yoksa komandit şirkete uygulanır.
- Bu Bölümdeki özel hükümler varsa önceliklidir ve 212 ila 216. maddelerin yerine geçer.
Kollektif şirket hükümleri ile komandit şirkete özgü hükümler arasındaki fark nedir?
Komandit şirkete özgü hükümler (TTK 301 vd.) öncelikli olarak uygulanır; madde bu özel hükümlerin saklı kalması kaydını taşır.
Özel hükümde karşılığı bulunmayan konularda kollektif şirket hükümleri (TTK 212-216) komandit şirkete kıyasen uygulanır.
Önce komandite özgü düzenleme aranır; yoksa 212-216. maddelere başvurulur. Kollektif şirkete ilişkin 212-216 dışındaki hükümler bu yolla uygulanmaz.
Komanditer ortak ile komandite ortak (sorumlu ortak) arasındaki fark nedir?
Komanditer ortak, sermayesi ile sınırlı sorumlu ortaktır ve şirket sözleşmesinde sermayesinin miktarı ile cinsinin belirtilmesi gerekir.
Komandite ortak, şirket borçlarından sınırsız ve müteselsil sorumludur; madde metninde ortak sıfatından doğan yönetim görevleri ayrıca belirtilir.
Komanditerin yönetim hakkı niteliğinde olmayan görevleri sözleşmede açıkça yazılmadıkça geçerli kılınamaz; sorumluluk rejimleri de ayrı tutulur.
Komanditer ortağın yönetim görevi ile yönetim hakkı arasındaki fark nedir?
Sözleşmede komanditere verilen ve ortak sıfatından doğan görevler (ör. denetim, bilgi alma, sermaye ile ilgili bildirim benzeri işler) açıkça yazılabilir.
Yönetim hakkı niteliğinde olan görevler komanditere verilemez; bu yetki komandite ortaklara ait kalır.
Yönetim hakkı niteliğinde bir görev sözleşmede yazılsa bile komanditere verilmiş sayılmaz; ayrım sınırı sözleşme metninde aranır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Komanditer ortağın sorumluluğu ve yönetim yetkisi arasındaki sınır, sözleşmedeki açık düzenleme ile çizilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Komanditer ortağa yönetim görevi verildiğini ileri süren taraf, bu görevin şirket sözleşmesinde açıkça belirtildiğini ve yönetim hakkı niteliğinde olmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Sermayenin miktarı ve cinsi bakımından ispat yükü, bu bilgilerin şirket sözleşmesinde yer aldığını ileri süren tarafa aittir; en güçlü delil sözleşme metni ve tescil kayıtlarıdır.
- Komanditer ortağın yönetim yetkisi kullandığını ileri süren karşı taraf, bu fiilin sözleşmedeki açık görev kapsamında olduğunu ve yönetim hakkı niteliğinde olmadığını kanıtlamalıdır.
- Kollektif şirkete ilişkin hükümlerin komandit şirkette uygulanması iddiası ileri sürüldüğünde, özel hükmün bulunmadığını gösterme yükü iddiayı ileri süren tarafa aittir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.212: Kollektif şirkete ilişkin hükümlerin komandit şirkete kıyasen uygulanmasında kapsam içinde yer alır; madde metninde yollama yapılan ilk maddedir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.216: Kollektif şirkete ilişkin hükümlerin uygulanacağı son maddedir; m.305 bu aralığı komandite taşır.
TTK m.306 — Yorum
Madde, bir şirketin komanditer şirket mi yoksa kollektif şirket mi olduğunun nasıl belirleneceğini düzenler. Ölçüt olarak şirket sözleşmesinin hükümlerini gösterir, ortakların verdiği ad ve niteliğin tek başına yeterli olmadığını belirtir ve açık saptama yapılamadığında kollektif şirket karinesini kurar. Madde, komanditer şirketin kuruluşunu, ortakların sorumluluk rejimini ve sınırlı sorumlu ortağın haklarını düzenlemez; bunlar TTK'nın komandit şirkete ilişkin maddelerinde yer alır. Ayrıca şirket türünün tescil ve ilanını, şirket sözleşmesinin şekil koşullarını ve şirket sözleşmesinin genel kurulum kurallarını da düzenlemez.
Yorum: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komanditer şirket
- En az bir sınırsız sorumlu ortak ile en az bir sınırlı sorumlu ortaktan oluşan şirket türüdür. Sınırlı sorumlu ortağın sorumluluğu taahhüt ettiği sermaye ile sınırlıdır.
- Kollektif şirket
- Tüm ortakların şirket borçlarından sınırsız ve müteselsilen sorumlu olduğu şirket türüdür. Madde kapsamında varsayılan tür olarak işlev görür.
- Şirket sözleşmesi hükümleri
- Ortakların şirketin yapısını, sorumluluk rejimini ve ortaklık ilişkisini kararlaştırdıkları yazılı veya sözlü düzenlemelerdir. Şirketin türünü belirlemede birincil ölçüttür.
- Ad ve nitelik
- Ortakların şirkete verdikleri isim veya ortaklık sıfatına ilişkin tanımlamadır. Tür tespitinde tek başına belirleyici değildir; sözleşmedeki gerçek düzenleme ile birlikte değerlendirilir.
Yorum: hangi şartlar aranır?
- Şirketin komanditer olup olmadığının tespiti için şirket sözleşmesinin hükümlerine bakılmalıdır.
- Ortaklar tarafından şirkete verilen ad ve nitelik, şirket türünün belirlenmesinde tek başına yeterli sayılmamalıdır.
- Şirketin komanditer olduğu açıkça saptanamıyorsa şirket kollektif şirket sayılmalıdır; bu durumda ortakların sınırlı sorumluluk iddiası, sözleşmenin açık hükmüyle kanıtlanmalıdır.
Yorum: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşme hükümleri şirketin komandit olduğunu açıkça ortaya koyuyorsa şirket komanditer şirket olarak değerlendirilir.
- Şirket unvanında veya ortakların beyanlarında komandit nitelik geçse bile sözleşmede buna karşılık gelen açık bir düzenleme yoksa bu nitelik türü belirlemez.
- Komandit olduğu açıkça saptanamayan şirket kollektif sayılır ve tüm ortaklar sınırsız sorumlu olur.
- Sınırlı sorumlu ortağın sorumluluğunu ileri süren kişi, bu nitelik sözleşmede açıkça yer almadığında bundan yararlanamaz.
Komanditer şirket ile kollektif şirket arasındaki fark nedir?
Şirketin komandit olup olmadığı sözleşme hükümlerine göre belirlenir; komanditer şirkette en az bir ortak sınırsız, en az bir ortak sınırlı sorumludur.
Kollektif şirkette tüm ortaklar şirket borçlarından sınırsız ve müteselsilen sorumludur.
Ortaklık yapısının hangisine girdiği açıkça saptanamıyorsa şirket kollektif sayılır; bu durumda tüm ortaklar sınırsız sorumlu kabul edilir.
Sözleşme hükmü ile ad ve nitelik arasındaki fark nedir?
Şirket sözleşmesinin hükümleri, şirketin türünü belirlemede esas alınan ölçüttür.
Şirket unvanında kullanılan ad veya ortakların şirkete verdikleri nitelik ifadesi de sözleşmedeki açık düzenlemeyle çelişebilecek bir görünüm oluşturabilir.
Ad ve nitelik tek başına türü belirlemeye yetmez; sözleşme hükümleri esas alınır ve ad ile nitelik sözleşmenin yerini tutmaz.
Yorum: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Şirket unvanında 'komandit' ibaresinin bulunmasını, şirketin komanditer olduğunun yeterli kanıtı saymak; oysa madde sözleşme hükümlerini esas alır.
- Ortakların şirketi komandit olarak nitelendirmesini sözleşmeye bakmadan kabul etmek.
- Komandit olduğu açıkça saptanamayan şirketi komanditer saymak; madde kollektif karinesini açıkça koymuştur.
- Sınırlı sorumlu ortağın sorumluluğunu, sözleşmede açık kayıt olmaksızın ad veya nitelik üzerinden sınırlı saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemelerin şirketin türünü belirlerken şirket sözleşmesinin ve ortaklık ilişkisinin gerçek içeriğine baktığı, ortakların kullandığı adın tek başına belirleyici sayılmadığı kabul edilmektedir.
- Komanditer nitelik iddia edilen ortağın sınırlı sorumluluğu, sözleşmede açık bir kayıtla gösterilmediği sürece kabul edilmemektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Şirketin komanditer olduğunu ileri süren taraf, bu niteliği şirket sözleşmesinin açık hükmüyle ispatlamak zorundadır.
- Şirketin kollektif olduğunu savunan taraf, komandit niteliğin açıkça saptanamadığını göstermekle yetinebilir; karine kollektif şirket lehinedir.
- Ad, unvan ve ortakların beyanları sözleşme hükmüne karşı ancak yardımcı delil olarak değerlendirilebilir; sözleşmenin yazılı metni öncelikli delildir.
- Sınırlı sorumluluk iddiasında bulunan ortak, sözleşmede bu niteliğin yer aldığını yazılı belgeyle kanıtlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: Madde, kanunun komanditer ve kollektif şirketlere ilişkin bölümlerinin uygulanmasında hangi türün esas alınacağını belirler. Komanditer şirketin kuruluşu ve sorumluluk rejimi ilgili maddelerde düzenlenmiştir.
TTK m.307 — II- Komanditerlerin sermaye koyma borcu
TTK m.307, adi komandit şirket sözleşmesinin tescil ve ilanında yazılması gereken komanditer ortak bilgilerini ve komanditer ortağın koyabileceği sermaye türlerini düzenler. Birinci fıkra, sözleşmeye 213. maddedeki kayıtlara ek olarak komanditerlerin adlarını ve her birinin koyduğu ya da koymayı taahhüt ettiği sermayenin cins ve miktarını yazma ve tescil-ilan ettirme yükümlülüğünü koyar. İkinci fıkra, komanditer ortağın kişisel emek ve ticari itibarını sermaye olarak koyamayacağını belirler. Kural, adi komandit şirketin komanditer ortaklarına uygulanır; komandite ortakların sermaye koyma serbestisi bu maddenin kapsamında değildir. Madde, komanditer ortağın sorumluluğunu, sermaye koyma borcunun ifasını, ortaklar arası ilişkileri ve sözleşmenin kuruluş usulünü (yazılılık, noter onayı, 15 günlük tescil) düzenlemez; bunlar için ilgili maddelere bakılmalıdır (TTK m.304, m.306, m.213, m.322, m.321).
II- Komanditerlerin sermaye koyma borcu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komanditer ortak
- Şirket borçlarından yalnızca koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarı ile sınırlı sorumlu olan ortaktır. Tüzel kişi de komanditer ortak olabilir.
- Sermayenin cins ve miktarı
- Komanditerin koyduğu veya koymayı taahhüt ettiği sermayenin hangi tür değer olduğu (örneğin para, alacak, ayni değer) ve kaç lira karşılığı olduğudur. Sözleşmede ve tescil-ilan metninde bu iki bilginin birlikte yer alması gerekir.
- Kişisel emek ve ticari itibar
- Bilançoya yansıtılamayan, kişinin bizzat kendisine bağlı unsurlardır. Bunlar komanditer ortağın sermaye olarak konulamayacak unsurlarıdır, çünkü sorumluluk sınırının bilanço değeriyle ölçülebilmesi gerekir.
- Bilançoya yansıtılabilen değer
- Para, alacak, taşınır, taşınmaz ve fikri mülkiyet hakları gibi bilanço değeri olan malvarlığı unsurlarıdır. Komanditer ortağın koyabileceği sermaye bu nitelikte olmalıdır.
- Tescil ve ilan
- Komanditer ortakların adlarının ve sermaye bilgilerinin ticaret siciline kaydedilmesi ve ilan edilmesi işlemidir. Maddenin birinci fıkrası bu bilgilerin sözleşmeye yazılarak tescil ve ilan ettirilmesini öngörür.
II- Komanditerlerin sermaye koyma borcu: hangi şartlar aranır?
- Komanditer ortağın adının veya unvanının şirket sözleşmesinde yazılı olması gerekir.
- Her komanditer ortağın koyduğu veya koymayı taahhüt ettiği sermayenin cins ve miktarının sözleşmeye yazılması gerekir.
- Komanditer ortağın sermayesinin tescil ve ilan ettirilmesi gerekir.
- Komanditer ortağın kişisel emeğinin sermaye olarak konulmaması gerekir.
- Komanditer ortağın ticari itibarının sermaye olarak konulmaması gerekir.
- Konulan sermayenin bilançoya yansıtılabilir bir değer taşıması gerekir.
II- Komanditerlerin sermaye koyma borcu: hangi sonuçları doğurur?
- Sözleşmede komanditer ortakların adları ve sermayelerinin cins ve miktarı yazılmazsa, bu eksiklik sözleşmenin zorunlu kayıtlarının eksikliği sayılır ve şirket adi şirket hükmünde olur.
- Komanditer ortak kişisel emeğini sermaye olarak koyduğunu taahhüt etmişse, bu taahhüt sermaye olarak geçerli sayılmaz ve bu unsur sermaye hesabına alınmaz.
- Komanditer ortağın ticari itibarını sermaye olarak göstermesi de aynı şekilde sermaye olarak kabul edilmez.
- Komanditer ortağın sorumluluğu, sermaye olarak bilançoya yansıyan değerle sınırlı kalır.
- Komandite ortaklar için bu yasak bulunmadığından, onlar kişisel emek ve ticari itibarı sermaye olarak getirebilir.
Komandite ortak ile komanditer ortak (sermaye konusunda) arasındaki fark nedir?
Komandite ortak, sınırsız sorumlu olduğundan para, alacak, kıymetli evrak, taşınır, taşınmaz ve hatta kişisel emek ile ticari itibarı da sermaye olarak getirebilir.
Komanditer ortak, sorumluluğu taahhüt ettiği sermaye ile sınırlı olduğundan yalnızca bilançoya yansıtılabilen değerleri getirebilir.
Kişisel emek ve ticari itibar yalnızca komandite ortak için sermaye olabilir; komanditer ortak bunları sermaye olarak koyamaz (TTK m.307/2).
Sermaye taahhüdü ile sorumluluğun genişletilmesi (sözleşme içi ve dış ilişki) arasındaki fark nedir?
Komanditer, sermaye miktarının üstünde bir sorumluluğu şirket sözleşmesi değişikliğiyle üstlenebilir; bu, bütün ortakların oybirliği ile yapılır ve tescil edilir.
Komanditer, taahhüt ettiği sermayenin üstünde bir tutarı yazılı bildirim veya ilanla üçüncü kişilere karşı üstlenebilir.
Yazılı bildirim veya ilan yalnızca dış ilişkide sorumluluğu genişletir; iç ilişkide rücu hakkı doğar. Ayrıntılar için ilgili maddeye bakılmalıdır.
II- Komanditerlerin sermaye koyma borcu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Komandite ortağın kişisel emek ve ticari itibarını sermaye olarak koyabileceği kuralını komanditer ortağa da uygulamak; bu yasağın yalnızca komanditer ortak için geçerli olduğunu gözden kaçırmak.
- Sözleşmeye yalnızca sermaye miktarını yazıp cinsini belirtmemek; birinci fıkra hem cinsin hem miktarın yazılmasını ister.
- Tescil ve ilanın yalnızca sözleşmenin yazılı şekli olarak düşünmek; birinci fıkra tescil ve ilanı açıkça öngörür.
- Komanditer ortağın, sermaye taahhüdünün ötesinde yazılı bildirimle üstlendiği tutarı iç ilişkide de sorumluluk sınırı saymak; bu tutar yalnızca dış ilişkide geçerlidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Komanditer ortağın sermaye olarak koyduğu değerin bilanço değeri, sermayenin konulduğu andaki değerinden düşük gösterilmişse, aradaki farkın komanditer tarafından üstlenileceği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/1796 E., 2024/4859 K., 10.06.2024)
- Komanditer ortağın sorumluluğu sermaye miktarı ile sınırlı olsa da, şirket sözleşmesinde yazılan sermaye bilgisinin doğru ve eksiksiz olması, sorumluluk sınırının belirlenebilmesi için gerekli görülmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/1796 E., 2024/4859 K., 10.06.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Komanditer ortağın sermayesinin cins ve miktarının sözleşmede yazılı olup olmadığı, sözleşme metni ve ticaret sicili kaydı ile ispatlanır; bu yazılılık eksikliği, şirketin adi şirket sayılmasına yol açabilir.
- Komanditer ortağın kişisel emek ya da ticari itibarını sermaye olarak koyduğunu iddia eden taraf, bu iddiayı sözleşme hükmü ile ispatlamakla yükümlüdür.
- Sermayenin konulduğu andaki değerinin altında bir değer biçildiğini iddia eden alacaklı, bu iddiayı ispat etmekle yükümlüdür.
- Komanditer ortağın sermayesinin bilanço değerini ve taahhüt edilen tutarı ispat yükü, tescil ve ilan belgeleri ile karşılanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.213: Komanditerlerin adları ve sermayeleri dışında sözleşmede yer alması gereken genel kayıtları düzenler; birinci fıkra bu kayıtlara ek olarak komanditer bilgilerini ister.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.304: Adi komandit şirketin tanımını ve komandite ile komanditer ortakların tüzel kişilik ve gerçek kişi ayrımını verir; komanditer ortağın sorumluluk türünü belirler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.322: Komanditer ortağın sermaye koyma borcunu ve bu borca bağlı sorumluluğunu düzenler; sermaye miktarının sorumluluk sınırı olduğunu gösterir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.321: Komanditer ortağın sınırsız sorumluya girdiği halleri (ticari temsilci sıfatı, şirkete girmeden önceki borçlar) düzenler; bu maddenin sermaye sınırının istisnalarını oluşturur.
TTK m.308 — Sözleşme serbestisi
Bu madde, komandit şirkette ortaklar arasındaki iç ilişkilerin şirket sözleşmesiyle düzenlenmesini ve sözleşmede hüküm bulunmadığında uygulanacak tamamlayıcı hukuku belirler. Madde, kollektif şirkete ilişkin 217 ila 231. maddelerin komandit şirkette hangi koşulla uygulanacağını gösterir. Kime uygulandığı bakımından komandit şirketin ortakları, yani komandit ortaklar ile komplementerler arasındaki ilişkiler kapsamındadır. Madde, kâr ve zarar paylaşımının ayrıntılarını, yönetim ve temsil kurallarını, ortaklar arası sadakat ve özen yükümünü ve ortaklık payının devri, çıkma veya çıkarılma hâllerinin ayrıntılarını kendisi düzenlemez; bu konular ilgili kollektif şirket maddelerinde yer alır (TTK m.217-231). Komandit şirketin dış ilişkileri, komplementerin sorumluluğu ve komanditerin sorumluluk sınırı da bu maddenin konusu değildir ve komandit şirkete ilişkin diğer maddelerde düzenlenir.
Sözleşme serbestisi: hangi kavramlar bilinmeli?
- İç ilişki
- Ortakların birbirleriyle ve şirketle olan, üçüncü kişileri ilgilendirmeyen ilişkileridir. Bu maddede iç ilişki şirket sözleşmesine bağlanmıştır.
- Şirket sözleşmesi öncelikliliği
- Ortaklar arasındaki hakların ve yükümlülüklerin önce şirket sözleşmesiyle belirlenmesi ilkesidir. Kanuni hükümler ancak sözleşmede düzenleme yoksa devreye girer.
- Tamamlayıcı uygulama
- Sözleşmede hüküm bulunmayan hâllerde kollektif şirket hükümlerinin komandit şirkete kıyasen uygulanmasıdır. Komandit şirketin bölüm hükümleri saklıdır, yani onlar öncelikli kalır.
- Kıyasen uygulama
- Bir kuralın doğrudan değil, benzer hâle benzer sonuç bağlanması yoluyla başka bir ilişkiye uygulanmasıdır. Burada kollektif şirket hükümleri komandit şirketin iç ilişkilerine benzetilerek uygulanır.
Sözleşme serbestisi: hangi şartlar aranır?
- Ortaklar arasındaki ilişkinin şirket sözleşmesiyle düzenlenmiş olması veya düzenlenmemiş olması tespit edilmelidir; sözleşmede hüküm varsa öncelikle o uygulanır.
- Sözleşmede hüküm bulunmadığı tespit edildiğinde, uyuşmazlığın konusunun komandit şirketin bu bölümündeki hükümlerle düzenlenmediği belirlenmelidir; bu bölüm hükümleri saklıdır ve önceliklidir.
- Tamamlayıcı uygulama için kollektif şirkete ilişkin 217 ila 231. maddelerdeki ilgili hükmün, komandit şirketin niteliğine uygun olduğu gösterilmelidir.
Sözleşme serbestisi: hangi sonuçları doğurur?
- Ortaklar arasındaki ilişki şirket sözleşmesiyle düzenlenmişse bu düzenleme uygulanır ve kollektif şirket hükümleri devreye girmez.
- Sözleşmede hüküm yoksa ve komandit şirketin bölüm hükümleri de bir çözüm getirmiyorsa, kollektif şirkete ilişkin 217 ila 231. maddeler uygulanır.
- Komandit şirketin bölüm hükümleri ile kollektif şirket hükümleri çelişirse, bölüm hükümleri üstün tutulur.
- Kollektif şirket hükümleri, komandit şirketin niteliğine uygun olduğu ölçüde uygulanır; uygunluğu olmayan hüküm uygulanmaz.
- Bu madde iç ilişkiye ilişkin olduğundan, üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyen iç ilişki düzenlemelerinin dış ilişki üzerindeki etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Şirket sözleşmesi hükmü ile kanuni tamamlayıcı hüküm arasındaki fark nedir?
Ortaklar arasındaki ilişkinin şirket sözleşmesinde açıkça düzenlendiği hâl.
Sözleşmede düzenleme bulunmadığı ve kollektif şirket hükümlerinin devreye girdiği hâl.
Önce sözleşme hükmü uygulanır; sözleşme sessizse 217-231. maddeler kıyasen uygulanır.
Komandit şirketin bölüm hükmü ile kollektif şirket hükmü arasındaki fark nedir?
Komandit şirketin kendi bölümünde yer alan ve ortaklara özgü düzenlemeler.
Kollektif şirkete ilişkin 217-231. maddelerdeki genel iç ilişki kuralları.
Komandit şirketin bölüm hükümleri saklı kalır ve kollektif şirket hükümlerine göre önceliklidir.
Sözleşme serbestisi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sözleşmede hüküm varken kollektif şirket hükmünü doğrudan uygulamak; önce sözleşme hükmünün bakılması gerekir.
- Komandit şirketin bölüm hükümlerini yok sayarak kollektif şirket hükümlerini öncelikli tutmak; bölüm hükümleri saklıdır ve önceliklidir.
- Kollektif şirket hükmünü komandit şirketin niteliğine bakmadan olduğu gibi uygulamak; uygun olmayan hüküm uygulanmaz.
- Maddeyi dış ilişkilere de uygulamak; madde yalnızca iç ilişkileri düzenler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ortağın bilgi alma, defter inceleme ve mali durum hakkında özet çıkarma hakkının yönetici olmayan ortaklar bakımından da bulunduğu ve sözleşmeyle bu hakkın kaldırılamayacağı kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Sözleşme hükmü varlığını iddia eden taraf, şirket sözleşmesini ibraz ederek bu hükmü ispatlar; sözleşmede hüküm olmadığını iddia eden taraf bu iddiayı ortaklık sözleşmesinin tamamı üzerinden ispatlar.
- Kollektif şirket hükmünün uygulanmasını isteyen taraf, bu hükmün komandit şirketin niteliğine uygun olduğunu gösterir.
- Komandit şirketin bölüm hükmünün uygulanmasını isteyen taraf, o hükmün uyuşmazlık konusunu düzenlediğini ispatlar.
- Sözleşme kaydının geçersizliğini ileri süren taraf, kaydın 225 veya 228. maddedeki emredici sınırlara aykırı olduğunu ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.217: Kollektif şirkette ortakların birbirleriyle olan ilişkilerinde sözleşme serbestisini kabul eder; bu maddenin ilk cümlesinin kollektif şirket karşılığıdır.
- 6102 m.217-231: Sözleşmede hüküm bulunmayan hâllerde komandit şirkette tamamlayıcı olarak uygulanan kollektif şirket iç ilişki hükümleridir.
- 6102 m.225: Ortakların denetim hakkının şirket sözleşmesiyle ortadan kaldırılamayacağını düzenler; komandit şirkette de sözleşme serbestisini sınırlayan bir istisna oluşturur.
- 6102 m.228: Ortağa tanınan hakları kaldıran veya daraltan sözleşme kayıtlarının geçersizliğini düzenler; sözleşme serbestisinin sınırını çizer.
- 6098 sayılı Kanun m.631: Yönetim yetkisi olmasa bile ortağın bilgi alma ve defter inceleme hakkını düzenler; kollektif şirket iç ilişkisinde bu hakka dair kurallar uygulanırken dikkate alınır.
- 6098 sayılı Kanun m.629: Ortaklık yönetiminin haklı sebep olmadıkça sınırlandırılamayacağını düzenler; komandit şirketin ortakları arasındaki yönetim ilişkisinde tamamlayıcı olarak dikkate alınabilir.
TTK m.309 — Yönetim
Madde, komandit şirkette oy hakkını ve yönetim yetkisinin komanditeler ile komanditerler arasındaki dağılımını düzenler. Her ortağın bir oy hakkı bulunduğunu ve buna aykırı düzenlemelerin geçersiz olduğunu koyar; şirketin komanditeler tarafından yönetileceğini belirler; komanditerin şirket işlerine ve yönetim yetkisi içindeki işlere itiraz edemeyeceğini, olağanüstü iş ve temel işlemlerde ise oy hakkı bulunduğunu düzenler. Kişisel bakımdan adi komandit şirketin her iki türündeki ortağa uygulanır. Düzenlemediği konular: komanditerin sorumluluğu ve sorumluluğun genişlemesi (m.320-322), komanditerin denetim hakkı (m.310), rekabet yasağı ve ortaklar arası ilişkiler (m.311 ve kollektif şirket hükümleri), komanditerin şirketin tasfiye ve sona ermesi hâlleri (m.328 ve devamı) ile sermaye hesabı ve kar-zarar paylaşımı (m.312-314). Yönetim hakkının ortaklık sözleşmesi ile komandite ortaklara bırakılması ve kollektif şirket hükümlerine yollama gibi konular da kanunun genel yapısı içinde değerlendirilir.
Yönetim: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komandite ortak
- Şirket alacaklılarına karşı sınırsız ve müteselsil sorumlu olan, kollektif şirket ortağına benzeyen ortaktır. Yönetim yetkisi komanditelere ait olduğundan şirketi yönetme ve temsil etme yetkisi bu ortaklardadır.
- Komanditer ortak
- Şirkete koymayı taahhüt ettiği sermaye ile sınırlı sorumlu olan ortaktır. Yönetim yetkisi bulunmaz; buna karşılık olağanüstü ve temel işlemlerde oy hakkı vardır.
- Oy hakkı
- Ortakların şirket kararlarına katılmasını sağlayan haktır. Madde, komandite veya komanditer olmaya bakılmaksızın her ortağa bir oy hakkı tanır; bu hakkın sözleşmeyle kaldırılması geçersizdir.
- Olağanüstü iş ve işlem
- Şirketin olağan ticari faaliyetinin dışında kalan, şirketin yapısını ya da ortaklık ilişkisini etkileyebilecek nitelikteki işlemlerdir. Maddede örnek sayılmadan düzenlenmiştir; sınırı her somut olayda değerlendirilir.
- Yapısal değişiklik
- Şirket sözleşmesinin değiştirilmesi, tür değiştirme, birleşme ve bölünme gibi şirketin hukuki yapısını değiştiren işlemlerdir. Komanditerler bu işlemlerde oy hakkına sahiptir.
- Temel işlem
- Şirkete ortak alınması, çıkarılması ve payın devri gibi ortaklık yapısını doğrudan ilgilendiren işlemlerdir. Komanditerler bu işlemlerde oy kullanır.
- İtiraz hakkı
- Yönetim hakkını haiz ortakların yaptığı işleri durdurabilme yetkisidir. Komanditerler yönetim yetkisi içindeki işlere itiraz edemez.
Yönetim: hangi şartlar aranır?
- Komanditer ortağın yönetim yetkisi içindeki işlere itiraz etmemesi için, işin şirket işlerini görmeye yetkili bir ortak tarafından yönetim hakkı kapsamında yapılmış olması gerekir.
- Komanditerin oy hakkı kullanabilmesi için işlemin olağanüstü iş veya işlem ya da yapısal değişiklik ya da temel işlemlerden biri olması gerekir.
- Şirketin yönetiminin komanditelere ait olduğu kabul edilmelidir; komanditerin şirket işlerini görmeye yetkisi ve görevi bulunmamalıdır.
- Oy hakkını ortadan kaldıran veya sınırlandıran bir şirket sözleşmesi hükmü geçerli olmamalıdır.
Yönetim: hangi sonuçları doğurur?
- Her ortağın bir oy hakkı vardır; bu kurala aykırı şirket sözleşmesi düzenlemeleri geçersizdir.
- Şirket komanditeler tarafından yönetilir; komanditer şirket işlerini görmeye görevli ve yetkili değildir.
- Komanditer, yönetim hakkını haiz kişilerin yetkileri içinde yaptığı işlere itiraz edemez.
- Olağanüstü iş ve işlemlerde, yapısal değişikliklerde ve temel işlemlerde komanditer oy hakkını kullanır.
- Olağan yönetim işlerinde komanditerin oy hakkı yoktur ve onayı aranmaz.
- Komanditerin oy hakkını ortadan kaldıran sözleşme hükmü hükümsüzdür; komanditer bu hakkını kullanmaya devam eder.
- Komanditerin oy hakkının kapsamı dışındaki işlere ilişkin olarak komanditer, yönetim yetkisi bulunmadığından bu işlerde şirket adına hareket edemez.
Komandite ile komanditer oy hakkı arasındaki fark nedir?
Komandite ortak her türlü işte, yani olağan ve olağanüstü işlerde oy kullanır.
Komanditer ortak yalnızca olağanüstü iş ve işlemler, yapısal değişiklikler ve temel işlemlerde oy kullanır.
Komanditerin oy hakkı sınırlıdır ve olağan yönetim kararlarına katılmaz; bu yüzden olağan işlerde komanditerin onayı aranmaz.
Yönetim yetkisi ile itiraz hakkı arasındaki fark nedir?
Komandite ortak yönetim yetkisi kapsamında itiraz edebilir.
Komanditer ortak yönetim hakkını haiz kişilerin yetkileri içinde yaptığı işlere itiraz edemez.
Komanditerin itirazı, olağan yönetim işlemlerini durduramaz; itiraz hakkı yönetim yetkisinin ayrılmaz parçasıdır.
Olağan iş ile olağanüstü iş arasındaki fark nedir?
Olağan iş, şirketin ticari faaliyetinin gündelik yürütülmesini kapsar ve komandite ortağın yetkisindedir.
Olağanüstü iş, şirketin olağan faaliyetinin dışında kalan ve ortaklık yapısını etkileyebilecek işlemdir.
Olağanüstü işte komanditer oy hakkı kullanır; olağan işte kullanmaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Komanditer ortağın yönetim yetkisi bulunmadığı ve yönetim hakkını haiz kişilerin işlemlerine itiraz edemediği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/2764 E., 2024/726 K., 05.02.2024)
- Komanditerin ortaklık sorumluluğunu ve işlem sınırını belirleyen ayrım, sorumluluk davasında m.309 hükmü uyarınca ortaklar tarafından yapılan işlemlerde gözetilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/2764 E., 2024/726 K., 05.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Komanditerin oy hakkının olağanüstü bir işlemde kullanıldığını iddia eden taraf, işlemin olağanüstü, yapısal ya da temel nitelikte olduğunu ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat şirket sözleşmesi, genel kurul veya ortaklar kararı gibi yazılı belgelerle yapılabilir.
- Komanditerin yönetim yetkisi bulunmadığını ve yaptığı işlemin yönetim hakkını haiz kişinin yetkisi içinde kaldığını iddia eden taraf, bu hususu şirket sözleşmesi ve ortaklık yapısına ilişkin belgelerle ispatlamalıdır.
- Komanditerin oy hakkının sözleşmeyle kaldırılmasının geçersizliği iddiası, şirket sözleşmesi hükmü ile ispatlanır; hükmün bu kurala aykırılığı mahkemece re'sen de dikkate alınabilir.
- Komanditerin itiraz hakkının yokluğu iddiasında, itirazın konusu işlemin yönetim yetkisi içinde yapıldığını gösteren kayıtlar ve şirket içi yazışmalar delil olarak kullanılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.310: Komanditerin denetim hakkını düzenler; m.309 ile yönetim dışı kalan ortağın bilgi edinme hakkını birlikte gösterir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.311: Komanditerin şirket ile rekabet etmesi halinde denetim hakkını yitirmesini düzenler; oy hakkı ile ilgili değildir ama ortak haklarının sınırını gösterir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.320: Komanditerin adının unvanda yer alması hâlinde komandite gibi sorumlu olmasını düzenler; yönetim hakkı ile ilgisi yoktur.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.321: Komanditerin temsilci sıfatıyla işlem yapması halinde sorumluluğunun genişlemesini düzenler; m.309/3 ile yönetim dışı kalmasıyla bağlantılıdır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.322: Komanditerin sermayesinin değerinin ve taahhüt tutarının sorumluluğa etkisini düzenler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.325: Komandite ortağın sınırsız ve müteselsil sorumluluğunu düzenler; m.309/2 ile yönetim yetkisinin komandite ortağa bağlanmasının sonucudur.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.328: Adi komandit şirkette kollektif şirket hükümlerine yollamayı düzenler.
TTK m.310 — Denetleme
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 310. maddesi, komanditer ortağın komandit şirketin işlerini ve hesaplarını inceleme hakkını düzenler. Düzenlenen konular; komanditerin yıllık inceleme yetkisi, bu incelemeyi bizzat ya da uzman aracılığıyla yapabilmesi, uzmanın şahsına yapılan itirazda bilirkişi atanması ve haklı sebep hâlinde mahkemeden her zaman izin istenmesidir. Madde, şirket sözleşmesiyle bu haklar kısıtlanamayacağı için emredici niteliktedir. Madde komanditer ortaklara uygulanır; komandite ortak olmayan komanditer dışındaki ortaklar ve anonim şirket pay sahipleri bakımından uygulanmaz. Maddenin düzenlemediği konular; komanditerin yönetim ve temsil yetkisi (m.306 vd. kapsamında), anonim şirket pay sahiplerinin bilgi alma hakkı (6102 sayılı Kanun m.437), bağımsız denetim ve denetçi (m.397 vd.) ile özel denetim (m.438 vd.) konularıdır.
Denetleme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komanditer
- Komandit şirkette sorumluluğu taahhüt ettiği sermaye ile sınırlı olan ortaktır. Bu maddedeki inceleme hakkı yalnız komanditerlere tanınmıştır.
- Yıllık inceleme
- Her iş yılı sonunda ve iş saatleri içinde yapılan, envanter, bilanço, diğer finansal tablolar ve bunların doğruluk ile geçerliliğini kapsayan incelemedir. Yılda bir kez yapılacağı metinden çıkmakla birlikte madde bunu sınırlayan bir ifade taşımaz; olağanüstü inceleme ayrı hükme bağlanmıştır.
- Haklı sebep
- Komanditerin olağan yıllık inceleme dışında, şirketin işlerinin ve varlığının incelenmesine mahkemeden izin alabilmesi için gereken ölçüttür. Hangi somut olayların haklı sebep sayılacağı maddede tanımlanmamıştır.
- Bilirkişi
- Mahkemenin atadığı, incelemeyi tarafsız biçimde yapan uzman kişidir. Komanditerin uzmanına yönelik itirazda ya da haklı sebep hâlinde devreye girer.
Denetleme: hangi şartlar aranır?
- Komanditerin bir komandit şirket ortağı olması ve inceleme için iş yılı sonunun gelmiş bulunması gerekir; inceleme iş saatleri içinde yapılmalıdır.
- İnceleme konusu, şirketin envanteri, bilançosu, diğer finansal tabloları ile bunların doğruluk ve geçerliliği olmalıdır.
- Komanditer incelemeyi bizzat yapabilir ya da bir uzmana yaptırabilir; uzmana yönelik itiraz ileri sürülürse mahkemece bilirkişi atanması kararlaştırılmalıdır.
- Olağan yıllık incelemenin dışında, şirketin işlerinin ve varlığının incelenmesi için haklı sebeplerin bulunması ve komanditerin mahkemeye istemde bulunması gerekir.
- Şirket sözleşmesinde bu maddeye aykırı hüküm bulunmamalıdır; aykırı hükümler geçersizdir.
Denetleme: hangi sonuçları doğurur?
- Komanditer iş yılı sonunda ve iş saatleri içinde şirketin envanterini, bilançosunu ve diğer finansal tablolarını inceleyebilir.
- Uzmanın şahsına itiraz edilirse komanditerin istemi üzerine mahkeme bilirkişi atar; bu karara karşı kanun yolu açık değildir.
- Haklı sebep bulunduğunda mahkeme, komanditerin istemi üzerine şirketin işlerinin ve varlığının bizzat ya da bilirkişi tarafından incelenmesine her zaman izin verebilir.
- Haklı sebep yoksa komanditerin olağan yıllık inceleme dışında işlerin ve varlığın incelenmesini isteme yolu bu maddeye dayanarak açılmaz.
- Maddeye aykırı şirket sözleşmesi hükümleri geçersizdir; sözleşmeyle bu inceleme hakkı kaldırılamaz ya da daraltılamaz.
- Madde emredicidir; sözleşmeyle daha geniş bir inceleme hakkı tanınması ise geçersizlik doğurmaz.
Yıllık inceleme ile haklı sebeple inceleme arasındaki fark nedir?
Yıllık inceleme her iş yılı sonunda komanditerin kendiliğinden sahip olduğu hakkıdır ve mahkemeden izin gerektirmez.
Haklı sebeple inceleme iş yılı sonu beklenmeden, komanditerin istemi üzerine mahkemenin izniyle yapılır ve izin 'her zaman' verilebilir.
Yıllık inceleme için mahkeme izni aranmaz; haklı sebeple inceleme için mahkeme izni zorunludur.
Bizzat inceleme ile uzman eliyle inceleme arasındaki fark nedir?
Komanditer incelemeyi kendisi yapabilir.
Komanditer incelemeyi bir uzmana yaptırabilir; uzmanın şahsına itiraz varsa mahkeme bilirkişi atar.
Uzman seçiminde itiraz hâlinde komanditerin isteğiyle mahkeme tarafından bilirkişi atanır ve bu karar kesindir.
Denetleme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yıllık incelemeyi mahkeme izni gerektiren olağanüstü inceleme ile karıştırmak; yıllık inceleme için izin aramak.
- Haklı sebep kavramını olağan denetim yetkisiyle eşitlemek ve her hâlde mahkemeden izin istemeye gerek olmadığını düşünmek.
- Uzman itirazında mahkemeyi bağlayıcı şekilde yeni bir uzman seçme yetkisi olduğunu sanmak; mahkeme bilirkişi atar, komanditerin istediği kişiyi atamaz.
- Bu madde ile anonim şirket pay sahiplerinin bilgi alma hakkını (m.437) aynı kurallara bağlamak.
- Sözleşmeyle inceleme hakkının sınırlandırılabileceğini kabul etmek; aykırı hüküm geçersizdir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler komanditerin haklı sebep iddiasını somut olaylara dayanarak değerlendirmekte, genel nitelikte şikâyetleri yeterli görmemektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/1796 E., 2024/4859 K., 10.06.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Komanditer, haklı sebep olmadan olağan dışı inceleme isteyen taraf olarak haklı sebebin varlığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Uzman itirazı hâlinde itiraz eden taraf, uzmanın şahsına ilişkin itirazın dayanağını ortaya koymalıdır.
- Yıllık inceleme için komanditerin ortaklık sıfatını ve iş yılı sonunun geldiğini göstermesi yeterlidir; mahkemeye başvuru gerekmez.
- Şirket sözleşmesi hükmünün geçersizliği iddiasında, sözleşme hükmünü ileri süren taraf onun bu maddeye aykırı olduğunu ortaya koymalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.437: Anonim şirket pay sahiplerinin bilgi alma ve defter inceleme sınırlarını düzenler; 310. madde komanditer için bu konuda ayrı ve daha geniş bir inceleme hakkı kurar, anonim şirkete uygulanmaz.
- 6102 sayılı Kanun m.438: Anonim şirkette pay sahibinin özel denetim istemesini düzenler; komanditerin haklı sebeple incelemesi ile karıştırılmamalıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.397: Bağımsız denetimi düzenler; 310. madde bu denetimin yerine geçmez, komanditerin kendi incelemesini düzenler.
TTK m.311 — Rekabet yasağı
Bu madde, komandit şirkette komanditer ortağın rekabet yasağına ilişkindir. Kollektif ortaklar için geçerli olan şirket konusu işlemlerin aynısını yapma yasağının (TTK m.230) komanditerler bakımından uygulanmayacağını belirler ve bunun istisnasını, yani komanditerin bu nitelikte bir işletme açması, böyle bir işletmede ortak olması ya da bu nitelikte bir şirkete girmesi halinde ne olacağını düzenler. Kişisel kapsamı komanditer ortaklardır; komandite ortağın sorumluluk ve yönetim durumuna göre ayrı bir rekabet düzenlemesi bu maddenin konusu değildir. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: komanditer ortağın rekabet yasağına aykırı davranışının tazminat ve menfaat devri yaptırımları (TTK m.231 ve bu maddenin kıyasen uygulanması tartışmalıdır), kollektif ortakların rekabet yasağı (m.230), komanditerin şirket belgelerini inceleme hakkının genel düzenlemesi (m.329 ve ilgili hükümler) ve bu yasağa ilişkin zamanaşımı ve usul süreleri.
Rekabet yasağı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komanditer ortak
- Komandit şirkette sorumluluğu taahhüt ettiği sermaye payı ile sınırlı olan ortaktır. Bu maddenin koruduğu rekabet düzenlemesi komanditer ortağa ilişkindir.
- Şirket konusunu oluşturan işlemlerin aynı
- Şirketin işletme konusuna giren ticari işlerin aynısını ifade eder. Komanditer bakımından bu yasak uygulanmaz; ancak aşağıdaki belirli işlem ve ilişkiler başka bir hükme bağlanmıştır.
- Belgeleri ve defterleri inceleme hakkı
- Komanditerin şirketin belge ve defterlerine bakma hakkıdır. Bu madde uyarınca, yasak ihlal edildiğinde bu hak kaybedilir.
Rekabet yasağı: hangi şartlar aranır?
- Komanditer ortağın, şirketin işletme konusu kapsamına giren işlerle uğraşacak bir ticari işletme açması gerekir.
- Ya da komanditer ortağın, bu tür bir işletme açan bir kişiyle ortak olması gerekir.
- Ya da komanditer ortağın, bu nitelikte bir şirkete girmesi gerekir.
- Bu hallerden birinin gerçekleşmesi, komanditer ortağın belge ve defter inceleme hakkını kaybetmesi için yeterlidir; ayrıca bir karar veya fesih işlemi aranmaz.
Rekabet yasağı: hangi sonuçları doğurur?
- Komanditer ortak, şirketin işletme konusuna giren işlerle uğraşacak bir ticari işletme açarsa, şirketin belge ve defterlerini inceleme hakkını kaybeder.
- Komanditer ortak, böyle bir işletme açan bir kişiyle ortak olursa inceleme hakkını kaybeder.
- Komanditer ortak, bu nitelikte bir şirkete girerse inceleme hakkını kaybeder.
- Komanditer ortak, şirket konusuna giren işi kendi adına yapmakla bu üç hâlden birine girmiyorsa, inceleme hakkı ortadan kalkmaz.
- Maddenin metninde komanditere bir tazminat veya menfaat devri yükümlülüğü yüklenmemiştir; bu yaptırım madde metninde açıkça düzenlenmemiştir.
Kollektif ortak ile komanditer ortak arasındaki fark nedir?
Kollektif ortak, şirket konusunu oluşturan işlemlerin aynısını yapamaz; bu yasak TTK m.230 ile düzenlenmiştir.
Komanditer ortak için TTK m.230 uygulanmaz; bu madde yalnızca belirli işletme veya şirket girişlerini yasaklar.
Komanditer, şirket konusuna giren işi kendi adına yapabilir; ancak yukarıdaki üç hâlden birine girerse inceleme hakkını kaybeder.
Yasak hâlinde tazminat yaptırımı ile inceleme hakkının kaybı arasındaki fark nedir?
Kollektif ortak için TTK m.231'deki tazminat ve menfaat devri yaptırımları bulunur.
Bu maddede komanditer için öngörülen yaptırım, belge ve defter inceleme hakkının kaybıdır.
Maddede tazminat veya menfaat devri yaptırımı açıkça yazmadığı için bu yaptırımların komanditere uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır.
Rekabet yasağı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Komanditer ortağa kollektif ortaklar için geçerli olan TTK m.230 yasağını uygulamak; bu madde komanditer için o yasağı kapsam dışı bırakmıştır.
- Komanditerin şirket konusuna giren her işi yapmasını bu madde kapsamında yasak saymak; madde yalnızca üç belirli hâlde inceleme hakkının kaybını öngörür.
- Bu maddeyi komanditere tazminat veya menfaat devri yükümü getiren bir hüküm gibi okumak; madde metninde böyle bir yaptırım yoktur.
- Ticari işletmenin kapsamının şirket konusu ile aynı olup olmadığını incelemeyi atlamak; madde bu kapsam koşuluna bağlıdır.
Nasıl ispat edilir?
- Komanditer ortağın inceleme hakkını kaybettiğini ileri süren taraf, komanditerin ilgili işletmeyi açtığını, bu işletmede ortak olduğunu veya bu nitelikte bir şirkete girdiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Bu ispatta ticaret sicili kayıtları, ortaklık sözleşmeleri ve işletme ruhsatları gibi yazılı belgeler esas alınır.
- Komanditer, işletmeyi kendi adına açmadığını, bu nitelikte bir şirkete girmediğini veya işlemin şirket konusu kapsamına girmediğini savunursa, bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.230: Kollektif ortakların şirket konusunu oluşturan işlemlerin aynısını yapamayacaklarını düzenler; bu madde komanditerler bakımından bu yasağı kapsam dışı bırakır.
- 6102 m.231: Kollektif ortağın rekabet yasağına aykırılığında tazminat ve menfaat devri yaptırımlarını düzenler; komanditerle ilişkisi, bu yaptırımın komanditere uygulanıp uygulanmayacağı tartışmasında ortaya çıkar.
TTK m.312 — Genel olarak
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 312. maddesi, kollektif şirkette komanditerin (sınırlı sorumlu ortağın) kâr payı ve sözleşmede kararlaştırılan faizleri nakden alma hakkını ve bu hakkın sermaye noksanı varken kullanılamamasını düzenler. Madde, yalnızca komandit şirketlerde sınırlı sorumlu ortağın alacak hakkına ilişkindir. Komanditer dışındaki ortakların kâr paylaşımı, zarara katılma ve emek ortağı hükümleri bu maddenin konusu değildir. Maddede sürelerden ya da parasal tutarlardan söz edilmez. Komanditerin kâr payına ilişkin genel düzenleme (TTK m.227-229) ile adi ortaklıkta kâr ve zararın paylaşımı (TBK m.623) bu maddenin kapsamında değildir. Kâr payı talebinin dava yoluyla ileri sürülmesine ilişkin usul kuralları ile sermaye noksanının tamamlanma yükümlülüğü de bu maddede ayrıca düzenlenmemiştir.
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komanditer
- Komandit şirkette şirket alacaklılarına karşı sorumluluğu, koyduğu veya taahhüt ettiği sermaye ile sınırlı olan ortaktır. Madde, bu ortağın kâr ve faiz alacağına ilişkindir.
- Sermayenin noksanı
- Komanditerin koyduğu sermayenin herhangi bir sebeple azalması ve bu azalmanın kâr dağıtımına engel olmasıdır. Noksanın varlığı, sermayenin kayıtlardaki tutarı ile olması gereken tutar arasındaki farka göre belirlenir.
- Nakden alma
- Kâr payı ve faizin ortağa para olarak ödenmesidir. Madde, bu alacağın nakit biçiminde talep edilebileceğini belirtir.
- Birikmiş faiz
- Geçmiş yıllara ait olup henüz ödenmemiş ve sermaye noksanı nedeniyle ertelenmiş faiz alacağıdır. Gelecek yıllara ait kâr paylarından, noksan tamamlandıktan sonra artan kısımdan önce ödenir.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Alacağın bir iş yılı sonunda gerçekleşen kâr payı veya şirket sözleşmesinde kararlaştırılmış faiz olması gerekir.
- Komanditerin koyduğu sermayenin herhangi bir sebeple azalmış olmaması gerekir; azalma varsa noksan tamamlanmadan kâr ve faiz talep edilemez.
- Kâr ve faiz alacağının nakden ödenmesi istenmelidir; madde nakit ödemeyi düzenler.
- Sermaye noksanı tamamlandıktan sonra gelecek yıllara ait kâr paylarından önce, geçmiş yıllara ait birikmiş faizlerin ödenmesi gerekir.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Sermayesi noksanlaşan komanditer, noksan tamamlanıncaya kadar kâr payı ve faiz alacağını talep edemez.
- Noksan tamamlandıktan sonra, geçmiş yıllara ait birikmiş faizler gelecek yıllardaki kâr paylarından önce ödenir.
- Noksanın tamamlanmasından sonra artan kısım, gelecek yıllara ait kâr paylarının ödenmesi için kullanılır.
- Sermaye noksanı varken kâr ve faiz alacağı ortadan kalkmaz; yalnızca talep edilebilirliği geçici olarak kalkar.
Sermaye tamam ile sermaye noksanlı komanditer arasındaki fark nedir?
Koyduğu sermaye tam olan komanditer, iş yılı sonunda gerçekleşen kâr payını ve sözleşmede kararlaştırılan faizi nakden talep edebilir.
Sermayesi herhangi bir sebeple azalmış olan komanditer, noksanı tamamlanıncaya kadar kâr ve faiz talep edemez.
Noksan varken kâr ve faiz alacağı doğar ama talep edilemez; noksan giderilene kadar ödeme ertelenir.
Geçmiş yıl faizi ile gelecek yıl kâr payı arasındaki fark nedir?
Geçmiş yıllara ait birikmiş faiz, komanditerin sermaye noksanı tamamlandıktan sonra ilk olarak talep edeceği alacaktır.
Gelecek yıllarda elde edilecek kâr payı, noksan tamamlandıktan sonra artan kısım üzerinden ödenir.
Noksan giderildikten sonra gelecek yıllara ait kâr paylarından önce birikmiş faizler ödenmelidir.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sermaye noksanı olan komanditerin kâr payı talebinin tamamen reddedilebileceğini varsaymak; madde yalnızca noksan tamamlanana kadar talebi erteler.
- Noksan tamamlandıktan sonra gelecek yıllara ait kâr paylarını, geçmiş yıllara ait birikmiş faizlerden önce ödemek; maddenin sıralamasına aykırıdır.
- Bu maddeyi adi ortaklıktaki emek ortağı veya kâr-zarar paylaşımı hükümleriyle karıştırmak; 312. madde yalnızca komandit şirketin sınırlı sorumlu ortağına ilişkindir.
- Madde kapsamındaki faiz alacağını, şirket sözleşmesinde kararlaştırılmamış bir faizle karıştırmak; yalnızca sözleşmede kararlaştırılan faiz konu alınır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargı kararlarında 312. maddeye atıf yapılmakta, ancak maddenin uygulanmasına ilişkin ayrıntılı hesaplama yöntemi ortaya konulmamaktadır.
Nasıl ispat edilir?
- Kâr payı veya faiz talep eden komanditer, alacağının doğduğunu ve sermayesinin noksanlaşmadığını ya da noksanın tamamlandığını ispatla yükümlüdür.
- Sermaye noksanının varlığı ve tutarı, ticari defterler, finansal tablolar ve sermaye kayıtlarıyla ispatlanır.
- Şirket, sermaye noksanının bulunduğunu savunuyorsa bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.
- Kâr payı alacağının varlığı, onaylanmış finansal tablolar ve ortaklar kurulu kararıyla ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.311: Komanditerin sorumluluğunun sınırlı olduğunu ve komandit şirketteki ortak statüsünü belirleyen genel düzenlemedir; 312. madde bu statüye bağlı olarak sermaye noksanı kuralını koyar.
- 6102 m.227: Ortakların kâr payını finansal tablo onayına göre talep etmelerine ilişkin genel hüküm olup, 312. maddenin kâr payı alacağına dair genel çerçevesini oluşturur.
- 6102 m.229: Sermayenin zararla eksilen kısmının kâr ile kapatılmasını ve ortakların sermayeyi tamamlamaya zorlanamamasını düzenler; 312. maddedeki noksan kuralıyla bağlantılıdır.
TTK m.313 — Usulüne göre tahakkuk ettirilmiş olanlar
Bu madde, komanditerlerin (sınırlı sorumlu ortakların) şirkete önce aldıkları faiz ve kâr paylarını, şirketin sonradan doğan zararını kapatmak için geri vermekle yükümlü tutulamamasını düzenler. Kural komandit şirkete ilişkindir ve komanditer sıfatı taşıyan ortakları bağlar. Maddenin konusu olmayan başlıklar: komanditerin şirket borçlarından sorumluluğunun sınırı ve sorumluluğun doğuş koşulları (TTK m.306 ve devamı), kâr payının hesaplanması ve dağıtılması ile kâr payı alacağının zamanaşımı (TTK m.512 ve TTK m.521 gibi genel hükümler) ve komanditerin şirketten ayrılması veya iflas halindeki geri alma yükümlülükleri bu maddede düzenlenmez.
Usulüne göre tahakkuk ettirilmiş olanlar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komanditer
- Komandit şirkette şirket borçlarından yalnızca taahhüt ettiği sermaye miktarına kadar sorumlu olan ortaktır. Bu madde, sorumluluğu sınırlı bu ortağın alacaklı durumundaki ödemelerine ilişkindir.
- Usulüne göre tahakkuk ettirilmiş faiz ve kâr payı
- Şirketin, kanuni usule uygun biçimde kayda alınmış ve komanditerin hak kazandığı faiz veya kâr payı tutarıdır. Maddenin korumasından yararlanmak için bu nitelik aranır.
- Sonradan meydana gelen zarar
- Faiz veya kâr payının alındığı tarihten sonra ortaya çıkan şirket zararıdır. Ödemeden önce ortaya çıkmış zarar bu korumanın kapsamında değildir.
Usulüne göre tahakkuk ettirilmiş olanlar: hangi şartlar aranır?
- Ödemenin komanditer tarafından şirketten alınmış faiz veya kâr payı niteliğinde olması gerekir.
- Alınan tutarın usulüne göre tahakkuk ettirilmiş olması gerekir; yani şirketin muhasebe ve kayıt işlemlerinde usulüne uygun biçimde hak olarak belirlenmiş olması aranır.
- Geri verme talebinin, ödemeden sonra ortaya çıkan şirket zararını kapatmak amacına dayanması gerekir.
Usulüne göre tahakkuk ettirilmiş olanlar: hangi sonuçları doğurur?
- Şartlar gerçekleştiğinde komanditer, aldığı usulüne uygun tahakkuk etmiş faiz ve kâr paylarını şirketin sonradan oluşan zararını kapatmak için geri vermeye zorunlu tutulamaz.
- Şirketin sonradan doğan zararı, bu tutarların geri alınması yoluyla kapatılamaz; zarar başka yollarla karşılanmak zorundadır.
- Tutarın usulüne göre tahakkuk ettirilmemiş olması hâlinde madde korumayı sağlamaz ve geri verme talebi maddenin kapsamına girmez.
- Madde emredici niteliktedir; sözleşme ile komanditerin bu korumadan feragat etmesi veya geri verme yükümü kabul etmesi maddenin sağladığı korumayı ortadan kaldırmaz (metinde açıkça düzenlenmemiş; hükmün korumacı amacından çıkarılmıştır).
Usulüne göre tahakkuk eden faiz-kâr payı ile usulsüz çekilen tutar arasındaki fark nedir?
Usulüne göre tahakkuk ettirilmiş faiz ve kâr payı, komanditerin hak kazanarak aldığı tutardır.
Usulüne uygun tahakkuk etmeden, kâr yokken veya kayıt dışı biçimde çekilen tutarlar bu maddenin kapsamına girmez.
Yalnızca usulüne uygun tahakkuk eden tutarlar için geri verme yükümlülüğü doğmaz. Usulsüz çekilen tutarlar bakımından genel hükümlere göre geri verme sorumluluğu gündeme gelebilir.
Ödemeden önce doğmuş zarar ile ödemeden sonra doğmuş zarar arasındaki fark nedir?
Ödemeden sonra meydana gelen zarar, madde kapsamında korunan durumdur.
Ödemeden önce oluşmuş ve kayıtlara yansımış zarar bu korumanın dışındadır.
Sonradan oluşan zarar nedeniyle geri verme zorunluluğu doğmaz; önceden oluşmuş zarar bakımından ise madde korumaz.
Usulüne göre tahakkuk ettirilmiş olanlar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi, şirketin her türlü zararına karşı komanditeri koruyan genel bir hüküm gibi okumak; madde yalnızca sonradan doğan zarar ve usulüne uygun tahakkuk etmiş faiz ile kâr payını kapsar.
- Ödemeden önce oluşmuş zararı da bu maddeye dayanarak savunmak; madde yalnızca ödemeden sonra doğan zarar için korur.
- Usulsüz çekilen tutarları usulüne uygun tahakkuk etmiş sayarak koruma kapsamına almak.
- Maddeyi komanditerin ortaklık payından doğan sorumluluk ile karıştırmak; madde yalnızca alınan faiz ve kâr payını konu alır.
Nasıl ispat edilir?
- Geri verme talebinde bulunan şirket veya alacaklı, komanditerin aldığı tutarın faiz veya kâr payı niteliğinde olduğunu ve usulüne göre tahakkuk ettirildiğini ispatlamakla yükümlüdür; tutarın usulsüz olduğu iddiası da bu tarafa aittir.
- Tahakkukun usulüne uygunluğu, şirketin defter ve finansal tabloları ile genel kurul kararı gibi yazılı belgelerle ispatlanır.
- Komanditer, aldığı tutarın usulüne göre tahakkuk ettiğini savunduğunda bu savunmayı kayıtlarla ispatlar.
- Zararın ödemeden sonra doğduğu savunmasını, zararın oluştuğu tarihi gösteren mali tablolarla ispatlamak gerekir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.306: Komanditerin şirket borçlarından sorumluluğunun sınırını belirler; bu madde ile birlikte değerlendirildiğinde komanditerin sermaye ile sınırlı sorumluluğu korunur.
- 6102 sayılı Kanun m.512: Haksız ve kötüniyetle alınan kâr payının geri verilmesini düzenler; bu madde ile farkı, usulüne uygun tahakkuk etmiş tutarların geri verilmesinin istenememesidir.
TTK m.314 — Usulsüz tahakkuk ettirilmiş olanlar
Bu madde, komanditerlerin (sınırlı sorumlu ortakların) kâr payı ve şirket sözleşmesi uyarınca kabul edilmiş faizlerle ilgili olarak, iyiniyetle aldıkları ancak usulsüz tahakkuk ettirilmiş tutarları geri vermekle yükümlü tutulamayacaklarını düzenler. Maddenin konusu, komandit şirketin kâr dağıtımında iyiniyetli komanditerin geri verme yükümlülüğünün sınırıdır. Madde, komanditerin kâr payı alma hakkının kaynağını, bilanço düzenini veya kâr dağıtımının genel usulünü düzenlemez. Kâr payının bilanço esasına göre belirlenmesi, usulsüz tahakkukun ne olduğu ve komandit şirketin genel yönetimi ile sorumluluğu gibi konular bu maddede yer almaz; bunlar ilgili TTK hükümlerinde düzenlenmiştir. Aynı şekilde, iyiniyet dışındaki hallerde geri verme yükümlülüğünün kaynağı ve hesap usulü de bu madde kapsamında değildir.
Usulsüz tahakkuk ettirilmiş olanlar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komanditer
- Komandit şirkette sınırlı sorumlu ortak. Madde, yalnız bu ortakların kâr payı ve faiz alımlarına ilişkindir.
- Usulsüz tahakkuk
- Kâr payının, kanun ve şirket sözleşmesine uygun düzenlenmiş bir bilanço dayanağı olmaksızın kaydedilmesi ve dağıtılmasıdır. Madde, bu tahakkukun geçerli bir bilanço ile desteklenmediği durumu ifade eder.
- Kâr gösteren bilanço
- Şirketin ilgili dönemde kâr ortaya koyduğunu gösteren, kanuna ve şirket sözleşmesine uygun düzenlenmiş bilançodur. Kâr payı dağıtımı bu bilançoya dayandığında iyiniyetli komanditer korunur.
- İyiniyet
- Komanditerin, aldığı kâr payının veya faizin usulsüz tahakkuktan kaynaklandığını bilmemesi ve bilmesi gerekmemesi halidir. Maddenin koruma koşulu olarak aranır.
- Şirket sözleşmesi ile kabul edilmiş faiz
- Şirket sözleşmesinde komanditere ödenmesi öngörülen faizdir. Madde, bu faizin de usulsüz tahakkuk etmesi halinde iyiniyetli komanditerin iadesini kapsar.
Usulsüz tahakkuk ettirilmiş olanlar: hangi şartlar aranır?
- Alınan tutarın kâr payı veya şirket sözleşmesi ile kabul edilmiş faiz niteliğinde olması gerekir.
- Kâr payının veya faizin, kanuna ve şirket sözleşmesine göre düzenlenmiş ve kâr gösteren bir bilanço dayanağı bulunmalıdır.
- Komanditer, aldığı tutarı iyiniyetle, yani tahakkukun usulsüzlüğünü bilmeden almış olmalıdır.
- Tutarın usulsüz tahakkuk ettirilmiş olması gerekir; geçerli bilanço dayanağı olan kâr payları bu hükmün konusu değildir.
- Komanditere, bu koşullar altında aldığı tutarı geri verme yükümlülüğü yüklenememelidir.
Usulsüz tahakkuk ettirilmiş olanlar: hangi sonuçları doğurur?
- Komanditer, kanuna ve şirket sözleşmesine göre düzenlenmiş ve kâr gösteren bir bilançoya dayanarak iyiniyetle aldığı kâr payını geri vermeye zorunlu tutulamaz.
- Komanditer, şirket sözleşmesi ile kabul edilmiş faizleri iyiniyetle aldıysa bunları geri vermeye zorunlu tutulamaz.
- Tutarın usulsüz tahakkuk ettirilmiş olması, iyiniyetli komanditerin geri verme yükümlülüğünü kendiliğinden doğurmaz; iyiniyet koşulu aranır.
- İyiniyet bulunmayan komanditer bakımından madde korumasından yararlanamaz ve alınan tutarın geri verilmesi söz konusu olabilir.
- Madde metninde bu tutarın hangi usulle ve hangi süre içinde geri istenebileceği düzenlenmemiştir.
Geçerli bilanço ile usulsüz tahakkuk arasındaki fark nedir?
Kanuna ve şirket sözleşmesine uygun düzenlenmiş, kâr gösteren bilançoya dayanan kâr payı veya faiz.
Bu tür bir bilanço dayanağı olmaksızın tahakkuk ettirilen kâr payı veya faiz.
Geçerli bilanço dayanağı varsa tutar zaten hukuka uygun alınmıştır; usulsüz tahakkuk halinde ise iyiniyet koşulu devreye girer.
İyiniyetli ile kötüniyetli komanditer arasındaki fark nedir?
Tahakkukun usulsüzlüğünü bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen komanditer.
Usulsüzlüğü bildiği halde tutarı alan komanditer.
İyiniyetli komanditer madde kapsamında geri verme yükümlülüğünden korunur; kötüniyetli komanditerin aldığı tutar bakımından bu koruma uygulanmaz.
Usulsüz tahakkuk ettirilmiş olanlar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İyiniyet koşulunu aramadan, usulsüz tahakkuk eden her kâr payının kendiliğinden geri verilmesi gerektiğini kabul etmek.
- Geçerli bir bilanço dayanağı bulunan kâr payını da bu madde kapsamında korunan hal sanmak; korumanın koşulu usulsüz tahakkuktur.
- Madde metninde açıkça yer almayan bir geri verme süresi veya hesap usulü uygulamak.
- Maddeyi sınırlı sorumlu ortak olmayan tüm ortaklara genişletmek; madde yalnız komanditerlere ilişkindir.
Nasıl ispat edilir?
- Komanditerin iyiniyetli olduğunu, alınan tutarın kâr payı veya faiz olduğunu ve bilançonun kâr gösterdiğini ileri süren taraf, bu koşulların varlığını ispatlar.
- Geri verme talebinde bulunan taraf, tutarın usulsüz tahakkuk ettirildiğini ve komanditerin iyiniyetli olmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Bilanço ve kâr dağıtım kararları yazılı belgelerle, komanditerin iyiniyeti ise alım sırasındaki bilgi durumu ile ispatlanır.
- Madde metninde iyiniyetin karine ile varsayılıp varsayılmadığı açıkça düzenlenmemiştir; bu nedenle iyiniyet ispatı somut olaya göre değerlendirilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Kanun m.314: Kapsam ve koşulları bu maddede düzenlenmiştir; komanditerin iyiniyet korumasının dayanağı budur.
TTK m.315 — Devir hâlinde
Madde, kollektif şirkette ortağın şirketteki payını üçüncü kişiye devredebilmesini ve bu devrin ortaklar bakımından hangi hükme bağlı olduğunu düzenler. Devrin serbest mi yoksa diğer ortakların onayına mı bağlı olduğunu, onay verilmemişse devrin hukuki sonucunu ve bu durumda Borçlar Kanunu'nun ilgili hükmünün uygulanacağını kapsar. Maddeyi kollektif şirket ortakları bakımından uygularız. Kollektif şirkete yeni ortak alınması, devralanın borçlardan sorumluluğu, şirketin payın devrine yönelik karar yetkisi ve ortağın çıkması bu maddede düzenlenmez; bunlar ilgili Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümlerinde yer alır (TTK m.226, TTK m.236, TBK m.632). Ayrıca limited şirket payının devri ve genel kurul onayı (TTK m.595-598) ile adi ortaklıkta ortak sıfatının devri de bu maddenin konusu değildir.
Devir hâlinde: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komanditer ortak
- Komandit şirkette şirket borçlarından sınırlı sorumlu olan ortaktır. Madde, payını devredebilecek kişi olarak yalnızca bu ortağı anar.
- Diğer ortakların onayı
- Payın devrinin şirkete karşı geçerli olabilmesi için diğer ortaklardan alınması gereken rızadır. Onay verilmemişse devir, Borçlar Kanunu'nun 632. maddesi uyarınca üçüncü kişiyi ortak yapmaz.
- Türk Borçlar Kanunu m.632 hükmü
- Adi ortaklıkta yeni ortak alımını bütün ortakların rızasına bağlayan ve tek taraflı pay devrini ortak sıfatı doğurmaz kabul eden kuraldır. Madde bu hükmü, onay verilmediğinde uygulanacak yedek kural olarak yollar.
Devir hâlinde: hangi şartlar aranır?
- Devreden kişinin komanditer ortak olması gerekir; komandite ortağın şirketteki payının devri bu maddenin kapsamına girer.
- Devir, şirketteki payın devralana geçmesi amacıyla yapılmış bir devir işlemi olmalıdır.
- Devir için diğer ortakların onayının alınmış olması gerekir; onay varsa devir şirkete karşı da geçerli olur.
- Diğer ortaklar onay vermemişse TBK m.632 hükmü uygulanır; bu hâlde devralan ortak sıfatını kazanamaz.
Devir hâlinde: hangi sonuçları doğurur?
- Diğer ortaklar onay vermişse pay devri geçerli olur ve devralan şirkete karşı ortak sıfatını kazanır.
- Diğer ortaklar onay vermemişse devir şirkete karşı hüküm ifade etmez ve devralan ortak olamaz.
- Onay verilmemesi hâlinde TBK m.632 hükmü uygulanır; bu hüküm devralanın ortak sıfatı kazanmasını engeller.
- Onaysız devir, devreden ile devralan arasında hüküm ifade eder; bu iç ilişki çerçevesinde devralan, ortaklık sonuçlarının kendisine aktarılmasını talep edebilir.
- Madde, onayın hangi şekilde ve hangi süre içinde verileceğini düzenlemez; bu konuda ilgili hükümlere başvurulur.
Onaylı devir ile onaysız devir arasındaki fark nedir?
Diğer ortakların onayı alınmış ise devir hem devreden ile devralan arasında hem de şirkete karşı sonuç doğurur ve devralan ortak sıfatını kazanır.
Diğer ortakların onayı verilmemişse devir şirkete karşı geçerli değildir; devralan ortak sıfatını kazanmaz.
Ortak sıfatı yalnızca onaylı devirde devralana geçer; onaysız devirde yalnızca devreden ile devralan arasında hüküm doğar ve TBK m.632 uygulanır.
Devreden ile devralan arası ilişki ile şirketin ilişkisi arasındaki fark nedir?
Devreden ile devralan arasında devir sözleşmesi, onay olmasa da taraflar arasında bağlayıcı bir işlemdir.
Şirket ve diğer ortaklar bakımından devir, onay verilmedikçe bağlayıcı değildir.
Onaysız devirde devralanın, devreden ortaktan yılsonunda ortaklıktan elde edilen sonuçları isteme gibi iç ilişkiye dayalı talepleri doğabilir; şirkete karşı ortaklık hakkı doğmaz.
Devir hâlinde: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Komanditer ortağın payının devrini, limited şirket payı devri gibi genel kurul onayına bağlamak; bu madde komanditer ortağın payı için diğer ortakların onayını ve gerektiğinde TBK m.632'yi öngörür.
- Onaysız devirde devralanı ortak saymak; TBK m.632 uyarınca devralan şirkete karşı ortak sıfatını kazanamaz.
- Devir sözleşmesinin taraflar arasında geçerli olmasını şirkete karşı geçerlilik olarak yorumlamak; onaysız devir şirkete karşı hüküm ifade etmez.
- Maddenin devir hükmünü, kanunun ayrıca düzenlediği yeni ortak alımı ile karıştırmak; yeni ortak alımı ayrı bir işlemdir.
Nasıl ispat edilir?
- Payı devralan, devrin diğer ortakların onayı ile yapıldığını yazılı onay belgesi ile ispatlamalıdır; onay bulunmazsa devir şirkete karşı ileri sürülemez.
- Devreden ile devralan arasındaki devir sözleşmesi, pay devrinin taraflar arasındaki varlığını gösterir; ancak bu belge tek başına şirkete karşı ortaklık sıfatını ispat etmez.
- Devralan ortaklık sıfatını ileri sürüyorsa, şirketin ve diğer ortakların onayını delille ortaya koymalıdır; şirket onayın bulunmadığını savunursa bu savunmanın aksini ileri süren taraf ispat yükü altındadır.
- Onay olmadan devralanın yılsonunda ortaklıktan elde edilen sonuçların kendisine devrini istemesi halinde, bu iç ilişkiye dayanan talep devir sözleşmesi ile ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.236: Şirkete yeni giren ortağın, girişten önce doğmuş borçlardan da diğer ortaklarla birlikte sorumlu olduğunu düzenler; devralanın sorumluluğu bakımından ilgilidir.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.632: Diğer ortakların onayı olmadan tek taraflı pay devrinin ortak sıfatı doğurmayacağını düzenler; madde onay yokluğunda bu hükme yollar.
TTK m.316 — Ölüm hâlinde
Kanun, komanditer ortağın ölmesi hâlinde ölen ortağın yerine mirasçılarının geçmesini düzenler. Hüküm, komandit şirketteki komanditer ortaklar bakımından uygulanır. Ölümün şirketin sona erip ermeyeceği, mirasçıların şirkete kabulü, komanditerin kısıtlanması ve tüzel kişi komanditerin tasfiyesi bu maddede düzenlenmez (TTK m.328 ve m.315 gibi komşu hükümlerde yer alır). Kolektif ortağın ölümü ile mirasçıların kolektif ortak olarak ya da komanditer olarak şirkete girme seçimi de bu maddenin konusu değildir (TTK m.253). Mirasçıların ortaklık payı ile ilgili ödeme ve tasfiye hesabı da bu maddede yer almaz.
Ölüm hâlinde: hangi kavramlar bilinmeli?
- Komanditer ortak
- Komandit şirkette şirket borçlarından yalnızca taahhüt ettiği sermaye payı ölçüsünde sorumlu olan ortaktır. Şirketteki konumu yatırımcı niteliğinde olduğu için kişisel bağı, kolektif ortağa göre zayıftır.
- Mirasçıların yerine geçmesi
- Ölen komanditer ortağın şirketteki ortaklık sıfatının, ayrıca bir işleme gerek kalmadan mirasçılarına geçmesidir. Mirasçılar, ölen ortağın payı üzerindeki hakları ve sorumluluğu oranında bu konuma girer.
Ölüm hâlinde: hangi şartlar aranır?
- Şirketin komandit şirket olması ve ölen kişinin şirkette komanditer ortak sıfatını taşıması gerekir.
- Ölümün gerçekleşmiş olması gerekir; ölüm karinesi ve gaiplik kararı da bu hükmün uygulanması bakımından ölüme eşdeğer sayılır.
- Şirket sözleşmesinde komanditer ortağın ölümü hâlinde şirketin sona ereceğine dair açık bir hüküm bulunmamalıdır; aksi hâlde ortaklık sözleşme gereği kendiliğinden sona erer.
Ölüm hâlinde: hangi sonuçları doğurur?
- Ölen komanditer ortağın şirketteki yeri mirasçılarına geçer ve şirket, bu geçişle birlikte devam eder.
- Bu geçiş, mirasçıların ayrıca kabul edilmesine bağlı değildir; ancak mirasçıların kendi katılım seçimi ayrı hükümlere tabidir.
- Komanditer ortağın ölümü, sözleşmede aksine açık bir hüküm yoksa şirketin sona ermesi sonucunu doğurmaz.
- Sözleşmede komanditer ölümünde şirketin sona ereceği açıkça kararlaştırılmışsa, ölüm bozucu şart gibi işler ve ortaklık kendiliğinden sona erer.
- Birden fazla komanditer varken bir komanditerin ölümü şirketi sona erdirmez.
- Tek komanditer ortak varken ölümü, şirketi sona erdirir ve bu durumda şirket kolektif şirkete dönüşmez.
Komanditer ortak ile kolektif ortak ölümü arasındaki fark nedir?
Komanditer ortağın ölümünde, komanditerin şirketteki yatırımcı konumu nedeniyle ortaklık kural olarak sürer ve mirasçılar ölen ortağın yerine geçer.
Kolektif ortağın ölümünde ise kural olarak şirket sona erer; mirasçılar ancak TTK m.253 çerçevesinde şirkete katılabilir.
Komanditer ölümü şirketin kendiliğinden sona ermesine yol açmaz; kolektif ortak ölümünde ise mirasçıların devamı için ayrı bir karar ve kabul gerekir.
Sözleşmede mirasçılarla devam hükmü bulunması ile bulunmaması arasındaki fark nedir?
Sözleşmede şirketin mirasçılarla devam edeceğine dair hüküm varsa, şirket mirasçılarla sürer.
Sözleşmede böyle bir hüküm yoksa, mirasçılar oybirliğiyle şirkete alınabilir; bu sağlanamazsa şirket sona erer.
Sözleşme hükmü, mirasçıların şirkete girmesi için ayrıca oybirliği aranmasını ortadan kaldırır.
Tek komanditer ile birden fazla komanditer arasındaki fark nedir?
Birden fazla komanditer varken bir komanditerin ölümü şirketi sona erdirmez ve yerine mirasçılar geçer.
Tek komanditer varken ölümü, şirketi sona erdiren bir sebep olarak değerlendirilir.
Mirasçıların yerine geçmesi kuralı, şirkette birden fazla komanditer bulunmasına bağlıdır.
Ölüm hâlinde: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Komanditer ortağın ölümünü kolektif ortağın ölümüyle aynı şekilde değerlendirmek; komanditerde kural olarak şirket sona ermez.
- Sözleşmede aksine hüküm olmadığı hâlde şirketin sona ereceğini kabul etmek.
- Tek komanditer varken ölümünde de mirasçıların kendiliğinden yerine geçeceğini varsaymak; bu durumda şirket sona erer.
- Mirasçıların yerine geçme sonucunu, mirasçıların şirkete katılma seçimi ile karıştırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Komanditer ortağın ölümü hâlinde şirketin sona ermeyeceği ve mirasçıların ortaklık sıfatına geçtiği kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Ölen komanditer ortağın mirasçı sıfatını iddia eden kişi, veraset belgesi ile ölümü ve mirasçılık sıfatını ispatlar.
- Ölen kişinin komanditer ortak olduğu, ortaklık sözleşmesi ve sicil kaydı ile ispatlanır.
- Şirket sözleşmesinde aksine hüküm bulunduğunu ileri süren taraf, bu hükmü sözleşme metni ile ispatlar; böyle bir hüküm yoksa bu savunma ileri süren tarafın yükünü oluşturur.
- Mirasçıların şirkette kalma iradesinin şirkete bildirilmesi gerekir; bildirim olmadığı iddiası, bildirim yapılmadığını ileri süren tarafça ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6102 m.328: Komanditer ortağın ölümünün şirketin sona ermesine etkisini düzenler; bu madde uygulandığında mirasçıların yerine geçme sonucu ortaya çıkar.
- 6102 m.253: Kolektif ortağın ölümü ve mirasçıların devamı hakkındaki kurallar; komandit şirkette kolektif ortak ölümü söz konusu olduğunda kıyas ve ayrım için bağlantılıdır.
- 6102 m.315: Komanditer ortağın payını devri ve devralanın ortak sıfatını kazanmasının diğer ortakların onayına bağlı olmasını düzenler; ölüm dışındaki ortaklık değişikliği için bağlantılıdır.
Konuda geçen kararlar
2 karar- 11. Hukuk Dairesi, 2023/1796 E., 2024/4859 K., 10.06.2024İlgili madde: m.307, m.309, m.310
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/2764 E., 2024/726 K., 05.02.2024İlgili madde: m.309
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 6. Adi, Kollektif, Komandit Şirket bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış